Page 1

BİR ÖYKÜ-CÜK AŞK Şiirler söylenir, şiirler biter Biz bu sevdayı neresine sakladıktı sen ona bak da Kahverengi avuçlarına mı gözlerinin Tam oradan mı kahverengi yağan bir aydınlığa… Edip Cansever Hayat küçük bir öyküdür ve bu yaşadıklarımız romanları doldursa da, bizden bir tek “hikaye” kalır. Aşkın kalmasını isterdim, hikayemden geri. Romanlara yazılmak istenen ama hikayede kalan bir aşkın. Türküler gibi olsun dedim hikayem, unutulmasın, her gönülde bir iz bıraksın ama bir tek kişi anlasın. İmge dolu şiirdeki, bir sessiz imge gibi hikaye istedim, herkesin değil seven bir tek kişinin anladığı. Camların buharında biten çocukluk hikayesi de değil, ben, bir tek camın gördüğü bir hikaye istedim. Elini koy, ben ordayım dediğin o pencerenin sendeki camından görülmeyen o hikayeyi… Zin mumuyla dertleşirdi ya, ben de hayalinle dertleşiyorum şimdi. Hikayemizi anlatıyorum ona, sıcak bir çayla dinliyor beni. Sen çayı sevmezsin ama o seviyor. Biraz kızıyorum sana, o yine de gülümsüyor. Kızsan da kıyamazsın diyor. Ve ekliyor bu hikaye bunu hak etmedi… Senin aksine soru sormayı da seviyor, “neden” diyor? Ona anlatıyorum; Her şey, yalnızlığımın başkentinde, savruk hayallerle yürürken, yüreğime takılan bir sokak taşıyla başladı. “Aşk var mı ey aşk?” yazıyordu üzerinde. Aşkı aşka sormak da nesi diye düşünürken; seni, gözlerine sorarken buldum kendimi. Sonra sonbaharda düşen kahverengi yapraklar gibi düşüşümü hatırladım kahverengi gözlerine. Afallamıştım, çocuktum, korkuyordum, sen de… Seninle mavi yolculukların kırmızı tadında buluşmuştum. Sana kavuşmam geç kalmış özgürlüklere yapılan bir isyan gibiydi; sensiz geçen her ana, hüzün gömülü acı bir isyan. Yaşadığım her anı, senin sonsuzluğuna adamayı istemiştim. Şimdi olmasan da, bendeki bu sonsuzluğuna... Uyar’ın dediği geldi aklıma: “Seni sonsuz biçimde buldum, o biçimi almıştın.’’ hala öylesin. Artık ne gidersin ne de bitersin, sen olmasan da güzelsin. Çünkü sen bende böyleyken daha da güzelsin… (Hayalin sesli güldü burada) Bir Öykü-cük Aşk dedim ama sığmıyor yazacaklarım. Acılar, kederler, sevinçler, mutluluklar hepsini yazmak isterdim bu hikayemde, özellikle de sonunu... Ama bu hikayenin bir sonu yok. “Anılar anılar, belki hepsi bir kelime” demiş şairin biri. Evet, hepsi tek bir kelime. Ve bu yazı benden size bir kelime kalsın, bu kelimenin hikayesi bir tek benimle devam edecek… VAKKAS POLAT

8

(8) bir öykü cük aşk