Page 1

GÜNCEL GÜNCEL

1

w w w. k u l t u r s a n at . co m. tr

M AY I S 2 0 1 8 S AY I : 3 8 F İ YAT: 5 T L w w w. k u l t u r s a n a t . c o m . t r GÜNCEL

A Y L I K

A Y L I K

G Ü N C E L

D E R G İ

G Ü N C E L

D E R G İ

DEVAM FİLMİNDE

İLGİNİN ARTACAĞINA

ÇOK İNANIYORUZ

EMRE TÜREGÜN’ÜN RÖPORTAJI SAYFA 10

CESARIA EVOR AYÇA GÜÇLÜTEN

DİSKO TOPUNU TİYATRO OYUNU NİYETİYLE YAZMIŞTIM UMUT DURAN’IN RÖPORTAJI SAYFA 24

YILDIZLAR ONUN

IÇIN SÖYLÜYOR

SAYFA 34

ANNELER

GÜNÜ KUTLU OLSUN


GÜNCEL

www.kulturs anat.co m.tr A Y L I K

G Ü N C E L

D E R G İ

2


GÜNCEL

3

w w w. k u l t u r s a n at . co m. tr A Y L I K

G Ü N C E L

D E R G İ


GÜNCEL

İÇİNDEKİLER

TIYATRO

www.kulturs anat.co m.tr A Y L I K

G Ü N C E L

4

D E R G İ

16

SİZDE İŞSİZLİK KAÇINCI DERECE?

FESTIVAL

20

İSTANBUL FİLM FESTİVALİNİ İZLEDİK

NE VAR NE YOK

AYÇA GÜÇLÜTEN ISKALIYORUZ, TÜKENİYORUZ, TÜKETİYORUZ!

24

28

MAYIS AYI ETKİNLİKLERİ RAFTAKİLER

MAYIS AYININ KİTAPLARI

SERGI

DOĞA, KUŞLAR VE FOTOĞRAF

40

38

BULMACA

ÖZEL BULMACA SAYFASI

• EN BÜYÜK KAHRAMANLIKLAR REKABETLE BAŞLAR SAYFA 6’DA • KISA KISA HABERLER SAYFA 18’DE • GENÇ RESSAM SÖYLEŞİLERİ: ZEYNEP ALTUNTAŞ SONSUZ SAYFA 44’TE

46


GÜNCEL

5

İÇİNDEKİLER

w w w. w.k k u l t u r s a n at . co c o m. tr A Y L I K

G Ü N C E L

D E R G İ

RÖPORTAJ 4N1K OYUNCULARI: FARKLI VE EĞLENCELİ BİR GENÇLİK FILMI

10 www.kultursanat.com.tr

merhaba@kultursanat.com.tr

/ kultursanatim

/ kultursanatim

SİZ DE YERİNİZİ ALIN!

SAYI: 38 TARİH: Mayıs 2018

Dergimizde siz de haber yayınlamak istiyorsanız bize yazın: merhaba@kultursanat.com.tr

AYLIK SÜRELİ YAYIN

Fiyat: 5 TL

NERELERDEYİZ?

Yayın Yönetmeni EMRE SAİT TÜREGÜN emre@kultursanat.com.tr

Sorumlu Yazı İşleri Müdürü DENİZ TÜREGÜN

Yazı İşleri BETİNA MADEN

denizturegun@digitaldrop.co

merhaba@kultursanat.com.tr

Reklam ve Projeler UMUT DURAN

Grafik / Tasarım Alican SEZER

İmtiyaz Sahibi DIGITAL DROP ADINA EMRE SAİT TÜREGÜN

bilgi@digitaldrop.co merhaba@kultursanat.com.tr

umutduran@digitaldrop.co

DIGITAL DROP

Köşe Yazarları ve Konuk Yazarların görüşlerinin sorumlulukları kendilerine aittir. Kültür Sanat Dergisi’nde yayınlanan ilanların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir. Kültür Sanat Dergisi basın ve yayın ilkelerine uymayı taahhüt eder.

w w w. k u l t u r s a n at . c o m . t r

Ücretli Dağıtım Kanalı: Türkiye geneli D&R, Remzi Kitabevi, Nezih, Migros, CarrefourSa, Gazete Bayileri Ücretsiz Dağıtım Kanalı: Seçili Cinemaximum Salonları, Starbucks, Cafe Nero, Caribou Coffee, Midpoint, Happy Moon’s, Big Chefs, Mado, Kırıntı, SushiCo

/

DIGITAL DROP Yayınıdır

YÖNETİM: Ortaklar Caddesi Fulya Mahallesi Bahçeler Sokak No: 9 / 11 Somay Sitesi C Blok Mecidiyeköy / Şişli / İSTANBUL T: +90 212 272 04 08

w w w. d i gi t a l d ro p. c o

Baskı: MATSAŞ MATBAA Atalar Mahallesi Kartopu Sokak No:3/A 34862 Kartal/İSTANBUL TEL: 0216 306 26 26 E-posta: info@matsas.com.tr

F: +90 212 272 04 09


FILM

GÜNCEL

www.kulturs anat.co m.tr A Y L I K

G Ü N C E L

6

D E R G İ

EN BÜYÜK KAHRAMANLIKLAR

REKABETLE BAŞLAR

L

üks Palm Spring’deki Villa Capri’de müdürlük yapan Duke Driver (Morgan Freeman)’ın geçmişi gizemlerle doludur. Ancak hayattaki önceliği, müşterilerinin memnuniyeti ve hayatı durmadan devam eden bir parti olarak görmelerini sağlamaktır. Müşterileri tarafından hayranlık derecesinde sevilen Driver’ın statüsü, formundan ve yakışıklılığından hiçbir şey kaybetmemiş, eski asker Leo (Tommy Lee Jones)’nun gelişiyle sarsılır. Kısa süre içinde ikili arasında Villa Capri’ye yeni yerleşen Suzie (Rene Russo)’nin gönlünü

çalma konusunda amansız bir rekabet başlar. Ancak bu arada Driver’ın geçmişi su yüzüne çıktıkça, Leo ve Driver’ın rekabeti bırakıp işbirliği yapmaları gerekecektir. - V İ Z Y O N

T A R İ H İ -

18 Mayıs 2018 DAHA YENİ BAŞLADIK

OYUNCULAR: Morgan Freeman, Tommy Lee Jones, Rene Russo TÜR: Komedi, Aksiyon YÖNETMEN: Ron Shelton SÜRE: 91 Dakika


GÜNCEL

7

w w w. k u l t u r s a n at . co m. tr A Y L I K

G Ü N C E L

D E R G İ


FILM

GÜNCEL GÜNCEL

88

www.kulturs www.kultursanat.co anat.com.tr m.tr AA Y Y L L I I K K

G G Ü Ü NN C C E E L L

DD E E R R G G İ İ

bir star

L

awrence Kasdan ile oğlu Jon Kasdan’ın senaryosuna imza attığı Han Solo: Bir Star Wars Hikâyesi, genç Han Solo’nun tehlikeli yeraltı suç dünyasındaki maceraları sırasında uzun süre yoldaşı olacak olan Chewbacca ve Lando Calrissian gibi Star Wars evreninin sevilen karakterleriyle yolunun kesişmesini ele alıyor.

wars

hikayesi

- V İ Z Y O N

T A R İ H İ -

25 Mayıs 2018 HAN SOLO: BİR STAR WARS HİKAYESİ

OYUNCULAR: Alden Ehrenreich, Emilia Clarke, Donald Glover TÜR: Macera, Bilim-Kurgu YÖNETMEN: Ron Howard SÜRE: 135 Dakika

S

alim, 30 yaşlarında bir cinayet masası dedektifidir. İçine kapanıktır. Ayrılmış olduğu karısından, çok da ilgilenmediği 3 yaşlarında bir kızı vardır. Salim, yeni bir cinayet davası üzerine çalışırken, bir süredir devam etmekte olduğu göz tedavisinin sonuç vermediğini ve zamanla tamamen kör olacağını öğrenir. Bu gerçekle baş etmeye çalışırken ilgilendiği davada öldürülen kişinin karısı Handan Hanım’ın da kör bir piyanist olması, Salim’in durumunu daha da ilginç kılar. Dava süreci ilerledikçe Handan Hanım’a fena halde gönlünü kaptıran Salim, ondan yüz bulamayınca ilgisini cinayetin bir numaralı katil zanlısının kör karısı Leyla’ya yöneltir. Ama şüphesiz en tuhafı, Salim’in canından çok sevdiği annesinin yaşlı ve kör bir fahişe olmasıdır.

ONUR ÜNLÜ’D

EN

FESTİVAL FİLM - V İ Z Y O N

T A R İ H İ -

11 Mayıs 2018 AŞKIN GÖREN GÖZLERE İHTİYACI YOK

OYUNCULAR: Demet Evgar, Fatih Artman, Hare Sürel TÜR: Komedi, Polisiye YÖNETMEN: Onur Ünlü SÜRE: 83 Dakika

İ


GÜNCEL

9

w w w. k u l t u r s a n at . co m. tr A Y L I K

G Ü N C E L

D E R G İ


GÜNCEL GÜNCEL

RÖPORTAJ

www.kulturs www.kulturs anat.co anat.co m.tr m.tr A Y L I K A Y L I K

G Ü N C E L G Ü N C E L

D E R G İ D E R G İ

10 10

DEVAM FİLMİNDE İLGİNİN

ARTACAĞINA İNANIYORUZ l Büşra Yılmaz’ın aynı adlı kitabından sinemaya uyarlanan 4N1K 2017’de gişede büyük bir başarı elde etmişti. 4 Mayıs’ta vizyona girecek devam filmi olan ‘’4N1K 2’’ oyuncuları ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

EMRE TÜREGÜN emreturegun@digitaldrop.co


GÜNCEL

11

w w w. k u l t u r s a n at . co m. tr A Y L I K

lm 4 Mayıs’ta vizyona girecek olan ‘’4N1K 2’’ filminde oynuyorsunuz. Hikayeyi ve oynadığınız karakterleri anlatır mısınız? GÖZDE MUTLUER: 4N1K projesinden genel olarak bahsetmek gerekirse 4 erkek 1 kız 5 çocukluk arkadaşın büyüme hikâyesi, büyümekle başetme hikâyesi diyebilirim, diğer bir hikâyede benim oynadığım yaprak karakteri aşkı da keşfediyor bir yandan, ama bir türlü olmuyor. 2. film arkadaş grubunun başına gelen türlü garipliklikleri, bunlarla başetme biçimlerini konu alıyor. SİNA ÖZER: 5 kişilik bir arkadaş grubunun hikâyesi aslında. Neredeyse her gencin yaşadıklarını farklı perspektiflerden izleme fırsatı sunan bir hikâye. Herkesin hayatına ortak payda da etki eden olaylarda arkadaşlığı her zaman öncelik olarak bulundurarak reaksiyon gösteren bu gençler insanların yaşayabileceği duyguların hepsini kendi karakterleri özeşinde yaşıyorlar. İlk aşklar, dostluklar ve yaşamın sunduğu zorlukları enlerinde yaşayan gençlik duygusunun hikâyesi aslında. Ben grubun herkesi ve her şeyi kendinden bile kıskanan ve ters giden çoğu şeye fevri yaklaşan bir gencim. Gökhan bu gençlik ateşiyle yaptığı çoğu şeyden yavaşta olsa ders almasını öğreniyor. Çok içimizden bir karakter ve olgunlaşmasını yaşamak çok keyifli. ATAKAN HOŞGÖREN: 4N1K filmi gençlik filmi gibi gözüksede 7’den 70’e herkesin ilgisini çekecek bir konuya sahip. Ali Tekelioğlu arkadaşlarını koruyup kollayan yaşına göre olgun

G Ü N C E L

D E R G İ

bir karakter ve Yaprak’a 12 senedir aşık ama kolay kolay açılamıyor onu arkadaş olarakta kaybedebileceğini düşündüğü için. Birbiriyle sıkı dost olan 5 arkadaşın durumsal başına gelen olaylarla eğlenceli ve bir o kadar bir takım gibi mücadelelerini anlatıyor. BURAK YÖRÜK: Bir süredir birlikte olan Yaprak ve Ali, ilişkilerini çetenin diğer üyelerinden saklar. Aralarına yeni katılan ben yani Barış (Gülüyor), Ali’nin hayatını zorlaştırır. Filmin hikâyesi ise bu şekilde başlar. Filmdeki Barış karakterini kısaca anlatmak istersem eğer; Yaprak’a aşk koçluğu yapmak için gizlice çetenin karmaşık hayatının tam ortasında giren sürprizlerle dolu bir gençtir. CİHAN ŞİMŞEK: İlk filmde karakterleri birbirinden çok farklı olsa da hayatları sevgi ve dostluk ile bağlanmış 5 arkadaşın hikâyesini izledik. Serinin ikinci filminde ise karakterleri biraz daha büyümüş ama aynı çocuk ruhunda izlemeye devam edeceğiz. Ben filmde Sinan Yorulmaz karakterini canlandırıyorum. Sinan’ın en büyük özelliği kızlarla arasının çok iyi olması. Cool, okulun yakışıklısı dediğimiz bir karakter. Ama herkese göstermekten çekindiği çok duygusal bir yanı da var. CEMREHAN KARAKAŞ: Film çocukluktan beri birbirlerinden hiç ayrılmayan 5 arkadaşın maceralarını anlatıyor. Ben bu 5 gençten biri olan Oğuz karakterini canlandırıyorum. Aralarındaki en muzip en vurdumduymaz gibi görünen ama gerektiğinde ortalığı düzeltebilecek kadar akıllı ve duygusal bir karakter.

