Page 1

F RUM USA SERVING THE TURKISH AMERICAN COMMUNITY

ISSUE 196 FEBRUARY 2017

www.ForumUSA.com

Kararı millet verecek! Cumhurbaşkanı Erdoğan, rejim değişikliği yapıldığı yönündeki eleştirilere “Bu bir sistem değişikliğidir, rejim değil” yanıtını verdi. “Millet, referandumda nihai kararı verecek” diyen Cumhurbaşkanı, yeni Anayasanın Türkiye’yi sıçrama noktasına ulaştıracağını vurguladı ‘EVET’LE REJİM DEĞİŞMEYECEK Türkiye nisan ayındaki referandumda Anayasa değişikliğini oylayacak. Referandum süreci, Cumhurbaşkanlığı Sistemi ve rejim değişikliği tartışmaları ekseninde başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, refera ndu mda n ‘evet’ çıkması halinde Türkiye’de rejim değişikliği olmayacaR. TAYYİP ERDOĞAN

ğını yeni Anayasa’nın Türkiye’nin gereksinimi olduğunu vurguladı. PARTİLER ÇALIŞMAYA BAŞLADI Referandum stratejisini “Türkiye’y i sev iyorum, Cumhurbaşkanlığı sistemine ‘evet’ diyorum” sloganı üzerinden yürütecek olan AK Parti, saha çalışmalarına başladı. Muhalefetteki CHP de “Tek adam yönetimi istemiyorum, hayır” diyerek sert açıklamalar eşliğinde referanduma hazırlanıyor.

YILDIRIM: NE REJİMİ KARDEŞİM! Başbakan Yıldırım, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun “Türkiye Cumhuriyeti el kaldırılıp indirilerek rejim değişikliği yapılacak bir ülke değildir” eleştirilerine “Diyorlar ki ‘rejim değişiyor’. Ne rejimi kardeşim? Bırakın rejim değişmesini siz kafayı değiştirin” diye yanıt verdi. Sayfa 7

YENİ DÜZENLEME İLE NE DEĞİŞECEK 6’DA

Suriye krizinde Astana dönemeci Türkiye ve Rusya Kazakistan’daki toplantılara Suriye’deki çatışmaların durdurulması amacıyla öncülük etti. Krize çözüm arayışları toplantılarda yeni bir aşamaya taşındı. Ortak açıklama: Astana zemini

sürdürülecek... Muhalefet Heyetinin Başkanı Alluş ise görüşmelerin ana gündeminin ateşkes ihlallerinin sona erdirilmesi olduğunu belirterek, “Tüm tarafları ateşkese uymaya çağırıyoruz” dedi. Sayfa 6

Inside

Amerika’da “Her Camiye Kütüphane”

9

World fears from Donald Trump’s America

Donald Trump took oath as 45th President of the United States. Since President Trump moves to the White House, he has signed several executive actions what fulfilling his campaign promises that fear people all around the world.

MUSIAD USA, Diyanete bağlı camilerine kütüphane kurmak için harekete geçti. Amerika’da “Her Camiye Kütüphane” projenin imzası Diyanet İşleri Başkanı Görmez’in himayesinde projenin mimarı MUSIAD USA Başkanı Tuncer ve DİB Yabancı Dil ve Lehçelerde Yayınlar Daire Başkanı Kaplan tarafından atıldı. Sayfa 2

Dünya kentinin fareli metrosu

20

Ülke genelinde günlerdir süren protestoların ardından Washington Seattle’da görev yapan Federal Yargıç James Robart, vize yasağının geçici olarak durdurulmasına karar verdi ve Müslümanların tekrar ülkeye biniş yapabileceği duyuruldu.

Gündemin adı: Trump

Başkan Trump, aldığı ‘yasakçı’ kararlarla dünyanın gündemine bomba gibi düştü

23 milyon kişinin sigortası tehlikede Amerikan kamuoyunda uzun zamandır tartışmalara neden olan 23 milyon kişinin faydalandığı Obamacare, parça parça iptal edilecek. Başkan Trump, sağlık reformunun iptali için ilk imzayı, göreve geldiği gün attı. Sayfa 13

Yurt dışındaki tek rehberiniz cebinizde

13

Bu gazeteyi ekince çiçek oluyor

2

Sayfa 3

Trump’ın aldığı kararlar protestoları da beraberinde getirdi. Trump, Müslüman 7 ülkenin vatandaşının ABD’ye girişini yasakladı, Meksika sınırına duvar için imza attı ve “Trans-Pasifik Ortaklığı’ndan çıktı. Trump’ın vize yasağı hükümette

Mustafa Tuncer ‘Vize Sınırlaması’ zulmü Trump’ın buluşu mu?

5

6 dead in Canadian mosque shooting

10

DONALD TRUMP

Ayşe G. Tunceroğlu Onsekiz yaş meselesi

15

Turkey, Russia agree to ensure Syria cease-fire

Turkey, Russia and Iran will establish a trilateral mechanism to observe and ensure full compliance with the ceasefire in Syria, Kazakhstan’s foreign minister said.

krize de neden oldu. Yasağa uymayacağını açıklayan Adalet Bakanı Vekilini görevden aldı. Vize yasağı getiren kararnameye ise yargı ‘dur’ dedi. Trump karara “gülünç” derken Beyaz Saray, yasağın yeniden uygulanması Sayfa 3 için harekete geçti.

AMERİKA GÖÇMENLERE BORÇLU Müslüman ülke vatandaşlarının girişinin engellendiği ABD’de Göçmenlerin yüzde 35’i yeniliklere imza attı. Apple’nin kurucusu Steve Jobs, Yahoo’nun kurucularından Jerry Yand, Google’un kurucularından Sergey Sayfa 13 Brin bu isimlerin başında geliyor.

11

10

Subegüm Bulut Hizmet satın alırken usta bir avcı olmanın püf noktaları

17

Constitutional change bill sent to presidency Turkey’s constitutional change bill was delivered to the presidency in order to set a referendum date, according to parliamentary sources.


www.ForumUSA.com

2

Issue 196 • February 2017 FORUM USA

Aktüel

MUSIAD USA’dan “Her Camiye Kütüphane” projesi

Toprağa ekince çiçek açan gazete Değişik icatları ile tanınan Japonya, bu sefer geri dönüştürülmüş kağıttan, tamamı ile bitkisel kaynaklı kitlesel bir gazete üretti. “Çevreci Gazete” diye adlandırılan, ülkenin en çok okunan gazetesi Mainichi Shimbunsha, toprak ile buluştuğunda geri dönüştürülmüş hammaddesi içinde bulunan tohumlar, yeşerip çeşitli bitkilere dönüşüyor. Gazetenin mürekkebi ise sebze kaynaklı ve bu bitkiler için bir gübre görevi görüyor. Bu fikir aslında çok yeni değil. Toprağa ekilebilen kağıtlar uzun zamandır geri dönüştürülmüş kağıt, su ve bitki tohumları ile karıştırılarak yapılıyordu. Ama toprağa ekilebilen kağıt ilk defa böyle büyük bir şekilde üretiliyor ve kullanılıyor.

MUSIAD USA, “Her Camiye Kütüphane” kurmak için harekete geçti. Amerika’daki camilerde hayata geçirilmesi planlanan projeyle ilgili Diyanet İşleri Başkanı Görmez ile görüşen MUSIAD USA Başkanı Tuncer, “İnşallah bu çabamızla çok yakında her camide kütüphanemiz olacak” dedi

Diyanet İşleri Başkanı Görmez projeyi çokbeğendiklerini ve desteklediklerini dile getirdi.

Diyanet işlerinden destek Projeyi çok beğendiklerini ve desteklediklerini belirten Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Diyanet’e bağlı camilerin hem Türk toplumuna hem de diğer milletlerden Müslümanlara hizmet verdiğini belirterek bu noktada ABD’ye de ayrı bir önem verdiklerini vurguladı.

THY’nin yeni yüzü Morgan Freeman Türk Hava Yolları (THY) marka yüzü olarak ünlü oyuncu Morgan Freeman ile anlaştı. Aynı zamanda pilot olan ünlü oyuncu ile çekilen reklam filmi, 800 milyon kişi tarafından takip edilen Super Bowl finalinde yayınlanacak. Çekimleri Los Angeles’ta yapılacak reklam filminde THY Morgan Freeman’ı ABD’deki tanıtım yüzü olarak kullandı. Geçen yıl Batman vs. Superman reklam kampanyasıyla dünyanın dev markalarının da yer aldığı Super Bowl’da ilk Türk markası olarak sahneye çıkan THY, ABD nüfusunun yüzde 35’ine ulaşmıştı.

Zenginler dünyanın sonuna hazırlanıyor Amerikalı milyarderler, “dünyanın son gününe” ve olası büyük felaketlere hazırlanmak için çeşitli hazırlıklar yapıyor. “The New Yorker” dergisi, olası bir felakete karşı önlem alan dünyanın en zengin kişilerine ilişkin makalesinde söz konusu hazırlıkların özellikle Donald Trump’ın başkan seçilmesinin ardından New York ve Kuzey California’daki Silikon Vadisi’nde hız kazandığına işaret etti. Makalede milyarderlerin, sosyal medya gruplarından “dünyanın sonu” için yaptıkları hazırlıkları birbiriyle paylaştığı kaydedildi. Hazırlıklar arasında gıda ve silah stoklama, gayrimenkul yatırımları dikkati çekiyor.

Amerika’daki işadamlarına yönelik önemli çalışmalara imza atan Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği Amerika Şubesi (MUSIAD USA) Müslüman kesimden herkesin faydalandığı Amerika’daki Türk camilerine yönelik büyük bir projeyi hayata geçirecek. “Her Camiye Kütüphane” adı altındaki proje ile Amerika’daki Türk camilerinde kütüphaneler oluşturulacak. MUSIAD USA Başkanı Mustafa Tuncer Türkiye ziyaretinde Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez ve Yabancı Dil ve Lehçelerde Yayınlar Daire Başkanı Yıldıray Kaplan’la proje hakkında görüştü.

YILDIRAY KAPLAN

MEHMET GÖRMEZ

MUSTAFA TUNCER

Tuncer “Kütüphaneler önemli bir açığı dolduracak” “Her Camiye Kütüphane” projesinin ilk adımının imzasını attıklarını ve projenin hızla hayata geçirileceğini belirten Tuncer de, “Amerika’da Diyanete bağlı camilerimizde yapacağımız kütüphaneler, Amerika genelinde Türk toplumunun, kardeş ve Müslüman toplulukların yaşadığı önemli bir açığı dolduracak. Çabamız, Amerika’da kültüründen bihaber nesiller olmasın diye… Kütüphanelerimiz, MUSIAD USA’nın, üyelerimizin katkılarıyla, ülkemiz ve Diyanet İşleri Başkanlığı Yabancı Dil ve

Lehçelerde Yayınlar Daire Başkanlığının desteği ile hayata geçirilecek” dedi. “Faydamız dokunuyorsa ne mutlu bize” Sadece işadamlarına değil toplumun her kesimine faydalı olacak projeler ürettiklerini belirten MUSIAD USA Başkanı Mustafa Tuncer, “Ziyaret çerçevesinde Diyanet İşleri Başkanlığı Yabancı Dil ve Lehçelerde Yayınlar Daire Başkanı Yıldıray Kaplan’la da görüşmemizin sonunda ‘Her Camiye Kütüphane’ projesinin ilk adımıyla ilgili imzaları atarak projeyi başlat-

mış olduk. Amerika gibi büyük bir coğrafyada, kendi vatanından uzak, kendi toplumumuzdan, kendi dinimizden insanlara işadamları olarak faydamız dokunuyorsa ne mutlu bize. ‘Oku’ emri ile başlayan dinimizin sahih kaynaklarını Türk ve Amerikan toplumu ile buluşturmak bizim için son derece önemli. MUSIAD USA olarak kültürümüzü yaşatma çabamız hep oldu. Bu yüzden adımlarımız sadece iş adamlarına, iş dünyasına yada ticarete yönelik atmıyoruz. ‘Her Camiye Kütüphane’ projesi bu yüzden önem taşıyor” diye konuştu. FORUM USA

retçi Rockefeller Center’da, her gün 400 bin ziya binası yapılması New York’un önemli tarihi simgelerinden olan Manhattan’daki Rockefeller Center’ın her gün 400 bin ziyaretçiyi ağırladığı bildirildi. New York Yabancı Basın Merkezi (NYFPC) tarafından basın mensuplarına yapılan

özel turda, 1939 yılında halka açılan Rockefeller Center’ı günde ortalama 400 bin kişinin ziyaret ettiği belirtildi. ABD’li ünlü petrol sanayicisi John D. Rockefeller’ın tek oğlu John D. Rockefeller Jr. tarafından Manhattan’da

bir opera amacıyla 1928’de 250 milyon dolara satın alınan 90 bin metrekarelik alanda, 1929’da New York borsasının çökmesi ve Büyük Buhran’ın başlamasıyla opera binası projesi askıya alındı.

NY polisinin Çinlilere yasal statü kontrolü Aile içi iletişim in yoğunluklu olarak konu edileceği Aile Seminerleri’nin sürekli hale getirileceği öğrenildi.

Amerikalı Türklere ‘Aile Semineri’ Diyanet Center of A mer ica ( DC A) t a ra f ı nd a n Yu r td ı ş ı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın (YTB) katkılarıyla düzenlenen Aile Seminerleri’nin

ilki Fahrünnisa Erdem’in “Kişiler Arası İletişim Sanatı ve Aile İçi İletişim” başlıklı sunumuyla Delaware Islamic Foundation Diyanet Camii’nde gerçekleşti. Seminerlerde iletişimin ne olduğuna ve sağlıklı olabilmesi için nelere dikkat edilmesi gerektiğine cevap arandı. Teknolojinin ulaştığı güncel durumda, insanlar arası iletişimin aldığı yeni şekiller üzerinde durulan seminerde iletişim kazalarına dikkat çekilerek, iletişimi kolaylaştıran etmenler ve iletişim engelleri detaylı örneklerle paylaşıldı.

İnteraktif katılım İzleyiciler interaktif şekilde seminere katılma olanağı da buldu. Kişiler arası sağlıklı iletişim ile ailede sağlanacak huzur ortamının aile bireylerinin kişisel ve toplumsal sorumluluklarını yerine getirmedeki öneminin vurgulandığı interaktif bölümde, ebeveyn rolünün gerçeklikleri, kadın ile erkek arasındaki iletişim farklılıkları anlatıldı. Katılımcıların, yaşadıkları somut sorunlarla ilgili paylaşımları ve bunların çözümüne ilişkin tartışmalar, toplantıların samimi bir ortamda gerçekleşmesine de olanak sağladı. FORUM USA

Voices of NY adlı internet sitesinde yer alan bir habere göre New York’un Brooklyn bölgesinde bulunan N Train 8 Ave metro istasyonunda, NYPD polislerinin Çin uyruklu yolcuları metro çıkışında durdurup göçmenlik statülerini kontrol ettiği iddia edildi. Haberde NYPD’den yapıldığı ileri sürülen açıklamaya da yer verilerek departmanın bu şekilde bir uygulama talimatı vermediği belirtildi. Bölgeye yakın

72’inci Polis Karakolu’nda görevli polis memuru Sue Liu’nun kontrollerin yapıldığını onayladığına ilişkin iddialara da yer verilen haberde Liu’nun bu kontrollerin rutin kontroller olduğuna dikkat çektiği ifadeleri yer aldı. Liu’nun, “Bu kontroller sadece büyük çantaların aranmasından ibaret. Göçmenlerin panik yapmasına gerek yok. Sadece şüpheli gördüğümüz kişilerden kimlik ibraz etmelerini istiyoruz” dediği de haberde yer aldı.


www.ForumUSA.com

3

Issue 196 • February 2017 FORUM USA

Gündem Dünyanın dört bir yanında Trump karşıtı protestolar her geçen gün artıyor

DE ’ D B A T E M Ü HÜK Zİ KRİ

Dünya’da gündemin adı: Donald Trump

ABD medyası darbeyi tartışıyor

Trump’ın özellikle vize konusundaki yasakları dünyanın dört bir yanında protesto edildi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın tüm dünyasının tepkisini çeken kararlara imza atmasının ardından ABD’de darbe senaryoları konuşulmaya başlandı. Amerikan Foreign Policy dergisinde bir yazı kaleme alan Georgetown Üniversitesi hukuk profesörü Rosa Brooks, Trump’ın başkanlıktan nasıl uzaklaştırılabileceğine dair ihtimalleri yazdı. Brooks, ihtimaller arasında askeri darbenin olabileceğini de belirtti. Brooks, yazısında “Trump’tan kurtulmanın yolları” diyerek şunları sıralıyor: “Elbette ilk olarak herkes 2020 seçimlerini bekleyebilir. İkinci seçenek vatan hainliği, rüşvet ve diğer yüksek suçlar ile ağır ihlallerden dolayı görevden alınma. Bir başka ihtimal, yakın zamana kadar ABD’de düşünülemez denen “askeri bir darbe” ihtimali. Bu ihtimale askeri liderlerin Trump’ın emirlerine uymalarını reddetmesi de dahil.”

Başkan Trump, aldığı kararlarla dünyanın gündemine bomba gibi düştü. Müslüman 7 ülkenin vatandaşının ABD’ye girişini yasakladı, emri reddeden Adalet Bakanı Vekilini görevden aldı. Vize yasağını getiren kararnameye ise yargı ‘dur’ dedi. Beyaz Saray kararnamenin uygulanması için çalışıyor Başkan Donald Trump, göreve başladığı 20 Ocak’tan itibaren dünya gündemine hızlı bir giriş yaptı. Çok konuşulan görev devir teslim töreni sürerken yüzlerce protestocu Beyaz Saray’ın önünde eylem yapıyordu. İmzaladığı tartışmalı kararlar ülke çapındaki protestoları daha da tırmandırdı. Görevinin ilk haftasında toplam 15 karara imza atan Trump, “mültecilere kısıtlama ve vize alımını zorlaştırma”, “Meksika sınırına duvar”, “Obamacare’in kaldırılması” ve “Trans-Pasifik Ortaklığı’ndan çekilme” gibi çok kritik konularda kararlar aldı. Bu imzalar eylemlerin dünya geneline yayılmasına etken oldu. 7 ülkele vize sınırlaması Protestolar özellikle; “terörle ilintili olduğu düşünülen” ülkelerden gelenlerin 30 gün süreyle ABD’ye kabul edilmemesi ve söz konusu metinde doğrudan Irak, Libya, Suriye, İran, Sudan, Somali ve Yemen’in adının zikredilmesiyle daha da arttı. Vize yasağı kararnamesiyle ABD’nin yıllık kabul edeceği mülteci sayısı da 110 binden 50 bine indirildi. Meksika ile ipler gerildi Trump’ın, “Meksika sınırına duvar örülmesi” kararı ABD ile Meksika arasındaki iplerin iyice gerilmesine yol açtı. Trump, duvarın masraflarının Meksika

açacağını söyledi. Trump, “Obamacare” Obamacare’in parça parça iptal edileceğini açıklarken kürtaj örgütlerine aktarılan fonların kesilmesini öngören bir kararnameyi daha onayladı. Dakota ve Keystone boru hattı Ekonomi ve enerji alanında seçmenine önemli vaatlerde bulunan Trump’in ilk haftasında attığı imzalardan biri de Kuzey Dakota eyaletinden ülkenin diğer bölgelerine ham petrol taşıyacak Dakota Boru Hattı Projesi’ne onay vermesi oldu. Benzer şekilde Kanada’dan ABD’ye ham petrol taşıyacak Keystone XL Boru Hattı Projesi’ne de imza atan Trump, aynı zamanda bu iki projenin hızlı faaliyete geçebilmesi için “çevre regülasyonlarını sınırlandıracak” bir başkanlık kararnamesini daha imzaladı.

Vize yasağı onları kapsamıyor

İsrail vatandaşlığının yan ı sıra Trump’ın yasak koydu ğu 7 ülkeden herhangi birind en vatandaşlığı bulunan Yah udiler “vize yasağı” kapsamına alınmayacak. Ayrıca söz konusu ülkelerin vatanda şları eğer Fransız pasaportuna sahipse, ABD'ye girebilecek. hükümeti tarafından ödeneceğini iddia ederken, Meksika Devlet Başkanı Enrique Pena Nieto da “duvarın parasını kesinlikle ödemeyeceklerini” belirtti. Trump, ABD’yi, Asya-Pasifik-bölgesinde toplam 12 ülkeyi kapsayan Trans-Pasifik Ortaklığı ticaret anlaşmasından çekti. Benzer şekilde Trump, ABD’nin de dahil olduğu Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması’nı (NAFTA) yeniden müzakereye

tarafından görevinden alındı. Yasak geçici olarak durduruldu Vize yasağı getiren kararnameye ise yargı ‘dur’ dedi. Washington eyaletinin Seattle kentinde görev yapan Federal Yargıç James Robart, vize yasağının geçici olarak durdurulmasına karar verdi ve yolcuların tekrar uçaklara biniş yapabileceği duyuruldu. Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer, ise Adalet Bakanlığı’nın “mümkün olan en kısa sürede” Trump’ın ka ra r na mesini tekrar uygulamaya çalışacağını belirtti.

5 yaşındaki İranlı çocuğa kelepçe

Trump: “Bu sözde yargıcın görüşü, ülkemizde yasaların uygulanmasını olanaksız kılıyor. Gülünç bir karar ve tersine çevrilecek.”

Krizi vize yasağı tetikledi Hükümet krizine neden olan olay ise görevine Obama döneminde atanan Adalet Bakanı Vekili Sally Yates’in, Tr u mp’ı n imzaladığı, vize yasağı kararnamesine uymayacağını açıklaması oldu. Konu basına sızdı ve Yates, Trump

ABD vatandaşı olan İran kökenli 5 yaşındaki bir çocuk havalimanında 5 saat boyunca kelepçeli tutuldu. Olayı Demokrat senatör Chris Van Hollend gündeme getirdi. Senatör Van Hollend, çocuğun Maryland doğumlu olduğunu ve annesinin İranlı olduğunu söyledi. Olayla ilgili soruları cevaplayan Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer, 5 yaşındaki çocuğun ABD için tehdit oluşturduğu için kelepçelendiğini söyledi. Spicer, “Başkan bu an üzerinde beklemek istemiyor. Tüm olanaklarını kullanarak, mümkün olan en kısa zamanda ülkeyi korumayı ve güvenli hale getirmeyi amaçlıyor” dedi.

Havayolları ABD’ye yolcu taşımaya başladı Körfez ülkelerine ait büyük hava yolu şirketleri ABD’de vize yasağına ‘dur’ diyen kararnamenin ardından harekete geçti. Şirketler Irak, İran, Suriye, Sudan, Libya, Somali ve Yemen vatandaşlarını yeniden Amerika’ya taşımaya başladı. İstanbul Atatürk Havalimanı’nda günlerdir bekleyen yolcular da ABD’ye uçtu.

C U S TO

MIZED

F FREE O E G CHAR

SOFTWARE AND PAYMENT SOLUTIONS FOR YOUR BUSINESS

Daha fazla saklanamadı Ortaköy’deki ünlü gece kulübüne yılbaşı nda saldırı düzenleyen ve 39 kişinin ölümüne neden olan terörist Abdülgadir Masharipov İstanbul Esenyurt’ta yakalandı. Masharipov’un da mensubu olduğu terör örgütü DEAŞ’ın Özbek yapılanmasına yönelik İstanbul’un 5 ilçesinde düzenlenen operasyonlarda çok sayıda kişi de gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında gözaltında bulunan 14 kişi savcılık sorgusunun ardından “Silahlı terör örgütü

üyeliği” ve “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçlarından tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi. Savcılık şüpheliler arasında yer alan İlyas Mamaşaripov hakkında ayrıca “39 kez kasten öldürme suçuna yardım” suçundan da tutuklama talebinde bulundu. Katliamı gerçekleştiren Masharipov’un da Vatan Caddesi’nde bulunan Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde (TEM) sorgusu profesyonel bir ekip tarafından sürdürülüyor.

