Issuu on Google+


Sayý:3 Mart 2012 Ýmtiyaz Sahibi Ayten USLU SOYSALTÜRK Genel Yayýn Yönetmeni Ayten USLU SOYSALTÜRK Yayýn Kurulu Ünal DERNEK Zeynep Ceren AYDIN(8/B) Esra ÖZDOÐAN (8/B) Elif GÜLGÜN (8/B) Mustafa TEKDOÐAN (8/B) Enes BÝLGÜ (8/B) Yazý Ýþleri Muhammet Ali YILMAZ (8/B) Arda ÇANKAYA (8/B) Mahmet Sami MUTLU (8/A) Abdullah ÖZBEK (8/B) Çaðrý ARUN (8/B) Ali ÇÝFTÇÝ (8/B) Faik TAÞ (8/B) Ömer DAMCI (8/A) Reklam ve Halkla Ýliþkiler Ayten USLU SOYSALTÜRK Mustafa EDEBALI Dergimiz 13.05.2005 tarih ve 25699 sayýlý Resmi Gazete’de yayýmlanan M.E.B. Ýlköðretim ve Ortaöðretim Kurumlarý Sosyal Etkinlikler Yönetmenliðinin 24/13 maddelerine göre çýkarýlmaktadýr. Yazýlarýn sorumluluðu yazarlarýna aittir. Grafik ve Mizanpaj Mehmet ÝVEN Baský OSMANLI OFSET MATBAASI Kapucubaþý Mah. Tataroðlu Sok. No: 20/A NEVÞEHÝR Tel: 0384 212 84 65

Haberleþme Adresi 100. Yýl Ýlköðretim Okulu Gülþehir

Parantez Ýçindekiler

DEÐERLÝ ÖÐRETMEN ARKADAÞLAR VE SEVGÝLÝ ÖÐRENCÝLER OKUL MÜDÜRÜMÜZ NURÝ SAÐLAMDÝN ÝLE RÖPORTAJ EÐÝTÝM-ÖÐRETÝM VE ÖÐRETMEN ÇUVALDIZI KENDÝMÝZE HAYALLERÝMLE YAÞAYAN HUZURUM POLÝS KRÝSTAL KAR MÜDÜR YARDIMCIMIZ DERVÝÞ SÖNMEZ ÝLE RÖPORTAJ HERÞEYE RAÐMEN ÝÞTE BENÝM BABAM SOLMAYAN ÇÝÇEKLER TÜRK BAYRAÐININ TARÝHÇESÝ BEN BÝR ÖÐRETMENÝM BÝR ORGAN BAÐIÞI, DÝNDÝRÝR GÖÞYAÞI BÝRLÝKTE ATAN KALBÝMÝZ GELECEKTE GÜLÞEHÝR KABUS GÝTMEYEN SONBAHAR O GELDÝÐÝ GÜNDEN BERÝ HÜZÜN VE MUTLULUK - YAÞAMA SEVÝNCÝ BU OLMALI HAYALLERÝM GEÇMÝÞÝN ÝÇÝNDE SAKLI OLAN GÜN MEHMET AKÝF DEMEK KALPTEKÝ SONBAHAR - BEKLEMEDEN YAÞA... VATAN UÐRUNA - SEVMELÝ SAKLI BAÞARILAR BAÞARILAR - AÝLEM YAÞAYAN MUTLU GÜNLERÝM ÇOCUKLARADA ÞÝDDET EÐÝLÝMÝ NEDEN TEKNOLOJÝ TASARIM? ÝLGÝNÇ BÝLGÝLER ZÝHÝNSEL TEMBELLÝK VE TELEVÝZYON ÇEVRE TEMÝZ ÝNSAN TEMÝZ ÇEVRE BAYRAM RUHUMDAKÝ KELEBEK BÜYÜLEYÝCÝ GÖRÜNTÜ BEN BÝLGE ÝLE KÖPEK PEMBE HAYALLERÝM BALTAYI BÝLEMEK SOKAKTA GEÇEN ÇOCUKLUÐUM BEN BÝR ÖÐRETMENÝM HAYALÝMDEKÝ RENKLER ÝÞTE BENÝM OKULUM ANNECÝÐÝM, BENÝ ASLA YALNIZ BIRAKMA YAVRU KEDÝ - SONBAHAR ÖÐRENCÝLERÝMÝZÝN RESÝM VE TEKNOLOJÝ TASARIMLARI BALIKLAR TAZEMÝ 8/A SINIFI - 8/B YÝZ BÝZ 6/A SINIFI - 7/A SINIFI ÖÐRETMENLERÝMÝZ - 7/B SINIFI EÐLENCE

2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 52 53 54 55 56


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Nuri SAÐLAMDÝN Okul Müdürü

Deðerli Öðretmen Arkadaþlarým ve Sevgili Öðrenciler,

K

ýsa bir süre önce katýldýðým bu eðitim yuvasýnda, geleceðe umut ve güvenle bakan sizleri görmekten son derece mutlu oldum. Eðitim, geciktirilmeden verilmesi gereken ve yararlarý uzun dönemde görülebilen bir hizmettir. Biz eðitimciler de bu hizmette yapýlabileceklerin en iyisini yapmanýn gayreti içerisindeyiz. Kendi kendinize yapacaðýnýz çalýþmada coþkulu olun. Kendine daha güvenen ve toplum önünde ikna edici olmanýn sizin için taþýdýðý anlamý düþünün. Kazanacaðýnýz meziyetlerin sosyal açýdan size neler kazandýracaðýný, edineceðiniz arkadaþlarý, yapacaðýnýz etkiyi, elde edebileceðiniz önderliði düþünün. Bu yeni gücün uygulanmasýyla kazanýlacak doyum ve memnuniyeti 2

düþünün. Kiþisel baþarýlarýnýzdan duyacaðýnýz gurur size maddi ve manevi bir doyum da saðlayacaktýr. Güç gerektiren her iþte bazýlarý cesaretlerini yitirip, yoldan çekilebilirler. Öyleyse baþarýnýn sizin için taþýdýðý anlamý asla aklýnýzdan çýkarmamalýsýnýz. Bu nedenle iþinize, baþarýyla gitmenizi saðlayacak bir coþkuyla baþlamalýsýnýz. Azim ve kararlýlýðýn ulusumuzun tarihinde ne denli önemli bir yer tuttuðunu hepiniz bilmektesiniz. Yüce önder Atatürk'ün bu sayede milletin kaderini bütün olumsuzluklara raðmen deðiþtirmesi sizlere rehber olmalýdýr. Unutmayýnýz ki, "Vatan Çalýþkan Ýnsanlarýn Omuzlarý Üstünde Yükselir ve Hayat Bulur."


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

OKUL MÜDÜRÜMÜZ NURÝ SAÐLAMDÝN ÝLE RÖPORTAJ Özgeçmiþinizi anlatýr mýsýnýz? 03.01.1947 tarihinde T u z k ö y ’ d e doðdum.31.07.1967’de göreve baþladým.4 yýl çalýþtýktan sonra askere gittim.Edremit’te 45 gün askerlik yaptým.Askerlik dönüþü Yozgat-Þefaatli’ye atandým.2 yýl çalýþtýktan sonra Gülþehir-Hacýhalilli Köyü’ne geldim.1974’de Tuzköy’e atandým.2010 yýlýna kadar Tuzköy’de çalýþtýktan sonra o yýl Gülþehir 100. Yýl Ýlköðretim okuluna atandým.44 yýllýk meslek hayatýmdan 2012 yýlýnýn Mart ayýnda emekli olacaðým. Ne zaman ve nasýl evlendiniz? 1967’de öðretmen oldum ve ardýndan bir yýl sonra görücü usulüyle evlendim. Eþiniz çalýþýyor mu? Çalýþmýyor. Kaç çocuðunuz ve kaç torununuz var? Üç çocuðum var.En büyük oðlumun mesleði asker, kýzým doktor ve küçük oðlum da turizm sektöründe çalýþýyor.Üç tane de torunum var. Mesleðinizi seviyor musunuz? Seviyorum.Tekrar dünyaya gelsem bu mesleði seçerim. Çünkü çocuklarý seviyorum. Meslek hayatýnýzda en çok hangi sorunlarla karþýlaþtýnýz? Okulun ihtiyaçlarýyla uðraþýp onlarý gidermeye çalýþtým.Mesela okullara projeksiyon cihazý taktýrmak, bozuk kapýlarý onarmak ve diðer sorunlarý çözmeye çalýþtým.

Kaç yýl öðretmenlik , kaç yýl müdürlük yaptýnýz? 10 yýl öðretmenlik , 44 yýl idarecilik yaptým. Öðretmenlik mesleðini seçerken kendi isteðinizle mi yoksa ailenizin zoruyla mý seçtiniz? Te s a d ü f e n m e s l e k s a h i b i o l d u m . Hangi okullarda okudunuz? Kýrþehir Öðretmen Okulu ve Açýköðretim Üniversitesi Sizce toplumda bir öðretmenin önemi nedir? Öðretmen toplumun can damarýdýr.Bir toplumun kalkýnmasýnda öðretmenin yüzde yüz payý vardýr.Gelenek görenekler ve diðer anlayýþlar topluma öðretmenlerden geçer. Öðrencilere yani bizlere kýzarken neler hissediyorsunuz? Öðrencilere kolay kolay kýzmam.Aþýrý yaramazlýk görürsem kulaklarýný çekerek iyi niyetimle onlarý uyarýrým. 3


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

EÐÝTÝM-ÖÐRETÝM VE ÖÐRETMEN

E

ðitim; insanlarý topluma ve geleceðe hazýrlayan, insana þekil vermeyi amaçlayan, bireyin; toplumun deðer yargýlarýna ve yaþama biçimlerine olumlu þekilde uyumuna yardým eden bir süreçtir. Mutlu toplumlarý oluþturmak eðitimle mümkündür. Gelecekte nasýl bir toplum görmek istiyorsak bugünden hazýrlýk ve çalýþmalarýmýzý ona göre yapmamýz gerekir. Çünkü bugünkü toplum, geçmiþte yapýlan çalýþmalarýn eseridir. Yarýnki toplum da bugün yapacaðýmýz çalýþmalarýn eseri olacaðýndan, gelecekte beklentimiz ne ise hazýrlýk ve çalýþmalarýmýzý buna göre yapmalýyýz. Öðretim ise öðrenmenin gerçekleþmesi, bireylerde istenen ve uygun davranýþlarýn oluþmasý, geliþmesi için uygulanan süreçlerin tamamýdýr. Eðitimöðretim sürecinin saðlýklý bir þekilde oluþup devam etmesi için; baþta anne, babalar olmak üzere diðer aile fertlerine, toplumun her kesimindeki insanlara ve eðitim-öðretimin baþ aktörü olan öðretmenlere büyük bir sorumluluk düþmektedir. Eðitim-öðretimin asýl amacý bireylere bilgi ve beceri kazandýrmak olduðuna göre; bu iþi üstlenenler de þüphesiz ki öðretmenler olacaktýr. Toplumlarýn refah içinde yaþamasý ve kalkýnmasý, almýþ olduklarý eðitim ve öðretimle doðrudan ilgilidir. Dünyada malzemesi doðrudan doðruya insan olan iki meslek dalý vardýr: hekimlik ve öðretmenlik. Konuyu biraz daha araþtýracak olursak, hekimlik mesleði bu s ý n ý f l a m a n ý n d ý þ ý n d a k a l ý r. A m a öðretmenlik mesleði öyle mi? Hayýr! Öðretmenlik mesleði, insana biçim verme, onu hayata hazýrlama sanatýdýr. 4

Çaðýmýz, bilgi çaðý olduðu için; bilgiyi toplumun tüm fertlerine ulaþtýrmak öncelikli h e d e f i m i z o l m a l ý d ý r. B u h e d e f i gerçekleþtirecek olanlar da öðretmenlerdir. Büyük Önder Atatürk’ün dediði gibi; “ Milletimizi gerçek hedefine, mutluluk hedefine ulaþtýrmak için iki orduya ihtiyaç vardýr: Biri vatanýn hayatýný kurtaran asker ordusu, diðeri milletin geleceðini yoðuran irfan ordusu.” Atatürk’ün irfan ordusu dediði öðretmenlere, ülkenin kalkýnmasý, ilerlemesi ve refah düzeyine ulaþmasý için büyük görev ve sorumluluklar yüklenmiþtir. Eðitim-öðretim, meyvesini geç veren uzun bir süreç olduðu için bilinçli hareket etmeli, sabýrlý olmalý, eðitim-öðretim ve öðretmenlik mesleðine gereken deðeri vermeliyiz. Çocuklarýmýz, geleceðimizin ve ülkemizin teminatý, güvencesi, yarýnlarýmýzýn mimarý ve bizleri geleceðe taþýyan taze fidanlarýmýz olduðundan, onlarý yetiþtirirken önce kendisine, ailesine daha sonra ülkesine ve insanlýða faydalý olacak þekilde donatýp yetiþtirmek, biz büyüklerin asýl amaç ve görevi olmalýdýr. Derviþ SÖNMEZ Müdür Yardýmcýsý


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Ünal DERNEK Sýnýf Öðretmeni

ÇUVALDIZI KENDÝMÝZE……. olmayan, son derece güçlü bir etki oluþturur. Kendini ifade etme ve çocuksu suçlar karþýsýnda gösterilen tavýrlarla çocuðu kazanabilir veya sokaklara itebiliriz. Aile açýsýndan da durum ayný. Hatalý ana baba davranýþlarý da en büyük baþarýsýzlýk etkenlerindendir. Sorunlarýn çözümü için televizyonda, okulda, ve bunun gibi yerlerde bilgilendiðimiz halde sorunun kaynaðýný fark Bu yýl da yetkili aðýzlar yeni öðretim yýlýný konuþtu, tartýþtý.Medya, gündem bulmanýn rahatlýðýyla birkaç gün konuya geniþ yer verdi. Televizyon kanallarýnda aðlayan minikleri izledik.

etmemize raðmen bir türlü doðru davranýþý sergilememekte inat ederiz. Bence öðretmen ve veli olarak temel sorunumuz, bildiðimiz ve öðrendiðimiz doðrularý yapmamaktýr. Saðlýkçýlar sigaranýn insan saðlýðýna verdiði

Oysa çocuklar açýsýndan her þey çok farklý. Özellikle ilköðretime ilk adýmýný atacak olan minik yavrular için “ okul” sözcüðü harikulade umutlar ve safiyane hayallerle doludur. Bazýlarý için ilk günler biraz sýkýntýlý geçse de öðretmen ve ailenin çabalarýyla sorunlar çözülür. Eðitim-öðretim alanýnda öðretmen

zararý en iyi bilen kiþidir. Araþtýrýlsa çoðunun sigara tiryakisi olduðu görülür. Az önce öðretmeninden Yeþilay nutuklarý dinlemiþ olan çocuk teneffüste öðretmeninin yanýna gittiðinde baca gibi tüttüðüne tanýklýk edebilir. Alýnmayalým, veliler de ayný durumda. Öðrettiðimize önce kendimiz inanýp uygulamadýðýmýzda çocuklara kastýmýz ne?

tutumlarýnýn çocuklarýn baþarý düzeyleri

Her þeye raðmen ‘okul yolu umut dolu’.

