Issuu on Google+


HATTRICK Bu gün birçok arkadaşımızın da benim gibi sevgilisiyle tanışmasının Üçüncü ay dönümü =) …

editöryal

Evet! Gamerlopedia’nın üçüncü sayısı tüm online bayilerde yerini aldı fakat şunu anladık ki, Şubat ayı tüm yazı işleriyle uğraşan organizasyonlar ya da aylık periyodla çalışan yazılı basının başının belası sanırım… Güneş takvimini hazırlarken neden şubatı dört yıla bir 28 çektirmemişler de 29 çektirmişler anlamadım(!) :P Gerçekten Şubat ayı çok kısıtlı bir süre tanıyor bizlere ve bu da (eğer sıkılgan ve işe kendini vermekten tabiri caizse aciz bir ekiple) yazıların akış sürecini gittikçe aksatıyor. Geçtiğimiz günlerden birinde geçmişte Türk elektronik sporlarıyla ilgili ufak bir araştırma yaptım. Gördüklerime gerçekten inanamadım desem yeridir yani birkaç defa internetten Dark Passage CS kadrosunu gazeteye çıkmış bir halde görmüştüm fakat işi biraz derinlemesine inceleyince Dünya devi SAMSUNG ‘un bir Türk takımının ana sponsorluğunu yaptığı bir döneme şahit oldum. Hatta onların okullarından izin alma işine bile gözlerini kırpmadan giriyorlarmış. Avrupa’nın büyük organizasyonlarından birinin bir Türk takımına sözleşme teklif etmesi de apayrı bir olay… Günümüzde ise bu işe daha çok yeni bir dönüş yapma niyetinde olan Thermaltake’i gördük… İki Türk takımına official sponsor olduklarını duyurdular. Fakat Milli organizasyonlarda dahi hile ile yakalanan milletimiz bu konuda daha nereye kadar ilerleyecek? Öyle ki artık sunucularda anti cheat programı yerine admin karar veriyor kimin hileli kimin hilesiz olduğuna… Herkesin kendi evinden, kendi klavye ve monitörlerinden bir şeylere çabaladığı kesin çünkü herkesin kendine ait birer idolü hayali var şüphesiz fakat 30 yaşına gelmiş bir abimiz dahi 15 yaşında çocuğun lafına gitmeye kalkarsa Türkiye’de elektronik sporlar bir hayal ve sadece internet üzerinden yayınlanan küçük çaplı hayran kitlesi oluşturan böyle bir dergiden ileri gidemeyecek… BİLİNÇLENİN! İLERİYİ GÖRMEYE BAŞLAYIN! İKİ KURUŞLUK KÂR İÇİN PAHA BİÇİLEMEZ HAZLARI ZEHİRLEMEYİN!!!

Editör: YASİN ‘diepround’ BİREL


www.gamerlopedia.com


6

Game Suite

Cemre Bahadır (akasha)

BANA BİR MASAL ANLATSANA İÇİNDE ÇOK GARİP VAKALAR... Şimdi bir İngiliz ajanı, birkaç bin Nazi askeri, bir bilim adamı bir de paranormal bir araştırma varmış tamam mı? Bu bilim adamı Almanya’da bir deney yapa… yok olmadı bu …. Baştan alalım… AHH O ESKİ GÜNLER! Activision’un fps serileri say say tabii ki bitmez fakat bir klasik olan Wolfenstein’ı nasıl unutabiliriz. 2009 yılında 8 senelik bir aralıktan sonra yeniden Wolfenstein adı altında (Enemy Territory adını almıştı daha sonra) piyasaya düşen oyun çok kişinin özlemini giderdi hatta ben yazıyı yazarken bile tekrar bitirdim bu güzelliği. Oyunumuz ikinci dünya savaşı sırasında geçen Nazi istilasına ve kusursuz ordu kurma girişimlerine karşı koymakla geçiyor elbette fakat tam bir cephe savaşından ziyade bir taktiksel mücadeleyle karşı karşıyayız. İngiliz Gizli Servisi bizi yeni bir Nazi vahşet ve deliliğine karşı koymamız için Almanya’nın Isenstadt isimli şehrine gönderiyor. Hala savaş zamanında geçen oyunun, geçtiği zamanının özelliklerini grafiksel olarak da, oluşturulmuş ses efektleri açısından da gayet iyi yansıttığı söylenebilir. Zaten insanın kendisini, yaşanılan döneme ve savaş atmosferine kaptırmasına neden olmakta. Bazı bölümlerde bulmaca misali kafa yormayı gerektiren oyunumuzda (anlatılan zamana uygun olarak) silah ve cephane çok zor

ve az bulunmakta. Bu yüzden boşa mermi harcamayın ve mümkünse mermisi kolay bulunan basit silahlarla bölümleri geçmeye çalışın. Bu öneriyi neden yaptığımı oyunda ilerledikçe daha iyi anlayacaksınız. DÖVERİM SENİ… HEPİNİZİ DÖVERİM ULEN… Karşınıza çıkan yaratıkları ve düşmanları öldürmek için (özellikle son bölümde) o güzel ve güçlü silahlara çok ama çok fazla ihtiyaç duyacaksınız. Oyunda şehirde sokaklarda gezerken pek çok askerle karşılaşacaksınız. Aman dikkat! Oyunda oldukça gelişmiş bir yapay zeka kullanılmış durumda. Yani askerlerimiz oldukça akıllılar. Ayrıca şehirde gezerken değişik silahlarla bezenmiş robot benzeri yaratıklarla karşılaşacaksınız. Bu açıdan da oyun Hitler dönemindeki araştırmaları ve bilimsel sapkınlığı güzel bir şekilde yansıtıyor. Bazı düşmanlarınızı özel silahlarla öldürebileceksiniz, kimilerine kurşun işlemeyecek lav silahı vs. kullanmak durumunda kalacaksınız. Oyunda sağlık seviyeniz zamanla normal haline dönüyor (vurulduğunuz takdirde) bu açıdan problem yok. Ancak, oyunda üst üste fazla vurulmamaya bakın. Böyle bir durumda sağlığınızın normale dönmesi çok zor ve sonucunda ölebilirsiniz. Yani rejenerasyon ihtimalini ağır yaralandığınızda unutun. Oyunda kimi yerlerde takım arkadaşlarınız olacak. Bu gibi yerlerde bırakın önce onlar mekâna girsin dağıtsın, kırsın döksün ya da ölsün J. Direkt


Game Suite

olarak ben mekâna dalayım gibi bir düşünceye kapılmayın anında ölürsünüz. Şurayı Zombi Köşesi mi Yapsak? Yoksa Paranormal Asker Odası mı? Oyunda pek çok farklı mekân gezeceksiniz. Mekânlar oldukça geniş. Bir bölümde yeraltındaki Nazi araştırma fabrikasına ineceksiniz ve burada çok çeşitli yaratıklarla karşılaşacaksınız. Oyunda fabrikaya geldiğinizde “çok geldim artık yeter, ben burayı bitirirsem bu oyun biter” demeyin (acayip şairane oldu ^.^). En uzun bölümlerden biri fabrika bölümü. O dönemin müthiş Nazi teknolojisine hayran kalacaksınız. Oyunda doğal olarak, her zamanki gibi, Alman Nazilerine karşı olan İngiltere odaklı bir ajan olacağız. Ajanımız pek çok yer altı birlikleriyle çalışacak, verdikleri görevleri yerine getirmek ve Nazileri yenebilmek için uğraşacak fakat tabi ki bize(yani siz muhterem insanlara) muhtaç. Oyunda kendinize iyi bir siper bulmanız özellikle geniş ve açık alanlarda en iyi seçenek. Sürekli ilerlemeli ve gezmelisiniz. Bu oyunda en önemli gereklilik ise harita okuyabilmek. Oyun bu yeteneği gerçekten gerektiriyor fakat bu konuda tam profesyonel olmayan oyuncular içinde oyunda başvuracağınız haritalar oldukça basit ve anlaşılır hazırlanmış. Sokaklar ve geçitler oldukça karışık. Kimi evlerin kapısını açıp

7


8

Game Suite

gereiçeriden başka sokaklara geçmeniz rinde kecek. Oyunda binaların çatıları üze öyle nişancılar bulunacak, aman dikkat, ye kalbana bir şey olmaz deyip de gezme gelen karsanız ortalarda efe gibi, ilk denk erlerin ask a yerinizden vururlar. Çoğunlukl ot) iki kaşının ortasına çakmaya(headsh çok pek de özen göstermelisiniz. Aksi hal Asmermi harcamak zorunda kalırsınız. ece sür rı kla adı kerler kafalarından vurulm rar yere düşüp ardından kalkıp size tek ınmaateş edebilmekteler. Oyunda en sak r erle nız ve dikkatli olmanız gereken ask ri hızlı koşan askerler. Bunlar giyindikle akoş lı özel kıyafetler sayesinde çok hız n sizi bilmekte, siz onları daha göremede e yin da öldürebilmekteler. Tabi bunlar ri… Hitler’in süper ordu amacının steple Uç Uç Yaratık! Annem Sana Hiçbir Şey Almayacak! Oyunun sonlarına doğru zepline bin da mek durumunda kalacaksınız, burada e. ekt lem bek çeşitli ve türlü belalar sizleri gidip Oyunda farklı yer altı topluluklarına siyem farklı görevler alabilmektesiniz. Tav görevleri sırayla geçmeniz yönünde. ekOyunda en çok şehirde vakit geçirec iz ğin siniz. Şehrin sokaklarında indirdi sürekli düşman askerlerinin yerine yeniler düşürızı geliyor yani hiçbir zaman gardın rin meyin. Çünkü öldürdüğünüz askerle lere yer lı fark yerine gelen her asker bu kez ızı yerleşebilmekte. En büyük düşmanım e yin ük) büy takip ederken (gerçekten türlü belalara bulaşacağız. Bizi burada etiği yer altı araştırma fabrikasındaki gen elle bozulmuş o değişik yaratıklarımız AA” rinde çiçek demetleri “ALOHA!!ALOH iz elin diyerek karşılayacaklar desem de fta tetikte gözünüz nişangahta olsun! Etra nma iz, rsin dönüp duran duvarlar mı iste ekli yetik alanlar mı istersiniz, gücünü sür iz, bunlarla yenileyen düşman mı istersin si harabe mi istersiniz, hepsi burada hep an her bu oyunda! GEL ABİ GEEEL!!... Düşm cak ola seferinde bize bir adım daha yakın an) . (hani biz onlara gidiyoruz ya! O açıd i ank Ama durun daha bitmedi. Her zam

gibi pes etmeyen ve daha hızla saldıran düşmanlara hazırlıklı olun. Tekrar söylüyorum ortada efeler gibi dolanmayın bulduğunuz ilk güvenli sipere saklanın ve gücünüzün dolmasını bekleyin. Düşman sandığınızdan kuvvetli, onun için en güçlü silahlarınızı gelir zamanı deyip saklayın. Oyunda duvarların yıkılma özelliği söz konusu. Saklandığınız duvarı da yer belleyip kamp kurmaya kalkmayın sakın. Ayrıca unutmadan söyleyeyim oyunun bir isbölümünde şehrin meydanında bir baz ada Bur z. sini cek tasyonu benzeri yere gide göreviniz yanınızdaki mühendisi korumak olacak. Hazırlıklı olun havadan uçaklar ve karadan zırhlı tanklar sizi bu bölümde güzelce karşılayacak. Olabildiğince dayanmaya bakın. Oyundaki silahlarımız eski bu yüzden ateş ettiğinizde bunu göz önünde bulundurmanızı tavsiye ediyorum ona göre nişan alın ve ona göre siper bulun. Silahlar geri tepebiliyor ve ateş etmek oldukça zor. Unutmadan son notum da şu olsun; oyunda Nazilere dair belge ve dosya toparlamanız gerekecek gittiğiniz mekanda ne kadar yer varsa talan edin derim, zira akla hayale gelmeyecek yerlerde dosya gizli belgeler bulabilirsiniz. KİMİM BEN?? Tam adımız William Joseph Blazkowicz. 15 Ağustos 1911 doğumlu Polonyalı göç men bir aile çocuğuyuz ya da eskiden öyleydik… II. Dünya Savaşı’nda yüzbaşı olarak görev yapmış bir karakter Ajan Blazkowicz. Oldukça iri kıyım bir yapıya sahip olan Blazkowicz 1.93 m boyunda ve ortalama 95 kg ağırlığında bir asker. Ajan Blazkowicz Alman sınırlarının ötesinde bu güne kadar 14 gizli görevde bulunmuş i ve bu oyun senaryosunda da İngiliz Gizl Servisi adına yine Nazi sınır ötesine gizli operasyona çıkıyor. Ajan Blazkowicz bir görevinde Hitler’i bizzat ölümcül olarak yaralıyor fakat Hitler’in ölmediği gün gibi ortada ki biz tekrar saha görevine çıkıyoruz. Bu arada Julia Marie Peterson ile evli ve Arthur Kenneth Blazkowicz adında bir erkek çocuğa da sahip.


