Page 1

MA R K A - PAT E N T - E N D Ü S T R İYE L TASARIM D E RG İSİ

3 AYDA BİR YAYIMLANIR

| SAYI: 42 | 2016 | ÜCRETSİZDİR

GOssIP DERGİ

ISEF ULUSLARARASI GİRİŞİMCİLİK ZİRVESİ VE FUARI

42

IP 2016 ÜNİVERSİTELERDE FİKRÎ MÜLKİYET HAKLARI YÖNETİMİ

MARKA - PATENT - ENDÜSTRİYEL TASARIM DERGİSİ

ÖZEL DOSYA:

POKEMON 2016 SAYI: 42

ÖDÜLLÜ MARKA BULMACA BEYONCE “FEYONCE” ETİKETLİ ÜRÜNLERE

SAVAŞ AÇTI

ŞİFA VEREN MARKA:

PROFSARAÇOĞLU ISSN 2148-4821

PATENTLİ EGZERSİZ MASASI:

REFORMER

9 772148 482000


1


2


Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Burcu GÖRÜCÜ Yayın Danışmanları Selçuk AKIN Betül YARDIMCI Sevcan DAŞDAN Gamze Coşkun BAKIR

KALDIĞIMIZ YERDEN DEVAM Ülkemizde yaşanan onca siyasal ve ekonomik olumsuzluğun ardından planlar, projeler, yatırımlar bir süreliğine durmuş olsa da hayat yavaş yavaş normale dönüyor ve gelişmekte olan ülkemizde her alanda faaliyetler sürüyor. Sınai mülkiyet alanındaki gelişmeler de kaldığı yerden devam ediyor. Sınai mülkiyet ile ilgili önümüzdeki aylarda gerçekleşecek olan etkinliklerden biri, bu yıl 6.sı düzenlenen “Üniversitelerde Fikrî Mülkiyet Hakları Yönetimi” konferansı. 13-15 Ekim tarihleri arasında Boğaziçi Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleşecek olan konferansın bu yılki teması “Sürdürülebilir Teknoloji Transferi Ekosistemini Oluşturmak” olarak belirlenmiş. Bu yıl altıncısı düzenlenecek olan etkinlik her geçen yıl daha fazla misafire ev sahipliği yapıyor. Uluslararası Girişimcilik Zirvesi ve Fuarı ile TechAnkara Proje Pazarı’nın tek çatı altında birleşmesiyle gerçekleşen bir diğer etkinlik ise ISEF 2. Ankara JW Marriott Hotel’de 7-8 Aralık 2016 tarihlerinde, yapılacak olan etkinlik; girişimcilik ekosistemini güçlendirmek, yenilikçi ürün ve fikirlerin ticarileşmesi ve bunun bölgesel, ulusal ve uluslararası harekete dönüşmesini sağlamak amacı ile gerçekleştirilecek. Etkinliğe yurt içi ve yurt dışından yoğun bir katılım bekleniyor. Bitki ıslahı, kürlerin tescillenmesi gibi konular birçok platformda tartışılırken biz de bu sayımızda röportajımızı modern çağın lokman hekimi olarak bilinen Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu ile yaptık. Kimyager, akademisyen ve biyoteknoloji ve mikrobiyoloji uzmanı olan Saraçoğlu, bitkilerin insan sağlığına yönelik faydaları üzerindeki araştırmalarını 40 yılı aşkın bir zamandır sürdürüyor. Prof. Saraçoğlu geliştirdiği önleyici ve koruyucu doğal bitkisel kürlerle uluslararası birçok kitapta kaynak olarak gösterilmekte ve yurt dışındaki birçok üniversite Prof. Saraçoğlu’nun geliştirmiş olduğu kürlere araştırmalarında yer vermektedir. Bitkisel olarak önleyici ve koruyucu tedavi kavramını ve yöntemlerini geliştirerek bu konuda ilklere imza atan Saraçoğlu’nun röportajı oldukça keyifli. Sınai mülkiyet alanındaki tek dergi olmayı sürdüren GOssIP olarak, alanındaki haberleri, etkinlikleri, gelişmeleri, sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz. GOssIP’i takipte kalın.

EDİTÖRDEN

İmtiyaz ve Yayın Sahibi Grup Ofis Marka Patent A.Ş. adına Cenk SEVİNÇ

Hukuk Danışmanı Av.Filiz CANKAT İstanbul Temsilcisi Mahmut DUMAN İzmir Temsilcisi İbrahim DEVECİOĞLU Tasarım

www.cosmic.com.tr Çeviri

www.ikarustercume.com Yayın Türü Üç aylık yaygın süreli yayın Yönetim Yeri Atatürk Bulvarı No: 211/11 Kavaklıdere ANKARA Tel: 0 312 468 50 00 Faks: 0 312 468 44 55 www.gossipdergi.com info@gossipdergi.com facebook.com/gossipdergi twitter.com/gossipdergi instagram.com/gossipdergi Baskı Dumat OFSET Bahçekapı Mah. 2477 Sokak No:6 Şaşmaz – Etimesgut/Ankara Tel: 0 312 278 82 00 GOssIP dergisinin imtiyaz ve yayın hakkı Grup Ofis Marka Patent A. Ş.’ye aittir. Tüm hakları saklıdır. Kaynak göstermeden alıntı yapılamaz.

1

Burcu Görücü Genel Yayın Yönetmeni burcu.gorucu@gossipdergi.com

GOssIP Eylül 2016 Sayı: 42


4

13

GÜNDEM

GÜNDEM

MARKA HİKAYELERİ

7

17

26

GÜNDEM

GÜNDEM

UZMAN GÖRÜŞÜ

9

19

28

GÜNDEM

GÜNDEM

ÖZEL DOSYA

10

22

32

2

GÜNDEM

UZMAN KONUK

24

PATENT HİKAYELERİ


YARATICI TASARIMLAR

44

MUCİT HİKAYELERİ

52

36

46

57

SIRA DIŞI MARKALAR

İTİRAZIM VAR

İYİ FİKİR

MARKA BULMACA

38

50

58

GOssIP RÖPORTAJ

KONUK MARKA

GOssIP NEREDE

İÇİNDEKİLER

3

34


GÜNDEM

MADRİD SİSTEMİ YAŞINDA

125

Uluslararası marka başvurularıyla ilgilenen herkes, daha uygun fiyatlı ve prosedürü az olan bir alternatif yöntem sunması nedeniyle az çok Madrid Sistemi ile ilgili bilgi sahibidir. Uluslararası marka başvurularında sıkça kullanılan bu sistem, bundan tam 125 yıl önce, 14 Nisan 1891 tarihinde ilk kilometre taşı olan Madrid Anlaşması’nın kabulüyle kuruldu. 1891 yılında sistemin yalnızca 9 kurucu üyesi vardı ve an itibarıyla sistemin 125. yılını kutladığı 2016’da bu sayı, 113 ülkeyi içeren 97 üyeye (17 üye ülkesi olan OAPI birlik olarak tek sayılmaktadır) ulaştı. Sistemin avantajları ve kolaylıkları göz önünde bulundurulduğunda zamanla bu sayının daha da artacağı aşikâr. Çok uluslu şirketlerden küçük ve orta ölçekli işletmelere ve bireysel inisiyatif sahiplerine kadar farklı özelliklerdeki birçok marka sahibi, sistemin faydalarından yararlanıp marka tescili için Madrid Sistemi’ni seçti. Zamanla büyüklü küçüklü çok sayıda firmanın tercihi haline gelen Madrid Sistemi, uluslararası alanda uygun ve hesaplı bir çözüm oldu. Bu süre zarfında sistem, kullanıcılarına kolaylıklar sağlamak amacıyla birçok değişiklik ve düzenlemeyi de hayata geçirdi.

4

Bu sistemin gelişiminin en önemli dönüm noktalarından biri de 27 Haziran 1989’da sonuçlandırılan ve 1 Nisan 1996 tarihinde yürürlüğe giren Madrid Protokolü’nün kabulü oldu. 31 Ekim 2015 tarihinde Madrid Sistemi, Madrid Anlaşması’na üye olup Madrid Protokolü’ne üye olmayan tek ülke Cezayir’in de Protokol’e üye olmasıyla oldukça önemli bir dönüşüme uğradı. Bu dönüşümün bir sonucu olarak da Madrid Anlaşması-Madrid Protokolü ikiliği ortadan kalktı ve

böylece tek anlaşmalı, tek tip ve daha pratik bir sistem ortaya çıktı. Bununla birlikte, Madrid Sistemi’nin resmi dilleri de tek resmi dil olan Fransızcaya ek olarak İngilizce (1996’dan beri) ve İspanyolca (2004’ten beri) olmak üzere zaman içerisinde genişletildi. Böylece çeviri gibi ek ücretler aza indirgenmekle birlikte, çeviriler için harcanan zamandan dolayı ortaya çıkan gecikmeler de azaltılmış oldu. Ayrıca merkezi bir sistem üzerinden yürütülen ödemeler ve portföy denetimi mekanizması da, marka tescil sürecinin başvurudan yenilemeye ve çeşitli değişikliklerin yapılmasına kadar birçok aşamasında büyük kolaylıklar sağladı. Gün geçtikçe daha fazla gelişmeye ve büyümeye devam eden Madrid Sistemi sağladığı kolaylıklar ve kullanıcı dostu ara yüzleriyle popülaritesini koruyacak ve hatta artıracak gibi görünüyor. Görünen o ki ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara ve gerekliliklere ayak uydurma çabası açıkça görülen kurucuları ve destekleyicileriyle bu sistem, uluslararası marka başvurularının vazgeçilmezleri arasında yerini korumayı sürdürecek. Nice başarılı yıllara Madrid Sistemi!


GÜNDEM

FİKRÎ MÜLKİYET HUKUKU Yüksek Lisans Programı

Türk Patent Enstitüsü (TPE), Dünya Fikrî Mülkiyet Örgütü (WIPO) ve Ankara Üniversitesi iş birliğinde oluşturulan Fikrî Mülkiyet Hukuku Yüksek Lisans Programı, 2016 Eylül - 2017 Haziran döneminde öğretime başlıyor. Son yıllarda fikrî mülkiyet alanında yapılan ciddi turulan Fikrî Mülkiyet Hukuku Yüksek Lisans atılımlar Türkiye’de bu konuya verilen önemin Programı 2016 Eylül - 2017 Haziran döneminde her geçen gün arttığını gösteriyor. Özellikle tek- öğretime başlayacak. noloji ve markaya yapılan yatırımlar fikrî mülkiyet haklarının korunması kapsamında kilit önem Türkiye’de bir ilk olan söz konusu yüksek lisans taşıyor. Bu doğrultuda TPE Başkanı Prof. Dr. programı kapsamında fikrî ve sınai mülkiyet Habip ASAN Fikrî Mülkiyet Hukuku Yüksek Li- hakları alanında, uluslararası hukuk ve uygulasans Programı’nı geliştirildiğini dile getirdi. TPE, malarını da içeren oldukça kapsamlı ve detaylı WIPO ve Ankara Üniversitesi iş birliğinde oluş- bilgilere yer verilecek.

PARMAK İZİNDEN CİNSİYET TANIYAN ZEKİ SİSTEM Gazi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şeref Sağıroğlu ve genç girişimciler Eyüp Burak Ceyhan, Mehmet Emre Akyıl ve Uraz Yavanoğlu’ndan oluşan ekip, bir buluşa daha imzasını attı. Şeref Sağıroğlu’na ait “PARMAK İZİNDEN CİNSİYET TANIYAN ZEKİ SİSTEM” başlıklı buluş Amerika’dan da patent tescili aldı. bir kesitin analizi, tepe çizgilerinin otomatik olarak belirlenmesi, tepe noktası kalınlıklarının belirlenmesi, erkek ve kadın izlerinin ayrıştırılması aşamalarını kapsamakta. Türkiye’de patent tescili olan buluş, sınırlarını aşarak Amerika’da da koruma kapsamına alınmış oldu.

5

Buluş, kişinin en önemli biyometrik özelliği olan sadece tek bir parmak izi bilgisinden cinsiyet tespitini yapmaya yönelik bir yöntem ve bunu eş zamanlı olarak gerçekleştirmek için geliştirilen akıllı bir sistemden oluşuyor. Bu sistem; parmak izindeki merkez noktasının referans alınması, farklı büyüklüklerde elde edilen


GÜNDEM

TÜRKİYE TASARIM HAFTASI 18-23 Ekim 2016 Türkiye’nin tasarım ve yaratıcılıkla markalaşmasına katkı sağlayacak olan bu etkinlik yıl içinde düzenlenen tasarım yarışmalarının finalistlerinin ürün ve projelerinin sergi ve defileleri, dünyanın prestijli tasarım yarışmalarında ödül kazanan Türk tasarımları ile tasarım merkezleri ve tasarım ofislerinin ulusal/uluslararası proje sergileri ile zenginleştirilecek. Aynı zamanda etkinlikte tasarım ve ihracatın buluştuğu tek platform olan Design Turkey için özel bir platform da yaratılacak. Türkiye Tasarım Haftası aracılığıyla, katma değerli ürün artışının ve ülke rekabet üstünlüğünün sağlanması, tasarım farkındalığının daha da artması, Türk tasarımının markalaşması, tasarıma yapılan yatırım ile ülke ekonomisine katkıda bulunması bekleniyor. İhracatı kalıcı ve sürdürülebilir bir şekilde artırmanın yolu şüphesiz katma değerli üretimden geçiyor. Bu noktada katma değerli üretimi artırmanın önemi ve atılması gereken adımlar karşımıza çıkıyor. Bu adımlar ise; marka, Ar-Ge, inovasyon ve tasarım dörtlüsünden oluşuyor.

6

Bu doğrultuda Türk tasarımlarının dünya markası olması için 18-23 Ekim 2016 tarihleri arasında, Ekonomi Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) işbirliğinde bu sene ilk defa gerçekleştirilecek olan “Türkiye Tasarım Haftası” süresince endüstriyel tasarım, moda tasarımı ve görsel iletişim tasarımı alanlarına yönelik olarak dünyaca ünlü tasarımcılar, üniversiteler, tasarım okulları, sanayici ve akademisyenlerin katılımıyla paneller, konferanslar ve workshoplar düzenlenecek.


GÜNDEM

ÜNİVERSİTELERDE FİKRÎ MÜLKİYET HAKLARI YÖNETİMİ KONFERANSI VI. Uluslararası “Üniversitelerde Fikrî Mülkiyet Hakları Yönetimi” Konferansı Boğaziçi Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknoloji Üniversitesi, Dünya Fikrî Mülkiyet Örgütü (WIPO), Avrupa Patent Ofisi (EPO) ile Türk Patent Enstitüsü (TPE) işbirliğinde Boğaziçi Üniversitesi ev sahipliğinde 13-15 Ekim 2016 tarihlerinde düzenlenecektir. Konferansın 2016 teması “Sürdürebilir Teknoloji Transferi Ekosistemini Oluşturmak” olacak. Konferans kapsamında ve devamında üç farklı eğitim semineri de düzenlenecektir. Açılış konuşmasını Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Gülay Barbarosoğlu’nun yapacağı konferansa yerli ve yabancı birçok konuşmacı katılacaktır. Etkinlik Adı IP 2016 CONFERENCE Managing Intellectual Property In Universities Tarih 13 Ekim - 15 Ekim 2016

7

Yer Boğaziçi Üniversitesi, Albert Long Hall


GÜNDEM

ÇİN’İN İLK SES MARKASI Çin, son 13 yılda dünyadaki en fazla marka tescili yapılan ülke oldu. Bununla birlikte ülkenin ilk ses markası da geçtiğimiz aylarda tescillendi.

Çin Patent Ofisi’ne Ocak ayının sonuna kadar yaklaşık 450 ses markası başvurusu yapıldı.

2013 yılında yeniden düzenlenen Marka Kanunu uyarınca artık sesler de marka olarak tescillenebiliyor. Bu kapsamda Uluslararası Çin Radyosu’nun cingılı yani tanıtım müziği Çin’deki ilk tescilli ses markası oldu. Ses markaları da aynen kelime ve şekil markalarında olduğu gibi bir ürünün ya da hizmetin kökeninin belirlenmesinde kilit rol oynuyor. Ses markasına en belirgin örnekleri; Nokia telefon melodisi, İş Bankası’nın “Hayat Maximum’da” melodisi ve Twentieth Century Fox’a ait film başlangıç müziği olarak verilebilir.

APPLE iPHONE MARKASINI BAŞKASINA KAPTIRDI 29 Eylül 2007 tarihinde Xintong Tiandi Technology (Beijing) Company Limited, Çin Patent Ofisi’ne iPhone markası için 18. sınıfta deri ürünler, cüzdanlar ve kılıflar için marka başvurusu dosyaladı. Bu başvuruyu fark eden Apple Inc., 18. sınıfta herhangi bir tescil ya da başvurusu olmamasına rağmen 26 Nisan 2010 tarihinde markaya karşı itiraz dosyaladı. Ancak Apple’ın söz konusu sınıfta başvurusu olmaması sebebiyle hem Patent Ofisi hem de sonrasında Yeniden Değerlendirme ve Karar Kurulu itirazı reddedip markanın tesciline karar verdi. Bu kararı Mahkeme’ye taşıyan Apple, burada da hezimetle karşılaştı. Bu olumsuz kararın ana sebebi ise Apple’ın iPhone markası için sunduğu kullanıma ilişkin delillerin karşı markanın başvuru tarihinden sonrasına ait tarihler taşıması ve bunun yeterli olmamasıydı.

