Issuu on Google+

“Gümüşhane Bizim Sevdamız” ... Belediye Başkanı Mustafa CANLI ile Gümüşhane için “Yaptıklarını, hedeflerini, düşüncelerini ve projelerini” konuştuk. : Sayın Başkan kendinizi tanıtır mısınız? M. CANLI: Gümüşhane merkez Yukarı Alıçlı Köyünde 1958 yılında doğdum. İlk okulu köyde, orta okul ve liseyi Gümüşhane’de bitirdim. Karadeniz Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümünden 1983 yılında mezun oldum. Askerlik hizmetimin ardından Trabzon’da iş hayatına başladım. 1989-1995 yılları arasında Gümüşhane TEDAŞ müdür yardımcılığı, 1995-1999 yılları arasında Çorum TEDAŞ müdürü olarak görev yaptım. Üç dönemdir de Gümüşhane Belediye Başkanlığı görevini yürütüyorum, evli ve üç çocuk babasıyım. kez destek verdi?

: Halk Belediye Başkanlığınıza neden üçüncü

M. CANLI: Öncelikle halkımıza bize güvendikleri için teşekkür ediyorum. Ortada bir başarı varsa bu sadece Mustafa Canlı’ya ait değildir. Mensubu olduğum siyasi teşkilat, belediye çalışanlarım ve en önemlisi kadirşinas Gümüşhane halkı bu başarının ortaklarıdır. Bizim halkımız kolay beğenmez ve kabullenmez ama çalışanı da asla yere bırakmaz. Samimi ve içten olmamız halkımızın ho-

şuna gidiyor. Yapabileceklerimizi söylüyoruz. İnsanımızın yaşam standardını yükseltmek adına gayret sarf ettik, ediyoruz. Halkımızı her yerde en iyi şekilde temsil ettik. Hemşerilerimizin acı günlerinde acılarını, mutlu günlerinde sevinçlerini paylaştık. Onlara layık olmak en büyük hedefim. : Çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?

M. CANLI: İhtiyaca cevap vermeyen imar planımızı yeniden yaptırdık. Gümüşhane’mizin adı gibi yeşil olması ve görüntü kirliliğinin en aza indirilmesi için bu yeni imar planını tavizsiz uygulayacağız. Yapılan yeni yasal düzenlemelerle imar konusunda geldiğimiz nokta son derece olumludur. Gümüşhane’de yapılaşma ve imar konusunda yeni düzenlemelere gidilmektedir. Belediye Meclisimizin oy birliğiyle aldığı kararların uygulanmasıyla Gümüşhane modern bir kent olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Kent kimliğinin olgunlaşması konusunda halkımızın duyarlılığı ve bu konuda Belediyemize gösterdiği yakın ilgi de bunun somut göstergesidir. Ekiplerimiz tarafından sürekli toplantılar düzenlenerek halkımız yeni düzenlemelerle ilgili bilgilendirilmektedir. Gümüşhane’mizin güzel ve modern bir halde yeniden şekillendirilmesi için gereken her türlü çalışma yapılacaktır. Fen İşleri Müdürlüğümüzce vatan-

Gümüşhane Belediye Başkanı Sn. Mustafa CANLI Devamı S. 5’de

BİR YIL BÖYLE GEÇTİ

Yusuf DEVRAN Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi.

YERELDEN ULUS’A ve EVRENSEL’E Ortaçağ’dan itibaren toplumlar üç önemli dönem geçirdiler. Bu dönemleri ortaçağ, sanayi toplumu ve sanayi sonrası ya da enformasyon toplumu olarak sınıflandırmak mümkündür. Ortaçağ’da varlıklı ve güçlü olmanın en önemli ölçütü toprak sahibi olmak ya da kiliseye mensup olmaktı. Buharlı makinanın icadı ile birlikte yaşanan sanayi devrimi artık güçlü olmanın kriterini değiştirerek fabrika sahibi olmayı en önemli ölçüt olarak ortaya çıkardı. Bu süreçte köyünde ve kasabasında yaşayan bireyler iş bulmak için fabrikaların kurulduğu kentlere göç etmeye başladı. Kendi memleketinde herkesi tanıyan ve akrabalarıyla sıkı ilişkisi olan birey artık kendisini bir yığının içerisinde buldu. Yaşadığı semtte belki de aynı özelliklere sahip başka insanlar da vardı, ama onların birbirlerinden haberleri bulunmamaktaydı. Neticede yerel olan birey ulusal bir nitelik kazanarak daha farklı bir yaşam tarzına ve düşünceye sahip olmaya başladı. İnsanlık tarihinin en önemli dönüşümü ve değişimi enformasyon çağına geçişle birlikte yaşandı. Özellikle telekomünikasyon, uydu ve bilgisayar teknolojisindeki gelişmeler sanayi toplumundan farklı bir toplumun vuku bulmasına sebep oldu. Sanayi devrimi döneminde önemli olan yığın halinde ne kadar ürünün üretildiği iken artık bu yeni dönemde en kıymetli olan şey bilgidir. Bizatihi bilginin kendisi satılan ve değer ifade eden bir kalem haline gelmiştir. Artık insanların “Benim ailemin şu kadar arazisi, şu kadar fabrikası var” diye Devamı S. 5’de

Şiran Müftüsü- Hasan Fahri Polat Efendi

GÜDEF Eryamanda İş Adamlarıyla buluştu

Devamı S. 7’de

Devamı S. 8’de

Başkandan

Ankara’da yaşayan Gümüşhanelilere daha iyi hizmet vermek üzere, 2005 yılında derneklerimiz tek çatı altında toplanarak Gümüşhane Dernekler Federasyonu kurulmuştur. Mevcut yönetim kurulu arkadaşlarımız ile birinci genel kurulda görev alarak hizmete başladık. Bir yandan yapılan yararlı hizmetlerin devamına ağırlık verirken diğer yandan da eksikliklerin üzerinde durarak yola koyulduk. Tek amacımız hemşerilerimizi her hal ve şartta en iyi şekilde temsil etmektir. Baharın ilk günlerinde hemşerilerimizin geniş katılımıyla KARDER yaylasında ilk büyük buluşmayı gerçekleştirdik. 28 Şubat 2009 tarihinde Atatürk Kapalı Spor Salonunda düzenlediğimiz “Gümüşhaneliler Şenliği” ile hemşerilerimizin karşısına çıktık. Kalabalık bir topluluğun takip ettiği bu gece canlı yayın aracılığıyla salonda olmayan hemşerilerimize de ulaştırıldı. Diğer illerimizin düzenlemiş olduğu organizasyonların hepsinde de katılarak hemşerilerimizi temsil ettik. Eğitimi de ihmal etmedik. Ankara’ya öğrenim görmek üzere gelen gençlerimize kapılarımızı açtık. Onların sorunlarına çare aramak, birbirleri ile tanışıp kaynaşmalarını sağlamak amacı ile kahvaltılar organize ettik. Bu uygulamayı devam ettiriyoruz. Maddi durumları iyi olmayan öğrencilerimize destek çıkmayı önemli bir görev olarak telakki ediyoruz. Bu durumda olup ulaşamadığımız öğrencilerimizin de bizimle iletişim kurmalarını bekliyoruz. Yönetim Kurulu üyelerimiz ile Ankara’da faaliyet gösteren derneklerimizi sırasıyla ziyaret ettik. Bu ziyaretlerde imkanlarımızı ve sorunlarımızı konuştuk. Zaman zaman Ankara’da milletvekilleri, bürokratlar, iş adamları ve yerel basın temsilcileri ile birlikte kahvaltılı toplantılar düzenleyerek hemşerilerimizin sorunlarını tartıştık, birebir problemlere çare bulmaya çalıştık. Federasyon olarak sanata ve sanatçıya büyük önem veriyoruz. Derneğimizde haftada 3 gün bir hemşerimizin gözetiminde resim kursu devam etmektedir. Yeterli başvuru olması halinde bağlama kursu açılacaktır. Sahip olduğumuz sosyal ve kültürel değerlerin yaşatılması, Gümüşhane ile gurbet arasında bağların devam ettirilmesi, yazmaktan keyif alan hemşerilerimiz için bir platform oluşturulması amacıyla “Yerelden Evrensele GÜMÜŞÇİZGİ” bültenini Temmuz 2009’dan beri çıkarıyoruz. Yerelden Evrensele GÜMÜŞÇİZGİ’yi hazırlamak başlı başına bir keyif vesilesi oldu. Farklı kurumlarda görev yapan arkadaşlarımızdan oluşan yayın kurulu her ay bir araya gelerek o ayki sayıyı ve bir sonraki ayın konusunu belirliyor. Bu yolla birkaç güzel insanı da fahri Gümüşhaneli yaptık. Uzun vadede Yerelden Evrensele GÜMÜŞÇİZGİ’yi bir okul haline getirmek istiyoruz. Federasyonumuzun 2010 yılında kurumsal bir yapıya kavuşturulması hepimizin ortak amacı. İnşallah bunu katkı ve desteklerinizle hep birlikte başarırız. 2010 yılının tüm insanlık, ülkemiz ve değerli hemşerilerimiz içi mutlu ve huzurlu geçmesini temenni ediyorum. Saygılarımla. GÜDEF BAŞKANI HAMDİ ARSLAN


