Issuu on Google+

GENÇLER BARLA’DA BULUÞTU

ÝZMÝR CAMÝLERÝ KUR'ÂN'LA ÞENLENÝYOR

2012 RÝSALE-Ý NUR’U OKUMA YILI OLACAK

MUKABELE GELENEÐÝ 1400 YILDIR SÜRÜYOR

FURKAN DEMÝR’ÝN YAZISI SAYFA 2’DE

HABERÝ SAYFA 10’DA

Y GERÇEKTEN HABER VERiR

ASYA’NIN BAHTININ MÝFTAHI, MEÞVERET VE ÞÛRÂDIR

YIL: 42

SAYI: 14.891

8 AÐUSTOS 2011 PAZARTESÝ / 75 Kr

www.yeniasya.com.tr

Karargâhta 160 generalin iþi ne? KENDÝ ÝSTEÐÝYLE TSK’DAN AYRILMIÞ ESKÝ ASKER NAMIK ÇINAR: SÝLÂHLI KUVVETLERDE HÂLÂ GÜÇLÜ OLAN DARBECÝ KANADIN TASFÝYESÝ ÞART. Askerlerin açtýðý ateþ sonucu bu þehirlerde de birçok kiþinin öldüðü veya yaralandýðý bildiriliyor.

SURÝYE TANKLARININ YENÝ HEDEFLERÝ

Hama’dan sonra Deir Ez Zor ve Humus

Suriye ordusu, yüzlerce kiþinin öldüðü Hama’nýn ardýndan Deir Ez Zor ve Humus þehirlerine de eþzamanlý operasyon düzenledi. Deir Ez Zor’a tanklarla giren askerler, 9 kadar semtin kontrolünü ele geçirirken, Humus eyaletine baðlý Houla þehrinde ölü sayýsýnýn 8’e yükseldiði bildirildi. Saldýrý dolayýsýyla Deir Ez Zor ve Humus’tan çok sayýda kaçan olduðu kaydedildi. Haberi sayfa 7’de

DÝYANET ÝÞLERÝ BAÞKANI MEHMET GÖRMEZ:

Suriye için duâ edelim

Diyanet Ýþleri Baþkaný Mehmet Görmez, Suriye’de yaþanan olaylardan büyük üzüntü duyduklarýný belirterek ‘’Hepimizin en büyük arzu ve duâsý bir an önce iç barýþýn saðlanarak herkesin kendi evine ve yurduna özgürce dönebilmesi’’ dedi. Haberi sayfa 7’de

“Ergenekon ve darbecilikten dolayý tutuklanan generaller birlik komutaný deðildir. Bunlarýn hepsi karargâh subayýdýr. TSK'nýn tutuklanan generalleri daha ziyade büyük karargâhlarýn subaylarý olduklarý için, Silâhlý Kuvvetlerde bir zafiyet de oluþmuyor. Muharip birlikler kendi iþleri güçleriyle uðraþtýklarý için, pek bu taraklardaki bezlerden dokumuyorlar.”

ORDUNUN ÝÇÝNDE ÝKÝ ORDU VAR

“Türk ordusu ikiye ayrýlýr. Birincisi, olmasý ge reken ordu ve bunun tepesine binmiþ, Türkiye’yi idare etmeye çalýþan, siyasî partî gibi davranan bir ikinci ordu. Bu ayrýmlarý yapmadan, ordunun tümünü suçladýðýmýzda bazýlarý bunun orduyu yýpratmak amacýyla yapýldýðýný söyleyerek kullanabiliyor. O nedenle buna dikkat edilmeli.”

8 hakim ve savcýya soruþturma

Hakkâri’nin Çukurca ilçesinde bir polis aracýnýn geçiþi sýrasýnda meydana gelen patlamada 1 polis þehit oldu, 3 polis yaralandý. Haberi 5’te

“M. Kemal’in bence en büyük hatasý, daha o zaman lar dan baþ la ya rak ge li þe bi le cek o lan de mokratik fidesini sula mak yerine, tepeden in me ci ve kur ta rý cý ja ko ben usulünü seçmiþ olmasýdýr. Günümüze kadar süren vesayet mekanizmasýnýn kökleri bu iliþkilerde aranmalý.”

Generalin maaþý, iþsizin çenesini yorar! /

12 Eylül soruþturmasýnda savcýnýn Evren’in ifadesini evinde almasýný eleþtiren Kültür Bakaný Günay: “Burada muvazzaf generale tutuklama, yakalama çýkarýyor; orada darbeci generalin ayaðýna gidiyor.”  4’te

Terörün hedefi polisler

Namýk Çýnar

Hasan Hüseyin Kemal’in röportajý sayfa 6’da

Savcý niye Evren’in ayaðýna gitti

HÝZAN VE ÇUKURCA'DAKÝ SALDIRILARDA ÝKÝ POLÝS ÞEHÝT

M. Kemal jakobenliði seçerek hata yaptý

BÝRLÝK KOMUTANLARI ÝÞÝYLE MEÞGUL

 HSYK, Tem muz a yýn da haklarýnda þikâyette bulunulan 8 hakim ve savcý hakkýnda soruþturma izni verdi. 65 dosya ise HSYK tarafýndan iþleme konulmadý.  4’te ISSN 13017748

Faruk Çakýr’ýn yazýsý sayfa 4’te

Ýsrail'de Tel Aviv Borsasý'nýn temel göstergesi TA-100 endeksinin yüzde 6,3 deðer kaybetmesinin ardýndan iþlemlere ara verildi.

ORTADOÐU'DA DÜÞTÜ

Borsalarda ABD þoku

S&P’nin ABD’nin kredi notunu düþürmesinin ardýndan, Ortadoðu borsalarýnda ciddî düþüþler olurken, gözler bugün açýlacak Asya piyasalarýna çevrildi. Haberi 11’de

TELEKONFERANS

G7 paniðe tedbir arýyor

G7 maliye bakanlarý ve merkez bankasý baþkanlarý, Asya piyasalarý açýlmadan önce S&P'nin ABD’nin kredi notunu düþür me kararýný telekonferansla deðerlendirecek. Haberi 11’de


2

LÂHÝKA

8 AÐUSTOS 2011 PAZARTESÝ

‘‘ Âlem-i Ýslâm bir mescid hükmünde ALTINCI NÜKTE amazan-ý Þerifin sýyâmý, Kur'ân-ý Hakîmin nüzulüne baktýðý cihetle ve Ramazan-ý Þerif, Kur'ân-ý Hakîmin en mühim zaman-ý nüzulü olduðu cihetindeki çok hikmetlerinden birisi þudur ki: Kur'ân-ý Hakîm, madem þehr-i Ramazan'da nüzul etmiþ. O Kur'ân'ýn zaman-ý nüzulunu istihzar ile, o semâvî hitabý hüsn-ü istikbal etmek için Ramazan-ý Þerifte nefsin hâcât-ý süfliyesinden ve mâlâyâniyat hâlâttan tecerrüt ve ekl ve þürbün terkiyle melekiyet vaziyetine benzemek ve bir sûrette o Kur'ân'ý yeni nâzil oluyor gibi okumak ve dinlemek ve ondaki hitâbât-ý Ýlâhiyeyi güya geldiði ân-ý nüzulünde dinlemek ve o hitabý Resul-i Ekremden (asm) iþitiyor gibi dinlemek, belki Hazret-i Cebrâil'den, belki Mütekellim-i Ezelîden dinliyor gibi bir kudsî hâlete mazhar olur. Ve kendisi tercümanlýk edip baþkasýna dinlettirmek ve Kur'ân'ýn hikmet-i nüzulünü bir derece göstermektir. Evet, Ramazan-ý Þerifte güya âlem-i Ýslâm bir mescid hükmüne geçiyor. Öyle bir mescid ki, milyonlarla hâfýzlar, o mescid-i ekberin köþelerinde o Kur'ân'ý, o hitab-ý semâvîyi arzlýlara iþittiriyorlar. Her Ramazan, "O Ramazan ayý ki, insanlara doðru yolu gösteren, ap açýk hidayet delillerini taþýyan ve hak ile bâtýlýn arasýný ayýran Kur'ân, o ayda indirilmiþtir" (Bakara Sûresi, 2:185) âyetini, nuranî, parlak bir tarzda gösteriyor; Ramazan Kur'ân ayý olduðunu ispat ediyor. O cemaat-i uzmânýn sair efradlarý, bazýlarý huþû ile o hâfýzlarý dinlerler. Diðerleri kendi kendine okurlar. Þöyle bir vaziyetteki bir mescid-i mukaddeste, nefs-i süflînin hevesâtýna tâbi olup, yemek içmekle o vaziyet-i nuranîden çýkmak ne kadar çirkinse ve o mesciddeki cemaatin mânevî nefretine ne kadar hedef ise, öyle de, Ramazan-ý Þerifte ehl-i sýyâma muhalefet edenler de o derece umum âlem-i Ýslâmýn mânevî nefretine ve tahkirine hedeftir. Mektûbât, 29. Mektub, 2. Risâle, s. 676

R

Y

Ramazan ayý orucu gökle yer arasýnda asýlý durur. Ancak fýtýr sadakasýyla Allah'ýn huzuruna yükseltilir. Câmiü's-Saðîr, No: 1292 / Hadis-i Þerif Meâli

2012 “Risâle-i Nur'u Okuma Yýlý” olacak FURKAN DEMÝR furkan@furkandemir.com

(Öze dönüþ yazýlarý - 6) ir Külliyat Bitirme Programýnýn daha sonuna geldik. Program boyunca iki yüz bine yakýn sayfa okunmuþ. Programýn finalini nurun doðduðu yer olan Isparta, Barla ve Çam Daðý gezisiyle yaptýk. Gezinin akabinde Ankara’ya döndüðümüzde ise AÞTÝ’den kardeþlerimizi Anadolu’nun birçok iline ayrý ayrý gönderdik. Evet, þimdi Anadolu’nun çeþitli illerine, bitirmiþ olduklarý Külliyatlarýyla birlikte daðýlan kardeþlerimiz var. Bu ekip ayrýca Ramazan ayýnda da kendi aralarýnda daðýttýklarý cüzlerle toplam otuz hatim yapýyorlar. *** “Bu sene yapýlan Külliyat Bitirme Programlarý birçok yerde þevke medar olmuþ. Hatta Anadolu’nun birçok yeri seneye yapaBediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin býraktýðý en güzel hatýralar… caklarý programlarý þimdiden düþünmeye baþlamýþ. Ve yavaþ yavaþ karar aþamasýna gekeklere ayrý olacak þekilde olmasý planlaný- necek ve o ailede nurânî bir huzur hâkim otirmiþler. yor. Bunun için program yapýlacak güzel lacak.” “Anlaþýlan o ki birçok hizmet mahalli Külyerlere ihtiyaç hâsýl olacak. Ve bu ihtiyaçlar Okuduðunuz bu cümleleri duâ kabilinden liyat Bitirme Programý yapacak. Bu sene Ada gönüllüler tarafýndan hazýr edilecek in- kabul edin. Hepimizin hayalinde olanlarý binadolu’ya daðýlan kardeþler, gittikleri bölgeþâallah. raz satýra dökmüþ oldum. Ama zaten bunlalerde Külliyat Bitirme Programlarý organize "Emekliler ve yýllýk izin alanlar kendi ma- rýn olmasý bu satýrlarý okuyanlara bakýyor. edeceklermiþ. Bütün Türkiye genelinde 7 hallinde meþveret edip, eskiden dershanede Aslýnda zor bir yaný yok. Yani tamamen size bölgede 7 ayrý külliyat bitirme programýnberaber kaldýklarý kiþilere ulaþmayý deneye- baðlý. Sadece bu satýrlarý okuyup da “Neresi dan bahsediyorum. ceklermiþ. Hatta ne zamandýr beraber ola- yapýyormuþ, biz de katýlalým” diyenlerle bir“Bu sefer sadece liseliler ve üniversitelilermadýklarý arkadaþlarýna da ulaþýp, birlikte bir kaç program yapýlýr her halde. Evet, “Biz yale de sýnýrlý kalmayacak. Her yaþa, her kesiprograma gitmeyi planlayanlar bile var. Yaz palým, onlar da katýlsýn” diyerek sahipleneme hitap eden Külliyat programlarý düzentatilini ataletten kurtarýp, baba ve anne yetiþ- cek kiþilere ihtiyaç var sadece. lenecek. 'Yetiþkinler Külliyat Bitirme Progkinler programýna, çocuklar ise liselilerin ya Neden herkese terakkî dünyasý, bize ise teramlarý' geliyor da üniversitelilerin Külliyat Bitirme Progra- denni dünyasý olsun? anlaþýlan. Hem de mýna gitmek için hazýrlanacaklar. Böylelikle Zaten liseli kardeþlerimiz “Artýk sadece obayanlara ve erbütün aile Külliyatý bitmiþ bir þekilde eve dö- kumak yetmiyor” demeye baþladýlar. Anlaþý-

B

VECÝZE Ýzzet ve azamet ister ki, esbâb perdedâr-ý dest-i Kudret ola aklýn nazarýnda; Tevhid ve Celâl ister ki, esbâb ellerini çeksinler tesir-i hakikiden. Bediüzzaman Sözler, s. 264

lan o ki okuma programlarýndan sonra “anlama programlarý” geliyor olacak. Külliyatý kýsa bir sürede bitiren kardeþlerimizle birlikte Nur okyanusunda daha derinlere doðru gitmeyi hedefliyoruz. Seyfeddin Gültekin Aðabeyimin deyimiyle “týrnaklarýmýzla kelimelerin altýný kazýyacaðýmýz” programlara hazýr olun. Ve þimdiden bunun iþaretlerini vermiþ olalým inþâallah. Evet, seneye “Risâle-i Nur Külliyatýný Okuma Yýlý” diyelim. Hep beraber okuyalým. El ele, omuz omuza verelim ve “Okumayan kalmasýn” sözü hedefimiz olsun. Sene içerisinde listeler düzenleyip çevremizle birlikte bitirmeye çalýþalým. Okuyamamaktan çýkan sýkýntýlarýmýzý bertaraf edelim. Mahallerimizde gündeme taþýyalým. Komþu hizmet mahalleriyle irtibat haline geçelim. Gerekirse bölge meþveretlerine taþýyalým. Hatta her mahal kendine Anadolu’nun uzak mahalleriyle irtibat kurarak uzaklarda kalan kardeþlerimiz ve aðabeylerimizle birlikte program yapalým. Biz bu programlarý yaparken bize gelen yorumlar bu tür programlarýn herkese olmasý gerektiði yönünde. “Bize de yapýn” diyen birçok kiþi oldu. Biz de onlara “Biz de yapalým” derlerse olacaðýný söylüyorduk. Zira bu programý organize eden ekip, yola çýkarken “Kimseyi bulamazsak biz okuruz” demiþti. Ve þükür ki nur arayanlarý buldular. Sonuç olarak liseliler, Þemseddin Aðabeyin deyimiyle “Bir destan yazýyorsunuz” sözünü tasdik edercesine, bayan-erkek ayrý olmak üzere 20-25 günde Külliyat’ýn bitebileceðini ispat ettiler. 60-70’li yýllardaki uzun süreli okuma programlarýný hatýrlatýr oldular. Þimdi sýra bu tür programlarýn daha da geliþtirilerek yaygýnlaþmasýna geldi. Ve þimdi bu tür programlarý yaygýnlaþtýracak kiþilerin himmetlerini sarf etmesine geldi. Velhâsýlýkelâm ne diyorsunuz, var mýsýnýz?


HABER

Y

Genel Yayýn Müdürü

Yayýn Koordinatörü

Haber Müdürü Recep BOZDAÐ Ankara Temsilcisi Mehmet KARA Reklam Koordinatörü Mesut ÇOBAN Görsel Yönetmen: Ýbrahim ÖZDABAK

Kâzým GÜLEÇYÜZ

Abdullah ERAÇIKBAÞ

Abone ve Daðýtým Koordinatörü: Adem AZAT

Yeni Asya Gazetecilik Matbaacýlýk ve Yayýncýlýk Sanayi ve Ticaret A.Þ. adýna imtiyaz sahibi

Mehmet KUTLULAR Genel Müdür

Recep TAÞCI

Yazý Ýþleri Müdürü (Sorumlu) Mustafa DÖKÜLER Ýstihbarat Þefi Mustafa GÖKMEN Spor Editörü Erol DOYURAN

Yeni Asya basýn meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir.

Merkez: Gülbahar Cd., Günay Sk., No: 4 Güneþli 34212 Ýstanbul Tel: (0212) 655 88 59 Yazýiþleri fax: (0212) 515 67 62 Kitap satýþ fax: (0212) 651 92 09 Gazete daðýtým: Telefax (0212) 630 48 35 ÝlânReklam servisi fax: 515 24 81 Caðaloðlu: Cemal Nadir Sk., Nur Ýþhaný, No: 1/2, 34410 Ýstanbul. Tel: (0212) 513 09 41 ANKARA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Meþrutiyet Cad. Alibey Ap. No: 29/24, Bakanlýklar/ANKARA Tel: (312) 418 95 46, 418 14 96, Fax: 425 03 36 ALMANYA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Zeppelin Str. 25, 59229 Ahlen, Tel: 004923827668631, Fax: 004923827668632 KKTC TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Avni Efendi Sok., No: 13, Lefkoþa. Tel: 0 542 859 77 75 Baský: Yeni Asya Matbaacýlýk Daðýtým:Doðan Daðýtým Sat. ve Paz. A.Þ.

Yayýn Türü: Yaygýn süreli

ISSN 13017748

8 AÐUSTOS 2011 PAZARTESÝ

NAMAZ VAKÝTLERÝ Hicrî: 8 Ramazan 1432 Rumî: 26 Temmuz 1427

Ýller Adana Ankara Antalya Balýkesir Bursa Diyarbakýr Elazýð Erzurum Eskiþehir Gaziantep Isparta

Ýmsak 4.08 4.06 4.27 4.27 4.20 3.45 3.46 3.32 4.16 4.00 4.25

Güneþ 5.42 5.46 6.01 6.07 6.01 5.21 5.23 5.12 5.56 5.34 6.00

Öðle 12.51 13.01 13.10 13.21 13.17 12.32 12.36 12.28 13.11 12.43 13.11

Ýkindi 16.36 16.50 16.55 17.10 17.06 16.18 16.23 16.17 16.59 16.28 16.56

Akþam 19.49 20.05 20.07 20.24 20.20 19.31 19.36 19.31 20.14 19.41 20.09

Yatsý 21.14 21.36 21.32 21.55 21.52 20.58 21.05 21.02 21.45 21.06 21.36

Ýller Ýstanbul Ýzmir Kastamonu Kayseri Konya Samsun Þanlýurfa Trabzon Van Zonguldak Lefkoþa

Ýmsak 4.16 4.35 3.55 4.01 4.16 3.46 3.54 3.34 3.30 4.03 4.23

Güneþ 5.59 6.12 5.39 5.38 5.52 5.29 5.28 5.16 5.07 5.47 5.53

Öðle 13.17 13.24 12.58 12.51 13.03 12.47 12.38 12.34 12.19 13.06 12.59

Ýkindi 17.07 17.11 16.48 16.38 16.49 16.38 16.23 16.24 16.06 16.57 16.41

Akþam 20.22 20.24 20.04 19.51 20.02 19.54 19.35 19.39 19.19 20.12 19.53

3 Yatsý 21.56 21.53 21.39 21.20 21.29 21.28 21.01 21.13 20.48 21.47 21.15

Kampanya çalýþmalarý yeniasyadansize@yeniasya.com.tr

Hatay genelinde kurulan çadýrkentlerde Ramazan öncesinde yapýlan hazýrlýklarla Suriyelilerin rahat bir þekilde oruçlarýný tutabilmeleri saðlanmaya çalýþýldý. FOTOÐRAF: CÝHAN

Ramazan’ý çadýrkentte yaþýyorlar TÜRKÝYE’YE SIÐINAN SURÝYELÝLER, RAMAZAN AYINI GURBETTE ÝDRAK EDÝYORLAR. SURÝYE’DE yaþanan iç karýþýklýktan kaçarak Türkiye’ye sýðýnan Suriyeliler, kendileri için Türk Kýzýlayý tarafýndan oluþturulan çadýrkentlerde Ramazan ayýný idrak ediyor. Hatay genelinde kurulan 5 ayrý çadýrkentte Ramazan öncesinde yapýlan hazýrlýklarla Suriyelilerin rahat þartlarda oruçlarýný tutabilmeleri saðlanmaya çalýþýldý. Oruçlarýný aþýrý sýcaða ve çadýr ortamýna raðmen tutmaya çalýþan Suriyeliler arasýnda özellikle kadýnlar akþam saatlerinde iftar sofrasýný hazýrlama telâþýna düþüyor. Hatay’ýn Altýnözü ilçesine baðlý Boynuyoðun Köyünde kurulan çadýrkentte 2 bini aþkýn Suriyeli bulunuyor. Çadýrda yaþamanýn en zor þartlarýný taþýyan kadýnlar, özelikle iftar sofralarýný hazýrlayabilmek için saatler öncesinde çalýþmaya baþlýyor. Çadýrkentlerde oruç tutabilen Suriyeliler için Türk Kýzýlayý iftar saati öncesi sýcak yemek servisini kumanyalar halinde çadýrlara daðýtýyor. Sýcak yemekleri alan Suriyeli kadýnlar, iftar saatine kadar kendilerinin de aldýðý yiyeceklerle iftar sofralarýný hazýrlamaya koyuluyor. Hatay / cihan

MERKEZÝ SÝSTEMLE KUR’ÂN OKUNUYOR SURÝYELÝLER için çadýrkentlerde toplu iftar alanlarý düzenlenmediði için oruç tutan Suriyeliler kendi çadýrlarýnda yere serdikleri kilimlerin üzerinde oruçlarýný açýyor. Çadýrkentlerde Ramazan ayý dolayýsýyla iftar saati öncesi merkezi sistemle Kur’ân-ý Kerim ve ilâhiler okunuyor. Kadýnlar sofra hazýrlama telâþýnda iken Suriyeli çocuklar da kendileri için oluþturulan parklarda oyunlar oynuyor. Suriyeli erkekler ise özellikle gölgelik alanlarda dinlenmeyi tercih ediyor. Zaman zaman çevre sakinlerinden gelen yiyecekler ise tamamý brandalarla çevrili tel örgülerde açýlan bölümlerden alýnýyor. Bu alaný fark eden güvenlik güçleri uyarýlarda bulunarak Suriyelileri tel örgülerden uzaklaþtýrýyor.

Bereket Konvoyu Bosna Hersek’te son iftarýný verdi BAYRAMPAÞA Belediyesinin organizasyonuyla yola çýkan ‘’Bereket Konvoyu’’, Bosna Hersek’teki son iftar sofrasýný Gorajde’de kurdu. Konvoy, ‘’Kardeþlik sýnýr tanýmaz’’ sloganýyla karýþ karýþ gezdiði Balkanlar’da Bosna Hersek’teki üçüncü ve son iftarýný, Gorajde’de verdi. Balkan topraklarýnda bereketi paylaþmaya devam eden konvoy, iftar sofrasýný, Gorajde’ye Kayserililer tarafýndan kazandýrýlan Kayseri Camiinin avlusunda açtý. Gorajde halký, kurulan bin 200 kiþilik iftar sofrasýný doldurdu. Ýstanbul / Yeni Asya

Eczacýlar, Afrika için kampanya baþlattý TÜRK Eczacýlar Birliði, Somali ve Kenya’daki insanî felâket dolayýsýyla bir yardým kampanyasý baþlattý. Birlikten yapýlan yazýlý açýklamada, Somali ve Kenya’da yaþanan kuraklýk dolayýsýyla baþ gösteren açlýk ve susuzluðun milyonlarca kiþiyi tehdit ettiði, binlerce insaný göçe zorladýðý ve her geçen gün artan sayýda kiþinin ölümüne sebep olduðu hatýrlatýldý. Açýklamada, birlik olarak, bu insanlýk dramý karþýsýnda Somali ve Kenya halkýna Türk Kýzýlay’ý aracýlýðýyla ilâç, mama ve su yardýmýnda bulunmak üzere kampanya baþlatma kararý alýndýðý belirtildi. Ankara / aa

8

ýrsatý kaçýrmadýnýz” parolasýyla devam eden Kur’ân kampanyamýzla ilgili çalýþmalardan bazý ilginç anekdotlar: Sebahattin Yaþar (Þanlýurfa): Gündemimiz gazetemizin verdiði Kur’ân-ý Kerim. Eþimle birlikte yazarý olduðumuz gazetemizin bu adýmýný desteklememiz gerekir diye düþündük. Tabiî önce yakýndan baþlamak üzere telefonla abone çalýþmasýna baþladýk. (Ortaya çýkan sonuçtan sonra anladýk ki, insanlarýn evlerine gitsek, iþ yerlerine gitsek, konuþsak, meselemizi anlatsak, dertleþsek kim bilir hem dâvâmýz, hem dâvamýzýn ürünleri olan gazetemiz, dergilerimiz nerelere ulaþacak.) Telefonla abone çalýþmasýna önce, zaman zaman gazetesini kesen kayýnbiraderden baþladýk. Kendisini ve bir iþ arkadaþýný hemen yazdýrdý. Ýþ arkadaþý sonra bana telefonla dönerek, baþka bir þehirde olan annesine de Ramazan ayýnda bir Kur’ân hediyesi yapmak istediðini söyledi. Sonra sitemizdeki komþularýmýzý yine telefonla bilgilendirelim istedik. Rabbimize þükür ki, ayný zamanda sohbet arkadaþlarýmýz da olan aðabey ve kardeþ pozisyonundaki komþularýmýzdan dördü daha abone oldular. Sonra site müteahhidimiz diyeceðim, ama soðuk kaçtýðý için kardeþim diyeceðim Murat kardeþime durumu açtým. Güçlü mâneviyatýný her zaman takdir ettiðimiz Murat Bey, ‘Sizden gelen teklife hayýr denilmez’ diyerek, bizi bir kere daha sorumlu yaþamaya sevk etti. Yine yakýn çevremiz diyebileceðimiz arkadaþlarýmýza, dostlarýmýza sadece birkaç cümlelik bir bilgilendirme ile üç abone daha yaptýk. Böylece yaklaþýk bir saatlik bir çalýþma ile—tabiî o bir saatin arkasýnda bir uzun zaman dilimini içine alan bir güven oluþumu söz konusudur—11 tane abone yapýlmýþ oldu.  Mehmet Çalýþkan (Yalova): Ýbrahim kardeþimizin, abone çalýþmasý yapma teklifine karþý kayýtsýz kalmayýp, birlikte çalýþmaya baþladýk. Yakýndan tanýdýðý arkadaþýndan baþlama teklifini olumlu karþýlayýp, iþyerine gittik. O sýrada dýþarýda olan iþyeri sahibi-

“F

nin eþi iþyerindeydi. “Kendisi yok, o halde hanýmýna not býrakýp çýkalým” düþüncesiyle dükkâna girdik. Hanýmefendi, kardeþimizin mesai arkadaþý olmasý hasebiyle, konuyu açan kardeþimiz, elinde nümune olan muhteþem Kur’ân-ý Kerim’i gösterdi. Hanýmefendinin bir çocuðu, Kur’ân kursuna gidiyormuþ. Hocasýndan bilgisayar hatlý Kur’ân istemiþ. Zaten ihtiyacý olan bayan, hemen abone yapýlmasýný istedi, hatta parasýný da peþin verdi. Tanýdýk olan her iþyerinde olumlu karþýlanýp, abone yaparak ayrýlýyorduk. Bir ara ben, “Ýleride bir tanýdýk var, ama bu iþlerle iþi olmaz, konuyu açarsak bizi kýrar, hem de aleyhimizde konuþur” dedim. Ýbrahim kardeþ, ilginç bir teklifte bulundu: “Dediðin yere ben yalnýz gideyim, kendisi bilir, biz teblið edelim” dedi. “O zaman sen yalnýz git, ben gelmeyeyim” diye konuþurken, bahse konu kiþinin dükkânýnýn önüne geldik. Selâmlaþtýktan sonra, bizi dükkânýna dâvet etti. Hem dinlenmek, hem de konuyu açmak için dâvetine icabet ettik. Bize soðuk su ikram etti. Sýcaðýn verdiði sýkýntýya karþý su çok iyi gelmiþti. Artýk sebeb-i ziyaretimizi anlatmak zorunda kaldým. Ýçimden “Bu teklifimizi geri çevirecek, ama bari makul bahane ile bizi yolcu etse” diye düþünürken, bizi þaþýrtan bir ifadeyle “Gerçi ben böyle þeylere uzak biriyim. Ancak Kur’ân gibi bir kitabý alýp, birilerine hediye etmek benim için önemlidir” diyerek, parasýný da peþin verip, abone oldu. Buradan aldýðýmýz þevkle, 38 derecelik sýcaða aldýrmadan, çalýþmamýza devam ettik. Bu hýzla 11 abone yaptýk. 7-8 kiþinin iþyerinde olmamasýný da hesaba katarsak—inþâallah onlarý da abone yapacaðýz—az bir çalýþmanýn ne kadar getirisi olduðunu gördük.  Atilla Yýlmaz (Kahramanmaraþ): Kahramanmaraþ’ýn en büyük ve en kalabalýk caddesinde açýlan standda abone kampanyasý yürütülüyor. El ilânlarý daðýtýmýyla desteklenen kampanyada yüzde yüzlük bir tiraj artýþý yakaladýk ve abone çalýþmalarý bundan sonra da aralýksýz devam edecek.


