Page 1

Aralık 2013

www.hasbahcegazetesi.com

Aralık 2013

Yıl :1 Sayı :1

Helal Yaşam Hijyenik mi?

Bir Gönül Sultanı Mehmed Zahid Kotku İskender Paşa Camii’nde uzun yıllar boyunca birçok kesimden on binlerce insanı irşad eden Zahid Kotku Hazretleri, yazılı pek çok eserinin yanında yetiştirdiği insanlarla öne çıktı. Mehmet Zahid Kotku, vefatının 33. yıldönümünde rahmetle anıldı •SAYFA 20

Güvenli mi?

Varıcıer: En Büyük Düşman Bilgisizliktir Helal mi?

Sağlıklı mı?

Helal Yaşam Allah’ın Emridir…

Manevi kalite için Helal Sertifikası şart

Helal, Müslüman’ın yaşamında olmalıdır. Yaşamından

Helal kavramı maneviyata bağlı vicdan muhasebesine olanak veren madde boyutunun yanında manevi bir kalite yönergesidir. Günümüz dünyasında ise bu konu yukarıdan aşağı değil aşağıdan yukarı yani tüketicinin hassasiyetleri doğrultusunda düzeltilebilecek bir bozukluktur.

ölümüne kadar Helal sınırları içerisinde yaşamalı ve bu sınırlara dikkat etmelidir. Helalin en önemli kısmı, Helal lokmadır. Helal gıda sağlıklı yaşam için olduğu kadar, ruh ve beden sağlığı içinde olmazsa olmazdır.

Kâğıthane Kaymakamı Ahmed Akın Varıcıer: “Bir eksik gördüğümüzde eleştirmemiz lazım. Birisi gelip bir yere zarar verdiğinde bunu sorgulamak lazım, sahiplenmek lazım. Ancak bu şekilde bir ilerleme sağlanabilir. ” •SAYFA 24

Hiçbirimiz Hepimiz Kadar Güçlü Değiliz… 0212 283 12 55 0533 771 00 73

ÜROLOJİ ve BÖBREK TAŞI KIRMA MERKEZİ Opt. Dr. Mehmet Ali Çıkım

Sabır; insanın karşılaştığı sorunlar karşısında pasifleşmesi değil, hayatın zorluklarıyla mücadele ederken direnç göstermesidir. •SAYFA 16


www.beyinisleri.com

Sipariş İçin: 0212 324 90 80 - 324 90 79 Sanayi Mahallesi, Sultan Selim Caddesi No:56 4.Levent/ İstanbul

www.ikramcigkofte.net


Aralık 2013

3

Yerel Gündem

Gültepe’de Faciadan Dönüldü

“Kağıthane gençleriyle şekillenen, gençleriyle kalbi çarpan bir ilçe. Atılan her adım, yapılan her hizmet onların yarınlarına kalacak bir iz olacaktır. ”

»Ayetullah Coşkun ayetullahcoskun@hasbahcegazetesi.com

Yeni Bir Başlangıç için Hasbahçe Gazetesi

G

ültepe Talatpaşa Caddesindeki inşaat sahasından sızan doğalgaz tüm çevreye korku anaları yaşattı. Çevredeki tüm binalar ve Özel Avicenna Hastanesi boşaltıldı. Edindiğimiz bilgiye göre 20.11.2013 Günü Gültepe Talatpaşa Caddesindeki Özel Avicenna Hastanesinin yanındaki yıkımı beklenen iki katlı inşaat sahasına kimliği belirsiz hurdacının girdiği, içerdeki doğalgaz borusuna bağlı olan demirleri almak için doğalgaz borusunu kes-

tiği ve gazın yüksek oranda sızması sonucu korkarak olay yerinden kaçtığı tahmin edilmektedir. 187 Doğalgaz Acili arayan hastanedeki ve çevredeki duyarlı insanlar büyük bir facianın önlenmesini sağladı. Doğalgaz şebeke ekipleri olaya anında müdahale ederek gazın keserek tüm vatandaşları rahatlattı. Caddeye müdahale boyunca araç giriş çıkışları yasaklanırken, 110 İstanbul İtfaiyesi ve 112 Ambulansı da hazır bekletildi.

Geç Kalan Önlem !

Özellikle yağışlı havalarda sürücülerin korkulu rüyası haline gelen Şirintepe Mahallesi Gümüşhane Caddesi üzerinde ki bu yokuş tehlike saçmaya ve can almaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıl da pek çok kazanın yaşandığı ve bu kazalarının bir tanesinin ölümle sonuçlandığı bu rampanın kaderi ne yazık ki bu yılda değişmedi. Rampanın haddinden fazla dik oluşuna havanın yağışlı oluşu da eklenmesiyle kaçınılmaz olan kazalarda ne yazık ki en acısı sabah namazını kılmak için Şirintepe Merkez Camii’ne gitmek için

evinden çıkan 70 yaşında ki H.B. yaşanan kaza sonucu hayata gözlerini yumdu. Taksi şoförü L.K. yönetiminde ki ticari araç yoğun yağışın da etkisiyle ölüm kusan bu yolda kontrolünü kaybetti ve önce yayaya ardın da rampa sonunda ki park halinde araca çarptı. Sürekli kazaların ve neticesinde de can kayıplarının yaşandığı bu rampanın sol tarafında Camii sağ tarafında ise Şehit Adem Yavuz İlk Öğretim Okulunun olması ayrı bir trajikomik unsur olarak göze çarpmakta. Kâğıthane belediyesi yetkilileri olaydan hemen birkaç gün sonra eskimiş olan parke taşlarını değiştirdi. Mahalle sakinleri her zaman bu yolda kaza olduğunu, bu yola farklı bir proje üretilmesini belediyeden talep ediyorlar.

Biz geldik! Gıcır gıcır sayfalarımızla, hem yerel haberler, hem bilgi içerikli sayfalarımızla tamda yerel gazetecilik bitti denen dönemde “iyi” olanı yeniden hatırlatmak için geldik. Bu ilçe gençleriyle şekillenen, gençleriyle kalbi çarpan bir ilçe. Atılan her adım, yapılan her hizmet onların yarınlarına kalacak bir iz. Bu yüzden İlçe Kaymakamlığının, Milli Eğitim Müdürlüğünün, Belediyenin gençlikle ilgili bir yatırım yapmasından, bir cümle kurulmasına kadar her aşama aynı titizliği hak ediyor. Bu titizlikle düşünen, hareket eden insanlar yatırımların yanına iyi cümleleri, fikirleri de ekliyor. Oradan yeni projeler, yeni yatırımlar çıkabilsin diye. Kağıthane’de herkes mutlu olmak istiyor. Kağıthane için olumlu-olumsuz söylenmiş, söylenebilecek çok şey var. Duyduk, gördük… Klişeleşmiş cümleler yanı başımızda “dere yataklarındaki imar durumu, bu yolların hali ne olacak, trafik ve otopark, kentsel dönüşüm, bilgi evleri, mahalle konakları, her şey yazıldı, söylendi” makamında çınlatıyor kulaklarımızı. Yarınlarımızın umudu, geleceğimizi inşa edenler, enerjinin, coşkunun, İstanbul’un başkenti Kağıthane diyenler bir yana, bir de “ne olacak bu Kağıthane’nin hali” diye dert yananların tarafı var. Biz her zaman çalışmayı bir ibadet sayan, vicdanın sesini dinleyenlerin çok şeyi değiştireceklerine dair umut taşıyanlardan olduk. Kağıthane’de bir tarafta modern dünyanın çok katlı soğuk vadileri

yapılırken, Diğer tarafta başımızı sokacak bir evimiz olsun mantığıyla yapılan binalar göze çarpıyor. Biz ise alternatifler arasında kendisini mutlu edeni seçebileceği bir saha oluşturmaya çalışıyoruz. Bütün bu tanımlamaların ötesinde sınırlandırmadan, kasmadan “bir de böyle bir şey var” deyip başınızı başka bir yöne daha çevirmenizi istiyoruz sadece. Hasbahçe Gazetesi, Kağıthane’nin ve burada yaşayan tüm halkların önemini çok iyi bilen biri olarak her işi Allah rızası için yapan, halka hizmet Hak’ka hizmet anlayışıyla çalışmalar yapanlara hassasiyet gösteriyor. Bu hassasiyetin ürünü olan gazetemiz ilk sayısıyla şimdi okuyucu karşısında. İlerleyen sayılarda Kağıthane’yi ilgilendiren her konuda hem rehberlik etme, hem yapılan tüm güzel işleri paylaşmada, hem de keyifle okuyabileceğiniz bir gazete olma hedefiyle yola çıkıyoruz. Kimbilir belki de Kağıthanelilerin projelerinin hayat bulacağı bir gazetece olacak. Müzikten sinemaya, eğitimden spora kadar bir gencin hem fikir dünyasına hem de sosyal yaşamına yapabileceği katkılar bu sayfalarda gizli. Umutlarımız daha iyi bir Kağıthane için. Bırakacağımız izlerle yola çıkacaklar olacağını biliyoruz. Sorumluluğumuzun, üzerimize yüklenen misyonun farkındayız. Gazete ekibimiz bu sorumluluğu hayatının her anına taşıyabilmiş arkadaşlarımızdan oluşuyor. Bir sonraki sayıda buluşmak dileğiyle…


4

Helal yaşam da ilk mektep annedir. Annelerin özellikle alışveriş yaparken, öncelikleri arasına, helal gıda ve helal tüketim konularını alması gerekmektedir.

Helal Platform Başkanı A.Vahit Mahmat’la Türkiye’de helal gıdanın geçirdiği süreçleri ve günümüzü konuştuk.

Manşet Haber

Aralık 2013

Sağlıklı Yaşam

Neden böyle bir platformun açılmasına ihtiyaç duydunuz? Helal sertifikalama konusu Türkiye de çok yeni ve bu konuda ortak bir doğru yok. Helal sertifikası veren onlarca firma kendi sertifikalama şartlarının doğru olduğunu düşünüyor. Kimileri gerçekten hizmet olsun diye bu işi yapıyor kimileri de sadece para kazanmak için. Biz bu platformu kurarak İslami kurallara uygun sertifika veren bütün firmaları aynı çatı altında toplamak sureti ile bir helal gıda bilgilendirme alanı oluşturmaya çalışıyoruz.

2-Sizce ülkemizdeki Müslümanlar, satın aldıkları yiyeceklerde sağlık ve helalharam dengesine yeteri kadar dikkat ediyorlar mı? Dikkat edenlerin azınlıkta olduğunu üzülerek belirtmek istiyorum. Örneğin kolada alkol olduğunu hemen herkes biliyor ancak Ramazan ayında bile kola satışları hız kesmiyor. Dikkat edenlerin oranın yükseliş trendinde olması ise konunun sevindirici tarafı. Bilgi kaynaklarının çeşitlenmesi ile bilinçli insan sayısı artıyor. Mesela geçtiğimiz yıl Helal Platform tarafından hazırlanan ve uygulamasını GİMDES’e (Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denet-

leme ve Sertifikalandırma Derneği) devrettiğimiz proje gibi. Projeye göre andorid işlemcili cep telefonu kullanıcıları alışveriş esnasında satın alacağı ürünün barkodunu telefonun kamerasına okutarak helal sertifikalı olup olmadığını öğrenebiliyor. Geçtiğimiz haziran ayında da hizmete sunuldu.

3-Sağlık ve helallik meselesi dediğimizde aklımıza ilk gelen genelde gıda maddeleri oluyor. Peki, bu alanı sadece gıda maddeleri ile sınırlandırmak doğru mu? Genel çerçevede sadece gıda maddelerine has bir durummuş gibi algılanıyor ama helal konusu hayatın birçok alanına Yüce Yaradan tarafından yerleştirilmiş önemli bir yaşam kuralıdır. Mesela bir helal sertifikalama kuruluşu henüz hiç talep olmasa da helal standartlarına helal giyim sertifikasını da ekledi. Biz Helal Platform olarak, helal ve sağlıklı denetimlerin sadece gıdada değil hayatın her alanında etkili olması taraftarıyız. Devlet eliyle olacak sistematik bir helal sisteminde, örneğin akaryakıtta bile helallik ve sağlık denetlemesi gibi önerilerimizi daha önce çeşitli konuşmalarımızda gündeme getirdik. Bunun yanı sıra dengeli ve düzenli beslenme, obezit ve israfın önlenmesi de bu kapsamda değerlendirilmesi gereken diğer bazı konulardır.

4-Ülkemizde bu yöndeki denetimler yeteri kadar yapılıyor mu? Elbette ki yeterli değil. Aslında denetimlerin ne kadar gerekli olduğunu da geçtiğimiz günlerde bazı firmaların ürünlerinde hile yaptığının tarım bakanlığınca açıklanması ile bir kez daha gördük. Firmalar kendine çeki düzen vermeye başladı. Teşhir korkusuyla raflardan ürünlerini geri toplayan firmalar bile oldu. Bu denetimlerin artarak devam etmesi daha güvenilir bir gıda piyasasının oluşumunda çok büyük bir öneme sahiptir.

5-En fazla risk grubu taşıyan ürünler neler? Üretiminde oynama yapılabildiği için daha çok et ve süt ürünlerinde yani hayvansal gıdalarda risk oranı daha yüksek. Bu ürünlerdeki tehlikeler görünmeyen tehlikelerdir.

Üretimde oynama yapılmasından kastınız nedir? Bütün ürünlerin üretiminde oynama yapılabilir. Buradaki kastım insanlar yoğurdu, sütü, eti, Allah’ın yarattığı şekli ile helal hayvanlardan elde edilmiştir ön kabulü altında satın alırlar. Bir çikolata bu kapsamda değerlendirilemez. Örneğin firma yoğurt yapmak için ineğin süt vermesini bek-


Aralık 2013

İçin Helal Gıda

lemek yerine jelatindir süt tozudur karıştırıp hem daha uygun maliyetli hem daha hızlı üretim yapabiliyor. İnsanoğlunun para daha çok kazanma hırsı olayı daha vahim bir hale getiriyor. Yada hayvanın beslenmesi ve büyütülmesi aşamasında helale ve sağlık kurallarına aykırı çeşitli hilelere başvurabiliyor.

6-Tüketiciler alış-veriş yaparken daha çok nelere dikkat etmeli? Aslında klasik yollar var bunları herkes biliyor içindekiler bölümünü mutlaka okumalı, helal sertifikası var mı yok mu ona bakmalı son kullanma tarihine vs. dikkat etmeli. Özellikle üzerinde durulması gerekenler ise gıdaların içerisindeki en sıkıntılı maddeler olan; koruyucu katkı maddeleri, trans yağlar ve gıda boyalardır. Unutulmamalıdır ki bir ürün ne kadar işlenmiş, ne kadar madde karıştırılmış ve ne kadar insan eli değmişse o kadar çok zararlı olabilir. Bununla birlikte helal sertifikası alan firmaların artık ürün ambalajlarının üzerine helal logosunu koymasının önü yasal olarak açılmış durumda. Tüketiciler ürünlerde helal logosunu aramalı ve helal sertifikası almış ancak helal logosu kullanmayan firmaları da sorgulamalıdır. Çünkü kimi firmalar ticari kaygılarından mıdır bilemiyoruz helal logosunu kullanmaktan kaçınıyorlar.

5

Manşet Haber

7-Bazı üreticileri insan sağlığını etkileyecek ve inançlarından gelen değerleri hiçe sayacak kadar üretime sevk eden etken ne olabilir? Az önce de belirttiğimiz gibi insanların daha fazla para kazanma hırsı, rekabet koşulları bunlara neden olur. Aslında helal sertifikası tam da burada kendini belli etmektedir. Geçtiğimiz aylarda düzenlediğimiz bir panelde konu olarak “manevi kalite için helal sertifikası şart” konusunu işlemiştik. Helal kavramı maneviyata bağlı vicdan muhasebesine olanak veren madde boyutunun yanında manevi bir kalite yönergesidir. Günümüz dünyasında ise bu konu yukarıdan aşağı değil aşağıdan yukarı yani tüketicinin hassasiyetleri doğrultusunda düzeltilebilecek bir bozukluktur. Helal ürünlere talep arttıkça firmalar da helal arz oluşturabilmek için kendilerini düzeltecekler ve hayatın her alanında İslami ölçülerin refah sağlayacağı gibi tüketim piyasası da rayına girecektir.

8-Tüketicilerin aldıkları ürünlerden şüpheye düştüklerinde bilgi alacakları veya şikâyet durumu oluştuğunda müracaat edecekleri bir merkez var mı?

Devletimizin bu konuda çalışmaları var. Alo gıda 174 hattı 24 saat hizmet vermektedir. Fakat alo gıda hattının helal standartları konusunda şüpheleri giderecek çalışma sistemi ve alt yapı eksikliği sadece ülkemizde değil dünya çapındaki bir sorundur. Bizde Helal Platform olarak aslında bu boşluğu doldurma çabası içerisindeyiz. İlerleyen zamanlara çalışmalarımızı uluslar arası alanda geliştirip tüm dünyaya helal ürünler konusunda bilgi sağlayan bir platform olmayı amaçlıyoruz.

9-Gıdaların ve kullandığımız ihtiyaç maddelerinin daha güvenilir ve inançlarımıza uygun olması yönünde çalışmaların artması için vatandaşlara ve devlete ne gibi görevler düşüyor? TSE helal sertifikası vermeye başladığında ben bir yazı yazdım. Orada da açıkça belirtmek istediğim şuydu: Türkiye de helal sertifikası veren onlarca firmanın arasında elbette devlet elinin olması sevindirici bir gelişme. Üreticiler helal sertifikası alacak ama helal sertifikası veren firmaların acaba “helal sertifikası var mı?”. Helal sertifikalama işini hakkıyla yapanlar var ama bir telefonla firmanın adresini bile bilmeden sertifika verenler de var. Devletin sertifika vermek yerine sertifika verenleri denetlemesi daha

Helal sertifikası olmayana haramdır diyemeyiz Firmalar helal sertifikası alarak İslami kurallara uygun ürün yaptıklarını belgelemiş oluyorlar. Müslüman halk bu ürünleri gönül rahatlığı ile güvenerek tüketiyor. Bununla birlikte akla söyle bir soru geliyor. Helal sertifikası almayan ürünler haram mi oluyor? İşte bu sorunun cevabını Helal Platform başkanı Vahit Mahmat açıkladı. “Helal sertifikası almayan ürünlerin haram olduğu gibi bir anlayış oluşmaya başladı. Bu anlayışın yanlış olduğunu açıklamak gerekir. Öncelikle helal sertifikası almak demek söz konusu ürünün helal şartlarına uygun olduğunun denetleniyor olması demektir. Helal sertifikası almayan bir ürün de helal şartlarına uygun üretim yapıyor olabilir.

güvenilir bir helal alanı oluşturabilir kanısındayım. Vatandaşların ise tüketimlerinde helal ve sağlıklı ürünlere öncelikli talepleri olarak bakmaları, tükettikleri ürünlerin içeriklerine dikkat etmeli bu konuda daha çok araştırmalı ve daha çok bilinçli davranmalıdırlar. Unutmayalım ki üretici öncelikle tüketicisine göre kendini şekillendirir.

10-Son olarak okurlarımıza bu konuda neler söylemek istersiniz? Yüce Rabbimiz buyuruyor ki: “Öyleyse ALLAH’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden helal (ve) temiz olanlarını yiyin; eğer O’na kulluk ediyorsanız ALLAH’ın nimetine şükredin.” Nahl 114 Helal dairesinde hayatı anlatımımızda okuyucularınıza ulaşabilme fırsatı verdiğiniz ve bu konuyu manşetinize taşıdığınız için çok teşekkür ederim.


6

Yerel Gündem

Aralık 2013

Kağıthane’ye Yeni Otobüs Hattı Evinizde

Huzur İçinde Oturun!

A

yazağa-Kağıthane-Yenikapı hattı (41Y) 25 Kasımdan itibaren hizmete başladı. Ayazağa ve Kağıthane sakinleri, hattın hizmete girmesinden gayet memnun olduklarını söylediler.

rek nihayet Yenikapı’ya ulaşıyor. Kağıthane sakinleri, hattın hizmete girmesinden gayet memnun olduklarını ve böyle bir hizmette emeği geçen herkese çok teşekkür ettiklerini söylediler.

Ayazağa-Cendere-Kağıthane-Alibeyköy-Eyüp-Yenikapı hattın (41Y) Gidiş-Dönüş sefer süresi 160 Dakika sürüyor. Ayazağa Yeşiltepe’den kalkış yapan otobüs Kağıthane’den Alibeyköy’e ordan Eyüp’e geçe-

Görüştüğümüz İETT Şoförleri, vatandaşın yeni açılan 41 Y hattından çok memnun olduğunu ve hem vatandaşın hem de kendilerinin mutlu bir yolculuk geçirdiklerini söyledi.

Farklı ve estetik kapı modellerimiz ile hayatınızda yeni başlangıçlar yapın.

ZADE ÇELİK KAPI

Sanayi Mah. Sultan Selim Cad. Teknik Sok. No: 8/A Levent – İstanbul / T 9

www.zadekapi.com

Taksi Durakları Yenileniyor Kağıthane’de bulunan taksi duraklarının yenilenme çalışmaları Merkez Taksi Durağı açılışıyla başladı.

K

ağıthane’de yer alan taksi duraklarının yenilemesi çalışmalarından ilki olan Merkez Taksi Durağı açılışı Kağıthane Belediyesi Başkanı Fazlı Kılıç’ın yanı sıra Kağıthane Kaymakamı A.Akın Varıcıer, İlçe Emniyet Müdürü Hüseyin Göllüce, Kağıthane Otomobilciler ve Şoförler Esnaf Odası Başkanı Akın Atlı, STK yönetici ve üyeleri, Merkez Mahalle Muhtarı Süleyman Bölük, Merkez Taksi Durağı Başkanı Fahri Aksoy ve şoförleri katıldı. Kağıthane Belediyesi’nin öncülüğünde Kağıthaneli esnafa güzel bir merkez kazandırıldığını ifade eden Kağıthane Kaymakamı A.Akın Varıcıer, “Esnaf mutlu ise memlekette işler yolunda demektir. Bizim de arzumuz

bu. Özellikle taksi esnafımız toplumun nabzını tutan, toplumdaki talepleri çok iyi anlayan ve bunu ilgili yerlere ulaştırma konusunda işlevi olan, aynı zamanda kamu hizmeti yapan bir faaliyet alanında yer alıyor. Bir ülkeye ilk gittiğinizde ilk muhatap olduğunuz kişiler taksi esnafıdır ve o ülke konusunda ciddi bir kanaat uyandırır. Biz de esnafımızı seviyoruz. Bu mücadeleyi onlarla birlikte yürütmekte çok mutluyuz” dedi Kağıthane Otomobilciler ve Şoförler Esnaf Odası Başkanı Akın Atlı, “Biz mahallelerde 2’inci karakol görevi yapıyoruz. Bu yüzden de gece beklediğimiz tüm yerlerin Başkanımız Fazlı Kılıç’ın bize hediye ettiği gibi böyle lüks, yaşanabilir mekanlar

olmasını diliyoruz” dedi. Merkez Taksi Durağı plaket takdimlerinin ardından hep birlikte kesilen açılış kurdelesiyle hizmete açıldı.


8

Yerel Gündem “İdeal bir toplum için doğru ideallerle mücehhez bir öğretmen olmak atanamamış öğretmen sorunu kadar hatta daha da önemlidir.”