8

2016 yılında Apple konuyu bir üst mahkemeye taşıdı ve iPhone kelimesinin yüksek seviyede ayırt edicilik

ve ün kazandığını ve bu nedenle tanınmış marka olarak görülmesi gerektiğini iddia etti. Ayrıca karşı firmanın açık bir şekilde markayı taklit ettiğini ve Apple’ın markasının ününden faydalanmaya çalıştığını da belirtti. Ancak Apple’ın söz konusu ürünleri ne yazık ki karşı tarafın markasının başvuru tarihinden yalnızca üç ay önce Çin’de satışa sunulmuştu ve bu nedenle bunun yeterli delil teşkil etmemesi sebebiyle Mahkeme’den karşı tarafın lehine bir karar çıktı. Apple son olarak bu kararı Yargıtay’a taşıma hakkını da kullanacağının sinyallerini verdi. Apple gibi dünyaca ünlü markalara sahip bir firmanın bile doğru bir marka ve tescil stratejisi (ilişkili sınıflarda da başvuru yapılması gibi) izlemediğinde karşılaştığı sorunlar, marka tescilinin ve doğru stratejiler belirlenmesinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.


GÜNDEM

BREXIT AVRUPA BİRLİĞİ MARKA ve TASARIM BAŞVURULARINI ETKİLER Mİ? Birleşik Krallık’ın resmi olarak Avrupa Birliği’nden çıkması, halihazırda var olan ve bundan sonra yapılacak tüm Avrupa Birliği marka ve tasarım başvurularının kaderini değiştirecek gibi görünüyor. Bu durumda başvurular 28 ülkeyi değil, kalan 27 ülkeyi kapsayacak. Birleşik Krallık’ı kapsaması istenen başvurular için bu ülkeye ayrı bir ulusal müracaat yapılması gerekecek. Bununla birlikte Birleşik Krallık’ın var olan Avrupa Birliği marka müracaatlarının, Birleşik Krallık’ta da geçerli olacak şekilde nasıl dönüştürüleceğine ilişkin bir yasal düzenlemeye gitmesi gerekecek. Ancak tüm bunlar Lizbon Anlaşması’nın 50. Maddesi’ne göre, İngiliz Hükümeti’nin Birlik’ten çıkma isteğini resmi olarak Avrupa Konseyi’ne bildirmesinin ardından gerçekleşecek. Yapılan referandum bu anlamda başlı başına yeterli değil ve söz konusu bilgilendirme Hükümet tarafından yapılmadığı sürece Birleşik Krallık AB üyesi olarak kalmaya devam edecek. Ayrıca bu durum bir ilk olacağı için sürecin nasıl

işletileceği de net değil ve bu nedenle İngiltere resmi olarak çıkış isteğini sunduğunda bu işlemlerin birkaç yıl sürmesi bekleniyor. Dolayısıyla, düşünüldüğü kadar kolay ve hızlı gelişen bir süreç olmayacak. Bu süreçte fırsattan istifade etmeye çalışan, ısrarla ve hızla İngiltere’de ulusal başvuru yapılmasını önerenlere itibar edilmemesi gerekiyor zira halihazırda var olan AB başvuruları bu ülkede de koruma sağlıyor. Sonuç olarak bu süreç boyunca, karar netleşinceye kadar tüm AB markaları ve tasarımları Birleşik Krallık ’ta koruma sağlamaya devam edecek ve söz konusu kararla birlikte İngiltere yeni bir düzenlemeyle marka ve tasarım sahiplerini rahatlatacak bir geçiş süreci çözümü geliştirecektir.

LES TÜRKİYE FUTURE OF IP MEETUPS Geçtiğimiz yıl start-up’lar, üyeler, ve üniversiteler olmak üzere 3 alana odaklanmaya karar veren LES Türkiye, “Future of IP Meetups” isimli bir toplantı dizisi başlattı.

Toplantıların ilki 19 Temmuz tarihinde Koç Pera ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Toplantı kapsamında LES Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Samir Delior-

manlı, LES Türkiye’nin yakın zamandaki faaliyetleri ve derneğin vizyonu konusunda bilgi verdi. Toplantının son kısmında katılımcılar, Türkiye’deki fikrî haklar ekosisteminin gelişmesi adına neler yapılması gerektiği konusunda fikir alış verişinde bulundu. LES Türkiye olarak, bu toplantıların devamını getirmeyi ve buradan çıkacak projeleri uygun ortaklarla hayata geçirmeyi planladıklarını ifade ettiler.

9

Bu toplantıların amacının; Türkiye’deki fikrî haklar ekosisteminin oyuncularını bir araya getirerek, fikrî hakların geleceği konusunda taze fikirlere ve projelere liderlik etmek olduğu belirtildi.


GÜNDEM

COĞRAFİ İŞARETLERDE KAREKOD UYGULAMASI Kayseri Ticaret Odası, Türkiye’de ilk kez uygulanacak olan coğrafi işaretlerde karekod uygulamasına öncülük etti. KTO tarafından yapılan girişim sayesinde Kayseri’nin coğrafi işaret tescilli mantı, sucuk ve pastırmasına karekod konulacak. Karekodları akıllı cep telefonlarından ve bilgisayarlardan okutan tüketiciler, ürün ile ilgili üretim bilgisi ve ürün içeriği hakkında bilgi edinebilecek, firma ile doğrudan iletişime geçerek dilek ve şikâyetlerini firmaya iletebilecekler. Erciyes Üniversitesi Teknokent Merkezi’ndeki bir firma tarafından hazırlanan yazılım ile ilgili olarak Ticaret Odası Başkanı Mahmut Hiçyılmaz “Coğrafi işaretler, patent gibi gerekli şartları taşıyan ürünlerde kullanılmaktadır. Pastırma ve sucuk ile mantı gibi üç dalda 6 firma ile 9 ürün konusunda görüşmeler olumlu sonuçlandı. Karekodlu coğrafi işaret taşıyan ürünlerimizin ihracatı konusunda AB’ye de gerekli başvuruyu yaptık” dedi.

Yazılım dili Türkçe olan uygulamanın İngilizce, Almanca ve Rusça olarak da düzenleneceği ayrıca mantının etiketinin sarı-lacivert, sucuk ve pastırma etiketlerinin sarı-kırmızı olacağı ifade edildi.

İZMİR BOYOZU TESCİL YOLCUSU 1400’lü yıllardan beri İzmir mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan ve aynı zamanda İzmir’in sembolik yiyeceklerinden olan boyoz için İzmir Ticaret Odası (İTO) tarafından Türk Patent Enstitüsü’ne coğrafi işaret başvurusu yapıldı.

10

Söz konusu başvuru Resmi Gazete’de yayınlandı. Başvurunun içeriğinde boyoz ile ilgili olarak; boyozun şekli, üretim metodu, içeriği, ebatları belirlenirken boyoz üretim denetimlerinin İzmir Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nce belirlenecek olan en az 5 kişilik bir komisyon tarafından yapılacağı belirtildi. Tescil bekleyen boyoz için özel bir logo tasarlandığı da ayrıca ifade edildi.


GÜNDEM

OLİMPİK HASHTAG SAVAŞI Olimpiyatlar sona ermiş olsa da Olimpiyat ile ilgili kullanılan hashtagler hala tartışma konusu.

AOK, ABD Patent Ofisi nezdinde, her Olimpiyat organizasyonu sırasında ve öncesinde “Road to London,” “Road to Rio,” “Road to Pyeongchang,” “Houston 2012” ve “Boston 2024” gibi markaların tescilini alıyor. Ayrıca herhangi bir ihlalle karşılaşılması ihtimaline karşı her türlü önlem mutlaka alınıyor. AOK’un “Olympic” ve “Olympiad” kelimelerinin kullanılması için hükümetten özel izni bulunuyor. Ayrıca özel bir kanun uyarınca Olimpiyatlara ilişkin kelimelerin oyunlar esnasında resmi sponsorlar dışındakiler tarafından kullanılması yasak. Bu yıl marka ihlali konusuna yeni bir boyut daha eklendi: Hashtagler. Ancak halihazırda sosyal medyada sıkça kullanılan hashtaglere ilişkin herhangi bir kanun ya da oturmuş içtihat bulunmaması bu alana

ilişkin uygulamaları zorlaştırıyor. Oyunlar esnasında oyunlarla resmi ilişkisi olmasa da ilişkili hashtagler kullanan firmalar ise, Olimpiyat sponsoru oldukları gibi bir intiba oluşturma dertleri olmadığını ancak diyaloğun bir parçası olmak amacıyla bu hashtagleri kullandıklarını savunuyorlar. Bu ve buna benzer konular daha uzun süre tartışılacağa benziyor. Kanunların geldiğimiz çağda farklı bir boyuta taşınması ve yeniden değerlendirilmesinin gerektiği ise aşikar.

#

11

ABD Olimpiyat Komitesi (AOK), #TeamUSA ve #Rio2016 gibi resmi Olimpiyat hashtaglerini izinsiz kullananlara ihtarnameler göndererek bu yasa dışı durumun önüne geçmeye çalışıyor. Bu AOK’nin tescilli markalarına ilişkin ihlallere karşı aldığı ilk aksiyon değil. Daha önceki organizasyonlar sırasında da benzer yasal önlemler alınmaktaydı.


GÜNDEM

BAŞKENTTE İNOVASYON RÜZGARI ESTİ Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri’nin düzenlemiş olduğu Türkiye İnovasyon Haftası Başkent’te gerçekleşti. İki gün süren etkinlikte Serdar Kuzuloğlu moderatörlüğünde alanında uzman konuşmacılar ve girişimciler dijital dünyanın, inovasyonun uygulanma dünyasındaki yeniliklerinden bahsetti. Yoğun geçen etkinlikte inovasyon, tasarım, bilim, teknoloji, marketing, AR-GE, eğitim, iş dünyası ve enerji konularında dünyaca ünlü liderler, CEO’lar, uzmanlar ve akademisyenler konferans ve panellerde bir araya geldi.

12

“Sınırsız inovasyon sınırsız potansiyel” mottosu ile gerçekleşen inovasyon haftasında, hayatın içinden tasarım hikayeleri, sıra dışı girişimciler, dijital oyunlar, eğitimde ezber bozanlar, pazarlamayı fark haline getirenler, animasyon filmler ve sinema endüstrisi, inovasyonda ürüne değer katanlar gibi sayısız panel, katılımcıların ilgisini topladı. Engel tanımayan inovasyon ile mucit Nicolas Huchet’in konuşması ise etkinliğe damgasını vurdu.


GÜNDEM

ENGEL TANIMAYAN

İNOVASYON Fransa Rennes’te yaşayan ve 2002 yılında bir kaza sonucu elini kaybeden Nicolas Huchet’in hayatı o talihsiz kaza sonucunda hiç beklemediği bir şekilde değişir. Artık myoelektrik protez sahibidir ve kendisini zor bir hayat beklemektedir. Zorluklarla geçen yıllar içerisinde engelli bir bireyin yaşadığı zorlukları deneyimleyen Nicolas, bu durumu kabullenmek yerine neler yapabileceği üzerine düşünmeye başlar. 2012 yılında internette farklı bir protez el görmesi ile işler değişir.

Nicolas şu an kendi kurmuş olduğu ve kar amacı gütmeyen MHK (My Human Kit) firmasının sahibi ve kendisi gibi olan insanlara yol göstermeye devam ediyor. Kasım ayında yeni bir projeye başlayacağını ve bu projenin protez bir ayak üzerine olduğunu GOssIP’e aktaran Nicolas’ın yeni projelerini merakla bekliyoruz.

Nicolas yaşadıklarını şöyle dile getiriyor; “2012 yılında internette birkaç el gördüm ve bu elleri çok pahalı oldukları için alamıyordum. Bu yıllarda bir malzemeyi fark ettim ve bu malzemenin ne olduğu üzerinde çalıştım. 3D printer ile tanışmam neticesinde bu makine ile el yapılıp yapılamayacağı üzerine çalışmaya başladım. Araştırmalarım ve 3d printer sayesinde kendi protez elimi yapmış oldum hem de düşük maliyetle. İnsanlar protez elimin hikayesini duyduklarında elime olan ilgi artmıştı ve en önemlisi benim gibi olan birçok engelli insana umut ışığı olmuştum.” Sonraki zamanlarda ise FABLAB ile tanışır. Kişisel fabrika gibi kullanabilen ufak çaplı atölye olan FABLAB’da yeni robot elini yapar.

13

İnovasyon için; motivasyon ve soru sorma becerisi gerekiyor. Her zaman en iyi olmakla değil motivasyona sahip olmakla bitiyor her şey.


GÜNDEM

İLHAM PERİSİ TEDx’TE

TED, yaymaya değer düşüncelere adanmış, günümüzün önde gelen düşünce liderleri tarafından yapılan kısa (18 dakika veya daha kısa) ve güçlü konuşmaları sunan bir organizasyondur. TED “Paylaşmaya Değer Fikirler” ruhuyla TEDx’i yarattı. TEDx yerel olarak organize edilen topluluklar, organizasyonlar ve bireyler arasında TED benzeri deneyim yaşatmayı amaçlayan bir etkinliktir. “x” işaretinin “bağımsız olarak organize edilmiş TED etkinliği” anlamında kullanıldığı bu organizasyonun adı TEDxAnkaraCitadel idi. TED Talks videoları ve birbirinde farklı konuşmacılar bu yıl TEDxAnkaraCitadel’de bir araya geldi.

14

Teması “ilham kaynağı” anlamına gelen “muse” olarak belirlenen TEDxAnkaraCitadel etkinliğinde bireyde ve toplumda değer yaratan, inovasyon ve giri-

şimciliğe dönüşmüş veya dönüşme potansiyeli olan yaratıcı fikirlerin ilham kaynakları bir araya geldi. Mustafa Osman Turan, Refik Toksöz, Faruk Eczacıbaşı, Zeki Açıkgöz, Can Atilla ve daha birçok konuşmacının yer aldığı etkinlikte Üstün Zekalılar Eğitim Merkezi’nden (ÜST-ZEM) katılan 5 küçük mucit tüm dikkatleri topladı. GOssIP olarak Alper Kınacı, Ediz Doğan, Efe Noyan Ferendeci, Ömer Akın Yücel, Fatih Efe Yücel ve Berk Akarcalıoğlu’na geliştirdikleri projeleri ile ilgili sorular sorduk. ÜST - ZEM İzmir Bölgesi’nden Berk Akarcalıoğlu 12 yaşında ve harika fikirleri var.


GÜNDEM Sizi “küçük mucit” diye anıyorlar, nedir projeniz? Atık pillerin geri dönüşümü hala doğaya zarar veriyor. Biz de doğaya zarar vermeyecek şekilde atık pillerin geri dönüşünü sağlamak için bir proje yürütüyoruz. Yani doğaya zarar vermeyecek şekilde tamamen yok edilebilen bir ürün kullanılacak. Atık pillerin geri dönüşümü için kullanılan malzemeleri değiştirerek doğaya zarar vermeden çözünebilir hale getirilmesini sağlayacağız.

bant seriyoruz ve tasarladığımız baston da yerdeki sensörü okuyarak engelli bireylerin gideceği yere varmasında kolaylık sağlıyor. Mesela görme engelli bireyin gideceği yöne göre akıllı baston sesli komutu veriyor; lavaboya gitmektesiniz, merdivene gitmektesiniz gibi. Sizi motive eden ilham kaynağınız var mıydı? Evet. Öğretmenimizin engelli çocuklar ile yaptığı lego eğitimi bize ilham verdi.

Peki nasıl gerçeğe dönüştüreceksiniz? Bu konuyla ilgili çeşitli araştırmalar ve deneyler yapıp gerçeğe dönüştürmeye çalışacağız. 5 küçük mucitten bir başka projeyi Fatih Efe Yücel, Ömer Akın Yücel, Alper Kınacı, GOssIP’e anlattı; Sizin projeniz nedir?