Online tahsilat çözümü A’dan Z’ye 7/24 online tahsilat yapmanızı sağlayan, tüm bankalarla çalışmaya hazır ve güvenilir ücretsiz sistem. İleri düzey faturalama ve raporlama sistemi Kredi kartı ile alacak riskiniz olmadan, aidat tahsilatı, fatura kesme ve tahsilatı, ödeme ile personel takibi gibi yazılım çözümleri. Kredi kartı komisyon yüzdelerinizi düşürüyoruz. İDDİALIYIZ!!! Kredi kartı komisyon yüzdelerini düşüremez, tasarruf sağlayamazsak $50’lık Amazon Hediye Kartı veriyoruz.

BORGA ÖZHAN (201) 989-2959

borga@zebrapaytech.com www.zebrapaytech.com

(973) 782–4188 100% NATURAL

NO ADDITIVES

NO PRESERVATIONS

Bereket Bakery, LLC. 391 Crooks Avenue, Paterson, NJ 07503


www.ForumUSA.com

4

Issue 196 • February 2017 FORUM USA

Dünya

Kanada’da camiye silahlı saldırı: 6 ölü Kanada’nın Quebec eyaletinin başkenti Quebec’te aynı zamanda cami olarak da kullanılan Quebec İslam Kültür Merkezi’nde yatsı namazı için toplanan cemaate 3 kişi tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıda, 6 kişi öldü, 8 kişi yaralandı. Kanada Başbakanı Justin Trudeau, yaptığı yazılı açıklamada, saldırıyı, “büyük bir şok, öfke ve üzüntü” ile öğrendiğini belirterek, Müslümanların ibadet ve sığınma evine yapılan terör saldırısını kınadığını bildirdi. Bu arada, saldırı nedeniyle eyalet parlamentosunda bayraklar yarıya indirilirken, eyaletin en kalabalık kentleri Montreal ve Gatineau’daki cami ve İslami merkezlerinin çevresinde güvenlik önlemleri alındı.

Erdoğan: Yıllarca şu Afrika sömürülmedi mi? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Tanzanya’nın başkenti Darüsselam’da Cumhurbaşkanı John Pombe Joseph Magufuli ile Devlet Başkanlığı Sarayı’nda ikili görüşme gerçekleştirdi.

“Aynı muameleyi görecekler”

R. TAYYİP ERDOĞAN

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Doğu Afrika’daki Tanzanya’yı ziyaretinde Afrika kıtasının sömürülmesine dikkat çekti. Kıtanın doğal madenlerinin yıllarca sömürüldüğünü ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin Afrika ülkeleriyle ilişkisinin ‘gönül bağına’ dayalı olduğunu vurguladı

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, yurt dışına kaçan ve FETÖ üyesi olduğu iddia edilen kişileri Türkiye’ye iade etmeyen ülkelere sert çıktı. Bozdağ, “Bizim Yunanistan, Almanya ve başka ülkelerden FETÖ’cü darBEKİR BOZDAĞ becileri istediğimiz hiçbir talebe cevap gelmedi. Sağolsunlar Bulgaristan ve Romanya iade yaptı. Bundan sonra kim bize ne muamele yapıyorsa biz de onlara aynı muameleyi yapacağız. Mütekabiliyet esasına göre karşılığını vereceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan üç günlük Afrika turunda Tanzanya, Mozambik ve Madagaskar’ı ziyaret etti. Tanzanya’yı ziyaretinde Batı’nın Afrika kıtasının sorunlarına hiçbir zaman eğilmediğini ifade eden Erdoğan’ın, “Yıllarca şu Afrika Allah aşkına sömürülmedi mi?” sözleri Afrikalı siyasetçiler tarafından uzun süre alkışlandı. “Köle ticareti buradan yapıldı” Afrika’nın insanlarının zamanında köleleştirildiğini de vurgulayan Erdoğan, ‘dünyanın beşten büyük olduğunu’ hatırlattı: “Yıllarca şu Afrika Allah aşkına sömürülmedi mi? Bu Afrika’nın altını, elması, bakırları bunlar buralardan sömürülüp, alıp götürülmedi mi? Köle ticareti buralardan yapılmadı mı? Öyleyse acaba bütün bu olaylar karşısında dünya, Batı sessiz kalmadı mı? Kalkıp da buralara el attılar mı? Ne oluyor dediler mi? Hayır hiçbir zaman demediler. Biz diyoruz ki, gelin tüm dünya birleşelim, dünya 5’ten büyüktür diyelim, BM’nin 193 üyesi arasın-

İngilizler 15 Temmuz’u anladı İngiliz Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Crispin Blunt’ın başkanlığındaki komisyon Türkiye’de temaslarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu tarafından kabul edilen 11 kişilik komisyonun Başkanı Blunt, “Darbe girişimi ve sonrasında Türkiye’nin yaşadığı derin şoku anlama fırsatımız oldu” ifadelerini kullandı. Blunt, Avrupa Birliği’nden (AB) çıkmaya hazırlanan İngiltere için, Türkiye’nin “yeni bir ortak” olabileceğini de dile getirdi.

Hollanda’da 4 büyük cami kapatılacak Hol la nda ba sı n ı nda k i haberlere göre, dört büyük caminin yetkilileri, Kanada’da meydana gelen olaydan sonra acil toplantı yaptı. Toplantıda alınan karar sonucu Amsterdam, Rotterdam, Lahey ve Utrecht kentlerinde bulunan ve daha çok Faslıların gittiği dört büyük camide “ciddi güvenlik kaygıları” nedeniyle ibadet edilmeyeceği kaydedildi.

J. P. JOSEPH MAGUFULI

da herkes daimi üyeler arasında dönerli bir şekilde yerini alsın ve orada hepsi temsil yetkisine sahip olsun. Geçici ve daimi üyeler bu ayrım kalksın. 2 yıl 20 üye görev yapsın, ondan sonra diğerleriyle devam. Bunu yapmaya mecburuz. “Tarihimizde sömürgecilik yoktur” Türklerin tarihininde sömürgecilik bulunmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Atalarımız ne burada ne diğer bölgelerde emperyalist amaçlarla hareket etmemiştir. Türk Milleti’nin Afrika’ya olan ilgisi çıkara değil, gönül bağlarına dayanır. Bizler imar, ihya ve paylaşmanın peşindeyiz. Afrika’nın 54 ülkesinden 4 bin 500 öğrencisi ülkemizde eğitim görüyor, bu öğrencilerin tüm masrafları ülkemizden karşılanıyor. AFAD ve TİKA gibi resmi kurumlarımız Kızılay başta olmak üzere kıtanın farklı bölgelerinde kalkınma ve insani yardım faaliyetleri sürdürüyor. Afrika ile ilişkilerimize kazan kazan felsefesiyle yaklaşıyoruz.”

Afrika’yı FETÖ konusunda uyardı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , Doğu Afrika turu kapsamında ziyaret ettiği Mozambik’te de FETÖ uyarısı yaptı. Erdoğan “Ülkemizde 15 Temmuz gecesi darbe girişiminde bulunan FETÖ konusunu konuştuk. Biz de nasıl devletin kurumlarına sızmışlarsa, aynı prensibi bura da da yapacaktır. Bu konuda başkana bir dost, kardeş uyarısınd a bulundum. Birlikte aşacağımız günler var. Biz Mozambik’in kara gün dostuyuz. Bu ziyaretin bir dönüm noktası olmasını tem enni ediyorum. Tüm Mozambikli dostlarımıza şükranlarım ı sunuyorum.”

İslam’ı kanserden kötü gösteriyorlar Araştırma ekibinden Siddiqui: İslam’ın kanserden bile daha kötü gösterilmesi bizi gerçekten çok şaşırttı.

Giderek artan İslamofobiyi tetikleyen dünya basını ve Hollywood filmlerinin Müslümanları kanser ve uyuşturucudan bile daha kötü gösterdiği yapılan araştırmalarla kanıtlandı. Rapor yayınlandı Birçok farklı konu hakkında araştırmalar yapan 416 Labs isimli internet sitesinde yayınlanan rapora göre The New York Times gazetesinin 1990-2014 arasında yazılı ve dijital ortamda yayımlanan 2.6 milyon makalesinde İslam yüzde 57 oranında olumsuz yansıtıldı. Aynı dönemde kanserin olumsuz yansıtılma oranı ise yüzde 34’te, uyuşturucunun ise yüzde 47’de kaldı. Araştırma ekibinden Usaid Siddiqui, “Açıkçası çalışmaya başladığımızda İslam’ın makalelerde en çok olumsuz gösterilen konularından biri

olacağını düşünmüştük. Ancak İslam’ın kanserden bile daha kötü gösterilmesi bizi gerçekten çok şaşırttı” dedi. Aynı raporda, 2014’te NYT’de günlük 5.4 haber başlığında İslam’ın geçtiği saptandı. Araştırmacılar, bu oranın 2013’e göre 10 kat artmasını terör örgütü DEAŞ’a bağladı. 2014’te İslam ile ilgili negatif haberler yüzde 68’e sıçradı. Oysa bu oran 2009’da yüzde 35’lerdeydi. Araştırmacılara göre NYT kasıtlı bir şekilde İslam’ı olumsuz göstermiyor, ancak

çalışmaların da ana akım medyadaki Müslümanlığa karşı ön yargıyı açıkça ortaya koyuyor. Bu nedenle İslamofobi körükleniyor. Tweetler ve Hollywood fimleri Düşünce kuruluşu Demos’un atılan Tweet’lere yönelik yaptığı bir araştırmaya göre ise Temmuz 2016’da dünya genelinde her gün 7 bin İngilizce İslamofobik Tweet atıldı. Söz konusu Tweet’lerin İslam karşıtı olduğu, nefreti körüklediği ve aşağılayıcı old-

uğu saptandı. İslam karşıtı Tweet’lerin özellikle Fransa’daki terör saldırılarından sonra tavan yaptığı belirtilen rapora göre en fazla İslamofobik paylaşım yapılan ülkeler İngiltere, Hollanda, Fransa ve Almanya oldu. Siyasiler tarafından 11 Eylül saldırılarından sonra yapılan filmlerde başta DEAŞ olmak üzere diğer terör örgütlerine karşı propaganda geliştirmeleri istenen yapımcıların çektiği filmlerin DEAŞ’a karşıtlıktan çok İslam karşıtlığına dönüştüğü eleştirileri arttı.


www.ForumUSA.com

5

Gündem

Issue 196 • February 2017 FORUM USA

‘Vize Sınırlaması’ zulmü Trump’ın buluşu mu?

A

BD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’a yerleşmesinin ardından yaklaşık on günlük süre geçti. Yemin töreniyle başlayan karşı gösteriler ise hız kesmeden ülke genelinde devam ediyor. Trump’ın seçim kampanyası döneminde vaat ettiği ve tepkilere yol açan sözleri uygulanmaya başladı. Halbuki birçok kişi Trump’ın bunları seçim kampanyası içerisinde aşırı sağcı seçmenin oyunu alabilmek için söylediğini düşünmüştü. Trump, başkanlık kararnameleriyle Washington’a hızlıca bir giriş yaptı ve şu çok aşikar ki tepkiler Trump’ın umurunda değil. Bir an önce göçmen konusunu neticelendirmek istiyor. Her ne kadar bu girişimin Müslümanlara yönelik bir yasak olmadığını anlatsa da, yasağın uygulandığı ülkelerin Müslüman ülkeler olduğu ve yasağın Müslümanlara yönelik olduğu çok net. Çünkü göçmen Hristiyanlara öncelik verileceği açıklandı. Ardından ise Tel Aviv’deki ABD Konsolosluğu yasak getirilen yedi ülkenin Yahudi vatandaşlarının bu uygulamaya tabi olmadığını açıkladı. Yani geriye sadece Müslümanlar kaldı. Bu gelişmelerin üzerine ise, ülkedeki demokratlar ve diğer muhalif gruplar Müslümanlara yapılan ayrımcılığa tepki gösterdiler. Ve bu ayrımcılığın ABD’nin üzerine kurulduğu değerlerle uyuşmadığını öne sürdüler.

Mustafa Tuncer

ABD her ne kadar kendisini özgür bir ülke olarak tanımlasa da bu özgürlüğün sınırları zamanın siyasal konjonktürünün etkisinde kalmıştır. Peki Trump’ın getirdiği vize yasağı kendi buluşu mu? ABD tarihi bu konuda ne kadar masum? ABD’nin kısa tarihine baktığımız zaman aslında belli bir gruba yönelik ülkeye giriş yasağının sıkça uygulanmış

bir yöntem olduğunu görebiliriz. ABD’de ilk defa giriş yasağı 1882 yılında Çinli göçmenlere yönelik uygulanmış. Zamanın Başkanı Chester A. Arthur, “Sosyal düzene uyum sorunu” gerekçesiyle “Çinlilerin dışarı kalması yasası” adında bir yasa çıkartarak, ABD’ye girişlerini engellemiş. Bu yasa 10 sene boyunca uygulamada kalmış ve daha sonra ise yasaya konulan süre bittiği için düşmüş. Neredeyse her Western filminde çamaşırcı, bulaşıkçı gibi mesleklerle karşımıza çıkan Çinliler, ABD’deki giriş yasağının ilk mağdurları olmuşlar. Diğer ayrımcılık ise 1942 yılında Japonlara yönelik gerçekleştirilmiş. Pearl Harbor olayından iki ay sonra Franklin Roosevelt bir başkanlık kararnamesi yayınlayarak ülkeye girişlerini engellemiş. ABD’de yaşayan Japonlar ise kayıt altına alınmış ve California, Arizona, Wyoming, Colorado, Utah ve Arkansas’da kamplar kurularak yaklaşık 100 bin Japonu bu kamplarda kayıt altına almışlar. Diğer giriş yasağını ise 1979 yılında İranlılara yönelik uygulamış. Tahran’daki ABD Büyükelçiliğine yaklaşık 3 bin kişinin saldırması ve 66 kişiyi esir almasının ardından, zamanın başkanı Jimmy Carter, İran vatandaşlarına yönelik bir kararname çıkartmış. ABD’de yaşayan bütün İranlı öğrencilerin kayıt altına alınmasını öne getiren yasadan dolayı 10 binlerce İranlı

F RUM USA

öğrenci kayıt altına alınmış ve yasa gereği ABD’nin gerekli görmesi durumunda vizeleri iptal edilerek geri ülkelerine yollanmış. Çinlilere 1882 yılında ilk yasağı getiren Başkan Asthur’u saymaz isek diğer vize yasaklarını (Japon ve İranlılara) demokrat başkanlar getirmiş. Şimdi ise benzeri bir uygulama, DAEŞ’le mücadele adı altında 7 Müslüman ülkenin vatandaşlarına uygulanıyor. ABD’de ve diğer ülkelerde yaşayan bir çok kişi ise duruma tepki gösterirken ABD’nin bir göçmenler ülkesi olduğuna ve bu tür bir ayrımcılığın ülkenin tarihiyle uyuşmadığını öne sürüyor. Bu elbette teorik olarak doğru bir mantık olsa da, şunu çok rahat söyleyebiliriz ki, ABD’de bu tür uygulamalar sıkça yapılmıştır ve ABD her ne kadar kendisini özgür bir ülke olarak tanımlasa da bu özgürlüğün sınırları zamanın siyasal konjonktürünün etkisinde kalmıştır. Trump, daha önceki başkanların yaptığının benzeri bir uygulamayı yapmaktadır. Bunun savunulacak bir tarafı yok elbette. Fakat Trump’a tepki gösterirken de ABD tarihine sarılmasının şeffaf hatasına düşmemek gerekmektedir. Tabi daha önceki yasakların temelinde din farklılığından ziyade başka faktörlerin olduğunu, Trump’ın uygulamasının ise maalesef İslam karşıtlığı üzerinden uygulandığını da unutmadan...

Serving the Turkish American Community www.ForumUSA.com www.Travidition.com İngilizce gezi dergisi Publisher Mustafa Tuncer Editor Işınsu Kaygusuz Art Director Onur Aydemir Correspondent Yasemin Özkafa Dilek Kaya Anar Qaracan Advertising Yasemin Özkafa Dilek Kaya Representatives Hayrettin Turan İstanbul İrfan Çakmak Virginia Mustafa Bașak Los Angeles Fatih İstanbullu Chicago Ömür Naz Maryland Mustafa S. Usul Delaware News Source AMERICAN NEWS AGENCY (ANA), ANADOLU AGENCY (AA) Advertising advertising@forumusa.com (646) 779-4550

Suriye krizinde Astana dönemeci

For Feedback & Submissions info@forumusa.com Letters to Editor editor@forumusa.com 2083 Center Ave, Suite #3G, Fort Lee, NJ 07024 Office: (201) 654-3978 Toll Free: (844) 519-0075 Toplantılarda Türkiye’nin bir süredir altyapısını Rusya ile hazırladığı ateşkesi izleme mekanizmasının hayata geçirilmesi kararlaştırıldı.

Suriye’deki çatışmaların durdurulması amacıyla Türkiye ve Rusya’nın öncülük ettiği toplantı, krize çözüm arayışlarını yeni bir aşamaya taşıdı. Türkiye, Rusya, İran, ABD, Beşşar Esed rejimi ve Suriye askeri muhalefetinin katıldığı Astana’daki toplantı, uluslararası kamuoyunun dikkatlerini toplayan gelişmelere sahne oldu Türkiye ve Rusya’nın girişimiyle gerçekleşen Astana toplantısı, Suriye krizine çözüm arayışlarında ilklere sahne oldu. Toplantının ilk bölümünde muhaliflerin, rejim ve İran heyetiyle aynı masa etrafında bir araya gelmesiydi. Diğer ülke heyetlerinin de bulunduğu ilk oturumun ardından görüşmeler aracı ülkelerce sürdürüldü. Türkiye ve Rusya’nın öncülüğünde 30 Aralık’ta yürürlüğe giren ateşkeste, ihlallerin önlenmesi Astana’daki görüşmelerin ana gündem maddesiydi. İç savaşta tüm çözüm arayışlarına engel teşkil eden bu konuda, Türkiye’nin bir süredir altyapısını Rusya ile hazırladığı ateşkesi izleme mekanizmasının hayata geçirilmesi kararlaştırıldı. İran’ın da dahil edildiği ortak mekanizma, ihlallerin izlenmesinin yanı sıra ateşkesin “uygulanmasının sağlanması”nda da rol oynayacak. Üç ülke, mekanizmanın ayrıntılarını teknik

heyetlerle kurgulayacak. Suriye askeri muhalefeti Astana’daki ilklerden biri de Suriye askeri muhalefetinin uluslararası zeminde ön plana çıkması oldu. 6 yıllık iç savaş sırasında tertiplenen uluslararası toplantılarda siyasi muhalefet temsilcileri aktif olmuştu. Bu durum, dolaylı siyasi müzakerelerin askeri gruplar üzerinde etkili olmayacağı eleştirilerine neden olmuştu. Astana toplantısında bu eleştirilerin önüne geçecek şekilde askeri grupların da rolü oldukça güçlendi. Toplantının bitiminde Türkiye, Rusya ve İran’ın ortak açıklamasıyla askeri muhalefetin Cenevre’de 8 Şubat’ta yeniden başlayan Suriye görüşmelerine katılımının desteklendiği duyuruldu. Rusya ve İran tarafından “terörist” olarak nitelenen gruplar, uluslararası bir zeminde kabul gördü. Türk yetkililer bu sonucun alınması için, Ankara’da askeri muhalefet ile Rus

heyetlerini birçok kez bir araya getirerek taraflar arasında diyalog zemini oluşturmuştu. Ortak açıklamada dikkati çeken bir husus da Astana zeminin sürdürülebileceği mesajıydı. Türkiye ve Rusya, toplantıya İran dışında yalnızca ABD’yi davet ederek, şu ana kadar Avrupa başkentlerinde yapılan

I BASHAR AL-JAAFAR

kararlaştırdıkları” ifadesiyle üç ülkenin Astana’da yeni görüşmelere açık kapı bıraktığı mesajı verildi. Muhaliflerin ve Türkiye’nin, rejim güçlerince sık sık ihlal edilen ateşkes dışındaki beklentileriyle ilgili olarak da kuşatma altındaki bölgelerde yaşanan in-

USH MUHAMMAD ALLO

görüşmelerden farklı olarak bazı sonuçlar almayı amaçlamıştı. Ortak açıklamada kullanılan “BM’nin kolaylaştırıcılığındaki siyasi sürecin belirli hususlarına ilişkin olarak Astana platformunda aktif işbirliği yapmayı

URA STAFFAN DE MIST

sani krize de gönderme yapıldı. Ortak açıklamada “İnsani erişiminin hızlı ve sorunsuz şekilde önünün açılmasını ve Suriye’de sivillerin korunması ve serbest dolaşımını sağlamaya çalışacaklar” ifadesiyle soruna çözüm getirilmesi vaadedildi.

FORUM USA, Turkish American Newspaper is published monthly ( 12 issues each year ) by FORUM USA Newspaper LLC at 2083 Center Ave, Fl. 3, Suite G, Fort Lee, NJ 07024. TOLL FREE: ( 844 ) 519-0075 FORUM USA, Turkish American Newspaper does not in any way shape or endorse, condone, or is responsible for any opinions, advertisements, misprints, typos, and/or publication errors.

İngiltere’de ‘Camimi Ziyaret Et’ etkinliği Ülkenin en büyük Müslüman sivil toplum kuruluşu Britanya Müslüman Konseyinin (MCB) bu yıl üçüncüsünü düzenlediği “Camimi Ziyaret Et” etkinliği kapsamında, Birleşik Krallık çapında belirlenen camiler, diğer dinlerin inananlarının ziyaretine açıldı. Kuzey Londra’da yer alan Finsbury Park Camisini ana muhalefetteki İşçi Partisi’nin lideri Jeremy Corbyn de ziyaret etti. Birleşik Krallık’taki camilerde, İslam’ın temel kavram ile inanç unsurlarını tanıtan panoların yer aldığı ve broşürlerin dağıtıldığı sergiler açılıyor.

GRAFiK TASARIM TEMURAN

Muhaliflerden açıklama: Hedef gerçek siyasi çözüm

MUHAMMED ALLUŞ

Su r i ye gör ü ş melerine katılan muhalefet heyetinin başkanı Muhammed Alluş, görüşmelerin ana gündeminin ateşkes ihlallerinin sona erdirilmesi olduğunu hatır-

lattı. “Tüm tarafları ateşkese uymaya çağırıyoruz” diyen Alluş, “Ateşkesin kalıcı hale getirilmesi için yabancı terörist grupların ülkeden çıkarılması gerekiyor” ifadesini kullandı. Garantör

ülkeleri ve Birleşmiş Milletler’i (BM) ateşkesi ihlal eden tarafa yaptırım uygulamaya çağıran Alluş, “Hedefimiz, Suriye’de kalıcı, gerçek siyasi çözüme ulaşmaktır” dedi.

w w w. t e m u ra n . c o m (718) 831-8362


www.ForumUSA.com

6

Issue 196 • February 2017 FORUM USA

Manşet

Anayasa reformunun ilk adımı tamam RA Cumhurbaşkanlığı sistemini ön gören anayasa paketi 339 oyla Meclis’te kabul edildi. Çift başlılığı ortadan kaldıracak olan sistemde, yürütme tek elde toplanacak. Yeni anayasa için son kararı ise nisanda planlanan referandumda halk verecek

SI DA M U D N A R E EF

R

Başkanlık referandumunun, kabul edilen Anayasa değişikliği düzenlemesinin T.C. Resmi Gazete’de yayımlanmasını takip eden 60. günden sonraki ilk pazar günü yapılması bekleniyor. Buradan yola çıkarak, referandumun en geç 16 Nisan 2017 Pazar günü yapılması bekleniyor.