Game Suite

Sonuç Olarak… Konusu itibariyle oldukça cezp edici. Oyuncuyu atmosferine hapsetmekte. Sanal zeka oldukça iyi kullanılmış. Eşyaların kırılabilir, duvarların yıkılabilir olması oldukça güzel. Konunun ilerleyişi insanı sıkmamakta. Bölümler uzun ama insanın içini baymıyor. Kimi bölümlerde defalarca deneme yapmak zorunda kalabilirsiniz pes etmeyin. Oynanabilirliği itibariyle insanı zorlamakta. Bu yönden bir eksi verebiliriz sanırım. Silah ve mermi evet o zamanlar zor bulunuyor olabilirdi, ama oyunda daha rahat bulunabilir halde olsa oyuncu için daha kolay olurdu. Grafiklere lafım yok oldukça iyi. Zaten iyi bir ekran kartıyla oynadığınızda bunu anlayacaksınız. Bunun haricinde oyunda sesler de oldukça iyi kullanılmış hele ki müzikleri yerli yerinde ve sizi o ana götürecek cinsten. Yakınınızda bir yerlerde bomba patladığında kulaklarınızda doğal olarak bir çınlama olmakta. Kısacası oyun çok gerçekçi. Buradan ne kadar anlatsam az gelir. Kesinlikle oynanması ve tadına varılması gereken bir oyun. Bence özellikle sıcak savaş dönemini konu edinmiş oyunları sevenler bu oyunu kaçırmasınlar. Oyunun çoktan çıktı fakat aramızda halen bu oyunu oynamamış olanlar var bunu adım gii biliyorum. Eminim oynadığınıza pişman olmayacaksınız. Hepinize bol şans.

9


10

Layer

Sadece Yarışmak mı? Ben ilk başlarda bir racing oynuyorum sanmıştım, ama zamanla bir araba yarışı oyunu değil de Sims tarzı bir oyunu incelediğim kanaatine vardım. TDU2, sadece yarışlara endekslenmiş bir oyun değil, Oyundaki evlerimizde partiler veriyoruz, saç ve sakal tarzımızı değiştirebiliyoruz, evler satın alıyoruz, giyim ve kıyafet’e dikkat ediyoruz ve bana en ilginç gelen ise yüz ameliyatları dahi geçirebiliyoruz. Kısacası oyunda kendimizi yaratıp oynayabiliyoruz, bu açıdan çok yönlü bir oyun olduğunu bize gösteriyor Test Driver Unlimited 2. Ancak arabalar konusunda kendi karakterimiz kadar iyi konuşamam maalesef. Karakterimizin ne kadar donuk olduğu hakkında ise büyük eleştirilere sahibim. Oyunun standart ve klasik bir yarış oyunu olmadığı

belli. Need For Speed Serisi veya GRID, TOCA gibi yarış oyunları ile kıyaslanamayacak kadar farklı içerikler bulunmakta Test Driver Unlimited 2’de, oyunun grafikleri de yeterli seviyede hatta oldukça iyi grafiklere sahip. Araba ile yolda ilerken üstümüzden geçen kuşlar, Güneşin asfalta vurması ve diğer çevre detayları oldukça iyi görünüyor... Arabaların çoğu gerçeklerini aratmıyor birebir aynısı ancak arabayı asfalta koyunca sanki bir oyuncak araba imajı veriyor bize. Yaklaşık 120 km hızda yol alırken bir anda bir tümsek ve araba havada (Allah’tan 200 veya 300 km hız ile gitmiyoruz yolda), oynanabilirlik açısından çok fazla eksiye sahip bir oyun buldum karşımda ve kendisinden gerçekten sıkılmama sebep oldu.

Kadir Çağlayan (eXoduS)

24 SAAT YARIŞLARINDA MIYIZ?? Bir Challange’a katıldığımız zaman yaklaşık olarak 1 saatimiz harcanıyor ve oyunda bunun gibi yüzlerce yarış yani challenge bulunmakta. Arabayı yolda tutmak zor, en azından klavyede oynayanlar için zor yada benim açımdan zordu J. Daha önce hiç bir yarış oyununda araba sürmenin bu kadar zor olduğunu görmemiştim. Arabaların dönüşleri çok


Layer

başrolde olduğu bir Sims oyunu gibi adeta, sizi o dünyaya dahil ediyor. Hikâyeye gelince; Oyunun grafiklerine gelince kimi zaman hoşunuza giden grafiklere sahip, özellikle manzaralar gibi ama detaya inince bu özellikler kayboluyor. Biraz da oyunu yakından inceleyelim... AÇIL TDU2 AÇIL… vasat kalmış, araba bir anda dönüyor dönmezse de yoldan çıkıp saçma sapan ormanlık alanlara dalıyorsunuz. Oyunun sesleri de açıkçası beni etkilemedi, Araba seslerinin çok cılız kaldığı kanaatindeyim. Oyunda arabanın içinde aktif bir radyoya da sahibiz. Bu teyp de 2 adet radyo kanalı var, birisi sürekli Rock türü şarkılar çalıyor, diğer radyo kanalı ise ya haber sunuyor ya da pop türü şarkılar çalmakta.

2.3 GB boyutunda bir ön yükleme ile karşılıyor sizi TDU2. Ardından hoş görsellerin ve etkileyici bir müziğin eşlik ettiği menümüze ulaşıyoruz. Oyunun seçeneklerle süslenmiş bir ana menüsü yok aslında. Online ve offline modların hepsi oyun içinde karşınıza çıkacağı için (Burnout Paradise’ı andık hemen) bir menüye ihtiyaç duymuyor Test Drive Unlimited 2. Ibiza Adası’nı mekan seçen oyunun sunumu da bu atmosferle uyum içerisinde. Sıcak güneşi, denizi, lastik kokusunu ve partilerin gürültülü havasını ekrandan size aktarmayı başarıyor oyunumuz. Arabaların

Oyunun hikâye moduna baktığımızda oldukça yüzeysel bir metinle karşılaşıyoruz. Size atılan bir olta ile başlayan öykü (bu oltayı elbette açık etmeyeceğiz, sakın sıkıştırmayın), bir başarı öyküsü şeklinde özetlenen klasik Hollywood filmlerini andırıyor. Karakterimizin kariyerini yükseltmek ve bir yıldız haline getirmemiz üzerine kurulu bir hikâye bu. Özel bir TV kanalının da çekime aldığı yarışmalar oyunun eksenini oluşturuyor. Bu kadar geniş bir içerik sunan ve oyuncuyu özgür bırakan bir oyunun daha derin bir hikâyeye sahip olmasını beklerdim açıkçası. Evet, sonuçta bir araba oyunu bu ama her şeyi bir öykü etrafında dallandırmayı da kendi arzuluyor. Arzu ederken sınıfta kalıyor TDU2. Sonuçta; bu kadar geniş içerik sunan GTA IV gibi oyunlar da mevcut piyasada ve birçoğu kaliteli bir hikâyeye sırtını yaslamayı pek ala başarıyorlar.

11


12

Layer

Arabalar ne durumda?

cı; Sevgili Yapım ames, sevgili Eden G h Yıl olmuş 2011 onları nedir Alla sy a im n a r e kt bu kara i veya tion Home’dak ta ys la P ? a ın er şk a ndaki karakterl n u n yu o s im S e ilk Th ğil, uzu etaylı. Şaka de bile çok daha d animasm en kalitesiz ü ğ ü rd ö g , ir d süre a çıktı, üzüldüm ım rş a k e ’d 2 U D yonlar T im... bunalıma gird bir ındayken cilalı Arabamızın dış 2 U , son gözüküyor TD i ib g u n yu o en 2 PS örebileceğiniz g a rd la n yu o dönem syonları n ve yüz anima e d e b z sı rı şa a b boyunca araba e ây ik H . a d n bu oyu ve diğer ol bol çıkacak zensiz nızdan dışarı b ılaşacaksınız. Ö rş a k e rl e rl e kt kara kterler kütük gibi kara animasyonlar, ç dıemin olun. Ara , k ca a k sı ı ız ın bir can The Sims tarzı n e m a m ta n şındayke yor TDU2. oyuna dönüşü

Gelelim araç modellemelerine. Oyunda tam olarak 100 tane lisanslı araç yer alıyor. Genelde spor ve performans araçları dikkat çekiyor ve birebir modellenmiş durumdalar. İç mekân tasarımları da eksiksiz ancak detaylara yeterince özen gösterilmediğini söyleyebiliriz. Dışarıdan baktığımızda ise her şeyin yolunda olduğunu görüyoruz. Bazı araba modelleri asfaltta oyuncak gibi duruyor. Modellemeler gerçeklerine uygun ve yeterince kaliteli. Ancak hasar modellemesi için aynı şeyi söyleyemeyeceğiz. Oyun burada gerçeklik kavramını unutuyor adeta. 150 km. hızla giderken duvara çarptığınızda pinpon topu gibi sekip havaya fırlıyor aracınız ve yere konuyor. ”Herhalde haşat ettim arabayı” diyerek kamera ile kontrol çektiğinizde ise sadece boyanızın aşındığını, kaportanızın azıcık ezilip sadece tamponunuzun düştüğünü göreceksiniz. Ya inanılmaz sağlam arabalarla yarışıyoruz TDU2’de, ya da yapımcılar; “mantığı bir kenara koyalım, oynayanlar ne olursa olsun yarıştan kopmasınlar” diye iyiliğimizi istemişler. Ciddi şekilde komik hasarlarla karşılaşacaksınız, emin olun. Son sürat 2 araba birbirine girdiğinde bile bir şey olmamış gibi yolunuza devam edeceksiniz. Devasa Haritalar. Oyunda iki adet devasa harita yer alıyor; Ibiza ve ilk oyunun da ev sahibi olan Oahu. TDU2 gözlerini Ibiza’da açıyor ve belli bir dereceye gelene kadar Oahu’nun kapıları bize kapalı. Her iki ada da uydu görüntüleri kullanılarak gerçeğe yakın bir şekilde modellenmiş. Yeryüzü şekilleri, yaşam alanları ve ünlü eğlence mekânları gerçe-


Layer

ğine sadık bir şekilde oyuna aktarılmış. Bu açıdan oldukça başarılı bir işçiliğe sahip TDU2, 3000 kilometrenin üzerinde bir alanda aracınızı sürebiliyorsunuz. Ancak yaşam pek buralara uğramamış gibi. Sokaklarda dolaşan insan sayısı çok az, mekanlar donuk. Sanki Mars’ta kurulan koloniye yerleşmek için tüm insanoğlu az önce kalkan mekiğe binip gitmiş gibi. Ibiza demek, eğlence demek (gitmesek de, görmesek de biliyoruz :). Bazı ara videolar dışında bu eğlencenin ekrana yansıdığına tanık olamıyoruz maalesef. GTA IV’u analım; sokakların nasıl insan kaynadığını, şehrin yaşadığını, sizden bağımsız bir sürü olayın hayat bulduğunu hatırlayın. İşte bu

canlılık TDU2’de yok ve eksikliği hemen hissediliyor. Mekan kaplamaları ortalamayı zor tutturuyor. Özellikle yerleşim birimlerinde pek de iç açıcı sonuçlarla karşılaşmıyoruz. Binaların ve çevreyi süsleyen objelerin kaplamaları iyi değil. Sanki karton kutuları boyayıp Ibiza’ya yerleştirmişsiniz gibi bir hava hakim TDU2’de. Ancak bu olumsuzluğu gizlemeye çalışan yetenekleri de yok değil oyunun. Işıklandırmalar örneğin, tek kelimeyle başarılı. Özellikle gün batımında direksiyon başındaysanız, içinizi huzur kaplayacak ve batan güneşin turuncu sıcağı odanıza kadar girecek.

Su ve yağmur efektleri de ışıklandırmalar kadar başarılı. Özellikle asfalt yarışlarında veya özgürce gezinirken yağmurun yollarda oluşturduğu görüntü, oyuncuyu etkilemekte gayet başarılı. Üstelik burada detaylar da devreye giriyor, yağmurla birlikte aracınız kirleniyor, çamurlu yollardaysanız arabanızın ön kısmı tamamen kir içinde kalıyor. Sahil kenarına arabanızı çekip denize baktığınızda ise su animasyonundaki kalitenin biraz düştüğünü göreceksiniz.

13


14

Sitcker

MERAKLA BEKLENEN OYUNLAR

dan Derlemeler

Batuhan Bücek (eXpoS)

Heroes of Might & Magic VI (Ubisoft/ PC) Strateji Hepinizin de bildiği gibi Ubisoft un bu efsane oyunu merakla beklenen oyunlarda kendi yerini kesinlikle hak ediyor. Altıncı oyunun konusundan söz etmek gerekirse, besinci oyundan tam 400 sene öncesinde geçiyor. Efsanevi bir Archangel generalinin şeytani planları doğrultusunda, Ashan halkını kullanırken bu planları durdurmaya çalışan Griffen Duke hanedanlığıyla ilgili senaryolarda buluyoruz kendimizi. Oyunun yapımcısı ise hepinizin de yakından tanıdığı; Warhammer: Mark of Chaos ve Warhammer Mark of Chaos : Battle March’in yapımcısı olan Black Hole Entertainment. Oyunun çıkış tarihi ile ilgili tek bilgi ise, bu sene içerisinde piyasaya çıkacağı haberi.

