Page 1

MODA

El Yapımı Ayakkabının İncelikleri İlkbahar Koleksiyonlarından Görüntüler

GEZİ

Kışın Viyana, İstanbul’da Kayak Keyfi, Uzakdoğu’dan Gizemli Myanmar WITH ENGLISH SUMMARY

KIŞ/WINTER 2011-12 FiYAT: 20 TL.


f&t tableofcontents

içindekiler 16 Editörden

demde.

18 Bu Sayıda Katkıda Bulunanlar

58 Brad Pitt Yeni filmini ve kalabalık ailesini anlatıyor.

20 Bu Tarihleri Ajandanıza Not Edin 26 En Moda Haberler

Moda ve tatil dünyasından haberler.

38 Fotoğraflarla Dünya Fotoğrafçılardan kendi gündemlerini oluşturan çektikleri birer fotoğrafı yollamalarını istedik. 44 Charlize Theron Hem güzel, hem de başarılı… 52 Ebru Ceylan

Film Yönetmeni Nuri Bilge Ceylan’ın eşi Ebru Ceylan, ilk fotoğraf sergisiyle gün-

12

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

68 Moda Trendleri

Kış ve ilkbahar modasına bakış.

88 Haute Couture Gece elbiseleri ve kombinleyebileceğiniz aksesuarlar bu sayfalarda. 102 Erkek Modası

Erkekler bu kış ne giyiyor?

104 Bir Bilene Sorduk Bu kış tatilde nereye gideceksiniz? 106 L’Wren Scott Ünlü modacıyla keyifli bir moda sohbeti.


f&t tableofcontents

110 Giuseppe Santoni

El yapımı ayakkabıların sırrı kalitesinde.

116 İnternette Alışveriş Son yıllarda artan bu alışveriş trendini mercek altına aldık. 122 Kuliste Neler Oluyor

Moda haftalarında kulisteki defile hazırlıklarını sizin için izledik.

128 Moda Çekimi: Otelde

Sezonun favori kıyafetlerini sizin için otel konseptinde bir araya getirdik.

134 Güzellik

Kışın kullanmanız gereken kozmetikleri öneriyoruz.

14

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

140 Semt Hikayesi

Galata’nın ikinci baharı.

148 Kontesler İstanbul’da

Avrupa aristokrasisine ait iki kontesle İstanbul’u ziyaretleri sırasında bir araya geldik.

152 Gizemli Myanmar

170 Mutfakta Gerilla Var

Her ay İstanbul’a gelip bir restoranın mutfağını ele geçiren dört gençle sohbet ettik.

176 Kartepe

İstanbul’a bir saat uzaklıkta kayak keyfi.

180 Pera Palace Hotel’in Zarif Ev Sahibesi

Eski adı Burma olan Myanmar’ı gezi yazarımız Ebru Latifoğlu gezdi.

Pınar Timer Anlatıyor İstanbul’un tarihi simgelerinden biri yeni yüzüyle karşımızda.

158 Teknolojik Oyuncaklar

186 Otel Rehberi

Otomobiller, helikopterler, treylerler… Hepsi de birbirinden özel.

166 Viyana

Kışın Yakıştığı Şehir

Dünyada yeni açılan en lüks oteller.

FASHION&TRAVEL IN ENGLISH 195-226


f&t editor’s letter

editörden

Kış2011-12

Kış mevsiminin gelmesiyle hepimizi yeni yıl telaşı sarar. Yılbaşı gecesini nasıl geçireceğimizi planlamaya başlarız. Ama daha da önemlisi, yeni bir yılın gelişinin heyecanıdır. Yeni yıl ile ilgili temennilerde bulunur, planlar yaparız. 2012 yılını karşıladığımız bu kış sayımızda moda ve gezi ile ilgili ilginizi çekeceğini düşündüğümüz pek çok konumuz var. Brad Pitt ve Charlize Theron gibi Hollywood ünlülerinden fotoğraf sanatçısı Ebru Ceylan’a ve moda tasarımcısı L’Wren Scott’a kadar pek çok röportaj yaptık. Viyana, Kartepe, egzotik Myanmar ve İstanbul’un moda semtlerinden Galata gibi gezilere katılıp sizin için yazdık. Bu sayıdaki bir yeniliğimiz de İngilizce bölümümüzü genişletmemiz. Artık çok daha fazla konumuzun İngilizce çevirilerine yer vereceğiz. Ve dergimizi çok daha fazla satış noktasında bulabileceksiniz. Fashion§Travel çok daha yaygın olarak dağıtılacak. 2012’de herşeyin dilediğinizce olması dileğiyle…

Syf. 140

Syf. 20

Syf. 68

16

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

MODA

El Yapımı Ayakkabının İncelikleri İlkbahar Koleksiyonlarından Görüntüler

GEZİ

Kışın Viyana, İstanbul’da Kayak Keyfi, Uzakdoğu’dan Gizemli Myanmar WITH ENGLISH SUMMARY

KIŞ/WINTER 2011-12 FiYAT: 20 TL.

Podyum Fotoğrafı:

DSquared2, Fall/Winter 2011-12


f&t contributors

İMTİYAZ SAHİBİ Mediasa Yayıncılık A.Ş. adına Yönetim Kurulu Başkanı DEMET ÇETİNDOĞAN Sorumlu Müdür BÜLENT GENÇTÜRK Yayın Danışmanı LEYLA MELEK ÇİFÇİ

Melda Yalçın

Marmara Üniversitesi ve sonrasında da İtalya’da Bologna Üniversitesi’nde moda eğitimi alan Melda, 1978 doğumlu. Genel olarak moda sektöründe çalışan Melda, şu anda da bazı İtalyan moda markalarının Türkiye’deki mümessilliğini yapıyor. 2007-2009 yılları arasındaysa moda alanındaki kariyerine ara vererek gazeteciliği denemişti ve La Cucina Italiana isimli yemek dergisinde çevirmenlik ve editörlük yapmıştı. Basını pek sevmeyen Melda, daha sonra kendi mesleğine döndü. Bu sayımızda İstanbul’u ziyaret eden iki Avrupalı kontesle İtalyanca ve İngilizce röportaj yaptı.

Reklam Yönetmeni NURDAN ÖZTÜRK nurdan.ozturk@mediasa.com.tr Mali İşler GÜRKAN KARAÖZ Katkıda Bulunanlar Ceyda Balaban, Tim Bretday, Sophie Calle, Erol Civan, Ekrem Çifçi, Ara Güler, Deniz Uğur Güler, Funda Şahinbaş Hoşkal, Ebru Latifoğlu, Binnur Kayak, Nilüfer Ülkügüner Şengel, Baran Tokmakoğlu, Serkan Tüfekçi, Selçuk Uğur, Melda Yalçın Baskı Veritas Baskı Merkezi, Yeşilçe Mah. Diken Sokak No: 3 Seyrantepe/İstanbul Tel: 0 212 294 50 20 (pbx) www.veritasbaski.com.tr

İletişim Fashion&Travel Magazine Yeşilce Mah. Girne Cad. Diken Sok. No: 3/1 Seyrantepe/İstanbul Tel: 0212 268 06 61

Abone 0212 268 06 61 abone@mediasa.com.tr

Nilüfer Ülkügüner Şengel

Yapımcı ve yönetmen olan Nilüfer’in hayatı bir belgeselci gözüyle yaşadığını keşfedince onun bu özelliğinden faydalanmak istedik. Mimar Sinan Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Sinema TV Bölümü mezunu Nilüfer, sinemacı olacağını düşünürken Barış Manço ile tanışmış ve 7 yılı aşkın bir süre onunla çalışmış. Bu sayede 50’den fazla ülke ve yüzlerce şehri görme imkanı bulmuş. Nilüfer bu sayımızda Kitchen Gerilla üyesi dört gençle röportaj yaptı ve Galata’yı arkadaşı klip yönetmeni Burak Ertaş’la gezerek izlenimlerini yazdı.

18

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

Yayın Türü Yerel Süreli Yayın Baskı Tarihi Aralık 2011 Fashion&Travel Magazine Dergisi, T.C. yasalarına uygun olarak Mediasa Yayıncılık A.Ş. tarafından yayınlanmaktadır. Dergide yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü hakkı Mediasa Yayıncılık A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek bile yayınlanamaz. Dergide yayınlanan reklamların her türlü sorumluluğu reklamveren firmalara aittir.


f&t agenda

AJANDA aralık Hazırlayan Zeynep Hoşkal zeynephoskal@gmail.com

EĞLENCE Paris’te Yılbaşı

World Travel Trip’in yılbaşı turlarına mutlaka göz atın. 30 Aralık gidiş, 3 gece konaklamalı 4 günlük Paris turuyla hiç unutamayacağız bir yılbaşı gecesi yaşayın. World Travel Trip’le gündüz şehir turları, gece eğlenceli mekanlar sizleri bekliyor.

MÜZAYEDE

MÜHERLERI SATIŞTA!

Elizabeth Taylor’ın değeri 30 milyon doları aşan mücevher müzayedesi 3-16 Aralık tarihleri arasında Christie’s New York’ta gerçekleşiyor. Satışa sunulan mücevherlerin en değerlisi bir zamanlar İspanyol kraliyet ailesine ait olan 33 karatlık, kusursuz, D rengi Krupp Pırlantası.

KONSER Erik Truffaz Quartet

Müzikseverlerin yakından tanıdığı Erik Truffaz Quartet (Paris), 16 Aralık Cuma akşamı Garanti Caz Yeşili konserleri kapsamında Tamirane’de. Caz müziğini elektronik ritimler, hip-hop ve rock ile harmanlayan tarzıyla Erik Truffaz Avrupa caz sahnesinin önde gelen isimlerinden biri.

Garanti Caz Festivali Brazzaville Tınıları

Brazzaville son albümü “Jetlag Poetry”yle 9 Aralık Cuma Otto Santral’de! Brazzaville albümlerinin barındırdığı bossa nova, rock, dub ve caz tınıları ile dinleyenlere Akdeniz ve Pasifik atmosferini yaşatıyor. Bu konser’ son albüm yayınlandığından bu yana gerçekleşecek ilk İstanbul konseri olacak.

20

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

Enstrümantal ve deneysel müziklerini, yeni nesil perküsyon aleti “hang” ile farklılaştıran Portico Quartet, 2 Aralık Cuma günü Salon İKSV’de müzikseverlerle buluşacak. Saksofonda Jack Wyllie, davulda Duncan Bellamy, kontrbasta Milo Fitzpatrick, hang ve perküsyonda Keir Vine olacak.


HEYKEL

SERGI

Beyaz Tohumlayıcılar

Jahon Tahon’un “Beyaz Tohumlayıcılar” adlı sergisi Akbank Sanat’ta 31 Aralık’a kadar izlenebilir. Tahon insanın hayatla kurduğu bağın evrensel olduğu kadar kendi bedensel sınırları içinde de sorgulanması gerektiğini işaret ettiği yapıtlarında bir aşkınlık arayışını onları mekanla kökleri çok derinlere inen bir gerilim içinde ele alıyor.

Bali Art Gallery’nin 2 Milyon Dolarlık Sergisi

Sanatın seçkin yüzüyle tanışmak isteyenlerin ilk durağı Bali Art Gallery, çağdaş sanatın usta isimlerini buluşturduğu “Contemporary-II” isimli sergisiyle yine çok konuşulacak. Toplam değeri 2 milyon dolara ulaşan bu iddialı sergide çağdaş Türk sanatının 16 seçkin ismine ait 52 eser sergilenecek. Sergi 10 Aralık’a kadar gezilebilir.

BELGESEL İnsan Haklarına Vurgu

Dünyanın farklı ülkelerinde çocukların durumunu ve insan hakları ihlallerinin muhtelif örneklerini yansıtan filmler İstanbul’a geliyor! Documentarist tarafından düzenlenen ‘Hangi İnsan Hakları?’ Film Festivali 6-10 Aralık’ta, birbirinden önemli filmleri seyirciyle buluşturuyor.

FOTOĞRAF Derrick Santini Soda’da!

Soda, dünyaca ünlü İngiliz fotoğraf sanatçısı Derrick Santini’nin “The Magpie” adlı sergisine 1-31 Aralık 2011 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor. Judi Dench, Zadie Smith, Clive Owen, Lady Gaga gibi günümüzün ikonlaşmış isimleriyle çalışmış, moda, müzik ve reklam dünyasının aranılan isimi Derrick Santini’nin, başarılı fotoğrafçılık geçmişinin bir uzantısı olarak çalışmaları 31 Aralık’a kadar Soda’da.

Gazi Sansoy’dan “Yüzsüzler”

Gazi Sansoy’un Avrupa Rönesans resmine duyduğu büyük hayranlık ve içlerinde varolma isteği, tuval üzerindeki dijital baskı kopyalarına yaptığı yalın ve özgün müdahalede vücut buluyor. 1-31 Aralık tarihleri arasında görülebilecek Yüzsüzler Serisi, içine sızdığı konular, alanlar ve kullandığı teknik itibari ile çok yönlü okumalara olanak veren zengin bir seyir fırsatı sunuyor.

MÜZAYEDE Marilyn Monroe Efsanesi Holywood filmlerine ve yıldızlarına ait hatıra eşyaları alanında uzman Profiles in History müzayede evinde 11 Aralık’ta Marilyn Monroe’nun alyansını ve Earl Moran imzalı nü tablosunu satışa çıkarıyor. Tablonun 43.750 ile 56.250 sterlin arasında bir fiyata satılacağı tahmin ediliyor. Joe DiMaggio’nun Monroe’ya 1954 yılında, evlendikleri gün hediye ettiği platin alyansta 35 adet baget kesim pırlanta bulunuyor. Yüzüğün tahmin edilen satış fiyatı 187 bin sterlin. Marilyn Monroe hayranlarına Los Angeles yolu görünüyor.

21


f&t agenda

AJANDA ocak YARIŞ

KONSER JANE BIRKIN BABYLON’DA!

60’ların Swinging London akımının unutulmaz kadın figürü, Serge Gainsbourg’un tek aşkı ve ilham perisi, müzisyen, aktris ve model Jane Birkin efsanesi Babylon sahnesinde! Jane Birkin, dinleyenleri etkileyici performansı ve tavırları ile büyülüyor. Jane Birkin, tsunamiden zarar gören Japonya için Serge Gainsbourg’a ait hitleriyle 19 Ocak’ta Babylon sahnesinde!

Kitzbühel’de Hahnenkam Zamanı!

20-22 Ocak 2011 tarihlerinde yapılacak ünlü Hahnenkamm Yarışları, dünyanın en iyi kayakçılarını Avusturya’ya toplayacak. Dünyanın en zor kayak pisti Kitzbühel’de kayakçılar 1665 m’den kendilerini aşağıya bırakmanın heyecanını yaşayacaklar.

Efsanevi Dakar Rallisi

Dakar Rallisi Afrika ve Avrupa arasında uzun yıllar çekişmelere sahne olduktan sonra Güney Amerika’ya taşındı. Son dört yıldır eski kıta yerine yenisinde mücadele veren sporcuların büyük bir çoğunluğu bu parkurun daha zor olduğundan bahsediyor ancak asla yakınmıyor. 1-15 Ocak tarihleri arasındaki yarış, Arjantin- Şili-Peru yollarında!

FESTIVAL Buzdan Heykeller Festivali Çok Renkli, Çok Etkileyici

Belçika’nın Brugge kentinin ev sahipliği yapacağı festival, 25 Kasım’da başlayıp 15 Ocak’a kadar devam edecek. Yaklaşık 300 ton kristal buz ile 400 ton kar kullanarak yapılan heykellerin boyu iki metreye ulaşıyor. Etkileyici heykellere ev sahipliği yapan Brugge’de, buzları şekillendiren sanatçılar her yıl olduğu gibi yine farklı eserlerle festivale katılacaklar. Buzun ışıkla buluşmasının oluşturduğu muhteşem görüntüler festival ziyaretçilerine unutulmaz anlar yaşatacak. Buzun sanatla biraraya geldiği festivalde heykeltraşların günler süren çalışmalarının sonucu mutlaka görülmeli.

22

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


SINEMA

Kurtarılan Hayvanat Bahçesi

Matt Damon ve Scarlett Johnanson’un başrolde oynadığı “We Bought a Zoo” Güney Californialı bir babanın yeni ailesini kırsal bir bölgeye taşıyıp orada kapanmamakla mücadele eden bir hayvanat bahçesini tamir ederek yeniden açmasının hikayesini anlatıyor. Yönetmenliğini Cameron Crowe’un yaptığı film merakla bekleniyor.

SERGI

Uçan Halılar

Andrea de Angelis’in (Negro) “Uçan Halılar: Kaplar-Semboller-Parçalar” adlı sergisi 10 Ocak tarihine kadar Hush Gallery’de görülebilir. Bu sergiyi oluşturan üç seri, dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın herkesin gözlemlediği konuları işliyor. Sergide “kaplar”, “semboller”, “parçalar” bulunuyor.

TARIH

Gerilim Filmi

The Girl with the Dragon Tattoo (Ejderha Dövmeli Kız) İsveçli yazar Stieg Larsson’un romanından uyarlanan, gerilim türünde bir yapım. Filmde 40 yıl önce kaybolan bir genç kızın davasını araştıran bir gazeteci ve bir bilgisayar korsanının başlarından geçen olaylar konu ediliyor.

Gazeteci Johnny Deep

Başrolde Johnny Deep’in oynadığı “The Rum Diary” 1950’li yıllarda serbest gazetecilik yapan Paul Kemp’in, New York’taki hayatını bırakarak, küçük bir gazetede çalışmak için Porto Rico’ya gitmesini anlatıyor. Kemp, çevresini saran öz yıkıma meyilli bir gruptan kendisini korumaya çalışmaktadır.

LÜKS Mavi Yolculuk Arkeoloji öyküsü

Salt Galata’da 11 Mart’a kadar gezilebilecek Geçmişe Hücum: Osmanlı İmparatorluğu’nda Arkeolojinin Öyküsü, 1753-1914, arkeolojinin Yakındoğu’daki zengin ve karmaşık hikâyesini, seçili bölgeler üzerinden kronolojik bir anlatımla sahneliyor. Sergi, Prof. Dr. Zainab Bahrani, Prof. Dr. Zeynep Çelik ve Prof. Dr. Edhem Eldem tarafından hazırlandı.

Londra Boat Show 7-16 Ocak tarihlerinde yapılacak. Londra’daki Excel Fuar Alanı’nda düzenlenecek Boat Show’da, milyonlarca sterlin değerindeki süper lüks yatların yanı sıra sürat tekneleri, botlar, jet skiler, yelkenliler ve çeşitli deniz malzemeleri ziyaretçilerin beğenisine sunulacak.

23


f&t agenda

FESTIVAL

AJANDA şubat SINEMA Kan ve Bal Ülkesi

Özgün senaryosu Angelina Jolie tarafından yazılan ve yönetilen “In the Land of Blood and Honey” adlı film, 90’lı yılların başındaki Bosna İç Savaşında geçiyor. Film siyasi irade eksikliği sebebi ile toplumda yaşanan çatışmaları anlatıyor.

VENEDIK’TE KARNAVAL BAŞLIYOR

11-21 Şubat 2012 tarihleri arasında Venedik’in masalsı atmosferinde yapılacak karnavalda sokaklar 10 gün boyunca dev bir maskeli baloya dönüşecek. Renk renk pelerinler, maskeler ve kostümler giymiş katılımcıların ilk turu La Fenice Opera Evi’nin önünde başlıyor.

Spielberg’den “War Horse”

Usta yönetmen Steven Spielberg savaş filmi “War Horse” bir atın ve sahiplerinin 1. Dünya Savaşı’nda yaşadıklarını anlatıyor. Joey adlı at ve sahibi genç adam Albert arasındaki dostluk üzerine odaklanan film, Alman askerleri ve Fransız çiftçilerini de içine katan savaşın tüm taraflarının duygusal yönlerini yansıtan bir senaryoya sahip.

Derin Sorgulama

MÜZIK Stacey Kent konser albümüyle karşımızda...

Ruhundakileri sesine yansıtan Stacey Kent, kusursuz şarkı sözleri ve tertemiz sesiyle her izleyene ve dinleyene unutulmaz duygusal anlar yaşatan eşsiz bir sanatçı. İlk kez“Dreamer In Concert” albümü ile dinleyicilerine bir konser albümü sunuyor.

24

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

“The Descendants” adlı filmde Hawaii’li zengin toprak sahibi Matt King’in, (George Clooney), eşi Elizabeth ciddi bir tekne kazası geçirince tüm hayatını gözden geçirmeye karar veriyor. Matt, kızlarını alıp Kauai’ya tatile götürüyor. Film geçmişini ve geleceğini yeniden değerlendiren Matt’ı anlatıyor.


SERGI Üç Boyutluluk

Galeri NEV 20 Ocak-25 Şubat tarihleri arasında ELVAN ALPAY’ın “Kirpi” adlı sergisine ev sahipliği yapacak. Elvan Alpay’ın tanıdık sanat nesnelerine aykırı, genellikle çeşitli formların ya da motiflerin tekrar edilmesiyle ortaya çıkan üç boyutlu işleri, aralarında Paris, Köln, Londra, Düsseldorf ve New York’un bulunduğu çeşitli merkezlerde düzenlenen grup sergilerinde de izlendi.

KONSER

Branford Marsalis’den Unutulmaz Gece

Hayranlarına ve tüm müzikseverlere müjde! Branford Marsalis birkez daha Türkiye’de... Cazdan funk’a, blues’dan klasiğe elini attığı her müzik türünde harikalar yaratan Marsalis, İstanbul’da unutulmaz bir geceye daha imza atmaya hazırlanıyor. 23 Şubat’ta Lütfü Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda!

FOTOĞRAF Seyreyle... Ara Güler Mardin’de

Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi - Dilek Sabancı Sanat Galerisi, Sabancı Vakfı’nın desteğiyle açtığı yeni sergide, Ara Güler’i ağırlıyor. 3 Kasım 2011’den itibaren bir yıl süreyle açık kalacak “Seyreyle... Ara Güler Mardin’de” başlıklı sergide, yaşamın akışı içinde saptanan “an”ların belgesi, sanatseverlerle buluşacak.

MODA Moda Rüzgarı

Ülkemizin önde gelen moda tasarımcıları ile hazır giyim markalarını bir araya getirerek Türkiye’de modayı tek bir çatı altında toplayan İstanbul Fashion Week, 7-10 Şubat’ta moda rüzgarları estirecek! İstanbul Fashion Week kapsamında sergilenecek defilelerde, markalar ve tasarımcılar Sonbahar/Kış 2013 koleksiyonlarını tanıtacaklar. Dünya’da ise yeni koleksiyonların tanıtılacağı, tüm modaseverlerin dört gözle beklediği moda haftaları New York 9-16 Şubat, Londra 17-22, Milano 22-28 Şubat, Paris 28 Şubat-8 Mart tarihleri arasında yapılacak.

LÜKS Mega yatlar Ataköy Marina’ya bağlanacak

Deniz Araçları, Ekipmanları ve Aksesuarları Fuarı 10-19 Şubat tarihleri arasında hem karada hem de denizde yapılacak. Tekneler tutkunlarıyla CNR EXPO İstanbul’da ve Ataköy Marina’da buluşacak. İki sergi alanı arasındaki ulaşım ise limuzinle sağlanacak.

25


en moda haberler

Yaşam Kalitenizi Artırın... Bodrum’un merkezindeki yeni Grand Yazıcı Boutique Hotel&Spa bünyesinde, Etiler Özel Sculpture Polikliniği’nden Güray Akar, detoks, incelme ve sağlıklı yaşam programlarına başladı. Sağlıklı yaşam danışmanı Fransız Marielle Mercadier’in yönetimindeki programda, misafirlerin alkali besinlerden oluşan özel mönüyle vücutları toksinlerden arındırılıyor. Bodrum’un muhteşem manzarasına hakim 32.000 m2 alanda modern, minimalist mimari uygulanarak yapılmış 16 villa içinde 96 lüks oda ve 2500 m2 Spa alanından oluşan kompleks, misafir memnuniyeti anketlerinde en üst sırada yer almaktadır.

Kenzo Tasarım Ekibini Yeniledi Ünlü Japon markası Kenzo, tasarımını New Yorklu iki gence teslim etti. Antonio Maras’dan işi devralan Humberto Leon ve Carol Lim, ünlü “contemporary” moda markası Opening Ceremony’den transfer. İlk olarak Kenzo’nun ilkbahar-yaz 2012 koleksiyonunu hazırlayan ikili, “sade ve genç bir şıklık” hedeflediklerini söylediler. Koleksiyon 1950’li yılların çizgilerini taşıyor.

Büyüleyici Renkler Chanel makyaj koleksiyonunda büyüleyici kış renkleri metal yansımalarla buluşuyor! Koleksiyonda ışıltılı ve metal yansımalı dumanlı göz makyajları çarpıcı bir biçimde öne çıkıyor. Koyu kış renklerinden oluşan koleksiyonla çarpıcı bakışlara sahip olun.

Yaşasın Vinkara “Yaşasın”, yüksek kalitede köpüklü şarap için tercih edilen geleneksel yöntem “Méthode Traditionelle” ile üretilen Türkiye’nin ilk doğal köpüren şarabı. Vinkara bağlarının yer aldığı Kalecik bölgesinin yerel üzümü olan Kalecik Karası’ndan beyaz şarap olarak üretildi (blanc de noirs). İtalya’nın önemli önologlarından Marco Monchiero’nun önderliğinde hazırlandı. “Yaşasın” satışta.

26

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

Evlilik Dünyası Fuarı 10 Yaşında Evlilik Dünyası Fuarı 10. yılında da evlenecek çiftlere yol göstermeye devam edecek. Evlilik Dünyası 2012, 3-5 Şubat tarihleri arasında Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilecek. Büyük bir gelinlik defilesiyle kapılarını açacak fuarın bu yılki konsepti “Doğa Gelinleri”. Şov dünyasının renkli isimlerinin de ziyaretçilerle buluştuğu fuar hakkında bilgi ve online davetiye için www.evlilikfuari.com adresini ziyaret edin.


Bora Aksu’dan ARMAGGAN’a Özel Koleksiyon Londra Moda Haftası kapsamında 4 yıl üst üste “En Başarılı Genç Moda Tasarımcısı” ödülünü alan Bora Aksu’nun ARMAGGAN için tasarladığı özel koleksiyon, Nuruosmaniye ve Nişantaşı ARMAGGAN mağazalarında satışta. Sınırlı sayıda üretilen, elbise, etek, bluz, kabandan oluşan 40 parçalık Bora Aksu for ARMAGGAN koleksiyonu, annesinin sandığındaki kolalı bohçalarda bir hazine gibi özenle saklanan el emeklerinin hikayesini dinleyen küçük bir kız çocuğunun hikayesinden ilham alınarak tasarlandı. Oya, yazma ve ipek kumaşlarının özel olarak ARMAGGAN’ın atölyelerinde geleneksel yöntemlerle elde işlendiği koleksiyonda zamansız kesimler güncel tasarımlarla öne çıkıyor.

27


en moda haberler - İsda ismi nereden geliyor? Ruh ve beden güzelliğinin koruyucu meleği İsda. - Burada ne gibi hizmetler veriyorsunuz? Merkezimizde bireysel yaşam koçlarımız, ruh ve beden güzelliğini ön planda tutarak kişinin içten dışa değişimini ve gelişimini sağlıyor. Nevşah Fidan ve NFS ekibinin nefes çalışmaları ile üç aşamada, fiziksel, zihinsel ve ruhsal arınma hedefleniyor. Ruhsal arınma sayesinde kişiler yüksek farkındalık kazanarak, hayatta dengeli ve başarılı bireyler haline dönüşüyor. Ayrıca dengesiz beslenme ve sigara gibi bağımlılıklardan Mora Terapi ile kişileri uzaklaştırıyoruz. - Kış aylarında biraz daha az hareket ediyoruz ve sağlıklı beslenme konusunda biraz daha özensiziz. Bunu aşmak için bize önerileriniz var mı? Dr. Morel ve Dr. Rasal tarafından 30 yıl önce icat edilmiş Mora Terapi uygulamasını, kış aylarında iştah artışına engel olması için sunabiliriz. Bu terapi ile kış aylarında fazla harcayamadığımız kalorilere sebep olan karbonhidratlı yiyeceklerin vücuttaki bağımlılık etkisini azaltarak yok etmesi sayesinde Mora terapi kış aylarında özellikle düzensiz beslenme konusunda bizi frenleyen bir biorezonans çalışmasıdır. - Sağlıklı beslenmenin yanı sıra forma girmek için ekstra olarak faydalanabileceğimiz yöntemler nelerdir? Kış aylarında bir saatlik çalışma ile 72 saatlik çalışmaya eşdeğer etkiye sahip Micro Plus cihazımız ile hem keyifle hem de kısa sürede fazla kilolarınızdan arınarak sıkılaşmaya destek veren Regen ve diğer alternatif cihazlarımız ile değerli müşterilerimize kış aylarında form tutmak için hizmet vermekteyiz. Bunun yanı sıra yoga ve pilates ile spor yapmaktan hoşlanan müşterilerimize de alternatif sunmaktayız.

Sağlıklı Yaşam Önerileri

Bebeklilere hizmet veren Isda Bebek’in zarif sahibi Liana Pesah bize formda kalma ve sağlıklı yaşam için öneriler veriyor. - Öncelikle kendinizden ve merkezinizden biraz bahseder misiniz? Robert Kolej ve Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nü bitirdikten sonra yurt dışında ekonomi eğitimi aldım. İş hayatına ise aile şirketi La Botte mağazalarinda başladım. 2001 yılında ise İsda Bebek’i kurdum. O günden beri de buradayım.

28

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

- Bu gibi yöntemlerle sonuç almak için ne kadar süre ve bütçe ayırmamız gerekir? Kişinin vermek istediği kilo ile bağlantılı olarak kişiye özel aylık programlar hazırlıyoruz. Ortalama 500 TL ile 2000 TL arasında değişen paket seçeneklerimiz mevcut. - Bir müşterinizin çok iyi sonuçlar aldığı bir yöntemden bahsedebilir misiniz? Asistanım Dilek Kunak bunun en güzel örneğidir. Dilek’in özellikle spor yapmaya fazla vakit ayıramadığını göz önünde bulundurarak ona özel bir program çıkardık, programın içeriği Prenet ve merkezdeki Regen ve Micro Plus çalışmaları ile 6 kilo verdi. - Siz kendiniz hangi yöntemleri uyguluyor ve sonuç alıyorsunuz? Beslenmemi dengede tutmak için senede 2 kez Mora Terapi uyguluyorum. Kaslarım için de haftada minimum bir kez Micro Plus yapıyorum. Ama her şeyden önce tabiî ki düzenli bir şekilde haftada 3 gün pilates yapıyorum. Her zaman yediklerime dikkat edip özellikle yağları hayatımdan uzak tutmaya çalışıyorum.


en moda haberler Yeni Bir Chocolate Nişantaşı, Bakırköy, Şaşkınbakkal’dan sonra Antalya Lara’da açtığı yeni bistro&bar konsepti ile zincirlerine bir yenisini ekleyen Chocolate, canlı renklerin modern karışımıyla ortaya çıkan keyifli ve yenilikçi dekorasyonu, her damak tadına hitap eden birbirinden farklı ve lezzetli alternatiflerin yer aldığı menüsü ve iddialı kokteylleriyle sizleri bekliyor.

Ev Değiş Tokuşu ile Yarı Yıl Tatilinizde Konaklama Ücretsiz Kayakta yorulmamak için pist kenarında bir ev ister misiniz? Yılda 191 TL’ye bu mümkün. www.evdegistokusu. com’da 145 ülkede 40.000’den fazla ev kayıtları bulunuyor. Otellerin yüksek fiyatlarına ve geleneksel turistik seyahatlere alternatif olacağı düşüncesiyle kurulan Home Exchange ya da Türkçe versiyonu Ev Değiş Tokuşu siteleri sayesinde ailelerin seyahat bütçeleri hafifliyor. Artık www.evdegistokusu.com sayesinde kayak tatilleri sadece yol parasını içerecek. “Siz benim evimde kalırken ben de sizin evinizde kalıyorum.” prensibine dayanan ev değiş tokuşu sistemi çocuklu ailelere büyük avantaj sağlıyor. Ayrıca ev değiş tokuşu esnasında çoğu zaman arabalar da değiştiriliyor.

Silk&Cashmere Kapalıçarşı’da! Silk&Cashmere, Kapalıçarşı’da açtığı 150. satış noktası ile tarihe geçti. Böylece Kapalıçarşı’daki ilk hazır giyim markası olma ünvanını da kazandı. Silk&Cashmere hemen ardından Nuruosmaniye’de faaliyete açtığı mağazasıyla turistlere daha da yaklaştı.

“Ünlüler” Rehber Oldu Futbolun ünlü ismi Pascal Nouma’yla Madrid’de Real Madrid-Barcelona maçını izleyebilir, sonrasında gece hayatını keşfe çıkabilirsiniz. World Travel Trip’in gezisi 10-11 Aralık 2011 tarihlerinde. Fashionista Deniz Berdan ise isteyenleri moda haftalarına götürüyor. Burada alışveriş yapma ve defile izleme imkanınız olacak. New York Moda Haftası’na gidiş 11-16 Şubat, Milano Moda Haftası’na gidiş ise 23-26 Şubat 2012 tarihlerinde. Bavulunuzu şimdiden hazırlayın!

30

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

Mucizevi Sjal Doğal bitki özleri ve elmas, safir, yakut, altın, platin gibi doğal mücevher içerikleriyle Sjal Skincare ürünleri, cilt yüzeyinin ve yedi kat altının korunmasına yardımcı oluyor. Olgun, kuru ya da yorgun ciltler için yoğun bir nemlendirme sağlayan Kura Intuitif özel bileşimi ile iki kat yoğunluk sağlıyor. Kılcal damar çatlamalarına, “Roza”ya da çözüm getiren Kura Intuitif, cilt rengini dengeliyor.


en moda haberler “Türkiye Benim İkinci Vatanım”

GREGOR WENDE Lufthansa, Swiss ve Avusturya Hava Yolları’nın Türkiye Müdürü Gregor Wende, iki buçuk yıldır Türkiye’de. Ama bu onun ülkemizdeki üçüncü görevi. Bir Türk’le evli ve çok akıcı Türkçe konuşuyor. Sohbetimiz işinden Türkiye sevgisine uzandı.