4

HABER

8 AÐUSTOS 2011 PAZARTESÝ

Y

Davutoðlu, Suriye’ye gidiyor cakir@yeniasya.com.tr

Generalin maaþý, iþsizin çenesini yorar! arþý karþýya kaldýðýmýz problemleri temelden ve esastan çözmedikten sonra; hak, hukuk adalet ve hakkaniyet yolunda kolay ilerleyemeyiz. Oysa hepimiz biliyoruz ki ‘mülk’ün temeli adalettir. Adaletin hüküm sürmediði bir ‘mülk’te; birlik, dirlik, beraberlik, huzur, kalkýnma, güvenlik velhasýl ‘iyi’likle hatýrlanan þeyler olur mu? “Zenginin malý, züðürdün çenesini yorar” misali, son günlerde generallerin aldýðý maaþlar ve emekli ikramiyeleri konuþuluyor. Aslýnda buna ‘konuþmak’ demek bile zor. Çünkü konuþmak için gerekli olan bilgilere açýk ve þeffaf bir zeminde ulaþmak mümkün deðil. Daha çok ‘merak etme, sorma, cevap bekleme’ diye isimlendirebiliriz. Düþünün, 2011 yýlýnýn yarýsýný da geride býraktýk ve generallerin ne kadar maaþ aldýðýný net olarak bilemiyoruz. Valilerin, yüksek bürokratlarýn, bakanlarýn ve yardýmcýlarýnýn, bilumum profesörlerin, iþçinin, emeklinin, öðretmenin, polisin, aklýmýza gelen ve gelmeyen pek çok meslek sahibinin aldýðý maaþý bilme imkânýnýz var, fakat generallerin aldýðý maaþý bilme imkânýnýz yok! Niye? Belki “güvenlik” denilecek, ama bu hem inandýrýcý olmaz hem de vatandaþý ikna etmez. Yanlýþ anlaþýlmasýn, hiç kimsenin ‘alýn teri’yle kazandýðý parada, mevkide, makamda gözümüz yok ve olamaz. Hak ederek kazanan herkese Allah daha çok ve bereketli versin. Generaller ve maaþlarý açýklanmayan diðer kamu görevlileri belki de hak ettiklerinden daha az alýyorlardýr. Bunun ölçüsü de elbette bizim elimizde deðil. Bilsek ne yaparýz? En fazla “Niçin bu kadar az ya da çok alýyorlar” diye Türkiye’yi idare edenlere soru sorarýz. Zaten elimizden baþka bir þey de gelmez. Gizlilik sürdükçe ‘þehir efsaneleri’ ve ‘dedikodu gazeteleri’ tiraj yapar ki bu ‘gizlilik’ kararýný alanlar açýsýndan daha zararlýdýr. Son günlerde merak edilen ve tartýþýlan bir konu da, emekli olan generallerin 600 bin TL gibi yüksek bir miktarda (eski para ile altýyüz milyar) emekli ikramiyesi alabildiði yönündeki iddia. (Konu ile ilgili haberler için bakýnýz: Zaman, Yeni Þafak ve Taraf, 6 Aðustos 2011) Tabiî ki devlet emekli olan bir memuruna meselâ 70 bin TL emekli ikramiyesi verirken generallerine 600 bin TL veriyor. Aradaki fark, yine bir ‘darbe’ uygulamasýna dayanýyor. 1960 darbesi sonrasý kurulan Ordu Yardýmlaþma Kurumu (OYAK), ‘üye’leri olan generallere 600 bin TL gibi bir emekli ikramiyesi verebiliyormuþ. “E ne var bunda? Kurmuþlar OYAK’ý verirler. Kime ne? O para devletin kasasýndan çýkmýyor ki?” dememek lâzým. Ýlk bakýþta o para devletin kasasýndan çýkmýyor gibi görünse de iþin aslý öyle deðil. Çünkü OYAK’a uygulanan ekonomik ayrýcýlýklar var ve bu ayrýcalýklar sonucu bu ikramiyeler ödenebiliyor. Dolayýsýyla bu paralarýn da devletin kasasýndan çýktýðý söylenebilir. Dünyadaki adil, þeffaf ve demokrat olan hiçbir ülkede var olmayan bir uygulamayla karþý karþýyayýz. Silâhlý Kuvvetler, OYAK üzerinden bankacýlýk yapýyor. Yetmiyor, her türlü ekonomik faaliyetin içinde yerini alýyor. Burada adalet var mý? Ortada þeffaflýk olmadýðý için iþlerin nasýl yürüdüðünü bilmek de mümkün olmuyor. OYAK tahminlerin üstünde kâr ediyor da, benzer holdingler, yardýmlaþma sandýklarý niçin kâr edemiyor? Yoksa en iyi ekonomistler askerler arasýndan mý çýkýyor? Tabiî ki öyle deðil. OYAK, ayrýcalýklarla büyümüþ ve Türkiye’nin sayýlý holdingleri arasýna girmiþ durumda. Ýstanbul Milletvekili, emekli Büyükelçi Volkan Bozkýr, yazdýðý bir ‘twit’te þöyle demiþ: “Batýlý ülkelerde OYAK gibi mütevazý amaçlarla kurulup, sonra banka sahibi olan ve demir-çelik sektörünü yöneten bir kurum yoktur. OYAK’ýn bu görünümü AB Ýlerleme Raporlarýnda da konu edilmektedir.” (Zaman, 6 Aðustos 2011) Bu hamur çok su götürür. Bu sebeple kýsa kesip þunu soralým: Problem belli olduðuna göre, iktidar bu konuda nasýl bir adým atacak? Unutmayalým, ‘twit’i atan vekil de iktidar partisine mensup. O halde adil bir icraat bekliyoruz...

K

BAÞBAKAN Recep Tayyip Erdoðan, yarýn Dýþiþleri Bakaný Ahmet Davutoðlu’nu Suriye’ye göndereceðini belirterek, “Orada olan görüþmelerde mesajlarýmýz artýk kendilerine kararlý bir þekilde iletilecektir”dedi. Baþbakan Erdoðan, Birlik Vakfýnýn geleneksel iftar yemeðinde yaptýðý konuþmada, bugüne kadar birçok konuda ‘’Acaba halledebilir miyiz?’’, ‘’Acaba söylenenler yerini bulur mu?’’ diye çok sabrettiklerini söyledi. Erdoðan, þöyle devam etti: ‘’Ama artýk burada da sabrýn son anlarýna geldik ve bunun için de bu süreç içinde salý günü Dýþiþleri Bakaný’ný Suriye’ye gönderiyorum. Kendileriyle orada gerekli olan görüþmeleri yapacaklar. Bu görüþmelerde mesajlarýmýz artýk kendilerine kararlý bir þekilde iletilecektir. Bundan sonraki süreç verilecek cevaba ve uygulamaya göre þekillenecektir. Çünkü biz Suriye konusunu bir dýþ mesele olarak, bir dýþ sorun olarak görmüyoruz. Suriye meselesi bizim bir iç meselemizdir.

Çünkü bizim Suriye ile 850 kilometre sýnýrýmýz var, akrabalýk, tarih, kültür baðlarýmýz var. Dolayýsýyla burada olanlar, bitenler bizim asla seyirci kalmamýza fýrsat vermez. Tam aksine oradaki sesleri duymak zorundayýz, duyuyoruz ve tabii ki gereðini de yapmak durumundayýz.’’ ÝNSANLIK, YEKDÝÐERÝNÝN ACISINA GÖZ YUMDUKÇA... Bu yýl, ‘’dünya nimetlerine gark olmuþ ülkelerin de petro-dolar zengini, endüstri zengini ülkelerin de halklarýný mutlu edemediðini’’ vurgulayan Erdoðan, þöyle devam etti: ‘’Sarsýlmaz zannedilen ekonomiler artýk sarsýlýyor, zengin refah devletlerinde görülmemiþ felaketler yaþanýyor. Öte yandan, dünyanýn gözü önünde Afrika’da, Somali’de, Etiyopya’da, Kenya’da yaþanan yoksulluk ve trajediler ise insaný, insanlýðýndan utandýrýyor. Ýnsanlýk, yekdiðerinin acýsýna göz yumdukça, ötekinin yarasýna

GECÝKMÝÞ BÝR TABLO

YAÞ’TA 14 generalin görev sürelerinin bir yýl uzatýlmasýna yönelik eleþtiriler geldiðinin hatýrlatýlmasý üzerine Ertuðrul Günay, yargý sürecinin sonucunu beklenmesinin önemli olduðunu kaydetti. Günay, Türkiye’ye adalet vaat eden bir siyasi parti olduklarýna iþaret ederek, “Yani, yargýnýn yaptýðý her þeyi, savcýnýn yaptýðý her þeyi paylaþýyor falan deðiliz, ama onu ciddiye alýyoruz. Biz zaten 2004’ten, 2005’ten bu yana Türkiye’de demokrasiye karþý bir eylemli kalkýþma teþebbüsü olduðunu biliyoruz hepimiz.” dedi.

BAÞBAKAN Erdoðan'ýn YAÞ'ta masanýn baþýnda oturmasýnýn geçikmiþ bir tablo olduðunun altýný çizen Günay, "Gecikmiþ bir tablo. Yani söylüyorum, 82 Anayasasý'nýn, 61 Anayasasý'nýn getirdiði vesayet düzenlemelerinin tortularý bunlar. Þimdi hâlâ bu tortulardan bir ölçüde kurtulmaya çalýþýyoruz" dedi. Genelkurmay Baþkanlýðý'nýn Millî Savunma Bakanlýðý'na baðlanmasýyla ilgili olarak Baþbakan Yardýmcýsý Bekir Bozdað'ýn açýklamalarýnýn hatýrlatýlmasý üzerine Günay, 12 Eylül halk oylamasýnda halkýn bu konuda destek verdiðini ve daha fazlasýný istediðini kaydetti.

Kültür ve Turizm Bakaný Ertuðrul Günay, özel bir TV'de katýldýðý programda gündemdeki konularla ilgili deðerlendirmelerde bulundu.

Savcý, Evren’in ayaðýna niye gitti? KÜLTÜR BAKANI GÜNAY, 12 EYLÜL SORUÞTURMASINI YÜRÜTEN SAVCININ DARBECÝ KENAN EVREN'ÝN ÝFADESÝNÝ ALMAK ÝÇÝN KALDIÐI YERE GÝTMESÝNÝ ELEÞTÝREREK, "HÂLÂ ONU DA ANLAMIÞ DEÐÝLÝM YA. ADAM CEYLAN GÝBÝ GEZÝYOR. ONUN NÝYE AYAÐINA GÝTTÝ?" DEDÝ. KÜLTÜR ve Turizm Bakaný Ertuðrul Günay, 12 Eylül soruþturmasýný yürüten savcýnýn darbeci Kenan Evren’in ifadesini almak için kaldýðý yere gitmesini eleþtirerek, “Kenan Evren hakkýnda gidip bir savcý niye ayaðýna gitti? Hâlâ onu da anlamýþ deðilim ya. Adam ceylan gibi geziyor. Onun niye ayaðýna gitti?” dedi. Bakan Günay, TGRT Haber’de katýldýðý bir programda gündemdeki konularla ilgili deðerlendirmelerde bulundu. Bakan Günay, 1982 Anayasasý’nýn, ondan önce de 1961 Anayasasý’nýn siyaseti bir vesayet kurumu haline getirdiðini belirterek, “1961’de tekrar çeþitli biçimlerde anayasal kurumlarla birlikte ordu siyasete çok dahil olmuþ, memleketi koruyup kollayan, iþte arada bir sivilleri, bunu söyleyen yüksek rütbeli arkadaþlarýmý biliyorum ben, arada sýrada memleketi yoldan çýkaran bu sivil

irade temsilcilerine karþý memleketi rayýna sokmaya çalýþan her þeye muktedir ve her þeyi kontrol eden bir kurum haline dönüþtürülmüþ Türkiye’de Silâhlý Kuvvetler. Çünkü cumhuriyet, doðrudan doðruya cumhurdan kaynaklanan, halktan kaynaklanan ve vesayet kabul etmeyen bir sistemin adýdýr. Bizde bu Baasçý gelenek.” dedi. Türkiye’deki 1961 darbesi sonrasýný, Suriye ve Irak’taki Baasçýlýða benzeten Günay, “Yani, 50’lerde bu Arap coð rafyasýnda ne olmuþsa, iþte Nasýr’lar, Kasým’lar, hatta Saddam’lar, o süreçtir, yani el koymuþlardýr genç subaylar idareye. Bizdeki de baþka bir versiyonuydu bunun, bunun NATO’ya baðlý versiyonuydu. O süreç tasfiye ediliyor Türkiye’de. Yani, bu Baasçý gelenek tasfiye ediliyor. Tekrar Cumhuriyetçi geleneðin özüne dönüyoruz” diye konuþtu.

Gülay Hisarbeyli'nin vefatýný teessürle öðrendik. Merhumeye Cenâb-ý Hak'tan rahmet ve maðfiret diler, kederli ailesi ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz eder, taziyetlerimizi sunarýz.

Çamdibi Yeni Asya Okuyucularý

“HUKUK, DEMOKRASÝYÝ ÝÇSELLEÞTÝRMEMÝÞ” 12 EYLÜL soruþturmasýný yapan savcýnýn Kenan Evren’in ifadesini almak için kaldýðý yere gitmesini eleþtiren Bakan Günay, þunlarý kaydetti: “Kenan Evren hakkýnda gidip bir savcý niye ayaðýna gitti? Hâlâ onu da anlamýþ deðilim ya. Adam ceylan gibi geziyor. Onun niye ayaðýna gitti? O da hala yeteri kadar hukukun demokrasiyi içselleþtirmemiþ olmasýnýn kanýtlarýndan birsidir, ayaðýna gidiyor. Burada muvazzaf generale yargýlama çýkarýyor, tutuklama, yakalama çýkarýyor ama orada darbe yapmýþ generalin ayaðýna gidiyor. Hala orada bir zihinsel çöküntü, bir tortu var.”Ankara / cihan

Vizeye karþý “geri kabul” sinyali

Deðerli kardeþimiz Cihangir'in babasý, Cengiz ve Huzeyfe’nin dedesi, muhterem

Muhterem arkadaþýmýz Gökhan Þahin'in annesi

ÝLK KARGO UÇAÐI, BUGÜN MOGADÝÞU’YA GÖNDERÝLECEK Dünyanýn her ülkesine, her bölgesine artýk Türk insanýnýn merhamet elinin uzandýðýný dile getiren Erdoðan, Diyanet teþkilatýnýn, Kýzýlay’ýn, TÝKA’nýn, gönüllü sivil kuruluþlarýn, hamiyetperver milletin, yardýmlarýný bir an evvel Afrika’ya ulaþtýrmak için büyük kampanyalar baþlattýklarýný kaydetti. Erdoðan, sözlerini þöyle sürdürdü: ‘’Bizim medeniyet anlayýþýmýz daima insanlýkla dayanýþmayý gerektirir. Yarýn (bu gün) inþallah ilk kargo uçaðýmýzý Ankara’dan Mogadiþu’ya gönderiyoruz ve ardý ardýna gerek kargo uçaklar, gerek gemilerle bu süreci devam ettireceðiz. Gýdasýyla ilacýyla giyinmesiyle vesairesiyle bütün yardýmlarýmýzý inþallah ulaþtýrmaya devam edeceðiz.” Ýstanbul / aa

14 GENERALÝN DURUMU

TAZÝYE TAZÝYE

merhem olmadýkça, aradýðý iç huzuru ve mutluluðu bulamaz, bulamayacaktýr.’’

Hafýz Yaþar Karapýçak 'ýn

vefatýný teessürle öðrendik. Merhuma Cenâb-ý Hak'tan rahmet ve maðfiret diler, kederli ailesi ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz eder, taziyetlerimizi sunarýz.

Akþehir Yeni Asya Okuyucularý

AB Bakaný ve Baþmüzakereci Egemen Baðýþ, AB’nin vize serbestleþtirilmesine yönelik süreci baþlatýlmasýyla Geri Kabul Anlaþmasýnýn onaylanabileceðini söyledi. Bakan Egemen Baðýþ, konuya iliþkin soru üzerine, Türk vatandaþlarýna vizesiz seyahat saðlanmasýnýn yasa dýþý göçle mücadelede önemli bir adým olacaðýný belirtti. Baðýþ, þunlarý kaydetti: “Vize serbestleþtirilmesine yönelik sürecin AB tarafýndan baþlatýlmasýyla Türk hükümeti de yasa dýþý göçle mücadele açýsýndan büyük önem taþýyan Geri Kabul Anlaþmasýný onaylamak üzere harekete geçecektir. Ayrýca, vizesiz seyahat ile Türkiye’den her türlü fiziksel seyahatin yasal yollardan olmasý saðlanacaktýr.” Baðýþ, “AB’nin Tek Pazarýna tüm üretim faktörleriyle dahil olan bir Türkiye’nin sýnýr yönetiminde de ilerleme saðlayarak yasa dýþý göçle daha iyi mücadele edeceðini” de bildirdi. Ankara / aa

HABERLER

HSYK, 8 hakim ve savcý hakkýnda soruþturma izni verdi

 HAKÝMLER ve Savcýlar Yüksek Kurulu (HSYK), Temmuz ayýnda haklarýnda þikâyette bulunulan 8 hakim ve savcý hakkýnda soruþturma izni verdi. 65 dosya ise HSYK tarafýndan iþleme konulmadý. HSYK Hâkim ve Savcý Þikâyet Bürosu’nun Temmuz ayý faaliyet raporunda dikkat çekici bilgiler yer aldý. Rapora göre 2 bin 568 dosya Aðustos ayýna devredildi. Temmuz ayýnda toplam 339 þikâyet geldi. Hakim ve savcýlar hakkýnda yapýlan þikâyet dosyalarýndan 481’i tamamlandý. Þikâyetlerin 18’i için HSYK tarafýndan inceleme izni verildi. 8 dosya hakkýnda ise soruþturma izni çýktý. Þikâyette bulu nulan 65 hakim ve savcýnýn dosyasý iþleme konulmadý. 21 dosya hakkýnda soruþturma izni çýkmadý. Diðer dosya sayýsý 369 iken; devam eden dosya sayýsý ise 2 bin 426 oldu. HSYK 3. Dairesi, Ankara Cumhuriyet Baþsavcýlýðý’nýn yürüttüðü Almanya’daki Deniz Feneri e.V. baðlantýlý soruþturma kapsamýnda tutuklanan Zahid Akman ve Zekeriya Karaman’ýn avukatýnýn soruþturmayý yürüten savcýlar hakkýnda yaptýðý þikâyet üzerine konuyla ilgili 2 müfettiþ görevlendirmiþti. Ankara / cihan

Genç nüfusu eðitemezsek koz deðil, problem olur

TBMM Baþkanvekili Mehmet Saðlam, ‘’Biz bu genç nüfusu dünya gençleriyle rekabet edecek þekilde yetiþtirmez ve eðitemezsek, bu nüfus bizim için bir koz olmaktan çýkar ve bir problem olmaya dönüþür’’ dedi. Saðlam, AKP Elbistan Ýlçe Gençlik Kollarý Genel Kurulundaki konuþmasýnda, iktidarlarýnda eðitimle birlikte gençlere büyük yatýrým yapýldýðýný belirtti. Türkiye’nin medeni dünyada en genç nüfusa sahip ülkelerden biri olduðunu ifade eden Saðlam, þöyle konuþtu: ‘’Üyesi olmaya baþvurduðumuz Avrupa Topluluðunun en genç nüfusuna Türkiye Cumhuriyeti sahip. Bu genç nüfusu çaðýn bilgi ve becerileriyle donatabildiðimiz takdirde, bizim dünya rekabeti karþýsýnda en büyük kozumuz olacaktýr, ama biz bu genç nüfusu dünya gençleriyle rekabet edecek þekilde yetiþtiremez ve eðitemezsek bu nüfus bizim için bir koz olmaktan çýkar ve bir problem olmaya dönüþür. Þimdi bunu aklýnda tutan bu iktidar, 9 yýldýr, 2004 yýldan beri ilk defa en büyük bütçeyi Millî Eðitim Bakanlýðýna vermiþtir. Bu iktidar gençleri yetiþtirme bilinci içerisinde ilk defa bütün illerimize devlet üniversiteleri kurmuþtur. Ýlâve olarak vakýf üniversiteleriyle bugün 185 üniversitemiz eðitim ve öðretim görmektedir. Giderek ilçelerimize meslek yüksekokullarý açýlmaktadýr. Bugüne kadarki iktidarlara baktýðýmýzda, Millî Eðitim Bakanlýðýna, Türkiye’nin eðitimine, gerek okullarýyla gerek yurtlarýyla gerekse üniversiteleriyle, üniversite ve öðrencilerine yaptýðý yurtlarla, Türkiye’nin geleceði olan konuyu çok ciddî bir þekilde ele almýþtýr. Ýnþallah bunun meyvelerini çok yakýn zamanda göreceðimizden eminim.’’ Elbistan / aa

Sýcaklar önce artacak, sonra düþecek

HAVA sýcaklýðý yeni haftanýn ilk günlerinde 2-4 derece artacak, ancak hafta ortasýndan sonra yaðýþla birlikte tekrar azalacak. Devlet Meteoroloji Ýþleri Genel Müdürlüðü’nden yapýlan yazýlý açýklamada, haftalýk meteorolojik deðerlendirmelere yer verildi. Buna göre, hafta ortasýna kadar Doðu Karadeniz kýyýlarý (Giresun, Trabzon, Rize, Artvin-Hopa) ile Doðu Anadolu’nun kuzeydoðusunda (Kars, Arda han, Aðrý, Iðdýr ve Erzurum’un kuzey çevre ilçeleri), aralýklarla saðanak ve gök gürültülü saðanak yaðýþ geçiþleri ekleniyor. Hava sýcaklýðý yeni haftanýn ilk üç gününde iç bölgelerde 2-4 derece artacak, diðer yerlerde önemli bir deðiþiklik olmayacak. Hafta ortasýndan sonra kuvvetli rüzgârla birlikte Karadeniz’den nem taþýnmasý sonucu kuzey kesimlerde yaðýþ geçiþlerinin görüleceði tahmin ediliyor. Yaðýþ ve özellikle ‘’kuvvetli kuzeyli rüzgâr’’ dolayýsýyla, hava sýcaklýðýnýn Perþembe günü Marmara, Ege, Batý Karadeniz ile Ýç Anadolu’nun kuzeybatýsýnda, Cuma günü ise Karadeniz, Ýç Anadolu, Ýç Ege, Akdeniz’in iç kesimleri ve Doðu Anadolu’nun kuzeyinde hissedilir derecede (5-8 derece) azalmasý bekleniyor. Hafta sonunda, 13 Aðustos Cumartesi ve 14 Aðustos Pazar günleri Karadeniz bölgesi baþta olmak üzere kuzey kesimlerde yaðýþlarýn aralýklarla devam edeceði tahmin ediliyor. Ankara / aa

Taziye Av. Sedat Marmaralý Aðabeyimizin ablasý, Av. Emre Marmaralý ve Av. Ömer Marmaralý’nýn halasý

Esin Yýrcalý

’nýn

vefatýný teessürle öðrendik. Merhumeye Cenâb-ý Allah'tan rahmet ve maðfiret diler, kederli ailesi ve yakýnlarýna baþsaðlýðý diler, taziyetlerimizi sunarýz. Not: Merhumun cenaze namazý bugün, Balýkesir Paþa Camiinde öðle namazý sonrasý kýlýnacaktýr.