Türkiye’de yeni bir dönem başlatacak olan- Cumhurbaşkanlığı sistemini içeren anayasa paketi, 42 günlük Meclis maratonunun ardından 339 oyla kabul edildi. Oylamaya 488 milletvekili katılırken, 142 ret, 5 boş ve 2 geçersiz oy kullanıldı. Yeni sistemde başbakanlık makamı olmayacak ve yürütme tek elde toplanacak. Teklifin son gün görüşmeleri sabaha kadar sürdü. AK Partili vekiller son oylamalarda bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi. Teklifin kabul edilmesini AK Partili vekiller ayakta alkışlarken, CHP’liler teklifin kabul edilmesine tepki gösterdi. MHP sıraları ise kararı sakinlikle izledi. Referandum nisanda Meclis ayağı tamamlanan teklifte gözler şimdi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a çevrildi. Teklif Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayının ardından referanduma götürülecek. Referandum Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayı ve Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından 60 günü izleyen ilk pazar günü yapılacak. Referandumun nisan ayının ilk haftalarında yapılması bekleniyor. Yeni düzenleme neleri içeriyor? AK Parti ve MHP’nin desteği ile Meclis’te kabul edilen ve gelecekte karşılaşılması muhtemel krizleri kökünden çözüp Türkiye’nin önünü açacak 18 maddelik yeni düzenleme şunları içeriyor: 5 YILDA BİR SEÇİM: TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri, 5 yılda bir aynı gün yapılacak. TBMM’nin bir sonraki seçimi ve cumhurbaşkanı seçimi, 3 Kasım

2019’da birlikte yapılacak. 600 VEKİL: Milletvekili sayısı 550’den 600’e çıkarılacak. SEÇİLME YAŞI 18: Milletvekili seçilebilme yaşı 25’ten 18’e indirilecek. MECLİS DENETİM YOLLARI: Meclis, denetim ve bilgi edinme yetkisini, “Meclis araştırması”, “Genel görüşme”, “Meclis soruşturması” ve “Yazılı soru” yoluyla kullanacak. PARTİLİ CUMHURBAŞKANI: Cumhurbaşkanının partisiyle ilişiği kesilmeyecek ve görev süresi 5 yıl olacak. Bir kişi en fazla 2 kez cumhurbaşkanı seçilebilecek. ADAY GÖSTERME ŞARTLARI: Cumhurbaşkanlığına, seçimlerde geçerli oyların en az yüzde 5’ini alan partiler ile en az 100 bin seçmen aday gösterebilecek. DEVLET BAŞKANI VE BAŞKOMUTAN: Seçimde, geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday cumhurbaşkanı seçilecek. Cumhurbaşkanı “Devlet başkanı” olacak, yürütme yetkisini üstlenecek, Başkomutanlığı temsil

edecek ATAMA VE GÖREVDEN ALMA YETKİSİ: Cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanları atayacak ve görevlerine son verecek. HALKA GÖTÜREBİLECEK: Cumhurbaşkanı, anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunacak. MECLİS SORUŞTURMA İSTEYEBİLECEK: TBMM, cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında soruşturma açılmasını isteyebilecek. SORUŞTURMA AÇILIRSA SEÇİM YOK: Hakkında soruşturma açılmasına karar verilen cumhurbaşkanı seçim kararı alamayacak. BİR VEYA DAHA FAZLA YARDIMCI: Cumhurbaşkanı, bir veya daha fazla cumhurbaşkanı yardımcısı atayabilecek. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olanlar arasından cumhurbaşkanı tarafından atanacak ve

görevden alınacak. YARDIMCILARIN VEKİLLİĞİ BİTECEK: Milletvekilleri, cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakan olarak atanırlarsa üyelikleri sona erecek. 5’TE 3’LE SEÇİM: TBMM, üye tam sayısının beşte üç çoğunluğu ile seçimlerin yenilenmesine karar verebilecek. OHAL YETKİSİ: Cumhurbaşkanı, kanunda düzenlenen şartların gerçekleşmesi halinde OHAL ilan edebilecek. ASKERİ MAHKEMELER: Disiplin mahkemeleri dışında askeri mahkemeler kurulamayacak. Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve askeri mahkemeler kalkacak. HSYK YERİNE HSK: Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun adı, Hâkimler ve Savcılar Kurulu şeklinde değişecek. BÜTÇEYİ MECLİS’E SUNACAK: Bütçeyi Cumhurbaşkanı Meclis’e sunacak. BAKANLAR KURULU OLMAYACAK: Bakanlar Kurulu olmayacak. Yürütme yetkisi ve görevi, cumhurbaşkanı tarafından anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılıp yerine getirilecek.

TBMM’ye tekraren göndereceğiz” dedi. Erdoğan, CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne başvurmasına ilişkin soruya ise, “Muhalefet, Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Bu konuda herhangi bir önleyici, ‘niye oraya gidiyorsun’ deme hakkımız yok ama bunlara

da alışığız. Anayasa Mahkemesine çok sık gitmeye alışık anlayış da var ülkemizde. Temenni ederim ki bir an önce Anayasa Mahkemesi de bu konuyla ilgili kararını verir. Çünkü milletimiz şu anda yoğun bir şekilde heyecanla artık bu konuda atacakları adımın hazırlığı içerisinde” yanıtını verdi. Erdoğan CHP’nin “tek adamcılık” eleştirilerine ilişkin olarak, “İkide bir tek adamcılık, tek adamcılık. Ne tek adamcılığı ya? Olayı buraya götürmek istiyorsan, bunun kaynağında siz

AK Parti ve MHP vatandaşları daha güçlü devlet yapısı için ‘evet’ demeye çağırırken, CHP ve HDP ise tek adam rejimi endişesinde olduklarını belirterek vatandaşları referandumda ‘hayır’ demeye davet ediyor

Kararname ve kanun dengesi Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilecek. Kanunda açıkça düzenlenen konularda cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamayacak. TBMM’nin aynı konuda kanun çıkarması durumunda, cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz olacak.

varsınız. Bu ülkede CHP’nin il başkanlarının, valilik yaptığı belediye başkanlığı yaptığı dönemleri biliriz biz. Eğer tek adamcılıksa bu. Eğer daha da gerilere giderseniz, asıl tek adamcılığı orada görürsünüz. Ben o kadar defterleri açmak istemiyorum. Ama zamanı gelirse o defterleri de açarız” açıklamasını yaptı.

Anayasa görüşmeleri sırasında TBMM Genel Kurulu’nda Ankara Bağımsız Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın, kendisini kürsüdeki mikrofona kelepçelemesinin ardından arbede yaşandı. Anayasa değişikliği teklifinin 2’nci turunda 8’inci madde görüşüleceği sırada kendini kürsüdeki mikfofona sol elinden kelepçeleyen Nazlıaka oturumu yöneten TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı’yı defalarca uyardı. Ancak milletvekilinin kelepçeli eyleminden vazgeçmemesi üzerine önce 10 daha sonra da 45 dakika oturuma ara verdi. 2 saate yakın kürsüde kalan ve tüm ikna çabalarına rağmen eylemi bırakmayan Nazlıaka’ya müdahale eden AK Partili kadın milletvekilleri mikrofonun vidalarını tornavida ile sökerek kelepçeyi çıkarmaya çalıştı. Nazlıaka’nın çığlık atması üzerine HDP’li kadın milletvekilleri de kürsüye yürüdü. Bu sırada kadın vekiller arasında arbede yaşandı. HDP’li kadın milletvekilleri ile AK Parti Antalya Milletvekili Gökçen Özdoğan Enç arasında kavga çıktı. Kavga sırasında CHP’li Şafak Pavey ile HDP’li Pervin Buldan yere düştü. Bazı kadınların da birbirlerinin saçını çektikleri, yumruk ve tekme attıkları görüldü. Kavgada Pavey’in protez kolu çıkarken, Buldan göğsüne aldığı darbe nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Enç de boyun ve beline aldığı darbelerle yaralandı. Nazlıaka’nın kelepçesi mikrofondan çıkartılarak eylem sonlandırıldı.

Kılıçdaroğlu’dan ‘referandum’ talimatı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, referandum süreciyle ilgili parti örgütlerine yönelik hazırladığı yazıda, merkez sağ, milliyetçi, liberal ve dini hassasiyetleri olan vatandaşlara da ulaşılarak, değişikliğin neler getireceğinin anlatılmasını istedi. Kılıçdaroğlu, CHP örgütlerine önce “kazanacağınıza inanın” çağrısında bulunarak, bu inancın halka da hissettirilmesi gerektiğini ifade etti.

DEVLET BAHÇELİ

Bahçeli: CHP yönetimi olmadık yollara sapmıştır

Erdoğan: TBMM’ye tekraren göndereceğiz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, anayasa değişikliğine ilişkin kanunla ilgili, “Hemen kararımızı verip ve bu önemli adımı, atılan bu kararlı adımı bizler de TBMM’ye tekraren göndereceğiz” dedi Cumhurbaşka n ı Recep Tayyip Erdoğan, anayasa değişikliğine ilişkin kanun ile ilgili olarak, “Bizler de değerlendirmemizi yapacağız, fazla uzatmadan. Çünkü milletin beklentisi budur. Hemen kararımızı verip ve bu önemli adımı, atılan bu kararlı adımı bizler de

Meclis kürsüsünde arbede

R.TAYYİP ERDOĞAN

MHP Genel Başkanı Bahçeli, anayasa değişiklik teklifi görüşmelerine ilişkin, “Milletten ümidini kesen CHP yönetimi, milli iradeye çıkan yolları tıkamak için olmadık yollara sapmıştır” değerlendirmesinde bulundu. Bahçeli, şunları kaydetti: “Milli iradenin tecelligahı Meclisimiz, Türkiye’nin ayak bağlarından kurtulması, sırtındaki kamburlardan uzaklaşması için devreye girmiştir. TBMM’nin çalışmasını engellemeye, milletvekillerinin demokratik ve siyasi tercih hakkını sabote etmeye dönük çabalara da hız verilmiştir. Milletten ümidini kesen CHP yönetimi, milli iradeye çıkan yolları tıkamak ve hatta kullanılamaz hale getirmek için olmadık yollara sapmıştır. TBMM’de yaşanan kürsü işgalleri, kavga sahneleri, ucuz oyunlar, isnat ve iftiraya varan siyasi söylemler muhataplarını mahcup edecektir.”


YENİ TÜRKİYE ’NİN SİSTEM İ: CUMHUR BAŞKAN HÜKÜME LIĞI T SİSTEM İ

www.ForumUSA.com

Manşet ERDOĞAN REJİM DEĞİŞİKLİĞİ ELEŞTİRİLERİNE YANIT VERDİ

“Bu bir rejim değil sistem değişikliğidir”

Cumhurbaşkanı, “Millet, referandumda nihai kararı verecek, Türkiye yeni sıçrama noktasına ulaşacak” diyerek yeni Anayasa’nın Türkiye’yi hedeflerine ulaştıracağını vurguladı. Nisandaki referandum için partiler de hazırlıklarına başladı. AK Parti, “Türkiye’yi seviyorum, Cumhurbaşkanlığı Sistemine ‘evet’ diyorum”, muhalefetteki CHP “Tek adam yönetimi istemiyorum, hayır” diyor Türkiye nisan ayındaki referandumda Anayasa değişikliğini oylayacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Türkiye sıçrama noktasına ulaşacak” diyerek anlattığı yeni Anayasa ile ilgili “Evet mi? Hayır mı?” tartışmaları da giderek artıyor. Partiler referandum sürecindeki stratejilerini ise belirledi. AK Parti, “Türkiye’yi seviyorum, cumhurbaşkanlığı sistemine ‘evet’ diyorum” diyerek başlattığı referandum kampanyasında “Kararımız evet” başlığıyla bir kitapçık yayınladı. Neden evet? AK Parti yayınladığı “Kararımız evet” kitapçığında “Neden evet diyoruz?” sorusuna yanıt verirken 8 maddeden oluşan referandum stratejisini şöyle anlatıyor: REJİM TARTIŞMASI 1923’TE SONA ERDİ: Rejim değişikliği yapılmıyor. Anayasa’nın ilk 4 maddesi değiştirilmiyor. Türkiye Cumhuriyeti rejim değişikliği tartışmalarına 29 Ekim 1923’te Cumhuriyeti ilan ederek son vermiştir. ÜNİTER YAPI KORUNUYOR: Üniter yapı ile hükümet sistemleri arasında mutlak bir ilişki yoktur. Fransa gibi üniter yapı içinde başkanlık sistemini uygulayan ülkeler olduğu gibi, Almanya gibi federatif yapı içinde parlamenter sistemi uygulayan ülkeler vardır. MİLLİ İRADE GÜÇLENECEK: Tek adam gelmiyor. Milli iradenin üstünlüğü pekiştiriliyor. BÜROKRATİK VESAYET SONA ERECEK: Cumhurbaşkanının en az yüzde 51 oyla seçilme, meşruiyetini milletin seçiminden alma zorunluluğu ile kurumsal siyasi istikrar ve mutlak millet egemenliği anayasal güvenceye kavuşuyor. SÜRESİ BİTİMSİZ YÖNETİCİLER OLMAYACAK: Cumhurbaşkanı en fazla iki dönem seçilebilecek. 2 dönem seçilme kuralı yenilenmeyi, değişimi hızlandıracak. SINIRLI DEĞİŞİM: Anayasa değişikliği hükümet sistemine yönelik istikrarı sağlamayı, vesayet odaklarını, bürokratik oligarşiyi yok etmeyi hedefleyen sınırlı bir değişimdir. YÜZDE 62’LİK TABAN: 1 Kasım seçimlerinden yüzde 49.5 oranında oy almış AK Parti ile yüzde 11.9 oy almış MHP’lilerin toplamda yüzde 62’den fazla

iceleri alalım, neticeleri aldıktan sonra bu adımları atalım” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu: “Herkes aklını başına alsın!” Yeni anayasa ve başkanlık sistemini sert bir dille eleştiren CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise CHP Lideri, “Türkiye Cumhuriyeti el kaldırılıp indirilerek rejim değişikliği yapılacak bir ülke değildir! Herkes aklını başına alsın. Adalet ve Kalkınma Partisi’nden bu anayasa değişikliğine ‘hayır’ diyen 5 milletvekilini de gerçekten yürekten kutluyorum” dedi.

oy almış iki partinin ortak çalışmasıdır. MİLLİ İRADE TECELLİ EDECEK: Tankların gücüyle yapılmış ve kabul edilmiş vesayet anayasası milletin iradesi ile değiştirilecektir. Erdoğan: “Millete gideceğiz” Anayasa değişikliği ile ilgili açıklama yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bu bir sistem değişikliğidir, rejim değil” dedi. Erdoğan, “(Anayasa değişikliği) Bu sürecin parlamento aşaması gerçekten başarılı bir şekilde sonuçlanmıştır. Tabii bunun adı referandumdur. Şimdi ise gerçek sahibine gideceğiz, millete gideceğiz. Milletimizin bu referandum kararıyla ilgili vereceği karar ne olacak? Bunu önce bir görmemiz lazım. Tabii bunu gördükten sonra milletimiz hakikaten bu referandum kararını onaylıyorsa onayladıktan sonra hemen bir seçim söz konusu değil. Ondan sonra bir seçim süreci var. Seçim, şu andaki görüntüsü 2019. Bu seçimde tekrar millete gidilecek. Millet ne karar verecek tabii onu da görmek gerekiyor. Onun için bu net-

Yıldırım: “Ne rejimi kardeşim?” Başbakan Binali Yıldırım ise, “Diyorlar ki ’rejim değişiyor’. Ne rejimi kardeşim? Bırakın rejim değişmesini siz BİNALİ YILDIRIM kafayı değiştirin. Cumhurbaşkanını siz seçeceksiniz. Nasıl Recep Tayyip Erdoğan’ı 10 Ağustos seçimlerinde seçerek iş başına getirdiğiniz gibi önümüzdeki seçimlerde de sadece cumhurbaşkanını seçmeyeceksiniz. Aynı zamanda 5 yıllığına Türkiye’yi yönetecek cumhurbaşkanı ve ekibini de seçeceksiniz” dedi. AK Partili vekiller: Güçlü sosyal politikalar için “evet” AK Parti’nin Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık, güçlü sosyal politikalar için Cumhurbaşkanlığı Sisteminin gerekli ve şart olduğunu belirtti. Çalık, “En ileri sosyal politikaları üretmek ve geliştirmek için referandumda hep birlikte “evet” diyeceğiz” dedi. AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, “Bize göre bu değişiklik Tayyip Erdoğan’sız günlerin garantisidir” dedi. AK Parti Elazığ Milletvekili Metin Bulut’un “Son nefesimize kadar evet’ diyeceğiz” derken AK Parti Zonguldak Milletvekili Hüseyin Özbakır ise diktatörlük tartışmalarına karşılık, “Cumhurbaşkanını halk seçecek. Beğenmezse bir daha seçmeyecek. İki dönem ve en fazla 10 yıl görev yapacak. Bunun neresi diktatörlük” dedi. AK Parti Aydın Milletvekili Mehmet Erdem de, “Ben bu anayasa değişikliği teklifine yürekten inanarak beyaz oy verdim. Şimdi referandumda da evet için çalışacağım” dedi. CHP’li vekiller “Mesele parti meselesi değil” CHP Ankara İl Başkanlığı önündeki açıklama yapan CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç ise “Bu mesele, parti meselesi değil. Bu mesele, vatan, millet meselesi. Bugün ülkemizin sorunu, bir adamın ülkeyi yönetememesi, diktatör olma hevesi mi, yoksa milli egemenliğimiz mi?” dedi. 20 kadar milletvekili de aynı açıklamayı tekrarladı.

let adına” Uçum: “Kendi adına değil millaşımı etçi akıl bir gün cumhurgerçekleştirenCumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı Avukat Mehmet Uçum ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık sistemini neden istediğini anlattı. Uçum, “Türkiye’nin ihtiyacı başkanlık sisteminden önce yeni anayasadır. Cumhurbaşkanı bunu dile getirdiğinde cum-

hurbaşkanlığının ler ya siyaseti bilmiyor gündemi bu zannedilya da çarpıtıyorlar. iyor. Bu doğru değil. Mevcut sistemde yeni ı rbaşkan Cumhu anayasayı kendi adına MEHMET UÇUM cumhurbaşkanlığı pozisyonu vesayet değil millet adına makamı olarak düzenlengündeme getiriyor” dedi. miş. Meclis yamuk yaparsa Erdoğan’a önyargılı yakparmak sallayıp, canlarına laşımın haksızlık olduğunu okusun diye. Fakat vesayileri süren Uçum, “Bu yak-

başkanını halkın seçeceğini hesap etmemiş. Erdoğan’ın çok geniş yetkileri var. Hepsini kullanmıyor. Sistem otoriter yapıya çok elverişli. Erdoğan bu sistem sorununu çözmek ve demokratik bir sistem kurulması için Başkanlık istiyor” dedi.

Issue 196 • February 2017 FORUM USA

9 SORUDA YENI SISTEM

7

1

Başkanlık sisteminin parlamenter sistemden farkları neler? Parlamenter sistemde parlamento çoğunluğuna dayanan hükümet meşruiyetini, parlamentonun desteğinden alır. Parlamentodan güvenoyu alarak göreve başlayan hükümet, yine parlamentonun güven ve denetimi altında görevini sürdürür. Başkanlık sisteminde ise, başkan ve parlamento halk tarafından seçildiği için çifte meşruiyet söz konusudur. Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı sistemine neden ihtiyacı var? Cumhurbaşkanlığı sisteminin gündemine gelmesinin nedeni, mevcut anayasal yapının sistem krizi doğurmasıdır. Seçilmiş cumhurbaşkanı ve seçilmiş hükümet şu anda uyum içinde çalışsa da iki erkin ileride çatışması halinde hükümet krizinde daha büyük bir tehlike söz konusu olabilir. Türkiye’nin mevcut hükûmet sisteminin ne gibi sakıncaları var? Mevcut sistemde istikrarsız ve kısa süreli koalisyon hükümetleri ile çift başlı yürütmenin sorumlu ve sorumsuz kanatları arasındaki görüş ayrılıkları, toplumu sarsan ekonomik ve siyasi krizlerin kaynağını oluşturuyor. Cumhurbaşkanlığı sistemi nasıl bir hükümet sistemidir? Cumhurbaşkanlığı sisteminde yürütme organı tek başlıdır. Doğrudan halk tarafından seçilen başkan, hem devletin hem de hükümetin başıdır. Yasama yetkisini kullanan parlamento ve yürütme yetkisini kul-

2

3

4

lanan başkan birbirinden tamamen ayrı ve bağımsız iki organdır. Cumhurbaşkanlığı sisteminde kuvvetler ayrılığı nasıl sağlanacak? Hiçbir kimse ya da makam aynı anda hem yasama hem de yürütme organı içinde görev alamayacak. Teklifin adı neden ‘Cumhurbaşkanlığı’ sistemi? Başkanlık sistemi yerine tarihsel ve kültürel bir özelliği yansıtan, siyasi olarak anlamı daha açık olan ve toplum tarafından benimsenen ‘Cumhurbaşkanlığı’ kavramı seçildi. Bilinçli olarak yapılan bu tercih, 94 yıllık Cumhuriyet rejimine olan bağlılığın ifadesi anlamına geliyor. Cumhurbaşkanı’nın partisiyle ilişkisi nasıl olacak? Mevcut anayasadakinin aksine cumhurbaşkanı seçilen kişinin partisiyle ilişiğinin kesilmeyecek. Yeni sistemde seçilen kişi, partili olacak ama seçmenin tümüne hizmet edecek. Yeni sistem diktatörlük getirir mi? Cumhurbaşkanlığı sistemi çoğulcu bir demokrasi modelidir. Bu sistemde getirilecek mekanizmalar ile kişisel bir diktatörlüğün oluşmasının önüne geçilmiştir. Cumhurbaşkanlığı sistemiyle rejim mi değişecek? Hükümet sistemi değişikliğiyle, demokratik sistemin kesintiye uğramasına ya da geriletilmesine sebep olan vesayetçi yapılar ortadan kaldırılacak. ‘Rejim değiştirilecek’ iddiasının aksine yeni sistemde demokratik ve laik Cumhuriyet rejimi daha güçlü hale gelecek.

