Page 1

ATATÜRK HEYKELİNİ VE

EVİNİ NEREYE KOYACAKSINIZ? Yunus Emre Kültür Merkezi’nin yanına yapılmaya başlanan inşaata tepkiler her geçen gün büyüyor. Ataköylüler, Kızılay’ın Bakıköy’deki yöneticilerinden yukarıdaki sorunun cevabını bekliyor. İnşaat için ne dediler? (16,17,18,19,20,21,22. sayfalarda)

?

Sürekli, Etkili, Ýlkeli.

25

Ya þ ý n d a SAYI: 272

Bakýrköy’de

1

Numara

?

BİR BAKIRKÖY MASALI

ATAKÖY TEMMUZ 2017

FİYAT: 2

http://www.atakoygazete.com.tr

DANIŞTAY İTİRAZI REDDETTİ Danıştay, Ataköy sahilinde bulunan Baruthane harabelerinin TOKİ’nin yaptığı satış ihalesinin iptali yönündeki mahkeme kararına itirazı değerlendirerek TOKİ’nin itirazını reddetti. Danıştay mahkeme kararını onadı. Böylece TOKİ ihalesinin iptali kesinleşti. Davayı Ataköy 2. Kısım sakinlerinden Kemalettin DOĞAN açmıştı. Satış iptal edildi ama aşağıdaki fotoğtaflarda da görüldüğü gibi ağaçlar kesildi, tarihi eserler kaderine terk edildi. ( Yazısı 14. sayfada )

Göksenin İLERİ Halk Bilimci

Tarihin taa içinden fırlamış gelmiş bir millet olarak, Tarihin taa ortasına her şeyi yapmış millet olmayı başardık. Tarihi eserlerimiz, Surlarımız, hamamlarımız, Sarnıçların, Çeşmelerimiz, imaretlerimiz, Kervansaraylarım ız, Konaklarımız, Villalarımız, güncel önemini yitirdikçe gözden de ilgiden de uzak kalıyor. Gözden ırak gönülden de ırak olunca gelecek nesillere bırakacak miras da kalmıyor. (Sayfa13.‘de)

BAKIRKÖY’DE RAMAZAN COŞKUSU

Kemalettin DOĞAN

BAKIRKÖY CUMHURİYET BAŞSAVCI VEKİLİ UYAR’DAN ÖRNEK ÇALIŞMALAR Bakırköy Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mustafa Hakan Uyar’ın başarılı çalışmaları örnek olmaya devam ediyor. Avrupa yakasında bulunan cezaevlerinden sorumlu Başsavcı Vekili olan Uyar, tutuklu ve mahkumların sosyal hayata katılması, kendilerini geliştirmesi ve ortaya çıkardıkları ürünlerle devlet bütçesine katkıda bulunması amacıyla pek çok çalışma gerçekleştiriyor. ( Yazısı 5. ve 9. sayfalarda )

Bakırköy’de bulunan resmi kurum ve kuruluşlar, dernekler Ramazan ayı boyunca çeşitli yerlerde iftar yemekleri düzenleyerek, Bakırköylülerle buluştu. Ramazan’ın ilk iftar yemeğini Bakırköy Kaymakamlığı, Şehit ve Gazi Aileleri onuruna, Bakırköy Botanik Park’ta verdi. Ay boyunca Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü, Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği, Türk Kadınlar Birliği ve Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği, TAMAŞ Wolkswagen de çeşitli yerlerde verdiği iftar yemeklerinde, birlik ve beraberlik mesajları verirken, Ramazan’ın bereketini Bakırköylülerle paylaştı. Ayrıca Bakırköy Belediyesi de, her mahallede ayrı günlerde sokak iftarları ( Sayfa 15 ) düzenledi.

Muhabirimiz

Ömer Faruk MAKİNA tahsili nedeniyle bir süre yurtdışında olacaktır. Haber kaynaklarımıza duyururuz.


3

ERMENİ KIYAFETLERİ DEFİLESİ GÖZ KAMAŞTIRDI

AYIN YAZISI

YASAL HAKLARI KULLANMAK

Geleneksel Ermeni Kıyafetleri Defilesi ve Dans etkinliği, Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde izleyicilerin beğenisine sunuldu. Julia Mutlu’nun koleksiyonundan seçilen kıyafetler ve objelerin büyük ilgi gördüğü etkinliğe Bakırköylülerin ilgisi büyük oldu. Julıa Mutlu’nun geçtiğimiz yıl Ermenistan’da da sergilenen ve büyük ilgi gören koleksiyonu bu kez Bakırköylülerin beğenisine sunuldu. İlgiden dolayı çok memnun olduğunu belirten Mutlu, Ermenistan’da geçirdikleri bir haftanın kendileri için çok güzel geçtiğini ifade etti. Julia Mutlu ve ekibi, defilenin kalıcı olmasını, tekrarlanmasını istediklerini belirtirken, önce farklı ülkelerden gelen defile davetlerini değerlendirmek amacında olduklarını dile getirdi. Görüşmelerin sürdüğünü belirten Mutlu; “Kıyafetlerimin kalıcı olarak sergilenmesi için Ermenistan’dan teklif geldi. Başka ülkelerde de sergiledikten sonra Ermenistan’a bir müzeye verebilirim.” şeklinde konuştu.

Her yurttaş sadece kişisel sorunları ile değil toplumsal konular ile ilgili yasal haklarını kullanmalı. Yıllardır bunu savunuyoruz. Özellikle toplumsal olaylarda toplum hakkını demokratik kitle örgütlerinden beklememek gerekir. Kişiler de toplumu ilgilendiren konulara sahip çıkarak yasaların verdiği Özcan Atamer hakları kullanmalıdır. Ataköy sahilinde Baruthane Harabeleri’nin bulunduğu arsa buna en güzel örnek. TOKİ burasını 49 yıllığına veriyor. Alan firma inşaata başlıyor. Ataköy’de oturan Kemalettin DOĞAN İdare Mahkemesi’nde kişisel davayı açıyor. Mahkeme sözleşmeyi iptal ediyor. TOKİ itiraz ediyor. Mahkeme itirazı reddediyor. Bu kez, TOKİ Danıştaya itiraz ediyor ve Danıştay son noktayı mahkeme kararını onaylayarak koyuyor. Sonuçta DOĞAN sayesinde sahilde Baruthane Harabeleri’nin bulunduğu arazi kurtuluyor. Şimdi yapılması gereken belli, ihaleyi alan firma mahkeme kararlarını beklemeden fotoğraflarda da gördüğünüz gibi yeşil dokuyu ortadan kaldırdı ise gerekeni yapmalı, arsayı aldığı gibi eski haline getirmelidir. Belediyemizin ilk işi bu olmalıdır. Bizler de bu konuda gerekirse çok sayıda dava açmalıyız. Bu arada aynı durum Ataköy 9. Kısım’da Yunus Emre Kültür Merkezi yanında başlatılan inşaat ile ilgili. Bu arsayı TOKİ ihaleye çıkartınca Bakırköy Belediyesi’ni ihaleye sokmamışlardı. Bunun üzerine Bakırköy Belediyesi dava açtı. Dava halen devam ederken Belediye projeyi onaylayarak ruhsat verdi. Dava açan aynı belediye, sonucu beklemeden ruhsat veren aynı belediye. Bu nasıl iş diyeceksiniz. İşte böyle bir iş(!). Şu anda belediyenin yapması gereken en azından mahkeme sonuçlanıncaya kadar inşai faaliyeti durdurmak. Mahkeme belediyenin lehine sonuçlanırsa ne duruma düşeceklerini kendileri düşünmelidir. Bu arada yapılan yasadışı işleri bizler yazdıkça veya bazı Demokratik Kitle Örgütleri konuların üzerine gittikçe birilerinin gözünde muhalefet yapan kişiler olarak görünüyoruz. Yapılan iş muhalefet değil yasaların uygulanmasını istemektir. Böyle düşünenlere çanak tutan Bakırköylü olarak geçinen ama her olumsuz taşın altından çıkan kendini bilmezler hakkında aslında söyleyecek çok söz var. Günü geldiğinde onlarla ilgili de söyleyeceklerimizi çekinmeden söyleyeceğimizden emin olmanızı isterim. Özellikle siyasi meftalar günü geldiğinde sokağa çıkamaz hale geleceklerini akıllarından çıkarmasınlar.

TEOG BİRİNCİSİ CAROUSEL’DE Show TV'nin beğenilerek izlenen "Zahide Yetiş'le Hayata Yetiş" program yapımcısı Zahide Yetiş, Türkiye TEOG birincisi Habip Bitkin’i Carousel Alışveriş Merkezi’nde ağırladı. Hayatında hiç sinemaya gitmemiş olan Habip, sinema deneyimini Carousel Cinemapink'de yaşadı. Tunceli Çemişkezek Köyü’nde çobanlık yapan Habip, fırsat bulduğu aralarda test çözerek sınava hazırlandığını ifade ederken, ileride Biyoteknoloji Mühendisi veya Genetik Mühendisi olmak istediğini söyledi. Habip, Carousel'i çok beğendiğini ve eğlenceli bir gün geçirdiğini dile getirdi.

Bakırköy’de öyle şeyler oluyor ki dudaklarınız uçuklar. Yapılanları hep birlikte görüyoruz. Yapanlar yaptıklarının yanlarında kalacağını zannediyorlar. Ama durum hiç de öyle değil. Özellikle bizi yönetenler attıkları adımlara dikkat etsinler. Gün gelir hukuk onların da yakalarına yapışır ve gerekli cezayı verir. Topluma karşı yapılan yasadışı uygulamalar sonsuza kadar saklanamaz... Bir süredir okuyucularımızdan Bakırköyspor Vakfı ile ilgili sorular alıyoruz. Bakırköyspor Vakfı’nın bulunduğu yere hastane ve okul yapılacakmış. Bu duyumları uzun süredir biz de alıyoruz. Bakırköyspor Vakfı’na kalıcı gelir elde etmek için Vakıf yönetiminin çalışma yaptığını hatta proje çalışmalarının da yaptırıldığı söylentileri dillendiriliyor. Şimdilik Belediye başkanının karşı çıktığıda söyleniyor. Diyelim ki bu çalışmalar yapılıyor. Bakırköy’de hastane ve okula ihtiyaç mı var? Tabii ki yok. Bu arada bunu dillendirenler tren yolunun sağı ve solunda 15’er metrenin emniyet şeridi olduğunu, inşaat yapılamayacağını bilmiyorlar mı? Bilmiyorlarsa kendilerine biz hatırlatmış olalım... Tüm okuyucularımızın her şeyin gönüllerince olması dileklerimle tatilden sonra görüşmek üzere...

Her yıl olduğu gibi bu yıl da gazetemizi bir sayı yayınlamama hakkımızı Ağustos ayında kullanacağız. Eylül ayında görüşmek üzere... Her şey gönlünüzce olsun. e-mail: ozcanatamer@atakoygazete.com.tr


HERKES İÇİN, BAZILARINA ÖZEL 99 EŞSİZ DAİRE.

marinaparkatakoy.com 0212 560 42 70 Dahili: 400-401-402


5

BAKIRKÖY CUMHURİYET BAŞSAVCI VEKİLİ UYAR’DAN ÖRNEK ÇALIŞMALAR Bakırköy Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mustafa Hakan Uyar’ın başarılı çalışmaları örnek olmaya devam ediyor. Avrupa yakasında bulunan cezaevlerinden sorumlu Başsavcı Vekili olan Uyar, tutuklu ve mahkumların sosyal hayata katılması, kendilerini geliştirmesi ve ortaya çıkardıkları ürünlerle devlet bütçesine katkıda bulunması amacıyla pek çok çalışma gerçekleştiriyor. Çalışmaları hem hukuk camiası, hem de vatandaşlar tarafından beğeniyle karşılanan Uyar, gazetemize konuşarak hem kendisi, hem de gerçekleştirilen çalışmalar ile ilgili bilgiler verdi.

DEVLET BÜTÇESİNE 856 MİLYON LİRA KATKI Mustafa Hakan Uyar, sorumlu olduğu cezaevlerinde tutuklu ve mahkumların kendilerini geliştirirken, devlet bütçesine de katkıda bulunmaları için teşvik edici çalışmalar sürdürüyor. Bu amaçla cezaevlerinde kurduğu atölyelerden elde edilen ürünlerle devlet bütçesine her yıl 856 milyon lira kazandırıyor. Hedefinin devlet bütçesine 1 milyon liralık katkıya ulaşmak olduğunu ifade eden Uyar, cezaevlerini de sıklıkla ziyaret ederek tutuklu ve mahkumların sorunlarıyla yakından ilgileniyor. Cezaevlerinde gerçekleştirilen çalışmalarla ilgili bilgi veren Uyar, daha önce pek çok tiyatro, konser gibi sosyal etkinlik gerçekleştirdiklerini ve aynı zamanda mantar atölyesi, ekmek atölyesi gibi uygulamalarla tutuklu ve mahkumların kendilerini geliştirmelerine fırsat tanındığını ifade ediyor. Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan anaokulu ve çocuklarla da yakından ilgilenen Uyar, burada da yılbaşı, kadınlar günü, anneler günü gibi özel günlerde düzenlediği programlarla, tutuklu ve mahkum kadınlara moral oluyor.


7

Turizmin Kalite Belgesi Mavi Bayraklar Arttı

ATAKÖY MARİNA'DA MAVİ BAYRAK TÖRENİ

Ülkemizde, TÜRÇEV (Türkiye Çevre Eğitim Vakfı) tarafından organize edilen Mavi Bayrak Töreni'nde, yaptıkları çevre eğitim etkinlikleri nedeniyle Didim Belediyesi, Muratpaşa Belediyesi, Samsun Büyükşehir Belediyesi, Güral Premier Hotels and Resorts, D-Resort Grand Azur, La Blanche Resort, D-Marin Göcek ile Bodrum Milta Marina'ya da ödül verildi. 2017 yılında ülkemizde otel, marina ve yatlarda dalgalanacak Mavi Bayraklı tesisler, Ataköy Marina'nın ev sahipliğinde mavi bayraklarını aldılar. TÜRÇEV tarafından organize edilen törende tüm Mavi Bayrak alan tesisler adına göndere Mavi Bayrak çekildi. Törene eski Turizm Bakanı Abdülkadir Ateş, eski Vali ve Anayasa Mahkemesi eski üyesi Lütfi Fikret Tuncel, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Deniz ve Kıyı Yönetimi Dairesi Başkanı Murat Turan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇED, İzin ve Denetim Dairesi Başkanı İbrahim Özdemir, Bakırköy Kaymakamı Adem Öztürk, TÜROB Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Faik Öztunç, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Yardımcısı Yusuf Batur katıldı. Mavi Bayrak Programı’nın uluslararası alanda Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı (FEE) koordinasyonunda, Dünyada 46 ülkede uygulandığını belirten TÜRÇEV başkanı Rıza Tevfik Epikmen; ''Turizmin kalite

belgesi olan mavi bayraklı tesisler bu yıl da arttı. Vakıf olarak hedefimiz sürekli ileri gitmek.'' diyerek şunları söyledi; ''Mavi Bayrak ödülüne sahip olan plajın, deniz suyunun temizliği, plaj işletmecilerinin çevreye olan duyarlılığı, plajı kullananların güvenliği, plaja ilişkin donanımın eksiksiz olduğu, belgelenmiş ve garanti altına alınmıştır. Daha da önemlisi, bu garanti uluslararası alanda da onaylanmaktadır. Bu nedenle tatil programı yapan yerli ve yabancı turistler, öncelikle Mavi Bayrak ödüllü plajı olan tesisleri tercih etmektedirler. Bunun için Türkiye, Mavi Bayrak ile uluslararası turizm pazarında önemli bir avantaja sahip olmaktadır.'' Törene ev sahipliği yapan Ataköy Marina ve Yat İşletmeleri Genel Müdürü Süheyl Demirtaş 'Ataköy Marina’nın 22 yıldır Mavi Bayrak Ödülü’ne hak kazandığını ve bununla gurur duyduklarını belirtti. Marinaların ülkemize önemli bir döviz kaynağı olduğunu belirten Demirtaş, törene katılan konuklara teşekkür etti. 2016 yılında ülkemizde 444 plaj, 21 marina ve 12 yatta Mavi Bayrak dalgalanırken, bu sayı 2017 yılında 454 plaj, 22 marina ve 13 yata ulaştı. 2017 yılında plaj bazında ülkemiz 578 plajı bulunan İspanya ve 486 plajı bulunan Yunanistan’dan sonra 3. sırada yer almaktadır.


9

BAKIRKÖY CUMHURİYET BAŞSAVCI VEKİLİ UYAR’DAN ÖRNEK ÇALIŞMALAR

MUSTAFA HAKAN UYAR KİMDİR? 26 Ağustos 1968 yılında Kırıkkale’de doğan Mustafa Hakan Uyar, evli ve bir çocuk babasıdır. 1990 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olan Uyar, ayrıca 3 ön lisans ve 1 lisans diplomasına daha sahip. Kariyer hedefini, “Kapısında kimsenin beklemeyeceği, herkesin kendisini rahat ifade edebileceği bir çalışma ortamında, milletin ve Cumhuriyet’in değerlerine sahip çıkan, bugüne kadar olduğu gibi Türk adaletine hizmet etmek” cümleleriyle tanımlayan Uyar’ın ayrıca“Gölge” isminde bir şiir kitabı,“Kürsüden Mutfağa” adlı bir yemek kitabı ve Adana F Tipi Cezaevlerinde bulunan mahkumların aile yapıları ve etkilerini kaleme aldığı bir araştırma kitabı bulunuyor. Adalet Dergisi’nde düzenli olarak makaleleri yayınlanan Uyar, aşçılık, spor ve kitap okumak gibi aktivelerini hiçbir zaman aksatmadığını ifade ediyor. Adalet Bakanlığı’ndan dört kez teşekkür belgesi alan Uyar, 2003 Yılında Strazbourg’da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesini, Türkiye’yi temsilen ziyaret etmiştir. Meslek hayatına 1993 yılında Bolu Dörtdivan’da hâkim olarak başlayan Uyar, sırasıyla Malatya Darende, Zonguldak Devrek Savcılığı, Afyon Sandıklı Başsavcılığı, Adana Cezaevleri Savcılığı, Adana Denetimli Serbestlik Kurul Başkanlığı, Küçükçekmece Kaçakçılık, Mali Suçlar ve Bankacılık Savcılığı, Küçükçekmece Terör, Organize Suçlar, Kaçakçılık ve Mali Suçlar Savcılığı yaptı. Uyar, halen Avrupa yakasında bulunan cezaevlerinden sorumlu Bakırköy Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği görevini sürdürüyor.

HEM ENGELLİLERE TERAPİ, HEM ÖĞRENCİLERE DERS Haliç Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü öğrencileri, eğitimlerine destek amacıyla Atatürk Spor ve Yaşam Köyü’nde bulunan hidroterapi havuzunda özel ders işliyor. Öğrenciler, Bakırköy Belediyesi Engelli Rehabilitasyon Merkezi’nde psikolojik destek hizmeti veren aynı zamanda Haliç Üniversitesi Öğretim Görevlisi olan Kemal Koçak gözetiminde gruplar halinde hidroterapi havuzunu ziyaret edip, pratik eğitim olanağı elde ediyor. Bakırköy Hidroterapi Merkezi’nin sadece Bakırköylülere değil, İstanbul’un diğer ilçelerinden gelen engelli bireylere de hizmet verdiğini belirten Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu da gelecekte fizyoterapiyi meslek edinecek ve bu hizmeti yerine getirecek öğrencilerin pratik edinmeleri için öğrencilere ev sahipliği yapmaktan dolayı duyduğu

memnuniyeti dile getirdi. Hidroterapi Havuzunda geçirilecek bir ders saatinin öğrenciler için büyük

bir tecrübe olacağını ifade eden Kerimoğlu, “Geleceğin fizyoterapistlerine meslekte onları neleri beklediğini yerinde görmelerinin onlar için önemli olduğunu düşünüyorum. Eğer öğrencilerimiz gelecekte hidroterapi tedavisini seçmek isterlerse bu tedaviye ihtiyacı olan insanların onlara olan istek ve memnuniyetlerini burada, yerinde görmelerini istedik. Bu merkezde sıcak suyun kaldırma ve direnme gücünü kullanarak uygulanan tedavinin etkileri çok olumlu oluyor. Tedaviye cevap daha kısa sürede alınıyor. Bu da mesleklerini daha başarılı ve canı gönülden yapmanızın önünü açıyor.” diye konuştu. Kerimoğlu ayrıca, derslerin ve merkezde yürütülen çalışmaların devam edeceğini, çok etkin olmayan bu sağlık hizmetinin yaygınlaştırılması için çaba sarf edeceklerini belirtti.


10 Çok değerli okuyucularım, son yazımda sizlerin görüşlerine sunduğum yumurtlayan tavuk misalindeki verimli ve ülkenin ihtiyacı olan kurumlarımızın özelleştirilmesi, satılması konusunun devamını bu yazımda sizlerle paylaşacağım. Yine sürekli yağmalarcasına insafsızca devam edilen doğanın, değerli alanların, ormanların, kıyıların gasp edilmesini, yok edilmesini geçen yazılarıma ek olarak sunacağım. Daha sonra insan hizmetinde en yakın görevleri bulunan belediyeler ve asıl hizmetlerinin ne olduğunu ve ayrıca içinde yaşadığımız, bizi yakından ilgilendiren Bakırköylülerin hizmetinde görev alan “BAKIRKÖY BELEDİYEMİZİN” çalışmalarını ve gözlemlerimi sizlere anlatmak istiyorum.

N I IN M A Ş A Y İÇ İ N D E N

ELDEN ÇIKARDIĞIMIZ, YABANCILARA VERİLEN ÖNEMLİ KURUMLARIN DEVAMI: Geçen yazımda sizlerle paylaştığım özelleştirilen, yabancılara satılan değerli sanayi kuruluşlarımızın devamını burada tekrar ortaya koyup Türkiye’mizin ekonomisinin fotoğrafını çekmiş olacağız. Yabancılara satılmış üç büyük demir çelik fabrikalarımızın dışında tarım sektöründe ve Türkiye’yi ziraatıyla beslemekte olan bazı kurumlara da göz atacağız. 1887’de kurulan Fikret TORAMAN Komili; 1914’te kurulan Madra, 1953’te kurulan Kırlangıç Zeytinyağı Fabrikaları 2017’den itibaren EKONOMİNİN CAN DAMARLARININ Hollandalı şirketlere geçmiştir.

Ataköy Sahili’nde devam eden, mahkeme kararına rağmen durdurulamayan rezaletini Bakırköy için endişe verici olarak karşımızda durmaktadır.

*** BELEDİYECİLİK VE BAKIRKÖY BELEDİYEMİZ

Değerli Bakırköylüler, çevre sorunlarında zaman zaman belediyelerimizin de ihmali bulunduğu bir gerçektir. Aslında alınan mahkeme kararlarını onların takip etmeleri, sonuca ulaşmaları bir görevdir. Belediyeler bölgede yaşayan insanlarımızın önemli güncel ihtiyaç ve sorunlarını taşıyabileceği en yakın ve kendileri tarafından seçilmiş bir kuruluştur. Belediye Başkanı ve ekibine halkın sorunlarını iletecek ve çözümüne yardım edecek olanlar da yine halk tarafından seçilen meclis üyeleri ve parti görevlileridir. Bu arada belediyenin her ne kadar kültür, sosyal, sanat konularında faaliyet göstermesi gerekmesine rağmen halkın her gün yaşadığı ekonomi esnafla olan ilişkileri, su, elektrik, yol, kanal, temizlik ve sağlık konusunda ortaya çıkan sorunlarını mutlaka belediyeyle birlikte çözmek durumundadır.

