Page 1

Liseli k›zkardefller bir araya geliyor 8 Mart’ın 100. yılında kadın dayanışması büyüyor.

Mart 2010 • Say› 2 • Fiyat›: 1 TL

AKP son ÖSS formülünü aç›klad› Katsay› hakk›nda yap›lan en ilginç aç›klamalardan birinin sahibi AKP’li YÖK Baflkan› Y. Z. Özcan: “Yeni ve eski sistem elma ve armut kadar farkl›”. Hesaplad›k formüle göre farklar›n toplam› Tayyip ediyor

Bizler bu ülkenin çocuklar›y›z. Yoksullu¤un, savafllar›n, eflitsizli¤in, ayr›mc›l›¤›n, bask›n›n olmad›¤› bir ülke yaratmak için kollar› s›vad›k. Hayallerle yola ç›kt›k. Gerçek olana kadar yürümeye devam edece¤iz.

Dikkat: Bu grup yüksek oranda radyasyon içerir. Karadeniz’in asi çocuklar› Marsis dergimize verdikleri röportajda “hayattan kopmadan mmüzi¤in içinde kayboluyoruz” dedi. Marsis hakk›nda tüm merak edilenler.

Sayfa 10’da

Sayfa 8_9’da

Endüstriyel futbolun yaratt›¤› fanatikler de¤il, renklerin kardeflli¤ini savunan taraftarlar›z. Sevinçlerin, mutluluklar›n, dayan›flman›n yafland›¤› tribünlerin varolmas›d›r aslolan.Tak›m ruhuna sahip ç›kal›m.

Sayfa 14’de

Marsis’le röportaj

Nas›l bir ülke istiyoruz?

‹syan›n taraftarlar›y›z

Yeni konularla sizlerle beraber


Liseli Genç Umut Dergisi Sahibi ve Sorumlu Yaz› ‹flleri Müdürü: Ali Tosun Yay›n Türü: Yerel Süreli Adres: Tomtom Mah. Örtmealt› Sok. No:6/B Beyo¤lu/‹STANBUL Tel-Fax: 0212 245 91 55

Dergimiz hakk›nda tüm elefltiri ve önerileriniz için mail adresimiz: iletisim@gencumut.org

Bas›ld›¤› Yer: Star Medya Yay›nc›l›k A.fi. Mehmet Akif Mah. ‹nönü Cad. Bas›n Expres Yolu Star Sok. No:2 ‹kitelli/ ‹STANBUL Tel: 0212 448 82 62

‹lk raundu biz kazanaca¤›z Ne katsay› de¤iflikli¤i ne yeni ÖSS formülleri gelece¤imizi elimizden almaya yetebilir. ‹lk raundu kazanmak için daha cüretkar›z! Tekel iflçilerinin eylemi 78 gün boyunca Ampul Tayyip’in tehdit ve direnifli bitirme çabalar›na ra¤men devam etti. Tekel iflçileri gelecekleri için AKP ile girdikleri müsabakadan birinci raundu kazanarak bir ad›m öne ç›kmay› baflard›. Liseliler direnifle hep destek oldular. 1 Nisan’da tekrar toplanmak üzere ayr›lan iflçilerin yan›nda olmaya devam edecekler. ‹zmirliler do¤ruca Tarifl direniflindeki iflçilerin yan›na giderek, Mufllular AKP’li Bakan Abdülkadir Aksu’ya yumurta atarak mücadeleye her yerde devam edeceklerini göstermifl oldu. Tekel iflçileri bir yandan insanca yaflam için verdikleri mücadelede önemli bir kazan›m elde edip herkese nas›l mücadele edilmesi gerekti¤ini gösterirken bir yandan da ‘bu memleketten HALKTAN bir fley ç›kmaz’ diyenlerin önyarg›lar›n› tuzla buz etti. Art›k iflçiler, liseliler, üniversiteliler k›sacas› haklar› gasp edilen herkes için hiçbir fley eskisi gibi olmayacak. AKP de bunun fark›nda çünkü ipli¤i iyice pazara ç›km›fl durumda. Art›k hiç kimse AKP’nin gericili¤ine, zamlar›na halk düflmanl›¤›na tahammül edemiyor. ‹flte bu yüzden AKP art›k daha fazla sald›rmaya, yoksullaflt›rmaya ve insan hayat›yla oynamaya çal›flacak. Geçti¤imiz günlerde yaflanan 50’den fazla insan›n yaflam›n› yitirdi¤i Elaz›¤ depremi hakk›nda suçu kerpiç evlere atarak yoksullar›n can vermesini adeta film izlermifl gibi izleyen Am-

Bu say›m›zda büyütecin hedefinde bir gerici var. Birço¤umuz için tan›d›k bir isim O. Cüppeli Ahmet Hoca gerçek ad› Ahmet Mahmut Ünlü. ‹smail A¤a cemaatinden olan Cüppelinin ana üssü ‹stanbul Fatih. Youtubedaki videolar› izlenme rekorlar› k›ran, vaaz kasetleri yok satan cüppelinin en önemli özelli¤i vaazlar›n› ‘esperi’leriyle süslemesi. Stand up gösterilerini and›ran vaazlar›yla anlatt›¤› ak›l al-

2 www.gencumut.org

pul Tayyip ifl bölge halk›na TOK‹’nin binalar›n› satmaya gelince en önde durdu. ÖSS’niz de YGS, LYS’niz de Yerin Dibine Gelece¤imiz Ellerimizde Liseliler olarak gelecek kayg›s›n› en çok hissetti¤imiz duraklar›n bafl›nda geliyor üniversiteye girifl s›navlar›. S›nava girenlerin özel okullar ve dershaneye gidenler gibi çok küçük bir dilimi üniversiteyi kazanabiliyor. Gerçi üniversiteye gidebilenlerimiz içinde öyle parlak bir gelecek yok. Her 5 üniversite mezunundan 2’si iflsiz kal›yor. ‹lk hamlesini soru ve s›nav say›s›n› artt›r›p bizi dershaneye daha fazla mahkûm etmeye çal›flan AKP’nin YÖK’ü ikinci hamlesinde ise umdu¤unu bulamad›. Liselilere “art›k endiflelenmeyin, gelece¤iniz teminat›m›z alt›nda” diye seslenen YÖK her gün yeni bir formül getirdi¤i katsay› ve ÖSS de¤ifliklikleri ile daha da rezil duruma düflüyor ve bizlere sadece

maz fleyleri flirin gösterme aray›fl›nda Cüppeli. Birçok insan düflüncelerini be¤enmese de komik buldu¤u için videolar›n› takip ediyor bu gericinin. Asl›nda böylece saçmal›klar yayg›nlafl›yor, bir gerici pop star havas›yla toplum önüne ç›kar›l›yor. Medya kurulufllar›n› onu düzenli olarak ne kadar komik oldu¤una iliflkin haberler yap›yor. Ama bu haberler onun gerçek yüzünü göstermekten çok uzak.

geleceksizlik vaat ediyor. Katsay›lar›n kald›r›l›p ‹HL'lerin önünü açarak gericili¤i yayg›nlaflt›rmay› hedefleyen karar›n Dan›fltay’dan dönmesi üzerine s›nava say›l› günler kala nas›l bir s›nav yap›laca¤›n› hala aç›klanmad›. Bu belirsizlik ise biz liselilerin kayg›s›n› daha da artt›r›yor. Ancak umudumuz yaflad›¤›m›z kayg›y› bast›racak kadar büyük. Çünkü bugüne kadar çok fley biriktirdik. Her Haziran’da binlerce liseli olup hesap sorduk gelece¤imizi çalanlardan. fiimdi onlar bizlerin gelece¤ini çalmak için haz›rlan›yorsa bizler de gelece¤imiz için yapt›klar› her görüflmede, bulunduklar› her yerde hesap sormak için dikilmeliyiz karfl›lar›na. ‹lk raunt 11 Nisan’ da. O tarihe kadar hiçbirine yolda rahat yürümek yok. Çünkü biz Gelece¤imiz için birlik oluyoruz. Daha fazla genç dergi, daha fazla isyanc› Dergimizin ilk say›s›nda liseli

Cüppelinin birkaç vaaz›ndan al›nt› yapt›k. Bu sat›rlar› dikkatlice okuyal›m ve soral›m. Cüppeliyi nas›l bilirsiniz? Komik mi? ‹¤renç mi? •“Faiz yuvalar›, o gece ne oteller indi... Hep merkezlere vurdu. 70 fahifle bir otelde, ç›r›lç›plak…” (1999 depreminin ard›ndan) •“18 yafl›na kadar gelinlik k›z çocuklar› nas›l gidecek bu okullara. Hangisinin midesi bunu al›yor” (Tür-

arkadafllar›m›zdan oldukça olumlu tepkiler ald›k. ‹letiflim adreslerine gelen maillerden, bire bir yapt›¤›m›z sohbetlere kadar neredeyse bütün liseli arkadafllar›m›z, dergimizin liselilerin gündemini çok iyi yans›tt›¤›n›, dergide kendisinden bir fleyler bulduklar›n› ve bir sonraki say›y› dört gözle beklediklerini söylediler. Bu ise bizlerin heyecan›n› ve iste¤ini daha da artt›rd›. fiimdi dergimizin yeni say›s›nda kendimize yeni hedefler, daha büyük iddialar koymam›z gerekiyor. Dergimizi daha fazla Genç Umut okuru ile buluflturmak hedeflerimizden biri. Dergiyi ulaflt›rd›¤›m›z arkadafllarla 3 ya da 5 kifli de olsak toplant›lar yapmak, dergimize öneri gelifltirmek, Genç Umut’u yayg›nlaflt›rmak bir di¤er önemli hedefimiz olmal›. Çünkü dergimiz bizlerin en önemli örgütlenme araçlar›ndan biri. ‹lk say›m›zda sadece biraz cüret edip on dakika okul ç›k›fl›nda bekleyerek onlarca liseliyi Genç Umut’la tan›flt›rd›k. Bu örnekleri ço¤altmak bizim elimizde. Bunun yan›nda okullar›m›z› ve bulundu¤umuz her yeri birlikte üretece¤imiz etkinliklerle (tiyatro, film gösterimleri müzik dinletileri vs.) paylafl›m›m›z› artt›racak alternatif mekânlara dönüfltürmeliyiz. Bu sayede yaflad›¤›m›z her yeri daha kolay de¤ifltirebiliriz. Bu sayd›klar›m›z sadece yap›labilecek olanlara küçük bir örnek. Bundan sonras› tamamen biz Genç Umut’çular›n umutlar› ve hayal güçleriyle gerçekleflecek.

ban yasa¤›n› elefltiriyor) •“Doktorlar mecburen yüzme sporu vermifllerdir. Yüzme sünnettir. Biz kar›fl›k denizlerde, havuzlarda yüzemiyoruz. Sitelerin havuzuna giremiyoruz, erkek kad›n kar›fl›kt›r. Erkek havuzuna da giremiyoruz, çünkü avret yerleri aç›kt›r. Bu sefer eve mecburen yüzme havuzu yap›lm›flt›r.” (Malta’da Jet-skiyle gezmesini ve evindeki havuzu anlat›rken)


Katsay› de¤iflmifl, flafl›rd›n›z m›? AKP’nin katsay› konusundaki Ali-Cengiz oyunlar› rezaletin bir di¤er ad›. Al›nan hiçbir karar biz liselilere güven vermiyor. E¤itim eflit ve paras›z olana kadar da vermeyecek Katsay› meselesi bir ileri iki geri ilerlerken AKP’li YÖK’ün baflkan› Yusuf Ziya Özcan meseleye dahiyane fikirleriyle getirdi¤i bak›fl aç›s›yla sorunu derinlefltirmeye devam ediyor. Bizde plan çok diyen Özcan’›n sepetinden ç›kard›¤› “eski sistem ve yeni sistem elmayla armut gibi birbirinden çok uzak” demecine karn›m›z tok diyoruz öncelikle. Bizde ne elmay› ne armudu yiyecek hal kalmad›. A¤z›m›z›n tad› epeyce kaçt›. Dan›fltay’›n YÖK’ün katsay› karar›n› reddetmesinin ard›ndan Yusuf Ziya hemen yenisini öneriverdi. A, B, C, D planlar› aras›ndan ç›kard›¤› “bu sefer çarpmayal›m, toplayal›m” projesini “mevzuata uymad› unutun o dedi¤imi” diyerek rezilli¤i bir diz boyu kadar daha uzatt›. AKP’nin, YÖK’ü tüm olanaklar›yla seferber etme çabas›n› anlamak güç de¤il. Geçti¤imiz say›da da söylemifltik. AKP aç›kça ‹mam Hatip Liseleri’nin önünü açarak gericili¤i yayg›nlaflt›rmak istiyor. Hem de bunu eflitlik ve özgürlük laflar›n›n arkas›na s›¤›na-

rak yap›yor. Ancak her aç›klamalar›, her ad›mlar› rezaleti kat be kat artt›r›yor. Katsay› karar›na güvenen yüzlerce meslek liseli dershanelere yaz›lm›flt. Tabi paralar da dershane patronlar›n›n ceplerine dolmaya devam ediyor. YÖK’ün eski proje katsay›da tutmay›nca “yatay geçifl yönetmeli¤i” ile üniversitede bölümler aras› geçifller esneklefltirmeye çal›fl›yor. Böylece üniversiteye bir flekilde girebilen ‹mam Hatipliler bu yönetmeli¤e dayanarak istedikleri bir bölüme geçecekler. AKP’nin istedi¤i gibi yetifltirilen “kadrolar›n›n gençli¤i” ülkenin her kademesinde yer alacak. Ön kap› olmay›nca arkay› deneyen YÖK gerçekten ma¤dur olan meslek liselileri alet ederek gericili¤in önünü açmak istiyor. E¤itim bu eflitsizlikler üzerine kurulamaz. Ne katsay› de¤ifliklikleri ne yeni yönetmelikler bu sorunu çözemez. Aç›k ve net söylüyoruz ki katsay›lar kald›r›lmal›, imam hatip liseleri kapat›lmal›d›r. Hiçbir liseli ma¤dur edilmemeli e¤itim paras›z, eflit ve nitelikli sa¤lanmal›d›r.

