Issuu on Google+

ANADOLU’NUN SESİ


GAZİ ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ FAKÜLTESİ HALK OYUNLARI TOPLULUĞU ADINA SAHİBİ DENİZ ZARİÇ

AKADEMİK DANIŞMAN ARŞ. GÖR. GÜLTEKİN UZUN

EDİTÖR DENİZ ZARİÇ

YAYIN KURULU DENİZ ZARİÇ HANDE SAĞLAM CEREN ÜNAL MERVE YURDAL DENİZ AK

İLETİŞİM GAZİ ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ FAKÜLTESİ


BAŞLARKEN Gazi Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Halk Oyunları Topluluğu olarak en değerli kültür miraslarımızdan halk oyunlarının geçmişten günümüze aktarılmasını misyon edindik. Biz gençler geçmişte köylerde cemiyet akşamlarında oynanan kimi zaman bir acıyı ki zaman bir neşeyi bedensel hareketlerle anlatmış atalarımızın bu mirasını gururla taşımakta ve geleceğe aktarma konusunda kararlılığımızı belirtmek istiyoruz. Dergimizin size ulaşmasında emeği geçen herkese tarihe ve kültüre yaptıkları bu hizmet için saygılarımı sunuyor ve teşekkür ediyorum. GÜTEFHOT olarak imza attığımız tüm başarıları hedeflerimizi ve vizyonumuzu yayın kurulu olarak size aktarmaktan heyecan duyuyoruz. Gazi ’li olmanın ayrıcalığını yaşıyor ve yeni bildirilerimizde bu misyon bilinciyle hareket etmeye taahhüt ediyoruz. Unutmayalım ki milletleri var eden tarih ve kültür bilincidir. Gösterdiğiniz ilgi için tüm okurlara şimdiden teşekkür ederim. DENİZ ZARİÇ TOPLULUK BAŞKANI


İÇİNDEKİLER

HALK OYUNLARINA BAŞLARKEN BİLİNMESİ GEREKENLER TEORİK OLARAK HALK OYUNLARI

TANITIM : ANADOLU ATEŞİ BİR GAZİ’Lİ : MUSTAFA ERDOĞAN

BİZDEN HABERLER 2014 GÜTEFHOT

USTAYA SAYGI: DR. HASAN BASRİ ÖNGEL


TÜRK HALK OYUNLARI Türk halk oyunları; Türk Folklorunun önemli bileşenlerinden biridir. Köy ve kasabalarda oynanan yöresel oyunları ve yöresel kostümleri inceleyen bir bilim dalıdır. Ayrıca Türkiye'ye özgü ve yeni gelişmekte olan bir sanat dalıdır. Türk folklorunun temelini halk oluşturmaktadır Bu yüzden de folklor, Halk oyunları anlamında kullanılmaktadır. Fakat bu yanlış bir tanımlamadır. Folklor bütün halk kültürünü (yemek, efsane, türkü vb.) kapsayan bir terimdir. Halkoyunları ise sadece yöresel dans ve giyimi kapsayan bir bölümüdür. Türk halk oyunları çeşitlilik ve kapsam bakımından dünyada en dikkat çeken folklorik olgulardan birisidir. Şu kadar ki, Türk halk oyunları derlemeleri hala bitirilememiştir. Fakat çalışmalar devam etmektedir. Her köyün kendine has oyunları olması ve ekonomik şartlar bunu güçleştirmektedir. Türkiye, halk oyunları açısından bir laboratuvar gibidir. Türkiye, köylerde tespit edilen 4000'in üzerinde oyun ile dünya üzerindeki en zengin oyun karakterine sahip ülke olarak tanımlanmaktadır. Çünkü bir kültür ve medeniyetler beşiği olan Türkiye'de, hemen hemen her yöresinde ayrı oyunlar, ayrı giysiler ve ayrı müziklere rastlanmaktadır. Bu da yurdun bu alandaki zenginliğinin bir göstergesidir. Halk oyunları; diğer sanat dallarından farklı olarak, ait olduğu toplumun orijinal karakterlerini taşıyan, fertlerin müşterek duygu düşünce ve davranışlarını sergileyen, başkasına göre yalnızca güzel, ama kendi içinde ilgilenen kişinin dünyasını aydınlatma özelliğine sahip bir kültürel kimliktir.