***

Belediye Başkanı başta olmak üzere, bünyesinde mevcut tüm birimlerin ve daire başkanlarının bu sistem içinde beraberce çalışarak gidermeleri belediyecilikte esastır. Eski bir belediyeci ve İstanbul SATIŞLARI, Büyükşehir Belediyesi’nde görev ÇEVRE VURGUNUNA DEVAM, *** almış biri olarak, sizlerle bu önemli Ay Çiçeği, Salat, Tur yağı, Koza ile BELEDİYECİLİK; BAKIRKÖY BELEDİYEMİZİN PERFORMANSI konuyu paylaşmak istiyorum. Belediye Başkanı tek başına her türlü Vadi Nebati Yağları artık Amerikan soruna çözüm getiremez, uğraşamaz, mülküdür. Yudum, Suudi Değerli okurlarım, değerli bir ülkenin vakit bulamaz. O nedenle halka hizmetin esası Arabistanlıların, Oruçoğlu Yağları Birleşik Arap uluslararası ekonomi değeri ve siyasi konumu meclis çalışmaları doğrultusunda birim başlarının Emirlikleri malıdır. Şimdi burada hemen günsosyal politikaların ve milli varlık gücüyle ancak halletmesi gerekmektedir. Onlar, mahallelerde, demde olan Araplarla kanka olduğumuzu ve ön sıralara çıkabilir. Biz ise neyimiz varsa sattık, sokak aralarında tespit ettikleri sorunları ilgili neden zeytin ağaçlarımızın katledilmek istendiği, savurduk, özelleştirdik. Dolayısıyla yakında yerlere ulaştırarak çözmeleri esastır. tarım işçilerinin, çiftçilerin neden perişan “DONSUZ KALMANIN YOLLARINI” açmış olduk. Ben bu konuda kişisel duyarlılık ve belediyecilik olduklarını anlatmak için sizlerle paylaşıyorum. Aslında yukarıda sizlerle paylaştığım bu kıymetli anlayışı içerisinde yaşadığım bölgede yukarıda Ayrıca, özellikle bu kankalık içinde bulunan mülk ve sanayi tesislerimizin dışında daha satışa bahsettiğimiz tüm konuları tespit ettiğimde ilgili “NEDEN KATAR’A” sahip çıkıldığını, Suriye’de girmiş, elden çıkmış o kadar büyük – küçük yerlere iletmekten şikayetçi olan vatandaşların verilen yüzlerce şehitlere rağmen Katar’a son işletmelerimiz var ki; bunları size anlatabilmem isteklerini halletmekten zevk duyan birisiyim. gönderilme kararı alınan 5000 Anadolu gencinin için önünüze yüzlerce sahifeler koymam gerekBakırköy Belediye’mizin Başkan ve meclis ne anlama geldiğini vurgulamak için yazıyorum. mektedir. üyelerinin çok az kısmının yerli, diğerlerinin Ayrıca Türk vatandaşlarının randevu *** dışarıdan transfer olması beni her zaman rahatsız kuyruklarında can çekiştiği bir ortamda 4 milyBu çok verimli mülklerin dışında şimdi de yeni bir etmiştir. Bunu her zaman söyledim, görüşümde ona yakın Suriyeliye bedava sağlık hizmeti, moda olarak Kurtuluş Savaşı’ndaki çarıklı, çıplak, devam ediyorum. Şu anda güncel ama halkımızın maaş, aş, iş sunulduğu, üstelik vatandaşlık yoksul halkımızın canıyla, kanıyla kurtarılmış ve önemli sorunlarıyla ilgilenecek seçildikleri onlara da bir hediye olarak verildiğini, bunun yoğrulmuş topraklarımızın satılması sırası mahalleye bile uğramayan, sorunları görmeyen, yanında önce kendi vatandaşlarımızın gelmiştir. esnaf ile iletişim kuramayan bir belediye, başkan sorunlarının bitmesini anlatmak için yazıyorum. Tarım bakanlığı 24 ülkeden 89 yabancının ve meclis üyeleriyle karşı karşıyayız. Bu cümleden *** ekonomisi zirvede olan illerden toplam şimdilik alarak ben çevreci ve duyarlı kişiliğimle TEKEL sigara ve içki fabrikaları, İstanbul Hilton, 2159 dekar verimli tarım alanları, yani “TÜRK yaşadığım Yeşilköy Mahallesi’nde halkın talebi Mersin, Zeytinburnu, Tekirdağ, Bandırma, Samsun, TOPRAĞININ” yabancıya satıldığını açıklamıştır. olan bazı sorunları ve adreslerini bizzat Sayın Trabzon limanlarının yabancılara satılmasına isyan Hayırlı olsun. Başkan’ımıza yazılı olarak takdim ettim ama çok ediyor, bütün bu devir ve satışların, *** üzüntülü olarak, o sorunların hiçbirinin şu anda özelleştirmelerin ülkemizde %12’lere varan işsizliği Bitmedi sevgili dostlarım, bitmedi. Sahiller, ormanbitirilmediğini de her gün görüyorum ve meydana getirdiği için yazıyorum. Finansbank, lar, yeşil alanlar tek tek yok oluyor, elden çıkıyor. kahroluyorum. Bu cümleden olarak çok değerli Oyak Bank, Denizbank, TEB, Yapı Kredi ve Garanti Bir de onlara bakalım. Ülkemiz genelinde başkanımıza eski bir partili ve belediyeci, sade Bankası’nın satışlarını duyurmak istiyorum sizlere. Çanakkale “Butik Assos” (koruma alanı) ortasına vatandaş olarak bir şey önermek istiyorum. RanÇAYKUR, BOTAŞ, Türk Telekom, Halkbank, Ziraat bir otel, Trabzon Sürmene’de, denize sıfır “Çambur devularda bir disiplin ve sadakat, yapılamayacak Bankası’ndan sonra Bodrum, Kemer, Selçuk ve Parkı” Katar Emiri’ne tahsis edilmektedir. konularda söz vermemek, söz verince de mutlaka Kuşadası yörelerinde 2 milyon metrekarelik kupon Gördünüz mü dostlar, yine Katar. Bilmem, anlatayapmak alışkanlığında olmak ve bu bir prensip değerli arazilerin meşhur arpalık yandaş fonuna biliyor muyum? Takdirinize sunuyorum. olarak kendisinde bulunmaktır. Dost acı söyler, devredildiği için, yani koskoca Türkiye’mizin nasıl *** kimse darılmasın. Ben sadece 50 yıldır partimize fukaralığa doğru koştuğunu vurgulamak için ve çevremize hizmet veren kişilerdenim. Kimseye Antalya’da yasaklara rağmen Manavgat’ta HESanlatıyorum bunları. kefaret borcumuz, alacağımız yoktur. Lütfen ’ler, Ayvalık Kozak Yaylası’nda taş ocakları ve *** yanlış anlaşılmasın. Devamını gelecek yazıda Bakırköy’ümüzün nadir yeşil alanı Akıl Hastanesi ÇEVRE KATLİAMI – DEĞERLİ GAYRİMENKUL sunmak üzere, hepinize sağlık ve mutluluklar içindeki yüz yıllık çamların kesilerek imara YAĞMACILIĞI: dilerim. açılmasını ve her zaman söylediğimiz gibi,

Bakırköy’de geleneksel Türk süsleme sanatını yaşatan önemli merkezlerden Şeker Sanat Evi işbirliğiyle Bakırköy’de düzenlenen hat, tezhip ve minyatür kursuna katılan kursiyerlerin çalışmalarının bulunduğu “Hayalimdi” isimli sergi Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi Çetin Emeç Sergi Salonu'nda sergilendi. Serginin açılış törenine Şeker Sanat Evi kurucusu Sabriye Şeker’in yanı sıra Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu da katıldı. Sergi, sanat-

“HAYALİMDİ” SERGİSİ BÜYÜK BEĞENİ TOPLADI

severlerin büyük beğenisini topladı. Açılışta bir konuşma yapan Bülent Kerimoğlu, Bakırköy’ü kültür sanat hayatının başkenti yapma iddialarının olduğunu belirterek, “Hat, tezhip ve minyatür kurslarımıza katılarak sergide yer alan son derece güzel eserleri ortaya çıkaran kursiyerlerimize, nakkaşlığı günümüze taşıyan değerli eğitmenlerimize ve bu çalışmaların gerçekleşmesinden emeği geçen herkese içtenlikle teşekkür ederim.” diye konuştu.


11

BAKIRKÖY BELEDİYE MECLİSİ’NE AKP’DEN 4 SORU ÖNERGESİ 1

KONU: Bilişim Kültür ve Araştırma Derneği (BEKAD) Hakkındadır

Kısaca BEKAD, Bilişim Kültür ve Araştırma Derneği ile Bakırköy Belediyesi arasında çeşitli defalar danışmanlık ve hizmet BAKIRKÖY BELEDİYESİ MECLİS BAŞKANLIĞI’NA, SAYI: AKP 2017/06/03 KONU: Osmaniye Mahallesi’nde Muhtarlık Karşısında Bulunan Park – Yeşil Alan Hakkındadır

2

alımları gerçekleştirildiği bilinmektedir. PYD/FETÖ bağlantılı olduğu iddia edilen iş bu firma ile ilgili belediyemiz tarafından alınan danışmanlık ve her türlü hizmet alımı ile ilgili olarak sözleşmeler ve

kesilen faturaların tam listesinin bir örneğinin hazırlanarak tarafımıza verilmesini, konu ile ilgili olarak 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu madde 11 ve yönetmelik madde 20 gereği bilgilendirilmemiz gereğini arz ve talep ederiz. Saygılarımızla,

ve park bakımının yapılacağı hususunda 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu madde 11 ve

yönetmelik madde 20 gereği bilgilendirilmemiz gereğini arz ve talep ederiz. Saygılarımızla,

4 – Aslında tamamı çocuk park alanı olması gereken yerde şu an çocuk park alanına tahsis edilen alan ne kadardır? Konu ile ilgili olarak izin ve sözleşme evraklarının birer örneğinin tarafımıza verilmesi ve 4982 sayılı

Bilgi Edinme Hakkı Kanunu madde 11 ve yönetmelik madde 20 gereği bilgilendirilmemiz gereğini arz ve talep ederiz. Saygılarımızla, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu Meclis Üyeleri

Osmaniye Mahalle Muhtarlığı karşısında bulunan park alanında mevcut hali kullanımına tahsis edilmiş olan spor aletlerinin tamamı sökülmüştür. Uzun süredir yenilenmemiştir. Ayrıca park bakımsız bir halde bırakılmıştır. Osmaniye Mahallesi sakinlerinin aletlerin sökülmesi ve parkın bakımsız bırakılması ile ilgili şikayetler gelmektedir. Söz konusu parktan spor aletlerinin sökülme sebebi nedir? Yenilenme söz konusu ise ne zaman yenileneceği BAKIRKÖY BELEDİYESİ MECLİS BAŞKANLIĞI’NA, SAYI: AKP 2017/06/02 KONU: İncirli Caddesi üzerinde bulunan Beşir Göğüş Parkı hakkındadır İncirli Caddesi üzerinde bulunan Beşir Göğüş Parkı olarak bilinen alanda yeni bir inşaat yapılmaktadır. Söz konusu inşaat ile ilgili olarak, 1 – İnşaat hangi amaçla yapılmaktadır? 2 – Söz konusu inşaat izin bedeli ve/veya kira sözleşmesi koşulları nelerdir? 3 – Çocuk parkı ve yeşil alan olarak tahsis edilmesi gereken iş bu yerde park alan tahsisi ne kadar olacaktır? Konu ile ilgili olarak sözleşme ve izin evraklarının birer örneğinin tarafımıza verilmesi ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu madde 11 ve yönetmelik madde 20 gereği bilgilendirilmemiz gereğini arz ve talep ederiz. Saygılarımızla, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu Meclis Üyeleri

3

BAKIRKÖY BELEDİYESİ MECLİS BAŞKANLIĞI’NA, SAYI: AKP 2017/06/01 KONU: Kartaltepe Mahallesi’nde bulunan Hadiqa isimli kafe hakkındadır Kartaltepe Mahallesi, eski Lavanta Kafe olarak bilinen, büfenin de bulunduğu çocuk park alanı belediye tarafından tekrar düzenlenmiştir. Ancak mevcut planlarda çocuk park alanı olan bu bölgede Hadiqa Kafe isimli yeni bir işletme açılmış olup, çocuk park alanı öncekinin aksine küçülmüş, tamamen söz konusu işletmenin bahçesi haline getirilmiştir. Söz konusu işletme ile ilgili olarak, 1 – Belediye tarafından verilen ruhsat kaç metrekareye ilişkindir? 2 – Söz konusu işletme ruhsat bedeli ve/veya kira sözleşmesi koşulları nelerdir? 3 – Ne kadar süre ile kiraya verilmiştir?

4

Ataköylüler soruyor;

BU BİNA KİMİN? Yasalar çok açık. Yeşil alana inşaat yapılamaz. Ancak Ataköy 9. Kısım’da bulunan Eski Dostlar Parkı’nın içine yandaki bina yapıldı. Okuyucularımız soruyor; “Bu bina kime ait? Parkın içine böyle bir bina yapılırken kimse görmedi mi? Yetkililer sorularımızı yanıtlamıyor. Gazeteniz aracılıgıyla sorularımızın cevabını bekliyoruz.” Bizde yetkililere soruyoruz aldığımız duyumlara göre bu bina (MAREV ) Mardinliler Vakfına mı ait? Bu binanın buraya yapılabilmesi için hangi yasaya göre izin verildi? Bu bina yapılırken bu bölgeye bakan sorumlu bölge mühendisiniz görmedi mi?

YEŞİL ALANA BU BİNA NASIL YAPILDI?


12 Değerli okurlar, Sevgili Bakırköylüler

Siz belediye yönetimi bir faaliyet raporu hazırlayıp getireceksiniz ve bu faaliyet raporunda işlediğiniz suçu birileri yakalayıp konuyu yargıya taşıyacak siz sonrasında pardon diyeceksiniz.

MUHALEFET GÖZÜYLE

Başı Rahmet, Ortası Mağfiret, Sonu ise Günahlardan kurtuluş olan mübarek Ramazan ayının son günlerine gelmiş bulunmaktayız. Mübarek ramazan ayının sonunda idrak edeceğimiz Ramazan Bayramı’nın tüm insanlığa ve halkımıza barış, huzur, sağlık, bereket getirmesini dilerim.

Değerli okurlar geçtiğimiz günlerde Bakırköy Belediye meclisinde 5393 sayılı yasanın emrettiği sürenin Nisan-2017 içinde meclise sunulan Faaliyet Raporu’nun sonraki aylarda Haziran ayında Mehmet düzenlenen meclis toplantısında yanlış olduğu ve düzeltilmesi ile ilgili verilen başkanlık teklifi ile ilgili düşüncelerimi aktaracağım.

Emin

Burası çelik çomak oynama yeri değil. Burası sizin çiftliğiniz değil. Burası biz ceketimizi koysak kazanırız düşüncesi ile yönettiğiniz Bakırköy olabilir, bizim anlattıklarımızı, yazdıklarımızı, birileri partizanca sineye çekebilir. Fakat unutmayın burada Bakırköy’ün hakkını savunacak çok sayıda duyarlı vatandaş ERTEKİN olduğu gibi işini hakkıyla yapan muhalefet meclis üyeleri var ve ben bir vatandaş olarak Ak Parti meclis üyelerini titiz çalışmalarından, duyarlığından dolayı canı gönülden tebrik ediyorum.

BAKIRKÖY’DE KURSİYERLERDEN SERGİ

Fildamı El Sanatları Uygulama Atölyelerinde resim kursu alan kursiyerlerin eserleri, İspirtohane Kültür Merkezi’nde sanatseverlerin beğenisine sunuldu. 60 kursiyerin yaklaşık 150 yağlı boya tablosunun sergilendiği serginin açılış törenine Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu da katıldı.

Bakırköy de, Bakırköy’ün hakkını savunacak çok sayıda duyarlı vatandaş var.

Sevgili Bakırköylüler adından’da anlaşılacağı üzere Faaliyet Raporu bir kurumun bir yıllık süre içinde yapmış olduğu çalışmaları projeleri müdürlük bazında hazırlayıp sorumlu olduğu vatandaşlara ve denetimi için üst kurullara yollaması gerekmektedir. Dolayısı ile yapmış olduğunuz çalışmalar Belediye yönetiminin gururu olmalı, harcanan paralar ise size emanet edilen kasa sizin namusunuz, kutsalınız olmalı. Fakat gel gelelim bir Faaliyet Raporu hazırlanıp Nisan-2017’de Meclise getiriliyor bu raporda tüm müdürlükler çalışmalarını harcama ve diğer kalemlerini belirtiyor. Bu rapor Sayın Başkan ve ekibi tarafından inceleniyor ( normalde olması gereken) meclise gelmeden önce meclis üyeleri ile birlikte grup toplantısında görüşülüyor. Her ne hikmet ise bu raporda belirtilen yeni hizmet binası yapımı için 15.000.000 TL lik harcama muhalefetteki partili ( Ak Parti ) li meclis üyelerinin dikkatini çekiyor. Ak Parti Meclis üyelerimizin yerinde yaptıkları incelemede yapılacak proje ile ilgili hiçbir çalışmanın olmadığı ve olmayan çalışma için dolasıyla bu projenin bitişine kadar harcanacak paranın yarısının harcanması veya bu paranın önceden verilmesinin yanlış olduğunu düşünüp mecliste bu konu ile görüşmelerde bulunuyorlar. Sonuçta normal süresinde yani Nisan-2017 meclis gündeminde görüşülüp tartışılan Faaliyet raporu CHP meclis üyeleri tarafından kabul, AK Parti Meclis üyeleri tarafından reddediliyor. Yasa tarafından kendilerine verilen yetkiyi kullanan Ak Parti meclis üyeleri bu konu ile ilgili savcılığa, İçişleri Bakanlığına araştırılması hususunda suç duyurusunda bulunuyorlar. Bu konunun yanlış olduğunu suç olduğunu bilen ve bunu bile bile meclise getiren yöneticiler yerel bir gazetenin deyimi ile pardon diyor ve Haziran-2017 tarihindeki meclise Faaliyet raporunun düzeltilmesi ve yeniden görüşülmesi ile ilgili bir başkanlık teklifi sunuyorlar. Değerli okurlar bu sunulan teklif suçun ikrarıdır. Kabul edilmesidir ve ikinci bir suçtur.

Değeri okurlar bu konu daha çok su kaldıracak. Yönetici arkadaşlar Pardon deyip ikinci kez getirdikleri Haziran-2017 ayındaki raporda 30 sayfalık bir değişiklik yaparak kaldırım ve asfalt çalışmalarında ilk raporda belirtikleri harcamaları değiştirip bunları yükseltmişler. Bu nasıl bir komedidir anlamış değilim. Yapılan olayı Fen işleri müdürlüğünün yanlışı gibi basit bir konu gibi savunmak bir meclis başkan vekiline de hiç yakışmamış doğrusu. Siz Belediyenin tek icracı müdürlüğünün yaptığı işleri bilmez misiniz? Sizin bu müdürlüğün bağlı olduğu başkan yardımcısı bu konuları hiç bilmez mi? Fakat doğru altı aylık başkan yardımcısı bu konuyu nereden bilsin. Siz emanet olarak size verilen vatandaşların parasını hiç iş yapmadan birilerine verip sonradan birileri bunun farkına varınca da kaldırım ve asfalta gömüleceğiniz ve bunu bu şekilde örtbas edileceğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bu konunun takipçisi olacağımı buradan herkesin bilmesini isterim. Değerli okurlar yöneticiler bunlarla da kalmayıp şimdilerde ödenen ödenmiş tüm vergiler ile ilgili tahakkuklar göndermekteler veya bana yollamaktalar keza bu ay içinde önceden ödediğim iki yer ile ilgili tekrar ceza ve tahakkuk yollamışlar. Eee tabi normal açıklar ve şişirilen bütçeler bolca harcanan paraların karşılığı olmalı bunlar da gönderilen yalan yanlış ceza ve tahakkuklar ile yapılıyor sonradan yapılan itirazlar ile terkin ediliyor fakat bütçede denk oluyor. Kılıf hazır. Değerli okurlar, Sevgili Bakırköylüler Ben burada bazı konuları gündeme getirirken tek arzum Bakırköy’ümüzün eğitimli, kültürlü, duyarlı vatandaşlarının bu konuları araştırıp kendi haklarını, komşularının haklarını, garip gurebanın haklarını savunması sizlerden istirham etmekteyim. Bu temenniler ile herkese sağlık, mutluluk, huzur dolu bir yaşam diler tekrardan geçmiş bayramınızı tebrik ederim. Mehmet Emin Ertekin emin.ertekin@hotmail.com

Kerimoğlu, açılışta yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Ücretsiz hizmet veren Bakırköy Belediyesi Fildamı El Sanatları Uygulama Atölyelerinde öğretmenlerimizin nezaretinde tezhip, hat, minyatür, resim, kırkyama, kasnak ve boncuk işi, bez bebek kurslarımıza bu yıl yaklaşık 200 Bakırköylü katıldı. Bugün de resim öğretmenimiz Gamze Topuz nezaretinde resim kursuna katılan 60 kursiyerimizin 150 eserini sanatseverlerin beğenisine açıyoruz. Büyük emek verilerek meydana getirilen muhteşem eserlerden dolayı kursiyerlerimizi kutluyorum.”


13

Bir Bakırköy Masalı

ZÜLKANÝ SÝRMEN

İSTESOB DAVASI…(2) İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği yönetim kurulunun görevinden uzaklaştırılması için dava açıldı. Av. Ali Sami Yapıcı’nın Bakırköy Cumhuriyet Savcılığına 2017/10384 ihbar, şikayet ve talep dilekçesini savcılığa verdi. Bu durumda İSTESOB Yönetim Kurulu Gümrük ve Ticaret Baş Müfettişliği tarafından hazırlanan raporda kurula ilişkin delilleri gizlemek ve ortadan kaldırmak maksadıyla hareket edebilecekleri ihtimalinin bulunduğunu ön görerek görevlerinden uzaklaştırılmaları talep edildiğinden aynı yasanın 58. Maddesindeki düzenleme doğrultusunda görevden uzaklaştırılmaları için Asliye Hukuk Mahkemesine dava açılması talebinin sunulmasıdır. Av Ali Sami Yapıcı’nın Bakırköy Cumhuriyet Savcılığına yaptığı başvurudaki ve dava açılması yönündeki dilekçesinin 5362 sayılı yasanın 58.maddesi gereğince İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği (İSTESOB) yönetim kurulu üyelerinin görevlerinden uzaklaştırılması için dava açılmıştır dedi. TC Gümrük ve Ticaret Bakanlığına yapılan şikayet üzerine, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 02.07.2014 tarihli ve 13.72.256 sayılı görevlendirme yazıları uyarınca Gümrük ve Ticaret müfettişi Şakir Engin Yüksel’in raporları doğrultusunda (İSTESOB) yönetim kurulunun yolsuzlukla suçlandığı tespit edilmiş verdiği rapor ile de Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinde davası sürmektedir. İstanbul’daki ve Türkiye’deki oda başkanları ve yönetecileri bu davanın takipçisi olacaklarını bize aktardılar.

ÇANAKKALE’DE DEPREM… Çanakkale, İzmir, Tekirdağ, Karaburun iki de bir beşik gibi sallanıyor. Fayların aralıklı olarak kırılması depremin şiddetini azaltır. İlk deprem çok korkutucu oldu. Halk sokaklara döküldü. Allahtan can kaybı yok. Çanakkale ve civarındaki ilçelerdeki ve köylerdeki hasarlarda çok önemli değildi. Birkaç gün geçtikten sonra baktık ki yeniden sallanmaya başladı. Karaburun açıklarındaki merkez üssü Çanakkale, İzmir ve etrafındaki il ve ilçelerde etkilendi. Deprem uzmanları hiç de iç açıcı beyanatlar vermiyor. Olası bir İstanbul depreminde çok sayıda vatandaşımız hazırlıksız yakalanacak ve çok sayıda can ve mal kaybının yüksek olacağı yönünde demeçleri dinlemekten usandık. Vatandaş deprem korkusuyla yaşayamaz. Tüm okuyucularımızın GEÇMİŞ Ramazan Bayramı’nı kutlarım. Her şey gönüllerince olsun...