Max Payne 3 (Rockstar/ PS3, Xbox 360, PC) Aksiyon 12 yıllık hasret son buluyor. Bunca zaman sonra karakterimizin değişen tek yanı dış görünüşü olmuş. Fakat bu kez oyun; ilk iki serisinin yapımcısı olan Remedy yerine Rockstar adı altında çalışan Vancouver Studios’a ait. Konusuna biraz değinmek gerekirse; Payne yaşadığı onca trajediden sonra artık bir molaya ihtiyaç duyar ve kendini emekli ederek Brezilya’ya yerleşir. Kendisinin yeni işi, Sao Paulo’lu zengin bir ailenin korunması olmuştur. Nitekim bu ailenin başı Brezilya’nın büyük mafyalarından biriyle beladadır… Oyun PS3 XBOX 360 VE PC platformları için çıkacak. Oyunun çıkış tarihi kesin olmamakla birlikte 2011’in son çeyreğin piyasaya sürülmesi bekleniyor çıkan haberler doğrultusunda.


Sitcker

Silent Hill 8 (Konami/ PS3, Xbox 360) Korku, macera Efsane oyun Silent hill sekizinci serisiyle (Downpour) yeniden karşımızda! Oyunun yapımcısı Konami; oyunu sadece Xbox 360 ve PS3 platformları için satışa sunacağını söyledi. Bu tabi ki biz PC kullanıcılarını biraz üzdü. Konu, her zamanki gibi dehşet odaklı olacak sekizinci seride de. En büyük değişikliklerden biri, karakter olarak ilk defa yöneteceğimiz Murphy Pendleton adında eski bir suçlu olacak. Oyun 2011 in üçüncü çeyreğinde piyasadaki yerini alacak.

StarCraft II: Heart of the Swarm (Blizzard/ PC) Strateji, RPG Gelelim Blizzard’in PC platformundaki efsane oyunu StarCraft II’nin ek paketi olarak piyasaya çıkacak olan Heart of the Swarm’a… Oyun hakkında bir iyi bir de kötü haberim var. İyi olan Heart of the Swarm, Zerg tabanlı olacak. Bu haber birçok StarCraft’cıyı eminim çok sevindirecektir ama maalesef ki oyun 2012 den önce piyasaya sürülmeyecek. Heart of the Swarm’dan beklentiler çok büyük PC platformunun gelmiş geçmiş en iyileri arasına adını yazdırabilir.

The Lord of the Rings: War in the North (Snowblind, Warner Bros/ PC, PS3, Xbox 360) RPg LOTR serisinin yeni oyunu olan War of the North her zamanki hikâyeye sadık kalacak. Oyun (malumunuz Warner Bros)Middle-Earth Enterprises tarafından geliştiriliyor. Co-op özelliği bulunacak bu oyun, sadece yetişkinler için satışa sunulacak (ki bunu bence çoğu oyuna uygulamalılar. Ülkemizde eline mouse alan erkek kesiliyor). Oyunu oynarken filmden birçok kareyi hatırlayabileceğiz. PC, PS3 ve Xbox 360 için piyasaya çıkarılacak bu oyun, 2011 yılının (kesin olmamakla birlikte) 2. çeyreğinde piyasaya sürülecek.

15


16

Layer

Yasin Birel (diepround)

1 turnuva, 3 oyun, 15 kazanan, 185 oyuncu, 4500 TL değerinde birbirinden değerli ödüller... Hardware Arena’nın online olarak düzenlemiş olduğu Trilogy Tour geçtiğimiz Ocak ayı içerisinde start aldı ve Şubat ortasında tamamıyla sonuçlandı! Üç oyun dalında gerçekleşen karşılaşmalar bazen inanılmaz mücadelelere bazen de no-showlara sahne oldu. Turnuvaya olan ilginin gerçek anlamda büyük olması bu organizasyonu daha büyük işler için bir haberci konumuna getirdi. Ayrıca GIGABYTE ve Thermaltake e-sports’un turnuvaya ödül desteği inanılmazdı. Lan organizasyonlarında dahi artık ödül olarak toplanan ücretlerin komisyon kesilmiş halleri ödenirken on-line ve ücretsiz bir turnuvada böylesi hediyeler oyuncuların ağızları-

nı tam anlamıyla sulandırdı deyim yerindeyse tam bir başvuru akını oluşturdu. Turnuvanın kazananlarına gelecek olursak; Birincilerin Ödülleri Gigabyte, 2. ve 3.’lerin Ödülleri Ttesports Starcraft 2 1. Necdet “Tempest” BİLMEN 2. Eren “WarAdmiral” MEMİŞOĞLU 3. Bilal “bloody” BİLALOĞLU Fifa 11 1. Ahmet “m1nd” KARADAĞ 2. Turushan “Sleeep” AKTAY 3. Deniz “Theviper” UMMAK

Call of Duty 4 MW (3vs3) 1. Takım Adı : Kentucky Fried Chicken Takım Tagı : KFC XFIRES: ftgrkmyldz (Fr1xsivE) , 3mr3canka (qlobaL) , riqzi (RiQ) 2. Takım Adı : Adeks Gaming Club CoD4 Takım Tagı : AdeksGC XFIRE : tonbaliklimakarna Oyuncular : HAYA , Maiko, WHISPERZ 3. Takım Adı :HARDWARENA GAMING Takım Tagı :HWA XFIRE :muhsinmert (yKzz) , cagdas1907 (chaKyLeXY), orchyn (orchyN)


Layer

17


28.12.2010 tarihinde İstanbul Bahçelievler Game Ekstra Store’dan sıfır olarak alınmış, 2 yıllık garanti belgesi, faturası dahil ve ses kartıyla birlikte satılık SteelSeries 5Hv2 7.1 kulaklık. Satış sadece İstanbul içi yüz yüze gerçekleşecektir. İlgilenen oyuncuların bilgisine Taban fiyat olarak 180 TL belirlenmiştir. Ürün sahibi Resul EMİCİ. iletişim; Facebook : Resul Emici MSN : thevanss@hotmail.com Xfire : thev4ns Tel: 0537 718 59 19


2010 yılından bu yana farklı taglar altında aynı oyuncularla başlayan COD4 serüvenimiz şu anda Respect our Authority ismiyle yoluna devam etmekte… Şimdilik sadece COD4 alanında aktif olsak da önümüzde ki günler ya da haftalar içinde LoL ve başka oyunlarda kadrolarımızı duyurma niyetindeyiz. Clanbase de yalnızca 3 hafta gibi sürede 1700 puana ulaşarak şimdiden Invite/ PreInvıte’a dahil olduk. Yukselişimize devam etmek istiyoruz… Clanımız yeni sayıldığından şu anda bir turnuva başarımız yok fakat şu an için içinde bulunduğumuz bazı online turnuvalar var ve bunlardan en iyi sonuçla ayrılmayı umuyoruz...

COD4 Oyuncu kadromuz ise şu şekilde; Nurullah “SH0U7Z” Sever Tolga Huseyin “LifelesS” Uzunoglu Serkan “BEONN” Ozdemir Tugay “Tuqy” Cincık Serhat “Fus!onzR <3” Yıldız Deniz “CHKjjz” Mazlum Arda Sinan “Pip” Yılmaz


20

Layer

TEK9 TEK9 2010 Yılının En İyilerini Belirledi..

2010 Yılının En İyilerini Belirledi..

Soner Gönençler (GR1Dz)

Dünyaca ünlü e-Spor sitesi tek-9.org sitesinde yaptığı anket sonucunda 2010 yılına damga vuran oyuncuları, takımları organizasyonları ve turnuvaları belirledi. Dünya’nın her yerinden katılımcıların gönderdiği on-line oylarla belirlenen anketin sonuçları çoğu gündem takipçisine göre sürpriz olmadı… İşte geçen senenin uluslararası arenada en iyileri;

Yılın En İyi Call of Duty 4 Oyuncusu Fredrik “qLimAxzU” Idh Dünyaca ünlü TCM ve h2k kadrolarında yer almış başarılı İsveçli qLimAxzU son takımı h2k Gaming’in dağılmasıyla birlikte eski takım arkadaşı visseh:R ‘le birlikte sixpack tagı altında oyun hayatına devam ediyor. Ankette gördüğümüz üzere 2009 yılının en iyi oyuncusu seçilen Stevy “ Stevy “ Verheyan ‘ı 62 oyla geçmeyi başaran qLimAxzu’nun başarısı bu ödülle sınırlı değil.

Yılın En iyi Assault Oyuncusu: Christopher “Lighters” Lightburn Yılın En iyi Call of Duty 4 Sniperi: Fredrik “ qLimAxzU “ Idh 2010 yılının en iyi sniperı ödülünü de alarak ödül sayısını 2 ‘ye çıkaran İsveçli yıldız TEK9 sitesinde yapılan oylamaya göre yine geçen yılın en iyi sniperı seçilen Stevy “ Stevy “ Verheyan ‘ı 117 oyluk bir farkla geçmeyi başardı ve gözlemlerimize göre 2010 yılı resmen qLimAxzU ‘nun yılı oldu. Geçen seneyle kıyasladığımızda ise geçtiğimiz yıl Stevy 290 oyla 1.olmuştu bu yıl qLimAxzU 587 oyla 1.oldu. Fredrik “ qLimAxzU “ Idh’nin TEK9 sitesine verdiği demeç ise şu şekilde;

21 Yaşındaki İngiltereli yıldız geçen yıllara göre 2010 yılında oyununun en aktif olduğu dönemlerdeydi. Dünya ‘nın ünlü takımlarında oynamayı başarmış ama bir çok oyuncu onu Reason Gaming ile tanımaya başlamıştı. Reason Gaming’in dağılmasından sonra yaz aylarına doğru fnatic takımına katılan Lighters TEK9 sitesinde yapılan ankete göre 468 oyla arkasında froz, odyx gibi ünlü oyuncuları bırakarak yılın en iyi assault oyuncusu seçildi. Lighters’ın TEK9 sitesine verdiği demeç ile sizleri baş başa bırakıyoruz.

Fredrik “ qLimAxzU “ Idh:

Fredrik “qLimAxzU” Idh

İki ödülü de kazanmak onur verici, ama eski takım arkadaşlarım ve diğer arkadaşlarım olmasaydı bu ödülü alamazdım. Beni mükemmel yapan onlardı. En büyük desteği kız arkadaşımdan gördüm, bu yüzden kız arkadaşıma ve diğer arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Herkese tekrardan teşekkürler!

Christopher “Lighters” Lightburn


Layer

Yılın Parlayan Yıldızı: Roe “froz” Langaas Christopher “Lighters” Lightburn: Öncelikle, bana oy verip destek olanlara, şu an ki takım arkadaşlarıma ve dostlarıma teşekkür etmek istiyorum. Yakın arkadaşlarım olmasaydı, oyundaki motivasyonumu kaybedebilirdim ama onlar sayesinde motivasyonumu dinç tutabildim. Bu yılın Assault ödülünü kazanmak bir yana, bu oylamada yer almak benim için bir onurdu. Bu konuda büyük bir rekabet söz konusu ve bunun önümüzdeki yıl devam edeceğinin farkındayım. Fnatic ile 2011 yılında bu başarıyı tekrarlamak istiyorum, performansımı gün geçtikçe daha çok artırmak niyetindeyim çünkü 2011 yılı COD4 için büyük bir yıl olacak gibi gözüküyor. Son olarak yıl boyunca lan game organizasyonlarına katılmam için beni destekleyen sponsorlarıma teşekkür etmek istiyorum. (Ugame, Slappa, Enuzi clothing, Bouncer4you, FSHOST ve raidcall) Yılın En iyi SMG Oyuncusu: Johan “miRACLE” Gärtner 19 yaşındaki İsveçli yıldız SMG silahında üstün yeteneğiyle ankette kullanılan 1738 oyun 425 ‘ini alarak duffeR , Mumma ve LINQAN gibi oyuncuları geride bıraktı. Şuna değinmeden geçmek istemiyorum anket sonuçlarında 425 oy alan miRACLE ile onu takip eden duffeR arasındaki oy farkı sadece 9. 2011 yılında duffeR ile miRACLE karşılaştırmaları epey bir zaman alacak gibi tahmin ediyoruz. miRACLE ‘ı genellikle h2k takımından tanıyor olabilirsiniz. 2010 yılında takımı ile katıldıkları turnuva ve sonuçlardan bir kaç

Haber boyunca şunu söylemeliyim ki 2010 yılı İsveçli oyuncuların yılı olmuş yılın enleri çoğunlukla İsveçli oyunculardan oluşuyor. Roe “ froz “ Langaas ‘da onlardan biri… fnatic takımından tanıdığınız froz ankette kullanılan 1774 oyun 724 gibi büyük bir rakamını alarak yılın parlayan yıldızı seçildi. Ayrıca froz yılın en iyi assault oyuncusu anketinde lighters ‘dan sonra 406 oyla 2.seçilmeyi başardı. Roe “ froz “ Langaas şu anda TCM Gaming ‘de oynuyor.TEK9 sitesine verdiği demeç ile sizleri baş başa bırakıyoruz. Johan “miRACLE” Gärtner tanesine değinmek istiyorum. SteelSeries eSport Challange turnuvasında 2.olarak 1250€ para ödülünün sahibi oldular, ardından DSrack lan game ‘de 1.olarak 3000€ para ödülünün sahibi oldular. Bunlar sadece 2010 yılında kazandığı ödüllerin bir kaçı 2010 yılında katıldıkları tüm turnuvaların sonucunda ortalama bir hesapla 11525€ kadar bir para ödülünün sahibi oldular ki bunlar sadece bizim öğrenebildiklerimiz. miRACLE şu anda TCM Gaming ‘de performans gösteriyor. TEK9 Sitesinde ödül hakkındaki demecinde miRACLE şunları söylüyor; Johan “ miRACLE “ Gärtner: Benim için oy veren bütün destekçilerime teşekkür etmek istiyorum. Bu yıl, yeterince tecrübe kazandık, zaten bu ödül benim ve takımımın başarısını özetliyor. Bu ödülü kazanmayı gerçekten beklemiyorduk ama toplum tarafından takdir edilmek gerçekten çok güzel. Herkese teşekkürler…

Roe “ froz “ Langaas: COD4 deki zamanım şu ana kadar benim için tam bir cehennemdi. pandorum takımına katılmadan önce bir buçuk sene boyunca arkadaşlarımdan oluşan karışık bir takımla yola çıkmıştım. Sonra bu oyunu daha fazla ciddiye almaya başladım.2010’un başında ilk yerel ağıma katılmıştım, ikinci olarak karışık bir takımla katılmıştım ve daha sonra ve daha sonra tcm-gaming e dönüşecek olan h2k tarafından seçildim. şu ana kadar her şekilde kapsamlı, yükselişli bir yolculuk oldu benim için, yıl boyunca hem iyi hem de zor zamanlar yaşamış olsam da… Bana oy veren herkese teşekkür ediyorum ve temennim o ki 2011 ile birlikte tcm-gaming harikalar yaratacak!

