Page 1

birKültür birSanat

Lopez ilk kez Türkiye’ye geliyor Dünyaca ünlü Latin şarkıcı Jennifer Lopez, 16 Kasım’da İstanbul’da vereceği konserle ilk kez Türk hayranlarıyla buluşacak.


Stallone’nin yası devam ediyor Geçen ay oğlunu kaybeden Amerikalı ünlü oyuncu Sylvester Stallone’nin senaryosunu yazdığı ancak oğlunun ölümü nedeniyle çalışmalarını yarıda bıraktığı “The Expendables 2” filmi gösterime giriyor.


Stallone, “The Expendables 2” (Cehennem Melekleri 2) filmine, 36 yaşındaki oğlu Saga’nın 13 Temmuz’da Los Angeles’ta hayatını kaybetmesinden bir gün önce dahil olmuştu. Ünlü aktör, filmin aynı zamanda başrolünü paylaşacaktı.

Randy Couture de, gelecek hafta Los Angeles’ta gösterime girecek filmin ekibinin Stallone’nin eksikliğini hissettiğini, onun hem ekran önünde hem de arkasında ekibin gerçek lideri olduğunu söyledi.

Ancak oğlunun ani ölümü üzerine çalışmalarına ara veren Stallone’den yas haberinin ardından halen açıklama gelmedi.

Oğlunun ölümünden sonra medya karşısına çıkmayan Stollone, hayranlarını endişelendirmişti. Basın sözcüsü, yıldız oyuncunun “yıkılmış” durumda olduğunu bildirmişti.

Filmin başrol oyuncularından Dolph Lundgren, Stallone için “Böyle birşey yaşanması çok acı. Yapılabilecek hiçbir şey yok. Bizim aklımızda olduğunu biliyor, dualarımız onunla” dedi. Karma dövüş sanatları uzmanı deneyimli aktör

ABD’li oyuncunun en büyük oğlu olan ve nasıl öldüğü hakkında bilgi verilmeyen Saga Moonblood Stallone, 1990’da yayımlanan “Rocky V” ve 1996’da yayımlanan “Daylight” (Gün Işığı) filmlerinde babasına eşlik etmişti.


Bob Hoskins sinemaya veda ediyor Usta oyuncu Bob Hoskins, geçen sene konulan parkinson teşhisi nedeniyle emekli olacağını açıkladı.

69 yaşındaki usta oyuncu Bob Hoskins, parkinson teşhisi konulduktan sonra oyunculuk kariyerine son verdiğini açıkladı.

ve sabit olamama gibi etkileri olan parkinson hastalığı teşhisi konulmuştu. Hastalığı üzerine menajeri, ‘‘Bob Hoskins, geçen sonbahar konulan par1987 yılında ‘Mona Lisa’daki kinson teşhisinden sonra oyunperformansıyla Oscar’a aday culuktan emekli olacağını siolan oyuncu, ‘muhteşem’ kari- zlere açıklamamı istedi. Onunla yerinden çok zevk aldığını ansenelerdir beraber çalışan cak artık ailesiyle vakit geçirmek muhteşem insanların ve onu istediğini açıkladı. seven hayranlarının hepsine teşekkür ediyor. Kendisi artık Boks efsanesi Muhammed Ali ailesiyle beraber emekliliğin ve oyuncu Micheal J. Fox gibi tadını çıkarmak ve özel hayatına Hoskins’e de geçen sonbasaygı istiyor’’ açıklamasını yaptı. har tedavi edilemeyen, titreme


Ntvmsnbc’nin haberine göre ‘The Long Good Friday’, ‘Mona Lisa’, ‘Brazil’, ‘Who Framed Roger Rabbit’, ‘Felicia’s Journey’ gibi birçok filmde oynayan yıldız, son olarak ‘Pamuk Prenses ve Avcı’ filminde karşımıza çıkmıştı. İngiltere’nin en büyük oyuncularından biri olmasına rağmen Hoskins, kariyeri boyunca başrol dışında oynamayı tercih etti.

2009 yılında yaptığı açıklamada, ‘’Oyunculuk şovmenliktir, hatta daha ciddi bir iştir. Oyuncuların hepsi birer şovmendir. Aynı ciddi bir Bruce Forsyth gibi..’’ diye konuşan ve şimdiye kadar seksenden fazla filmde oynayan Hoskins söyle devam etti: ‘’Bir gün evde otururken izlediğim filmin, oynadığım film olduğunu görünce şok olacağım’’


Saç teli Van Gogh’un mu? Hollandalı ünlü ressam Vincent Van Gogh’a ait ‘Still Life with Peonies’ isimli tabloda bulunan saç teli heyecan yarattı.