Tarihin taa içinden fırlamış gelmiş bir millet olarak, Tarihin taa ortasına her şeyi yapmış millet olmayı başardık. Tarihi eserlerimiz, Surlarımız, hamamlarımız, Sarnıçların, Çeşmelerimiz, imaretlerimiz, Kervansaraylarımız, Konaklarımız, Villalarımız, güncel önemini yitirdikçe gözdende ilgidende uzak kalıyor. Gözden ırak gönüldende ırak olunca gelecek nesillere bırakacak miras da kalmıyor. Çok kısa süre önce Paris’te Unesko Dünya mirası çalışmalarında gördüm ki, Dünya siyasetin, ayrımcılığın, ötekileştirmenin hatta açlığın bile önünde Önce Doğal sonra kültürel mirası koruma yönünde çok ciddi çalışıyor. Irk, Dil, Din, ülke, bayrak ayrımı gözetmeksizin geçmişe sahip çıkmayı en önemli sıraya almış. Oysa bizde Beyazıt Meydanı’nda caddelerdeki sütunlar, kapılar, daha düne kadar Perşembe pazarına dönüş, Tepebaşı çıkışındaki Azapkapı ne oldu acaba. Her biri sosyal hayatımızın bir noktası olan, hayvanların su içtikleri yalakları, mermer süsleri, kurnaları ile her köşede elimizi dayayarak su içtiğimiz çeşmeler Nerelerde? 1 metrekarenin bile büfe yapıldığı, tarihi eserlerin tabela, ilan ve reklamlar ile kaybolduğu ve kapandığı objeler. Yaşam alanları, yeşillikler bir daha lazım olmaz diye ortadan kalktığı, her siyasi görüşün temsilcilerini geçmişe atıf yaparak yeniledikleri alanlar, arsalar, taşlar, sütunlar, objeler. Çok geçmişin yararı yok bugün benim benden sonra Tufan diyen Geçmişin kralları nerelerde… Bir avuç Toprak… Gelelim yaşadığımız kente. İstanbul’a; İstanbul Benim Canım, Vatanımda Vatanım diyen irade, Günümüze yansıyan medenileşme, Uygarlaşma hareketleri ile Topraktan çıkıp tekrar toprağa gömülüyor. Şimdi dünyada Tarih , Doğal ve Kültürel mirasla iç içe ve gerekli saygı , Bakım İlgi gösterilerek yaşanan çook örnek var. Her neyse ben biraz daha hedefi küçültüp, Mahallime, Köyüme inmeliyim. Hedefi küçülttüm de sorunlar azaldı mı?! Bakırköy ezelden beri, Romadan, Bizanstan, Osmalıdan bu yana dolu dolu yaşamış bir belde. Sadece tarihi yarımadadan oluşan Roma, surlar ötesine yayılan Bizans ve Edirne’ye ulaşan Osmanlı’nın hep Güzergahı olmuş, Yaşanan ve yaşatılan her yer gibi Bakırköy’de dönemlerinin imarına, Sarnıç, saraylarına, köşklerine Yalılarına, kayıkhanelerine hatta balık merkezi olarak gözde mekanına mazhar olmuş. Hatta birde üzerine Ruslar, Bulgarlar, Takmışlarmı kafayı Bakırköy’e. Amaa en büyük havayı Hastane ile taçlandırmışız, Bunca badirenin altından Akıl dağıtmak bize kalmış. Üzerimize de yapışmış. Bakırköy havzası içinde kalan alan tarihin her evresinde Taşla donatılmış. Taş bile dayanamamış bu vurdum duymazlığa. Gelen vurmuş, Giden vurmuş. Hatta İşi deliliğe vurup hiçbir yadigarı umursamamış. Deniz kenarından sahil ve E 5’e uzanan

topraklarda hala yatan, yaşayan, evlerin altında, sokak aralarında, mahalle içinde, her nasılsa kalabilmiş eserler. Tarihin kanıtları son çırpınışlarını, restorasyon, modernleşme ve toplum yararına sloganları ile yok olup gitmekte. Agam Paşam akrabam mantığı ile her soluk alınacak, insan olmanın erdemini yaşayacak alanlar bugünün otoriteleri tarafından yağmacı ellere gidiyor. Hani iyi niyet ve gereksinimler dolayısı ile Binalar arasında kalmış yerler ise ilerki tarihlerde oluşacak akıl fikir için ise hazır ve nazır. Her şeyin ranta çevrildiği günümüzde. AVM canavarlarının, Tüketim ve sömürü düzeninin hırsla üzerimize geldiği zamanda Tarihi eserler bu yapıların gölgesinde değil adeta ayaklarının altında gibiler.‘ Değerlerine ve geçmişine sahip çıkmayan milletler, yok olmaya mahkûmdur’ Taştır Baki, Taştır kalan, Taştır Allaha Uzanan demiş şair. Ve şöyle bitirmiş; Bir gün uzanırsın şehrin Musalla taşına, Sonunda TAŞ dikerler başına. Tarihi eserlerimizi ve Doğal alalarımızı korumak , yaşatmak her vatandaşın görevi olduğu gibi, Mülki, Askeri ve Yerel yönetimlerin ayrıca işidir, Vebalidir, Vecibesidir. Dünyada Tarihi kentlerin, Beldelerin; Modern binaları, AVM’lerin yapım alanları tamamen kent dışıdır. Şehrin tarihi ve kültürel dokusuna dokunmazlar. Kentsel dönüşüm adı altında Doğal ve Kültürel alanlara dokunmazlar. Restorasyon adı altında bilgisiz, tecrübesiz ellere teslim edilen, ranta ve bitmez tükenmek bilmeyen hırslara ve tükenen akıllara. Akıl dağıtmaktan onur duyduğumuz Hasta hanemizin o müthiş tarihi eserlerle dolu tarihi geçmişi ortadan kaldıracak iradeye, Tarihi eserlerimizin Etrafını da, üstünü de, altını da oyacak, geçmişimiz ile irtibatı koparacak karar ve uygulamalara Allah akıl fikir ve izan versin diyor ve hatırlatıyorum. Tarihi Eserlerimizi Korumak İbadettir… Tarihi kaynaklarda,Bakırköy'ün bilinen en eski adı HEBDOMON' dur. Hebdomon yedinci anlamına geliyordu. Ayasofya'nın önündeki Million taşından yedi mil uzakta bulunduğu için, bu ufak balıkçı köyüne bu ad verilmişti. Bakırköy’ün simgesi olan, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi; Akıl Hastanesi'ne dönüştürülmesinden çok daha önce Sultan Reşad tarafından Reşadiye Süvari Kışlası olarak yaptırılmış olan karargah binaları, o dönemde dikilmiş çam ağaçlarıyla, yine o dönemde askerlerin ibadet gereksinimi için inşa edilmiş cami günümüze kadar gelebildi. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin bugün Ataköy'de bulunan kompleksi, savaş yıllarında kışla olarak kullanılıyordu. İstanbul'un işgali sırasında (1919) Fransızlar'ın "Jiffar" ordusu tarafından kullanılıp, Cumhuriyet'ten sonraki yıllarda kullanılmadığından dolayı yıprandı ve daha sonra onarımı yapıldı. Reşadiye Kışlası, Bizans Hipojesi (yeraltı mezar odası) ve anıt ağaçlar bulunduğunu ve bu durumun ... Birkaç sarnıç da görünür durumda.


14

Ataköy sahildeki Baruthane arazileri kurtuldu

DANIŞTAY İTİRAZI REDDETTİ Danıştay, Ataköy sahilinde bulunan Baruthane harabelerinin TOKİ’nin yaptığı satış ihalesinin iptali yönündeki mahkeme kararına itirazı değerlendirerek TOKİ’nin itirazını reddetti. Danıştay mahkeme kararını onadı. Böylece TOKİ ihalesinin iptali kesinleşti. Davayı Ataköy 2. Kısım sakinlerinden Kemalettin DOĞAN açmıştı. Satış iptal edildi ama aşağıdaki fotoğraflarda da görüldüğü gibi ağaçlar kesildi, tarihi eserler kaderine terk edildi.

Yasemin BAYER

Alerji Sevgiyle Geçermiş... Çocukluktan beri hep köpekleri çok sever ama kedilerden hem çok korkar hem de alerji olurdum. Geçtiğimiz yılın Kasım ayında yan bahçemize üç küçük kedi yavrusu bırakılmıştı. Üç kardeşten birini sahiplenen çıktı. Geriye kalan iki yavru bahçede birbirine sarılarak yaşam savaşı vermeye başladı soğuk havaya karşın. Veterinerde çalışan görevli bana onların kışı geçiremeden öleceğini söyledi. Bir kaç gün içinde ikinci kedi yavrusunu da sahiplenen oldu. Derken siyah ve beyaz renkli tüyleri olan, yeşil gözlü yavru tek başına kaldı. Öyle güzel ve anlamlı bakıyordu ki... Hem çok akıllı hem de sevecen ama biraz da hüzünlü... Ona dokunup sevmek istiyordum ama çekiniyordum. O da kimseyi yanına yaklaştırmıyordu. O da sadece benim yanıma yaklaşıyor, sevmemi istiyordu, bense ona dokunamıyordum ama onu uzaktan seviyordum. Ona “Küçümen“ adını koydum. Önce ciğer alıp pişirip ufak ufak doğrayıp onu beslemeye başladım, ardından aşılarını yaptırdım. Onunla konuşarak sevgimi dile getiriyordum ama asla dokunamıyordum. O ise sürekli beni eve dönüşlerimde karşılıyor, gözlerini bana dikip sevmemi bekliyor, yerlere yatıp yuvarlanıyor, evimizin kapısı önüde durup içeri girmek istiyordu. Yemeğini bitirene kadar yanında bekliyordum çünkü yemeği bahçeye koyduktan sonra eve dönecek olursam yemeğini bırakıp peşimden koşturuyordu. Ona geçtiğimiz Kasım ayından bugüne dek hep baktım, eve almam imkansızdı, evde köpeğimiz Tarçın ile sorun yaşarlardı. Zaten yemeklerini “Tarçın“ sokağa çıktığında götürüp veriyordum. Ama Küçümen o kadar akıllıydı ki, arka bahçemizde bulunan Hanımelinin dallarından tırmanıp arka balkonumuzda yaşamaya başladı. Kasım ayından tam beş ay sonra Nisan ayında ona ilk kez dokunup okşadım. Artık elime bile alıp Küçümen’i sevebiliyorum. İnanılır gibi değil, ama kediler nedeniyle oluşan alerjim geçti. Ailem, arkadaşlarım, tanıdıklarım benim kedi sevgime çok şaşırdılar. Ben daha çok şaşırıyorum çünkü bir kediyi elime alıp seveceğimi, onu besleyeceğimi hayal bile edemezdim. Ama sevgi böyle bir şey... İnsanı alerjiden bile kurtarıyor. “Her kim aç bir hayvanı beslerse, aynı zamanda ruhunu besler.“ Charlie Chaplin, “Hayvanlara karşı acımasız olan, iyi bir insan olamaz.“ Arthur Schopenhauer... demiş yıllar önce. Sevgi böyle bir şey...

Ataköy sahilinde Baruthane harebelerinin bulunduğu 160 parsel Emlak Bankasının tasfiyesi ile birlikte TOKİ’ye devredilmişti. 59 bin 800 metrekare turizm ve rekreasyon alanı olan parsel, tarihi yapıların aslına uygun resterasyonu, anıt ağaçların korunması şartıyla 12 Temmuz 2010 yılında yıllığı 6 milyon lirada 49 yıllığına Çelebican A.Ş.’ye kiralandı. Şirket arsada bulunan anıt ağaç iznini 4 numaralı Tabiat Varlıkları Komisyonundan almıştı. Ancak inşaat başladıktan sonra 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu içindeki tarihi eserler nedeniyle çalışmaların durdurulmasını talep etmiş Bakırköy Belediyesi de inşaatı mühürlemişti. Çelebican Şirketi başvurmuş, mahkeme yetkinin Tabiat Varlıkları Komisyonunda olduğuna karar vermişti. Ataköy 2.Kısım’da ikamet eden Kemalettin Doğan 9.10.2013 tarihinde İdare Mahkemesine

Ataköy sahilinde bulunan tarini Baruthane harabelerinin bulunduğu 59 dönüm araziyi TOKİ'nin ihaleye çıkarması üzerine yürütmenin durdurulması için dava açtı. Duruşmaya Çelebican İnşaat Otelcilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. de müdahil olarak katıldı. 8. İdare Mahkemesi 29.02.2016 tarihinde oy çokluğu ile TOKİ'nin ihale işlemini iptal etti. TOKİ Danıştaya itiraz etti. Danıştay 13. Dairesi ''karara düzeltme yolu kapalı olmak üzere'' son noktayı koydu ve TOKİ'nin itirazını reddetti. Danıştay'ın bu kararı üzerine Ataköy sahilindeki tarihi Baruthane harabelerinin bulunduğu 59 dönüm arazi kurtulmuş oldu. Ancak ihaleyi alan Çelebican firması mahkeme devam ederken inşaat çalışmalarına başladı. Koruma altındaki ağaçlar kesildi, yeşil örtü talan edildi. Gazetemizin birinci sayfasındaki fotoğraflarda da ğörüldüğü gibi arazi tanınmaz hale geldi...

ZEYTİNLİK HALK PAZARI İÇİN 29 YILLIĞINA YETKİ DEVREDİLDİ Bakırköy Belediye Meclisi’nin Haziran ayı olağan meclis toplantılarının ikinci oturumunda, temsili temel atma töreni gerçekleştirilen Tarık Akan Kültür Merkezi’nin yapılacağı Zeytinlik Halk Pazarı alanı için Bakırköy Belediye Başkanı ve encümene 29 yıl yetki verildi. Hararetli tartışmalara sahne olan meclis görüşmelerinde, Zeytinlik Halk Pazarı alanı için Belediye Başkanı ve encümene yetki verilmesini öngören madde görüşülürken AKP grubu üyeleri, yetki devrine tepki gösterdi. Daha önce de Osmaniye Mahallesi’nde bulunan ve metro inşaatının sürdüğü arsanın satışıyla ilgili Belediye Başkanı’na süresiz yetki devrine evet oyu veren AKP grubu üyelerinden Servet Toraman, bu kez yetki devrinin doğru olmadığını savunarak, “Vicdanınız varsa verin.” dedi. Toraman, “Biz kamu yararına yetki verirken bizi eleştirdiniz.

Peki şimdi bu yetkiyi nasıl vereceksiniz?” diye sordu. Zeytinlik Halk Pazarı alanının ihale öncesi ve sonrası dahil olmak üzere tüm yetkilerinin başkan ve encümende olacağını söyleyen bir diğer AKP Grubu üyesi Fatma Elmasgül Torun, “İşletiminde, para alışverişinde, satmasında, tahsis edilmesinde ve her türlü akçeli işlerinde yetki encümende ve başkanda olacak. Böyle bir yetki için mahkemeye gidilir. Böyle bir yetki olmaz.” diye konuştu. Bakırköy Belediye yönetiminin güvenilir

olmadığını iddia eden Fatma Elmasgül Torun, kendisine tepki gösteren bazı CHP'li meclis üyelerine cevap vererek, “Haddinizi aşmayın. Güvenilir değil demek ayıp mı? Siz onaylanmış faaliyet raporunu değiştirip, tekrar onaylayan bir meclissiniz. Belediyecilik tarihinde bir ilksiniz.” dedi. Meclis Başkanvekili Mahir Çelik ise, “Kayyum atar kurtulursunuz.” Sözleriyle Torun’a karşılık verdi. Yapılan oylama sonucunda, Bakırköy Belediye Başkanı ve encümene 29 yıllığına yetki devredilmesi oy çokluğu ile kabul edildi. Temsili temel atma töreninde Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu’nun projelerin 2 yıl içerisinde tamamlanacağını ifade etmesine karşın, aynı proje için 29 yıllığına yetkinin devredilmesi, Bakırköylüler’in aklında soru işaretleri oluşturdu.


15

KONUK YAZAR Bakırköy Belediyesi ihtiyacı var ya da gele2016 yılı faaliyet cek 5 belediye raporlarının başkanlığı seçimgörüşülmesinde günlerinde benden başka deme gelen 15 Milyon kimse aday olamayaLiralık harcama güncak mesajı veriyor. deme damgasını Belki de bana yetki vurdu. Adalet ve verdiğinizde ulaştırma Kalkınma Partisi Meclis bakanlığından milyonÜyesi İbrahim Keleş, larca para aldım. faaliyet raporlarını Şimdi de yetki verirsdetaylıca incelemiş eniz Zeytinlik Halk olmalı ki hayali temel Pazarından da yüklü atma töreniyle günbir para alır yetkiyi deme gelen Belediye meclise iade ederim hizmet binasına hardemek istiyor. Yılmaz BACACI canan 15 Milyon liralık harcama Not: Zeytinlik nerede dedi. Bakırköy Belediyesi 15 Milyona Halk Pazarı Keleş’in görüşülürken Kılıf Aradı sorduğu soru Ak Parti bir anlamda Gurubu ‘Burayı Bakırköy Belediyesi hakkında suç başkalarına peşkeş çekeceksiniz. duyurusu niteliği de taşıyor gibiydi. Vicdanınız varsa yetki verin şeklinde Faaliyet raporunun oy çokluğu ile tepkilerini gündeme getirdiler. meclisten geçmesinin ardından yetkililer yaptıklarının hata olduğunu Belediye Çağrılara Duyarsız Kaldı görmüş olmalı ki gerekli düzenAtaköy 2-5-6 Mahalle Muhtarlığı lemeleri yaparak meclisten oy çokluğu yanında yapılan kafe-restauran ile geçen faaliyet raporunu ikinci kez mahalle sakinlerinin tepkisine neden meclise getirdi. Bakırköy Belediyeoldu. Mahallelerinde çay ocağı kafe si’nin beceriksizliğini defalarca gibi yapılaşmalara ihtiyaç yazdım. Böylesine bir hatayı belediye duyulmadığını belirten mahalleliler bürokratlarının da görmemiş olması belediye eliyle yapılan bu başlı başına bir facia. Bakırköy yapılaşmanın mahallelerinde huzurun Belediyesi yetkilileri 15 milyon liralık kaçmasına neden olabileceğinin de harcamanın şehven raporlara altını çizdiler. geçtiğini beyan ederek faaliyet Mahalle sakinleri 150 itiraz dilekçesini raporunu ikinci kez meclise taşıyarak muhtar Hülya Çelik aracılığı ile ilkleri yaşama konusunda kendisini de belediyeye gönderdi. Muhtar Hülya aştı. Aylar önce yazmıştım. İlk kez Çelik’in ifadesine göre gönderilen memurların maaşlarını alamadığını, 150 dilekçe sonrası 300 dilekçe daha Özgecan Kadın Danışma Evi kendisine gelmiş. Mahalle sakinleri tabelasının değiştirilerek yeni açılış daha öncesinde Ataköy İmar ve Kültür yapılmasını, ilk kez 6 aylık belediye Derneği’nin bulunduğu yerin encübaşkan yardımcılığı gibi Bakırköy men kararıyla ihale edildiğinin duyuBelediyesi’nde görülmemiş olaylar munu aldıkları için itirazlarını dile yaşamıştık. Ancak son olay 15 milyon- getirmişler. İşin ilginç yanı söz konusu luk faaliyet raporu sanırım Belediye yerin ağır ceza mahkemesinde görevli Başkanının başını oldukça ağrıtacak bir savcının oğluna verilmiş olduğu gibi. Faaliyet raporunun duyumunun alınmış olması da değiştirilemeyeceğini söyleyen AKP mahalle sakinlerinin kafasını bir hayli Meclis Üyesi Av. Fatma Elmas Torun, karıştırmış. “Hizmet binası için 15 milyon harcadığınızı söylemiştiniz, ortada İki Farklı İftar bina falan yok. Hem Sayıştay’a, hem Ramazan süresince birçok iftar daveİçişleri Bakanlığı’na göndermediniz mi tine katıldım. Bunlardan ikisi oldukça bu raporu? Yeni raporu 30 milyon beğenimi kazandı. Biri yıllardır farkla bize anlatıyorsunuz. Bizi mi tanıdığım sevgili dostum İrfan Demirkandırıyorsunuz, kendinizi mi, yoksa ci’nin daveti oldu. Bakırköy’ün Bakırköylüyü mü kandırıyorsunuz?” tanınmış Mali Müşavirlerinden olan şeklinde konuşması da konunun ne Demirci, Sedat Özkan başkanlığında denli vahim olduğunu gösteriyor. yeni bir oluşum olan Öncü Mali Not: Konu hakkında Ak Parti Meclis Gurubu Savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Başkan ve Encümene Evladiyelik Yetki Zeytinlik Halk Pazarı alanı için Belediye Başkanı ve Encümen’e yetki verilmesini öngören madde CHP’li meclis üyelerinin oylarıyla kabul edildi. Aylar öncesinde de Belediye Başkanı meclisten yetki almış bir süre sonrasında da aldığı yetkiyi geri vermişti. Bu sefer aldığı yetki görünen o ki geri verilmeyecek gibi. Öyle ya 29 yıllık yetkiyi neden istesin ki? Ya Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu’nun hayali projelerini hayata geçirmek için 29 yıllık süreye

Müşavirler gurubunda da yer alıyor. Bakırköy Blue Regenoy Otel’de bir araya gelen üyeler gördüğüm kadarıyla gelecekte kendilerinden sıkça söz ettirecekler gibi. İftarın ilgi çeken yanından biri de ismi anons edildiğinde davetlilerin salonu alkışlarıyla çınlatan Bakırköy Belediyesi’nin çiçeği burnunda başkan yardımcısı Mustafa Harputluoğlu oldu. Bir diğer davet de Wow Otelde oldu. Sevgili dostum ağabeyim Mimar Salih Taşbaşı başkanı olduğu Bakırköy Emniyetini Güçlendirme ve Geliştirme Derneği adına verdiği iftara protokolün dışında şehit ailelerini ve emniyet teşkilatı mensuplarını davet etmesi oldukça anlamlıydı.

BAKIRKÖY’DE RAMAZAN Bakırköy’de bulunan resmi kurum ve kuruluşlar, dernekler Ramazan ayı boyunca çeşitli yerlerde iftar yemekleri düzenleyerek, Bakırköylülerle buluştu. Ramazan’ın ilk iftar yemeğini Bakırköy Kaymakamlığı, Şehit ve Gazi Aileleri onuruna, Bakırköy Botanik Park’ta verdi. Ay boyunca Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü, Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği, Türk Kadınlar Birliği ve Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği, TAMAŞ Wolkswagen de çeşitli yerlerde verdiği iftar yemeklerinde, birlik ve beraberlik mesajları verirken, Ramazan’ın bereketini Bakırköylülerle paylaştı. Ayrıca Bakırköy Belediyesi de, her mahallede ayrı günlerde sokak iftarları düzenledi.


16 Kızılay’ın yapacağı yerde sağlık hizmeti ücret karşılığı olacaksa, orası özel hastane statüsüne giriyor; Ataköy’ün de böyle bir özel hastaneye ihtiyacı yok.

BARUTHANE BİZİM DEĞİLDİR, ORASI BİZİM GELECEĞİMİZİNDİR Belediyelerde devamlılık sistemi vardır. Şimdi, belediye dava ediyor, aynı belediye dava devam ederken bu izni veriyor. Bu konuda ne diyeceksiniz?

Sayın Başkan, biliyorsunuz Ataköy’de düşük yoğunluklu hizmet alanı olarak ayrılan bir yerimiz vardı. Sizin döneminizde de orayı Ataköylüler’in toplanma yeri yapmıştık, Atatürk heykeli ve Atatürk’ün Selanik’teki evinin maketini koymuştuk. Milli bayramlarda orada törenler yapıyorduk. Şimdi TOKİ burayı sattı, bir kere ihaleye fesat karışmıştı; sadece Kızılay ihaleye girmişti. Bakırköy Belediyesi ise ihaleye alınmadı, tutanaklar tutuldu. Burası, Bakırköy’ün Kızılay’ına kaldı. Önce orayı huzurevi yapacaklardı, sonra kız öğrenci yurdu yapacaklardı, sonra fizik tedavi merkezi dendi, şimdi ne yapacakları belli değil ve Bakırköy Belediyesi, ihaleye alınmadığı için dava açtı. Dava halen sürüyor. Dava devam ederken, bundan önceki belediye ruhsat vermedi ve yakınında başka bir yer gösterdi; kabul etmediler. Maalesef Bakırköy’de içimizde dolaşan bazı kişiler başkanı ikna ettiler ve belediye ruhsat verdi, orada inşaat başladı. Siz bu konuda ne diyeceksiniz? Bu konu son derece açık ve sahih. Ataköy’ün ismini aldığı kişi, biliyorsunuz ki Mustafa Kemal Atatürk’tür. Atatürk’ten ismini alan bir kent burası. Ataköy’de iki tane unsur vardı; bir tane meydanı yoktu. Bütün Avrupa’da herkes bilir ki, meydanlar heykellerden ve bu tür kamuya mal olmuş insanların heykellerinden oluşan yerlerdir. Buraya o zaman sizin başkanı olduğunuz hem Ataköylüler Derneği’nin, hem Ataköy Gazetesi’nin, isteğiyle buraya bir Atatürk heykeli yapılması uygun görüldü. Kamu uygun görünce, belediyeye de yapmak düştü. Biz de o zaman belediye olarak hep birlikte yaptık ve açtık. Burası ikinci olarak hem bir meydan niteliğindedir; Atatürk heykelinin olduğu, çelenklerin koyulabildiği, saygıyla Atatürk’ün anılabildiği hem bir meydan niteliğindedir, hem de deprem gibi felaketlerde toplanma bölgesi olabilecek açık bir alandır. Bir üçüncüsü burada bir eski eser vardır. Bu eski eser bizim değildir, o bizim geleceğimizdir. Yani o eski eser hem geçmişimizin, hem bizim, hem geleceğimizindir. O yüzden ona saygı göstererek, o tür, modernize edilmiş bir binanın açılması yerine, Ataköy’de çok yeri olan, yine sizlerle birlikte yaptığımız Yunus Emre Camii’nin arkasında yaptığımız sağlık ocağı revize edilerek, bu pekala yapılabilirdi. Veyahut da aşağıda, Ayamama Vadisi diye tabir edilen, o alanda bulunan belediyenin boş bir alanına yapılabilirdi.