Roe “froz” Langaas

21


22

Layer

2010’un En iyi Organizasyonu: The Antwerp Esports Festival #2 The Antwerp Esports Festival #2 Bu yılın bize göre de tartışılmaz en iyi organizasyonlarından biriydi. Ankette 831 oy ile 1.olmayı başardı. Call of Duty 4 oyununda 24 takımın katıldığı turnuvada Power Gaming 1.oldu ve 6,000€ para ödülünün sahibi oldu. Anketteki diğer organizasyonlara baktığımızda CIC7 ve Steel Series eSport Challange gibi organizasyonları geride bırakan The Antwerp Esports Festival #2 yetkililerinden Janssens Sam ‘ın verdiği demeç ile sizleri baş başa bırakıyoruz. Janssens Sam: Bu ödül, öncelikle bu başarı için yıl boyunca çaba harcayan gönüllüler çin büyük bir destek sağladı. Bu yüzden bizi bu başarıya layık gören herkese teşekkür ediyorum. Tabi ki etkinlik düzenleyen tek kişi bizler değiliz, aynı şekilde zaman ve emek harcayan tüm etkinlik düzenleyenlerin de çalışmalarından ötürü takdir kazanmaları gerektiği inancındayım. AEF 2011’de gücümüzü korumak, eksikliklerimizi ortadan kaldırmak veya en azından aza indirmeyi umut ediyoruz. Kısacası, e-Sport organizasyonlarını oyuncular için optimize etmeyi ve yılın olayına aday yeni etkinlikler organize etmeyi umuyoruz. Kim bilir belki bunu başarırız?

2010 ‘un en iyi takımı: TCM Gaming İsveç’li dünyaca ünlü TCM Gaming’in bir süre inaktif olan Call of Duty 4 kadrosu 2010 yılı içerisinde tekrar eskisi gibi aktif olarak e-Sport camiasında yankı uyandırdı.H2k Gaming ‘in dağılmasıyla birlikte TCM Gaming H2k oyuncularının çoğunu bünyesine katarak kadrosunu güçlendirdi. Ankette 672 oy ile 1.olarak fnatic , Power Gaming ve geçen senenin 1.si Team Dignitas’ı geçmeyi başaran TCM Gaming’in , 2011 yılı içerisinde de Dünya’da çoğu başarılara imza atması bekleniyor. Takımın şu anki Call of Duty 4 kadrosu , başarıları ve TCM Gaming kurucularından Craig “ walkah “ Walker ‘in demeci şu şekilde ;

Call of Duty 4 Kadrosu: Adam “Mumma” Timle-Händel Johan “miRACLE” Gärtner Hampus “mySn” Karlsson Roe “froz” Langaas Robin “robyYE” Swaters Başarılar: SteelSeries Esports Challenge finalisti Antwerp Esports Festival #2 finalisti DSRack #3 şampiyonu Craig “ walkah “ Walker: Bu takımın oyuncuları Yılın takımı ödülünü kazanmayı başardılar. Dürüst olmak gerekirse, onlar bu ödülü gerçekten hakkıyla kazandı, bu yüzden çok mutluyum. Bu oylamadaki diğer bütün adayların yıl boyunca gösterdiği gayreti, özveriyi ve başarıyı tebrik etmek gerekir. 2011 yılını dört gözle bekliyoruz. Tabii ki en büyük teşekkürü değerli sponsorlarımız hak ediyor. (Madz Catz, Cyborg Gaming, Cooler Master, CM Storm, Powerdrive Computers, Multiplay and Enuzi Clothing.)


Layer

Yılın En iyi Cod4 Frag Movie’si: Play with Soul Mazarini & Paradox

2010’un En iyi Quake Live Organizasyonu: QuakeCon

2010 yılının son aylarında çıkmasına rağmen bomba etkisi yaratan movie eSuba takımından tanıdığınız Nikolai “Mazarini” Lazarev ve Jan “ Paradox “ Duchon ‘a ait. Movie’de değinmek istediğim konular ise ;

“QuakeCon” adından da belli olacak ki sadece Quake severler için düzenlenmiş bir organizasyon. Bu sene Amerika-Dallas’ta gerçekleşen organizasyonun finalinde Alexei “Cypher” Yanushevsky, Anton “Cooller” Signov’u yenerek birincilik ipini göğüsledi ve bireysel demecinde de söylediği gibi, finali iki Beyaz Rusun oynaması, bu oyuna Rus dostlarımızın damgasını vurduğu yönünde bir fikir verebilir bizlere de... Anketteki diğer organizasyonlara baktığımızda Dreamhack Winter 2010 ve ESWC 2010 ‘u görüyoruz. Organizasyon hakkında Software şirketinin TEK9 Sitesinde yayınlanan sözleri ve turnuva sıralamasıysa şöyle;

Movie genellikle animasyona yönelikti yani bir çok sahnede 3D düzenlemesiyle karşılaştık. Bazı sahnelerde anime yüz eklentileri, gözlük ve sigara dahi bu animasyonun içine dahil oldu. Fraglar ve özel efektler oldukça etkileyiciydi. Müzik konusunda daha dinamik müzikler seçilebilirdi ve tabii kide movielerin vazgeçilmezi intro, outro sahnelerinde özellikle son sahnede yine 3D animasyonu ile karşılaştık. Movie anket sıralamasında qLimAxzU Oversured, LAX ve japanism gibi movieleri geride bırakarak 966 oy ile 2010 yılının en iyi COD4 Frag Movie ‘si seçildi. Ben şahsen bu movie ‘ye verdiğim puan 8.5 / 10 oldu. Movie ‘nin yapımcısı Mazarini’nin TEK9 sitesine verdiği demeç ile sizleri baş başa bırakıyoruz. Nikolai “Mazarini” Lazarev: Bana oy verenlere ve hayranlarıma teşekkür etmek istiyorum. Bilindiği gibi bu movie de birçok sorun vardı ama buna rağmen her yönüyle mükemmel bir iş çıkarmayı hedefledim. Yeni şeyler öğrenmek ve bazı şeyleri baştan yapmak için çok büyük zaman harcadım. Bu işte motivasyon kaybetmek gerçekten çok kolay ama beni ayakta tutan destekçilerimin ve hayranlarımın yorumlarını ve yazılarını okumak oldu. Ve en büyük teşekkürü shyZ, alz, katha ve acidz hak ediyor.

Alexei “Cypher” Yanushevsky Yılın En iyi Quake Live Oyuncusu: Alexei “Cypher” Yanushevsky 2009 yılının son çeyreğinde verdiği mücadele ile diğer oyuncuların gözünü korkutan Cypher , European Championship Finallerinde her ne kadar 4 üncü sırada yer alsa da , Mart ayında düzenlenecek olan World Championship Finallerinde favori olarak görülüyor. Cypher ankette 165 oy aldı ve onun hemen ardından gelen Anton “ Coller “ Singov 154 oy ile 2.olarak sıralamada yer aldı. 2011 yılında bu iki oyuncunun karşılaşmalarını zevkle izleyeceğiz gibi bir kanı şimdiden hakim. Cypher ‘in TEK9 sitesine verdiği ise şu şekilde; Alexei “ Cypher “ Yanushevsky: Beyaz Rusyalıların IEM European Championship finallerindeki QuakeLive Turnuvasında ne kadar güçlü olduklarını ve bu gücü koruduklarını gördük.

Turnuva Sıralaması : Alexei “Cypher” Yanushevsky ($14,000) Anton “coolleR” Singov ($7,500) Alessandro “Stermy” Avallone ($4,000) Software: Hiç kimsenin Quakecon organizatörlerine yaklaşabileceklerini düşünmedik ama eminiz ki tek9 toplumundan aldıkları ödül ile mutlular.

23


24

Layer

Yılın En iyi Quake Live Movie’si: Cyper The Movie Musashi ‘Musashiii’ Myamoto tarafından yapılan bu movie TEK9 2010 Quake Live oyuncularının beceri ve yeteneklerini çok iyi bir şekilde gösteriyor. Movienin yapımcısı Musashi “ Musashiii “ Myamoto ‘nun TEK9 Sitesine verdiği demeç ile sizleri baş başa bırakıyoruz. Musashi ‘Musashiii’ Myamoto: Film yapımında bana yardımcı olan herkese ve beni bu ödüle layık gören herkese teşekkür etmek istiyorum. Demo ve fikirleriyle bana destek olan Cypher’s a, teknik olarak büyük yardımları dokunan KittinIgnition’a, yarışma organizatörü TEK9 ekibine en büyük teşekkürlerimi sunuyorum. Umarım film çekmeye devam edebilirim ve ayrıca film çekmiş olan herkese de tebrikler. Bu arada bir de sponsorumuz razer a koca bir alkış.

Yılın Elektronik Spor Kaynağı Call of Duty: Modern Warfare Doğrusunu söylemek gerekirse bu birçok oyuncu ve takipçi için süpriz olmadı. Dünya’da artık Elektronik Sporlar denildiğinde çoğu kişinin aklına hep aynı oyunlar gelir. Call of Duty 4, Counter Strike, Starcraft, World of warcraft, FIFA gibi oyunlar Elektronik Sporlarların temel kaynakları olmaya devam ediyorlar. Call of Duty: Modern Warfare yapımcısı İnfinity Ward’ın 2007 yılında piyasaya sürdüğü oyun, Call of Duty serisinde Multiplayer alanında liderliğini sürdürüyor diyebilirim. Bu sayede

de COD4 oyunculara pek iyi bir grafik veremese de oynanış bakımından Infinity Ward iyi iş çıkarmış. Avrupa da e-Sport ne durumdadır, Türkiye ‘de eSport ne durumdadır o konulara pek girmek istemiyorum. TEK9 Sitesindeki ankete göre COD4 2.olan rakibi Starcraft 2 ile arasındaki oy farkı 861! Dudak uçuklatan bir rakam iki rakip arasında… StarCraft 2’yi takip eden oyun ise Quake Live 66 oy ile 3.sırada Counter Serisinin ilk 3 ‘de yer almaması da bana biraz garip geldi açıkçası. Diğer taraftan hiçbir Activision yetkilisi bu ödül hakkında bir açıklamada yada bir teşekkürde bulunmadı…


Layer

25


26

Layer

C.S.I: E-SPORT W.Petersen (WillPet)

6 Şubat CoD4 Lan Komedisi Kırk yılda bir düzenlenen Call of Duty LANGame’lerinden biri olan bu etkinlik yine alışıla geldiği üzere yıllardır aynı şekilde gecenin köründe tamamlandı. Hatta tamamlandı demek yanlış olur. Saatler 02:30 civarını gösterdiğinde son harita kalmasına rağmen, cafenin ceza yeme ihtimali yüzünden finale kalan iki ekipte 1. sayıldı. Bir zamanlar da Almanya yenilince biz de yenilmiş sayılmıştık o türden :P Bir diğer konuda para ödülünün ortadan kalkması. Evet bu anlaşılabilir bir durum bana göre fakat bunun yerine zaten pahalıya satılan ürünleri birde kargo ücreti ödeyerek hediye çekleri ile alıyor oyuncular J Yine de napacaksınız, eliniz mahkum gidiyorsunuz, gideceksiniz de. Sizler gitmeye

devam ettikçe, o turnuvalar da aynı kalitede ya da kalitesizlikte yapılmaya devam edecek. Trilogy Tour En son Trilogy Tour’u gördük geçtiğimiz ay. Finallere kadar bir sürü noshow karşılaşma, uzayan bir chart, sorumsuz oyuncular ve anlamsız CoD4 ayağı ile tartışmalar. Fifa ve Starcraft 2 kısmının nispeten daha hızlı ve düzenli işlediğini gördük. Özellikle fifa’da oyunun orjinal olmamasından kaynaklanan birsürü gereklilik varken çoğu arkadaş bunları yerine getirdi. Starcraft 2 ‘de ise büyük isimler bile yarı finale doğru noshow ile maç kaybettiler. Starcraft 2’nin sona kalan dört oyuncusunun ilk 3 için çarpıstıgı maçları, canlı yayınla izleyiciye, tarafsız şekilde aktarılan gayet kaliteli bir ortam sunuldu. Gerek reklamı ile, ge-

rekse oyun konusunda bilgili kişilerin tarafsız yorumları ile enteresan bir yayın olduğu gerçek. Tarafsız kelimesinin altını çizmek lazım bana göre burada. İzlediğimiz birkaç yayında kişilere bile aleni şekilde çirkin yakıştırmalar yapıldığını görüyoruz, duyuyoruz. Bu nedenle sunucu ve yorumcu arkadaşı ayrıca tebrik etmek gerek sanırım. Aynı yayının niye Call of Duty 4’te göremediğimiz ise bir muamma. Duyduğumuza göre yine oyuncuların bir işgüzarlığı varmış ortada ya, neyse. Bu kadar ödülün olduğu yerde hile olmaz mı? Olur tabiki. Bu konuda gelen duyumlar ise kanıt olmadığından yayınlanamayacak düzeyde. Fakat ortamın ne kadar kalitesiz olduğu iyice gün yüzüne çıkmış bulunuyor. Bu nedenle hem turnuva adminlerini, hem de oyuncuları