Halk oyunları içinde barındırdığı melodi, ritim ve hareket yapısı ile bireyin bedensel ve ruhsal gelişiminde önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Birlikte oynamanın avantajı ile kişiye kaynaşmayı, beraber hareket etmeyi, paylaşmayı ve kendini ifade etmeyi öğreten Halk Oyunlarının bu özelliklerinden yola çıkarak, uygulanacak etkinliklerle Türkiye insanının bireysel gelişiminin yanı sıra toplumsal gelişiminin de sağlanmasına katkıda bulunmaktır. "Halk oyunları" sözcüğünün nasıl yazılacağı tartışmalıdır. Türkçe Sözlük'te ve genel görüş bileşik sözcük olduğu yönündedir. Fakat Kurumlardan bazıları "Halk Oyunları" şeklinde kullanmayı tercih etmektedir. Kimi çevrelerce de "halkdansları" şeklinde de kullanılmasına rağmen; yabancı sözcükle nitelendirilmesi de doğru görülmemektedir.


Türk halk oyunları genel bakış

İzmir Yöresi Halk Oyunları

Türkiye'nin batı bölgelerinde zeybek oyunlarına rastlanır.


Türkiye'nin iç batı bölgelerinde kaşıklı zeybek oyunları yaygındır.


HALK OYUNLARININ KAYNAĞI Halk oyunları çoğunlukla köylü tarafından , nişanlarda, askere uğurlamada, yaylaya çıkış ve inişte, doğumda, dini ve milli bayramlarda , kazanılan zaferin sonucunda, ferfene, barana, sıra gezmesi, yaren sohbeti gibi toplantılarda oynanmaktadır. Oyunlar genellikle oyun oynamaya elverişli açık alanlarda oynandığı gibi kapalı yerlerde oynanır. Özellikle düğünlerde, yörede iyi oynadığı bilinen kişiler davet edilir. Çünkü topluluğun başında yörenin müziklerini ve oyunlarını iyi bilen ve saygın kişiler bulunur. Halk Oyunları figür bakımından zenginliğini bu kişilere borçludur. Onlar maharetini ustalığını göstermek için kendine özgü doğaçlama figürler yapar. Böylece oynayan ya da oynamayan insanlara özellikle gençlere oyunlar gösterilmiş, aktarılmış olur.


Bu açılardan konularına göre halk oyunları şu şekilde tasnif edilebilir: • • • • • • • • • • • • •

Taklit Oyunları (hayvan-doğa). İnsan tabiat ilişkisini konu alan oyunlar. Yağmur, sis, akarsuyu konu alan oyunlar. Bitkileri konu alan halk oyunları. Rakamlarla ifade edilen oyunlar. İnsan hayvan ilişkilerini konu alan halk oyunları. Toplumsal olayları konu alan halk oyunları Kavgayı konu alan oyunlar Savaşı konu alan oyunlar Aşkı ve sevgiyi konu alan oyunlar Kızla erkeğin birbirine kur yapmasını konu alan oyunlar Askere uğurlamayı konu alan oyunlar Tarımı konu alan oyunlar, ekin biçimi konu alan oyunlar, ürünün zarar görmesini konu alan oyunlar. • Meslekleri konu alan oyunlar, çobanlarla ilgili oyunlar, kadınların yapmış olduğu günlük işleri taklit ederek erkeklerin oynadığı oyunlar, ekmek yapımı inek sağılması gibi teşbih edilen oyunlar. • Bir iş üretimi ile ilgili oyunlar ip eğirme gibi.


TüRK HALK OYUNLARı TüRLeRI • Hora Bölgesi; Ağırlıklı olarak Trakya'da oynanmasına rağmen Karadeniz'de ve Güney Marmara'da gözlemlenmektedir. • Zeybek Bölgesi; Üç alt gruptan oluşur. Kural olarak; 9 zamanlı ve aksak ritmli oyunlardır. • Asıl Zeybek Bölgesi; Ege, Güney Marmara, İçbatı Anadolu. • Teke Zeybek Bölgesi; Göller Yöresi, Batı Akdeniz. • Kaşıklı Zeybek Bölgesi; Güney Marmara, Batı Karadeniz, İçbatı Anadolu ve çevresi. Bu bölgelerde karşılıklı oynanan ritüelleşmiş düzenli oyunlara da rastlanmaktadır (Zonguldak, Karabük'te olduğu gibi). • Kaşık oyunları Bölgesi; Konya Bölümü ve Antalya'nın doğu ilçelerinden itibaren Doğu Akdeniz çevresi. • Horon Bölgesi; Doğu Karadeniz. • Halay Bölgesi; Üç alt bölümden oluşur. Bozkır Halayları: Orta Karadeniz ve İçdoğu Anadolu Doğu Halayları: Doğu ve Güneydoğu Bölgeleri Çukurova Halayları: Çukurova çevresi. • Bar Bölgesi; Kuzeydoğu Anadolu ve İç Artvin. • Kafkas Bölgesi; Kuzeydoğu Anadolu.


