Issuu on Google+

Mart 2014 Sayı: 1

Turizmde Kariyer Gazi Üniversitesi, Turizm Fakültesi Kariyer & Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi

Lufthansa'nın yönetim kurulu başkanlığına

Carsten Spohr getirildi.

Marriott Şişli, Mart ayında açılacak. Dünyanın yeni 7 harikası;

Machu Pichu, Petra ve diğerleri.

Türkiye’den Amerika’ya uzanan bir kariyer;

İstanbul’da 3 Michelin yıldızlı bir şef;

OSMAN KESKİN

ENRICO CEREA

KARİYER PLANLAMASI NASIL YAPILIR?


İMTİYAZ SAHİBİ Kariyer & Yönetim Topluluğu Adına Erensoy DURMAZ

EDİTÖR Erensoy DURMAZ

YAYIN KURULU Kübra KALPALP Onur HARMAN Gözde DURSUN Kaan Alp BÜYÜKBIYIKLI Merve ÖZBEK Tunahan YAMAN

İLETİŞİM Gazi Üniversitesi, Turizm Fakültesi 06830 Gölbaşı, Ankara

kariyeryonetimtoplulugu@gmail.com https://www.facebook.com/kariyeryonetim https://twitter.com/kariyeryonetim

2


Güncel

8

Röportaj

18

• Osman Keskin Lincolnshire Marriott Resort Etkinlik Yönetimi Direktörü

Makale

20

• Kariyer planlaması nasıl yapılır?

Röportaj

24

• Onur Avkan Hilton Istanbul Bomonti Hotel Ön Büro Müdürü

Dosya

26

• Dünyanın yeni 7 harikası

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.

3


BAŞLARKEN… Kariyer & Yönetim Topluluğu olarak 2011 yılında çıktığımız kariyer planlama yolculuğunda, öğrencilerimizin turizm sektörüyle olan ilişkilerini kurmak, geliştirmek ve sürdürmek, akademik ve sektörel kariyer seçeneklerini tanıtmak ve kariyer planlarına yardımcı olmak amacıyla birçok kariyer etkinliğini gerçekleştirmiş olmanın gururunu yaşamaktayız. Sesimizin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayacak olan bu e-dergiyle birlikte bundan sonrası için daha etkili bir iletişim sürecinin ilk adımını da atmış bulunmaktayız. Gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerde olduğu gibi, bu e-derginin hazırlanmasında emeği geçen topluluk yönetim kuruluna ve üyelerimize teşekkürlerimi sunarım. Başarılı yarınları birlikte oluşturmak dileğiyle… Kariyer ve Yönetim Topluluğu Akademik Danışmanı Arş. Gör. M. Murat KIZANLIKLI

4

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.


Kariyer&Yönetim Topluluğu olarak 2011’de çıktığımız yolda kararlı ve başarılı bir şekilde devam etmekteyiz. “Deneyim, takım çalışması ve aktiflik her zaman başarıya götürür” misyonuyla birlikte etkinlikler düzenleyerek, gelecekteki meslektaşlarımızın sektördeki organizasyonel yapı, bu organizasyonun işleyiş biçimi, organizasyon süreçleri, takım çalışması, diğer sektörlerle olan bağlantılar hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmalarını amaçlamaktayız. Amaçlarımız doğrultusunda daha geniş kitlelere hitap etmeyi ve hedeflerimizi daha da büyütmeyi baz alarak yaptığımız çalışmalardan biri olan bu e-dergi, yenileşme ve büyüme sürecimizin önemli bir parçasıdır. Öncelikle topluluğumuzun temelini oluşturan Gazi Üniversitesi öğrencilerine, topluluğumuzun kurulması ve e-dergimizin çıkarılmasına zemin hazırlayan Prof.Dr. Emin KURU’ya, bizden desteğini asla esirgemeyen topluluğumuzun akademik danışmanı Arş.Gör. M.Murat KIZANLIKLI’ya ve bu derginin hazırlanmasında emeği geçen yönetim kurulu üyelerine teşekkürlerimi sunarım. Daha aydınlık günler görmek dileğiyle… Erensoy DURMAZ Kariyer&Yönetim Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.

5


GÜNCEL

Gazi Üniversitesi, Turizm Fakültesi’ne bağlı olarak, 2011 yılından itibaren faaliyet gösteren topluluğumuz, tüzük gereğince yönetim kurulu değişikliğine gitmiştir. Kurulduğu tarihten bu yana çeşitli etkinlikler düzenleyen, elinden gelenin en iyisini yapma anlayışıyla görevini sürdüren, üstüne aldığı sorumlulukları yerine getirmesini bilen ve görev süresini hakkıyla dolduran eski yönetim kurulumuza, gösterdikleri çaba ve elde ettikleri başarıları dolayısıyla teşekkür eder, başarılarının devamını dileriz. Kariyer&Yönetim Topluluğu Yönetim Kurulu Adına Yönetim Kurulu Başkanı Erensoy DURMAZ

6


GÜNCEL

Yeni yönetim kurulumuz aşağıdaki gibidir; Yönetim Kurulu Başkanı Erensoy DURMAZ Kurumsal Sistem Koordinatörü ve Başkan Yardımcısı Kaan Alp BÜYÜKBIYIKLI Öğrenci İlişkilerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Onur HARMAN Kurumsal İletişim Koordinatörü Merve ÖZBEK İnsan Kaynakları Koordinatörü Tunahan YAMAN Güncelleme ve Reklam-Tanıtım Koordinatörü Kübra KALPALP Kalite ve İdari İşler Koordinatörü Gözde DURSUN 7


GÜNCEL

MARRIOTT ŞİŞLİ MART’TA AÇILACAK ABD merkezli uluslararası zincir oteller grubu Marriott International’ın değişen yüzünün ilk temsilcilerinden İstanbul Marriott Hotel Şişli, Mart ayında hizmete giriyor. Toplam 259 odası olan İstanbul Marriott Hotel Şişli’de 2.300 m2 alanda kurulu Health Club&SPA ve Fransız şef Hubert Bourdon’un hazırladığı özel lezzetlerin sunulduğu The Dish Room Restaurant & Terrace Bar’da yer alacak.

8

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.


GÜNCEL

ATLASJET, LONDRA LUTON SEFERLERİNE BAŞLIYOR

SABİHA GÖKÇEN'İN HİSSE DEVRİ ONAYLANDI Sabiha Gökçen Havalimanı'nın yüzde 40'nın Malaysia Airport'a satışına Rekabet Kurulu'ndan izin çıktı. Malaysia Airports Holdings Berhad, iştiraki Malaysia Airports aracılığıyla İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Yatırım, Yapım ve İşletme AŞ ve LGM Havalimanı İşletmeleri Ticaret ve Turizm AŞ'nin yüzde 40 oranındaki hisselerinin devralınması işlemine izin verdi.

Seferler 2 Mayıs'tan itibaren haftada 4,Hazirandan itibaren ise haftanın her günü, 200 koltuklu Airbus 321-200 ile karşılıklı olarak gerçekleştirilecek. Atlasjet, İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan Londra Luton Havalimanı’na seferlere başlayacak. Bu seferlerle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) yolcularının uçaktan inmeden, Londra’ya kadar duraklamalı olarak uçabileceği bildirildi. Bu seferlerle ayrıca Gaziantep, Antalya, İzmir, Tahran, Tiflis ve Nizhnekamsk dahil olmak üzere birçok noktaya İstanbul aktarmalı olarak uygun bekleme süreleriyle bağlantı verilecek.Atlasjet Yer İşletme Başkanı Yüksel Atak yaptığı açıklamada, Luton Havalimanı’nın Londra şehir merkezine olan yakınlığı ve ulaşım kolaylığıyla özellikle sık seyahat eden yolcular için avantajlı bir destinasyon olduğunu söyledi.