ÖSYM Baflkan› kaçamad› 12 fiubat cuma günü saat 13:30'da ‹zmir’de Yaflar Üniversitesi'nin Selçuk Yaflar Kampüsü'ne gelen ÖSYM Baflkan› Ünal Yar›ma¤an Genç Umut taraf›ndan protesto edildi. 13:00 da bafllayan konferansta Ünal Yar›ma¤an, yeni s›nav sistemini konu alan bir konuflma yapt›. Çok say›da liselinin ve velinin bulundu¤u konferans Genç Umut'çular taraf›ndan protesto edildi. E¤itimin paral› ve niteliksiz olmas›ndan, ÖSS yüzünden intihar eden ö¤rencilerden bahseden liselileri salon coflkuyla alk›fllad›. Sözü s›k s›k alk›fllarla kesilen Yar›ma¤an, "E¤er bu s›nav

ÖSS yap›lan de¤ifliklikler hakk›nda s›nava yak›nda girecek olan 12. s›n›f ö¤rencisi Deniz Baser ve 9. s›n›f ö¤rencisi Hazal Pulat ile bir söylefli gerçeklefltirdik.

olmasayd› e¤itim çok daha paral› halde olurdu" diyerek kendini savunmaya çal›flt›. Özel güvenlik güçlerinin "Ampul Patlas›n, ÖSS-YGS-LYS'niz Bats›n" yaz›l› pankart› tutan ö¤renciyi d›flar› ç›karmaya çal›flmas› üzerine Genç Umut'çular "‹flte sizin demokrasiniz bu!" diyerek salonu terk ettiler. .

Üst geçit gelmezse s›ra kimde? ‹stanbul Bahçelievler Kemal Haso¤lu Lisesi’nde ö¤renim gören 3 ö¤renci, okul ç›k›fl›nda karfl›dan karfl›ya geçerken tramvay›n alt›nda kald›. Ö¤rencilerden 2’si hayat›n› kaybetti. Olaya öfkeli liseliler, hayat›n› kaybeden arkadafllar› için yap›lan cenaze töreninde Bahçelievler Kaymakam›’na ‘s›ra hangimizde’ diyerek tepki gösterdi. Li-

Arkadafl›m›za sorduk

selilerden baz›lar›, cenaze s›ras›nda fenalafl›rken, ö¤retmenlerin gözyafllar›n› tutamad›¤› görüldü. Cenazeden sonra birlikte ç›kan liseliler ve veliler ''Hepimiz kardefliz'', ''Susma sustukça s›ra sana gelecek'' sloganlar›yla Mehmet Akif Ersoy Caddesi’ni ve tramvay yolunu oturma eylemi yaparak trafi¤e kapatt›.

GU: Üniversiteye girifl s›navlar›na haz›rlanan bir lise ö¤rencisi olarak gelece¤ini nas›l görüyorsun ve s›nav sisteminin hala aç›klanmam›fl olmas› seni rahats›z ediyor mu? Deniz: Üniversite okumak biz lise ö¤rencilerinin önüne tek flans›m›zm›fl gibi konuluyor. Üniversite okuyunca sanki her fley çok iyi olacakm›fl gibi. Ailelerimizde böyle düflünüyor ve her geçen gün paral›laflan e¤itime karfl›n okutmaya çal›fl›yor bizleri. Bunun sonucunda ise ister istemez stres oluyoruz. Ama üniversiteye girsek de çok bir fley de¤iflmeyecek. Üniversite okuyup iflsiz kalan milyonlarca insan var. Aç›kças› gelece¤imi pek parlak görmüyorum. Zaten kendileri de her gün yeni bir karar al›p duruyor. Daha nas›l bir s›nava girece¤imizi dahi bilmiyoruz. Bu da gelece¤e dair umutlar›m›z› iyice azalt›yor. Hazal: De¤iflen s›nav sisteminde üniversite dershaneye gidemeyen ö¤renciler için hayal oldu. Daha lise 1’de dershaneye gitmek zorunda kal›yoruz. Okuldaki e¤itim bir fley katm›yor. Dershaneler ise paras› olana var. Zaten planlanan yeni s›nav sisteminde bizleri 9.s›n›ftan dershaneye göndermeye çal›flacaklar. Bu yüzden sürekli s›nav sisteminin de¤iflti¤ini düflünüyorum. Zaten üniversiteye girsek de ifl bulabilece¤imizden flüpheliyiz. Gelece¤imizi çal›yorlar. Gelece¤imizi onlara b›rakmayaca¤›z.

Bir soru bir cevap YGS Soru: YGS'de puanlama, kaç puan üzerinden yap›lacak. Kaç tür puan olacak ve baraj puanlar› kaç olacak? Cevap: Puanlar›n en küçü¤ü 100, en yükse¤i ise 500 olacak. 3 tür taban puan olacak. Taban Puan›-1'de 140 puan baraj›n› aflanlar ön lisans ve aç›kö¤retim progmlaran› tercih edebilecekler. Taban Puan›-2'de 180 puanla ikinci aflama s›navlar›na yani LYS'ye kat›lma hakk› elde edilecek, Taban Puan› 3'te 180 baraj›n› aflanlar da birinci aflama s›nav› yani YGS puan›yla ö¤renci alan 4 y›ll›k lisans programlar›n› tercih etme hakk› kazanacaklar. Yani geçen y›l SÖZ-1, SAY-1, EA-1 puan›yla ö¤renci alan programlara girebilecekler.

www.gencumut.org 3


Tekel’de ilk raunt iflçilerin

Tekel iflçilerinin 78 günlük Ankara direniflinde, Dan›fltay’›n 4C’ye baflvuru süresi olan 30 günün yürütmesini durdurmas› ile birlikte, hukuki bir kazan›m elde edilmifl oldu ve mücadele yeni bir evreye girdi. Direniflin

ilk haftalar›nda kurulan çad›rlar kald›r›ld›. Tekel iflçileri direnifli büyütüp 1 Nisan’da Ankara’da buluflmak üzere memleketlerine döndüler. Güvenceli ifl ve güvenli gelecek için AKP’ye karfl› onurlu direnifllerini yafla-

d›klar› yerlerde büyüterek ve yayg›nlaflt›rarak genel bir direniflin öncüsü olacaklar . Biz bu direniflten çok fley ö¤rendik. So¤u¤u, kara k›fl›, Ampul Tayyip’in hakaretlerini bofla ç›karman›n tek yolunun birbirine kenetlenmenin gücüyle oldu¤unu gördük. Tekel çal›flan› a¤abeylerimiz, ablalar›m›z haklar›m›z için mücadele etmenin önemini bir kez daha kan›tlad›lar bize. Ankara sokaklar›nda kimi zaman beraber halay çektik onlarla, kimi zaman sabaha kadar nöbet tuttuk, sohbet ettik. Mücadelelerimiz birlefltikçe, paylaflt›kça büyüyecek. Hava ne kadar so¤uk puslu da olursa olsun AKP’ye karfl› mücadele Türkiye’nin her yerinde devam edecek.

AKP’den TEKEL’den rahat yok

Liseliler Tekel iflçilerini yaln›z b›rakmad› Tekel iflçilerinin günler süren direniflinde liseliler onlar› hiç yaln›z b›rakmad›. 20 fiubat’ta Ankara’ya giden onlarca Liseli Genç Umut’çu kendi illerinde, liselerinde dayan›flma eylemleri yapt›lar. “Tekel ‹flçisi Ö¤retiyor Ö¤renciler Ö¤reniyor” pankart›yla Samsun Nam›k Kemal Lisesi önünden bafllayan yürüyüfle polis engel olmak istese de yaklafl›k 80 kiflinin kat›ld›¤› eylem yap›lan bas›n aç›klamas› ile sona erdi.

Bursa Liseli Genç Umut birçok kitle örgütünün kat›ld›¤› eylemde “Ampule Karfl› TEKEL Tek Yumruk” pankart›yla direnifli sahiplendi. Zafer Dershanesi’nden bafllayan yürüyüfl Famora Meydan›’nda son buldu.

AKP Mufl il baflkanl›¤›n›n Türkiye Buluflmalar› Konferans›’na kat›lmak üzere Mufl’a giden AKP genel baflkan yard›mc›s› Abdulkadir Aksu Tekel iflçileri taraf›ndan yumurtalarla karfl›land›. Mufl Valili¤i’ne ard›ndan da belediyeye geçen Aksu’yu burada Tekel iflçileri açt›klar› pankartlar ve sloganlar ile karfl›lad›. AKP ve Aksu’ya öfkelerini dile getiren iflçilerden baz›lar› Aksu’ya yumurta att›. Daha önce de Malatya’da Devlet Bakan› Recep AKDA⁄’› TEKEL iflçileri yine yumurtalarla karfl›lam›fllard›. Gördükleri her yerde yumurtalar›n› eksik etmeyen, k›zg›nl›klar›n›, Ampul Tayyip’in halk düflman› yüzünü unutmad›klar›n› gösteren TEKEL iflçileri Ankara’da ki direnifllerini devam ettiriyor, AKP’den hesap sormaya devam ediyorlar.

Ka¤›thane Profilo ATL ve AML'nde, 24 fiubat'ta,okul kantininde bir araya gelen ö¤renciler 1 dakika boyunca alk›fllarla TEK'EL olup, Tekel iflçilerinin mücadelesine sahip ç›kt›lar.

Artvin’de Tekel direnifliyle dayan›flma eylemi yapan Liseli Genç Umut ve Ö¤renci Kolektifleri kendilerini AKP ‹l Baflkanl›¤› binas›ndan gözetleyen daha önce de Artvin Endüstri Meslek Lisesinde sürekli Genç Umut’çu ö¤rencileri tehdit eden bir memuru sobelediler.

Ulafl›m zamlar›n› geri çektirdik! AKP’li ‹stanbul Büyükflehir Belediyesi taraf›ndan 16 Kas›m 2009 tarihinde metrobüs ücretlerine yap›lan zamm› Liseli Genç Umut, Halkevleri ve Ö¤renci Kolektifleriilk günden itibaren kabul etmemifl, turnikelerden atlayarak ücretsiz ulafl›m haklar›n› kullanm›fllard›. Bu zamlara karfl› Halkevleri’nin açm›fl oldu¤u davayla

4 www.gencumut.org

birlikte mahkeme yürütmeyi durdurma karar› alm›fld›. AKP’li Kadir Topbafl’›n karara yapt›¤› itiraz reddedildi. 8 fiubat Pazartesi günü Kadir Topbafl zamm› geri çekmek zorunda kald›, böylece metrobüsün eski tarifesi yürürlü¤e girmifl oldu. Bir kez daha görmüfl olduk ki; Hak verilmez al›n›r, zafer sokakta kaza n›l›r!

