Issuu on Google+


M

erhaba, “Cennet annelerin ayakları altındadır.” diyor Alemlerin Efendisi(sav). Oysa, bizim hayatımızı gergef gibi işleyen annelerimizin kıymetini ne kadar biliyoruz. “Onlara bir of bile demeyin.” Hadis-i Şerif’i hayatımızda ne kadar yer buluyor. Mayıs’ın ikinci haftasında kutladığımız Anneler Gününü bu açıdan baktığımızda daha anlamlı hale geliyor. Gelin annemize olan sevgi ve saygımızı birgüne sığdırmaktan çıkaralım. 10 bin yılı aşan tarihi ile medeniyetlere ev sahipliği yapmış, Anadolu’nun hızla gelişen sanayisi ve leblebisiyle ünlü şehri Çorum’u birbirinden ilginç yönleriyle anlattık. Türk edebiyatında ayrı bir yeri olan söz üstadı, dertli şair Necip Fazıl Kısakürek’in hayatından kesitler sunduk.

İstanbul’un Fetih heyecanını yaşamak istiyorsanız, Dünya’da bir eşi benzeri daha olmayan 3 boyutlu fetih müzesini gezmeden İstanbul gezdim dolaştım demeyin, deriz. Hiç farkında olmadan hayatımızı televizyona bağımlı hale getiriyoruz. Zamanımızın büyük çoğunluğunu ekran karşısında boşa tüketiyor, sevdiklerimize ayıracağımız vakti fırsatları eritiyoruz. Televizyon zaman hırsızlığınından ziyade çocuklarımızı şiddete bağımlı, asosyal ve tembel bireylere çeviriyor. Televizyonun özellikle çocuklarımız üzerindeki zararlarından kurtulabilmenin yollarını yazımızda bulacaksınız. Bu sayımızda da modadan, dekorasyona, evimizin mutfağından hobiye kadar birçok konuları sizler için işledik. Keyifli okumalar. info@kimgrup.com.tr

life

Alışveriş ve Yaşam Kültürü Dergisi MAYIS 2012 YIL: 5 SAYI: 44 Kim Adına Sahibi Erol ERSAN Yönetim Yeri KİM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Evren Caddesi Barış Sokak No: 6 Bağcılar / İSTANBUL Tel: (0212) 489 21 21 www.kimgrup.com.tr Genel Yayın Yönetmeni Zeki SARIELMAS Grafik Tasarım Gülşah ŞENEL Mustafa GÜLEÇ Katkıda Bulunanlar Dr.Nazmi Korkut KASAPBAŞI Uzm.Dr.Abdurrahman YILDIRIM Hatice Saadet KALYONCU Okur Hizmetleri Hattı Sema GÜR Baskı ve Cilt Star Medya Yayıncılık

Kimlife Kimgrup reklam departmanı tarafından hazırlanmaktadır. Yerel süreli yayındır, ayda bir hazırlanır. Dergimizde ilanlarınızın yer almasını istiyorsanız; 0212 489 21 21 nolu telefondan iletişime geçebilirsiniz.

facebook.com/kimduyuru

twitter.com/kimmarket


KİMLife SAĞLIK

3 kimlife


içindekiler 8 12

18

30

38

6

Kim Şube

8

Ayak Sağlığımız

"Pendik şubemizi tanıyalım"

"Doktorumuzdan öneriler"

10

Gezelim - Görelim

12

Tarihin Derinliklerinden Günümüze

18

Oyuncaklar ve Çocuklar

20

Haydi Pikniğe

22

Hobi

24

Biyografi

30

Fedakar Annelerimiz

34

Moda

38

Ayaküstü Röportajımız

46

Görelim-Bilelim

54

Denizin Zeki Kolları

62

Çocuk Ödüllü Bulmaca

"Belgrad ormanı ve mesire yerleri"

"Çorum ilimizi tanıyoruz"

"Doktorumuzdan öneriler"

"Baharda mutlaka pikniğe gidelim"

"Ebru sanatı inceleikleri"

"Necip Fazıl KISAKÜREK"

"Anneler gününüz kutlu olsun"

"Renkli pantalon trendi"

"Rıza SÖNMEZ ile"

"İstanbul'un fethine panoramik bakış"

"Ahtapotlar"

"Hediyeler sizi bekler"


KİMLife SAĞLIK

5 kimlife


KİMLife KİM ŞUBE

Kalite Pendik’te Sibel Hanım, Pendik mağazamızın müdürüsünüz. Ne zamandan beri bu görevi yapmaktasınız? 1994 yılından beri gıda sektöründe işletme müdürü orak görev yaptım. 2010 yılından beri ise Kim Pendik mağazamızda, işletme müdürü olarak çalışmaktayım. Mağazanız 09.04.2010 yılında hizmete girdi. Özelliklerinden bahsedebilir misiniz? Mağazamıza Pendik devlet hastanesine 100metre ilerde, çevre-

de esnafların yoğun olduğu geniş müşteri potansiyeline ve geniş ürün portföyüne sahip güleryüzlü personeli ile müşterilerine hizmet sunan bir işletmedir. Pendik mağazası hangi ürün gruplarıyla müşterisinin karşısına çıkıyor? Mağazamız gıda ve gıda dışı olmak üzere tüm ürünler ile müşterilerimizin koşulsuz güvenliğini sürekli kılmak ve sağlıklı ortamda hijyen kurallarına uygun bir şekilde hizmet sunmayı hedef olarak belirlemiştir.

6 kimlife


Perakende sektöründe bayan yönetici olarak görev yapmanızın iyi yönleri nelerdir? Bayan yönetici olmamın iyi yönleri; müşterilerimiz karşılarında bayan müdür gördüklerinde memnun oluyorlar sorunları veya istekleri olduğunda özellikle bayan müşterilerimiz daha rahat bir şekilde ifade ediyorlar. Ayrıca bayan müdür olmam sorumluluğun daha fazla bilincinde olmamı ve daha dikkatli ve hijyen olmamı sağlamaktadır. Hedef kitleniz hangi bölgelerdir? Hedef kitlemiz bütün tüketiciler, esnaflar ve tüm ev hanımları. Ayrıca insanların ihtiyaçlarına en uygun ve en iyi hizmeti sunmayı hedefliyoruz. Rakiplerinize nazaran farklılık oluşturmak adına nasıl çalışmalar yapıyorsunuz? Müşterilerimiz ile iyi iletişimler kurup, güleryüzlü personelimiz ile kaliteli, uygun ürüne uygun fiyat politikası ile; Pendik ve çevresinde ikamet edenleri alışverişe davet ediyoruz. Çalışanlarınızın müşterilere karşı kusur işlememesi için nasıl eğitimler veriyorsunuz? Müşterilerimize karşı sıcak, samimi bir şekilde iletişim kurup saygıda ve hizmet-

KİMLife KİM ŞUBE

Pendik mağazası olarak ürünlerinizi müşterilere sunumunda nelere dikkat etmektesiniz? Taze kaliteli ve uygun fiyat politikası ile ürün çeşitliliğine ve hijyen kurallarına uygun bir şekilde sunmaya dikkat etmekteyiz.

de kusur etmemeleri konusında eğitimler vermekteyiz. "İnsana hizmet mutluluktur" sloganını benimseyip müşterilerimize en iyi hizmeti sunmayı, bu konuda da personellerimize gerekli eğitimleri vermekteyiz. Mağaza içinde oluşabilecek hırsızlık olaylarına karşı ne gibi önlemler almaktasınız? Kameraların görüntü alanlarını kapatmayacak şekilde ürünlerimizi raflarda ve teşhirlerde müşterilerimize sunmaktayız.

Personellerimize güvenlik eğitimi ve duyarlılığını aşılıyoruz. Bu konuda eğitimler veriyoruz personellerimize, şüpheli gördüğümüz müşteri şeklinde mağazamıza girip hal ve hareketleri ile kendini ele veren insanları takip ediyoruz..Tırnakçı vs. hırsızlar konusunda personelimizi uyarıp gerekli eğitimleri veriyoruz. . Son olarak Pendik mağazasının hedefleri nelerdir? Hedefimiz müşteri sayımızı daha fazla yükseltmek, satışlarımızı geçen yıllara göre daha fazla artırmak Pendik çevresinde bulunan rakipler arasındaki pastada daha büyük dilimde yer almak ve aylık verilen hedef ciroyu tutturmak.

Pendik Mağaza

Açılış: 09.04.2 010 Kasa Sayısı: 3 400 m 2 Batı Mah. Sab ri Taşkın Cad. No:4 Pendik / İSTANBUL 0216 491 75 72

7 kimlife


KİMLife SAĞLIK

Yüksek topuklu ayakkabılar ayak sağlığını bozuyor Medicana Çamlıca Hastanesi Ortopedi Bölümü Uzmanı

Dr.Nazmi Korkut KASAPBAŞI

K

adınların vazgeçilmez tutkularından biri olan, güzel, şık ve bakımlı kadının kıyafetinin en büyük tamamlayıcısı ayakkabılarınızı seçerken ne kadar dikkat ediyorsunuz... Son yıllarda modanın en gözde aksesuarı haline gelen yüksek topuklu ayakkabıları şık olmak için giyerken ayak sağlığınızdan olmayın. Ayağın dar ayakkabının içinde sıkışarak ileri derecede şekil bozukluğuna uğraması, Halluks Valgus hastalığı olarak biliniyor

"Halluks valgus'un en sık rastlanan sebebi ayağa uygun olmayan, ayak başparmağını doğal olmayan bir pozisyonda sıkan, özellikle dar, sivri burunlu ayakkabıların uzun süre giyilmesidir." Çamlıca Medicana Hastanesi Ortopedi Kliniği'nden Dr. Nazmi Korkut Kasapbaşı, yüksek topuklu ve sivri burunlu dar ayakkabıların giyilmesi sonucunda kadınlarda çarpık başparmak ve baş parmakta kemik çıkıntısının (Halluk Valgus) oluştuğunu belirterek, "40 yaş

8 kimlife

altı bayanlar ayakkabı seçerken genellikle modaya ve ayakkabının şekline önem veriyorlar. Sert, sivri burunlu ve yüksek topuklu ayakkabıları tercih ediyorlar. 40 yaş üzerinde ise genelde geçmişte giyilen yanlış ayakkabılar sonucu ayak sorunları ortaya çıkmaya başladığı için ayakkabı seçiminde görünüşten ziyade rahatlık ön plana çıkmaktadır. Burada yapılması gereken ayak sağlığımız için kendi ayağımızı tanıyıp, ayak şeklimize göre ayakkabı seçimidir. Halluks Valgus (kemik çıkıntısı) oluşmasını istemiyorsak


kullanımı ağrıyı azaltmakta yararlıdır; yine önerilen diğer bir cihaz olan "gece ateli"nin ise kullanması çok zordur ve hastalar tarafından genellikle terk edilmektedir. Yapılan çalışmalar adı geçen her iki yöntemin de Halluks Valgus oluşması veya ilerlemesini önlemede bir faydasının olmadığını göstermiştir" dedi. Tedavi Seçenekleri Halluks Valgus'un bir şekil bozukluğu olduğunu belirten Dr.Nazmi Korkut Kasapbaşı, bunun ancak yapılacak bir operasyonla düzeltilebileceğini söyledi. Çamlıca Medicana Hastanesi'nde bu tür hastaların ameliyatlarını başarıyla yaptıklarını belirten Korkut, "Cerrahi müdahale gerekliliği kişinin ayakkabı giyemeyecek kadar bozuk şekilli bir ayağa sahip olması veya şekil bozukluğu çok fazla olmasa bile ayak ağrısının dayanılmaz olması durumunda ortaya çıkar. Genellikle tek başına başparmağa müdahale ile birlikte problemli olan 2. ve 3. parmağa da müdahale gerekmektedir" dedi. Ülkemizde özellikle 40 yaş altı bayanlar ayakkabı seçerken genellikle modaya ve ayakkabının şekline önem vermekte ve sert, sivri burunlu ve yüksek topuklu ayakkabıları tercih etmektedirler. 40 yaş üzerinde ise genelde geçmişte giyilen yanlış ayakkabılar sonucu ayak sorunları ortaya çıkmaya başladığı için ayakkabı seçiminde görünüşten ziyade rahatlık ön plana çıkmaktadır. Burada yapılması gereken ayak sağlığımız için kendi ayağımızı tanıyıp, ayak şeklimize göre ayakkabı seçimidir.

9 kimlife

İyileşme Süresi 4-6 hafta Ortalama iyileşme süresinin 4-6 hafta olduğunu ifade eden Dr. Kasapbaşı, "Ancak günlük hayata ve spora dönüş süresi 2-3 ay arasında değişmektedir. Günümüzde ortopedi uzmanlarınca uygulanan etkili ameliyat teknikleri ve ameliyat sonrası dönemde kullanılmaya başlanan, kişinin daha ilk günden ayak üzerine yüklenmesine izin veren özel ayakkabılar ve botların kullanılması ile beraber Halluks Valgus cerrahisinde çok başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Eğer sadece parmaklara yönelik bir operasyon yapıldı ise verilecek özel bir ayakkabı ile hemen basabilirsiniz. Tarak kemiklerine de müdahale edildi ise yaklaşık 3 hafta kadar basmanız sakıncalıdır" diye konuştu. Halluks Valgus'tan Korunma Yolları Yanlış ayakkabı giyimi Halluks Valgus oluşumunda en önemli etkendir. Eğer ailesel yatkınlık yanlış ayakkabı giyimi ile birleşirse ayakta halluks valgus gelişimi kaçınılmaz bir hal alır. Bu nedenle ayaktaki şekil bozukluklarından korunmanın en iyi yolu ayak giyimimize dikkat etmektir. Halluks valgus oluşmasını istemiyorsak yuvarlak burunlu ve 2.5-3.5 cm. topuklu ayakkabıların seçilmesi uygun olacaktır. Eğer ayak başparmağımızda bir çıkıntı veya ağrı olmaya başladığını sezersek yapılması gereken rahat ayakkabı veya spor ayakkabıya geçmektir. Kişilere genelde önerilen parmak arası slikon makara kullanımı ağrıyı azaltmakta yararlıdır; yine önerilen diğer bir cihaz olan gece ateli'nin ise kullanması çok zordur ve hastalar tarafından genellikle terk edilmektedir. Yapılan çalışmalar adı geçen her iki yöntemin de halluks valgus oluşması veya ilerlemesini önlemede bir faydasının olmadığını göstermiştir.

KİMLife SAĞLIK

yuvarlak burunlu ve 2.5-3.5 cm. topuklu ayakkabıların seçilmesi uygun olacaktır" diye konuştu. "Ayaklar Yaş İlerledikçe Şekil Değiştirir" Ayak başparmağının ayağa birleştiği bölüm, ayağın normal profilinin dışına taşarak, bunyon denilen çıkıntıyı yaptığını söyleyen Dr. Nazmi Korkut Kasapbaşı, kadınların başını ağrıtan bunyon yani çarpık başparmak, ayakta kemik çıkıntısını şöyle anlattı: "Bu durum Latincede Halluks Valgus (çarpık başparmak) olarak isimlendirilir. Bunyon sürekli sürtünmeye maruz kaldığı için, bu bölgedeki deri zamanla kalınlaşabilir. Ortopedi doktorları tarafından sıklıkla karşılaşılan bu problem çoğu zaman hastalarda kozmetik olarak rahatsızlık oluşturur. Ayrıca kişiye ağrı veriyorsa tedavi edilmesi gerekli bir hal almaktadır. Ayaklarımız yaşımız arttıkça şekil değiştirir. Özellikle ayak tarak kemiklerimizi bir arada tutan bağlar hamilelik sırasında hormonların etkisiyle veya yaşla beraber gevşer ve bu bölgenin daha da genişlemesine ve ayakta yayılmaya sebep olur. Bu oluşumda ailesel (genetik) özelliklerin de büyük etkisi vardır." "Kadınlar Arasında Çok Yaygın" "Bu hafif ancak yaygın sorun kadınlarda daha sık görülür" diyen Dr.Nazmi Korkut Kasapbaşı, sözlerine şöyle devam etti: "Bazı kişiler genetik olarak bunyona eğilimli olsa da, daha çok yüksek topuklu ve sivri burunlu dar ayakkabıların giyilmesi sonucu görülme sıklığı artar. Bu tür ayakkabılar giyildiğinde vücudun tüm yükü, aslında ilk karşılanması gereken yer olan topuktan ayak başparmağı ile tarak kemiklerinin eklemleştiği bölgeye kayar. Sivri burun nedeni ile de başparmak dışa açılanmaya zorlanır. Böylece bölgedeki bağlar aşırı basınç ve dışa zorlanmaya maruz kalırlar. Uzun süre devam eden bu tür etkiler genetik olarak eğilimli olanlarda daha çok görülmek üzere Halluks Valgus deformitesinin gelişmesine neden olabilir. Halluks Valgus'un ayakta şekil bozukluğuna yol açan bir hastalıktır. Tıbbi tedavi ancak kişiye ağrı verdiğinde veya ayakkabı giymesine engel olduğunda akla gelir." "Ayak Ağrısını Önemseyin" Dr.Nazmi Korkut Kasapbaşı, ayak başparmağında bir çıkıntı veya ağrı olmaya başladığının sezildiği anda yapılması gereken ilk şeyin rahat ayakkabı ya da spor ayakkabıya geçmek olduğunu söyledi. Dr.Kasapbaşı, "Kişilere genelde önerilen parmak arası slikon makara


KİMLife GEZELİM-GÖRELİM

Belgrad Ormanı ve Mesire Yerleri

B

elgrad Ormanı, Çatalca Yarımadası'nın en doğu ucunda, İstanbul ilinin Avrupa Yakası'nda yer alan doğal oluşumlu ağaçlık bölgedir. Doğusunda İstanbul Boğazı, kuzeyinde ise Karadeniz doğal sınırlarıdır. Bizans ve Osmanlı döneminde İstanbul'a içme suyu sağlayan en önemli kaynakken; günümüzde kente sağladığı su kentin gereksiniminin çok altında olduğu için daha çok rekreasyonel işlevi ağır basmaktadır. Orman adını, Kanuni Sultan Süleyman'ın Sırbistan seferi dönüşü beraberinde getirdiği Belgradlıların yerleştirildiği Belgrad köyünden almaktadır. Köy sakinlerinin su kaynaklarını kirlettiği anlaşılınca padişah buyruğuyla köy taşınmış; bu tarihten sonra ormanın ve barındırdığı su kaynaklarının korunması için ilk kez resmî önlemler alınmıştır. Denizden yüksekliği fazla olmamasına karşın yoğun yağış alan bir bölge olan

Belgrad Ormanı, Orta Avrupa ve Akdeniz iklimleri arasında geçiş özelliği göstermektedir. Ormanın bu niteliği, farklı bitki türlerinin aynı alanda içiçe büyüme-

Uğramayı Unutmayalım Belgrad Ormanında piknik yapmaya giderken yol üzerinde bulunan Bahçeköy mağazamıza uğramayı unutmayın. En kaliteli ve çeşitli piknik ürünlerini bulabilirsiniz.

sine olanak sağlamaktadır. Ormanın bitki varlığı genel olarak kışın yaprağını döken ağaç ve çalılardan oluşmaktadır.

10 kimlife

Sapsız meşe, ormandaki baskın ağaç türüdür. Belgrad Ormanı, İstanbul ve çevresinde canlı varlığı açısından da önemli bir bölgedir. Çok sayıda kuş, sürüngen ve memelinin doğal yaşama ortamıdır. Ormana yönelik koruma tedbirleri ve hayvanlar için koyulan av yasaklarıyla, tehlikede olan türler burada rahatça üreme olanağı bulabilmektedir. Su varlığı bakımından da oldukça zengin bir coğrafyası olan Belgrad Ormanları, irili ufaklı pek çok akarsuya ev sahipliği yapmaktadır. Bu akarsulardan bazılarının önüne Osmanlı döneminde bentler kurulmuştur. Orman sınırları içinde farklı noktalara dağılmış toplam 7 adet tarihî bent bulunmaktadır. Günümüzde İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü'nün idari sınırları içinde ka-


lan Belgrad Ormanı, 1956 yılında bir mesire ve piknik alanı olarak düzenlenerek halka açılmış ve İstanbulluların kullanımınına sunulmuştur. Kanuni, 1521 yılında Sırbistan seferinden birçok Sırp esirle birlikte döner. Bizans zamanından kalan köylerin canlandırılması ve yeni köyler kurulması uygulamasına paralel olarak esirler, eski Ayvat Köyü yakınına, orman içine iskan edilir. Bu yerleşime "Belgrad Köyü" adı verilir. Zamanla orman da aynı isimle anılmaya başlar. Daha sonraları bentlerin suyunu kirletmeleri sebebiyle 1894 tarihinde bir irade ile bunlar ormandan çıkarılmıştır. Osmanlı'nın Su Deposu XVI. Yüzyılda Türkiye'de henüz ormancılığın başlamamıştı. Ormanların korunamaması sonucu büyük tahribata neden olmuştur. Orman - su ilişkisi anlaşılmaya başlanmış ve gittikçe kalabalıklaşan İstanbul'un su ihtiyacının büyük bir kısmının Belgrad Ormanları'ndan karşılanabileceği anlaşılmıştır. Bunun üzerine su kemerleri inşa edilmiştir. Su kemerleri 1554 - 1654 Mimar Sinan tarafından yaptırılmıştır. Koruma Ormanı 1953 yılında 7 tane bendi içerisine alan Belgrad Ormanı, suyun miktarına ve kalitesine yaptığı önemli koruma fonksiyonu göz önünde bulundurularak Bakanlar Kurulu kararı ile "KORUMA ORMANI" olarak ilan edilmiştir. Av Üretme Sahası 1954 tarihinde de Belgrad Ormanı' nın tabii bir av hayvanı olan fakat usulsüz avlanmalar ile miktarı azalan karaca neslini yeniden üretmek, aynı zamanda halkın av hayvanlarına karşı sevgisini arttırmak, ilerde miktarı çoğalınca da ormana bırakılmak suretiyle av meraklılarının avlanma arzularını gerçekleştirmek amacıyla 70 Ha. Büyüklüğünde bir "AV ÜRETME SAHASI" tesis olmuştur.

Ağaç Türleri Belgrad Ormanı'nın esas ağaç türü meşe olup, genel orman alanının %75'ini kaplar. Kuzeye bakan yamaçlarda kayın ve içlerde gürgen ve güney yamaçlarında kestane ağaçlarına rastlanır. Tek tek veya küme halinde bulunan diğer ağaç türleri, Kızılağaç, kavak, ıhlamur, akçaağaç, karaağaç, söğüt, üvez. Ağaççık ve çalılar ise; Muşmula, fındık, kızılcık, katır tırnağı, sırım, laden'dir.