RÖPORTAJ

KITAP GENÇLERIN KALBINE GIRDİ lm İlk filmde senaryo elinize gelmeden önce 4N1K kitabını okumuş muydunuz? Yoksa film için teklif geldiğinde mi kitabı okudunuz? GÖZDE MUTLUER: Hayır okumamıştım, karaktere seçildikten sonra okudum, okur okumaz aşık oldum projeye. Anlatıcı Yaprak Ayvaz karakterini oynama fikri beni çok fazla heyecanlandırdı. Şahane bir film oldu, zaten kitap da çok güzel! SİNA ÖZER: Fox haber bülteninde Büşra Yılmaz’ın kitap fuarı haberini görmüştüm. Etkilenmiştim bir hayli. Ama kitabı okumamıştım. Proje için çalışmaya başlayınca kitapla iç içe olduk. Hatta kitabın yaratıcısıyla sürekli olarak iletişimde olduğumuz için tüm derinliğiyle anlamaya çalıştık. Büşra çok iyi bir hikâye anlatıcısı. Karakterlere vermeye çalıştığı derinlik çok anlamlı. ‘BU PROJEDE OLMALIYIM’ ATAKAN HOŞGÖREN: 4N1K’dan haberim vardı fakat hiç kitabını okumamıştım. Görüşmeler başlar başlamaz hemen kitabını alıp hızlıca bitirdim ve bu projede olmalıyım dedim. BURAK YÖRÜK: Film için teklif geldiğinde okudum (Gülüyor). CİHAN ŞİMŞEK: Aslında ilk projenin görüşmesine gittikten sonra okudum. Sonrasında sosyal medyada bir araştırma yaptım ve gerçekten çok ciddi bir kitleye sahip olduğunu gördüm. Tabi bu durum her zaman söylediğimiz gibi Büşra Yılmaz’ın samimi tarzı ile de çok alakalıydı. CEMREHAN KARAKAŞ: Ben film için teklif geldikten sonra okudum. Ama o sırada gençlerin çok beğenerek okudukları bir kitaptı. Büşra Yılmaz gençlerin kalbine girmeyi başarmıştı.


GÜNCEL

RÖPORTAJ

www.kulturs anat.co m.tr A Y L I K

G Ü N C E L

SAMIMIYETIMIZI SINEMAYA YANSITTIK lm İlk filmde gişede büyük bir başarı yakalandı. Devam filminde beklentileriniz ne yönde? GÖZDE MUTLUER: İlk film gençlik komedisi olarak öyküsüyle kalitesiyle hem gençlik dilini çok iyi yakalamış bir filmdi hem de çok güldürdü eğlendirdi, beklediğimiz gibi de çok başarılı oldu. İkinci filmin de eksiği yok fazlası var diyebilirim. Değerini bulacaktır, gün sayıyorum (Gülüyor). SİNA ÖZER: Güzel bir iş yapmak önceliğimiz ama tabi ki bu bir iş ve bu sektörde başarı kıstası rakamlarla çok fazla ilişkili. Umarım gişe sayımız bir önceki filmi geçer. Geçeceğine inanıyorum. ATAKAN HOŞGÖREN: 4N1K’ya bir şekilde temas eden herkes ailemizin bir parçası

12

D E R G İ

haline geldi. Bu da her geçen gün ailenin büyümesine sebep oluyor. Bundan dolayı ‘’4N1K 2’’ filmine en az 4N1K filmi kadar ilgi olacağına hatta geçeceğine eminim. CİHAN ŞİMŞEK: Bizim o samimiyeti ve sıcaklığı beyazperdeye yansıttığımızı düşünüyorum. İlk filmde izleyici bizi bu konuda çok mutlu etti. İkinci filmde daha eğlenceli, daha romantik ve keyifli bir şekilde katlanarak geliyor. O yüzden izleyicimiz bizi bu seride daha güzel karşılayacak. CEMREHAN KARAKAŞ: İlk film çok beğenildi. İkincisinde izleyicinin artacağını ve bu filminde çok beğenileceğini düşünüyorum. İzlemeyenler en yakın zamanda fragmana göz atmayı unutmasın ve bizi desteklesin.

lm Sinema izleyicisi ‘’4N1K 2’’ filmine niçin gitmeli? GÖZDE MUTLUER: Başta eğlenceli vakit geçirmek isteyenler gitmeli, gençler izlemeli mutlaka bir yandan, gençliklerini anılarını hatırlamak isteyenler izlemeli, anne babaların da mutlaka izlemesini dilerim ebeveyn olmakla alakalı da hem gerçek hem komik tespitlerimiz var (Gülüyor). SİNA ÖZER: Gençlik filmi konusunda üretim çok fazla değil özellikle lise filmlerinde bu durum açıkça ortada. Bizi başka bir lise filmi veya dizisiyle kıyaslamadan Türkiye’de lise filmi nasıl oluyor şuan gençler bu duyguları nasıl yaşıyor görmek adına güzel bir deneyim olacaktır. Buna olan inancım 4N1K’nın doğallığından dolayı. Genç izleyicilerin hali hazırda bir ilgisi var ancak eğitim hayatını bitirmiş, kendini iş hayatının stresine bırakmış sinema izleyicileri de çok fazla keyif alabilir, öyleki biz çekimlerde çok eğlendik. Bunun yansıyacağına inancım çok fazla. ATAKAN HOŞGÖREN: Türkiye’de ve Dünyada güncel gençlik üzerine bu kapsamda bir film ve dizi ne yazık ki çok bulunmamakta. Gençlik hislerine ve duygularını dile getiren aynı zamanda eğlendiren bir film olduğu için hem kendinden birşeyler bulucakları hem de çok iyi vakit geçiricekleri ve tebessümle ayrılıcakları bir film olduğu için geleceklerine eminim. BURAK YÖRÜK: Özellikle hitap ettiğimiz yaş grubundaki gençlerin gitmesini kesinlikle tavsiye ediyorum. Karakterlerde kendilerini bulacaklarına inanıyorum çünkü filmimiz birçok filmin aksine çok gerçek karakterleri barındırıyor. İzleyicilerin kendi lise hayatlarını dışardan izleyecekleri bir fırsat yakalayarak çok eğleneceklerini düşünüyorum ve inanıyorum. CİHAN ŞİMŞEK: Filmimiz gençlik filmi gibi gözüksede bence yaşı olmayan bir film. Arkadaşlarınızla, ailenizle, çocuklarınızla keyifli vakit geçirmek için gitmelisiniz. CEMREHAN KARAKAŞ: Her yaştan insanın çok keyif alabileceği farklı ve eğlenceli, sıcacık bir gençlik filmi.


GÜNCEL GÜNCEL

13

w w w. k u l t u r s a n at . co m. tr A Y L I K

G Ü N C E L

D E R G İ

RÖPORTAJ

KAMERA ARKASINDA DA EĞLENCELIYIZ

ATAKAN HOŞGÖREN

BURAK YÖRÜK

CEMREHAN KARAKAŞ

CİHAN ŞİMŞEK

GÖZDE MUTLUER

SİNA ÖZER

lm Çekimler sırasında sizlere mutlaka renkli anılar kalmıştır. İlk aklınıza geleni paylaşır mısınız? GÖZDE MUTLUER: Tiyatro sahnelerimiz atmosferi itibariyle çok büyülüydü, onu es geçemem. Biz kamera arkasında da çok hareketli bi ekibiz bir saniye durmadık diyebilirim. SİNA ÖZER: Yüzümün güldüğü, hayret ettiğim, heyecandan yerimde duramadığım bir çok an oldu. Sanırım olayların içindeki duygular daha çok aklımda kalıyor. Ancak ikinci filmde 10 metreden aşağı indirilirken yaşadığım korku ve bir yandan bizimkilerin benle dalga geçmesi garip duygular ve renkli anlar yaşattı diyebilirim. ATAKAN HOŞGÖREN: Her anımız eğlenceli geçti ama en çok Sina’nın peri olduğu sahne, şahaneydi çok eğlendik. Oyuncuların ve yönetmenin oradaki doğaçlaması gerçekten görülmeye değerdi.

BURAK YÖRÜK: Aklıma hemen bir anı belirdi ama bu anıyı paylaşmak spoiler olacak o yuzden size dışarda da arkadaş olduğumu söylesem sette her günümüzün ne kadar eğlenceli ve renkli anılarla geçtiğini tahmin edebilirsiniz. CİHAN ŞİMŞEK: Her çekim günümüz çok eğlenceli geçtiği için karar vermekte zorlanıyorum. Bu soruyu şu şekilde cevaplamak istiyorum. Bir gün sete inanılmaz hasta geldim, hatta geldiğim gibi beni hemen hastaneye götürüp serum verdiler. Ardından biraz daha iyi hissettim ve sete geri geldim, gün boyunca oyuncu arkadaşlarımın bana olan ilgisi beni inanılmaz duygulandırdı. O gün benim için çok renkli geçmedi ama böyle dostluklar edindiğim için beni çok mutlu etti. CEMREHAN KARAKAŞ: Çekim aralarında çok eğleniyoruz. Filmde bolca yer alan komik sahnelerde daha da çok (Gülüyor).


GÜNCEL

BOX OFFICE

www.kulturs anat.co m.tr A Y L I K

23 MART – 19 NISAN 2018

FILM ADI

G Ü N C E L

DAĞITIM

VIZYON TARIHI

Ailecek Şaşkınız C

GV Mars D.

02.03.18

1.010.462

Bizim Köyün Şarkısı

CGV Mars D.

30.03.18

564.191

Kaybedenler Kulübü Yolda

UIP

16.03.18

301.471

TOPLAM SEYIRCI

Can Feda UIP 06.04.18

249.956

Pacific Rim Uprising UIP 23.03.18

228.891

Ready Player One

172.298

Warner Bros.

30.03.18

Tomb Raider Warner Bros. 16.03.18

171.886

Rampage Warner Bros. 13.04.18

149.294

Oflu Hoca Trakya’da UIP 13.04.18

107.466

The Nut Job 2: Nutty by Nature

14

D E R G İ

CGV Mars D.

06.04.18

96.407

• Seyirci sayıları; tarih aralığı içindeki filmin seyirci sayısıdır.

1 Y I L ÖNCE 2017: 24 MART – 20 NISAN 1. The Fate of the Furious 2. Sonsuz Aşk 3. Recep İvedik 5 4. Smurfs: The Lost Village 5. The Boss Baby

2 Y IL ÖNC E 2016: 25 MART – 21 NISAN 1. Batman v Superman 2. Kolpaçino 3.Devre 3. Küçük Esnaf 4. Kung Fu Panda 3 5. Annemin Yarası

HEL EN MIRREN

R YA N R E Y N O L D S

KARAVAN l Hızlı ve Öfkeli 8 l Gizli Güzellik l Ölüm Emri l Altınlı Kadın l Aşk Tarifi

3 YIL ÖNCE 2015: 27 MART – 23 NISAN 1. Furious 7 2. Kocan Kadar Konuş 3. Selam: Bahara Yolculuk 4. Son Mektup 5. Güvercin Uçuverdi

DEADPOOL 2 2.656.286 69.727 11.663 13.520 17.838

l Belalı Tanık l Hayat l Suçlu l Deadpool l Selfless

111.013 176.137 53.236 1.122.044 118.223

Hazırlayan: boxofficeturkiye.com / Tolga AKINCI


GÜNCEL

15

w w w. k u l t u r s a n at . co m. tr A Y L I K

G Ü N C E L

D E R G İ


GÜNCEL

TİYATRO

www.kulturs anat.co m.tr

16

SIZDE IŞSIZLIK A Y L I K

G Ü N C E L

D E R G İ

KAÇINCI DERECE?

l İkinci Dereceden İşsizlik Yanığı, ülkemizin kanayan yarası olan işsizlik sorununa mizah penceresinden bakıyor. Devlet Tiyatroları’nın İstanbul’da ve Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde kapalı gişe oynayan İkinci Dereceden İşsizlik Yanığı oyunu, işsizlik sorunun maalesef baki kaldığı ülkemizde güncelliğini hiç yitirmeyen bir travmanın anatomisini sunuyor.