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.

9


GÜNCEL DEDEMAN İLK OTELİNİN FAALİYETLERİNİ SONLANDIRIYOR Dedeman Grubu, ilk oteli Dedeman Ankara'nın faaliyetlerini sonlandıracağını duyurdu Dedeman Grubu yeni dönem planları doğrultusunda; Dedeman Ankara Oteli’nin hisselerini devrediyor, otel 17 Mart 2014 tarihinde faaliyetlerini sonlandırıyor. Hizmete girdiği 6 Haziran 1966 tarihinden bu yana Türk Otelciliği’nin gelişmesine katkıda bulunan, dönemin en konforlu ve en lüks oteli olarak hizmete açılan Dedeman Ankara, Dedeman Grubu’nun yeni dönem planları doğrultusunda 17 Mart 2014 tarihinde faaliyetlerini sonlandırıyor. Dedeman Ankara Oteli’nin satışı ile ilgili Dedeman Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Dedeman “Ankara’nın simgesi, yarım asra yakın süredir başkente ve Türk turizmine hizmet eden ve kurucumuz Mehmet Kemal Dedeman’ın imzasını taşıyan Dedeman Ankara, bizler için hep çok özel oldu. Bundan sonra da unutulmaz anıları ve kazandırdığı eşsiz deneyimlerle bu özel yerini sonsuza dek koruyacak. Dedeman Grubu olarak hedefimiz yeni dönemde hızlı ve istikrarlı bir şekilde büyümek. Bu yeni dönemde, zincirimize katacağımız otellerle daha geniş coğrafyada faaliyet göstermeyi hedefliyoruz.” dedi. Dedeman Grubu 2014 yılında Bostancı İstanbul, Kazakistan ve Rusya olmak üzere 3 lokasyonda, 4 yeni otel açacak. 2015 yılında ise İstanbul’da 4. otel olarak, Büyükdere Caddesi üzerinde inşaatına başlanmış, Dedeman Park Levent oteli hizmete girecek..

10

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.


GÜNCEL

PEGASUS KUVEYT UÇUŞLARINA BAŞLIYOR Pegasus Hava Yolları, 26 Mart tarihinden itibaren Kuveyt’e 68,99 avrodan başlayan fiyatlarla uçmaya başlıyor. Basra Körfezi kıyısında yer alan Kuveyt’e 26 Mart’tan itibaren haftada dört gün uçmaya başlayacak olan Pegasus’un seferleri, 7 Mayıs tarihinden itibaren ise haftanın her günü gerçekleşmeye başlayacak.

Pegasus yolcuları Kuveyt’e; Pazartesi, Çarşamba, Perşembe ve Cumartesi günleri İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan saat 22.00’de; Kuveyt Uluslararası Havaalanı’ndan ise ertesi gün 02:55’te kalkan karşılıklı seferlerle uçma fırsatı bulacak. Pegasus, yolcularını Kuveyt’e yurt içinde Adana, İzmir, Antalya, Bodrum, Diyarbakır, Dalaman, Ankara, Elazığ, Trabzon, Van, Hatay olmak üzere 11 noktadan; yurt dışında ise Amsterdam, Stokholm, Atina, Barselona, Belgrad, Berlin, Bologna, Basel, Brüksel, Bükreş, Köln, Kopenhag, Moskova, Donetsk, Düsseldorf, St. Etienne, Kıbrıs, Roma, Frankfurt, Kharkiv, Lviv, Madrid, Marsilya, Münih, Paris, Priştine, Saraybosna, Üsküp, Londra, Stuttgart, Tiran, Tel Aviv, Viyana, Zürih olmak üzere 34 noktadan; toplamda 45 noktadan bağlantılı olarak uçuracak. Yeni uçuş noktası Kuveyt ile birlikte Pegasus’un uçuş ağı Avrupa, Orta Doğu, Rusya ve Kafkaslarda yer alan 31 ülkede toplam 77 noktaya ulaşıyor. Irak ile Suudi Arabistan arasında, Basra Körfezi kıyısında bulunan Kuveyt, özellikle gökdelenleri ve lüks otelleri ile dikkat çekiyor. Kuveyt Kuleleri, 19. yüzyılda inşa edilmiş Seif Sarayı ve Kuveyt Ulusal Müzesi ise kentin en önemli eserleri arasında yerini alıyor. Arap ve Ortadoğu mutfağının hakim olduğu Kuveyt, ilkbahar ve yaz aylarında Pegasus misafirleri için farklı bir uçuş noktası olacak. G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.

11


GÜNCEL

LUFTHANSA'NIN BAŞINA SPOHR GEÇTİ Lufthansa’da beklenen atama gerçekleşti. Christoph Franz’ın istifası ile boşalan yönetim kurulu başkanlığına, yönetim kurulu üyelerinden Carsten Spohr (47) getirildi. Spohr’un, 1 Mayıs’tan itibaren yeni görevine başlayacağı bildirildi. Endüstri mühendisi olan Carsten Spohr, ayrıca Lufthansa Uçuş Okulu’ndan pilot lisansı da aldı. Kısa bir süre Aerospace AG’de çalıştıktan sonra 1994’te yeniden Lufthansa’ya dönen Spohr, personel dairesi, yönetim kurulu sözcülüğü gibi görevlerde bulundu. Spohr, 2011’den bu yana Lufthansa Yönetim Kurulu’nda görev yapıyor. Lufthansa’nın CEO’su 53 yaşındaki Chirstoph Franz, havayolu şirketini bırakarak sektör değiştirmişti. İsviçre merkezli ilaç devi Roche’un yönetim kurulu başkanlığını üstlenecek olan Franz, 2011’den beri Lufthansa CEO’luğunun yanı sıra Roche’un yönetim kurulunda görev yapıyordu.

12

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.


GÜNCEL

AB'NİN YENİ TUR OPERATÖRÜ YÖNETMELİĞİ TARTIŞMA YARATTI

Avrupa Parlamentosu İç Pazar Komitesi'nce onaylanan ve tüketiciye pek çok koruma maddesi içeren yeni tur operatörlüğü yönetmeliği sektörde kaygı yarattı. Avrupa Parlamentosu İç Pazar Komitesi, yeni tur operatörlüğü yönetmeliğini büyük çoğunlukla onayladı. Yönetmeliğe 2 üye ret kullanırken, 35 üye kabul oyu verdi. Mart ayında Avrupa Parlamentosu’nun onayına sunulacak olan yeni yönetmelik seyahat edenlere eski yasaya göre daha çok koruma sağladığı için Avrupa seyahat sektöründe çeşitli kaygılara yol açtı. Avrupa Tur Operatörleri Birliği (ETOA), yeni yönetmelik için "uygulanamaz", "daha çok dava üretir" ve "kullanım için artık uygun değil" uyarılarında bulunmuştu. EOTA'nın Politika ve Strateji Başkanı Tim Fairhurst, yönetmelikle ilgili olarak "EOTA olarak, esas gereksinimin, müşteriye ön ödeme ve geri dönüş maliyeti ile ilgili finansal koruma önerecek, Avrupa çapında tanınabilen bir proje olduğuna inanıyoruz. Şu anki öneri Avrupa çapında bir proje sağlayamamakla birlikte, ulusal ve bölgesel pazar silolarını devam ettirecek. Bu sırada Avrupa dışındaki pazarlar da rekabet avantajlarından faydalanacaklar" diye konuştu. Avrupa Parlamentosu’nun onayladığı yeni tur operatörlüğü yönetmeliği neler içeriyor? -Müşteriler tatilleri sırasında, turlarını organize eden acentenin batması durumunda ülkelerine geri gönderilecekler, eğer mümkün olursa seyahatlerini tamamladıktan sonra dönme seçenekleri de olacak. -Satış yapıldıktan sonra, tur operatörleri ancak yakıt fiyatları, vergiler veya havaalanı ücretleri arttığı durumda fiyatta değişiklik yapabilir. Fiyatta yüzde 8'den fazla artış yaşandığı durumlarda müşteri ödediği paranın tümünü geri alma hakkına sahip olacak. -Satış yapıldıktan sonra tur operatörü uçuş saatlerinde değişiklik yapamayacak. -Tur organizatörünün hatası olmasa bile zor duruma olan müşteriye, tatil boyunca yardım edilecek. -Beklenmedik ve zorunlu bir sebepten dolayı tatilci evine zamanında dönemiyorsa, tur operatörü, müşteriye konaklama sağlamak veya 5 geceye kadar gecelik 125 avro vermek durumda olacak. G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.

