Page 1

Aylık yaşam ve alışveriş dergisi

Sayı: 103 Şubat 2011

Beymen‘de Tory Burch 14 Şubat Sevgililer Günü

Samsung

Weekent Away

Efsanevi Gösteri Topluluğu

Cirque Du Soleil

Chevrolet Volt Body Worlds


Pazarola

ŞUBAT I 2011

24

20

O2 Avcısı evler

Yüksek kalite ve gerçek yaşam konfor anlayışı ile yüzde yüz müşteri memnuniyeti sunan başarılı proje

24

14 Şubat Efsaneleri

Sevgililer Günü’nün ortaya çıkışına dair iki efsane...

30

34

Moda Tory Burch

Tory Burch’un İlkbahar-Yaz koleksiyonundan seçilmiş ürünler beymen.com’da!

34

Cirque du Soleil

Dünyaca ünlü uluslararası topluluk Cirque du Soleil, en köklü gösterilerinden biri olan Saltimbanco ile ilk defa 19 Şubat – 4 Mart arası Türkiye’de!

36 40

Soğuk algınlığını ve gribi besinlerle yenin Bolu Kartalkaya

Gelin, isterseniz kayak yapmak yerine Kartalkaya’nın güzelliklerinin tadını yaşamak, beyazın ve yeşilin her tonunu görebilmek için küçük bir keşfe çıkalım

40

48

Çağın hastalığı bel fıtığı

Toplumun yüzde 80’inden fazlası en az hayatında bir kere bel ağrısı çekiyor.

50 miz..

YGS-LYS hakkında bilmedikleri-

Yeni getirilen bu sınav sistemi son derece mükemmel.

56

BODY WORLDS

56 20

BODY WORLDS, kendimizi görme biçimimizi dünyada hiçbir müze deneyiminin yapamayacağı şekilde değiştirir.


Pazarola Aylık yaşam ve alışveriş dergisi Sayı: 103 Şubat 2011

İmtiyaz Sahibi Mask Tanıtım Yayıncılık Organizasyon İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. Adına Semra ALPAY Genel Yayın Yönetmeni ve Yazı İşleri Müdürü Semra ALPAY

editör

Nazan PAMİR

nazanpamir@yahoo.com

Sevgili Pazarola okurları Dergimizin 10. yılında çekirdek kadromuz artık profesyonel bir ekiple birleşti. Hayata dair her şeyi içerecek dergimizde, sevdiğiniz, ilgilendiğiniz pek çok konuyu bulacaksınız.

Y

azı yazmaktan, fikir beyan etmekten ve kişinin düşündüklerini diğer insanlara aktarabilmesinden daha güzel bir şey olamaz. Kaleme alınmış her cümle ve bir yerlere iliştirilmiş her yazı tarihe düşülmüş nottur. Bu nedenle sizin düşündükleriniz, fikirleriniz bizler için çok değerli. Yeni ekibimizin gücü ve sizin katılımınızla güzel bir sinerji yaratmak istiyoruz. Bunun için çevrenizde olanlar, beklentileriniz, olayların size düşündürdükleri ve benzeri her konuda pazarolasizinle@gmail.com adresine e-postalarınızı bekliyorum. Şu anda dergimizi eline almış, okuyan bütün dostlarımıza, tüm ekibimiz adına teşekkür eder bol okumalı günler dilerim…

Yayın Kurulu Demet AYDIN Nazan PAMİR Murat APAYDIN Erkan UZUNER Süer ÖCAL Selda MUT Tasarım İntersis Ajans Reklam Koordinatörü Derya ÖNEL Hukuk Danışmanı Av. Salih KARATAŞ İletişim Danışmanı Mali Müşavir Mine YILDIRIM Dağıtım PAZAROLA Protokol Dağıtım UPS Pazarola Bahçeşehir ayda bir yayınlanır. Bahçeşehir, Ardıçlı Evler, Ispartakule, Banu Evleri, Bahçekent, Esenkent, Alkent sakinlerine ücretsiz dağıtılır. Gönderilen yazılar yayınlansın veya yayınlanmasın iade edilmez. Yayınlanan yazıların sorumluluğu yazara, reklamların sorumluluğu reklamverene aittir. Pazarola Bahçeşehir’de yayınlanan yazılar kaynak gösterilse de izin alınmadan kullanılamaz. Pazarola Bahçeşehir, Pazarola Tanıtım Yayıncılık İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. Yayınıdır.


reklam


haberler

Engellilere Büyük Destek

Minik yüreklerden engelli arkadaşlarına büyük destek!

Okulu’nun mutfağını (Gıda Teknoloji Atölyesi) yeniledi. 13 Ocak 2011 Perşembe günü Kazım Beyaz İş Okulun’da yapılan açılış töreni Bahçelievler İlçe Milli Eğitim Müdürü Sayın Yakup HAYIRLIOĞLU, Bahçelievler Kaymakamı Sayın Şevket CİNBİR, AREL Eğitim Kurumları yönetici ve öğrencilerinin katılımıyla gerçekleşti. Bahçelievler Kaymakamlığı, Kazım Beyaz İş Okulu yönetici ve öğrencileri teşekkürlerini AREL Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın Kemal GÖZÜKARA’ya verdikleri çiçeklerle ve plaketle dile getirdiler.

Arel öğrencileri sosyal sorumluluklarının bilincinde AREL Eğitim Kurumları öğrencileri şimdiye kadar yaptıkları bütün çalışmalardan elde ettikleri gelirlerle bulundukları ilçedeki okullara çeşitli yardımlarda bulundular.

A

REL Eğitim Kurumları ilköğretim öğrencileri “Mutlu Sağlıklı Bir Toplum İçin El Ele Verelim” dedi ve zihinsel engelli öğrencilere akademik ve mesleki eğitim becerileri kazandıran Kazım Beyaz İş

Örnek Proje Engelli çocuklar için Okyanus Koleji’nden örnek proje

E

ğitim ve Yaşam Merkezi sloganıyla yola çıkan Okyanus Kolejleri, her ay farklı bir sosyal sorumluluk projesine imza atarak öğrencilerin paylaşımcı ve topluma yararlı bireyler olmaları için büyük çaba sarf ediyor. Yaz aylarında mahalle mahalle dola-

8 Pazarola Şubat 2011

şarak önce sokak hayvanlarının susuz kalmaması için caddelere su kapları bırakan öğrenciler, yaz sonunda da kendi kampüslerine yakın bölgelerdeki sahilleri gün boyunca bizzat kendileri temizleyerek büyüklerine örnek olmuşlardı. Okyanus Kolejleri Öğrencileri bu defa da engelli vatandaşlar için büyük bir sosyal sorumluluk projesine imza attı. “Engelleri Kaldıralım” sloganından yola çıkılarak oluşturulan projede tüm şubelerin öğrencileri yer aldı. Kasım ayında start alan “Mavi Kapak Toplama Kampanyası” oldukça başarılı sonuçlar verdi ve bir ay içinde Okyanus Koleji Öğrencileri tam 250 kg mavi kapak toplamayı başardı. Toplanan kapaklarla Ataşehir Belediyesi’nden engelli sandalyesi teslim alındı ve birkaç gün önce öğrenciler ilk engeli kaldırdı.

Büyükçekmece’de yaşayan ve yanlış tedavi sonucu yürüme engelli olan 10 yaşındaki Emin Değirmenci, arkadaşlarının gerçekleştirdiği bu proje sayesinde engelli sandalyesine kavuştu. Bir ay boyunca büyük uğraşlar vererek binlerce mavi kapak toplayan öğrenciler, çalışmalarının bu derece faydalı bir şekilde sonuçlanmasının mutluluğunu yaşarken, 10 yaşındaki Emin Değirmenci de engelli sandalyesine kavuşmanın heyecanı içindeydi. Birlikte hatıra fotoğrafı çekilirken Okyanus Koleji Öğrencileri istenirse gerçekten tüm engellerin kaldırılabileceğini bir defa daha büyüklerine ispatladı. Okul yönetimi de öğrencilerine azimle çalışarak projelerini sonuçlandırmalarından dolayı teşekkür etti.


Ücretsiz Check Up Sağlıklı Yaşam Okulunda Ücretsiz Check Up

B

aşakşehir Belediyesi’nin katkılarıyla, KOLAN Hastane-leri’nin düzenlediği “Sağlıklı Yaşam Okulu” seminerleri başladı.

Bahçeşehir Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu’nda yapılan seminerde kalp, damar hastalıkları ve diyabet konusunda faydalı bilgiler verildi, kalp sağlığı için

kolesterol düzeyinin ne olduğu, kolesterol tanısı ve çeşitleri, stres ile mücadele, obeziteden kaynaklanan hastalıklar vb. konularda konuşuldu. Katılımın oldukça yoğun olduğu seminerde Doç. Dr. Kenan İltümür dinleyicilerin; şeker, kolesterol, obezite ve kalp hastalıklarıyla ilgili bilmek istediklerini, yanıt bulmaya çalıştıkları konulara cevaplar vererek, semineri daha da aktif bir hale getirdi. “Sigaranın muhakkak bırakılması, alkol tüketiminin azaltılması” gerekliliğini ifade eden İltümür; “Kalbin ihmale gelmez hayati bir organ olduğunu, bu sebeple yılda bir kez efor testi ve kontrol yapılmasının erken tanı noktasında önemli” olduğunu vurguladı. Seminerden hemen sonra katılan ve kayıt

yaptıran herkese KOLAN Hastanesi tarafından ücretsiz olarak kardiyolojik check up (kardiyolojik muayene, ekg, eko, efor testi) armağan edildi.

Atık Sergisi Haliç Denizi’nden çıkan atıkların sergilendiği “Denizi Seviyoruz” sergisine öğrenciler, yoğun ilgi gösterdi!

ç

evre ve Atık ile ilgili iki yıl boyunca sürdürdüğü çalışmalardan dolayı Eko Okullar Programı çerçevesinde Yeşil Bayrak Ödülü alan Florya Bahçeşehir Koleji, bu yıl da öğrencilerinin doğaya ve canlılara olan duyarlılık ve farkındalıklarını arttırmak amacı ile Turme-

pa ve Denizcilik Müsteşarlığı işbirliğiyle ‘Denizi Seviyoruz Sorumluluklarımızı Biliyoruz’ Çevre Projesi başlattı. Projenin ilk ayağında Haliç’te Deniz Çevre Temizliği ve Dalış Etkinliği gerçekleştirildi. Öğrenciler dalgıçların denizlerden çıkardıkları materyalleri incelediler ve denizlerin nasıl kirletildiğini bizzat gözlemlediler. Bu gözlemin ardından, öğrenciler, eldiven takarak, kıyı şeridindeki atıkları Florya Bahçeşehir Koleji’nde sergilemek üzere çöp poşetlerine topladılar.

Projenin ikinci ayağında Turmepa Genel Müdürü Levent Ballar, öğrenci ve velilere denizler ve içinde yaşayan doğal hayatın önemi konusunda bir sunum yaptı. Sunumun ardından denizden çıkan materyallerin gösterildiği serginin açılışı yapıldı. Açılışa öğrenciler ve veliler, yoğun ilgi gösterdi. Üçüncü aşamada da Denizcilik Müsteşarlığı tarafından 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerine Marmara denizinde yaşayan canlı türleri anlatıldı. Projenin sonunda Bahçeşehir Kolejleri arasında ‘Denizi Seviyoruz Sorumluluklarımızı Biliyoruz’ konulu ‘Resim ve Afiş Yarışması’ düzenlendi. Bu proje ile üç tarafı denizlerle çevrili ülkemize doğaya saygılı, duyarlı nesiller yetiştirilmesi hedefleniyor.

2011 Şubat

Pazarola

9


haberler

Bilgi Evi Açıldı Başakşehir’de, özellikle ilköğretim okulu çocuklarının eğitimlerine destek vermek, sosyal ve kültürel faaliyet alanları oluşturmak amacıyla oluşturulan Bilgi Evi’nin ilki Şahintepe Mahallesi’nde açıldı.

E

tüd sınıflarından kütüphanesine, müzik salonundan tiyatro salonuna kadar çeşitli sosyal ve kültürel imkanları olan, Matematik, Türkçe, Fen ve Teknoloji, Sosyal Bilgiler, İngilizce, Bilgisayar ders sınıfları; Edebiyat, Resim, Origami, Müzik ve Oyun gibi dallarda kulüpleri bulunan ve 2000’e yakın öğrencinin faydalanacağı Bilgi Evi’nin açılışı yapıldı. Açılışa Başakşehir kaymakamı Cevdet Can, Başakşehir Belediye başkanı Mevlüt Uysal, Başakşehir Emniyet Müdürü Ekrem Güneyisi, İlçe Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Sadettin Piroğlu, Milli Futbolcu Hakan Şükür, Gazeteci Cengiz Semercioğlu, Belediye Başkan yardımcıları, Belediye Meclis Üyeleri, Müdürler, Muhtarlar, Sivil Toplum Kuruluş Temsilcileri, çok sayıda öğrenci ve vatandaş katıldı.

Açılışa katılan Hakan Şükür ve Cengiz Semercioğlu’na vatandaşların büyük ilgisi, öğrenci ve öğretmenlerin heyecanlarına havanın güzel olmasının da eklenmesiyle tören şölen havasında geçti. Açılışta bir konuşma yapan Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal; Bilgi Evi’nin sadece buradaki çocuklara hitap etmeyeceğini, burada yaşayan kadınların, çocukların herkesin bilgiye ihtiyacını doyuracağını ifade etti. Uysal: “Biz farklı bölgelerden oluşan bir Belediyeyiz, Bahçeşehir, Başakşehir gibi her tür altyapı sorunları çözülmüş mahallelerin yanı sıra Güvercintepe, Şahintepe gibi temel altyapıdan yoksun mahalleleri barındıran bir ilçeyiz. Biz Dönüşümü yerleşimlerin fiziki koşullarına müdahale etmek olarak anlamıyoruz. Buradaki vatandaşlarımızı bilgi

ile donatınca onlarda yaşadıkları yerlerin Başakşehir gibi Bahçeşehir gibi olması için en az biz kadar çaba sarf edeceklerdir. Bundan kuşkumuz yok” diye konuşan Uysal Hakan Şükür, Cengiz Semercioğlu başta olmak üzere bütün katılımcılara ve emeği geçen herkes teşekkür etti. Başakşehir Kaymakamı Cevdet Can yaptığı konuşmada: “Bundan 2,5 yıl önce Belediye Başkanımıza, buralara öyle bir maya çalalım ki bir çoban yıldızı olsun yol göstersin bize demiştim. Buralara ilk kez geldiğimde birçok kişi ilk kez burada bir Kaymakam görüyoruz demişlerdi. Ben de Şahintepe, Güvercintepe, Altınşehir de yaşayanlara, buralarda çok çalışacağız demiştim ve öyle de oldu. Yüzümüz kara çıkmadı. Buraya gelirken Başkanın bir sözünü okudum “Bilgi Dünyayı değiştirir” diye ben buna bir şey eklemek istiyorum. “Bilgi ve Sevgi dünyayı değiştirir” demek istiyorum. Bilgi Evinde emeği olan herkese teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu. Sınıfların gezilmesinden sonra Çok amaçlı salonda geçilerek mini bir program yapıldı. Öğrencilerin öğretmenleri ile kısa sürede sergilediği performanslar izleyicilerin beğenisine sunuldu. Programda yer alan gitar öğretmeni Güray Şahinbaş ve öğrencileri tarafından sunulan küçük konseri, Ayben Şenol’un hazırladığı horon gösterisi, Osman Doğan’ın hazırladığı ve öğrencisi Azizcan Aktaş’ın rol aldığı oyun izledi.

10 Pazarola Şubat 2011


Röfle yaptırana saç bakımı

bedava

Fön Kesim Boya (dip) Boya (bütün) Röfle - Balyaj

HAIR CLUB

Kemal Sunal Caddesi Defne 3 - Villa 5 Bahçeşehir/İSTANBUL

7 TL. 15 TL. 35 TL. 50 TL. 70-90 TL.

669 57 53 669 66 75


haberler

TEM Bağlantı Yolu Yaptığı devasa hizmetleriyle Esenyurtlulara altın çağını yaşatan Belediye Başkanı Kadıoğlu hizmetlerine bir yenisini daha eklerken, trafikte köklü çözüm olacak TEM bağlantı yolunun temelini attı.

E

senyurt belediyesi ve Karayolları işbirliğiyle ve AKİŞ, AKBATİ firmalarının katkılarıyla yapımı gerçekleştirilen Esenyurt Esenkent TEM giriş-çıkış bağlantı yolunun temeli dün düzenlenen törenle atıldı. Esenyurt’un yanı sıra Avcılar, Beylikdüzü, Hadımköy, Bahçeşehir, Hoşdere trafiğini de rahatlatacak olan OGS’li TEM bağlantı yolu kavşak projesinin temel atma törenine Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu ve AKİŞ Yönetim Kurulu Başkanı Raif Dinçkök evsahipliği yaparken, İlçe Kaymakamı Halil Uyumaz, Beylikdüzü Kaymakamı Yusuf Odabaş, İlçe Emniyet Müdürü Bülent Köksal, AK Parti İlçe Başkanı Şenay Değer, belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, belediye birim müdürleri ve muhtarlar da katılanlar arasında yer aldı.

Uyumaz: Yatırımlar güven meselesidir İlçe Kaymakamı Halil Uyumaz konuşmasına hayırlı olsun dilekleriyle başladı. Hepimiz burada yaşıyoruz diyen Kaymakam Uyumaz, “Esenyurt’ta inşaatların yükselmesi çalışmalarımıza da yansımaktadır. Güvenlik, eğitim gibi bir çok konuda bizleri tedbir almaya yöneltmiştir. Pasaport işlemleri için yaptığımız çalışmalar sonucu, bakanlıktan karar çıktı ve yakında Esenyurt’ta da pasaport verilmeye baş-

12 Pazarola Şubat 2011

lanacaktır. TEM bağlantı yolu büyük bir ihtiyaçtı. Esenyurt’a çok büyük katkı olacaktır. Esenyurt Aziz İstanbul’un güzide köşelerinden biri haline gelmiştir. Yapılan yatırımlar güven meselesidir. Sonuna kadar başarıya kilitlenmiş durumdayız. TEM bağlantı yolu kavşak projesinin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” diyerek, emeği geçenlere ve katkıda bulunanlara teşekkür etti.

Kadıoğlu: Hizmet ettikçe genç kalıyorum Onur verici bir projenin temelini atıyoruz diyen Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu, “Esenyurt Esenkent’ten TEM’e çıkışlar ve girişler çok rahat olacaktır. Bunun yanında Bahçeşehir, Hoşdere’yi de rahatlatacaktır. Esenyurt’un can damarı olan TEM Bağlantı yolunun yapılması gibi, yaptığımız her proje geleceğe yatırımdır. Devasa projelerle gelişmeye yönelik yatırımlar ortaya çıkıyor. Esenyurt’u evire, çevire bir noktaya getirdik. Bize inanarak destek veren işadamlarına teşekkür ediyorum. Yaptığımız her yatırım

bölgeye güzellik katmıştır. Bölge insanlarını seviyorum. Hizmet etmeyi seviyorum. Bunun için de genç kalıyorum” dedi. Referandumdan sonra ülke ekonomisinin iyiye gittiğini de söyleyen Başkan Kadıoğlu, “Ülkede ekonominin iyiye gitmesi Esenyurt’a da yatırım olarak yansıyacaktır. Bizlerde kanımızın son damlasına kadar hizmet etmeye devam edeceğiz. Kavşak projesinin de buraya yapılması bölgenin kalkınmasına da neden olacaktır” diyerek, TEM bağlantı yolunun hayırlara vesile olması dileklerinde bulunduğunu sözlerine ekledi.

Dinçkök teşekkür etti “Şirketler gurubu olarak 1952 yılından bu yana ülkeye katkı sağlamaya devam ediyoruz” diyen AKİŞ Yönetim Kurulu Başkanı Raif Dinçkök, firmanın dünü ve bugüne gelişinden söz ederken, “Esenyurt’taki çalışmalarımız sektördeki güveni güçlendirmiştir. Bölgeye değer kazandırmıştır” dedi. Esenyurt’ta hızlı nüfus artışı, bölgedeki yatırımların yoğunlukta olmasıyla eğitim gibi, sosyal donatı gibi birtakım yükü de beraberinde getirmiştir. Esenyurt belediyesinin konuyu iyi ele alarak yapılandırmayı hızlandırdığını görüyoruz. Değişim ve dönüşümde büyük hizmetler yapan Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’na teşekkür ediyorum” derken, TEM Esenyurt yolunun bölgeyi rahatlatacağı gibi Avcılar, Beylikdüzü ilçelerinin de trafiğini rahatlatacağına işaret ederek, katkıda bulunan tüm taraflara teşekkür etti ve hayırlı olması dileklerinde bulundu.


haberler

Happy Center

Ispartakule’nin kalbinde Bahçeşehirlilerin bildiği Happy Center Marketler Zinciri Son Halkasını Bahçeşehirlilere daha iyi ve kaliteli hizmet verebilmek için Ispartakule girişinde hizmete sundu.

H

appy Center Marketi Süzer Meydanı Şehir Bazar Alışveriş Merkezinde bulunan şubesinden kalite ve fiyat politikasını bilen Bahçeşehirlilere daha iyi hizmet vermek için Ispartakule’de yeni şube açtı. Ispartakule girişinde merkezi bir noktada açılan Happy Center 1300 m2‚ 45 çalışan ve 6 kasa ile bilinen kalite ve fiyat politikasıyla Bahçeşehirlilere hizmet vermeye başladı.

Hizmet kalitesi Zengin, kaliteli ürün çeşitleri ve müşteri odaklı hizmet anlayışını temel görev olarak benimseyen Happy Center, bu çalışma sistemi doğrultusunda yeni teknolojilerden yararlanırken, kredi kartlı,

14 Pazarola Şubat 2011

kampanyalı, hediyeli ve indirimli satışları sürekli uygulamada tutuyor.

