Page 1

SEÇİM YARIŞINI HANGİ PARTİ KAZANACAK (!)

Bülent KERİMOĞLU

Bakýrköy’de

Sürekli, Etkili, Ýlkeli.

22

Y

aþýnda SAYI: 235

Mehmet Emin ERTEKİN

1

Numara

ATAKÖY MART 2014

Mustafa TURAN Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne

M U R AT Ç E T İ N E R ATA N D I

FİYAT: 2

http://www.atakoygazete.com.tr

(Yazısı 18. sayfada)

Bizans Dönemi’nden kalma saray kalıntıları üzerine inşaat tüm hızıyla devam ediyor

TARİHİ ESERLER İNŞAATIN ALTINDA KALDI

Doğa Şehircilik’in, İstanbul Bakırköy'de 2004 yılında 44 milyon dolara satın aldığı Sümerbank arazisi üzerinde Doğa Bakırköy Kompleksi projesinin çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. İnşaat sahasında Bizans’tan kalma saray kalıntıları bulunmasına rağmen inşaat çalışmalarına dur diyen yok. Bakırköy Mimarlar

HUKUK AYAKLAR ALTINDA! BU ÜLKEDE HER ŞEY YAPANIN YANINA KÂR KALIYOR 12.02.2014 tarihinde Hürriyet Gazetesi’nde Ali DAĞLAR imzası ile yayınlandı.

ATAKÖY SAHİLİ’NİN HAYALET AĞAÇLARI İki orman mühendisi tarafından tek tek tespit edilip rölevesi çıkarılan, bugün büyük bölümü kesilmiş 1057 ağaç arasında 100 yaşını aşmış, anıtsal nitelikte, sakız, ladin, dişbudak, meşe, çam, ıhlamur, sedir, kestane ve çınar türü ağaçlar var. İçinde tarihi Baruthane binası ve tescilli ağaçların bulunduğu 160 parselde yükselen inşaat geçen hafta Koruma Bölge Kurulu tarafından durdurulmuş, Bakırköy Belediyesi (Yazısı 11. sayfada) tarafından da mühürlenmişti.

Odası adına Mimar Ali Hacıalioğlu “Buradaki yüzey çalışmalarında eski eser yapıların olduğunu tespit ettik. Zaten hava fotoğrafından da bu yapılar belli oluyor. Burası ile ilgili Müzeler Genel Müdürlüğü’nün de bir çalışması olmuştu. Buradaki bu kadar büyük ve yoğunluklu yapıları yapmak oradaki tarihi yapıları bütünüyle yok saymak anlamına geliyor. Eski eserlerin üstlerine bu yapılar yapılıyor. 62 dönümlük 200 küsür bin metrekarelik bir inşaat alanında eski eserlerin üzerine yapıldığı da zaten inşaat alanının büyüklüğünden belli oluyor.” dedi. (Yazısı 19. sayfada)

Ataköy Sahili’nde başlamamış inşaatlar durduruldu.

KİM KİMİ KANDIRIYOR? Bakırköy Belediyesi, Ataköy Sahili’nde inşaatları durdurduğunu açıklamıştı. Ancak Belediye’nin, tescilli binaların bulunduğu alanda henüz inşai faaliyetlerin başlamadığı bir proje ruhsatını durdurduğu anlaşıldı. Bakırköy Mimarlar Odası’ndan Mimar Ali Hacıalioğlu’nun açıklamaları Bakırköy Belediyesi’nin duyarsızlığını ortaya koyuyor...

(Yazısı 18. sayfada)


3

GAZETEMİZİ ZİYARET ETTİLER

AYIN YAZISI

FİNALE DOĞRU... Tüm Türkiye 25 gün sonra yapılacak Yerel Seçimler’e kilitlenmiş durumda. Liderler ve adaylar hemen her gün seçim için meydanlarda. Her yer toz duman. Bir taraftan seçim çalışmaları sürerken diğer taraftan hükümet akıl almaz düzenlemeleri, her türlü taktiği uygulayarak yaşamımıza sokuyor. Özcan Atamer Bu konuda söyleyecek ve yazılacak o kadar çok şey var ki ben de bir cümleyle değinmek istiyorum. Hangi demokrasi ile idare edildiği söylenen ülkelerde bu tür olaylara rastlanır? Bu tür olayların yaşandığı ülkelerde demokrasiden söz edilebilir mi? İşte bu soruyu kendinize sorun, 30 Mart’ta mutlaka sandığa gidin ve oyunuzu kullanın.

CHP, Cumhuriyet Halk Partisi Bakırköy Belediye Başkan Adayı Op. Dr. Bülent KERİMOĞLU ve DP , Demokrat Parti Bakırköy Belediye Başkan Adayı Filiz Ercan gazetemizi ziyaret etti. Her iki Başkan Adayı; Gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni ile Bakırköy üzerine sohbet ettiler.

ATAKÖY 5. KISIM’A YENİ MUHTAR ADAYI Ataköy 5. Kısım Mahalle Muhtarı Adayı Metin Sağlam, gazetemizi ziyaret etti. 11 yıldır Ataköy 5. Kısım’da oturduğunu belirten Sağlam, taşın altına elini atarak mahalle sakinleriyle birlikte mahallenin yararına bir şeyler yapmak için muhtarlığa aday olduğunu söyledi. Sağlam, “Mahallemiz için taşın altına elimizi koyarak hep beraber bir şeyler yapalım istiyoruz. Mahallemizle ilgili web sitesi hazırlatıyoruz. Mahallemizde web sayfamızdan bize herkes ulaşabilecek ve anında yazılanlara geri dönülecek. Mahallemizde yapılan faaliyetlerin video ve resimleri devamlı aktif halde olacak. Bir facebook sayfası hazırlattık. Buradan da mahalle sakinlerimiz birbirlerini ikaz edecek ya da haberdar edecek şekilde aktif hale getirmeye çalışıyoruz. Diğer gerekli çalışmalarımızı da mahallemizle birlikte iç içe yapacağız. Güler yüzlü ve el ele hep beraber şekilde mahallemizi yöneteceğiz.” dedi.

Metin SAĞLAM

Metin Sağlam Kimdir? 1968 İstanbul doğumlu olan Metin Sağlam evli ve 3 çocuk babasıdır. Hem iş hem de eğitim için 17 sene yurt dışında bulunan Sağlam, yurt dışında seyahat acentası açtı ve bu konuda eğitim gördükten sonra Türkiye’ye döndü. Sağlam, şu anda bir inşaat şirketinde yönetici olarak görev yapmaktadır. Sağlam 11 yıldır Ataköy 5. Kısım’da ikamet ediyor.

Gelelim Bakırköy’e. Türkiye’nin hemen her yerinde birkaç istisna dışında CHP Genel Merkezi aday belirleme sürecini başarıyla yürütemedi. Bundan Bakırköy de nasibini aldı. Bakırköy’de 14 Belediye Başkanı Aday Adayı’ndan birisi olan Dr. Bülent Kerimoğlu Bakırköy Belediye Başkan Adayı olarak açıklandı. Nasıl açıklandığını medyadan uzun uzun takip etmişsinizdir. Belediye Meclis Üyeleri ise, kıran kırana mücadele sonunda, Genel Merkez’de adeta güç gösterisine dönüştü. Masaya yumruğunu en iyi vuran önerdiği adayları listeye soktu. CHP, AKP ve MHP Meclis Aday listelerini gazetemizde yayınlıyoruz. İnceleyin CHP’de seçilebilir sıralara konan Bakırköy’le hiç ilgisi olmayan 9 kişiye rastlayacaksınız . Bu arada yıllardır savunduğumuz Bakırköy Meclisi’nde Doktor, Avukat, Mimar, İnşaat Mühendisi, Çevre Mühendisi, Veteriner, Gıda Mühendisi olmalıdır tezimiz bu sefer de boşa çıkartıldı. Meclis üye listesi seçim kuruluna teslim edildikten sonra gazetemizin web sitesinde yayınlamamızın ardından çok sayıda mail ve telefon aldık. Özellikle iki üyeye çok ciddi tepki var. Birisi listenin 3 sırasına konan Avukat Taner Kozanoğlu. Bizi arayanların hemen tamamı “Bakırköy’de CHP’ye kayıtlı çok sayıda avukat üye var. Onların dışında Bakırköy’de çok değerli onlarca avukat dururken yaptığımız araştırmaya göre Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan’ın avukatı olan ve Mustafa Sarıgül’e yakınlığı ile bilinen bu kişiyi hangi düşüncelerle meclis üyesi yaptınız?” deniyor. İkinci yoğun itiraz ise meclis listesinin 13. sırasında Baki Gövtepe ismine. Bu kişinin meslek hanesinde Müzisyen yazıyor. “Merak ettik acaba meclis toplantıları bundan böyle mini konserle mi açılacak?” deniyor. Sonra internete girdik Baki Gövtepe’nin Unkapanı İMÇ Çarşısı’nda Arda İnşaat Taahhüt ve Müzik Yapım firmasının sahibi bir sanatçı olduğunu öğrendik. Gövtepe, özellikle Etnik Müzik halk ozanları, aşıklarını kucaklayan projelere imza atıyor. Listede birkaç kişi daha var ki bunlarla ilgili bilgilendirmeyi şu anda değiştirilmeleri mümkün olmadığı için seçim sonuna bırakıyorum. Bu arada siz değerli okuyucularıma bir konuyu önemle hatırlatmakta yarar görüyorum. Kişilik haklarını en iyi bilenlerden birisi olduğumu iddia ederek söyleyebilirim. Kişiler ile ilgili yazdıklarımız yalnız siyasi etik açısındandır. Hemen herkes siyasete odaklanmışken bazı kişiler de gemisini rahatlıkla ve pervasızca bizi yönetenlerin gözleri önünde yürütüyor. Geçen sayımızda Ataköy Sahilleri’ndeki inşaatların 1 Numaralı Kurul Kararı gereği, yeni bir karar verilinceye kadar Bakırköy Belediyesi tarafından durdurulduğunu duyurmuştuk. Yanılmışız. Meğer Bakırköy Belediyesi devam eden inşaatları değil de, tescilli binaların bulunduğu alanda henüz inşai faaliyetlerin başlamadığı bir proje ruhsatını durdurmuş. Bu konu ile ilgili geniş haberimizi mutlaka okuyun. Bence yeni seçilecek Belediye Başkanı’nın en önemli konularından birisi bu olmalıdır. Bu arada Bakırköy’de özellikle bu inşaatların denetim firmaları da mercek altına alınmalı, yasaların tam olarak uygulanıp uygulanmadığı denetlenmelidir. Yerel Seçimler’de partinin önemi kadar adayın da çok önemli olduğunu savunanlardanız. Çünkü biz ülkeyi yönetecek kişileri değil bizi yönetecek kişileri seçiyoruz. Seçimlerde bir oyun dahi çok şeyi değitireceği bilinci ile hareket etmenizi ve mutlaka oyunuzu kullanmanızı istiyorum. Birilerine kızıp, küsüp oyunuzu kullanmamazlık etmeyin. Oyunuzu kullanmaya giderken de, Niccolò Machiavelli’nin şu sözlerini de aklınızdan çıkarmayın:

“Eğer bir millet iktidarda bulunan kişilerin şerefsizliğini, alçaklığını, hırsızlığını, yalnızca kendi siyasi görüşünden olduğu için görmezden geliyorsa, o millet erdemini yitirmiştir. Erdemini yitiren millet bir gün vatanını yitirir.” Huzurlu bir seçim dönemi geçirmeniz dileklerimle... e-mail: ozcanatamer@atakoygazete.com.tr


Volkswagen hakkÄąnda bilmek ve gĂśrmek istediÄ&#x;iniz her Ĺ&#x;ey TamaĹ&#x;’ta a.

www.vw.com.tr

                            !" 

!  !#  $" %

&'((( 2"  !))  

) !

   *  )           !"   +

Volkswagen Yetkili SatÄącÄąsÄą TamaĹ&#x; Osmaniye Mah. Aksu Osmaniye Yolu Sokak No: 27A BakÄąrkĂśy - Ä°STANBUL Tel: (0212) 414 00 00 Faks: (0212) 660 36 06 TA M A Ĺž , B Ä° R D O Äž U Ĺž O T O M O T Ä° V S E R V Ä° S V E T Ä° C A R E T A . Ĺž. Y E T K Ä° L Ä° S AT I C I S I D I R .

info@tamas.com.tr


5

TOFD Hüsnü Ayık Bakım Merkezi’ne Yardım Gecesi Yapıldı.

UMUDUN DEVAM ETTİĞİ GECE

Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği (TOFD), TOFD Hüsnü Ayık Bakım Merkezi’nde kalan omurilik felçlilerinin giderlerinin karşılanması amacıyla bir yardım gecesi düzenledi. Yeşilköy Wow Hotel’de düzenlenen yardım gecesine iş, siyaset, spor ve sanat dünyasından bir çok tanınmış isim katılırken, gecenin sunumunu Sanatçı Çiğdem Tunç gerçekleştirdi. Misafirlere verilen kokteyl ile başlayan gecede daha sonra ise yemeğe geçildi. Gecenin açılış konuşmasını yapan Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği (TOFD) Başkanı Ramazan Baş, kurulduğu günden bu yana kendilerine destek olan herkese teşekkür ederek başladığı konuşmasında, “Bir aile olabilmek için, yarınlara güvenle ve umutla bakabilmek için, sağlıklı ve huzurlu bir yaşam sürebilmek için, engelleri birlikte aşabilmek ve

yaşamı sizlerle paylaşmak için, TOFD Hüsnü Ayık Bakım Merkezi için, yardımlarınız için derneğimiz adına sonsuz teşekkür ederim.” dedi. Geceye olan katılımın büyük olmasından dolayı da çok mutlu olduğunu da kaydeden Baş, “Ne

kadar çok sevildiğimizi bu akşam bir kez daha anladım.” diyerek sözlerini bitirdi. TOFD Başkanı Ramazan Baş’ın konuşmasının ardından TOFD Hüsnü Ayık Bakım Merkezi’nde kalan omurilik felçlilerinin duygularını anlattığı kısa film gösterimi yapıldı. Daha sonra ise Hüsnü

Ayık Bakım Merkezi’ne ve TOFD’ye yardımda bulunan kişi ve kurumlara plaketleri verildi. Plaket töreninin ardından ise davetliler Enbe Orkestrası ve Betül Demir’in muhteşem performası ile birlikte eğlendiler. Gecenin sonunda ise TOFD üyelerinden oluşan Rüya ve Maskeler isimli dans gösterisi yapıldı. TOFD’nin yardım gecesine İstanbul Milletvekili Hakan Şükür, CHP Bakırköy Belediye Başkan Adayı Bülent Kerimoğlu, AK Parti Bakırköy Belediye Başkan Adayı Mehmet Emin Ertekin ve AKP Bakırköy İlçe Başkanı Mahmut Gürcan, Gazeteci-Yazar Yüksel Aytuğ, Gazeteci-Sunucu Ümit Aktan, Oyuncular İrem Sak, Kadir Doğulu, Aslıhan Gürbüz’ün yanı sıra iş adamları ile engelliler ve aileleri katıldı. (Yavuz ARPACIK)


9

ET’e DOYACAKSINIZ!

Ataköy Galleria’da açılan Zeybe; Z eybe “Et yemeden doymam” diyenlere, eti et gibi yemek isteyenlere zarif ve sade bir mekanda bu eşsiz mutfağı tatma fırsatı sunuyor. İşletme Sahibi Ali Rıza Çelik’in ilk işletmesi olan, kızları Zeynep ve Berra’nın isimlerinin kısaltmasından adını alan Zeybe’de, Trakya yöresinden gelen etler özel pişirme Zeybe teknikleriyle birleşerek, farklı bir sunum, katkı maddesiz ve maksimum ustalık ile masanıza geliyor. 25 farklı et çeşidinin müşterilerine sunulduğu Zeybe, Zeybe 5 farklı köfte çeşidi, özel döneri, enfes mantarlı perde pilavı, 5 çeşit salatası, özel Zeybe Special salatası, tatlı çeşitleri ve 12 çeşit serpme kahvaltısıyla misafirlerine eşsiz bir lezzet deneyimi sunuyor. Ataköy Galleria’da açılan Zeybe Restoran’ı Restoran ziyaret ettik. Kapıda güler yüzlü çalışanları ile bizi karşılayan işletme sahibi Ali Rıza Çelik ile yeni açtıkları mekan hakkında konuştuk. Zeybe Restoran’ın ilk işletmesi olduğunu ve bu bölgede et Restoran konusunda en iddialı mekanlardan biri olacaklarını belirten İşletme Sahibi Ali Rıza Çelik, 200 kişilik sade ve zarif restoranlarında 26 kişilik güler yüzlü ve deneyimli ekibi ile Bakırköy ve çevre halkına et ve kahvaltı üzerine bir mekan açtıklarını söylüyor. Restoranda ağırlıklı olarak et üzerine hizmet sunduklarını ve etlerin hazırlanması, pişirilmesi sürecinde hiçbir katkı maddesi kullanmadıklarını belirten Çelik, 25 farklı et çeşidi, 5 farklı köfte, 5 farklı salata, özel Zeybe special salata, leziz mantarlı perde pilavı ve tatlı çeşitleriyle müşterilerine enfes lezzetler tattırdıklarını dile getiriyor. Çelik, aynı zamanda CumartesiPazar günleri 09:00-13:00 saatleri arasında 12 çeşit serpme kahvaltı ile de misafirlerine eşsiz bir kahvaltı sunduklarını da belirtiyor. Restoranda kullandıkları eti Trakya bölgesinden getirdiklerini kaydeden Çelik, bu bölgenin etinin çok daha hafif, hazmının kolay ve lezzetli olduğunu da belirterek, “Trakya etinden yapılmış 3-4 tane kuzu pirzola yediğiniz zaman bile midenizi rahatsız etmez. Salata ile de asidi dengelersiniz ve gayet güzel bir karın tokluğuyla masadan kalkarsınız.” diyor. Eti çok fazla garnitürlerle misafirlerine sunma taraftarı olmadıklarını söyleyen Çelik, “Etin üzerine herhangi bir sos koymuyoruz. Çünkü eti değiştirme taraftarı değiliz. Eti et gibi yemek istiyoruz. Onun yanında hardallarımız, ketçap, mayonez çeşitlerimiz var ama sunumda misafirlerimiz isterse onlar getiriliyor. Yoksa biz eti et gibi

yiyip, etin lezzetini alabileceğiniz bir sunum yapıyoruz. Üzerine bir sos koyalım, eti bir sosla pişirelim düşüncemiz yok. Eti et gibi pişiriyoruz, misafirlerimize et gibi getiriyoruz. Misafirlerimiz masada lezzetini değiştirebilir.” diyor ve ekliyor; “Biz masalarımızda normal tuz kullanmıyoruz. Normal tuz etin tadını alabiliyor ve kurutabiliyor. Bu nedenle tamamen deniz tuzu kullanıyoruz.” Et konusunda çok iddialı olduklarını ifade eden Çelik, amaçlarının doğru eti, en taze ve en güzel şekilde misafirlerine sunabilmek olduğunu ve bunun yanında bazı özel sunumlarının da olduğunu belirterek, “Mesela biraz değişiklikler yaptık. Sucuk yaptırtıyoruz kendimize. Etini biz veriyoruz. Bizim için özel hazırlanıyor. İçine fıstık ve kaşar peyniri sıkılıyor. Ondan sonra bize geliyor. Onları servis ediyoruz. Dönerimizi vurgulamak istiyorum. Dönerimiz bu bölgede zor bulabileceğiniz ve yiyebileceğiniz bir döner. Dönerde tamamen dana kullanıyoruz. Zeybe Specialimiz var. Tereyağında lokum yapıyoruz. Tamamen misafirlerimizin önünüzde pişiyor. Özel bir Trabzon Tereyağımız var. Trabzon Tereyağı servis yapılıyor. Tamamen çiğ geliyor ve ekmeklerle servis yapılıyor. Çok değişik bir lezzeti var. Aynı zamanda kafes sunumumuz var. Bu sunumda, karın boşluğunun sağ veya sol tarafını tamamen özel bütün olarak pişiriyoruz, o da masada doğranıyor ve özel kekiklerle, tuzlarla misafirlerimize servis yapılıyor.” diyor. Dışarıya hazır veya çiğ olarak servis yapmadıklarını da belirten Çelik, müşterilerini restoranlarında ağırlamak, onlarla tanışmak ve kendilerini tanıtmak istediklerini söylüyor. bahçe Sade ve zarif bir mekan olarak tasarladıkları Zeybe Restoran’da Restoran bölümünde 60 masa ve kapalı mekanda 40 masa olmak üzere 100 masa bulunduğunu ve 200 kişiyi ağırlayabildiklerini dile getiren Ali Rıza Çelik, restorana gelen bir müşterinin 45 TL ile 100 TL arasında bir fiyat ile etin tadına vararak, karın tokluğuyla mekandan ayrılabileceğini de belirtiyor. Zeybe Restoran Sahibi Ali Rıza Çelik sohbetimizin sonunda et konusunda çok iddialı olduklarını yineleyerek, Bakırköy ve çevre halkını yeni açtıkları restoranlarına beklediklerini ve et yemeden doymam diyenlerin, eti et gibi yemek isteyenlerin aradıklarını Zeybe Restoran’da fazlasıyla bulabileceğini söylüyor. Biz tattık beğendik, siz de tatmadan karar vermeyin...