HALK OYUNLARı ILe ILgILeNeN KURUmLAR

• Türk Halk Oyunları Federasyonu: Dernek ve Kulüpler 2001 yılında Türk Halk Oyunları Federasyonu'nu oluşturmuşlardır. Spor federasyonları statüsündedir. Derleme faaliyetleri ve yarışmalar organize etmektedir. Başkanı: Sertaç Demirtaş 'tır. • Milli Eğitim Bakanlığı Okul içi Beden Eğitimi ve İzcilik Dairesi Başkanlığı: Milli Eğitim Bakanlığı'nın ilgi alanlarından biri de Türk Halk oyunlarıdır. Her yıl M.E.B.'na bağlı bütün okulların katıldığı Türkiye'nin en yaygın halkoyunları yarışmaları yapılmaktadır. Yarışmalar ilçe yarışması, il yarışması, grup yarışması ve Türkiye Finalleri şeklinde yapılmaktadır. Türk Halkoyunları'na derlemelerin yapılmasında MEB'nın büyük rolü vardır. M.E.B. Halkoyunları dairesinin müdürü; Z.Bilge Erdendir. • Halk oyunları dernekleri ve kulüpleri: Pek çok şehirde halk oyunlarını öğretmek ve yaşatmak amacıyla dernek ve kulüpler kurulmuştur.


• Kültür ve Turizm Bakanlığı:: Halk oyunları ile ilgilenen bir diğer kurum Kültür Bakanlığı'dır. Bünyesindeki Halk Kültürünü Geliştirme ve Araştırma Müdürlüğü aracılığıyla halk oyunlarının araştırılmasına yönelik çalışmalar yapar. [HAGEM] Ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığı ve sponsoru Sabancı ortaklaşa her yıl Vak-Sa halk dansları yarışması yapmaktadır. Halkoyunları dernekleri arasında yapılmaktadır. Halk Oyunları'nın oscar'ı niteliğindedir. Bunun yanında Kültür Bakanlığı köyler arası mahalli yarışmaları düzenlemektedir. • Üniversiteler: Üniversiteler halk oyunlarıyla ilgilen kurumlardır. Gerek öğrenci kulüpleri gerek beden eğitimi spor yüksek okulları ve gerekse Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı aracılığıyla halk oyunlarına katkıda bulunurlar. Üniversite Sporları Federasyonu her yıl üniversiteler arası yarışma düzenlerler. • Yurt-kur: Yurt-kur her yıl devlet yurtları arası halk oyunları yarışması düzenlemektedir. • Halk eğitim merkezleri: Hem'lerin asli görevlerinden biri de yöre halk oyunlarını araştırmak ve eğitici yetiştirmektir. • Gençlik merkezleri: Gençlik ve Spor'a bağlı gençlik merkezleri de halk oyunlarına hizmet vermektedir.


HALK OYUNLARı KONseRvATUARLARı ve ILgILI BöLümLeR

• Ankara Üniversitesi Halk Bilimi Bölümü • Cumhuriyet Üniversitesi Halk Bilimi Bölümü • Ege Üniversitesi Konservatuarı Türk Halk Oyunları Bölümü • Gazi Üniversitesi Halk Bilimi Bölümü • Gaziantep Üniversitesi Konservatuarı Türk Halk Oyunları Bölümü • Hacettepe Üniversitesi Türk Halkbilimi Anabilim Dalı • İstanbul Teknik Üniversitesi Konservatuarı Türk Halk Oyunları Bölümü • Sakarya Üniversitesi Konservatuarı Türk Halk Oyunları Bölümü • Giresun Üniversitesi Konservatuvarı Türk Halk Oyunları Bölümü