Aralık 2013

Anlamlı Ziyaret

»İdris Şekerci

Atanmış Olmak Öğretmen Olmak mıdır ? Atanmış öğretmen olmak, atanamamış öğretmenlerin tartışıldığı yerde elbette önemli bir kazanımdır. Ancak öğretmen olmak için 657 DMK güvencesinde olmak tek başına yeterli midir? Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olmayı göze alınan bir makam için konuşurken bir mühendisten ya da konusu cansız varlıklar olan mesleklerden bahsettiğimiz gibi konuşabilir miyiz? İdeal bir toplum için doğru ideallerle mücehhez bir öğretmen olmak atanamamış öğretmen sorunu kadar hatta daha da önemlidir. Bir eğitim yöneticisinden duyduğum “En iyi eğitim zilli eğitimdir” sözü tam da burada tartışılması gerekiyor belki. Atanmak için yıllarca bekleyen henüz atanmış bir öğretmen Zil’e endeksli bir eğitime rahat ayak uyduruyorsa bir şeylerin doğru gitmediğini kabul etmeliyiz. İronik bir dille maarif dünyamızın hali pür melalini özetleyen bu arkadaşımız eğitimi asıl gündem olarak gören tüm STK’ların ve sendikaların bu soruna da eğilmeleri gerektiğini ima ediyordu sanki. Bugün bırakın öğrencinin ailevi sorunlarını ve ruh dünyasını bilmeyi adını bile öğrenemeden nice öğrenciyi mezun ettiğimizi inkar edebilir miyiz? Hiç unutmam yıllar öncesiydi.Rahmetli babamı genç yaşında kaybetmiş,etrafımdaki akrabalarımın evin en büyük oğlu olmam nedeniyle okulu bırakmam ve çalışmam gerektiği yönündeki baskı ve telkinlere -Allah uzun ömür versin- annemin doğru yönlendirmesiyle okulu tercih ederek okula bir hafta aradan sonra dönmüştüm.Benim bir haftalık yokluğumu fark edemeyen öğretmenimin rutin kontrolüne takılarak defter getir-e-memiş olmam büyük sorun olmuştu. Niçin defter getirmediğimi soran öğretmenime ne diyeceğimi şaşırmış mahcubiyetle başımı öne eğmiştim. Allah’tan arkadaşlarım

özel durumumu söyleyerek durumu idare etmişlerdi. Bugün hala O öğretmenimi unutamadıysam atanmak ve adanmak kavramları bir öğretmen özelinde çok daha anlamlıdır diye düşünüyorum. Tecrübe her ne kadar hataların tekrarını önlemek adına önemliyse de çoğu kere yaşanmışlıklar bizim için ne yazık ki öğretici olmuyor. Kendi gençliğimde yaşadığım benzer hataları kim bilir kaç defa bir öğretmen olarak tekrar etmişimdir. Ders başlarken zili duymayan ama dersin bitmesi için gözü saatte olan öğretmenliğimi sorguluyorum ilkin. Kimseyi eleştirecek değilim ama kimse de masum değil bu konuda. Hepimiz defalarca “Bu çocuktan adam olmaz!” diye veliye telkin(!)de bulunduğumuz olmuştur. Yaramazlıklarına odaklanıp niçin yaramazlık yaptıklarını merak etmediğimiz, topluma kazandırmak ve bu coğrafyanın toprağına sirayet etmiş medeniyet değerlerimizi özümsetmek adına ne yapabilirim sorusunu kendimize sorup da bir öğrencinin derdiyle dertlenmediğimizin örneklerini uzaklarda aramaya gerek aslında. Hepimizin hesabına bir şeylerin düştüğü kuşkusuz. Edison’un hayatını anlatırken; bunda algılama sorunu var diyen öğretmene odaklanamazsak Edison’un bulduğu ışık bizi aydınlatamaz. Çözüm nedir öyleyse? Gerçekle yüzleşerek başlayabiliriz mesela.Hayatımızdan akıp giden zamanların kefareti olarak atanmış öğretmenler olarak , artık öğretmen kalmak için atanmanın yetmeyeceğini kabul ederek , “Adanmış Öğretmen Olmak” gerektiğini anlamalıyız artık. İşte o zaman tarih isimlerimizi “Eğitime Adanmış Hayatlar” olarak kaydedecektir.

Kaymakamımız A. Akın VARICIER, Gürsel Mahallesi’nde bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kağıthane Engelliler Merkezi’ni ziyaret etti. Kaymakamımız A. Akın VARICIER, Gürsel Mahallesi’nde bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kağıthane Engelliler Merkezi’ni ziyaret etti. Ziyarette Kaymakamımıza engellilere verilen kurslar hakkında bilgi verildi. Engelli kursiyerler;

kendileriyle bol bol sohbet eden Kaymakam VARICIER’e el işçiliğinin fazla olduğu tablolardan birini hediye etti. Ziyaret, çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.


10 “Çeliktepe, Aydınlar Camii İmam-Hatibi Hasan Demirel Kur’an ve İslam adına yaptığı hayırlı hizmetlerle Kağıthane’de örnek gösterilen Kur’an aşığı hocalarımızdan biridir.”

Yerel Gündem

Aralık 2013

Her Mahalleye bir Hasan Hoca lazım

Aydınlar Camii TARİHİ : Caminin inşasına 1965 tarihinde Mimar Fevzi Hac’ın çizmiş olduğu proje ile Camii derneğinin önderliğinde, Hamdi Aydın’ın zilliyetinde olan arsa üzerine hayırsever halkın yardımları ile başlanılmış ve 1984 yılında ibadete açılmıştır. MİMARİ YAPISI: Toplu alanı 2950 m² olan arsanın, toplam 1000 m² alan üzerine oturtularak inşa edilen camii betonarme yapıya sahip olup, yüksekliği 30 m olan kubbeler kurşun kaplamalıdır. Üç Şerefeli iki adet minaresi olan camii 800 kişilik ve 1500 kişilik açık alana sahiptir. MÜŞTEMİLATI: Caminin alt kısmında iş yerleri, tuvaletler, abdest alma yeri, gasilhane ve morg mevcuttur. Yeşil alanı mevcuttur Değerli Hasan Demirel hocamıza ilçemizde, mahallemizde göstermiş olduğu başarılardan ve hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyor. Rabbim böyle hocalarımızı başımızdan eksik etmesin diyoruz. Osmanlı da İmamlar’ın Yeri… Osmanlıda imamlar, Müslüman topluma hizmet veren kadrolar içinde en geniş yeri işgal ederdi. Hatta bizzat padişahın beratıyla hizmete alınırlardı.

10 yıl önce Aydınlar Camiine imam olarak atanan Hasan Hoca. Resmi bir imam olarak başta çalıştığı kurumun bizlere göre medar-ı iftarı, Diyanet İşleri Başkanlığımızın yüzakı, gayretli, azimli son derece sosyal ve yardımseverdir. Arkasında namaz kıldırdığı herkesi babası, annesi, amcası gibi bilip yoksulun fakirin yetimin düşkünün her daim yanında olur. Cemaatinin ve çevresindeki bütün mahallenin hemen hemen her bir insanını tanıyacak kadar insanlarla sıcak kanlı ve halktan biridir. Hasan Hoca Kur’an ve İslam adına hizmet verdiği görev yaptığı her yerde mutlaka hafız yetiştirmiştir ve hafızları, insanlara hizmet etmeye hazır hale getirmiştir. Ülkemizin farklı bölgelerinde yetiştirdiği hafızlar ülkenin dört bir köşesine dağılarak insanlara hizmet etmeye devam etmektedir. Hoş sohbetleriyle kürsüyü bir imama yakışır bir şekilde doldurur. Minberi, cumada hutbelerle donatır. Bir dahaki Cumayı, cemaat iple çe-

ker. Aydınlar Camii Cuma günleri ve kandil akşamları tıklım tıklım dolar. Tatlı sesi naif ve zarif okuyuşuyla, kendisini mihrabda dinleyenleri, adeta Kabe’ye Mekke’ye taşıyan bir üslubu olması hasebiyle, mahalle dışından hatta ilçe dışından gelen cemaati vardır. Böyle bir insanın Kur’an ve İslam adına, camiyi adeta bir Kur’an ve hafızlık fakültesi haline getirmiş olmasına şaşırmamak lazım. Kur’an hususundaki hassasiyeti ve tahsilini öğrencilerine yoğun bir emek ve gayretle aktarmaya çalışması kendisini bir cazibe merkezi haline getirmiş. Kur’an kurslarının öğrenci bulmakta zorlandığı bir dönemde kendisinde hafızlık yapmak isteyenlerin sayısı bir hayli fazladır. Hasan Demirel hocamıza Camideki faaliyetlerini sorduk: “Camimizde şu anda 35 adet hafız adayı öğrencimiz vardır. Bunların 21 tanesi muhtelif sayfalarda hafızlık yapmaktadır. Başta ilçe müftülüğü-

müz ve camii derneğimizle beraber el ele vererek ortaya koyduğumuz bu hayırlı hizmeti resmi bir statü içinde yürütmeye Allah’ın lütfu ile devam ediyoruz. Hafız yetiştirmek günümüzde çok önemli olduğu için bu işe değer veriyoruz. Takdir edersiniz ki yeryüzünde Allah’ın gönderdiği tüm kutsal kitaplar bir okyanusa atılsa yalnızca Kur’an-ı Kerim eksiksiz ve hatasız bir şekilde yetişen bu hafızlar sayesinde tekrar yeniden yazılabilir. Bu sebepten hafız yetiştirmek başlı başına bir sanattır. Bu sanat yeryüzünün, kainatın en zor sanatıdır. Bunun dışında cemaatimizden de özel olarak Kur’an öğrenmek isteyen her yaştaki cemaate yardımcı oluyoruz. Hafızlarımızın ihtiyaçlarını hayırsever cemaatimizden karşılıyoruz. Yaptıklarımızın hepsini ALLAH rızası için ve vatanımıza hayırlı evlatlar yetiştirmek Kur’an ve İslam uğruna hayırlı hizmetler yapmak için yapıyoruz” dedi.


ENGELLERi Ölçme ve Değerlendirme Testleri Bireysel Eğitim Grup Eğitimi Aile Danışmanlık Hizmetleri Uyum ve Davranış Hizmetleri Fizik Tedavi Refleksoloji Sanat Terapisi Uygulamaları Dil Konuşma Terapisi Okul Ziyaretleri Spor Aktiviteleri Folklorik Aktiviteler Gezi Aktiviteleri

HiZMETMERİMİZ

KALDIRIYORUZ

Biliyormuydunuz?

EĞİTİMLERİMİZ

RAM Raporu Olan Zihinsel, İşitme, Bedensel engelli yaygın gelişimsel bozukluk yaşayan bireyler ve öğrenme güçlüğü çeken çocuklar, Kurumumuzdan ÜCRETSİZ olarak Eğitim ve Servis Hizmetlerimizden yararlanabilirler.

Okul Başarısızlıkları Gecikmiş Konuşma Özel Öğrenme Güçlükleri İletişim, Dil ve Konuşma Bozuklukları Psikolejik Uyum ve Davranış Bozuklukları Zihinsel Engel ve Yetersizlikleri İşitme Engel ve Yetersizlikeri Bedensel Engel ve Yetersizlikleri Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Yaygın Gelişimsel Bozukluklar (Otizm) Genetik Anormallikler ve Down Sendromu Yapıkredi Bankası ve Uğur Dershaneleri Karşısı Kağıthane Merkez

Merkez Mah. Kemerburgaz Cad. Lale Sokak No: 2 Kat:4-5 Kağıthane-İstanbul Tel: 0212 321 61 89 - 0 555 988 29 45 - 0532 570 87 34 www.nartanesiozelegitim.com / nartanesi2001@hotmail.com


12

MHP’den Milli Birlik Aşuresi

MHP Kağıthane İlçe Teşkilatınca 17 Kasım Pazar Günü “MHP Yahya Kemal Mahalle Teşkilatı”nın ev sahipliğinde düzenlenen, “Aşure Dağıtım Programı”, çok yoğun katılımla gerçekleştirildi. Muharrem ayını ve Aşure günün tebrik eden MHP Kağıthane İlçe Başkanı Ayhan Maden ve MHP Kağıthane İlçe Teşkilat Başkanı Barış Çatalbaş, “Herkesin Muharrem ayını kutlarız. Bereketin, bolluğun, hoşgörünün, birlik ve dayanışmanın sembolü geleneksel tatlımız aşureyi birlikte yiyeceğiz. Birlik ve beraberliğin simgesi olan aşure ve Muharrem ayının dünya barışına ve ülke kardeşliğine vesile olmasını temenni ediyoruz” dediler.

Siyaset

Aralık 2013

Sevgi ve birlik aşuresi AK Parti Kadın Kolları Teşkilatı, Sivil Toplum kuruluşları ile birlikte, Muharrem ayı münasebetiyle sevgi ve birlik için aşuresi dağıttı. Bosna-Hersek Park’ında düzenlenen aşure programına yoğun ilgi oldu.

AK Parti Kadın Kolları Başkanı Meryem Karaköse yaptığı konuşmada Muharrem ayından bahsederek, “ Hicri 1435 senesinin ülkemiz, milletimiz, yurt dışında millet varlığımız, gönül coğrafyamız, İslam Alemine ve tüm insanlık için barış, huzur, mutluluk ve bereket dolu bir yıl olmasını rabbimden niyaz ediyorum. “Her yıl Muharremin 10’u aşure geldiğinde kalbinde iman taşıyan her kardeşimizi bir acı, bir hüzün, bir alem, bir keder kaplar” diyen Karaköse, “Zira hicri 61. yılın 10

Muharreminde Hz. İmam Hüseyin Efendimizin ve pek çoğu Ehl-i Beytten olan 70 kişinin Kerbela çölünde şahadete ulaştıkları tarihtir. Yürekleri saran bu acı, bu elem, bu hüzün, bu keder dünyanın neresinde olursa olsun, mezhebi, meşrebi, kültürü, coğrafyası ne olursa olsun, kalbinde iman taşıyan, Resul-ü Ekrem’e, ashabına ve Ehl-i Beyt-i Mustafa’ya zerre kadar muhabbet besleyen her mümin ortak acısı, ortak elemi, ortak hüznü ortak kederidir” ifadelerini kullandı.

Saadet Yükselişte! Milli Görüşün eski kalesi olan Kağıthane tekrar saadete göz kırptı...

CHP İl Başkanlığı Kağıthane’ye Taşındı MHP İstanbul İl Başkanlığından sonra, Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığı da Karaköy’deki binasından Eski Büyük Dere Caddesi’ne taşındı. CHP İstanbul İl Başkanlığı Kağıthane İlçesi, Sanayi Mahallesi, Eski Büyük Dere Caddesi’nde 5 katlı bir bina kiraladı. 5 katlı binanın en üstteki iki katı il başkanı ve il yönetim kurulu üyeleri tarafından kullanılacak. Kalan 3 kat ise seçim koordinasyon merkezi olarak değerlendirilecek.

gece gündüz demeden tüm teşkilat mensuplarımızla sahada çalışıyoruz ve şükrediyoruz halkımız artık özüne dönüyor Milli Görüş kadrolarında yerlerini alıyor” dedi.

Saadet Partisi Kağıthane İlçe Teşkilatı, Belediye Başkan Adayını erken açıklayarak seçim çalışmalarına hızla başladı. Belediye Başkan Adayı Zeynel KESKİN her gün başka bir mahalleye giderek mahalle sakinlerinin ve esnafın sıkıntılarıyla dertleniyor.

Biz Şov Belediyeciliği Değil Hizmet Belediyeciliği Yapacağız.

29 Kasım’ta Ortabayır’da düzenlenen konferansa katılım yoğun oldu. Konferansa Genel Başkan Yardımcısı ve efsane Sivas belediye başkanı Temel Karamollaoğlu katıldı. Konferans İlçe Başkanı Halit Özgür Atak beyin konuşması ile başladı. Atak “adayımız açıklandıktan sonra

Ardından sözü Belediye Başkan Adayı Zeynel KESKİN aldı. Keskin Konuşmasında “Mevcut Belediye Başkanı üç işi çok iyi yapıyor düğün, nişan, taziye. Biz Belediye’yi aldığımız da şov belediyeciliği değil, hizmet belediyeciliği yapacağız, halkın sorunlarını çözeceğiz.”dedi.

Çeliktepe’nin Çalışkan Muhtar Adayı Çeliktepe Mahalle Muhtarı Ahmet Karamanlı alışılmışın dışındaki genç dinamik duruşu ve çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Ahmet Karamanlı’ya Çeliktepe’nin değişimini sorduk: 5 katlı modern bir mahalle konağına kavuştuk. Üstü çocuk parkı olan kapalı pazar yeri ve katlı otoparkımız var. Çeliktepe Postanemiz yeni modern yerinde 2 personeli ile hizmet vermekte. Çeliktepe’nin elektriğini sağlayan tüm trafolarımızın güç yükseltme ve dönüşümü tamamlandı. 3.Sağlık Merkezine kavuştuk. Geleneksel iftar programları düzenledik. Ramazan aylarında 3500 ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza alışveriş çeki ve kolisi yardımında bulunduk. Üç yeni kapalı otobüs durağı kazandırdık.Okullarımızın tüm etkinliklerinde çocuklarımızın yanında olduk. Hizmetlerimiz devam edecek. Karamanlı Sözlerine “Değiştik Yenilendik” işte değişen Çeliktepe diyerek son verdi.

İstanbul Kağıthane Belediye Başkan Aday Adayları 2014 SP Kağıthane Belediye Başkan Adayı Zeynel Keskin Ak Parti Kağıthane Belediye Başkan Aday Adayları Seyit Ahmet Çandır, Abdullah Kazdal, Fazlı Kılıç, İsmail Suman BBP Kağıthane Belediye Başkan Adayı Adem Mamaç CHP İstanbul Kağıthane Belediye Başkan Adayı Serdar Kurşun MHP Kağıthane Belediye Başkan Aday Adayları Musa Küçük, Çağlar Karamanlı, Cemal Akgün, Çetin Aygün, Ali Çamlı


Yerel seçimler yaklaşıyor. Ülkemizde ve Kağıthane’de siyasi dengeler nasıl sizce? AK Parti 2004 yerel seçimleriyle birlikte ülkemizde devrim niteliğinde hizmetlere imza atmıştır. AK Parti’nin yerel siyasetteki başarısının altında Sayın Başbakanımızın yerel siyasetten gelmiş olmasının çok büyük önemi var. 2014 yerel seçimlerinde de AK Parti, Türkiye’nin her yerinde oylarını artırarak yine birinci parti olarak çıkacaktır. Bu seçimler Cumhurbaşkanlığı ve 2015 genel seçimleri için belirleyici olacaktır. Kağıthane’ye gelirsek, AK Parti’nin ilçemizde gerçek oy oranı yüzde 60 civarındadır. Dolayısıyla, doğru strateji ve adayla inşallah AK Parti bu yerel seçimlerde oylarını artırarak yine belediye başkanlığını alacaktır.

Bu soru röportajımızın en önemli sorusu aslında. Kağıthane’de AK Parti’den Belediye Başkan Adaylığınız söz konusu olacak mı? Biz çalışmalarımızı her platformda hız kesmeden sürdürüyoruz. Benim Sadabad Platformu Başkanlığımın yanı sıra, Enerjider Başkanlığım ve Sivas Platformu Yönetim Kurulu Üyeliğim de devam etmektedir. Dolayısıyla amacımız halkımıza ve ülkemize hizmet etmektir. İhtiyaç duyulan her yerde bu kutsal ve önemli göreve hazır olduğumuzu belirtmek isterim.

Sadabad Platformu bugüne kadar hangi çalışmaları yaptı? Bundan sonra neler yapacaksınız?

Sadabad Platformu olarak, ülkemizin ve milletimizin milli ve manevi değerlerini ve genel çıkarlarını korumayı, ekonomik ve sosyal

13

Siyaset

Aralık 2013

Amacımız halkımıza ve

Kağıthane’ye hizmet etmek Sadabad Platformu Başkanı ve AK Parti eski İlçe Başkanı Seyit Ahmet Çandır’la, yaptıkları çalışmaları ve Kağıthane’deki yerel siyaseti konuştuk.

S

adabad Platformu, Kağıthane’de yakın geçmişte kurulmuş ve önemli hizmetlere imza atmış bir sivil toplum kuruluşu. Sadabad Platformu Başkanlığını ise Kağıthanelilerin çok yakından tanıdığı ve sevdiği Seyit Ahmet Çandır yapıyor. 40 yıldan fazla bir süredir Kağıthane’de yaşayan Seyit Ahmet Çandır, 2002-2008 yılları arasında AK Parti Kağıthane İlçe Başkanlığı görevini yaptı. Kağıthane’ye hizmet etmeye Sadabad Platformu Başkanlığı ile devam eden Seyit Ahmet Çandır’la, yaptıkları çalışmaları ve Kağıthane’deki yerel siyaseti konuştuk.

Uzun yıllar Kağıthane’ye Refah Partisi, Fazilet Partisi ve AK Parti’de siyaset yaparak hizmet ettiniz. Şimdi de Sadabad Platformu ile Kağıthanelilere hizmet ediyorsunuz. Bize biraz kendinizden, bahseder misiniz? 40 yıldan fazla bir zamandır Kağıthane’de yaşıyorum ve bu güzel ilçeyi yakından tanıyorum. 1983 yılında aktif siyasete Refah Partisi’nde Sayın Başbakanımızın yol arkadaşlığıyla başladım. O dönemki ilçe başkanımız şu an AK Parti Genel Başkan Yardımcısı olan Ekrem Erdem Bey’di. Refah Partisi teşkilatlarında 3 dönem İlçe Başkan Yardımcılığı görevinde bulundum. Daha sonra AK Parti’nin kuruluşunda Kağıthane’de Kurucu olarak gelişmesini sağlamayı hedefliyoruz. Bu amaçla, halkımızı ilgilendiren hemen her konuda, seminer, sempozyum, panel, konferans gibi programlar düzenlemeyi, sanat ve spor etkinlikleri, kahvaltı ve gezi programları gerçekleştiriyoruz. Kadınlarımıza, gençlerimize, çocuklarımıza daha iyi bir yaşam sağlamak ve toplum içinde hak ettikleri konumun verilmesi için çaba sarfediyoruz. Geçtiğimiz yaz dönemi Sadabad Platformu olarak, Kağıthane’de bu duyarlılıklara sahip dostlarımızı biraraya getirdiğimiz kahvaltılı söyleşi programlarımız oldu. Bunun yanı sıra

Teşkilat Başkanlığı’nı yaptım. Kurucu İlçe Başkanımız Selami Uzun’un 2002 genel seçimlerinde milletvekili olmasından sonra İlçe Başkanlığı görevini devraldım. 2002 ve 2008 tarihleri arasında Kağıthane AK Parti İlçe Başkanlığı görevini yürüttüm. 2004 yılındaki yerel seçimlerde Kağıthane’de AK Parti’nin belediye başkanlığı kazanmasından sonra bürokraside, Kaymakamlık, Milli Eğitim, Emniyet ve Belediyemiz arasında çok iyi bir işbirliği oluşmasını sağladık. Bunun sonucu olarak birçok yatırımın Kağıthanemize gelmesinde büyük bir emeğimiz var. Bunlardan aklımıza gelenler arasında, İl Genel Meclisimizin desteğiyle Kağıthane’deki 27 okulun yenilenmesi, bugünkü Kaymakamlık binamızın inşa edilmesi, çeşitli spor alanlarının yapılması vb. birçok hizmete imza attık. Siyasetteki amacımız halkımıza, Kağıthanemize, İstanbul’a ve ülkemize hizmet etmekti. 30 yıl önce Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’la başladığımız bu hizmet kervanında aktif bir şekilde yer aldık ve hala da bu çabamız devam ediyor. Şimdi de halkımıza ve Kağıthanemize Sadabad Platformu’yla hizmet ediyoruz. Sadabad Platformu, içinde birçok meslek grubundan kişileri barındıran, önemli bir sivil toplum kuruluşu olarak çalışmalarını sürdürüyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcımız Sayın Ekrem Erdem Bey, ilçemiz bürokrasinin önde gelen simaları ve Kağıthanemizin çeşitli kesimlerinden dostlarımızın katıldığı bir yat gezimiz oldu. Bu gezimizde uzun zamandır birbirini görmeyen birçok eski dostumuzu da biraraya getirdik. Bunun yanı sıra toplumsal duyarlılığımız olan mesela Mısır’daki darbe mağduru kardeşlerimize destek için afiş çalışması yaptık. Halkımızın önem verdiği kutsal ve önemli günlerimizi de unutmayarak, bu önemli günlerimiz için afiş çalışması yaptık.