Fatih Çeşmesi Mesire Yeri İstanbul'un kapılarını bize açan Fatih Sultan Mehmet'in adına vakfedilen çeşme etrafında kuruludur. Giriş kısmındaki bu çeşme,yıllardan beri hizmet sunmakta, özellikle yaz mevsiminde çok sayıda ziyaretçiyi ağırlamaktadır.. Burada kuş cıvıltıları arasında unutulmaz bir gün geçirmek ya da koşu yaparken bir sincap ile karşılaşmak, unutulmaz hatıralar arasında yerini alır. Ayvad Bendi Mesire Yeri Kağıthane Deresi'nin kollarında olan Ayvat Deresi üzerinde kurulmuştur. 1765'te 3. Mustafa tarafından inşa edilen tarihi bendin yerden yüksekliği 13.45, tepe uzunluğu ise düz hat olarak 63 metredir. Küçük yükseltilerin arasındaki su toplama havzası, Belgrad Ormanları'ndaki

11 kimlife

en güzel manzaralardan biridir. Yabani bir çok hayvan tütünün yaşaması ekolojik açıdan bölgeyi önemli kılıyor. Tabiat ve fotoğraf meraklıları için önemli bir mekan özelliğinin yanısıra giriş yerindeki düzlükler piknik ve dinlenme için idealdir. Osmanlı İmparatorluğu'nun İstanbul için inşa ettiği su yollarının önemli bir halkası olan Kurtkemeri de bu sahanın içerisindedir. Bentler Mesire Yeri Belgrad Ormanları'ndaki en güzel mesire alanlarındandır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde şehrin su ihtiyacını karşılamak amacıyla birbirir arına inşa edilen Topuzlu Bendi (1750) Valide Bande (1796) ile 2. Sultan Mahmut Bendi (1839) buradadır. Piknik için bifesinden gerekli hizmetleri almanız mümkün. Ormanın derinliklerine kadar uzanan yürüyüş parkurları ve bisiklet yolu sizi her mevsim ayrı bir güzellikle buluşturur. Bahar ayındaki yeşil ürtü, yazdaki serinlik, sonbaharda sarıdan kırmızıya dönen renkler ve kışın yalınlığı tabiatla bir olma duygularınızı coşturacaktır. Binbaşı Çeşmesi Mesire Yeri Kemerburgaz ya da Belgrad Ormanları içinden rahatlıkla ulaşabileceğiniz zengin bir ağaç ve bitki örtüsüne sahip piknik yeridir. Yürüyüş parkuru ve oturma mekanlarıyla dikkat çekiyor. Rivayet edilir ki, Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllardaki savaşlarda bir bölük asker bölgeye sığınmak zorunda kalır. Açlık ve susuzluk giderek artmaktadır. Asker huzursuzdur ancak kamp yerinden ayrılmak da mümkün değildir. Bunun üzerine günlerce çare arayan bölük komutanı binbaşı, geceden sabaha kadar açtığı kuyudan su çıkarmayı başarır ve bölgeye de adını vermiş olur. Girişteki kafeterya ziyaretçilerin birçok ihtiyacını karşılayacak donanıma sahiptir. Mesire yerinde çocuklar da unutulmayarak şirin bir oyun bahçesi kurulmuştur.


KİMLife ŞEHİR

Tarihin Derinliklerinden Günümüze

Çorum 12 kimlife


KİMLife ŞEHİR

Ç

orum Saat Kulesi Çorum'un merkezinde, Osmancık, İskilip ve Gazi caddelerinin birleştiği yolun ortasında bulunan Saat Kulesi'ni üzerindeki kitabesinden öğrenildiğine göre Beşiktaş Muhafızı, İstanbul'da Ali Suavi olayını bastıran Yedisekiz Hasan Paşa l896 yılında yaptırmıştır. Doç.Dr. Hakkı Acun'dan transkripsiyonu öğrenilen kitabeyi Hattat Mehmet Nuri (1868-1951) yazmıştır: Şehinşah-ı zaman Abdülhamid Han-ı keremkarın Ferman-ı kiramından Hasan Paşayı bihemta Bütün evkatını vakf eyledi ihya-ı hayrata Muvaffak eylesun her dem anı amaline Mevla Bu saat kulesi ez cümle hayrat-ı güzininden Yapıldı yumn-ü evferle bu şehri eyledi ihya Çıkup bir vakt-i eşrefde yazıldı babına tarih Bu mikat-i celili yaptı bak Lütfi Hasan Paşa / l312(1896) Çorum Saat Kulesi yöresel sarı kesme taştan yapılmıştır. İlk bakıştı minare izlenimini veren Saat Kulesi 27.50 m. yüksekliğindedir. Sekizgen kaide üzerine oturan kulenin 24 köşeli gövdesi yükselmektedir. Gövde 5.30 m. çapındadır. Bunun üzerinde 81 basamaklı bir merdivenle kulenin şerefeye benzer balkonuna çıkılmaktadır. Gövdenin üzerinde dört bir tarafında birer saat kadranı bulunmaktadır. Saat kadranlarından sonra dört köşeli, her kenarında birer eşkenar üçgen şeklinde penceresi olan bölüm ve kubbe gelmektedir. Kulu l976 yılında onarılmıştır.

Kalehisar Medresesi (Behramşah Medresesi) Çorum Alaca ilçesi, Mahmudiye Köyü'nün 2-3 km. güneyinde Kaletepe Mevkiinde bulunan bu medresenin bir külliyeye ait bölümlerden olduğu sanılmaktadır. Yapım tarihi belli olmamakla beraber, mimari üslubundan XIII.yüzyıl Selçuklu yapısı olduğu anlaşılmaktadır. Kuzey-güney doğrultusunda kareye yakın dikdörtgen planlı olan medresenin uzun giriş eyvanından sonra üstü açık bir avluya geçilmektedir. Bu giriş eyvanının her iki yanında birer dershane odası, giriş ekseninde ise medresenin ana eyvanı, onun yanında... Hüseyin Gazi Medresesi Çorum, Alaca ilçesinin 3 km. güneyinde bulunan Alaca Hüseyin Gazi Medresesi'ni XIII. Yüzyılda Selçuklulardan Alaca Hüseyin Paşa yaptırmıştır. Medresenin diğer medreselerden farklı orijinal bir plan düzenlemesi vardır. Birbirine geçme iki bölüm halinde

13 kimlife

düzenlenmiş olan yapının doğusunda beyaz ve siyah mermerden 4.80 m. yüksekliğinde görkemli bir kapısı bulunmaktadır. Basit bir bordürün çerçevelediği portal nişi derin, altı sıra stalaktit bezelidir. XIII.yüzyıl Selçuklu portalinden giriş holüne geçilmektedir. Dikdörtgen... Alaca Tarihi Alaca İlçesinin tarihi M.Ö. 5000 yıllarına kadar uzanmaktadır. Eskiçağ' da ilçe merkezinin bulunduğu alan, "Etonia" olarak geçmektedir. XIX. ve XX. yy.'larda Hüseyinova yöre adı yerine, nahiye ve bucak adının tanımlanmasında önceleri bucak olan Alaca, Hüseyinabâd adıyla 1919'da ilçe olmuş, Alaca adı ise 1932'de resmiyet kazanmıştır. İl merkezine uzaklığı 50km'dir.YozgatÇorum, Sungurlu-Tokat karayollarının kesiştiği yerde bulunmaktadır.Kuzeyinde Çorum , güneyinde Yozgat , doğusunda Çekerek , batısında... Hattuşaş Mısır, Babil ve Mitanni gibi Eski Doğu'nun büyük güçlerinden biri olan Hititler, yaklaşık M.Ö. 1200 yıllarına kadar Anadolu'nun büyük bir kısmına ve zaman zaman da Kuzey Suriye'ye hükmetmişlerdir. İlk yerleşim izleri, Kalkolitik (Taş) Çağ'a kadar (M.Ö. 5000) inmektedir. Kesintisiz yerleşmeye başlanılması ise, Eski Tunç Çağı'nın sonlarına (M.Ö. 3000) doğru olmuştur. Bölgenin yerli halkı olan Hattiler, burada bir kent kurup, Hattuş adını vermişlerdir. M. Ö 20... Boğazkale Tarihi Boğazkale ilçesinin tarihi M.Ö. 5000 yıllarına kadar uzanır. İlçe merkezinin hemen yanı başında bulunan ve Hitit İmparatorluk başkenti olan Hattuşa ve Hattuşanın görkemli açık hava tapınağı Yazılıkaya ilçenin belli başlı tarihi


KİMLife ŞEHİR

mekanlarıdır. Cumhuriyetin ilk yıllarında adı Boğazköy iken, 1936 yılında ismi Boğazkale olarak değiştirilmiştir. 1967 yılında Belediye teşkilatı kurulmuş, 1987 yılında Sungurlu'dan ayrılarak ilçe yapılmıştır. Boğazkale İlçesi, Sungurlu İlçesine bağlı bir bucak merkezi iken... İncesu Kanyonu Çorum, Ortaköy İlçesi İncesu Köyü'nde bulunan İncesu Kanyonu 12,5 km uzunluğundadır. Genişliği 40-60 m. arasında değişmektedir. Tek giriş ve çıkışı bulunan İncesu Kanyonun her iki yamacı sarp kayalıktır. Kanyon, mevsimine göre rafting ve tracking sporları için uygun özellikler taşımaktadır. Şapinuva Hitit Devletinin önemli kentlerinden biri olan Şapinuva, (Ortaköy), Çorum'un 53 km. güneydoğusundadır. Çekerek nehri etrafında yer alan Göynücek Ovası ile Alaca Ovası arasındaki geçit üzerindedir. Hitit Çağında, hem siyasi hem de coğrafi konumu nedeniyle stratejik bir noktada yer alan şehir, önemli bir askeri ve dini merkezdir. Ortaköy kazılarında açığa çıkan ve sayıları 4.000'e ulaşan çivi yazılı tablet ve fragmanların (parça) oluşturduğu arşivde, Hititçe yazılmış... Ortaköy Tarihi İlçe toprakları eski devirlerden bu yana yerleşim yeri olduğu Hitit ve Roma dönemlerine ait kalıntıların bulunmasından anlaşılmaktadır. Ortaasya'dan buraya gelen Türkler kabile halinde, Pınarköy ve Asraköy mevki-

ileriyle Ortaköy'e yerleşmişlerdir. Daha sonra Asraköy ile Pınarköy, Ortaköy ile birleşerek şimdiki Ortaköy meydana gelmiştir. 1959 yılında ilçe olmuştur. İl merkezinin güneydoğusunda , Mecitözü ilçesinin güneyinde yer alır.İl merkezine uzaklığı 53 km'dir. Ortaköy ilçesinde Hititlerin önemli ticaret merkezlerinden olan... Osmancık Kalesi (Kandıber Kalesi) Çorum'un Osmancık ilçesinde Kızılırmağın kuzeyinde doğu-batı yönünde bulunan kale 275 m. yüksekliğinde doğal bir kayanın üzerinde yapılmıştır. Kandıber Kalesi ismi ile de tanınan kalenin ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı kesin olmamakla beraber Selçuklular zamanına ait olduğu sanılmaktadır. Bununla beraber kale değişik dönemlerde birkaç kez onarılmış, özelliğini yitirmiştir. Bu kale aynı zamanda İstanbul'dan Amasya'ya kadar uzanan ticaret yolu üzerinde olup, karakol kalesi niteliğindedir. Kalenin güneyindeki... Kapılıkaya Anıtsal Kaya Mezarı Çorum-Osmancık karayolunun Kırkdilim mevkiinde yolun sağında, derin vadilerin oluşturduğu engebeli bir arazi üzerinde yer almaktadır. Hellenistik Döneme tarihlenmekte olup, (M. Ö. II. yy) komutan İKEZIOS'a aittir. Çay seviyesinden yüksekliği 65 m. dir.

14 kimlife

Osmancık Tarihi Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerini batıya bağlayan yol üzerinde bulunan Osmancık , İl merkezine 56 km uzaklıktadır. Çorum-Kargı ile Samsun-İstanbul yollarının kavşak noktasındadır. Çorum'un en eski ilçelerinden biridir. 1075 yılında Türk egemenliğine girmiştir. Bu tarihten sonra Oğuzların Alayunt'lu boyundan Sorgun Oymağı Beyi Şerafettin Osman Gazi bölgeye emir olarak atanınca, kendi oymağının adını buraya vermiş ve kentin Eflanos olan ismi Sorgun olarak da anılmıştır. Şerafettin Osman... Meşhur Çorum Leblebisi Kuruyemislerin hemen hepsi yas sebze veya meyvelerin kurutulmasI, bazIlarInIn da bir kere kavrulmasI ile yenebilecek kIvama gelir. Çorum'un meshur sarI leblebisinde ise durum biraz farklIdIr. Leblebi zaten kuru olan nohuttan yapIlIr. Nohutun leblebiye dönüsmesi bir buçuk aylIk bir emegin ürünüdür. Tarihi dükkanlarda, tek kavrumluk leblebiler çuvallardan tenekelere, oradan legenlere dolduruluyor. Odun atesi ile yeterli sicaklIga ulasan firina aktarilan leblebiler son kavurmadan sonra tekrar çuvallara doldurularak dumanI üstünde satIsa sunulur. Çorum'da her kösebasInda bir leblebici dükkanI bulmanIz mümkün. Öteden beri bu yörede yetiSen nohutun iriligi ve ve leblebiye dönüsümü haklI bir üne kavusmus. AltmIslI yIllardan sonra artIk bölgede yetistirilen nohut, leblebi üretimine yetmemeye baslamIs ve baska bölgelerden nohut getirilmis. Buna ragmen Çorum Leblebisi ününden hiçbir sey kaybetmemistir. Senelerdir liderliginden taviz vermemesinin nedeni de kusaktan kusaga aktarIlarak bugüne ulasan kavurma islemlerindeki beceri olsa gerek. Nohuta ayrI bir lezzet ve altIn sarIsI rengini kazandIran geleneksel leblebi üretimi bir yandan devam ederken, odunun yerini tüp gazInIn aldIgI modern yöntemler de kullanIlmaya baslanmIs. Leblebi yapmak için öncelikle ates tuglasI, kerpiç, tava ve karIstIrIcIdan


Elvan Çelebi Zaviyesi Çorum, Meçitözü ilçesindeki Elvan Çelebi Zaviyesi Osmanlı döneminde, Anadolu'da yapılmış ilk zaviyelerdendir. Aşıkpaşa oğlu Elvan Çelebi sonradan camiye dönüştürülen bu yapıyı yanındaki türbesi ile birlikte 1352 yılında yaptırmıştır. Zaviye moloz taş duvarlı olup üzeri kubbe ile örtülüdür. Günümüzde cami görevini sürdürmektedir. Beke Kaplıca Hamamı Çorum Mecitözü ilçesinin Figani Köyü yakınında bulunan Beke Hamamı, aslında Beke Kaplıcasının hamamıdır. Kaba yontma taştan yapılan hamamın üzeri kubbe ile örtülüdür. Hamamın içerisinde bir havuz bulunmaktadır. Beke

Ne Alınır? Çorum ilinden alınabilecek şeylerin başında, şehrin sembollerinden olan , Çorum leblebisi ve bakır hediyelik eşya gelmektedir. Ayrıca, İskilip'te ağaç oyma işleri, Alaca Büyük Camili Köyünde kilim, Ortaköy İlçesi Karahacip beldesinde kilim, heybe, patik, çorap ve el örgü ürünlerini bulmak mümkündür. Osmancık ve Kargı'da üretilen pirinçler de, farklı lezzetleriyle mutlaka tadılması önerilen ürünlerdendir. Uzun yıllar Sivas İli Amasya Sancağı'na bağlı olan Mecitözü, 1916 yılında Ankara İli Çorum Sancağı'na bağlanmıştır. Orta Karadeniz Bölgesinde ÇorumAmasya karayolu üzerindedir.Çorum'a uzaklığı 37 km'dir. İlçede turizme hizmet edebilecek en önemli tarihi yapı Elvan Çelebi Cami( 1352 ) Tekke ve Türbesi ile yanındaki hamamıdır.Beke (Figani)kaplıcaları da iç turizme hizmet vermektedir. Alacahöyük Tarihi Eski Tunç Çağı ve Hitit çağında

15 kimlife

çok önemli bir kült ve sanat merkezi olan Alaca Höyük'te 4 uygarlık çağı açığa çıkartılmıştır. Alaca Höyük'te 1. uygarlık çağı, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu-Osmanlı dönemleri ile temsil edilmektedir. Mabedi, büyük yapıları, özel-blok evleri, sokakları, büyük küçük su kanalları, şehir suru, biri kabartmalı ortastadlarla süsülü sfenksli, diğeri poternli anıtsal kapılarıyla Hitit İmparatorluk Çağına (M.Ö.1450-1200) tarihlenen 2. kültür katını oluşturur. Alacahöyük Hitit Barajı Çorum İli, Alaca İlçesi, Alacahöyük örenyerine 2 km. uzaklıkta yer alan Hitit Barajı, yaklaşık 150 metre uzunluğunda bir bent'e sahiptir. Hititlere başkentlik eden coğrafyanın içindeki yerleşmelerden biri olan Alacahöyük'teki ilk araştırmalar 1907 yılında, sistemli kazılar ise 1937'de başlamıştır. Bu dönemde keşfedilen Hitit barajı kalıntıları, M.Ö. 1240 yıllarına tarihlendirilmektedir. Tarım arazilerini sulamak ve içme suyu sağlamak amacıyla kullanılan baraj, Hitit Kralı Tuthaliya (IV) tarafından, Anadolu'da yaşanan büyük kuraklığın ardından yaptırılmıştır. ve kültürel olarak geçiş özellikleri göstermektedir. Yüzölçümü 12.796 km2 (Türkiye'nin 15. İli'dir), rakımı 801 mt. olup, karasal iklim hâkimdir. Garib Baba Dergahı Çorum, Sungurlu ilçesine 30 km uzaklıktaki Hilalli ve Çavuşçulu köyleri arasında bulunan Garib Baba Dergahının da mimari yönden bir özelliği bulunmamaktadır.

KİMLife ŞEHİR

olusan bir kavurma ocagI gerekiyor. KullanIlacak odunlarIn is yapmayan cinsten olmasI ise önemlidir. Eleme isleminden geçirilen nohutlar önce ayrIlIr. Birinci kavurma isleminden sonra sIcak olarak çuvallara doldurulup iki gün dinlendiriliyor. İkinci kavurmadan sonra yine iki gün dinlendirilen nohutlar kuru bir yere serilerek 15-20 gün bekletiliyor. Bu kavurma ve dinlendirme islemleri leblebinin kalitesi açIsIndan son derece önemlidir. Nohutlar 3. kavurmadan önce nemlendirilip çuvallrada 1 gün bekletiliyor. 3. kavurmada nohutların kabuklarI ayrIlIr. Buna "tek kavrum leblebi" denir. Leblebinin acIlI, tuzlu veya karanfilli çesitlere dönüsmesi, bu son kavurma asamasInda gerçeklesiyor. "Leblebi Şekeri" ise kIsa bir son kavurmadan sonra elde edilir. Hemen belirtelim ki "sakIz Leblebi" adIyla da bilinen "beyaz leblebi" ayrI bir uzmanlIk gerektirmekte olup Çorum'a da baska yörelerden gelmistir.

Kaplıcalarının suyunun idrar arttırıcı etkisinden ötürü vücutta toplanan metabolizma artıklarının dışarıya atılması ve vücut taşlarının düşürülmesinde etkilidir. Koca Mehmet Paşa Hamamı Çorum, Mecitözü ilçesinde Koca Mehmet Paşa tarafından çifte hamam olarak cami ile birlikte yaptırılmıştır. Osmanlı hamam mimarisindeki çifte hamam plan düzenine göre yapılmıştır. Soğukluk, sıcaklık ve halvet bölümlerinden meydana gelmiştir. Soğukluğun üzeri iki küçük kubbe ile örtülmüştür. Sıcaklık bölümünün etrafına eyvanlar yerleştirilmiş, üzeri de kubbe ile örtülmüştür. Mecitözü Tarihi Mecitözü tarihinin M.Ö. 5000 yıllarına kadar uzandığı Kuşsaray Köyü ve Elvançelebi Beldesi'nde yapılan kazılarda anlaşılmıştır.


KİMLife ŞEHİR

Kare kaideli bir yapı olup, üzerini yuvarlak bir kasnağın taşıdığı kurşun kaplı bir kubbe örtmektedir. Moloz taştan yapılmış olandergahın duvarlarında dikdörtgen söveli ikişer pencere bulunmaktadır. Yörenin önemli bir ziyaretgahı olan bu dergahı daha çok şifa arayanlarca ziyaret edilmektedir. Sungurlu Saat Kulesi Çorum Sungurlu ilçesinde bulunan Saat Kulesini Kaymakam Edip Bey l892 yılında yaptırmıştır. Bu saat kulesi, Yozgat Saat Kulesini yapan Yozgatlı Şakir Usta'nın eseridir. Kesme taştan yapılmış olan Saat Kulesi kare prizma gövdelidir. Gövdesi dışarıya taşkın silmelerle sekiz kata ayrılmıştır. İkinci kat dışında her katta yuvarlak kemerli küçük pencereler bulunmaktadır.Kulenin en üstüne dalgalı saçağı olan ahşap bir köşk eklenmiştir. Köşkün altına da dört yönde yuvarlak kadranlı saatler yerleştirilmiştir. Bu saatlerin mekanizmasını Çorumlu İbrahim Usta yapmıştır. Saat çanının ise Amasya'da görev yapan bir Alman konsolosunun hediyesi olduğu söylenmektedir. Boğazköy Kalesi Hitit devletinin başkenti olan Boğazköy de (Hattuşaş) yapılan bilimsel çalışmaların ilki l906-l916 yıllarında Hugo Wincker ve Theodor Makri tarafından yürütülmüştür.