Bu konuda ben eski belediye başkanı olarak çok yorum yapamam. Zira, şunu arz etmeye çalışayım ki, belediyeler bir kişi de, bir organ da, devletin bir kurumu da değildir. Halkın bir kurumudur. Aslen, bütün dünyada belediyeler halkın bir kurumudur. Halkın kurumu olması dolayısıyla birkaç konuyu bir anda düşünebilmektedir. Yani orasını şahsın namına alsa bir zaaf ararsınız ama bir şahıs değildir belediye. Belediye, bir kurumdur. O yüzden, halktan birkaç kişi evet, oranın yapılmasını istemekte büyük çoğunluğu da orasının belediyenin üzerine geçmesini istemektedir. O yüzden, belediye de hem bunun davasını açmıştır ama aynı zamanda da birlkaç kişi de halkın namına çok iyi işler yapacaklarına başkanı inandırdıkları için orada bu binanın yapılmasını sağlıyorlar.

Siz de bir tıp adamısınız. Bakırköy’de polikliniğe, hastaneye ihtiyaç var mı?

Dt. Ahmet BAHADIRLI Bakırköy eski belediye başkanı Bakırköy Belediyesi bu konuda muhakkak çok dikkatli hareket etmiştir, o arsayı satın almaya çalışmıştır ve onun için de elinden gelen her şeyi yapmıştır. Fakat artık Kızılay ne yaptı, ne etti bilmiyorum. Kızılay bizim Kızılay’ımız. Ancak, sonra bir takım karışıklıklarla sayın başkanları görevden alındı bildiğim kadarıyla. Bazı karışıklıklar oldu, bazı olaylar oldu. O detayları ben bilmiyorum ama Sayın Belediye Başkanı’mızı da yanıltmış olabilirler. Farklı boyutta, farklı argümanlarla gelmiş olabilirler ama belediyenin de bu konuda çok dikkatli hareket edeceğine ben eminim. Sayın Başkan’ın bunu bizzat inceleyeceğine eminim.

Sayın Başkan, bir soru daha sormak istiyorum.

TARİHİ YAPININ DİBİNE BİR BİNANIN SOKUŞTURULMASI AKIL VE MANTIĞA SIĞMAZ Sayın Akdeniz, konumuzu biliyorsunuz Yunus Emre Kültür Merkezi yanına yapılan inşaat. Bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?

yerinde çok daha geniş, hastane olmaya müsait bir yerin olduğunu gündeme getirdi ve Sayın Belediye Başkanı'mız bu teklife sıcak bakarak, araştırılması kararı ile toplantı sonlandırArif AKDENİZ ılmıştı. Durum böyle iken, Türk Ocakları Konu ile ilgili şimdi ise böyle daha önce bir imkan var Bakırköy Şube Bakırköy iken, hala tariBaşkanı Kaymakamımız hi bir yapının Sayın Adem dibine iştigali dahilinde hizmete Öztürk ve Belediye Başkanı'mız Sayın müsait olmayacak küçüklükte bir Dr. Bülent Kerimoğlu'nun da binanın sokuşturulması akıl mantığa bulunduğu toplantıda ben de bulunsığmadığı gibi, tarihi esere bir yama dum. Konu geçmişi ve şekli verecek olan ve adı geçen sakin mahkemeleriyle derinlemesine mahalli trafik curcunasına döndürekonuşuldu. Neticede Sayın Özcan cek küçük bir hastaneye, bilmem Atamer, Ataköy'ün daha müsait bir Bakırköy'ün ihtiyacı var mıdır?

Bu konuda Bakırköy artık ciddi, özel bir yere geldi. Belediye de o zamanlar hatırlarsınız, her mahalleye sağlık ocakları yaptık. Onun ardından devlet hastanesini büyüttük. Devlet hastanesini, araştırma hastanesi haline soktuk. Ardından özel hastaneler, poliklinikler, tıp merkezleri çoğaldı ve belediyenin de o zaman sahilde aldığımız yerdeki tıp merkeziyle birlikte artık belirli bir sisteme geldi. Burada bir tek eksiklik var. Ben naçizane şunu arz etmeye çalışayım ki; bizim yaş ortalamamız 65 yaşın üstü 85 bin insanımız var. Yani yürümede zorlanan, taşınması gereken hasta statüsünde olan bir çok insan var. Bunun için bazı mahallelerin, bazı ortak yerlerine, kimseyi rahatsız etmeyecek yerde tek katlı olmak kaydı ve şartıyla bir tedavi ve rehabilitasyon yardımcı serileri kurulabilir. Bunun için, belediyenin yapacağı taşımalı sistemle bu merkezlere götürülebilecek bir sistem yapılabilir. Ancak bu şekilde bütün vatandaşlarımızın rutin kontrol ve check-up’larını ücretsiz yapacak duruma geldi mi Kızılay, onu bilmiyorum. Bizim zamanımızda böyleydi. Benim Kızılay’a şartım böyleydi.Ama parayla, hatta yüksek rakamlara oluyorsa, orası özel hastane statüsüne giriyor; Ataköy’ün de böyle bir özel hastaneye ihtiyacı yok.

Çok teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim.

YOĞUNLUK ARTACAK, BÜYÜK SORUN YAŞANACAK Sayın Yılmaz, biliyorsunuz tarihi Baruthane binası, şimdiki Yunus Emre Kültür Merkezi yanına yapılan inşaat Bakırköy’ün gündemine oturdu. Siz bu konuyla ilgili neler düşünüyorsunuz?

ve Atatürk heykelinin de bulunması gerekiyor. Fakat şimdi, bunlardan vazgeçildiğinin, yapılırsa zaten 2000 metrekare civarında olan bu arsadaki inşaat alanının çok daha düşeceğinin, buranın ayrıca tarihi eserin yanında olduğu için kat Yapılacak bu irtifasında tesisin, Yunus olmadığının konuşulduğunu Emre Kültür işitiyor, Merkezi gibi, duyumlarını ilçemizde bir alıyoruz. Zaten elin parmakları kadar kalan tarböyle olursa çok ihi eserlerimize küçük bir yapı yapılması gerekiyzarar vermesine or. Aslında Atatürk gönlüm razı değil. Evi’nin orada Ayrıca, bu bölgede tek şerit olan trafik Bakırköy Liseliler olması lazım. akışının, buradaki planlarda Derneği Başkanı Bunun yoğunluk artışıyla geçmiş zamanda onaylandığını biliyoruz. Yine de bunbirlikte büyük bir sorun yaratacağını lara rağmen, bu tür yapılaşmaların düşünüyorum. Diğer bir sorun da, tarihi eserlerin yanında olması bildiğim kadarıyla bu projenin içinde imar planlarında onaylanmış olan gerekir. Konunun gözden geçirAtatürk’ün Selanik’te doğduğu evin ilmesini istiyorum.

Nihat YILMAZ


17

Tarihi yapıyı gölgeleyecek, karartacak herhangi bir yapılaşma tarihimize karşı bir suç işlemektir.

BURASI KURTULUŞ SAVAŞIMIZIN CEPHANELİĞİDİR Biliyorsunuz, daha önce de yayınlar yapmıştık. Kızılay Bakırköy Şubesi, Yunus Emre’nin yanında TOKİ’den bir yer aldı. Bakırköy Belediyesi ihaleye sokulmadı ve Ateş Bey döneminde de dava açıldı, dava hala devam ediyor. Bu konuyla ilgili neler söylemek istersiniz? Buradaki tarihi eser, sıradan bir eser değildir. Aslında tüm tarihi eserler kendi içinde çok anlamlıdır ama burası sıradan bir tarihi eser değildir. Burası Osmanlı Devleti’nin baruthanesi. Yani, Osmanlı’nın silahlarının tutulduğu, üretildiği yer. Barutun mermi, silah yapıldığı yer. Aynı zamanda bu baruthane, Kurtuluş Savaşı’mızın cephaneliğidir. Bakırköy’ün milli mücadelecileri o zamanki cesur insanları, baruthanedeki Osmanlı silahlarını gece gündüz demeden, Ayamama deresinde kayıklara yükleyip, İzmit’e götürüp, oradan Ankara’ya sevk eden insanlardı. Buranın böyle bir önemi var. Kurtuluş Savaşı’nın cephaneliğidir burası. Hemen aşağıda ispirtohane var, orası da aynıdır. Sahildeki baruthane de aynı görevi yapmıştır. Yine bizim burada Zeytinlik Mahallesi’nde bulunan baruthane de aynı görevdeydi ama ne yazık ki biz bu eserleri gerektiği gibi koruyamadık. Bu dört baruthanenin içinde en iyi korunan Ataköy 9. Kısım’daki, bu sözünü ettiğimiz, Yunus Emre Kültür Merkezi’nin bulunduğu yer. Bir defa burası milli mücadelemiz açısından çok önemlidir, Kurtuluş Savaşı’mız için çok önemlidir, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş tarihi açısından çok önemlidir. Bu nedenle daha önce sizinle yaptığımız bir röportajda burası için ben, buraya, Atatürk heykelinin yanına bir milli mücadele anıtı yapalım, o zamanki Bakırköylü o silahları Ankara’ya gönderen milli mücadelecileri temsilen bir anıt yapalım, Kurtuluş Savaşı anısını orada yaşatalım ve orada da bir kitabe yazalım, bu kitabede Kurtuluş Savaşı’nın kısa bir öyküsünü yazalım, Bakırköylülerin Kurtuluş Savaşı’na katkılarını orada anlatalım ki Bakırköylü gençler, çocuklar bu anıları öğrensinler, bu tarihi öğrensinler, atalarıyla, büyükleriyle gurur duysunlar demiştim. Bu noktada Bakırköy Kaymakamı’nı, Bakırköy Belediye Başkanı’nı, Bakırköy’deki tüm demokratik kitle örgütlerini, dernekleri, sendikaları, meslek odalarını Bakırköy’de iktidarda ya da muhalefette olsun, tüm siyasi partileri bu konuda mücadeleye çağırıyorum. Eğer Bakırköy’e zerre kadar sevgileri varsa, Bakırköy’de zerre kadar emek harcamak istiyorlarsa, Bakırköy’de Yunus Emre Kültür Merkezi’nin yanındaki boş arsaya yarından tezi yok, milli mücadele anıtı yapmak için öncü olsunlar, kolları sıvasınlar. Bakırköy Belediyesi ve Belediye Başkanı’na özellikle sesleniyorum. Milli mücadeleyi bugün mensubu bulunduğu parti başlatmıştır. O parti, yıllardır milli mücadelenin başarılarıyla övünmüştür. O başarılardan ötürü de her dönemde belli bir oy kitlesini peşinde sürüklemiştir. Bu nedenle Sayın Belediye Başkanı’nın yapacağı iş oraya ruhsat vermek değil, orada yapılaşmaya evet demek değil; orada milli mücadele anıtının, Kurtuluş Savaşı anıtının yapılması için öncü olmaktır. Burada elini taşın altına koyması gerekir. Ayrıca tarihi binaların yanında yapılaşma olmaz. Çok amiyane tabiriyle silueti bozmak diye bir deyim kullanılıyor, ben onu öyle

kullanmayacağım; tarihi eserin görüntüsü ve etkili olduklarını biliyoruz. Bu konuda ne karartılamaz. Tarihi eser gölgelenemez. Bu söylemek istersiniz? işin sözcük anlamı budur. Bu nedenle Bu yanlış bir şeydir. Neden; eskiye Yunus Emre Kültür Merkezi’nin rağbet olsaydı, bit pazarına nur bulunduğu yeri, o tarihi yapıyı gölyağardı. Umut, herkesin yüreğinde geleyecek, karartacak herhangi bir yeşertmesi gereken önemli bir yapılaşmanın tarihimize karşı bir suç duygudur, amaçtır. Biz, eskinin işlemek olduğunu söylüyorum ve buna başarısız yöneticilerine bakarak izin verenler, buraya ruhsat verenler, yeniyi, geleceği, umudu kuramayız. burada yapılaşmayı sağlayanlar tarih Şimdi burada Bakırköy önünde suçludur. İki Belediye Başkanı’na tarih önünde bir şey daha söylesuçludur; bir, mek istiyorum. Şu Osmanlı tarihinde anda bu sözü edilen baruthane olması yerle ilgili devam sebebiyle eden bir dava var. suçludurlar, iki, Davayı açan da ne Kurtuluş yazık ki Bakırköy Savaşı’mıza canBelediyesi. Bakırköy siperane yardım Belediyesi’nin bir etmek için mermi önceki başkanının taşıyan, silah açtığı dava dururken, taşıyan Bakırköy’ün mahkeme süreci süro yiğit insanları erken buraya ruhsat karşısında vermek büyük bir suçludurlar. Hem yanlıştır. Bu, kamu Cumhuriyet tarihukukuna aykırıdır. himiz açısından, Devletteki devamlılık hem Osmanlı tarihi esasına aykırıdır. açısından bu insanKural dışı bir lar suç işlemektedir. eylemdir. Dolayısıyla Bu nedenle hem bu kural dışınalığın iktidar partisi, AKP da düzelmesi gerekir. yöneticilerini, hem Şimdi Bakırköy’e burada belediye sahip çıkarız. Eğer başkanını, CHP sözünü ettiğiniz yöneticilerini bu kişiler Bakırköy’ü rezalete dur demseviyorlarsa eye çağırıyorum. yapacakları şey Gelin buraya milli şudur; gelsinler, mücadele, Kurtuluş Bakırköy’ün çıkarı için Savaşı anıtı iş yapsınlar. yapalım. Çünkü Bakırköy’e hangi eseri anlamına uygunkazandırdılar, hangi dur, çünkü Kurtuluş eseri yaptılar Savaşı’nın önemli Bakırköy için? Yani bir merkezi, yeridir Vatan Partisi Bakırköy İlçe Başkanı ben önemliyim orası. Bu nedenle demekle insan önemli burada doğruyu yapalım, yapılaşmaya izin olur mu; olmaz. Ben değerliyim demekle vermeyelim. O tarihi anıtın gölgelenmesine insan değerli olur mu; olmaz. Sizi değerli müsaade etmeyelim. Gelin, burayı tarihsel kılan, yaptığınız değerli işlerdir. Ben bu açıdan örnek bir hale getirelim. arkadaşlarımıza diyorum ki gelin, değerli

Adil HACIÖMEROĞLU

Peki, Kızılay’a yine 700-800 metre aşağıda hiç kimseyi rahatsız etmeyecek daha geniş çaplı bir yer teklif ediyorlar ama Kızılay’ın Bakırköy’deki yöneticileri buna hiçbir şekilde yanaşmıyorlar. Bu konuda ne söyleyeceksiniz? Bu art niyettir. Niye art niyettir; eğer ekonomik anlamda size teklif edilen yer, metrekare olarak da daha büyük ise bu teklifi kabul etmeleri gerekirdi. Çünkü burada kamu menfaati var. Kamu çıkarının olduğu yerde insanlar bazı özverileri yapmak zorundadır. Burada, sanıyorum Kızılay yöneticilerimiz baruthanenin tarihi özelliklerini, bunun tarihimizdeki yerini, Kurtuluş Savaşı’ndaki önemini bilmiyorlar. Bence Kızılay yöneticilerimize bu tarihi gerçeği anlatmak lazım.

Son bir soru daha sormak istiyorum. Bakırköy’de, toplum içinde dolaşan bazı kişiler var. Bu konuda da Kızılay’ın Bakırköy’deki yöneticilerine son derece destek veriyorlar. Hatta Sayın Belediye Başkanı’mızla da bu konuda görüşme yaptıklarını

işleri yapalım. İşte onların da önüne fırsat koyuyoruz ve diyoruz ki; Bakırköy’ü seviyorsanız, Bakırköy’de hala önemli adam olarak gezmek istiyorsanız, gelin buraya Atatürk heykelinin yanına bir milli mücadele anıtı koyalım. Buna öncülük edin. Herkes düşsün peşinize, siz de burada ülkeniz için hayırlı bir iş yapın. Yani, böyle ortalıkta gezip, inşaat ruhsatları için aracı olmak, Bakırköy’ü seven bir adama yakışmaz. Zaten inşaat ruhsatları bir şekilde veriliyor. Siz Bakırköy’de inşaat ruhsatı almak için aracılık yapmayacaksınız. Siz ne için aracılık yapacaksınız? Siz, Bakırköy’ün tarihini, doğasını, Bakırköy’ün geleceğini korumak için aracılık yapacaksınız. Onun için bu arkadaşlara, naçizane fikrim ve önerim budur. Gelsinler, bu önerdiğimiz tarihsel konunun takipçisi olsunlar. Birlikte, omuz omuza bunu gerçekleştirelim.

Sorularımızı yanıtladığınız için teşekkür ederim. Ben teşekkür ederim.


18

Kızılay’ın bu inadını ben hakikaten anlamıyorum “BİZ BURAYI YEŞİL ALAN İLAN EDELİM DİYEREK, ESKİ DOSTLAR PARKI YANINDA ARSA İLE TAKAS TEKLİF ETTİK ONA DA YANAŞMADILAR” Kızılay’ın bu inadını ben hakikaten anlamıyorum. TOKİ burayı ihaleye çıkardı. Aslında yanlışlık en başından başlıyor. Orası Emlak Bankası’nın yeri. Emlak Bankası’nın kapanıp da bütün yerlerinin TOKİ’ye geçmesi çok yanlış bir şey; belediyeler var çünkü. Bunun üzerine orayı tutturdular önce sağlık alanı dediler, sonra huzurevi dediler, sonra kız yurdu dediler. Bir defa, orada çok güzel bir tarihi bina var; Yunus Emre var. Tarihi binanın yanına böyle bir bina yapılmaz. Orası bir nevi, oranın bahçesi gibi. Daha önce Ataköylülerin, sizlerin katkılarıyla yapılmış Selanik Evi var, Atatürk heykeli var. Biz törenlerde oraya da gider çelenk koyardık. Bunların kalkmaması için sözde protokolde yazıyor ama onlar da kalkacak. Çünkü arazi yetmeyecek, çekme mesafelerini düştükleri zaman arazi küçük kalacak. Biz bu ihaleye dava açmıştık, ihaleye bizi almadıkları için ve haklıydık. Sonra ben belediyeden ayrılana kadar dava devam ediyordu, şu anda ne oldu bilmiyorum. Davanın ne olduğunu şimdi kimse bilmiyor.

Sayın başkanımıza bunu sorduğum zaman, belediyenin Hukuk İşleri Müdürü Nurten Hanım’a yönlendirdi. Sanıyorum ki kendisi de dava ile ilgili güncel bilgiye o sırada sahip değildi. Fakat Nurten Hanım’la da görüşemedik maalesef. Tabii, herkes bilmeze yatacak ve orası ne yazık ki yapılacak. Yani bütün bu hukuki engellere rağmen yapacaklar. Bu iş belli oldu. Davayı takip etmek lazım. Her şeyden önce Ataköylülerin duyarlı olması lazım. Ataköylüler duyarlı olur mu bu konuda; onu da bilmiyorum. Şimdi orada bir referandum yapılsa sonuç ne çıkar? Marina için yapıldı, herkes bağırdı çağırdı ama neticede marina yapılsın dendi.

Sayın Erzen, burada bir nokta var. Plan notları çok açık; 1000’lik planda da, 5000’lik planda da açıkça Atatürk heykeli ve Atatürk’ün doğduğu evin maketi aynı büyüklükte bulunması gerekiyor. Bu doğru ama biliyorsunuz ki plan tadilatı diye bir şey var. Muhakkak ki onu getirecekler. Çünkü oraya Atatürk Evi’ni, Atatürk heykelini ve buraya bir de mahreç koyunca, geriye kalan yere ne yapılır? Kızılay’ın bu inadını ben hakikaten anlamıyorum. Buradaki bazı iş adamı ya da eski yöneticilerin bu işe çanak tuttuğunu düşünüyorum.

Sadece yöneticiler değil, Bakırköy’de dolaşan, Bakırköylü diye geçinen bazı kişiler maalesef çanak tutuyorlar. Evet. Niye tutuyorlar, insanların Kızılay’dan ne çıkarı var, onu da bilmiyorum.

Kaldı ki, burası zaten hastane olmaz. Hastanenin kriterleri belli. Diyelim ki sağlık ocağı gibi bir yer yaptılar. Bedava hasta kabul etmeyecekler ki; şu anda bile Kızılay’ın Bakırköy’deki yerinde astronomik fiyatlar görüyoruz. Sizin döneminizde de, şimdi de bu işi

halka açık bir yer gerekir. Neresinden bakılsa, bu proje elle tutulur bir proje değildi ama ne inat varsa, onu çözemiyorum. Artık her şeye şüpheyle bakıyoruz. O yüzden bunu çözemiyorum. Artık yoruyorlar insanları. Yani, bu kadar duyarsızlık, bu kadar kapalı işler yapmak… Bu ülke ne oldu? Bu ülke bu kadar büyük bir rant ülkesi haline nasıl geldi?

Üstelik burası bir de CHP’li belediye. Atatürk’ün anısına sahip çıkılması gerekirken, CHP’li belediye olmasına rağmen bunları görüyoruz. Atatürk heykelini kaldırırken nasıl Atatürkçülüğü savunulacak… Atatürk savunuluyor mu, savunulmuyor mu; onu da bilmiyorum. Acaba Atatürk’ü savunuyorum derken, Atatürk’e kötülük mü yapılıyor? Fakat bütün bunlar çok üzücü. O bina orada çıkacak, tadilatlarla değişik bir şey olacak; benim hissiyatım bu. Çünkü bu kadar inat olmaz. Kızılay, orayı alırken para verdik diyorsa, almasaydı öyleyse. Yahut Kızılay olarak bir iyilik yap, orayı yeşil alan olarak yeniden ilan et, burası Kızılay Parkı de ve bırak; Kızılay’ın ihtiyacı mı var?

Ateş ÜNAL ERZEN Geçen dönem Bakırköy Belediye Başkanı belediye zaten ücretsiz olarak Tıp Merkezi’nde yapıyor. Üstelik, bu yerin on metre ilerisinde sağlık ocağı var. Sağlık ocakları var, belediyenin hizmet verdiği yerler var; Bakırköy’de sağlık şu an kötü durumda değil. Birçok ilçeden iyi durumda, her tarafta hastane var. Burada amaç nedir, onu çözmek lazım. Burada nedir, neden inatlaşıp bir şeyler yapılıyor. Biz burayı yeniden yeşil alan ilan edelim diyerek, takas teklif etmiştik. Orasını da alın, ne yaparsanız yapın demiştik. Ona da yanaşmadılar. Yani o yüzden benim hep kafamda bir şüphe var. Sanki burada başka bir şey olacak gibime geliyor; plan tadilatlarıyla oynayarak, orada başka bir şeyler yapılabilir. Acaba orada Kızılay’a bir merkez binası mı yapılacak, yoksa bitirdikten sonra başka bir sağlık kuruluşuna kiraya mı verilecek? Durduk yerde bu işler olmaz, olmadığını da görüyoruz. Kafamda soru işareti var açıkçası. Açsınlar, ortaya çıkarsınlar, internet sitelerinde yayınlasınlar, şeffaf olsunlar. Şeffaflık da yok.