Arzu BERATOĞLU


11

HUKUK AYAKLAR ALTINDA BU ÜLKEDE HER ŞEY YAPANIN YANINA KÂR KALIYOR

ATAKÖY SAHİLİ’NİN HAYALET AĞAÇLARI Aşağıdaki yazı 12.02.2014 tarihinde Hürriyet Gazetesi’nde Ali DAĞLAR imzası ile yayınlandı. Ataköy Sahili’nde yükselecek yaklaşık 76 metre yüksekliğindeki 20-25 kulenin yapımı için kesilen ağaçların TOKİ tarafından bilirkişiye tespit ettirildiği ortaya çıktı. 564 ada 151 parsel olarak geçen, bölgedeki tek doğal kıyıya inşaatın önü açılırken, sahildeki ağaçların röleve çalışması Efem Ormancılık’a verilmiş. İki orman mühendisi tarafından tek tek tespit edilip rölevesi çıkarılan, bugün büyük bölümü kesilmiş 1057 ağaç arasında 100 yaşını aşmış, anıtsal nitelikte, sakız, ladin, dişbudak, meşe, çam, ıhlamur, sedir, kestane ve çınar türü ağaçlar var. İçinde tarihi Baruthane binası ve tescilli ağaçların bulunduğu 160 parselde yükselen inşaat geçen hafta Koruma Bölge Kurulu tarafından durdurulmuş, Bakırköy Belediyesi tarafından da mühürlenmişti.

li’ korunmaya değer 317, 342, 356, 370, 387, 929, 1000 No’lu toplam 7 adet anıtsal ağaç bulunmaktadır. Bakım işlemlerinin yapılabilmesi ve gereken bireylerin parselden çıkarılması için bilimsel ve teknik esaslara dayalı bir bakım planı hazırlanması ve uzman orman mühendislerince uygulanmasında yarar var.”

100 YAŞINI AŞAN 97 AĞAÇ, 111 SAKIZ AĞACI Raporda sahildeki ağaçlar çap, tür, sayı, sağlık ve yaşlarına göre sınıflara ayrıldı, krokilendirildi. Kesim öncesi bölgede çapları 10 cm üstü ile 2 metre arası, 10 yaş ile 100 yaşın üstünde (97 adet) 37 tür, toplam 1057 ağaç bulunuyordu. Tür ve sayılar ise şöyle sıralandı: 1 Göknar, 37 Akçaağaç, 20 Kestane, 77 Kokarağaç, 9 Gülbişim, 1 Huş, 10 Sedir, 46 Çitlembik, 4 Ergu-

O RAPOR VE ANITSAL AĞAÇLARIN DURUMU Ocak 2009 tarihli raporda 564 ada, 151 parselde 297.567,50 metrekarelik alanda bulunan ağaçlara ilişkin röleve projesinin hazırlanması işinin TOKİ tarafından Efem Ormancılık Madencilik Ltd.’ye verildiği belirtiliyor. Orman Yüksek Mühendisi Yüksel Erdoğan ile orman mühendisi Gökay Karagöz imzalı raporda şöyle deniliyor: “Söz konusu parsele gidilmiş ve gerekli inceleme ve tespitler yapılmıştır. Parseldeki ağaçların yerleri bir plan üzerine işlenmiş, ağaçların yerden 1,30 metre yükseklikteki gövde çapları, boyları, tepe çapları, yaşları ölçülmüş, türleri, sağlık durumları saptanmıştır. Çapı 10 cm’nin altında, 5 metreden kısa ağaçlar dikkate alınmamıştır. Arazideki incelemelere göre planda 1057 adet ağacın yerleri gösterildi, türleri, boyları, tepe ve göğüs çapları, yaşları ve sağlık durumları verildi.” ”Alanda yapraklı ve iğne yapraklı ağaçlar ve sınırlı sayıda meyve ağaçları var. Alan uzun süredir bakım görmemiş olduğundan, parsellerde bulunan ağaçlardan 136 adedinin gövdelerinde çürüme ve kovuklar mevcut. Bu ağaçların yara ve kovuk tedavisi ile bütün ağaçların form ve sağlık budaması yapılmalıdır.” ”Alanda ‘Anıtsal Nitelik-

van, 1 Mandalina, 13 Kısmetağacı, 4 Leylandi, 74 Servi, 9 İğde, 19 İncir, 52 Dişbudak, 12 Ceviz, 2 Karayemiş, 9 Defne, 4 Kurtbağrı, 3 Manolya, 8

yerinde durduğu yeni bir tespitle ortaya çıkacak.

ATAKÖY SAHİLİ’NDE İHALE ZİNCİRİ Ataköy Sahili, Eminönü’nden Avcılar’a uzanan kıyı şeridindeki tek doğal kıyı. Toplam 412 bin metrekarelik sahil, Emlakbank ile imzalanan 14 Aralık 2001 tarihli protokolle TOKİ’ye devredildi. 1997’de turizm bölgesi ilan edilen alan için otel, AVM, istasyon, rezidans vb. fonksiyonlar tanımlandı, bina yüksekliği 72 metre olarak belirlendi. Mimarlar Odası, plan notlarıyla emsalin 4’e kadar çıktığını savunuyor. TOKİ, sahili satmak için bugüne dek 8 ihale düzenledi. Dünya Göz Hastanesi, Galleria ve Sheraton’ın bulunduğu alanı 4 Eylül 2008’de ihale etti, satamadı. 23 Eylül 2008’de 249 bin 980 metrekarelik Ataköy Konakları ve 2. Kısım önündeki alanı 650 milyon liraya SİNPAŞ’a sattı. 287 bin 716 metrekarelik 151 numaralı parseli Koruma Bölge Kurulu kararıyla 6’ya bölündü. 158 parsel (11 bin 950 metrekare) Bosphorus Otelcilik’e 65 milyon 750 bin liraya, 49 yıllığına satıldı, otel inşaatı başladı. Tarihi Baruthane binalarının bulunduğu alan (160 parsel) 49 yıllığına ihale edildi, Mart 2013’te 2 kat emsalle 213 bin metrekare inşaat ruhsatı verildi. İnşaat için Koruma Bölge Kurulu durdurma kararı aldı. 13 blok için ruhsatı verilen, 76 metrelik 20-25 dev blok yükselecek sahilde.

BİLİRKİŞİ: RANTA KARŞI, SAHİLE ÖZEL YASA LAZIM

Dut, 8 Palmiye, 2 Ladin, 84 Çam, 111 Sakız, 74 Çınar, 115 Kavak, 10 Erik, 3 Armut, 2 Meşe, 179 Akasya, 37 Söğüt, 1 Mazı, 8 Ihlamur, 7 Karaağaç, 1 Ilgın. Bu ağaçlardan bugün kaç tanesinin

Mimarlar Odası’nın sahildeki yapılaşmayı durdurmak için kıyı kenar çizgisinin yanlış tespit edildiği gerekçesiyle açtığı dava sürüyor. Kıyı Kanunu’na göre kıyı kenar çizgisi içinde yapı yapılamaz ve 50-100 metre ötelenmesi lazım. İstanbul 9. İdare Mahkemesi’nde Ataköy 1. Kısım Koruma ve Güzelleştirme Derneği’nin açtığı davada bilirkişi heyetinin 12 sayfalık raporunda, “İstanbul’un en değerli yerleri haline gelen bu sahil şeridi için belki de buraya özgü, özel yasaların çıkarılmasıyla (rant) sorunun üstesinden gelinebileceği kanaatini taşıyoruz” deniliyor. Raporda kıyı kenar çizgisinin de yanlış tespit edildiği vurgulanıyor. FOTOĞRAF:

Murat ŞAKA


12 Çok değerli okurlarım; 6-7 aydan beri devam eden yerel seçim çalışmaları en nihayet sonuna geldi, ülkemize hayırlı olsun. Daha önceki yazılarımda sizlerle paylaştığım bir konuyu tekrar ediyor, diyorum ki: yerel yönetimler, o bölgede yaşayan insanlarımızın güncel sorunlarını çözebilecek en yakın kamu kuruluşlarıdır. Ancak “kamu” deyince düzeltelim; halkın oyları ile seçilen bir hizmet kuruluşudur.

YA Ş A M I N İÇİNDEN

Tabi bu arada akla şu husus geliyor: yukarıda saydığımız ve Bakırköy örgütü içinde ter döken, meclisteki görevlerini, kendi mesleki alanında başarılı olabileceklerini düşündüğüm Bakırköylü sayısının listelerde fazla bulunmadığı görülmektedir. Halbuki; daha önce ilçe ve yöneticilerinin hep birlikte kararlaştırdığımız başkan ve meclis üyelerinin ilçemizden olacağı söylemi yerine gelmemiştir. Biraz daha ileri giderek ve tamamen yapıcı bir söylem olarak ortaya koyalım ki; bu sonuç Bakırköylü örgütün değerli mensuplarına ve belki de halkımıza bence- büyük bir haksızlık, güvensizlik oluşturmuştur. Bu görüşü benim ile kimsenin paylaşmasına da gerek görmeden kişisel görüş olarak anlatmaya çalışıyorum.

Sevgili dostlar, işin özüne girmeden, peşinen ve çok samimi duygular içinde, net bir şeyi paylaşayım sizlerle… Tabanda veya tavanda, yapılabilen ya da yapılmış hiçbir yanlış karar, hiçbir olay; beni 40 yıl içinde gururla bulunduğum ve ülkemizin tek umut kapısı olan CHP’den ayıramaz, küstüremez, koparamaz. Kendimden, geçmişimden bahsetmeyi hiçbir zaman ön plana çıkarmadığım için; yazacağım görüş ve tespitler, objektif olaylardır, özgür düşüncelerimdir, hiçbir hedefi yoktur. 1960’lı yıllardan beri siyaseti gözlemleyen, oy kullanan, o tarihten bu yana (CHP’nin kapatıldığı süreç hariç) hiçbir siyasi partiye oy vermeyen bir sosyal demokrat kişiyim.

Şunu da hemen ilave edelim ki; seçilmesi kesinleşen ve çoğunu tanımadığımız değerli arkadaşların da bizi yanıltmasını, yabancı oldukları Bakırköy’de güzel işler üreterek başarılı olmalarını diliyoruz. Bunu hep birlikte yaşayacağız.

Fikret TORAMAN

Konuyu sadece Ali’nin Veli’nin meclise giremediği için değil, ülkemizin şu anda bulunduğu siyasal konuma son verebilecek tek partinin, 90 yıllık çınarın olduğuna inanarak, onun zayıf düşmesine, ilçesiyle, ili ile, genel merkezi ile güçlü, uzlaşmalı, bağışıklığı beraberliğin ve bütünlüğün oluşması adına söylüyorum. Yani her bölümde, her hususta, karşımızdaki anti-demokratik hususlara fırsat vermemek açısından değerlendiriyorum.

HER FIRTINANIN SONU GÜNEŞLİ GÜNLERDİR

Bu geçen uzun süreçte hiçbir mevkiye; hiçbir özel işlerin, çıkarların peşinde koşmayan ve de hiç aday olmayan bir partiliyim. Parti içinde mahalle delegeliğinde, ilçe yöneticisi, il örgütünde yerel yönetimler komisyon başkanlığında bulundum. Birçok alanda da sosyal çalışmalarım vardır. Şimdi 2014 Mart seçimlerinde, başkanı olduğum bir sivil toplum örgütü arkadaşlarımın desteği ve teşviki ile (ilk ve son olarak) partimden görev talebinde bulundum; olmadı. İlgililer böyle uygun görmüşler; sağ olsunlar, var olsunlar, canları sağ olsun…

Küsmek yok, gücenmek yok, partiden ayrılmak hiç yok; bizim felsefemizde, genlerimizde, kitabımızda bunlar yoktur. Ancak 2013 Eylül ayından beri başlayan yerel seçim çalışmaları içinde; ilçe yönetiminin verdiği, çağırdığı, her türlü alan çalışmaları, örgüt toplantıları, daha ileri giderek Belediye Başkan Aday Adayları ile yapılan toplantı ve çalışmaların hepsinde yer alarak, gençlerimize, bayanlarımıza destek; yaşım ile onlara örnek oldum. Bu nedenlerle, siz ve tüm partili dostlarımız ile çıktığımız; şeffaflık, özgürlük, demokrasi tutkunluğu kavramları içinde, partimize hiç zarar vermeden, sırf kişisel özeleştirimi de yapmak zorundayım. 6-7 aylık çok yoğun ve aktiflik içinde, çok canlı ve olumlu geçen çalışmalarda, her zaman yaptığım gibi, öncelikle İlçe Başkanı’nı ve arkadaşlarını kutluyorum. Değerli, sevgili Bakırköylüler; Bakırköy’ün siyaset arenasında özelliği bulunduğunu, hem coğrafi konumu, tarihi seceresi, hem de bu ilçede yaşayan insanların kariyer ve kalitelerini, önsezilerini, duygularını, Atatürk ve ilkelerine, laikliğe nasıl sahip çıktıklarını gördük, söyledik, yazıyoruz. Yani bu ilçe bir “SİYASET DERGAHIDIR”. Elit, kendini geliştirmiş, dünya görüş ufuklarını çok iyi değerlendirmiş, adam gibi adamların bölgesidir Bakırköy. -

Seçim çalışmaları süresi içinde; ilçemizi yönetmek için demokratça ortaya çıkmış 15 Belediye Başkan Aday Adayı ile 180 kişilik Meclis Üyesi Aday Adayları’nın hepsi, yukarıda bahsini ettiğim vasıftaki insanlardır bence. Hepsini buradan saygı ile selamlıyor, parti çalışmalarına devam edeceklerine gönülden inanıyorum; listeye girenleri de kutluyorum. Bu değerli dostlar içinde; bir belediye kadrosuna gerekli mesleklerden, esnafı, doktoru, ilim adamı, mühendisi, mimarı, şehir planlayıcısı, harita mühendisi, avukatı, mali müşaviri, hepsi ama hepsi var idi, gördük, tanıdık. İlçemizde son yapılan eğilim yoklamalarında, kişisel görüşüm olarak eksik olduğunu, mahallelerdeki partililerin tamamının sandık başına götürülmediğini gözlemledik. Zaten çıkan sonuç da iştirakin bu nedenle düşük olduğunu göstermektedir. Sandıkların her mahallede kurulması, öne çıkan kişilerin sıralanarak meclisin oluşturulması daha pratik ve doğru olurdu. Sonuçlara bakıldığında, meclis oluşumunda mahalle çalışan birimlerinden çoğunun öne çıkamadığı; mesela Florya, Yeşilköy, Yeşilyurt ve Ataköy’den hiçbir partilinin bu görevi alamadığı görülmektedir. Oysa eski dönemde bile bu mahalle dengeleri daha mantıklı oluşturulmuştu. Kontenjan başvuruları değerlendirilmelerinde, yukarıda öne sürdüğümüz kıstas, ölçü ve meclisteki gerekli meslekler açısından eksik olduğunu düşünmek bile istemiyorum. Kontenjanlar konusunda da bir noktaya değinmek istiyorum: liste sonuçlarında, sandıktan yeterli oy alamayan birkaç kişinin kontenjan listesine aktarılmasının da, diğer başvurulara haksızlık olduğunu düşünüyorum. Açıkçası hak edenlerin haklarını alamadıklarını söylemek yanlış olmaz.

Çünkü biz 30 Mart’ta “yerel yöneticileri” seçiyoruz. Yani bölgeyi yerinden, orayı bilen, tanıyan, her gün sorunları birebir yaşayanların seçmesini, seçilmesini arzuluyoruz. O halde, ilçemizin ve ilimizin birlikte uzlaşmalı biçimde oluşturmaları gereken, kişileri sağdan soldan tepeden tabandan baskılar yerine, belki de Bakırköy’de uzlaşmayı, birlikte çalışmayı tercih edebilseydik daha güçlü bir kadro oluşturulabilirdi görüşündeyim. Soru şu değerli okurlarım; Bakırköyümüz’de öne çıkan 15 Belediye Başkan ve 180 Meclis Üyesi Adayları arasında, %90’ı bu görevi üstlenebilecek değerde olduklarına göre, aralarına genç, bayan, erkek, meslek ve kariyer sahibi uzmanların da bulunduğu bu topluluğa neden böylesine bir haksızlık yapıldı? Çözemedim. Bu noktada tek yetkili ilçe ve yöneticileri olmalıydı. Sevgili Başkanımız şunu haykırarak söylemeliydi: “Sayın parti büyüklerimiz, sayın genel merkez yetkililerimiz; ben buradaki değerli, çeşitli meslekteki örgüte emek vermiş arkadaşlarımıza görev veremediğim takdirde; başarısızlık karşısında Bakırköy halkına kendimizi nasıl anlatacağız? Bırakın da yerel yöneticileri, yereldeki yetkili parti örgütleri tespit etsin.” Bunları söyleyebilseydi sevgili başkanımız daha çok “yüceleşecekti”. Bu konuda ilçemizin sınıfta kaldığını üzülerek söylemek zorundayım. Ancak başta söylediğim gibi; hiçbir yanlışlık ve haksızlık, CHP yolunu tıkayamayacak, 30 Mart’ta hem ilçelerde, hem de Büyükşehir’de zafer bizim olacaktır. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun, tüm adaylarımıza başarılar diliyorum. Saygılarımla…


13

Engellilerin sorunları bitmek bilmiyor

TOFD BAŞKANI RAMAZAN BAŞ İSYAN ETTİ

Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği Başkanı Ramazan Baş, engellilerin erişimlerini sağlayacak yapıların standartlara uygun yapılmamasından dolayı isyan etti. Engelli standartlarına uygun olmayan yapılara belediyeler tarafından ruhsat verilmesi ve engellilere yönelik yapılan kaldırımlara veya engelli girişlerine araç park edilmeleri gibi bir çok sorunla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Baş, özellikle engellilerin ve yakınlarının bu tür durumlarda sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunmalarını ve haklarını aramalarını istedi. 2005 yılında çıkarılan 5378 sayılı Engelliler Kanunu’nun engelliler ve bütün dezavantajlı gruplar için kamusal alanda erişebilirlilik zorunluluğu getirdiğini fakat kanunun maddi açıdan bir yaptırımı olmadığı için özellikle belediyelerin bu görevlerini ihmal ettiklerini belirten Ramazan Baş, konu ile ilgili gazetemize önemli açıklamalarda bulundu.

“RAPORLARIN ÇOĞU GERÇEKTEN UZAK” Sayın Baş, engellilerin kullanımına uygun olmayan yapılara ruhsat verilmemesi konusunda çok büyük çabalarınız, girişimleriniz oldu. Bununla ilgili dernek olarak çeşitli etkinlikler, eğitici, bilgilendirici çalışmalarınız da oldu. Gelinen noktada bu konu ile ilgili sorunlar giderildi mi? Ya da ne kadar giderildi? 2005 yılında çıkarılan kanunla engelliler ve dezavantajlı grupların kamusal alanda

erişilebilirliklerini sağlamak için belediyelere 7 yıl süre verildi. Bu süre 2012 yılında bitti. Fakat çoğu belediye bu görevini yerine getirmediği için bu süre 2 yıl daha uzatıldı. Şimdi uzatılan bu süre de bitiyor. Fakat kanunun bir yaptırımı olmadığı için belediyeler bu görevlerini ihmal ettiler. Ben belediyelerin bir çoklarının raporlarını okudum. O zamanlar rapor, İçişleri Bakanlığı’na gönderiliyordu. Bu raporların çoğu gerçekten uzak, kendi ilçelerinde erişebilirlik konularında çalışma yapılmadığı halde yapılıyormuş gibi gösterilen, engelliler için sosyal yaşam alanlarında çok fazla faaliyet varmış gibi gösterilen raporlardır. Ama baktığımızda bunların çoğunun standartlara uygun olmadığını gördük. Kanunda yaptırım, müeyyide olmadığı için bu konuda o kadar rahat ki belediyeler, gereken standartları uygulamıyorlar ve gelişi güzel her türlü yapıya ruhsat veriyorlar. Biz hep şunu söyledik, engelli standartlara uygun olmayan yapılara ruhsat vermeyin. Bizim ilçemizde de her türlü yapıya ruhsat veriliyor. Ve belediyeler

seçimler geldiği için kendi ilçelerinde çalışma yapıyormuş gibi çalışmalar yaptılar.

“SORUMLULAR BEDELİNİ ÖDEMELİ” Sayın Baş, engelli standartlarına uygun olmayan yapılara çoğu belediyeler tarafından ruhsat verildiğini, standartlara uygun yapıların yapılmadığını söylediniz? Peki bu yapılar nasıl yapılıyor, neye göre yapılıyor? Doğru yapanlar da var. Onları tenzih etmek ve haklarını vermek lazım. Bakın Bakırköy’de çok önemli sivil toplum kuruluşları var. Bu konularda üniversitelerde ders verecek kadar bilgili tecrübeli mimarları, mühendisleri bünyelerinde bulunduran sivil toplum kuruluşları var. Hiçbirine danışılmıyor. Standartlar var. TSE standardı var. Dünyanın her

yerinde kullanılan standartlar var. Niye kullanılmıyor? Çünkü işini bilmeyen bu konuda yetkili, bilgili olmayan yetersiz olanları getiriyorlar. Ne dersek onu yapar mantığıyla. O adam da kafasına göre yapıyor. Hiçbir cezai yükümlülüğü olmadığı için de her taraf memnun. Müdürü memnun, başkan yardımcısı memnun, başkanı memnun. Çünkü ceza yok. Mutlaka bu konuda çok ağır müeyyideler getirilmeli. Bunun sorumlusu kimse bedelini ödemeli. Ben hiçbir parti adı söylemiyorum. Bütün partilerin belediye başkanlarının hep-

siyle ilgili bu söylediklerim.