Gümüşhane Üniversitesi’nde AÖF dersleri Açık Öğretim Fakültesi (AÖF) 1, 2 ve 3’üncü sınıflarında okuyan öğrencilerin bazı dersleri Gümüşhane Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Binası’nda bulunan İktisadi ve İdari Bilimler ile İletişim Fakültesi derslikleri olan D101, D103, D105 ve D106 numaralı salonlarda 04 Ocak – 28 Mayıs 2010 tarihleri arasında üniversite öğretim üyeleri tarafından verilecektir. Düzenlenen program kapsamında Genel Matematik, İktisada Giriş, Genel Muhasebe, Muhasebe Uygulamaları, İktisat Teorisi, İstatistik, Maliyet Muhasebesi, Finansal Yönetim, Türk Vergi Sistemi ve İngilizce gibi dersler verilecek. Ders hocaları, ders saatleri ve derslikler gibi bilgilerin yer aldığı ayrıntılı ders programı ise Gümüşhane Üniversitesi web sitesinden ( www.gumushane.edu.tr ) öğrenilebilir.

Buhar Yöntemiyle Prostat Ameliyatı ... Gümüşhane Devlet Hastanesine alınan plazma kinetik cihazı ile prostat ameliyatları bundan sonra buharlaştırma yöntemi ile yapılabilecek. Başhekim Op.Dr. Cemalettin Atalay, alınan cihazla birlikte operasyonların daha kısa süreceğini ve ameliyat esnasında hastada meydana gelen kanamanın azalacağını söyledi. Bu yöntemle birlikte daha büyük prostat hastalarına müdahale edilebildiğini ve hastanın hastanede kalma süresinin azaldığını belirten Atalay, bu yöntemde serum fizyolojik kullanıldığı için operasyondan sonra hastalarda bilinç bulanıklığına yol açabilen TUR sendromu riski, koter kablosuna gerek olmadığı için de hastada oluşabilecek vücut yanığı risklerinin ortadan kaldırıldığını ifade etti. Operasyonun ardından hastanın günlük hayatına rahatlıkla geri dönebildiğine de değinen Başhekim Atalay, buharlaştırma yönteminin başka bir alternatifi olan GreenLight lazer tedavisine göre avantajının ise prostat dokusunun iyi ya da kötü huylu olup olmadığının tespit edilebilmesinin olduğunu sözlerine ekledi. Prostat hastalığında cerrahi müdahalenin açık ve kapalı yapılabileceğini belirten Atalay, günümüzde en sık kullanılan yöntemin ise kapalı operasyon olduğunu ifade etti. PROSTAT NEDİR ? Prostat dokusunun idrar kesesinin altında bulunan idrar yolunu saran bir bez olduğunu ifade eden Başhekim Atalay, özellikle erkeklik hormonun etkisi ile 40 yaşından sonra büyüyen bu bezin zamanla idrarda yanma, idrar yapamama hissi, idrara çıkma ve idrar akış hızında azalma görülmesine neden olduğunu belirtti. Prostat hastalığının tedavisinin gecikmesi durumunda hastanın böbrek fonksiyonlarına zarar verebileceğine değinen Atalay, “Bu hastalıkta ilaç tedavisi ve cerrahi müdahale yapılabilir. Kesin tedavi cerrahi müdahale ile mümkündür. İlaç tedavisi rahatsızlığın tamamen geçmesinden ziyade şikayetlerin azalmasına yardımcı olabilir.” dedi. Başhekim Atalay, ayrıca Gümüşhane Devlet Hastanesi bünyesinde görev yapan 2 üroloji uzmanının olduğunu, hastaların doktor seçme hakkı kapsamında tecrübeli doktorlardan herhangi birini seçerek tedavilerini yaptırabileceklerini de sözlerine ekledi. Haber Kaynak : www.gumushane.gen.tr

2

Vatandaşlar 133 Dekar Orman Oluşturdu ... Gümüşhane’nin Şiran ilçesine bağlı Sarıca, Günbatur ve Arıtaş köylerinde beş vatandaş tarafından üç yıl içinde 133 dekarlık özel orman oluşturuldu. Bozuk orman alanları ve kullanılmayan tapulu arazilerinde özel ağaçlandırma yapan Şiran ilçesi Sarıca köyünden Durbaba Kılıç, Salih Kılıç, Eyüp Mallı, Günbatur köyünden Hamza Kılıç, Arıtaş köyünden Süleyman Gülap’a Sarıca köyü özel ağaçlandırma alanında yapılan törenle Gümüşhane Valisi Enver Salihoğlu tarafından plaket verildi. Özel ağaçlandırma töreninde konuşan Vali Salihoğlu, “Bu gün Şiran bölgemizde Özel ağaçlandırma ile yüzde 90 başarı sağlanarak oluşturulan ağaçlandırma sahalarındayız. Bize bu kadar yarar sağlayan, ülke ekonomisinde önemli yeri olan ormanları korumalıyız. Ağaç dikip yeni ormanlar yetiştirilmesine yardımcı olmalıyız. Özel ağaçlandırma yapan hemşerilerimize elimizden gelen her türlü desteği vermeye devam edeceğiz.” dedi.

Barajda Balık Keyfi ...

Gümüşhane’nin Kürtün ilçesinde bulunan baraj sonu hafta sonları güzel bir gün geçirmek ve stres atmak için çevre illerden gelen balıkçıların akınına uğruyor.

Baraj gölünde olta ile balık tutmaya özellikle emekli memurların ilgi gösterdiği gözlenirken, Giresun’dan Kürtün’e balık tutmaya gelen emekli memur Ömer Doğan, göllerde ve akarsularda bilinçsizce balık avlandığını belirterek, özellikle yavrulama dönemlerinde kaçak avlanmamın önüne geçilmesini istedi. Doğan, Kürtün Baraj Gölünün muhteşem güzelliklerini seyrederken, oltaları ile balık tutmanın keyfini çıkardıklarını, akşamları da kamp ateşi yakarak tuttukları balıkları afiyetle yediklerini söylüyor.

Haber Kaynak : www.gumushane.gen.tr


Nazire NALÇACI BAĞLAR Bu Yıl Başı.. Bu gece bir yılın daha son gecesi.Ellerimle maziyi şöyle bir yokladım...ahaa bir şey tuttum! Toz bağlamış üstü..temizledim parmaklarımla, parladı, canlandı... Kar yağıyor, bahçe bembeyaz.. Karataşla,Kurtdeliği’de.. heyt be ne güzel.. Koştum ve kendimi bahçeye, karların üstüne attım. En çok sevdiğimdi, karın üstüne yatıp, kollarımı ve bacaklarımı açmak.. biraz şarkı söyledim.. sonra sustum, kar yüzüme yüzüme yağıyor, az birazda çiziyor.. Anneciğimin sesini duyuyorum.. -Nazire kızımm, hahh ordamısın? -Burdayım annemmm.. -İyi tamam, sesin kesildi de! Sonradan öğrendim annemden, o zamanlar benim sessiz kalmam pek hayra alamet değilmiş, her sessizlik bir vukuatımmış... mutlaka altından bir şey çıkarmış... Deredeki buzu kırmak isterken, buzla suyun arasında çoook kalmışım.... Ya da ağacın tepesinde elbisemin eteği dalda, yüzüm yere dönük.. ha düştüm , ha düşeceğim.. Anladığım kadarıyla pek ele avuca sığan biri değilmişim..... Annemin o güzel sesini duyuyorum yeniden. -Hadi Nazlım, gel artık.. Koşuyorum, annem üstümden karları temizliyor, saçımı, başımı düzeltiyor, alıyor içeriye , ohh diyerek bitane de öpücük konduruyor yanağıma.. -Oooo buz gibi olmuş yanakları , yıka elini yüzünü geç sobanın yanına. -Iııhhh annee ellerim temiz , baaakkk.. -Hadi benim cici kızım.... Gaz aldım mı olay tamam. Annem neler yapmamış, oooooo, burma baklava, helva, dolma, köfte, bişi(yağda kızartılan tava büyüklüğünde, hamur işi) , kaygana, lemis, kavurma çıkarmış, pestil, dut, köme, ceviz... Ablam odada oturmuş , radyo dinliyor, koşup öpüyorum yanaklarından, dur diyor, durmuyorum... -Anneee yaaa, anneeeee.. -Nursal kızım ne var.. Ablamın sesi kesiliyor, annem koşuyor odaya ...ablam yerde, üstünde minderler.. ben minderlerin üstünde.. -Niye ablanı üzüyorsun kızımm -Iıııh ablam benle oynamıyor.. Elimden tutup , mutfağa götürüp oturtuyor elime de pestil veriyor....ablam kurtuluyor benden.. Hava kararmak üzere.. babacığımın sesi duyuluyor , kapı açılıyor, annem avluda babamı karşılayıp elinden fileleri alıyor içleri çok dolu.. Koşup sarılıyorum bacaklarına , alıyor kucağına , kokluyor beni.. -Benim annemmm.. nasılda güzelmiş nanakları.... kokluyor.. Babacığım daha kırk günlükken ölen , yüzünü bile görmediği annesinin adını koymuş bana.. Bu benim demiş babasına, üvey annesine, ve kardeşlerine,utana sıkıla.. öbürlerini siz koydunuz.. Yüksel, Köksal, Nursal, bir benim. adım onlara uymaz dı Nazire...... Fileleri boşaltıyor annem, mandalina veriyor elime, filede neler yok, portakal, nar, şeker, fıstık, leblebi boşalt babam boşalt...