Arsa etrafına çevrilen tahta perdelere asılan resimlerde Atatürk heykeli ve Atatürk Evi de bulunmuyor. Resimlerde bina, arsanın tamamına oturtulmuş bir şekilde görünüyor. Ben, oraya bunların yapılacağını zaten hiç sanmıyorum. Eğer biterse göreceğiz. Yer yok zaten. Bunlar için zaten 450 – 500 metrekare,

Bir diğer nokta var; Kızılay’ı kuran ve ismini veren kişi Atatürk. Öyleyse kurucularına da ihanet etmiş oluyorlar. Evet. Her şeyin bir nedeni vardır. Orada bir şey var; bu kadar inatlaşmanın bir sebebi var. Ama ortaya ne çıkacak bilmiyorum. Ortaya huzurevi mi çıkacak, sağlık ocağı mı çıkacak… O kadarlık bir yere huzurevi olmaz, orası olsa olsa ofis olur, bir çay bahçesi olur ama orası böyle bir sağlık ocağı olmaz, hastane hiç olmaz. Nedir akıllarındaki bilmiyorum. O zamanlarki, Kızılay Şube Müdürü çok duruyordu bu konunun üzerinde. Bu onun projesiydi ama o da mı yukarıdan gelen bir projeydi, bilmiyoruz. Çünkü TOKİ ihaleye direkt bizi sokmayıp, tek katılımcı Kızılay’a verdiğine göre, bir şey var.

Son bir soru sormak istiyorum. Biliyorsunuz İspirtohane’nin devamı, sahildeki Baruthane kalıntıları. Orada inşaat yapılacak diye kıyametler koptu, kopmaya devam ediyor. O zaman şimdi denmeyecek mi, hiç itirazsız, merkezdeki tarihi eserin yanına inşaat yapıyorsunuz ama buraya karşı çıkıyorsunuz diye? Emsal göstermeyecekler mi? Gösterecekler de, artık o kadar duyarsızlık var ki, ne elde edilir bunun sonunda onu kestiremiyorum. Ben sokağa çıkıp, insanlarla konuşuyorum; insanlar umutsuz. İnsanlar her şeye eleştirel bakıyorlar ve haklılar. Sonuçta tepki yok. Hiçbir şeye tepki yok. Bu durum belediyenin de işine geliyor. Yani çok büyük bir soru işareti var. Hep beraber göreceğiz…

Sorularımızı yanıtladığınız için teşekkür ederim sayın Erzen.

TARİHİ DE BIRAKMADILAR ÇEVREYİ DE. ARTIK YETER DİYORUZ. Sayın Alparslan, konumuzu biliyorsunuz Yunus Emre Kültür Merkezi yanına yapılan inşaat. Bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Tarihi bırakmadılar, çevreyi de bırakmadılar… Artık yeter diyoruz. İnsanlar nereye koşacağını şaşırdı. Yürekler acısı bir durum. Bunun da bir sonu gelecek, hiçbir şey sonsuz değil. Ne çevre kaldı, ne sahillerimiz. Şu an sahillerden çok mu gurur duyuyorlar? Burada tam bir tarih yatıyor. Bu yapı Baruthane’dir; hem Osmanlı, hem Türk tarihi için çok önemli bir yere sahip bir yapıdır. Hem şahsım, hem temsil ettiğim grup adına, çok üzgün olduğumu söyleyebilirim. Bir akrep gibi durup durup kuyruklarını

Deri ve Zührevi Hastalıklar Hastanesi’ni de yok edecekler. Orada bir yeşilimiz var. Yunus Emre Kültür Merkezi’nin yanında da aynı şekilde küçük bir yeşil alanımız var. Oranın ağaçlarla dolması lazım. Gelin oraya davul zurnayla, şenlik gibi toplanıp, ağaç dikelim, zeytin ağaçları dikelim. Yaşadığı ülkeye, yeşile insan nasıl kıyar? Bunları benim aklım almıyor. Hep birlikte hem yeşilimize, hem tarihimize sahip çıkmamız gerektiğini düşünüyorum.

Gülser ALPARSLAN çıkarıyorlar. Biliyorsunuz, Bakırköy’de Türkan Saylan’ın da büyük emek verdiği İstanbul Lepra

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Bakırköy İlçe Başkanı


19

''Ataköy’de Kızılay’a ait hastane binası yapımı konusundaki çalışmaları Ataköy’de oturan ve belediyeciliği bilen biri olarak doğru bulmuyorum. Bildiğim kadarıyla, mevcut belediye başkanının buraya ruhsat verilmesine karşı olmasına rağmen, bence, bilinen bazı kişilerin etkisi altında kalıp ruhsat vermesi, kabul edilemez.''

TARİHİ ESERİN YANINDA İNŞAAT YAPMA ISRARI NİYE ? Sayın Yakup Akyüz, siz Bakırköy’ü çok iyi bilen bir siyasetçisiniz. Bir dönem Bakırköy Belediye Başkanlığı görevinde de bulundunuz. Konumuz Ataköy’de Yunus Emre Kültür Merkezi’nin yanına yapılmak istenen bina… Bu konuda neler söyleyeceksiniz? Bu sorunuza cevap vermeden önce Bakırköy’ü bilmek gerekiyor. Bakırköy uzun bir tarihi geçmişe sahip. Konstantin dönemi, 4. yüzyıldan başlayan bir tarihe sahip Bakırköy. Saraylar, köşkler şehri Bakırköy. Yeşilköy, Cevizlik, Zeytinlik Mahalleleri ile Bakırköy 1960 yılları ve sonrası Ataköy Mahalleleri ile Bakırköy. Konstantin tarafından bir eğlence şehri olarak kurulan, dünün Bakırköy’ü ve bugünkü Bakırköy. İstanbul’un tarihi incelendiğinde temelin Bakırköy olduğu görülür. Bakırköy Bizans döneminde bir sayfiye şehri olarak kurulmuş, İstanbul’un eğlence merkezlerinden biri olarak Bakırköy halkının hizmetinde bulunmuştur. Bakırköy hakkında söylenecek çok şey var. Dünün Bakırköy’ü, bugünün Bakırköy’ü Sayın Atamer, Bakırköy’le ilgili bir gün gazetenin tamamını yazmam için bana görev ve yetki verirsen Bakırköy halkını (ilgi duyanlar, sonradan gelenler için) biraz olsun bilgilendirme fırsatını yakalarız. Bakırköy’ün tarihi sayfalara sığmaz. Bakırköy’ün dünya tarihinde önemli bir yeri vardır. Ben ancak bugünkü durumunu ve bu duruma nasıl gelindiği konusundaki düşüncelerimin küçük bir bölümünü okuyucularla paylaşabilirim. Geçmiş çok sayıda tarihi eserlerden elimize kalan Baruthane, İspirtohane, Bizans’tan günümüze kalan Fil Damı adıyla anılan açık hava sarnıcı, Florya Deniz Köşkü, Ruh ve Sinir Hastanesi, vesaire. Bu duruma nasıl gelindi? Bakırköy 1960’lardan sonra Anadolu’nun dört bir yanından gelen göçlerle adeta istilaya uğradı. 1960 yılından sonraki yıllar Bakırköy’de rantın prim yaptığı yıllardır. Gerçek Bakırköylülerin büyük bölümü Bakırköy’ü terk etmiştir. Bakırköy tarihi kıyıma uğramıştır. Ataköy, Türkiye’de uygulanan ilk uydu kent projesidir. Dikey yapılaşma ile yeşil alanların çokluğu Ataköylülere büyük kolaylıklar ve rahat nefes alma imkanı sağlamıştır. Ancak bir süre sonra Bakırköy, Bakırköylü olmayan yönetimlerle sıkıntıya düşmüş, yeşil alanları birer birer imara açılmış, Ataköy neredeyse yaşanmaz hale gelmiştir. Bakırköy’de yaşanan sıkıntıların temelinde benim görüşüm, siyasi çıkarların etkin oluşudur. Yerel yönetimler Bakırköy’de tarihin yok olmasında en

büyük etkendir. İsmi üstünde yerel yönetim Belediye Başkanı, Belediye Meclis üyelerinin yerel halkın içinden seçilmesi temel ilke olmalıdır. Seçimler seçim çevresi içindeki halkın kendisine

Av. Yakup AKYÜZ Bakırköy Belediye Başkanlığı görevinde de bulundu hizmet edecek başkan ve üyeleri bizzat seçmeleri en uygun olanıdır. Ne yazık ki Bakırköy bu güne kadar hep tayinlerle yönetilmiş, tayin edilenlerin de halka karşı sorumluluk duyguları ortadan kalkmıştır. Bu güne kadar Bakırköy’e gelmiş geçmiş belediye başkanları ve meclis üyeleri içinde Bakırköy tarihini bilenlerin sayısı çok azdır. Seçim süreleri bitenlerin çoğu Bakırköy’ü terk etmiş veya Bakırköy’de hiç oturmamıştır. Görüşüm, yerel yöneticiler yerel halk tarafından bölgenin insanları arasından seçilmelidir. Bu şekilde halkın oyları ile kendi aralarından seçilecek kişilerin hata yapma şansı çok azdır. Bu arada Bakırköy’de inşaat işleriyle uğraşanların bazılarının ayni zamanda Bakırköy Belediyesi meclis üyesi olmaları sorun yaratıyor. Bu hem doğru değil hem de etik değil.

Ataköy kuruluşundan bu yana uğradığı kıyım birçok daire sahibinin Ataköy’ü terk etmesine neden olmuştur. Bakırköylü artık kendisine gelerek, Bakırköy’e sahip çıkma konusunda ciddi çalışmalar içinde olmalarından da mutluluk duymaktayız. Ataköy’de Kızılay’a ait hastane binası yapımı konusundaki çalışmaları Ataköy’de oturan ve belediyeciliği bilen biri olarak doğru bulmuyorum. Bildiğim kadarıyla, mevcut belediye başkanının buraya ruhsat verilmesine karşı olmasına rağmen, bence, bilinen bazı kişilerin etkisi altında kalıp ruhsat vermesi, kabul edilemez. Kaldı ki, bir önceki belediye başkanı yapılan ihaleyle ilgili açtığı dava devam ederken ve bu dava henüz sonuçlanmamışken ruhsat verilmiş olması yasal açıdan da kabul edilemez ve gelecekte çok büyük tazminatlara sebep olarak, belediyeyi sıkıntıya sokabilir. Ataköy’de Avrupai bir yerleşim birimi. İlk uydu kent. Siz Ataköy’de oturmayabilirsiniz. Oradan yer alan büyük paralar döken insanların rahat ve huzurunu bozacak uygulamalardan kaçınmalısınız. Kızılay’ın hastanesi mi yok? Ataköy halkı sizden hastane mi istedi? Hayır. Kaldı ki Bakırköy ve çevresindeki ilçelerde yeterince hatta fazlasıyla sağlık kuruluşu var. Tarihi eserin yanında inşaat yapma ısrarı niye? O zaman sayın yöneticiler hatır gönül işlerini bırakın. Vatandaşların yerel halkın sesine dikkat edin. Yarın o halktan oy isteyeceksiniz. Bugün halkın sesine kulak verin ki yarın oyunu alabilesiniz. Trafik yoğunluğunun alabildiğine yüksek olduğu Ataköy’de halkın rahatını bozacak yanlış yapılaşmalara meydan vermemeniz görevinizin bir gereğidir. Bakırköy ve Ataköy halkı bir zamanlar başka bir partiye oy veriyordu. Oylar kimsenin tekelinde değildi. Sayın Özcan Atamer’in yanlış ve hatalı yapılaşmalar karşısında ortaya koyduğu mücadeleyi takdirle karşılıyorum. Bir zamanlar Sayın Atamer’e büyük destek veren Sayın Muhtar Aylin Keserkaya’nın, muhtarlığına bitişik böyle bir inşaatı görmezden gelmesi bu günlerdeki sessizliğini bozmasını ve eski günlerine dönerek mahallesine sahip çıkmasını beklemek başta benim ve tüm mahalle sakinlerinin hakkı olduğuna inanıyorum. Sayın Belediye Başkanı’mız Sayın Bülent Kerimoğlu’nun Bakırköylü olmaya yönelik gayretlerini de takdirle karşılıyorum ve devamını diliyorum. Hep birlikte Bakırköy’e sahip çıkalım. Sonra pişmanlık fayda etmez. Sevgiler, saygılar.

BURAYA BİNA YAPILMASI BAKIRKÖY İÇİN YÜZ KARASIDIR Namık Bey konumuz belli. Ataköy’de Yunus Emre Kültür Merkezi’nin yanına inşaat yapılıyor. Bu sizce doğru mu? Özcan Bey, şunu söyleyeyim, gerçek Bakırköylüler, Bakırköy’e ihanet etmemelidir. Benim orada gördüğüm tahta perdelerle kapatılmış yer, evvela tarihi bir yer. Osmanlı’dan kalan bir eserin yanına yeni bir inşaatın yapılmasına bir Bakırköylü olarak kesinlikle ve kesinlikle karşıyım. Böyle bir şeyin, kim yaparsa yapsın Bakırköy’de yapılması, Bakırköy için yüz karasıdır. Gerçekten onu orada gördüğüm zaman, isterse hayır kurumu olabilir, çocuk esirgeme kurumu veya ona benzer ne olursa olsun, çok üzücü bir şey. Araştırdım, sordum; sağlık kompleksine benzer bir şey yapılacağını duydum. Peki, Ataköy’ün sağlık kompleksine mi ihtiyacı var? Bakırköy’de bir sürü hastanemiz ve sağlık ocaklarımız var. Buradaki amacın ne olduğunu ben kesinlikle anlayamadım da, çözemedim de. Bu bir hayır kurumu olmasa da, bunun arkasında bazı rantlar olduğunu düşünüyorum. Birileri muhakkak, onun arkasından nemalanmaya çalışıyor. Maalesef,

Namık Kemal OCAK Demokratik Sol Parti Bakırköy İlçe Başkanı Bakırköylüyüm deyip, Bakırköy’de yıllarca oturan insanların Bakırköy’e ihanet etmesini kabul edemiyorum ve utanıyorum. Bu insanların adına ben utanıyorum. Burada bir konu daha var, bununla bağlantılı. Biliyorsunuz bu Yunus Emre, Baruthane’dir. Baruthane, İspirtohane ve Baruthane’nin sahildeki uzantıları vardır.

Şimdi sahildeki Baruthane’nin uzantılarına inşaat yapılmasın diye kıyametler koparken, hangi yüzle Yunus Emre’nin, Baruthane’nin yanına inşaat yapılıyor ve bunu nasıl savunacaklar… Bu konuda ne diyeceksiniz? Bu konuda savunulacak hiçbir şeyleri yok. Ben, şahsen ağzımdan yanlış bir kelime çıkacak diye üzülüyor ve kendimi frenlemeye çalışıyorum. Bakırköy, Türkiye’nin elit semtlerinden bir tanesi. Hafta sonlarında hala milyonlarca insan Bakırköy’e akıyor. Bakırköy’deki belli bir yaşın üstünde bir nüfus ve Bakırköy’deki iş yerlerinde çalışanlar diğer semtlerden geliyor. Ama Cumartesi, Pazar o insanlar ailelerini de alıp Bakırköy’e gezmeye geliyor, denize gelip, oksijen almaya çalışıyorlar ama Bakırköy’de oksijen alacak yer de bırakılmadı ki. Ne amaçla olursa olsun tarihi Baruthanenin yanına bina yapılmasına şiddetle karşı çıkıyor bir Bakırköylü olarak utanç duyuyorum. Bakırköylüyüm deyip buraya yapılan inşaata destek verenler ileriki günlerde Bakırköylüler’in yüzüne nasıl bakacaklar, Bakırköy sokaklarında nasıl dolaşacaklar merak ediyorum.


20

“Ataköy gibi ve Yunus Emre’nin yanı gibi bir yerde bir binanın yapılmasını ne benim, ne düzgün düşünen insanların, ne de Ataköylüler’in kabul edeceğini düşünmüyorum. ‘’

‘’Bakırköy’de hastaneye falan da ihtiyaç yok. Çevresi de Bakırköy de zaten hastane dolu. Israrla bunu yapmak istiyorlar. Niye?” İstanbul Eczacılar Kooperatifi Kurucu Başkanı, 1 dönem Eczacılar Vakfı Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütmüş, 1965’ten bu yana Bakırköylü, 1977 yılından bugüne Uçkunkaya Eczanesi sahibi ve Mesul Müdürü olan Asal Uçkunkaya, Kızılay’ın Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi yanına yapmak istediği inşaatla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Asal Bey, gündemde olan bir konu var biliyorsunuz. Biz de uzun zamandır bunun mücadelesini veriyoruz. Kızılay’ın Bakırköy’deki yöneticileri ihaleye girdiler. TOKİ’ye devredilen, Yunus Emre Kültür Merkezi’nin yanındaki 2058 metrekare yeri ihale ile aldılar. Kendişlerinden başka ihaleye giren olmadı. Bakırköy Belediyesi ihaleye sokulmadı ve Ateş Bey döneminde de dava açıldı, dava hala devam ediyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz? Artık her yerimiz beton yığını oldu. Oksijen alacak halimiz kalmadı. Hele ki Ataköy gibi ve Yunus Emre’nin yanı gibi bir yerde bir binanın yapılmasını ne benim, ne düzgün düşünen insanların, ne de Ataköylüler’in kabul edeceğini düşünmüyorum. Eğer böyle bir şey üzerinde duruluyorsa özellikle o bölgede yaşayan kişilere bir oylama, referandum yapılmalı. Burası ne olmalı, nasıl olmalı diye. Oraya yakışan şey, Yunus Emre’yi gölgelemeyen, Yunus Emre’yle iç içe olan bir binanın, özellikle de Atatürk Evi’nin ve Atatürk heykelinin olmasını, oranın yeşil alan olarak kalmasını istiyorum. Önümüzde önemli bir şey var; Ataköylüler bir şeyi

kaçırdı. Neyi kaçırdı; Ataköylüler, Ataköy’ü alırken aynı zamanda denizi ve sahili aldılar ama şu an Ataköylülerin denizi görme ve sahilden istifade etme durumu yok. Ben 1960’lardan beri Bakırköy’deyim, o dönemde Ataköylülere verilen bir plaja girme kuponu vardı. Şu anda Ataköylüler bırakın plajı, deniz girme yerini, denizi göremiyorlar. Ataköylüleri de burada suçlamadan geçmeyeceğim. Çok büyük bir yerleşim alanı. Her bloktan bir kişi gidip de o ilk işlemin yapıldığı zaman o sahillerde, her gece piknik, eğlence yaparcasına kalsaydı ki bu en az iki bin – üç bin kişi yapardı ve bir blokta da bir kişiye ancak bir –

iki ayda bir nöbet düşerdi. Bugün o devasa, çirkin binalar yapılmazdı ve onun da devamı gelmezdi. Aynı şeyi burası için de düşünüyorum. Artık bizim betona değil, kütüphaneye, müzeye, Atatürk’ü yaşatmaya ve bir tarihi eserin, Kültür Merkezinin yanında, ne amaçla olursa olsun bina yapılmasını kabul etmeme imkan yok.

Ateş Bey döneminde bu kişilere yine Ataköy 9 – 10.

Kısım’da, şimdi yapmak istedikleri yerin 700 – 800 metre aşağısında bir yer de teklif edildi, orayı da kabul etmediler. Siz bir tıp insanı sayılırsınız; eczacısınız. Bakırköy’de hastaneye falan da ihtiyaç yok. Çevresi de Bakırköy de zaten hastane dolu. Israrla bunu yapmak istiyorlar. Şimdi, şöyle bir bakarsak; her şey rant üzerine gidiyor. Bugün Cerrahpaşa ve Çapa’yı İstanbul’un dışına taşıyan bir görüş varken, İstanbul’un göbeğine, ileride taşınacak bir binanın yapılmasını ben lüks olarak görüyorum. Çünkü Bakırköy’de hakikaten hem özel hastaneler, hem devlet kuruluşları olarak Bakırköy ve çevresine yetecek kadar hastanemiz var. Hastanemiz de var, eczanemiz de var, özel muayenehanemiz de var, diş hekimliğimiz var, polikliniğimiz var, yeni bir Kemerburgaz Üniversitesi açıldı; eczacılık ve diş hekimliği fakülteleri var, hizmet veriyorlar. Tıp fakültesi var, şu an yarım olsa da ileride hizmet verecek. Yani böyle bir şeyin yapılmasına ben taraftar değilim. Çünkü Bakırköy sağlık yönünden doyma noktasına gelmiş, hatta taşıyor diyebilirim. Ayrıca, hükümetin son çıkarttığı yasaya göre artık eczaneler nüfusa ve yoğunluğa göre açılacak. Şu anda Bakırköy ilçesine bağlı, Ataköy, Osmaniye, Yeşilköy, Yeşilyurt, Florya dahil yaklaşık 50 eczane fazlamız var. Bu demektir ki, Bakırköy’e aşağı yukarı 20 yıla kadar bir tek eczane açılması hakkı yok. Yani sağlık, Bakırköy’de bu kadar doygun noktada.

Teşekkür ediyorum.

“Atatürk’ün sembollerine, heykellerine, karşı yapılan saldırıların Bakırköy gibi bir yerde yapılması çok daha üzücüdür.” BÖYLE BİR İLÇEDE, BÖYLE ŞEYLERİN YAPILMASI MÜMKÜN DEĞİL, KABUL EDİLEMEZ Sayın Kadıoğlu, biliyorsunuz tarihi Baruthane binası, şimdiki Yunus Emre Kültür Merkezi yanına yapılan inşaat Bakırköy’ün gündemine oturdu. Bu arsa üzerinde 1000’lik ve 5000’lik planlara göre Atatürk’ün Selanik’te doğduğu evin 1:1 ölçekli kopyasının ve Atatürk heykelinin bulunması gerekiyor. Fakat senelerdir bu alan kamuya kapalı, Atatürk heykeli ve Selanik’teki evi kaldırılmış durumda. Şimdi de burada yapımına başlanan bir inşaat mevcut. Siz bu konuyla ilgili neler düşünüyorsunuz? Bu konuda açılmış bir dava olduğuna göre, biz de her kurum gibi hukuka saygılıyız, güveniyoruz. Her ne kadar yargı, yandaş hale getirilmişse de, yine de yargıya güvenmek istiyoruz. Davanın ayrıntısını, ne türde açıldığını bilmiyorum ama yürütmenin durdurulması talebinde bulunulmamışsa bu hukuken yapılmış bir hatadır. Bulunulmuş ama mahkeme bunu dikkate almamışsa, o zaman mahkemenin sorunu. Çünkü dava sürerken inşaat başlıyor. Bu, ileride telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacaktır. Dava lehe sonuçlandığında, bu inşaat bitmiş olduğunda Atatürk’ün Selanik’te doğduğu evin ve heykelinin kaldırılması gibi, zarar gören

bunu yapacağız. Bununla yetinmeyip, bir bileşeni olduğumuz Bakırköy Kent Savunması’na da bu konuyu taşıyarak onlarla birlikte elimizden geleni yapacağız. Atatürk’e ve milli değerlerimize yapılan saldırıya karşı, onur duyduğumuz Cumhuriyet değerleriyle, savunmak zorunda olduğumuz bu değerlerimizi korumak için elimizden geleni yapmaya, bu işi engellemeye çalışacağız. Bu davadan gazeteniz sayesinde haberdar oldum fakat hukukçu kimliğimle de bu dosyayı inceleyip, davanın sürecini görmek üzere araştırmalar gerçekleştireceğim. Bu şekilde, Türkiye’nin her yerinde Atatürk’ün sembollerine, heykellerine, büstlerine, Cumhuriyet’in diğer değerlerine karşı yapılan saldırıların Bakırköy gibi bir yerde yapılması çok daha üzücüdür. Yani, Bakırköy, sol oyların yüksek çıktığı, önümüze konan anayasa tuzağına teslim olmayıp, %80’e yakın hayır oyu vermiş, Atatürkçülüğü ön plana çıkmış bir yerdir. Böyle bir ilçede, böyle şeylerin yapılması mümkün değil kabul edilemez. Bütün unsurlarla birleşip, buna engel olmamız gerekmektedir. Bu konuyu bana açtığınız için teşekkür ediyorum ve bu konunun araştırarak, harekete Atatürçü Düşünce Derneği ayrıntılarını geçmek üzere arkadaşlarımızla Bakırköy Şube Başkanı eyleme başlayacağım.

unsurların yeniden yerine konması mümkün olmayacak. Buna kamuoyu olarak tepki göstermemiz lazım. Bu durumu derhal Atatürkçü Düşünce Derneği şube başkanlarıyla paylaşacağım. Bu tip durumlarda, İstanbul şubeleri olarak birlikte hareket ediyoruz. Bu konuda derneğimizle ne yapabiliyorsak, engellemek için

Yusuf KADIOĞLU


21

Bakırköy’de zaten sağlık kurumuna ihtiyaç yok

DİLİM VARMIYOR AMA AMAÇ ATATÜRK'Ü KALDIRMAK MI? Sayın Özer, konumuz biliyorsunuz Yunus Emre Kültür Merkezi yanına yapılan inşaat. Bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Bu Kızılay’ın almış olduğu yer, kanayan bir yara. Sebebi şu; burası TOKİ tarafından ihaleye açıldığı vakit, kamular ihaleye girebilir diye bir madde vardı hatırladığım kadarıyla. Bakırköy Belediyesi olarak biz girmek istedik. Sanki biz özel bir kuruluşmuşuz gibi bizi ihaleye sokmadılar. Bu gülünç bir durum. Zabıtlar tutuldu, adrese teslim bir ihale yapıldı. Çok düşük bir fiyata da Kızılay’a verildi. Orada çok güzel, şahane bir Atatürk heykeli ve Atatürk’ün Selanik’te doğduğu ev yapıldı. Çok güzeldi. İhaleyi Bakırköy Belediyesi alsa idi, Atatürk’ün o sokağını tam yaşatacaktık. O evin yanına, o mistik havadaki evleri de yapacaktık. Atatürk’le ilgili bazı kesitler verecektik. Hatta o zamanlar Ateş başkan şöyle bir şeyler düşünüyordu; Mısır’daki piramitler gibi, biri geldiğinde ışık çıksın, konuşmaya başlasın heykel. İşte, “Ben Ali Rıza Efendi, Mustafa Kemal Atatürk’ün şuyuyum, şurdan geldim,” gibi. Böyle bir projemiz vardı; müze gibi. Fakat ihaleye Bakırköy Belediyesi sokulmayınca biz de tutanak tutup mahkemeye gittik haklı olarak. Bu mahkeme devam ediyor. Aynı zamanda Kızılay’a çok güzel tekliflerle gidildi. Şimdiki yerin iki katı büyüklüğünde, Ayamama’nın biraz ilerisinde bir yer verelim, oraya yapın dedik. Teklif ettiğimiz yer de, mevcut yerle arasında yürüy-

varmıyor ama Atatürk’ü kaldırmak mı? Yanında tarihi eser var. Tarihi eserin yanında inşaat yapamazsınız. Yapabiliyorsanız Aya Sofya’nın yanına yapın, Sultanahmet’e yapın, Topkapı’nın göbeğine yapın o zaman. Çünkü, tarihi eserin yanına inşaat yapmanız mümkün değildir. Ama bazı tarihi eserler ne yazık ki bu merkezi idarelerde 18 – e* uygulaması da yapıyorlar. Bunlar iyi değil, kötü bir şey. Dolayısıyla, Kızılay’ın kendisine gelmesi lazım. Buradan büyük bir tepki alacaklar. Çünkü ihtiyaç olmayan bir şeydir. Bunun için en azından mahkeme kararını beklemeleri gerekir ki; mahkeme bunu iptal edecektir. İhaleye fesat karıştırma, kamu da olsa vardır, başka kamu kuruluşunu sokmamışlardır. Dolayısıyla, Kızılay’ın kendisine gelmesi lazım.