ÜNLÜ Hollandalı ressam Vincent Van Gogh’un ‘Still Life with Peonies’ adlı tablosunda kime ait olduğu bilinmeyen bir saç teline rastlandı. Çıplak gözle görülebilen saç teli, tablonun kalın boyasının altında gizli kalmış. Yeni fark edilen 20 cm uzunluğundaki kızıl saç teli, eğer ressama aitse Köln’de yaşayan tablonun sahibi Mark Roubrocks (44) mültimilyoner olabilir. Çünkü, saç telinin Van Gogh’a ait olduğu belirlenirse, tablonun fiyatı 50

milyon dolara çıkabilir. Tablo 1977’de Belçika’da bir tavan arasında bulunmuş, Mark Roubrocks’ın babası tarafından satın alınmıştı. Alman Bild gazetesine konuşan bir uzman, “Saç teli tablonun sahibine ait olmalı, yoksa bu kadar derinde olmazdı” dedi. Saç örneği dâhi ressamın mirasçılarından alınan DNA örnekleriyle eşleştirilecek.


Altın Portakal’da ustalar geçidi Altın Portakal’ın gelenekselleşen bölümlerinden “Ustaların Gözünden” bu yıl da dünya sinemasının usta yönetmenlerinin son yıllardaki yapımlarını 6-12 Ekim 2012 tarihleri arasında seyirciyle buluşturacak. Antalya Büyükşehir Belediyesi & Antalya Kültür Sanat Vakfı işbirliğiyle gerçekleştirilen 49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yıl Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması Jüri Başkanı usta yönetmen István Szabó’nun son yapımının yanı sıra, Michael Haneke, Abbas Kiarostami, Ken Loach ve Bernardo Bertolucci’nin son yapımlarını da sinemaseverlerle buluşturacak. Szabó’nun son filmi Altın Portakal’da 49. Altın Portakal’ın Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nda Jüri Başkanı olan István Szabó’nun son filmi “The Door”, birbirinden çok farklı iki kadın arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Oscarlı oyuncu Helen Mirren ve Martine Gedeck’in başrollerini paylaştığı filmin gösterimine de katılacak olan Szabó, Akdeniz Üniversitesi İletişim ve Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileriyle de bir araya gelecek.


Haneke’den Bertolucci’ye sinema şöleni Abbas Kiarostami’nin Japon oyuncular ile Japonya’da çektiği, eskortluk yaparak geçinen genç bir üniversite öğrencisi ile yaşlı bir müşterisi arasındaki ilişkiyi anlatan “Like Someone In Love”; Michael Heneke’nin, yaşlı bir çift üzerinden aşkın, evliliğin, yaşlanmanın, hastalığın ve ölümün anlamına yeniden bakan, 2012 Altın Palmiyeli filmi “Love”; Ken Loach’un, hayatlarının sonuna kadar rahat etmek için bir viski fabrikası soygununa girişen bir grup arkadaşın acı, tatlı, komik hikayesini anlatan “The Angel’s Share” ve Bernardo Bertolucci’nin dokuz yıl aradan sonra İtalyanca çektiği, Niccolo Amaniti’nin bir çocuğun büyüme hikayesini anlattığı aynı adlı romanından uyarladığı “Me and You”, “Ustaların Gözünden” başlığı altında Altın Portakal izleyicisi ile buluşacak filmler arasında yer alıyor.

The Door / Yön: István Szabó – Almanya, Macaristan- 2012

Altın Portakal’ın Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nda Jüri Başkanı olan István Szabó’nun son filmi birbirinden çok farklı iki kadın arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Yazar olan Magda ile ev işlerinde yardımcı olması için aldığı Emerce’nin trajik bir sonla noktalanan ilişkilerini ele alan filmin başrol oyuncuları Helen Mirren ve Martine Gedeck.


Like Someone In Love / Yön: Abbas Kiarostami - Fransa, Japonya - 2012

Dünya sinemasının ustalarından İranlı yönetmen senarist Abbas Kiarostami’nin 2012 Cannes Film Festivali’nde yer alan son filmi; Tokyo’da eskortluk yaparak geçinen genç bir üniversite öğrencisi ile yaşlı bir müşterisi arasındaki ilişkiyi anlatıyor.