üzerinde ne denli etkili olduðu hepimizce

Okul ve aile olarak yarýnýn büyüklerine güvenli

malum. Öðretmenlerin tutum ve davranýþlarý,

bir yol hazýrlayalým. Çocuklarýmýz þarkýlar

tercih ettikleri disiplin anlayýþý, ödül ve ceza

söyleyerek, umutla yarýnlara yürüsünler; okul

yöntemleri öðrenci üzerinde fark edilmesi kolay

yolu düz gitsin, çocuklar her gün bayram etsin. 5


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Deniz YAÞAR - 8/A

HAYALLERÝMLE YAÞAYAN HUZURUM Aðaçlarýn arasýndan bir dost sýcaklýðýyla yüzümü okþayan rüzgâr, yaðmur damlalarýný yüzüme serptirdikçe eþi benzeri olmayan bir güzellik karþýlýyor beni. Pencereye koþup güzel olan þeyleri görünce, mis gibi kokan gülleri koklayýnca ve kuþlarýn sesiyle uyanmakla baþlar huzur. Huzur beni kucakladýðýnda ayrý bir yerde bulurum kendimi. Az ötemde þýrýl þýrýl akan su, oluþturduðu gökkuþaðý ile beni alýr götürür huzur dünyasýna. Aðaçlarýn dallarýnýn arasýndan fýrlayan güneþin altýn sarýsý ýþýltýsý, az ötemde salýncakta sallanan kýza vurur. Gözlerimi ileriye doðru yöneltip dikkatle baktýðýmda, bir gayretle piknik kalýntýlarýný toplayan karýncalar eþlik ediyor huzuruma. Çiçeklerse güzelliðiyle ve renkleriyle hayallerimin büyüleyici süsü oluyor. Beyaz, sarý, pembe… Bu benzersiz güzellikle büyülenen bir tek ben olmadýðýmý fark ediyorum. Çiçeklerin üstüne biri konuyor, biri kalkýyor çalýþkan arýlarýn ve renkli kelebeklerin. Gece olduðunda yýldýzlar, bulutlarýn arasýndan kendini gösteriyor. Ay ise bütün karanlýklarý kovup doldurmuþ bütün gökyüzünü. Güzel, huzurlu bir uyku... Neþeyle öten kuþlar… Daha parlak güneþ… Daha berrak gökyüzü… Daha büyüleyici renkler… Hayallerimi besleyen orman… Yaþadýðýmý bildiðimi gösteren huzurum… Bu gördüklerimden sonra devam eden huzurum… 6


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Aleyna PALTACI - 8/A

POLÝS

Polis. . .

Gökyüzüne gururla bakan gözler, Vatanýný tüm varlýðýyla savunan, Baþýný yere eðmeyen, dimdik tutan bedenler, Vazife baþýnda þehit olanlar, Can veren yiðitler, Huzur için, adalet için çarpan yürekler, Geleceðe “güven” adýný altýn harflerle kazýyanlar. . . Sen, aydýnlatýrsýn ancak yolumu. Ülkemi sevgi aðaçlarýndan bir orman yaparsýn. Ve içinde çocuklarýn sevinç sesleri, Anne babalarýn endiþesiz yüzleri, Ve bu ormandaki zehirli otlarý, Sen ayýklarsýn, bütün gücünle. Karanlýða hedef seçmiþ olanlarýn, Sen verirsin cezasýný. Bizi kargaþaya boðmak isteyenler, Karþýsýnda sen durursun. Kaybolan bir çocuðun yanýnda sen, Gözü yaþlý annenin umudunda sen varsýn. Suçlularýn korkulu rüyasý, Suçsuzlarýn en güvendiði sýðýnak. . . . Yine sen olacaksýn, Yarýnýma güvenle bakarak. . .

ÞÝÝR YARIÞMASI GÜLÞEHÝR ÝLÇE BÝRÝNCÝSÝ 7


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Deniz YAÞAR - 8/A

KRÝSTAL KAR Gökyüzünden inen, sanki bir kristal gibi farklý farklýdýr onlar.Onlar eðlencenin adýdýr. Kömürden gözleri, havuçtan burunlarýyla oluþturur kardan adamý, saldýrýyla baþlatýrlar kartopu savaþlarýný… Kýþ gelir, çocuklar bir umutla beklerler kar yaðmasýný. Tek bir kristalin indiðini görünce, gamzeli yanaklarýnda bir tebessüm belirir. Bu tebessümü solduracak tek þey ise eve girme vaktidir. Karýn ikinci sabahýna erken kalkar minikler. eðlencelisi ise karþý kulelere kartopu savaþý Giydikleri ters botlarýyla hücum ederler sokaða. açmaktýr.Ayaklarýn buz tutsa da, parmak uçlarýný Soðuktan sýzlayan parmaklarýna aldýrmadan hissetmesen de soðuktan doyasýya eðlenmektir… küpten kuleler yaparlar.O dakikalarýn en Kar hayattýr bereketsiz topraklara, sudur, rahmettir gökyüzünden inen...

8


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

MÜDÜR YARDIMCIMIZ DERVÝÞ SÖNMEZ ÝLE RÖPORTAJ Özgeçmiþinizi anlatýr mýsýnýz? 1958 yýlýnýn Aralýk ayýnda Gülþehir’in Hamzalý Köyü’nde dünyaya geldim. Ýlkokulu Hamzalý’da, ortaokulu Gülþehir Ortaokulu’nda, liseyi ise Nevþehir Endüstri Meslek Lisesi’nde tamamladým.1976’ da Kýrþehir Eðitim Enstitüsü’nde öðretmenlik eðitimime baþladým, iki yýllýk okulumu dört yýlda bitirdim.1981’de Giresun’da öðretmenliðe baþladým. Bu arada 4 ay askerlik yaptým. 2 yýl çalýþtýktan sonra Malatya’ya atandým. Orada da 2 yýl görev yaptýktan sonra Gülþehir, Fakuþaðý Köyü’ne sonra Yeni Yaylacýk Ýlkokulu’na oradan da Karacaþar Ýlköðretim Okulu’na atandým.Oradaki 6 yýllýk görevimde hem öðretmen hem müdür yardýmcýlýðý hem de müdürlük yaptým. 1997 yýlýnda þu an görev yaptýðým 100.Yýl Ýlköðretim Okulu’na atandým. 1999’dan bu yana idarecilik yapýyorum. 2000 yýlýnda Açýköðretim Fakültesi’ni bitirdim. Halen görevime devam etmekteyim. Kaç çocuðunuz var, eþiniz ne iþ yapýyor? 2 çocuðum var bir erkek, bir kýz. 2 erkek çocuðumdan, 2 de kýz çocuðumdan olmak üzere 4 tane torunum var. Eþimle 1976 yýlýnda görücü usulü ile evlendim. Zaten halamýn çocuðuydu. Eþim ev hanýmý. Kaç yýldýr bu meslektesiniz, neden öðretmenliði seçtiniz, kendi isteðinizle mi yoksa ailenizin zoruyla mý seçtiniz? Meslekte 32. yýlýmdayým. Öðretmenlik çocukluðumdan beri hayalimdi. Her ne kadar lise öðrenimim uygun olmasa da daha sonra Eðitim Enstitüsü’ne giderek öðretmenliðe hak kazandým. Mesleðimi kendim seçtim. 11 yaþýnda okumak için köyden ayrýlýp Gülþehir’e geldim. Yanýmda bana destek olacak kimse yoktu. Yemek, çamaþýr, bulaþýk, bütün iþleri kendim yapýyordum. En büyük sorunum yalnýzlýktý. Mesleðinizi seviyor musunuz? Neden? Evet seviyorum. Çünkü insanla uðraþýyor, onlarý

eðitiyoruz. Ýnsanlara öðrettiðimiz her bilgi ve kazandýrdýðýmýz her davranýþýn sonunda çok mutlu oluyorum. Ýþimi daha yeni baþlamýþ bir öðretmen gibi büyük bir heves ve büyük bir aþkla yapýyorum. Yeniden dünyaya gelsem yine öðretmen olmayý tercih ederdim. Meslek hayatýnýzla ilgili en çok hangi sorunlarla karþýlaþtýnýz? Çok fazla sorun yaþamadým. Okullarýn ihtiyacý olan sorunlar bazen zor durumlara düþürdü. Öðrencilere kýzarken hangi duygularla karþýlaþýyorsunuz? Öðrencilere kýzmak ve onlarý üzmek istemiyorum. Ama bazen aþýrý yaramazlýklar karþýnda þartlar bazen onu gerektiriyor. En baþarýlý ve baþarýsýz bulduðunuz dönem hangi dönemdir? Baþarýsýzlýðý kabul etmiyorum. Bence insanýn g ö s t e rd i ð i h e r g a y re t b a þ a r ý o l a r a k deðerlendirilmelidir. Gülþehir’de kültürel faaliyetleri yeterli buluyor musunuz? Maalesef sosyal ve kültürel faaliyetler yeterli deðil. Artýrýlmasýna büyük ihtiyaç var. Okulumuzu baþarýlý buluyor musunuz? O k u l u m u z u n b a þ a r ý s ý ç e v re o k u l l a r l a kýyaslandýðýnda gayet iyi. 9


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Ayten USLU SOYSALTÜRK Türkçe Öðretmeni

Her Þeye Raðmen Mutluluðu öðren, her þeye raðmen Ortaya çýkar yüreðinde saklý duran sevgiyi. Mutluluk okyanusunun orta yerine býrak kendini Kürek çek gülümseme kýyýsýna doðru. Mutlu olan insanlar gerçek gülümsemeye sahiptir. Yanaklarýnýn ortasýndaki sýcacýk tebessüm, Mutlu olduklarý içindir. Paylaþmayý öðren her þeye raðmen Heyecanýný da paylaþ ruhunda yükselen küçük kuþun, Bedenini yorgun býrakan kimsesiz hüzünlerini de. Anýlarýný da paylaþ, sana beyaz þarkýlar söyleten. Kara dumanlar arasýnda pusulasýz gezdiren saatleri de Þemsiyeni de paylaþ yaðmur altýndaki kýz çocuðuyla Karný acýkmýþ bir sokak kedisiyle ekmeðini de Sessizliðini de paylaþ en yakýn arkadaþýnla Yeni doðan bir bebeðin bakýþýndaki haykýrýþý da Baþarmayý öðren, her þeye raðmen... Geçilmesi zor kum yýðýnlarý da çýksa önüne. Attýðýn her adýmda ayaðýna takýlan taþlara raðmen Kendi baþarý yolunu kendin çiz. Ellerinle týrman o yolu, Yokuþ yukarý olsa da. Daðlarýn doruðunda olmak olsun hedefin. Her þeye raðmen

10


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Þeyda AKTAÞ - 7/B

ÝÞTE BENÝM BABAM

Babam… Zýrhlý bir kapý beni kötülüklerden koruyan, gururlu ve güçlü… Sert görünse de, yufka yürekli, sert bakýþlarýnýn ardýnda sevgi dolu yüreði... Biz üzülmeyelim diye dertlerini belli etmeyen, hep mutlu görünmeye çalýþan babam.Yüreðinde fýrtýnalar esse de, sessiz çýðlýklarýný içine gömen babam… Düþtüðümde içi yanan babam... Altýn rengi saçlarýmý okþayan babam, sevgi yuvamýzý büyüten babam.Gururuna yediremediði için baþý dara düþse de baþkasýndan yardým isteyemeyen babam.Benim gururlu babam… Beni okula göndermek için canýný diþine takýp çalýþan babam… O iþte benim babam. Dua ederken, bana göstermeden aðlayan babam... Eve yemek getirmek için buz gibi soðukta balýk tutmak için uðraþan babam…Kimseye muhtaç olmayayým diye elinden geleni yapan babam.Bayramda amcamýn kýzý cývýl cývýl elbiseler giyecek diye bütün parasýyla bana bayramlýk alan babam… Ýþte benim babam, iyi ki benim babam…

11


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Nazire TEKE - 7/A

Ö

SOLMAYAN ÇÝÇEKLER

ðretmen, annen, baban ve arkadaþýn

kýyýya…Rüzgarda sürüklenip gidiyorum uzak

gibidir. Acýn varsa acýný paylaþýr, derdin

diyarlara…Onun üzüldüðünü,kýrýldýðýný

varsa dermanýný bulur.

anladýðýmda bende susup kalýyorum ama

Öðretmenimin sevgisinin yerini hiçbir

içimde koskocaman bir fýrtýna çýkýyor.Neden

sevgi tutamaz. O kalbimin tam ortasýnda ve en

onu kýrdýk diye düþünüyorum.O fýrtýnanýn

derin yerindedir. Onu her gördüðümde içimde

ruhumdan dýþarý çýkýp ilk önce beni, sonra

tarifi zor kýpýrtýlar oluþur.O kýpýrtýnýn ne

herkesi alýp gitmesini istiyorum.

olduðunu bilemezsin. Sesini duyduðumda bir

Ýþte öðremen…Bir gül gibidir… Onu hiç

sevgi yumaðý oluþur içimde. Onun güler yüzünü

incitmemek gerekir. O bir gonca gibi kokan

her gördüðümde, neþe dolu sesini her

ve bir gonca gibi güzel olan inciltilmeyecek

duyduðumda, deniz olup dalgalarla vuruyorum

bir çicektir…Hiç solmayacak bir çicek…

12


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Sultan GÜL - Sosyal Bilgiler Öðretmeni

TÜRK BAYRAÐININ TARÝHÇESÝ

Bayraðýmýzýn, Kosova Savaþý sonrasýnda savaþta ölen Türk askerlerinin kanýnýn bir çukurda toplanmasý sonucunda, Ay ve Yýldýz'ýn yan yana gelmesi ile oluþtuðu söylenmektedir.Yapýlan tüm varsayýmlar arasýnda, 1. Kosova Savaþý'nýn sebep olmasý en büyük ihtimallerden biridir; lâkinÊbu savaþýn akþamýnda gökyüzünde Jüpiter ve Ay yan yana nadir anlarýndan birini yaþamýþtýr.ÊBu savaþ sonunda ele geçirilen bir Sýrp askeri, dönemin padiþahý Murat Hüdavendigar'a Sýrp savaþ planlarýný vereceði taahhüdü ile yaklaþmýþ; hançeri ile Osmanlý Ýmparatorluðu galibiyeti ile sonuçlanan savaþ sonrasýnda þehit edilmiþtir. Yerine büyük oðlu Yýldýrým Beyazýt geçmiþtir.

olarak 1610 yýlýnda Galilei tarafýndan Jüpiter'e ait 4 Ay keþfedilmiþtir. Jüpiter'in görülebilen 4 Ay'ýnýn da etrafýnda kýsmen parlamasý (Basit bir teleskopla gözükebilir, ancak çýplak gözle en iyi ihtimal Jüpiter'e yakýn bir parýltý gözükür); büyük bir ihtimal Jüpiter'i köþeli bir yýldýza benzetilmesini saðlamýþtýr.Güneþ'in herhangi bir gezegen üzerindeki yansýmasýnýn Dünya'daki insanlar tarafýndan parlak bir yýldýza benzetilerek de izlenebilir. Uranüs gezegeni de, bu süre içerisinde Jüpiter'e olan yakýnlýðý (her ne kadar çýplak gözle gözükmesi çok zor olsa da, küçük bir parýltý olarak gözükebilir); Jüpiter etrafýnda fark edilebilir 5 köþe gözükmesini saðlayabilir.

Gökyüzündeki Ay ve Yýldýz, aslýnda Ay ve Jüpiter'dir...

