Page 1

F RUM USA SERVING THE TURKISH AMERICAN COMMUNITY

ISSUE 198 APRIL 2017

T T E V E

www.ForumUSA.com

www.ForumUSA.com

Türkiye kazandı

%51,41 EVET %48,59 HAYIR

Cumhurbaşkanı Erdoğan : “Yedi düvel saldırdı, milletim dik durdu. Bölünmedi. Bazıları, ‘aç tavuk kendini buğday ambarında sanırmış’ misali bu sonucu küçümsemeye çalışıyor. Boşuna uğraşmayın atı alan Üsküdar’ı geçti.”

Washington’da büyük kutlama Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC) 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı Washington D.C’de renkli bir festivalle kutlayacak.

ANKARA

Kenan Doğulu konseri Barış ve Dayanışma Yürüyüşü, Devlet Halk Dansları Topluluğu gösterileri ile renklenecek programda Pop sanatçısı Kenan

EMİN ERDOĞAN - RECEP TAYYİP ERDOĞAN

REFERANDUMDA HALKIN ZAFERİ. Kararını ‘evet’ten yana kullanan Türk milleti, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi için son noktayı koydu. Oylarıyla Batı’ya da ders veren millet Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sahip çıktı

NEW JERSEY

Türk milleti tarihinde ilk kez kendi oylarıyla yönetim sistemini belirledi. Daha büyük Türkiye için sandığa giden halk, Batı’nın karalama kampanyalarına karşı demokrasinin ne demek olduğunu sandıkta gösterdi.

Rekor kırıldı Referandumda 54 milyon 408 bin seçmen oy kullandı. Yüzde 87 katılım ile rekorun kırıldığı referandumda yurt dışı oylarda ‘evet’ diyenlerin oranı yüzde 60.12, ‘hayır’ diyenlerin oranı ise yüzde 39.88 olarak görüldü.

ICNA-MAS Müslümanları kucakladı Maryland eyaletinde bulunan Baltimore Kongre Merkezi’nde, Kuzey Amerika İslam Camiası (ICNA) ile Müslüman Amerikan Cemiyeti (MAS) ortaklığıyla bu yıl 42’ncisi düzenlenen düzenlenen fuara ülkenin ve dünyanın dört bir yanından on binlerce Müslüman katıldı. Sayfa 3

Büyükelçi Serdar Kılıç’ın, Türk-Amerikan toplumuna 23 Nisan mesajı!

Başbakan Yıldırım: “Bu seçimin kaybedeni yok, kazananı Türkiye. Bugün demokrasi, millet, hukuk devleti kazandı. Bilmeyen öğrensin. Duymayan duysun, bölücü hainler aklına koysun; biz biriz, kardeşiz, tek milletiz.”

Sayfa 7 ve 8

Sayfa 3

Sayfa 3

Protestoların en büyüklerden biri Chicago’da gerçekleşti. Ünlü Daley Meydanı’nı dolduran binlerce Amerikalı, taşıdıkları pankartlar ve attıkları sloganlarda ABD’deki vergi sistemini ve Başkan Donald Trump’ı protesto etti. Polisin taşkınlık yapan göstericilere müdahalesi sert oldu. Direnen bazı eylemciler polis tarafından yerde sürüklenirken, bazıları da joplandı. Gösterilerde 4 kişi gözaltına alındı.

BİNALİ YILDIRIM

SURİYE

İç savaşı durdurmanın zamanı geldi

DONALD TRUMP

ABD Başkanı Trump, Esad rejimine ait askeri bir üssün Amerikan füzeleriyle vurulmasına ilişkin konuştu: “Suriye’deki füze operasyonu ABD’nin güvenliği için elzemdi.”

Sayfa 4

Sayfa 16

Mustafa Tuncer Evet, Türkiye kazandı!

Kutlamanın detayları 3’te.

“Biriz, kardeşiz”

150 kentte vergi protestosu

NAIM BEIG

Doğulu da şarkılarıyla kutlamaya gelenleri coşturacak. TASC Eş Başkanı Günay Evinch “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını Amerika’daki Türk halkı ve Türkiye sevdalıları ile yaşamak istiyoruz. O yüzden ‘23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarımıza herkesi bekliyoruz.

5

Ayşe G. Tunceroğlu Buralar benim!

6

Subegüm Bulut Uyanın! Şirket baskını başladı!

17

16 Yıldır Amerika ‘da Hizmetinizde www.

istikbalfurniture .com


www.ForumUSA.com

2

Issue 198 • April 2017 FORUM USA

Aktüel Diyanet Center of America 1 yaşında

“Her şey geleceğimiz olan çocuklarımız için”

New Jersey’de Filistin Bayrağı göndere çekildi North Bergen kenti belediye binasında “30 Mart Filistin Toprak Günü”nden bir gün sonra gerçekleştirilen törende ABD bayrağının yanında Filistin bayrağı göndere çekildi. North Bergen Belediye Başkanı Nicholas Sacco ile Filistin toplumu üyelerinin katıldığı törende Amerikan ve Filistin marşları okundu. Daha sonra bir grup öğrenci Filistin müziği eşliğinde dans gösterisi sundu. Sacco, etkinlikte yaptığı konuşmada, törenin bu sene üst üste ikinci kez gerçekleştirildiğini belirterek, “North Bergen canlı ve hareketli bir şehre dönüştü. Bunda Arap topluluğunun önemli payı var” dedi. AA

Camilerde Regaip Kandili coşkusu Üç ayların başlangıcı olan Regaib Kandili, dualarla karşılandı. New Jersey Paterson’daki Ulu Camii ve Mevlana Diyanet Camisi’nde 30 Mart akşamı Regaip Kandili programı düzenlendi. Cemaat namaz kılarak okunan Kur’an-ı Kerim ve Mevlid-i Şerif’i dinledi. Maryland’deki Amerika Diyanet Merkezi’nde Regaip Kandili dolayısıyla mevlit programı gerçekleştirildi.

ABD’deki iki minareli tek cami olan ibadethaneye sahip Amerika Diyanet Merkezi yaklaşık 16 dönümlük arazi üzerine kuruldu. Merkezdeki caminin altında 300 metrekare genişliğinde İslam Eserleri Müzesi yer alıyor.

Amerika Diyanet Merkezi, Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Yaşar Çolak, DCA’nın kısa sürede tüm Müslümanları kucaklayan bir merkez olduğunu söyleyerek, “Geleceğe dair projeleremiz, gençlerimize ve çocuklarımıza yönelik. Onların hatıralarında huzur buldukları bir mekan olarak yer etmek istiyoruz” dedi IŞINSU KAYGUSUZ FORUM USA

Temeli 2013’te atılan ve 2 Nisan 2016’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez ve yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı coşkulu bir törenle açılışı yapılan Diyanet Amerika Merkezi hizmette 1. yılını doldurdu. Sosyal ve Din Hizmetleri Müşaviri ve Diyanet Amerika Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Yaşar Çolak geçen 1 yılın değerlendirmesini Forum USA için yaptı.

“Adetlerle değil ayetlerle çocuk yetiştirelim”

YAŞAR ÇOLAK

New Jersey’in Paterson şehrindeki Akba Hall’de, Mevlana Diyanet Camii Kadınlar Kolu ve Ulu Camii Kadınlar Kolu’nun girişimi ile Diyanet İşleri Başkanlığı’nda Uzman Yardımcısı olarak görev yapan Dr. Hatice Koç Kanca ve Amerika Diyanet Merkezi Din Görevlilerinden Azime Yüce Erbudak’ın konuşmacı olarak katıldığı sohbet programı düzenlendi. Kanca, Çocukluk Dönemi Din ve Değer Eğitimi konusunda hanımlara “Hedefimiz Rabbini bilen, hayırlı, salih, amel defterimizi her zaman açık tutacak çocuklar yetiştirmek olmalı. Yani adetlerle değil ayetlerle çocuk yetiştirelim” dedi.

“Amacımız çocuklara ve gençlere daha iyi hizmet sunabilmek” Dr. Çolak, Amerika Diyanet Merkezi’nde 1 yıl içinde bir çok etkinliğe imza atıldığını ve çok verimli bir yıl geçirdiklerini dile getirdi. Özellikle gençlere ve çocuklara ulaşma konusunda çaba sarfettiklerini söyleyen Çolak, “Bizim esas amacımız, geleceğimiz olan çocuklara ve gençlere daha iyi hizmet sunabilmek. Amerika Diyanet Merkezi çocuklarımızın hatıralarında huzur buldukları bir mekan olarak yer edebilmek için hazırlanmıştır” dedi. Merkezde çocuklara yönelik yeni projeler üzerinde çalışıldığını anlatan Çolak, “Çocuklar için bireysel eğitim sistemi olan ‘Montessori Sistemi’nde ana sınıfları açma planımız var. Bununla birlikte çocuk oyun alanlarını çoğaltmak istiyoruz. Futbol ve basketbol sahalarının da bulunduğu bir cazibe merkezi oluşturmayı planlıyoruz” dedi.

“Merkezimiz 1 yılda herkesi kucakladı”

Dr. Çolak, merkezin 1 yıl içinde Amerika’daki Müslümanları ve İslamı öğrenmek isteyenleri kucaklağını anlatarak şunları söyledi: “İslamofobinin yükselişe geçtiği günümüzde, İslam’ın doğru şekilde anlatıldığı, ayrıca Türk

kültür ögelerinin sergilendiği bu önemli mekan, daha ilk yılında tüm Müslümanları kucaklayan ilim ve maneviyat merkezi, bölgede yaşayan veya farklı eyaletlerden gelen ve Türkiye havası solumak isteyenler için bir “buluşma noktası” haline gelmiştir.”

a İlk yaşa özel kutlamatha n AC Brown, Rami Nashashibi

Amerika Diyanet Merkezi’nde 1. yıl kutlaması 1 Nisan’da merkezin konferans salonunda yapıldı. Diyanet Amerika Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Yaşar Çolak, konuklara hitabında “Önce mabedimizi ve binalarımızı inşa ettik şimdi mabedin gönüllerimizi imar etmesi için çalışıyoruz” dedi. George Town Universitesi Profesorlerinden Jon-

ve Sami Catovic’nin konuşmalarıyla zenginleşen etkinlikte DCA erkek izci grubu ruybe merasimi ve hafızlık kursu öğrencilerinin toplu Kur’an tilaveti performansına da yer verildi. Programda DCA projesine emeği geçen isimlere ödülleri takdim edildi. Davetliler müzedeki Hicaz Hatıraları Sergisini de görme imkanı buldular.

“Bir Zaferin Matemi” ile Çanakkale ruhunu yaşattılar Turkish Music Ensemble tarafından, Çanakkale Şehitlerine ithafen Paterson’da düzenlenen “Bir Zaferin Matemi” adlı program ilgi uyandırdı

Gültepeli öğrencilere New York’tan iki ödül Gültepe Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi robot takımı, New York’ta düzenlenen robot yarışmasında iki ödül kazandı. FIRST Vakfı tarafından düzenlenen ve dünyanın en prestijli robot yarışmalarından birisi olarak görülen turnuvada farklı ülkelerden gelen 48 takım mücadele etti. Yarışmaya Türkiye’den Gültepe Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi robot takımı, Hisar Okulları ve Atalar Teknik ve Meslek Anadolu Lisesi robot takımları katıldı. Çeyrek finale kadar gelen Gültepeli öğrenciler, yarışmadan “En İyi Takım Ruhu” ve “En Yüksek Puan Alan Çaylak” ödülleriyle ayrıldı.

Çanakkale Zaferi ruhunun hikayeler, zaferden kesitler ve zafere adanan türkülerle anlatıldığı gecede duygusal anlar yaşandı.

Amerika’daki Türklere Çanakkale Zaferi ruhunu yaşatmak için New Jersey’de “Bir Zaferin Matemi” adlı Çanakkale Zaferinin 102. yıldönümü ve Çanakkale Şehitleri’ni anma programı yapıldı. Akba Hall’de düzenlenen, programda Chesnut Camii İmamı Mikail Kılıç, Kur’an-ı Kerim tilaveti sundu. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı ise Yrd. Doç. Dr. Alpaslan Kartal yaptı. Her türkü hikayesiyle birlikte sunuldu Çanakkale Savaşı’nın çetin koşullarının anlatıldığı kısa film gösteriminin ardından zafere adanmış türküler hikayesiyle birlikte sunuldu. Kahramanlık destanının yer aldığı marşlar ve türküler, Turkish Music Ensemble orkestrası ve korosu ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Orkestrası sanatçısı Şeyda Karadeniz tarafından seslendirildi. Programdaki barkovizyon gösterisini ise Mevlana Camii İmamı Muhammed Gündoğdu hazırladı.

Oktay: “Vatanından uzak insanımız bu organizasyonları heyecanla bekliyor” Program sonunda açıklama yapan programın konsept uygulayıcısı Cahit Oktay, “Burada yaşayan, vatanından uzak insanımız bu tarz organizasyonları merakla, heyecanla bekliyor. Özellikle çocuklarımıza değerlerimizi, kimliğimizi, kültürümüzü daha fazla hissettirmek arzusundayız. İnşallah köklü, şanlı tarihimizin tüm değerlerimizle ifade edildiği daha güzel programlarımız da olacak” dedi. IŞINSU KAYGUSUZ FORUM USA


www.ForumUSA.com

3

Issue 198 • April 2017 FORUM USA

Müslümanlar ICNA-MAS Fuarı’nda buluştu

Kuzey Amerika İslam Camiası (ICNA) ile Müslüman Amerikan Cemiyeti (MAS) ortaklığıyla organize edilen 3 günlük fuar binlerce Müslümanı buluşturdu. ICNA Başkanı Cavid Sıddıki, organizasyonun Kuzey Amerikalı Müslümanların bir araya gelmesi için çok değerli bir fırsat olduğunu söyledi

Amerika Diyanet Merkezi (DCA) ve TÜRKEN Vakfı gibi kurumlar da fuarda stant açarak Amerikalı Müslümanlarla bir araya gelme fırsatı buldu.

Maryland eyaletinde bulunan Baltimore Kongre Merkezi’nde, Kuzey Amerika İslam Camiası (ICNA) ile Müslüman Amerikan Cemiyeti (MAS) ortaklığıyla bu yıl 42’ncisi düzenlenen düzenlenen fuara ülkenin ve dünyanın dört bir yanından on binlerce Müslüman katıldı. Ana teması “Hazreti Musa, Hazreti İsa ve Hazreti Muhammed’in Kutsal Mesajı” olarak belirlenen fuarın açılışında konuşan ICNA Başkanı Cavid Sıddıki, organizasyonun Kuzey Amerikalı Müslümanların bir araya gelmesi için çok değerli fırsat olduğunu söyledi. Kuzey Amerika İslam Toplumu (ISNA) Başkanı Azhar Aziz de ABD’nin zor bir imtihandan geçtiğini ve Müslümanların ortak iradeyle güçlü durmaları gerektiğini belirtti.

“Müslümanlar, zor bir dönemden geçiyor” ADAMS Center’ın Başkanı İmam Macid de İslamofobinin yükselişte olduğunu, Müslümanların zor dönemden geçtiğini, bu tür etkinliklerin çok değerli buluşmalar olduğunu kaydederek, Amerikalı

Müslümanların ümmet bilinciyle hareket etmesi gerektiğini dile getirdi. İslam, Hristiyanlık ve Yahudilik’teki ortak temalara dikkati çeken İmam Macid, Müslümanların farklılıkları kapsayacak yaklaşımla hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Eski ICNA Başkanı Naim

AA stant açtı Anadolu Ajansı (AA), bu yıl da açtığı stantla çok sayıdaki misafirin ilgi odağı oldu. 15 Temmuz darbe girişimi kitapları ve AA Yıllığı’nın yoğun ilgi gördüğü stantta AA’nın yeni “İslam Dünyası Haberleri Paketi” de tanıtıldı.

Beig de Amerikalı Müslümanların içinden geçtiği zor döneme dikkati çekerek, Hazreti Muhammed’in mesajlarına her zamankinden daha fazla sahip çıkılması gerektiği söyledi. ABD Müslüman Organizasyonları Konseyi Genel Sekreteri Usame Cemal de tüm Müslümanları dirayetli ve kararlı durmaya davet ettiği konuşmasında, İslam ve Kur’an’ın en temel çözümleri bünyesinde barındırdığını dile getirdi. ICNA, Kuzey Amerika kıtasındaki Müslüman sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirmek üzere 1971 yılında kuruldu. ABD’deki Müslümanları bir araya getirmek ve her alanda kültürel faaliyetler yapmak için 1993 yılında kurulan MAS’ın ise bugün ABD’de 50’nin üzerinde ofisi bulunuyor. AA

Washington’da, büyük buluşma Türk Amerikan Yönlendirme Komitesi (TASC) 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı Washington D.C’de renkli bir festivalle kutlayacak. 23 Nisan Pazar günü saat 12.00 p.m’den itibaren Beyaz Saray’ın Güney’inde yer alan Ellipse bölgesinde toplanmaya başlayacak olan kortej 1.00 p.m’de festivalin yapılacağı West Potomac

Parka doğru Türk Bayrakları ile hareket edecek. Kenan Doğulu konseri Kortejden sonra West Potomac Park’ta çocuklar için eğlence programları yapılacak. Festival Devlet Halk Dansları Topluluğunun, gösterileri ile renklendirecek. Pop sanatçısı Kenan Doğulu da şarkılarıyla kutlamaya gelenleri coşturacak.

Evinch: Kutlamalarımıza herkesi bekliyoruz TASC Eş Başkanı zi daha iyi ifade edebiGünay Ev inch, leceğimize inandığımız geçen yıllarda 10 bin- 23 Nisan Ulusal Egemenlerce kişinin katıldığı “24 lik ve Çocuk BayramınNisan Ermeni Soykırımı da da görmek istiyoruz. söylemlerini protes- 23 Nisan’ı bu şekilde to yürüyüşüne” dikkat kutlamak son yıllarda çekerek, “Geçen 24 konuşt uğ u mu z Nisanlarda yapılan bir konuydu. Bu yürüyüşler Ermeyıl işte bunun için nilerin ‘soykırım harekete geçtik. söylemlerini proBüyükelçimiz Sertesto’ yürüyüşleri GÜNAY EVINCH dar Kılıç Beyefendi idi. Biz bu yıl yine 24 de TASC’ın kucaklayıcı Nisan’da Büyükelçilik ve olgun şekilde hareket önünde 12.00-19.00 arası etmesini tebrik etti. 23 eylem yapacağız. An- Nisan Ulusal Egemenlik cak geçen 24 Nisanlarda ve Çocuk Bayramını kenprotesto yürüyüşünde di gününde Amerika’dayakaladığımız dayanış- ki Türk halkı ve Türkiye ma ve birliktelik ruhunu sevdalıları ile yaşamak bu yıl 23 Nisan’a taşımak istiyoruz. Biz barıştan istiyoruz. Her yıl barış yanayız. O yüzden ‘23 mesajları verdiğimiz Nisan Ulusal Egemensoykırım söylemlerini lik ve Çocuk Bayramı protesto yürüyüşlerinde kutlamalarımıza herkortaya koyduğumuz coş- esi bekliyoruz. IŞINSU kumuzu bu yıl kendimi- KAYGUSUZ FORUM USA

C U S TO

23 NISAN MESAJI

Gündem Büyükelçi Serdar Kılıç’ın, Türk-Amerikan toplumuna 23 Nisan mesajı! Amerika’daki mektedir. Yürüyüşün Türk toplumunun sonunda, anılan parkta değerli üyeleri, ünlü sanatçımız Kenan Sevgili Doğulu’nun konservatandaşlarım, inin ve Devlet Halk Bildiğiniz gibi, Dansları Topluluğu’nun maalesef her yıl 24 gösterisinin yer aldığı Nisan’da, Türkiye’ye, bir festival düzenleTürk insanına ve Türk necektir. Amerikalılara yöneNe mutlu bize ki, lik, tarihi çarpıtmaya TASC’ın son iki yıldır dayanan karalama 24 Nisan’da düzenlekampanyasının yoğun diği ‘Barış ve Dayanışbir şekilde dile getirilma Yürüyüşü’ bu yıl mesine şahit oluyoruz. Gazi Mustafa Kemal Bu yıl Atatürk’ün da, Birinci Umuyorum Türk çocukDünya Savaşı larına arki, bu yıl sırasında mağan ettiği yaşanan bazı 23 Nisan 23 Nisan Milli olayların tar- tarihinde Egemenlik ve Vaşington ihi silsileden Çocuk Baycımbızlanarak sokaklarında ramıyla birlikte ayıklanyine Türki- yapılacaktır. masını ve Böylelikle, hem ye sevgisi başta radikal yankılanBayramımızın Ermeni grubirlik içinde acak. pları olmak kutlanması, üzere birçok hem de çevre tarafından tek Türk Amerikalıların taraflı biçimde sunulkimliklerine yapılan maya devam edildiğini saldırılara karşı tepkigörüyoruz. siz kalmadıklarının orBu dönemtaya konulması fırsatı de Ermenilerin ve bulunabilecektir. Bu Türklerin büyük yürüyüşe ve festivale acılar yaşadıklarını ve tüm vatandaşlarımızı birçoğunun hayatını bekliyoruz. kaybettiğini kimsenin Sevgili inkar etmemesine, vatandaşlarım, ortak acılara yol açan Hepinizin görüşleri bu olayların layıkıyla ve fikirleri farklı olaanlaşılabilmesi için bilir. Bu farklılıkları Türkler ve Ermenilistismar ederek sizleri er arasında ortak ve bölmek isteyen çevreladil hafızanın ortaya ere karşı dirayetle konulması suretidirenin. Unutmayın ki yle gerçek bir uzlaşı dünya görüşünüz ne sağlanması başta Sayın olursa olsun dışarıdan Cumhurbaşkanımız bakıldığında hepiniz tarafından olmak Türk kimliğinizle üzere, Türk devletince görülüyorsunuz. Gün birçok kere belirtilbirlik olma ve beraber mesine rağmen, yine hareket etme günüdür. bizlere yönelik çirkin Umuyorum ki, bu saldırılar olacaktır. yıl 23 Nisan tarihinde Önde gelen Türk Vaşington sokaklarınAmerikan derneklerda yine Türkiye sevgisi inin çatı kuruluşu yankılanacak ve Türk konumundaki Türk Amerikalılar, Türkiye Amerikan Ulusal karşıtı çevrelere bizleri Yönlendirme Komitesi yıldıramayacak(TASC), 23 Nisan 2017, larını, karar alıcılara Pazar günü hem Milli da Türk Amerikan Egemenlik ve Çocuk toplumunun var Bayramı’nı kutlamolduğunu, güçlü oldak hem de bu çirkin uğunu ve bu nedenle saldırılara karşı Türk Türkiye’nin ABD’de Amerikalıların sesini yalnız olmadığını duyurmak amacıyla gösterebileceklerdir. saat 12.00’de Beyaz 23 Nisan Milli Saray önündeki Ellipse Egemenlik ve Çocuk meydanında başlayarBayramınız kutlu ve ak Lincoln Memorimutlu olsun! al’ın yanındaki West Hepinizi sevgi ve Potomac Park’ta biten saygıyla selamlıyorum! ‘Barış ve Dayanışma Serdar Kılıç Yürüyüşü’nü tertipleBüyükelçi

MIZED

F FREE O E G CHAR

SOFTWARE AND PAYMENT SOLUTIONS FOR YOUR BUSINESS Online tahsilat çözümü A’dan Z’ye 7/24 online tahsilat yapmanızı sağlayan, tüm bankalarla çalışmaya hazır ve güvenilir ücretsiz sistem. İleri düzey faturalama ve raporlama sistemi Kredi kartı ile alacak riskiniz olmadan, aidat tahsilatı, fatura kesme ve tahsilatı, ödeme ile personel takibi gibi yazılım çözümleri. Kredi kartı komisyon yüzdelerinizi düşürüyoruz. İDDİALIYIZ!!! Kredi kartı komisyon yüzdelerini düşüremez, tasarruf sağlayamazsak $50’lık Amazon Hediye Kartı veriyoruz.