İndirimli halk günleri İndirimli Halk Günleri’nde müşterilerine en kolay alışverişin kapılarını açan Happy Center Avantaj kart isimli müşteri kartlarıyla geniş müşteri potansiyeline yeni olanaklar ve süreklilik kazandırmayı hedefliyor. Bu sayede Happy Center Müşterileri her hafta biriktirdikleri puanlarla hediye ürün alabiliyorlar, Happy Center’in internet adresine kart numaralarını girerek müşteriler yaptıkları tüm alışverişleri ve puanlarını takip edebiliyorlar.


haberler

Türkiye Depresyonda

TurkNet’in anketine göre Türkiye depresyonda

dıklarını belirtiyorlar.

TurkNet’in yaptırdığı anket Türkiye’de depresyonda olan insanların sayısının Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği rakamların çok üzerinde olduğunu ortaya koydu. Ankete www.turk.net portalınden ulaşılabiliyor.

Araştırma sonuçlarına göre depresyon, bayanlarda erkeklere göre ve bekarlarda evlilere göre biraz daha fazla görülüyor. Üst yaş grubundan genç yaş grubuna ve üst gelir düzeyinden alt gelir düzeyine doğru gidildikçe, depresyon ihtimali yükseliyor. Ayrıca, kişilerin eğitim düzeyi azaldıkça depresyon belirtileri de artıyor.

T

urkNet için bir kamuoyu araştırma platformu tarafından yapılan ve 3.000 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen “Türkiye depresyonda mı?” konulu araştırmanın sonuçlarına göre, her on kişiden üçü kendini sürekli olarak üzüntülü ve umutsuz hissediyor. Bu kişiler, daha önceleri zevk alarak yaptıkları aktivitelerden artık hoşlanmıyor ve çevrede olup bitenlere karşı ilgisiz kalıyorlar.

16 Pazarola Şubat 2011

Ankete katılanlar, yine aynı oranda, fiziksel herhangi bir sıkıntıları olmamasına rağmen hareketlerinde aşırı bir yavaşlama olduğunu veya tam tersine içlerindeki rahatsızlıktan dolayı aşırı hareket etmeye başladıklarını söylüyorlar. Bu kişiler, kendilerine verdikleri değerde ve duydukları güvende azalma olduğunu, kendilerini sürekli eleştirmeye ve suçlamaya başladıklarını, dikkatlerini toplamada ve yeni şeyler öğrenmede güçlük çektiklerini, hatta günlük kararları vermekte zorlan-

NG İnternet Hizmetleri’nin www.benderimki.com platformu üzerinden gerçekleştirdiği TurkNet anketi, katılımcıların yüzde 28’inin depresyonda olma ihtimalinin yüksek, bu oranın ise Dünya Sağlık Örgütü’nün verdiği genel rakamların çok üstünde olduğunu gösteriyor.


haberler

Martı Hidrojen Tekne Türkiye’nin ilk hidrojen teknesi Martı, Tuzla Tersanesi’nde üretime başladı. “Martı” bu yılın Nisan ayında tamamlanarak Haliç sularında yüzecek.

İ

TÜ’lü mühendis ve mühendis adaylarının oluşturduğu İTÜ İstiklal Projelendirme ve Uygulama Topluluğu’nun ilk ürünü Martı- Hidrojen Teknesi’nin, tasarımından elektrik sistemine kadar her şeyi, öğrenciler tarafından üretiliyor. Martı-HidrojenTeknesi,

18 Pazarola Şubat 2011

sıkıştırılmış hidrojen gazını atmosferdeki oksijen gazıyla birleştirerek elektrik enerjisi üreten yakıt hücresi teknolojisiyle çalışıyor. Üstelik atık olarak doğaya sadece saf su bırakıyor. 6 kişilik yolcu ile 2 kişilik mürettebatı taşıyacak teknenin boyu 8.13 metre, genişliği ise 3.2 metre olarak tasarlandı. 8 kilowatt yakıt hücresi kullanacak olan tekne, saatte 7 deniz mili hızla Haliç’i turlayacak. Gittikçe azalan ve çevre kirliliğine yol açan fosil yakıtlara alternatif olarak öne çıkan temiz ve yenilenebilir hidrojen enerjisi, İTÜ’lü öğrencilerin projesine kaynak oluşturuyor. Öğrenciler, ülke ve dünya bilimine katkıda bulunmak, alternatif çevreci yakıtların günlük yaşamda kullanımına

ön ayak olmak için en hafif ve doğada en fazla bulunan hidrojen elementini projelerinde kullanıyor. Hidrojenin enerji çevrimi konusunda meydana gelen gelişmeler de, günlük yaşamda enerji kullanımda geleceğin yakıtı olacağına işaret ediyor. UNİDO-ICHET ve Hidrodinamik Tersanesi ’nin platin, Habaş ve Elta’nın altın, Türk Loydu, Data Hidrolik, Korkmaz Yatçılık ve Seagull’ın gümüş, Polymak ve İO Çevre Çözümleri’nin bronz sponsor ve İTO, PETDER, GMO, SU VAKFI sivil toplum kuruluşları ile 10’nun üzerinde özel kuruluş tarafından desteklenen Martı-Hidrojen Teknesi’nin üretimi Tuzla Tersanelerinde devam ediyor. Tekne, İDO’nun filosuna katılarak Haliç’te yolcu taşıyacak.


Minik Eller Toprakla Buluşacak

TEMA Beylikdüzü’nde düzenlediği toplantıyla anaokulu öğretmenlerini “Minik Eller Toprağa” projesi hakkında bilgilendirdi. Projeyle okul öncesi çocuklara çevre bilinci verilmesi amaçlanıyor.

B

eylikdüzü Belediyesi’nde gerçekleşen toplantıya bölgedeki anaokulu öğretmenlerinin yanısıra Kaymakam Yusuf Odabaş, Belediye Başkanı Yusuf Uzun İlçe Milli Müdürlüğü yetkilileri katıldı. Çevre bilinci ve sevgisi anlamında bilinçli bir kamuyu ile erozyonla mücadele ve çölleşme konusunda duyarlılık oluşturmak amacıyla biraraya geldiklerini bildiren TEMA Vakfı

Onursal Başkanı Prof. Dr. Lütfü Baş, Minik Eller Toprağa projesiyle okul öncesi çocukları bu konuda eğiterek, duyarlı bir nesil ile geleceği kurtarmak istediklerini ifade etti. Baş, “Çevreye karşı bugüne kadar yapılan yanlışları düzeltmenin yolunun ilkokul öğrencilerine, hatta okul öncesi öğrencilerine işin doğrusunu öğretmek olduğunu fark ettik. Bunun içinde Yavru TEMA’yı oluşturarak, yeni bir örgütlenme modeline gittik. 5 senede çevreye duyarlı

5 milyon nesil yetiştirmek istiyoruz. Bu yeni nesil sayesinde gelecekte bugün yetişmiş olan nesillerin çevreye, doğaya, toprağa, havaya, suya verilen tahribatı azaltacağız” dedi.

“2011’de arıtma tesisinin tamamlanmasıyla atık sular denizimizi kirletmeyecek” Milli Eğitim Bakanlığı ve Çevre Orman Bakanlığı’nın da katkılarıyla gerçekleştirilen çalışmanın Beylikdüzü’nde de gerçekleştirilebilmesi için ellerinden geleni yapacaklarını ifade eden Başkan Yusuf Uzun, “Beylikdüzü’nün yararına olan her türlü çalışmanın yanındayız. Yeşil alan büyüklüğüyle dikkat çeken Beylikdüzü’ne belediye olarak şu ana kadar 25 bin fidanı toprakla buluşturduk. Yine 2011 yılı içerisinde 3 derenin ıslah çalışmaları tamamlanarak, atık sular artık denize akmayacak” dedi. Kamu kurumu olmamasına rağmen en az bir kamu kurumu kadar insanların yararına çalışan bir vakıf olan TEMA’nın ülkede önemli bir görevi ifa ettiğini bildiren Kaymakam Odabaş, çevre şuurunun insanlara verilmesi gerektiğini söyledi.

2011 Şubat

Pazarola

19


emlak

Nazan Pamir

0 212 608 18 82 0 212 608 18 83 www.nissao2residence.com

20 Pazarola Şubat 2011

O2

B

irbirinin aynısı, moda ama işlevselliği düşünülmeyen, konfor / modernlik diye göstermelik bir iki detay eklenip değerinin kat be kat üstünde pazarlanan evlerden sonra karşılaştığım Nissa İnşaatın O2 Bahçeşehir projesi nihayet beklentilerime cevap verdi.

Avcısı Evler Uzun süre sonra “aynı”lıktan uzak, gerçekten düşünülerek, planlanarak ve mimarlık kullanılarak şekillendirilmeye başlayan projeyi sizler için araştırdım. Detayları gördükçe, bu araştırma yazısının reklamdan uzak olmasının da verdiği rahatlıkla yazıyı kaleme aldım. Yıllar önce Bahçeşehir’e yerleştiğimizde bu bölgeyi seçmemizin hemen hemen tek nedeni “oksijen” fazlalığıydı… Sabahları dinç uyanırdık, akşamları penceremize Puhu kuşları konardı, arabamızı rahatça park eder, çocuklarımızı güvenle gezdirirdik…


2011 Ĺžubat

Pazarol 21


O2 adında bir inşaat görünce o yüzden dayanamayıp görmek istedim bu projeyi. Nihayet birileri, sefertası gibi ruhsuz cepheli beton bloklar yerine camdan, görüş mesafesi derin ve temiz hava alabilen yaşam alanı inşa ediyoruz diyordu. Nisa İnşaat’ın O2 Residence projesi için şu kadar m² alan içinde şunlar şunlar var diyerek sayfa doldurmak ve laf kalabalığı yapmak istemiyorum. Bunları gidip projeyi görerek öğrenebilirsiniz. Benim size anlatacaklarım bu projenin şirket ortağından aldığım çok özel bilgiler. Ev yapıp satmayı geçtik biz, burada “yaşam” var diyor Sn. Turgut Demiroğlu daha konunun başında. Kar da varken kavurucu sıcaklarla da boğuşurken iklimlendirilmiş hava olacak evlerde diyecek kadar projesinden emin. Emin olmasının nedenine gelince; binanın tüm yüzeyi hava akımını sağlayacak cam panellerle çevrili. Ünlü Mimar Tuncay Çavdar Atölye T ekibi ve Avusturyalı Mimar Walter Micheller Türkiye’de ilk gerçek ve işlevsel “Çift Cephe” (Double - Skin) teknolojisini bu proje için hazırlamış. Dolayısı ile tam bir ferahlık ve %100 D vitamini olan evler oluşmuş. 4 kule yani 16 cepheli bir Residence

22 Pazarola Şubat 2011

hayal edin… Tavandan yere kadar cam ile kesintisiz gün ışığına sahip evler ve camlar açıldığında temiz nefes alabileceğiniz hava koridorları, balkonlar hatta kat bahçeleri… Örneğin kışın soğuk günlerinde pencerenizi açtığınızda içeriye ayaz değil iklimlenmiş ılık hava gelecek veya yazın bunaltıcı sıcaklarında hava koridorları sayesinde serin hava ile karşılaşacaksınız. İşin açıkçası beni en çok ilgilendiren bunlardı. Daha doğrusu aradığım ama bir türlü bulamadığım nitelikler nihayet O2 Residence’da karşıma çıktı. Ödeme koşulları, bahçe, havuz, peyzaj, otopark, asansör, vale, restaurant, spor merkezi ve çocuk bakım evi gibi özelliklerini anlatmayacağım. Bu mimariyi düşünen üç ortağın, üç akıllı-deneyimli ve başarılı insanın en ufak detayı bile gözden kaçırmadığına emin olabilirsiniz. Nihayet, beldemiz hak ettiği bir projeye kavuşacak ve Bahçeşehir’in adına uygun inşa edilmiş bir yaşam alanına sahip olacak…

yeti sunan başarılı projeleri ile, ülkemizde öncü ve uluslararası alanda tanınmış bir markası olarak hizmetlerini sürdürecek olan “Nissa İnşaat ve Gayrimenkul Geliştirme”, bir Avusturya, Türk ortaklık oluşumunun Türkiye’deki yatırım faaliyetlerini gerçekleştirmek üzere 2005 yılında kurulmuştur.

Nissa İnşaat

Uluslararası alanda birçok markanın ülke temsilciliğinin yanısıra, endüstriyel yatırımlar, otoyol ve köprü projeleri olmak üzere, Orta Asya ve Doğu Avrupa coğrafyasında birçok projeyi hayata geçirmiştir.

Yüksek kalite ve gerçek yaşam konfor anlayışı ile yüzde yüz müşteri memnuni-

Nissa İnşaat ve Gayrimenkul Geliştirme ortaklık yapısı itibari ile Avusturyalı Eu-


rotech Group, şirketin % 40’lık yabancı sermayesini oluşturmakta olup %60’lık kısmı Türk sermayeli bir şirkettir.

kurallarından dışarı çıkmamak şirketin tüm projelerinde hassasiyet gösterdiği diğer önemli konulardır.

Yönetim yapılanmasında uluslararası alanda derin tecrübelere sahip Avusturyalı ve Türk yönetim kurulu üyeleri yer almakta olup, bünyesinde kendi alanlarında isim yapmış ve konusunda uzmanlaşmış teknik ve idari kadro bulunmaktadır.

Uluslararası alanda yapılan başarılı ça-

lışmalardan elde edilen motive güç, bilgi birikime dayalı tecrübe ve organizasyon yeteneği ile zamanında ve eksiksiz proje teslimini kendisine vizyon edinmiştir.

Projelerinde özgün ve çağdaş mimari tasarımlara yer veren Nissa İnşaat ve Gayrimenkul Geliştirme, yapı tekniklerinde ileri teknoloji uygulamalarında öncelikle yaşayan sağlık ve konforunu, çevre ve bölge değerlerini gözetmeyi misyon edinmiştir. Ekolojik denge dönüştürtebilir enerji ve sürdürülebilir yeşil doğaya tüm projelerinde önem vermektedir. Çevreye duyarlılık, sağlık ve güvenliğin öne planda olması, mevzuat ve şartnamelerin 2011 Şubat

Pazarola

23


sevgililer günü

Şubat efsaneleri... Gelenekler, efsaneler ve büyük aşklar yaratmış bu günü. Bir çiçek, bir gülümseme, sıcak bir bakış… Sevgiyi anlatmanın binlerce yolu o gün dile gelir. Adeta dünyanın kalbi daha hızlı atar, mum ışıklarıyla aydınlanır her taraf. Aşkın renkleri sarar dört bir yanı. İşte 14 Şubat Sevgililer Günü veya batılıların deyişiyle Aziz Valentin Günü’nün ortaya çıkışına dair iki efsane...

A

Aşıkları birleştiren Aziz Valentine

ziz Valentine’ın öyküsü III. Yüzyıl’dan gelir. O dönemde Roma tahtında İmparator II. Claudius vardı. Zalimliğiyle tanınan Claudius aşırı savaş ve askerlik tutkunuydu, her yetişmiş erkeğin muhakkak asker olmasını istiyor ve kimseye göz açtırmıyordu. Öylesine ileri gitmişti ki, askerliğe engel oluyor düşüncesiyle evlenmeyi yasakladı. Gençler şaşkındı, kimse sevdiği ile beraber olamıyor, Roma kenti sayısı gittikçe artan ve uzak ülkelerde ölen sevgililerinin ardından ağlayan kadınlar ve kızlarla dolmuştu. Kısacası aşk yasaklanmıştı. Bu sıralarda İmparator tüm Romalıların 12 tanrıya tapmalarını ve böyle davranmayanların, özellikle de Hıristiyanlarla ilişkiye girenlerin ölümle cezalandırılacaklarını emretti. Bu emre uymayanların arasında Aziz Valentinus vardı, gezerek dinsel vaazlar veriyor, İmparator’un hatalı olduğunu anlatıyordu ve bir yandan gençleri gizlice evlendirmeye devam ediyordu. Sonunda yakalandı ve hapse atıldı. Valentinus’un hapiste olduğu günlerde yaşananlar efsaneye dönüşerek günümüze kadar ulaştı: Güzel Julia Valentinus’a gider. Hapishaneyi korumakla görevli gardiyanın kızı Julia’nın gözleri doğuştan görmemektedir, gardiyan Valentinus’un anlattığı

24 Pazarola Şubat 2011

İsa ilgili öykülerin arasında körlerin gözlerinin açıldığını öğrenince, kızını gizlice Valentinus’un yanına götürür. Julia çok güzel ve zeki bir kızdır. Günlerce beraber olurlar, Valentinus ona Roma tarihini, doğanın yapısını, aritmetiği ve Tanrı’ya yönelmeyi öğretir. Julia, dünyayı Valentinus’un anlattıklarıyla görür, onun bilgeliği ile aydınlanır ve teselli bulur. Bir gün sorar; “Valentinus, Tanrı gerçekten dualarımızı duyar mı?” Aziz gülümser; “Evet, her birini.” Julia; “Her sabah ve her gece ne için dua ettiğimi biliyor musun? Görebilmek için dua ediyorum, bana anlattığın şeyleri görmeyi çok istiyorum.”, Valentinus; “Tanrı bizim için en iyi olanı yapar, yeter ki buna inanalım.” Julia, yere diz çöker ve; “İnanmak istiyorum, bana yardım et.” Beraberce duaya başlarlar. Birden hücrenin içerisi altın renkli bir ışıkla aydınlanır ve Julia haykırır; “Valentinus, görüyorum, görüyorum.” Valentinus duaya devam etmesini söyler. Ertesi gün Valentinus’un ölüm emri gelir, Aziz Julia’ya son bir not yazar, Tanrı’ya hep yakın olmasını öğütler ve notun


altını “Senin Valentine’ından” diye imzalar. Mektup, ertesi gün Julia’ya ulaşır, o günün tarihi 14 Şubat 270’dir. Valentinus, sonradan Papa I. Julius tarafından “Porta Valentini” adı verilen bir kemer kapısının altına gömülür (Şimdi orada yani Roma’da Praxedes Kilisesi vardır.) Julia, mezarın yanına pembe çiçekler açan bir badem ağacı diker. Günümüzde sevginin ve dostluğun simgesidir badem ağacı. Aslına bakılırsa 15 Şubat tarihi Roma tanrıçalarından Februata Juno adına yapılan kutsama töreninin günüdür;

birbirleriyle ilk kez cinsel ilişkiye girecek gençlerin adlarının yazıldığı parşömenler o gün tanrıçaya sunulurdu. Papalık daha sonra yasaklanan bu geleneğin yerine, azizlerin adlarının yazılı olduğu listeleri sergilemeye başladı. 15 Şubat’ta kutlanan gençlerin aşk festivalinin özgün adı ise Lupercalia dır, Kuşların çiftleşme döneminin başlangıcı kabul edilen Şubat ayı döneminde, gençler de onları örnek alarak eşleşirlerdi. Hıristiyanlığın güçlenmesinden sonra, Pagan inançları yasaklandı veya yerlerine Hıristiyan versiyonları getirilmeye başlandı. Aziz Valentine Hıristiyanlığın simgesi olan sevgi ve evlilik kuramı

ile özdeşleştirildi, onun Lupercalia Festivali’nin arifesinde öldürülmüş olması güzel bir raslantıydı, böylece Roma’nın bereketlilik ve döllenme kutsamalarıyla, Hıristiyanlığın evlilik ve çoğalma ilkesi bütünleştirilmiş oldu. Günümüzdeki yorumuyla “St Valentine” yani Sevgililer Günü, Roma’daki gibi sevenlerin birbirlerine sevgilerini Valentinus’un son mesajında olduğu gibi küçük kartlar ve hediyelerle sunmaları şeklinde kutlanıyor. Aslında kökende yine birleşme, bütünleşme ve üreme güdüsü yani bereketlilik vardır. Aynı zamanda da, Tanrısal aşkla, dünyasal aşkın birleştiği yer, Julia’nın öyküsünde olduğu gibi birleştirilir.

Konfüçyus’dan aşk öğütleri 1. 2.

Tedavi edilemez derecede romantik olun. Birlikte kitap okuyun, elele tutuşun ve birlikte düzenli yürüyüşlere çıkın.

9.

Kimin haklı olduğunu tartışmayın, neyin doğru olduğuna karar verin. Her tartışma sonunda barış anlaşmasını bir öpücükle imzalayın.

3. 4.

Gülümsemeler bulaşıcıdır. Ona da bulaştırın.

10.

Sevdiğinizi yalnızca onun duyabileceği biçimde eleştirin. Övgünüzü ise bütün dünyaya duyurun.

Güvenilir bir sırdaş olun ve onu hiç kimseye şikayet etmeyin.

11.

5.

Bedeninize iyi bakın. Daima sağlıklı ve dinç olmayı hem kendinize hem de ona borç bilin.

Onun en sevdiği çiçeği, rengi, müziği, şiiri ve yazarı bilin.

Bir kucaklaşmadan ilk ayrılan siz olmayın.

6.

Ona beklemediği hoş sürprizler yapın. Hiçbir neden yokken de kart ya da küçük aşk notları yollayın.

12. 13.

7. 8.

Birbiriniz için özel ve gizli takma adlar bulun.

14.

Aşk için evlenin. Hem eşinizin hem de kendinizin en iyi arkadaşı olun.

Aşk birlikte saçmalamaktır. Arada bir, birlikte sonuna kadar saçmalayın.

Eş seçmek kitap seçmeye benzer, iyi tasarlanmış bir kapak ve cilt ilginizi çekebilir. İceriği sağlam olmadıkça sonunu getirmek zordur.

Sevgililer gününüz kutlu olsun. 2011 Şubat

Pazarola

25


sevgililer günü

Çiçekler ve Müzik

H

er çiçeğin bir müziği var çoğu zaman duyamadığımız. Belki de duymak için dinlemediğimiz.