“YAPTIM, YANIMA KAR OLDU ZİHNİYETİ DEĞİŞMELİ” Şikayet ettiğiniz konulardan birisi de Bakırköy’de görme engelliler için yapılan kılavuz yollar. Bu konuda neler söylersiniz? Bakırköy’de hemen hemen tüm sokaklarda yapılan kılavuz yolların hepsi hatalı yapılmıştır. Yenimahalle, İncirli Caddesi’nin sokakları, Yeşilköy, Ataköy neredeyse yapıldıysa tamamına yakını yanlış yapılmıştır. Görme engelli arkadaşlarımla da görüştüm. Bu yolları kullanıyor musunuz dedim, bazıları yararlanmadıklarını bazıları da yüzde 5 oranında yararlandıklarını söylediler. Siz bir anda çevreyi değiştirirseniz, alışkın olmayan insanlar çevrede ne yapacağını bilemez. Yaptığınız işi de kötü yaparsanız, standarttan uzak yaparsanız insanlar bu sefer sorunu çözülecekken daha fazla sorun yaşar. Mesela kılavuz yolları izlediğinizde ya bir elektrik direğine çarpıyorsunuz, ya bir ağaca

denk geliyorsunuz, ya bir trafoya denk geliyorsunuz ya da bu yolların çoğunun üzerine araçlar park ediliyor. Siz insanlar yararlansın diye ayrıcalıklı bir yol yapmışsınız ama kılavuz yolların üzerinde araçlar park etmiş bunu önlememişsiniz. Kaldırımlar dimdik, kaldırımların bittiği yerde üzerinde derin derin oluklar var. O kaldırımlarda düşüp sakatlanan insanlar görüyorsunuz. Sadece körler değil, ortopedik engellileri, hamileleri, çocukları, yaşlıları, topuklu ayakkabı giyen kadınları, herkesi engelliyor. Peki ne olacak? Bu yollar, kaldırımlar hepsi sökülüp yeniden mi yapılacak? Ki öyle olması gerekiyor. Bütçesi nereden çıkıyor. Vatandaşın ödediği paradan. Bedelini kim ödüyor? Bu konuda suçu günahı olmayan, hiçbir zorun-luluğu olmayan vatandaş. Peki sorumlu kim? Belediye Başkanı, Fen İşleri Müdürü, İmar Müdürü, Ruhsat Müdürü. Onlarla ilgili bir uygulama var mı? Yok. Yaptım, yanıma kar oldu! Bütün zihniyet bu. Hesabını soran yok, hesabını veren yok. Bütçesi milletin cebinden çıkıyor.

“SUÇ DUYURUSUNDA BULUNSUNLAR” Sayın Baş, bu konuda belediyeleri ve ilgilileri denetleyen makamlar yok mu? Bu makamlar o zaman görevlerini tam anlamıyla yerine getirmiyorlar mı? İçişleri Bakanlığı var. Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü var. Bir kere engelli ve yakınlarında da büyük bir zaaf var. Haklarını aramıyorlar. İmar

Yasaları var. Suç duyurusunda bulunsunlar. Ama hükümet de ne yazık ki sürekli yasayı erteleyerek buna yol açıyor. Ne yazık ki, bu konuda da merkezi hükümetin ve çıkarılan kanunların zaafının olduğunu söylemeliyiz. Sayın Baş, engellilerin yaşadığı bu sorunlar nasıl düzeltirler? Sizin de belirttiğiniz “Yaptım, yanıma kâr oldu” zihniyeti nasıl değiştirilebilir? Bu zihniyeti engelleyecek tek şey var. Küçük yaştaki çocukları eğitmeye başlamak ve bir de yetki ve sorumluluk verilen büyükleri cezalandırmak. Başka bir çözüm göremiyorum. Ataköy Gazetesi aracılığıyla sadece Bakırköy’de değil tüm Türkiye’deki seçmenlere çağrıda bulunmak istiyorum: Yerel seçimler geldi, adaylar belirlendi. Lütfen belediyelerden engelli standartlarına uygun projeler yapılmayan projelere ruhsat veriliyorsa bunları engelli ve yakınları takip etsin ve suç duyurusunda bulunsunlar. Ve medyada sık sık bunlarla ilgili karşılaştıkları sıkıntıları dile getirsinler.

(Yavuz ARPACIK)


14

AK Parti Bakırköy Belediye Başkan Adayı

Mehmet Emin Ertekin seçim çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.

PIN AR KUMSAL

AY ORTASI NOTLARI *Son iki aydır en sevdiğim toplu taşıma aracı, Taksim-Yeşilköy veya Taksim-Bakırköy çünkü beni kızıma en kısa onlar götürüyor. Geçenlerde, gün sonunda dolmuşa binmiştim ama bu sefer Florya hattına binmiştim çünkü her zamanki gibi minik kızıma acelesinden yetişmek isteğindeydim. Hanım hanımcık iki teyzemiz de dolmuşa bindi. Dolmuş ücreti Yeşilköy hattından 1 TL daha fazla, haliyle hanım hanımcık teyzeler nedenini sordukları an şoför gür sesiyle “Ücret bu uymadıysa inin.” dedi. Teyzeler fazla hanım olduğundan kısık sesle, “Yok merak ettik.” dediyseler de cevap falan gelmeden dolmuş hareket etti. Kısaca bu hatlarda çalışan dolmuş şoförleri azcık tahammülsüz mü ne? *Son zamanlarda, herkesin evinin önünde iki arabası var. Çünkü artık günümüz şartlarında ebeveynlerin çoğu çalışmak zorunda. Bir anlamda insanlar kendileri için iki arabayı şart görüyorlar. Ama unuttukları bir şey var, her evden iki araba trafiğe çıktığını düşünürsek ve bunu orana vurduğumuzda matematiksel ölçümleri geçelim de hava, trafik ve korna seslerinden dolayı kirliliği ne yapacağız? Düşünsek belki de sadece bir arabayı her gün kullanırdık. Bana gelince durum farklı mı? Yok değil. Tek fark şu ben arabamı kullanmıyorum yukarıda dediğim gibi en güzeli toplu taşıma araçları. Park derdin yok, trafikte stres yok, her şeyden önemlisi evdi, işti derken zaman ayıramadığım kitap okuma, eksik kalan yazılarımla ilgili bilgi ekleme ve not alma işlemlerimi hep toplu taşıma araçlarında yapıyorum. Kısaca yaşasın toplu taşıma araçlarıııı... *Biz neden meraklı bir toplumuz acaba? Özellikle başkalarının hayatına izin istemeden girme hakkı duyuyoruz. Kapılarımızın orta yerinde duran arpacıktan kim bilir kaç komşunun görmememiz gereken hallerini gördük, konuşmalarına kapı arkasından isteyerek kulak misafiri olduk. Neden? Çünkü biz böyle beslenen bir toplumuz. Bir zamanlar televizyon başında, hepimizi kilitleyen biri bizi gözetliyor programı reyting rekorları kırıyordu. Toplum olarak çoğumuz kaçırmadan izlerdik. Neden? Çünkü biz dedikodu yapmayı, bire bin katmayı seven bir toplumuz. Bu yüzden eğitimi düşük olan yerlerde cinayet davaları var ya zaten. Bu durum toplu taşıma araçlarında da var. Nasıl mı? Telefonunuzla mesaj çektiğinizde yanınızda oturana göz ucuyla bakarsanız, mesajınızı okuduğuna şahit olabilirsiniz veya telefonla özel hayatınızı konuşurken, yaşadığınız şehrin bir kısmı o an haberdar olmasa da sonradan haberdar oluyor. Çünkü konuştuklarınızı beş kişi dinlese kulaktan kulağa tanıdıklarına anlatsalar, buyurun hesaplayın. Kısaca özelinizi sarıp sarmalayın toplu taşıma araçlarından uzak tutun, yerin kulağı var...

SON SÖZ: Sevdiklerinizle sevgiyle kalın...

Seçim çalışmaları kapsamında esnaf ziyaretleri, ev ziyaretleri ve Bakırköy’deki sivil toplum kuruluşları ve muhtarlar ile kahvaltılı sohbet toplantıları düzenleyerek seçim vaatlerini anlatan ve projeleri hakkında bilgiler veren Mehmet Emin Ertekin, aynı zamanda ilçedeki engelli okullarını da ziyaret ederek engelliler ile ilgili projelerini de sunuyor. AK Parti Belediye Başkan Adayı Mehmet Emin Ertekin seçim çalışmalarını AK Parti Bakırköy İlçe Başkanı Mahmut Gürcan ve ilçe yöneticileri ile birlikte gerçekleştirirken bazı programlara eşi Oya Ertekin ile birlikte katılıyor. Seçim çalışmaları sırasında Bakırköy’ün sorunlarını çok iyi bildiğini aktaran Ertekin, göreve gelmesi halinde

Bakırköy için hazırladığı 81 projeyi gerçekleştirmek için çalışacağını ve bu projeleri tek tek hayata geçireceğini ifade ediyor. Bakırköy’ün en önemli sorunun kentsel dönüşüm ve trafik sorunu olduğuna da dikkat çeken Ertekin, Büyükşehir Belediyesi ile birlikte trafik sorununa çözüm getireceğini, kentsel dönüşüm konusunda da vatandaşlarla birlikte hareket ederek kentsel dönüşüm sorununu Bakırköy’de bitireceklerini söylüyor. Seçim çalışmaları sırasında Bakırköylüler’in yoğun ilgisiyle karşılaşan Ertekin, 40 yıldır Bakırköy’de esnaflık yaptığını ve Bakırköy’de tanınmasının da kendisine büyük avantaj sağladığını ifade ediyor. (Yavuz ARPACIK)


15

Bakırköy’de Huzurlu Bir Seçim Ortamı Geçecek

S İ YA S İ P A R T İ L E R D E N C E N T İ L M E N L İ K A N L A Ş M A S I

Bakırköy’de yerel seçimlere katılacak olan siyasi partilerin ilçe başkanları ve belediye başkan adayları arasında centilmenlik anlaşması yapıldı. Bakırköy Kaymakamı Adem Öztürk ve Bakırköy Emniyet Müdürü Murat Çetiner’in düzenlediği toplantıda bir araya

gelen siyasi parti lerin ilçe başkanları ve belediye başkan adayları Bakırköy’de huzurlu bir seçim sürecinin geçirilmesi ve siyasi partilerin birbirleriyle iletişim halinde olmaları konusunda fikir birliğine vardı. İstanbul Caddesi üzerindeki bir otel de gerçekleştirilen toplantıda Bakırköy Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Büro Amiri Selçuk Keskin, Yüksek Seçim Kurulu’nun aldığı seçim kararlarını partilerin ilçe

başkanları ve belediye başkan adaylarına slayt gösterisi eşliğinde aktardı. Toplantıda Bakırköy Kaymakamı Adem Öztürk ve Bakırköy Emniyet Müdürü Murat Çetiner de tüm siyasi partilere ve adaylara başarılar dileyerek, tüm siyasi partilern seçim süreci boyunca sağduyulu hareket etmeleri gerektiğini belirttiler. Toplantının sonunda ise toplantıya katılan siyasi partilerin ilçe başkanları ve belediye başkan adayları toplu şekilde hatıra fotoğrafı çektirdi.

Ferahnak Türk Sanat Müziği Topluluğu’ndan

ŞEVKAT HUZUEVİ SAKİNLERİNE KONSER Ferahnak Türk Sanat Müziği Topluluğu, Bakırköy Belediyesi Şevkat Huzurevi’ni ziyaret ederek huzurevi sakinlerine mini bir konser verdi. Kartaltepe Mahallesi’nde bulunan Şevkat Huzurevi’ni ziyaret eden Ferahnak

Türk Sanat Müziği Topluluğu, Şef Kanuni-Bestekar Nezih Elbirler yönetiminde Hicaz, Uşşak –Hüseyni ve Muhayyer makamından oluşan İstanbul türkülerini seslendirirken huzurevi sakinleri de koroya eşlik ederek güzel bir gün geçirdiler. Konser sonrasında ise huzurevi sakinleri Ferahnak Türk Sanat Müziği Topluluğu üyeleri ile birlikte çay içerek bol bol sohbet ettiler. Huzurevi sakinleri kendilerini ziyaret ederek güzel bir konser veren Ferahnak Türk Sanat Müziği Topluluğu’na teşekkür ettiler. Ferahnak Türk Sanat Müziği Topluluğu Şefi Nezih Elbirler de yılda en az 2 kez olmak üzere fırsat buldukça huzurevi ziyareti yaparak burada kalan yaşlılara güzel saatler geçirmeleri için konserler verdiklerini ve onlarla sohbet ettiklerini ifade ederek, “Yaşlılarımızı unutmuyoruz. Onlarla beraber olmak bizlere de büyük keyif veriyor. Her zaman onların yanındayız. Bize çok yakın ilgi gösteriyorlar. Ferahnak Türk Müziği Topluluğu üyeleri adına bizleri en iyi şekilde ağırlayan huzur evi sakinleri ve yönetimine de teşekkür ederiz.” dedi. Şevkat Huzurevi yönetimi de bu tür etkinlikler ile huzur evi sakinlerinin hayata daha da bağlandıklarını, acılarını, sorunlarını bir kenara itip, güzel bir gün geçirdiklerini belirterek, bu tür etkinliklerin artarak devam edeceğini söylediler.


16 GEL EY SEHER “O gözler gibi her taraf kara Bu yollar seni götürür nere Yine bu seher güneş şavkın vurur Bir yeni masal başlar dünya durur Uyan ey güneş uyan Al elvan boya yoksa bu deniz uçar Karanlık bir gece deniz kaçar Gel ey seher, gel ey seher Es deli rüzgar bu günü götür O biten ömrü yeniden getir...” 1935 yılında Ağdaş’ın Kotanarhı Köyü’nde dünyaya geldi. Babası doktor olmasına karşın şair ruhlu bir insandı. Azerbaycan poeziyası ve onun klasiklerinin yanı sıra Türk Edebiyatı’nı da çok seviyordu. Tevfik Fikret’e duyduğu sevgi nedeniyle oğluna “Fikret” adını koydu. “Babası Doktor Göğüş’ün evde okuduğu eserlerin, poeziyaya dair aile üyeleriyle yaptığı sohbetlerin Fikret’in ilk kalem tecrübelerine belli ölçüde etkisi olmuştur. Fikret’in hassas çocuk kalbine ilk şiir kıvılcımlarının işte belki de bu sohbet zamanları düştüğünü görebilirsiniz. Onun ilk şiirlerini de bu çocuk dudakları işte bu zaman fısıldamaya başlamıştır. Yalnız bu deneyimleri belli yıllar geçtikten sonra kanat açıp uçmuş, yükselmiş, artık özgür yaşam yollarına adım atan yazarın istek ve hayallerinin güzel hedefine uçurmuştur. Poetik yeteneğini gören ve geleceğinden umutlanan Yazarlar Birliği Fikret’i (1959) Moskova’ya gönderdi. Beş yıl boyunca Gorki Adına Edebiyat Enstitüsü’nde okudu. Bilgisini, deneyimini arttırdı, sanat hakkında dünya görüşünü zenginleştirdi, görkemli şairlerle yaratıcılık hakkında ilişkiler kurdu, kendisi de bir şair olarak deneyim kazandı. ”Bacı Kızı” adlı ilk şiiri Bakü’de “Kirpi” Dergisi’nde (1956),”Gagayı” adlı ilk şiir kitabı Moskova’da öğrencilik yıllarında “Azerbaycan Devlet Neşriyat”ında yayımlandı. (1963). On altı kitabın yazarıdır. Okuduğumuz birçok hikaye ve romanı Fikret Qoca’nın çoktan beri şiirle birlikte nesir yaratıcılığıyla da uğraştığını gösterir. “Kar Eriyor” romanını bundan aşağı yukarı yirmi yıl önce yazmıştır. Bir çok ilginç hikaye ve kısa romandan sonra kalemini epik janrın daha zor ve mesuliyetli biçimi olan romanda sınayan Fikret’in 1987 yılında “Kelefin Ucu” adlı romanı yayımlandı. Şair kişiliği Fikret Qoca’nın yaratıcılığında kendini her adımda ortaya çıkaran çok önemli bir özelliktir. Bu açıdan onun yapıtlarıyla kişiliği arasında ilginç bir uyum vardır. Hayatta çok sakin, yumuşak tabiatlı, edebi toplantılarda da, eğlence ve yas toplantılarında da her zaman kendini göstermekten kaçınan bir insan olarak tanıdığımız Fikret Qoca, yapıtlarında çok hassas ve heyecanlı, halkın, vatanın, dünyamızın büyük dertlerini yumruğu büyüklüğünde yüreğinde taşıyan kaygılı ve cefakar bir şairdir. Onun en sevilen, toplumsal problem ve anlayışlara kendine özgü yetkin ilişkisini şartlandıran yalnızca bu şair kişiliğidir.” diye yazmış Profesör Bekir Nebiyev.(Fikret Qoca’nın Portresinden Çizgiler, 525ci Qazet, 30 Mart 2012) Profesör Nizami Caferov: “Bizde edebi gelişim öyledir ki, nesir düşüncesi ardıcıl olarak şiir düşüncesinden gıdalanır. Ama Fikret Qoca’nın poetik ilgisi öyledir ki,

birçok durumda nesir materyaline de etki ediyor, poesiyada nesir temelinde düşünüyor, deneyler yapıyor, tüm deneyler ise temelde tek amaca-klasik kuralları zedelemeden şiir düşüncesinin sınırlarını genişletmek amacına hizmet ediyor.” sözleriyle betimliyor Fikret Qoca’yı. Şair, edebiyatçı Gülhani Penah, “Fikret Qoca’nın Yaratıcılık Yolu” adlı kitabında

Yasemin BAYER

Eserler”, “Dayanacaqda Görüş”,”Könlümden Keçenler”, “Sönen Değil Bu Ocaq” kitapları , aynı zamanda “Azerbaycan Dergisi’nde “Suzen D’Dark ve ya Mehebbet Piri” yapıtlarım yayımlandı. Yapıtlarınızın kahramanları sizin çocuklarınız sayılır. Yani onları siz dünyaya getirmişsiniz. Karakterler size benziyor mu? İnsanların

Bu da Fikret Qoca’nın Ömrüdür “Genellikle Fikret Qoca’nın nesir eserlerinde şöyle bir hat daha fazla göze çarpıyor: Çağdaş dönem geçmişle yüz yüze geliyor, burada karşılaştırma değil, yalnızca ayrı ayrı dönemlerin yetiştirdiği insanların psikolojisi araştırılır. Fikret Qoca’nın nesir eserlerinin her biri zaruretten doğmuştur.” diye yazmış. Yazar Neriman Ebdülrehmanlı şöyle diyor: “Fikret Qoca’nın uzun kısa nesir eserlerinde poeziyasından aldığı güzel yanları çoktur. Bu da kuşkusuz, her kalem sahibine nasip olmayan sanatçılık olayıdır.” Vaqıf Yusifli, Fikret Qoca’nın nesir yaratıcılığı hakkında: “Fikret Qoca’nın nesrinde çağdaş hayatımızın en zaruri, en acılı sorunları ele alınmış. Bu açıdan onun nesri, çağdaş nesrimizin eğilimleriyle örtüşür.” diyor. Sade, yalın, hayatı, vatanı, toplumsal sorunları, insanı, insani ilişkileri, insan sevgisini içeren şiirlerinin yanı sıra aynı duyarlılıkla yazdığı nesir yapıtları da Azerbaycan’da severek okunuyor. Ülkemizde “Gel Ey Seher” şarkısının söz yazarı olarak tanınan, aynı zamanda Azerbaycan Yazarlar Birliği’nin Başkan Yardımcısı Fikret Qoca ile Bakü’de Azerbaycan Yazarlar Birliği’nin tarihi binasında konuştuk. Sizin bir çok yapıtınızın; romanlarınız, uzun hikayeleriniz, piyeslerinizin yayımlandığını biliyorum. Ama kaç romanınızın yayımlandığını kesin olarak bilmiyorum. Dört mü beş mi? Altı. Altı nesir kitabım çıktı: “Mavi Dünyanın Adamları”, “Mil Mil Balık”, ”Kanlı Karanfiller”, ”Kelefin Ucu”, “Helelik Kıyametecen”, “Taleyin Ağır Taleyi”, “Deniz Altındaki Hatıralar”. Fikret Bey, yedi kitap oldu ama... Son yıllarda hangi yapıtlarınız yayımlandı? Evet, bende böyle şeyler olur, her zaman kendi işlerimden konuştuğumda az söylerim ama saydığımda çok çıkar. Son yıllarda şiirlerden oluşan beş ciltlik ”Seçilmiş

rum. Ama onlar benim çocuklarımdır. O durumda, o koşulda onların çıkardığı sonuç, yaptığı davranışlarda benzerlik var. Ben kağıt üstünde bir hayat yaratıyorum, orada aynı zamanda, aynı toprakta, çeşitli koşullarda yaşayan insanları yazıyorum. Kuşkusuz onlar benim olmakla beraber hem de o koşulun, o zamanın, o çevrenin çocuklarıdır. Meyva, ağacın gölgesinden uzağa düşmüyor, biz hepimiz yaşadığımız çevreye benziyoruz. Bizi Allah yaratmış diyoruz. Talihimizi de Allah yazmış. Galiba bizim hepimizde Allah’ın bir zerresi var. Bu mantıkla inkar edilemez. Evet, mantık böyledir ama gel gör ki, görünen ile görünmezi nasıl karşılaştırırsın? Bizim Yaradan’a benzediğimizi nasıl kanıtlarsın ki? Yaşamda zıtlık buradan başlıyor. Biri kendini, ben daha mükemmelim, O’na, Yaradan’a daha çok benziyorum, daha yakınım diye inandırır. Bunu diyor, kanıtlayamıyor. Tersini söyleyenler de yemin edip inandırmaya çalışıyor ama kanıtlayamıyor. İşte yazarın işi burada başlıyor. Yeryüzünde, bu girdapta yaşayan her bir insan roman kahramanıdır. Ona yaklaş, içini çöz, düşüncesini araştır. Aşkını, nefretini, içinde biriktirdiklerini dök. Dikkatle, sabırla sonuna dek git. Bir de bakacaksın ki, roman yazmışsın. Herkesin gördüğü, önemsemediği sıradan bir insan da çok ilginç bir yapıt kahramanı olacak. Galiba ben çok böbürlendim. Ne yapayım, çok yaşadım. Şimdi yetmiş sekiz yaşındayım. Yaşadığım gergin dönemi dikkate alsak, yaşım iki katı olur. 1930’lu yıllar kıyımının dehşeti benim ninnimi bozdu. Ardından İkinci Dünya Savaşı, açlık, yoksulluk. Sonra bağımsızlık arzusu. 1990 Kanlı Ocak. Sovyet tankları altında ezilen eli silahsız oğullarımız, kızlarımız. Ardından Karabağ Savaşı. Zaten esas düşmanımız Rusya idi. Nesir yapıtlarımın tümünde bu olaylardan kahramanlar var. Ben o kahramanların her biriden söz etsem, bu yazım yorucu olur, üzücü bir sohbet olur. Konuyu biraz da sizin Türkiye’de çok sevilerek dinlenen “Gel Ey Seher “şarkısına yöneltelim. “Gel Ey Seher” şarkısını her duyduğumda çağdaş Türk Hikayesi’nin en ünlü temsilcilerinden olan Sait Faik Abasıyanık’ın “Şiir olmayan yerde insan sevgisi olmaz. İnsanı insana ancak şiir sevdirir. Şiir insanı insana yakınlaştıran şeydir.” sözleri gelir aklıma. “Gel Ey Seher” şarkınızın Türkiye de sevilmesi ve okunması sizde nasıl bir etki yaratıyor? Biliyor musunuz, bir yazar için yapıtıyla görüşmek vatanıyla, akrabalarıyla, yakınlarıyla görüşmek gibi bir şeydir. Hele yurt dışında ise Türkiye bizim için akraba bir diyardır ama Türkiye hakkında bizim için yabancı bir ülke diye bir düşünce de var.