13


GÜNCEL

UZUN ARADAN SONRA İSTANBUL'DA ÜÇ MICHELIN YILDIZLI BİR ŞEF Four Seasons Bosphorus bünyesindeki Aqua Restaurant şubat ayında İtalya'dan 3 Michelin yıldızlı şef Enrico Cerea'yı ağırladı.

Başarılı şefleri misafirleri ile buluşturmayı amaçlayan Four Seasons Bosphorus, 18-23 Şubat tarihleri arasında İtalya’nın en beğenilen 3 Michelin yıldızlı restoranlarından birisi olan “da Vittorio”nun 2. kuşak temsilcilerinden Şef Enrico Cerea’yı Aqua’da konuk şef olarak ağırladı. Michelin Rehberi’nin, Enrico ve kardeşi Bobo’ya en üst düzeyde başarı göstergesi olarak üçüncü yıldızı verdiği 2009 yılından beri gastronomi dünyasının zirvesinde yer alan Enrico Cerea, bugün, geleceğin İtalyan mutfağının misafirperverlik modeli olarak tanımlanan ve bu modeli temsil etmesini sağlayan aile restoranı “da Vittorio” ile uzun bir çalışma hayatını sürdürüyor. 18-23 Şubat süresince İtalyan şefin hazırladığı akşam yemeği menülerinin servis edileceği Four Seasons Bosphorus’un şık restoranı Aqua’nın, 23 Şubat’taki Pazar Brunch’ı da Enrico’ya emanetti. Enrico, nam-ı diğer ‘Chicco’ yıldızlı yemeklerini Aqua Restaurant’ta İstanbullular ile buluşturdu. Restoranlarının ilk Michelin yıldızı ile altı yaşında tanışan “Chicco”, 30’lu yaşlarının başında ise ikinci yıldız sevincini tatmış. Babası Vittorio’nun özel tariflerini kendi geliştirdiği metodlarla harmanlayan yetenekli Şef, stilini, “doyumsuz bir bolluk” olarak ifade ediyor.

14

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.


GÜNCEL

Enrico ve RobertoCerea.

Chicco Cerea’nın İtalya’da mutfak birliği yirmiden fazla aşçıdan oluşuyor. Chicco onlarla birlikte gurme mutfağının bütün alanlarında deneyimler yaşayarak, yemek hazırlama konusundaki en yenilikçi teknikleri keşfeder. Yemekleri, artık gurmeler ve mutfak tutkunları için klasikler kategorisinde yer alıyor.

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.

15


GÜNCEL

Enrico Cerea Ailesi ve arkadaşlarının kendisine duydukları sevgi ve şefkatin göstergesi olarak taktıkları adıyla Chicco, beş kardeşin en büyüğüdür, annesi Bruna ve babası Vittorio tarafından kendi restoranları “da Vittorio”nun mutfağında büyür. Babasının uzmanlığı ve rehberliği sayesinde kendisinin en derin duygu ve eğilimlerine karşılık veren gastronomi sanatını keşfeder. Kariyerinde temel oluşturan bu çıraklık döneminden sonra, dünyanın en seçkin mutfaklarında önemli deneyimler edinir, buralarda bugün “da Vittorio’ya” üç yıldızlılık ruhunu kazandıran derhal göze çarpan kendine özgü kişiliğini ortaya koymasını sağlayacak büyük şeflerle tanışır. Fransa’da Paris’te Jacques Cagna ile Costa Azzurra’da Roger Vergé ile, Monaco’da büyük şef Heinz Winkler ile İspanya’da, Roses’ta, efsanevi El Bulli ile, ve ayrıca New York’ta Jean Gorge Vongerichten ve Sirio Maccioni ile çalışır. Chicco Cerea’nın tarifleri prestijli yayınlarda ölümsüzleşmiştir: çiğ balık, dünyada “da Vittorio” adının tanınmasını sağlayan sembol malzeme olarak, deniz kabukluları ve yumuşakçalarının ustaca kullanılmasıyla meydana getirilmiş 40 tarif içeren 2008 tarihli “Damare” kitabının rakipsiz kahramanıdır. Balığın yanı sıra pirinci de unutmamak gerekir, son dönemlerde çıkan “Riso” (2012) Cerea kardeşlerin mutfak sanatının bir özeti gibidir, 120’den fazla tarif içeren bu kitap Po Ovası’nın sembolü olan değerli tahıl pirince ithaf edilmiştir. Son olarak da, önemli bir yemeğe yaraşır bir damga vuran tatlıyı anmak gerekir, Chicco Cerea için tatlı, bitmez tükenmez yaratıcı araştırmalarını yöneltmeyi yeğlediği alanlardan biridir: “Peccati di gola” (Damak Günahları) adlı 36 tatlı tarifi içeren kitabında sırlarını okurlarla paylaşır.

16

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.


GÜNCEL

Roberto Cerea Roberto Cerea, arkadaşlarının ona takdığı isimle Bobo. Bergamo’daki “da Vittorio” restoranında, baba mesleğinin takipçisi olan bir “sanat” çocuğu. Bu restoranda tüm Cerea ailesi – anne ve babası Vittorio ve Bruna ve diğer kardeşleri Francesco, Barbara, Enrico ve Rosella – hep birlikte iyi yemek tutkunlarının hizmetindeler. Çok gençken bile tutku ve profesyonellik ile çalışmış, babasının uzmanlığı ve rehberliği sayesinde gurme mutfağının temellerini ve tekniklerini hızla öğrenir. Lucerna Richemont okulundaki ve Paris Ecole Lenotre’deki kurslara katılır. Roane Troisgros restoranında ve Costa Azzurra’daki Roger Verger’de staj yapmıştır. Bangkok’daki Madarin Oriental otelinde İtalyan mutfağı festivaline katılır. Bobo’nun gerçek tutkusu, ilk servis edilen yemeklerdir, bu yemekleri her zaman ağzı sulandıran lezzet çeşitlemeleriyle hazırlar. 2008 yılında erkek kardeşiyle birlikte “Damare” adlı kitabı yayınlar, bu kitapta hepsi çiğ balık ile yapılan (kabuklular, yumuşakçalar…) 40 tarif bulunuyor. Bu tarifler, “da Vittorio” restoranının ününü yaygınlaştıran tanınmasında sembol ürünleri meydana getirmektedir. 2009 yılında kendisinin ve kardeşi Chicco’nun yönetiminde olan restoran üçüncü Michelin yıldızını kazandı. G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.