HALK OYUNLARıNıN sORUNLARı Bilim adamı ve uzman sayısının arttırılması,  Derleme ve araştırmaların tamamlanması,  Eldeki malzemelerin analizlerinin yapılması, Terminoloji sorununun çözümlenmesi,  Yayınların fazlalaştırılması, Tür konusunun açıklığı kavuşturulması,  Tasnifinin yapılması,  Notasyon yazımının biran evvel başlatılması,  Halk oyunları atlasının çıkartılması,  Yarışmalara bir düzen getirilmesi, Halk oyunları sözlüğünün yapılması.  Halk oyunlarımızı bilimsel bir ortama getirmek ve üzerinde çalışmalar yapabilmek için TÜBİTAK gibi özerk bir "Halk Oyunları Araştırma Enstisüsü"nün veya "Halk Oyunlarını Araştırma Merkezi"nin kurulması.  Halk oyunları ile ilgilenen bilim adamı, uzman ve araştırmacıların bir çatı altında toplanması, elde edilen bütün bilgi ve belgelerin bir merkezde toplanması. 


HALK OYUNLARı sözLüğü • Yöre: Gerek kültürel gerek coğrafi olarak aynı yargıları taşıyan, aynı sözlere gülen aynı sözlere ağlayan bazen kesin olarak sınırları belirlenemeyen alan. • Kostüm: Belirli bir yöreye ait, o yörenin kültürel öğelerini gösteren ve o yöreyle tanımlanan, diğer yörelerden farkını gösteren kıyafetler. Genelde başa giyilen, üste giyilen, ayağa giyilen şekilde irdelenmektedir. • Tavır: Yöreleri birbirinden ayırt etmeyi sağlayan hareketsel ve potansiyel bütünlük. • Geleneksel Dal: Halkoyunları yarışmalarında figürün ve otantikliğin ön plana çıktığı kategori. • Sahnelemeli Dal: Halkoyunları yarışmalarında figürlerin yanında görselliğin ve çizgilerin ön plana çıktığı kategori. • Stilize Dal: Federasyonun sahnelemeli dal anlamında kullandığı terim. • Artistik Dal: Federasyon tarafından geleneksel dal anlamında kullanılan terim. • Organizatör: Halk oyunları yarışması düzenleyen kurum,kuruluş veya kişiler. MEB, Kültür Bakanlığı, Halkoyunları Federasyonu, Vaksa, GSGM Gençlik Merkezleri,Yurt-Kur gibi.


• Jüri-Hakem: Halk oyunları ekiplerinden puan kıran kişiler; Ekiplerin yöre tavırlarına oyunun gerektirdiği estetiklerin yapılıp yapılmadığını denetleyen kişiler. • Alaylı: Asıl mesleği yanında Halk oyunlarına gönül vermiş,kendi kendini yetiştirmiş, hatta ekol olmuş kişiler. • Mektepli: İlgili okullarda halk oyunları eğitimi almış ve genelde sadece halk oyunları ile uğraşan kişiler. • Kulis: Yarışmalarda esas sahne dışında kalan ve oyuncuların sahneye girip çıkmasına olanak sağlayan düzenek. • Milli Eğitim Bakanlığı Halk Oyunları Yarışmaları: Türkiye'nin en çok mazisi bulunan, en köklü, en saygın, en çok katılımın sağlandığı halkoyunları yarışmaları. • Zeybek: Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde oynanan oyunların genel ismi. Zeybek bölgesi İzmir, Aydın, Manisa, Muğla, Denizli, Uşak, Afyon, Kütahya, Burdur, Balıkesir ve Çanakkale yörelerinden oluşmaktadır. • İzmir Yöresi:Bergama'dan Menemen'e Kemalpaşa'dan Kiraz'a kadar bir alanı kapsayan; bağrında ikiparmak, kostak ali, sürmene, ötme bülbül, sebaye, kırmızı buğday, soğuk kuyu, gökçen efe, sinan ağa, zahide molla, harmandalı, gündoğdu gibi oyunları barındıran; Türkiye'nin en gelişmiş halk oyunları alt yapısına ve sahne yapısına sahip, kendi oyunlarını en güzel sunabilen, birçok farklı kostümünü derleyen Türkiye genelinde ekol olmuş, birçok başarılara imza atmış öncü yöre. • Federasyon: Yeni tesis edilmiş, halk oyunlarının kalbi olma yolunda ilerleyen, Türkiye Halkoyunları'nı temsil eden tek tüzel kişilik.


