Issuu on Google+


Topluluğumuzun kurulmasında bize destek ve yardımlarıyla öncülük eden Rektör Danışmanımız Prof. Dr. Emin Kuru ile röportaj… Kendinizi kısaca tanıtır mısınız? Sinoplu’yum, Gazi Üniversitesi Eğitim Enstitüsü mezunuyum, eğitim enstitüsü kökenli ilk profesörüm, spor psikolojisi ve sosyal psikoloji çalışıyorum aynı zamanda program geliştirme hocasıyım. Akademik hayatı tercih ettim. İki yıldır da öğrenci topluluklarından sorumluyum. Peki akademisyen olmayı nasıl seçtiniz? Orhan Aslan istatistik hocamız eski dekan yardımcımız yönlendirdi beni bu alana. Herkesin başarabileceği bir iş değil. Ben sporun içinden geliyorum o branşla sporu ilişkilendirebilen bir beyin bir mantık ve mantalitenin gelişmesi gerekiyor. O işte kapasiteyle ilgili bir şey. Psikolojinin farklı alanlarına yöneldim ve bir baktım ki bunların hepsi spor psikolojisinde toplanmış. Çok zor şartlardan süzülüp geldik buralara. Bu alan için insanın sporla alakası olması şart çünkü sporla alakası olmayan insan psikolojiyle bağdaştıramıyor. Çok kapsamlı bir alan ve ciddi azim gerektiriyor.


Sosyal psikolojiye ve spor psikolojisine başlangıcınız nasıl oldu? Türkiye’de 50 yıldır var bu alan. Fizyolojik ve psikolojik olarak birçok alanda ders aldım. Yalnız spora bakış açısı hala çok ilkel ve yabani. Bu kadar hocadan ders alıp profesör oluyorsun adam diyor ki spor konusunda bende kalem kırabilirim. Sporun akademik önemi rolü hala idrak edilemiyor. Sporda mevki sahibi insanlar akademik bilgiden kaçıyor. Sporla ilgili makamlarda sporla pek de ilgisi olmayan insanlar bulunuyor. Dolayısıyla ülkenin temsilinde bu alanda aksaklıklar oluyor. Hocam biraz da bize öğrenci topluluklarından bahseder misiniz ? Öğrenci toplulukları Türkiye genelinde hantal bir yapıya sahip. Öğrenci topluluklarıyla aktif, dinamik, çağın gerektirdiği bir öğrenci profili yetiştirmek için öğrenciyi önce ciddi manada örgütlü, bir akademik disiplinden beslenebilen, hedef koyabilen, zamanı planlayabilen, kendi okuluna mensubiyet duygusu çok yüksek o oranda tabi ki ülkesine de mensubiyet duygusu çok yüksek, analitik düşünebilen ve kendi üniversitesinde yapmış olduğu etkinliklerle o akademik disiplinin farkındalığını oluşturabilen, ulusal sonrada uluslararası alanda topluluğunun amaçları doğrultusunda ulusallıktan evrenselliğe giden yolun yolcuğunu çok rahat yapabilecek birikim ve kapasiteye sahip ve bu manada da çevre edinebilen yapmış olduğu faaliyetlerle ilgili sosyal çevre edinebilen istisna bir gençlik tipi yetiştirmek istiyoruz. Bunun için hantal yapıya sahip toplulukların aktif, hedefleri net o oranda yol gösterici olması gerekiyordu. Böyle hedefler koyduk. Bu doğrultuda ulusal ve uluslararası kurumsal paydaşlara dönük hibe projeler konusunda öğrencilerimizde nitelik oluşturma nitelik geliştirme, akademik danışmanların rehberliğinde proje yapabilen proje merkezi gibi proje üretebilen bir gençlik meydana getirmek istedik. Yine bu yapılanma anlayışımızın içerisinde hedef koymadan sonra teknolojiyi çok iyi kullanabilen bilişim teknolojisini çok iyi kullanabilen o oranda nitelikleri gelişmiş öğrenci profili yetiştirmek istedik. Böylece odalardan online ortamda örgütlü yapı, Türkiye’de ilk defa böyle bir yapı kuruluyor eskiden klasik olarak odalarda böyle bir yapı vardı, şimdi bu yapıyı online ortamda bir örgütlü yapıya taşıdık Türkiye‘de bizden başka bunu başarmış bir üniversite bulunmamaktadır.