Ardından l93l-l939 yıllarında Alman Arkeoloji Enstitüsü adına Kurt Bittel kazı yapmıştır. Burada da sürdürülen kazı çalışmalarında Hatti, Hitit, Frig, Galat, Roma ve Bizans dönemlerine ait kalıntılarla karşılaşılmıştır. 1980'den sonra kazıları Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Alman Doğu İncelemeleri Kurumu adına Dr.Peter Neve yürütmektedir. Hitit Dönemine ait olan Büyük Kale (Kral Kalesi) M.Ö XIII.yüzyıla tarihlendirilmiştir. Bu dönem Büyük Hitit Krallığı dönemi olup, bu kale aynı zamanda Hattuşaş yerleşiminin çekirdeğini oluşturmaktadır. Kale 140x

Yapmadan Dönme *Çorum Müzesini, Alaca höyük, Bogazkale Müze ve Ören yerlerini ziyaret etmeden, *Kargı ve Abdullah Yaylalarını, Osmancık Başpınar ve Karaca Yaylalarını, İskilip Elmabeli ve Bayat Kurtçaçimeni Yaylalarını gezmeden, *Ortaköy İncesu Kanyonuna gitmeden, *Bakır El Sanatlarını görmeden, *Çorum Mantısı, Keşkek ve İskilip Dolması, Gül burma ve Has Baklavasını tatmadan, *Çorum Leblebisi almadan ...Dönmeyin

250 m. ölçüsünde geniş bir alana yayılmıştır. Buradaki en önemli kalıntı ise Kral Sarayı ile iki katlı Arşiv yapısıdır. Bu bölgede l936 yılından itibaren 4000'den fazla kitabe ele geçirilmiştir. Bu yerleşim 6 km. uzunluğunda bir surla çevrilmiştir. İlçeleri Çorum (merkez), Alaca, Bayat, Boğazkale, Dodurga, İskilip, Kargı, Laçin, Mecitözü, Oğuzlar, Ortaköy, Osmancık, Sungurlu, Uğurludağ. Ne Yenir ? Leblebisi ile ünlü olan Çorum, yöresel yemekler bakımından ol-dukça zengindir. İlin özgün yemekleri arasında Mayalı, (Saç Mayalısı, Tava Mayalısı), Yanıç, Cızlak, Kömbe, Oğmaç, Hingal, Haşhaşlı Çörek, Borhani (Hamurlu, Yumurtalı, Mantarlı) Helise, Çullama, Madımak, Tirit, İskilip Dolması, Keşkek, Kara Çuval Helvası,

16 kimlife

Hedik, Teltel, Has Baklava sayılabilir. Kılıçören Mağarası İçerisine, çok derin bir koridorla girilir. Bu mağarada söylentilere göre büyük bir hazînenin Bizanslılar zamânında saklandığı söylenmektedir. Mağaranın ağzı kapalıdır, az bir yeri açıktır. Kılıçören köyünün güneyindeki dağlardan birisidir. Hitit Köprüsü Çorum, Sungurlu ilçesindeki bu köprüyü ilk defa Prof. Dr. N.Naumann tarafından bulunmuş ve M.Ö XIII.yüzyıla Hitit dönemine tarihlendirilmiştir. Anadolu'da ilk köprü denemesi olarak bilinen bu köprü Ambarlıkaya'da 8.50 m. genişliğinde, 14 m. derinliğinde bir uçurum üzerine yapılmıştır. Köprünün zıvana delikleri ile geniş basamakları görülmektedir. Mihri Hatun Hamamı Çorum, İskilip ilçesinde bulunan Mihri Hatun Hamamı, aynı yerdeki Mihri Hatun Camisi ile beraber yapılmıştır.XVII. yüzyıl eseri olan bu Hamamı Sultan IV.Murat'ın eşi Mihri Hatun'un İskilip'te ölmesi üzerine yaptırılmıştır. Kalın duvarları olan bu hamam yıkık halde günümüze gelebilmiştir. Kalıntılarından çifte hamam plan düzeninde olduğu anlaşılmaktadır. Tabakhane Camisi İskilip'te Tabakhane Camisi'ni XV.yüzyılda Şeyh Habib yaptırmıştır. Caminin ilk yapımı sonraki dönemlerde yapılan onarımlarla özgün biçimini kaybetmiştir. Kareye yakın dikdörtgen planlı caminin üzeri ahşap bir kubbe ile örtülüdür. Giriş kapısı mermer ve taş söveli olup, orijinal şeklinden günümüze gelebilen tek elemandır.


KİMLife KİM HABER

Basında KİM

17 kimlife


KİMLife ÇOCUKLARIMIZ

Oyuncaklar çocukların

mesleklerini belirliyor Memorial Şişli Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Uzm.Dr.Abdurrahman YILDIRIM 18 kimlife


“16-18 Ay Arası Oyuncaklar” Bebekler yada doldurulmuş hayvanlar: Hayal gücünü geliştirici oyun sunar. Oyuncak at: Fiziksel becerileri teşvik eder. Kalın pastel boyalar: Çizim ve el becerisini geliştirir. Sabundan balonlar yapan oyuncak: İlk bilimsel kavramları öğretir. Bazı maddeler biçim değiştirir.

19 kimlife

fiziksel yaralanmaları en aza indirecek şekilde tasarlanmalı, oyuncaklar ve özellikle çocuğun ağzına soktuğu yüzeyi boyalı olan oyuncakları almamalarını öneriyoruz. parçaları boğulma riski taşımamalıdır. 4- 5 yaşından önce nefes borusuna kaçabilir. 45 cm'den küçük parçalar içeren oyuncaklardan kaçınılmalıdır. Ay Ay Oyuncaklar ve Faydaları "0-3 Ay Arası Oyuncaklar" Hareketli, özellikle müzikli parlak renkli ve basit biçimli olanları seçin. Bebeğin dikkatini toplamasına ve şekil tanımasına yardım eder. Plastik Halka: El denetimi ve eşgüdümü geliştirir. Çıngırak: El denetimini ve el göz uyumunu geliştirir; bebeğe bedenin bittiği oyuncağın başladığı yeri öğretir. “4-6 Ay Arası Oyuncaklar” Bez bebekler ve diğer yumuşak oyuncaklar: Düşsel oyuna teşvik eden, avutucu nesneler. Yumuşak top: El-göz uyumunu geliştirir. Ayna: Benlik kavramını besler Parlak renklerde ve farklı şekillerde yumuşak bloklar: Renk ve şekilleri tanımaya yardımcı olur. Oyun minderi- oyun merkezi: Etki tepkiyi öğretir. Diş çıkarma halkaları: Rahatsız dişetlerini yatıştırır. Kumaş kitaplar: Dokunma deneyimi kazandırır; kitap sevgisini besler. “6-9 Ay Arası Oyuncaklar” Bloklar: Boyut algısını güçlendirir, renk ve şekil tanımayı sağlar. Toplar: El göz uyumunu ve dengeyi sağlar. Ayna: Benlik duygusunu geliştirir. Tahta kitaplar: Eğlenceli, sözcük dağarcığını çoğaltır. Telefon: Yaratıcı oyun sunar, iletişim becerilerini arttırır. Kutudaki yaylı kuklalar: Nesne kalıcılığını öğretir. “9-12 Ay Arası Oyuncaklar” Kaplar: Nesne kalıcılığını öğretir. Üst üste yığılan oyuncaklar: Boyut algısını güçlendirir. Delikli herhangi bir şey: Nesne kalıcılığını öğretir. Banyo oyuncakları (Duş, kepçe, kova): Ölçme ve tartmaya yardım eder, yeni ortamları keşfetmeye cesaretlendirir; güvenli özgür oyunla tanıştırır. Direksiyon: Düşsel oyun sunar. “13-15 Ay Arası Oyuncaklar” Şekil sıralama: Şekiller arasındaki ilişkiyi öğrenmesini sağlar. Oyuncak kamyon ya da yürüteç: Denge kurmayı sağlar ve yürümeyi pekiştirir. Üst üste yığılan halkalar: Sıralama becerisini kazandırır.

KİMLife ÇOCUKLARIMIZ

H

emen hemen her erkek çocuğun rüyasında kırmızı bir araba, her kız çocuğunun da düşlerinde kocaman bir bebek yok mudur? Çıngıraklar, bez bebekler, uzaktan kumandalı arabalar "Zaman zaman anne babalar için gereksiz görünebilen bu oyuncakların her birinin çocuk gelişiminde ayrı bir yeri ve önemi var." Oyuncak, çocukta merak uyandırmalı, kasları çalıştırmalı, girişimciliği ve hayal gücünü arttırmalı. Daha da önemlisi çocuğu problem çözmeye yönlendirmelidir. Bu nedenle çocuk için en iyi oyuncak tekrar tekrar oynamak istediği ve her defasında daha fazla haz aldığı oyuncaktır. Evde bulunan kaplar, makaralar, hamurların tümü çocuğa istediği gibi şekillendireceği bir oyun ortamı sağlar. Oyun çocuğa yaşam deneyimi sağlayarak, kendini farklı durumlara uyarlamasına da yardımcı olur. Oyuncaklar Çocukların Meslek Seçimlerinde Dahi Etkendir Oyuncak, çocukların kişilik ve yetenek gelişimini sağlayarak, yetişkin dünyasına hazırlanmasına yardımcı olmaktadır, doğru seçilen oyuncağın çocukların psikolojik gelişimi kadar, kültürel gelişimine ve hatta ileride meslek seçimine de fayda sağlamaktadır. Örneğin arabalara merakı çok yoğun olan bir çocuğun ileride yarış sporlarına ilgisi olması, lego ya da el hamurlarına ilgisi olan bir çocuğun da mimar ya da mühendis olması olasıdır. Oyuncaklara olan ilgi çocukların içinden gelmektedir ve çocuğu zorla başka bir oyuncağa yönlendirmek imkansızdır. Önemli olan çok küçükken yeteneğini keşfetmek ve ona göre çocuğu yönlendirmektir. Bu nedenle yaş grubuna göre çocuğa uygun oyuncağı almak ve sıkı gözlemci olmak gerekmektedir. Hayal Kahramanları Çocuğu Travmaya Götürebilir Hayal kahramanları, tabanca, tüfek gibi oyuncakların çocukların ruhsal gelişimine olumsuz etkileri bulunmaktadır. Onlar çocuğu şiddete eğilimli getiriyor ve bu durum travmaya neden olabiliyor. Çocuğun özellikle 5 yaşına kadar soyut somut kavramı gelişmediği için gerçek hayatla hayal dünyasını karıştırabiliyor. Ailelerin bu konuda dikkatli olması ve çocukları ne kadar isterse istesin bu oyuncaklardan edinmemeleri gerekmektedir. Yüzeylerdeki Kimyasal Maddelere Dikkat Oyuncak alırken dikkat edin; ebeveynlerin oyuncak alırken oyuncağın kullanımından kaynaklanan riskleri de dikkate almak gerekmektedir. Oyuncağın parçaları sağlam ve zorlamalara dayanıklı olmalı, yüzeyleri zararlı olan kimyasal madde ile kaplı olmamalı, kenarı ve çıkıntıları


KİMLife VAZGEÇİLMEZ

Pikniğin keyfi sepetinize bağlı Piknik mangalsız olmaz

P

ikniğe gitmeye karar verdiyseniz şimdi çanta hazırlama zamanı. Sepet kesinlikle eksiksiz olmalı, yoksa tüm gününüz zehir olabilir. Piknikte lazım olan malzemelerin başında mangal geliyor. Eğer sadece et yapmayı planlıyorsanız tek başına mangal yeterli. Ancak bir de kuşbaşı eti şöyle çevire çevire lokum kıvamına getirip yerim

Piknik se p için size etinizi doldurm ak en yakın Kim ma şubesine rket uğrama nız yete olacaktı rli r. Ö yapmay zellikle manga l ı mutlaka planlıyorsanız, k a s ap ve ş reyonla arküteri rımızı g yapmay örmeden piknik ı düşünm eyin.

20 kimlife


İstanbul’un mesire yerleri

> Aydos 537 metreyle İstanbul'un en yüksek tepesi olan Aydos ve eteklerindeki doğal güzelliklerle bezeli bir mesire yeri. Nasıl gidilir: E-5 ve TEM bağlantılarıyla Kartal Yakacık ve Sultanbeyli istikametlerinden rahatlıkla ulaşılabilir. Tel: 0 216 377 46 47 > Ayvat Bendi Kağıthane Deresi'nin kollarından olan Ayvat'ın üzerinde kurulu bir alan. Nasıl gidilir: Kemerburgaz'dan Belgrad Ormanları'na giriş kapısı olan Kurt Kemeri'nden geçilerek toprak bir yolla ulaşılır. Tel: 0 212 444 30 00 > Binbaşı Çeşmesi Kemerburgaz ya da Belgrad Ormanları içinden rahatlıkla ulaşabileceğiniz zengin bir ağaç ve bitki örtüsüne sahip bu mesire yeri, adını Osmanlı'nın son döneminde yaşayan bir binbaşıdan alır. Bu mesire yerinde şirin bir çocuk bahçesi de bulunuyor. Nasıl gidilir: Kemerburgaz ile Bahçeköy'ü birbirine

21 kimlife

bağlayan yol üzerinde bulunuyor: Tel: 0 212 280 01 47 > Adalar Günübirlik tatil yapıp dinlenebileceğiniz Kınalı, Burgaz, Heybeli ve Büyükada, mistik havasına kapılmak isteyenleri bekliyor. Nasıl gidilir: Sirkeci ve Bostancı'dan adalar vapuru ile gidilebiliyor. Tel: 0 216 382 80 30 > Çilingoz Karadeniz'in kıyısında uzun ve geniş beyaz bir kumsal. Nasıl gidilir: Terkos'un kuzey kısmını takip eden Ormanlı, Karacaköy ve Yalıköy istikametinden ulaşılabilir. Tel: 0 212 789 10 05 > Elmasburnu Karadeniz'in maviliğini bölen siyah kayaların korumasıyla oluşan enfes bir koy. Nasıl gidilir: TEM bağlantılı Kavacık mevkiinden Riva'ya kadar uzanan otoyol ile 20 dakikada ulaşabilirsiniz. Tel: 0 212 651 98 91 > Fatih Ormanı Bin 500 dönüme yayılan gür ağaçları ile dikkat çeken Fatih Ormanı, giriş kısmındaki çocuk bahçeleriyle aileler için bulunmaz bir fırsat oluşturuyor. Nasıl gidilir: Maslak Büyükdere Caddesi-Sarıyer yolu üzerindeki Bahçeköy tabelası takip edilir. 3 kilometreden sonra sol tarafta bulunur. Alt girişi ise Şişli- Ayazağa yönünde. Tel: 0 212 299 84 75 > Fatih Çeşmesi Fatih Sultan Mehmed'in adına vakfedilen çeşme etrafında kurulu olan bu mesire yeri 250 dönümlük bir alana sahip. Nasıl gidilir: Kemerburgaz içinden sağa Belgrad Ormanları yönünde 6 km boyunca gidilir. Binbaşı Çeşmesi'nin hemen ardından yolun sol tarafında bulunur. Tel: 0 212 226 23 35

KİMLife VAZGEÇİLMEZ

diyorsanız o zaman şişleri unutmayın. Yok ben eti küçük küçük yapar sacda severim diyorsanız tavayı da piknik sepetine koyun. Et için her şey hazır gibi. Peki sade et mi yiyeceksiniz? Açık havada yapılan çayın tadı başka. Keyfinize düşkünseniz çay için de bir semaver almak gerekiyor. Keyif demişken hamak bu işin en zevkli yanı olsa gerek. Onu da bagajın bir köşesine sıkıştırmayı unutmayın. Et için her şey tamam, çay da hazır sayılır ama eti yaparken mangalın başını bekleyen kişiye yazık! Ona da küçük bir oturak koyarsanız işini oldukça kolaylaştırırsınız. Yoksa saatlerce mangal başında çömelip et pişirmek işkenceye dönüşebilir. Katlanan küçük oturaklar her yerde satılıyor. Piknik için gittiğiniz her yerde masa olmayabilir. Kilim ve hasırı her ihtimale karşı yanınızdan ayırmayın. Piknik mangalsız olmaz Piknikte en çok tercih edilen pişirme yönteminin başında mangalda ızgara yapmak geliyor. Her yemeğin olduğu gibi mangalın da bir pişirme tekniği var. Mangal yapmaya başlamadan önce tüm malzemelerinizin yanınızda olması önemli. Kömürünüz, çıranız, kullanacağınız aletler, et, sebze ve ızgarayı önceden hazırlamış olmalısınız. Mangal ızgarası yaparken en önemli kural ise kömürlerin, yiyecekleri pişireceğiniz yüzey alanından biraz daha fazla yayılması. Daha sonra kömür eklemek yerine en baştan kömürü bol tutmalı. Kömürleri tutuştururken, kimyasal kullanmayın. Bunlar et ve sebzelerinizde nahoş bir koku bırakır. Mangal, "yüksek ısı" ile pişirme yöntemidir. Kömürün aromasının yiyeceklere geçmesi, et ve sebzelerin üzerinde ızgara izi bırakabilmesi için kömürler ince bir kül tabakasıyla kaplanmalı ve içlerinden kor ateş görünmeli. O zaman mangalınıza etleri koyabilirsiniz. Izgara teli kirli ise yiyecekler tele yapışır. O nedenle ızgarayı mangal bittikten sonra yıkayıp kaldırın. Et, balık ya da sebzelerin ızgaraya yapışmasını önlemek için mutlaka önceden teli yağlayın. Biftek, bonfile ve pirzolaları sadece maşa kullanarak çevirin. Etlere çatal batırarak çevirirseniz, çatalın açacağı deliklerden etin içindeki su dışarı akar ve lezzetsiz, kurumuş bir et yersiniz. Pişme sırasında etlerin suları etin orta yerinde toplanır. Bunları kesme tahtası üzerinde dinlendirdikten sonra servis yaparsanız, bu suların etin içine dağılmasını sağlarsınız.


KİMLife HOBİ

Ebru Sanatı

B

irbiri içine geçmiş, ancak karışmamış, bakışla ayırt edil-ebilecek biçimde duran renk ve şekillere "EBRU" denir. Sanat olarak EBRU, su üzerine serpiştirilen sıvı boyanın rastgele bezendiği şekillerin ve bu şekillere müdahele edilmesiyle meydana gelen figürlerin kağıda aktarılarak sergilenmesidir. Ebru sanatının bir özelliği de geleneksel Türk el sanatlarından olmasıdır. Birçok eski eserde süsleme amacıyla kullanılan ebru, günümüzde daha çok çerçevelenip duvar süsü olarak kullanılmaktadır. Ayrıca, ebru yapmak insan ruhunu ferahlatan ve pozitif düşünceye yönlendiren bir eylem olduğu için, günümüzün stres dolu dünyasında, her gün daha fazla insanımız ebruya ilgi duymaktadır. Ebru, geleneksel el sanatlarımızdan olmasına rağmen yakın zamana kadar unutulma tehlikesi ile karşı karşıyaydı.

Dünya çapında çeşitli milletler tarafından sahiplenmeye başlanmış, bazı ülkelerde ebru yapımı sırasında kullanılan malzemeleri üreten firmalar boy göstermişti. Ebru sanatında son devrin piri merhum Mustafa Düzgünman gerek yetiştirdiği öğrencilerle gerek bu sanata kazandırdığı anlayışla manevi hazinelerimizden ebru sanatının yaşatılmasında büyük rol oynamıştır. Ebru yapımına başlamadan önce tekne kitreli su ile doldurulur. Ebru teknesi basitçe alüminyum bir baklava tepsisi gibidir. Kitre ise bir bitkinin öz sıvısı olup baharatçılarda (attarlarda) satılır. Sinme bir avuç veya tepeleme iki çorba kaşığı kitre iki litre kadar su içinde 2, 3 veya 4 gün bekletilerek kitrenin su içinde iyice şişmesi sağlanır. Şişen kitre su içinde el ile yoğurularak suya yedirilir. Kitreli su boza kıvamında veya az seyreği olmalıdır. Hazırlanan sıvı ince bir tülbent ile süzülerek temizlenir. Son haliyle tekneye yavaşça (köpürtmeden) boşaltılır.

22 kimlife


Yazılı Ebru Ebrunun içine yerleştirilecek olan herhangi bir yazının arap zamkı kullanılarak veya yazının kalıbını çıkarıp ebru uygulanacak kağıdın üzerine kesmeyapıştırma yöntemi ile tespit edilmesi ile meydana gelir. kalıp çıkarılarak yazılı ebru yapmak gerçekten zor ve sabır gerektiren bir iştir. Yazıyı kesmesi büyük bir zahmet olduğu gibi, kesmiş olduğunuz bu kalıbı uygulayabilmek ondan daha da zor ve zahmetlidir.