BORGA ÖZHAN (201) 989-2959

borga@zebrapaytech.com www.zebrapaytech.com

(973) 782–4188 100% NATURAL

NO ADDITIVES

NO PRESERVATIONS

Bereket Bakery, LLC. 391 Crooks Avenue, Paterson, NJ 07503


www.ForumUSA.com

4

Issue 198 • April 2017 FORUM USA

Amerika

California Berkeley’de karşıt gruplar ile Donald Trump’ı destekleyenler karşı karşıya geldi. Çıkan kavgada bir çok gösterici yaralanırken 4 gösterici de gözaltına alındı.

150 kentte vergi protestosu ‘Ulusal Vergi Günü’ nedeniyle 150 kentte eylemciler Başkan Donald Trump’ın vergi politikasını protesto etti. Bazı kentlerde göstericiler çevreye zarar verdi. California Berkeley’de Trump yanlısı ve karşıtı göstericiler arasında çıkan arbedede 4 kişi gözaltına alındı Ülkedeki protestoların en büyüklerden birisi Chicago’da gerçekleşti. Kentteki “vergi protestosu” ünlü Daley Meydanı’nda başladı. Meydanı dolduran binlerce Amerikalı, taşıdıkları pankartlar ve attıkları sloganlarda ABD’deki vergi sistemini ve Başkan Donald Trump’ı protesto etti. Etkinliğe davet edilen birçok ünlü ismin kalabalığa yaptıkları konuşmaların ardından yürüyüşe geçildi. Göstericiler polisin yoğun önlemleri eşliğinde Trump Tower’a kadar yürüdü. Ba ndo eşl iği nde gerçekleşen yürüyüş sırasında göstericiler, “Trump’a, Ku Klux Klan’a ve ırkçı ABD’ye hayır”, “Donald Trump’ın

gitmesi lazım” ile “Nefret de yok, korku da göçmenler hoş geldiniz buraya” sloganları attı. “Trump’ın savaşlarına hayır”, “Bizden neyi gizliyorsun Trump? Vergi beyanını açıkla” ve “Vergilere, yalacılara ve Trump’a hayır” yazılı pankartların açıldığı gösteri sırasında Chicago polisinin Trump Tower çevresinde aldığı olağanüstü önlemler dikkati çekti. New York’taki protesto ise Bryant Park’ta gerçekleşti. Göstericiler ABD Başkanı Trump’a vergi beyannamesini açıklaması çağrısında bulundu. California eyaletinin Berkeley kentinde Trump yanlısı ve karşıtı göstericiler arasında çıkan arbedede 4 kişi gözaltına alındı. AA

Sosyal paylaşım sitesi Twitter, Donald Trump karşıtı bir hesabın kime ait olduğunu açıklamasını talep eden ABD yönetimine dava açtı. ABD basınında çıkan haberlere göre, San Francisco merkezli Twitter, Trump karşıtı paylaşımlarda bulunan “@ALT_uscis” isimli kullanıcısının gerçek kimliğini açıklamamak için mahkemeye başvurdu. Twitter’ın bu talebi konuşma özgürlüğüne karşı bir tehlike oluşturduğu gerekçesiyle reddettiği belirtilen mahkeme belgesinde, “ABD Anayasası’nın birinci maddesi tarafından Twitter kullanıcılarına ve Twitter’ın kendisine verilen konuşma özgürlüğü, siyasi görüşleri isimsiz veya takma isimle yayma hakkını kapsar” ifadesine yer verildi.

Trump’ın vergi beyannamesini açıklaması için başkanlık koltuğuna oturduğundan bu yana 1 milyondan fazla Amerikalı açılan elektronik dilekçeye imza attı. ABD’de başkan adaylarının seçimlerden önce vergi iadesiyle ilgili belgelerini kamuoyuyla paylaşmaları konusunda yasal bir zorunluluk bulunmamasına rağmen 1976 yılından bu yana tüm adaylar seçimlerden bunu gerçekleştirmişti.

Sağlıktan 900 milyar dolarlık tasarruf ABD Başkanı Donald Trump, vergi reformundan önce sağlık reformunu geçirilmesi gerektiğini belirterek, “Harika bir vergi reformuna sahip olacağız ancak önce sağlık sigortasını halletmek zorundayım” dedi. Trump, Fox Business’a verdiği mülakatta Amerikan ekonomisini ilgilendiren açıklamalarda bulundu. Cumhuriyetçilerin sağlık sigortasında başarısız olduğu görüşüne katılmadığını belirten Trump, “Başarısız olmadık. Müzakere ediyorduk ve etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

ABD yönetimi, kürtaj konularına yaptığı destek nedeniyle BM Nüfus Fonuna (UNFPA) yönelik katkısını kesme kararı aldığını açıkladı. ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Senatör Bob Corker’a mektup göndererek mali desteğin kesileceğini bildirdi. Finansmanın kesilme nedeni olarak UNFPA’nın kürtaj programlarına destek vermesi gösterildi. Mektupta, UNFPA’nın özellikle Çin’deki “zorunlu kürtaj ve gönüllü olmayan kısırlaştırma programlarına destek verdiği ya da bu tür programlara

katıldığı” savunuldu. Donald Trump yönetimi, bu adımla ilk defa bir BM kuruluşuna yönelik fon aktarımını kesme tehdidini yerine getirmiş oldu.

Dünyanın en pahalı emlak piyasalarından birine sahip New York’ta düşük ücretle hizmet sektöründe çalışan binlerce kişi, yüksek ev kiralarını karşılayamadığı için barınaklarda yaşamak zorunda kalıyor. Her ne kadar madde bağımlılığı ve akıl sağlığı bozukluğu evsizliğin nedenleri arasında gösterilse de New York’un kimi zaman “dudak uçuklatan” yüksek ev kiraları, kentte evsiz sayısının artmasının temel nedeni kabul ediliyor. Dünyanın en büyük ekonomilerinden ABD, aynı zamanda evsizlerin de en fazla olduğu ülkelerin başında geliyor. Evsiz Hizmetleri Birimi verilerine göre, 8 milyonu geçen nüfusuyla ABD’nin en büyük metropolü New York’ta 60 binden fazla evsiz bulunuyor. New York’ta barınaklarda yaşayanların üçte ikisini (yaklaşık 40 bin), çocuklu aileler oluşturuyor. Barınaklarda 23 binden fazla çocuk kalıyor.

Twitter Trump yönetimine dava açtı

1 milyondan fazla Amerikalı

Trump, BM’de ilk kesintiyi yaptı

New York’un “çalışan yoksulları”

“Belki 900 milyar dolarlık tasarruf sağlayacak” Trump, selefi Barack Obama’nın imzasını taşıyan ve kamuoyunda Obamacare olarak bilinen Düşük Maliyetli Sağlık Sigortası Yasası’nın iptal edilmesiyle yaklaşık 900 milyar dolarlık tasarruf sağlanabileceğini dile getirdi. Mevcut sağlık sigortası yasasının iptal edilmesinden elde edilecek ek kaynaklarla harika bir vergi reformu hazırlanabileceğini belirten Trump, “Harika bir vergi reformuna sahip olacağız ancak önce sağlık sigortasını halletmek zorundayım” dedi. AA

California’da ilkokula saldırdılar: 2 çocuk öldü!

California eyaletine bağlı San Bernardino kentindeki bir ilkokulda, sınıf içinde silahlı saldırı meydana geldi. Saldırının ardından çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alınırken, ilk bilgilere göre aralarında

saldırganın da bulunduğu iki öğrencinin öldüğü, yaralanan iki öğrenci ve bir öğretmenin de hastaneye kaldırıldıkları belirtildi. San Bernandino polisi, kimliği henüz belli olmayan saldırganın intihar ettiğini açıkladı.

ABD Başkanı Donald Trump, “Harika bir vergi reformuna sahip olacağız ancak önce sağlık sigortasını halletmek zorundayım” dedi

Kayıtsız göçmen tutuklamaları arttı Donal Trump’ın başkanlık görevine başlamasından bu yana, herhangi bir suç işlemediği halde tutuklanan kayıtsız göçmenlerinin sayısında belirgin artış olduğu bildirildi. The Washington Post gazetesinde yer alan haberde, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosunun (ICE) 20 Ocak-13 Mart 2017 döneminde tutukladığı suç işlememiş kaçak göçmen sayısının, geçen yılın aynı dönemine göre iki kattan fazla arttığı belirtildi. Trump iktidarının ilk yedi haftasında büyük bölümü adli suçlardan aranan toplam 21 bin 362 kayıtsız göçmenin tutuklandığı, bunlardan 5 bin 441’inin herhangi bir suça karışmamış belgesiz göçmenler olduğu ifade edildi. Tutuklanan toplam göçmen sayısı geçen yıla göre yüzde 32,6 artış gösterirken, adli nitelikte olmayan tutuklamalarda yüzde 100’den fazla artış görüldüğü kaydedildi.


www.ForumUSA.com

5

Issue 198 • April 2017 FORUM USA

Gündem

Evet, Türkiye kazandı

T

ürkiye’nin muasır devletler liginde oynamak ve hatta bu lige yeniden dizayn verebilmek adına başlattığı kutlu yürüyüşün önündeki en önemli dönemeçlerden birini aştık 16 Nisan 2017 tarihinde. Modern cumhuriyetin kuruluşundan beri çözülemeyen devlet-millet ayrışmasının önüne geçip devlet-millet birliğinin sağlanması adına önemli bir karar verdi Türkiye. Halka rağmen, halktan ayrı, halkın üstünde bir yönetim mantığından halkla birlikte, halkı için ve halkına hizmet edecek bir dönemin resmi başlangıç tarihi oldu 16 Nisan 2017. Denetlenebilir, hesap verebilir ve doğrudan halk tarafından belirlenebilen bir devlet yönetimine geçiyor artık Anavatanımız. Referandum süresince ‘Evet’ ve ‘Hayır’ savunmaları hatta savaşları kıyasıya sürdü ve çoğunluk “Evet biz Cumhurbaşkanlığı sistemi istiyoruz” dedi. Çoğunluğun tercihi uygulamaya geçecek ve Türkiye Cumhuriyeti artık Cumhurbaşkanlığı sistemi ile yönetilecek. Evet hayırla geldi Cumhurbaşkanlığı sistemi ilk tartışılmaya başlandığı dönemde ‘Hayır’ diyenlerin oranı fazla idi, lakin yeni sistem anlatıldıkça

Mustafa Tuncer

Çoğunluk hayırlı bir şekilde ‘Evet’ demiş ve noktayı koymuştur. Bu nokta vesayet rejimine, bu nokta Türkiye dışından Türkiye’yi dizayn etmeye çalışan zihinlere ve bu nokta halkın gücünü küçümseyip, halkı hor görenlere gelmiştir.

F RUM USA ve özellikle Cumhurbaşkanımız konuyu bizzat meydanlarda, TV’lerde anlatınca halkın büyük çoğunluğu hayırlısıyla ‘Evet’ dedi. Bu ‘Evet’ aslında partilerin seçim çalışmalarından ziyade Cumhurbaşkanımızın zaferidir. Bu sonuçla halk, en çok güvendiği kurumun Cumhurbaşkanlığı makamı ve ençok güvendiği kişinin de Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söylemiştir. Çoğunluk hayırlı bir şekilde ‘Evet’ demiş ve noktayı koymuştur. Bu nokta vesayet rejimine, bu nokta Türkiye dışından Türkiye’yi dizayn etmeye çalışan zihinlere ve bu nokta halkın gücünü küçümseyip, halkı hor görenlere gelmiştir. Şimdi noktadan sonra başlayan yeni cümleler kurmak gerekir. Kenetlenip daha güçlü bir Türkiye için hep beraber çalışmanın yollarını bulmak gerekir. ABD’de sandığa giden vatandaşın çoğunluğu ‘Hayır’ dedi. Aslında bu bir sürpriz de değildi. Amerika’da bireysel başarının çok güzel örneklerini vermiş bir Türk toplumu var. Ama bireysel alanlardaki başarının benzerini toplumsal alanda gösterebilmiş değiliz. Burada kastım herkesin aynı düşünüp aynı adımları atması değil elbette. Tüm farklılıklarımıza rağmen bir-

birimizi dinleyebilme, birbirimizi anlayabilme, birbirimize merhamet nazarıyla bakabilmeyi kastediyorum. Karşılıklı kin ve öfke kusmadan konuşabilmeyi, iletişiminin en temel öğelerinden konuşmak kadar önemli olan dinleyebilmeyi kastediyorum. Bunu başarabiliriz. Türkiye’nin bir döneme nokta koyup yeni bir sabaha Bismillah demesi gibi bizler de ABD’de yaşayan Türk toplumu olarak geçmişe nokta koyup cümleleri yeniden kurabiliriz. Bu konuda Türkiye’nin demokrasisine, seçilmiş hükümet ve Cumhurbaşkanına karşı darbe kumpası içinde olanlarla, Türkiye düşmanlarının kucaklarına oturan terör masalarını ve iletişimin asgari şartı olan saygı mefhumunu kaybedenleri bunun dışında tutuyorum. Referandumun sonucunda ‘Evet’ Türkiye kazandı. Yüzde 85 üzeri sandığa katılım oranıyla, kavgasız gürültüsüz şeffaf seçim sistemiyle Türkiye kazandı. Kim ne tercihte bulunursa bulunsun çıkan sonuca gösterdiği rıza ile Türkiye kazandı. Kendi yiğidini, kendi seçtiği yiğidini, darbelere, kumpaslara, yedi düvele yedirmediği için Türkiye kazandı. “Evet Türkiye kazandı” artık hayırlı olsun.

‘Tehditler ABD ile ortak hareketi gerekli kılıyor’

ABD, Suriye konusunda kararlılığını göstermeli Işı k ay r ıca “Bölgedek i gelişmeleri ele aldık ama ağı rl ı k l ı ola ra k Sur iye konusunu değerlendirdik. Suriye’de kimyasal silah

böyle bir cevabı alabilmesinin kararlılığının gösterilmesine vurgu yaptık” dedi. ABD Savunma Bakanı Mattis de ABD ile Türkiye arasında uzun yıllara dayanan stratejik iş birliğine vurgu yaptı. Başta NATO kapsamın-

da olmak üzere birçok konuda ABD ile Türkiye’nin iş birliği yaptığını ifade eden Mattis, “ABD ve Türkiye orduları PKK ve DEAŞ terörizmi de dahil olmak üzere geniş bir ortak tehdit yelpazesine karşı birlikte çalışıyorlar” diye konuştu. AA

Bakan Işık SETA’nın paneline katıldı Bakan Işık Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Washington Ofisi tarafından Washington’da düzenlenen panele de katıldı. Işık, panelde ABD ile Türkiye arasındaki Suriye merkezli konulardaki işbirliğine ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Türkiye’nin maruz kaldığı tehditler karşısında acilen bir hava savunma sistemine ihtiyacının olduğunu belirten Işık, “(S-400’lerle ilgili süreçte) Son karar aşamasındayız. Son karar, Cumhurbaşkanımız ile Başbakanımız

tarafından verilecek” şeklinde konuştu. Türkiye’nin NATO üyesi bir ülke olarak bu ihtiyacını öncelikle NATO kapsamı içinde gidermek istediklerini, ancak bunun mümkün olmaması üzerine farklı arayışların gündeme geldiğini kaydeden Işık, S-400’lerle ilgili sürecin bir anda alınmış bir karar olmadığına işaret etti. “ABD’nin verdiği karşılık son derece önemli” Esed rejiminin İdlib’deki kimyasal silah kullanımı üzerine ABD’nin rejime ait

Şayrat Hava Üssü’nü füzelerle vurmasıyla ilgili değerlendirmesinde Bakan Işık şunları dile getirdi: “Donald Trump’ın cesaret verici karşılığı bölgede çok büyük bir sempati oluşturdu. Önemli bir moral ve sempatiye neden oldu. ABD’nin verdiği karşılık son derece önemli ve değerlidir ve sürdürülmelidir. Keşke 3 yıl önce Obama yönetimi kimyasal silah ilk kullanıldığında gerekli karşılığı vermiş olsaydı bölge bu kadar büyük bir karmaşaya sürüklenmemiş olurdu.”

İngilizce gezi dergisi Publisher Mustafa Tuncer Editor Işınsu Kaygusuz Art Director Onur Aydemir Correspondent Yasemin Özkafa Dilek Kaya Advertising Yasemin Özkafa Dilek Kaya Representatives Hayrettin Turan İstanbul İrfan Çakmak Virginia Mustafa Bașak Los Angeles Fatih İstanbullu Chicago Ömür Naz Maryland Mustafa S. Usul Delaware News Source AMERICAN NEWS AGENCY (ANA), ANADOLU AGENCY (AA)

Letters to Editor editor@forumusa.com 2083 Center Ave, Suite #3G, Fort Lee, NJ 07024 Office: (201) 654-3978 Toll Free: (844) 519-0075 FORUM USA, Turkish American Newspaper is published monthly ( 12 issues each year ) by FORUM USA Newspaper LLC at 2083 Center Ave, Fl. 3, Suite G, Fort Lee, NJ 07024. TOLL FREE: ( 844 ) 519-0075 FORUM USA, Turkish American Newspaper does not in any way shape or endorse, condone, or is responsible for any opinions, advertisements, misprints, typos, and/or publication errors.

Görüşmede Işık’ın yanı sıra Türkiye’nin ABD Büyükelçisi Serdar Kılıç ve diğer Türk yetkililer yer alırken, ABD tarafında ise Mattis’ten başka ABD Genel Kurmay Başkanı Joseph Dunford’ın da olduğu bir heyet hazır bulundu.

kul lan ı lması na A BD’nin verdiği cevabı önemsediğimizi, bunun caydırıcılık anlamında çok önemli olduğunu ve bundan sonra da Esed’in sadece kimyasal silah değil kimyasal olmayan silah kullandığında da özellikle

www.Travidition.com

For Feedback & Submissions info@forumusa.com

Milli Savunma Bakanı Işık, ABD Savunma Bakanı Jim Mattis ile Savunma Bakanlığı’nda bir araya geldi. Işık açıklamasında terör örgütlerine vurgu yaparak “İki ülkenin karşı karşıya kaldığı ortak tehditler, iki ülkenin ortak çabasını ve ortak hareket etmesini gerekli kılıyor” dedi.

“ABD’nin verdiği karşılık son derece önemli” Bakan Işık, “(ABD’nin Esed rejimine ait Şaryat Hava Üssü’nü vurması) Donald Trump’ın cesaret verici karşılığı bölgede çok büyük bir sempati oluşturdu. Önemli bir moral ve sempatiye neden oldu. ABD’nin verdiği karşılık son derece önemli ve değerlidir ve sürdürülmelidir” dedi.

www.ForumUSA.com

Advertising advertising@forumusa.com (646) 779-4550

Milli Savunma Bakanı Işık’tan, Pentagon’da Suriye, DEAŞ ve PKK mesaisi

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, ABD Savunma Bakanı Jim Mattis tarafından Pentagon’da resmi törenle karşılandı, daha sonra heyetler arası görüşme gerçekleştirildi. Görüşme sonrasında açıklama yapan Bakan Işık, PYD meselesini öncelikli olarak konuştuklarını ifade etti. Işık, “PYD bir terörist örgütün koludur. Konuyu dostane bir şekilde karşılıklı olarak müzakere ettik. Şu anda (Rakka operasyonu konusunda) kesinleşmiş bir kararın olmadığını belirtmek durumundayım” diye konuştu.

Serving the Turkish American Community

ABD’deki tanınmış isimlere FETÖ suçlaması New York Senatörü Charles (Chuck) E. Schummer, savcı Preetinder Singh Preet Bharara, OFAC Başkanı David Cohen, Türk Amerikan Birliği Başkanı Faruk Taban, Michael Rubin ve Graham E. Fuller’in de aralarında bulunduğu 17 kişi hakkında Fetullahçı Terör Örgütü’yle (FETÖ) iltisaklı oldukları veya yardım ettikleri iddiasıyla suç duyurusunda bulunuldu. Mehmet Sarı ve Rıza Saka’nın da aralarında yer aldığı bir grup avukat, FETÖ’yle iltisaklı olduğu veya yardım ettiği öne sürülen yurt dışındaki bazı tanınmış isimler hakkında hazırladıkları suç duyurusu dilekçesini İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sundu.

GRAFiK TASARIM TEMURAN

w w w. t e m u ra n . c o m (718) 831-8362


www.ForumUSA.com

6

Issue 198 • April 2017 FORUM USA

Toplum

Charter School’lara Maarif Vakfı kıskacı

TASC’tan ‘Türk siyasetinde kadın’ paneli

Yurt Dışındaki Türk okullarının denetlenmesi için kurulan Türkiye Maarif Vakfı’nın Mütevelli Heyeti Daimi Üyesi Prof. Dr. Askın Asan, Amerika’da yapılanmış olan ‘Charter Okul’ sisteminin FETÖ’den arındırılması için acil olarak çalışmalara başlayacaklarını söyledi

YASEMİN ÖZKAFA FORUM USA

FETÖ ile mücadele için çalışmalarına hız veren ve Türkiye dışındaki Türk okullarını denetlemek için 10 ay önce kurulan Türkiye Maarif Vakfı (TMV) hızla yol aldı. Afrika kıtasında FETÖ’ye bağlı faaliyet gösteren 50’ye yakın okulun devrinin sağlandığı vakfın özel gündeminde ise FETÖ elebaşı Gülen’in bulunduğu Amerika var. Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti Daimi Üyesi Prof. Dr. Aşkın Asan, Türkiye Maarif Vakfının tamamen yurt dışına yönelik faaliyet göstermek üzere kurulduğunu söyledi. Vakfın amacının Türk insanının toplu birikimi olan evrensel değerlerinin eğitim yolu ile yurt dışındaki öğrencilere aktarılması olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Asan TMV’nin kuruluşuna yön veren ve çabuklaştıran en önemli etkinin ise FETÖ ile yapılan mücadele olduğunu vurguladı. Asan, “Bu örgüt (FETÖ), şeytanı tatile yolladı. Onun uygu-

Prof. Asan: “Vakfımız aracılığıyla FETÖ ile mücadele ederken uluslararası arenada aynı zamanda sağladığımız eğitim imkanı ile de bir marka olalım istedik.”

ladığı tüm yolları kullandı. Keşke başka milletten olsalardı. Düşünün ki bunların faaliyetlerinin çoğu da yurt dışında” diye konuştu.

ak tüm çalışmalarımızda Medeni Hukuk ve Vakıflar Kanununa bağlı fakat doğrudan hiçbir bakanlığa bağlı değiliz” dedi.