5

6

7

8

9

Referandumun sonunda ne olacak? ‘EVET’ ÇIKARSA: Referandumdan ‘evet’ çıkması durumunda, anayasa değişikliği meclisten sonra halk tarafından da onaylanmış olacak. Anayasa değişikliği ile getirilen yeni sistem için 2019’a kadar geçiş süreci öngörülüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, referandumdan hemen sonra resmi olarak iktidar partisi AKP’nin üyesi olabilecek. AKP Genel Başkanı olabilmesi için de parti içindeki süreç işletilecek. Mart 2019’da yerel seçimler yapılacak. 3 Kasım 2019’da

da yeni sisteme göre cumhurbaşkanı seçimi ve milletvekili genel seçimi birlikte yapılacak. Böylece 2019’da üç seçim birden yapılarak yeni sistem fiilen tam anlamıyla uygulamaya girmiş olacak. ‘HAYIR’ ÇIKARSA: Referandumdan ‘hayır’ çıkması durumunda anayasa değişikliği paketi rafa kalkmış olacak. Türkiye sistem tartışmalarından uzaklaşmış gibi görünecek ancak bu kez de ‘erken seçim’ alternatifi belirecek.


www.ForumUSA.com

8

Issue 196 • February 2017 FORUM USA

Gündem

Trump yemin ederek başkanlık koltuğuna oturdu

‘Artık değişim başlıyor’ ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump, yemin ederek görevine başladı. Trump konuşmasını Obama’nın başkan olduğu dönemde yaptığı ‘değişim vaadi’ üzerine kurdu ve “Gerçek değişim şimdi başlıyor” dedi A BD’n i n 4 5’i nc i Başkanı D on a ld Trump, Kongre’de 21 pare top atışının ardından görevi resmen devraldı. ABD’nin 45’inci başkanı seçilen Donald Trump. Beyaz Saray’da Başkan Barack Obama ve eşi Michelle Obama tarafından karşılanmasının ardından yemin töreni için Kongre’ye geçti. Trump yemin töreninde “ABD’nin başkanlık makamını sadakatle yürüteceğime ve elimden gelenin en iyisini yaparak ABD Anayasası’nı muhafaza edeceğime, koruyacağıma ve savunacağıma yemin ederim” sözlerini tekrarladı. “Bundan sonra geleceğe bakacağız” İşte, Trump’ın törende yaptığı konuşmadan satır başları; Bugünden sonra yeni bir vizyon ülkemizi yönetecek. Bugünden sonra Amerika öncelikli olacak. Amerika yeniden kazanmaya başlayacak” dedi. Biz yalnızca yönetim transferi yapmıyoruz. Yönetimi siz halka veriyoruz. Ülkemizi tekrar tesis etmek istiyoruz. Herkesten çok iyi bir çaba görüyoruz. Amerika ve dünya bu çabanın sonuçlarını görecek. Pek çok zorlukla karşılaşacağız ama işimizi başaracağız. Washington hep kendini korudu, halkını korumadı. Buradaki zaferler sizin zaferleriniz olmadı, onların elde ettikleri başarı sizlerin başarınız olmadı. Değişim başlıyor çünkü bu an sizin anınız. Bu an size ait. Eğitim sistemi nakit içinde boğulmasına rağmen gençlerimizi ve çocuklarımızı bilgiden mahrum edecek şekilde tesis edilmiş. Suç örgütleri, çeteler birçok insanın hayatını mahvetti.

NOTLAR

tamamen sileceğiz”

Protesto edildi Donald Trump’ın yemin töreni öncesi, bir grup maskeli protestocu ile polis arasında arbede yaşandı. Başkent Washington’da siyah giymiş, maskeli protestocular, mağazaların ve restoranların camlarını kırdı. Polis, göstericileri biber gazı kullanarak dağıttı. Trump karşıtı ve destekçileri arasında ara ara sözlü atışmalar da yaşandı.

Sizi asla yarı yolda bırakmayacağım. Köprüler, havalimanları, tüneller, bu şahane ulusun hizmetine sunulacak. İnsanları işsizlik maaşından çıkartıp tekrar işe yerleştireceğiz ve Amerikan iş gücünü merkeze koyacağız.

“Radikal İslamcı teröristlere karşı savaşacağız” 2 basit kuralı takip edeceğiz. Amerikalılar tarafından yapılacak her şey ve Amerikalılar işe alınacak. Tüm dünyadaki uluslarla dostane ilişkiler kuracağız.

Tabii ki her ulus ve ülke kendi öncelikleri dahilinde ilerlemeyi tercih eder. Biz de ABD olarak kendi önceliklerimizle parlayacağız. Radikal İslamcı teröristlere karşı savaşacağız ve bu dünyanın yüzünden onları

“Her zaman birlik içinde olacağız” Bizim ön yargıya hiç yerimiz yok. İncil bize Tanrı’nın insanlarının birlik halinde yaşamasının şahane bir şey olduğunu söylüyor. Dürüst bir şekilde konuşacağız ancak her zaman birlik içerisinde olacağız. Artık boş konuşma zamanı geçti, harekete geçme zamanı. Biz siyah da olsak, kahverengi de olsak bu milleti seven kan hepimi zde v a r. O kanı payl a ş ı yor u z . Milliyetçi kanımız ortak. Aynı bayrağın altında kalbimiz çarpıyor.

Törene görevi devreden Barack Obama’nın yanı sıra eski başkanlardan Jimmy Carter, George W Bush ve Bill Clinton ile seçimi kaybeden Hillary Clinton da katıldı. ABD Başkanı Barack Obama Beyaz Saray’daki Oval Ofis’ten ayrıldı. Obama geleneklere uyarak Oval Ofis’te halefi Donald Trump’a bir mektup bıraktı. Mektubun içeriği açıklanmadı. Obama ayrıca Twitter’daki mesajında “Durmayacağım. Bir vatandaş olarak gerçeği, adaleti, mizahı ve sevgiyi seslerinizden ilham alarak yanınızda olacağım” dedi. Trump, Beyaz Saray’ın yanındaki St. John’s kilisesindeki ayine katıldı.

Türkiye’nin üç talebi var

Donald Trump, BM fonlarını da kesecek

Trump’ın yebaşını bize iade etmin törenine mesi lazım. İkindanışmanını göndercisi, PYD, YPG ile en Başbakan Binali işbirliğini, silah verYıldırım, yeni ABD erek desteklemeyi BİNALİ YILDIRIM yönetiminin, Türkibırakması lazım. ye ile ilişkilerini düzeltmesi Üçüncüsü de Türk halkının için üç somut adım atması ABD konusunda 15 Temgerektiğini dile getirdi. muz’da derinleşen olumsuz Yıldırım, “İlki, ilişkilerim- algıyı düzeltmek için gözle izi olumsuz noktaya get- görülür adımlar atmasını iren FETÖ terör örgütünün bekliyoruz” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Birleşmiş Milletler (BM) ve diğer uluslararası örgütlere verdiği fon desteğini en az yüzde 40 azaltacağı ve bazı çok taraflı anlaşmaları feshedeceği öne sürüldü.

New York Times’ın Trump’ın imzalamasını bekleyen taslak bir kararnameye dayandırdığı haberinde, kriterleri karşılamayan BM ku-

ruluşları ve diğer uluslararası örgütlere fon desteğinin kesileceği belirtildi. Kriterler arasında Filistin’e ve Filistin Kurtuluş

Örgütü’ne tam üyelik veren, kürtajı destekleyen ve İran ve Kuzey Kore’ye yaptırımları engelleyen faaliyet ya da programları destekleyen örgütlere fon desteğinin kesileceği yer alıyor.

‘Trump, ‘Suriye’de güvenli bölgeler oluşturulsun’ talimatı verecek Trump: “Suriye’de güvenli bölgeler oluşturmalıydık. Öyle yapmış olsaydık (mülteci krizi) çok daha ucuza mal olurdu.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, imzalayacağı bir kararname ile “Suriye’de halkın korunması için güvenli bölgeler oluşturulması” talimatı vereceği iddia edildi. Amerikan medyasında yer alan ve açık kaynaklarda görülebilen imzasız başkanlık kararname taslağında, “Suriye’de güvenli bölgeler oluşturulması” maddesi yer aldı. “Yaba nc ı la r ı n Terör ist Saldırılarından Ülkeyi Korumak” başlıklı taslağın altıncı maddesinde “Suriye halkının korunması için güvenli bölgeler oluşturulması” öneriliyor. Trump, önceki hafta İngiltere’nin The Times ve Almanya’nın Bild gazetelerine Ortadoğu’ya ilişkin değerlendirmelerde bulunmuş, “Suriye’de güvenli bölgeler oluşturmalıydık. Öyle yapmış olsaydık (mülteci krizi) çok daha ucuza mal olurdu” ifadelerini kullanmıştı. Aynı taslak kararnamede, mülteci ve göçmenlerin ülkeye kabulü ile ilgili yeni düzenleme ve prosedürler de

dikkati çekti. Taslak kararname Suriye’den ikinci talimata kadar mülteci kabulünü bloke ederken diğer ülkelerden de 120 gün boyunca herhangi bir mülteci kabulünün yapılmamasını öngörüyor.

Belirtilen süre tamamlandıktan sonra ise sadece İç Güvenlik Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Ulusal İstihbarat Direktörünün ortak onay verdiği ülkelerden mülteci kabul edilmeye başlanacak.


www.ForumUSA.com

9

Issue 196 • February 2017 FORUM USA

Politic Co-operation or Destruction Robert J Bonsignore United Nations, Diplomatic correspondent

With the president expected to announce executive orders sharply restricting refugees and visitors from Muslim majority countries, thousands of Americans flooded streets to protest.

Nationwide protests gripped many cities for days following the presidential election as thousands march against Donald Trump’s victory. Also, crowds gathered in and around terminals to challenge the executive order, which temporarily bans entry to the United States from seven Muslim-majority countries.

World fears from Donald Trump’s America Donald Trump took oath as 45th President of the United States. Since President Trump moves to the White House, he has signed several executive actions what fulfilling his campaign promises that fear people all around the world President Trump signed orders about the economy, health care, immigration, and homeland security. Ordering to roll back US health care law Federal agencies, however, are permitted to use their discretion to help individuals, insurance companies, and health care providers. An estimated 18 million people would be left uninsured next year if Obamacare is repealed, according to a report by the non-partisan Congressional Budget Office. That figure would swell to 32 million by 2026, the report said.

regulations. Trump has withdrawal the U.S. from the North American Free Trade Agreement with Mexico and Canada, and the Trans-Pacific Partnership, another multinational trade deal. In the weeks before his inauguration, some companies backtracked on plans for foreign investment, including automakers. General Motors said it would pour $1 billion into its U.S. manufacturing operations to create 450 jobs in Michigan

Trump moving quickly on economic, energy policies President Donald Trump revealed his plan to create 25 million new jobs in the next decade and return the American economy to 4 percent annual growth, according to a White House statement. The plan seeks to lower rates for every tax bracket, simplify the tax code, reduce corporate taxes and repeal

and, prior to that Fiat Chrysler announced a $1 billion investment to create 2,000 jobs in the U.S. And Ford reversed plans for a $1.6 billion investment in a Mexican plant and instead will spend $700 million in Michigan to create 700 jobs. The White House website was scrubbed of any specific mention of climate change or global warming after Donald Trump was inaugurated as president.

and Keystone XL oil pipelines.

US president signs orders on controversial pipelines President Donald Trump signed executive orders allowing the completion of the controversial North Dakota Access

Trump signs executive order limiting refugee entry President Donald Trump signed an executive order to limit the flow of refugees into the country, delivering on one of his most controversial campaign promises. The order, titled “Protection of the Nation from Foreign Terrorist Entry Into the United States,” involves what Trump calls the “extreme vetting” of refugees and reportedly includes a blacklist of terror-prone Middle East countries, whose nationals will be barred from U.S. entry for 30 days.

Trump displays his signature on an executive order in the Oval Office.

Ordering construction of border wall with Mexico President Donald Trump ordered the construction of a wall along the U.S. border with Mexico, meeting a key campaign pledge while restricting federal funds from going to cities that protect undocumented migrants from deportation, known as “sanctuary cities”. The orders, he said, “will be very, very good for Mexico”.

More than 2,600 people donated to rebuild a mosque in Victoria, Texas after a fire tore through the complex. “We will rebuild, with LOVE!” said the Facebook page of Victoria Islamic Center, with pictures showing a massive blaze and black smoke billowing over the structure. A gofundme.com campaign to fund the rebuilding of the mosque -- which has a congregation of approximately hundred people -- had already reached one fourth of its $450,000 goal.

SALLY YATES

Trump’s top lawyer fired after refusing travel ban The U.S.’s top lawyer told the Justice Department on Monday not to enforce President Donald Trump’s executive order to ban citizens of seven Muslim-majority countries from the U.S. - a move that ultimately led to her dismissal. Acting Attorney General Sally Yates said in a letter to her department she is not convinced the order is consistent with U.S. law. “Consequently, for as long as I am the acting Attorney General, the Department of Justice will not present arguments in defense of the Executive Order, unless and until I become convinced that it is appropriate to do so,” she wrote. Israel Municipality approves hundreds of settlement homes in East Jerusalem

$120K raised in 9 hours after fire guts mosque

Israel approves 560 settlement homes in East Jerusalem Israeli authorities have approved 560 settlement homes in occupied East Jerusalem. The move came only two days after new U.S. President Donald Trump was inaugurated.

Netanyahu said during his weekly cabinet meeting that he and Trump will speak by phone for the first time later in the day about the Palestine-Israel conflict, the Syrian civil war and the Iranian nuclear deal.

“Stopping the Iranian threat, and first and foremost the threat reflected in the bad nuclear agreement that was signed with Iran, continues to be a supreme goal of the State of Israel,” said Netanyahu.

“America must cooperate with Russia and all nations to fight international terrorism!” declared Russia-expert Professor Stephen Cohen in a national radio interview with host John Bachelor: “The possibility of WMD destroying major cities is a grim reality.” National security Adviser Susan Rice expressed the exact same concerns in a Charley Rose radio interview. Republican Presidential candidate Mitt Romney in 2012 called Russia “America’s major geopolitical opponent” while President Obama was telling Russia’s then-President Dmitry Medvedev “After I win re-election tell Vladimir Putin he can expect my cooperation.” Putin then called Romney a “dirtbag jackass warmonger” and openly objected to Romney’s election to the American Presidency. “The British face a breakup of the United Kingdom should Scotland gain independence and chooses to join the EU which itself faces fragmentation” was explained at a NOUN Seminar. “We are prisoners of historical memories and still fight the conflicts of the 20th Century. There even were plots during the First World War to bring Mexico into conflict with the United States and we see this happening now in the 21st Century.” Round and round we go and where it stops - nobody knows.

1984 tops Amazon list after ‘alternative facts’ claim Following a succession of false claims by President Donald Trump, and White House backing of “alternative facts”, George Orwell’s dystopian masterpiece 1984 has soared to the top of Amazon’s best seller list. Orwell’s 1949 novel introduced the world to “doublethink”, embodied in the now infamous slogans of the book’s English Socialist Party, particularly “War is Peace; Freedom is Slavery; Ignorance is Strength”. Trump counselor Kellyanne Conway defended the White House’s explanation of Trump’s comments about the inauguration by saying the executive mansion offered “alternative facts” -- harkening to 1984’s “doublethink”.


www.ForumUSA.com

10

Issue 196 • February 2017 FORUM USA

News

Turkey seeks to take over more FETO schools in Africa​

Erdogan: Definition of Islam was peace German Chancellor Angela Merkel visited Turkey to discuss common solutions to major problems affecting both countries, including the refugee crisis and civil war in Syria. President Recep Tayyip Erdogan hit out at use of the term “Islamist terror. The term ‘Islamist terror’ severely upsets us Muslims, this cannot coexist” added the definition of Islam was peace. Merkel praised Germany was working on Turkey’s expectations on extraditing Fetullah Terrorist Organization (FETO) fugitives residing there. “We need to have proof to take steps and measures. The courts have been evaluating this evidence,” Merkel said.

Turkish President Recep Tayyip Erdoğan has arrived in Madagascar, as the third leg of a four-day Africa tour including Tanzania, Mozambique and Madagascar, which aims to pave the way for Turkey to move forward in forging economic ties across the continent.

President has 15 days to approve or reject bill which will set exact date for referendum on new constitution

US embassy move to Jerusalem will hurt peace: Jordan The relocation of the U.S. embassy in Israel from Tel Aviv to Jerusalem would undermine Middle East peacemaking efforts, Jordan’s King Abdullah II has warned. King Abdullah has met with a number of U.S. congressmen, with whom he discussed developments in the Middle East and U.S.-Jordan relations. Jordan’s official Petra news agency quoted the king as saying that the proposed U.S. embassy move to Jerusalem would undermine prospects for Israeli-Palestinian peace and for any eventual two-state solution to the conflict.

US puts Iran “on notice” over missile test The White House put Iran “on notice” for test-firing a ballistic missile and said it was reviewing how to respond, taking an aggressive posture toward Tehran that could raise tensions in the region. While the exact implications of the US threat were unclear, the new administration signalled that President Donald Trump intended to do more, possibly including imposing new sanctions, to curb what he sees as defiance of a nuclear deal negotiated in 2015 by then-President Barack Obama.

The terrorist group is also known for its network of hundreds of schools around the world. So far, over 80 FETO organizations operating abroad, including schools and training centers, have been shut down or transferred to the Turkish government.

Erdogan: ‘We know very well who exploited Africa’ President Recep Tayyip Erdogan has said Turkey’s interest in Africa was not materialistic, implying Ankara did not aim to exploit the continent as others have in the past. “Our ancestors have never had a colonial post in Africa in

their millennial history. They established states that spread across three continents have never acted with imperialist purposes in other regions,” he added. He also said that the interest of the Turkish people in Africa was “one of the heart and the mind”.

Constitutional change bill sent to presidency

US: Schwarzenegger offers Americans reprieve from Trump Amid an ongoing row with President Donald Trump, Arnold Schwarzenegger asked America’s chief executive if he would be interested in switching roles -- so Americans can sleep soundly. Most recently, Trump used a national prayer breakfast gathering to call out Schwarzenegger, joking that attendees should pray for Schwarzenegger’s television ratings. “I want to just pray for Arnold, if we can, for those ratings,” Trump said to laughter.

Turkey’s overseas educational foundation seeks to take over FETO-linked schools during President Recep Tayyip Erdogan’s southeast African tour starting, according to the body’s chairman. Cem Zorlu, the chairman of Turkey’s Maarif (Education) Foundation, told Anadolu Agency that Turkish officials will met with local officials to take action on FETO-run schools as part of Erdogan’s official visits to Tanzania, Madagascar, and Mozambique. The foundation is the only institution authorized to open schools on behalf of Turkey abroad. It has been tasked to take over schools abroad operated by the Fethullah Terrorist Organization (FETO) following the coup attempt of last July, which Turkey blames the group for.

Turkey’s constitutional change bill was delivered to the presidency in order to set a referendum date, according to parliamentary sources. The sources said the bill was submitted for the president’s approval. President Recep Tayyip Erdogan will have 15 days to approve or reject the bill. If approved, it will be published in the country’s Official Gazette, setting the date for a vote. The referendum is expected to be held on either April 9 or April 16. Tu rkish M Ps a pprove constitution change Turkish lawmakers approved a new Constitution as deputies completed voting on 18 articles. A total of 339 MPs voted in favor of the law that will now head to a referendum that will likely be held in early April. The initial round of ballots on the reforms was completed after each passed with more than 340 votes. Prime Minister Binali Yildirim, who also chairs the ruling Justice and Development (AK) Party, congratulated lawmakers for passing the constitutional changes. Nationalist Movement Party (MHP) leader Devlet Bahceli told lawmakers, “The Turkish nation will do its own evaluation and hopefully it will add to what have been achieved so far”. But main opposition leader of the Republican People’s Party (CHP), Kemal Kilicdaroglu, “The mistake that have been done in the parliament can be revoked by the people,” said.

Erdogan stressed that the final decision on the proposed changes, including a shift to an executive presidential system, would be made by the Turkish people in a referendum following the required passage by parliament. Turkey: Referendum on constitution expected in April Deputy prime minister Numan Kurtulmus shed light on the country’s expected referendum on constitutional amendments and said: “Following approval of the parliament, the right thing is to hold a referendum in the shortest time.” He said the referendum could take place “as early as April”. Kurtulmus also dismissed eventual snap elections. Proposed changes to the constitution require a simple majority (51 percent). The AK Party has 316 seats and Erdogan hopes the support of the MHP, which has 39 seats, will secure a referendum.

Proposed changes to the Constitution require a simple majority, or 51 percent, in the referendum. Erdogan asks followers to support referendum campaign Turkish President asked his followers in Istanbul to support the constitutional change in an upcoming referendum.

“Entry into force of the constitutional changes debated by parliament will have a galvanizing effect on our country,” Recep Tayyip Erdogan said in Istanbul, at the opening of a new building for Borsa Istanbul, the nation’s stock exchange. “No one can stand in front of the new Turkey’s rise and building itself up,” he added.

R.TAYYİP ERDOĞAN

Turkish hospital gets European healthcare award A major hospital in Turkey’s capital received a prestigious European award at a ceremony in Dubai. The European Medical Association’s Rose of Paracelsus Award was presented to Nurullah Zengin, chief of medicine at Ankara Numune Hospital, at the 42nd Arab Health Fair in Dubai. The hospital was chosen for the prize by members of the Europe Medical Association (EMA) and the European Business Assembly’s Socrates Committee. It was also chosen to receive a Best Medical Practices Certificate.

Azzedine Najd (right) and his wife Fadwa Achmaoui look at the memorial near the site of a fatal shooting at the Quebec Islamic Cultural Centre in Quebec City, Canada.

6 dead in Canadian mosque shooting Six people were killed and eight wounded in a shooting at a mosque in Quebec City, police said. The attack at the Quebec Islamic Cultural Center came as worshippers attended evening prayers. Police

Sgt. Christine Coulombe said 39 people escaped the shooting in the capital of the French-speaking eastern Canadian province. Prime Minister Justin Trudeau described the incident act of terrorism. “We

condemn this terrorist attack on Muslims in a center of worship and refuge. Muslim-Canadians were “an important part of our national fabric and these senseless acts have no place in our communities, cities and country” Trudeau said.


Issue 196 • February 2017 FORUM USA

www.ForumUSA.com

11

World

Turkey, Russia, Iran agree to ensure Syria cease-fire Turkey, Russia and Iran will establish a trilateral mechanism to observe and ensure full compliance with the ceasefire in Syria, Kazakhstan’s foreign minister said. Reading a joint statement from Turkey, Russia and Iran, Kairat Abdrakhmanov said the three brokers of negotiations in Kazakh capital Astana had expressed their conviction that there was no possibility of a military solution to the Syrian conflict, only a political process based on the UN Security Council’s 2015 road map. The three had decided to “establish a trilateral mechanism to observe and ensure full compliance with the cease-fire, prevent any provocations and determine all modalities of the cease-fire,” Abdrakhmanov told a news conference following the final day of talks. Turkey, which backs the opposition, and Russia and Iran, who support the Bashar al-Assad regime, will use their influence to minimize cease-fire violations and ensure unhindered humanitarian access to the country, the minister said. The trio also said they would join together to combat against Daesh and Jabhat Fateh al-Sham, formerly known as al-Nusra Front. Both are excluded from the cease-fire and the talks. Mohamed Alloush, head of the opposition delegation,

French court repeals ‘genocide denial’ law

The first session of Syria peace talks begins in Astana, Kazakhstan on January 23, 2017.

BASHAR AL-JAAFARI (HEAD OF THE SYRIAN DELEGATION)

MUHAMMAD ALLOUSH (HEAD OF THE REBEL DELEGATION)

called on all parties to abide by the ceasefire and asked for the UN to impose sanctions on any found to have transgressed the truce. “Our aim is to reach a sustainable and real political solution in Syria,” he told reporters following the talks. “We need to remove foreign terrorist groups

from the country to make the ceasefire permanent.” He further demanded the prosecution of Assad and “all of those who shed blood in Syria” to secure a political solution. Turkish Foreign Minister Mevlut Cavusoglu welcomed the first face-to-face meeting between regime and opposition

STAFFAN DE MISTURA (R) (UN ENVOY FOR SYRIA)

figures. “Having the regime and the opposition highlighting a political solution during the talks as well as the declaration stressing that there is no military solution is very critical for the future of Syria,” he told reporters before a business forum in Mozambique’s capital Maputo.

UN extends mandate of Cyprus peacekeeping mission The UN Security Council extended the mandate of the UN peacekeeping mission on the island of Cyprus. Unanimously adopting resolution, the 15-member Council said in a written statement that the

extension would encourage “the divided island nation’s leaders to grasp the current opportunity of recent progress in negotiations to secure a comprehensive settlement of the dispute between them”.

The Security Council also urged “the implementation of confidence-building measures” and “called upon the Greek Cypriot and Turkish Cypriot leaders to put their efforts behind reaching convergences on the core issues”.

A top French court repealed a piece of legislation that made it illegal to say the 1915 incidents does not constitute genocide. The Constitutional Council issued a decision that decriminalizes “the denial of certain crimes”, on the grounds that the relevant provision was “redundant given the existing laws on incitement to hatred”. The court’s statement indicates that there is not a clear shift of position in French law on the matter. The provision made it possible to charge an individual who denies the genocide claims with committing a “hate crime”, punishable by a year in prison and a penalty of 40,000 euros. Parliament passed the provision late last year, drawing the ire of the Turkish community in France and the Turkish government.

