Page 1

Sırt çantasına sığan özgürlük: Yamaç paraşütü Freedom in Back-Pack Sayfa 4

Dünya’nın tanıdığı Yorgancı The world-recognized “Yorgancı”

Sayfa 6

Mart-March 2018 Sayı-Vol 30

18 Mart Çanakkale Zaferi kutlu olsun

18 March Canakkale Victory and Martyrs' Day

‘Mavi Durak’ Youtube’da 'Mavi Durak' on Youtube Sakarya Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü öğrencilerinin çektiği ve üniversite yaşamını konu alan “Mavi Durak” dizisi, Nisan ayında Youtube’da izleyiciyle buluşuyor.

SAÜ’de Nevruz coşkusu Nevruz joy at SAU İlkbahar ekinoksunun başlangıcına denk düşen ve bahar bayramı olarak kabul edilen Nevruz, Sakarya Üniversitesi helikopter pistinde düzenlenen etkinlikte coşkuyla kutlandı.

Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı’nın düzenlediği 21 Mart Nevruz şenliği, davul, zurna eşliğinde halay çekilerek başladı. SAÜ İzci Topluluğu öğrencileri tarafından Nevruz kutlamalarının simgesi olan ateş yakıldı. Nevruz şenliği, yemek ikramıyla sona erdi.

Nevruz, celebrating the beginning of spring equinox and considered as a spring festival, was celebrated enthusiastically at the event held at the heliport of Sakarya University.

March 21, Nevruz festival organized by the Directorate of Health, Culture and Sports started with a halay in the accompaniment of drums and zurna. The fire of the Nevruz celebrations was made up by students of the SAU Scouting Community.The Nevruz festival, ended with a meal catering.

Yapımcılığını Arka Plan Sinema Akademisi’nin üstlendiği ve Serdivan’da çekilen komedi türündeki internet dizisi Mavi Durak’ın tüm ekibi SAÜ öğrencilerinden oluşuyor. 1 yıldır hazırlıkları süren ve yönetmen koltuğunda Numan Şen’in oturduğu dizi, Sakarya’da bir ilk olma özelliği taşıyor.

Mavi Durak series that has been shooting by Department of Visual Communication Design student of Sakarya University will be published April at Youtube. The comedy-type internet series, which was produced by ArkaPlan Cinema Academy is made up entirely of SAU students from Mavi Durak. The series whose director is Numan Şen has been prepared for 1 year and is a first time attempt.

Öğrenci ve Personel Ligi başladı Student and Staff League started

8 Mart’ta pandomim ve tiyatro gösterisi Pantomime and theater show on 8th March Sakarya Üniversitesi Fikir ile Gelecek Öğrenci Topluluğu tarafından, ‘8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ etkinlikleri kapsamında pandomim ve tiyatro gösterisi düzenlendi.

The Sakarya University Idea and Future Student Community organized a pantomime and theater show in the scope of March 8th International Women’s Day activities.

Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen gösteride, pandomim sanatçısı Ulvi Arı ‘Susuyorum Duyuyor musun?’ başlıklı pandomim oyununu sergiledi. Arka Plan Sanat Akademisi’nin, Şafak Sağlam’ın yönettiği, ‘Nasıl Bir Tane İstersin?’ adlı tek perdelik oyunun sahnelendiği 8 Mart programı, plaket töreniyle sona erdi.

At the show held at the Culture and Convention Center, the pantomime artist Ulvi Arı displayed a pantomime game entitled 'Do you hear?' The 8 March Program, organized by the BackArt Academy of Arts, directed by Şafak Sağlam, with a single-act play "How Do You Want It?", Ended with a plaque ceremony.

Sakarya Üniversitesi’nin gelenekselleşen Öğrenci ve Personel Futbol Ligi 20172018 sezonu başladı.

Sakarya University's traditional student and staff football league 2017-2018 season started.

SAÜ Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Spor Şube Müdürlüğü tarafından her yıl düzenlenen ligin ilk gününde İletişim Fakültesi ile Siyasal Bilgiler Fakültesi karşı karşıya geldi. SAÜ Açık Spor Tesisleri’nde gerçekleşen maçın ilk yarısını Siyasal Bilgiler Fakültesi takımı 1-0 önde kapattı.Karşılaşma, ikinci yarı ataklarını artıran İletişim Fakültesi’nin penaltıyla gelen 3-2’lik galibiyeti ile sona erdi.

On the first day of the league held every year by the Directorate of Sports Department of Health, Culture and Sports Department of SAÜ, Faculty of Communication and Faculty of Political Sciences met. The first half of the match held at SAÜ Açık Spor Tesisleri was closed by the Political Sciences Faculty team 1-0 ahead. The match ended with a 3-2 victory over the Penalty of the Faculty of Communications, which increased its second half attacks.

Görsel İletişim Tasarımı Anasanat Dalı Öğrencilerinden Karma Sergi Mixed Exhibition from Visual Communication Design Students Sakarya Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde “Görsel İletişim Tasarımı Anasanat Dalı Yüksek Lisans Sergisi” açıldı.

Sakarya University Art, Design and Architecture Faculty "Visual Communication Design Master's Degree Graduate Exhibition" was opened.

Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nin Sanat Galerisi’nde düzenlenen sergide Görsel İletişim Tasarımı Anasanat Dalı bölümü yüksek lisans öğrencilerinin “Proje II” ve “Fotoğraf ve Temsil Sınırları” dersleri kapsamında hazırladıkları projeler sergilendi.

The projects prepared by the graduate students of Department of Visual Communication Design in the scope of "Project II" and "Photography and Representation Boundaries" courses were exhibited at the Art Gallery of Art, Design and Architecture Faculty.