Bu seneki yılbaşı gecesi Cihangilde . -Tamam mı Münire diyor babam.. -Tamam tamam, Ömer Çavuş.. Hadi çocukları hazırla. Abilerim hazır, ablam da hazırlanıyor, geriye ben kalıyorum , giydiriyor cicilerimi annem ve tembih ediyor . -Yaramazlık yok Nazlım, tamam mı...kafamı sallıyorum... -Cihan’la oynayabilirmiyimmm.. Cihan benim en çok sevdiğim arkadaşım, ağabeyleri de abilerimin, komşu kızı Neriman da ablamın.. -Tabiiki yavrum. Eller dopdolu çıkılıyor evden, Kardan gırç gırç gırç sesler çıkıyor.....Kürt Rızalar’ın evine doğru yol gidiyor..Safinaz teyze karşılıyor , hoş beş.. Masalar kuruluyor, sobanın üstünde kestaneler, teyp çalıyor gençler.. tombala torbası masada, biletler konuyor bir kenara üstleri işaretli karışmasın diye.. Yere sofra bezi seriliyor, üstüne sini babam kollarını sıvamış un dökülüyor, şeker var, Cihan’la bana oturun diyorlar.. bakıyoruz.. Babam bir şeyler yapıyor, o büyüyor büyüyor.. kocaman halkalı şeker gibi oluyor.. ben soruyorum durmadan -Bu ne , bu ne.. -Babam tel helvası annem diyor, sen cici kız ol. -Ama ben zaten cici kızım. -Tabi tabi diyor ordakiler koro gibi..! Cihan mızıklıyor, beni ittiriyor -Ben neyim Ömer amca? -Sen de delikanlısın.. Bu söz Cihan’ı bir havaya sokuyor ki Allahhh... Cihan o kadar saldırmalarıma benimle muhatap bile olmuyor... Abimler tombala oynuyorlar, onlara sarıyorum, arada bir kaçıp dışarda sigara tellendiriyorlar , ben peşlerinde beni tembihliyorlar. -Babamgile söylemek yok tamam mı? -Seni yarın kaydıracağız.. Ellerimi ağzıma götürüyorum, sıkı sıkı tutup içeri giriyorum. Annem -Ellerini çek ağzından yavrum, rahat nefes alamıyorsun.. Başımı iki yana sallayıp, gözlerimle olmazz işareti yapıyorum.Abimgil bana aferin diyor, bizaman sonra unutup açıyorum, ne zaman baba diyecek olsam Gürbüz abiden bir öksürük ve bana kayak işareti... -Tamam ya söylemeyeceğim! Annemgil dikkatimi başka yöne çekiyorlar, yumurtlamayayım diye....Ablamgilden tık yok öğle sessizler ki, canım benim.... Türküler, şarkılar söyleniyor, anılar anlatılıyor, oyunlar oynanıyor.......... Nolur gene toplanın, ben bu sefer ablam gibi olacağım, söz.. Aynı şeyleri bir daha yapın.................. Ne mutlu idik annem, babam, Yüksel, Köksal ağabeylerim , Nursal ablam ve ben..... Önce babam bir yere gitti ve hiç gelmedi... Üç yıl önce de annem babamın yanına, sekiz ay sonrada Yüksel abim gitti yanlarına.... Yılbaşı geceleride özelliğini kaybetti.............. Biz üç kişi kaldık. Ağabeyim, ablam, ben..................... -Ablaaaaaaa bana babamın tel helvasından ver nolurrr ablaaaaaaaaaaaaaa...........................

GÜMÜSHANEM Bozkır ile yeşilin bir ahenk sevdasıdır Karaca mağarası vardır ki, doğa harikasıdır Pestil ile kömesi en güzel tatlısıdr Bozkır ile yeşilin bir ahenk sevdasıdır Gümüşhane’m

Gurut Bugün unutulmaya yüz tutmuş kültürel değerlerimiz arasından birini gündeminize getirmek istedik. Yıllar önce bunlarla iç içe olduk şimdi ise sadece hatıralarda kaldı. “GURUT” Bilindiği üzere yöremizde bahar ve ilk yaz ayları süt, yoğurt, ayran, lor ve peynir (“ağartı”) gibi hayvansal ürünlerin yoğun olarak üretildiği aylardır. Köylerde aileler yoğurtları veya kaymakları belirli bir süre biriktir sonra da yayıkta yayarlar. Çıkan tereyağı alınır. Geri kalan ayran (katık) ocağın üzerine konulur ve ısıtılır. Bu işleme “çökertme” adı verilir. Çökertilen ayran (katık) temiz bez torbalara dökülerek süzdürülür. Torbaların iyice süzmesi için üzerlerine ağırlık konur. Bunlar genellikle taş olur. İyice süzdürülen ve katı hale gelen süzme yoğurt bir hamur teknesine dökülür. Üzerine kalın tuz serpildikten sonra yoğrulur. Daha sonra tuzlanan bu süzme yoğurtlara elde konik bir şekil verilir. Yani altı geniş üstü dar ve yuvarlak olarak şekillendirilir. Bu işlem bittikten sonra gurutlar temiz tahtalar üzerine konularak evlerin damlarında güneşe kurutulmaya bırakılır. Zamanla suyu uçup giden bu gurutların üzerinde hafif bir tuz tabakası oluşur. Tam olarak kuruyunca bir torbaya doldurularak kışlık olarak saklanır. Gurut ayranlı yemeklerin baş aktörüdür. Omaç çorbası, ziron, haşıllar gurutla iyi yenir. Ayranlı yemek yapılacağı zaman gurut önceden sıcak suya konularak yumuşatılır ve kaşıkla ezilir. Ayran haline gelince de yemeklerde kullanılır. Köyde öğlenleri okuldan gelince bir parça ekmek ve bir parça gurut en güzel yemeğimizdi. Nerede o günler! Gurut’u kargalar da çok sever onun için yöremizde; “Kargaya gurut bekletilmez” denilir. Anlatan : Kiymet ÇINAR

Derleyen : Selahattin ŞAHİN

Sulak çayırlarında meleşir kuzuların Çesmelerden su taşır elma yanaklı kızların Avrupa’nın en yüksek ağaçlrıyla Örümcek Ormanların Bozkır ile yeşilin bir ahenk sevdasıdır Gümüşhane’m Tomara şelalesi uzaktan gelir sesi Ünlüdür Sarıçiçek Köyü’nün odası Osmanlı’dan kalma Süleymaniye Harabesi Bozkır ile yeşilin bir ahenk sevdasıdır Gümüşhane’m SOYDAŞ der ki, Gümüşhane’m başkadır Bu benim ki memleket aşkıdır Burası yiğitler diyarı, bendeki o coşkudur Bozkır ile yeşilin bir ahenk sevdasıdır Gümüşhane’m HAKAN SOYDAŞ GENÇ GÜMÜŞHANELİLER DERNEĞİ BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ

3


Gümüş Şehir

Gümüşhane Evleri

İsmail HAYAL Mazide aradım özümde buldum Bağlarında hüzün, ey gümüş şehir Bir zaman ağladım bir zaman güldüm Dağlarında yazım, ey gümüş şehir İsmail HAYAL Bağrında çokça bulunan ve Osmanlı Devleti zamanında çıkarılan ve sikkeler basılan zengin madeni gümüş ve altından alan bir şehrin mahdumları olarak çok yıllar sonra kadir ve kıymetini anlayabildiğimiz bu şehrin mahrum coğrafyasındayız. Gümüşhane Doğu Anadolu ile Karadeniz’in tam orta yerinde tarihi İpek Yolu’nun bağlantı noktasında tarihin altın sahifelerine şahitlik yapan ender illerden biridir. Milattan önce 3000’li yıllara uzanan bu tarihsel mozaiğin bir danteli hükmündeki şehrimiz bu gün gitgide betonlara terk edilen bağları, bahçeleri, onlarca çeşit elması ve armudu, belki de Gümüşhane’nin kaderini değiştiren kuşburnusu, dutu ve cevizi ile bunlara bağlı olarak yeni bir ekmek kapısı pestil ve kömesi takdire şayandır. Konaklar tükendi Harşit kurudu Yüreğim zemheri boran bürüdü Kuşburnu dalına baykuş yürüdü Çağlarında mazim, ey gümüş şehir

Ana yapı malzemeleri taş, kerpiç, ahşaptır. Evlerin plan olarak arz ettikleri şema ortada bir avlu ve iki yana dizilmiş mekanlardan meydana gelmiştir. Evlerin alt katları ailelerin günlük ihtiyaçlarını karşıladıkları mutfak, banyo, tuvalet, kiler ve günlük yaşamın diğer mekanlarından oluşur. Üst katlar ve çatı katı ise yatak odası ve misafir odaları şeklinde düzenlenmiştir. Evlerin dış görünümü doğal peyzaja olağanüstü uyum sağlamaktadır. Günümüz mimarisine örnek olacak tip ve güzelliktedir.

Öte yandan Gümüşhane Krom Vadisi, İmera, Santa ile geniş bir inanç turizminin ana merkezi, tarihi çeşme, köprü, han, hamam, camii, kilise ve şapelleriyle her zaman ilgi odağı, geniş florası, iklimi, yaz ve kış turizmine müsait coğrafyası ve tertemiz hava ve suyu ile en güzel cazibe merkezi olmaya devam ediyor. Bir ince hikâye gurbet dilimde Uzanırım heyhat durur önümde Sevdası muamma derin gönlümde Yollarında izim, ey gümüş şehir Tarihin en güzel dantelâ ördüğü Karaca Mağarası, ötelere türküler fısıldayan Tomara Şelalesi, usta ile çırağın gurur savaşı sonucu ortaya çıkan şaheserler Sarıçiçek Köy Odaları, binlerce insanı kucaklayan Allah’ın birer lütfu Kadırga, Güvende, Kazıkbeli Yaylası, bir zamanlar on binlerin hayat sürdüğü ilk yerleşim yeri Süleymaniye’nin efsunkâr yapısı, birbirine nazire yapan Canca, Keçikale ve Kov Kaleleri, bugün şehrin lağımlarına bulanan talihsiz Harşit Çayı, Dünyanın ve Avrupa’nın en uzun ağaçlarının kardeşçe yaşadığı Örümcek Ormanları ve daha birçok değeri ile gümüş şehirdir Gümüşhane. Zamanı dokudum Karaca gözüm Ziyaüddin yâre varmadı sözüm Abı hayat sular bulduğum çözüm Dallarında özüm, ey gümüş şehir Öte yandan en büyük zenginliği insan profili olan gümüş şehrin bağrından çıkan ve Osmanlı padişahlarına hocalık eden ancak kıymetini hala anlayamadığımız Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi, Yedi Meşaleciler akımı öncülerinden Vasfi Mahir Kocatürk, kıymetini öldükten sonra anladığımız Dilaver Cebeci, büyük ozan Zevraki, zamanın en büyük hattat ve ressamları Kamil ve Şeref Akdik, siyasetin mihenk taşları Hasan Fehmi Ataç, Halit Zarbun, Zeki Kadirbeyoğlu, Turgut Yücel, Baki Tuğ ve ismi Gümüşhane ile özdeşleşen güzel insan Mahmut Oltan Sungurlu ve daha birçoğu Gümüşhane kimliği taşımaktadır. Vuslatım sendeymiş beklenen sendin Otağın sebildir gönlüme serdin Aradığım huzur verdikçe verdin Tellerinde sazım, ey gümüş şehir Gittiği her yere insanlığı, kardeşliği, paylaşmayı, çalışkanlığı ve güzelliği götüren, Gümüşhaneli kimliği ile bütün kapıları ardına kadar açan hemşerilerimle övünüyorum. Tamamen estetiğin, aklın ve becerinin ürünü olan Ankara GÜDEF yayın organı Gümüş Çizgi’nin var olduğumuz sürece yayın hayatına devam etmesi dileklerimle emeği geçenlerin güzel yüreklerini öpüyorum.

4

Lale ŞAHİN

Soharıçlı Bulgur Pilavı Malzemeler

: Bulgur (2 su bardağı)

: 2 baş soğan

: Tereyağı (Yayık)

: Tuz , Su

: Domates (2 adet orta boy)

: Yeşil biber (4 adet, taze)

Ölçü

: Bir ölçek bulgura iki ölçek su.

yeteri kadar tuz konulur. Kısık bir ateşte pişmeye bırakılır. Suyunu çektikten sonra ateşten indirilir. Tencere temiz bir sofra bezine sarılır ve dinlenmeye bırakılır. Daha sonra “soharıç” hazırlanır. Bir tavaya yeteri kadar tereyağı konularak ocakta eritilir. İnce ve uzun olarak doğranan soğanlar eritilmiş tereyağının üzerine dökülür. Soğanlar hafif pembeleşinceye kadar karıştırılmaya devam edilir. Daha sonra ince ince kıyılmış biberler katılır ve karıştırılır bir süre pişirilir. Son olarak doğranmış domatesler ilave edilir ve bir süre pişirilir. İşte bu karışıma “soharıç” denir.

Bu arada yeteri kadar dinlenmiş bulgur pilavı kıyılıya konik, altı geniş üstü dar olacak bir şekilde Yapılışı : Ölçeğe göre çıkarılan bulgur önce, içinde alınır. Hazırlanan soharıç kaşıkla konikleştirilen taş ve benzerlerinden ayıklanır. Sonra yıkanır.Ölçeğe pilavın üstünden aşağıya doğru dökülür. Soharıçlı bulgur pilavı yenilmeye hazırdır. göre olacak şekilde bir tencereye önce soğuk su Afiyet olsun.

konulu ve kaynatılır. Sonra bulgur daha sonra da

GAHRAMAN EMMİ İLE VALİ Olayımız tam da bu köprünün üzerinde geçer.

Gümüşhane Merkez ilçeye bağlı Esenyurt (Yukarı Kov) köyünde Gahraman Emmi isimli gerçek bir Anadolu insanı yaşamaktadır. Onun bir anısını paylaşalım istedik. Gahraman Emminin özelliği o yıllarda biraz işitme zorluğu çekmesidir. Gerçi şimdilerde, gelişmiş işitme cihazları sayesinde, bu problemi halledildi. Gahraman Emminin işi köylerinin aşağısında bulunan taş ve kum ocaklarından Gümüşhane’deki inşaatlara oğlunun sürdüğü kamyonu ile taş ve kum taşımaktır. Şehir merkezinde Harşit çayı üzerinde çok önceden yapılmış bugün hala kullanılan polis karakolunun önünde taş köprü vardır. Bu köprünün özelliği iki aracın aynı anda karşılıklı geçiş yapamamasıdır.

Gahraman Emmi taş yüklü kamyonu tam köprünün üzerinde iken karşıdan siyah renkli bir makam aracı gelir. Gahraman Emmiler gelen araca geri gitmesini işaret ederler. Araçtakiler ise onların geri gitmesini isterler. İş büyür ve siyah renkli araçtaki korumalar aşağı inerler. Aracın Valinin aracı olduğunu yüksek sesle söylerler. Geçiş üstünlüğü Gahraman Emmiler de olmasına rağmen, Devlete saygının gereği yüklü araçla geri geri giderler. Ancak, korumalar işin peşini bırakmazlar Gahraman Emmiye yanaşırlar : -Kimliği ver! derler. Gahraman Emmi gayet sakin bir şekilde; -Kibritim yok! der Daha sonra özürler dilenir ve iş tatlıya bağlanır. Kaynak :Selahattin ŞAHİN (M.E.B.)