Eðerki bu yansýmayý, olasý bir kan çukuru üzerinde düþünürsek de; bize Türk Bayraðý'nýn þu anki hali gözükür. Bunun için gece yarýsý saatlerindeki gökyüzü görüntüsünü, dikey ve yatay olarak tersine çevirirsek (Ayý arkanýza alarak kan çukuru üzerindeki yansýmayý izlemek isterseniz) her þey daha iyi anlaþýlýr.

14. yüzyýlda, Astronomi konusunda ilerleyememiþ ; kan çukurunda gözüken yýldýza benzeyen parýltý da, doðal olarak yýldýza benzetilmiþtir. Jüpiter her ne kadar eski zamanlardan beri bilinmesine raðmen, ilk

13


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Þevket TÜRKYILMAZ - Sýnýf Öðretmeni

BEN BÝR ÖÐRETMENÝM Ben bir öðretmenim…Þu cennet vatana sevdalanarak çýktým yola. Edirne’den Kars’a, Çanakkale’den Nevþehir’e, hudutlar dar geldi bu kutsal sevdama. Cehalete savaþým var.Kafa tuttum cehalete, kötülüðe, tembelliðe ve geriliðe… Bütün yurdumda sevda kokuyor. Ýþte, yeni nesil geriliðe meydan okuyor. Doktor deðilim, hâkim, avukat deðilim. Patron, fabrikatör, bakan, baþbakan deðilim. Ben, ben bir öðretmenim. Doktoru da, hâkimi de, bakaný da, baþbakaný da ben yetiþtirdim. Ben Toros Daðlarý’nda yol veren oldum. Bazý zamanlarda Kars’ýn soðuðunda titredim. Ilgaz Daðlarý’nda horon tepip oynadým. Beþinci mevsim olup dört ana renge boyandým. Bazý zaman yollarým Ege’ye düþtü. Aydýn, Burdur, Denizli, Ýzmir’i unutmadým. Yunan’ý denize dökmek ne güçtü... Manisa’da efeleri gördüm, zeybek tutup oynadým. Her 10 Kasým gelince taa yüreðimden yandým. Erzincan’da Ninem Hatun, Antep’te Þahin’i andým. Gülþehir’de Karavezir Seyit Mehmet Paþa’yý bildim. Ardahan’a varýp taa sýnýra dayandým. Uzun geceler sonunda keleþ sesiyle uyandým. Sevgi çocuklarýndan bayrak çizdim, gökyüzüne. Ata’nýn izinden giden bir öðretmenim. Bozok Yaylasý’nda çiçek açtým bazý zamanlar, Trakya’da güneþ oldum karanlýk geceler üstüne. Urfa’da baraj oldum, aktým… Harran Ovasý kurumasýn diye... Ben bir öðretmenim, yüzlerce öðrenci yetiþtirdim. Kalpleri Allah ve vatan sevgisiyle dolu… Ben bir öðretmenim, mesleðimi çok seviyorum.

14


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

BÝR ORGAN BAÐIÞI, DÝNDÝRÝR GÖZYAÞI Bir kiþi ölürken, Bin kiþi diriliyor. Bir kiþi gözyaþý dökerken, Bin kiþi gülüyor. Ben organ verdikçe, Yaþýyorum sanki gizlice. Yaþayanlarý görüyorum, Bulutlarýn üzerinde. Ben yokum, Ama bedeninin yarýsý sizinle. Ben yaþamýyorum, Ama gülücüklerim sizinle. Ölümle parçalandým… Ama yeni bir hayata baþladým. Beynim bir baþkasýna gitti. Ama aklým hep sizinledir. Anneciðim aðlama. Gözüm sizinle görüyor Kalbim sizinle atýyor Böbreklerim insan yaþatýyor. Okulumuzda “Organ Baðýþý Haftasý”nda düzenlenen yarýþmada birinci olmuþtur.

Baðýþlanan bir organ filizlenen bir hayattýr. 15


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Deniz YAÞAR - 8/A

BÝRLÝKTE ATAN KALBÝMÝZ

Gözlerimi ilk açtýðýmda, hançer yarasý gibi bir Aradan geçen günler, benim iyileþmemi aðrý vardý. Vücudumun her tarafý anlatýlamaz saðlayan ilaçtý.Artýk taburcu olma vaktim geldi. derecede sýzlýyordu. Aðzýmdan boðazýma doðru Kalkmak için hazýrlandým ancak bacaklarým inen bir hortum ise çabasýydý. beni engelliyordu. Doktorun aðzýndan çýkan tek söz, benim ömrümü deðiþtirdi. Artýk Buraya gelmeden önce hatýrýmda olan yürüyemeyecektim. Tekerlekli sandalyeye tek þey, üzerime çökmüþ olan beton kalýplarýydý. hapsolan bacaklarým, benim bedenimi de Baðýrmak istiyordum ancak üzerimdeki yük hapsediyor. beni zorluyordu. Bir ara, karanlýklarýmý Ancak caným dostumun kalbi, yüreði beni gündüze çeviren umut ýþýðý belirdi.Onu duyuyordum. hayata baðladý.Yürüyemesem de, atan bir O umut ýþýðý týrnaklarýyla topraðý kazýyan kalbim var. Hareketsiz bacaklarýma karþýn, biriydi. Sonrasý ise… kanýmý canlandýran bir kalbim var artýk.

Ýþte buradayým. Gözlerimin açýldýðýný Þimdi ise dostluðumuzu canlý kýlan tek öðrenen babam yanýma geldi. þey, onun mezarýna diktiðim renk renk çiçekler. Solan bir çiçek olan annemin yerine, yeniden Her zaman onun ve benim olan kalp adýna, açacak bir umut çiçeðiydim ben. Benim ise kurtulmanýn sebebi arkadaþýmýn kalbiydi. teþekkürler caným dostum…

OKULUMUZDA “ORGAN BAÐIÞI HAFTASI”NDA DÜZENLENEN YARIÞMADA BÝRÝNCÝ OLMUÞTUR. 16


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Muhammed Ali YILMAZ - 8/B

GELECEKTE GÜLÞEHÝR Gülþehir. . . Bir zamanlar koþup oynadýðým mutluluðu ve hüznü yaþadýðým Gülþehir. . . O zamanlar küçücük bir ilçeydin ama þimdi koskocaman bir þehir olmuþsun, il unvanýný beline takmýþsýn, o sakin, çýt çýkmayan sokaklarýndan eser yok.Her taraf çimenle yeþillikle dolu… Yüzünde þimdi güller açýyor Gülþehir’in. Yýllarca nice canlar alan Kýzýlýrmak bile akýllanmýþ, bir düzene girmiþ ve þimdi üstünde feribotlar, sandallar yüzüyor; insanlarýn mutluluðuna mutluluk katýyor. O, eski bildiðimiz Kýzýlýrmak’ýn üstünde insanlar doyasýya eðleniyor artýk… Küçükken yanýndan geçmeye korktuðum ýrmak, gün geçtikçe daha da geliþiyor. Ýþte çocukluðumun adý Gülþehir. . .Sokaklarýnda top peþinde koþtuðum, sessizliðin baþkenti Gülþehir…

17


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Derleyen: Yasemin TUTSOY Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öðretmeni

KÂBUS

Çocukluðumdan beri dar mekânlardan sýkýlýr ve bu tür yerlerden feryat edercesine uzaklaþýrdým. Ýleri yaþlarda bunun bir hastalýk olduðunu anlamýþ fakat bu illetten bir türlü kurtulamamýþtýr. Oysaki o dar mekânlara þimdi ister istemez girecektim. Beni sarýp sarmalamýþlar ve uzunca bir tabuta yerleþtirmiþlerdi. Çevremde dolaþanlarýn seslerini gayet iyi duyuyor ve gözlerim kapalý olmasýna raðmen, her nasýlsa görebiliyordum. -Genç yaþta öldü zavallý, diyorlardý. Hâlbuki yapacak ne kadar çok iþi vardý. Gerçekten de birçok iþim yarým kalmýþtý. Mesela oðluma iyi bir iþ yeri açamamýþ, araba ile bilgisayarýmýn taksitlerini henüz bitirememiþtim. Büyük bir firma kurup, dostlarýmý orada toplamak da artýk hayal olmuþtu. Üstelik kýþ çok yaklaþtýðý halde odun kömür iþini halledememiþ ve çatýnýn akan yerlerini aktaramamýþtým. Yarýda kalan iþlerimi arka arkaya sýralarken kulaklarýmý çýnlatan bir sesle irkildim. Sanki mikrofonla söylenen bu ses beynimin en ücra köþelerinde yankýlanýyor ve ; “ Geçti artýk geçti “ diyordu. Ýçimden “ Keþke geçmemiþ olsaydý. “ diyordum. Nereden baþýma gelmiþti o kaza bilmem ki? Hâlbuki ne kadar da iyi araba kullanýrdým. Olup bitenleri hatýrlamaya çalýþýrken, dostlarýmýn çevremin sardýðýný ve içinde bulunduðum tabutun kapaðýný örtmeye çalýþtýklarýný fark ettim. Onlarý engellemek için avazým kadar baðýrmak ve çýrpýnmak istediðim halde ne kýmýldayabiliyor ne de bir ses çýkarabiliyordum. Biraz sonra koyu bir karanlýkta kalmýþ ve gözlerini tabutumun tahtalarý arasýndan sýzan ýþýða çevirmiþtim. Dehþet içinde: -Aman Allah’ým! . . . dedim. Ne olacak þimdi halim Korkudan hiçbir þey düþünemiyordum. Bu arada omuzlara kaldýrýlmýþ ve sallana sallana götürülmeye baþlamýþtým. Dýþarýdaki seslerden yaðmur yaðdýðý belli oluyor ve su damlacýklarýnýn sesi tabutumun gýcýrtýsýna karýþýyordu. Cenaze namazý için camiye gidiyor olmalýydýk. Cami deyince aklýma gelmiþti. Çok yakýnýmýzda olmasýna ve her gün beþ defa davet edilmeme raðmen, bir türlü vakit bulup gidememiþtim. Ama her zaman söylediðim gibi elli yaþýna gelince namaza baþlayacak ve herkesin þikâyet ettiði kötü alýþkanlýklarýmý terk edecektim.

kýsmý piyasadaki durgunluktan bahsediyor, bir kýsmýda milli takýmýn son oyununu methediyorlardý. Tabutumu taþýyan diðer bireyse yanýndakinin kulaðýna fýsýldayarak: -Rahmetlinin tersliði, öldüðü günden belli, diyordu. Sýrýlsýklam olduk birader. Duyduklarým her herhalde yanlýþ olmalýydý. Yoksa bunlar uykularýmý onlar için feda ettiðim dostlarým deðim miydi? Yolculuðum bir müddet sonra bitmiþ ve tabutum yere indirilmiþti. Kapak tekrar açýldý ve cansýz vücudumu yakalayan kollar beni dibinde su toplanmýþ olan bir çukura doðru indirdi. Boylu boyunca yattýðým yerden etrafýma baktým. Aman Allah’ým bu kabir deðil miydi? O ana kadar buraya gireceðimi düþünmemiþtim? Sessiz feryatlarýmý kimseye duyuramýyor ve dostlarýmýn üzerimi örtmek için yarýþtýðýný hissediyordum. Tekrar zifiri karanlýkta kalmýþ ve bütün acizliðimle dua etmeye baþlamýþtým. -Yarabbi, diyordum bir fýrsat daha yok mu senin istediðin gibi bir kul olayým. . . Ve kabrimi, cennet bahçelerinden bir bahçeye çevireyim. Ayný ses, her zamankinden daha þiddetli olarak: -Geçti artýk geçti, diye tekrarladý. Hey þey bitti artýk. Mezarýmý örten tahtalarýn üzerine atýlan topraklarýn çýkardýðý ses gök gürültüsünü andýrýyor ve bütün benliðimi sarsýyordu.

Evet, evet, þu kaza olmasaydý ileride ne iyi bir insan olacaktým.

Son bir gayretle yerimden fýrlayarak gözlerimi açtým. Odamdaki rahat yataðýmda yatýyor, fakat korkunç bir kâbus görüyordum.

Daha önceden duyduðum ve nereden geldiðini kestiremediðim ses: -Geçti artýk geçti, diye tekrarladý. Bitti artýk.

Bitiþik dairede oturan doktor arkadaþým beni ayýltmaya çalýþarak;

Biraz sonra namazým kýlýnmýþ ve omuzlara tekrar kaldýrýlmýþtým. Mahallemizin kahvehanenin önünden geçerken, her gün iskambil oynadýðýmýz arkadaþlarýmýn neþeli kahkahalarýný iþitiyor ve ”Herhalde ölüm haberimi duymamýþ olacaklar” diye düþünüyordum. Sesler iyice uzaklaþtýðýnda, eðik bir þekilde taþýndýðýmý hissederek mezarlýða çýkan yokuþu týrmandýðýmýzý anladým. Þiddetle yaðan yaðmurun tabutumdaki çatlaklardan sýzarak kefenimi yer yer ýslattýðýnýn da farkýndaydým. Buna raðmen dýþarýda konuþulanlara kulak verdim. Dostlarýmýn bir

18

-Geçti artýk geçti, diye baðýrýp duruyordu.” Geçti bak, hiçbir þeyin kalmadý” Yattýðým yerden yavaþça doðruldum. Terden sýrýlsýklam olmuþ ve sanki yirmi kilo birden vermiþtim. Dýþarýda saðanak halinde yaðmur yaðýyor, þimþek ve gök gürültüsünden bütün ev sarsýlýyordu. Etrafýmdakilerin þaþkýn bakýþlarý arasýnda kendini toplamaya çalýþýrken: -Yarabbi, sana zerrelerim adedince þükürler olsun diyorum; iyi bir kul olmak için bir fýrsat daha vermeseydin?