MART-MARCH 2018 SAYI-VOL 30

02

İletişim Fakültesi öğrencilerinin sektör deneyimleri Sector experiences of the Faculty of Communication students Üniversiteye başladığında her öğrencide hemen kendi alanıyla ilgili bir işte çalışma hayalleri başlar. En azından okuduğu bölümü sevenlerden bahsediyorum. İletişim Fakültesi’nde okuyanlar için de aynı durum geçerli. Bir reklam ajansında, yerel bir gazetede veyahut bir televizyon kanalında çalışmak, staj yapmak her iletişimcinin mezun olur olmaz sektörde iyi bir başlangıç açısından önemlidir. Çünkü mezun olduğunuzda iyi bir kurumda çalışabilmek için gerekli diğer koşullar dışında tecrübe sahibi olmak sizi iki adım öne geçirebilir. Fakat daha öğrenciyseniz ve kendi alanınızla ilgili bir sektörde çalışmayı düşünüyorsanız olumlu veya olumsuz durumlarla karşılaşabiliyorsunuz. Bulduğunuz işyeri size yeterli tecrübeyi katabilecek mi, hak ettiğiniz ücreti verebilecek mi ya da iş yoğunluğu sizi zorlayabilecek mi gibi soruların yanıtına dair tahmin yürütmek güç. Tüm bu sorulara, sektör deneyimine sahip İletişim Fakültesi öğrencilerinden görüş alarak yanıt bulmak istedik. Yoğun iş temposu İletişim sektöründe çalışmanın en zorlayıcı yanlarından biri yoğun iş temposu. Hele ki medya sektöründe iseniz gününüz ve geceniz neredeyse birbirine karışır hale geliyor. Yoğun iş temposu, zorunlu stajını medya kuruluşlarında yapan öğrencilerden çoğunun sosyal hayatını etkilerken, kimilerinin de derslerini aksatmasına yol açıyor. Öte yandan İletişim öğrencileri bir an önce iş hayatına atılma telaşıyla, yoğun tempoyla herşeye rağmen baş etmeye çalışıyor. Yerel basında çalışan bir öğrenciye göre yoğunluk medya sektörünün kaçınılmazı ve öğrenciyken çalışmak tüm zorluklarına rağmen asıl meslek hayatına alışma süreci. Düşük ücret Her sektörde olduğu gibi medya sektöründe de öğrenci çalışanın emeğinin maddi karşılığını alamaması sözkonusu olabiliyor. Öte yandan ev kirası, okul, gıda harcamaları ve diğer giderlerinden ötürü öğrencilerin paraya her zaman ihtiyacı var. Düşük ücret alan İletişim öğrencileri de geçinemediği için ya alanı olmayan sektörlere yöneliyor ya da erkenden meslek hayatının içinde olmak amacıyla ücreti ikinci plana atıp bir medya kuruluşunun kapısını zorluyor. Öğrencilerin pek çoğu geçim derdinde olduğunu inkar etmemekle birlikte fırsat bu fırsattır deyip düşük ücretle çalışmaya rıza gösteriyor. Çalıştığınız kurum önemli Deneyimlerini aktaran İletişim öğrencilerinin çalışma hayatındaki deneyimleri çalıştıkları kuruma göre de değişiklik gösteriyor doğal olarak. Çalışılan kurumun niteliği, profesyonelliği, işverenlerin yaklaşımı, sektöre dair farklı izlenimler, farklı deneyimler yaratıyor. Çalıştığı medya kuruluşunda alaylı ile okullu çatışması yaşayanlar, kendini ve becerilerini ifade etme olanağı bulamayanlar olduğu gibi, tam tersi kendini keşfetme, yeteneklerinin farkına varma şansı yakalayanlar da var.

Deneyim kazanmak paha biçilemez Kendi alanıyla ilgili bir işte çalışan öğrencilerin ortak paydada buluştuğu temel konu yaptıkları işin kendilerine deneyim kazandırdığı. Sektörde çalışan pek çok öğrenci, okuldaki bilgilerini pekiştirme ve uygulama şansı bulduğunu kaydederek, sahada mesleki deneyim edinmenin paha biçilemez olduğunu ifade ediyor. Çalışan öğrencilere göre mezun olunca iş bulmada sıkıntı yaşamamak, alan dışı sektörlerde çalışmak zorunda kalmamak için, öğrenciyken sektör deneyimi yaşamak gerekiyor. Elbette ki dersleri ihmal etmemek kaydıyla.. *** When you start university, every student starts dreaming of working in a job related to his / her field immediately. At least I'm talking about lovers of the part I read. The same is true for those who study at the Faculty of Communications. Working in an advertising agency, in a local newspaper or on a television channel, internship is also important in order to make a good start in the industry as soon as each communication graduate is graduated. Because if you are a graduate, having experience outside of the other necessary conditions to work in a good institution can take you two steps ahead. But if you are a student and you are considering working in a

Intensive job routine One of the most challenging aspects of working in the communication sector is intensive work. Especially in the media sector today and the night is almost confused. The intensive job routine, the majority of the students who perform compulsory internship in media organizations affect the social life, while others are causing their classes to fail.

there can be a possibility that in the media sector the student employee can not receive the financial compensation of the employee. On the other hand, students always need the money because of their rent, school, food expenses and other expenses. Low-paying Because low-paying communication students can not survive, they are either heading to sectors with no space, or they are pushing the door of a media establishment by putting the fee on the second plan early on in order to be in the profession. While many students do not deny that they are in the process of livelihood, they also say that this opportunity is an opportunity and they are willing to work at a low cost. The quality of the institution is important The experience of working students in their working life also varies according to the institution they are working with. The quality of the institution being run, professionalism, employer's approach, different impressions of the sector, creating different experiences. There are those who live in a mediocre establishment and schoolyard conflict, who have no chance to express themselves and their talents, as well as those who have the chance to discover themselves and to realize their talents.

sector related to your field, you may encounter positive or negative situations. It is difficult to predict whether the workplace you find will be able to give you enough experience, whether you will be able to pay the right you deserve, or whether the intensity of the work will force you. We wanted to find answers to all these questions by taking feedback from students at the Faculty of Communication who have sector experience.

Communication students, on the other hand, are trying to cope with the frenzied hustle of business life and intense tempo in spite of everything. According to a student working at a local press, the density is inevitable for the media industry and despite all the difficulties of working as a student, ccording to a student working at a local press, the density is the inevitable part of the media industry, and despite all the difficulties of working as a student, the process of getting used to the actual professional life. As in every sector,

Experience is invaluable Students who work in a job related to their own field share a common stake in the subject that they have gained experience with. Many students working in the industry have noted that they have a chance to consolidate and apply their knowledge in the school, saying that it is invaluable to gain professional experience in the field. According to the students who are working, it is necessary to experience sector experience while being a student, in order not to have difficulties in finding a job due to graduation and not having to work in non-field sectors,surely not by neglecting the lessons.

Haber Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Meltem Gönden

Yayın Türü: Yerel Süreli Basım Yılı: Mart 2018

Çevirmen Arş. Gör. Kübra Sultan Yüzüncüyıl Tasarım-Uygulama Gamze Altınsuyu Cansu Türkmenlio

Songül Karadeniz

Muhabirler Songül Karadeniz Sümeyye Cin Havva Kaldırım Ezgi Aleyna Demirci Onur Atabay


MART-MARCH 2018 SAYI-VOL 30

TRT’den Geleceğin İletişimcileri Yarışması Bilgilendirme Toplantısı

03

TRT's Information Meeting About Future Communicators Competition TRT ekibi, Geleceğin İletişimcileri Yarışması hakkında bilgi vermek üzere İletişim Fakültesi’ne konuk oldu.

Ekrem Özdemir, konuşmasının ardından öğrencilerden gelen soruları yanıtladı.