15

Bizim projemiz Akıllı Baston. Görme engellilerin kapalı mekanlarda daha kolay yürüyebilmeleri için tasarlanmış bir baston. Alışveriş merkezlerinde ya da kapalı herhangi bir mekanda yerlere sensörlü bir


GÜNDEM

EVDE MANTAR YETİŞTİRMEYE VAR MISINIZ? Ekolojik, lezzetli ve sağlıklı mantarları basit ve eğlenceli bir şekilde evde yetiştirmek Mantar Kutusu ile artık mümkün. Mantar Kutusu’nun hikayesi 2014 yılında Ozan Çoğalan’ın Permakültür Organik Tarım Ürünleri’ni kurmasıyla başladı. Permakültür felsefesini hayata geçirmek için başlatılan bu girişimle Mantar Kutusu’nun ilk tohumları da atılmış oldu. Enes Ünal’ın da desteğiyle ‘Mantar Kutusu’ fikir olmaktan çıkıp bir marka olma yoluna girdi. Ziraat mühendisleri Erhan Erikli, Mustafa Erdoğan ve Kimyager Kıvılcım Ateş Korkmazoğlu’ndan oluşan Permakültür ekibi uzun süren çalışmalarını 2016 Mayıs ayı itibariyle tamamlayarak, tamamen organik üç çeşit Mantar Kutusu’nu hazır hale getirdi.

istiridye mantarının farklı cinsleri olan pembe, sarı ve gri istiridye mantarlarını yetiştirebilirsiniz. Üçü de kendine has lezzetleri olan mantarlardır. Üretiminde kullanılan teknoloji sayesinde de organik üretim belgesi almayı başaran ilk ve tek mantar ürünü. Bu fikri korumak için de konunun uzmanlarının yönlendirmeleriyle ‘Faydalı Model’ başvurusu gerçekleştirdik. Ayrıca marka tescili ile ilgili de çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

Mantar Kutusu’nun girişimcilerinden Ozan Çoğalan ve Enes Ünal ürünleri ile ilgili GOssIP’e şunları anlattı; “Biz aslında mantar yetiştirmenizi sağlayacak olan ‘mantar kutuları’ hazırlıyoruz. Mantar Kutusu ile

16

Bu yaratıcı girişimin ürünü olan Mantar Kutusu’nda kendi mantarınızı yetiştirmek için yapmanız gereken tek şey kutuyu açarak mantar çıkan yüzeyi nemli tutmak. 4-6 gün içerisinde ilk gelişmeler gözlenmeye başlanıyor ve geceden sabaha büyüyorlar. Herhangi bir koruyucu ya da katkı maddesi içermeyen Mantar Kutusu tamamen organik ve gurme bir ürün.


GÜNDEM

BEYONCE “FEYONCE” ETİKETLİ ÜRÜNLERE

SAVAŞ AÇTI

Ünlü şarkıcı Beyonce “Feyonce” markalı ürünler satan bir Amerikan şirketinin bu ürünlerin ticaretini durdurmasını talep etti. Teksas’ta bulunan Feyonce Inc. Firmasına ait web sitesi üzerinden Feyonce etiketli kıyafet ve kupa gibi ürünler satılıyor. Beyonce, “Feyonce” markasının kendi ismini çağrıştırdığını, hayranlarının bu ürünleri yanılgıya düşerek satın alabileceğini ve bu durumun ününe zarar vereceğini iddia ediyor. Bunun dışında firma “birçok yasa ve teamüller açısından yaptığı ihlallerin yanı sıra marka tecavüzü, haksız rekabet, marka sulandırma” ile de suçlanıyor. Beyonce, firmanın Feyonce markalı ürün satışının “telafisi olmayan bir zarar yaratacağını” dile getiriyor. Satışı yapılan ürünler içinde özellikle Beyonce’un “All the Single Ladies (Put a Ring on It)” şarkısını çağrıştıran “Feyonce: He put a ring on it” ibaresini taşıyan kupalara dikkat çekiliyor.

17

Şarkılarının telif hakkının yanı sıra kıyafet, kozmetik gibi çeşitli ürünler üzerinde de markasını kullanan Beyonce, Feyonce markasının kullanımının durdurulmasının yanı sıra zararının tazminini de talep ediyor.


GÜNDEM

SÜRDÜRÜLEBİLİR TASARIMLAR ODTÜ’DEN ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü öğrencilerinin mezuniyet projeleri sergisi 7 - 10 Haziran tarihlerinde ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşti. Bu yıl sürdürülebilir ürün tasarımı ve sosyal sorumluluk konularının ele alındığı sergide çok sayıda farklı paydaşların yer aldığı, ürün ve kullanıcı etkileşimini güçlendirmeye yönelik tasarımların olduğu dikkatleri çekti. Katılımcı ve yenilikçi araştırma yöntemlerini, insan ve doğa bilgisinden beslenen fikir geliştirme tekniklerini kapsayan tasarım projelerinde üretici firmalar, profesyonel tasarımcılar ve sivil toplum örgütlerinin katılımıyla eğitim, araştırma ve proje geliştirme başlıkları endüstriyel tasarım ile vücut buldu. Karba Otomotiv işbirliğiyle “araç üstü itfaiye ekip-

manları”, LAV işbirliğiyle “ev yemekleri için cam ürün ailesi”, Moonlight işbirliğiyle “sürdürülebilir ve etkileşimli dış mekan aydınlatma ürün ailesi” mezuniyet projesinde sergilendi. Bununla birlikte Arçelik, Arnica, Aselsan, ISUZU, Karel, Öztiryakiler, Roketsan, Vestel ve daha pek çok marka danışman kuruluş olarak mezuniyet projesi sergisinde yer aldı. Sergi kapsamında mezuniyet projelerinin yanı sıra lisans öğrencilerinin stüdyo derslerinde yürütmüş oldukları projeler de ziyaretçiler tarafından ilgiyle takip edildi.

DÜNYA ENDÜSTRİYEL TASARIM GÜNÜ

18

İlk olarak 29 Haziran 2007 yılında Uluslararası Endüstriyel Tasarım Kuruluşları Konseyi (ICSID)’in kuruluşunun 50.yılında kutlanmaya başlanan Dünya Endüstriyel Tasarım Günü temel olarak tasarım mesleğinin farkındalığını artırmayı, tasarımcıların ve akademisyenlerin tüm dünya çapında ekono-

mik, sosyal, kültürel ve çevresel kaliteyi artırmadaki önemli katkılarının altını çizmeyi hedeflemektedir. Dünyanın farklı bölgelerinde çeşitli etkinliklerle kutlanan özel günün bu yılki teması ise “gençler” idi. Bu yıl genç ve kendini genç gibi hisseden tasarımcılarla yapılacak iş birlikleri hayli ses getirdi.


GÜNDEM

ISEF ULUSLARARASI GİRİŞİMCİLİK ZİRVESİ VE FUARI

19

Bu yıl 6.sı düzenlenecek olan TechAnkara Proje Pazarı ve 2.si düzenlenecek olan ISEF 2016 artık tek bir çatı altında birleşti. Ankara Kalkınma Ajansı tarafından 5 yıldır gerçekleş- kurumsal girişim sermayedarları, perakendeciler, mekte olan TechAnkara Proje Pazarı ile HHB Expo oyun geliştiricileri, uluslararası kurumlar, üniverve Fides tarafından 2 yıldır düzenlenmekte olan, ISEF siteler, sivil toplum kuruluşları, öğrenciler ve özel Uluslararası Girişimcilik Zirvesi ve Fuarı, girişimcilik sektörde faaliyet gösteren sektör firmalarından oluekosistemini güçlendirmek, yenilikçi ürün ve fikirle- şan yurt içi ve yurt dışı olmak üzere; 5.000 kişinin rin ticarileşmesi ve bunun bölgesel, ulusal ve ulusla- üzerinde uzman ve sektör temsilcisinin katılması rarası harekete dönüşmesini sağlamak amacı ile 7-8 bekleniyor. Aralık 2016 tarihlerinde JW Marriott Hotel Ankara’da ortak bir çatı altında bir araya gelecek. Fuarın yanı sıra, eş zamanlı düzenlenecek ve iki gün 2. Uluslararası Girişimcilik Zirvesi ve Fuarı ISEF sürecek olan etkinliklerde önemli konu başlıkları, 2016 ve TechAnkara Proje Pazarı 2016’ya; kamu ku- sektörün önde gelen konuşmacıları yönetiminde pek rum ve kuruluşları, teknoloji firmaları, AR-GE ve ÜR- çok kanaat önderini bir araya getirerek; katılımcılar GE firmaları, bilişim firmaları, melek yatırımcı ağları, arasında, bilgi ve deneyim paylaşımının yanında, girişim sermayesi fonları, girişimciler, ekonomik ve teknoloji, bilişim ve girişimcilik ekosistemini bir araticari birlik ve kurullar, teknoloji geliştirme bölgeleri, ya getirecek ve ortak politikaların da belirlenmesine kuluçka merkezleri, bireysel katılım sermayedarları, ışık tutacak.


GÜNDEM

TÜRKİYE ULUSAL ÖDÜLÜ:

PARABOSOL

Dünyanın en prestijli çevre ödüllerinden biri olarak kabul edilen Energy Globe Ödülleri bu yıl 5 Haziran Dünya Çevre Gününde açıklandı. 177 ülkeden 1500’ün üzerinde proje katılımının gerçekleştiği etkinlikte Türkiye Ulusal Ödülü “Parabosol” projesi ile ODTÜ Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Hakan Gürsu ve ekibine verildi. Kirli suyu arıtarak içme suyuna dönüştürülmesi amacıyla tasarlanan Parabosol, temiz su kaynaklarına erişimi olmayan kırsal bölgelerde ve üçüncü dünya ülkelerinde kullanıma yönelik geliştirildi. Güneş enerjisini parabolik bir ayna yardımıyla odaklayarak kirli suyu buharlaştıran sistem, farklı filtrelerden geçirdiği su ve buharı yoğunlaştırarak içilebilir hale getiriyor. Herhangi bir teknolojik altyapı gerektirmeyen tasarım sayesinde günde 170 litreye kadar temiz su elde edilebiliyor.

BİR ÖDÜL DE İTALYA’DAN A’ Design Award Tasarım Ödülleri bu yıl da sahiplerini buldu. Uluslararası alanda 87 ülkeden 12,000’in üzerinde katılımın gerçekleştiği yarışmada, kazanan tasarımcılar listesinin başında ise bir Türk tasarımcı yer alıyor. Geçtiğimiz yıllarda Türkiye’yi dünya sıralamasında ikinciliğe taşıyan ve 2014 yılında Uluslararası Tasarımcılar Derneği tarafından ‘Yılın Tasarımcısı’ ödülüne layık görülen Yrd. Doç. Dr. Hakan Gürsu ve ekibi 8 ödül kazanarak “En çok ödül alan tasarımcı” unvanını bu yıl da korudu.

20

ODTÜ Teknokent’te yer alan katma değerli ürün tasarım merkezi Designnobis bünyesinde geliştirilen tasarımlar arasından öne çıkanlar şu şekilde; Shelter Pack Sığınmacı Barınma Ünitesi; Savaş veya doğal afet sonrası durumlarda kullanılmak üzere geliştiri-

len sığınmacı barınma ünitesi, çadır vb. geçici çözümlerin ötesinde güvenlik, kişisel alan ve korunma sağlar. Taxea Deniz Taksi; İstanbul Boğazı için geliştirilen çift güverteli katamaran, 65 yolcu kapasiteli bir özel deniz aracıdır. Wave LED Armatür; Karayollarında kullanılan LED aydınlatma armatürü modüler tasarımı ile ME, ME2, ME3 sınıfı aydınlatma ihtiyaçlarını karşılar. DESIGNNOBIS, kuruluşunun 5. Yılında Türkiye’nin 40 Öncü Girişimci Şirketi arasında yer aldı. Gürsu ve ekibi, gerçekleştirdiği sayısız patent ve endüstriyel tasarımla yaratıcı ve yenilikçi ürünler ortaya koyuyor.


ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ Çankaya Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi, üniversitemiz akademisyen ve araştırmacıları tarafından gerçekleştirilen Ar-Ge faaliyetleri ile ülkemizdeki teknoloji, inovasyon ve girişimciliğin yaygınlaşmasını sağlayarak fikir ve patent üretebilen firmaların ulusal ve uluslararası alanda rekabet edebilirliğine destek olmak vizyonuyla faaliyetlerini sürdürmektedir.

Hizmetlerimiz

Hibe Destek Programları, Proje Yazım ve Yürütme Desteği

Farkındalık ve Eğitim Faaliyetleri 

Hibe Destek Programları, Patentleme Faaliyetleri, Girişimcilik vb. konularda Çankaya Üniversitesinde tanıtım - bilgilendirme günleri ve eğitimler yapılmaktadır. Söz konusu faaliyetler ile ilgili duyurular Üniversitemiz web sitesi üzerinden gerçekleştirilmektedir.

Projenizin mevcut hibe destek programlarından hangisine uygun olduğuna dair danışmanlık ve bilgilendirme yapılmaktadır.

Uygun hibe destek programın için projelendirme yapılmaktadır.

Projenizin yazımı yapılmakta olup, yürütülmesi aşamasında raporlama işlemleri için danışmanlık verilmektedir.

Proje Geliştirme ve Yönetim Hizmetleri 

Proje fikrinizin geliştirilmesi ve olgunlaşması için danışmanlık verilmektedir.

Projenize destek verebilecek akademisyenlerin, sanayi ortaklarının bulunması ve işbirliklerinin geliştirilmesi sağlanmaktadır.

Patent/Faydalı Model Hizmeti Buluşunuza yönelik Patent veya Faydalı Model alınması konusunda destek verilmektedir.

Projeniz kapsamında patentlemeye veya faydalı modele konu olabilecek buluşlarınızın patent/faydalı model belgesinin alınması işlemleri ücretsiz yapılmaktadır.

Buluşunuzun ticarileşmesi konusunda destek verilmektedir.

Akademisyen ve üniversite öğrencileri için girişimcilik konusunda destek verilmektedir.

Şirket kurmak isteyen girişimcilere veya şirketlere Üniversitemiz bünyesinde bulunan ön kuluçka veya kuluçka merkezinde ücretsiz yer tahsisi yapılmaktadır.

Çankaya Üniversitesi Balgat Kampüsü: Çukurambar Mah. Öğretmenler Cad. No: 14 İletişim: Tel: 0 312 284 45 00 / 453 | E-posta: tto@cankaya.edu.tr | Web: www.tto.cankaya.edu.tr

21

Şirketleşme ve Girişimcilik Hizmetleri


UZMAN KONUK

KOKU MARKALARININ TESCİL EDİLEBİLİRLİĞİ

ABD’DEN “NANE KOKUSU” KARARI

Önder Erol Ünsal Türk Patent Enstitüsü / Marka Uzmanı

Ses, koku, tat veya hareket gibi geleneksel olmayan marka türlerinin tescil edilebilirliği marka hukukunun en tartışmalı alanlarından birisini teşkil etmektedir. Türk marka hukukunun etkilendiği Avrupa Birliği marka mevzuatı, yakın geçmişe kadar marka olma şartları arasında “grafik gösterim” şartını saydığından, birlik ülkeleri öncelikle geleneksel olmayan marka türlerinden hangilerinin grafik gösterim şartını ne şekilde karşıladığını tartışmaktaydı. Grafik gösterim şartı yeni birlik marka mevzuatında ortadan kaldırılmış olduğundan yakın gelecekte bu konudaki tartışmaların boyut değiştireceği düşünülmektedir. Bununla birlikte bu yazıda artık aşina olduğumuz Avrupa Birliği uygulaması değil, geleneksel olmayan marka türlerinin tesciline daha farklı şekilde yaklaşan ABD uygulaması koku markaları hakkındaki bir karar çerçevesinde aktarılacaktır.

22

“Pohl-Boskamp GmbH & Co. KG” firması, 2010 yılında A.B.D. Patent ve Marka Ofisi (USPTO)’ne “bahçe nanesi kokusu” (peppermint scent) olarak tanımlanan kokunun “İlaçlar, yani nitrogliserinin tıbbi formülasyonları” için marka olarak tescil edilmesi talebiyle başvuruda bulunur. Başvuruyu inceleyen USPTO uzmanı, başvuruya konu kokunun, markanın kaynak gösterme işlevini yerine getirmemesi nedeniyle tescil talebini reddeder. Başvuru sahibi karara karşı itiraz eder ve itiraz USPTO Temyiz Kurulu’nca incelenir.