Layer

kınıyorum. Umarım bu şekilde daha fazla değeri yüksek online turnuva yapmazlar veya offline etkinliğe yönelmeye çalışırlar. Gerçi bu mekan kıtlığında tüm parayı da gece 3-4 gibi bitecek bir yere yatırmak da anlamsız olsa gerek. League of Legends Son zamanların yükselen oyunu, LoL Avrupa’da da yankı bulmaya devam ediyor gibi. Dignitas’ın da LoL ekibini duyurması ile gözler bir anda Türkiye tarafına döndü. Loltr.com’un da katkılarıyla yakında ödüllü bir turnuva geliyormuş sanırım. Detayları tam belli olmayan bu etkinliğin, ilk giriş için 1vs1 üzerine yapılabileceği yönünde görüşler şimdilik mevcut. Dileriz bu etkinlik gerçekleşir ve gereken ilgiyi görür de 5vs5 için umutla yeni etkinlikler bekleyebiliriz. TMNF ve TF2 Ülkemizde var olan ancak yeteri kadar ilginin kalmadığı iki oyun dalı. TMNF’yi HWA kadrosu ESL EU ladderda birinci sıradaki başarısı ile yaşatırken, TF2’nin başarılı sayılabilecek son kadrosu da geçtiğimiz günlerde dağıldı. Oyuncuların anlaşmaz-

lığa düştüğü ekipte, eski Fubar oyuncuları da bulunuyordu. Point Blank Oyun dünyasının yeni gözdelerinden biri de PointBlank. Compex fuarındaki enteresan showları ve ödüllü etkinliği ile ilgi toplamıştı. Fuarda birinci olan ekip CS takımı ile yakınen tanıdığımız Dark Passage saflarına katıldı ve ülkemizi Endonezya’da yapılacak turnuvada temsil etmeye hak kazandı. Kendilerine başarılar diliyoruz. Ttesports Ttesports markası hepimizin bildiği üzere Thermaltake firmasının, gaming ürün gamını oluşturan yeni markası. Yurtdışında olduğu gibi ülkemizde de e-sports takımlarına sponsor olan Ttesports hızlı girdiği TR ortamında, yavaşlamıyor. Starcraft 2 ekibi V4 ile sponsorluk anlaşması imzalayan Ttesports, HWA Trilogy Tour’da da sağladığı süper ürünlerle oyuncuları mest etti. Geçtiğimiz günlerde de HWA ve Ttesports işbirliğini resmen duymuş olduk. Uzun süreden beri beklenen bu sponsorluk sadece Call of Duty 4

ekibi için geçerli olacakmış. Sanki başka ekipleri kaldı mı :P . artık HWA. Tt.CoD4 ekibi olarak anılacak olan kadro online ve offline etkinliklere katılmaya devam edecek. XFIRE iletilerinden gözümüze çarpan birkaç detay da yeni bir sponsorun yine HWA kanadında varlığı. Doğruluğu tartışmaya açık olsa da, eskiden bu tip sponsorluklar hayal iken şimdi sadece birtanesi için değil birkaç tanesi için bile dedikoduların olması gayet sevindirici bir haber ülkemiz esportsu için. TSLPRO Starcraft 2’nin çıkması ile birlikte mükemmel bir orgnizasyon ortaya konulmaya çalışıldı. Gerek birbirinden ünlü sponsorların bir arada bulunması, gerekse canlı yayınları ile farklı bir hava yaratan tslpro, uzun soluklu olması ve oyuncuların çogunlugunun wow’a dönmesi ile birlikte durma noktasına geldi. Bunda sponsorların da payının olduğu söylense de binbir zorlukla hazırlanan bu etkinliğin uzun soluklu olsada takip ve iştirak edilmesi gerekirdi biz oyuncular tarafından.

27


Layer

28

CLANBASE NATIONSCUP XIV Yasin Birel (diepround)

Dergimizin Şubat sayısında haberini yayınladığımız ve Ocak ayında start alan Clan Base Nations Cup’ta Türkiye adına adım adım sona yaklaşılıyor. Gruplardan finallere çıkmakta zorlanan milli takımlarımız, teker teker “bir başka NC’ta daha iyi oluruz” ifadeleri kullanırcasına turnuvaya veda ettiler.

TMNF ve COD4 kardolarımız ise playoff turlarında ilk rakiplerini elediler bile. Buna karşın Counter Strike : Source takımımız ise playoff biletini son maçta elinden kaçırdı. Gayet ilgi çekici bir Milli serüven yaşayan ülkemiz oyuncularının, kimi oyundan banlandığı için kadrosunda yer aldığı Milli takım turnuvadan çekildi kimi

de elektronik sporların kalbine kadar gitme başarısı göstermesine rağmen eminim ki heyecandan elleri titreyen milli takımlar karşısında çil yavrusu gibi döküldü ve gruplara dahi çıkamadı. Bakalım önümüzdeki günler Clan Base’de Türkiye adının yanına bir kupa getirecek mi?

COD2 COD2 milli takımımız ne yazık ki Nations Cup’ta bu sene pasif bir görüntü sergileyerek sadece bir galibiyet alabildiler. Buna karşın gruplarında Polonya’nın turnuvadan ihracından dolayı bir mağlubiyeti silinen millilerimizin üç mağlubiyeti bulunuyor. Bu arada ufak bir not; millilerimiz aldıkları tek galibiyeti de no-show’a borçlular… İşte millilerimizin grup maçları ve gruptaki son durum;


Layer

COD4 Grubunda oldukça başarılı maçlar yapan millilerimiz, ikinci maçı LAN-Game arasına sıkışmasına rağmen grubundan oldukça rahat bir puanla ayrılmayı bildi. İki galibiyet ve bir mağlubiyet ile dört yerine üç maç sonunda grubunda lider olarak elemelere geçen millilerimiz, final yolundaki ilk sınavını da hiç zorlanmadan verdi ve Slovakya milli takımını 25 - 8 gibi gayet net bir skorla devirdi. Maçın adamı olarak milli takımımızın kaptanı Orçun “orchyN” Koçak seçildi. Bu arada toplam maçlar sonunda İsveç’ten sadece 2 round eksik kazanarak, kazandığı round sayısını 73’e kadar yükseltti millilerimiz ve yine en fazla round averajına sahip ikinci takım oldu gruplarda. Bir son dakika gelişmesi olarak da sevgili okurlar Türkiye’nin finaller ikinci urundaki rakibi İtalya oldu! Rakip olarak İsveç beklenirken gerçekten müthiş bir karşılaşma sonucu normalde 25’de bitmesi gereken maçı 40 -37 gibi bir skorla ancak sonlandırabildiler! Böylece İtalya, kadrosunda geçen senenin en iyilerini barındıran İsveç’i turnuva dışına itti! Sonuç olarak Türkiye ve İtalya son sekizde karşı karşıya…

29


30

Layer

COUNTER STRIKE 1.6 Milli takımlarımızdan sevindirici haberler kadar çok olmasa da üzücü haberler de gelmeye başladı. CS 1.6 milli kadromuz Dreamhack yorgunluğunu ve Leh kızlarını üzerlerinden atamamış olacaklar ki Belarus milli takımına çok yakın skorlarla harita bazında 2 – 1 yenilmekten kurtulamadılar. Millilerimizin maç kadrosu ise şu şekildeydi; Salih “marqnue” ONARAN Doğukan “prostar” EREL Can “corvinus” KILIÇ Berkhan “vElixa” FERİZCAN Aykut “RapeN” SARAÇOĞLU

URBAN TERROR Urban Terror milli takımımızın bazı yazılımsal problemlerden dolayı turnuvadan kendi istekleriyle çekildiklerini gördük. Raven nickli oyuncumuzun bireysel bilgisayarındaki bir dosyanın onu UAC3 antihack programı tarafından banlamasına neden olduğu ve bu nedenle Türkiye milli takımının Clan Base Nations Cup’tan kendi istekleriyle ayrıldıklarını öğrendik…

CS : SOURCE Bireysel klanlarında gayet yoğun tempo içerisinde olan millilerimiz Nations Cup’a gayet hızlı bir giriş yapıp Slovenya’yı 19-11 gibi bir skorla devirmeyi başarmışlardı. Bana sorarsanız grubun ağır toplarından biri olabilecek bir kadroya sahip olan millilerimiz ne yazık ki bir istikrar tutturamadılar ve daha sonra bir yenilgi alarak avantajlarını yitirdiler. Grubun en can alıcı maçındaysa Finlandiya ile 15 – 15 berabere kalan millilerimiz ne yazık ki finallere gitme biletini son maçta Norveç’e kaptırdı… Millilerimizin karşılaşmalarından çıkan sonuçlar ise şu şekilde;


Layer

SC2

31

Grup maçları sırasında kaptan değişikliğine giden millilerimiz, nedendir bilinmez ESL’deki üstün performanslarını ClanBase Nations Cup’ta ülkemizin adına sergileyemediler(!)… Sanırım profesyonellik bireysel anlamda başarıyı gerektiriyor fakat milli bir çaba sarf etmek bu gereklilikler içerisinde yer almıyor. ThermalTake’in bile sponsor olduğu bir kadro iki maçında da 4 – 1 ‘lik skorlarla mağlubiyetin ellerinden öpüyor ve bir maça da çıkma gereği bile duymuyor. Clanbase’de neden her milli bayrağın yanında bir kupa logosu olup ta bizde neden olmadığını şimdi daha iyi anlıyorum. Playoff turuna pc ekranlarından bakan dostlara haber verelim milli takım bu Nations Cup’ı ilk terk edenler arasında gözlerinizi yorup ta Türkiye’yi aramayın, buyurun skorlar;

TMNF Milli takımlar arasında neredeyse en mükemmeli hiç şüphesiz TMNF milli takımımız. Bu güne kadar namağlup yoluna devam eden millilerimizin ne yazık ki en yeni rakibi Kanada’ya 5 Mart Cumartesi günü elenmesi biraz moralleri düşürse de millilerimizin şansı halen devam etmekte. Yeni rakip olan Kanada bu güne kadar 4 galibiyetle upper tourda yer almayı başarmıştı fakat bu maçların son iki tanesi no-show ile alınmış galibiyetlerdi. Kanada’nın son rakibi Brezilya no-show sonucu kaybedenler finallerine düştü; fakat orda da yine no-show ile bizim elediğimiz Almanya’yı bir üst tura kendi elleriyle çıkardılar. Bu arada playoff turunda kazananlar ve kaybedenler finalleri olduğundan millilerimiz gayet rahat ve başarabileceklerine herkesi şimdiden inandırdılar bile… Öyle ki, daha ilk oynadıkları maçta % 80’e %20 Macaristan alır diye tahminde bulunan Clan Base’i bile ilk andan yanılttılar. CB için bir diğer yanılgı ise; playoff ilk turunda %65 ‘e %35 Almanya lehine olan düşüncelerin, Almanya’nın kaybedenler finallerine gitmesini önleyememesi oldu. İşte sonuçlar;


X ` Code Multigaming e-Sport kaynaklı bu program XFire kullanıcıları için özel olarak yapılmıştır. Adından da belli olduğu gibi bu program ile statü çubuğuna aynı anda 2 farklı durum yazısı yazabilirsiniz ve Status Charger sizin için belirli aralıklarla statünüzü değiştirir. Hiçbir kurulum gerektirmeyen bu programdan en dolu 4 oyun sunucusuna da otomatik olarak bağlanabilirsiniz.

Kullanım; Programı açtığınız anda karşınıza 1.Status ve 2.Status çubukları göreceksiniz. Her 2 kutucuğa da yazmak istediğiniz statü ifadelerini yerleştirin (yazın) ve başlat tuşuna basın. Yaklaşık 6 saniye sonunda yazınız otomatik bir şekilde diğer statü yazısıyla değişecektir. Yazıyı durdurmak için Durdur butonuna basmanız yeterli olacaktır. Program ayrıca size, Türkiye ‘nin Call of Duty 4 ve Call of Duty 2 alanındaki en dolu

sunucularına bağlanma fırsatı veriyor. Sunucular arasında 1 tanede yabancı server vardır.