Ferzan ÖZER erek beş dakikalık bir yakınlıktaydı. Onu kabul etmediler. Burada Atatürk’le ilgili böyle çalışmaları Kızılay olarak siz yapın dedik, onu da kabul etmediler. Fakat burada zaten sağlık kurumuna ihtiyaç yok; çok yakınında sağlık ocağı var zaten. Burada amaç, dilim

*18 – e: 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nda, Belediye Meclisi’nin görev ve yetkileri bölümünde bulunan madde. Tam içeriği şu şekildedir: “Taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın kamu hizmetinde ihtiyaç duyulmaması hâlinde tahsisin kaldırılmasına; üç yıldan fazla kiralanmasına ve süresi otuz yılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesisine karar vermek.”

“Kızılay, biliyorsunuz ki sağlıktan çekildi. Kızılay’ın böyle bir binaya Bakırköy’de ihtiyacı bence yok”

“BİZ ÖNCE BAKIRKÖY DİYORUZ. BU İŞE BAŞTAN BERİ KARŞIYIZ” Necmettin Bey, biliyorsunuz uzun süredir bir mücadele sürdürülüyor, Yunus Emre Kültür Merkezi’nin yanında bir inşaat başlatılıyor. Tarihi eserin yanına inşaat yapılmasıyla ilgili çok büyük tepkiler var, ayrıca yine takas edebilecekleri yine Ataköy’de yerler de var ama inatla Kızılay’ın Bakırköy yöneticileri bunların hiçbirini kabul etmiyorlar. Şimdi kazılar da başlamış durumda. Siz bu konuda ne söyleyeceksiniz? Bu konu zaten Ateş Bey’in zamanında gündeme gelen bir konuydu. Her zaman diyoruz ki, Bakırköy’e sahip çıkacağız ama oraya öyle ucube bir bina yapacakları anlaşılıyor. Yakışmaz diyorum. İkincisi, Atatürk Heykeli ve Atatürk’ün Selanik’teki evinin maketini nereye koyacaklar? Oranın bir özelliği var çünkü. Üçüncüsü, Kızılay’ın belediyeyle anlaşıp, kendilerine teklif edilen arsayla takas yapması lazım. İsterse hastane yapsın, isterse başka bir şey. Çünkü Kızılay’ın amacı belli. Kızılay, biliyorsunuz ki sağlıktan çekildi. Kızılay’ın böyle bir binaya Bakırköy’de ihtiyacı bence yok.

Biliyorsunuz, orada önce huzurevi yapmak istediler, sonra kız öğrenci yurdu yapmak istediler, sonra Bahçelievler’de kapatılan fizik tedavi merkezini buraya almak istediler. Kaldı ki, Bakırköy’ü her tarafı sağlık hizmeti verecek yerlerle dolu, çevresi de dahil. Belediyemizin de bu konuda ciddi hizmet veren bir yeri var. Siz bir siyasi partinin başkanısınız ve hayatın içindesiniz. Bu konuda ortada dolaşıp, yandaşlık

yapanlarla ilgili bize gelen çok ağır eleştiriler ve tepkiler var. Bununla ilgili ne diyeceksiniz? Biz Demokrat Parti olarak ve şahsen de İlçe Başkanı olarak her zaman diyoruz ki; biz halka hizmeti Hakk’a hizmet biliyoruz. Maddi, menfaat, çıkar beklentimiz olamaz; bu bizim yapımızda yok. Biz, önce Bakırköy diyoruz. Onun için bu işe baştan beri karşıyız. Bu kişileri aklı selim olmaya davet ediyorum ben. Belediye Başkanı’na da çağrıda bulunuyorum;

zaten nefes alamaz durumda. Sümerbank konutlarını gördünüz. Denizden baktığınızda çit gibi. İşte ucube bina bunlar. Bakırköy’ün imarı 5 kat, oraya 17 kat verdiler ve oradan büyük bir rant elde ettiler. Biz ranta karşıyız. Bakırköy’de nefes alacak yer yok. Sizin de mücadelenizi takdirle karşılıyorum. Kızılay’a, bir siyasi parti olarak çağrıda bulunuyoruz; bu inattan vazgeçin, oraya inşaat yapmaktan vazgeçin.

bir araya gelin ve bu işi artık durdurun. Çünkü işin en doğrusu bu. Bakırköylü olarak, Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin bulunduğu alanın plan değişikliği, sahillerin geldiği hali düşününce şu anda Bakırköy

Belediye’nin arsasıyla takas yapın, hem daha geniş, daha müsait. Burası da Atatürk heykeli ile, Atatürk'ün doğduğu ev ile yeşil olarak kalsın. Ataköylülerin nefes alacağı başka yer mi kaldı?


22

BAKIRKÖY’ÜN ZATEN SAĞLIKLA İLGİLİ BİR PROBLEMİ YOK. DOLAYISI İLE BU İNŞAATA DA GEREK YOK Sayın Başkan, konuyu biliyorsunuz. Tarihi eserin yanına bina yapmaya kalkıyorlar. Bunlara yer göstermemize rağmen ısrarla orada inşaata başladılar. Bu konuda ne diyeceksiniz? Ben daha önceki röportajlarımızda da size söylemiştim. Ben, kişisel olarak bu inşaatlara karşıyım. Bakırköy’de, İstanbul’da; her gördüğümüz boş alana bir inşaat yapmak zorunda değiliz. Kaldı ki Bakırköy’ün zaten sağlıkla ilgili bir problemi yok. Her tarafı hastane dolu, sağlık ocağı dolu. Gereksiz bir şey. Oraya daha farklı amaçlarla kullanılabilecek, sosyal etkinliklerin olabileceği, mesela Bakırköy Belediyesi’nin sosyal etkinlik yaptırabilecek çok alanı yok; belediye oraya kendine alabilirse orada insanlarımızın gelip

oturabileceği, törenler yapabileceği ama görseli güzel, bina değil tabii ki ağaçlarla dolu bir yer yapılabilir. Ben

karşıyım, bu gördüğümüz alana sağlık ocağı diye açılıyor, hastane diye açılıyor; bir bakıyoruz otel olmuş. Tarihi eserin yanında gerek yok. Zaten yakınlarında pek çok hastane mevcut. Kaldı ki, Kızılay’ın şimdiki hizmetleri artık halkın yararına da değil, ücretli. Bedava da değil. Bakırköy Postanesi’nin yakınında Kızılay’ın bir hastanesi var; uzak bir yer de değil, gelinebilir. Yaptıkları yerin hemen karşısında sağlık ocağı da var. Tarihi eserin yanına böyle bir inşaat yapılmaz.

FLODER YÖNETİM KURULU OLARAK KIZILAY YÖNETİM KURULUNA ÇAĞRIMIZ Floder Yönetim Kurulu olarak Kızılay Yönetim Kuruluna çağrımız; Ataköy 9,10 Kısım Yunus Emre Kültür Merkezi’nin yanında bulunan daha önceden hizmet alanı olarak ayrılmış ve üzerinde de Atatürk'ün Selanik'teki doğduğu evin maketi ile Atatürk'ün heykeli bulunan 2058m2 arsayı bir süre önce ihale yoluyla TOKİ'den almıştınız. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Bakırköy Belediyesi imar planlarına göre arsa içersinde bulunan Atatürk Evi ve heykelini proje içersinde değerlendirme şartı bulunduğunu biliyoruz. Kızılay yönetim kurulu olarak Yunus Emre Kültür Merkezinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetimi, BAKIRKÖY Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, Kamuyu temsil eden yetkililer ve STK'ların bulunduğu toplantılı sunumunuzda Hastane yapacağınızı ve halka hizmet sunacağınızdan bahsetmiştiniz. Floder'in Başkanı olarak bu hastane ve polikliniklerinin yapılmasının imar durumu yetersizliği nedeni ile fonksiyonel olamayacağını kültürel yapının bozulacağını ayrıca trafiğin artacağını buranın kültürel yapının devamı niteliğinde planlanarak

yapılmasını, halka ve gençlere hizmet vermesini isteyerek karşı çıkmıştım. Bakırköy bölgemizde Hastane yapılacak daha uygun alanların mevcut olduğunu Şehircilik bakanlığından talepte bulunulabileceğini'de ifade etmiştim. CHP milletvekilleride TBMM ne önergeler vererek şu andaki imar durumuna uygun hareket edilmesi gereğini

Taner DAYI Florya ve Atatürk Ormanlarını Koruma

Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı

iletmişlerdir. Çevre ve Şehircilik bakanlığı'da bu önergeleri değerlendirerek ''İhale şartlarına''uyulma zorunluluğu bulunduğunu belirtmiştir. İhale şartları ve imarına göre 2058 m2 olan bu arsada önden 5 metre yanlardan'da 3'er metre çekme zorunluluğu vardır. Ayrıca yapacağınız projede'de Atatürk'ün Evi ve heykelini koymak mecburiyeti vardır. Öğrendiğimize göre bu hastane projesinden vazgeçip Tıp merkezi yapacağınız bilgisini almış bulunmaktayız. Bu projenin uygulanması durumunda işlevsel olarak'da yeterli olamayacağını ihtiyaca cevap veremiyeceğini belirtmek isterim. Hastane ve tıp merkezi yapmanız için Bakırköy'de daha büyük ve kullanıma daha uygun kamu arazileri mevcuttur. Bakırköy belediyemizin'de Ataköy sınırları içersin'de bu yapacağınız projeye uygun arsası bulunmaktadır. Trampa yaparak bu düşüncenizi yerine getirebilirsiniz. Yunus Emre kültür merkezinin hemen yanındaki tarihi ve kültürel yapısı olan bu arsa kültürel faaliyetlerde kullanılmak üzere değerlendirilmelidir. Bakırköy Belediyesinin açmış olduğu dava devam ederken bu projeyi onaylaması'da doğru değildir. Floder olarak buranın takipçisi olacağımızı belirtmek isterim. Taner Dayı Floder Başkanı

BELEDİYE BU HAKKI TEK BAŞINA KULLANAMAZ Sayın Serttaş, biliyorsunuz Yunus Emre Kültür Merkezi’nin yanında bir inşaat başlatılıyor. Tarihi eserin yanına inşaat yapılmasıyla ilgili çok büyük tepkiler var, ayrıca yine takas edebilecekleri yine Ataköy’de yerler de var ama inatla Kızılay’ın Bakırköy yöneticileri bunların hiçbirini kabul etmiyorlar. Şimdi kazılar da başlamış durumda. Siz de bu arsanın karşısında bulunan B1 Blok Yöneticisi ve bir hukukçu olarak bu konuda ne söylemek istersiniz? Biz orada Atatürk Evi ve Atatürk heykeli dışında hiçbir şeyi kabul etmedik ve etmiyoruz. Çünkü, gücümüz yetmedi, herhalde gelenlere Atrium’da ticaret hayatını canlandıracaklar, arabaları park edip para alacaklar ama burada aynı zamanda bir de nikah salonu olduğu için bizim burada taşan arabalarımızı koyacağımız hiçbir yer kalmıyor. Bunların ötesinde en hayati şey ise, bir zelzele olduğu zaman burası bizim toplanma yerimizdi. Toplanma yerimizi aldılar. Oysa ki Bakırköy’ün idarecileri karar almış, onlara yer göstermiş. Orası hem çok daha güzel, çok daha büyük, onların da çok daha iyi kullanabilecekleri bir yer ama onlar kabul etmiyorlar. Şimdi orada inşaata başlıyorlar. Ataköy maalesef göründüğü gibi değil; kültürlü bir insan grubu ama öyle bir sorun çıkaracak yapıda değil. Efendice, kötülük bana değmesin diyen yapıda insanlarla karşılaştım ben hep. Ben Ataköy’ü farklı bilirdim. Bunları gördükçe, keşke Bahçelievler’den gelmeseydim diye düşünüyorum. Bu hala durdurulabilir. Çeşitli sorunlar yaratabilir.

Daha rahat olacak bir yer varken, burası olmaz. Çünkü etraftan çok daha fazla gelen olacak. Orada, ileriye dönük bir huzursuzluk olacak. Ben

Av. Niyazi SERTTAŞ katiyen tasvip etmiyorum bunu.Ama tasvip etmemekle olmuyor; güç meselesi. Ataköy’deki ilgili dernekler ve kuruluşlar da gösteriş meraklıları. Orada muhtar var, hiçbir şey yapmıyor. Senelerdir muhtarımız. Muhtarın bize kadar gelip, bizi körüklemesi, derneklerin gelmesi, bir bütün olarak gerekli davranışı sergilememiz gerekirken, maalesef durum ortada. Buraya gelen kişiler de sadece tıp merkezinden değil, arabasını koyduğu zaman otoparktan, alışverişe girdiği zaman gittiği yerden kazık yiyecek. Fakir fukara için de bu çok daha rahatsız edici olacak. Bu,

düşündükleri gibi olmayacak. Orada hasta gelip bedava muayene olmaya çalışacak ama artık Kızılay da ücretsiz bakmıyor. Bu yapı ne fakir fukaraya hizmet ediyor, ne Ataköy’e hizmet ediyor, ne yerleşim yerine hizmet ediyor. Hilkat garibesi gibi bir şey yapacaklar. Ülkemize yararlı değil. Daha önce belediyenin açtığı davayla ilgili olarak, eğer dava açılan mahkeme tedbir kararı almamışsa, inşaat devam eder. O mahkemede dava açanların tedbir talep etmesi gerekir. Bunun çaresi yeni yeni davalar açmaktır. Mesela bir dernek, bir dava açacak. Bir site grubu toplanıp dava açacak, tedbir talep edecek. İmar verme hakkı belediyeye ait olsa da, bu yerler, burada mülk satın alan ada ve paftada kimler varsa, onların malıdır. Fiilen zilliyet hakkı onlardadır. İmar verme hakkını onlar kullanır. Bu hakkı ihlal ettiler diye, hukuki yola başvurmalıdırlar. Belediye bu hakkı tek başına kullanamaz, bu paftadaki mülk sahiplerinin rızasını almak zorundadır. Belediye bu zarurete katlanmamıştır. Maalesef bu da hukuka tamamen aykırı bir olaydır. Dava açanların da her şeyi mahkemeye yansıtması, hakimin hemen keşif yapması, eski halinin fotoğraflarının verilip, şahitlendirilip, oradaki halkın da duruşmaları takip etmesi gerekir ama ne yazık ki olmuyor. Biz, burada yapılacak her türlü inşaata karşıyız. Buranın eski haline getirilerek, Atatürk Evi ve heykelinin yerine geri koyulmasını istiyoruz.


23 5 HAZİRAN 2017 (Toplantı Süresi: 16 dakika) Ekseriyetin bulunduğu tespit edilerek birleşim Meclis 1. Başkanvekili Mahir Çelik tarafından açıldı. Yahya Göktaş ve Selim Malgaz’ın izinli sayılmalarına oy birliği ile karar verildi. Gündem okundu, oy birliği ile kabul edildi. Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Üyelerinden Nebahat Yıldırım, Emel Tığlı, Margarit Dikme ve Hatice Selli Dursun tarafından verilen “Şırnak – Şenoba’da yaşanan helikopter kazası sonucu şehit düşen ilk kadın Jandarma Komutanı Yrb. Songül Yakut adının uygun bir yere verilmesi” hakkındaki önergenin gündeme alınmasının oy birliği ile kabulüne karar verildi. Gündem maddelerinin görüşülmesi neticesinde; Mali Hizmetler Müdürlüğü başlıklı “Ödenek Aktarımı” hakkındaki dosyanın Plan ve Bütçe Komisyonu’na havalesinin, Tiyatro Müdürlüğü başlıklı “Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi Fiyat Tarifesi” hakkındaki dosyanın Tarife Komisyonu’na havalesinin, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü başlıklı “Sokak İsmi Değişikliği” hakkındaki dosyanın Harita Komisyonu’na havalesinin, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu tarafından verilen “Şırnak – Şenoba’da yaşanan helikopter kazası sonucu şehit düşen ilk kadın Jandarma Komutanı Yrb. Songül Yakut adının uygun bir yere verilmesi” hakkındaki önergenin Harita Komisyonuna havalesinin oy birliği ile kabulüne karar verilerek, birleşim Meclis 1. Başkanvekili Mahir Çelik tarafından kapatıldı.

7 HAZİRAN 2017 (Toplantı Süresi: 31 dakika) Ekseriyetin bulunduğu tespit edilerek birleşim Meclis 1. Başkan Vekili Mahir Çelik tarafından açıldı. Ali Rıza Akyüz, Taner Kazanoğlu, Yahya Göktaş, Şükrü Aydın ve Sinan Emre Kızıltuğ’un izinli sayılmalarına oy Birliği ile karar verildi. Geçen

HAZİRAN 2017 BELEDÝYE MECLÝSÝ’NDE NELER GÖRÜÞÜLDÜ? birleşime ait zabıt özeti okundu oy birliği ile kabul edildi. Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Üyesi Ayşe Tansel Gülmezoğlu tarafından “İlk kadın Jandarma Komutanı Yrb. Songül Yakut adının uygun büyüklükte ve konumda bir parka verilmesi” ile ilgili verilen önergenin daha önce verilen önergeyle birleştirilmesine karar verildi. Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu tarafından “Kartaltepe Mahallesi’nde bulunan Hadiqa isimli cafe”, “İncirli Caddesi üzerinde bulunan Beşir Göğüş Parkı”, “Osmaniye Mahallesinde Muhtarlık karşısında bulunan park yeşil alan” ve “Bilişim Eğitim Kültür ve Araştırma Derneği (BEKAD)” haklarında verilen yazılı soru önergeleri Başkanlık Makamına havale edildi. Gündem maddelerinin görüşülmesi neticesinde; Özel Kalem Müdürlüğü başlıklı “Kardeş Şehir Belediyesi” hakkındaki Başkanlık Teklifinin oy birliği ile kabulüne karar verildi. Mali Hizmetler Müdürlüğü başlıklı “2016 yılı Faaliyet Raporunda düzeltme yapılması” hakkındaki Başkanlık Teklifinin, İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü başlıklı “Memur Dolu Kadro değişikliği” hakkındaki Başkanlık Teklifinin, Temizlik İşleri Müdürlüğü başlıklı “Çevre Temizlik Hizmet Alımı İşi ihalesi” hakkındaki Başkanlık Teklifinin, Emlak ve İstimlak Müdürlüğü başlıklı “Zeytinlik Mahallesi 90 ada 29 parselde yapılması planlanan Tarık Akan Kültür ve Sanat Merkezi ile ilgili iş ve işlemler için 5393 sayılı Belediye Kanununun 15(h) 18(e)

18(j) ve ilgili diğer maddeleri uyarınca Belediye Başkanı ve Belediye Encümenine Yetki Verilmesi” hakkındaki Başkanlık Teklifinin oy çokluğu ile ve Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü başlıklı “2017-2018 Eğitim Öğretim yılı içindeki 8 aylık dönem için Eğitim Yardımın belirlenmesi ile Eğitim Yardım Komisyonunda görev yapacak 4 Meclis Üyesinin belirlenmesi” hakkındaki Başkanlık Teklifinin Başkanlık Teklifi üzerine yapılan oylamada Eğitim Yardım Komisyonu’na Taşkın Toprak, Süleyman Nadir Ataman, Şükrü Aydın ve Ayşe Tansel Gülmezoğlu’nun 5 ret oya karşın oy çokluğu ile seçilmelerinin kabulüne; ayrıca ilkokul ve ortaokul öğrencilerine aylık 100,00TL, lise ve dengi okullarda eğitim gören öğrencilere aylık 125,00-TL eğitim yardımı verilmesinin 5 ret oya karşın oy çokluğu ile kabulüne karar verilerek birleşim Meclis 1. Başkanvekili Mahir Çelik tarafından kapatıldı.

9 HAZİRAN 2017 (Toplantı Süresi: 41 dakika) Ekseriyetin bulunduğu tespit edilerek birleşim Meclis 1. Başkanvekili Mahir Çelik tarafından açıldı. Şükrü Aydın, Baki Gövtepe ve Yahya Göktaş’ın izinli sayılmasına oy birliği ile karar verildi. Geçen birleşime ait zabıt özeti okundu, oy birliği ile kabul edildi. Gündem maddelerinin görüşülmesi neticesinde; Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü başlıklı “Bedelsiz araç devri” hakkındaki Başkanlık Teklifinin, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü başlıklı “sokak ismi değişikliği” hakkındaki evrakın Harita Komisyonuna havalesinin ve Özel Kalem Müdürlüğü Başlıklı “Çorum İli Oğuzlar Belediyesi İle Kardeş Şehir İlişkisi Kurulması” hakkındaki Başkanlık Teklifinin oy birliği ile kabulüne karar verildi. “Ödenek Aktarımı” hakkındaki Plan ve Bütçe Komisyonu Raporunun ise 5 Ret oya karşın oy çokluğu ile kabulüne karar verilerek, birleşim Meclis 1. Başkanvekili Mahir Çelik tarafından kapatıldı.

Meclis oturumlarýnýn tamamýný gazetemizin

www.atakoygazete.com.tr sitesini ziyaret ederek okuyabilir ve sesli olarak dinleyebilirsiniz.