damarlarında akan kan ilk bakışta aynıdır, benzerdir. Biz aynı zamanda bu aynı görünen kanların ne kadar farklı olduğunu biliyoruz. Kuşkusuz bu kahramanların her birinde benim hissimden, duygumdan, arzumdan, kişiliğimden bir şeyler var. Ama onların yaşadığı zaman çevreye, koşula, düştüğü duruma göre tamamen farklıdır. Örneğin, ”Deniz Altındaki Hatıralar” romanında Behram, İkinci Dünya Savaşı’nda faşist Almanya’ya karşı savaşır. Savaşta ölmekten korkar, çünkü onun asıl düşmanı kendi köylerinde kalmıştır. Onun nişanlısını almıştır. O, mutlaka bu savaştan ölmeden dönmelidir, intikam almalıdır. Bu nedenle “Ben küçük bir ağaç yaprağının arkasında kurşundan saklanabilirim.” diye düşünür, “Ölmemeliyim. Benim dönüp gerçek düşmanımla hesaplaşmam gerek. Burada bilmiyorum, kime kurşun atıp çocuğunu babasız ağlar bırakayım?” Böylece romanın sonlarında ise Mingeçevir’de su, elektrik istasyonu kurmak için baraj inşa ediyorlar. Azerbaycan’ın en zengin doğası olan Samux ormanlarından köyleri göç ettirirler. Behram’ın çocukluk arkadaşı, komşusu Zeynep gece ay ışığında içindeki korkusunun üstesinden gelerek annesinin mezarı suyun altında kalmasın diye tek başına bel, külünk alıp dereye iner. Eski kabristanda annesinin mezarını bulur ve kazar. Annesinden kalanları heybesine doldurup yeni kurulmuş köyüne döner. Oğlumuz Murat Bayer’i Ben onların bana benBahçelievler Vital Hastanesi’nde başarılı bir zeyip benzemediğini bilmiyorum. Ama ameliyatla sağlığına kavuşturan deneyimli, Behram ile Zeynep bilgili ve ilgisini esirgemeyen psikolojik açıdan birbirine benziyor. Ben Kulak Burun Boğaz Doktoru onların durumunda Operatör Doktor Sayın MESUT DOĞAN’a olmadım. Ben de onların durumuna içten teşekkürlerimizi sunarız. düşsem öyle mi Bayer Ailesi davranırdım, bilmiyo-

TEŞEKKÜR


17 Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 14. sıradan Bakırköy Belediye Meclis Üyesi Adayı Emel Tığlı, Zuhuratbaba'da Seçim İrtibat Bürosu açtı.

BÜLENT KERİMOĞLU “SANDIĞA GİTMEYEN SEÇMENİN SANDIĞA GELMELERİNİ SAĞLAMALIYIZ” Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 14. sıradan Bakırköy Belediye Meclis Üyesi Adayı Emel Tığlı, Zuhuratbaba'da Seçim İrtibat Bürosu açtı. Zuhuratbaba Vankulu Sokak'ta bulunan Seçim İrtibat Bürosu'nun açılışını CHP Bakırköy Belediye Başkan Adayı Dr. Bülent Kerimoğlu ile birlikte gerçekleştiren Emel Tığlı, 1992 yılında CHP'ye üye olduğunu 2004-2008 yılları arasında da CHP Bakırköy Kadın Kolları Başkanlığı'nı yaptığını belirterek, "1992 yılında üyesi olduğum partimin bütün seçim kampanyalarında görev aldım. Bugün de Zuhuratbaba Seçim İrtibat Büromuzun açılışını yapıyoruz. Çalışmalarımızı hızlı bir şekilde yürütüyoruz. Partimiz için elimizden geldiğince çalışıyoruz." dedi. CHP Bakırköy Belediye Başkan Adayı Dr. Bülent Kerimoğlu ise, Zuhuratbaba Seçim İrtibat Bürosu'nun açılmasında emeği geçen Meclis Üyesi Adayı Emel Tığlı ve tüm CHP'li kadınlara teşekkür ederek başladığı konuşmasında "Hepimiz biliriz ki, kadınların elinin değmediği hiçbir konu sonuca ve başarıya ulaşmaz. CHP de bu dönem yerel iktidarı kazanacaksa kadınlarımızın emeği ve desteği ile kazanacak. Kadınlarımızın emeğini, gençlerimizin enerjisini çok önemsiyoruz. Seçimi kazanırsak da onların gayreti ve emeğiyle kazanacağız." dedi. Seçim çalışmaları sürecine de değinen Kerimoğlu, Bakırköylüler’in kendisine gösterdiği ilgi ve destekten dolayı mutlu olduğunu belirterek, "Seçim kampanyası sürecinde her evi bir seçim ofisi yapmak zorundayız. Her esnafı partimize katkı sunacak, daha doğrusu AKP karşıtı cephenin neferi hale getirmek zorundayız. Bizim sadece CHP'lilerden oy istemek gibi bir görevimiz yok. Aynı zamanda daha önce AKP'ye oy veren samimi, dürüst, inançlı, muhafazakar arkadaşımızdan da, daha önce MHP'ye oy veren arkadaşımızdan da, DSP'li, İşçi Partili, hangi siyasi görüşten olursa olsun tüm yurttaşlarımızdan en azından bir seferlik 30 Mart Yerel Seçimler-

planlarımızı, projelerimizi, Bakırköylüler’in hayatını kolaylaştırmak için yapacaklarımızı hayata geçirebilmek için mutlaka İstanbul'u da almalıyız. Dolayısıyla bizim seçim stratejimiz aslen İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni kazanmak üzerine olmalı. Bakırköy'ün gece nüfusu 220-230 bin. Ama Bakırköy'ün diğer çevre ilçelerden gelenlerle gündüz 1,5-2 milyon nüfusu var. Bizim Bakırköy'de bir görevimiz de bu 1,5-2 milyon seçmene ulaşmak. CHP'nin bundan sonra da rol model belediyeciliğini bu çevre ilçelere göstermek olacak. Her gün Bakırköy'e gelen yurttaşlarımızdan ister Küçükçekmece'de, ister Bağcılar'da ister Bahçelievler'de her nerede oturuyorsa CHP için mutlaka oy isteyelim, sandıkta AKP karşısında ittifak isteyelim." dedi. i'nde CHP'ye emanet bir oy istemek zorundayız." diye konuştu. "BAKIRKÖY'DE PARTİMİZ YÜZDE 70'LERİN ÜZERİNDE BİR OY ORANIYLA İNŞALLAH SEÇİMİ KAZANACAK" Kerimoğlu, Yerel Seçimler’de Bakırköy'de yüzde 70'lerin üzerinde bir oy oranıyla seçimi kazanacaklarını da ifade ederek,

"Bakırköy'de partimiz yüzde 70'lerin üzerinde bir oy oranıyla sizlerin desteğiyle inşallah seçimi kazanacak. Ama Bakırköy'de

"SON SEÇİMDE BAKIRKÖY'DE SANDIĞA GİTMEYEN SEÇMEN ORANI YÜZDE 22. BAKIRKÖYLÜ'NÜN SANDIĞA GİTMESİNİ SAĞLAMALIYIZ" Seçim sürecinde geride kalan sürede partililerin her eli sıkarak, her eve girerek çalışmalarını da isteyen Kerimoğlu, "Hepimizin görevi bu süre içinde 3 kere evlere girmiş olalım. CHP'nin İstanbul'da ve Bakırköy'deki projelerini her eve ulaştıralım. Son 10 günde de seçmen kartlarını eve ulaştırırken bir de gelin oy kullanın çağrısı yapalım. Maalesef Bakırköy İstanbul'un oy kullanma konusunda en düşük ilçelerinden birisi. Son seçimlerde yüzde 22 oranında sandığa gelmeyen seçmen var. Yapacağımız çalışmayla bu sandığa gitmeyen seçmenin sandığa gelmelerini sağlamalı ve bu seçmenden oy istemeliyiz" diyerek sözlerini tamamladı. CHP Bakırköy Belediye Başkan Adayı Dr. Bülent Kerimoğlu'nun konuşmasının ardından ise Zuhuratbaba Seçim İrtibat Bürosu'nun açılışına katılan partililere ikram yapıldı.

(Yavuz ARPACIK)

"HER ŞEYE RAĞMEN KANSERE GÜLÜMSE" Annesini kanserden kaybeden Emekli Öğretmen Ali Demirbaş, internet üzerinde kurduğu "Kansere Gülümse" sayfasında kanser hastalığına yakalanan ve tedavi gören hastaları ve

yakınlarını bilgilendirerek, yaşamlarını paylaşarak örnek bir çalışmaya imza attı. "Kansere Gülümse" sayfasındaki paylaşımlar o kadar beğenildi ki, Türkiye genelindeki kanser hastaları, aileleri ve gönüllüler de sayfaya üye oldu ve üye sayısı 3 bine

ulaştı. Demirbaş da internet üzerinden tanıştıkları kanser hastaları ve aileleri ile birlikte Bakırköy Spor Kulübü Tesisleri'nde bir tanışma toplantısı ve kahvaltı düzenledi. İnternet üzerinden birbirlerinin acılarını paylaşan, birbirlerine destek ve moral veren, bilgilendiren kanser hastaları ve ailelerinin bir araya geldiği tanışma toplantısına katılanlar Emekli Öğretmen Ali Demirtaş'a yaptığı çalışmalardan dolayı teşekkür ettiler. Birbirleriyle bol bol sohbet eden hastalar, hasta yakınları ve gönüllüler bundan sonraki süreçte sık sık bir araya gelme kararı aldılar. Gerçekleştirdiği çalışma ile bir çok kanser hastasının yaşama tutunmasını sağlayan Ali Demirtaş, “Ben emekli öğretmenim. Emekli olduktan sonra da öğrencilerimle ilişkilerimi devam ettirdim. Onlarla neşemizi, üzüntülerimizi paylaşmaya devam ettik. Ancak öğrencilerimizden kanser hastalığına yakalananlar oldu. Ben de annemi bu hastalıktan kaybettim. Daha sonra kanser hastalığına yakalanan öğrencilerime moral vermek, onları

Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürü

HASAN YILDIZ MAHKEME KARARI İLE GÖREVİNE DÖNDÜ Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürü Hasan Yıldız’ın, “HASAN YILDIZ’A SÜRGÜN GİBİ ATAMA” başlığı ile duyurduğumuz, Edirne’nin Süloğlu İlçe Milli

Eğitim Müdürlüğü’ne atanması, Bölge İdare Mahkemesi kararı ile durduruldu. Hasan Yıldız 3 Mart Pazartesi günü Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürü görevine geri dönecek. Hasan Yıldız Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürü iken Kars’ın Digor İlçesi’ne tayin edilmişti. Daha sonra mahkeme kararı ile 4. kez Bakırköy’e geri gelmiş, kadrosu Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde kalmak kaydıyla bir süre İstanbul İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı olarak görev yapmış daha sonra 5 Ocak 2012 tarihinde Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne tekrar gelmişti. Hasan Yıldız’ın yasal olmayan tayinlerden ötürü 15 Mahkeme Kararı, 1 de Yargıtay Kararı bulunuyor. Hasan Yıldız’ın bu kararlara göre tayin edilmemesi gerekmesine rağmen tayin edilmesi garip karşılanmıştı...

doğru bilinçlendirmek, yaşamlarını paylaşmak amacıyla bir site kurduk. Yazılarımızı, yaşadıklarımızı, doğru bilgileri bu sayfada paylaşmaya başladık. Sanal alemde çok güzel dostluklar kurduk ama birbirimizi tanımıyorduk. Bu nedenle tanışma toplantısı düzenledik." dedi. Demirtaş, internet sitelerinde 3 bin üyelerinin olduğunu fakat 100 kişilik bir grubun toplantıya gelebildiğini diğer üyeleri ile de önümüzdeki dönemlerde tanışma toplantıları düzenleyeceklerini belirtti.

(Yavuz ARPACIK)


18

KİM KİMİ KANDIRIYOR? Bakırköy Belediyesi Ataköy Sahili’nde inşaatları durdurduğunu açıklamıştı. Ancak Belediye’nin, tescilli binaların bulunduğu alanda henüz inşai faaliyetlerin başlamadığı bir proje ruhsatını durdurduğu anlaşıldı. Bakırköy Mimarlar Odası’ndan Mimar Ali Hacıalioğlu’nun açıklamaları Bakırköy Belediyesi’nin duyarsızlığını ortaya koyuyor... Ataköy Sahili’ndeki inşaatların durdurulduğu bildirilmiş, haber gazetemizde de yer almıştı. Ancak inşaatlar tüm hızıyla devam ediyor. Yani bu ülkede parası ve siyasi gücü olanlar her istediğini yapabiliyor. Konuyu Mimarlar Odası’nı ziyaretimizde Mimar Ali Hacialioğlu’na sorduk. Sayın Ali Hacıalioğlu Ataköy Sahili’ndeki fiziki ve inşai faaliyetlerin, kurul yeni bir karar alıncaya kadar durdurulduğu açıklanmıştı. Fakat sahildeki inşai çalışmaların devam ettiği görülüyor. Bakırköylü ve özellikle de Ataköylü vatandaşlar da kurul kararına rağmen çalışmaların neden durdurulmadığını merak ediyorlar. Bu konuda neler söylersiniz? Eski eserlerin binaların bulunduğu kurul tarafından tescilli yapıların parsel büyüklüğü daha sonradan yapılan ifrazla yani bölünmeyle 6 parsele bölüştürülüyor ve şu an sadece 160 parsel olarak bilinen tescilli binaların bulunduğu alana

ilişkin ruhsatın inşaatın durdurulması iradesini gösterdi belediye. Oysa ana büyük parselden o bütünden parçalanan diğer parsellerdeki inşaatları da durdurması gerekir. Yani şu anda devam eden temel seviyesinde olan blokların yeni yükselen kar paylaşım usulüyle TOKİ’nin ihale ettiği inşaatları da aynı gerekçe ile belediyenin durdurması gerekir. Kaba inşaatı tamamlanmış otel ve rezidans fonksiyonlu olan projenin de durdurulması gerekir. Çünkü onlar Baruthane binalarının bulunduğu tek parselden ayrıştırılarak yapılan parseller. Eski eser binaların bulunduğu parsele ilişkin tasarruf kullanmak yetersizdir. Belediye bu bütünden ayrılan diğer parsellerdeki inşaat faaliyetlerini de durdurması gerekir. Bu amaçla biz 14 Şubat 2014’te İdari Mahkeme’de oradaki tüm inşaatların durdurulması istemiyle dava açtık. Kaldı ki belediye ruhsatı iptal etmedi. Başlamayan tescilli binaların bulunduğu alanda henüz inşai faaliyetin başlamadığı bir proje ruhsatı durdurduğunu ilan etti. Başlayanlarla ilgili bir tasarruf kullanmadı. Belediyenin burada tam anlamıyla kamusal sorumluluğunu yerine getirdiği söylenemez. Mutlaka diğer parsellerde de bu yönde asgari kurul kararı gelene kadar ruhsat işlemlerini, inşai faaliyetleri durdurması gerekir. Sadece o kısımda yani eski eser Baruthane binalarının duvarlarla çevrili olan kısımdaki, inşaatın başlamasını geciktirecek bir karar alındı. Ama şu anlamıyla olumsuz bir yanı bu kararın. Sanki diğerlerinin ruhsatlarını meşrulaştıran ve devam ettiren bir eksikliği de var. Yani bu eksiklik diğer projelerin devamını meşru kılmaya başlar ki,

bu çok daha büyük tehlikedir. Çünkü diğer parseller bu bütünden ayrılan parsellerdir. Bütünden ayrıldığı için aynı kurul kararlarının onlarda da geçerli olduğunu kurulun kararından zaten biliyoruz. Yani kurulun kararında bu parselden ayrılan diğer parsellerdeki inşaat ruhsat sürecinde kendilerinden görüş alınması gerektiği zaten belirtiliyor. Çok açık, çok net. Dolayısıyla bu parsellerde de inşaat faaliyetlerini de belediyenin ivedilikle durdurması gerekiyor. Bir de Ataköy Konakları’nın tam karşısında Kuzu İnşaat tarafından yapılan çalışmalar da devam ediyor. Burası ile ilgili neler söylersiniz? Genel olarak şunun bilinmesi lazım. Ataköy Sahili’nin bütünüyle yağmaya açılması süreci TOKİ’nin Emlak Bankası’ndan burasını devir almasıyla başlıyor. TOKİ burayı pazarlamak için kullanabileceği tüm yöntemleri kullanmıştır. Kısmen bir bölümünü satmıştır ki, şu an konakların

önünde boş olarak bilinen yerde 550 bin metrekare inşaat başlamıştır. Toplam 9 blok vardır. 2 bine yakın da apart otel adı altında bağımsız rezidans projeleri yapılmaktadır. Çünkü ruhsatlarında bağımsız bölüm olarak tarifleniyor. Oysa otellerde her odanın bağımsız bölüm olarak tariflenmesi söz konusu değildir. Bu da rezidans fonksiyonlu olarak oranın satılmasını sağlamak için yapılan esasen bir imar hilesidir. Ataköy

Sahili’nin Ayamama Deresi’nden Galleria’ya kadar giden yolun tamamında 1 milyon metrekare ruhsat verilmiş inşaat vardır. 21 adet de 70-75 metre yüksekliğinde devasa bloklar inşa edilmek üzere belediye tarafından ruhsatlandırılmıştır. Sayın Ali Hacıalioğlu Ataköy Sahili Turizm Bölgesi, dolayısıyla planları da Turizm Bakanlığı onaylıyor. Uygulama planlarını Bakırköy Belediyesi onaylıyor. Hiç onaylamazsa ne olur? Bakırköy Belediyesi’nin planlar üzerinde bir yetkisi bulunmuyor. Bu yetki Turizm Bakanlığı’na ait. Dolayısıyla hukuki açıdan Bakırköy Belediyesi’nin planları onaylamaması durumu söz konusu değil. Fakat Bakırköy Belediyesi bu devasa yapılaşmalara bu talanlara karşı genel bir tavır ortaya koyabilirdi, Bakırköylü’nün, Ataköylü’nün sesine kulak vererek, onlarla birlikte hareket edebilirdi. Ama Bakırköy Belediyesi bu tavrı göstermedi, bence Bakırköylü’nün, Ataköylü’nün en büyük tepkisini

çeken konulardan birisi de bu oldu. Ümit ediyoruz ki, 30 Mart’tan sonra oluşacak yeni belediyenin kamusal fonksiyonu, kamusal alanları gözeten toplum yararıyla buralara bakacak belediyecilik anlayışı içinde olmasıdır. Buralara finans kaynağı “kıymetli arsa” sıfatıyla bakmazlar. Toplumun kullanımına açılması yönünde bir belediyeciliğin gelmesini ümit ederiz.

(Yavuz ARPACIK)

Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne

MURAT ÇETİNER ATANDI Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne atanan Murat Çetiner, görevine başladı. Emniyet’teki değişiklikler Bakırköy’e de sıçradı. Bakırköy Emniyet Müdürü Hilmi Korhan Zilcioğlu’nun da görev yeri değiştirildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde 10 şube müdürünün görev yerinin değiştirilmesiyle, Bakırköy İlçe Emniyet Müdürü Hilmi Korhan Zilcioğlu, Turizm Şube Müdürlüğü'ne atandı. Yerine ise Terörle Mücadele Şube Müdür Yardımcısı Murat Çetiner getirildi. 1996 yılında Polis Akademisi’nden mezun olan Çetiner, Ankara’da Emniyet Genel Müdürlüğü’nde güvenlik büroda çalıştı. Çetiner daha sonra Şırnak Emniyet Müdürlüğü’nde Güvenlik Büro Müdürü olarak görev yaptı. Çetiner, Şırnak’ın yanı sıra Cizre ve Silopi ilçelerindeki toplumsal olaylarda sorumlu müdür olarak görevlerde bulundu. 2013 yılında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdür Yardımcılığını yürüten Çetiner, geçtiğimiz ay Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne atandı. Bakırköy İlçe Emniyet Müdürü Murat Çetiner evli ve 2 çocuk babasıdır.