Programı İndirmek İçin: www.xcodemultigaming.ace.st/?pid=2

X ` Code Multigaming eSport


Layer

34

Soner Gönençler (GR1Dz)

Türkiye ‘de aktif olarak oynanan bir çok oyunla ilgili olarak çoklu oyuncu modunda düzenlediği turnuvalarla oyuncuları buluşturmayı hedefleyen Turnuval ekibi, Türkiye’nin İlk e-Spor Temalı e-Dergisi Gamerlopedia ‘nın en önemli destekçileri arasına katıldı. Turnuval’ın düzenlediği turnuvalara katılmak için Turnuval.com adresinden faydalanabilirsiniz. Turnuval; “Online ve Multiplayer Oyun Turnuvaları Forumu Trunuval, 24.740 üye sayısıyla oldukça iyi bir istatistiğe sahip. Bu site 2005 yılında HamachiTürk ismiyle kurulmuş olup günümüze kadar önceliğini oyunculara daha eğlenceli bir oyun keyfi yaşatmak olarak belirlemiş ve bu isteğini gerçeğe yansıtmıştır. Turnuval 7 farklı oyunda turnuva düzenlenmiş ve özellikle FiFa ligleri ile daha eğlenceli saatler geçirmenize yardımcı olmuştur.” şeklindeki bireysel açıklamasıyla kendi hakkında oldukça belirleyici bilgiler vermekte. Peki Turnuval Hangi Oyunlara Turnuvalar Düzenledi ? -Point Blank -Counter Strike -Call of Duty Serisi -Wolfteam -Lord of the Rings -Pro Evolution Soccer - PES -FiFa Serisi

Ödül kısmına baktığımızda ise Orjinal Key ödülleri görebilmekteyiz. Turnuval, aktif multi gaming alanına yayılma kararı ile birlikte Point Blank ve Call of Duty 2 kadrolarını duyurdu ve aktif olarak oyun hayatlarına başladı ve TRNVL tagı altında . Turnuval Gaming özellikle Point Blank oyununa iyi bir giriş yaparak Türkiye’nin en iyi takımları arasına girmeyi başarmıştır. Turnuval Gaming yetkilileri ise kendilerini şu şekilde ifade

ediyorlar; “ Vizyonumuz; nasıl online oyun oynanabildiği temeli üzerine kurulan sitemizin büyümesi, daha geniş kitlelere hitap etmesi ve bu hususda bahsi geçen kitlelerin eğlenip hoşça vakit geçirebilmesini sağlamak ve misyonumuz ise; uluslararası turnuvalara (World Cyber Games gibi.) Turnuval Gaming adı altında, Türkiye’yi temsil etmek için oyuncu gönderebilmektir. “ Web Site: www.turnuval.com Facebook: www.facebook.com/turnuval


Layer

35

TurnuvaL Ödüllü Tanıtım Video Yarışması Kurallar 1 ] Yapacağınız Video Tamamen TurnuvaL İle İlgili Olacaktır. 2 ] Yaptığınız Video’yu Youtube veya İzlesene vb. Sitelere Yükleyebilirsiniz. 3 ] Yarışmaya Tüm Oyuncular ve Forum Görevlileri Katılabilir. 4 ] Yaptığınız Videoları Kesinlikle Forumda Paylaşmayın ` poLat veya Mert ‘ e Özel Mesaj Olarak Atınız. 5 ] Kapasite : 10 [ Artabilir ] Yarışmaya katılan her kişi bu kurallar okumuş ve kabul etmiş sayılır Ödüller : Gamepad + Orjinal Oyun Bu yarışmayı kazanana Gamepad + Orjinal Oyun verilecek bu konuyu çevrenizdeki arkadaşlarınızada bahsedebilirsiniz, sitemize oyuncu olan herkez bu ödülü kazanabilir. Amaç: Sitemizin tanıtımını evde, sokakta, okulda, markette, sinemada yani istediğiniz herşekilde ve heryerde bizi en iyi şekilde tanıtın ve videolarınızı youtube yada izlesene sitelerinde paylaşın ve bu linki bu konu altında paylaşın, bizdende yukarıdaki ödülleri kazanın.

YARIŞMA FORUM’una ULAŞMAK İÇİN TIKLA


36

Layer

Daha Neler Var Ramazan Kahraman (mEta)

Türkiye`nin ilk e-spor temalı dergisinin selameti için Türkiye`de oynanan benim haberdar olduklarım diğer oyunlara bir göz atalım; League of Legends Kendisi Heroes of Newerth, Dota tarzı, yeni çıkmış bir gerçek zamanlı strateji oyunu. Türkiye`de çıktığı günden beri belli sayıda müdavim edinmiş durumda, edinmeye de devam ediyor. Oyunun daha geniş kitlelere yayılması ve benimde takip ettiğim oyunlar arasına girmesi ise OyunGuru`da CS oyuncularının kurduğu LoL takımının haberiyle olmuştur büyük ihtimalle. Daha sonrasında HWA`nın LoL takımı oluşturmasıyla tamamen ilgi alanımın içinde yer almaya başladı. Ayrıca LoLTR.com gibi bir site yayında olduğu sürece; oyunu yeni oynayamaya başlayan arkadaşlar ya da başlamaya meyli olanlar sorun yaşamadan oyunlarını oynayabilirler. Oyunun Lan versiyonu biraz garip(anladığım kadarıyla); LoL`u geliştiren şirket, oyunun Lan versiyonunun tekil kullanıcıların eline geçmemesi için varını yoğunu ortaya koyuyor. Bunun için resmi lan turnuvalarına tırların içine yerleştirdiği bilgisayarları götürüp, turnuva bittiğinde toplanıp gidiyor. Bundan ötürü offical turnuva yapmak oldukça zor olsa da, internet üzerinden 100.000$ ödül ile düzenlenen turnuvalar oyuncuları yeteri kadar mutlu etmeyi başarıyor olsa gerek. Bunların yanında Türkiye`de NitroGamers`ın

çabalarıyla online turnuvalar düzenlenmeye devam ediyor. Konuşulanlara doğrultusunda NitroGamers’a gerçek anlamda rakip olmaya niyetli bilindik bir takım da çalışmalara başlamış ve yeni ödüllü turnuvalar zincirine LoL`u ekleyebilirmiş. Sonuç olarak; oyun gelişme aşamasında olsa da tam profesyonelleşme adına önemli adımlar atıyor ve tüm Dünya oyuncuları bu adımları daha da hızlandıran en temel etken… Point Blank Türkiye`de birkaç aydır oynanabilen Point Blank; oyunu ülkemize getiren firmanın çabalarıyla sıçrama, hoplama, şahlanma yaşadı. Yapılan başarılı reklam faaliyetleri ve organizasyonlar ile oyuna olan ilgiyi en üst düzeylere çıkarmada sorun yaşanmadı. Bunu takiben birçok e-sporcu bu oyuna yönelse de, oyundaki ortamın tam kıvamını bulduğunu söyleyemeyeceğim malesef. Endonezya`ya gidecek Dark Passage.PB takımına girmek için 1 hafta harcamanın yetmesi de - bunu başaran oyuncunun kabiliyetini göz ardı ederekoyundaki takımların durumunu görmemize fevkalade yardımcı olacaktır. Ayrıca 5.000$ ödül ile düzenlenen Türkiye Şampiyonası için oyuna başlayan oyuncuların da oyundan bir bir el çekmesinden sonra neler olacağı konusunda tahmin yürütemesem de,

Point Blank’ın biraz daha zamana ihtiyacı olduğu su götürmez bir gerçek. Oyunun yapısının da tam anlamıyla profesyonel oyuna yönelik olmaması sorunlara neden oluyor gibi fakat yine de PB gördüğü ilgi ve destek ile geldiği yerin ilerisine rahatça geçecektir. TrackMania 2 yıl öncesinde, Türkiye`de altın çağını yaşayan oyun; son dönemlerde iyiden iyiye duraklama dönemine girmiş durumda. ESL`ın ladder faaliyetleriyle biraz hareketlenme olduğu sıralarda Team Destiny`nin kapılarını kapatması, ardından HWA`nın TM takımının dağılmasıyla kalburüstü diyebileceğimiz birçok oyuncunun inaktiflik sürecine girmesi, zaten az sayıda olan profesyonel takım sayısını bir elin parmaklarına düşürdü. Hal böyle olunca zaten sallanmakta olan TrackMania takımları daha şiddetli sallanmaya başladı. TM, takımsal olarak çok iyi bir durumda olmasa da bireysel anlamda Türk oyuncular önemli yerdeler. Türk oyunculardan KinGoD ve Yoshi maaş karşılığında Avrupalı takımlarda oynuyorlar ki bunu yapabilen Türk oyuncu sayısı neredeyse yok. Sadece bu bilgi bile oyuncularımızın kalitesi hakkındaki şüphelerinizi yok edebilir. KinGoD ve Yoshi ile birlikte oyunun popüler olmaya başladığı zamanlarda Almanya`da yaşan Türk oyun-


Layer

culardan bazılarının KomoCrew, Raptor-Gaming gibi önemli takımlarda oynamaları da TM oyuncularımızın kalitesi hakkında verilebilecek diğer bir örnek ki Clanbase Nations Cup’ta da TrackMania Türk Milli takımımızın aldığı namağlup sonuçlar ve playoff ilk turunu zorlanmadan geçmesi sanırım yeniden gelişmeye yeşil ışık yakar gibi... Ayrıca Türk TM oyuncularının ESL.eu ladderda uzun süredir liderliklerini koruyarak, Türk oyuncuların yeteneğini ve kalitesini zorlanmadan kanıtlamayı başaran bir diğer örnek olmayı başarıyorlar. FIFA Türkiye`de ve Dünyada en çok satan oyunlar arasından olan FİFA`nın oyunlarını duyurma gibi bir derdi yok. Serinin her oyunu milyonlarca kişi tarafından dört gözle beklendiği için devasa bir oyuncu havuzuna sahip. Böylelikle oyunun profesyonel ortamı hızlıca gelişebiliyor. ESL Türkiye, Soccercenter ve HWA -daha fazla olması muhtemel- gibi platformlar düzenledikleri turnuvalara oyuna ellerinden geldiği kadar destek vermeye çalışıyorlar. Oyuncularda organizatörlerin isteklerini layıkıyla yerine getirerek, oldukça geniş katılım sağlıyorlar bu turnuvalara. Ayrıca son örneği Asus WGT`de gördüğümüz gibi Türkiye`de düzenlenen büyük turnuvalarda FIFA`nın ilk tercih edilen oyunlar arasında olması, oyuncuların kaliteli organizasyon eksikliklerini rahatlıkla karşılayabiliyor. FİFA`nın ülkemizde ki geçmişi de oldukça parlak. Yılını tam hatırlamasam da bir Türk FİFA takımına, şu herkesin bildiği Team Dignitas; kendileri adına oynamaları adına teklifte buluyor. Sadece bu örneğe bakarak ta, oyuncularımız ve kurulan takım-

larımızın kalitesi hakkında gayet güzel çıkarımlarda bulunabiliriz. StarCraft 2 W3 ve StarCraft: Brood War`dan, StarCraft 2`ye geçen bir yığın oyuncu olması sebebiyle oyunun çıktığı ilk günlerde turnuvalara katılan oyuncu sayılarında hiç sıkıntı çekilmiyordu. Hal böyle olunca SC2 oyuncuları Türkiye`nin görmediği kalitede canlı yayınlar ve turnuvalarla ödüllendirip, Türkiye StarCraft Ligi gibi Blizzard lisanslı ve onlarca sponsora sahip bir organizasyonla taçlandırıldılar. Bunların ardından ESL Türkiye`nin turnuvalarıyla ortam hareketli tutulmaya çalışılsa da; anlam veremediğim bir şekilde bir çöküş yaşadılar. SC2`nin kalbur üstü oyuncuları bir bir ara vermeye ya da sessiz sedasız ortalıktan çekilmeye karar verdiler. Bunların üstünde TSL Canlı Yayınlarında ve ligde oynanması gereken maçlarda aksaklıklar yaşanmaya başlayınca, kusursuz işleyen çarkların arasına koca bir somun düşmüş oldu. Ama son günlerde çarklar yeniden canlanmaya başlamış gibi duruyor. Oyundaki son durumu bize en iyi açıklayabilecek Hüseyin “Pentagram” Mete`nin düşünceleri ise şöyle; Starcraft 2 Türkiye Camiası 1.2 yaması ile tekrar canlandı. Özellikle chat kanallarının açılması ile oyuna sosyal eklentide gelmiş oldu. Chat kanalı sayesinde dağınık olan Türk oyuncuları bir kanalda toplanıp oyunlar oynayabildiler. Starcraft ‘ın ilk serisinin 1.16.5 versiyon ile bitmiş olması, Starcraft 2���nin ne kadar daha güncellenebileceğinin habercisi. Oyuncuları da bu güncellemeler fazlaca etkiliyor. Açıkçası oyun şuan yarım bana kalırsa ve yeni ünite ve balanslar gerekiyor. Hala

oyun zeka üzerine değil tamamıyla basit kurgu ve ezber üzerinden gidiyor, oyunculuk becerisi hala çıkmış değil tam olarak. Sanırım buna 1 sene kadar daha tahammül etmek zorundayız gibime geliyor. Türkiye’deki oyunculara bakarsak; Broodwar’da Türkiye’nin en üst seviye oyuncuları formlarına kavuşmaya ve diğer oyuncuların arasından sıyırılmaya başladı. Bunların başında Tempest(ThraLL) ve BeeswaX geliyor. Özellikle bu iki oyuncu Broodwar’da şuan herkesin iyi tanıdığı EG.Idra, Mouz|White-Ra, mTw.Dimaga gibi oyuncularla aynı clanlarda oynadılar. İkisi de late game ustası diyebiliriz. İkisi de sabretmeyi çok iyi biliyorlar ve oyundan kopmadan 1 saat oynayabilirler. Çünkü Broodwar’da oyunlar uzun olur, bu yüzden oyuna 5. dakikada ki konsantrasyonunuzu 50. dakikada da göstermeniz gerekir. Bu iki oyuncuda Broodwar’da bu özelliklerini iyi geliştirdikleri için, şuan turnuvaların finalini bu iki oyuncu oynuyor. Şunu söyleyebilirim ki; tahminlerime göre ortalama bir-bir buçuk yıl sonra bu oyunculardan bir tanesi Dreamhack yada kalitesindeki turnuvalarda çeyrek final yarı final gibi roundlara çıkabilirler. Tabi SuGoSu, DarkSwarM, Oyman, Darvin, Snail gibi Broodwar’ın ünlü oyuncularıda kesinlikle replayları izlenmesi ve takip edilmesi gereken oyuncular. Çok tecrübeliler ama bu arkadaşlar başarıya doygunlukları fazla olduğundan sadece daha da gelişmekten çok belli bir istikrarda kalmayı tercih edeceklerini düşünüyorum. Yeni nesil olarak adlandırabileceğimiz kendini ispatlamış şuan Spartacus, Sleeep’ de biraz daha kavrulmaları gerekecek. Gurbetçi