Love / Yön: Michael Haneke - Fransa, Almanya, Avusturya - 2012

2012 Altın Palmiye ödüllü yapım, yaşlı bir çiftin üzerinden aşkın, evliliğin, yaşlanmanın, hastalığın ve ölümün anlamına yeniden bakıyor. Başrollerini; Kieslowski’nin “Kırmızı”sından hatırlayacağımız JeanLouis Trintignant ve Alain Resnais’nin Hiroşima Mon Amour’un yıldızı Emmanuelle Riva paylaşıyor. Yaşlı çiftin kızı rolünde ise yine Haneke’nin La Pianiste’inde de izlediğimiz Isabelle Huppert var.


The Angel’s Share / Yön: Ken Loach - İngiltere, Fransa, Belçika, İtalya – 2012

2012 Cannes Film Festivali’nden Jüri Özel Ödülü ile dönen yapım, hayatlarının sonuna kadar onları rahat ettirebilecek parayı kazanmak için bir viski fabrikası soygununa girişen bir grup arkadaşın acı tatlı ve komik hikayesini anlatıyor. Filmin senaristi Ken Loach’un uzun süredir birlikte çalıştığı Paul Laverty.

Me and You / Yön: Bernardo Bertolucci – İtalya - 2012

Niccolo Amaniti’nin bir çocuğun büyüme hikayesini anlattığı aynı adlı romanından uyarlanan filmde, 14 yaşında bir genç, ailesine kayak tatiline gideceğini söyler, ama tatile gitmek yerine evin bodrumunda saklanır. Sırrı, 25 yaşındaki üvey kız kardeşi tarafından keşfedilir.


Madonna’dan sahnede protesto Kızlar için dua ediyorum Madonna moskova konserinde ‘Like a Virgin’ şarkısını seslendirirken Pussy Riot grubunun kafasından çıkarmadığı balaklavayı (kar maskesi) giydi ve sırtına grubun ismini yazdı. Amerikan pop yıldızı Madonna, Moskova’da verdiği konserde yaptığı konuşmada 21 Şubat’tan bu yana tutuklu bulunan Pussy Riot punk grubu üyelerinin serbest kalması için dua ettiğini söyledi. Madonna, Olimpiiski Stadyumu’nu dolduran binlerce hayranın önünde; “Üç kız – Naria Alyohina, Nadejda Tolokonnikova ve Yekaterina Samutseviç, zannediyorum cesurca bir şeyler yapmış. Onların bunun bedelini ödediğini düşünüyorum. Onların özgür kalması için dua ediyorum.” dedi.

dans ediyordu. Bu kez sahneye grubun kafasından çıkarmadığı balaklavayla sahnedeydi. Sırtına bu kez grubun adını ‘PUSSY RIOT’ yazarak şarkısını seslendirdi.

Amerikalı şarkıcı Madonna, dünya turnesi kapsamında gittiği Moskova’da yaptığı açıklamalarla ülkede büyük yankı uyandırdı. Madonna, Batılı gazetecilere “Sansüre karşıyım ve kariyerim boyunca her zaman ifade özgürlüğünü savundum. Açıkça, Pussy Riot’un başına gelenler adaletsiz. Umarım 7 yıl hapisle cezalandırılmazlar. Sanat siyasi olmalıdır. Tarihe bakarsak, sanat her zaman toplumda olup biteni yansıtmıştır. benim için, sanatçı olmakla siyasi olmayı birbirinden ayırmak zordur” dedi. ’NO FEAR’ YERİNE ‘PUSSY RIOT’

Bir protesto gösterisinde dinsel nefreti kışkırtmak suçlamasıyla yargılanan Rus kadın müzik grubu için savcılık üç yıl hapis cezası talebinde bulundu.

ÜÇ YIL HAPİS CEZASI İSTENDİ

Maria Alyokhina, Nadezhda Tolokonnikova ve Yekaterina Samutsevich isimli genç müzisyenler, 21 Şubat’ta Moskova’da bir katedrale girerek, bir Hıristiyan duasını “punk duası” diye adlandırarak, komedi şeklinde seslendirmişlerdi.

Geçen hafta davaları görülmeye başlanan Pussy Riot üyeleri, kilise baskınından dolayı hiçbir Ünlü şarkıcı Madonna konser turnesi sorasında pişmanlık duymadıklarını dile getirmiş, “Yaptığımız efsane ‘Like Virgin’ şarkısını söylerken sahnede so- eylemden dolayı sadece inançlı Rusya halkından yunup arkasında ise büyük bir ‘NO FEAR’ yazısıyla özür diliyoruz.