“Sağlanan eğitim imkanı ile uluslararası arenada marka olmak istiyoruz” Prof. Dr. Asan, vakfın kuruluşunun meslisten geçen yüzde 95 kabul oyu ardından gerçekleştiğini de hatırlatarak, tüm partilerin bu kanunu desteklemesinin önemine vurguladı. Asan “Vakfımız aracılığıyla FETÖ ile mücadele ederken uluslararası arenada aynı zamanda sağladığımız eğitim imkanı ile de bir marka olalım istedik. Bunu da kamu vakfı yönetmeliği çerçevesinde şekillendirdik. Devletin desteklediği bir proje olar-

“Ciddi talepler var” Aktif çalışma sahasında ilk olarak Afrika ve Balkanlara öncelik verdiklerini belirten Asan, “Bunun sebebi de o bölgelerden ciddi talebin gelmesi. Cumhurkanımızın da bizlere dediği üzere; BM’ye bağlı 193 ülke var. Maarif Vakfı her ülkede yer almalıdır. Bu noktada stratejik bir aksiyon planı yaptık. Kuzey Amerika ve Kanada da öncelikli bölgeler arasında yer alıyor. Amerika’da yapılanmış olan Charter Okul sisteminin FETÖ’den arındırılması için de çalışmalara başlayacağız” dedi.

Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC), Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında New York’ta KADEM ve Türkiye Maarif Vakfının katkılarıyla “Türk Siyasi Tarihinde Kadın” konulu panel düzenledi. KADEM Genel Başkanı Emine Sare Aydın, “Darbe ve Terörle Mücadele” başlıklı sunum yapan Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Prof. Dr. Aşkın Asan, Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Tuba Nur Sönmez panelin konuşmacıları arasındaydı. FORUM USA

Yurt dışındaki Türklere burs desteği Vakfın izni olmadan yurt dışında Türk okulu açılamayacak Türk okullarının yurt dışında önemli ölçüde marka değerine sahip olduğunu ifade eden Asan; “Bundan sonra yurt dışında herhangi bir sivil toplum örgütü veya kişiler Türk okulu açmak istiyorlarsa artık Maarif Vakfı’nın iznine tabi olmak durumundalar. Yani Türkiye Maarif Vakfı bir devlet projesidir” diye konuştu.

Yurt dışındaki Türk vatandaşlarına, eğitim ve akademik başarılarının artırılması amacıyla, “Teşvik, tez, araştırma, üstün başarı ve uzmanlık” kategorilerinde burs desteği verilecek. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığından (YTB) alınan bilgiye göre, verilecek burslar, öncelikle yurt dışında yerleşik olan ve ortaöğretimini burada tamamlamış adaylara yönelik olacak. Yurt dışındaki yükseköğrenim adaylarının, ihtiyaç duyulan alanlara yönlendirilmesinin yanı sıra yükseköğrenim aşamasında olanlara da tez ve araştırma süreçlerinde destek verilecek.

Turk of America’nın ödülleri 40 Türk gencine New York Marriot Marquis Hotel’de düzenlenen ödül töreni, TOA Consulting firması tarafından organize edildi ve ana sponsorluklarını Türk Amerikan İş Konseyi (TAİK) ile hayırseverlik derneği olan Turkish Philanthropy Fund üstlendi. TurkofAmerica Kurucu Ortağı ve Genel Yayın Yönetmeni Cemil Özyurt açılış konuşmasında, daha önceki yıllarda TurkofAmerica’nın “Amerika’nın En Etkin 50 İsmi” ve “ABD’deki En Etkin 30 Türk Kadını” ödüllerini verdiğini hatırlatarak, bu seneki ödüller için de Silikon Vadisi’nden New York finans dünyasına, sanat dünyasından mühendisliğe farklı sektörlerde çalışan ve 40 yaşın altında olan ABD’deki başarılı 40 Türkün seçildiğini söyledi.

TOA Consulting Yöneticisi Cüneyt Gürkan da törendeki katılımcıları Türk Hayırseverlik Fonları’na (Turkish Philanthropy Funds –TPF) destek olmaya çağırdı ve ödül gecesinde toplanan bağışların Türkiye’deki kadınlara ve çocuklara yardımcı olacağını dile getirdi.

Törende, bankacılık ve finansal kurumlar alanındaki ödül, ABD’deki First Republic Bank’in Kıdemli Başkan Yardımcısı, CIO ve Co-Risk Yönetimi Başkanı Hafize Gaye Erkan’a verildi. Facebook Pazarlama Yöneticisi Hande Aksoy da ödül aldı. Ödül alan 40 isim arasında; Amerikan Basketbol Ligi (NBA) takımlarından New Orleans Pelicans forması giyen basketbolcu Ömer Aşık, N&F Global Corp. perakende firması Kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Neslihan Hıdırlıgil, New Jersey eyaleti Paterson ilçesi Belediye Başkan Yardımcısı Derya Taşkın, Middle Bridge Partners Yönetici Ortağı Ömer Er, Şarkıcı/Besteci Sinem Saniye bulunuyor.

Otuz Yıllıklar Kulübü

Buralar benim! Ayşe G. Tunceroğlu

V

atan duygusu ne acayip şey…. Dünyanın en güzel, en konforlu, rahat yerlerinde yaşarsın; ama ne dilini, ne yolunu, ne evini, ne dükkânını, ne arabasını, ne ağacını, ne kuşunu, ne denizini, ne insanını, ne “politikacılarını” gönül dolusu benimseyip “benim” diyemezsin. Öğrenirsin, alışırsın, seversin, sayarsın ama “benim” diyemezsin! “Benim” olmak başka şeydir! Hani Faruk Nâfiz “Bizim Memleket” şiirine “İçinden tanırım ben o elleri…” diye başlar ya! Onu gurbette diyem-ezsin, gurbeti “içinden” tanıyamazsın! Kumrular bile… Görünüşte “benim” kumrulardır, ama sesleri farklı gelir. “Herhalde Ak-deniz kumrusu ile Atlantik kumrusunun müzik zevki aynı değil!” diye avutursun kendini. Gelirsin memleketine… Plansız şehirlere, yepyeni yapıldığı halde yine de plansız semtlere, şehirleri dolduran üslûpsuz fakat “lüks” apartmanlara, çatıları tekmil kaplayarak boz renkli

metal tarlaları oluşturmuş, görüntü kirliliğinin şâhikası, apartmanların boynuzu güneş enerjisi panel ve depolarına ve ağızlarını havaya açmış bekleşen uydu anteni çanaklarına, balkon duvarlarının vaz-geçilmezi klimalara, çatıda yer bulamayıp balkonlara inmiş yine çanak antenlere bakarsın…. Gelişigüzel bırakılmış, köpeklerce az biraz deşilmiş çöp torbalarına, kaldırım kenarlarına atılıvermiş plastik şişe, her renk, her cins kâğıt, kutu, izmarit bolluğuna… Bu kadar kalabalık caddelerde yerlere tükürebilme ve tükürüğünü, önünde gidenin sırtına değil de, kaldırımın üstüne oturtabilme başarısı gösterenlere… Cadde boyunca iki taraflı burun buruna park etmiş, bir parmak toz tutmuş arabalara, yapraklarının yeşili toz rengine dönmüş ağaçlara… Dükkânların satışa sundukları malları ile park etmiş bisikletler tarafından paylaşılmış bir metrelik kaldırımlara… Erkek esnafın, “erkek” olmaları hasebiyle kendilerinde vehmettikleri “açık havada yârenlik” hakkını kullanarak kapı önlerine attıkları taburelere oturup kaldırımı büsbütün geçilmez kılmalarına, bazen üçüncü bir tabureyi de ortalarına atıp tavla oynamalarına

“Benim” olmak başka şeydir! Hani Faruk Nâfiz “Bizim Memleket” şiirine “İçinden tanırım ben o elleri…” diye başlar ya! Onu gurbette diyem-ezsin, gurbeti “içinden” tanıyamazsın! ve yayaların yoluna devam etmek için kaldırımdan caddeye inmekten başka çare kalmadığına bakarsın… Dükkân sahipleriyle merhabalaşmalara, hat-ta çaya, kahveye davet edilmelere, bir dükkânın içinden şık mı şık bir satış elemanı genç hanımın elindeki izmariti fiyakalı bir el hareketi ile sokağa fırlatıvermesine, başını kat kat sımsıkı örtmüş, ayağına sımsıkı kot pantolonu çekmiş genç kızlara bakarsın… “On lira ama size sekiz olsun” diye cemile

yapan dükkân sahibine, bir başkasının “Aman abla, sıkma canını, bozuk yoksa sonra verir-sin…” teklifine, bu teklifin kabarttığı yürekle karşıdan karşıya geçerken asfaltı sökecekmiş gibi gelen motorsikletin sizi teğet geçmesine, motorlu vasıtaların yayalara -yaya geçitlerinde bile- asla yol vermemesine, ezkaza bir sürücü yol verdi mi yayanın şaşırmasına, kördüğüm olan trafikte canı burnunda sürücülerin kornalara yüklenmesine… Tek yön sokağa ters girmiş arabaya dişlerini gıcırdatırken, sürücü camının indirilip gülen bir çehreden dökülen “Hoşgeldin hemşehrim!” seslenişine… Dedeni, nineni bile tanıyan insanlara… Peşpeşe sıraladığı “Çok mersi efendim, saygılar sunuyorum, bilmukabele, en iyi günler sizin olsun…” cümleleriyle müşteri uğurlayan “yufkacıya” bakarsın… Bir gişe önündeki sırada, önündeki vatandaşla aranda -nezaket ve mahremiyet icabı- “bir insanlık” yer bıraktığında bir başkasının gelip önüne girivermesine -kötü niyetle değil, “bir insanlık” boşluk var diye!- boşluğu doldurmasına… ATM makinasında “Şifrenizi banka personeli dahil kimseye söylemeyin” uyarısı varken yanınıza yaklaşan bir kadının, bazen bir ad-

amın “Kardeş, ben bu işi bilmiyorum, şu kartla benim paramı çekiversene bir zahmet…” deyip şifresini hiç tanımadığı birine, etraftakilerin de duyacağı yüksek bir sesle söy-leyivermesine bakarsın… Pazar yerinde ürettiği sebzelerin başına oturmuş, pırasanın üzerine kar-nıbahar yazmış teyzeye “Senin etiketler karışmış!” deyince dişsiz ağzıyla o kadar keyifli kahkaha atmasına… Ege’nin güzelim otlarına… İki şişeyi birbirine çın çın vurarak pazarın içinde kendine mahsus bir sesle farkındalık yaratan sülük satıcısına bakarsın… Youtube’dan değil, Ipod’dan değil, MP3’den değil, eski usul TRT radyosundan başlayan, bir hâne hicazkâr peşreve… Bir taraftan öğle ezanı okunurken, cadde boyunca karşıdan karşıya gerili iplerde dev al bayraklar dal-galanırken, bir taraftan İzmir Marşı ile uygun adım giden “hayır” arabalarına, yeni beste “tabiî ki evet” ile coşan “evet” arabalarına, arada bir de, “seçim” olmadığı halde, partiler üstü referandum olduğu halde “partili bir adam” için yazılmış sözleriyle o muhteşem “dombıra”yı çalarak geçen “evet” arabalarına bakarsın… Ah dersin, vah dersin… Buralar “benim” dersin!


www.ForumUSA.com

7

Issue 198 • April 2017 FORUM USA

Manşet CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN REFERANDUM SONUCUNU DEĞERLENDİRDİ:

‘Tüm Türkiye’nin zaferi’ esajı: Türkiye m ın ın n a şk a rb u h Cum i tarihi bir karar vheerkrd su, 81 vilayetiesin, 80 milyon nüfu

hayır diyen lamı var. “16 Nisan evet veya dumun çok ayrı bir an an fer re Bu r. idi fer za i konusunda yle tüm Türkiye’nin a olan yönetim sistem şm rtı ta bir dim ka il siyaset eliyle Türkiye 200 yıllık . İlk defa tamamen siv i uğraştırık rd şa ba ru Zo i. rd tarihi bir karar ve tartışmalarla ülkey değiştirdik. Gereksiz ı istiyoruz.” yönetim sistemimizi fine odaklanılmasın de he şa in n de ni ye mak yerine

Türkiye, her alanda gelişmesinin ve ilerlemesinin önünü açacak anayasa değişikliğine ‘evet’ dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan referandum sonrası açıklamasında “Değişim her zaman zordur. Zoru başardık. İlk defa tamamen siyaset eliyle yönetim sistemimizi değiştirdik. Bu sonuç ‘evet’ veya ‘hayır’ diyen herkesin zaferidir” dedi Türkiye, krizlerin yaşandığı parlamenter sisteme referandumda ‘dur’ dedi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi için yapılan referandum oylamasına katılım yüzde 86’yı geçti. 3 bölgede açık ara ‘Evet’ Karadeniz, İç Anadolu, ve Doğu Anadolu Bölgelerinde evet oyları tavan yaptı. Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde ise ‘evet’ ve ‘hayır’ adeta birbiriyle yarıştı. Türkiye’nin en büyük şehri İstanbul’da yüzde 48.7 evet, yüzde 51.28 hayır, Ankara’da

ise yüzde 48.9 evet yüzde 51.9 hayır oyu çıktı. İzmir’de ise hayır oyları çoğunluktaydı. Güneydoğu’da beklenen artış olmadı İllere göre dağılıma bakıldığında ise 81 ilin 48’i yeni sisteme onay verdi. 33 ilde ise “hayır”lar öndeydi. Sahillerdeki tablo eskisi gibiydi. Büyükşehirlerden Kayseri, Gaziantep, Konya, Samsun, Ordu başta olmak üzere 13 büyükşehir “evet” dedi. Konya yüzde 72.8, Kayseri yüzde 67.7, Erzurum yüzde 74.5, Gaziantep yüzde

Başbakan Yıldırım: Türkiye kazandı Başbakan Yıldırım, balkon konuşmasında şöyle dedi: Bu seçimin kaybedeni yok, kazananı Türkiye. Bugün demokrasi, millet, hukuk devleti kazandı. Bilmeyen öğrensin. Duymayan duysun, bölücü hainler aklına koysun: Biz biriz, kardeşiz, tek milletiz. Millet bu seçimle terör örgütleri FETÖ ve PKK’ya ve dış mihraklara en güzel cevabı verdi.

62.4, Şanlıurfa yüzde 70.8 “evet” oyu kullandı. Diğer büyükşehirlerde ise “hayır” oyu çıktı. Tüm anketlerde yüksek oranlarda “evet” oyu çıkması öngörülen Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ise beklenen artış olmadı. Bu bölgede HDP’nin aldığı oylara yakın “hayır” çıktığı görüldü. Bölgenin en büyük illerinden biri olan Diyarbakır’da yüzde 67.5 “hayır” 32.4 ise “evet” oyu çıktı. Güneyoğu’da terör örgütü PKK’nın belinin kırıldığı Bingöl’de yüzde 72, Bitlis’te yüzde 59, Muş’ta ise yüzde 51 “evet” çıktı.

Bahçeli: Türk milleti iradesini göstermiştir

MHP lideri Devlet Bahçeli seçim sonrası mesajında “Türk milleti tarihi nitelikli demokrasi imtihanından alnının akıyla çıkmış, irade ve tercihini sandıkta göstermiştir. 18 maddelik anayasa değişikliğinin oylandığı 16 Nisan 2017 halkoylaması yüksek bir katılım, takdir edilecek huzur ve güven ortamında tezahür etmiştir” dedi.

CHP’de ‘Kemal istifa’ sloganları Referandum sonuçlarını evinde takip eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 21.00 sıralarında parti genel merkezine gelerek kurmaylarıyla görüştü. Bu arada genel merkeze gelen bazı partililer yönetime ve Kılıçdaoğlu’na tepki göstererek, “Kemal İstifa” sloganı attı. Toplantı sonrası basın açıklaması yapan Kılıçdaroğlu, “Milletin kararına saygılıyız ama milletin kararına YSK gölge düşürmüştür” dedi. Referandum sonuçlarını parti genel merkezinde

izleyen CHP’liler arasında sonuçların gelmesiyle itiraz sesleri yükseldi. Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger sandıkların yüzde 60’ına itiraz ettiklerini söyledi.

Avrupa’ya en güzel cevap A nayasa değişi k liğine gidilen referandumda, Batı’nın yaptığı tüm algı operasyonlarına rağmen millet gücünü sandıkta

gösterdi. Evet oyları özellikle referandum süreci boyunca her türlü çirkinliği yapmaktan çekinmeyen Almanya ve Hollanda’da yüzde 60’ı yakaladı. Türkiye düşmanlığının yükselişe geçtiği Avusturya’da da Evet oyları yüzde 70’e ulaştı. Evet oylarının yüzde 70’i geçtiği bir diğer Avrupa ülkesi ise Belçika oldu. Katılım oranının yüzde 60’ı bulduğu ülkede, gurbetçiler 174 sandıkta oy kullandı. Kayıtlı 47 bin seçmenin bulunduğu Belçika’da gurbetçiler yasakçı zihniyete en güzel yanıtı vermiş oldu.

Yeni sistem ve kazandırdıkları •Yargı yetkisinin “Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanacağına” hükmü “Bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır” şeklinde değiştirildi. •2019 seçimi ile bundan sonra TBMM vekil sayısı 550 değil 600 olacak. Bu tarihe kadar Cumhurbaşkanı ve TBMM görevine devam edecek. Seçilme yaşı 25’ten 18’e indi. •6 ay içinde TBMM yeni içtüzüğünü çıkaracak. Hâkimler Savcılar Kurulu (HSK) üyeleri 30 gün içinde seçilecek. Disiplin mahkemeleri dışında askeri mahkemeler kaldırıldı. Sivil mahkemelerle yargıda birlik sağlandı. •Cumhurbaşkanı, bugünden itibaren parti üyesi ya da yöneticisi olabilecek. •TBMM seçimleri 4 yıldan 5 yıla çıktı. Aynı gün hem Meclis hem Cumhurbaşkanı farklı sandıklarla seçilecek. Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 50’nin üzerinde oy alan aday çıkmazsa ikinci tur yapılacak. •Cumhurbaşkanı isterse partisine üye olabilecek. Bir kişi 5 yıllığına en fazla iki kez Cumhurbaşkanı olabilecek.

Son genel seçimde yüzde 5 oy alan siyasi partiler ile 100 bin seçmen Cumhurbaşkanlığı için aday gösterebilecek. •Cumhurbaşkanı yürütmenin başı olacak. Başbakan olmayacak. Cumhurbaşkanı, yardımcılarını ve bakanları atayıp görevden alabilecek. Üst düzey bürokratları atayacak. •Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisi ile ilgili konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkartacak. Kararname ile kanunlarda farklı hükümler varsa kanunlar uygulanacak. •Cumhurbaşkanı sadece vatana ihanet suçundan yargılanabiliyordu. Değişiklik ile Cumhurbaşkanı hakkında bir suç işlediği iddiasıyla TBMM’de 301 milletvekilinin imzası ile soruşturma önergesi verilebilecek. Yapılan gizli oylamada 360 kabul oyu çıkarsa soruşturma komisyonu kurulacak. 400 vekilin oyu ile Yüce Divan’a sevk edilecek. •Cumhurbaşkanı Meclis seçimlerinin yenilenmesi kararı verebilecek. Bu kararı verirse kendi görevi de sona erecek ve yeniden Meclis ve Cumhurbaşkanı seçimleri gerçekleşecek. TBMM ise 360 oyla erken seçim kararı alabilir.


www.ForumUSA.com

8

Issue 198 • April 2017 FORUM USA

Manşet

VET E 16% HAYIR 84% AK Parti’nin geçen seçimlerde ABD’den aldığı oy oranı yüzde 20’ydi. Aynı seçimlerde CHP, ABD’de yüzde 49.3, MHP yüzde 5.7, HDP yüzde 22.3, BBP ise yüzde 0.7 oranında oy aldı. CHP’nin geçen seçimlere oranla ABD’de oylarını arttırdığı gözlendi.

ABD’deki Türkler ‘hayır’ dedi Los Angeles, Chicago, Houston ve Miami Başkonsolokluklarında oy kullananlar sandıkları adeta kahverengiye boyadı. AK Parti Amerika Başkanı Levent Ali Yıldız, Amerika’daki sonuçları farkında olduklarını belirterek “Türkiye’deki zafer bizi rehavete sürüklemeyecek” dedi. IŞINSU KAYGUSUZ FORUM USA

Amerika Birleşik Devletlerinde yaşayan Türk vatandaşları açık ara farkla yeni anayasaya ‘hayır’ dedi. Yüzde 84 ‘hayır’ çıkan Amerika Birleşik Devletlerinde referandum oylamasına katılım oranı geçen seçimlere göre yüzde 32.9 arttı ve seçimlerde 32 bin 913 seçmen sandığa gitti. Kasım 2015 seçimlerinde 24 bin 909 kişi oy kullanırken referandumda oy verenlerin sayısı 8 bin 10 kişi arttı. Kullanılan oyların 32 bin 693’ü geçerli sayıldı. Amerika’da 100 bin 40 seçmen kayıtlı bulunuyor. “Türkiye’deki zafer bizi rehavete sürüklemeyecek” AK Parti Kuzey Amerika Başkanı Levent Ali Yıldız, parti olarak umdukları sonucun gerçekleştiği için çok mutlu olduklarını dile getirerek, “Türk halkı yanlışta ittifak etmez. Sandıktan çıkacak her sonuç başımızın üstüne diyorduk. Bugün de Türk halkı bu so-

BÖLGE Boston Başkonsolosluğu Houston Başkonsolosluğu Los Angeles Başkonsolosluğu Miami Başkonsolosluğu New York Başkonsolosluğu Şikago Başkonsolosluğu Vaşington Büyükelçiliği

nucu layık gördü. İnşallah bu zafer hem evet, hem hayır oyu verenlere hayırlar getirir” diye konuştu. AK Parti’nin Amerika’da elde ettiği referandum sonuçlarını da değerlendiren Yıldız, “Türkiye’de

EVET HAYIR %15 %85 %11 %89 %7 %93 %12 %88 %22 %78 %10 %90 %19 %81

elde etmiş olduğumuz zafer bizi burada rehavete sürüklemeyecek. Amerika’da almış olduğumuz sonuçları farkındayız. ABD’deki oy potansiyelimizin ne olduğunu, ne kadar evet oyu çıkacağını az çok tahmin edi-

yorduk. Önemli olan ne kadar oy aldığımız değil gece gündüz bu çalışmayı gerçekleştirmekti” dedi. “Çalışmalarımız sürecek” Amerika’daki sonuçlardan hem kendilerinin hem de AK Parti’nin çıkarması gereken mesajlar olduğunu dile getiren Yıldız, “Demeki ki Türk Amerikan toplumunda hala yeni Türkiye ideallerinden habersiz, yeni Türkiye ideallerini benimsememiş, mesajın ulaşmadığını bir çok insan var. Bu bizim için bir son değil bir başlangıç. Halkımızın teveccühünü kazanmaya yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi. “Türk halkı dünyanın her bölgesine mesaj verdi” Dünyanın her yerinde ‘evet’ için dua edenler olduğunu vurgulayan Yıldız, “Onların duaları boşa çevrilmedi. Türk halkı dünyanın her bölgesine mesaj verdi. Bu mesajı alması gerekenler önümüzdeki dönemde alacaktır” dedi.