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Emre ÖZKAN - 8/B

GÝTMEYEN SONBAHAR

Aylardan aralýktý. Artýk kýþ geliyordu. Kar yaðacaktý. Hava soðuyor, yaðmur yaðýyor, hala kar yaðmýyordu. Çok üzülüyordum. Dýþarýya çýkamýyor, oyunlar oynayamýyordum çünkü annem göndermiyordu, hava soðuk diye. Ama kar yaðsaydý dýþarýsý serinler ve ben dýþarý çýkar, arkadaþlarýmla oynardým. Akþam oluyordu. Hala çok üzülüyordum. Bir, iki saat televizyon izleyip uykuya dalmýþtým. Sabah olmuþtu. Pencereden dýþarýya baktýðýmda, dizlerim boyunca kar yaðmýþtý. Çok sevinmiþtim.Üstümü giydim, kahvaltýmý yaptým, elime bir poþet alýp hemen dýþarýya fýrladým. Yukarýdan, tepenin hemen ardýndan güneþ bize gülümsüyordu sanki. Bir yandan da karlarý eritiyordu yavaþ yavaþ… Arkadaþlarýmla öyle güzel oyunlar oynamýþtým ki mutluluðuma diyecek yoktu.Taaa ki kar eriyene kadar… 19


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Ceyda TAÞAN - 8/A

O GELDÝÐÝ GÜNDEN BERÝ

K

ar yaðýyor… Hava soðuk… Esen rüzgâr çam aðaçlarýný tokatlamýþçasýna vuruyor. Aðaçlardan acayip, vahþi, hiç duyulmamýþ iniltiler yükseliyor. Kar þiddetlendikçe göz gözü görmez oluyor. Geldiðin gece de kar yaðmýþtý þehrin üzerine. Gökyüzünden sorular düþüyordu, hiç durmadan… Güneþin hâkimiyetini kaybettiði, karanlýðýn arasýndaki yýldýzýn aydýnlýyla yaðdýn tüm þehre. Bembeyaz yaðan 20

kar, geçmiþte ne kadar kötü aný varsa hepsini örtüp, yok eder, bize yeni, tertemiz bir sayfa açmamýzý saðlar. O eþsiz, bembeyaz görünümüyle sanki bir melek… O geldiði günden beri içim içime sýðmýyor. Delicesine seni seviyorum diye haykýrmak istiyorum. Kim bir gün güneþin üzerine kar taneleriyle seni seviyorum yazarsa, o seni benden daha çok seviyordur. Eðer bir gün beni ve bu þehri býrakýp gidersen kar yaðmaz olur, aðlarcasýna yaðmurlar süzülür gökyüzünden… Karla birlikte yaþasaydýk hayatýmýzý, tanýþmamýzý, birbirimize haykýrmamýzý…


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Ülkü ÇEKÝÇ (6/A)

YAÞAMA SEVÝNCÝ BU OLMALI

M e U v T LU L U K N Ü Z Ü H

Öyle bir gündür ki karanlýðýn tam

ortasýnda, hüzün yaný baþýndadýr hep.Býrakmýyordur peþini yalnýzlýk.Sen ve dört duvar arasýndadýr sadece.Ýþte hayat…Karanlýðý da var, aydýnlýðý da; hüznü de var, mutluluðu da…. Karanlýkta kalmak hep korkutucu gelir insana.Çoðu insan korkar karanlýktan, bazýlarý ise huzuru karanlýkta bulur.Kendi iç sesini karanlýkta dinler.Yüreðinin haykýrýþlarýný, yalnýzlýðýnýn sesini karanlýkta duyar sadece. Ama önemli olan

Erkenden uyanýyorum çoðu zaman. Yoðun ve yorucu geçeceðini bildiðim sabahlara açýyorum gözlerimi. Ýçimde bir süredir yaþadýðým hafiflik… Türküler mýrýldanýyorum yüzümü yýkayýp mutfaða girerken. Günün koþuþturmacasýna inat, kafam ne kadar dingin, yüreðim ne kadar umutlu. Kimilerinin rutin dediðini, ben neþeyle yaþýyorum. Her sabah ayný saatte evden çýkýyor, ayný kaldýrým taþlarýný, ayný hýzla adýmlayarak yakalýyorum halk otobüsünü. Kocaman kocaman öðrencilerimi kucaklamak geliyor içimden þüphesiz… Sevgiyle baktýklarýný görüyorum bana. Gözlerindeki ýþýðý görürüm de nasýl umut dolmaz yüreðim, nasýl sevmem günü…? Allah'ým aldýðým her nefes için binlerce, yüz binlerce teþekkür sana… Fatma Nur AY 8/A

o karanlýkta ýþýðýný bulabilmek deðil mi? Bazýlarý o ýþýðý dýþarýda ararlar.Aslýnda o ýþýk herkesin içndedir. 21


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Hatice ULUSOY(7/A)

HAYALLERÝM

Benim de bir hayalim var. Doyasýya eðlenen bir çocuk... Yýldýzlara her baktýðýnda her þeyi unutan, Kocaman bir hayalim var benim Her aðladýðýmda elimi tutacak bir sýcaklýk, Bana daima gülümseyen bir anne, Yeri geldiðinde sert bakýþlý bir baba, Ve bana sonsuza kadar güvenen bir aile. Gülden narin olan, Yapraklarý hiç sararmayan, Dikenleri olmayan kýpkýrmýzý bir gül olsam… Aðladýðnda rengi solmayan, Sevgi kokan yapraklý bir gül…

22


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Aleyna BALTACI - 8/A

GEÇMÝÞÝN ÝÇÝNDE SAKLI OLAN GÜN…

En mutlu günüm, gözlerimi açtýðýmda nefretin, kavganýn, saygýsýzlýðýn bittiði, hedeflerime bir adým daha yaklaþtýðým gündür.Yeni yerler görüp, yeni hayallere d a l m a k , m u t l u l u ð u n s i m g e s i d i r.

Yeni arkadaþla tanýþýp, gitmek için bir yýl boyunca gecemi gündüzüme kattýðým ve hiçbir zaman dilimden düþünmediðim hayalim fen lisesidir.Fen lisesini kazandýðým gün, benim en mutlu günümdür.Ben sadece fen lisesini kazandýðým için deðil, hedeflediðim geleceðe çok yaklaþtýðým için ,yeni umutlara, yeni arkadaþlýklara, yeni heyecanlara yaklaþtýðým için mutluyumdur.Geçmiþte yaþadýklarýmý unutmayacaðýmý ama geçmiþimin üzerine de yeni maceralar ekleyeceðimi düþünmek, büyük mutluluk…

içime sýðmaz. Gözlerimdeki geleceðe dönük beklenti, sevinç çýðlýklarýmýn arasýnda solgun tenime bir mutluluk belirtisi olarak düþer.Bu gözyaþý bir mutluluk adýna olsa da, ayný zamanda da bir ayrýlýþýn simgesidir. Ne olursa olsun en mutlu günüm, hayallerime kavuþtuðum,

kalbimin

Gözlerimi kapatýp, o günü mutluluktan bir kuþ gibi çýrpýndýðý düþünüyorum da sanýyorum o gün içim gündü.Geçmiþin içinde saklý olan gündür… 23


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Deniz YAÞAR - 8/A

MEHMET AKÝF DEMEK

Ýlçemizde düzenlenen Mehmet Akif ERSOY konulu þiir yarýþmasýna katýlan þiirimiz. Sonucu henüz belli deðil

Mehmet Akif demek, Karanlýkta beliren koca bir ýþýk demek… Mehmetçiðin alnýna yazýlan umut, Göklerde dalgalanan ay yýldýz demek… Çehresini asmadan, kaþlarýný çatmadan, Siper etmek demek bedenini vatana…

Mehmet Akif demek, Topraða, þehit olup kefensiz girmek, Ezan sesleriyle dirilmek demek… Güçlü kuvvetli düþman ülkelerini, Tek diþli bir canavara benzetmek demek… Uluyup kükreyen alçak sesleri, Ýman dolu yüreðiyle yok etmek demek… Mehmet Akif demek, Beþ parasýz kalsa da hayat boyunca, Kalemini hiç bir zaman satmamak demek… Elleri titreyerek duvarlara kazdýðý, Özgürlüðün yemini, Ýstiklal Marþý demek… Mehmet Akif demek, Bayraðýný sonsuza dek yaþatmak demek… Tüylerini diken diken edip dinlerken, Gözyaþýný rüzgarla kurutmak demek… Kaþlarýný çatýp bütün gücünle, Daðlarý yýrtacaðýný düþünmek demek… Hain düþmanla ölümüne savaþýp, Hür yaþamaya her zaman and içmek demek… Mehmet Akif demek, Onurlu bir geleceðe doðru yola çýkarak, Mustafa Kemal’in izinden yürümek demek… Kurtuluþun zaferiyle çýðlýklar atýp, Baþý dik, alný açýk yaþamak demek… Hiç geriye bakmadan ölüme gitmek, “Allah Allah” sesleriyle inlemek demek… Dinime uzanan elleri kýrýp, Sonsuza dek ezanýmý dinlemek demek… 24


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Melike Sipahioglu - 6/A

KALPTEKÝ SONBAHAR

Sonbahar… Aðaçlarýn yapraklarýný döktüðü, çiçeklerin solduðu ve havalarýn soðuduðu sonbahar….Rüzgar estiðinde kýzaran yanaklarýn, ýsýnmak için çaba gösterilen ellerin mevsimidir sonbahar. Her yaðmur yaðdýgýnda kalýn giysilerle, ellerinde þemþiyelerle dýþarý çýkan insanlar…Yaðmur yaðdýgý zaman ýslanan sokaklar…Hüzün mevsimidir sonbahar.Toprak kokulu þehir ve yaðmurun ardýndan çýkan gökkuþaðý… Sonbahar budur iþte…Kim ister ki sonbahar olmasýn.Yarým kalmamýzý kim ister? Birçok þeyin yok olduðu ve birçoklarýnýn yeniden baþladýðý sonbahar.Ýlklerin ve sonlarýn mevsimidir sonbahar.Ýnsaný düþüncelere sürükleyen, dünyayý yeniden görmeni saðlayandýr sonbahar…

BEKLEMEDEN YAÞA...

Her zaman bir kitabýn sonuna yaklaþýr gibi yaþa. Lunaparkta kaybolmuþ gibi yaþa. Oyuncak dükkanýnda kaybolmuþ çocuðun iþtahýyla yaþa. Kaybolmuþluðu unut, etrafýna bak! Yüzmek gibi yaþa, boðulmak gibi deðil. … Uçmak gibi yaþa, düþmek gibi deðil. Kuþ sesleriyle bir aðacýn gölgesinde uzanýr gibi yaþa. Kaþýk kaþýk çikolata yiyip, ellerini beyaz tiþörtüne silen çocuk gibi yaþa. Saatlere bakmadan yaþa. Beklemeden yaþa. Yorulmadan yaþa. Bir týrtýlýn kelebek olma hayali vardýr, Senin de bir hayalin olsun. Öyle yaþa iþte! Boynu bükük soru iþaretlerini boþver. Dik ünlemlerin var. Noktalarý at çöpe, kucak dolusu virgül getirdim sana. Allah’ýn sana uzattýðý beyaz kaðýdý geri çevirme. Yani diyorum ki; Yaþa da, Derleyen: Gülcan GÖNEN Ýngilizce Öðretmeni Nasýl yaþarsan yaþa! 25


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

V ATA N SEVMELÝ UÐRUNA Vatan için, duy topraðýn sesini. Ta içinden hissederek gelmeli.

Vatan uðruna çýktým karlý daðlara. Yem mi olacaksýn, o aç kurtlara?

Vatan için, toprak kokan nefesin, Canda açan gül kokusu bilmeli.

Hakkari’de, Tunceli’de, Van’da Ben katlanabilir miyim bu acýya. Vatanýmýn bir ucundan, diðer bir ucuna, Güçlü duracaksýn kötülerin inadýna. Can verir Mehmetçik bayrak yolunda.

Mehmetçiðim dað oluyor anýnda. Duruþuyla sana güven vermeli. Dedem, ninem dar gününde yanýnda, Seni özü, caný, kaný bilmeli.

Ben katlanabilirliyim bu acýya? Benim yurdum cana candýr, canandýr. Doðusuna, batýsýna yayýlmýþ onlar.

Sevdalanýp inanmalý, övmeli.

Elbet gün gelecek, son bulacaklar.

Þehidimin al kanýdýr bayraðým.

Býrak daðlarda plan kurup dursunlar. Al bayraðým gökten inecek sansýnlar.

Varlýðýyla can huzura ermeli.

Sen þehit oðlusun, elbet korursun vataný.

Türkiye’m geleceðim, umudum.

Korkusuzca savaþýrsýn, dar edersin daðlarý.

Gülen gözler, güzel yarýn görmeli.

Ama bilmezler ki sendeki o asil kaný.

Benim yurdum onmaz derde dermandýr.

Küçümseme oðul sakýn onlarý.

Onun için ta yürekten sevmeli.

Ahmet ACER Hizmetli 26

Elmas VATAN Sýnýf Öðretmeni


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Ayten USLU SOYSALTÜRK Türkçe Öðretmeni

S SA AK KL LII Gökyüzünden düþen karda saklý, havanýn kokusu… Toprakta yetiþen çimende hayata doðuþ… Yanaklardan sýcacýk inen yaþlarda duygular saklý. Neþeyle uyanýlan rüyalarda gözyaþý Ve yüreklerde saklý, Sevgiler, kaderler, hüzünler…

Rengarenk bir çiçek bahçesinde saklý, baharýn gülen yüzü. Kýþýn ayazýnda soðuk karanlýklar… Gelecek, bir anne karnýnýn kýpýrdanýþýnda saklý. Umut, nemli gözlerdeki ýþýkta. Ve bembeyaz bir karanfilin yapraklarýnda… Yaralý bir kuþun hayatý avuçlarýnda saklý. Denizdeki koyu mavide heyecanlar… Kanat çýrpan güvercinin uçuþunda saklý özgürlük, Uzaklara atýlan çaresiz adýmlarda ayrýlýk. Bir çocuðun gülüþünde sevinçler… Bir bayraðýn gururlu dalgalanýþýnda saklý zaferler. Okyanusun ortasýnda bir gemide saklý yalnýzlýk, Ölümü bekleyen bir hastanýn soðuk yataðýnda, Pencereden bakan gözlerde saklý endiþe, Parmaklýklar ardýndaki bir mahkumun yüzünde, Anlamlý bakan gözlerde saklý mutluluk, Dudaklardan korkusuzca dökülen sözlerde …

Ve zaman… Yýllarýn hýzlý akýþýnda saklý, dünyanýn dönüþünde… Gece ile gündüzde saklý, koca bir gün. Anýlar sende saklý… Hayat sende… Ve yaþamak sende saklý… 27


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

BAÞARILAR

DYNED’te birinci olan öðrencilerimiz: Ýlde, ilçede, okulda düzenlenen þiir ve kompozisyon yarýþmalarýnda dereceye giren Mustafa TAÞ, Damla EKÝCÝ öðrencilerimiz:Kübra ASLAN, Aleyna BALTACI, Firdevs Gül GÜMÜÞSOY,Deniz YAÞAR, Neslihan ZORLU, Beyza AÇIKGÖZ

Okulumuzun futbol takýmý ilçemizde Ýlçemizde düzenlenen Cumhuriyet düzenlenen Cumhuriyet müsabakalarýnda koþusunda 7. sýnýf öðrencilerimizden Mihriban üçüncülük kupasýný almýþtýr. ÞÝMÞEK kýzlar da üçüncü olmuþtur.

28


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Okulumuzun badminton takýmý küçüklerde Okulumuzun yýldýz kýzlar badminton takýmý il üçüncüsü olmuþtur. düzenlenen yarýþmalar sonunda il üçüncüsü olmuþtur.

AÝLEM Ailemle ben Kaptanýnýn sevgi olduðu, Kocaman bir gemiye bindik, hep birlikte. Rotamýzý yarýnlara çevirdik, Yelkenimizi mutluluk ülkesine.

Yanlýþ adým atmadan, arkamýza bakmadan, Yürüdük karanlýkta. Yaþam bisikletinin küçücük selesine, yüreðimizi koyduk. Mutluluk vardý avuçlarýmýzda. Sýmsýký sardýk, hiç düþürmedik elerimizden. Sevgiyi aþýladýðýmýz aðaçlardan, Çeþit çeþit meyve topladýk. Her gün, bir tanesiyle tatlandýrdýk damaklarýmýzý. Sevinçle ektiðimiz çiçekleri kokladýk. Her birinde, buram buram dostluk kokusu. Baðlýlýk kokuyordu, her bir yapraðý. Sevginin çocuklarý olduk bunca yýl.