23 kimlife

ebrunun ilk örenekleri ancak Necmeddin Okyay zamanında meydana gelmiştir. Necmeddin Okyay; "lale, karanfil, gelincik, menekşe, sümbül, gül goncası ve kasımpatı" gibi çiçek desenlerini ebruda uygulamıştır. Çiçkekli ebrular aynı rengin 3 farklı tonuyla hazırlanan ebru zemininin üstüne bizin ucundan damlatılarak belli bir büyüklüğe gelen dairesel boyaların farklı kalınlıklardaki bizler yardımı ile desenlendirilerek çiçek şekline benzetilmeleri sonucu meydana getirilirler. Hatib Ebrusu Ayasofya camii imam hatibi olan merhum Mehmet Efendi tarafından bulunmuş olan çok önemli bir ebru çeşididir, bu sebeple o zatın adı ile anılır "hatib ebrusu" Bu ebru çeşidi bir ilk olması ve ebruda farklı desenler meydana getirmiş olması sebebi ile çiçekli ebrulara geçişteki en önemli sebep olmuştur. bir veya birden fazla rengin iç içe damlatılmasından sonra meydana gelen dairesel şekillere bir biz yardımı ile farklı desenler vermek sureti ile uygulanır. Hat kenarlarında pervaz olarak kullanılabilir. En bilineni "çarkıfelek" hatib ebrusudur. Kumlu (Kılçıklı) Ebru Tekne Yüzeyine serpilen boyaların kum gibi dağılması ile meydana gelen ebru çeşididir. Kumlu ebrunun tarifi diğer ebru tarifleri gibi yapılamaz, çünkü kumlu ebrunun meydana gelmesi için kullandığınız kitreli suyun (deniz kadayıfı-sahlep..) kıvamının, boyaları kumlandıracak nitelikte olması gerekmektedir ve bu kıvam her zaman oluşmaz. Bu kıvama gelmiş olan "ebru sıvısının" üzerine bir biz yardımı ile boya damlatılarak veya fırça ile serpilerek su yüzeyindeki boyanın "çatlaması" sağlanır. Şal Ebrusu Anadolu'da kullanılan şal desenine benzediği için bu ismi almıştır. Gel-Git ebrusu yapıldıktan, bir biz yardımı ile teknedeki gel-git ebrusunun dairesel hareketlerle karıştırılması neticesinde meydana gelen desen şal ebru desenidir. üzerine neftli boya serpilerek daha farklı sonuçlar elde edilebilir. Kaynak:suyuzu.com

KİMLife HOBİ

Ebru yapımında toprak boya kullanılır. Değişik renklerde toprak boyalar ayrı ayrı iki cam yüzey (veya seramik, krom) arasında iyice ezilir. Ezilme esnasında hafif su katılır. Elde edilen çamur kıvamındaki boyaya sığır ödü katılarak 15 gün veya bir ay kadar bekletilir. Boyanın öd asidiyle pişmesi sağlanır. Beklemeden sonra mamül sulandırılarak kullanılır. Boya açılmıyorsa öd katılır. Rengi açmak için boya sulandırılır. Bir ebru bir defa yapılabilir. Hazırlanan boyalar fırça veya metal çubuk yardımıyla daha önce hazırlanmış olan kitreli suyun üst yüzeyine damlatılır. Bir desen veya figür yapılacaksa yine metal çubuk, tarak v.b. aletler ile şekillendirilir. Boyaların açılmasını ve şekillerin yuvarlaklığını kesin olarak belirleyemeyiz. Ancak fikir sahibi oluruz. Yaptığımız ebrunun tam olarak nasıl olacağını değil neye benzeyeceğini bilebiliriz. Bu yüzden iki defa aynı ebruyu yapmak imkansızdır. Her ebru, yapıldığı anın imzasını taşır adeta... Kağıt tekneye serilir, iş tamamlanır. Kağıt düzgünce tekne yüzeyine bırakılır, boyanın kağıda işlemesi sağlanır. Kağıt temiz ve rüzgarsız bir ortamda kurumaya bırakılır. Battal Ebru Tekne yüzeyine serpilen boyalara müdahale etmeksizin meydana gelen desenin kağıda geçirilmesi ile oluşan ebru çeşididir. bu tarzda yapılan ebrularda, ebru yapan kişinin becerisi ve ustalığı ne kadar ileri seviyede olursa olsun meydana gelen desenin sadece kendisi tarafından yapıldığını söyleyebilmesi eksik kabul edilir. Ebrucunun kendisi de su gibi, boya gibi sebeplerden sadece biridir. Elbette görebilen göz için Külli İrade her şeyde aşikardır, fakat özellikle "battal ebru" da Külli İradenin varlığı daha net olarak görülebilmektedir. Bülbül Yuvası Ebru Tekne yüzeyine serpilen boyaları bir biz yardımı ile büyükten küçüğe doğru dairesel hareketler yaparak şekillendirme neticesinde meydana gelen ebru desenidir. Genellikle bu dairesel şekiller, uzun kenar boyunca 5, ve kısa kenar boyunca 4 tane olarak tasarlanır. Çiçekli Ebru Necmeddin ebrusu da denilen bu ebru çeşidi adından da anlaşılabileceği gibi merhum Necmeddin Okyay tarafından bulunan ebru çeşididir. Necmeddin Okyay hocaya gelene kadar kimi ebru sanatçıları tarafından ebru teknesinde çiçek desenleri yapılmaya çalışılmış olsada başarılı olamamışlardır. Bu tarz


KİMLife BİYOGRAFİ

Büyük Üstad

Sultan olmak dilersen, tâcı, tahtı, sorgucu unut! Zafer araban senin, gıcırtılı bir tabut.

Necip Fazıl KISAKÜREK 24 kimlife


duru ama bununla birlikte derindir. Modern Türk edebiyatında birçok şair, dünya görüşleri sebebiyle hapse girmiş, zindana atılmış veya sürgüne gönderilmiştir. Fakat bunlardan hiçbiri zindandan, bu kadar gür bir imanla haykıramamış, bu kadar umut dolu bir şekilde geleceğe bakamamıştır. O, zindanda en ağır şartlar altında yaşarken bile, ümitsizliğe kapılmamış, Anadolu insanına dâima tarihî misyonunu hatırlatmış, müjdeler vermiştir: "Dua, dua, eller karıncalanmış;

"Fikret, nasıl kurulmuş, iç içe bu iklimler? Nasıl kaynaştırılmış, sesler, renkler, hacimler?"13 Bu tefekkür ufku, onu, Rabb'inin eserlerine karşı bir hayret ve hayranlık duygusuna götürmüştür. Bu duyguyu Necip Fazıl ne güzel anlatır: "Atomlarda cümbüş, donanma şenlik; Ve çevre çevre nur, çevre çevre nur. İç içe mimari, iç içe benlik; Bildim Seni ey Rab, bilinmez meşhur!"

"Anladım işi, sanat Allah'ı aramakmış; Marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış..." Açıkça görülmektedir ki, Necip Fazıl'ın üslûbu son derece çarpıcı ve orijinaldir. Aynı zamanda sade,

Necip Fazıl 1972 yılında evine çekilir. Büyük Doğu 1978'de onaltıncı defa çıkar ve kapanır. Çile şairi artık ihtiyarlamış, mücadele, ıstırap ve çile dolu uzun hayatı onu iyice yıpratmıştır. Artık büyük şâire dünya boş, odaları loş gelmekte, son ânını beklemektedir. Gelen meleğe safa geldin, hoş geldin demeye hazırlanmaktadır. İman dolu bir insan olarak, bir mümin olarak, onun için ölüm güzel şeydir. Bu inancını ne kadar da güzel anlatır: "Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber... Hiç güzel olmasaydı, ölür müydü Peygamber?" Nihayet 25 Mayıs 1983'te bu fânî dünyadan "Müjdecim, Kurtarıcım, Efendim, Peygamberim Sana uymayan ölçü, hayat olsa teperim!"

Abdülhakim Arvasi'yle tanışmasından sonra, Necip Fazıl'ın sadece hayat karşısında aldığı tavır, yani yaşantısı değil, hemen her şeyi değişir. Necip Fazıl artık, kâinattaki müthiş nizamı gören ve bu nizam üzerinde düşünen, tefekkür eden bir şair olmuştur:

Necip Fazıl'daki bu iman, tefekkür ve marifet ufku, onun sanat anlayışını da bütünüyle değiştirmiştir. Artık fildişi kulesinden çıkmış, sanatını inandığı davanın emrine vermiştir. Sanat adlı şiirinde bu anlayışını şöyle dile getirir:

Mehmed'im sevinin, başlar yüksekte! Ölsek de sevinin, eve dönsek de! Sanma bu tekerlek kalır tümsekte! Yarın elbet bizim, elbet bizimdir! Gün doğmuş, gün batmış ebed bizimdir!

dediği Efendisi'nin gittiği diyâra gider. Cenazesini binlerce genç, onun Büyük Doğu Nesli dediği nesil, parmakları ucunda götürür ve o günden bu yana onu dâima rahmetle, minnetle ve şükranla anar.

Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış. Gözyaşı bir tarla, hep yoncalanmış" Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu; İplik ki, incecik, örer boşluğu. Ana rahmi zâhir, şu bizim koğuş; Karanlığında nur, yeniden doğuş... Sesler duymaktayım: Davran ve boğuş! Sen bir devsin, yükü ağırdır devin! Kalk ayağa, dimdik doğrul ve sevin!

25 kimlife

"Tanrı Kulundan Dinlediklerim" isimli eserinin "O'nu Nasıl Tanıdım" başlıklı ilk yazısında şöyle der: "Dinmek bilmez bir ağrı çeken diş... Ne kibrit çöpünden imdat, ne berber kerpeteni, ne karanfil yağı, ne de eczacı güllacından... İşte böyle; bir zamanlar beynim 'mutlak hakikat' acılarına yataklık etti... Ağrıyan akıl dişimdi." "Akrep, nokta nokta ruhumu sokmuş, Mevsimden mevsime girdim böylece. Gördüm ki, ateşte, cımbızda yokmuş Fikir çilesinden büyük işkence" mısralarıyla anlattığı 30 yıllık büyük ruh ıstırabı, korkunç fikir buhranı 1934

KİMLife

N

ecip Fazıl 1904 yılında İstanbul Çemberlitaş'ta kocaman bir konakta doğar. Köklü, iyi eğitimli, zengin bir ailenin çocuğudur. Necip Fazıl, doğduğu büyük konakta, büyük imtiyazlarla büyür. Önce Fransız Mektebi, daha sonra Amerikan Koleji'nde okur. Fakat bu okullardan çabucak usanır. Ve buralardan alınarak Büyük Reşit Paşa Numune Mektebi, Rehber-i İttihat Mektebi gibi devrin İstanbul'unun en iyi okullarına gönderilir. Ardından Heybeliada Numune Mektebi'ne gider. Bu okulu bitirip yine aynı yerdeki Bahriye Mektebi'ne kaydolur. 1921 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'ne öğrenci olur. Şiire karşı ilgisi bu yıllarda gelişir ve 1922 yılında ilk şiirleri çeşitli dergilerde yayımlanmaya başlar.


KİMLife BİYOGRAFİ

yılında "Eyüp'teki eski bir tekkede" şairin sonradan "Tanrıkulu" adını vereceği "müjdecisi, efendisi"ni ilk ziyaretiyle daha da şiddetlenecektir; çünkü şair, eski bohem hayatıyla efendisinin ona telkin ettiği hayat tarzı arasında bocalayacaktır. Yıllarca "deliler köyünden bir menzil aşkın", "benliği bir kazan ve aklı kepçe", "boşluğu ense kökünde gezdirerek" "öz ağzından kafatasını kusan" şair, "meçhuller caddesinin kimsesiz bir seyyahı" olarak, "mutlak hakikatin dönmez davacısı" oluncaya kadar bunalımlarını yaşamaya devam edecektir. "Hayatım, başından beri muazzam bir şeyi bulmanın cereyanı içinde akıyordu. Şu veya bu miskin vesilenin has-sasiyeti içinde birini arıyordum. Birini... O kim mi? Allah'ın sevgilisi... Sonsuzluk ikliminin batmayan güneşi ve ebedilik sarayının paslanmaz tâcı... Tek dâva O'nu bulmakta, bulduracak olanı bulmaktaydı.

ler." Korku, hayat resminde hâkim bir renktir. Yalnızlığını ve sıkıntılarını gece, kaldırımlar ve aslı astarı olmayan hayallerle paylaşmak durumundadır. Hakiki dostlardan bu kadar uzaktır şair. Diğer şiirlerindeki dekorlar da bunlardan pek farklı değildir:

irler ki, bu eserler sıkıldığında avuca yalnızlık, ıssızlık, korku, hüzün ve sıkıntı dökülür. Hayata dair kafasını kurcalayan müthiş soruları cevaplayamayan sancılı şair, sıkıntısına derman olacak bir şeyler bulamayınca kendini geceye ve karanlığa atar. Hayatın gerçeğini tam keşfedemediği için, gördüğü yalanları geceyle örtmeye çalışır ve kendine bir hakiki yoldaş bulamadığı için kaldırımlarla söyleşir: "İçimde damla damla bir korku birikiyor. Sanıyorum her sokak başını kesmiş devler. Üstüme camlarını hep simsiyah dikiyor. Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi ev-

Bin bir istikâmette seke seke, sağa sola büküle büküle, renkten renge bulana bulana, hiçbir şeyden habersiz ve insandaki bedava emniyet ve bedahet saadeti karşısında şaşkın, hep o "Bir" etrafında helezonlar çizilen bir hayat... Benim hayatım budur!" Kaldırımlar ve Otel Odaları, Necip Fazıl'ı şiir sanatındaki yeri açısından parlak bir yıldıza dönüştüren ve geleceğin büyük şairini müjdeleyen ilk eserlerdendir. Dil ve âhenk bakımından harika olan bu şiirlere aşina olanlar iyi bil-

"Yıllarca gezdirdim hoyrat başımı, Aradım, bir ömür arkadaşımı. Ölsem dikecek yok mezar taşımı. Hâlime ben bile hayret ederim." İnanmış bir gönlün kâinattaki her varlığı bir ümmet görüp, her canlıya bir dost gözüyle bakan nazarından uzaktır şairin ilk devirlerindeki bakışı. Hayatta kendini yapayalnız hisseder. Etrafında kimse olmadığı gibi o, Allah gibi bir dostu görememenin ezikliği içindedir. Bu eziklik hayatındaki bütün lezzetleri de ister istemez ezmektedir: "Susun susun uzakta ölümüme ağlayan, Gencim, ölmem, arzular kanımda bir çağlayan. Şırıl şırıl Şırıl şırıl. Ne olurdu bir kadın, elleri avucumda, Bahsetse yaşamanın tadından başucumda. Mırıl mırıl Mırıl mırıl." Büyük Doğu mecmuasıyla birlikte, Necip Fazıl'ın hayatında sosyal bir dönem de başlamıştır. Artık o, cemiyet meseleleri karşısında "beyni zonk zonk sızlayanlardan biridir." "Kaldırımlar Şâiri" değil, "Muhasebe Şâiridir." Başını iki diz

26 kimlife


Artık Necip Fazıl, bir başka Necip Fazıl olmuştur. Artık o, "mukaddes emanetin dönmez davacısıdır." Ona kimileri mürteci derler, fakat çile şâiri onlara gereken cevabı vermekte gecikmez: Zamanı kokutanlar, mürteci diyor bana; Yükseldik sanıyorlar, alçaldıkça tabana ... Yeter senden çektiğim, ey tersi dönmüş ahmak! Bir saman kâğıdından, bütün iş kopya almak; Ve sonra kelimeler, kutlu, mutlu, ulusal.

destanlaştıran İstanbullu şâiri hasretle kucaklar. İman, şaire aynı zamanda büyük bir hamle adamı olma şuuru da vermiştir. Öyle bir hamle ve aksiyon adamıdır ki çevresindeki hiçbir menfîlik onu yapacağı işlerden vazgeçiremez. O, yapacağı işlerin neticesine bakmadan yapılması gerekeni yapacak kadar şuur sahibidir artık. Mühim olanın, kendisine düşen vazifeyi hakkıyla yapmak, gerisini düşünmeden yoluna devam etmek olduğunu kavramıştır: "Mehmed'im sevinin başlar yüksekte. Ölsek de sevinin, eve dönsek de. Sanma bu tekerlek kalır tümsekte. Yarın elbet bizim elbet bizimdir. Gün doğmuş gün batmış ebet bizimdir."

O, hiç durmadan, dinlenmeden, yılmadan büyük mücadelesine devam eder. "Kollarını bir makas gibi açarak" "Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!" diye haykırır. İnsanları doğru yola davet eder. Her şeyi sorgular. Devrin tarih ve dil anlayışını tenkit eder: Bülbüllere emir var; lisan öğren vakvaktan Bahset tarih, balığın tırmandığı kavaktan. Onun bu şiirleri Anadolu insanı tarafından sevilerek okunur. Ve Türk halkı, kendi duygularını, düşüncelerini, inançlarını, tarihini, kültürünü, mukaddeslerini böylesine güzel bir şekilde

27 kimlife

Ümit ve şevkin zirveleştiği noktadır bu dörtlük. Zindanda bütün imkânlardan yoksun hâlde bile etrafa aşılanan şevk ve ümit... Şair daimî mekânı olmuş zindanlardan birindedir. Oğluna Türk şiirinin eşsiz şiirlerinden birini "Zindandan Mehmed'e Mektup"u yazar. Bediüzzaman'ın ifade ettiği gibi, hakiki imanı elde eden bir adam olarak, bu nimeti tadamamış saraylardaki nasipsizlerden daha hürdür. Öyle ki içerden dışarıya enginlik, ümit, aşk ve şevk saçar. Sadece dışarıya değil yakın ve uzak istikbale kadar gider bu ışık. Herkesin beklediği büyük bir randevusu vardır. Kimi cana, kimi cânâna, kimi eşe, kimi dosta kavuşabilmenin bekleyişi içindedir. Necip Fazıl da son randevusuna hazırlık içindedir. Ama "Bilsem nerede, saat kaçta/Tabutumun tahtası, bilsem hangi ağaçta" diyerek bu randevunun ölüm olduğunu fısıldar kulaklarımıza. Bir çocukluk sevinci içinde karşılar tabutu. İbrahim Edhem gibi tâcı, tahtı, sorgucu unutmak lazımdır gönüllere sultan olmak için: "Sultan olmak dilersen, tâcı, tahtı, sorgucu unut! Zafer araban senin, gıcırtılı bir tabut."

KİMLife BİYOGRAFİ

kapağının arasına yerleştirip sorar: "Ben neyim ve bu hâl neyin nesi? Yetiş, yetiş, hey sonsuz varlık muhasebesi? Dışımda bir dünya var, zıp zıp gibi küçülen, İçimde homurtular, inanma diye gülen... İnanmıyorum, bana öğretilen tarihe! Sebep ne, mezardansa bu hayatı tercihe? Üst kat: Elinde tesbih ağlıyor babaannem Orta kat: (Mavs) oynayan annem ve âşıkları, Alt kat: Kız kardeşimin (tamtam)da çığlıkları, Bir kurtlu peynir gibi, ortasında kestiğim Buyrun ve maktaından seyredin, işte evim! Bu ne hazin ağaçtır, bütün ufkumu tutmuş! Kökü iffet, dalları taklit, meyvesi fuhuş...


KİMLife 19 MAYIS

Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir

M.Kemal Atatürk

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Kutlu Olsun

H

er yıl 19 Mayıs tarihinde kutlanan, millî bayramdır. 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal Atatürk Bandırma Vapuru ile Samsun'a çıkmıştır ve bu gün Kurtuluş Savaşı'nın başladığı gün kabul edilir. Atatürk bu bayramı Türk gençliğine armağan etmiştir. *Gençler, Cesaretimizi güçlendiren ve sürdüren sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve kültür ile, insanlık değerinin, vatan sevgisinin en değerli örneği olacaksınız. Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk; onu yükseltecek ve sürdürecek sizsiniz. *Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın (kültürün) müspet fikirlerini

veriniz. İstikbalin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız. Hür fikirler tatbik (uygulama) mevkiine konduğu vakit Türk milleti yükselecektir. *Gençlerin her şeyden önce millete güven vermeleri gereklidir. *Bir gün ulusu sizin gibi beni anlamış gençliğe bırakacağımdan çok memnun ve mesudum. *Her kafanın anlamaktan aciz olduğu yüksek bir varlıktır gençlik. *Türk sosyal bünyesinde spor hareketlerini düzenlemekle görevli olanlar , Türkçocuklarının spor hayatını yüceltmeyi düşünürken sadece gösteriş için herhangi bir yarışmada kazanmak azmiyle spor çizmezler. Esas olan

28 kimlife

bütün yaştaki Türkler için Beden Eğitimi sağlamaktır. *Spor yalnız beden kabiliyetinin bir üstünlüğü sayılmaz. İdrak ve ahlâk da bu işe yardım eder. Zekâ ve kavrayışı kısa olan kuvvetliler , zekâ kavrayışı yerinde olan daha az kuvvetlilerle başa çıkamazlar. Ben sporcunun zeki ,çevik aynı zamanda ahlâklısını severim. * Türk milleti anadan doğma sporcudur. Henüz yürümeye başlayan köy çocuklarını bile harman yerinde güreşirken görürsünüz. Ata en çok ve iyi binen yalnız Türk erkekleri değildir. Türk kadını da bu işi iyi bilir. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK


29 kimlife

KİMLife ?

REKLAM


KİMLife ANNELERİMİZ

Fedakar annelerimiz Anneler Gününüz Kutlu Olsun 30 kimlife


KİMLife ANNELERİMİZ

A

nne olmak ne zordur kim bilir. Bir erkek ve bir baba anneliğin nasıl bir duygu olduğunu tabii ki tahmin bile edemez. Ancak, doğumhanelerde sancılar dayanılmaz hâle geldikçe, "Bir daha mı, aslaa!" diye inleyen anne adaylarının, çok geçmeden nur topu rahmet çiçeklerinin esintisiyle avunup, unutup, yeni anneliklere yiğitçe yelken açışlarındaki duygu yoğunluğu da o ölçüde tahmin edilemezdir. Annelik zordur. Bir hanım olup, annelik nimetini tadamama imtihanına tutulmak da zordur. Bir yetim çocuk olup da bir gün bile bir anne sıcaklığı yaşayamamak da zordur. Hem yetim, hem de öksüz olmak daha da zordur. Ümmü Muhammed (Âmine) (sas) olmak; dünyanın en tatlı, en şirin, en bereketli çocuğunun sırf şehirdeki salgın hastalıklardan etkilenmesin diye bir uzak köyde, bir sütanne elinde kalmasına ister istemez razı olmak zordur. Tam kavuştum derken, "Rabbim, acaba mürüvvetini gösterir mi?" diye düşünürken, ondan ayrılmak, onu da yalnız bırakıp gidivermek daha da zordur. Ümmü İsa olmak (Meryem) olmak da zordur. Dünyanın en iffetli, en betûl, en şerefli hanımlarından biri olup da, en dayanılmaz iftiralara uğrayıp, en büyük utançlara gark edilip, hepsinden Rabbi'nden gelen teselli ile sıyrılıp, ferahlamak çok zordur. Oğlunuz, en temiz bir oğul olacak; ama ona da o nahoş iftira atılacak. Birileri, kısaca "babası belirsiz" demek olan o üç harfli bayağı kelime ile, mübarek isminin "kabala" değerlerini denk düşürerek iğrenç iftiralarını "ispatlamaya" çalışacak ve siz bunları sabırla göğüsleyeceksiniz. İmran kızı Meryem olmak da, Meryem oğlu İsa (as) olmak da zor.. Ne zor imtihan... Hz. Musa'nın annesi olmak... Canından bir can olan yavrusunu, kalbine verilen bir ilhamla Nil nehrine bir sepet içinde salıverip, Rabbi'nin hıfzına emanet edivermek.. Zor... Âsiye (r.anha) olmak... Firavun'un sarayında bir ehl-i iman olarak kalabilmek... Onun zehirli sofralarından, zehirli sohbetlerinden, şeytan avuntulu kibrinden etkilenmeden, Allah'ın emaneti olan Musa'yı (as) en güzel şekilde yetiştirebilmek... Zor... Ya da tüm annelerin annesi olmasına rağmen kendisi anne

şefkatini yaşayamamış olan Havva Annemizi (r.anha) anlamak. O da zor...

