Page 1

Yeni şubemize

hepinizi bekleriz... Her ev güzeldir

Merkez: Emniyet Evleri Mah. Emniyet Cad. No:13/A Çeliktepe / İSTANBUL Tel: 0212 325 32 24 – 25 Şube: Emniyet Evleri Mah. Taşkent Sok. No:1 Çeliktepe / İstanbul Tel: 0212 325 32 23 - 322 26 11

www.gozdenmobilya.com

Kağıthane’nin Sesi

İstanbul Oryantiring Yarışması www.hasbahcegazetesi.com

Ocak 2017

YATIRIMIN MERKEZİ

KAĞITHANE Kağıthane Gelişiyor İstanbul’un gelişim gösteren en önemli ilçelerinden biri olan Kağıthane, 2016 yılını da büyük hizmetlerle geride bıraktı. Kağıthane Belediyesi 2017 yılında yeni projelere de imza atmaya hazırlanıyor. SAYFA>12

Yıl:3 Sayı: 28

Kağıthane’de Yapıldı

Hasbahçe Mesire Alanı’nda gerçekleştirilen, İstanbul Oryantiring Gençler İl Birinciliği Yarışmasına il geneli 27 okuldan 300’ü aşkın sporcu katıldı. Yarışmaya katılan sporcular zamana karşı yarışarak, oyunu dereceyle bitirebilmek için mücadele verdi. Sayfa>21

Tarihi Projede

Sona Gelindi

Hattat Ömer Faruk Dere’nin eğitmenliğinde Ekrem Cevahir AİHL’de 22 öğrenci tarafından bir yılı aşkın süredir devam eden çalışmada sona gelindi. Sayfa>8


Adres: Merkez Mah. Taş Sok. No:35B Tel: 0541 741 8080-0532 705 0780

Kağıthane’de


Ocak 2017

3

Nereye Gitsem

Dünya Mutfaklarının Seçkin Lezzetleri Kağıthane’de! Chef’s Kağıthane’nin Kurucusu Ufuk Kamacı ile Chef’s Markasının bugünlere gelme hikayesini konuştuk… Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz? Ufuk Kamacı, 1987 doğumluyum. Muşlu’yum. Lise mezunuyum. Doğma büyüme Kağıthaneliyim. Çocukluğum Gürsel Mahallesinde geçti. Şimdi ise Nurtepe Mahallesinde oturmaktayım. Erken yaşlarda ticarete atıldım. Lisede okurken aynı zamanda da çalışıyordum. Ulus’ta bir cafede bulaşık yıkayarak başladım bu işe. Garsonluk yaptım daha sonra aşçılık yaptım. Şu anda benimle çalışan aşçıda beraber çalıştığımız arkadaşımdır. Amcamın işlettiği beş tane; İstanbul’da Akmerkez, Florya ve Bağdat Caddesi, Ankara’da da iki tane şubesi olan cafenin başına geçip işletmeciliğini yaptım. Daha sonra Çeşme Alaçatı’da Cafe Home Store adı altında mekan açtık ve devrettik. Sonrasında Etiler, Ulus Sunset Restaurant’ta altı yıl boyunca garsonluk yaptım, eğitim aldım. Daha sonrasında kendi markamı tescil ederek 2016 Mayıs ayında Kağıthane’de Chef’s Kağıthane’yi açtım.

Neden Kağıthane? Doğup büyüdüğüm yer. Çevrem ve ailem burada. Kağıthane yatırımların yapıldığı ve gelişen bir ilçemiz. Bende kendi ilçeme hizmet etmek istediğim için ilk şubemi burada açtım. Chef’s Ne demek? Chef; şef, aşçıbaşı, aşçı anlamına gelir. Chef’s ise Şefin demektir. Şefin Mekanı Kağıthane gibi. Şakalaşırken, Şefim falan derken ismin Chef’s olmasına karar verdik. Sizce bir şefte bulunması gereken en önemli kriter nedir? Kesinlikle lezzete önem veriyoruz. Kalite, Temizlik, hijyen olmazsa olmazıdır. Nezih ve lezzetli bir ortam oluşturması gerekir. Amaca hizmet etmelidir. Keyfe yönelik değil yeme ve içmeye hizmet etmelidir.

kişisel mücadele vererek ayakta kalmaya çalışacak. Sizin pencerenizden bakınca Türk aşçılığı nasıl görünüyor?

Chef’s Kağıthane ne zaman açıldı ve hedefleri nelerdir? 2016 Mayıs ayında açıldı. Chef’s Kağıthane değil Chef’s Cafe & Restaurant aslında. İsim Patent hakkı bizde olduğu ve de Kağıthane ilk şubemiz olduğu için Chef’s Kağıthane diye adlandırdık. Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç beyde açılışa geldiğinde ismi beğenmiştir. İlk hedefim paket serviste halkımıza iyi bir hizmet vermekti. İnsanlar kebaba, lahmacuna zamanında ulaşamıyordu. İyi bir salata yemek için Etiler’e, Nişantaşı’na ya da AVM’lere gitmek zorunda idi. Biz iyi bir servis hizmeti vermek istiyoruz ve veriyoruzda. O semtlere gitmektense oraları biz Kağıthane’ye getirdik. Paketleme servisimizle Kağıthane’de halkımıza hızlı, ucuz ve kaliteli ürün sunuyoruz. Şubeleşmeyi düşünüyor musunuz? Tabi ki düşünüyoruz. Ağustos ayında Beşiktaş, Akaretler, W Hotel altında ikinci şubemizi açacağız. Chef’s Beşiktaş çok yakında hizmete açılacaktır diyebiliriz. Chefs Kağıthane’de müşterilerinize ne gibi hizmetler veriyorsunuz? Dünya mutfağının seçkin lezzetlerini sunuyoruz. Sabahları kahvaltı menümüz var. Çorba çeşitlerimiz, Gözleme çeşitlerimiz, Pizza çeşitlerimiz, Ana Yemek çeşitlerimiz, Diyet Menü-

müz, Sandviç çeşitlerimiz, Dürümler, Hamburgerler, Salata çeşitlerimiz, Makarna çeşitlerimiz, Soğuk ve sıcak ürünlerimiz ile hizmet vermekteyiz. İnsanlar neden Chef’s Kağıthane’yi tercih etmelidir? Yediğiniz yemeklerin gerçek yüzünü, gerçek tadını görmek istiyorsanız burayı denemelisiniz. Yemeklerimiz için iyi tepkiler alıyoruz. Demek ki doğru yoldayız. Sizce bugünlere gelmenizde en büyük başarınız nedir? Sabırlı olmak. İşimizin başında olmak. Yaptığım her işi isteyerek ve severek yaptım. Hep hedeflerim oldu. Yediğim her şeyi merak ettim. Çeşitli mekânları gezdim ve gördüm. Bunların hepsini bir yerde toplayacağımı biliyordum ve bunu başardım. Şu anda çok memnunum. Peki, Sektör ile ilgili neler söylemek istersiniz? İstanbul bu sektörde en iyi durumda. İstediğiniz her şeyi yiyebiliyor ve tada biliyorsunuz. Ama ülkemize yapılan Hain darbe teşebbüsünden sonra Ekonomik kriz çıkarmak isteyenler her türlü hainliği deniyor. Ama biz yılmayacağız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Yatırım yapacağız. Çalışacağız ve yiyeceğiz. Biz inanıyoruz ki bu sıkıntılı günlerde geçecek. Herkes

Aşçılık mükemmel bir meslek. Türk aşçılığı iyi bir seviyede. Özellikle Osmanlı Mutfağı/Türk Mutfağı. İnsanlar çok uzak yerlerden bu yemekleri tatmaya geliyor. Türk yemekleri inanılmaz güzel ve lezzetli. Türk Mutfağı bize atalarımızdan kalan çok büyük bir mirastır. Biz aşçımızı bulduktan sonra iş yerimizi açtık. Şuan ki aşçımız Home Store, Etiler Şamdan, Ağaoğlu Otel ve Çapa Marka Cafe Restaurant’larda çalışmış 16 yıllık tecrübesi olan Eksekütif Şef Seyfi Lafçı’dır. Kağıthane sizin objektifinizden nasıl görünüyor? Kağıthane iyi bir seviyede. Bu son dönemde metronun gelmesi, yatırımları artması ile insanları bakış açısı değişti. Birçok yere yakın olması Kağıthane’yi tercih edilen bir ilçe haline getirmiştir. Ofishanelerin, AVM’lerin gelmesi ve Kentsel dönüşüm ile yatırımların artması Kağıthane’yi değiştirdi ve geliştirdi. Bunda Belediye Başkanımız Fazlı Kılıç beyin katkıları çoktur. Kendilerine sizin vasıtanızla teşekkürlerimi sunuyorum. Son olarak neler söylemek istersiniz? Kağıthanelileri ve Hasbahçe Gazetesi okurlarını Chef’s Kağıthane’ye bekliyor. Bizi bir kere denesinler diyorum. Pişman olmayacaksınız. Bizlere “chefskagithane.com” sitemizden ve 0212 295 95 46 telefon numaramızdan ulaşabilirsiniz. Bizlere bu fırsatı sunduğunuz için size ve ekibinize teşekkür ediyorum.


4

Yerel Gündem “TBMM’de kabul edilen T.C. Anayasasında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin Cumhurbaşkanı’nın onayından sonra referandum yoluyla milletin önüne geleceği açık ve nettir. Her zaman olduğu gibi, bundan sonrası için de söz ve karar Milli İradeye sahip çıkan Türk Milletinindir”

»Ayetullah Coşkun

ayetullahcoskun@hasbahcegazetesi.com

Artık Karar Milletin AK Parti’nin 18 maddeden oluşan Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, 339 oyla kabul edilerek yasalaştı. TBMM Genel Kurulu’nda teklifin tümü üzerinde yapılan gizli oylamaya 488 milletvekili katıldı. Oylamada 339 kabul, 142 ret oyu kullanıldı; 5 oy boş çıktı, 2 oy ise geçersiz sayıldı. Anayasada Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin ilk tur oylaması 9 Ocak 2017’de başlayıp 15 Ocak 2017’de bitmiş, bahse konu kanun teklifinin ikinci turu ise 18 Ocak 2017’de başlayıp 21 Ocak 2017’de tamamlanmıştır. TBMM’de Milli İradeyi onurla temsil eden değerli milletvekilleri, milli sorumluluğun gereğini yerine getirmişlerdir. T.C. Anayasasında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin 17. maddesine göre, TBMM’nin bir sonraki seçimi ve cumhurbaşkanı seçimi, 3 Kasım 2019 tarihinde yapılacak. Seçimin yapılacağı güne kadar milletvekillerinin ve cumhurbaşkanının görevi devam edecek. Meclisin seçim kararı alması halinde, 27. Yasama Dönemi Milletvekili Genel Seçimi, cumhurbaşkanı seçimiyle beraber yapılacak. TBMM, anayasa değişikliği teklifinin kanunlaşıp yayımı tarihinden itibaren en geç 6 ay içinde değişikliklerin gerektirdiği Meclis İçtüzüğünü ve kanuni düzenlemeleri gerçekleştirecek. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenleneceği belirtilen değişiklikler ise cumhurbaşkanının göreve başlama tarihinden itibaren en geç 6 ay içinde cumhurbaşkanı tarafından düzenlenecek. 3.Maddeye göre milletvekili seçilebilme yaşı 25’ten 18’e indirilecek. “Askerlikle ilişiği olanlar” milletvekili adaylığına başvuramayacak. 7.Maddeye göre, Cumhurbaşkanı seçilen kişinin partisiyle ilişiğinin kesilmesine yönelik düzenleme kaldırılıyor. 8.Maddeye göre, Anayasanın, “cumhurbaşkanının görev ve yetkilerine” ilişkin maddede değişiklik yapılıyor ve cumhurbaşkanına “devlet başkanı” sıfatı getiriliyor. 11.maddeye göre, TBMM, üye tam sayısının 5’te 3 çoğunluğu ile seçimle-