Trump’tan Erdoğan’a tebrik telefonu

DONALD TRUMP

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında telefon görüşmesi gerçekleşti. Trump, Erdoğan’ı 16 Nisan’daki referandumda elde ettiği zaferden dolayı tebrik etti. Suriye’de son gelişmelerin ele alındığı görüşmede, re-

jimin 4 Nisan’da kimyasal silahla yaptığı saldırının ABD tarafından cezalandırılmasına da değinildi. ABD Başkanı Trump, bu hususta ülkesine verdiği destekten dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkürlerini iletti. DEAŞ’a karşı ortak mücadele İki lider, Beşşar Esed’in yaptığı eylemlerden sorumlu tutulması

gerektiği konusunda mutabık kaldı. DEAŞ’a karşı ortak mücadelenin de konuşulduğu görüşmede, kendi amaçlarına ulaşmak için teröre başvuran tüm gruplara karşı işbirliğinin gerekliliği vurgulandı. Referandum sonucunun belli olmasının ardından Erdoğan’a dünya liderlerinden tebrik yağdı. İlk tebrik telefonu Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’den geldi.

AK Parti Kuzey Amerika Teşkilatı ve AK Parti gönüllüsü onlarca vatandaş, referandum sonuçlarını Paterson’daki Akba Hall’de izledi. Kurulan dev ekranda Türkiye’den gelen açıklamaları bekleyen vatandaşların heyecanı sandıkların açılmaya başlamasıyla sevince dönüştü. ‘Evet’ sonucunun

netleşmesiyle birlikte Amerika’da yaşayan AK Parti gönüllüsü vatandaşlar ellerinde Türk Bayraklarıyla AK Parti’nin referandum şarkısını söyledi. Salondaki coşku, Türkiye’deki televizyon kanallarına yapılan canlı bağlantılarla binlerce kilometre uzağa iletildi. Referandum kutlamaları Paterson’da yaklaşık 5 saat sürdü.

İş dünyası referandum sonuçlarından memnun Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin vatandaş tarafından onaylanması iş dünyasını sevindirdi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu: Referandum sonucunda hayata geçirilecek yeni sistemle güçlenen ve hızlanacak olan yönetim şekliyle daha hızlı kararlar almak ve icraata geçirmek mümkün olacaktır. Devletteki çarklar hızlanacak, özel sektör ününü daha rahat görecektir. MÜSİAD Başkanı Nail Olpak:

Bu kararın tek kazananı milletimizdir. Milletimiz geleceğine sahip çıktı ve istikrar ve güven için sistem değişikliğine ‘evet’ dedi. DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan: 2023 ve akabinde 2053 ve 2071 hedeflerine yönelik altyapıyı oluşturarak ileriye emin adımlarla yürüyeceğiz. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi: Halkımız, güven ve istikrar ortamının devamı yönünde görüş bildirmiştir. Bugün Türkiye için bir değişim günüdür.

Avrupa basını Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef aldı Avrupa’da dünyaca ünlü gazeteler, yüzde 86 katılımın olduğu referanduma ilişkin yanlı ve yanlış haberler yaptı. İngiltere: Independent, “Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, güçleri toplayacak seçimde zafer ilan etti” başlığını manşete taşıdı. The Guardian, ilk sonuçların ardından, ‘Erdoğan gücünü artırdı’ başlığı atarken, anayasadaki değişikliğin 1923’ten bu yana meydana gelen en köklü değişiklik olduğuna dikkat çekildi. BBC, ‘Erdoğan’ın evet cephesi önde’ başlığı atıldı. ABD: CNN International, ABD merkezli CNN, “Türkiye, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a geniş kapsamlı yetki vermek için sandık başında’ manşetini attı. Washington Post, Türkiye’nin Erdoğan’ı yetkilerini genişletmek için referandumda zafer ilan etti ancak muhalefet partilerini bu sonuca itiraz etti” başlığını kullandı. Financal Times, “Türkiye lideri Erdoğan, referandumla ilgili zafer ilan

etti” başlığı kullandı. Almanya: Bild, Alman Bild gazetesi, ‘Sonucu belli olmayan oyun’ başlığını atarken, ‘Türkiye’de yüzde 54 evet’ dedi’ ifadelerinde bulundu. Gazetenin internet sitesi referandum sonuçlarını canlı olarak aktardı. Fransa: Fransa’da saat 17.45 itibariyle gazetelerin internet sitelerinde

ve haber kanallarında yayınlanan haberlerde “evet” oyunun önde olduğu belirtiliyor. Fransız haber kanallarında gün boyu aralıklarla ve canlı olarak İstanbul ve Ankara’daki seçim merkezlerinden yayın yapan muhabirler, Türkiye için “Demokrasinin geleceğini” belirleyecek olan referandumda “evet” ile “hayır” arasında kıran kırana bir yarış olmasının beklendiğini ifade ediyordu.


www.ForumUSA.com

9

Issue 198 • April 2017 FORUM USA

Turkey

200-year administrative system conflict solved: Erdogan

RECEP TAYYIP ERDOGAN

Turkey’s president said that in Sunday’s referendum, Turkey has resolved a 200-year-old conflict in its administration by voting Yes on a presidential system. In a post-referendum speech at Huber Palace in Istanbul, Recep Tayyip Erdogan called the April 16 referendum “a major sign that our nation is protecting its future”. “Today, Turkey has made a historic decision on a 200-year-old conflict in its administrative system. That decision was no ordinary one. Today is the day when a change, a decision to shift to a truly serious administrative system was made,” Erdogan said. Erdogan said 25 million Yes votes were cast, with a 1.3-million vote margin of victory, according to unofficial results.

“I would like to thank all our citizens, regardless of how they voted, who went to the polling stations to protect their national will”. Erdogan said Turkey “has the power to overcome all kinds of problems, difficulties and crises,” citing last July’s attempted coup as a clear example of this. Erdogan said Turkey changed its governmental system through civilian means for the first time

in its republic history. “For the first time in its history, Turkey decided on such an important change through the will of its national assembly and people. In the past, our constitutions and the governmental systems formed by them were decided either in extraordinary conditions like our War of Independence or during times of coups. For first time in the republic’s history, Turkey changed its governmental system through civilian means”. Erdogan underlined that the new presidential system “separates the executive, legislative, and judicial branches”. “These three organs will serve collaboratively towards the same common goal, that is, one nation, flag, and state,” he added.

Turkey says YES to historic change DEVLET BAHCELI

MHP head: Turkish ‘Yes’ vote a ‘significant achievement’ People flood the streets across Turkey to celebrate ‘Yes’ victory in Turkey’s historic constitutional referendum on April 16, 2017

The victory for the “Yes” campaign in Turkey’s referendum means the country’s constitution will be amended to replace the parliamentary system of governance, moving to an executive presidency. Turkey has voted to adopt a presidential system of governance in a historic referendum that saw fierce campaigning from the “Yes” and “No” camps across the country right up to the eve of polling day. The victory for the “Yes” campaign means Turkey’s constitution will be amended to replace the parliamentary system, scrap the office of the prime minister and transform the presidency from a ceremonial position to an executive one. More than 55 million Turks were eligible to vote in Sunday’s referendum and there was a large turn out at 167,140 polling stations across the country. Close to three million Turkish nationals around the world were eligible to vote and according to initial reports a large number of them have cast their ballots. Polling closed at 1400 GMT and, with vote counting speedily efficient in Turkey, the outcome was clear soon after. For the changes to be implemented, the “Yes” camp simply needed to win 50 percent plus one vote. The constitutional amendments proposed by the governing Justice and Development Party (AK Party) were backed by the Nationalist Movement Party (MHP). Turkey’s main opposition Republican People’s Party (CHP) had been campaigning for a “no” vote, against the proposed changes. Supporters of the constitutional amendments say the new system of governance is an essential modernisation step for Turkey that will remove the risk of the political chaos that stunted

growth in the 1990s and is blamed for the 2000-2001 financial crisis. The outcome is likely to shape Turkey’s strained relations with the European Union. The NATO member state has curbed the flow of migrants – mainly refugees from wars in Syria and Iraq – into the bloc but Turkish President Recep Tayyip Erdogan said he may review the deal after the vote.

The “No” campaigners, in the lead up to the referendum, argued that the new form of governance risked granting too much power to the presidency and weakened key institutions. Here are the key points of the constitutional amendments that Turkey voted on: • Position of the prime minis-

Turkish PM: Nation gave its final word by saying ‘Yes’ Prime Minister Binali Yildirim said Sunday the Turkish nation gave its final word by voting Yes in the country’s constitutional referendum. Speaking in Ankara, Yildirim said: “I thank and express my gratitude to all our citizens who went to the ballot box with a high turnout, and who protected our democracy.” “We have said different things in [rally] squares; we have

voiced different things to the nation but the nation gave its final world by saying ‘Yes’.” The Turkish premier also said the nation used the ballot box to respond to terror groups. “In this referendum, our nation gave the best response at the ballot box to the terrorist organization that conducted the July 15 coup attempt, the PKK terrorist organization and foreign powers which treat Turkey as an enemy,” he said. BINALI YILDIRIM

ter will be abolished. • The number of MPs will be increased to 600. • High-ranking public executives will be directly appointed by the president. • The president can be sent to the high court with 400 votes. • State of emergency will be declared by the president and approved by the parliament. • The president will not be required to dissociate from his/her political party. • Judiciary, in addition to independence, will also be defined as impartial. • Parliamentary and presidential elections will be held simultaneously every five years. • The parliament will be able to request an investigation into the president’s affairs by passing a majority vote. • The president will appoint ministers and vice president(s). • The Board of Judges and Prosecutors will be comprised of the minister of justice, the undersecretary, seven members appointed by the parliament, and four members appointed by the president. • The age requirement to become an MP will be lowered to 18. • The legislative prerogative of the Parliament will be maintained. • The investigation decree for the president requires 360 votes. • Both the president and the parliament will be able to request a re-election. • The president must get parliamentary approval for the budget. • Military courts will be restricted to disciplinary issues among military officers.

Turkey’s opposition Nationalist Movement Party (MHP) leader has described Sunday’s referendum result as a significant success. “The Turkish people have gone to the polls with a great dignity and decided on shifting to the presidential system of their own free will. “This is a very significant achievement and cannot be ignored or rejected,” Devlet Bahceli said in a statement. Bahceli said everybody “should respect and approve” the result in which Turkish citizens voted Yes to moving to an executive presidency. “The great Turkish nation, the sole owner of sovereignty, has given the final word about the future of its country, clinging to its independence and future. Everybody should respect and approve it,” he added. Bahceli congratulated the Turkish people and Turkey’s political parties on the Yes result and said: “A new era in our state and political life has started as the national will pointed to Yes.”

Lira rallies against dollar after referendum result

Yıldırım: ““There is no one who lost in this referendum, but the winner is Turkey, the winner is the nation.”

The lira rallied to its highest level against the dollar in just under three weeks after Turkey’s referendum ended Sunday with victory for the ‘Yes ‘campaign. The lira strengthened more than 3.5 percent in Asian trade Sunday, from 3.74 to 3.63 against the greenback. Turks voted 51.37 percent in favor of proposed changes to the country’s Constitution. The reforms will, among other changes, usher in an executive presidency. Turnout across the country was 87 percent. The referendum Sunday asked voters to decide on an 18-article reform package that included a switch from a parliamentary to a presidential system.


www.ForumUSA.com

10

Issue 198 • April 2017 FORUM USA

News

Trump spoke at a news conference alongside NATO Secretary-General Jens Stoltenberg, whom he welcomed to the White House on an official trip.

JENS STOLTENBERG

DONALD TRUMP

Trump: Time to end war in Syria President Donald Trump said it was “time to end this brutal civil war” in Syria and return refugees to their homeland. Trump spoke at a news conference alongside NATO Secretary-General Jens Stoltenberg, whom he welcomed to the White House on an official trip. The president praised the established security alliance and highlighted challenges in the face of migration and terrorism. “We must also work together to resolve the disaster currently taking place in Syria,” he said, commending NATO for its condemnation of a chemical attack in Syria last week. “The vicious slaughter of innocent civilians with chemical weapons, including the barbaric killing of small and helpless children and babies, must be forcefully rejected

Ties with Moscow ‘maybe at an all-time low’, Trump says, hinting at potential Russian knowledge of Syrian chemical attack by any nation that values human life,” Trump said. “It is time to end this brutal civil war, defeat terrorists, and allow refugees to return home.” The U.S. responded with force to the chemical weapons attack that killed scores of victims in the Syrian town of Khan Shaykhun. Tomahawk missiles fired from U.S. destroyers in the Mediterranean struck an airbase American officials believe was used to launch the attack. The U.S. holds the Bashar al-Assad’s regime responsible. The six-year conflict has resulted in the deaths of hundreds of thousands of victims and the

displacement of millions of others. More than 5 million Syrians are living in neighboring countries as refugees, according to the UN, with Turkey alone hosting nearly 3 million. Trump said it was possible Russia knew the Khan Shaykhun attack in advance as he responded to questions following the news conference. “I would like to think that they didn’t know, but certainly they could have. They were there,” he said. Trump described the relationship between the U.S. and Russia as “maybe at an all-time low”. The U.S. strike raised tensions

between Washington and Moscow — relations that were already strained due to Russia’s alleged meddling in the 2016 U.S. presidential election. As Trump spoke, U.S. Secretary of State Rex Tillerson was on an official visit to Moscow where he and Russian Foreign Minister Sergey Lavrov reaffirmed the two countries’ joint fight against terrorism. During the press conference with Stoltenberg, Trump reiterated that NATO members must “meet their financial obligations and pay what they owe” by contributing 2 percent of their GDP. He vowed to work to “enhance this partnership” and said he looked forward to visiting Brussels -- home to NATO headquarters and seat of key European institutions -- this spring. AA

NIKKI HALEY

responsible for the attack while he lamented inaction on the part of the Council. “Until Russia changes its ways this Security Council will remain blocked,” Rycroft said. “That is the

sad reality the world has gotten used to. They view us as a table of diplomats doing nothing our hands tied behind our backs beholden to Russian intransigence.” Rycroft added that the U.K. had

“every indication this was a sustained attack using aircraft over a number of hours”. According to Haley, there is evidence Assad has increased his use of chemical weapons. During her speech, the U.S. envoy rose from her chair to display images of chemical attacks victims. “Yesterday morning, we awoke to pictures of children -- foaming at the mouth, suffering convulsions being carried in the arms of desperate parents,” Haley said. “We saw rows of lifeless bodies some still in diapers, some with visible scars of a chemical weapons attack. Look at those pictures. We cannot close our eyes to these pictures.” After a first round of attacks, a second round hit as first responders arrived, causing death “in the same slow horrendous manner as the civilians they were trying to save,” she said. AA

Turkey sends ambulances to Syria’s Idlib Turkey has dispatched 30 ambulances from the southern border province of Hatay to Syria’s Idlib following the recent chlorine gas attacks in the northwestern province, according to a local government official on Tuesday. The fully equipped ambulances were dispatched at the request of the Syrian opposition fighters, the official said on condition of anonymity due to restrictions on speaking to the media, adding some of the injured would be transferred to Turkish hospitals. More than 100 civilians were killed and

500 others, mostly children, have been affected in chlorine gas attack carried out by regime warplanes in Khan Shaykun town in Idlib, the Syrian interim government’s health minister, Firas Jundi said. The attack came one day after a regime aircraft carried out a similar chlorine gas attack on Al-Habit town in Idlib, affecting dozens. Last year, a UN-appointed investigation panel found that chemical weapons were used by regime forces and opposition fighters in 2014 and 2015. However, no actionable steps were taken. AA

An injured man is being brought to Reyhanli State Hospital in Hatay, Turkey on April 4, 2017. Assad regime’s suspected chlorine gas attack took place in Khan Shaykhun town of Idlib district of Syria.

An apparent murder-suicide at an elementary school in southern California has left two victims dead and two others wounded on April 10. Police were responding to the shooting at North Park Elementary in San Bernardino, which is roughly 60 miles (96 kilometers) from Los Angeles. Two adults, including the suspected shooter, were found dead in a classroom, San Bernardino Police Chief Jarrod Burguan wrote on Twitter. The two wounded are “possible students”, he tweeted. They have been taken to local hospitals, but their condition is unknown at this time, according to Burguan. Police are continuing to secure the scene as a precautionary measure, but they believe “the threat is down”, Burguan said, likely referring to the shooter.

STEVE BANNON

Trump advisor removed from National Security Council

US hints unilateral action after Syria attack U.S. Ambassador to UN Nikki Haley said the attack was “a disgrace at the highest level, and as assurance that humanity means nothing to Syrian government”. The chemical attack in the town of Khan Shaykhun in Idlib that injured hundreds more “bears all the hallmarks of the [Bashar al-] Assad regime’s use of chemical weapons”, Haley told the Council as she indicated Washington and its allies might take unilateral action. “When the UN consistently fails in its duty to act collectively, there are times in the life of states when we are compelled to take our own action,” Haley said. After the meeting, French Ambassador to UN Francois Delattre told reporters “concerted and collective action would be the better way”. U.K.ambassador Matthew Rycroft rejected Moscow’s allegation that Syrian opposition forces are

Multiple casualties at US elementary school shooting

U.S. Ambassador to United Nations Nikki Haley speaks during a meeting of United Nations Security Council at U.N. headquarters, on April 5, 2017 in in New York, United States.

President Donald Trump removed his chief strategist from the National Security Council (NSC). A filing with the federal register does not list Steve Bannon or his position among members of the council’s Principals Committee. While Bannon was dropped from the NSC, the Director of National Intelligence Dan Coats, and Chairman of the Joint Chiefs of Staff Gen. Joseph Dunford were restored to their positions on the council after Trump earlier reduced their stature in the advisory group. The White House did not respond to Anadolu Agency’s request for comment. Bannon was originally put on the council as a check on former National Security Advisor Gen. Michael Flynn, according to multiple media reports.

Turkey treats 58 Syrians for suspected chemical attack Turkish hospitals are treating 58 civilians injured in the suspected chemical weapons attack in Syria’s northwestern Idlib province, according to a statement by the office of Hatay governor on Wednesday. “The injured people are being treated at several private and state hospitals including Antakya, Rey-

hanli and Iskenderun state hospitals, and Hatay-based Mustafa Kemal University Hospital,” the statement said. Turkish Health Minister Recep Akdag said that 30 people had been brought to Turkey for treatment on Tuesday, and were being treated at hospitals in the border provinces of Hatay and Gaziantep.


Issue 198 • April 2017 FORUM USA

www.ForumUSA.com

11

World

Turkish president says deadly gas attack in Idlib attack was ‘inhuman’.

Erdogan to Putin: Syria chemical attack ‘unacceptable’ Chemical attacks on Syrian opposition-held Idlib were “inhuman” and “unacceptable”, President Recep Tayyip Erdogan told his Russian counterpart Vladimir Putin on Tuesday. According to the Turkish presidency, Erdogan held a telephone conversation with the Russian leader to discuss Tuesday’s incident. More than 100 civilians were killed and 500 others, mostly children, have been affected by the chlorine gas attack carried out by regime warplanes in Khan Shaykun town in Idlib, the Syrian interim government’s health minister, Firas Jundi, said earlier. “These kind of inhuman attacks are unacceptable,” Erdogan told Putin. Both leaders stressed the need to strengthen cooperation in the fight against terrorism. They also agreed further efforts should be taken to maintain the fragile Syrian ceasefire. Idlib attack is ‘crime against humanity’: Turkish FM Foreign Minister Mevlut

Cavusoglu has described a deadly chemical attack in northern Syria as “a crime against humanity”. Speaking in Turkey’s western province of Isparta on Tuesday, Cavusoglu said women and children were among the dead in Syria’s northwestern Idlib province. The use of chlorine gas has been blamed on the Syrian regime. “This is a crime against humanity and there should be a punishment for this. But I am sure that the Western world which tries to teach human rights but showed impassivity when the red line was crossed before will try to cover this up again too,” Cavusoglu said. He said it was not the first such chemical attack by the Syrian regime. A cease-fire brokered by Turkey and Russia came into effect in Syria late last year. Last year, a UN-appointed investigation panel found that chemical weapons had been used by regime forces and opposition fighters in 2014 and 2015. However, no actionable steps were taken.

South Korean Foreign Minister Yun Byung-se said Friday that North Korea’s nuclear threat has risen to a “new level of seriousness,” as the South entered a heightened state of alert over a tense standoff between Pyongyang and the United States. Speculation has been building about a pre-emptive U.S. strike on North Korea in case of a major Pyongyang provocation, despite repeated assurances from South Korean officials that any American military action would need Seoul’s agreement. The U.S. has sent a strong message to the North by dispatching a nuclear-powered aircraft carrier group close to the peninsula.