US court sides with Microsoft on overseas emails A divided federal appeals court ruled not to rehear a case regarding whether the U.S. government could access customer data stored on Microsoft servers in Ireland. The Second Circuit Court of Appeals in New York City handed Microsoft and Internet privacy advocates a victory when it ruled 4-4 to let stand a decision last summer that said the Department of Justice cannot demand data from servers overseas.

Opinion

Fethullah Gulen’s Lighthouses aim for an unsuccesful long journay and failed military coup on July 15th 2016 (2) OPINION: ÜSTÜN YÜKSEL

W

What do these middle and high school students do during the summer camps in the lighthouses? The district manager with the help of the trustees rent a dorm, hotel or a summer house to get away for a few weeks and concentrate in the Gulen’s ideology. The entire day is already scheduled for different sessions such as praying together, readings Gulen’s book, listening to his speeches from CDs. In order to increase the motivation during these summer camps, there is always a special keynote address in the evening. This keynote address is always given by a special guest who is close to Fethullah Gulen, a senior man from the inner circle of the Gulen’s organization. This special guest is usually someone from the top of the organizational pyramid, referring to one of Fethullah Gulen’s advisers or right hand. [This special guest who spent time with Fethullah Gulen for decades and also who has an access to Fethullah Gulen in person at any time.] This special guests usually delivers an emotional speech by giving examples from Fethullah Gulen. This summer camp acts as a milestone for those who join the camp, both students and trustees. This camp is a way of measuring the sincerity of the participants to Fethullah Gulen and his ideology. These summer camps play significant role regarding the tasks and responsibilities shared among the members within Gulen’s ‘service movement’ for the following years. Since the beginning of 1980s, Fethullah Gulen’s service movement also reached out to the parents through their children who studied either in middle schools, high schools or in colleges.

In this regard, the failed coup of June 15th 2015 against the Turkish Parliament and the President of the Turkish Government is a process which was planned and organized gradually, by Fethullah Gulen and some of the military officers who in the Gulen’s inner circle, people in his organization, very long time ago. Moreover, this organization also reached to the trustees’ kids who is studying abroad. Therefore, this ‘service movement’ organization had a snowball effect and grew quickly within years by using multiple channels to build a network. These young kids -especially those who are bright and have high GPAs in middle and high schools- were guided by their lighthouse mentors to study strategic subjects in the colleges. After graduating from the colleges, these young people were employed with the help of other people who are members of Gulen’s ‘service movement.’ These college graduate students have become the judges within the state, prosecutors, governors, mayors, members of parliament, military generals, chief of police officers, national intelligence agencies, professors,

engineers, doctors, entrepreneurs and presidents of the organizations, football players, musicians, teachers, journalist and artists etc. These Gulen’s followers took any of these strategic positions both in the government and in private industries. Fethullah Gulen described these strategic positions as a “capillary vessel of the state” in his speeches many times for these followers. As a result of Gulen’s ‘service movement’ since 1980s, these professionals are intertwined in both governmental and the social fabric of the society. What is the role of Gulens’ organization -‘service movement- in the failed coup against the Turkish Government in June 15th 2016 and how did the Gulen lighthouses pave the way for a failed coup in this strategy? Since early 1980s,

Fethullah Gulen’s ‘lighthouses’ planted the seeds of the Gulen’s ideology for millions of young students while they were still in middle schools, high schools and colleges. During these students education, the key factor for Gulen organization was that they were trained to become loyalist to Gulen’s hierarchy and chain of command, which provided the survival of Gulen’s service movement’ organization and the lighthouses. These students and professionals have not defected from the service movement organization. Thus, specifically for these generals and military officers, some of them have been members of Gulen’s organization for a very long time and some of them have started with the lighthouses as they were young students long time ago. As they climbed in the rankings at

their jobs, they have become more loyal to Gulen. Moreover, these people have also grown in the ranking according to the chain of command in the Gulen’s service movement. They have become the decision-makers within the organization. In this regard, the failed coup of June 15th 2015 against the Turkish Parliament and the President of the Turkish Government is a process which was planned and organized gradually, by Fethullah Gulen and some of the military officers who in the Gulen’s inner circle, people in his organization, very long time ago. This failed coup is not an immediate reaction of Turkish military to the legitimate Turkish government. It is a reaction from those generals and military officers who are members of Gulen’s ‘service movement. Thus, the failed coup is the product of Fethullah Gulen’s cynical plan. For that reason, these lighthouses have played a significant role during decades for paving the way for students during their education to become professionals in strategic areas within the Turkish state departments. In sum, this failed coup was strategically planned and calculated very long time ago, led by Fethullah Gulen and executed by those military officers - who are the members of the service movement - to overthrow a Sovereign and democratic government. Finally, in the aftermath of the failed coup, against the Turkish government on July 15th, the Turkish citizens took ownership of Turkish democracy and of the civilian Turkish government. As a result of this event, the Turkish government declared Fethullah Gulen and his service movement as a Terrorist Organization, also known as – Fethullah Terrorist Organization (FETO).


www.ForumUSA.com

12

Issue 196 • February 2017 FORUM USA

Global Opinion

New Alignments and Positioning in Syria in line with Astana Summit SUBAT17.qxp_BULMACA-26.qxd 16.01.2017 01:42 Page 1

OPINION: PROF. DR. HÜSAMETTIN İNAÇ* he day before the meeting of Turkey, Russia, and Iran on the future of Syria, our country was shocked by the news of an assassination in the evening hours. This news has just appeared in days when we gained new momentum and adopted a proactive new security concept instead of reactive conventional foreign policy. We had just had a balanced diplomatic position against the US administration who was acting with terrorist organizations to have a new design against us in the Middle East and who has postponed the operation of Rakka and released DEAS terrorists in order to force the Turkish soldiers to withdraw from the region. Moreover, we had survived the trauma of the jet crisis that we experienced on November 24, 2015, with Russia which filled the gap left by Obama’s impertinent and ruthless regional policies and we had started to sail into a new future. Although we had no intention of taking the Assad regime even in the transitional government, we managed to persuade the Russians that dissidents should take part in the administration. Our Russian friends showed serious logistical support and at least understanding in Operation Euphrates Shield, extended from Cerablus to al-Bab. On the other hand, Iran, which is a natural ally of Russia, was not very happy that we had close contact with Russia. Because Iran’s the aim was quite different from Russia, who planned to go to the hot seas, to protect military bases of them in Lazkiye and Tarsus, and to support the social movements aiming to eliminate the dictators of the Arab Spring. Iran, by transforming this period of reshaping of the region into an opportunity intends to conquer the Middle East by concealing the traditional Persian expansionism behind the Shiite. If it was necessary for the sake of this goal, for them, it was a quite licit way to kill all the Muslims and not leaving a single Sunni on earth. If Turkey became to be part of this alliance, this would weaken Iran’s hand in destroying the Sunnis. At the time these complex agreements and new alliances emerged, a crypto member of the Gulenist Terror Group (FETO), whose connection with the FETO is becoming more and more evident day after day, killed the Turkish-friendly Russian ambassador Andrei Karlov, who has served a lot in the development of Turkish-Russian relations, at the opening of a photo exhibition depicting the historical development of these relations, which is organized with the support of the Embassy of Russia. The assassination of the ambas-

T

ÇENGEL BU Hoşgörü Resimdeki oyuncu

İlan, anons Küçük limon

T Kıyı t

Temiz Bir meyve

Layık olma, yaraşırlık Devlet görevlisi Söz

sador publicly and in front of the camera was a widespread international agenda as a serious provocation. After the assassination, the question of the identity of the assassin, the existence of an organizational base of action, and who are the states behind this organization or organizations came to the fore. Of course, the reason for and the target of this terrorist act was also another dimension to be clarified. The facts that the terrorist had studied at the schools of the FETO and received police identification with their support, he left radical Islamist publications in the hotel room where he used for the exploration, and the cyber trolls, members of the FETO who had escaped from the country, stated that the Nusra was responsible for this assassination immediately after the incident, clearly showed associations between FETO and the assassin. At that time, the Turkish government had a very good diplomacy of communication. Only the President, prime minister, foreign affairs and interior ministers spoke about the killing of a diplomat entrusted to a country famous for hospitality. Thanks to cool and discreet declarations and rational public diplomacy, this game of the FETO was also wasted. The idea that the radical opposition Nusra supported by Turkey

The main motive behind the incident was to disturb the reconciliation between Russia and Turkey, which excluded the US on the future of Syria and the peaceful settlement in Syria, and was to prevent the important agreement to be made one day later.

carried out this event or the so-called neglect and ignorance of the Turkish government on the case were quickly abolished. The turn now came to find the country behind this humiliating attack, which was unlikely to be done alone. The first figure that came to mind was the CIA, United States administration and its intelligence organization CIA, who helped the members of the FETO escaped from Turkey and who continued to feed the leader of the FETO in their country. The main motive behind the inci-

Yufka yürekli Becerikli, yetenekli

Mürekkep balığının bir türü

Havası alınmış

dent was to disturb the reconciliation behind? The reason was to pledge between Russia and Turkey, which future US President Trump, who in excluded the US on the future of advance declared that he will have Syria andSodyumun the peaceful settlement good relations with Russia and Tursembolü in Syria, and was to prevent the im- key, not Kökinterfere boyası with regional polDüzeltme, portant agreement to be made one icies and not work with asymmetric iyileştirme day later. However, the Turkish and structures and organizations. The Russian authorities who gained in- American deep state, neocons, and sights from previous happenings arms and oil dealers took the lead understood that these operations to prevent peace and stability in the were directed at them, and it did region beforehand and to stop RusYüce, not allow for the fulfillment of the sia-USA- Turkey cooperation before yüksek Onarma, objectives ofonarım FETO. So much so that it began. They would leave Trump Temel the Russian leader Vladimir kanun Putin with such a Syrian file that it would declared that the airplane incident never be possible to re-establish and this assassination was not done communication with Russia and by the Turkish government and Turkey again. that there was FETO behind these However, Trump received a letevents. Indeed, expectations of the ter from Putin with a warm message, Bir yerin US administration, that this goal Cilve the CIA, and its and this clearly shows denizden inside collaborator FETO from this will not come to life. On the other Ziyan the assassination was to relate Tur- hand, FETO is nowyüksekliği becoming an inkey with terrorism, to obstruct the ternational terrorist group rather Lezzet than resolution in Syria, to disrupt the re- becoming Turkey’s national problem. Gösteriş, lations between Turkey and Russia, Now extradition of Fethullah Gulen to çalım, and to force Turkey toward the EU Turkey has become not only our issue fiyaka and the United States. but also Russia’s issue. After this time, There is, however, an important it is not necessary to be an astrologer Hint prensi Gerçekten detail to be considered here: The su-Adale or a fortune-teller to know that the preme intelligence that planned the FETO and members of the FETO will assassination knew quite well that have very hard times soon. *Head of Political Science and Interthe assassin’s organizational links would soon be revealed, and the US national Relations; Dean of Faculty of support would be manifested clear- Economics and Administrative Sciences, ly. Well, why is this action carried Dumlupinar University / husamettinSuçlu out so subtle and left clear evidence inac@yahoo.com olduğu sanılan kimse Özgü

Turkey blasts Greek court ruling on fugitive soldiers Gündüz gösterimi

The Turkish Foreign Ministry protested a Greek court’s decision not to “extradite the eight fugitive Turkish soldiers, which the Turkish government accuses of having links to the July 2016 foiled coup attempt”. “We are protesting this decision, which prevents these individuals […] from appearing before an independent Turkish court,” the statement read. These individuals, it added, “played an active role in the [July 15] coup attempt targeting the democratic order in Turkey, martyring our 248 citizens and security forces, injuring 2,193 citizens and making an attempt on our president’s [Recep Tayyip Erdogan] life. “The latest decision from Greek authorities, which have so far pre-

“Greek Supreme Court announced earlier that Athens would not extradite any of 8 fugitive Turkish soldiers”

vented the members of terrorist organizations targeting Turkey, especially the DHKP/C [an armed far-left

group] and the PKK, from appearing before a court, has once again made it clear that Greece, as an ally and neighboring country, avoids to fulfill the basic requirements of the fight against terror and crimes,” it added. The statement also highlighted that the Greek court’s decision contradicts international legal norms and principles. “As a country that has suffered from coups in the past, Greece has unfortunately become a country protecting coup plotters,” read the statement. The statement added that all the remedies against the Greek court’s decision would be used and attempts for extradition and prosecution would continue. “We will have a comprehensive assessment of the effects of this court ruling, which we believe was taken

with political motives, on the bilateral relationship, our cooperation on counter-terrorism and [...] on regional issues,” the statement added.

The Greek Supreme Court announced that Greece would not extradite any of the eight fugitive Turkish soldiers.

Sayfa 15’teki bulmacanın çözümü T D O L M E R V A N I S T A N Z A Y H A S H A

D L U N İ Y A M U R R K U M A A L A H A L İ M İ R A Z R A R R A K İ K A N I S M

P İ A C A Y S O Y S E K A T L E T K E L A M R A K İ K K T O M M U T V A

C A K A

R A F İ N A J

N A T K D Ü Z A A T A M A T E N M E R T U T A R T İ N E A R

A İ T M F E T E R İ N A Y T A T Z İ K Z O R V İ L A M E N E K L E K L A F İ Y E

İ A G L B O E K A A M R A Z Y O A N K İ G N A M T

P M A E Y T A S A A N S T A R L A A K İ L M E E T N İ

P m m


www.ForumUSA.com

13

Yaşam

Issue 196 • February 2017 FORUM USA

Yurt dışındaki tek rehberiniz cebinizde gizli na Seyahat Edeceklere Konsolosluk Rehberi”nden, bir kaç işinize yarayacak detay:

HABER: DİLEK KAYA

T.C. Dışişleri Bakanlığının internet ortamında hazırlamış olduğu “Yurt Dışına Seyahat Edeceklere Konsolosluk Rehberi” yurt dışı seyahatlerinde karşılaşılabilecek hemen hemen tüm sorunlarla ilgili hangi mercilerle ne süreçlerle hareket edilmesi gerektiği konusunda vatandaşlarını bilgilendirmeyi amaçlıyor. ‘Yurt dışında Konsolosluk Desteği’ başlıklı bu kitapçıkta, yurt dışında yaşayan veya ikamet edilen ülkeden farklı bir ülkeye yapılan seyahatler sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar ile yurt dışında güven içinde bulunulabilmesi için yapılması gerekenler özetleniyor. Ayrıca herhangi bir zorlukla karşılaşılması halinde sağlanabilecek

desteğe değiniliyor. İlk olarak bilinmesi gereken en önemli konu, olağanüstü durumlarla karşılaşıldığında 7/24 hizmet veren Konsolosluk çağrı merkezinin ABD ve Kanada’dan +1 888 656 76 56, diğer ülkelerden +90 312 292 29 29 numaraları tuşlanarak aranabiliyor olması. İşte, yurt dışında cep telefonunuzdan da rahatça ulaşıp hizmet alabileceğiniz “Yurt Dışı-

BIR SUÇUN MAĞDURU OLMA DURUMUNDA BÜYÜKELÇILIK VEYA BAŞKONSOLOSLUK SIZE NASIL YARDIMCI OLABILIR? Yerel polis ve yerel kanunlar hakkında size Türk temsilcilikleri genel bilgi verebilir, ancak size hukuki yardım hizmeti sağlayamaz. Fiziki zarar görmeniz hâlinde, birçok ülkede maddi ve manevi tazminat davası açabileceğinizi unutmayınız.

Kayıp / Çalıntı pasaport, kredi kartı veya para durumlarında ne yapmalıyız? Eğer pasaportunuz çalınırsa, derhal yerel polise başvurunuz ve bir belge alınız. Bu belge ile en yakın Büyükelçilik veya Başkonsolosluğa giderek yeni pasaport başvurusu yapabilir veya geçici pasaport alabilirsiniz. Paranız ya da değerli bir eşyanız çalınırsa, yerel polise başvurunuz. Gerekirse bir avukat tutunuz. Kredi kartınız/seyahat çekiniz çalınırsa/kaybolursa derhal bankanızla temasa geçerek kartınızı/çeklerinizi iptal ettiriniz.

ZAYI N M İ K İL RE’İ A C A OBAMLİNE ATTI İPTA

23 milyon insan sigortasız kalacak

Amerika göçmenlere çok şey borçlu

Başkan Donald Trump, Amerikan kamuoyunda uzun zamandır tartışmalara neden olan ve Trump’ın “İlk icraatım iptal etmek olacak” dediği Obamacare’i, parça parça iptal edeceğini açıkladı Obamacare’in yerine konulması planlanan yeni sağlık sigortası sistemi için Trump Hükümetinin yeteri kadar fona sahip olamayacağı ifade ediliyor. hükümetinin yeteri kadar fona sahip olamayacağı ifade ediliyor.

Başkan Donald Trump, Amerikan kamuoyunda uzun zamandır tartışmalara neden olan ve Trump’ın “İlk icraatım iptal etmek olacak” dediği Obamacare’i, parça parça iptal edeceğini açıkladı ABD Kamuoyunda ‘Obamacare’ olarak bilinen sağlık reformu yasasını iptal edeceğini açıklayan Başkan Donald Trump, buna ilişkin ilk adımı koltuğa oturduğu gün attı. Oval Ofis’te başkan olarak geçirdiği ilk saatlerinde iki kararnameye imza atan Trump’ın, kamuoyunda “Obamacare” olarak bilinen sağlık reformu yasasının iptalini öngören metni imzaladığı bildirildi. Trump, daha sonraki açıklamalarında söz konusu yasayı parça parça edip yeni bir sağlık reformu getireceklerini ifade etti.

Obamacare’in tamamen iptal edilmesi, ABD’de 23 milyon insanın sigortasız kalmasına neden olacak ve yeni hükümetin bütçe açığını da gelecek 10 yılda 350 milyar dolar artıracak. Raporda, ayrıca, Obamacare’in

Bütçe açığı artacak Tarafsız politika kurumu Sorumlu Federal Bütçe K o m it e s i’n i n (C R F B) yayımladığı rapora göre,

t a ma men y ü r ü rlü kten kaldırılması durumunda yerine konulması planlanan yeni sağlık sigortası sistemi için Trump hükümetinin yeteri kadar fona sahip olamayacağı ifade ediliyor.

2,6 milyon kişilik istihdam kaybı Amerika’nın sağlık sisteminin performansını ölçen özel kurum The Commonwealth Fund’ın raporuna göre de Obamacare’in tamamen iptal edilmesinin 2019’da sağlık sektörüne ayrılan federal fonda 140 milyar dolarlık kayba yol açacağı ve aynı yıl, çoğu özel sağlık sektöründe olmak üzere, ABD’de 2,6 milyon kişilik istihdam kaybı görülebileceği belirtiliyor. Obamacare’in kaldırılmasının ardından yerine getirilecek yeni sağlık sisteminin başarılı olamaması durumunda, 20192023 yılları arasında ABD’nin GSYH’sinde 1,5 trilyon dolarlık kayıp oluşabileceği uyarısında bulunulan raporda, aynı dönem içinde ABD eyaletlerinin üretim, toptan ve perakende satışlarında toplam 2,6 trilyon dolarlık düşüş olabileceğine de dikkat çekiliyor.

ABD tutukluyor, Kanada kucaklıyor

Türkiye’nin sığınmacı politikası dünyaya örnek IOM Genel Direktörü Swing, Türkiye’nin 3 milyon sığınmacıya cömertçe ev sahipliği yaptığının daha çok vurgulanması gerektiğini belirterek, “Bu, bence dünyanın geri kalanına örnek teşkil ediyor” dedi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun davetlisi olarak 9. Büyükelçiler Konferansı’na katılmak üzere Türkiye’ye gelen Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Genel Direktörü William Lacy Swing, Türkiye’nin 3 milyon sığınmacıya cömertçe ev sahipliği yaptığının daha çok vurgulanması gerektiğini belirterek “Bu, bence dünyanın geri kalanına iyi bir örnek teşkil ediyor. İnsanlar

çatışmalardan, savaşlardan, doğal felaketlerden veya herhangi başka bir sorundan kaçarken bizim daha farklı bir sınır yönetimi gütmemiz gerek, anlayışlı olmamız lazım” değerlendirmesinde bulundu. Sığınmacı sorununun küresel bir problem olduğuna dikkati çeken Swing, IOM verilerine göre, geçen yıl Akdeniz üzerinden Avrupa’ya gitmeye çalışan 5 binden fazla sığınmacının hayatını kaybettiğini belirterek, son 3 yılda ise bu sayının 18 binden fazla olduğunu kaydetti. Swing, “Bu kadar çok insan ölüyorsa politikalar işe yaramıyor demektir. Hayat kurtaracak politikaları desteklememiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

Başkan Donald Trump’ın 7 Müslüman ülke vatandaşlarının girişini engellediği ABD’de bir zamanlar ülkeye göçmen olarak gelen, daha sonra bilim, teknoloji, ekonomi ve sağlık alanında ses getiren katkılar yapan çok sayıda kişi bulunuyor. Apple’nin kurucusu Steve Jobs, 20’li yaşlarının başında Suriye’den göç eden Abdulfettah Candali’nin oğlu. İnternet hizmetleri şirketi Yahoo’nun kurucularından Jerry Yand, Tayvan doğumlu. Facebook kurucularından Brezilya doğumlu Eduardo STEVE JOBS Saverin, Miami’de büyüdü. Harvard Üniversitesi Ekonomi Bölümünden mezun olan Saverin, Mark Zuckerberg ile üniversite döneminin ilk yıllarında sosyal medya devi Facebook’u kurdu. Dünyanın en önemli arama motorlarından Google’un kurucularından Sergey Brin, henüz 5 yaşındayken ailesiyle Rusya’dan ABD’ye göç etti. Aslen Yahudi olan Brin, 1998’de Stanford Üniversitesinde doktora yaparken arkadaşı Larry Page ile Google’u kurdu. Video paylaşım sitesi YouTube’un kurucularından Jawed Karim, Bangladeş asıllı bir Alman. AA

IOM Genel Direktörü Swing, Türkiye’nin 3 milyon sığınmacıya cömertçe ev sahipliği yaptığının daha çok vurgulanması gerektiğini belirtti.