1. Sayfa Devamı

İnsan sağlığına değişik zararları olan kavak ağaçlarının şehir merkezinden kaldırılması için epeyce mesafe alınmıştır.Halkımızın daha sağlıklı alış veriş yapmalarına imkan vermek ve sağlıklı gıdalar temin etmelerini sağlamak amacıyla Belediyemiz ekiplerince belirli zaman dilimleri ve ani baskınlarla işyerlerine denetimler yapılmaktadır.

Yusuf DEVRAN Yeditepe Üniv. Öğretim Üyesi övünmesi çok da anlamlı değildir. Çünkü on metrekarelik bir ofiste üretilen, elde avuçta gözükmeyen ve herhangi bir yer kaplamayan bir yazılım belki onlarca fabrikanın ürettiği ürünlerden daha büyük bir değere sahiptir. Enformasyon teknolojisindeki gelişmeler kendine özgü bir toplumun da oluşmasına yol açtı. 1960’larda Marshall McLuhan’ın ifade ettiği “küresel köy” kavramının ne anlama geldiği açıkça tezahür etti. Bu devrim zaman ve mekan kavramlarına ilişkin algılarımızı ve kimliklerimizi derinden etkiledi. Dahası yeni bir dünyanın, “sanal dünyanın”, doğmasına yol açtı. Bu dünyada insanlar fiziki olmayan kimlikleriyle buluşmakta, sohbet etmekte ve hatta alışveriş yapmaktadır. Bundan elli yıl önce birisi kalkıp, Türkiye’den ABD’ye on saniye içerisinde gideceğini ve oradaki bir mağazadan kitap alıp parasını ödeyip geri döneceğini söyleseydi belki de ona “tımarhaneye gitmesini” önerecektik. Ama bugün bu gerçekleşmiştir. Hatta e-ticaret dünyada almış başını yürümektedir. Enformasyon teknolojisiyle ulusal insan artık küresel insan olabilme şansını yakalamıştır. Ancak teknolojinin gerektirdiği bilgiye sahip olmak şartıyla. Teknoloji dünyayı bu derece köye dönüştürürken öte yandan da bireyler arasındaki mesafeleri daha da arttırabilmektedir. Aynı evde yaşayan ailenin fertleri artık birbirlerini eskisi kadar göremediklerinden ve birbirlerinden koptuklarından dert yanmaktadır. Çünkü akşam eve gittiklerinde internette ayrı sayfalara ve ortamlara girerek değişik insanlarla sohbet eden aynı ailenin üyeleri aynı zamanda birbirlerinden uzaklaşmaktadır. İşte teknolojinin böyle bir açmazı da olmadı değil. Bu yeni dönemde en çok vurgulanması gereken şey, bu kadar teknolojik imkanla birlikte küresel dünyanın evrensel bir aktörü olabilmenin tek şartının bu dünyanın kullandığı iletişim dilini veya dillerini bilmek olduğudur. Kendi dilinden başkasını bilmeyen bir bireyin küresel bir hüviyet kazanması mümkün değildir. Eğer günümüz gençliği kendisini bu gerçekliğe ve evrensel gerekliliklere göre değil de ulusal ölçütlere göre yetiştirirse geleceğin dünyasına girme ve o dünyada yaşama imkanına kavuşamayacak, bu yeni dünyanın sunacağı iş ve yaşam imkanlarını değerlendiremeyecektir. Sözün kısacası, enformasyon toplumunun ve global dünyanın etkin ve ortalama bir bireyi olabilmek istiyorsak bu toplumun olmazsa olmazı olan dile ve bilgi birikimine sahip olmamız gerekmektedir. Bundan böyle ulusal ölçekte kurgulanan projelerin başarılı olacağını, karşısına dikilen küresel aktörlerle rekabet edebileceğini savunmanın çok da tutarlı bir görüş olamayacağını bilerek kendi konumumuzu yeniden değerlendirmemiz, kurumlarımızı ona göre yapılandırmamız ve en azından gençlerimizi bu gerçekliğe göre idealize etmemiz gerekmektedir.

“Gümüşhane Bizim Sevdamız” ...

belediyemize ait alanların boşaltılmasına devam edilmektedir. Bu konuda baraka diye tabir edilen ve çirkin görüntüler oluşturan tüm binalar yıkılmakta yeniden çevre düzenlemeleri yapılmaktadır. Diğer yandan mevcut kullanılan alanlarda bakım onarım işlemleri aralıksız sürdürülmektedir.

1. Sayfa Devamı

daşlarımıza imar ile ilgili ihtiyaç duydukları bilgi ve diğer hizmetlerle ilgili olarak yardımcı olunmaya özen gösterilmektedir. Bazı çalışmalarımız; GÜMÜŞHANE İÇİN PROJELER İş merkezi:Atatürk Caddesi Karşıyaka Köprüsü yanında yer alan alanda betonarme alüminyum kaplama toplam 5 katlı yeni iş merkezi rekor bir sürede yapılarak satışa sunulmuştur. Aynı yerin karşısındaki dükkanların da yıkılarak yine iş merkezi yapılması planlanmaktadır.

Bu denetimler sırasında çalışma koşulları sağlıksız ve hijyen olmayan işyerlerine kapatma cezaları uygulanmaktadır. Halkımızın sağlığını ilgilendiren her konuda çalışmalara devam edilmektedir. Çocuk Parkları: Her mahalleye çocuk parkı yapılması konusunda uygulanan projeyle çocuk parkı bulunmayan mahallelerimize öncelik tanıyarak yeni çocuk parklarının inşası tamamlanarak çocuklarımızın hizmete sunulmuştur. Bank ve metal korkuluk imalatı: Belediyemiz Makine – İkmal Amirliği kaynak atölyelerinde yeni oturak ve korkuluk imalatlarına devam edilmektedir. İlk etapta 500 adet oturak imal edilen atölyelerimizde yıl sonuna kadar bu rakamın bine tamamlanması hedeflenmektedir. Diğer yandan cadde, sokak ve mahallerimizde gerek görülen ve tehlike arz eden güzergahlar metal korkuluklarla daha güvenli hale getirilmektedir. Kendi kaynaklarımızla gerçekleştirilen bu çalışmalarla kent merkezinde ihtiyaç duyulan alanlara oturaklar yerleştirilerek vatandaşlarımızın hizmetine sunulmuştur. Çevre düzenlemeleri:Yeni yapılaşmaların devam ettiği Gümüşhane’de çevre düzenlemeleri de önem taşımaktadır. Özellikle tamamlanan inşaat çevrelerinin daha güzel görünüm kazanması amacıyla yaya kaldırımları, yürüyüş güzergahları ve diğer konularda çeşitli çalışmalar yürütülmektedir. Üst geçitler: Daltaban ve Mordut mevkiinde bulunan üst geçitlere aydınlatma sistemlerinin montajı yapılarak şehir merkezinin daha güzel bir görünüme kavuşturulması sağlanmıştır. Makine Parkı: Coğrafi yapının bazı hizmetlerin yürütülmesine engel olduğu Gümüşhane’de Belediyemiz, araç parkını yeni otobüsler, kamyonlar, binek araçları, tam donanımlı park bahçeler için kamyon, kırıcı, bir JSP, bir kepçe ile genişletmiştir. Otobüs durakları: Otobüs duraklarımız tamamen yenilenmiştir. Otobüs güzergahlarına montaj işlemleri gerçekleştirilerek haklımızın hizmetine sunulan yeni duraklar ayrıca aydınlatma sistemleriyle de reklam panoları olarak kullanılabilmektedir.Şehir merkezinde belli noktalara yeni ışıklı reklam panoları yerleştirilerek, firmaların kullanımına sunulmuştur. AB projeleri: Avrupa Birliği nezdinde hazırlamış olduğumuz TR 90 kapsamında ki üç proje kabul edilmiş ve başlamıştır. Bunlar Sokak hayvanlarının rehabilitasyon projesi, kadın girişimcilerin desteklenmesi projesi ve şehir kanalizasyonunun rehabilitasyonu ve özellikle düşük kodda kalıp Harşit Çayına verilen kanalizasyonun toplanması yönünde bir projedir. Projelerimiz sonlandırılmış olup sürdürülebilirlik çalışmalarımız devam etmektedir. Sosyal ve kültürel faaliyetler: Gümüşhane’mizin kültürel değerlerini gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla Hıdrellez şenliklerinden, festivallere, kadar gerçekleştirilen tüm organizasyonlara katkı sağlayarak hemşehrilerimiz arasındaki bağların daha da kuvvetlendirilmesini amaçlayan Belediyemiz, kültür ve sanat faaliyetlerine devam etmektedir. Belediyemiz düzenlediği konferanslarla birbirinden değerli konuşmacıları ilimize getirerek halkımızın aydınlanmasını katkı sunmaktadır. İlimizin düşman işgalinde kurtuluş yıl dönümleri değişik ve zengin içerikli programlarla kutlanmaya devam edilmektedir.. Belediyemizin öncülüğünde gerçekleştirilen ve her yıl geleneksel hale gelen Ramazan ayında kurulan iftar yemeği uygulamasında ihtiyaçlı vatandaşlarımıza sıcak yemek imkanı sunulmaktadır. Hayırsever hemşerilerimizin maddi katkılarıyla gerçekleştirilen bu çalışmaya ilerleyen yıllarda da devam edilmesi hedeflenmektedir. Aşure gününde yapılan aşure halkımızın yoğun ilgisi ile karşılanmıştır. Her yıl artan bir oranla maddi imkanları sınırlı olan vatandaşlarımıza çeşitli yardımlarda bulunulmaya devam edilmektedir. Gerçekleştirilen yardımların adil bir şekilde dağıtımı konusunda mahalle muhtarlarıyla bir arada hareket eden Belediyemiz, gıda, giyecek ve yakacak konularında imkanları ölçüsünde yardımlarını sürdürmeye devam etmiştir.