Temyiz Kurulu incelemesine, başvuru kapsamında bulunan ve başvuru sahibince kullanılan malların neler olduğunun tespitiyle başlar. Buna göre, başvuru sahibinin ürünü “Nitrolingual Pompalı Sprey” tanımıyla ve spreyli bir şişe içerisinde piyasaya sürülen bir nitrogliserin formülasyonudur. Ürün, anjin hastalığının akut tedavisinde kullanım amaçlıdır ve spreyin hastanın diline uygulanması yoluyla kullanılmaktadır. Kurul, bu açıklamanın ardından, koku markalarının ABD’deki tescil edilebilirliği hususunu içtihat çerçevesinde açıklamıştır. Kurula göre, ABD marka kanununda kokuların marka olarak tanınmasını engelleyen hiçbir hüküm bulunmamaktadır. Kanun, markayı bir üreticinin mallarını veya hizmetlerini başkalarınca üretilen mal veya hizmetlerden ayırt etmeyi ve bunların kaynağını belirtmeyi sağlamak amacıyla kullanılan her tür kelime, isim, sembol, şekil veya bunların kombinasyonu olarak tanımlamaktadır. Bu tanımı değerlendiren Yüksek Mahkeme önceki bir kararında, “İnsanlar, anlam taşıması mümkün olan her şeyi sembol veya şekil olarak kullanabileceğinden, bu tanım asıl itibarıyla okunduğunda kısıtlayıcı değildir.” değerlendirmesini yapmıştır. Temyiz Kurulu, 1990 yılında verdiği bir diğer kararda plumeria çiçeğinin kokusunu dikiş iplikleri bakımın-


Yukarıda da belirtildiği üzere, USPTO “bahçe nanesi kokusu” tanımına sahip başvuruyu, başka işletmelerin mallarından ayırt edilmeyi sağlayamama ve başvuru sahibinin mallarının kaynağı gösterme işlevine sahip olmama, kısaca ayırt edici niteliğe sahip olmama gerekçesiyle reddetmiştir. Temyiz Kurulu, koku markalarının ürün tasarımlarından oluşan markalara uygulanan kriterlere aynı düzlemde değerlendirilebileceği görüşündedir: “Tatlar, marka olarak algılanmaktan ziyade, tıpkı renk ve kokular da olduğu gibi, ürünlerin bir özelliği olarak görüldüğünden, hiçbir zaman kendiliğinden ayırt edici niteliğe sahip olamazlar.” Kurul, bunu söyleyerek Yüksek Mahkeme’nin ürün tasarımlarına ilişkin içtihadını takip etmektedir: “Ürün tasarımlarında, tıpkı renklerde olduğu gibi, şekli kaynakla özdeşleştirme yönündeki tüketici eğiliminin ortaya çıkmadığını düşünüyoruz. Tüketiciler neredeyse her durumda, en sıra dışı ürün tasarımlarının dahi (örneğin penguen biçiminde bir kokteyl karıştırıcı), kaynak gösterme amacıyla değil, ürünü daha kullanışlı veya cazibeli hale getirme niyetiyle oluşturulduğunun farkındadır. (Wal-Mart Stores, Inc. v. Samara Brothers, 529 U.S. 205, 54 USPQ2d 1065, 1069 (2000))” Kurul incelenen vaka için uygulanacak kriterin yukarıda yer verilen Wal-Mart kararındaki kriter olması gerektiği görüşündedir: “Önümüzdeki kritik soru, tüketicilerin kokuyu kaynak gösteren bir unsur olarak mı yoksa başvuru sahibinin farmasötik ürününün fiziksel bir özelliği olarak mı algılayacağıdır. Wal-Mart kararında yer alan kural ve bunun dayandığı mantık, incelenen vakaya doğrudan ve etkili biçimde uygulanabilecek içeriktedir.”

inceleme konusu markanın ayırt edici nitelikten yoksunluğunun derecesiyle orantılıdır. Bu çerçevede, incelenen vakada başvuru sahibi kullanım sonucu kazanılmış ayırt ediciliği oldukça güçlü biçimde ispatlamak zorundadır. Başvuru sahibinin kullanıma ilişkin olarak sunduğu kararları tek tek ve detaylı biçimde değerlendiren Temyiz Kurulu, sunulan kanıtların kullanım sonucu kazanılmış ayırt ediciliği ispatlamak için yeterli olmadığı sonucuna ulaşmıştır.

UZMAN KONUK

dan tescil edilebilir nitelikte bulmuştur. Bu kararda başvuru sahibinin, kokulu ipliklerin tek üreticisi olduğu, bu özelliğin sadece başvuru sahibinin ipliklerinde yer aldığı, tüketicilerin, tacirlerin ve dağıtıcıların bu özellik sayesinde başvuru sahibini tanır hale geldikleri de belirtilmiş ve karar, belirtilen hususlar esas alınarak verilmiştir. Kurul belirtilen kararında, değerlendirmenin normalde kokulu olarak sunulmayan veya kokulu olmaları beklenmeyen ürünlere ilişkin olduğunu özellikle belirtmiştir.

Özetlemek gerekirse Temyiz Kurulu’na göre, tüketiciler kokuları ürünün kaynağıyla özdeşleştirme eğiliminde değillerdir. Dahası tüketiciler kokuları esasen ürünün özelliği olarak algılama eğilimdedirler. Tüketicilerin kokuları kaynak gösterir biçimde algıladıklarını gösterebilmek için başvuru sahibi yukarıda belirtilen engellerin pazarlama çalışmaları ile ortadan kaldırıldığını oldukça güçlü biçimde ispatlamak yükümlülüğündedir. İncelenen vakada, başvuru sahibi bu tip güçlü kanıtları sunarak kullanım sonucu kazanılmış ayırt ediciliği ispatlayamamış durumdadır. Dolayısıyla, Kurul başvuru sahibinin koku markasının ticari kaynak gösterme işlevine sahip olmadığı sonucuna varmıştır. Nihayetinde başvurunun reddedilmesi kararı yerinde bulunmuş ve itiraz reddedilmiştir. Avrupa Birliği’nin yeni marka mevzuatında ve Türk Sınai Mülkiyet Kanunu Tasarısı’nın mevcut halinde markaların “grafik gösterimi” zorunluluğu kaldırılmış olmakla birlikte, bu durum kendiliğinden koku ve tat markaları gibi geleneksel olmayan marka türlerinin bundan sonra tescil edilebileceği anlamına gelmemektedir. Grafik gösterim engeline sahip olmayan ABD uygulamasındaki değerlendirmenin ne şekilde yapıldığı aktaran bu yazının okuyuculara muhtemel engeller konusunda fikir verdiğini umuyorum.

23

Dolayısıyla, bir tat veya kokunun marka işlevini yerine getirebilmesi için kullanım sonucu kazanılmış ayırt ediciliğin güçlü biçimde gösterilmesi şarttır. Bunun ötesinde kullanım sonucu kazanılmış ayırt ediciliğin ispatlanabilmesi için gerekli olan kanıtlar,


MARKA HİKAYELERİ

MArka DOndurma K.Maraş’ta Aras Garajı yanında küçük bir dükkânda dondurma üreten ve satan 2. kuşak baba Yaşar Kanbur, öncelikle uzun yıllar emek verdiği dükkanı büyüttü.

atıldı. Çünkü bu mekân doğanın cömertliği ile insanoğlunun emeğinin ve sabrının dondurma severlerle buluştuğu ilk mekânı temsil etti. 150 yıldır, lezzet serüveni içinde yol alan MADO, bugünlere sayısız öncü adım attı. 1983 yılında ilk kez teknolojiye geçildi ve dondurma üretimine başlandı. 1984’te MARDO Dondurmaları piyasaya sunuldu. 300 metrekarelik bir mekânda, 10-12 kişi ile günde 200 kilo dondurma üretildi. Önce kaplarda, sonra kornette dondurma satıldı ve 10 yıl içinde Kanbur kardeşler dondurmacılıkta hızla yol aldı. 1989 yılında gerçek anlamda teknolojinin olanaklarıyla dondurma üretimine geçiş yapıldı. Aynı yıllarda süt fabrikası olan bina, özelleştirme ihalesiyle Kanbur

1965’te MADO için teknolojiye geçişin mihenk taşı, K. Maraş’ta açılan buz fabrikası oldu. Fabrika o yıllarda hem şehir hem de MADO için devrim niteliğindeydi. Aynı yıl dükkâna “deep freeze” getirilmiş ve bu sayede dondurma gece gündüz saklandı. 1970’te önce kolla çalıştırılan makine ortaya çıktı, ardından motorlu makine kullanıldı ve bu da satışları artırdı.

24

1980 yılında K. Maraş Dondurması’nın bugünkü üne kavuşmasına beşiklik yapan Yaşar Pastanesi, Trabzon Caddesi’nde açıldı. MADO’nun dünya markası olma yolundaki ilk önemli adım Yaşar Pastanesi ile


MARKA HİKAYELERİ MADO markasının doğmasıyla birlikte K. Maraş’ta dondurma sektörü büyük bir ivme kazandı. Bu meşakkatli süreçten sonra bugün, Yaşar Dondurma ve Gıda Maddeleri Anonim Şirketi’nin 33 bin dönüm üzerine kurulu fabrikası, günde 120 ton dondurma yapabilme kapasitesine sahip bir işletme halini aldı.

Şu an dondurmalar fabrikanın devasa depolarında üretildiği andan itibaren tadını kaybetmeden, erimeden ve bozulmadan muhafaza edilmektedir. Yaşar Dondurma ve Gıda Maddeleri A.Ş.’nin dondurmacılık sektöründe rekabet ve buna bağlı farklılaşma ihtiyacını karşılamak için gençleşen tüketici profiline yeni ve farklı ürünler sunma gerçeğinden yola çıkarak en son Türkiye’ye özgün bir dondurmacılık tarzını; Marpop markasını kazandırdı. MADO bugün, tadından, kalitesinden, kıvamından ve kokusundan hiçbir şey kaybetmeden dünya çapında bir marka. mado.com.tr

25

ailesine devredildi. Mühendislik eğitimi gören Atila Kanbur’un öncülüğünde, MADO TÜBİTAK destekli bir araştırma yaptırdı. Araştırmanın amacı, K. Maraş dövme dondurmasına eşsiz bir tat veren ve kıvamında rol oynayan karışımların formülünü belirlemekti. Bu araştırmadan sonra K. Maraş dondurması bilimsel esaslara göre fabrikada, geleneksel yöntem dövme tekniğiyle üretilebilecek hale geldi.


UZMAN GÖRÜŞÜ

ÜÇ BOYUTLU ŞEKİLLERİN Mahmut DUMAN Marka ve Patent Vekili

MARKA TESCİLİ İLE KORUNMASI

Günümüzde ürünler, sadece markaları ile değil özgün ambalaj ve tasarımları ile de tanınır hale gelmiştir. Parfümeri ya da markete girdiğimizde bir parfümün sadece tasarımı, bir gıda ürününün sadece ambalajı ile hangi markaya ait olduğunu anlayabiliyoruz. Artık ürüne ait tasarım ya da ambalajlar, yani üç boyutlu şekiller, sadece görsellik değil; ürünün tüketiciye ulaştırılması, taşınması, korunması ve saklanması amaçlarının yanı sıra ürünü ayırt edici markasal etki bırakan bir unsur haline gelmiştir.

Türkiye’de tescilli olan üç boyutlu marka örnekleri:

Üç boyutlu şekiller genellikle tasarım tescili ile korunmaktadır. Fakat tasarımların maksimum 25 yıl koruma sağlaması ve bu süre sonunda ilgili tasarımların kamuya mal olması nedeni ile tasarım sahipleri uzun süre korumak istedikleri ve artık ürünü ile özdeşleşmiş tasarımlar için marka müracaatına yönelmişlerdir. Bu durum, üç boyutlu şekillerin korunmasının marka tescili ile de yapılabileceğini göstermektedir. Söz konusu şeklin “malın özgün doğal yapısından ortaya çıkan veya teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan, malın şeklini veya malın asli değerini veren şekli içeren işaretleri” kapsayıp kapsamadığı dikkat edilen en önemli unsurdur.

26

Üç boyutlu şekillerin marka başvurularında ayırt edicilik kriterini aşmak tasarım başvurusuna göre daha zordur. TPE (Türk Patent Enstitüsü) marka uzmanları gelen başvuruları detaylı bir şekilde incelemekte ve 556 sayılı KHK’nın 7. Maddesine göre değerlendirmektedir.

The Absolut Company


UZMAN GÖRÜŞÜ

Bir işaretin marka olabilmesi için 556 sayılı KHK’da belirtilen birçok kriter vardır. Fakat tanımdan da anlaşılabileceği gibi en önemli kriter ayırt edici olabilmesidir. Üç boyutlu şekillerin marka başvurularında da bu kriter dikkate alınarak değerlendirme yapılır. Jaguar Land Rover Bir diğer ret sebebi ise; herkes tarafından kullanılan bir malzemenin ayırt edici özelliği değiştirilmeden yapılan üç boyutlu marka başvurusu “malın özgün doğal yapısından ortaya çıkan bir şekil olması ve istenilen alan ile benzerlik göstermesi” olacaktır yani üç boyutlu bir markanın tescil olabilmesi için ilgili şeklin malın doğal yapısından ve teknik zorunluluğundan kaynaklı olmaması ve istenilen alan ile benzerlik göstermemesi gerekmektedir. Tescili istenen üç boyutlu şekil piyasada kullanılan ürün ya da ambalajlardan ne kadar uzaklaşır ise ayırt ediciliği o derecede artacak ve tescil edilme ihtimali o kadar artacaktır.

Sonuç olarak; piyasadaki benzerlerinden farklı, özgün ve ayırt edici tasarıma sahip bir ürün şekli ya da ambalaj ortaya çıkartıldığında, bu şekli ya da ambalajı uzun süre kullanmak ya da tescille sağlanan hakları daha etkin kullanmak adına, ayırt edici üç boyutlu şekillere ilişkin tasarım başvurusu yerine marka başvurusu yapmayı tercih eden hak sahipleri tarafından, markanın sonsuza kadar hukuki himayesini sürdürmesi sağlanabilecektir. Ferrero Rocher

Örneğin, yapı malzemeleri alanında bir vida şeklinin üç boyutlu marka başvurusu yapılması, malın özgün doğal yapısından ortaya çıkan bir şekil olması ve istenilen alan ile benzerlik göstermesi nedeni ile ret edilecektir. Fakat üç boyutlu vida şeklinde bir aydınlatma cihazının ya da bir su matarasının marka başvurusu kabul edilecektir.

27

Lindt


ÖZEL DOSYA

POKEMONLAR HER YERDE 2015 Eylül ayından bu yana merakla beklenen, Nintendo ve Niantec’in ortak yapımı olan, artırılmış gerçeklik oyunu Pokemon Go geçtiğimiz aylarda mobil cihazlar için kullanıma sunuldu. Yayınlandığı ilk gün itibari ile indirme rekorlarını alt üst eden oyun, salgın gibi tüm dünyaya yayıldı. İndirmeye sunulmayan ülkelerde bile kullanıcılar, sanal cep canavarlarını yakalayabilmek için farklı yöntemler kullanarak oyunu telefonlarına yükledi.

28

1996 yılında tanıştığımız anime Pokemon tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de televizyonlarda ya-

yınlandı ve yayınlandığı dönemde büyük ilgi gördü. Japon oyun yapımcısı Satoshi Tajiri tarafından yaratılan, hayali canlıları konu alan Pokemon, animenin dışında kart oyunu ve video oyunları gibi farklı alanlarda da yayınlandı. Özellikle Satoshi Tajiri tarafından kurulan Game Freak firmasının ürettiği ve Nintendo tarafından yayınlanan Pokemon RPG serisi (Role-Playing Game) büyük ilgi gördü. Nintendo’nun, Pokemon oyun serisini sadece kendi konsollarında çalışacak halde hazırlaması ise uzun yıllardır tartışılan bir konu. Diğer platformlara oyun çıkarmayan Nintendo, tabiri caizse bu inadından Po-


ÖZEL DOSYA Pokemon Go’ya gelince… Pokemon Go ile birlikte kullanıcılar, akıllı cihazları ile gerçek dünyada Pokemon yakalayabilmektedir. Gerçek dünya üzerinde sanal Pokemon yakalamasının alt yapısı için Google ile çalışan Nintendo ve Niantec bu konu hakkında birlikte birkaç patent başvurusuna da imza attılar (US9128789 - US9226106 - US8968099). Gelecek güncellemeler ile kullanıcıların Pokemonlarını birbirleri ile savaştırabilmesi

Gerçek dünya üzerinde sanal Pokemon yakalamasının alt yapısı için Google ile çalışan Nintendo ve Niantec birkaç patent başvurusuna da imza attılar.

29

kemon Go ile vazgeçmiştir. Oyunun çıktığı ilk hafta itibariyle Nintendo’nun sahip olduğu hisse değerlerinin artması da bu konuda doğru bir karar verildiğini göstermektedir. Bloomberg’in haberine göre; Nintendo hisse senetleri, Tokyo’daki işlemlerde 1983’ten bu yana en sert yükselişi kaydetti. Şirketin hisse senetleri yüzde 25 yükselirken 1 haftada şirketin değeri 7 milyar doların üzerinde bir artış gösterdi.


ÖZEL DOSYA ve birbirleri arasında Pokemon ticareti yapabilmesi beklenmektedir. Oyun ücretsiz bir şekilde ve uygulama içi satın alma seçeneği ile yayınlanmıştır. Pokemon Go’nun, Nintendo tarafından geliştirilen ve yakınlarda Pokemon tespit edildiğinde bluetooth bağlantısı ile kullanıcılara uyarı veren Pokemon Go Plus isimli giyilebilir teknoloji ürününü de beraberinde getireceği söylentiler arasında. Oyuna olan bu ilginin çılgınlık düzeyine ulaşması ile markalar da harekete geçti. Oyunun mottosu olan “Hepsini Yakalamalıyım” felsefesi ile yola çıkan markalar, Pokemon trendini yakalamak için Pokemon Go temalı çeşitli pazarlama çalışmaları başlattılar. Sadece pazarlama çalışması ile sınırlı kalmayan firmalar Pokemon temalı ve Pokemon Go oynayabilmek için kullanılan ilginç ürün ve uygulamaları da piyasaya sürdüler. Pokemon Go’nun bu kadar ilgi uyandırması, girişimcileri harekete geçirdi ve içerisinde Pokemon geçen birçok marka başvurusu yapıldı, birkaç örnekle;

Kullanılacağı mal / hizmet: Piller ve bataryalar

Kullanılacağı mal / hizmet: Oyunlar, oyuncaklar

30

Kullanılacağı mal / hizmet: Bilgisayar hizmetleri, bilgisayar programlama hizmetleri


ÖZEL DOSYA

Pokemon Go’nun bu kadar kısa bir sürede ve henüz çoğu ülkede yayınlanmamış olmasına rağmen bu denli başarıya ulaşması, bazılarına göre oyunun ücretsiz olmasına ve mobil platformlara uygun olarak piyasaya sürülmüş olmasına bağlanmaktadır. Ülkemizdeki ilginin sebebi belki de zamanında animenin yasaklanmasıyla yarım kalan Pokemon hikayesinin tamamlanma hevesidir.