Kendimizi ve sevdiklerimizi çiçeklerle ödüllendirmediğimiz günler akarken; bir gün bir balkonda, gecenin bir saatinde Farid Farjad’ın kemanından akan nağmelerle buluşabilir ve güllerin sesini duyabilirsiniz sizde.. Yada yoğun koşuşturmalar arasında size kalan bir boş anda, uzaktan gelen bir Yasemin kokusu sizi alıp götürebilir çok uzaklara.. Bazen bir ses, bazen ise bir “Koku”dur yaşam. Tüm anları, yada anıları bazen sadece bir müzik yada uzaktan gelen bir koku tarif eder.. Bu sevgililer gününde size Farid Farjad’ın “An Roozha” albümünü alacağınız güllerle sevdiklerinize vermenizi öneriyoruz. Farid Farjad’a; kemanın en acı nağmelerini ortaya çıkaran hüzünlü geminin kaptanı yada kemanı ağlatan adam dersek yanlış bir tabir kullanmamış oluruz. Kime alırsanız alın bu albümü ve çiçekleri; içinde saklı henüz hiçbir virtüözün yazmadığı gizli nağmeleri düşlemeyi unutmayın.. Ve size sunulan her sevginin kıymetini bilin.. Çünkü sevgilerde rüyalar gibidir, başı ve sonu olmayan..

26 Pazarola Şubat 2011


sağlık

Duyan hisseden eller sihirli iğneler

U Dr. Elif KAYA Doğal Tedaviler, Akupunktur ve Nöral Terapi Uzmanı Tel: 0212 669 84 32 Defne 0101 B5 Blok D:5 Bahçeşehir www.drelifkaya.com

Uzun süren baş, boyun, bel, sırt ve omuz ağrıları insanların yaşam kalitesini bozarak hayatlarını kabusa çevirmektedir. Bu insanlar şikayetlerine çare aramak için doktor doktor dolaşmalarına rağmen, verilen ilaçlardan ve yapılan tedavilerden fayda görememektedirler. 28 Pazarola Şubat 2011

zun süren baş, boyun, bel, sırt ve omuz ağrıları insanların yaşam kalitesini bozarak hayatlarını kabusa çevirmektedir. Bu insanlar şikayetlerine çare aramak için doktor doktor dolaşmalarına rağmen, verilen ilaçlardan ve yapılan tedavilerden fayda görememektedirler. Çünkü verilen ilaçlar ve yapılan tedaviler sadece ağrıyı ortadan kaldırmaya yöneliktir. Ağrıyı ve hastalığı ortaya çıkaran asıl kaynağa müdahale edilemediğinden hastanın şikayetleri daha da ağırlaşmaktadır. Daha sonrada şikayetleri geçmeyen hastanın sorununun psikolojik olduğu söylenip, hastalık antidepresanlar la baskılanmaya çalışılmaktadır. Çoğu kez modern tıbbın açıklayamadığı ya da adını koyamadığı ve hastanın psikolojik durumu ile ilgili olduğu söylenen hastalıkların temelinde, hastanın vejetatif sinir sisteminin zorlanması ve bunun sonucu bedenin kendi kendini iyileştirme kapasitesinin yani otoregülasyonun

Osteopati ve Nöralterapi bozulması yatmaktadır. Bedenin otoregülasyonunu sağlayarak disfonksiyon ve hastalıkların ortadan kaldırılmasını sağlayan 2 önemli tedavi yöntemi Osteopati ve Nöralterapi;

Osteopati nedir, nasıl etki eder? Osteopati Amerika’da 1870’li yıllarda Missouri’li bir doktor olan Andrew Taylor Still tarafından geliştirilmiş , çağdaş, modern bir bütünlük içeren bir tedavi yöntemidir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından bilimsel bir tedavi olarak kabul edilmektedir. Biyomekanik prensipler üzerine kurulu teknikler ve elle uygulanan bir doğal terapi türü olan osteopati, sadece adale ve kemik sorunlarında değil, aynı zamanda vücudun tüm fonksiyonlarını bütünsel bir yaklaşımla ele alır. Bedendeki disfonksiyonların teşhis ve tedavisinde kullanılan etkili bir tedavi yöntemidir. Osteopati, holistik bir tedavi yaklaşımıdır. Osteopat , yalnızca hastanın ağrısının olduğu bölgeye konsantre olmaz,


hastalıkları oluşturan nedenleri bulur, ortadan kaldırır, dolaşım ve metabolizmayı düzenler, vücudun kendi kendini iyileştirme yeteneğini (otoregülasyon) açığa çıkararak, hastayı bir bütün olarak tedavi eder. Semptoma değil sebebe yönelik tedavi yapar. Örneğin omurganın alt bölgesine gelen bir travma bir süre sonra doku çekimi nedeniyle geçmeyen baş ağrılarına veya karaciğerdeki bir disfonksiyon boyun veya omuz ağrısına neden olabilmektedir. Klasik tedavi yaklaşımında ağrının olduğu bölge tedavi edilmeye çalışılır. Osteopatik yaklaşımda ise karaciğer ve omurgadaki kısıtlılıklar ve disfonksiyonlar giderilmeye çalışılır. Osteopati tedavisi sonuçlardan çok nedenleri tedavi etmeye çalışan bir yaklaşımdır .

Nöralterapi nedir, nasıl etki eder? Ağrı ve hastalıkların tedavisinde, vücudun belli bölgelerine özellikle cilde yapılan bitkisel lokal anestezik veya serum fizyolojik enjeksiyonu ile vejetatif sinir sistemine etki ederek, bedenin kendi kendini iyileştirme kapasitesini açığa çıkaran bir tedavi yöntemidir. Tüm vücudu ve dokuları bir ağ gibi saran ve bedenin sağlıklı çalışmasını sağlayan vegetatif sinir sistemi; bedenimizdeki tüm yaşam faaliyetlerini kontrol eder, solunum, kalp dolaşım sistemini, vücut ısısını, sindirim salgı bezlerini, metaboliz-

mayı, hormonal faaliyetleri kontrol eder ve yaşamı otomatik olarak düzenler. Geçirilmiş duygusal ve fiziksel travmalar, ameliyatlar, hastalıklar, ilaçlar, barsak florasındaki bozulmalar, yaptırdığımız diş tedavileri , kırıklar, yanıklar , yaşadığımız ev, içtiğimiz su, kullandığımız cep telefonu, kadınlarda küretaj ve sezaryen ile yapılmış doğumlar, zamanla vejetatif sinir sisteminin çalışmasını bozmakta ağrı ve hastalıkları ortaya çıkarmaktadır. Nöralterapi sorunlu bölgelere doğru yöntemlerle uygulandığında vejetatif sinir sistemi üzerinden etki ederek , bu sistemin çalışmasının bozulmasıyla oluşan ağrı ve hastalıkları ortadan kaldırıp hızlı ve kalıcı bir iyileşme sağlamakta, hasta sağlıklı yaşantısına geri dönmektedir.

Nöralterapi ve Osteopati birlikte kullanıldığında birbirini tamamlayan, destekleyen tedavi sürecini hızlandırıp ve etkinliğini arttıran regülasyon tedavileridir. Nöralterapi ve Osteopatinin etki ettiği hastalıklar

• • • • • • • • • • • • • • • • •

Migren ve gerilim tipi baş ağrısı Bel - boyun fıtıkları ve ağrıları Omuz ve diz ağrıları Ankilozan spondilit, Fibromyalji, Romatizmal hastalılar Bacaklardaki dolaşım bozukluğu Huzursuz bacak sendromu Fascial paralizi (yüz felci) , Trigeminal nevraji Kulak çınlaması ve baş dönmeleri( vertigo ) Stres, depresyon, anksiyete Uyku bozukluğu ve düzensizliği Kronik yorgunluk sendromu Kabızlık Allerjik hastalıklar Kr. Sinüzit Spastik Kolon ve Ülseratif kolon Menapoz şikayetleri ve Adet düzensiziği Modern tıbbın adını koyamadığı ve hastanın psikolojisi ile ilgili olduğu söylenen tüm ağrı ve hastalıkların tedavisinde

Bu tedaviler sadece ağrı ve hastalıkları ortadan kaldırmakla kalmazlar, aynı zamanda hastanın yaşam kalitesini artırıp, sağlığını korurlar. 2011 Şubat

Pazarola

29


moda

2011 Baharına Tory Burch’la girin...

Triko 785.00 TL

Jean Pantalon 395.00 TL

Elbise 875.00 TL

Çanta Espadril 215.00 TL

30 Pazarola Şubat 2011

875.00 TL


Amerikan spor giyimini bohem bir dille yorumlayan Tory Burch’un İlkbaharYaz koleksiyonundan seçilmiş ürünler Beymen.com’da!

Bluz

Yelek

225.00 TL

Elbise

995.00 TL

885.00 TL

Cüzdan 465.00 TL

Çanta 995.00 TL

2011 Şubat

Pazarola

31


röportaj Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı

Nebil İlseven Başakşehir’de.. 29 Ocak Cumartesi yapılan Cumhuriyet Halk Partisi Altınşehir Seçim Ofisi açılışına gelen İstanbul İl başkanı Nebil İlseven Başakşehirlilerle buluştu. Yoğun katılım ve coşkunun hakim olduğu açılışta kadınlarla ve gençlerle halay çeken, yaptığı konuşma sık sık tezahüratlarla kesilen İlseven donanımı, içtenliği, vizyonu ile yepyeni bir siyasetçi portresi çizdi. Tüm bu yoğunluğun arasında bize zaman ayırarak sorularımızı içtenlikle yanıtlayan yeni il başkanının gerek profesyonel yönetici kimliği gerekse içimizden biri imajı ile sürdüreceğini düşündüğümüz bu yeni görevinde başarılar diliyoruz. Biz sorduk Sayın İlseven yanıtladı…

B YEREL BASIN

asın değişiyor diyorlar ya, teknoloji ve dijital medya ile aslında bir yandan da yerel olarak da yazılı basının gittikçe daha çok önem kazandığını düşünüyorum. Bunu, Sarıyer’e Gaziosmanpaşa’ya gittiğimde görüyorum. Ulusal medya

tiraj kaybediyor ama yerel basının aynı dertten mustarip olduğunu düşünmüyorum ve bunun halen büyüyecek bir alan olduğundan eminim. Ulusal medya, insanların günlük dertlerine ve arayışlarına uzaklaştı. Oysa yerel medya hayatında içinde olan ve hayatın içinde olduğu halde büyüyememiş bir medya. İnsanlar bir yandan da kendi dertleriyle ilgili yoruma dayalı, akıllı uslu bir gazetecilik mantığında düzenlenmiş okunacak malzeme istiyorlar. Bence bunun önemi çok büyük. Siyasi olarak da özellikle sosyal demokrat anlayışla örgütlenme iddiasında olan bizim gibi bir partinin bu yerel duyarlılığa çok önem vermesi gerekiyor. Bu nedenle bizim içinde çok önemli bir enstrüman ve önemli bir mecra. Yerelde siyaset yapmak isteyen hiç kimsenin göz ardı etmemesi gerekiyor. Ulusal medyadan daha etkili olabileceğini söylüyorum. SEÇİMLER Önümüzdeki seçim başka hiçbir seçime benzemeyecek. Hem uygulama olarak, hem sonuçları itibarıyla öyle olacağı görülüyor. Uygulama olarak yöntemler yaklaşımlar bakımından çok ciddi bir bilgi ve veri bombardımanı olacak, seçmen

allak bullak olacak diye düşünüyorum mobil telefon, internet gibi araçlarla. Yaşamadığımız bir şey yaşayacağız gibi bir his içindeyim. Dolayısıyla bizim partimizin de bu anlamda o alanı boş bırakmaması gerektiğini, o yönde imkânlar ne gerektiriyorsa onu seferber ederek, bu kitle erişimini mutlaka sağlaması gerektiğine inanıyorum. Biz de buna göre kendi hazırlığımızı ve katkılarımızı İstanbul olarak yapmaya çalışıyoruz. O yönde ciddi bir çalışma var partide. O noktada geri kalacağımızı hiç sanmıyorum. İkincisi, yaklaşımları farklı insanlarla da görüştüğümde, biz CHP’liler güle oynaya bu seçime kazanacağız, diye gidiyoruz. Umuyorum ve öyle inanıyorum ki çok gerilimli bir seçim dönemi olmaz. Çünkü herkesin aklını başında tutması, sinirlerine hâkim olması ve sağduyunun ön plana çıkması gerektiği bir dönem yaşayacağız. Çünkü çok kritik sorunların gündeme geleceği, çok derin duyarlılıkların öne taşınacağı durumlar olabilir. İnşallah sağduyu galip gelir, bu noktada hem adaylar hem liderler üstlerine düşen görevleri yaparlar diye düşünüyorum. Biz CHP olarak güle oynaya sakin, güvenle bu işe giriyoruz. Halka ne anlatacağız? CHP olarak bizim hep kendi içimizde konuştuğumuz, kendimize göre çareler oluşturduğumuz “Bak geldiğimizde nasıl yaparız görürsünüz” dediğimiz konuları daha da kristalleştirip insanların önüne koymamız gerekiyor. Çünkü insanlar bize “gelelim de yapalım” mantığıyla oy vermeyecekler. Bir yanda somut, fiziki olarak ellerine verilenler var. Bir de bizim onlara vereceğimiz sözler var. Bu, asimetrik bir durum. İktidar partisiyle karşılaştırdığımızda; iktidar olmakla

32 Pazarola Şubat 2011


verme imkânına sahip. Fiziksel olarak biz ise muhalefet olarak ancak söyleme ve söz verme imkânına sahibiz. İşte o sözlerimizin içini dolu dolu düzenlemeli ve insanları ikna etmeliyiz. Bunun en önemli yolu da samimiyet. Samimi olduğumuzu insanlara göstermeliyiz. Bakın ben şuna güveniyorum, İstanbul’da yerel seçimler de 4 belediyeden 12 belediyeye çıktık. Nasıl oldu bu; çünkü o 8 belediyeyi alanlar ya da 4 belediyeyi elinde tutanlar gittiler ve insanları ikna ettiler; ‘Biz beceririz, biz yaparız, biz buradayız’ diye. Demek ki olabiliyor. Aynısını, önümüzdeki seçimlerde yapmamız gerekiyor. Vurgularımızın çok net olmamız lazım. Yoksulluk ve yolsuzluk olayını seçmenin önüne götürüp; ‘Eğer biz gelirsek siz daha iyi bir hayat yaşayabilirsiniz’ dememiz lazım. “Biz sizi sefaleti paylaşmak için değil, refahı kurup ve onu paylaşmak için ikna etmeye çalışıyoruz” dememiz lazım. EKONOMİ Özellikle Türkiye’de büyük değişime baktığınızda küçük ve orta ölçekli firmaları görürsünüz. Onların bir anda Türk ekonomisinde aslında çok daha belirleyici konuma gelmiş olmaları ve istihdam yönündeki katkıları; üretime ve teknolojiye katkıları çok kritik. Onları da ikna etmeliyiz. Çünkü biz istikrarı daha iyi sağlarız, çünkü biz daha sağlıklı kaynaklarla, hukukun daha geçerli olduğu bir sistem içerisinde ve sizin yanınızda, dertlerinizi daha yakından dinleyerek, işletmelerinizin yürümesini sağlarız. İstikrarın bozulmasından korkan büyük firmalar değil. Aslında küçük küçük marjlarla dönen, banka kredisi kullanmayan, farklı farklı imkânları devreye sokamayan, kendi imkânlarıyla dönen, istihdamı sağlayan, maaş ödeyen, vergi ödeyen, sigorta ödeyen, hammaddeyi bir şekilde tedarik edip bütün o finansal dalgalanmalara, çalkantılara rağmen bacasını tütmekte tutan insanlar istikrarsızlıktan korkuyor. Çünkü en küçük bir yalpalama onların katma değerini yok ediyor. Onların güvenecek dayanacak kimleri var; bir tek kendi sermayeleri var. İşte bizim o noktada ikna edebilmemiz lazım. Biz ekonominin o omurgasını önemsiyoruz. Farkındayız, o omurga olmadan ekonominin sürdürülebilir ve üretken

olmasını sağlayamayız. Bu noktada Genel Başkan da yaptığı kamuya açık konuşmalarında bunu vurgulayarak, altını çiziyor. KAYNAK Bir de paylaşım sorunu var. Bu noktada diyoruz ki, zaten üretilen bir katma değer var ama bu değer insanlara şu ya da bu nedenle sadaka şeklinde aktarılıyor. Aktarma siyasetin başladığı yerdir. Aktarma çünkü üretirken bunun bir objektif bir mantığı vardır. Burada siyaset yoktur. Üretim kendi mantığı içinde yürür. Siyaset paylaşırken başlar. Biz Sosyal Demokrat bir parti olarak bu konuyu çok net bir şekilde ortaya koymalıyız. Bizim, bu üretileni insanlara paylaştırırken onların oyları, inançları ya da mezhepleri ile değil, T.C.vatandaşları olarak hukukun içinde onlara hakları olanı veriyor olduğumuzu göstermemiz lazım. Türkiye bütçesi neresinden bakarsanız bakın ciddi bir borçla finansa ediliyor. Borçlanma azaldı diyorlar ama bu büyümenin kaynağı borç. Borcu aldığında geri vermek zorundasın. Bu noktada ciddi bir kaynak aktarımı var. Burada daha rasyonel, daha akıllı bir finansman politikası izleyecekler, onu da açıklayacaklar, ondan da ciddi bir tasarruf var. Biz halen önemli ölçüde, adına ne derseniz deyin, ciddi miktardaki kamu kaynaklarının doğrudan üretken ekonomiye gitmediği, başka kullanımlara aktarıldığı bir ekonomide yaşıyoruz. Yani projelerin seçiminde, bunlara yapılan ödemelerde biz çok farklı yerlerden bu kaynakları bir şekilde aktarıyoruz. Bunları da hesaba kattığınız zaman 4,5 katrilyonun çok üstünde bir kaynak da bütçenin içinde. Şu anda mevcut, bunların hepsini bir araya topladığınızda bizim gerçekten sağlıklı, şeffaf, hesap verebilir ve hesap isteyebilir bir ekonomi

oluşturabilmek için hiçbir engelimiz yok kaynak açısından. Sadece bunun organizasyonu ve iradesi gerekiyor. Bu da yapılamayacak bir şey değil. Neye rağmen? Belki de dünyanın en adaletsiz, en çarpık vergi sistemini yaşatıyoruz Türkiye’de. Çünkü parayı başka kaynaklardan aktarırken devletin resmi bütçesine bir şey gerekiyor, onu da gidip aslında kazanma ya da harcama esasına göre değil, işlemin türüne göre zenginden de yoksuldan da aynı oranda aynı parayı alıyoruz. Yoksulun harcama gücü düşüyor ve ekonominin çarpanı da çarpılıyor. O insan iki ekmek eksik yediği zaman, sonra ona dönüp sadaka gibi ekmek veriyorsun ve onun cebinden aldığını, kimin ekmeğini kime veriyorsun? YARGI Yargı sistemindeki değişlikler ve anayasada bundan sonra olması muhtemel konular Türkiye için hayati... Nedir? Eskiden yargı sistemi birbirini denetleyen kademelerden oluşurken ve özerk, bağımsız yargı kuralları içinde mekanizmalar çalışırken, şimdi dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen tek tipe doğru gidilmeye başlıyor ve yargı siyasetin denetimine giriyor. Modern, özgür toplumda, geleceğe güvenle bakmaya çalışan bir toplumda bu kabul edilemez. Bizim bunu anlatmamız lazım; duyarlılığı gündeme getirmemiz gerekiyor. Bu yüzden bu seçim, yolsuzluklar açısından da özgürlükler açısından da kritik. SİYASETTE KADININ YERİ Kadınlarımızın peşine düşeceğiz. Nereye götürürlerse gideceğiz. Gençlerde de aynı şekilde. Beni yetkilendirdiği zaman Genel Başkanımıza, “İl yönetimini yaparken kadın temsil yüzdesini, Parti Meclisi’nde sizin becerdiğinizden daha iyi becereceğim” dedim. “Görelim, bakalım” dedi. Hep beraber göreceğiz.

2011 Şubat

Pazarola

33


kültür

Efsanevi Gösteri Topluluğu

Cirque Du Soleil 19 Şubat’tan itibaren

İstanbul’da… Dünyaca ünlü uluslararası topluluk Cirque du Soleil, en köklü gösterilerinden biri olan Saltimbanco ile ilk defa 19 Şubat – 4 Mart arası Türkiye’de! Akbank’ın ana sponsorluğunda ve Pozitif organizasyonuyla, Cirque du Soleil başyapıtı Saltimbanco, 19 Şubat tarihinden itibaren Abdi İpekçi Arena’da olacak. Biletler Biletix’te satışa sunuldu. www.biletix.com

34 Pazarola Şubat 2011


İSTANBUL GÖSTERİ BİLGİLERİ İSTANBUL GÖSTERİ BİLGİLERİ YER: Abdi İpekçi Arena TARİH: 19 Şubat-4 Mart, 2011 SAATLER: Cuma 20.00, Cumartesi 16.00 ve 20.00; Pazar 16.00 ve 20.00 BİLETLER: Biletix Tel: 0216 556 98 00, www.biletix.com ve tüm Biletix satış noktalarında! Kurumsal / Toplu satışlar PGM aracılığıyla: Tel: 0212 219 83 19

A

rtık bir klasik olan Cirque du Soleil’in en iyi gösterilerinden biri Saltimbanco, heyecanlı, ilham veren bir sanat eseri, teatral performansın doruğa çıktığı akrobatik bir şaheser… 20

farklı ülkeden 50 sanatçının yer aldığı Saltimbanco, inanılması güç bir atletiklikle nefes kesen bir akrobasiyi bir araya getiriyor; Chinese Poles’da imkansız görünen denge, zıplama ve dönme hareketleri, Russian Swing’de yerçekimine meydan okuyan bungees ve trapez, seyircilerin favorisi jonglörlük ve akrobasi bisikleti hareketleri, aynı zamanda dünyaca meşhur özgün palyaçolar yer alıyor. Saltimbanco teknik mükemmellik ve büyüleyen görselliğiyle, görkemli kostümler, heyecan veren aydınlatma, mizah, müzik ve sihrin birleştiği bir hayal alemi, renk dolu, şaşkınlık ve hayranlık yaratan, aileler ve meraklıları için son derece eğlenceli, kaçırılmayacak bir gösteri… Saltimbanco ismini İtalyancada ‘’bankın üstünde zıplamak’’ anlamına gelen “saltare in banco’’dan alıyor. Gösteri şehir hayatının sayısız deneyimini keşfediyor: Metropolde yaşayan insanlar, onların mizaçları ve benzerlikleri, aileler ve gruplar, kalabalık ve caddenin gürültüsü,

gökdelenler. Şehir hayatının kozmopolitliğinden ve orada yaşayan renkli kişiliklerden ilham alan Saltimbanco gösterisi, içeriğinde görsel anlamda barok öğeler taşımasının yanında eklektik karakterlerden oluşan kadrosuyla izleyenleri hayali bir şehre taşıyor. Saltimbanco son haliyle bir yılı aşkın süredir Avrupa turuna devam ediyor ve Pozitif’in organizasyonuyla İstanbul’u ziyaret ediyor! Set ve sahne gereçleri dâhil turun ekipmanları ve kostümleri 180 ton ağırlığında olup 16 tane yarı karavan ile taşınıyor. Şapkalar ve ayakkabılar dahil tüm kıyafetler Cirque du Soleil’in Montreal, Kanada’daki atölyelerinde her sanatçıya özel olarak hazırlanıyor. Sanatçılar bir performans sırasında üç ila beş kostüm giyerken, 250 çift ayakkabı da dahil olmak üzere 2500’den fazla kostüm şehirden şehre özel 50 adet valiz içerisinde taşınıyor. Saltimbanco’nun prömiyeri 23 Nisan 1992 gününde Montreal’de büyük çadırda gerçekleştikten sonra, büyük çadır 14 sene süreyle ve 75 şehirde şova ev sahipliği yapmıştır. 2007 yılında Saltimbanco’nun sahne düzeni gösteri mekanlarına uygun olacak bir şekilde tekrar düzenlenmesiyle gösteri her sene ortalama 40 şehirde sergilenmeye başladı.