GÜNCEL

17

w w w. k u l t u r s a n at . co m. tr A Y L I K

A

li Cüneyd Kılcıoğlu’nun yazdığı oyun, 2001 krizine götürüyor seyirciyi. Meteoroloji mühendisi olan kahramanımız, askerden dönünce iş arayışına girişiyor. Annesinin hayali, Tv’lerde hava durumu sunması. Ancak tam da o sırada 2001 ekonomik krizi patlıyor. Cumhurbaşkanı, başbakanın üzerine anayasa kitapçığını fırlatınca dolar ikiye katlanıyor, işyerleri kapanıyor. Birkaç ay sonra ABD’de 11 Eylül saldırıları gerçekleşiyor. Zaten minimumda olan iş olanakları iyice azalıyor. Ve kahramanımız ‘biz size döneriz’ cevaplarını işite işite kendine yeni imkânlar yaratmaya çalışıyor. Ancak her attığı adım, ona yeni bir travma olarak geri dönüyor. NOSTALJIK VE GÜNCEL İşsizlik rakamları her sene benzer ivmede devam ediyor. İkinci Dereceden İşsizlik Yanığı da 2001 yılında geçiyor olsa da geçen zaman zarfında bazı şeylerin hiç değişmediğini gösteriyor. Bu açıdan hem nostaljik hem de güncel bir oyun. Oyun özellikle ilk yarısında, kriz zamanında kendimizin ya da ailemizin nasıl zorlandığını anımsatıyor ve ‘hey gidi hey, ne zor günler geçirmişiz?’ diye hafızamızı tazeleyerek hayrete düşüyor. İkinci yarıda güncel eklemeler yapılıyor hikâyeye. Mesela penguen belgeseline gönderme izliyoruz. ‘Eğlence mekânlarında sürekli silahlar patlıyorsa, adliye önlerinde insanlar adalete güvenmedikleri için adaleti bizzat sağlıyorsa, meydanlarda olaylar çıkıyorsa ülkenin parmak izini uzaklarda aramaya gerek yok’ cümlesiyle tek kişilik bu oyun, tek kişilik muhalefet yapıyor bir bakıma. Oyun, 2001 krizindeki yazar kasa fırlatma isyanından Gezi’ye uzanan çok geniş bir ekonomik ve sosyal okyanusta kulaç atıyor. Krizlerin nasıl yönetilemediğinin özetini geçiyor.

G Ü N C E L

D E R G İ

TİYATRO

TEK KIŞILIK - ÇOK KARAKTERLI

İ

kinci Dereceden İşsizlik Yanığı’nın çok etkili bir metni var kuşkusuz. Ancak bu metni başka bir oyuncu oynasa bu kadar etkileyici olur muydu, biraz düşük bir ihtimal. Berkay Tulumbacı, kendi evindeymiş gibisine rahat ve cansiparane oynuyor ki daha iyisi olamaz dedirtiyor seyirciye. Sadece tek bir karakterden bahsetmiyoruz üstelik. Bazen annesi, bazen hemşire, IK’cı, mafya, Berna Hanım gibi birçok karakteri karikatürize ediyor. Bu durum mizah seviyesini her anekdotta sürekli yükseltiyor ve seyirciyi öykünün içine çekiyor.

Oyunun Suzan Erbilgin imzalı dekoru da ‘işlevsel ve gösterişli bir sadelik’ barındırıyor. Sahne ortasındaki kırmızı döner koltuk bir yandan oyunun ritmine katkıda bulunurken bir yandan da oyuncuya es verme imkânı sağlıyor. Sahnenin sağında ve solunda bölünmüş olarak duran kelebek kanadı hayalleri ve nahifliği simgeliyor. Oyun sırasında yanıp sönen numaratör ise hem merak duygusunu körüklüyor, gerilim motifi oluşturuyor hem de seyircinin karakter ile özdeşlik kurmasını destekliyor. Yazan: Müjde IŞIL


GÜNCEL

KISA KISA

www.kulturs anat.co m.tr A Y L I K

G Ü N C E L

D E R G İ

NURİ BİLGE CEYLAN’IN YENİ FİLMİ YOLDA

2014

yapımı son filmi Kış Uykusu ile Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ve FIPRESCI ödüllerini kucaklayan Nuri Bilge Ceylan, bu yıl yeni filmi ‘’Ahlat Ağacı’’ ile geri dönüyor. Uzun yılların ardından köyüne dönen bir yazarın babasının borçları altında ezilmesini konu edinecek film, baba-oğul ve aile ilişkilerine odaklanacak. ‘’Ahlat Ağacı’’nın başrolünde ise Aydın Doğu Demirkol ve Murat Cemcir yer alıyor.

THE DİVİSİON’I DAVİD LEİTCH ÜSTLENECEK

B

aşrollerini Jessica Chastain ve Jake Gyllenhaal’ün paylaşacağı The Division’ın yönetmenliğini David Leitch üstlenecek. John Wick’le adından söz ettirmeye başlayan, akabinde Atomic Blonde ve 18 Mayıs’ta vizyona girecek olan Deadpool 2’yle kariyerindeki hızlı çıkışını sürdüren David Leitch bu kez bir video oyunu uyarlaması için yönetmen koltuğuna oturacak. Filmin çekimlerine 2019 yılı içerisinde başlanacak.

STEPHEN KİNG’İN KİTABI BEYAZPERDEYE

S

tephen King sinemanın bilim kurgu açığını kapatmaya devam ediyor. Bu defa yazarın The Tommyknockers kitabı beyazperdeye taşınıyor. Romanın film hakları Universal Pictures‘a satıldı bile! 1987’de yayınlanan kitap seyirciyi Maine’in karanlık günlerine davet ediyor. Kasaba tehlikeli bir gazın etkisi altına girerken; şehrin binalarına da gelişmiş birtakım yetenekler bahşediyor. Vahşi birer saldırgana dönen binaların gazabı şehri altüst ediyor.

DEHA: PICASSO EKRANLARDA

91

yıllık hayatının 80 yılını kariyerine adayarak 50.000’den fazla çalışma üreten ünlü İspanyol ressam Pablo Picasso, çalkantılı evlilikleri, sayısız gönül ilişkisi ve sürekli değişen politik ve kişisel dostluklarına yansıyan tutkulu ve amansız karakteriyle 20’inci yüzyılın en etkili sanatçılarından biriydi. Kendini sürekli olarak yenileyen Picasso, sınırları zorlayan sanatsal dışavurumuyla dehasını da ortaya koyuyordu. Bir göçmen olarak hayatını sürdüren İspanyol ressamın sanata adanmış karmaşık hayatını ve modern sanata katkılarını ekranlara getiren 10 bölümlük seri DEHA: PICASSO, 22 Nisan’da başladı. Her pazar saat 21.00’de National Geographic’te izleyicileriyle buluşacak.

18


GÜNCEL

19

KISA KISA

w w w. k u l t u r s a n at . co m. tr A Y L I K

G Ü N C E L

D E R G İ

CEM YILMAZ’DAN İKİ FİLM BİRDEN GELİYOR!

C

em Yılmaz, sinema için yeni projeleriyle ilgili müjdeyi kişisel Instagram hesabından duyurdu. Yılmaz’ın ismini Karakomik Filmler olarak belirttiği proje, yaklaşık altmışar dakikalık iki filmden oluşacak ve sinemalarda “2 film birden” şeklinde arka arkaya gösterilecek. Yılmaz’ın senaristliğinin yanı sıra yapımcılığını da üstleneceği projenin vizyonu için ünlü komedyenin işaret ettiği zaman dilimi ise Ocak 2019.

İŞTE NETFLIX’İN TÜRKİYE’DEKİ DIZISI

N

etflix, geçtiğimiz Mart ayında ilk orijinal Türk dizisinin çekimlerine başladığını duyurmuştu. Çağatay Ulusoy, Okan Yalabık, Hazar Ergüçlü, Ayça Ayşin Turan, Mehmet Kurtuluş gibi isimlerin oyuncu kadrosunda yer aldığı Netflix’in Türkiye’deki ilk orijinal dizisinin ismi kesinleşti: The Protector! İstanbul’un zengin kültürel geçmişini ekrana yansıtacak olan The Protector, bu yılın ikinci yarısında izleyiciyle buluşacak.

KÜRK MANTOLU MADONNA ÇEKİLİYOR

VORN TRİER’DEN KISA FİLM PROJESİ

A

T

y Yapım’ın bir süre önce haklarını satın aldığı, ana karakteri Raif Efendi’nin aşık olduğu Maria Puder’i canlandıracak oyuncu adayları arasında Marion Cotillard, Beren Saat gibi isimlerin yer almasıyla gündemde kalan Kürk Mantolu Madonna’nın bu yıl içerisinde nihayet çekilmesi planlanıyor. Fatih Akın’ın ünlü kitabın uzun süredir peşinde olduğundan ve Ay Yapım’ın son olarak Akın’da karar kıldığından bahsediliyor.

he House That Jack Built ile gündemde olan Lars Von Trier’den, onar dakikalık on kısa filmden oluşan yeni bir proje geliyor: Études! Sinema dünyasının aykırı yönetmenlerinden Lars Von Trier, uzun bir aradan sonra yeni filmi The House That Jack Built ile sinemaya geri dönüyor. Bir seri katilin hikâyesini katilin bakış açısından izleyiciye aktaracak olan film, Von Trier’in kendi ifadesine göre çektiği en şiddetli film.


GÜNCEL

RÖPORTAJ

www.kulturs anat.co m.tr A Y L I K

G Ü N C E L

20

D E R G İ

İSTANBUL FILM FESTIVALI’NI IZLEDIK, GÖZLERIMIZ AÇIK

l 37. İstanbul Film Festivali yoğun film koşturmacası, ulusal yarışma heyecanı ve ödül tartışmaları ile kültür-sanat gündeminin başköşesindeydi.

İ

stanbul Film Festivali’nin sıkı takipçileri bilir... Uzun zamandır bir bankanın anasponsorluğunda devam eden festival, geçen seneyi sponsorsuz olarak tamamlamış; zor şartlarda festivalin devamlılığı sağlanmıştı. Bu yıl Vodafone Red’in 37. İstanbul Film Festivali’nin anasponsoru olması hem kısa hem de uzun vadede festivale rahat bir nefes aldırdı. BERGMAN VE İPEKÇE Bu sene de 200’ü aşkın film seyirciyle buluştu festival kapsamında. Festivalin bu yılki yeni bölümü Çiçek

İstemez’de; baskılara boyun eğmeyen, kendi yolunu çizen, kendi ayakları üzerinde duran kadınların hikâyeleri yer aldı. Ingmar Bergman’ın doğumunun 100. yılı vesilesiyle hazırlanan özel bölümde ise Türkiye’den 10 yönetmenin (Kazım Öz, Emin Alper, Semih Kaplanoğlu, Reha Erdem, Can Evrenol, Ümit Ünal, Aslı Özge, Melik Saraçoğlu & Hakkı Kurtuluş, Yeşim Ustaoğlu) seçtiği

Bergman filmleri gösterildi. Perdede Bergman gösterimleri, festivale damgasını vuran deneyimlerdendi. Her sene yeni bölümlerle festival programı zenginleşse de bu yıl korkuseverler için geceyarısı gösterimleri yer almadı programda. Filmler arasında buna uygun yapımlar çıkmadığı için mi, sinema salonları uygun düşmediği için mi yoksa genel bir güvenlik tedbiri düşünüldüğü için

mi, bilemiyoruz ama gece yarısı sineması, hayranlarının burnunda tüttü. Her yıl bir yerli filmin restore edilip seyirciyle buluşturulduğu festival programının bu seneki konuğu İpekçe oldu. Geçmişte daha eski ve bilindik yapımları restore ettiren festivalin, bu sene nispeten yeni tarihli, 80’lerden bir filmi seçmesi şaşırtıcıydı. 54 yaşında aramızdan ayrılan Bilge Olgaç’ın zamanın ötesinde bir sinemacı olduğunu, özgür ve özgün bir yönetmen olarak meslektaşlarına halen yol gösterdiğini, İpekçe ile bir kez daha anladık.