Enver Tezer Mehmet Ali Özgürden Ali Fuat Alatürk


HABER

Y

8 AÐUSTOS 2011 PAZARTESÝ

5

Þu ithalat olmasaydý receptasci@yeniasya.com.tr

Temmuz ayý ihracat rakamlarý açýklandý ya... Manþetler ve övgüler hazýr: “Ýhracat dolu dizgin, rekora koþuyor” Ne iyi. Kasamýz dövizle dolacak. Yalnýz küçük (!) bir sorun var. Ýhracat rekor kýrdýkça döviz gelirimiz artmýyor, aksine azalýyor. Acayip. Bu nasýl iþ? Çünkü ihracat ithalata baðýmlý. Ýthalat olmadan ihracat yapamýyoruz. Ýthalat da bedava deðil. Döviz harcýyoruz. Hem de ihracattan saðlanan dövizden daha fazla. Dolayýsýyla dýþ ticaret açýðýmýz büyüyor. Hani eski bir bakanýn ünlü bir sözü vardýr: “Þu okullar olmasaydý millî eðitimi ne güzel idare ederdim”. Bunu konumuza uyarlarsak, “Þu ithalat

olmasaydý dýþ ticaretimiz ne iyi olurdu” diyebiliriz. Þimdi rakamlara geçelim. Temmuz ayýnda ihracat geçen yýlýn ayný ayýna göre yüzde 23,02 artýþla 11 milyar 538 milyon dolar olmuþ. Yýlýn ilk 7 ayýnda ise yüzde 20,5 artýþla 77 milyar dolarý geçmiþ. Son 12 aylýk dönemde ise toplam 126,7 milyar dolarlýk ihracat gerçekleþtirilmiþ. Artýþ yüzde 15,6. Avrupa’nýn borç krizi ile boðuþtuðu bir konjonktürde bu artýþ takdire deðer. Zira ihracatýmýzýn yaklaþýk yarýsý bu ülkelere yapýlýyor. Ýthalata gelince Temmuz ayý rakamlarý henüz yayýnlanmadý. O yüzden Ocak-Haziran dönemini baz alalým. Bu 6 aylýk dönemde ithalat 119 milyar dolarý aþmýþ. Artýþ yüzde 43,4. Ayný dönemde ihracat ise 65,6 milyar dolarda kalmýþ. Artýþ yüzdesi 19,9. Ýthalat ve ihracat artýþlarýný mukayese edince tedirgin olmamak mümkün deðil. Ýhracatýn ithalatý karþýlama oraný giderek düþüyor. Neredeyse yüz liralýk ithalata karþýlýk

ancak 50 liralýk ihracat yapabiliyoruz. Belimizi büken enerji ithalatý. Haziran ayýnda enerji ithalatý geçen yýlýn ayný ayýna göre yüzde 37,3 artýþla 4,28 milyar dolar olurken yýlýn 5 ayýnda ise yüzde 41 artarken 24,83 milyar dolarý buldu. Enerjinin ardýndan en yüksek ithalatý 2,82 milyar dolar ile kazanlar, makine ve cihazlar, aletler ve bunlarýn aksam ve parçalarý, 1,76 milyar dolar ile demir çelik, 1,7 milyar dolar ile motorlu kara taþýtlarý izledi. Görüldüðü üzere ithalatýmýzýn büyük bir kýsmýný enerjinin yaný sýra yatýrým malý ve ara malý teþkil ediyor. Bunlar ihracat için gerekli girdiler. Bu sebeple ihracat arttýkça ithalat faturamýz kabarýyor. Bir de olayýn finansman cephesine bakalým. Çark nasýl dönüyor. Borçla. Þirketlerin döviz pozisyon açýðý bir yýlda yüzde 35,4 arttý. Bu yýlýn ilk 3 ayý itibariyle 83 milyar 12 milyon dolara gerileyen þirketlerin döviz varlýklarýna karþýn döviz yükümlülükleri 194 milyar 784 milyon dolara ulaþtý. Bankacýlýk kesimi dýþýndaki þirketlerin kur riski 111 milyar 772 milyon dolara çýktý. Bu tablo kaygý verici. Nitekim Merkez Bankasý Baþkaný Erdem

Baþçý, döviz açýk pozisyonu olan þirketlerin kurlardaki dalgalanmaya karþý daha dayanýksýz olduðunu belirterek, “Açýk pozisyonlarý azaltmak iyi bir þey” demiþti. Bu yazýyý Perþembe günü kaleme alýyorum. TV ekranýndan son dakika haberleri geçiyor. Merkez Bankasý’nýn sürpriz bir karar aldýðýný duyuruyor. Merkez Bankasý Para Politikasý Kurulu, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranýný yüzde 6,25’ten yüzde 5,75’e düþürmüþ. Kararýn piyasalara yansýmasýný ilgiyle izliyorum. Döviz, borsa, altýn, faiz hareketleniyor. Dolar 1,74’ü test etti. Borsa 60 binin altýna düþtü. Cumhuriyet altýný 609 lira ile yeni rekor kýrdý. Faiz yüzde 8,5’in altýna geriledi. Piyasalar böyle sarsýlarak kapandý. Umarým istikrara kavuþuruz. Þöyle baðlayalým: Parasal tedbirlerin ekonomiyi rayýna oturtmaya yetmediði, köklü yapýsal reformlara da ihtiyaç duyulduðu hususunun altýný bir kez daha çizelim.

Polise taþlý sopalý saldýrý

ADANA’DA, hakkýnda yakalama kararý bulunan zanlýyý gözaltýna almaya giden polis ekipleri, taþlý ve sopalý saldýrýya uðradý. Alýnan bilgiye göre, Asayiþ Þube Müdürlüðü Aranan Þahýslar Büro Amirliði ekipleri, hýrsýzlýk suçundan hakkýnda yakalama kararý çýkarýlan Kerem Y’nin merkez Yüreðir ilçesi Güzelevler Mahallesi 1925. Sokak’ta saklandýðýný belirledi. Söz konusu adrese operasyon düzenleyen ekipler, zanlýyý gözaltýna aldýklarý sýrada, zanlýnýn yakýnlarý olduðu iddia edilen grubun taþlý ve sopalý saldýrýsýna uðradý. Polislerin telsizden yardým istemesi üzerine bölgeye çok sayýda takviye ekip gönderildi. Yaralanan komiser Zeki Miraç Fýndýklý, polis memurlarý Yýlmaz Kürkçü, Fevzi Pýnarbaþý, Nevzat Arslan, Fatih Köksoy, Murat Altýnköklü ve Mahmut Yýlmaz, Adana Devlet Hastanesine kaldýrýldý. Buradaki müdahalenin ardýndan Çukurova Üniversitesi Týp Fakültesi Balcalý Hastanesine sevk edilen Aranan Þahýslar Büro Amiri Komiser Zeki Miraç Fýndýklý’nýn baþýndan aðýr darbe aldýðý, durumunun ciddi olduðu öðrenildi. Komiser Fýndýklý’ya saldýrdýðý belirtilen zanlýnýn aðabeyi Abdulkadir Y’nin de aralarýnda bulunduðu 4 kiþinin gözaltýna alýndýðý bildirildi. Adana / aa

Afete karþý mobil paylaþým

ULAÞTIRMA Bakanlýðý, Türkiye’yi afet olaylarýna karþý mobil operatörlere bölüþtürdü. Turkcell Kurumsal Ýletiþim ve Ýliþkilerden Sorumlu Genel Müdür Yardýmcýsý Koray Öztürkler, basýn mensuplarý ile yaptýðý sohbet toplantýsýnda, Turkcell, Türkiye nüfusunun yüzde 74’ünü kapsayan ve içinde Ýstanbul, Ankara ve Ýzmir’in de bulunduðu 47 ilden sorumlu olacak’’ dedi. En çok ilin Turkcell’e verilmesinden dolayý gurur duyduklarýný ifade eden Öztürkler, þunlarý kaydetti: ‘’Ulaþtýrma Bakanlýðý acil durum aramalarý için mobil operatörlere yükümlülük getirdi, en büyük sorumluluðu ise Turkcell’e verdi. Sel, deprem, çýð gibi afetler ile kaza durumlarýnda kapsamanýn olmadýðý bölgelerde acil aramalarýn sorunsuz ve gecikmesiz yapýlabilmesi için operatörlere mobil baz istasyonlarý ile haberleþmeye destek olma yükümlülüðü getirildi. Bu çerçevede Turkcell, Türkiye nüfusunun yüzde 74’ünü kapsayan ve içinde Ýstanbul, Ankara ve Ýzmir’in de bulunduðu 47 ilden sorumlu olacak. Ulaþtýrma Bakanlýðý’nýn koordinasyonunda yapýlan çalýþmada Türkiye 25 bölgeye ayrýldý. 47 ili içine alan 16 bölgenin sorumluluðu ise Turkcell’e verildi. Mevcut altyapý gücümüz ve 100’e varan mobil baz istasyonu sayýmýzla bu sorumluluðu en iyi þekilde yerine getireceðiz.’’ Ankara / aa

AB Bakanlýðý yardým kampanyasý baþlattý

AVRUPA Birliði Bakanlýðý, Somali ve Afrika’nýn diðer ülkelerinde açlýkla karþý karþýya olanlar için Bakanlýk içinde yardým kampanyasý baþlattý. AB Bakaný ve Baþmüzakereci Egemen Baðýþ, bakanlýk personeline gönderdiði mesajda, baþta Somali olmak üzere Afrika Boynuzundaki kardeþ halklarýn büyük bir açlýk ve sefaletle yüzleþtiðine dikkati çekerek, son 60 yýlýn en büyük kuraklýðýný yaþayan bölgede yaklaþýk 40 milyon insanýn kronik açlýk tehlikesiyle karþý karþýya olduðunu kaydetti. Baðýþ, devlet ve milletçe Somali ve Afrika halkýna yardým eli uzatmak için seferber olduklarýný kaydeden Baðýþ, Avrupa Birliði Bakanlýðý olarak kendilerinin de bu seferberliðe katkýsý olmasý gerektiðini belirtti. Avrupa Birliði Bakanlýðý ve Kýzýlay iþbirliði ile bir yardým kampanyasý baþlattýklarýný, bu kampanyanýn sadece AB Bakanlýðýný kapsayacaðýný aktaran Baðýþ, Bakanlýk içerisinde toplanan yardýmlarýn 16 Aðustos 2011 tarihinde Bilkent Otel’de eþi Beyhan Baðýþ ile birlikte çalýþma arkadaþlarý onuruna tertipledikleri iftar davetinde Kýzýlay’a takdim edileceðini bildirdi. Bakan Baðýþ, mesajýnda ayrýca duyarlýlýklarýndan dolayý bütün Bakanlýk personeline ayrý ayrý teþekkür etti. Ankara / aa

Hizan Kaymakamlýðý konutuna, terör örgütü PKK mensuplarý roketli ve uzun namlulu silâhlarla saldýrdý. Saldýrý sonucunda konut önünde nöbet tutan polis memuru Yasin Horbek þehit oldu, polis memuru Erdem Orhan ise yaralandý. Yaralý polis memuru Bitlis Devlet Hastanesinde tedavi altýna alýndý.

Terörün hedefi polis BÝTLÝS’ÝN HÝZAN ÝLE HAKKÂRÝ’NÝN ÇUKURCA ÝLÇELERÝNDE DÜZENLENEN TERÖR SALDIRILARINDA BÝR POLÝS MEMURU ÞEHÝT OLDU, 5’Ý DE YARALANDI. HAKKÂRÝ’NÝN Çukurca ilçesinde bir polis aracýnýn geçiþi sýrasýnda meydana gelen patlamada, 1’i aðýr 3 polis memuru yaralandý. Alýnan bilgiye göre, Cumhuriyet Mahallesi’ndeki Çukurca Lisesi yakýnlarýnda devriye görevi yapan Çukurca Emniyet Amirliði’ne baðlý polis aracýnýn geçiþi sýrasýnda þiddetli bir patlama meydana geldi. Mayýn patlamasý sonucu kalbi duran, ismi henüz öðrenilemeyen polis memurunun, saðlýk ekiplerinin müdahalesiyle yeniden hayata döndürüldüðü bildirildi. Hakkâri Valisi Muammer Türker, yaptýðý açýklamada, patlamanýn etkisiyle bir polis memurumuzun olay yerinde kalbi durdu. Çukurca Saðlýk Evine getirilen polis memuru, müdahaleyle tekrar hayata döndürüldü. Mayýn patlamasý sonucu biri aðýr olmak üzere 4 polis memuru yaralandý’’ dedi. Çukurca’dan askeri helikopterle alýnan yaralý polis

memurlarý, Hakkâri Devlet Hastanesinde tedavi altýna alýndý. KAYMAKAMLIK KONUTUNA SALDIRI: 1 ÞEHÝT, 1 YARALI Öte yandan Bitlis’in Hizan ilçesindeki Hizan Kaymakamlýðý konutuna, terör örgütü PKK mensuplarý roketli ve uzun namlulu silâhlarla saldýrdý. Saldýrý sonucunda bir polis memuru þehit oldu, bir polis memuru yaralandý. Alýnan bilgiye göre, önceki gün saat 23.00 sýralarýnda, Hizan Ýlçe Kaymakamý Mustafa Adil Tekeli’nin konutuna, terör örgütü PKK mensuplarý tarafýndan, roketatar ve uzun namlulu silâhlarla saldýrý düzenlendi. Saldýrý sonucunda konut önünde nöbet tutan bir polis memuru þehit oldu, bir polis memuru yaralandý. Bitlis Valisi Nurettin Yýlmaz, saldýrýda Hizan Ýlçe Emniyet Müdürlüðünde görevli, Kahramanmaraþ’ýn Andýrýn ilçe nüfusuna kayýtlý, polis memuru Yasin Hörbek’in þehit düþtüðünü

söyledi. Kars’ýn Kaðýzman nüfusuna kayýtlý olan polis memuru Erdem Orhan’ýn ise olayda yaralandýðýný bildiren Vali Yýlmaz, yaralýnýn Hizan Devlet Hastanesinden helikopterle Bitlis Devlet Hastanesine getirildiðini ve burada ameliyata alýndýðýný kaydetti. Vali Yýlmaz, öte yandan Hizan Ýlçe Kaymakamlýðýnýn karþýsýnda bulunan Hizan Askerlik Þubesinde görevli bir askerin de olayda hafif þekilde yaralandýðý, yaralý askerin Bitlis Devlet Hastanesinde tedavi altýna alýndýðýný açýkladý. Hizan Ýlçe Kaymakamý Mustafa Adil Tekeli de yaptýðý açýklamada, konutuna saldýrý düzenlendiðini, saðlýk durumunun iyi olduðunu ifade etti. Hastaneye gelen Bitlis Vali Yardýmcýlarý Süleyman Çelebi ve Ýsmail Ayhan Tavlý yaralýlarýn durumu hakkýnda bilgi aldý. Ýlçeye giriþ ve çýkýþlarýn yasaklandýðý ve ilçe genelinde geniþ güvenlik tedbirlerinin alýndýðý gözlendi. Öte yandan ilçeye takviye olarak güvenlik kuvvetleri sevk edildi. Hakkâri - Hizan / aa

ÞEHÝT POLÝSÝN BABA EVÝNDE YAS

Kahramanmaraþ’ýn Andýrýn ilçesi Tufanpaþa Mahallesi’nde yaþayan þehit polis memurunun baba evine acýlý haberi, Andýrýn Ýlçe Emniyet Amiri Gökhan Dedebaðý verdi.BabaNuhHöbek(saðda)acýhaberüzerinegözyaþlarýnaboðuldu.

BÝTLÝS’ÝN Hizan ilçesinde Kaymakamlýk konutuna teröristlerin açtýðý ateþ sýrasýnda þehit olan polis memuru Yasin Höbek’in baba evinde yas var. Kahramanmaraþ’ýn Andýrýn ilçesi Tufanpaþa Mahallesi’nde yaþayan þehit polis memurunun baba evine acýlý haberi, Andýrýn Ýlçe Emniyet Amiri Gökhan Dedebaðý verdi. Baba Nuh Höbek ile anne Gülten Höbek sinir krizleri geçirdi. Bu sýrada evde baygýnlýk geçiren þehidin kýz kardeþi Yasemin Höbek, eve

gelen 112 Acil Yardým ekiplerinin ilk müdahalesinin ardýndan durumunun aðýrlaþmasý üzerine Andýrýn Devlet Hastanesinde tedavi altýna alýndý. Andýrýn ilçe merkezinde Tornacýlýk yapan baba Nuh Höbek’in evinin önüne akrabalarýnca Türk Bayraðý asýldý. 3 kardeþ olduklarý öðrenilen þehit polis memuru Yasin Höbek’in 4 yýldýr polis memurluðu yaptýðý, evli ve 2 yaþýnda Emre adýnda bir çocuk sahibi olduðu öðrenildi. Kahramanmaraþ / aa

cevher@yeniasya.com.tr

YAÞ sonrasý üksek Askerî Þûra kararlarý üzerinde bir dizi yorum yapýlýyor. Neticede “görüntü”nün gölgesinde kalanlar, açýklanan “YAÞ kararlarý”na dair “her þey eski tas eski hamam yani ‘görüntülü demokrasi” yorumlarýna haklýlýk kazandýrýyor... “Fotoðraf”ýn kurtarmadýðý, “kriz”in bir nevi dondurulduðu; istifa eden komutanlarýn “talepleri”nin yerine getirildiði görülmekte. Öncelikle “kritik YAÞ’ta askerlerin istediklerini elde ettikleri”, baþtan beri hükûmetin “emekli edeceði” havasý pompalanan, hatta “komutanlarýn istifa sebebi” diye lanse edilen “Balyoz davasý” tutuklusu on dört generalin bir yýl temdit (uzatma) almasýyla açýða çýkmakta. Bir diðer husus, Balyoz kapsamýnda tutuklu bulunan komutanlarýn tamamýnýn Ýstanbul ve Ankara’da “karargâh görevleri”ne “komutan yardýmcýsý” olarak atanmalarý. Sýrf bunun için Hava Kuvvetleri Komutanlýðý ile Deniz Kuvvetleri Komutanlýðýna tarihinde ilk kez “komutan yardýmcýsý” kadrosunun ihdas edilmesi…

Y

“TEÂMÜLLER”E AYKIRI OLARAK… Bunun için, teâmüllere aykýrý olarak uzun yýllardýr uygulanmayan, saðlýk ve hiyerarþik sýkýntýlarý aþmak için kullanýlan “torba kadro” formülünün bu kez yargý alanýnda devreye sokulmasý. TSK’da örneðine rastlanmayan “YAÞ üyeliði”nin “tutuklu bir komutana verilmesi.” Keza YAÞ’ta baþka “beklenenler” de olmadý. “Erzincan dâvâsý”nda yargýlanan, generallikteki bekleme süresi bu yýl doldurarak emekli olan, Erzincan’daki “Ergenekon dâvâsý”nýn bir numaralý sanýðý, EDOK (Kara Kuvvetleri Eðitim ve Doktrin Komutanlýðý) Komutaný Org. Saldýray Berk’in yerine, YAÞ’a günler kala “internet andýcý” soruþturmasý kapsamýnda savcýnýn yakalanma isteminde bulunduðu Ege Ordu Komutaný Hüseyin Nusret Taþdeler atandý. Yine hakkýnda tutuklama istemi bulunan “internet andýcý”nýn bir diðer sanýðý Genelkurmay Ýstihbarat Baþkaný Korgeneral Ýsmail Hakký Pekin Kara Kuvvetleri Komutanlýðýnda bir yýl temdit aldý. “YAÞ kararlarý”ndaki garabetler, bunlarla da kalmýyor. Medyada “önü kesileceði” iddia edilen, bir karþýlamada Cumhurbaþkaný Gül’ün eþi Hayrünnisa Gül’ün elini sýkmayan Genelkurmay 2. Baþkaný Org. Aslan Güner’in Harp Akademileri Komutanlýðý’na getirilmesi, bunun bir diðer örneði… “YAÞ kararlarý”nda esas çarpýcý geliþmenýn, Jandarma Genel Komutanlýðýna Bekir Kalyoncu’nun atanmasý olduðu belirtiliyor. “GÖRÜNTÜ”NÜN BÝR DÝÐER YANI… Ýki yýl önce, dönemin 7. Kolordu Komutaný Kalyoncu’nun Terörle Mücadele Þubesi eski Baþkanvekili ve Ergenekon tutuklusu Ýbrahim Þahin’i “100 kiþilik bir tim kurmakla görevlendirdiðinin,” Þahin’e ait ifadelerde yer aldýðýný belirten Nazlý Ilýcak, “Bekir Kalyoncu esrarý” baþlýklý bir yazýsýnda Ilýcak, Ergenekon davasý kapsamýnda yargýlanan Ýbrahim Þahin ile Kalyoncu arasýnda bir “iletiþim” olduðunu ileri sürmüþ, Perinçek’in “Karargâh evleri”yle iliþkisi olduðunu yazmýþtý. (Sabah, 15.1.2009) Ilýcak geçen yýlki YAÞ sýrasýnda da “Sorun nereden kaynaklanýyor?” baþlýklý yazýsýnda söz konusu çarpýcý iddialarýný tekrarlamýþ; Org. Kalyoncu’nun 9 Temmuz 2008’de, Genelkurmay Baþkanlýðý’na Savcý Zekeriya Öz’ün bildirdiði dört generalden biri olduðunu belirtmiþ, Genelkurmay Baþkanlýðý’nýn, savcýlýðýn talebini karþýlayýp karþýlamadýðýný sormuþtu... (Sabah, 9.8.2010) Ayrýca Kalyoncu’nun Diyarbakýr’da Kolordu Komutaný iken baþörtülü þehit âilelerine soðuk davrandýðý, yemeðine katýlmadýðý, bu amaçla nizamiyeye asker koyup tesbit yaptýrdýðý, o dönemde kulislerde konuþulmuþtu. Ýlginç olan, Ilýcak’ýn dikkat çektiði “Ýki yýl sonra Kalyoncu en kýdemli orgeneral olacaðý için Kara Kuvvetleri’ne, oradan da Genelkurmay Baþkanlýðý’na atanabileceði” ihbarýnýn gerçekleþiyor olmasý ve gidiþâta göre 2015’te Genelkurmay Baþkanlýðý için en baþta gelen aday isimler olmasý… Ýþte YAÞ sonrasý ortaya çýkan tablodan birkaç “görüntü.”


6

RÖPORTAJ

8 AÐUSTOS 2011 PAZARTESÝ

Y

ðunun farkýndayým, hayatýn böyle akmadýðýný da biliyorum. Ama benim gönlümden geçen Türkiye’deki kesimlerin birbiriyle barýþ içinde kardeþçe yaþamayý öðrenmesidir.

Yeni komuta kademesinin cumhurbaþkanlýðý resepsiyonuna katýlýp katýlmayacaðý yeni dönemin iþareti olarak algýlanýyor. Sizce katýlýrlar mý? Resepsiyona gitmeyenler taraflarýný belli ederler. Önümüzdeki dönemde de onlarýn tasfiyesi için uðraþýrýz. Resepsiyona gitmemek edepsizliktir. Burasý kimsenin babasýnýn çiftliði deðildir. Karþýlarýnda baþkomutan olan Cumhurbaþkaný Gül var. Bu memlekette baþkomutana saygýsýzlýk edecek asker varsa hiç durmasýn gitsin! Bu toplumun kaynaklarýyla yetiþip bir yerlere gelenler, o toplumun siyasal temsilcilerine kayýtsýz þartsýz itaat etmekle yükümlüdürler. Son altmýþ yýlda unutulan ya da bir türlü öðrenilemeyen temel sorun budur.

hhkemal@yeniasya.com.tr

Genelkurmay Baþkaný Iþýk Koþener’in geçtiðimiz günlerde kuvvet komutanlarýyla istifa etmesi büyük eleþtiri konusu oldu. Ancak devlette kriz çýkmadan birkaç saat içinde Jandarma Komutaný Necdet Özel Genelkurmay Baþkaný yapýldý. Biz de bu hafta 1971’de ordudan uzaklaþtýrýlmýþ, daha sonra tekrar orduya geri dönmüþ daha sonra 1980’de kendi isteðiyle emekli olmuþ eski bir asker olan Taraf yazarý Namýk Çýnar’la konuþtuk. Türkiye’deki askerî yapýnýn köklerini, Türkiye siyasetine etkilerini ve geldiðimiz noktayý deðerlendirdik. Namýk Çýnar, Türkiye demokratikleþtiðinde askerlerden siyaset yapmasýný biz isteyeceðiz diyor…

Bunlarý söyledikten sonra orduevlerine gidebiliyor musunuz?

Gidebiliyorum, ama yazýlarým çýkmaya baþladýðýndan bu yana kendi isteðimle gitmiyorum. Çünkü giriþte kimlik kontrolü yapýlýyor ve sakýncalý olanlar içeri alýnmýyor. Sizi dünya görüþünüze göre fiþliyorlar. Eðer fiþlenmiþseniz giriþ kartýnýza el konuluyor. Eðer böyle bir þeyle karþýlaþýrsam kaderime rýza gösterip suskun suskun gerisin geriye dönmem. Bu duruma düþmemek üzere, o zamandan beri gitmeyi denemiyorum.

Eski bir asker olarak Türkiye’nin militarizmden kurtulacaðýný düþünüyor musunuz? ürkiye Cumhuriyeti daha kuruluþunda askersel biçimde doðdu. Önderlik eksenindeki bu anlayýþ M. Kemal’in 19 Mayýs’ta Samsun’a çýkarak harekâtý baþlattýðýný söyler. Bu Kristof Kolomb’un Amerika’yý keþfetmesine benzer. Nasýl ki Kristof Kolomb’un Amerika’yý keþfetmeden önce o topraklarýn bin yýllýk gelenekleri olan insanlarý var idiyse, Anadolu insanýnýn da M. Kemal’in Samsun’a çýkmasýndan önce baþlattýðý, ulusal kurtuluþ amacý güden yerel kongreleri vardý. Mondros Antlaþmasýndan sonra yerel bazda da olsa, amacý ulusal hedeflere gitmek olan, birbirleriyle temas halinde yaklaþýk otuz kongre toplanmýþtýr. Bunu gören Osmanlý Paþalarý ve baþta tabiî ki M. Kemal olmak üzere, bu hareketleri ciddiyetle izlemiþler ve gelip müdahil olarak, zaptu rapt altýna almýþlardýr. Jakoben hareket buradan baþlar. Nasýl ki Amerika’nýn keþfine bakýþ Avrupa merkezli ve mercekli bir bakýþsa, Türkiye’deki merkezi anlayýþ da, Anadolu’nun ulusal uyanýþýna öyle bakmýþtýr. Türkiye’ye el koyan anlayýþ, Anadolu’nun kendiliðinden içsel hareketlerini, adeta seksen yýldýr küçümsemeye devam edegelmiþtir. Ýki binli yýllarda, iþte bu küçümsemenin kýrýldýðýný görürüz.

T

M. Kemal’in jakoben anlayýþýn temsilcisi olan Ýttihatçýlardan olmadýðý iddia edilir…

M. Kemal Ýttihatçýydý, ancak kendine önlerde yer bulamadýðý için ‘Maðdur Ýttihatçý’ olarak gözükmüþtür. Enver Paþa Orta Asyalarda umur ararken öldü. Ama M. Kemal için hayat baþka þekilde evrildi ve Anadolu’da baþarýlý oldu. Þunu da söylemek gerekir ki M. Kemal baþlangýçta Anadolu’nun unsurlarýyla uyumlu bir tablo çiziyordu. O yüzden, daha demokratik, daha yerel ve tüm kesimlere hitap eden 1921 Anayasasý böyle çýkmýþtýr. Kurucu anlayýþ muhalefet istemediðinden üç sene içinde, henüz iþlevlerini yerine getirememiþ olan o anayasayý kaldýrarak, yerine devletçi ve CHP’nin tek parti rejiminin alt yapýsýný oluþturacak olan 1924 Anayasasý’ný yürürlüðe koyacaktýr. Kâzým Karabekir’in M. Kemal’in lider olmasýnda büyük emeði geçmiþtir, fakat sonra çatýþmýþlardýr. Neden?