Çok katlı otopark: En büyük projemiz olan katlı otopark ve meydan düzenleme işimizi yine rekor bir sürede tamamlayarak hizmete sunmanın haklı gururunu vatandaşlarımla paylaşmak istiyorum. Son olarak Devlet hastanesi karşısında, Çamlıca mahallesi ve Yeni mahallede kentsel dönüşüm projeleri hazırlanmış ve Toplu Konut İdaresi nezdinde girişimlerde bulunulmuştur. Kültür kompleksi: DSİ karşısında ki belediye bahçesine Gümüşhane’nin çehresini değiştirecek Gümüşhane Kültür Merkezi kompleksi girişimlerimizle İşadamı Hemşerimiz Sayın Aydın Doğan Beyefendi tarafından : Çok büyük bir turizm potansiyeli var. Bu konuyla ilgili bilgi verir misiniz? yaptırılmıştır. Haziran ayında bitirilmesi planlanan merkez tam bir kültür kompleksi olmuştur. Burada birM. Canlı: İlimiz doğal güzellikler açısından büyük zenginlikleri sınırları içinde barındırmaktadır. Kaçok sosyal faaliyet yapılabilmektedir. raca ve Akçakale Mağaraları, tarihi Süleymaniye mahallesi, kışın kar, yazın çim kayağı yapmaya uyÇağrı merkezi:Yine girişimlerimizle İşadamı Hemşerimiz Sayın Aydın Doğan Beyefendi tarafından ilimize gun doğal kayak pisti, Santa Harabeleri, Örümcek Ormanları, Yedi Gölleri, yaylaları bunlardan bazıyaptırılan çağrı merkezinde bir çok hemşerimiz iş imkanı bulmuştur. Bir kez daha hemşerilerim adına ken- larıdır. Bu güzelliklerin en iyi şekilde değerlendirmesi hususunda Belediyemiz her türlü desteği vermeye devam edecektir. dilerine şükranlarımı sunuyorum. Türk hamamı: Belediye’ye ait eski sıhhi banyonun yeniden düzenlenmesiyle dört ay gibi kısa bir sürede tamamlanan saunalı modern Türk hamamı çalışmasıyla Gümüşhane yeni bir tesis daha kazanmıştır. Mezarlıklar: Mezarlıklarımızın daha düzenli, temiz ve bakımlı hale getirilmesi amacıyla başlattığımız çalışmalar, vatandaşlarımızın kabir ziyaretleri sırasında karşılaştıkları olumsuzlukları da ortadan kaldırmıştır. Öncelikli olarak Emirler Mezarlığında başlatılan çalışmalara Eskibağlar ve Canca mahallesi mezarlıklarının düzenlenmesiyle devam edilmiştir. mezarlıklarımız, modern bir kent olma yolunda ilerleyen Gümüşhane’mize yeni bir çehre kazandırmıştır.

: Sayın Başkan, vatandaşlarımıza söylemek istediğiniz son mesajınız nedir? M. Canlı: Vatandaşlarımızın belediye çalışmalarına dolaylı olarak katkılarının devamını bekliyorum. Diyorum ki; sorunlarımızın bilincindeyiz. Bu sorunların çözümünü de kendi içimizde arıyoruz. İnsanımızın kültürü, becerisi birikimi şehrimizin sorunlarının çözümü için yeterlidir ve de çözüme katkıda bulunmak Gümüşhaneli olmanın gereğidir. Yeter ki azim olsun istek olsun. Bütün olumsuzluklara rağmen gidilecek başka bir Gümüşhane’nin olmadığı bilinciyle Gümüşhane içinde ve dışında yaşayan, kendini Gümüşhaneli hisseden bütün hemşerilerimize görev düşmektedir

Zabıta hizmetleri: Zaman içinde bazı vatandaşlarımız tarafından işgal edilerek kullanılmaz hale getirilen Aracılığınızla bütün vatandaşlarıma selam sevgi ve muhabbetlerimi sunuyorum.

5


Değerli okuyucu ; denemelerinizi Bu bölümde yayınlayabiliriz. İrtibat : bulten@gudef.org.tr

Benim Öğretmenim

Bir anne yahut bir babadır benim öğretmenim, beni hayatın önüme çıkaracağı zorlukları yenmek için cesaretlendiren. Şefkatli bir eldir, uzanmaya hazır olan. Her yokluğun altından bir varlık çıkaran sihirli bir güç, her zaman doğruyu gösteren tertemiz bir yürektir benim öğretmenim. Doğan bir güneş, tükenen bir mum, karanlığı yırtıp atmak için uğraşan kuvvetli bir eldir. Bir çiçektir benim öğretmenim, güzelliği ile herkesi kendine hayran bırakan. Bir komutandır gücünü eğitim ordusundan alıp cahilliğe savaş açan. Kimseyi dışlamadan herkese açılan kocaman bir kucaktır. Gecenin karanlığından korkan bir çocuğu avutan bir ışıktır. Buluttur benim öğretmenim, damla damla yağmur olup toprağı sulayan. Yağmurdan sonraki ihtişamlı gökkuşağıdır sonunda umut barındıran. Bir çobanın kavalındaki ezgi, yanık tenli köylü kızının söylediği türküdür dilden dile dolaşan. Yalnızlığın ortasında hep doğru yolu gösteren bir pusuladır benim öğretmenim. Engin denizlerde dalga dalga maviliktir. Bir aşçıdır benim öğretmenim hamuruna bilgi katıp yoğuran. Ressamdır gökyüzünün en mavisini çizen. Bir heykeldir benim öğretmenim elleri tebeşir kokan ve bir kâşif yeni cevherler keşfeden. Bir mimardır evini bilgi ile donatan. Bir hattattır eserini ince ince işleyen. Bir kalemdir tertemiz sayfalarda izler bırakan. Bir askerin savaştaki son kurşunudur hedefi bulması gereken. Gökyüzünün maviliklerinde bir beyaz güvercindir özgürlüğü anlatan. Bir kelebektir benim öğretmenim o kısacık ömründe kırlarda güzellik saçan. Bir şiirdir içinde en güzel kelimeleri taşıyan. Bir kaptandır benim öğretmenim rotasız gemilere rotalar bulan. Bayram öncesi alınan bir elbisedir hep başucumda duran. Bir tabiptir benim öğretmenim dertlere derman, yaralara merhem olan. Ve öyle bir ışıktır ki benim öğretmenim ömrünün sonuna dek aydınlatacak olan.

Sedef ÖZDEMİR Gümüşhane Lisesi 24 Kasım Öğretmenler Günü Mektup 3.sü

Mevsimsel Hastalıklar ve Korunma Yolları Metin TONYALI Özellikle kış aylarında alt ve üst solunum yolu hastalıkları sağlığımızı tehdit etmektedir. Havaların soğuk olması nedeniyle, günümüzün büyük bir bölümünü kapalı, kalabalık ve genelde havasız ortamlarda geçiriyoruz. Bu nedenle nezle, grip, farenjit, bronşit ve zatürre gibi hastalıklara daha sık yakalanıyoruz. Bunlardan üst solunum yolu enfeksiyonları mevsime bağlı hastalıklar olarak değerlendirilebilir. Bu hastalıklar, özellikle mevsim geçişlerinde gün içindeki sıcaklık farklarının fazla olduğu, ilkbahar ve sonbahar aylarında görülür. Bu rahatsızlıklardan nezle ve grip halk arasında birbirine karıştırılmakta; daha sık görülen ve daha hafif seyreden nezle, grip olarak değerlendirilmektedir. NEZLE Genelde virüslerin meydana getirdiği bir rahatsızlıktır. Havaların soğuk oluşu üşümemize neden olmakta ve böylelikle vücudumuzun direnci kırılır ve daha çabuk enfeksiyon kapmamıza neden olabilir. Nasıl Tedavi Edilir?