GÜNCEL

21

w w w. k u l t u r s a n at . co m. tr A Y L I K

G Ü N C E L

D E R G İ

F

estivalde Berlin, Venedik, Toronto başta olmak üzere majör festivallerden ödüllerle dönmüş yapımlar önplandaydı. Geçen sene Adana Film Festivali’nden beri festival gösterimleri gerçekleşmeyen You Were Never Really Here sonunda sinemaseverlerle buluştu. Uluslararası Yarışma’da dikkat çeken yapımların başında The Rider geliyordu. Kadın gözüyle erkeklik raconunun sorgulanması, üstelik filmde gerçek kovboyların kendilerini canlandırması hüzünlü bir gerçeklik duygusu yarattı.

FESTIVAL Abbas Kiarostami’nin veda filmi 24 Kare’yi programına alan festivalde İran Sineması güçlü öyküleriyle yine kendine hayran bıraktı. The House/Ev’de bir evin içinde dönen kamera sayesinde bir ölümün ortaya çıkardığı ikiyüzlülüklere şahit olurken, Disappearance/Kaybolma’da toplum baskısının iki genç aşığı cendereye sokmasını izledik. Festivalin en ilginç belgesellerinin başında gelen Nothingwood’da, Afganistan’ın Ed Wood’u olarak anılan Salim Şahin’in sinemayı yaşatma ve sinemayla yaşama macerası hayli şaşırtıcı ve ironikti.

ULUSAL YARIŞMA VE YERLI FILMLER

U

lusal yarışmanın geçtiğimiz senelerdeki kadar güçlü olmadığı konusunda genel kanaat hakimdi. Yarışma dışı gösterilen Eksi Bir (Orhan Oğuz) ve Taksim Hold’em’in (Michael Önder) yarışmadaki bazı yapımlardan çok daha yetkin olduğu gözlerden kaçmadı. Bu yıl ulusal yarışmayı sürükleyen yapımlar; Sofra Sırları (Ümit Ünal), Kelebekler (Tolga Karaçelik) ve Yol Kenarı (Tayfun Pirselimoğlu) oldu. Daha önce katıldığı festivallerde genelde göz ardı edilen Sofra Sırları, En İyi Senaryo ve Kadın Oyuncu (Demet Evgar) ödülleri ile geç de olsa taltif edilmiş oldu. Sundance’tan ödülle dönen Kelebekler, festivalin en iyi yapımların biri olarak nitelendiriliyordu ancak jüride karşılığını pek bulamadı; Jüri Özel Ödülü ve Erkek Oyuncu (Tolga Tekin) ödüllerinin sahibi oldu. Tayfun Pirselimoğlu’nun Yol Kenarı

ile hem En İyi Film hem de Yönetmen ödülü alabileceği tahminleri yapılıyordu. En İyi Yönetmen ödülünü Pirselimoğlu kazandı ama En İyi Film ödülü hayli tartışma yarattı. Çünkü diğer hiçbir dalda ödül almamış Borç filminin, genel olarak sinema yazarlarının liste sonlarında yer almasına ve özellikle senaryosunun handikaplarına vurgu yapılmasına rağmen Pelin Esmer başkanlığındaki jüri tarafından En İyi Film seçilmesi, yarışmanın başlıca sürprizi oldu. Seyfi Teoman anısına verilen En İyi İlk Film ödülü ise beklendiği ve hak ettiği üzere Güvercin filminin oldu. Adana’da çektiği filmde insan-güvercin dostluğunu, genç bir erkeğin toplum baskısı ve geçim derdi üzerinden anlatan Banu Sıvacı, gelecekteki projelerini merakla beklediğimiz yönetmenler arasında yerini aldı. Yazan: Müjde IŞIL


GÜNCEL GÜNCEL

GÜZEL SANATLAR

www.kulturs anat.co m.tr

22

GERİ DÖNÜŞ A A YY LL II KK

G G Ü Ü N N CC EE LL

D D EE RR G G İİ

l Yeryüzüne iyi davranın. O atalarınızdan miras kalmadı, onu çocuklarınızdan ödünç aldınız.” KIZILDERILI ATASÖZÜ.

T

emiz su kaynaklarının tükendiği, birçok canlı türünün yok olduğu, yaz ve kış olmak üzere sadece iki mevsimin yaşandığı bir dünyaya doğduğunuzu hayal edin. Yaz aylarının aşırı sıcak ve kurak kış aylarında ise kasırga, fırtına, hortum gibi felaketlerle mücadele ettiğiniz bir dünya olduğunu düşünün. Kutupların siz doğmadan onlarca yıl önce eriyip yok olduğunu, kutup ayısı, penguen, kaplan gibi birçok canlı türünün dünyadan tüm izlerinin yok olduğunu düşünün. Bizlerden önce yaşamış olan insanların bize böyle bir dünya bırakmalarını ister miydiniz? Peki siz gelecekteki insanlara böyle bir dünya bırakıyor olduğunuzun farkında mısınız? Günümüz dünyasının en önemli çevre sorununun

“küresel ısınma mümkün. Doğaya ve iklim değişikatılan bir plastik liği” olduğunun doğada 1000 yılda birçoğumuz yok olurken; bu yok farkındayız. Şu olma sürecinde anda bu sorunla çevreye çeşitli tahŞAFAK YILDIZ ilgili en azından ribatlar yapmakta, -durdurmak için doğal kaynaklarıgeç kalmış olabilirizmızı kirletmekte ve yok yavaşlatmak için halen olma sürecinde açığa daha yapabileceğimiz çıkardığı zehirli gazlar ile birçok şey var. Küresel dünya sıcaklığının artmaısınma ve iklim değişiksına neden olmaktadır. liği ile mücadelede en Mega kentlerde günlük önemli sac ayaklarından binlerce ton ağırlığına biri olan geri dönüşüm ulaşan atık oluşmaktadır. bu sorunla mücadelede Bu atıkları gömerek ya yapabileceğimiz en basit da yakarak yok etme seuygulamalardan biridir. çeneği doğaya çok daha Geri dönüşümle, doğaya büyük zararlar vermekonlarca hatta yüzlerce tedir. Bu nedenledir ki yılda karışabilecek olan bilim insanları çeşitli geri atıkların tekrar dönüşüm kullanılaprobilir hale jeleri getirip üreverdiği tip zararı mibunları nimuma inuygudirebilmemiz lamaya

l BEZELYE: Bilim insanları artık ekolojik plastik üretmeyi başardılar. Sadece bezelye değil protein ve lif yönünden zengin olan mercimek, fasulye gibi sebzelerden de üretilebiliniyor. Saksıyı artık kullanmak istemiyorsanız toprağa gömmeniz yeterli 3 veya 4 ay içerisinde tamamen yok olduğunu göreceksiniz.

geçirmek için çalışmaktadırlar. Günlük çıkan bu binlerce tonluk atıklar tekrar kazanıma katılarak hem ham madde ihtiyacını karşılamakta hem de atıkların doğaya zarar vermesi engellenebilmektedir. Günden güne daha da çeşitlilik kazanan geri dönüşüm yöntemleri sürdürülebilir bir gelecek için büyük umut vadetmektedir. Dijital Fotoğraf Sanatçısı Şafak Yıldız bu küresel sorunla ilgili farkındalık yaratmak amacıyla yola çıktığı “Geri Dönüş” projesini gerçekleştirmiştir. Sanatçı atıkların doğadaki izlerini kendi hayal dünyasıyla birleştirmiş olduğu fotoğraf serisini bizlerle paylaşmaktadır. Yazı: Serap Derinoğlu Yıldız Web Adresi: www.safakyildiz.com İnstagram: safakyildizart


GÜNCEL

23

w w w. k u l t u r s a n at . co m. tr A Y L I K

G Ü N C E L

D E R G İ

GÜZEL SANATLAR

l ALİMÜNYUM: Doğada ortalama 100 yılda yok olmaktadır. Bu yok olma sürecinde doğaya hem zarar verir hem de geri dönüştürülmediği çöpe atıldığı için tekrar üretilmesindeki harcanan kaynaklar daha fazladır.

l KAHVE: Kahve telveleri mantarların oluşum süreci için gübre olarak kullanılabiliniyor. Kahve çekirdeğinde odunözü, azot ve şeker gibi mantar yetiştiriciliğinde kullanılan pek çok besin maddesi vardır. Firmalar kahve posalarını çöpe atmak yerine varillere stok yapıp bunları geri dönüşüm tesislerine veriyor.

l CAM: Cam geri dönüşümde en çok kullanılan ürünlerden bir tanesi tekrar tekrar neredeyse hiç kayıp vermeden geri dönüştürülebilmesi mümkün, çöpe atmak yerine doğal kaynaklarımızın tükenmemesi için toplama merkezlerine verilmesi önemli.

l KAĞIT: Kağıtta tıpkı cam gibi geri dönüşümde kayıpsız çıkan ürünlerden bir tanesi, daha fazla ağaç yok olmamasını istiyorsak kullandığımız kağıtları tekrar geri dönüşüme kazandırmamız gerekli.

l KIYAFET: Yırtılmış, eskimiş artık kullanılamaz hale gelen bütün kıyafetlerimizi geri dönüştürmek mümkün, çöpe atmaktansa tekrar kullanmak daha avantajlı, kıyafet geri dönüşümünde son zamanlarda H&M firması bu konuya inanılmaz destek sağlıyor.

l PİL: Piller doğaya en çok zarar veren maddelerden bir tanesidir. Kullandığımız pil ömrünü tamamladığı zaman çöpe dahi atmamak, atık pil kutusuna atmak gerekiyor. Pillerin içerisindeki zehirli kimyasalların toprağa, denize karışmaması gerekir.

l PLASTİK: Plastik geri dönüşümde en çok bilinen maddelerden bir tanesi, fakat en çok çöpe attıklarımızdan da bir tanesi, Sadece İstanbul da günde 18 bin ton atık madde çıkıyor bunların neredeyse 3 veya 5 bin tonu plastik ürünlerden oluşuyor, yani kendi mega plastik çöplüğümüzü oluşturuyoruz.

l YUMURTA KABUĞU: Yumurta kabuğundan bilim adamları artık kağıt üretebiliyorlar. Bu ağaçların kesilmesinin de önüne geçen bir buluş bu yüzden kullandığımız yumurtaların kabuklarını çöpe atmamak geri dönüşüme kazandırmak gereklidir.


GÜNCEL GÜNCEL

RÖPORTAJ

www.kulturs anat.co m.tr A A YY LL II KK

G G Ü Ü N N CC EE LL

D D EE RR G G İİ

DİSKO TOPU’NU HAYATIMIN GÜÇ VE DEĞİŞİK BİR DÖNEMİNDE KALEME ALDIM l Uykusuz ve Oda adlı kitaplarıyla tanıdığımız Ayça Güçlüten ile 13 Nisan’da İthaki Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alan yeni kitabı ‘’Disko Topu’’nu konuştuk.

UMUT DURAN *

OKU-YORUM

umut@kultursanat.com.tr

24


GÜNCEL

25

w w w. k u l t u r s a n at . co m. tr A Y L I K

lm Ayça Güçlüten kimdir, neler yapar? Sizi tanıyabiir miyiz? Dünya hali kısmı şöyle: İstanbul’da yaşıyorum. Dergiciyim. Ama birçok farklı alanda da çalıştım. Tiyatroda metin asistanlığından dijital içerik yazarlığına, kitap editörlüğünden etkinlik koordinatörlüğüne uzanan bir süreç, hatta halkla ilişkiler sektöründe de çalıştım. Aslında daha çok serbest/yarı zamanlı çalıştım uzun yıllar boyunca. Bir süredir aylık bir derginin yazı işlerindeyim. Yıllar sonra tam zamanlı çalışan olarak dergiye dönmek ilginç ve iyi geldi. Severim işimi; yaşatılırsa, yaşatabilirsek ne mutlu. İşin yazı hali ise başka hikâye. Şimdi şöyle bir bakıyorum da, yazmanın yıkmak olduğunu sanırım küçük yaşlarda öğrenmeye

G Ü N C E L

D E R G İ

başlamışım. Çok sosyal bir çocuk değildim, yalnız olmayı daha çok severdim. Kitaplarla arkadaşlık evet. Bir de saman kağıt aldırırdım babama. Baba da avukat, biliyorum ki yazıhanesinde daktilo var. Tutturdum, o da eve getirdi tabii. O daktiloda neler yazıldı? Kısa öyküler, şiirler, roman olduğunu sandığım upuzun hayal dökümleri, iç dökümleri... Yazıp yazıp yırtıp atıyordum. Çocukluk aşklarının izlerini taşıyanlardan sakladıklarım oldu tabii, insan onlara kıyamıyor galiba. Küçükken kalabalıktı evimiz. Dayım, teyzem, anneannem, iki kardeş, anne ve baba... Dedim ya, pek sosyal değildim. Bu nedenle yalnız olduğunu düşündüğüm herkesi gözlemlemekten kendimi alamazdım.