ÇOCUK PARKLARINDA BÜYÜK TEHLİKELER VAR İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi CHP grubu üyesi Ümüt Yurdakul, mecliste yetkililere seslendi ve önlem alınmasını istedi: “Çocuk parklarında büyük tehlikeler var; çocuk oyun parklarının zeminlerinde kullanılan lastik malçların (geri dönüştürülmüş kauçuk) yapısında bulunan zararlı kimyasallar var. Plastikten yapılan oyuncaklara her temasta, çocuklara statik bir elektrik yüklemekte ve bu elektrik toprakla temas olmadığı için, çocuğun üzerinde kalmaktadır. Bu durum da çocuğun davranışlarının dengesizleşmesine neden olmaktadır. Çocuk parklarında tinerci, uyuşturucu bağımlısı ve art niyetli kişiler var. Bu olumsuzluklar için önlem alınsın.” Bağcılar Belediyesi ve İBB Meclisi CHP Üyesi Ümit Yurdakul, “Çocuk Parklarının denetimi, bakımı ve oyun gruplarındaki tehlikeler” konulu yazılı soru önergesini, çektiği fotoğraflar ile birlikte meclise sundu. İBB Meclis Toplantısı’nda önergesini okuyarak parka giden ve oyun gruplarında oynayan çocuklarımız için yaşanan ve yaşanacak olan bazı tehlikelere ve olumsuzluklara dikkat çeken Yurdakul, önergesinde şunlara değindi: “Çocukların gelişiminde oyun oynamanın ne kadar önemli olduğunu, oyun alanlarının hem geniş, hem de çocukların gelişimini destekleyecek özelliklerde olmasını hepimiz biliyoruz. Önümüz yaz olduğu için çocuklarımız yine oyun parklarına hücum edecek ve kendilerini bekleyen tehlikenin farkında olmaksızın kaydıraklarda kayarak, salıncaklarda

sallanacaklardır. İstanbul’da oyun parklarında her yıl 50 – 60 bin civarında çocuk yaralanması meydana gelmektedir. Ayrıca plastikten yapılan oyuncaklar her temasta, çocuklara statik bir elektrik yüklemekte ve bu elektrik toprakla temas olmadığı için, çocuğun üzerinde kalmaktadır. Bu durum da çocuğun davranışlarının dengesizleşmesine neden olmakta ve parklarda ki yaralanmaların nedenlerinden birinin de bu olduğu ifade edilmektedir. Bu bağlamda sorularımız;

1 – Çocuk oyun parkları hangi yasal düzenlemelere uygun olarak hazırlanmaktadır? Alanın büyüklüğü, oyun araçlarının çeşitliliği ve sayısı neye göre belirlenmektedir? 2 – Çocuk parklarının denetimi hangi sıklıkla ve nasıl yapılmaktadır? Kriterleri nelerdir? 3 – Parklarda ahşap, paslanmaz çelik yerine plastik materyallerin kullanılması çocukların sağlığını nasıl etkilemektedir? Bununla ilgili bilimsel bir çalışmanız var mıdır? Yoksa yapmayı

düşünüyor musunuz? 4 – Yaz ayına girerken, uzun süredir kullanılmayan kırık plastik oyuncak ve kaydırakların, zincirleri paslanmış salıncakların bakımı veya değişimi yapılmış mıdır? 5 – İstanbul’da çoğu çocuk parkının trafiğin en yoğun olduğu noktalarda kapısız, korunaksız olması konusunda ne yapmayı düşünüyorsunuz? 6 – Bazı çocuk parklarının içinde yer alan kafeler, masa ve sandalyeleri ile etrafa iyice yayılmakta ve çocukların oyun alanını daraltmaktadır. Bu yanlış uygulamaları düzeltmeyi düşünüyor musunuz? 7 – Çocuk oyun parklarının zeminlerinde kullanılan lastik malçların (geri dönüştürülmüş kauçuk) yapısında bulunan zararlı kimyasallar ile ilgili herhangi bir araştırmanız var mıdır? Yoksa düşünüyor musunuz? 8 – Çocukların kayarak ayak bastığı alanın, çocukların üzerindeki statik elektriği alması için zeminin nasıl olması yönünde bir çalışmanız var mı? 9 – Endüstriyel tasarımcıların, sayısının bu kadar arttığı bir dönemde klasik parklar yerine çocuk pedagojisine uygun, yaratıcılık gücünü teşvik edecek yeni parklar yapmayı düşünüyor musunuz? 10 – Çocuk parklarını, tinerci, uyuşturucu bağımlısı ve art niyetli kişilerden korumak için ne gibi önlemler almayı düşünüyorsunuz? Saygılarımızla.”


TEKNOLOJÝ DÜNYA SI

ZRZ\ TNXO[PUX[\ YHYX\ AZWYVOZPY\ JZWZTYRNW?\ +M\ QYF\ LYW JYWYIEUTUI\ JKAZXVYDYXYX\ P[DV[XO[PU\ @[VYXSZ\ F[QZXQYX MRJMV[O[R[\TNXMVO[PUXUX\BXKXSZ\FZT\LYW\ZXJZV\NVO[R: [G[T\ JYLY\ JBWKXKRNW?\ [QZXQZ\ JBWZ\ LYX[XUX\ YEYXSZ SWNXZ9V[WUX\ RKTVZXOZPYC\ I[W4\ ZSYVOZPY\ AZ\ L[Q[WR[ SZDYIYOYXSZ\ JBWZAVY\ WNLNQV[W\ NV[G[T?\ 6RWUG[\ T[QV[W\ [W[PU @[WZTZQYX\ P[DV[X[LYVOZPY\ YEYX\ SYTZR\ TNWYSNWV[W\ S[\ LMVM: X[G[T?\ 6O[HNX9MX\ LM\ F[QZXQYC\ BXKOKHSZTY\ RUVV[WS[ TZXQPZV\ [V[XV[WS[\ ENT\ R[RJUX\ JBWKVZLYVZGZT\ NV[X\ SWNXZ YVZ\QZPVYO[Q\PNWMXMX[\FNQ[XPYRZV\LYW\EBHKO\JZQYWYRNW?

&*(+'*$'+*(

GÖKHAN ATAMER gokhanatamer@atakoygazete.com.tr

)#*)+ )*'+$' (%&(' *%+$+"'$)**+ (&#'# 2[PFZWPTR\ #[L<YX\ >YSRZ\ R[HUVUOU\ QZ@SYQVZWY\ @[TTUXS[ R[RUXV[SUDU\RUVVUT\W[FNWS[X\SZWVZXZX\LYVJYVZWZ\JBWZC\>YSRZGY PYLZW\ TNWP[XV[W\ YP[X\ 7=8/:1[WQ\ 7=8$\ SBXZOYXSZ\ ZX >[HV[\ 5KWTYRZ<RZ\ P[VSUWUWTZXC\ 5KWTYRZ<SZ\ PYLZW\ P[VSUWUR[ MDW[R[X\ YXP[XV[W\ [W[PUXS[\ >YSRZ\ P[VSUWUPUX[\ O[WMH T[V[XV[WUX\NW[XU\RKHSZ\$C'\NVSM?\-UW[V[O[S[\5KWTYRZ<RY RKHSZ\$C&7\YVZ\,YZQX[OC\RKHSZ\$C=/\YVZ\%YXSYPQ[XC\RKHSZ /C/7\YVZ\)Q[VR[C\RKHSZ\/C7&\YVZ\+[XJV[SZI\AZ\RKHSZ\&C YVZ\ [FNXR[\ Q[TYF\ ZQQY?\ ([FNWS[\ SYTT[QY\ EZTZX\ LYW\ SYDZW XNTQ[\YPZC\7=8&:7=8/\RUVUXS[TY\PUW[V[O[S[\RZW\[VO[R[X 5KWTYRZC\+[XJV[SZIC\[FNXR[C\)W[X\AZ\)PF[XR[\RKHSZ\&9Y [I[X\ NW[XV[WV[\ VYPQZRZ\ LM\ PZXZ\ JYWYI\ R[FQU?\ )VT\ NX\ KVTZ YEZWYPYXSZ\ BXGZTY\ W[FNW\ SBXZOYXZ\ JBWZ\ ZX\ ENT\ [WQUI R[I[R[X\KVTZVZW\YPZ\[FNXR[C\5KWTYRZ\AZ\,YZQX[O\NVSM? )PQ[QYPQYTVZWZ\JBWZC\LM\KVTZVZW\7=8/:7=8$\SBXZOYXSZ\0WR: PYP\ AZ\ #NGTR\ [SVU\ >YSRZ\ R[HUVUOU\ [YVZVZWYXZ\ L[DVU\ [WQUI R[I[SUV[W?\ ([FNW[\ JBWZ\ LYVJYP[R[W\ TMVV[XUGUV[WU\ >YSRZGY ;@[GTZW;V[WS[X\ TNWMXO[T\ YEYX\ AZWYVZWYXY\ SKHZXVY\ NV[W[T SZFNV[O[VU\ AZ\ TMVV[XSUTV[WU\ [XQYAYWKP\ FWNJW[OV[WUXUX ;-YPQZO\ )HVZRYGY;\ >NXTPYRNXV[WUXU\ [EUT\ QMQO[RU MXMQO[O[VU? ([FNW[\ YVYITYX\ SZDZWVZXSYWOZVZWSZ\ LMVMX[X\ 2[PFZWPTR #[L\ 5KWTYRZ\ .ZXZV\ 1KSKWK\ A[X\ (NO[P@TNC\ >YSRZ R[HUVUOU\ [XX[0WR\ P[VJUXUXUX\ S[\ JBPQZWSYDY\ JYLYC\ LM\ QKW H[W[WVU\ R[HUVUOV[WUX\ PUW[S[X\ TMVV[XUGUV[W[\ NVSMDM\ JYLY IYWTZQVZWZ\ SZ\ H[W[W\ AZWZLYVSYDYXY\ PBRVZSY?\ 2NWMXO[T\ YEYX R[HUVUOV[WU\ JKXGZV\ QMQ[W[T\ JKAZXYVYW\ LYW\ TNWMO[\ EBHKOK TMVV[XO[XUX\RZQZWVY\NV[G[DUXU\LZVYWQZX\(NO[P@TNC\;1NLYV >YSRZ\R[HUVUOV[WUXS[\7=8$9XYX\YVT\EZRWZDYXSZ\LYW\F[QV[O[ R[I[XSU\AZ\LYW\BXGZTY\EZRWZDZ\TUR[PV[\'C&\T[Q\[WQUIV[\78 LYX\ /7&\ ONLYV\ 5WMA[\ [QU\ >YSRZ\ R[HUVUOU\ TMWMVMO\ F[TZQY QZPFYQ\ ZSYVSY?\ +MXMX\ [WSUXS[XC\ >[[VYRZQVZWSZ\ PBH\ TNXMPM YTY\RUVVUT\SBXZOYX\NWQ[V[O[PUX[\SNDWM\LYW\SKIKI\JBWKVSK? +M\TKEKT\W[@[QV[O[R[\W[DOZXC\PMEVMV[W\JZVYIOYI\>YX[XP AZ\ BSZOZ\ [VQ\ R[FUPUX[\ P[@YF\ KVTZVZWY\ @ZSZ>\ [VO[R[\ AZ ONLYV\QZ@SYQ\NWQ[OU\TMVV[XUGUV[WU\ZXSYIZVZXSYWOZRZ\SZA[O ZSYRNW?;\[EUTV[O[PUXS[\LMVMXSM?

((%+#'%*+$!&*&*')%) #!!'#! *[@[\ @UHVU\ AZ\ S[@[\ JKAZXVY\ QZPVYO[QV[W\ YEYX\ PYF[WYIVZWYX SWNXZ\YVZ\MV[IQUWUVO[PUX[\RBXZVYT\LYWENT\FWN4Z\JZVYIQYWYVYRNW? -NX\NV[W[T\6O[HNXC\IZ@YW\OZWTZHVZWYXSZ\PYF[WYIVZWY\@UHVU LYW\IZTYVSZ\MV[IQUW[LYVOZT\YEYX\SYTZR\SWNXZ\QZPVYO\TMVZVZWY F[QZXQYXY\[VSU?\3HMX\LNRVM\AZ\ENT\T[SZOZVY\R[FUS[\QZPVY: O[Q\YEYX\KWKXKX\HZOYXZ\YXSYWYVYF\T[ORNX[\RKTVZXOZPYXZ JZWZT\T[VO[S[X\FZXGZWZ\JYLY\LBVKOVZWSZTY\SWNXZ9V[W\YVZ SYWZTQ\NV[W[T\PZATYR[Q[\JBXSZWYVZLYVZGZT?\.ZXYI\KWKX\RZV: F[HZPY\ NV[X\ IYWTZQC\ L[HU\ KWKXVZWYXY\ LYW\ TMVZSZ\ QNFV[RUFC S[DUQUOU\ S[\ TMVZSZTY\ SWNXZ9V[W\ YVZ\ JZWEZTVZIQYWOZRY FV[XVURNW? YOSYVYT\F[QZXQYX\JZWEZT\@[R[Q[\JZEYWYVOZPYXYX\BXKXSZTY QZT\ ZXJZV\ JKAZXVYT\ EBHKOVZWY?\ +M\ QYF\ LYW\ PZATYR[Q\ PYPQZ: OYXSZ\ @ZW\ FZXGZWYXYX\ JKAZXVYT\ PYPQZOYXZ\ P[@YF\ NVMFC P[SZGZ\ TYOVYDY\ SNDWMV[XOUI\ SWNXZ9MX\ PZATYR[Q\ YEYX\ TMV:

ATAKÖY AYLIK BÖLGE GAZETESÝ Aylýk Süreli Yayýn

YIL: 25 Sayý: 272 TEMMUZ 2017

info@atakoygazete.com.tr Köþe yazýlarýndaki sorumluluk, yazarlarýna aittir. Gazetemizde yayınlanan ilanların sorumluluğu ilan sahibine aittir.

YX[XGY[V\5YOZP\TNXMRV[\YVJYVY\YTY\TYIYRY\T[RX[T\JBPQZWZWZT IYWTZQYX\ 6AWMF[<S[TY\ >[[VYRZQVZWYXYX\ WZT[LZQZ\ [RTUWUVUDU KHZWYXZ\TZPYVZGZT\KE\GZH[S[X\YVTYXYX\6AWMF[\2NOYPRNXM Q[W[>UXS[X\BXKOKHSZTY\@[>Q[V[WS[\[EUTV[X[G[DUXU\R[HSU? -BH\ TNXMPM\ GZH[XUX\ XQZV<YX\ 7==<S[\ WZT[LZQZ\ [RTUWU S[AW[XUI\ JZWZTEZPYRVZ\ [VSUDU\ 8?8\ OYVR[W\ ZMWN<VMT\ GZH[RU JZEZLYVZGZDYXZ\SZ\@[LZWSZ\RZW\AZWYVSY?\.ZEZX\QZOOMH: S[C\ 6AWMF[\ 2NOYPRNXMC\ [W[O[\ ONQNWM\ @[TTUXS[TY T[W[WUXS[C\ ;%[TYO\ TNXMOMXMC\ TZXSYXZ\ [YQ\ [VUIAZWYI @YHOZQYXY\ [W[O[\ PNXMGM\ P[R>[V[WUXS[\ PYPQZO[QYT\ NV[W[T BXZ\ EUT[WQ[W[T\ TBQKRZ\ TMVV[XSU;\ YL[WZPYXZ\ RZW\ AZWZWZT .NNJVZ\AZ\E[QU\IYWTZQY\6VF@[LZQ\XG?<Z\LMVJMV[W[\R[XUQ\AZW: OZPY\YEYX\8=\@[>Q[\PKWZ\Q[XUSU?

!*')%+$!'!! !+) ")(+*"") Z\!NWT\5YOZP<UX\78\%[HYW[X9S[\R[RUXV[SUDU\LYW\@[LZWZ JBWZ\ 3LZW<YX\ PNX\ H[O[XV[WS[\ ENT\ QZFTY\ JBWZX\ RBXZQYO TMWMVM\ L[IT[XU\ 5W[AYP\ 2[V[XYGTC\ MRJMV[O[XUX\ BXSZ JZVZX\R[QUWUOGUV[WUXUX\VYSZWVYDYXY\EZTQYDY\;@YPPZS[W\YPR[XU; PNXMGMXS[C\ 7==<S[\ TMWO[PUX[\ R[WSUO\ ZQQYDY\ BHZV\ [W[E @YHOZQY\ PMX[X\ IYWTZQYX\ RBXZQYO\ TMWMVM\ L[IT[XVUDUXS[X YPQY>[\ZQOZT\HNWMXS[\T[VSU?\Z\!NWT\5YOZP9UX\@[LZWYXZ JBWZC\ 3LZW<YX\ BXSZ\ JZVZX\ R[QUWUOGUV[WU\ 3LZW9Y\ )VZWYRZ 5[IUO[;\ L[IVUDU\ [VQUXS[\ R[RUXV[SUTV[WU\ LYW\ SYVZTEZSZC 2W[AYGT9YX\ YPQY>[PUXU\ YPQZSYTVZWYXY\ LZVYWQQYVZW?\ *YVZTEZRY\ Q[T: YLZX\ R[FUV[X\ AZ\ P[[QVZWGZ\ PKWZX\ QNFV[XQUXUX\ [WSUXS[XC 2[V[XYGTC\ L[IT[XVUTQ[X\ YPQY>[\ ZSZGZDYXY\ >[T[Q\ RBXZQYO TMWMVMXS[\PBH\P[@YLY\NVO[R[\SZA[O\ZSZGZDYXY\SMRMWSM? ;3LZW<U\SKXR[S[TY\@ZW\IZRSZX\ENT\PZAYRNWMO\AZ\LM\HNW H[O[XUOS[C\3LZW9YX\S[@[\>[HV[\H[W[W\JBWOZOZPY\[SUX[ R[QUWUOGUV[WUX\ YPQZDYXY\ T[LMV\ ZSZWZT\ FNHYPRNXMOS[X [RWUVO[RU\ T[LMV\ ZSYRNWMO\ SYRZX\ 2[V[XYGTC\ JZEQYDYOYH @[>Q[\ 3LZW<YX\ QNTPYT\ IYWTZQ\ TKVQKWKXZ\ YVYITYX\ LYW\ W[FNWMX R[RUXV[XO[PUXUX\ [WSUXS[X\ IYWTZQQZX\ LYW\ PKWZVYDYXZ [RWUV[G[DUXU\[EUTV[OUI\AZ\IM\Y>[SZVZWY\TMVV[XOUIQU\;0MO[ JKXK\@[R[QUXU\T[RLZSZX\[XXZOYX\R[PUXU\QMQO[TC\TZXSY: OY\ JZVYIQYWOZTC\ AZ\ SKXR[\ PQ[XS[WQV[WUXS[\ LYW\ IYWTZQY RBXZQZLYVOZT\YEYX\LYW[H\H[O[X[\Y@QYR[GUO\A[W? 2[V[XYGT9YX\ T[W[WUC\ IYWTZQQZ\ PNX\ H[O[XV[WS[\ OZRS[X[ JZVZX\ PT[XS[VV[WUX\ AZ\ 3LZW9YX\ YI\ >ZVPZ>ZPYRVZ\ YVJYVY R[I[X[X\ FWNLVZOVZWYX\ R[QUWUOGUV[W\ YEYX\ Q[IUSUDU\ BXZOY JBPQZWYRNW?\88\OYVR[W\SNV[W[\[ITUX\LYW\R[QUWUO[\P[@YF\NV[X 3LZWC\IM\[XS[\$=\OYVR[W\SNV[WVUT\LYW\SZDZWZ\P[@YF?\-YVYTNX ,[SYPY9XSZTY\R[QUWUOGUV[WC\3LZW9YX\ZX\E[VT[XQUVU\H[O[XV[W: S[\ LYVZ\ [WT[PUXS[\ SMWSMV[WC\ >[T[Q\ PNX\ H[O[XV[WS[ R[I[X[X\ NV[RV[W\ 3LZW<YX\ YPQYTW[WUXU\ QZ@SYQ\ ZSYRNW?\ \ 3LZW TMWMGMV[WUXS[X\ .[WWZQQ\ 0[OFC\ R[RUXV[SUDU\ LYW\ LVNJ R[HUPUXS[\IYWTZQYX\PNX\H[O[XV[WS[\T[WIU\T[WIUR[\T[VSUDU PT[XS[VV[WUX\ NXM\ ;KHJKX\ AZ\ SZWYX\ SKIKXGZVZW;\ YEYXSZ LUW[TQUDUXU\ PBRVZSY?\ 6XG[T\ 0[OFC\ 2[V[XYGT\ TNXMPMXS[ @ZW@[XJY\LYW\RNWMO\R[FO[SU?

*'*$ )+ '%"+ $(#*#*)&*%+  *'+)%*+ $(*'(+*&)")')&#) 1K@ZXSYPVZW\ UIUDUC\ QZT\ NS[TVU\ LYW\ G[O\ OZWGZT\ RZWYXZ ZXQZJWZ\ SMR[WVU\ RKHZRVZWSZ\ QNFV[R[W[T\ JBWKXQK NVMIQMW[LYVZX\LYW\T[OZW[\PYPQZOY\JZVYIQYWSY?\6+*<SZTY\0[V: Y>NWXY[\ 5ZTXNVN4Y\ XPQYQKPK\ 0[VQZG@\ [W[IQUWO[GUV[WUC ;NFQYT\ >[HVU\ SYHY;\ "6\ NV[W[T\ [SV[XSUWSUTV[WU\ QZTXNVN4Y P[RZPYXSZC\ OZWGZDZ\ Y@QYR[E\ SMRO[S[X\ PKFZW\ YXGZ RKHZRVZWSZ\JBWKXQK\T[RSZQOZRY\L[I[WSU?\1ZWGZT\YIVZAYXY RZWYXZ\ JZQYWOZPY\ YEYX\ PYVYTNX\ >NQNXYT\ O[VHZOZSZX\ YXGZ SMR[WVU\LYW\RKHZR\KWZQZX\[W[IQUWO[GUV[WC\ <Z\ <VYT\LYW\UHJ[W[

PYPQZOY\KHZWYXSZ\/\>[WTVU\UIUT\[VUGUPURV[\E[VUI[X\YTY\LNRMQ: VM\LYW\T[OZW[\Q[P[WV[SU?\IUDU\QZT\XNTQ[S[\QNFV[RUF\JBWKX: QKRK\NWJ[XYHZ\ZSZX\G[O\OZWGZDYX\[TPYXZC\@ZW\LYWY\LZVYWVY LBVJZSZTY\ UIUDU\ T[RSZSZX\ [VUGU\ RKHZRVZWC\ W[S[W\ QZTXNVN: 4YPYXSZ\TMVV[XUV[X[\LZXHZW\LYW\RBXQZOVZ\JBWKXQKRK\LZVYWVY LYW\ RBXSZTY\ PYXR[VY\ JKEVZXSYWYF\ SYDZWVZWYXY\ ZWQZVZRZX\ >[HVU LYW\ SYHY\ @[VYXSZ\ RZXYSZX\ NVMIQMWSM?\ WN4Z\ L[I [W[IQUWO[GUPU\ 0[VQZG@\ WN>ZPBWK\ 6VY\ %[GUOYWYC\ LMVMIMX SY4YQ[V\T[OZW[V[WUX\@[GOYXY\AZ\O[VYRZQYXY\LZVYWJYX\IZTYVSZ SKIKWZGZDYXZ\ SYTT[QY\ EZTZWTZXC\ YTY\ LNRMQVM\ ZXQZJWZ RKHZRYX\KE\LNRMQVM\OZWGZDYX\YIVZAYXY\[RXZX\T[WIUV[SUDUXU LZVYWQQY? %[GUOYWYC\RZXY\T[OZW[S[\JBWKXQKRK\YIVZRZX\VNJ[WYQO[XUX UIUDUX\ NWJ[XYHZ\ ZSYVOZ\ Q[WHUXS[\ R[F[G[DU\ M>[T\ LYW SZDYIYTVYTVZ\ ZX\ JZXYI\ JBWKI\ [EUPUXS[X\ ZX\ S[W\ JBWKI [EUPUX[C\ ZX\ TUP[\ NS[TQ[X\ ZX\ MHMX\ NS[D[\ [XUXS[\ JZEYI R[FO[R[\ YOT[X\ AZWZGZDYXY\ AMWJMV[SU?\ %[GUOYWYC ;![VXUHG[\T[DUQ\YXGZVYDYXSZ\MGMH\LYW\PYVYTNX\>NQNXYT\RKHZR TMVV[X[W[TC\ @YELYW\ OZT[XYT\ @[WZTZQC\ VZXPVZWC\ [RX[V[W AZP[YWZ\ NVO[S[XC\ LYW\ ZVZTQWNXYT\ T[OZW[XUX\ QKO\ NFQYT BHZVVYTVZWYXY\TNXQWNV\ZSZLYVOZTC\YVZWYSZ\SMA[W\T[DUSUC\PQNW FZWSZ\ AZ\ @[QQ[\ JYRYVZLYVYW\ TMO[I\ IZTVYXSZ\ JBWKXQK [VUGUV[WUXUX\KWZQYVZLYVZGZDY\RZFRZXY\LYW\SKXR[XUX\T[FUV[WUXU [E[LYVYW;\SYRZ\TNXMIQM?\6OZWYT[X\"FQYT\*ZWXZDYXYX\"-6 #[HZW\ AZ\ VZTQWN:"FQYT\ 2NX>ZW[XPU<XS[\ QZLVYD\ ZSYVZX LMVMIMX\SZQ[RV[WU\"-6<XUX\;5ZG@XYG[V\*YJZPQ;\SZWJYPYXSZ R[RUOV[XSU?