ANADOLU ATEŞİ Kaynağını Anadolu’nun binlerce yıllık mitolojik ve kültürel tarihinden alan Anadolu Ateşi hemen hemen her yöreden derlenmiş yüzlerce halk dansı figürü ve halk müziğini içinde barındıran özgün bir proje. Mustafa Erdoğan imzasını taşıyan proje, Anadolu Ateşi aracılığıyla Anadolu’nun binlerce yıllık sevgi, kültür ve tarih mozaiğinin barışla harmanlanan ateşini tüm dünyaya tanıtmayı hedefliyor. Bugüne kadar yapılan yurtdışı turneleri ve tanıtım çalışmalarıyla dünyanın sayılı dans toplulukları arasında gösterilen Anadolu Ateşi, bu hedefi gerçekleştirme yolunda büyük ve önemli adımlar attı. 1999 yılında, yıllar öncesine dayanan bir hayali gerçekleştirmek üzere ilk adımını atan Mustafa Erdoğan, eski adı Sultan’s of the Dance olan projenin tempolu çalışmalarını başlattı. Önce gazetelere ‘dançılar aranıyor” ilanları verildi. 750 kişi başvurdu. 750 aday arasından 90 genç seçildi ve bir buçuk yıl sürecek zorlu bir çalışma temposu başladı. Günde 8, zaman zaman 16 saat süren çalışmalar... Kostümler hazırlandı, müzikler tamamlandı. Estetik, egzersiz, dietisyen ve masaj uzmanları ile çalışıldı. Stretch ve yoga yapıldı. Çalışmalar halk dansları adımları, bale ve modern dans konularında yoğunlaştı. Dansçılar Anadolu ritmlerinin notasyonu konulu teorik dersler aldılar.


Ve 3 Mayıs 2001 tarihinde 3-4 gösteri için sahne alıp daha sonra yurt dışında sahnelenmesi planlanan gösterinin, aylar önce biletlerinin tükenmesi nedeni ile Türkiye’deki programının uzatılması kararı alındı. Anadolu Ateşi, 2002 yılında dünya turnesine başlayarak Almanya, Amerika, Arabistan, Arnavutluk, Avusturya, Azarbeycan, Belçika, Beyaz Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri (Abu Dhabi, Dubai), Bosna Hersek, Bulgaristan, Cezayir, Çek Cumhuriyeti, Çin, Danimarka, Estonya, Filistin, Fransa, Güney Kore, Gürcistan, Hırvatistan, Hollanda, İspanya, İsrail, İsveç, İsviçre, İtalya, Japonya, Katar, Kazakistan, Letonya, Litvanya, Lübnan, Macaristan, Makedonya, Malezya, Meksika, Mısır, Polonya, Portekiz, Romanya, Rusya, Sırbistan, Sibirya, Slovakya, Slovenya, Suriye, Tunus, Ukrayna, Ürdün, Yunanistan gibi dünyanın birçok ülkesinde sanatseverlerle buluştu.


Anadolu’nun zengin kültürünü, dansın büyüsünü görsel bir şölenle sahnelere taşıyan Anadolu Ateşi Çin Halk Parlamento Binası’nda sahne alan ilk dans topluluğu oldu. Karadeniz Ereğli’sinde 400 bin kişi tarafından ayakta izlenen ve tek görkemli şölen olma özelliği ile Guiness Rekorlar Kitabına aday gösterilen Anadolu Ateşi, 2300 yıl sonra Bodrum Antik Tiyatrosu’nda sahne alan ilk dans topluluğudur. 3 Mayıs 2001 tarihinden bu yana yurtiçi ve yurtdışında yaklaşık 35 milyonu aşan izleyiciye ulaştı.


BİR GAZİ’Lİ : MUSTAFA ERDOĞAN

Mustafa Erdoğan, Anadolu Ateşi adlı dans grubunun genel sanat yönetmenidir.1965 yılında Hakkari’de doğan Erdoğan Hacettepe Üniversitesi’nde felsefe, Gazi Üniversitesi’nde kamu yönetimi eğitimi almıştır. Yılmaz Erdoğan’ın abisidir. Mustafa Erdoğan, üniversite yıllarında ve öncesinde halk danslarıyla yakından ilgilenmiş ve çalıştığı topluluklarla birlikte yurtiçi ve yurtdışında gerçekleştirilen festival ve yarışmalarda birçok ödül almıştır.