DİSKO TOPUNU ESASEN BİR TİYATRO OYUNU NİYETİYLE YAZMIŞTIM lm Bugüne kadar 3 kitabınız yayımlandı. Yazma maceranız nasıl başladı? Nasıl devam etsin istiyorsunuz? Macera mı acaba? Belki öyledir, bunu böylece tanımlamak aklıma gelmemişti. Evet, yazdıklarım yayımlansın istedim. Ama önce senaryomun film olması arzusu vardı. İlk kitabım ‘’Uykusuz’’, yıllarca senaryo olarak çalıştığım bir metindi. Senaryo Yazarları Derneği (SENDER) tarafından düzenlenen ve eğitmenimizin Macit Koper olduğu atölyede yazı tekniği olarak senaryo kalbimi çaldı. Fakat tıkandım. Aklına, fikrine güvendiklerim de romana dönüştürmemi tavsiye ettiler. Biraz direndikten sonra denemeye karar verdim. O süreç de uzun sürdü. Uykusuz, çok yayınevinden ret yemiştir. Ben de vazgeçme noktasındayken bir arkadaşım güvendiği bir editör arkadaşına öneriyor ve basılıyor. İkinci kitap ‘’Oda’’ da metinlerden oluşan bir denemedir. Bu metinler yeni

değildi. Yıllarca peçetelere, oraya buraya karaladıklarımdı; atmadan önce bir araya getireyim dedim. Bir de 2017’de yayımlanan ‘’Yenilir Bu Hayat’’ adlı kolektif bir öykü kitabında bir öyküm yer aldı. Editörlüğünü de üstlendiğim bir kitaptır. Severek içinde yer aldım. ‘’Disko Topu’’da esasen bir tiyatro oyunu niyetiyle yazdığım bir metindi. Oyuncu bir arkadaşım tek kişilik bir kadın hikâyesi istiyordu. Orada da Uykusuz’da başıma gelen geldi. Senaryo ve oyun yazmak çok ciddi anlamda farklı biçimler. Demek benim daha çok yolum var ki bu biçimlerde, romana döndüm yine. Hayatımda güç ve değişik bir dönemde roman olarak kaleme aldım Disko Topu’nu. Kırklı yaşlara henüz adım atmak, hayatından gidenlerin olduğunu görmek, tuhaf bir sakinliğe bürünmek... Bundan sonrasını bilemiyorum. Basılandan çok sakladığım metinler vardır. Onlarla ne yapacağımı planlamadım. Kimisi silinecektir muhakkak. Kalan da ne talep eder benden, bilemem şu anda.

RÖPORTAJ


GÜNCEL

RÖPORTAJ

www.kulturs anat.co m.tr A Y L I K

G Ü N C E L

26

D E R G İ

ISKALIYORUZ TÜKENIYORUZ TÜKETIYORUZ! lm Son kitabınız ‘’Disko Topu’’nu İthaki Yayınları etiketi ile yayımladınız. Yayın sürecinden biraz bahseder misiniz? Altına imza attığı işleri beğeniyle takip ettiğim editörüm Ayla Duru Karadağ’la keşişmemizi Seray Şahiner sağladı sağolsun. Biz de derin derin çalıştık Ayla’yla. Benim için keyifli, öğretici ve heyecan verici bir süreçti. Hamdi Akçay’ın hikâyeye çok yakışan kapağı ve yayınevindeki tüm ekibin özeni de cabası. Emeği geçen herkese teşekkür ederim bir kez daha. lm ‘’Disko Topu’’ eseriniz ile bizlere ne anlatıyorsunuz? Biz insanoğlu yeryüzündeki mesaimiz boyunca inatla en çok kendimizi ezber ediyoruz, ‘ben’ olmayı abartıyoruz ve böyle böyle robotlaşıyoruz. Görmek istediklerimizi görüyor, duymak istediklerimizi duyuyoruz. Ve her birimiz dünya etrafımızda dönüyor sanrısıyla savruluyoruz. Ve ne oluyor biliyor musunuz? Iskalıyoruz, yanılıyoruz, tüketiyoruz ve tükeniyoruz. Sadece kendimize benzeyenleri hayatımıza alarak ‘kurgu’ ve vitrinde afili duran yaşamların peşinde sürükleniyoruz. Disko Topu, bunların dışında seyreden birinin hayatını anlatmaya gayret ettiğim bir metindir. Varlığı toplum tarafından görmezden gelinen, küçümsenen, ‘öteki’ olarak yaftalanan birinin hayatı. Benim buna itirazım var. Kimse görünmez, daha önemlisi değersiz değil. lm Kitap adının Disko Topu olmasında etkili olan neydi? Çünkü dünya... Çünkü dünya dönüyor ve döndükçe başımızı döndürüyor... Hikâyenin kahramanı için derin ve öyküsü olan bir anlamı var tabii.

lm İmza günlerinizde veya size gelen mesajlarda okurlardan aldığınız tepkiler nasıl? İlk kitabımın lansmanı ve ikinci kitabımın okuma gecesi haricinde imzam olmadı. Herkes nazikti, sıcaktı. Ancak sosyal medyadan gelen mesajlar insanı mutlu ediyor. Elbette eleştiri de aldım. Mesela Uykusuz’u çok sert ve karanlık bulduğunu ileten de oldu, sıkıldığını belirten de. Ya da Oda’yı sıkıcı bulan ve Uykusuz gibi bir metin bekleyenler oldu. lm Peki siz bu zamana kadar en çok hangi kitaplardan etkilendiniz? Bu sorunuza insan belki yirmili yaşlarında daha net yanıt verebilir. Ancak yıllar geçtikçe,

kütüphane üzerinize devrilmeye başladıkça olmuyor. Klasiklerden olduğu kadar çağdaşlardan da, edebiyatçılar kadar felsefeciler ve tiyatro yazarlarından da etkilenen bir okurum. Hatta son yıllarda grafik romanlara da ilgi duymaya başladım. Ayıptır söylemesi, çocuk kitapları da okuyorum arada. Ve fakat şunu söylemeliyim ki, Disko Topu sürecinde Jung’un Kırmızı Kitap’ı yoldaşlık etti bana. lm Güncel Kültür Sanat Dergisi ekibi adına değerli vaktinizi ayırıp sorularımıza içtenlikle cevaplar verdiğiniz için teşekkürler. Son olarak eklemek istedikleriniz? Editörümün hikâyeyle ilgili bir söylemi var ki çok sevdim: Dön dünya!


GÜNCEL

27

w w w. k u l t u r s a n at . co m. tr A Y L I K

G Ü N C E L

D E R G İ

“Yazılmış en iyi bilimkurgu romanı. İlk okuduğumda, yarattığı dünyayla kâbuslar görmeme sebep olmuştu.” — Margaret atwood HUGO EN İYİ ROMAN ÖDÜLÜ

PROMETHEUS ŞEREF KÜRSÜSÜ ÖDÜLÜ

AMERİKAN ULUSAL KİTAP ÖDÜLÜ

PULITZER ONUR ÖDÜLÜ

Dört büyük distopya romanından biri olan Fahrenheit 451 yepyeni çevirisi ve tasarımıyla bir kez daha sizlerle.

TÜM

KİTAPÇIL ARDA

İnternet Satış: www.ilknokta.com www.ithaki.com.tr


NE VAR NE YOK?

GÜNCEL

www.kulturs anat.co m.tr A Y L I K

G Ü N C E L

28

D E R G İ

Aşk ve rüyalar üzerine yazılmış en muhteşem komedi. Danslı, müzikli görsel bir şölen. Aleksandar Popovski’nin yönettiği Levent Üzümcü, Neslihan Yeldan’ın yer aldığı Bir Yaz Gecesi Rüyası tiyatro oyunu, 12 Mayıs’ta Ankara Panora Sanat Merkezi’nde...

Caz derneği tarafından, bu yıl 22.si gerçekleşecek olan Uluslararası Ankara Caz Festivali, ‘Kadın ve Caz’ teması ve yeniliklerle dolu bir programla müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Festival bu yıl, 8-13 Mayıs tarihleri arasında Bilkent Station’da.

KARMAKARIŞIK

CITY FEST İZMİR

Bir otel odasında, karısını karşı partinin sekreteriyle aldatmak isteyen bir bakanın hikayesi… “Karmakarışık” başka karakterlerin de dahil olmasıyla içinden çıkılmaz yumağa dönen olayların anlatıldığı bir süreç komedisidir. 11 Mayıs’ta Bergama Kültür Merkezi’nde.

İzmir Arena’da yapılacak olan CityFest’in İzmir ayağında ise 11 Mayıs’ta Duman sahne alacak. 12 Mayıs’ta Mabel Matiz ve Sıla’nın sahne alacağı İzmir CityFest, konuklara müzik ve eğlenceyi bir arada yaşatacak.

ÖLÜ’N BİZİ AYIRANA DEK

KORAY AVCI KONSERİ

Daha önce “Yalancı Romantik” dizisinde başrolü paylaşan başarılı oyuncular Hakan Yılmaz ve Ebru Cündübeyoğlu, bu kez Ölü’n Bizi Ayırana Dek tiyatro oyunu ile bir araya geliyor. 15 Mayıs’ta Manavgat Atatürk Kültür Merkezi’nde.

Kendine has tarzı ve yenilikçi yorumuyla son yıllara damgasını vuran Koray Avcı, 3. stüdyo albümü ‘Senin İçin Değer’ ile 12 Mayıs tarihinde Bursa Jolly Joker sahnesinde sevenleriyle buluşacak.

IZMIR BURSA

IZMIR ANTALYA

ANKARA

ANKARA CAZ FESTİVALİ

ANKARA

BİR YAZ GECESİ RÜYASI


GÜNCEL

29

w w w. k u l t u r s a n at . co m. tr A Y L I K

G Ü N C E L

D E R G İ

NE VAR NE YOK?

İlk albümü “Shape of a Broken Heart” ile geniş bir hayran kitlesi edinen Imany, şarkılarında aşktan kadın hakları mücadelesine, iklim değişikliğinden siyasi mücadelelere kadar pek çok konuya değiniyor. Imany, 12 Mayıs Cumartesi akşamı Volkswagen Arena’da.

Harry Potter serisinin ikinci filmi Sırlar Odası, Harry Potter: Sırlar Odası In Concert geri dönüyor. Orkestra İstanbul, 19-20 Mayıs tarihlerinde John Williams’ın bestelediği Harry Potter ve Sırlar Odası’nın unutulmaz müziklerini, film dev perdesi ile Zorlu PSM’de.

TAMAMLA BİZİ EY AŞK

MANDALA ATÖLYESİ

Ali Poyrazoğlu’nun aynı adlı kitabından yola çıkarak yazdığı “Tamamla Bizi Ey Aşk” interaktif bir güldürü. Bir evliliğe ve bütün evliliklere terapi yolculuğu; “Tamamla Bizi Ey Aşk” 3 Mayıs tarihinde Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde.

Mandala, merkezden çevreye boyama yoluyla sakinliğe ulaştıran bir çizim tekniğidir. Çocukların odaklanma ve kendi yaratıcılıklarını fark etmelerinde önemli bir rol oynayan mandala atölyesi 19 Mayıs’ta Çocuk Atölyesi ve Akasya Kültür Sanat işbirliğiyle düzenleniyor. ISTANBUL

ISTANBUL

ISTANBUL

HARRY POTTER VE SIRLAR ODASI

ISTANBUL

IMANY KONSERİ

Gösteride öğrenciler; tiyatro oyununu seyreder gibi kalmayıp, ilk dakikadan itibaren oyunun içinde aktif olmaktadırlar. İllüzyon gösterileriyle Sermet Erkin; komedi, heyecan, merak ve müzik dolu unutulmayacak 1 saat yaşatıyor çocuklara. 26 Mayıs tarihinde Moi sahne’de.

3 acar oyuncu Shakespeare’in bütün eserlerini birden oynamaya soyunur. Hamlet, Ophelia, Romeo, Juliet, Macbeth, cadılar, periler derken işler karışır. Shakespeare’in Bütün Eserleri 10 Mayıs tarihinde Borusan Oto Dolmabahçe Sahnesi’nde. ISTANBUL

SHAKESPEARE’İN BÜTÜN ESERLERİ

ISTANBUL

SERMET ERKİN İLLÜZYON GÖSTERİSİ


GÜNCEL

MEGASTAR RÖPORTAJ

www.kulturs www.kultursanat.co anat.com.tr m.tr

A Y L I K

G Ü N C E L

30 30

D E R G İ

VA D İ STA N B U L’ DA l Şehrin yıldızı ve yaşam merkezi Vadistanbul AVM, Türk pop müziğinin Megastar’ını ağırlıyor. Tarkan, 12 Mayıs’ta Vadistanbul’da.