17


Röportaj Osman Keskin Lincolnshire Marriott Resort Etkinlik Yönetimi Direktörü

Kurulduğumuz ilk seneden itibaren bize desteğini dile getiren, davetimizi geri çevirmeyerek, konuşmacı olarak konferansımıza katılan; Marriott zincir otellerinin çeşitli şubelerinde çalışmış, şuanda Amerika Birleşik Devletleri’nin Illinois eyaletinin Lincolnshire bölgesinde bulunan, Lincolnshire Marriott Resort’ta Etkinlik Yönetimi Direktörü olarak iş hayatına devam eden Sayın Osman Keskin, bizi kırmayarak, Kariyer ve Yönetim Topluluğu için sorularımızı yanıtladı. Osman Bey, Kariyer ve Yönetim Topluluğu için kendinizden bahsetmenizi rica edebilir miyiz? Nasıl başladı turizm yolculuğunuz? Turizm’e yolculuğum üniversite hayatımla başladı. Üniversite yıllarımda aktif olarak turizm gruplarında gönüllü görevlerde bulundum ve öğrenciliğim boyunca sürekli otellerde ve fuarlarda çalıştım. Otellerde oda servisi, resepsiyon, çamaşırhane, santral, misafir ilişkileri ve rezervasyon bölümlerinde hem işi öğrenmek hem de gerçekten operasyon kısmında neler olduğunu görmek için çalıştım. Daha sonra Marriott International bünyesinde kültürel değişim programı dâhilinde Amerika’ya yerleştim ve Marriott serüvenim kahvaltı/öğle yemeği garsonu olarak Milwaukee Marriott West ile başladı. Ankara’da JW Marriott bünyesinde Satış ve Pazarlama Direktörlüğü görevini yürüttünüz, şuan Amerika Birleşik Devletleri’nde kariyerinize devam ediyorsunuz. Uzun yıllar Marriott Grubu’nda çalışan biri olarak JW Marriott’lu olmak nedir, nasıl bir duygudur bize biraz anlatır mısınız? JW Marriott Ankara’nın açılış ekibinin bir parçası olmak bana gurur veriyor ve bence herkesin yaşaması gereken bir deneyim. JW Marriott markası Marriott oteller grubu içinde şu anda en hızlı ilerleyen ve lüks otelciliği yeniden tanımlayan bir marka. Ankara’da ve Türkiye’de bulunmuş olmak çok heyecan verici çünkü JW Marriott markasının inandığı otantik ve misafirperverlikteki sessiz yaklaşım bence bizim kültürümüzün de bir parçası. JW Marriott bünyesindeki çalışma arkadaşlarımızla birlikte inanıyorum ki otelimizi ziyaret eden bütün misafirlerimize bu farklı deneyimi en mükemmel şekilde yansıtacağız. Ben de bunun bir parçası olmaktan gurur duyuyorum.

18

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.


Röportaj

Ankara son yıllarda konaklama sektöründe oldukça gelişti ve sürekli yeni otel yatırımlarının haberlerini duyuyoruz. Ankara için seçeneklerin bu kadar fazla olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bizler aslında olması gerekenin bu olduğunu düşünüyoruz. Ankara bir başkent ve başkentler, şehrin bütününü kapsayan organizasyonlar, kültür ve sanat etkinlikleri, kongre ve konferanslar, mevsimsel açık hava etkinlikleriyle turizme büyük ölçüde katkı sağlayan şehir aktivitelerine ev sahipliği yapar. Ankara’nın son zamanlarda seçeneklerinin artması, bu sürecin doğal bir sonucu. Ankara’nın artık ihtiyacı olan ivmeye hazır olduğunu gösteriyor. JW Marriott, rakipleriyle işbirliği içerisinde Ankara’nın marka olarak gelişimine katkıda bulunmayı hedefliyor. Marriott Ankara’da kariyerlerine devam eden arkadaşlarımız, uluslararası Marriott zincirinin bir parçası olmanın verdiği avantajları kullanarak, hem yurtiçi hem de yurtdışı talepleri titizlikle değerlendirmek ve Ankara için geniş kapsamlı organizasyonlara imza atmayı istemektedir.

Son olarak Kariyer ve Yönetim Topluluğu olarak sizden turizm için, turizme bir değer katmanızı istesek, bize nasıl bir öneride bulunursunuz? Ve son olarak Türkiye turizmini 2023’te hangi konumda görüyorsunuz? Gördüğünüz ve görmek istediğiniz tabloda ne gibi farklılıklar var?

Turizm sektörü son yıllarda profesyonel yöneticilere kavuşuyor ve sektörümüz kariyer planlamasında seçilen ve talep gören sektörlerden biri olma yolunda. Bence yeni mezunlarımız ve kariyer planlaması yapan genç arkadaşlarımız bu sektörden kopmasınlar ve emek versinler. Hizmet sektörü, teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin bence daima gücünü hiç kaybetmeyecek. Türkiye turizmini 2023’te çok daha güçlü ve istikrarlı görmek isterim. Uluslararası kuruluşlar, organizasyonlar ve ülkemize turist sağlayan bütün acenteler tarafından ilk tercih olmamız gerekiyor ve bunu da sağlayacak tek şey eğitim. Bence ülkemizde turizm alanında çok başarılı yatırımlar var, başarılı yönetimlerle bu yatırımlar çok daha değer kazanır ve ülkemizin Turizm konusunda dünyada örnek model olmasında hiçbir etken bırakmaz.

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.

19


Makale

KARİYER PLANLAMASI NASIL YAPILIR? Kariyer;seçtiğimiz bir iş yolunda ilerlemek ve bunun sonucunda daha fazla deney ve yetenek kazanmak, daha fazla sorumluluk üstlenmek, gereken eğitimleri alıp kendimizi ortaya koyma sürecimizdir. Ayrıca kariyer, en klasik şekli ile sonu olmayan bir yol benzetmesi ile tanımlanabilir. Çünkü insanın kendini geliştirmesinin sonu yoktur. Kariyer planlaması ise,iş yaşamına ilişkin hedeflerimizi gerçekleştirmek için gerekli olan nitelikleri belirlemektir. Peki kariyer planlama nasıl yapılır?

Doğru Plan Doğru Kariyer Öncelikli olarak yapmamız gereken şey gerçekten ne istediğimizin ve ne yapmak istediğimizin farkında olmaktır. Bunun en önemli yolu da kendimizi tanımamızdır. Neler yapmaktan zevk aldığımızı,bilgi ve becerilerimizi,başarılı olduğumuz alanları iyi bilirsek tam anlamıyla doğru bir planlama yapabiliriz. Bunu şu şekilde örneklendirebiliriz; Hepimiz birer yetenek cevheriyiz,hepimiz ayrı bireyler olarak özel yeteneklere sahibiz. Eğer sahip olduğumuz yetenek cevherini keşfeder ve doğru kariyer planlaması yoluyla kuyumcu gibi işlersek dünyanın en özel elmasına dönüşebiliriz fakat yeteneğimizi keşfedemez ve yanlış kariyer planlaması yaparsak sıradanlaşırız ve bir özelliğimiz kalmaz. Kariyer planlaması sürecinde kendi kendimize yapacağımız değerlendirmelerin yanında,çevremizde bize yakın olan insanlar da bu konuda yardımcı olacaklardır. Kariyer planlamasının aşamalarından ilki az önce bahsettiğimiz kendini tanıma aşamasıdır. İkinci olarak hangi sektörlerin ve firmaların geleceği olduğunu ve bunlardan hangilerinin bize ihtiyacı olabileceğini belirleme yani sektör belirleme aşamasıdır. Bunu yaparken de bilgi ve becerilerimizi,kendimize güvendiğimiz alanı belirlememiz gerekir. Bunu yapabilmek için güçlü yönlerimizi arttırmak ve zayıf yönlerimizi en aza indirgemek önemlidir. Kariyer planlamasının diğer bir aşaması olan güçlü ve zayıf yanların belirlenmesi ilkesine uymamız gerekir. Genel olarak ulaşmayı arzuladığımız belirli hedefleri ortaya koymalıyız, bu da kariyer planlamasının önemli aşamalarından biridir. Özellikle kendimizle uyum sağlayacak bir hedef saptamak bu aşamada oldukça önemlidir. Son aşama da planları hazırlama aşamasıdır. Hedeflerimize ulaşmak için planladığımız kariyer kararını uygulama aşamasıdır.