AKP demek, iflsizlik demek Türkiye ‹statistik Kurumu’nun 2009 sonuçlar›na göre, Türkiye genelinde iflsiz say›s› bir önceki y›l›n ayn› dönemine göre 860 bin kifli artarak, 3 milyon 471 bin kifliye yükseldi. ‹flsizlik oran› da bir önceki y›la göre 3 puan art›flla %14 oldu. Herhangi bir sosyal sigortaya sahip olmadan çal›flanlar›n(güvencesizlerin) oran› ise 0,3 puanl›k art›flla yüzde 43,8 olarak gerçekleflti. Genç nüfustaki iflsizlik oran› ise %25,3. Yani her dört gençten biri iflsiz. Her defas›nda ekonominin iyiye gitti¤ini söyleyen Tayyip Erdo¤an’› rakamlar yalanl›yor. Kendi servetlerini milyon dolarlarla aç›klayan Tayyip Erdo¤an ve AKP kurmaylar›, söz konusu bizler olunca daha fazla iflsizlik ve daha fazla geleceksizlik diyor.


FOTO⁄RAFLARIN D‹L‹NDEN

Elaz›¤’da meydana gelen 6,0 büyüklü ¤ündeki depremde 50’den fazla insan hayat›n› kaybetti. Tayyip ise suçu belediyeler

yerine yoksulluktan yap›lan kerpiç evlere yükledi. fiimdi depremzedelere TOK‹’den ev sat maya çal›fl›yor .

Foto¤raf Diyarbak›rspor-Bursaspor maç›n dan. Kürt sorununda yap›c› ad›mlar›n at›lamamas›, gerilimin büyüdü¤ünü göteriyor.

Kanada'n›n Van couver flehrinde dü zenlenen 2010 K›fl Olimpiyatlar›'n›n yap›ld›¤› alan›n hemen yan›nda çad›rda yaflayan insan lar, ›fl›lt›l› organizasyonlardaki madal yonun di¤er taraf›n› ortaya seriyor..

Artvin’in Yusufeli ilçesine ba¤l› Yaylalar köyünde tarladan dönen kad›nlar, derenin üstündeki ilkel köprüden düflmemek için elele tutuflarak karfl›ya geçiyorlar. Hayat›n her alan›nda kad›n dayan›flmas› sürüyor.

Bal›kesir’de meydana gelen grizu patlamas› sonucu bir iflçi hayat›n› kaybederken 7 iflçi zehirlendi. Patronlar›n köle gibi çal›flt›rd›¤› maden iflçilerinin hepsi güvencesiz.

www.gencumut.org 5


Bizi yok sayanlara ‹SYAN ED‹YORUZ Biz liselilerin birden çok ortak noktas› var. Hareketliyiz, canl›y›z, yerimizde duram›yoruz içimiz k›p›r k›p›r. Tabi ki bu sayd›klar›m›z ortak noktalar›m›z›n tamam› de¤il listeyi fazlas›yla uzatmak mümkün. Örne¤in, kenar mahalle lisesine gidenimizle daha gözde bir liseye gidenimizi düflünelim. Hepimiz okullar›m›zda paral›, gerici bir liseyle karfl›lafl›yor ve gelecek kayg›s›n› fazlas›yla yafl›yoruz. Ancak kenar mahalle liselerinde okuyanlar›m›zla flehrin merkezi yerlerinde okuyanlar›m›z›n aras›ndaki yol bir yerde ayr›l›yor. Çünkü kenar mahallelerde okuyanlar›m›z daha bafltan “serseri, ifle yaramaz” damgas›n› yemek ve t›pk› bir hayalet gibi kimse taraf›ndan görünmeyip d›fllanmakla karfl› karfl›ya. Sizi görmüyoruz okunacak bir lise vermiyoruz Bugün ister kenar mahallede ister “gözde” mekânlardaki liselerde okuyal›m hepimiz ezberci, gerici, niteliksiz ve paral› e¤itimden pay›m›za düfleni fazlas›yla al›yoruz. Ancak kenar mahalle liselerinde okuyanlar›m›z bu midemizi buland›ran pastadan istemeden daha büyük bir dilim al›yorlar. Bugün patronlar›n en gözde mekânlar›nda bulunan en gözde liselerin içinde neredeyse laboratuar›, ak›ll› tahtas›, spor salonu, bilgisayar odas› olmayan› yok. Ve en gözde mekânlarda oldu¤u için ö¤retmenler o liselerde çal›flmak için adeta birbirleriyle yar›fl›yor. Ancak kenar mahalle liselerinde durum oldukça farkl›. O okullarda okuyanlar›m›z için öyle boyal› güzel binalar, laboratuar, spor salonlar› aramak bofluna. Ayr›ca bir sabah s›n›f-

6 www.gencumut.org

ta ders anlatacak ö¤retmen bile bulamamak mümkün. Çünkü orada okuyanlar›m›z bu ülkeyi kuran anne babalar›n çocuklar›, bu yüzden ne hiçbirinin bizlere gemicik alacak ne de flirketler kurup bizleri bafl›na geçirebilecek durumu var. Hal böyle olunca da zengini seven devlet büyüklerimiz taraf›ndan hiçbir anlam ifade etmiyoruz. Bu yüzden iyi bir liseyi de hak etmiyoruz. Zengin yoksul ay›rt etmeksizin nitelikli bir e¤itim vermesi gereken ülke yöneticileri adeta kenar mahalle liselerinde okuyanlar›m›za söylenen “sizler ilerde zengin olamayacak, insanlar›n üstüne basarak yükselmeyi beceremeyeceksiniz, bu yüzden sizi görmüyoruz iyi bir lise de vermiyoruz”. Daha fazla geleceksizlik Baflta da söyledik ya liseliler olarak birden çok ortak noktam›z var diye. ‹flte onlardan bir tanesi de yaflad›¤›m›z geleceksizlik kayg›s›. Kenar mahallede okuyan›m›z da okumayan›m›z da fazlas›yla hissediyor bunu. Yine de yoksul mahallelerde okuyanlar›m›z için durum biraz daha farkl›. Her gün de¤iflen s›nav sistemiyle üniversite okumak gitgide imkâns›zlafl›yor, paras› olmayan›n üniversiteye gidemedi¤i bir s›nav sistemi yarat›l›yor. Ancak kenar mahallelerde okuyanlar›m›z için üniversiteyi hayal etmek bofluna. Araflt›rmalara göre yaklafl›k 5000 kifli liseyi çeflitli nedenlerle b›rakmak zorunda kal›yor. En büyük nedeni yoksulluk yani paral› e¤itim. Okulunu tamamlayamayan gençlerin büyük bölümü kenar mahalle liselerinde okuyor. Tamamlayabilenlerimiz ise büyük ihtimalle iflsizler

ordusu içinde yer alacak. Polis, Kamera, Uyuflturucu ‹syan›m›z› bast›rmaya çal›fl›yorlar Bir yandan kötü okullarda ald›¤›m›z e¤itim, içinde bulundu¤umuz yoksulluk bir yandan da elimizden al›nan gelece¤imiz kenar mahallede okuyanlar›m›z›n daha y›k›c› isyan etmesine neden oluyor. ‹flte bu y›k›c› potansiyelin fark›nda olan devlet büyükleri liselilerin isyan›n›n önüne geçmek için “dâhiyane” bir plan kuruyorlar kafalar›nda. Ya polislerle, kameralarla, tel örgülerle liselileri denetim alt›na almak ya da uyuflturucuyla, çete kavgalar›yla liselilerin isyan›n› boflaltmas›n› sa¤lamak. Bu yüzden sürekli “arka s›radakiler”, “kurtlar vadisi” gibi çetecili¤i ve mafyal›¤› özendiren dizileri biz liselilere izletmeye çal›fl›yorlar. ‹flte bu yüzden sürekli kenar mahalle liselerinde kavgalar ç›k›yor, olaylar patl›yor. Çünkü kenar mahalle lisesinde okuyanlar yaflad›¤› hayata isyan ediyor, kendisini görmek isteyenlere vurarak, k›rarak ben buraday›m diyor. Ancak kenar mahalle lisesinde okuyanlar›m›z›n bu kadar kavgac› olmas› çok normal. Çünkü y›llard›r yaflad›¤› yoksullu¤a, okulda gördü¤ü paral› ve niteliksiz e¤itime karfl› savunuyor kendini (tabi devlet de bu flekil de olmas›n› istiyor zaten). Ancak ne kadar u¤rafl›rlarsa u¤rafls›nlar kenar mahallelerdeki liselerde okuyanlar›m›z›n isyan›n› eritmeyi baflaramayacaklar. “Serseri” diye adland›rd›klar› liseliler bu sefer yumru¤unu kavga etmek, olay ç›kartmak için de¤il kendi geleceklerini ellerine almak için onlar›n suratlar›n›n tam ortas›na patlatacak.


8 Mart’›n 100. y›l›nda binler a l a n l a r d a y d ›

(

)

1910 y›l›nda düzenlenen Uluslararas› Sosyalist Kad›nlar Kongresi’nde Clara Zetkin’in önerisiyle Dünya Kad›nlar Günü’nün kabul edilmesi üzerinden geçen yüz y›lda kad›nlar 8 Mart günü bir yüzy›l daha geçse mücadeleye devam edeceklerini söylediler.Genç Umut’çu Kad›nlar da liseli kad›nlar›n talepleriyle alanlarda ki yerini ald›

Liseli k›zkardefller birlikte daha güçlü Hepimizin bafl›na sadece “kad›n” oldu¤umuz için gelen olaylar vard›r. Kad›n oldu¤umuz da kabul edilmez ya ço¤u kifli taraf›ndan, neyse. Ben kad›n›m dedi¤in saniyede karfl›ndakinin akl›ndan geçen onlarca ön yarg› düflüncesinin aras›nda derdini anlatmaya çal›fl›rs›n. Evet, kad›nd›r cinsiyetimiz ve s›rf kad›n oldu¤umuz için yaflad›klar›m›z vard›r. Liselerin ‘vazgeçilmezi’ disiplin kurallar› çerçevesinde ‘tertipli, düzenli’ görünülmesi istenen liselilerden erkek olanlara kravat›n› düzgün takmas›, gömle¤ini beline doldurmas›… uyar›lar› gelirken kad›n olanlara ete¤inin boyunu uzatmas› uyar›s› gelir, ak›lda –tabiri yerindeyse- bin türlü tilki, ön yarg› geçer halde. Uzun etek namustur, han›ml›kt›r, adapt›r çünkü. Ve kad›n›n her ortamda bunlara dikkat etmesi gerekir. Ya da herhangi bir erkek arkadafl›m›zla yan yana durmak, konuflmak da “uyar›”, “ceza” ve “aileye flikâyet” ne-

denidir liselerimizde. Ya da “k›z arkadafl›ma yan gözle bakt›” kavgalar› da “namus” alg›s›n›n liselere uyarlanm›fl hali de¤il de nedir? ‹lginçtir ki bazen de ayn› sorunlar› yaflam›yormufluz gibi birbirimizi suçlar›z elele verece¤imize. Ya da patriarkal (daha ayr›nt›l› olarak internetten inceleme ve tart›flma yaz›lar›na bakabilirsiniz) sistemin karfl›l›¤› liselerimizde kad›n ö¤retmenler arac›l›¤› ile ç›kar. Onlar da bizim yafllar›m›zda iken benzer sorunlar› yaflamalar›na ra¤men bir bak›yoruz ki önümüze dikilen de onlar. Kabul etmesek de hepimiz yafl›yoruz benzer sorunlar› bir flekliyle. Sorunlar›m›z, yaflad›klar›m›z, duygular›m›z bizi kimi zaman

bezdiriyor kimi zaman da yeter art›k dedirtiyor. Durup düflününce isyan ederiz de hedefimiz bazen yan› bafl›m›zdaki k›z arkadafl›m›z olur. En çok onun deste¤ine ihtiyaç duyarken dayan›flma bozuluverir kimi vakit. Birbirimizden ayr› gayr› dururken nas›l mücadele edebiliriz, nas›l bafla ç›kar›z sorunlarla peki? Kendimizi ezdirmemek istiyorsak dik durmal›y›z bu hayatta, önce paylaflmal›, dertleflmeliyiz. K›z kardeflli¤in dayan›flmas›n› yayg›nlaflt›rmal›y›z. Sorunlar ortaksa çözümü de k›z kardeflli¤in ortakl›¤›ndad›r. Tacize u¤ruyorsan susma, en pis küfürlerin malzemesi oluyorsan susma, gelece¤in elinden al›n›yorsa susma bafl›n› kald›r ve dik dur. “Hay›r” de! K›z kardeflini bul, bir araya gel. En çok biz anlar›z birbirimizi, ne yaflad›¤›m›z›, ne hissetti¤imizi. El verelim birbirimize ve dayan›flman›n en güzelini yeflertelim liselerimizde.