rin yenilenmesine karar verebilecek. TBMM genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılacak. Şimdi Süreç Nasıl İşleyecek Teklifin tümünün 330’un üzerinde oyla kabul edilmesiyle referandum süreci de başladı. Teklif önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayına sunulacak. Cumhurbaşkanı’nın 15 günlük yasal süresi bulunuyor. Referandum tarihi de buna göre şekillenecek. Referandumun, Resmi Gazete’de yayımını takip eden 60’ncı günden sonraki ilk pazar günü yapılması gerekiyor. Başbakan Binali Yıldırım, anayasa değişikliği teklifinin referandum aralığında kabul edilerek yasalaşmasına ilişkin, Başbakan Binali Yıldırım, Cumhuriyet tarihi boyunca Türk milletinin, sandık her önüne geldiğinde engin feraseti, aklı ve vicdanıyla her zaman istisnasız en doğru kararı verdiğini ifade etti. Milletin, bu anayasa değişikliği konusunda da en doğru kararı vereceğini dile getiren Yıldırım, “Milletimiz sandığa gidecek; aklıyla, vicdanıyla oy kullanacak, Türkiye için en doğru tercihi yapacaktır. Milletin verdiği karar en isabetli karar olacaktır. Şüphesiz millet her şeyin en iyisini bilendir” diye konuştu. 18 Maddelik Anayasa paketinin TBMM’de kabul edilmesinden sonra Referandum anket sonuçları gündeme geldi. ORC Araştırmanı’nın yayınladığı referandum anketi sonuçlarına göre katılımcıların % 62’si yönetim sistemi değişikliğine “EVET” dedi. Anayasa teklifinin Meclis’teki görüşmeleri sırasında yapılan ankette katılımcılara “İçeriğinde Cumhurbaşkanlığı Sisteminin de yer aldığı anayasa değişikliği, referanduma giderse tercihiniz ne yönde olur?” sorusu sorulmuştu. Ankette “Evet oyu veririm” diyenlerin oranı % 62 çıktı. ‘Hayır oyu veririm” diyenlerin oranı ise % 38 oldu. TBMM’de kabul edilen T.C. Anayasasında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin Cumhurbaşkanı’nın onayından sonra referandum yoluyla milletin önüne geleceği açık ve nettir. Her zaman olduğu gibi, bundan sonrası için de söz ve karar Milli İradeye sahip çıkan Türk Milletinindir.

Ocak 2017

Kaymakam GÖÇ, Muhtarlarla Buluştu Sayın Cumhurbaşkanımızın Muhtarlarımıza yönelik yaptığı rutin toplantılar ile İçişleri Bakanlığı’nın talimatları doğrultusunda İlçemiz Kaymakamı Sayın Hasan Göç, mahalle muhtarları ile bir araya gelerek değerlendirme toplantısı yaptı. Kağıthane Kaymakamı Hasan GÖÇ, 19 mahalle muhtarımızla değerlendirme toplantısı yapmak üzere Nurtepe Sosyal Tesislerinde düzenlenen kahvaltı programı ile bir araya geldi. Mahallelerimizin sorunları ile alakalı fikir alışverişinde bulunan Göç, “Muhtarlarımız, bulunduğu mahallede devletimizin tüm kurumlarını temsil etmekte ve halkımızla devlet kurumları arasında köprü vazifesi görmektedir. Kamu hizmetlerinde bizlere çok yardımcı olan muhtarlarımıza teşekkür ediyorum. Dönem dönem bu toplantıları gerçekleştireceğiz” dedi.

Ayrıca Kağıthane Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı mütevelli heyetine de yeni muhtar üyelerin seçimi gerçekleştirildi. GÖÇ, Fakr-u Zaruret içerinde olan vatandaşlarımıza vicdan ve adalet terazisinde değerlendirmelerin yapılarak yardımların yapılması, çevresinde yardıma muhtaç vatandaşların tespitinde gerekli destek ve katkının sağlanmasını istedi. Yeni seçilen üyelere görevlerinde başarılar diledi.

Prof. Dr. Orhan Okay Vefat Etti! “Hocaların Hocası” olarak tanınan Prof. Dr. Orhan Okay kalp yetmezliği sonucu 86 yaşında hayatını kaybetti. İlk yazısı 1953’te Türk Sanatı’nda yayımlanan Okay’ın daha sonra İstanbul, Hareket Türk Dili, Türk Edebiyatı, Dergâh, Milli Kültür, Türk Kültürü, Türk Yurdu gibi dergi ve gazetelerde yazıları yayımlandı.

Tedavi gördüğü hastanede yaşama veda eden Prof. Dr. Orhan Okay’ın cenazesi 14 Ocak Cumartesi günü Fatih Camiinden kaldırıldı. Okay’ın cenazesi Topkapı Çamlık Mezarlığı’na defnedildi. PROF. DR. ORHAN OKAY KİMDİR? İstanbul’da 1931’de dünyaya geldi. 1955’te İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirerek öğretmen oldu. 1963’te doktor unvanı alırken, 1975’te doçent, 1988’de profesör oldu. 1996’da emekli olup Fatih Üniversitesinde öğretim üyesi ve Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’nde redaktör olarak çalışmaya başladı.

Orhan Okay, kariyeri boyunca Türkiye Yazarlar Birliğinin “Yılın Kültür Adamı Ödülü” ve “Eleştiri Ödülü”, Kombassan Vakfı Mevlana Büyük Ödülleri kapsamında “Edebiyat Ödülü” ve TMKV İnceleme Ödülü’nün sahibi oldu. Okay’ın, “Sanat ve Hayat”, “Beşir Fuad: İlk Türk Pozitivist ve Naturalisti”, “Abdülhak Hamid’in Romantizmi”, “Batı Medeniyeti Karşısında Ahmed Mithad Efendi”, “Hüsn ü Aşk, Şeyh Galip”, “Ahmet Haşim’in Şiirlerinin Sembolizm Açısından Yorumu”, “Safahat, Mehmet Akif Ersoy”, “Edebiyat ve Sanat Yazıları”, “Mehmet Akif: Bir Karakter Heykelinin Anatomisi”, “Ahmet Hamdi Tanpınar”, “Bir Başka İstanbul” gibi çok sayıda eseri bulunuyor.


Yeni şubemiz

hizmetinize girmistir

GÖZDEN MOBİLYA VE DAYANIKLI TÜKETİM MALLARI TİC.LTD.ŞTİ. Merkez: Emniyet Evleri Mah. Emniyet Cad. No:13/A Çeliktepe / İSTANBUL Tel: 0212 325 32 24 – 25 Fax: 0212 325 32 24

Şube: Emniyet Evleri Mah. Taşkent Sok. No:1 Çeliktepe / İstanbul Tel: 0212 325 32 23 - 0212 322 26 11 Fax: 0212 322 26 10

www.gozdenmobilya.com

gozdenmobilya@hotmail.com

Her ev güzeldir


6

Sivil Toplum “Allah adına inşa edilmiş, şefkat ve tevazu mekânı olması gereken camileri halı, avize, lamba, çini, klima vs gibi değerli eşya ile donatmışız. Değerli eşyayı korumak adına hırsızın, sarhoşun, keşin, evsizin, yolsuzun girmesine izin verilmeyen camilerin amacı nedir gerçekten?”

»Necdet Meşe

Camiler Ne İşe Yarar? Namaz bittikten sonra camiye gittiğinizde hemen hemen bütün cami kapılarının kilitli olduğunu görürsünüz. Özellikle sabah ve yatsı namazları sonrasında camilerin kilitlenmesi sanki bir farizadır ki, görevli Hacı amcalar bu işi huşu içinde yaparlar! Kendini “nafile ibadete” kaptırıp çıkmamakta direnmek nafiledir, hele dinlenmek için uzanmak asla! Israrcı müminleri ilgili hacı amcalar nazikçe uyarırlar! Camiler ne de olsa Allah’ın evidir herkese her saat açık nasılsa; istediğim saatte ibadet için girer, istersem biraz dinlenirim diye öyle kafana göre takılamazsın! Kapalıdır! Olmadı kibarca kapı dışarı edip kilitlerler! Kafasına göre, huşu içinde ibadet eder, bir miktar huzur bulurum umuduyla zamansız Camiye gidipte mahsur kalan erkek ve hanım tanıdıklarım var nitekim! Camiler ne güzel sessiz, sakin, lâhutî ortamında şöyle tek başıma bir tefekküre dalayım falan yok, unutun! Yakın zamana kadar son cemaat mahfilleri (cami dışındaki kapalı bölmeler) açıktı, ama şimdi oraları da kilitliyorlar! Neden mi?! Olur ki, darda kalmış bir mahlukat girer diye kilitliyorlar (ilgililerin beyanları aynen bu şekildedir); üşüyen evsiz bir insan, aç bir kedi, sahipsiz bir köpek, hasta bir kuş... Üstelik bunlara mani oldukları oranda sevap kazandıklarını düşünen şaşkın bir zihniyet hâkim camilere! O zaman soralım; camiler, bu devasa yapılar, şefkat sığınağı bu mabetler namaz kılmak dışında ne işe yarar? İslam’ın “Camiden (toplayan)” muradı nedir, mademki “müminleri topluyor” bu neyi gerektirir? Bir şehirdeki yüzlerce cami vakit namazları dışında neden kapalıdır? Bir günde 5 defa insanları toplamak için çağrı yapılan “camilere” kilit yakışır mı? Haydi, yakıştırdınız diyelim, bu çağrının hikmetini ıskalamış olmaz mısınız? Tespitim şudur ki, cami cemaatleri; namazdan sonra sadece camileri değil, kendilerini de dış dünyaya kapatıyorlar? Dış dünyaya, yani hayata, yani halkın sorunlarına, yani insan gerçeğine... İyi de İslam’ın emri bu mudur?! Dışardaki hayata, insanların zor yaşamlarına, toplumun sorunlarına bigâne kalmak mıdır?! Allah adına inşa edilmiş, şefkat ve tevazu mekânı olması gereken camileri halı, avize, lamba, çini, klima vs gibi değerli eşya ile donatmışız. (Tarihi Camiler başlı başına bir değerdir ve korunmalıdır; bu istisnai bir durumdur) Değerli eşyayı korumak adına hırsızın (yazım hatası yoktur), sarhoşun (yazım hatası yoktur), keşin (yazım hatası yoktur), evsizin, yolsuzun girmesine izin verilmeyen camilerin amacı nedir gerçekten? İnsan mı daha değerlidir yoksa halı mı, avize mi, lamba mı, çini mi? Allah’ın evinde İnsanların sorunlarıyla uğraşmak, hırsızlık dahil bırakamadıkları kötü alışkanlıkları için yardımcı olmak mı önemlidir, yoksa kapısına kilit vurarak (soruna) arkayı dönüp gitmek mi?! Bunların hangisi daha İslamîdir, hangisi Kuran’ın buyruğuna daha uygundur?!

Ocak 2017

AKMER’in 4 TIR UN Yardımı Bölgeye Ulaştı AKMER’in çağrısıyla başlayan “Her Evden Bir Torba Un” kampanyası 100 tonluk bir yardımın toplanmasına vesile oldu. Toplam 4 Tır Un Yardımı, kardeşlerimize ekmek olarak ulaşması için bölgedeki fırınlara teslim edildi.