19

Bizans Dönemi’nden kalma saray kalıntıları üzerine inşaat tüm hızıyla devam ediyor

TARİHİ ESERLER İNŞAATIN ALTINDA KALDI Doğa Şehircilik İç ve Dış Ticaret A.Ş.’nin, İstanbul Bakırköy'de 2004 yılında 44 milyon dolara satın aldığı Sümerbank arazisi üzerinde Doğa Bakırköy Kompleksi projesinin çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Doğa Bakırköy projesi otel ve rezidans alanlarından meydana geliyor. Toplam 10 bloktan meydana gelen Doğa Bakırköy

yılında bu arsanın satışı yapıldı. 13.04.2006 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planında, 27.02.2007 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında burası tercihli kullanım alanı olarak belirlendi. Tercihli kullanım alanında mülkiyet sahibi hazırladığı avan projeyi yapabiliyor. Turizm alanına alınıyor. Ataköy Turizm planları

projesinde 7 blok rezidanslar için tasarlanırken, 3 blok otel kullanımına ayrılıyor. Toplam inşaat alanı 296 bin 421 metrekare olan Doğa Bakırköy projesi 62 bin 373 metrekare arsa alanında yükseliyor. Doğa Bakırköy projesinde 270 metrekareden başlayarak değişen geniş konut seçeneklerine yer veriliyor. Doğa Bakırköy projesinde satışların 2014 yılında başlaması planlanıyor. Doğa Şehircilik tarafından yapılan Doğa Bakırköy Kompleksi’nin bulunduğu arsada tarihi eserlerin bulunduğu ve yapılan blokların bu tarihi eserler üzerine yapıldığı söylentileri de var. Konuyla ilgili Mimar Ali Hacıalioğlu’ndan bilgi aldık.

alanına alınabiliyor. Ticaret, rezidans, otel gibi kullanım fonksiyonu gerçekleştiriyorlar. 62 dönümlük alana Bakırköy Belediyesi 11 Kasım 2013 tarihinde toplam 296 bin 421 metrekarelik inşaat alanı verdi. 10 blok yapılacak. Yolun altında 12 metre yolun üstünde de 67.3 metrelik yüksek binaların yapılması ruhsatlandırıldı.

Sayın Ali Hacıalioğlu, Bakırköy’de Ataköy Sahilleri’ndeki talan devam ederken, Veliefendi Hipodromu’nun yanında, Bakırköy Belediyesi Tıp Merkezi’nin arkasında bulunan eski Sümerbank arazisinde de inşaat çalışmaları yapılıyor. Bu konuda neler söylersiniz? Sümerbank’ın özelleştirilmesi kapsamında 2004

“BU KADAR BÜYÜK VE YOĞUNLUKLU YAPILARI YAPMAK ORADAKİ TARİHİ YAPILARI BÜTÜNÜYLE YOK SAYMAK ANLAMINA GELİYOR” Sayın Hacıalioğlu burada tarihi eserlerin bulunduğu ve yapılan blokların bu tarihi eserlerin üzerine yapıldığı söylentileri de var. Bu konuda neler söylersiniz? Buradaki yüzey çalışmalarında eski eser yapıların olduğunu tespit ettik. Zaten hava fotoğrafından da bu yapılar belli oluyor. Burası ile ilgili Müzeler Genel Müdürlüğü’nün de bir çalışması olmuştu. Buradaki bu kadar büyük ve yoğunluklu yapıları yapmak oradaki tarihi yapıları bütünüyle yok say-

mak anlamına geliyor. Eski eserlerin üstlerine bu yapılar yapılıyor. 62 dönümlük 200 küsür bin metrekarelik bir inşaat alanında eski eserlerin üzerine yapıldığı da zaten inşaat alanının büyüklüğünden belli oluyor.

“BURADAKİ PLANLAMA SÜRECİ, İMAR SÜRECİ BAŞLI BAŞINA ARAŞTIRMA KONUSUDUR” Bu konuyla ilgili eklemek istedikleriniz var mı? Bu arazi Sümerbank’ın arazisiydi ve Sümerbank’ta devlet iktisadi teşebbüsü idi. Buralar özelleştirilerek normal arsa satışı yapıldı. Burada bir imar rantı sağlandı. Arsa satıldıktan sonra bu denli ayrıcalıklı ve yoğunluklu bir projenin yapılmasına olanak sağlayan planlama süreci, imar sürecinin başlı başına araştırılması gerekir. Burada bir de şu konu var. Zemin açısından tamamen Çırpıcı Deresi’nin kenarında bu denli büyük projenin depremsellik açısından da uygun olmadığını söylemeliyiz. (Fotoğraflar Mimarlar Odası Arşivinden alınmıştır)

BAKIRKÖY’ÜN SİMGESİ RUH VE SİNİR HASTALIKLAR HASTANESİ TARİHE Mİ KARIŞIYOR? Başlıklı haberimizde “Geçtiğimiz yıllarda hastane bahçesinde otel, blok apartmanlar bölümüne villalar, hatta O-2 ( E-5) yolu kenarına AVM yapılacağı dilden dile dolaşıyordu. Torunlar Holding’in hastane bahçesinde bazı projeleri olduğu söylentilerinin dolaştığı günlerde.... “ ifadelerinin geçmesi üzerine Torunlar Holding adına Bersay İletişim Danışmanlık’tan aşağıdaki açıklama gönderilmiştir.

Sayın Yetkili, Ataköy Gazetesi’nin Şubat 2014 tarihli sayısında yayımlanan “Bakırköy’ün Simgesi Ruh ve Sinir Hastalıkları Has-

tanesi Tarihe Karışıyor” haberinde Torunlar Grubu ile ilgili bazı iddialara yer verilmiştir. Gazetenizde yer bulan bu iddiaların hiç biri gerçeği yansıtmamaktadır. Torunlar Grubu’nun Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine ait arazi ile ilgili bugüne kadar hiçbir görüşmesi ve girişimi olmamıştır. Grubumuzun gayrimenkul ve AVM yatırımları alanında faaliyet gösteren şirketi Torunlar GYO, Borsa İstanbul’da işlem gören halka açık bir şirkettir. Planladığı ve hayata geçirdiği tüm projeler, yatırım planları şeffaf bir şekilde,

sosyal paydaşlarımızla ve Kamuoyu Aydınlatma Platformu ile düzenli olarak paylaşılmaktadır. Yapılan bu tür spekülatif haberler kurumsal itibarımıza zarar verdiği gibi yatırımcılarımız nezdinde de şirketimizi zor durumda bırakmaktadır. Bu nedenle kurumumuzu zan altında bırakan bu tip haberler konusunda hassasiyet gösterilmesini beklediğimizi ve talebiniz halinde her türlü bilgiyi sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyacağımızı belirtmek isteriz. Saygılarımızla Torunlar GYO


20

Sevgililer Günü’nde 40 yılını dolduran aşıklara özel konser

BİTMEYEN AŞKLARINI TAZELEDİLER Bakırköy Gönüllü Çevreciler Sosyal Yardımlaşma Derneği tarafından 14 Şubat Sevgililer Günü'ne özel ''40 Yıllık Aşklar” isimli bir konser düzenlendi. Bakırköy Belediyesi'nin katkılarıyla Yunus Emre Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen konsere Gönüllü Çevreciler Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Nermin Ar ve çok sayıda konuk katıldı. Konserde, koro şefliğini Şükrü Öztaş'ın yaptığı

Esra ERDOĞAN UMARIM BİR KADIN İÇİNDEN OKUR BUNU ve DİĞER KADINLAR DİNLİYOR OLUR SESİNİ Bugün bir kadın doğurdum; Anlamını bilmediğim birkaç sözcük taradım sözlükten, isim bulmalıydım yeni doğanıma. Anlamaya çalıştım sırrını çevredeki suskunluğun, dinledim... Dinlendim biraz lohusa yatağımda, demlendim. Biraz isimsiz kalsın dedim kadın; Kendini bilir nasılsa, o zaman adını da bilir. Anlayamadım suskunluğun doğasını, Diğer kadınlardaki ses yitimi yankı buldu beynimde, Sebep ve sonuç ilişkisini kurdum sonunda, Ben bir kız doğurdum sonuçta. Başka çocuklar doğuracak yeni bir rahim, Her yeni rahim yeni sessizliklere doğurabilirdi yeni rahimlerini oysa. Ne yazık... Ben bir kadın doğurdum, yok yok bir kız. Çelimsiz ürkek bacakları, güçlü elleri vardı, tutundu bir ucundan hayata bırakmadı. Kız ağladı, Doğarken aynıydılar demek bütün çocuklar. Ama ya bu suskunluk? Kız doğarken anladı Ben büyüdüm, o büyüdü İçimde ve dışımda büyüdü. Son harfi gibiydi büyülü bir sözcüğün, son büyünün kaldırılış şöleniydi sanki ruhum da, Ben anlamadım, kız anladı. Durdu, yarı açıkgözlerle baktı yüzüme, başparmağımı bıraktı, Uykuya daldı. Uyudu kız, uyandı kadın, Kadın anladı. Boş kalan başparmağının yerine kendi elini tuttu eliyle ve çocuğa sarıldı; içinde ve dışında. O derin ve zamanlanmış uykudan uyandıklarında ikisi de bir bütün ve tek hissetti kendini Ayrıştılar… Çocuk kalktı, yürüdü, gitti, Kadın içinde ve üstündeydi O da gitti üstünde ve içinde… Çocuğa bir isim buldu, çocuk kendine bir ad verdiğinde, İlk sesini verdiğinde çocuk, Adın SESİM olsun dedi kadın. Birlikte yürüdüler, iç içe… Bir erkek çocuğu oldu yıllar sonra, adını YANKI koydukları.

Fasl-ı Muhabbet Türk Müziği Topluluğu tarafından birbirinden güzel 20 Türk Müziği eseri icra edildi. Konser öncesinde 40 yılını dolduran çiftlere çiçek verildi. Daha sonra ise konsere geçildi. Yaklaşık bir buçuk saat süren konserde, Sevdim Bir Genç Kadını, Fikrimin İnce Gülü, Güz Gülleri, Yıllar Sonra Rastladım, Yıldızların Altında gibi Türk Müziği'nin seçkin eserlerinden oluşan 20 eser

icra edildi. Konukların büyük beğenisini kazanan konser sonunda Fasl-ı Muhabbet Türk Müziği Topluluğu uzun süre ayakta alkışlandı. Konser sonunda koro şefi Şükrü Öztaş'a plaket verildi. Konserin bitiminde ise davetlilere çeşitli ikramlar da bulunuldu.

(Yavuz ARPACIK)


21

CHP Bakırköy Belediye Başkan Adayı

Bülent Kerimoğlu GENÇLERLE BULUŞTU

ZÜLKANÝ SÝRMEN GÜZEL GÜNLER YAKINDA... İnsanları mutsuz kılan her olay etrafına yansır. Olumsuzluklar peş peşe gelir ve telafisi çok zor olur. Bir kere vatandaşlar mutsuz ve öfkeli. Cebinde bir lira desen yok. Çoluk Çocuk aç. Kiralar ödenemiyor, ne yapsınlar oturup kara kara düşünüyorlar. Umutsuz hiçbir insan yaşayamaz. Güzel günler yakında deyip hayata sarılıyor ve o günün yakın olduğuna inanıyor. Büyüklerimiz bize her şey eğitimdir derler çok da doğru söylerler. Sizlere gerçekten eğitim için kendini adamış bazı arkadaşların çalışmasını ve geleceğini anlatacağım.

CHP Bakırköy Belediye Başkan Adayı Dr. Bülent Kerimoğlu, CHP Bakırköy Gençlik Örgütü ile bir araya geldi. Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantı öncesinde Bakırköy Gençlik Kolları Başkanı Canberk Yalçın tarafından karşılanan

ELITE LANGUAGE EDUCATION Oxfort ve Cambridge Üniversiteleri’nin kaynak kitaplarıyla eğitim görme olanağı. Conversation Clup aktiviteleriyle yabancı hoca eşliğinde konuşma geliştirme fotoğrafik hafıza teknikleri ile yüksek miktarda kelime hazinesini geliştirme olanağına sahip olabilirsiniz. Callan metot ile aktif ve hızlı bir şekilde kendinizi geliştirin ve İngilizce konuşun. Kurumun bir özelliği de her yaş grubuna hitap etmesi. Zengin ve görsel materyaller eşliğinde İngilizce ve diğer dilleri öğrenme fırsatı bulacaksınız. Sosyal aktiviteler ile ingilizcenizi günlük hayata taşıyacaksınız. Yukarıda özelliklerini yazdığım kurumdaki arkadaşlar gerçekten özveri ile çalışmakta olup günün zorluklarını tek tek aşıp hedeflerine ulaşmaya çalıştıklarına tanık oldum. Bu arkadaşlarımıza destek olmak da bizi mutlu eder. Çalışmanın yaşı ve sınırı yoktur. Bana bir kelime öğretenin kölesi olurum sözleri gerçekleri yansıtmıyor mu? Arkadaşlarımızla bazı düşünceleri tartıştık ve gönülden destekleme kararını verdik bize düşen neyse ona hazırız. Seçimlere bir ay kaldı. Herkesin şapkasını önüne, elini vicdanına koyup ona göre oyunu ve iradesini sandıkta göstermesi umuduyla güzel günlerin yakında olduğunun müjdesini size veriyorum. Her şey gönlünüzce olsun…

Kerimoğlu, toplantıda gençlere yönelik projelerini ve çalışmalarını aktardı. Toplantıya Dr. Bülent Kerimoğlu’nun yanı sıra CHP Bakırköy İlçe Başkanı M. Sait Yücel, CHP 'Lİ Çetin Sosyal ve partili gençler katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan CHP Bakırköy İlçe Başkanı M. Sait Yücel, Gezi süreci ile başlayan gençlik hareketinin, gençlerin ne kadar güçlü ve çağdaş olduğunu ortaya koyduğunu gösterdiğini söyledi. Yücel’in ardından ise CHP Bakırköy Gençlik Kolları Başkanı Canberk Yalçın’da gençlerin beklentileri ve isteklerini dile getirdi. Yalçın’ın konuşmasından sonra kürsüye çıkan CHP Bakırköy Belediye Başkan Adayı Dr. Bülent Kerimoğlu da gençlere çok önem verdiklerini ve gençlerin dinanizmi ile güçlerine güç katacaklarını ifade ederek, gençlere yönelik yapacakları çalışmaları ve projeleri hakkında bilgiler verdi.

Bakırköy Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Değişti.

CÜNEYT OKAN’IN YERİNE GÖZEN ÖZİLHAN GETİRİLDİ Bakırköy Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Cüneyt Okan yerine Bakırköy Belediyesi Tıp Merkezi Labarotuvar Sorumlusu olan Biyolog Gözen Özilhan getirildi. Şubat ayı itibariyle yeni görevine başlayan Özilhan, Bakırköy Belediyesi’nin sağlık alanında son yıllarda önemli atılımlar attığını belirterek, yapılan bu atılımları daha iyi seviyelere getirmek için çalışacaklarını söyledi. Kendisinden önceki dönemlerde Sağlık İşleri Müdürlüğü yapan isimlere de yaptıkları hizmetlerden dolayı teşekkür eden Bakırköy Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Gözen Özilhan, devir aldığı görevin çok kutsal bir görev olduğunu belirterek, “Sağlık alanında çalışmak kutsal bir iştir. Ben her zaman sağlık ve huzura önem veririm. Biz bu sağlık hizmetlerini huzurlu bir ortamda sürdüreceğiz. Bakırköylüler’in en iyi şekilde sağlık hizmeti almasını sağlamaya devam edeceğiz.” dedi. 4,5 yıldır Bakırköy Belediyesi bünyesinde çalıştığını da kaydeden Özilhan, Ankara Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nü tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi İminoloji Bölümü’nde de Yüksek Lisans yaptığını da belirtti.

Bu arada Bakırköy Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü görevinden alınan Cüneyt Okan ise Ataköy Sağlık Birimi’nde görevlendirildi.


22

KONUK YAZAR

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’ne Ziyaret

MHP LİDERİ BAHÇELİ BAKIRKÖY’DE Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli Bakırköy’de bulunan İstanbul Esnaf Ve Sanatkarlar Odaları Birliği’ni (İSTESOB) ziyaret etti. Esnaflarla kahvaltıda buluşan Bahçeli’ye MHP İstanbul Milletvekili ve TBMM Başkan Vekili Meral Akşener, MHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Rasim Acar,

YILMAZ BACACI KERİMOĞLU KENDİSİNDEN OLDUKÇA EMİN GÖRÜNDÜ Yedi aylık bir aday adaylığı sonucunda Bakırköy Belediye Başkanlığı’na Bülent Kerimoğlu aday gösterildi. Kerimoğlu’nun aday gösterilmesine tepki gösteren birçok CHP’li Bakırköy’ü tanımayan bir adayla seçimlerin pek de beklendiği gibi olmayacağını dile getirdi. On yıldır Bakırköy Belediye Başkanlığı’nı yürüten Ateş Ünalerzen’i aday göstermeyen CHP aday değişimine giderek Op.Dr. Bülent Kerimoğlu’nu aday gösterdi. Aday gösterildikten sonra yaklaşık 20 gündür yoğun bir çalışma temposuyla seçim çalışmalarını sürdüren Kerimoğlu, 01.03.2014 günü yerel basın mensuplarıyla bir araya geldi. CHP Bakırköy İlçe Başkanı M. Sait Yücel ve Bakırköy Belediyesi Meclis Üyesi adayları ile birlikte bir araya gelen Kerimoğlu, kendinden oldukça emin bir görüntü sergileyerek geçmişte %2560 arası olan oy oranını %70’lere çıkaracağını söyledi. Yaptıkları çalışmaların Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda da önemli rol oynayacağını belirten Kerimoğlu, Mustafa Sarıgül’le birlikte Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı da kazanacaklarını iddia etti.

Prestij Projeler Kerimoğlu göreve geldiği gün itibariyle başlayacağı çalışmalarla adından söz ettirecek 5 önemli projesinin olduğunu ve bunların hayata geçmesiyle birlikte Bakırköy’ün dünyada tanınan bir ilçe olacağını söyledi. Prestij projeler adını verdiği aralarında (Bakırköy Sahili, Cumhuriyet Meydanı, Ayamama Deresi ve çevresi) bulunan projelerinin olduğu bölgelerin büyükşehir belediyesi sorumluluğunda olduğunu unutmuş olmalı ki projelerini şimdiden hayata geçmiş gözüyle bakıyor. Ancak kendisine (eldeki bir kuş daldaki 10 kuştan iyidir) atasözünü hatırlatmakta yarar var.

Ateş Ünalerzen’e Teşekkür Kerimoğlu, konuşmasını bitirdikten sonra soru-cevap bölümüne geçildi. Kendisine sorulan “Ateş beyin sürdürmekte olduğu projeler hakkında ne düşünüyorsunuz?” sorusuna “On yıldır Bakırköy’e hizmet eden Ateş bey çok önemli projelere imza atmıştır. Bu anlamda kendisine teşekkür ederim. Halen sürmekte olan proje ve yatırımlar devam edecektir. Bunun yanında biz kendi projelerimizi hayata geçireceğiz. Sizler de her geçen gün Bakırköy’de oluşan değişimleri gözlemleyeceksiniz. Sosyal belediyecilik örneklerini Bakırköy’den tüm dünyaya göstereceğiz.” şeklinde yanıt verdi. Kendisine sorduğum “Prestij projelerden Bakırköy Sahili, Cumhuriyet Meydanı, Ayamama Deresi ve çevresi büyükşehir belediyesi

sorumluluğunda olan bölgeler. Ola ki sizin iddia ettiğiniz gibi Büyükşehir Belediyesi’ni kazanamadığınızı var sayarsak bu projeleri nasıl hayata geçireceksiniz?” şeklindeki soruma “Öncelikli hedefimiz Büyükşehir’i kazanmak ki ben buna inanıyorum. Ola ki terslik oldu kazanamadık. Bu projelerin Bakırköy halkının menfaatleri için hayata geçmesi gerekir. Ben de bu anlamda üstüme düşen her görevi yapmaya hazırım. Gerekirse boyun da eğeriz. Burada Bakırköy halkının menfaati söz konusudur.” şeklinde açıklık getirdi.

Basını önemsiyoruz Yerel Basın’ı önemsediğini belirten Kerimoğlu, basın nasıl ki yanlışlarımızı eleştiriyorsa doğru yaptıklarımızı da halka duyurmak görevini üstlenmiştir. Göreve başladıktan sonra her hafta değişik bir muhtarlıkta Bakırköy halkı ile bir araya geleceğiz. Onların dertlerini dinleyip sorunlara ortak çareler bulacağız. Her ay bir gün halk günü yapmayı düşünüyorum. Yaptığımız tüm bu çalışmaları da basın yoluyla halka duyuracağız. Kerimoğlu’na yönelttiğim “Seçimler sürecinde daha çok ticari amaçlı birçok gazete çıkıyor. Bunun yanında da yıllardır aralıksız olarak düzenli bir şekilde çıkan gazeteler var. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? şeklindeki ikinci soruma verdiği cevapta “Yıllardır siyasetin içindeyim. Yerel Basınla da iç içeyim. Sözünü ettiğiniz konu beni de zaman zaman rahatsız etmiştir. Göreve başladıktan sonra sanırım bunu daha net bir şekilde göreceğiz. Tabi ki aynı durum devam ederse biz de gerekeni yapar kimlerle çalışmamız gerektiğine karar veririz.” şeklinde oldu.