Sakarya Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri, TRT bünyesinde bu yıl dördüncü kez düzenlenecek olan Geleceğin İletişimcileri Yarışması'nı tanıtmak amacıyla düzenlenen bilgilendirme toplantısında TRT’den bir ekiple bir araya geldi. TRT Eğitim Dairesi Başkanlığı Planlama Müdürü Ekrem Özdemir’in konuşmacı olarak yer aldığı toplantıda, yarışmanın iletişim fakültesi öğrencileri için önemi ve yarışma kuralları konusunda bilgi verildi. Türkiye’nin çeşitli illerindeki iletişim fakültelerini yarışma hakkında merak edilen sorulara yanıt vermek üzere ziyaret ettiklerini kaydeden Özdemir, tecrübeli isimlerin jüri üyeliği yaptığı yarışmanın iletişim öğrencilerinin kariyeri için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.

*** Team TRT was a guest at the Faculty of Communications to give information about the Future Transporters competition. Students from the Communication Faculty of Sakarya University came together with a meeting from the TRT at the informing meeting organized to promote the contest of Future Communicators, which will be organized for the fourth time this year in TRT. At the meeting where TRT Training Department Presidency Planning Manager Ekrem Özdemir was speaking, participants were informed about the importance of the contestant for communication

Prof. Dr. Aytekin İşman

İletişim Fakültesi Dekanı / Dean of Communication Faculty

Başlamak kadar sürdürmek de önemli Important thing is not only begining but the sustainability

faculty students and the competition rules. Turkey, who said they visited to respond to questions of curiosity about competitions communication faculties in various cities Ozdemir, contact the

student contest his veteran's jury member said that offer significant opportunities for career. Ekrem Özdemir answered the questions from the students after he spoke.

Besteci Tarçın İletişim Fakültesi'nde Composer Onur Tarcin at Communication Faculty

Songül Karadeniz

Onur Tarçın was a guest at the SAÜ Culture and Convention Center as a composer of film and serial music within the scope of the conference organized by the Sakarya University Media and Design Society.

Sakarya Üniversitesi Medya ve Tasarım Topluluğu’nun düzenlediği konferans kapsamında film ve dizi müzikleri bestecisi Onur Tarçın SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi'ne konuk oldu.

Konferansta müziğin film ve dizideki etkisi üzerine bilgi veren Tarçın, sektörün dinamikleri ve çalışma hayatındaki zorluklar hakkında da bilgi ve deneyimlerini paylaştı. “Küçük bir hikayeye müzikle evrensel bir boyut kazandırabilirsiniz” diyen Tarçın, müziğin film ve

dizilerin ayrılmaz bir parçası olduğunun ve hikayeye kattığı gücün altını çizdi. Tarçın, sektörün talep ettiği işgücü profiline de değindiği konuşmasında, öğrencilere kendilerini geliştirmeleri ve birden çok donanıma sahip olmaları gerektiği tavsiyesinde bulundu.

Having informed on the influence of music on the film and on the stage, Tarcin shared his knowledge and experiences about the dynamics of the industry and the difficulties in his working life. "You can make a small story with a universal dimension to music," says Tarcin, underscoring that music is an integral part of the film and series and adds to the story. In his speech which is about the profile of the labor force demanded by the industry, he advised the students to improve themselves and to have more than one unit.

Okuma atölyesi başladı

Havva Kaldırım-Bahadır Ulukaya

Gazetecilik, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık, İletişim Tasarımı ve Medya bölümlerinden öğrencilerin yer aldığı programda, öğrencilerin okuma, tartışma ve kavramsal değerlendirme becerilerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Program kapsamında sosyoloji, psikoloji, tarih, ekonomi, antropoloji, siyasal bilimler ve kültürel çalışmalar gibi alanlarda okumalar yapılacak.

Yürütücülüğünü Dr. Öğretim Üyesi Nesrin Akıncı Çötok’un yaptığı okuma atölyesine katılım Mart ayının sonuna kadar devam edecek. Düzenli katılımın şart olduğu program sonunda öğrencilere katılım belgesi verilecek. *** The "Reading Atelier" program was started with the participation of a group of students from Sakarya University Faculty of Communication started. The program, which includes students from the Departments of Journalism, Public Relations and Advertising, Communication Design

Kampüs Haber öğrenci uygulama gazetemiz her dönem üniversitemizdeki etkinlikleri duyurmaya ve öğrencilerimizin özel haberleriyle sizlere ulaşmaya devam ediyor. İnternet televizyonumuz SAÜ TV, her hafta üniversitemizin gündemini haber bülteniyle sizlere ulaştırıyor. Dergimiz SAÜ Aktüel’in 2018 yılı sayısının hazırlıkları, sizlerin de katkılarıyla tüm hızıyla sürüyor. Bu yıl dördüncüsünü düzenlediğimiz ve kadına şiddetle mücadele konulu Golden Pumpkin Kısa Film Yarışması için başvuru sürecini başlatmış bulunuyoruz. Fakültemizin kuruluşunda ve bugünlere gelmesinde Rektörümüz Prof.Dr. Muzaffer Elmas’ın katkısı çok büyük. Kendisine bir kez daha sonsuz şükranlarımı sunuyor ve Yükseköğretim Kalite Kurulu Başkanlığı görevinde başarılar diliyorum. Yeni sayılarda görüşmek dileğiyle… *** We are happy to deliver a new KampüsHaber issue to you. As Communication Faculty, we have never lost our enthusiasm from the beginning. We believe that maintaining sustainability is important as much as beginings. Hence we have been conducting several current publishing and other activities. KampüsHaber is a student practical journal where we continue to announce activities in our university every semester. Our Internet TV, SAU TV delivers the news of our university every week with news bulletin. Our agenda SAU Aktuel's preparations for the year 2018 are continuing at full speed with the contributions by you. This year we have launched Golden Pumpkin Short Film Contest on the basis of fighting the violence against women.

Reading workshop was started

Sakarya Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden bir grup öğrencinin katılımıyla oluşturulan ‘’Okuma Atölyesi’’ programı başladı.

Kampüs Haber’in yeni bir sayısını daha sizlere ulaştırmanın mutluluğu içindeyiz. İletişim Fakültesi olarak başlangıçtaki heyecanımızı hiç kaybetmedik. Başlamak kadar sürdürmenin de önemli olduğu düşüncesiyle, yayın faaliyetlerimizi ve diğer etkinliklerimizi aksatmadan devam ettirmenin gayreti içindeyiz.

and Media, aims to improve the reading, discussion and conceptual skills of the students. Within the scope of the program, sociology, psychology, history, economics, anthropology, political sciences and cultural studies will be studied in areas such as.