20

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.


Makale Özel Sektör Mü, Kamu Sektörü Mü? Diğer bir konuya gelirsek belki de en çok kararsız kaldığımız, üzerine düşündüğümüz konulardan bir tanesi de “özel sektörü mü, yoksa kamu sektörünü mü tercih etmem gerekiyor? “sorusudur. O halde özel sektör ve kamu sektörünü karşılaştıralım. Özel sektörde “çok çalış çok kazan“ mantığı egemendir ve genel olarak özel sektörde insanlar kendilerini daha çok geliştireceklerini düşünür. Özel sektörün çalışma saatleri daha uzun ve şartları daha ağırdır ancak bununla birlikte özel sektörde çalışarak daha çok para kazanma şansına da sahip olabiliriz. Kamu sektöründe ise işler biraz daha farklıdır. Günümüzde memur olabilmek için insanlar zorlu yollardan geçiyorlar, yani önceki dönemlerde olduğu gibi kolay değildir. Öncelikle Kamu Personeli Seçme Sınavları’nda başarılı olmak ve ardından gelen mülakatları geçmek gerekiyor. Bununla birlikte, kamu sektöründeki ücretler özel sektöre oranla daha düşük olabiliyor. Kamu sektörünün en büyük avantajı, çalışma saatlerinin uygun olması ve iş güvencesi açısından daha sağlam bulunmasıdır. Bu bilgileri göz önünde bulundurup hangi sektörü seçmek istediğimize yönelik doğru bir karar verebiliriz.

Yüksek Lisans Yapmalı Mıyım? Cevabını aradığımız diğer bir soru ise “yüksek lisans yapmalı mıyım yapmamalı mıyım?“ sorusudur. Tabii ki bu sorunun net bir cevabını bilmediğimiz sürece yüksek lisans yapmamızın da bir manası yok. Bu soruyu sormamızın ve mantıklı cevaplar aramamızın kesinlikle geçerli nedenleri var. Bunların en önemlisi de kaybedildiğinde asla geri gelmeyen zaman. Gerçekten sorunun cevabı evet ise bu sefer de hangi bölüm olacağı konusu çok önemlidir. Bunun için de yüksek lisans yapmış kişilere ve akademik kariyeri olan kişilere danışmak faydalı olur. Yüksek lisansın amacı, genelde bir bilim dalında bilgi ve araştırmalarımızı daha ileriye taşıyarak akademik kariyer yapmak olmalıdır. Eğer karar veremiyorsak ve hocalarımızla yaptığımız görüşmeler sonrasında da net bir karara varmış değilsek acele etmemekte fayda var.

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.

21


Makale Kariyerimize Nasıl Yatırım Yaparız? Peki kariyerimize nasıl yatırım yaparız? Şöyle ki; üniversitelerden her yıl binlerce kişi mezun oluyor. Yeterli bilgi ve donanıma sahip birçok kişi iş arıyor. Bu da demek oluyor ki en az bizim kadar sıkı binlerce rakibimiz var. Bu durumda yapmamız gereken farklı yanlarımız olduğunu kanıtlayıp, doğru kariyer planımızla binlerce kişinin arasından kendimizi bir adım öne çıkarmamık. Bunu gerçekleştirebilmemiz için yapmamız gereken şeyler de plan yapmak, bizim istediğimiz kariyer yollarından daha önce geçmiş olan kişileri model olarak almak, kişiliğimizi göz önünde bulundurmak, kendimize dürüst davranmak, işimizle ilgili gelişmeleri takip etmek ve öğrenmeyi hiçbir zaman bırakmamaktır.

Turizm Sektöründe Kariyer Planlaması Kişi öncelikle sektörün içinde yer almak isteyip istemediğini, eğer istiyorsa kendisini bu sektörde nerede görmek istediğine karar vermelidir. Kişinin turizm sektöründe hangi alanda çalışmak istediği kariyer yapıp yapmayacağına karar vermesi de önemli bir aşamadır.Turizm sektöründe genel olarak kariyer yapma isteği yüksektir çünkü turizm sektörü sürekli gelişen ve istihdam alanının çok olduğu bir sektördür.Kariyer planlamasını yaparken uzmanlaşmak istediğimiz alana yönelmemiz ilgi alanımızı belirlememiz doğru olacaktır.Turizm sektöründe çalışan bir kişi sezonluk mu yoksa yıllık mı çalışacağına karar verdiyse ona göre bir yol çizer,kazancını,çalışma şartlarını düşünür,yönetici pozisyonunda olmak istiyorsa o doğrultuda plan yapar.Her şeyi tam anlamıyla düşünmek doğru bir planlamayı beraberinde getirecektir.Günümüzde hemen hemen her ülke turizm pastasına uzanınca rekabetin hız ve şiddeti de arttı.Bu da planlama,pazarlama ve sürdürülebilirlik gibi kavramları ortaya çıkardı.Bizler dünyadaki gelişmeleri yakından izleyerek kariyer planları yapmalıyız.Bu aşamada da öğrenmeye ve eleştiriye açık olmamız gerektiğini düşünüyorum.

22

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.


Makale

Kariyer Planlama Sürecinde Karşılaşılan Hatalar Kariyer planlaması sürecinde karşılaştığımız hatalar da mevcuttur. Karşılaştığımız hatalar genel olarak:Çabuk ve geçici çözümler aramak. Oysa ki tatmin edici ve prestijli bir kariyer sahibi olmak zaman,sabır ve iyi bir plan gerektirmektedir.Kısa dönemli maddi ihtiyaçları ve uzun dönem kariyer hedeflerini birleştirerek,her ikisini de aynı zamanda karşılamaya çalışmak yani daha güvenli maddi altyapı sağlamadan üzerine bir şeyler kurma düşüncesi de karşılaşılan hatalardan biridir. Bir diğeri;kişisel tatmini sağlamak için kişinin kendini tanımadan ve ne istediğini bilmeden başarıyı dış dünyada aramasıdır.Sadece ilanları takip etmek diğer metodları göz ardı etmek ayrıca kariyer gelişimi sürecini hiç kimseden yardım almadan ilerletmeye çalışmak da doğru değildir.En önemlisi de kendimize güvenimiz eksik olduğu için veya ne istediğimizden emin olmadığımız için harekete geçememektir. Yürüdüğümüz yolda engeller yoksa o yol bizi bir yere götürmez önemli olan o engelleri aşabilmek tecrübe ve deneyim kazanabilmektir.Kariyerimiz yaşam tarzımızdır.Doğru kariyer planlaması karbon niteliğindeki yeteneğimizi elmasa dönüştüren formülün ta kendisidir. Kübra KALPALP

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.