2011 Şubat

Pazarol 35


sağlık

Hakul Saçaklı Bilim Doktoru Kaliteli Yaşam Danışmanı

MAYDANOZ Karaciğerin dostudur. Maydanozun daha etkin olabilmesi için limon suyuna gereksinim vardır. C vitamini ile A vitamini kaynağı olan “betakaroten” gibi antioksidan maddeler yönünden zengindir. Maydanoz çok zengin ve doğal bir kalsiyum kaynağıdır. Yüksek oranda demir, folik asit ve C vitamini ile kansızlığı önler, bağışıklık sistemini güçlendirir.

PORTAKAL İçerdiği yüksek orandaki C vitaminiyle bedenin hastalıklara karşı direncini artırır. Sıkınca hemen tüketin.

HAVUÇ SUYU Bol miktarda A vitamini içerir. Yağla çözülen bir vitamin olmasından dolayı, çinko zengini olan kabak çekirdeği ile beraber tüketilmelidir. Kansere, kolesterole, unutkanlığa karşı oldukça etkilidir. Salatanın içindeki havuç yerine onu tek olarak tüketin.

SOĞAN Bedenin savunma sistemini güçlendirir. Soğuk algınlığı, öksürük,

36 Pazarola Şubat 2011

Soğuk algınlığını ve gribi besinlerle yenin bedendeki toksinlerin atılmasına ve kanın temizlenmesine yardımcı olur. Salatalara bol miktarda soğan koyun. Tercihinizi çoban salatasından yana kullanın.

SARIMSAK Bedenin bağışıklık sistemini uyarır. Bedendeki enfeksiyonlara karşı savaşır. Bu nedenle nezle, soğuk algınlığına çok etkilidir. Akşamları sarımsaklı cacık tüketebilirsiniz.

DOMATES Zengin oranlarda A,C ve E vitamin gibi antioksidan içeriği zengindir. Kalbi koruyucu özellikleri vardır. Domateste bulunan antioksidanlar, serbest radikalleri yok etmekte oldukça etkilidir.

PATATES Patates, içerdiği maddelerle bazı virüsleri yok eder. Patatesi sıcak ortamda bulundurmayın. İçerdiği nişasta çok çabuk şekere dönüşür. Sağlık açısından istenmeyen bir durumdur. Soyulduktan sonra havayla temas etmesin.


KAYISI

TAM BUĞDAY EKMEĞİ

A vitamini kaynağı maddeler yönünden çok zengindir. Potasyum ve demir yönünden de zengindir. Tansiyonu düzene sokar. Kolesterol düzeyini düşürür. Kansızlığa iyi gelir. Kayısının çiğ ya da kurutulmuşunun natürel olanını tercih edin.

Besin içerikleri ve antioksidan açısından daha zengindir. Kan basıncı, kan kolesterol ve kan şekeri, düzeylerinin daha iyi değerlere ulaşmasında etkilidir.

HURMA

KUŞBURNU

Çok belirleyici bir meyvedir. İyi kaliteli protein içerir. A vitamini yönünden çok zengindir.

C ve E vitaminden oldukça zengindir. Ancak yüksek ısı C vitaminini büyük ölçüde yok eder. Kuşburnu içerdiği demir sayesinde kansızlığa da iyi gelir.

YEŞİL ÇAY İçindeki polifenollerle vücutta ciddi bir antioksidan koruma sağlar. Toksinlerden arınmayı da kolaylaştırır. Kan akımını arıttırdığı, pıhtı oluşumunu engeller.

BADEM Doğal ve zengin bir E vitamini kaynağı olan badem içerdiği antioksidan maddeyle bedenin güçlenmesinde çok etkilidir.

ZENCEFİL Kuvvet verici, iştah açıcı, sindirim kolaylaştırıcı ve gaz sökücü özellikleri vardır.

IHLAMUR Grip soğuk algınlığına oldukça etkilidir. C vitaminden zengindir. Vücudun savunma sistemini güçlendirir. Ihlamur akşam saatlerinde uykusuzluğa neden olabilir.

BAL Doğadaki en muhteşem ve şifalı besindir. B komleks, C,D ve E vitaminleri bulunur. Bal 40 derecenin üzerinde özelliklerini değiştirir, ve zararlı toksin maddeler oluşabilir. Bitki çaylarına ılıdıktan sonra bal karıştırabilirsiniz.

KARANFİL Ağrı kesici ve dezenfekte edici özelliği vardır.

HEBİSKUS VE EKİNESYA Bağışıklık sistemini güçlendirir.

2011 Şubat

Pazarola

37


Dinim aşktır benim senin yüzünü gördüm göreli

Ah Min’el Aşk (Ah aşkın elinden…)

Nazan Pamir

A

şk ile yatıp aşk ile kalkıyorum bugünlerde. “Dinim aşktır benim senin yüzünü gördüm göreli” demiş ya Mevlana işte o satırlarla başladım yıllar önce okumaya ve hala okuyorum ama bir damla bile olamadan koca okyanusta… Aşk için hayal diyorlar… varsın desinler. Hayal değil midir bizi ayakta tutan? Aşk için sessizlik diyorlar… çünkü diyenler 29 harfin yetmediğini biliyorlar. Aklıma düşüyor okuduğum satırlar: Bir bavul dolusu cümle var defterimde...Yara bandı tutmayacak kadar derin tümcelerim...Sen yollarına yirmi dokuz harfle acı döşeyen birine; “Yara” değilde, “Yâr” diyebilir misin?... Aşk duygudur diyorlar…ne güzel duygudur hem de, kadife tenin dokunması yanağına daha dün karnındayken, en güzel aşk..en güzel duygu ve asla eksilmeyecek... Aşk kokudur aslında…Hani yatağı toplarken bir türlü katlayamadığın pijamalardan aldığın kokudur. Kirli diye yıkaman gerekirken yapıştırırsın burnuna, kopamazsın… Güllere dokunuyorum,

38 Pazarola Şubat 2011

Bir “erime anı”dır aşk; can ipinin yavaşça incelmesi ve sevgilinin görün(e)meyen yüzünde kopması... diyor yazar aşkı tanımlarken. Peki, nedir aşk sizce? Hasret mi, hicran mı, gurbet mi, gözyaşı mı, kurban olma mı? …. Nedir aşk? 14 Şubat için konumuz “aşk” olsun bu sefer. :-)

en çok da hani derler ya “Yâr en çok gül kokar”. Kim bilir belki sen kokarsın. Dikenleri batıyor, sana kanamadan, kanıyorum. Ben yar’dan yar’a almak için çıkıyorum yola. Aşk sestir beklide…nerde olursan ol, ne durumda olursan ol duyunca dünyanın durduğu ve yüreğinin koştuğu andır… Aşk susmaktır belki de en çok…Lâl olur dilim bilmem neden görsem seni / görmesem kalmaz kararım, dinmez efkarım benim … Aşk kıskanmak mıdır acaba?... Kimselere anlatamadım / Kendime bile … / Ola ki ağzımdan kaçırır / bir daha tutamam seni Aşk inkarsa eğer… “Kim demiş masallarda yaşadığımı? Geceleri gökyüzünden yıldız topladığımı kim görmüş? rüzgarla yarıştığımı kim görmüş yağmurda gül saçtığımı aşka kandığımı yandığımı bir aşkın alevinde... gören var mı? ben görmedim!..” (Göçebe zamanlar) Aşk bazen de çaresizliktir: Ne kötüdür insanın aklıyla yüreği arasında çaresiz

kalması... Ne kötüdür an kadar yakın, bir asır kadar uzak olması... Ve bilir misin? Ne acıdır insanın bildiğini anlatamaması… “Ben” deyip susması “Sen” deyip ağlamaklı kalması... Aşk yitip gitmektir… Aklımla kalbimin, hâlimle sözümün, teslimiyetimle vehmimin arasında kaldım ben. Aklımı gösteren ismimle, aşkımı gösteren ateş arasına düştüm, o uçurumda yittim ben. Aynı anda iki şey olunamadığı için aşkın saltanatında, o uçurumda yittim ben… Özlemdir… Ümittir Aşk… Uzaklarda bir yerlerde, bir özlediğin varsa buruk bir mutluluk yaşarsın kimselerin bilmediği zamanlarda. Her aklına geldiğinde yada aklından hiç çıkmayışında gülümsersin. Yarım ve hüzünlü bir gülümsemenin sıcaklığı yayılır, yüzünün kıvrımlarına.“Özlediğim… ” diye haykırırsın rüzgârlara verip sesini. Duyar da belki yüzünü sana çevirir diye. AŞK diyorum… başka da bir şey diyemiyorum …


2011 Ĺžubat

Pazarola

39


gezi kartalkaya

Bolu Kartalkaya

Gelin ,isterseniz kayak yapmak yerine Kartalkaya’nın güzelliklerinin tadını yaşamak, beyazın ve yeşilin her tonunu görebilmek için küçük bir keşfe çıkalım 40 Pazarola Şubat 2011

Yeni yılın ilk günlerinden, herkese yeniden Merhaba!

Bolu’yu tercih etmemin en önemli sebeplerinden biri de; yemekleri.

011 ‘in hepimize uğurlu gelmesi dileğiyle yazıma başlayayım zira bu yıl Oğlaklar için her anlamda doruklarda yaşanılası olacak. Yıla iyi başlamak için yeterince olumlu bir giriş.

Gelin, isterseniz kayak yapmak yerine Kartalkaya’nın güzelliklerinin tadını yaşamak, beyazın ve yeşilin her tonunu görebilmek için küçük bir keşfe çıkalım. Kaybolma riski olduğunu bilmenizi ve adrenaline açıksanız sevdiğinizle bunu yaşama zevkini tadın derim.

2

Yaklaşan Sevgilier Günü dolayısıyle; İstanbul’da Kış göremedik bari 14 Şubat bahanesiyle , sevgilimi koluma takarım karın ve beyazın romantizmiyle ve soğuk nedeniyle daha bir kaynaşırız diyorsanız size benden bir tavsiye İstanbul’a uzaklığı sadece 278 km. Arabamla yaklaşık 4-5 saatte gitmişliğim var.

Bir adet midir, gelenek midir, bilinmez ama, kayak merkezlerinin çoğunda beyaz karların üzerinde mangal keyfi yapılır değil mi? Karların üzerinde, buz gibi havada mangalın sıcaklığı, etlerin üzerinden çıkan dumanlar olsa olsa, yaşanması gereken, yaşandıkça keyfinize keyif


katan bir özellik olabilir. Bölgenin geçmişi ile ilgili biraz bilgi topladım , aklınızda bulunsun. Yolculukta sevgilinize anlatırsınız.

Kartalkaya Kayak Merkezi’nin Hikayesi Kartalkaya, adını yolu izi olmayan bir dağ başı ve sadece kartalların barınabileceği bir yer olmasından almış. Yörenin bu günkü haliyle kayak merkezi haline gelmesine sebep olan şu anda Kartal ve Grand Kartal otellerinin sahibi olan Mazhar Murtezaoğlu sayesinde olmuş. Zamanında katırla bile çıkılamazken Mazhar Murtezaoğlu Kartalkaya’ya yolu, elektriği, suyu getirmiş. Bununla kalmayan Murtezaoğlu, Kartalkaya’ya 12 bin çam ekerek, dağbaşını ormana çevirmiş. İnanmazsınız Bolu yöresinde

bu ileri görüşlü beyefendinin adı o zamanlar deliye çıkmış. Kartalkaya Kayak Merkezi’nde Aralık ayı başlarından Mart ayı sonlarına kadar kayak yapılabilmekteymiş. Merkezde 3 metreye kadar kar görüldüğü öne sürülüyor. Bolu şehir merkezine de sadece 40 kilometre uzaklıkta olan bir kayak merkezi. Kartalkaya’da otellerin içinde yüzme havuzu, restoran, bar, 2 tane telesiyej ve 6 adet teleski mevcut. Bir kayak merkezinden bekleyebileceğiniz her şeyi bulabiliyorsunuz. Eğer benim gibi , kayak yapmayı bilmiyorsanız otellerde bulunan kayak hocalarından ders alabilirsiniz. Aslında çok zor bir spor değil. Biraz istek ve dikkatle kısa zamanda öğrenebilirsiniz. Gidebileceğiniz otellerin isimlerini de hatırlatmak

isterim.

Kartalkaya Otelleri •

Kartal Otel

Kartalkaya Koru Otel

Kartalkaya Dorukkaya Ski & Mointain Otel

Kartalkaya Grand Kartal Otel

Kartalkaya Villa Neva Otel

Gidip memnun kalanlardan yada gitmeden okuyup memnun kalanlardan yada gidip te memnun kalmayanlardan da maillerini bekliyorum semrasarpkaya@hotmail.com

2011 Şubat

Pazarola

41


müzik

Maroon5 Grammy ödüllü, Amerikalı Rock müzik grubu Maroon 5 ilk kez Türkiye’de!

Grup, 15 Nisan 2011’de Türkiye’deki hayranlarıyla ilk kez buluşacak. Turkcell Kuruçeşme Arena’da gerçekleşecek konser 2011 yılının iddialı konserlerinden.

Son zamanlarda adından sıklıkla söz ettiren Maroon 5, Adam Levine, James Valentine, Jesse Carmichael, Mickey Madden ve Matt Flynn isimlerinden oluşuyor. 42 Pazarola Şubat 2011

M

aroon 5, ilk albümü “Songs About Jane” i 2002 yılında çıkardı. Yapımcıların isteği üzerine albümün en çok tutan çalışması olan “This Love” parçası Örümcek Adam filmi için yeniden düzenlendi. Günümüzün önemli yapımcılarından Kanye West ile birlikte New York “Hit Factory” stüdyolarında biraraya gelen topluluk üyeleri güzel şeyler ortaya çıkacağından emindi. Ustaca yeniden uyarlanan şarkı beklenen başarıyı elde

etti. Örümcek Adam 2’nin film müzikleri arasına girmesiyle ulaştığı dinleyici sayısı kısa sürede katlandı. Maroon 5, beş yıllık bir aradan sonra “It Won’t Be Soon Before Long” adındaki ikinci stüdyo albümünü Mayıs 2007’de yayımladı. Albüm piyasaya çıktığı ilk hafta, yarım milyona yakın kopya satarak Billboard 200 listesine zirveden giriş yapmıştır. Grup aynı zamanda çektiği çok iddialı kliplerle adından her zaman söz ettirmeyi başarmıştır.


Sevilen şarkısı Misery’nin sözleri So scared of breaking it that you wont let it bend I wrote two hundred letters I will never send Sometimes these cuts are so much deeper than they seem You’d rather cover up, I’d rather let them bleed So let me be and I’ll set you free oh yeah I am in misery there ain’t nobody who can comfort me oh yeah Why wont you answer me? the silence is slowly killing me oh yeah Girl you really got me bad, you really got me bad I’m gonna get you back, I’m gonna get you back Your salty skin and how it mixes in with mine The way it feels to be completely intertwined Not that I didn’t care, it’s that I didn’t know It’s not what I didn’t feel its what I didn’t show

Albümleri

So let me be and I’ll set you free I am in misery there aint no line that could comfort me oh yeah Why wont you answer me the silence is slowly killing me, Oh yeah Girl you really got me bad, you really got me bad I’m gonna get you back, I’m gonna get you back You say your faith is shakin’ you may be mistaken Keep me wide awake and waiting for the sun I’m desperate and confused, so far away from you I’m getting there, I don’t care where I have to run Why do you do what you do to me yeah Why wont you answer me answer me yeah Why do you do what you do to me yeah Why wont you answer me answer me yeah I am in misery there aint no line that could comfort me oh yeah Why wont you answer me, Your silence is slowing killing me, Oh yeah Girl you really got me bad, you really got me bad I’m gonna get you back, I’m gonna get you back Girl you really got me bad, you really got me bad I’m gonna get you back, I’m gonna get you back Girl you really got me bad, you really got me bad

2011 Şubat

Pazarola

43


Mehtap Erel

S

evgili okur düşün ki on iki (12) senedir evlisin ve kocana dair bir milim değişiklik kaydedememişsin. Ben bir adamı alıp yenilemekten, kendi keyfine göre modifiye etmekten bahsetmiyorum. Dediğim ufak tefek uyarıların dahi yerine ulaşmaması… Misal; benim kayınvalidem bulaşık bir tip. Tamam ben de sütten çıkmış ak kaşık değilim ama yani kayınvalidem hakikaten tehlikeli. Sarhan’a yıllardır diyorum ki “Rica ediyorum ben bir şeye hayır dediğim zaman gidip annene Mehtap bunu istemiyor deme, kendin istemiyormuşsun gibi yap”. Neden biliyor musun sevgili okur? Eğer istemeyen Sarhan ise mesele yok ama bensem… İşte o zaman benim dediğimin tam aksi yapılıyor. Bir adamdan bunu on iki (12) sene rica ettiğini düşün. Ha, rica derken yanlış anlaşılmasın, kimi zaman bağırarak, kimi zaman ağlayarak, çeşitli kadınsal şekillerde bunu tekrarladığını düşün… On iki (12) yıl sonra (özellikle hem sayıyla hem yazıyla veriyorum ki trajedi gözlerden kaçmasın), geçen hafta sonu Sarhan annesiyle telefonda konuşuyor. Dışarıda yemek yiyeceğiz hep birlikte; Sarhan: Nereye gidelim diyorsun yemeğe anne? Ben: (Konuşmadan ellerimi iki yana açarak nereye işareti yapıyorum)… Sarhan: Haaa, o tarafa mı gelelim? Ben: (Kısık sesle, hatta neredeyse dilsiz alfabesiyle) Yarın Pazartesi, Atahan okula gidecek, ödevler bitmedi, orası olmaz, uzak Sarhan: İlla orayı mı istiyorsun anne? Ben: Çocuk erken yatacak, yarın işe gidicez, makine çalışıyor bunlar asılacak, onlar bu tarafa gelsin. Sarhan: Mehtap’ın canı o tarafa gelmek istemiyormuş anne! Ben: ……… Sarhan: Ben dedim ama Mehtap istemiyor napayım? Ben: …… Sarhan: Tamam hadi görüşürüz (Telefonu kapatır) Ben: (İnsan insanı gözüyle boğabilse

44 Pazarola Şubat 2011

Değiştirebileceğini düşünerek evlenme Bir erkeği modifiye edemezsin! boğmuştum)… Sahran: Ne? Ben: Ya sen nasıl bir manyaksın ben anlamıyorum ki? Pisliğine mi yapıyorsun? Sarhan: Ne var ya ne oluyosun şimdi? Ben: Ben sana yıllardır böyle yapma demiyor muyum? Kafayı yedirteceksin bana en sonunda! Ben sana konuştuğum zaman şu duvarlara konuşsam geç duvarı, dördüncü kattaki psikopat karının balkonundaki begonvillere konuşsam beni peygamber kabul eder, secdeye gelir. Kardeşim ben seni hiç mi tesirim altına alamıyorum, bu neyin inadı, kimle sinir savaşı yapıyorsun sen? Sarhan: Dördüncü kattaki psikopat kadın kim? Ben: Annem dedi zaten zamanında da ben inanmadım. “Kızım bunlar seni ana oğul delirtir, seni tımarhaneye yatırırlar, çocuğu da elinden alırlar akıllı ol” dediydi ama yoookkk, inanmadım ben. Ah annem bilmişsin de söylemişsin. Sarhan: Ya hasta mısın sen Mehtap? Ben: Değilim, hasta falan değilim, gayet sağlıklıyım! Ben hepinize yeterim, ben sizi yatırırım hastaneye, beni kendinize bulaştırmayın. Kafayı yiycem ya! Bir adama on iki sene, on iki sene, ON İ-Kİ sene aynı şeyi söyle!!! Adam seni on iki sene de bir kere duymasın! Nasıl iş ya? Sen hangi gezegenden geldin arkadaşım? Deney misin, arkeolojik kazıntı mısın? Nereden çıktın hayatıma düştün sen benim? Sarhan: Şu kadarcık bir şey için bir torba laf ettin. Takıntılısın işte! Ne var öyle dediysem ne olmuş? Erkekler böyle sevgili okur. Seni zıvanadan çıkarıp sonra hayretler içinde kalmakta, “Aaa ne oldu da böyle oldu?” yapmakta pek bir başarılılar. Sonuç mu? Sonuç tabiî ki kayınvalidenin istediği yere gidildi. Atahan dedesiyle oynuyor, benim surat beş karış. Sarhan aklı sıra ortamı yumuşatacak ki canısı bir tanesi anneciği üzülmesin. Sarhan: Aaaa anne fal mı kapattın? Mehtap fal baksın sana! Mehtap hadi anneme fal bak! Şimdi sevgili okur, aramızda az buçuk bir hukuk oluştu, beni tanıdınız. Sizce ben fal bakıyor muyumdur? Hadi diyelim sular seller gibi fal bakıyorum. SI-RA-SI-MI?