Seyit Ahmet Çandır Kimdir? 1963 yılı Sivas’ın Hafik kazası Tavşanlı köyünde doğdum. İlkokulu Kağıthane Merkez İlköğretim Okulu’nda bitirdim. Ortaokul ve liseyi Gaziosmanpaşa İmam Hatip Lisesi’nde bitirdim. Üniversiteyi İşletme Fakültesi’nde tamamladıktan sonra, yüksek lisansımı da Siyaset Bilimi ve Kamu yönetimi alanında yaptım. 40 yıldan fazla bir süredir Kağıthane’de yaşıyorum. 2002-2008 yılları arasında AK Parti Kağıthane İlçe Başkanlığı görevini yaptım. Kağıthane’ye hizmet etmeye Sadabad Platformu Başkanlığı ile devam ediyorum Evli ve 4 erkek çocuk babasıyım.


14

Yerel Gündem “Eskiden eşraf ona selam getiren misafiri mutlak surette misafir eder evine götürürdü.“

»Emir Seyyahoğlu

Eşref Saati Eskiden bir beldeye girildiği vakit evvela o beldenin önde gelenleri ziyaret edilir onlarla hasbihal edilirdi. Uzak diyarlardan o beldeye gelen insanlar geldikleri şehir yada beldelerin eşrafından saygın insanlara uğrar; ‘falanca yere gidiyorum selam göndereceğiniz birisi varsa uğrayıp selamınızı ileteyim’ derdi. Selamı bir sorumluluk bilinciyle üzerine alır onu sahibine iletmek için özveri gösterirdi. Eskiden falancanın selamıyla filancaya uğrayan insanlar bir sıkıntısı varsa arz eder ve eşrafın imkanı varsa onu giderirdi. Kimse kimseye senet sormaz, kimlik sormaz hesap sormazdı. Eskiden eşraf ona selam getiren misafiri mutlak surette misafir eder evine götürürdü. Ev efradından hiç kimse bu adamı nerden buldun, niye getirdin kimin nesi diye sormazdı. Eskiden insanlar eşraf olma özelliğine doğal olarak ulaştıkları vakit sorumluluklarından bir nebze olsun ödün vermezlerdi. Onların ev sorumluğu mutlak surette toplumsal sorumluluklarının arkasında kalırdı. Halk ile ilgilenmek, gelen misafirleri ya misafir evlerinde yada evlerinde ağırlarlardı. Doğabilecek kavga gürültü ve anarşi onların bilgeliğiyle bastırılır ilk caydırıcı cezayı onlar verirdi. Edep, saygı, sorumluluk, sosyal dayanışma bu günün insanıyla kıyaslayanmayacak kadar yüksekti onlarda. Cenaze, düğün, kız isteme, yardımlaşma onların öncülüğüyle hal yoluna koyulurdu. Onlar aslında farkında olmadan nübüvvetin yüklediği sosyal sorumluluğun bir benzerini yansıtırlardı. Günümüz dünyasına bu gözle baktığımız vakit karşımıza çok garip insanlar topluluğu çıkıyor. Bilginin, iletişimin, ulaşımın, ekonomik imkanların, yaşam şartlarının, binek araçlarının çok daha öne çıktığı günümüz dünyasında ‘eşraf’ aramak istediğinizde ciddi manada sükutu hayale uğramanız kaçınılmaz oluyor. Bilgili insanlar bilgelik yerine kibri, iletişimin her türlüsüne sahip olmasına rağmen kaçmayı, ekonomik güce rağmen cimriliği ve bu günü hakkıyla yaşamak yerine sürekli tul-i emel arzularına yatırım yapmayı, meydanlara çıkıp halk ile vakit geçirmek yerine evine kapanıp bir karısı ve ortalama iki çocuğuyla anne babasından bile uzak tecrit edilmiş bir hayatın içinde mutluluk

oyunları oynamayı tercih etmektedir. Bilgili insanlar etrafında antenlerini hidayete açmış insanlara ulaşarak yakın dostluklar geliştirmek yerine sanal dünyalarda varlık ve boy gösterisi enaniyetine kapılıp üç beş dergide kibirli yazılar yazmayı ‘bilgelik’ olarak nitelemekte üç beş şakşakçının sanal dünyasında gezinip durmaktadır. Hasbel kader karşılaştıkları yakın dostlarına bile mesafe koyup üç beş kelimeyle hasbihalden sonra yaptıkları ilk iş kaçmaktır. Cenazelere bile sadece cenaze yakının onu göre bileceği namaza iştirak etmeyi becerebildiyse ilk işi cenaze yakınına göz ucuyla taziyede bulunup oradan uzaklaşmayı yakın dostunu bile bu aşamada yalnız bırakmayı tercih edebilir. taziyede bile bulunma, destek verme, yanında olma toplumsal dayanışma içinde eşraf olmanın sorumluluğunu yerine getirme nezaketinde bile bulunmaktan uzaktır. “Allah’ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O’nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar.” (Al-i İmran Suresi, 103) dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu bir çok ayet ve hadiste bulabiliriz. Günümüz insanı, özellikle eşraf çizgisine yakın duranlar çok acil kaybettiği değerleri mutlak surette gözden geçirmeli hayatın zaman zaman dışına çıkıp evinden çoluk çocuğundan uzaklaşarak kendine vakit ayırmalıdır. Halkın içinde normal yaşayan insanlara söyleyecek fazla sözümüz yok. Ancak kendini doğal olarak eşraf olma konumunda bulmuş insanların toplumsal sorumlulukları çok fazladır. Onların evlerine ayıracak vakitleri bir saatse dışarıdaki sosyal örgü içerisinde mahallenin sakinlerine ayıracağı vakit iki saattir. Aksi takdirde çok ciddi bir sorumluluk içerisinde olduklarını onlardan kaçmanın ‘cahillerden uzak durma’ mantığından çok farklı bir şey olduğunu hatırlatmak gerekir. Eşraf olmak şerefli olmaktır, şerefli olmak Allah’a hakkıyla kul olmak tıpkı peygamberler gibi halkı için yaşamaktır. Tecrit edilmiş bir hayat insanı hızla yanlızlaştırır ve maalesef ciddi manada mutsuzlaştırır.

Aralık 2013

Simit Zammında Geri Adım ! İstanbul’da yapılan zammın ardından fiyatı 1 lira 40 kuruş olan simit, birçok simitçi fiyatı 1 liraya indirdi.

İstanbul’da simit fiyatlarına

asmıştı. Ancak zamdan 4 gün son-

zam gelerek yeni fiyat 1 lira 40

ra simit satışlarından memnun ol-

kuruş olarak belirlenmişti. Simitçi-

mayan simitçiler, fiyatı tekrar 1

ler de yeni tarifeyi tezgahlarına

liraya indirmek zorunda kaldı.


Aralık 2013

Yerel Gündem

Daye Hatun Camii’nde Sona Gelindi Kağıthane Mescidi olarak bilinen 550 yıllık Daye Hatun Camii restorasyon çalışmalarında sona doğru gelindi.

Kanuni Kağıthane’sinden günümüze ulaşabilmiş tek yapı Kağıthane Mescidi’dir. Sadabad Caddesi ile Cami Arkası Sokağı arasında yer alan bu mescid, Daye Hatun Mescidi diye de anılır. Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu Şehzade Mehmed’in sütannesi Daye Hatun yaptırmıştır. Yapının kitabesi 1544 tarihlidir. Yuvarlak gövdeli minaresi tek şerefelidir. Yapı, kırma çatı ile örtülmüştür. Tarihi konsepti bozulmadan genişletilen camii’de tuva-

Hasbahçe Kanal T’de Yazarlarımızdan Muzaffer Coşkun 21 Kasım’da Kanal T’ye Konuk Oldu

ve bir çok ülkeden telefon bağKanal T’nin 21 Kasım 2013 Perşembe Günü Saat:23.00-01.00 arası Güçlü Soydemir ile Turnalar Programının Yayın konuğu Muzaffer Coşkun oldu. Hocamız Programda Hasbahçe Gazetesinden ve çalışmalarından bahsetti. Programda Muzaffer Coşkun -Muharrem Ayı ve Aşure- konusunu işledi. Canlı Yayına Türkiye’den

lantısı ile katılan seyirciler sorular sordu. Muzaffer Coşkun tatlı dili güler yüzü ile sorulara cevap verdi. ibretli sözler söylerken seyircilerin not almasını isteyen Muzaffer Coşkun, ilahiler söyleyerek sohbetine devam etti. Hem sohbet hemde Güçlü Soydemir’in güzel ilahileri ile program dolu dolu geçti.

letler yerin altına indiriliyor. Camiinin içinde yerden ısıtma sistemi, minber, asma kat, müezzinlik, kapılar ve pencereler ahşap malzemeyle yapılıyor. Cami içindeki avizede camiye uygun olarak seçilmiş. Kağıthane Merkezine yakışır hale getirilecek olan camii, cemaat açısından da yeterli olacak. Özellikle Cuma günleri yaşanan izdiham bu nedenle giderilecek. Daye Hatun Camii’nin tamamlanmasıyla ferah bir ortam oluşturulacak.

15


16

Sivil Toplum

Aralık 2013

HİÇBİRİMİZ HEPİMİZ Hasbahçe gazetesi olarak okuyucularımızla buluştuğumuz bu ilk sayımızda konuğumuz, yakın geçmişte kendisini Kağıthane’de Ak Parti Gençlik Kolları Başkanlığı görevinden tanıdığımız ve son günlerde yaptığı sıradışı çalışmalarla adından sıkça söz ettiren Marmara İlim Fikir ve Kültür Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akgül.

MARMARA İLİM FİKİR

VE KÜLTÜR DERNEĞİ Hüseyin Bey sizi yakından tanıyabilir miyiz? 1980 İstanbul Kağıthane doğumluyum. Aslen Gümüşhane’liyim. İlkokulu müteakiben orta ve lise öğrenimimi Kağıthane İ.H.L. de tamamladım. Ardından Kocaeli Üniversitesinde önlisans programını bitirdim. Eğitimime Anadolu Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstriyel İlişkiler 3. sınıf öğrencisi olarak devam ediyorum. Doğup büyüdüğüm Şirintepe mahallesinde oturuyorum. Evli ve 2 çocuk babasıyım.

Hüseyin Bey STK’lara ilişkin bir ilginiz, özgeçmişinizde bu hususta belirtmek istediğiniz özel birşeyler var mı? Esasen çocukluğumdan beri STK’ların içinde büyüdüm desem yanlış olmaz. Lise sıralarında Milli Gençlik Vakfı, üniversite yıllarında Anadolu Gençlik Derneği gibi kurumların okul temsilciliği görevlerinde bulundum. Üniversiteyi müteakiben Ak Partinin kurulmasıyla beraber Kağıthane İlçe Gençlik Kollarında kurucu yönetimde çeşitli birim başkanlıklarını müteakiben, 2009-2011 yılları arasında Ak Parti

Kağıthane İlçe Gençlik Kolları Başkanlığı görevinde bulundum. Son olarak da MAKDER yönetim kurulu başkanlığını yürütmekteyim.

Bize MAKDER’den bahseder misiniz ? Böyle bir oluşum fikri sizde nasıl gelişti? MAKDER’in kuruluşu esasen geniş bir arkadaş kitlesinin yoğun istişareleri neticesinde oluştu. Arkadaşlarla bir araya geldiğimizde aramızdaki bağları daha da güçlendirerek gelecek nesillere neler aktarabiliriz konusuna değindik. Ortak derdimiz daima aynı oldu; Bugüne değin çeşitli vesilelerle aynı atmosferde bulunduğumuz, aynı havayı soluduğumuz, aynı coşku ve heyecanı paylaştığımız, aynı şeylere dertlendiğimiz, sevindiğimiz arkadaşlar olarak hayatın çeşitli sebeplerle bizleri farklı mecralara sürüklediğini fark ettik. Sahip olduğumuz maddi ve manevi dinamiklerin daha da güçlenmesi, yaşadığımız çağın buhranlarının inancımızdan ve ideallerimizden kaynaklanan ulvi hedeflerimiz istikametinde herhangi bir sapmaya sebep olmaması için bizi daima diri ve aktif tutacak bir oluşum içine

girme ihtiyacı duyduk. Amacımız ayrı ayrı bireyler olarak sahip olduğumuz maddi ve manevi varlığımızı bir arada tutarak birbirimize güç vermek, birbirimizden aldığımız sinerjiyi kişisel birikimlerimizle birleştirip daima diri, dipdiri ve enerjik kalabilmektir. Herkesin bildiği güzel bir atasözümüz var; Bir elin nesi var iki elin sesi var. Ayrıca büyük İslam alimi, düşünür ve lider Hasan El-Benna’nın şu veciz sözü de şiarımız oldu; Hiçbirimiz hepimiz kadar güçlü değiliz… Aynı kutsal değerlere gönülden bağlı idealist insanlar olarak bizler birbirimize omuz verdikçe hareketimizin sesi de o kadar gür çıkacaktır.

Hareketinizi birkaç kelime ile tarif edecek olsanız ne dersiniz? Amaçlarınızdan bahseder misiniz ? Hareketimiz değerli, ahlaklı ve idealist insanlar hareketidir. Bu yola beraber çıktığımız tüm arkadaşlarımızda bu özellikler mevcuttur. Hareketimizin amacı, temel ahlaki ilkeleri karakter haline getirmiş, kişiliğine güven duyulan, her yönüyle çağı yakalamış, mücadeleci, özgüven sahibi, ufku açık, azimli, işinin

ehli, nitelikli arkadaşlardan oluşturduğumuz toplulukla, muhatabına güven veren tutarlı yaklaşımlarıyla herkesin kendisini çatısı altında görmek istediği bir cazibe ve çekim merkezi olabilmektir. Bir diğer amacımız, inanç ve ahlakın değerini ve gücünü yaşanan hayatta hakim kılmaya çalışan bir birliktelikle yerel ve evrensel ölçekte hayırlara vesile olmak için uygun işbirliği zeminlerine katkı sağlamak, yeni inisiyatifler geliştirebilecek sosyal organizasyonlarla işbirliği içinde yeni roller üstlenmektir. Hedefimiz, süregelen gayret ve birikimlerimizi öncü olacak bir kadroyla örgütlü ve kurumsal bir niteliğe kavuşturmak, medeniyetimizi oluşturan ahlaki değerler perspektifinden hareketle, köklerimizden aldığımız değerlerle nitelikli birey ve nitelikli toplum inşaasına katkıda bulunmak, üyeler ve muhatap kitlemiz olarak, aidiyet ,dayanışma ve yardımlaşma ruhu oluşturup başarılı olabilmek için hayatın her safhasına hazır olmak, değerlerimiz çerçevesinde sağlam ve tutarlı temeller üzerinde şekillenen idealist düşüncenin toplumda yaygınlaşması için farkındalık oluşturacak


Aralık 2013

Sivil Toplum

17

KADAR GÜÇLÜ DEĞİLİZ eylemlere imza atmaktır. Arkadaşlarımızla bugüne değin yaptığımız her söyleşi her eylem bu amaçlar istikametinde sağlam adımlarla yol aldığımızın birer göstergesidir.

Geçtiğimiz aylarda İstanbul’da çeşitli konularda pankart çalışmalarına imza atarak oldukça ses getirdiniz. Bu eylemlerinizden biraz bahseder misiniz ? Malum bu yıl haziran ayında bir Taksim Gezi Parkı hadisesi yaşadık. Sekiz tane ağacı bahane ederek, organizasyon şeması çok önceden yapılmış harfi harfine uygulanan ve hedefine direkt başbakanımızı alan bu gösteriler son derece profesyonel bir post-modern darbe girişimiydi. Fakat necip milletimizin duyarlılığı sayesinde bu girişim başarısızlıkla sonuçlandı. O günlerde naklen seyrettiğimiz vandallığı, zorbalığı, yağmacılığı ve kuralsızlığı, akıl ve mantık dairesinde bir yerlere oturtarak millete yutturmaya çalışan sözde aydınlar, öğretim görevlileri; ayakta saatlerce hareketsiz ve eylemsiz durup ta bel fıtığı olmaya çalışan zavallıları psikolojik, sosyolojik yönden izah etmeye çalışan profesörlerin, TV yorumcularının milletin gözlerinin içine baka baka yalan söyleyerek milli iradeye yaptıkları saygısızlığa karşı bizde “LÜTFEN! MİLLİ İRADEYE SAYGI.” vurgusunu slogan edindik.Suriye ve Mısır’da yapılan zulüm ve katliamlara sessiz kalamazdık. Haksızlıklar karşısında “ HERKES SUSSA DA BİZ SUSMAYACAĞIZ” dedik.Kurban Bayramını ümmet için dayanışma festivaline dönüştüren STK’larımızla işbirliği yaptık ve “KURBAN PAYLAŞMAKTIR” sloganıyla biz de bu ümmet dayanışmasında katkımız olsun istedik.

Mazlum insanların zulüm ve haksızlıklara maruz kaldıklarına şahit oluyoruz. Bu mezalimler karşısında vicdan sahibi insanların ortak mücadele yöntemi ne olmalıdır? Her şeyden önce sabır, dua ve bu doğrultuda verilen mücadele vazgeçilmez bir eylem yöntemidir. Burada vicdan sahibi insanlara düşen görev ortak platformlar oluşturarak zalimin karşısında mazlumun yanında olup ses getirecek eylemlere öncülük etmektir. Bu çok uzun, meşakkatli sabır ve mücadele gerektiren bir süreci de beraberinde getirir. Sabır; insanın karşılaştığı sorunlar karşısında pasifleşmesi ve bir köşeye çekilip olup bitenin sonucunu beklemesi değil, hayatın zorluklarıyla mücadele ederken direnç göstermesi, dayanıklılık göstermesidir. Sabır insanın mücadele alanını terk etmesi değil, mücadelede sebat etmesidir. Mücadele ise bir gençlik aşkı ve hevesi değildir ve olmamalıdır. Mücadele hayatın her alanına yayılan, hayat boyunca haksızlıklar ve zalimler karşısında süreklilik arz eden bir yaşam biçimidir.

Sizce ülkemizde sivil toplum örgütlerinin işlevi ne olmalıdır? Sivil toplum kuruluşları insanlığın ortak vicdanını temsil ederler. STK’lar yeryüzünün neresinde kime karşı olursa olsun her türlü haksızlığın ve zulmün karşısında olmalı, insanları maddi ve manevi yardıma muhtaç hale getiren bütün politikalarla mücadele etmelidirler. STK’lar ekonomik, hukuki, sosyal ve kültürel alanlarda dayanışma içinde olup, bu hususlarda ürettiği politikalarla ülkeleri yö-

Sabır; insanın karşılaştığı sorunlar karşısında pasifleşmesi değil, hayatın zorluklarıyla mücadele ederken direnç göstermesidir.

neten insanlara ufuk açmalıdırlar. Oluşturdukları ortak platformlarda yaptıkları eylemlerle tüm yeryüzünde kardeşlik, şefkat ve yardımlaşma duygularının yayılarak adaletin hakim olduğu bir dünya için hep birlikte hareket etmelidirler .Arzu edilen tüm bu gelişmeler STK’ lar eliyle olacaktır.

Tecrübelerinize dayanarak ideal bir gençlik profili çizer misiniz? Her şeyden önce gençlik dediğimiz olgu, belli bir yaş aralığı ile sınırlandırılamaz. Belli ahlaki değerleri, idealleri, davası olan ve benim daha yapacak çok işim var diyen herkes gençtir. GENÇ ADAM; bulunduğu her ortamda sahip olduğu ahlaki kimliği güvenle taşımalı, her zaman ve zeminde idealist kimliğini ortaya koyma cesaretine sahip olmalıdır. Bedel ödemeyi göze alabilmeli, yeri geldiğinde gözünü budaktan sakınmamalıdır. Yürüyüşü, oturması, kalkması, konuşması ve susmasıyla yaşadığı topluma örnek olmaya azmetmeli, aile bağlarını ve akraba ilişkilerini güçlü

tutmalıdır. GENÇ ADAM; yapılacak işlerde edilgen olmaktan ziyade aktif olmalı, sorumluluk almalı ve kanaatlerini ortaya koyabilmelidir. Kendi toplumsal gerçeklerini ve değerlerini hiçbir zaman göz ardı etmemeli ve inancının güzelliklerini kültürel motiflerle cem ederek bu coğrafyaya özgü bir renkle farklı bir kültürü temsil edebilmelidir .Yüz yıllarca medeniyetlere sancaktarlık yapmış ecdadının tarihini çok iyi bilmeli, tarihi derinliğe sahip olmalı, gündemi yakından takip etmeli ,hiçbir zaman kendi gündemini ülke gündeminden önemli görmemelidir.

Aktif siyasi görevler üstlendiğinizi biliyoruz, tekrar siyasete dönmeyi düşünüyor musunuz? Başbakanımızın da dediği gibi, değerleri olan, idealleri olan, ahlaki amacı olan bir hayat tarzının hakim olduğu her türlü siyasi atmosferde geçmişte olduğu gibi gelecekte de söyleyecek sözümüz, akıtacak terimiz ve daha yapacak bir çok işimiz vardır.

Son olarak bu yola beraber çıktığınız ve hareketinize gönül veren dostlarınıza kısa bir mesaj verin desek ne dersiniz? Bu birlikteliğin emekliliği yok. Kendi ellerimizle büyüttüğümüz birbirimizi kendi ellerimizle toprağa verene dek inancımız ve ideallerimiz doğrultusunda yaşamak yegane arzumuzdur. Yolumuz açık, geleceğimiz aydınlık olsun. Rabbimiz ayaklarımızı istikamet üzere sabit kılsın, kardeşliğimizi pekiştirsin ve bizleri daima hayırlara vesile olanlardan eylesin.


18

Sivil Toplum

Aralık 2013

Cevat ÖZKAYA; Çözüm Haziran Ayı Toplantısını GENAR Sürecinden artık geri dönülemez. Müdürü Mustafa Şen ile ÖZKAYA; Çözüm sürecinde şer odaklarına karşı uyanık olunmalı, süreç sonuna kadar desteklenmeli, bu milli kardeşlik projesi sonucunda kazanan tüm ülke olacaktır.

gerçekleştirdi.

Şen; Gezi Parkı Eylemleri Hükümete Karşı Yapılmış Organize Bir Darbe Girişimidir. MAKDER Nisan ayı söyleşisinde gazeteci-yazar Cevat ÖZKAYA’yı davet etti. Çözüm sürecinde barışın önemine değinen ÖZKAYA Türkiye’de bu sürece her kesimin sonuna kadar sahip çıkması ve bu konunun muhataplarına destek verilmesi gerektiğini söyledi. Çözüm sürecinde arzulanan başarının elde edilmesi durumunda artık ülkede kardeş kanı dökülmeyeceğini, halihazırda ivme kazanan ülke ekonomisinin şaha kalkacağına değindi. Batı dünyasının ve diğer bazı ülkelerin bu barış ve kardeşlik projesini akamete uğratmak için

ellerinden gelen her çabayı sarf edeceklerini,özellikle şer odaklarına sınırsız destek vereceklerini belirten ÖZKAYA, her türlü oyuna karşı uyanık olmamız gerektiğini ve bu sürecin sonunda kazananın tüm ülke insanı olacağını belirtti. Suriye’de halkın iradesine dayalı bağımsız ve özgür bir devletin kurulumunun engellenmesi için İran ve Rusya gibi ülkelerin doğrudan devreye girdiğini hatırlatan ÖZKAYA, aynı şekilde çözüm sürecinde de dış aktörlerin boş durmayacağını ve çok dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

MAKDER Mazlumların Yanında...