31

Burak OCAKOĞLU


PATENT HİKAYELERİ 32

PATENTLİ EGZERSİZ MASASI: REFORMER Pilates için “Bedenin dengeli tutulmasına yardımcı olan ve omurgayı desteklemekte önemli işlevi olan temel kaslar üzerine yoğunlaşılan bir egzersiz programıdır.” gibi klasik bir tanım da yapabilirdik ama biz, onu özellikle kadınlar için “son dönemlerin en popüler forma girme yöntemi” olarak ifade etmeyi tercih ettik.

Joseph Pilates, kendi geliştirdiği egzersiz hareketlerini herkesin uygulayabilmesi adına “reformer” adını verdiği patentli bir egzersiz masası da geliştirmiştir. Aslında, 1934 yılında yaptığı patent başvurusu incelendiğinde, geliştirdiği ürün için sandalye tabirini kullanmayı tercih ettiği görülmektedir.

Adını, mucidi olan Joseph Hubertus Pilates’ten alan bu egzersiz yöntemi, doğuştan raşitizm ve astım hastalığı olan, kendisi için fazla ömür biçmeyen doktorlara rağmen bu iki hastalıktan kurtulmak için tedavi yolları arayan Joseph Pilates’in yoga, kayak, dans, savunma sporu ve ağırlık çalışmalarının birleşimi olarak ortaya çıkmıştır.

Patent başvurusunda egzersiz aletine dönüşebilen bir sandalye olarak bahsi geçen reformer, sandalye olarak kullanımı ile egzersiz yaparken kullanımı farklı olan, ayak ucunda bulunan yay sayesinde kas hareketi sağlayan bir buluş olarak tanımlanmaktadır.


Joseph Pilates’in buluşu, her buluş bir ihtiyaçtan doğar sözünü kanıtlar nitelikte.

PATENT HİKAYELERİ

Birinci dünya savaşı başladığı zamanlarda reformer, önce İngiliz polislerin tedavisinde sonrasında Almanya’da savaş esnasında ağır yaralanan, organları işlevini kaybetmiş askerleri çalıştırmak için kullanıldı. Klasik pilates hareketleri ve reformer sayesinde muazzam başarılar elde edildi, artık Joseph Pilates’in New York’ta bir pilates stüdyosu açma zamanı gelmişti. Hemşire olan eşi ile birlikte pilatese her geçen gün yeni hareketler eklediler, geliştirdiler ve pilatesin bugünkü ününü kazanmasını sağladılar.

33

Reformer buluşu sayesinde bugüne kadar binlerce kişi duruş bozukluklarından kurtuldu, forma girdi, fazlalıklarından kurtuldu ve sağlıklı kaslar yaptı. Duygu ÇAKI / Patent Vekili


YARATICI TASARIMLAR

GÖZ GÖZE Türk Dil Kurumu gözlüğü şöyle tanımlamış; “Görme bozukluğu olan bir kimsenin gözlerinin daha iyi görmesine veya gözleri korumaya yarayan, bir çerçeveye yerleştirilmiş çift camdan oluşan araç.” 12. Yüzyıldan itibaren hayatımızda olan gözlükleri

açıklamak için yeterli bir tanım ancak günümüzde bir “moda aksesuarı” olarak tabir etmek hiç de yanlış olmaz. 1950’li yıllarda güneş gözlüğü akımıyla iyiden iyiye ünlenen gözlükler günümüzde artık sıra dışı!

İKON İKON GEL BURNUMA KON! HEY GİDİ NOEL BABA Konsept gözlük deyince akla ilk gelen yeni yıl gözlükleri oluyor. Üzgünüz Noel Baba artık eski caziben kalmadı, senden çok var.

KÖREBE OYUNUNU ÖZLEYEN? Partide tüm gözler üzerinizde olsun istiyorsanız bu gözlük tam da size göre.

Hazır böyle bir moda akımı varken ikoncanlar unutmamalı denmiş ve dünyaca ünlü markalar da bu işe bir el atmışlar.

YÜZYILIN TASARIMI Cam içerisinde sıvı enjekte edilen ve yan tarafta bulunan mekanizması sayesinde yakınlık derece ayarı yapabilen bu gözlük, hem yakını hem de uzağı göremeyenler için hayatı kolaylaştıracak bir tasarım.

SADECE BİZİM Mİ İHTİYACIMIZ VAR?

34

En az bizim kadar sevimli dostlarımızın da tarz yapmaya ihtiyacı var diye düşünmüş olmalılar. İtiraf edelim çok yakışmış.


Lego oynamayı sevmeyen yoktur herhalde, ama bazılarımızın daha çok sevdiği bir gerçek. Yaşam stilleri lego olanlara lego gözlük bizden olsun!

SEN AŞIKSIN ARKADAŞ! Yaz aylarında gevşeyen gönül yaylarıyla birlikte siz de “etrafa sevgi dolu bakmak istiyorum” diyorsanız hiç durmayın gidip bu gözlüğü alın.

YARATICI TASARIMLAR

LEGOLOVERS BURAYA!

EL EMEĞİ GÖZ NURU GÖZLÜKTE GELİNEN SON NOKTA

Bu gözlüğü kim neden takmak ister biz bilemedik ama daha ilginci de olamaz diye düşünüyoruz.

Mağazada gördüğü kazağı örenler vardır ya, işte onların “ben bu gözlüğü kesin örerim” diyecekleri bir tasarım. Kolay gelsin!

VE İDOL… Gözlük deyip de John Lennon’dan bahsetmemek olur mu hiç? Bir klasik, bir idol, bir tarz. Ne olmuş yani bizim de Zerrin Özer’imiz var .

PARA PARA PARA

35

Bu gözlüğü Napolyon görse favorisi olurdu kesin. Siz de en az Napolyon kadar “para, para, para” diyorsanız bu gözlük sizin olmalı.


İTİRAZIM VAR

PERTEX

TEKNOLOJİSİNİ TANIDI Özellikle doğa sporları faaliyetleri ile uğraşanlar oldukça iyi bilir ki akıllı giysiler ve teknoloji kullanılarak üretilen kumaşlar günümüzün artık vazgeçilmez parçaları olmuştur. North Face, Lafuma, Millet, Black Diamond, Marmot gibi markaların ürünleri incelenirken, ürünün teknolojisinden bahsedildiği kulağınıza çalınmıştır. Örneğin, bir mağazadan yağmurluk ya da kaz tüyü mont almak istediğinizde, satıcı size yağmurluğun kaç metrekareye kadar su geçirmez özelliği olduğunu ya da incecik kaz tüyü bir montun eksi kaç derecelere kadar sizi sıcak tuttuğundan bahseder. Giysilerin bu özellikleri teknoloji ile üretilen akıllı kumaşlar sayesinde var olmaktadır. Bu teknoloji öncülerinden biri olan Hamish Hamilton, 30 yıl önce nemin dokuma kumaş içinde yer alan mikroskobik iplik üzerinde hareket ettiğini ve nemin hareket ettiği yerde hemen kuruduğunu fark eder. Sonrasında bu fikri, sentetik kumaş üzerinde uzmanlaşmış tekstil devlerinden birine götürür ve bugün birçok tanınmış marka ürünlerinde yer alan ve adını PERTEX koyduğu teknolojiyi geliştirir. PERTEX, mikrofiberden bükülmüş, insan saçının 1/10 kalınlığında ip ile dokunmuş ve 1 cm2’sinde 400 flamantten oluşan bir kumaş teknolojisidir. Hafif ve incedir. Rüzgar ve su geçirmezliği oldukça iyidir. Çabuk kurur ve nemi dışarı atar.

36

Markanın şu anki sahibi MITSUI & CO. LTD, Japonya, Avrupa Birliği Ülkeleri, ABD, Rusya, Çin, Kanada,

İsviçre, Yeni Zelanda gibi dünyanın birçok ülkesinde tescili bulunan PERTEX UNLIMITED markası için Türkiye’de tescil başvurusunda bulunmak istemiş fakat ilgili marka 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 7/1(c) bendi gereğince ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içeren marka olması yüzünden reddedilmiştir. MITSUI & CO. LTD’nin PERTEX UNLIMITED markasının ilk ve tek sahibi olduğu, ilgili markanın ilk kez söz konusu firma tarafından oluşturulduğu ve PERTEX ibaresinin bir kumaş türü değil, aksine yüksek performanslı bir kumaş teknolojisi olduğu ve dolayısı ile doğrudan ya da dolaylı bir şekilde söz konusu malları tanımlayan özellikte olmadığı argümanlarına dayanarak Türk Patent Enstitüsü nezdinde itiraz dosyalanmıştır. Enstitü tarafından yapılan inceleme sonucunda PERTEX ibaresinin bir kumaş üretim teknolojisine verilmiş bir isim olduğu, bu teknoloji ve isimlendirmenin ilk kez bu firma tarafından oluşturulduğu ve birçok dünya ülkesinde ilgili markanın tescilli olduğu kabul edilerek PERTEX UNLIMITED markasının Marka Bülteninde ilana çıkmasına karar verilmiştir. Nihan Özdemir SAMAN / Marka Vekili


MARKA Ülkemizin yapı sektöründe en büyük inşaat firmalarından biri olan ve pek çok başarılı projeye imza atan TEPE İNŞAAT kurulduğu günden bu zamana markasına yaptığı yatırım ve verdiği önemin karşılığını almış; bu durum saygın bir kurumsal kimlik ve marka değeri oluşturmasında önemli bir rol oynamıştır. TEPE İNŞAAT adına tescilli olan markaları korumak konusunda oldukça titiz davranmış ve markası ile iltibas oluşturabilecek başka markaların tesciline engel olabilmek için sürekli mücadele etmiştir. Bunlardan bir tanesi de TPE’deki uygulama değişikliğini bize gösteren, TEPE tescilli markasının içinde geçtiği bir tasarım başvurusudur.

YAKALANDI

İTİRAZIM VAR

TASARIM İÇİNE GİZLENEN

Mahkeme kararları ile mevzuattaki boşluk doldurulmuş ve “başkasına ait markayı içeren tasarımın tamamının hükümsüzlüğüne karar verilmesi” gerektiğine hükmedilmiştir. Uygulamada böyle bir belirsizliğin yaşandığı bir ortamda inşaat sektöründe faaliyet gösteren üçüncü bir kişi tarafından TEPE İNŞAAT firmasına ait olan TEPE markasının aynen ve esas unsur olarak kullanıldığı için de AKTEPE markasının yer aldığı bir başvuru yapıldığı tespit edilmiş ve ilan aşamasında itiraz edilmiştir.

37

TPE tarafından yapılan incelemede, alınan mahkeme kararları uygulamasına paralel bir şekilTEPE İNŞAAT LOGO de; 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Yürürlükte olan tasarım mevzuatı hüKorunması Hakkında KHK’nın kaynakümleri çerçevesinde, tescilli olan bir ğını teşkil eden 6/2002 sayılı AB Topmarkanın bir başkasına ait tasarım luluk Tasarımı Tüzüğü’nün 25/1-(e) içerisinde kullanılmasına engel olumaddesinde, “Başkasına ait bir marka namamaktadır. İlgili KHK’da bu konu veya ayırt edici işareti kapsayan tasarıdüzenlenmemiş olup, yönetmelikte ise mın tescilinin hükümsüzlüğünün talep sadece “Görsel anlatımın marka unsuru içermesi, tasarım hakkı sahibine İTİRAZ EDİLEN LOGO edilebileceği kabul edilmiştir.” gerekçesine istinaden yapılan itiraz kabul edilmarka hakkı sağlamaz” hükmüne istimiş ve tasarım tescilinin iptaline karar naden tescilli markanın bir başkasına verilmiştir. Dolayısıyla yürürlükteki ait tasarım içerisinde kullanılmasına mevzuat hükümlerinden farklı olarak, maalesef olanak tanınmaktadır. Ancak olması gerektiği gibi hak sahiplerinin tescil sonrasında hak sahipleri açısınhaklarını korunmasına olanak sağlayan dan oldukça sıkıntılı süreçlerin yaşanmasına neden olan bu durum mahkeme kararları ile bu düzenleme, sonrasında pek çok TPE kararına da çözüme kavuşmuştur. Nitekim tescilli markası bir emsal teşkil etmiş ve bunun gibi içinde bir başkabaşkasına ait tasarımda kullanılan hak sahipleri açı- sına ait olan markayı içeren tasarım başvurularının sından bu durumun iltibasa ve haksız rekabete yol itiraz üzerine söz konusu gerekçe ile reddine karar açacağı, davacının marka hakkına ve haksız rekabe- verilmiştir. te dayanarak tasarım tesciline engel olma hakkının bulunduğu konusunda yargı mercileri hemfikirdir. Av. Filiz CANKAT


GOssIP RÖPORTAJ Röportaj: Sevcan Daşdan Fotoğraf: Ilgın Erarslan Yanmaz

ŞİFA VEREN MARKA:

PROFSARAÇOĞLU Modern çağın lokman hekimi olarak bilinen Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu, Türkiye’de başlattığı “sağlık için bitki” akımıyla toplumun doğal ürünler hakkında bilinçlendirilmesini asli görev olarak benimsemiş kimyager, akademisyen ve biyoteknoloji ve mikrobiyoloji uzmanıdır. Bitkisel olarak önleyici ve koruyucu tedavi kavramını ve yöntemlerini geliştirerek bu konuda ilklere imza atmıştır. Doğal şifa vericiler ile ne zaman tanıştınız? Bitkisel tedavi öğretileri genellikle usta – çırak ilişkisi içerisinde ilerler. Sizde de böyle bir durum söz konusu mu?

38

Benim doğaya olan merakım 5-6 yaşlarımda başlamıştır. Çocukluğum Akdeniz Bölgesinde yer alan Kargı Pınarı köyünde büyük bir narenciye bahçesinde geçti. Limonların sarı, portakalların turuncu olduğunu görüyor ve bunun neden olduğunu merak ediyorum. Bunun cevabını da verecek olan kimdir; işçiler diye düşünüyorum neden çünkü sulayan onlar, bakımını yapanlar onlar. Benim bu sorumu işçiler babama iletmişler; “Mehmet Ağa senin oğlan

bize garip garip sorular soruyor biz cevap veremiyoruz.” deyince babam da “oğlum sabret, yakında okula gittiğinde bu soruların cevabını bulacaksın.” dedi. Daha sonra lisede Avusturya Lisesi’nde yatılı olarak okumak üzere İstanbul’a geldim. Hiç unutmuyorum Prof. Dr. Deniz Gökçe’nin babası Prof. Sait Gökçe (kolejde okurken velim idi) bana bir mikroskop hediye etmişti. Çok heyecanlanmıştım fakat taş binanın içerisinde olduğumuzdan bir yaprağı bile zor buluyordum. Daha sonra okulun bahçesinde bulunan çınar ağacının yapraklarını inceledim, böyle böyle incelemeler yapmaya başlamıştım ve neticede köye döndüğümde bahçedeki bütün bilgileri toplayıp bu mikroskopta inceleme fırsatı buldum. İşin özü makrokozmozda değil mikrokozmozda yani detayda. Zaten başarı da detayda saklıdır. Bitkilerle tanışma konusuna gelince, her hangi bir ustam olmadı. Sadece aşırı merak. Tamamen mesleğimin doğru seçilmesi gerektiğine inandım, severek


GOssIP RÖPORTAJ Kürler nasıl bir çalışma sonucu ortaya çıkıyor? Etkilerini, sonuçlarını nasıl gözlemliyorsunuz? Bana en çok ışık tutan şey, bir ilacın prospektüsüdür. Orada kimyasal etkin madde yazar. Bu kimyasaldan yola çıkıp doğal olanı bulmaya çalışıyoruz. Önce hastalığın kimyasını anlamalısınız. Sonra bu hastalığın kimyasına karşı doğada hangi moleküler yapılar var bu artık sizin sanatınız. Burada gizli saklı bir şey yok. Bir molekül yapısına baktığım zaman onun nasıl etki edeceğini, nelere etki edebileceğini anlamak mümkündür. Ancak, bu noktaya gelene kadar edindiğiniz deneyimler çok çok önemli. Bilim değişkendir. Size bugünün doğrusunu söyler yarın başka biri çıkar bambaşka bir yöntem geliştirir sizin kurduğunuz teoriyi tamamen yıkar. İnsanlara yıllarca süt için dediler şimdi ise sakın içmeyin diyorlar, neden? Çünkü mide kanserine sebep olan helikobakter pylori bakterisinin gelişimine ve çoğalmasına ortam hazırlıyor. Süt içmek bu konuda, hani kesin doğru idi? Demek ki bilim hiçbir zaman kesin doğru değildir. Bir ara dünya dönmüyor deniliyordu,

hatırlarsanız 1450-1550’lü yıllarda Kopernik, Kepler, Galileo çıkıp dünya dönüyor dediler. Yüce Kitap 650’li yıllarda dünyanın döndüğü bilgisini veriyordu. Unutmayınız ki gerek Kopernik gerekse Kepler aynı zamanda rahiptirler. Rahipler başka dinleri de çok iyi biliyorlardı. Dolayısıyla bu kişiler Yüce Kitap’tan haberdar idiler ve okumuşlardır. Çünkü, Yüce Kitabımızda gezegenlerden ve dönüş hareketlerinden bahseder. Bilim size hiçbir zaman kesin doğruyu söylemez. Kesin doğru ise ilimdir. O asla değişmez. İlim, yaratıcının yaratırken (musavvir) koyduğu kurallardır. Allah (yaratıcı) yaratırken, yarattıklarını belli kurallar çerçevesinde tasarlar, dengeler, kurar ve programlar. Tüm yaratılmış alemler belli bir program dahilinde hareket eder ve akıp gider. Yaradılışın kanunları vardır, o asla değişmez. İnsanlar bilimlerine (fizik, kimya, biyoloji, astronomi, tıp, matematik) o kadar çok güvendiler ki ilime saygısızlık etmeye başladılar, bilim ile her şeyi yapabiliriz, çözebiliriz diye düşündüler. Salt bilim ile yola çıkanlar bir arpa boyu yol kat edemediler. Alzheimer, bundan 115 yıl önce keşfedildi ve hala daha ne tedavisi var ne de erken teşhisi. Kanser, MS ve onlarca hastalık de öyle değil mi? Günümüzde artık pek tedavi yok, hastalığı tedavi etmekten ziyade hastalığın şikayetlerini orta-

39

ve isteyerek kimyayı seçtim. Kimyasını bilmediğiniz hiçbir şeyi ne kullanabilirsiniz ne önerebilirsiniz ne de ondan faydalanabilirsiniz. Gençlerin meslek seçimleri konusunda şunu söyleye bilirim; Hobilerinizi, meslek olarak seçmeyin.