- Ekonomik krizin konuşulduğu 2011 yılında Lufthansa büyümeye devam ediyor. Tabloyu anlatır mısınız? Evet. Filomuza 48 adet yeni uçak katıldı. Sekizi şu yeni 380’lerden. Sistemsel olarak bu yılın ilk yarısında yüzde 12 büyüme kaydettik. Türkiye’de de başarı elde ettik. 2011 yılı ilk yarısında, sektörde koltuk sayısında yüzde sekizlik bir artış varken Lufthansa olarak taşıdığımız yolcu sayısı yüzde 10 arttı. - İki buçuk yıldır Türkiye’desiniz. Lufthansa ile işe başlamıştınız. Derken Avusturya ve Swiss’i, Lufthansa’nın satın almasıyla iş yükünüz arttı. İş yükümüz üç katı artmadı tabii ama çok daha fazla yorulduğumuzu söyleyebilirim. Eskisine oranla çok daha fazla planlama yapıyoruz. Raporlama işimiz arttı. - Üç havayolu için gelecek planlarınız neler? Swiss International Airlines’ın şu an İstanbul’dan günde iki, yani haftada 14 uçuşu var. Satışları çok iyi gidiyor. Yazın belki günde üç uçuşa çıkabiliriz. Avusturya Havayolları’nda ise günde bir olan uçuş sayısını ikiye çıkarabiliriz. Lufthansa’nın ise şu an İstanbul’dan Münih ve Frankfurt’a günde toplam 6, İzmir ve Ankara’dan iki çıkışlı uçuşu var. Haziran ayında ise Berlin uçuşları başlayacak. Lufthansa’nın okyanus ötesi uçuşlarında ise hem ekonomi hem de business koltukları arasındaki mesafe 4,5 santim artıyor. Bu da daha rahat oturma konforu sağlayacak. - Bu Türkiye’deki ilk göreviniz değil. Daha önce de İstanbul’da mıydınız? Hayır. Üç yıl Ankara’da ve 4 yıl Antalya’da Sun Express’de çalıştım. An-

32

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

kara’dayken de eşimle tanıştım. Sonra Japonya ve Çin’de görev yaptım. Çin’de görev süremi uzattılar ve olimpiyat oyunları için kalmamı istediler. Bu arada yaşım da 55 oldu. Sonrasında da bana Türkiye’ye gitmek isteyip istemediğimi sordular. Benim için eve dönüş gibiydi. İstanbul’da yaşamak da ayrıca çok heyecan verici. - Türkiye’deki favorilerinizi alsak... Bodrum, Yalıkavak favori tatil mekanımız. Kartalkaya’ya kayağa gideriz. Sadece bir lift var ama kar kalitesi çok iyi. Yakın zamanda Anadolu yakasını keşfetmeye başladım. Küçüksu, Kuzguncuk beğendiğim semtlerden. Ben bir balık insanıyım. Sunset’deki Şef Takamuri’nin sushi’sini herkese tavsiye ederim. Türk yemeklerinden fasulye, barbunya gibi basit lezzetleri, Türk usulü rakı sofrasını severim. Ben güney Almanya’danım, Stuttgart’dan. Bizim oralarda da sizinkine çok benzeyen bir işkembe çorbamız vardır. Türkiye’de de işkembe çorbası sevdiğim lezzetler arasında. - Türkiye’yi geniş çaplı gezme imkanınız oldu mu? Geçtiğimiz yıl Güneydoğu Anadolu’yu gezdik. Bundan sonraki rotamız Karadeniz bölgesi olacak. - Görev süreniz ne zaman doluyor? Dört artı iki yıllık bir kontratla buradayım. Geleli iki buçuk yıl oldu ama işverenlerim görev süremi uzatmak da isteyebilir. Bu benim de çok hoşuma gider.


en moda haberler Diane Von Furstenberg Evinizi Giydiriyor

Ekşi Restoran’da Çok Özel Bir Yılbaşı Bodrum Halikarnas’ta Paşatarlası sahilindeki Ekşi Restoran dekoru, menüsü ve canlı müziğiyle yerli ve yabancı misafirleriyle yeni yılı karşılamaya hazır. Karadeniz, Ege ve Akdeniz mutfağının en seçkin örneklerini sergileyen Ekşi Restoran’ı turizm ve hizmet sektörünün tanınmış ismi Fatih Can Ekşi’nin lezzet ustası eşi Aydan Ekşi ve kuzeni Şule Akün Kükrer işletiyor. Restoran, yeni yıla özel bir mekânda girmek isteyenlerin de yeni adresi olacak. www.eksirestaurant.com

Ünlü moda tasarımcısı Diane Von Furstenberg’in sonbahar-kış home koleksiyonunu artık Harvey Nichols’da bulabileceksiniz. Ev tekstili koleksiyonunda modacının dünyanın dört bir yanına yaptığı gezilerin izlerini bulabileceğiniz gibi podyumdaki moda koleksiyonunda kullandığı kumaşları ve desenleri de göreceksiniz. Koleksiyonda modacının yakın zamanda gittiği Hindistan’dan esintiler bulacaksınız.

En Sağlıklı Hediye

Evinizin İhtiyaçları MaxxDepo’da

Sarayova Bal Koleksiyonu ile yılbaşında değer verdiklerinize farklı ve unutulmaz bir hediye sunabilirsiniz. Özel keselerde sunulan doğaya ait en özel ballarda, mücevher şıklığında bir sunumun izlerini taşıyan 12 özel lezzet alternatifi bulunuyor. Sevdiklerinize bugüne kadarki hediye seçimlerinizden çok daha başka bir hediye sunmanın hazzını yaşayacaksınız.

MaxxDepo’da Fransız tarzı konsolloar, ahşap oyma abajurlar, eskitme mobilyalar, aksesuarlar, masif ahşap masalar, sandalye koleksiyonları bulabilirsiniz. İddialı fiyatlarıyla MaxxDepo, Mecidiyeköy Ortaklar Caddesi’nde!

Farklı Bir Hediye! Cam Ocağı Vakfı ustaları, farklı hediye almak isteyenler için el yapımı hediye alternatifleri sunuyor. Sizi de kendi ellerinizle klasik yılbaşı süsü tasarlamaya davet ediyor. Farklı isimlere ve canlı görünümlere sahip Cam Ocağı Vakfı tasarımlarının tümü el yapımı ve kısıtlı sayıda üretiliyor. Satış noktaları: Luxeria, Beymen Akmerkez, Armaggan, Istanbul Modern. www.camocagi.org

Eşsiz Temizlik Orogold kolajen yenileyici temizlik jeli, cildin kuru hücre tabakasını arındırarak güçlü bir temizlik sağlıyor. Ciltteki faydalı yağlara zarar vermeden cildinizi nazikçe yeniliyor, ipeksi ve aydınlık bir görünüm sağlıyor. İçeriğindeki 24 ayar altın, E vitamini, yeşil çay ve kolajen sayesinde çizgi ve kırışıkların azalmasında etkili.

34

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


en moda haberler

MICHAEL KORS

Moda Dünyasında 30. Yıl - Demsa ile işbirliğiniz çerçevesinde İstanbul’daki mağazanızın açılışı için İstanbul’dasınız. Bu ilk gelişiniz mi? Evet. İstanbul’a ilk gelişim. Bu şehirden gerçekten çok etkilendim. İstanbul’u çok sevdim. Boğaz kıyısındaki bir otelde kalıyorum. Otel çok lüks ve güzel. Boğaz’a, suya bu kadar yakın olma hissi çok etkileyici. Bir tur gemisinde gibisiniz ama aslında değilsiniz. Suya o kadar yakınsınız ki. Boğaz’ı seyretmek gerçekten çok güzel. Daha henüz gezme ve alışverişe çıkma imkanım olmadı. İlk adresim Kapalıçarşı olacak. - Sizinle bugün yeni açılan mağazanızda buluştuk. İstinye Park’ı ve mağazanızı beğendiniz mi? Aslında bir değil, iki mağazam açıldı İstanbul’da. Nişantaşı’nda Brandroom içerisinde Michael Michael Kors mağazası, İstinyepark’da

36

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

da Michael Kors mağazası açıldı. Her ikisi de çok güzel. - Şu anda mağazada satışta olan sonbahar-kış koleksiyonunuzu bize anlatır mısınız? Bu benim 30. yıldönümü koleksiyonum. Moda dünyasındaki 30. yılımı kutluyorum. Koleksiyonu bu otuz yılın şerefine tasarladım. Koleksiyonda bu yılların en iyi özelliklerine yer verdim. 70’li yılların seksapeli, 80’lerin sportifliği, 90’ların sadeliği ve 2000’lerin gösterişi… Koleksiyonda bu özelliklerin hepsi de var. - Ve son bir soru.. Tasarımcı olmasaydınız ne olurdunuz? Kesinlikle Broadway yapımcısı olurdum. Broadway oyunlarına bayılıyorum ve her zaman izlemeye giderim.


f&t zoom

FOTOĞRAFLARLA DÜNYA Dünyayı algılayış şekillerini, kendi dünyalarını bize yansıtan fotoğrafçılar, eserleriyle hem kendi tarihlerine hem de dünya tarihine not düşüyorlar adeta. İşte fotoğraf karelerinden dünyamız...

38

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


Fot Dü oğ r nya afla

rla

29 Ekim 2010... Bu yıl, Cumhuriyet Bayramı’nda gözlerimiz bu çoşkulu törenleri aradı.

Serkan Tüfekçi

“İstanbul benim için en güzel model. Yaşlanmıyor ve çektiğim her karede bana farkını hissettiriyor. Boğaziçi’nde yaşamak o farkı hissetmek için bir ayrıcalık...” 39


f&t zoom

Ara Güler

“Fotoğraflardaki ‘an’ların toplamı, eski devirlerin getirdiğinin üzerine, kendi devrinin görünümünü, yaşantısını ve bütün bunların toplamı olan asrın gerçeğini, hem kendi yaşadığı devir içinde hem de daha sonraki çağlara yansıtan belgelerdir.”

40

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

Kasım 2012’ye kadar açık kalacak “Seyreyle... Ara Güler Mardin’de” başlıklı sergi, Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi-Dilek Sabancı Sanat Galerisi’nde görülebilir.


Fot Dü oğ r nya afla

rla

Erol Civan

“World Travel Channel’ın çekimleri için Mardin’e gittiğimizde, Mezopotamya’nın bu görüntüsünün fotoğrafını çekmemek olmazdı.”

41


Fot Dü oğ r nya afla

f&t zoom

rla

Dünyaca ünlü Fransız sanatçı Sophie Calle’in “Son kez, İlk Kez” adlı sergisi Sakıp Sabancı Müzesi’nde 31 Aralık tarihine kadar görülebilir.

Sophie Calle

“1986’da doğuştan kör insanlar tanıdım. Güzelliğe dair imgelerinin ne olduğunu sordum onlara. İlk yanıt veren, bana denizi anlatan adamdı...” “Gördüğüm en güzel şey denizdir, öyle uzaklara uzanır ki görmez olursunuz...”

42

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


f&t celebrity

44

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


Kendine Güvenen, Güçlü, Seksi Kadının Temsili

Charlize Theron Charlize Theron son yedi yıldır Dior Moda Evi ile sanatsal işbirliği içinde. J’Adore’un yüzü Charlize Theron, son J’Adore filminde Versailles Sarayı’nda Dior’un geçmişteki ilham perileri olan Marlene Dietrich, Grace Kelly, Marilyn Monroe ile karşılaşıyor. Bir ikon haline gelen J’Adore kadınını temsil eden Charlize Theron, ikonların dünyasını selamlıyor. Charlize Theron’la J’Adore’dan, kadınlardan, kendinden ve güzellikten bahsettik.

45


f&t celebrity

FASHION&TRAVEL Siz J’Adore “yüzüsünüz” ve kesin likle sıradışı bir ikonsunuz. Dior Moda Evi’yle ilişkiniz nasıl gelişti? CHARLIZE THERON Dior’la aramızda harika bir güven var, yıllar içerisinde kendiliğinden oluştu. Kendimi çok rahat hissediyorum, bir nevi aile duygusu. Paris’e her gittiğimde bir tarafım “Fransız” hissediyor! Bir de Dior’un gelişiminin temeli geleneklere dayalı, bir tarih duygusu var. Bu yolculuğun bir parçası olmaktan gurur duyuyorum. F&T Siz de J’Adore kullanıyor musunuz? CT Her zaman parfüm kullanmıyorum, özel olmasını seviyorum. Dışarı çıkmadan önce birkaç damla J’Adore veya kendimi çok kadınsı hissettiğimde ve bunu göstermek istediğimde J’Adore L’ Absolu kullanmayı tercih ediyorum. Kesinlikle kendime olan güvenimi artırıyor ve seksi hissettiriyor. F&T Kokular ve tatlar çoğu zaman birbirleriyle ilişkili olurlar. Siz tatlıya düşkün müsünüz yoksa tuzlu ve baharatlı yiyecekleri mi tercih edersiniz? CT Yalnızca birini söyleyebilmeyi isterdim! Yemeği gerçekten seviyorum. O yüzden benim için tatlı ya da tuzlu arasında bir seçim yapmak oldukça zor. Tamamen günüme bağlı. F&T Ne yapmak gününüzü ilginçleştirir? CT Enerjik günleri seviyorum. Özellikle havanın güzel olduğu ve yürüyüşe çıkabileceğim günleri. Los Angeles’da hemen hemen

“TOPLUM KADINA ÇOK FAZLA BASKI UYGULUYOR. YAŞLANDIKÇA KIRIŞIYORSUN VE GÖĞÜSLERIN SARKIYOR. HAYATIN GERÇEĞI BU VE BEN HAYATI OLDUĞU GIBI KABUL ETMEK IÇIN ELIMDEN GELENI YAPIYORUM.” 46

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


“GERÇEK LÜKS ZAMANDIR, KUSURSUZ LÜKS ISE ONU ARKADAŞLAR VE AILEYLE BIRLIKTE GEÇIRMEKTIR. FILMLERDEKI CAFCAFLI GÖRÜNTÜMDEN UZAKLAŞMAYI SEVIYORUM. SADE BIR HAYAT TARZINDAN HOŞLANIYORUM.” 47


f&t celebrity her gün harika bir yürüyüş havası var, bunu seviyorum. F&T Sizin için gerçek, kusursuz lüks nedir? CT Gerçek lüks zamandır, kusursuz lüks ise onu arkadaşlar ve aileyle birlikte geçirmektir. Filmlerdeki cafcaflı görüntümden uzaklaşmayı seviyorum. Sade bir hayat tarzından hoşlanıyorum. Annem bana çok yakın oturuyor, annemle ve yakın arkadaşlarımla çok vakit geçiriyorum. Harika yemekler pişiriyoruz ve kırmızı şarap içiyoruz. İç dengemi korumak için bu özel zamana ihtiyacım var. F&T J’Adore görselleri kendine güveni anlatıyor ve sizde kesinlikle kendine güven atmosferi hâkim. Her zaman kendinize güveniyor muydunuz, yoksa bir dönümü noktanız var mı? CT Hayatta kalma içgüdüsü kendine güvenle alakalı ve hayat bana her ikisini de verdi. Ama belli alanlarda daha güvenli oldum ve Tom Hanks beni “That Thing You Do” adlı filminde rol almam için seçti, işte o bir dönüm noktasıydı. Çocukken onun filmlerini tekrar tekrar izlerdim, çünkü ona feci âşıktım. “Eğer o beni çalışmaya değer buluyorsa, o zaman belki de iyi bir aktris olacağım.” dedim. “Monster” filmi de bir başka dönüm noktasıydı, yalnızca Oscar’dan bahsetmiyorum, bana çok şey kattı. Paul Haggis bana “Biliyorsun, aktörün çoğu zaman belirttiği maddiyattır, ama sen bunu yapmadın. Seçtiğin şeyle kendini belirledin.” dedi. Bunun güzel bir iltifat olduğunu düşünüyorum. F&T Kadınlar hakkındaki görüşünüz nedir? CT Günümüzde kadınlar daha güçlü ve akıllı. Birçok ülkede sesleri sosyal ve politik olarak duyuluyor, ama hala pek çok ülkede durum böyle değil. Kadınların hakları ve güvenlikleri için mücadele ettiği ülkelere seyahat ettiğimde, onların cesaretleri karşısında şaşkına dönüyorum ve onların cesaretinden esinleniyorum. En korkunç ve yıkıcı durumlarda bile yüzlerindeki tutku, bana kadınların gerçekten ne kadar güçlü olabildiklerini hatırlatıyor. F&T Kendinizi feminist olarak görüyor musunuz? CT Çok badireler geçirmiş Güney Afrika gibi bir ülkeden gelmemden, dünyada olup bitenlere ilgi duymamdan, dünyayı daha iyi bir yer yapmanın bir parçası olmak isteyişimden kaynaklanıyor olabilir. Ben lere bayılırım. Çocukken bütün bildiğim sadece Güney Afrika’da bir harekete geçmenin güzelliğine inanırım. Bir feministten çok kendimi çiftlikken, dünyayı keşfetmek işimin en büyük armağanlarından biri hem kadın hem de eylemci olarak düşünürüm. Kadın hakları örgütleoldu. Hayatımın bir noktasında bir mola vermek istedim ve yaklaşık iki riyle ilgileniyorum ve boş zamanımın çoğunu Güney Afrika ve diğer yıl kadar ara verdim. Yunanistan, Türkiye, Afrika ülkelerindeki çocuklar için HIV/Aids Belize, Guatemala ve evim Güney Afrika’ya eğitimini destekleyen “The Charlize The“ANNEM, KIM OLDUĞUM gittim. Sırt çantamı alıp, beş yıldızlı otellerron African Outreach Project” adlı kuruluşa adadım, buraya tutkuyla bağlıyım. HUSUSUNDA BENI ÇOK ETKILEDI. de kalmaksızın uzun süre farklı kültürleri BIR KADININ HEM KARIYERININ yaşamak bana zevk veriyor. İnsanların nasıl yaşadığından çok etkileniyorum. Bu yüzF&T Hayranlık duyduğunuz, sizi etkileyen OLABILECEĞINI HEM BIR ANNE den her yeni kampanyada nereye gidecekadınlar var mı? CT Eve Ensler, Jane Goodall ve annem. OLABILECEĞINI VE TÜM BUNLARLA ğimi düşünmek bana hep heyecan veriyor. Eve Ensler, kadınlara karşı şiddeti bitirmek BIRLIKTE YINE DE SEKSI, GÜÇLÜ Çünkü bu, hayatı ve dünyayı tecrübe etme yolunun bir parçası. için dünya çapında bir eylem olan V-Day’in VE EĞLENCELI OLABILECEĞINI kurucusu ve kendini bu eyleme adamış. Eve Ensler’e hayranım. O mükemmel bir GÖSTERDI. KESINLIKLE EN ÇOK F&T Versailles’a girdiğinizde neler hissettiniz? lider, konuşurken çok cesur ve kadınları HAYRAN OLDUĞUM KIŞIDIR.” CT Jean Jacques tarafından görkemli bir savunurken asla geri adım atmıyor. Jane film setine dönüştürülen Versailles’in içinGoodall’le birkaç günü bir şempanze sığıden yürüme hissi inanılmazdı, korkmuştum. Krallar, kraliçeler, dünnağında geçirme şansı yakaladım ve bana inanılmaz bir ilham kaynağı ya liderleri ve ben de ordaydım... İsim ve mekan efsanevi. “Doğru” oldu. Tam bir çetin ceviz. Biz geride, ter içinde nefes nefese yürürken, görünüyordu, Christian Dior’un kendisi de böyle bir yeri çok severdi. o çok sakin ve soğukkanlıydı. Kendini gerçekten tüm kalbiyle işine Bu nedenle Dior’un 60. yıldönümünü Versailles’da kutlamak çok dovermiş, buna saygı duymamak mümkün değil. Annem kim olduğum hususunda beni çok etkiledi. Bir kadının hem kariyerinin olabileceğini ğaldı. hem bir anne olabileceğini ve tüm bunlarla birlikte yine de seksi, güçlü ve eğlenceli olabileceğini gösterdi. Kesinlikle en çok hayran olduF&T Bize bu yeni kampanyanın hikâyesini anlatabilir misiniz? J’Adore ğum kişidir. Çocukken de böyleydi ve şimdi de böyle. Woman kim? CT Bu kadın gizemli bir şekilde seksi, sanki dünyayı o yönetiyormuş F&T J’Adore, sizi Montaigne’de Paris Avenue’dan alıp, şimdi yeni gibi doğal bir görkemi var. Sanki tüm kadınlara “Bana bakın, sizde kampanyayla birlikte de Versailles’a götüren güzel kokulu bir yolcude o güç var.” diyor. Sanırım her kampanya onun ayrı bir yönünün luk! Siz nasıl bir yolcusunuz? altını çiziyor ve şimdi onun tam bir resmine sahibiz. Şimdi sesi olan CT Parfümler aklın seyahat etmesine izin veriyor ve ben de seyahatdaha güçlü bir kadınımız var. Bu film J’Adore Woman’a yeni bir boyut

48

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


f&t celebrity veriyor sanırım. Şimdiye kadar kampanyalar son on yıla odaklandılar, oysaki Jean Jacques’ın filmi bizi Dior kadınının başlangıcına götürüyor. Bu zamanda yolculuk, üç ikon kadın vasıtasıyla Dior’a saygı, üç Hollywood efsanesi. Artık geçmişin ikonları ile tanışabilir çünkü kendisi de bir ikon oldu. Kokusu da...

çünkü bazen alışkanlık canavarı olabiliyorum. Cilde anında parlaklık ve ışıltı kazandıran Dior L’Or de Vie’ye bağımlı olduğumu itiraf etmeliyim. O, hafif bir fondöten ve maskara… Ve işte hazırım! Büyüleyici ve harika göründüğüm günleri seviyorum ama aynı zamanda sakin ve sade geçen günlere de bayılıyorum.

F&T J’Adore filminde Dior’un “geçmişteki ilham perileri”ni keşfediyoruz. Marlene Dietrich, Grace Kelly, Marilyn Monroe. En çok hangisinden ilham alıyorsunuz, sizi en çok büyüleyen kim? CT Bu deneyim ilham veren fantastik bir şey. Versailles krallığı ve sarayın ihtişamı gerçekten büyüleyici. Üç isim de ikonik ve hepsinin Mr. Dior’a ilham verdiğini düşünüyorum. Ben kadınların gizemli ve çelişkili yanlarından ilham alıyorum. Marlene Dietrich’in tutkulu gizeminden, Marilyn Monroe’nun şehvetinden, Grace Kelly’nin donuk güzelliğinden... Bu kadınların, dönemlerindeki kadınlar için bir şeyleri değiştirdiklerini düşünüyorum. Üçünün ortak bir yönü vardı. Her ne kadar güçlü de olsalar, kırılgan ve savunmasız bir halleri vardı. Alıngan ama aynı zamanda inanılmaz bir şekilde klasiklerdi. Sanırım bunu ifade edebilecek en güzel kelime “güzel”di.

F&T Gün içinde güzelliğiniz için neler yaparsınız? CT Sabah ve akşam cilt temizliği. Güneş korumalı gündüz nemlendiricisi. Akşamları da her zaman cilt temizliği ve nemlendirici.

F&T Bu üç efsaneden seçimleriyle size en çok benzeyen kim? CT Aslında hiçbiri benim gibi değil, ama onların gücüne ve derinliğine biraz olsun sahip olduğumu düşünmek istiyorum! Marlene Dietrich’in Nazilerle açıkça savaşmış olmasını her zaman takdir ettim. Sesi çok güzeldi ve Lili Marleen söylerdi. F&T Zamanla ilişkiniz nasıl? Zamanın geçiyor olmasından korkuyor musunuz? CT Tam anlamıyla değil ya da henüz değil mi demeliyim! Geçmişime, beni şu an bulunduğum yere getirdiği için ve beni böyle yaptığı için minnettarım. Gençliğin, güzelliğin ve mükemmeliyetçiliğin hem Güney Afrika’da hem de Amerika’da birbiriyle iç içe geçmesi aslında beni çok etkiledi. Toplum kadına çok fazla baskı uyguluyor. Yaşlandıkça kırışıyorsun ve göğüslerin sarkıyor. Hayatın gerçeği bu ve ben hayatı olduğu gibi kabul etmek için elimden geleni yapıyorum. F&T Kokulara geri dönersek, Güney Afrika’daki çocukluğunuzu anımsatan bir koku var mı? CT Aslında büyüdüğümde ve Güney Afrika’dan ayrıldığımda anladım orayla gerçek bir bağım olduğunu. Afrika’dan ayrılıncaya, özleyip de geri dönünceye kadar doğa kokusunun farkında olduğumu sanmıyordum. O kadar yoğun bir koku ki bu; bana çocukluk anılarımı anımsatıyor. Bu çiftlikte büyümekle ve kir içinde oynamış bir çocuk olmakla alakalı. Tam olarak bağlantıyı çözemesem de toprak, çöl ve doğayla alakalı. Tüm bunların kokusu beni gençliğime götürüyor. F&T Güzellik ritüelleriniz veya ipuçlarınız var mı? CT Kız arkadaşlarım genellikle yeni şeyler keşfetmem için çabalarlar,

50

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

F&T Spor, güzellik ritüelinizin bir parçası mı? CT Sırlara yer yok, herkes gibi ben de antrenman yapıyorum. Neyse ki enerjiğim, yaptığım aktiviteleri karıştırmayı seviyorum. Yürüyüş, spinning, yoga... Çeşitlilik beni enerjik kılıyor. Aslında her zaman mutluysan bunun bir şekilde yansıdığını düşünüyorum. Kendimi tamamen huzurlu ve mutlu hissettiğimde, her zamankinden daha çok övgü alıyorum. F&T Asla itiraz edemediğiniz “küçük günah”ınız nedir? Canınız kızartma ya da burger çekiyorsa, ne yapıyorsunuz? CT Kesinlikle canım ne istiyorsa yiyorum. Eğer insan nefsini köreltip canı ne istiyorsa yemiyorsa, sonrasında her zaman daha büyük bir patlama oluyor ve mutlaka geri tepiyor. F&T Estetik ameliyatlar ve botox hakkında ne düşünüyorsunuz? CT Yaşlanmanın çok güzel olduğunu düşünüyorum, ama yargılayıcı bir tip değilim, o yüzden bu yolu seçenleri de anlayabiliyorum. Günün sonunda insanın kendini güzel ve iyi hissetmesi önemli, öyle değil mi? F&T Bugüne kadar aldığınız en güzel güzellik tavsiyesi neydi? CT Seyahat etmek! Yakın bir şehre gitmek veya bir dünya seyahati. Vizyonunuzu her zaman geniş tutan ve kişiliğinizi güçlendiren bir şey bu. F&T Önünüzde çok meşgul olacağınız iki yıl var, projelerinizden bahseder misiniz? CT “Young Adult”, “Mad Max: Fury Road”, “Snow White And The Huntsman” ve “Prometheus” adlı filmlerim var. F&T Yapabilseydiniz eğer hayatınızın hangi “altın anı”nı ölümsüzleştirmek isterdiniz? CT Oscar için adımı teleffuz ettikleri anı. Kesinlikle olağanüstüydü. F&T En büyük hayaliniz nedir? CT Sanırım hala ne olduğunu düşünüyorum ya da belki de yaşıyorum bile! Her gün özel olabilir ve sürekli geleceği düşünerek her günün özel olabileceğini unutuyoruz bazen. Ben öyle yapmamak için elimden geleni yapıyorum.


f&t gallery

EBRU CEYLAN’IN FOTOĞRAF SERGISI 10 ARALIK’A KADAR İSTANBUL NIŞANTAŞI’NDAKI MILLI REASÜRANS SANAT GALERISI’NDE GÖRÜLEBILIR.

52

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


Fotoğraf Bahane

Hayat Şahane Ödüllü yönetmenimiz Nuri Bilge Ceylan’ın eşi Ebru Ceylan, fotoğraf sergisiyle bugünlerde gündemde. Altı yaşındaki oğlu Ayaz’ın fotoğraflarından oluşan bu serginin Norgunk Yayınları’ndan çıkan bir de kitabı var.

FASHION&TRAVEL Oğlunuz Ayaz’ın fotoğraflarından oluşan bu sergi fikri nasıl doğdu? EBRU CEYLAN Uzun zamandır, özellikle de oğlum Ayaz doğduktan sonra aklımdan hep bir çocuğun iç dünyasına ait birşeyler yapma fikri geçiyordu. Bir gün Ayaz’ın sarf ettiği bir cümle ki serginin ismi olan cümledir, aklımda dağınık olarak dolaşan fikirleri toparladı birdenbire. F&T Serginin adı da çok çarpıcı: “Dünya İçimde Karanlık Oyunlar Oynuyor Anne”. Bu isim ne anlam taşıyor? EC Bu isim bana göre, içinden gelen sesten korkan çocuğun çığlığı. F&T Bu proje için neden kendi oğlunuzla çalıştınız? Başka bir çocuk alamaz mıyd? EC Gerekseydi olurdu. Ama elimin altında duran bir çocuk varken neden o olmasın ki? F&T Oğlunuzun bu çalışmayla ilgili ne kadar bilgisi/ilgisi var? Poz vermek onun için kolay oldu mu? EC O bebekliğinden beri alışık. Hem fotoğraf çekmeye, hem de çekilmeye. Zorlandığını hatırlamıyorum. F&T Sergiyle birlikte eşzamanlı olarak yayınlanan kitaptan da söz eder misiniz? EC İçinde, mekan kısıtlılığı yüzünden sergide yer alamayan fotoğrafların da olduğu bir fotoğraf kitabı. Norgunk yayınlarından çıktı. Ve önsözü çok değer verdiğim bir yazar olan Tuncer Erdem yazdı. F&T Fotoğraf çekmeye nasıl başladınız? EC Afsad’da (Ankara Fotograf Sanatçıları Derneği) başladım. Ankara’da. Lise çağlarımdı. Asiydim. Ve gençlik enerjimi kullanabileceğim büyük bir fırsat olmuştu benim için fotoğraf. Aynı heyecanı belki biraz farklı bir şekilde hala hissediyorum fotoğraf çekerken. F&T Çok seyahat eder misiniz ? Bu güne kadar gittiğiniz yerler-

53


f&t gallery den hangisinden en çok etkilendiğinizi söyler misiniz ? EC Seyahat etmeyi çok severim ve fırsat buldukça da ederim. Dünyanın pek çok ülkesini, pek çok farklı coğrafyasını ve kültürünü tanıma şansım oldu bu güne kadar. Ama samimiyetle söylemeliyim ki ben en çok Türkiye’de seyahat etmeyi seviyorum. Sanki zaten benim olan, çok sevdiğim ama nerede olduğunu bilmediğim, kaybettiğim ya da belki de hiç bir zaman tanımamış olduğum bir şeye, git gide yaklaşmak gibi birşey benim için Anadolu’da seyahat etmek. Sık sık gittiğim ve gitmekten hiç bir zaman bıkmayacağım pek çok yer var. Bunlardan bazıları; Kemaliye’de Taşyolu, Mardin-Nusaybin arasındaki Beyazsu, Tunceli’de Munzur Çayı, Urfa’da Kale ve çevresi, Adıyaman’da Cendere Çayı ve tarihi köprüsü, Nemrut, Konya’da Tuz gölü ve çevresindeki çorak köyler, Gümüşhane’de Zigana, Çanakkale’de Assos ve Truva… Saymakla bitmez. Anadolu, çok heyecan verici, etkileyici ve masalsı bir coğrafya.

SERGIYLE EŞZAMANLI YAYINLANAN KITABI DA NORGUNK YAYINLARI’NDAN ÇIKTI. BIR FOTOĞRAF ALBÜMÜ. ÖNSÖZÜ DE YAZAR VE ÇIZER TUNCER ERDEM TARAFINDAN KALEME ALINDI.

F&T Fotoğraflarınıza size neler ilham veriyor ? EC Doğada bana anlamlı gelen, hüzün veren, hissedilen ama çoğu kez anlatılamayan duygular hissettiren her şey. F&T Özellikle portre fotoğrafları çekmekten hoşlandığınızı görüyoruz. Sebebi nedir? EC Çoğunlukla öyle ama tamamen değil. İnsan manzarasını seviyorum. İnsanlığa ve onun hüzünlü var olma mücadelesine bakmayı seviyorum. İç dünyalara bakmayı seviyorum. Ama çorak bir ovada yapayalnız bir ağaca ya da ıssız köy yollarında başı boş ge-

NURI BILGE VE EBRU CEYLAN ÇIFTININ ALTI YAŞINDAKI OĞLU AYAZ, GENÇ YAŞINDA SANAT HAYATINA ADIM ATTI. ANNESININ ILK SERGISINE HEM ILHAM HEM DE POZ VERDI. 54

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


EBRU CEYLAN KIMDIR? l Ebru Ceylan 1976’da Anakara’da doğdu. l 1992 yılında AFSAD’da fotoğrafçılığa başladı ve bir çok karma sergide yer aldığı gibi, bir çok ödül de kazandı. l Marmara Üniversitesi Sinema ve Televizyon bölümünden mezun olduktan sonra Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde aynı dalda master programına devam etti. l İlk kısa filmi “Kıyıda” 1998 yılında Cannes Film Festivali’nde izlenecek resmi filmler listesine girdi.

zen sokak köpeklerine de bakmayı seviyorum. Onları da çekiyorum. F&T Bir daha fotoğraf sergisi yapmayı düşünür müsünüz? Size göre bir dahaki serginizin konusu ne olabilir ? EC İmkanlar el verdiği sürece tabii ki yaparım. Konusu hakkında şimdiden bir şey söylemek

çok zor. F&T Serginizden nasıl tepkiler aldınız? EC Doğal olarak her türlü tepki. F&T Fotoğraf çekmeyi nasıl tanımlarsınız? Sizin için ne ifade ediyor? EC Fotoğraf bahane, hayat şahane.

l Nuri Bilge ceylan’ın “İklimler” adlı filminde başrolü oynadı. Yönetmenin beşinci filmi olan “Üç Maymun” filminin senarist ve yardımcı yazarlığının yanı sıra sanat yönetmenliğini yaptı. Ayrıca Nuri Bilge Ceylan’ın son filmi olan” Bir Zamanlar Anadolu’da” adlı yapımın yardımcı yazarlığını yaptı.

55


XXX


f&t celebrity

21. Yüzyıl İkonu

Brad Pitt

Moneyball (Kazanma Sanatı) filminde rekabeti seven beyzbol takım menajerini oynayan ünlü aktör Brad Pitt, kendinden yine çok söz ettirecek. Fimleri, başarıları, aşkları, Angelina Jolie’si ve çocuklarıyla Brad Pitt tam bir 21. yüzyıl ikonu.

B

Yazı Funda Şahinbaş Hoşkal

rad Pitt’i ilk kez bir spor filminde izliyoruz. Başarılı aktör son filmi Moneyball’ı şöyle anlatıyor: “Malzemesi çok karmaşık aslında. Ana akım sinemanın dışında bir olay örgüsüne sahip. Karakter de bu tanıma uyuyor. Bu sebeple fazlaca detay çekim yapmak zorunda kaldık. İnsanlar çoğu zaman bilinmeyen durumlara hapsolurlar. Ona

58

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

adapte olmak için zaman harcarlar. Bu vahşi bir savaştır aslında. Başarısızlığın da bir değeri var. Değerinizi anlamak için onu tatmanız lazım. 70’lerde de böylesi filmler çokça üretildi. Bennett Miller ise böyle filmler konusunda bir usta bence.” Moneyball (Kazanma Sanatı) klasik bir beyzbol takımı hikayesi olmasının çok ötesinde, felsefesi olan bir spor filmi aslında.