Turkey’s calendar-adjusted industrial production rose one percent in February 2017 compared to the same month last year, the Turkish Statistical Institute (TurkStat) announced on Monday. Turkey’s industrial output is deemed a vital indicator for the economy as it is seen as a preliminary gauge for GDP growth. Among three main sub-indexes, the mining and quarrying index slipped by 13.6 percent while the electricity, gas, steam and air conditioning supply index and the manufacturing index advanced by 9.4 percent and 0.7 percent year-onyear respectively. “Industrial production decreased by 0.4 percent compared with the previous month,” TurkStat said in a statement.

than 100 civilians and injured President Recep Tayyip Erdoaround 500 other people gan and his Russian countertopped Thursday’s discussion, a part Vladimir Putin discussed presidency source added. the latest developments in Both leaders agreed to work Syria by phone on Thursday, together to sustain the Syria according to the Turkish presceasefire in general and backed idency. an investigation by the OrganDuring the conversation, on for the Prohibition of the two leaders highlighted the izati Chemical Weapons (OPCW) importance of joint efforts by the Idlib incident. Ankara and Moscow to contin- into Putin and Erdogan also ue the work of the Geneva and ed that the normalization agre Astana peace talks. between their two counties of The Idlib chemical attack tries should be accelerated. on April 4 which killed more

Kyrgyz origin Akbarzhon Jalilov named by Russia’s Investigative Committee as the man behind the attack.

AKBARZHON JALILOV

Death toll from St. Petersburg metro blast rises to 14 Akbarzhon Jalilov , a 22-year-old Kyrgyz national, has been identified as the man behind Monday’s metro blast in St. Petersburg which has claimed at least 14 lives, Russian media said Tuesday. “The man’s name is Akbarzhon Jalilov. He was born in 1995,” Svetlana Petrenko, the spokeswoman for Russia’s Investigative Committee, was quoted as saying by the Russian news agency TASS. Petrenko had earlier said that the bomb could have been detonated by a man, whose remains were found in the third car of the train,

and that his identity had been established. She had however refrained from disclosing the name pending investigation. Kyrgyz media had reported earlier on Tuesday that Djalilov, a 22-year-old male originally from Kyrgyzstan’s Osh region, had been

identified as the suspected culprit by Kyrgyz intelligence. Health Minister Veronika Skvortsova said the blast killed 11 people at the scene, while three others died later of their injuries, according to TASS. She also said 49 people had been hospitalized. Foreign Minister Sergey Lavrov said terrorism and terrorists had no nationality. “Terrorism is a crime against humanity and against all religions, without exception,” Lavrov said at a news conference with his Kyrgyz counterpart Erlan Abdyldaev in Moscow.

The country’s first Muslim female judge was found dead on April 13 in the Hudson River in New York state, according to police. Sheila Abdus-Salaam, 65, was also the first black woman to be appointed to the state’s highest court. She was appointed in 2013 by Gov. Andrew Cuomo who, said she was a “force for good” as he extended his condolences to her family. “Judge Sheila Abdus-Salaam was a trailblazing jurist whose life in public service was in pursuit of a more fair and more just New York for all,” Cuomo said. “As the first African-American woman to be appointed to the State’s Court of Appeals, she was a pioneer. Through her writings, her wisdom, and her unshakable moral compass, she was a force for good whose legacy will be felt for years to come.”

Turkish industrial output rises in February

Erdogan, Putin discuss latest developments in Syria

North Korean nuclear threat reached ‘new level’: Seoul

US first female Muslim judge found dead

ALAEDDIN BOROUJERDI

Tehran, Moscow decry US strike on Syria airbase Iran and Russia will “not remain silent” regarding the U.S. missile attack on Syria’s Shayrat Airbase, according to an Iranian official. Describing the missile strike as “unwise”, Alaeddin Boroujerdi, chairman of the Iranian Shura Council’s foreign policy and national security committee, was quoted by the Iranian Parliamentary News Agency as saying that “the Syrian regime doesn’t possess chemical weapons”. The barrage -- which involved 59 Tomahawk cruise missiles -came in ostensible response to the chemical attack in Syria’s northwestern Idlib province. While the deadly chemical attack has been widely blamed on Syria’s Assad regime, the latter has strenuously denied involvement.


www.ForumUSA.com

12

Issue 198 • April 2017 FORUM USA

Global Opinion OPINION: PROF. DR. HÜSAMETTIN İNAÇ* urkey pass through a troublesome and stretched period in European Union (EU) relations. Undoubtedly long-standing negotiation process, persistently keeping unopen chapters, indecisive and hypocrite attitude of the EU against Turkey and some EU member countries’ being an accessory to the crime of Gulenist terror organization, PKK and DHKP-C militants led to these tensions. In addition, we are facing a Europe which is overwhelmed with the racism, xenophobia, separatism, and hate speech, preferring assimilating the minorities rather than integrating them into the society, lose her self-confidence and denying her normative values such as notably the freedom of thought and faith. Interestingly, the Union tended to attack against Turkey systematically within three or five years as if it was her ontological target. Especially after the May 2013, Turkey became the target of the EU because in this date, Turkey payed all debts to IMF, arrived the lowest rate of inflation, reached the lowest rate of unemployment, obtained the highest level of export. That is the reason why the EU implemented hostile policies against Turkey. Gezi park turmoil, MIT (National Intelligence Organization of Turkey) crisis, 17/25 December bureaucratic intervention, 15 July occupation attempt was the extension of fear and worry on the elusive character of Turkey. However in recent days diplomatic impoliteness shown to Turkish ministers in both Germany and the Netherlands as a result of the abdication of reason made these hostile abnormality in relations more obvious and open to debate. Definitely, this deviation had some historical, sociological, economic and political reasons. Nevertheless, such a systematic and long-standing reflexes which can be called as Turkophobia rather than or beyond Islamophobia cannot be explained just in the election series in Germany, France and the Netherlands as declared to the public. Let’s have a look at the historical background of relations between Turkey and Europe conditioning today’s logic and mentality. We are going to the 16th century when the Mediterranean was transformed into a Muslim and Turkish Lake during the rule of Kanuni Sultan Suleiman. In this period of time, the destination of Europe was the Jerusalem where had been shrined by all divine religions. However, the existence of an almighty Turkish Empire at eastward which made impossible to direct led to eventually the emergence of “civilization” as a result of the universalization of the European idiosyncratic national values of the Europe. That is, the Europeans come together and united against the Ottoman Empire as a common threat and created a common culture and identity. On the other hand, they preferred to march towards the west by means of naval powers such as the Netherlands, Spain and Portugal recorded to the literature as “westernization of west”. They universalized their national cultures by colonizing the Africa and America with ruthless ways and massacres. Consequently, The Ottoman Empire played very critical role in constructing and shaping “a common European identity” as a “common constitutive Other” of Europeans. As a matter of fact,

T

Reassessment of Turkish Presidential System over the Netherlands Diplomatic Crisis Europeans which underwent to the Pope-Empire dichotomy/struggles, sectarian wars and religious divergence only just once united strongly arisen from the fear and threat of Turks. This fact refuted the enlightened ideology and Euro-centric considerations imposing that every community demands to be civilized must evolve from the cultural evolution ladders. By the way, we have add into our analysis that the Netherlands who begs the

The Union tended to attack against Turkey systematically within three or five years as if it was her ontological target. Especially after the May 2013, Turkey became the target of the EU because in this date, Turkey payed all debts to IMF, reached the lowest rate of unemployment.

help for the Ottomans while struggling for independence with Spain and performing her servitude to the Ottoman Sultan. It seems impoliteness we suffered today was the reflection of inferiority complex of the Europeans infiltrated from the past anyway. Today the Europeans bear these memories in their minds greenly. However, European Union is at the edge of disintegration resulting from many striking events such as Brexit, the failure of the union to

prepare a Convention by vetoing France and the Netherlands in 2005, and the persistence of economic crisis. Moreover, the inefficiency in establishing an army (Eurocorps), the disagreement in constructing a common foreign and security policy, the inability in institutionalizing the multiculturalism as a source of legitimacy for the project of common Europe are supposed to come to end. Unfortunately, no longer the Europe can bring leaders with strategic vision up like the founding fathers of the European Union. European leaders were horrified from the flux of Syrian immigrants because they were coming with their cultures, religions and faiths into the Continent. Whereas, the European continent lost her self-confidence in respect of her faith, culture and normative values and these immigrant could distort the European cultural harmony. As a matter of fact, Turkey is a unique country which is secular, democratic and equipped with the western values to harmonize Islam and democracy and having increasingly developing strong economy among more than fifty Muslim countries. This character of Turkey destroys the sectarian and Islamophobic policies of the West. Vehemently, Turkey’s assertive foreign policy which is contrary to the conventional alliance system, prevailed position in Syrian civil war as well as her pivotal power in Middle East spoiled the intrinsic game of the Europe. That was the reason why Europeans strongly emphasized the Turkish enmity and Turkophobia. Hence, history repeats itself and Turkey as a constitutive Other is revisiting. On the other hand, Turkey’s glorious economic performance

Turkey wins 3 golds at European weightlifting contest

HURSIT ATAK

BUNYAMIN SEZER

Turkish weightlifters Hursit Atak and Bunyamin Sezer win gold medals on the first day of championship

Turkey has won three gold medals on the first day of the European Weightlifting Championships. Turkish weightlifter Hursit Atak, competing in the 62-kilogram weight class, won two gold medals in jerk and total categories, and a bronze medal in snatch. Bunyamin Sezer, competing also in the 62-kilogram weight class, won one gold medal in snatch and a silver medal in total category. The European Weightlifting Championships 2017 is being organized in Split, Croatia between 2-8 April.

made a so strong impression on the European countries that Turkish economy grown fivefold more than European one between 2002-2013 (the Netherlands %76, Germany %73, France %70 and Turkey %310), third bridge, third and largest airport, Channel Istanbul projects are frightening the Europe in respect of competition. In line with these mega projects and investments, the capability of Turkey to mobilize the Euphrates

Turkey is a unique country which is secular, democratic and equipped with the western values to harmonize Islam and democracy and having increasingly developing strong economy among more than fifty Muslim countries.

Shield Operation immediately after the trauma of July 15 attempt of occupation, her playmaking role in Middle East by excluding the Europe and the USA out of the agenda, her existence in Africa, and her constitution of the funds of existence as a challenging competitor power strengthen Turkey’s hand. On the other hand, Turkey’s attack to national and domestic arm industry and choice of air defense mechanisms such as S400 and Patriot missiles out of NATO system led in Europeans dra-

matically to have ambivalence in losing Turkey. More desperately, Turkish people, who consider the European Union as an “external changing mechanism” and rapidly adapting their economy and socio-political structure into Copenhagen political and Maastricht economic criteria on the dates of 2003-2007, today distrust the Union and their demand and claim to the accession to the EU is dramatically decreasing in line with the emotional disengagement to its legitimacy and authenticity. Turkey which suffers huge transformation felt herself forced to maintain her gains and acquirements by changing her administrative system. In this way, permanent chaotic system which appeared as the fragmentation among the president, parliament and bureaucracy was legitimized by the existing parliamentary system. This changing which will possible put into practice after the strategic referendum which will be held on April 16. Thus, bureaucratic tutelage, coalitions, military interventions, weak governments, snap elections, political polarizations, and all kinds of instabilities will be ended. Nevertheless, the decadent European Union declared Turkey as an Other in order to retard or, if possible, prevent the collapse of unification project. As a matter of fact, the European Union needs to an Other in order to exist but they don’t want to lose Turkey even though they don’t have a coherent strategy to do this. I hope the presidential system will be a most concrete response for this pathologic state of mind. *Head of Political Science and International Relations; Dean of Faculty of Economics and Administrative Sciences, Dumlupinar University / husamettininac@yahoo.com

Sayfa 15’teki bulmacanın çözümü


www.ForumUSA.com

13

Perspektif

Issue 198 • April 2017 FORUM USA

George Washington’dan Erdoğan’a: Sistem arayışı Murat Güzel İş Adamı, Politik Aktivist

BETHLEHEM, PA

A

BD’nin çekirdeğini oluşturan 13 koloni, 1776 yılında bağımsızlıklarını ilan etmiş olsalar da Britanya İmparatorluğu her sene önemli miktarda vergi aldığı bu sömürgeyi bırakmak istemediğinden, 13 koloniye karşı savaş ilan etmişti. Birleşik Krallığın bütün çabalarına rağmen bağımsızlık arzusu ile yanıp tutuşan Amerikalıların 1783’te kesin zaferiyle biten savaş, günümüz Amerika’sına gelen yolu açmıştır. Bağımsızlıktan önce Britanya Krallığına her yönüyle bağımlı olan 13 koloni artık özgürdü. Fakat özlemle arzulanan, uğruna savaşlar verilen özgürlük Amerika’da her şeyi çözmemişti. Bağımsızlıktan sonra ise gevşek bir konfederasyon çatısı altında birleşen 13 eyaletin başı olan Kongre tek başına ülkeyi yönetecek güçte değildi. Ayrıca henüz başkan ve üst mahkemede yoktu. Bunların ötesinde Amerika’nın bugünkü iki önemli gücü olan dolar ve dış ticareti de yoktu. Durum hiç te iç açıcı değildi. Bağımsızlık Birleşik Devletlere istikrar ve zenginlik yerine yeni sorunlar getirmişti. Bütün bu sorunlar ile boğuşulduğu günlerde eyalet temsilcileri yeni ülkenin geleceği için bağımsızlıktan 11 yıl gibi kısa süre sonra Philadelphia şehrinde, Bağımsızlık Bildirgesinin imzalandıkları salonda bir araya geldiler. Birleşik Devletler tarihinde Anayasa Toplantıları olarak bilinen bu bu toplantılara başkanlık eden kişi bağımsızlık savaşının kahramanı komutan George Washington, uzun süre konuşmak yerine eyalet temsilcilerini dinlemeyi tercih etmişti. Sorunların çözümü için uzun zamandır arayışta olan Washington toplantıların sonunda ülkesi için en doğru çözümü ‘Ya tek lider altında birleşecek şekilde bir federasyon oluştururuz ya da ömür boyu birbirleri ile çatışan eyaletler olarak kalırız’ diyerek tek yol olarak Başkanlık sistemine giden yolu gösteriyordu. George Washington her devlet için başka bir sistemin uygun olduğunu ve Birleşik Devletlerin parçalanmaması, ileride güçlü bir devlet olması ve geleceğe sağlam adımlarla ilerlemesi için halkın isteklerini yansıtan ve yönetimde çok başlılığı kaldıran ‘Başkanlık sistemi’nin gerekli olduğunu düşünüyordu. Amerika rüyasının temelinde yatan fikirler hala değişmedi ABD’nin kurulduğu tarih olan 1776’dan bugüne kadar gelen süreç, Amerikan başkanlık sisteminin özgürlük ve demokrasi temelinde istikrar ile çalıştığını bizlere göstermiştir. İstikrarın temelinde yatan feraset sahibi ve bilge kurucu babaların ortaya koyduğu değerler bugünün Amerika’sını inşa etmiştir. Ayrıca kurucu babaların ortaya koydukları bu evrensel değerlerden zaman zaman sapılsa da geçen zamana rağmen sistemin hala ayakta durması, bu değerlerin kendi kabuğunu kırarak evrenselleştiğini ve diğer toplumlar için örneklik oluşturabileceğini bizlere göstermektedir. Kurucu değerlerin ortaya konulduğu günden bu zamana uzun yıllar geçmesine rağmen Amerika rüyasının temelinde yatan fikirler hala değişmedi: Tek lider altında birleşmiş güçlü devlet yapılanması, halkın yönetimde söz hakkının genişletilmesi, fren denge mekanizması, sivil, bağımsız ve tarafsız yargı anlayışı ve hesap verilebilirlik. Osmanlı İmparatorluğunun yedi düvele karşı vermiş olduğu mücadelenin ardından Birinci Dünya Savaşı’nın sonucunda parçalanması bütün coğrafya için büyük bir hayal kırıklığı getirmiş olsa da en büyük hayal kırıklığını Anadolu insanı yaşamıştı. Fakat Ankara Siyasal ’da süre dersler veren Oral Sander’in o güzel benzetmesinde olduğu gibi Anadolu insanı bir Zümrüd-ü Anka kuşu gibi Osmanlı İmparatorluğunun küllerinden tekrar doğarak zor şart-

larda da olsa modern Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdular. Amerika’nın kuruluşunda olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu da beraberinde yeni sorunlar getirdi. Tarihin her döneminde özne olmayı başarmış Anadolu insanı Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ile içte ve dışta nesneleştirilmeye çalışıldı. Karmaşık bürokratik yapısı, yönetimdeki iki başlılık ve halk ile uyuşmayan ve dayatmacı politikalar neredeyse 100’üncü yılına gelen Türkiye Cumhuriyeti’ne istikrar getirmedi. Halkın seçtiği milletvekilleri ve Başbakan, ne zaman halka özgün adım atsalar, sorumluluğu dahi olmayan Cumhurbaşkanlığı ile hizaya getirildi. Bunun yanında ise ülkenin değerlerine saygı duymayan, ideolojik gözlüklerine hapsolmuş ve halkına yabancılaşmış sözde entelektüeller bu sürece payanda oldular. Bugün geriye dönüp baktığımda Amerika’nın kuruluşu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin hikayesini birbirine oldukça benzetiyorum. Çünkü George Washington ortaya çıkıp ‘ya başkanlık sistemini bu topraklarda uygulayıp güçlü bir devlet oluruz ya da Avrupalı devletlerin oyuncağı oluruz’ diyene kadar karşımızda bağımsız ama güçsüz bir Amerika tablosu çıkıyor. Fakat özelde Washington’ın genel de ise kurucu babaların temellerini attığı başkanlık sistemi sonrası ise güçlü ve istikrarlı bir Amerika karşımıza çıkıyor. Hikayeleri aynı Daha önce Avrupalı devletlerin oyuncağı olan Amerika, Başkanlık sistemi ile birlikte içeride istikrarı sağlamış, 1900’lü yıllar ile birlikte ise dünyanın en büyük ekonomisi haline gelmiş, uluslararası sistemi siyasal, askeri ve ekonomik olarak tek başına yönlendirme kapasitesine ulaşmıştı. Maceracıların, Piligrimlerin ve kölelerin toprakları denen coğrafya Washington gibi ileri görüşlü bir liderin fikirleri ve başkanlık sistemi ile kısa sürede güçlü bir devlet haline gelmişti. İki ülkenin hikayesini kıyasladığımda başta da belirttiğimiz gibi Amerika hikayesinin Türkiye Cumhuriyetinin hikayesinden aslında çok farklı olmadığını görüyorum. Türkiye Cumhuriyeti de genç Amerika gibi kuruluşundan bu güne kadar tam anlamda istikrar ve ekonomik kalkınmayı sağlayamadı. 2000li yıllar ile birlikte ülkeyi yönetmeye başlayan Ak Parti hükümetleri Türkiye’yi öncekinden çok ileri taşımış olsalar da yine de tam anlamıyla is-

istiyordu. Washington’a göre bu süreç fren denge mekanizması içerisinde tek elden güçlü bir yönetim ile aşılabilirdi. İlerleyen süreçte Amerika’nın gücünü sağlayanda bu oldu. İçeride ki istikrar beraberinde ekonomik kalkınmayı oda beraberinde huzur ve refahı getirdi. Görünen o ki Erdoğan açısından da durum çok farklı değil. Çünkü tam bağımsız Türkiye eşitsizlik yaratan bağımlılık ilişkilerinin kırılması ile sağlanacaktır. Türkiye için referandumun diğer kazanımları ise ülkenin ayaklarında pranga olarak duran vesayet rejiminin yıkılması, gücün halka aktarılması ve bütün paralel yapılanmaların sonunun getirilmesi olacaktır. Referandum sonunda gelecek sistemin, elbette gedikleri olacaktır. Unutmayalım ki herşey bir anda düzelmeyecektir. Fakat halkımızda bu iyileştirmelerin peşini bırakmayacaktır. Çünkü demokrasi tek gidişli otoban gibidir. Geri gidilmez. Samimi ve yapıcı eleştiriler yerine, ideolojik körlükle yeni sisteme karşı çıkmak, ülkenin ilerlemesinin önüne geçmektir. İddia edildiği gibi Mesele Erdoğan’a daha fazla yetki vermek de değildir.Mesele halkın onundeki vesayetin yıkılmasi ve halkın iradesinin önünü açilmasidir. Erdoğan’da bir fanidir. Yarın kimin geleceği belli değildir.

Washington gibi ileri görüşlü bir liderin önderliğinde bir araya gelen Amerikan halkı istikrar ve ekonomik kalkınmanın önünü başkanlık sistemi ile açtı. Bugün Türkiye’de yaşananlar o zamanın Amerika’sında yaşananlardan çok farklı değil.

tikrar ve ekonomik kalkınmanın önü hala açılabilmiş değil. Washington gibi ileri görüşlü bir liderin önderliğinde bir araya gelen Amerikan halkı istikrar ve ekonomik kalkınmanın önünü başkanlık sistemi ile açtı. Bugün Türkiye’de yaşananlar o zamanın Amerika’sında yaşananlardan çok farklı değil. Cum-

hurbaşkanı Erdoğan önderliğinde ki Türk halkı istikrar ve ekonomik kalkınmanın önünü bu referandum ile getirilecek olan yeni sistem ile açmak istiyor. Bu yönden baktığımızda nasıl Amerika ve Türkiye hikayesi birbirine benziyorsa bence George Washington ve Recep Tayyip Erdoğan’ın hikayeleri de birbirine benziyor. George Washington gibi Erdoğan da bağımsız olmuş ama hala içeride istikrarı, uzlaşıyı ve ekonomik kalkınmayı tam olarak sağlayamamış ve yabancı devletler tarafından içeride ki uzantılar kullanılarak istikrarsızlaştırılmaya çalışılan bir halkı ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ ile tekrar ayağa kaldırmaya çalışıyor. Bağımlılık ilişkilerini yok eden bir sisteme sahip olmadan gerçek bağımsızlığın kazanılamayacak olduğunu kavramış olmak çok önemlidir. Washington, Birleşik Krallık ile mücadele sonucunda bağımsız olmuş Amerika’yı başkanlık sistemi ile bağımlılık ilişkilerinden kurtarmak

Vesayet engellenecektir Amerika’da “checks and balances” olarak anılan fren ve denge mekanizmasının Türkiye’de güçlenmesi; hükümet, meclis ve yargı arasındaki güç ayrımı ve dağılımını sağlayacaktır. Her gücün biribirini denetlemesinin önü açılarak herhangi birinin daha güçlü olması ve diğerleri üzerinde vesayet kurması engellenecektir. Amerika’nın Avrupa ile olan bağımlılık ilişkisini başkanlık sistemi ile nasıl yıktığını görünce Türkiye’deki referandumunda önemi kolay bir şekilde gözler önüne serilmektedir. Hatta Türk halkının da referandum sonucunda ulaşmak istediği hedefler, anayasanın değiştirilmek istenen maddelerine bakıldığında, Amerikan halkının o zaman ki isteklerinden çok da farklı değildir. Tek lider altında birleşmiş güçlü devlet yapılanması, halkın yönetimde söz hakkının genişletilmesi, fren denge mekanizması, sivil, bağımsız ve tarafsız yargı anlayışı ve hesap verilebilirlik. Bütün bu süreci karşılaşmalı olarak incelediğimizde kuvvetler dengesine dayanan başkanlık sistemi nasıl Amerika’nın önünü açtıysa, bu referandum da Türkiye’nin önünü açacaktır.


www.ForumUSA.com

14

Issue 198 • April 2017 FORUM USA

Emlak Dünya emlak devlerinin yarıştığı New York’ta emlak danışmanlığı yapan Nesrin Feradov:

‘ABD’nin borç limiti çıkmazı kredi notunu tehdit ediyor’

‘Uzmana danışmadan New York’tan ev almayın!’