ABD’de Başkan Donald Trump’ın 7 Müslüman ülkenin vatandaşlarının ülkeye girişini yasaklayan başkanlık kararnamesini imzalamasının ardından dünyadan tepki sesleri yükseldi. Kanada Başbakanı Trump’ın istemediği sığınmacılar için “Dini ne olursa olsun zulümden, terörden, savaştan kaçanları Kanada ağırlayacaktır” dedi. ABD Devlet Başkanı Donald Trump’ın imzalayarak yürürlüğe giren ‘120 gün içerisinde ülkeye sığınmacı kabulünü durduran’ kararnamenin ardından Kanada Başbakanı Justin Trudeau sığınmacıların Kanada’ya gelebileceğini söyledi. Donald Trump’ın imzaladığı kararnameden bir gün sonra Kanada Başbakanı Justin Trudeau Twitter hesabından yayınladığı mesajında ‘‘Dini ne olursa olsun zulümden, terörden, savaştan kaçanları Kanada ağırlayacaktır. Çeşitlilik bizim gücümüzdür.’’ dedi.


www.ForumUSA.com

14

Issue 196 • February 2017 FORUM USA

Perspektif

Türkiye’nin jeopolitik önemi ve çok yönlü dış politikası Üstün Yüksel ustunyuksel@hotmail.com

1

961’de Amerikan Başkanı John F. Kennedy, Amerika ile Kanada arasındaki ilişkiyi şu şekilde karakterize etmişti: “Coğrafya bizi komşu yaptı, tarih bizi dost yaptı, ekonomi bizi ortak yaptı, ihtiyaçlar da bizi ittifak yaptı.” Bu bağlamda Türkiye’nin çok yönlü (multi-dimensional) dış politikası değerlendirildiğinde; Türkiye’nin stratejik jeopolitik konumundan dolayı Ortadoğu’da, Balkanlar’da, Türk Cumhuriyetlerinde izlediği aktif dış politika ve bu ülkelerle devam eden ilişkilerini daha da geliştirmiş olması en doğal hakkıdır. Turgut Özal’ın başlattığı 1990’lardaki ‘dışa açılım’ politikası ve AK Parti’nin 2002’de iktidara gelmesiyle birlikte, bu güne kadar öncülüğünü yaptığı ‘bağımsız ve çok yönlü bir dış politika’ sayesinde, Türkiye’nin başta Ortadoğu, Balkanlar, Kafkaslar, Orta Asya, Türk Cumhuriyetleri

ve diğer Müslüman ülkeler ile ilişkileri gelişti. Sayın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Suriye ve Irak’a yönelik Fırat Kalkanı operasyonundan söz ederken “Türkiye’nin hem sahada hem de masada olacağını” belirtti. Aslında Sayın Erdoğan bunu söylerken ‘et ve tırnak’ gibi yüz yıllardır birlikte yaşadığımız aynı coğrafya ve insanından bahsetmektedir. Bundan dolayı da kendilerine teşekkür etmemiz gerekir. Bu coğrafyada Türkiye’nin aktif rol oynamasını gerektiren çok önemli sebepleri vardır. Osmanlı Devleti’nde bir yönetim şekli olan millet sistemi altında, yüzyıllarca bu coğrafyalarda birlikte yaşadık. Bunda rol oynayan en önemli faktörlerden bazıları da, bu ülkelerle Türkiye’nin ortak bir çok yönünün olmasıdır; tarih, din, kültür, coğrafya, kimliğimiz ve en önemlisi tek bir millet olarak, birlikte yaşamış olmamızdır. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra başlayan ve 1990’lara kadar devam eden Amerika ile Sovyet Rusya arasındaki soğuk savaşta Türkiye’nin jeopolitik konumu ve NATO üyeliği anahtar rol oynadı.

Türkiye’nin stratejik jeopolitik konumundan dolayı Ortadoğu’da, Balkanlar’da, Türk Cumhuriyetlerinde izlediği aktif dış politika ve bu ülkelerle devam eden ilişkilerini daha da geliştirmiş olması en doğal hakkıdır. Bu iki nükleer süper güç devletin kendilerine ittifak aradıkları dönemde, Rusya Küba’yı yani bir anlamda Amerika’nın arka bahçesini, Amerika da Türkiye’yi ittifak olarak kabul etmişlerdi. Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından sonra değişen uluslararası dengeler, liberalleşen ve globalleşen bir dünyada Türkiye’nin stratejik ve jeopolitik önemini daha da arttı. Ortadoğu’da Arap Baharı ile başlayan ve halen devam eden iç

Oyunculuk tutkusu onu Amerika’ya sürükledi

Oyuncu olmak hiç aklında yokken kendisini birden reklam filmi setinde bulan Polat, “tutkum haline dönüştü” dediği oyunculuk hayallerini Hollywood’a taşımak için 4 yıldır Amerika’da… HABER: ANAR QARACAN, DİLEK KAYA

Hakan Tolga Polat (47), oyunculuğa adım attığında 36 yaşındaydı. Hayatını bambaşka bir sektörde sürdürürken tesadüfler sonucu kendini reklam filmi setinde buldu. Ünlü bir GSM operatörünün reklam filmi sayesinde beyaz camla tanışan Polat, hayatını baştan aşağı değiştirerek “işte benim işim” dediği sektörde kendini yetiştirmeye başladı. “Daha profesyonel olmak için buradayım” Polat 4 yıldır Amerika’da. En büyük hayali olan New York Film Akademi’de ‘’Oyunculuk’’ ve ‘’Film yapım yönetim’’ eğitimlerini tamamlayan Polat’ın bundan sonraki hedefi ise Hollywood. Amerika’daki projelerde de yavaş yavaş yer almaya başlayan oyuncu “Türkiye’de 26 reklam,

13 dizi ve 4 filmde yer aldım. En büyük tutkum oyunculuk. Daha profesyonel ve kaliteli işlere imza atmak adına eğitimime hayalim olan New York Film Akademisinde devam ettim. Burada Tango on the Balcony filminde ve The Blacklist dizilerinde rol aldım ve seslendirmeler yaptım” dedi. “Hayallerimden vaçgeçmedim” Amerika’ya ilk geldiği dönemde yaşayabilmek için bir çok iş yaptığını ancak hayallerinden

asla vazgeçmediğini söyleyen Polat “İlk geldiğim dönemde New York’a uzak bir gençlik kampına katılarak küçük çocuklar için futbol hocalığı yaptım. Fakat kısa süre sonra bir yakınıma ulaşarak geçici bir kaç işte çalıştım. Ama tutkum peşimi bırakmadı” diye konuştu. Amerika’da olduğu süreçte Türkiye ile de irtibatını kesmeyen Polat, son olarak Av Mevsimi filmi ile izleyici karşısına çıktığını hatırlattı.

savaşlar neticesinde, göçmenlerin Türkiye üzerinden Avrupa’ya gitme planı göz önüne alındığında, Türkiye’nin jeopolitik önemi bir kez daha ön plana çıkmaktadır. Bundan dolayı AK Parti yönetimi ile Türkiye’nin izlediği ‘çok yönlü ve bağımsız dış politika’ hem Ortadoğu ile hemde diğer ülkeler ile olan ilişkileri, bulunduğu coğrafyanın bir devamıdır ve Türkiye’nin menfaatleri için gereklidir. Rusya, İran ve Türkiye üçlüsü ve Suriye üzerinde varılan barış antlaşması ile Türkiye, üstlendiği tarihi bir sorumluluğunu da yerine getirmiş oldu. Japonya’nın Rusya ile İkinci Dünya Savaşından bu yana devam eden Kuril adaları (Kuril Islands) sorunu, Vladimir Putin ve Japon Başbakan Shinzo Abe’nin karşılıklı girişimi ile iki ülkenin yakınlaşma politikası izlemeleridir. Avrupa’nın yaptırımlarından zorlanan Rusya ve Amerika ile ilişkileri yavaşlamaya başlayan Japonya, jeopolitik açıdan önemli gördüğü Rusya ile yakınlaşma politikası uygulamaya başladı. Özellikle Donald Trump’ın Başkanlık seçimini kazandıktan hemen bir ay sonra, Japonya ve Rusya’nın ekonomik ve

güvenlik ağırlıklı anlaşmalar imzalaması, uluslararası ilişkilerde Japonya-Rusya arasında ‘yeni bir başlangıç’ sinyali olarak algılandı. Güneydoğu Asya ülkeleri Kamboçya, Malezya, Tayland ve Filipinler - görüldüğü kadarıyla birer birer Amerika’ya sırtını dönüp, Çin ile yakınlaşmak ve ilişkilerini geliştirmek istiyor. Bu ülkeler güçler dengesinin Batı’dan Doğu’ya geçmekte olduğunun bir habercisidir. Örnek olarak, Kamboçya’nın 2012’den buyana açıkça Çin ile müttefik olduğunu ilan etmesidir. Çin coğrafyasının bir uzantısı olarak bu ülkelere finans ve altyapı çalışmalarında yardımcı olmaktadır. Görüldüğü üzere, büyük ve güçlü ülkeler bulunduğu coğrafyalarının konumu ve kendi menfaatleri gereği, komşu ülkelerine sahip çıkmaktadırlar. Bu bağlamda, AK Parti’nin yıllardır izlediği aktif ve bağımsız bir dış politika, Türkiye’nin bulunduğu jeopolitik konumundan dolayıdır ve Türkiye’nin menfaatleri açısından gereklidir. Ayrıca, Osmanlı Devletin’den teslim aldığımız ve yüzyıllardır devam eden bu coğrafyaya olan sorumluluğumuzun bir devamıdır.

k A i S taplığı U m u r o F

Forum USA kitaplığından, 2016’da iz bırakan kitapları sizler için derledik. The Rise and Fall of American Growth/Rober J Gorden: ABD’nin saygın üniversitelerinden Northwestern’in ekonomi bölümünde görev yapan Gorden, 1870 yılından günümüze ABD ekonomisini ele alan bir kitap yayınladı. Yaklaşık 800 sayfalık bu kitap, ABD ekonomisini ve bu tarihsel süreçteki iniş çıkışlarını anlamak isteyen herkesin kütüphanesinde bulundurması gereken bir kitap.

fazla yer verilmediğine vurgu yapılmış. Kolonyal dönemden günümüze kadar ABD’deki White thrashları inceleyen bu kitap, belki de Trump’ın “Sessiz çoğunluk” diye tanımladığı ve ülkedeki liberallerin adeta varlığını unuttuğu white trash diye adlandırılan grubu anlamak için ideal bir çalışma.

How to Watch Football/Ruud Gullit: Hemen hemen herkesin hakemliğe soyunabildiği bir ülkede en çok ihtiyaç duyduğumuz kitaplarda birisi belki de Gullit’in “Futbol Nasıl Seyredilir?” kitabı olmalı. Gullit, sahanın içerisinde uzun yıllar başarılı bir şekilde görev yaptıktan sonra tecrübelerini futbolculara aktarmak için kulübeye geçmişti. Gullit, bu kitapta ise tribündeki taraftara seslenerek, futbolu okuma biçimlerini anlatıyor. Kısa yazılardan oluşan bu kitap, otobüste trende hızlıca okuyacağınız eğlenceli bir kitap.

The Syrian Jihad: Al-Qaeda, The Islamic State and the Evolution of an Insurgency/ Charles R. Lister: Charles Lister’ın Suriye’de iç savaş sonra ortaya çıkan dinamikleri ele aldığı kitap, 2016 yılında Washington’da en fazla konuşulan kitaplardan biri haline geldi. Orta Doğu Araştırmalar Merkezi’nde Suriye uzmanı olarak görev yapan Lister, terör grubu DAEŞ’in bizzat Beşşar Esad ve muhaberat tarafından beslendiğini, ve Suriye’de baskıyı üzerinden atmak için bu örgütü kullandığını belirtiyor. Lister, YPG konusunda ise, DAEŞ’e karşı Suriyeli terör grubunun uzun vadede bölge için bir çözüm değil sorun teşkil edeceğini belirtiyor. Lister, bölgedeki sosyolojik dengeyi göz önünde bulundurarak, Suriyeli Arap birliklerin DAEŞ’e karşı kullanılması gerektiğini öne sürüyor.

White Trash: The 400Year Untold History of Class in America/ Nancy İsenberg: 2016’nın en çok dikkat çeken kitaplarından birisi de Isenberg’in Amerika’daki ırk ve sınıf tartışmalarını ele aldığı, “Beyaz Çöplük” kitabı. ABD’de tarihsel olarak düşük gelirli beyazların paspas altı edilmeye çalışıldığına dikkat çeken kitapta, ABD tarihini anlatan kitaplarda, bu gruba

Feeding Gotham: The Political Economy and Georgraphy of Food in New York, 1790-1860/ Gergely Baics: ‘Gotham’ı beslemek’, adı altında 19. yüzyılın ilk başlarında hızla gelişen New York nüfusuna karşılık, şehirde yerleşim ve yemek sıkıntısını ele alan Baics’in kitabı, New York’u anlamak adına önemli bir eser. Okuyucuyu, ABD iç savaşına ve şehir hayatın-

da yaşanan sosyolojik değişime sürükleyen kitap, New York’taki iş imkanları, binaların yapımı ve yemek ihtiyacının karşılanması ekonomik, sosyolojik ve mimari olarak ele alıyor. Kosova Türkleri ve Post-Kemalist Türkiye/ Hüsrev Tabak: Kitap,‘Dış Türkler’ konusu üzerine İngilizce yazılmış, hem ampirik hem de kuramsal temelleri olan önemli bir çalışma. Kitap, ampirik anlamda Türkiye’de özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetleri döneminde ortaya çıkan dönüşümlerin, Kosova’daki Türk topluluğu örnek incelemesiyle Dış Türkler/Akraba Topluluklar üzerindeki etkilerini inceliyor. Kitapta iki döneme ayrılan Dış Türkler politikasında Kemalist dönemde temel kaygı, Atatürk döneminde Türkiye sınırları içerisinde inşa edilen yeni ‘Etnik Türk’ün, Türkiye’nin dışında yaşayan ve Türkçe konuşan topluluklarca da örnek alınması ve oralarda da bu yeni ‘Türk’ün inşa edilmesi olarak ifade edilmektedir. Kitap çalışması, yazarın 2012 ve 2013 yıllarında Kosova ve Türkiye’de gerçekleştirdiği saha incelemelerine ve Manchester Üniversitesi’ndeki doktora çalışmalarına dayanıyor. Kitap ayrıca Kosova Türkleri üzerine aynı dildeki tek kitap çalışması olması sebebiyle de önemli. Kitap için Oxford Üniversitesi Güneydoğu Avrupa Çalışmaları Merkezi (SEESOX) direktörü Prof. Othon Anastasakis de bir önsöz kaleme almıştır. Kitabın bir eksikliği olarak ise çalışmanın tek bir örnek inceleme ile sınırlandırılmış olması gösterilebilir. Karşılaştırmalı bir çalışma okuyuculara daha ilginç sonuçlar da verebilirdi.


Issue 196 • February 2017 FORUM USA

www.ForumUSA.com

15

Otuz Yıllıklar Kulübü

Onsekiz yaş meselesi Ayşe G. Tunceroğlu

G

eçenlerde “Aman ha, mutlaka 18 yaş olmalı!” diyorduk. “18 alt sınır” diyorduk. Şimdi tam tersi… “18 olmaz!” diyoruz! Malûm, o evlilik yaşı konusuydu. Şimdiki konu milletvekili seçilme yaşı. Öyle ya, 18 herşey için alt limit olacak yaş değil! Ben, “18 olmaz” diyenlerdenim. Onsekiz yaş lisenin bittiği yaş. Yani genç üniversiteye gidecek! Gitmeyecek mi? Milletvekilleri için üniversite mezunu olmak şartı yok. Kırkını, ellisini devirmiş, ilkokuldan sonra okumamış, okuyamamış, hayat üniversitesinde epey sertifika almış nice âkil ve ârif insanımız vardır, siyasete meraklı ve kabiliyetliyse pekâlâ seçimlere girebilir. Ama daha yolun başındaki gençlere üniversite yerine Meclis

yolunu göstermek, “Yüksek tahsil yapmasanız da olur” anlamına gelmez mi? Artık parodiler yapılır: Üniversiteyi kazanamayan çocuğuna “Bari Meclis’e gir!” diyen ana babalar… Bir önceki nesli karıştırmayın, bugünün gençliği için yüksek tahsil olmazsa olmazdır. Dünyada büyük bir yarış var. Yüksek tahsil deyince sadece tıp, hukuk, mühendislik sahalarını kastetmiyorum. Hangi dalda olursa olsun, tarih, coğrafya, arkeoloji, antropoloji, meyve, sebze, çiçek ziraatı, hayvan yetiştirme, beslenme, çevre düzenleme…. Liseden sonra alınacak bir üniversite eğitimi gençlerin şahsiyetlerinin oluşmasında mühim bir devredir. İkincisi: Askerlik ne olacak? İlgili değişiklik maddesinde “askerlikle ilişiği olmama” şartı var. Bu ne demek? Ülkemizde askere alınma yaşı 21. Yani “askerliği tecil ettirmiş olmak” mı kastediliyor. Ya da “Askerlik yapmasına mâni bir durum” mu olmalı? Kızlar için mesele değil, fakat

Onsekiz yaşında, liseyi henüz bitirmiş, beş kuruş para kazanmamış, eli ekmek tutmamış, kendini herhangi bir konuda ispatlamamış, dünya görüşü yerli yerine oturmamış bir genci TBMM’ne yollamaktan ne gibi bir fayda sağlayacağımızı derin derin düşünüyorum.

19 yaşında delikanlı Meclis’e girdi, diyelim. (19 dedim, çünkü bunun kampanya dönemi var, hazırlıkları var, bir yılı bulur.) Askere bile gitmemiş bir çocuk! Anadolu’da askere gitmeyene kız vermezler,

bilirsiniz. Anadolu insanının bir bildiği vardır! Askerliği 5 sene tecil. Beş sene sonra bir daha seçildi. On sene. “Görüyor musun, demek ki başarılı oldu da tekrar seçildi!” derseniz… Lütfen gözlerinizi realiteye açın. Ben 18-19 yaşında lise diplomasını henüz almış bir gencin sadece kendi gayreti ve becerisiyle, hiç “arkasız” seçimlere katılabileceğine ihtimal vermiyorum. Zira seçim yarışına girmek, her şeyden önce para gerektirir, çevre gerektirir. Dünyanın neresinde olursa olsun 18 yaşındaki gencin maddî varlığı baba parasıdır. (Batı ülkelerinde, özellikle Amerika’da cep harçlığı için lise yıllarından itibaren gençler çalışırlar, bizde o da yaygın değildir.) Gerekli para ve çevre belli ki aileden, aşiretten gelecektir. Filancaların çocuğu… O aile veya aşiret onu birinci defa seçtirebildiği gibi, ikinci defa da seçtirir, üçüncü defa da seçtirir. O zaman askerlik de tecil edilir durur! Onsekiz yaşında, liseyi henüz bitirmiş, beş kuruş para kazan-

mamış, eli ekmek tutmamış, kendini herhangi bir konuda ispatlamamış, dünya görüşü yerli yerine oturmamış bir genci TBMM’ne yollamaktan ne gibi bir fayda sağlayacağımızı derin derin düşünüyorum. Onsekiz yaşındaki gençler, eğer meraklı ve kabiliyetli iseler, tahsil hayatları devam ederken mahallî idarelerde, parti teşkilâtlarında görev alarak, oralarda parlayarak TBMM’ne hazırlansınlar. Şimdiye kadar ve hâlihazırda olduğu gibi. Gençlere güvenmiyor musun, değer vermiyor musun, onları kaale almıyor musun?… Bırakalım bu demagojileri! Onlara değer ve önem verdiğim için, eğitim almaları gereken yaşta eğitim almalarını istiyorum. Hepimiz genç idik ve hepimiz çocuk yetiştirdik. Cenap Şahabeddin’in sözünü bir kere daha tekrarlamakta fayda var: Akıl yaşta değil, baştadır amma aklı başa yaş getirir. Bu arada…. Sigara satın alabilme yaşını da 18’den 21’e yükseltmekte fayda vardır.

‘İslami Oscar’lar sahiplerini buldu HABER: YASEMİN ÖZKAFA

Altın Minare Ödül Töreni, Washington’da bulunan Amerika Diyanet Merkezi’nde gerçekleşti. The Academy of Muslim Achievement (Müslüman Başarı Akademisi) adlı derneğin her yıl dağıttığı ‘Altın Minare Ödülleri’ bu yıl da sahiplerini buldu. Törende; bilim, hukuk, politika, sağlık, sadaka, yardım ve diğer toplumsal alanlarda iyi bir Müslüman vatandaş örneği sergileyen adaylardan öne çıkan isimler yer aldı.

SUBAT17.qxp_BULMACA-26.qxd 16.01.2017 01:42 Page 1

Kazananlar arasında Türk isimler de var Amerika Diyanet Merkezi’nin ev sahipliği yaptığı ödül töreninin kazananları arasında bir çok önemli

isim bulunuyor. Nelson Mandela Uluslararası Hümanizma Ödülü Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç’a, Ölümsüz Hizmet Ödülü Atlantik Records Kurucusu Ahmet Ertegün’e, Yaşam Başarı Ödülü Hakim

ÇENGEL BULMACA Hoşgörü Resimdeki oyuncu

İlan, anons Küçük limon

Talep Kıyı, kenar, taraf

Temiz Bir meyve

İşsiz, boş gezen, avare

Adam A Shakoor’a, En iyi Sosyal Servis Ödülü İmam Johari Abdul Malik’e, En iyi Kamu Görevlisi Ödülü Philadelphia Polis Departmanı’ndan Sylvester Johnson’a, En iyi Eğitimci Ödülü Prince George’s County İlkokulu’ndan Jameelah Malik’e, En iyi Sağlık Kurumu Ödülü Rahma Clinic of New York’a, Moda Ödülü Aisha Abdul Mateen ve Lia Wear Active Kurucusu Latifa Ihsan Ali’ye, En iyi Yönetici Ödülü Banneker Ventures Başkanı Omar Karim’e, Yılın Avukatı Ödülü Omar T. Mohammedi’ye, Abu Talib Dostluk Ödülü GreenFaith Direktörü Rev. Fletcher Harper’a, Genç Lider Ödülü Dar Al Hijra Youth Direktörü Mohammed Kibriya’a, Sosyal Adalet Avukatı Ödülü ADAMS Center Civic Engagement Yardımcı Yöneticileri Moribund Ullah ve Syed Ashraf’e verildi.

Bulmacanın çözümü sayfa 12’de. Mal ederek, yükleyerek Arıtım

Ata, dede Zehir, ağı

Hisse Mal, ticaret malı

Buzdan Eskimo evi

Ayrıcalık Yer altı eriyiği Erler

Layık olma, yaraşırlık Devlet görevlisi

Güzellik, hoşluk Lityumun sembolü

Rumen para birimi Evlenmemiş kimse Arabalı vapur Kumanda

Söz Yufka yürekli Becerikli, yetenekli

Mürekkep balığının bir türü

Havası alınmış

Orta yuvarlak (spor)

Üstü kapalı, sitemli söz Bin kiloluk ağırlık birimi

Arseniğin sembolü Savaşçı kadın Bangladeş para birimi İnce ses

Sodyumun sembolü Düzeltme, iyileştirme

Donuk renkli Rus köylüsü

Kök boyası

Parazit Vakit Arı barınağı Tesadüf Kirpik boyası

Onarma, onarım

Yüce, yüksek Temel kanun

Sıkıntı, güçlük Göz değmesi

Bir ilimiz

İnce perde veya örtü Sağlam, kesin bilgi Kemandan büyük bir çalgı, alto Lekesi olan

Bir yerin denizden yüksekliği

Cilve Ziyan

Bir zekâ oyunu Lezzet Gösteriş, çalım, fiyaka

Gerçekten

Yasa

Bir tür büyük kayık Beyler, amirler

Mesaj İlgi eki Tasa, kaygı, üzüntü

Mekanizma

Tayin etmek Tarihte bir uygarlık

Hint prensi Adale

Küme (spor) Yaz yağmuru Samanlık (halk) Tellürün sembolü

Suçlu olduğu sanılan kimse Özgü

Mektup Demirin sembolü

Para miktarı, meblağ Gündüz gösterimi

Yasaklama

Lakırdı, söz

Ödünç

Denizlerin kabarması Nikelin sembolü


www.ForumUSA.com

16

Toplum

Issue 196 • February 2017 FORUM USA

Karabağ şehitleri New York’ta anıldı

YAŞAR ÇOLAK

Amerika’da TDV’nin camileri yükseliyor

Çolak: “Bundan sonraki hedef bölgemiz insanımızın yoğun yaşadığı Illinuois/Chicago, Texas/Houston, Florida/ Miami’dir.”