Onlara alçak gönüllü olun, gönüllerini alın

Ana-babaya karşı alçakgönüllü olmalı, yaşadıkları müddetçe onlara hizmet etmeli ve bununla onların rızalarını kazanmalıdır. Hz. Hüseyin'in oğlu Ali, edeplerini gözetemem endişesiyle, ana-babasıyla yemek yemekten çekinirdi. Ana babasını râzı eden kimse için, cennet kapıları sonuna kadar açılır. Bir kimsenin ana-babası zalim olsalar dahi onlara karşı gelmek onlarla sert konuşmak câiz değildir. Çeşitli vesilelerle, onların elleri öpülüp, duaları alınmalı, haklarını helal ettirmelidir. Bu vesilelerden biri de bayramlardır. Bayramlarda, anababaya çeşitli hediyeler alıp, bayramları tebrik edilerek, hakları helal ettirilmeli ve dualarını almalıdır! Arada kırgınlıklar varsa bu vesile ile giderilmelidir.

Anne ve babalarımıza karşı görevlerimiz

Evlatlar, ebeveynleri için kendi malından harcamalıdır. Çünkü ana-babasına

harcadığından, sual olunmaz.

verdiğinden

kendisine

Kendinden önce, onlara elbise almalı. Kendi yiyeceğinden iyisini onlara vermeli. Uzakta iseler ziyaretlerine gitmeli. Anababa ve yakın akrabaları ziyaret etmek vaciptir. Hiç olmazsa selam göndererek, tatlı mektup yazarak bu günahlardan kurtulmalıdır. Ziyarette sıra; ana, baba, evlat, dede, nine, kardeş, amca, hala, dayı ve teyze şeklindedir. Hadîs-i şerîfte şöyle buyurulmuştur: "Allah'a ve kıyamet gününe inanan sıla-i rahim etsin!" (Buhârî) Beraber yemek yenmeli. Ayrı yemek onları üzer. Arzularını sormalı, öğrenip yerine getirmeli. Evlerini temizlemeli, boyamalı, tamir etmeli. Malı, parayı onlara serbest etmeli. "Ne zaman isterseniz, malım, param size feda olsun" demeli, bir kızgınlıkları varsa, bu yolla onları teskin etmelidir. Anababaya harcanan paradan sual olunmaz. Muhtaç olan ana-babaya yardım farzdır. Kur'ân-ı Kerîm'de buyuruluyor ki: "Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yolculara infak edin!" (Bakara, 215) Ara sıra güzel yemek yapıp, davet etmeli. Gönülleri ister de belki söyleyemezler.

31 kimlife


KİMLife ANNELERİMİZ

runu tepene çıkarıyor, çok şımartıyorsun. Söz dinletemiyoruz" gibi sözlerle anababayı üzmemelidir! Çocuklarını ana-babanın yanında dövmemeli, azarlamamalıdır! İsimleri ile çağırmamalı, sözlerini kesmemeli, sözlerinin arasına girmemelisiniz. Ana-babanın arasını açacak söz ve hareketlerden uzak durmalısınız. Ana-baba ile oğul veya kızın arasını açacak işlerden uzak durmalısınız. Gelinleri, ana-baba ile oğullarının arasını açacak sözlerden uzak tutmalıdır! Dostlarını, dost bilip davet ederek gönüllerini almalısınız. Hastalandıkları zaman, tedavileri ile meşgûl olmalı, bir bakıcı tutmak yerine, bizzat ihtiyaçlarını gidermelisiniz. Onlara şefkat kanatlarını germelisiniz; "Merhamet etmeyene, merhamet edilmez, acımayana acınmaz." (Müslim) Sevmeli, her fırsatta ellerini öpmeli, sevdiğinizi hissettirmelisiniz. Sevinçlerine sevinmeli, üzüntülerine üzülmelisiniz. Çok söylenmelerinden incinmemeli, incinseniz bile kesinlikle incindiğinizi hissettirmemelisiniz. Sitem ve cefalarına kızmamalı, incitmekten çok korkmalısınız. Nazlanmamalı, aksine onların nazına katlanmalısınız. Çünkü onlar küçükken bizim çok nazımızı çektiler. Nazlanma sırasının onlarda olduğunu unutmamalıdır. Ölseler de kurtulsak diye canavarcasına düşünmemeli, çok yaşamalarını arzû etmelisiniz. Yumuşak söylemeli "öf" bile dememelisiniz. Rabb'in, yalnız kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine "öf" bile deme; ağır söz söyleme,

*Anneler fedakârlık örneğidir O, gerektiğinde yemez, yedirir. Giymez, giydirir. Çocukları için birçok sıkıntılara katlanır. Sevgi ve şefkati onları her türlü tehlikelerden, dert ve sıkıntılardankorumaya çalışır.

Konuşurken, "yap, yapma" gibi ifadeler kullanmamalısınız. Yapar mısın gibi ricâda bulunmalıdır! Ana babası günah işleyen çocuk, bunlara bir defa nasîhat eder. Kabul etmezlerse susar. Onlara dua eder!

*Annelerin yeri müstesnâdır Canlılar arasında insanın ayrı bir yeri vardır. Yeni doğan çocuk, hayatını devam ettirebilmek için zorunlu olan en tabii ihtiyaçlarını bile karşılamaktanacizdir. Belli bir süre bakıma, himayeye, şefkate muhtaçtır.

Hayır dualarını almalısınız. Ana-baba duasını ganîmet bilmelisiniz. Hadîs-i şerîflerde şöyle buyurulmuştur: "Üç kişinin duası kabûl olur. Ana-baba, mazlûm ve misafirin duası." (Tirmizî)

*Onlardan kötü bir yol edinmiş ise, her yaptığından onlara da günah ve azâp gider. Bunun için, onlardan veya onların vasıtası ile öğrendiği kötü şeyleri terk etmeli, kendi kötü amelleri ile, onlara kabirde azâp ettirmemelidir. *Dostlarını ziyaret etmek. Hadîs-i şerîf: "Babası öldükten sonra, onun dostlarını ziyaret etmek, iyiliklerin en iyisidir." onlarla yumuşak ve tatlı konuş, onlara acı, tevazû kanadını gerip "Rabb'im, küçükken beni yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et" diye dua et. (İsrâ, 17/ 23, 24) Ana-baba, bildiğimiz şeyleri de anlatsa, "yine aynı şeyler mi" dememeli, hiç duymamış gibi can kulağı ile dinlemeli. İki kardeşi olan biri, öteki kardeşini kastedip "Oğlun şunu yaptı. Ben yapsam kıyameti koparırdınız" veya "Anne, to-

32 kimlife

Beddualarını almamalısınız. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki: "Ana-babanın çocuğuna ve mazlûmun zâlime olan bedduaları, reddolunmaz." (Tirmizî) Vefatlarında Efendimiz'in sünneti üzere, yıkayıp, kefenletip defnettirmelisiniz. Cenaze namazını biliyorsanız kendiniz kıldırmalısınız. Onlara her namazdan sonra dua etmelisiniz. Hadisteki, "Ana-babasına dua etmeyenin rızkı kesilir." ikazını unutmamalıyız: "Ölünün mezardaki hali, imdâd diye bağıran, denize düşmüş kimseye benzer. Boğulmak üzere olan kimse, kendisini kurtaracak birini beklediği gibi, ölü de, babasından, anasından, kardeşinden, arkadaşından gelecek bir duayı gözler. Kendisine bir dua gelince, dünyanın hepsinin kendine verilmesinden daha çok sevinir. Allah-ü Teâlâ, yaşayanların duaları sebebiyle, ölülere dağlar gibi çok rahmet verir. Dirilerin de ölülere hediyesi, onlar için dua ve istiğfar etmektir." (Deylemî) Mustafa AYDIN


KİMLife HEDİYE

Annelerimize Hediyeler Oscar Ödülü

Anne...

Pırlanta Yüzük

Bakım Seti

Hiç kimse bizi onun kadar sarıp sarmalamadı onun gibi kimse bize sabretmedi ve hiç kimse bize onun kadar özveride bulunamadı. Anladık ki ona eş ona benzer hiç kimse olamaz ve onun yerini hiç kimse dolduramaz. Bütün dünyayı gezsek bütün dünya bize kucak açsa biz yine o annenin verdiği sıcaklığı ve mutluluğu hissedemeyiz. Arkadaşın, dostun ve hayatımız boyunca tanıyacağımız kişilerin bizlere verdikleri ilgi, sevgi ve dostluk hep yalandır hep geçicidir, bir tek annenin dostluğu ve sevgisi gerçektir ve devamlıdır. Bu özel insanları anneler gününde de özel hissettirelim ve anneler gününü kutlayalım. Anneler gününü nasıl kutlayacağınızı mı düşünüyorsunuz? Çok fazla derinlere inmenize gerek yok. Annelerimiz bizden iyi kim tanıyabilir ki? Tabiki de biz. Evet annenizi mutlu eden anları, olayları veya yakındığı, mutsuz eden olayları mutlaka görmüşsünüzdür, annenizi neyin mutlu edip neyin mutlu edemeyeceğini bu anları hatırlayarak kolaylıkla bulabilir ve annenize en güzel hediyeleri sürprizleri seçebilirsiniz.

Çanta-Ayakkabı

Bizim var oluş sebebimiz olan annelerimizi, ne kadar çok sevdiğimizi bir kez daha göstermemiz için fırsat doğuyor yani anneler günü yaklaşıyor "Ömrü boyunca bize her şeyi kar��ılıksız veren annelerimize bizde sevgi hediyeleri verelim "

Magnet

Anneler günü hediyeleri öyle çok pahalı, şaşalı şeyler olmak zorunda değil bazen küçücük bir öpücük , bazen el yazımızla yazılmış içten

33 kimlife

bir mektup anneye verilebilecek en güzel hediyedir... Tabi bunların yanı sıra anneler günü için başka hediye seçeneklerimiz de olmalı.. Her çocuk annesine hangi hediyeyi alacağını bilir fakat bizim de size anneler günü için bir kaç yapılışı basit ama annenizin hiç unutamayacağı hediye önerilerimiz var .. Dünyanın en güzel çiçeklerine kocaman bir buketin arkasına saklanıp "Günün kutlu olsun anneciğim" diyerek anneler gününü kutlayabilirisiniz Her sabah hiç üşenmeden sıcacık yatağından kalkıp size kahvaltı hazırlayan annenize bugünün şerefine siz kahvaltı hazırlayabilirsiniz. Kahvaltı tepsisini yatağa götürmeniz de büyük bir jest olacaktır. Annenizin sevdiği her şeyi toplayıp içine de bir not yazıp ona kocaman bir sevgi sepeti hediye edebilirsiniz.


K襤MLife MODA

Renkli Pantolonlarla Canland覺k Renkli Pantolon Modas覺 34 kimlife


2

KİMLife MODA

012 bahar modasına damgasını vuracak trend, renkli pantolonlar olacak! Birbirinden canlı renklerle donatılan pantolon modası, baharın enerjisine enerji katmak için vitrinlerde yerini aldı! Pantolon modası canlı ve neon renkleri ile bu sezon çok konuşulacak! Moda trendlerine hayat veren moda markaları da, koleksiyonlarında renkli pantolonlara geniş yer verdiler. Şık Ve Rahat Olmak İçin Renkli Pantolonları Seçin! Mor, turkuaz, turuncu, pembe, kırmızı, sarı, yeşil, mavi aklınıza gelebilecek her renge sahip renkli pantolonunuzu giyerek, bahar modasına ayak uydurabilirsiniz. Renkli pantolonlarınızla oldukça rahat ama bir o kadar da şık bir tarza sahip olabilirsiniz. Baharın renkli dünyasının, renkli pantolon modası ile sizi sarmasına izin verin!

canlı renklerle bütünleyerek tüm gözleri üzerinize çekebilirsiniz. Burda dikkat etmeniz gereken tek nokta, seçeceğiniz renklerin zıtlıklarının uyumlu olması! Renkli Pantolonunuzu Almayı Unutmayın! Dilerseniz renkli pantolonlarınızı sandaletleriniz ya da babetlerinizle kombinleyerek sade görünümünüzü koruyabilirsiniz. "Renkli pantolonlarımla da ön planda yer almak istiyorum" diyorsanız, renkli ayakkabı ya da çantalarınızla kıyafetinizi hareketlendirebilirsiniz.

Moda trendleri arasında yer alan renkli pantolonları sadece özel davetlerde, şık kıyafetler oluşturmak için kullanmak yanlış olur. Gündelik hayat için daha rahat bir kullanım alanı sunan renkli pantolon modası, gün içinde hem spor bir görünüm kazanmanıza hem de şık olmanıza yardımcı olur.

2012 bahar modasının en renkli ve şık bayanı olmak istiyorsanız, renkli pantolonlarınızla sokaklarda salınmaya hazır olun! Hala renkli pantolona sahip değilseniz, alışverişe çıkmak için ne bekliyorsunuz?

Birbirinden şık ve canlı renkli pantolonlarınızı, daha pastel tonlarda bluzlar ya da gömleklerle kombinleyebilirsiniz. Daha iddialı bir görünüm sergilemek isteyen bayanların tercihi ise, zıt renk uyumu olmalı! Renkli pantolonlarınızı, bahar modası içinde yer alan diğer

35 kimlife


KİMLife DEKORASYON

Evinizi gösteren perdeler Kendi tarzınızı yaratın 36 kimlife


perde kumaşlarını klasik biçimde tavandan yere kadar asarak kullanabilirsiniz. Alta asacağınız tüller daha elegan bir hava yaratır.

Basit Hilelerle Şık Pencereler Yaratın Pencerenizi farklılaştırmak istiyorsanız pek çok seçeneğiniz var. Aynı mekanda birden fazla pencere formu varsa veya bir çatı penceresine perde asmanız gerektiğinde bunu bir sorun olarak görmenize gerek yok, basit ve ekonomik çözümlerle üstesinPencere Şeklinizi Göre Perde Çözümleri den gelebilirsiniz. Eski tarz evlerde sık karşılaşılan köşeli ya Pencerenize tül yerine şimdilerde çok da çok yüksek tavanlı pencereler bazen moda olan saten ip perdeler asabilirsiniz. sorun yaratabilir. Ancak küçük birkaç dePiyasada farklı renk alternatifleri bulunan tayla bu sorunu halledebilirsiniz. ip perdelerinizi üzerine asacağınız kristal Köşe pencerenizde bir odak noktası boncuk, püskül ya da renkli taşlarla süsoluşturabilirsiniz. Rustik perde boruları, leyebilirsiniz. Pencereniz hemen kanepenin çiçek desenli perdeler ve şık tüllerle bu ya da yatağın kenarından başlıyorsa bu bölüm olduğundan durumda iki taraflı daha sıcak ve güneşlikler yerine iki Ufak İpuçları davetkar görünebilir. kat ince tül asmanız -Tüllerimizi mutlaka colormatik Sade plise perdeler, daha uygun bir deterjanlar ile yıkamalıyız. köşe pencereler için çözüm. Biraz hareket -Kendinden desenli tek renk iddiasız bir çözüm katmak için üstteki kumaşlar bu sene çok moda. olabilir. Köşeli perde katı, tek tarafta şık bir -Yıkama yapılan tüllerimizi boruları ve kendinden renso veya braçol ile sıkma ayarında makinede büzgülü hazır perdelertoplayabilirsiniz. bırakmamalıyız. le ekonomik çözümler -Perdelerde pile payı az verilmeli. yaratabilirsiniz. Yüksek Akıllı Perdelerle -Pencerelerde mutlaka açık renk tavanlı ve pencereli bir Herşey Çok Kolay güneşlik kullanmalıyız. Akşamları yatak odanız varsa, Katlamalı ve stor perde yerine güneşlikleri örtmeliyiz. klasik model perdeleri perdeler daha çok -Perde ve tül ölçüsü alırken, tercih edin. Tüm köşe İtalyan tarzını yansıtır. kornişin iki buçuk katı metraj duvarınızı perde ile kaEğer daha ekonomik kumaş alınır. Örneğin 3 metre bir patmak istemiyorsanız olan hazır perdeleri pencereye alınacak tül miktarı 7,5 perde borularınızı şık kullanmak istiyorsanız metredir. bitiş süsleri veya püskülpiyasada pek çok - İthal üretim dokumalar ile yerli lerle tamamlayarak seçenek bulunuyor. üretim dokumalar arasında kalite perdelerinizin gereksiz Dingin ve sade bir olarak fark yok; ama fiyatları çok yere duvara taşmasını dekorasyon anlayışınız farklıdır. engelleyebilirsiniz. varsa stor perde uygun bir çözüm. Ancak Farklı Detaylarla Daha Kişisel Perdeler bu tarz bir perde için desenli kumaşları Yaratın tercih etmelisiniz. Geniş ve çok pencereli Perdelerinizi sabitlemek için renkli odalar için yekpare klasik perde seçeneği perde mıknatısları kullanabilir ya da ahşap fazla boğucu durabilir. Her pencereye perde ambranslarını boyayarak farklı ayrı asılabilen katlamalı perdeler geniş bir detay yakalayabilirsiniz. Kadife ya pencere boşluğunu kırabilir. Ayrıca her da ipek kurdelelerle farklı yüksekliklerde perdeyi farklı yükseklikte bırakarak hareket bağlayacağınız perdeleriniz daha etkikazandırabilirsiniz. Katlamalı perde leyici bir atmosfer yaratabilir. Yatak odanız seçenekleri arasında da klasik modeller için kullanacağınız, her iki tarafı da farklı var. Örneğin hem dikeyde, hem yatayda çiçek desenli perde kumaşı, size mevsim katlanabilen perdeler bol dökümlü ve değişikliklerinde alternatif yaratabilir. Farklı büzgülü bir etki yaratır. kumaşları birlikte kullanabilirsiniz. Örneğin çizgili ve çiçekli kumaşlarla dengeli bir kır Kaynak: Evim dergisi evi havası yakalayabilirsiniz. Düz ve kalın

37 kimlife

KİMLife DEKORASYON

P

erdeler evlerimizin mahremiyetini koruyan dekoratif olarak evlerimizi güzelleştiren dekorasyon unsurlarının başında gelir. Perde ilk çağlarda vahşi canlılardan, güneşten ve soğuktan korunmak için kullanılmış. Günümüzde yine güneşten korunmak, gizlenmek ve mekanlarımızı gösterişli kılmak için kullanılıyor. Günümüz teknolojisiyle beraber perde asma yöntemleri de teknik ve stil açısından farklılık göstermektedir.


KİMLife RÖPORTAJ

Ayaküstü

Rıza SÖNMEZ ile sohbet

S

izi ilk olarak yıllar önce "Çılgın Bediş" dizisinde canlandırdığınız Savaş karakteriyle tanıdık. O günden bugüne çok sayıda tv ve tiyatroda yer aldınız. O günden bugüne hayatınızda neler değişti? Saçlarım beyazladı. İçinde yeralmaktan mutluluk duyduğum bir çok proje oldu. Bu projelerden bir çok dost biriktirdim. En son Küçük Hanımefendi dizisinde rol aldınız. Gündeminizde yeni tv projeleriniz var mı? Şu an kesinleşmiş bir dizi projesi yok ama görüşmeler devam ediyor. Mart ayında Uğur Yücel'in yazıp yönettiği buzdağı adlı filmde rol aldım. Bugüne kadar çekilmiş en başarılı dizi sizce hangisidir? Dallas'tır herhalde yabancılardan. Yerlilerden de ticari başarı açısından kurtlar vadisi ve muhteşem yüzyıl. Benim en başarılı dizim geçmişten ikinci bahar, şimdiden Behzat Ç. Yakından takip ettiğiniz ve bende bu projenin içinde olmak isterim dediğiniz çalışma var mı? Militarist olmayan, ırkçı olmayan, popülist olmayan, önyargıları körüklemeyen işlerin içinde olabilirim. Böyle Birkaç proje var onlarda çalışmak isterim.

Bugüne kadar en başarılı bulduğunuz sinema filmi / tiyatro oyunu / televizyon dizisi hangileridir? George melies in bütün filmleri, kayıp çocuklar kenti, güneş yanığı, acı hayal, güneş, mayıs sıkıntısı, üç maymun, tabutta rövaşata, bal Hayatınız bir film olsaydı, sizi kimin canlandırmasını istersiniz? Hayatımın film olmasını düşünmezdim ama başımdan geçen bir şeyin filmi olacaksa henüz kendim oynayacak yaştayım. Sanatçıların ulaşılmaz oldukları konusunda ne düşünüyorsunuz? Doğru yaklaşmazsanız kediye de ulaşamazsınız yersiniz tırmığı. Son yıllarda Dünya sinemasına baktığımızda sizi heyecanlandıran yapımlar nelerdir? Avatar'ın açtığı yoldan üç boyut

38 kimlife

teknolojisinin yarattığı olanaklar beni heyacanlandırıyor. Aynı zamanda çok yalın insan hikayelerinin anlatıldığı uzakdoğu sineması, iran sineması ve romanya sinemasının yapımları ve tabi ki yükselen türkiye sineması

Aklınıza ilk gelen?

Market: Aç gitme Alışveriş: Yenilenme Sinema: Kıblemiz Tiyatro: Müjdat gezen sanat merkezi Radyo: Alem fm yıllar önce çalışmıştım Van: Ellerinin sıcaklığı dışında verecek bir şeyi olmayanlara dahi ihtiyaç var Oyuncu: Her insanda olan cehver, çekip çıkarılması lazım Oscar: Bir pazarlama marifeti Yaz: Hergece oturup yaldızlı kumlara yıldızlı suların türküsünü söyleyebiliriz Meral Okay: O şimdi Yaman'ın lunaparkında. Anne: Kiraz


39 kimlife

KİMLife ETKİNLİKLER

REKLAM


KİMLife SAĞLIK

Yörük Çorbası Malzemeler *250 gr semizotu *200 gr haşlanmış nohut *200 gr haşlanmış kurufasulye *200 gr haşlanmış aşurelik buğday *3 litre su / et suyu *1 su bardağı un *250 gr yoğurt *1 limonun suyu *100 gr tereyağı *Tuz *Yarım çay kaşığı kırmızıbiber Tarifi Suyu, nohut, kurufasulye ve buğdayı büyük bir tencereye alıp kaynatın. Yoğurt, un ve limon suyunu başka bir kapta çırpın. Kay-

nayan sudan bir kepçe dolusu alıp yoğurtlu karışıma azar azar ve sürekli karıştırarak ekleyin. Bu karışımı kaynayan suya ilave edip tuzla tatlandırın. 15 dakika pişirin. Semizotlarını temizleyin. Semizotlarını iri parçalar halinde doğrayın (sadece yaprak olarak da atabilirsiniz). Kaynamakta olan çorbaya tereyağını ekleyin. 10 dakika pişirin. Çorbayı ocaktan indirmeye 5 dakika kala semizotunu ilave edin. Tuzunu ve biberi serpin. Sıcak servis yapın.

?