AK Parti Adayı Boş Durmuyor Ak Parti Bakırköy Belediye Başkan Adayı M. Emin Ertekin dur durak bilmeden çalışmalarını sürdürüyor. Sevimliliği ve sempatisi ile halkın beğenisini kazanan Ertekin, önemli projeleriyle de halkın beğenisini kazanıyor. Bakırköylü bir aday olmasının kendisi için büyük bir avantaj olduğunu söyleyen Ertekin, en önemli projelerinden birinin kentsel dönüşüm olduğunun altını çiziyor. Bakırköy halkına hiçbir yük getirmeden bu sorunun üstesinden gelebileceklerini belirten Ertekin, belediye başkanı seçilmesi halinde Bakırköy’ün çok kısa bir sürede vizyonunun değişeceğini de söylemeden edemiyor. Oy oranının oldukça düşük olduğu Ataköy bölgesinde yaptığı ev ve esnaf ziyaretlerinde halkın kendisine oldukça fazla teveccüh göstermesi de kendisini oldukça memnun ediyor. Bir aydan az bir sürenin kaldığı Bakırköy Belediye Başkanı’nın belirleneceği seçimler geçmişte olduğu gibi kavgasız gürültüsüz geçmesi temennisi ile…

MHP Bakırköy Belediye Başkanı Adayı Mustafa Turan ve parti kurmayları eşlik etti. Kahvaltıda ilk olarak konuşan İSTESOB Başkanı Faik Yılmaz, esnafın zor bir dönem geçirdiğini ve bir çok esnafın kepenk kapamak zorunda kaldığını söyledi. Yılmaz’ın konuşmasının ardından gündeme dair açıklamalarda bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İstanbul’daki seçimlerde iki partinin ön plana çıkarıldığına dikkat çekerek bunu eleştirdi. Bahçeli, “İstanbul’da belediye hizmetleri geçmişten bu yana iktidar ve ana muhalefet arasında her zaman dönüşümlü olmuştur. Ama zamanla diğer siyasi partilerimiz de önemli gelişmeler göstermiştir. Bu gelişmelerin içerisinde 9 Şubat’ta 45. Yılını kutlayan Milliyetçi Hareket Partisi vardır. Köklü ve gelenekli bir siyasi kurumdur. Her dönemde önemli kararların oluşmasında önce milletim ve ülkem diyen sonra partim diyen bir anlayışa sahiptir. Önemli kadrolara sahiptir. Seçim döneminde İstanbul için dikkatimizi çeken konu hem medya hem de bazı çevrelerin teşvikiyle oluyor. Sanki İstanbul’da seçime giren 25 partiden 23’ü yok farz ediliyor. Bir tarafta Adalet ve Kalkınma Partisi öbür tarafta da Cumhuriyet Halk Partisi’ne şans veriliyor. Bu kanaatimizce yanlış bir düşüncedir. Özellikle medya bunu böyle yapmaktadır. Onun için ev ev dolaşarak çalışmaya devam ediyoruz.” dedi. Konuşmasından sonra gazetecilerin sorularını cevaplayan Bahçeli, Başbakan’ın paralel devlet söylemiyle ilgili soruya, “Sayın Başbakan, 17 Aralık’tan itibaren yapmış olduğu konuşmalar çok sağlıklı gözükmüyor. Saldırgan hakaret içeren ifadeleri çok sık kullanıyor. Bu tartışmanın içerisine her alanda Milliyetçi Hareket Partisi’nin girmesi mümkün değildir. Paralel devletten neyi kastediyor, nedir bilmiyoruz. İktidarın 11 yıldır uygulamaları arasında 2 tane önemli görevi olmuştur. Bunlardan biri Türkiye’yi bölünmeye götüren demokratik açılım süreci ve bölünmüş yoldur. Paralelin iki kanadı ile değerlendirmelerine katılmak istemiyoruz. Böyle bir tartışmanın ülkemize yararı olduğunu görmüyoruz.” diye cevap verdi. Genel Merkezleri’nin dinlenildiğiyle ilgili iddialara esprili bir cevap veren Bahçeli, “MHP Genel Merkezi’nin dinlendiğini biliyoruz. Medya aracılığıyla düşüncelerimizi aktaramadığımız kesimde de dinlenilme vasıtasıyla aktarıldığını kabul ettiğimiz için hoşgörüyle karşılıyoruz.” dedi. Kıbrıs konusunda soruları da cevaplayan Bahçeli, “Kıbrıs sorununu ABD ile farklı bir yaklaşımla çözmek istiyoruz. Türkiye’yi ikna etmek istiyoruz. Oradaki Türk varlığını kaldıracak hiçbir şeyi kabul etmemiz mümkün değil. Varlığını koruması gerekir.” ifadelerini kullandı. Başbakan Erdoğan’ın, kendisi için söylediği, ‘Aile nedir, çoluk çocuk nedir bilmez, onun böyle bir derdi yok.’ şeklindeki konuşmasına sakin bir cevap veren Bahçeli, “Başbakan inançlı bir şahsiyettir. Nikahla ölümün günü belli olmaz.” diye konuştu. Konuşmalardan sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Adayı’nı tanıtan Bahçeli, esnafla kahvaltıya devam etti.


23

BİR OY BİLE ÇOK ÖNEMLİDİR Meclis Üyesi adaylarını tanıyalım

BAKIRKÖY BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARI BÜYÜK BİRLİK PA R T İ Sİ

D EMOKRATİK SO L PA R T İ

AT İ L L A K U C U R Se rbest M eslek

S AFF E T Ş EN E mek l i

HAK VE EŞİTLİK PA R T İ S İ

D EMOKRAT PA R T İ

H AL K L AR IN D EMOKRATİK PA R T İ S İ

S AA DET PA R T İ Sİ

Z EK Aİ DURAK Sa na tçı

Fİ Lİ Z ERC AN İş Ka dı nı

R A M A Z A N B O YA L I K

VAH İT G E N Ç M uh ase be N İVA RT BA K IRC I OĞ LU

A v ukat

Ev Ha nım ı

Filiz Ercan, 1961 yılında Keban’da doğdu. İlköğretimini Halil Bedii Yönetken Okulu’nda tamamladı. Orta ve Lise eğitimini Avusturya Kız Lisesi’nde aldıktan sonra; İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden Ekonomist olarak mezun oldu. Filiz Ercan, 1996 yılında Sanatevi Reklam Ajansı’nı kurdu ve halen ajansın Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yürütmektedir. Filiz Ercan, Avusturya Liseliler Derneği, Yeşilköy Spor Kulübü, İşletme Fakültesi Mezunlar Derneği, Tüketiciler Derneği, Kızılay ve birçok sivil toplum kuruluşunun üyesidir. Filiz Ercan, Almanca, İngilizce, Latince dillerini bilmektedir. Ercan, 1992 yılında, Bakırköy İlçe Yönetim Kurulu üyeliği ile siyaset hayatına başlamıştır. Daha sonra İlçe Başkan Yardımcılığı görevinde bulunmuştur. 2002 yılında Bakırköy ilçe Başkanlığı görevine seçildikten sonra siyasi hayatına en son olarak da İl Yönetim Kurulu üyesi olarak devam etmiştir. Filiz Ercan, 1971 yılından itibaren Bakırköy’de ikamet etmektedir. iki çocuk annesidir.


24 03 ŞUBAT 2014 PAZARTESİ Ekseriyetin bulunduğu tespit edilerek birleşim, Meclis 1. Başkan Vekili Hasan Ersoy tarafından açıldı. Serdal Kılavuz ve Uğur Özhabeş’in izinli sayılmasına oybirliğiyle karar verildi. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Bakırköy Çamlık, Ülkü ve Yeşilköy sokaklarında yapılan körler için kılavuz yol çalışmaları ile ilgili vermiş oldukları soru önergesi okundu. Gündem okundu, oybirliğiyle kabul edildi. Gündem maddelerinin görüşülmesi neticesinde; 1- İmar ve Şehircilik Müdürlüğü başlıklı Cevizlik Mahallesi 794 ada 66 parsele ilişkin plan tadilatı teklifine dair dosyanın İmar ve Şehircilik Komisyonu’na havalesinin oybirliğiyle kabulüne, 2- Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü başlıklı ilçemizde yapılacak sportif organizasyonlara ilişkin hazırlanan protokol taslağına dair evrakın Hukuk Komisyonu’na havalesinin oybirliğiyle kabulüne, 3- Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü başlıklı teşkilat görev ve çalışma yönetmeliği hakkındaki evrakın Hukuk Komisyonu’na havalesinin oybirliğiyle kabulüne karar verilerek birleşim, Meclis 1. Başkan Vekili Hasan Ersoy tarafından 05.02.2014 Çarşamba günü saat 16:00’da toplanmak üzere kapatıldı.

05 ŞUBAT 2014 ÇARŞAMBA Ekseriyetin bulunduğu tespit edilerek birleşim, Meclis 2. Başkan Vekili Ali Kenan Kır tarafından açıldı. Elif Arıkan Can, Hasan Ersoy, Pınar Ünsal ve Bahar Sunman’ın izinli

ŞUBAT 2014 BELEDÝYE MECLÝSÝ’NDE NELER GÖRÜÞÜLDÜ? sayılmalarına oybirliğiyle karar verildi. Sağlık İşleri Müdürü olarak görevlendirilen Gözen Özilhan’ın bilgilendirme yazısı okundu. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Meclis Üyesi Ramazan Baş’ın; özürlü personele tahsis edilecek memur kadroları ile ilgili 7 kişi çalıştırılması gerekirken neden 2 kişinin çalıştırıldığı ve ne kadar süredir 5 kişinin çalıştırılması zorunluluğu olduğu halde çalıştırılmadığı hakkında sözlü soru önergesi başkanlık makamına havale edildi. Geçen birleşime ait zabıt özeti okundu, oybirliğiyle kabul edildi. Gündem maddelerinin görüşülmesi neticesinde; 1- İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü başlıklı özürlü personele tahsis edilecek memur kadrolarına dair başkanlık teklifinin oybirliğiyle kabulüne, 2Fen İşleri Müdürlüğü başlıklı Osmaniye Kültür Merkezi tamamlama inşaatı için kredi kullanımına ilişkin alınan 08 Ocak 2014 tarih ve 5 nolu meclis kararının iptali ile söz konusu kredinin muhabir bankalardan karşılanabilmesine ilişkin başkanlık teklifinin 2 ret (Halil Yalçın Kayalı, Ramazan Baş) oya karşın oyçokluğuyla kabulüne karar verilerek birleşim, Meclis 2. Başkanı Ali Kenan Kır

tarafından 07 Şubat 2014 Cuma günü saat 16:00’da toplanmak üzere kapatıldı.

07 ŞUBAT 2014 CUMA Ekseriyetin bulunduğu tespit edilerek birleşim, Meclis 1. Başkan Vekili Hasan Ersoy tarafından açıldı. İlknur Meral, Selim Malgaz ve Türkan Elif Arıkan Can’ın izinli sayılmalarına oybirliğiyle karar verildi. Geçen birleşime ait zabıt özeti okundu, oybirliğiyle kabul edildi. Gündem maddelerinin görüşülmesi neticesinde İmar ve Şehircilik Müdürlüğü başlıklı ilçemizdeki asansörlerin muayenesine dair İmar ve Şehircilik, Hukuk Komisyonu müşterek raporunun oybirliğiyle kabulüne, 2- İmar ve Şehircilik Müdürlüğü başlıklı Yeşilköy Mahallesi 45 pafta 626 ada 14 ve 15 parsellere ilişkin 1/1000 ölçekli plan tadilatı teklifine dair İmar ve Şehircilik Komisyonu raporunun 2 çekimsere karşın oyçokluğuyla kabulüne, 3- İmar ve Şehircilik Müdürlüğü başlıklı Cevizlik Mahallesi 12/1 pafta 794 ada 66 parsele ait 1/1000 ölçekli İmar ve Şehircilik Komisyonu raporunun oybirliğiyle kabulüne, 4- İmar ve Şehircilik Müdürlüğü başlıklı Merkez demiryolunun güneyine ilişkin imar planında kentsel hizmet alanına dair İmar ve Şehircilik Komisyonu raporunun 2 çekimser oya karşın oyçokluğuyla kabulüne karar verilerek birleşim, Meclis 1. Başkan Vekili Hasan Ersoy tarafından 03 Mart 2014 Pazartesi günü saat 16:00’da toplanmak üzere kapatıldı.

Meclis oturumlarýnýn tamamýný gazetemizin

www.atakoygazete.com.tr sitesini ziyaret ederek okuyabilir ve sesli olarak dinleyebilirsiniz. AK Parti Bakırköy Belediye Meclisi Üyesi Ramazan Baş’tan

ÖZÜRLÜ PERSONEL İLE İLGİ SORU ÖNERGESİ AK Parti Bakırköy Belediye Meclisi Üyesi Ramazan Baş, Bakırköy Belediye Meclisi’nin Şubat Ayı Toplantıları’nda Meclis Başkanlığı’na özürlü personel çalıştırma yükümlülüğü konusunda soru önergesi verdi. Bakırköy Belediye Meclisi’nin 05 Şubat 2014 Çarşamba günkü 2. toplantısında gündem maddelerinin görüşülmesi sırasında İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü’nden gelen özürlü personele tahsis edilecek memur kadroları yazısının okunmasının ardından meclis başkanlığına sözlü soru önergesini veren Ramazan Baş, Bakırköy Belediyesi’nde 7 kişinin özürlü kadrosunda çalıştırılması gerekirken 2 kişinin çalıştırıldığını belirterek, “Ne kadar süredir 5 kişi çalıştırılma zorunluluğu olduğu halde çalıştırılmamıştır.” dedi.

Kanunu’nun özürlü personel çalıştırma yükümlülüğü başlıklı 53. maddesinde kurum ve kuruluşlar bu kanuna göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda yüzde 3 oranında özürlü çalıştırmak zorundadır. Yüzde 3’ün hesaplanmasında ilgili kurum ve kuruluşun yurt dışı teşkilat hariç toplam dolu kadro sayısı dikkate alınır denilmektedir. Belediye ve bağlı kuruluşları ile mahalli idare bir-

Bakırköy Belediye Meclisi’nin 05 Şubat 2014 tarihli birleşiminde görüşülen özürlü personele tahsis edilecek memur kadroları hakkında şu görüşmeler yaşandı: “Divan Katibi: Bakırköy Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü. Konu: Özürlü personele tahsis edilecek memur kadroları. Başkanlık Makamına. 657 sayılı Devlet Memurları

likleri norm kadro ilke ve standartlarına dair yönetmelik gereğince belediyemizin memur kadroları toplamı 418 olup, bunun 299 adedi doludur. Belediyemizde 2 kişi özürlü memur per-

sonel kadrosunda görev yapmaktadır. Yasa gereği tahsis edilmesi gereken 7 adet özürlü memur personel kadrolarına ilişkin cetvel yazımız ekinde sunulmuştur. Makamınızca da uygun görüldüğü takdirde bu hususta karar alınmak üzere yazımız ve ekinin 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. ve 18. maddeleri 1 bendi gereğince Belediye Meclisi’ne havalesini onaylarınıza arz ederim. Figen Turanlı. İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü. Meclis 2. Başkan Vekili Ali Kenan Kır: Gündem maddesi ile ilgili söz almak isteyen var mı? Sayın Ramazan Baş. Ramazan Baş: Sayın başkan, değerli meclis üyeleri, bilgide anladığım kadarıyla 7 kişi memur kadrosunda çalışması gerekiyordu ancak 2 kişi çalıştırılmış. Ne kadar süredir 5 kişi çalıştırılmak zorunluluğu olduğu halde çalıştırılmamış? Bu konuda bilgi alabilir miyiz? Meclis 2. Başkan Vekili Ali Kenan Kır: Başkanlık makamına iletip, bir dahaki meclis gündeminde cevabını iletiriz Sayın Ramazan Baş. Ramazan Baş: Teşekkür ederim. Meclis 2. Başkan Vekili Ali Kenan Kır: Ben teşekkür ederim. Başkanlık teklifini oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler, etmeyenler, çekimserler, oybirliğiyle kabul edilmiştir.”


25

KAPİTALİZM KRALLIĞI Geçenlerde internette açlıktan kemikleri sayılabilen küçük bir çocuğun resmi ilişti yine gözüme. Hep düşünürüm, hep yüreğim sızlar ve sanırım duyarsız olamayacağım ender konulardan biridir bu; benim yaşamımda. Hele de Dünya'da boşa harcanan milyarlarca doları düşününce; çocukları bile açlıktan öldürebilecek kadar zalim bir kapitalist düzenin esiri olmayı hazmedemem. Bugün Dünyamız Sosyalist sistemin Ferhan KILIÇ yıkılmasıyla küresel hale dönüşen kapitalist sistemin egemenliği altında bulunuyor. Fabrikaların, bankaların, çiftliklerin, işletmelerin özel mülkiyetine sahip kapitalistlerin, ücretli emekçileri sömürmesine dayanan kapitalist sistem; gıda, inşaat, ilaç, enerji, elektronik- bilgisayar, iletişim- bilişim, demir- çelik, otomotiv, ulaşım, savaş sanayisi, bankacılık, medya gibi sektörleri kontrol eden dev uluslararası şirketlerin güdümüyle ayırt ediliyor. Kapitalist sistemin toplumsal gerçekliği; sermaye, emek ve devlet arasındaki ilişkilerle belirleniyor. Tarımsal yapının sermaye birikiminin mantığına göre örgütlenmiş olması; üretim ilişkilerinin sömürüye ve emeğin metalaştırılmasına dayalı olması; kapitalistlerin yatırım, üretim ve gelir bölüşümü kararlarını kar amacına uygun olarak belirlemesi; rekabet, piyasa ilişkilerinin anarşisi, sermayenin yoğunlaşması ve merkezileşmesi sonucu tekelleşme, üretim ilşkilerinin sömürüye ve emeğin metalaştırılmasına dayalı olmasından kaynaklanan sınıf mücadelesi, devletin sistemin koruyucusu ve kollayıcısı rolünü üstlenmesi, kapitalist sistemin en temel özellikleridir. Dünya kapitalist sistemi despotik bir hiyerarşiye göre konumlanmış ulus- devletlerden oluşan küresel bir yapı özelliği taşıyor. Asya, Afrika, ve Latin Amerika ülkelerinin çoğunu kapsayan geri kapitalist ülkeler, çok az sayıdaki ileri kapitalist- emperyalist ülkeler tarafından bağımlılaştırılmış durumda bulunuyor. ABD bu hiyerarşik küresel yapının en tepesinde dünyanın baş emperyalist gücü olarak yer alıyor. Dünyanın en büyük üretim ve finans merkezi olması; teknolojik gelişmişliği, en yakın rakiplerini bile geride bırakan savaş sanayisi, nükleer ve klasik askeri gücü, üniversiteleri, medyası, eğlence- kültür sanayisi ve "Amerikan tarzı" yaşamından oluşan ideolojik, kültürel silahları; hep birlikte ABD'ye büyük üstünlük sağlıyor. ABD, Almanya ve Japonya; emperyalizmin üç kilit gücünü oluşturuyor. Dünya ekonomisine yön veren kararlar öncelikle bu üçlüyü de içeren emperyalist G7 ülkelerinin koordinasyonuyla alınıyor. (ABD, Almanya, Japonya, İngiltere, Fransa, Kanada, İtalya) Emperyalist ülkelerin denetimindeki kurumların dayatmasıyla, bağımlı ülkelerin ekonomilerinde meydana getirilen yıkımlar ve bozulmalar, girilen borç batağı, geleneksel tarım ülkelerinin bile kendi halkını besleyebilecek durumdan uzaklaşması, halkların açlığın pençesine terk edilmesi artık olağan bir duruma dönüştü. Kapitalist ülkeler eşit gelişemedikleri için, eski güç dengelerine göre paylaşılmış olan Dünya'nın yeniden paylaşılması gündeme gelir. Tekelleşme, toplumsal kutuplaşma, küçük bir azınlık zenginleşirken, nüfusun büyük çoğunluğunun yoksulluğa mahkum edilmesi ve yaşam kalitesinin düşmesi, üretken yatırımların yeterince karlı olmaktan çıkması, mali spekülasyonlara ve borsa oyunlarına dayalı kumarhane ekonomisine geçiş, aşırı üretim ve yetersiz talep sonucu ortaya çıkan birikim bunalımı, bolluk içinde yokluk yaşanması, kitlesel açlık, işsizliğin yayılması, durgunluk, büyük insanlığın yıkımı, matyalaşma, kültürsüzleşme, ortaçağ karanlığı; kapitalist sistemin bu zorunlu sonuçlarından kurtulmak için sistemin mantığının bütünüyle kırılması gerekiyor. Tüm Dünyada kapitalist sömürüye son vermenin ve bu sistemi aşmanın adı Sosyalizmdir. Fakat günümüzde bu nasıl olabilir? Sınıfları kaldırarak bireyler, cinsiyetler, halklar, ülkeler, bölgeler ve kıtalar arasındaki eşitlik ve adaletin sağlanabileceği, çocukların açlıktan ölmeyeceği bir Dünya dileklerimle... Sevgiyle kalın...

HİÇBİR BAŞARI TESADÜF DEĞİLDİR UZMAN KADRO TARAFINDAN 5. Sınıftan İtibaren Her Seviyede Tüm Branşlarda

BİREBİR ya da GRUP DERSLERİ VERİLİR SBS puanı 450 ve üzeri olan öğrenciler için özel gruplar bulunmaktadır.