Kâzým Karabekir ve arkadaþlarý Anadolu’nun kýraçlarýnda, Anadolu çocuklarýyla birlikte savaþan, halkýn nabzýný M. Kemal’den önce yakalamýþ biriydi. M. Kemal ise Anadolu’ya Ýstanbul ve Saray iliþkilerinden kopup gelmiþtir. Cumhuriyet, sultanlýðý kaldýrmýþtýr. Ancak kongre hareketleriyle ortaya çýkan demokratik sivil siyasal inisiyatifin ilk filizleri sulanýp canlandýrýlmadýðý ve M. Kemal hareketi bu yolu tercih etmediði için muhaliflerini Ýstiklâl Mahkemeleri yoluyla tasfiye etmiþtir. M. Kemal Kurtuluþ Savaþý’nýn komutanýdýr, ancak baþkomutanlýk konusunda bir tartýþma yaþanmýþ mýdýr?

Az önce Ankara Meclisi kurulmadan önce yaklaþýk otuza yakýn yerel kongrelerin toplandýðýný söylemiþtim. Milis alaylarý oluþturmayý ölçü alan kongrelerden birisi Ýç Ege’de yapýlýr. Toplanacak milis gücün baþýna kimin geçeceði tartýþýlýr. Komutanýn sivil eþraftan olmasý asker kiþininse komutan yardýmcýsý olmasý kararý çýkar. Bu anlayýþ Ankara’daki meclise yansýsaydý seksen sene kazanmýþ olacaktýk. Birinci meclisin ikinci grubunun sözcüsü Hüseyin Avni Ulaþ’la M. Kemal arasýnda da böyle tartýþmalar geçmiþtir. Ordu, Polatlý önlerine kadar çekilince “Paþa ordunun baþýna geç” denir. M. Kemal de o süreçte mutlak hakim olma isteðini iletir. Ulaþ ise M. Kemal’in Baþkomutanlýðý uhdesinde bulunduran parlamentoya belli periyotlarla hesap vermesini ister ve der ki: Paþam, sana ve senin komutanlýðýna itibar ediyoruz. Ordunun baþýna geçecek olmana sevinç duyuyoruz. Ne ki, baþkomutanlýk ünvanýnýn meclisin bünyesinden çýkarýlýp bir kiþinin eline geçmesini isteme bizden. Býrak baþkomutanlýk meclisin olsun ve sen onun yardýmcýsý kal. Daima meclise hesap veren biri olmaktan vazgeçme. Çünkü bu yol olur ve gelecek nesiller sýkýntý çekerler. Bilindiði üzere cumhuriyetin jakoben anlayýþý galebe çalacak ve önderlik gurubunun rahat edeceði, fakat daha sonraki nesillerin, örneðin bizlerin sýkýntýlar çekeceði bir yol izlenecektir. M. Kemal’in bence en büyük hatasý, Türk halkýnýn daha o zamanlardan baþlayarak geliþebilecek olan demokratik fidesini sulamak yerine, tepeden inmeci ve kurtarýcý jakoben usulünü seçmiþ olmasýdýr. Günümüze kadar süren vesayet mekanizmasýnýn köklerini bu iliþkilerde aramak gerekir.

Hangi kanun maddesiyle içeri almýyorlar subaylarý?

Böyle bir haklarý olmadýklarý gibi böyle bir hukukî zeminleri de yok. Sonuç olarak hukuksuzluklarýný burada da görüyoruz.

Yeni anayasa ile asker-sivil iliþkilerinin nasýl düzenlenmesini istiyorsunuz?

1971’deordudanuzaklaþtýrýlmýþ,dahasonratekrarorduyageridönmüþ,dahasonra1980’dekendiisteðiyleemekliolmuþeskibiraskerolanTarafyazarýNamýkÇýnar’lakonuþtuk. FOTO: MURAT SAYAN

Karargâhta 160 generalin iþi ne? ASKERLÝKTEYKEN EMEKLÝLÝÐÝNÝ ÝSTEMÝÞ, YAZAR NAMIK ÇINAR: “FAZLADAN GÖRÜLEN 160 GENERALÝN KARARGÂHLARDA ÝÞÝ NE? ERGENEKON'DAN VE DARBECÝLÝKLERDEN DOLAYI TUTUKLANAN GENERALLER BÝRLÝK KOMUTANI DEÐÝLDÝR. BUNLARIN HEPSÝ KARARGÂH SUBAYIDIR.” Bugünkü saray paþalarýna dönecek olursak… TSK içinde bir grup 1960 yýlýndan sonra vesayet sistemini aþama aþama duvar ustasý gibi darbelerle ve onun hukukuyla örmüþlerdir. Bugünün darbe planlarý ortaya çýkýnca “Bunlarý mý düþünmüþler?” diyoruz. Çin Ordusu’ndan daha fazla generalin istihdam edilmesinin sebebini, iþte þimdi ne iþe yaradýklarýný görerek anlýyoruz. Türk Ordusu ikiye ayrýlýr. Birincisi olmasý gereken ordu ve bunun tepesine binmiþ, Türkiye’yi idare etmeye çalýþan siyasî parti gibi davranan bir ikinci ordu. Bu ayrýmlarý yapmadan, ordunun tümünü suçladýðýmýzda bazýlarý bunun orduyu yýpratmak amacýyla yapýldýðýný söyleyerek kullanabiliyor. O nedenle bu hususa dikkat edilmeli, darbeci unsurlarla, darbeciliklerde ilgisi olmayanlar, daima birbirlerinden ayrý tutularak deðerlendirilmelidirler. 1960 yýlýnda sizce halk, kongreler dönemindeki faaliyetine mi geri dönmek istedi?

M. Kemal öldükten sonra bir geçiþ dönemi yaþandý. O geçiþ döneminde halkýn galebe çaldýðýný ve sanki kongrelerini topladýðý dönemdeki gibi kendi içinden çýkan DP’yi iktidar yaptýðýný görüyoruz. Bu süreçte Ýstanbul’dan gelen jakoben anlayýþ askýya alýnmýþ gibi oldu. CHP çizgisindekiler için 1950 ile 60 yýllarý arasý fetret dönemi gibidir. Bir an önce kendilerini toparladýlar ve Baþbakan’ý astýlar. Silâhlý Kuvvetler en önce darbeler için Harp Okulunu kullanýyorlardý. Ancak politik darbeciliðin tadýný alan öðrenciler üç sene sonra bir albayla 21 Mayýs’ta yeniden ihtilâl yapmaya kalkýnca, bu çocuklarla artýk bu iþ olmaz deyip, daha sonraki süreçlerin darbelerinde, Harp Akademilerini gündeme getireceklerdir. Çetin Doðan’ýn plan tatbikatýnda harp akademileri komutaný gözlemci olarak duruyorsa, nedeni iþte budur. Kimya’da peryodik sistemdeki elementler tablosunda olduðu gibi, Türkiye’nin yakalanmýþ olan son darbe planýnda, týpký yap-boz’daki gibi aralarda boþluklar vardýr. Siz diðer ordu birimlerinde de darbe planlarý olduðunu mu düþünüyorsunuz?

28 Þubat’tan sonra bu iþler hiyerarþik ve emir komuta zinciri içinde planlandýðý için birinci orduda darbe planý yapýlýyorsa ikinci ve üçüncü orduda neden yapýlmasýn ki? Fazladan görülen 160 generalin karargâhlarda iþi ne? Ergenekon’dan ve darbeciliklerden dolayý tutuklanan generaller birlik komutaný deðildir. Bunlarýn

hepsi karargâh subayýdýr. Türk ordusunun tutuklanan generalleri daha ziyade büyük karargâhlarýn subaylarý olduklarý için, Silâhlý Kuvvetlerde bir zafiyet de oluþmuyor. Muharip birlikler kendi iþleri-güçleriyle uðraþtýklarý için, pek bu taraklardaki bezlerden dokumuyorlar. Yani bu darbe iþleri daha ziyade büyük karargâhlarýn, ordudan kopuk olarak düzenledikleri ve fakat günü gelince o orduya yaptýracaklarý ve þimdilik kendisinden gizli tuttuklarý iþlerden olarak görünüyor.

Asker içinden belgelerin çýkarýldýðý söyleniyor. Peki bu askerler kimler? Silâhlý kuvvetler içinde darbeci grubun tasfiye edilmesi gerektiðini düþünen subaylar var. Ancak bu subaylar güçlü deðil. Güçlü olsalardý bunu açýktan yaparlardý. Güçlü olan hâlâ darbeci kanat.

Bazý yorumcular sanki Ergenekon yapýlanmasý yerle bir olmuþ, her þey artýk sivillerin emrinde gibi bir izlenim veriyorlar… Hayýr! Erdoðan’ýn en büyük kusuru iþleri ‘defacto’ olarak yapmasý. Ancak turnusol kâðýdý yeni anayasa olacak. Eðer askerî kurumlar demokratik sistem içinde ele alýnýp düzenlenmezse Erdoðan hakkýndaki düþüncelerimi deðiþtiririm. Kendisinin dönemsel bir lider olup çekip gideceðini söyleyecek hale gelirim. Anayasal çerçevede YAÞ, MGK kaldýrýlmalý, askerî okullarýn müfredatlarý gözden geçirilmeli. Türkiye’de askerî reform þart. Bunun da yapýsal olmasý gerekir. Nasýl ki Türkiye’nin yüzüncü yýl hedefi var. Askerî sistemin demokratikleþtirilmesi için de böyle bir hedefin olmasý gerekir. Tabi bu iþlerin uzun süreçli olmasý kaçýnýlmaz, ancak en azýndan iþler rayýna girer, askerî öðrenciler demokratik sisteme uygun kültürlerden geçirilerek yetiþtirilirler. Sizin muhalif eski bir asker olduðunuzu biliyoruz. Sizin gibi bu yanlýþ düzene karþý çýkan insanlar neden çoðunlukta deðil?

Baský rejimlerinin ya da böyle kurumlarýn iç bünyelerine muhalefet edenler daima azýnlýkta olurlar. Çoðunlukta olsalardý, durum bu noktalarda mý olurdu? Sizin sorunuzu hep düþünmüþümdür. Belki Stokholm Sendromu en fazla buraya uyar. Selimiye Askerî Ortaokulu, Erzincan Askerî Lisesi, Kara Harp Okulu, Piyade Okulu gençlikleri, haksýzlýklara karþý doðal bir insiyakla tepki vermeye eðilimli dönemlerin çocuklarýdýr. Teðmen, yüzbaþýlýk zordur. Çileli gün-

lerdir. Bu, subaylarý hoþnutsuz ve muhalif yapar. Albay olduðunda ise iki elin arkanda gezmeye baþlarsýn. Yarbay olunca OYAK’tan ev imkâný, araba imkâný alýrsýn, kamplar senin için artýk eskisi gibi zor deðildir. Gittiðin yerlerin tahsisi kolaydýr. Yavaþ yavaþ sendrom içine iþlemeye baþlamýþtýr. Albay olduðunda sistemin bir numaralý savunucususundur. Gençlikte solcu olan arkadaþlarým daha sonra sistemin bir numaralý savunucusu olmuþlardýr. Köy çocuklarý köylülüðü küçümser hale gelmiþlerdir. Özel’in genelkurmay baþkaný olmasý sanki Anadolu’yla barýþ gibi anlaþýldý. Bu kadar iyimser olabilir miyiz?

Bu Türkiye’nin ve Türk halkýnýn bir özlemiydi. Baþtaki komutanlar ise bu özlemin farkýnda olan insanlar. Umut edelim ki öyle olsunlar. Ama bunu anladýklarý ortada. Nereye kadar güçleri yeter nereye kadar dayanýrlar bilemem. Çünkü eninde sonunda onlar da ayný eðitimlerden geçmiþ kimselerdir. Ancak Özel’in hukuk içinde kalacaðýný söylemesi, sivil siyasetin direktifleri istikametinde hareket edeceðinin ip uçlarýný vermesi ve ekibini de bu istikamette yürüteceði izlenimleri azýmsanacak þeyler deðildir. Eski genelkurmay baþkaný ve kuvvet komutanlarý darbeci sanýklarý bahane göstererek istifa ettiler. Ancak Özel, istifa etmedi. Hükümetle uyumlu bir çalýþma sergiledi ve baþbakandan da, ilgili subaylarýn emekli edilmemesi yönünde ricada bulundu. Sonuç olarak istifa eden dört generalin yapamadýðýný Özel yapmýþtýr. Artýk sivil-asker iliþkileri dikensiz gül bahçesi oldu diyebilir miyiz?

Bu yapý bir günde oluþmadýðý gibi bir günde de düzelemez. Bir sarkacýn salýnmasý gibi gelgitler olacaktýr. Ancak bu her defasýnda daha da azalan sarsýntýlarla gerçekleþecektir. Nihayetinde bir denge oluþacaktýr. Ancak hayat devam ettiði sürece iliþkiler dikensiz gül bahçesi olamaz. Siz Ergenekon’dan içeride olan paþalarýn affedileceðini düþünüyor musunuz?

Eðer ortaya demokratik ve saðlýklý bir anayasa çýkarsa genel af çýkmasý gerektiðini düþünüyorum. Toplum barýþmalýdýr. Temiz bir sayfa açýlmalýdýr. Elli milyon insaný öldüren Avrupa, 1944 yýlýnda savaþtý, 46 yýlýnda barýþtý, 48 yýlýnda ise yan yana geldiler ve kol kola girdiler. Söylediðim þeylerin romantik oldu-

Baþkomutanýn sivil olmasý gerekir. Eskiden krallar ve padiþahlar paralý askerleri kullanýrlardý. Ulus devlete geçilmesiyle birlikte yurttaþ, devletin sahibi olarak mecburî askerliðe tabi kýlýndý. Dünyanýn geldiði bu günkü nokta uzmanlaþmayý ve profesyonelleþmeyi öngörüyor. Askerlik yeni dönemde kurumsal kimliðini dönüþtürmeli ve yürütmenin emrindeki bir dýþ politika enstrümaný olarak, profesyonelleþmiþ bir meslek olmalýdýr. Devlet denen organizasyondan hizmet alan halk, askerî stratejinin parlamentoya gönderdiði temsilcileri aracýlýðýyla ve yürütmenin marifetiyle sürdürülmesini ister. Bu anlamýyla asker, sadece yürütmeye hizmet eder ve þimdiki gibi kalkýp, “Biz milletin ordusuyuz” diyerek durumdan vazife çýkararak, bir siyasî parti gibi hareket edemez. Cumhuriyeti korumak askerlerin deðil, halkýn ve parlamentolarýn görevidir. Yani askersellik, parlamentonun bünyesinden doðacak olan bir iþlevdir. Türk geleneði de böyledir. Ýlk hükümet meclis hükümeti, ilk ordu meclis ordusuydu. Bu nedenle ismi TC ordusu olarak deðil, TBMM ordularý diye söylenirdi. TBMM ruhundan doðan bu yapý yetkisini meclisin içinden çýkan hükümete verir. Yürütmenin baþý baþkomutandýr. Fiili olarak baþbakan, manevî olarak ise Cumhurbaþkanýdýr. Baþkomutan “vekili” millî savunma bakanýdýr. Bu yapýda ise Türkiye’nin en rütbeli generalinin silâhlý kuvvetler komutan “yardýmcýsý” olmasý gerekir. Kuvvet komutanlarý silâhlý kuvvetler komutanýna baðlýdýr. Genelkurmay Baþkanlýðý nerede yer alacak?

Genelkurmay baþkaný baþbakanýn karargâh subayýdýr. Komutan deðildir. Normalde manevî olarak cumhurbaþkanlýðý fiili olarak baþbakanlýk baþkomutanlýk makamý olmasý gerekirken 1980 Anayasasý ile genelkurmay baþkaný ayný zamanda silâhlý kuvvetler komutanýdýr, savaþta baþkomutanlýk görevini yürütür denmiþtir. 1876 anayasasýnda bile padiþaha böyle bir yetki tanýnmamýþtýr. 1982 anayasasýnýn bu mantýðýnýn da iyi anlaþýlmasý gerekir. Genelkurmay karargâhý baþbakanýn karargâhý olmalýdýr. Ýnsanlar, “hükümet askeri de ele geçirdi artýk militaristleþiyor” diye eleþtirebilir…

Ne ilgisi var. Tam tersine militarizm sivilleþiyor denebilir. Baþbakan bayýndýrlýk iþlerine bakanlýk aracýlýðýyla bakýyor, ama yol mühendisi deðil. Týpký bunun gibi askerlik de baþbakana baðlý olmalýdýr. Genelkurmay Baþkaný, Baþbakana çalýþacak stratejik bir karargâh mý olacak? Evet sadece baþkomutan olan baþbakana çalýþýp hizmet üretmelidir. Amacý baþkomutanýn doðru karar verip saðlýklý hareket etmesini saðlamaktýr. Genelkurmay karacýlarýn, denizcilerin, havacýlarýn da olduðu müþterek bir karargâhtýr. Genelkurmay baþkanýnýn komutan olmadýðýný yinelemekte fayda var. Ayrýca Genelkurmay’ýn bulunduðu baþbakanýn karargâhýnda sivil stratejistler de olacaktýr. Burada generaller de politika yapacaktýr. Yani asker politika mý yapacak?

Bugüne kadar oyun kurallarýna göre oynanmadý. Dar anlamda politika yaparak ülkeyi mahvettiler. Yarýn burasý demokratik bir ülke olduðunda generallerden siyaset yapmalarýný isteyeceðiz. Ama buna daha vakit var. Bu yapýyý Pentagona benzetebilirsiniz. Generaller çýkýp CNN’de siyasî beyanatlar verebiliyorlar. Ancak bu beyanatlarý baþkan adýna veriyorlar. Türkiye’de de durum böyle olmalýdýr. Karargâhta strateji üreten subaylarýn belki yýldýzlarý ve üniformalarý bile farklý olabilir. Gördüðümüzde “yüksek karargâh subayý” demeliyiz. Artýk Türkiye demokratikleþtiðinde askerler için de burasý zevkli bir yer olacak. Türk ordusu evrensel bir ordu olacaksa Türkiye dünyanýn onuncu büyük ekonomisi olacaksa, donanmalarýn Gölcük Körfezlerinde çürüyen deðil okyanuslarda yüzer hale gelmesi gerekir. Türkiyenin ticarî çýkarlarýnýn gezindiði sularda dolaþan donanmalara ihtiyacýmýz var. Ýþte yeni ordu böyle bir ordu olmalýdýr.


DÜNYA

Y

8 AÐUSTOS 2011 PAZARTESÝ

7

hibrahimcan@windowslive.com

Suriye’de sabýr taþýnca ne yapýlabilir? ama’da dehþet sürüyor. Þehrin hãlã elektrikleri kesik. Gýda yardýmlarýnýn þehre girmesine izin verilmiyor. En son geçen Cuma günü de 24 masumu öldürdü Suriye ordusu bu þehirde. Bu satýrlarý yazarken Deyr el-Zour’da benzer bir operasyonun baþladýðý, ordunun þehrin sekiz semtinin kontrolünü ele geçirdiði haberleri geliyor. Yüreðimiz yanýyor. Bu þehirde kaç masumun öleceðini düþünmek bile istemiyoruz. Ýþte bu atmosferde yarýn Dýþiþleri Bakaný Davutoðlu Suriye’ye giderek, sayýn Baþbakanýn tabiriyle “mesajlar kendilerine kararlý bir þekilde iletilecek”. Zira “sabrýn son anlarýna geldik”. Ancak Suriye’nin sayýn Davutoðlu’nun bütün söyleyeceklerine ‘haklýsýnýz’ dedikten sonra yine bildiklerini okuyacaðýný tahmin etmek için kâhin olmak gerekmiyor. Peki Türkiye’nin elinde Suriye’nin böyle yapmamasýný saðlayacak bir koz var mý? Yani ‘sabrýmýz tükendi. Eðer ordunuzu Hama’dan ve diðer katliâm þehirlerinden çekmezseniz, þu reformlarý þu tarihe kadar yapmazsanýz, size þu yaptýrýmlarý uygularýz’ diyebileceðimiz neler olabilir? BM Güvenlik Konseyi’nde alýnacak yaptýrým kararlarýnýn, Ýran’ýn ve yine Þiî yönetimin iktidarda olduðu Irak’ýn Baas rejimine destek olmasý dolayýsýyla pek etkin olmayacaðý açýk. Zaten uzun süredir ABD’nin kara listesinde olmasý dolayýsýyla fiilen ambargo uygulanan Suriye’nin yeni yaptýrým kararlarýndan fazla etkilenmeyeceði açýktýr. Böyle bir yaptýrýmýn etkin kýlýnabilmesi için öncelikte Ýran’ýn ikna edilmesi gerekecektir. Bu ise imkânsýz bir seçenek. Peki ya askerî müdahale? Bu seçeneðin gündemde olmadýðýný uluslar arasý çevreler çeþitli zamanlarda açýklýyorlar. Zaten pratik olarak da böyle bir seçeneðin oluþturulmasý, Türkiye’nin tamamen Suriye rejimi ile savaþa sokulmasý anlamýna geleceðinden, kabul edilebilir bir seçenek olarak düþünmek güçtür. Doðrudan Akdeniz üzerinde müdahale yapýlmasý halinde dahi, Suriye’de desteklenecek muhalif güçler, Libya’dakiler kadar bile örgütlü görünmüyor. Þeyh Adnan Arur’un liderliðinde kurulduðu ve ordudan kaçan subaylarla desteklendiði söylenen Ulusal Kurtuluþ Cephesinin (FLN) ne kadar cýlýz olduðu, en güçlü olduklarý Hama’da görüldü. Ayrýca rejimin son gücünü harcayana kadar direneceði, Hama’da cami bombalamalarýndan anlaþýldýðý üzere, hiçbir kutsalý ve kuralý olmadýðý, dolayýsýyla bundan en çok korunmak istenen Suriyeli sivillerin zarar göreceði açýktýr. Görüldüðü üzere; Suriye meselesi dýþarýdan müdahale ile kolayca çözülebilecek bir sorun olmanýn çok ötesindedir. Umarýz Dýþiþleri Bakanýmýzýn çantasýnda gerçekten etkin olabilecek baþka seçenekler vardýr. Zira Suriye’de akan kanýn durmasýna yardým edebilecek tek ülke Türkiye gibi görünüyor. Bizce ülkemizin son yýllardaki en büyük dýþ politika sýnavý Suriye’dir. Atýlacak her adýmýn bedeli, ya masumlarýn canlarýnýn kurtarýlmasý ya da daha fazla masumun vefat etmesi olabilecektir. Dýþiþleri Bakaný Davutoðlu’na kolaylýk, Beþþar Esad’a da onun söylediklerini anlayýp, idrak edip, kabul edecek aklý selim ve izan diliyoruz.

H

20 SÝVÝL ÖLDÜ — Suriye ordusunun, Devlet Baþkaný Beþþar Esad rejimi, karþýtý hareketi bastýrmak için operasyon yaptýðý doðudaki Deyr Ez Zor þehrinde 20 sivilin öldüðü bildirildi. Suriye Ýnsan Haklarý Birliði Baþkaný Abdülkerim Rihavi, askerî operasyonlarýn Cura semtinde yoðunlaþtýðýný ve açýlan ateþ sonucu en az 20 kiþinin öldüðünü, onlarca kiþinin yaralandýðýný belirtti. Lefkoþa / aa

Suriye’de katliâm gittikçe yayýlýyor SURÝYE ORDU TANKLARI HAMA’NIN ARDINDAN DEIR EZ ZOR VE HOULA ÞEHÝRLERÝNE DE GÝRDÝ. SURÝYE ordusu, yüzlerce kiþinin öldüðü Hama þehrinin ardýndan rejim karþýtý gösterilerin yapýldýðý Deir Ez Zor þehrine de büyük bir operasyon düzenliyor. Suriye’nin doðusundaki en büyük þehir olan Deir Ez Zor’a tanklarla giren askerlerin, 9 kadar semtin kontrolünü ele geçirdiði bildirildi. Londra merkezli Suriye Ýnsan Haklarý Gözlemevi Baþkaný Rami Abdel Rahman, yarým milyondan fazla kiþinin yaþadýðý þehrin en az üç semtinden silah ve patlama sesleri geldiðini aktardý. Rahman, Suriye ordusunun en az 250 tank ve zýrhlý araçla þehri her yerden kuþatmýþ olduðunu vurguladý. Rahman, saldýrý dolayýsýyla Deir Ez Zor’dan kaçmaya çalýþanlar olduðunu da dile getirdi. Ülkedeki gösterileri organize eden Yerel Koordinasyon Komitesi de ordunun þehirde en az 9 semte girdiðini kaydetti. Bu bölgelerde de þiddetli patlamalarýn olduðu bildirildi. Abdel Rahman, ayrýca Humus þehrinin de Suriye ordusu tarafýndan kuþatýldýðýný kaydetti. Ayrýca 25 kadar tankýn da Humus eyaletine baðlý Houla þehrine girdiði ve

burada en az 8 kiþinin öldüðünü belirtildi. Görgü þahitleri ise askerlerin þehre saldýrmaya sabah 04.00 sularýnda baþladýðýný aktardý. Ýlk olarak ses bombasý ve ateþli silahlar kullanan askerlere halktan bir direniþ olmadýðý ve þehirde gösteri de düzenlenmediði bildirildi. Saldýrýda ölenler olduðunu aktaran görgü þahitleri Joura mahallesinin saldýrýdan en çok etkilenen yer olduðunu kaydetti. Deir Ez Zor saldýrýsý, Birleþmiþ Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’un, bugüne kadar kendisiyle görüþmeyi reddeden Suriye Devlet baþkaný Beþþar Esad’a saldýrýlarý bir an önce durdurma çaðrýsý yapmasýnýn ardýndan geldi. Ban Ki-Moon’un Esad’la yaptýðý telefon görüþmesinde uluslar arasý kamuoyunun Suriye’de devam eden þiddet olaylarýndan dolayý giderek artan endiþelerini aktardýðý kaydedildi. Suriye yönetimi ayrýca yýl sonunda “özgür ve þeffaf” seçim yapýlmasý vaadinde bulunmuþtu. Suriye dýþiþleri Bakaný Velid Muallim, 2011 sonunda yeni parlamento için seçimlerin düzenleneceðini haber vermiþti.