23


Röportaj ONUR AVKAN Hilton Istanbul Bomonti Hotel Ön Büro Müdürü

Kariyer&Yönetim Topluluğu ile iletişime geçtiği andan itibaren desteğini hiç esirgemeyen ve hiç tereddüt etmeden kısa sürede olumlu geri bildirimi ile bizi çok mutlu eden Hilton İstanbul Bomonti Hotel Ön Büro M��dürü Sayın Onur Avkan’a bir kez daha teşekkürlerimi sunarak, sektöre nasıl başladığı, sektör hakkındaki görüşleri ve beklentileri ile ilgili yaptığımız söyleşimizi sizlerle paylaşıyoruz. Onur Bey, turizme değer katanlar arasında sizi de bizimle birlikte görmek inanın bizleri çok mutlu etti. Özellikle kendinizden bahsetmenizi rica edebilir miyim? Turizmin nesi sizi cezbetti de şu an Hilton Istanbul Bomonti Hotel Ön Büro Müdürü olarak kariyerinize devam ediyorsunuz? Otelcilik kariyerime İstanbul Etiler Anadolu Otelcilik Lisesi’ni bitirdikten hemen sonra 1995 yılında Swissotel The Bosphorus Istanbul’un banket bölümünde garson olarak başladım. Sonra iş merkezinde otelin ilk pageboy’u olarak devam ettim. Daha sonra sırasıyla aynı otelde bellboy, resepsiyonist, ön büro şefi, gece müdürü, ön büro müdür yardımcısı oldum ve en son olarak da ön büro müdürü oldum. Şu anda kariyerime Hilton İstanbul Bomonti Otel’de Ön Büro Müdürü olarak devam etmekteyim.

24

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.


Röportaj

Herkes ön büroyu farklı şekilde tabir eder. Beyin diyen de olur, kalp diyen de… Siz ön büroyu ve ön büroda kariyeri nasıl tanımlandırırsınız? Yeni mezun arkadaşlarımız seçeceklerse neden ön büroyu seçmeliler? Ve siz Hilton İstanbul Bomonti olarak, ön büroya seçeceğiniz takım arkadaşlarınızdan neler beklersiniz? Hilton İstanbul Bomonti Oteli ön büro çalışanı nasıl olunur? Bu tabirlere katılıyorum. Bununla beraber, beyin ve kalp olmanın yanında bir misafirin otelle olan ilişkisinin başlangıcı ve sonunda ön büronun olması, ön büronun önemini açıklamaktadır. Bir ilişkide, bir zaman diliminde bu iki unsura sahip olmak çok önemlidir. Ön büro, misafirlerimizin bizlerle yaşadığı deneyimde başlangıcın ve sonun kontrolüne sahip olduğu için misafir memnuniyetini yukarı çekmek konusunda en önemli birimlerden biridir. Kariyerini otelcilik üzerine kurmayı hedefleyen yeni mezunlar için ön büro, sadece kendi birimlerinin değil, tüm birimlerin operasyonel süreçlerini takip edebilecekleri ve deneyimleyebilecekleri bir bölümdür. Bu noktada kariyer gelişiminde ön büro çalışanlarının çok daha avantajlı olduklarını söyleyebilirim. Bu konuda benim beklentim, çalışma arkadaşlarımın genel kurallara ve standartlara sadece uymakla kalmayıp, içten bir şekilde hizmet etmesi ve otelimizin hizmet kalitesini her zaman daha da yukarı çekmeye çalışmasıdır. Hilton İstanbul Bomonti ön büro çalışanı olabilmek için sektörel ve otelimize özgü standartların dışında çalışanların turizm ve otelcilik ile gönül bağı kurmuş olmasını beklerim.

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.

25


Röportaj

İstanbul’da otelciliği konuşacak olursak 2013’ü nasıl değerlendiriyorsunuz ve yeni yılda otel dolulukları nasıl olacak? Bize biraz bilgi verebilir misiniz? Rezervasyonlar beklentileri karşılıyor mu? Nedir son durum? 2013 ‘e bakacak olursak, İstanbul genelinde otel doluluk oranları tatmin ediciydi. İstanbul’da yüksek sezon tabirinin artık olmadığına ve İstanbul’un kültürel ve sosyal takviminin doluluğu dolayısıyla 12 ay boyunca yüksek talebin yaratıldığına inanıyorum Sizden turizm için turizme bir değer katmanızı istesek, bize nasıl bir öneride bulunursunuz? Ve son olarak Türkiye turizmini 2023’te hangi konumda görüyorsunuz? Gördüğünüz ve görmek istediğiniz tabloda ne gibi farklılıklar var? Ben Türkiye’nin en önde gelen ve hizmet kalite çıtası en yüksek otellerinden birinde çalışan bir yönetici olarak, hizmet kalitesinin tüm sektörde belirli bir seviyeye çıkartılması ve her daim sürdürülebilirliğinin ve gelişiminin sağlanması gerektiğine inanıyorum. Bir otel işletmesinin açılabilmesi için Turizm Bakanlığı’nın koymuş olduğu standartlar ve kurallar olmakla beraber, işletmenin açılışını takiben vermekte olduğu hizmetlerin standartları ise tamamen belirsiz ve kontrolsüz olmaktadır. Türk misafirperverliğinin dünya standartları ile tanımlanması en büyük hayalimdir. Bu noktada standartlar ve konukseverlik yönetimi kilit noktaları oluşturmaktadır.

26

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.


Dosya

DÜNYANIN YENİ 7 HARİKASI Dünyanın Yeni Yedi Harikası, İsviçre'de bir organizasyon tarafından cep telefonu ve internet aracılığıyla yapılan bir oylama sonucunda, Dünyanın Yedi Harikası'na alternatif olarak seçilmiş ve 7 Temmuz 2007 tarihinde açıklanmıştır. UNESCO ise bu seçimi, oy kullananların şahsi görüşlerini yansıttığı gerekçesiyle desteklemediğini ve klâsik Dünyanın Yedi Harikası listesinin korunmaya ve benimsenmeye devam edileceğini açıklamıştır. İsviçre merkezli New7Wonders Vakfı'nın, dünyanın yeni 7 harikasını belirlemek için başlattığı yarışmaya aralarında Ayasofya'nın da bulunduğu 21 finalist eser katıldı. Dünyanın dört bir yanından yaklaşık 100 milyon kişi cep telefonu ve Yeni Yedi Harika adlı internet sitesinde 6 yıl boyunca oy kullanarak dünyanın yeni 7 harikasını seçti. Cep telefonu ve internet oylarıyla belirlenen dünyanın yeni 7 harikası, Portekiz'in başkenti Lizbon'da ilan edildi. Dünyanın Yeni 7 Harikası; Ürdün'deki Petra Antik Kenti, Çin Seddi, Brezilya'daki Kurtarıcı İsa Heykeli, Peru'daki Machu Picchu Antik Kenti, Meksika'daki Chichen Itza Piramidi, İtalya'nın Roma kentindeki Kolezyum ve Hindistan'daki Tac Mahal anıt mezarı şeklinde sıralandı.

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.

27


Dosya

Chichén Itzá Chichen Itza (ya da okunuşuyla Çiçen İtza), Meksika'nın Yucatán Yarımadası'nda, Valladolid ve Mérida arasında yer alan, Kristof Kolomb öncesi dönemde kurulmuş bir İtza Maya kentidir. Muhtemelen bir dönem Yucatan’ın dini merkezi olmuştur. Günümüzde Meksika’nın en çok ziyaret edilen ikinci arkeolojik sit alanıdır. Chichen-Itza’daki El Castillo (kale) adıyla tanınan Kukulkan (Kukuul Kaan) piramidinin yüksekliği üst platforma nazaran 24 m'dir. 7 Temmuz 2007'de seçilen dünyanın yeni yedi harikasından biridir. Efsaneye göre kent 10. yüzyılda Quetzalcoatl önderliğindeki Toltekler'ce alınmıştır. Kentteki önemli yapılar şunlardır:

28

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.