Tel : 0533 769 22 04 - 0554 337 54 32

ARPACIK MOBİLYA Mutfak Dolabı, TV Ünitesi, Vestiyer, Ofis Mobilyaları ve Her Türlü Özel Sipariş Mobilyalar Yapılır. Gününde Teslim Edilir. Adres: Veliefendi Mah. 26/4 Sok. No: 34 Zeytinburnu / İstanbul Tel : 0532 612 94 34

İstanbul'un hızını arttıracak haber

Yerleşim yerleri içindeki ana yollarda hız sınırı 90 kilometreye çıkarıldı Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Uygulama ve Denetleme Dairesi Başkanı Hamza Altıntaş, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle, yerleşim yeri içindeki ana yollarda hız sınırının arttırılmasını değerlendirdi. Altyapısı uygun olmayan ara yollarda hız sınırının 50 kilometre olarak korunduğunu anlatan Altıntaş, "Yerleşim yeri içinden geçen bölünmüş devlet ve il yolları, belediyelerin yapım ve bakımından sorumlu olduğu, taşıma kapasitesi yüksek, can ve mal güvenliği açısından gerekli tedbirlerin alındığı ana yollarda UKOME ve il trafik komisyonlarının 20 kilometre olan hız limitini arttırma yetkisi 32 kilometreye çıkarıldı." dedi. Büyükşehirlerdeki ana yollarda şu

anda trafik hızının 50 kilometre olduğunu hatırlatan Altıntaş, "Otomobiller için ise 50 artı 20 kilometreydi. Ancak bu sınır trafiğin akışını bozuyordu. Diğer ülkelerde yaptığımız araştırmalarda gerekli tedbirlerin alındığı ana yollarda trafik hızının artırılabildiğini gördük. Bu nedenle bir çalışma yaptık ve hız sınırı her bir araç için 50 kilometre artı 32 kilometre daha artırılabilir hükmünü koyduk" diye konuştu.

UKOME ve İl Trafik Komisyonları belirleyecek Polisin hız cezası yazarken sürücüye yüzde 10 oranında bir opsiyon da tanıdığını anımsatan Altıntaş, bu opsiyonla birlikte şehir içi ana yollarda hız sınırının 90 kilometreye çıkarıldığını söyledi. Altıntaş, "Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyükşehirlerimizde sürücülerimiz 70 hız sınırını ihlal ediyordu. Biz bunu makul bir düzeye çıkarttık. Denetimlerimizi gönül rahatlığıyla yapacağız." dedi. Amaçlarının şehir içinde kalan ana yollarda trafik akıcılığını sağlamak olduğunu vurgulayan Altıntaş, "Hız sınırı her araç için 90 kilometreye çıkarılabileceği gibi azami 90 kilometre olmak üzere ayrı sınıftan araça farklı hız sınırı da getirilebilir. Buna illerdeki UKOME ve trafik komisyonları karar verecek." dedi. Hızı arttırma yetkisinin UKOME ve trafik komisyonlarında bulunduğunu belirten Altıntaş, bu kurulların uygun gördüğü yollarda hız sınırını bu günden itibaren 90'a çıkarma yetkisine sahip olduklarını belirtti.


TEKNOLOJĂ? DĂœNYA SI

GĂ–KHAN ATAMER gokhanatamer@atakoygazete.com.tr

!/)+,),1,&01/+/)1/1(/*/.)                                    !   "   #                   $      " %        !   $   #                 ! " &! 

$       

$      '(!)    "  *       *     + &  , *    " - ! #                !  "   .&    !   .& !          !  " /#     01   $   " - #       2* .      *        "

#..#*/"+0)1%/-/*1$/ ,&*/-, (0!,1,&/(, 2# -  ( -!*              03 +       " 2   #     - *     !   $ 4 5*     !    " 6 #    !#    !    !           " (   ! ! 788"9!"8     "

0/ ..!1 0"'11&,*%0+.*0-01$0(')10*+' :#      $         ;<3          =!. * >1     " 2        !  =!. * # :* !    $ " :   ;     >?    : !   " (      =!.    :   ! " (           $# =!.         " @   0   $  : !       >A    " B$ :# >A .$ !    !!        #     $ =!. *   >    " (   $ # :* C     $    $   #     $

 =!. * :     !   "  ! + D# :      

ATAKĂ&#x2013;Y AYLIK BĂ&#x2013;LGE GAZETESĂ? AylĂ˝k SĂźreli YayĂ˝n

YIL: 22 SayĂ˝: 235 MART 2014

info@atakoygazete.com.tr KÜÞe yazĂ˝larĂ˝ndaki sorumluluk, yazarlarĂ˝na aittir. Gazetemizde yayÄąnlanan ilanlarÄąn sorumluluÄ&#x;u ilan sahibine aittir.

  "

%0.."+01/ 0&1$!0)+0*'

.&E     !      $    B 9 ( 9  #    F  !    " ( 9        F  2%GH ! # .&E    4!      

!       $   " I  (  'I  J )          #    !        !       $   " ?33K?3>?               >#K  $    $   " :$          $    " 2    !   F  !   .&             " 4!E          !  $  "

('((/-"+0)11&,*%.)1+.*0-10-06    # !          $   # ?3>0E  

$  ?<0#<        <>>#<    $   " -9# ?3>?E       K#L    " -9#                   03  >K<   ?;>      # ?;A           "     ><A        M  M !   #  

 >L;        >;K   " + ( : E     B  =   ?331          # ,   !  $        L0E   $" , $          -9E  $  

         " .     !     !   $  " -9 !#  

                  >> $  "

&'-.$.(1%( "01-0!,1&,1.*%.- :  I           & E +E $     " 2  4!E     033    $ & # I    4!E   " .  & E      !  :        " /  # 2E 4E     +E 

  $  " J     $     ! : E  !  I E   $  " +E & E         !        $        & E   !           " (  !  I E !    !   $# +E           $      $  "

#..#*/1#*0$$"')1 0'1+/-((/ 2*   

2 2#            " .    $        #       !    " &!    ! !      $$      2 2#       !   $        " .   !         .&  

 #   $           ! " .      2   " 2 2N                 2#   $                    " 2            $

" .  2*      " @ 

2 2#          $  !    " /             2 2 !    2  

% . #                 $  "

)'(/)+.11 /1+$1!//)#,1,)+,-,%.J  # =  &(E $     ?3 + ?3>; !   $     "          J  * =  &(E     #   # !     " , # J  E   -9 !   "   !  J   J9           " (  (! " 9# + , =  6O  P      =    -! Q  D 7 6!  G  J    &(       #       

 $  " J    =  &(               = R*  0&(E  " =E  =# = (! %! # G# &  %! # C   %!   4-   J   &(E  (&# (&7 (!  &(8&( 9      "

0-0 0+01, . E   $  G    ==&% ?3>0  $   $ M  I(M     " :   -E 2   + (!9          !   " . E      :# +    S   $  " G     # . E M  I(M    

     $

    

     $ " I(   #        . E          $" (      ( $  +  'G)    #  $  #               " ,   

$   . E          $  $   :   -#     

    

  I(E  $   " 4    

     . # G # .  +=    I(       ?3>;           "

0)#-%1 '-+$1,*&1.*%.            $ .        " ,  *  ! % B   %! %#     $   # .   *   P  B   * #   (  6 C9* S        $  "  %#   S   *    !    $   " P  B    %BI* + G   $  # ( *  S  *                 $  " G #  ?3>1  -    $   " :    T S#   $   : P  % ,  "

YurtgĂźn İç ve DÄąĹ&#x; Ticaret A.Ĺ&#x17E;. AdÄąna Ä°mtiyaz Sahibi

Hukuk DanýÞmanĂ˝: Av. Ă&#x2013;ner AYBEK

GĂśksenin ATAMER Ä°LERÄ°

Ofset BaskĂ˝ : Ă&#x153;NĂ?FORM

GENEL YĂ&#x2013;NETMEN VE SORUMLU YAZI Ă?Ă&#x17E;LERĂ? MĂ&#x153;DĂ&#x153;RĂ&#x153;

Renk Ayýrým : F�LMEV�

Ă&#x2013;zcan ATAMER Haber KoordinatĂśrĂź

�dare Yeri: �ncirli Caddesi YeÞilada Sokak No:2/1 Ferhat Apt. Kat:1 D:4 BakýrkÜy / �stanbul

GĂśkhan ATAMER

Tel: (0212) 543 86 64-543 86 65-543 86 47 Fax: 543 86 16

Haber Merkezi

AtakĂśy Gazetesi, YurtgĂźn Ă?ç ve DýÞ Ticaret A.Ă&#x17E;. tarafĂ˝ndan yayĂ˝nlanmaktadĂ˝r. Gazetemizde yayĂ˝nlanan yazĂ˝ ve fotoĂ°raflar kaynak gĂśsterilmeden kullanĂ˝lamaz.

Yavuz ARPACIK Arzu BERATOÄ&#x17E;LU


27

Yeşilköy İş Okulu öğrencilerinin büyük başarısı

BAKIRKÖY’ÜN EN ÖZEL SPORCULARI Türkiye Özel Sporcular Derneği’nin düzenlediği “Özel Sporcular Türkiye Şampiyonası”nda Yeşilköy İş Okulu öğrencileri gösterdiği başarı ile Bakırköy’ün gururu oldu. Edirne Keşan’da düzenlenen 8 ilden 9 takım ve 80 sporcunun katıldığı Türkiye Şampiyonası’nda basketbol branşında Yeşilköy İş Okulu Erkek Takımı Türkiye şampiyonu olurken, Yeşilköy iş Okulu Bayan Basketbol Takımı da kızlarda rakipleri olmadığı için erkek takımlarıyla yarıştı ve 2.lik elde ederek büyük bir başarı gösterdi. Şampiyonada ayrıca Yeşilköy İş Okulu Erkek Basketbol Takımı’ndan 3 oyuncu Berke Kalaylı,

bırakarak şampiyon olduk. Bu başarıda emeği geçen tüm sporcularımıza, ve öğretmenlerimiz Deniz Özlem Kara, Engin Mehmetoğlu ve Beden Eğitimi Öğretmeni Basketbol Antrenörümüz Ümit Yanar’a emeklerinden dolayı teşekkür ederim.” dedi. Yılmaz, turnuvada erkek basketbol takımının yanı sıra bayan basketbol takımı da kurduklarını ve turnuvaya katılan diğer okulların bayan basketbol takımları olmadığı için erkek basketbol takımlarıyla yarıştığını ve ikinci olduklarını da hatırlatarak, “Kızlarımızın gösterdiği başarı inanılmaz. Erkeklerle yarıştılar ve 2.lik elde ettiler.

düzeyli zihinsel engelli öğrencilerin sporda gösterdiği başarıların yanı sıra diğer alanlarda da başarılı olduklarını ve bu çocukları spor, kültür ve sanat gibi etkinlerle hayata sımsıkı bağlamaya çalıştıklarını belirtti. Yeşilköy İş Okulu Müdürü İsmet Yılmaz turnuvanın çok güzel bir şekilde sonuçlandığını ve turnuvaya katılan tüm okulların ve öğrencilerin birbirleriyle kaynaştığını, fikir alışverişinde bulunduklarını bu açıdan da şampiyonanın çok yararlı olduğunu söyledi. Bu arada 8 ilden 9 takım ve 80 sporcunun katıldığı şampiyona da şu okullar yarıştı:

Cem Kaya ve Raşit Kaya; Basketbol Milli Takımı’na seçildiler. Şampiyonda elde edilen başarı ile ilgili gazetemize açıklamalarda bulunan Yeşilköy İş Okulu Müdürü İsmet Yılmaz, eğitim verdikleri tüm öğrencilerle gurur duyduklarını belirterek, “Öğrencilerimiz bizi bir kez daha gururlandırdı. Elde ettikleri başarı kolay bir başarı değil. Türkiye genelinden şampiyonaya katılan sporcular ve okulları geride

Hepsini kutluyorum. Alınlarından öpüyorum.” diye konuştu. Yeşilköy İş Okulu Müdürü İsmet Yılmaz, turnuva sonunda erkek basketbol takımında 3 oyuncuları Berke Kalaylı, Cem Kaya ve Raşit Kaya’nın Basketbol Milli Takımı’na seçildiğini de ifade ederek, kendileri için mükemmel bir şampiyona geçirdiklerini söyledi. Yılmaz, Yeşilköy İş Okulu’nda eğitim gören hafif

Sinop Özel Eğitim İlkokulu, Özel Eğitim Orta Okulu ve Mesleki Eğitim Merkezi, Kocaeli Nuh Çimento Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi, Kırklareli Özel Eğitim Uygulama Merkezi ve Özel Eğitim İş Uygulama Merkezi, Çorum Anadolu Özel Eğitim Merkezi, Manisa Turgutlu Firdevs Gürel Özel Eğitim ve Uygulama Okulu, Zonguldak Özel Özüm Özel Eğitim ve Uygulama Merkezi ve Yeşilköy Özel Eğitim ve Mesleki Eğitim Merkezi.

SUYUMUZU DİKKATLİ KULLANALIM!


29

SIRT VE BEL AĞRISI MI ÇEKİYORSUNUZ?

AĞRILARINIZDAN PROLOTERAPİ İLE KURTULUN! Hasarlı bölgede oluşturulan mikropsuz iltihap ile dokuları canlandıran “Proloterapi” yöntemi ile hastalar sağlığına kavuşuyor. Proloterapi, vücudunuzun kendisini onarması ve yeniden yapılandırması için onu uyaran; bu şekilde baş – boyun ağrısı, sırt ağrısı, bel ağrısı, diz – kalça kireçlenmeleri, spor yaralanmaları ve daha birçok kasiskelet sistemi rahatsızlığının altında yatan sebeplere yönelik kalıcı tedavi sağlayan medikal bir yöntemdir. Hackett ve Hemwall’ın öncülük ettiği çalışmalardan esinlenen Uzm. Dr. İlker Solmaz, bugün bu temel üzerine kendi çalışmalarını da ekleyerek 2008 yılından günümüze, kurduğu proloterapi kliniğinde ağrı hastalarını, yalnızca proloterapi ile tedavi etmektedir. Uzm. Dr. İlker Solmaz ile proloterapi hakkında konuştuk… Proloterapi Nedir? Proloterapi klinik tedavi uzmanları tarafından kasiskelet sistemi ağrıları ve spor yaralanmalarını iyileştirmek için kullanılan bir enjeksiyon tedavisidir. Proloterapi enjeksiyonları ağrılı ve hasarlı bölgeleri onarmak için vücudu uyarır.

Proloterapi nasıl çalışır? Proloterapi inflamasyon (mikropsuz iltihap) süreciyle çalışır. Sanılanın aksine, inflamasyon iyi bir şeydir. İnflamasyon vücudun iyileşme sürecidir. NSAID (nonsteroid antienflamatuar) ilaçlar, kortizon iğneleri ve buz uygulaması gibi geleneksel tedavi yöntemleri aslında iyileşme sürecini durdururlar. Proloterapi enjeksiyonları ligament (kemikleri birbirine bağlayan bağlar) ve tendonlara (kasların kemiğe yapışma yerleri) yapılır. “Proliferant” adı verilen solüsyon hasarlı bölgeye enjekte edilir. İyileştirici hücreleri enjeksiyon yapılan bölgeye göndermek üzere vücut harekete geçirilir. Hücreler hasarlı bölgeye ulaştıkları zaman, orada lokal iltihabi bir reaksiyona sebep olur ve hasta enjeksiyon bölgesinde bir şişlik oluştuğunu görür. Bununla birlikte vücut daha kalın, daha güçlü tendon ve ligament oluşturmaya başlar. Vücudumuzdaki pek çok ağrılı rahatsızlığın sebebi; eklemleri bir arada tutmaya çalışan bağların gevşekliğidir. Boyun-bel fıtığı, diz ya da kalça kireçlenmeleri vs… Bu eklemleri bir arada tutan bağların

kuvvetlenmesi ise yalnızca proloterapi ile mümkündür.

Proloterapi esnasında enjekte edilen madde nedir? Proloterapide vücudu uyarmak için en çok kullandığımız solüsyon, güvenilirliğinin yüksek olması nedeniyle, değişik yoğunluklarda kullandığımız dextroz adı verilen şekerli sudur. Fakat kliniğimizde bu doğal uyaran dışında da proloterapi tedavi kompleksi içinde başka doğal uyaranlar da yeri ve zamanı gelince kullanılmaktadır. Dekstroz dünya çapında en çok çalışılan proliferanttır, üstelik son derece güvenli ve etkilidir. Dekstroz yüksek konsantrasyonlu birçok enjeksiyonda kullanılabilir.

Proloterapi ile tedavi edilen rahatsızlıklar nelerdir? Proloterapi, kas-iskelet sistemi ağrıları veya kıkırdak yapı eksikliği durumlarını tedavi etmek için kullanılır. Proloterapi aşağıdakileri de içeren fakat bunlarla sınırlı kalmayan bir dizi rahatsızlığı tedavi etmekte başarılı bir şekilde kullanılmaktadır: 1. Diz ağrısı: Menisküs yırtıkları, kondromalazi patella, koşucu dizi, ACL/MCL yırtıkları, diz kireçlenmeleri. 2. Boyun - bel - sırt ağrısı: Baş ağrıları, kireçlenmeler, skolyoz adı verilen eğrilikler, fıtıklar, ameliyat sonrası geçmeyen ağrılar, sinir sıkışması, kronik kas spazmları. 3. Omuz ağrısı: Labral yırtıklar, sıkışma sendromu, donmuş omuz, kireçlenme, kırık sonrası ağrı, bursit. 4. Kalça ağrısı: Kireçlenme, labral yırtıklar, avasküler nekroz, kalça kırığı sonrası ağrı, bursit. 5. Bilek - ayak ağrısı: Zorlama veya burkulmalar, kronik bilek burkulmaları, plantar fasit, topuk dikeni, Morton nöroma, tarsal tünel sendromu, Aşil tendonu, hallux valgus adı verilen baş parmak kemik çıkıntıları 6. El bileği ağrısı: Karpal Tünel Sendromu, zorlanma yaralanmaları, spor yaralanmaları, burkulmalar, bursit. 7. Dirsek ağrısı: Tenisçi veya golfçü dirseği, kireçlenme, zorlama ve burkulmalar. 8. Vücut ağrısı: Ehler Danlos sendromu, konjential hipermobilite sendromu, fibromiyalji.

TEDAVİ GÖRENLER ANLATIYOR Uzun yıllardır ‘Romatoid Artirit‘ ile mücadele etmekteyim. Bunun sonucunda, dizimde oluşan yoğun kireçlenme ve dayanılmaz ağrılar hayatımı tam anlamıyla felç etmişti. Dizim sürekli şişiyor, yürümek bir yana ayakta bile duramıyordum. Gittiğim tüm doktorlar, protez ameliyatından başka bir yol olmadığını söylemişlerdi. Sonunda ameliyat olmaya karar vermiştim. Tam bu aşamada Dr. İlker Solmaz ve Proloterapi ile tanıştım. İyi ki de tanışmış ve tedaviye başlamışım. Klinikte, bu tedaviyle ağrılarından kurtulmuş ve iyileşmiş insanları tanıma fırsatı buldum. Bende Proloterapi’ye ve Dr. İlker Solmaz’a, mesleki birikimi, başarıları ve samimiyeti neticesinde, ilk

andan itibaren inandım. Şimdi, her gün içtiğim avuç dolusu ağrı kesiciyi tamamen bıraktım, ağrısız yaşamanın ve daha rahat hareket etmenin keyfini sürüyorum. Bir tesadüf sonucu haberdar olduğum Proloterapi ile ameliyat olmadan ağrıdan kurtulmak mümkün. Bende yaşadığım bu deneyimi ihtiyacı olan dostlarımızla paylaşmak istedim. Değerli Doktorum ve ekibine sonsuz teşekkürlerimle. (ÖÇ) Ben bir firmada pilot olarak çalışmaktayım. Uzun süren uçuslar, uzun süreli oturma sebebiyle belimde 3 adet fıtık oluştu. Gitmediğim doktor, hastane kalmadı. Birçok tedavi yöntemi denememe rağmen tam olarak sonuç alamadım. En son ağrı bacağıma kadar indi ve başımı bile öne doğru eğemiyordum. İnternette araştırırken Dr. İlker Bey’in sitesini buldum. Hemen randevu alıp Bakırköy’deki muayenehanesine gittim. Önce bir dizi tahliller istedi. Deneme iğnesi yaptı belden. Biraz acıdı ne yalan söyleyeyim. Sonra ayağa kalktım ve bu rahatlama 4-5 gün sürdü. Fakat bu deneme enjeksiyonu olduğu için geçici olduğunu söyledi. Hemen seanslara başladık. Seans aralığı ve yaptığı iğne çeşidi hastaya göre değişiyor. Benimkisi 3’er haftalık arayla toplam 5 seans sürdü. Bu dönem içinde kesinlikle uymanız gereken şeyler var kullanmamanız gereken ağri kesici ve ilaçlar var. Fakat kullanabileceğiniz olanları zaten söylüyor kendisi. İlk gittiğimde ağrılarım 10 üzerinden 9’du. Şimdi 1-2 seviyesine indi. Geri kalan kısmı spor ve bel egzersizleri, bisiklet yüzme gibi aktivitelerle kendim halledeceğim. Çok esprili neşeli hastasına güven veren İlker abiye sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Zaman zaman çay içmeye gidiyorum irtibatı da koparmadık. Kendisi artık bi dostum oldu. Sadece kendisi değil orada çalışanlar da çok ilgili saygılı yardımsever. Laf aramızda diğer ağrı merkezlerinin aldığı parayla kıyasla bu yöntem cok uygun ve sonuç verici. (KB) Daha ayrıntılı bilgi için:

www.drilker.com

Arzu BERATOĞLU


31 Anadolu Lisesi ve Ataköy Lisesi arasında oynanan basketbol müsabakası ile Bakırköy Ligi başladı. Bakırköy ligi; Futbol, Basketbol, Voleybol, Hentbol, Atletizm, Badminton, Yüzme, Paletli Yüzme, Bocce, Tenis, Masa Tenisi, Satranç, Eskrim ile birlikte 13 branş, 60’a yakın alt branş, kurullarda görev yapacak 65 öğretmenden oluşuyor. Ayrıca Kurumlar arası voleybol turnuvası organize ederek, kurumlarda çalışan personellerin ve kurum yetkililerinin kaynaşmasına katkı sağlanacak. Öğretmenler arası masa tenisi turnuvası organize edilerek, öğretmenlerinde aynı heyecanı yaşamaları sağlanacak. Bakırköy Ligi, 3,5 ay devam edecek ve dereceye girenlere çeşitli ödüller ve madalyaları verilecek. (Yavuz ARPACIK)

“BAKIRKÖY LİGİ BAŞLADI” Bakırköy Kaymakamlığı, Bakırköy Belediyesi, Bakırköy Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürlüğü, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve İlçe Emniyet Müdürlüğü işbirliği ile organize edilen 2013-2014 yılı Bakırköy Ligi resmi açılışı yapıldı. Halk oyunları gösterileriyle renklenen açılışa, Bakırköy Kaymakamı Adem Öztürk, İlçe Spor Müdürü Metin Albayrak, İlçe Milli Eğitim Müdürü Vekili Abdurrahman Gazi, Halk Eğitim Müdürü Yener Yıldırım, daire müdürleri ve okul müdürleri katıldı. Bakırköy Ligi açılış konuşmasını yapan Bakırköy Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürü Metin Albayrak, Bakırköy Ligi’nin amacının Bakırköy İlçesi’nde bulunan ilk, orta ve liselerde okuyan

öğrencilerin spor alanlarında yarışmalarını, yarışma kültürü içerisinde öğrencilerin birbirleriyle tanışma ve kaynaşmalarını sağlamak, fair play ruhunu aşılayarak centilmence yarışmalarını temin etmek, faaliyetlere katılmayan öğrencilerin ve ailelerin seyirci olarak bu heyecanı paylaşmalarını sağlamak olduğunu söyledi. Bakırköy Kaymakamı Adem Öztürk ise, yarışmalarda yer alacak tüm sporculara, öğretmenlere ve hakemlere başarılar dileyerek, “Organizasyonun ilçemiz ve ülkemiz sporuna katkı ve ivme kazandıracağına inanıyorum. Organizasyonda emeği geçen kurum ve çalışanlara teşekkür ediyorum.” dedi. Açılış konuşmalarının ardından MEV Bakırköy

Bakırköy İşadamları Derneği (BİAD) Tavla Turnuvası düzenledi.