Dinimizin hizmetle yükümlü kıldığı “insanı”, korumakla yükümlü kıldığı hayvanatı bırakıpta halıya, avizeye, çiniye, binaya değer veren bir hizmet anlayışı İslam’a uyar mı? Belli (problemli) insanlara kapalı olan Camilerin sadece “namaz” için gelen cemaate hizmet etmesi Kuran’ın ruhuna uygun mudur? Cami kapılarına kilit vuran bir anlayış, sorunlu, dertli, bağımlı, hasta insanları, hatta ihtiyacı olan hayvanları görmezden gelerek kendi kalplerine de kilit vurmuş olmuyor mu?! Müminler Allah’tan gerektiği gibi korkmalı; kendi hevâlarını, keyif ve rahatlarını dinin yerine geçirerek camilere ve kalplere kilit vurmaktan vaz geçmelidir! Ne kadar şatafatlı da olsa içi boş binalara hizmet etmek, kendilerini Allah’a ulaştırmayacak gereksiz eşyaya değer vermek yerine insana değer verilmelidir! Camiler keşe, ayyaşa, sarhoşa, yolsuza, evsize, hulasa ihtiyaç ve dert sahibi garip gurabaya hizmet ile acilen ihya edilmelidir! Muhitin kedisini, köpeğini, kuşunu -özellikle kışın- koruyacak şekilde (ki avluları son derece uygundur) yeniden revize edilmelidir! Tarihi camilerin üzerinde, ecdadımızdan kalan ve medeniyetimizin şefkat sembolleri olan “Kuş Evleri”, belli noktalarda yer alan “Sadaka Taşları” bizim için birer rehber olmalıdır. Bu dönüşüm gerçekleşmezse “Allah için ne yaptın?” sorusuna kimse cevap veremez! Kaldı ki garibana kiliseler de, havralar da, kapitalist kurumlar da bu manada kapalıdır! Müslümanlar olarak onlardan bir farkımız, hem de büyük bir farkımız olmalı değil midir? Camiyi dertli, muhtaç, bağımlı, sorunlu, günahkar insanlara kapayan Müslümanlar, iyiliği emretme/kötülükten sakındırma emrini başka türlü nasıl yerine getirecekler? Bu muazzam kış günlerinde Cami sıcak, palto sıcak, ev sıcak! Peki, evsizleri, sarhoşları, keşleri, garibanları, göçmenleri kim düşünecek! Müminlere vazife değil mi? Yoksa “layıktırlar duçar oldukları bu zillete” diyerek görmezden gelmeye devam mı edelim? Bu kafa ile bırakın kurda, kuşa, böceğe, çiçeğe bile merhameti emreden yüce İslam Dininin müntesibi olmayı, kimsesizi tedavi eden, açı doyuran, kurda kuşa şefkat gösteren muhteşem medeniyetimize layık varisler bile olamayız! Eskiden aşeviyle, kuş eviyle, mektebiyle, dergâhıyla birer külliye olan Camiler, yeniden ihya edilmeli, boş ve fonksiyonsuz mabetler olmaktan çıkarılmalıdır! Sakın ha sakın aman bunlardan bize ne yahut yaptıklarımız yeterlidir diye düşünmeyelim! Rabbimizin emri bu kadar açık ve çıta bir hayli yüksekte iken; “Size ne oluyor ki, “bize katından bir yardımcı yolla” diyen erkekler/kadınlar/çocuklardan zayıf bırakılmışlar için savaşmıyorsunuz?” (Nisa Suresi:75)

Suriye’de ve özellikle Halep’te gerçekleşen yoğun saldırılar acımasız kuşatma sebebiyle beliren ekmek krizi dolayısıyla AKMER’in başlattığı “Her Evden Bir Torba Un” çağrısıyla toplanan yardımlar kardeşlerimize teslim edildi. İlk olarak 25 tonluk 1 TIR UN’u Hatay Reyhanlı’dan bölgeye gönderen AKMER yetkilileri geçtiğimiz haftada 75 tonluk 3 TIR’ı bölgeye ulaştırdı. Toplam 4 Tır Un Yardımı, kardeşlerimize ekmek olarak ulaşması için bölgedeki fırınlara teslim edildi. Un stoklarının iyice azaldığı, sınır boyunda ve iç kesimlerdeki pek çok fırının faaliyetinin geçici olarak durdurulduğu Suriye’de insanların ekmeğe muhtaç hale geldiği

biliniyordu. AKMER Un Yardımlarının koordinasyonunda Ahmet Uslu ve Faruk Yavuk görev aldılar. İkinci etap yardımları teslim etmek için bölgede bulunan Aksa İlim ve Davet Merkezi (AKMER) Kurucusu Yazar Hamza Er, “Kardeşlerimizin davetimize şevkle icabet etmeleri sonucunda Rabbimiz bu ihlaslı çabaları bereketlendirdi ve böylece düşünülen çıtanın üzerine çıktık. 100 tonluk bir seviyeye ulaştıran Allah’a hamd ediyoruz” dedi. Bölgede inceleme ve görüşmelerde de bulunduklarını söyleyen Hamza Er, bölgedeki çaresizliğin maalesef devam ettiğini üzülerek gördük dedi. Hamza Er emeği geçen herkese teşekkür ettiklerini de vurguladı.


size sadece

“evet” demek kalıyor!

Servisimiz yaş pasta ve yanında 3 çeşit kuru pasta olarak kişiye özel servisir.

Salonumuz 600 Kişilik ve Klimalıdır.

İstekler doğrultusunda yemekli düğün yapılır. İKRAMLAR Altı Katlı Gelin Pastası Meyve Suyu (Portakal) Badem Şekeri – Kolonya Video Çekimi (120’lik Kaset) 10 Poz Aile Fotoğrafı PROGRAM Piyanist Şantöz Halk Müziği Sanatçılarımız Bayan & Erkek Sanatçı

Adres: Sultan Selim Mah. Sultan Selim Cad. Öztürk Pasajı No:93/1 Kağıthane

murat

Düğün Salonu

e-mail: info@muratdugunsalonu.com.tr / www.muratdugunsalonu.com.tr

0212 264 26 07 – 0212 325 85 57


8

Eğitim “Emeklerimizin zayi olmaması adına, çocuklarımızın bulundukları teknolojik çıkmazı algılamamız açısından bu yazı kaleme alınmıştır”

»Erdoğan Ergin

Ocak 2017

Yazarlık Okulu 3.Sezonunu Açtı Kağıthane İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yazarlık Okulu Atölyesi’nin üçüncü sezonunu 24 Aralık Cumartesi günü Kağıthane Belediyesi Şehir Müzesi’nde açtı.

Teknoloji ile İmtihanımız Doksanlı yıllardan önce doğmuş olan birçoğumuzun evlerinin salonlarına, televizyonlar misafir olmaya başlamadan önce; çocukluğumuz oyun, sanat ve eğitimle geçerdi. Bu zamanlarda en iyi arkadaş tabi ki kendimiz gibi biriydi. Sokaklar ve oyun bahçeleri daha güvenli, mahallemizdekiler ise bizleri tanıyan büyüklerimiz ile doluydu. Tabi zaman bunların hepsini bizden yavaş yavaş aldı.

leri olmayabilir ama telefonları olmazsa yaşayamayabilirdiler. Bu mesajlaşma işi televizyon kanallarından gençlerin ilgi çekebilecekleri hale çevrilmesi ile birlikte cep telefonu kullanıcı profili hızla gençleşti. Yetişkinlerin parmakları telefonların rakamlarına basarak numara ararken, gençlerin parmakları ise arkadaşlık ilişkilerini sanal ortama taşımaya başlamıştı bile.

Sonra televizyon hayatımıza girdi. Boş zamanlar, televizyonların gündüz kuşağında yer alan filmleri izlemekle geçti. Hâlbuki hiç öyle planlamamıştık. Okunacak kitaplar, oynanacak oyunlar, gezilecek arkadaşlar, görülecek yerlerimiz vardı. Zamanın ilerlemesi ile birlikte teknoloji de doğru orantılı olarak ilerlemedi. Teknoloji bizim zamanımızdan daha hızlı ilerliyordu. Bu öyle bir hızdı ki televizyon yerini telefona kaptırmaya başlamıştı bile!

Sonra malumunuz, cep telefonları gelişim sürecini bugün ki akıllı telefonlara doğru taşımaya başladı. Telefonlara, bilgisayarlara ve televizyonlara aniden internet girdi. İletişim çağı denilen bir çağa aniden giriverdik. Ancak yetişkinler hala rakamlarla sesli aramada ilerlerken çocuklar cep telefonları üzerinde yeni nesil iletişim araçlarını kullanmaya başlamıştılar bile. Tabi ki onları ebeveynleri takip edemiyorlardı. Aynı şey bu sefer, bilgisayarla büyümüş anne-babaların başına çocuklarının telefonlarıyla gelmişti.

Tabi ikinci bir tehlike de bilgisayardı! Oysa çocuklarımızın bilgilerini sayıp arttırmayı düşündüğümüz bilgisayar, bir numaralı oyun aracı olmayı başarmıştı bile. Odalarda televizyon seyreden yetişkinler ile bilgisayarda oyun oynayan çocuklara gözler alışmaya, gönüller ısınmaya başlamıştı. Bu öyle bir ısınma çalışmasıydı ki hayatımızın en temel meselesi olmaya başlamıştı. Gazeteler, dergiler hatta kitaplar bile televizyon ve bilgisayarın sayısız yararını sayıyordu. Tabi ki bu sıralarda telefon sadece basit oyunların yer aldığı, insanların sesle iletişim kurabildikleri bir teknolojiydi. İlk başlarda sadece kablolu telefon ile haberleşmekten kablosuz telefona terfi eden yetişkinlerin bir numaralı oyun aracı olmayı başarabilmişti. Belki de bir sosyo-ekonomik mertebenin simgesi olarak bile algılanabilirdi. Tabi zaman ilerlemeye dünyaya da çocuklar bu teknolojilerle birlikte gelmeye devam ediyordu. Ve yeni doğanlar bu teknolojileri doğrudan kendi önlerinde buluyor ve ilgi kurabiliyordu. Yetişkinler yeni aldıkları telefonları kurcalayıp, televizyonla birlikte hayatımıza giren “zapping” işi ile uğraşırken, çocuklarının da bilgisayarlarda ders çalıştıklarını düşünüyorlardı. Telefonların teknolojilerinin artması ile birlikte kısa mesaj servisi denilen bir problem daha dünyaya gelmişti. Cep telefonlar ellerde, sayıların üzerindeki yazılı harflerden yüz kırk karakteri geçemeyen mesajlar hızla yazılıyor, anında da cevaplanıyordu. Mektup yazıp günlerce beklemek yerine hemen yazıp cevabın gelmesini beklemek ülkemizdeki cep telefonu kullanıcıların bir numaralı ihtiyacı olmuştu. İnsanlar aç kalabilir, ev-

Günümüzde ise, yeni doğan çocuklar daha doğar doğmaz cep telefonun kamerasından yansıyan ışık ile karşılanıyor. Üç yaşına geldiğinde ise anne ve babalarından daha iyi kullanır hale geliyorlar. Çocuklara sosyal ağlarda hesaplar açılıyor oradan ise dünyaya açılmaları sağlanıyor. Bu açılma sırasında ise birçoğunun yanında ebeveynleri olmuyor. Başına gelebilecek tehlikeleri ve sıkıntıları ebeveynleri bilmiyor, bilse de algılayamıyor. Bu kadar da olmaz denilen her şeyin olabileceği bir ortamda çocuklarını maalesef yalnız bırakıyorlar. Sanal ortamlarda sanal arkadaşlıklar kuran çocukların anne ve babaları, kendi sosyal ağlarında yedikleri yemekleri paylaşmaya devam ediyor.

İlçe Milli Eğitim Müdürü Muhammed Çayır ve Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç’ın himayelerinde, İlçe Şube Müdürü İlhan Kurt’un denetiminde, Vali Hayri Kozakçıoğlu Öğretmenlerinden Mehmet Akpınar’ın koordinatörlüğünde “Yazarlık Okulu Atölyesi” programı, Kağıthane Belediyesi Şehir Müzesi’nde 24 Aralık Cumartesi günü çalışmalarına başladı. Yazarlık Okulu Atölyesi, 6 Mayıs’ta sonra erecek. Kağıthane İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü İlhan Kurt, “İki sene önce başlattığımız Yazarlık Okulu Atölye çalışması ile öğrencilerimizin kendilerini ifade becerilerinin

geliştiğini, yazma konusunda ilerleme kat ettiklerini gördük. Her yıl atölye çalışmasına katılan öğrencilerimizin yazılarını tek tek ele alıp değerlendirdik ve fanzin çalışmalarında kullandık. Bu sene de Kağıthane İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak “Yazarlık Okulu Atölye” çalışmamızın üçüncüsünü başlattık. Emeği geçen herkese özellikle desteğini bizden esirgemeyen Milli Eğitim Müdürümüz Muhammed Çayır Beye, Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç Bey’e ve atölyemizin koordinatörü Mehmet Akpınar hocamıza; ayrıca çocuklarımıza ders vermeyi kabul eden birbirinden kıymetli yazarlarımıza çok teşekkür ediyorum” dedi.

Tarihi Projede

Sona Gelindi Türkiye’de ilk kez bir lisede Kuran-ı Kerim’in tamamı Hüsn-ü Hat ile yazıldı.