37


38

Layer

oyuncular arasından da ille(aka. Sorang) ve sTimPifY çekişmesi var. Ancak ille nin çok büyük bir tecrübe üstünlüğü olduğunu söleyebiliriz. Çünkü ille de eski Broodwar’cı ve tamamıyla oyunun atası olan Korelilerle oynamıştır. Hatta Kore’nin dünyaca ünlü profesyonel gameri Bisu[Shield] klanı olan [Shield] de oynayabilen hatta Bisu’nun kendisiyle bile oynayabilen Kore dışından olan 2 kişiden birisidir ille bu yüzden tanımayan oyuncu ve izleyicilere ille yi özellikle izlemelerini öneririm. Takım konusunda çok kısır durumda Türkiye, Thermaltake Ttsports un desteklediği ilk takım ve Türkiye’nin sponsorlu tek Starcraft2 takımı olan Team V4 çok tecrübeli bir kadrodan oluşuyor. Şahsımında Menajeri olduğu takım Nisan ayına kadar oyuncuların sınavlarına rahat çalışabilmesi için 1 aylığına inactive pozisyona çekilmiş durumda. Kadrosu çok güçlü ancak biraz durulma yaramayabilir. Oyuncuların aktif oldukları süre boyunca turnuvalarda Team V4 eğer chartlarda bir birilerine elenmezlerse Türkiye’de onları eleyebilecek oyuncu sayısı çok çok az diyebiliriz. Adeks GC ye bakarsak daha tam takım havasına bürenemediler. Tam olarak bir görev dağılımı göremiyoruz bu takımda. Sıkıntıları ise; başlarında Starcraft yurt dışı camiasıyla çevresi olan Menajer yada yönlendirecek birisi olmaması. Oyunun global olduğu ve kesinlikle local olarak kalınamayacağı için mutlaka yurt dışına açılmak gerekiyor. Bunun içinde yurt dışı bağlantıları, organizasyonlar, organizatörler,diğer takım menajer kaptanları ile kontaklar ve oyunculara pratik yapabilmeleri için bazı ünlü

profesyonel oyuncular. Eğer bu imkanı oluşturup kontakları kuramıyorsa bir takımın yurt dışında adını duyurması yada bir saygınlık kazanması imkansızdır. Bu yüzden Adeks ‘in local bir takım kalacağını düşünüyorum ya da aralarında bu işe en yatkın oyuncu Sleeep’i menajerliğe kaydıracaklar, bu kez de Sleeep, o işlerle ilgilenmekten oyunculuktan geri kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Bu yüzden Adeks’in işi bir hayli zor görünüyor. Arkalarında Adeks kafenin olması onlar için bir avantaj ancak Starcraft oyunun local oyun olmadığı için Adeks kafenin avantajı biraz daha düşüyor gibi. Tabi oyunculara verdiği vaad yada sözleri bilmiyoruz. Ama umarım yanıltırlar bizleri. Ben şahsen içi boş bir rekabeti istemiyorum. İnsanlar ekmek kavgası için rekabet eder ve benim ekmek param bu alan olmadığı için gereksiz rekabete lüzum görmüyorum. Benim rekabet anlayışım tamamıyla gaming içi birşey. Gaming dışı 3 kuruş para için seviyenin düşmemesini diliyorum. Ama tabi bu benim şahsi fikrim. HWA gaming de bir Starcraft 2 takımı gözükse de, inactive ve sadece nicklerinin başına HWA| tagını almış oyuncular görünümündeler. Diğer yandan da daha alt düzey takımlar da kurulmaya çalışılıyor. Kesinleşmediği için isimlerini veremiyorum. Bu takımlara da bizler destek olmaya gayret gösteriyoruz. Umarım sayıları artar. Turnuvalara bakarsak; Starcraft2 de 2011’e çok güzel başladı. Ardı ardına turnuvalar organizasyonlar oldu. Türk oyuncuların her branştaki sıkıntısı ciddiyetsizlik

bu camianında sıkıntısı. En son yapılan A4 ESL 1w1 Starcraft2 turnuvasına 64 kişiden 40-50 kişi arası aktif olarak turnuvada yer aldı. Diğerleri başvurmuş olsa da turnuva saatinde gelmedi ama yine de Starcraft2 camiasının diğer tüm camialara örnek olacağı yanı; kesinlikle turnuvalarda kavgalar, küfürler ve bir birine ağır ithamlar yaşanmıyor. Aksine şakalaşmalar ve tebrikler ile bitiyor. Bunun en büyük sebebi de 23 yaş üstü oyuncu kitlesi ve çok büyük çoğunluğu Üniversite mezunu yada öğrencisi açıkçası daha entellektüel diyebiliriz. Eksileri ise yaşı 23 üstünde olmaları iş, hayat mücadelesini en üst düzeyde olduğundan oyuna yeterli zaman ayıramamaları. Oyuna takım ve oyuncu bazında bakacak olursak; daha önceleri Team Destiny, sonrasında da Team V4 gibi sadece StarCraft`a değil e-spor`a profesyonelce bakan takımların ve aynı bakış açısıyla hareket eden oyuncuların çabalarıyla Türk SC2`si bu seviyelere kadar gelebildi. Team V4`ün TteSports ile Türkiye`de ilk anlaşan takım olması bile takımların ve oyuncuların seviyelerini görebilmemiz için yeterli. Yurtiçinde gayet başarılı olsak ta, yurtdışında istediğimiz başarıları elde etmiş durumda değiliz. Gerek Milli takımın maçları olsun, gerekte bireysel turnuvalarda alınan başarısız sonuçlar olsun, Türk StarCraftçılarına yakışmayacak cinsten olsa da, Türkiye`nin gelmiş geçmiş en profesyonel turnuva ve canlı yayınlarından birkaçına imzasını atmış bu adamları tekrar tekrar kutlamak gerekir.


Layer

www.gamerlopedia.com

39


40

Layer

Razer Mamba Oğulcan Hacızade ( Nitrogamers.org )

GameEkstra tarafından yollanan Razer’ın en iyi mouselarından olan Mamba elimize ulaştı. Öncelikle şık tasarımı ve kutusuyla beğeni toplıyan mamba teknolojisiylede birçok fareyi geride bırakıyor. Razer’ın son ürettiği ürünlerdeki mumteşem paketlemeyi Razer Mamba’da da görüyoruz. Bize bir kutu içinde gelen mamba altındaki bölümlerinde şarj aletini, pilini ve katologlarını saklıyor. Boyut ve tip olarak Razer DeathAdder’la nerdeyse birebir olan mamba, teknolojisiyle DeathAdder’ı baya bir önde. DeathAdder’ın yanı sıra 5600 DPI olması kablolu ve kablosuz seçeneği ile oyunculara bir çok seçenek sunan mamba Razer’ın en üst teknolojisine sahip bir mouse. Sağ el için ergonomik bir yapısı olan Mamba, kablosuz seçeneği ile takılan kablolardan rahatsız olanlarada iyi bir çözüm buluyor. Diğer kablosuz mouselara nazaran Mamba’yı mükemmel kılan kablosuz kullanım hassasiyeti ve sağ el ergonomisi diyebiliriz. Pratik şarj edebilme ve sürekli mouse’un şarjını görebilmemiz ise oyun sırasında yaşanabilecek sorunlarıda engelliyor. Mamba 7 adet birbirinden bağımsız programlana bilen tuş ile sizlere hem oyunda hem internette büyük kolaylıklar sağlıyor.

Mousemuzun altına baktığımızda ise 4 skatez görüyoruz, deathadder’dan farklı olarak optiğinin etrafında bulunan skatez kayganlığı azda olsa artırıyor. DeathAdder’a ne kadar benzetilsede her iki mouse arasında büyük farklılıklar var. Teknoloji farkının yanı sıra yapısal olarakda farklılıklar taşıyan iki mouse azda olsa boyut farklılığı hissettiriyor. Kayganlık açısından bakıldığında Razer mamba, deathadder’ı açık ara farkla geride bırakıyor. Özellikle kablosuz kullanımda tam performans veriyor. SteelSeries qck padle de uyumlu olan her iki mouse Razer goliathus ile tam performans veriyor. Her iki mouse’un driver’ına bakılacak olursa Razer Mamba’nın driverı biraz daha düzenli ve hoş gözüküyor. DeathAdder’ın driver’ı ise çoğu kullanıcıya göre karışık. Razer Mamba’da bulunan profil oluşturma seçeneği çok büyük bir avantaj getiriyor. Razer Mamba’nın teknolojisi bununlada bitmiyor driver’da bulunan profil oluşturma’nın yanı sıra “Macro atama” özelliği ile oyun dışında sizlere büyük bir avantaj sağlıyor. Öncellikle macro oluştuma’nın nedemek olduğundan bahsetmek istiyorum biraz. Macro oluşturmak kısa yol atamak gibidir. Örneğin yazmak istediğiniz bir

kelimeyi mouse’un bir tuşuna atıyabilirsiniz veya mouse’un bir tuşunu kopyala, yapıştır veya kes olarak ayarlıyabilirsiniz. Sonuç olarak Mamba muhteşem bir teknolojiye sahip ama sadece oyunculara hitap etmiyor. Macro özelliği ve programlanabilir 7 tuşu ile oyun dışındada büyük bir performans sağlarken kablosuz seçeneği ise en büyük avantajı olarak görülüyor.

TEKNİK ÖZELLİKLER Oyun Düzeyinde Kablosuz Teknoloji Dual Mode Kablolu/Kablosuz Fonksiyon Razer Synapse™ On-board Hafıza 7 adet birbirinden bağımsız programlanabilir Hyperesponse™ Tuşları 5600DPI Razer Precision™ 3.5G Laser sensor 1000Hz Ultrapolling™ / 1ms Tepki Süresi 200 inches per second*/ 50g Hızlanma Boyut: 128mm x 70mm x 42.5mm Pil Ömrü: 14Saat (Sürekli Oyun); 72 Saat (Normal Oyun Kullanımı) *Kullanılan Yüzeye Bağlıdır.


Layer

41

(+) Artıları Kablolu/kablosuz seçeneği. Kolay şarj edebilme Arayüzü kolay driver. Ergonomik tasarım Kablosuz kullanımda muhteşem performans Şık tasarım 7 adet programlanabilir tuş (-) Eksileri Fiyatı. Sol ele uygun olmaması. http://www.gameekstra.com/ RAZER-MAMBA-KablosuzKablolu-5600-dpi-GamingMouse,PR-862.html Ürünü satın almak için tıklayınız. Not:Ürünü GameEkstra’nın mağzasında deniyebilirsiniz. http://www.gameekstra.com/ index.php?do=static/contactus GameEkstra’ın iletişim bilgileri ve krokisi için tıklayınız.