T

arkan, 12 Mayıs’ta Vadistanbul’da festival alanında vereceği konserle sevenleriyle buluşacak. 7 yıl aranın ardından çıkardığı “10” albümüyle sevenleriyle hasret gideren Megastar, 2018’in ilk İstanbul konserini de Vadistanbul’da vermiş olacak. Tarkan’ı yaklaşık 10 bin seveninin izleyeceği konser 12 Mayıs Cumartesi saat 21:00’de başlayacak. Vadistanbul AVM, yazı muhteşem bir konser ile karşılamak isteyen tüm misafirlerini bekliyor. Tarkan konserinin biletlerine Biletix’ten, konserle ilgili detaylara ise www. vadistanbulavm.com web sitesinden ve AVM içerisindeki danışma masalarından ulaşılabilir. VADİSTANBUL HAKKINDA: İnşaat sektörünün öncü markalarından Artaş Grup, Evyap ve İnvest Grup tarafından, Evyap’ın Ayazağa’daki arazisi üzerinde konumlanan ve megamall kategorisinde yer alan Vadistanbul AVM, kurulduğu 103.000 m2 alan ile dünyanın en gözde markalarını, İstanbul’un en beğenilen lezzet mekanlarını benzersiz bir doğa manzarasında buluşturmasının yanı sıra, 760 metre uzunluğunda bir açık hava alışveriş caddesine de sahip. Türkiye’de bir ilk ve tek olan, 15 milyon Euro’luk yatırım desteğiyle hayata geçirilen Havaray ile Seyrantepe metrosundan sadece üç dakikada doğrudan Vadistanbul AVM içine, foodcourt’a ulaşma erişimi mümkün.


GÜNCEL

31

RÖPORTAJ

w w w. k u l t u r s a n at . co m. tr

SİNEMAYA BİR DE BU PENCEREDEN BAK! A Y L I K

ARKA

SUBURBICON / LOVING VINCENT / KÖRFEZ / YOL AYRIMI MUCİZE / SON ÇIKIŞ / MİHRİ / SOPHIE COOKSON

G Ü N C E L

ARKA

D E R G İ

STAR WARS: SON JEDI / AİLE ARASINDA / DAHA / ZİRVE OSCAR’A DOĞRU / YOL KENARI / DJAM / SAMARA WEAVING

PENCERE PENCERE APM

MECMUA

MECMUA

2

KAPAK

LUKEVEREY

ONUR SAYLAK 60 FİLMLE 2018 AHMET MÜMTAZ TAYLAN ARAMIZDAKİ SÖZLER İNGİLTERE BENİM THE POST SEVGİSİZ COCO

02

MUHTEŞEM SHOWMAN GODARD VE BEN DÖNME DOLAP THE PARTY

AY LIK FİLM K ÜLT ÜRÜ DERGİSİ OCAK 2018 S A Y I 2 // 1 2 T L

ISSN 2602-2583

AY L IK FİL M K ÜLT ÜRÜ DERGİSİ A R A LIK 20 17 / SAY I 1 / 12 T L

9 772602 258004

APM

V216

258004 772602 9

ISSN 2602-2583

01

ARİF

HARRY’NİN DERDİ AŞIKLAR TRUMAN SHOW SERGEI EISENSTEIN

CEMYILMAZ SON GÖSTERİ BENİMLE KAL NEW YORK ESRARI TWIN PEAKS

AYLIKFİLMKÜLTÜRÜDERGİNİZARTIKTURKCELLDERGİLİK’TE


FESTIVAL

GÜNCEL GÜNCEL

www.kulturs www.kultursanat.co anat.com.tr m.tr GG ÜÜ NN CC EE LL

32 32

46. İSTANBUL MÜZİK FESTİVALİ BAŞLIYOR AA YY LL I I KK

DD EE RR GG İ İ

l İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, E.C.A. Presdöküm Sanayii A.Ş. sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Müzik Festivali 46. kez klasik müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.

46

yıldır farklı kuşakları müzikle buluşturan İstanbul Müzik Festivali’nin teması “aile bağları” olarak belirlendi. Sahnede müziği icra edenleri, koltuklarındaki dinleyicileri, perde arkasındaki destekçileri ve çalışanlarıyla kendisi de büyük bir aile olan İstanbul Müzik Festivali bu yıl müzikseverleri aile ilişkileri arasındaki müziğin izini sürmeye, müziğe dair anılarını yeniden hatırlamaya ve keşfetmeye davet ediyor. Festival bu tema kapsamında müzikseverleri Lauma & Baiba Skride, Güher & Süher Pekinel ve Ferhan & Ferzan Önder gibi kardeş müzisyenler, Selman & Kudsi Ergüner, Mischa, Lily & Sascha Maisky gibi müzisyen baba ve çocukları ile Diana Damrau & Nicolas Tesle gibi eş müzisyenlerin de aralarında olduğu zengin bir programla buluşturuyor. CHARLIE SIEM VE TEKFEN FILARMONI BIR ARADA Genç keman virtüözlerinden Charlie Siem Amerika’dan Avustralya’ya uzanan kariyerinde günümüzün önde gelen orkestraları ve şefleriyle konserler veriyor. İstanbul Müzik Festivali’nin düzenli konuklarından Tekfen Filarmoni Orkestrası, 23 ülkenin

en değerli müzisyenlerini bir araya getirirken dünyaca ünlü konuk sanatçılar ile verdiği konserler ile de doğu-batı sentezinin büyüsünü gözler önüne seriyor. LA SCALA 9 YIL SONRA İstanbul Müzik Festivali’nin en son 2009 yılında ağırladığı dünyanın en önde gelen orkestralarından La Scala Filarmoni Orkestrası, şef Daniel Harding yönetiminde ve Grammy ödüllü piyanist Daniil Trifonov eşliğinde müzikseverlerle buluşacak. BUINIATISHVILI VE CAPUÇON İLK KEZ FESTIVALDE Festivalde bu kez İstanbullu müzikseverler için buluşacak keman virtüözü Renaud Capuçon ve piyanist Khatia Buniatishvili konseri 29 Mayıs Salı akşamı İş Sanat’ta Berrin Erengül ve Eva Barlas gösteri eş sponsorluğunda gerçekleştirilecek. Efsanevi piyanist Martha Argerich’in bir araya getirdiği Buniatishvili ve Capuçon, ilk kez 2012 yılında Lugano Festivali’nde verdikleri konserde bir araya geldi.


GÜNCEL

33

w w w. k u l t u r s a n at . co m. tr A Y L I K

G Ü N C E L

D E R G İ

www.yabanciyayinlari.com İnternet satış: www.ilknokta.com /yabanciyayinlari

/yabanciyayinlari

/yabanciyayinlar


RÖPORTAJ

GÜNCEL

www.kulturs www.kultursanat.co anat.com.tr m.tr A Y L I K

G Ü N C E L

34 34

D E R G İ

CESARIA EVOR IÇIN YILDIZLAR SAHNEDE l Gittiği her ülkede kapalı gişe konserlere imza atan, bugüne kadar 6 milyondan fazla albüm satan Cesaria Evora, ölümünün 7. yılında yine Cabo Verde’nin en özel isimleri Lura, Teofilo Chantre, Nancy Vieira, Lucibela, Elida Almeida ile anılıyor.


GÜNCEL

35

w w w. k u l t u r s a n at . co m. tr A Y L I K

C

abo Verde’nin hasret, aşk ve deniz kokan şarkılarını tüm dünyaya ulaştıran, son yıllarda dünya müziğinin kazandığı en özel isimlerden biri haline gelmiş, çıplak ayaklı diva Cesaria Evora’yı kaybetmeden kısa bir süre önce de “Moda Bo” isimli şarkıyı beraberce seslendiren Lura, son 15 yılda özellikle Cesaria Evora tarafından seslendirilen şarkılarıyla büyük başarı toplayan Cabo Verde’li besteci ve şarkıcı Teofilo Chantre, müzikal stil zenginliği, Cesaria Evora gibi özenle hazırlanmış repertuvarı ve kristal sesi ile klasik Morna türüne getirdiği yorumla Cabo Verde’nin en özel temsilcilerinden biri olan Nancy Vieira, "Cesaria benzersizdir ve asla başka bir Cesaria olmayacaktır benim amacım Cabo Verde'nin müzik türlerini dünyanın hemen her yerinde duyurmak diyen ve Cesaria ile 15 yıl boyunca çalışmış gitarist Kaku Alves'in de bulunduğu farklı müzisyenlerle bir arada çalışmalar yapan, müzik otoritelerinin Cesaria Evora ile karşılaştırdığı Lucibela, ilk albümünde şarkılarının çoğunun sözlerini ve müziğini yazan, hikâyeleri ile herkesi etkileyerek derin, güçlü sesi ve dokunaklı bir samimiyetiyle şarkılar söyleyen 2015 Prix Découvertes RFI 1.si genç yetenek Elida Almeida Cesaria Evora orkestrası eşliğinde 5 Mayıs’ta Antalya Akra Caz Festivali, 7 Mayıs’ta Zorlu PSM Caz Festivali’nde müzikseverlerle buluşacak.

G Ü N C E L

D E R G İ

lm Müzik otoriteleri sizi Cesaria Evora ile karşılaştırıyor. Cesaria Evora’nın şarkıcılığı hakkında neler söylersiniz? Evet, Cesaria’nın sesi benzersizdi; sahneye çıkma şekli, performansının sadeliği ve her şeyi ile çok farklıydı. Bu nedenle duygularını Amerikan, Yunan, beyaz, siyah ayrımı olmadan tüm dinleyicilerine hissettirdi. Sözcükleri anlamaksak bile, duyarlılığı dünyadaki herkesi onun konserlerinde buluşturdu. lm Cabo Verde’yi bilmeyen birçok insan bile Cesaria Evora’yı tanıyor. Onun için bir müzik elçisiydi diyebilir miyiz? Cesaria, Cabo Verde için kesinlikle bir elçiydi! Müziğimiz için yaptığı şeyi daha önce kimse yapmamıştı! O şöhret olmadan önce Cabo Verde adını birçok insan duymamıştı. Örneğin Portekizde turistler için şarkı söylerken bu hangi tür müzik dediğimde insanlar bilmiyor ama Ceseria Evora dediğimde ya da Sodade’yi söylediğimde herkesin çok iyi bildiğini görüyorum.

lm Evora Cabo Verde için ne ifade ediyor? Bence Cesari Evora’nın genç nesillere bıraktığı en önemli miras kültür ve geleneklerin korunması ile gurur duymalarını hatırlatmak oldu. Müziğimizin ve kültürümüzün en önemli temsilcisi diyebiliriz. lm Evora ile kişisel olarak tanıştınız hatta birlikte şarkı söylediniz. Onunla ilgili sizi en çok etkileyen şey ne oldu? Dünyaca ünlü bir diva bile olsan insanlığı ve mütevazi olmayı kaybetmemek sanırım öğrendiğim en değerli şey oldu. lm Cabo Verde’nin müziğinin çeşitliliği ve dünya müziği içerisinde güçlü bir yerde durmasını neye bağlıyorsunuz? Cabo Verde, çeşitli kökenlerden insanların yaşadığı 10 adaya sahip; çoğunlukla Senegal ve Afrika’nın diğer bölgeleri ile Portekizlililer ağırlıklı. Cabo Verdeliler adaları terk edip dünyaya yayılmış ve göç ettikleri ülkelerden öğrendiklerini adalara getirmişlerdi.