*&%+*&**)%+&( "))%)+# (+"*$%&) )+)&*+'*"") #[PQYT\ SZAY\ 1YG@ZVYXC\ 6W.Z\ JKGK\ P[RZPYXSZ\ JZVZGZDYX QZTXNVN4YVZWYXY\ KWZQOZRZ\ AZ\ PKWSKWKVZLYVYW\ @[WZTZQVYVYDZ RBX\AZWOZRZ\SZA[O\ZSYRNW?\1YG@ZVYXC\SKXR[XUX\RZXYSZX SNVSMWMV[LYVYW\ BHZVVYTQZTY\ YVT\ V[PQYDY\ 1YG@ZVYX\ 0NXGZFQ ,YPYNX9U\KE\LNRMQVM\R[HUGU\QZTXNVN4YPY\YVZ\KWZQZWZT\PZTQBWSZ RZXY\ LYW\ SBXZOYX\ T[FUPUXU\ [EQU?\ '\ LNRMQVM\ NV[W[T R[HSUWUV[X\ AZ\ RZXYSZX\ SNVSMWMV[LYVOZ\ BHZVVYDY\ YVZ\ >[WT R[W[Q[X\ 1YG@ZVYX\ 0NXGZFQ\ ,YPYNXC\ @[A[\ YVZ\ IYIYWYVOYRNW? .BHZXZTVYC\ L[V\ FZQZDYXZ\ LZXHZRZX\ YE\ R[FUPU\ P[RZPYXSZ @[A[R[\JZWZT\SMRO[R[X\V[PQYTVZWC\BHZV\Q[P[WUOU\YVZ\TNX: >NW\ AZ\ JKAZXVYDY\ LYW\ [W[S[\ PMXMRNW?\ ,YPYNXC\ SND[\ SNPQM LYRNVN4YT\ R[FUPU\ P[RZPYXSZ\ SZ\ JZVZXZTPZV\ V[PQYTVZWYX SUIUX[\EUTURNW?\.ZVZXZTPZV\LYW\V[PQYDYX\SND[S[\EBHKXOZPY RUVV[W\ [VUWTZX\ ,YPYNXC\ LYRNVN4YT\ R[FUPU\ AZ\ TMVV[XUV[X\ VY>VZW P[RZPYXSZ\ SND[S[\ TZXSYVYDYXSZX\ EBHKXZLYVYRNWC\ JZWY SBXKIQKWKVZLYVYW\R[FUPU\YVZ\EZAWZPZV\[R[T\YHYXY\OYXYOMO[ YXSYWYRNW?\ .ZVZGZDYX\ V[PQYDY\ ,YPYNXC\ PKWKGKVZWYX Y@QYR[EV[WUX[\ JBWZ\ '*\ R[HUGUV[WV[\ SNVSMWMV[LYVZGZT\ LYW V[PQYT\ PUWQU\ PMXMRNW?\ ,YPYNXC\ BHZV\ QZTXNVN4YPYRVZ\ @[A[ JZEYIVZWY\ AZ\ HZOYX\ R[FUPUX[\ JBWZ\ JZVYIZX\ PKWKGK Y@QYR[EV[WUX[\ MRJMX\ NV[W[TC\ V[PQYT\ SUI\ RKHZRYXY\ LYWT[E S[TYT[\ YEZWYPYXSZ\ '*\ R[HUGU\ YVZ\ R[HSUW[LYVYRNW?\ -KWKGKVZW R[DOMWVM\ LYW\ JKXSZ\ PZR[@[Q\ ZQQYTVZWY\ V[PQYTVZWYXY\ T[WVU HZOYXZ\ JZEZWTZX\ '*\ R[HUGU\ YVZ\ @[A[\ TNIMVMX[\ MRJMX @[VZ\JZQYWZLYVYRNW?\-ZXPBWVZWVZ\SNX[QUV[X\,YPYNXC\L[DV[XQUVU R[FUPU\ P[RZPYXSZ\ PKWKGKVZWYX\ PKWZTVY\ NV[W[T\ V[PQYTVZWY\ YVZ YVJYVY\LYVJY\[VO[V[WUXU\AZ\ZAVZWYXSZX\LYVZ\EUTO[S[X\Y@QYR[E SMRMV[X\ PUWQ\ SZPZXYXZ\ JBWZ\ V[PQYT\ R[HO[\ FWNJW[OUXU E[VUIQUW[LYVYRNW?\-KWKGKVZW\SYI\SZWYXVYDY\TNXMPMXS[\S[\LYVJY [V[LYVYRNW?

('((+(&($+))%+ (%$(+($&*#) .ZEQYDYOYH\ JKXVZWSZ\ )XJYVQZWZ<SZ\ R[T[V[X[X\ [OZP 4[XTNPTYC\7\R[IUXS[\YIPYH\LYW\JZXE?\1KIQZWYPY\NVSMDM L[XT[XUX\PYPQZOYXSZ\LMVSMDM\@[Q[VU\LYW\SBXJK\P[RZPYXSZ L[XT[S[X\ F[W[\ E[VO[RU\ L[I[WSU?\ %ZP[LUXS[\ RZQZWVY L[TYRZ\ LMVMXO[O[PUX[\ W[DOZX\ EZIYQVY\ R[QUWUOV[W R[FO[RU\ L[I[W[X\ JZXE\ @[GTZW\ LM\ P[RZSZ\ TUP[\ PKWZ YEZWYPYXSZ\ TZXSYPYXZ\ YPQZSYDY\ +1AZ\ ([XJZ\ (NAZW O[WT[VU\YTY\[W[E\[VO[RU\L[I[WSU?\+[XT[XUX\[EUTV[O[PUX[ JBWZ\8==?===\KHZWYXSZ\F[W[\E[V[X\@[GTZWC\LM\F[W[XUX @ZFPYXY\ @[WG[O[OUI?\ ![TV[IUT\ '=?===<M\ JZWY\ [VO[RU L[I[WSUTV[WUXU\LZVYWQZX\L[XT[\RZQTYVYVZWY\PYPQZOSZTY\@[Q[RU T[F[QQUTV[WUXU\ S[\ LZVYWQQY?\ ![TV[IUT\ 8\ [R\ LNRMXG[\ SZA[O ZSZX\ LM\ PNRJMX\ PNXMXS[\ R[T[V[X[X\ JZXE\ @[GTZW\ 8/ [RVUT\@[FYP\GZH[PUX[\E[WFQUWUVSU?

Yurtgün İç ve Dış Ticaret A.Ş. Adına İmtiyaz Sahibi

Hukuk Danýþmaný: Av. Öner AYBEK

Göksenin ATAMER İLERİ

Ofset Baský : ÜNÝFORM

GENEL YÖNETMEN VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ

Renk Ayýrým : FÝLMEVÝ

Özcan ATAMER Haber Koordinatörü

Ýdare Yeri: Ýncirli Caddesi Yeþilada Sokak No:2/1 Ferhat Apt. Kat:1 D:4 Bakýrköy / Ýstanbul

Gökhan ATAMER

Tel: (0212) 543 86 64-543 86 65-543 86 47 Fax: 543 86 16

Haber Merkezi

Ataköy Gazetesi, Yurtgün İç ve Dış Ticaret A.Ş. tarafından yayınlanmaktadır. Gazetemizde yayınlanan yazı ve fotoğraflar kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Arzu GİRİT Ömer Faruk MAKİNA


25 5

RU YİAD BALKANLARDAK İ TÜRKLER’İN İFTAR SOFRASINI PAYLAŞ TI

Rumeli Türkleri Vakfı (RUTEV), Rumeli Yönetici ve İş Adamları Derneği (RUYİAD) işbirliğiyle Balkanlardaki Türkleri bir araya getirdi. RUTEV’in 11 yıldır organize ettiği Uluslararası İftar Programı’na ilgi büyük oldu. Hiçbir resmi kuruluştan destek almadan, kendi üyeleri ve hayırseverlerin yardımlarıyla, Balkanların gerçek sahipleri olan insanlarla birlikte iftar etmek için her yıl düzenlenen iftar programına RUYİAD’dan da bir kafile katıldı. Türkiye’den giden 33 kişilik iş adamları kafilesi, Tiran’da Kruje Kalesi’ni gezdi ve üzerinde hala Osmanlı izleri taşıyan Tiran sokaklarını dolaştı. RUYİAD kafilesi, sonrasında sokak iftarı olarak gerçekleştirilen ve bin kişinin katıldığı programa intikal etti. Ertesi gün Karadağ ve Sırbistan üzerinden Yeni Pazar’a ulaşan kafile, burada da soydaşlarıyla birlikte iftar yemeğine katıldı. Bir sonraki gün de Üsküp’teki Türklerle birlikte iftar yemeğine katılmak üzere yola çıkan kafile, burada da soydaşlarının sorunlarını dinledi, hasret giderdi.


27 5

LİONS’TAN İKİ FARKLI İFTAR

Lions Kulüp, Ramazan ayı dolayısıyla iki farklı iftar düzenledi. Lions Vakıfları’nın ortaklaşa düzenlediği ilk iftar yemeğinde Lions Kulüp üyeleri bir araya geldiler. Türk Lions Vakfı, Böbrek Vakfı, Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı, Göz Nurunu Koruma Vakfı, Eğitim ve Kültür Vakfı, LİSES Vakfı, Türkiye Körler Vakfı, Türk Lions Beceri Kazandırma Vakfı ve diğer Lions vakıfları temsilcilerinin katıldığı iftar yemeğine ayrıca Dünya Eczacılar Birliği, Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk ile Prof. Dr. Şevki Sözen ve Lion Mine Özer de katıldı. Keyifli dakikalara sahne olan iftar, fotoğraf çekimlerinin ardından sona erdi. Lions Kulüp bir sonraki iftarında ise Bahçelievler Huzurevi sakinleriyle bir araya geldi. Yoğun ilgi gören iftara CHP Ankara Milletvekili Necati Yılmaz, Eğitimci Celil Vardar, Prof. Dr. Osman İlan ve Prof. Dr. Şevki Sözen’in yanı sıra, Lions 118-E Yönetim Çevresi Genel Yönetmeni Neslihan Keçeci ve Lion Mine Özer de katıldı. Katılımın yoğun olduğu iftarda huzurevi sakinlerinin mutluluğu gözlerinden okundu.

Ç Y D D Ç O C U K K U L Ü B Ü D Ü N YA Ç E V R E G Ü N Ü ’ N Ü K U T L A D I

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Çocuk kulübü, şubelerindeki çocukların bireysel, toplumsal ve kültürel gelişimlerine katkıda bulunmak, yeteneklerini ortaya koyabilecek ortamlar yaratmak, becerilerini geliştirmek, geleceğini araştıran, sorgulayan bilinçli yurttaşlar olmalarına destek vermek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Çocukların tarihi ve kültürel

mirasımıza sahip çıkan, çevre bilinci oluşmuş, doğaya saygılı yurttaşlar olarak yetişmeleri amacıyla, her yıl olduğu gibi bu yıl da düzenlenen Dünya Çevre Günü etkinliği İspirtohane Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. 250 çocuğun katıldığı bu etkinlikte çeşitli gösteriler yapıldı. Yoğun ilgi gören etkinlikte çocuklar ülkemize

faydalı birer birey nasıl olunacağı konusunda yetişkinlere örnek olurken, gerçekleştirdikleri gösterilerle keyifli vakit geçirdiler. ÇYDD Bakırköy Şube Başkanı Gülser Alparslan da, bu etkinliklerin çocukların gelişimi konusunda çok önemli olduğuna vurgu yaparken, ülkemize katkıda bulunacak çocuklar yetiştirmek için tüm güçleriyle çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.


r e l n ü G l e z Ö a r a l Bayan

Doğallığı ve Lezzeti

º8»LͭML[ 6DEDK*HFHâ\HNDGDUDÍàÛà]

Qpluscafe

Qpluscafe

Qpluscafe

Qpluscafe

Qpluscafe www.qpluscafe

Yer: Ataköy Airport AVM 0212 465 29 27


29 5

M A H A L L E N İ Z D E NE D E Ğ İ Ş T İ ? Bakırköy, kimilerine göre İstanbul’un en güzel ilçelerinden birisi, kimilerine göre ise İstanbul’da diğer ilçelere göre gelişim göstermeyen yerlerden birisi. AVM’lerin hızla arttığı, lüks kafe ve restoranların çoğaldığı Bakırköy, kimilerine göre bir yaşam merkezi, kimilerine göre ise özellikle trafik sorunu yüzünden yaşamın gittikçe zorlaştığı bir ilçe. Bir önceki yazı dizimiz olan ‘Mahallenizde Ne Var, Ne Yok?’ köşemizde Bakırköy’ün mahallelerini dolaşarak, mahallelilerin dile getirdiği sorunlarını paylaşmıştık. Şimdi ise, bir yılı aşkın süre sonrasında nelerin değiştiğini, sorunların giderilip, giderilmediğini sormak üzere Bakırköy’ün en eski yerleşim alanlarından, Zeytinlik Mahallesi’ni ziyaret ettik. Yaklaşık 6 bin nüfusu bulunan Zeytinlik Mahallesi’nde, Mahalle Muhtarı Emel Çelik ve mahallelilerden Tülin Çelik ve Vedat Ayık, mahallede gerçekleşen değişimleri aktardılar. Bir önce gerçekleştirdiğimiz röportajımızda mahallelilerin en sık söz ettiği sorunlar, kentsel dönüşüm, otopark ve Zeytinlik Halk Pazarı’nın oluşturduğu sıkıntılardı.

KENTSEL DÖNÜŞÜM HALA BÜYÜK BİR SORUN Bina stokunun önemli bir kısmının otuz yaşın üzerinde olduğu Zeytinlik Mahallesi’nde kentsel dönüşüm hala büyük bir sorun teşkil ediyor. Muhtar Çelik, kentsel dönüşümün ada bazında gerçekleştirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Görüyorsunuz ki bütün sokaklarımız inşaat doldu. Üç katlı olan apartman sakinleri rahatlıkla binalarını beş kata çıkararak yeniletiyor. Fakat beş katlı binaların MUHTAR yenilenmesi mümkün değil; üzerine müteahhitlere oldukça EMEL ÇELİK yüksek meblağlar vermek gerekiyor. İki kat artışı verilse, hepimiz için çok daha iyi olacak. Şu an böyle apartmanlar tek tek yenileniyor ama yarın öbür gün ada bazında bir dönüşüme gidilse bu yeni apartmanlar tekrar mı yıkılıp yapılacak? Hem emek, hem maddiyat sarfiyatıdır bu. Mahallemizin sokakları dar ve araçlar da park edince iyice daralıyor. İtfaiye, ambulans gibi acil durum vasıtalarının sokaklara girmesi oldukça güç oluyor. Kentsel dönüşümün ada bazında planlanarak hayata geçirilmesi gerekiyor.” diye konuştu. Mahallelilerden Vedat Ayık ise, “Kentsel dönüşüm için 2 kat artışı artık verilsin; bu sorun çözülsün istiyoruz. Başka semtlere gidiyorum, her yer gelişti, güzelleşti. Bizim burada hep aynı, hiçbir değişim olmadı. Hala sokaklarımız, trafiğimiz sıkıntılı. Artık bunların çözülmesi gerekiyor. Bakırköy’e bir el atılması gerekiyor. Bir de trenimiz artık gelsin istiyoruz; bunun Bakırköy’e çok önemli bir hareket

kazandıracağını düşünüyorum.” diyerek görüşlerini dile getirdi.

İNŞAATLAR YÜZÜNDEN SOKAKLAR KİLİTLENMİŞ DURUMDA

İNŞAATLAR SEBEBİYLE YOLLAR KAPANIYOR!

Mahallelilerden Tülin Çelik, sokak aralarındaki inşaatların trafik akışını olumsuz etkilediğini dile getirerek, şunları söyledi: “İnşaatlar yapılırken, inşaat araçları geliyor, bir gün boyunca yolu kapatıyorlar. Öyle olmasa kum, demir gibi inşaat malzemeleriyle yollar kapanıyor. Bu yüzden trafik çok aksıyor. Bunların iş saatleri dışında yapılıyor olması gerekir. Bununla ilgili şikayette bulunuyoruz, gelip ceza kesiyorlar. Daha sonra aynı şey devam ediyor; yetmiyor gibi bir de “Ben cezamı ödedim, devam ediyorum” şeklinde tepkileriyle karşılaşıyoruz.”

BİR TOPLANMA ALANI YOK Geçtiğimiz ay gerçekleşen deprem, beklenen Marmara depremini tekrar gündeme VEDAT AYIK getirdi. Zeytinlik Mahallesi’nin bir toplanma alanı bulunmuyor. Muhtar Çelik konuyla ilgili olarak, “Daha evvelki depremde bizim toplanma yerimiz Capacity AVM’nin bulunduğu yerdi. Şimdi nereye gideceğimizi bilmiyoruz. Sahil desek, sahil zaten doldurma. Deniz kendinden alınanı geri alır. Denizin yanında nasıl toplanılır bilmiyorum; orası çok sağlıklı bir toplanma alanı değil.” diye konuştu. Mahalledeki deprem öncesi tedbirleri de değerlendiren Çelik, şunları söyledi: “Deprem hazırlıkları için bir heyetimiz vardı, çok faal çalışıyorduk ama biliyorsunuz TÜLİN ÇELİK bizim halkımız bu tip şeyleri olaylar sıcakken sahiplenir. Daha sonra unutulur gider. Dosyalarımız, acil durum planlarımız mevcut ama şu an sürdürdüğümüz aktif bir faaliyetimiz yok. Mahallelilerimizle birlikte yeniden böyle bir hazırlık içerisine girmek istiyoruz; süreç içerisinde bunun için çabalayacağız.”

ALTYAPIYLA İLGİLİ HİÇBİR SORUNUMUZ KALMADI Muhtar Çelik, mahallede artık altyapıyla ilgili bir sıkıntı yaşanmadığını ifade etti. Bu sene özellikle İSKİ’nin çalışmalarının ivme kazandığını ifade eden Çelik, “Artık kurulan bir WhatsApp hattından İSKİ’ye şikayetimizi yapıyoruz ve çabucak çözülüyor. Ayrıca, belediyemizin Temizlik İşleri’ne de çok teşekkür ediyoruz. Gerçekten çok güzel çalışıyorlar, temizlikle ilgili hiçbir sorunumuz kalmadı. Fakat kaldırımlarımızın bir elden geçmesi gerekiyor. Sokaklarımız dar olduğu ve pek çok inşaat olduğu için, kaldırımdan geçen inşaat arabaları yolları bozuyor. Halbuki iki yıl evvel bizim bütün kaldırımlarımız yapılmıştı ama bu sebepten yeniden bozuldu.” diye konuştu.

OTOPARK SIKINTISI TRAFİK SORUNLARINA YOL AÇIYOR!

YEŞİL ALAN SIKINTISI VAR Mahallede yeşil alan sıkıntısının bulunduğunu ifade eden Muhtar

Çelik, “Zeytinlik Mahallesi, yüz ölçümü bakımından küçük bir mahalle ve ticari hayatın yoğun olduğu bir bölge. Fakat bir yeşil alanımız yok. Mahallemiz dahilinde bir küçük bir parkımız var Yakut Sokak’ın sonunda. Aslında başka parklarımız, yeşil alanlarımız olsa çok güzel olurdu ama bunları yapacak arsa, yer mahallemizde mevcut değil. Bu yüzden çocukların oyun yerleri ancak AVM’lerin içine sıkışmış durumda.” diye konuştu.

ZEYTİNLİK HALK PAZARININ YENİLENMESİ GEREKİYOR Zeytinlik Halk Pazarı’nın kaldırılarak, yerine Tarık Akan Kültür Merkezi yapılacak olmasını değerlendiren esnaf temsilcisi Vedat Ayık, bu projenin aslında geç kalınmış bir proje olduğunu dile getirerek, şunları söyledi: “Kadıköy ve Beşiktaş’ın da çarşıları bitik durumdaydı ama belediyelerin desteğiyle yeniden canlandılar. Burada da aynı şeyi bekliyoruz. Zeytinlik Halk Pazarı burada önemli bir konu teşkil ediyor. Ben de buranın esnaf temsilcisi olarak Belediye Başkanı’mızla bir görüşme gerçekleştirdim. Sökülüp yapılma durumu var, güzel bir proje bu. Biz esnaf olarak da olumlu bakıyoruz. Zaten ön koşullarımızda neredeyse anlaştık. Yapılırsa esnafımız için de taze bir kan olur, hareket olur. Buralar artık eskidi, yenilenmesi güzel olacaktır. Buranın altının da üç katlı bir otopark olacağı söyleniyor. Bu trafiği de önemli ölçüde etkileyecektir.” Mahallelilerin halk pazarının kaldırılmasına karşı tepkilerini sorduğumuz Muhtar Çelik ise, şunları söyledi: “Buradaki restoranlardan, yakınında oturmayan mahallelilerimiz memnun; gelip balıklarını alıyorlar ya da oturup yiyorlar. Fakat yakınında oturan mahallelilerimiz buranın kokusundan rahatsız olduklarını dile getiriyorlar. Yarın öbür gün buradaki balıkçılar kalkıp da inşaata dönünce, oluşacak pislik de etrafı çok rahatsız edecek. Ateş Bey’in, Ahmet Bey’in zamanından beri bu halk pazarının buradan kaldırılacağına dair söylentiler vardı, hala devam ediyor. Bekleyip göreceğiz.”

OTOPARK SORUNUNA DEĞNEKÇİLER EKLENDİ Zeytinlik Mahallesi’nde önemli bir otopark problemi olduğuna dikkat çeken mahalleli Tülin Çelik, “Zeytinlik’te iş yeri çok olduğu için akşam saat 9 – 10’a kadar bir tane bisiklet koyacak yer bulmak mümkün değil. Burada bir otoparka ihtiyacımız var. Ayrıca mahallelilerimiz genelde değnekçilerden şikayetçi oluyorlar. Bu konuda muhtarımızın da kaymakamlığa defalarca kez dilekçe yazıp, başvuruda bulunduğunu biliyoruz. Fakat şikayet sonrasında geliyorlar, bu kişileri topluyorlar, daha sonra yine aynı kişiler geri dönüyor, aynı sorun devam ediyor.” diye konuştu. Muhtar Çelik de, yapılması planlanan Tarık Akan Kültür Merkezi’nin altının otopark olarak değerlendirilmesinin bu sorunu önemli ölçüde azaltacağını ifade etti.


FENER RUM PATRİĞİ TOFD’NİN İFTAR SOFRASINDA

A N L A M L I İ F TA R Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği (TOFD) üyeleri, Fener Rum Patrikhanesi katkılarıyla düzenlenen geleneksel iftar programında bir araya geldi. İstanbul Fener Rum Patriği 1. Bartholomeos, Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği ve üyeleriyle iftar yemeğinde buluştu. Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği'nin Ataköy’de bulunan Genel Merkezi’nde düzenlenen iftar programına İstanbul Fener Rum Patriği 1. Bartholomeos'un yanı sıra Ahmet Çetinsaya, Naci Ekşi, Meclis Üyeleri, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mustafa Hakan Uyar, Bakırköy Rum Cemaati Başkanı Niko Athanasiadis, Prof. Dr. Hüseyin Hatemi Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği Başkanı Ramazan Baş ile Ortodoks Cemaati’nin önemli isimleri ve çok sayıda engelli vatandaş katıldı. Yoğun kalabalık eşliğinde iftar vaktini bekleyen davetliler, ezanın okunmasının ardından Fener Rum Patriği 1. Bartholomeos'un dualarının ardından oruçlarını açtılar. Keyifli dakikalara sahne olan iftar, fotoğraf çekimlerinin ardından sona erdi.

Atakoy272  

25 senedir sürekli, etkili, ilkeli yayın... Bakırköy'de 1 numara

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you