42

Layer

Creative Sound Blaster Play! Feyyaz Aydın (S1ERRA)

Ses sistemleri ve ürünlerindeki başarısıyla kendini kanıtlamış bir marka olan Creative, bu sefer çok farklı bir ürünle karşımıza çıkıyor. Üstelik bu ufak ama kullanışlı ürün ülkemizde daha yeni piyasaya sürüldü. Ürünümüzün adı ; “Creative Sound Blaster Play USB Sound Card” Özellikle ses kartının performansından şikayetçi olan kullanıcılar için güzel bir alternatif olan Creative SB Play, USB bağlantısı ve pratik yazılımıyla rahat bir kullanım sağlıyor. Yazılım kurulumundan sonra size gelişmiş ses kalitesi sunmasıyla beraber, bilgisayar kullanıcılarının rahatsız olduğu ses kartından gelen gürültüyü tamamen kesiyor. Bunu da bilgisayarınıza takıldığı anda standart ses kartınızı otomatik olarak deaktif ederek sağlıyor. Daha çok oyun ve müzik performansına önem verenler tarafından tercih edilen bu portatif ürün, içindeki birden fazla yararlı program sayesinde tercihinize göre ekolayzır ayarı yapmanıza olanak sağlıyor. Creative Multi Speaker Surround desteği ile çevresel sesin tadını çıkarmanızı sağlarken, Creative Media Source vasıtasıyla müzik dosyalarınızı düzenleyebilir, daha temiz ve

berrak ses için ses dosyalarınızı temizleyebilirsiniz. Peki Creative SB Play oyunculara nasıl bir avantaj sağlıyor? Profesyonel oyuncular için oyun içindeki iletişim büyük önem taşır. Gelişmiş Voice- Internet Protocol (VoIP) uygulaması içeren Creative SB Play, üzerinde bulunan kulaklık çıkışı ve mikrofon girişleriyle oyunculara kaliteli bir iletişim olanağı sunuyor. Ayrıca EAX Advanced HD sayesinde dört yüzden (400) fazla oyunda kullanıcıya 3D kalitesinde gerçekçi ses deneyimi sağlıyor. Kısacası, notebook ve masaüstü bilgisayarlar ile rahatlıkla kullanılabilen bu portatif ürün, şimdiden oyuncuların gözdesi oldu diyebiliriz.

Üretici : Creative Bağlantı Arayüzü : USB Sinyal Gürültü Oranı ( SNR ): 96 dB Frekans Aralığı: 10 Hz - 88 KHz... Fiyat : 24.99 USD + KDV / 47 TL + KDV Garanti Süresi : 24 Ay / 2 Yıl


Layer

43


44

Layer

Plantronics Gamecom 777 Feyyaz Aydın (S1ERRA)

Yüksek beklentileri olan oyuncular için profesyonel bir kulaklık olan Plantronics Gamecom 777 Gaming Headset, içinde bulundurduğu USB ses yongasıyla gelişmiş stereo deneyimi sayesinde sanal 7.1 çevresel ses efekti sağlayan Dolby Pro Logic II standardında ses üretimi sağlıyor. Böylece oyunlarda büyük önem taşıyan en küçük ayrıntılı sesleri,sizin en iyi şekilde duymanızı sağlıyor. Profesyonel oyuncular için oyun içindeki ayak sesleri, silahların patlama yönü gibi temel yer belirleme sistemleri bulunur. Gamecom 777 ise 7 ayrı ses kanalı ile sesi ayrıştırarak rakiplerinizin çıkardığı seslerin hangi yönden geldiğini fark etmenizi sağlayarak sizi rakiplerinizin bir adım önüne taşıyor. 40mm jaklı kulaklıklarıyla yüksek seslerdeki kaliteli netliği ve düşük seslerdeki berraklık ile kullanıcılardan tam not alan Gamecom 777, Plantronics firmasının şu ana kadar piyasaya sürdüğü en başarılı Gaming Headset diyebiliriz. Setin içinde en çok dikkat çeken aksesuar ise şüphesiz Dolby USB ses karı. Kulaklığın 7.1 surround ses donanımı ufak bir USB adaptöre yerleştirilmiş ve istenilen bir USB portuna takıp kullanabilirsiniz. Burada dikkatimizi çeken en önemli detay, USB adaptörün yazılıma ihtiyaç duymamasıydı. Ekstra bir yazılıma ihtiyaç duy-

madan takıp kullanabilmek, gayet hoş ve zaman kaybından kurtaran bir ayrıntı. Açık olduğu süre boyunca, barındırdığı led ışıklarla etrafına mavi ışık yayan adaptör, üzerinde bulunan basit ayarlar surround desteğini açıp kapatmak gibi seçenekleri ayağınıza(bu durumda elinize) kadar getiriyor. Diğer ses kontrolleri ise kulaklıktaki kabloya entegre bir

şekilde sunuluyor. Bu kumandayla ise ses kontrolü ve mikrofon açıp kapama fonksiyonları kullanılabiliyor. Bu özellik sayesinde ses ayarlarınızı çok basit üç düğme sayesinde yapabiliyor ve yazılım üzerinden ekolayzır ayarıyla uğraşmıyorsunuz. Gamecom 777 böylece kesintisiz oyun keyfi sağlamış oluyor. Profesyonelce tasarlanmış Open-Ear tasarımı sayesinden oyun içinde takım arkadaşlarınızla rahatça anlaşabileceksiniz. Özel dizaynlı mikrofon sayesinde istenmeyen çevresel sesler ve dip gürültüler filtre edilerek temiz ve anlaşılır konuşma olanağı sağlayan kulaklık ayrıca portatif yapısıyla mikrofonu içe doğru istediği-


Layer

niz anda saklayıp daha sonraki kullanımlar için herhangi bir zarar oluşmasını da önlüyor. Gamecom 777, uzun süre bilgisayar başında oyun oynayanlar için maksimum rahatlık sağlıyor. Alerji yapmayan özel tasarımlı materyali, hafif ve terletmeyen kulaklık çerçevesi ile her iki kulağa eşit baskı yapıyor ve başağrılarından sizi kurtarıyor. Ayrıca kafa bandı kafa yapınıza göre tamamen ayarlanabilir. Plantronics, bu üründe askeri standartlarda sağlamlık ve konfor sunuyor. Ulusal ve uluslararası donanımsal sitelerdeki kullanıcı yorumlarına göre, alıcıların çok büyük bir kısmı Gamecom 777 ve SteelSeries 5HV2 arasında bir ikilem yaşamışlar ya da bu iki seçenekten birine yönelik tercihte bulunmuşlar. Gamecom 777’yi kullananlar sadece oyun performansı olarak değil, müzik ve filmlerde de yüksek verim aldıklarını ve gayet memnun kaldıklarını da belirtmişler… Yabancı oyuncu sitelerindeki genel şikayet ise, kulaklığın uzayıp kısalabilen plastik üst askılarının ileriki dönemlerde çatlaması olarak belirtilmiş. Şimdiye kadar yapılan tek öneri ise kulaklık mesafesini fazla açmadan kullanmak.

Teknik Özellikler Frekans Aralığı : 20Hz – 20KHz Bağlantı : 3.5 mm jak (Aparatsız) / USB (Ses Kart Aparatı) Kablo Uzunluğu : 2m Mikrofon Frekans Aralığı : 100Hz – 8KHz Çıkış : 106 dB +2/-3.5 dB at 1KHz Direnç : 32 Ohm Fiyat : 100-123 USD + KDV / 173 – 230 TL + KDV Garanti Süresi : 24 Ay / 2 Yıl

45


46

Layer

Gigabyte Ghost Mousepad Feyyaz Aydın (S1ERRA)

Teknoloji ve bilişim sektöründe daha çok anakart üreticisi olarak bilinen GIGABYTE, ürettiği M8000 Gaming Laser Mousedan sonra piyasaya sürdüğü GIGABYTE Ghost Gaming Series GP-MP8000 Speed Control Gaming Mousepad ile dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Son zamanlarda oyuncu ekipmanları sektöründe boy göstermeye başlayan GIGABYTE, bakalım önümüzdeki günlerde GHOST Gaming Series adı altında nasıl ürünlerle oyuncuların karşısına çıkacak? Bu gerçekten büyük merak konusu... GIGABYTE GP-MP8000 Speed Control Gaming Mousepad incelemesine gelecek olursak... Öncelikle alınabilecek en ucuz pad yani yüzeylerden olmasına rağmen, alınan performans ve verim inanılmaz. Hakkında yazılan bazı yorumlara göre Razer Mantis ile aynı kalitede olduğu ve fiyat-performans karşılaştırılması yapıldığında mükemmel sonuçlar verdiği bile söylenebiliyor. Karşılaştığım tek olumsuz yorum ise ürünün sert yüzeyi sebebiyle mouse skatezlerini(mouse’un altında zemine temasın sağlandığı noktalar) çizdiği ve aşındırdığı yazılmış.


Layer

GP-MP8000 en önemli özelliklerinden biri sahip olduğu yüksek yoğunluktaki polyester bez sayesinde oyunculara, sahip oldukları tüm yetenekleri zorlanmadan oyun içinde sergilemelerine olanak tanıyor. Yapışmayı önleyici doğal kauçuk yapısı sayesinde yüksek hızda hareket imkanı verirken geniş ve düzgün yüzeyi sayesinde oyuncuya tam kavrama avantajı sunuyor. Kullanışlı boyutları ve hafifliği sayesinde mousepad, şimdilik kullanıcıların beklentilerini

karşılamış gibi gözüküyor. GP-MP8000’ün satış paketi de gayet güzel bir dizayna sahip. Rulo şeklinde bir kutuda satışa sunulmuş. Üst kapakta yer alan GHOST Gaming Series logosu ve yan tarafta bulunan altın rengindeki GIGABYTE yazısı kutuya ayrı bir şıklık kazandırmış. Mousepadi sadece A4tech X7 XL-740K Laser Gaming Mouse ile beraber deneme fırsatı bulabildim. Aldığım performans gerçekten başa-

47

rılıydı. Öncelikle mouse pad üzerinde hiç zorlanmadan,buz üstünde kayar gibi hareket ediyor. Sık dokuma polyester bez yüzünden sens ayarlarımı 1.9dan 1.5e indirmek zorunda kalsamda, 1.5 sens ve 1600dpi ile gerçekten rahat bir oynanış sağlıyor. Kısacası, elde ettiğimiz başarılı sonuçlar, yazılan onlarda kullanıcı yorumu ve sahip olduğu özellikler sayesinde kısa zamanda FPS oyuncuları tarafından favori mousepad olabilme yolunda ilerliyor.

Yüzey :  Sık Dokuma Polyester Renk : Kahverengi / Siyah Taban : Doğal Kauçuk Algılayıcı Desteği : Optik, Lazer Boyutlar : 400x 300x 4,5mm Ağırlık : 670 Gr Fiyat : 18 USD + KDV / 30 – 32 TL Garanti Süresi : 24 Ay / 2 Yıl


Künye Genel Yayın Yönetmeni Soner “GR1Dz” Gönençler Editör Yasin “diepround” Birel Grafik Tasarım Yunus “UNIS” Birel Grafik Tasarım Asistanı Kadir “eXoduS” Çağlayan Yazarlar/Katkıda Bulunanlar Cemre “akasha” Bahadır Feyyaz “S1ERRA” Aydın Tolga “SuRReaL” Aklar Ramazan “mEta” Kahraman Baran “sTeW1E” Özcan Batuhan “eXpoS” Bucek Kadir “eXoduS” Çağlayan

Bizimle Çalışmak için irtibat; Steam : Gamerlopedia XFIRE : fbsonerfb (Soner) XFIRE : Gamerlopedia (Yunus) XFIRE : unis55 (Yasin) Bizlere forumlarımızdan, facebook ve twitter sayfaları gibi bizimle bağlantılı heryerden ulaşabilirsiniz.

Web : facebook : twitter : steam : xfire :

www.gamerlopedia.com /gamerlopedia /gamerlopedia /gamerlopedia gamerlopedia (Yunus Birel) unis55 (Yasin Birel) fbsonerfb (Soner Gönençler)


Partnerlerimiz / Destekçilerimiz Yazar : Soner Gönençler ( GR1Dz )

ServerBuy.Net Game Marketing / Serverbuy HARDWARE Arena Gaming / HWA Tartışmasız Türkiye ‘nin en güncel e-Spor sitelerinden biri ve Multigaming alanında da hatırı sayılır bir yerde olan Hardware Arena Gaming, Gamerlopedia’nın kuruluş anından bu güne ilk destekçisi diyebiliriz. Gamerlopedia’nın medya işlerindeki en önemli yardımcılarından biri Hardware Arena, e-Dergi sayılarımızın çıkış anı ile birlikte resmi sitelerinde duyuran Hardware Arena Gaming ‘e bir kez daha teşekkür ediyoruz.

Özellikle Call of Duty serisinde oyunculara verdiği hizmetle Türkiye ‘de en ön sıralarda bulunan ServerBuy, Gamerlopedia’nın destekçilerinden bir diğeri. Hizmetinden yararlanan oyunculara, verdiği desteklerin devamının gelmesi dileğiyle..

League Of Legends Türkiye / LOLTR

Türkiye’nin en büyük League Of Legends buluşma noktası olan League of Legends Türkiye kurulduğu günden bu güne yaptığı oyun analizleri, şamDaha ayrıntılı bilgi için bkz. piyon tanıtımları gibi yüzlerce Gamerlopedia Ocak içerik ve başlık ile bizzat RIOT www.Serverbuy.net Games tarafından desteklenen bir site haline gelmiştir. Site yöneticisi ve sahibi Zülfü Nitrogamers “DewilCry” Topçu liderliğindeki Türkiye ‘nin Online ve Offline administrator ekibi oyunu Türkçeleştirme yoluna dahi gitme turnuva ve haber merkezlecesaretine sahipler.. rinden biri olan NitroGamers 2010 yılından itibaren 11 tane www.loltr.com www.games.hardwarena.com organizasyon düzenlemeyi başardı. Gamerlopedia’nın en yeni destekçisi olan NitroGamers’a teşekkürler. www.nitrogamers.org


www.amd.com/tr


Gamerlopedia Mart 2011 Sayı: 3