Bu kadar karamsar bir tablo çizmemin yegâne sebebi, maalesef bizim olan çocukların bize benzemek yerine başka bir şeylere benzemelerine dikkat çekmeye çalışmam içindir. Bir yerden başlamak gerekir diye düşünüyorum. O bir yerin, şu an olduğumuz yerden daha iyi bir yer olacağını düşünüyorum. Elbette ki kundağı teknolojik aletler olan çocukların, mevcut teknolojiyi iyi şekilde kullanması gerekiyor. Hatta bu onların gelecekteki hayatının bir numaralı ihtiyacı bile olabilir. Ancak kontrolsüz bir şekilde ilerleyen bu durum için yapacak bir şeyler olmalı. Bakın söylüyorum; emeklerimizin zayi olmaması adına, çocuklarımızın bulundukları teknolojik çıkmazı algılamamız gerekiyor. Selam ve dua ile

Hattat Ömer Faruk Dere’nin eğitmenliğinde Ekrem Cevahir Anadolu İmam Hatip Lisesinde 22 öğrenci tarafından bir yılı aşkın süredir devam eden çalışma sonucunda Mushaf tamamlanmak üzere. Okul Müdürü Şeref Çetintürk ve projenin fikir sahibi Müdür yardımcısı Maşide Aksu Hanım’ın gayret ve destekleri ile gerçekleşen proje, örnek ve tarihi bir

proje olarak ülke genelinde uygulanmaya başlanacak. Ekrem Cevahir Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Şeref Çetintürk, “Şu sıralar hazırladığımız bir kısa filme de konu olan Mushaf, gençlerin güzel yazı sanatına olan ilgisini artırması açısından oldukça önemli. Zorlu bir yılı geride bırakan proje ekibinin tamamını tüm atölye olarak tebrik ediyorum” dedi.


TABELA / DİJİTAL BASKI ARAÇ GİYDİRME / CAM YAZILARI BONUS ANLAŞMALI KREDİ KARTLARINA TAKSİT İMKANLARIYLA

0212 321 44 12 www.ozreklam.net MERKEZ MAHALLESİ TAŞ SOKAK NO: 35/A KAĞITHANE /İST


10

Yerel Gündem

Ocak 2017

Şehadetinin 29.Yılında

Gençler, Kardan Şehid Tekiner Tayfur Anıldı Fetösavar Yaptı Lider Kağıthane İmam Hatip Okulları ve Mezunları Derneği “Tekiner Tayfur’u Anma ve Anlama” gecesi düzenledi.

Kağıthane’de bir grup genç, FETÖ’nün 15 Temmuz Darbe Girişimi’ni unutturmamak amacıyla kardan yaptıkları tanka “FETÖSAVAR” adını koydu. Ahmet Öztürk, ”FETÖ’nün 15 Temmuz’daki hain kanlı darbe girişimini unutmadık ve unutturmayacağız “ dedi. Öztürk, “Kar yağışının başladığı ilk gün böyle bir düşüncemiz vardı. Kar yoğunluğunu arttırınca mahalleden 7 arkadaşımızla kardan tank yapmaya karar verdik” dedi.

Lider Kağıthane İmam Hatip Okulları ve Mezunları Derneği, 10 Ocak 1988’de Afganistan Dağlarında, Host kuşatmasında şehid olan Şehid Tekiner Tayfur’un aziz hatırasını anmak, şehadetini anlamak için 6 Ocak Cuma günü Saat:20.00’da Sultan Selim Kültür Merkezinde “Tekiner Tayfur’u Anma ve Anlama” gecesi düzenledi. Babası ve kardeşlerinin de katılım gösterdiği programa katılım yüksek oldu. Programa Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlandı. Açılış konuşmasını Lider Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akgül yaptı.

Akgül, Şehadetinin 29.Yıldönümünde Şehid Tekiner Tayfur’u Rahmetle anıyoruz diyerek programa katılanlara hoş geldiniz dedi.

Şehid Tekiner Tayfur’un hayatının ve mücadelesinin anlatıldığı Sinevizyon gösteriminin ardından Babası Muzaffer Tayfur, Önder Genel Başkanı Halid Bekiroğlu, İMH YİK Başkanı Mehmet Güney anlam yüklü birer konuşma yaptılar. Program Grup Genç’in ezgi ve marşlarından sonra sona erdi. Hasbahçe Gazetesi olarak Şehid Tekiner Tayfur’u Şehadetinin 29.Yıldönümünde rahmetle anıyoruz.

Çağlayan Mahallesi’nde yaşayan İstanbul Üniversitesi Elektrik Teknolojisi öğrencisi Ahmet Öztürk ve yedi arkadaşı iki gün süren yoğun çalışmanın sonucunda kardan tank yaptılar. Kardan tankın üzerine Türk bayrağı asan gençler tankın adını da “FETÖSAVAR” koydu. Tank mahallede oturan vatandaşlarca da ilgi ile izlendi.

Kağıthane’de Kağıthane’ye Sosyal Sokak Hayvanları

Unutulmadı

Hizmet Merkezi Açılıyor

Sosyal Belediyecilik anlamında bir çok önemli çalışmaya imza atan Kağıthane Belediyesi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü ile yeni bir projeyi daha hayata geçiriyor.

Özellikle kış aylarında yiyecek bulmakta güçlük çeken sokaktaki kedi ve köpekler Kağıthane’de unutulmadı.

yağışıyla birlikte kulübelerin önlerine de hayvanların beslenebilmesi için kedi ve köpek mamaları bırakıldı.

İstanbul’da etkili olan yoğun kar yağışı ile birlikte insanların yardımına ihtiyaç duyan sokak hayvanlarına dikkat çekmek isteyen Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç, Türkiye’de başka bir örneği olmayan ve sadece Kağıthane Belediyesi bünyesinde bulunan Hayvanseverler Meclisi üyeleriyle birlikte sokak hayvanlarına mama dağıttı. Daha önceki yıllarda hayvanların soğuktan korunmalarına ve daha güvenli bir ortamda yaşamalarına yardımcı olan kulübeler Kağıthane’nin bir çok noktasına yerleştirilirken, kar

Vatandaşlardan da hayvanlara yardım konusunda destek isteyen Başkan Kılıç, “İstanbul’da şuan her yerde sokak hayvanlarının hayvan severlere ihtiyacı var. Yerel yönetimler olarak bizler de elimizden gelen desteği gösteriyoruz. Bugün burada bulunmamızın bir diğer sebebi de bu konuda farkındalık yaratmak. Tüm canlıların her zaman yanındayız. Vatandaşlarımız da evlerinin önlerine bir kap ılık su ve mama koyarak onlara yardımcı olsunlar’’ dedi.

Bünyesinde kurduğu Sosyal Yardım Mağazası ve Aşevi gibi birimler ile giyimden kırtasiyeye, gıdadan eşyaya birçok alanda ihtiyaç sahibi kişilere yardım eli uzatan Kağıthane Belediyesi, yeni bir sosyal proje için daha önemli bir adım attı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü ile ortaklaşa yürütülen proje kapsamında “Kağıthane Sosyal Hizmet Merkezi Açılması ve İşbirliği Protokolü” imzalandı.

lilere yardım elini uzatacak.

Kağıthane Belediyesi tarafından Şirintepe Mahallesi Güzeldere Caddesi üzerinde yapımı tamamlanan sosyal hizmet merkezinin önümüzdeki aylarda açılması planlanıyor. Yapılan protokole göre açılacak olan Sosyal Hizmet Merkezi’ni belediye ve il müdürlüğü birlikte yönetecek. Sosyal Hizmet Merkez’i, Kağıthane’de yaşayan ihtiyaç sahibi kadın, çocuk, yaşlı ve engel-

Kağıthane Belediye Başkanlığı’nda imzalanan protokolün imza törenine, Başkan Fazlı Kılıç’ın yanı sıra Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İstanbul İl Müdürü Selim Çelenk, İl Müdür Yardımcısı Şemseddin Yalçın ile Kağıthane Belediye Başkan Yardımcısı Mevlüt Öztekin ve Kağıthane Sosyal Yardım İşleri Müdürü Sadık Şişman katıldı.

Projeyle birlikte Kağıthane’deki paylaşım toplumu olgusunun daha da güçleneceğine işaret eden Belediye Başkanı Fazlı Kılıç; ‘’Çalışarak, üreterek ve paylaşarak ilerliyoruz. İhtiyaç sahibi kim varsa kendini yalnız hissetmesin, rahat ve huzurlu olsun diye varız. İnşallah bu projeyle birlikte daha çok vatandaşımızın yardımına koşacağız. Herkes için hayırlı uğurlu olsun.’’ dedi.


12

Manşet Haber

Ocak 2017

Kağıthane Yükselişte Merkezi konum avantajının yanında kentsel dönüşüm projeleriyle de yeni bir sürece giren Kağıthane’nin hızlı yükselişi sürüyor… Kağıthane Belediyesi 2016 yılında bir çok önemli yatırıma imza atarak verimli bir seneyi daha geride bıraktı. Fen İşleri Müdürlüğü bünyesinde yapılan yol düzenleme çalışmaları kapsamında Kağıthane genelinde 80 bin ton asfaltlama çalışması yapılırken, 215 bin metre kare alan parke taşıyla süslendi.

Doğal afetler konusunda da tedbiri elden bırakmayan Kağıthane Belediyesi, sel baskınlarını önlemek amacıyla 7.800 metre yağmur suyu kanalı döşeyerek faaliyete geçirdi. Yapılan çalışma ile birlikte yoğun yağışın yarattığı su birikintileri cadde ve sokaklardan çok kısa bir sürede tahliye edilebilecek. Tüm yıl boyunca yapılan hizmetler kapsamında heyelan riskini önlemek için de ilçe genelinde toplamda 1100 metre boyunda perde duvar örüldü. Asfalt yollarda parke taşı kaplama, tretuar ve elektrik kablolarının yeraltına alınması çalışmalarıyla birlikte Kağıthane’nin altyapı ve üstyapısı

büyük oranda baştan sona yenilendi. Kağıthanelilerin sosyal ve kültürel yaşam kalitesini arttırmak adına da 2016 yılında önemli çalışmalara imza atıldı. Sene içerisinde Sultan Selim Kültür Merkezi’nin yapımını tamamlayan Kağıthane Belediyesi, Merkez Mahallesi Kültür Merkezi ve Otoparkı, Seyrantepe Mahalle Konağı, Hamidiye Mahallesi Kapalı Yüzme Havuzu, Gürsel Mahalle Konağı ve Nurtepe Mahallesi Akabe Camii inşaatlarında da sona yaklaştı.

Gürsel 196 Araçlık Otopark ve Pazar Projesi

Güsel Sultan Melik Camii

Hamidiye 400 Araçlık Otopark ve Meydan Projesi

2017 yılı içerisinde yapımı tamamlanması beklenen çalışmalarla Kağıthane, İstanbul’un kültür ve sosyal yaşam merkezi olma yolunda önemli bir adım daha atmış olacak… Kağıthane Belediyesi 2017 yılında yeni projelere de imza atıyor. Bunlar; Hamidiye Mahallesine 400 Araçlık Otopark ve Meydan Projesi,

Bölgenin En Büyük Kültür ve Kongre Merkezi Çok Yakında Kağıthane’de...

Harmantepe 160 Araçlık Otopark ve Çocuk Parkı

Seyrantepe Pazaryeri Otopark

Harmantepe Mahallesine 160 Araçlık Otopark ve Çocuk Parkı, Seyrantepe Mahallesine Pazaryeri ve Otopark, Yeşilce Mahallesine Mehdi Sancak 800 Araçlık Otopark ve Futbol Sahası ve BölgeninEn Büyük Kültür ve Kongre Merkezi Kağıthane’de yapılacak.

Mehdi Sancak 800 Araçlık Otopark ve Futbol Sahası

Etüd aşamasında olan yepyeni bir metro daha Kağıthane’ye gelecek; Seyrantepe-Kağıthane-Alibeyköy Metro Hattı.