GOssIP RÖPORTAJ dan kaldırmakla meşguller. Örneğin; diyabet, yüksek tansiyon, romatizma gibi hastalıklarda ölene kadar ilaç kullandırıyorlar, ancak hastalık tedavi edilmiyor. Yani, günü kurtarmak var. Uzun vadede kullanılan ilaçlar değişik organ rahatsızlıklarını da beraberinde getiriyor.

40

Bugün neredeyse tükettiğiniz hiçbir gıdada doğallık kalmadı. Mühendislik, satılan ürünlerin raf ömrünü ve tazeliğini koruyabilmek adına yüzlerce çeşit katkı maddeleri, pH dengeleyiciler, emülgatörler, sentetik vitaminler, sentetik antioksidanlar geliştirdiler. Kapalı poşetler içerisinde raf ömrü uzun ürünleri sunmaya başladılar. Neticede bu katkı maddelerinden insanlar zarar gördü. Dolayısıyla burada bilimin mutlak surette ilime saygılı olması lazım. Konuşmalarımda, yazılarımda ve TV programlarımda Yüce Kitaptan örnekler veririm. Yüce Allah diyor ki “içinizde öyle insanlar vardır ki, ilim sahibi olmadan benimle mücadeleye kalkarlar.” diyor. Mealen; “İlimi (yaradılışın kuralarını) öğrenmeden, ona saygı duymadan sahip oldukları bilim ile her şeyi çözeceklerini, ilerleyeceklerini zannedenler; Benimle mücadeleye kalkışanlardır”. Ben teknolojiye ve bilime karşı değilim, ancak teknoloji veya bilim ilime ters düşüyorsa insanlığın kendine çevirdiği silahtır. Neticede bugün bilim birçok yönüyle insanlığın düşmanı haline gelmiştir.

Çağımızda insan daha çok çalışmaya başladı. Dedelerimiz günde 6-7 saat çalışırlardı ve 10-15 nüfusa bakarlardı, huzur, bereket, eğlence vardı. Günümüzde ise, bütün aile bireyleri çalışıyor zaman da para da yetmiyor ve huzur da yok. Anadolu’nun köylerinden kalkıp büyük şehirlere geldiler, bu önceden tam tersiydi. Anadolu’nun imkanları Türkiye’den kat ve kat büyüktür. Anadolu Toprakları milletimize sunulmuş en büyük nimettir. Öyle nimetler var ki Anadolu’da bunların kıymetini bilemedik biz daha. Size bir kitabın ön sözünü okuyacağım. 1950’li yıllarda bir İngiliz biyolog Davis, Anadolu’yu karış karış geziyor ve 8 ciltlik bir kitap yazıyor. Flora of Turkey (Türkiye Florası) diye ve tamamı Anadolu bitki örtüsü üzerine. Kitabında, Anadolu Topraklarının ne kadar farklı olduğunu özelliklerini maddeler halinde yazmış. Madde 6 da şöyle yazıyor; “Anadolu topraklarında yetişen bitkiler ekonomik ve ticari olarak çok büyük bir potansiyele sahiptir.” İngiliz biyolog 50’li yıllarda yazmış ve bizim bilim adamlarımıza bakın onlara göre bunlar “çer çöptür, kocakarı ilaçlarıdır”, bu konuda konuşanlar da şarlatandır diyorlar. Tıp doktorumuz Prof. Dr. Ziya ÖZEL için 92’li yıllarda çıkıp “zakkumcu Ziya” lakabını takmadılar mı? 95’li yıllarda bir TV programında, prostatite karşı brokolinin nasıl bir güce sahip olduğunu anlatırken, karşımdaki tıp doktoru, “iyi bir yemek tarifi verdi-


Piyasada insanların güvenini sarsan şifa dağıttığını iddia eden pek çok ürün varken insanlar Saraçoğlu markasına neden bu kadar güveniyor? 2000’li yıllarda ben Türkiye’ye dönüş yaptım. Biliyordum ki programlara bilim adamlarıyla çıkmamam lazım. Çünkü bilgiyi aktaramayacağım. Böyle olunca halka halkın anlayacağı şekilde bilimle değil ilimle anlattım. Dedim ki her iki kadından birisinin meme-

sinde fibrokist vardır. Bu mens öncesi (adet öncesi) ağrı yapmaya başlar, sertlik verir, hassasiyet kazanır. Bunu yok etmek istiyorsanız 200 gram brokoliyi yaklaşık 300 mL suda, 5 dakika kaynatıp suyunu içeceksiniz, günde 2 kez bir ay boyunca. Şimdi bunun gibi yüzlerce kürü 1997’den itibaren anlatmaya başladım. Şimdi insanlar bunları uyguluyor ve şifa buluyorlar sonuç alıyorlar. İnsanların Saraçoğlu markasına güvenmesinin sebebi budur. Çalışmalarınızda bitkilerden mi yoksa rahatsızlıklardan mı yola çıkıyorsunuz? Ben bilgiyi hiçbir zaman saklamadım, milletimize anlattım. Örneğin; ellerinde oluşan egzaması 20 yıldır tedavi edilememiş bir kadın, egzamadan dolayı ellerimi suya değdiremiyorum diyor. Oysa ki bunun kürü var; dut kurusuyla. Bunun gibi onlarca kür… Ben çıkıp televizyonda bir şey satmıyorum. Zaten 1996 - 2007 yılları arasında herhangi bir şey satmadım, sürekli bilgi verdim. Ancak insanlardan şu şekilde geri bildirim aldım; “hocam senin o kürünü uyguladım ama faydasını görmedim” nereden aldığımı sorunca “aktardan” cevabını aldım, bir de ben sana göndereyim dedim. 15-20 gün sonra kişi dua ederek geri döndü.

41

Hayatım boyunca akıntıya karşı kürek çektim. Akıntıya kaptırmadım kendimi. Genelin fikrine, görüşüne saygı duydum ancak, genelin fikrine kapılıp gitmedim. Kısaca, güdülmedim, kendimi güttürmedim, kendi yolumu hep kendim belirledim. Bu konuda ki, ısrarcılığım, dayanma gücüm ve yolumdan ayrılmadan ilerleyebilmem, Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’deki ilime sıkı sıkıya bağlı olmamdan kaynaklanır. Yüce Kitap 16. Nahl Suresinin 9. Ayetinde şöyle diyor; “Bu Kitap’da Ben size doğru yolu gösterdim, ancak yolun eğrisi de vardır.” 5. Maide Suresinin 105. Ayetinde Allah şöyle yol gösteriyor; “Ey imân edenler! Kendinize sahip çıkın. Siz doğru yolda iseniz, yoldan sapan size zarar veremez.” İşte, hep bu inanç ve imanla yoluma devam ettim.

GOssIP RÖPORTAJ

niz.” diyerek tepki gösterdi. Türkiye’deki bilim adamlarıyla bu konuyu tartışamayacağımı anladım. Doğru yolda olduğumu kanıtlama adına harekete geçtim; İnternet üzerinden, Amerika’da St. John Üniversitesi’nde Prostatitis Discussion Forumunda bilim adamlarıyla (özellikle Prof. Dr. Daniel Shoskes ile) brokolinin prostatit şikayetleri üzerine olan olumlu etkilerini tartışmaya başladım. Bu tartışma formu tüm dünyaya açık olup, prostatit şikayeti olanlar yeni bir gelişme var mı diye bu siteyi sık sık ziyaret ederler. Okuyan prostatit hastaları brokoli kürünü uygulamaya başlıyor. Zaman geçtikçe kişiler mail atmaya başladılar; “seven days experience (yedi günlük tecrübem), prostatitim ile ilgili tüm sıkıntılarım büyük oranda geçti” gibi buna benzer birçok mail gelmeye başladı. Aradan bir ay geçtikten sonra Amerika’nın en büyük prostat vakfı, “biz bunu web sitemizde yayınlayabilir miyiz?” diye sorduğunda, onay verdim. Türkiye’de yemek tarifi, Amerika’da tedavi. “broccoli treatment=brokoli tedavisi” dedi. Bu siteye ulaşmak isteyen okuyucu olursa, Google arama motoruna “ Saracoglu broccoli” diye sorduğunda siteyi bulabilir.


GOssIP RÖPORTAJ

Çok sevdiğim bir örnektir, portakalı düşünün, yafa portakalı, kan portakalı, vaşington, valencia, Finike, çandır portakalı var, ancak vitiligoya karşı Yafa portakalının kabuğu etkilidir. Mesela siz burada vatandaşa yafa portakalının kabuğunu al dediğinizde ona Çandır ya da vaşington portakalının kabuğunu verirseniz olmaz. Demek ki doğru bitki ve doğru türü bulmak şart. Neticede dedik ki bu işe yardımcı olalım, bu ürünleri insanların hizmetine sunalım. Kürlerinizin taklit edilmesine karşı önlemler alıyor musunuz? Kürlerin taklidi; burada maalesef fikri sınai haklar yasamız bizim biraz zayıf. Bu yasanın değiştirilmesi lazım. Bu kürü 21 gün uygulayacaksınız diyorum bunu birebir alıyor. 21 gün yerine 3 hafta yazıyor. Diyoruz ki bak çalıntı yaptınız diyoruz. Ancak fikri ve sınai haklar birebir olmadığı gerekçesiyle intihal değildir diyor. İnsanlık bilimle çıktığı ikinci dünya savasından sonra “ben her şeyi yaparım, her şeyi üretirim, her şeyi geliştirebilirim” dedi 2000’li yıllardan sonra burnunun üzerine düştü yani tekrar doğaya kaçış, doğaya dönüş, doğal olanı arama başladı. Örneğin, organik tarım vs. tamam organik tarımda hormon yok, zirai ilaç yok, gübre yok, ama siz tohumu soracaksınız çünkü tohum değiştirildi. Tohum doğal değil.

42

Bugün tükettiğiniz domates kesiyorsunuz, şeffaf renksiz bir su veriyor. Demek ki içeriği eksik. Damak tadı farklı, gözle baktığınızda rengi kırmızı olmayan suyunu veriyor. İçeriğindeki vitaminler, mineraller eksik, özellikle insanı hastalıklara karşı koruyan ve önleyen segonder metabolitler hem eksik, hem değişik karakterli hem de zararlı olabiliyor. Onun için insanlara çöp yediriyorsunuz dediğimde bana kızıyorlar. Biz doğru bildiğimizi söylemekten asla geri durmayız. Burada o yüce ayeti tekrar zikredeceğim. “ilim sahibi olmadan benimle mücadele ederler” diyor ya siz tohumun hakkındaki bilginizle ilim sahibi değilsiniz. Allah, ilahi bir programla genetik yapısını kodlamış, siz buna müdahale ederek onun verimini yüzde 60-70 daha fazla artırarak yüzde 95’e getiriyorsunuz, şimdi düşünün biyolojinin sakınım pren-

sibidir hem verimliliği hem de içindeki maddeleri aynı oranda artıracaksınız. Bir özelliği artırdığınızda bir başka özelliği azaltmış olursunuz. O sebeple insanlar çöp yiyor. Yani, eksik içerikli sebze meyve tüketiyor. Doğal gıdalara doğal tohumlara ulaşamadıkları için hastalıklara karşı dirençsiz oluyorlar. Kanser artmış durumda. Adı sanı duyulmayan MS ki, kadınlar arasında çok artmış durumda işte bunun gibi hastalıklarda artış gösteriyor. Güya araştırma yapılıyor, domates günümüzde en yoğun araştırılan bir sebzedir. İçeriğinde en az 10.000 bin farklı aktif madde var. Bugün için bunun sadece %3’ünü ancak tanıyoruz. Doğaya döndünüz ama doğal olanı da şimdi bulamıyorsunuz. Bir elma, bir domates alıyorsunuz ertesi gün çürümeye başlıyor. Salatalık, buruşmaya başlıyor. Mesela domates, kabak, patlıcan normalde kurur şimdikiler kurumuyor çürüyor. Her şeyden önce içerisindeki mineralleri ve vitaminleri eksik. Çünkü mineraller ve vitaminler çürümeye karşı en iyi koruyucudur. Tohum, insan eliyle yapılmış hibrid olduğu için biyolojik sakınım prensibine ters düşmektedir. Bu nedenle bitki protein, yağ ve karbohidrat sentezlemesini tam yapamadığından, enzimleri tam çalışamıyor ve tüketildiklerinde bağışıklık sisteminiz de yeterli düzeyde güçlenemiyor.


Anadolu’nun 7 iklim bölgesi, her iklim bölgesi içerisinde en az 70 beldesi (vadisi), her beldesinin içerisinde de en az 70 tane farklı genetik kaynağı, her genetik kaynağın çevresinde beldeye bağlı olarak 70 farklı biyolojik çeşitlilik var. Her beldenin 70 farklı biyolojik çeşitliliğinin içerisinde 70 farklı tür var. Farklı beldelerde yetişen aynı bir bitkinin kimyasal olarak içeriği havanın nemine, sıcaklığına bağlı olarak değişkenlik gösterir. Bölge ve belde çarpımlarını hesapladığınız zaman, Anadolu Topraklarının dünyada örneği bulunmayan zenginliği ortaya çıkmaktadır. Allah’ım, bu zenginliği ve çeşitliliği Anadolu’ya ihsan ettin, Sana sonsuz şükürler olsun, milletimizi nasip ettiğin bu zenginliğin farkına vardır ve onları tohumlarında emin kıl, kılmayı nasip eyle, ihsan eyle, müyesser eyle. Amin! Evinize gittiğinizde, 21. Enbiya suresinin 13. Ayetini okuyunuz, bakınız Allah ne diyor: “Terk etmeyin, kaçıp gitmeyin, size nimet verdiğimiz yurtlarınıza dönün. Verdiğimiz o nimetlerden hesaba çekileceksi-

Özellikle ABD’de bitkisel tedavi ürünlerinde ürünün kullanım amacı ambalaj üzerinde yer alabiliyorken ülkemizde yasak olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

GOssIP RÖPORTAJ

niz.” Ankara, İstanbul, İzmir, Adana doldu… Ne için geldi İstanbul’a orda mendil satıyor başka bir şey satıyor, stresli bir hayat. Sabahın altısında minibüs bekliyor, sigortası yok karın tokluğuna çalışıyor. Anadolu’nun verimli topraklarının evlatları neden büyük şehirlerin boş cazibesine kapılıp ata-ocağınızı terk ediyorsunuz. Halbuki, huzur, sekinet, esas zenginlik sizin terk edip geldiğiniz yurtlarınızda.