Zeytinyağlı Kuru Patlıcan Dolması Bu sayfalarda yayınlanmak üzere, farklı olduğuna inandığınız, birbirinden güzel yemek ve tatlı tariflerinizi bekliyoruz. gulsahsenel@kimgrup.com.tr

Malzemeler *12 adet kuru patlıcan *1.5 su bardağı pirinç *3 adet orta boy kuru soğan *4 diş sarımsak *1 türk kahvesi fincanı zeytinyağ *1 dolu yemek kaşığı domates salçası *1 dolu yemek kaşığı biber salçası (isteğe göre acı ya da tatlı) *1 tatlı kaşığı nar ekşisi *1/2 limonun suyu *1 tatlı kaşığı karabiber *1 yemek kaşığı nane Tarifi Pirinci bir kaba alın. Üzerine tuz ve kay-

nar su ekleyin. 15-20 dk. bekletin, yıkayın ve süzün. Diğer tarafta kuru patlıcanları yumuşayana kadar 10 dk kadar kaynatın. İç malzemesi için kuru soğanı ve sarımsağı rondodan geçirin ya da ince ince kıyın. Bir tavaya zeytinyağı koyun, zeytinyağ ısınınca içine soğan ve sarımsakları ekleyin. Yumuşayana kadar kavurun. Üzerine salçaları ekleyin. Bir kaç dakika da böyle kavurun. En son piriçleri, baharatları ekleyin. Bir kaç kez çevirin ve ocağın altını kapatın. Nar ekşisi ve limon suyunu ekleyin. İç malzeme biraz ılınınca kuru patlıcanlara doldurun. Patlıcanların üzerinde biraz boşluk kalsın ki pişince pirinçler taşmasın. Patlıcanları sıkı bir şekilde tencereye dizin üzerlerini geçecek kadar sıcak su koyun. Pirinçler yumuşayana kadar pişirin. Soğuyunca servis yapın.Afiyet olsun.

?


KİMLife AFİYET OLSUN

41 kimlife


Güzel ve Çirkin

Tür: Animasyon, Aile, Fantastik, Müzikal, Romantik, Senaryo: Chris Sanders, Kevin Harkey, Bruce Woodside, Robert Lence, Brenda Chapman, Linda Woolverton. Vizyon Tarihi: 18 Mayıs 2012 Küçük bir fransız köyünde yaşayan belle, tekdüze hayatından sıkılmış durumdadır. Bir gün babasının gece yolunu kaybedip bir şatoda esir edilmesi üzerine Belle, hiç de beklemediği bir durumla karşılaşır, şatonun sahibi lanetlenmiş bir prenstir.

okuyalım

Gözlerini Sımsıkı Kapat

Sana bir süprizm var gözlerini sımsıkı kapat. New Yorkun en gözde dedektifiyken, basının kendisine yakıştırdığı isimden hep rahatsız olmuştu: Süper Dedektif. Bir bulmacayla karşılaştığında, mutlaka çözmek isterdi. Gurneye göre her bulmacanın çözümü için mutlaka bir ipucu vardı. Peki ya bu sefer yoksa? Düğün günü öldürülen bir gelin Ve olaya tanıklık eden yüzlerce davetli. Cinayeti kimin işlediği ortada, herkes kendinden emin ama ya hepsi zekice bir illüzyonla yanıltılıyorsa... Cinayet silahı dahil birçok detayda sürpriz akıl oyunlarını gördüğünde, Gurney tam bir psikopatla karşı karşıya olduğunu anlar. Gurney şeytanın bile aklına gelmeyecek yöntemleri, soruları ve keskin bakış açısıyla soruşturmaya bambaşka bir boyut kazandıracaktır. Kim daha zeki; Gurney mi, yoksa müthiş bir illüzyondan ibaret katil mi? John Verdondan, akıl oyunlarının iç içe geçtiği, sıra dışı bir roman. Nitelikli bulmaca severler için paha biçilemez bir kitap. CNN.com Yine ilki kadar şaşkınlık verici bir olay ve yine dahice çözümler.

dinleyelim

Sertab ERENER “Ey Şuh-i Sertab”

Türk Pop Müziği'nin en özel seslerinden Sertab Erener, uzun süredir beklenen Türk Sanat Müziği albümü müzik marketlerdeki yerini alıyor. GNL Entertainment etiketiyle sunulacak ve toplam 15 eserin yer aldığı "Ey Şûh-i Sertab" isimli albümde Akşam Oldu Hüzünlendim Ben Yine, Şimdi Uzaklardasın, Fikrimin İnce Gülü, Çile Bülbülüm, Kimseye Etmem Şikâyet ve Dönûlmez Akşamın Ufkundayım gibi toplam 15 unutulmaz eser Sertab Erener'in muhteşem yorumuyla yeniden hayat buluyor.

42 kimlife

KİMLife RÖPORTAJ

KİMLife BİLGİ

izleyelim


KİMLife TİYATRO

REKLAM

43 kimlife


KİMLife EVİMİZ

Avukatlar Günü Kutlu Olsun Mutfağınız emniyetli mi?

M

6 7

1 2 3

8

utfaklar, değişik ebatlarda eşyaların bulunması nedeniyle çocukların ilgisini çeker. Çocuk, elinin ulaşabildiği yerlerdeki şeyleri almak ister. Ama mutfaklar çocuklar için tehlikelidir ve anneler buna dikkat etmelidir. Mutfağınızda kullandığınız temizlik ürünlerini çocukların ulaşamayacağı yerlere koymalısınız. Temizlik ürünlerini hiçbir zaman içi boşaltılmış gazoz şişesine ya da bir gıda ambalajına koymayın. Ocağınızda yemek yaparken ve yaptıktan sonra tencere veya tavanızı arka gözlere koyun, sapının da içe dönük olmasına dikkat edin. Çocuğunuzun fırınınızın düğmeleriyle oyun oynamasına izin vermeyin. Bardaklara veya tabaklara koyduğunuz sıcak gıdaları masaya koyarken çocukların ulaşamayacağı şekilde koyun.

Elektrikli tost makinesi, mutfak robotu gibi aletlerin fişlerini prizden çekin. Çok fazla parlatılmış yüzeylerden kaygan paspas ve halılardan kaçının. Dökülen şeyleri hemen temizleyin. Çocukların çekebileceği uzun masa örtülerini kullanmayın. Teflon tencereler nasıl kullanılmalı? *Bir mutfak eşyası alındığında önce yağlı bir bezle silinmesi gerekiyor.

4 5

44 kimlife

*Teflonun özelliği yağsız pişirme yapılmasıdır. *Hiçbir zaman kullanılan kabın etrafını alevin yalamaması lazım. Yani alev kullanılan kabın altından kenarlarına taşmamalı. *Tencere veya tava ocak üzerine konulurken tam ortalanarak konulmalıdır. Isı tam dengeli alınmalıdır. *Teflon mamullerin içerisinde metal aletler kullanılmamalıdır. *Teflon üzerinde bıçak ile kesim yapılmamalıdır. *Teflon yanmaz-yapışmaz üretildiği için temizlenmesi kolay olur. Bu nedenle bulaşık makinesinden ziyade elle yıkanmalıdır. *Teflonlar fırın üstü malzemedir. Özellikle sapıyla fırın içinde kullanılmamalıdır. *Ateşin üzerinde boş mutfak malzemesi hiçbir zaman bırakılmamalıdır.


45 kimlife

KİMLife EVLİLİK

Reklam


KİMLife BİLELİM

Fethe Panoramik Bakış Panorama Müzesi

3

1 Ocak 2009 tarihinde açılan Panorama 1453 Tarih Müzesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından şehrimize kazandırılmıştır. Kuşatmanın geçtiği Topkapı-Edirnekapı surlarının karşısında bulunmasıyla da İstanbul'un tarihe açılan kapısı olan fetih müzesi, Kültür A.Ş. tarafından işletilmektedir. Açılışının ardından halkın yoğun ilgisine mazhar olan bu kültürel mekân devletin zirvesine de ev sahipliği yapmıştır.

yeniden tanık olacak ve kente giriliş anını neredeyse aynen yaşayacaksınız. Macar topçu ustası Urban`ın döktüğü toplara dokunup Kostantinopolis`in surlarına doğru onların patlamalarına şahit olacaksınız. Sultan II. Mehmed`in binlerce askerinin tekbir seslerini ve Mehter Marşı`nı duyup, belki de eşlik edeceksiniz. Oluşturduğu özgürlükçü ve adil yönetim sayesinde kalelerden önce gönülleri fetheden Fatih, fethettiği muhteşem şehrin aynı zamanda bir ilim ve sanat merkezi olmasını istiyordu. Bu mirasa bir katkı amacıyla yapılan fetih müzesinde, ziyaretçilerin doyurucu bir şekilde vakit geçirebilmesi amaçlanmıştır.

Burası Topkapı, İstanbul kuşatmasının en çetin geçtiği, aşılamaz denilen surların aşıldığı, kutlu askerlerin bekledikleri günün yaşandığı yer "İstanbul'un fethe açılan kapısı" Burada İstanbul`un fethine

46 kimlife


KİMLife BİLELİM

İstanbul Panoları'nı okumaya vakti olmayanlar için, panoların ana fikri spot cümlelerle de ifade edilmiştir. Ayrıca müzede bulunan otomatik sesli rehber sistemiyle de ayrıntılı bilgi edinimine yardımcı olmak hedeflenmiştir. Panorama 1453 Tarih Müzesi'nin kalbi olan panoramik resmin bulunduğu bölüme giderken izlediğiniz yol boyunca fetih koridorlarından geçiyorsunuz. İki kat olan bu koridorları geçerken "İstanbul Panoları" size eşlik ediyor... Panoramik resme giden yolda, ziyaretçileri bilgilendirmek için anlatım panoları ve dramatik belgeseller hazırlanmıştır. İstanbul'un tarihi ile başlayıp Fatih'in vefatıyla sona eren sergideki anlatım panolarında, İstanbul, Fetih ve Fatih çeşitli yönleriyle ele alınmıştır. Sergide orijinal minyatür, gravür, plan, çizim, resim ve özgün objelerin fotoğraflarına yer verilerek, olayların mümkün olduğunca, dönemin tasviri, nasıl algılandığı, anlatımı ve sanat eserleriyle canlandırılması hedeflenmiştir. Metinler, geniş ziyaretçi profili ele alınarak, meraklısının konu hakkında en temel bilgilere sahip olabilmesi için bilimsel anlayış ve popüler üslupla kaleme alınmıştır.

surları, karşıya bakınca Topkapı Surları`nı yani Kostantinopolis`e ilk Türk askerinin girdiği kapıyı ve sağınıza dönünce de Silivrikapı`daki surları görürsünüz. İşte Sultan II. Mehmed`in "Fatih" unvanını alışına şahit olacağınız ve İstanbul`un fethini yaşayacağınız yer tam da burası. Panorama'nın kalbi olan resim, 38 metre çaplı bir yarım küre üzerine yapılmıştır. Yarım kürenin iç yüzeyini kaplayan resim, 2350 m2 olup, resimle ziyaretçi platformu arasındaki 650 m2`lik 3 boyutlu objeler platformuyla birlikte, toplam 3000 m2`lik dev bir büyüklüğe ulaşmakta ve ziyaretçiyi her yönden kuşatmaktadır.Müzenin, panoramik resim ile ilgili çalışmalarına 2005 yılında başlanmış, 2008 yılında tamamlanmıştır. Bu çalışma 8 sanatçı tarafından yapılmıştır. Resimde 10.000 figür çizimi vardır. Surlardaki yıkılmış bölgeler ve bu bölgelerin büyüklükleri, İstanbul`un ilk belediye başkanı olan Hızır Bey`e, surların tamiri ile ilgili olarak sunulmuş bir rapora dayanmaktadır.

Burası 14 yıl önce Topkapı`daki Trakya Otogarı`nın olduğu, bugün ise Topkapı Kültür Parkı'nın bulunduğu yer. Solunuza bakınca Edirnekapı`daki

Çerçevesi ve sınırı olan bir resim, ne kadar derinlik ve üç boyut duygusu uyandırırsa uyandırsın çerçevesini ya da sınırını görebiliyorsanız, onun sizden ne kadar uzakta asılı olduğunu anlarsınız. İSTANBUL 1453 Panoramik Müzesi'ndeki çalışmada resmin bittiği yer diye bir şey olmadığı için, resme bakan kişi optik alışkanlıklarıyla eserin gerçek boyutlarını kavrayamayacaktır. İzleyici,

47 kimlife


KİMLife BİLELİM platforma çıktığı anda 10 saniye kadar sürecek bir şok yaşamaktadır. Bu durum, resmin gerçekliğini ve boyutlarını kavramayı sağlayacak referanslar, başlangıç ve bitiş gibi dayanak noktaları bulamamanın şaşkınlığıdır. Burası insana, kapalı bir mekâna girildiği halde, bir şekilde tekrar üç boyutlu dış mekâna çıkılmış duygusunu yaşatmaktadır. Bilindiği üzere panoramik müzeler, tarihteki önemli olayları tablolaştırma amacıyla görsellerin panoramik tasarımıyla oluşturulan müzelerdir. Genellikle panorama müzeleri, olayın geçtiği yerlerde inşa edilmektedir. Dünyada şu an Waterloo Savaşı Panoraması, Osmanlı-Rus Savaşı'nı anlatan Kırım Savaşı Panoraması, Napolyon'un Moskova Savaşı Panoraması, Plevne Müdafaası Panoraması ve Mesdag Panoraması'nın da içinde bulunduğu otuza yakın panoramik müze bulunmaktadır. Fakat dünyadaki diğer müzeler, yatay ya da dikey görselleriyle yarım panorama özelliği arz etmektedir. Panorama 1453 Tarih Müzesi, tam panorama özelliğinin yanı sıra gökyüzünün de kubbesel olarak kesintisiz bir şekilde resmin üst bölümünü kaplaması sebebiyle diğer panoramik müzelerle karşılaştırıldığında, türünde tek olma özelliğine de sahiptir. Resmin tam çerçevesiz ve sınırsız görünmesi -resmin bittiği yeri gözün seçememesi- sebebiyle müze izleyicileri, müze ile ilk karşılaşma anlarında on saniye kadar süren bir şaşkınlık yaşamaktadırlar. İzleyicilerin optik alışkanlıkları gereğince kısa süreli de olsa algısal bir şok

Giriş Fiyatları Hergün 08:30-17:30 saatleri arasında ziyarete açık. * Tam bilet ücreti: ¨ 5 * Öğrenci, Öğretmen, Askeri Personel giriş ücreti: ¨ 3 * Yabancı uyruklu ziyaretçi giriş ücreti: ¨ 10

yaşamaları, kapalı bir mekânın dehlizlerinden geçerek yukarıda bulunan müze platformuna çıkmaları sonucunda açık havaya çıkılmış izlenimini yaratan gökyüzü motifi, ışığın sezdirmeden kullanımı (alttan ışıklandırmayla) ve resimlerin üç boyutlu izlenimi uyandırmasıdır. Fakat bu üç boyutluluk, resimlerle değil mekânın tasarımıyla sağlanmıştır. 3.000 m2 bir alan içerisinde, 360 derecelik bir resme, 14 m uzaklıktaki bir platformdan bakılmasıyla bu üç boyutluluk etkisi yaratılmaya çalışılmıştır. Müzenin hoparlörlerinden gelen top sesleri, at kişnemeleri, savaş naralarının varlığı da görsel algılarımızdaki karmaşıklığa, bir de işitsellik ekleyerek duyularımızda bir örgütlenme sağlayarak derinlik algımızı daha da güçlendirerek gerçeklik sanrımızı kuvvetlendirmektedir. Müze yapım aşamasındayken işçilerden biri yüksek bir platformdan düşerek hayatını kaybetmiştir. Zeynalov,

48 kimlife

bu kişinin tasvirini de askerlerden birinin suretinde ölümsüzleştirmiştir. Resimlerde gizlenmiş başka detaylar da vardır. Gökyüzünde bulutlarla çizilmiş Fatih'in yandan bir portresi, balta sapına Latin harflerle oyulmuş ressamlardan birinin ismi, askerler arasında eski Roma giysileriyle resmedilmiş bir Bizans askeri bazı detaylardandır. Yapımına 2005'te başlanılan müze, sekiz sanatçının işbirliği sonucunda üç sene içinde tamamlanmıştır. Fikrin sahibi ressam ve çizgi film yönetmeni Haşim Vatandaş, aynı zamanda projenin koordinatörlüğünü de üstlenmiştir. Ramazan Erkut (background), Yaşar Zeynalov (figürlerden sorumlu ressam), Oksana Legka (ressam), Ahmet Kaya (storyboard), Hasan Dinçer (bilgisayar uygulama), Atilla Tunca (maket tasarımcısı), Murat Efe (bilgisayar uygulama) müzede emeği geçen diğer sanatçı ve uygulamacılardır. Dünya Panoramalar Birliği'nin yıllık toplantısına da ev sahipliği yapan 1453 Panorama Tarih Müzesi, Uluslararası Panorama Konseyi Başkanı Ernst Storm'un da "Beni en çok etkileyen müze..." sözlerine vakıf olmuştur. İlk panoramik müzemizin eksikleri de yok değildir. Kubbeli yapının ressamları zorlaması, akustiğin proje aşamasında gözden kaçırılması, havalandırmanın yetersiz oluşu, ikinci panoramik müzemizde karşılaşmayı ümit etmediğimiz detaylardandır. Kaynak: lebriz.com


Yakalandılar

Yine bir reklam filmi çekiminin ev sahibiyiz! Gültepe2 mağazasının önünden geçerken film ekipmanlarına ve reklam çekimi için hazırlık yapan kişilere rastladık. Olayı merak edip içeri doğru ilerlediğimizde reklam filmi çekiminin içinde bulduk kendimizi. Müşteriler her zaman olduğu gibi konuya duyarlı davranıp, meraklı gözlerle yapılan çekimi izliyorlardı. Reklamların, dizilerin ve sinemaların market sahneleri çekimlerinde daima Kim market mağazalarını tercih etmişlerdir. Kaliteli ürünler, geniş çekim alanları, anlayışlı çalışanları ve müşterileri sayesinde çekimler rahatlıkla yapılmakta dır. Sağ tarafta görmüş olduğunuz fotoğrafta görmüş olduğunuz üzere sucuk reklamı çekimi yapılmıştır. Çekim öncesinde ve sonrasında hiçbir sorunla karşılaşmadıklarını dile getiren çalışanlar mağazamızdan oldukça memnun ayrılmışlardır. Bir sonraki çekimlerde önceliklerinin mutlaka Kim market olacağının altını çizdiler.

49 kimlife

KİMLife TANIYALIM

Kim’e


KİMLife ÇOCUKLARIMIZ

Çocuklarımızı Televizyona

Emanet Etmeyelim

T

elevizyonun, hayatımızın önemli bir parçası haline geldiği bir gerçektir. Ülkemizde her 100 aileden 98'inin oturma odasında bir televizyon vardır. Yetişkinler, günlerinin en az 2-3 saatini televizyon karşısında geçiriyor. Bu oran gençler ve çocuklarda daha da artıyor. Bir çocuğun günde ortalama 3 saat TV izlediğini düşünürsek, bu yılda 1.100 saat eder. Bu zaman dilimi, insan ömrüne göre hesaplanacak olursa,

70 yaşına ulaşmış bir kimse, ömrünün 7-10 yılını televizyon başında geçiriyor demektir. Çocuklar neleri izliyor? İlköğretim öğrencilerinin büyük çoğunluğunun, en çok şiddet içerikli yerli/yabancı dizileri, en az çocuk programlarını izledikleri belirlenmiştir. Yapılan araştırmalar, şiddet içerikli programları izleyen çocukların daha yük-

50 kimlife

sek oranda fiziksel şiddete başvurduklarını ve fiziksel şiddeti bir çözüm yolu olarak benimsediklerini göstermiştir. Son yıllarda, okullarda şiddet olaylarının hızla artmasında dizi ve programların etkisi en önemli sebeptir. Öğretmenler sık sık çocukların birbirlerine karşı hoşgörüsüz, bencil, sevgisiz ve rekabetçi olduklarından şikayet ediyorlar. Çocuklar aralarındaki en küçük bir anlaşmazlığı bile fiziksel şiddet kullanarak, birbirlerini


karşı cinsle nasıl konuşulacağına dair örnek söz ve davranışlar yer almakta, kadın-erkek ilişkileri özgürlükçü, risk almaya açık, romantizm ve cinsel odaklı işlenmektedir. Güzel kadınlar ve zengin erkekler, büyülü bir aşkın atmosferinde, her türlü ahlâki değeri yok sayarak bir araya gelmekte, evlilik dışı ilişkiler bu atmosferde olağan görülmektedir.

Şiddet en iyi TV'den öğrenilir! Zaman zaman gazetelerde okuduğumuz "11 yaşındaki çocuk arkadaşını vurdu", "televizyondan etkilenen 8 yaşındaki bir ilkokul öğrencisi kendini gravatla gardıroba astı", "liseli öğrenciler birbirlerini bıçakladı" gibi haberler çocuk ve gençler arasında yayılan şiddetin boyutunu gözler önüne sermektedir. Gençler şiddet uygulayıcısı "kahraman"ı örnek alıyor Şiddet üzerine yapılan birçok araştırma çocukların şiddeti taklit ettiklerini göstermektedir. Ailece, beğenerek izlediğimiz pek çok dizide şiddet kimi zaman açık, kimi zaman gizli ve ince bir şekilde verilmektedir. Pek çok dizi karakteri, şiddeti tek problem çözme yöntemi olarak kullanmakta, saldırganlık ödüllendirilmekte, gücün gereği olarak sunulmaktadır. Şiddet uygulayan karakterler haklı, sempatik, sihirli, doğaüstü güçlere sahip ve aslında iyi kalpli karakterler olarak yansıtılıyor. Ekranlarda sürekli kan, gözyaşı ve şiddet gören insanlar, bir müddet sonra kendi yakınlarında cereyan eden acılara karşı duyarsızlaşıyorlar. Televizyon, gerçeği bir film gibi algılamamıza neden oluyor. Vurulmuş bir bebek görüntüsünü ya da tankların üzerine yürüyen çocuk görüntüsünü bir Hollywood filmi izler rahatlığında seyredebiliyoruz. Çünkü daha önce bu tür görüntüleri, filmlerde defalarca görmüştük. İnsanların acı ve dramları şova dönüştürülüyor. Bu programları izleyenler, bir süre sonra komşusunun dramına. TV'lerde pek çok yanlış davranış biçimi öğretiliyor Her ne kadar TV yetişkinler için bir eğlence aracı olsa da, çocuk ve gençle için eğlencenin ötesinde bir anlam taşır. Televizyon, çocuk ve genç için gerçek dünyaya açılan bir pencere, kolayca bulamadıkları bilgileri edindikleri bir kaynak görevi de görür. Peki ailece izlediğimiz en popüler dizi ve programlarda karakterler, diyaloglar, tema ve hikayenin gidişi gençlere ne tür mesajlar veriyor? Mesela, pek çok popüler dizide

Kimi gençlik dizilerinde gençler otoriteye başkaldırmaya özendirilmektedir. Hedefe ulaşmak için her yolun mubah sayılması, lüks, boşanma, serserilik gibi konular pek çok dizinin temasını oluşturmaktadır.