Baltalimanı, Ayazağa-Çayırbaşı-3. Köprü, Kağıthane-Beylikdüzü 27 km Tünel ( E5 alternatifi)

Yeni tüneller de inşallah Kağıthane’ye çıkacak: Ayazağa-

Kağıthane’de durmak yok, yatırım yapmaya devam…


14

Yerel Gündem “15 Temmuz sürecinde ülkemizde olup bitenleri anlamlandırma konusunda da ne ölçüde gerçeklerden uzak olduğu görüldü eski başkanın. Gerek askeri kalkışmaya karşı tavırsızlığı gerekse halkın oylarıyla yönetime gelmiş iktidara ve sivil siyasete destek vermeyişi, kendisini demokrat olarak takdim eden bir ülkeye ve başkanına hiç yakışmadı”

»Ahmet ÇAĞAN

Obama’nın Ardından Sekiz yıl önce büyük umutlarla ABD’de yönetime gelen Obama, yalnız kendi halkı için değil dünyanın geri kalanı için de umut işareti olmuştu. Irkçılığın en yüz kızartıcı uygulamalarının çok yakın dönemlere kadar devam ettiği bir ülkede, siyahi ve dar gelirli bir zümrenin içinden geliyordu yeni başkan. Yeteneğiyle ülkenin en iyi üniversitelerinde okumuş ve bileğinin hakkıyla senatoya seçilmiş sonrasında Demokrat Parti’nin adayı olup başkanlığa yürümüştü. Geri kalan dünyayı biçimlendirmek isteyen, müdahaleci tavrı zaman zaman başka milletlerin iç işlerine kadar uzanan (İran seçimlerini hatırlayalım), düzen koyuculuğundan taviz vermeyen ABD’nin dünyada savaş çığırtkanlığı ve nefretle yan yana anılan imajını düzelteceğini anlatıyordu Obama. Bu savaşları bitireceğini ve çatışmasız bir dünyanın nimetlerinden herkesin faydalanacağını savunuyordu. Silah ve müdahale esaslı ülkeyi, daha çok üretim ve ticarete yönlendireceğini ifade ediyordu yeni başkan. Sosyal politikalarını, sağlık reformuna dair planlarını insanlar heyecanla dinliyorlardı. Irak’tan askerlerini çekeceğini ve bölgede kalıcı barışın sağlanması yolunda kararlılık göstereceğini söylüyordu. Fakat 8 yılın sonunda yaptıkları ve yapamadıklarıyla şimdiden en çok eleştirilen başkan olma yolunda hızla ilerliyor. Ülkemizi de içine alan bölgeyle ilgili politikalarda, Irak’ta bir istikrar sağlanamadığı gibi, Bin Laden sonrası küçülen El-Kaide ve benzeri yapılanmaların bu güçsüz coğrafyalarda DAEŞ’i ortaya çıkardığı görüldü. Türkiye başta olmak üzere bölgedeki pek çok ülke, terör örgütlerinin açık hedefi haline geldi. İran’ı nükleer sınırlamalara zorlayan anlaşmayı kabul ettirerek 30 yılı aşan ABD-İran restleşmesinde bahar rüzgârları estirdi Obama. Bunu, ülke içindeki Musevi lobilerinin hışmına uğrama ve İsrail’in öfkesine maruz kalma pahasına yaptı. Sonucundaysa eli biraz daha rahatlayan İran, mümin hassasiyetinden uzak ve bağnaz mezhepçilik anlayışıyla bölgedeki Şii-Sünni gerginliğini daha da alevlendirdi. Esad’ın hala Suriye’nin bir bölümünün başında kalabilmesi -10 milyona yakın mağdur Suriyelinin göçmen olarak ülkelerini terk etmek zorunda kalmalarına rağmenİran’ın politikaları sayesinde mümkün olabildi. Rusya’nın güçlü Putin yönetimindeki agresif siyasetini durdurmakta da Obama başarılı olamadı. Ukrayna’nın NATO’ya katılmasını istemesi, Putin’i son derece

Her Şey Çocuklar

Üşümesin Diye Saadet Partisi Kağıthane İlçe Başkanlığı ilçe genelindeki ihtiyaç sahibi çocuklar üşümesin diyerek ilk planda 80 çocuğu giydirdi.

sinirlendirip Ukrayna başta olmak üzere bölgeye dair daha baskıcı politikalar izlemesini getirdi. Ayrıca Akdeniz’deki menfaatlerini koruma konusunda ne kadar kararlı olduğunu da savaşı göze alarak Esad’ın yanında yer almasıyla gösterdi. Obama, sonuca razı olarak daha esnek politikalar izlemek zorunda kaldı. Kendi ülkesinde işsizlik oranlarını kısmen düşürebildi eski başkan. ABD’nin en büyük sorunu olan sağlık politikalarındaysa Cumhuriyetçilerin engellemeleri sonucu istediği köklü reformları yapamadı. Yine de poliçe kapsamlarını genişletip daha geniş kesimlerin sağlık güvencesinden yararlanmasını mümkün kıldı. Türkiye ile ilişkiler konusundaysa son dönemde büyük bir hayal kırıklığı oldu. Üç sene öncesinde BM çatısı altında Suriye’ye müdahale kararı alınmıştı. Bu kararın uygulanması için gerekli politik desteği temsilciler meclisinden çıkaramamış, Türkiye ve dünya, bugün-yarın Esad’ın yaptığı katliamlar ve sivil halkın hedef haline gelmesi duracak diye bakarken Obama ve ABD yönetiminin acizliğiyle karşı karşıya kalmışlardı. Türkiye’nin başına 30 yılı aşkın zamandır bela olan bölücü örgüt ve onun şu anda Suriye topraklarındaki uzantısı YPG yapılanmasına karşı ikircikli tavrı, ülkemizin defalarca ikazına rağmen bu teröristlere silah, mühimmat ve lojistik desteği sağlaması ikili ilişkilerdeki güven duygusuna ağır hasar verdi. 15 Temmuz sürecinde ülkemizde olup bitenleri anlamlandırma konusunda da ne ölçüde gerçeklerden uzak olduğu görüldü eski başkanın. Gerek askeri kalkışmaya karşı tavırsızlığı gerekse halkın oylarıyla yönetime gelmiş iktidara ve sivil siyasete destek vermeyişi, kendisini demokrat olarak takdim eden bir ülkeye ve başkanına hiç yakışmadı. Yüksek bilişim teknolojileri ve istihbarat ağıyla, kendi ülkesinde alınan “Türkiye’de bir askeri kalkışma kararı”ndan habersiz gibi davranması da bir o kadar inandırıcılıktan uzak idi. Fethullah Gülen’in iade talebine karşı, baştan itibaren ayak sürümesi ve kendi iç hukuk sistemini gerekçe göstermesi de işin nereye varacağını gösterdi. Bugünden bakarak Türkiye’den giden yüzlerce delil dosyasına rağmen iade talebinin karşılanmayacağını görmek için de uzun boylu analiz yapmaya gerek yok. Obama Türkiye’nin hafızasında, iki ülkenin dostluk ilişkilerine verdiği ciddi zarar ve telafisi güç kayıplarla hatırlanacak.

Ocak 2017

SP İl Başkanlığının İstanbul genelinde başlattığı çalışma kapsamında SP Kağıthane İlçe Başkanlığı, kampanyaya 80 çocuğu giydirerek başladı. Kağıthane’deki ihtiyaç sahibi mülteci ve yerleşik çocukların tespit edilmesinin ardından kısa sürede toparlanan malzemeler kolilere konularak ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı.

şının bastırmasıyla sokağa çıkmanın dahi zor olduğu şartlarda ülkemizdeki mülteci çocuklar ve ihtiyaç sahibi diğer çocuklara bir nebze katkımız olsun diyerek ve kamuoyunda bir farkındalık oluşturabilmek için böyle bir çalışma başlattık. Kampanyamıza destek veren hayırseverlerimize teşekkür ediyoruz. Şartlar zor, talep fazla lakin ulaştığımız çocukların mutluluğu her şeye değer olduğunu gördük. Çalışmalarımızı daha da yoğunlaştırarak destekler temin ederek devam ettireceğiz” dedi.

SP Kağıthane İlçe Başkanı Halid Özgür ATAK, “İstanbul son yılların en yoğun kar yağışı altında, Kar yağı-

Yılın Gençlik STK Ödülü

Alperen Ocakları’nın ÖNDER İmam Hatipliler Derneği, imam hatip okullarının açılması için, ilerleyen yaşına rağmen ciddi mücadele veren, ilk kurucu müdür ve fikir babası Celalettin Ökten’i yeni nesillere tanıtmak ve hatırasını canlı tutmak amacıyla Cemal Reşit Rey Konser Salonunda ödül töreni düzenledi.

Önder İmam Hatip Mezunları Derneği tarafından düzenlenen 2016 Celaleddin Ökten Ödülleri gecesinde yılın Gençlik Sivil Toplum Kuruluşu dalında ödüle İstanbul Alperen Ocakları layık görüldü. İstanbul Alperen Ocakları Kürşat Mican, “Bizler Alperen Ocakları olarak, Şehid Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun evlatları olarak; ilimde, bilimde, teknolojide, kültürde ve her türlü donanıma sahip bir gençlik yetiştirmek için mücadele etmekteyiz.

Bu bağlamda uyuşturucu ile de mücadele etmekteyiz. İstanbul’un 3 bölgesinde pilot bölge oluşturduk. Ciddi manada çalışmalarımız var. Kitapçıklarla aileleri bilinçlendiriyor ve bilgilendiriyoruz. Bu ödülü tüm alperen kardeşlerim için alıyorum. Bu ödüle bizi layık görenlere teşekkür ediyorum” dedi. Büyük Birlik Partisi Kağıthane İlçe Başkanı Yusuf Karademir, “Bize bu gururu yaşatan İstanbul Alperen Ocakları Başkanımız Kürşat Mican şahsında tüm alperenlerimizi tebrik ediyor. Allah sizlerden razı olsun diyorum” dedi.


16

Sivil Toplum “Otuz yıla varan dostluğumuz var. Sanayi Mahallesi dendiğinde aklıma ilk önce; okuduğum okul imam-hatip ve Cengiz gelir. Unutmadan ekleyeyim. Aliya İzzetbegoviç ve İsmet Özel’i çok sever. Para ile hiç işi olmaz. Lisede gittiğimiz Cağaloğlu, Beyazıt arasından hiç kopmamıştır. Oralarda gezmeyi, kitapçılara girmeyi, enteresan kitaplar almayı çok iyi bilir”

»Serdar Çil

Bu Ülke’den Cengiz’e -Ya Cengiz! Bugün derse girmesek de Beşiktaş’ın maçına mı gitsek öğleden sonra İnönü’de Sarıyer ile oynuyoruz? -Ben Fenerbahçeliyim, ne işim olur Beşiktaş’ın maçında. -Olsun be Cengiz takılırız, hem baksana Osman Yılmaz’ın (Allah rahmet eylesin) dersi var. -O zaman gidelim. Şimdinin Şehitler Tepesi, o zamanın Beleş Tepesi’nde maç izlemişliğimiz vardır. Hem futbolu sever hem de iyi oynar. -Ya Serdar! Derse girmeyelim Kevser’de takılırız .(Kevser Çay Ocağı) -Olur, birkaç kişi daha gelir. Tevhit, Seyyit Kutup, Mevdudi, Kenan Evren, Özal, Erbakan Hoca muhabbetleriyle öğlene kadar takılırdık. Siyaset ve din hayatının vazgeçilmez iki unsuruydu. -Cengiz, matematik sınavı var. Sen illaki yaparsın bir şeyler, kâğıtları değişiriz tamam mı? -Olur, sıkıntı yok. Analitik düşünür, sayısal bir zekâsı vardır. -Serdar, okuma dersleri yapalım. Her hafta Sezai Karakoç, Ted Lapidus, İsmet Özel, Ortadoğu, Türkiye, İslam, Batı üzerine bir şeyler okuyalım. -Olur Cengiz okuyalım. -Fazla kalabalık olmasına gerek yok. -Şimdiden söyleyeyim, sen okursun genelde, çünkü sen zaten hep okursun. Çok iyi bir okuyucudur. Elinden kitap düşmez. Bizim hiç duymadığımız yazarlardan paylaşımlar yapar. Zihnimizi açar akşamlardan. -Gazete çıkarıyoruz Serdar. -Süper. -İsim de belli ‘’Bu Ülke’’ ekip sağlam. Bizim imam-hatip ekibi. -Yer tutacağız, bir iki gazetecilik okuyan genç alacağız, gazeteyi çıkaracağız. -Vallahi, sen yaparsın Cengiz, biz sana yardımcı oluruz. Gazeteciliği üniversite yıllarına dayanır, araştırmacı ve cesur bir gazetecidir aynı zamanda. Gazete denince heyecanı yüzüne yansır.