Dr. Walker. Teaching Member Nesrin Akıncı Attending the reading workshop by Çötok will continue until the end of March. Participation certificate will be given to the students at the end of the program, which requires regular attendance.

In the establishment of our faculty, contributions of Rector Prof.Dr. Muzaffer Elmas is enormous. I once again offer my infinite gratitude and I wish many success to his new Chairman position at Higher Education Quality Institution. Wishes to meet with you in new issues...


MART-MARCH 2018 SAYI-VOL 30

04

Sırt çantasına sığan özgürlük: Yamaç paraşütü Freedom in Back-Pack

Sakarya University Paraglider Club President Berkay Akbulut'dan fantasy sports paragliding and information about the activities of the group we got.

Her birimizin çocukken kurduğu hayaller arasında şüphesiz uçabilmek vardır. 1980’li yıllarda birkaç yenilikçi havacı tarafından serbest paraşütle yamaçlardan havalanmakla başlayan yamaç paraşütü de uçma hayalini sanki bize bir çantaya sığabilecek şekilde vermiş oldu. Sakarya Üniversitesi Yamaç Paraşütü Topluluğu Başkanı Berkay Akbulut’tan hayallerin sporu yamaç paraşütü ve Topluluğun faaliyetleri hakkında bilgi aldık. Yamaç Paraşütü Topluluğu’nu kurmaya nasıl karar verdiniz? Topluluk ne zamandır faaliyetini sürdürüyor? Lisedeyken bir hayalim vardı,uçaktan atlayarak serbest paraşüt yapmak istiyordum. Bunun üzerine de araştırmalar yapmaya başladım. Araştırmalarım sonucunda serbest paraşütün sadece Türkiye’de İzmir Efes bölgesinde yapıldığını gördüm. Daha sonra Sakarya Üniversitesi’ni kazandığımda burada yamaç paraşütü yapıldığını öğrendim. Görüştüğüm hocalar da okulda böyle bir topluluk olsun istiyordu. Topluluk 2015’in Bahar döneminde kuruldu ve 2016’nın Güz döneminde tam olarak aktifleşti. Yamaç paraşütü nedir? Diğer paraşütlerden ne gibi farkları vardır? Yamaç paraşütü, planörlerle aynı uçuş prensibiyle hareket eden bir motorsuz hava aracıdır. Normal paraşütte paraşütün pimini çekersiniz ve havada kendiliğinden açılır, belli bir aşağıya düşüşünüz vardır. Yamaç paraşütünde ise paraşüt yerde serili ve kolonlar elinizde olur. İleri doğru koşarak paraşütü yukarı doğru çekersiniz. Daha sonra oradan kendinizi bırakırsınız. Yamaç paraşütü pilotu, serbest paraşütçülerden tamamen farklı olarak yere yumuşak inme ayrıcalığına sahip. Topluluk bünyesinde Yamaç Paraşütü üzerine nasıl eğitim veriyorsunuz? Bizde iki türlü uçuş şekli oluyor. Biri pilotluk uçuşu yani bireysel olan, diğeri ise tandem dediğimiz hocayla birlikte iki kişilik uçulan uçuşlar. Tandem uçuş herhangi bir eğitim gerektirmiyor.Kendi başına uçmak isteyenlere ise beş haftalık bir ders veriyoruz. Teorik dersler bittikten sonra acil durumlar ve normal usuller diye bir sınav yapıyoruz. Normal usullerde yüzde 70 başarı, acil durumlarda ise yüzde yüz başarı gerekiyor. Sınavı geçen arkadaşları yer çalışmalarına götürüyoruz ve burada paraşütü çekmeyi öğrenip, ipleri tanıyorlar. Çekişler yaptıktan sonra alçak tepe uçuşuna gidiyoruz ve aynı işlemleri burada da yapıyorlar. Alçak tepe daha eğimli bir arazi olduğu için ayakları bir iki metre kadar

yerden yükseliyor.Uçmanın hissiyatını bu şekilde anlıyorlar. Daha sonra Kırantepe’ye çıkarıyoruz ve 240 metreden uçus yaparak pilotluğun başlangıcı olan P2 eğitimini almış oluyorlar. Bu eğitimlerden sonra öğrencilere Türk Hava Kurumu’nun sertifikasını veriyoruz. Böylece pilot ehliyetine sahip oluyorlar. Yamaç paraşütünü genellikle hangi aylarda yapıyorsunuz? Yılın her ayında yapılabilen bir spor yamaç paraşütü. Ama Sakarya’da her ay yapamıyoruz maalesef. Çünkü bizim uçuş yaptığımız tepe kuzey-kuzeydoğu ve kuzeybatı cephelerinden rüzgar alıyor. Kışın bu rüzgar güneye dönüyor ve güneye döndüğü için de uçuş yapamıyoruz. Dolayısıyla hava koşullarının uygun olduğu her anı fırsat bilip gökyüzünün tadını çıkarıyoruz. Bir kişinin yamaç paraşütü yapabilmesi için ne gibi donanımlara sahip olması gerekiyor? Aslında yamaç paraşütü herkese hitap edebilen bir spor türü. Kişinin sara, yüksek tansiyon,kalp hastalığı gibi hastalıkları olmadıkça ve 45 kilonun altında olmamak koşuluyla her isteyen birey özgürce bunu yapabilir.

How did you decide to set up the Paragliding Community? How long has the community been operating? There was an actress in high school, I wanted to jump freely and make a free parachute. I started doing research on this. Free parachute Through my research I saw only do in Ephesus, Izmir in Turkey. Later I learned that paragliding was done here when I won Sakarya University. I wanted to have such a group at school. The community was founded in the spring of 2015 and became fully active in the fall of 2016. What's a paraglider? What are the differences from other parachutes? Paragliding is a non-motorized air vehicle with the same flight principle as gliders. In normal parachute, you pull the pin up and it opens automatically in the air, there is a certain downfall. Paragliding on the paragliding is spread on the ground and the columns are in your hand. Pull up the parachute by running forward. Then you will leave yourself there. The paraglider pilot is completely different from the free parachute, with a soft stroke differential.