“BEN DIN ILE BÜTÜNLEŞMIŞ BIR AILEDE YETIŞTIM. BU DURUM GÖZ ÖNÜNE ALINDIĞINDA HOLLYWOOD’DA ÇOK FARKLI BIR ŞEY DENEDIM. SATANIST OLMAKLA ÖZDEŞLEŞTIREBILIRSINIZ BUNU. O KADAR GARIP. HATTA ŞEYTANLA ANLAŞMA YAPTIĞIMI DA ITIRAF EDEYIM!” 59


f&t celebrity

Moneyball, gerçek bir olaya dayanıyor. Bir zamanlar beyzbol oyuncusu olan Billy Beane (Brad Pitt) sahada başarısız olunca, rekabeti seven kişiliğiyle beyzbol takımının genel menajeri olmaya karar veriyor. Filmde takımını 2002 sezonuna hazırlayan Brad Pitt, yıldız oyuncularını büyük transfer ücretlerine karşılık başka takımlara kaptırıyor. Takımını yeniden kurmak zorunda kalan Pitt, diğer takımların sadece üçte bir bütçesine sahip. Rekabeti seven Billy karakteri, beyzbol oyununun temel ilkelerine meydan okumaya karar veriyor ve mücadeleye başlıyor. Biraz beyzbolun dışında düşünerek Yale mezunu ekonomi uzmanı olan Peter Brand’ı (Jonah Hill) işe alıyor. Beyzbolda göz ardı edilen bilgisayar destekli istatistik analizlerini kullanarak geleneksel düşünce yapısına ikili birlikte kafa tutuyor. Hayal gücüne meydan okuyan sonuçlara varan ikili, beyzbol camiası tarafından çok yaşlı, çok sakat ya da çok belalı oldukları gerekçesiyle bir köşeye atılmış ama küçümsenen önemli becerilere sahip oyuncuların peşinden gidiyor. Moneyball filminin başrol oyuncusu Brad Pitt, filmde kullandığı yeni yöntemle beyzbolda dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor. Sonuçta, bu girişim oyunun tarzını değiştirmekle kalmayıp, Billy’nin oyunun ötesine geçen yeni bir anlayışa sahip olmasını ve hayatta kendine yeni bir yer bulmasını sağlıyor. Geçtiğimiz ay Brad Pitt Moneyball basın toplantısında, benzer durumun Hollywood star sistemine uygulanması gerektiğine de dikkat çekti. “Ancak ne kadar başarılı olacağı tartışılır!” diye ekleme yaptı. Filmin kendisine neler kattığı sorulduğunda, “Ben din ile bütünleşmiş bir ailede yetiştim. Bu durum göz önüne alındığında Hollywood’da çok farklı bir şey denedim. Satanist olmakla özdeşleştirebilirsiniz bunu. O kadar garip. Hatta şeytanla anlaşma yaptığımı da itiraf edeyim!” diyerek kahkahalara boğuldu. Son dönemde yapımcılığa başlayan oyuncu,

60

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

kaybeden ve anti-kahraman tiplemelerle karşımıza çıkıyor. Kaybeden hikayesini sevdim diyen Pitt’in bu konudaki görüşleri de ilginç: “Moneyball haksız bir oyunu kazanma bilimi. Benim için yaşadığım günlük şeyleri sorgulama anlamına geliyor. Bu konuda ‘gerçek’ hakka sahip olan buradaki adamlar. Esas verdiğimiz kararlar önemli.”

Mükemmelliyetçi Pitt

Film sektörünün en çok aranan isimlerinden Brad Pitt, aktörlük kariyerinde deneyim kazanmanın çok önemli olduğunu, eskiden çok zaman alan birçok rolü şimdi hızlıca bitirebildiğini söylüyor. Aktörlüğün en sevdiği yönünü ise “Ben filmleri seviyorum, rol yapmayı o kadar değil. Sinemayı, öyküleri ve bütün bunların bir parçası olmayı seviyorum. Film, işbirliğiyle yapılan bir şey. Eğer insanlar severse bir filmi, bu filme çaba göstermiş herkes için bir ödül. Ve evet, tek bir kimse asla bir şey ortaya çıkaramaz ama film yönetmenle başlayıp yönetmenle bitiyor.” Bu açıklaması acaba yönetmenliğe mi başlayacak sorusunu akla getiriyor. Zira Brad Pitt “Kesinlikle hayır!” diyor. “Benim için son derece acı verici olurdu, çok fazla zaman alırdı ve fazla mükemmeliyetçi biri olduğum için işin sonu kimse için hayırlı olmazdı…Yapmak istediğim çok fazla başka şey var, mesela çocuklarımla vakit geçirmek ya da bir şeyler inşa etmek.”


XXX


f&t celebrity bitirme kararında basında çıkan hiçbir dedikodunun etkili olmadığını ve ayrıca birbirini seven ve değer veren iki arkadaş olarak ayrıldıklarını belirttiler.

Evliliğinin Bitmeyen Dedikoduları

Aradan geçen yılların ardından birkaç ay önce Pitt bir röportajında şu açıklamayı yaptı: “Aniston ile evliliğimde hayatımın gittikçe sıkıcı hale geldiğini hissetmeye başlamıştım. Filmlerde ilginç hayat hikayelerini canlandırmak isterken aslında kendi hayatımın hiç de ilginç olmadığını fark ettim.” Yaptığı açıklamanın Jennifer Aniston’ı sıkıcı bulduğu şeklinde yorumlanmasının ardından üzülen Pitt, bir açıklama daha yapma kararı aldı ve “Angelina’dan önce çok ilginç bir hayatım yoktu. 90’ları saklanarak, ünlülerin kakofonisinden kaçmaya çalışarak geçirdim. Bir koltuğa çöküp ot içer, gizlenirdim. Kendimi çok zavallı hissediyordum. Sanırım evliliğimin de bununla alakası vardı. Olmayan bir şeyi götürmeye çalışıyordum. Hâlâ arkadaşım olan Jen, son derece verici, sevecen ve espritüel bir kadındır. Jennifer’ın sıkıcı olduğunu hiçbir zaman söylemedim. Ben evliliği sıkıcılaştırıyordum, sorun bendim.” dedi.

Angelina Jolie ile Birlikte Mutlu Yıllar

Filmleriyle ve aşklarıyla 21. yüzyıl ikonu haline gelen Brad Pitt’in, Angelina Jolie ile basında sık sık çıkan dedikodulara rağmen mutlu bir birlikteliği var. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komisyonu İyi Niyet Elçisi olan Angelina Jolie 2002 yılında Kamboçya’dan Maddox isimli bir erkek çocuğu evlat edinmişti. Pitt’le birlikteliklerinde Zahara ve Pax’ı da evlat edindiler. Çiftin Shiloh Nouvel adında bir kız çocuğu ve Vivienne Marcheline adında kız, Knox Leon adında erkek ikizlerinin dünyaya gelmesiyle çiftin 6 çocuğu oldu. Çift halen Kamboçya’da kimsesiz ve hasta çocuklara yardım amacıyla kurdukları Maddox-Jolie-Pitt (MJP) ve Maddox Chivan Children Center (MCCC) projeleriyle ilgili faaliyetlerini sürdürüyorlar. Çiftin danışmanı yardımsever çiftle ilgili “Bu yardım aktivitelerinin ve taraflı duruşlarının ruhunda yatan şey adalet duygusu ve savunmasız bu insanlara yardım edebilme arzusu. Tüm dünya etraBrad Pitt’in kariyerindeki ilk yıllarda film afişlerde adı görünen ilk fındaki bu adaletsizliğin üzerine ışık tutmaya çalışarak, dikkati bu yöne adam olarak yer alması, oyunculuğunun zayıf kalmasına neden olmuşçekmek istiyorlar.” diyor. tu. Pitt hırsının, oyunculuğunun önüne geçtiğini ve eski filmlerinde Her fırsatta Angelina Jolie’nin mükkemmel bir anne olduğunu ve en az kendisinin de seyirci kadar sıkıldığını itiraf etmişti. Son yıllarda onunla birlikte olduğu için kendisini çok şanslı hissettiğini dile getiren Pitt’in yeteneği, hırsının önüne geçti ve festivallerde en iyi aktör ödülPitt, Jolie ve çocuklarıyla daha fazla vakit geçirmek istediğini söylüyor. lerini alarak bunu kanıtladı. Filmlerinden bahsetmek yerine çocukları Çiftin arasındaki anlaşma gereği biri çalışırken diğeri çocuklarla ilgileve yapımcısı olduğu A Mighty Heart hakkında konuşmak onu daha çok niyor. Pitt “Artık birlikte film çekmeliyiz diye düşünüyorum. Her şeyi heyecanlandırıyor. Ama o kendisi hakkında konuşmaya meraklı olmabirlikte yaparsak daha az çalışabiliriz.” diyor. sa da, herkes onun hakkında konuşmaya çok meraklı. Jolie ve Pitt, geçtiğimiz yıllarda eşcinsellere evlenme özgürlüğü tanınmadan nikâh masasına oturmayı düşünmediklerini açıklamıştı. AnSorgulayıcı Bir Yaşam cak Amerikan medyası çocukların baskısı nedeniyle bu kararlarından 18 Aralık 1963’te üç çocuklu bir ailenin en büyük çocuğu olarak vazgeçen çiftin gizlice evlendiğini iddia etmişti. ‘Evleniyorlar, gizlice Oklahoma’da dünyaya gelen Brad Pitt, Columbia’daki Missouri Üniverevlendiler, hamile, yeni bir evlatlık alacaklar’ iddiaları karşısında Angesitesi’ndeki gazetecilik eğitimini okulun bitmesine 15 gün kala bırakmış. lina Jolie Vanity Fair Dergisi’ne verdiği röportajda geçtiğimiz ay sesSürpriz bir kariyer seçimi yapan ünlü oyuncu o günleri şöyle anlatıyor: sizliğini bozdu. “Brad’le evlenmiyoruz, artık evlatlık almayacağız. Ken“Kendimi tanımaya çalıştığım bir dönemdi. Bütün okul arkadaşlarım dimi yönetmenliğe verdim. Ne televizyon işlerine kendini adamaya başlamıştı ancak izliyorum ne de kitap okuyorum.” dedi. ben buna hazır değildim. Arabama atla“BEN FILMLERI SEVIYORUM, Bosna’da savaş yıllarında yaşanan bir aşk dım ve Los Angeles’a geldim. Benim için hikâyesini konu alan “Kan ve Bal Ülkesi” tamamdı. Ben artık ne yapmak istediğimi ROL YAPMAYI O KADAR filmi için ilk kez yönetmen koltuğuna otubiliyordum.” DEĞIL. SINEMAYI, ÖYKÜLERI VE ran Oscar ödüllü oyuncu senaryoyu yazarPitt’in beyaz perdedeki ilk başrolü 1988 BÜTÜN BUNLARIN BIR PARÇASI ken zaman zaman başarılı olamamaktan yazında Yugoslavya’da çekilen Dark Side korktuğunu itiraf etti. Senaryo için sık sık Of The Sun filmiyle oldu. 1990 yılında bir OLMAYI SEVIYORUM.” Brad Pitt’in fikrini aldığını söyleyen Jolie TV filminde rol arkadaşı Juliette Lewis’e “Tabii çok objektif davrandığını söyleyeaşık oldu ve üç yıl sürecek birliktelikleri meyeceğim, sizi seven birinin dürüstçe eleştirmesi kolay değil. Ama başladı. Pitt’in tanınmasını sağlayan film ise Thelma&Louise. Filmde bana çok büyük destek verdi.” dedi. Önce filmi yönetmeyi düşünmesadece 15 dakika rol olmasına rağmen People dergisi tarafından dündiğini sonra kaleme aldığı hikâyenin bir başkasının gözüyle yansıtılyanın en seksi erkeği seçildi. Daha sonra Juliette Lewis ile yolları aymasına gönlünün razı olmadığını söyleyen Jolie, “Kariyerim boyunca rılan aktör, 1996 yılında Gwyneth Paltrow’la nişanlandı. Bir yıl süren başkasının sözcükleri arkasına gizlendim ama şimdi benim kelimelerim nişanlılık döneminin ardından ayrılan iki ünlü isim, magazin dünyasını konuşuyor.” dedi. oldukça meşgul eden ilişki sonrasında uzun süre kendilerine gelemedi. Geçtiğimiz aylarda Brad Pitt, 50 yaşına geldiğinde, yani 3 yıl sonra 1998 yılında Jennifer Aniston ile tanışıp, 2000 yılının temmuz ayında oyunculuk kariyerine son vereceğini açıklamıştı. Pitt, daha sonra ne Malibu’da düzenlenen bir törenle dünya evine girdi. Çalkantılı bir evliyapacağı sorulduğundaysa, “Biliyorsam, ne olayım!” dedi. Pitt, sinelik hayatı süren Brad Pitt, 2005’te Mr.&Mrs. Smith filmiyle Angelina Jomanın “yapımcılık tarafından hoşlandığını, aksi takdirde fırsat bulalie ile tanıştı. Aynı yıl Aniston ile ayrılma kararı aldılar. 5 yıllık evliliklerini

62

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


f&t celebrity

“HALA YAPMAK ISTEDIĞIM BIRKAÇ ŞEY OLMASINA KARŞIN, AĞZI BOZUK, HUYSUZ BIR IHTIYARI OYNAYACAĞIM GÜNLERI DÖRT GÖZLE BEKLIYORUM.”

mayacak hikâyelere şans vermekten keyif aldığını” da söyledi. Başka bir röportajında son kullanma tarihine yaklaştığını söyleyen Pitt, “Hala yapmak istediğim birkaç şey olmasına karşın, ağzı bozuk, huysuz bir ihtiyarı oynayacağım günleri dört gözle bekliyorum.” dedi. 47 yaşındaki Pitt, yaşlanmaktan endişe etmediğini, yaşlanmayı sevdiğini, çünkü yaşlanmanın olgunlaşmayı beraberinde getirdiğini söyledi. 6 çocuğu olduğu için kendisine çok iyi baktığını belirtti. Altı çocuğun yaşadığı bir evde sır saklamanın son derece zor olduğunu söyleyen çift “Her an kapıların açılabildiği bir evde yaşıyoruz. Bu

64

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

yüzden çocuklara her zaman dürüst oluyoruz. Birlikte bir akşam geçireceğimiz zaman çocuklara ‘Anne ve baba şimdi öpüşecekler’ diyoruz. Onlar da anlayış gösterip dadılarının yanına gidiyor” diyecek kadar da çocuklarına karşı dürüst olduklarını dile getirdiler. Brad Pitt-Angelina Jolie’nin çok konuşulan hayatlarında gelecek yıllarda neler yaşanacağını hep birlikte şahit olacağız. Brad Pitt’in gelecek aylarda Happy Feet Two, Voyage of Time, Cogan’s Trade, World War Z ve Twelve Years a Slave adlı filmlerde izleyeceğiz. Belki de artık ünlü çifti sadece sinemanın mutfağında göreceğiz.


“HÂLÂ ARKADAŞIM OLAN JEN, SON DERECE VERICI, SEVECEN VE ESPRITÜEL BIR KADINDIR. JENNIFER’IN SIKICI OLDUĞUNU HIÇBIR ZAMAN SÖYLEMEDIM. BEN EVLILIĞI SIKICILAŞTIRIYORDUM, SORUN BENDIM.”

65


f&t trends

Fall-Winiotenrs Collect

Giorgio Armani Prive’den

Japon Modası Bu koleksiyondaki elbiseleri giyince bir Geyşa’yı andıracaksınız.

68

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


Kiraz çiçeği deseninin bolca kullanıldığı tasarımlarda siyahın yanı sıra pastel tonlar dikkat çekti.

69


f&t trends

Fall-Winiotenrs Collect

Dsquared’in

Derileri

Koleksiyondaki deriler gerçekten çok giyilesi. Upuzun, yerlere kadar deri pardesüleri giymiş mankenler bir Western filmden fırlamış gibiydi.

70

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


Özellikle renkli deriler büyük beğeni topladı. Sezonun moda rengi kırmızı.

71


f&t trends

Fall-Winiotenrs Collect

Givenchy’nin

Siyahları Transparanlar, hayvan motifleri... En çok kullanılan kumaşlar ise saten ve kadife. Hemen hemen hepsi de siyah.

72

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


Givenchy’nin koleksiyonunda siyahın dışında kullanılan renkler yeşil ve mor. 73


f&t trends

Fall-Winiotenrs Collect

Jason Wu’nun

Dantelleri

Kış koleksiyonunda Jason Wu’nun kullandığı ana materyal danteldi. Detaylarda bile dantel kullanılmıştı.

74

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


Mankenlerin g繹zlerini kapatan danteller, koleksiyonun ruhunu yans覺t覺yordu.

75


f&t trends

Fall-Winiotenrs Collect

Mary Katrantzou’nun

Şemsiye Etekleri

Birkaç sezondur ön plana çıkan tasarımcı, rengarenk desen ve şaşırtıcı formlarıyla moda basınının ilgi odağı.

76

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


Özellikle şemsiye etekleri ünlüler tarafından tercih ediliyor. Bu sezon koleksiyondaki desenler de ön planda. 77


f&t trends Pre-Spriionngs Collect

Balenciaga’nın

Yeni Formu

İlkbahar koleksiyonu öncesi çıkardığı koleksiyonda Balenciaga’nın yeni formları dikkat çekiyor. Kat kat giyilen ceketler ve kartondan yapılmış hissi veren etekleri öne çıkan parçalar.

78

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


Balenciaga’nın bu koleksiyonunda metalik kumaşlar çokça kullanılmış. Kahve tonlarına eşlik eden gümüş ve mor metalik kumaşlar alışılmışın dışında bir etki yaratıyor.

79


f&t trends

Pre-Spriionngs Collect

Roberto Cavalli’nin

Pastoral Senfonisi

Canlı renkler ve çiçek desenleri... Bu kombinasyon bize ilkbaharın geldiğini haber veriyor adeta.

XXX

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


Roberto Cavalli’nin yaz öncesi çıkardığı bu koleksiyonda pembe, mavi ve kırmızının tonları, en çok kullanılan renkler.

XXX 81


f&t trends

Pre-Spriionngs Collect

Diane Von Furstenberg’in

Cesur Renkleri

Koleksiyondaki canlı renklere, çılgın desenler eşlik ediyor.

82

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


Adeta yazın habercisi olan koleksiyonda ayakkabı, çanta ve gözlük gibi aksesuarlar da dikkat çekiyor.

83


f&t trends

Pre-Spriionngs Collect

Salvatore Ferragamo’nun

Maskülen Tarzı Feminen detaylar taşıyan maskülen takımlar, koleksiyonun ana parçalarını oluşturuyor.

84

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


Metalik kumaşlar, tüy detaylar, derin dekolteler ise dikkat çeken feminen çizgiler.

85


f&t trends Pre-Spriionngs Collect

Yves Saint Laurent’dan

Cruise Control

Geleneksel olarak kış aylarında çıkılan gemi seyahatlerini hatırlatan bir koleksiyon.

86

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


Marin temasına çiçekler eşlik ediyor.

87


f&t hautecouture

Ayna Ayna Söyle Bana Var mı Benden Güzeli...

Yılbaşı gecesi, sevgililer günü gibi pek çok özel kutlama gününün denk düştüğü kış aylarında gece elbisenizi seçerken zorlanmayacaksınız.

Giambattista Valli

Valli koleksiyonunda farklı modeller göze çarpıyor. Parlak kumaşların ve kırmızı rengin çokça kullanıldığı elbiselerin bellerindeki kemerlere bayıldık.

88

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


GIAMBATTISTA giambattistaVALLI valli

129 89


f&t hautecouture

90

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


giambattista valli

91


f&t hautecouture

Monique Lhuillier

Işıltılı kumaşlardan, kabarık etekli ve hayvan desenli zarif elbiseler, tüm kadınların beğenisini topluyor.

92

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


monique lhuillier DİLEK HANİF

133 93


f&t hautecouture

94

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


monique lhuillier

95


f&t hautecouture

Elie Saab

Saab’ın kış haute couture koleksiyonu, ışıltılı modellerden oluşuyor. Buz mavisi, gri, lacivert ve nude renklerdeki elbiseler taş ve pullarla bezenmiş...

XXX 96

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


elie saab

97


f&t hautecouture

98

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


elie saab

99


ELIE TAHARI

f&t trends

Lüks Detaylar

Gece davetlerinde ışıltılı detaylar ve kürk aksesuarlarınızla göz kamaştıracaksınız. Minik clutch çantalar da ışıltılı modelleriyle revaçta.

100

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


SIMON HARRISON

HERVE VAN DER STRATEN

TOM BINNS

ALEXIS BITTAR

ALICE&OLIVIA

DONNA KARAN COLLECTIONS

JUICY COUTURE

CHRISTIAN LOUBOUTIN

SALVATORE FERRAGAMO

FENDI

VERSACE

CHRISTIAN LOUBOUTIN

GIVENCHY

CHRISTIAN LOUBOUTIN

101


SALVATORE FERRAGAMO

f &t mantrends

Yeni Nesil Şıklık Bu kış erkekler şıklık yarışında olacak. Lüks görünümlü deriler, dar takım elbiseler, canlı renklerde trikolar ve modern smokinler erkeklerin tercihi olacak.

102

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


HER YER RENK Bu sezon renkli aksesuarların yanı sıra renkli takım elbiseler de revaçta. Özellikle dikkat çeken renk ise kırmızı.

SALVATORE FERRAMGAMO

TATEOSSIAN

KENZO

JOHN RICHMOND

TAKIM ELBISE Erkekler dar silüetli takımlar giymeye devam ediyor. Özellikle monokrom dediğimiz tek renk görüntü pek revaçta.

VIKTOR&ROLF

McQ

SMOKIN Yılbaşı gecesi klasik bir smokin tercih edebileceğiniz gibi, modern çizgilere sahip bir model de seçebilirsiniz.

EKOSE ZAMANI Gömleklerde olduğu kadar takımlarda da ekoseler dikkat çekiyor. ARTIOLI

103


f&t trends

Bir Bilene Sorduk

Kış Tatilinde “Neler Yaparsınız?”

Kışın beyaz örtüyle kaplanmış yerlerde, huzurlu günler geçirmenin tadı bambaşkadır. İşte kayak veya alışveriş tutkunu kış tatili müdavimleri. MEHTAP ELAIDI,

Moda Tasarımcısı

Kışın nerelere gidersiniz? Kış tatilinde aslında yazlık yerlere gitmeyi çok seviyorum. Yazın çok hareketli olan yerlerin mevsim dışı zamanlarda büründüğü atmosfer çok hoşuma gidiyor. Buna en iyi örneklerden biri Alaçatı. Bu yaz orada bir mağaza açmamıza rağmen gidemediğim Alaçatı’ya diğer zamanlarda dört beş kere gitmişliğim var. Büyükada aynı şekilde insanlar şehre döndükten sonra gitmekten daha keyif aldığım bir yer. Onların haricinde kışın şehir seyahatlerini daha fazla tercih ediyorum. Özellikle kızlarımın okuduğu Londra ve Newyork artık gittiğimde kendimi mahallemdeymişcesine aşina hissetttiğim yerler. Tatilde neler yaparsınız? Tatilde şehir hakkında biraz ön bilgi edindikten sonra gittiğim yeri keşfetmeye çabalamayı çok seviyorum. Hele vaktim çok dar değilse deneme yanılma metodunu daha rahat uygulayabiliyorum. Bir de mutlaka oraya ait yemekleri tadabileceğim mekanlara gitmekten ve sokaklarda yürüyerek etrafı incelemekten çok keyif alıyorum. Evinize döndüğünüzde bavulunuzdan yeni neler çıkar? Bolca kitap, kırtasiye malzemeleri, küçük dükkanlardan aldığım ev eşyaları ve yüksük…

GONCA KARAKAŞ,

Effect Halkla İlişkiler Yönetim Kurulu Başkanı En çok eğlendiğiniz kış tatilinizi anlatır mısınız? En eğlenceli kış tatilim geçen sene kalabalık bir arkadaş grubumla gittiğim St. Moritz’te geçti. Özellikle kayak için nerelere gidersiniz? Türkiye’de Kartalkaya ve Palandöken’i tercih ediyorum ama çocuklarımın Uludağ programlarına da uymak zorunda kalıyorum. Fransa’da Meribel ve Courchevel’i severim, bu sene ilk defa Kanada’da kayak yapacağız. Yeni yıla nerede girersiniz? Çocuklarım olduğundan beri yılbaşını evde tüm ailece kutlamayı tercih ediyorum. Ama eski yıllarda New York ve Venedik’te geçirdiğim keyifli yılbaşlarını anmadan geçemiyorum. Tatile gittiğiniz yere özgü lezzetleri dener misiniz? Her zaman, denemekle kalmayıp getirebildiğim lezzetleri yanımda getiririm.

104

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

Yasemin Demirkan, All Dergisi Genel Yayın Yönetmeni

Kış tatili yapar mısınız? Sadece kışa özel değil, genel olarak çok sık seyahat ediyorum; yolculuğun fikri bile beni mutlu ediyor. Kışın daha çok İsviçre’ye gittiğim için hafta sonlarını Megeve, Verbier ve Chamonix’de geçiriyorum. Bu yıl yine Megeve’de olacağım. Geçen kış yaptığım mini Avrupa turu son dönemlerde aklımda ve kalbimde kalan seyahat oldu. İtalya’daki bütün küçük köyleri ve sahil kasabalarını arabayla gezdim; büyüleyiciydi. Kış tatilinde nerelere gitmeyi tercih edersiniz? Ben şehir insanıyım ve kışa özel adreslerim ya da tercihlerim çok yok. Bu yüzden genel olarak kışın da yolculuklarım Lausanne üzerinden Paris, Milano, Floransa gibi bildik destinasyonlar oluyor. Aşırı soğuk olduğu için kışın bir tek NY seyahatine hayır diyebilirim. Tatile gittiğiniz yere özgü lezzetleri dener misiniz? Evet mutlaka denerim, hatta çok beğenmesem bile yemeye çalışırım. Ama bazen bu merakım Hindistan ve Japonya’da olduğu gibi korkunç lezzet deneyimleri olarak aklımda kalıyor. Tatilde neler satın alırsınız? Bir kıyafet beğendiğimde, aynı renk ve farklı renkler olmak üzere aynı parçadan blok halinde satın alma huyum var. Sonra bunlar etiketleriyle birlikte yer işgal ettikleri için sinir olurum, o ayrı. Ayakkabı, kitap, küçük altın takılar alırım.


ÖZLEM GÜSAR,

Lüks Marka ve İletişim Danışmanı En çok eğlendiğiniz ya da dinlendiğiniz kış tatilinizi anlatır mısınız? Ben her mevsim ve her an bavulumu hazırlayabilirim. 3 yıl önce Christmas döneminde kayak için Avusturya Kuhtai’deydik hava tüm hafta güneşliydi, çok sevdiğimiz arkadaşlarımız vardı ve Insbruck’a çok yakın bir yer olduğu için her gece Christmas Market’e iniyorduk. Her anlamıyla unutulmaz zaman geçirdik. Bir de geçen yıl gene Christmas dönemi Almanya Dresden’deydim Avrupa’nın en eski yılbaşı pazarı orada kuruluyor henüz pek bilinmese de büyüleyici bir şehir. Tatilde neler yaparsınız? Çok programlıyımdır, nerelere gidip neler yapmam gerektiğini öncesinde iyi çalışırım. O nedenle hem gezip hem dinlenecek vaktim olur.

Özellikle kayak tatili yapar mısınız? Kızım milli kayakçı olduğu için kayak tatili bizim için keyif ve iş karışımıdır. Türkiye’yi çok tercih etmiyorum ama arada Kartalkaya olabiliyor, yurtdışından ise kızım iki yıl kayak yapmak için Insbruck’ta okuduğu için kayak denince aklıma hep Avusturya geliyor. Tatile kiminle gidersiniz? Eşim ve kızım en iyi seyahat arkadaşlarım onun haricinde her ikisi de seyahat gurusu olan yakın arkadaşlarım Damla Kürklü ve Özlem Avcıoğlu ile birlikte olunca çok eğleniriz ve harika gezeriz.

Antu.com Yönetim Kurulu Üyesi Kış tatilinde nerelere gitmeyi tercih edersiniz? Çocukluğumda sömestr tatilinde iki hafta Uludağ’da olurduk. Sonraları maalesef Uludağ’daki otel ve pistler yetersiz kalmaya ve cok kalabalıklaşmaya başlaması ve yurt dışındaki kayak pistlerinin uzunluğu ve kalitesi sebebiyle yurt dışına gitmeyi tercih ediyorum. Lech, Tignes, ve St. Moritz’e sevdigim kayak merkezlerinden. Tatile giderken bavulunuzda neler olur? Öncelikle rahat ayakkabı, ve gideceğimiz yere göre uygun kıyafetleri aldıktan sonra, güzel bir ilaç çantası hazırlarım. Çocuklardan sonra daha titiz olmaya çalışıyorum. Eşimim fotoğraf makinesini mutlaka alırım. Evinize döndüğünüzde bavulunuzdan yeni neler çıkar? O yöreye ait şeyleri alırım. Her gittigim yerde markete girer, o yöreye özgu kuruyemiş veya sos almadan geri dönmem. Artık ülkemizde kıyafete dair her şey olduğundan farklı şeyler bulduğumda kaçırmamaya çalışıyorum.

Fideltus İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi

Kış tatili yapar mısınız? Kızlarımızı kayağa götürmek için mutlaka kış tatili yaparız. Her kış tatiline arkadaşlarımızla birlikte gideriz, çok keyifli olur.

Son kış tatilinizi anlatır mısınız? En son İngiliz kraliyet ailesinin gözde kayak rotası olan Klosters’a gittik. Gerçekten uzun pistleri ve sakin after ski’si ile çok keyifliydi. Kayak tatili yapar mısınız? Her sene iki kere kayak tatili yaparız. Farklı yerleri tanımaya özen gösteririm.Genelikle İsviçre, Fransa ve Italya’daki dağları tercih ediyoruz. Courchevel,Val d’Isere, Cortina sevdiğimiz yerler arasında. Sevgililer Günü’nü ya da yılbaşını tarih olarak kış tatilinde tercih eder misiniz? Yılbaşını şömine karşısından hayal edebiliyorum ama Sevgililer Günü’nü daha mülayim bir havada çilekli çikolata ile kutlamayı tercih ederim. Sanırım sıcak hava bana daha romantik geliyor.

Aslı Şen,

Hülya Kalyoncu,

Etel Baler,

Kış tatilinde nerelere gitmeyi tercih edersiniz? Kayağa genellikle Courchevel’e ya da St. Moritz’e gidiyoruz. Tatilde neler yaparsınız? Bol kayak, yemek programları ve alış-veriş.. Sevgililer Günü’nüde ve yılba-

Tatile gittiğiniz yere özgü lezzetleri dener misiniz? Muhakkak. Bence zaten seyahatin asıl amacı farklı düşünce, yaşam şekilleri, farklı renkler, farklı tatlarla kendini geliştirmektir. Henry Miller’in dediği gibi “Seyahat ederken görmek istedigimiz asıl şey bir yer değil, yeni bakış açısıdır. Tatilde neler satın alırsınız? Bol bol hediye... Antikacılara ve bit pazarına mutlaka uğrarım.

şında tatile gider misiniz? Sevgililer günü için birkaç sene arka arkaya Amsterdam’a gitmiştik. Ancak her sene yalnızca bu sebeple tatile çıkmıyoruz. Yılbaşını da genelde yine çocuklarımızla birlikte ve onların da keyif alacağı bir biçimde geçirmek için Türkiye’de oluyoruz.

105


f&t designer

AMERIKA’NIN UTAH EYALETINDE KÜÇÜK BIR KASABADAN OLAN L’WREN SCOTT, 17 YAŞINDA PARIS’E GIDEREK MANKENLIĞE BAŞLAMIŞ VE BÖYLECE MODA DÜNYASINA ATILMIŞ.

106

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


Şık, Sofistike, Parisli...

L’Wren Scott

Ünlüleri giydiren L’Wren Scott, geçtiğimiz günlerde İstanbul’daydı. Harvey Nichols’da satılmaya başlayan koleksiyonunu tanıtmaya gelmişti. İstanbullu modaseverlerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Röportaj Leyla Melek Çifçi

FASHION&TRAVEL İlkbahar koleksiyonunuz yakında satışa çıkacak. Bize onu anlatır mısınız? L’WREN SCOTT Ben tasarımlarımın zamansız olmasından yanayım. Her mevsim giyilebilecek elbiseler yarattığımı düşünüyorum. O yüzden onlara birer isim veriyorum ve mevsimle bağdaştırmıyorum. Koleksiyonumun adı Beau Monde. Çok şık kadınların olduğu Fransız Rivierası’nda ihtişamlı bir döneme ait elbiselerden oluşuyor. Sofistike, renkli ve şık elbiseler, gündüz ve gece giyilebiliyor. Kendime göre rock and roll bir havası da var. Koleksiyonun kumaşlarını, renklerini, nakışlarını tasarladım. Nakışları yapmak çok keyifliydi. Nakışa bayılırım. F&T Yeni bir çanta koleksiyonunuz var. İstanbul’a gelirken de yanınızda getirmişsiniz. LS Evet. Çantalar benim için hep çok önemli olmuştur. Annem çantasının içine bakmama hiç izin vermezdi. Benim için gizemliydi. Klipsinin çıt diye kapandığını duyar ve evden çıkmak üzere olduğunu anlardım. Tasarladığım çantalar çok daha modern olmakla birlikte çocukluğumdan hatırladığım annemin çantalarına benziyor. Katı formda çantalarım var. Fransızlar’ın poşet çanta olarak niteledikleri clutch çantalarım var. Hatta hafta sonu kaçamaklarını düşünerek tasarladığım büyük bir çantam var. İçine hafta sonu size lazım olacak herşeyi sığdırabilirsiniz ama yine de omzunuza asarak taşıyabilirsiniz. F&T Çantalarınızı farklı kılan özellikleri neler? LS Çağdaş yaşamın gerekleri düşünülerek tasarlandılar. İçlerinde bir sürü bölme var. Ben i-podumu yanımdan ayırmam mesela. Çantalarımın içinde i-pod gözü var. Anahtarlık, kalem gibi yanımızdan ayırmadığımız başka şeyleri koymak için de bölmeleri bulunuyor. Organize olmayı severim. Herhangi bir şeyi bulamamak da beni deli eder. O

yüzden çantalarımın astarları renklidir. Astarı siyah olan bir çantanın içinde kesinlikle hiçbir şeyinizi bulamazsınız. O yüzden ben çantalarımın astarlarında farklı renkler kullanıyorum. F&T Renk kullanmayı sevdiğinizi biliyorum. Bordo rengin de imza renginiz olduğu söyleniyor. LS Evet. Sadece bordo elbiselerden oluşan bir koleksiyon hazırlamıştım. Adı “Too Much Blood” (Çok Fazla Kan) idi. Bordonun açıktan koyuya her tür tonunu kullanmıştım. Ama sevdiğim tek renk o değil tabii. Genelde renk kullanmayı çok severim. Ve renkleri karıştırmayı… Koleksiyonumu hazırladığımda, showroom’da tüm parçaları karıştırır, farklı kombinler yaratırım. Farklı renk ve dokudaki parçaları karıştırıp birlikte denerim. Bana göre hepsi birbiriyle uyum içinde kullanılabilmeli. Hatta daha önceki koleksiyonlardan parçalarla da kombinlenebilmeli. Benim şu an üzerimdeki herşey farklı bir koleksiyonumdan ve gördüğünüz gibi hepsi farklı renkte. Modanın zamansız olması bu. Ben zamansız tasarımlar üretmeyi seviyorum. F&T Favori kumaşınız var mı? LS Benim için tek bir kumaş cinsi seçmek çok zor çünkü renk kadar, dokuyu da çok seviyorum. Koleksiyonlarımda mutlaka çok çeşitli kumaşlar kullanırım. Her koleksiyonumda mutlaka dantel ve kadife kullanırım mesela. Hatta kadifeyi yazın bile kullanırım. Çok ince bir versiyonunu tabii ama mutlaka koleksiyonda vardır. Benim firmam için özel olarak üretilen bir yünlü kumaş var. İçinde stretch olmamasına rağmen kırışmıyor ve çok tok duruyor. O yünlüyü de çok severim ve o da her koleksiyonumda yer alır. F&T Gardrobunuzun olmazsa olmazları? LS Küçük siyah elbise, tafta gömlek…

Çoğu

kişi

beyaz

107


f&t designer ta zorlanıyordum. F&T Giyim konusunda kendinize örnek aldığınız biri var mıydı? Anneniz mesela, modaya düşkün müydü? LS Annem şık kadındı. Onu örnek aldığımı söyleyemeyeceğim ama çocukken onun hep şık giyindiğini hatırlıyorum. Tayyörler giyerdi. Ayakkabı ve çantaları birbirine uyardı. Her zaman broş takardı. F&T Aslında işin tasarım kısmıyla daha ilgiliymişsiniz işin başından beri ama arada mankenlik yaptınız… LS Evet. 17 yaşında okulu bitirip Paris’e gittim ve mankenliğe başladım. Amacım tasarımcı olmaktı. Mankenlik yaparak moda konusundaki eğitimime de başlamış oldum. Aslında prova mankeni olmak istedim ama benim boyumda bu mümkün olamazdı tabii. Benim gibi küçük bir kasabada büyüdüğünüzde çevrenizde çok fazla moda göremezsiniz. Benim için Paris’de moda dünyasının içinde olmak, müzede olmak gibi birşeydi. Her zaman modacı arkadaşlarımın koleksiyonlarındaki elbiseleri üzerimde deneyip prova etmelerini isterdim. Hepsi benim için okul oldu. Ve sonunda 2006 yılında ilk koleksiyonumu hazırlayarak moda dünyasına tasarımcı olarak adım attım. F&T Bu İstanbul’a ilk gelişiniz mi? LS Hayır, üçüncü gelişim ve her seferinde de büyük keyif aldım.

gömlek diyecektir ama ben tafta gömleği tercih ederim. Şu üzerimdeki yeşil gömlek gibi… Aslında bu sorunun cevabı nerede yaşadığınızla çok ilgili. F&T İlk koleksiyonunuzun adı “The Little Black Dress” (Küçük Siyah Elbise) idi. Bu elbise sizin için neyi ifade ediyor? LS Benim için ikonik birşey. Şıklığın simgesi gibi. 12 yaşımdayken kendim için diktiğim ilk şeydi. Daha o zaman bile boyum çok uzundu. Mağazalarda kendime uygun kıyafet bulmak-

108

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

UZUN SÜREDIR MÜZISYEN MICK JAGGER’LA BIRLIKTE OLAN L’WREN SCOTT, UZUN BOYUYLA DA ÜNLÜ. BOYU TAM 1,91 METRE


f&t designer

110

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


“Başarımızın Sırrı Kalite, Kalite ve Yine Kalite!”