-Bu akşam arkadaşlarla toplanalım Serdar, oturur muhabbet ederiz. -Olur Cengiz. Mekân bellidir, muhabbet koyudur, saat sorunu yoktur. -Neredesin Cengiz? -Fas’tayım. -Neredesin Cengiz? -Bosna’dayım.Neredesin Cengiz? -Malezya’dayım. -Neredesin Cengiz? -Sinop’tayım. Yani kısa turlarla gezmeyi, dünyayı dolaşmayı sever, sonra da bize gelip çektiği fotoğraflarla güzelce bir sunum yapar. -Serdar, Lider’de tefsir dersi yapalım. Sen anlat, biz de katkı veririz, hafta içi bir akşamımız böyle dolu dolu geçsin. -Olur Cengiz, yapalım. -Çarşamba iyi mi? -Uyar. Organize eder, bakmışsın haftaya çarşamba ilk ders başlamış bile. Cengiz geçen hafta Malezya’ya gitti. Bu sefer uzun bir süreliğine. Uzun zamandır düşünüyordu zaten gitmeyi. İstanbul’dan buralardan biraz sıkılmıştı bize de söylüyordu bunu zaten. Düşündü, düşündü, yeniden okumaya karar verdi. Malezya da yüksek lisans yapacak kırkından sonra. Otuz yıla varan dostluğumuz var. Sanayi Mahallesi dendiğinde aklıma ilk önce; okuduğum okul imamhatip ve Cengiz gelir. Unutmadan ekleyeyim. Aliya İzzetbegoviç ve İsmet Özel’i çok sever. Oğluna Ali İzzet ismini vermesi de boşuna değildir. Biraz daha anlatayım Cengiz’i, para ile hiç işi olmaz. İstanbul’un özel mekânlarını (yiyecek üzerine) çok iyi bilir. İran sineması üzerine doktora yapmış gibidir. Lisede gittiğimiz Cağaloğlu, Beyazıt arasından hiç kopmamıştır. Oralarda gezmeyi, kitapçılara girmeyi, enteresan kitaplar almayı çok iyi bilir. İnşallah ailen ile orada mutlu, huzurlu ve sağlıklı zamanlar geçirip, bize de bol bol anlatırsın yine akşamları. Allah’a emanet ol/un kardeşim.

Ocak 2017

Kağıthane Ensar,

Ensar Olmaya Devam Ediyor Ensar Vakfı Kağıthane Şubesi henüz yeni olmasına rağmen Kağıthane’nin en önemli STK’larından biri olmayı başardı. Özellikle imam-hatip öğrencilerine burs vermek, onların her alanda iyi bir eğitim alması için çaba sarf etmek düsturunu kendini ilke edinen Kağıthane Ensar, birçok imam hatipli öğrenciye burs vererek bu sorumluluğu yerine getirmeyi başardı. Kağıthane’de 5’i lise 6’sı ortaokul olmak üzere toplamda 11 tane imam hatip okulu var. Her okuldan ihtiyaç sahibi 5 öğrenciye burs, TEOG sınavlarında %5, 10, 15’lik dilime girip Kağıthane’deki bir imam hatip Lisesini tercih eden her öğrenciye başarı bursları ve çeşitli hediyeler vermektedir. Ayrıca imamhatip okullarından tespit ettiği ihtiyaç sahibi öğrenci ailelerine, BİM Kart yardımı yapmaktadır. Kağıthane Ensar Vakfı, Kağıthane’deki imam hatip okullarının manevi hamisi olma yolunda emin adımlarla ilerlemekte. Sene boyunca devam eden burslar ve yardımlarla imam hatip okullarının öğrenci kalitesini arttırmaya yardımcı olmaktadır.

Ensar Vakfı Kağıthane Şubesi 2.Dönem Gültepe Erkek Anadolu İmam Hatip Lisesinde öğrencilere yemek vermeye başlayacak. Yeni hedefleri ise Kağıthane’deki tüm imam hatip okullarına öğlen yemeği vermek… Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz Ensar Vakfı Kağıthane Şubesi Başkanı Aziz Gündoğdu, “Bizim bir derdimiz var. Bu ülkede imam hatip neslini ve her anlamda Müslüman kimliğini hak ettiği yere ulaştırmaktır. Bunun inşaasında, Vakit Ensar Olma Vaktidir” dedi.


17

Bulmaca

Ocak 2017

HAZIRLAYAN: AHSEN İLHAN Mübalağa

Eski dilde ‘o’

Garaj

Uyarı Araz

Utanma duygusu

Fakat, lâkin

Yanak

Beddua, ilenç

Kayınbirader

Beri, sıyrılmış

İş, işlem

Bir seferde atılan miktar

Bir kış sebzesi Kuşların uçma organı Kilogramın binde biri

Zikreden

Efsane

Matematikte sabit bir sayı

Bütün aile birlikte

Yaradan (Allah)

Ramazan ayına ait kaside

Küçük mağara

Güç, iktidar

Makine ile yapılan

Flu olmayan

Bir yüzey ölçü birimi

Hangi şey anlamında soru sözü

Adâlet

Bir süs bitkisi

Baştaki kıllar

Yarı memnunluk ünlemi

Sağlam, dayanıklı

Razı olma

Düzene, kurallara uygun olan

Güç, takat, mecal

Küçük su yolu Bir nota

Ödenti

At yavrusu

İri taneli bir un

Çamurlaşmış toprak

Fiziki olayları kaydeden araç

Tehlike karşısında duyulan his Mektup

Saldırı, hücum

Bir tür tatlandırıcı

Giysi, giyecek, urba

Alt kurul

İlim insanı

Vurmalı çalgılar topluluğu Türkiye’nin plaka işâreti

Erişme Saç ve sakal kesen kimse

Kadınların ziynet eşyası

Yeterli miktarda olmayan

Güreşte bir oyun

Arka, geri, peş

Dinsiz, inançsız

Nikelin sembolü

Muhtelit

Bir ay adı

Kandilin yağ şeridi

Vilayet

Uzaklık anlatan sözcük

Gösteriş, çalım Kur’an yazısında bir harf

Ölçülebilen bir şeyin niceliği

Rafine etme

Güzel kanatlı, renkli bir böcek türü

Eski ve değerli şey

1

SUDOKU 4 8

8 7 6

2

6 9

5 3 9 8 7 6

2 5

5

6

7

8

9 10 11 12 13 14 15 16 17 18

2 3

6 7 8 9

7 8 9

4

5

5 9

8

3

4

6 1 2 4

2

2

Bir tembih sözü

1

9 5 3 6 9 1

Bir yerin denizden yüksekliği

1 5 8 2 4 7 5 9 8 6 5 1 7 9 1 9 3 4 9 3 8 2 6 5 1 1 6 7 9 5 6 7

10 11 SOLDAN SAĞA: 1. Öğle ile akşam arasındaki zaman dilimi - Canlılık, hareket - Kuzu sesi. 2. Süsü, gösterişi olmayan, yalın - Üflemeli çalgı - Sebep göstermek için, başına getirildiği cümleyi daha sonraki cümleye bağlayan bir söz. 3. Geniş toprakları olan, varlıklı kimse - Jüpiter - Devlet hizmetinde aylıkla çalışan kimse, görevli. 4. Uzaklaşmak - Rütbesi general ile aynı olan deniz subayı - Tren, tramvay vb. taşıtlarda tekerleklerin üzerinde hareket ettiği demirden yol. 5. Sürekli itmek, arka arkaya itmek - Paylama - Müzikte bir nota. 6. Beddua, ilenç - Hitit - Dingil - Pek çok türü bulunan, insan sesini taklit edebilen kuşların genel adı, dudu. 7. Hedef noktaları dairesel olarak belirlenmiş nişan tahtasına küçük okların atılmasıyla oynanan bir oyun türü - Şaşkınlık belirten bir ünlem - İyot içeren - Birdenbire. 8. Arapça’da ben - Tören - Sansargillerden, kürkü çok beğenilen bir tür memeli, vizon. 9. Yeni karşıtı - Şarkı, türkü - Batı Moğolistan’da yaşayan sekiz kabileden oluşan Türk ropluluğu (genellikle çoğul kullanılır) Mâh, kamer. 10. Kayırma, bir tarafı tutma - Çelik, değnek - Bir müzik eserini oluşturan notaları sese çevirme .11. Parça - Keçi yolu, yolak - İlgiyi yoğunlaştırma.

YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1. Bir peygamber - Geri verme - Parlak kırmızı. 2. İstanbul’un bir ilçesi. 3. Yönetme, yönetim - Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılan biçimleri. 4. Hangi şey anlamında soru sözü - Bir işi gerçekleştirmek için yapılmış nesne - Güreşte bir oyun. 5. Kütahya’nın bir ilçesi - Tarih öncesinden günümüze kadar değişik çağların ve uygarlıkların kültür değerlerini temsil eden eser veya kalıntı. 6. Bir yerde çalışan kimselere genellikle kazançtan dağıtılan para - İplik. 7. Kirliliği gösteren iz - Aksama, aksaklık. 8. Havalandırma aracı, pervane, pervane kanadı, vantilatör - Bir harfin kalın okunuşu - Erler. 9. İşaret olarak yere dikilen çubuk - Hangi kişi anlamında soru sözü - Müzikte bir nota. 10. Canlandırma. 11. Tadı güzel, lezzetli - Uygun bulma. 12. Halk dilinde köpek - Geniş başlı küçük çivi. 13. Dişi geyik - Bilgisayarda bir dosya uzantısı. 14. Zamana bağlı büyük istek - Kedigillerden vahşi bir hayvan. 15. Eksiksiz - Lantanın sembolü - İnmiş, indirilmiş. 16. Hareketsiz, sabit - Cuka kelimesinin ünsüz harfleri. 17. Otlak - Türkiye’nin başkenti. 18. İlâç, merhem - “Demek oluyor ki” anlamlarında bir söz - Özel gezinti teknesi. HAZIRLAYAN: AHSEN İLHAN

BULMACA • BULMACA • BULMACA • BULMACA • BULMACA • BULMACA • BULMACA • BULMACA

Fotoğraftaki yazar Erdoğan .....


18

Eğitim “Meclis-i Mebusan’ın 11 Nisan’da resmen kapatılması, Damat Ferit’in bu iktidarı zamanına rastlar. Mustafa Kemal Paşa ve Anadolu harekâtı hakkındaki fetvaların çıkarılması da bu evrede hızlandı. Dürrizade Abdullah Efendi, ilk fetvasını da 11 Nisan’da yayımladı”

»Volkan Yaşar Berber berbervolkanx@gmail.com

Dürrizade Fetvası Kurtuluş Savaşı döneminde İstanbul’un işgali sırasında Haydarizade İbrahim Efendi (18631933) Kuva-yi Milliye aleyhindeki fetvaya imza atmamak için dördüncü Damat Ferit Hükümetinde yer almamıştır. Damat Ferit Paşa, bu kabinesine istediği kadar Nazır bulabilmesine rağmen, Şeyhülislam bulmakta sıkıntı çekmiştir. Dini hayatta yüce yeri olması gereken Şeyhülislam makamını, kendilerine teklif edilenlerden, bu yere hakikaten layık olanları istisnasız reddetmişlerdir. 3 Nisan 1920’de kurulması gereken hükümet bu sebepten iki gün gecikme ile 5 Nisan’da, Dürrizade Abdullah Efendi’nin bu görevi kabul etmesiyle teşkil edebilmiş. Hükümetin göreve başlamasıyla birlikte, İtilaf güçlerinin özellikle İngilizlerin baskısı ve desteğiyle Damat Ferit Paşa’nın en kanlı, en azılı tahrikleri de birbirini kovalamıştır. Meclis-i Mebusan’ın 11 Nisan’da resmen kapatılması, Damat Ferit’in bu iktidarı zamanına rastlar. Mustafa Kemal Paşa ve Anadolu harekâtı hakkındaki fetvaların çıkarılması da bu evrede hızlandı. Dürrizade Abdullah Efendi, ilk fetvasını da 11 Nisan’da yayımladı. Kuva-yi Milliye, Şeyhülislam’ın kaleminde Kuva-yı Bağıye yani Eşkiya Kuvvetleri olarak tanımlanıyordu. Hükümet başkanı Damat Ferit Paşa, bu fetvaya dayanarak Mustafa Kemal Paşa ve ulusal harekât aleyhinde bir beyanname çıkarmıştır. İstanbul’da