How do you train on the Paragliding in the Community? We have two types of flights. One is a pilot flight, which is an individual flight, and the other is a tandem flight with two people flying together. Tandem flight does not require any training. We offer a five-week course for those who want to fly by themselves. After the theoretical lectures are finished, we are conducting an examination called emergency situations and normal procedures. 70 percent success in normal procedures, 100 percent in emergency situations is required. We take the guys who took the exam to the ground work and learn to pull the parachute here and get to know the yarns. After we make the traction, we go on a low hill flight and they do the same thing here. As the low hill is a more sloping land, their feet rise about a meter or so from the ground. They understand the feelings of the enemy like this. Then we go out to Kırantepe and make a flight from 240 meters to get P2 training which is the starting point of the pilot. After these trainings, we give the certificate of Turkish Aeronautical Association to the students. So they have a driving license. What do you usually do on the slope? A sport paragliding that can be done every month of the year. But we can not do it every month in Sakarya, unfortunately. Because the hill we make our flight is getting wind from north-northeast and north-west facades. In the winter this wind turns south and we can not fly because it returns to the south. We therefore take every opportunity that weather conditions are appropriate and enjoy the sky. What equipment does a person have to have to be able to paraglide? In fact, paragliding is a type of sport that anyone can address. Every person can freely do this unless the person has diseases such as epilepsy, high blood pressure, heart disease, and is not under 45 kilograms. After the conversation, I imagine that I have the bag, the sweet wind in my back, the whiff of the whirlwind, and the freedom to be like a bird, my freedom in the backpack, the pleasure and enthusiasm of knowing the slope.

Ezgi Aleyna Demirci

There is no doubt that you can fly among the dreams that each unit sets up as a child. We feel as if we will be more free and happier in the clouds, in the wings of birds, when our feet are cut from the ground. The paragliding, which started in 1980 with a few innovative aviators starting from the free parachute slopes, also gave us the dream of flying so that it could fit in a bag.


MART-MARCH 2018 SAYI-VOL 30

"Biraz da iş konuşalım"

05

"Let’s talk bussiness a bit" Sakarya Üniversitesi İşletme Öğrenci Topluluğu, öğrencileri sektör temsilcileriyle buluşturmak amacıyla ‘Biraz da İş Konuşalım’ başlıklı bir konferans düzenledi.

Songül Karadeniz

SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen konferansa, 1975’ten bu yana tavukçuluk ekipmanları alanında faaliyet gösteren Tavsan A.Ş.’nin kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Cemalettin Bilgin konuşmacı olarak katıldı.

Motosiklet Kulübü Çanakkale’ye Saygı Sürüşü’ne katıldı Motorcycle Club attended Çanakkale Respect Driving Sakarya Üniversitesi Motosiklet Spor Kulübü, 10-11 Mart’ta, 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma programı kapsamında düzenlenen Motosiklet Sürüşü etkinliğine katıldı. Türkiye Motosiklet Platformu ve 18 Mart Motosiklet Derneği’nin “Şehitler Bizi Bekler” sloganıyla bu yıl dördüncüsünü düzenlediği Motosiklet Sürüşü, Çanakkale şehir merkezinde başlayıp Şehitler Abidesi’nde sona erdi.

Sakarya University Motorcycle Sports Club participated in the Motorcycle Driving event held on March 10-11, 18 March under the Commemoration of the Çanakkale Martyrs. Turkey Motorcycle Platform and March 18 Motorcycle Association's "Martyrs Expect us" slogan Motorcycle Ride which held its fourth this year, starting in downtown Canakkale Martyrs ended at Şehitler Abidesi.

Öğrencilere meslek hayatındaki deneyimlerini aktaran Bilgin, başarıya ulaşmanın kişinin çabasına bağlı olduğunu söyleyerek, “On üç yaşında çırak olarak başladım iş hayatına. Küçük bir atölye ile kurduğum işimde bugün Avrupa ülkelerine ihracat yapar konumdayım. Ne iş yaparsanız yapın, o işte kararlı ve mücadeleci olun’’ şeklinde konuştu. Öğrencilere ileriye dönük tavsiyelerde bulunan Bilgin, firmaların nitelikli insanları bünyesinde çalıştırmak istediğinin altını çizerek, eğitimin ve yabancı dil bilmenin önemine temas etti. İş hayatında yaşanabilecek problemlere de değinen Bilgin, “İş hayatında sürekli iyi şeyler olmaz. Zorluklar da yaşanacaktır. Önemli olan bu zorlukları aşabilmek, bu yönde mücadele vermektir’’dedi. Konferansın sonunda öğrencilerin sorularını yanıtlayan Bilgin’e İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Özlem Balaban tarafından teşekkür plaketi verildi.

The Sakarya University Business Student Group organized a conference entitled 'Let's Talk Business A Bit' in order to bring the students together with their sector representatives. Cemalettin Bilgin, the founder and chairman of Tavsan Inc., who has been working in the field of poultry equipments since 1975, attended the conference organized by SAU Culture and Convention Center as a speaker. Informing his experiences in the professional life to the students, Bilgin said that the success depends on the effort of the person to achieve, "I started as an apprentice at work at the age of thirteen. In my work with a small workshop, I am now able to export to European countries. Do what you do business, he is a determined and struggle at work '' konuştu. Scholar, who is present in the prospective students, touched upon the importance of teaching and knowing foreign languages, underlining that companies want to employ qualified people in their own right. Bilgin also mentioned the problems that can be experienced in business life, "There is not always good things in business life. Challenges will also be experienced. The important thing is to overcome these difficulties and to fight in this direction. " Responding to the questions of the students at the end of the conference Bilgin'e Faculty of Business Administration Faculty Assist. Assoc. Dr. Özlem Balaban gave a plaque of thanks. Havva Kaldırım-Bahadır Ulukaya

Sağlık Yönetimi Topluluğu’ndan belgesel gösterimi

Documentary Screening from the Health Management Community

Beyaz Baston'la yürüdüler

Meaningful activity from barrier-free life community

Havva Kaldırım-Bahadır Ulukaya

Sakarya Üniversitesi Sağlık Yönetimi Öğrenci Topluluğu, sağlık sistemindeki sorunlara dikkat çekmek amacıyla belgesel film gösterimi düzenledi. Politik filmleriyle tanınan yönetmen Michael Moore’un ABD sağlık sistemini eleştiren ‘Sicko’ (Hasta) adlı belgeselinin gösterildiği etkinlikte, İşletme Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mahmut Akbolat da, Türkiye’deki sağlık politikaları hakkında bilgi verdi. Akbolat, zorunlu sağlık sigortası nedeniyle Türkiye’de sağlık hizmetlerinin gelişmiş Batı ülkelerine kıyasla iyi konumda olduğunu ancak birinci basamak sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi gerektiğini kaydetti. Aile hekimliği sisteminin bu yöndeki önemine ve sorunlarına dikkat çeken Akbolat, “Aile hekimleri henüz yeterli gelmiyor. Halkın aile hekimine güveni de tam gelişmemiş durumda. Bunun geliştirilerek birinci basamağın güçlendirilmesi gerekiyor.” dedi.