İlaçlar doktor tavsiyesi ile alınmalıdır. Bol bol sıvı tüketilmeli ve istirahat edilmelidir. Yan etkileri de göz önünde bulundurularak; doktor tavsiyesi dışında farklı ilaçlar alınmamalıdır.

li beslenmek, havadar ortamlarda bulunmayı tercih etmek olacaktır. Ayrıca büyüklerimizden öğrendiğimiz gibi ıhlamur ve nane-limon gibi tabi ürünleri kullanmayı da tavsiye ediyoruz.

GRİP

Doğal sarımsak harika bir besindir. Vücudumuzu mikroplardan koruduğu gibi bağışıklık sistemimizi de kuvvetlendirir.

Halk arasında nezle ile sık sık karıştırılan bir rahatsızlıktır. Influenza adındaki bir virüsün neden olduğu bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlık bir hafta ya da on gün kadar sürebilir. Genellikle toplu yaşanılan okul vb. gibi kapalı ortamlarda ve sigaranın içildiği yerlerde hapşırma ile hasta kişiden diğerlerine kolayca bulaşabilir. Nasıl Tedavi Edilir? Bolca sebze ve meyve tüketilerek vücut direnci artırılmalıdır. Tedavide antibiyotik kullanılmamalıdır. Vücut direnci zayıf olanlar, yaşlılar, bebekler, kronik üst solunum yolu rahatsızlığı olanlar, şeker hastalığı ve böbrek hastalığı olanlar bu rahatsızlığı daha ağır bir şekilde geçirebilirler. Önlem olarak toplu yaşanılan yerlerde mekanlar sık sık havalandırılmalı, tütün mamüllerinin içilmesine izin verilmemeli, hasta kişiler bu gibi ortamlardan uzaklaştırılarak tedavi edilmelidirler. Yukarıda da belirtildiği gibi kronik rahatsızlığı olup risk grubunda olanlar aşı yaptırmalıdır. Nezle ve Gripten bitkisel yollarla nasıl korunabiliriz? Ne kadar önlem alırsak alalım grip ve nezleyi meydana getiren mikroplardan kaçamayız. Bunlar bizi mutlaka bir şekilde bulabilirler. Bu virüsleri bulunduğumuz ortamda tokalaştığımız bir insandan, tuttuğumuz bir pencere ya da kapı kolundan kapabiliriz. Yapacağımız tek şey; iyi ve denge-

6

Gribal rahatsızlıklar için ıhlamur ve nane-limonun yanı sıra aşağıda tarifi yaptığımız doğal karışımı rahatlıkla kullanabilirsiniz: Gerekli Malzemeler: 1 tatlı kaşığı zencefil(Kök veya toz) 1-2 çay kaşığı karabiber 2 adet keçiboynuzu 1 adet çubuk tarçın 1 tatlı kaşığı kimyon Yarım litre kaynamış su Hazırlanışı ve Kullanılışı: 1/2 Litre kaynamış suyun içerisine, malzemelerin tamamını atın. 10 dakika, kısık ateşte kaynatın. Yaklaşık olarak beş dakika soğumasını bekleyerek için. Umarız sizlere faydalı bilgiler vermişizdir. Sağlıklı olun sağlıklı yaşayın.


kimlik

Şiran MÜFTÜSÜ - HASAN FAHRİ POLAT EFENDİ (1874-1950)

kitap

Kayıp Gül Serdar ÖZKAN

HAYATI: Erzurum Kongresinin açılışı ile kapanış duasını yapan Şiran Müftüsü Hasan Fahri Polat Efendi Hoca 1290 (1874) yılında doğdu. Şiran’ın FEVZİYE Medresesinden 1321’de icazet aldı. Erzincan ve Trabzon medreselerinde yüksek tahsilini tamamladı. Trabzon MÜFTÜMEDRESESİ’ne müderris oldu. Bilhassa Mesnevi şerhi ve Tefsir dersleri ile tanındı. Rusların tahrip ettiği yetiştiği FEVZİYE medresesini şehrinin kurtuluşundan sonra ihya ve buraya müderris, aynı zamanda Şiran’a MÜFTÜ oldu. Binlerce talebe yetiştirdi. Çok genç yaşında milli hareketlerle ilgilendi. Teşkilat-ı Mahsusa’da faaliyet gösterdi. Mondros’tan sonra Trabzon’da başlayan dayanışma hareketinin Gümüşhane’de kurulmasını sağladı. Erzurum Kongresine katılan heyetin başında bulundu. Atatürk’e tahsis edilen aynı binada misafir edilmişti. Bu dostluk hiç bir fani duygu ile sâf ve hâs havasını bozmadan sonuna kadar sürdü. Hasan Fahri Polat Hoca, İRŞAD vazifesine, 1950’ye kadar devam etti. Halk için de öylesine meslek itibarı ve şahsiyet kudreti vardı ki, nice nice ihtilaflar, onun hakemliği ile hakim önüne çıkmadan taraflar arasında dostluk çemberi kırılmadan en adil neticelere bağlanmıştı. Bilhassa, Medeni Kanun tatbikatı sırasında, Mecelle’den müdevver kadim kararların bağ¬daştırılmasındaki yetkili kararları adalet cihazı için ilham ve mesnet oldu. Altmış altı yaşının sonunda, 3 Aralık 1950’de Ankara’da hayata gözlerini kapadı ve temelinde himmeti olan müstakil devletin Başşehrinde Cebeci Asri mezarlığında toprağa verildi. ŞİRAN MÜFTÜSÜ HASAN FAHRİ POLAT HOCA EFENDİ TARAFINDAN YAPILAN ERZURUM KONGRESİNİN AÇILIŞ DUASI Heyet-i Temsiliyenin 23 Temmuz 19l9’da toplanan 6 Ağustos 19l9’da son bulan Erzurum Kongresini Türkiye tarihinde önemli bir yer tutar.

Birinci baskısı henüz Ekim 2009’da yapılmış bir kitap ve 3-4 ayda neredeyse tüm dünya onu okuyor. 40 ülkede basılan ve 30’dan fazla dile çevrilen tüm zamanların en popüler romanı. Roman öncelikle başlığıyla dikkat çekiyor. “Kayıp Gül”. Gül, doğu düşüncesinin ve romantizminin en ezelî ve en ebedî sembolü. Sezai Karakoç, “Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine” adlı şiirine “Gelin gülle başlayalım şiire atalara uyarak” dizesiyle başlar. Atalardan mirastır gül. Ancak “Yitik Cennet” misali “kayıp”tır aynı zamanda. Gelecek kaygısı içinde bunalım geçiren günümüz insanı için “gül” kokusuz, renksiz ve cansız bir metadır ancak. Romancı Serdar Özkan okuyucuyu gülün aslını tekrar keşfetmeye davet ediyor. Bu kitap için çok şey söylenebilir. Nereden bakarsan onu göreceğin bir kitap. O ise aslında kişinin kendisinden başkası değil. İnsan, hiçbir şey okumamış olsa da ilk bu kitabı okusa geçmişinin içsel zenginliğine varabilir. Geçmişe yolculuk yaparken “ben”de yok oluş; ve tekrar diriliş. “Ölmeden önce ölünüz.” hadisinin ilk ve son hâli. Zamanı bir bütün olarak yaşama. Tanpınar’ın dediği gibi: “Ne içindeyim zamanın/Ne de büsbütün dışında/Yekpâre geniş bir ânın/Parçalanmaz akışında”. Kitabı okurken nerdeyse her bölümünde karşınıza bir şair, bir romancı, mutasavvıf, düşünce adamı çıkıveriyor. Metinler arası bir şölen. Doğu ile Batı’nın, “Bin bir Gece Masalları” tadında Diyana’nın ya da diğer adıyla Mary’nin ruhunda gizemli birleşimi. KAYIP GÜL (Roman), Serdar ÖZKAN, Timaş Yayınları, 205 sayfa.