Televizyon, kelime hazinemizi daraltıyor Okumak zihinsel kapasiteyi geliştirirken, televizyon kitapta sayfalar dolusu anlatılan bir olayı saniyelik bir görüntüye indirgemektedir. Televizyonun bu hazırcı ve zihni kullanmayı gerektirmeyen özelliği, düşünmeyen, rahatına düşkün, yüzeysel bilgilerle donanmış bir neslin yetişmesine neden oluyor.

51 kimlife

Geleneksel değerler, bunu temsil eden karakterler alay konusu oluyor. Dizi ve haber programlarını izleyerek, suç tekniklerini öğrenmek mümkün. Bir evin kapısı gizlice nasıl açılır, başkasının kredi kart bilgileri nasıl elde edilir, çanta nasıl kapıp kaçılır gibi. Bazı hukukçular 5 yaşından itibaren televizyon izleyen çocukların 15 yaşına geldiklerinde, 18 bin saldırı, cinsel taciz ve işkence yolu öğrendiklerini belirtmektedir. Dizilerde cinsiyetlerin rol tanımları Ekranlarımızı işgal eden dizilerde çocuklar, bir kadın ya da bir erkek olarak nasıl olmaları gerektiğine ilişkin oluşturulmuş ideal tipleri görmektedir. Kimi dizilerde de kadın özgürlükçü, hırslı, başına buyruk, erkekler

KİMLife TANIYALIM

tehdit ederek, gruptan dışlayarak ya da alay ederek çözmeye çalışıyorlar.


KİMLife ÇOCUKLARIMIZ

çocuklar, neden kendi annelerin de bu kadar bakımlı olmadığını ya da neden onların da sofralarında 4-5 çeşit yemek olmadığını sorguluyorlar. Çocuklar, dizilerdeki çocuk karakterlerden etkilenerek, babalarından bütçelerini aşan ürünler istiyorlar. Dizilerle, bu talepleri yerine getiremeyen ebeveynlerin suçluluk duyması sağlanmaya çalışılıyor. Bazı dizilerde ise ailenin sahip olduğu geleneksel değerler, gencin önünde bir engelmiş gibi lanse edilmektedir. Genç mutsuzdur ya da kötü yola düşmüştür; çünkü ebeveyni onu anlamamıştır.

ise maço gibi görünmeye çalışsa da aslında zayıf, biraz da aptal olarak da işlenebilmektedir. Bazılarında da kadınlar zayıf, pasif, en büyük amacı erkeği elde etmek olan, kurtarılmayı bekleyen taraf, erkekler ise saldırgan, yarışmacı, güçlü, sürekli hizmet talep eden taraf olarak gösterilmektedir. Geleneksel değerleri benimsemiş karakterler eğitimsiz gösterilirken, eğitimli ve karizmatik karakterler Batılı değerleri benimsemektedir. Aynı şekilde, dizilerde yer alan mesajlarda, kadın ve erkekler akıl ve vicdanlarıyla değil, duyguları, tutkuları ve hırsları ile karar almaktalar. Aşırı TV izleyenler gerçek dünyayı da "film" gibi algılıyor Kişiliklerini şekillendirmeye çalışan gençler, dikdörtgen bir kutu içerisinde gördükleri yetişkinlerin ve başka insanların hayatlarını gerçek olarak algılayabilmekte ve onlar gibi yaşama arzusu duyabilmektedir. Örneğin, sürekli ekranlarda zenginlerin abartılı yaşam tarzını gören gençler, bu yaşamlara özenmektedir. Dizilerde orta sınıf bir aile bile, gerçek hayattaki orta sınıf bir aileden, çok daha zengin ve refah içinde tanımlanmaktadır. Karakterler hırsları veya duyguları uğruna her türlü riski kolayca almaktadır. Televizyonda duygusal ve fiziksel birliktelikler hep evli olmayan çiftler arasında cereyan etmektedir. Günde en az 3-4 saatini bu tür yaşamları izleyerek geçiren insanlar, bir müddet sonra gerçek hayatı bu şekilde algılayabilmekteler.

Televizyon, kelime hazinemizi daraltıyor Okumak zihinsel kapasiteyi geliştirirken, televizyon kitapta sayfalar dolusu anlatılan bir olayı saniyelik bir görüntüye indirgemektedir. Televizyonun bu hazırcı ve zihni kullanmayı gerektirmeyen özelliği, düşünmeyen, rahatına düşkün, yüzeysel bilgilerle donanmış bir neslin yetişmesine neden oluyor. TV gizli kalmış duyguları açığa çıkarıyor Televizyon, psikolojik bir uyaran görevi görerek, gizli kalmış ve henüz uyarılmamış duyguları açığa çıkarmaktadır. Çok küçük yaşlardan itibaren sürekli yetişkin yaşantısına ait görüntüleri gören çocuklar, daha erken bir yaşta ergenliğe girmekte, cinsel olarak daha erken olgunlaşmaktadır. Bazı dizilerde çocuk karakterlerin nasıl flört ettiklerini izleyen çocuklar, sınıf arkadaşlarına aynı şekilde yaklaşabilmekte, erken yaşlardan itibaren kız-erkek arkadaş edinebilme telaşına düşmektedir. Çocukların anne babaları ile ilişkileri bozuluyor Televizyonda hem modern ve bakımlı hem de çocuğunun ihtiyaçları ile yakından ilgilenen anne modelini gören

52 kimlife

Televizyon, kelime hazinemizi daraltıyor. Programlarda, Türkçe yanlış, kötü, yabancı özentili ve kısır bir şekilde kullanılmaktadır. İnsanoğlunun binlerce yıllık dostu olan kitap, televizyon karşısında fazla direnememekte, gençler kitap okumak yerine televizyon izlemeyi tercih etmektedir. Oysa kitap okumak dikkat yoğunluğu ve düşünmeyi gerektiren bir eylemdir. Okumak zihinsel kapasiteyi geliştirirken, televizyon kitapta sayfalar dolusu anlatılan bir olayı saniyelik bir görüntüye indirgemektedir. Televizyonun bu hazırcı ve zihni kullanmayı gerektirmeyen özelliği, düşünmeyen, rahatına düşkün, yüzeysel bilgilerle donanmış bir neslin yetişmesine neden oluyor. Televizyonun zararlarından nasıl kurtulabiliriz? 1-Ailelere düşen, öncelikle çocuğu televizyon karşısında yalnız ve savunmasız bir biçimde bırakmamaktır. İzlediği programları mümkün olduğunca birlikte seyredin. Zaman zaman onunla konuşarak zararlı gördüğünüz konularda yorum yapın, "Bu çocuğun arkadaşına vurması çok yanlış değil mi? Konuşarak da problemini çözebilirdi" gibi. 2-Çocuğunuzun her programı izlemesine izin vermeyin. 3-Çocuğunuza model olun, siz de programlar konusunda seçici davranın. 4-Çocuğunuzu televizyon izlemek yerine, kitap okumaya yönlendirin. 5-Çocuğunuzun odasına ve kendi yatak odanıza asla televizyon koymayın. Televizyon, oturma odasında ve merkezi olmayan bir yere konulmalıdır. 6-Zararlı gördüğünüz yayınları RTÜK'e bildirin. (Alo RTÜK hattı No: 178)


53 kimlife

KİMLife ÇOCUKLARIMIZ

REKLAM


KİMLife HAYVANLAR ALEMİ

Denizin zeki kolları

Ahtapot

A

htapotgiller 2-3 cm ile 10 m arasında değişik büyüklükte olanları vardır. Elliden fazla türü mevcuttur. Kafadanbacaklılar sınıfından bir yumuşakça. Vücutları kısa ve yuvarlak yapıdadır. Bir çift gelişmiş gözleri vardır. Başının çevresinden 8 adet kol çıkar. Uzunlukları aynı olup, dipte kısa bir zarla birbirlerine bağlıdır. Her kolda iki sıra vantuz (yapışıcı safiha) bulu-

nur. Yalnız "Eledone" cinsi ahtapotlarının kollarında tek sıra mevcuttur. Ahtapotlar gözleri ve beyinleri iyi gelişmiş, kabuksuz omurgasız hayvanlardır. Manto boşluklarında bulunan solungaçlarıyla solunum yaparlar. Derin denizlerde kayalıklar arasındaki yarıklarda gizlenerek yaşarlar. Bütün denizlerde bulunmakla beraber, ılık su-

54 kimlife

larda daha yaygındırlar. Boyları 2-3 santimetreden 10 metreye kadar değişik büyüklükte tür-leri vardır. Alaska'da yakalanan bir Pasifik ahtapotunun kol uzunluğu 10 metreye yaklaşmakta, ağırlığı 300 kg, gövdesinin çapı 46 cm gelmekteydi. Kol uzunluğu 3 m, çapı 22 cm olan bir ahtapotun ağırlığı 20 kg kadardır. Ahtapotlar korkunç şöhretlerinin aksine


yerler. Midye ve istiridyelerin kabuklarını açıp, tekrar kapanmalarına mani olmak için kabukların arasına taş sıkıştırıp, içlerini yerler. Bazansahile kaçan yengeçleri avlamak için karaya çıkarak kolları üzerinde yürüdükleri de görülmüştür. Fakat nemli vücutlarıyla karada fazla kalamayıp, kısa sürede suya dönerler. Ahtapotlar, kaya oyuklarında kanca ile avlanabildiği gibi çarpma ve zıpkınla da avlanırlar. Fakat ahtapot ısırığı tehlikeli olduğundan dikkatle sakınmak lazımdır. Uyuşukluk ve halsizlik ile başlayan zehirlenme, soluk alma güçlüğü ve ölümle sonuçlanabilir. Akdeniz memleketleri halkı ve Çinliler ahtapot etini yerler. Yurdumuzda en çok Ayvalık kıyılarında avlanırlar. Kemiksiz olduklarından vücut ve kollarını son derece inceltip çok dar aralıklardan geçebilirler. Yakalanmış ahtapotlar bu özellikleri sayesinde kafeslerinden sık sık kaçabilmektedir. Ahtapotların yumurtasının her biri bir kapsülle muhafaza edilir. Yumurtaların 8-20 kadarı suda salkım şeklinde bir küme meydana getirir. Her kapsülün bir ucu taşa veya başka bir zemine bağlanır. Dişi ahtapot yumurtaların üzerine kuluçkaya yatar. Açlıktan ölme pahasına yumurtaları terk etmez. Yumurta kapsülünden doğrudan doğruya erginlere benzeyen yavrular çıkar. Dünya denizlerinde çeşitli büyüklük ve özellikte 50'den fazla ahtapot çeşidi vardır. Denizin Zeki Kolları Kırk sekiz saat boyunca karada yaşayabilecek kadar dirençli, bir anda ortadan

55 kimlife

KİMLife HAYVANLAR ALEMİ

çekingen ve ürkek canlılardır. İri hayvan veya insanların yaklaşmasıyla, en yakın kayaların yarıklarına kaçarak gizlenirler. Zeminde emici kolları üzerinde sürünerek hareket eder veya emdiği suyu sifonundan basınçla püskürterek jet sistemiyle hızla geri giderler. Bu şöyle olur: Manto boşluğuna alınan suyun, ağzı öne doğru olan karın kısmındaki huni şeklindeki sifondan dışarı atılmasıyla bir su akımı meydana gelir. Hayvan etki-tepki sistemine göre su akışının tersine olarak geri geri uzaklaşır. Sifonunu çevirerek öne ve arkaya doğru hareket ederek avlarını kovalar ve düşmanlarından kaçar. Düşmanlarını şaşırtmak için suya mürekkep fışkırtanlar da vardır. Mürekkep kesesi, hareketi sağlayan sifona açılır. Suya mürekkebin salınmasıyla etraf bulanır, bu arada ahtapot jet sistemiyle oradan hızla kaçar. Hareket halinde kollarını da kürek şeklinde kullanarak hızını arttırır. Tehlikesiz zamanlarda, kolları arasındaki perdemsi kısmı çırparak suda süzülerek de yüzebilir. Ahtapotların üstün bir renk değiştirme kabiliyetleri de vardır. Bunun sayesinde her çevrede rahatça gizlenirler ve renk değiştirme özelliklerinden dolayı "Deniz bukalemunları" olarak anılırlar. Florida yakınlarında yaşayan bir tür, bir kaç saniye içinde vücudunu kırmızı, yeşil, mavi, hatta beyaza bile çevirebilir. Ahtapotlar, dipte kaya yarıkları arasına girerek gizlenir, yakından geçecek avları gözlerler. Yengeç, ıstakoz, midye ve istiridye gibi canlılarla beslenirler. Hızla üzerlerine atılarak yakalayıcı-emici kollarıyla yengeç ve ıstakozları yakalarlar. Sıkıp kabuklarını kırdıktan sonra keskin gaga biçimli bir çift nasırlı çene ve dişli dilleri (radula) ile avlarını parçalayıp

kaybolabilecek kadar marifetli, hiçbir şey hissetmeden ateşin içinden geçebilecek kadar dayanıklı, denizlerin sekiz kollu en zeki canlıları olan ahtapotlar.. . Zoologlar; omurgasızlar arasında tam donanımlı bir beyin yapısına sahip tek canlı olarak gösteriyor ahtapotları. Hayati tehlike yaşadıkları bir yeri, aradan yıllar geçse bile yeniden gördüklerinde tanıyabiliyor ve oradan hemen uzaklaşıyorlar. Bir kaza ya da saldırı sonucunda kollarından birkaçını yitirirlerse, kısa bir süre içinde o kollara yeniden sahip olabiliyorlar. İnsanlar için tamamen zararsız olan ahtapotlar, güçlü kollarını avlanma ya da korunma için kullanıyorlar. Görme yetenekleri omurgalılarla kıyaslanabilecek kadar yüksek. Kafalarından çıkan ve uzunluğu türlere göre değişen, vantuzlarla donatılmış güçlü kolları ahtapotun en önemli silahı ve korunma organı. Sabır ve Zeka Küpü Ahtapotun her bir kolunda tek ya da çift sıra halinde dizilmiş yaklaşık iki yüz kırk civarında vantuz bulunuyor. Saklandığı yer ile mükemmel bir uyum gösterecek şekilde renk değiştirebiliyorlar ve en önemlisi de hareketsiz bir şekilde saatlerce avlarını bekleyecek kadar sabırlılar. Daha çok yengeç, ıstakoz ve midye gibi kabuklu deniz hayvanlarıyla besleniyor. Avlanma sırasında sabrın yanı sıra yüksek bir zekâ da gösteren ahtapot, çok değişik yöntemler uygulayabiliyor. Mesela, güçlü kaslara sahip olduğundan kabuklarının açılması oldukça zor olan midye gibi hayvanları avlamak için herhangi bir güç gösterisine girişmiyor. Sadece onun yanına sakince uzanıp beklemeye başlıyor.


BİLGE TÜKETİCİ KİM

im’in K a f y Bu sa tlerini e m z i ri h müşte ilmesi adına eb geliştir iler Birliği ile i c Tüketi duğu işbirliğ ş ol tır. yapmı hazırlanmış u sonuc

Televizyonu Kapa, Yaşamı Aç Turn off Tv, Turn on life

B

ir öğretmen, sınıfındaki öğrencilerden Jeremi'ye bir ödev verir. Bir hafta boyunca televizyonu kapatmasını ve yaşadıklarını yazmasını ister. Başlangıçta Jeremi ve ailesine bir hafta boyunca televizyonu kapatmak çok zor gelir. İlk günlerde zorlansalar da, daha sonra bu duruma alışırlar. Televizyonun çok fazla vakit kaybettirdiğini, aile içi iletişimin kaybolmasına neden olduğunu anlarlar. Bu ödev işi çok tutulur, ödev olmasının ötesinde kazandırdıkları fark edilir ki, Jeremi'nin ailesi ile yaşadığı bu deneyim giderek yayılır ve Kanada'da her yıl Nisan ayının son haftası televizyon kapatma haftası olarak belirlenir. Zaman içinde bu etkinlik uluslararası boyut kazanır ve her yıl Nisan ayının son haftasında, çok sayıda ülke bu etkinliğe katılır. 1992'den bu yana... Bu sene iş biraz değişti ve kampanya ekran kapama haftası olarak genişletildi.

Malum artık bilgisayarlar da televizyonlar kadar hatta daha fazla hayatımızda bir bağımlılık ve sorun yaratıyor, fark etsek de etmesek de... 1997 yılından bu yana başta tüketici hakları olmak üzere hak arama bilincinin yaygınlaştırılması için uğraşan derneğimiz Tüketiciler Birliği sahip olduğumuz en kıymetli şey olan zamanında tüketilmesine ve değer yargılarımızın talan edilmesine karşı elbette ki kayıtsız kalamazdı.

56 kimlife

Hiç birimiz televizyonsuz bir hayat söyleminde değiliz. Sadece her şeyde olduğu gibi burada da bilinçli kullanımın olması gerektiğine inanıyoruz. Bu sebeple dernek olarak 2002'den bu yana Tüketiciler Birliği olarak bu kampanyayı elimizden geldiğince sahipleniyor, insanlara başkalarının değil kendi programlarını yaşama şansını yakalamalarını söylüyoruz. Ne Kadar Süre Harcıyoruz? Aslına bakılırsa televizyon bizler için hem bilgilenme hem de eğlenme araçlarının en başında geliyor. Hepimizin hayatında ciddi bir yeri var. Mesela neredeyse hiçbir konuda dünya sıralamasına giremeyen ülkemiz televizyon seyretme alışkanlığı konusunda Amerika'dan sonra ikinci sırada yer alıyor. RTÜK'ün kamuoyuna açıkladığı Televizyon Seyretme Eğilimi Araştırması'na göre; ülkemiz insanı günde 5.09 saatini televizyon karşısında geçiriyormuş, bu oran hafta


sonlarında ise 5.15 saate çıkıyormuş. Yine seyircinin % 18.7'si, günde 10 saatten fazla televizyon seyretmekteymiş. Bu şartlar altında bu insanlar mı televizyonu seyrediyorlar yoksa televizyon mu bu insanları bilinmez. Ortala insan ömrünün 9 yılından bahsediyoruz. Oysa birçok kişinin birçok şey için zaman bulamadığından şikayetçi olduğu bir zamandayız. Ne korkunç bir tezatlık bu! Çocuklar günde 5 saat okulda geçiriyor diye düşünseniz 8 ayda bu süre 960 saat eder. Oysa günde sadece üç saat televizyon seyreden bir çocuk 1095 saatini yani eğitime harcadığı zamandan daha fazla bir zamanı televizyonun karşısında geçiriyor demektir. İnsan ömrünün 9 yılı dedik ya... Düşünsenize o 9 yılda neler yapılır? Ne Alıyor ve Ne Veriyor? İçimizden hangimiz 9 yıl dostlarımıza ayırıyoruz ki...Mesela 9 yılda kaç yabancı dil öğrenilir biliyor musunuz? Kaç sayfa kitap okunur düşünebiliyor musunuz? İnsan bunları düşündükçe kanı donuyor...Hele de dünümüzle bugünümüz aynı olmamalı diye düşünüyorsak... Geri gelmeyecek en büyük kayıp olan zamanın uçup gitmesi bir yana, seyretmemiz için bize sunulan şeylerin içeriğine bakıldığında evimizin içinde bir atom bombası yerleştirdiğimiz bile düşünülebilir. Neredeyse her 10 dakikada bir cinayet, şiddet ya da tecavüz sahnesi izlemekteyiz. Özellikle gelişme çağında olan çocuklarımız televizyon karşısında savunmasız kalmakta, aileler bilinçsiz bir şekilde çocuklarını televizyon karşısında yalnız bırakmaktalar. Bu iş daha bebeklikten başlıyor, kolay yemek yedirmek için ekran karşısına oturttuğumuz yavrularımızı en güzel en sağlıklı gıdalarla beslemeye çalışırken, beyinsel beslenme noktasında onları en olmadık şeylerle karşı karşıya bırakıyoruz. Şimdi insanlara "bir hafta kapa televizyonunu" dediğimde bana "ee, ne yapacağız peki?" diye soruyorlar. O zaman daha iyi anlıyorum nasıl bir tehlike içinde olduğumuzu. Düşünsenize insanlar televizyonları olmadan ne yapacaklarını nasıl yaşayacaklarını bilemiyorlar. Yok mu hiç kitabın okuyasın? Konu komşun, akraban yok mu gidesin veya davet edesin? Oturup en son ne zaman uzun uzun

BİLGE TÜKETİCİ KİM

Kim Market ve Tüketiciler Birliği her zaman beraberlik içerisinde müşterilere daha iyi hizmet vermeye odaklanmıştır. Tüketicilerini daima düşünen Kim Market, en iyi hizmeti verebilmek adına Tüketiciler Birliği ile beraberlik içerisindedir.

sohbet ettin ailenle acaba? En son ne zaman bir yetimi sevindirdin, bir hastayı ziyaret ettin? Yok değil mi bunlara zaman? Zamanım yok diyenlere zaman sunuyor bu kampanya aslında...Bir kere denense devamı gelecek belki de. "Bir hafta kapa televizyonunu" teklifi korkutucu geliyor beki de. Amaç televizyonu atmak değil hayatımızdan, onun bize değil bizim ona hükmedebilmemizi sağlamak. Özgürlüğümüzü esarete dönüştürmemek için. "Ne yapacağız?"diye soruyorsanız, bir düşünün neler neler yapamadığınızı. İşte onlar neyse artık hepsini yapabilirsiniz. Ben reyting sonuçlarına pek itibar etmem ama ortaya konulan listelerde belli

başlı diziler var ki hep üst sıradalar ve kulak verdiğiniz de sağda solda sıklıkla konuşulan diziler genelde aynı. Bu dizilerin hiç birini takip etmiyorum ama hepsini biliyorum. Benim gibi seyretmeyenler de en az benim kadar biliyorlar dizileri, çünkü başkalarının hayatlarını seyretme, konuşma, onlarla yaşamaya başlamışız. Ne kazandırıyorlar bize? Şu sayılan dizilerin kaçında evlilik dışı ilişki var? Kaçında aldatma? Kaçında evlilik dışı çocuk var? Yanlış sordum sanırım hangisinde yok diye sormalıydım. Hepsinde alkol kullanımı var ama. Entrikalar, kavgalar, hukuk dışı yollar... Genelde yerli veya yabancı diziler, Türk

57 kimlife

örf ve adetlerine aykırı olan, toplumun ahlak yapısına uygun olmayan tarzda bir yaşam tarzı aşılamakta ve hatta aile içi şiddetin artmasına, gayri ahlaki yaşam biçiminin örnek teşkil etmesi sebebiyle boşanmalara sebebiyet vermekte. Alışıyorsunuz bunları seyrettikçe doğallaşıyor normalleşiyor. En kaba şeyler sıradanlaşıyor ve daha da kötüsü sebep-sonuç ilişkisi yanlış kuruluyor. Diziler aşk, evlilik, aile gibi kavramlarını alt üst ediyor. Televizyonlar ticari şirketlerdir. Onlara bunu yapma diyemezsiniz. Yaptıkları için de kimsenin onların kulağını çekmesini bekleyemezsiniz. Siz yapacaksınız ne yapılacaksa. Seyretmeyeceksiniz, seyredenlere de bunun bir kazancı olmadığını anlatacaksınız. O dizilerdeki karakterlerin eşiniz, kızınız, arkadaşınız, kardeşiniz olmasını kabul edebilir misiniz? Kendi hayatınızda onaylamadığınız şeyleri evinizde seyredip de "olağan"laştırmayınız. Bir Çin Atasözü diyor ki: "BİR PARÇA ZAMAN, BİR PARÇA ALTIN GİBİ DEĞERLİDİR. BİR PARÇA ZAMANDA BİR PARÇA ALTIN KAZANABİLİRSİNİZ, AMA BİR PARÇA ALTINLA BİR PARÇA ZAMANI ASLA SATIN ALAMAZSINIZ!" Şimdi siz kayıp giden yıllara bir bakınız ve onca zaman televizyon karşısında geçirdiğiniz zamanı ve sonucunda ne kazandığınızı tartınız. Göreceksiniz ki hayat hiç de o kadar ucuz ve anlamsız değil. Bu sene 30 Nisan - 6 Mayıs haftası Ekran Kapama Haftası ama illa da o zaman bu zaman demeyelim, hadi şimdi kapatalım televizyonlarımızı, başkalarının değil kendi hayatımızı yaşayalım.