The Sakarya University Health Management Student Community organized a documentary film to draw attention to the problems in the health care system. Director Michael Moore, known for his political films, has documented the documentary 'Sicko', criticizing the US health system. Dr. Mahmoud also AKBOLAT, inform health policies were in Turkey. AKBOLAT, because of mandatory health insurance for health services in Turkey is in a good position compared to developed Western countries but noting that the development of primary health care services. Attention to the importance and problems of the family medicine system in this direction Akbolat, "Family physicians are not enough yet. People's trust in family physicians is not fully developed. The first step needs to be strengthened by this development, "he said.

Sakarya Üniversitesi Engelsiz Yaşam Topluluğu, görme engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukları anlatabilmek amacıyla “Beyaz Baston” adlı farkındalık etkinliği düzenledi.

The Sakarya University Barrier-free Life Community has organized an awareness event called "White Baston" to explain the difficulties that visually impaired individuals face in daily life.

SAÜ helikopter pistinde parkur oluşturularak gerçekleştirilen etkinlikte, katılımcılardan gözleri bağlı biçimde parkuru aşmaları ve çeşitli nesneleri kokularından ve biçimlerinden tanımlamaları istendi.

In the event, which was created by creating a track on the SAÜ helicopter track, participants were asked to define the tracks and the shapes of the various objects, crossing the tracks depending on their eyes.

Görme engellilerle empati kurulmasını sağlamak amacıyla gerçekleştirdikleri etkinliğe ilgiden memnuniyet duyduklarını dile getiren Topluluk üyesi öğrenciler, yıl içinde farklı etkinlikler düzenlemeyi planladıklarını kaydetti.

Community-member students, who expressed their gratitude for the activity they performed in order to establish empathy with visual impairments, noted that they planned to organize different events during the year. Songül Karadeniz-Sümeyye Cin


MART-MARCH 2018 SAYI-VOL 30

Dünya’nın tanıdığı yorgancı The world-recognized “Yorgancı”

06

Sakarya’nın meşhur Çark Caddesi’nde küçük bir dükkanın camekanına asılmış bir yazı dikkatimizi çekiyor: Olanı yaparsan arşive gider, olmayanı yaparsan tarihe geçer. Bu dükkan, gelişen teknolojiye, fabrikasyon ürünlere inatla kafa tutan bir zanaatkarın, Hasan Kar’ın yorgancı dükkanı. Bugün 74 yaşında olan Kar, altmış yıldır yorgancılık yapıyor. Dahası bir sanat olarak nitelendirdiği mesleğine dair üç kitap yazmış ve kitaplarına mesleğine dair incelikleri motiflere işleyerek müşterilerine eşsiz bir eser sunmuş. Yaşadığı sağlık sorunlarına ve ilerleyen yaşına rağmen ne mesleğinden uzaklaşmış ne de içindeki heyecanı yitirmiş.

Yenilenemezsen yok olursun Hasan Kar ünü sınırları aşmış bir yorgan ustası bugün. Ortadoğu’dan, Avrupa’dan, Amerika’dan siparişler alıyor. Sakarya halkı da kendisini destekleyip hürmette kusur etmemiş doğrusu. Bunu sıcak, samimi dükkanındaki duvarlarına çerçeveleyip astığı gazete yazılarından, ödüllerinden anlıyoruz. Hasan usta konuşmasının bu yerinde mahçup gülümseyerek, mesleğini bir kez anlatmaya başladı mı duramadığını söylüyor ve bu kez de mesleğini ayakta tutma mücadelesinden bahsediyor: “El sanatları yeniliklerle beslenir, yenilenemezsen yok olur gidersin. Topluma bu yenilikleri tanıtacaksın,

vatandaş kullandığı üründen zevk alacak ki yine gelsin. Mesela yorgancılık için yenilik nedir? Yirmi beş sene önce yünden ortopedik bir yatak geliştirdim, aynı şekilde yastık da yaptım. Yaptığım yorganları da ev sıcaklığına göre ayarlıyorum. Böylece bizzat deneyen reklamımızı yapmış oluyor. Yoksa biz büyük şirketler gibi tanıtımımızı yapamıyoruz. Bu meslek için biraz sermaye şart tabii ki.Çünkü sağlıklı ürünler için iyi malzeme ile çalışmak gerekiyor”. Mesleğinde dürüstçe ve sabırla çalışan Hasan usta, emeğin paylaşıldıkça çoğalacağına yürekten inanıyor. Bizzat yetiştirdiği altı öğrencisi bugün farklı illerde kendisi gibi ünlü yorgancılar olmuş. Hasan Kar dersliği Sakarya Valiliği, başarılarından dolayı Hasan Kar’ı, Ahmet Faik Abasıyanık Kültür Merkezi’nde bir dersliğe adını vererek onurlandırmış. “El yorgancılığı, bir toplumda olması gereken bir meslektir, ölmemesi gereken bir el sanatıdır; ama maalesef ölmeye başladı. Aileler artık çocuklarını çırak vermiyor. Bu da son kuşakla kaybolup gidecek demektir” diyor hüzünle Hasan Kar usta. Bizler bile bu telaşı hissediyoruz. Bir zamanlar genç kızların çeyiz sandıklarında özenle saklanan, bugün yurtdışında duvar süsü

Hasan Kar'ın yetiştirdiği altı öğrencisi bugün farklı illerde kendisi gibi ünlü yorgancılar olmuş.

olarak kullanılan yorganların tekrar kıymetinin bilinmesi temennisiyle, Hasan ustanın “Bir deneseler, o naylonları sokmayacaklar evlerine” cümlesi kulaklarımızda yankılanarak ayrılıyoruz mekandan. *** A writing hanging on a small shop's window on Sakarya's famous Çark Caddesi draws our attention: If you do it, it goes to the archives, and if you do not, it dissappears. This shop is a technologist, a craftsman who stubbornly confronts fabricated products, Hasan Kar's tired shop. Kar, now 74 years old, has been quitting for sixty years. Moreover, he wrote three books about his profession, which he described as an art and presented unique works to his customers by working on his books with the subtleties of his profession. Despite his health problems and his advanced age, he has not moved away from his occupation nor lost his enthusiasm. Handycraftes Although quilting has an important place in the traditional Turkish handicrafts, Hasan Usta is determined to forget this profession by sharing his designs in his drawings. The master is proudly introducing his profession with great pleasure: "A quilt artisan is a living creature that shapes an amorphous bag made of wool or cotton, put on a finger between a thimble and a needle and two fabrics, with ingenious fingertips and beautiful motifs and enjoying the indispensable need of people to cover with pleasure . So the quilt is not just the need for warming but also a handcraft product. " You will disappear if you can not renew Hasan Kar is today a master of quilt that has crossed the boundaries of his reputation. He is receiving orders from the Middle East, Europe and America. The people