k e c e r i g a v a S›n : r a l t o n a r a l n › kad

Bir k›sm›m›z Nisan ay›nda s›nava girecek. En yak›n arkadafl›m›zla bizi yar›flt›rmaya çal›flan, paran kadar oku mant›¤›yla gelece¤imizi, üniversite hakk›m›z› elimizden alan üniversiteye girifl s›nav sisteminde de kad›n olarak karfl›m›za ayr› sorunlar ç›kacakt›r. Gelece¤imiz bu kadar elimizden al›nmaya, s›n›rland›r›lmaya çal›fl›l›rken önümüze bu sefer s›n›rland›r›lm›fl tercihler konulacakt›r. “Kad›nlar›n yapabilece¤i meslekler” s›n›rland›rmas›. Nas›l bu s›nav sistemine karfl› mücadele ediyorsak gelece¤imizi yönlendirme konusunda karfl›m›za ç›kacak s›n›rland›rmalara karfl› da mücadele edelim. Kad›n olarak gelece¤imizi kendi fikirlerimiz etraf›nda belirleyelim. Hayat›m›z› kendi elimize alal›m ve yürüyelim… Yapamayaca¤›m›z hiç bir fley yoktur…

Bir yerden hat›rlayacak m›s›n›z ? Liselerimizde kad›n olman›n zorluklar›, sorunlar› üzerine ‹stanbul’da okuyan liseli arkadafllar›m›zla k›sa bir sohbet gerçeklefltirdik. Liseli kad›n denildi¤inde akl›na ne geliyor? Liseli kad›n denildi¤inde herkes taraf›ndan garipsense de bence kad›n olmak sadece belli bir yafl› aflm›fl olmak demek de¤ildir. Çünkü yetiflkin kad›nlar›n yaflad›¤› ço¤u s›k›nt›y› okullar›m›zda yaflamaktay›z. Okulda yaflad›¤›n s›k›nt›lar neler? Okullar›m›zda rahat de¤iliz. Sürekli izleniyor gibiyiz. K›l›k k›yafetimizden davran›fllar›m›za kadar sürekli k›s›tlan›yoruz. Kendi erkek arkadafllar›m›z bile bizleri giydi¤imiz k›yafetlere göre de¤erlendiriyorlar. Ki bunu

sadece erkek arkadafllar›m›z ve idare de¤il kad›n arkadafllar›m›z bile yap›yorlar. Zaten en büyük s›k›nt›lar›m›zdan biri bu. Liseli kad›nlar›n birbirini kardefl de¤il düflman gibi görmesi. Ayr›ca bu sadece liselerde de¤il günlük hayat›m›zda da sürekli kars›m›za ç›kan ve bizi daha çok y›pratan olaylardan birisi. Bu yüzden ilk basta k›z kardeflli¤in ne demek oldu¤unu anlay›p benimsetmeliyiz. Liselerde kad›nlar› afla¤›lay›c› tav›rlar davran›fllar var m›d›r? –Tabii ki var. En basit örne¤i k›l›k k›yafet yönetmenli¤i. ‹darenin ve

çevrenin bask›s› liseli kad›nlar›n k›yafet özgürlü¤ünü k›s›tl›yor. Biz 9. s›n›ftayken bir kad›n ö¤retmenimiz iki kad›n arkadafl›m›n etek boyu k›sa oldu¤u gerekçesiyle bahçenin ortas›nda uzatma paylar›ndan y›rtm›flt›. Bu hem idare bask›s›n› hem de sadece erkeklerin de¤il kad›nlar›nda kendi hemcinslerini nas›l afla¤›lad›¤›n› gösteriyor.

yorulmas› gereken bir oyundur. Bu konuda bile kad›nlar›n küçük görüldü¤ünü görmek mümkün.

-Mesela k›z tavlas›n› herkes bilir k›z tavlas› hiçbir fley bilmeyen küçük bir çocu¤un bile oynayabilece¤i derecede basit bir oyundur ama erkek tavlas› daha zor daha çok kafa

-Derslerde bile etkilerini görüyoruz. Örne¤in divan edebiyat›nda gördü¤ümüz bütün kad›n sembolleri hep hain ve aldatan taraf olarak gösteriliyor.

-Erkek arkadafllar›m›z›n kulland›¤› küfürlerin de ucu kad›nlara dokunuyor. Birbirleriyle flakalaflmalar›nda bile kad›nlar› afla¤›lay›c› hakaretler kullan›yorlar. “K›z gibi k›r›tma”, “kar› gibi adams›n” vb...

www.gencumut.org 7


NASIL B‹R ÜLKE

Yoksullu¤un, iflsizli¤in, savafl›n oldu¤u bir ülkede

Tam ba¤›ms›z Türkiye istiyoruz Ba¤›ms›zl›k denince akla gelir tüm ilkokul bilgileri. Belirli gün ve haftalarda kürsüden konuflan müdür, ö¤retmenler taraf›ndan “y›llar boyu kimseye boyun e¤meyen bir milletin evlatlar›” oldu¤umuz hat›rlat›l›r ve “gelecek sizsiniz” denilerek ülkeyi bizlere “emanet” ederler. Bakal›m “emanetimizin” ne kadar› nereye ba¤l› yoksa kendi karar›n› halk›yla verebilen ba¤›ms›z bir ülke mi? Hepimiz biliyoruz ABD gibi büyük bir güç var. Paras›, flirketleri, bankalar›, savafl uçaklar› kendi topraklar›n›n s›n›r›n› aflm›fl sokakta gezerken ya da TV kanal›nda görebilece¤imiz kadar bize yak›n. Türkiye’nin bir türlü kapanamayan aksine AKP ile gün be gün artan borçlar›n›n da sebebi iflte ABD flirket-

lerinin, onun denetimindeki IMF’nin verdi¤i krediler. Bir de baflkan› var “sempatisiyle, yak›fl›kl›l›¤›yla, ezilenin yan›nda” Obama. Kendisini arada bir Tayyip’le verdi¤i boy boy pozlardan biliyoruz. Bush’un Irak’a girip milyonlarca sivil insan›n ölümüne sebep olmas› gibi kendisi de Afganistan’a askeri y›¤›nak yap›yor. Sadece kendi gençlerini buralarda ölüme götürmüyor bizim ülkemizin de gençlerini yani bizleri bu sonu gelmeyen savafla çekiyor. Güya “bar›fl gücü” do¤rusu savafl suçlar›n›n en büyük sorumlusu NATO’nun ikinci büyük ordusu Türkiye olunca “ülkenin genç nüfusu” savafllara amade hale geliyor. AKP’nin “ba¤›ms›zl›k” anlay›fl› Konya’da ‹srail askerlerinin e¤itim gördü¤ü hava üssü yani “iflbirlikçilik”. ABD

Söz, yetki, karar halka En çok seçim zaman› ad›n› duydu¤umuz, seçim günü akflam› gözlerimizi televizyona dikerek bir sihirbaz›n okus pokus deyince sand›ktan ç›karaca¤›na inand›r›ld›¤›m›z bir kavramd›r demokrasi. Türkiye’de anlam› parmak hesab› oy pusulas› saymak olunca “nerde bu demokrasi?” diye sormak geliyor insan›n akl›na. Tarihinde birçok kez darbe görmüfl hala 12 Eylül askeri darbesinin koydu¤u yasalarla yönetilen bir ülkede yafl›yoruz ne de olsa. Kendisi gibi düflünmeyeni yok sayan bir demokrasi.AKP’nin sözde demokrasisini istemiyoruz. Maafl›na zam isteyen memura cop, paras›z e¤itim hakk›n› isteyen ö¤renciye gaz, tarlas›na sahip ç›kan çiftçiye “anan› da al git” diyen,

insanca bir yaflam isteyenleri her f›rsatta tehdit eden bir baflbakan›n yönetti¤i ülkede demokrasi yoktur zaten. Irk, dil, din, renk, cinsiyet fark› olmadan tüm insanlar›n yaflamsal haklar›n›n güvence alt›nda olmas› ve eflit yaflamas›d›r demokrasi. “Paran kadar konufl” diyenlerin olmad›¤› “insanca bir yaflam›n” eflit yurttafllar› vard›r demokratik bir ülkede. Halk meclisleri kurulur, yönetime do¤rudan kat›l›n›r. ‹flçinin, köylünün mecliste olmad›¤› ülkemizi zenginler yönetiyor. Halk› da koyun yerine koyuyorlar. Söz hakk›m›z›n oldu¤u demokratik bir lise ve halk›n kendisiyle, ülkesiyle ilgili geliflmelerde söz, yetki, karar hakk›n› istiyoruz.

askerlerinin e¤itim gördü¤ü bu üsse kat›lanlar savafllarda birer ölüm makinesi haline geliyor. Yüzlerce çocu¤un, sivilin ölümüne neden olan ‹srail’e “one munite” diye ç›k›flan Tayyip, söz meclisten d›flar› diyerek gerek insans›z hava uça¤› gerekse son teknoloji silah› savafl sanayisinde en karl› ve kanl› ortaklar›ndan biri olan ayn› ‹srail’den almaya devam ediyor. Verimli arazileriyle ülkemiz ihtiyac›m›z olan bu¤day› üretebildi¤imiz halde bu¤day ithal ediyoruz. olan Türkiye’de pirinç üretimi dünya ortalamas›n›n iki kat› iken tüketti¤imiz pirincin %60’›n› baflta ABD olmak üzere baflka ülkelerden ithal ediyoruz. Dünyada ki bor kaynaklar›n›n %72’si ülkemizde olmas› ra¤men boru hammadde olarak baflka ülkelere sat›yor ifllenmifl halini

yüksek fiyatlara sat›n al›yoruz. ‹nsan sa¤l›¤›na ve topra¤a zararl›, bebek mamalar›nda kullan›lmayaca¤›na iliflkin sözler verilen GDO’yu AKP’li tar›m bakan› neden inatla bize yedirmeye çal›fl›yor? Çünkü ABD’nin bu iflten para yiyen flifl göbekli flirketleri var. Emanet edilen ülkenin bafl›na geçen AKP savafl suçlular›n›n en büyük iflbirlikçisi. Vatan, millet diyen MHP bile zaman›nda ABD taraf›ndan kuruldu. Bu nedenle NATO ve IMF gibi ülkemizin topraklar›n›, ekonomisini ve biz gençleri sömüren kurumlarla yap›lan anlaflmalara son verilmelidir. AKP’yle peflinden ayr›lamad›¤› ABD aras›ndaki kukla ipleri kesilmeli. Yer alt› ve yer üstü kaynaklar›m›z› kimseye sormadan kulland›¤›m›z, halk›n karar verdi¤i Tam Ba¤›ms›z Türkiye istiyoruz.

Gericili¤in karanl›¤›na karfl› özgürlük Özgürlü¤ü dilinden düflürmeyen AKP toplumu tarikatlarla, cemaatlerle gericilefltiriyor. Halk› bir taraftan yoksullaflt›r›rken di¤er taraftan ellerini aç›p flükretmesini bekliyor. Bafl›n› öne e¤en kullar› olsun istiyor. Günlük yaflam›m›z› 5 vakte göre ayarlamazsak kendinden saym›yor. AKP gençlik koluna üyeysen onun için oy topluyorsan müritlik görevini lay›k›yla yerine getirmiflsindir. ABD’de saraylarda yaflayan ak›l hocas› Fethullah Gülen’in dini sohbeti bol dershaneleri, okuldan çok aç›lan Kur’an kurslar›, imam hatip li-

seleri ve buradan mezun olanlar›n yine üniversitelere, liselere hoca olarak girmesi e¤itimde gericili¤in yayg›nlaflt›r›lmas›na sadece birkaç örnek. Bir de yandafl medya var. 2 Temmuz 93’te Sivas’ta Aziz Nesin’i ve arkadafllar›n› yakmaya çal›flan gericiler belgelerle aç›kça ortaya ç›km›flken kendili¤inden yang›n ç›kt› diyor yandafl medya. TRT’yi de alan AKP çizgi filmlerde bile namaz k›lmay›, camiye gitmeyi ö¤retiyor. Özgürlü¤e tahammül edemeyen gericili¤e karfl› ayd›n, laik bir ülke istiyoruz.