Her doðum günümüzü onunla kutladýk. Yýrtýk takvim yapraklarýný, birlikte okuduk. Birlikte kopardýk hüzünlü sayfalarý,.. Ve artýk kendi baþýma duruyorum ayakta… Doðan her güneþin ýþýðý kaldý ruhumda. Yükselen kahkahalarýmýzýn kulaðýmda sesi… Kenetlenmiþ ellerimizin sýcaklýðý kaldý bende. Acý tatlý anýlarýmýzýn o sýmsýcak nefesi…

ÞÝÝR YARIÞMASI NEVÞEHÝR ÝL BÝRÝNCÝSÝ 29


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Deniz YAÞAR - 8/A

YAÞAYAN MUTLU GÜNLERÝM Doðduðumla baþlayan bu hayatým, bir çok güzellikle dolu.Heyecanlarým ve sevgiyle baþlayan güzellikler renklendiriyor hayatýmý.Renklenen hayatýmla beraber yeþeriyor umutlarým. Hayatýn beraberinde getirdiði kötülükleri yok eden hayallerim var benim.Ama eðer ben doðmasaydým görebilir miydim bu güzel hayatý, hayalimi renklendiren sevgileri, hayatýn bütün güzelliklerini görebilir miydim?

direneceðim umutlarýmla ve hayallerimle direneceðim.. .

Acý ya da tatlý, eðlenceli ya da zevksiz, her ne olursa olsun doðdum, iþte yaþýyorum.. .En mutlu günlerimi, en güzel günlerimi…Eðer yaþýyorsam biliyorum ki asla kararmayacak mavi gökyüzü, kara r tamayacaklar. Ben oldukça

Doðdum ve ölüyorum.Hayatýn güzelliklerini tadarak, yaþadýðýmý bilerek ölüyorum.Güneþli yarýnlarýmý karartmadan ölüyorum... En mutlu günümü karatmadan, üzerine kara topraðý kapattýrmadan ölüyorum.En mutlu günümü yaþatarak ölüyorum…

30


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Elmas VATAN Sýnýf Öðretmeni

ÇOCUKLARDA ÞÝDDET EÐÝLÝMÝ

Çocuklarda þiddet olaylarý son yýllarda giderek yükselen bir grafik çiziyor. Çocuk ailesinden sevgi görmek ister. Bu sevgiyi bulamayan çocuk, kýzgýnlýk ve öfke gibi duygularýn içine itilmektedir. Bu iç çatýþmanýn çeþitli ifade yönlerinden biri de þiddet ve saldýrganlýktýr.

- Hangi tür davranýþlarý onayladýðýnýzý, hangilerini onaylamadýðýnýzý çocuklarýnýza açýk, dürüst ve kesin konuþarak belirtin. Bu noktada önemli olan, onun suçluluk duymasýný deðil, bir þeyler öðrenmesini saðlamaktýr.

- Çocuðunuzun kiþisel özelliklerini tanýyýn, farklý Çocuklar yaþadýklarýný ve gördüklerini taklit beklentiler içine girmeyin. Ýlgi ve ihtiyaçlarýnýn etme eðilimi içindedirler. Kendisine bir ��ey yaptýrýlmak farkýnda olun. istenirken þiddet gören çocuk da büyükten küçüðe, güçlüden güçsüze oluþan hiyerarþi içinde - Bol bol sohbet edin. Kaliteli zaman geçirin. Ýyi kardeþlerinde, arkadaþlarýnda bunu dener ve þiddeti ve kötü örnekleri anlatmak, çocuðunuza verilecek en öðrenir. anlamlý hediyeleri oluþturur. Çocuklarýmýzý þiddetten korumak için bazý öneriler:

- Televizyonda çocuðunuzun algýlama seviyesine uygun ve olumlu karakterlerin aðýrlýkta olduðu - Çocuðunuzun duygu ve düþüncelerini uygun þekilde programlarý seçin ve bunlarý izlemelerini saðlayýn. ifade edebilmesine imkân tanýyýn. - Nedenlerini açýklamadan, davranýþlarýný -Çocuðunuzla saðlýklý iletiþim kurmayý öðrenin. Çocuðunuzla konuþurken içten ama kesin bir dil kýsýtlamayan, her zaman kendisini karþýsýndaki kullanýn. kiþinin yerine koymasý gerektiðini vurgulayýn 31


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

NEDEN TEKNOLOJÝ TASARIM?

Günümüzden geçmiþe doðru bir yolculuk yapalým. Örneðin bundan 25 yýl öncesine gidelim. Eðitim alanýnda, saðlýk alanýnda, hizmet alanýnda, iþletmelerde, sanayilerde, ürünlerde ne çok deðiþiklikler olmuþ deðil mi? Bir zamanlar internet, cep telefonu, bilgisayarýn adýný bile duymamýþtýk. Þimdi ise yaþantýmýzýn vazgeçilmezleri arasýna girdiler. Hemen hemen her iþimizi internet üzerinden yapabiliyoruz. Telefon olmasa olmazýmýz. Peki, 25 yýl sonrasý. . . Sadece hayal edebiliyoruz. Teknoloji her geçen gün ilerliyor. Temelinde ise sýnýrsýz olan ihtiyaçlarýmýz ve hayatýmýzý daha da kolaylaþtýrmak yer almaktadýr. Bu açýdan bakýldýðýnda elbette çocuklarýmýzýn kazanmasý gereken bilgi, beceri ve davranýþlar da farklý olacaktýr. Çocuklara sadece el becerisi kazandýrarak onlarý geleceðe hazýrlayamayýz. Bununla beraber kendisinin ve toplumun yarýnýný 32

daha yaþanýlabiliyor hale getirmek için, merak eden, sorgulayan, araþtýran, gözlemleyen, özgün tasarýmlar ortaya koyan, hayal gücünü kullanabilen kýsaca teknolojik geliþmeler karþýsýnda kendini yenileyebilen bireyler olarak yetiþmelerini saðlamalýyýz. Ancak bu þekilde çocuklarýmýzý geleceðe hazýrlayabiliriz. Teknoloji tasarým Dersi Öðretim Programý’nýn temel amacý budur: Çocuklarýmýzý çaðun ihtiyaçlarýna cevap verecek þekilde yetiþtirmek. Çünkü onlarýn yaþayacaðý zaman, bizim yaþadýðýmýz zamandan çok farklý olacak. Bildiðimiz bir gerçek var ki, teknoloji sadece yaþadýðýmýz aný içermiyor. Ýnsanlar yaþadýðý sürece teknoloji de ilerliyor. Þu an hayal gibi gelen birçok ürün hayatýmýza girecek ve hayatýmýzý kolaylaþtýrmaya devam edecektir. Derleyen: Ümmü Gülsüm SAPANLI Teknoloji Tasarým Öðretmeni


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

ÝLGÝNÇ BÝLGÝLER

18 Þubat 1979 yýlýnda sahra çölüne kar yaðmýþtý. Amerika’da her saat 40 kiþi kanserden hayatini kaybediyor. Amerikan havayollarý, uçuþlarda yolculara sunduðu kahvaltýlarda her tepsiden bir zeytini kaldýrarak 1987 yýlýnda 40 bin dolar kar etmiþtir. Baykuþ mavi rengi görebilen tek kustur Bir devekuþunun gözü beyninden büyüktür. Bir Erkek Hayatýnýn Ortalama 3350 Saatini Týraþ Olmak Ýçin Harcar. Bir hamamböceði kafasý koptuktan sonra açlýktan ölmeden dokuz gün yaþayabiliyor. Bir insan yaþamý boyunca iki yüzme havuzunu dolduracak kadar tükürük salgýlar. Bir karýnca kendi aðýrlýðýnýn elli kati aðýrlýðý kaldýrabilir. Bir karýncanýn koku alma yeteneði en az bir kopeðinki kadar geliþmiþtir. Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla þeker vardýr. Bukalemunlarýn dilleri, vücutlarýndan iki kat daha uzundur. Çocuklar baharda daha fazla büyüyor. Eiffel Kulesi’nin tepesine çýkana kadar 1792 basamak vardýr. Erkekler kadýnlara göre on kat daha fazla renk körü oluyorlar. Fareler kusamaz. Gecen 3500 yýlýn, sadece 230 yýlý barýþ içinde yaþanmýþtýr. Gözleri açýk tutarak hapþýrmak imkânsýzdýr. Gözlerimiz hiçbir zaman büyümez. Ama burnumuz ve kulaklarýmýzýn büyümesi asla sona ermez. Günümüzde, evlenenlerin yüzde ellisi boþanmaktadýr. Hapþýrdýðýnýz zaman, kalbiniz de dâhil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarýnýz bir an için durur. Hapþýrýrken burnu ya da aðzý kapamak, felce neden oluyor. Ýnciler sirkede erir. Ýnsan saçý, üç kilo aðýrlýk kaldýrabilecek esnekliktedir. Ýnsanlar beyinlerinin sadece %10’unu kullanýrlar. Ýnsanlar vücutlarýnda 300 adet kemikle doðuyorlar ama yetiþkin olduklarýnda bu sayý 206 ya düþüyor. Ýnsanlar yaþamlarý boyunca altý filin aðýrlýðýna eþit miktarda yiyecek tüketiyorlar. Kadýnlar erkeklere oranla iki kat fazla göz kýrpar. Kýta isimlerinin hepsi ayni harfle baþlayýp ayni harfle biter. Kirli kar, temiz kardan daha kolay erir. Newton, yer çekimi kanununu fark ettiði zaman 23 yaþýndaydý. Ortalama bir erkek, hayatinin 3350 saatini týraþ olmak için harcar. Ortalama bir insan hayati boyunca iki yýlýný telefonda konuþarak harcýyor. Ortalama bir pire, kendi büyüklüðünün 150 katý yüksekliðe zýplayabiliyor. Bu oraný tutturmak için bir insanin yaklaþýk 30 metre zýplamasý gerekli. Ortalama olarak, Amerika’da günde üç adet cinsiyet deðiþtirme operasyonu gerçekleþmektedir. Ödemeli telefon konuþmalarýnýn çoðu babalar gününde ediliyor. Sað elini kullanan insanlar sol elini kullananlara göre ortalama dokuz yýl daha fazla yaþýyorlar. Sarýþýnlarýn esmerlere göre daha fazla saçý vardýr. Sineklerin beþ gözü vardýr. Uyurken, televizyon seyrederken yaktýðýmýzdan daha fazla kalori harcýyoruz. Yarým kilo bal yapabilmek için arýlar iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorundadýrlar. Yetiþkin bir ayý, bir at kadar hýzlý koþabilir. Yetiþkin bir insan günde ortalama olarak 23 bin kez nefes alýr. Yýllara göre ortalama alýndýðýnda, her sene eþekler tarafýndan öldürülen insan sayýsý uçak kazalarýnda ölenlerin sayýsýndan daha fazla. Yunuslar bir gözleri açýk uyurlar. Zürafalar 35 cm uzunluðunda siyah bir dile sahiptirler. 33


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

ZÝHÝNSEL TEMBELLÝK VE TELEVÝZYON

-Teknoloji iyi yönde kullanýlýrsa yararlý, kötü yönde kullanýlýrsa Zaralýdýr. Ateþi ýsýnma ve ýþýk amaçlý kullanýrsak yararlý; çevreyi yakmak için kullanýrsak zararlýdýr.

-Oðlum, birbirine küsmüþ iki arkadaþýný barýþtýrmýþ. Öncelikle oðlumu tebrik ettim oðlum, TV’de izlediði bir diziden etkilenerek böyle yaptýðýný Söyledi.

-Teknoloji baðýmlýlýk üretkenlik ve zaman kaybýna neden olur.

-Kýzým annesine karþý saygýsýz kelimeler kullanýyordu. Gençlerde TV’de izlediði bir programda annenin ailede ki önemli, annenin yaptýðý fedakârlýklar. ‘Cennet’in annelerin ayaklarýnýn altýnda olduðu’ söylenmiþ. Kýzým da hastasýný fark edip bir gün tüm aile fertlerinin. Yanýnda annesinden özür diledi, bir de güzel bir çiçek almýþ annesine mutluluðu gözlerinden okunuyordu.

-‘TV baðýmlýlýðý aile içi iletiþimi balta, bireysel olarak insana bir þey katmaz. Özellikle aile yapýsýna zedeleyen, toplumun ahlaki ve ruhi yapýsýný bozan, olumsuz karakterleri özendiren ‘dizi baðýmlýlýðý’ çocukta var olan güzel duygularýn (sevgi, saygý, þefkat, fedakârlý vb.) kaybolmasýna neden olabilir. -TV’de kiþi yorum ve analiz yapmaz, sadece seyreder. Bu durum zihinsel tembelliðe neden olur. Zihinsel tembellik, beyin sadece birkaç alanýn kullanma, diðer bölümlerini atýl býrakmadýr. Yorum ve analiz beyin en çok geliþtiren iki unsudur. Yorum yapmayan kiþide beyinin sadece sol kýsým aktiftir. Öðrenci kalemi ile bir þey yazmaya baþladýðýnda beyin sol bölümüne dil ve dilbilgisi konularý; sað bölümüne anlam kýsmý iþlenir. Limbýk sistemi bölümüne de yazýyla ilgili duygular kaydedilir. Yazýyý yazarken yorumla birlikte duygular eklenir, analiz edilir, farklý bakýþ açýlarý geliþtirilir. Böylece beynin birçok bölgesi çalýþýr. TV! Ye sadece izleme olduðu için kiþi pasif durumdadýr. TV izledikten sonra izlenilen programdan edinilen bilgiler analiz edilmeyi, yorum yapýlmalýdýr. Böylece beyin aktif hale gelir. Aksi takdirde sadece izlemek, zihin yorgunluðuna sebep olur. 0-2 yaþ arasý TV izlemek pedagojik ve saðlýk açýsýndan Zaralý görülmüþtür. 4 yaþýna kadar uzun süre TV izleyen çocuk, sürekli dinlediði için konuþmaya ihtiyaç duymaz ve konuþmasý gecikir. Bazý çocuklarda ise sürekli oturduðundan yürümesi gecikir. Uzun süre TV izleye ergende ise sosyallik azalýr, iletiþim becerileri zayýf kalýr. Peki, ne yapalým? TV’yi tamamen yasaklamalý mý? Bu yöntem çözüm deðildir evde yemek saati gibi TV izleme ve bilgisayar saati olmalýdýr. Zihinsel tembelliði önlemek için, TV baþýna izlenenler belli bir amaç için izlenmeli, sonra TV kapatýlýp. ‘ben ne izledim? Ýzlediðim ne gibi sonuçlar çýkarýlabilir ve hayatýn hangi alanlarýnda kullanabilirim?’ sorularýna cevap aranmalýdýr. TV’nin bir ailede yaralý olduðu þu örnek cümlelerden anlaþýlabilir; 34

-Bir baba olarak çocuklarýmýn üzerinde olumsuz etki oluþturacaðýna, ahlaklarýný yozlaþtýracaðýný düþündüðüm bir dizi filmini izlememelerini çocuklarýmdan istedim. mesai yaptýðým bir gün akrabalarýmýz eve ziyarete gelmiþ. Maksatlarý ise bizim aile ile beraber o diziyi izlemekmiþ fakat çocuklar bu dizi filmi izlemeyeceklerini, çünkü babalarýnýn öyle istediðini söylemiþler, misafirler ise, babalarýnýn evde olmadýðýný, bu dizi film için geldiklerini kýsacasý babalarýný sözünü önemsememelerini istemiþlerdir.çocuklar ’babamýz yaptýðý þeyi söylemez. O uygun bulmaz ise izlemeyiz‘demiþler. Misafirlerde ister istemez mahcup olmuþlar, hayatýn her alanýnda olduðu gibi TV izlerken de örnek olmak önemlidir. TV’nin bir aile zararlý olduðu þu örnek cümlelerden anlaþýlabilir; -Alo RTÜK 178 þikayette bulunan bir çocuk: ‘annelerimiz bu evlilik yarýþmalarý ve kadýn programlarý izleyecek diye hiç TV baþýndan ayrýlmýyorlar. Bizlere bile bir bardak süt vermiyorlar. Bu yayýnlarý kaldýrýn, bize annelerimizi geri verin. -Sen…. Filmini izledin mi ? Yakýnda oradaki olaylar gerçek olacak. Ve bunun gibi