GIUSEPPE SANTONI

Üstün kalite ürünü el yapımı İtalyan ayakkabılarının üreticisi Santoni’nin genç nesil patronu Giuseppe Santoni, bize işinin inceliklerini anlatıyor. Röportaj Leyla Melek Çifçi

FASHION&TRAVEL Santoni markasının kuruluş hikayesini anlatır mısınız? GIUSEPPE SANTONI Babamın ilk işi bir ayakkabı imalathanesindeymiş. Henüz 16 yaşındaymış ve küçük bir ayakkabı imalathanesinde deri kesim bölümünde iş bulmuş. Burada ayakkabı yapım sanatının tüm inceliklerini öğrenmiş, çok büyük teknik bilgi ve ustalık kazanmış. Bu ona yetmemiş çünkü akşamları da bir ayakkabı tasarımcısı tarafından verilen özel kurslara katılmış. Kendisini öylesine geliştirmiş ki, kısa bir süre içinde önemli bir ayakkabı fabrikasında üretim müdürü olmuş. İşini çok seviyormuş ama aşırı mükemmeliyetçi olduğu için annem Rosa’yla birlikte kendi işlerini kurup “mükemmel kalitedeki” ayakkabıları üretmeye girişmişler. Evde ayakkabı imal ediyorlardı. Bu arada ailemiz büyüdü ve 1975 yılında babam Andrea imalathaneyi daha uygun bir lokasyona taşıdı. Üretim arttı ve daha doğru üretim yapılmaya başlandı. Babamın felsefesi şuydu: ürün olabileceği en yüksek kalitede olmalı ve müşterinin yüzde yüz memnuniyeti sağlanmalıydı. Bunu başarmanın ise tek bir yolu vardı. O da üretimin tümünü firma içerisinde halletmek, başka

imalathanelere iş delege etmemekti. 1980’lerin başlarında babamın bu hayali gerçekleşti. Hatta 1985 yılında yapılan ciddi bir pazar araştırması sonucunda dış ülkelere, özellikle de Amerika’ya yaptığımız ihracatla büyüdük. 1989’da el yapımı ayakkabı üretimimiz öylesine büyümüştü ki, 1500 metrekare alana sahip şimdiki üretim tesislerimize taşındık. Tasarım dahil tüm üretimimizi artık burada gerçekleştiriyoruz. Ben ise 1988 yılında aile işinde çalışmaya başladım. Genç yaşıma rağmen babam bana ihracat işinin sorumluluğunu verdi. O zaman üretimimizin yüzde 90’ı Amerika Birleşik Devletleri’ne ihraç ediliyor, yüzde 10’u İtalya pazarına veriliyordu. İlk iş olarak Uzakdoğu’ya gittim. Japonya ve Çin pazarlarına ürün vermek üzere önemli anlaşmalar yaptım. Avrupa’da ise bazı önemli haber ajanslarını kullanarak yeni ve modern bir pazarlama stratejisi geliştirdim. Santoni markasını Kuzey Avrupa’daki prestijli moda tasarımcıları arasına sokmayı başardım. F&T Santoni’ye siz ne gibi değişiklikler getirdiniz? GS Modern bir anlayış getirdiğimi söyleyebilirim. Firmamız her zaman, kurulduğundan beri ulus-

111


f&t designer

lararası yaklaşımıyla rakiplerinden ayrılır. Genç olmam, yurtdışı pazarlarıyla ilgilenmem, işlere farklı bir açıdan bakabilmemi sağlıyor. Yeni şirket merkezimize bakarak da ne demek istediğimi anlayabilirsiniz. Ekolojik bir mimari görüşle tasarlanıp üretilmiştir. Tesiste, az enerji tüketimi ve yüksek enerji üretimi sağlanmaktadır. Bu sayede “sıfır etki” ayakkabılar üretmemize imkan sağlanıyor. Üstelik enerji fazlamız da çevre fabrikalara dağıtılmaktadır.

112

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

F&T Santoni markasının başarısının sırrı nedir? GS Kalite, kalite ve kalite. Tek hedefimiz bu ve hep bu oldu. Santoni ayakkabıları işinin ehli sanatçılar tarafından, en iyiyi yaratmak adına tutkuyla üretilmektedir. Santoni’de kalite felsefemizdir. Söylemesi kolay ama elde etmesi gerçekten çok güç. İleriyi çok iyi gören gözlerimiz var. Öyle ki sadece kendimiz için kalitenin peşinde değiliz. İşimizi, aynı zamanda herkesin yaptığından daha iyi yapmayı amaçlıyoruz.


f&t designer Yenilik, yaratıcılık ve araştırma… Bu üç kelime mükemmel ürün elde etmek için gerekenleri özetliyor. F&T İyi kalite bir ayakkabı nasıl olmalı? GS Kesinlikle Santoni olmalı! Kaliteli bir ayakkabı üretmek için öncelikle en iyi kalite malzemeyi kullanmalısınız. Biz en iyi derileri alıyoruz. Bu deriler ayakkabının hem güzel, hem de rahat ve uzun ömürlü olmasını sağlıyor. Sonra kaliteli bir ayakkabı kesinlikle tamamen el yapımı olmalı. Bizim fabrikamız “manüel adım” diye tabir ettiğimiz bir üretim mekanizmasıyla çalışıyor. Yani o adımda yapılan işin bittiğine makine değil, işi yapan insan karar veriyor. Mükemmel olduğuna karar verdiğinde usta, ayakkabıyı bir sonraki zanaatkara teslim ediyor. Bu sistem tüm çalışanlara yaptığı işin sorumluluğunu yüklüyor. Santoni’de kalite kontrol çok katıdır.

1985 YILINDA YAPILAN CIDDI BIR PAZAR ARAŞTIRMASI SONUCUNDA DIŞ ÜLKELERE, ÖZELLIKLE DE AMERIKA’YA YAPTIĞIMIZ IHRACATLA BÜYÜDÜK. 1989’DA EL YAPIMI AYAKKABI ÜRETIMIMIZ ÖYLESINE BÜYÜMÜŞTÜ KI, 1500 METREKARE ALANA SAHIP ŞIMDIKI ÜRETIM TESISLERIMIZE TAŞINDIK.

F&T Kış modasında erkek ayakkabılarında neler moda olacak? GS Erkek ayakkabılarında daha zarif modeller öne çıkıyor. Rahatlığa ve çevreyi düşünmeye bir yöneliş var. Çağdaş erkekler, elegan formlarda ayakkabılar giyecek ve hatta klasik modelleri yeniden keşfedecekler. F&T Çağdaş sanatı ve hızlı arabaları seviyorsunuz. Biraz biraz kendi özel yaşamınızdan bahseder misiniz? GS Çağdaş sanat ve moda tasarımı özel ilgi alanlarımdır. En sevdiğim markalar Kiton, Hermes ve IWC saatler, ki bu saatlerden oluşan bir koleksiyonum var. Spor ve hızlı arabalardan keyif aldığım da doğru. Hatta kendi kullandığım arabam, bir Mercedes CLS Power AMG. Çok şanslıyım çünkü en beğendiğim saat markası IWC ve en beğendiğim araba markası olan Mercedes, iş ortaklarım oldu. Yakın dostluklar Mercedes AMG için Santoni’yi ve IWC saatleri için de eskitilmiş deri kayışlar üretmemize olanak tanıdı. Boş vakitlerimi çocuklarım ve güzel eşim Alessia’yla geçirmeyi tercih ederim. Eşimle aynı tarz kitapları, siyah beyaz filmleri ve denizde vakit geçirmeyi severiz. Pazar günleriniyse çoğu zaman şehir dışında eski okul arkadaşlarımızla geçiririz. F&T Firmanızın gelecek planları neler? GS Parekendecilikte büyümek istiyoruz. Roma, Turin ve Capri Adası’nda yeni açtığımız butiklerle parekende kanallarımızı genişletiyoruz. Sonra sırada Milan butiğmiz var. Amacımız, dünyanın en prestijli başkentlerine ulaşmak. Geçtiğimiz mayıs ayında Beijing’in en prestijli alışveriş merkezinde, diğer İtalyan ve uluslararası markaların yanında bir mağaza açtık. Bunu Çin’in başka şehirlerinde açtığımız butikler izledi. F&T Türkiye’de bulundunuz mu? GS Çok sevdiğim bir ülke olan Türkiye’de tabii ki bulundum. Kendine has renkleri, kokuları ve sesleri olan bir ülke. Santoni gibi ülkenizde de gündelik yaşamda geleneklere bağlılık söz konusu. F&T Santoni ayakkabıları Türkiye’de Harvey Nichols’da satılıyor. Türk erkekleri ayakkabılarınızı beğeniyor mu? GS Türk pazarından çok iyi tepki alıyoruz. Türk insanları sadece iyi insanlar değil, aynı zamanda modern ve açık fikirliler. Moda ve trendlerle de çok ilgililer. F&T Şahsi olarak sizin en beğendiğiniz Santoni ayakkabıları hangileri? GS Santoni markası, Limited Edition ve Exclusive Classics koleksiyonları, Pur_E by SantoniClub, kadın klasik ve Haute Couture Rose koleksiyonları sayesinde en üst düzey lüks segmentte kendine iyi bir yer edindi. Ayrıca çocuk ve aksesuar koleksiyonlarıyla da yeni kulvarlara adım attı. Bir erkek olarak beni kendine hayran bırakan Limited Edition ayakkabılardır. Hepsi eşsiz, özel birer sanat eseridir. Yazın ayrıca son derece yumuşak ve rahat olan loafer ayakkabılarımızı giymeyi seviyorum.

114

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

KUSURSUZ İŞÇILIK VE İTALYAN TARZI BIR ARADA Harvey Nichols’ın lüks ayakkabı markaları arasında yer alan Santoni ayakkabıları, doğal ve işlem görmemiş malzemelerle, özel el işçiliği ile üretiliyor. Santoni’nin ustaları üretimin her aşamasında her ayakkabıya aynı özeni gösteriyor. Santoni ayakkabıları gerçek lüksün tam kendisini yansıtıyor. Tutku ve geleneğin birleştiği bir marka olan Santoni’nin kurucusu Andrea Santoni, kırk senedir ayakkabılar üzerinde sergilediği hünerlerini çocukları Giuseppe ve Ilenia’ya da öğretmiş. Geçtiğimiz günlerde Harvey Nichols İstanbul’a gelen Santoni’nin bir ustası, konuklara Santoni usulü ayakkabı yapımının inceliklerini gösterdi. Ustanın özeni ve el ustalığı herkesi kendine hayran bıraktı.


f&t dossier

E-ticaret sitelerinin sayısı gün geçtikçe artıyor.

Bir Tıkla Kapınızda!

Dünyadan Alışverişin Favorileri

Hızla gelişen ve sayıları gün geçtikçe artan e-ticaret sitelerinden giyim, kozmetik, takı, ayakkabı, elektronik, dekorasyon gibi pekçok alanda sunulan ürünleri cazip fiyatlarla satın alabiliyoruz artık. Hızlı ve pratik alışveriş sağlayan e-ticaret sitelerine merak ettiklerimizi sorduk. E-ticaret sektörü, son üç yılda büyük bir ilerleme kat etti. E-ticaretin sunduğu en büyük avantajlar elbette zaman kazanımı. Artık tempolu şehir hayatında evden ya da ofisten dışarı çıkmadan istediğiniz ürün ve hizmete sahip olabiliyorsunuz. Anneler çocuklarıyla gezdikleri alışveriş merkezlerinde beğendikleri ürünü satın almaya zaman bulamıyor ya da bir saatlik öğle arasında çalışan birinin alışveriş için yeterli vakti olamıyor. Online alışveriş bulunduğunuz yerden masa başında alışveriş yapmanızı, mağazalarda göremeyeceğiniz koleksiyonları bulmanızı ve çoğu zaman ürünlere daha düşük fiyatlarla sahip olmanızı sağlıyor. Daha da önemlisi yaşadığınız bölgede ya da ülkede olmayan ürünleri satın alma şansını yakalıyorsunuz. Tabii ki ürünlere dokunamamak, ya da üstünüze denemeden almak bir dezavantaj olabiliyor ama her zaman iade etme şansınız bulunuyor. Yapılan araştırmalara göre online alışverişte güvensizlik faktörünün düştüğü gözlemleniyor. Artık tüketiciler daha rahat alışveriş yapıyorlar. Yeni e-ticaret sitelerinin pazara girmesi ve uluslararası yatırımcıların yatırımlarıyla pazara yeni dinamikler geldi. Türkiye e-ticaret pazarının önümüzdeki yıllarda hızlı büyümesini devam edecek

116

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

gibi görünüyor. Pazarın önde gelen modagurusu.com, 1v1y.com, enmoda.com, limango.com.tr, gittigidiyor. com, morhipo.com markalarına e-ticaretle ilgili merak ettiklerimizi sorduk.

MODAGURUSU.COM GENEL MÜDÜRÜ AHMET S. DALYANCIGIL

- Modagurusu.com alışveriş sitesi nasıl kuruldu? Demsa Group olarak 2010 yılı başlarından itibaren elektronik ticarete yatırım yapma konusunda çalışmalarımız vardı. Bu konuda bazı gruplar ile işbirlikleri ve satınalma opsiyonlarını değerlendirdikten sonra kendi sitemizi kurmaya karar verdik. - E-ticareti yeni bir müşteri edinme kanalı olarak görüyor musunuz? E-ticaretin cadde veya alışveriş merkezlerindeki mağazacılıktan avantajlı ve dezavantajlı yanları neler? E-ticareti kesinlikle yeni bir müşteri edinme kanalı olarak, bir başka ifade ile yepyeni bir satış kanalı olarak görüyoruz: Bizim de yeni tanıştığımız bu satış kanalının müşteri profili, bizim alışık olduğumuz geleneksel satış kanallarından çok farklı. En büyük

1) Sephora.com: Kozmetik dünyasından yenilikleri öğrenebileceğiniz, yüzlerce markanın satışta olduğu site Amerika’da çok popüler. 2) Etsy.com: Dünyanın her yerinden el yapımı ürünlerin satıldığı sitede her tür ürünü bulabilirsiniz. 3) Shopbop.com: Daha çok contemporary dediğimiz genç markaların koleksiyonlarının satıldığı bir site. 4) Net-a-Porter.com: En popüler moda satış sitesi. Stil önerileri çok değerli. 5) Peopletree. co.uk: Organik ve eşit ticaret olarak adlandırabileceğimiz “fair trade” ürünleri satıyor. Yani çocuk işçi çalıştırmayan ve eşitlikçi şartlarda işçi çalıştıran markaların ürünlerini bulabilirsiniz.


fark, elektronik ticaretin sürekli teknolojik gelişime açık olması. Burada bir sınır ve yolun sonu yok. Bu, özellikle de yazılım konusunda, süreklilik gerektiriyor. Kimse sitenin arkasında ne var diye bakmıyor. Sitenin önyüzündeki yaratıcılık, farklılık ve kampanyaya göre satın alma kararını verilebiliyor. Ürünlerin ne kadar orijinal, ne kadar taklit, ne kadar üretim fazlası olduğu pek de önemsenmiyor. Tüketicinin karar verme ve satın alma sürecindeki indirim hassasiyeti çok yüksek. Perakende mağazacılıktaki kayıplar burada yok. Ürün çaldırmak, tahsilat sırasındaki açıklar, stokların karışması gibi geleneksel perakendenin sıkıntıları elektronik ticaret işinde hiç yok. Müşterilerinize hatalı davranışlarda bulunamıyorsunuz. Ancak sitenizde yapısal sorunlar varsa tüm müşterileriniz bundan şikayet edebiliyor. - Modagurusu.com’da özel ürün çekimleri yapıyorsunuz. Bu sistem nasıl işliyor? Biz de dönem dönem mankenli çekimler yapıyoruz. Her geçen gün mankenli çekim yaptığımız ürünlerimizin sayısı artıyor. Ancak bizim sitemizde önceliğimiz, Demsa Group olarak temsilcisi olduğumuz markaların seri sonu ürünlerini satmak. Ancak bu sezon ürünleri de satılmayacağı anlamına gelmiyor. Sitemizde ağırlıklı olarak seri sonu ürünlerin bulunuyor olması, mankenli çekimlerde bizi zorluyor. Genel olarak elimizde bulunan bedenlere uygun mankenler ile çalışıyoruz. Ancak stoklarımızda yalnız uç bedenler kalması durumunda mankensiz çekim de yapabiliyoruz. - Sitedeki markaları ve ürünleri seçerken nelere dikkat ediyorsunuz? Sitedeki markalar Demsa Group mağazalarında satılmakta olan marklardır. Modagurusu sitesinde kendi marklarımız haricinde başka markaların ürünlerini satmıyoruz. Sitede satışa sunulacak ürünleri seçerken mümkün olduğu kadar beden yapısı düzgün olan ürünleri tercih etmeye çalışıyoruz. Tekli bedenleri olan ürünlerimizi ise “Fırsat Reyonu” altında sınıflandırarak %80 e yakın indirimler ile satışa sunuyoruz. - Ürünlerin fiyatları neden uygun, avantajlı biçimde sunuluyor? Sitede satışa sunulan ürünlerimizin fiyatlarının uygun ve farklı indirim avantajları ile satışa sunulmasının temel nedeni, ürünlerin tamamına yakınının seri sonu ürünler olmasıdır. Ancak internet üzerinden yapılan satışlarda, internet müşterisi sürekli bir indirim beklentisi içersinde olup, internet siteleri de bu beklentilere uygun davranmaktadır. Biz de seri sonu ürünlerimizi %50 den başlayan indirimler ile satışa sunmaktayız. Elektronik ticaret sitelerinin işletme maliyetlerinin geleneksel perakendeye göre çok daha az olması, bu satış kanalında satılan ürünlerin geleneksel perakendeye göre daha düşük karlılıklar ile satılmasına imkan sağlıyor. - Modagurusu.com’da sezon ürünleri de avantajlı fiyatlarla sunulacak mı? Sezon ürünlerimizin henüz satışlarına başlamadık. Ancak ileriki aylarda sezon ürünlerimizin de satışlarına başlayabiliriz. Sezon ürünlerimizin nasıl fiyatlandırılacağına ise bu karar vermemiz gerekiyor. - Modagurusu.com’dan alışveriş yapanlar ne tür avantajlara sahip oluyor? Siteyi açtığımızdan bu yana kargo ücreti almıyoruz. Bu promosyonel uygulama bir müddet daha devam edecek. Ancak belli bir süre sonra müşterilerimiz belirlenmiş olan alışveriş limitlerinin altında alışverişler için kargo bedeli ödeyecekler. Bunun haricinde stokta olan ürünlerimizi sattığımız için müşterilerimiz satın aldıkları ürünlerin hemen hemen tamamı sevk edilebilmekte. Sevkiyatlarımızı ise İstanbul içersinde 12-24 saat arasında, İstanbul dışında ise 24-48 saat arasında yapabiliyoruz. Taksitli alışveriş imkanı modagurusu.com da da vardır. En önemlsi ise ürünlerimizin tamamı markanın orijinal ürünleridir.

GLOBEBOX.NET ILE AMERIKA’DAN KOLAY ALIŞVERIŞ HSBC Bank’ın Advantage kart sahiplerine sunduğu hizmetle Amerika’nın önde gelen markalarının internet sitelerinden ürünleri sipariş edebilirsiniz. GlobeBox.net aracılığıyla ürünler kapınıza geliyor. GlobeBox dünya çapındaki ve Türkiye’deki müşterilerine Macy’s, Amazon, Victoria’s Secret gibi adreslerden alışveriş olanağı sunuyor.

KEYIFLI ALIŞVERIŞIN ADRESI MORHIPO Eğer alışveriş yapacaksanız ancak zamanınız yoksa ya da evden dışarı çıkıp mağaza mağaza dolaşmaya üşeniyorsanız kolayı var. morhipo.com birbirinden cazip seçenekleri, yüzde 90’a varan indirimlerle sunuyor. Hem sezon ürünlerini hem de özel kampanyaları aynı adreste buluşturan morhipo.com, modanın tüm renklerini barındıran zengin içeriğiyle “online fashion departmant store” ayrıcalığını yaşatıyor. Çok geniş bir kitleye hitap eden akıllı alışverişin adresi Morhipo, on binlerce sezon ürününü cazip seçeneklerle sunarken, Özel İndirim Kulübü’nde de her gün yüzde 90’a varan indirimler uygulayarak fırsatlar yaratıyor. Sadece sezon bölümünde 135 markanın 30 binden fazla ürünü bulunan morhipo.com, Özel İndirim Kulübü’nde ise bugüne kadar 1500’den fazla kampanyayı üyelerinin beğenisine sundu. “Online fashion department store” zenginliğine sahip, “akıllı alışverişte dev bir moda” temasıyla benzersiz bir seçenek oluşturan morhipo.com’da, Jimmy Choo, Etro, Lanvin, Michael Kors, Marc Jacobs, Sergio Rossi, YSL, Corneliani, Giuseppe Zanotti, Beymen, NetWork, Adidas, Nike, Puma, Reeok, Lacoste, Fabrika, Limon Company, Mavi Jeans, Levis firmalarının yanısıra; “Designers” kategorisinde ise Arzu Kaprol ve Sertaç Delibaş gibi ünlü tasarımcıların tasarımları da yer alıyor. Zengin ürün çeşidi, cazip fiyat, hızlı teslimat morhipo.com, zengin ürün çeşitliliği, çok yüksek indirim fırsatları ve hızlı teslimat ayrıcalıklarıyla alışveriş dünyasında fark yaratıyor. Teslimat hızıyla da farklılaşan morhipo.com, stoklar dahilinde İstanbul’a 24 saat, diğer şehirlerde ise 48 saat içinde teslimat sözü veriyor. Bu sürenin aşılması halinde ise kargo ücretini hediye çeki olarak iade ediyor. morhipo.com, Boyner Grubu’nun “Koşulsuz Müşteri Mutluluğu” ilkesini titizlikle uyguluyor. Bu ilkelerin temel öğesi olan “iade hakkı” ile akıllı alışverişte farklılık yaratan morhipo.com, ürünlerin beğenilmemesi halinde bir ay süreyle iadeyi kabul ediyor ve kargo ücretini üstleniyor. Morhipo.com üyeleri, aldıkları ürünü beğenmemeleri halinde Yurtiçi Kargo’yu arayarak ürünü kendi adresinde teslim ediyor ve hiçbir ücret ödemiyor.

117


f&t dossier

1V1Y.COM GENEL MÜDÜRÜ GIZEM BURÇETIN

- 1V1Y.COM nasıl kuruldu? Son 10 yıla baktığımızda cadde mağazacılığının ve AVM’lerin gelişerek tüketicilerin ihtiyaç ve sosyal yaşantısını karşılayan yapılar olarak hayatımıza girdiğini görüyoruz. AVM’ler hayatımıza girmekle kalmayıp sosyal hayatımızı da şekillendirdiler. Şimdi benzer bir dönüşüm internetin yaygınlaşması ile yaşanıyor. İşimizi internetten yaparken, yemeğimizi internetten sipariş veriyor, banka ödemelerini bankaların online şubelerinden gerçekleştiriyor, Facebook, Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde sosyalleşiyoruz. Alışveriş ise hem bir ihtiyaç hem de bir sosyalleşme aracı, dolayısı ile bu dönüşüme kayıtsız kalmamız beklenemezdi. Sektördeki bu hareket Türkiye’nin önde gelen markalarının kurucularını bir araya getirdi ve 1V1Y.COM kuruldu. Kurucularımız arasında Perakende sektöründen Abdullah Kiğılı (Kiğılı), Ahmet Can Tarkan (Dilasima Grup), Aysel Balkan Sancaktar (GözGrup), Burak Çelet (Desa), Ali Tahsin Özlenir (Özlenir Giyim), Mehmet Hotiç (Hotiç), Kerem Gözalan-Furkan Gözalan (Asports), Mehmet Rıza Aytek (Vitrin Grup), Nejdet Ayayaydın (İpekyol), Ramazan Kaya (Saat&Saat), Tekin Acar (Tekin Acar Kozmetik), Ümit Zaim (Derimod), Yılmaz Yılmaz (Koton), Yüksel Başeskioğlu (Zeki Triko) 1V1Y.COM’u oluşturan isimler. 1V1Y.COM markaların değil bu markaları yaratan kişilerin ortaklığı ile kurulan bir alışveriş sitesi. Sitenin diğer kurucu ortakları ise; özel sektörden Burhan Özkan (Ommedya), Inveon (Yomi Kastro) . - 1V1Y.COM’un tüketiciye sunduğu hizmetlerle ilgili genel bilgi alabilir miyiz? 1V1Y.COM; modern, güncel, çözüm odaklı, doğru ürünü doğru fiyatla sunarak üyelerine hizmet etmeyi amaçlamaktadır. 1V1Y.COM’da markaların büyük indirimlerinin yer aldığı “günün fırsatları” ve markaların sezon ürünlerinin farklı avantajlarına yer verilen “sezon” bölümleri üyelerimize sunulan ayrıcalıklı hizmetlerdendir. - Online derginiz 1V1Y Magazin’den bahseder misiniz? Üyelerimize 1V1Y Magazin’de moda ile ilgili tüm merak ettikleri konuları ve stil ile ilgili ipuçlarını veriyoruz. Hem dergimizin hem de tüm çekimlerin yayın direktörlüğünü uzun yıllar dergilerin moda editörlüğünü üstlenmiş olan Yaprak Gerçek yapıyor. İki haftada bir yenilenen “1V1Y Magazin” ile üyelerimiz hem stil önerilerine ulaşabiliyor hem de beğendikleri ürünü tıklayarak satın almaya yönlenebiliyorlar. 1V1Y Magazin’de sadece sattığımız ürünler değil, dünya modasından markalara da yer veriliyor ve bu markaların ulaşılabilir benzer ürünleri siteden sunuluyor. Bu sayede üyelerimiz sezon trendlerini kendi gardıroplarına uyarlayabiliyorlar. - “An”lar ve “en”ler bölümlerinizde neler var? 1V1Y.COM’da yer alan “AN”lar bölümünde de zamanı kısıtlı olup sadece ihtiyacına yönelik alışveriş yapmak isteyen üyelerimize sesleniyoruz. Bu bölümde özel günlere uygun ürünler yer alıyor. Örneğin, son anda yetişilmesi gereken bir davet ya da zamansızlıktan alışverişe çıkıp satın alınamayan iş kıyafetleri için 1V1Y.COM’un “AN”’lar bölümü üyelerimize hem ihtiyaç duydukları doğru ürünü sağlıyor hem de onlara zaman kazandıran en büyük kurtarıcı oluyor. Sitemizde yer alan “EN”ler bölümünde ise en çok beğenilenler, en çok satanlar, indirimdekiler ve 1V1Y.COM stil editörlerinin önerilerine kolayca ulaşılabiliyor. - 1V1Y.COM’dan alışveriş yapanlar ne tür avantajlara sahip oluyor? 3 taksite kadar müşterilerimiz vade farksız alışveriş yapabiliyorlar. Sitemizde 100 TL’nin üzerindeki tüm alışverişlerde kargo ücretsiz. Ayrıca müşterilerimiz beğenmedikleri ürünleri, kargo ücreti tamamen bize ait olacak şekilde 1 ay içerisinde iade edebiliyorlar.

ALIŞVERIŞ HEM BIR IHTIYAÇ HEM DE BIR SOSYALLEŞME ARACI, DOLAYISI ILE BU DÖNÜŞÜME KAYITSIZ KALMAMIZ BEKLENEMEZDI. 118

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

ENMODA.COM GENEL MÜDÜRÜ CANER ERIM - enmoda.com nasıl kuruldu?

enmoda.com, Doğuş Yayın Grubu bünyesinde hayata geçirilen bir alışveriş sitesi. enmoda.com Türkiye’de “private shopping” algısını oturtmaya çalışan, internet ile özdeşleşen ucuz ürün, stok eritme, indirimli ürün satma anlayışından uzak durarak farklılaşan bir site.

- enmoda.com’un tüketiciye sunduğu hizmetlerle ilgili genel bilgi alabilir miyiz?

Müşterilerimize her gün moda, kozmetik, dekorasyon ve yaşam başlıkları altında yeni kampanyalar sunuyoruz. Bu kampanyalarla dünyaca ünlü markaların yeni sezon koleksiyonlarını üyelerimizin bir tık uzağına getiriyoruz. Moda ve dekorasyon alanında pek çok tasarımcının yalnızca enmoda.com’da bulabileceğiniz özel koleksiyonlarını da satıyoruz. Yaşam başlığı altında ise Türkiye ve dünyanın önde gelen turizm ve organizasyon firmaları ile çalışarak üyelerimize kolayca ulaşamayacakları özelleşen seyahatler ve etkinlikler sunuyoruz.

- enmoda.com’dan sezon ürünlerine avantajlı fiyatlarla sahip olabilir miyiz?

enmoda.com’da sınırlı sayıda geçmiş sezon ürünleri yer alıyor. Ama ağırlıklı olarak sezon ürünleri ve tasarımcıların enmoda.com için tasarladıkları özel koleksiyonlar yer alıyor. Dönemsel olarak uygulanan kart kampanyalarıyla sezon ürünlerinde geçici avantajlar sunuyoruz.

- enmoda.com’da sunulan avantajlar neler?

Başka sitelerde bulamayacakları ürün, marka ve hizmetlere sahip olma lüksünün yanında hizmet kalitemizle de müşterilerimize birçok avantaj sunuyoruz. Farklı kampanyalardan ürünlerin aynı sepette ve tek seferde ödenmesini sağlayarak internetten alışverişi kolaylaştırıyoruz. Ürünleri 1–3 iş günü içerisinde ulaştırıyoruz.


f&t dossier SANAL ORTAMDA ÖDEME GÜVENLIĞI VE SATIŞ SONRASINDA %100 MÜŞTERI MEMNUNIYETI SAĞLAMAK ÇOK ÖNEMLI. MAĞAZALARDAN TEK FARKIMIZ FIZIKSEL BIR ORTAMDA YER ALMAMAK. - Sitedeki markaları ve ürünleri seçerken nelere dikkat ediyorsunuz? Ürün kalitesi bizim için her şeyden önce geliyor. Ana üreticiler ve distribütörlerle iş yapmaya dikkat ediyoruz. Marka seçiminde kalite kadar üyelerimizin taleplerini de dikkate alıyoruz. Fark yaratacağına inandığımız markaları konumlandırıyoruz.

LIMANGO TÜRKIYE GENEL MÜDÜR YARDIMCISI/ PAZARLAMA SINAN UYCAN

- limango.com.tr nasıl kuruldu? limango, 2007 yılında Almanya’da üç genç girişimci tarafından kuruldu ve 2009 yılında Almanya’nın en büyük perakende şirketi olan Otto Group tarafından satın alındı. - limango.com.tr’nin tüketiciye sunduğu hizmetlerle ilgili bilgi alabilir miyiz? 3 milyonu aşan üye sayımız var. Tekstil, aksesuar, elektronik, dekorasyon, bebek, çocuk ve tasarım başlıkları altında ünlü markaların ürünlerini, her gün yenilenen ve satış süreleri sınırlı tutulan kampanyalarıyla sadece üyelerine % 90’a varan indirimlerle sunuyor. limango olarak, limango. com.tr adresinden üyelerimize limangoKIDS, limangoTECH, limango Designers Studio, limangoKEYİF ve “Turkcell’liler Yaşadı” platformlarıyla hizmet veriyoruz. Vitrinimizin günlük olarak değişmesi ve farklı kategorilerde ürünler sunabilmenin avantajını hissettiriyoruz. Sanal ortamda ödeme güvenliği ve satış sonrasında % 100 müşteri memnuniyeti sağlamak çok önemli. Mağazalardan tek farkımız fiziksel bir ortamda yer almamak.

- Ürünlerin fiyatları neden uygun, avantajlı biçimde sunuluyor? limango.com.tr’de yer alan kampanyalarda çok yüksek adette satış rakamları elde ediyoruz. Bu nedenle tedarikçilerimizle aramızda yaptığımız anlaşmalar doğrultusunda özel indirimler alabiliyoruz. Ağırlıklı olarak yeni sezon ürünleri yer alıyor. limango’da yeni sezona ait koleksiyonlara avantajlı fiyatlara sahip olabilirsiniz. -En çok kadınlar mı yoksa erkekler mi siteden alışveriş yapıyor? limango üyelerinin % 60’i kadın % 40’ı ise erkek. En ilgi gören kategoriler, tekstil, aksesuar, tasarım, çocuk giyim ve ev eşyaları. -limango.com.tr’de değişiklikler olacak mı? 2010 yılının sonunda iPhone uygulamasını da yayına aldık. Şu ana kadar 100 binden fazla yüklendi. 2012’de yeni mobil uygulamalarımızı da, android ve iPad gibi devreye almayı planlıyoruz. Gerek teknolojik alt yapı anlamında, gerek in aynakları açısından yatırımlarımız şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da devem edecek. İşimizin temeline; markamızı, kullanıcılarımızın ve çalışanlarımızın mutluluğunu koyduğumuzu söyleyebilirim.