Kad›nlara tam ve eksiksiz yurttafll›k hakk› Kad›nlar y›llard›r bu dünyan›n en ezilmiflleri, ikinci s›n›f vatandafl say›lan›d›r. Okul kitaplar›nda kad›n; “içeride” ev ifli yapan, mutfakta yemek haz›rlayan anne, erkek ise “d›flar›da” ifle gidip eve ekmek getiren baba rolünde resmediliyor. K›z çocuklar› anneye temizlikte yard›m ediyorken, erkek çocuklar› babayla futbol oynuyor. Yani henüz ilkokulda kad›nlar›n ve erkeklerin yapacaklar› ifller tan›m-

8 www.gencumut.org

lanarak eflit olmad›¤› bize ezberletiliyor. AKP ise bu eflitsizlikten faydalanarak kad›nlar 3 çocuk do¤ursun, örtünsün deyip eve kapatmak istiyor. Evde her ifli görmesine ra¤men üstüne bir de annelik yapmaya çal›flan kad›nlar›n harcad›¤› emek de¤ersiz görülüyor. Kad›nlar› türbanla kapatarak özgürlefltirece¤i yalan›n› söylüyor. Yoksulluk yüzünden s›k›nt› çeken

aileler önce k›z çocuklar›n›n e¤itim hakk›ndan feragat ediyor. Erkek okusun “adam” olsun denilirken k›z çocuklar› ev ifli, tarla ifli derken sonunda erkenden bafl göz ediliyor. Kad›nlar her gün ayr›mc›l›¤a, fliddete, tacize maruz kal›yor. Televizyonlar sadece kad›n oldu¤u için cinayetlere kurban giden hayat hikâyeleriyle dolu. Kad›nlar›n tam ve eksiksiz yurttafl olabilmesi için ekonomik, sosyal hak-

lar› sa¤lanmal›d›r. Çocuklar›n bak›m› kad›nlara y›k›lmamal›, her ilçede ücretsiz krefl aç›lmal› kad›nlar ifle imkan› sa¤lanmal›d›r. Okulumuzda, mahallemizde ücretsiz hizmet veren kad›n sa¤l›¤› merkezleri aç›lmal›d›r. Kad›na yönelik fliddetin son bulmas› için kampanyalar düzenlenmeli. Kad›nlar›n eflit, özgür bireyler olabilmesi gerici, ayr›mc›, cinsiyetçi, erkek egemen sistem de¤iflmelidir.


‹ST‹YORUZ?

e gelece¤imize sahip ç›kmak istiyoruz

Kardeflli¤in ülkesini kuraca¤›z Savafl, kitaplarda okudu¤umuz bin’li y›llar›n tozlu raflar›nda kalmad› ne yaz›k ki. Hemen yan› bafl›m›zda milyonlarca insan›n ölümüyle kendini gösteriyor. Çocuklar›n küçücük yürekleri her sabah ürpererek çarp›yor kula¤›n›n dibinde patlayan bombalarla ya da öylece susuyor. 13-14 yafl›ndaki kardefllerimiz sebep olmad›klar› bir savafla daha do¤duklar› an gözlerini açarken geri kalan ömürlerini hapishanelerde geçiriyor. Tutsakl›k kara tenlerinin, bozuk flivelerinin suçlanm›fll›¤›n›n cezas› oluyor önce. Onlar ya mevsimlik iflçi oluyor f›nd›k tarlalar›nda ya da boyac›, sucu oluyorlar büyük kentlerde. Okul s›ras› gelmiyor bir türlü onlara, ÖSS’de en baflar›s›z il s›ralamas›nda hep birinciler. Çocuklar› ac› çekerken en çok kad›nlar yara al›yor savafllarda. Kad›nlara yönelik fliddet, taciz, tecavüz savafl zamanlar›nda art›yor. Filistin’de veya ABD’nin demokrasi(!) getirdi¤i Irak’ta ölen milyonlarca sivil varken hangi neden savafl› hakl› ç›karabilir? Bar›fl içinde yaflamak herkesin hakk›d›r. Savafla, silahlara ayr›lan bütçe e¤itime, sa¤l›¤a ayr›lsayd› ülkelerin gücünü savafl sanayisinde ne kadar geliflmifl olduklar› de¤il insanlar›n›n tüm yaflamsal ihtiyaçlar›n› karfl›layabildi¤i belirlerdi. Kürt sorunu da savaflla de¤il Kürt halk›n›n demokratik, siyasal haklar›n›n tan›nmas›; bölgenin sosyal, ekonomik sorunlar›n›n çözülmesi ile çözülebilir. Bar›fl için kardeflli¤in ülkesi kurulmal›.

Güvenli gelecek insanca yaflam Tayyip “her üniversite mezunu ifl bulmak zorunda de¤il” demifl. Peki, Cumhurbaflkan› Gül’ün 16’s›ndaki yafl›t›m›z o¤lu flirket sahibiyken, AKP’lilerin çocuklar›na gemicikler, ifl f›rsatlar› devletin tüm imkânlar›yla sunulurken nas›l bir eflitlikten bahsedebiliriz? Sa¤l›k güvencesi, izin günü olmadan köle gibi çal›flt›r›l›yor insanlar. Kriz denilerek kap› önüne koyuluyorlar. 500 milyona, yoksulluk hatta açl›k s›n›r›n›n alt›nda yaflayan yüzlerce insan var.

Aylard›r direnen TEKEL iflçileri özellefltirme karfl›s›nda kaybettikleri ifllerini geri istediler ve çocuklar›n›n gelece¤ini düflünerek güvenceli ifl için mücadelelerine hala devam ediyorlar. Y›llarca okuyoruz ve gelece¤imizi birkaç saat içine s›k›flt›ran ÖSS’ye giriyoruz. Kazanamasak da kazansakta hayat›m›z› devam ettirmeye ihtiyac›m›z var. Bu nedenle insanca bir yaflam›n koflullar›n› sa¤layacak sosyal güvencesi olan ifl hakk›m›z›n güvencede olmas›n› istiyoruz.

Eflit ve paras›z kamusal haklar Eflit yurttafllar olabilmek tüm yaflamsal ihtiyaçlara eflit flartlar alt›nda ulaflabilmeliyiz. Eflitli¤in oldu¤u bir ülkede kimse paras› olmad›¤› için hastane kap›s›nda kalmaz, e¤itim hakk›ndan mahrum b›rak›lamaz. Herkes eflit söz hakk›na sahiptir çünkü insanlar›n kendi geleceklerini belirleme özgürlü¤ü vard›r. Dünyan›n “say›l›” zenginleri vergi kaç›r›rken dünyan›n geri kalan› yoksullar, iflçiler, iflsizler, kad›nlar, çocuklar günlük beslenme ihtiyaçlar›n› karfl›lamak için cebindeki her kuruflun hesab›n› yap›yor. Öncelikle e¤itimde eflitlik sa¤lanmal›d›r. AKP’ye göre “türban takma özgürlü¤ü” e¤itimin önündeki engelleri de kald›r›yor. Oysa yüzlerce genç paras› olmad›¤› için üniversiteye giremiyor ama onlar›n “e¤itim gör-

me özgürlü¤ü” önemli de¤il. E¤itim paras›z olmal›d›r ki herkes okuyabilsin. AKP sa¤l›¤› da paral› hale getirdi. Say›s› h›zla artan iflsizler, sa¤l›k hizmetinden 100 gün yararlanabiliyorken flimdi sadece 10 gün yararlanabilecek. Aciller, ekstra çal›flaca¤› zaman para alacak. Tayyip eczac›lar› tehdit ediyor üstüne ilaçlar› bilgi sahibi olmayan süpermarketlerde sat›lmas› için yasa ç›kart›yor. Herkes yaflam›n› sürdürebilmek için sa¤l›k hakk›ndan paras›z faydalanabilmelidir. Nüfus cüzdan› hastaneden hizmet alabilmek için yeterli olmal›d›r. Okullar›m›za, iflimize gidebilmek için toplu tafl›ma araçlar› ücretsiz teflvik edilmelidir. “Kentsel proje” ad›yla rant u¤runa evler y›k›lmamal› herkesin bar›nma hakk› için kentler düzenlenmelidir.

www.gencumut.org

9


Karadeniz’in asi çocuklar›:

“hayattan kopmadan müzi¤in içinde kayboluyoruz” - Sizi k›saca tan›yabilir miyiz? Mar sis grubunda kimler var? Öncelikle Marsis'i nedir diye merak edenlere; Marsis'in Rize-Artvin aras›nda kalan Kaçkar Da¤lar›n›n bir zirvesi oldu¤unu söyleyelim. Grup; vokalde Korhan Özy›ld›z, kemençede Ceyhun Demir, tulumda Mustafa Gökay Ferah, gitarda Ça¤atay Kad›, bas gitarda Evren Arkman ve davulda Yaflar Kadir Bafl'tan oluflmaktad›r. Üç y›l önce Kad›köy'de Çernobil Y›ldönümü'nde ilk konserimizi verdik. -Türkiye’de flark›lar, gruplar çok çabuk tüketiliyor. Kal›c› olmak zor mu? Asl›nda as›l olarak "kal›c› olmak" için bir fley üretmezseniz. E¤er hayattan kopuk, anl›k duygular›n›z›n etkisiyle flark›lar üretirseniz zaten kal›c› olman›z mümkün olmayacakt›r. Bilgi ve duygu birikiminizin el verdi¤i ölçüde içinizden gelenleri enstrümana ve söze dökersiniz, e¤er siz yaflad›¤›n›z hayatta çevrenizde olup bitenden habersiz, insan duygu ve düflünce derinli¤inden habersiz iseniz üretti¤iniz eserler de o derece çabuk tüketilir olacakt›r. -Karadeniz müzi¤inde yeni bir dö nem bafllatan Kaz›m Koyuncu sizin için ne ifade ediyor?

10

www.gencumut.org

Karadeniz müzi¤ini genel olarak dönemler halinde incelersek, son dönemin Zu¤afli Berepe ve Kaz›m Koyuncu sonras› oldu¤unu söyleyebiliriz. Zu¤afli Berepe ve özellikle Kaz›m Koyuncu Lazca'n›n bir flive de¤il apayr› bir dil oldu¤unun bu co¤rafyan›n di¤er bölgelerinde yaflayan insanlara anlatma konusunda büyük ifller baflarm›fllard›r. Ve yine Karadeniz müzi¤inin müzikal olarak da geliflmesine büyük katk›da bulunmufllard›r. Zu¤afli Berepe ve Kaz›m Koyuncu gerek hayata bak›fllar› gerekse müzikal tav›rlar› nedeni ile büyük sayg› duydu¤umuz isimlerdir. -Do¤u Karadeniz bölgesinde yap›lmak istenen Hidroelektrik Santralleri ne karfl› ç›kan haberleri sitenizden de yay›nl›yorsunuz. Bu konuda ne düflün ü y o r s u n u z , ö nü m ü z d e k i d ö n e m d e konuyla ilgili neler yapmay› planl›yorsunuz? As›l sorunumuz özelde Karadeniz bölgesi, genelde Dünya enerji politikalar›ylad›r. Küresel ›s›nman›n art›k sadece bir komplo teorisi olmad›¤›n›

herkes kabul ederken, yenilenebilir enerji kaynaklar› yerine hala fosil yak›tlar, nükleer enerji kaynaklar›, termik ve hidroelektrik santralleri gibi olumsuz etkilerinin geri dönülemez oldu¤u çok aç›k olan bu sistemlerin kurulmas›n› kabul etmiyoruz. Tüm bunlar›n yerine bir an önce yenilenebilir enerji kaynaklar›n›n kullan›lmas› gerekti¤ini, tüm dünya hükümetlerinin bu konuda somut ad›mlar atmalar›n› istiyoruz. Ayr›ca Karadeniz bölgesindeki HES'lerin yap›m›n› engellemek için eylem ve etkinlerin düzenlenmesi, örgütlenmesi konusunda çal›flmalar yap›yoruz. -Kültürel aç›dan toplumu nas›l de¤erlendiriyorsunuz? E¤er bir aç›k varsa bu müzikle kapat›labilir mi? William Shakspeare’e atfedilen bir söz vard›r. "Bir ülkenin nas›l yönetildi¤ini anlamak isterseniz o ülkenin müzi¤ine bak›n" der. Popüler kültürün, tüm iletiflim araçlar›nda yay›nlanan müziklerin kalitesi o ülkenin genel kültür yap›s›n› da aç›klar do¤al olarak. Baflka bir Dünya'n›n mümkün oldu¤una inanan bizler, inand›¤›m›z müzi¤i yaparak ve bu konuda ›srar