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Firdevs Gül GÜMÜÞSOY - 7/B

ÇEVRE

Çevre neydi? Önemsiz bir kelime miydi?Önemsiz deðildi.Doðayý ve tabiatý içine alandý o.Bazý bilinçsiz kiþiler yüzünden kirlenendi.Ona iyi baktýðýnda gülümseyen, onu kirlettiðinde suratýný asýp aðlayandý belki de.Yavaþ yavaþ yok olacaðýný sanýp korkandý.Üzerindeki çöpler onun gözyaþlarýydý.O çöpler onu kirletmemizin, onu düþünmememizin bedeliydi… Çevre… Benim doðup büyüdüðüm alan.Bütün tabiata karþý misafirperver olan, konuklarýný her zaman iyi aðýrlamaya çalýþan... Ýçinde her türlü güzelliði barýndýran. Yaðmur aðmur yaðdýðýnda ýslak topraðý mis kokan, havasýný içine çektiðinde doyasýya ferahlatan belki de… Kelebeði de böceði de hiç eksik olmayan. Gökyüzü ve denizi ayný renkte fakat ayrý tonlarda olan… Evet, çevreydi o…Ýnsanlarýn yuvasý, insanlarýn yurduydu. Ýçinde dört mevsim barýndýrandý. Belki de bizi seven, koruyandý. Meleðimizdi bizim, iyilik meleðimizdi. Yapraktan kanatlarý vardý. Bizim nankörlük ettiðimiz ve onu aðlattýðýmýz zaman bize küsen ve kanatlarýný yere indirendi…

Okulumuzun “Uygulamalý Çevre Eðitimi Pilot Projesi” kapsamýnda ilköðretim okullarý arasýnda düzenlemiþ olduðu kompozisyon yarýþmasý birincisi 35


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Neslihan ZORLU - 6/A

ÇEVREMÝZÝ KORUYALIM Açýk mavi olmalý gökyüzüm, Göz alýcý bir yeþillik olmalý ormanlar. Soluduðum hava, tertemiz olmalý hergün, Ýçim içime sýðmamalý bütün bugün. Çevreni koru, temiz tut yolu, Doðaya zarar verme, ormanlarý koru, Saðlýklý yaþa, temiz oksijen solu, Bir mutlu hayat yaþarsýn, ömür boyu.

Okulumuzun “Uygulamalý Çevre EðÝtÝmÝ PÝlot Projesݔ kapsamýnda ÝlköðretÝm okullarý Eðer temiz tutarsan çevreni, Herkes gönlünden sever seni, arasýnda düzenlemÝþ olduðu Doðadaki kuþlarýn neþeli sesi, þÝÝr yarýþmasý bÝrÝncÝsÝ Gelecek günler için, temiz tut çevreni …

36


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Gülnur DOLAPÇI - 7/B

BAYRAM

Bayramýn birinci günü kurban kesme zamaný gelmiþtir iþte en sonunda.Hiç kesmek istemezsin yazýk, caný acýr diye. Anneler bayram sofrasý hazýrlar, babalar kurbaný kesmiþ, huzur içindeler. Kurban eti o kadar lezzetlidir ki, yemeye

Çevre neydi? Önemsiz bir kelime miydi?Önemsiz deðildi.Doðayý ve tabiatý içine alandý o.Bazý bilinçsiz kiþiler yüzünden kirlenendi.Ona iyi baktýðýnda gülümseyen, onu kirlettiðinde suratýný asýp aðlayandý belki de.Yavaþ yavaþ yok olacaðýný sanýp korkandý.Üzerindeki çöpler onun gözyaþlarýydý.O çöpler onu kirletmemizin, o n u dNe ü þ ügüzeldir nmemem izin bedeliydi… bayramlar…Çocuklar Çevre… Benim doðup büyüdüðüm þeker toplar, herkes en þýk kýyafetini olan, giyer. alan.Bütün tabiata karþý misafirperver konuklarýný her zaman iyi aðýrlamaya çalýþan... Ýçindezamaný her türlügeldiðinde güzelliði barýndýran. Bayramlaþma dedelerin, Yaðmur aðmur yaðdýðýnda ýslak topraðý mis kokan, havasýný içine çektiðinde doyasýya ferahlatan ninelerin, belki de… annelerin, babalarýn elleri öpülür. Kelebeði de böceði de hiç eksik olmayan. Annen sana bir hediye Sevinçten Gökyüzü ve denizi ayný almýþtýr. renkte fakat ayrý tonlarda olan… havalara uçmuþsundur.Belki bir bebek, belki Evet, çevreydi o…Ýnsanlarýn yuvasý, insanlarýn yurduydu. Ýçinde dört mevsim bir araba, bekli de bir Babanýn barýndýrandý. Belki de uçurtmadýr… bizi seven, koruyandý. Meleðimizdi bizim, iyilik meleðimizdi. Yapraktan vardý. Bizim nankörlük elini öpme kanatlarý zamaný gelmiþtir. Babalar sevinir, ettiðimiz ve onu aðlattýðýmýz zaman bize küsen ve kanatlarýný yere indirendi… kýzým büyümüþ de benim elimi öpüyor diye.

doyamazsýn. Teyzen, dayýn, halan, bütün akrabalar hep berabersinizdir bu sofrada.Eti doya doya yersiniz. Kayseri’de, dedemin evinde toplanýrýz, bayramýn ikinci günü. Orada, o gün yapýlan sohbetin tadýna doyum olmaz. Bayramýn üçüncü günü artýk herkes eve dönüyor.Çok üzülürsün, keþke hiç bayram bitmese dersin….

Yüklü bir miktarda para verir sana.Dedenin elini öpme sýrasý gelmiþtir. Sana bir elbise almýþtýr en güzelinden.Çok sevinirsin… Babaannenin elini öptükten sonra pamuk gibi boynuna sarýlmak seni çok mutlu eder… 37


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Özlem ÖZKAN - 7/B

RUHUMDAKÝ KELEBEK Benim ruhum bir kelebek… Dolaþýyor çiçek çiçek . Tüm ömrü böyle geçecek. Sonunda mutlu ölüp gidecek.

Çevremdeki çiçekler bana gülümseyecek. Ýnsanlar beni görünce çok sevinecek. Benim ruhum bir kelebek.

Dolaþýyor çiçek çiçek. Gönülden gönüle gidecek. Ýnsanlara kendini sevdirecek. Her gün biraz zedelense de, Ýpek kanadýyla süzülüp gidecek. Ýnsanlarýn gönlünü fethedecek. Benim gönlüm bir kelebek Dolaþýyor titreyerek. Bir baharlýk ömrü varsa, O da mutlu mesut geçecek. 38


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Zeynep Ceren AYDIN 8-B

BÜYÜLEYÝCÝ GÖRÜNTÜ Bir ormandayým… Her yer yemyeþil… Aðaçlar, çiçekler, böcekler, kuþlar… Kuþlar þarký söylüyor, aðaçlar ve çiçekler dans ederek onlara eþlik ediyor. Bir süre sonra yaðmur baþlýyor. Dayanamayýp gelmiþ gökyüzünün doruklarýndan. O gelirken rüzgârý da getir miþ. Rüzgâr ýslýk çalýyor, kuþlar þarký söylüyor. Aðaçlar ve çiçekler onlara gülümseyip tekrar dans etmeye devam ediyorlar. Yaðmurun o þýrýl þýrýl sesi, rüzðarýn o muhteþem ýslýðý ve kuþlarýn o büyüleyici seslerinden ortaya mükemmel bir görüntü çýkýyor. Yeþillikler de bu görüntünün süsleri… Toprak kokusu… Hiçbir kokuya benzemiyor. Ýnsaný büyülüyordu. Her þey nasýl bu kadar güzel olabiliyor? Sanki sihirli bir deðnek deðmiþ. Korkuyorum! Ya bu baþ döndürücü güzellik bozulursa… Ah! Nerdeyim ben? Sanýrým korktuðum baþýma geldi. Ama bir dakika! Nasýl olur bu? Saçlarým ýslak, o büyüleyici ses hala kulaklarýmda ve o koku… 39


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Mehmet ATÝK - 6/A

N

E

B

Sinirlendiðimde sinirimi tutamayan ben, Kardeþim beni sinirlendirdiðinde kardeþime kötü davranan ben, Yazýlýdan kötü not aldýðýmda aðlayan ben, Arkadaþlarýma bir yumruk kaldýrdýðýmda onlarý korkutan ben, Etütten çýktýktan sonra baþkalarýnýn kavgalarýný izleyen ben, Beden eðitimi dersinde, gol atýnca havalara uçan ben, Babam bana kýzýnca, odama çekilen ben, Deneme sýnavlarýnda sonuç iyi olmadýðýnda babasý kýzan ben, Öðretmen ona kýzýnca, öðretmenden özür dileyen ben, Futbol maçlarýnda yenilince üzülen ben, Sonuna kadar Fenerbahçe taraftarý olan ben, A-4 kaðýdýna yazýyý yamuk yazan ben, Bilgisayarla çok uðraþýnca bilgisayarý çökerten ben, 40

Kardeþimin sorduðu sorularý her zaman cevaplayan ben, Yapamadýðým sorularý öðrenmek için babama soran ben, Odasýný daima düzgün kullanýp, Defterini düzenli kullanamayan ben, Kardeþimle kumanda kavgasý yapan ve sonuçta kazanan ben Arkadaþlarýna lakap takýp onlarý sinirlendiren, Annem beni uyandýrmaya çalýþtýðýnda hemen kalkan, Annem þunu yap dediðinde hiç üþenmeden yapan, Anne ve babasýna saygýlý olan ben, Ýþte ben… Hayata sýmsýký sarýlmýþým ben. Sevgiyle dünyaya açýlmýþ gözlerin sahibi ben, Ýnsanlarla hep dost olmaya çalýþan, Geleceðe umutla bakan ben…


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

BÝLGE ÝLE KÖPEK

Bir bilge, bir göletin baþýnda oturmaktadýr. Susuzluktan kýrýlan bir köpeðin devamlý olarak gölete kadar gelip, tam su içecekken kaçmasý dikkatini çeker. Dikkatle izler olayý. Köpek susamýþtýr ama gölete geldiðinde sudaki yansýmasýný görüp korkmaktadýr. Bu yüzden de suyu içmeden kaçmaktadýr. Sonunda köpek susuzluða dayanamayýp kendini gölete atar ve kendi yansýmasýný görmediði için suyu içer. O anda bilge düþünür: -Benim bundan öðrendiðimm þu oldu,der. -Bir insanýn istekleri ile arasýndaki engel, çoðu zaman kendi içinde büyüttüðü

korkulardýr. Kendi içinde büyüttüðü engellerdir. Ýnsan bunu aþarsa, istediklerini elde edebilir. Ama biraz daha düþününce aslýnda gerçek öðrendiði þeyin bundan farklý olduðunu görür. Asýl öðrendiði þey, insanýn bir bilge bile olsa bir köpekten öðrenebileceði bilginin var olduðudur. Bu yüzden ne varsa paylaþ, senden de öðrenilecek bir þeyler vardýr diðer insanlar için… Derleyen: Gülcan GÖNEN Ýngilizce Öðretmeni 41


Parantez Beyza AÇIGÖZ - 7/A

PEMBE HAYALLERÝM Hayallerim, hayallerim, Kimi zaman yaðan yaðmur, Kimi zaman açan güneþ, Kimi zaman ise alýnan nefesti. Benim en büyük hayalim, Bir daðýn zirvesine çýkmaktýr. Hava kararýncaya kadar baðýrmaktýr. Bekli de bir çocuk gibi kandýrýlmaktýr… Benim hayalim bekli de, Üzüntümü, sevincimi paylaþmaktýr. Çalýþýp çabalayarak, Ýyi bir iþ sahibi olmaktýr.

Zaman zaman derine dalardým, Ýyi, kötü hayal kurardým. Dostluklarýmý hiç unutmazdým. Bir de yaþlanmaya kokardým. Hayal kurduðum zamanlarda, Gökkuþaðýnda kaymayý severdim. Her þeyin istediðim gibi olmasýný isterdim. Suyun sesini, kuþun cývýltýsýný dinlerdim. Kurduðum hayallerde, Annem ve babam hiç eksilmezdi. Gönlüm hep onlarla birlikteydi. Aklýma hiçbir kötü düþünce gelmezdi. 42

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

BALTAYI BÝLEMEK

Bir ormanda iki kiþi aðaç kesiyormuþ. Birinci adam sabahlarý erkenden kalkýyor, aðaç kesmeye baþlýyormuþ. Bir aðaç devrilirken hemen diðerine geçiyormuþ. Gün boyu ne dinleniyor ne öðle yemeði için kendine vakit ayýrýyormuþ. Akþamlarý da arkadaþýndan bir kaç saat sonra aðaç kesmeyi býrakýyormuþ.Ê Ýkinci adam ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya baþladýðýnda eve dönüyormuþ. Bir hafta boyunca bu tempoda çalýþtýktan sonra ne kadar aðaç kestiklerini saymaya baþlamýþlar. Sonuç: Ýkinci adam çok daha fazla aðaç kesmiþ. Birinci adam öfkelenmiþ: “Bu nasýl olabilir” Ben daha çok çalýþtým. Senden daha erken iþe baþladým,Ê senden daha geç bitirdim. Ama sen daha fazla aðaç kestin. Bu iþin sýrrý ne?” Ýkinci adam yüzünde tebessümle yanýt vermiþ: ” Ortada bir sýr yok! Sen durmaksýzýn çalýþýrken, ben arada bir dinlenip baltamý biliyordum. Keskin baltayla, daha az çabayla daha çok aðaç kesilir.

Düzenli ve planlý çalýþýn ve dinlenmeye, eðlenmeye de zaman ayýrýn.