RÖPORTAJ

LUCIBELA

LURA


RÖPORTAJ

GÜNCEL

www.kulturs anat.co m.tr A Y L I K

G Ü N C E L

TÜRKİYE’YE ILK ZİYARETİM OLACAK

AYNI ŞARKILAR ÇOK FARKLI YORUMLARLA

SORUMLULUK AĞIR AMA ILHAM VERICI

lm Bu konserin bir parçası olmak sizin için ne ifade ediyor? Cesaria’nın kariyerinde birlikte çalıştığı insanlarla birlikte müzik yapmaktan, benim hayatım boyunca dinlemeyi sevdiğim şarkıları söylemekten büyük mutluluk duyuyorum. Cesaria Evora Orkestrası ile sahneye çıktığımızda izleyicilerin ona olan sevgisini hissedebiliyoruz. Türkiye’de de farklı olmayacağından eminim. Benim ilk Türkiye ziyaretim olacak bu nedenle de çok heyecanlıyım. lm Sizce Cesaria Evora bir kadın ve müzisyen olarak dünya müziğinde nasıl bir yerde? Cesaria Evora, güçlü kişiliği, cömertliği ve gücü ile benim için ilham kaynağı, büyük bir referans. Cesaria’yı dinlerken huzur ve melankoli hissediyorum. Onun sesi ile kendimi evde hissetmek hoşuma gidiyor. Cabo Verde ve dünya müziği için unutulmaz bir yerde!

lm Yıllarca birlikte çalıştınız. Konser ile ilgili biraz bilgi alabilir miyiz? Bizleri nasıl bir akşam bekliyor? Cesaria’nın repertuvarının farklı yorumlarını dinleyeceksiniz. Her sanatçının kendi kişiliği ve kendi hissi vardır. Repertuvar, neredeyse onun söylediği şarkılardan oluşacak ama aynı zamanda “Mãe Carinhosa” gibi şarkılar da olacak. lm Cesaria Evora ile yollarınız nasıl kesişti? 1990’da Paris’te ilk kez bir araya geldiğimiz bir konser sırasında tanıştım. Sonra yapımcısı José Da Silva, kayıt edeceği albümü için şarkı yazmamı istedi. Sonrasında uzun yıllar birlikte müzik yapma şansını yakaladım.

lm Genç yaşınızda böyle bir konserde Cesaria Evora şarkıları söyleyeceksiniz. Onu anmak üzere sahneye çıkmak nasıl bir his? Gerçekten ağır bir sorumluluk ama bir o kadar da ilham verici. Bu Cesaria Evora orkestrası ile ikinci birlikteliğim. Ama duygularım aynı. Onun için sahnede söyleyecek olmak her zaman büyük bir sorumluluk. Sahneden indikten sonra da kendimi ona karşı olan görevimi tamamlamış gibi hissediyorum. Röportaj: Hakan AKOĞLU

NANCY VIERA

36

D E R G İ

TEOFILO CHANTRE

ELIDA ALMEIDA


GÜNCEL

37

w w w. k u l t u r s a n at . co m. tr A Y L I K

G Ü N C E L

D E R G İ

RÖPORTAJ

DEĞİŞTİRİLMİŞ KARBON 2. KİTABIYLA GERİ DÖNÜYOR

TÜ M

KİTAPÇIL ARDA

İnternet Satış: www.ilknokta.com www.ithaki.com.tr


GÜNCEL

RAFTAKILER

www.kulturs anat.co m.tr A Y L I K

G Ü N C E L

TEK KİŞİLİK PARİS SEYAHATİ Nell, İngiltere’den kalkıp Paris yolculuğuna bir başına çıkar ve orada Fabien’la tanışır. Paris gezisi Nell için ya bir seri katil tarafından öldürüldüğü ya da hayatının en harika zamanlarını geçirdiği bir hafta sonu kaçamağı olacaktır.

SANMA Kİ YALNIZSIN Sanma ki yalnızsın, her bir imla işaretini özenle ekledim isminin büyüsüne. Çünkü sevmek, yeni bir dil inşa etmek demek. İki kişilik bir dil. Çünkü aşkın olduğu yerde muhakkak kelam vardır, sessizlik değil. Elif Şafak’ın kaleminden…

PICASSO VE AŞÇISI Picasso ve Aşçısı güçlü bir ruhu olan; tutkunun, aşkın, müthiş lezzetlerin, dokunaklı hikâyeler kadar karmaşık ilişkilerin iç içe geçtiği nefis bir üç katmanlı romandır. Nadir bulunan, sürükleyici ve gizemli...

38

D E R G İ

DÜŞMÜŞ MELEKLER Yıldız Gemisi Askerleri ve Bitmeyen Savaş gibi eserlerin izinden giden askeri bilimkurgu/ siberpunk türündeki, son zamanların en dikkat çeken bilimkurguaksiyon romanlarından biri olan Düşmüş Melekler İtaki Yayınları etiketi ile raflardaki yerini aldı.

O AĞUSTOS GÜNÜ Yazar Rindert Kromhout ve çizer Annemarie van Haeringen, küçük bir İtalyan köyünde yaşanan yıkıcı depremi anlatırken, hayatın ne kadar öngörülmez ve üzücü olabileceğine odaklanmak yerine, hayatta kalmak ve yaşamak için sevgiye ve hikâyelere duyduğumuz ihtiyacın altını çiziyor.

GÜZEL SANATLARIN BİR DALI EVLİLİK Ağızlarından çıkan her sözcüğü sanat, edebiyat ve felsefeye bağlayabilen bir çiftten entelektüel evlilik, özgürlük ve ötesi... Burada düzen meraklısı ama çözülen toplumun kabul etmekte zorlandığı yeni bir aşk sanatı söz konusu.


GÜNCEL

39

RAFTAKILER

w w w. k u l t u r s a n at . co m. tr A Y L I K

G Ü N C E L

MACBETH - SHAKESPEARE YENİDEN

D E R G İ

DOROTHY ÖLMELİ Tüm hayatınız, peşinden sizi de sürükleyen bir hortum yüzünden altüst olunca pek seçeneğiniz kalmıyor.! Adım Amy Gumm… Ben de Kansaslıyım. Kötüler Birliği’ne katıldım. Savaşmak için eğitim gördüm. Ve bir görevim var. Dorothy ölmeli.

İktidar ne büyülü bir iksir. Tadına bir kez bakan, sonsuza dek kendini kaybediyor. Polisiyenin Norveçli efendisi Jo Nesbo’dan, soluk soluğa okunacak yepyeni bir Macbeth. Shakespeare’in çağları aşan tragedyası hiç böyle anlatılmamıştı.

AŞKIN GÖLGESİ

DİSKO TOPU

Ödeşmeler ve yüzleşmeler olmadan hiçbir aşk tamamlanmaz. Aşkın Gölgesi, aşkın ve geçmişin hesaplaşmasının romanı. Yalnız annelerin, babasız büyüyen kadınların cesur kararları… Cesur kararların getirdiği derin yalnızlıklar ve geç kalmış pişmanlıklar…

Bu dünyayla aynı dili konuşmayan, aynı pencerelerden bakmayan ve aynı kapılardan geçmeyen, çoğunluğun ezberi dışında kalan yönleriyle, alışılmışın dışında görme biçimleriyle bilinç dışındaki asıl dünyasına körü körüne bağlı bir kadın. Topluma göre ise belki de sadece ‘’öteki’’.

ALFRED KROPP - SÜLEYMAN’IN MÜHRÜ Alfred Kropp için hayat daha yeni normale dönmüştür. Ne olağanüstü yaratıklar ne şövalyeler ve gizli ajanlar ne de onu öldürmeye çalışan insanlar vardır. Ta ki bir anda kaçırılıp çöle sürüklenerek korkunç ve yepyeni bir tehditle yüzleşmek zorunda kalana kadar…

UYUYAN ADAM Uyuyan Adam modern bir aşk öyküsü. Bizi temel korkularımızdan biri olan yalnızlık korkusuyla yüzleştiriyor. Karşımızda, insanın tek başına göğüs geremeyeceği, belki ancak bir başkasıyla beraber başa çıkabileceği soğuk ve boş bir dünya var. Mizantropi ustası Sibylle Berg’in kaleminden.


SERGI

GÜNCEL

www.kulturs www.kultursanat.co anat.com.tr m.tr A Y L I K

G Ü N C E L

40 40

D E R G İ

DOĞA, KUŞLAR VE FOTOĞRAF

K

uşlar hayatın yoğunluğu ve sorunları içinden yeniden doğuşum oldu. Doğa ile baş başa kalınca özellikle kuşlar sayesinde rahatladığımı hissettim. Doğa - Kuş - Fotoğraf üçlüsü kendi iç sesimi dinlememe ve hayatın koşuşturmasından uzaklaşmama zemin hazırladı. Bu noktadan yola çıkarak zaman zaman kendimi tekrar gözden geçirmeyi ilke edindim. Sergilerimde yeniden doğuşu anlatan isimleri kullanmamın temel nedeni de yeniliğe ve dönüşüme açık olmamdandır. 2017 yılında düzenlediğim inançlar ve ibadetlerle ilgili fotoğraf sergime “TEKÂMÜL” adını vermiştim. (Tekâmül; Canlıların öldükten sonra başka bir canlı olarak yeniden dünyaya gelmesidir.) Kuşlarla ilgili bu sergimde de yeniden doğuşu, bilgeliğe gidişi ve kuşları anlatan bir isim ararken kuşların en ulusu Zümrüdü Anka Kuşu bana ilham kaynağı oldu. “Zümrüdü Anka“

kuşu ile ilgili olarak pek çok efsane bilinmektedir. En çok bilinen efsaneye göre Anka Kuşu bilgi ağacında yaşamaktadır. Çok bilgin ve kültürlü bir kuş olarak herkes tarafından saygı görmektedir. Özellikle kuşların dünyasında ters giden, her şeyin çözümünü Anka Kuşu bilirmiş. Günün birinde Anka Kuşu ortalıktan kaybolur. Bunun üzerine tüm kuşlar onu aramak için yollara düşer. Anka Kuşunun Kaf Dağı’nın ardında olduğunu duyarlar. Kaf dağına ulaşmak için çok sayıda zorlu vadiyi geçmek gerekiyormuş. Bu vadiler; İstek Vadisi, Aşk Vadisi, Marifet Vadisi, Hayret Vadisi, Tevhit Vadisi ve Yokluk Vadisi olarak ifade edilmektedir. Kuşlar bu vadileri aşmakta zorlanır ve birer birer dökülerek Zümrüdü Anka’ya ulaşmaktan vazgeçerler. Fakat bu kuşların içerisinde, yalnızca 30 tane kuş Kaf Dağı’na ulaşabilmişler. Oraya vardıklarında anlamışlar ki; esas Zümrüdü Anka kendileriymiş.

SİMURG SERGİSİ 25 - 31 MAYIS’TA

F

arsçada Sİ 0tuz ve MURG kuş demektir. Sonuçta Zümrüdü Anka Kaf Dağına ulaşan 30 kuşun ta kendisiymiş. Yani SİMURG’muş. SİMURG; geçmiş dönemde diriliş ve yeniden var oluş gibi anlamlar içermiştir. Küllerinden doğan Zümrüdü Anka kuşu temelde kendi şansını yaratmaktır. İnsanlar kuşları tanıdıkça dünyaları değişir ve kendi Zümrüdü Anka’larını arar. Sabreden ve emek veren herkes inanışa göre kendi Zümrüdü Anka’sını yaratabilmektedir. Bunun için sabırlı olmak, çaba sarf etmek gerekir. Aramaktan vaz geçmeyenler kendinin de bir SİMURG olduğunu mutlaka öğreneceklerdir. Benim için her biri SİMURG kadar değerli kuşları benim gözümden seyretmeniz beni mutlu edecektir. 25 - 31 Mayıs tarihleri arasındaki ‘’SİMURG’’ adlı fotoğraf sergim Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Federasyonu Sanat Galerisi’nde gerçekleşecek. Yazan: Vacit ARMAN


GÜNCEL

41

w w w. k u l t u r s a n at . co m. tr A Y L I K

G Ü N C E L

D E R G İ


GÜNCEL

GITTIK GÖRDÜK YEDIK

BU

www.kulturs anat.co m.tr A Y L I K

KONAK

P AŞA

T

eknolojiden bir haber olduğumuz yılların içindeymişiz gibi hissettiriyor derken bu durumu hesap ödeme kısmında da yaşıyorsunuz tabi. Çünkü adisyon yok, kredi kartı ile ödeme yok. Kısacası şuan alıştığımız ödeme tarzımız bu mekânda geçerli değil. Yediğinizi, içtiğinizi siz söylüyorsunuz, servis yapılırken alınan herhangi bir kayıt yok, müşterilerine güvenmeyi tercih ettikleri bir sistem

G Ü N C E L

42

D E R G İ

BAŞKA

BİR

KONAK

KONAĞI T

kurulmuş vaziyette. Eğer 90’ların o samimiyetine benim gibi sizinde bir ilginiz varsa bu mekân biçilmiş kaftan, ben de bir gidip görmek isterim derseniz adresi aşağıya iliştirdim. He bir de tavsiyem var, menemen ve salçalı tostun tadına bakmadan çıkmayın derim :) Adres: Atatürk Mahallesi Sütçü İmam Cad. Akkılıç Sokak No:6/2 Ümraniye / İstanbul Telefon: 0216 344 46 44 Yazan: Ayfer AYTEKİN

eknolojiden bir haber olduğumuz yılların içindeymişiz gibi hissettiren, 90’ların esintilerini barındıran, Ümraniye’nin merkezinde ara bir sokağa gizlenmiş Paşa Konağı. Tesadüfen keşfetme şansı bulduğum bu mekânı tarif etmem gerekirse sakin, otantik, içeri girdiğinizde farklı büyüsü olan ve gösterişten uzak. Paşa konağı isimli bu mekân iki katlı, her iki katında da 90’lı yıllara ait çocukluğumun eşyaları diyebileceğim şekilde dekora edilmiş vaziyette. O yılların perdeleri ile camlar kaplanmış, koltuklar döşenmiş, tabi ki tüplü televizyon ve ahizeli telefonlar da raflarına yerleştirilmiş. Paşa Konağı’nın en güzel yanı da sanırım toplama eşyalar ile oluşturulmuş olması ve belirli yaşanmışlıkların eşyalar ile mekâna yansıması. Ayrıca duvarlarında Nazım, Cemal Süreya, Özdemir Asaf ve Sebahattin Ali gibi ünlü şair ve yazarlara ait şiirler, sözler dışında farklı farklı çizgi romanlara ait sayfalar, tavanlarında ise eski plaklar döşeli. Bir de mekânı bütünleyen en önemli faktör müzikleri. Mekânda ki müzik, duvarında yazılı olan şiirler, köşeye iliştirilmiş ayaklı abajur, üst üstte konulmuş dergiler hepsi bir bütün. 90’LARIN HUZURU İlk girdiğinizde öncesinde merak, sonrasında ise tuhaf bir huzur kaplıyor insanı. Hele 90’ları görmüşseniz mutlaka aynı perde sizin evde de asılmışdır, o tekli koltuk mutlaka sizin evin bir köşesinde de durmuştur, ah bir de o ahizeli telefonu mutlaka elinize alıp kurcalamışlığınız vardır.