BÜYÜME HIZI: Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM) yayınladığı sanal post verilerine göre; 2009 yılında 10,2 milyar TL’lik sanal pos hacmi 2010 yılında %48 artarak 15,2 milyar TL’ye ulaştı. 2011 yılında bu rakamın 22,5 milyar TL’ye ulaşacağı ön-

120

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

görülüyor. Ayrıca sanal pos işlem hacminin toplam kredi kartı işlem hacmi içindeki payı 2005 yılı sonunda %1,7 iken; bu oran 2010 yılı sonunda %7’ye çıkmıştır. Sanal poslardan tutar çok ciddi bir şekilde artıyor. Bu da her geçen yıl daha fazla insanın e-ticaret

GITTIGIDIYOR.COM GENEL MÜDÜRÜ CENK ANGIN - İnternetten alışveriş konusunda Türklerin güven problemini nasıl aşıyorsunuz?

Ülkemizde kullanıcıların zihninde hâlâ internetten alışverişin güvenilirliğine dair soru işaretleri var. Güven konusunu da kredi kartı ve kişisel bilgi güvenliğiyle, ticaretin güvenliği olmak üzere ikiye ayırmak gerekiyor. Kredi kartı ve kişisel bilgi güvenliğine dair endişeler son derece yersiz aslında, çünkü günümüzde bilgi güvenliği uluslararası platformlarda kabul görmüş teknolojilerle sağlanıyor. Ticaretin kendisine dair güvene gelince, kullanıcılarımıza sunduğumuz en önemli değerlerden biri olan Sıfır Risk® Sistemi’nden bahsedebiliriz. Alıcı ürünü satın alır, ürün bedeli GittiGidiyor havuz hesabına aktarılır. Alıcının, ürünü teslim alıp onaylamak için 3 iş günü süresi vardır. Ürünü onayladığında, havuz hesabındaki para satıcının hesabına aktarılır.

- GittiGidiyor.com’un avantajları neler?

GittiGidiyor’da sık sık peşin fiyatına taksit imkanını sunuyoruz. Axess sahipleri ise sürekli olarak peşin fiyatına 3 taksit imkanından faydalanabiliyor. GittiGidiyor’da Sıfır Risk Sistemi gereği satıcıların ürün ödemesi yapan alıcılara ilgili ürünü 3 iş günü içince kargolaması gerekiyor. Bildiğiniz gibi ürünün kargolanma süresi kimi alışveriş sitelerinde çok daha uzun. Bunun kullanıcılarımıza sunduğumuz çok önemli bir fayda olduğunu düşünüyorum. Ayrıca GittiGidiyor’un şu an Yurtiçi Kargo ile özel bir anlaşması var. Yurt İçi Kargo ile yapılan gönderimlerde %35 indirim sunuluyor.

yaptığını bize gösteriyor. Kadınlar giyim, aksesuar, sağlık, kişisel bakım ürünlerine daha fazla ilgili gösterirken; erkekler elektronik ürünlere (bilgisayar, cep telefonu, fotoğraf makinesi, video, kamera) ilgi gösteriyor.


f&t backstage

Kuliste Neler Oluyor? New York, Londra, Paris ve Milano Moda Haftaları’nda podyumdaki heyecan defile arkasındaki kulisleri de sarmıştı. İşte izlenimlerimiz...

Michael Kors defilesi öncesi kuliste büyük heyecan vardı. Adeta bir festival havası hakimdi. 1970’li yılların disko müziği eşliğinde podyuma çıkan mankenler, arkada hazırlıklarını dans ederek tamamladı.

New York stiline uygun mankenlerin saç ve makyajı sadeydi. Koleksyonsa sade çizgilere sahip olmakla beraber lüks detaylar taşıyordu. 122

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

Michael Kors’ın moda dünyasındaki 30. yılını kutladığı bu özel defile, New York Moda Haftası’nın en çok konuşulan olaylarından biriydi.


S R O K L MICHAE

Moda dünyasındaki 30. yıldönümünü kutlayan Michael Kors, konuklarına birer güneş gözlüğü hediye etti. Gözlüğü takan kendine aynada bakmaya gitti.

123


f&t backstage

CHANEL

Paris Moda Haftası’nın ağır toplarından Chanel defilesinde yer alan mankenlerin önce makyajları yapıldı.

124

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


Saçlara tülün ve şık aksesuarların kullanıldığı topuzlar uygulandı.

Uygulanan Chanel makyajında gözler ön plandaydı. Dumanlı gözlerde gümüş rengi kullanıldı.

125


f&t backstage

GILES

Londra Moda Haftası’nda sergilenen Giles koleksiyonunda, ağırlıklı olarak siyah ve beyaz renkler kullanıldı.

126

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


Mankenler defileye çıkmayı beklerken müzik dinledi, şakalaştı, fotoğraf çektirdi.

Mankenler, koleksiyondaki cesur kesimli elbiseleri giymeden dikkatle inceledi.

Kırmızı dudaklar ve tırnaklar siyah ve beyazla güzel bir kontrast oluşturdu. 127


f&t shoot

Otelde Kış tatilinde, sıradışı bir mekanda şıklık yarışı...

KREATIF DIREKTÖR, KONSEPT, STYLING: CEYDA BALABAN FOTOĞRAFLAR: TIM BRETDAY

128

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


SOLDAKI MODEL

Gömlek, Cesare Attolini Smokin, Isaia Ayakkabılar, Santoni Boyunluk, Salvatore Ferragamo

ORTADAKI MODEL

Elbise, Monique Lhuillier Ceket, Ralph Lauren Eşarp, Salvatore Ferragamo

SAĞDAKI MODEL

Elbise, Monique Lhuillier Kemer, Salvatore Ferragamo Eşarp, D&G

129


f&t shoot

Gömlek ve pantolon, Ralph Lauren Ceket, yelek ve kravat, Isaia Eldivenler, Armani Collezioni Çizmeler, Hunter

130

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


Tak覺m, Richard James Yelek, kravat ve g繹mlek, Isaia Ayakkab覺lar, Santoni

131


f&t shoot

ORTADAKI MODEL

Etek, Tory Burch Çizme, Givenchy Kazak, Blugirl Kemer ve ceket, Salvatore Ferragamo Çanta, 3.1 Phillip Lim

SAĞDAKI MODEL

Ceket ve etek, Tory Burch Ayakkabı, Emilio Pucci

132

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


FOTOĞRAF ASISTANLARI: LEWIS HAYWARD, IAN HOWELL POST PRODUKTION: LEE STUART STYLING ASISTANLARI: DAMLA AKTAR, ZEHRA DIŞLIOĞLU, BURAK TURAN, ÖZGE YAPICI, KÜRŞAT ÖZKAN, SERTAN PAŞMAKÇI, CIHAN SAT, TIMUÇIN ERBEN SAÇ: KEICHURO AT DWM MAKYAJ: ALEX BABSKY AT FRANK MEKAN: OXFORDSHIRE AYNHOE PARK

133


LANVIN

f&t beauty

ANTİOKSİDAN

Kışın hassas bir yapıya sahip olan cildiniz için antioksidanları kullanmanızı tavsiye ederiz. Antioksidanlar sayesinde soğuk günlerde serbest radikallerle daha etkin savaşabilirsiniz. Panzehir görevi yapan antioksidanlar, cildinizde koruma kalkanı oluşturacaktır. İçeriği zengin antioksida kremler cildinizde çok çabuk etkisini gösterecektir. Sağlıklı, ışıltılı bir cilt için antioksidanları kışlık bakım ritüelinize mutlaka ekleyin.

KALIN EYELINER

Bu kış elinizi korkak alıştırmayın, eyeliner çekerken mümkün olduğunca kalın tutmaya özen gösterin. Eyeliner ya da göz kalemiyle kusursuz biçimde çerçevelenen gözlerde üstelik grafiksel çizgiler oluşturmak da çok revaçta. Grafiksel çizgilerin, gözleri daha gizemli ve çarpıcı gösterdiği de bir gerçek. Üst ya da üst kirpiklerinizin dibine eyeliner veya ucu inceltilmiş göz kalemiyle dıştan iç uçlara doğru siyah, beyaz çizgiler çekin. İki rengi kombinleyerek hem daha büyük görünen hem de parlak gözlere sahip olabilirsiniz.

KIŞIN OLMAZSA OLMAZLARI

Kışın hüzünlü atmosferine kendinizi kaptırıp, güzellik ritüellerinizi ertelemeyin. Kışın gözde makyaj, saç, bakım, fitness, beslenme trendleriyle her zamankinden enerjik görünün. İşte önerilerimiz!

134

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

Natura Bisse, Glyco Extreme Peel, Serum


GOLCE&GABBANA

EL-AYAK BAKIMI

Kışın soğuk günlerinde en çok zarar gören ellerimiz! Çatlamış, soğuktan pul pul olmuş ellere düzenli olarak bakım yapmak şart! June jacobs, Citrus Hand and Foot Rescue, El ve Ayak Bakımı

Maybelline New York, The Colossal Volum Express, Maskara

MASKÜLEN SAÇLAR SALVATORE FERRAGAMO

Gözlerden ok gibi fırlayan kirpikler bu kış çok moda. Kat kat maskarayla kirpiklerinize güçlü bir görünüm kazandırmak için hacim veren maskaralardan deneyin.

NARCISO RODRIGUEZ

HACIMLI KIRPIKLER

Artık geçmiş yıllara oranla çevremizde daha fazla kısa saçlı kadın görmeye alıştık. “Yakışıklı Güzellik” olarak tabir edilen trendi saçlarınızı kestirmeden de takip edebilirsiniz. Dolce&Gabbana ve Frankie Morello’nun defilelerinde tercih ettiği maskülen topuzlar kısa saç havası veriyor. Kusursuzca şekillendirilen saçlar, erkeklerden ödünç aldığımız beyaz gömlek, takım elbise, yelek, kravat ve makosen ayakkabılarla birleştiğinde maskülen bir görünüm oluşturuyor.

METALIK GÖZLER

Bu kış mutlaka metalik renkli farlar edinin. Başlangıcı bir gece davetine katılırken, gözlerinize altın sarısı ya da gümüş rengi far uygulayarak yapabilirsiniz. Metalik farlarla göz pınarlarınızı aydınlatabilirsiniz, göz kapaklarınıza metalik farlarla ışıltılı bir görünüm kazandırabilirsiniz.

Sephora, Mono Eyeshadow, tekli far

134


JEAN PAUL GAULTIER

f&t beauty La Mer, Moisturizing Cream, Nemlendirici Krem

BOL NEMLENDIRICI

Kış aylarında bol nemlendirici kullanmak şart! Bol sıvı tüketmek de çok önemli. Besleyici ürünler kullanarak cilt dengenizi korumaya özen gösterin. Ağız çevresi, göz altı, dudak ve boyun bölgesi çok daha ince bir yapıda olduğu için ekstra neme ihtiyaç duyar. Yoğun nemlendirici kremleri düzenli olarak kullanın.

KALIN KAŞLAR

CHANEL

Kalın ve dolgun kaşlar, tüm dikkatleri göz çevresine çekmeyi başarıyor. Bu kış kaşlardaki boşlukları kaş kalemi ya da farı ile doldurmak şart. Çünkü asla boşluklara izin yok! Kaşlarınızı sabitlemek için bir uzman önerisi: Diş fırçasının üzerine biraz saç spreyi sıkıp, kaşlarınızı biçimini koruyacak biçimde yukarı doğru tarayın.

136

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

TOPLU SAÇ

Sabah ofise ya da gece özel bir davete giderken mutlaka arkadan sıkı sıkı toplanmış saçları deneyin. Saçlarınızı enseden toplayarak seksi bir görünüme de kavuşabilirsiniz. Bir de büyük küpelerle derli toplu saçları kombinlemeyi denemelisiniz. Bu birkaç dakikanızı alacak pratik saç modeli üstelik sezonun tüm trendlerine uyum sağlıyor. Saçlarınızda kusursuz bir görünüm için finali, parlaklık kazandıran bir saç spreyi ile yapın.

Chantecaille, Firming Sun Cream SPF 30, güneş Koruyucu

GÜNEŞ KALKANI

Cilt lekelerinin en önemli nedeni güneş! Kışın karlı havalarda bile güneş koruyucu kullanmanız, cildinizi korumanız için çok öneli. SPF içerikli nemlendiricinizi sabah-akşam cildinize uygulayın. Sabahları en az 15 SPF içeren bir güneş koruyucuyu ince bir tabaka halinde cildinize yedirin ve iki saatte bir kreminizi yenileyin.


Sephora, Nail Polish Kit, Oje Seti

Uzun tırnakların artık adı bile anılmıyor, kısa ve küt tırnakların moda olduğu sezonda; parlak ojelerle dinamik, ışıltılı ojelerle sofistike bir görünüm yaratabilirsiniz. Pembe, safir, ametist, oranj gibi canlı renkli ojelerle kışın hüzünlü atmosferine canlılık katın.

JIL SANDER

RENKLI TIRNAKLAR

EXTRA UZUN KIRPIKLER Kirpiklerinizin seyrek ve ince olmasını dert etmeyin, takma kirpikler sayesinde artık istediğiniz uzun kirpiklere kavuşabilirsiniz. Kalıcılığını uzun süre koruyan takma kirpiklere üç kat maskara uygulayarak derin bakışlara sahip olabilirsiniz. Üst kirpik diplerinize eyeliner uygulayarak bu etkiyi daha fazla artırabilirsiniz. Kirpik uzatan ve dolgunlaştıran bakım ürünlerini de deneyebilirsiniz. Faydasını göreceğinizden emin olun!

Chanel, Allure Rouge, Ruj

STELLA MCCARTNEY

Neu Lash, Active Eyelash Technology, Kirpik Uzatıcı

KIRMIZI DUDAKLAR

Mat, parlak ya da ışıltılı bu sezon kırmızı dudaklar sade bir göz ve ten makyajıyla birleştiğinde mükemmel bir görünüm ortaya çıkıyor. Buğday ya da açık tenliyseniz, içinde pembe bulunan kırmızıları, esmerseniz içinde turuncu olan kırmızıları tercih etmelisiniz. Pürüzsüz bir kırmızı dudak görünümü için ruju kullanmadan önce dudaklarınızı ölü derilerinden arındırmalısınız.

KUSURSUZ GÖRÜNÜM

Bronz tenin adı podyumlarda hiç anılmıyor artık. Olabildiğince beyaz ve boyasız, son derece temiz ve doğal görünümler dikkatleri çekiyor. Siz de kusursuz görünmek için sorunlu bölgelere kapatıcı uyguladıktan sonra tüm yüzünüze eşit biçimde fondöteninizi yayın. Pudralı, mat ve gölgelerle hafif parlaklık kazandırılmış ciltler ön planda.

BOL VITAMIN

Bedeninize istila eden düşmanları yok eden, düşen enerjiyi artıran, tokluk hissi, insülin dengesi sağlayan C vitamini kaynağı turunçgiller, nar, kivi, kırmızıbiber ve brokoli kışın mutlaka beslenme listenize eklenmeli. Bağışıklık sistemi hücrelerini artıran A vitamini kaynağı havuç, balkabağı, brokoli, domates, ıspanak, yumurta, marul ayrıca hücre duvarlarına bariyer çeken E vitamini zengini fındık, badem, yer fıstığı, ceviz, zeytinyağı ve hindistancevizi yağını bol bol tüketin.

137


f&t beauty Thierry Mugler, Angel Eau De Toilette

David Yurman, Eau de Parfum

SEKSI KOKULAR

Kadınsılığınızı, güveninizi, enerjinizi ön plana çıkaracak parfümler kış sezonunda da teninizi süslemeye devam edecek. Baharatlı, çiçeksi ya da taze kokulardan örnekler sunan yepyeni parümlerden mutlaka edinin. Parfüm modasının gerisinde kalmayın.

PEMBE YANAKLAR

AĞIR EGZERSIZ

VERSACE

Gül, şeker pembesi ya da şeftali... Bu kış yanakları renklendirmek şart! Versace ve Marc Jacobs defilelerindeki gibi kremsi veya Ralph Lauren defilesindeki gibi pudramsı yapıda allıkları kullanmayı deneyin.

Bu kış kaslarınızı çalıştırdığını hissedeceğiniz Gravity, Les Mills, TRX gibi egzersizler çok revaçta. Kışın kilo almamak için, spora tüm disiplininizle devam etmeniz şart.

Yves Saint Laurent, Cream De Blush, Krem allık

Işıltılı Bir Cilt

ÖRGÜ SAÇLAR

138

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

Sjal, Balans Deep Pore Cleanser, enerji toniği

Orogold, Bio-Pearl Creme, besleyici krem

LANVIN

Çocukluğunuzda annenizin düzgünce ördüğü saçlarınızı hatırladınız mı? İlkokul çağındaki masum örgülerinizin yıllar sonra sezonun en moda saç modeli haline dönüşeceği aklınızdan geçer miydi? Kusursuz örgüler yerine, yataktan kalkmışçasına dağınık görünen örgüler çok moda. Dağınık görünüm havası vermek için önlerden çıkarılmış birkaç tutam çıkarmayı ihmal etmeyin.

Kremler, makyaj ürünleri ve ter gözenekleri tıkar, ciltte siyah nokta ve sivilce oluşumuna sebep olur. Cilt yüzeyindeki ölü deriler cildinizi matlaştırır. Derinlemesine temizleyen ve cildin yağ oranını dengeleyen bakım kürleri uygulamanızı öneririz. Düzenli olarak yapacağınız bakımlarla daha parlak ve sağlıklı bir cilde kavuşabilirsiniz. Peelingler, maskeler, tonikler sağlıklı cilt görünümüne kavuşmanıza yardımcı olabilir. Işıltılı bir cilt için mutlaka zengin içerikli kremler kullanın.


f&t cityscope

Galata’da Zamanın Ruhunu Solumak Pek çok sanatçının, modacının, entelektüelin yaşamak ve çalışmak için tercihi artık Galata. Fotoğrafçı ve video klip yönetmeni Burak Ertaş, yaşadığı Galata’yı bize tanıtıyor. Röportaj Nilüfer Ülkügüner Şengel Fotoğraflar Deniz Uğur Güler

140

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


G

alata semtini anlatırken burada geçen zamanımdan da biraz bahsetmek isterim. Şaka maka bu semtin son yirmi yılının tanığıyım. Hayatımın bir dönemi diyebileceğim Cihangir semtindeki yaşantımın önemli bir parçasıydı Galata. Bazen köpeğimizi de alıp daracık sokaklarında hayranlıkla daha çok yukarıya, binalarına bakarak yürüdüğümüz Galata semtinın kişisel tarihimde önemli bir yeri var. Mesela Mimar Sinan Üniversitesi Sinema -TV bölümü bitirme filmini Galata Kulesi’nin hemen altındaki kahvede çekmiştim. Gazetelerinizle bu kahvede oturmak, bazen gelen geçene bakmak çok keyiflidir. Hatta sadece Galata’da olmak bile büyük keyiftir. Doğan Apartmanı’nda yaşayan, bugün ne yazık ki hayatta olmayan sevgili Mualla Eyüboğlu’nun evine gitmek beni inanılmaz mutlu ederdi. Onun harika sohbetinden hayata dair bir şeyler kapmaya çalışırdım. Oldukça yaşlı olmasına rağmen bu kadar genç bir ruha, ışıl ışıl parlayan gözlere sahip olmasına şaşardım. Sonraları kendisini bilgiyle donatan, yenilenen insanların gözlerinde aynı ışıltıları gördüm. Genç insanlara yakın olmanın, zamanın ruhunu anlamanın insanları genç tuttuğunu farkettim. Mualla Hanım sanıyorum o zaman yetmiş yaşının üzerinde ama bir genç kız canlılığına sahipti. Ressam ve şair Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun ve yazar Sabahattin Eyüboğlu’nun kızkardeşi Mualla Eyüboğlu, Türkiye’nin ilk kadın mimarlarındandı. Doğan Apartmanı’nın denize bakan bu kitaplarla dolu kocaman dairesinde olmak bana ilham verirdi. Yazmak, resim yapmak, insanlara faydalı işler yapmak, Mualla Hanım gibi lahana çorbası yapmak gibi türlü konularda… Doğan Apartmanı’nda bugün de olduğu gibi daha çok entelektüeller yaşardı. Mualla Eyüboğlu, Rasih Nuri İleri zaman zaman ziyaretlerine gittiğimiz bizden yaşça çok büyük ama kafaca genç kişilerdi. Yüksek tavanlı,şahane avlusu olan Doğan Apartmanı’nda oturmayı ise hep hayal ettim. Doğan Apartmanı ‘na gitmek bir İtalyan filminin içine girmek gibi bir şeydir. Galata’da sanatçılar ve yabancılar o günlerde de yaşıyordu ama şimdiki gibi çok rağbet edilen bu-

141


f&t cityscope tiklerin, şık cafelerin olduğu bir yer değildi. Bazı sokaklarda gezmek korku verebilirdi. Galata’nın yirmi yılda ne kadar çok değiştiğine şahit oldum. Eski binalar restore oldu, yeni pek çok yer açıldı. Yeni bir ifade şekliyle “hip” bir yer oldu. Ben burayı şimdilerde daha çok Paris’deki Marais’e benzetiyorum. Çok eski bir semt olması ve genç bir havaya sahip olması nedeniyle. Bu sefer sizin için gezeceğiz. Fashion & Travel Dergisi için çok sevdiğim bir arkadaşımla buluşacağım. Burak Ertaş ile.
Moda, müzik ve reklam dünyasındakiler onu çok iyi tanırlar. Makyörlük ve fotoğrafçılığın yanı sıra şimdilerde video klip yönetmeni olarak çok başarılı çalışmalara imza atan Burak Ertaş, bir buçuk senedir Galata’da yaşıyor. On parmağında on marifet olan birisi. Bence bu semte çok yakışan yepyeni bir mimari anlayışla inşa edilen Noa binalarından birisinde yaşıyor. Stüdyo bir bahçe katında. Hafif yağışlı bir İstanbul sabahında sevimli kedileriyle karşılıyor bizi. Ev mis gibi sandal ağacı tütsüsü kokuyor. Kahvelerimizi içiyoruz. Ev de bahçesi de çok güzel, huzurlu ve dingin.
 FASHION&TRAVEL Burak, Galata’yı tercih etmenin nedenleri neler oldu?
 BURAK ERTAŞ Aslında ben eskiden şehrin merkezinde olmayı pek tercih etmezdim. Daha önce Levent’de ve Ortaköy, Portakal Yokuşu’nda yaşadım. Galata bana kendimi çok genç hissettiren bir yer oldu.
 F&T Bu arada evin çok rahat ve şık.
 BE Teşekkür ederim. Bu kadar şehrin merkezinde olup bir bahçenizin olması çok iyi. Bu binanın çok iyi bir işleyişi var. Alt katım gym salonu mesela. F&T Galata’ya son yıllarda daha çok sanatçılar yerleşti değil mi?
 BE Daha çok aktif hayatın içinde olan insanlar yaşıyor burada. Sadece sanatçılar değil. Ceo’lardan, takı tasarımına yeni başlayan birine, öğrencilerden mesela Okan Bayülgen’e bir sürü farklı insan var Galata’da. Bir mahalle hayatı yaşıyoruz burada. Apartmandaki ve çevredeki komşularım da çok iyi.
 F&T Burada bir günün nasıl geçiyor, nerelere gidiyorsun?
 BE En çok Serdar-ı Ekrem Sokak’daki Mavra Cafe’ye gidiyorum. Güne genellikle orada başlıyorum. Toplantılarımı da daha çok orada yapıyorum. Mahallemizin ‘’Friends Bar’’ı diyelim. Yine Serdar-ı Ekrem’de Georges Otel açıldı, çok güzel bir yer ve altında bir şampanya barı var, oraya gidiyoruz. Sahibi de arkadaşım. Daha otel açılmadan kendimizi rahat hissettiğimiz, evimiz gibi bir yer oldu. 
 F&T Lüks bir hayat yani öyle mi?
 BE Göz kamaştıran bir lüks değil. Lüks tanımına uymuyor. Bu sokaklarda topuklu ayakkabılarla gezemezsiniz mesela. Dar sokaklar, yokuşlar vardır. Galata’da yaşamak, gerçek hayatın içinde olmak lüks. Buradaki hayatın samimiyeti gerçek lüks.
 F&T Bu cevaba hayran oldum. Gerçek hayatın samimiyeti içinde olma lüksü. Peki evde yemek yapar mısın, arkadaşlarını çağırır mısın?
 BE Mutfakla alakam eskisi kadar yok ama ara sıra sushi yapıyorum. Bahçede toplanıyoruz bazen.
 F&T Dünyada ve Türkiye’de gezmeyi sevdiğin yerler nereleri, nerelerde olmayı seversin? Biraz da bu gezilerden bahsedelim mi?
 BE İşim nedeniyle ve özel olarak da çok geziyorum. Bozcaada’nın benim için çok özel bir yeri vardır. Göcek, Bodrum, Çeşme sevdiğim yerler. Brezilya’yı çok seviyorum. Rio’da uçaktan iner inmez kendimi çok rahat, evimde gibi hissettim. Ve bu ülkede insanların mutlulukları zenginlikleri veya fakirlikleriyle alakalı değil. Güney Amerika’yı genel olarak çok seviyorum. Berlin, Hamburg, Londra ve Paris de sevdiğim yerler arasında.


 Yağmur bastırmadan Galata’da gezimize başlıyoruz. Burak önce kedileri Rio ve Rita’yı doyuruyor.



w

142

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

1. LILIPUD JEWELLERY





Janset Bilgin’in takı tasarım dükkanı ilk durağımız… Çok şık takılar alabileceğiniz bir dükkan burası. Burak’la deri bir kayışa takılmış Arapça “vav” yazan kolyeyi ve dekorasyonda kullanılan Brigitte Bardot ‘lu Sophia Loren’li pleksi tabloları çok beğeniyoruz. Burak ve Janset aslında birkaç yıl önce Tommy Hillfiger Türkiye’ye geldiğinde çekimde tanışmışlar. Sonraları Burak Ertaş da Janset Bilgin de Galatalı olmuşlar.



2. MAVRA CAFE

Serdar-ı Ekrem sokakta yürümeye devam ediyoruz. Burak Ertaş’ın evi, ofisi gibi olan Mavra Cafe’ye gidiyoruz. Burası sadece bir cafe değil aynı zamanda çok özel ve tasarımcı elinden çıkan eşyalar da alabileceğiniz bir dükkan. Seramikler, minderler, duvarlardaki fotograflar, küçük hediyelik eşyalar hemen göze çarpıyor. Mahallenin şık ve rahat cafe’si burası. Gözümüz televizyon dünyasından tanıdığımız dizi oyuncularına kayıyor. Bir ev rahatlığında döşenmiş Mavra’da neredeyse herkes birbirini tanıyor. Isırgan otu çorbasından menemene kadar zengin de bir menüsü varmış. Burak, müzik de sohbet de harikadır burada diyor. Mavra’nın bir de sanat atölyesi varmış.


MAKYÖRLÜK VE FOTOĞRAFÇILIĞIN YANI SIRA ŞIMDILERDE VIDEO KLIP YÖNETMENI OLARAK ÇOK BAŞARILI ÇALIŞMALARA IMZA ATAN BURAK ERTAŞ, BIR BUÇUK SENEDIR GALATA’DA YAŞIYOR.


DOĞAN APARTMANI‘NA GITMEK BIR İTALYAN FILMININ IÇINE GIRMEK GIBI BIR ŞEYDIR. GALATA’DA SANATÇILAR VE YABANCILAR O GÜNLERDE DE YAŞIYORDU AMA ŞIMDIKI GIBI ÇOK RAĞBET EDILEN BIR YER DEĞILDI. gözlemliyoruz. İbrahim Zengin’e ancak randevulu gidilebiliyor. www. ibrahimzengin.com adresinden kendisine ulaşabilirsiniz.



5. LASTİK PABUÇ 



Camekan Sokak’da Galata’ya çok yakışan bir spor ayakkabı cenneti burası. Rengarenk, model model sneaker’lar sahiplerini bekliyorlar. Galata sokaklarında topuklu ayakkabılarla yürüyemezsiniz. İşte size çok genç bir adres. İster takım elbise altına giyin, ister payetli bir etek altına. Bu rahatlık aslında Galata’nın yaşam tarzı. İçimden şu şarkı kopuyor: “Forever young, I want to be forever young…’’ Sonsuza kadar genç olmak istiyorum.



3. GALATA SOKAKLARI SÜRPRİZLERLE DOLU Galata sokakları küçük sürprizler barındırıyor. Galata graffiti sanatına saygılı bir semt. Burak her gün burada yeni bir şey keşfettiklerini söylüyor.
Serdar-ı Ekrem Sokak’da gezerken sanki başka bir ülkeye gitmişiz gibi hissediyoruz. Biraz Paris, biraz Prag havası var burada. 




4. İBRAHİM ZENGİN’İN KİŞİYE ÖZEL SAÇ TASARIM STÜDYOSU



İbrahim Zengin moda dünyasının, moda dergilerinin ve daha çok sahne sanatçılarının yakından tanıdığı bir isim. Yüksek tavanlı, bembeyaz stüdyosunda sadece tek bir sandalye ve aynalar var. Burası tam anlamıyla kişiye özel ‘’special care’’ hizmet sunan bir stüdyo. Yıllar önce büyük bir reklam ajansında prodüktörlük yaparken Paris’de böyle tek kişilik bir kuaför salonuna gitmiş ve çok şaşırmıştım. Maalesef müşteri ben değildim, reklam filmimizin yıldızıyla buraya gitmiştik. Meğer Galata’mızda da böyle bir yer varmış. İbrahim Zengin de Burak Ertaş gibi bu semtte yaşamaktan son derece memnun. Şehrin merkezinde olmanın, ulaşımın kolaylığının konforunu yaşadıklarından bahsediyorlar. İbrahim Zengin’in işi de, evi de, sosyal çevresi de buradaymış. Burada bu kadar merkezde yaşayıp aynı zamanda istediklerinde sakin bir hayat yaşayabilmenin de konforundan konuşuyorlar. Galata’da gerçekten bir mahalle havası var. Burak’la gezerken bunu rahatlıkla

6. SECOND CHANCE

 Galata Kulesi’nin hemen yanındaki sokaktaki mağazaya gidiyoruz. Bir isim bu kadar zerafetle mi kendisini, içeriğini anlatır. İkinci şans yani second chance ikinci el eşyalar satılan çok şık bir butik. İçeride neler yok ki. Vintage gözlükler, pırıl pırıl gece elbiseleri, rengarenk etekler, elbiseler, takılar, aksesuarlar… Aynı gün başka bir fotograf çekimi daha vardı. Sahibi moda dünyasının tanınmış ismi Ahu Yağtu.



7. 
 GEORGES OTEL


İhtişamlı bir binada yeralan Georges çok şık bir otel. Çok yeni açılmış. Yürüme mesafesiyle Galata Kulesi’ne bir dakika uzaklıkta. Burak Ertaş bu otelin sahipleriyle arkadaş.
Otelin altındaki şampanya barının keyifli ortamını çok sevdiğini, arkadaşlarıyla hafta sonları burada buluştuklarını söylüyor. Bir odayı sizler için fotoğraflıyoruz. Bence de özel bir kutlama için, ya da yabancı misafirlerinizi ağırmak için seçilebilecek çok iyi bir adres burası.



143


f&t cityscope BU SOKAKLARDA TOPUKLU AYAKKABILARLA GEZEMEZSINIZ MESELA. DAR SOKAKLAR, YOKUŞLAR VARDIR. GALATA’DA YAŞAMAK, GERÇEK HAYATIN IÇINDE OLMAK LÜKS. 8. GENÇ MODACILARIN GÖZDESİ GALATA



Ümit Ünal, Bahar Korçan, Simay Bülbül, Arzu Kaprol gibi çok başarılı isimler ve adını sonradan duyacağımız pek çok yetenek Galata’da yaşıyor, üretiyor. Bu semtten ilham alıyorlar.



9. ARZU KAPROL GALLERY 



Eskiden metruk, bakımsız halde yine de çok güzel bulduğum Kamondo Apartmanı bugün yenilenmiş, restore edilmiş ve Arzu Kaprol Gallery’e ev sahipliği yapıyor. Yüksek tavanlı, çok ferah, çok şık dekore edilmiş bir butik. Sanki Paris’de St.Honore Caddesi’nde veya Rivoli Caddesi’ndeyiz. Mekan kadar içerideki tasarımlar da çok özel. Fazla söze gerek yok. Arzu Kaprol’un butiği burası.
 Biraz da Kamondo Apartmanı’ndan bahsetmek isterim. Burası Beyoğlu ve Galata’nın en ünlü bankerlerinden Kamondo Ailesi’ne aitmiş. Erken Pera mimarisinin en güzel örneklerinden birisi olan apartmanda balkonlarda ahşap kullanılmış. 18. yüzyılın sonlarına doğru İstanbul’a yerleşen Kamondo Ailesi’nin İstanbul sosyal hayatına, bilgileri, görgüleri, giyim kuşamlarıyla örnek oldukları anlatılıyor. Galata’dan Karaköy’e inen Kamondo Merdivenleri de Art Nouveau’nun çok zevkli örneklerinden birisi.
Burak’la son bir kaç kare fotoğraf çekmek için Anemon Galata Otel’in terasına çıkıyoruz. İstanbul’un ne kadar güzel bir yer olduğunu konuşuyoruz. Yağmur bastırmadan Deniz fotoğraf çekiyor. Çaylarımızı içiyoruz. Sevgili Burak Ertaş’a bu güzel günü bize, dergimize ayırdığı için çok teşekkür ediyoruz.
İçinde yaşarken bile her seferinde büyülendiğim, derme çatma duran çatılarına, dağınık görüntüsüne rağmen bir estetiği olan manzarasına yeniden yeniden aşık oluyorum.


10. FÜREYYA GALATA BALIKÇISI Hava biraz yağışlı ve soğuk. Burak hızlıca birşeyler yiyebileceğimiz ‘’ Füreyya’’yı öneriyor. Önden sıcacık balık çorbalarımızı içiyoruz. Ardından balık dürüm söylüyoruz. Tek kelimeyle enfes. Balık pek sevmeyen fotoğrafçı arkadaşımız Deniz bile buradaki balık güvece bayılıyor. Mekanın sahiplerinin çok ilgili ve güleryüzlü olduklarını da belirteyim. 2008’den beri Serdar-ı Ekrem Sokak No-2A Kuledibi’ndeki Füreyya’yı biz çok sevdik.