Marmara İlim Fikir ve Kültür derneği (MAKDER) Ümmet Çoğrafyasında yaşanan haksızlıklara, baskılara, kötü yönetimlere, gücünü halktan değil farklı şer odaklarından alan baskıcı rejimlere “ZULÜM İLE ABAD OLUNMUZ” diyerek İstanbul genelinde yaptığı billboard çalışmasıyla tepkisini ortaya koydu.

MAKDER başkanı Hüseyin AKGÜL’ün açılış konuşmasıyla başlayan programın konuğu Genar araştırma şirketi genel müdürü Mustafa ŞEN oldu. Konuşmacı Şen, Milli Gençlik Vakfı başkanlığı yaptığı yıllarda, özellikle 28 Şubat sürecinde yaşadığı tecrübelerinden yola çıkarak sivil toplum kuruluşlarının önemine ithafen, genç neslin bu konuda çok daha aktif bir çalışma içinde olması gerektiğine vurgu yaptı. Taksim gezi parkı gösterilerinin de geniş bir şekilde

konuşulduğu programda ŞEN ilk etapta çevreye ve yeşile duyarlılık kisvesi altında alevlenen bu gösterilerin çok önceden planlanmış organize bir hükümet darbesi girişimi olduğunu ve hedefteki isminde açık bir şekilde Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN olduğunu ifade etti. Son on yıl içinde birkaç kez bu tarz girişimler olduğunu söyleyen Şen, halkımızın geçmişe oranla çok daha bilinçli olduğunu ve başbakanı asla yedirmemekte kararlı olduğunu söyledi.

Araştırmacı-Gazeteci-Yazar Mehmet Baransu’yu Konuk etti

Türkiye’de hukuki altyapı hazırlanmadığı müddetçe darbe planlarının son bulduğunu söylemek ahmaklıktır. MAKDER gazeteci yazar Mehmet Baransu ile Türkiye’de darbeler ve darbe planları konusunda bir söyleşi gerçekleştirdi. BARANSU Türkiye’de daha önce yapılan 1960-1980 askeri darbeleri ve 28 şubat post modern darbesinin hazırlık aşamasında medya, sermaye grupları ve askeri bürokrasi ilişkilerine değindi.

Ergenekon yapılanmasından yola çıkarak, bu illegal yapının her türlü şer faaliyetlerinin, darbe girişimleri olan Ayışığı, Yakamoz, Sauna, Balyoz vb. isimler adı altında demokratik sivil yönetimleri yok etme planlarının bir kısmının, çalıştığı Taraf Gazetesi aracılığıyla deşifre olmasında büyük bir rolü olan BARANSU, katılımcılara bu hain plan-

ları deşifre ederken yaşadığı ve hala yaşamakta olduğu sıkıntıları aktardı. BARANSU ülkemizde darbe girişimlerinin başarıya ulaşmasının eskisi kadar kolay olamayacağını ama hiçbir zaman da son bulmayacağını, aynı talihsiz hadiselerin yaşanmaması için çok köklü reformlar yapılması gerektiğini söyledi.


Aralık 2013

Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan KAYA ile bir araya geldik.

MAKDER söyleşilerine Mart ayında Özgür-Der genel başkanı Rıdvan KAYA ile başladı. Kaya; Kuzey Afrika’da başlayan ve kısa bir sürede domino etkisiyle dalga dalga tüm Ortadoğu’ya yayılan Arap Baharından yola çıkarak İslam coğrafyasındaki uyanış hareketlerine yönelik genel bir durum değerlendirmesi yaptı. Mısır’da İhvan hareketinin kurucusu Hasan El-Benna yaşamından kesitler ve hareketin geldiği son noktaya değinen KAYA, Fas, Tunus, Libya, Mısır ve Suriye ile devam eden bu uyanışın oldukça sancılı bir süreçten geçeceğini, bu süreçte her türlü olumsuzluklara hazırlıklı olmak gerektiğini vurgulayan Kaya, bu ülke halklarının özgürlüklerini ve ülkelerinin bağımsızlıklarını eninde sonunda elde edeceklerine inandığını söyledi.

MAKDER Kurban Bayramında İHH ile ortaklaşa yardım kampanyası yaptı.

Ümmet olma şuuruna erişmek için bir vesile olan bu tür yardım kampanyalarına destek veren Marmara İlim Fikir ve Kültür Derneği, bilhassa İslam coğrafyasının kanayan hemen her noktasında yaptığı çalışmalarla bilinen İHH ile ortak bir kurban kampanyasına öncülük etti.

19

Sivil Toplum

Türköne; Asker Emir Almazsa Siyasal Aktör Durumuna Gelir. Makder Mısır’daki Askeri Darbeyi Saraçhane’de Protesto etti. Yaptığı programlarda insan hakları, özgür birey ve toplum, reform hareketleri, ülkemizde ve yakın coğrafyamızda milli iradeye saygı temalarını vurgulayarak temel hak ve özgürlükleri ön plana çıkaran MAKDER kasım ayında yazılı ve görsel medyadan tanıdığımız Prof.Dr. Müztaz’er TÜRKÖNE‘ yi davet etti. Siyasal düşünce yapısı, sivil anayasa, derin devlet, demokratikleşme hareketleri ve açılım politikaları hususunda farklı düşünceleri ve ezber bozan yorumlarıyla bilinen Mümtaz’er Hoca, bu konularda yine cesur çıkışları ile uzun süre konuşulacak bir şöyleşi gerçekleştirdi. Kendisininde bir asker çoçuğu olduğunu özellikle vurgulayan Mümtaz’er Hoca, siyasetçilerin ülke yönetiminde pasif rol aldıkları dönemlerde ordunun durumdan kendine vazife çıkararak aktif rol aldığını ve bununda ülkede demokrasileri kesintiye uğrattığını belirtti. Mümtaz’er Hocanın tanzimat devri sonrasından başlayarak yakın siyasal tarihimizde siyasetçi-asker ilişkilerine yönelik ezberbozan yorumları katılımcıların oldukça ilgisini çekti.

Gazeteci Yazar Adem Özköse ile Ortadoğu Devrimleri Üzerine ÖZKÖSE; Tüm dünya müslüman halklarının gözü Türkiye Cumhuriyeti devleti ve halkı üzerinde, bu ülkenin müslümanları olarak bir olmalı ve islam coğrafyasına öncülük etmeliyiz.

Yaptığı söyleşilerle gündemi yakalayan MAKDER, mutad hale getirdiği söyleşilerine ağustos ayında da devam etti. Gazeteci-Yazar Adem Özköse’nin konuk olarak katıldığı programda taksim gezi parkı olaylarından yola çıkarak ülkemizde son on yılda müslümanların kazanımlarını koruma ve geliştirmenin islam dünyasının geleceği için önemi vurgusuyla genel durum masaya yatırıldı. İslam dünyasına ilişkin geniş bilgi, birikim ve tecrübeye sahip olan, yakın zaman önce suriye’de gözaltına alınıp yaklaşık iki ay cezaevinde kalan gazeteci yazar Adem Özköse’nin sunumu sahur vakti olmasına rağmen adeta soluksuz dinlendi.

Mısır halkının özgür iradesiyle kullanılan oylar neticesinde seçilen mısır cumhurbaşkanı muhammed mursi’nin askeri darbe sonucu görevden uzaklaştırılması sonucunda yapılan demokratik gösteriler esnasında cunta ordusu tarafından göstericilerin üzerine ateş açılmış, binlerce mısırlı kardeşimiz şehit olurken onbinlercesi de yaralanmıştı. Fatih cami’nde ve saraçhane meydanında düzenlenen gösterilere marmara ilim fikir ve kültür derneği de ‘’herkes sussa da biz susmayacağız ’’ ve milli iradeye destek için ‘’lütfen milli iradeye saygı’’ temalı pankartlarla destek verdi.

Makder’den Milli İradeye saygı pankartı

Taksim gezi parkı olaylarıyla ilgili gerçekler ortaya çıktıkça sivil toplumun Başbakana ve hükümete olan desteği de hızla arttı. Marmara İlim Fikir ve Kültür Derneği bu konudaki duyarlılığını anlamlı bir pankartla deklare etti. Dernek Başkanı Hüseyin AKGÜL öncülüğünde tüm İstanbul sathında asılan pankartlarla ‘Lütfen Milli İradeye Saygı’ sloganıyla ülkenin seçilmiş hükümetine duyulması gereken saygıya dikkat çekildi.


ONLAR ÖNDELER Gümüş Motor’un kurulmasına öncülük etti.

Hocaefendi, sanayileşmenin, ekonomik ve siyasi bağımsızlığın elde edilmesinde önemli bir güç olduğuna inanıyordu. Hocaefendi, kendi kültürümüze sahip olmak ve batının pazarı olmaktan kurtulmak için, temel ihtiyaçlarımızı karşılayacak bir sanayileşmenin, ekonomik ve siyasi bağımsızlığın elde edilmesinde önemli bir güç olduğuna inanıyordu. Bu yüzden Türkiye’nin sanayileşme tarihinde çok önemli bir girişim olan Gümüş Motor fabrikasının kurulmasında öncü olmuştur. Erbakan Hoca’nın gerçekleştirdiği bu önemli proje Hocaefendi’nin sohbetlerinde oluştu. Bir şeyi satın alırken, giyerken ve içerken kime ve niçin nasıl hizmet edildiğini bilmek zorunludur. Çoğu zaman insan kendi eliyle kendi can damarını keserde farkına bile varmaz.

Bir Gönül Sultanı İskender Paşa Camii’nde uzun yıllar boyunca birçok kesimden on binlerce insanı irşad eden Zahid Kotku Hazretleri, yazılı pek çok eserinin yanında yetiştirdiği insanlarla öne çıktı. Mehmet Zahid Kotku, vefatının 33. yıldönümünde rahmetle anıldı Bugün bir iman ve tefekkür iflası, bir gönül cılızlığının ızdırabı içinde kıvranan insanlık, kendisini “Tevhid” in doyumsuz lezzetine çağıran, ismet ve irfan çizgisine da’vet eden mürşidlere muhtaçtır. Toplumlar şuurlarıyla olmasa bile şuur altlarıyla, kendilerini benzetmek istedikleri kurtarıcı kahramanlar ararlar. Bulmazlarsa sahtesine tutunur, onun ardından gider, ona benzemeğe çalışır, kurtulma ümidi ile büsbütün karanlığa sürüklenirler. Yaratılış gayesinden habersiz insanı, öylece atıl ve gafil bir vaziyette bırakmanın topluma karşı işlenen en büyük cinayet olduğu inancı ile hareket eden, bir tek soluğunu boşa geçirmeksizin başkalarının irşadı için kendilerini hiçe sayan bu yüce terbiyeciler, beşeri za’aflarının kulu olma ibtidailiğinden sıyrılan, aşk ve tasavvuf ahlakını yüksek voltajlı bir akım gibi topluma aktaran üstün şahsiyetlerdir. Bunlar, dün cemiyet için ne kadar mühim ise, bugünkü insanlar için belki daha da gereklidir. Kendisini maddenin dört duvarı arasına mahkum etmiş be gafil insanlığa yapılacak en büyük yar-

dım, onları çoktan unuttukları mana ve iman ışığına kavuşturmaktır. En zor ve sıkışık zamanda gelerek, insanlığın imdadına yetişen mürşidler, birer birer “asude bir bahar ülkesi” ne gider gibi ahirete göç ederken, irşad görevinden mi kaçıyorsunuz? Aslında kaçan onlar değil biziz. Eğer sevmesini, inanmasını, bağlanmasını bilirsek yeni bir doğuş ve taze bir hayat ile kaderimizce çizilen yola devam edebiliriz. Cemiyetin muzdarip ve huzursuz hayatını aşkı, imanı ve sohbetleriyle uyandırıp istikbale hazırlayan, ömrü boyunca kemalini ve cemalini bağlılarına dağıtan, el verdiği ham malzemeden kâmil insanlar yetiştiren, bu müstesna mürşidlerden biri de, bundan otuz üç yıl önce aramızdan ayrılan asrımız Nakşi şeyhlerinden Mehmed Zahid Koktu Hazretleridir. Bir asrı aşan ömründe hikmet ve muhabbetin canlı örneklerinden, inanılan, sevilen, elinden ve dilinden kötülük beklenmeyen mürebbilerinden biri olan Mehmed Zahid Koktu Hazretleri 1897

yılında Bursa’da doğdu. Babası ve annesi Kafkasya’dan göç eden müslümanlardandır. Dedeleri ise Kafkasya’da Sirvan’a bağlı eski bir hanlık merkezi olan Nuha’da yaşamışlardır. Ailesi Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Anadolu’ya göç etti ve Bursa’ya yerleşti. Babası İbrâhim Efendi, Bursa Hamzabey Medresesinde tahsîlini tamamlayıp, çeşitli câmi ve mescidlerde imâmlık yaptı. Babası, Hz. Muhammed’in (S.A.V) soyundan olan bir tasavvuf ehlidir. Bu sırada Bursa Kaleiçi Filiböz Mahallesi’nde Mehmed Zâhid Kotku dünyaya geldi. Mehmed Zâhid Kotku, üç yaşındayken annesi Sâbire Hanım vefât etti. Babası İbrâhim Efendi, daha sonra Dağıstan muhâcirlerinden Fâtıma Hanımla ikinci evliliğini yaptı. Zâhid Kotku, ilk öğrenimini Bursa Oruçbey İbtidaisi’nde, orta öğrenimini ise Maksem İdadisi ve Bursa Sanayi-i Nefîse Mektebi’nde yaptı. Bu sırada çıkan Birinci Dünya Savaşı sebebiyle 18 yaşında askerlik görevine başladı. Uzun yıllar süren askerlik görevi boyunca ciddi hastalıklar geçirdi ve ordunun Suriye’den çekilmesi üzerine


Mehmed Zahid Kotku

zor da olsa İstanbul’a dönebildi. 10 Temmuz 1914 yılından itibaren 25. Kıt’a Şûbe Yazıcılığı göreviyle askerliğe devam eden Zahid Kotku, İstanbul’da kaldığı müddet içinde çeşitli dini toplantılara, özel derslere ve camilerdeki vaazlara devam etti. 1915 yılında Gümüşhânevî Dergâhı’na giren Zâhid Kotku, Dağıstanlı Şeyh Ömer Ziyâüddîn’in öğrencisi oldu ve onun sohbet ve derslerinde bulunarak tasavvuf yolunda ilerledi. Nakşi tarikatı büyüklerinden Ömer Ziyâüddîn’in vefâtı üzerine, yerine geçen Tekirdağlı Mustafa Feyzi’nin sohbetlerine devam etti. Tasavvuf yolundaki vazifesini tamamlayıp, hilâfet aldı. Ardından Râmûzü’l-Ehâdîs, Hizb-i A’zam, Delâil-i Hayrât ve Kasîde-i Bürde okutmak üzere icazetnamesini aldı. Bu arada Bâyezîd, Fâtih ve Ayasofya Câmii ve medreselerindeki derslere devam etti ve hafızlığını tamamladı. Kısa bir süre geçtikten sonra, hocasının isteği üzerine çeşitli ilçe ve köylerde dini hizmetlerde bulundu. Tekkelerin kapatılmasından sonra Bursa’ya döndü ve burada evlendi. 1929 yılında babasının vefatından sonra onun yerine Bursa’nın İzvat köyünde İmâmHatiplik görevine başladı. On beş yıl kadar süren bu görevden sonra, Bursa il merkezindeki Üftâde Câmii Şerîfi İmâm Hatipliğine tayin edildi. Kaleiçi’ndeki baba evine yerleşen Kotku, 1945-1952 yılları arasında buradaki görevine

devam etti. Aralık 1952 yılında dergâh arkadaşı Kazanlı Abdülazîz Bekkîne’nin vefatı üzerine talebelerinin ve sevenlerinin ısrarlı davetleriyle İstanbul’a taşındı. Fatih Zeyrek’teki Çivizâde Câmii İmâm Hatipliğine tayin edildi. Bir ara yine Zeyrek’teki Ümmügülsüm Mescidinde İmâm-Hatiplik yaptı. Son hizmet yeri ise, Ekim 1958’de görev yaptığı Fatih İskenderpaşa Camii’dir. Yaşamının son yıllarını rahatsızlıklar içinde geçiren Mehmed Zâhid Kotku, 1979 yılında uzun bir süre kalmak niyetiyle gittiği Hicaz’dan, Şubat 1980’de ağır hasta olarak dönmek zorunda kaldı. Yaklaşık bir ay sonra, 7 Mart 1980’de midesinden ağır bir ameliyat geçirdi. Ameliyattan sonra kısmen düzelen Kotku, Hac vazifesini yerine getirirken tekrar hastalandı ve güçlükle tamamladığı Hac vazifesinden sonra 6 Kasım 1980’de İstanbul’a döndü. Dönüşünden tam bir hafta sonra, 13 Kasım 1980 günü vefat etti ve bir gün sonra, İstanbul Süleymaniye Cami’nde kılınan cenaze namazının ardından hocalarının yanına defnedildi. Mehmed Zahid Kotku’nun yayınlanan bazı eserlerinden bazıları; beş ciltlik Tasavvufî Ahlâk adlı eseriyle Dua Mecmuası, Cennet Yolları, Müminlere Vazlar, Hadislerle Nasihatlar, Ehl-i Sünnet Akaidi, Ana Baba Hakları, Nefsin Terbiyesi adlı eserleri vardır.

Prof. Nazif Gürdoğan:

O mükemmel bir gönül yapıcıydı ğındandırlar. Erdem Beyazıt’ın deyişiyle “O mükemmel bir gönül yapıcıydı. Köprüleri atan değil köprüleri kuran kişiydi.” Beraber çalıştığı herkes, düşünce ve inançları ne olursa olsun onunla bağlarını koparmaz, o da elinden geldiğince hepsinin yardımına koşmaya çalışırdı.

Ben kendisini 1968 yılının yaz aylarında tanıma mutluluğuna erdim. Hiç unutmadığım şey ise onu görür görmez nasıl etkilendiğimdir. Gördüğümde kalabalık sayılacak bir grup içindeydi. İlk bakışta insana çok çarpıcı gelen yanları vardı. Alışageldiğimiz hocalardan biri değildi. Kolay anlatılmayan çekicilikleri bulunduğu yeri sarardı. Bu yüzden kalabalık içinde hemen seçilirlerdi. Güçlü bir hafızaya sahip olduklarını ikinci defa karşılaştığınızda hemen anlardınız. İslamın hayata geçirilmesi için gerekli tutum ve davranışları, basit formüller halinde verirlerdi. İnsana güven ve huzur veren bir görünümleri vardı.

Hocaefendi İskenderpaşa’da pazar günleri ikindi ila akşam namazları arasında Gümüşhaneli’nin derleyip kitaplaştırdığı Ramuz’dan hadisler okur ve açıklardı. Peygamberlerin yolunu anlama ve sevme bakımından büyük önem taşıyan bu sohbetleri kalabalık bir dinleyici topluluğu İskenderpaşa Camii’sinde hiç kıpırdamadan coşkuyla saatlerce dinlerdi.

Mehmet Zahid Kotku, Anadolu insanının varlıklarını, kültürlerini koruma ve bir araya getirme yolunda büyük rüyalar gören bir aydınlar ordusunun yönlendiricisi ve yol göstericisiydi. Bugün elli yaşın üzerindeki nesilden, İslamın ölçü ve değerlerine bağlı olanlar; onun engin bilgi ve sevgisinin çevresinde, belirli bir iç zenginlik kazanmış ilk üniversite kuşa-

Hocaefendi sık sık “insanın canını istediği her şeyi yemesi ve giymesi de israftan sayılmıştır.” derdi. Çünkü dünya çıkar sağlamak gösteriş yapmak için bir yarış alanı değildir. Bir şeyi satın alırken, giyerken ve içerken kime ve niçin nasıl hizmet edildiğini bilmek zorunludur. Çoğu zaman insan kendi eliyle kendi can damarını keserde farkına bile varmaz.


22

Aile

Sevgi Deyince… M. Said Demir

Sevgi hayatın tamamında her daim yaşatılmasını arzu ettiğimiz bir duygu olduğu halde güç, para, ün, mevki gibi nefsi arzular yüzünden çoğu zaman bilinçaltında kalmaktadır. Sevgi insan yaşamını anlamlı hale getiren en önemli unsurlardan birisidir. Her insanın sevgiyi yaşama, sevgiyi hissetme ve ifade etme biçimi kendine özgüdür. Sevgi hayatın tamamında her daim yaşatılmasını arzu ettiğimiz bir duygu olduğu halde güç, para, ün, mevki gibi nefsi arzular yüzünden çoğu zaman bilinçaltında kalmaktadır. Güncel hayatta davranışlarımıza aktarımında sorunlar çıkmaktadır. Sevginin bütünleştirici yönü vardır. Bu bütünleşmenin temel özelliği hem kendini hem karşıdakini olabildiğince ihmal etmemesi, eksilten değil çoğaltan nitelikler taşımasıdır. Kimi zaman aşırıya kaçarak kıskançlık duygusu içerisinde değer verdiğimiz kişiyi yıpratırken kimi zamanda ilgisizlik yüzünden ilişkilerimizi sıkıntılı hale getiririz. Oysa Kâinatın yaratılışında nasıl bir denge unsuru varsa bireylerin duygularında da dengenin önemi büyüktür. Küreselleşen dünyada sevginin zuhuratındaki en büyük sıkıntı zaman kavramının hızlı geçmesi ve çevremize, değer verdiğimiz kişilere yeterince zaman ayıramamamızdır. Oysa sevginin emaresi fedakârlıktır. En güzel fedakârlık ise değer verdiğiniz bireylere zaman ayırmanızdır. Huzurlu, başarılı ve sağlıklı bir nesli oluşturmanın temeli aileden geçmektedir. Aile ise sevgi duygusu etrafında birleşmiş bir hücredir adeta. Unutmayalım ki Cennet meyvesi

çocuklarımız Dorothy Law Nolte’ nin deyimiyle sevgi ortamı ailede nasıl yaşarsa onu öğrenir. Eğer Bir Çocuk Sürekli Eleştirilmişse, Kınama Ve Ayıplamayı Öğrenir. Eğer Bir Çocuk Kin Ortamında Büyümüşse, Kavga Etmeyi Öğrenir. Eğer Bir Çocuk Alay Edilip Aşağılanmışsa, Sıkılıp, Utanmayı Öğrenir. Eğer Bir Çocuk Utanç Duygusuyla Eğitilmişse, Kendini Suçlamayı Öğrenir. Eğer Bir Çocuk Hoşgörüyle Yetiştirilmişse, Sabırlı Olmayı Öğrenir. Eğer Bir Çocuk Desteklenip Yüreklendirilmişse, Kendine Güven Duymayı Öğrenir. Eğer Bir Çocuk Övülmüş Ve Beğenilmişse, Takdir Etmeyi Öğrenir. Eğer Bir Çocuk Hakkına Saygı Gösterilerek Büyütülmüşse, Adil Olmayı Öğrenir. Eğer Bir Çocuk Güven Ortamı İçinde Yetişmişse, İnançlı Olmayı Öğrenir. Eğer Bir Çocuk Kabul Ve Onay Görmüşse, Kendini Sevmeyi Öğrenir. Eğer Bir Çocuk Aile İçinde Dostluk Ve Arkadaşlık Görmüşse, Bu Dünyada Mutlu Olmayı Öğrenir. Dorothy Low Nolte

Aralık 2013

Aile Fertlerine Tavsiyeler • Eşinizle birlikte aile programı yapın, çocuklarımızın görüşlerini de alın. • Ailece meşru olan eğlence ve etkinliklere katılın. • Çevrenizde kötü alışkanlıkları olan 3-5 kişi ile ilgilenin, tedavi ettirin. • Evinizdeki her türlü fazla eşyaları ihtiyaç sahiplerine verin. • Dostlarımızla birlikte gezi tertip edin ama ikramları önce siz sunun. • Evlilik yıl dönümünüzde eşinize hediye alın, değişik bir mekanda yemek yiyin. • Çocuklarınızla ölen yakınlarınızın mezarlarını ziyaret edin. • Çevrenizde hizmet veren vakıf ve dernekleri ziyaret edin, oralara üye olun. • Zaman zaman ailece; ölümü, kıyameti, ahreti oturup konuşun. • Ara sıra kütüphanenizi elden geçirin fazla kitaplarınızı hediye edin. • Ailece huzur evlerini, kimsesizler yurdunu ziyaret edip hediye götürün. • Dostlarınızın düğün, nişan, sohbet toplantılarına katılınız ve hediye alınız. • Başka şehirlerde yaşayan yakınlarınızı telefonla arayınız hatırlarını sorunuz. • Para harcama kültürünü öğretmek için çocuklarınıza harçlık veriniz. • Haftanın birini tatilinizi evde geçirin,

evin kırık döküklerini tamir edin. • Ecza dolabınızı gözden geçirin, eksik ilaçlarınızı temin edin. • Güne, insanlara selam vererek başlayın, insanlara tebessüm edin. • Eşinize ara sıra sürpriz yapın, sevdiği bir şeyi hediye alın. • Çevrenizde yeni evlenen ihtiyaç sahibi çiftlere yardımcı olun, eşya alın. • Çocuklarınızın okuluyla meşgul olun, öğretmenleriyle tanışın. • Sofranızda yemek çeşitlerini azaltıp, ihtiyaç sahiplerine ulaşın. • Evde ara sıra değişiklik yapın. Mümkünse farklı bir odada oturun. • Cemaate çıkamadığınız zaman, akşam ve yatsıyı ailece cemaatle kılın. • Komşularınızı zaman zaman ziyaret edin. Hediye olarak kitap götürün. • Ailenize uygun olan en az iki gazete ve dergiye abone olun. • Hafta tatilinde ailece etkinliklere katılın; vaaz, panel, konferans vs. gibi. • İmkanınız varsa sokak çocuklarına şefkat gösterip giyim-kuşam, kitap hediye edin. • Kayınpeder ve kayınvalidenizi ziyaret edin, hediye olarak torunlarını götürün. Onların dualarını alın.