Eşek gibi fal da baktım tabi. Çünkü Erel’lerle çevrilmiş bir masada, tamamen deplasmanda bakmayıp ne yapacaktım? Pazar gecesi, abuk sabuk bir yerden eve dönüyoruz. Çamaşırlar saatlerdir makinenin içinde ıslak bekliyor. Oğlanın uykusu geçe kaldı, arkada uyuyor. Yarın iş var oje sürmeyi planlıyordum o da kaldı. Yıllardır gördüğüm Yalavo kaymakamı muamelesi canıma tak etmiş. Sinirlerim tepemde! Bir baktık ki çevirme var. Polis bizi de durdurdu. Ben: bunu bu adama (kocama) daha önce de yapmıştım ama zaman geçti üzerinden, unutmuştur dedim içimden. Polis: Alkol aldık mı? Sarhan: Yok memur bey, arkada çocuk var. Yemek yedik ama içki içmedik. Ben: Yalan söylüyor memur bey! Sarhan niye yalan söylüyorsun polise? Onlar bizim emniyetimiz için varlar! İçti memur bey! Sarhan: Manyak mısın Mehtap? Polis: Beyefendi alkol aldık mı? İner misiniz arabadan? Mustafa bak bakayım temiz ağızlık kalmış mı arkada, beyefendi bi üflesin? Sarhan: Memur bey yemin ederim, Allah belamı versin ki içmedim. Manyak bu, anneme kızdı ondan böyle yapıyor. Ben: Aaaa, iftira! Ben senin anneni annem bildim bağrıma bastım, yazıklar olsun sana! Memur bey sarhoş işte ne dediğini bilmiyor! Bi üflesin göreceksiniz. Diğer polis: Yok komserim temiz ağızlık kalmamış Ben: Memur bey size hoh desin o halde! Polis: Ellerini başının üzerine koy şurada dümdüz yürü bi bakalım! Sarhan: Memur bey yürüyeyim, yürüyeyim tamam ama bu kadın sırf pisliğine yapıyor size söyliyeyim. Anneme kızdı ondan yapıyor. Alın bunu içeri devletin polisini gereksiz meşgul etmekten! Alın içeri aklı başına gelsin! Polis bize nasihat edip eve yolladı. Ben arabada son kez Sarhan’a dedim ki; “Bir daha ben bir şey istemediğim zaman bunu annene kendin istemiyormuşsun gibi söyle. Beni annenle karşı karşıya getirme”. Bu kez unutmayacağını umuyorum.


Falcılar Bazı Şeyleri Nasıl Bilebiliyor? bana da..." diye şakıdım ve hiç düşünmeden seke seke girdim işlem odasına.

B

Duygu Yılmaz Okutan

u yaşıma kadar iki kere gittim falcıya. İlki 2006 yılındaydı. İki arkadaşıma eşlik için gittim sözde. Aslında bunun basit bir numara olduğunu hemen anladınız. Falcıya gidenlerin peşine takılmak, "Azıcık ısrar ederseniz eğer, kötü bir şeyler işitme korkumu yener, ben de fal baktırırım" anlamına gelir Türkçe'de. S. ile ilişkimizin 1,5 yılı geride kaldığında karar verdik evlenmeye ve ben 25 yaşındayken attık imzayı. Ondan önce her 22,23,24,25 yaşındaki genç insan gibi "Evde kalma potansiyelim nedir?" şeklinde basit bir sorunun cevabına meraklanıp devamında, "Acaba hayatımı ne zaman ve kiminle düğümleyeceğim?" gibi gayet normal, bir profilin peşinden koşup, sırf eğlenmek için ama, bir tanesinin bir kereliğine kapısını çaldığım gibi orta şekerliyi yudumlayabilirdim, gelgelelim olmadı. Aklıma gelmedi. Tıpkı bankada çalışmanın berbat bir şey olduğunu fark edince, birkaç ay dişimi sıkıp biriktirdiğim para ile "Ben dil öğrenicem" numarası çekip, ilkbahar ile yazı New York'ta geçirmeyi akıl edemediğim gibi. O gün içeri girince gerçekten tırstığımı hatırlıyorum. Mekan "Burada ben ve 'onlar' dışında başka hiçbir şeye ihtiyaç yok" demeye çalışırcasına sade döşenmişti. Kızlar içerideyken benim için bekleme odasının hakkını vermek dışında başka alternatif görünmüyordu. Bittikten sonra ilki "Bana Ömer Koç'la evleneceksin dedi" dedi, hemen ardından diğeri "Bana da 280 metrelik bir yat alıcaksın, adını Jonital koyacaksın, içinde yıllarca konuşulacak bir Halloween partisi düzenleyeceksin dedi" dedi. Bunun üzerine gaza gelip "Bana da güzel şeyler söylesin, bana da

46 Pazarola Şubat 2011

Kadın önce bi kaşını kaldırıp baktı fincanıma, işaret parmağı ile şakağını kaşıyarak baktı, üst üste attığı bacaklarının yönünü değiştirdi de baktı, derin bir iç çekip baktı... Bu sırada ben de biri sağımda, diğer solumda oturan kızlara dönüp dönüp baktım ve kadının konuşmaya karar verdiğini bildirir ilk işaretini yakaladım: Nihayet başını kaldırıp bana baktı. İlk sözü bir soru oldu: "Evde tek başına otururken yalnız olmadığını hissettiğin hiç oldu mu?" Hayır! "Peki banyo yaparken ya da yüzünü yıkarken gözünü kapatmaktan korktuğun oldu mu?", "Rüyanda sıkça fare, yılan, sıçan gibi hayvanlar görüyormusun?" Hayır, hayır, hayır... (Bazen "Evet" ama şimdi kesinlikle "Hayır!") Burada kesiyorum ve uzatmadan olanı söylüyorum: ben inanmamayı seçtim. O günün 1000 lira değerindeki muska talihlisiyim herhalde, diye düşündüm; ama bu ilginç deneyim ezberimdeki dua sayısını 5'ten (2'si uzun 3'ü kısalardan) birkaç gün içinde 8'e çıkardı (3 yeni kısa daha). Bu kadar mı sandınız? Düşündüğüm kadar soğukkanlı bir duruş sergileyememiş olucam ki, kısa bir süre sonra kızlar beni bir çeşit antidepresan görevi gören yani; hayatla barışık, doğa ile dost, Darülaceze'deki yaşlılara kitap okuyan, not kağıtlarına sevdiği yemek tarifleri yazıp durakta gülümsemesini beğendiği kadınların eline tutuşturan, demlenmiş çay artıklarını poşetleyip balkonunda çiçek gördüğü dairelerin kapısına bırakan ve boş vakitlerinde Okmeydanı SSK'da gönüllü hastabakıcı olarak çalışan bir falcıya zor kullanarak götürdüler. Kadın falıma arkadaşımın evinde baktı, bana 7 yıl sonra Dış İşleri Bakanı olacağımı, o olmazsa elimde bayrak flaş gibi çakacağımıve mutlaka Orhan Pamuk'un benden bahsettiği bir roman yazacağını söyledi. Evin sahibi arkadaş, sohbet arasında salonunun perdelerini değiştireceğini ağzından kaçırınca kadın, açığa çıkacak olan eski perdelerin sözünü de alıp evden ayrıldı. 50 lira verdim. Bu da ikincisidir.

Geçen gün bankadan hala görüştüğüm eski bir arkadaşım, erkek arkadaşı ile bir türlü evlenemediği için falcıya gitti. Acayip şeyler söylemiş kadın. Acayip olansa detaylar. Şöyle ki; yüzlerce semt isminden kızla alakalı olanı tutturuyor, onlarca ağrı bölgesinden neresinin ağrıdığını biliyor, para ile ilgili işleri, oğlanın mesleğini, işi sıkıntıda olduğu için evlenmeyi ertelediğini filan söylüyor; kolaya kaçıp "size büyü yapılmış, seni aldatıyor, annesi engel oluyor" gibi şeyler diyebilecekken. Üzerine birkaç detay daha eklenince deli oluyorum "Falcılar bazı şeyleri nasıl bilebiliyor?" diye. Çünkü benim bu gibi durumlarda tezim, doğum tarihi bilgisinden burç özelliklerini tutturmak, yani Yengeç burcundan birisine "Sen ketum bi kızsın, içine atmaktan mideni hasta etmişsin" demek gibi bir şey. Ya da Kaderin Pin Kodu sisteminden faydalanmak, öncesinde aracı olan biri varsa ondan hayati sayılacak birkaç bilgi alıp bunların üzerine oynamak, birkaç tane beden diliyüz ifadesi kitabı hatim etmek gibi. Ama sen "lidıl lidıl tayni" türünden doğruları nasıl bilirsin ya? Bilim dünyası 24 saat, 60 saniye, 1 yıl, 12 ay, 365 gün ve her dört yılda bir ortaya çıkan bir fazla gün yüzünden (meşhur "şubat sıkıntısı") "artık yıl" yaratarak aslında amaçlanan şeyin "Sadece tek bir an vardır. İnsan bu anın içinde hareket eder" gerçeğini düzenli hale getirmekten başka bir şey olmadığını ispatladı. 1 saniye, sonra 1 saniye daha ve onu takip eden 1 saniye... diye ilerleyerek birbirlerinin ayağına basmamaya çalışan bir zaman sistemi olmadığını matematiksel olarak açıkladı. Zaman insanın an içindeki hareketlerinin sayılmasıdır deniyor. Zamanı içinde yüzebildiğimiz irice bir balon gibi düşünürsek insan, ruhun (fiziksel olmayan boyutunun) uzay-zaman sürekliliği içinde bir başka noktaya yüzerek, o ana ya da olaya ait enerji yoğunluğunun bir kısmını imge ya da etki olarak geri getirebiliyor. "Bazen etrafınızda dönüp duran enerji ve imgeyi" görebilme ya da hissedebilme duyarlılığınız gelişmiş olabilir" diye de ekliyor N. Donald Walsch. Bunca bilimsel açıklayama rağmen şaşı gözlü kadınların bizi korkutmasının, ya da şaşırtmasının önüne geçemiyoruz ama.


sağlık

Çağın hastalığı bel fıtığı Bel ve boyun sorunları günlük yaşantımızın en başta gelen rahatsızlıkları arasındadır. İnsanlarımız gerek evde, gerekse çalışma hayatında olumsuz şartlardan ötürü bu ağrıları sık sık yaşamaktadırlar. Bu nedenle herkesin bilgilenmesi, kendi bel ve boyun sorunlarına çözüm bulabilmesi ve önlemler alabilmesi için bu ay Kolan Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Bölümünden Doç. Dr. Hasan Mirzai ile bel fıtığı, tedavisi ve risk grupları hakkında görüştük.

Doçent Dr Hasan Mirzai Kolan Hospital, Beylikdüzü (532) 437 13 20

Toplumun yüzde 80’inden fazlası en az hayatında bir kere bel ağrısı çekmektedir. Bu sebeple doktora başvuranların sayısı oldukça fazladır. Sıklıkla orta yaşlarda görülür; fakat her yaşta ortaya çıkabilir. 48 Pazarola Şubat 2011

S

ırtımızda hemen hemen boyun bölgesinden başlayıp kalçamızdan daha aşağıya kadar uzanan ve omurilik kanalını oluşturan 31 adet omur vardır. Bu omurlardan beş tanesi bel bölgesinde bulunur. Bu omur kemiklerinin arasında hareketi kolaylaştıran, omurganın dayanıklı olmasını sağlayan ve darbelere karşı koruyucu görev yapan DİSK dediğimiz özel bir bağ dokusu bulunur. Bu disk iç ve dış tabaka olmak üzere iki kısımdan oluşur. Dıştaki tabakanın yapısı bozulunca içte bulunan çekirdek tabaka dışarıya doğru taşar. Bu taşan (fıtıklaşan) kısım omurilik kanalındaki sinirlere baskı yapar ve bu sinirleri sıkıştırır. Bu şekilde ortaya çıkan hastalığa bel fıtığı denir.

her yaşta ortaya çıkabilir. Oturarak çalışan ve de bunu yanlış bir sandalye üzerinde yapan kişilerde bel fıtığı görülme ihtimali yüksektir. Ağır yük kaldırmak zorunda olanlar, spor yaparken dikkatsiz davrananlar, egzersize ısınmadan başlayanlar, duruş ve oturma bozukluğu olanlar risk altındadır.

Bel fıtığı kimlerde görülür? Kimler risk altında?

Bel fıtığının en büyük belirtisi belde ve bacakta oluşan ağrıdır. Hasta doktora gittiğinde “belimin ağrısı bacağıma vuruyor” der. Ama sadece bel veya sadece bacak ağrısı da olmuş olabilir. Bacakta uyuşma, güç kaybı görülebilir. Ayrıca daha önce yaptığı hareketleri yapmada zorlanma, hare-

Toplumun yüzde 80’inden fazlası en az hayatında bir kere bel ağrısı çekmektedir. Bu sebeple doktora başvuranların sayısı oldukça fazladır. Sıklıkla orta yaşlarda görülür fakat

Hemen hemen her hastalıkta risk faktörü sayılan sigara ve alkol kullanımı da bel fıtığını tetikleyebilir. Stresli ve huzursuz bir yaşamı olanların da bel fıtığına yakalanması muhtemeldir. Bu risklere ne kadar çok maruz kalıyorsanız bel fıtığı olma ihtimaliniz de o kadar fazladır. Bu faktörlerin yanında kalıtsal (aileden gelen) faktörleri de unutmamak gerekir. Ailesinde bel fıtığı olanlar risk altındadır. Bel fıtığı kendini nasıl belli eder?


ket kabiliyetinin kısıtlanması ve yürürken topallamak görülebilir.

Bel fıtığının nedenleri?

Bel fıtığının daha ilerlemiş ve şiddetli şekillerinde cinsel bozukluklar, idrarını ve büyük abdestini yaparken zorlanmak ya da idrarını tutamamak görülebilir. Bacaklarda felç oluşabilir ya da bacağın hissetmesi azalabilir.

Bel fıtığının oluşmasında yapılan bilinçsiz ve düzensiz hareketler ile ağır yük kaldırmak önemli rol oynamaktadır. Çok hafif bir yük kaldırıldığında bile bel fıtığı ortaya çıkabilir. Örneğin; eğilerek bir şey kaldırdığımızda bu yük sırtımızın her bölgesine eşit olarak dağılmaz. Düzensiz dağılan yük de bel fıtığı oluşumuna neden olur.

Bel fıtığı tedavisi? Tedavide ilk tercih edilen yöntem ilaç tedavisidir. İlaç kullanımı bir çok bel fıtığı hastalığının düzelmesine yardımcıdır. Kas gevşetici, ağrı kesici ilaçlar tercih edilir. Bunlarla düzelme sağlanmıyorsa ameliyat yapmak gerekir. Eğer hastalık ilerlemişse vakit kaybetmeden ameliyat yapılmalıdır. Bu ameliyat BEYİN ve OMURİLİK CERRAHİSİ (NÖROŞİRÜRJİ) uzmanı tarafından yapılır. Günümüzde uygulanan en modern ameliyat yöntemi MİKRODİSKEKTOMİ ameliyatıdır. Bu ameliyatın tecrübeli cerrah tarafından yaklaşık 20-30 dakikada yapılmaktadır. Bu yöntem ile çok küçük bir kesiden, skopik görüntüleme eşliğinde fıtık bölgesine ulaşılır. Mikroskop yardımı ile fıtık çıkartılır. Doğru teşhis ve doğru

Teşhis nasıl konur? Her bel ağrısı bel fıtığı değildir. Kanser, romatizma, bel kayması, spor yaparken belini incitmek gibi bir çok sorun bel fıtığı gibi belirtiler verir. Bu yüzden teşhis koyarken dikkatli olmak gerekir. Bel fıtığı teşhisinde MR (emar) önemli bir yer tutmaktadır. Bu yöntemle sorunun nerde ve hangi dokuda olduğu kolaylıkla tespit edilebilir.

Bir diğer neden ise bu disklerin beslenmesinin bozulmasıdır. Yaşımız ilerledikçe bu diskleri besleyen damarlar ve diskteki su miktarı azalır. İçindeki su miktarı azalan ve yeterince besin alamayan disk küçülür. Bu yüzden iki omur arasındaki mesafede azalmış olur. Bu olumsuzluklarla beraber beslenmesi azalan dolayısıyla da oksijen miktarı azalan diskte bir de fiziksel hareketlerden kaynaklanan bozulma görülür. Diskteki hücre sayısı da azalır. Bu etkilerden dolayı kişinin yaptığı yanlış bir hareket sonrasında içteki kısım dışarıya doğru çıkar ve bel fıtığı oluşur.

zamanlama ile bu ameliyatların başarısı yüzde 90’ın üzerindedir. Şunu unutmamak gerekir ki bel fıtığı tedavi edilebilen bir omurga hastalığıdır. Bu rahatsızlığı olan veya şüphelenen hastalar BEYİN OMURİLİK CERRAHİSİ’ne başvurmaları ve gereken radiyolojik tetkikler önerilir. Bel fıtığından korunmak için nelere dikkat etmeliyiz?

Hareketsiz bir yaşam tarzından kaçınmamız lazım. Bel kaslarını güçlendirici egzersizler (sağlıklı iken yapılan) çok faydalıdır. Fakat bunları yapmak bel fıtığı olmayacağımız anlamına gelmez. Genetik faktörler, kişiye ait durumlar da bu hastalığın oluşmasında rol oynar. Bel fıtığı bir omurga hastalığıdır. Bu rahatsızlığı olan veya şüphelenen hastalar bir BEYİN OMURİLİK CERRAHI’na başvurmaları ve gereken radiyolojik tetkikler önerilir.

Belimiz bizi ayakta tutan omurga sisteminden oluşur ve bu omurga sistemi içerisinde sinirler, eklemler ve kaslar yer alır. Bu yapıların hasar görmemesi ve güçlenmesi bel fıtığına yakalanmamada önemli bir faktördür. Burada önemli olan hastalığa yakalanmadan önce gerekli olan tedbirleri alarak bel fıtığına yakalanma riskini en aza indirmektir. Bunun için hiç bir zaman ağır yük kaldırmamaya özen göstermek gerekir. Vücudun yapısına ters gelen hareketlerden kaçınmalıyız. Beli kullanarak eğilmek yerine çömelip yani dizlerimizi kırıp eğilmek gerekir. Yerden bir şey alırken olabildiğince alacağımız cisme yaklaşmak gerekir. Uzanarak bunu denemek yanlıştır.

2011 Şubat

Pazarola

49


eğitim SAİT GÜRSOY 1954 yılında doğan Sait Gürsoy, ilk ve orta öğrenimini Galatasaray Lisesi’nde tamamlamış, ardından da Galatasaray Yabancı Diller Yüksekokulu’ndan mezun olmuştur. Ulusal radyo ve televizyon kanallarında eğitim proğramları yapan Gürsoy, özel eğitim kurumlarında eğitim danışmanlığının yanı sıra, 23 yıldır Sabah Gazetesi’nde eğitim yazarlığı yapmakta ve ayrıca, CNN TÜRK’te “Başarıya Doğru” adlı eğitim proğramını hazırlayıp, sunmaktadır. Lise ve üniversiteye giriş konularında Türkiye’nin önde gelen isimlerinden olan Gürsoy, 1987’den günümüze kadar yaklaşık 10 bin üniversite adayına ÖSYM’nin yaptığı puanlama ve yerleştirme hatalarını bularak yardımcı olmuş ve eğitim dünyamızın dikkatini çekmiştir.

YGS-LYS hakkında bilmediklerimiz..

Y

Üniveristeye girişte İki Aşamalı sistem nedir?