30.000’e yakın topluluğumuz bulunmaktadır. Bu online sistemde iletişimi öne çıkardık bir tuşla 30.000 öğrenciyi haberdar edebiliyoruz topluluk etkinliklerinden. Aynı zamanda etkinlik videolarıyla bilgiler belge haline getiriliyor. Online yapılanmayla birinci aşamamız tamamlandı. İkinci aşamadaysa iki hedefimiz var bir proje yapma, iki dergi çıkarma. Dergilerle ve projelerle düşündüğünü yazabilen gerçekleştirebilen bir öğrenci profili oluşturmak istiyoruz. Yılsonunda her topluluk dergisini çıkarmış olacak ve yıl biz hedef olarak 10.000 öğrenci makale yazmış olacak bu Türkiye genelinde bir rekordur. Bu, hiçbir üniversitenin bugüne kadar yapmadığı ve yaptırmadığı bir şey. Kısaca özetlersek hedef koyabilen, zamanını planlayabilen düşündüğünü yazabilen, bilgisini belge haline getirebilen, teknolojiyi eğitim amaçları doğrultusunda kullanabilen, ama o oranda kurumsal mensubiyeti çok yüksek okulunun tanıtma faaliyetlerini tanıtma videosunda da gösterebilen, o amaçlar doğrultusunda yine yan yana getirmiş olduğu hocalarla aidiyet mensubiyet oluşturan tamamen bilgiye odaklanmış, saygıya, sevgiye, tecrübeye ve bilginin gücüne itibar eden bir gençlik profili; Gazi Üniversitesi için çizdiğimiz öğrenci profili budur. Teknoparklarda 140 tane şirketimiz var bu şirketler topluluklardaki öğrencilere ar-ge desteği sağlıyor. Öğrenciler henüz öğrencilikleri bitmeden bu şirketlerin oluşturduğu projelerde yer alarak hayata eğitim haricinde bir katkı sağlıyor.


Çok gelişmiş ve kapsamlı bir sistemden bahsettiniz acaba bu sistemin geliştirilmesinde rol oyanlar kimlerdir? Bu A’dan Z’ye bana ait bir proje. Proje koordinatörü benim. Koordine ediyorum fakat bir yandan da üniversitemden yardım alıyorum bilgi işlemden yardım alıyorum üniversitem üç tane öğrenci verdi. Üniversite bünyesinde koordine ettiğim bana ait bir projedir. Ben zaten bunu kendi bölümümde topluluk kurmuştum. Rektör Bey de benden topluluklarla ilgilenmemi ve online ortama taşımamı istedi öğrencilerimiz de bundan memnunlar. Biz bu sisteme geçtik ama diğer üniversiteler hâlâ geçemedi. Mesela ben sizlerden ad soy ad telefon mail adresi istiyorum bunlar toplulukların derin hafızasında kayıtlı kalacak. Bunun 3 aşaması var şu an ikinci aşamasındayız proje aşaması. BAP projelerinden 500 milyonluk büyük bir bütçe ayırttık. Akademik danışmanlara topluluk yükselmede akademik alanda ciddi avantaj sağlıyor. Topluluk yönetim kurulunda ya da etkinliklerinde faaliyet gösteren öğrencilerde eşit şartlarda master ve doktorada bir adım önde olur, bunları yönetmeliğe koydurttum. Akademik faaliyet için başkalarına ihtiyaç duymadan toplulukların bu avantajından yaralanabilecektir aktif öğrenciler.



Eşli danslar