Washington merkezli Bipartisan Policy Center’ın Mali Politikalar Direktörü Shai Akabas, ABD’de yaşanan borç limiti çıkmazının ülkenin kredi notu ve borçlanma maliyeti açısından ciddi risk yarattığını belirtti. Akabas, “16 Mart’ta borç limiti 19,8 trilyon dolarda devreye girdi. Bu tarihten sonra federal hükümetinin, ABD Kongresi ilgili kanunu değiştirmedikçe bu rakamdan daha fazla borçlanması yasak” dedi. AA

Dünya genelinde tüm ülkelerden gayrimenkul yatırımcılarının gözbebeği olan New York’un Manhattan bölgesinde faaliyet gösteren Türk emlak danışmanı Nesrin Anjollie Feradov, emlak sahibi olmak isteyenlere önemli tüyolar verdi, bir uzmana danışmadan ev alınmamasıni önerdi DİLEK KAYA FORUM USA

New York’a okumaya gelen üniversitelilerin dahi ev sahibi olarak okul indirimden yararlanabileceğini anlatan Feredov, emlak almak isteyen çocuklu ailelere de önerilerde bulundu.

“New York cazibe merkezi” “New York ticaret, finans, medya, sanat, moda, araştırma, teknoloji, eğitim ve eğlence merkezi yani kısaca dünya başkenti. Aynı zamanda hareketli hayatların yaşandığı rüyalar şehri” değerlendirmesinde bulunan Feredov, kentin bu haliyle gayrimenkul yatırımcıları için bir cazibe merkezi olduğunu dile getirdi. Senede 40 milyon turistin ziyaret ettiği New York şehrinin ünlü Manhattan bölgesinde faaliyet gösterdiğini anlatan Feradov, dünya ekonomisine ilişkin önceden edindiği bilgiler ve emlak piyasasındaki tecrübeleri ile emlak yatırımlarının 5 yıl sonraki halini değerlendirebildiğini ifade etti.

Pamuk prensesin evi 825 bin dolara satılıyor! Washington DC yakınlarındaki Olalla, Gizli Vadi’de bulunan masal evi bir emlak şirketi tarafından 825 bin dolar fiyatla satışa çıkarıldı. İlk anda gerçek dünyaya ait olamayacakmış gibi görünen bu masal kulübesinin dört yatak odası ve dört tane de banyosu var. 1970’lerde inşa edilen kulübe, bölgede yaşayanlar tarafından Pamuk Prenses evi olarak isimlendiriliyor.

“Benim için esas olan müşterimin beklentisi” Feredov müşterilerinin bu nedenle kendisinin görüşünü alarak emlak sahibi olduğunu belirterek “Bir emlakçı için esas olan o emlağı satmak. Ancak alıcı hayatını geçireceği evi seçerken tüm detayları düşünmeli. Ben müşterilerimle bir emlaktan ve emlağın konumundan beklentilerini, şehre uzaklığını, yakınlığını, okul çağındaki çocuklarının eğitimlerine kadar her şeyi konuşuyorum. Onların ne

Enflasyon 5 yıl sonra Fed’in hedefini yakaladı ABD’de enflasyon şubatta yaklaşık 5 yıl aradan sonra ABD Merkez Bankasının (Fed) yüzde 2 hedefini yakaladı. Kişisel gelirler şubatta yüzde 0,4 artarak beklentiyi karşıladı. Kişisel harcamalar ise yüzde 0,1 artışla beklentinin altında kaldı.

En ufak kalesi 550 bin pounda satışta! Warwickshire’da yer alan Molly’nin Evi adlı ülkenin en ufak kalesi satışa çıktı. 0.61 dönüm arazi içinde yer alan kale, aslında zamanında bir misafirhane olarak tasarlanmış. 1980’li yıllarda inşa edilen bu kalenin içinde dekoratif sarmal merdiven, Viktorya tarzı şömineli bir yemek odası yer alıyor. Ayrıca bir yatak odası, bir banyo, oturma odası da kalede mevcut.

Her üç kişiden birinin 170 ayrı dil konuştuğu New York’ta faaliyet gösteren Türk emlak danışmanı Nesrin Anjollie Feredov, dünya başkentinde gayrimenkul sahibi olmanın kolaylıklarını Forum USA okurları için anlattı. Feradov, “New York yatırım açısından gün geçtikçe daha fazla değerlenen bir maden gibi düşünebiliriz. Her zaman popülaritesini koruyan bir şehir. Doğru kararlarla ve finansal bütçeyle büyük fırsatlara dönüşebilir” açıklamasında bulundu.

NESRIN ANJOLLIE FEREDOV

projeleri var. Amerikan hükümeti inşaat sektörüne destek vermeye başladı. Bu sayede Green Card (Yeşil Kart) ile Amerika’da yasal olarak yaşama hakkını elde ediyorlar. Emlak sektöründen de yatırım yapanlar aynı zamanda Amerika’dan vatandaşlık hakkını elde edebilecek Green Card’ı prosedürler açısından ekstra avantaj olarak görüyorlar. Satın alınmak istenilen bir evin tüm kredi işlemleri, hukuksal işlemler ve vatandaşlıkla ile ilgili tüm süreçlerinde müşterilerime yardımcı oluyorum. Evi sattıktan sonra bile evin iç tadilatlarından elektrik, su, doğalgaz gibi tüm yasal işlemlerine kadar müşteriyle irtibatımızı devam ettiriyoruz” dedi.

Nesrin Anjollie Feradov kimdir? Amerika’ya 1972 yılında göç eden bir ailenin kızı olan Feradov, eğitimini ekonomi ve finans alanında tamamlayarak iş hayatına bankacılık sektöründe başladı. Feradov, Amerika’nın yanı sıra 1994 – 1999 yılları arasında da Türkiye’de birkaç finans kuruluşunda özel

bankacılık bölümünde portföy yöneticiliği yaptı. 2007 yılındaki büyük krizde ağır darbe alan bankacılık sektörü kapanan finans kuruluşları nedeniyle sektör değişikliğine giden Feradov, kısa sürede emlak sektöründe de kendinden bahsettirmeye başladı.

“Amerika’ya okumaya gelen öğrenciye ev sahibi olma imkanı

500 bin dolar EB5 yatırımı ile vatandaşlığa da hak kazanılan ABD’de 300 ile 500 bin dolara alınan ev yıllık net 40 bin ila 60 bin dolar kira getirisi sağlıyor.

istediğini çok iyi dinleyip sonrasında uygun emlakları bulup öneriyorum. Emlak danışmanları sadece ev satmak için değil işte tam da bu yüzden var” diye konuştu. Trump’ın Başkanlığı emlak piyasalarında heyecanla karşılandı ABD’nin yeni başkanı Donald Trump’ın piyasalar üzerindeki etkisine de değinen Feradov, “Trump’ın başkan olması emlak piyasalarının geleceği açısından olumlu karşılandı. Piyasalardaki genel görüş seçimlerin öncesinde belirsizlik nedeniyle oluşan durağanlaşmanın yerini hareketliliğe bırakması yönünde. Son bir kaç senedir özellikle Çinli yatırımcıların yer aldığı emlak sektörü durgun devam ediyordu. Son dönemde gözle görülür şekilde dikkat çeken yeni bina

Ev alacak aileler için eğitimine devam etmesini araştır ması istedikleri çocuklarını buokul New York ve New Jersey raya gönder meden önce bölgesinde ev alım işlemler- gerekli okul araştırmasını indeki hassasiyetlere değin- biz yapıyoruz. Aynı zamanen Feradov, “Ev satın almak da okul bölgesindeki uygun isteyen aileler için öncelikle olabilecek evleri belirleyerek tavsiyemiz çocukl arına Amerika geliri olmasa dahi uygun olan okulu seçip o kendi ülkesindeki gelirini bölgede ev araştırmasına beyan ederek kredilendirme başlamak. Türkiye ve diğer işlemin in yapılm asına ülkelerde yaşayanlar için yardımcı oluyoruz. Gelen bizim yapmış olduğumuz öğrenci kira ödemek yerine bir çalışma var. Amerika’da morgate sistemine dahil oluy-

Ekonomi açısından önemli bir gösterge

Amerika’daki gayrimenkul işlemlerinin bir havuzda toplandığını belirten Feradov “Tüm alış-satış ve kiralamaya konu olan gayrimenkuller havuz olarak adlandırdığımız bir sisteme kayıtlı. Ekonomik veriler değerlendirilirken emlak piyasasının verileri de baz alınarak değerlendiriliyor. Bir evle ilgili piyasa araştırması yaparken tarihlere göre belirleyebiliyoruz” dedi.

or ve ödemiş olduğu kredi tutarı ile borcunu azaltıyor. Okul bittiği dönemde ise evin satışına yardımcı olup, yıllar içerisinde değerlenmiş olan evi hiçbir finansal kayıp yaşamadan çoğunlukla kar ederek satışını gerçekleştiriyoruz” dedi. Amerika’da bir gayrimenkul sahibi olarak yasal oturum izninizin olması durumunda okul ücretinde indirim ler yapılıyor.

New York’ta daire satın alırken araştırılıyorsunuz

Belli bölgelerde daire almak için uygulanan prosedürlere değinen Feradov “New York’un elit kesiminin yer aldığı bölgelerde ne kadar paranız olursa olsun bir araştırmaya tabi tutuluyorsunuz. Eğer o dairenin yer aldığı yönetim size uygun görmez ise size herhangi bir açıklama dahi yapmadan ne kadar çok paranız olsa da o daireyi satın alamıyorsunuz.


Issue 198 • April 2017 FORUM USA

www.ForumUSA.com

15

Aile-Eğlence

Geçmişin çocuğu zamane ebeveyni (II) varken postayla gelen hasret yüklü mektuptaki gözyaşıyla okunamaz olmuş kelimeleri tanımalarını bekleyemeyiz onlardan. Sevdiği dostunun, akrabasının sesini duymak için beklemeli arama yapıp heyecanla aranmayı beklemek masalsı bir anlatımdan öte anlam taşımaz onlar için. Ellerine aldıkları kitabın kâğıt kokusunu içlerine çekerek sayfalarını çevirmeyi de unutmaktalar zamanla. Dijital okuma ekranlarıyla oyundan kurtulabildikleri ölçüde her yerde her zaman okuyabilirler nasılsa. Koca kitapları satın almaya, taşımaya ne gerek var… Alışveriş, bilgisayar ekranındaki sanal reyonlarda rahatlıkla yapılabilir tezgâhtarın tavsiyesi alınmadan da… Her şey “şimdi ve hemen”dir teknoloji sayesinde. Bekleye-

YAZI: FAHRÜNNİSA ERDEM (EĞİTİMCİ)

D

oksanüç yılı kışında okulumdan evime en fazla bir saatte dönmek ümidiyle bindiğim otobüs hattındaki yolculuğum, İstanbul E-5 karayolunun Merter bölgesinde yaşanan su baskını nedeniyle altı saate çıkmıştı ve aileme içinde bulunduğum durumu anlatmak için bir yol bulamamıştım. Meraklanan yakın akrabalarım evi doldurmuş ve gece yarısı eve dönüşüm bir nevi hacı karşılama merasimine dönüşmüştü. Yıllar sonra bir sohbet ortamında bu hatıramı cep telefonsuz hayatı hayal dahi edemeyen çocuklarıma naklettiğimde muhatap olduğum soru “E anne, cep telefonunun şarjı mı bitmişti, başkasından arasaydın ya dedemleri” olmuştu. İşte o zaman çocuklarımla benim dünyaya bakışta taşıdığımız farklı gözlükleri şaşırtıcı bir biçimde fark etmiştim. Cereyan eden olaylara ve hatta geçmişte Bugüne doğanlar, şimolup bitenlere ilişkin yorumlarımız dinin çocukları iletişim arasında asla bir araya getirilemeyecek farklı hareket noktaları kurmak için duymak, bulunuyordu.   dokunmak, hissetmek Yine bir gün oğlum ortaokulda zorunda değiller. Böyle proje ödevi için internette gezinip işine yarar hazır bilgi bulamayışını bir ihtiyacın olddert edince, benim ortaokul yıluğunun farkında bile larımda -“proje” kelimesinin büyük inşaat planları için kullanıldığı yıldeğiller. larda- “dönem ödevi”mi yaparken sahip olduğum imkanları anlattığımda, beni acımayla karışık hayretle dinlediğini hatırlıyorum. Bilg- Bugüne doğanlar, şimdinin çocukinin internet deryasından dizüstü ları iletişim kurmak için duymak, bilgisayarlarla parmaklarımıza dokunmak, hissetmek zorunda akmadığı, bazen evimizin misafir değiller. Böyle bir ihtiyacın oldodasındaki dekoratif kütüphanenin uğunun farkında bile değiller. raflarında, bazen komşu dairel- epey bir zorlanmıştı: “Eskiden erdeki büfelerde dantelle örtülmüş proje yapmak ne kadar da zorgenel kültür ansiklopedilerinde, muş!! Yani siz o zamanlar evinbazen de halk kütüphanelerindeki izdeki ya da mahalledeki internet kaynak kitap raflarında elle not kafedeki bilgisayarlarla ödevinizi alarak ya da daha sonraki dönem- yapamıyor muydunuz?”… diyerek NISAN17.qxp_BULMACA-26.qxd 6.04.2017 02:43hayretini Page 1 dile getirmişti. Tuşlara lerde fotokopi gibi bir dünya harikasıyla ulaşılmayı beklediği yıl- dokunma zahmetine bile gerek lardan bahsedince, oğlum  bizim kalmadan yazıcıdan hem de renöğrencilik şartlarımızı anlamakta kli çıkış alabilme lüksüne sahip

bir neslin, mürekkebi evde doldurulmuş dolmakalemle kitaptan kağıda aktarılan bilginin kıymetini hissetmesini beklemek hiç gerçekçi değildi. “Evet ya, zordu ama biz o zaman bu zorluğun farkında değildik” diyerek cevap verdim, bu kez onun benim zamanımla empati yapabilmesine yardımcı olmak için. Bakışlarımızla birbirimizi; hangi dünyalardan süzülüp geldiğimizi ve şu an nerede olduğumuzu anlamaya çalıştık. Devam eden sohbet, baktığımız pencerelerden görünen manzaraların hiç de aynı olmadığını hissettirmişti ikimize de.  Bugüne doğanlar, şimdinin çocukları iletişim kurmak için duymak, dokunmak, hissetmek zorunda değiller. Böyle bir ihtiyacın olduğunun farkında bile değiller. Göz göze, diz dize oturmaya ne gerek var, oldukları yerden binlerce kilometre ötedeki hazır bilgiye bir tıkla ulaşabiliyorlar nasılsa… Ellerindeki ekrana dokunarak en kestirmeden kelimeleri sıralamak ve arada emojilerle kelimelere duygu katmak

cek, özleyecek, sabredecek ve sabırla olgunlaşacak vakit yok… Bu yeni durumu sonradan gören “göçmen” ebeveynlere hüzünlü gelen bu tablo yeni nesil “dijitalin yerlisi”

ÇENGEL BULMACA Ezgi Ara, aralık, uzaklık

Geçinmek için gerekli şeyler Sözgelişi

Yaşamakta olan

Bir okulu bitirmiş İki atlı kızak

Bulmacanın çözümü sayfa 12’de

Lehçe Sodyumun sembolü

Deniz

sevgili çocuklarımızın en sıradan gerçeği. Çocuklarımızın gerçeği zamanın gerçeğidir bir bakıma.   Peki, biz yerli onlar göçmen mi kalacağız hep? Bu gidişat nasıl demlenecek? Bunu zamanla hep beraber görüp öğreneceğiz. Fakat uzmanlara, bu konuya kafa yoranlara soracak olursak bunun yolu el ele verip bizim onlara “göçmen” olmanın, onların da bize “yerli” olmanın ne demek olduğunu inatla öğretmesinden geçiyor…  

Tam tersine, aksine

Anlaşma, uyum

Açıktan açığa Bir hayvan

İçel’in bir ilçesi Büyük anne

Alt kurul Pislik

İyiden iyiye Mahkeme kararı Bir malın satış ve sürüm değeri Yetersiz

Geveze Resimdeki oyuncu

Sınır İncelik, güzellik, zariflik Kök boyası Radonun sembolü

Damarlarda dolaşan sıvı Gecikme

Bir parça, azıcık

İslamın beş şartından biri Çabuk olan, süratli Kaybolma, yitme

Paylamak, tekdir etmek Bir ilimiz Kamera görevlisi

Kontenjan Muhtemel sayısı

Rutubet Öldürme, yok etme, telef etme

Tayin etmek

Yumurta biçiminde olan İlkel bir silah İkaz, ihtar, tembih

Para dolabı Takma ad Kuş barınağı Lakırdı, söz

Ana yurt Dar ve kalınca tahta Dostlar

İnek Cerrahi derisinden operasyon bir tür ince Bir ilimiz meşin Bir renk Baston Fas’ın plaka işareti Peşin para

İmtihan

Ensiz Yüzün her iki yanı Büyük tren istasyonu Mitolojik bir çalgı

Bir yarış kayığı, futa

Rus köylüsü

Baskı sayısı Hayret sözü

Özlenen vatan Çekişme, kavga

Suni

Anlam Kişi, şahıs

Bir renk Avuç içi

Kuramsal Nikelin sembolü

Ülke Bataklık gazı

Yapı Bir işin doğrusu, gerçek

Yumuşak, hoş, ince bir güzelliği olan

Araba lambası Sevgili

Sanayi Kalın ve kaba bir kumaş

Bir pamuk cinsi Düşünce

Fikir yazıları

Cet, dede Rütbesiz asker Bir yazıya ek olarak katılan parça

Kısa zaman

Kısa imza


www.ForumUSA.com

16

Dünya

Issue 198 • April 2017 FORUM USA

Trump: Suriye’deki vahşi iç savaşı durdurmanın zamanı geldi

‘Güvenlik için elzemdi’ ‘AB’nin sınırları sığınmacılara karşı korunmalı’ Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’de resmi temaslarda bulunan Macar mevkidaşı Janos Ader ile bir araya geldi Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar Kitarovic, sığınmacı krizine ilişkin “Balkanlar rotasının kapalı kalması, bu anlamda Türkiye ile diyaloğun sürdürülmesi ve AB’nin sınırlarının korunması gerektiği konusunda mutabıkız” dedi. Macaristan Cumhurbaşkanı Ader ise “AB’nin dış sınırları korunmalı, sığınmacıların yasa dışı yollarla AB’ye girmelerine izin verilmemeli” diye konuştu.

İdlib’in güneyindeki Han Şeyhun beldesine düzenlenen klor gazı içerikli saldırıda ölü sayısı 100’ü geçerken, çoğu çocuk 500 sivil de yaralandı.

ETA artık silahsız bir örgüt

DONALD TRUMP

İspanya’nın kuzeydoğusunda Bask bölgesinin bağımsızlığı için 59 yıldır mücadele eden ve Avrupa Birliğinin (AB) terör örgütleri listesinde bulunan ETA, artık “silahsız bir örgüt” olduğunu duyurdu.

‘Yemenli 500 bin çocuk ölümle karşı karşıya’

ABD’nin Beşşar Esad rejimine ait askeri bir üssü hedef almasından kısa süre sonra, Başkan Donald Trump, “ABD’nin güvenliği için elzemdi. Daha önceki girişimler başarısız olduğu için mülteci krizi devam ediyor ve bölgedeki istikrarsızlık ABD’yi ve müttefiklerini tehdit ediyor” açıklamasını yaptı

Erdoğan: “Esad rejiminin kimyasal savaş suçlarına karşı atılmış bu operasyonu olumlu bulduğumuzu söylüyorum.

Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, “Yemen, Sudan ve Etiyopya gibi yerlerde kuraklıktan dolayı açlık felaketi var. Yemenli 500 bin çocuk, 300 milyon dolarlık ilaç ve gıda, çocuk gıdası, bebek maması bulamazsa her gün ölüm tehlikesiyle yaşayacak” dedi. Kaynak, 25 Nisan’da Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin davetiyle bir ‘Yemen Konferansı’ düzenleneceğini söyledi.

Kanada, Rusya ve BM’den şikayetçi Kanada Dışişleri Bakanı Chrystia Freeland, “Kanada, BMGK oylaması sırasında Rusya’nın vetosundan üzüntü duymuştur. BM’deki sistemli tıkanıklık, Suriyelilerin acısını görmezden geliyor ve Suriye’deki zulmün faillerinin hesap vermesini önlüyor” dedi.

‘ABD isterse savaşa gideriz’ Kuzey Kore Dışişleri Bakan Yardımcısı Han Song Ryol, ABD’nin Başkan Donald Trump yönetiminde “daha hırçın ve agresif” olmaya başladığını söyledi. Trump’ın Kuzey Kore’ye yönelik politikalarını geçmiş yönetimle karşılaştırdıklarını belirten Han, “Onlar isterse savaşa gideriz. Halihazırda elimizde güçlü nükleer caydırıcı silahımız var” dedi. Han, ABD’nin önleyici saldırısıyla karşı karşıya kaldıklarında eli kolu bağlı durmayacaklarını da vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump, Beşşar Esad rejimine ait askeri bir üssün Amerikan füzeleriyle vurulmasına ilişkin konuştu. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmek üzere Florida’da bulunan Trump, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “Kimyasal saldırının yapıldığı askeri üssü hedef alan bir saldırı emrini verdim. Suriye’deki füze operasyonu ABD’nin güvenliği için elzemdi” dedi. “Hiç şüphe yok” Açıklamasında Suriye’nin İdlib kentinin Han Şeyhun beldesindeki sivilleri hedef alan kimyasal saldırıyı hatırlatan Trump, “Suriyeli diktatör Beşşar Esad, korkunç kimyasal saldırıyı gerçekleştirdi. Bu barbar saldırıyla birçok insan ve hatta güzel bebekler yavaş, vahşice ve insafsız-

ca öldürüldü. Esad yardıma muhtaç erkek, kadın ve çocukların canını aldı. Suriye rejiminin kimyasal silah kullandığına hiç şüphe yok” dedi. Trump, sözlerine şöyle devam etti: “Suriye’deki vahşi iç savaşı sona erdirmenin, teröristleri yenmenin ve mültecilerin evlerine dön-

mesini sağlamanın zamanı geldi. Daha önceki girişimler başarısız olduğu için mülteci krizi devam ediyor ve bölgedeki istikrarsızlık ABD’yi ve müttefiklerini tehdit ediyor. Bu akşam tüm medeni ülkeleri, Suriye’deki katliamı ve her türlü terörizmi durdurmak için ABD’ye katılmaya davet ediyorum.”