Dosya

Kale adıyla tanınan Kukulkan Tapınağı ya da Kukulkan Piramidi: Mayalar bu piramidi astronomi ve matematik bilgilerini ortaya koymak istercesine belirli bir sistemle inşa etmişlerdir. Örneğin 4 cephesinin her birinde 91 basamak yer alır ki, böylece 4x91’le bulduğumuz 364 sayısına en tepedeki düzlüğü de eklediğimizde yıldaki günlerin sayısı olan 365’i bulmaktayız. Ayrıca, piramiti öyle bir şekilde yönlendirmişlerdir ki, ilkbahar ve sonbaharda ekinoksların gerçekleştiği an, piramite gelen güneş ışıkları piramitin çıkıntıları sayesinde, merdiven basamaklarının dibinde bulunan iki yılan başı yontusunun S’ler çizen bir gövde uzantısı oluşacak şekilde bir gölge oluşturmaktadır. (İki başlı yılan.) Bu yılan, Kukulkan adıyla bilinen ilah tüylü yılandır. (Yılanın bir özelliği vücudunun gökcisimlerinin yörüngeleri şeklini alabilmesi, S'ler çizebilmesidir.) Ayrıca piramiti inandıkları yeraltı alemi katları sayısı gibi 9 farklı düzey halinde düzenlemişlerdir. Piramitin tepesinden bakıldığında 300 hektarlık bir görüş alanına sahip olunur, yani kentteki tüm yapılar görülebilmektedir.

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.

29


Dosya

Kurtarıcı İsa Heykeli Kurtarıcı İsa (Portekizce: Cristo Redentor), Brezilya'nın Rio de Janeiro şehrinde Corcovado Dağı üzerinde yer alan ve şehrin sembollerinden biri olan İsa heykelidir. Dağın aşağı kısmında Tijuca Milli Parkı'nda bulunur. Corcovado 710 m yükseklikte olup, muhteşem bir şehir manzarası sunar. Corcovado dağ treni, kıvrımlı bir yolu izleyerek dağın zirvesinin yakınına kadar gelir. 7 Temmuz 2007 tarihinde, Dünyanın Yeni Yedi Harikası'ndan biri olarak seçilmiştir.

30

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.


Dosya

Heykelin yapımı 1922'de o dönemde ülkenin başkenti olan Rio de Janeiro'da Brezilyanın kuruluşunun 100. yılı şerefine başlatılmış ve 12 Ekim 1931'de resmi törenle açılmıştır. 30 m boyundaki devasa heykel 8 m yükseklikteki bir kaide üzerinde durur ve 1.145 ton ağırlığındadır. Yalnızca başı 3,75 m yüksekliğinde olup 30 ton gelir. Açılmış kollarının genişliği 30 m tutar. İnşaat malzemesi olarak beton, üzerinde katman olarak da sabun taşı kullanılmıştır. Bugün yılda 1 milyon kadar turist anıtı ziyaret eder.

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.

31


Dosya

Çin Seddi

Çin'in Savaşan Beylikler döneminde (M.Ö.403 M.Ö.221), Çin ;Seddi’nin temeli 20'den fazla ayrı ayrı krallık tarafından atılmıştı. Chu, Qi, Yan, Wei, Han, Zhao, Qin Krallıkları birbirinden korumak için sınırlarında ilk setler inşa ettiler. Qin,Zhao,Yan kralıkları ise XiongNu, DongHu, LinHu, Hiung-nu'ların saldırılarını durdurmak ve ülkenin kuzey sınırlarını koruma amacıyla da inşa ettiler. Çin'in ilk İmparatoru Qin Shi Huang, burayı boydan boya aşılmaz bir savunma duvarıyla kapatmaya karar verdi. Bu devasa inşaata girişmekteki amacı konusunda tarihçiler farklı görüşler öne sürmüşlerdir. Bunlardan bazıları: -Ülkenin sınırlarını başta Hiung-nu olmak üzere kuzeyden Çin'e karşı Türk boylarının saldırısına karşı savunmak. -Uzun savaşlar sonunda yıktığı beyliklerin esir düşen yöneticilerini sürgün ve ağır işe sürerek cezalandırmak. -Ülkeden kaçışları önlemek. -Ülkenin tek yönetim altında birleştiğini içeriye ve dışarıya göstermek. -Kuzeyden gelen Türk saldırılarına karşı ülkeyi savunmak için.

32

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.


Dosya

Qin Shi Huang M.Ö. 221 yılında daha önceki krallıkların yaptırdığı duvarları birleştirerek uzattı. M.Ö. 3. yüzyıldan M.S. 17. yüzyıla kadar Çinliler seddi uzatmaya devam etmişlerdir. Seddi onaran ve savunma amaçlı kullanan son hanedan Ming Hanedanı (1368-1644) olmuştur. Seddin yıkılmış olan kısımlarıyla birlikte uzunluğu 6000 km bulur. Bugün ayakta duran kısım Ming Hanedanı devrinden kalan 2.500 kilometrelik settir. Ancak asıl inşaat, M. Ö. 221 ile M. S. 608 yılları arasında yapılmıştır. Seddin kalınlık ve yüksekliği yer yer değişir. Sanılanın aksine Çin seddinin tamamı tuğlalardan oluşmaz. Bazı yerleri çok zayıf, kuvvetsiz maddelerden yapılmıştır ve bu duvarlar çok kısadır. Bu zayıf duvarların amacı devleti saldırılardan korumak değil kaçak düşmanı yavaşlatmaktır. Genellikle duvarın yüksekliği 4-6 metre, taban kalınlığı 7 metre ve üst kalınlığı ise 6 metre civarındadır. Kalın olan yerlerin üzerinde atlar ve arabalar gidebilmektedir. Kalın duvarlar boyunca siperlik ve okçu delikleri vardır. 200 metrede bir gözetleme kulesi veya kale ve 9 kilometrede bir fener kulesi bulunur. Duvar üzerinde yer yer saray ve tapınaklara da rastlanır. Bazı yerlerde setler, kademeli savunmaya olanak verecek şekilde birkaç sıra halinde yapılmıştır. Bu tarihî yapı, 7 Temmuz 2007 tarihinde, Dünyanın Yeni Yedi Harikası'ndan biri olarak seçilmiştir. G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.

33


Dosya

Machu Picchu Machu Picchu bugüne kadar çok iyi korunarak gelmiş olan bir İnka antik şehridir. 7 Temmuz 2007 tarihinde Dünyanın Yeni Yedi Harikası'ndan biri olarak seçilmiştir. And Dağları'nın bir dağının zirvesinde, 2.360 m yükseklikte, Urubamba Vadisi üzerinde kurulmuş olup Peru'nun Cusco şehrine 88 km mesafededir. Şehir, İnkalı bir hükümdar olan Pachacutec Yupanqui tarafından 1450 yılları civarında inşa ettirilmiştir. İspanyol istilacılar 1532 yılında buraları işgal ederken sık dağlar arasında kalmış bu şehir, istilacılar tarafından fark edilmemiş ve bu sayede zarar görmemiştir. Machu Picchu 200'den fazla merdiven sistemiyle birbirine bağlı olan taş yapıdan oluşur. Şehrin 3000 basamağı bugün hâӀâ gayet iyi durumdadır.

34

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.


Dosya

Kuruluş amacı ve anlamı bugüne kadar gelmiş olan tartışma konusudur. Günümüze gelmeyi başarmış bilimsel kanıt içerikli çok fazla ipucu bulunmamasından sadece tahminler yapılabilmektedir. Bu yüzden o zamanlardaki adı bilinemeyen şehir, ismini bugün yakınlarda olan bir dağ zirvesinden almıştır. Şehrin tarım alanı olarak kullanılan teraslardan oluşan bölümleri, Eski Zirve (Quechua dilinde: Machu Picchu) denen dağın eteklerindedir. Şehrin sonunda ise Genç Zirve (Quechua dilinde: Wayna Picchu) yükselir.

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.