ederek genel kültür seviyesine olumlu katk›lar yapmak zorunday›z. Müzi¤in toplumdan ba¤›ms›z olmad›¤›n›, aflk› da anlatmak gerekti¤ini fakat bunun yan›nda insanlar›n di¤er sorunlar›n›, dertlerini, toplumsal s›k›nt›lar› anlatmak zorunda oldu¤umuzu biliyoruz. ‹nsanlar› genifl kitleler halinde etkilemeyi en çok baflaran sanat disiplini olan müzi¤e ve biz müzisyenlere bu anlamda çok ifl düflmektedir. -Liseli müzik gruplar›na önerileriniz nedir? Gruplar çok çabuk kuruluyor ve da¤›l›yor. Nas›l bir çal›flma yöntemi önerirsiniz? Bir müzisyenin yapmas› gereken fley öncelikle kendi bireysel geliflimini tamamlamak için çal›flmas›d›r. Bu çaba sadece enstrüman tekni¤ine yönelik de¤il, hayat›n her yönüne dair çal›flmalar olmad›r. Yani okudu¤umuz bir kitap, izledi¤imiz bir film enstrüman›m›z› daha iyi çalmam›z› sa¤layacakt›r. Çünkü sonuç itibariyle iç dünyam›z d›flar› yans›mas› ise enstrüman, iç dünyam›z ne kadar geliflmifl olursa enstrüman›n›zla anlatmak istediklerimiz o kadar fazla olacakt›r. Aslolan gerçekten yapmak istedi¤inizin müzik oldu¤una karar verdikten sonra, disiplini elden b›rakmadan ve hayattan kopmadan müzi¤in içinde kaybolmak olmal›d›r.


(

)

Liselilerin; •%72.9’u biyoloji dersinin ezbere dayal› oldu¤unu düflünüyor. •%87.2’si her konuyu destekleyen ilgili deneyin yap›lmad›¤›n› söylüyor. •%68.4’ü Laboratuar araçlar› yetersiz oldu¤unu ifade ediyor. •%69.8 i konular›n günlük yaflant› ile iliflkisi kuramad›klar›n› söylüyor.

Bilimsiz e¤itim e¤itim midir ? Bilimi hayallerimizle de¤il okullar›m›zda, s›n›flar›m›zda görmek istiyoruz

Bilimsel geliflme dendi¤inde biliriz ki yeni bir fley bulunmufltur. Olmayan› var eden insan beyninin bir yenili¤e daha imza att›¤›n› anlar›z. Bazen bir hastaya çare olmufltur bu bulufl, bazen teknolojik bir devrimdir hayat› kolaylaflt›ran. Kimi zamansa bir halk› yok edebilecek bombad›r var edilen. Ne için kullan›ld›¤› bir yana, bir buluflun nas›l yap›ld›¤›n› canland›rmak, keflfetmenin hangi koflullarda oldu¤unu bilmek ise bize çok uzakt›r. Bilmeyiz çünkü, her gün kulland›¤›m›z elektri¤in bile baflucumuza kadar nas›l geldi¤ini, ortaokuldan beri ö¤retilen her bir ad›m›n› ezberledi¤imiz mayoz, mitoz bölünmenin gerçekte nas›l bifley oldu¤unu. Derste bahsi geçen kimyasal ba¤lara ‘ipten midir, naylondan m›d›r acaba?’ demiflizdir çaresizce. K›sacas› bir bilim vard›r bizden uzakta, gitmesek de, görmesek de bizim bilimimizdir o. Hal böyle olunca bizim için bilim, ald›¤›m›z fen bilimleri derslerinden

ibaret olmufltur. Ezbere dayal› bir müfredat›n ise uygulamalarla (deney ve araflt›rmalar) desteklenmekte sak›nca görülmüfl olacak ki(!) baz› okullara laboratuar yap›lma ihtiyac› bile hissedilmemifltir (Türkiye’deki liselerin %33’ünde laboratuar bulunmamakt›r). Araflt›rma denince akla gelen bu laboratuarlar birço¤umuz için ad›n› sadece okulda dolafl›rken bir kap› üzerinde rast geldi¤imiz, içini hiç bilmedi¤imiz bir yer, baz›lar›m›z için ise deney yapmak için bir dönemde bir ya da iki defa girip mevcut bir mikroskoba 60 ö¤rencinin s›rayla geçip bakt›¤› bir yer olarak akl›m›za kaz›nm›flt›r. (Liselerdeki laboratuarlar›n %66,7’si tam teflekküllü de¤ilken, %41’inde bir s›n›fa sadece bir mikroskop düflmektedir). Manzara seyretmeye götürülür gibi götürüldü¤ümüz bu laboratuarlarda herhangi bir fleye dokunup k›rma ihtimalimize karfl› da deneyi biz de¤il ö¤retmenimiz yapm›flt›r ve olay sorunsuz halledilmifltir. Ne de olsa sorgulay›p araflt›rma yapmam›za gerek yoktur. Söz konusu bilime hizmet etmek, ülkenin gençlerini onurlu bir gelecek için

bilimsel bulufllara sevk etmek olunca çek yüzünü ortaya koymufltur. Çünkü de¤erli büyüklerimiz bizim için her fle- AKP ancak bilim üretmeyen, bilim sayi düflünmüfl ve kurba¤an›n sindirim t›n alan bir ülke infla ederek iktidarda sistemini en iyi ezberleyeni en iyimiz, kalaca¤›n› çok iyi biliyor ve daha geya da bütün formüleri yalay›p yutan› rici ve iflbirlikçi bir ülke için bilim en çal›flkan›m›z olarak ilan edecek bir adam› de¤il ulema yetifltirmeye s›nav sistemi ve ders müfredat›n› uy- çal›fl›yor. Türkiye’nin bilim adam› yegun görmüfllerdir. Konular› s›navda ç›- tifltirmedeki s›k›nt›s› da bu nedenle tek›p ç›kmamas›na göre s›n›fland›r›p, salt sadüf de¤ildir. (Belçika 10 milyon nükal›p soru çözümüne daralt›lan Fen Bi- fusuna ra¤men 56 bin araflt›rmac›s› yalimleri derslerinde, deneysel araflt›rma- ni bilim adam› varken, Türkiye 70 lar ve incelemeler yok say›lm›flt›r. milyon nüfusuna ra¤men 51 bin bilim Yok, say›lm›flt›r çünkü üreten beyinle- adam›na sahiptir.) Bizler birin yetiflmesi lim üretmek istenmemifltir. istiyoruz, biKendine birlim dersleri çok yenili¤i istiyoruz. mal eden Gerekli araç AKP iktidar› gereçlerin ise bu proje• Türkiye’de liselerin % 70.2’sinin laboratusa¤land›¤›, nin tam ortaar-atölye eksi¤i bulunuyor, özgürce s›ndad›r ve •Fen Laboratuar› bafl›na 6.189 ö¤renci düflüaraflt›rma yaen iyi uyguyor p›labilecek lay›c›s›d›r. •Bilgisayar Laboratuar› bafl›na 12.378 ö¤renyeniliklere AKP iktidar›ci düflüyor aç›k bir bin›n Milli E¤i•Her 4 okuldan 3’ü yani %74’ü her hangi lim dersi istim Bakanl›¤› bir ihtiyac› için ödenek s›k›nt›s› çekiyor tiyoruz. S›liselerdeki yeni müfredatlarla interneti, biliflimi, k›c›laflt›r›lan, ezberletilerek ilerleyen biaraflt›rmay› önemli k›lan hamleler yap- ze bilim diye yutturulmaya çal›fl›lan t›¤›n› iddia etmektedir. Ancak okulla- fen bilimleri derslerine karfl›l›k, bilimin r›n laboratuarlar› için para harcamala- as›l geliflimini sa¤layan sorgulama, araflr›n› k›s›tlam›fl, okullar›n birço¤unda t›rma ve deneysel ö¤rme format›n› ismalzeme yetersizli¤inden deneyler ger- tiyoruz. Bizler daha iyi bir gelecek çeklefltirilememifl ve AKP iktidar› ger- için nitelikli bilim dersleri istiyoruz.

Rakamlarla Bilimsel Durum

Dizini k›racaks›n, evinde oturacaks›n Bolu'nun Dörtdivan ilçesinde bulunan Çok Programl› Lisesi'nin lojmanlar›na alkollü gelen 3 kad›n ö¤retmen, okul yönetimi taraf›ndan lojmandan ç›kar›ld›. Gerekçe olarak ise Dörtdivan'›n küçük bir yer oldu¤unu ve ö¤retmenler hakk›nda dedikodu ç›kabilece¤i gösterildi ve “Sizin bu flartlarda burada kalman›z mümkün de¤il. Evde kalman›z laz›m” denildi. Sözleflmeli olarak

çal›flan ö¤retmenler ise bunun üzerine istifa etti. Olay sonras›nda ilçeye gelen Bolu ‹l Milli E¤itim Müdürü Recep Sezer’in olayla ilgili aç›klamalar› ise AKP’nin gerici yüzünü tekrar göstermifl oldu. Sezer, Dörtdivan’›n küçük bir yer oldu¤unu, dedikodu yay›labilece¤ini söyleyerek, “fiüyuu vukuundan (dedikodusu olaydan) beter biliyorsun baz›

fleylerin duyulmas›n›n” dedi. Bu kez de ifl ‘‘Siz niye zaman›nda tedbir almad›n›z durumuna dönüflür. Dedikodu ç›kmas› bile kötü. Bu ö¤retmenlik mesle¤i öyle bir fley ki dedikoduya mahal vermeyecek, her fleyine dikkat edecek. Konuflmas›na, çevreyle iliflkisine dikkat edecek. Hem onlar› ça¤›r›p konuflurum, hem kulaklar›n› çekerim, hem de görev veririm” diye konufltu.

www.gencumut.org 11


Çok güzel hakaretler bunlar Gülmek için hepimizin mizaha ihtiyac› var. Bazen en çok güldü¤ümüz mizahi diyaloglar›n reyting u¤runa insanlar› afla¤›lamas›nda sizce de rahats›z edici birfleyler yok mu? Y›lmaz Erdo¤an’› hepimiz az çok bir yönüyle biliriz. Oyuncu, yazar, yönetmen, flair… Bu çok yönlü adam geçen sene yeni bir projeyle karfl›m›za ç›kt›: Tamam› amatör yazar ve oyunculardan oluflan “Çok Güzel Hareketler Bunlar!” böylece hayat›m›za televizyonda tiyatro izlemek gibi bir al›flkanl›k da girmifl bulundu. (Olacak O Kadar ve Bir Demet Tiyatro’nun hakk›n› yememek laz›m tabii…) Mizahi skeçler yazan Çok Güzel Hareketler (ÇGH) ekibinin genç olmas› ve yaz›p oynad›klar›n›n yarat›c› olmas› biz liseliler için program› daha da çekici k›ld›. Aç›kça söylemek gerekir, onlarca kötü dizi ve program aras›nda ÇGH gerçekten de alternatif bir mizah program› gibi geliyordu. Ancak bafllarda yakalad›klar› “güzel hareketler” program biraz ilerleyince çirkinleflmeye bafllad›. Nas›l m›? Asl›nda hayat›n herhangi bir an›ndan bizim de çok tan›d›k oldu¤umuz unsurlar› kullanarak yaratt›klar›, insana “Aa gerçekten de öyle oluyor” dedirten mizah, gitgide popüler mizaha dönmeye bafllad›. Popüler mizah emretti: ‹nsanlarla dalga geç! Ve birden skeçlerin içinden insanlar›n (hatta oyuncular›n)