Yeni getirilen bu sınav sistemi son derece mükemmel. Burada Adayların, Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri gibi ders grupları başarısı yerine Tarih, Coğrafya,Felsefe Grubu, Fizik, Kimya, Biyoloji gibi ders başarıları ölçülüyor.

eni getirilen bu sınav sistemi son derece mükemmel. Burada Adayların, Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri gibi ders grupları başarısı yerine Tarih, Coğrafya,Felsefe Grubu, Fizik, Kimya, Biyoloji gibi ders başarıları ölçülüyor. Adaylara her dersin sorularını yanıtlamak için sınırlı bir süre vererek ders puanlarının eşit koşullarda elde edilmiş karşılaştırılabilir ölçütler olması sağlanı-

Kısa Yoldan Puan Hesaplama- YGS PUAN TÜRÜ

TABAN PUAN

YGS TÜRKÇE

MAT

SOSYAL

FEN

40

40

40

40

YGS-1

100

2,175

3,38

1,235

3,21

YGS-2

100

2,175

2,525

1,235

4,065

YGS-3

100

4,05

1,65

3,45

0,85

YGS-4

100

3,25

1,65

4,25

0,85

YGS-5

100

3,95

2,75

2,45

0,85

YGS-6

100

3,475

3,65

1,235

1,64

50 Pazarola Şubat 2011

yor. Her sınavda adaylardan 10-15 gibi çok sayıda ders yerine, birbiriyle ilişkili birkaç dersle ilgili soruları yanıtlamaları isteniyor. Önceki sistemde ders grupları puanlarından hesaplanan 3 tür ÖSS puanı (SAY, SÖZ, EA) yerine, ders puanlarını kullanarak çok sayıda puan hesaplanıyordu. Bu sistemde ise seçme ve yerleştirmenin etkinliğini arttırıldı. Adaylara ikinci aşama sınavlarında, yalnız seçtiklerini testlere girebilmeleri sağlandı. Birinci Aşama; YGS (Yüksek Öğretime Geçiş) Nedir? YGS’de genel ve meslek liselerine ortak olan lise 1. sınıf konularından soru çıkar. Bu sorular özellikle temel kavram ve ilkelere bağlı türdedir. Türkçe, Sosyal Bilimler, Matematik ve Fen Bilimlerine 40 ar soru sorulur ve 160 dk zaman verilir. Bu sınavın sonunda oluşan YGS 1,2,3,4,5 puan türlerinin herhangi birinden 180 puan alan bir aday ikinci aşama, LYS’ye (Lisans Yerleştirme Sınavı) girebilir. Bu puanı almak içinde yaklaşık 32-35 net yeterlidir. Bu yeni sistem okulun değerini düşürüyor mu? Eski sistemde toplam puanın yaklaşık %21’ini ağırlıklı ortaöğretim puanı oluştu-


Kısa Yoldan Puan Hesaplama PUAN TÜRÜ MF-1

TABAN PUAN 120,5

YGS

LYS-1

LYS-2

TÜRKÇE

MAT

SOSYAL

FEN

MAT

GEO

FİZİK

KİMYA

BİYOLOJİ

40

40

40

40

50

30

30

30

30

1,125

1,375

0,625

0,875

1,975

1,615

1,11

0,625

0,675

MF-2

121,5

1,125

0,945

0,625

1,42

1,215

0,855

1,375

1,25

1,625

MF-3

120,5

1,125

0,945

0,875

1,205

0,985

0,62

1,375

1,455

2,025

MF-4

123,55

1,125

1,205

0,75

0,985

1,67

1,36

1,375

0,935

0,675

ruyordu. Yeni sistemde bu değer yaklaşık %16’ya düştü. Kamuoyunda bu okulların değerinin azaldığı yolunda bir öngörüye neden oldu. Ancak bence bu son derece yanlış bir kanaat. Bir puanın dahi yaklaşık olarak 10.000 kişiyi oynattığı bir sınav sisteminde, bence üniversitenin yolu okuldan geçer. Burada gençleri uyarmak bizim asli görevimiz. Okul derslerinden ne kadar yüksek puan alırlarsa o kadar kaliteli yere girebilirler.

Eczacılık-Veterinerlik-Moleküler Biyoloji ve Mühendislikleri Fen öğrencileri kazanmıştır. TM puanında ise ilk 58.000’in 27.000’i TM alanı, 21.000’i Fen alanı öğrencilerinden oluşmuş. Burada çok enteresan bir sonuç gözümüze çarpıyor; ortak alanda bulunan İktisat-İşletmeEkonomi gibi bölümlerin kontenjanlarının ¾ ünü Fen alanı öğrencileri doldurmuş. Yine alan dışı olmasına rağmen Fen öğrencileri TM cilere nazaran yaklaşık testlerden 10 net fazla yaparak Hukuk ve Psikoloji bölümlerinin %50 sini doldurmuş. Diğer TM puanlı yerleri ise TM öğrencileri yerleştirilmiş. TS puanında ise çok enteresan bir sonuç alındı. Burada TS puanının ilk 48.000 inin yarıs TM2den yarısıda Sosyal Alanı öğrencilerinden oluşmuş. Gazetecilik, Halkla İlişkiler, Radyo-Televizyon gibi bölümler TM cilerin alan dışı olmasına rağmen, bu öğrenciler testlerden Sosyal öğrencilere nazaran yaklaşık 10 net fazla yaparak bu bölümlerin %50 sini doldurmuş.

Bu yıl katsayılar birbirine yaklaştırıdı. Bu konudaki düşünceleriniz neler? Yeni sistemde alan içi (0.15)ve alan dışı(0.12)katsayılar birbirlerine çok yaklaştırıldı. Kural olarak alan farkı gözükmesine rağmen, artık mantık olarak alan farkı kalmamıştır. Buna göre 2010 ÖSYS puan türlerine göre alanlara dağılım şöyledir; Matematik-Fen puanında (MF) ilk 50.000 öğrencinin 49.000’İ Fen alanı 600’ü ise TM alanı öğrencilerinden oluşmuştur.Buradan da Tıp-Diş Hekimliği-

2. Aşama LYS (Lisans Yerleştirme Sınavı) Hakkında bilgi alabilirmiyiz Bu sınavda lise 2-3-4.sınıf konularından detaylı bilgiler isteyen sorular yer alacak. Matematik testi, Fen Bilimleri, Edebiyat, Coğrafya, Sosyal Bilimler ve Dil testleri ayrı seanslarda yapılacak. Aday hangi puan türünden tercih yapacaksa, o puan türünü oluşturan testlere girmek zorunda.Burada MF, TM, TS ve Dil puanları olacak.Bunların her birinin toplamı 500 puan olacak. Bu 500 puanın yaklaşık %40’ını YGS oluşturacak. Adayların bu sınavlarda başarılı olabilmeleri için hangi alanda olursa olsun YGS’de çok net yapması gerekiyor. Daha sonrada LYS’de de bu başarıyı sürdürmeleri gerekiyor. Bazı adaylar kendisini ilgilendirmeyen sınavlarada girmek için yönlendiriliyor. Bu bence çok yanlış.Çünkü altyapı olmadan, bir başka alan öğrencisinin testinde başarılı olmak zor.

Kısa Yoldan Puan Hesaplama PUAN TÜRÜ

TABAN PUAN

TÜRKÇE 40

40

40

40

56

24

44

16

30

TS-1

90,102

1,225

0,75

1,25

0,47

1,15

1,35

1,45

1,75

2,45

TS-2

91,45

1,7

0,45

1,15

0,47

1,925

0,725

1,45

1,25

1,625

MAT

SOSYAL

FEN

T.ED

COĞ-1

TARİH

COĞ-2

FELS

Kısa Yoldan Puan Hesaplama PUAN TÜRÜ

TABAN PUAN

TÜRKÇE

MAT

SOSYAL

FEN

MAT

GEO

T.ED

COĞ-1

40

40

40

40

50

30

56

24

TM-1

88,6

1,49

1,435

0,61

0,525

1,89

1,15

1,575

1,325

TM-2

88,46

1,49

1,285

0,84

0,525

1,61

0,92

1,81

1,52

TM-3

91,23

1,575

0,875

1,2

0,525

1,275

0,75

2,01

1,79

2011 Şubat

Pazarola

51


B

ODY WORLDS, kendimizi görme biçimimizi dünyada hiçbir müze deneyiminin yapamayacağı şekilde değiştirir.

Çığır açan bilim adamı, Dr. Gunther von Hagens’in imza attığı büyüleyici sergiler dünya üzerinde 30 milyonu aşkın kişi tarafından ziyaret edilmiştir. BODY WORLDS ve Yaşam Döngüsü’nde, Plastinasyon yoluyla dönüştürülmüş 200’ü aşkın otantik insan örneği, insan bedeninin formunu, güzelliğini, işlevini ve potansiyelini sergiler. İnsanın yaşam dön-

güsünü konu alan özel bir sergi olan Yaşam Döngüsü, bedenin yaşamındaki safhaları gösterir – döllenme anındaki ilk yaşam kıvılcımından bebeklik ve çocukluğa, ergenlik ve gençlikten yetişkinliğe ve yaşlılığa kadar. Yaşam Döngüsü ziyaretçilere yaşlanma süreci boyunca bedeni ve ömür uzatma bilimindeki en son bulguları göstererek ziyaretçilere ilham verir. Yaşı ne olursa olsun, sergi gören herkeste bir yankı yapacaktır. BODY WORLDS ziyaretçiyi insan diyarının iç topraklarına ve dıştaki sınırlarına yolculuk etmeye davet ediyor. Bu birçok duyuya hitap eden deneyim ziyaretçileri insan bedeninin zarif formu ve işlevi, üzüntü ve hastalığa karşı kırılganlığı ve sağlıklı olduğu zamanki hayret verici gücü ve potansiyeli üzerinde düşünmeye zorluyor. BODY WORLDS, insanlıkla ve kendi kendinizle unutulmaz bir karşılaşmadır. Gunther von Hagens’in BODY WORLDS sergileri yerleşik bir beden bağış programından çıkan ve bağışlanmış bedenleri kullanan yegane kamuya açık anatomik sergilerdir.

Kurumsal / Toplu satışlar Tel: 0212 219 83 19 56 Pazarola Şubat 2011


Yaşam Döngüsü BODY WORLDS & Yaşam Döngüsü, bedenin ızdırap, hastalık ve optimal sağlık hallerindeki anatomik çalışmaları yoluyla insan bedeninin karmaşıklığını, direncini ve savunmasızlığını gösterir. İnsan yaşam döngüsü ve yaşlanmanın özel bir sunumunu kapsar doğum öncesi gelişim ve bebeklikten çocukluk ve ergenliğe, yetişkinliğe ve yaşlılığa kadar. Bedeni hayat içinde yaşarken gösterir en parlak çağında ve değişir, büyür, olgunlaşır, doruğa ulaşır ve son olarak solarken. Yaşlanmayı insanın yaşam döngüsü bağlamında, döllenmedeki yaşam kıvılcımı ile ilham ile yaşanan ileriki yıllar arasındaki doğal bir süreç olarak. Yaşla ilişkili konularda inanılmaz başarılar ve ibret öykülerinin yanı sıra ömür uzatma araştırmalarındaki en son bulguları sunar. Yaşı ne olursa olsun, BODY WORLDS & Yaşam Döngüsü sergisi gören herkeste bir yankı uyandıracaktır. BODY WORLDS Yaşam Döngüsü sergisi ögeleri ve yerleştirmeler aşağıdaki sırada ilerler.... Olağanüstü Dehanın Yürek Burkan Eseri Hücre bölünmesi hakkında bir multimedya gösterisi ile iki haftalık ile neredeyse dokuz aylık arasında değişen tarihi anatomik koleksiyonlardan alınmış ve plastine edilmiş hayret verici embriyolar ve ceninlerden

oluşan bir seçkiyi kapsayan, döllenmeye ve doğum öncesi gelişme sırasında “yaşlanmaya” sarsıcı bir bakış. Smells Like Teen Spirit Genç insanların yaratıcılığına bir övgü. Beynin bebeklikten çocukluğa ver ergenliğe kadarki gelişimine ve ergenlerin sanat, müzik, moda ve teknolojiyi etkileyen risk ve orijinalliğe olan düşkünlüklerine bakar. Sanatçının Bakışı doğumda ve yaşamın ilerleyen bölümlerindeki görme duyusu ve görüşe dair çarpıcı bir teşhir. Göz hastalıklarından katarakt ve retinal göz hastalığı- muzdarip Empresyonist ressamlar Claude Monet ve Edgar Degas’ın görüşünün bilgisayarlı simülasyonlarını sunar. Stanford Üniversitesi Oftalmoloji Profesörü Dr. Michael Marmor’un uzmanlığına başvurularak yaratılan teşhir, Monet’nin Giverney manzaralarının yaratımı sırasında karşı karşıya olduğu sorunlar ile Degas’nın Saçını Kurulayan Kadın tablosunu etkileyen görme sorunlarına ışık tutar. Asırlıklar Köyü dünyanın farklı yerlerinde, yaşayan en yaşlı insanların bulunduğu coğrafi kümeler Japonya’nın Okinawa bölgesinden, Sardinya’daki Ovodda’ya ve Pakistan’ın Hunza bölgesine kadarhakkındaki bulguları sunar. Bu bölgelerde yaşayan ve uzun ömrün ne anlama geldiği hakkındaki kabullerimize kafa tutan bu insanların, bizlere de bir şeyler öğretebilecek ortak vasıfları ve yaşam tarzı uygulamaları olduğu görülmüştür.

2011 Şubat

Pazarola

57


Otomobil Chevrolet

Chevrolet Volt

2

Volt Üretim Modeli

2012 yılının sonlarında piyasaya sürülecek olan Chevrolet Volt tamamen yeni nesil bir araç. E-REV (Uzun Menzilli Elektrikli Araç) Volt dünyayı büyük bir değişimin içerisine sokacak.

58 Pazarola Şubat 2011

012 yılının sonlarında piyasaya sürülecek olan Chevrolet Volt tamamen yeni nesil bir araç. E-REV (Uzun Menzilli Elektrikli Araç) Volt dünyayı büyük bir değişimin

içerisine sokacak.

Chevrolet tasarımcılarımızın fedakarca çalışmaları ve yetenekleri sayesinde bu elektrikli araç çok önemli bir noktaya gelmiştir.

Dünyada bir ilk Volt, 16 kWh, “T” şekilli lityum-iyon akü paketi ile otomobil sektörü tarihinde bir elektrikli motoru birincil enerji kaynağı olarak kullanan ilk araç olma özelliğine sahip. Tam dolu bir Volt ile yalnızca elektrik enerjisi kullanarak 60 km mesafe kat edebilirsiniz ve tam bu noktada menzilin uzatılmasını sağlayan bir motor (benzin veya E85 Etanol ile çalışan) devreye girer ve akünün şarj edilmesi için ek


elektrik enerjisi üretir. Volt’u yalnızca 230 voltluk bir güç çıkışına bağlayarak 3 saatten daha kısa bir sürede tamamen şarj edebilirsiniz. Volt hakkındaki şu gerçeklere bir göz atın:

Yakıt tasarrufu Günde 100 km mesafe kat eden bir Volt sürücüsü yılda 2,100 litre benzin tasarrufu yapabilir

Para tasarrufu

Gece boyunca şarj edildiğinde tam bir şarj 1 Euro’dan daha ucuza mal olmaktadır

Performans Volt 150 beygir gücü ve 161 km/s’lik bir maksimum hıza sahiptir. Elektrik enerjisi çabuk tork sağladığından Volt’un hızlanması son derece hızlıdır ve 0-100 km/s hızlanma değeri yalnızca 8.5 saniyedir.

Aerodinamik tasarım Binlerce saat süren çalışmalar sonucunda Chevrolet Volt’u olabildiğince aeoro-

dinamik bir hale getirmiş bulunmaktayız. Yuvarlatılmış ön panel, konik köşeler, özel arka spoyler ve eğim verilmiş ön ve arka camlar rüzgar direncini düşürmeye destek olur.

İç Tasarım Aracın içine bindiğiniz zaman likit kristal gösterge paneli,dokunmatik araç bilgi ekranı ve USB/Bluetooth bağlantıları gibi özellikler ile Volt Chevrolet’nın en gelişmiş iç tasarımına sahiptir.4 yolcu için geniş oturma alanına sahip Volt’un çok farklı renklerde ve döşeme seçenekleri bulunmaktadır.

2011 Şubat

Pazarol 59


kültür fotoğraf

İlyas Göçmen Fotoğraf Sanatçısı ilyasgocmenphoto@gmail.com

Bahçeşehirli Sanatçımızın dikkatini çeken ve içinde kendi hikayesi gizli bir serüveni paylaşmak istiyoruz bu sayı sizlerle.. Sizleri farklı düşüncelere sevkedecek cansız manken siluetleri.. 60 Pazarola Şubat 2011

İlyas Göçmen’in objektifinden

Canlı

V

itrin mankenleri, banko ve fuar stantlarında kullanılan tüm o cansız mankenler aslında hayatımızın bir parçası değil mi? Günlük yaşantımızda yaptığımız tüm alışverişlerde aslında hiç de farkında olmadan onlarla buluşmuyor muyuz? Çoğu kez yüzleri olmayan, bazen ise makyajlı ve şuh edalarıyla tamda kaşımızda duran kadın-erkek, sarışın-esmer

bizler için üretilen ve hepsinin içlerinde ayrı bir hikaye gizli olan vitrin mankenleri..İçimizden biri; bir Bahçeşehirli Sanatçımızın dikkatini çeken ve içinde kendi hikayesi gizli bir serüveni paylaşmak istiyoruz bu sayı sizlerle.. Sizleri farklı düşüncelere sevkedecek cansız manken siluetleri.. ve İlyas Göçmen’in 2011 yılı boyunca Akbank sponsorluğunda anlattığı “CANSIZ MANKEN” sergileri..


İlyas Göçmen: Lüks semtlerden, varoşların içine kadar birçok yerde karşılaştığım; atılmış, ezilmiş, horlanmış, darbeler almış mankenlerin arasında çok ilginç bir dünyanın içinde buldum kendimi.. Bildik tanıdık vitrin mankenlerinden, her cins yaş ve ırka ait mankenlerin yaşantılarına, müzelerde, üniversitelerde kullanılan mankenlere kadar, bambaşka bir dünyaya ait uzaylı mankenlerin yaşantılarını benim kadar hayretle bakmanızı istedim. Bu çalışma 4 senelik bir çalışmanın birikimini oluştursa da bütün dünyayı gizlice sarmış “CANLI” mankenlerin dünyası çalışmamı bir o kadar daha işlesem bitiremem dedi.

Aldığı ödüllerden bazıları 1982 Kodak Fotoğraf Yarışması “İkincilik Ödülü” 1982 İFSAK Ayın Fotoğrafları Yarışmaları “Senenin En Başarılı Fotoğrafçısı” 1982 İFSAK Ulusal Yarışması İki Mansiyon 1983 1. Nasrettin Hoca Yarışması “Büyük Ödül”, iki “Başarı Ödülü” 1983 İFSAK 3.Uluslararası Yarışması “FİAP Mansiyon” 1983 Foto Creatif Magazin, 12 Adet “Dergide Başarı Ödülü” 1983 Grundig Fotoğraf Yarışması “İfsak Başarı Ödülü” 1983 AFSAD 1. Ulusal Yarışma,”Asfad Ödülü” 1983 Spor Fotoğrafları Yarışması “Başarı Ödülü” 1983 İspanya Fotoğrafı EUROPA 83 “Madalyası” 1983 İlyas Göçmen Fotoğraf Sergisi “ Grundig Galerisi” 1984 Eski Türk Evleri Yarışması “Üçüncülük Ödülü” 1984 2.Nasrettin Hoca Yarışması,İki “Başarı Ödülü” 1984 Uluslararası Fotoğraf Sanatı Federasyonu FİAP’ın “Artist Of Fiap (AFİAP) Ünvanı”nı aldı 1984 Kodak Fotoğraf Yarışması “Mansiyon” 1985 Makina Mühendisleri Odası Ödülü,İzmir 1985 EFE-DER Yaşamda Gençlik “Mansiyon” İzmir 1985 Asahi Şinbun “Başarı Ödülü” Japonya

1985 Sanat Rehberi Fotoğraf Yarışması “Jüri Ödülü” 1985 ENKA Fotoğraf Yarışması “Mansiyon” 1985 2. Devlet Fotoğraf Yarışması “İkincilik” 1985 Zafer İlim Araştırma Fotoğraf Yarışması “İkincilik ve Mansiyon” 1985 İspanya “IX İnternacjonal De Fotografıa Depotıva 1985 Guıpuzcoa” Başarı Ödülü 1985 Japonya Internatıonal Fotographıc Salon Of Japon “Ödülü” 1985 Fog FOTOGRAG Gurubu kuruldu “Kurucu Üyesi” 1985 Yılın Fotoğrafı Yarışması “Üçüncülük Ödülü” 1986 İspanya “IX Concurso İnternacınal De Fotografıa Esportıva Foto Sport 86” Madalyası 1986 Zafer İlim, Araştırma Dergisi Fotoğraf Yarışması İkincilik Ödülü 1986 Kazlı Çeşme 87 Sergisi “FOG” Fotoğraf Gurubu İle 1987 Surlar 87 Sergisi “FOG” Fotoğraf Gurubu İle 1989 Birikimler Albümü Yayınlandı “Fog Grubu” 1990 İsviçre 16. Saydam Bianeli “Mansiyon” 1995 Salı gurubu kuruldu “Kurucu Üyesi” 1996 Sokak Çocukları Vakfı Çalışması “Kristal Elma” ve benzeri bir çok ödül.

1998 Portrelime Fotoğraf Sergisi “Salı Fotoğraf Gurubu” ile 2001 Portrelime 2 Fotoğraf Sergisi “Salı Fotoğraf Gurubu” ile 2003 Norvartis Ophthalmıcs Kültür Yayınları Portfolyo ‘mu Yayınlandı 2003 İznik Çalışmaları İznik Sergisi “Salı Gurubu” ile 2004 Yunanistan-Selanik Alman Kültür Merkezinde Sergi 2004 Yurtdışına Özel Pirestij Albümü Yayınlandı. 2005 İlyas Göçmen “Türk Fotoğrafçıları Kütüphanesi” Kitabı Basıldı 2007 Afyon Yağlı Güreş Sergisi 2009 İlyas Göçmen “Türk Fotoğrafçıları Kütüphanesi” Kitabına Azerbaycan’lı Şair Yazar Kitabındaki 40 Fotoğrafa 40 Şiir Çalışması Bakü de Yayınlandı. Azerbaycan Kültür ve Turizm Bakanlığı Kızıl Kalem Ödülü aldı. 2010 İlyas Göçmen Şekil Defteri kitabı (Fotoğraflarına şiir yazılan kitabı) Rus, Polanya, Gürcistan, Ukrayna ayrıca ingilizceye çevrilerek farklı dergi, kitap ve gazetelerde yayınlanmıştır.

E

dirne doğumlu olan İlyas Göçmen`in fotoğrafla olan ilgisi uzun yıllara dayanır. Gerçek anlamda fotoğrafla 1980 senesinde İFSAK’a üye olmakla başladı. Bu tarihten sonra fotoğrafın sanat yönü ile ilgilenen Göçmen’in yapıtları yurtiçi-yurtdışında çeşitli albüm ve kitaplarda gerek tek gerekse portfolyo olarak yayınlandı. 1984 senesinde Uluslararası Fotoğraf Federasyonu (FIAP) tarafından “AFIAP” ünvanı ile onurlandırıldı. Ulusal ve uluslararası yarışmalarda 80 adet ödül almıştır. 1983 ve1985 senesinde kişisel sergilerini açan İlyas Göçmen, yurtiçi ve yurtdışında 150`den fazla toplu gösterime ve sergiye katılmıştır. 1985`te kurulan FOG fotoğraf gurubu kurucu üyeleri arasında bulunan Göçmen’in bu gurupla 1989 yılında yayınlanmış olan “Birikimler” adlı albümde ödüllü fotoğrafları yer almıştır. Birçok dergide fotoğraf ve turizmle ilgili yazılar ve fotoğrafları yayımlandı. Fotojurnalist ve yaratıcı fotoğraf tarzında çalışan İlyas Göçmen yurtiçi ve yurtdışı yarışmalarda jüri üyelikleri de yapmaktadır. Birçok konuda uzun soluklu çalışmalarına devam etmektedir.