MURAT ÇİÇEKÇİLİK “Cumartesi ve Pazar Günleri Açığız” Darülaceze Cad. İdil Sitesi No:5 D:3 Okmeydanı, Şişli, İstanbul Tel: 0212 221 61 32 / Gsm: 0533 738 06 39 www.muratcicekcilik.com / Servisimiz vardır.


İN

AKTİF ÖĞREN R E ME T

ĞRETME

DA NI

KUMA YARIŞ O P

R EH

MA

SI

KİT A

NÖ A ŞM

KAYITLARIMIZ BAŞLAMIŞTIR 2014-2015 Üniversiteye Hazırlık

Çok Avantajlı Fiyatlarla

NL İK

EBİR EĞİTİM R İ B

BERLİK


Röportaj Ahmet Akın VARICIER kimdir? Memur emeklisi bir baba çocuğu olan Akın Varıcıer, 1966 yılında Van`da doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Malatya ve Kocaeli`de tamamladı.1986 Yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldu.

Aralık 2013

Varıcıer: En Büyük

Meslek hayatına 1988 yılında Eskişehir Valiliğinde Kaymakam Adayı olarak başladı. 3 yıl süren adaylık süreci ve sonrasında bulunduğu görevler: Uşak Banaz Kaymakam V. (1990) Kırıkkale Çelebi Kaymakamı (1991-1993) Van Çaldıran Kaymakamı (1993-1995) Nevşehir Derinkuyu Kaymakamı (1995-1997) Bilecik Gölpazarı Kaymakamı (1997-2001) Artvin Arhavi Kaymakamı (2001-2005) Tekirdağ Hayrabolu Kaymakamı (2005-2007) Tekirdağ Çerkezköy Kaymakamı (2007-2010) Ağustos 2010 tarihi itibariyle atandığı İstanbul ili Kağıthane ilçesi Kaymakamı olarak görevini sürdürmektedir. Meryem VARICIER ile evli olup, üç çocuk babasıdır. İngilizce bilir. Hobi olarak spor ve grafik tasarımla ilgilenir; açılan ulusal ve uluslararası logo tasarım yarışmalarına katılır; birkaç ödülü bulunmaktadır.

Yurt dışından çok sayıda akülü araç getirttik. Ücretsiz bunları vatandaşlarımıza dağıttık. Hala elimizde birkaç tane var. İlçemizde engelli ve bakıma muhtaç vatandaşlarımızın her türlü sosyal ihtiyaçlarının karşılanması noktasında bizzat ben kendim ilgileniyorum. İlçemize atama haberi aldığınızda neler hissettiniz? Daha önce Kâğıthane’ye yolunuz düştü mü?

Engellilerle ilgili çalışmalarınız var mı?

adına kamu kurumlarında, okullarda inceleme yaptırdık o incelemeye göre bir eylem planı içerisinde okulların ve kamu kurumlarının erişilebilirlik standartlarını yükseltmek adına çalışmalar yaptırdık. Rampalar ve çalışmayan asansörlerin tamiri gibi. Tabi bunlar yeterli mi değil ! Daha standart olması lazım yürüyüş parkurları gibi daha modern daha çağdaş yapılar yapılması lazım. Bazı okullarımızda bedensel engelli çocukların eğitiminin zemin kata alınması yönünde talimatlarımız var. Bu manada okul müdürlerimizle böyle bir çalışmamız oldu.

Engellilerin her türlü programına her türlü davetine katılıyorum. Onlarla ilgili çalışmaları da yürütüyoruz. Kaç sefer toplantı yaptık. Engellilerin önce kim olduklarını tanımak lazım. Birde toplumda farkındalık yaratmaya ihtiyaç var yani engellilerden ziyade engellilerin muhatap olduğu kurumları, kişileri olayın içine çekmek lazım. Onlar için hayat standartlarını daha da iyileştirmek

Yurt dışından çok sayıda akülü araç getirttik. Ücretsiz bunları vatandaşlarımıza dağıttık. Hala elimizde birkaç tane var. İlçemizde engelli ve bakıma muhtaç vatandaşlarımızın her türlü sosyal ihtiyaçlarının karşılanması noktasında bizzat ben kendim ilgileniyorum. Yani bunu birine de havale etmiyorum. Çünkü bu önemli birşey. Bazen bu türlü hizmetleri gereği gibi yerine getiremeyebiliyorsu-

İstanbul’da üniversiteyi okumam sebebiyle İstanbul’un bir kısmına vakıfım. Ama Kâğıthane’yi alıcı gözüyle görmemiştim. Belki tevafuk bir iki geçmiş olabilirim ama Kâğıthane imajı aklımda kalmamış. Kâğıthane’ye atandığımda ailece mutluluk ve memnuniyet duyduk.

nuz. Bir başkasına havale ederseniz o iş havada kalabiliyor. Yeterince karşılık bulamayabiliyor özellikle sosyal hizmetlerde, engellilerde, yaşlılarda, şiddete maruz kalmış kadınlarda ve kimsesiz anne babadan yoksunluk yaşayan çocuklarda bizim bizzat mesai vermemiz gerekiyor. Bunu yapmadığımız zaman birçok şey eksik kalıyor. Özellikle okullarımızdaki özel eğitim sınıfları çok azdı. 3 tane özel eğitim sınıfı vardı şimdi hemen hemen her okulda 2 şer tane özel eğitim sınıfı açtırdık. Siz eğer engelli çocuklarla, sağlıklı çocukları bir arada buluşturamazsanız ve bunları teneffüste, okul ortamında, sınıf ortamında bir araya getiremezseniz, birbirlerinden kopuk büyüyorlar ve engelli bilinci oluşmuyor. Bu bilincin oluşması bizim birçok hizmeti ortaya koymamızı sağlıyor. Öbür türlü sürekli bir çekingenlik, bir uzak durma oluyor. Çocuk korkuyu tanımadığı için en büyük düşmanı bilgisizliktir. Bilmediğin ve yabancı kaldığın bir konuda çekimser kalıyorsun.


Aralık 2013

Düşman Bilgisizliktir Sayın Kaymakamımızın özel hobilerinden biride logo tasarımı yapmaktır.. Seçimler yaklaşıyor, Kâğıthane de demokratik bir seçim süreci yaşandığını söyleyebilir misiniz ?

İlçemizde ki okulların çeşitli sorunları ile ilgili neler düşünüyorsunuz? Kâğıthane Lisesi güçlendirilmeye tabi tutuldu normalde biz güçlendirilmeyi talep etmiyoruz. Mesela sanayideki İmam-Hatip Lisesi güçlendirilecekti biz kabul etmedik. Birçok yazışma yaptık oranın yıkılıp, yeniden yapılmasına karar verdik. Yakında gerçekleşecek. Sanayi Mahallesi yeni ve modern bir İmam-Hatip’e kavuşacak. Özel idareler kaldırılıyor biliyorsunuz. İstanbul da büyükşehirlerde özel idareler tarih oluyor. İl genel meclis üyeleri de artık seçilmeyecek. 2014 yılından itibaren kaldırılacak. Dolayısıyla önümüzdeki mahalli seçimlerde sadece belediye başkanı, meclis üyesi ve muhtarlar seçilecek. Bunun dışında il genel meclis üyeleri seçilmeyecek. İl özel idaresinin bütün işleri belediyelere devredilecek. Dolayısıyla büyükşehir belediyesi sınırları içerisindeki bütün birimler en ücradaki köy bile mesela şilenin bir köyü büyükşehir belediyesi tarafından hizmet görecek. Okulların yakacak giderleri il özel idaresi tarafından karşılanırken artık büyükşehir belediyesi tarafından karşılanacak. Bütün mal varlıkları da böyle el değiştirmiş olacak. Bundan sonraki okulları da belediyeler yapmış olacak.

Önümüzde yaklaşan bir seçim var bu seçimde medeni bir yarış olacak. Seçim yasası, toplantı gösteri yasası bizim yetki alanımıza giriyor ve bu konuda tabi şikâyetler geliyor. Bunlara yasalar çerçevesinde müdahale ederim ama hiçbir mevzuat, siyasilerin birbirine duyduğu saygıdan, tahammülden, hoşgörüden daha etkili olamaz. Çok önemli bir sorun beklemiyorum. Zaten siyasi parti yöneticileri ile bir araya gelip tekrar konuşacağız.

Ülkemize gelen Suriyeli mülteciler var zor şartlar altında yaşamaya çalışıyorlar ilçemizde bu mültecilerle ilgili bir çalışmanız var mı? Bizim yardıma ihtiyaç gördüğümüz şuanda 50 aile var. Hatta dün konu ile ilgili talimat verdim. Şuanda biz kömür yardımları yapıyoruz. Öncelikle bu 50 aileye dağıtılmasını istedim. Bu ailelerin gıdadır, giyimdir vesaire ihtiyaçları için de aynı şekilde talimat verdim. Geçtiğimiz hafta içerisinde valilikten bir emir geldi bu emir uyarınca sağda solda parkta köprü altlarında zor şartlar altında yaşamaya çalışan Suriyeli ailelerin süratle Büyükşehir Belediyesine bağlı araçlarla Pendik ve Tuzladaki Kızılay kamplarına götürülmek üzere nakli isteniyor. Orada valilikçe oluşturulmuş uygun koşullar oluşturulmuş. Tabi bu arada normal ev koşullarında kalmak isteyen Suriyeli vatandaşlarımızda var. Bizde bunları kayıt altına alarak ikametlerini sağlama gayreti içerisindeyiz.

Suriyeli seçmenlerin kayıt altına alınarak, oy kullandırılacağı iddialarına ne diyorsunuz?

Hayır öyle bir şey yok. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan hiç kimse oy kullanamaz.

25 yıl önce Kaymakam veya Vali olma gibi hedefleriniz var mıydı yoksa tamamen afaki olarak gelişmeler sizi bu mesleğe mi getirdi? Memur çocuğuydum orta halli bir ailede büyüdüm. Ama sonuçta mizaç insanın yaradılışı belli, bir arayışa ister istemez itiyor. Okula giderken kaymakam, vali nereden olunuyor diye sorduğumda siyasala gideceksin, hukuka gideceksin denildi. İşte siyasala gittik. O sırada İzmit’te oturuyorduk. İstanbul yakın diye İstanbul’u tercih ettik. Kaymakamlığı isteyerek ve bilerek seçtim. 25 yıl kaymakamlık dışında hiçbir görev üstlenmedim. Kaymakamlık yapmak benim idealimdi hiçbir şekilde de şikâyetçi değilim.

Kâğıthane de yaşayan insanımıza bir mesajınız var mı? Anadolu’dan gelip burada ikame eden vatandaşlarımızın bulundukları ilçenin her köşesini sahiplenmesini isterim. Burada bir hemşerilik bilincinin oluşması büyük şehirlerde kolay değil tabi ama ilçede çok sayıda şehir dernekleri var. İletişimimizi kuracağız ama bulunduğumuz sokağı yaşadığımız mekânı sahiplenip burada bir aile ortamı, aile sıcaklığı yaşarmışçasına bu düşünceyle hareket etmek ve sorgulamak lazım. Bir eksik gördüğümüzde, birisi gelip parkımızdaki bir yere zarar verdiğinde bunu sorgulamak lazım. Ancak bu şekilde bir ilerleme sağlanabilir. Gençlerin oluşturduğu bir platform var. Özellikle madde kullanımı konusu çok ileri boyutlara geldi. Madde kullanımı sebep değildir, bir sonuçtur. Bu sonucun doğmasına neden olan aile içerisindeki iletişim kopukluklarıdır.

Özellikle büyükşehirlerde ailelerin çocuklarla, gençlerle yeterince ilgilenmemesi bunun temel nedenidir. Ailenin çekirdek aile yapısı taşıması, bu ailede bir büyüğün olmaması ya da yeterince olmaması da bu sonucun sebeplerindendir. Ailelerimize mesajım çocuklarını iyi takip etmeleridir.

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinin logosunun tasarımını siz yaptınız. Bu çerçevede başbakandan telefon aldınız mı? Bu yönde başka başarılarınız var mı? Başbakanımızdan bir telefon almadım. Rize’den arayanlar oldu. Ödül töreni için davet ettiler. Eski Kültür Bakanı İsmail Kahraman vardı. Aynı zamanda bu üniversitenin vakfının kurucusudur. Marmara Üniversitesinden Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Görevlileri aradılar. Siirt Valiliğinin logosu bana aittir. İbrahim Hakkı Hazretlerinin yaptırmış olduğu türbenin bulunduğu ilçenin, yeni adıyla Tillo Kaymakamlığının logosu ve Eyüp Kaymakamlığının logosunu ben yaptım.

Sayın Kaymakamım son olarak biraz da kitap, sinema gibi zevkleriniz nelerdir? Klasiklerden Reşat Nuri GÜNTEKİN’in çalı kuşunu çok severim. Roman olarak üslubu çok hoşuma gidiyor. Dizisini yaptılar ama çok fazla televizyon seyretmem. Bunun yerine daha çok kitap okumak ve sportif faaliyetlere katılmayı seviyorum ve gençlerimize de tavsiye ediyorum. Ben bu ropörtaj için size ve Hasbahçe Gazetesi ekibine teşekkür ediyor, hayırlı olsun diyor. Tüm Kağıthanelileri en kalbi duygularım ile selamlıyorum.


26

Tarih

Aralık 2013

Tarihi Demiryolu Hayata Geçiriliyor 62 kilometrelik hattan oluşan Kâğıthane-Ağaçlı Hattını Kağıthane Belediyesi yeniden ortaya çıkardı. Demiryoluna ait ray parçaları ve bazı kilometre taşları Kağıthane Belediyesi’nin bahçesinde yer alan Açıkhava Müzesi’nde sergileniyor.

İstanbul’a Kömür ve Asker taşımak için inşa edilen KâğıthaneAğaçlı Hattı’nın yapımına 16 Şubat 1914’te başlanmış. Şömendifer Alayı ve Çorlu Amele Taburu’nun çalışmalarıyla Temmuz 1915′te bitirilmişti. 1916’da da faaliyete geçen hat, yıllar geçtikçe izi kaybolarak 1952 yılında kaldırıldı. Kâğıthane-Ağaçlı Hattı, Zonguldak`tan çıkarılan ve denizyoluyla İstanbul`a getirilen kömürü Silahtarağa Elektrik Santrali`ne ulaştırıyordu. Birinci Dünya Savaşı yıllarında kömür temininde sıkıntı yaşamaya başlandığında ise hattın ikinci ayağı hizmete girmişti. 62 kilometrelik hat-

tan oluşan Kâğıthane-Ağaçlı Hattını Kağıthane Belediyesi yeniden ortaya çıkardı. Demiryoluna ait ray parçaları ve bazı kilometre taşları Kağıthane Belediyesi’nin bahçesinde yer alan Açıkhava Müzesi’nde sergileniyor.

Hat Haliç ve Anadolu Yakasını birbirine bağlayacak. Hattın Güzergahı Silahtarağa’daki santralden başlayarak Kağıthane Deresi’nin batı kıyısını

II. Mahmud Top Atışıyla Testiyi Kırardı

II. Mahmud’un Okmeydanı sırtlarından bir testiye yaptığı top atışının hatırasına dikilen nişantaşıdır. Padişahın testiye vurması nedeniyle methiyelerin yazılı olduğu bir kitabesi vardır, dikdörtgen mermer bloktan oluşmaktadır. Mermer bir kaideye oturan kitabenin üstünde yine mermerden yapılmış tuğra mevcuttur. 20 satır halinde 40 mısralıktır. Bugünkü dille ifade edilecek olursa;

O saltanat göğünün güneşi, izzet ve şeref sahibidir. Her ülkede fermanı geçer. Celâl sahibi Cenab-ı Hakkın gölgesidir.

O eflâtun sezişli, anlayışlıdır. Her zaman cenk hazırlığı ile meşguldür. Sadabada şeref vererek burada top atmayı icad etti.

O kemal sahibi bu hususta mütehassıs olanları uyardı. Menzili 718 adım olan; yani bu kadar uzağa dikilen testiyi top mermisiyle bin parça ederek kırdı.

O padişah burada şöyle Rüstem gibi dolaşarak bütün menzilleri bozdu. onun eli daima kılıçta, fikri düşmanlarını tepelemektedir. Sene 1227’’

Bu tarih manzumesi dönemin meşhur şair ve siyaset adamı Halet Mehmet Said Efendi tarafından yazılmıştır.

izleyerek kuzeye doğru ilerleyip Göktürk - Kemerburgaz’dan geçecek. Kemerburgaz’da ikiye ayrılan hat, bir kolu Kağıthane Deresi, bir kol yine Kâğıthane Deresi’ni izleyerek Uzunkemer’in altından geçecek ve Ağaçlı köyünde Karadeniz’le buluşacak. Diğer kol ise Belgrad Ormanı’nın içinden geçerek Çiftalan köyünden Karadeniz’e ulaşacak. Haliç ve Anadolu Yakası`nın birbirine bağlanacağını ifade eden Kağıthane Belediye

Başkanı Fazlı Kılıç, “Bu demiryolu Kağıthane tarihi açısından çok önemli bir kilometre taşı. Eğer biz bu yolun izlerinin tamamen ortadan kalkmasına göz yumarsak ve yeniden inşa etmezsek, tarihe karşı büyük bir kötülük yapmış oluruz dedi.

Güzergah Üzerinde Ağaç Kesilmeyecek 100 sene önceki güzergahı kullanarak hattın faaliyete geçeceğini söyleyen Başkan Fazlı Kılıç, hattın Belgrat Ormanı’ndan da geçeceğini ancak hiçbir ağacın kesilmeyeceğini belirtti.


28

Eğitim

Eğitimde Gündem »Ahmet ÇAĞAN

Son Günlerin Toz Dumanı Herkesi iyice geren dershane tartışması tam gaz devam ediyor. Kısa zaman içinde yalnız milyonları ilgilendiren bir gündem olmaktan çıktı ve pek çok konuda olduğu gibi siyasi bir sahada köşe kapmaca yarışına döndü. Her meselesini illa ki cepheleşmeden yapamayan kamuoyumuz, herkesi mutlu edecek bir formülün çıkmayacağı bu zeminde yoğun biçimde tartışmakta. Konuyla en ilgisiz olanlar bile şahsi ve ideolojik duruşunun bir icabı olarak bu gerginliğe ucundan kenarından karışmak gayretinde. Kendi sınavlarını yaparak okullarına öğrenci kabul eden üniversitelerin bulunduğu yapıdan merkezi sınav sistemine geçildiği kırk yıl öncesinden bu yana bir dönüşüm geçirdik Eğitimin tamamen test tekniğine indirgendiği, tüm hazırlıkların buna uygun yapıldığı bir sisteme geçildi. Öğrenci bilgisini teknik bir yapının şartları içinde göstermeye mecbur edildi. Sonunda yüksek okul okuması gereken öğrencinin iyice adapte olmakta başka çaresinin bulunmadığı günümüz tablosu ortaya çıktı. Uzun yıllardır yüksek tahsil, Türkiye için meslek sahibi olmanın yegane yolu gibi gösteriliyor. Haklı olarak da evladına standardı yüksek bir hayat uman aileler iyi bir üniversite tahsili için çabalamaktalar. İki milyon kişinin her sene imtihana girdiği bir yapı da bu şekilde oluştu. Milli eğitim okulları zaman içinde test sisteminin dışında klasik eğitim ve yazılı sınavlarla bilgiyi ölçmeyi sürdürdüğünden, dershaneler bu yarışta mutlak öne çıkıp zamanla bu koşunun olmazsa olmaz bir unsuru haline geldiler. Eğitimde ikili bir görüntü veren tablo içinde çocuklarımız dershaneden çıkıp okula yetişmeye ve okuldan dershaneye koşturmaya hala devam etmekte. Aileler de bu koşunun her yerinde olmaya ve evlatlarıyla birlikte savrulmaya devam etmekteler. Yıllar içinde vaziyet öyle kanıksandı ki bu manzarada hiç kimse bir tuhaflık

Aralık 2013

KAİHL Okul Aile Birliği Öğretmenleriyle Nurtepe Sosyal Tesislerinde Buluştu Kağıthane Anadolu İmam-Hatip Lisesi Okul Aile Birliği 22 Kasım cuma günü akşamı Nurtepe Sosyal Tesislerinde düzenlenen yemekte öğretmenlerin, öğretmenler gününü kutladı.

olduğunu düşünmemeye başladı. Okuyacak çocuklarımızın bu zorlukları göğüslemekten başka çareleri yoktu ve bu kadarına katlanıvereceklerdi. Türkiye büyüyen ekonomisi ve artan siyasi etkinliğiyle orantılı olarak eğitim sahasında da önemli adımlar atma yolundadır. Herkesin şikayet ettiği yap-boz tahtasına dönüştürülen eğitim işinin, on yılları hesap eden bir stratejiyle planlanması ve uygulama aşamasında da aynı ciddiyetin gösterilmesi gerekiyor. Gel gelelim son on yıl içinde bile sınav konuları yüzde kırklar oranında azaltılıp artırıldı. Öğrenciler sınava dört ay kala bile birtakım konuların sorumluluklarında olup olmadıklarını bilmiyorlar. Ciddi bir ülke imajına darbe vuran bir görüntü bu. Siyasi arenada çoğunlukla şişkin egolar, çok az da fikirler çarpışır denir. Derdimiz, gençlerimizin hayat yarışındaki başarıları olmalı. Ülkemizin son tartışmasında ise iyice inceleyip hesaplanmayan, dershanecilerle tam manasıyla detaylandırılmamış, makul olanın hala bulanamadığı bir durum var. Dershaneleri kapattığımızda ama sınav sistemini aynen sürdürdüğümüzde bu ihtiyacı kim karşılayacak? Sonuç olan dershaneyi ortadan kaldırmak ama sebebi aynen muhafaza etmek Türkiye gerçeğine neyi getirecek? Bakanlığın bununla ilgili çalışması varsa bile, biz okullarda ek kurs yapmanın dışında hiçbir şey duymadık. Bu da yeniden okulların, bu eğitimi normal zamanlarda niçin veremediğini ve hafta sonunda onu nasıl telafi edeceği konusunu gündeme getiriyor. Fırsat eşitliği sağlansın diye dershaneler kapatılırken okullarda aynı fırsatın nasıl sağlanacağı çözüme bağlanmıyor. Dershaneleştirilmiş okullarda eğitimin nereye doğru gittiğini hep birlikte göreceğiz.Şayet bu bir ihtiras mücadelesi ve kapışmaysa bir inatlaşmaya kurban edeceğimiz şeyin , çocuklarımızın ve Türkiye’nin yarınları olduğunu unutmamalıyız.