144

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


TARİHTEN NOTLAR Antik çağdaki adı Sykai ya da Sykaena (İncirlik) olan Galata, kimi kaynaklarda Sykudis olarak geçer. Bu dönemde Galata’nın küçük bir kasaba olduğu, bir kilisesi, bir hamamı, bir tiyatrosu, beş değirmeni, 400 hanesi, 40 şehir muhafızı olduğu yazılır.
Galata ‘nın İtalyanca ‘’denize inen yol’’ anlamına gelen galata kelimesinden türemiş olması muhtemel. Galata’nın parlak dönemi, 12. yüzyılda buraya bazı ayrıcalıklarla yerleşen Cenovalılar’la başlıyor. Bölge bir ara Venedikliler’in eline geçiyor. 13. yüzyıldan sonra bölge Cenovalılar’ın egemenliğinde bir latin kolonisiymiş. Çeşitli mezheplere, dinlere, çeşitli topluluklara ev sahipliği yapan Galata, zengin bir diller ve dinler mozaiği olmuş. Galata gemicilerin semti olması nedeniyle aynı zamanda bir eğlence merkezi de olmuş. Çok yangınlar geçirmiş; yine de büyüsünü, ihtişamını kaybetmemiş tarihi yarım adanın en özel yerlerinden birisi kuşkusuz Galata’dır.


145


f&t interview

İstanbul’da Iki Kontes...

Saygın ve köklü ailelere mensup iki kontesle, İstanbul’a ziyaretleri sırasında bir araya geldik. Ülkemize ve İstanbul’a olan hayranlıklarını gizlemediler. Dünyanın birçok ülkesine seyahat etmiş olan kontesler için İstanbul’un apayrı bir yeri var. Röportaj Melda Yalçın Fotoğraflar Deniz Uğur Güler

148

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


FASHION&TRAVEL Türkiye’ye ilk gelişiniz olmadığını biliyorum. İstanbul’ ait şimdiki izlenimleriniz nedir? KONTES HEIKE ZU CASTELL Enerji… İstanbul’a geldiğimde enerjiyi hissediyorum, bu şehirde yaşamın tadını alınıyor. Yenilikler ve gelişmeler şehrin vizyonu için çok etkileyici. KONTES KARIN SASSOLI DE BIANCHI Yıllar önce güzel anılarla bıraktığım ‘Benim İstanbulum’u aynı bulamamaktan korkuyordum. Şimdi görüyorum ki çok olumlu değişimler ve gelişmeler olmuş, İstanbul’u böyle enerjik ve canlı görmek mutluluk verici.

F&T Şimdiye kadar birçok ülkeye seyahat ettiniz. Hangi mevsimde hangi şehre seyahati seversiniz? KHZC Çok seyahat ediyoruz. Her mevsimde İstanbul’da yaşamayı hayal ediyorum. KKSDB Cevabımı biliyorsunuzdur… İstanbul’a dönmeyi arzuluyorum. F&T Seyahat için gideceğiniz yere vardığınızda yaptığınız ilk şey nedir? KHZC Şehir kılavuzu alır, şehri tanımak için nereye gideceğime ve neler yapacağıma bakarım. KKSDB İlk olarak, orayı bilen arkadaşlarımdan tavsiyeler alırım, nerelere gidilir, neler yapılar, nerelerde en leziz yemekler yenir gibi. Varır varmaz da şehri keşfe başlarım. F&T Gittiğiniz yerlerden evinize anı olarak götüreceğiniz şey nedir? KHZC Genellikle her gittiğimiz yerde oraya özgü şeyler bulup alıyoruz, özellikle Türkiye ve Hindistan gibi mutfak kültürü zengin yerlerden baharat alıyoruz. Bunun dışında tablolar ilgimizi çekiyor. KKSDB Anılar… İyi bir koleksiyoncu değilim, git-

Kontes Karin Sassoli de Bianchi

tiğim yere ait anılarla dolu eşyaları satın almayı tercih ediyorum. F&T Mükemmel bir tatil için neye ihtiyaç duyarsınız? KHZC Mümkünse çok küçük bir bavul ve iyi bir kitap… Bunun dışında bir şeye ihtiyacım yok. KKSDB İyi vakit geçirmek için yakın arkadaşlarımla seyahat etmeyi severim. F&T Hafta sonu kaçamağı için favori şehriniz hangisidir? KHZC Venedik olağanüstü güzel bir yer hafta sonu için. KKSDB Viyana, Roma, Venedik veya Paris olabilir. F&T Diğer favori şehirleriniz hangileri? KHZC İstanbul her zaman favorim. Viyana,

Roma, Paris ise diğer favori şehirlerim arasında. KKSDB Evet, İstanbul’un yeri ayrı ama bence de Viyana, Roma, Paris, Venedik favori şehirler. F&T Favori restoranlarınız? KHZC Londra’daki ünlü Harry’s Bar ve Soho’da

bulunan Mark’s Bar. Her zamanki favori restoranım ise lezzetli yemekleri ve hoş dekorasyonu ile Harry’s Bar. KKSDB Eşimle biz de Harry’s Bar’a sık giderdik, gerçekten hoş bir mekan. Benim favori mekanım ise Dolomit’deki Cortina d’Ampezzo.

KONTES HEIKE ZU, ÜLKEMIZE YAPTIĞI SEYAHATLERDEN BAHSEDERKEN TARIHI VE DOĞAL ZENGINLIKLERI AÇISINDAN TÜRKIYE’YI AYRI BIR YERE KOYUP ÖVÜYOR.

Kontes Heike Zu Castell-Castell

149


f&t interview F&T Sizce en romantik otel hangisi? KHZC En romantik oteller... Bunu düşün-

mem gerekiyor... Tanzanya’nın orta bölgesinde bulunan Bateleur Camps Hotel en romantiklerinden biri bence. Eşsiz bir manzarası var. KKSDB Venedik’teki Palazzo Vendramin Cipriani Hotel için en romantik otel diyebilirim. Venedik’in San Marco Meydanı’na bakan muhteşem manzarayı izleyebileceğiniz romantik ve huzurlu bir otel. F&T Hangi şehirde ve hangi mağazalarda alışveriş yapmayı seversiniz? KHZC Milano, Paris, Londra ve NewYork moda şehirleri. Ünlü her markanın mağazaları bulmak mümkün. KKSDB Evet, alışveriş denince akla gelen moda şehirleridir. F&T Türk modacılardan kimleri tanıyorsunuz? KHZC Türk tasarımcılardan Hüseyin Çağlayan ve Avusturya’da çok ünlü olan Atıl Kutoğlu’nu biliyorum. KKSDB Almanya’da bildiğim kadarı ile ünlenmiş Türk modacıları yok ama bu isimleri bende biliyorum. F&T Gardrobunuzda olmazsa olmazınız nedir? KHZC Kaşmir kazak, kot pantolon, ceket, pantolon ve elbise. Her durumda, gündüz veya akşam giyilebilecek siyah renk elbise olmazsa olmazım. KKSDB İyi kesimi olan bir ceket, şık tasarımlı bluz, iki renk panço, triko ve görüldüğü üzere vazgeçilmezim olan kemer gardrobumda hep bulunur. İyi tasarlanmış şık kemerler stilimin bir parçasıdır.

İSTANBUL’UN KONTES KARIN SASSOLI IÇIN APAYRI BIR YERI VAR. BABASININ DIPLOMATIK IŞI NEDENIYLE 11 YAŞINDAYKEN İSTANBUL’A GELEN VE ÇOCUKLUK YILLARININ BIR KISMINI İSTANBUL’DA GEÇIREN KONTES, İSTANBUL’A AIT ANILARINI ANLATIRKEN ‘TÜRKIYE BENIM IKINCI ÜLKEM’ DIYEREK O GÜNLERI ANIYOR. 150

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


f&t travel

MYANMARLILAR IÇIN PAGODA VE TAPINAK ZIYARETLERI GÜNLÜK RUTINE DAHIL. ÇOK ZENGIN OLMASALAR BILE ILK FIRSATINI BULDUKLARINDA TAPINAKLARDAKI SUNAKLARA ÇIÇEKTEN KOLYELER, MUMLAR VE TÜTSÜLER GIBI UFAK TEFEK HEDIYELER BIRAKIYOR, ÇAN ÇALIP DUA EDIYORLAR. 152

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


Gizemli

MYANMAR Uzakdoğu’nun cunta yönetimi sebebiyle belki de en gözden uzak kalmış ülkesi muhteşem pagodaları, büyüleyici manzaraları, Budist hayatın içinden rengarenk manzaralarıyla sizi beklemediğiniz şekilde avcunun içine almaya hazır. Yazı ve fotoğraflar Ebru Latifoğlu

P

aul Theroux’nun ilk Asya gezisinde takip ettiği yolu 33 yıl aradan sonra tekrar yapışını ve bu güzergahtaki şehirler, insanlar ve hayatlarla ilgili ‘yeni’ izlenimlerini yazdığı Ghost Train to the Eastern Star kitabında Myanmar’la ilgili kısım başkent Yangon’a dair çok çarpıcı bir yorumla başlıyor. Aradan geçen uzun sürede şehrin apaynı kaldığı, hatta hiç değişmemenin sonucunda biraz yorgun, eskimiş, kırık dökük ve hüzünlü olduğu ve bunun, belki de

Theroux’nun kendi yaşlanmışlığını yansıttığına dair bir yorum. Paul Theroux’nun bahsettiği bu duygu ve düşünceler Myanmar’a ayak bastığınız andan itibaren yakanızı bırakmıyor. Öte yandan, belki de şahit olabileceğiniz en büyüleyici Uzak Doğu manzaraları, göreceğiniz en zengin tapınaklar, en muhteşem pagodalar, en sevgi dolu bakışlı Buda heykelleri ve en ürkek ama güzel bakan insanlarla karşı karşıya olduğunuzu farkediyorsunuz.

153


f&t travel

NAT İNANCI

Yakın Tarih

Burma ve Birmanya adlarıyla da bilinen Myanmar’ın bugünkü durumunu anlamak için kısaca yakın tarihini hatırlamak gerekiyor: 1947’de İngiliz sömürgesinden kurtulan ülke tarafsız bir dış politika izleme kararı aldı ama iç karışıklıkları fırsat bilen askerlerin Mart 1962’deki darbesiyle cuntayla yönetilen bir ülke konumuna düştü. Bu süreçte tarım arazileri, sanayi ve ticaret kuruluşları devletleştirildi, çok baskıcı bir askeri rejim yönetimi sürdürülmeye başlandı. 1990’da yapılan seçimleri, günümüzde Myanmar denince ilk akla gelen isimlerden biri olan Nobel Barış Ödüllü Aung San Suu Kyi’nin partisinin büyük farkla kazanmış olmasına rağmen askeri yönetim iktidarı devretmedi ve Aung San Suu Kyi dahil bir çok muhalifi ev hapsine mahkum etti. Günümüze kadar uzanan 50 yıllık sürede ülke tam bir içe kapanma ve izole edilme süreci yaşıyor. Ka-

154

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

sım 2010’da Aung San Suu Kyi’nin, geçtiğimiz Ekim ayı ortasında da 6,000 kadar muhalifin serbest bırakılması dış dünyada olumlu algılansa da bunun hesaplı bir hareket olduğu ve yönetimin artık izole olmamak için bu gibi manevralarla göz boyamak istediğini düşünen oldukça fazla sayıda insan var.

Hayatın içinde Budizm

Bu karamsar tablonun ötesine bakıp uzun yıllardır süren sıkıntı perdesini kaldırıp Myanmar’ın etten kemikten gerçeğine bakınca karşınıza umulmadık güzellikler ve sürprizlerle dolu bir ülke çıkıyor. Belki de Myanmarlılar’ın bu kadar uzun süre bu zor şartlara göğüs germelerine yardımcı olan Budizm bu gerçeğin ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. Myanmar’da 11.yy’ın sonlarından beri yaygın olarak inanılan Teravada Budizmi Budizm’in en önemli iki kolundan daha tutucu, gelenekselci

Burma Budizmi’ni diğer ülke Budist geleneklerinden ayıran en önemli özellik bir çeşit ruha inanış olan ‘nat inancı’ uygulamasını barındırıyor olması. Bu inanca ait heykeller ve yaratıklara ayrılmış bölümleri Shwedagon gibi büyük şehir tapınaklarında görmek mümkünse de nat’lara daha ziyade kırsal kesim tapınaklarında rastlanıyor. 11. yüzyılda Budizm’in kabulünü kolaylaştırmak amacıyla bu yeni dini animizle birleştirecek şekilde ağaçların, nehirlerin, ataların ruhunu ve Hindu tanrıların Burma uygulamasını birleştirerek tapınaklarda ruhlara tapınmaya izin verilmiş. 37 büyük Nat’ın yanı sıra bir çok yöresel nat da var. Çeşitli sembollerle ve çoğu zaman da insan olarak vücut bulan natların insanlar gibi zaafları ve kötü huyları da olduğuna inanılıyor. Onlara iyi davranmak, özellikle yiyecek, alkol ve para gibi sunular vermek, kumaş parçalarıyla üstlerini giydirmek mutlu olmalarını sağlıyor. Bu o kadar önemli bir uygulama ki bir evin temeli atılırken ve bir inşaate başlarken nat’a sunuda bulunmamak söz konusu dahi değil.


TAPINAKLARDA SAYGI GEREĞI ÇIPLAK AYAKLA GEZILIYOR. AYAK TABANLARINI GÖSTERMEK SAYGISIZLIK IŞARETI OLDUĞU IÇIN BUDA HEYKELLERININ ÖNÜNDE IBADET IÇIN OTURDUĞUNUZ ZAMAN YA AYAKLARINIZI ALTINIZA ALMANIZ YA DA BAĞDAŞ KURMANIZ BEKLENIYOR.

155


f&t travel

SHWEDAGON Myanmar’daki Budist tapınaklarının en kutsalı ve görkemlisi hiç şüphesiz Yangon’da eski şehrin kalbindeki Shwedagon. Kelime anlamı Altın Dagon. Dagon, Yangon’un eski isimlerinden biri. Kutsallığı Buda’ya ait iki saç telinin stupanın içinde yer aldığı söylencesinden geliyor. Görkemi ise 98 metre yüksekliğindeki stupanın tamamının altın kaplı olmasından. Aşağıdan yukarı doğru bakarken yukarıdaki 1/3’lük kısmının en altına düşen muz tomurcuğu şeklindeki kısımda 30 cm2’lik 13.153 altın plaka var. Bu yetmezmiş gibi bir üstte yer alan rüzgar gülü şeklindeki gümüş ve altın kaplı kısımda toplam 278 karat eden 1.100 elmas parçası, onun ucundaki altın topun içinde toplam 1,800 karatlık 4.351 elmas parçası ve en tepede de 76 karatlık tek bir elmas parçası var. Tabi bu kadar karat gözünüzün önünde uçuşurken bir taraftan ibadet sahnelerine dikkatinizi vermeye çalışırken diğer yandan da kafanızı kaldırıp en keskin bakışlarınızla stupanın ucunu görmeye çalışmaktan kendinizi alamıyorsunuz. Tapınak, gündüz güneşin etkisi, gece de ışıklandırmanın yardımıyla devamlı parlayan bir ışık topu halinde. Bu zenginliğin altında ibadet etmeye gelen halkın durumu ise çok farklı. Derin bir tapınma halinde tütsü ve adak çiçeklerinin kokuları arasında yere oturmuş ibadet edenler, çocuklarıyla gelenler, tapınağın çeşitli köşelerini tavaf edenler, altın varak yapıştıranlar, ibadet amacıyla tapınağı silip, süpürüp parlatanlar. Ve bütün bu kalabalık rahat ve dingin, bulunduğu mekanın kutsallığının her an bilincinde. Bütün hareketliliğe rağmen huzur havası hiç bozulmuyor.

156

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

prensiplere bağlı olanı. Kelime anlamı da Eski Öğreti olan okul Eski Hint Budacılığı’nın Pali dilindeki metinlerine dayanıyor. Keşişlerle halk arasında kesin bir ayrım olduğu görüşünün hakim olduğu Teravada öğretisinin anlayışında ideal durum olan Arhat, yani Aydınlanma’ya, günlük yaşamını sürdüren halkın ulaşamayacağına inanılıyor. Herkesin Budizm’i öğrenmesi esas olduğu için beş ile 15 yaş arasındaki erkek çocuklar ‘acemi rahip’ olarak kısa süreler için manastırlarda yaşıyorlar. Bu bir tür ergenliğe geçiş şartı olarak görülüyor. Manastıra girmeden şık kıyafetlerle şehirde dolaştırılan erkek çocuklar manastıra girmek için izin istiyor. İzin alındıktan sonra kıyafetleri turuncu-kırmızı renkte rahip kıyafetleriyle değiştiriliyor ve saçları kazınıyor. Ekonomik sebeplerden dolayı (çocukların çalışması gerekebiliyor) manastırda geçirilen bu süre bir kaç haftayla sınırlı olsa da Budizm’e dair belli başlı bilgiler bu dönemde veriliyor. Kızlar için manastıra girme şartı olmasa da pembe kıyafetleri içinde saçları kazınmış kız çocuklarını görmek de mümkün. Myanmarlılar için pagoda ve tapınak ziyaretleri günlük rutine dahil. Çok zengin olmasalar bile ilk fırsatını bulduklarında tapınaklardaki sunaklara çiçekten kolyeler, mumlar ve tütsüler gibi ufak tefek hediyeler bırakıyor, çan çalıp dua ediyorlar. Bir diğer hediye


de Buda heykellerine yapıştırdıkları altın varaklar. Tapınak girişlerinde 3, 4 cm2’lik parçalar halinde satılan bu varaklar bazen o kadar uzun zamandan beri heykellerin üzerine kat kat yapıştırılmış oluyor ki alttaki şekli seçmek mümkün olmayabiliyor. Dev Buda heykellerinin dizinde veya elinde, daha küçük heykellerin bazen alnında ve omzunda gördüğünüz altın varaktan bu küçük kareler oralara sevginin eli değmiş gibi yüreğinizi ısıtıyor. Tapınaklarda saygı gereği çıplak ayakla geziliyor. Ayak tabanlarını göstermek saygısızlık işareti olduğu için Buda heykellerinin önünde ibadet için oturduğunuz zaman ya ayaklarınızı altınıza almanız ya da bağdaş kurmanız bekleniyor.

Gizli Başkent

Askeri rejim öncesi adı Rangoon olan başkent Yangon 2005 yılında yeri gizli tutulan, ulaşımı çok zor bir vadiye taşınmış. 2007 yılının sonunda sınırlı sayıda gazeteci ve davetliye tanıtılan yeni başkentin geniş yollarının bomboş olduğu rivayet ediliyor. Bu başkent değişikliğinin Amerikan paranoyası sebebiyle alınmış bir karar olduğunu düşünenler çoğunlukta olsa da askerlerin yeni devlete yeni başkent belirlemek gibi sembolik bir davranışta bulunduğu görüşünde olanlar da var. Devlet memurlarının haber verilmeden aileleriyle bu yeni şehre taşınmaya zorlandıkları ve yeni şehrin inşaatında bölge köylerden işçilerin zorla çalıştırıldığı da bilinen gerçekler. Buna benzer şekilde zorla turizme yönelik yapıların inşaatında çalıştırılan işçi hikayeleri de var. Bu konuyla ilgili trajikomik bir detay ise turizm atılımının kadük kalmış olması ve her türlü yatırıma rağmen, ambargolar ve bölgeye seyahat konusunda çekinceler yüzünden turizm hedeflerini gerçekleştiremeyen askeri yönetimin, akşam saatlerinde otel binalarının ışıklarını talimatla yaktırarak otellerin dolu olduğu intibaını yaratma çabasında olması.

Bagan

Yangon’dan 1 buçuk saatlik bir uçuşla ulaşılabilen Bagan belki de ülkenin en etkileyici bölgesi. Uçak havaalanına yaklaşırken aşağıdaki manzarayı tarif etmek çok zor. Bir devin torbasından dökülmüş bilyeler gibi kızıl toprağa göz alabildiğine yayılmış 2.200 kadar tapınak ve stupa. 78km2’lik bir alana gelişi güzel serpiştirilmiş, kimi ancak bir karaltı

yapacak kadar küçük, kimi kubbesinin detayı uçaktan görülecek kadar büyük 2.200 kadar tapınak dakikalarca altınızdan kayıp gidiyor. Aşağı inip antik şehre yaklaşınca da manzara daha az etkileyici değil. Myanmar’da Teravada Budizmi’ne geçildiği dönemde en parlak günlerini yaşayan Bagan’da o zamanki kral bu yeni dine bağlılığını göstermek için burada çeşitli tapınaklar inşa ettirmiş ve onun ardından da inan zengin Budistler için tapınak yaptırmak en büyük hayır işi sayılmış. 13. yüzyılın sonunda bölgede 4.446 stupa ve tapınak olduğunu düşünürsek bu hayır işlerine kendini adamış çok sayıda Budist olduğu anlaşılıyor. Bu tapınakların bir çoğu üç ya da beş kat terasın üzerinde yükselen stupalardan oluşuyor. İçerdeki oda ve koridorlarda çeşitli kutsal oturuş şekillerinde, neredeyse başları tavana değen dev bronz Buda heykelleri, duvar resimleri ve kabartmalar bulunuyor. Buradaki stupalardan en dikkat çekeni ise tarihte 37 Büyük Nat’ın resmi hale getirildiği ve hala içerde 37 natın resimleri bulunan Shwezigon Pagodası. Bagan’da geçen bir günü bitirmek için yapılabilecek en güzel şey tapınaklardan birinin dik merdivenlerini tırmanıp üst teraslardan birinde kendinize sakin bir köşe bulmak ve güneşin batışını seyretmek. Tarladan dönen köylülerin sürülerinin, arabalarının ve bisikletlerinin kaldırdığı kırmızı toza ta uzakta devrilen güneşin yaptığı renk oyunları da eklenince karşıdaki tapınakların siluetleri kat kat perdelerin arkasında kalıyor. Sonra gece karanlığı en uzaktakilerden başlayarak yavaş yavaş tapınakları yok edip geriye en büyük bir kaç tanesinin tepelerinden başka bir şey kalmadığında sıradışı bir sessizlik oluyor. Gördüğünüz şeyin ne kadarının hayal, ne kadarının gerçek olduğundan emin olamıyorsunuz. Bu his, böyle büyülü bir anı bir kere daha ne zaman yaşayacağınızı bilmemenin hüznü de olabilir.

HERKESIN BUDIZM’I ÖĞRENMESI ESAS OLDUĞU IÇIN BEŞ ILE 15 YAŞ ARASINDAKI ERKEK ÇOCUKLAR ‘ACEMI RAHIP’ OLARAK KISA SÜRELER IÇIN MANASTIRLARDA YAŞIYORLAR. BU BIR TÜR ERGENLIĞE GEÇIŞ ŞARTI OLARAK GÖRÜLÜYOR. 157


f&t technology

Erkekler için

LüKS OYUNCAKLAR Otomobilden uçağa pek çok teknolojik oyuncak, meraklılarını bekliyor. Size hazırladığımız bu listedekilerden birini, ünlü oyuncu Ashton Kutcher satın almış bile... Yazı Ekrem Çifçi

ZENVO ST-1 SUPERCAR 1.150.000 USD başlangıç fiyatı, F1’den alınan yedi vites şanzumanı ve 1250 HP gücü ile oldukça etkileyici olan bu araç iki kişilik, tamamı el yapımı. Tüm bu özellikleriyle Supercar tanımlamasını tam manasıyla hakediyor. Danimarka’da üretilen bu araç için çok fazla bir şey söylemek bence gereksiz... Aklınıza gelebilecek tüm donanımlar, ekstralar mevcut. Ancak öyle bir özelliği var ki hiçbir araçta kolay kolay bulunamaz: Göstergeler arasında G kuvvetini gösteren bir ‘G-Kuvvet Ölçer’ mevcut.

158

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


159


f&t technology

ETERNITE HEMERA Dünyanın ilk Super SUV’u olarak lanse edilen Eternite Hemera, BMW X6, Porsche Cayenne ve benzeri araçlarla rakip gibi gözükse de, üreticilerinin rekabete hazırladıkları segment, Aston Martin, Ferrari, Bentley tarzı araçların olduğu segment. Londra yakınlarında üretilen Hemera; 4,8 litre, V8, çift turbo, 620 HP güçte bir motora sahip. SUV’un arka kabini aynı bir limuzin konforu düşünülerek dizayn edilmiş. Ayrı olarak çalışan , hareketli, ısıtmalı, masaj yapan, el işlemesi deri kaplı koltukları , iki adet i-pod bağlantısı, bağımsız çalışan klima sistemi, buzdolabı, buz makinesi konfor detaylarından bazıları.

160

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


f&t technology

EUROCOPTER EC 145 MERCEDES-BENZ Konusunda en iyi olan iki marka, helikopter üreticisi olan Eurocopter ile en çok bilinen araba markası Mercedes bilgilerini birleştirerek EC 145 modelini üretti. Mercedes’in rengi olan gümüş boyası, paparazzilerden gizleyen renkli camları, çift turbo türbin motorları, dış tasarım ve gücünü gösteriyor. İç kabin ise Mercedes’in Como’daki tasarım ofisinde tüm ihtiyaçlar, en üst segment düşünülerek tasarlanmış. Bazılarını listeleyecek olursak; 15 İnç dokunmatik HDTV, kişiye özel bağımsız ’Dom Perignon Soğutucu’, golf malzemeleri, sörf tahtası gibi tüm hobi malzemelerini taşıyabilecek kapasiteye sahip depolama bölümleri olması...

162

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


f&t technology

ASHTON KUTCHER’IN LüKS SET TREYLERi Popüler bir dizi olan’Two and a Half Men’in yıldızı Charlie Sheen’in diziden ayrılmasının ardından yerine geçen başrol oyuncusu Ashton Kutcher, dizi çekimlerinde evi kadar lüks ve konforlu bir araç kullanıyor. Araç deyince aklınıza karavan, minibüs, otobüs gelmesin. Bu araç, bildiğimiz 18 tekerlekli, dev Amerikan çekici- kamyon ile hareket edebilen hem iki yana, hem de üste doğru bir kat hidrolik sistem ile büyütülebilen, dev bir treyler üzerindeki bir mobil ev. İçerisinde italyan granitler ile döşenmiş iki adet banyo ve ful donanımlı mutfak, iki adet geniş oda, balkonlu salon, yedi adet LCD ekran TV, 360 derece, 7/24 denetlenen güvenlik sistemi gibi özellikleri var. Sanatçı haftada 45 dakika kullanmak için iki milyon dolar ödemiş. Bilgi için Anderson Mobile Estates.

164

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


165


f&t travel

166

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


Kışın Yakıştığı Şehir

ViYANA Viyana’da kış hem şehrin içinde, hem de şehrin banliyölerinde sizi pek çok farklı aktivite önerisi ile karşılıyor. Karın yağması ile şehrin siluetinin aldığı masalsı görüntünün yanı sıra size sunduğu farklı ve keyifli seçenekler de heyecan verici.

167


f&t travel

KIZAK

Buz Pateni

Belediye binasının önünde yer alan “Vienna Ice Dream” buz pateni pistinde Ocak sonundan Mart’a kadar romantik anlar yaşayabilirsiniz. Stadtpark yakınında yer alan “Wiener Eislaufverein” ve dünyanın en eski yapay buz pateni pisti olan “Engelmann” ise Viyana’da keyifli vakit geçirebileceğiniz diğer opsiyonlar arasında yerini alıyor. Eğer yapay pistlerde kaymak size göre değilse o zaman Tuna Kanalının üzerinde tam bir cennete dönüşen doğal pist rüzgarı arkanıza alarak özgürce süzülmeniz için sizi bekliyor.

Kültür ve Sanata Dair

Viyana kış aylarının gelmesi ile beraber kış sporları sevdalıları için bir cennete dönüşürken, kültür- sanat alanında gerçekleştirilen pek çok keyifli etkinlikle de farklılaşıyor…. l Ocak ve Şubat aylarında 2.000 saatten fazla vals sizi bekliyor… Kış aylarının masalsılığı Viyana’da yapılan balolarla hayat buluyor. Yeni yıl gecesi yapılan Kaiserball ile başlayan etkileyici balo sezonu Şubat sonunda gerçekleştirilen “Opera Ball”a kadar sürdürülüyor. Philharmoniz Ball, Coffee House Owners’ Ball ve Johann Strauss Ball ise sosyetenin katıldığı önemli balolardan sadece bazıları. l Musikverein’de gerçekleştirilen ve tüm dünyada canlı ya-

VIYANA KIŞ AYLARININ GELMESI ILE BERABER KIŞ SPORLARI SEVDALILARI IÇIN BIR CENNETE DÖNÜŞÜYOR…. 168

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

yın ile gösterilen yeni yıl konseri ise dünyanın en ünlü orkestra şeflerini büyülü şehir Viyana’da buluşturuyor. l Bu kış Viyana’yı ziyaret edenleri, Avusturya İmparatorluk tarihinin en önemli feldmareşali Savoy Prensi Eugen’e (1663-1736) ithafen açılan bir sergi de bekliyor. Sergide Herbert Boeckl, Edvard Munch ve Annie Leibovitz gibi sanatçıların bir dizi düşündürücü retrospektiflerinin bulunduğu bireysel çalışmalar yer alıyor. Aynı zamanda sergide Biedermeier’in empresyonizme büyüleyici bir bakış açısı getirdiği ‘Feast For The Eyes’ ve eserleri sergileniyor.

Kar yağmaya başlar başlamaz kayak kaymak ve buz pateni yapmak isteyenler dışında kızak kaymak isteyenler içinde pek çok seçenek Viyana’da ziyaretçileri bekliyor. Türkenschanzpark’ta her zaman kızak kaymak için kar bulunurken, yapay kızak alanının bulunduğu tepe Prater Jesuitenwiese’te de sıcaklık -2 °C’ye kadar düşüyor.


KAYAK Viyana, kayak kaymak isteyenler içinde kış aylarında bir cennet... Hohe Wand ve Dollwiese yapay kayak pistlerinin yanı sıra kar kalınlığı 20cm olduktan sonra keyfini çıkarabileceğiniz, başlangıç seviyesinden en zor seviyeye kadar her yaştan kayak severi ağırlayabilecek 8 farklı pist sizleri bekliyor; Prater, Wienerberg, Cobenzl Hill, Steinhofgründe, Schwarzenberg Park, Maurerwald ve Danube Island.

169


f&t interview

Yemeğin Sınırsız Yolculuğu

KITCHEN GUERILLA

170

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


Bir şehir efsanesi olarak uzun zamandır adlarını duyuyordum. Genç, yaratıcı, sınır tanımayan ve alışılmışın dışındaydılar. Bir şehirden, bir ülkeden diğerine yeni menüler, yeni konseptlerle geçtiklerinde arkalarında çok özel lezzetler bırakıyorlardı. Sadece yemeğin lezzeti değildi bu, ruha da iyi geliyorlardı. Size Kitchen Guerilla’dan bahsedeceğim. Yazı Nilüfer Ülkügüner Şengel Fotoğraflar Binnur Kayak, Baran Tokmakoğlu

D

ünyanın pek çok noktasında bulunan restoran, yelkenli ve çiftlikleri, hatta inşaat sahaları, tren vagonları gibi olağandışı yerleri adlarına yakışır şekilde “ele geçirip” alışılmışlıkları yıkarak çok özel lezzetler sunmakla tanınan Hamburg kökenli KITCHEN GUERILLA’yı aylar önce Beyoğlu Suriye Pasajı’nda tanıdım. Boş, yüksek tavanlı şahane bir Beyoğlu evinde, Türk sokak lezzetlerine yeni yorumlar yaptıkları gün orada olmaktan inanılmaz bir keyif aldım. Evin her odasında farklı bir yemek deneyimi bizleri bekliyordu. Küçük seyyar arabalarıyla servis edilen yemekler tek kelimeyle enfesti. Neler yoktu ki… İçine şırıngayla pesto sos enjekte edilen içli köfteler, körili midye dolmalar, nohutlu tavuklu pilav, ev yapımı hamburger, tatlılar… Kitchen Guerilla gecesinde olmak bir sanat olayı içinde olmak gibiydi. Çalan müziklerden seçilen mekana her şey çok mu çok özeldi. Sonradan katıldığım bu şöleni arkadaşlarıma da uzun uzun anlattım. Herşeyin tadı damağımda kaldı. Acaba bir daha ne zaman İstanbul’a yolları düşecekti diye düşünürken Akaretler’deki Corvus Wine and Bite’a geleceklerini öğrendim. Bu sefer mekan da menü de farklıydı. Yine çok özel, yine çok lezzetli bir yemek deneyimi İstanbullular’ı bekliyordu. Yedi şahane yemek ve meze, yedi şahane şarap eşliğinde sunulacaktı. Ziyafet diye buna derler! Kitchen Guerilla’nın kurucuları Koral Elçi, Olaf Deharde ile buluşmak üzere Akaretler Corvus Wine and Bite’a gittim. Bir taraftan akşam için hazırlık yaparlarken bir taraftan da çok keyifli sohbete koyulduk, şaraplarımızı içtik. Koral, endüstri tasarımcısı, Olaf da fotoğrafçı. Yaratıcı kişilikleri her hallerinden belli oluyor. Yıllar önce evde arkadaşlarına güzel yemekler yapmaya başlamışlar. Onbeş, yirmi kişiye yemek yaparken neden daha büyük gruplara yemek yapmayalım demişler ve bir gece Kitchen Guerilla adına karar vererek işe koyulmuşlar. Bir restoran açmayı düşünmüyorlar. Yemek yemeği çok eskiden olduğu gibi sosyal hayatın merkezi haline getirmek istiyorlar. Genellikle kocaman bir masa etrafında birbirini tanımayan insanları topluyorlar ve böylece duvarların

171


f&t interview

yıkıldığını, paylaşmanın güzelliğini vurguladıklarını söylüyorlar. Çok paranız olmadan da iyi yemek yiyebilirsiniz diyorlar. Onlar için önemli olan büyük bir şirket olup bol para kazanmak değil, sermaye arttırmak değil, keyifli bir iş yapmanın zevkini insanlarla paylaşmak. Anlayacağınız, Kitchen Guerilla gezmeyi seven, bir yere sabit kalmayı sevmeyen özgür ruhlardan kurulu. Şimdi Koral, Olaf, Kitchen Guerilla’nın tüm lojistik işleriyle ilgilenen Koral’ın kardeşi Onur, Bodrum’dan gelen yine yaratıcı bir aşçı olan Ali Ronay’la Kitchen Guerilla üzerine sohbete başlıyoruz. Hepsi çok pozitif ve güler yüzlü ve hepsi iyi eğitim almış bu genç adamlarla günün telaşı içinde kısa bir röportaj yapıyorum. FASHION&TRAVEL Kitchen Guerilla ne zaman kuruldu? KITCHEN GUERILLA İki yıl oldu. Bütçemiz yoktu.Hamburg’da yaşadığımız yerde tanıdığımız insanların lokantalarını bir gün, iki gün işgal ederek işe başladık. Bir gece iki şişe şaraptan sonra da Kitchen Guerilla adı aklımıza geldi. Böylece başladık. F&T Peki ilk gerilla eylemleriniz nerelerde oldu? KG Hamburg’da eski bir yelkenli, atölyeler, galeriler, lokantalar derken yolumuz Beyrut’dan Paris’e kadar dünyanın pek çok yerine uzadı. Yeri yurdu olmayan , bir anlamda göçebe ve yörük gibiyiz. F&T Ne güzel, İstanbul’dasınız. Burada daha sık görebilecek miyiz sizi? KG Ayda bir İstanbul’da olmayı planlıyoruz ve yaza doğru farklı yerlere de gideceğiz. F&T İlk katıldığım Kitchen Guerilla gecesinden sanatsal bir keyif aldım. Yemeklerin lezzeti, sunumlar, ambians ve müzikler çok güzeldi. Samimi bir ev partisindeymişim gibi hissetim. Bunu nasıl sağlıyorsunuz?