SEÇÝM VAADÝ TATMÝN ETMEDÝ, MUHALÝF EL BUNNÝ TUTUKLANDI ANCAK seçim vaadi, muhalifleri tatmin etmedi. Muhalifler, seçim kararýnýn çok geç alýndýðýný ve göstericilerin artýk geri dönmeyeceðini açýkladý. Öte yandan Suriye’nin çeþitli yerlerinde muhaliflere yönelik tutuklamalar devam etti. Muhalif isimlerden ve eski bir siyasî tutuklu olan Velid El Bunni’nin iki oðluyla birlikte tutuklandýðý belirtildi. Bunni, 2000 yýlýnda Hafýz Esad öldükten sonra oðlu Beþþar Esad devlet baþkaný olana kadarki kýsa süreli “Þam Baharý”nda önde gelen muhalif isimlerdendi. Öte yandan Suriye askerlerini Deir Ez Zor’da saldýrý düzenlerken çekilmiþ olduðu belirtilen bazý görüntüler de yayýnlandý. Görüntülerde sabah erken saatlerde þehri kuþatan askerlerin ateþ açmasý ve þehrin bazý yerlerinden dumanlar yükselmesi görülüyor. Amman / cihan

Görmez: Suriye için duâ edelim DÝYANET Ýþleri Baþkaný Mehmet Görmez, Suriye’de yaþanan olaylardan büyük üzüntü duyduklarýný belirterek ‘’Hepimizin en büyük arzu ve duâsý bir an önce iç barýþýn saðlanarak herkesin kendi evine ve yurduna özgürce dönebilmesi’’ dedi. Görmez, Hatay Valisi Mehmet Celalettin Lekesiz ile Reyhanlý ilçesinde Türk Kýzýlay’ý tarafýndan kurulan çadýr kente geçici olarak misafir edilen Suriyelileri ziyaret etti. Suriyelilerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyduðunu ifade eden Görmez, Diyanet Ýþleri olarak Ramazanda çeþitli konularý öne çýkararak kampanyalar baþlattýklarýný, bu yýl da iki konu üzerinde durduklarýný söyledi. Bu yýl kampanya düzenledikleri ilk konunun komþuluk iliþkileri olduðunu vurgulayan Görmez, ‘’Türkiye içerisinde bu iliþkilerimizi canlandýrýrken yaný baþýmýzdaki komþumuz Suriye’yi unutmamýz doðru olmazdý. Suriye’deki bütün kardeþlerimizle hepimiz Müslümanýz ve Ýslam kardeþiyiz. Yaþanan hadiseler Türkiye’de yaþayan her Müslümanýn kalbini incitmiþtir. Sizi üzen, baþýnýza gelen her türlü üzüntü ve sýkýntý, bütün milletimizi üzer. Bütün milletimiz onu kendi sýkýntýsý olarak görür. En büyük duamýz bir an önce iç barýþýn saðlanarak, herkesin kendi evine ve yurduna özgürce dönebilmesidir’’ þeklinde konuþtu. Görmez, çadýr kentte olmasýnýn sebebinin ise özellikle Türkiye’ye gelen Suriyelileri ziyaret ederek onlarýn þahsýnda bütün Suriye halkýna dualarýný iletmek olduðunun altýný çizdi. Reyhanlý / aa

31 askerin kaybý Obama’yý üzdü ABD Baþkaný Barack Obama, Afganistan’da NATO helikopterinin, Taliban tarafýndan düþürülmesi sonucu Amerikan askerlerinin hayatýný kaybetmesinden ötürü üzüntüsünü dile getirdi. Olayý Camp David’de öðrenen Obama, yaptýðý yazýlý açýklamada, bunun, Amerikan ordusunun ve ailelerinin yaptýðý ‘’olaðanüstü fedakârlýklarý’’ hatýrlattýðýný belirterek, Amerikan halkýnýn, ölen 31 Amerikan askerinin aileleri için duâ ettiðini söyledi. Washington / aa

Irak’ta bombalý saldýrý: 6 ölü IRAK'IN iç kesimindeki þehirlerden Ýskenderiye’de düzenlenen bombalý saldýrýlarda 6 kiþi öldü, 14 kiþi yaralandý. Ýsmi gizli kalmak þartýyla açýklamada bulunan bir güvenlik kaynaðý, þehirdeki evlerin yakýnýna yerleþtirilmiþ 4 bombayla düzenlenen saldýrýlarda ölenler arasýnda 10 yaþýndaki bir çocuk ile bir kadýnýn da bulunduðunu söyledi. Saldýrýnýn düzenlendiði yerin yakýnýndaki hastanede çalýþan bir doktor da polisin verdiði bilgiyi doðruladý. Baðdat / aa

Papa’dan Suriye ve Libya çaðrýsý KATOLÝKLERÝN ruhanî lideri Papa 16. Benediktus, Suriye’de halkýn meþru taleplerine cevap verilmesi çaðrýsý yaparken, Libya için de bir barýþ planý arayýþýna girilmesini istedi. Papa, Suriye’de çok sayýda insanýn ölmesine ve büyük acýlar çekmesine yol açan þiddet ile dramatik durumdan çok endiþe ettiðini belirterek, Suriye’de en kýsa zamanda birlikte barýþçýl bir ortamda hayatýn yeniden saðlanmasý ve halkýn meþrû taleplerine uygun þekilde cevap verilmesi için yetkililere ýsrarla çaðrýda bulunduðunu kaydetti. Papa, Katolikleri, uzlaþma çabalarýnýn baþarýlý olmasý için duâya çaðýrdý. Castelgandolfo / aa

Salih taburcu oldu YEMEN Devlet Baþkaný Ali Abdullah Salih, iki ayý aþkýn süre önce sarayýna düzenlenen saldýrýda yaralandýktan sonra tedavi olmak için yattýðý Suudi askerî hastanesinden akþam taburcu edildi, ancak Salih’in nekahet dönemi için Riyad’da kalacaðý bildirildi. Suudi yetkililer, Salih’in nekahet süresi konusunda bilgi vermediler. Riyad / aa

Ýsrail’de 250 bin kiþilik protesto ÝSRAÝL'DE 250 binden fazla kiþi, hayat pahalýlýðýný protesto etmek için ülkenin büyük þehirlerinde sokaklara döküldü. Tel Aviv’de çoðu orta gelir grubundan binlerce gösterici, ellerinde bayraklarla ve davullar çalarak, caddelerde yürüdü ve “Halk için sosyal adalet” ve “devrim” sloganlarý attý. Bazý göstericiler ellerinde, “Kazançlardan önce halk”, “Kira, bir lüks deðildir”, “Ýsrail çok pahalý” ve “Ýþçi sýnýfýnýn kahramanlarý” yazýlý pankartlar taþýdý. Kudüs’te de göstericiler Ýsrail Baþbakaný Binyamin Netanyahu’nun konutunun önünde toplandý. Ýsrail hükümetinin açýkladýðý reformlarýn, halkýn üzerinde gerçek bir etkisi olmayacaðýný savunan göstericilerin liderlerinden Stav Þafir, “Baþbakan bize hiçbir þey söylemedi. Protestoyu sürdüreceðiz, çözümler istiyoruz, hükümetin halkla çalýþmaya gerçekten istekli olmasýný ve taleplerimize cevap vermesini istiyoruz, o zamana kadar burada olacaðýz” dedi. Kudüs / aa


8

MEDYA POLÝTÝK

8 AÐUSTOS 2011 PAZARTESÝ

Y

PROF. DR. SÜLEYMAN SEYFÝ ÖÐÜN: s.bulut@saidnursi.de

Ekim mevsimidir þimdi… oprak toprak olalý bu denli rahmete ihtiyaç duymuþ muydu? Hatýrlayabildiðim kadarýyla da bu kadar rahmet inmemiþti Avrupa’nýn Aðustos’larýna… Toprakla rahmetin kucaklaþtýðý þu mevsimde “ekim”den veya gelecek yazlar için “ekmekten” baþka birþey hatýrýmýza gelmiyor. Rahmet ayýnýn þu ilk günlerinde, rahmetin tatlý sedasýyla evleri yýkayarak sokaklara inmediði ne bir gece ve ne de bir gün hatýrlamýyoruz, Mesihin ikinci vatanýnda… Maddî ve manevî coðrafyalarýn beraberce ekime hazýr hale geldiði de nadirattandýr. Toprak kadar kalpler de ekimi bekliyorlar. Tohum adýna yere ne düþse, inanýnýz ki hemencecik “Hayy!” ismine mazhar olacak. Bu güzel kýt'ada hayatýn ne denli çoklukla yaratýldýðýný, bahar ve yazlarýný yaþayanlar bilir. “Huruþ halindeki fýþkýrmayý” topraktan dýþarýya akan hayat için kullanmak uygun olsaydý, þu mevsimde bu topraklar için kullanýrdýk. Kalplerin en az toprak kadar “ekime” hazýr olduðunu söylemiþtik. Sakýn hangi kalpler, diye sormayýnýz. Fark etmiyor. Ýster doðudan gelmiþ olsun bu diyara, ister batýlý olsun o kalpler. dünya hayatýnýn bütün bütün fânî ve geçici olduðunu, her gün cereyan eden dehþetli hadiseler isbat ettikçe… Ahirzaman dinsizliðinin medeniyetin fantaziyeleriyle uyutmaya çalýþtýðý Batý metropollerindeki insanlar iliklerine kadar fânîlik korkusuyla sarsýldýkça… Ýnsanlardaki yüksek istidatlar ve ebediyeti isteyen duygular harekete geçtikçe… Saldýrgan dinsizliðin asýrlardýr tahkime çalýþtýðý tabiat kaleleri Kur’ân’ýn karþýsýnda bir bir yýkýldýkça din-i hakký arayan kalpler “rahmet!” diye yalvarýyorlar. Yeter ki birileri kapýlarýný çalsýn… Þu mübarek mevsimde, rahmetin arz ve semayý doldurduðu gün ve gecelerde “Guten Tag!”, “Bonjour” veya “Good morning!” deyiversin… Bazen sîmalarýn ifadesi dilleri o kadar geçiyor ki… Sorular bakýþlarla dökülüyor ortaya… Ve sizi bekliyor korkudan ürperen kalpler… Sizin “ebediyet hakikatini” baran-ý Nisan gibi tatlý üslûbunuzdan akýtmanýzý… Ebr-i rahmetin her ciheti doldurduðu þu mevsimde kalplerdeki “ekim” o kadar kolay ve o denli bereketli ki… Kur’ân’ýn kendi kendisini þu coðrafyada on seneye yakýndýr açýkça tarrakalarla nasýl da müdafaa ettiðini hep duyuyorsunuz… Semavî dinleri temsil ettiðinden Kur’ân’a hücum eden inkâr-ý ulûhiyetçi yazarlarýn bitkinliklerini dergi ve gazete sayfalarýndan da okuyabilirsiniz. Ýnsanî ve semavî deðerlere saldýrma vazifesini yüklenmiþ meþhur yazarlar, o kadar çabuk yýpranýyorlar ki Kur'ân karþýsýnda… Geert Wilders'e raðmen Hollandalýlar Kuzey Afrikalýlarýn ve Türklerin Ramazan sofralarýna koþuyorlar. Irkçýlýðýn ve dinsizliðin dünkü bolþevizmden miras kaldýðýný Hollandalýlar da anlamaya baþladýlar. Ýslâm düþmaný Sarrazin’in kuyruðuna Berlinliler nerdeyse teneke baðlayacaklar. Kölnlü Hýristiyanlarýn bir an önce bitmesini arzuladýklarý Merkez Camii ibadete yaklaþtýkça Giordano, Ebu Leheb’in ruh halini yaþýyor. Daniel Pipes’i hiç sormayýnýz… Müridinin Oslo katliâmýndan sonra dut yemiþ bülbüle döndü… Bütün bunlar Kur’ân’ýn kendi kendisini müdafaadan baþka birþey deðildi… Bahsettiðimiz meþhurlar doðrudan Kur’ân’a saldýrýyorlardý… Hak ve hürriyetlerin teminatý, kadýna en merhametli ve demokrasilerin nihaî modellerini bin beþ yüz sene önce ispat etmiþ, tarih boyunca farklý din, ýrk ve kültürleri bir arada sinesinde toplamýþ ve günümüzdeki bütün kaos ve çatýþmalarý da anýnda kaldýrabilecek reçeteyi insanlýða sunan Kur’ân’a itiraz eden meþhur dinsiz yazar ve feylesoflarý, Kur'ân hemencecik çaptan düþürtüyor… Kur’ân’ýn bütün insanlýða rahmet olduðunu ispat ettiði þu mevsimden daha güzel bir “ekim mevsimi” olabilir mi? Rahmetin indiði topraklarda “merhamet” yeþeriyor. Avrupa medeniyetinin teknoloji imkânlarýyla semavî dinleri ve gelenekleri bombardýmana tutan Ýkinci Avrupa’ya raðmen Köln’de, Berlin’de, Amsterdam, Melbourne ve Chicago’da merhametin sürgünlerini görenler, “Barakellah!” diyorlar… Ýnsaniyet ile Ýslâmiyetin kol kola yürüyüþe geçeceði mevsimin ekiminde olduklarýnýn farkýna varanlar; dinleri, ýrklarý ve kültürleri çoktan aþtýlar. Ýnsaniyet-i Kübra olan Ýslâmiyetin yazýna hazýrlýk yapýyorlar… Avrupalý Müslümanlar, rahmet mevsimini evlerinde karþýlamayý tercih etmiþler bu sene… Yaz tatillerine raðmen Anadolu’ya, Kuzey Afrika’ya ve Balkanlar’a gidenler azýnlýkta görünüyor. Geçen senelerde okul tatilleriyle birlikte Müslüman esnafýn çoðu da tatil için kepenkleri kapatýrdý… Gel gör ki Ramazan-ý Þerif çoðu Avrupa merkezlerini þu günlerde cývýl cývýl hale getirmiþ. Berlin’de Kreuzberg, Köln’de Keup, Ehrenfeld ve Taunus, Amsterdam´da Lercatorplain caddelerine yansýmýþ rahmet… Burada acý bir itirafta bulunmak zorundayýz: Kuzey Afrikalýlarýn hakim olduðu caddeler, Türklere nazaran daha hürmetkârlar Rahmet ayýna… Kemalizmin millet olarak bizde yaptýðý tahribin boyutlarýný þu gurbet þehirlerinde de müþahede edebiliyorsunuz. Okullarýn tatili camileri bir baþka þenlendirmiþ. Salât ve selâmlarda çocuklarýn ve gençlerin heyecaný o kadar coþkun ki… Birinci nesil sevinç gözyaþlarýyla bu muhteþem koroya katýlýyor… Gözleri arkada kalmadan… Herkes birþeyler ekmekle meþgul þu gurbette… Oruca riayet etmeyen Müslümanlar da çok sýkýntýlý… Zira adým baþý istifham dolu bakýþlarla karþýlaþýyorlar, Hýristiyanlarýn veya Müslüman olmayan Avrupalýlarýn sorularýyla… Neden oruca dahil olmadýklarýný ve rahmetin iklimine dalmadýklarýný hem gözleriyle ve hem de dilleriyle soruyor Almanlar… Hakikaten þu mevsim muhteþem bir þeair imiþ… Ekser insanlar Ýslâmý konuþurken, Müslümanlar çanaklarýný Kâbe'ye çevirmiþ durumda… Mekke’deki iftarla birlikte Avrupa’daki Müslüman hanelere Beytullah teravihleriyle teþrif ediyor… Radyo dalgalarý hakikî vazifelerini gurbet akþamlarýna doðru yapýyor burada… Evlere de birþeyler ekiliyor, týpký gönüllere ekim yapýldýðý gibi… Cemiyet, ülke ve kýt'a olarak bu mevsimden hissemizi kapmaya çalýþýyoruz. Ekim mevsiminde rahmetin hazýr hale getirdiði maddî ve manevî dünyalarda ekimler yapýlýyor bu gurbette.

T

Ýktidar ve para, teslim alýyor Muhafazakârlýk üzerine çalýþmalarýnýz var. Bu baðlamda Müslümanlarýn dünden bugüne nasýl bir deðiþim yaþadýðýný düþünüyorsunuz? ktidar ve para Müslümanlarý kolayca teslim alýyor. Belki biraz kýrýcý oluyorum. Maalesef söylemek durumundayým. Ýktidara gelmek üzerinden baþlýyor her þey. Süreç böyle baþlýyor. Ýktidar oldunuz sonra zengin oldunuz. Ýki tane tarihsel fenalýk sizi teslim almýþ demektir. Halbuki sivillik bunlara teslim olmama durumudur. Siz inancýnýzý muhafazakârlýðýnýzý, ilericiliðinizi devrimciliðinizi de buna oturtmak zorundasýnýz. Latife Tekin sosyalist bir yazardýr. Gandi’nin söylediði þeyi söyler aþaðý yukarý. “Zenginlikte eþitlik mümkün deðildir. Yoksullukta eþit olmamýz lazým.” Bence bu çok doðrudur. Buna Mustafa Kutlu da itiraz etmeyecektir. Burada siyasal kavramlar anlamýný kaybediyor. Laik olmak, dindar olmak, Türk olmak, Kürt olmak. Bunlar çok boþ ve anlamsýzdýr. Bizi teslim alýyor ve bizi savaþtýrýyor.

Ý

Modernleþme buna paralel olarak nasýl geliþti? Modernleþme bu ayrýmlarý keskinleþtiriyor. Siyaset öteden beri bir tarihsel fenalýktýr. Servetin tarihi de fenalýktýr ama bugün modern devlet ve sermaye bu iki sütunu tahkim etmiþtir, güçlendirmiþtir. Hayatýn bütün alanlarýný kolonize edici bir hale getirmiþtir. Metafiziði olmayan bir dini hayat yaþýyoruz derken neyi kastediyorsunuz? Bu iki sütun metafizik býrakmaz. Yani eðer siz siyasetle din arasýnda bir bað kuruyorsanýz, dini siyasallaþtýrýyorsanýz artýk metafiziðiniz olmaz. Bir devlet tasarlayacaksýnýz. Devletin sembolleri, kurumlarý, kendine özgü fetiþleri, totemleri, tabularýný inþa edeceksiniz. Devlet böyle kurulur çünkü. Bu sizi cahiliyeye götürür. Þimdi yeni bir cahiliye devri mi yaþýyoruz? Çok dindarlaþtýðýmýz sanýyoruz ama yaþadýðýmýz dinsel hayat cahiliye tarzýdýr. Bunun ölçüsü Yunus’tur çok uzaða gitmeye gerek yok. Söylediði çok anlamlý þeyler vardýr. Metafizik anlamda inanarak yaþamak bu dünyadaki karþýlýklardan arýnmayý gerektirir. Onun için “bana seni gerek seni” diyor. Ama siz “Allah’ým bana para ver” diyorsanýz para tanrýsýna yöneliyorsunuz. “Bana saðlýk ver” diyorsanýz saðlýk tanrýsýna yöneliyorsunuz. Bunlar pagan tanrýlardýr. Ondan hiçbir þey istememek, erdem onu istemektir. Müslüman dünya, kapitalizmle nasýl bir imtihan yaþýyor? Müslümanlar iki sütunla hesaplaþmak zorunda. Bir, siyasete raðmen nasýl var olacaðýz? Yeni bir dünyayý kuracaksak siyaset dýþý nasýl kurabileceðiz? En az siyasal maliyetle nasýl kuracaðýz, hatta bu maliyeti sýfýrlamak için ne yapmamýz lazým? Ýki, parasal karþýlýklarýyla deðil, cismani karþýlýklarýyla

deðil, kendisi için neyi ne kadar isteyebiliyoruz. Bu bir hayat kurmakla ilgili. Kimsenin hayat tasarýmý yok. Biz kabul edilmiþ ve bize ulaþýlmasý tarihin zorunluluðu gibi gösterilen bir takým hayat modellerine kendimizi uyarlýyoruz. Siz yeni bir hayat modeli mi öneriyorsunuz? Ben ne dünyayý kurtarmak istiyorum ne de yeni bir hayat modeli ileri sürüyorum. Ama insanlarýn iddialarý seviyesinde bir þey söyleyemediðini söylüyorum. Siz Amerikan tarzý bir hayatý Ýslamileþtirerek, “onun içinde biz ne kadar Müslümanca yaþýyoruz” diye yutturuyorsanýz, buna benim itiraz etmem lazým. Bu cilayý çektiðiniz zaman Amerikan tarzý bir hayattýr ve sorunlu bir hayattýr diyebilmemiz lazým. O kadar fazla kendimizi geliþmeye, ilerlemeye, müreffeh olmaya filan inandýrdýk ki bunlarla mutlu olabilecek miyiz sorusunu sormuyoruz. Bu çok nazik bir ýskalama. Zannediyoruz ki biz daha zengin olunca daha mutlu bir Türkiye olacaðýz. (...)

TATLISES GÜZEL ANLATIYOR Sorunlarýn temelinde tüketim olduðunu söylüyorsunuz... Sermayenin tarihi dünyayý iki defa sarstý. Bir, üretim açýsýndan. Ýki, tüketim açýsýndan sarsýyor bugün. Biz ikinci dalgayý yaþýyoruz. Ýkisinde de bir fetiþizm söz ko-

‘‘

Ýktidar oldunuz, sonra zengin oldunuz. Ýki tane tarihsel fenalýk sizi teslim almýþ demektir.

nusu. Ýkisi de sermayenin tarihi içinde yaþanan etaplar. Ýkisine de eþitsizliðin tarihi sinmiþtir. Üreten dünyanýn eþitsizliði sýnýfsal manzaralar sundu bize. Egemen sýnýflar, orta sýnýf, iþçiler ve altta köylüler. Þimdi eþitsizlik “kim daha fazla tüketiyor”da. Kim tam tüketici, kim eksik tüketici, bugün sýnýflar buna göre oluþuyor. Kim ne kadar harcýyor meselesi mi? Tam tüketici konumunda olanlar imtiyazlarýný býrakmak istemiyor. Baþörtülü öðrencilere üniversiteyi uygun görmüyorlar. Tam tüketici olmak için üniversite öðrencisinin açýlmayla baþlamasý gerektiðini düþünüyorlar. Kapanma olarak çýktýðýnda itiraz ediyor. Çünkü Anadolu kadýný eksik tüketici. Ne iþi var otursun evinde, çalýþmasýn, tahsil almasýn. Alýrsa kabul edilebilir bir þey deðil. Peki mahrum býrakýlanlar ne yapýyor. Onlar da ihtirasla o tüketimin içine girmek istiyor. “Ben de tam tüketiciyim, senden neyim eksik” diyor. Bu bizim karþýmýza bir laik dindar kavgasý olarak geliyor. Konya’yla Ýzmir. Herkes kendi tüketici dünyasýyla u-

ÝKTÝDAR VE SERMAYE ÝKÝ TARÝHSEL FENALIK

Gandi’nin sizin için özel bir önemi var...

Tarihsel sorunlarýmýz bana göre iki esaslý sütun üzerinde duruyor. Biri iktidar, diðeri sermaye. Bunlar çok problemli iki kavram. Bütün bir insanlýk özlemi, insanýn bu dünyada kendini gerçekleþtirme arzusu bunlarýn yarattýðý problemlerden arýnmaya dayalý. Siyasetin içinde iktidara gelerek durumu düzeltmek isteyebilirsiniz ya da iktisadýn içinde eþitliði saðlama iddiasýyla çýkarsýnýz. Baþka bir yol ise asla buralara bulaþmazsýnýz. Gandi’nin bir iktisat politikasý yok. Peki bir siyasi lider olarak tanýmlayabiliyor muyuz? Hayýr. O biliyordu ki siyaseten veya iktisaden yola çýkarsa, ne yapmaya çalýþýrsa çalýþsýn iki tarihsel fenalýða çarpacak ve geri dönecek. O yüzden iktisadi akýlda izahý olmayan bir yol öneriyor. Nasýl bir yol?

Ancak yoksullukta eþit olabiliriz diyor. Üretken iddiasý olamayan, üretken ihtirasý olmayan garip bir yaþayýþ. Bunu da geleneðin içinden çýkarýyor, kafasýndan uydurmuyor. Ben de baþýndan beri siyasete soðuk baktým, anlamsýz buldum. Çünkü siyasetin içinde bir tek yok vardýr; iktidar olmak. Ýktidara geldiðinizde muktedir oluyorsunuz. Burada herkesin eþ zamanlý olarak muktedir olmasý mümkün deðil. O nedenle iddia geliþtirmenin pratik bir anlamý yok. Bizde daha kötüsü sivil, siyaset dýþý kalmýþ birikimleri bir an önce siyasete taþýma gibi bir iddia güdüyoruz. O zaman sürdürebilir sivillikler kalmýyor ki her þey siyasallaþýyor. Siyasallaþmadan ülke nasýl yönetilecek? Siyaset bir yerde gerekli deðil mi?

Siyasetin söndürülmesi gereken bir yangýn olduðunu, bir felaket olduðunu düþünüyorum. Evi sarmýþ, söndürmek zorundayýz, böyle bakalým. Peyderpey sivil birikimlerimizi ne kadar güçlendirirsek o kadar az siyasete ihtiyaç duyacaðýz. Daha az iktidar kavgamýz olacak. Sivil hayat içinde iktidar kavgasý oluyorsa o sürdürebilir bir sivillik deðildir. Bir süre sonra zaten siyasallaþacaktýr. Bunu siyaset ve sermaye dýþý tutmak zorundayýz.

yumlu yaþayacaðý kapalý alanlar inþa ediyor. Gettolaþýyoruz. Çok kötü bir þey bu. Kürt meselesinin temelinde de tüketim sorunu mu var? Kürt-Türk kavgasý da budur. Bunu söylediðim zaman kýzýyorlar. “Bizim kültürel haklarýmýz, ezilmiþliðimiz” diye. Tamam, mesele öyle baþlamýþ olabilir ama bugün geldiði nokta, içinde þekillendiði süreçler bu deðil. Onu en güzel Ýbrahim Tatlýses “ben de isterem”le anlatýyor.