Öğretmenlerin, Okul Aile Birliği ve LİDER İHL ve AİHL Mezunları ve Mensupları Derneği Yönetim Kurulunun katıldığı davette Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç, Okul Müdürü Mustafa Temel Arslan LİDER Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karakuş konuşma yaptı.

Öğretmenlerin önemine ve toplumdaki yerine değinilen geceye yaklaşık 100 kişi katıldı. Yemek sonrası tüm öğretmenlere okul müdürü Mustafa Temel Arslan birer buket çiçek vererek uğurladı.

İyi Bir Film İzleyeceğine İyi bir Kitap Oku Meryem Yıldırım Kitaplar da tıpkı dostlar gibi iyi seçilmiş olmalıdır. Çünkü kitap okumak bir profesörle, bir yazarla saatlerce sohbet edip onun bilgilerinden faydalanmak demektir. Bir şair, bir psikolog, bir tarihçiyle ya da bir uzmanla saatlerce konuşmaya veya soru sorup, cevap almaya vakit olmayabilir. Fakat kitap okumak, istediğin kişiyle sürekli sohbet etme hissi uyandırır kişide, ve bu paha biçilmez bir duygudur. Kitap bitip de kapağı kapattığında o dosttan ayrılacağın için gönlünü bir hüzün kaplar. Ne yazık ki, bu son zamanlarda öğrencilerimize ve de gençlerimize baktığımızda, artık kimsenin kitap okumadığını, teknoloji ile daha çok haşır neşir olduğunu görüyoruz. Evet teknolojiyi de takip etmeli ama onun kölesi haline gelmemeli insan. Bunun için eğitirken öğretmene ve evdeyken de aileye çok görevler düşüyor. Çocuklarımızı ve çevremizi

teknolojiye amade olmaktan korumalı ve kitap okumaya, kendilerini geliştirmeye teşvik etmeliyiz. Çünkü bizim ülkemizin genç, zeki ve dinamik beyinlere ihtiyacı var. Gelecek onların ellerinde şekillenecek ve onlar bizim umut ışığımız olacak. Böylesine müthiş beyinleri kazanmak zor iken kaybetmek çok kolaydır. Ne demiş atalarımız ‘’ emek olmadan yemek olmaz.’’ Öyleyse elele verip bu zeki insanlara destek olmalı ve en iyi yerlere gelebilmeleri için var gücümüzle çalışmalıyız.


ACC PREKAST

DIŞ CEPHE PREKAST KAPLAMA Since 1958

PROJELENDİRME VE İMALAT SANAYİİ

Sanayi Mah. Sultan selim Cad. Bereket Sokak No:12/A Kağıthane-İstanbul Tel: 0212 281 79 50 - 324 18 37 Faks: 0212 324 18 49 www.alcidekorasyon.com / acc@ alcidekorasyon.com


SORU/YORUM

Aralık 2013

İnsanlığa ışık tutmak “Yarınki Türkiye’nin kurucuları, yaşama zevkini bırakıp yaşatma aşkına gönül verecek, sabırlı ve azimli, lâkin gösterişsiz ve nümayişsiz çalışan, ruh cephesinin maden işçileri olacaklardır. Bu ruh amelesinin ilk ve esaslı işi, insan yetiştirmektir. Hünerleri hep fedakârlık olan bu hizmet ehli gençler, hizmetlerinin mükâfatını da hizmet ettikleri insanlardan beklemeyecekler, sonsuzluğa sundukları eserin sesinin akislerini yine sonsuzluktan dinleyeceklerdir.” Salim YILMAZ Sormak, yorumlamak insan olmanın iki öğesi; mesuliyet ve sorumluluk sahibinin vazifesi. Düşünebilenin boynunun borcu. Zengin kültürümüzün emri. Kölenin yapamayacağı. Despotizmin korkusu. Mesuliyet düşüncesinin tezahürüdür; sormak ise insana has bir davranış. Yorum yapmak oldukça zor, disiplin isteyen, önemli bir bilgi birikimini zaruri kılan, ilme ve akla bağlı olması gereken; çıkmazları yol yapma uğraşı. Zihni zorlamak, daha fazla çalışmasına uğraşmak, insanlığa ışık tutmaktır. Çünkü ilim arayışı; çare arayışıdır da aynı zamanda.. İlim düşünmeden olmaz ve ilahi bir vasıftır. Sonu olmayan bir yoldur. İlim; aydınlanma, çare olma, sıkıntıları çaresizlikleri çareye çevirme uğraşıdır. İlim, kendini bilmektir Yunus Emre’mizin de dediği gibi. Sormayı kültürümüz, tarihimiz bize emreder. Hz Ömer’in meclisindeki bayanlar mehir konusunda halifenin yanlış yapmasına engel olmuş; fikirlerini açıkça söyleyerek sorgulama yapmışlardır.. Ne diyor Hz.Ömer: “Ali Ömer’i ateşten korudu.” Ne demek? Hz.Ömer yanlış yaptığında; ona engel olarak, fikir vererek iyilik yapmıştır Hz.Ali. Hz.Peygambere sahabeleri bazı hususlarda: “ Bu söylediğiniz vahiy mi yoksa sizin fikriniz mi?” diye sormuşlardır. Vahiy olmayan konularda fikirlerini söyleyerek Hz. Peygamber’in bazı kararlarının değişmesine vesile olmuşlardır. Bir bildiği vardır; sormayalım, konuşmayalım yakışık almaz dememişlerdir.

Üç taçlı, Büyük Sultan Fatih zamanının en ileri ilim adamlarını bünyesinde toplar ve ilk havan topunu döktürür. Şehri toplarla döverek almaktır niyeti. Ancak şeyhülislam izin vermez; bu işten siviller aşırı zarar görür diye.B planı olarak karadan gemileri yürütür Sultan Fatih. İşte hukukun tesisinde, insanların selametinde; sorgulamanın, yorumlamanın faydası.. Tarihimiz o kadar çok örneklerle doludur ki. En güzel örneklerden biri de hutbede iken halifeye kıyafetinin hesabını soran cemaattir. Ya halife bize gömlek çıkmadı ganimetten dağıtılan kumaştan ,sana nasıl gömlek çıktı? İşte işin esasında Cuma namazlarını devlet reisinin merkezdeki camide kıldırma geleneği cemaatin hesap sorma; devlet başkanının da hesap vermesi içindir desek yanlış olmaz herhalde. Halife haddinizi bilin demiyor. Cemaat de inancı gerçek manada özümsemiş, anlamış.. Tam bir fikir hürriyeti. Bilge kişi ne demiş? : “Bütün güzellikler hürriyet ortamında filizlenir serpilir.” Sorgulamayanlar köle, sorgulatmayanlar despottur. İlim sahibi, adil; gelişme isteyen insanlar korkmazlar kendilerine yorum yapılmasından. Şahsi menfaatini makamını her şeyin üzerinde tutan acizler için anlaşılabilecek sindirilebilecek şeyler değil bunlar. Gönül gemisi almışsa dünyevilik suyunu ne çare. Mutluluğu hastasının acısını dindirmekte değil de parada arıyorsa hekim neyleyeyim .. Büyük düşünür Nurettin Topçu’nun şu sözlerini nakletmek uygun düşer bunun peşinde: “Yarınki Türkiye’nin kurucuları, yaşama zevkini bırakıp yaşatma aş-

kına gönül verecek, sabırlı ve azimli, lâkin gösterişsiz ve nümayişsiz çalışan, ruh cephesinin maden işçileri olacaklardır. Bu ruh amelesinin ilk ve esaslı işi, insan yetiştirmektir. Hünerleri hep fedakârlık olan bu hizmet ehli gençler, hizmetlerinin mükâfatını da hizmet ettikleri insanlardan beklemeyecekler, sonsuzluğa sundukları eserin sesinin akislerini yine sonsuzluktan dinleyeceklerdir.”

Tarihimiz kültürümüzü çok iyi öğrenip bize yutturulmaya çalışılan ilme ters şeyleri reddetmeli. İnancımızın, tarihimizin esaslarından olan istişare ve fikir hürriyetini tam manasıyla sindirerek istikamet üzere olmalıyız. Şekil değiştirmiş köleliğe maruz kalmamak için sormalı düşünmeli yorumlamalı ve güce tapınmayı değil doğruyu savunmalı yanında yer almalı…


Aralık 2013

Müteşebbislik Suçu

M

üteşebbis, teşebbüs de bulunan, iş yapmaya niyetlenmiş, üretmeye iştirake Yeltenmek fiilidir. Takdire şayan ödüllendirilmesi teşvik edilmesi gereken bir durumdur Müteşebbislik. Ülke açısından önemi anlatılamayacak kadar çok, riskli zor bir yoldur. Yakın zamanlardaki ülkemizdeki saygın müteşebbislerin kendi canlarına kıymaları görüldüğünde hakikaten ürpertici bir şey olduğu inkar edilemez. Ancak bir ülkedeki; çocukları, memurları, emeklileri, ev hanımlarını, askerleri, öğretmenleri çıkardıktan sonra kalan sayının iştirakçiler olduğunu düşününce; ülkeyi ayakta tutan parasını kazanan kitlenin iştirakçiler olduğunu söylemek yanlış olmasa gerek. Bir ülkeyi herhalde kalkındırabilecek olan kitle en başta müteşebbislerdir. Ne kadar ilminiz ne kadar paranız olursa olsun bu iştirake yönlendirilmedikçe sandıktaki altın gibi artmayan çevreye faydası olmayan bir şeydir yarımdır. Asıl olan sahaya koymaktır buda müteşebbisliktir… Bir müteşebbis olarak şahsi meselemizi kendi sorunlarımızı anlatıyor olmamız aslında edebimize uymasa da tüm memleketin ciddi bir meselesi herkesi ilgilendirdiğini düşündüğümüz için bu memleket meselelerini paylaşmayı insani bir görev saydık… Adalet hukuk herkese lazım olan olmazsa olmaz bir şey. Adalet mülkün temelidir diye Hz. Ömer neden söylemiş? Çünkü adaletin olmadığı hukukun işlemediği yerde zorbalık kaba kuvvet vardır mülk edinme yolu yoktur. Gücü yeten zayıfın elinden alır neyi var neyi yok… İnsanımızın arasında yayılan Ankara’da dayın yoksa iş yapamazsın, bir üstte para sahiplerinin iş yapacaksan siyasetsiz olmaz şeklinde düşüncelere girmiş olmaları hazin bir durumdur. Belediyedeki bir memurun ‘iki memurun imzasına bakar işyerinizin kapatılması’ diyebilmesi maalesef insanların bu düşüncelere kapılmalarının doğruluğunu adaleti hukukun artık tabelalarda kaldığını gösteriyor. Acı

“İdeal bir toplum için doğru ideallerle mücehhez bir öğretmen olmak atanamamış öğretmen sorunu kadar hatta daha da önemlidir.”

»Salim Yılmaz

gerçek sahada uygulamada olan keyfi adamına göre uygulamalardır. Siyasette adamı olan her engeli aşar olmayan düz yolda şaşar… Mahallemizdeki bir market işletmecisinin aracının belediye tarafından gasp mı desek ne desek yok bağlanması deniyor, anlaşılır gibi değil. Nedir mesele... Market aracının indirimlerini anons etmesi… Yasak mı evet yasak… tamam peki yasak sadece bir zümreye mi.? Olamaz olmamalı… İnsanlar bu seslendirmelerden rahatsız olur yapılmamalı.. Doğru.. Öyleyse seçimlerde hiçbir anons yapılmasın, hiçbir sesli anons yapılmasın… Avrupa da köpekler otobüslere alınır insanlarla binebilirmiş, bizim Anadolu insanı da almış kuzuyu, kurban için, otobüse binecek.. Şoför no no nooo deyince bizimki yabancı dil bilmiyor ‘hav hav yeees meee noooo’ demiş. Yaniii… Geçen bir esnaf arkadaşı ziyarete gittik işler nasıl dedik demez olsaydık. Cevap yok. Açtı önündeki bilgisayardan bir türkü başladı bize dinletmeye; hiçbir şey söylemeden dinlettiği türkü çok manidar: Derdim çoktur hangisine yanayııım. Başladı anlatmaya Sonra : Gittim bir yabancı memlekete sabahın erken saatleri baktım kamyonlar vızır vızır dolaşıyor sordum bizi götüren taksiciye bu kamyonlar neyin nesi yasak yok mu bunlara taksici dövecekmiş gibi baktı neden yasak olsun. Bunlar bizim ülkemizin yükünü taşıyor onlar olmazsa nasıl iş olacak? Bizdeki kamyona bakışa bakalım, en son kamyonlar için çıkarılan bir K belgesinin bedelinin en az 10 bin liradan başlaması 40-50 bin liralara kadar rakamların çıkması bu belgeyi almayanlara 3 bin lira gibi yüksek cezalar uygulanması iş hayatı açısından bakıldığında anlaşılmayan bir resim. Sanki işveren bir hedef tahtası gelen vuruyor giden vuruyor.. Yüzde doksan işveren haklıda olsa işveren hukuk önünde yüzde doksan kaybeder sözü ciddi bir hukukçunun günümüzü tarif eden ifadeleri. Ne acı. Halbuki tarih bize gösteriyor ki adaletsizlikle bir yere

varılamaz. Haklının hakkını teslim şarttır. Hak yaradanın adıdır. Haklı iken haksızmış gibi muamele edilmesi iş hayatına yapılan bir kötülüktür. Trafik sıkışıyor suçlu kamyoncu yoldan geçilmiyor suçlu dükkanlar… Hiç sormuyoruz bu yolları geçilmez yapan araçlar için otopark yapmayan belediyenin suçunu neden işverene yüklüyoruz. Bu şehre bu kadar insanın yığılmasına sebep olanların hiç mi suçu yok. Kentsel dönüşüm diye yapılan binalardan hiç mi utanmıyoruz. Ne otoparkı var ne çocuk parkı var ne yolu var ne ağacı var ne yeşil alanı var. Bumudur kentten anladığımız. Yazık bu şehre ,yazık bu şehirde yaşayanlara..Türkiye ortalamasına göre yüzölçümü küçük olan İstanbul’a bu kadar yığılma yapılması anlaşılır gibi değil. Trafikteki sıkışıklıktan dolayı boşa giden akaryakıtımız ekonomiye çok ağır bir yük iş hayatına bu kadar garazkar yaklaşım ülkeye hayır getirmez. İşveren ülkenin taşıyıcısıdır. Tekelleşmeye mahal vermeden iş hayatının önü açılmalı. Olaylara birde işveren açısından bakmalı. Ben yaptım oldu hamakatinden derhal dönülmeli. Tabelaya dahi vergi alınması insana bak iş yaparsan cezanı çekersin demektir. Medeniyette zirve yapmış bir milletin evlatları için bu durum ayıptır. İş hayatı sahipsiz bağ gibi. Gelişmiş ülkelerde tapulu mülküne insanlar bir işyeri açarken müracaat ettikleri makamlar burada sizin açmak İstediğiniz iş için ihtiyaç yoktur.Bu iş için burayı açarsanız hem siz hem diğer mükelleflerimiz zarar eder.. izin veremeyiz diyor ya bizde?bir sokakta dahi bir yılda On işyeri açılıyor ihtiyaç varmı, yokmu bakılmaksızın sonra kapatılıyor. Bu semtin tükettiği ekmek sayısı şu kadar bunun için gerekli fırın sayısı budur. Hesabını yapabilecek kurumlarımız layıkıyla işlerini yapsa bunlara izin verirken daha hassas bilimsel yollara müracaat edilse ülkemiz kazanır. Emeğimiz ziyan olmaz.

Marmaray Teşekkürü “Asrın projesi” olarak nitelenen Marmaray sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada yankı uyandırmıştır. Batı’nın “Demir İpekyolu” olarak tanımladığı Marmaray projesini gerçekleştiren başta Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Başbakanımız olmak üzere emeği ve alın teri geçen herkese bir kez daha şükranlarımızı sunuyoruz.

- Hasbahçe Gazetesi-

Başsağlığı Sanayi Mahallesinde oturan 93 KİHL Mezunu Gümüşhane’li Atilla Bülbül’ün annesi Hashatun Bülbül vefat etmiştir. Merhumeye Allah’tan rahmet diler, kederli ailesinin ve sevenlerinin acısını paylaşırız.

Başsağlığı Sanayi Mahallesinde oturan, Sivas-Koyulhisar Kavacık Köyü Kalkındırma ve Güzelleştirme Derneği eski başkanı Adem Daşpınar vefat etmiştir. Merhuma Allah’tan rahmet diler, kederli ailesinin ve sevenlerinin acısını paylaşırız.

Vahap Yartaş’ı Kaybettik Kağıthaneli hayırsever iş adamı ÇANDEF Başkanı Vahap Yartaş vefat etmiştir. Kendisine Allah’tan rahmet, geride kalan ailesine sabırlar diliyoruz.


32

Nereye Gitsem

Aralık 2013

Lezzetin yeni adresi BEYAZ KAFETERYA

Her ay Kağıthanemizde ailecek veya dostlarımızla gidebileceğimiz bir mekanı, nereye gitsem sayfamızda sizlere tanıtacağız. Bu sayımızda Beyaz Kafeterya…

B

eyaz Kafeterya, Kağıthane’nin en güzel mekanlarından biri olan Mehmet Akif Ersoy Parkında yeniden düzenlenerek halkımızın hizmetine açıldı.

zengin seçeneklere sahip menüsüyle self servis olarak vatandaşlarımıza hizmet veriyor.

İşletme Müdürü Adem Çakır

Kağıthane Merkez Mahallesinde “Beyaz Kafeterya” ismiyle hizmet verecek olan mekân, ailenizle birlikte huzur içinde güzel vakit geçirilebileceğiniz sosyal bir alan olarak düzenlenmiş.

Bir çoğumuzun bilmediği, Kağıthane Belediyesi’nin Merkez Mahallesi’nde hizmete açtığı Beyaz Kafeterya, Şelale Evleri ve Kağıthane Lisesinin hemen yanı başında bulunuyor. Manzarasının güzelliği ve sakinliğiyle misafirlerini şehrin gürültüsünden uzaklaştıran sosyal tesis, tasarımıyla da beğeni topluyor. Geniş bir alana sahip parkta açılan kafeteryada verilen kaliteli hizmet ve ekonomik fiyatlar misafirlerin beğenisine sunuluyor. Kafeterya

Amaç para kazanmak değil, halka en iyi şekilde hizmet vermek

Beyaz Kafeterya İşletme Müdürü Adem Çakır, asıl gayenin vatandaşa hizmet olduğunu ifade ederek, “Kağıthanemiz her şeyin en güzeline layıktır. Biz de kâr amacı güdülmeksizin kaliteyi ve hizmeti Kağıthaneli vatandaşlarımıza bu nezih ortamda sunmak istedik. Bundan da mutluluk duyuyoruz. Ürünlerimiz son derece kaliteli maksimum kışın 40-50 yazın 70-80 kişiye kadar düğün, nişan, doğum günü yemekleri alabiliyoruz. Dışarıdan bakıldığı gibi lüks görünebilir ama fiyatlarımız gayet uygundur. Sadece salonumuzu yemek olarak verebiliyoruz oyunlar eğlence yok. Salonumuz 68 kişilik olup yazın bahçeyle beraber 200 kişiye kadar çıkıyoruz.” dedi.

Rezervasyon için irtibat telefonu: 0212-321-32-38/39 Kağıthane Belediyesi Sosyal Tesisleri - Beyaz Kafeterya Sevdiklerinizle hoşça vakit geçirmek ve eşsiz manzara eşliğinde şehrin içinde ama gürültüden uzak bir mekanda huzur bulmak istiyorsanız sizlere “Beyaz Kafeterya”yı tavsiye edebiliriz…


KULTUR SANAT Kur’an ayetleri ışığında peygamberlerin hayatları

Aralık 2013

Ustaların İzindeyiz… Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi’nin düzenlediği ve “Ustaların İzinde” temasıyla gerçekleşen 5. Edebiyat Festivali, “Edebiyat Mevsimi Özel Ödülleri”nin sahiplerini bulmasıyla sona erdi.

Yazar Osman KOCA tarafından Beyan Yayınları’ndan çıkan eser, her yönüyle farklı bir tat bırakıyor okurunda. Kutsal elçilerin hayatlarını daha önce hiç böyle okumamıştınız diyen yazar sırf ve salt ayetlerden yola çıkarak öykü çattığını söyledikten sonra sözlerine şöyle devam ediyor: Biz bu çalışmada, Kur’an’da adı geçen 25 peygamberin hayatını anlatmaya çalıştık. Yine Kur’an’da adı geçtiği halde peygamber olup olmadıkları konusunda kesin bilgi bulunmayan Hz. Üzeyr, Hz. Lokman ve Hz. Zülkarneyn hakkında da bilgi verdik. Böylece 28 kişiden oluşan bir peygamberler hayatı sunduk. Son olarak bütün peygamberlerin ortak vasıflarını gösteren bir çizelge çıkardık ki; okuyucularımız peygamberler hakkında Kur’an’ın sunduğu tabloyu derli toplu halde görebilsinler.

TYB İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı, Edebiyat Mevsimi’nde bu yıl Türk kültür ve edebiyatına büyük hizmetleri geçmiş, bir neslin yetişmesinde önemli gayretleri olan Necip Fazıl, Nurettin Topçu, Cemil Meriç, Sezai Karakoç ve Nuri Pakdil’i 6 gün boyunca 100’e yakın şair, yazar ve akademisyenle derinlemesine tartıştıklarını söyledi. TYB İstanbul şubesinde Nurettin Topçu’nun konuşulduğu akşam Şair-Yazar Hüseyin Akın, büyük düşünür ve hareket adamı Nurettin Topçu’nun kadr-u kıymetinin bilinmediğinden. Maarif Davası adlı kitabının bugünkü eğitim meselelerine ışık tutucu olmasına rağmen ilgililerin görmezden geldiğinden, Nurettin Topçu’nun herhengi bir

olan, onların yeni kuşaklar tarafından tanınması için özel hizmetleri bulunan isimlere verildi. Törende, Sezai Karakoç Ödülü’nü Yediiklim dergisinden Ali Haydar Haksal, Necip Fazıl Kısakürek Ödülü’nü geçtiğimiz aylarda vefat eden Türk edebiyatının usta kalemlerinden Mustafa Miyasoğlu adına oğlu Eren Miyasoğlu, Nuri Pakdil Ödülü’nü Hüseyin Su adına Cemal Şakar, Nurettin Topçu Ödülü’nü Prof. Dr.İsmail Kara ve Cemil Meriç Ödülü’nü Halil Açıkgöz alırken Cemil Meriç’in kızı Ümit Meriç’e şükran beratı verildi.

siyasal gruba yerleştirilmeyecek denli evrensel görüşlü bir adam olduğundan. Kuru kalabalıkları, popülizmi değil şahsiyetçiliği vurguladığından, sosyal adaletçi olduğundan, sosyalizmin marksist terminaolojinin tekelinde olmayıp filolojik anlamıyla İslamın ruhunda bulunduğundan, sanayi medeniyetine karşı tek başına mücadele ettiğinden, islamın yanlış algılanıp yaşandığına dair özeleştiriler yaptığından, gerektiğinde imamları da eleştirdiğinden bahsetti. Edebiyat Mevsimi Büyük Ödülleri, bu sene beş büyük usta üzerine çalışmaları

Mustafa Karataş Gültepe’de Kağıthane Belediyesi’nin Gültepe Kültür Merkezi’nde konuşan Pr. Dr. Mustafa Karataş, nefis terbiyesi, kibir, kıskançlık, gençlere yaklaşım, aile ve toplumsal ilişkileri anlattı. Gültepe Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç ve eşi Fatma Kılıç, Başkan Yardımcıları Hasan Çakır ve Mevlüt Öztekin ve çok sayıda Kağıthaneli katıldı. Huzurlu bir yaşam için sevginin önemine değinen Mustafa Karataş

nefis terbiyesi, kibir, kıskançlık, gençlere yaklaşım, aile ve toplumsal ilişkiler hakkında konuştu. Programın sonunda Başkan Kılıç katılımlarından dolayı Prof. Dr. Mustafa Karataş’a lale figürlü plaket takdim etti.