Isodora Duncan dans kuramını oluştururken yönünü Ege’ye dönmüştü. Amerika’da yaşayan bu İrlandalı kadın, ruhunu çelen Akdeniz düşlerinin ardından batıdan doğuya doğru savrulurken, Klasik Bale’nin en görkemli dönemini kapatmasına çok az bir sure kalmıştı. O’nun geçtiğimiz yüzyıl başında kendi bedeninde duyumsadığı başkaldırı güdüsü, tarihsel ifadesini bizim şu an üzerinde yaşadığımız topraklarda buluyordu sanki. Masmavi, düşsel bir yolculuktu onunkisi. Akdeniz’de yaşayan uygarlıkların danslarını görmek için özgürlüğün, bereket, tutkunun şarabın ve aşkın tanrısı Dionizos’tan gelen sese kulak kabarttı. “Dans Dionizos’a varmaktır” derken Ege’deki adaları geziyor, dansın büyülü çağrısına uyarak bize miras kalan tüm tarihsel kabartmaları inceliyordu. Her hasat sonunda Dionizos için yapılan törenlerin kalıntılarında, figürler ve koreografik esintiler yakalamaya çalışıyordu. Anadolu topraklarının merkezini oluşturduğu rengarenk bir coğrafyada bedensel özgürlüğün ilk şifrelerinin, ilk adımların ilk ritüellerin burada yaratıldığını gördü. Onunki düşsel bir yolculuktu kuşkusuz, ancak doğru kaynağa yönelmişti. Ondan sonra gelen herkes kendi dansında bir parça Isadora aradı belki de. Şimdilerde ise biz kaynağına akan bir ırmak gibi, bekli de Isodora’nın ayak izlerini takip ederek, ateşin ilk yaratıldığı topraklarda, tekerleğin ilk döndüğü coğrafyada, Nemrut’un tanrı kralı Antiakos’un bakış açısı ile Mezopotamya’nın, Anadolu’nun ve Akdeniz’in çağrısına uyarak tutkunun, hırsın, coşkunun ve barışın dansını yaratmak istiyoruz.


Rotamız aynı rota, ancak bu kez ırmak kaynağına akıyor. Dionizos tören alayındaki sirenlerin ve satirlerin figürlerini, halk dansları adımlarında buluyoruz . İki bin yıllık bir Ege buluntusundaki dans adımına, evrensel anlatımına yakın bir sıcaklıkla yaklaşıp kendi topraklarımızı görmeye çalışıyoruz. Çok kuvvetli bir duygunun peşindeyiz, çizgi kovalıyoruz. Önce savrulup sonra doğru yeri buluyoruz. Biz bir Türkiye dansı istiyoruz. İnsanlığın kendini her alanda ilk kez ifade ettiği yerde, ilk dansın siluetinin peşindeyiz. Bir tür iz sürücüyüz anlayacağınız. Binlerce kez üzerinden geçtiğimiz yolun yeni yeni ayırtına varıyoruz. Bastığımız toprak dile geliyor sanki, bin yıllık zeytin ağaçlarının yeşerdiği Ege’den Mezopotamya’daki ölümsüzlük dağına uzanıyoruz. Rehberimiz Anadolu. Klavuzluk ediyor bize hareket hareket, nota nota, ritm ritm... Ve hala yaşıyor. Her duygunun dansı var O’nda çünkü. Dans için çağımızın sanatı deniyor. Çağlar öncesinin de sanatı olduğu için belki de. Bu iddiayı güçlendirmek, bu cümlenin altına taştan bir temel olmak için 100 yürek bir araya geldik, tek bir yürek gibi atan ama 100 ayrı kıvılcım gibi parıldayan bir karanlıkta yürüyoruz. Daha yolun başındayız kuşkusuz. 5 bin sene artı bir sene nedir ki Anadolu için.