ÝSTANBUL’DA 1+1’LER ÇOK SATIYOR Tüketim eþitlenirse sorun çözülür mü? Bu sorunlar çözülmez. Eðer siz sorunlarý siyasal sorunlar olarak çözmeye kalkarsanýz bu sorunlar döner. Ekonomik sorun olarak görürseniz yeni yeni ekonomik sorunlar çýkar. “Bakýn sizin bu kavganýz çok anlamsýz. Sizin içinde payýný arttýrmak istediðiniz sürecin kendisi sorunludur” diyecek bir bilge, arif bakýþ lazým. Bunu söyleyebilecek kimse var mý? Söylenen þeyler, söyleyenler var ama belki de iyi söylenmiyor. Bir gün öyle bir noktadan, öyle bir söylemle söylenecek ki herkes doðru diyecek. Bizi birbirimizden soðutacak ne kadar farklýlýk yakalayabiliriz diye uðraþýyoruz. Hastalýklý bir þey bu. Elbette farklýlýklar yoktur demenin de bir manasý yok ama her þeyi farklýlýklar üzerine kurmak bir hatadýr. Farklýlýklarýmýzýn içinde bizi bir araya ne getiriyor onu sormak lazým. Gettolaþmamak bizim için bir þans deðil mi? Bu memlekete öyle bir kültür var. Zenginlerle fakirler ayrýþmamýþtýr. Ayný mahallede zengin evi vardýr, fakir evi vardýr. Ama tüketim çaðýnda sembollerin etkisi arttýðý için kendimizi ayrýþtýrmak ve sadece türdeþlerimizle yaþama eylemi keskinleþiyor. Ne kadar kendinizi ayrýþtýrýrsanýz o kadar parçalanýyorsunuz. Aslýnda bu tüketimin çeþitlenmesiyle ilgili, gettolaþma eðilimi bunun uzantýsý. Ne kadar çok parçalarsanýz o kadar çok satarsýnýz. Bugün Ýstanbul’da daha çok 1+1’ler satýlýyor. 2+1’ler deðil. Ýnsanlar artýk kendilerini aile içinde de ayrýþtýrýyorlar. Boþanmalar bunun hukuktaki yansýmasýdýr. Ýnsanlar yalnýzlaþýyor ve uzaklaþýyor. Topluluk düzeyinde bireyselleþtiriyoruz kendimizi. Ego mu yükseliyor giderek? Tabi onun içinde biraz da o var. Çok nefsani yaþýyoruz. Günlük dilde eskiden ben demek bile ayýptý, þimdi önce ben demeyi öðrendik. Þimdi daha kötü bir þey yapýyoruz. Kendimizden bahsederken 3. þahýs vurgusu yapýyoruz. Felaketi düþünebiliyor musunuz? Teknoloji de bunu besliyor. Herkesle temas halindesiniz ama fevkalade yalnýzsýnýz. Konuþan: Emeti Saruhan Yeni Þafak, 7.8.2011

Resmî ideoloji özelleþtirilmelidir BUGÜNKÜ iktidarýn ilk yapacaðý iþ, hazýrlanacak yeni anayasaya Kemalizm ideolojisini bulaþtýrmamaktýr. Mustafa Kemal Paþa’nýn saðlýðýnda resmî ideolojiye ihtiyaç yoktu. Paþa veya çevresi ülkeyi bildikleri gibi idare ediyorlardý. Gerçi Kemalizm (bazýlarý Kamalizm diyordu) lafý çýkartýlmýþtý ama ortada derli toplu bir ideoloji yoktu. Vecizeler... Ziya Gökalp’in ve Moiz Kohen Tekin Alp’in doktrinleri... “Vatandaþ durmayalým düþeriz... Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için... On yýlda çok þeyler yaptýk... Yurdu bir baþtan öbür baþa demiraðlarla ördük... Karanlýklardan aydýnlýða çýktýk...” gibi sloganlar... Bunlara ideoloji denilebilir mi? M. Kemal Paþa’nýn ölümünden sonra tek parti oligarþisini ve Selanikî vesayet sistemini ayakta tutmak için bir resmî ideolojiye ihtiyaç duyuldu. Sovyetler Birliði’nde Marksizm-Leninizm, Almanya’da Nazizm, Ýtalya’da Faþizm, Ýspanya’da Frankizm,

Portekiz’de Salazarizm vardý. Bizim Selanikliler de Kemalizm’i icat ettiler. Onu bir tür din haline getirdiler. Ýkinci cumhurbaþkaný Millî Þef Ýsmet Paþa Atatürk’ü sevmezdi ama zahirde Atatürkçü görünmek zorunda kalmýþtý. (...) Kemalizm ideolojisi, Selânikî vesayet rejimi tarafýndan yarý resmî bir din haline getirilmiþtir, Anýtkabir de bir tür Kâbe... Bugün dünyanýn hiçbir gerçek demokrat, hukukun üstünlüðü ilkesini kabul etmiþ, temel insan haklarýna saygýlý ve baðlý ülkesinde resmî ideoloji diye bir heyûla yoktur. Nazizm, Faþizm, Frankizm... hepsi tarihe karýþtýlar. Sovyet Birliði bile daðýldý, Marksist ideoloji terk edildi. Kuzey Kore, Cuba, Çin, birkaç Afrika ülkesinde Marksizm hâlâ resmî ideoloji. Türkiye’nin Kemalizm resmî ideolojisini

terk etmesinin zamaný çoktan geldi ve geçti ama bu konuda kimse cesaret edip de çok açýk konuþmak istemiyor. Atatürk’ü Koruma Kanunu hâlâ yürürlükte... M. Kemal Paþa’nýn ölümünden sonra çýkartýlmýþ resmî ideoloji ile bugünkü vahim kültür, kimlik, terör, Kürtçülük, daðýlma, çözülme, kokuþma krizleri arasýnda doðrudan doðruya bir bað var mýdýr? Ülkeyi parçalama istidadýný gösteren Kürtçülük hareketi, Kemalistlerin benimsemiþ olduklarý Moiz Kohen Tekin Alp dinsiz milliyetçiliðine bir reaksiyon mudur? Kemalistler ülkeyi çok kalkýndýrdýklarýný, çaðdaþ uygarlýk düzeyine füze gibi fýrlattýklarýný iddia ediyor. Onlar ülkemizi kültürde, ilimde, fende, sanayide, eðitim ve üniversitelerde, üretimde bir Japonya seviyesine getirebilmiþler midir, bir Güney Kore, bir Tayvan, bir

Singapur yapabilmiþler midir? Kemalistlerin 27 Mayýs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 ve 28 Þubat darbelerinde yaptýklarýný gördük. Türkiye kurtulmak istiyorsa, M. Kemal Paþa’nýn ölümünden sonra Selanikîler tarafýndan çýkartýlmýþ Kemalizm resmî ideolojini özelleþtirmelidir. Kemalistler ülkeyi eskisi gibi idare etmek istiyorlarsa siyasî bir parti kursunlar, seçimlere girsinler, kazanýrlarsa iktidar olsunlar. Bugünkü iktidarýn ilk yapacaðý iþ, hazýrlanacak yeni anayasaya Kemalizm ideolojisini bulaþtýrmamaktýr. Vaziyeti idare edelim, ne þiþ yansýn ne kebap, karma bir anayasa yapalým, biraz millî kimlik ve kültür, biraz Kemalizm, biraz Mehmet Âkif, biraz Nâzým Hikmet, biraz din hürriyeti, biraz laiklik zihniyetiyle Türkiye’nin krizleri önlenemez. Mehmet Þevket Eygi, Millî Gazete, 7.8.2011


MAKALE

Y

8 AÐUSTOS 2011 PAZARTESÝ

9

Hikmetle anlatmak, delil göstermek, ispat etmek

fersadoglu@yeniasya.com.tr

man esaslarý, Ýslâm þartlarý Allah’ýn emri olduðu için edâ edilir. Buna, ihlâs denir. Ýhlâs, sýrf emredildiði için yapýlmasýdýr. Ancak, Hâlýk-ý Hakîm, yarattýðý bir nesneye onlarca, yüzlerce hikmet, fayda ve güzellik kattýðý gibi, ibadet, emir ve nehiylerine de binlerce hakikatler yerleþtirmiþtir. Dolayýsýyla Ýslâmýn hakikatlerinin hikmetlerini aklen, mantýken, ilmen, fennen ispat ve izah

Ý

etmek mümkündür. Zira, Kur’ân ispat eder ve delil getirerek ispatý emreder! “Ýnsanlarý Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öðütlerle çaðýr ve onlarla olan mücâdeleni en güzel þekilde yap.” 1 Ýslâmiyet daima tecelli ve fikirlerin geniþlemesi nispetinde hakikati geliþtirir. Ýslâm’ýn gerçekleri belgeyle kuþanmýþtýr. Daima akýllara danýþýr ve ezelden ebede geçerli olan, hikmete uygunluk arz eden yolu takip eder. Kur’ân, “O mücrimler hoþ görmese de Allah kelimeleriyle hakký ispat eder” 2 fermanýy la ispat yolunu nazara verir. Kur’ân, en mükem mel ir þat ve dâ vet ki ta bý ol du ðun dan, tebliðin temel çerçevesini, “Mü’min kullarýma þunu söyle ki, kâfirlere karþý en güzel sözü söylesinler; hiddet göstermeksizin delilleri en güzel bir þekilde ortaya koysunlar” 3 þeklinde

çizer. Hz. Musa’ya (as), “Ýþte bu ikisi, Firavun ve ileri gelenlerine karþý Rabbinden sana iki delil, iki ispattýr” 4 diye verilen “mu’cize belgesi” konuþturulur. Âyet, “delil” demektir. Kur’ân’ýn ibareleri âyet olduðu gibi, yaratýlan her þey kevnî bir âyettir: “Ýnsanlar devenin nasýl yaratýldýðýna, göðün nasýl yükseltildiðine, daðlarýn nasýl dikildiðine, yeryüzünün nasýl yayýldýðýna bir bakmazlar mý?” 5 “Kesin olarak inananlar için yeryüzünde âyetler vardýr.” 6 “Ölü toprak onlar için mühim bir delildir. Biz ona yaðmurla hayat verdik ve ondan dane çýkardýk. Ýþte onlar bundan yerler.” 7 Gayet tabiî ki, önce hikmetleri kendimize anlatmalý, nefsimizi ikna etmeli, aklýmýzý doyurmalý. “Hem Risâletü’n-Nur, en evvel tercümanýnýn

nefsini iknaa çalýþýr, sonra baþkalara bakar. Elbette nefs-i emmaresini tam ikna eden ve vesvesesini tamamen izale eden bir ders, gayet kuvvetli ve halistir ki, bu zamanda cemaat þekline girmiþ dehþetli bir þahs-ý manevî-i dalâlet karþýsýnda tek baþýyla galibâne mukabele eder.” 8 Dipnotlar: 1- Kur’ân, Nahl Sûresi, 125. 2- Age., Yûnus Sûresi, 82. 3- Age. Ýsrâ Sûresi, 53. 4- Age. Kasas Sûresi, 32. 5- Age. Gaþiye Sûresi, 17-20. 6- Age. Zâriyât Sûresi, 20. 7- Age. Yâsîn Sûresi, 33. 8- Kastamonu Lâhikasý, Yeni Asya Neþriyat, s. 13.

Sosyal yardýmlaþma havvakonur@mynet.com

Doðum sancýlarý ttihad-ý Ýslâm’ýn ayak seslerini duyuyo ruz. Her za man kin den da ha gür, daha kararlý ve kendinden emin geliyor bu sefer. Hutbe-i Þamiye’nin sesiyle, Mü nâ za rât’ýn ne fe siy le ge li yor. Sü nû hat’ýn ruhuyla, Muhakemat’ýn aklýyla geliyor. Ayak seslerini Divan-ý Harb-i Örfî’den iþitiyoruz. Bin yýllýk bir müjdenin gerçekleþmesi, nice velilerin umutlarýnýn, baharda olduðu gibi çiçek açmasý için geliyor. Garibüzzaman’ýn “Bir nur var, bir ýþýk görüyorum” mefkûresinin tecellî etme si i çin ge li yor. Du â lar da ki ý þýl tý nýn gökyüzüne yansýyacaðý günün özlemiyle yanan mümtaz ruhlarýn baðýrlarýna su serpmek için geliyor. “Bu elim ve feci ve ehl-i hamiyeti aðlattýracak hadise-i müthiþe”lerin (20. Lem’a) nihayet bulmasý ve “manevî buhran geçiren dünya”nýn felahý için geliyor. Âlem-i Ýslâm uyanýyor. Neyyir-i hürriyet her yerde çeraðýný tutuþturuyor. O kadar ki bu hürriyet ýþýðýnýn dumanýndan ürken yarasala rýn göz le ri ya nýyor. Ka rar mýþ gö nül le ri da ha da ka ra rý yor. Telâþlarýndan, huzursuzluklarýndan ne yapacaklarýný bilemiyorlar. Ama haklýlar. Çünkü bu gelen ayak sesleri âlem-i Ýslâm’ýn… Bu gelen ayak sesleri meþrûtiyet-i meþrûanýn… Bu ge len a yak ses le ri Be di üz za man’ýn… Yýllarca ona kulak vermeyen, önyargýnýn kollarýnda boðuþarak tarafgirliklerinden gözlerini kapayan, el yordamýyla çareler arayan Ýslâm âlemi, nihayet aradýðýný bulmuþluðun, bulduðuyla mutmain olmuþluðun sarhoþluðuyla demokrasiye geçiyor. Müstebit idarelerin, idarecilerin suri Ýslâm dayatmasýndan sonra, irade hürriyetiyle Allah’a kul olmanýn sonsuz hazzý ný yaþýyorlar. Gerçekten istediði için yapma, hakikî olarak ve istekle Allah’ýn emirlerine uyma serbestiyeti, ihlâs gücünü de beraberinde getiriyor. Kalplerdeki iman bütün kalplerin beraber atmasýna, dolayýsýyla cemiyet hayatýnda tesanüde yol açýyor. “Bir padiþahýn doðru bir hizmetkârý, bir çobanýn tahakkümüne tezellül etmez, bir biçareye tahakküme dahi tenezzül etmez. Demek, iman ne kadar mükemmel olursa o derece hürriyet parlar: Ýþte Asr-ý Saadet…” (Beyanat ve Tenvirler s. 62) Tunus’ta yaþanan Yasemin Devrimi’yle baþlayýp Mýsýr’a, oradan da diðer Ortadoðu ülkelerine sýçrayan ve Arap dünyasýný içten içe kaynatýp fokurdatan, þimdi de yaný baþýmýzdaki Suriye’de patlak veren olaylar, aslýnda hürriyet ve meþrûtiyet-i meþrûa kývýlcýmýndan baþka bir þey deðil. Ki yine Bediüzzaman’ýn dediði gibi “Þu devletin yarý milleti, pahasýnda veril se idi, gene erzan ve zulmetle beraber yansa idi gene ucuz!” (Münâzarât, s. 48) Her þe ye rað men, bü tün bu do ðum sancýlarýnýn fazla zayiât vermeden bir an önce bitmesi ve nazenin hürriyetin Ýslâm âleminin her bir köþesinde tulu’ etmesi dileklerimle… “Yaþasýn meþrûtiyet-i meþrûa! Sað olsun hakikat-i þeriat terbiyesin den tam ders alan neyyir-i hürriyet!” (Es ki Sa id Dö ne mi E ser le ri, s. 148–149) NOT: Ramazan-ý Þerifinizi bu düþüncelerle kutluyor, Ýslâm âleminin hürriyeti için de duâ etmenizi istirham ediyorum. Bakî muhabbetle…

Ý

MEHMET ÇALIÞKAN ahmet ve merhamet ayý olan Ramazan-ý Þerif, bütün insanlýk için çok þey ifade etmektedir. Ýslâmiyet, bütün insanlarýn aydýnlatýlmasý ve faydalanmasý için gönderilmiþtir. Bu yüzden incelenmesi gereken çok þeyler var. Bu yazýmda, Ramazan içinde ve haricinde yapýlabilecek, sosyal yardýmlaþmayý ifade eden, zekât ve fitre ile ilgili, güncel bir meseleyi azda olsa açmaya çalýþacaðým. Okurlarýmý tatmin etmezse kusuruma bakmasýnlar. Bu meseleler, kýsa yazýlarla ifade edilemez. Meselenin aslýna girmeden, insanlýðýn içine düþtüðü sýnýf farklýlýðýna, zengin-fakir arasýndaki farkýn git gide arttýðýna dikkat çekmek isterim. Kapitalist sistem toplumu öyle bir hâle getirdi ki, zengin daha zengin, fakir daha da fakir olmaya baþladý. Kazancýna kazanç katanlar, fakirleri düþünmez hale geldiler. Maalesef Müslümanlar da dünyevîleþme rüzgârýna, kýsmen de olsa kapýlmaya baþladýlar. Bu düþünce de, ister istemez, bazý Ýslâmî kurallarýn yaþanmasýný azaltmaya baþladý. Somali’de, Etiyopya’da ve birçok Afrika ülkesinde, açlýk ile mücadele eden insanlarý, hergün TV’den izliyoruz. Her gün aç olan, bir lokma ekmek bulmakta zorlanan o insanlarý gördüðümüzde, ne kadar sorumlu olduðumuzu düþünerek uykularýmýzýn kaçmasý lâzým. Elimizden geleni yapmalý, duâ etmeliyiz. Onlarýn zenginlik kaynaklarýný sömürenleri de Kahhar-ý Zülcelâl’e havale ediyoruz. Günümüzde, gýda yetersizliði dolayýsýyla, UNICEF’in verilerine göre, her yýl 15 milyon çocuk ölmektedir. Bu rakam büyüklerle 50 milyonu bulmaktadýr. Bu ölümlerin sebeplerini araþtýrmaya kalkarsak, çok þeyler yazmak gerekecek. Bunun yerine, ne yapýlabilirin cevabýný aramayý düþünürsek, kýsa yoldan çözüme daha rahat ulaþýrýz. Bu insanlýk ayýbýný, ortadan kaldýrmanýn yolunu, 1400 sene önce, Peygamberimiz (asm), Allah’tan aldýðý vahiyle, insanlýða ilân etmiþtir. Bunun adý da, zekât ve sadakadýr. Zekât; Ýslâm’ýn en büyük beþ emrinden biridir. Kelime olarak; temizlik, artmak, bereketli olmak, iyi ve düzgün olmak anlamýna gelir. Dinî anlamýyla ise; nisap miktarý zenginliðe sahip olan Müslümanýn, Allah’ýn, hakký olanlara verilmesini emrettiði belli miktarda malý vermesidir. Veren kimseyi cimrilikten, kirlerinden ve günahlardan temizlediði ve malýnda berekete vesile olduðu için, kelime manasý ile dinî manasý arasýnda bir bað vardýr. Sadaka; Allah rýzasý için yapýlan, maddî ve manevî her iyiliðe, denmektedir. Sadaka sadece parasal olarak deðil, yardýmlaþma, tebessümle davranma, yolda kalana yardým vb. þeylerdir de. Bunlar, sosyal yardýmlaþmanýn, olmazsa olmazlarýdýr. Eðer, Ýslâm âlemi, bu kaidelere harfiyyen uysa, dünyada aç insan kalmaz. Zekât ve sadaka ile ilgili, kitaplar dolusu yazýlar mevcut. Biz bir kýsmýna deðinerek, yapýlmasý gerekenlere kýsmen

R

parmak basmaya çalýþalým. Kur’ân-ý Kerim’de, çok yerde namazla zekât beraber bildiriliyor. “Namazý kýlýn, zekâtý verin” buyuruluyor. “Hastayý sadakayla, malý zekâtla koruyun!” (Deylemi) Demek, farz ibadet olan zekât ve sadaka, sosyal bir yardýmlaþma olarak fakirleri sevindirdiði gibi, mallarýmýzýn ve hastalarýmýzýn korunmasý için de bir vesiledir. “Aç kalan fakir varsa, zenginlerin zulmü yüzündendir.” (El-Askerî) Burada, zenginlerin sorumluluðunun ne kadar çok olduðu görülmektedir. Bu konularda, Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, çok manidar ifadeler kullanmakta, hastalýðýn tesbitini yaparak, reçetesini de sunmaktadýr. “Ýnsanlarýn heyet-i içtimaiyesinde (sosyal hayat) intizam ve asayiþi temin eden köprü, zekâttýr. Âlem-i beþerde (insanlýk âlemi) heyet-i içtimaiyenin hayatý, muâvenetten (yardýmlaþma) doðar. Ýnsanlarýn terakkiyatýna (yükselme) engel olan isyanlardan, ihtilâllerden, ihtilâflardan meydana gelen felâketlerin tiryaký, ilâcý, muavenettir.” “Arkadaþ! Heyet-i içtimâiyenin hayatýný koruyan intizamýn en büyük þartý, insanlarýn tabakalarý arasýnda boþluk kalmamasýdýr. Havas kýsmý (zenginler, ileri gelenler) avamdan (fakir, halk), zengin kýsmý fukaradan hatt-ý muvasalayý (ulaþma, yakýnlaþma) kesecek derecede uzaklaþmamalarý lâzýmdýr. Bu tabakalar arasýnda muvasalayý temin eden zekât ve muavenettir. Hâlbuki vücub-u zekât (zekâtýn emredilmesi) ile hurmet-i ribaya (faizin yasaklanmasý) müraat

GÜN GÜN TARÝH

Turhan Celkan

etmediklerinden [riayet etmediklerinden] , tabakalar arasý gittikçe gerginleþir, hatt-ý muvasala kesilir, sýla-i rahim kalmaz. Bu yüzdendir ki, aþaðý tabakadan yukarý tabakaya ihtiram (saygý), itaat, muhabbet yerine ihtilâl sadalarý, haset baðýrtýlarý, kin ve nefret vaveylalarý yükselir. Kezalik, yüksek tabakadan aþaðý tabakaya merhamet, ihsan, taltif yerine, zulüm ateþleri, tahakkümler, þimþek gibi tahkirler yaðýyor. Maalesef, tabaka-i havastaki meziyetler, tevazu ve terahhuma (merhamet, acýma, þefkat) sebep iken, tekebbür (kibirlenme) ve gurura bais oluyor. Tabaka-i fukaradaki acz ve fakirlik, ihsan ve merhameti mucip (icab eden) iken, esaret ve sefaleti intaç (netice veren) ediyor. Eðer bu söylediklerime bir þahit istersen âlem-i medeniyete bak, istediðin kadar þahitler mevcuttur.” Burada, zekâtýn hem görev olduðu, hem de sosyal hayatta gönül rahatlýðýyla yaþamanýn sebebi olduðu anlaþýlýyor. Zekâtý veren, alana karþý merhametkârâne hisler beslerken, alan da minnet etmeyerek Allah’ýn kendisine verdiði hakký alýp, sebep olana karþý da hürmetini eksik etmemektedir. Böylece, zenginin malýna göz dikerek, onu çalýp çýrpma yerine, çoðalmasý için duâ ederek onu korumayý düþünmektedir. Bu hadiseyi dünyaya uygulayacak olursak, ne fakir kalýr, ne de hýrsýz ve anarþist. Bundan daha iyi sosyal dayanýþma olur mu? Allah, rahmet ve bereket ayý olan Ramazan’ý iyi deðerlendirmeyi, fakirin ve ihtiyaç sahibinin hakkýný tam verebilmeyi hepimize nasip etsin. Âmin. Ramazan-ý Þerifinizi, Kadir Gecenizi ve Ramazan Bayramýnýzý tebrik ederim.

turhancelkan@hotmail.com

fikihgunlugu@yeniasya.com.tr www.fikih.info (0 505) 648 52 50

Affedildiðimizi anlamak iþimize yarar mý? Keziban Haným: “Tövbe ettiðimizde Allah’ýn bizi affettiðini nasýl anlarýz?” 1- Bizi tövbe etmeye çaðýran bizzat Cenâb-ý Hak’týr. Ýþte bir âyet: “Hepiniz Allah’a tövbe ediniz ey mü’minler! Tâ ki, kurtuluþa erebilesiniz.” 1 2- Kur’ân’ýn yaþayan müfessiri olan Peygamber Efendimiz (asm) tövbeye çok önem verir, kendisi de günde yüz defa tövbe ederdi. Buyururdu ki: “Ey insanlar! Allah’a tövbe ediniz ve O’ndan maðfiret isteyiniz. Muhakkak ki ben günde yüz defa tövbe etmekteyim.” 2 “Allah gündüz günahkârlarý tövbe etsin diye geceleyin elini açar. Gece günahkârý tövbe etsin diye gündüz elini açar. Tâ güneþ batýdan doðuncaya kadar bu böyle devam eder.” 3 “Kim, güneþ batýdan doðmadan önce tövbe ederse, Allah tövbesini kabul eder.” 4 3- Üstad Bedîüzzaman Hazretleri makbul bir tövbenin formülünü þöyle açýklar: “Nefsini ittiham eden, kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, istiðfar eder. Ýstiðfar eden, istiâze eder. Ýstiâze eden, þeytanýn þerrinden kurtulur. Kusurunu görmemek o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu itiraf etmemek, büyük bir noksanlýktýr. Ve kusurunu görse, o kusur kusurluktan çýkar; itiraf etse, affa müstahak olur.” 5 4- Biz, geçmiþ ve gelecek günahlarý baðýþlandýðý halde, günde yüz defa tövbe eden bir Peygamberin (asm) ümmetiyiz. Tövbe etmek bizim vazifemiz. Hulûs-u kalbimiz ve samimiyetimiz nispetinde tövbemizin kabul edilmesini Rahmet-i Ýlâhiyeden umarýz. Ümit kapýsý açýktýr ve ümit etmekle emr olunduk. Ümitsizlik bizim dinimizde yoktur. 5- Tövbemizin kabul edildiðini bilmemize gerek yoktur. Esasen hiçbir ibadetin kabul edildiðini bilmemize imkân da yoktur. Biz Allah rýzasý için ibadet yaparýz, tövbe yaparýz. Cenâb-ý Hak dilerse kabul eder. Takdir Kendisinindir. 6- Esasen tövbemizin ve ibadetlerimizin kabul edildiðini bilmek bizi amelde riyaya ve ucba, yani amelimize güvenmeye götürür. Oysa amele güvenmek tehlikelidir. Amele güvenemeyiz. Biz yalnýzca Allah’ýn rahmetine, lütfuna ve merhametine güveniriz. Ölünceye kadar tövbe etmek ve tövbemizi bozmadan Allah’a itaat ederek haramlardan uzak durmaya çalýþmakla yükümlüyüz. Biz yükümlülüðümüzü Allah’ýn yardýmýyla yerine getirmeye çalýþýrýz. Allah’ýn rah metini umarýz. 6- Tevbe için en mühim adým, niyettir, kararlýlýktýr, piþmanlýktýr, affedilmeyi cidden ummak ve istemektir, Allah’ýn rýzasýna talip olmaktýr, bu amaca ulaþmak için harekete geçmektir, yöneliþtir, Allah’a müteveccih olmaktýr. 7- Çoðu insanýn günah için hazýr bir çevresi vardýr. Ýnsan tek baþýna günahlarýndan ne kadar da piþmanlýk duysa, bu çevreyi aþmadýkça piþ manlýðýný tövbeye ve istiðfara dönüþtüremez. Çünkü çevresini inandýrmak gibi bir mükellefiyetinin olduðunu zanneder. Oysa böyle bir mükellefiyeti yoktur. Bununla beraber çevresi de adamýn gerçekten piþmanlýðýna inanmadýðý gibi; “Sen ha!... Ýnanmam!...” gibi sözlerle kiþi ile tövbesi arasýnda kocaman bir dað oluþturabiliyor ve bu engeli kiþinin aþabilmesi hemen hemen imkânsýz hale gelebiliyor. Bu açýdan, Allah’tan (cc) günahlarýnýn baðýþlanmasýný, tövbesinin kabulünü ve maðfiret edilmesini isteyen insan, kendisini günaha sürükleyen böyle bir çevreyi terk etmelidir. 8- Tevbe için bir diðer önemli adým da; tövbeye muvaffak olmuþ ve amel-i salihte yoðunlaþmýþ bir “topluluk” içerisine dâhil olmak; bu toplulukla beraber ibadet ve itaatte bulunmak ve bu “cemaati” terk etmemek; eski çevreye de asla dönmemektir. 9- Bizim, dünyanýn kirinden, günahýndan, ufunetinden, haramýndan ve malayani iþlerinden kendimizi çekip alarak; Allah’ýn adýnýn anýldýðý, tefekkür halinin yaþandýðý, kalp ve aklýmýzýn arýndýðý derslere “yöneliþimiz” Allah katýnda makbule þayan bulunuyor. Bu çerçevede, bizi günaha çeken çevreyi býrakýp; bizi ibadet ve itaate yönlendiren camia ile birlikteliðimize hýz vermek halis tevbe için önemli bir adým teþkil etmektedir. Kötü alýþkanlýklarýmýzý býrakma kudretini de yine, bu takva sahibi toplulukla birlikteliðimizde bulabiliriz. Dipnotlar: 1- Nûr Sûresi: 31. 2- Riyâzu’s-Sâlihîn, 14. 3- Riyâzu’s-Sâlihîn, 16. 4- Riyâzu’s-Sâlihîn, 17. 5- Lem’alar, s. 91.