Türkiye Diyanet Vakfı, cami ve eğitim merkezi yapım faaliyetlerini dünya geneline yaydı. Amerika’da da çok sayıda cami projesini hayata geçirdiklerini söyleyen Washington Din İşleri Müşaviri Çolak, “İslam çizgisinin tüm dünyada teşvik edilmesi için çalışıyoruz” diye konuştu HABER: YASEMİN ÖZKAFA

Türkiye Diyanet Vakfı, İslam medeniyeti vakıf kültürünü, Amerika’ya medeniyetler projesi kapsamında yapılacak camilerle taşıyor. Cami ve eğitim merkezi yapım faaliyetlerini Türkiye ile sınırlı tutmayan vakıf ABD, İngiltere, Rusya, Haiti, Belarus gibi ülkelerde de camiler inşa ediyor. Bu bağlamda Türkiye sınırlarının dışındaki en büyük Türk cami olarak anılan Amerika Diyanet Merkezi, Diyanet İşleri Başkanlığı ve TDV iş birliğiyle 2016 yılında hizmete açıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Amerika’da yeni camilerin yapımına ilişkin desteğinin çeşitli eyaletlerinde devam ettiğine değinen Washington Din İşleri Müşaviri Yaşar Çolak, Amerika’daki Türk ibadethanelerin genel çizgisini değerlendirerek şunları söyledi: “Ülkemizdeki İslam anlayışı; İslam geleneğinin içinde akılcı, kuşatıcı, müsamahalı bir çizgide gelişmiştir. Bunun insanımızın göç ettiği Amerika’nın çok kültürlü ortamına adaptasyon noktasında da kolaylaştırıcı bir rol oynadığı kanaatindeyim. Bu İslam çizgisinin tüm dünyada teşvik edilmesi, sadece dini açıdan önem arz etmiyor aynı zamanda global ölçekli güvenlik sorunlarına yönelik etkin bir tedbir olarak da görünüyor. Biz de Türkiye’nin desteğiyle bu anlayış çizgisinde hizmet verecek, insanlara huzur içinde ibadetlerini yapabilecekleri, içinde dini Mübin-i İslami, siyasi ideoloji olarak değil de kalplere inşirah veren huzur kaynağı olarak öğrenebilecekleri camiler yapmaya gayret ediyoruz.”

Yeni camiler açıldı, çalışmalar sürüyor Çolak, göreve gelmeden önce Amerika’da Diyanet’e bağlı camilerin sayısının 14 olduğunu ve bunların tümünün doğu yakası eyaletlerinde hizmet verdiğini belirterek. “2011’den bu yana 100 milyonun üzerinde bir maliyetle yapılan başta Maryland Diyanet Külliyesi olmak üzere, North Caroline/Charlotte, Georgia/Atlanta, Ohio/ Dayton, Oregon/Portland, New Jersey/Paterson, Kentucky/Louisville, Washington/Seattle, Los Angeles/Bay Area, Delaware,

Massachusetts/Springfield’da sıfırdan yeni ibadethanelerimizi Allah’ın lütfü keremiyle hizmete açtık” dedi. “İşadamlarından destek bekliyoruz” Connecticut/New Haven ve Rochester’da görkemli çifte minare ve kubbeli iki caminin inşaatlarının devam ettığini de vurgulayan Çolak, “Bu inşaatlara büyük destek veriyoruz. Halkımızdan ve iş adamlarımızdan da destek bekliyoruz. Mal-mülk ve dünyalıkla ilişkiler konusunda inancımızın

bize öğrettiği en yalın gerçek; hayırlı hizmetler için verdiğinin, “gerçekte sana ait” olduğudur. Cami inşaatlarımız varlıklı insanların omuzlarındaki büyük sorumluluktur. Bundan sonraki hedef bölgemiz insanımızın yoğun yaşadığı Illinuois/Chicago, Texas/Houston, Florida/ Miami’dir. Buralara da en kısa zamanda birer mabet kazandıracağız. İlahiyat tahsili yapmış, iyi yetişmiş din görevlileri de atayarak insanımızı dini istismar eden grupların elinden kurtaracağız” açıklamasında bulundu. Genellikle farklı amaçlar için inşa edilmiş binaları satın alarak bu binaları cami ve mescide dönüştürdüklerine değinen Çolak, bu noktada bölgelerdeki ihtiyacı esas alarak karar verdiklerini vurguladı. Çolak bunun yanı sıra yeni cami inşaatı da olduğunu belirterek; “Rochester’da ve New Haven’daki inşaatlarımız cami inşaatlarıdır” dedi. Camilerde etnik aidiyetini öne çıkarmanın doğru olmadığını vurgulayan Çolak; “Camilerimiz İslam ümmetine hizmet vermektedir. Hutbelerimiz, camilerimizin çoğunda hem Türkçe hem İngilizce okunma ktadı r. Elhamdülillah camilerimize Türk kökenli olmayan Müslümanlar da gelmekte ve çocuklarını din eğitimi için göndermektedir ki bu durum vizyonunu geliştiren ve hedeflerini büyüten Türkiye için güzel bir gelişmedir. Bu insanları, açtığımız camilerde veya kültür merkezlerinde hürmetli misafirlerimiz olarak görüp onlara gönlümüzü sonuna kadar açıyoruz” dedi.

20 Ocak Karabağ Katliamının 27. yıldönümü, Azerbaycan’ın New York Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen törenle anıldı. Azerbaycan Cumhuriyeti’nin BM Daimi Temsilcisi Yaşar Aliyev, 20 Ocak’ın Azerbaycan için sadece matem değil, onur ve şeref günü olduğunu söyledi. Eyüp Sultan Kültür Merkezi’ndeki törene Türk, Yahudi ve New York’taki diğer diaspora örgütlerinin yöneticileri, topluluk üyeleri, Azerbaycan’ın BM Daimi Temsilciliği çalışanları ve yabancı konuklar katıldı. Katliam şehitlerinin anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan törende Azerbaycan’ın ulusal marşı seslendirildi. Törende konuşan Azerbaycan Cumhuriyeti’nin BM Daimi Temsilcisi Yaşar Aliyev, 20 Ocak faciasının Azerbaycan için sadece matem değil, onur ve şeref günü olduğunu vurguladı. Aliyev, “Kurbansız zafer olmuyor. Kurbansız zirve elde edilmez. Allah tüm şehitlerimize, dünyalarını terk eden güzel insanlara rahmet etsin. Azerbaycan’ın başı sağ olsun” dedi. ANAR QARACAN FORUM USA

Amerikalılardan “Hepimiz Müslümanız” mesajı

New York’ta binlerce Amerikalı, Donald Trump’ın Müslümanların ülkeye girişine sınırlama kararına karşı “Hepimiz Müslümanız” sloganıyla gösteri düzenledi. Müslüman sivil toplum kuruluşu Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi’nin (CAIR) düzenlediği mitinge Hristiyan ve Yahudi toplumu da “Hepimiz Müslümanız” pankartlarıyla destek verdi. New York’ta Yemenli dükkan sahipleri de Trump’ı protesto etmek için kepeng kapatıp miting düzenledi. Mitinge katılan yaklaşık bin kişi, Brooklyn Belediye Başkanlığı binası önünde akşam namazı kıldı. Brooklyn Belediye Başkanı Adams “Hepimiz Müslümanız” mesajı verirken, Yemenli eylemci Dr. Almontaser Dr. “Bugün buraya din özgürlüğü ve haklarımız için mücadele edeceğimizi söylemek için geldik” dedi.

TRAVIS KALANICK

Çolak: NYT’nin haberini yalanladı

Mamedov: Zorlaştırıcı tutum yok

Washington Din İşleri Müşaviri Yaşar Çolak, NYT Gazetesi’nin ‘ABD'de yerel yönetimlerin, Müslüman Amerikalılara ibadethane inşasında zorluk çıkardığı’ yönündeki haberini yalanladı. Habere ilişkin İslamofobik yaklaşımların son yıllarda arttığını fakat cami ve mescit inşası noktasında yerel yönetimlerden zorlaştırıcı bir tutumla karşı karşıya kalmadıklarına dikkat çeken Çolak açıklamasında; “Şu ana kadar arşılaştığımız zorluklar tipiktir. Sadece

Diyanet’in de desteğiyle Amerika’da çeşitli eyaletlerde 7 cami yaptırdıklarını ve 10 cami projesini daha hayata geçirmek için çalışmalara başladıklarını söyleyen Amerika Ahıska Türkleri Konseyi Başkanı Aydın Mamedov da cami yapım süreçlerinde yerel yönetimlerden olumsuz bir yaklaşım görmediklerini açıkladı. Mamedov, “Biz cami yapımında tüm yasal evraklarla başvurularımızı başlatıyoruz. Bu noktada faaliyet alanlarımızın ne olduğu ve neler yapılacağını imar izninde yerel yöne-

mabet inşaatlarında değil her yerde karşılaşılan, çoğu yerde imar yasalarının ortaya çıkardığı sorunlardır. Ancak sayın Trump’ın yeni idaresinde durum ne olur, onu göreceğiz. Son 3-4 yıldır İslamofobik olayların ciddi oranda artması, mabetlerimizin güvenliğini ciddi sorun haline getirdi. Güvenlik masraflarımız hayli arttı. Mahalli güvenlik yetkilileriyle temaslarımızı artırarak sorunun üstesinden gelmeye çalışıyoruz. Sorunsuz dünya yok maalesef” dedi.

AYDIN MAMEDOV

timlere belirtiyoruz. Şimdiye kadar belediyelerden zorlaştırıcı bir tutum görmedik. Aksine açılışlarımızda yanımızda yer alarak bizlere destek oldular” dedi.

Uber’in kurucusu, Trump’ın ekonomi konseyinden ayrılıyor

MEHMET GÖRMEZ

Özel araç sahiplerinin mobil uygulama aracılığıyla taksicilik yapmasına imkan sağlayan Uber adlı şirketin kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Travis Kalanick’in ABD Başkanı Donald Trump’ın ekonomi konseyinden ayrılacağı bildirildi. Trump’ın mülteciler konusunda imzaladığı kararnamenin ardından ABD genelinde protestolar düzenlenirken, Uber de eleştirilerin hedefi olmuştu.Trump’ın “Strateji ve Politika Forumu” adlı ekonomi danışma konseyinde JPMorgan Chase, General Electric, Tesla, General Motors, Boeing, IBM ve Walt Disney gibi Amerikalı dev şirketlerin üst düzey yöneticileri bulunuyor.


www.ForumUSA.com

17

Issue 196 • February 2017 FORUM USA

Ekonomi

R.TAYYİP ERDOĞAN

‘Türkiye ekonomide başarı hikayesi yazdı’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan konumu ile son dönemde ekonomi alanında çok önemli ilerlemeler kaydetti, adeta bir başarı hikayesi yazdı” dedi. Erdoğan, Madagaskar Cumhurbaşkanı Hery Rajaonarimampianina ile Ivato Uluslararası Konferans Merkezi’nde Dış Ekonomik İlişkiler Kurulunun (DEİK) organize ettiği

Türkiye-Madagaskar İş Forumu’nda iş adamlarına hitap etti. “Bu tarihi ziyaretin ve Türkiye-Madagastar İş Forumu’nun ülkelerimiz ve iş adamlarımız için hayırlara vesile olmasını diliyorum” diyen Erdoğan, iki ülke arasında siyasetten ekonomiye, savunmadan enerjiye, bilim ve teknolojiden çevreye ve sürdürülebilir kalkınmaya kadar çok geniş iş birliği imkanları

gördüklerini dile getirdi. Ticaret hacmi 64 milyon dolara çıktı Türkiye ile Madagaskar arasındaki mevcut ikili ilişkilerin, özellikle ticari alanda gerçek potansiyelini yansıtmadığını düşündüğünü söyleyen Erdoğan, iki ülkenin 2000’li yılların başında 12 milyon dolar olan ticaret hacminin 2013 yılında 5 kat artarak 64 milyon dolara ulaştığına dikkati çekti.

Otomotiv devlerine Trump ayarı Donald Trump’ın otomotiv devlerine yönelik tehditleri sonuç vermeye başladı. Büyük markalar yatırımlarını ABD’ye kaydıracağını açıkladı ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarının ardından Ford’un Meksika’daki 1.6 milyar dolarlık yatırımını iptal edip, bunun yerine Michigan eyaletinde 700 milyon dolarlık yatırım yapacağını belirtmesinden sonra Fiat Chrysler, Michigan’a 1 milyar dolarlık yatırım yapacağını bildirdi. Trump’un Meksika yatırımı için tehdit ettiği Japon Toyota da 5 yıl içinde Amerika’daki fabrikalarına 10 milyar dolar yatırım yapacağını açıkladı. Böylece, bir haftada 12 milyar dolara yaklaşan yeni yatırım ülkeye çekilmiş oldu. Donald Trump, Twitter hesabı üzerinden Fiat Chrysler’e teşekkür ederek, “En sonunda gerçekleşiyor. Fiat Chrysler yatırım planını duyurdu” ifadesini kullandı. Trump mesajında ayrıca, ABD’nin en büyük ikinci otomobil üreticisi Ford’un geçen haftaki yatırım kararına da işaret ederek, Ford’a da teşekkür etti. Trump’un uyarılarını alan diğer otomotiv devleri de önümüzdeki süreçte Amerika yatırımlarını artırmayı planladıklarını açıkladı. İşte otomotiv devlerinin ABD’ye ilişkin son açıklamaları; * İtalyan Amerikan ortaklığı olan Fiat Chrysler şirketin, Michigan ve Ohio eyaletlerinde bulunan fabrikalarında modern-

Ford, Fiat Chrysler, Toyota, Renault-Nissan, Volkswagen ve Volvo firmaları yatırımlarını ABD’ye kaydıracağını açıkladı.

izasyon için toplam 1 milyar dolarlık yatırım yapacağı bildirildi. Açıklamada yatırımın 2 bin kişilik yeni istihdam yaratacağı belirtildi. *Amerikan Ford ise Meksika’daki 1,6 milyar dolarlık yatırımını iptal etmeyi planladığını, bunun yerine Michigan eyaletinde 700 milyon dolarlık yatırım yapacağını ve 700 kişilik yeni istihdam yaratacağını bildirdi. * Japon otomotiv devi Toyota’nın sözcüsü Amanda Sawher York ise önümüzdeki 5 yıl içinde Amerika’da fabrikalarına 10 milyar dolarlık yatırım yapacaklarını açıkladı. York, “Bu yatırım hem şirketin Plano’daki yeni merkezini hem de otonom (sürücüsüz) ve robot otomotiv araştırmalarını kapsıyor” dedi. *Meksika’da önemli yatırımı olan Renault-Nissan CEO’su

Trump: “Amerikan doları şimdiden çok güçlü” ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan dolarının “çok güçlü” olduğunu söyledi. Bir gazeteye demeç veren Trump, kısmen Çin’in para birimi yuanı düşük tutması nedeniyle Amerikan dolarının “şimdiden çok güçlü” olduğunu belirtti. Trump, yuanın sert şekilde düştüğüne dikkati çekerek, “Şirketlerimiz onlarla rekabet edemiyor, çünkü para birimimiz çok güçlü. Bu da bizi öldürüyor” ifadesini kullandı.

Carlos Ghosn ise Trump’un tehditlerini farklı bir açıdan değerlendirerek, “ABD’ye geri dönmek, para birimi oynaklığına karşı bir önlem olarak mantıklı olabilir” yorumunu yaptı. *Amerika’da emisyon skandalına imza atan Alman Volkswagen’in marka direktörü Herbert Diess, Meksika’da üretmeye devam edeceklerini, ama buna karşılık ABD’deki Tennessee fabrikasındaki kapasitelerini de artırabileceklerini açıkladı. *Çinli Geely’nin sahibi olduğu İsveçli Volvo ise Amerika’da yatırımları artıracağı mesajını verdi. Volvo CEO’su Haman Samuelsson, yeni S60 modellerini ABD’de üretmeyi planladıklarını söyledi.ABD’nin yeni başkanı Donald Trump’ın otomotiv devlerine yönelik tehditleri sonuç vermeye başladı.

Venezuela’da gıda ve ilaç krizi Ekonomik krizle mücadele eden Venezuela’da, her gün onlarca kadın, temel gıda ve ilaç ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla saçlarını postiş üreticilerine satıyor. Venezuela’nın San Antonio sınır kentini La Parada’ya bağlayan köprüde komisyoncular, günde ortalama 200 kadından aldıkları saçları postiş ve saç kaynağı yapan üreticilere satıyor.

ABD’de özel sektör istihdamı arttı ABD‘de özel sektör istihdamı ocak ayında 246 binlik artışla 7 ayın en güçlü performansını kaydetti ve beklentileri aştı. ADP Araştırma Enstitüsü ve Moody’s Analytics iş birliğiyle hazırlanan rapora göre, Amerikan özel sektörü geçen ay 246 bin kişiye yeni iş imkanı sağladı. Böylece, Haziran 2016’dan bu yana en güçlü artışını kaydeden veriye ilişkin piyasadaki beklentisi 168 bin artması seviyesindeydi. Raporda, görüşlerine yer verilen ADP Araştırma Enstitüsü Başkanı Ahu Yıldırmaz, “ABD iş gücü piyasası tüm silindirlerini çalıştırıyor. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin fevkalade iyi performans gösterdiğini gördük.” ifadelerini kullandı.

Hizmet satın alırken usta bir avcı olmanın püf noktaları Subegüm Bulut

Özgür Kaşifler Baş İşletme Koçu www.ozgurkasifler.com

Ö

zgür Kaşifler’in ilk web sitesini, kurulduktan hemen bir yıl sonra yani 1998’de yaptırmıştım. Web siteleri dünyada yeni yeni görülmeye başlamıştı. Ne kadar inovatif olduğumu tahmin edersiniz. O zamandan bu yana websitemizi en az 7-8 defa daha yeniledik ve bu benim girişimcilik hayatımın en saç baş yolduran kısımlarından biri oldu. Aynı şekilde logomuzu yeniletme, basın danışmanlığı, sosyal medya hizmeti hatta mali müşavirlik hizmeti ve dahi diş hekimliği hizmeti alma girişimlerimde de hayal kırıklığı yaratan deneyimlerim oldu. Sırf bunlardan oluşan bir kitap yazabilirim galiba. Tek tesellim tüm bunların bana hizmet satın almada müthiş bir egzersiz yaptırmış olması. Tom Hanks’in Cast Away filmini hatırlıyor musunuz? Hani adaya ilk düştüğünde çok acemidir, karnını doyurmak için balık yakalamakla saatlerce uğraşır, aç kalır, acı çeker, ama 4 yıl sonra uzaktan attığını vuran usta bir avcı olmuştur. İşte hizmet satın alma konusunda ben de aynen böyle hissediyorum. Bu yazımda sizin de usta bir avcı olmaya çok tecrübe gerekmeden başlamanız için öğrendiklerimi paylaşacağım. Elle tutulup, gözle görülmeyen şeyleri satın almak oldukça stresli bir iş. Bir düşünün size teklif veren tüm firmalar sizin işinizi çok iyi yapacaklarını iddia ederler. İçinize çok sinmese de bir tanesiyle çalışmaya başlarsınız, daha ilk örnek çalışmada anlaşmazlıklar, yetersizlikler ortaya çıkmaya başlar, sizin de içinizi bir sıkıntı kaplamaya başlar,

keşke zihninizi okuyabilseler ve tam beklediğinizi yapabilseler... Acemi dönemlerimde hizmet satın alırken yaptığım başlıca 3 hata tespit ettim. Size bunları yapmamak için neye dikkat etmek gerektiğini anlatacağım: 1-HATA: Alacağım hizmet hakkında yeterince bilgi sahibi olmamak: Bence bu en önemli hatamdı. Bu hata iki önemli noktayı gözden kaçırmama sebep oluyordu. Hem kendi ihtiyacımı tam tarif edememek, hem de karşıma gelen kişilerin uzmanlığını ölçememek. Uzmanlık alanım değil, zaten para ödeyeceğim düşüncesi konuyu tamamen işin uzmanına havale etme eğilimine yol açıyordu. Benim neye ihtiyacım olduğunu o çözsün beklentisi maalesef ölümcül. Çünkü hizmet sunan kişilerin çoğu hiç de iyi satışçı değiller, iyi satışçı derken ne demek istiyorum yani sizin tam ihtiyacınızı belirlemede iyi değiller. Beklerler ki, onlar yaptıklarını anlatsın siz kendiniz için uygun olup olmadığına kendiniz karar verin. Örneğin logonuzu yaptıracaksınız, yaptıkları işler güzel görünüyor. Nazik de insanlar, fiyat da iyi. Fakat çalışmaya başladıktan sonra getirdikleri örnekler bir türlü hoşunuza gitmiyor, anlatmaya çalışıyorsunuz, ama sanki bir direnç var, dizayn yaklaşımı pek değişmiyor. İşte burada sizin grafik tasarım hizmetinde estetik anlayışların ciddi rol oynadığını bilmeye ve kendi estetik beklentinizin ne gibi kriterlere sahip olduğunu tarif etmeye ihtiyacınız vardı. O zaman daha önce yaptıkları işlerin ve hatta kendi logolarındaki estetik yaklaşımın bile size uymadığını görebilecektiniz. ÇÖZÜM: Hizmeti almadan önce konu hakkında sıkı bir araştırma yapmalısınız. Bu çok elzem. Üşenmeyin, bu vakti verin, yoksa sonra çok başınız

Tom Hanks’in Cast Away filmini hatırlıyor musunuz? Adaya ilk düştüğünde çok acemidir, ama 4 yıl sonra attığını vuran usta bir avcı olmuştur. hizmet satın alma konusunda ben de aynen böyle hissediyorum.

ağrıyacak biliyorsunuz. Konunun uzmanı olacak kadar değil, başlıca kriterlerini, işin ardındaki manayı anlamanıza yetecek kadar. Google’a yazın, tabii ingilizce olarak: İyi bir logo tasarımının başlıca kriterleri, logo tasarımında en çok şikayet edilen faktörler, logo dizaynında başlıca elementler, ödüllü logolar... Aklınıza gelen her sorunun cevabı var internette. Bununla da yetinmeyin, tanıdıklarınıza sorun, bu tarz hizmet almış olanları bulup konuşmaya çalışın. 2-HATA: Hizmeti alacağınız firmanın iş yapma yaklaşımını hesaba katmamak. Sadece yaptıkları iş değil, işi nasıl yaptıkları da çok önemli. Bir çeşit evlilik gibi bakmalısınız, çünkü şirketinizde ihtiyacınız olan hizmetlerin çoğu bir kerelik değil. Maalesef hizmet firmalarının çoğu hizmet odaklı değiller. Size tam manasıyla sormadan ne yapmaları gerektiğine karar veriyorlar ve fazla karışmamanızı, onların yaptığını kabul etmenizi istiyorlar. Bu kesinlikle kabul edilemez bir durum! Bu ya kendine güvensizlikten ya da aşırı

güvenmekten (kibirden) kaynaklanan bir durum. Yeteneklerini sizin istediğiniz gibi eğip bükmekten rahatsız olmamaları gerekiyor. Hatta sizinle birlikte yeni şeyler öğrenmeye açık olmaları gerekli. Aksi taktirde çalışmaya başladıktan sonra çatışmaların olması kaçınılmaz. ÇÖZÜM: İşi kime vereceğinize karar vermede acele etmeyin. Tanıştığınızdan itibaren dikkatinizi çeken işaretlere önem verin. Sorularınızı iyi hazırlayın, mümkün olan noktalarda bir deneme çalışmasıyla hem yeteneklerini hem de sizinle iletişimlerini test edin. Size vaktinde geri dönüyorlar mı, sözlerini tutuyorlar mı, sorularınıza nazik mi yoksa baştan savma mı cevap veriyorlar? Çoğu zaman firmanın ünü ile davranışları birbirini tutmaz ve kararsız kalırsınız. Ya da işlerini beğenirsiniz, fiyat iyidir, ama iş yapma biçimlerinde bir gariplik vardır, adını koyamazsınız. Bu çekiciliklere kapılmayın, tuzaklara düşmeyin. İçgüdülerinize güvenin. Uyumlu bir iletişiminiz olmalı, saygılı, sizin işinizi anlamaya çalışan, isteklerinize önem veren bir yaklaşım. Elbette bazen yapılamayacak istekleriniz olabilir, bunları da size saygıyla anlatan bir yaklaşım olmalı. Hakikaten iş yapma kültürümüz paralel, bu insanla çalışmak ne kadar keyifli ve verimli diyecek kadar uyuşmalısınız, yani DNA’larınız uyuşmalı, abartmıyorum. Bu konuda en sevdiğim örneklerden biri Apple ve reklam ajansı TWBA/Chiat/Day’in DNA uyuşması. 3-HATA: Referansları incelemeye gereken önemi vermemek: Geçmiş geleceğin aynasıdır. O kadar doğru bir atasözü ki. Eskiden bazı önyargılarım vardı. Mesela insan yetenekliyse her tür işi yapabilir diye düşünürdüm.