of Sakarya have not defended themselves in their honor. We framed it in the walls of the warm, intimate shop and read from the newspaper articles, the prizes. Hasan says in this part of the master's talk he smiles and says that he has not begun to tell his profession once, and this time he talks about the struggle to keep his career alive: "Handcrafts are fed with innovations, Collecting will introduce these innovations, the citizens will enjoy from the use of the work again. For example, what is innovation for quilting? Twentyfive years ago I developed an orthopedic bed from the wool, and I also made The Governor a pillow. I set the of Sakarya quilts I made for the honored Hasan house temperature. Kar, Ahmet So he's made the Faik Abasıyanık ad that personally Cultural tried. Otherwise, Center, for his we can not do our achievements, promotion like big by giving his companies. For name to a this profession is classroom. a bit of a capital requirement, of course.You need to work with good materials for healthy products. " Hasan masters who work honestly and patiently in their profession believe in the proliferation of your work as you share it. The six students who he trained personally became famous tired people like him in different ills today. Hasan Kar class The Governor of Sakarya honored Hasan Kar, Ahmet Faik Abasıyanık Cultural Center, for his achievements, by giving his name to a classroom. "Hand-tingling is a profession that should be in a society, a hand-craft that should not die; but unfortunately it started to die. The parents no longer give their children an apprentice. This means that the last generation will disappear ", says Hasan Kar. We even feel this hiccup. We are parting with echoing in the ears of Hasan's master, who says, "One of the dwellers will not let those nylons go", with the idea of knowing ​​ again the value of the quilts used as wall decorations abroad, which are once hidden in the elderly girls' chests.

Onur Atabay

El emeği göz nuru Geleneksel Türk el sanatları içinde önemli bir yere sahip olan yorgancılık günümüzde unutulmaya yüz tutmuş olsa da Hasan Usta, bilgilerini nakşettiği desenleri kitaplarında paylaşarak bu mesleği unutturmamaya kararlı. Usta büyük bir keyifle, gururla tanıtıyor mesleğini: “Yorgan zanaatkarı, parmağında bir yüksük bir de iğnesi ile iki kumaş arasına koyduğu Sakarya Valiliği, yün veya pamuktan başarılarından oluşan şekilsiz bir dolayı yorgancı torbayı, marifetli Hasan Kar’ı, parmak uçları ve Ahmet Faik güzel motifleri Abasıyanık ile şekillendirip, Kültür insanların Merkezi’nde vazgeçilmez bir dersliğe örtünme ihtiyacını adını vererek zevkle giderdikleri onurlandırmış. bir esere hayat veren kişidir. Dolayısıyla yorgan sadece ısınma ihtiyacının değil aynı zamanda bir el sanatının ürünüdür” diyor.


MART-MARCH 2018 SAYI-VOL 30

Konservatuvar’dan Yedi Renk Anadolu Seven Color Anatolia from Conservatory

07

Uluslararası öğrencilere oryantasyon programı

Onur Atabay-Ayşenur Bolat-Merthan Yılmaz

Orientation program for international students Sakarya Üniversitesi Kültür ve Kongre Merkezi’nde “Yedi Renk Anadolu” adlı Türk Halk Müziği konseri düzenlendi.

A Turkish Folk Music concert "Seven Colors Anatolia" was organized in Sakarya University Culture and Convention Center.

SAÜ Devlet Konservatuvarı Müzik Araştırmaları Topluluğu tarafından düzenlenen konserle Anadolu’nun Türk halk müziğine yansıyan kültürel zenginliklerine dikkat çekildi. Solistliğini Devlet Konservatuvarı Temel Bilimler Bölümü öğretim üyesi Prof. Hatice Selen Tekin’in yaptığı yoğun ilgi gören konserin açılış konuşmasını yapan Tekin, türkülerin kültürel zenginliğimizin göstergesi olduğunu ifade etti. Konserde Doğu Anadolu’dan Marmara’ya Anadolu’nun yedi bölgesine ait on sekiz eser seslendirildi.

The concert organized by the SAÜ State Conservatory Music Research Group attracted attention to the cultural richness of Anatolia reflected in Turkish folk music. Soloist of the State Conservatory Department of Basic Sciences, Professor. Hatice Selen Tekin 's intense interest in the opening speech of the concert Tekin, the Turks cultural richness of our demonstration was expressed. Eighteen pieces belonging to seven regions of Anatolia from Eastern Anatolia to Marmara were recorded in the concert.

Dinleyicilerden büyük beğeni toplayan konserin sonunda Anadolu kültürünün önemli bir parçası olan Ege Bölgesine ait zeybek oyunu sergilendi.

At the end of the concert, which was highly appreciated by the listeners, Zeybek that is Aegean folk da, an important part of the Anatolian culture, was exhibited.

Erasmus ve Mevlana programı kapsamında Sakarya Üniversitesi‘ne gelen uluslararası değişim programı öğrencileri için oryantasyon programı düzenlendi.

An orientation program for international exchange program students from Sakarya University was organized under the Erasmus and Mevlana program.

2017-2018 Eğitim-Öğretim yılı Bahar döneminde Sakarya Üniversitesi’ne öğrenim görmek üzere gelen uluslararası öğrencilere üniversiteyi ve Sakarya’yı tanıtmak amacıyla oryantasyon programı düzenlendi. Oryantasyona, Almanya, Malezya, Kazakistan ve Çek Cumhuriyeti’nden gelen değişim programı öğrencileri ile SAÜ Değişim ile Gelişen Üniversiteli Öğrenciler Topluluğu üyeleri katıldı.

2017-2018 academic year An orientation program was organized to introduce the university and Sakarya to international students who came to Sakarya University for the spring semester. Orientation was attended by exchange student students from Germany, Malaysia, Kazakhstan and Czech Republic, and members of the University of Emerging University Students with SAU Change.

Oryantasyon programı Mevlana Değişim Programı Koordinatörlüğü‘nden Okutman Akın Kelebek’in bilgilendirme konuşmasıyla başladı. Kelebek konuşmasında uluslararası öğrencilere Türkiye’de, Sakarya’da ve üniversite kampüsünde yaşam kültürü hakkında bilgiler aktardı.

Orientation program started in the meeting room of M3 Building with informative speech of Lecturer Akın Kelebek from Mevlana Exchange Program Coordinator. Butterflies in speaking international students in Turkey, Sakarya and we talked about life on the university campus culture.

Yıl içinde gerçekleştirilecek olan sosyal aktivite ve gezi programları hakkında bilgilendirmenin de yapıldığı gün boyu devam eden oryantasyon programı, Kartepe kayak merkezi ve at çiftliği gezisiyle sona erdi.