10

KÜLTÜR SANAT

8 AÐUSTOS 2011 PAZARTESÝ

HABERLER

‘Acýnýzý Paylaþýyoruz Japonya’ resim sergisi açýldý GENÇLÝK Platformu üyelerinin organize ettiði, Japonya’da yaþanan tsunami ve nükleer kazayý anlatan fotoðraf ve resim karelerinden oluþan ‘’Acýnýzý Paylaþýyoruz Japonya’’ isimli sergi, Baþkentte izlenime sunuldu. Zafer Çarþýsý Sanat Galerisi’ndeki serginin açýlýþý, Japonya Kültür Ataþesi Shigeru Kikuma, Ankara Büyükþehir Belediyesi’nden yetkililer ve Gençlik Platformu üyeleri tarafýndan yapýldý. Gençlik Platformu Yönetim Kurulu üyesi Erhan Erdönmez, sergiye iliþkin bilgi verirken, Japon hükümetinin ülkede yaþanan tsunami ve nükleer kazanýn ardýndan, Japon halkýna manevî destek için harekete geçtiklerini anlattý. Japonlarýn duygularýna hitap etmek için Türkiye çapýnda resim, fotoðraf ve karikatür yarýþmasý düzenlediklerini belirten Erdönmez, yarýþmaya baþvuru yapan 250 eser arasýndan 33’ünü seçtiklerini söyledi. Sergiyi, Türkiye geneline yaymak istediklerini ifade eden Ersönmez, Bursa’nýn ardýndan ikinci serginin Ankara’da açýldýðýný aktardý. Kültür Ataþesi Kikuma ise sergiden oldukça etkilendiðini ifade ederek, sergiyle Türk gençlerinin Japonya’nýn yalnýz olmadýðýný gösterdiklerini vurguladý. Ankara / aa

Camilerdeki mukabelelere büyük ilgi

Y

MALATYA'NIN Darende ilçesindeki camilerde vatandaþlar sabah ve öðlen namazlarýndan sonra okunan mukabelelere yoðun katýlým saðlýyor. Darende Müftüsü Dr. Nurdoðan Türk, Kur’ân-ý Kerim ayý olarak bilinen Ramazan’da, ilçedeki bütün camilerde en az bir vakit mukabele okunduðunu ve bu geleneksel faaliyete büyük ilgi olduðunu bildirdi. Her Ramazan ayýnda büyük coþkuyla yaþanan bu geleneðin, Hazreti Muhammed’in (asm) sünnetini devam ettirme arzusu ile yerine getirildiðine iþaret eden Müftü Türk, ‘’Mukabele, Kur’ân-ý Kerim’i baþtan sona güzel, doðru, eksiksiz okuyup hatýrlamanýn, hatýrda tutmanýn, aslýna uygun muhafaza etmenin örf haline gelmiþ yöntemlerinden biridir’’ dedi. Mukabeleyi dinleyenlerin karþýlýklý sevap aldýðýný vurgulayan Nurdoðan Türk, mukabelenin, Ramazanýn özü olduðunu ifade etti. Malatya / aa

ÝZMÝR'DEKÝ Kýzlaraðasý Haný’nda, unutulmaya yüz tutan meslekler arasýnda yer alan bakýr el iþçiliðini sürdürmeye çalýþan Hasan Var, mesleðin gelecek nesillere aktarýlmasý ve yurt dýþýnda tanýtýlmasý için Cumhurbaþkaný Abdullah Gül’den destek istediðini bildirdi. Hasan Var, bakýr iþleme el san'atýnýn geçmiþinin çok eski dönemlere dayandýðýný, bugün çok az sayýda kiþinin bu mesleði yaptýðýný belirtti. Bakýr iþleme el san'atýyla uðraþan san'atkâr sayýsýnýn Türkiye’de 10’u geçmeyeceðini kaydeden Var, 2010 yýlýnda Kýzlaraðasý Haný ziyareti sýrasýnda Cumhurbaþkaný Abdullah Gül’e durumu anlattýðýný ve destek istediðini kaydetti. Kültür ve Turizm Bakaný Ertuðrul Günay’dan da fuar ziyareti sýrasýnda, ‘’mesleðin devamý için’’ yardým istediðini ifade eden Hasan Var, ‘’Bu meslekte yetiþen yok. Ben 45 yaþýndayým ve bu iþi en fazla 10 yýl daha yapabilirim. Amacým bakýr el iþleme san'atýnýn gelecek nesillere aktarýlmasý ve yurt dýþýnda tanýtýlmasý’’ diye konuþtu. Var, hedefinin uzun süreli kurslarda gençlere bakýr iþleme el san'atýný öðretmek ve yurt dýþýndaki fuarlara Türkiye adýna katýlmak olduðunu söyledi. Ýzmir / aa

Mersin Yeni Asya temsilciliði, okuyucularý iftarda buluþturdu.

Mersin Yeni Asya’dan iftar MERSÝN' Yeni Asya temsilciliði okuyucularýný iftarda buluþturdu. Ramazan ayýnýn ilk Cuma akþamý Mevlânâ Et Lokantasýnda verilen iftar yemeðine, bütün Mersin Yeni Asya okuyucularý çaðrýldý. Yaklaþýk elli kiþinin bulunduðu iftar yemeðine, yaylalarda bulunan bazý okuyucular da katýldý. Ramazan ayýnýn bütün güzelliklerine bir güzellik daha katan þevke, kaynaþmaya ve tanýþmaya vesile olan iftar yemeði, yapýlan yemek duâsý ile bitirildi. Yeni Asya Mersin temsilciliði, iftar yemeklerinin Ramazan boyunca her Cuma akþamý devam edeceðini bildirdi. Mersin / Hüseyin Küçükoðlu

Türkiye genelindeki camilerin çoðunda okunan mukabeleye vatandaþlar büyük ilgi gösteriyor. Yetkililer, mukabelenin Ramazan'ýn özü olduðunu belirtiyor. FOTOÐRAF: AA

Mukabele geleneði 1400 yýldýr sürüyor RAMAZAN AYINDA MUKABELE ADIYLA KUR'ÂN OKUNMASI GELENEÐÝNÝN 1400 YILDAN BU YANA SÜRDÜÐÜNÜ DÝLE GETÝREN ÝZMÝR MÜFTÜ YARDIMCISI GÜNDOÐDU, ÝZMÝR'DE YAKLAÞIK BÝN 800 CAMÝDE MUKABELE OKUNDUÐUNU SÖYLEDÝ.

Bursalýlar ilâhilerle unutulmaz dakikalar yaþadý.

Boþnak, Hýrvat ve Sýrp gençler ilâhilerle coþturdu BOSNA Hersek’te yaþayan Boþnak, Hýrvat ve Sýrp gençlerden oluþan Fatih Sultan Mehmet Korosu, Atatürk Kongre Kültür Merkezi’nde (Merinos AKKM) verdiði konserle Bursalýlara unutulmaz dakikalar yaþattý. Çaldýklarý enstrümanlarla dinleyenlerden büyük alkýþ alan gençler, Türkçe ve Boþnakça ilâhiler söyledi. Vatandaþlarýn da ilahilere eþlik ettiði konserde Fatih Sultan Mehmet Korosu dinleyenlerden büyük alkýþ aldý. Koroya teþekkür eden Bursa Büyükþehir Belediyesi Baþkan Danýþmaný Mehmet Semih Pala, Bosnalý konuklarýn kendilerine muhteþem bir gece yaþattýðýný söyledi. Bursa / cihan

RAMAZAN ayýnda mukabele adýyla Kur’ân okunmasý geleneði, Ýzmir’deki camilerde de sürdürülüyor. Ramazanda genellikle sabah ve ikindi namazlarýnýn ardýndan, bazý yerlerde de öðle namazýndan sonra cemaat, Kur’ân okuyan hocayý dinleyerek, ya da önlerindeki Kur’ân-ý Kerim’den takip ederek, mukabeleye eþlik ediyor. Mukabele geleneði Ýzmir’de yaklaþýk bin 800 camide sürdürülüyor. Caminin imamý ya da müezzini her gün bir cüzü tamamlýyor. Ramazan ayý sonunda 30 cüzden oluþan Kur’ân-ý Kerim hatmedilmiþ oluyor. Namazýn tamamlanmasýnýn ardýndan baþlayan mukabeleye katýlan cemaatten Kur’ân bilenler imam ya da müezzinin okuduðu cüzü, önlerindeki Kur’ân-ý Kerim’den takip ediyor. Bilmeyenler de yalnýzca dinleyerek, mukabeleye katýlmýþ oluyor. Ýzmir Müftü

Yardýmcýsý Mehmet Gündoðdu, Kur’ân-ý Kerim’in Ramazan ayýnda indirilmeye baþladýðýný hatýrlatarak, Ýzmir’de bütün camilerdeki görevlilere mukabele yapýlmasý talimatýný verdiklerini anlattý. Mukabelenin 1400 yýldan bu yana sürdüðünü dile getiren Gündoðdu, þu bilgileri verdi: ‘’Cebrail Aleyhisselâm ile Peygamberimiz Hazreti Muhammed (asm), indirilen âyetleri karþýlaþtýrdýlar. Mukabele, karþýlaþtýrma demektir. Cebrail Aleyhisselâm okudu Peygamberimiz (asm) dinledi, Peygamberimiz (asm) okudu Cebrail dinledi. Vahiy devam ederken, her sene Ramazan ayýnda bu yapýldý. Resulullah’ýn (asm) vefatýndan sonra mukabele zamanýmýza kadar devam edegelmiþtir. Kur’ân nüshalarýný karþýlaþtýrma þeklindeki bu gelenek Ramazan aylarýnda sürdürülmüþtür.

BULMACA 1

2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12

1 2 Sergide 40 civarýnda nadir eser sergilenecek.

Gravür ve Seyahatnamelerle geçmiþe yolculuk ÝSTANBUL Büyükþehir Belediyesi Kütüphane ve Müzeler Müdürlüðü Atatürk Kitaplýðý koleksiyonlarýndan hazýrlanan ‘’Gravür ve Seyahatnamelerde Ýstanbul’’ sergisi, ziyaretçilerini Ýstanbul’un dününe nostaljik bir geziye çýkaracak. Koleksiyonlarýnda seyahatname türünde farklý dilde, bir kýsmý çok nadir, bir kýsmý da çok güzel gravür ve resimlerle süslenmiþ yüzü aþkýn kitap bulunan Kütüphane ve Müzeler Müdürlüðü Atatürk Kitaplýðý’nda, ünlü Fransýz seyyah Antoine Ignace Melling’e ait gravürler de yer alýyor. Atatürk Kitaplýðý’nda 8-26 Aðustos tarihleri arasýnda açýlacak ‘’Gravür ve Seyahatnamelerde Ýstanbul’’ sergisinde, birçok yerde kopyasý görülen gravürlerin orijinalini görmek izleyiciye ayrý bir zevk verecek. Dünyanýn en nadir seyahatnamelerinin yer aldýðý koleksiyondan, sadece bu kitaplýkta bulunan 1602 tarihli ‘’Description succinte de la colonne historiee de Constantinople. Dressee a l’honneur de I’Empereur Theodose le jeune’’ adlý kitaptan, Mellig’in Ýstanbul gravürleri ile süslü, sýnýrlý sayýda basýlan ‘’Voyage Pittoresque de Constantinople et des Rives du Bosphore’’ adlý kitaba kadar 40 civarýnda nadir eser sergilenecek.

Bakýr el iþçiliðini yaþatmaya çalýþýyor

3 4 5 6 7 8 9 10 SOLDAN SAÐA— 1. Hz. Muhammed’in (asm) vekili olarak Müslümanlarýn i-

mamlýðýný ve din koruyuculuðunu yapmakla görevli kimse. - Öz varlýk, kiþilik. 2. Peygamberimizin (asm) bir lâkabý. - Karýþýk renkli olan. 3. Ortalama. - Kalýn biçilmiþ uzun tahta. 4. Utanma, utanç duyma. - Kýrmýzý ile mavinin karýþmasýndan oluþan renk, menekþe renginin kýrmýzýya çalaný. - Üye. 5. Megesterol Asetat'ýn kýsa yazýlýþý. - (Tersi) Bir kabir meleði. 6. En çabuk, pek çabuk anlamýnda bir bayan ismi. - Gelecek. 7. Bartýn iline baðlý ilçelerden biri. - Taburun kýsasý. 8. Hayvan yiyeceði. - Cömert. - Arap harfli metinlerde bir ünsüzün ý, i seslerinden biriyle okunacaðýný gösteren iþaret. 9. Ýki þeyi birbirinden ayýran uzaklýk, açýklýk, aralýk, boþluk. - Ýçine soðan, sarýmsak, maydanoz, havuç vb. katýlarak zeytinyaðýyla piþirilen ve soðuk olarak yenen yemek. 10. Ýçinde sývý bir yað ve fitil bulunan kaptan oluþmuþ aydýnlatma aracý. - Nazizm yanlýsý olan kimse.

MÜSLÜMANLAR BU AYDA KUR’ÂN’LAÞIYOR KUR'ÂN-I Kerim’in indirilmeye baþladýðý bu ayda Müslümanlar Kur’ânlaþýyorlar. Þehir genelinde 1800 camide mukabele okunuyor. Ýzmir’deki bütün camilerde gün içinde mukabele yapýlýyor. Mukabelede Arapça okuyanla, dinleyene de hatim sevabý vardýr. Kur'ân-ý Kerim’in mealini de okumak ibadettir. Bunu da tavsiye ediyoruz. Cenâb-ý Allah, Kur’ân'da neler söylüyor o sûrenin mealini okumalarýný tavsiye ediyoruz.’’ Ýzmir / aa

Enez’de Fatih Camii onarýlacak EDÝRNE'NÝN Enez ilçesindeki Fatih Camii’nin (Ayasofya Kilisesi) restorasyonu için çalýþma yapýldýðý bildirildi. Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü emekli Öðretim Üyesi ve Enez Arkeolojik Kazý Baþkaný Prof. Dr. Sait Baþaran, 1456 yýlýnda ilçenin fethedilmesinin ardýndan, tarihî kale içinde bulunan Ayasofya Kilise’nin sadece kapýsýnýn deðiþtirildiðini ve minber ilâve edilerek camiye çevrildiðini belirtti. Enez’de arkeolojik kazýlarýn 40 yýldan bu yana sürdürüldüðünü vurgulayan Baþaran, Fatih Camii’nin Vakýflar Bölge Müdürlüðü tarafýndan projelerinin hazýrlandýðýný söyledi. Baþaran, sözlerini þöyle sürdürdü. ‘’Enez’de kale içinde camiye çevrilen Ayasofya Kilisesi döneminin en önemli kiliseleri arasýndaydý. Ýstanbul’da bulunan Zeyrek Camii (Pantokrator Manastýrý Kilisesi) ile çaðdaþ ve ayný teknikle yapýlmýþ. Vakýflar Bölge Müdürlüðü þimdi bu tarihî eseri ayaða kaldýrmak için çalýþma baþlattý. Birkaç ay içinde Eski eserler ve Anýtlar Yüksek Kurulundan geçerek, çalýþmalarýn baþlamasýný bekliyoruz.’’ 1956 yýlýndaki depremde büyük hasar gören cami, 1962 yýlýndan sonra terk edilmiþ. Enez / aa

BÝR KÝTAP

Hazýrlayan: Erdal Odabaþ (erdalodabas@mynet.com)

YUKARIDAN AÞAÐIYA— 1. Nefse ait olan þeyler düþkünlük. - Kar, su veya çim üzerinde kaymak için ayaða takýlan araç. 2. Bir uyarýyý, bir tehlikeyi bildirmek için verilen iþaret. - Otlak. 3. Lisans Üstü Eðitim sýnavýnýn eski adý. - Rus Kazaklarýn baþbuðuna verilen unvan. 4. Cemaate namaz kýldýran kimse. 5. Yalnýz otlarla yapýlan tedavi biçimi. 6. Bir tür yaban mersini. - Karanýn deniz, göl, ýrmak boyunca uzanan bölümü, kýyý, yaka. 7. Ülkenin vali yönetimindeki bölümü, vilayet. 8. Bir þarkýda her kýtadan sonra tekrarlanan ve bestesi deðiþmeyen parça, kavuþtak. Zamanýn bölünemeyecek kadar kýsa olan parçasý. 9. Gözde sarýya çalan kestane rengi. - Kalýcýlýk, ölmezlik. 10. Ceza olarak ayak tabanlarýna vurmakta kullanýlan, ayaklarý uygun bir durumda sýkýþtýrýp tutan, kalýnca bir sopa ile bunun iki ucuna baðlý bir ipi olan cezalandýrma aracý. Çokluk ikinci kiþi zamiri. 11. Ýzin. 12. Ýran'da en uzun süre yönetimde kalan hanedanlýk.

1 2 3 4 5 6 7 8 9

10

1

BÝR ÖNCEKÝ BULMACANIN CEVABI

Ý N Ý K A S S S A K

2

B A L A M Ý R V L A

3

R Ý K K A T K K A R

4

A M E N E R E T B A

5

6

7

8

H

Ý M L A E S T A Ý T O A N A A L MA A N

Ü R A N Ü S T A A A

R A R E T A A V

9 10 11 12

N A A B N A A D Y A A A E D M A Ý M A A

L A K Ý N A Ý N A T

Ý N A L E A B A R A

Ýbn Arabî’ye göre ibadetlerin manevî yorumlarý ÝNSAN Yayýnlarý, “Ýbn Arabi’ye Göre Ýbadetlerin Manevî Yorumlarý” adlý kitabý yayýnladý. M. Mustafa Çakmaklýoðlu imzasýyla yayýnlanan eser, Hz. Mevlânâ’nýn þu sözleriyle takdim edilmiþ: “Ben namazda Rabbime yönelirim; O’nun iltifatýna alýþmýþýmdýr. ‘Namaz gözümün nûrudur’ sýrrý zuhûr eder; gözlerim nûrlanýr, içim açýlýr. Namazda, içimde duyduðum rahatlýktan, manevî zevkten ötürü ruhumun penceresi açýlýr da, oradan vasýtasýz olarak Allah’tan haberler gelir, ilhâm gelir. Allah’ýn ilhâmý, feyz yaðmuru, rahmeti, nûru, ezeldeki kaynaðýmdan ve hakîkatimden gelir, penceremden evime girer. Penceresi olmayan bir ev, cehennem gibidir. Ey Allah’ýn kulu! Dinin aslý, temeli manevî pencere açmak ve oradan tevhîd ve hidayet nûru alarak gönlü, gözü aydýnlatmaktýr.” (www.insanyayinlari.com.tr) (Tel: 0(212) 642 74 84)


EKONOMÝ

8 AÐUSTOS 2011 PAZARTESÝ

DOLAR

EURO

ALTIN

DÜN 1,7380 ÖNCEKÝ GÜN 1,7380

DÜN 2,4810 ÖNCEKÝ GÜN 2,4810

DÜN 93,30 ÖNCEKÝ GÜN 93,30









S&P’NÝN ABD’NÝN KREDÝ NOTUNU DÜÞÜRMESÝNÝN ARDINDAN, TEL AVÝV BORSASI YÜZDE 6’DAN FAZLA DEÐER KAYBEDERKEN, SUUDÝ ARABÝSTAN BORSASI YÜZDE 0,89, KUVEYT BORSASI DA YÜZDE 2,09 ORANINDA GERÝLEDÝ.

SERBEST PÝYASA





Borsalarda ABD þoku

11

C. ALTINI DÜN 626,71 ÖNCEKÝ GÜN 626,71





Y

Vergi denetiminde yeni dönem

VERGÝ Denetim Kurulu Baþkaný Adnan Ertürk, Türkiye’nin en büyük denetim birimi olduklarýný belirterek, ‘’4 bin 800 dolayýnda denetim elemanýyla, vergi denetiminin tek elden yürütüleceði güçlü bir yapý oluþturuldu’’ dedi. Vergi Denetim Kurulu’na Baþkan olarak atanan Ertürk, Temmuz ayý içerisinde çýkarýlan Kanun Hükmünde Kararname ile vergi denetim birimlerinin tek çatý altýnda örgütlendirildiðini hatýrlattý. Daha önce Gelir Ýdaresi Baþkanlýðýnca yürütülen Risk Analizinin de Kurula devredildiðini kaydeden Ertürk, ‘’Bun dan sonra risk analizlerini biz gerçekleþtireceðiz. Bu þekilde risk analizine dayalý, objektif esaslara göre vergi incelemesi yapacaðýz’’ diye konuþtu. Yeni dönemde teþkilat yapýsýný hýzla tamamlayacaklarýný, bu çerçevede de öncelikle Baþkan Yardýmcýlýklarý ve Grup Baþkanlýklarýna atama yapýlacaðýný bildiren Ertürk, ‘’81 il tek tek deðerlendirilecek. Gereken yerlerde, gerekli sayýda grup baþkanlýklarý oluþturulacak’’ þeklinde konuþtu. Yeni yapýlanma sonrasýnda 4 bin 800 civarýnda denetim elemanýna sahip bir çok güçlü bir birimin ortaya çýktýðýna dikkati çeken Ertürk, þunlarý söyledi: ‘’Türkiye’nin en büyük denetim birimi olduk. Vergi denetiminin tek elden yürütüleceði çok güçlü bir yapý oluþturuldu. Bu birim, dünya standartlarýnda denetim yapacak. Vergi denetimlerini de gerek kamunun, gerekse mükellefin hakkýný en üst seviyede koruyarak gerçekleþtireceðiz.’’ Ankara / aa

S&P’nin kararýnýn ardýndan dünyada elinde en fazla ABD tahvili bulunduran ikinci ülke Japonya, kararýn bu ülkenin hazine tahvil alým politikalarýnda deðiþiklik yapmayacaðý deðerlendirmesinde bulunmuþtu.

ULUSLAR ARASI kredi derecelendirme kuruluþu Standard and Poor’s’un ABD’nin uzun vadeli kredi notunu tarihinde ilk kez düþürmesi kararýnýn etkileri dün iþleme a çý lan Or ta do ðu pi ya sa la rýn da hissedilmeye baþlandý. Uluslar arasý piyasalarda Pazar günü iþlem yapýlan az sayýdaki borsadan biri Ýsrail’de Tel Aviv Borsasý’nýn temel göstergesi TA-100 endeksinin yüzde 6,3 deðer kaybetmesinin ardýndan iþlemlere ara verildi. Borsada en büyük 25 þirketi temsil eden TA-25 endeksi ise yüzde 5,2 oranýnda geriledi. Haftanýn ilk iþlem gününde Suudi Arabistan Borsasý’nýn temel göstergesi TASI endeksi yüzde 0,89, Kuveyt Borsasý da yüzde 2,09 oranýnda deðer kaybetti. Gözler, bugün açýlacak

Asya piyasalarýna çevrilmiþ durumda. Zira uluslar arasý piyasalarda ‘’Kara Cuma’’ olarak tarihe geçen haftanýn son iþlem gününde Euro Bölgesi’ndeki borç krizinin Ýtalya ve Ýspanya’ya yayýlacaðý endiþelerinin yaný sýra ABD ekono mi si ne i liþ kin kay gý lar la sert düþüþler görülmüþtü. Geçen haftanýn tamamýnda Avrupa’da Londra Borsasý’nda FTSE-100 Endeksi yak la þýk yüz de 10, Frank furt Borsasý’nda Dax Endeksi yüzde 13 ve Paris Borsasý’nda Cac 40 Endeksi de yaklaþýk yüzde 11 oranýnda deðer kaybetti. ABD’de ise haftanýn tamamýnda Dow Jones Endeksi yüzde 5,8, Standard and Poor’s 500 Endeksi yüzde 7,2, Nasdaq Bileþik Endeksi yüzde 8,1 oranýnda deðer yitirdi. Kudüs / aa

PARTÝLERE BÝRLÝK ÇAÐRISI BEYAZ Saray Sözcüsü Jay Carney, ABD’nin ekonomik ve malî durumunun düzelmesi için Demokratlar ile Cumhuriyetçilere birlik çaðrýsý yaptý. Carney, Standard and Poor’s’un (S&P) ABD’nin uzun vadeli kredi notunu düþürmesinin ardýndan yaptýðý yazýlý açýklamada, ‘’Ekonomik ve malî sýkýntýlara karþý birlikte çalýþma inancýmýzý, kapasitemizi ve kararlýlýðýmýzý göstermek için daha iyisini yapmak zorundayýz’’ ifadelerine yer verdi. Sözcü Carney, ABD Baþkaný Barack Obama’nýn ülkenin malî durumunu iyileþtirmek ve ekonomisini güçlendirmek için Kongre üyelerinin birlikte çalýþmalarýnýn önemli olduðunu düþündüðünü belirtti. Jay Carney, gelecek haftalarda Baþkan Obama’nýn politik ve ideolojik farklýlýklardan arýnmýþ olarak bütçeyi hazýrlamak ve güçlü ekonomik toparlanma saðlamak için ortak inancýn saðlanmasý adýna Kongre üyeleri kadar iki partinin yer aldýðý özel komisyonu da cesaretlendireceðini vurguladý. Washington / aa

G7 PANÝÐE TEDBÝR ARIYOR G7 maliye bakanlarý ve merkez bankasý baþkanlarýnýn, bu sabah Asya piyasalarý açýlmadan önce bir kez daha Standard and Poor’s’un (S&P) ABD’nin kredi notunu düþürme kararýný telekonferansla deðerlendirmesi bekleniyor. Japon haber ajansý Jiji Press’in haberinde, ABD, Almanya, Japonya, Kanada, Fransa, Ýtalya ve Ýngiltere’nin oluþturduðu G7 ülke temsilcilerinin, S&P’nin ABD’nin kredi notunu düþürme kararýna karþý piyasalarda oluþabilecek panik havasýný önlemek için ortak bir açýklama yayýnlayabilecekleri belirtildi. S&P’nin kararýnýn ardýndan dünyada elinde en fazla ABD tahvili bulunduran ikinci ülke Japonya, kararýn bu ülkenin hazine tahvil alým politikalarýnda deðiþiklik yapmayacaðý deðerlendirmesinde bulunmuþtu. Tokyo / aa