2011 Şubat

Pazarola

61


kültür kitap

Sizin için seçtiklerimiz Hayat Dürbünümde Kırk Sene Ayşe Kulin

Ç

ağdaş Türk Edebiyatının en sevilen kalemlerinden Ayşe Kulin’den yeni yılda yepyeni bir kitap daha.1941’den beri yaşadıklarını ve kendi gözlüğünden Türkiyeyi okuyacağınız bu kitapta;Veda ve Umut’u okuyanlar için Hüzün günleri başlıyor.Ayşe Kulin şimdi kendi hayatına kendi kaleminden bir bakış atıyor.

Saraydan Sürgüne Son Padişah Vahdettin Ayhan Buz

K

itabın tanıtım kısmında Vahdettin in ağzında dökülen şu sözler insanı etkiliyor “Karşınızda köklerinden koparılmış, bir girdapla sahile fırlatılıp atılmış bir kazazede var. Ben bu kargaşa içerisinde önümde daha ne kadar yol kaldığından habersizim ve bu işin neticesini de sadece Allah biliyor. Ne yapabiliriz ki? Kader, bu konuda düşündüğümden farklı bir yol çizdi. Ben, dindar bir insanım. Vazifemi çok karmaşık bir dönemde, bir insanın yapabileceği en iyi biçimde tamamladığıma bütün yüreğimle ve kat’iyetle inanıyorum. Osmanlı Saltanatı’nın en tartışmalı dönemlerini konu edinen son kitap. Zaman zaman Mustafa Kemal ile yollarının birleşme anları, ona yardımları, zaman zaman ondan kaçışı, karşı çıkışları ve sonunda yurdunu terkedip gitmesiyle son bulan bir hayat hikayesinin derlenip toplanarak bu kitapta birleştirilmiş halini görüyoruz... Tarihe meraklı iseniz eğer; hoşunuza gidecek bir kitap.

62 Pazarola Şubat 2011

Katre-i Matem İskender Pala

K

atre-i Matem, müzayededen alınan elyazması bir kitabın hikayesi olarak başlıyor.

Kitap içinde kitap niteliğinde ki “bu güzellik” sizi hakikaten bambaşka bir dünyaya Lale devrine doğru bir yolculuğa çıkartıyor.Ağır ilerleyen ancak sizi sardıkça elinizden düşüremeyeceğiniz bir kitap..

Ejderha Dövmeli Kız Stıeg Larsson;

4

1 ülkede rekor satışlar yapan ve kitabının başarısını görmeden 50 yaşında hayata veda eden İsveçli gazeteci Stıeg Larsson’un zihne kazınacak eseri. Soluksuz okunacak düzeyde sürükleyici bir kitap.Kurgu ve karakterler mükemmel; Sırada serinin ikinci kitabı Ateşle Oynayan Kız var..

Uçurtma Avcısı Khaled Hosseını

B

u kitap üzerine ne yazılabilir ki, okuyan kitlenin bir çoğunun uzun zaman etkisinden kurtulamayacağı ve eğer hala okumadınızsa şiddetle tavsiye edeceğimiz bir kitap. Kitabın giriş kısmı bir parça ağır ilerliyor, ama sayfalarda dolaştıkça heyecan ve hüzün hakim oluyor üzerinize. Kesinlikle okunması gereken seveceğiniz bir kitap...


teknoloji

Samsung Sürgülü PC 7

S

martphonelar sayesinde çoğumuz günümüzde kayan klavyelerle tanışma fırsatı yakaladık. Telefon ekranının altından kayarak çıkan gerçek klavyeler artık iletişimi daha da

kolaylaştırıyor.

Peki, bu fikri tablet bilgisayarlarda uygulasaydık nasıl olurdu? Asus ve Samsung yeni model tablet bilgisayarlarında bu teknolojiyi kullanarak sorumuza cevap vermiş oldu. Samsung PC7 serisi tablet bilgisayarlar ATOM processor ile çalışıyor, solid sta-

te storage bulunduruyor ve Windows 7 işletim sistemine sahip. Yüksek çözünürlüğü, dokunmatik ekranı ve 340-nit parlaklığıyla rahat bir kullanım sunuyor. CES 2011’de sunulan Slider PC7 serisi tablet bilgisayarlar dokunmatik ekran ve tam klavyeyi tek bir cihazda toplayarak kullanışlılığını arttırıyor. Yeni başlayan kullanıcılar 10.1 inch dokunmatik HD LCD ve 1366 x 768 çözünürlüklü ekranın sağladığı rahatlıkla bu teknolojiye kolayca adapte olabilirler. Ayrıca 80/81 tuşlu klavye ve ekrana tam oturan görüntüyle konforlu bir görünüm sunuyor. Intel Atom Z670 işlemci ile güçlendirilen PC7 (Codenamed Oak Trail). 2GB

Özellikler • İşlemci: Intel ® ATOMTM Meşe Trail Z670@1.66GHz • İşletim Sistemi: • Orijinal Windows ® 7 Home Premium • Dokunmatik Launcher Samsung • Bellek: 2GB DDR2 • Sabit Disk (max): 32GB veya 64GB (mSATA SSD) • Ekran: 10.1-inç dokunmatik ekran HD LCD ekran (340 nit) • Çözünürlük: 1366 x 768 • Grafik: İntel Tümleşik Grafik • Ses Teknolojisi: Tümleşik hoparlör (0.8W x 2) • I / O: • USB 2.0 • 4-in-1 hafıza kartı okuyucusu • HMDI dışarı • Webcam: 1.3 MP • Pil: Lityum Polimer; 9 saate kadar • Kablosuz: 802.11 b / g, WiMax, 3G • Boyutlar: 10,47 x 6,88 x 0,78 inç (G x D x Y)

64 Pazarola Şubat 2011

DDR2 hafıza ve 32 GB veya 64 GB lık SSD hafızalarla desteklenmişt. Windows 7 Home ve Samsung Touch Launcher ile çalışan cihaz, Samusng’un “Fast Start- Hızlı Başlangıç” teknolojisi sayesinde 15 saniyede açılıp kullanıma hazır hale geliyor. 6-Cell Lithium Polymer batarya 9 saate kadar devamlı kullanım sağlıyor. USB 2.0 giri, 4-in-1 hafıza kartı okuyucusu, HDMI çıkışı, 802.11b/g/n,WiMax ve 3g seçenekleri ise bu yeni modelin diğer özellikleri. PC7 serisinin Mart 2011 ‘de 699 dolarlık fiyatıyla piyasadaki raflardaki yerini alması bekleniyor.


2011 Ĺžubat

Pazarola

65


teknoloji

Evinizde

Keyifli Bilişim Çözümleri

Evinizde yaramaz bir çocuğunuz var ve siz işteyken onun ne yaptığını merak ediyorsunuz.. Yapılacak hamle çok basit.. Üstelik kablo ve ek Bilgisayar gibi bir maliyet yok.. Sadece bir adet kamera ile bu işlemi çözebilirsiniz..

B

ilişim Teknolojilerinin her geçen gün yeni bir cihaz ve çözüm ile yoluna devam ediyor. Bir çok kullanıcı çıkan yenilikleri merakla takip ederken bir çok kullanıcı da iş yoğunluğundan veya başka nedenlerden dolayı bu gelişmeleri takip edemiyor.. Bu sayımızda sizler için evinizde kullanacağınız iki farklı çözümü paylaşmak istedim.. Bunlardan Birincisi, evinizi mevcut internet hattınız üzerinden küçük bir harcama ile kamera ile izlemek.. Bunun için ne gerekli biraz anlatmak isterim. Senaryomuz şöyle planlayalım. Evinizde yaramaz bir çocuğunuz var ve siz işteyken onun ne yaptığını merak ediyorsunuz. Yapılacak hamle çok basit. Üstelik kablo ve ek Bilgisayar gibi bir maliyet yok. Sadece bir adet kamera ile bu işlemi çözebilirsiniz. Yapmanız gereken kablosuz özelliği olan 1 adet ip kamera almak.. Bu kamerayı mevcut modeminiz üzerinden kullanabilirsiniz. Ek bir kayıt cihazına ya da bilgisyara gerek kalmadan eviniz dışından o kameraya erişebilir ve çocuğunuzu izleyebilirsiniz.. Peki 1 adet kamera yeterli gelmiyorsa ne olacak? Hiç problem değil

66 Pazarola Şubat 2011

isterseniz 10 adet kamera dahi kurabilirsiniz.. Her bir kameraya farklı ip adresleri atayarak Dışarıdan gerekli izlemeyi yapabilirsiniz.. Her bir kameranın kullanıcı adı ve şifresi ile sizden başkalarının izleme teşebbüslerinin de önüne geçebilirsiniz.. Bu işlemi yapabilmek için ayırmanız gereken bütçe kameranın kalitesine göre farklılık gösterse de yaklaşık olarak 200$ civarı.. Diğer bir konu evde sinema keyfi.. Qnap teknolojinin ürettiği NMP(Network Multimedia Player) oynatıcı. Bu cihaz ile yüksek kalitede videolarınızı HDMI çıkışı ile Full HD izleyebilir, Müzik dinleyebilir, fotoğraflarınızı slayt yapabilir, 2 TB Disk desteği ile tam bir keyif yaşayabilirsiniz. Cihaz sizin için film indirebilir. İndirdiği filmleri ağ üzerinden bilgisayarınıza kaydedebilirsiniz.. Bir çok özelliği olan Qnap NMP ürünü incelemenizi tavsiye ediyorum. Ürüne www.qnap-tr.com adresinden ulaşabilirsiniz. Bu ürünü evinde güzel bir televizyonu olan herkese gönül rahatlığı ile tavsiye edebilirim.. Teknoloji konusunda merak ettiğiniz konuları bizlere iletebilirsiniz.. Görüşmek dileğiyle.. Ümit AKSU Sistem ve Network Mühendisi umit@dogrubilisim.com


Samsung Weekend Away Samsung Teknoklima Ünlü Mimarları “Samsung Weekend Away” Organizasyonu İle Antalya’da Ağırladı.

T

ürkiye’nin farklı bölgelerinden gelen ünlü tasarımcı, mimar ve projeciler Samsung-Teknoklima ev sahipliğin-

de Antalya’da unutulmaz bir haftasonu geçirdiler. Antalya’da her yıl düzenlenen Anfaş Otel Equipment Fuarı kapsamında

Future Teknolojilerini tanıtan Samsung, bu yıl yepyeni bir organizasyonla fuara renk kattı. İstanbul-İzmir-Ankara gibi büyük şehirlerde ünlü projelere imza atmış mimarları Antalya’daki Samsung standında ağırladı. Fuar sonrası verilen gala yemeğinde bir araya gelen Samsung yetkilileri özellikle şehrin dokusunu yeniden yaratan mimarlarla birlikte olmaktan ve Samsung işbirliği ile gelecek teknolojilerine birlikte yön vermekten duydukları memnuniyeti dile getirdiler. Teknoklima Genel Müdürü Uğur Darcan yaptığı açıklamada sektör temsilcileri ile Samsung markasının bütünleşmesi yolunda yapacakları etkinlikleri sürdüreceklerini belirtti.

2011 Şubat

Pazarola

67


yemek

Adaçaylı ve Balzamik Soslu

Bonfile ve

Hardallı Patates Püresi İle Malzemeler 200 gr dana bonfile 3 orta boy sarı patates 1 çay kaşığı hardal Yeterince süt 250 ml balzamik sirke 1 dal adaçayı 60 gr toz şeker 1 çubuk tarçın 1 dal biberiye

68 Pazarola Şubat 2011

Hazırlanışı

B

ir tencereye patatesi ve suyu koyun. Patatesler yumuşayınca çıkarıp püre yapın. Hardal ve tuzunu ilave ederek sıcak bir yerde bekletin. Lezzetini kontrol edin. Yine bir tencereye Balzamik Sirkesi, Adaçayı, Biberiye, Toz Şeker ve tarçını koyun ar-

dından üçte ikisini suyunu çekene kadar kısık ateşte pişirin. Koyu bir kıvama gelecektir. (Kıvamı baldan biraz sıvı olmalı fazla koyu olursa soğuduğunda çok sertleşir) sosunuzu hazırladıktan sonra, bonfileyi pişirip, tabağınızın bir köşesine püreyi koyup, sosuda üzerine döküp servis edebilirsiniz.


Astroloji

G

alatasaray Lisesinin ardından İTÜ Endüstri Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Profesyonel hayata 1993 yılında Koç Holding A.Ş. Personel Koordinatörlüğü’nde başladı. ‘Topyekün Mükemmelleşme Projesi’ çerçevesinde sanayi ve hizmet şirketlerinde İnsan Kaynakları ve Toplam Kalite uygulamalarında rol aldı.

Beko T.A.Ş İnsan Kaynakları ve Kalite Yöneticiliği sırasında, kurum olarak EFQM ve Kalder Büyük Ödülleri alındı (1998). Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı (EFQM) bünyesinde değerlendirici olarak görev yaptı. Sabancı Üniversitesine bağlı olarak özel sektör için eğitimler de vermekte olan Zaimler, halen Doğan Yayın Holding İnsan Kaynakları Koordinatörü olarak çalışmaktadır.

Burçlar ve 2011 yılı Koç

Binnur Zaimler bzaimler@dmg.com.tr

Yılın ilk yarısı sizindir! Uzun yıllara yayılan önemli değişiklikler bu yıl hayatınıza giriyor. Buradaki ön koşul hareketi sizin başlatmanız, ilk adımı sizin atmanızdır. Bunu yapacak cesaret, ilham ve azmi kendinizde bulacaksınız.

gördüğünüz destek size sürat kazandıracaktır. Nisan başında Neptün’ün Balık burcuna girmesi, kariyerinizde biraz karışıklığa neden olabilir. Olayları net tahlil edemeyebilir, kesin karar veremeyebilirsiniz. Çözüm özverili olmak, herşeyi akışa bırakmakta yatıyor. Bunun yanında iletişimle ilgili yeni bir işe de geçebilirsiniz.

Ocak ayında Jüpiter, Mart ayında ise Uranüsün burcunuza geçmesi, kararlı ve büyük adımlar atmanızı sağlayacak. Kendi gücünüzün, sevginizin ve hayattan ne istediğinizin farkına varacak, koşar adımlarla hayatınıza sahip çıkacaksınız. Bekar Koçlar evlenebilir.

Tutulmalar, direksiyonu başkasına verdiğiniz hissini yaratabilir. Yönünüz sizin isteğiniz dışında değişebilir. Kayıp gibi görünen durumlar aslında ileride hayatınıza tazeliklerin gelmesi için gerçekleşiyor. Arınma dönemindesiniz. Geçmişten gelen pek çok kişi ve konu, kendinize çeki düzen vermenizi sağlayacaktır.

Evliler ise ilişkilerinde özgürlük ve hareket serbestisi isteyecekler. Son derece yaratıcı, ileri dönük olduğunuz bir dönem. Kurulu düzen içindeki, özellikle maddi konular sizi yıldıramayacak. Kendi işinizi kurabilirsiniz, doğru yoldasınız. Yılın ikinci yarısı ise maddi kazanımlarınızın giderek arttığını görmek sizi mutlu edecek.

Yengeç

Boğa

Kariyerinizde şanslı ve mutlu bir dönem başlıyor. Birçok büyük fırsat ayağınıza gelecek. Aynı anda birden fazla iş yapmaya başlayabilir, dış dünyadaki itibarınızı büyük ölçüde kuvvetlendirebilirsiniz. Son iki senedir yaşadıklarınızın üzerine bir perde çekin, bu sene yavaş yavaş eski neşenize kavuşuyorsunuz.

Yılın ilk yarısı hayatınız kontrolünüzden çıkmış duygusuna kapılabilirsiniz. Ufak aksaklıklar aslında manevi tarafınızı güçlendirmek, inancınızı artırmak içindir. 11 Mayıs’ta Mars burcunuza geçiyor, her türlü girişimi bu dönemde başlatabilir, gücünüzü etkin kullanabilirsiniz. Haziran ile Jüpiter’in burcunuza geçmesi, Pluto’nun ve sonra da Mars’ın açıları, isteklerinizin bir bir gerçekleşeceğini gösteriyor. Maddi birikimlerinizi artırdığınız gibi, tüm projeleriniz oldukça somut şekilde ilerleyecek.

Yabancılardan gelen teklifleri iyi değerlendirin, her şeyin açık, anlaşılır ve hatta yazılı olmasını isteyin. Yılın ikinci yarısında maddi imkanlarınızı artıracak, mesleki emellerinize hizmet eden projelere başlıyorsunuz. Varsa çocuklarınızla ilgili güzel haberler duyacaksınız. Kendi ayaklarının üzerinde durduklarını görmek sizi sevindirecek. Güzel sanatlarla hobi olarak ilgilenmeniz bu dönem motivasyon kaynaklarınızın başında gelebilir.

Temkinli, risk almayan tavrınızı bu dönem için bir kenara bırakın ve hayata güvenin. Size uzun dönemli şans getirecek her şeye kapılarınızı sonuna kadar açın. Bu bir evlilik, bebek veya yepyeni bir iş olabilir. Jüpiter tüm güzellikleri verirken biraz kilo aldırabilir. İçinizdeki güzelliği, barış ve huzuru ortaya çıkarın ve sevdiklerinizle paylaşın.

İkizler

Tüm gökyüzü özellikle yılın ilk yarısı size istediğiniz eğlenceyi, zevk, çocuksuluğu verecektir. Her şeyi kalbinizle yapın, çocuksuluğunuzu saklamayın. Yeni aşklar, yeni projeler kapıda. Artistik ve teatral yeteneklerinizi kullanarak sahneye çıkın, risk alın. Bu iş yerinde bir sunuş veya aşkınızın gönlünü kazanmak için bir şarkı olabilir. Yurt dışına hiç çıkmadıysanız, bu sene çıkmanızı tavsiye ederiz. Tüm yaptığınız uzak seyahatlerde sürprizler, ufkunuzu açan kişiler sizi bekliyor.

İdeallerinize doğru adımlar attığınız bir seneye giriyoruz. Özellikle mesleki gruplardan ve arkadaşlarınızdan

Çocuklarla ilgili birçok şey tazeleniyor. Yabancı dil öğrenip, daha özgür olacakları fırsatlar var. Çocuklarla birlikte dans kursuna

70 Pazarola Şubat 2011

Aslan


yazılmak tam size göre olabilir. Kariyerinizda sağlam, güvenilir, maddi geliri yüksek yeni bir işe geçmek için yılın ikinci yarısını beklemenizde fayda olabilir. Her zaman beş duyuya hitap eden, estetik bir işiniz olmalı. Sonbaharda tek tek işlerden gelecek küçük çaplı paralar, aslında birikimlerinize büyük katkı sağlayacak.

Başak Partnerinizle ortak paylaşımlarınız konusunda büyük fırsatlar var. Evliyseniz ortak yatırımlara girmek için yılın ilk yarısı çok uygun. İş ortağınız veya yakın çalışma arkadaşlarınızla heyecanlı bir projeye büyük yatırım yapmak isteyebilirsiniz. Hayır, yanılmıyorsunuz! Yatırım ne kadar büyükse, getirisi de o derece büyük olacaktır. Yılın ikinci yarısı, şansla değil, çalışkanlığınız ve pratikliğiniz ile çok yol alacaksınız. Varlıklı ve iyiniyetli yabancılar size büyük destek verebilir. Harekete geçin. Bekarsanız, Nisan ayından sonra karşınıza hayalinizdeki kişi çıkabilir. Sırılsıklam aşık olup, kendinizi kaybedebilirsiniz. Kafanız karışık olsa da kalbiniz daha hızlı atacak. Evli olanla ise eşlerinin biraz değiştiğini, yumuşadığını hissedecekler. İyi açılarda eşle ilgili güzel gelişmeler olurken, zorlayıcı açılarda yanılsamalar ve ufak hayal kırıklıkları söz konusu olabilir. Onun değiştiğini kabul ettiğinizde ilişkiniz rahatlayacaktır.

Terazi Bekarsanız, kısa zamanda evlenebilirsiniz. Geçtiğimiz seneden beri kendinizi, hayatınızı sorguluyor, yeni sorumluluklara alışmaya çalışıyorsunuz. Adeta bir kimlik değişimi bu. İşte ve özel hayattaki partnerlerinizle ilgili önemli değişimler yılın ilk yarısında kendini gösteriyor. ‘Bağımlı olmasaydım bırakırdım’ dediğiniz kişiler, işler ve sorumluluklar aslında sizin bireysel gelişiminiz için faydalı. Evlilikle ilgili önemli kararları yılın ilk yarısında alabilirsiniz. Satürnün geri gittiği dönemde, her şeyi yeniden yapılandırabilirsiniz. Fiziksel ve ruhsal olarak kendinize özen gösterin. Sağlık problemleri yaşamamak için bol su içip, kilo vermenizde büyük fayda olabilir. İlişkilerde kendi tutumunuzu düzeltip, biraz içinizden geldiği gibi konuşmaya başladığınızda iletişim yoluna girilebilir. Ortaklaşa yatırımlar için iyi bir zaman.