Sevgili öðrenciler, baþarýsýzlýðýnýz için birçok geçerli mazeretiniz olabilir. Unutmayýn ki hiç kimse mazeret bulmada baþarýsýz insan kadar yetenekli deðildir. Mazeretler baþarýnýn önündeki en büyük engellerdir. Kurtuluþ savaþýnda Türk Milletinin de haklý ve geçerli mazeretleri vardý ama hiç kimse mazeretlerin arkasýna sýðýnmadý. Kurtuluþ savaþý tüm mazeretlere raðmen kazanýldý. Sizler de kendi kurtuluþ savaþýnýzda baþarýlý olmak için mazeretlerin arkasýna gizlenmeyin. Hayatta mutlaka baþarýlar kadar baþarýsýzlýklar da yaþayacaksýnýz. Baþarýsýzlýklarý bir son deðil bir baþlangýç olarak kabul edin. Baþarýsýzlýklardan ve hatalardan ders alýn. Her hatayý sizin yapma lüksünüz yok. Baþkalarýnýn hatalarýndan da ders almayý bilmelisiniz. Büyümek için acele etmeyin. Öðrenciliðin keyfini çýkartýn ama hakkýný da verin. Unutmayýn ki bir gün maziye dönüp baktýðýnýzda yaptýklarýnýzdan çok yapmadýklarýnýz için piþmanlýk duyacaksýnýz. Keþke’lerinin az,Ê iyi ki’lerinin çok olduðu öðrencilik yýllarý yaþaman dileði ile…

“Kendimizi geliþtirmek, baltamýzý bilemektir” Kendimize zaman ayýrýp, yaþamýmýzý objektif bir bakýþla gözden geçirmektir. Zayýf bulduðumuz alanlarýmýzý geliþtirmek için çaba göstermektir. Bu, zihnimizin, ruhumuzun, karakterimizin güçlenmesi için olmazsa olmaz bir koþuldur. Yaþamýmýzda baþarýlý ve mutlu olmak istiyorsak, baltamýzý bilemek için kendimize zaman ayýrmalýyýz. Bazen herkesin yaptýðý ama çoðunlukla öðrencilerin yaptýðý en büyük hata; zamanýnda yapýlmasý gerekenleri yapmamaktýr. Ders çalýþýrken düzensiz ve plansýz çalýþýrlar. Sýnavlara ancak çok kýsa bir süre kalýnca çalýþmaya baþlarlar. Hem de bazen uykularýndan bile fedakârlýk ederek sýnavlara hazýrlanýrlar. Sýnav sonrasýnda da “Ben o kadar çalýþtým, kaç gece uykusuz kaldým ama sonuçta yine zayýf aldým, bari hiç çalýþmayayým.” düþüncesine kapýlýrlar. Ýþ hayatýnda da durum farklý deðildir. Dinlenmeden, tatil yapmadan, sürekli çalýþýnca daha baþarýlý, daha zengin olunacaðý düþüncesine kapýlarak, hem iþ stresini yaþýyorlar, hem de enerjileri azalýyor.

Derleyen: Gamze ARSLAN Rehberlik Öðretmeni

43


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Firdevs Gül GÜMÜÞSOY - 7/B

SOKAKTA GEÇEN ÇOCUKLUÐUM Ben Firdevs... Çocukken sarý saçlarý olan Kuzenleri tarafýndan kandýrýlmaya çalýþýlsa Firdevs… Sokakta arkadaþlarýyla akþama kadar da, kandýrýlmayan Firdevs. Düþtüðü zaman zaman geçiren, deðiþik oyunlar oynayan hüngür hüngür aðlayan, yarasýný üfleyen Firdevs… Sokakta oynarken düþen kuzeninin Firdevs. Teyzesiyle bir araya geldiðinde, ” yarasýný öpen Firdevs…

Bu da benim annem.” diyen Firdevs. Kendinden küçük kuzenine sayýlarý ve

Ben Firdevs’im. Küçüklüðünde bile harfleri harfleri öðreten Firdevs. Kuzenini her fýrsatta bilen ve sayýlarý sayan, ders çalýþan Firdevs. kandýran Firdevs... Saklambaç oynarken, hemen yakalanan Firdevs. Ben Firdevs’im ve Firdevs olduðum için Ben Firdevs’im iþte… Ablasýnýn makyaj çok mutluyum. Þimdi ise sarý saçlarýmý, malzemelerini gizlice ve çaktýrmadan alýp çocukluk arkadaþlarýmý ve hepsinden önce süslenen Firdevs… Babasýnýn gülü Firdevs... de çocukluðumu özlüyorum.

44


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Melike UÇAR - 6/A

BEN ÖÐRETMENÝM

O hüzünlü karanlýk gecelerde, mum ýþýðýnda çalýþarak öðretmen oldum. Ýnanç oldum, milletimin yeþeren umudu oldum, suskun aðýzlarda çýðlýk oldum...

Ben öðretmenim derken, öðle onurlanýyorum, öyle gururlanýyorum, öyle önemsiyorum ki kendimi anlatamam. Benim sevgim bölüm bölüm yükseldi yüreklerde. Sevgimi verdim öðrencilerime, bana bakan gözlerde gördüm o sýcaklýðý.Kalbinde nasýl huzur hissetmez insan… Þimdi karanlýða pencereler açýyorum, ýþýk saçýyorum her bir yanýma. Bak iþte dünya diyorum baðýrarak, baðrýma basýyorum öðrencilerimi, bir çiçeðin büyümesini anlatýyorum, güneþin her gün nasýl doðduðunu ve vatan sevgisini aþýlýyorum onlara… Bulut oldum onlar için, mutluluk yaðdýrdým üstlerine. Bir hayat oldum yarýnlarý için, yeni, tertemiz bir hayat oldum.

45


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Meryem KAYACI - 7/B

HAYALÝMDEKÝ RENKLER

Pembe… Toz pembe hayallere benzer Hem coþkuludur, hem çocuksu, Hem açýktýr, kapalý, Hem çilekli bir bayram þekeri, hem gözlerde sevinç… Mavidir insanýn içini açan. Bizleri hep mutlu eden, Kýrýk hayallerimi onaran, Sonsuz bir gökyüzüdür mavi… Maviye benzeyen lacivert Kapalýdýr siyah kadar. Onun kadar boðuk, Ve soðuktur onun kadar.

Turuncu… Aklýný baþýndan alan Þýklýktýr turuncu kýyafetlerin üstünde, Gökyüzünde kapanýþtýr turuncu… Eflatun, bir hatun gibidir, Hem kibar, hem tatlý, Hem güzel, hem alýmlý, Bir o kadar da sevdalýdýr eflatun… Kýrmýzý, yakýcýdýr, En sevgilisidir renklerin. Kan kýrmýzýdýr, bayrak da onun kadar, Baðýmsýzlýk simgesidir kýrmýzý. Beyaz saftýr, yaðan kar gibi, Gelinliðin rengi kadar masum, Umut dolu bir beyaz sayfadýr. Beyaz, gelecektir, en güzel günler için… 46


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Deniz YAÞAR - 8/A

ÝÞTE BENÝM OKULUM

Benim ikinci evimdir okul. Güneþsiz yarýnlarýmý aydýnlatandýr.Her yeni kelimeyle yeþerir, çiçeðini bekleyen baharým. Caným ark adaþlarýmla renklenir hayatým. Öðretmenlerimse, umududur gelecek baharlarýmýn… Çok net hatýrlýyorum. Okula ilk baþladýðýmda gözümden süzülen yaþlar bende uyandýrdýðý korkunun sebebiydi. Annemin elini sýký sýký kavramýþ, anne beni býrakma diyordum. Korkuyordum... Bana kötü davranacaklar, beni yalnýz býrakacaklar diye. Oysa bilmiyordum, okulun beni eðitip geleceðe yönümü çevireceðini. Beni ýþýklý, aydýnlýk yarýnlarda bekleyeceðini….

Þimdi ise okuluma alýþmýþ, bekliyorum öðretmen olacaðým günleri. Öðrencilerime sevgiyle kenetlenmiþ bilgilerimi aþýlayacaðým günlerimi bekliyorum. Onlardan örnek alýyorum, onlarýn bana verdiklerinden beni sevip bana güvenmelerinden... . Ben de okulumu gururlandýrmak, adýmý duyurmak istiyorum. Bakýn 100. Yýl’ dan öðretmen çýkmýþ, hem de pek baþarýlýymýþ desinler. Desinler de iþte benim okulum deyivereyim. Öðretmenliðimi okuluma borçluyum. Öðretmenlerime, arkadaþlarýma... Onlarla baðlandýðým geleceðime borçluyum. “Ýþte benim okulum “ diyeceðim günleri özlemle bekliyorum. 47


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

Melike SÝPAHÝOÐLU 6-A

ANNECÝÐÝM, BENÝ ASLA YALNIZ BIRAKMA! Annem… Caným annem… Sevgimi gösteremediðim tek insan. Ona baktýðýmda sýcak gülümsemesi, sarýlmasý… Ama ben ona karþý duygularýmý yeterince gösteremediðimi düþünüyorum. Tek bir kelimeyle, onu kýrarým diye çok korkuyorum. Çünkü onsuz bir yaþam mücadelesi düþünemiyorum. Onun yanýndayken farklý bir hayatta buluyorum kendimi. Bize kýyamayan, bize asla zarar vermeyen, yüreðimin diðer parçasý, p hayatta kalmamýn tek nedeni…Annem… Anne ne demek? Bunu birçok kez düþündüm. Bir türlü anlatýlamayan ama hayatýmýzýn en büyük parçasý olan insan... Her söylendiðinde sana huzur veren, içinde büyük bir rahatlýk hissettim insan… Bazen sana kýzdýðýnda, senin iyiliðini düþündüðü halde, baze bazen sen de ona kýzarsýn. Yalnýz býraktýðýnda kendimi baþýboþ bir kedi gibi adlandýrýyorum.Yalnýz kalmak, annesiz kalmak istemiyorum. Þimdi sana sesleniyorum, anneciðim beni asla yalnýz býrakma… 48


Parantez

YAVRU KEDÝ

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

oynuyor, doyasýya eðleniyorduk.Biz bir daha hiç ayrýlmadýk.

Hüzünlü bir kýþ akþamýydý. Dýþarýda miyavlayan bir kedi… Yorgun ve üþümüþ haldeydi... Kaybolmuþ bir hali vardý. Sanki ailesinden ayrýydý ve yapayalnýz kalmýþtý. O gece , o kediyi düþünerek uyuyakalmýþtým.Sabah olmuþtu. Kedi, hala kapýmýzýn önünde uyuyordu. Çok üzülmüþtüm. Onu içeri almýþtým.Çok aç görüyordu. Süt verdim, içemiyordu. Çünkü çok küçüktü daha. Gözüme bakarak miyavlýyordu. Ýki gün boyunca hiç bir þey yememiþti. Ama ben yine de her gün süt veriyordum ona, belki içer diye. Ama içmiyordu. Verdiðim süt öylece duruyordu. Günler geçmiþti.Kedi biraz büyümüþtü.Bana çok alýþtýðý için gitmiyordu yanýmdan, ben de ona alýþmýþtým.Artýk onsuz bir zaman geçiremiyordum. Onu çok seviyordum. Onunla oyunlar

Merve AYDIN 6/A

SONBAHAR

Bir mevsim… Genç aðaçlarýn büküldüðü, yapraklarýn döküldüðü, yüzü solan kýrlarýn mevsimi... Ýnsanlarýn üþüdüðü, küçük bir tebessüm ve üþüdüðünü belli eden bir çocuðun, beyaz perde örtülmeden önceki hazýrlýðýdýr sonbahar… Kim istemez ki dünya hep güneþli kalsýn, her yer sýmsýcak olsun… iþte dünyanýn konumunda vardýr sonbahar. Dönüp baktýðýmda yaþayan aðacýn öldüðünü gösteren sonbahar. Ama unutmayalým ki sevmesekte sevsekte mevsimdir iþte sonbahar. Ben sonbahar mevsimini seviyorum. Çünkü üþümeyi, dertleri anlmayý öðrendiðimiz mevsimdir sonbahar.

Merve KAVAKLI 6/A 49


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

ÖÐRENCÝLERÝMÝZÝN RESÝM VE TEKNOLOJÝ TASARIM DERSLERÝNDE YAPTIÐI ETKÝNLÝKLER

50


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

51


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

BALIKLAR TAZE MÝ?

Japonlar taze balýðý hep çok sevmiþlerdir. Fakat Japonya sahillerinde bol balýk bulmak mümkün olmamaktadýr. Balýkçýlar, Japon nüfusu doyurabilmek için daha büyük tekneler yaptýrýp daha uzaklara açabilmiþlerdir. Balýk için uzaklara gidildikçe, geri dönmesi de daha çok vakit alýr olmaktadýr. Dönüþ bir-iki günden daha uzarsa, tutulan balýklarýn da tazeliði kaybolmaktadýr. Japonlar ise tazeliði kaybolmuþ balýðýn lezzetini sevmemektedir.

o kadar zevk alýrsýnýz. Problem sizi ne kadar zorluyorsa ve siz onu adým adým çözebiliyorsanýz bundan da o derece mutluluk duyarsanýz, heyecan duyarsýnýz ve enerji dolu, canlý, ayakta kalýrsýnýz. Japonlarda balýklarý yine teknelerindeki akvaryumlarda tuttular, ancak içine küçük bir de köpekbalýðý attýlar. Bir miktar balýk köpekbalýðý tarafýndan yutulmuþtu, ama geride kalanlar son derece hareketli ve taze kalabilmiþlerdi. Buradan da görebileceði üzere problemlerden uzaklaþmaktansa içine atlamak, boðuþmak ve onlarý yenmek gerekir. Problemimiz çok ve çeþitli olabilir. Ümitsiz olmayýn. Onlarý tanýyýn, organize edin, kararlý olun, daha çok bilgi ve yardým desteði ile onlarla savaþýn.

Bu problemi çözebilmek için balýkçýlar teknelerine soðuk hava depolarý kurdurmuþlardýr. Böylece istedikleri kadar uzaða gidip, tuttuklarýný da soðuk hava deposunda dondurulmuþ olarak saklayabileceklerdi. Ancak Japon halký taze ile donmuþ balýk lezzet farkýný hissedebiliyordu. Ve donmuþ olanlara BÝR YERE NOT EDÝN fazla para ödemek istemiyorlardý. Baþkalarýndan üstün olmamýz önemli deðildir. Önemli olan dünkü halimizden Balýkçýlar bu defa teknelerine balýk ü s t ü n o l m a m ý z d ý r. H i n t At a s ö z ü akvaryumlarý yaptýrdýlar. Balýklar içeride biraz fazla sýkýþacaklardý, hatta birbirlerine Bir iþe baþlamak için iyi bir gerekçemiz çarpa çarpa biraz da aptallaþacaklardý, ama yoksa ona baþlamamak için iyi bir neden yine de canlý kalabileceklerdi. Japon halký var demektir. W.SCOTT canlý olmasýna raðmen bu balýklarýn da lezzet farkýný anlayabiliyordu. Hareketsiz, “Zor iþler, zamanýnda yapmamýz gerekip uyuþmuþ vaziyette günlerce yol gelen de yapmadýðýmýz kolay þeylerin birikmesiyle balýðýn, canlý, diri oluþur”Henry FORD hareketli taze balýða göre lezzeti farklýydý. Japonlar bu balýklara da tam olarak taze olmadýðý için fazla para ödemek istemiyordu. Peki, balýkçýlar nasýl bir yol izleyecek ve Japonya’ya taze, lezzetli balýk getirebileceklerdi? Siz olsaydýnýz ne yapardýnýz? Japonlarýn taze balýk probleminde olduðu gibi çözüm aslýnda basittir.1950’lerde L.Ron Hubbart’ýn gözlemlediði üzere: Ýnsanoðlu ancak hýrs iddiasý içinde bulunursa anormal çabalar sarf eder. Ne kadar akýllý, uzman, inatçý iseniz iyi bir problemle uðraþmaktan 52