35


Dosya

Petra Tarihçe; MÖ 400 ile M.S. 106 yılları arasında Nebatiler'e başkentlik yapmıştır. Roma İmparatorluğu tarafından işgal edilene kadar başkent olarak varlığını sürdürmüştür. M.S. 400 yıllarından sonra deprem ve ekonomik sıkıntılardan dolayı kent gözden düşmüş ve zaman içinde unutulmuştur. Petra'nın ilk yapım amacı tarihçiler tarafından bulunamamıştı. Ancak yapılan son araştırmalarda Petra'nın altında gizli gömülü bir bölüm olduğu ve bu bölümün kral mezarları olduğu araştırmalar sonucunda kesinleşmiştir.

36

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.


Dosya

Yapımı: Petra antik kentinde tiyatro, tapınak, ev, gibi yapılar kireç taşına oyularak yapılmıştır. El-Hazne ve Roma döneminde yapılan amfi tiyatro en bilinen yapılardır. Yakın dönemde verilen değer: 1812 yılında İsviçreli gezgin Johann Burckhardt tarafından kent tekrar bulunmuştur. 6 Aralık 1985 tarihinde UNESCO tarafından Dünya Kültürel Mirası listesine dahil edilmiştir. Peru'da yer alan Machu Picchu ile kardeş şehirdir. 7 Temmuz 2007 tarihinde, Dünyanın Yeni Yedi Harikası'ndan biri olarak seçilmiştir. G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.

37


Dosya

Kolezyum İtalya'nın başkenti Roma'da bulunan Flavianus Amfi tiyatro olarak da bilinen Kolezyum bir arenadır. Usta bir komutan olan Vespasianus tarafından MS 72 yılında yapımına başlandı ve M.S. 80 yılında Titus döneminde tamamlandı. Daha sonraki değişiklikler Domitian hükümdarlığı zamanında yapılmıştır. İmparatorlar burada Roma halkını eğlendirmek için ve biraz da kendi eğlenceleri için gladyatör dövüşleri düzenlerdi. Bunlardan başka pek çok halk gösterileri, taklit deniz savaşları, hayvan avcılığı, infazlar, meşhur savaşların yeniden canlandırılması, klasik mitolojiye dayanan dramalar olurdu. Kolezyum daha sonra barınma yeri, iş dükkânları, dini kışlalar, istihdam, taş ocağı, Hristiyan türbesi olarak çeşitli amaçlarla kullanıldı. Asıl adı Arena iken, sonradan, girişteki heykelin adını aldı. 7 Temmuz 2007 tarihinde, Dünyanın Yeni Yedi Harikası'ndan biri seçildi.

38

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.


Dosya

Günümüzde depremden dolayı harap vaziyette olmasına ve taşlarının çalınmasına rağmen Kolezyum, Roma İmparatorluğu'nun uzun zamandan beri ikonik sembolü olarak görülür. Bugün modern Roma'nın en çok turist çeken yerlerinden biridir. Ayrıca Roma Katolik Kilisesi ile yakın bağlantıya sahiptir. Paskalya öncesi Cuma günü Papa amfi tiyatroda fener alayı düzenler. Kolezyum'un resmi de İtalya'da basılan 5 sent/euro bozuk parasının arkasına basılmıştır.

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.

39


Dosya

Tac Mahal Tac Mahal, Babür İmparatorluğu'nun 6. hükümdarı Şah Cihan (Şah-ı Cihan:Dünyanın Şahı) (1593-1666) tarafından, o zamanki imparatorluğun başkenti olan Hindistan'ın Agra şehrinde, Jumna (Yamuna) Nehri'nin kıyısında yaptırılmıştır. (Babür Şah'ın Hindistan da kurduğu Türk İmparatorluğu, Hindistan'da 332 yıl (1526-1858) egemen oldu.) Bir isyanı bastırmak için ordularıyla Burhanpur'a giden Şah Cihan'a, dokuz aylık hamile olmasına rağmen her zamanki gibi eşi Mümtaz Mahal (Ercümend Banu Begüm) de eşlik etmişti. Mümtaz Mahal, 14. çocuklarını doğururken öldü.(1631)Şah Cihan, eşinin ölümünden sonra 2 yıl yas tuttu. Artık devlet işlerine ilgisini kaybeden hükümdar, teselliyi sanat ve mimaride buldu. Eşinin ölümünün ertesi yılı 1632'de Tac Mahal'in temeli atıldı. Efsaneye göre yapımı bittikten sonra, türbe işçilerinin kolları aynı yapıttan bir tane daha yapılmaması için kesilmiştir. Bugün Hindistan'ın en fazla turist çeken bölgesi. Ancak çevresinde oluşan çarpık yapılaşma, bu tarihi yapıtın geleceğini tehdit ediyor. Bulunduğu şehrin birçok noktasından açıkça görülebilen Tac Mahal, Türk-İslam Mimarisi'nin en önemli yapıtları arasında yer almaktadır. Dünyada aşk için dikilmiş en büyük ve en güzel anıt olarak kabul edilen bu türbe, Şah Cihan'ın büyük bir aşkla sevdiği eşi Ercümend Banu Begüm'ün doğum sırasında ölümü üzerine, onun anısına yaptırılmıştır.

40

G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.


Dosya

Yapının mimarları; Mimar Sinan'ın talebelerinden Mehmet İsa Efendi ve Mehmet İsmail Efendi ile yapıdaki yazıları yazan Hattat Serdar Efendi, eserin yapımı için Şah Cihan tarafından İstanbul'dan davet edilmişlerdi. 1632'de inşasına başlanan eser, 20 yıl sonra 1652'de tamamlanmıştır. Tac Mahal'in yapımında parlak, ince mavi damarları olan beyaz mermer kullanılmıştır. Aynı mermerden yapılan ve yerden yüksekliği 82 metre olan kubbe, Mimar İsmail Efendi tarafından yapılmış ve 1648 yılında tamamlanmıştır. Kubbe üzerinde altınlı bir alem vardır. Türbenin beyaz mermerden 4 minaresi vardır. Anıtın dört yanına Hattat Serdar Efendi tarafından Yasin suresinin tamamı yazılmıştır. İnşaatta çok sayıda ustanın da yanı sıra, günde 20 bin işçinin çalışmasıyla türbe 1643'te, çevresindeki avlu ve yapılar 1649'da bitirildi. Tac Mahal, 20 yılda 1652'de bütünüyle tamamlandı. Agra ilinin dışında Yamuna Irmağı'nın kıyısında, 305x580 metre ölçülerinde dikdörtgen avluda yer alan Tac Mahal, dört cephesinin ortalarında 33 metre yüksekliğindeki taç kapılarıyla 75 metre yüksekliğindeki anıt kubbeyi çevreliyor. Mümtaz Mahal ve Şah Cihan'in sandukaları üst katta, kubbenin altındadır. Sandukaların bulunduğu yerdeki kubbede insan ağzından çıkan her ses 7 kez yankılanacak şekilde bir akustiğe sahiptir. Şah'ın ve eşinin asıl lahitleri ise, en alt katta bulunmaktadır. Tac Mahal'in yüz binlerce akik, sedef ve firuze gömülü olan duvarlarında ayrıca 42 zümrüt, 142 yakut, 625 pırlanta ve 50 adet çok iri inci vardır. Romantik görünüşü ile herkesi büyüleyen, Doğulu Batılı birçok ünlü yazar ve şaire ilham kaynağı olan Tac Mahal, mehtaplı gecelerde bile aydan daha parlak görünür. Tac Mahal, 1983’ten bu yana UNESCO'nun Dünya Miras Listesi'nde yer almaktadır. G.Ü. Turizm Fakültesi Kariyer ve Yönetim Topluluğu Aylık Dergisi.

41


Kariyer Yönlendirme