Aralık 2013

Nihat Hatipoğlu Kağıthane’ye geldi

Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu, Kağıthane Belediyesi tarafından Gültepe Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Nihat Hatipoğlu ile Ashab-ı Kiram sohbeti programına katıldı. Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu’na Kağıthaneliler tarafından özel ilgi gösterildi. Sohbeti sırasında salona sığmayanlar kapı önlerinde uzun kuyruk oluşturdu. Hz. Muhammed’in yaşamına ilişkin bilgiler paylaşan Hatipoğlu, Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göçünü anlattı. Muharrem ayının önemine değinerek, Muharrem ayının Müslümanların yılbaşı olduğunu vurguladı. Hatipoğlu, ”En büyük makam en büyük şeref Muhammed Mustafa’yı anlatmaktır” dedi. Muharrem ayının önemini anlattıktan sonra bu ayda tutulan orucun değeri ile ilgili bilgi veren Hatipoğlu, daha sonra 680

yılında cereyan eden Kerbela hadisesini anlattı. Hatipoğlu, “Muharrem ayı Gönüllerimizi derinden yaralayan Kerbela olayını içerisinde barındırıyor. Bu müslümanlar için acılı bir tarih olayıdır. Hz Hüseyin’in Kerbela’ da şehit edilmesi Muharrem ayında vuku bulmuştur. Sevgili Peygamberimizin torunu Hz Hüseyin, dönemin siyasi kargaşa ve çatışmaları neticesinde şehit edilmiştir. Bu üzücü olayda yer alan tüm askerler ya ağır hastalıklara uğramış ya da zulüm görerek vefat etmiştir. Kim kimin başını almış ise aynı zulme kendisi uğramıştır“ diyerek zulüm edenlerin bir gün mutlaka zulmü yaşayacaklarını ifade etti.

Cinepol Sinemaları, Kağıthane ’de hizmete girdi Bölgenin ilk ve tek alışveriş merkezi olan Axis Kâğıthane AVM, ziyaretçilerine alışverişlerinin yanısıra keyifli zaman geçirebilmeleri için 4 Ekim tarihinde sinema severlere, Cinepol Sinemaları’nı getirdi. Kâğıthane’nin ilk ve tek AVM’si olan Axis Kâğıthane’de İstanbul AVM‘lerinin en geniş kapasiteli sinemalarından biri açıldı.

Vizyonda yer alan birbirinden başarılı filmlerle İstanbul genelinde en çok izleyici ağırlayan sinemalar arasında Axis Cinepol Sinemalarının yer alması bekleniyor.

Gültepe Kültür Merkezinde Buluşuyoruz...

Geçtiğimiz aylarda hizmet vermeye başlayan Kağıthane Kültür Sanat Merkezi Kasım ayı etkinlikleri Nihat Hatipoğlu ve Mustafa Karataş gibi sevilen isimleri konuk etti. Her ay Gültepe Kültür Merkezinde düzenlenecek sohbet ve seminerlerde Kağıthaneliler en sevilen isimlerle buluşacak. Neşeli Ayaklar 2, Buz Devri 4 animasyon sinema gösterimleri Kağıthaneli çocuklara eğlenceli anlar yaşatırken Telsizler Mahallesi Kül-

tür Merkezinden kahkaha sesleri eksik olmadı. Kağıthaneli çocuklar Otel Transilvanya, Ten Ten’in Maceraları animasyon gösterimlerini de ücretsiz olarak izlediler. 3 farklı kıtada çekilen ilk Türk filmi olarak bir ilke imza atan Levent Demirkale’nin yönettiği “Selam” filmi gösterimi ile Kağıthaneliler 3 öğretmenin birbirinden farklı hikayesine ve zaman zaman kesişen yollarına tanık oldular.


36

Ekonomi

16’ncı

Açıldı.

Snowy Ulu Kardeşler, hizmet zincirlerinin 16.halkası olan GOP3 Mağazasını 550 metrekare alanda, 3 kasa ve 28 personel ile hizmet vermektedir.

GOP 3 mağazasın açılışında konuşma yapan Ramazan Ulu; “Bizleri yalnız bırakmayan Sinop Milletvekilimiz sayın Mehmet Ersoy, AK Parti Sinop il başkanımız sayın Cengiz Tolmak, Ak Parti belediye başkan adayı sayın Hamza İnce. Sinop İli Saraydüzü ilçe belediye başkanımız sayın Hasan Peker, Boyabat belediye başkan aday adayımız sayın Şefik Çakıcı, Sultanbeyli belediye başkan aday adayımız sayın Yaşar Aydın, Türkeli ilçe belediye başkan

aday adayımız sayın Mehmet Çetinkaya, Dikmen belediye başkan aday adayımız sayın Ahmet Kalafat, Gerze Belediye Başkan aday adayımız sayın Cevat Hocama, İl Emniyet Md.Yardımcımıza, işadamları dernek başkanımız sayın Mustafa Özalp ve ekibine, SİYAD genel başkanı sayın Sebahattin Sungur ve ekibine SİNDEF Yönetim Kurulu üyelerimize, şirketimizin kıymetli yöneticileri ve çalışanlarımıza, adını sayamadığım çok yakın ahbap ve dostlarıma,

şahsım firma çalışanlarım adına saygılarımı sunarım, Rabbim sizlerden razı olsun” dedi. Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Ulu, ”Snowy Marketler Zinciri’nin misyonu Müşteri odaklı hizmet anlayışıyla müşteri memnuniyetini daima üst düzeyde tutan, Müşterilerine yakın ve tüketici haklarına saygılı, kaliteli, temiz ve zengin ürünler sunan yenilikçi bir kuruluştur” diye konuştu.

“YALI iNŞAAT”

İnşaat sektörünün İstanbul Markası YALI İnşaat, ismiyle sektöründe kalite ve müşteri memnuniyetini bir araya getiren bir marka olmuştur. Firmanız hakkında biraz bilgi verir misiniz? Şirketimiz 1994 yılında şahış firması olarak kurulmuş olup, aile şirketi ortaklığı ile Limited Şirketi olarak inşaat sektöründe faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz. YALI İnşaat, ismiyle sektöründe kalite ve müşteri memnuniyetini bir araya getiren bir marka olmuştur.

Hizmetlerinizden bahseder misiniz ? Başlıca yaptığımız işler Altyapı, Kaba İnşaat, Şap işleri, Sıva ve Alçı İşleri, Seramik İşleri, Duvar İşleri, Ahşap ve Doğrama İşleridir.

Sizce kentsel dönüşümün sektöre ve tüketicilere etkisi ne olacak? İnşaat sektörünün canlı olması demek bütün sektörlerin canlı olması anlamına gelir. İnşaat sektörü ekonominin lokomotifidir. Tüketicilere etkisi ise devlet desteği ile uzun vadeli kredilerle yeni konutlarına kavuşacaktır.

Biten projelerinizden bahseder misiniz ? Seyrantepe, Çeliktepe, Maltepe, Ümraniye, Kavacık, Kavacık Plaza, Kavacık Villalarıdır.

Aralık 2013

Şirket kuruluş hizmet ücreti kaldırıldı İTO’ya şirket kurmak isteyen üyeler evraklarını verip tek kuruş ödemeden şirketlerini kurabilecekler. İstanbul Ticaret Odası Başkanı İbrahim Çağlar’ın duyurduğu, şirket kuruluşlarında alınan hizmet ücretlerini kaldırma kararının uygulanmasına başlandı. Buna göre limited, anonim şirket ve sermayesi paylara bölünmüş (hisseli) komandit şirketler 130 lira tutarındaki kuruluş hizmet ücretini ödemeyecek. Kararın ilk uygulaması 18 Kasım pazartesi günü gerçekleştirildi.

Kağıthane’nin yerel gazetesi

Yıl: 1 Sayı:1 Aralık 2013 25 Kuruş İmtiyaz Sahibi Recep Sevinç -------------------Sorumlu Yazı işleri ve Haber Müdürü Ayetullah Coşkun -------------------Hukuk Sorumlusu Av. H. Ferhat Karagöz -------------------Görsel Tasarım Cumali Ünal -------------------Reklam Koordinatörü Zahit Sevinç -------------------Eğitim Ahmet Çağan Aile M.Said Demir Spor İsa Gümüş -------------------İnternet A.Nail Yosma -------------------Çeliktepe Mahallesi, Mahmut Şevket Paşa Caddesi No: 11/2 Kağıthane–İST. -------------------www.hasbahcegazetesi.com info@hasbahcegazetesi.com Tel: (212) 279 90 89 Süreli Yerel Yayın Basım Yeri : İhlas Gazetecilik A.Ş. Tel: (212) 454 30 00 Reklam Rezervasyon için 0507 501 51 41


38

Sivil Toplum

100. Yıl İmam-Hatip Liseleri

Sempozyumu Yapıldı Medeniyet TV Test Yayınına Başladı Bahariye Mevlevihanesi’nde Türkiye’nin ilk fiber optik altyapısına sahip ve HD kalitede yayın yapabilme özelliği olan bir stüdyo kuruldu. İnsan ve Medeniyet Hareketi İletişim ve Medya Grubu tarafından temelleri atılan ve özverili çalışmalar sonucu kısa zamanda alt yapısı hazır hale getirilen stüdyoda Medeniyet TV test yayınına başladı. HD yayın özelliğine sahip, fiber alt yapılı stüdyonun açılış ve tanıtım programı 9 Kasım Cumartesi günü saat 17:30’da Bahariye Mevlevihanesi’nde gerçekleşti. Açılış toplantısının ardından Medeniyet TV ilk canlı yayınını yaptı. İlk canlı yayın programında Genç Hareket üyeleri Üniver-Site adlı programda Saraçhane sürecini konuştular. Bahariye Mevlevihanesi gibi tarihi bir mekan ile teknolojiyi bir araya getiren stüdyoda İnsan ve Medeniyet Hareketi tarafından tertip edilen faaliyetler internet üzerinden canlı olarak da izlenebilecek. Aynı zamanda Medeniyet TV için hazırlanmakta olan pek çok kültürel içerikli program izleyicilerin beğenisine sunulacak. Medeniyet TV’nin test yayınını www. imh.org.tr adresinden izleyebilirsiniz.

Türkiye’de eğitim kademelerinin 4+4+4 olarak yeniden düzenlendiği süreçte İmam-Hatip Liselerinin eğitim sistemimiz içindeki yeri güçlenmiştir.

Kuruluşunun 100. Yılında İmam Hatip Liseleri Uluslararası Sempozyumu” ÖNDER, İlim Yayma Cemiyeti, , İlim Yayma Vakfı, Ensar Vakfı ve Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV)’nın girişimleri ve Değerler Eğitimi Merkezi’nin akademik organizasyonu ile 23-24 Kasım tarihlerinde Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü’nde 2010 Avrupa Kültür Başkenti Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. İmam-Hatip Liseleri, Türkiye’nin din eğitimi tecrübesinin en önemli kurumlarından biridir. Osmanlı döneminde Medresetü’l Eimme ismiyle başlayıp Cumhuriyet Türkiye’sinde evrilerek devam eden bu eğitim, 100. yılına girdiği 2013 yılında kendi tarihçesindeki dönüm noktalarından birini yaşamaktadır. Türkiye’de eğitim kademelerinin 4+4+4 olarak yeniden düzenlendiği süreçte İmam-Hatip Liselerinin eğitim sistemimiz içindeki yeri güçlenmiştir. Aynı zamanda bu yeni dönemde İmam Hatip Liseleri konusunda beklentiler oluşmuş ve bu okullara uluslararası ilgi artmıştır. Yüz yıllık “İmam Hatip” birikiminin geniş kapsamlı bir konu alanı içerisinde ele alınan sempozyumda Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Mehmet Görmez ‘İmam Hatipler Okulları bu

ülkeye büyük hizmetler yaptı. Bu okullar devlet millet bütünleşmesi için büyük katkıları olmuştur. dedi. Milli Eğitim Bakanlığı Müstaşarı Doç.Dr Yusuf Tekin ‘İmam Hatip Okulları her vatandaşın sahip çıkması gereken bir hizmettir. Bu okulların başarısı için gerçekçi projeler yapmak gerekir.’dedi. Yapılan oturumlarda bildiri sunanlardan birisi de Erol Erdoğan oldu. “İmam-Hatip Mezunları: Hatıralar ve Tanıklıklar” oturumunda “1980– 1990 Arası İmam Hatipliler” başlıklı sunum yapan Erdoğan, İmam Hatiplere yoğun ilgi, sınavla giriş, hafız öğrenciler, 12 Eylül Darbesinin okullar üzerindeki etkileri, İlim Yayma Cemiyeti’nin durumu ve yurtlar, İmam Hatip Lisesinden mezun olmanın farkı, Tunceli’den getirilen Alevi gençler ve Darbecilerin istediği İHL modeli, Spor ve güreşin İHL’ye kattıkları, Cemaatler ve İHL’ler gibi konulara değindi. Sempozyuma 50’si Türkiye’den, 37’si Türkiye dışından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Azerbaycan, Bosna Hersek, Makedonya, Bulgaristan, İran, Mısır, Nijerya, Pakistan, Endonezya, Malezya, Çin, Singapur, Kore, ABD, Avusturya, Hollanda, İngiltere, İskoçya, İsveç, İsrail ve Yunanistan’dan olmak üzere toplam 87 akademisyen katıldı.

Aralık 2013 Baas zulmünün 3 seneye yakındır devam ettiği Suriye’de en çok mağdur olan kesim olan Suriye halkı için komşu müslümanlar tarafından yardım kampanyaları düzenleniyor.

Eğitimder Suriyeli kardeşlerimize yardımelini uzattı Suriye için kışlık kıyafet, battaniye ve ayakkabıların toplanmaya başladığı bu kampanyalara Türkiye’de yaşayan müslümanlar da duyarsız kalmıyor. İstanbul Kağıthane’de İslami prensipler doğrultusunda çalışmalar yürüten Eğitimder’in düzenlediği kampanyanın sonucunda toplanan yardımlar geçtiğimiz günlerde kamyonlarla yola çıkmıştı. Temiz ve düzgün kullanılmış elbise ve battaniyeleri ayaklarında çorabı, üzerinde hırkası olmayan kardeşlerine gönderebilmek üzere toplamaya başlayan bölge müslümanları, hanım ve erkek gönüldaşlarının özverili çalışmaları ile kısa sürede sonuç alarak çuvallar dolusu malzemeye ulaşabilme imkanına sahip oldular.


“yaşanabilir mekanlar inşa ediyoruz”

Şirintepe Mah. Gümüşhane Cad. No: 61-63 Kağıthane / İSTANBUL +90 (212) 282 71 89 +90 (212) 283 67 24 info@kikyapi.com.tr


40

Yerel Gündem

Aralık 2013

Zamansız 720 bin metreküplük Su Kağıthane’ye Ulaştı çöp atanlara ceza Kağıthane Belediyesi’nin, cadde ve sokaklara belirlenen saatlerin dışında çöp koyulmasını önlemek için kurduğu tim, dedektif gibi çalışarak atılmış fatura veya kredi kartı ekstresi gibi belgelerden isim tespit ediyor.

Dedektif Temizlik Timi, çevreyi kirletenlere karşı operasyonlarına devam ediyor. Ellerinde eldiven, ağızlarında maske bulunan tim görevlileri, apartman ve işyeri önlerine zamanından önce bırakılan çöpleri tek tek inceledi. Çöp torbalarının içindeki kağıt, yazı, elektrik, su veya telefon faturası ve banka ekstresi gibi atıklardan, atanın izi sürüldü. Görevlileri, her ipucunu değerlendirip telefon numarası ve isimlerden çöp sahibinin adresini tespit etti. Kağıthane Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Nazmi KUTLU “Kurallara uymayıp çevreyi kirletenlere ceza kesiyoruz. Amacımız, daha temiz ve sağlıklı bir ortam. Bu konuda vatandaşlarımızdan destek bekliyoruz.” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, İSKİ Genel Müdürlüğü’nün 4 milyar 762 milyon TL’lik 2014 yılı bütçesini onayladı. Bütçenin yaklaşık 2 milyar TL’si yatırımlara ayrıldı. İSKİ Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet Demir günde ortalama 2 milyon 500 bin metreküp su tüketiminin gerçekleştiği İstanbul’un, uzun vadede su sıkıntısı çekmemesi ve artan nüfusun su ihtiyacının karşılanması için planlanan Melen

Projesinin 1. Aşaması kapsamında yer alan 189 km uzunluğundaki isale hattın hizmete alındığını ve günlük 720 bin metreküplük suyun İstanbul Boğazı’nın altından geçen devasa tünelle Kâğıthane’ye ulaştırıldığını kaydetti.

Çağlayan Mahallesi, Gençlik Merkezine Kavuşuyor Çağlayan Mahallesi’nde temelleri atılan Gençlik Merkezi ve Kapalı Otoparkı ile Kağıthaneli gençler yeni bir sosyal merkeze kavuşacak. Farklı birimlerden oluşacak kompleksin temel atma törenine Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç ve eşi Fatma Kılıç’ın yanı sıra, Kağıthane Kaymakamı A. Akın Varıcıer, oda başkanları, muhtarlar, başkan yardımcıları, birim müdürleri, STK yöneticileri ve üyeleri, meclis üyeleri, basın mensupları ve ilçe sakinleri katıldı.

Kağıthane’de çöplerin, belirtilen gün ve saatte, siyah büyük çöp torbalarında, ağzı bağlı şekilde dışarıya koyulması gerekiyor. Herkesin, çöpünü kendi apartmanının ya da işyerinin önüne bırakma mecburiyeti var. Bu kurallara uymayan ev ve işyeri sahiplerine cezai işlem uygulanıyor. Zamansız çöp çıkaranlara 30 TL ile 182 TL arasında cezai işlem uygulanıyor. Çöp Çıkarma saati:21.00 olup şikayetleriniz için 444 23 00 arayabilirsiniz. Sürpriz Cezanız Var Cezai işlem uygulanan İsmail Dilber’i bulduk. Olayı anlatmasını istedik. Evden çıkıp adıma gelen fatura zarfımı aldım-okudum evin önünde duran karton çöpe atmıştım. Çöpü alıp Sultan Selim Caddesindeki orta refüje götürmüşler. Dedektif Temizlik Tim’ide zarftan ismimi ve adresimi bulup idari yaptırım karar tutanağını evime getirdi. Atılan çöpü ben atmadım, tutanağı imzalamam desem de maalesef haksız yere cezayı yedim. Demek ki bizi sevmeyen biri kapımdaki zarfı alıp çöpe atsa, cezayı biz yiyeceğiz dedi.

Kağıthane için güzel niyetlerle mücehhez olacağına şüphe etmediğim Hasbahçe Gazetenizi tebrik eder başarılar dilerim.

Temel Şardan Hamidiye Mahallesi Muhtarı


42

Yerel Gündem

Kemerburgaz Caddesinden ve Sadabat Caddesinden gelen araçlar tek bir sokağa girip Mermerciler Caddesinden Cendere Caddesine girmeye çalışıyorlar. Başka bir yerden gidiş mümkün olmadığı için Trafik 7/24 sürüyor.

Aralık 2013

Çeliktepe Muhtarından Geleneksel Aşure Yemeği

7/24 Trafik Son günlerde artan trafik Sanayi Mahallesi, Çeliktepe, Gültepe, Kağıthane Merkez’de yoğun şekilde görülmeye başlandı. Etiler-Beşiktaş, Eyüp veya Sarıyer tarafından araçlarıyla Kağıthane’ye gelmeye çalışan vatandaşlar maalesef gidecekleri yere saatlerce ulaşamıyorlar.Söz konusu yatırımlara rağmen Kağıthane’de trafik sorununun gündemdeki yerini koruduğunu görüyoruz. Kağıthane’ye gelmeye çalışmak için maalesef Tem otoyoluna girip Hasdal’a ordan Nurtepe’ye ve nihayet Kağıthane’ye ulaşabilmek mümkün oluyor. Vatandaş soruyor Altyapı yatırımları tamamlanma-

dan, yollar ve otoparklar kentsel dönüşüm ve alışveriş merkezleri için uygun hale gelmeden bitirilen AVM’ler ve Residence’ler daha çok trafiğe neden olmuyor mu? Kağıthane Merkezde öyle bir sokak var ki 7/24 trafik var. Neresimi Kemerburgaz Caddesinden ve Sadabat Caddesinden gelen araçlar tek bir sokağa girip Mermerciler Caddesinden Cendere Caddesine girmeye çalışıyorlar. Başka bir yerden gidiş mümkün olmadığı için Trafik 7/24 sürüyor. Araç sürücüleri ve Merkez Mahalle Esnafı bu durumdan şikayetçi. Yetkililerden biran evvel bu trafiğe çözüm bulmalarını rica ediyorlar.

Çeliktepe muhtarlığının 5.000 kişilik “dostluk ve komşuluk aşuresini Çeliktepe meydanında kaynatıyoruz” programı Çeliktepe’lilerin yoğun katılımı ile gerçekleşti. Çeliktepe mahalle muhtarlığının organize ettiği, 5.000 kişilik “dostluk ve komşuluk aşuresini Çeliktepe meydanında kaynatıyoruz” programı mahalle konağı önünde Çeliktepe’lilerin yoğun katılımı ile gerçekleşti.

Aşure Dağıtım Programına Başta Kağıthane Kaymakamı A. Akın Varıcıer, Belediye Başkanı Fazlı Kılıç, Emniyet Müdürü Hüseyin Göllüce’nin katıldığı Aşure yemeğine Çeliktepe halkı yoğun ilgi gösterdi.

Mecidiyeköy–Mahmutbey Metro Projesi İhalesi Yapıldı.

Kağıthane Şehir Müzesi tarihe ışık tutuyor Mecidiyeköy-Mahmutbey arasını 26 dakikaya indirecek 17,5 kilometrelik metro projesinin ihalesi, 8 Ekim’de yapıldı. Tarihi Sıbyan Mektebi binasının Kağıthane Belediyesi tarafından müze ve kütüphane işlevli olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde restore ettirildi. İçinde İSMEK kurslarını da barındıran binanın Kağıthane Belediyesi Şehir Müzesi ve Bilgi-Belge Merkezi bölümü, Kağıthane tarihi ile yapılan derleme çalışmalarının merkezine dönüştürüldü. Bölgede bulunan tarihi eser örneklerinin yanı sıra tarihi fotoğraf örnekleri, ilçenin tarihi

noktaları ile ilgili dökümantasyon da ilgilisinin hizmetine sunuldu. Kağıthane Açık Hava Müzesi’nin ise, 80 envanter belgesinde toplam 141 parça tarihi eseri barındırıyor. Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait bu eserler, yer yer hafriyat kamyonlarından toplanmış, bazen inşaat temel kazılarında bulunmuş, bazen yol düzenleme ve altyapı çalışmaları sırasında günışığına çıkmıştır. Tarihi eserler Kağıthane Belediyesi önündeki bahçede sergileniyor.