GÜNCEL

43

w w w. k u l t u r s a n at . co m. tr A Y L I K

G Ü N C E L

D E R G İ


GÜNCEL GÜNCEL

GENÇ RESSAM SÖYLEŞILERI

Z E Y N E P

www.kulturs www.kultursanat.co anat.com.tr m.tr AA Y Y L L I I K K

G G Ü Ü NN C C E E L L

44 44

DD E E R R G G İ İ

A LT U N TA Ş

S O N S U Z

SANAT UZUN, HAYAT KISA l Güncel Kültür Sanat Dergisi olarak Vecdi Uzun’un desteği ile genç ressamları tanıtma projemizin bu ayki konuğu konuğu Zeynep Altuntaş Sonsuz.

lm Yaşam ve sanat süreçlerinizi anlatır mısınız? Resimle çocukluk yıllarında tanıştım. Serüvenime dolapların, duvarların ve yatakların alt kısımlarını karalayarak başladım. Ailem o yıllarda yaptığım resimlerin bir kaçını saklamış. Görsel sanatlara yöneleceğim o zamandan belliymiş. Görsel sanatlardaki eğitimime Trabzon Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’nde başladım ve 2007’de mezun oldum. Aynı yıl Ankara Gazi Üniv. Resim İş Öğretmenliğini kazandım. Mezun olunca yine aynı bölümde yüksek lisansımı tamamladım. Hem lise hem de üniversitede birçok karma sergiye katıldım. Bir kişisel sergi açtım. Resim öğretmeni olarak atandım. Şu an Ankara’da atölyemde çalışmalarıma devam etmekteyim.

lm Resminizi nasıl tanımlayabilirsiniz? Aktif olarak sanatın içindeyim, sergi ve yarışma sergilerine katılıyorum. Çalışmalarım renkli ve hayatın içindendir. Günlük yaşamda da sıkça rastlayacağımız sahneleri, yaşanmışlıkları ve anı canlandırmayı seviyorum. Edebiyattan ve özellikle şiirden besleniyorum. Şiir benim için sihir gibidir. Tuvalin başına geçmeden birkaç şiiri okuyup, özümsüyorum, duygulanıyorum ve sonra dökülüyor fırçamdan o anlar. Resimlerimde belli bir mesaj yoktur. İzleyiciler çalışmalarımda kendilerinden bir şeyler bulabilirler. Algıladığım dünyayı kendi yorumumla yansıtıyorum. Amacım insanı gözlemlemek, mekân içindeki insanı ve ruhsal durumu yansıtmaktır.


GÜNCEL GÜNCEL

45

w w w. k u l t u r s a n at . co m. tr A Y L I K

G Ü N C E L

D E R G İ

GENÇ RESSAM SÖYLEŞILERI

GÖREVIMIZ DÖNÜŞTÜRMEK

HER ÇALIŞMA ÖZGÜNDÜR lm Sanatta özgünlük konusundaki düşüncelerinizi açıklar mısınız? Sizce sizin resminizi özgün yapan özellikler nelerdir? Aslında her çalışma özgündür. Resim çalışmalarında ortak konular benimsenebilir. Genç kuşağın sanatçıları, üstatlardan esinlenme konusunda çok eleştiri toplayabiliyorlar. Bence özgünlük sanatçının resme yüklediği anlam ile başlar. Sanatçı için dünyanın bu karmaşasında anlaşılır olmak aslında kâfidir denilebilir. lm Başta resim olmak üzere sizi ve sanatınızı etkileyen sanatçılar kimlerdir? Egon Schile, Lautrec, Bedri Rahmi Eyüpoğlu, Farelnisa Zeyd, Fikret Mualla gibi resim sanatçılarına hayranlık duyuyorum. Etkilendiğim birçok yönleri vardır, ama günümüz sanatçılarından Ahmet Güneştekin, Ergin İnan, Devrim Erbil, Süleyman Saim Tekcan’ın Çalışmalarını da takip ediyorum. Resim sanatının dışında Orhan Veli, Nazım Hikmet Ran, Edip Cansever ve Can Yücel gibi şairleri de büyüleyici bulduğum yadsınamaz.

lm Hayatın içinde devam eden değişim-dönüşüm sürecinde sanatçı nerde durmalıdır? Değişim ve dönüşüme kanalize olmak değil, sanatçının asıl görevi değiştirmek ve dönüştürmektir aslında. lm Sizin sanatınızı ortaya koymanızın temelini oluşturan duygu ve tecrübeleriniz nedir? Duygular bende tutku derecesinde, hatta sayrılık denebilir. Sayrılık, bu kelimeyi seviyorum. Çalışmalarımda figürden vazgeçemiyorum. İnsanı ve sayrılığı konu alan her şey benim sanatımı oluşturuyor. lm Ressam ve sanatçı sınırında olan bir genç ressam olarak sanatçılığa giden yolda kendinizi geliştirme adına neler planlıyor ve nasıl yapıyorsunuz? Sanat için hedef ve planların sanat için spontan olması gerektiğini düşünüyorum. Sanatı öğrenmek, geliştirmek, dünyayı gezerken öğrenmek ve üstüne koymak daha olası ve gerektiği gibi veya daha iyi ifadeyle doğasıymış gibi düşünüyorum. Gezmek, görmek, özümsemek ve üretme süreçleri benim için bir keşifle mümkün oluyor. Üretmenin ve ürettiğini izlemenin paha biçilemez olduğunu düşünüyorum.

SOSYAL MEDYA OLMADAN OLMAZ lm Bir genç ressam olarak sosyal medya kullanımı hakkında ne düşünüyorsunuz? Enformasyon çağında New York’taki bir galeride sergilenen çalışmalardan rahatlıkla haberdar olabiliyorsunuz ya da Avrupalı bir ressamın veya heykeltıraşın atölyesini, çalışmalarını izleyebiliyorsunuz. Sosyal medya aracılığı ile görsel ve yazılı İletişimi çok daha hızlı kurabiliyoruz. Bu açıdan sosyal medyayı faydalı buluyorum. Dünya sanatından gelişmelerinden anında haberdar olmak sanatçıya aslında aynı yolda aynı ivmede yürüdüğünü hissettiriyor, ama sosyal medyanın sanatı fast foodlaştırması da göz ardı edilemez bir durumdur. lm Siz şu an kendinizi nerde görüyorsunuz ve nerede görmek istersiniz? ”Sanat uzun, hayat kısa…” İstediğimiz her şeyi gerçekleştirmek için hayat kısa sayılır. Ürettiğim sürece de var olduğumu düşünüyorum. Aklım sürekli yaptığım resimler ve ne yapabilirimle meşguldür. Hedefim sadece saygın bir sanatçı olmaktır. Hazırlayan: Vecdi UZUN


GÜNCEL

BULMACA Resimdeki ünlü oyuncu ve yönetmen 2018 yapımı Bora Egemen filmi



46

www.kulturs anat.co m.tr

A Y L I K

Lutvig van …….

Karada en hızlı koşan hayvan ------------------Haldun ……. Ünlü yönetmen, oyuncu



G Ü N C E L

D E R G İ

Lunar Module (kısaca) Ay modülü

Tanrı ---------------Mihrak

Alman besteci ------------------Brezilya plakası

Kemiklerin toparlak ucu

Tiyatro ve sinemada dekor, film stüdyosu

Avrupa Futbol Federasyonları Birliği

Erki olan, nüfuzlu ……… ‘ ın Kamburu Victor Hügo Klasik eseri Tac Mahal’in bulunduğu kent

….Sağtürk Dansçı ve oyuncu

Kanun Hükmünde Kararname Kalsiyum (simgesi) ---------------Milattan Sonra

Çinko'nun simgesi ---------------Ayak

Ağzı genişçe açarak soluk alıp verme İsi olan, islenmiş

Adale ---------------Resimde figürü derinlik duygusu içinde verme yöntemi

Sinemada dinlenme süresi

Film gösterimlerinin yapıldığı beyaz perde G.Donizetti’nin ünlü operası

Gösteriş, caka ---------------Araçlarda bir fren sistemi

Fenerbahçe rumuzu ---------------First Name (kısaca)

Temiz namuslu

Başlangıçta yer alan ---------------Amerikyum (simgesi) Kansızlık hastalığı

Genç sinema oyuncusu ---------------Özgü, mahsus

Haliç kıyısında güzide kültür etkinliklerin yapıldığı mekan ---------------Valide

Dany ….. Fransız şarkıcı …… Delon Dünyaca ünlü Fransız aktör

Ekmek işi Uranyum

Franz ……. Ünlü Çek yazar 2018 yapımı M. Çağatay Tosun yeni filmi

Ovmak işi ---------------Alalamak işi, kamuflaj Ekilmiş olan, mezru

…..Özen Alevli Geceler bayan yazar Niyobyum'un simgesi

Araçların uzağı gösteren ışık verici Kiloamper (kısaca)

Konya Ticaret Odası (kısaca)

Anne (eskiden) ---------------Müzikte çok çabuk çalınan parça

1982 Yapımı B.Kurgu filmi Tiyatro sahnesine çıkan ilk Türk kadını

Yabancı dillerde kökün önüne gelerek anlam katan ek

Bayrak Yönetmenin alıcıyı çalıştırmaları için verdiği buyruk Antalya’nın bir ilçesi ------------------söz dinleme, boyun eğme

El bilekleri iltihaplanması ------------------Yol Su Elektrik Gen.Müd.lüğü

Savaş …. Fotoğrafçı, gazeteci ---------------İlgilendiren

Ordu (kısaca) …… Hanks USA’lı aktör ------------------Artvin’e özgü peynir türü

Gece yapılan sinema veya tiyatro gösterisi Sodyum

Romenlerde 50

CAN GÜRZAP RESMİ

“……. Gel Şaban”

Kemal Sunal’ın oynadığı film




GÜNCEL

47

w w w. k u l t u r s a n at . co m. tr A Y L I K

G Ü N C E L

D E R G İ


GÜNCEL

www.kulturs anat.co m.tr

DARÜŞŞAFAKA GİRİŞ SINAVI A Y L I K

G Ü N C E L

D E R G İ

Başvurular 2 Ocak - 21 Mayıs 2018

Ortaokuldan Üniversiteye Ücretsiz Nitelikli Eğitim Fırsatı î Annesi ve/veya babası hayatta olmayan î Maddi olanakları yetersiz

İlkokul 4. sınıf öğrencileri

Darüşşafaka Ortaokulu Giriş Sınavı 27 Mayıs 2018, Pazar - 10.00 Bilgi ve Başvuru İçin: 0212 276 55 33 www.darussafaka.k12.tr

Darüşşafaka Mah. Darüşşafaka Cad. No: 5/9 Maslak 34457 Sarıyer / İSTANBUL

48

Güncel Kültür Sanat Mayıs  

4N1K 2 Oyuncuları ve Ayça Güçlüten Röportajları Mayıs Sayımızda

Güncel Kültür Sanat Mayıs  

4N1K 2 Oyuncuları ve Ayça Güçlüten Röportajları Mayıs Sayımızda

Advertisement