BİAD TAVLA TURNUVASI Bakırköy İşadamları Derneği’nin düzenlediği tavla turnuvasına katılanlar stresten uzak güzel bir gün geçirdiler. Turnuva sonunda İbrahim Ethem Veli şampiyon oldu. BİAD Lokali’nde düzenlenen tavla turnuvasına BİAD Başkanı Salim Yılmaz, Bakırköy Kaymakamı Adem Öztürk, Bakırköy eski Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Adagül ve dernek üyeleri katıldı. Sunuculuğunu ve hakemliğini Göksenin İleri’nin yaptığı tavla turnuvasında yapılan kura çekiminde ilk turda İbrahim Ethem Veli-Burhan Okuyucu, Ali Kayıkçı-Cemil Güler, Ercan Şenyüz-Latif Bayrı, Mesut İskit-Cafer Hoşgönül, Suat Kıvrakİlyas Yılmazer, Mustafa Malay-Mustafa Adagül, Özcan Atamer-Salim Yılmaz ve Mehmet ErzurumluFeridun Çatay eşleştiler. 3 oyun üzerinden yapılan müsabakalar sonucunda ise kazanan isimler 2. tura yükseldi. 2.

turda çekilen kura sonunda ise İbrahim Ethem Veli-Mesut İskit, Ercan Şenyüz, Feridun Çatay, Mustafa Malay-Suat Kıvrak, Ali Kayıkçı-Salim Yılmaz eşleşmeleri oluştu. 2. tur karşılaşmalarının ardından ise yarı finalde Feridun Çatay-İbrahim Ethem Veli, Suat Kıvrak ve Ali Kayıkçı eşleşti. Kıyasıya geçen yarı final müsabakalarının ardından ise İbrahim Ethem Veli ve Suat Kıvrak finale yükseldi. Final karşılaşmasında ise rakibi Suat Kıvrak’ı 6-0 yenen İbrahim Ethem Veli, BİAD Tavla Turnuvası’nın şampiyonu oldu.

Turnuva sonunda şampiyon İbrahim Ethem Veli’ye birincilik sertifikası ve sedef kaplı tavla, ikinci olan Suat Kıvrak’a ise İstanbul motifli tavla Bakırköy İşadamları Derneği Başkanı Salim Yılmaz tarafından takdim edildi.


33 5

Ça ğ d aş Ya şa m ı Dest ekle m e Dern eğ i (Ç YD D) 25. y ılını kutla d ı.

ÇYDD 25 YAŞINDA

21 Şubat 1989 yılında Prof. Dr. Türkan Saylan tarafından kurulan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği 25. yılını yurt genelinde düzenlenen etkinliklerle kutlarken, derneğin Bakırköy Şubesi de 25. yıla özel bir etkinlik düzenledi. ÇYDD Bakırköy Şubesi’nin Sakızağacı Mahallesi’ndeki binasında gerçekleştirilen etkinlikte 25. yıl pastasını kesen ÇYDD Bakırköy Şubesi Başkanı Gülşen Tunakan, 25 yıldır eğitim-öğretim alanında yaptıkları çalışmaları ve özellikle kız öğrencilerin eğitimine olan desteklerinin artarak devam edeceğini söyledi. 25. yıl kutlamasına CHP Bakırköy Belediye Başkan Adayı Dr. Bülent Kerimoğlu, CHP Bakırköy İlçe Başkanı M. Sait Yücel, Bakırköy Belediyesi Meclis Üyeleri Cavit Ganiç, Gülser Alparslan, Adnan Türkoğlu, Bakırköylü Sanatçı Üstün Asutay ve ÇYDD üyeleri katıldı.

Etkinlikte konuşan CHP Bakırköy Belediye Başkan Adayı Dr. Bülent Kerimoğlu, kendisinin de Esenyurt Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanlığı’nı yaptığını hatırlatarak, “Sizlerin arasında olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Burada bir misafir olarak değil, ev sahibi olarak kendimi hissediyorum. Çünkü bende ÇYDD’nin bir üyesiyim. Yerel seçimlerde Bakırköy Belediye Başkanı seçilmem halinde sizlerle birlikte güzel çalışmalar yapacağız. Her zaman sizlerin yanında olacağım. Bütün dernek üyelerine ve dernek başkanımız Gülşen hanıma bu güzel ve anlamlı günde beni ağırladıkları için teşekkür ederim.” dedi. Kerimoğlu’nun konuşmasının ardından ise etkinliğe katılanlara bir kokteyl verildi. Kokteyl’in ardından ise dernek faaliyetlerini ve derneğin kurulduğu günden bu yana yürüttüğü çalışmalar hakkında bir slayt gösterisi yapıldı.

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ÇYDD, Atatürk ilke ve devrimlerini korumak, geliştirmek, çağdaş eğitim yoluyla çağdaş insan ve çağdaş topluma ulaşmak amacıyla kazanılmış hakların korunup geliştirilmesi ilkesini gütmek amacıyla kurulan bir sivil toplum kuruluşudur. ÇYDD’nin omurgası gönüllülük temelinde çalışan profesyonel insanlar üzerine oturtulmuş olup, gelir kaynağı toplanan bağışlardır. Derneğin 102 şubesi bulunmaktadır. ÇYDD, kırsal kesimdeki eğitim projeleriyle eğitime büyük ve yararlı katkılarda bulunmuştur. Eğitimde fırsat eşitliği, kız çocuklarının okullaştırılması, kitap, araç-gereç desteği, okul öncesi eğitimi ve lise mezunu kızlara meslek edindirme sonunda ekonomik özgürlüklerine kavuşması gibi projeler yapmaktadır.

İstanbul İncirli Lions Kulübü’nün geleneksel olarak verdiği “Atatürkçü Düşünceye Hizmet Ödülü”

ADD BAŞKANI TANSEL ÇÖLAŞAN’A VERİLDİ İstanbul İncirli Lions Kulübü, her yıl geleneksel olarak verdiği ''Atatürkçü Düşünceye Hizmet Ödülü''nün 18.sini bu yıl, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Başkanı Tansel Çölaşan’a verdi. Kültür Üniversitesi'nin Ataköy Yerleşkesi'nde bulunan Önder Öztunalı Konferans Salonu'nda düzenlenen törenle ödülünü İncirli Lions Kulübü Dönem Başkanı Ln. Dilek Tuna Tanır ve MD 118-E Yönetim Çevresi Federasyonu 2013-2014 Dönem Genel Yönetmeni Ln. Dr. Necati Yılmaz’ın elinden alan ADD Başkanı Tansel Çölaşan, Atatürkçü Düşünceye Hizmet Ödülü’ne layık görüldüğü için onur duyduğunu belirterek, kendisini bu ödüle layık görenlere teşekkür etti. Ödül töreninden önce konuşan İncirli Lions Kulübü 2013-2014 Dönemi Başkanı Ln. Dilek Tuna Tanır, “Bu yıl 18.sini

verdiğimiz “Atatürkçü Düşünceye Hizmet Ödülü”nü Tansel Çölaşan’a vermeyi yönetim kurulu olarak uygun gördük. Uzun yıllardır gerek mesleki, gerekse özel yaşantısında, yazılarında, Atatürk ilke ve devrimlerinin savunulması ve yaşatılması için çalışan Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Sayın Tansel Çölaşan’a teşekkür ediyoruz.” dedi. Ln. Dilek Tuna Tanır’ın konuşmasının ardından MD 118-E Yönetim Çevresi Federasyonu 2013-2014 Dönemi Genel Yönetmeni Ln. Dr. Necati Yılmaz kısa bir konuşma yaptı. Konuşmaların ardından Tansel Çölaşan’a ödülü verildi. Ödül takdiminin ardından ise Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Başkanı Tansel Çölaşan salonda bulunanlara gündeme dair konularda açıklamalarda bulundu. Ödül töreni toplu şekilde çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.

Yeşilkent Türk Sanat Müziği Korosu

TÜRK MÜZİĞİ KONSERİ Yeşilkent Türk Sanat Müziği Korosu Şef Müftah Uğur yönetiminde verdiği Türk Müziği Konseri ile kulakların pasını sildi. Beylikdüzü Kültür Merkezi’nde düzenlenen konserin sunuculuğunu Cemal Özgüroğlu yaparken, konserde Gülşah Çubukçuoğlu da konuk sanatçı olarak yer aldı. 2 bölümden oluşan konserde Şef Müftah Uğur yönetimindeki Yeşilkent Türk Müziği Korosu,

konserin ilk bölümünde Uşşak Makamı’ndan Uşşak Peşrev, Muhayyer ve Uşşak şarkılar seslendirdi. Konserin ikinci bölümünde ise koro tarafından segah makamında şarkılar icra edildi. Birbirinden seçkin Türk Müziği eserlerinin icra edildiği konsere müzikseverlerin ilgisi büyük olurken, konser sonunda koro salonda bulunan davetliler tarafından uzun süre alkışlandı.


35 Bakırköy Musiki Konservatuarı Vakfı, Şef Faruk Salgar yönetiminde sanatseverlere Türk Müziği Konseri verdi. Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve 2 bölümden oluşan konserin ilk bölümünde Hicazkar ve Kürdili Hicazkar makamlarında eserlere yer verildi. Bu arada koronun solistleri bazı eserleri tek başlarına icra ettiler. Konserin ikinci bölümünde ise başta Hicaz, Uşşak ve Saba

Kurt, Kadri Şençalar’ın sanatçı ve insani kişiliğinden kendisinin de şahit olduğu Kadri Şençalar ile ilgili çok duygulu bir anısını davetlilerle paylaştı. Ayrıca yine koro ve koro solistleri programdaki eserleri büyük bir ustalıkla

Bakırköy Konservatuarı Vakfı Şef Suat Güney yönetimindeki korosu Türk Müziği konseri verdi. Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlenen

makamlarında eserler icra edildi. Bu eserlerin icrasında süpriz olarak büyük bestekar Kadri Şençalar’ın küçük kızı Yüksel Şençalar babasına ait 2 eseri başarıyla yorumladı. Bu yorumdan önce Bakırköy Musiki Vakfı Başkan Yardımcısı Selçuk

icra ettiler. Musiki Vakfı Korosu’nun başarılı performansı sonrasında konser sonunda dinleyicilerin yoğun isteği üzerine Şef Faruk Salgar da mini bir konser vererek davetlilerin bu isteğini geri çevirmedi. Konser sonunda ise salonda

konserin 1. bölümde Rast Makamı’nın en güzel eserlerini koro başarıyla icra etti. Konserin 2. bölümünde ise Rumeli Türküleri’nden oluşan birbirinden hareketli Rumeli Türküleri seslendirildi.

B a k ı r k ö y K o n s e r v a t u a r ı Va k f ı ’ n d a n

TÜRK MÜZİĞİ KONSERİ

bulunan davetliler Şef Faruk Salgar ve Bakırköy Musiki Konservatuarı Vakfı Korosu’nu uzun süre ayakta alkışlayarak beğenilerini gösterdiler.

BİR KONSERDE SUAT GÜNEY’DEN

DÜNYANIN EN POPÜLER KUŞLARI ANGRY BİRDS, A P L U S A T A K Ö Y A V M ’DE Tüm dünyada milyonları saran büyük fenomenlerin kahramanları Angry Birds, 22-30 Mart tarihleri arasında A Plus Ataköy AVM’de hayranlarıyla buluşacak. Etkinlikte AVM ziyaretçileri devasa sapanlarla Angry Birds oynayacak, sürpriz hediyeler kazanıp keyifli vakit geçirecekler. 125 metrekarelik 3D oyun alanında dev sapanlar ve Angry Birds kuşlarıyla atış yapacak misafirler, dört atış sonunda kazandıkları başarıya göre, Angry Birds oyuncakları kazanacaklar. Playstation ve iPad'lerle gönüllerince Angry Birds oynayabilecek çocuklar, hem unutulmayunutulmayacak bir Angry Birds deneyimi yaşayacak hem de 'asabi' fakat bir o kadar da

sevimli karakterlerle fotoğraf çektirebilme şansına sahip olacaklar. Öfkeleriyle nam salmış Angry Birds kuşlarıyla key ifli saatler geçirmek isteyen AVM ziyaretçileri 2230 Mart tarihleri arasında saat 12:00-20:00

08 Mart Dünya Kadınlar Günü CAROUSEL ’DE COŞKUYLA KUTLANACAK

Carousel Alışveriş Merkezi 08 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde özel etkinlikler gerçekleştirecek. Etkinlikler çerçevesinde; Carousel AVM, kadınlar için çok anlamlı ve önemli bu özel günü daima hatırlatmak ve gelecek nesillere çevre değerlerimizi yaşatabilmek adına Çam Fidesi

dağıtacak. Özel kutular içinde hazırlanmış olan Çam fideleri, doğanın korunması ve yeşil çevre için ücretsiz olarak tüm misafirlere verilecek. Etkinlikler çerçevesinde ayrıca, Sanatçı Zuhal Çuhacı’nın 08 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel hazırladığı “Melek Kadınlar” konseptli yağlıboya sergisi tüm sanatseverleri buluşacak. Daha sonra ise Yazar Ayça Akın “Yaşamak Şart” isimli kitabını imzalayarak okurlarıyla buluşacak. Etkinliklerde ayrıca Tekin Acar Cilt bakım ve makyaj uygulamalarını bayanlara ücretsiz olarak sunulacak. Carousel AVM’de ziyaretçiler ayrıca 08 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde dünya kadınlarının yöresel giysilerinden oluşturulan standlarda ücretsiz resim çektirip, 08 Mart’ın hatırasını yaşatabilecekler.

saatleri arasında A Plus Ataköy AVM’yi ziyaret edebilirler.

ANGRY BİRDS Red Bird, Blue Bird, Terence, Mighty Eagle ve diğerleri… Tek yapmak istedikleri, yumurtalarını yeşil domuzcuklardan korumak… Ve tüm dünya, onlara yardım etmeye dünden hazır! Angry Birds, bir kez elinize aldığınızda bırakamadığınız oyunu kadar, oyuncak ve aksesuarlarıyla da dikkat çekiyor. İşte o oyuncakların en büyükleri, Angry Birds heyecanını 3D keyfiyle yaşatmak için İstanbul'un gözde alışveriş merkezi A Plus Ataköy AVM’ye geliyor.

KEREMCEM OLİVİUM ’U SALLADI Olivium Outlet, 14 Şubat Sevgililer günü kapsamında ziyaretçilerine çok özel bir konser sundu. 7 den 70’e herkesin keyifle takip ettiği ünlü müzisyen Keremcem, Banu Noyan organizasyonu ile, Olivium Outlet aktivite alanında ziyaretçilere çok özel dakikalar yaşattı. Mini bir konser verip ardından imza dağıtan Keremcem hayranlarını kendine mest etti. Konserde sevilen şarkılarını seslendiren Keremcem, gördüğü ilgi karşısısında büyük mutluluk duyduğunu belirterek, kendisini dinlemeye gelen

tüm AVM ziyaretçilerine teşekkür etti. Konser sonunda ise hayranlarıyla hatıra fotoğrafı çektiren Keremcem’den özellikle genç kızlar imza alabilmek için saatlerce sıkılmadan sıra bekledi.


Turizm Araştırmaları Derneği (TURAD) BÜYÜK USTALAR ÖDÜLLENDİRİLDİ

GÖKSENİN İLERİ’YE BÜYÜK ONUR Turizm Araştırmaları Derneği (TURAD) Başkanı Turizm eski Bakanı Bahattin Yücel ve Türk Turizmi’nin “Usta”sı Plantur Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kurtoğulları’nın organizasyonuyla düzenlenen gecede meslekte 40 yılını geride bırakan turizmciler ödüllendirildi. İstanbul Konak Otel’de düzenlenen gecede konuşan Turizm Araştırmaları Derneği TURAD Başkanı eski Turizm Bakanı Bahattin Yücel, Türk turizminin 40 yıllıklarının buluşmasında öncelikli olarak bilgi alışverişi, deneyim paylaşma ve günümüze ait görüşlerin tartışıldığını belirterek, “Türk turizmi adına faydalı bir toplantı oluyor” dedi. Türk turizminin “usta”sı Hüseyin Kurtoğulları ise “Türk turizmini geçmişten günümüze taşıyan gizli kahramanları bir araya geliyor. Kaybettiklerimizi yad etme fırsatı bulacağız. Önemli bir buluşma.” şeklinde konuştu. USTALARA SERTİFİKALARI VERİLDİ Buluşmaya katılanlara birbirlerini hatırlamaları

için isimleri yazılı olan yaka kartları verildi. Bu arada TURAD tarafından buluşmanın anısına verilen sertifika ise çok anlamlıydı. Bir köşesinde sonbaharı temsil eden sarı renkli çınar yaprakları bulunan sertifika Türk Turizmi’nin çınarlarını simgeliyordu. Altında ise “Turizmde 40 yıl, dile kolay” şeklindeki sözcük ise Türk Turizmi’ni iğneyle kuyu kazarcasına bu günlere getiren son derece deneyimli turizmcilerin yaşadığı yılların özetiydi.

GÖKSENİN İLERİ’YE BÜYÜK ONUR Gecede seyahat acentalarının ortak noktası animasyon hizmetlerinin ilk ve tek ismi Göksenin İleri de 40 yılı aşkın süredir bütün acentalara entertainment (temalı gösteriler) hizmeti veren ilk ve tek isim olması dolayısıyla ödüllendirildi. İleri Türk Turizmi’ne hizmet sertifikasını TURAD Başkanı ve eski Turizm Bakanı Bahattin Yücel’in elinden aldı.

ATAKÖYLÜLER’DEN AFİŞE TEPKİ S in an E rde m K apa lı S po r S alo nu ’n un ön ba hç es ine as ılan ve se mt sak inl er i i mza sın ı ta şıy a n y an dak i af iş iç in g aze te mizi aray a n 7. 8 v e 9 .1 0 - 1 1. K ıs ım’ da ot uran At ak öy lül er; “To pb aş b izi mle dal ga m ı ge çi yo r ? B u s alo nl ar da et kin lik old uğ u gün le r de sa atl er c e e vi mize git me müc ade le si v er i yo r uz . At ak öy ’ ün h em en he r ya nı, y eş il al anl ar ım ız o to par k a d ön üşü yo r . Ade ta iş ke nce çe kiy o ruz. İ şga l ed ile n p ark al anl ar ım ız y üzü nd en kav ga lar ç ıkı yo r . T üm bu ge r çe kl e r or t ad a i k en Ka di r T op baş ’ı n bö y le b ir af iş a sma sı b izim ile d alg a ge çm es i ha tta ha kar e tt ir . ” di yo r la r .. .

BİZİMLE DALGA MI GEÇİYORSUNUZ?

Atakoy235  

22 yıldır sürekli, etkili, ilkeli yayın

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you