Bunun da zamana ihtiyacı var bunun da mücadelesini veriyoruz. Bir dönem şarlatan diyen zihniyete şimdi “Bitkisel Tedavi” dersleri, konferansları ve kursları veriyorum. Onun için sabırlı olacaksınız, hoşgörülü olacaksınız, rakip tanımayacaksınız. Benim rakibim yok ben kimseyi kendime rakip görmem. Kendim, kendimin rakibidir o da benim itici gücümdür. Bizim bir an önce ve en hızlı bir şekilde bitkilerimizi, sadece genotip, fenotip olarak değil, bulunduğu beldenin biyolojik çeşitliliği içerisinde Kimyasaltaksonomik özelliklerini kayıt altına alarak tescil (patent) yapmamız gerekir. Aksi takdirde ileride doğabilecek hak arayışında uluslararası tahkim yoluna gitmek zorunda kalırız. Bu da yıllarca sürecek zaman ve para kaybı demektir. Bitkisel kürlerin tescille korunması ne gibi avantajlar sağlıyor? Tek sebebi şudur kimse sahip çıkmasın diye. Yarın bir gün yurt dışında birisi bir şey yapmaya kalkarsa biz bunu çok önceden patentlemişiz demek için yapıyoruz, herhangi bir ticari amacımız yok. Bu benim ülkemin milli değeridir. Anadolu’da bir laf vardır. “Boş duran eşeğe, semer vuran çok olur.” Siz sahip çıkmaz iseniz, sahip çıkarlar. Her yıl yüzlerce bilim adamı Anadolu’yu karış karış dolaşıyor, bitki örnekleri ve tohumlarını topluyor. Ülkelerine götürüyor, yetiştiriyor ve tescilliyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, götürdükleri bitkilerin menşe-i şahadetnamesinin (geldiği ülkenin kaynağı) Anadolu Toprakları olduğunu kanıtlayabilecek bilgi ve ilime sahibiz.

43

Rusya’dan kaçan Köppen ve Geiger adlı iki meteoroloji uzmanı var. Bu meteorologlar, dünyanın yağış alan alanlarını içeren “Köppen - Geiger Haritaları” adlı haritaları çıkartıyorlar. Orada şu nokta dikkatinizi çekecektir; Dünya’daki yegane kara parçası Anadolu topraklarıdır ki yedi farklı iklim yer alır. Siz şimdi Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu diye coğrafik olarak ayırmışız ya öyle değil. Bugün mesela siz Iğdır’da muhteşem bir Akdeniz iklimini görüyorsunuz. Oraya özgü bir Iğdır kayısısı, Diyarbakır’ın karpuzu, İspir’in fasulyesi, Safranbolu’nun safranı, Hatay’ın zahteri, Tosya’nın pirinci var bunun gibi binlerce ürün var. Bu neyi gösterir; Anadolu’nun tamamı genetik kaynaktır. Tüm dünyaya hizmet verecek GEN Bankasıdır. O gen kaynaklarını kurutursanız bir daha üretemezsiniz. İşte Anadolu’nun bu imkânı Allah’ın bize bir lütfudur. Anadolu dünyanın en zengin bölgesidir. Türkiye’nin imkânlarının kat ve kat üzerindedir. Yeter ki biz gözümüzü açıp, doğru projelerle Anadolu tarımının üzerine gidelim. Anadolu’dan istifade edebileceğimiz bitkisel tedavide, modern tıpta öyle bitkilerimiz var ki, bizim genetik kodda kaynaklarımız var ki, tüm dünyayı beslersiniz. Ama Türkiye bunun farkında değil inşallah evlatlarımıza bunu anlatacağız, topluma bunu televizyonlarda ben anlatmaya başladım.


MUCİT HİKAYELERİ

BİLİM İÇİN ÖLEN KADIN:

MARIE CURIE

“Her gün giydiğim bu elbisemden başka elbisem yok. Eğer bana yeni bir tane daha alma nezaketi gösterecekseniz, lütfen siyah renkte ve giyimi kolay bir şey alın ki, laboratuvarda da giyebileyim.” O, belki de bilim dünyasındaki erkek egemen yapıyı kıran tek kadın alim oldu. Üstelik bunu yaparken, bilimsel şöhreti ile kendi kulvarındaki erkek rakiplerini de ezip geçmişti. Üstelik başarısız olması durumunda öne sürebileceği onlarca mazeret varken o, hayata meydan okurcasına, karşılaştığı tüm zorlukları ekarte ederek, bilimin sihirli dünyasında hak ettiği yeri almıştı. Kim miydi bu kadın? Marie Sklodowska ya da bilinen adı ile Madam Curie! 1867’de Lehistan’ın (Polonya) Varşova şehrinde hayata gözlerini açtı. Hem annesi hem de babasının öğretmen olması, onu yaşıtlarına karşı avantajlı kılacaktı. Petersburg Üniversitesi’nde yüksek tahsil yapmış ve sonra Varşova’da fizik ve matematik dersleri vermeye başlamış olan babası Vladislav Sklodowska ve yine eğitimci annesi Madam Sklodowska sayesinde, kısa zamanda okumayı sökmüş, küçük yaşlarda fen ile tanışmıştı. Özellikle evlerindeki fen cihazları dolabı, Curie’nin bir numaralı eğlence kaynağıydı. Hafızasının kuvvetli olmasıyla da sınıfında dikkat çekiyordu.

44

Fizik derslerinde hocalarının kainattaki düzenle ilgili söyledikleri ve laboratuvarlarda yaptıkları deneyler,

genç bilimcinin şevkini artırıyor, onu daha fazlasını bilmek ve öğrenmek için kamçılıyordu. Marie gayretli çalışmalarının mükafatını çabuk gördü. Kısa zamanda başarısı ile adından söz ettiren bir öğrenci olmuştu. 26 yaşına geldiğinde, kendisi gibi bilime gönül vermiş Pierre Curie ile tanışacaktı. Pierre Parisliydi ve Marie ile tanıştığında iyi bir bilimsel kariyere sahipti. Çift 1895’te evlenince, Marie de artık Madam Curie olarak anılmaya başlayacak ve ikili tüm mesailerini bilime adayacaktı. Bu arada Röntgen, 1895 Kasımı’nda efsanevi X ışınları ile röntgen teknolojisinin temellerini atıyor, Henri Becquerel X Işınları ile floresanlanma arasındaki ilişkiyi araştırıyordu ama halen radyoaktivite zincirinde kayıp bir halka vardı. Bunu bulmak da Madam Curie’ye kısmet olacaktı.

Türkiye’nin ilk kadın kimyageri olan Remziye Hisar, Marie Curie’nin Sorbonne Üniversitesi’nde öğrencisi olup, Türkçe ve Fransızca çok sayıda kitap yayınlamıştır.


1904’te eşi Pierre Sorbonne’da öğretmenliğe başlarken, kendisi de Sevr’deki bir kız okulunda fizik öğretmenliği yapmaya başlamıştı. Her şey yolunda gibi görünüyordu, lakin bilmedikleri bir şey vardı; uğraştıkları alan olan radyoaktivitenin ölümcül yan etkileri. Çift radyasyondan kaynaklanan rahatsızlıklar geçirmeye başlamıştı. Radyumun zararlı etkileri yavaş yavaş kendini göstermeye başlamıştı. Pierre Curie’nin bir kaza sonucu ölmesi üzerine iki çocuğu ile dul kalan Marie, eşinin Sorbonne’daki öğretmenlik

MUCİT HİKAYELERİ

Curie’nin bedeni, maruz kaldığı aşırı dozdaki radyasyona dayanamadı ve kadınların bilim arenasındaki bu başarılı temsilcisi, 1934’te Fransa’nın Savoy şehrinde 67 yaşında hayata gözlerini yumdu. Kan kanserinden öldüğü tespit edilen bu bilim işçisi, ardında çilelerle örülü devasa bir bilimsel kariyer bırakmış ve Einstein’ın ifadesiyle “Bütün meşhur olmuş insanlar içinde, şan ve şöhretin bozmadığı tek varlık” olarak hatırlanmayı hak etmişti.

Radyumdan çıkan ışınların bazı tümörleri iyi ettiği ortaya çıkınca, kanser tedavisinde, soyadından ilham alınarak curieterapi (kemoterapi) olarak bilinen tedavi dönemi açıldı. Tarihi Değiştiren Bilginler - Ali ÇİMEN

45

İlk kez 1897’de Becquerel’in dile getirdiği (uranyum tuzlarının yaydığı ve sonraları radyoaktivite olarak adlandırılacak olan) ışın üzerine detaylı araştırmalara başlamıştı. Bir yıl sonra toryumun da bu ışınları yaydığını fark edince eşi Pierre ile bu konu üzerine çalışmaya başladılar. Bu arada Becquerel de boş durmamış iki farklı uranyum mineralinin daha aktif olduğunu keşfetmiş; bir takım çalışmalarla, polonyum ve radyum elementlerini elde etmişti. Temmuz 1898’de Curie çifti, yeni bir radyoaktif element olan uranyumun radyoaktif bozunmasından ortaya çıkan polonyumu bulduklarını açıkladılar. Bu arada maddenin adını da, Marie’nin anavatanı Polonya’dan esinlenerek koymuşlardı. Durmadılar ve Eylül 1898’de doğal radyoaktif element radyumu bulduklarını duyurdular. Bu gelişmeler üzerine Marie, 1903’te doktorasını vermiş ve Fransa’da ileri bilim alanında doktora unvanı alan ilk kadın olmuştu. Aynı yıl içinde eşi ve Becquerel ile birlikte, Nobel Fizik Ödülü’nü de alıyor ve tarihte Nobel Ödülü alan ilk kadın oldu.

görevini devraldı ve içinde bulunduğu tüm olumsuzluklara rağmen, inatla hayata sarıldı. 1908’de Sorbonne’daki ilk kadın profesör olarak, bir başka ilke imza atıyordu. Her ne kadar radyoaktivite bedenini yavaş yavaş esir almaya başlasa da, Madam Curie, kariyerinde devasa bir sıçrama daha yapacak, 1911’de radyum ve polonyumun keşfindeki rolünden dolayı, Nobel Kimya Ödülü’ne layık görülecekti. Böylelikle Madam Curie, tarihte iki Nobel ödülüne sahip ilk kişi oldu. Bunun ardında ise, bir elementin radyoaktif işlemlerden sonra başka bir elemente dönüşebileceğini göstermesi yatıyordu. Bu, kimya alanında yepyeni bir sayfa açılması anlamına geliyordu. 1914’te Paris Üniversitesi’nde kurulan Radyum Enstitüsü’nün başına getirildi. Radyum’un tıptaki önemine binaen, Birinci Dünya Savaşı boyunca X Işını teknolojisinin öğretilmesine ağırlık verdi; fizik tedavi uzmanlarına savaş ortamında radyoloji ekipmanını nasıl kullanacaklarını öğretti. Tabi bu arada yüksek dozda radyoaktif ışına da maruz kalıyordu.


İYİ FİKİR

VAY BE DEDİRTEN 9 İYİ FİKİR! EVİM EVİM AKILLI EVİM Konuşma kontrollü ve hafızalı ev otomasyonu HOMEY ile evdeki her şeyi konuşarak kontrol etmek çok kolay. İklimlendirmeden sevdiğiniz müziğe, istediğiniz TV kanalından perde kontrolüne kadar ev ile ilgili tüm kontrol, siz kapıdan içeriye girdiğiniz anda HOMEY tarafından otomatik bir şekilde gerçekleştirilir. Kısacası eviniz için yapmanız gereken her şeyi HOMEY yapar, konuşun yeter. MANGAL BİZİM İŞİMİZ

YENİ NESİL PAZAR ARABASI Hepimiz evimiz için alışveriş yapıyoruz değil mi? Özellikle merdivenli yollardan geçenler, evine çıkarken merdiven kullanmak zorunda olanlar için alışveriş poşetleri tam bir ıstıraba dönüşüyor. İşte bu ıstıraba son verecek olan yeni nesil pazar arabaları ile artık ağır poşetlerimizle merdiven çıkmak çok kolay!

Barbeküyü yapan, misafirlere sunan ve hem sohbetten hem de yemekten uzak kalanlara müjde! The Grazing Grill ile kendin pişir kendin ye! Klasik piknik masalarının tam ortasına ustaca yerleştirilen barbekü sayesinde hem herkes etini istediği kadar pişirecek hem de hiç kimse sohbetten uzak kalmayacak. PASAPORT ÇORABI

46

Yurt dışındayken pasaportunu, parasını, kimliğini, anahtarını otelde bırakmaya korkmayan var mı? Ya da eşyaları güvende olsun diye sırt çantalarını ters takanlar aramızda mı? Pasaport çorabı çıktı çıkalı bu endişeler bitti! Değerli neyininiz varsa koyun çorabınızın içine, çekin fermuarınızı, bakın keyfinize. İyi tatiller!


LIVEMAP

İYİ FİKİR

LiveMap, dahili navigasyon sistemi ve ses kontrollü ara yüzü ile bir yüksek teknoloji motosiklet kaskı. Kağıt haritalar ya da çeşitli navigasyon uygulamaları motosiklet kullanıcıları için oldukça konforsuzdu. Yol bulmak için mutlaka motosikleti durdurmak ve rotaya tekrar tekrar bakmak gerekiyordu. LiveMap’de iki 3000 mAh, smartsensörler, jiroskop, dijital pusula, mikrofon ve ses kontrolü için kulaklık bulunuyor. Motosiklet tutkunları LiveMap ile kesintisiz sürüş keyfini yaşayacaklar. PRATİK SUŞİ Suşi, pirinç sirkesi ve şeker ile tatlandırılmış haşlanmış pirinç (şari) üstüne veya içine balık, diğer deniz ürünleri veya sebze gibi malzemeler (neta) konarak servis edilen bir Japon yemeğidir. Son yıllarda ülkemizde sıkça tüketilen ve sevilen suşiyi evde hazırlamak artık çok kolay. Perfect Roll ismindeki bu alet ile kendiniz veya davetleriniz için son derece pratik bir şekilde suşi yapabilirsiniz. AKILLI VALİZ

YURT DIŞI TARİFELERİNE SON

Yola çıkarken havaalanına kadar aklımızdan geçen sorular tam da şöyle: Fazla bagaj yükü ödeyecek miyim? Valizim benden başka biri tarafından açılacak mı? Valizim kaybolur mu? Eyvah şarjım bitiyor! BlueSmart valiz ile bu sıkıntılarınız son buluyor. Valiz, kendi kendini tartabiliyor, cep telefonu yardımıyla kilitlenebiliyor ya da kilidi açılabiliyor, konumu izlenebiliyor ve hatta aygıtlarınızı şarj edebiliyor.

Strone Roam ile yurt dışı seyahatlerinizde küresel dolaşım ücretleri ödemeden, kendi cep telefonu numaranız ile tüm arama ve mesajları yanıtlayabileceksiniz. Yapmanız gereken şey, IOS veya Android sahibi akıllı telefonlarınıza gerekli uygulamayı indirmek, cihazı ev internetinize bağlamak ve sim kartınızı cihaza yerleştirmek. Siz uzaklarda iken bu akıllı cihaz tüm aramaları ve mesajları size yönlendirecektir.

ŞIK GÜNEŞ ENERJİSİ

Deniz Ece Cebeci

47

Bu şık tasarım, eviniz için akıllı izleme sistemine sahip olan ve güneş ışığını kullanmanıza olanak sağlayan güneş enerjisi sistemi. 4.6 kWh depolama kapasitesine sahip olan tasarım, temiz ve doğa dostu elektrik üretiyor. Özellikle elektrik kesintilerinde kurtarıcı olacağı kesin!


RADYO PROGRAMI TV PROGRAMI

GOssIP ÖNERİYOR

DÜNYAYI DEĞİŞTİRECEK

FİKİRLER

Radyo Kanal: NTV Radyo Program Adı: Dünyayı Değiştirecek Fikirler Program Saati: 15:20

Daha iyi bir dünya için hayal kurun, NTV Radyo’da yayınlansın! NTV Radyo’nun yeni başlayan programında, “Daha İyi Bir Dünya İçin” bir fikri olabileceğini düşünen bilim insanı - öğrenci sanatçı - gazeteci - memur ya da ev kadını herkese mikrofon tutuluyor, hayalleri soruluyor. Hayaller projelendirip anlatılıyor. Zamanda yolculuk hayali de var, çamur parkı hayali de. Bir buçuk dakikaya sığan hayaller NTV Radyo’da yayınlanıyor ve yayınlandıktan sonra podcast olarak web sitesine yükleniyor.

İCAT ET ZENGİN OL INVENT IT RICH TV Kanal: Discovery Science Program Adı: İcat Et Zengin Ol Yayın tarihi: Cuma - 21:30

48

“İcat Et Zengin Ol” programı Discovery Science’ta başladı. Programda Amerika Birleşik Devletleri’nin dört bir yanından gelen mucit müteahhitleri, mühendisleri ve marangozlarını izliyoruz. Bu mucitler gündelik hayatımızı iyileştirmek için inanılmaz ürünler icat etmek üzere yeteneklerini, zekâlarını ve bilgilerini kullanıyorlar.