KONSER Göksel Kuruçeşme Arena 10.08.2012 21:30

Türk pop müziğinin önemli kadın yorumcu ve şarkı yazarlarından ‘Göksel’, büyük ilgi gören son albümü ‘Bende Bi Aşk Var’la boğazın kıyısından Aşk’ı söyleyecek. 10 Ağustos Cuma akşamı, 15 yıl önce köpüklerin içinde “Sabır’’la tanıştığımız kızın bugüne kadarki hikayesini dinlemek için, Turkcell Kuruçeşme Arena’da buluşalım. Ne kadar: 1. Kategori - 66.00 TL (Tribün) 2. Kategori - 56.00 TL (Tribün) 3. Kategori - 50.00 TL (Sahne Önü Ayakta)

DJ Yahel Clinic Live Music Club 19.08.2012 22:00

Alternatif trans müziğinin dünya çapındaki en önemli temsilcilerinden biri olan DJ Yahel müzik dünyasına erken adım atanlardan. 1976 doğumlu İsrail asıllı Yahel ilk prodüksiyonunu henüz 16 yaşındayken gerçekleştirdi. Trans müziğin etkileriyle şekillenmiş olan yetenekli sanatçı fanlarının oylarıyla ‘’Dünyanın 45 No’’lu DJ’’i seçilen Yahel’in müziği Deep Trance (Derin-Trans) ve kulüp efektlerinden oluşuyor. DJ listelerinde yakaladığı başarının da ispatladığı gibi Yahel durmaksızın çalışmanın kariyerindeki başarıyı sürdürmekteki önemini biliyor.


İlhan İrem

İlhan İrem hayranlarına müjde Şarkıcı İlhan İrem, 22 Eylül’de İstanbul’da konser verecek.Türkiye’de ayrı bir hayran kitlesi bulunan İlhan İrem, sanat hayatının 39. yıl dönümünde sahne alacağı Turkcell Kuruçeşme Arena’da sevenleriyle buluşacak. Sanat yaşamına 24 albüm, 7 Altın Plak, sayısız ödüller, resim sergileri sığdıran İlhan İrem, hakkında yazılan kitaplar ve araştırmalarla, Türk müzik tarihinin en büyük efsanelerinden biri olarak kabul ediliyor.

Dead Can Dance

Dead Can Dance, yaklaşık 15 yıllık bir aradan sonra yeniden İstanbul’da. Yeni albümleri Haziran ayında yayınlanacak olan efsane grubun Avrupa turnesi 19 Eylül 2012 akşamı Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleşecek olan İstanbul konseriyle start alacak. 1981’de Lisa Gerrard ve Brendan Perry tarafından kurulan topluluk , çağdaş müzik formlarını Avrupa folk müziği, Ortadoğu ve Afrika tınılariyla birleştirerek eşi benzeri olmayan, biricik bir ses örgüsü inşa etti ve dünya çapinda geniş bir dinleyici kitlesi kazandı.


Jennifer Lopez İstanbul’a geliyor Lopez de İstanbul’a geliyor Dünyaca ünlü Latin şarkıcı Jennifer Lopez, 16 Kasım’da İstanbul’da vereceği konserle ilk kez Türk hayranlarıyla buluşacak. Ünlü popstar, geçen ay Panama’da başlayan “Dance Again” turnesi kapsamında Ülker Sports Arena’da sahne alacak. Her yaştan milyonlarca hayranı olan Lopez, görkemli bir sahne şovu sunacağı konserde, dünya listelerinde uzun süre ilk sırada kalan “On The Floor” şarkısının yer aldığı “Love” albümünün yanı sıra, sevilen parçalarını da seslendirecek. Yeni lanse ettiği interaktif web sitesi üzerinden, sevenlerini sahne arkası görüntülerini izlemeye davete eden Lopez, hayranlarına, konser bileti kazanma, özel röportaj ve resimlerine ulaşma şansı sunacak. Konserin biletleri, 6 Ağustos’ta satışa çıkacak. Müzik kariyeri boyunca 7 albüm çıkaran Jennifer Lopez’in albüm satışları, 1999 yılındaki parlak çıkışından bu yana dünya çapında 55 milyona ulaştı. 2001 yılında rol aldığı ve Amerika’da en çok izlenen film olan “The Wedding Planner” ile büyük bir başarı elde eden popstar, aynı yıl “J. Lo” albümüyle Billboard Top 200 listesinde ilk sıraya yerleşti.

birKültürbirSanat  

kültür sanat dergisi art and culture news

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you