Erdoğan: Olumlu ama yeterli değil Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İdlib’teki ‘kimyasal saldırı’ sonrası ABD’nin Suriye’de Şayrat Hava Üssü’ne füze saldırısı düzenlemesine ilişkin olarak, “Esad rejiminin kimyasal savaş suçlarına karşı atılmış bu operasyonu olumlu bulduğumuzu söylüyorum. Ama yeterli görmüyorum” dedi.

Türk ve Müslüman STK’lar saldırıyı kınadı ABD’de Türk toplumu ve Amerikalı Müslümanları temsil eden STK’ların açıklamalarında Esed rejiminin İdlib’deki kimyasal silah saldırısı kınandı. TASC, MÜSİAD ABD, USCMO ve CAIR’in yaptığı açıklamalarda Esed rejiminin kimyasal silah saldırısı “tüm insanlığa karşı işlenmiş bir suç” olarak nitelendirildi.

Suriye’de Beşşar Esed rejimi, muhaliflere ve sivillere karşı kimyasal silah kullanımından vazgeçmiyor. ABD-Rusya anlaşmasıyla stoklarını imha etme güvencesi veren rejim, anlaşmadan bu yana en az 162 kez kimyasal silah kullandı. Esed rejimi, 21 Ağustos 2013’te Şam’ın Doğu Guta bölgesinde kimyasal silah kullanmış, bin 400’ün üzerinde sivilin hayatını kaybetmesine, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 10 binin üzerinde sivilin yaralanmasına neden olmuştu.

ABD, DEAŞ’ı ‘tüm bombaların anası’ ile vurdu İdlib’in güneyindeki Han Şeyhun beldesine düzenlenen klor gazı içerikli saldırıda ölü sayısı 100’ü geçerken, çoğu çocuk 500 sivil de yaralandı. İdlib’in güneyindeki Han Şeyhun beldesine düzenlenen klor gazı içerikli saldırıda ölü sayısı 100’ü geçerken, çoğu çocuk 500 sivil de yaralandı.

Pentagon, Amerikan ordusunun envanterindeki en büyük GPS güdümlü nükleer olmayan bombasının Afganistan’da terör örgütü DEAŞ’a ait mağara ve sığınakları imha etmek üzere kullanıldığını duyurdu ABD’nin, Afganistan’ın Nangarhar ilinde terör örgütü DEAŞ hedeflerine yönelik kullandığı “tüm bombaların anası” olarak bilinen GBU-43’ün, ABD envanterindeki en büyük iki bombadan biri olduğu ortaya çıktı. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Amerikan ordusunun envanterindeki en büyük GPS güdümlü nükleer olmayan bombasının Nangarhar ilinin Archin kasabasında DEAŞ-Horosan olarak bilinen DEAŞ’ın Afganistan’daki koluna ait mağara ve sığınakları imha etmek üzere kullanıldığını duyurdu. Pentagon’un açıklaması dikkatleri GBU-43 bombasına çevirdi. Teknik

adı büyük ordonat hava bombası olan GBU-43, Amerikan ordusunda kısaltması olan MOAB’dan türetilen “tüm bombaların anası” (Mother of All Bombs) olarak da biliniyor.

Afganistan Devlet Başkanlığı açıklama yaptı Afganistan Devlet Başkanlığından yapılan yazılı açıklamada, saldırının DEAŞ tehdidini önlemek için gerçekleştirildiği ve bu terör örgütüne karşı bölgede operasyonların sürdüğü bildirildi. Eski Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai ise saldırıyı şiddetle kınadığını açıkladı.

AB ülkeleri sığınmacılar konusunda sözünü tutmadı AB Komisyonu, üye ülkeler Yunanistan ve İtalya ile anlaşma yapılan Türkiye, Ürdün ve Lübnan’daki sığınmacıların Avrupa’ya yerleştirilmesine ilişkin 11’inci raporunu açıkladı. Rapora göre, AB, İtalya ve Yunanistan’daki sığınmacıları diğer üye ülkelere yerleştirme planında başarısız oldu. İtalya ve Yunanistan’dan toplam 160 bin sığınmacının eylül 2017’ye kadar diğer AB ülkelerine yerleştirilmesi kararı alınmış

olmasına rağmen, AB Komisyonunun verilerine göre 10 Nisan itibarıyla 5 bin 1’i İtalya’dan, 11 bin 339’u Yunanistan’dan olmak üzere sadece 16 bin 340 sığınmacı çeşitli ülkelere yerleştirilebildi. 22 bin 504 sığınmacıyı kapsayan ve Temmuz 2015’te kabul edilen plan kapsamında AB ülkelerine yerleştirilmesi sözü verilen Türkiye, Ürdün ve Lübnan’daki sığınmacıların alınmasında ise sayı 15 bin 492’de kaldı.


www.ForumUSA.com

17

Issue 198 • April 2017 FORUM USA

Gündem

İngiltere Avrupa Birliği’nden ayrılıyor

Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, Komisyon’a müzakereleri yürütmesi için yetki vermeleri adına 27 üye ülkeyi acil zirveye çağıracak. Zirveden sonra, Avrupa Komisyonu, liderlerin verdiği yetkiye dayanarak müzakerelerin prensipleri üzerine bir rehber yayınlayacak. Nisan/Mayıs

2017’de İngiltere’nin 50’inci maddeyi resmen işletmesinden sonra ayrılma koşulları ve gelecekteki ilişkilerin nasıl şekillendirileceği müzakere edilecek. Sonbahar 2017’de İngiltere hükümeti AB’den ayrılmak ve AB ile ilişkili bütün yasaların devreden kalkması yasasını oylayacak. Ekim 2018’de müzak-

ereler sona erecek. Varılacak anlaşmanın AB tarafından kabul edilmesi için AB üyesi ülkelerin yüzde 72’sinin onayı gerekecek. Ekim 2018 - Mart 2019 arasında İngiltere Parlamentosu, Avrupa Konseyi ve AP, yapılan anlaşma üzerinde oylama yapacak. Mart 2019’da İngiltere resmen AB’den ayrılacak.

İngiltere Başbakanı May, Brexit mektubunu imzaladı. May’in imzaladığı mektubun AB Konseyi Başkanı Tusk’a iletilmesinin ardından başlayacak süreç 2 yılda tamamlanacak.

Yasak kararı ekonomik

THY’den ABD uçuşlarında ücretsiz internet hizmeti

Elektronik cihaz yasağına rağmen Amerika’daki işadamları olarak uçuşlarda THY’yi kullanmaya devam edeceklerini söyleyen MUSIAD USA Başkanı Mustafa Tuncer, “Bunun ticari bir engelleme olduğunu düşünüyorum. 11 saat laptopumdan uzak dururum fakat THY ile uçmaya devam ederim” dedi

ABD’de ticaret yapan Türk iş adamları, Başkan Donald Trump’ın bazı havayollarıyla yapılacak direkt uçuşlara yönelik elektronik cihaz yasağının gerçek nedeninin güvenlik değil, ekonomik misilleme olduğunu savundu. Tuncer: Ticari bir engelleme Kararın güvenlikten ziyade, ekonomik sebeplerle oluşturulduğu izlenimi verdiğini söyleyen MÜSIAD M. TUNCER ABD Başkanı Mustafa Tuncer, “Bu kısıtlama, dünya hava trafiğinde önemli bir yeri olan İstanbul’a, yani Türkiye’ye dönük ticari bir engelleme olarak algılanıyor. Serbest piyasa ekonomisine inanan kurumumuz, uygulamaya konulan bu yasağın hava yolu firmaları arasında haksız rekabete neden olacağını düşünüyor. Stratejik hamleler ile yapılan güvenlik gerekçeli uygulamaların gerçeklikten uzak olduğunu, THY gibi yükselen global bir markaya dönük, haksız bir uygulama olduğunu belirtiyoruz. MÜSİAD ABD olarak Amerikalı yetkililerin bu yanlış adımdan bir an evvel dönmesi gerektiğini hatırlatıp güvenlik ve teknoloji noktasında dünya standartlarında hizmet veren İstanbul havaalanın da içinde olduğu bu kararın yanlışlığını vurgulamak istiyoruz” ifadelerini kullandı. Koçak: Uzun süreli olmaz TACCI Başkanı Ali Koçak yaptığı değerlend i r mede; “Bu uygulamanın uzun süreli olacağını düşünmüyorum. Uzun soluklu başarısızlıkALİ KOÇAK la sonuçlanacak bir uygulama olduğu kanaatindeyim. Ben bu uygulamanın Trump yönetiminin işe gelmeden önce seçim propagandası olarak kullanmış oldukları argümanlarını kendi seçmenini memnun etmek üzere hareket ettiğini düşünüyorum. Hayat bulan bu kısıtlamanın uygulamasının zor olacağı kanaatindeyim” dedi. “Yasağa rağmen THY ile uçmaya devam edeceğim” ABD’de 2000’li yıllardan bu yana organik gıda üzerine ticaret yapan iş adamı Murat Güzel, sunduğu hizmet

ABD’nin 8 ülkeden doğrudan uçuşlarda yolcuların, cep telefonundan büyük elektronik cihazları kabine almalarını yasaklayan karara ABD’de yaşayan Türk iş adamlarından tepki geldi.

kalitesi ve İstanbul’dan ABD’ye direkt uçuşları sebebiyle THY’yi tercih ettiğini söyledi. Güzel, şirketinin ABD merkeM. GÜZEL zli olması sebebiyle gerek kendisinin, gerekse çalışanlarının sık sık Türkiye’ye seyahat etmesi gerektiğine dikkati çekerek, “Türkiye ticari olarak şirketimiz adına önemli bir yere sahip” diye konuştu. Bilici: Rahatsız edici bir karar İstikbal Furniture Sahibi İş adamı Mehmet Bilici ise Türk Amerikan dostluğunu zedeleyici bu yasaklamayı M. BİLİCİ rahatsız edici olarak tanımlayarak; “Bu uygulamanın Türk Amerikan ilişkilerini olumlu yönde ilerleteceğini düşünmüyorum. İş adamlarının bir sıkıntı yaşayacağını da düşünmüyorum. Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur; bu yasağın sadece birkaç ülke üzerinden uygulanması ve Türkiye’nin de bu ülkeler arasında yer alıyor olması rahatsız edici” dedi. Çınar’a göre THY’nin rakiplerine güç kazandırılıyor Kararın arkasında başka nedenler

olabileceğini belirten THO Başkanı Ali Çınar da “İstanbul havalimanından ABD’ye yapılan uçuşlarda, hiçbir yerde olmayan ciddi güvenlik kontrollerin yapılıyor olması ve Avrupa’da da yabancı kökenli yolcuların bulunmasına rağmen bu yasağın Avrupa’dan herhangi bir havaalanına getirilmemesi bizde kuşkulara neden oluyor” ifadesini kullandı. Çınar, Türkiye’nin havayolu ulaşımı konusunda

Büyükelçi Kılıç: Kabul edilemez Kararı ‘kabul edilemez’ olarak değerlendiren Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç; “THY’nin ve Türkiye’deki havalimanlarının diğer ülkeler ile aynı potada değerlendirilmesi kabul edilebilir değildir. Amerikalılarla bu konudaki görüşmeleri yürüteceğiz” açıklamasında bulundu.

A. ÇINAR

“hub lideri” olmaya başladığı bir dönemde bu tür kısıtlamalarla yolcu kaybı dahil rakiplerine güç kazandırıldığını vurguladı.

Yıldız: Her koşulda THY’yi desteklemeyi sürdüreceğiz New York’ta gıda sektöründe faaliyet gösteren iş adamı Levent Ali Yıldız da elektronik cihaz yasağının güvenlik endişesinden ziyade ekonomik ve siyasi sebeplere dayandığına inandığını belirtti. Yıldız, yasağa rağmen uçuşlarını THY ile yapmaya devam edeceğini ve çevresindekileri de buna teşvik edeceğini belirterek, “Dünya haL. ALİ YILDIZ vacılığının yıldızı olan THY’nin bu anlamsız yasak kalkana kadar belki de en azından özellikle Business ve First class yolcularına built-in laptoplar sağlayarak bu siyasi oyunun önüne geçecek hamleler yaratacağına inanıyorum. Bizim de her koşulda bu anlamsız yasaktan etkilenecek THY’yi desteklemeyi sürdüreceğimizi belirtmek isterim” şeklinde konuştu. YASEMİN ÖZKAFA FORUM USA

Türk Hava Yolları (THY) Genel Müdürü Bilal Ekşi, Twitter hesabından, ABD seferlerinde uçaklarda ücretsiz internet hizmetine ilişkin açıklamada bulundu. Bilal Ekşi, “Amerika uçuşlarında laptop ve tabletlerini teslim eden yolcularımıza uçak içinde ücretsiz wifi hizmetine başlıyoruz” ifadelerini kullandı. Açıklama Ekşi’nin hesabından İngilizce olarak da paylaşıldı.

ABD’de ‘çifte bilet’ skandalı ABD’nin en büyük hava yolu şirketlerinden United Hava Yolları’nın, “overbook” uygulaması kapsamında sattığı çifte biletli yolcuları, sonraki uçuş için ikna edilemeyince, uçaktan polis nezaretinde zorla indirildiİ. Chicago’dan Kentucky eyaletinin Louisville kentine gitmek için bilet alan 4 yolcunun yaşadığı tatsız deneyim, sosyal medyada yayınlanan 31 saniyelik video sayesinde çok geniş bir kitleye ulaştı. Amerikalı şirketin yapmış olduğu çifte bilet satışı nedeniyle mağdur olan yolcular, teklif edilen 800 ABD Doları tutarındaki tazminatı kabul etmeyince, uçaktan polis nezaretinde zorla indirildi. Uçaktan inmeyi kabul etmeyen yolculardan doktor olduğu öğrenilen şahsın, yerde sürüklenerek uçaktan çıkarıldığı görüntüler büyük tepki topladı.

Uyanın! Şirket baskını başladı! Subegüm Bulut

Özgür Kaşifler Baş İşletme Koçu www.ozgurkasifler.com

K

üçükken atari oynamayı çok severdim. Özellikle bir tanesinde iyice usta olmuştum: “River Raid” yani Nehir Baskını! Çeşitli engellerin, saldırıların arasından gemiyi batırmadan zamana karşı yarışarak nehri geçmeye çalışıyorsunuz. Yakıtınız bitiyor, yakıt istasyonlarının yerlerini öğrenmeniz lazım. Dar bir boğazdan geçerken yanlara çarpmamanız lazım, ama zamana karşı yarış olduğu için hız yapıyorsunuz ve dikkatiniz dağılıyor. Yandıkça seviyeleri tekrar ediyorsunuz, tekrar ettikçe hırs yapıyorsunuz ve stratejiler geliştirmeye başlıyorsunuz. Örneğin iki benzin istasyonu arasındaki mesafenin uzak olduğunu öğreniyorsunuz, ilk istasyondan benzin aldıktan sonra ileri gitmek yerine biraz geri dönüp farklı bir rotadan devam ediyorsunuz. Her seviyede yeni zorluklar, yeni kurallar karşınıza çıkıyor. Artık en üst seviyede gözle takip edilemez bir hızla saldırıyor düşmanlar. Veya aynı anda dört bir

yandan çıkıveren birden fazla engelle başetmek zorunda kalıyorsunuz. Ancak, en zor seviye bile oyunu yeterince oynadıktan sonra başarılabilir olmaya başlıyor. Ne kadar zor olursa o kadar keyif verici olmaya başlıyor, adrenalin artıyor ve başarı duygusu o derece tatminkar oluyor. Üstelik ilk seviyeler sıkıcı geliyor. Sizi kesmiyor! Ama ilk başlarken öyle mi? Oyunun içeriğine ve kurallarına ait bilgisi ve de refleksleri gelişmemişken insan ilk seviyede bile ne çok zorlanır, öyle değil mi? Keşke işletme yönetimi de oyunlar gibi olsaydı, bir sürü “can”ınız olsa, seviyeleri tekrar tekrar yapsanız, hiç riske girmeden iyice beceri kazanıp ondan sonra iş kursanız. Aslında bir düşünün: Kendi işinizi kurduğunuzdan beri “Şirket Baskını” oyununu oynamıyor musunuz? Defalarca yanmadınız mı? Üstelik bu oyunda tek bir “can” verilmiş durumda ve onu hiç kaybetmiyorsunuz. Bu oyunda nehir, ülke ekonomisi ve sektörünüz, gemi de sizin şirketiniz. Bu oyunda da kuralları bilmezken, refleksleriniz de gelişmemişken insan çok zorlanıyor. Kısa süre geçince kuralları öğrendiğimizi sanıyoruz ve “yandığımız” zaman oyundaki ele-

Bir bilgisayar oyununda af yoktur. Yandınız mı yeniden başlamak zorundasınızdır. Gerçek bir nehirdeki raftingde ise hata, tek canınızı kaybetmekle sonuçlanabilir. İşte gerçek hayat böyle birşeydir. mentleri suçlamaya başlıyoruz. Yakıtınız yani paranız bitiyor, yakıt istasyonlarının yerlerini öğreneceğinize nehri suçluyorsunuz. Dar bir boğaza geldiğinizde (satışlarınız düştüğünde), başka geçiş yolları (pazarlama kanalları) arayacağınıza boğazı suçluyorsunuz. En kötüsü de hava bozup nehir rafting parkuruna dönüştüğünde, geminizi “raft”a dönüştüreceğinize ya kenara çekip hareketsiz kalıyor ve fırtınanın dinmesini bekliyorsunuz, ya da alabora olmaktan başka çareniz olmadığına in-

andırmışsınız kendinizi. Of, nehir de ne kadar kayalık! Of, tecrübeli tayfa bulmak da ne zor! Of, hava da ne kadar sık bozuyor! Of, bu gemi de ne kadar çok yakıt yiyor! Of, of, of! İlginç olan ne biliyor musunuz? Bir bilgisayar oyununda af yoktur. Yandınız mı yeniden başlamak zorundasınızdır. Gerçek bir nehirdeki raftingde ise hata, tek canınızı kaybetmekle sonuçlanabilir. İşte gerçek hayat böyle birşeydir. Bir de şu var, “şirket yönetmecilik” de bilgisayar oyunu gibi olsaydı, her hatada şirketinizi yeniden kurmak zorunda kalırdınız?!! Örneğin her ekonomik kriz sonrasında? Her yanlış eleman seçimi sonucunda? Her nakit sıkışıklığında? Neyse ki işletme yönetimi çoğu zaman telafi imkanı sunan bir “oyun”dur. Oh! Biraz rahatladınız mı? Hayır, rahatlamayın! Hatta çıkın rahatlık bölgenizden! Kendinizden başka herşeyi suçlamanın rahatlığından bahsediyorum. Halbuki usta bir kaptan olmak rahatlık bölgesinden çıkıp ders çalışmayı gerektirir. İyi tayfa seçmenin incelikleri, nehirdeki kayalıkların yapısı, havanın bozacağını tahmin yöntemleri ve elbette manevra yeteneğini geliştirme… Evet, hatalarınız size para kaybettirir

(insanı en çok da bu strese sokar aslında değil mi?). Ama artık onu da eğitim bedeli olarak görmeniz gerek. Ama bu kuralları öğrenmedikçe bu eğitim bedellerini ödemeye devam edeceksiniz. Oyunda kalmanın ötesinde üst seviyelere geçmek için ise strateji kurma becerisi gerekli. İşletme yönetiminde strateji kurmak “inovasyon becerisidir”. Nokta. Değişen şartlara dayanıklı, (aralıklı olarak ama mutlaka yeniden geleceği kesin olan) fırtınalara hazırlıklı olmanın tek yolu budur. Tek yolu! Bu da rahatlık bölgesinin sürekli dışında yaşamak anlamına geliyor. Neredeyse paranoyaklık derecesinde inovasyon bağımlısı olmanız gerek. Biraz araştırma yapın, göreceksiniz, istisnasız olarak uzun vadede başarılı tüm şirketlerin patronları, yöneticileri, kültürü inovasyon bağımlıdır. Oyunu kazanmanın ve sürekli kazanmanın sırrı budur. Lütfen inovasyona bağlanın. Paranoyak olun. Aslında tek kural herşeyin mutlaka değişeceğidir. “Şirket Baskını”nı kazanmanız, manevra yeteneğinizi yani inovasyon refleksinizi geliştirmenize bağlı. Haydi çocuklar! Şirket baskınını inovasyon baskınına dönüştürmeye!


www.ForumUSA.com

18

Issue 198 • April 2017 FORUM USA

Kültür-Sanat

Micro Art Sanatçısı Hasan Kale ABD’ye geliyor Yaptığı eserlerle hayranlık uyandıran ve bugüne kadar 350’ye yakın mikro objeye işlediği resimlerle “incir çekirdeğini dolduran adam” olarak ün salan Micro Art sanatçısı Hasan Kale, 21-24 Nisan arasında düzenlenecek olan dünyaca ünlü Art Expo New York 2017’ye Türkiye’den katılan tek sanatçı oldu.

Kale, kimi zaman bir iğne ucuna, kimi zaman da kivi çekirdeğine ince ince işlediği resimleriyle tanınıyor.

Türkiye’ye karşı korkunç bir senaryo hazırlanıyor

Türk yönetmen Şerife Potuk’un yazıp yönettiği; başrollerini Özge Selin Akbaba, Don Preston Cato ve Rob Langeder’ın paylaştığı ‘Butterfly’ isimli 15 dakikalık kısa metrajlı film, Amerikan festivallerinde yerini aldı. Parkta şans eseri biriyle dost olan bir sanatçının, tanıştığı kişiyle içtenliğini konu alan kısa film, peri masallarının yansımalarından izler taşıyor. Queens World Film Festivali, Manhattan Film Festivali’nde gösterimde olan film BrightSide Film Festivali’nde ise En İyi Kısa Metrajlı Film, En İyi Görüntü ve En iyi Bayan Oyuncu ödüllerine aday olarak gösteriliyor. YASEMİN ÖZKAFA FORUM USA

Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülen Amerikalı müzisyen Bob Dylan, törenden yaklaşık 4 ay sonra ödülünü aldı. 8 milyon İsveç Kronu (yaklaşık 3 milyon lira) para ödülünün de sahibi olacak sanatçının, bu parayı alabilmesi için iki ay içinde geleneksel Nobel Konferansı vermesi gerekiyor.

IŞINSU KAYGUSUZ FORUM USA

Kale çok yakında Teksas’da düzenlenecek olan sanat fuarına da katılacağını belirtti.