Yazar: Cemal Yıldırım Yayınevi: Bilim ve Gelecek Sayfa Sayısı: 204

GOssIP ÖNERİYOR

KİTAP

BİLİMİN ÖNCÜLERİ

HOME DESIGN 3D Uygulama Adı: Home Design 3D Destekleyen Sistem: Apple - Android

Home design 3D ile konut tasarımı ve düzenlemesi hiç olmadığı kadar çabuk, hiç olmadığı kadar sezgisel! Hayallerinizin evini ister yeniden dekore ediyor veya düzenliyor, ister tasarlıyor olun, Home Design 3D sizin için hazırlandı. 2D olarak oda çizme, pencereler ve kapılar yaratma, serbest duvarlar ve ara duvarlar ekleme, duvar kalınlığı belirleme, nesne yerleştirme vb. gibi bir çok tasarım detayını uygulayabilirsiniz.

49

APPLICATION

Onlar, insanlığın gerçeği arayışında, düşüncesinin önündeki engelleri yıkıp geçtiler. Onlar, insanlığın evreni ve doğayı algılayışını kökten değiştirdiler. Onlar evrenin sırlarına ermemizi sağladılar. Onlar bizi atomun sırlarıyla tanıştırdılar. Onlar bilimi yarattılar. Bilimi yaratan öncü bilim insanlarının, yaşam öyküleri ve bilime kattıkları eklenerek oluşturulmuş bilim tarihi kitabı.


KONUK MARKA

TÜRKİYE’NİN BALIĞI DÜNYA MUTFAĞININ YILDIZI:

KILIÇLAR

A.Ş.’yi kurdum. Kılıç, yavru ve hasatlık balıkçılığın yanı sıra yem üretimi yapan, işleme ve paketlemenin ardından satışını gerçekleştiren, kendi ihtiyaçlarını kendi karşılayan, A’dan Z’ye tüm sürece hakim sektördeki tek entegre tesis haline geldi. Bu süreçte çok iyi profesyonellerle çalışma şansına sahip oldum ve onları Kılıç’a kazandırdım. Balıkçılık işimiz 25 yılda tam 1.600 kattan fazla büyüdü ve yıllık 50 bin tonluk kapasiteye ulaştı. Kılıç bugün sadece Türkiye’nin değil Avrupa’nın sayılı kuruluşları arasında gösteriliyor.

Bundan 26 yıl önce 1990’da Salih Adası’nda kurduğum işletmeyle su ürünleri sektörüne ilk adımımı atmıştım. Bu mütevazı tesisin kapasitesi, yıllık 30 ton çipura idi. Bodrumlu balıkçı bir aileden geliyorum. En iyi bildiğim ve en çok sevdiğim iş balıkçılıktı. Ama ben aile mesleğini bu sektöre yönelerek sürdürmek istedim. Çünkü denizlerdeki balıkların hızla tükendiğini gördüm. Aşırı avlanma ve çevre kirliliği pek çok doğal kaynak gibi denizleri ve balık stoklarını da mahvetti. Bu eğilim maalesef günümüzde de artarak devam ediyor. Balıkların yüzde 60’ı yok. Kalanların da 30-40 yıl içinde tükeneceği tahmin ediliyor. İnsanlar için en değerli protein kaynağı olan balıklar gözlerimizin önünde yitip gidiyor.

50

Bugün geriye baktığımda çok doğru bir kararla doğru bir girişim yaptığımı görüyorum. Kurduğum işletme hızla büyüdü ve sonunda daha kurumsal bir kimlikle ilerleme zorunluluğu doğdu. 1993 yılında Kılıç Deniz Ürünleri Üretimi İhracat İthalat Ticaret

Kılıç’ın başını çektiği su ürünleri sektörü, balığı sadece varlıklı kesimlerin tüketebileceği lüks bir gıda ürünü olmaktan kurtarmış, halka indirmiştir. Türk halkına ve ihracat yaptığımız 50’den fazla ülkenin halkına Kılıç güvencesiyle sağlıklı ve besleyici su ürünlerini ulaştırmaktan mutluluk duyuyoruz. Hayatını bu işin doğru dürüst yapılmasına adamış bir insan olarak halkımıza, annelere, babalara balığın önemini ve değerini hiç durmadan anlatmayı şahsi


Bir dünya şirketi olma yolunda ilerleyen Kılıç Deniz A.Ş, bugüne dek olduğu gibi, bundan sonra da gerek sektöründe, gerekse üye olduğu mesleki ve sivil toplum kuruluşlarında görev ve sorumluluklarını yerine getirecek, topluma ve ülke ekonomisine katkı sunmaya devam edecektir.

KONUK MARKA

Kılıç; Kılıç Ailesi, yöneticileri ve tüm çalışanları ile Akvakültür’ün gerçek bir sektör olmasına, ihracat yeteneği kazanmasına katkı sağlamış, getirdiği ileri teknolojiler ve yüksek çevresel standartlarla sayısız ilklere imza atmış, hizmetler vermiş, sektöründe lider, öncü ve örnek bir topluluk olmayı başarmıştır. Körfez Bölgesi’nin eski ve büyük bankalarından biri olan National Bank of Kuwait’in bir iştiraki olarak kurulan ve Ortadoğu, Körfez Bölgesi ile Türkiye’de yatırımlar yapan NBK Capital, hızlı ve istikrarlı büyüme çizgisi nedeniyle 2010 yılı sonunda Kılıç ile ortaklık anlaşmasına imza atmıştı. Geçtiğimiz yıl onlardan hisselerimizi geri aldık ve büyümemizi bu şekilde sürdürmeye devam ediyoruz.

Dünyada ve Türkiye’de sağlıklı beslenme yönünde gelişen bilinçle birlikte, su ürünleri sektörünün genel balık tüketimi içindeki payı da çok arttı. Sektörümüzün bu denli büyük bir hızla büyümesi, Kılıç Deniz olarak bize aydınlık bir gelecek vaat ediyor. Önümüzdeki dönemde de Anadolu’da ve denizaşırı ülkelerde yatırımlarımıza devam edeceğiz.

Orhan KILIÇ Kılıç Holding Yönetim Kurulu Başkanı

51

olarak da misyon edindim. Balık tüketimimiz henüz gelişmiş ülkelerin üçte biri kadar; o yüzden yapılacak daha çok iş var.


SIRA DIŞI MARKALAR Sıra dışı demek alışılmışın dışında olan, olağan dışı olarak ifade edilmektedir. Tabi bu noktada akıllara şu soru gelir “kime göre, neye göre?” Yaşadığımız ortam neticesinde belirli kalıplarda yaşıyoruz, alıştıklarımız sıradanken, farklı bir şey gördüğümüzde sıra dışı diyoruz. Ama ya sıra dışılar fazla olsaydı o zaman sıradan olmazlar mıydı? MARKA LOGOSU

KULLANILACAĞI MAL VE HİZMETLER “I LOVE MARKA MARKA’LARIN MARKASIYIZ” Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri… “ANNE EN GÜZEL MEYVE” Tarım ürünleri, bahçecilik ürünleri ve tohumlar, ormancılık ürünleri… “ABOOOV” Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri…

“PASTALAVİSTA” Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri… “OLAN VAR OLMAYAN VAR.COM” Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri...

“SEVDİKLERİNİZİ EŞİNİZİ ÇOCUKLARINIZI BES’LEYİN” Sigorta hizmetleri…

52

** Markalar, Türk Patent Enstitüsü tarafından yayınlanan resmi marka bültenlerinden alınmıştır.


YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİLERİNDEN

YERLİ

FORMULA ARACI

Yıldız Teknik Üniversitesi, Makine Teknolojileri Kulübü, YTU Racing Team tüm tasarımı kendilerine ait olan ve yurt dışında yapılacak yarışta ülkemizi tanıtacağı yeni aracı “YTR03 Karbosan”ı Beşiktaş Deniz Müzesi’nde yaptıkları bir lansmanla görücüye çıkardılar. “Geleceğin Mühendisleri Dünya ile Yarışıyor” sloganıyla tanıtılan yeni araç bir önceki modeline göre 40 kg daha hafif (245 kg) yapıldı. Karbon fiber gövdeye sahip aracın tüm parçaları öğrenciler tarafından tasarlanıp montajlandı. Ayrıca double wishbone süspansiyon sistemine sahip yeni araç 78 beygirlik motor gücüyle 0’dan 100 km’ye 4.1 saniye gibi kısa bir sürede ulaşabiliyor. Yarışlardan önce aracı test edenlerden biri de ünlü milli rallici Volkan Işık. Volkan Işık Arena’da yapılan son deneme sürüşleriyle birlikte 350 km mesafe yapılan araçta yarışlar öncesi son kalibrasyonlar ve ayarlamalar milli rallici tarafından test edilmiştir. Bu sene ilk defa iki yarışa birden katılacak öğrenciler “YTR03 Karbosan” ile yurtdışında yapılacak yarışlara iddialı gittiler.

53

ADVERTORIAL

Bu sene 14 Temmuz’da İngiltere’nin ünlü Silverstone ve 9 Ağustos’ta Almanyanın Hockenheimring pistlerinde düzenlenen yarışlara katılan YTU Racing ekibi, yarışmalarda 160’ın üzerinde takımla karşılaştı. Yarışlarda tüm mekanik ve performans testlerinden başarıyla ayrılan takımımız bu konuda ülkemizi yurtdışında temsil eden ve tüm testlerden başarıyla ayrılan ilk takım olma başarısını kazandı. YTU Racing ekibi 2015 senesinde katıldıkları yarışmada “En etkili iletişim stratejisi” ödülünü ülkemize getirme başarısını göstermişlerdi.


BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?

• Tükenmez kalem kapağında bulunan deliklerin hayati bir önemi var: Boğulmaları önlemek.

• Dünyanın ilk çalar saati çivili mumlardır. Çivilerin konumları ile erteleme yapmak bile mümkündür.

• Margarin ile plastiğin kimyasal formülü arasında yalnızca 1 atom fark vardır.

• Su şişelerinin üzerinde yer alan son kullanma tarihi, içindeki suyun değil şişenin son kullanımını belirtir.

54

• Arabalarda kullanılan yağlı soğutma sisteminin mucidi Fatih Sultan Mehmet’tir. İlk olarak Fetih’te dev topları soğutmak için kullanılmıştır.

• Bir iPhone’un tüm parçalarını 1991’de almak isteseniz yaklaşık 3.5 milyon dolar ödemeniz gerekirdi.

• İlk gerçek saç kurutma makinesi 19.yy sonlarına doğru Fransız kuaför Alexandre Godefoy tarafından icat edildi. • MR, radyo, lazer, alternatif akım, radar, x-ray, uzaktan kumanda ve elektrik motoru Nicola Tesla’nın 700 patentinden bazılarıdır.

• Goodyear firmasının ürettiği fermuarlı galoşlar sayesinde fermuar bugünkü ününe kavuşmuştur.

• Elektrikli diş fırçaları deniz altlarında görev yapan askerlerin sürekli konserve yemekten diş sağlığının bozulmasına çözüm olarak bulunmuştur.


Eskilerin “bu plastik çıktı kanserler arttı” şeklinde yorumladığı plastik, sağladığı kolaylıkların yanı sıra tesirleri de çok fazla olan, “hakikaten büyüklerin bir bildiği var” dedirten bir icattır. Görünmeyen zararı, görünen yararından çok fazla olan bu şey, 1862 yılında Alexander Parkers isimli bir mucit tarafından İngiltere’de üretilmiştir. Başlarda selülozdan yapılan bu madde, ısıtılarak yumuşak bir kıvama getiriliyor ve bir kalıba dökülüp soğutulduğunda, kaptan kalıbın şeklini almış olarak çıkıyormuş.

DÜNYANIN İLKLERİ

PLASTİK – 1862

MARGARİN – 1869 Margarinin bulunmasına ön ayak olan kişinin Napolyon olduğunu söylesek inanır mısınız? Kendisi donanmanın mutfağında kullanılmak üzere tereyağının dışında başka bir yağ bulunması için bir yarışma başlatmış. Bu yarışmaya Hippolyte Mege - Mouries isimli biri katılmış ve zaten başka da kimse katılmamış. Kendisiyle yarışan Mege - Mouries, 15 Temmuz 1869 tarihinde Paris’te bulduğu bu margarinin ödülünü Napolyon’dan almış.

SAÇ BOYASI – 1907 En çok kadınların “acaba kim bulmuş?” diyebileceği bir icat olan sentetik saç boyası, 1907 yılında Eugene Schueller isimli mucit tarafından bulunmuştur. Kendisi aynı zamanda L’oreal firmasının da kurucusudur. Sentetik saç boyası bulunmadan önce de kadınlar elbette saçlarını kök boyalarla, renk veren bitkilerle boyuyorlardı ancak bu işlemler bir hayli zahmetli olduğundan sentetik boyanın icadı sayesinde herkes istediği rengi seçip boyayabilir hale geldi.

JAPON YAPIŞTIRICISI – 1942

55

Japon yapıştırıcısı, bilimsel adıyla “siyanoakrilat” 1942’de Kodak laboratuvarlarında çalışan Dr. Harry Coover tarafından bulundu. Dr. Harry, aslında orduda dürbün merceği olarak kullanılmak üzere çok ince bir plastik geliştirmeye çalışıyordu. Ancak istediğini elde edemeyince formülünü rafa kaldırdı. Altı yıl sonra uçaklarda kokpit üst kapağı olarak kullanılmak üzere bir plastik üretmek için formülü tekrar ele aldı ve bu kez müthiş güçlü ve hızlı bir yapıştırıcı olan “siyanoakrilat”ı buldu. Birkaç yıl içerisinde japon yapıştırıcısının ünü tüm dünyaya yayıldı.


SATRANÇ TAKIMI TASARIM YARIŞMASI

2016

GÖSTER KENDİNİ

ANKARA TEMALI

Düzenleyen : Ankara Kalkınma Ajansı - Gökyay Vakfı Satranç Müzesi Web Adresi : ankaraka.org.tr E-posta : info@gokyaysatrancvakfi.org.tr YARIŞMANIN AMACI Ankara’nın tüm değerlerinin bölge, ülke ve dünya genelinde, turizme yönelik potansiyel kitlelere erişiminin sağlanması, Ankara içi turizmin canlandırılması, yerli ve yabancı turistlerin Ankara’nın tarihi, kültürel, geleneksel değerlerini tanımalarını, yaşatmalarını ve kayıt altına almalarının sağlanması, yarışmacıların ilgili alanda elde ettikleri birikimlerini özgün bir biçimde sunmalarını sağlayarak, üretkenliklerinin desteklenmesini sağlanması. ÖDÜLLER

YARIŞMA TAKVİMİ

Birincilik Ödülü : 7.500 TL. + Sertifika İkincilik Ödülü : 4.500 TL. + Sertifika Üçüncülük Ödülü : 2.500 TL. + Sertifika Mansiyon Ödülü : 750 TL. + Sertifika (3 adet)

Son Başvuru Tarihi : 30 Kasım 2016 Seçici Kurul Toplantısı : 9 Aralık 2016 Ödül Töreni Tarihi : Daha sonra bildirilecektir.

4. ZEKİ YURTBAY SERAMİK TASARIM YARIŞMASI

56

YARIŞMANIN AMACI “Zeki Yurtbay Tasarım Ödülleri” ile güzel sanatlar ve tasarımın teşviki; ilgili mesleklerin gelişmesi; katılımcıların rekabet gücü kazanmalarına uygun ortamın sağlanması, seramik sektörü alanında tasarımın öneminin vurgulanması; genç tasarımcıların desteklenmesi ve seramik sektörüne teşvik edilmesi amaçlanmaktadır.

Düzenleyen : Yurtbay Seramik Web Adresi : dogadansanatasentasarla.com

ÖDÜLLER

YARIŞMA TAKVİMİ

Birincilik Ödülü : 10.000 TL. İkincilik Ödülü : 7.500 TL. Üçüncülük Ödülü : 5.000 TL. Mansiyon Ödülü : 1.000 TL. (3 adet)

Son Başvuru Tarihi : 21 Kasım 2016 Jüri Değerlendirme : 2 Aralık 2016 Sonuçların İlanı : 6 Aralık 2016


MARKA BULMACA

42. sayıda yer alan bulmacayı çözüp info@gossipdergi.com adresine doğru cevapları gönderen katılımcılar arasından noter huzurunda yapılacak çekilişle 5 kişiye Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu’ndan adına imzalı kitap ve “GOssIP Kahve Keyfi Paketi” hediye edilecektir. Son Katılım Tarihi: 25 Kasım 2016

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

41. Sayının Cevapları

TADELLE

KAHVE DÜNYASI

LASSA

NİKE

ZİRAAT BANKASI

INSTAGRAM

FLORMAR

MAXIMUM

NUTELLA

SIGNAL

CASPER

DALİN

57

41. Sayının Kazananları Ece Dedeoğlu / ANKARA · Burçin Divrik / ANKARA · Ceyhan Önat / ANKARA · Mine Akkaplan / İZMİR · Zehra Akardaş / İSTANBUL


GOssIP NEREDE

#GOssIP NEREDE

GOssIP’i gördüğün yerde fotoğrafını çek, sosyal medyada paylaş, biz de sayfamızda paylaşalım.

@elifseert

@snmmergec @denizcbc

@furkan.ck

@gizmkrblt

@duy.gu

58

an @keremgokdum

#gossipnerede etiketiyle paylaştığınız fotoğraflar için teşekkürler!

@gggamzeggg


GOssIP 42  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you