Kendi bedensel devrimimiz için şükürler olsun ki kaya kabartmalarına ve stellere bakmaya ihtiyacımız yok. Yaşayan danslarımızda onlar hala varlar çünkü. Bu kutsal emanetlerimizi bir kuyumcu titizliği ile işleyip, 5 bin yıl sonra da var olduklarını göstermek istiyoruz. Onlarca davulun gümbürtüsünün yalnızca buraya özgü ritmik zenginliğinden, kıskıvrak bir üretkenliğe doğru dostça bir selam üretme peşindeyiz. Muhatabımız tüm iyiler ve tüm kötüler. Karanlık ile aydınlığın, iyi ile kötünün “binlerce yıl sağıldığı, korkunç atlıları ile parçaladığı yurdumuzun, “Ne İskender takan, ne de Sultan Murat” mağrurluğu ile el sıkışmak istiyoruz. Ana Tanrı Kybele’den bu yana yüzlerce Dionizos eskitmiş, Nuh’a beşiklik etmiş, Havva Ana’nın bile çocuk sayıldığı topraklardan Kybele’ce bir kucaklayış ile yeniçağa yeni bir Anadolu hazinesinin kapağını aralamak istiyoruz. MUSTAFA ERDOĞAN


NASIL BAŞLADILAR? NELER YAPTILAR? Anadolu Ateşi'nin temel konsepti medeniyetler buluşmasıdır. Doğu ile batı kültürlerinin buluşmasını hedefleyen, evrensel barış mesajları veren bir dans portresidir. Halk danslarını bale, modern dans ve dansın diğer disiplinleri ile sentezleyerek dünyaya modern standartlarda bir gösteriyi, bir kültürel şöleni sunmaktadır. Kaynağını Anadolu’nun binlerce yıllık mitolojik ve kültürel tarihinden alan Anadolu Ateşi hemen hemen her yöreden derlenmiş 3000 halk dansı figürü ve halk müziğini içinde barındıran özgün bir projedir. Mustafa Erdoğan imzasını taşıyan proje, Anadolu’nun binlerce yıllık kültür ve tarih mozaiğinin barışla harmanlanan ateşini tüm dünyaya tanıtmayı hedeflemektedir.


Anadolu Ateşi 2001'den bugüne İsrail, Almanya, Çin, Hollanda, Belçika, İsviçre, K.K.T.C., Japonya, Avusturya, Katar, Lübnan, Rusya, Azerbaycan, Ürdün, Sibirya, Romanya, Bulgaristan, Mısır, Fransa, Danimarka, Amerika, Macaristan, Saray Bosna, Bahreyn, Malezya, Yunanistan, Gürcistan, Makedonya, Sırbistan, Hırvatistan, Dubai, Slovenya, Polonya, Beyaz Rusya, Letonya, Kazakistan, Ukrayna, Kırım,Yeni Zelanda, Tunus, İtalya, Slovakya, Arnavutluk, Filistin, İspanya, Portekiz, Suriye, İngiltere, Martinik Adası-Karayipler’de gösteriler sunmuş ve Anadolu kültürünü tüm dünyaya tanıtmıştır. Dünyaca ünlü Dans Grubu Anadolu Ateşi düzenli olarak her yıl Nisan-Kasım arası yaz döneminde kendi gösteri mekanı Antalya Gloria Aspendos Arena’da haftada 2 gün sahne almakta ve Ülkemize gelen turistlere kültürel zenginliğimizi gerçekleştirdikleri gösterilerle sunmaktadır. Anadolu Ateşi ilgili dünya basınında haberlerin sayısı 10 bini geçmiştir. Grup, 250 kişilik dansçı kadrosuyla aynı anda dünyanın farklı 3 yerinde gösteri yapabilmektedir.


BİZDEN HABERLER GÜTEFHOT ailesi olarak büyüyerek ilerlemeye devam ediyoruz. Topluluğumuz geçen yıl planladığı çalışmalar doğrultusunda bu yıl da Üniversiteler Arası Halk Oyunları Yarışması’nda Gazi Üniversitesi’ni gururla temsil etmeyi istemekte ve çalışmalarını bu yönde sürdürmektedir.Bu yıl da Edirne’ de tertip edilecek organizasyon için çalışma sürdüren tüm halk oyunları emektarlarına topluluk olarak başarılar diliyoruz. Ekibimiz yarışma odaklı çalışmalarının yanı sıra geçen yıl olduğu gibi bu yıl da gösteri ve organizasyonlarda da Gazi adını duyurmaya devam ediyor.Kardeş topluluğumuz Başkent Üniversitesi Halk Oyunları Topluluğu’nun bu yıl da düzenlenecek olan geleneksel halk oyunları gecesi etkinliğine topluluk olarak katılmayı hedefliyoruz.Bunun yanı sıra üniversite içinde genç arkadaşlarımızda bir tarih ve kültür bilinci uyandırmak adına benzeri bir organizasyonu üniversitemiz bünyesinde gerçekleştirmek istiyoruz.