TÜRKIYE’YE DUYDUĞU SEVGI ILE TANINAN DÜNYACA ÜNLÜ FRANSIZ SANATÇI BLET:

Türk yönetmen film festivallerinde yerini aldı

Bob Dylan Nobel ödülünü aldı

Dubai’de yoğun ilgi Geçen hafta Dubai’de düzenlenen sanat fuarında da Türkiye’yi temsil

eden tek sanatçı olduğunu anlatan Kale, “Eserlerime ilgi çok büyüktü. Görenler hayret içinde kaldı” dedi. “Dubai’deki fuar hem ülkemizi, hem de bu sanatı tanıtmak adına gayet keyifliydi” diyen Kale, New York’ta dünyaca ünlü Art Expo’da da Türkiye’yi temsil edeceği için mutlu olduğunu dile getirdi New York’taki Art Expo’nun 21-24 Nisan tarihleri arasında ziyarete açık olacağı öğrenildi.

Avrupa’da insanlar Müslümanlardan korksun diye medyanın kullanıldığını ve bir Müslüman Hristiyan savaşı çıkarılmaya çalışıldığını savunan Fransız piyanist Blet: Avrupa’dan utanıyorum. Fransızım ama Fransa eskisi gibi değil. Çok korkuyorum. Ne yapmaya çalıştıklarını görüyorum

Blet: Fransa’da Müslümanlar da yaşıyor. Hiçbir sorun yoktu ama medya, sorun olsun diye çalışıyor.

Fransız piyanist ve besteci Stephane Blet, Türkiye’ye karşı korkunç bir senaryo hazırlandığını belirterek, Avrupa’da insanlar Müslümanlardan korksun diye medyanın kullanıldığını ve Müslüman - Hristiyan savaşı çıkarılmaya çalışıldığını söyledi. Türkiye’ye ve Türklere duyduğu sevgiyle tanınan Blet, Avrupa’nın Türkiye tutumunu eleştirdi. Blet, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan saygısını da her fırsatta dile getirdiğini belirterek Türkiye’ye karşı korkunç bir senaryo hazırlandığını kaydetti. Türkiye üzerine kötü bir algı oluşturulmaya çalışıldığını aktaran Blet, “Böyle bir şey olacağını daha önceden görebiliyordum. Ben gerçekten Avrupa’dan utanıyorum. Fransızım ama Fransa eskisi gibi değil. Ben çok korkuyorum. Ne yapmaya çalıştıklarını çok iyi görüyorum. Avrupa’da çok kötü bir Siyonist hareket doğurmaya çalışıyorlar. İnsanlar Müslümanlardan korksun diye bütün medyayı kullanıyorlar. Müslümanlarla Hristiyanların savaşmasını istiyorlar” diye konuştu. “Avrupa daha çok köle istiyor” Avrupa medyasında çok abartılı haberler ve konuşmalara yer verildiğine dikkati çeken Stephane Blet, şöyle devam etti: “Uzun zamandır Türkiye hakkında hiç iyi konuşmuyorlar. Sürekli kara propaganda yapılıyor. Bu durumlara kızıyorum. Çünkü ben Türkiye’nin nasıl bir yer olduğunu biliyorum. Avrupa’da ekonomi kötü ve insanların bu ekonomik korkusunu büyütmeye çalışıyorlar. Büyük bir tehlike ve kaos için yapılan çok büyük bir plan var. Ekonomi üzerinden hareket ediyorlar ve daha çok köle istiyorlar.” AA

Mao’nın portresine 12.7 milyon dolar

“PKK’dan tehditler alıyorum”

Sanatçı Andy Warhol tarafından yapılan Mao Zedung portresi, Hong Kong’da Sotheby’s adlı müzayede şirketi tarafından 12.7 milyon dolara satıldı. Ünlü Marilyn Monroe ve Campbell çorba konservesi tablolarıyla aynı tarza sahip olan Mao portresinin ismini belirtmeyen Asyalı bir koleksiyoner tarafından satın alındığı bildirildi.

Türkiye’ye ilk kez 23 yıl önce gelen Stephane Blet, birçok yerden tehditler aldığını da sözlerine ekleyerek, şunları aktardı: “Marsilya’da Türkiye için konferans verdim. Sonrasında PKK’lılardan sürekli tehdit mesajları aldım. Fransa’daki siyasiler bunun için hiçbir şey yapmıyor. Paris’te PKK’lılar ‘Türkler ölsün’ diye gösteri yapıyor. Biz bir gösteri yapmak istediğimizde buna izin alamıyoruz.

Piyanist Blet: “Avrupalıların Türk tarihini öğrenmesi için çalışıyorum. 12 tane Osmanlı - Türk rapsodisi besteledim. Fransa’da birçok piyanist çalıyor benim bu eserlerimi.” STEPHANE BLET

“Türkiye’ye yakın olduğum için bana faşist diyorlar” Fransa’daki bazı konserlerinin iptal edildiğinin altını çizen sanatçı, “Türkiye’ye yakın olduğum için Fransa’da bana faşist diyorlar. Bu durum çok kötü ve üzücü. Her şey politik olmaya başladı. Ben sanatçıyım. Hristiyan doğdum ama Müslümanlarla çok yakınım. İşte bunu istemiyorlar. Gazeteciler doğruyu bildikleri halde, insanlar korksun diye sürekli yalan söylüyor” dedi.

Ebru sanatıyla harita çiziyor Emekli Öğretmeni 63 yaşındaki Gülten Çuhadar, hobi olarak başladığı ebru sanatında, 3 yılda geliştirdiği kendine has tekniklerle dünya ve ülke haritaları yapmayı başararak bir ilke imza attı.

Emekli Öğretmen 63 yaşındaki Gülten Çuhadar, hobi olarak başladığı ebru sanatında, 3 yılda geliştirdiği kendine has tekniklerle dünya ve ülke haritaları yapmayı başararak bir ilke imza attı. Gülten Çuhadar tarafından Ulus’taki Pilavoğlu Han’da sergilenen, ebruyla yapılan emsalsiz haritalar, yoğun ilgi görüyor. Ebrunun bir kağıt süsleme, su ve Osmanlı sanatı olduğunu ifade eden Çuhadar, ebru sanatıyla harita yapmaya karar verdikten sonra yaklaşık 2 yıl boyunca nasıl yapacağını dü ş ü ndüğ ü nü , bu sı rada kend i ne has bir yönte m geliştirdiğini dile getirdi. Öncelikle kağıt üzerinde bir şablon

çıkardığını söyleyen Çuhadar, “Türkiye çok girintili çıkıntılı olduğu için orijinalliği bozulacak diye, girinti çıkıntıları ayrı ayrı kumaşlar olarak yaptım. İpek kumaş üstüne 25-30 renk döktüm. Madem öyle iç içe geçiyorlar, her renk bir etnik grup gibi düşündüm. Sınırları ayrı boyamak istemiştim, denizi

ayrı derken haritayı oluşturdum.” diye konuştu. Sergiye gelenlere harita çalışmasıyla ilgili “Haritaya sadece ebru diye bakmayın, bunun bir mesajı var” dediğini aktaran Çuhadar, “Kaç etnik grup olursa olsun beraber yaşamayı öğrenmişiz, beraber yaşayabiliriz. Öyle ayırmaya kimse kalkmasın” dedi.


Issue 198 • April 2017 FORUM USA

www.ForumUSA.com

19

Sağlık-Yaşam

Dr. Güler’den ‘Sağlıklı Ramazan’ın reçetesi Ramazan’a sayılı günler kaldı. Uzmanlar bu yıl da sıcak günlere denk gelen Ramazan ayından önce vücudun oruca hazırlanması gerektiğini belirtiyor. Rochester Üniversitesi Kalp ve Damar Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Güler ‘sağlıklı ramazanın reçetesini’ verdi

Azmin zaferinin adı: İlke Özyüksel

HABER: IŞINSU KAYGUSUZ

Beslenme düzeninin tamamen değiştiği Ramazan ayına yaklaştığımız şu günlerde vücudumuzu oruca hazırlarken dikkat edilmesi gereken önemli unsurları ve Ramazan ayında nasıl bir beslenme düzeni olması gerektiğini anlatan Rochester Üniversitesi Kalp ve Damar Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Güler, söze “porsiyonlarınızı küçültün” diyerek başladı. Ramazan öncesi yapılması gereken hazırlıkları sıralayan Dr. Güler, su tüketiminin artırılmasının da önemine değindi. Ağır ve yağlı besinlerden kaçınılması, tuzlu besinlerin tüketilmemesini de öneren Dr. Güler, “Bol bol meyve ve sebze tüketin. ‘Ramazan’da gün boyu yiyemeyeceğim’ diye düşünerek olması gerektiğinden fazla yemek yemeyin” dedi. Ramazan ayındaki beslenme şeklini de anlatan Dr. Güler, “Oruç tutulması ile ortaya çıkan beslenme şekli diğer aylardaki beslenme şeklimizden çok farklıdır. Normalde 3-4 öğün beslenirken bu ayda öğün sayımız 2’ye hatta sahura kalkmayanlar için 1’e düşer. Bunun sonucunda metabolizmamızda farklılıklar ortaya çıkar. Vücut işleyişini bu ritme uydurmaya çalışır. Uzun süreli açlık metabolizmamızın yavaşlamasına neden olur. Bu nedenle metabolizmamızı daha da yavaşlatmamak adına sahur öğününü kesinlikle atlamamamız gerekir. (Peygamber Efendimiz de (SAS) sahurun hem maddi hem manevi değerlerini bizlere anlatmıştır). Mübarek üç aylarda ne kadar oruç tutulursa o kadar vücut yeni beslenme şekline alışır hem kolaylık olur hem manevi bakımdan da kazanmış oluruz. Bilhassa pazartesi ve Perşembe günleri tutulan oruçlar sünnettir” diye konuştu.

Dr. Güler, “İftar öğününde mümkün olduğunca hafif, yeterli ve dengeli beslenmemizde fayda var. Emilimi yavaş olup midede uzun süre kalacak protein ve lif içeriği yüksek besinler tercih edilmelidir” dedi.

dan kalkıp 10-15 dakika kadar yemeye ara verilirse midemiz sindirime daha kolay hazırlanır. İftarda sebze ve salata tüketimine yer vermek, iftardan sonra tatlı yerine mevsim meyvelerini tercih etmek çözüm olabilir. AHMET GÜLER

Su tüketimi önemli Ramazan ayı süresince yeterli su ve sıvı alımı olmadığı için vücudun su oranında azalma görüleceğine de değinen Dr. Güler şu tavsiyelerde bulundu: “Ramazan ayının yaz mevsimine rastlaması nedeniyle sıcak hava ve terleme yüzünden su kaybı daha da fazla olacaktır. Eğer iftar saatinden sonra yeterince sıvı tüketimi olmazsa ciddi sağlık sorunları yaşanabilir. Orucun su ile açılması, çorba gibi sıvı olan bir besinle devam edilmesi daha doğru olur. Hatta çorba içtikten bir süre sonra mümkünse sofra-

İftarda yağlı yemeyin, ızgarayı tercih edin Dr. Güler, iftar menülerinde soslu, yağda kızartılmış, kremalı veya tereyağlı besinlerin tercih edilmemesi gerektiğini, ızgara veya haşlama türde pişirilmiş az yağlı et yemekleri veya etli sebze yemeklerinin yenmesinin daha uygun olacağını anlattı. “Pilav, makarna, börek benzeri hamur işleri veya karbonhidratlı besinler az porsiyonlarda ve ekmek yerine yenmelidir” önerisini yapan Dr. Güler, salata veya zeytinyağlı bir sebze yemeğinin posa ve vitamin açısından gerekli olduğunu anlattı.

Çapraz alerji mevsimine dikkat! Uzmanlara göre soğuk algınlığı genellikle kısa sürede (1 hafta içinde) geçerken, alerjik bulgular ise uzun süre bazen bahar ayları boyunca devam eder. Şikâyetlerin 1 haftayı geçmesi durumunda, kişinin mutlaka bir doktora başvurması gerekir. Bahar aylarında önemsenmeyen alerjik nezle, tedavi edilmediği takdirde alerjik astıma neden olabiliyor. Çapraz alerjiye dikkat edilmeli Polen alerjisi olan kişiler, hassasiyetleri olan bitkilerle aynı aileden olan bitkilere karşı da reaksiyon gösterebilirler. Buna

“çapraz alerji” denir. Örneğin, huş ağacı polenine alerjisi olan kişiler; elma, armut, havuç, kereviz ve domates yediklerinde dudaklarında ve damaklarında kaşıntı olabilir. Nereden hemen kaçmalı? Yüksek binalarla çevrili sokaklarda, binaların yüzeyi statik elektrik nedeniyle polenleri çeker. Buna karşılık, deniz kenarlarında çok az polen bulunur. Birçok araştırma, hava kirliliğinin polenlere duyarlılığı artırdığını göstermektedir. Özellikle de yoğun trafik olan bölgelerde yaşayan ve dizel partiküllerine ve poliaromatik

hidrokarbonlara maruz kalan kişilerde, polen duyarlılığı daha kolay oluşabilmektedir. Alerjik rinit (saman nezlesi); alerjenlerin hava yolu ile burnun iç kısmını döşeyen ve mukoza adı verilen dokuya yapışarak iltihapsız yangıya (inflamasyon) neden olmasıdır (Şekil 1-2). Alerjik rinit çoğunlukla ömür boyu devam eden, fakat ileri yaşlarda şiddeti azalabilen bir hastalıktır. Bahar aylarında ortaya çıkan tipine Mevsimsel Alerjik Rinit adı verilir. En sık neden olan alerjenler, ağaç ve ot polenleridir.

Çay içmek hafızayı koruyor Singapur Ulusal Üniversitesi Yong Loo Lin Tıp Fakültesinin, Journal of Nutrition Health & Aging’de yayımlanan araştırmasına göre, 957 Çinli üzerinde yapılan araştırmada, hafıza kaybı konu-

sunda önemli bulgulara ulaşıldı. Araştırmaya göre, her gün tüketilen çay, hafıza kaybı sorunlarını yüzde 50 oranında azaltırken, alzaymır için risk grubundaki yaşlılarda ise bu oran yüzde 86’ya kadar ulaştı.

Sindiriminizi kolaylaştırın Dr Güler şöyle devam etti: Ayran, cacık, komposto gibi yiyecekleri tüketmek de sıvı alımını dengelemek ve sindirimi kolaylaştırmak için faydalı olacaktır. Tatlı isterseniz, yemekten hemen sonra değil en Dr. Güler, sahur içeriğinin az 1 saat sonra de kahvaltı tarzında olması tüketmeniz, ağır gerektiğini dile getirdi. Dr. şerbetli hamur Güler “Sahur saatinde kalkıp tatlıları yerine yemek gününüzün daha sütlü tatlıları kolay geçmesini sağlar. tercih etmeniz İçerik olarak peynir, yumurve porsiyonun ta, ceviz, domates, salatalık, yarısını yemeniz komposto, meyve, süt, daha iyi olacakyoğurt, pide gibi besinleri tır. Tabi ki tatlı tercih edebilirsiniz. Akşam yerine mevsim yemeğinden kalanları tüketmey velerini mekten kaçının. Özellikle tüketmeniz yeniden uyuyacaksanız her zaman için kafeinli içecekleri tercih daha sağlıklı bir etmeyin” dedi. seçimdir.

Sahura dikkat!

Türkiye’yi modern pentatlonda ilk kez 2016 Rio Olimpiyat Oyunları’nda mücadele ederek, temsil eden 20 yaşındaki İlke Özyüksel’in hayatı da pentatlon gibi birçok engelden oluşuyor. İlke, doğduktan 2 hafta sonra ölümcül bir damar hastalığına yakalandı. Annesi 15 yaşında gözlerini kaybetti ama ne İlke ne de ailesi savaşmaktan vazgeçti. 2016 Rio Olimpiyat Oyunları’nda Türkiye adına modern pentatlonda olimpiyata giden ilk sporcu olan İlke, burnundan nefes almakta zorlanmasına rağmen 2016 Rio Olimpiyat Oyunları için operasyonu erteledi. Macaristan’a giden İlke, burada 11 ay çalıştı ve azmiyle dünya rekoru kırmayı başardı. Özyüksel, “2020’de Tokyo’da yapılacak olimpiyatlar için kota müsabakaları 2019’da başlayacak. AA

Sebze-meyveler hipertansiyonu düşürüyor Potasyum açısından zengin sebze ve meyve tüketiminin kan basıncını düşürerek hipertansiyon ve ona bağlı kalp hastalıklarının önlenmesine yardımcı olduğu tespit edildi. Güney California Üniversitesi (USC) Keck Tıp Fakültesinden hücre ve nörobiyoloji profesörü Alicia McDonough’un yaptığı çalışmaya göre, tatlı patates, avokado, ıspanak, muz, fasulye hatta kahve gibi potasyum açısından zengin sebze ve meyve tüketimi, yüksek tansiyonun düşürülmesinde yardımcı oluyor.


Organic 100% Juice

F RUM USA

20

www.ForumUSA.com

Issue 198 • April 2017

Bilim insanları güneş enerjisini sıvılaştırdı İsveçli bilim insanları güneş enerjisinin sıvılaştırılmasını ve istenildiği zaman kullanılabilmesini sağlayan bir yöntem geliştirdi.İçinde sıvı kanalları olan alet içinde güneş enerjisi aylarca kalabiliyor.

Dünyanın otomobili New York’taydı New York Uluslararası Otomobil Fuarı’nda, bu yıl da ‘çevreci’, ‘akıllı’ ve ‘ekonomik’ araçlar öne çıktı. ‘Dünyanın En İyi Otomobili’ni seçti: Jaguar F-Pace oldu

Pulitzer Ödülleri sahiplerini buldu

İlk iki gün yalnızca basına açık olan, yaklaşık 50 araç üreticisi firmanın 2017 model ürünlerini sergiledikleri 117. New York Uluslararası Otomobil Fuarı, 25 Mart-3 Nisan arası yaklaşık 1 milyon kişiyi ağırladı. Fuarla birlikte merakla beklenen bir değerlendirme daha resmi olarak açıklığa kavuştu. Şubat ayının ilk haftası içerisinde finalistleri açıklanan 2017 Dünyada Yılın Otomobili ödülleri resmi kaynaklardan yapılan duyuruyla sahiplerini buldu. 75

Pulitzer Ödülleri’nin 101.’incisi , gazetecilik dalında 14 kategoride dağıtıldı. Heyecanla beklenen Pulitzer gazetecilik ödülü, Panama Belgeleri’ni ifşa eden basın kuruluşlarına layık görüldü. New York’ta ödül komitesinin yaptığı açıklamada, Pulitzer ödülünün Panama belgeleri ile çok sayıda yasadışı faaliyeti ortaya çıkaran Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ), McClatchy ve Miami Herald adlı basın kuruluşlarına verildiği duyuruldu. Panama belgeleri skandalı, Nisan 2016’da patlamıştı. Panama’da offshore hizmeti sunan Mossack Fonseca hukuk firmasına ait belgeler ifşa edilmiş, para aklama ve vergi kaçakçılığına kadar aralarında dünya liderlerinin de olduğu isimlerin yasadışı faaliyetleri ortaya dökülmüştü.

kişilik juri ve uluslararası otomobil gazetecilerinden oluşan bir ekibin gizli oylama şeklinde seçtiği listede dünyada yılın otomobili ödülüyle birlikte yılın lüks/performans otomobili, yılın şehir otomobili, yılın en iyi tasarımına sahip otomobili ve yılın en çevreci otomobili olmak üzere toplamda altı farklı kategori bulunuyor.

sonucu Jaguar’ın F-Pace modeli iki kategoride ipi göğüsleyerek uzun bir aradan sonra büyük bir başarı elde etti ve 2017 Dünyada Yılın Otomobili ödülü ile Yılın En İyi Tasarımına

Sahip Otomobili seçildi. Diğer kategoriler ve otomobiller ise şöyle sıralandı. Yılın Şehir Otomobili: BMW i3. Yılın Lüks Otomobili: Mercedes-Benz E-Serisi. Yılın Performans Otomobili: Porsche 718 Boxster/Cayman. Yılın En Çevreci Otomobili: Toyota Prius Prime.

Jaguar iki kategoride ipi göğüsledi Altı farklı kategoride yapılan d e ğ e r l e nd i r me

Halal Doğal Helal Hijyenik Fatih Akın ‘Solgun’la Cannes yolcusu 70. Cannes Film Festivali’nde ana kategoride Altın Palmiye ve diğer ödüller için yarışacak yönetmenler arasında Fatih Akın’ın yanı sıra, en büyük ödül olan “Altın Palmiye”yi kazanmış yönetmen Michael Haneke ve Oscar ödüllü yönetmen Michel Hazanavicius da yer alıyor. Türk asıllı Alman yönetmen, senarist ve yapımcı Akın, 2007 yılında Cannes Film Festivali’nde “Yaşamın Kıyısında” adlı filmiyle en iyi senaryo ödülünü almıştı. Cannes Film Festivali 17-28 Mayıs’ta düzenlenecek.

Her Evde, Güvenle...

Merve Et ürünleri bir Vintage Food Corporation yatırımı olan Al Marwa LLC entegre et tesislerinde uzman kadroların özenle seçtiği, doğal ortamlarda yetiştirilmiş küçük ve büyükbaş hayvanlardan, yine tecrübeli ve ehil kasaplar tarafından İslami usullere uygun şekilde kesilerek, uzman veteriner ve USDA gözetimcileri kontrolünde işlenmektedir. Tamamen hijyenik ve 100% helal ve doğal olarak üretilen et ürünlerimizi üretim merkezimizde görmek ve tecrübe etmek isteyen sevgili tüketicilerimiz için tesislerimiz ziyarete açıktır. Randevu için lütfen; ( 215 ) 536-6050’yı arayınız.

One brand to cook them all... Doner Gyros Shawarma Tacos al Pastor Hedef Dünya’nın mantosuna ulaşmak Japonya’ya ait Chikyu sondaj gemisi, en geç 2030’da Dünya’nın mantosunu ziyaret etmeyi amaçlıyor. Japon Deniz Tabanı Bilimi ve Teknolojisi Ajansı “Chikyu” sayesinde tarihte ilk defa Dünya’nın mantosuna kadar inmeyi planlıyor. AMSTEC’in yönettiği bir araştırma ekibi, bu yılın Eylül ayında Hawaii sularında Chikyu ile sondaja nerede başlayacaklarına karar vermek için ön araştırma düzenleyecek.

BEST DONER/GYRO MACHINES in the Marketplace * * * * * * *

Premium Quality at Affordable Prices Patented Robax Glass Design or Traditional Models One Year Parts & Labor Warranty. Nationwide Service in the U.S. Inventory and Parts in the U.S. Warehouses. Natural Gas, LP or Electric Machines. Immediate Delivery in the U.S.

U. S. Distributor: Naskonix Kitchen Solutions Corp. www.naskonix.com 718-369-0756

Forum USA - April - 2017  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you