Hatice Saadet KALYONCU Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı

Emeklerinden dolayı Tüketiciler Birliğine teşekkür ederiz.


KİMLife KADIN

hamilelikte bulantıdan

kurtulmanın yolları

S

orunlar çok yaygın oldukları gibi çok da çeşitliler. Bazıları kendilerini bütün gün hasta hissederken, bir kısmı genellikle akşamları sorun yaşıyor, diğerleri ise uykularını alamadıklarında. Sabah bulantıları gebeliğin altıncı haftasında başlayabiliyor ve sekizinci ve dokuzuncu haftalarda zirveye ulaşıyor. Yeterince Su İçin Mideniz hiçbir şeyi tutmazken günde sekiz bardak su içmeyi nafile bir çaba olarak görebilirsiniz. Buna rağmen sıvı almanız çok önemli, çünkü ne kadar susuz kalırsanız mide bulantınız o kadar artar. Yeterince su içmek için vücudunuzu kandırıp sıvı kabul ettirmenin çeşitli yollarını deneyin. Erick, bazı kadınlarda midelerine yerleşen patates cipsi gibi tuzlu atıştırmalıkların susuzluğu tetiklediğini tespit etmiş. Bazıları ise buz parçalarını kıtır kıtır yemeye, buz gibi bir şeyler veya sıcak içecekler içmeye güveniyor. Erick'e göre, içecek ılığa yakınsa bazen insanları öğürtüyor. Size Yarayan Gıdaları Bulun Yemek yemek hiç ama hiç istemediğiniz bir şey olsa da midenize yiyecek girmesi lazım. Tek sorun, neyin gireceğini bulmak. Kadınlar da bulanan mideler de birbirinden farklı. Sabah şikayetleri olan müstakbel annelere en iyi gelecek gıdalar hakkında değişmez kurallar ol-

masa da, pek çok kadın bazı yiyecekleri midede tutmanın daha kolay olduğunu bilir. Mideye dokunmayan, karbonhidrat bakımından zengin krakerler, kuru tahıllar kadar karpuz, dondurma gibi soğuk yiyecekler de gebe kadınlara yardımcı. Yağlı, baharatlı yemekler genel kural olarak kaprisli mideleri bozabilir, ancak size iyi geliyorsa yemekten çekinmeyin. Azar Azar Yiyin Pek çok kadın bütün gün atıştırmanın midelerini yatıştırdığını fark eder. Uzmanlar buna "altı öğün çözümü" diyor. Mide boşken mide asitlerinin kendilerine ziyafet çekebilecekleri tek şey mide zarı olduğundan, bulantı oluşuyor. Öte yandan fazla yemek de sindirim

58 kimlife

sistemine yüklenerek mide bulandırabilir. Karnınızı gece gündüz az doldurmak sabah bulantı ve kusmalarının en iyi ilacıdır. Sabah yataktan kalkmadan azıcık atıştırmak bulantıyı engelleyebilir. Akşamları yatarken hafif bir şeyler atıştırmak kan şekerinizi gece boyunca stabilize eder. Gün boyu küçük şeyler yemek midede sürekli yiyecek tutmanızı da mümkün kılar. Uzmanlar el altında midenin tutacağı herhangi bir şey (kraker, kuru meyve, kuruyemiş vs.) bulundurulmasını tavsiye ediyorlar. Dikkatinizi Dağıtın Kitap okuyun, sudoku çözün, yürüyüşe çıkın. Hatta bazı kadınlar sporun da bulantıyı bastırdığını iddia ediyor ama o yolu izlemeden önce doktorunuza danışın. Tabii bir de vücudunuzu dinleyin. Yorulmaya başlarsanız, bulantı artarsa bırakmak lazım demektir. Uzanın Kimi zaman en basit çözüm en iyi çözümdür. Sırtüstü uzanıp gözlerinizi kapatarak derin derin nefes alıp vermeyi deneyin. Zaten vücudunuzun da ihtiyacı var. Başka küçük çocuklarınız varsa, günde birkaç saatliğine bakıcı tutarak o çok gerekli dinlenmeye ayıracak vakti kazanabilirsiniz. Uykuya dalmakta zorlanırsanız, uyku maskesi veya koyu renk güneş gözlüğü takarak parlak ışığı engelleyin. Kaynak: bebek.com.tr


KİMLife KADIN ve ÇOCUK

59 kimlife


KİMLife TEKNOLOJİ

mobil teknoloji en yeni haberler

Philips LED ampul, 20 yıl kullanım ömrü sunuyor Geçtiğimiz yıl Amerika Enerji Departmanı'ndan ödül aldığını duyduğumuz; düşük maliyet ve yüksek verimlilik sağlayan Philips LED ampül, satışa sunuluyor. 10 watt'lık enerji tüketimine sahip Philips LED ampulü diğer ampullerden ayıran en önemli fark, 20 yıl kullanım ömrü sunması. 60 dolar fiyat etiketiyle satışa sunulması beklenen LED ampulün fiyatı, alınan 10 milyon dolarlık ödül sonrasında Philips tarafından 50 dolar seviyesine çekilmiş durumda. Büyük market zincirleri LED ampule 20 ile 30 dolar arasında bir fiyat ödeyerek sahip olabilecek

IKEA’dan bir ilk: Mobilya ile televizyon bir arada IKEA, bu yıl içinde satışa sunacağı mobilyalarına ev eğlence sistemlerini dahil etmeyi planlıyor. Şirket tarafından piyasaya sürülecek yeni mobilyalarda televizyon, CD / DVD / Blu-ray oynatıcı ve 2.1 ses sistemi mobilyalara entegre edilmiş halde kullanıcılara sunuluyor. IKEA'nın mobilyalarına bu cihazları entegre etmesindeki amaç kablo kalabalığını ortadan kaldırmak. Şirketin Çin TCL firması ile ortaklaşa yaptığı Uppleva adlı yeni model mobilyalarda, LED televizyonlar yer alıyor.

E-Kağıt ekranlı akıllı saat Pebble, Kickstarter’da rekor kırdı Bluetooth aracılığıyla iOS ve Android işletim sistemine sahip cihazlarla iletişime geçebilen saat, e-posta ve mesaj bildirimlerini gösteriyor ve Nike'ın bilekliği gibi koşu veya bisiklet gibi spor aktivitelerinin takibini yapabiliyor. Su geçirmeyen ve çizilmelere karşı dayanıklı bir yapıya sahip Pebble'ın, Kindle'da kullanılana benzer e-kağıt ekranı bulunuyor. Gün ışığı altında dahi rahatça okunabilen bu ekran, LCD ekranlara göre çok çok daha az güç tüketiyor. Bu da USB bağlantısıyla şarj olan saatin pil ömrünün 7 güne çıkmasını sağlıyor.

60 kimlife


KİMLife SAĞLIK

61 kimlife


KİMLife YARIŞMA

Kelime avı

ödüllü çocuk bulmaca

A C A M T A B K M G E Y İ K A

Q B L F H K K N A D N A P N N

S M A Q U A F Y Y E R O A H A

Z Y T U L N O B M O K Ş G N K

H J R T B G K C U B V Z E J O

L G A I A U B E N A J U A D N

S Q K O L R A H T X G R E C D

H G F N İ U L B A N W J R U A

Z W K M N N I N E S H Z A J Q

P S A L A M Ğ P R T M V F R G

M N N Z E T I A L Z X İ A A L

Nasıl Oynanır?

Sağ taraftaki kelimeleri, sol taraftaki kutunun içinde karışık olarak dizilmiş harflerin içinde gizli kelimeleri sağdan sola yukardan aşağı yada çapraz olarak bulunmasıdır. Bakalım bütün kelimeleri bulabilecek misiniz?

62 kimlife

Z M A E T Y P B E W U C T U W

Y K R V W O L B N A L I Y G I

F B Y H E O R E Z Ü R A F A W

B C A L J A Z N K E S A G J O

KELİMELER TİMSAH BALİNA KARTAL FARE LEYLEK JAGUAR KANGURU LEOPAR MAYMUN PENGUEN YILAN ZÜRAFA KANARYA ZEBRA TAVŞAN PANDA GEYİK ATMACA FOKBALIĞI ANAKONDA

Bulmacayı doğru çözüp gönderen 5 kişi bizden çeşitli oyuncaklar kazanacaktır. Çözümünü ay sonuna kadar aşağıdaki adrese gönderebilirsiniz. (İsim-Soyisim-Adres ve Telefon bilgilerinizi eksiksiz yazmayı unutmayın.)

Gönderi Adresi: Güneşli Mah. Evren Cad. Barış Sok. No:6 Bağcılar/İSTANBUL Tel: 0212 444 1 546


resimleri boyamaya başlayalım

63 kimlife

KİMLife ÇOCUK

boyama vakti


KİMLife ÖDÜLLÜ BULMACA

kare bulmaca

ödüllü bulmaca YUKARIDAN AŞAĞIYA

1)Cami, mescit gibi yerlerde Kabe yönünü gösteren, duvarda bulunan ve imama ayrılmış olan oyuk ya da girintili yer. – Dingil. 2) Yaprakların düz ve parlak bölümü. Yüzü gülmez, acımaz, can yakıcı. 3) Müzik dersi. – Bir iskambil oyunu. 4) Pedallı küçük motosiklet. – Kırmızı. 5) İlaç,çare. Yan, taraf. 6) Hindistan’da yetişen, lifleri ip ve çuval yapımında kullanılan bir bitki. – Bebek bakımevi. 7) Polonya parası. – Genellikle giysilerin buruşuklarını gidermek için bunların üzerinden geçirilen kızgın demir araç. 8)Dağ keçisi. – İnce yapılı. 9) Kimyada, Seryum’un simgesi. – Asalak, parazit. – Kimyada, Demir’in simgesi. 10) Üzeri emayla kaplanmış olan. – Huni biçimli balık ağı.

Nisan Sayısı Kare Bulmacasını Çözüp Yemek Ödülünü Kazanan Talihliler

SOLDAN SAĞA

1)Bebek için hazırlanan yiyeceklerin genel adı. – Güzel kadın, kraliçe. 2) Sahip,ıs. – Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan, düz, yassı. 3) Hükümdarlara verilen unvan. 4) Yerip çekiştirme. – 54 taşla oynanan bir masa oyunu. 5) Lahza. – Antlaşma. – Kenya’nın plaka işareti. 6) Dudak sesleriyle başlayan sözcüklerin ilk seslerini güçlükle söyleyen ve birkaç kez yineledikten sonra arkasını getirebilen. - Gönül eri, eri, kalender. 7) Denizlerin kayalık yerlerinde kümeler durumunda yaşayan, eti yenir bir hayvan. – İlişkin, değgin. 8) Göğün en yüksek katı. – Aşar, ondalık. 9) Büyük pulluk. – Kirli sularda, bu sularla sulanmış sebzelerde bulunan basilin neden olduğu, ateşli ve tehlikeli bir bağırsak hastalığı. 10) Üslup, biçem. – İki kara kütlesini su altından birbirine bağlayan çelikten boru biçimli geçit. Bulmacayı doğru çözüp gönderen 4 kişi bizden Nalia Restaurant’ta çift kişilik yemek fırsatı kazanacaktır. Cevaplarınızı ay sonuna kadar aşağıdaki adrese gönderebilirsiniz. (İsim-Soyisim-Adres ve Telefon bilgilerinizi eksiksiz yazmayı unutmayın.)

Gönderi Adresi: Güneşli Mah. Evren Cad. Barış Sok. No:6 Bağcılar/İSTANBUL Tel: 0212 444 1 546

64 kimlife

Mehmet TURHAN Fatma YILMAZ Fatma BÜYÜKÖKSÜZ Aysun DÜZGÜN


Vücudumuzu Tanıyalım

İki resim arasındaki 8 farkı bulalım

65 kimlife

KİMLife ÇOCUKLAR İÇİN

Resimlerde gösterilen vücudumuzda bulunan yerlerimizin isimlerini numaralarını takip ederek kutucukları dolduralım.


Mağazalarımız İstanbul Acıbadem Acıbadem Mah. Günal Sok. Gülevler Konutları 12. Blok No:1 Tel:0216 327 13 60 Alibeyköy Karadolap Mah. Sayayolu Cad. No: 19 K:3-4 Eyüp Tel: 0212 626 42 49 Altıntepe Altıntepe Mah. Bağdat Cad. No:87 Maltepe Tel: 0216 518 01 08 Arnavutköy Yavuz Selim Mah. Fatih Cad. No:175 G.O.Paşa Tel: 0212 597 56 10 - 11 Ataşehir Yenişehir Mah. Viyana Sok. No:21 Ümraniye / İstanbul Tel: 0216 455 80 87 Ayazağa Ayazağa Mah. Atatürk Cad. No: 27 Şişli Tel: 0212 332 21 11 Bağcılar 1 Yavuzselim Mahallesi Mahmutbey Yolu Caddesi No:1 Tel: 0212 434 19 79 Bağcılar 2 Çınar Mah. Dağyolu Cad. 5/2 Sok. No:3 Bağcılar Tel: 0212 435 92 35 Bahçeköy Adnan Menderes Cad. No:9 Bahçeköy / Sarıyer Tel: 0212 226 48 21 Büyükçekmece Cumhuriyet Mah. Turgut Özal Bulvarı Kardeş Sok. Adakent Apt. No:1 Büyükçekmece Tel: 0212 883 25 81 Çobançeşme Çobançeşme Mah. Mithatpaşa Cad. No:14 Yenibosna Tel: 0212 652 88 42 0212 652 87 74 Erenköy Feritbey Sok. No:14 Erenköy Tel: 0216 411 24 40

Esenler 1 Atışalanı Caddesi No:25 Esenler Tel: 0212 611 20 76 Esenler 2 Namık Kemal Cad. No:2 Tel: 0212 483 51 94 Esenyurt Saadet Dere Mah. Doğan Araslı Cad. No:14 Esenyurt Tel: 0212 428 41 33 Etiler Nispetiye Mah. Aytar sok. Murat Dağlı Apt. No:18 Levent Tel: 0212 269 31 44 Ferahevler Ferahevler Mah. Adnan Kahveci Cad. No:66 Sarıyer Tel: 0212 299 96 15 Fındıkzade Millet Cad. No:27/D Fındıkzade Tel: 0212 529 85 48 Florya Şenlik Mah. Efeler Sok. No:3 Florya Tel: 0212 662 66 94 Göktürk Göktürk Mah. Cumhuriyet Cad. No:4/1 Eyüp / İstanbul Tel: 0212 322 68 94 Güneşli Güneşli Mah. Barış Sok. No:2/A Bağcılar Tel: 0212 657 83 71 Gültepe 1 Ortabayır Mah. Talatpaşa Cad. No:71 Tel: 0212 270 72 99 Gültepe 2 Telsizler Mah. Talatpaşa Cad. No:153 Tel: 0212 281 83 90 Gürpınar Adnan Kahveci Mah. Kazım Karabekir Cad. N: 5/5 Flora city B-2 Blok. Altı Beykent –Beylikdüzü. Tel: 0212 855 04 51 Halkalı Merkez Mah. Mahmutbey Cad. No: 17

Halkalı Tel: 0212 693 27 19 Halkalı 2 Atakent Mah. 213 Sok. No:5 Bodrum Kat. Güneş Park Çarşısı Halkalı –K.Çekmece Tel: 0212 472 80 94 Hadımköy İstasyon Mah. Namık Kemal Cad. No:45 Kiptaş 1. Etap Tic. Merkezi Giriş Kat. Hadımköy/Arnavutköy Tel: 0212 780 10 51 Kartal Çavuşoğlu Çavuşoğlu Mah. Portakal Sk. No: 20/1-2 Kartal Tel: 0216 306 68 13 Kasımpaşa Camii Kebir Mah. 4 Kuyu Cad. No:13 Kasımpaşa / Beyoğlu Tel: 0212 250 32 55 - 250 54 51 Mecidiyeköy 1 Selehattin Pınar Cad. No:31 Şişli Tel: 0212 216 94 61 Mecidiyeköy 2 Naci Kasım Sok. No:7 Şişli Tel: 0212 212 98 15 Okmeydanı Mithat Paşa Cad. Keser Sok. No:3 Şişli Tel: 0212 254 18 73 Pendik Batı Mah. Sabri Taşkın Cad. No: 4 Tel: 0216 491 75 72 Sarıyer Kilyos Yolu Nalbant Çeşme No:95 Sarıyer Tel: 0212 342 35 53 Sultançiftliği Atatürk Bulvarı No:46 Gaziosmanpaşa Tel: 0212 475 32 49 Tarabya Cumhuriyet Mah. Arabayolu Cad. No:11 Sarıyer Tel: 0212 299 83 75

Tarabya Sahil Tarabya Mah. Yeniköy Cad. Dere Sok No:1 Tarabya / Sarıyer Tel: 0212 262 25 55 Toskana Çarşı Toskana çarşı binası. Karaağaç Mah. Sırt Köy Çiftliği Mevkii G:87 Bulvarı Büyükçekmece/ İstanbul Tel: 0212 858 82 67-68 Uğur Mumcu Uğur Mumcu Mah. Akşemsettin Cad. No:56 Yakacık Tel: 0216 476 26 33 Ünalan Ünalan Mah. Ayazma Cad. No: 20 Üsküdar Tel: 0216 317 24 64 Üsküdar Mimarsinan Mah. Otopark Arkası Sok. No:1 Üsküdar Tel:0216 492 62 16 Ümraniye Ihlamurkuyu Tepeüstü Mah. Alemdağ Cad. No:616 Ümraniye Tel: 0216 508 19 10 - 15 Yakacık Yakacık Mah. Samandıra Cad. No:7 Tel: 0216 451 54 07 Yenibosna Yıldırım Beyazıt Cad. No: 278/212 Tel: 0212 452 28 19 - 20 Yüzyıl Fevzi Çakmak Mah. Osmangazi Cad. 2/17-C Sok. No:27/D Bağcılar Tel: 0212 430 38 91 Yusufpaşa / Kim Pratik Aksaray Mah. Cerrahpaşa Cad. Muratpaşa Apt. No:3A Fatih / İSTANBUL Tel: 0212 588 50 44 Zeytinburnu Balıklı Yolu Cad. 85/5 Sok. No:30/4 Tel: 0212 416 08 80 Zeytinburnu Çırpıcı Çırpıcı Mah. 75/2 Sok. No:109 Zeytinburnu Tel: 0212 547 45 82

Kocaeli Derince Çenedağ Mah. İstiklal Cad. No:180 Derince / Kocaeli Tel: 0262 223 25 07

İzmit Cedit Mah. Atatürk Bulvarı No:3 Kocaeli / İzmit Tel: 0262 332 52 56 - 68

60 Evler Yavuz Sultan Mah. Körfez Cad. No:17 60Evler - Derince / Kocaeli Tel: 0262 239 33 63

Kozluk Akçakoca Mah. İnönü Cd. No:33 İzmit / Kocaeli 0 262 325 84 48

Arslanbey Başaran Mah. İzmit Cad. No:138 Kartepe - Kocaeli Tel:0 262 351 42 46

Yarımca Mimar Sinan Mh. Mehmet Akif Ersoy Cd. No:166 Körfez- Kocaeli Tel:0 262 558 00 15

Tütünçiftlik Güney Mah. Albay Sok. No:6 Körfez - Kocaeli Tel:0 262 527 26 03 - 04

Sakarya Çeşme Meydan Orta Mah. Çeşme Meydanı Cad. No:39 Sakarya / Adapazarı Tel: 0264 279 53 56 - 57

Hasırcılar / Kim Pratik Yahyalar Mah. Turan Cad. No:47 B Blok Dük:1 Sakarya / Adapazarı Tel: 0264 279 53 23 - 24

Tekirdağ Çiftlik Önü Hürriyet Mahallesi Yüzyılıncı Yıl

Irak

Müşteri Danışma Hattı:

444 1 546

Yakında açılıyor 66 kimlife


KİMLife SAĞLIK

67 kimlife


KİMLife SAĞLIK

68 kimlife


KimLife Mayıs