Bu bağlamda dostluk ve dayanışma içerisinde olduğumuz diğer halk oyunları toplulukları ve kültür dairesi ile görüşmelerimiz başlamıştır. Organizasyonun toplulukların koordineli çalışabilmesi konusunda emsal teşkil edeceğini düşünüyor ve büyük bir aile olduğumuzu hatırlatmak istiyoruz. Tarihi ve programı henüz netleşmemiş olan fakat yakın tarihte duyuruların yapılacağı bu büyük organizasyona tüm Gazi’li kardeşlerimizi davet ediyoruz.


USTAYA SAYGI : HASAN BASRİ ÖNGEL

Hiç şüphesiz halk oyunlarının geçmişten bugüne gelişim sürecinde kilit isimler vardır. İşte onlardan biri merhum hocamız ‘Dr. Hasan Basri Öngel’. Birçok ödüle ve organizasyona adını veren sevgili hocamız Gazi Üniversitesi’nde spor ve halk oyunları adına sayısız projede bulunmuş genç arkadaşların kültürünü tanıyıp diğer kuşaklara aktarmasına ön ayak olmuştur. Hem akademik hem de sosyal alanda sayısız makale kitap ve projeye imza atmış bir gönül insanı : Hasan Basri Öngel…


Üniversitemiz bünyesinde hocamıza saygı ve bağlılığın göstergesi olarak üniversite içi yarışamalara hocamızın adı verilmiştir.İşte hocamızla ilgili elektronik ortamda yapılan birkaç yorum: ---eyyy hocaların hocasııı..ey ennn adammm en mert mahallemin çocuğu eyyy bu vatanı en seven en sporcu en kültürlüsü sana selem olsun sana helal olsun.Canlar sana feda olsun,,,,sana rahmet olsun be hocam .... ---Evlatlarımıza ışık oldun yol gösterdin kader buymuşki aramızdan çok erken ayrıldın ama hocam şunu bilki yetiştirdiğin her genç ve onların anne babası olarak bizler seni her zaman dualarla anıyoruz mekanın cennet olsun güzel insan Rabbim günahların varsa affetsin yaradan yar ve yardımcın olsun. ---Gazi Üniversitesinde hatta bizim camiada gördüğüm çok kalite,mütevazi ve şuur küpü,ama aynı zamanda aydın bir insan olarak Türk folklorüne büyük katkılar sağlamış güzide insanlardan biriydi.Kendisine Allah tan rahmet,öbür tarafta muhabbet etmek temenni ediyorum.


Hakkındaki yorumlardan da anladığımız üzere rahmetli hocamız hem Türk fokloru hem de Gazi Üniversitesi için çok büyük bir şanstı. Kendisi kişisel olarak sayısız başarılar elde etmiş ve günümüz kültür mirasının oluşmasına büyük katkılar sağlamıştır. Biliyoruz ki bugün aramızda olsaydı üniversitemiz halk oyunları ve sporu her dalında rakipsiz ekipler çıkaracaktı. Bize düşen hocamızı rahmetle ve özlemle anmak gençlere açtığı bu yolda Türk gencine yakışır bi şekilde yürümektir. Mekanın cennet olsun hocam biz gençler halk kültürüne ve dansına senin izinde katkıda bulunmaya ve bu ruhu yaşatmaya devam edeceğiz.


TEŞEKKÜRLER Saygıdeğer okurlarımız ve halk oyunları aşıkları dergimizin oluşup sizlere kadar ulaşmasında emeği geçen tüm yayın ekibimize sayın rektörümüz Prof. Dr. Süleyman BÜYÜKBERBER ’e topluluklara çağ atlatan düzen koordinasyon içerisinde çalışmasını sağlayan rektör danışmanımız sayın Prof. Dr. Emin KURU ’ya topluluğumuzun akademik danışmanı sayın Arş. Gör. Gültekin UZUN ’a topluluk başkanımız sayın Deniz ZARİÇ ’e bilişimden sorumlu yönetim kurulu üyesi sayın Hande SAĞLAM ’a rektörlükte topluluklarla görevlendirilmiş tüm personele sonsuz teşekkürler ederiz. Bir sonraki sayımızda daha güzel haberlerle görüşmek üzere…


Gütefhot e dergi