cinsiyetleri, cinsel tercihleri, fliveleri, kilolar›, çirkinlikleri… f›rlamaya bafllad›. Örne¤in; eflcinsel flakalar›n›n her skeçte kullan›lmas›ndan rahats›z olan insanlardan flikayet mailleri, elefltiri yaz›lar› ya¤maya bafllay›nca, hemen bir “biz homofobik* de¤iliz” skeci yap›ld›; ancak skeç öylesine havada kald›, öylesine gelifligüzel ve zorunluluktan yap›lm›fl gibi durdu ki, ÇGH program›n›n mizahtaki samimiyeti daha da bir tart›fl›l›r oldu. Özellikle kad›nlarla ilgili cinsiyetçi espriler, oyunlarda normallefltirilmeye

baflland›. Hatta her skeçte “olmazsa olmaz”lar aras›nda yer ald›. Ve medya, reytingi yarat›r… “Abartmaya gerek yok, mizahta olur böyle fleyler…” denebilir elbette. Hay›r, mizahta böyle fleyler olmaz. Mizah bel alt› espriler ve insani özelliklerle dalga geçme üzerine kurulmufl de¤ildir. ‹nsan› güldürmek için baflka bir insan›n kilosuyla dalga geçip, hatta oyunculu¤unu kilosu üzerinden kurmak komik de¤ildir. Ya da kad›n›n üzerinden sufli yenmesi güldürü halinde insanlara sunulamaz. Kürt köken-

li biri Türkçeyi do¤ru konuflam›yorsa bunu dalga konusu haline getirmek tart›fl›l›r bir konudur. Kocas›ndan dayak yiyen kad›n›n her “davaylan (tavayla) vurdu” diyiflini bir mizah malzemesi olarak kullanmak, mizah›n “duyarl›l›k” yan›n› çöpe atmak anlam›na gelir. Burada niyet mizah yapmak veya mizah› gelifltirmek de¤il, var olan› kullan›p “reytingi” tavan yapmakt›r. ‹flte tam da bu yüzden ortada ne samimiyet kal›r ne özgürlük… “Yi¤idi öldür hakk›n› yeme” derler. Tüm bu cinsiyetçi, bel alt›, empatiden uzak skeçlerin, yar›m saatte bir girilen reklamlar›n, Y›lmaz Erdo¤an’›n tavan yapm›fl egosunun yan›nda arada s›rada ç›kan karakterler, oyunlar da oldukça komik. Oyuncular›n ve yazarlar›n amatör insanlar oldu¤unu bir kez daha eklemek laz›m. Ancak popüler olmak u¤runa, var olan mizah› yüceltmek yerine alternatif, elefltirel ve yarat›c› olmak tiyatroyu ve mizah› u¤rafl› haline getirmifl insanlar›n (özellikle bu tür “çirkin” mizah›n yayg›n oldu¤u liselerimizde biz liselilerin) as›l yapmas› gereken ifltir. *Homofobi: Eflcinselli¤e karfl› duyulan nefret, d›fllama iste¤i.

Baflkas› olma kendin ol, böyle çok daha güzelsin Tarkan’ı hepimiz tanıyoruz. Yıllardır şarkıları ile medya starlığı ile yurt dışında Türkiye’yi temsil etmesi ile dünyaca ünlü ‘sanatçımız’, genç kızların hayran olduğu, gönlümüzün prensi Tarkan!! Yıllarca görsel ve yazılı medyada bu şekilde tanıtıldı Tarkan bize. Verdiği konserler “olay oluyordu”. Dansları, kıyafetleri, şarkıları ile hayatımızda büyük yer ediyordu. Ve en önemlisi de gençlere örnek oluyordu bu şekliyle dünyaca ünlü sanatçılarımız! Medyada böyle duyup izlerken uyuşturucu da kullandıklarını öğreniyoruz bu örnek sanatçılarımızın. Ve olağanlaşıyor hayatımızda her şey. Bir özgürlük oluyor, kişisel tercih oluyor. ‘Trendi yakalamak’ uğruna kıyafetleri-

12 www.gencumut.org

ni, saçını, konuşma şeklini kendimize uyarlamaya çalıştığımız dünyaca ünlü “sanatçılarımızın” izinde olağanlaştırılıyor bu da. Uzun lafın kısası, medya yoluyla bize uydurulmaya çalışılan örnek profilin aslında (bu sefer Tarkan’la, bir başka sefer başka bir ‘sanatçı’ ile açığa çıkan) yozlaşmış kültürün bir temsili olduğunu ve onlar gibi olmanın yozlaşmış kültürün bir parçası olmak anlamına geldiğini unutmamak gerek. Tarkan’dan laf açılmışken onun şarkı sözüyle bitirelim bari. Başkası olma kendin ol, böyle çok daha güzelsin. Başkaları gibi olmaya çalışmayalım, kendimiz olalım. Hayatımızı kendi ellerimizle yönlendirerek yaşayalım, yozlaşmanın karşısında bir özgürleşme için.

Ayn› olmasak da olur! Eurovision 2010 Oslo hazırlıkları hızla devam ediyor. Türkiye, Manga’nın seslendireceği “We could be the same / Aynı olabiliriz” isimli parça ile yarışmaya katılacak. Ancak ne var ki farklı dillerde, farklı kültürleri buluşturması gereken yarışmanın sürekli kendini zenginleştirebilme imkânı varken dili “evrensel olması için” diğer bir deyişle “anlaşılır olması amacı ile” git gide tekleşiyor. Sözde evrensellik derdi ile emperyalist bir dili ana dil haline getiren yarışmada oylama sistemi de aynı şekilde müziğin, kültürün veya üretimin değerlendi-

rilmesinin yerine siyasi politikalarla aynılaşıyor. Her yıl izliyoruz, görüyoruz. Adeta komşusu ile ‘ilişkileri’ iyi olan kazanıyor! Tam puanlar komşulara gidiyor, siyasi anlaşmalar veya gerilimler yaşayan ülkeler puanları ile bir birine mesaj iletiyor. Ne diyelim onlar aynılaşadursun biz farklılıklarımızla zenginleşmeye, sanatı özgürleştirmeye ve paylaşmaya devam edeceğiz. Evrenselleşmeyi emperyalist diller ya da yarattıkları kültürler aracılığıyla değil dünya halklarının kendi kültürlerini bütün zenginlikleri ile biraraya getirmesiyle yaratacağız.


Adal›’n›n türküsü bu düflmeyecek dillerden

Bir direnifl türküsüdür K›z›ldere. Kanla yaz›lm›fl, k›z›la bezenmifl, ›fl›¤› bugüne ulaflan bir türkü. Öyle bir türkü ki kulaklar›n› kapatanlar›n kulaklar›n› açan; öyle bir türkü ki dillerden dillere dolaflan; öyle bir türkü ki farkl› dillerde, farkl› yerlerde, farkl› flekillerde söylenen… Öyle bir türkü ki bize DEV-GENÇ’li olmay› ö¤reten. 38 y›ld›r bu topraklarda söylenen bu türkü kardeflli¤in, bar›fl›n, özgürlü¤ün, ba¤›ms›zl›¤›n, eflitli¤in, yoldafll›¤›n, dostlu¤un, halklar›n, haklar›m›z›n ve ölüme meydan okuman›n türküsüdür. 30 Mart gününün bu topraklarda ba¤›ms›zl›k, eflitlik, özgürlük, kardefllik mücadelesini verenler için bir baflka önemi vard›r. Yüzdeye vursak liseliler içinde ço¤u bilmez bugünün önemini. Çünkü ders kitaplar›nda Türkiye tarihini ö¤renirken bunlar anlat›lmaz bize. Ders kitaplar›n›, müfredat› yazanlar›n karfl›s›nda geliflen bir tarih çünkü bu. Bize ezberletilmeye çal›fl›lan›n d›fl›nda bu topraklarda iflbirlikçili¤e, eflitsizli¤e, sömürüye, bask›ya karfl› verilen mücadelenin tarihi. Bugün verdi¤imiz mücadelede ö¤rendik, ö¤reniyoruz biz bu tarihi. Liselerimizde, mahallemizde, sokakta e¤itim hakk› ve demokratik lise için; insanca bir yaflam ve güvenli gelecek için; tam ba¤›ms›zl›k ve kardefllik için mücadele ederken rastlad›k bu ‘tarih’lere. Bizden önce ayn› yollar› afl›nd›ranlar ö¤retti bize bugünlerin neden önemli oldu¤unu. Biz de buradan duyural›m tekrar istedik. ‹flbirlikçili¤e, eflitsizli¤e, sömürüye ve bask›lara karfl› Tek Yol Devrim diyerek verilen mücadelenin geliflti¤i y›llarda (di¤er

deyimle ‘68 kufla¤›) devletin bask›s› da artm›flt›. Devlet bugün nas›l haklar› için mücadele edenleri bask› yoluyla sindirmeye çal›fl›yorsa o gün de ayn›s›n› yapmaya çal›fl›yordu. Buna karfl› harekete geçen THKP-C ve THKO militanlar› Deniz Gezmifl, Yusuf Aslan ve Hüseyin ‹nan’›n idamlar›n›n durdurulmas› için 27 Mart’ta Ünye’de bulunan NATO Üssü’nden ikisi ‹ngiliz, biri Kanadal› üç teknisyeni kaç›rd›lar. Sonras›nda Tokat’›n Niksar ilçesinin K›z›ldere köyüne geçen “Mahir Çayan, Sinan Kaz›m Özüdo¤ru, Hüdai Ar›kan, Ertan Saruhan, Saffet Alp, Sabahattin Kurt, Nihat Y›lmaz, Ahmet Atasoy, Cihan Alptekin, Ömer Ayna” 30 Mart günü burada kolluk güçleri taraf›ndan kuflat›larak katledildiler. Ancak ON’lar kolluk güçlerinin say›s›n›n çoklu¤una ve gücüne bakmadan “Biz buraya dönmeye de¤il ölmeye geldik” diyerek mücadelelerindeki ›srarlar›n› ve dirençlerini gösterdiler. ON’lar 30 Mart’ta K›z›ldere’de katledildiler ama bizlere büyük bir tarih b›rakt›lar. ON’lar›n yakt›klar› ›fl›k bugün de yolumuzu ayd›nlat›yor. Ba¤›ms›zl›k, özgürlük, kardefllik ve eflitlik için verilen mücadele bugün de AKP’nin tüm iflbirlikçi, halk› soyan, haklar›m›z› elimizden alan, Türkiye halklar›n›n kardeflçe bir yaflam sürmesini engelleyen politikalar›na karfl› DEV-GENÇ’liler taraf›ndan yürütülüyor. Ve biz inatla bu tarihi sürdürüyoruz. Biz ö¤reniyoruz ve ö¤rendiklerimizi duyuruyoruz. Liselerde, üniversitelerde, sokaklarda, mahallelerde, fabrikalarda… hep ayn› türkü söyleniyor ve söylenecek. Adal›lar›n türküsü bu…

Yak›n tarih dersi 2: MAH‹R ÇAYAN Hiç ö¤retilmeyen, bilenlere de unutturulmaya çal›fl›lan tarihimizden bir hayat› ele ald›k bu sefer. K›sa bir ömrü en mahir flekilde yaflayan bir hayat›. Mahir Çayan 14 A¤ustos 1945’te Samsun’da do¤du. Ortaokul ve liseyi ‹stanbul’da Haydarpafla Lisesi’nde tamamlad›. ‹lk olarak ‹stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kay›t yapt›rd› ancak bir y›l sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne geçti. Türkiye devrimci hareketinin temel damarlar›ndan olan dönemin gençlik hareketi içerisinde öne ç›kt›, 1965’te Fikir Kulüpleri Federasyonu’na baflkanl›k etti. DEV-GENÇ’in (Devrimci

Gençlik Fedarasyonu) ve THKP-C’nin (Türkiye Halk Kurtulufl Partisi Cephesi) kurulufllar›nda yer ald›. Gittikçe yükselen devrimci hareket içerisinde iflbirlikçili¤e, sömürüye, eflitsizli¤e karfl› Türkiye ve Dünya halklar›n›n kurtuluflu için mücadele etti. Bunu 1968’de Dolmabahçe’ye demirleyen ABD savafl gemileri 6.Filo’nun askerlerini denize dökerken, Ortado¤u’daki halklar›n› katleden ‹srail’in Büyükelçisi Ephraim Elrom’ u kaç›r›rken en önde gelen

isimlerden biri olarak gösterdi. Türkiye devrim Sürecini Kesintisiz Devrim I-IIIII broflürlerinde dile getirdi. Açl›¤›, yoksullu¤u ve bask›y› tavizsiz bir kararl›l›kla mahkum etmifl, 'güzel günler görmenin' hayalini milyonlarca ezilenin meselesi haline getirmeyi baflarm›fl yi¤it devrimcidir. Onun ekti¤i tohumlar y›lmaks›z›n yeflerecek, tam ba¤›ms›z, eflit ve özgür bir ülke yaratman›n peflinde koflacak binlerce, onbinlerce genç devrimci var olacakt›r.