İşte bu ENDER ve BÜYÜK ESER’in açılış ve kapanış duasını yapan Şiran Müftüsü Hasan Fahri Efendi, daha sonuçları meçhul Kongrenin hizmetlerini, açış duası niyazı içinde tebşir edebilmiş manevi şahsiyettir. Arapça olan metni Yargıtay Birinci Hukuk Dairesi Başkanı sayın Kamil Tepecinin dilimize çevirisi şöyledir: “Allah’a hamd olsun ki, büyük kitabında ‘Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek isterler. Halbuki inkarcılar istemeseler de yine Allah’ın nurunu, Dinini tamamlayacaktır.’ buyurmuştur. (Saf suresi) Salât ve se1am ol zata ki, ona indirilen Kur-an’da ‘Kitabı biz indirdik, onun koruyucusu elbette biziz.’ buyuruldu. (Hucurat suıresi). Salât ve selam Peygamberimizin âline (Ailesi efradına) ve ashabına olsun. Onlar iyi şekilde konuşup görüşme, anlaşma ve yaşama tedbirlerindeki yardımlaşma reylerin (Fikirlerin) birleşmesindedir, demişlerdir. Ki kendilerinin daima birlikte hareket ettiklerini bize anlatmak istemişlerdir. Ey yardım edici Al1ah’ım! Şu müslümanlar’ topluluğuna yardım et. Nasıl ki, Bedir gününde (Harbinde) maharetli, hünerli meleklerle yardım ettiğin gibi. Kur’an-ı mübin hürmetine ve sana yakın olanların ruhaniyetinin imdadiyle. Ey korkuda olanların koruyucusu olan Allah’ım! Hilafet-i Müsliminin kudret ve heybetinin devamı suretiyle dini kuvvetlendir. Ve bizi yevm-i kıyamete kadar din düşmanlarının şerrinden muhafaza buyur. Bütün Peygamberler hürmetine. Allah’ım! İstediklerimizi anlatmak, gayelerimizi elde etmek ve mukadderatımızı sağlamak suretiyle güçlüklerimizi yenmeye bizleri muvaffak eyle, burada verilen kararlarda bizleri isabetli kıl. Ya Rabbi! Düşmanları ve apaçık hakikatları inkar edenleri susturup süküta mecbur etmek hususunda, noksanlardan ve arızalardan salim olarak şu zevatın kalplerine açık ve yüksek deliller ilham et. Kainatın efendisi Peygamberimiz hürmetine. Ey sulh ve selameti kolaylaştıran Allah’ım! Burada itiraz edilen kararların, sulh konferanslarında kabulünü kolaylaştır. Mucizeler sahibi Peygamberlerin hürmetine. Allah’ım! Bütün şehirlerimizi ve masumlar medfeni ve toprağı şehitler kanı ile ve evliya cesetleriyle yoğrulmuş şu Erzurum şehrini Müslüman kullarına, iyilik ve lütuf olarak, düşmanların ayaklarının altında çiğnenmekten ve zalimlerin zorla almak için gösterdikleri hırs ve tamahlarından kurtar. Sevgili Peygamberin ve düşmanlarından zulüm görmüş olan torunu (Hazreti Hüseyin) hürmetine ... (Duanın Devamına Gelecek Sayımızda Devam Edeceğiz...)

GÜDEF Adına İmtiyaz Sahibi Hamdi ARSLAN Genel Koordinatör Fazlı TAŞKIN Genel Yayın Danışmanı Selahattin ŞAHİN Genel Yayın Yönetmeni Dr. Turan ŞİŞMAN Halkla İlişkiler Sorumlusu Mürsel MEYDAN Yayın Kurulu Selma KIRMAZ Nazire BAĞLAR, İbrahim GÜLTEKİN, Güngör AYDIN, Mehmet ÜNAL, Metin TONYALI, Sebahattin ÖZLÜ, Köksal ŞENEL, Dizgi-Grafik Adem EZBER Gümüşhane Temsilcisi Niyazi KARABULUT İstanbul Bürosu Zafer ÇOBAN Kocaeli Temsilcisi Volkan ŞENEL

GÜDEF Kurucu Dernekleri -Gümüşhane Yardımlaşma ve Dayanışma Merkez Der. (Bşk.Hamdi ARSLAN) -Sincan Gümüşhaneliler Der. (Bşk.Nurettin BAYHAN) -Keçiören Gümüşhaneliler Güçbirliği Der. (Bşk.Selahattin ŞAHİN) -Gölbaşı Gümüşhaneliler Derneği (Bşk.Gökhan DEMİR) -Altındağ Genç Gümüşhaneliler Der. (Bşk.İbrahim POLAT) -Altındağ Gümüşhaneliler Derneği (Bşk.Ergin BAŞTÜRK) İletişim Sakarya Caddesi No: 36/15 Kızılay /ANKARA Tel : (0.312) 435 08 53 Faks : (0.312)435 08 53 http://www.gudef.org.tr bulten@gudef.org.tr

7


GÜDEF ERYAMAN’DA İŞ ADAMLARIYLA BULUŞTU... Ankara Eryaman , Adem Doruk Alabalık tesislerinde düzenlenen kahvaltı organizasyonu ile GÜDEF bölgedeki işadamlarıymızla biraraya geldi. Kahvaltıya Milletvekillerimiz Sn.Yahya DOĞAN, Sn.Kemalettin Aydın ,Etimesgut Belediye başkanı .... ve birçok iş adamı hemşehrimiz katıldılar. Genel olarak işadamlarımızın bulundukları bölgelerdeki sıkıntılar dinlenip çözüm yolları aranırken, Gümüşhane’ye yapılan yatırımlar hakkında vekillerimizden bilgi alındı. Toplantıya yurtdışı seyahatinden dönüşte katılan Sn.Yahya Doğan , Ülkemize karşı yapılan haksızlıklar hakkında bir birifing verdi. GÜDEF Başkanı Handi Arslan ; Kahvaltı organizasyonunun sponsoru olan , Salim Koç ve C.Köksal Gül’e teşekkür etti .Başkan konuşmasında inşaat sektörü ve TOKİ kararları hakkında görüşlerini belirterek konuşmasına son verdi. Ayrıca Selahattin Şahin GümüşÇizgi Bülteninin kısaca bir tanıtımı yaptı.

FİDAN İŞLETMELERİ

1970’li yıllarda FİDANLARIN ticaret hayatı Gümüşhane’nin Kelkit ilçesindeki Fidan Otelinin işletmeciliği ile başlar. Daha sonra yolcu taşımacılığı ve organik süt taşımacılığı . Her iş bir başka işe kapı açar. Kelkit’te Fişek Sürücü Kursu kurulur. Ticaret hayatının bir başka şehirde sürdürülmesi gündeme gelir. Yeni işler için Ankara seçilir. Şimdilerde Ankara’da Mogan Sürücü Kursu ve Dikmen Sürücü Kursu ile hizmetlere devam ediliyor. İşletmelerinde kaliteli hizmet, kurumsallaşma, müşteri memnuniyetini temel ilkeler olarak belirlediklerini belirten Kenan FİDAN, yetiştikleri örf ve ananelerin yanı sıra iş hayatında edindikleri tecrübelerle sürekli daha iyiye ulaşma gayreti içerisinde olduklarını da eklemeden geçmiyor. Kenan FİDAN başarılarını tüm hemşerilerimizle paylaşmaktan mutlu olduğunu ise özenle ifade ediyor. Gümüşhane ile ilişkilerini hiç kesmeyen FİDANLAR’ın her şartta hemşerilerinin yanında olmaktan keyif aldıklarını gözlemlemek güzel bir şey. olarak “FİDAN İŞLETMELERİ” ne başarılar diliyoruz.

8

GÜMÜŞÇİZGİ MUTFAĞINDAN

GÜDEF olarak yayın hayatına başlatmış olduğumuz “YERELDEN EVRENSELE GÜMÜŞÇİZGİ” Bültenimizi , merkez derneğimizde yayın kurulu ve yönetin kurulu arkadaşlarımızla nasıl hazırlandığımızı sizlerle paylaşmak istedik. Farklı meslek dallarından hemşehrilerimizle oluşan mutfagımız maharetlerini siz değerli okurlarımızla paylaşmaktan mutluluk duyuyorlar. 2009 yılını geride bırakırken , 2010 yılında yeni katılımlarla sizlerle buluşmaya devam edeceğiz.

GÜDEF ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU ...

Her yıl olduğu gibi GÜDEF, Ankara’daki Gümüşhaneli öğrencilerimiz ile geleneksel hale gelen haftasonu kahvaltılarında buluştu. Kahvaltıya Milli Eğitim camiasından Selahattin Şahin, Turan Şişman, GÜDEF Başkanı Hamdi Arslan, Adem Ezber ve çeşitli üniversitelerden öğrencilerimiz katıldılar.


GümüşCizgi Ocak