Kağıthane’nin Sesi

İmtiyaz Sahibi ARS Garaj Sinem Arslan -------------------Sorumlu Yazı işleri Müdürü Ayetullah Coşkun -------------------Hukuk Sorumlusu Av. Muharrem Akçay

da basılan gazetelerde de yayınlanan bu fetvalardan, çok miktarda Anadolu’nun her tarafına çeşitli vasıtalarla hatta İngiliz ve Yunan uçaklarıyla dağıtılmıştı. Bu arada İngiliz konsolosları, İngiliz torpidoları, Rum ve Ermeni teşkilatları ile Yunan kuvvetleri de fetvanın dağıtımında görev aldılar. Bu yıkıcı ve tahrip edici fetvalar ve Bab-ı Ali’nin beyannameleri ile aldatılan halk, yer yer vatan kurtarıcılarının önüne dikilmişti. Anadolu’nun muhtelif yerlerinde ayaklanmalar baş göstermişti. Türk Milli Mücadelesi için zor günler başlamış oluyordu. Böyle bir anda başta Ankara Müftüsü Mehmet Rıfat Efendi olmak üzere pek çok din bilgini vazifeye koştular. Anadolu’da sağduyu ve vatansever ulemayı harekete geçirerek karşı fetvalar savaşına da tanık olunmuştur. Bu savaşta 152’yi aşkın Anadolu ulemasınca tasdik edilen Ankara Fetvası, Dürrizade Abdullah’ın imzasını taşıyan İstanbul Fetvasına üstün gelmiştir. Vesselam Umut Sosyolojisinin uzantısında birçok liderler, kahramanlar, kurtarıcılar doğmuştur. Milli Mücadele’ye karşı Halife Fetvasının aslen içeriği düşman devletler tarafından hazırlandığı, Mustafa Kemal’e karşı savaşanlar ölürse şehit mamafih Kurtuluş savaşına katılan herkes halifeye isyan suçlanmış olup bağımsızlıktan yana olanlar din düşmanı ilan edilmişlerdir.

Yıl: 3 Sayı: 28 Ocak 2017 50 Kuruş

Görsel Tasarım www.beyinisleri.com -------------------Eğitim İdris Şekerci -------------------Basım Yeri Akademi Matbaa Tel: (212) 493 24 67

Kuruçeşme Mah. Adnan Saygun Cad. Çağla Sok. No:2/1 1.Ulus - Beşiktaş / İstanbul www.hasbahcegazetesi.com / info@hasbahcegazetesi.com Süreli Yerel Yayın

Reklam Rezervasyon için 0533 662 1343

Ocak 2017

Kağıthane Kız AİHL’den bir ilk Türkiye’de ilk kez bir okulda Açık Mağaza açıldı. Bu mağaza da her şey var ama para geçmiyor.

1976 yılında kurulan okul, binlerce mezunu ile Türkiye’deki en eski imam hatip liselerinden biri. 2016 yılında yapılan yeni binasıyla birlikte sadece kız imam hatip olarak devam eden okulun 2100 öğrencisi var. Açılmasıyla birçok yeni projeye başlayan okulun en önemli projelerinden biri de “Açık Mağaza” uygulaması. Bu proje ile ilgili görüştüğümüz Okul Müdürü Abdullah Ağırtmış, “Bu yıl içerisinde okulumuzda birçok proje uygulanmakta. Ama bunlardan en önemlisi Açık Mağazadır. Okul içerisinde bir alanı bunun için ayırdık. Mezunlarımız, yardımsever velilerimiz ve Sultan Selim Mahallesi halkı tarafından sıfır ürünler alınmakta ve bu mağazaya konulmaktadır. Bunlar kış aylarında genellikle öğrencilerin en çok ihtiyaç duyduğu mont, bot, hırka gibi eşyalar olmaktadır. 11-16 yaş kız çocuklarına hitabeden bu ürünler, sorumlu kulüp öğrencileri tarafından bir mağaza titizliği ile raflara konulmakta ve işletilmektedir. Gün içerisinde bu tip eşyalara ihtiyacı olan öğrenciler, rencide edilmeyecek şekilde tespit edilmekte ve mağazaya gönderilmektedir. İki kapısı olan

mağazaya giden öğrenci, ihtiyacı olduğu ürünü almakta hatta bazen giymekte bazen de paketletmektedir. Normal bir mağazadan tek farkı bu mağazada para ödenmiyor ve öğrencilerin ismi dahi sorulmuyor. En önemli amacımız 2.100 öğrencinin okuduğu okulumuzda hiçbir öğrencinin kıyafet sorunu yaşamamasıdır. Bunu yaparken öğrenci rencide olmasın diye; yardım, sosyal gibi kelimeler yerine Açık Mağaza ismini uygun gördük. Zira bu mağazadaki tüm ürünler dışardaki markalı mağazalardan alınan ürünlerdir. Asla ikinci el ürün koymuyoruz” dedi. Hasbahçe Gazetesi olarak bu projenin diğer okullarda da yapılması takdirinde hiçbir öğrencinin rencide olmadan ihtiyaçlarını karşılayacağına inanıyoruz.


Ocak 2017

Kültür & Sanat

Hem Öğrendi Hem Eğlendi Kağıthane El Yapımı Kağıt Atölyesi, Kağıthane İsmail Erez İlkokulu Öğrencisi Ömer Halis Çelik’i misafir etti. Engelli kardeşimize kumaştan kâğıt nasıl yapılır uygulamalı olarak anlatıldı. KAĞITHANE, GEÇMİŞİYLE BULUŞMAYA DEVAM EDİYOR

bulduğunu ve bir gününün nasıl geçtiğini sorduk…

Tarihi konuma uygun olarak açılan El Yapımı Kâğıt Atölyesi sembolik de olsa, atık kumaşlardan yapılan kâğıtlarla Kağıthane isminin nereden geldiğini hatırlatıyor.

Ömer Halis Çelik, “Ben Türkçe dersinde gazete konusunu işlerken kâğıdın nasıl yapıldığını merak ettim. Öğretmenimde kâğıt atölyesine gidebileceğimi söyledi. Biz de öğretmenimin önerisi ile El Yapımı Kağıt Atölyesine gittik.

Kağıthane Belediyesi, Sadabad Camiinin hemen başında Kâğıthane Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’ne bağlı olarak hizmet veren “El Yapımı Kâğıt Atölyesi” ile geri dönüşümün ne kadar önemli bir konu olduğunu anlatıyor. Geleceği kurtarmak için kâğıdın hammadde malzemesi olan ağaçların bu şekilde korunabileceği, atık kâğıtların nasıl değerlendirilebileceğine dair fikirler açısından atölye çalışmaları ve burada yapılan eğitimlerle, gelen ziyaretçilere aktarılıyor.

KÂĞITHANE’DE, ATIKLARDAN KÂĞIT ÜRETİLİYOR Kağıthane İsmail Erez İlkokulu Öğrencisi Ömer Halis Çelik’e “Kağıthane El Yapımı Kağıt Atölyesi”ni nasıl duyduğunu, nasıl

Oradaki görevli abi bizi karşıladı. Bana götürdüğüm kumaşla makas verdi ve onu küçük parçalar şeklinde kesmemi söyledi. Ben onları küçük parçalar şeklinde kestim, sonra makinenin başına gittik ve tek tek aşamaları yaparak atık kumaştan kâğıdın nasıl yapıldığını öğrendim. Yaptığım kâğıda da resmimi basıp bana hediye ettiler. Çok güzel ve keyifli bir gündü. Herkesin oraya gidip atık kumaştan kâğıdın nasıl yapıldığını görmesini isterim” dedi. Sizde Ömer Halis Çelik gibi “El Yapımı Kâğıt Atölyesi”ni istediğiniz zaman ziyaret edebilir ve bir kumaşın nasıl kâğıda dönüştüğüne şahit olabilirsiniz.

19


20

Din ve Yaşam “Çocuklarımıza, torunlarımıza din ve ahlak derslerinde 32 Farzı, 54 Farzı, Allah’ın Esma-i Hüsna’sını (güzel isimlerini) manaları ile beraber ezberletmeliyiz. Bunun yanında Kebair-i Günahları (Büyük Günahları) öğretmeliyiz ki; büyüdüğünde; küçükken hocam bana bunlardan sakının demişti desin. Böylece çocuğun ruhunda iz bırakmış oluruz, olursunuz”

»Muzaffer Coşkun info@ibretli.net

Hakk Temsilcileri Kimlerdir Aziz okuyucularım, Hakk temsilcileri kimlerdir veya kimler Hakk’ı müdafaa ediyor. Şöyle de diyebiliriz; Her Mü’min, inanç sahibi insan Hakk’ı temsil etmelidir. Bizim çocukluğumuzda (60 sene evvel) camiye, medreseye giderken köy imamı hocamız, 32’i farzı öğretirken son ikisi “Emri bil ma’ruf ve nehy-i anil münker” yani her mü’min Allah’ın emirlerine uyacak ve bunu diğer mü’min kardeşlerine duyuracak, ulaştıracak. Allah’ın (c.c.) yasaklarından sakınacak, kaçınacak ve diğer mü’min kardeşlerini de sakındırmalı derdi. Diğer şekliyle 32 Farzın son ikisini de ezberletirken şöyle derdi: “Helal-i helal bilmek, haram-ı haram bilmek” yani 8-10 yaşındaki çocuğun ruhuna helal-haram olgusunu üfürüyor. Hem de 54 Farz sayılırken ikisinde de emr-i bl ma’ruf-Nehy-i anil münker olarak görüyoruz. Çocuklarımıza, torunlarımıza din ve ahlak derslerinde 32 Farzı, 54 Farzı, Allah’ın Esma-i Hüsna’sını (güzel isimlerini) manaları ile beraber ezberletmeliyiz. Bunun yanında Kebair-i Günahları (Büyük Günahları) öğretmeliyiz ki; büyüdüğünde; küçükken hocam bana bunlardan sakının demişti desin. Böylece çocuğun ruhunda iz bırakmış oluruz, olursunuz. Bununla beraber namazlarını sıhhatlice kılabilmesi için her annebaba, öğretmen, hoca şunları ezberletmelidir: 10 tane namaz duası (Rabbi YessirAmentü Arası), 10 tane namaz suresi (Fil ile Nas Sureleri arası), 10 tane de özel ezberler 10 tane özel ezberler. Bunlar; Fatiha Suresi: Kuran’ın Ön Sözü Özeti, Her rekatta okumak vaciptir Ayetel Kürs-i: Bakara Süresinin 255. Ayeti, Her namaz sonu teşbihten önce okumak sünnettir. Elif-Lam-Mim: Bakara Süresinin Baştan 5 Ayeti, Fatiha Süresinin karşı sayfası. Amenerresul-ü: Bakara Süresinin son iki ayeti. Mirac gecesi Peygamber Efendimize direk okunmuştur. Yatsıdan sonra okumak sünnettir.

Ocak 2017

Mekke’nin Fethi’nin 1386. Yıl Dönümü Kutlandı Mekke’nin Fethinin yıl dönümü dolayısıyla, Anadolu Gençlik Derneği Kağıthane Şubesi ve Milli Gençlik Vakfı, 31 Aralık Cumartesi günü Saat:20.30’da Yahya Kemal Spor Salonu’nda Mekke’nin Fethi’nin 1386. Yıl Dönümünü kutladı.