KG Biz kendimizi sadece bir lokanta olarak görmüyoruz. Bizim için temel ihtiyaçların yaratıcı bir şekilde ifade edilmesi önemli. Temel ihtiyaçlarımız yemek, içmek, iletişim kurmak ve sosyal bir ortamda, mekanların elverdiği ölçüde büyük bir masa çevresinde insanları toplamak istiyoruz. İnsanları sosyal medya platformlarından yeryüzüne indirip, birbirlerinin gözlerinin içine bakacakları bir paylaşım şekli yaratmak istiyoruz. İnsanların arasındaki duvarları ve bariyerleri kırmak istiyoruz. F&T Evet bu doğru gerçekten ama çok da iyi yemek yeniyor bu arada. Yemekler nasıl hazırlanıyor, menüleri nasıl oluşturuyorsunuz? KG Tabii ki yemek yapma konusunda çok ciddi bir birikimimiz var. Çok gezme şansımız oldu. Avrupa ülkeleri, İspanya, Arjantin ve diğer Güney Amerika ülkeleri, Güney Afrika… Şöyle bir iddiamız var; yıldızlı bir mutfak yapmak yerine iyi ürünlerle çalışalım, ürünlerin nereden geldiğini bilelim, yerel tatları kullanalım, her anlamıyla güvenilen yemekler yapalım. Olabildiğince aracılardan uzak durup üreticilerle çalışıyoruz. Tarladan sofraya ürün alıyoruz. Süpermarketlerdense yerel üreticiyi destekliyoruz. Her ürünü mevsiminde kullanıyoruz. Dünya mutfaklarından edindiğimiz tecrübeleri yöresel ürünlerle birleştirebiliyoruz. Örnek vermek gerekirse zeytinyağlı veya tencere yemeği gibi yemeğe alışmış olduğumuz yer elmasını cips gibi kızartıyoruz ya da etli, pirinçli yapılan dolmayı balıkla yapıyoruz. Neden olmasın? Bir de aynı kafadan olduğumuz inanılmaz iyi bir ekiple çalışıyoruz tabii. İyi de bir iş bölüşümümüz var. F&T Bir yer açma hayaliniz yok. Her yerdesiniz. Gelecek planlarınız, hedefleriniz içinde neler var? KG Paylaşmak, daha fazla paylaşmak… Biraz önce de söylediğimiz gibi aslında sadece yemek yapmak değil, sınırları aşmak istiyoruz. Yemeğin ötesinde, farklı kültürleri paylaşmak, hayatı paylaşmak yani. Keyif almak. F&T Harika. Size ulaşmak isteyenler için web sayfanızı da verelim. KG www.kitchenguerilla.com

KITCHEN GUERILLA GEZMEYI SEVEN, BIR YERE SABIT KALMAYI SEVMEYEN ÖZGÜR RUHLARDAN KURULU.

172

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

F&T Muhteşem yemek kokuları burnuma geliyor. Az sonra bu mekan Kitchen Guerilla hayranlarıyla dolacak. Bu güzel sohbet için çok teşekkür ederim. Bir, iki tane de tarif alırım sizden değil mi? KG Biz teşekkür ederiz. Elbette.


f&t interview

KORAL, ENDÜSTRI TASARIMCISI, OLAF DA FOTOĞRAFÇI. YARATICI KIŞILIKLERI HER HALLERINDEN BELLI OLUYOR. YILLAR ÖNCE EVDE ARKADAŞLARINA GÜZEL YEMEKLER YAPMAYA BAŞLAMIŞLAR. ONBEŞ, YIRMI KIŞIYE YEMEK YAPARKEN NEDEN DAHA BÜYÜK GRUPLARA YEMEK YAPMAYALIM DEMIŞLER VE BIR GECE KITCHEN GUERILLA ADINA KARAR VEREREK IŞE KOYULMUŞLAR.

REZENE VE MANDALINA SALATASI 4 adet mandalinanin filetosu çıkartılır ve küçük küçük doğranır. 1 adet Trabzon hurmasının da aynı şekilde kabuğu soyulur ve doğranır. Taze kırmızı chili biberler de ince kesilerek balığa ilave edilir. Miktar zevke göre ayarlanır. Küçük bir tutam taze yaprak kişniş ince olarak doğranır ve salataya ilave edilir. Tuz ve zeytinyağı da konulup karıştırılır. Büyükçe bir adet taze rezene ince ince halka halinde kıyılıp tabaklara konulur. Mandalina salatası bunun üzerine oturtulur. Her iki tarafına zevke göre tartar ve ceviche ayrı ayrı konulur ve servis yapılır.

174

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


f&t travel

iSTANBUL’DA KAYAK

KARTEPE İstanbul’a sadece bir saat uzaklıktaki Kartepe, kayağa gönül veren İstanbullular için en yakın adresdir...

176

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


KARTEPE, İSTANBUL’A YAKLAŞIK BIR SAATLIK YAKINLIĞIYLA KAYAĞA GÖNÜL VERENLERIN ADRESI.

K

artepe ilçesi, İzmit Samanlı Dağları’nın ve Kocaeli Platosu yüksekliklerinin arasında kalır. Kartepe ilçesinin bulunduğu coğrafya, tarih boyunca Asya ile Avrupa arasında göç yollarının üzerinde çok önemli bir geçit yeri olarak kullanılmıştır. İlçe, coğrafi konumu itibariyle Kocaeli ilinin doğu kısmında İzmit ilçesi ile Sapanca Gölü arasında bulunmaktadır. Kış aylarında şehrin gürültüsünden kaçmak isteyenler ve kayak tutkunları için çok önemli bir adrestir. Kayak sezonunu aralık ayı sonunda açan Kartepe, İstanbul’a yaklaşık bir saatlik yakınlığıyla da kayağa gönül verenlere en yakın adres durumundadır. Kocaeli sınırları içerisinde, Maşukiye’ye 16 kilometre mesafede bu-

lunan Kartepe ilçesi, 347 hektarlık bir kış turizmi ve doğa yürüyüşü alanıdır. Asırlık ağaçlarla bezenmiş bu doğa harikasında, kulağınıza gelen su sesleriyle etrafınızdaki şelale ve dereleri keşfedebilir, bir anda kendinizi beyazın ya da yeşilin içine saklanmış bulabilirsiniz. Maşukiye’den başlayan, 17 kilometre uzunluğundaki orman yolunu takip ederek yapılacak yolculuk misafirleri bu düşler ülkesine taşıyacaktır. Kıvrımlı orman yolu içinde tabelaların her an geyik çıkabileceğini hatırlatması da, bu düş aleminin bir işaretidir. Bariyerlerle çevrili, ışıklandırılmış ve genişletilmiş asfalt yoldan geçildikten sonra doğanın o muhteşem güzelliği içinde kaybolmaya gelir sıra..

177


f&t hotels

İstanbul’a Sadece Bir Saat Mesafede

THE GREEN PARK RESORT KARTEPE Muhteşem Samanlı Dağları’nın zirvesinde yer alan, The Green Park Resort Kartepe, bir tarafta Sapanca Gölü, diğer yanda İzmit Körfezi manzarası ile İstanbul’a sadece 1 saat mesafededir.

178

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


İ

stanbul Çevre Konseyi Federasyonu tarafından Çevre Ödülü’ne layık görülen Resort Kartepe, doğal hayata ve çevreye verilen önemi, 1700 m yüksekliğe doğalgaz hattı döşeyerek ve 10.000 fidan dikerek gösterdi. Kış aylarında kayak, snowboard; yaz aylarında ise futbol ve adrenalin sporları tutkunları için en cazip adres konumundaki, dört mevsim hiz-

met veren Resort Kartepe, şirket toplantıları ve seminerleri için de profesyonel organizasyonlar sunmaktadır. Kartepe’deki tek tesis olan The Green Park Resort Kartepe, toplam 250 oda ve 50 apart olmak üzere, 850 yatak kapasitesi ve 9 adet toplantı salonu ile misafirlerine hizmet vermektedir. Ayrıca VIP misafirler için 5 dairen oluşan Sapanca Gölü manzaralı Elit Villa bulunuyor.

179


f&t hotels

Pera Palace Hotel’in Ev Sahibesi

PINAR TİMER 1895 yılında açılışı gerçekleştirilen ve İstanbul’un en önemli kültür miraslarından biri haline gelen Pera Palace Hotel, ikibuçuk yıl süren kapsamlı bir restorasyonun ardından 2010 eylülünde kapıların açtı. Otelin yeni yüzünü ve DEMSA GROUP bünyesine katılmasıyla göreceğimiz değişiklikleri Genel Müdürü Pınar Timer anlattı.

FASHION&TRAVEL Biraz kendinizden ve turizm geçmişinizden bahsedebilir misiniz? PINAR TİMER Eğitim gördüğü alanda çalışan şanslı insanlardan biriyim. Avusturya Lisesi’nden sonra 1988 yılında Boğaziçi Üniversitesi Turizm ve Otel Yöneticiliği Bölümü’nden mezun oldum. Sırasıyla Hilton, Moevenpick ve Çırağan Sarayı Kempinski gibi uluslararası zincirlerde yöneticilik yaptıktan sonra Pera Palace Hotel’le yollarımız kesişti. Evliyim, Yiğit ve Zeynep adında iki çocuğum var. Tüm zorluklarına rağmen son derece keyif aldığım bir işim var.

180

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

F&T Pera Palace Hotel’e gelişiniz nasıl oldu? PT Hem şehrini çok seven bir İstanbullu, hem de mesleğine fazlasıyla gönül vermiş bir otelci olarak Pera Palace Hotel benim için hep çok özel bir yerde olmuştur. Hatta 2005 senesinde ‘ileride ne yapmak istersin?’ diye sorduklarında birçok delüks otel olmasına rağmen hiç düşünmeden ‘Pera Palace Hotel yenilenirse ev sahibesi olmak isterim’ diye cevap vermiştim. 2008 senesi sonuna doğru Kalkavan ailesini tanıyan acenta sahibi bir arkadaşim bana çok uygun olabilecek bir otelin Genel Müdür aradığını söyledi. Ben de işimden memnun oldu-


ğumu ve ilgilenmediğimi belirttim ancak otelin Pera Palace olduğunu söylediğinde her şey farklılaştı. Çok kısa bir sürede kararımı verdim ve 2009 Şubat ayında göreve başladım. F&T Pera Palace Hotel çok yakın zamanda el değiştirdi. Ne gibi değişiklikler göreceğiz? PT Pera Palace Hotel’in yeni dönemde, Demsa Grubu’nun üst segment misafir portföyünden ve turizmde ileriye dönük vizyonundan çok pozitif etkileneceğini düşünüyorum. Ayrıca kesinleşmediği için henüz paylaşamayacağım, tüm misafirlerimizi heyecanlandıracak yeniliklerimiz olacak. F&T Pera Palace Hotel’i çok yakın zamanda restorasyon geçirmişti. Bize yeni halini anlatır mısınız? Eskisine göre ne gibi farklılıkları var? PT 2011 yılı Eylül ayında, yaklaşık dört sene süren ve Pera Palace Hotel’i Pera Palace Hotel yapan her unsurun korunmasına dikkat edilen restorasyon çalışması, işinin uzmanı olan kişilerden oluşan bir ekip tarafından tamamlandı. Bu kapsamlı restorasyon esnasında yeni mekanlar ve özellikler de otele kazandırıldı. Öncelikle oda sayımız, oda büyüklüklerinde belli bir standart sağlanması adına 145’den 115’e düşürüldü. Misafirlerimizin eski dönemlerde zaman geçirdikleri Orient Bar ve Patisserie de Pera gibi tarihi ve ünlü mekanlarımıza Agatha Restaurant, Galata toplantı salonları ve içindeki sauna, üç tane masaj odası, Türk hamamı, buhar banyosu ve havuzu ile Spa eklendi. 21. yüzyıl denince akla gelen tüm teknik altyapı eklendi. Yapısal değişiklerin yanı sıra en büyük değişiklik ise misafir memnuniyetinin öncelikli olduğu hizmet anlayışımızda kendini gösterdi. F&T Elbette ki yabancı misafirleri ağırlamak ilk hedefiniz. Ama bizim gibi İstanbullar için de önereceğiniz şeyler var mı otelde? (Çay salonu, brunch, hamam vs…) PT Pera Palace Hotel sadece bir otel olarak tanımlanamayacak kadar nitelikli, tarihten unutulmaz isimlerin anılarına sahne olmuş, İstanbul’a damgasını vuran bir mekan. Bu bakış açısıyla otelimiz, geçmişte olduğu gibi bugün de Istanbullular’ın önemli günlerindeki konaklama ihtiyaçlarını gidermenin yanı sıra sosyal hayatlarının da bir parçası olmuş durumda. Öteden beri aydınların buluşma noktası olan efsanevi Orient Bar şimdi İstanbullu edebiyat severlerden çok ilgi gören ‘Perşembe Buluşmaları’mızda ünlü yazarlarımızı ağırlıyor, yaz aylarında açık olan Orient Terası ile şimdiden şehrin sayılı mekanları arasında. Bir İstanbul klasiği olan Patisserie de Pera’da Fransız pastaları ve makaronları tadılabilirken, klasik akşa-

Demsa Group tarafından satın alınan Pera Palace Hotel, ikibuçuk yıl süren bir restorasyonun ardından 2010 yılı Eylül ayında kapılarını açmıştı. Otel, yeni yüzüyle eski ihtişamını yaşatmaya devam edecek.

müstü çayları piyano müziği eşliğinde Kubbeli Salon’da yudumlanıyor. Otelin ana restoranı Agatha’da ise, Orient Express’in en önemli durakları olan Paris, Venedik ve İstanbul’dan esinlenerek; Fransız, İtalyan ve Türk mutfakları bir araya geldi. Agatha’da her ay değişen “Şefin Özel Tadım Menüsü” de denenebiliyor. Yine aylık olarak değiştirdiğimiz faklı ülke mutfakları; örneğin şu anda 15 Ocak tarihine dek Fransız mutfağının geleneksel tadları denenebiliyor. Yılbaşı hazırlıklarımız hem yemek hem konaklama alternatifleri ile devam ediyor. F&T Otelin tarihi geçmişinden biraz bahsedebilir misiniz? Çok önemli olaylara tanıklık etti, çok önemli konukları ağırladı… PT Hem mimari hem de tarihi açıdan İstanbul’un simge yapılarından biri olan Pera Palace Hotel, Orient Express 1888 yılında Paris-İstanbul seferlerine başladığında, İstanbul’da Orient Express yolcularının alışkın oldukları yüksek standartları sunmak amacı ile açılmış. Otel mimarı İstanbullu bir Levanten olan Alexander Vallaury, şehrimizin siluetinin oluşmasında büyük katkısı olan bir isim. İnşasına 1892 yılında başlanan, 1895 yılında açılış balosunu yapan Pera Palace Hotel Art Nouveau, Neo-Klasik ve Oryantalist mimari tarzlarının bir arada kullanıldığı bir bina. Haliç’in muhteşem manzarasına hakim, kültürel

181


f&t hotels

faaliyetleri ve sosyal aktiviteleri nedeniyle ‘küçük Avrupa’ olarak bilinen Pera’nın Tepebaşı bölgesinde konuşlandırılmış. Birinci Dünya Savaşı’na kadar son derece parlak bir dönem geçiren otel, İstanbul’da Osmanlı sarayları dışında elektriğin verildiği, ilk elektrikli asansörün ve ilk akar sıcak suyun bulunduğu yerlerden biriydi. Türkiye’nin Avrupa standartlarındaki ilk oteli olan Pera Palace Hotel, kuruluşundan itibaren tarihi olaylara tanıklık ederek kent kültürünün çok önemli simgelerinden biri haline geldi. 1917 yılından itibaren pek çok kez Mustafa Kemal Atatürk’ü de ağırlayan Pera Palace Hotel’in ünlü konukları arasında İsmet İnönü, Kral VIII. Edward, Kraliçe II. Elizabeth, Avusturya-Macaristan İmparatoru Franz Joseph, Şah Rıza Pehlevi, Yugoslavya Devlet Başkanı Tito, General Franz von Papen, Zsa Zsa Gabor, Greta Garbo, Sarah Bernhardt, Alfred Hitchcock, Pierre Loti, Jacqueline Kennedy, Ernest Hemingway, Ninette de Valois, Mata Hari, Cicero, Mikis Theodorakis ve belki de en önemli konuklarından biri olan Agatha Christie gibi isimler yer alıyor. Tekrar açılışımızdan beri, Claudia Cardinale, Paulo Coelho, Ben Affleck, Matt Dillon gibi bir çok ünlü sanatçı yine Pera Palace Hotel’i tercih etti.

182

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


183


f&t hotels

ANADOLU YAKASININ İNCISI

İstanbul Otel Suadiye Kendinizi evinizde hissedebileceginiz 156 oda, 312 yatak, (Bir Suite ve Bedensel engelli oda dahil), deniz manzaralı deluxe odalar... Yenilenen odaları ve toplantı salonları ile Istanbul Anadolu yakasındaki çözüm ortağınız İstanbul Otel Suadiye.

184

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


İ

stanbul Otel Suadiye’nin başarılarının ardında müşteri beklentilerini doğru zamanda karşılama, sürekli en son teknolojilere ve yeni ürünlere yatırım yapma, kendini yenileme ve kaliteden hiçbir zaman taviz vermeme gibi temel değerleri vardır. Istanbul’un Asya yakasındaki bu nadide otelinde siz değerli müşterilerimizi ağırlamaktan gurur duyarız. İstanbul Otel Suadiye, emsalsiz konumu ve İstanbul’un binlerce yıllık kültürel mirasıyla, İstanbul metropolü içinde Anadolu Yakası’nda ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. Genç ve dinamik kadrosuyla, yaratıcılığı ve enerjisi ile, İstanbul Anadolu yakasının bir aynası olan Suadiye Oteli, yenilenmiş ve konforlu odaları ile sizlere en iyi hizmeti vermekten mutluluk duyacaktır.

Suadiye sahil ve Bağdat Caddesi’nin kesişiminde yer alan Otel Suadiye, Anadolu yakasının merkezinde olmanın avantajlarını huzurlu bir ortamla buluşturuyor. Istanbul Otel Suadiye’nin konukları ister iş, isterse tatil amacıyla konakladıkları otelimizde gitmek istedikleri birçok noktaya uzun mesafeler katetmeden ulaşabiliyorlar. Otele girdikleri anda ise her şeyin arkalarında kaldığı bir dünyaya adım atıyorlar. Istanbul Otel Suadiye, konuklarına aynı anda hem uzaklaşmanın, hem de evdeki kadar rahat olmanın keyfini tattırıyor. İstanbul’un Anadolu yakasının ve Bağdat Caddesi’nin gözde restoran, kulüp ve mağazalarıyla içiçe olan otelden tren, deniz otobüsleri, dolmuş, alışveriş merkezleri, sinemalar, seyahat acenteleri yürüme mesafesindedir. Ayrıca Formula 1 Istanbul Park ve Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’na en yakın ve en kaliteli oteldir.

185


f&t hotels

Jumeirah Frankfurt Almanya’nın Frankfurt sehrinde 2011’in ikinci çeyreğinde açılan “Jumeirah Frankfurt Hotel”, beş yıldız seviyesinde 218 adet oda ve suiti ile Frankfurt’un en büyüğü konumunda. ”Max on One” restoranı, “Le Petit Palais“ bistrosu, “Ember Bar”ı, “Talis Spa”sı,

186

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

toplantı ve sanat sunumları için toplam 664 m2 olan değişken alanları, çok geniş balo salonuyla oldukça etkileyici bir atmosfere sahip. Modern Sanat Müzesi’ne, Schirn Sanat Galerisi’ne, Goethe’nin ev-müzesine, eski Operaevi’ne sadece yürüme mesafesinde olan “Jumeirah Frankfurt Hotel” klasik lüks kategorisi ile 2011’de açılan en iddialı otellerden biri.


185


f&t hotels

The Four Seasons Explorer Four Seasons Resort’lara ait bu yüzen lüks otel konseptli gemi turu önümüzdeki ay Maldivler ve Hint Okyanusun’da sadece 22 misafirini alarak turlara çıkacak . Üç katlı katamaran tarzı bu gemi, 3, 4 ve 7 gecelik geziler düzenlemekte. Gezilerde tamamiyle kişi ile birebir ilginen, özel-isteğe bağlı hizmetliler servis verilmekte. Maldivler’in el değmemiş resifleri, etkileyici kanal ve koyları, nefes kesen gün doğumu-batımı, gece dalışları, balina ve köpekbalıklarıyla dalış gezinin vaatlerinden sadece birkaçı. Gezi sırasında yerel halkla tanışabilir, onların gerçek yaşamlarını yakından gözlemleyebilir, geçilen çok sayıdaki ıssız adaların herhangi birinde, gemideki spadan masaj hizmeti alabilirsiniz.

The St. Regis Saadiyat Island Resort

2011 yılının dördüncü çeyreğinde Birleşik Arab Emirlikleri’nde bulunan Saadiyat Adası’nda açılan ”The St.Regis Saadiyat Resort” tamamen modern iç tasarımı ve tipik Akdeniz mimarisi ile inşaa edilmiş. İnşaa edilirken taman doğal materyel ve objeler kullanılmasına özen gösterilmiş. Bu rahatlatıcı ve sakin ortama uygun olarak yiyecek ve içecekte doğal, misafirleri yormayacak, bölgede yetişen ürünlerden kullanılması düşünülmüş. Otel görkemli, lüks ancak bir o kadar da samimi olan odaları ile gurur duyuyor.

188

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


f&t hotels

Ritz Carlton Riyad

The Darling Hotel Sidney

“The Darling Hotel,” Sidney de yeni açılan beş yıldızlı, lüks bir otel. Otelin konumu, şehre ulaşımın ana arterlerinin ortasında. En belirgin teması ise 16 adet spa-oda konseptinin olduğu huzur ve sukünet. Lawrence Lee tarafından dizayn edilmiş 171 lüks odası ve en üst katta bulunan 2 ve 3 odalı süitleri tabandan tavana liman manzaralı. Otelin yemek hizmetleri de Chase Kojima’nın uzman gözetimi altında çağdaş Japon restoranı tarzında hizmet vermekte.

Vivanta by Taj Dal View Srinagar Kaşmir, Hindistan’daki otel, denizden 1730 metre yükseklikte bir vadide inşa edilmiş bir tasarım oteli. Otel, çok geniş ve havadar odalara sahip. Bulunduğu vadinin tarzını yansıtabilmek amacıyla dekorasyonunda bakır, oymalı doğal ve yerel ağaçlar kullanılmış. Oldukça etkile-

190

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

yici olan resepsiyon bölümü aynı zamanda kahve ve meşhur Kaşmir’in bitkisel çayı olan Kehwa’yı da içebileceğiniz bir mekan. “Nouvelle” restoranları, yüksek enerji içecek barları, Jiva Spa gibi daha birçok özelliği ile, dinginlikle eğlenceyi bir araya getiriyor.

Suudi Arabistan Krallığı’nda bulunan dünyanın ”Grand Palace” sınıfındaki en lüks ve büyük, yaklaşık 215.000m2, alana sahip “Ritz Carlton Riyad” , kralı ve üst düzey yöneticileri ziyaret eden misafirler düşünülerek inşa edilmiş. Geleneksel Arabistan evleri mimarisinde tasarlanan otelde, zerafet ve lüks en üst sınırda. Bahçesinde doğal palmiyeler, Lübnan’dan getirtilmiş 600 yıllık zeytin ağaçları, devasa fıskiye ve şelaleleri ile şehrin ortasında bir vaha gibi olan bu görkemli otel, açılalı henüz birkaç ay oldu.


Mersin HiltonSA

Vazgeçilmez Adres Palmiye ağaçları arasında, Akdeniz manzarasına hakim konumu ile Mersin HiltonSA, 21 yıldır Hilton kalite ve servis anlayışını Çukurova’da misafirlerine yaşatıyor.

Ş

ehir merkezi ve sahile yürüme mesafesinde olan 12 katlı Mersin HiltonSA’nın, 22’si süit olmak üzere toplam186 deniz manzaralı ve balkonlu odası bulunuyor. Mersin HiltonSA, birbirinden leziz yemekler sunan bar ve restoranlarının yanı sıra spor aktivitelerine imkan sağlayan salonları ile tatil ve iş seyahati konaklamalarının vazgeçilmez adresi.. Yenilenen terası, odaları, bahçesi ve lobisi ile iş ya da tatil gününüzün sonunda size bir vaha ortamında dinlenme imkanı sağlayan Mersin HiltonSA’nın tüm odaları her türlü ihtiyaca cevap verecek şekilde tasarlandı.

Mersin HiltonSA, 8 toplantı odası, açık hava mekanları ve Business Center’i ile uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapıyor. Otelin etkinlik kapasitesi kış aylarında resepsiyon düzeninde 525 kişiyi bulurken, yaz aylarında havuz başındaki yemekli bir davet için 850 kişiye ulaşmaktadır. Mersin HiltonSA, kahvaltı, öğle ve akşam yemeklerinde yerel ve dünya mutfakların en iyi örneklerini sunan Greenhouse Restaurant, Asya mutfağının muhteşem tatlarının bulunabileceği Ginger Restaurant ve eğlenceli atmosferiyle özel kokteyller sunan Zest Bar ile hizmet veriyor. Günün getirdiği stresten uzaklaşmak için, otelin hemen önünden, kıyı boyunca uzanan parkur dinlendirici bir yürüyüş için imkan sağlarken, Sağlık Kulübü’nde yer alan açık havuz, tenis kortları, fitness merkezi, sauna, buhar odası ve masaj odaları da en iyi hizmeti sunmak üzere misafirlerini bekliyor. 

191


f&t hotels

ULUDAĞ ALKOÇLAR

Yeni Bir Dönemin Başlangıcı Alkoçlar Uludağ’da 2012’ye pek çok yenilikle giriyor. Türkiye’nin en popüler kayak merkezinde faaliyet gösteren Alkoçlar Uludağ & Zone Otelleri, Ultra Herşey Dahil kopseptiyle bir ilke imza atıyor ve Uludağ’da tatil alışkanlığını değiştiriyor.

K

alite, konfor ve koşulsuz misafir memnuniyetini benimseyen Alkoçlar Hotels, Uludağ otellerinde 2012 sezonuna pek çok yenilikle giriyor. Yeni yapılanma ve yeni oluşum sürecine turizm sektörüne ilk adım attığı Uludağ Bölgesi’nde başlayan Alkoçlar Hotels, Uludağ Zone 2’de çağdaş donanımlı yeni SPA merkezi ve ısıtmalı kapalı havuzuyla yaz-kış misafirlere Ultra Her şey dahil konseptiyle hizmet verecek. Uludağ 1. Bölge’de yer alan Chalet ve Uludağ otellerinde ise misafirlere daha “butik hizmet” verebilmek amacıyla sayıları azaltılarak

genişletilen ve dekorasyonu tamamen değiştirilen odalarda, misafirler konfor ve şıklığı bütünleştiriyor.

Alkoçlar Uludağ’da Ne Gibi Yenilikler Var?

n Misafirlere daha özel hizmet vermek amacıyla yatak sayısı düşürülerek tamamen yenilenmiş otel odaları, n Kayak pistlerine hakim manzaralı konumu ve geniş sosyal alanları, n Yeni yatak kapasitesine uygun olarak yenilenip dekore edilen ana restoran, n Yenilenen dekorasyonu ile sauna, masaj, relaxing room.

Alkoçlar Zone Ne Sunuyor? n Yeni kapalı yüzme havuzu,

n Kapasitesi arttırılıp yenilenen SPA, jakuzi, Türk Hamamı, sauna, fitness, masaj odaları, relaxing room, n Toplam bin kişi kapasiteye sahip dört adet yeni toplantı salonu n Yeni çocuk oyun odası ve gameland, n Dekorasyonu ve konsepti değiştirilerek yenilenen Şömine Bar.

Y Y s su

u

*201


Yarım asırdır Yarım sizinleasırdır birlikte yürüyoruz... sizinle birlikte yürüyoruz... uludağ uludağ uludağ çeşme istanbul alkoçlar

zone

chalet

keban

alaçatı

kuşadası

uludağ

uludağ

uludağ

istanbul

çeşme

kuşadası

alkoçlar

zone

chalet

keban

alaçatı

www.alkoclar.com.tr

444 5 255

www.alkoclar.com.tr *2012’de hizmete girecektir.

444 5 255

adakule adakule

bodrum

adana*

bodrum

adana*

la boutique la boutique

city city


LÜKSÜN YENİ ZİRVESİ Kaya Palazzo Ski&Mountain Resort İstanbul ve Ankara’ya olan yakınlığı ile kolay ulaşım avantajı sağlayan Kaya Palazzo Ski&Mountain Resort, kış tatili rüyası yaşamak isteyenleri bekliyor.

D

ünyanın en ünlü kayak merkezlerinden beklediğiniz ne varsa, çok daha fazlası Kartalkaya’da. Lüks butik dağ oteli konseptiyle Aralık ayında hizmete giren Kaya Palazzo Ski&Mountain Resort kış tatili anlayışınızı tamamen değiştirme iddiasıyla sizi yepyeni bir deneyime davet ediyor. Türkiye’nin en popüler kayak merkezi Kartalkaya’da yer alan Kaya Palazzo Ski&Mountain Resort, seçkin mimarisi ve üstün hizmet kalitesiyle kayak ve snowboard tutkunlarına bir kış tatili rüyası sunuyor.

Dağ Manzaralı Odalarda Şömine Ve Jakuzi Keyfi

Leziz tatlar Kaya Palazzo’da

Kaya Palazzo Ski&Mountain Resort seçkin mutfağı ile uluslararası ve geleneksel lezzetleri usta şeflerin elinden misafirlerine sunuyor. Açık büfe ve alacarte Swiss Fondue Restaurant alternatifleri ile birbirinden özel lezzet seçenekleriyle misafirlerin damaklarında taht kuruyor.

Bolu dağlarının büyüleyici manzarasıyla konforun ve doğanın etkileyici uyumunu birleştiren Kaya Palazzo Ski&Mountain Resort, konuklarına karla kaplı dağların muhteşem atmosferini sıcak odalarında yaşatıyor. Dokuz katlı otelin her cephesi farklı bir manzaraya hakim. Suit odalarda yer alan jakuzi ve şömine günün kayak ve snowboard yorgunluğunu keyifle atabilme imkanı sunuyor.

Leitner Detechable Chairlifts Kaya Palazzo’da

Palazzo SPA& Wellness Center

Türkiye’nin Davos’u

Kış sporlarının yorgunluğu Kaya Palozzo’nun muhteşem ambiyansa sahip SPA’sında atılır. 11 masaj odası, 2 Türk hamamı, 2 saunası, 2 buhar banyosu, güzellik merkezi, fitness salonu ve uzman kadrosu ile kayağın ve snowboard’un

194

yorgunluk ilacı Palazzo SPA&Wellness Center. Ayrıca Kartalkaya’nın bembeyaz karlarla örtülü panoramasına hakim ikinci katta yer alan ısıtmalı kapalı havuzu ile dağların üzerinde yüzüyor hissi yaşayacaksınız.

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

1.5 milyon metrekareye sahip pist alanı, Türkiye’de ilk kez kullanılacak Leitner markalı önden korumalı lifti, farklı zorluk derecelerinde 11 pisti, ve toplamda 7 lifti ile Kaya Palazzo Ski&Mountain Resort, misafirlerine direk olarak telesiyejlere ulaşım imkanı veren mimarisi ile de çok farklı.

Dağ havası eşliğinde zinde toplantılar için Kaya Palazzo sizi bekliyor. 600 m²’lik özel dekore edilmiş toplantı salonunda doğanın verdiği pozitif güç sağlam kararlar almanıza yardımcı olacak. 


IN ENGLISH

n Charlize Theron: Both

Beautiful and Bold n The icon of the 21st Century: Brad Pitt n Ebru Ceylan: Photography is the excuse, life is wonderful‌ n A Success Story Giuseppe Santoni n Pera Palace Hotel


f&t in english

CHARLIZE THERON Both Beautiful and Bold 196

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


197


founder of V-Day, a global movement to end violence against women. She is an incredible leader and so extremely brave in speaking out and not backing down- ever- when it comes to standing up for women. Jane Goodall- I had the incredible fortune of being able to spend a few days with Jane Goodall out at a chimpanzee sanctuary and that woman is an incredible inspiration. She is tough as nailswhile the rest of us were sweating and panting hiking about, she was cool and calm. She has truly given her life over wholeheartedly to her work and I respect that tremendously. My Mother- My mother was an incredible example to me and I think she has greatly influenced who I am. Through example she showed me that a woman can have a career, be a mom and still be sexy, strong and fun. She is most definitely the woman admire the most. I did when I was a child and I still do now.

FASHION&TRAVEL You are the face of J’Adore and certainly an extraordinary icon. In the last 7 years of your artistic collaboration with the House of Dior, how has your relationship evolved? CHARLIZE THERON I feel that we’ve reached a point where there is a great artistic trust between Dior and me, an organic process that happened very naturally over the years. There is a family-like feeling which is very comfortable to me, and a part of me that now feels “French” every time I return to Paris ! I also like the fact that Dior’s evolution is rooted in tradition : there’s a sense of history there, and I feel quite proud to be part of this journey. F&T What sweetens or spices up your day? I love days when I have time to be active- especially when its beautiful outdoors and I can go for a hike. That’s one of the best things about LA, almost everyday has solid hiking weather. F&T What’s true, absolute luxury to you? CT True luxury is time, and absolute luxury is to spend it with friends and family. I like to disappear between films away from my “glam” image. I really enjoy a simple, down-to-earth lifestyle: my mom lives very close to me, and I hang out with her or close friends whenever I can. We cook great dinners and share bottles of red wine. I need this private time to keep my inner balance. I don’t know how much quality of life you can really have if it’s all out there for the world.

198

F&T J’Adore is a fragrant journey that took you from Paris Avenue Montaigne, and now, with the new campaign … to Versailles! What kind of traveller are you? CT One of the reasons I love perfumes is that they allow your mind to travel, and I love travels ! Exploring the world when all you knew as a kid was a farm in South Africa is one of the great gifts from my profession. At one point in my life, I wanted a break and took almost 2 years off. I went to Greece, Turkey, Belize, Guatemala and also back home to South Africa. It gives me joy to throw on a backpack and live different cultures for fairly long periods of times at no five-star hotels. I am very influenced by how people live. So everytime I get asked to do another campaign, it’s always exciting to see where we’re going to go next, because it feels organic, part of a bigger picture of experiencing life and the world. F&T Could you tell us about the story and the mood of this new campaign? Who is the 2011 J’Adore Woman? CT This woman is sexy in a mysterious way, there’s a natural majesty to her as if she ruled her world. As if saying to all women : look at me, you have that power, too. I think each campaign highlighted her facets, and now we have a fuller picture of her, we now have an empowered woman with a voice. This film gives the J’Adore Woman a new dimension I think. So far, campaigns had focused on the new decade whereas Jean-Jacques (Annaud’) s film takes us back to the origin of the Dior Woman. Who she might have been in the last century. This is a travel in time, an homage to Dior through 3 iconic women, 3 Hollywood myths. She can now meet icons of the past because she’s become iconic herself. And so has her scent.