The orientation program continued throughout the day, during which information was provided about the social activities and excursion programs to be realized during the year, and ended with a tour of the Kartepe ski resort and horse farm. Zeynep Ayvaz

SAÜ’nün Yaprakları Kariyer Günü’nde Leaves of SAU on young women's career day Sakarya Üniversitesi Women in Business Öğrenci Kulübü üyeleri, Türkiye’de kadınları bir araya getiren ve ilk uluslararası iletişim ağı olan TurkishWIN’in bu yıl dördüncüsünü düzenlediği “Genç Kadın Kariyer Günü” etkinliğine katıldı. İstanbul Maltepe Üniversitesi’nde gerçekleşen etkinlikte birçok kadın CEO, girişimci öğrenci ve iş adamı deneyimlerini anlattı. ‘Kız Kardeşlik & Yarın İçin Şimdi’, ‘Gelecek’, ‘Doğru Bilinen Yanlışlar’ ve ‘Yola Çık Yolun Açık’ adlı dört oturum şeklinde gerçekleşen etkinliğin açılış konuşmasını yapan Maltepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Betül Çotuksöken, kadının gücünü bilgiden aldığını ve TurkishWIN’in yüksek öğrenim aşamasındaki kadınlara umut dolu yollar açtığını söyledi:“ "O yaparsa ben de yaparım" “Yarın için şimdi harekete geç” sloganıyla gerçekleşen etkinlikte Lüleburgaz Belediyesi Kadın Davul Ritim Grubu da sahne aldı. Konser, stand-up gösterisi, panel gibi çeşitli aktivitelerle geçen etkinliğin oturum aralarında katılımcı gençlere CV hazırlama, mülakat teknikleri, yeni mezunlar için çalışma gruplarına uyum sağlama gibi konularda bilgi ve ipuçları verildi.

Sakarya University Student Women in Business Club members, bringing together women in Turkey and hosted the first international network turkishwın fourth this year, "Young Women's Career Day" attended the event. Many female CEOs, entrepreneurial students and businessmen experience in Istanbul Maltepe University. Prof. Maltepe University Vice Rector who made the opening speech of the event organized in the form of 'The Fraternity for Girls & Now for Tomorrow', 'Future', 'Right Known Wrongs' and' Dr. Betul Çotuksöken said that TurkishWIN has taken the knowledge of women and that TurkishWIN has opened up hopeful paths for women in higher education: "At the events of TurkishWIN, the relationship between man and power is no longer merely to be associated with men, and is embodied as a new relationship that emphasizes human qualities. "I can do ıt ıf he can" Lüleburgaz Municipality Women's Drum Rhythm Group took the stage with the slogan " Act now for tomorrow". During the session, various activities such as concerts, stand-up demonstrations, panels were given information and tips on how to prepare CVs for participant young people, interview techniques, and adaptation to working groups for new graduates.

Baharın arz-ı endamı: Nevruz Appearance of spring "Nefret boyun büküyor, dostluk gülüyor bugün Gözlere can geliyor, kaçıyor şimdi hüzün Eller birleşiyorken, kardeşlik fısıldıyor Nevruz Bayramı bugün" diyen Necmettin Kılıçer ne de güzel anlatır Nevruz coşkusunu. Rivayet odur ki, ilk kez Pers Kralı Cemşid tarafından bayram ilan edilmiş ‘Yenigün’ anlamına gelen Nevruz. Kışın kırlardan el etek çektiği, baharın utana sıkıla yüzünü göstermeye başladığı demi temsilen her yıl 21 Mart tarihinde tekrar edilmiş bu kutlamalar ve gelenekselleşmiş.

Şeyma Sönmez-Şeyda Karatay

Kimine göre baharın habercisi, kimine göre Tanrı’nın evreni ve insanı yarattığı gün, kimine göre ise Göktürklerin Ergenekon’dan çıkışıdır Nevruz. Envai çeşit inançta envai çeşit anlam taşısa da tek bir bayram sevincinin çatısı altında toplayabilir tüm insanlığı. İranlı iseniz Nouruz dersiniz Nevruz’a, Azerbaycanlı iseniz Novruz. Kazak iseniz Nawrız, Trakyalı iseniz Mevrus dersiniz. Söylenişi değişir lakin kutsallığı baki kalır insanlık için. Bir ateş yakılır tabiat ananın çiçeklenmeye, sığırların yavrulamaya başladığı Nevruz gününde ve üzerinden Türküm diyen de, Kürdüm diyen de, Persim diyen de atlar. Kimse kimseye dönüp de “Nevruz bizimdir” demez. Çünkü bilirler ki Nevruz’un şemsiyesi güneş gibi evrenseldir.

Sümeyye Cin

Nevruz, meaning "new day", was first declared a feast by the Persian King Jamshid. These celebrations have been repeated on 21 March each year, representing the demise of winter skirts and the beginning of spring to show the face of the spring. According to him, the journalist of the spring, according to whom God created the universe and man, according to whom the Göktürks are the exit from Ergenekon Nevruz. Although the very kind means, it is the whole humanity that can gather under the roof of a single festival of love. Your Iranian Nouruz course is Nevruz, Azerbaijan is Novruz. Your sweater is Nawriz, your Thracian is yours. The way it is said, the sanctity of the lakin remains for humanity. A fever is burned in nature, on the day of the Nevruz day when the cattle begin to fry, and in the day of Turkmen, in the Kurdish dialect, in the Persian dial. Nobody turns to anyone and says "Nevruz is ours". Because they know that Nevruz's umbrella is universal like the sun.


MART-MARCH 2018 SAYI-VOL 30

08

#Kadın dediğin ne mi yapmaz? Power of #women Toplumların kadına ve erkeğe biçmiş olduğu stereotipleşmiş cinsiyet rolleri çağlardır maalesef ki mevcut. Hele ki kadınlar…Bir yandan yaşamın zorluklarıyla boğuşurken diğer yandan durmaksızın kendilerine biçilmiş rollerini hatırlatan komutlarla savaş vermek durumundalar. Kadın dediğin evlilik teklif etmez, uluorta sakız çiğnemez, kadından şoför mü olur vesaire vesaire… Oysa herkes bilir ki, kadın isterse herşeyi yapar. Tüm baskılara, kalıplara, komutlara inat…

Unfortunately, stereotyped gender roles in society have been conducting by women and men. Especially women ... On the one hand, they struggle with the difficulties of life while on the other hand they are constantly at war with the commands that remind them of their tailored roles. A woman does not propose marriage, you can not chew in a public space, you cant be a driver etc.. However, everyone knows that women can do everything they want. Eventhough all the pressures, all the orders and norms...

Kutlu olsun 8 Mart.

Happy March 8th. Songül Karadeniz-Sümeyye Cin

Kampüs Haber Mart 2018 Sayısı  
Kampüs Haber Mart 2018 Sayısı  
Advertisement