Lev Enzelna: Haşr Süresi son 4 ayet, sabah ve akşam namazından sonra okumak sünnettir. Kadir Süresi: Kadir Gecesinin önemini anlatmaktadır. 5 ayettir. Abdestten sonra okumak sünnettir. Yasin Süresi: Kuran’ın kalbidir. 6 sayfa 83 ayettir. Mülk-Tebareke Süresi: 2,5 sayfa 30 ayettir. Nebe-Amme Süresi: 1,5 sayfa 40 ayettir. Kıyame Süresi: 1 Sayfa Bunlarla beraber Müslüman’ın okuması gerek kitaplar: İslam İlmihali, Peygamberimizin Hayatı. Müteakiben 250 Hadis, 500 Hadis, 1001 Hadis okumalıdır. Daha sonra da Kuran’ı Kerim Meali ve Kuran Tefsirini okumalıdır. Böylece kendimizi yetiştirmiş ve Hakk temsilcileri arasına girmiş oluruz. Toplum içinde de söz söyleme hakkımız olur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Şüphesiz bazı insanlar, hayırlı işler için anahtar ve şer işlere karşı sürgü (engel) gibidirler. Diğer bir kısım insanlar ise (bilakis) şer işler için anahtar ve hayırlı işlere karşı süngü gibidirler. Ne mutlu o kimseye ki, Allah Teala hayırlı işlerin anahtarlarını onun ellerine vermiştir ve yazıklar olsun o kişilere ki, Allah Teala şer işlerin anahtarlarını onun ellerine vermiştir” buyurmuştur. (İbn-i Mace) Efendimiz (s.a.v.) uyarıyor: “Arzuları benim tebliğ ettiğim vahye (dinin getirdikleri) uymadıkça, hiç biriniz gerçek anlamda iman etmiş olmaz” (Nevevi) Buna göre Müslüman, pazarlıksız, peşinen ve her şeyiyle rahmet ve savaş peygamberine uymuş kimsedir. Yüce Allah (c.c.) Kuran-ı Kerim’de “Allah’tan bir yol gösterici olmadan, heveslerine uyanlardan daha sapık kim vardır.” Buyurmuştur. (El-Kasas Süresi, Ayet:50) Kardeşlerim bize düşen hayatımız boyunca, yaşam sürecinde Din-i Mübin-i İslam için “HAYIRLARA DESTEK, ŞERLERE KÖSTEK OLMALIYIZ” Selam Huda’ya tabi olanların üzerine olsun.

Kağıthane Anadolu Gençlik Derneği’nin düzenlediği etkinlikle, Mekke’nin Fethinin 1386. yıl dönümünü kutladı. İnsanların büyük bir çoğunluğunun günah deryasında boğulduğu günde Kağıthane AGD, geleneksel hale getirdiği bu programlarla Fethi Mubin’in 1386. Yıl dönümünü andı. Yahya Kemal Spor Salonunda, İstiklal Marşı ve Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan program protokol konuşmaları ile devam etti. Açılış konuşmasına 15 Temmuz darbe girişiminde şehit olanları anarak başlayan AGD Kağıthane İlçe Başkanı Cihan Koçyiğit, Suriye, Irak, Arakan ve Afganistan’da yaşanan çatışmalara değindi. Koçyiğit, “Tüm bu yaşanan acılar bize İslam birliğini ve yeni bir dünya kurmamız gerektiğini gösteriyor” dedi. KABE MÜSLÜMANLARIN KIBLESİDİR Koçyiğit, “Kâbe, yeryüzündeki bütün Müslümanların kıblesidir. Mek-

ke şehirlerin anasıdır. Biz şehirlerin anası Mekke’nin Fethi’nin önemini özellikle genç nesle her yıl tekrar tekrar hatırlatmak gerektiğine inanıyoruz” dedi. HİÇBİR ZULÜM EBEDİ DEĞİLDİR AGD Eski İl Başkanı Serhat Akçay günün önemine dair yaptığı konuşmada, “Hiçbir zulüm ebedi değildir. Müslümanlar zulme uğrasa da, sıkıntıya düşse de mazlumların yardımcısı Hz. Allah’tır. Dün bu zülüm düzeni Mekke’de nasıl yıkıldıysa en kısa sürede dünyada da zülüm düzenlerinin yıkılacağını, zalimlerin bu sonu beklediklerini tüm Müslümanlar unutmamalıdır” dedi. Konuşmaların ardından Mehteran Konseri, ezgiler, marşlar ve Kum Sanatı ile Mekke’nin Fethi’nin canlandırılması davetlilerce ilgiyle izlendi. Program, Siyer-i Nebi Yarışmasında dereceye giren öğrencilere ödül verilmesi ve katılımcılara çeşitli hediyeler verilerek son buldu.


Ocak 2017

21

Spor

İstanbul Oryantiring Yarışması

Kağıthane’de Yapıldı Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Oryantiring Federasyonu ve Kağıthane Belediyesi Spor İşleri Müdürlüğünün ortaklaşa düzenlediği İstanbul Oryantiring Yarışması, 17 Ocak Salı günü Saat:09.00’da Hasbahçe Mesire Alanı’nda yapıldı. Yarışma aynı gün saat 14.30’da Kağıthane Belediyesi Nikah Salonu’nda düzenlenen kupa töreniyle son buldu.

WAFFLE • MANTI • TATLI ÇEŞİTLERİ KAHVE ÇEŞİTLERİ • DOĞUMGÜNÜ KUTLAMALARI

ARANILAN LEZZETLER

BURADA!

Hasbahçe Mesire Alanı’nda gerçekleştirilen, İstanbul Oryantiring Gençler İl Birinciliği Yarışmasına il geneli 27 okuldan 300’ü aşkın sporcu katıldı. Yarışmaya katılan sporcular zamana karşı yarışarak, oyunu dereceyle bitirebilmek için mücadele verdi. Belediye olarak güzel bir etkinliğe ev sahipliği yaptıkları için mutlu olduklarını ifade eden Başkan Kılıç, “Hasbahçe’miz, bu tarz oyunlar için elverişli bir yer. Etkinlik için federasyon temsilcilerine ve il temsilcimize teşekkürlerimizi sunuyoruz. Hoş bir organizasyon oldu” dedi. Kılıç, ilçeyi sporun merkezi haline getirmek için gayret ettiklerini dile getirerek, birçok etkinliğe ev sahipliği yapacak altyapıya da sahip olduklarını kaydetti.

Benzer siz İsta nbu (Kokus unda d l Waffle ® avet va r!)

ORYANTİRİNG, ŞU ŞEKİLDE OYNANIYOR:

Doğa sporu olarak tanımlanan oryantiringin bu tarz mesire alanlarında da oynanabildiğine dikkati çeken Oryantiring İstanbul İl Temsilcisi Mücahit Demirel, “Burada bir başlangıç yaptık, inşallah devamı da gelecek. Yarışmanın organize edilmesinde destekte bulunan Kağıthane Belediyesi’ne şükranlarımızı sunuyoruz” dedi.

Türkiye’de askerler, polisler, izciler ve üniversitelerin spor bölümlerinde 1970’li yıllardan bu yana oynanıyor.

Yapılan törenin ardından dereceye giren sporculara madalya, kupa ve başarı belgeleri verildi. Oryantiring,

5 Aralık 1999 tarihinde bir grup tarafından herkese açılan spor dalı, ülke genelinde yaygınlaştırıldı.

Önceden özel haritası çıkarılmış olan bir arazide, 15 tane kontrol noktası yerleştirilmiş olsun. Noktalar bir orienteering bayrağı (kavuniçi – beyaz 30cmx30m ebadında) ve bir zımbadan oluşmakta. Bu noktalar haritada işaretli. Yarışmacının görevi start aldıktan sonra bu noktaları harita okuyarak, pusula kullanarak bulmak ve en kısa zamanda bitiş noktasına gelmek. Doğru noktayı bulduğunuz anda elinizdeki kontrol kartının ilgili kutusunu o noktadaki zımba ile deliyorsunuz. 15 noktayı da bulduysanız, yani elinizdeki kartın üzerine 15 noktanın zımbasını bastıysa bitiş noktasına geldiğinizde hakemler sizin noktaları bulup bulmadığınızı ellerindeki anahtar karttan kontrol ediyorlar. Bu işlemi en kısa sürede yapan kazanıyor.

Cafemizde Doğumgünü Kutlamaları da Yapılmaktadır.

sı v Mantı Enfes E mediniz) lu s o S i ye Efsane öylesin önce b (Daha

Takip Et!

Kağıthane Merkez Mahallesi, Çobançeşme Caddesi, Sardunya Sokak No:6/A Kağıthane Merkez (Biltes Koleji Yanı, Academia Residence Altında)

info@istanbulwaffle.com

0212

321 91 11

www.istanbulwaffle.com

UNUTMAYINIZ

İLAN REKLAM VERGİLERİNİZİN BEYAN VE SON ÖDEME TARİHİ

31 OCAK 2017


22

Spor

Ocak 2017

Şirintepe Spor’dan Çifte Şampiyonluk Şirintepe Spor İstanbul U-15 ve U-17 B Liglerinde şampiyon oldu. Şirintepe Spor Kulübü, şampiyonluğunu lig bitmeden ilan eden U-15 takımı ve grubunu namağlup şampiyon olarak tamamlayan U-17 takım için 1 Ocak Pazar günü Yahya Kemal Stadında Kupa Töreni düzenledi. TARİHİ ŞAMPİYONLUK

NAMAĞLUP ŞAMPİYON

İstanbul U15 B Ligi 11. Grup’ta şampiyon Şirintepe Spor oldu. Mavi-Beyazlılar böylece U15 A Ligi’nde mücadele etmeye hak kazandı. Mehdi Sancak Stadı’nda Ferahevlerspor’u konuk eden Kağıthane temsilcisi rakibini mağlup ederek Bayrampaşa Doğanspor’un önünde ipi göğüsledi. Kulüp böylece yıllar sonra bir alt yapı kategorisinde şampiyonluk elde etti.

İstanbul U17 B Ligi 9. Grup’ta şampiyonluğunu daha önce garantileyen Şirintepe Spor son maçında Gençosmanspor’u 10-1 gibi farklı bir skorla mağlup etti. Mavi-Beyazlılar böylece oynadıkları 14 maçı da kazanarak ulaşılması güç bir başarıya imza attılar. Kağıthane temsilcisi 14 maçta tam 94 gol atarken kalesinde sadece 4 gol gördü. Şampiyonluk kupasını alan mavi-beyazlı ekip gelecek sezon U17 A Ligi’nde mücadele edecek.

KAĞITHANE’DE BİR EFSANE KÜLLERİNDEN DOĞUYOR… Kağıthane’mizin en köklü camialarından olup 1973 yılında kurulan Şirintepe Spor; 2015 yılında göreve gelen Av. Ferhat Hasan KARAGÖZ

Başkanlığındaki güçlü ekibi ile başarıdan başarıya koşuyor. Henüz görev süresinin birinci yılını yeni tamamlayan Genç Başkan ve Ekibi; son on yıldır silik bir görüntü çizen adeta kaybolma noktasına gelen camiayı adeta küllerinden yeniledi ve ayağa kaldırdı.

Konu hakkında görüşlerini aldığımız Şirintepe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Av.Ferhat Hasan Karagöz, “Henüz kısa bir süre olmuştu ki Şirintepe’de değişim meşalesi yakılalı ve geçen sene ki Genç Takım Şampiyonluğunun ardından gelen U15 ve U17 Şampiyonlukları camiamızı son derece mutlu etti” dedi. Karagöz, “Kupa törenimizde bizleri yalnız bırakmayan ve daimi destekçimiz Kağıthane Belediye Başkanı Sayın Fazlı Kılıç’a, Başkan Yardımcımız Şaban Demirel’e, Spor İşleri Müdürümüz Mehmet Yüksel Kızıloğlu’na Kağıthane Amatör Spor Kulüpleri Birliği Başkanı Hasan Cevahir’e, Çeliktepe Spor Kulübü Başkanı Hasan Cevahiroglu’na, Yahya Kemal Spor Kulübü Başkanı Şefik Kadıoğlu’na, İstanbul Bayburt Spor Kulübü Başkanı Hayati Battal’a,

Sanayi Spor Kulübü Başkanı Faruk Uçar’a, Kağıthane Spor Kulübü Yönetiminden değerli misafirlerimize ve tabi ki Sayın Ali Yavuz’a, tribünde bizi desteklemek üzere yerini alan Yeni Ortabayır Spor Kulübünün değerli oyuncularına ve yöneticilerine, Şirintepe Spor Kulübü Eski Yönetim Kurulu Üyelerine, Şirintepe Halkına, bizlere destek olan ve aramızda yerini alan sponsorlarımıza, oyuncularımızın çok değerli ailelerine, yönetim kurulu üyelerimizin her birine canı yürekten kulübüm ve tüm camiam adına teşekkür ederim. Sizin vasıtanızla Şampiyonlarımızı tekrar tebrik ediyorum” dedi. Hasbahçe Gazetesi olarak U15 B Ligi ve U-17 B Liginde ŞAMPİYON olan Şirintepe Spor Kulübünü tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.


Hasbahce Gazetesi Sayı: 28  

Hasbahçe Gazetesi Yıl:3 Sayı: 28 Ocak 2017 Kağıthane'nin Aylık Yerel Gazetesi - Kağıthane'nin Sesi - www.hasbahcegazetesi.com

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you