F&T Do you consider yourself a feminist, and in what sense of the word? CT Maybe it’s because I come from a country like South Africa that has gone through much turmoil that I have always been interested and engaged in what is happening in the world, and I want to be a part of making it a better place. I believe in the beauty of action. So more than a feminist, I think of myself as both a woman and an activist. I am involved in women’s rights organizations and dedicate much of my free time to my foundation, The Charlize Theron African Outreach Project promoting HIV/Aids education for children in South Africa and other African countries. This is something I’m truly passionate about.

F&T In this new film, we discover Dior “Muses of the past” : Marlene Dietrich, Grace Kelly, Marilyn Monroe. Which actress inspires you most, fascinates you most? CT Of course, there is a certain fascination there. Those 3 names are so iconic and I imagine they were incredibly inspiring for Mr. Dior who was designing at the time. I’m usually inspired by mystery and contradictions in women: I like the sultry mystery of Marlene Dietrich, the sensuality of Marilyn Monroe, the icy beauty of Grace Kelly. I also feel those women, individually, might have changed something for women in their time. All 3 had one thing in common: they were strong yet vulnerable, with an energy about them. They were feisty, but incredibly classic at the same time. I guess beautiful is really the only way to put it.

F&T Are there women with a vision, or women who have influenced you, that you admire? CT Eve Ensler- I admire the dedication of Eve Ensler who is the

F&T Which of these 3 legends is most like you, in her choices maybe? CT None of them really looks like me, but I’d like to think I have

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


what these Hollywood icons had. And that’s what Dior has. They are timeless. F&T What is your relationship to time? Are you afraid of the passing of years? CT Not really, or should I say not yet ! My past brought me to the place that I am now and who I am now- and for that I am grateful. What strikes me, though, whether in South Africa or in the States, is the desperate clinging at youth, beauty and perfection. Society puts so much pressure on women. As you get older, you get wrinkles and your breast sags-that’s the reality of life, and I try my best to embrace life. F&T What was the 1st film you saw? CT I grew up on Fred Astaire and Ginger Rogers movies, but I watched them on television. Where I lived in South Africa, we had to travel an hour to the nearest drive-in cinema, and we’d never really knew what was playing. I remember, I was about eight or nine, and Fatal Attraction was playing and Mom didn’t want to turn all the way round, so she was like, ‘Well, this is as good a way for you to learn as any.’ F&T What actor(s) did you have a crush on as an adolescent? CT I was 9 and I had a major crush on Tom Hanks! I had rented Splash and fell in love with him instantly. F&T Back to the world of fragrances.. What are your earliest fragrant memories, the first scents you remember? CT I would say probably the smell of being outdoors. I grew up on a farm, so we certainly were not at a loss for smells.

some of their strength and depth ! I always admired the fact that Marlene Dietrich so openly fought the nazis. She had a voice and used it beyond singing Lili Marleen. F&T All these muses are blond. What’s so fascinating with the color blond? CT I tried brunette, but blond is more me. Maybe its the mythological roots- of blonde being connected with the sun or maybe I’ve been living in California so long and the beachy look is rubbing off on me! F&T Recently, Elizabeth Taylor, the last mythical actress, passed away… CT I remember the first time I saw her in Who’s Afraid of Virgina Wolfe. And I was fascinated. That movie stills remains a favourite of mine. I had the incredible fortune of meeting her once at a dinner and when I told her how amazing I thought she was, she responded, “Oh, honey, I’m just a survivor”. It was such a perfect Elizabeth Taylor response. She was something else and her passing was sad, but her work and all that she did for gay rights, human rights and in the fight against HIV-her legacy will live forever. F&T What makes these actresses icons? What is the image they project, the woman they stand for? CT In an industry ruled by youth and beauty, time is never on an actress’s side. “Beautiful” is just not enough. You need heart and soul, you need passion and vision to stand the test of time. That’s

200

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

F&T Is there a scent that reminds you, more than any other, of your childhood in South Africa? CT I actually realized, when I was older and after I’d left, that I had a real connection to South Africa. I don’t think I was ever aware of the smell of nature -and I’m talking about dirt, like real nature- until I left and I missed it and I went back. And it’s such an intense smell for me that it always takes me back to my childhood memories. Always. I think that maybe has something to do with growing up on a farm and maybe being a child being put in the dirt. I don’t know what the connection really is, but there’s something about earth and desert and natural elements. The smell of all of that really kind of brings me back to when I was young. F&T Putting perfume on is a very feminine gesture, a beauty ritual. What other beauty rituals or tips could you share with us? My girlfriends are often the ones that make me want to discover new things, because I can sometimes be a creature of habit. I must admit that I am addicted to L’Or de Vie by Dior, a cream that gives an instant radiance boost. That and a very light touch of foundation, some mascara… and there I go! I love when I get to be glamourous, but I also love no fuss days. F&T Your 1st and last beauty gesture of the day? CT Cleanse morning and night. Day moisturizer with sunblock. And always cleanse and moisturizer in the evening. F&T Your make-up rituals and tips? CT I hire Shane Paish, that’s my biggest make-up tip ! (laughter) A good tip of Shane’s is to use nude eye-pencil on the inside of the lower lid when you feel tired. It’s an instant lightener ! But


201


other than that, I always make sure to cleanse all makeup off at night to stop any breakouts, and I apply Christian Dior “ L’Or De Vie” La Crème. F&T Your beauty survival kit? CT A good cleanser and sunblock. And a moisturizer. I try to always moisturize, as much as possible. F&T Your make up survival kit? CT Dior Pressed Powder in medium which is also a sunblock, Dior 5Couleurs Eyeshadow, Beige with neutral tones, a set of good brushes and chapstick. Black eyeliner and an eyelash curler and an array of Dior addict sheer lip colors. And anything and everything that Shane gives me that’s new from Dior. I trust what he gives me. F&T How do you take care of your hair? Who do you trust to cut and dye it? CT I try to be gentle to my hair- and give it a good hair mask every couple of weeks. Sometimes for work my hair gets quite abused, so when I’m not working I try to keep my hair more relaxed and natural. I have been working with Enzo Angileri for years now, and he is definitely the man I trust when it comes to cutting and styling my hair. F&T Your sports-is-beautiful routine? CT I work out just like everybody else, there are no secrets. Fortunatelly, I enjoy being active. I like to mix up my activities- hiking, spinning, yoga. The variety helps me stay active.But I’ve always believed if you’re happy in your life, it shows. I always get the most compliments when I’m feeling completely content and peaceful. F&T Your favourite spa? CT My favorite spa might just be my own bathtub! There is nothing like relaxing in your own home and really taking a moment for yourself to let all your cares drop away. F&T Your nutrition / diet tips? CT You definitely don’t want to know my diet secrets because I eat a lot , but I do exercise! I think the best diet is balance, making sure you are eating a variety of foods in balanced portions.

202

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

F&T Did your mother influence you in the beauty/care department? CT Growing up my mother was an incredibly busy woman, but always took care of herself and looked put together and sharp. She still does. She is extremely active and I think that definitely inspired me to be. F&T What do you think of plastic surgery, botox etc? CT I think there is something really beautiful in aging, but I’m not judgemental by nature so I can understand people who choose to go that route. At the end of the day it boils down to feeling good about yourself, don’t you think ? F&T What is the best beauty advice you ever received? CT Travel! If you can only get out to a neighboring city or if you can go across the globe- travel. It will open your eyes and it strengthens our humanity. F&T What’s beautiful to you? CT A beautiful city or place? South Africa- home. A beautiful place to escape?Anywhere with a beach and sunshine. F&T Tell us about your current projects. CT Young Adult, Mad Max: Fury Road, Snow White and the Huntsman, Prometheus. F&T When you’re not filming or producing, how, where do you relax? CT I really like to relax at home. I enjoy just having some friends over for dinner, enjoying some wine and company, and not having any sort of schedule or plan to follow. F&T If you could, what golden moment(s) of your life would you bottle up? CT The moment when they called my name for the Oscar. It was absolutely surreal. F&T What is your Absolute Dream? CT I think I am still searching for it, or maybe I am already living it! Everyday can be so special and I think sometimes always thinking about the future we can forget that. I’m trying my best not to.


f&t in english

204

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


The icon of the 21st Century

BRAD PITT

Brad Pitt will be once again the talk of the town again with his performance as the manager of the baseball team in “Moneyball”. We have him here as the perfect icon f the 21st century with all his children and Angelina Jolie.

F

irst time we see him in a sports movie “Moneyball” which he describes as being “very complicated” and as having a story line out of the ordinary and explains that is the reason why they had to do so many detail-shoots of the same scenes. He continues by detailing the outline of the film as being a depiction of how people find themselves trapped in unfamiliar situations which they need to adapt to and often spend a lot of time in attempting to achieve this end. Though this may seem to be a vicious battle, the value of loss is immeasurable. He concludes his views by stating that a multitude of similar movies were made during the 70’s but “Moneyball” is is a film which extends beyond being a story about baseball and is philosophical Moneyball is based on a real event where the main character is a baseball player named Billy Beane (Brad Pitt) who becomes a manager as a competitive personality after experiencing defeat on the field.

Moneyball” is the antithesis of the generic sports film

Its premise — a true story about a major league general manager who uses stats and equations to put together a team — sounds about as entertaining as C-SPAN. Only the true baseball junkie would care about, for lack of a

better word, the extremely nerdy premise. Yet with brilliant performances and a very tight, humorous script, “Moneyball” creates a story that is so engrossing the team-forming calculations are completely forgotten. Billy Beane (Brad Pitt) is the general manager of the Oakland A’s, and just watched his team lose the final game of the season. Now in the offseason, his best players are being bought off by teams with more money and spending power, and he is challenged with replacing them with very little money. After haggling with the Cleveland Indians, Beane meets one of their employees, Peter Brand (Jonah Hill). Brand, a recent graduate of Yale, holds an economics degree and a paunchy stomach and probably couldn’t make one trip around the bases, and is, needless to say, no athlete. But Brand has an insane theory that the way the MLB is evaluating players is archaic and inconsistent. He contests that a player’s worth can come down to a certain equation — that the teams were too concerned about buying players when they should have been focusing on buying wins. Beane buys into Brand’s radical theory and purchases him from the Indians’ staff. Together, they start to put together a team that would make the Nationals look like World Series champions.

205


f&t in english

However, Beane and Brand adhere to theory and the system, and even with public backlash and scrutiny, continue creating a completely new train of thought for baseball.

“Moneyball” works for two reasons

The first is its script, penned by Aaron Sorkin (“The Social Network”) and Steven Zaillian (“Gangs of New York”). Combining razor sharp dialogue and frantic pacing, “Moneyball’s” script is impressively smart, and at times, borders on too clever, much like “The Social Network.” The second, and probably most essential attribute of the film, is Brad Pitt’s performance. “Moneyball” does an excellent job of crafting the persona that is Billy Beane by giving a background of his life and past. This enables the audience to understand why he behaves the way he does and what motivates him to take this enormous chance. Pitt plays Beane with a confident charm that at times borders on cocky, and it is certain that he will get a best actor nod come

206

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

Oscar time. While “Moneyball” was a fascinating film, it did lack the strong finish that the audience deserved. Instead of putting a stamp on the film, it felt almost as if the movie just faded away. Granted, it is a true story, and there is nothing that can be done about the facts, and it did feel like the film was about ten minutes too long. Outside of the ending, “Moneyball” is a fascinating film with a strong cast and a very unique story. It is one of the few thinking man’s sports films in cinematic existence, and will be a strong contender with the Academy.

It wasn’t always that way

“I spent the ‘90s trying to hide out, trying to duck the full celebrity cacophony. I started to get sick of myself sitting on a couch, holding a joint, hiding out. It started feeling pathetic. It became very clear to me that I was intent on trying to find a movie about an interesting life, but I wasn’t living an interesting life myself. I


f&t in english

think that my marriage [to actress Jennifer Aniston] had something to do with it. Trying to pretend the marriage was something that it wasn’t.”

On Angelina


“One of the greatest, smartest things I ever did was give my kids Angie as their mom. She is such a great mom. Oh, man, I’m so happy to have her.”

On learning to be a parent

“I was surprised at how automatic it is, how much of it is instinctual. And now I have a great confidence and trust in those instincts. I mean, one sound at night and you’re awake and up because they may need you. Or when they start to have a tantrum, you know to divert them from spinning out by helping them focus on something. It just goes on and on. I tell them, “You can make a mess, but you’ve got to clean it up.”

On being subject to fabrications about his personal life “I mean, how many stories have you read that aren’t true, stories about me and Angie being married or fighting or splitting up? And when we don’t split up, there’s a whole new round that we’ve made up and we’re back together again! We’ll get married when everyone can. We’re not splitting up. And we don’t have a seventh child yet.”

208

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


f&t in english

Photography is the excuse, life is wonderful… Ebru Ceylan, the wife of director Nuri Bilge Ceylan, has been the focal point of the media recently with her photography exhibition. The exhibition consists of photographs of her six year old son Ayaz and has been catalogued in a book published by Norgunk Publications.

FASHION&TRAVEL What was the inspiration for an exhibition based on the photographs of your son? EBRU CEYLAN I had been deliberating some kind of project which involved the inner world of a child for a long time, especially after the birth of my son and one day a sentence spoken by my son, Ayaz, inspired me to develop these previous thoughts into a clear project. I ended up naming the exhibition after that particular phrase he had used to inspire me. F&T The name of the exhibition is very striking as well: “The world is playing dark games inside me mummy.” What does the sentence mean? EC I feel it is a scream expressing the fear felt by a child listening to his inner voice. F&T Why did you work with your own son on the project? Would it not

210

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


have been possible to work with other children? EC Had it been necessary, it could have worked with another child. But while I had an available child, why wouldn’t it be him? F&T How much knowledge/interest does your son have about the project and was it easy for him to pose for the photographs? EC He has been used to it since he was a baby, being on either side of the camera. I don’t recall him having any difficulties. F&T Could you tell us about the book published simultaneously? EC It is a photography book which includes many photos that were not able to be included in the exhibition due to limited space and has been published by Norgunk Publications. The foreword has been penned by Tuncer Erdem, whom I respect deeply as a writer. F&T How did you take up photography? EC I started at Afsad (The Association of Photographers in Ankara). It was during my high school years. I was rebellious and it was a great opportunity which provided an outlet to release my youthful energy. I probably still feel the same sense of excitement when I am photographing today. F&T Do you travel a lot and where would you say is the one location that has impressed you the most among all the places you have visited so far? EC I love to travel and do so as often as I can. I have had the opportunity of visiting many countries, a variety a geographical regions and cultures. But to be completely sincere I most enjoy travelling in Turkey. Any journey within Anatolia is like discovering or familiarizing myself with what already belongs to me, visiting something which I knew to exist but had no knowledge as to its whereabouts or maybe even a sense of getting closer to something I had lost. There are so many destinations within Anatolia which I have visited frequently and will never tire of doing so more often. Some of these favorites include; the stone road at Kemaliye, the white waters region between Mardin and Nusaybin, The Castle of Urfa and surroundings, Cendere River and the ancient bridge across it in Adıyaman, Nemrut, The Salt Lake in Konya and the barren villages surrounding the vicinity, Zigana in Gümüşhane, Assos and Troy in Çanakkale. In fact there are too many to count as Anatolia is an exciting, awe-inspiring and fablelike region. F&T What inspires you in photography? EC Everything in nature that has some meaning for me or provokes a sense of sadness that is often impossible to describe verbally. F&T We are able to observe that you appear to have a preference for portrait photography; may we ask the reason behind this preference? EC Though I mostly prefer to take portraits, it isn’t always the case. I love the sight of humanity. I like to view humanity and our sad fight for survival. I also like to look into people’s inner worlds. I also love views such as a lonely tree in the middle of barren expansive plains or a street dog roaming deserted village roads. I also photograph them. F&T Would you consider opening another exhibition? If so what do you think the subject matter could be? EC Of course I would as long as it is possible. However, predicting the subject at this point is very difficult. F&T What sort of reactions/reviews have you received? EC Naturally a mixed selection. F&T How would you define photography? EC Photography is the excuse, life is wonderful…

211


f&t in english

212

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


A Success Story

GIUSEPPE SANTONI FASHION&TREVEL We know that your parents established the family businessCan you tell us the story with your own words? GIUSEPPE SANTONI My father started working When he was 16 years old, he applied for a leather-cutter position in a small shoe factory. He made many sacrifices but with a great self-denial, step by step, he learnt the basis of the art of making a shoe and acquired a great technical skill. He then refined his skills attending a series of private lessons held in the evening by a shoe stylist. Soon he was endowed the responsibility for the shoe production in an important shoe factory. It was a job of big responsibility but also of a big satisfaction. Anyway his job didn’t keep him from starting a small business with my mother Rosa, a sort of home-production of shoe vamps. Our family grew up, and in 1975 Andrea moved his factory to a more adequate location. The production increased and became more accurate. His philosophy now was that the product had to reach a very high quality and that the client should be totally satisfied. The only way to do that was to realize the whole production inside the firm without delegating to other factories. In the first 80s my father’s dream of having an organized shoe business was becoming true. In fact, after much market research, in 1985 the firm started an important expansion through the foreign market, in particular trough the US one. Thanks to the constant devotion of Santoni’s family and our many sacrifices and financial investments, our hand-made production reached a very high level, and in 1989 our business finally led us to the building of the actual new plants, which covers an area of more than 1500 square meters. Here we carry on all the shoe production steps, including the design. I experienced the family Company in 1988. In spite of my young age, I was charged from my father with the important responsibility of localizing the most important countries where to export Santoni’s products. At that time, Santoni was already exporting the 90% of his production to the US, and the 10% in Italy. I left

for the Far East and made very important partnerships with Japan and China. Once back to Italy I strengthened a joint venture with a very prestigious American partner, which helped me to increase Santoni’s presence in the global market by 28%. Then I followed up a modern way of doing marketing using the support of some European press-agencies. Thus, I managed to lead Santoni’s brand up to the very first positions among the most prestigious fashion designers of North Europe. F&T What kind of changes did you bring on in the company? GS I’d say modernity. Our company, from my father’s start up till nowadays, has always distinguished by its international approach; what I think I added is a more modern view, due to the young age, and to the direct experiences all over the world. You have a clear example of what I mean looking at our new headquarter. A perfect example of eco-sustainable architecture, with low consumes and higher production of energy, which allows us to produce “zero impact” shoes, and the energy we do not use is spread to the factories around. F&T What do you think is the secret of success for the Santoni brand? GS Quality, quality, quality. It is our only goal, and has always been. Santoni shoes are made by skilled artisans, working with passion with the one objective of manufacturing a perfect object. In Santoni quality is a philosophy, very simple to pronounce, hard to achieve. We are so farsighted (or selfconfident, maybe) that we look for quality not only for our own, but in order to do everything better than the others. Then, innovation, creativity and research are the keywords for the creation of excellent products. Our creations reach their big success by the very high range of distribution through boutiques, mono-brand stores, franchising. F&T According to you, how should

213


f&t in english

a high quality shoe be? GS It should be a Santoni shoe, no way! A quality shoe shall be made first of all with the best materials. In Santoni we choose very carefully the best leathers. They are not only beautiful, but make the shoe be comfortable and long-lasting. Then, a quality shoe shall definitely be completely handmade. Our factory is organized with a manual stepping, this means that it is the man, and not the machine, to decide when his work is finished, that’s to say perfect, and the shoe can pass to the next artisan. This gives each of them the responsibility of their work. The controls are very strict at Santoni, our policy does not allow mid-quality. F&T And the fashion trends for men’s footwear.. Can you give us some tips about fall fashion trends for men’s footwear? GS For the next fall fashion men’s wear there is a clear trend towards elegance. The abandoning of excesses in place of the search for a fashion that wants to be, more than appear. More conscious of the importance of comfort, more involved with the environment. Elegant shapes, even a rediscovery of the more classic ones, wore proudly by the contemporary man. F&T You are a very colorful person. You enjoy fast cars and modern art. Can you tell us about your private self, a little bit? GS My interests are modern art and fashion design. My favourite brands are Kiton, Hermès and IWC’s watches, which I love to collect. I also like sports and fast cars. In fact, my car is a Mercedes CLS Power AMG. I’m lucky my favourite watches and cars brands, Mercedes and IWC, also became my partners in business. My close link to Mercedes lead my company to produce Santoni for AMG, and the friendship with IWC has recently been developed in a important project for which Santoni is producing special antiqued leather straps for IWC watches. What I like the most in my spare time is to stay with my children and my beautiful wife Alessia. I shares with her a passion for the sea, thriller books and

214

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ

black and white films of the 60s. We love spending our Sundays in the countryside together with our old school mates and friends. F&T What are your plans for the future? GS Our plans for the future of our business deal with retail expansion. We are enlarging our retail channel with the recent opening of Rome, Turin and Capri boutiques, following the first boutique in Milan; the goal is to reach the most prestigious capitals of the world. Last May, we opened our first flagship store in BEIJING inside the exclusive shopping mall named “THE LEGEND” close to other Italian and international brands. An event that will emphasize the authentic Italian style, combined to the highest hand-craftsmanship, and to the passion for the Italian tradition in the art of shoemaking. In September we opened Guangzhou and within the current year Santoni will reach also Shanghai and Hong Kong, as a result of a great and successful partnership with one of the most important Chinese distributors of luxury brands. But the very important and more difficult goal is to do this maintaining our traditional craftsmanship and the quality for which we are famous all around the world, indispensable ingredient for Santoni story to go on. F&T What are your favorites among the Santoni collection? GS Santoni has gained its position in the high level luxury segment, thanks to the Limited Edition collection, the exclusive Classic models, the elegantly informal sneakers with the totally renewed Pur_E by Santoni Club collection, the woman classic collection, the woman haute couture Rose Collection and the brand extension with Junior and accessories. As a man, the shoe I admire is the limited edition, a handmade shoe unique and special. An object of art. In summer I also love to wear loafers, incredibly soft and comfortable thanks to the craftsmanship and the leather.


f&t in english

216

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


Pera Palace Hotel The General Manager of Pera Palace Hotel, Pınar Timer tells us about this very special historical hotel that has been recently restored.

FASHION&TRAVEL Could you tell us about yourself and the development of your career in the tourism sector? PINAR TIMER I am one of these few lucky people who are able to work in the field they were trained in, as I received my degree in Tourism and Hotel Management in 1988 from Bosphorus University, after graduating from the Austrian High School in Istanbul. After completing my education I worked at major chain hotels such as the Hilton, Moevenpick and Çırağan Kempinski and eventually crossed paths with the Pera Palace Hotel. I am married, have two children named Yiğit and Zeynep and despite all the difficulties enjoy my job immensely. F&T How did you become the general manager at the Pera Palace Hotel? PT As an Istanbulite besotted by the charms of the city and as someone who had given more than her all to her career, this hotel has always held a special place in my heart. In fact, during an interview in 2005, when I was asked what I would ideally like to do in the future, despite the abundance of deluxe hotels in this city, I didn’t even hesitate before answering that I would love to manage the Pera Palace Hotel if it was ever renovated and re-opened. In 2008 a friend of mine who owns a travel agency and knew the Kalkavan family well, said that a newly opening hotel was looking for a general manager. Though my initial reply was that, I was content in my current position and had no plans to make any changes, everything changed when I heard the hotel in question was the Pera Palace. I made a rapid decision and started work at the Pera Palace in February of 2009.

exciting innovations we plan to offer our guests which I am unable to share at the moment as they have not yet been finalised. F&T Pera Palace Hotel has been renovated very recently. Could you please tell us about how the new version is different in comparison and describe the hotel’s new identity? PT The 4 year renovation project, which was carried out by top experts and with the aim of preserving all the details that created the identity of this hotel was completed in September 2011. The project resulted in the hotel to have additional features and spaces to be added and some major changes took place. For a start the number of rooms was reduced from 145 to 115. On the other hand we have added the Agatha restaurant, Galata Conference rooms and a spa with containing a sauna, three massage rooms, a steam room and a Turkish bath. Hence all the more advanced technologies expected from a hotel in the 21st Century are also available in addition to the existing features. Apart from the aforementioned constructional alterations, our approach to management now stands apart with intense focus on customer satisfaction. F&T Though your utmost aim is to host guests from out of town, are there any features of the hotel you can recommend to local residents (such as a tea room, brunches, a Turkish bath etc? ) PT Pera Palace Hotel is a location that cannot simply be seen as a hotel as it has been the stage to many historical events, hosted many important names and is almost an icon of the city. Based upon these qualities, we have once again created a place where guests have started to see it as an integral part of social life within Istanbul as well as a venue where they can stay to mark special events. The orient Bar, which was historically the venue for the illuminate to meet at, has now become the location of weekly literary meetings held every Thursday, hosts important writers and big signings. The open-air venue of Orient Terrace has also become a unique place frequented during the summer

F&T Pera Palace has changed hands very recently. What sort of changes should we be anticipating? PT My belief is that, during this new era for the hotel, the exclusive clientele base of Demsa group, coupled with our visionary approach will result in many positive changes. There are also some other

217


months by local and staying guests. While our guests are able to enjoy the famous French pastries and macaroons of Pera at the Istanbul classic of Patisserie de Pera, they are also able to sip tea in the afternoons at the Domed Hall to the tunes of the pianist. The main restaurant of the hotel, Agatha, offers foods that have been inspired by the main stops of the Orient Express; Paris, Venice and Istanbul, thus serves French, Italian and Turkish cuisines. There is also a “Chef’s Special Sampler Plate” that can be a source of delight to our guests and is changed monthly. There is another culinary delight on offer that based on a theme of world cuisines and is changed monthly, the current one is traditional flavours of French cooking and will be on offer until 15th January. Special events and foods in planning for the New Year are still in preparation to allow us to offer clients a variety of choices.

F&T Could you tell us about the famous and important guests the venue has hosted and the historical past of the hotel which has witnessed many important events? PT This architecturally and historically significant hotel was opened in 1888 to host the clients of the Orient Express when the train started to run between Pairs and Istanbul, in order to be able to provide a location for the distinguished guests of the train to enjoy the standards they were accustomed to during their stay in Istanbul . The architect of the hotel is an Istanbulite Levantine named Alexander Vallaury who has contributed to creating the general silhouette of the city greatly. The building has been designed in a unique style that has been formed by combining Art-Noveaux, Neo-Classic and Oriental architectural forms and styles. The construction started in 1892 and the opening gala ball was held in 1895. It has an outstanding location, often referred to as “Small Europe”, offering a magnificent view of the Golden Horn in the region known as “Pera” within the Tepebashi neighbourhood. The hotel held a unique place within the city as the only place that was supplied with electricity apart from the Ottoman palaces, offered running hot water and had a lift. As the first hotel in Turkey that offered European standards, it has always been an iconic structure that was crucial to the city’s cultural life since the day it opened its doors and lived its golden era till the First World War started. The hotel, which hosted Mustafa Kemal Atatürk several times after 1917 has also hosted world renowned names such as İsmet İnönü, King Edward VIII, Queen Elizabeth II, The Austrian-Hapsburg Emperor Franz Joseph, Shah Riza Pehlevi, Yugoslavian Head of State Tito, General Franz von Papen, Zsa Zsa Gabor, Greta Garbo, Sarah Bernhardt, Alfred Hitchcock, Pierre Loti, Jacqueline Kennedy, Ernest Hemingway, Ninette de Valois, Mata Hari, Cicero, Mikis Theodorakis and probably the most famous of all; Agatha Christie. Since our re-opening, we have had the pleasure of hosting famous names such as Claudia Cardinale, Paulo Coelho, Ben Afflect and Matt Dillon. F&T So, what are your plans for the future? PT The re-opening didn’t only aim to enable to hotel to be restored to its former glory but also aspired to make it a cultural centre as it had once been in its glory days and regain its international fame. Though it has barely been a year since we opened doors to the public, we have been named in many international top hotel listings, won awards and received extensive compliments for our cuisine, thus pointing out that we are well on the way to achieving our ultimate goals. We eventually would like to have the name of Pera Palace Hotel’s name synonymous with Istanbul and to continue to create unforgettable events and house occasions to add to the hotel’s 120 year old accumulation of such memories


f&t in english

ARISTOCRACY

re-visits Istanbul

222

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


FASHION&TRAVEL I know that this isn’t your first visit to Istanbul, what are your current impressions? KONTES HEIKE ZU CASTELL When I arrive in Istanbul I feel the energy of a city where life can truly be enjoyed. Innovations and developments are crucial to the concept of city. KONTES KARIN SASSOLI DE BIANCH I was afraid of not finding “my” Istanbul, the same as I had left years ago. But I now see that many positive changes and developments have taken place. It’s delightful to see Istanbul so vibrant and lively.

F&T While travelling, what is the first thing you do when you arrive at your destination? KHZC I like to get a city guide and plan out where to visit and what to do in order to get to know the place. KKSDB I initially like to get recommendations from friends who are familiar with the place, information about where one should see, do and where the most delectable meals can be enjoyed. I start to explore the city as soon as I arrive. F&T What sort of souvenirs do you like to take home from your visits? KHZC We normally find things that are specific to the location and buy them. We buy spices from countries like Turkey and India where the cuisine culture is so rich. The other item we are always interested in is paintings. KKSDB Memories... I am not a good collector, so I prefer to purchase objects that will remind of the memories accumulated in that location. F&T What do you need for the perfect holiday? KHZC Preferably a small suitcase and a good book... I

don’t really need anything else. KKSDB I like to travel with close friends in order to have a good time. F&T What is your favourite weekend getaway city? KHZC Venice is extraordinarily beautiful for enjoying a

weekend getaway. KKSDB Could be Vienna, Rome, Venice or Paris. F&T What are your other favourite cities? KHZC Istanbul is always our favourite and Vienna, Rome

and Paris are some of my other favourites.. KKSDB Yes, Istanbul has a place of its own for me too and I agree that Vienna, Rome, Paris and venice are my other favourites. F&T Favourite restaurants? KHZC Famous Harry’s Bar in London and Mark’s Bar in

During this pleasant conversation with Countess Karin Sassoli de Bianchi and Countess Heike Zu Castell-Castell, on the very special yacht Halas; we had the opportunity to discuss numerous aspects of travel and fashion. The Countesses expressed their earnest admiration for Istanbul and Turkey during our conversation and although they are both seasoned travellers, Istanbul holds an outstanding place in the life of Countess Karin Sassoli. She came to Istanbul at the age of 11 due to her father’s position in the diplomatic services and spent a part of her childhood in this city. Interview by Melda Yalçın

Soho. My all time preference is Harry’s bar with its delicious food and amazing decor. KKSDB My husband and I used to go to Harry’s Bar frequently, it is truly a special place. My personal favourite is Cortina d’Ampezzo in the Dolomites though. F&T The most romantic hotel in your opinion? KHZC The most romantic hotels... hmmm... I think Bate-

leur Camps Hotel in central Tanzania is one of the most romantic. It has an unparalleled view. KKSDB Palazzo Vendramin in Venice is one – and I could say that Hotel Cipriani is the most romantic hotel for me with its romantic, peaceful atmosphere from which you can watch the amazing view across the San Marco Square.

223


f&t in english Kontes Heike Zu Castell-Castell

Kontes Karin Sassoli de Bianchi

F&T Your elegance and style are outstanding, what does fashion mean to you within your lifestyle? KHZC Being modern and practical I guess. I prefer stylish designs. I always prefer comfortable and stylish designs. For example, Ralph Lauren clothes always attract me with their modern cuts and stylishly designed lines targeting American ladies. His designs are probably the closest to my personal style. KKSDB I like to playfully combine clothes. For example, I never wear a jacket and a pair of trousers made of the same colour or material. I like to use different cuts and different brand names together. I may find that pair of Emporio Armani trousers go best with a D&G blouse. In the aspect, fashion is all clothes within aesthetic lines and trends of the season that can be combined successfully. I always create combinations unique to my own style. F&T In which shops and cities do you prefer to shop? KHZC Milan, Paris, London and New York are the cities for fashi-

on. It is possible to find the retailers of every well known brand in these cities. KKSDB Yes, when we talk of shopping, the cities that come to mind instantly are the cities of fashion for me too. F&T Which Turkish fashion designers are you familiar with? KHZC I know Hüseyin Çağlayan and Atıl Kutoğlu who is very famo-

us in Austria. KKSDB As far as I know there are no famous Turkish fashion designers in Germany but I am also familiar with these names. F&T What is the absolute “must-have” of your wardrobes? KHZC Cashmere sweaters, jeans, jackets and dresses. I must al-

ways have a black dress that can be worn as a casual day dress of for the evening. KKSDB A well-cut jacket, a stunningly designed blouse, a twotoned cloak, a sweater and, as you see, a belt are the staples of my wardrobe.

224

FASHION&TRAVEL MAGAZINE / KIŞ


İLKBAHAR-YAZ-SONBAHAR-KIŞ

Toplam 4 Sayı Fashion&Travel Magazine Aboneliği 80 TL yerine 60 TL Ad:..............................................................................................

Kredi kartı hesabıma borç kaydediniz:

Soyad:...................................................................................... Adres*:.....................................................................................

Visa

Master

Visa Electron

Maestro

......................................................................................................

Kart Sahibinin Adı Soyadı:

İlçe:.............................................................................................

...............................................................................................

Posta Kodu:..........................................................................

Kart No:

Şehir :....................................................................................... Tel:.............................................................................................

Geçerlilik Tarihi:

Cep Telefonu:......................................................................

CVV:

VD:............................................................................................

İmza:..................................................................................

Vergi No:................................................................................

Tarih:..................................................................................

*Fatura gönderi adresi ile farklı ise lütfen bildiriniz.

Abonelik İletişim Bilgileri: abone@mediasa.com.tr T: (0212) 268 06 61 Havale/EFT: Akbank 4. Levent Şubesi Şirket ünvanı: Mediasa Yayıncılık A.Ş. IBAN: TR47 0004 6001 9288 8000 3005 79 Havale/EFT dekontunu 0212 268 06 62 numaralı faksa fakslayınız.


Kış tatilinde lüks yeniden tanımlanıyor!

Dünyanın en ünlü kayak merkezlerinden beklediğiniz ne varsa, çok daha fazlası şimdi Kartalkaya’da. Lüks butik dağ oteli konseptiyle hizmete giren Kaya Palazzo Ski & Mountain Resort, kış tatili anlayışınızı tamamen değiştirme iddiasıyla sizi yepyeni bir deneyime davet ediyor. Üstelik, Leitner Detechable Chairlifts Türkiye’de ilk defa Kaya Palazzo Ski & Mountain Resort’ta!

Kaya Palazzo Ski & Mountain Resort, Kartalkaya Tel: 0374 234 51 00 (pbx) www.kayatourism.com.tr Members of Kaya Hotels & Resorts Kayaİzmir Thermal & Convention Kaya Ramada Plaza KayaArtemis Resort & Casino Kaya Palazzo DorukKaya Kaya Eagles Golf Club GreenPark

Hotel Riu Kaya Belek

Club Hotel Riu Kaya

Club Calimera KayaSide


Fashion and Travel Kış  

Fashion and Travel Magazine Kış Sayısı, includes English version after page 194.

Advertisement
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you