Ya da firma yetkililerinin kendilerine olan güvenleri onlara daha çabuk güvenmeme sebep olurdu. İnsanların bu kadar kolay yalan söyleyebileceklerini düşünemezdim. Hatta insanların kendilerini bile tanımadıklarını, niyetlerinin yalan söylemek olmadığını ama maalesef vaatlerinin gerçeği yansıtmayabileceğini göremezdim. Sonra sonra tamamen kendi objektif araştırmamla karar vermem gerektiğini öğrendim. Ama o zamana dek epey para ve zaman kaybettim. ÇÖZÜM: Referanslar, firmanın geçmişini incelemek için harika bir kaynak. İki şekilde yapın. İlki daha önce yaptıkları işleri inceleyin, sizin stil ve kalite anlayışınıza uyuyor mu, yani aynı alışkanlıkla sizin işinizi yapsalar size uyar mı? Öğrendim ki “anlayış” öğretilemez. Mesela website tasarımı. Eğer siz sade ve yenilikçi bir site istiyorsanız, önceki işlerinde bunu “gör”melisiniz. Referans kontrolünün ikincisi müşterileri ile konuşmak. Mutlaka yapın. Elde ettiğiniz bilgi ve içgörülere çok memnun olacaksınız. Şu anda websitemizi nasıl hallediyoruz diye merak ediyor musunuz? DNA’larımızın çok uyuştuğu bir tasarımcım var, Ankara’da yaşıyor. O kadar memnunum ki hatta geçenlerde Amerika’dan bir arkadaşıma onu tavsiye ettim, o da çok memnun. Son bir öneri: Ön yargılarınızı bir kenara bırakın, hiç umulmadık bir şekilde tanıştığınız hiç umulmadık bir kişi veya firma size harika bir iş birliği sunabilir. Esasen şu da bir gerçek ki, işini çok iyi yapanlar her sektörde azınlıkta, bu illa çok pahalı olacak demek değil. Ama şirkette yapılan her hatanın mutlaka bir maddi bedeli oluyor, bu yüzden mümkün olan en iyilerle çalışmak bir lüks değil, başarı için bir mecburiyet.


www.ForumUSA.com

18

Issue 196 • February 2017 FORUM USA

Kültür-Sanat

Buz üzerinde çalışm ak zor mu kolay mı?

Sert, ama bir o kadar da kırılgan aynı zamanda bir dokunuşunuzla eriyebilecek kadar yumuşak kalpli… Buz, bir çoğumuzun heykel sanatı alanında belki de aklına gelebilecek son gereç. Ancak Dr. Konak gibi buzu sanat hayatının kalbine oturtan sanatçılar da var. Dünyada buz heykel alanında gerçekleştirilen organizasyonlara katılan Dr. Konak, buzun yaratıcılığı ortaya çıkarmada hayli geniş imkânlar sunduğunu söylüyor

Buz şekillendirmes i nispeten kolay bir malzeme. Gene llikle bloklar halinde elde edilm iş buz kalıplarının bir araya getirilmes iyle kaba bir kütlenin oluşturulm ası sağlanır. Sonrasında heykel ana hatlarıyla ortaya çıkartılır. Birta kım detayların işten ayrı bir alanda şekillendirilip ana kütleye eklenm esi mümkün. Buzun saydam bir malzeme oluşu, renkli spot ışıkların ın kullanılmasıyla farklı etkileri izley icilere sunuyor. .

Heykelin buza yolculuğu HABER: YASEMİN ÖZKAFA

Günümüzde heykel sanatı, çok yönlü kimliğiyle ilerliyor. Sanatçılar artık akla gelebilecek her tür maddeyi heykel yapmada kullanıyor. “Buz” gibi küçük bir kimyasal etkileşimle bile saatler süren emeğin yok olabileceği gereçler, usta ellerde heykele dönüşüyor. Kocaeli Üniversitesi Değirmendere Ali Özbay Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı olan Dr. Ceyhun Konak da heykel yapma tutkusunu buzla buluşturan usta bir isim. Genç sanatçı buz alanındaki uluslararası festivallerde Türkiye’yi temsil ediyor. Colorado’da kar heykeli festivaline katılan ve bu ay Fransa ile Rusya’da da yeni çalışmalara imza atacağını belirten Konak’la sanat yolculuğunu konuştuk. Colorado’daki Kar Heykeli Festivali’ne ilişkin izlenimleriniz nelerdir? İlk defa Amerika’da bulunuyorum. Daha önce Kanada’da bir kar heykel sempozyumuna katılmıştım. Yine bir o kadar uzak ülke olan Çin’de de 2 kez buz heykel sempozyumuna katıldım. Dünyanın dört bir yanından gelen sanatçılarla tanışmak, onların kültürleriyle kaynaşmak çok güzel bir deneyim. Dünyada sizinle aynı işi yapan insanları tanıyorsunuz ve onlarda sizi tanıyor. Böylece ilerde yeni kapılar açacak dostlukları sağlamış oluyorsunuz. Türkiye’yi yurt dışında temsil etmek bana her zaman gurur veriyor. Ülkenin sanatsal ve kültürel gelişimi adına bir yerlerde ufak da olsa bir elçilik görevi yapabiliyorsak, benim için en büyük mutluluk budur. “BİR ŞEYLERİ MESELE ETMEYEN İNSANIN SANATLA İŞİ OLAMAZ” Sanatsal dışavurum noktasında Ceyhun Konak’ın benlik algısı nasıldır? Kendinizi sanatçı olarak nasıl yorumluyorsunuz? Yaptığım işlerin ortak noktası içten gelen bir yaratma dürtüsünün ürünü olmalarıdır. Bence sanat, öncelikle meselesi olan insanın işidir. Bir şeyleri mesele etmeyen insanın sanatla işi olamaz. Bir fikirle yola çıktığımda onu düşünceden olgunlaştırmaya başladığım her bir adımda beni heyecanlandırıyorsa, bu benim için o fikrin esere dönüşebileceği anlamına gelir. Benim üretim sürecimde esere giden yol genellikle mesele ettiğim konular üzerine serbest çağrışımlar kurarak başlar. Eserlerimde genellikle varoluşsal konuları ele alıyorum. Form olarak geometrik ve organik yüzeyleri bir ara-

CEYHUN KONAK

da kullanarak gerilimden kaynaklanan zıtlıkları soyut kompozisyonlarımda kullanmayı tercih ediyorum. “BUZDAN HEYKELLER GÜNÜMÜZ SANAT ANLAYIŞINA UYGUN” Sanatçıların en temel kaygısı yarınlara iz bırakmak iken, siz buzdan heykellerle yön vermeyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Sanatın birçok alanında çalışmalar gerçekleştirdim. Heykel ise ‘Sanatta Yeterlik Diplomasına’ sahip olduğum bir temel sanat alanı. Bu alanda farklı malzemelerle uluslararası heykel sempozyumlarında çalışmalar gerçekleştiriyorum.

2015 yılında Çin’in Harbin şehrinde düzenlenen bir buz heykel sempozyumuna yolladığım proje dosyasının kabul edilmesiyle buz heykelle ilk çalışmamı gerçekleştirmiş oldum. Sonrasında dünyanın çeşitli ülkelerinde buz heykel sempozyumlarına katılmaya başladım. Günümüzde sanatsal kalıplar değişiyor. Eserin kalıcı olması da bu kalıplardan birisi. Kavramsal sanat, performans sanatı gibi bazı sanatsal yaklaşımlarda eserin kalıcılığı, kayıt alma ve belgeleme şeklinde bir üretime dayanıyor. Bence buz heykel bu mantıkla bakıldığında tam da günümüz sanat anlayışına uygun bir üretim pratiğine sahip.

Ceyhun Konak kimdir? 1980, Trabzon doğumlu sanatçı 1999’da, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Heykel Bölümü, lisans programına girdi. 2004 yılında mezun oldu. Aynı yıl, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek

lisans programına giren Konak, buradan da, 2006 yılında mezun oldu. 2004 yılından beri Kocaeli Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışmalarını sürdüren sanatçı, Bilgisayarlı Tasarım ve Sinema Kültür dersleri veriyor.

Buzdan bir heykeli yapmaya başlamadan önce ne yapacağınıza nasıl karar veriyorsunuz? Elbette ki bütün ciddi sanatsal çalışmalarda titiz bir ön hazırlık süreci vardır. Buz heykel çalışmalarını uluslararası organizasyonlarda yaptığım için genellikle birkaç ay öncesinden belirlenen konu çerçevesinde proje hazırlay ıp önceden duy urulan adreslere gönderirim. Eğer proje toplanan jüri tarafından sempozyumda uygulanmak üzere kabul edilirse işin teknik çözümlemelerini görebileceğim küçük bir maket çalışmasıyla açılara ve ölçülere karar veririm. İşi yapmaya başladığımda kafamda ne yapacağım hazırdır ve daha öncesinden planladığım gibi çalışırım. Buz dışında heykellerinizi hangi materyaller üzerinde çalışıyorsunuz? Buz dışında taş, metal, ahşap, kum, seramik, kar gibi malzemelerle çalıştım. Çek Cumhuriyeti’nde katıldığım ahşap heykel sempozyumunda en iyi heykel ödülü kazandım. Her malzemenin kendine has bir çalışma yöntemi ve sunduğu olanak var. Birbirinden farklı teknikler gerektirseler de üç boyutlu bir kavrayışınız ve kütle bilginiz olduğu sürece teknik çözümlemeleri kavramanız uzun sürmez.

Kısa film başarılı olduğunuz farklı bir alan. Bu alandaki çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

İlk kısa filmim olan Hades’in Metro Nehirleri’ni 2004 yılında çektim. Film antik Yunan mitolojisinde geçen ölüm sonrası durumuna ilişkin metaforik anlatımı olan bir çalışmaydı. 2006 yılında yüksek lisans tezimin de konusu olan “Rastlantı ve Olasılık” kavramlarından yola çıkarak Erek isimli kısa filmimi çektim. Erek ulusal ve uluslararası birçok festivalde gösterildi. 14. Adana Altın Koza Film Festivali’nde “En İyi Deneysel Kısa Film Ödülü” aldı. Son olarak da 2008 yılında Kabil’in Çocukları isimli kısa filmimi çektim.

Atakoğlu: Dünyada Türk müziği ve cazına ilgi var Türk piyanist ve besteci Fahir Atakoğlu, New York’ta Lincoln Jazz Center’da konser verdi. Atakoğlu, Atlanta, Delaware ve New York’taki konserlerin ardından

Washington’da ve çeşitli eyaletlerde konserlerine devam edeceğini söyledi. A lbü m ça l ı şmalarının ya“Şarkılarımla hem müziğimizi hem de ülkemi tanıtıyorum” di-

yen sanatçı “İnsanların Türk müziğine, Türk cazına ilgisi var. Hem folklorik hem modern bir yapı buluyorlar. Müziğimle insanlara ulaşabildiğim için çok mutluyum.” dedi.

“Dünya barışı için müzisyen olarak üzerime düşen görevi yaparım”

Dünyaya barış mesajı da gönderen Atakoğlu, “Din, dil, ırk hiçbir fark gözetmeden yaşayabilmeliyiz. Dünyada barış içinde yaşadığımız sürece sanatın ne kadar uzlaştırıcı ve birleştirici bir güç olduğunu anlayacağız. Ben müzisyen olarak üzerime düşen görevi yaparım.” diye konuştu.


Issue 196 • February 2017 FORUM USA

www.ForumUSA.com

19

Sağlık

Bağımlılıkla mücadelede Türkiye modeli Yeşilay heyeti, Amerika’da bağımlılıkla mücadele konusunda yürütülen çalışmaları incelemek için New York’taydı. Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Öztürk, “Hedefimiz 100. yılımızda rehabilitasyon anlamında kendi kültürümüze Büyük Türkiye modelini faaliyete geçirmek” diye konuştu

Türkiye sağlıkta 2025 hedeflerini solladı

HABER: DİLEK KAYA

Türkiye’nin en eski sivil toplum örgütlerinden biri olan ve madde bağımlılığıyla mücadelede öncü rol oynayan Yeşilay’dan bir heyet, Türkiye’nin New York Başkonsolosluğunda “Çocuk ve Gençlerde Bağımlılık Risk Faktörleri” konulu bilgilendirme toplantısına katıldı. Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk, madde bağımlılığında özellikle kültürel faktörlerin büyük önem taşıdığına işaret ederek “Bu konuda daha çok sivil toplum örgütleriyle görüşüyoruz. Bu sivil toplum örgütlerinin özellikle yapılanmalarıyla, hangi alanlarla ilgilendikleri ve nasıl bir merkez yönettikleriyle ilgili bir takım çalışmalarımız oldu” dedi. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu Çocuk ve ergenlerde bağımlılık açısından riskli psikiyatrik bozukluklar konusuna özellikle değinen Öztürk, son dönemde çoğu çocukta görülen hiperaktivite bozukluğu (dikkat eksikliği) bulunan çocukların daha çok risk altında olduğunu ve uzman hekimlerce takip edilmesi gerektiğini belirtti. Akademik başarı önemli Sosyal ve çevresel risk faktörleri konusunda bilgiler veren Öztürk, “Yapılan bilimsel araştırmalar bizlere gösterdi ki akademik başarı sağlayan çocuklar bağımlılıklara karşı daha dirençli ve riskleri bertaraf edebiliyor. Özellikle aileleri çocukların okul programlarında ders başarılarının takip edilmesini ve

Prof. Dr. Öztürk, “Yapılan bilimsel araştırmalar bizlere gösterdi ki akademik başarı sağlayan çocuklar bağımlılıklara karşı daha dirençli ve riskleri bertaraf edebiliyor.”

Türkiye, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) doğumda beklenen yaşam süresi, bebek ve anne ölüm hızına ilişkin 2025 yılı hedeflerinin üzerine çıkarak, önemli başarı elde etti. Sağlık Bakanlığı yetkilileri yaklaşık 14 yıldır uygulanan Sağlıkta Dönüşüm Programı ile birçok alanda elde edilen başarılarla, sağlık göstergelerinde yüksek oranda iyileşme rakamlarına ulaşıldığını açıkladı. Türkiye, 2025 için doğumda beklenen yaşam süresini 75 yıl olarak tahmin eden örgütün rakamlarına 2007’de ulaştı.

herhangi bir düşüş varsa bunun sebeplerini özellikle araştırmak gerekmektedir” dedi. Çağımızın bağımlılığı teknoloji Teknoloji bağımlılığı konusun da da özellikle katılımcıları uyaran Öztürk, “Teknolojik bağımlılıklarda özellikle telefon, bilgisayar ve sosyal medyanın yapmış olduğu bağımlılığın ergenlerde başta olmak üzere tüm yaş grupları için büyük bir risk taşıyor ve hayatımızı sosyalleştirme alanında sorunlar yaratmaya başladığını biz yapmış olduğumuz çalışmalarda gözlemlemeye başladık. İnternet üzerinden sosyalleşme zannettiğimiz konularda gençlerde özellikle madde bağımlılığına özendirme ve cinsel tacizlere rastlanması riskleri çok yüksek” dedi.

Sağlık için hafta 1-2 gün egzersiz

itim 10 milyon çocuğa eğyıllık köklü bir kurumuz

Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Öztürk “96 kla ilgili temel eğitimlerve savunuculuk hizmetimizle ve bağımlılı Bu konuda verdiğimiz imizi 10 milyona yakın çocuğumuza aktardık. bilgilendirmeye devam eğitimlerle de gençlerimizi ve çocuklarımızı modeli geliştirmeye ediyoruz. Türkiye’ye özgü rehabilitasyon bilitasyon anlamında kendi çalışıyoruz. Hedefimiz 100. yılımızda reha yete geçirmek. Bunun için kültürümüze Büyük Türkiye modelini faali yapıyoruz” dedi. eler Amerika ve Avrupa ülkelerinde müzaker

Kocasına bile alerjisi var Minnesota eyaletinde yaşayan 29 yaşındaki Johanna Watkins, kocası Scott Watkins’le aynı odada bile bulunamıyor. Johanna Watkins ‘Mast Hücre Aktivasyon

Sendromu’ diye bilinen ve kocasının kokusu dahil birçok şeye alerjik olmasına yol açan nadir bir rahatsızlıktan muzdarip. Çift, hayatı fiziksel olarak paylaşmalarının im-

kânsızlığını geçen yıl idrak etmiş. Watkins “Günlük semptomlar artıyordu. Bir gün eşim odaya girdi ve anaflatik semptomlar baş gösterdi. Odadan çıkması gerekti” diyor.

Araştırmacılar, tavsiye edilen haftalık egzersizlerin bir ya da iki güne sığdır ılarak yapılmasının sağlık için yeterli olduğunu bildirdi. İngiltere ve İskoçya’da 40 yaş üstü 64 bin yetişkinin katıldığı çalışmada, 7 gün için öngörülen 150 dakikalık egzersizin hafta içine yayılarak yapılmaması durumunda da erken ölüm riskinin ortalama üçte bir azaldığı gözlendi.

Kanser, yaşanılan bölgeye bağlı Ulusal Sağlık İstatistikleri Merkezi, kanser sebepli ölüm oranının ABD genelinde azalırken bazı bölgelerde arttığını açıkladı. Kanserden ölümlerin 1980’den 2014’e yüzde 20 oranında düştüğüne dikkat çekilirken bazı bölgelerde bu oranların arttığı bildirildi.

LUXURY PROPERTY GROUP INC.

Personalized professional real estates services Specialist in sales, rentals, Green Card Real estate EB-5 programs and investment properties. Free ion ltat k u s n co ew Yor on N area City rties e prop

Nesrin Anjollie Feradov

917 865 8048 www.luxxprop.com


Organic 100% Juice

F RUM USA

20

www.ForumUSA.com Issue 196 • February 2017 UÇAKTA UÇAN 80 KUŞ: Qatar Airways’ta koltuklara bağlanmış halde yolculuk eden Suudi bir prense ait 80 vahşi kuşun her biri için, 110 ila 620$ ücret ödendiği belirtiliyor.

Dünya kentinin fareli metrosu HABER: ANAR QARACAN

New Yorkluların ulaşımda en çok tercih ettiği metro, her akşam temizlense de eski, yıpranmış istasyonları ve farelerin cirit attığı görüntüsüyle dikkat çekiyor.

Bryant Park’ta ücretsiz “Kış Köyü” etkinlikleri New York’ta Manhattan bölgesinin en ünlü parklarından Bryant Park’ta “Winter Village” etkinliği başladı. Parkın geniş bir bölümünde kurulan buz pistinde, sabah 8.00’den akşam 22.00’ye kadar şovlar ve etkinlikler düzenleniyor. Etkinliklerin tümü halka açık ve ücretsiz. İsteyenler kurulan buz pistinde 6 dolardan başlayan fiyatlarla paten kiralayıp kayabiliyor. Geçtiğimiz kasım ayında başlayan ve ilgi odağı olan etkinlikler martın 5’ine kadar devam edecek. ANAR QARACAN, FORUM USA

Yılda NY nüfusunun 170 katı yolcu taşıyor New York’un en hızlı ve ucuz ulaşım seçeneği olan metro ve belediye otobüsleri yılda 3 milyar 400 milyon yolcu taşıyor. New York şehrinin nüfusunun 20 milyon olduğu göz önüne alınırsa, metro ve otobüslerle her yıl şehrin nüfusunun 170 katı kadar yolcu taşındığı anlamına geliyor. Tabi bu orana şehre

Dünyanın en büyük metrosu olarak bilinen New York Metrosu farelerle dolu tünelleri, kirli duvarları ve eski trenleriyle ilk kez kullananlar için ürkütücü bir görüntü çiziyor

gelen turistlerin de genelde toplu ulaşım araçlarını kullandığını eklemek gerek. Yolcu yoğunluğunun büyük kısmını ise metro

sırtlıyor. Kent yönetimi dolaşımın bu kadar fazla olduğu metronun ve tünellerin temizliğine ise ayrı bir önem veriyor. İlk kullananlara hayli karışık, eski ve bakımsız görünse de metro istasyonları ve araçları her akşam temizlik timi tarafından, dezenfekte ediliyor. Ancak tüm bu bakıma rağmen çoğu tarihi olan istasyonlardaki köhne görüntünün önüne geçilemiyor.

Halal Doğal Helal Hijyenik

Eyfel’in bakımına 300 milyon ayrıldı Başkent Paris’in sembollerinden Eyfel Kulesi’nin güvenliği ve bakımı için 300 milyon avro ayrıldı. Paris Belediye Meclisi 15 yıllık bütçeyle, Eyfel’in hem yenilenmesi, bakımı ve güvenliği sağlanmış olacak. Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo, Paris’in 2024 Olimpiyatlarına ve 2025 Expo’ya da aday olduğunu hatırlatarak, hem Eyfel Kulesi’nin hem de Paris’in marka değerini artıracaklarını söyledi.

Hortum can aldı Georgia, Florida ve Mississippi eyaletlerinde etkili olan hortum nedeniyle 21 kişi yaşamını yitirdi. Mississippi Acil Durum Yönetim Kurumundan yapılan açıklamaya göre, hortum sadece Forrest County’de 411 evin tamamen yıkılmasına ya da büyük zarar oluşmasına yol açtı. Aynı bölgede 588 evde küçük çaplı hasar meydana geldi. Eyaletin diğer yönetim birimlerinde de evlerde büyük zarara yol açan hortum, toplamda bin 100’den fazla evin yıkılmasına neden oldu.

İtalya’da deprem fırtınası: 29 ölü İtalya’da Ocak ayının 18’inde en küçüğü 4.1 olarak ölçülen 7 depremde 29 kişi can verdi, 21 kişi yaralandı. Ülkenin orta kesiminde peş peşe 5.4, 5.7, 4.6, 4.5, 5.6, 4.7 ve 4.1 büyüklüğünde depremler meydana geldi. Depremler başkent Roma’da şiddetli şekilde hissedildi. Uzmanlar İtalya’da aynı içinde olan tüm depremlerin sayısını 20 olarak açıkladı.

Her Evde, Güvenle...

Merve Et ürünleri bir Vintage Food Corporation yatırımı olan Al Marwa LLC entegre et tesislerinde uzman kadroların özenle seçtiği, doğal ortamlarda yetiştirilmiş küçük ve büyükbaş hayvanlardan, yine tecrübeli ve ehil kasaplar tarafından İslami usullere uygun şekilde kesilerek, uzman veteriner ve USDA gözetimcileri kontrolünde işlenmektedir. Tamamen hijyenik ve 100% helal ve doğal olarak üretilen et ürünlerimizi üretim merkezimizde görmek ve tecrübe etmek isteyen sevgili tüketicilerimiz için tesislerimiz ziyarete açıktır. Randevu için lütfen; ( 215 ) 536-6050’yı arayınız.

One brand to cook them all... Doner Gyros Shawarma Tacos al Pastor

BEST DONER/GYRO MACHINES in the Marketplace * * * * * * *

Premium Quality at Affordable Prices Patented Robax Glass Design or Traditional Models One Year Parts & Labor Warranty. Nationwide Service in the U.S. Inventory and Parts in the U.S. Warehouses. Natural Gas, LP or Electric Machines. Immediate Delivery in the U.S.

U. S. Distributor: Naskonix Kitchen Solutions Corp. www.naskonix.com 718-369-0756

Forumusa-February-2017  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you