Parantez

S A 8/

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

8 I F I B’ IN

Emre:Küçücük boyu, var türlü türü huyu var. Fatma G: Asi akar suyu, sinirlidir huyu. Enes: Ateþle yaklaþmayýn, aman deyim uzaklaþýn. Fatma Ay: Sýnýfýn rapunzeli, kibarlýðýn kraliçesi. Çaðatay: Agrasifim, kompleksliyim, sýnýfýn en romantiðiyim. Ceyda: Sarý civcivdir lakabý, kývýrcýktýr saçlarý. Yaþar: Kardeþinin abisi, sýnýfýn agresifi. Deniz: Kýzlarýn en küçüðü, öðretmenlerin kara böcüðü. Cengiz: Kuþlarýyla ünlü, temizdir gönlü. Aleyna: Yozgat’týr hayali, annesinin meleði. Ömer: Þekildir esprisi, güldürür herkesi. Kübra: Sýnýfýn esmer güzeli, geleceðin hemþiresi. Hasan: Babasý din adamý, sýnýfýn en uslu olaný Sedef: Mekaný arka sýralar, biri laf atsa oturur aðlar Sami: Markanýn erkeði, altýnda modifiyeli þahini Binnur: Eladýr gözleri, sýnýfýn haným efendisi Uður: Köpeði Raþa, gezer paþa paþa Ferdi: Çayýr mahallenin efesi, okulun keçisi Ayþe: Sýnýfýn artisti, geleceðin müzisyeni Furkan: Dokunmayýn Furkan’a, aðlar aman haa! Fatih: Gözlerinin rengi, arabalarýn þekli

YÝZ

Tayfur, en minyatürü sýnýfýn,

BÝZ

Ceren, kýz, sen de ne kadar havalýsýn! Muhammed hýrslýdýr, motorla kovalar beni, Tekdoðan duyguludur ama hep kavgada bulunur kendini. Elif iyi niyetlidir, en tutumlumuz, Apo dersen, içimizden en vurguncumuz, Emre þekildir ve yakýþýklý,. Enes duygusaldýr, adamakýllý, Bir Çaðrý var, kafasýyla ortalýðý sarsar. Sultan küsüverir, bizleri yakar. Rukiye çok sinirlidir ve herkese baðýrýr. Kavga olunca herkes önce Ali’yi çaðýrýr. Arda çalýþkandýr, ölümüne kankamýz, Esra sorumluluk sahibi, büyük baþkanýmýz, Ýbo sýnýfa yeni geldi, þekil araba yapýyor. Kendisine Fiko denince Faik hemen kýzýyor. Kalbinde kötülük yoktur, Hasan ile Mustafa’nýn. Kibarlýk ve hassaslýk göbek adýdýr Kübra’nýn. Ersinin bakýþlarý ne anlatmak istiyor? Yasin öyle zayýf ki, kaburgalarý sayýlýyor. Ersin DEMÝR 8-B Muhammed Ali YILMAZ 8-B 8-B’deki herkes þimdi mutlu yaþýyor. . . 53


Parantez

6-A

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

SIN

Ayþe- Sýnýfýn neþesidir

I FI

Melike S.- Sarý civcivimizdir Medine- En örgülümüzdür. Ülkü- Kara böceðimizdir. Adil: En çýtý pýtýmýz. Döndü: En bülbül sesimizdir. Mustafa : Sýnýfýn laz oðlanýdýr. Melike D: Topuklu ayakkabý hastasýdýr. Yakup: En Van kedisidir. Þevket: En darýlganýmýz. Aysel: En yatýþtýrýcý kýzýmýz Merve K: En tatlý tavþanýmýz. Umut: En agresifimiz. Emre: En yufka yüreklimiz Alperen: En ‘ ortaðým’ Fatma-En gür seslimiz Melike U.-En uzun boylumuz Mehmet-Futbol delimizdir. Yunus- Sýnýfýn komedi dükkanýdýr. Neslihan-En sýr kutusu Burcu-En süslü kýzýmýzdýr. Gündüz-Sýnýfýmýzýn harika baþkaný Savaþ-Sýnýfýn en býcýrý Salih-En yakýþýklýmýz Merve A.-Biricik sevgilimizdir. 54

A 7

I S

I F NI

Damla- Ufacýk tefecik ama çalýþkandýr. Hüseyin- Saftýr biraz, biraz da masum. Nazire- Nazire var ki gözleriyle mest eder bizi. Fatma- Fatma vardýr sessizdir ve sakin huyludur. Tayfur- Futbolda pas vermez, ona karþý geleni sevmez. Hatice-Bizim gözlüklü þirinemizdir. Elif- Görüntüsünün altýnda bir öðretmen yatar. Furkan- Asildir ama yine de damarýna basmayýn belli olmaz . Alperen- Gözlerinde mavi nehirler akar Niran- Hep þaka yapar güldürür bizi. Beyza- Alýnmaz hiçbir þeyi üstüne, geniþ gönüllüdür. Burak- Toros’u vardýr, sürer bayýr aþaðý. Zahide- Sýnýfýn solistidir, süslenir gelir. Þeyma- Meþhurdur þapkasý, çeþit çeþit tokalarý. Ergül- Takmaz kimseyi kafaya, takýlýr kendi baþýna. Ömer- Aðasýdýr sýnýfýn, bir bakýþý yeter. Cem- Saçlarý çok inatçýdýr, futbol takýmýnda kalecidir. Can- Sýnýfýn sarýsýdýr, geleceðin futbolcusudur. Zehra- Deli doludur,babasýnýn sað koludur.


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

ÖÐRETMENLERÝMÝZ 8. SINIFLAR YAZDI

MÜDÜR ÖÐRETMEN Öðretmenlerin baþý Okulun temel taþý Büyüktür bu arada Hem konumu, hem de yaþý

DERVÝÞ ÖÐRETMEN (Müdür Yardýmcýsý) Yönetimi sýkýdýr. Huyu tam Osmanlý’dýr. Canýný sýkan öðrencileri, Bir dakikada uslandýrýr.

LEVENT ÖÐRETMEN (Matematik Öðrt.) Kampanyalýdýr sütleri, Arabasý geçmez yirmiyi, Belinde siyah kuþaðý, Çözer bütün formülleri

AYTEN ÖÐRETMEN (Türkçe Öðrt.) Laptopu var Acer Kaynanasýnýn adý Hacer En fazla iki yanlýþ, bir çikolata Hani bana limonata.

FATMA ÖÐRETMEN (Fen Bilgisi Öðrt.) Her gün yaptýrýr deneyleri, Denkleþtirir formülleri Bir püf noktasý bulur ki Titrer bütün deney tüpleri

GÜLCAN ÖÐRETMEN (Ýngilizce Öðrt.) Ödev yapmayanlar ayaða Tahtada geçsinler sýraya Yes mi, no mu, lütfen please Bunu önceden bilmeliydiniz

SULTAN ÖÐRETMEN (Sosyal Bilgiler Öðrt.) Kavimler Göçü’yle baþlar ders SBS’ye hazýrlanýn çocuklar Bitti mi asla unutmaz sorar Anlaþýldý mý arkadaþlar?

ÜMMÜ GÜLSÜM ÖÐRETMEN (Teknoloji Tasarým Öðrt.) ‘Þiþþþt’ noluyo ya? Oturun artýk sýraya Bizim öðretmenimiz Ümmü Gülsüm Hoca

YASEMÝN ÖÐRETMEN (Din Kültürü Öðrt.) Dinimizi öðretir Sureleri ezberletir Bunlarý öðrenen olursa Bilsin ki cennettedir

SEHER ÖÐRETMEN (Müzik Öðrt.) Elinde bir flüt Öttürür dürüt dürüt! Do, re, mi, fa, sol, Karþýsýnda akýllý ol!

KÜBRA ÖÐRETMEN (Beden Eðitimi Öðrt.) Arabasý var kýrmýzý Kalbimizin hýrsýzý Koþturur üç, beþ tur Sonra olduðun yerde dur.

CEM ÖÐRETMEN (Resim Öðrt.) Elinde var fýrçasý, boyasý Öðretmenlerin delikanlýsý Herkesinkinden sýkýdýr O korkunç bakýþlarý

7-B SINIFI Þeyda- En popüler Halil- En elma yanaklý Firdevs- En birincimiz Mehmet- En duygusal, en araba seven Mustafa- En tertemiz Mihriban- En koþucu Kürþat- Kavgalarda en önde

Özlem- En uzun saçlý Metehan- En uzun boylu Durmuþ-En bülbül ses Yusuf- En mavi göz Ziya- En deli oðlan Gülnur-En balýkçý Osman- En sinirli ve hýrslý Hakký- En þakacý Ezgi-En süslümüz Meryem-En minyatür 55


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

EÐLENCE KAPLUMBAÐA

Bir gün dört kaplumbaða pikniðe çýkmaya karar veriyorlar. Erzaklarý hazýrlayýp yola koyuluyorlar. Bir yýl, iki yýl, beþ, on yýl derken 30 yýl sonra piknik yerine varýyorlar. Hemen erzaklarý çýkarýyorlar, gazozlar, yiyecekler her þey ortaya çýkýyor.Gazozlar da þiþe gazoz. Ama bir de ne görsünler? Gazoz açacaðý yok! Tek çözüm, birinin eve gidip açacaðý alýp getirmesi. Doðal olarak en genç kaplumbaðayý seçiyorlar. Genç eleman: - Giderim ama bir þartým var, der ve ekler: - Buradaki yiyeceklerin hiçbirine ben gelinceye kadar dokunulmuyacak. Diðerleri de bunu kabul eder. Elamýnýmýz yola çýkar. Aradan bir, iki, on, yirmi yýl geçer.Bu arada yaþlý kaplunbaðalardan birisi fenalaþýr. Ölmek üzeredir. Akadaþlarý ne yapsa faydasýz. Kaplumbaða’nýn son dileði olup olmadýðiný sorarlar. O da: Gerçi genç kaplumbaðaya söz verdik ama þuradaki sarmalardan bir tanesini yesem olur mu? der. Diðerleri de onu kýramaz ve: Elbette! , diyerek sarmalardan birini verirler. Tam aðzýna atcaðý sýrada geç kablumbaða çalýlarýn arasýndan fýrlar ve: Gitmiyorum iþte, gitmiyorum!

GARANTÝLÝ ÜRÜN Adamýn biri paraþüt almak için bir dükkâna girer ve satýcýyla konuþmaya baþlar: “Efendim, ben bir paraþüt almak istiyorum ama ya paraþüt açýlmazsa ne olacak?” Satýcý: “Olur mu beyefendi yedeði var onu açarsýnýz” Müþteri:” Peki ya o da açýlmazsa?” Satýcý: “Ürünlerimiz garantilidir, getirin deðiþtiririz” "Ýngilizcenin bittiði an Bir Türkçe kelime, 17 Ýngiliz kelimesine bedeldir." Afyonkarahisarlýlastýramadýklarýmýzdanmýsýnýz ? Ýngilizce tercümesi: -Are you one of those people whom we unsuccessfully tried to make resemble the citizens of Afyonkarahisar? 56

Ýç içe daireler var, spiraller deðil.Sizce de öðle deðil mi?

SON ESPRÝLER

1.Top yan aðlarda ben aðlamaz mýyým!!! 2.-Arabalar namaz kýlar mý? -hayýr : -Ama Renault Clio.. 3.Nuri ölünce Çin’ e gömün... Nuri çin de yatsýn… 4.Babam musluklarý kapat dedýðýnde evde akan sular durur . 5.Adamýn biri yarýn öleceðim demiþ, Yarmýþlar ölmüþ,,, 6.Kel nasýl çaðýrýlýr? -Heykel! 7.Arkadaþlarla fýrýnda patates yiyorduk... Fýrýn sýcak geldi bahçeye çýktýk... 8.Adamýn biri her gittiði yerde tek kelime dâhi etmeden indirimli alýþveriþ yapýyormuþ.Neden? Adam içten pazarlýklýymýþ,,, 9.Neden bazýlarýný uykudan uyandýrmak için yüzüne su dökerler.? - Çünkü suyun kaldýrma kuvveti vardýr )))))))))))) 10.- Oðlum hayýrlý olsun. Araba almýþsýn. - Evet aldýk. - Peki niye Araba aldýn? Kendine alsaydýn ya !..)) 11.Üç Japon Sýrayla ucaktan atlamiþ. japonlar ölmüþ.Sýra kirilmiþ. ) 12.Medyum Memiþ kaç kardeþtir? cevap: dört kardeþtir. 1- small memiþ 2- medium memiþ 3- large memiþ 4- xlarge memiþ


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

EÐLENCE

Aslan ormanlar kralý. Bir gün bunu bütün hayvanlara söylettirmeye karar vermiþ. Gezintiye çýkmýþ. Önüne gelen ilk hayvan grubu olan kuþlara sormuþ: -Ormanlar kralý kim? -Sizsiniz efendim! -Aferin.Güzel… Sonra koyun-keçi grubuna sorar: -Ormanlar kralý kim? -Sizsiniz efendim! -O…güzel. Bu güzel soruya ayný cevap verilmesi aslaný biraz þýmartmýþ. Yoluna devam ederken karþýsýna bir fil denk gelince yine ayný soruyu sormuþ: -Ormanlar kralý kim? Cevap yok. -Ormanlar kralý kim? Cevap yok. Kulaðý herhalde duymuyor zannedip yanýna biraz daha yaklaþarak ayný soruyu kükreyerek sormuþ: -Ormanlar kralý kim? Fil artýk rahatsýz olunca aslaný hortumu ile kaptýðý gibi üç beþ metre ileri fýrlatmýþ. Tekrar yanýna gidip ayaðý ile saðlamlýðýný kontrol ettikten sonra kaldýrýp iki metre daha ileri atmýþ. Yanýna yeniden gittiðinde aslan son anlarýný yaþýyor gibi zor nefes alýyormuþ. Kendini toparlamaya çalýþan aslan sakin sakin þöyle konuþmuþ. - Ya kardeþim. Bilmiyorsan, bilmiyorum, de. Ne diye dövüyorsun ki?

YANLIÞ NUMARA Temel, arkadaþý Ýdris’i aramaktadýr. Telefon numarasýný çevirir ve arkadaþýný sorar; -Alo, Ýdris orda mý? -Karþý taraf cevap verir: -Hayýr efendim, yanlýþ numara.

ÇOK ÝLGÝNÇ

Bir ignliiz üvnsertsinede ypalýn arþaýtramya gröe, kleimleirn hrfalreiinn hnagi srýdaa yzalýdkýlraý ömneli dðeliimþ. Öenlmi oaln brinci ve snonucnuhrfain yrenide omlsaýmyýþ. Ardakai hfraliren srýsaý krýaýþk oslada ouknyuorumþ. Çnükü kleimlrei hraf harf dðeil bri btüün oalark oykuormuþz. Bakýn nasýl da düzgün okudunuz, ilginç deðil mi?

ZÝHNÝ ÇOK AÇIK

Bir sýnýfta bulunan öðrencilerden biri çok tembeldir. Bir gün öðretmen bu durumu paylaþmak üzere öðrencinin babasýný okula çaðýrdý. - Beyefendi, çocuðunuzun durumu çok kötü, çocuðunuz çok tembel. - Ýyi ama bizim çocuðun zihni çok açýktýr. O kadar açýk ki, bilgiler bir yandan giriyor öbür yandan çýkýyor. 1 = LIM x 8 x-8

8

NÝYE KIZIYORSUN KÝ?

Bu þartlar altýnda alttakþ sorunun cevabý nedir?

1 = LIM x 5 x-5

57


Parantez

100. Yýl Ýlkoðretim Okulu

EÐLENCE

SARI MAVÝ TURUNCU SÝYAH KIRMIZI YEÞÝL MOR SARI KIRMIZI TURUNCU YEÞÝL SÝYAH MAVÝ KIRMIZI MOR YEÞÝL MAVÝ TURUNCU KELÝMELERÝ OKUMADAN RENKLERÝ SÖYLEYEBÝLÝR MÝSÝNÝZ? 58



Parantez 3. Sayi