Mecidiyeköy - Mahmutbey (Şişli-Kağıthane-Eyüp-Gaziosmanpaşa-Esenler-Bağcılar) metro hattı ihalesinde en düşük teklifi 849 milyon 440 bin lira ile Gülermak Ağır Sanayi İnşaat, Kolin İnşaat ve Kalyon İnşaat’ın oluşturduğu konsorsiyum verdi. Mecidiyeköy-Mahmutbey arasını 26 dakikaya indirecek metro projesi Şişli, Kağıthane, Eyüp, Gaziosmanpaşa, Esenler ve Bağcılar’ın trafik sorununa çözüm olacak.

17,5 km uzunluğundaki Mecidiyeköy-Mahmutbey Metro Hattı Saatte 70 bin kişi taşıyacak. Tünellerin yanı sıra viyadüklerin de yer alacağı proje, toplam 15 adet duraktan oluşacak. Metro, Mecidiyeköy’de Hacıosman-Yenikapı Metrosu’na entegre olarak başlayacak. Çağlayan, Kağıthane, Nurtepe Alibeyköy bölgelerinden geçerek Karadeniz Mahallesi’nde mevcut Edirnekapı-Sultançiftliği Hattı’na entegre olacak olan projenin, oradan Tekstilkent ve Yüzyıl Mahallesi’nden geçerek Mahmutbey-Başakşehir Metrosu ile entegre hale getirilecek.


Aralık 2013

43

Yerel Gündem

Kağıthane’nin ilk kentsel dönüşüm projesi

“İSTANBUL bir ülke olsa başkenti kesinlikle Kağıthane olmalıdır. “

ÖZBAŞ Yapı tarafından inşa edilen Residence Trea Kağıthane’nin ilk kentsel dönüşüm projesidir.

» Av. H.Ferhat Karagöz

Kağıthane… Sandalların, kayıkların Bir dönemin en güzide gezi mekanlarının vazgeçilmez adresi…

Zahit Sevinç Proje, Kağıthane’nin, 1. Levent’in yükselen iş merkezlerine ve Büyükdere Caddesine yürüme mesafesinde bulunan Ortabayır Mahallesinde inşa ediliyor. Proje için kentsel dönüşüm kapsamına giren bölgede 1000 metrekare alan için hak sahipleriyle anlaşmalar gerçekleştirildi.

alternatiflerinin bulunduğu ve 15 katlı tek blok şeklinde dizayn edilen Residence Trea’nın temelleri 26 Ekim’de atılmıştı. Sadece bir ev ya da ofis olarak değil, aynı zamanda bir yaşam merkezi olarak dizayn edilen Residence Trea, konumu ve özellikleri itibariyle de büyük bir yatırım değeri haline geliyor.

İster ofis, ister ev olarak değerlendirilebilecek 1000 metrekarelik arsa alanında 73 ayrı residence daireden oluşan ve içerisinde 1+1, 2+1 ve 3+1 dubleks tipinde konut

Modern mimarisi, gerek işlevsel ayrıntıları ve gerekse konformist yapısıyla örnek teşkil edecek Residence Trea ‘nın 2014 sonunda hizmete girmesi bekleniyor.

Bir düşünürden ulaşmıştı kulağımıza “Dünya Bir başına bir ülke olsa kesinlikle başkenti İstanbul olur” diye… Ve Düşünürün bu İstanbul hayranlığından etkilenen; çocukluğunu ve tüm yaşamını burada geçirmiş ben diyorum ki; İSTANBUL bir ülke olsa başkenti kesinlikle Kağıthane olmalıdır. Her ne kadar lale devri Kağıthanemiz için sadece tarih kitaplarına sıkışmış cümlelerden ibaret olsa da; ve hatta bir dönem lale devrini Kağıthane de yaşamak bir yana içinden lağım sularının aktığı, ortasından akan derenin yanında kirli atıklarıyla fabrikaların boy gösterdiği bir hal almış idi. Ya Şimdi !!!

Pazarcının Kış Çilesi Seyrantepe pazar esnaflarından Cevdet Kılıçlı ve Cüneyt Kılıçlı; Kağıthane Belediyesi’nden açık halk pazarının üstünün kapatılmasını talep ediyor. Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız pazar esnafı: “Kış aylarında kendi çadırlarımızı kurduğumuz halatlar ve demirler, kışın rüzgârda tehlike arz ediyor. İçinde bulunduğumuz kış aylarında Kâğıthane Belediyesinden Açık Halk Pazarı üstünün kapatılmasını talep ediyoruz” dediler. Seyrantepe Mahalle sakinlerinden Galip Ünal Pazarı dolaşırken başımıza çadır ve demirlerin düşeceği endişesiyle tedirgin oluyoruz dedi.

Hamidiye Mahallesi Halk Pazarı Üstü Yarım Kaldı Hamidiye mahallesi halk pazarı üstü demirlerle kapatılmasına rağmen, üstü kapatılmadan yarım kalmıştı. Pazar esnafı Celal Aksungur Herkesten imza toplanarak pazarın üstü kapatılmaya başlanmıştı ama proje yarım kaldı. Kağıthane Belediyesi’nden gereğinin yapılmasını rica ediyoruz dedi. Kağıthane Belediyesi Fen İşleri Müdürü Hüseyin AYRILMAK Hamidiye Mahallesi Halk Pazarı ile ilgili yeni bir proje çalışmamız var, üzerinde çalışıyoruz yakın zaman da çözüme ulaşacaktır dedi.

İşte şimdi; Kağıthane’yi hani o Fatih’in şehri İstanbul un kalbi Kağıthane yi bir de bizim penceremizden irdeleme ve gözlemleme vakti diyorum… İstanbul’un siyasi yaşamına yön veren ilçelerden olması sebebi ve her ne kadar başkent sıfatını Ankara ya kaptırmış olsa da Türkiye siyasetinin İstanbul’dan yönetiliyor olması düşüncemdendir ki Kağıthane de siyaset Türkiye siyasetinde aslında gizli bir lokomotif olmuştur. Bir çok partinin teşkilatlanmasının buradan başlamış olması, ülke siyasetine yön veren isimlerin arasından Kağıthane li siyasetçilerin her daim önemli bir nokta da olması ve nedense yükselişe geçme arzusu ile hareket eden siyasi partilerin ilk uğrak yerinin yine Kağıthane olması bu

düşüncemi perçinlemiştir. Ülke siyasetinin bir dönemine damgasını vuran Milli Görüş hareketinin başlangıç yeri olması bir yana bu harekete İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazandıran ve ardından ise hükümet olma yolunu açma adına ilk atılan adım Kağıthane Belediye Başkanlığını kazanmak olmamış mıdır? Ana muhalefet partimiz, CHP’nin şu an ki başkanı Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU; İstanbul’u kazanmak için attığı ilk adımın Kağıthane de bir mahalleye yerleşmek olması sizce bir tesadüf müydü? Peki ya hükümet kanadında bulunan Adalet ve Kalkınma Partisi yönetiminde Teşkilatlanmadan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı “Kağıthaneli” Sayın Ekrem ERDEM Bey’in yer alması bu da mı tesadüf? Bence… mi …? Bence tesadüf değil.. Peki sorun nerede? Yazı da anlatmak istediklerimiz, bam teli dediğimiz nokta neresi acaba? İşte yazımızla gelmek istediğimiz yer, anlatmak istediklerimizi size yıllardır gördüğüm bu tablo karşısında kafamda oluşan soru cümlesi ile aktarmak istiyorum…. Ülke Siyasetine Yön Veren; Lokomotif olarak görüp kendimce de kabul ettiğim bu doğru karşısında Kağıthane acaba gerçekten hak ettiği yerde mi? Ülkemize sunduğu bu katkının karşılığını gerçekten hak ettiği ölçü de alabiliyor mu acaba ? Bence !!! Ben sorgulayacağım … Ya siz !!!


SPOR

Aralık 2013

Türkiye’de amatör sporlara ne kadar destek veriliyor…

“Türkiye’de sadece amatör spor kulüplerinde değil profesyonel takımlarımızın da alt yapılara fazla destek vermediklerini görüyoruz. ”

» İsa Gümüş Öncelikle ilk yazımızda amatör sporların sadece futbol olmadığını belirtmek isterim. Amatör sporlarda çekilen sıkıntıları kulüp başkanlarına, yöneticilere, antrenörlere, amatör sporcularımıza sorsanız hep aynıdır; hiç değişmez. Aslında sizlerinde belki de bildiği fakat büyüklerimizin umursamadığı konuları sizlerle paylaşmak istiyorum. Spor denildiğinde ilk akla gelen futbol. Aslında amatör sporların bu kadar olumsuzluklara rağmen nasıl ayakta kaldıklarına şaşmamak elde değil; futbol denildiğinde ilk akla gelen tesisleşme ve alt yapı, amatör sporlarda tesisleşme ne kadar önemliyse de alt yapılaşmada

o kadar önemli. Maalesef Türkiye’de sadece amatör spor kulüplerinde değil profesyonel takımlarımızın da alt yapılara fazla destek vermediklerini görüyoruz. Bugün Türk futbolunda dahi dünya yıldızlarını yetiştirmiş spor kulüplerimiz parmakla sayılır cinsten. Bizler amatör sporlara ne kadar destek veriyoruz. Birkaç kalemde sıralayacak olursak; amatör sporlarımızın en büyük sıkıntılarının başında geliyor maddi destek imkanı. Kulüplerimizin en büyük sıkıntıları sponsor bulamamaları; her gelen başkan ve yöneticilerinin omuzlarındadır, onların çabası ve azmi spor kulüplerinin ayakta

kalmasını sağlıyor. Aslında sponsorların spor kulüplerine yaptığı maddi desteğin tamamının vergiden düştüğünü bilindiği halde destek verilmiyor.. Belediye ne kadar destek veriyor.

gerekli çalışmaların yapması

Aslında bazı kesimler bu desteğin yeterli olduğunu bazı kesimlerse bu desteğin yeterli olmadığını düşünüyor. Bizlere soracak olursanız malzeme konusunda sıkıntılarımız yok gibi gözüküyor. Ancak yeterli gelmeyebiliyor. Belediyelerimizin amatör sporlara destek vermesi konusunda daha fazla imkan sunması gerektiğini düşünüyorum. Futbol sahalarının ve salonlarının arttırılması konusunda spor bakanlığımızın

mevcut, ikisi de yolda geliyor. Tabi

gerekiyor. Tabi kendi ilçemizde Kağıthane diğer ilçelerden önde gibi gözüküyor, saha ve spor salonlarımız yeterli düzeyde, Kağıthane’mizde 29 spor kulubümüz ve 7 futbol sahamız yeterli değil. Çünkü spor denilince akla futbol geliyor. Sadece futbola gerekli destek veriliyor. Maalesef diğer branşlar üvey evlat muamelesi görüyor. Tüm branşlara gerekli desteğin verilmesini diler Hasbahçe Gazetemizin Kağıthane’ye hayırlı olmasını dilerim.

Yahya Kemal Spor Kompleksinde Son Aşamaya Gelindi Allah Kabrini nur etsin Sütçü Murat

İstanbul İl Özel İdaresi tarafından Kağıthane’de yapılması planlanan “Kağıthane Yahya Kemal Kapalı Spor Salonu”nun inşaatı hızla devam ediyor Kağıthane’de modern bir spor salonun yapımında hızla sona yaklaşılıyor. Kağıthane’nin ilk spor kompleksi olacak yatırım, Yaklaşık 12 milyon TL yatırımla hazır hale getirilmesi planlanan Kağıthane Yahya Kemal Spor Salonu, 8 bin 994 metrekare alana inşa ediliyor.

Tesiste bin 313 seyirci kapasiteli tribün, bin 625 metrekare olimpik yüzme havuzu, bin 770 metrekare basketbol sahası, voleybol sahası, futbol sahası, güreş sahası, cirit sahası, 2 fitness salonu ve modern otoparkları ile hizmete girecek.

Eski futbolculardan Sütçü lakaplı Murat Yılmaz 22 Kasım günü akşam saatlerinde geçirdiği bir kaza sonucunda hayata gözlerini yumdu. Yıldız Spor’da futbola başlayan eski futbolcu Murat YILMAZ, Sırasıyla Yıldız Spor, Karacabey, Malkara, Sanayi Spor, Bayburt spor gibi takımlarında oynadı. Sanayi Spor’un o zamanki efsane takımında oynadı ve efsane futbolcular arasına girdi. Cenazeye, Belediye Başkanı Fazlı KILIÇ, Mahalle Muhtarı Cengiz YILDIRIM, Sanayi Mah. Spor Kulübü Başkanı Faruk UÇAR, sporcu arkadaşları, kulüp idarecileri ve sevenleri katıldı.

Tanju Çolak Futbol Akademisi Kağıthane’de Açılıyor Avrupa gol kralı Tanju Çolak Futbol bilgisini ve deneyimlerini, UEFA A Diplomalı Mustafa Ertem koordinatörlüğünde 6-16 yaş arası kız-erkek çocuk ve gençler ile paylaşıyor. Tanju Çolak yaptığı açıklamada Türk sporcusu, imkan verildiğinde neler yapabileceğini tüm dünyaya kanıtlamıştır. Bizler türlü imkansızlıklar içinde bile ülkemizi tüm dünyada başarı ile temsil ettik. Modern teknik imkanlarla desteklenmiş, akademik eğitimli genç hocalarla yürütülmüş bir eğitim alan çocuklar, bu bayrağı çok daha iyi yerlere götürecektir. Bu amaçla yola çıkıyoruz ve çocuklarımıza güveniyoruz dedi.


Din ve Yaşam “Sevdiklerinizi incitmeyiniz! Bir gün gelir ki, onları ne incitmek için bulabilirsiniz, ne de kendinizi affettirmek için.”

»Muzaffer Coşkun info@ibretli.net

Kişi sevdiği ile beraberdir S evgi kelimesinde hayat veren bir sır var, Onsuz olan her işte mutlaka bir kusur var.

Nuri Kahraman

-Toprağın suya, yağmura ihtiyacı olduğu gibi, insanoğlunun da;sevgiye, saygıya, alakaya ihtiyacı vardır.

Aziz okuyucularım peygamber efendimiz (s.a.v.) açık havada sohbet ediyorlardı, ordan geçen bir sahabe vardı. İçlerinden biri: Ya Resulallah şu geçen genci (yaşantısından dolayı) çok seviyorum. Allah Resulü o halde koş ona sevdiğini söyle dedi.

-Sevdiklerinizi incitmeyiniz! Bir gün gelir ki, onları ne incitmek için bulabilirsiniz, ne de kendinizi affettirmek için.

Bizde sevdiklerimize onları önemsediğimizi hatırlatalım ve sevgimizi belli edelim. Mesela; Bir selam göndermek, bir mail atmak, bir mesaj yollamak veya bir telefon açmak iki satır mektupla veya tebrikle onları hatırlamak ve görüşmek; sizi ve sevdiklerinizi rahatlatacaktır.

-Kim yakınlarını sevip onlardan ilgi görmüyorsa, onlara karşı olan hareketlerini gözden geçirsin.

Yüce Kur’anda: “Ey ima edenler! İçinizde kim dininden dönerse, bilmiş olsun ki; Allah onun yerine öyle bir kavim getirir ki, Allah onları sever, onlarda Allah’ı sever…(Maide Suresi, Ayet:54) Diğer bir ayet-i kerime “De ki, eğer siz Allah’ı seviyorsanız hemen bana uyun ki, Allah’ta sizleri sevsin ve suçlarınızı mağfiretle örtsün, Allah gafurdur ve rahimdir.” (Ali İmran Suresi, Ayet:31) Peygamber efendimiz (s.a.v.) “Allah sevdiği kulunu, insanlara sevdirir.” – “Kişi sevdiği kişi ile beraberdir.” Buyurmuştur. Düşünürlerin ve bilgelerin sözlerinden -Cömert olursanız, insanlar sizi sever, cimri olursanız kimse sizi sevmez.

-Ancak seven, sevilmeye layıktır. Sevki sevilenlerden olasın.Sevilmek için önce biz sevmeliyiz.

-Sevmek için önce biz sevimli olmalıyız çünkü dünyaya kin değil, sevgi paylaşmak için geldik. -Din kardeşlerimize karşı sevgimiz ne kadarsa, Müslümanlığımızda o kadardır. -Gerçek sevgi, iyilik gördüğünde artmayan, kötülük gördüğünde eksilmeyendir.-Yahya bin Muaz. -Sevgi ve acıma insanlık vasfı, hiddet ve şehvetse hayvanlık vasfıdır.-Mevlana Atasözlerinden bir demet -Sevilen olamıyorsan, sevmene engel ne var sanki. -Sevgi toplumun harcıçimentosudur. -Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan. -İmanın süsü, ruhların sesi, götürür sisi Allah sevgisi. Son Söz: Nerde Sevgi orda ALLAH

Aralık 2013

Bir gençlik Bin umut İbn Abbas (r.a) Peygamberimiz (s.a.v)’in şöyle buyurduğunu rivayet ediyor: “Beş şey gelmeden evvel beş şeyi fırsat bil; ölüm gelmeden önce hayatının, hastalık gelmeden önce sağlığının, meşguliyet gelmeden önce boş vaktinin, ihtiyarlık gelmeden önce gençliğinin, fakirlik gelmeden önce zenginliğinin”.

»M.Bilal

Değerli okurlar, gençlik insan ömrüne ikram edilmiş en değerli nimetlerden biridir. Peki bizler gençliğimizin kıymetini biliyor muyuz? Gaflet içinde hayatlarımızı erteliyor ve ertelediğimiz hayatlarımızın ardından pişmanlıkla mı bakıyoruz? İbn Mesud (r.a)’dan rivayetle: “Gençlerinizin en hayırlısı, ihtiyarlar gibi ölümü düşünen, gençlik hevesatına mağlup olmayıp, gaflette boğulmayandır. İhtiyarlarınızın en kötüsü ise gaflet ve nefsin isteklerine uymada gençlere benzemek isteyen, çocukçasına nefsin isteklerine uyandır. (Taberâni, Kebir) Resulullah (s.a.v)’in sözleri ne güzel yol gösteriyor… Gençlik ve yaşlılık kendilerine göre güzellikleri, sıkıntıları olduğu gibi nihayetinde zaafları da barındırır. Hani bu aralar meşhur bir akım var “carpediem” (ânı yaşa) akımı… İnsan şuuruna gönderilmiş, doğruluğu ve yanlışlığı tartışılacak bir emir... Bir yanda ânı yaşayayım deyip arkasını düşünmeden nefsani duygularına meyledip ahir hayatını zehretme tehlikesi, diğer yanda ise yaşadığı her ânın kıymetini bilip çalışarak ve ibadetle değerlendirebilme erdemi… Peki, biz gençler bu akıma hangi pencereden bakıyoruz ya da baktırılıyoruz? İnsan aklı doğrunun ne olduğunu bilebildiği halde, nefsinin arzularına gem vurmakta zorlanır. Bilmek, uygulamaya

geçmek için yeterli değildir. İnsan doğru bildiğini sorgulamalı, zamanı geldiğinde bu doğruya göre hareket edebilmek için çaba sarfetmelidir. Ya da doğrular bir vesile ile hatırlanmalıdır. Kimi güçler nasıl bilinç altımıza virüsler göndermeye çalışıyorsa biz de bu virüslere karşı aklımıza ve kalbimize antivirüs Ermiş yüklemeliyiz. Bu antivirüs yazılımı düzenli ibadet, Kur’an sohbetlerine icabet ya da bize ölümü ve Allah’ı hatırlatacak her şey olabilir. Genç bir kardeşiniz olarak sizlere ev sohbetlerini tavsiye ederim. Haftada ya da 15 günde bir yapacağınız bu sohbetlere her hafta yeni bir kardeşinizi dahil etmeye çalışın. Bu arkadaş grubunun bir cemaatle, siyasi partiyle ya da bir sivil toplum örgütüyle bağlantılı olup olmaması önemli değildir. Bir araya gelmekten maksat, Allah kelamı konuşarak kalpleri ve dilleri cilalamaktır. İşte o zaman bilinçaltınızı hiçbir virüs işgal edemez.. Rabbim temiz kalplerinizi korur ve yaşlandığınızda bakarsınız ki arkanızda tertemiz bir gençlik bırakmışsınız. Vakti bol olan ya da gecesini gündüzüne katmak isteyen kardeşlerim, dünya görüşünüz, siyasi görüşünüz ne olursa olsun, mutlaka bir kuruluşta görev alın. Dernek, vakıf, parti vs. farketmez… Sosyal hayatınıza ve kişiliğinize çok şey kattığını göreceksiniz. Tabi ki bu çalışmalara başlamadan once mutlaka aklı başında gördüğünüz büyüklerinize danışın ki kendinizi istismar ettirmeyin. İnce eleyin sık dokuyun… Enes (ra)’dan : “Allahu Teala tevbekar genci sever.” (Ebu’ş-Şeyhiden) Bol tevbeli, bol sevaplı, bol sohbetli, bol ilimli, çalışkan, dürüst, güzel ahlaklı, tertemiz bir gençlik temennilerimle…

Allah’tan başka kimseden korkmayın! Korkunuz kalpten ve ona duyduğunuz saygıdan olsun. Saygı duyun ki onu sevmeye başlayın. Sevdikçe korkunuzun ondan değil, nefsinize uyup yaptıklarınız olduğunun farkına varın. Sevdiğinize hesap verememekten korkun! Sevdiğiniz tarafından o hesap gününde hesaba alınmamaktan, terk edilmekten korkun. Korkun ki bu dünyada onu düşünmeden geçirdiğiniz her anın sizi ona ulaştırmaktan nasıl alıkoyduğunun farkına varın. Ondan başka bir şey düşünmeyin. Çünkü ALLAH onu zikredenler ile birliktedir.

Esma Hancıoğlu

46


ED İY O R… DE VA M IZ M LA RI KA YI T

KAĞITHANE GALATASARAY FUTBOL OKULU YAVRU ASLANLAR

05-15 YAŞ ARASI ÇOCUK VE GENÇLER Hamidiye Mah Anadolu Cad. No:24 Kağıthane – İstanbul Tel : 0212 295 63 84 – 0532 343 26 79 AY-TU Spor Tesisleri (Üstü Kapalı Halısaha ) Servislerimiz Vardır..

Galatasaray Futbol Okulunda Başarılı Olan Sporcularımız Hamidiye Spor Klübünde Oynayacaktır…

HAMİDİYESPOR

FUTBOL OKULU KAYITLARIMIZ BAŞLAMIŞTIR. YARINLARIN YILDIZLARI! SİZ DE HAMİDİYE’NİN HEYECANINI YAŞAYIN.

1999 - 2006 DOĞUMLU FUTBOLCU ADAYLARI SİZLERİ FUTBOL AKADEMİMİZE BEKLİYORUZ.

AKADEMİSYEN EĞİTMENLER EŞLİĞİNDE 12 AY KESİNTİSİZ PRATİK VE TEORİK FUTBOL EĞİTİMİ ÖZEL KALECİ EĞİTİMİ - MAÇ TECRÜBESİ DENEYİMİ - SOSYAL ETKİNLİKLER KAĞITHANE HASBAHÇE SPOR TESİSLERİ

AY-TU SPOR TESİSLERİ

Hamidiye Mah Anadolu Cad. No:24 Kağıthane – İstanbul

OĞUZ TEKİN 0533 030 29 58 - ÖMER KANDEMİR 0554 565 3347


Mİ?

SULTAN SOFRASI

Tİ Ç İ AN

NİZ

ŞİFA

LI ÇORBAMIZD

PAKET SERVİS

282 83 93 0212 268 42 02 0212

Çeliktepe Mah. Kubilay Cad. No: 3 4.Leven-Kağıthane / İstanbul

Hasbahce Gazetesi Sayı:1  

Hasbahçe Gazetesi Yıl:1 Sayı:1 Kağıthane Aylık Yerel Gazete