www.gencumut.org 13


Arka saSyifsaltaerm ›n ivnazsge eçyiilm rceizski odneu¤suil spor alternatif yorumlar›yla

‹syan›n taraftar›y›z Oynayanlar› ve izleyenleri ile çitle çevrili topraklardan yeflil sahalara uzanan bir oyun. Endüstrileflen futbola karfl› “tak›m ruhuna” sahip ç›kal›m

Futbolu oynayanlar ve oynatanlar

Çocuklu¤umuzda bafllar futbol oynamak, topa gelifli güzel vurmak. Okuldan eve geldi¤imizde ilk iflimizdir bizim önlü¤ü evin ortas›na at›p soka¤a koflmak ve ç›karken annemize seslenmek ‘ben top oynamaya gidiyorum’ diye. Büyümeye bafllad›kça uzaklafl›rs›n ondan ama gönlün hep onunlad›r. ‹fl güç derken bakm›fls›n ki kapitalizmin çark›nda seyirci olmufl ç›km›fls›n. Oysa çocukken her fley nede güzeldi, içindeki o heyecan›n d›fla vurumuydu futbol oynamak.’Ders çal›fl’ bask›s›na karfl› isyan›n ad›yd› futbol. Peki, nedir bu futbol, ne zaman bafllam›flt›r, ne flekilde ilerlemifltir ve her fleyden önemlisi içindeki bu coflku nedendir? Futbol ilkel olarak oynanmaya baflland›¤›nda yüzlerce kiflinin bir arada oynad›¤›, s›n›rlar›n›n ve kurallar›n›n olmad›¤› bir oyundu. Zamanla topraklar çitlerle çevrilmeye baflland›kça futbol oynanabilecek alanlar kalmam›fl, kapitalizmin geliflmesi ile de köylerden kentlere göçler artm›fl, flehirlerde ise 18 saat çal›flmak zorunda kalan iflçiler futbol oynayabilecek zaman bulamam›fllard›r. Daha sonra çal›flma saatleri 18’den 12’ye inen iflçilerden oluflan futbol tak›mlar› oluflmaya bafllam›flt›r. Baz› kurallara da sahip olmaya bafllam›flt›r. Futbol oynamak kadar izlenmesinin de popülerleflmesi ard›nda yavafl yavafl izleyicilerin rahat›n› sa¤lamak için yenilikler düflünülmeye bafllanm›fl bunlar da ilkel statlar›n do¤uflu olmufltur. ‹zleyicilerin say›s› art›kça küçük ücretler de al›nmaya bafllanm›flt›r. Bundan sonra art›k ifl-

14 www.gencumut.org

çilerin oynad›¤› oyun olmaktan ç›k›p yeteneklerinin para kazand›¤› bir hal almaya bafllar. Günümüze gelene kadar büyük bir pazar haline gelen futbol oyuncu ücretleri, TV yay›nlar›, bilet ücretleri vs. derken art›k dünyada 200 milyar dolarl›k koca bir endüstri haline gelmifltir. O art›k endüstriyel futboldur, milyarca dolar›n döndü¤ü bacas›z bir sanayi olmufltur. ‘Taraftarizm’ de¤il, ‘Taraftarl›k’ Futbol hep kolektif bir oyun olmufltur. Kurallar›n olmad›¤› dönemlerde pek çok insan› harekete geçirdi¤inden dolay› birçok kere yasaklanm›flt›r. Ama endüstriyel futbolun oluflmas› sadece kurallar›n› de¤il kültürünü de farkl›laflt›rm›flt›r. Art›k büyük kitleleri köle seyirci pozisyonuna getirilmifltir, yani tak›m›na sevgisini verdi¤i paraya, ald›¤› formayla s›n›rland›ran pasif bir yap›ya sokulmufltur. Sözde fair-play ruhu deyip içinde ›rkç›l›¤›, tribünlerini erkek-egemen dilin hâkim k›l›nd›¤›, sald›rganl›klar›n deflarj edildi¤i, taraftarl›¤›n de¤il taraftarizmin yarat›ld›¤› bir spor olmufltur. Tam bu noktada futbol denen spor çeflidini be¤enen, seven ve oynayan kifliler olarak futbolun, kolektif ve birlikte hareket etme bilincini afl›layan, insanlar›n bedensel ve zihinsel geliflimini sa¤layan bir araç oldu¤unu söylemek gerekir. Sevinçlerin, mutluluklar›n, dayan›flman›n beraber yaflan›lmas›d›r taraftarl›k. Tribünlere bar›flç›, fliddeti d›fllayan bir rekabeti hâkim k›lmakt›r. Yaflas›n renklerin kardeflli¤i diyebilmek, tribünlerinde

Che’nin dalgaland›¤› Livornolu, Marsilyal›, Sevillal› olmakt›r. Sahan›n d›fl›nda ortak bir haf›za yarata bilmektir. K›sacas› taraftarl›k sistemin dayatt›¤› Real Madridli Cristiano Ronaldo’ya de¤il Livernolu Lucarelli’yi tan›makt›r. Bizler biliyoruz ki futbol ne kadar endüstriyelleflmeye çal›flt›r›l›rsa çal›fl›ls›n, içerisine ne kadar çok gericilik sokulmaya denenirse denensin hala içinde ki o isyan atefli duruyordur. Bunu faflist Materazi'ye kafa atan Zidan’da gördük ya da üniversiteli arkadafllar› okuldan at›ld›¤›nda ‘ö¤renci arkadafl›ma dokunma’ diyen k›rm›z› fleytanlarda gördük Adanademirspor’un kale arkas›nda. 1 May›s’ta iflçilerle direnen ÇARfiI taraftarlar›nda gördük. Ne kadar futbolda seyirci pozisyonuna düflürülmeye çal›fl›l›rsak çal›flal›m bizler birer taraf›z. Yoksullu¤a, haks›zl›¤a, eflitsizli¤e karfl› her fleyden önce içimizdeki isyan› söndürmeye çal›flan endüstriyel futbola karfl›… Futbol al›n›p-sat›la bilen bir meta de¤il, içimizdeki isyan›n var olufludur…

Futbol sadece bir oyun mu? Gelin bu soruya beraber cevap bulal›m. Y›lda 13 milyon Avro alan C.Ronaldo’yu ya da 12 milyon Avro alan ‹brahimoviç’i izlerken yahu bu futbol ne güzel oyun diyoruz. Ama bu sahnenin bir de arka plan› var. Bizim hayal bile edemeyece¤imiz paralar› kazanan bu futbolcular›n sahada giydi¤i formas›ndan, ayakkabas›ndan tutun da peflinde kofltuklar› topa kadar birçok malzeme ne flartlar alt›nda üretiliyor, onlar› üretenler bu oyunu oynay›p e¤lenebiliyorlar m›, ya da statta güzel bir çal›m› alk›fllayabiliyorlar m›? Pakistan’da 150 dolarl›k futbol topunu yar›m dolara diken çocuklardan bahsediyoruz, Çin’de saatte 60 çift ayakkab› dikmek zorunda oldu¤u için çal›fl›rken tuvalete gidemeyen, su içemeyen iflçilerden… Adidas, Nike gibi firmalar bu iflçileri sömürerek milyar dolarla oynarken onlar›n bir ayda kazand›¤› para ellerinden ç›kan binlerce malzemeden birini bile almaya yetmiyor. Hem oynayacak, izleyecek kadar zamanlar› da yok. Onlar da topun peflinden koflsayd›, statta, tv’de zevkle maç izleseydi ‘evet futbol oyundur’ diyebilirdik belki. Art›k söylenecek tek cümle: ‘Futbol oyunken daha güzeldin be!’


Anadolunun hazineleri ‘’Yüz y›llar›n verdi¤i erozyonla kültürler afl›nm›fl, ortada pek bir fley kalmam›fl ama insanlar›n dillerinde, türkülerinde, manilerinde, masallar›nda bunlar yafl› yor…’’ Bir k›sm›m›z bilmeyiz kültürümüzü, güzelliklerimizi, Anadolu’daki yaflay›fllar›… Bilmeyiz dedelerimizin nerde, nas›l yaflad›¤›n›. Gitmeyiz köylerimize. Bize dayat›lan bu kültürsüzlük kültürü elimizdeki güzelliklerden bizi maruz b›rak›r. Kendimizi kaybederiz. Benli¤imizi kaybederiz. Oradaki birliktelikten bihaber yaflar›z. ‹flte bu noktada bize Anadolu’yu hat›rlatmak için yap›lm›fl bir film ç›kar karfl›m›za. Vizyona yeni giren bu filmde Anadolu insan›, Anadolu insan›n›n otantik güzellikleri, ezgileri yer almakta. Müzikal olma özelli¤i tafl›yan bu film ilk uzun metrajl› Anadolu ezgileri filmi. Yönetmenli¤ini Nezih ÜNEN’ in üstlendi¤i bu müzikal filmde duygusal bir flölen yaflayacaks›n›z. Anadolu kültürünü dünyaya tan›tmay› amaçlayan filmde oyuncular da Anadolu insan›, senaryo da Anadolu insan›na ait. Uzun y›llar projesiyle u¤rafl›lm›fl olan bu filmle ilgili bilgileri almak,müziklerini dinlemek istiyorsan›z anadolununkayipsarkilari.com adresini t›klaman›z yeter. Mutlaka izlemeniz gereken bu kültür ziyafetinde Anadolu’ya baflka bir aç›dan bakacaks›n›z. ‹yi seyirler…

Ç‹ZG‹ROMAN

“Eski Arkadafl” aram›zda

Ezginin Günlü¤ü kuruldu¤u 1981’den bu yana müzi¤e katt›klar› özgün yorumlar›yla uzun y›llard›r aram›zda. Yeni albümleri “Eski Arkadafl” sevenleriyle bulufluyor. Bazen biz flark›lar› söyleriz, bazen “flark›lar bizi söyler”. ‹ki türlüsü de güzeldir, çünkü birbirimizi hiç kand›rmay›z; bu iliflki içinde yalana yer yoktur, zaten yalan söylemeye gerek de yoktur. fiark›lar sevgi gibidir, sahtesi çabuk biter, ama güzel olan, uzun dostluklard›r, zilini çald›¤›n›z zaman aç›laca¤›n› bildi¤iniz kap›lar gibi. Size orda her zaman k›vr›l›p yataca¤›n›z bir kanepe, üzerinize örtecek bir battaniye bulunur. Yald›zlar› hafiften dökülmüfl de olsa, çay barda¤›n›z, mutfak dolab›nda sizi beklemektedir.T›pk› Eski Arkadafl gibi…

Bilmek için

Geçti¤imiz May›s ay›ndan bu yana ç›kar›lan bir bilim dergisi var, NTV Bilim. Ülkemizde pek fazla bilim dergisi yokken, var olan ve en çok tan›nan Bilim Teknik dergisi de AKP’nin evrim sansürüyle tarafs›z bilimsel dergi olma anlay›fl›n› kaybetmiflken yay›na giren NTV Bilim Dergisi özgür, bilime dayanan, herkese ulaflan, anlafl›l›r bir dergi olma iddias›nda. ‹lk say›s›nda dünyaca tan›nan bilim adamlar›n›n evrim araflt›rmalar›yla günlük hayattaki birçok gerçe¤e aç›kl›k getiren dergi flimdiden belirli bir okur kitlesi elde etmifl durumda. Her ay›n bafl›nda ç›kan NTV Bilim Dergisi, insan ve do¤ay› tan›mam›za yarayan yaz›lar›, güncel araflt›rmalar›, teknolojik araflt›rmalar›yla bilimin her insana çok yak›n oldu¤unu anlafl›l›r ve ak›c› bir dille hat›rlatmaya çal›fl›yor. Ayr›ca dergi de okuyucular›n›n elefltiri ve görüfllerini bekledi¤ini belirtiliyor.

www.gencumut.org

15


Sayı 2 (Mart 2010)  

Genç Umut Dergisi 2. Sayısı (Mart 2010)

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you