Akrep Günlük yaşantınızda, işyerinde size bağlı çalışanlar bu senenin ilk yarısında size büyük destek, adil, hızlı ve dışa dönük çalışmanızı kolaylaştıracaklardır. İşlerinizin yolunda gittiğini fark edeceksiniz. Sağlığınız korunuyor, yine de ani hareketlerden, bir anda fazla tempoya kaptırıp heyecanlanmaktan kaçının. Yılın ikinci yarısında, muhatap olduğunuz kişilerden gelen büyük yardımlar, maddi birikimlerinizin bir anda armasını sağlayacak. Sizden varlıklı, cömert ve yaşça büyük bu kişilerin varlığı, kendinizi güvende hissettirecek. Evliyseniz, Nisan sonrası sürpriz bir bebek kapınızı çalabilir. Nisan sonrası yaratıcılık gerektiren faaliyetlerde ilham almak kolay olacaktır. Tutulmalar sayesinde maddi imkanlarınız giderek artıyor, tesadüfi olduğunu düşündüğünüz olaylar sonucu size ait her şey büyüyor, aydınlanıyor.

Yay Bu seneyi hiç unutmayacaksınız. Ocak, Şubat ve Mart aylarında flört, çocuklar, yaratıcılık, tatiller, organizasyonlarla ilgili şeyler hayatınıza büyük bir hızla giriyor. Bireyselliğinizi ön plana çıkararak sahneye çıkıyorsunuz. Cesur

ve gözükara olmak için çok nedeniniz var. Özellikle haziran ve yılsonu tutulmalarını iyi değerlendirin. Bu dönemde başlattığınız ilişkiler, projeler, yatırımlar ve özellikle yurt dışı bağlantılı, medya ile ilgili işler sizi hayal edemeyeceğiniz yerlere sürükleyecek. Yabancı bir dil öğrenmek, dans etmek, keşif yapmak veya motosiklete atlayıp ülke ülke gezmek için doğru zaman. İyimserliğiniz çevrenizdekilerin de çok işine yarayacak. Yılın ikinci yarısı işlerinizi sağlam kazığa bağlamak isteyeceksiniz. Neptün’ün Balık burcuna girmesi, aile içinde güzel bir havanın esmesini sağlayacak. Evda fazla plan program yapmaya çalıştığınızda hep değiştirmek sorunda kalabilirsiniz, bazı karışıklıklar veya yanlış anlamalar olabilir. Çok müdahaleci olmayın.

Oğlak Bu sene çok daha aydınlık bir yere taşınmaya, eve yeni birilerini almaya, lüks ve teknolojik eşyalar almaya karar verebilirsiniz. Bunların hepsi ailede olumlu gelişmeler sağlayacak. Evde spor yapmaya Ocak ortasından itibaren başlamak akıllıca olacaktır. Nisandan sonra içinizden gelenleri kaleme almak aklınıza gelirse hiç durmayın, bu sene yazarlık alanında en şanslı burç sizsiniz. Kısa seyahatlerde unutkanlığı önleyecek tedbirler almanızda fayda var. Yılın ikinci yarısı, birkaç senedir konsantre olduğunuz işlerden büyük paralar kazanacağınız, işinizi büyük çapta ilerleyeceğiniz koşullar oluşuyor. Risk almayı genelde sevmezsiniz, ama bu dönem denemeye değer. Zenginliğiniz artıyor.

Kova Geçtiğimiz sene bazı sağlık sorunları sizi üzmüş olsa da maddi birikimlerinizi artırma fırsatları yakaladınız. Yılın ilk yarısında çocukluk arkadaşlarınız, yakın çevrenizden birilerinin, ya da kardeşinizin büyük başarılara imza attığını duymak sizi sevindirecek. Sizi de yakından etkileyecek bu gelişmelerle bağlantılı olarak güzel seyahatler yapmanız, yeni birşeyler öğrenmeye başlamanız büyük olasılık. İçinde teknoloji, hız ve heyecan olan herşey sizi çekiyor. Sizi biraz yoran ve çok uzun zamandır üzerinde keyifle çalıştığınız konular, 2012 sonrasındaki dönemde çok işinize yarayacak. Yılın ikinci yarısı eviniza aldğınız sanat eserleri, estetik anlamda değerli eşyalar mutluluk getirebilir. Eşinizle paylaşımlarınızda sonbahara doğru gelişmeler var. Taksitlerle ödeyeceğiniz yeni bir yatırıma giriyorsunuz. Bu dönemde ilişkinizi de fazla didiklemeyip ayrıntılarla birbirinizi üzmemeniz yerinde olur. Nisan sonrası hayalgücünüzü devreye soktuğunuz bir işte iyi para kazanabilir ancak tam hesabını yapamayabilirsiniz.

Balık Yılın ilk yarısında para kaynaklarınızda önemli artışlar söz konusu olurken, tutulmalarla birlikte kariyer hayatınız büyük sürprizlerle gelişiyor. Haziran sonrası kendinizi çok farklı pozisyonlarda bulabilirsiniz. Yeni bir işe başlayabilir, işinizi yurt dışına açabilirsiniz. Nisan ayından sonraki bir kaç ay, Neptün sayesinde algılarınız, telepatik yetenekleriniz, eğer izin verirseniz çok açılabilir. Diğer insanlara moral vermek sizin bu seneki misyonunuz. Karamsarlıktan sıyrılmaları için sizin yumuşak yaklaşımınıza ihtiyaçları var. Önünü göremeyenlere siz yardımcı olacaksınız. Yılın ikinci yarısı kardeşlerinizle ilgili olumlu gelişmeler var, varlık durumları artıyor ve sağlamlaşıyor. Kısa seyahatler size büyük fırsatlar açacak.

2011 Şubat

Pazarola

71


Astrajanda Büyük su hareketleri Dünya’yı etkileyecek. Pluton’un da toprak elementi Oğlak burcunda olması, Toprak ve Su hareketlerinin büyüklüğünü gösteriyor. Dünya kendini temizleyip arınacak. Balıkçılık, gemicilik, okyanuslarla ilgili konularda gelişmeler yaşanacak.

G

ünümüzde Astrolog olmayan ama gökyüzü hareketlerinin üzerimizdeki etkilerini takip etmeye bayılan entelektüel kişiler giderek artmaktadır. Astrolojiyi teknik olarak bilmeyen ancak önemli etkileri takip etmek isteyenlere anlaşılır, basit haſtalık bir ajanda sunduk.

ASTRAJANDA içinde , Amerika’dan sipariş verilen ajandalar yerine, Türkiye yerel saatlerine göre hesaplanmış bilgileri ve açıklamalarını bulabilirsiniz. Burçlara göre öngörülerin de yer aldığı ajanda Dünya’daki değişimleri ve zamanlamalarını da anlatıyor.

2011 DÜNYA Tüm yıl boyunca, Satürn’ün Terazi burcunda ilerlemesi, ilişkilerin herzamankinden daha fazla irdeleneceğini gösteriyor. Evlilik ve ortaklıklar masaya yatırılabilir. Yurt dışı seyahatlerde yaşanacak patlama, tüm seyahat ürünlerinin de satışlarını olumlu yönde etkileyecek. İş ve kültür turizminde Haziran sonrası hız artıyor. Yeni kültürler, inanç sistemleri tutulmalar ile bağlantılı olarak ortaya çıkacak. Denizlerin Tanrısı Poseidon olarak bilinen Neptün gezegeninin Nisan ayında Balık burcuna girmesi Dünya astrolojisinde önemli değişimler yaratacak. Neptün bir süreliğine Kova burcuna dönse de 2026 yılına kadar Balık burcunda ilerleyecek.

72 Pazarola Şubat 2011

Dokunmatik her konu, sanal olan tüm teknoloji aletlerinde büyük ilerlemeler yaşanacak. Neptün’ün yıllar boyunca Balık burcunda kalması, insanoğlunun bir süre sonra telepati gibi sezgisel yöntemleri daha fazla kullanmasını sağlarken, şimdilerde hi-tech dediğimiz bir çok alet metal çöp yığını haline gelecek. Çocuklarımız ileride, bu kocaman ve ağır aletleri nasıl kullandığımıza gülebilirler. Yılın ilk yarısında girişimci ruh ortaya çıkıyor. Tüm ekonomik engellere rağmen, bir çok kişi (özellikle Koç burçları) için kendi işlerini yapma, büyük atılımlar gerçekleştirme yönünde fırsatlar çok büyük. Yılın ilk yarısında yeni spor dallarının yaygınlaşması, sporculuğun ön plana çıkması mümkün Yılın ikinci yarısında artistik yeteneklerin ihtişamlı sanat eserlerini ortaya koymaları için gökyüzü çok uygun. Yılın ikinci yarısında, toprak elementleri (Oğlak, Boğa, Başak) verimli ve başarılı işler ortaya koyacaklar. Para yönetiminden iyi anlayanların kazançları yüksek olurken, ekonomi piyasalarında refah artacak.


Kiralarda

DEV İndirim

kaçırılacak gibi değil


SBS Hazırlık

MATEMATİK - FEN Dersleri

16 Yıllık Milli Eğitim, dershane ve özel ders deneyimli BAYAN öğretmenden 4-5-6-7-8. sınıf öğrencilerine SBS’ye hazırlık

MATEMATİK ve FEN dersleri verilir.

Tel: 0505 566 05 10 - 0532 316 79 60

Her seviye için FRANSIZCA ders verilir 0532 683 49 65

GS Lisesi Yıldız Teknik Üniversitesi masterlı Fransızca Mütercimlik mezunu bayan öğretmenden uygun fiyata Fransızca Dili ve Edebiyat dersi verilir 0532 548 88 41

MATEMATİK

Gazi Üniversitesi Matematik Öğretmenliği mezunu, master yapmakta olan, deneyimli bayan öğretmenden SBS’ ye hazırlık ve okula takviye amacıyla özel ders verilir. 0505 253 00 50

MATEMATİK-GEOMETRİ İlköğretim ve lise öğrencilerine sınavlara hazırlık ve okula yardım Matematik ve Geometri dersleri verilir. 0542 822 81 89

çocuklarınıza (ilköğretim) özel ders aldırarak derslerine yardımcı olabilirsiniz SELİN KIRDAR 0545 616 50 04

İNGİLİZCE Bayan hocadan özel İngilizce dersi verilir. 0533 281 41 49


Otobüs Saatleri

ulaşım

Bakırköy 57-E

Taksim 76-E Önemli Telefonlar Başakşehir Kaymakamlığı 4884940 Başakşehir Belediyesi 6226000 Başakşehir Polis Merkezi 4879578 Bahçeşehir Çocuk Suç. Önl.Mrk. 6693200 İtfaiye 6695646 Alo Ambulans 6695566 Bahçeşehir Sağlık Ocağı 6696360 Bahçeşehir Semt Polikliniği 6694615 Zabıta 6693707

ESENKENT Kalkış saati TAKSİM Kalkış saati İş Pazar İş Pazar Cumartesi Cumartesi Günleri Tatil Günleri Tatil 6:30 6:45 ¦07:05¦ 7:15 7:30 7:45 8:00 8:30 9:00 9:35 10:10 10:40 11:05 11:35 12:10 12:40 13:10 13:40 14:15 14:50 15:20 15:50 16:10 16:30 17:10 17:30 17:55 18:30 19:00 19:35 20:10 21:00

6:30 6:55 7:15 7:40 8:00 8:30 9:00 9:40 10:20 11:00 11:35 12:10 12:50 13:30 14:10 14:50 15:20 15:50 16:20 16:50 17:20 17:55 18:30 19:10 20:00 21:00

7:15 7:45 8:15 8:50 9:30 10:05 10:40 11:10 11:40 12:10 12:40 13:10 13:45 14:20 14:50 15:20 15:50 16:25 17:00 17:30 18:00 18:30 19:15 20:00 20:35 21:10

7:40 8:05 8:20 8:50 9:15 9:40 10:05 10:30 11:00 11:35 12:05 12:40 13:15 13:50 14:20 14:45 15:05 15:25 15:45 16:15 16:50 17:20 17:50 18:10 18:45 19:10 19:30 20:00 20:30 21:00 21:35 22:10

7:40 8:10 8:50 9:30 10:00 10:30 11:10 11:55 12:40 13:15 13:50 14:20 14:50 15:20 15:45 16:15 16:50 17:20 17:50 18:20 18:50 19:25 20:00 20:40 21:25 22:10

8:15 8:45 9:25 10:00 10:50 11:25 11:55 12:25 13:00 13:30 14:00 14:30 15:05 15:40 16:10 16:40 17:10 17:45 18:20 18:50 19:20 19:50 20:30 21:10 21:45 22:20

Not:EKSPRES HATTIR, ÇİFT BİLETLE SEYAHAT EDİLİR. İŞ GÜNLERİ SAAT 07:00DE ESENKENT, 08:20 TAKSİMDEN EK SEFER DÜZENLENİR. İŞ GÜNLERİ SAAT 07:10DA ISPARTAKULEDEN TAKSİME DEPAR SEFER YAPILIR. Altı-Çizgili ve Kırmızı Servisler ÖHO (Özel Halk Otobüsü) servisidir.

80 Pazarola Şubat 2011

ESENKENT Kalkış saati İş GünPazar Cumartesi leri Tatil

BAKIRKÖY Kalkış saati İş GünPazar Cumartesi leri Tatil

6:30 7:00 7:20 7:40 8:10 8:40 9:20 9:55 10:35 11:10 11:55 12:35 13:15 13:50 14:30 15:05 15:40 16:15 16:45 17:25 17:55 18:35 19:10 20:20 20:50 21:30

7:30 8:10 8:40 9:10 9:45 10:35 11:10 11:45 12:25 13:10 13:45 14:20 14:55 15:25 15:55 16:30 17:05 17:40 18:10 18:50 19:20 20:00 20:35 21:45 22:10 22:45

6:30 7:00 7:20 7:40 8:05 8:35 9:10 9:45 10:20 10:50 11:15 11:40 12:10 12:45 13:10 13:40 14:10 14:50 15:20 15:50 16:20 16:50 17:30 18:05 18:35 19:05 19:35 20:15 20:50 21:45

7:10 7:45 8:20 9:00 9:45 10:30 11:10 11:50 12:35 13:30 14:15 15:00 15:55 16:40 17:25 18:30 19:20 20:00 20:45

7:30 8:00 8:30 9:00 9:30 10:00 10:30 11:00 11:30 12:00 12:30 12:50 13:25 14:00 14:25 14:50 15:30 16:10 16:40 17:10 17:40 18:10 18:45 19:25 19:50 20:15 20:45 21:15 22:00 22:45

8:00 8:40 9:20 10:05 10:45 11:35 12:20 13:05 13:50 14:45 15:30 16:20 17:10 17:55 18:40 19:35 20:20 21:00 21:40

Altı-Çizgili ve Kırmızı Servisler ÖHO (Özel Halk Otobüsü) servisidir.

Mecidiyeköy 58-E ESENKENT Kalkış saati

MECİDİYEKÖY-M.BUS Kalkış saati İş Günleri Cumartesi Pazar İş Günleri Cumartesi Pazar Tatil Tatil 6:15 6:50 7:15 7:45 8:15 9:25 10:30 12:55 15:00 15:30 16:10 16:40 17:20 17:50 18:50 20:35

7:15 7:45 9:30 9:55 17:40 18:30

7:10 8:15 8:45 9:25 11:45 14:10 15:00 15:35 16:10 16:45 17:40 18:15 18:45 19:20 20:20 21:50

8:20 8:50 16:30 17:20 18:45 19:40


Taksim 76-D

Avcılar 142

BAHÇEŞEHİR Kalkış saati İş Pazar Cumartesi Günleri Tatil

TAKSİM Kalkış saati İş Pazar Cumartesi Günleri Tatil

5:55 6:10 6:25 6:35 6:45 6:55 7:05 7:15 7:30 7:45 8:00 8:15 8:30 8:45 9:00 9:20 9:40 10:00 10:15 10:30 10:45 11:00 11:15 11:30 11:45 12:00 12:15 12:30 12:45 13:05 13:25 13:45 14:00 14:20 14:40 14:55 15:10 15:25 15:40 15:55 16:10 16:25 16:40 16:55 17:10 17:30 17:50 18:05 18:25 18:45 19:05 19:25 19:45 20:05 20:20 20:35 21:00 21:20 21:40 22:00

7:25 7:45 8:05 8:25 8:40 8:55 9:10 9:25 9:40 9:55 10:10 10:25 10:40 10:55 11:10 11:30 11:45 12:00 12:15 12:30 12:45 13:00 13:15 13:30 13:45 14:00 14:15 14:30 14:50 15:10 15:30 15:50 16:05 16:20 16:40 16:55 17:10 17:25 17:40 17:55 18:10 18:25 18:40 18:55 19:10 19:30 19:50 20:10 20:30 20:50 21:10 21:30 21:45 22:00 22:15 22:30 22:45 23:00 23:25 23:50

6:10 6:25 6:40 6:55 7:05 7:15 7:30 7:45 7:55 8:10 8:25 8:40 8:55 9:10 9:25 9:40 9:55 10:10 10:25 10:40 10:55 11:10 11:25 11:40 11:55 12:10 12:25 12:40 12:55 13:10 13:25 13:45 14:05 14:20 14:35 14:50 15:05 15:20 15:35 15:50 16:05 16:20 16:35 16:50 17:05 17:25 17:45 18:05 18:20 18:35 18:55 19:10 19:30 19:50 20:10 20:30 20:50 21:10 21:30 21:55

7:00 7:20 7:40 8:00 8:20 8:40 9:00 9:15 9:30 9:45 10:00 10:15 10:30 10:45 11:00 11:15 11:30 11:45 12:00 12:15 12:30 12:45 13:00 13:15 13:30 13:45 14:00 14:15 14:30 14:45 15:05 15:20 15:35 15:50 16:05 16:20 16:35 16:50 17:05 17:20 17:35 17:50 18:05 18:20 18:35 18:55 19:15 19:35 19:55 20:15 20:35 20:55 21:15 21:40 22:05

7:40 7:55 8:15 8:30 8:45 9:00 9:15 9:30 9:45 10:00 10:15 10:30 10:45 11:00 11:15 11:30 11:45 12:05 12:20 12:35 12:50 13:05 13:20 13:35 13:50 14:05 14:20 14:35 14:50 15:05 15:25 15:45 16:05 16:20 16:35 16:50 17:05 17:20 17:35 17:50 18:05 18:20 18:35 18:50 19:05 19:20 19:40 20:00 20:15 20:30 20:50 21:10 21:30 21:50 22:10 22:30 22:50 23:10 23:30 23:50

OTOLAR AVCILAR YANYOLA GİRMEZ, E-5 YOLUNDAN GİDER. Altı-Çizgili ve Kırmızı Servisler ÖHO (Özel Halk Otobüsü) servisidir.

8:30 8:50 9:10 9:30 9:50 10:10 10:30 10:50 11:10 11:30 11:50 12:05 12:20 12:35 12:50 13:10 13:25 13:40 13:55 14:10 14:25 14:40 14:55 15:10 15:25 15:40 15:55 16:10 16:25 16:40 17:00 17:15 17:30 17:45 18:00 18:15 18:30 18:45 19:00 19:15 19:30 19:45 20:00 20:15 20:30 20:50 21:10 21:30 21:50 22:10 22:30 22:50 23:10 23:30 23:50

BOĞAZKÖY EVLERİ Kalkış saati

AVCILAR METROBÜS Kalkış saati

İş Cumartesi Günleri

Pazar Tatil

İş Pazar Cumartesi Günleri Tatil

5:45 6:00 06:10 6:20 6:50 07:00 7:10 7:25 7:40 07:50 7:55 8:15 8:35 08:40 8:55 9:10 09:20 9:30 10:00 10:30 11:00 11:30 12:00 12:30 13:00 13:35 14:00 14:25 14:50 15:10 15:30 15:45 15:50 16:15 16:25 16:35 16:45 17:05 17:25 17:30 18:00 18:15 18:20 18:35 18:55 19:25 19:55 20:25 20:55

6:40 7:30 8:20 9:10 10:00 10:50 11:40 12:30 13:20 13:50 14:20 15:00 15:30 16:00 16:40 17:10 17:45 18:25 18:55 19:25 20:10 21:00

06:30 6:35 7:00 7:25 07:25 7:45 8:05 08:10 8:20 8:35 8:50 09:00 9:10 9:40 10:10 10:40 11:05 11:30 12:00 12:35 13:00 13:30 14:00 14:30 14:55 15:15 15:20 15:35 15:50 16:10 16:10 16:30 17:00 17:00 17:15 17:40 17:50 18:00 18:15 18:30 18:35 19:00 19:25 19:40 20:00 20:25 20:55 21:20 21:45

6:00 6:25 6:50 7:15 7:40 8:05 8:30 9:00 9:30 10:10 10:50 11:30 12:10 12:50 13:30 14:10 14:50 15:25 15:50 16:20 16:50 17:20 17:50 18:20 18:50 19:20 19:55 20:30 21:05

6:50 7:15 7:40 8:10 8:40 9:00 9:20 9:55 10:30 11:10 11:45 12:30 13:10 13:50 14:25 15:05 15:45 16:20 16:50 17:20 17:50 18:25 18:50 19:20 19:50 20:15 20:50 21:20 21:50

7:30 8:20 9:10 10:00 10:50 11:40 12:30 13:00 13:30 14:10 14:40 15:10 15:50 16:20 16:50 17:35 18:05 18:35 19:15 19:45 20:15 21:00 21:50

Önemli Telefonlar Bahçeşehir Gaz Dağıtım (BAGDAŞ) 6690003 PTT 6691600 Elektrik Kurumu (BEDAŞ) 5900992 İETT (Bahçeşehir Hareket Amirliği) 6693295 İSKİ (K.çekmece) 6249011 Bahçeşehir Taksi Durağı 6698686 Bahçeşehir Hayvan Barınağı 6694729

Not: Yeşil Renkli Hareket Saatlerinde Bahçeşehir-Armina Evleri Arasında Sefer Yapılır. İş Günleri Avcılar Metrobüsten 16:50-17:50-18:50-19:05 Saatlerinde Ek Sefer Düzenlenmektedir. İş Günleri Boğazköy Mah. Sinden 06:20-06:40-06:4507:00-17:50-18:05 Saatlerinde Ek Sefer Yapılmaktadır

2011 Şubat

Muhtarlıklar Bahçeşehir Mahallesi 1.Kısım 6696210 Bahçeşehir Mahallesi 2.Kısım 6698025 Pazarola

81


pazarola  

bahcesehir