ALAÞEHÝR BELEDÝYE BAÞKANLIÐI JEOTERMAL KAYNAK/DOÐAL MÝNERALLÝ SU/JEOTERMAL KÖKENLÝ GAZ ARAMA RUHSATLARININ ÖNCELÝKLE ELEKTRÝK ENERJÝSÝ ÜRETMEK AMACIYLA DEVRÝ ÝHALESÝ YAPILACAKTIR Alaþehir Belediye Baþkanlýðýndan: 1- ÝÞÝN NEVÝ, YERÝ, NÝTELÝÐÝ VE MÝKTARI: Alaþehir Belediye Meclisi'nin 2/5/2011 tarih ve 2011/78 sayýlý belediye meclisi kararýna ve 1/6/2011 tarih ve 2011/812 sayýlý belediye meclisi kararýna uygun olarak Alaþehir Belediye Baþkanlýðý'nýn uhdesindeki 191 sýra numaralý, 3195359 eriþim numaralý ve 192 sýra numaralý, 3195358 eriþim numaralý jeotermal kaynak/doðal mineralli su/jeotermal kökenli gaz arama ruhsatlarýnýn devrine ve iþletme ruhsatýnýn alýnmasýyla öncelikli olarak elektrik üretiminden elde edilecek her türlü gelirden ve/veya elektrik üretimi sonrasýnda jeotermal kaynak imkânlarý yeterli olduðu ölçüde seracýlýk faaliyetinden ya da jeotermal kaynak imkânlarý elektrik üretimine yeterli deðilse doðrudan seracýlýk faaliyetinden elde edilecek her türlü gelirden ve/veya muhtelif farklý kaynak çalýþtýrma yöntemleriyle (termal otel faaliyeti gibi), muhtelif muafiyet, istisna hali, teþvik, yardým. 5436 sayýlý yasa kapsamýnda yapýlan yardýmlar ve indirimler nedeniyle elde edilecek her türlü gelirden (iþletme gayri safi hasýlatýndan) pay alýnmasý iþidir. 2- ÝHALENÝN USULÜ, YER VE ZAMANI: Ýhale, 2886 sayýlý Devlet Ýhale Kanunu'nun 35/a maddesi gereðince kapalý teklif usulü uygulanmak suretiyle Alaþehir Belediye Baþkanlýðý meclis toplantý salonunda 24/08/2011 Çarþamba günü saat: 14:30'da ihale komisyonu (belediye encümeni) huzurunda yapýlacaktýr. 3- ÝÞÝN TAHMÝN EDÝLEN BEDELÝ VE GEÇÝCÝ TEMÝNAT MÝKTARI: Ýþletme Gayri Safi Hasýlatýndan Devredene Aktarýlacak Pay: Ýþletme Gayri Safi Hasýlatýnýn % 15'i (+KDV) Rödovans. Arama ruhsatý devir bedeli: 150.000.00-TL. + KDV Geçici Teminat Miktarý: Ýþletme Gayri Safi Hasýlatýndan Devredene Aktarýlacak Pay hesaplanamadýðý için muhammen bedel tespit edilememiþ ve 100.000.00.-TL.'sý olarak belirlenmiþtir. 4- Ýhaleye konu arama ruhsatlarýnýn numaralarý yukarda sunulmuþtur. Dileyen istekli kayýtlarý tutan Ýl Özel Ýdaresi nezdinde araþtýrma yapabilecektir. 5- Ýhaleye, medeni haklarý kullanmaya ehil Türkiye Cumhuriyeti vatandaþlarý, statüsünde (öncelikle) elektrik üretimi ile ilgili faaliyet yapabileceði hususu yer alan (4628 sayýlý Elektrik Piyasasý Kanunu uyarýnca tesis edilen Elektrik Piyasasý Lisans Yönetmeliði uyarýnca lisans türlerinden "üretim lisansý" alýnmasý için ve devamýnda ayný kanun uyarýnca tesis edilen Yenilenebilir Enerji Kaynaklarýnýn Belgelendirilmesi Ve Desteklenmesine Ýliþkin Yönetmelik hükümleri çerçevesinde YEKDEM'den yararlanabilmek için) ve devamýnda tercihen jeotermal kaynaklar ve doðal mineralli sularla ilgili faaliyet yapabileceði hususu yer alan Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarýna göre kurulmuþ tüzel kiþiliði haiz Anonim ve Limited þirketler (4628 sayýlý Elektrik Piyasasý Kanunu uyarýnca tesis edilen Elektrik Piyasasý Lisans Yönetmeliði uyarýnca üretim lisansý alýnmasý için), bu hususta yetkisi bulunan kamu iktisadi teþebbüsleri ile müesseseler, baðlý ortaklýklarý ve iþtirakleri ile diðer kamu kurum, kuruluþ ve idareleri katýlabilir. Ýsteklilerin ihaleye iþtirak edebilmeleri için: a- Gerçek Kiþiler; 1- TC. Kimlik no.lu nüfus cüzdaný sureti. 2- Tebligat için kanuni ikametgâh belgesi (Yerleþim yeri bildirimi) ve ayrýca irtibat için telefon ve faks numarasý ile varsa e-posta adresi. 3- Ýhaleye vekâleten katýlma halinde, istekli adýna katýlan kiþinin ihaleye iliþkin noter tasdikli vekâletnamesi ile noter tasdikli imza beyannamesi, 4- Her sayfasý imzalanmýþ olan þartname, 5- Geçici teminata iliþkin, þartlarý þartnamede belirtilen teminat mektubu (2886 sayýlý Devlet Ýhale Kanunu için ve bu kanun hükümlerine uygun olarak hazýrlanmýþ mektup olacaktýr) veya geçici teminatýn bankaya ya da belediye veznesine yatýrýldýðýný gösterir makbuz teklif evrakýnda bulunacaktýr. Geçici teminat Halk Bankasý Alaþehir þubesindeki TR210001200956700007000003 nolu hesabýna ilanda belirtildiði gibi yatýrýlacaktýr. 6- SGK, Gelir Ýdaresi ve Alaþehir Belediyesine borcu olmadýðýna dair ihalenin yapýlacaðý ayda alýnmýþ belge. 6111 sayýlý Kanun haklarýndan faydalanýlmýþ ise borç yapýlandýrýlmasýna iliþkin ilgili idareden alýnmýþ yazý. 7- Yukarýda yer alan kanun ve yönetmelik hükümleri uyarýnca elektrik üretim lisansý sadece anonim ve limited þirketlere verildiði için gerçek kiþinin ihaleyi kazanmasý durumunda yasal süreler zarfýnda adý geçen þirketlerden birini kuracaðý ve arama ruhsatlarýný bu þirkete devredeceði hususunda taahhütname. b- Tüzel Kiþiler; 1- Mevzuatý gereði tüzel kiþiliðin siciline kayýtlý bulunduðu Ticaret ve/veya Sanayi Odasýndan, ihale tarihinin içerisinde bulunduðu 2011 yýlýnda alýnmýþ, tüzel kiþiliðin sicile kayýtlý olduðuna dair belge ve faaliyet belgesi. 2- Vergi Levhasý (onaylý). 3- Teklif vermeye yetkili olduðunu gösteren þirket tarafýndan hazýrlanmýþ noter tasdikli yetki belgesi ve tüzel kiþiliðin noter tasdikli imza sirküleri.

4- Ýhaleye vekâleten katýlma halinde, istekli adýna katýlan kiþinin ihaleye iliþkin noter tasdikli vekâletnamesi ile noter tasdikli imza beyannamesi, 5- Ýhaleye ortak giriþim olarak gireceklerin noter tasdikli ortak giriþim beyannamesi ve ortaklýk sözleþmesi ile ortak giriþimi oluþturanlarýn imza sirkülerini ihale saatine kadar Alaþehir Belediye Baþkanlýðý'na sunmalarý gerekmektedir. 6- Geçici teminata iliþkin þartlarý þartnamede belirtilen teminat mektubu veya geçici teminatýn bankaya ya da belediye veznesine yatýrýldýðýný gösterir makbuz teklif evrakýnda bulunacaktýr. Geçici teminat Halk Bankasý Alaþehir þubesindeki TR210001200956700007000003 nolu hesabýna ilanda belirtildiði gibi yatýrýlacaktýr. 7- Her sayfasý imzalanmýþ olan þartname. 8- SGK, Gelir Ýdaresi ve Alaþehir Belediyesine borcu olmadýðýna dair ihalenin yapýlacaðý ayda alýnmýþ belge. 6111 sayýlý Kanun haklarýndan faydalanýlmýþ ise borç yapýlandýrýlmasýna iliþkin ilgili idareden alýnmýþ yazý. 9- Tebligat için adres gösterir imzalý bildirim ve ayrýca irtibat için telefon ve faks numarasý ile varsa e-posta adresi, c- Ýsteklilerin ortak giriþim olmasý halinde; 1- Ortaklýk beyannamesinin düzenlenmesi ve ortaklarca imzalanmasý. 2- Ortaklýk oluþturulduðuna dair ortaklarca imzalanan sözleþmenin ibrazý (Sözleþme noter onaylý olacaktýr) 3- Ortak giriþimi oluþturan ortak sayýsýnýn üçten fazla olmamasý gerekmektedir. 6- ÞARTNAME VE EKLERÝNÝN NEREDEN VE HANGÝ ÞARTLARLA ALINACAÐI: Ýhale þartnamesi ve ekleri, mesai saatleri dahilinde Alaþehir Belediye Baþkanlýðý Mali Hizmetler Müdürlüðü Ýhale Sorumlu Personelinden 500.00. TL. bedelin ödenmesi þartýyla temin edilebilecektir. 7- Ýstekliler, istenen belgeleri ihale günü saat 11:00'a kadar Alaþehir Belediye Baþkanlýðý Mali Hizmetler Müdürlüðü Ýhale Sorumlu Personeline vereceklerdir. 8- ÝÇ ZARF VE DIÞ ZARFIN OLMASI GEREKEN HALÝ: Tekliflerin aþaðýdaki bilgi ve belgeleri içerecek þekilde hazýrlanmalarý esastýr. A) ÝÇ ZARF Ýç zarf aþaðýdaki bilgi ve belgeleri içerecektir. a) Teklif Mektubu, b) Ýhaleye iþtirak eden özel ve tüzel kiþiler, teklif sahibi (kendisi) veya kanuni vekili tarafýndan imzalanacak ve bu teklifte þartname ve eklerini aynen kabul edildiði belirtilecektir. Teklifler hem rakamla hem yazýyla açýk olarak yazýlacaktýr. Tekliflerde, hem arama ruhsatý için belirlenen ve yukarýda miktarý ifade edilen sabit miktar hem de iþletme gayri safi hasýlatý için teklif edilen %'lik rödovans miktarý ayrý ayrý belirtilecektir. Bunlardan herhangi birine uygun olmayan veya üzerinde kazýntý, silinti ve düzeltme bulunan teklifler reddedilir ve ihaleye hiç girmemiþ sayýlýr. B) ÝÇ ZARFIN KAPATILMASI Bu teklif bir zarfa konulup kapatýldýktan sonra, zarfýn üzerine isteklinin adý, soyadý ve tebligata esas olan açýk adresi yazýlýr. Zarfýn yapýþtýrýlan yeri istekli tarafýndan imzalanýr, kaþelenir veya mühürlenir. C) DIÞ ZARF Dýþ zarfýn aþaðýdaki bilgi ve belgeleri içermesi esastýr. a) Teklif mektubunu içeren iç zarf. b) Geçici teminatýn belediye veznesi veya banka hesabýna yatýrýldýðýna dair belge. c) Ýhaleye iþtirak eden tarafýndan her sayfasý ayrý ayrý imzalanmýþ þartname. d) Gerçek kiþiler için kanuni ikametgâh adresi. e) Ýstekliler için Türkiye'de tebligat için adres göstermesi. f) Tüzel kiþi olmasý halinde, mevzuatý gereði tüzel kiþiliðin siciline kayýtlý bulunduðu Ticaret ve/veya Sanayi Odasýndan, ihale tarihinin içerisinde bulunduðu 2011 yýlýnda alýnmýþ, tüzel kiþiliðin sicile kayýtlý olduðuna dair belge ve faaliyet belgesi. g) Ortak giriþim olmasý halinde ortak giriþimi oluþturan gerçek ve tüzel kiþilerin her biri istenen belgeleri vereceklerdir. h) Þartname bedeli olan 500.00 TL'nin belediyeye ödendiðine dair makbuz. ý) SGK, Gelir Ýdaresi ve Alaþehir Belediyesine borcu olmadýðýna dair ihalenin yapýlacaðý ayda alýnmýþ belge. 6111 sayýlý Kanun haklarýndan faydalanýlmýþ ise borç yapýlandýrýlmasýna iliþkin ilgili idareden alýnmýþ yazý. i) Teklif vermeye yetkili olduðunu gösteren þirket tarafýndan hazýrlanmýþ noter tasdikli yetki belgesi ve tüzel kiþiliðin noter tasdikli imza sirküleri. j) Vekâleten ihaleye katýlma halinde, istekli adýna katýlan kiþinin ihaleye katýlmaya iliþkin noter tasdikli vekâletnamesi ile noter tasdikli imza sirküleri veya imza beyannamesi. k) Þartnamede belirtilen diðer evraklar. D) DIÞ ZARFIN KAPATILMASI Yukarýda belirtilen belgeler usulüne uygun olarak 2886 sayýlý Devlet Ýhale Kanunu'nda belirtildiði þekilde bir zarfa konmalýdýr Bu zarfýn üzerine isteklinin adý- soyadý ve açýk adresi ile teklif konusu iþin adý yazýlarak kapatýlmalýdýr. Ýç zarfta olduðu gibi dýþ zarfýn da yapýþtýrýlan yerinin ýslak imza ile imzalanmasý mühür veya kaþelenmiþ olmasý gerekmektedir. Ýlan olunur. www.bik.gov.tr B: 50763

Otomotiv, 16 ayýn ihracat rekorunu kýrdý

OTOMOTÝV endüstrisi Temmuz ayýnda bir önceki döneme göre son 16 ayýn rekoru olan yüzde 38 artýþla bir milyar 910 milyon dolar ihracat gerçekleþtirdi. Yýlýn ilk 7 ayýnda ise ihracat yüzde 21 artýþ yakalayarak 12 milyar 245 milyon dolara ulaþtý. Otomotiv Endüstrisi Ýhracatçýlarý Birliði’nin (OÝB) Temmuz ayý raporunda, 2 milyar dolara yaklaþan ihracatýn bu oranda artýþ göstermesinin büyük ölçüde kur avantajýndan kaynaklandýðýna dikkat çekildi. Ürün gruplarýna göre ise otomotiv yan sanayi Temmuz ayýnda ihracatta yüzde 26 artýþ saðlayarak 678 milyon dolar dýþ satýþa ulaþtý. Yýlýn ilk 7 aylýk döneminde ise ayný ürün grubu geçen yýlýn ayný dönemine göre yüzde 30 artarak 4 milyar 866 milyon dolarý yakaladý. Diðer ürün gruplarý ihracatý ise sýrasýyla þöyle gerçekleþti. Binek otomobiller temmuz ayýnda önceki döneme göre yüzde 25 artarak 663 milyon dolarý bulurken, 7 aylýk süreçte de yüzde 4 artýþ ve 4 milyar 35 milyon dolar oldu. Ýstanbul / Yeni Asya

T. C. ADANA 12. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ (Taþýnmazýn AÇIK ARTIRMA ÝLÂNI) Dosya No: 2010/3598 Esas. Örnek No: 27* Satýlmasýna karar verilen taþýnmazýn cinsi, niteliði, kýymeti, adedi, önemli özellikleri: Bir borçtan dolayý aþaðýda tapu kaydý, imar durumu, alaný, önemli özellikleri ve kýymeti belirtilen taþýnmaz satýlarak paraya çevrilecektir. TAÞINMAZIN TAPU KAYDI, ÝMAR DURUMU VE ÖZELLÝKLERÝ: Adana ili Seyhan ilçesi, Karasoku Mah. 175 Ada 65 Parsel de kayýtlý 17/816 arsa paylý 4 Kat 71 notu baðýmsýz bölüm büro Karasoku Mah. Kýzýlay cad. üzeri PTT binasý batý karþýsýnda bulunan Raþit Ener Ýþ Merkezi 4. Kat adresinde þehir imar planýnda D3 Beþ ön bahçesiz 5 katlý alan olarak ayrýlan alan içerisinde bulunan, Kültür ve Tabiat Varlýklarýný koruma kurulunun 30 06.1998 arih ve 3106 Sayýlý Kararý ile onaylanan koruma amaçlý imar planý içinde görülen parsel üzerindeki 4 Kat 71 nolu baðýmsýz bölüm büro betonarme karkas tarzýnda inþa edilmiþ 200 m2 alanlý büro da bir büyük salon, küçük mutfak ve tuvalet olarak düzenlenmiþ baðýmsýz bölüm büro arsa payý dahil 200.000.00 TL muammel bedelle satýþa çýkartýlmýþtýr. Beyan 65 noIu parsel içerisindeki bina 51 nolu parsele 75,00 m2 tecavüzlüdür. Tecavüzlü kýsým krokide A harfi ile gösterilmiþtir, (iþ bu ilan tapu kaydýnda adresi bulunamayan ve tebligat yapýlamayanlara ÝÝK. 127 mad. gereðince teblið edilmiþ sayýlmasýna kayum olmak üzere ilan olunur) Satýþ þartlarý : -Taþýnmazýn 1. Satýþý 12.09.2011 günü saat 09:30'dan 09:40'a kadar Adana Adliyesi 5.Kat 408/A nolu odada Adana 12. Ýcra Müdürlüðünce açýk artýrma suretiyle yapýlacaktýr. Bu artýrmada tahmin edilen kýymetin % 60'ýný ve rüçhanlý alacaklýlar varsa mecmuunu, satýþ ve paylaþtýrma masraflarýný geçmek þartý ile ihale olunur. Böyle bir bedel ile alýcý çýkmaz ise en çok artýranýn taahhüdü baki kalmak þartýyla Taþýnmaz 22.09.2011 günü saat 09:30'dan 09:40'a kadar Adana Adliyesi 5. Kat 408/A no lu odada Adana 12. Ýcra Müdürlüðünce ikinci artýrmaya çýkarýlacaktýr. Bu artýrmada da bu miktar elde edilememiþ ise gayrimenkul en çok artýranýn taahhüdü baki kalmak üzere artýrma ilanýnda gösterilen müddet sonunda en çok artýrana ihale edilecektir. Þu kadar ki; artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin % 40'ýný bulmasý ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn alacaðýný ve bundan baþka paraya çevirme ve paylaþtýrma masraflarýný geçmesi lazýmdýr. Böyle bir bedel ile alýcý çýkmaz ise satýþ talebi düþecektir. 2- Artýrmaya iþtirak edeceklerin, tahmin edilen deðerin % 20'si oranýnda pey akçesi vermeleri lâzýmdýr. Satýþ peþin para iledir, alýcý istediðinde (10) günü geçmemek üzere süre verilebilir, ihale damga vergisi. Tapu alým-satým harcýnýn 1/2'si ile taþýnmazýn teslim masrafý alýcýya aittir. Taþýnmazýn aynýndan doðan birikmiþ vergiler ile tellaliye resmi satýþ bedel üzerinden ödenir. Satýþ iþlemi 3065 Sayýlý Katma Deðer Vergisi Kanunun diðer istisnalar baþlýklý 17. Maddesinin 4-1. Bendi ve 5411 Sayýlý Bankacýlýk Kanununun 143. Maddesi uyarýnca ihaleye iþtirak edecek 3. Þahýslarý da kapsamak üzere KDV'den istisna bulunmaktadýr. 3- Ýpotek sahibi alacaklýlarla diðer ilgilerin (*) bu gayrimenkul üzerindeki haklarýný özellikle faiz ve giderlere dair olan iddialarýný dayanaðý belgeler ile (15) gün içinde dairemize bildirmeleri lazýmdýr; aksi takdirde haklarý tapu sicil ile sabit olmadýkça paylaþmadan hariç býrakýlacaktýr. 4- Taþýnmazý satýn alanlar, ihaleye alacaða mahsuben iþtirak etmemiþ olmak kaydýyla, ihalenin feshi talep edilmiþ olsa bile satýþ bedelini derhal veya ÝÝK 130. Maddeye göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadýr. 5- Satýþ bedeli hemen veya verilen mühlet içinde ödenmezse Ýcra ve Ýflas Kanununun 133'üncü maddesi gereðince ihale feshedilir. Ýhaleye katýlýp daha sonra ihale bedelini yatýrmamak suretiyle ihalenin feshine sebep olan tüm alýcýlar ve kefilleri iki ihale arasýndaki farktan ve diðer zararlardan ve ayrýca geçen günler için hesap olunacak temerrüt faizinden müteselsilen mesul tutulacak ve hiçbir hükme hacet kalmadan kendilerinden tahsil edilecektir. Dairemizce tahsil olunacak bu fark, varsa öncelikle teminat bedelinden alýnacaktýr. 6- Þartname, ilan tarihinden itibaren herkesin görebilmesi için dairede açýk olup gideri verildiði takdirde isteyen alýcýya bir örneði gönderilebilir. Satýþ ilaný ilgilerin adreslerine tebliðe gönderilmiþ olup, adreste tebligat yapýlmamasý veya adresleri bilinmeyenler içinde iþbu satýþ ilanýnýn tebliði yerine kaim olacaðý ilan olunur. 7- Satýþa iþtirak edenlerin þartnameyi görmüþ ve münderecatýný kabul etmiþ sayýlacaklarý, baþkaca bilgi almak isteyenlerin Adana 12. Ýcra Müdürlüðü 2010/3598 Esas sayýlý dosya numarasýyla müdürlüðümüze baþvurmalarý ilân olunur. (ÝÝK m. 126) (*) Ýlgililer tabirine irtifak hakký sahipleri de dahildir. Not: Ýþ bu taþýnmazýn açýk artýrma ilaný, teblið yapýlamayan ilgililere teblið mahiyetindedir. Bu örnek, bu Yönetmelikten önceki uygulamada kullanýlan örnek 64'e karþýlýk gelmektedir. 04/08/2011 www.bik.gov.tr B: 51005


12

OTOMOBÝL

8 AÐUSTOS 2011 PAZARTESÝ

Gerçi aracýn diðer kýsýmlarýnda bu küçük geliþtirmeleri net göremiyorsunuz. Özetle, makyajýn belirginliði önde fazlasýyla hissedilebiliyor. Corsa yine Fiat Grande Punto ile yüzde 30 oranýnda ortak parçayý paylaþýyor. Corsa’nýn fark edilen bir dezavantajý ise aerodinamik tasarýmý dolayýsýyla biraz kalýn tutulan A sütunlarýnýn dönüþlerde karþý taraftan geleni görme noktasýnda biraz sýkýntý meydana getirebiliyor olmasý. Ancak A sütunlarýnýn kalýnlýðý küçük bir dezavantaj oluþturuyor olsa da, Corsa geniþ ön ve yan camlar sayesinde iyi ve net bir görüþ alaný sunuyor. Araç 3999 mm uzunluk, 1737 mm geniþlik ve 1488 mm yüksekliðiyle optimum deðerlere sahip olduðunu görüyoruz. Bu da iç mekân hacmi ve oluþan iç alan anlamýnda rakiplerinden geri kalmamýþ hatta biraz ileri de olduðunu dahi söyleyebiliriz. Ýç mekânýnda ön tasarýmdaki gibi sportif bir hava oluþturmak adýna orta konsol ve direksiyon simidinde metal görünümlü malzeme kullanýlmýþ. Gösterge paneli gösteriþsiz, ama kolay anlaþýlýr bir yapýya sahip. Yükseklik ve derinlik ayarlý direksiyon ise rakiplerine göre artý bir özellik. Orta konsol ise yuvarlak formlu kumanda butonlarýyla dikkat çekiyor. En üstte dijital ekran ve alt kýsýmda iki büyük havalandýrma ýzgarasý yer alýyor. Daha altýnda da müzik ve klima sistemleri bulunuyor. Araçta kullanýlan iç malzemeler yeterli seviyede. Corsa’nýn sunduðu 285 litrelik bagaj hacmi rakiplerine oranla daha iyi ve böylece daha fazla yükleme alanýna sahip. Ayrýca bagaj bölmesinin katlý oluþu ise belirli bir pratiklik kazandýrýyor.

TEKNÝK ÖZELLÝKLER: Silindir hacmi: 1248 cc Max. güç: 95 HP - 4000 d/d Max. tork: 190 Nm - 1750-2750 d/d 0-100 km/s 12.3 sn Þanzýman: 5 ileri düz Aks aralýðý: 2511 mm Boyutlar (uz./gen./yük.): 3999/1737/1488 mm Aðýrlýk: 1124 kg Bagaj hacmi: 285 lt Tüketim (þ.dýþý/þ.içi./ort.) 3.2/4.3/3.6 lt/100 km Test deðeri (ort.): 5.0 lt/100 km Fiyat 39.129 TL

3 1. rsa lex Co oF el ec oy Op DTE Enj 2010 yýlý sonunda ciddî bir makyaj geçiren Corsa, tutumluluðunun yaný sýra oldukça modern ve sportif görünüm de kazandý.

Yakýtta tutumlu, kullanýmda sportif CORSA, TUTUMLU 1.3 LÝTRELÝK DÝZEL MOTORU VE START/STOP TEKNOLOJÝSÝYLE YAKIT TUTUMLULUÐUNDA RAKÝPLERÝNE GÖZDAÐI VERÝRKEN, SPORTÝF GÖRÜNÜMÜ DE BEÐENÝ KAZANIYOR.

Ç

evreci düþüncenin arttýðý günümüzde, bunun gerisinde kalmadýðýný, Opel de küçük sýnýftaki Corsa’da yakýt tasarrufundaki tutumluluðu ve kullandýðý start/stop sistemi ile gösteriyor. Diðer bir ifadeyle Corsa, tutumlu 1.3 litrelik dizel motoru ve start/stop teknolojisiyle rakiplerine gözdaðý veriyor. 2006 yýlýnda dördüncü jenerasyona ve 2010 yýlý sonunda ciddî bir makyaj geçiren Corsa, tutumluluðunun yaný sýra ol-

Ð

RECEP BOZDA

niasya.com.tr recepbozdag@ye

dukça modern ve sportif görünüm de kazandý. Tabiî yapýlan makyaj tasarýmý aþtý aslýnda. Aracýn çevreci özellikleri ve start/stop sistemi ile birlikte donaným ve motor alternatifleri de zenginleþtirildi.

Ford Otosan ihracatta rekor kýrmaya devam ediyor FORD Otosan, Temmuz sonunda geçen yýlýn ayný dönemine göre ihracat cirosunu yüzde 45 arttýrarak 2 milyar 180 milyon dolara ulaþtý. Yýlýn ilk 7 ayýnda da iç pazar liderliðini sürdüren Ford, 2011 yýlýnýn ilk yarýsýný otomotiv sektörünün ihracat þampiyonu olarak geride býraktý. Haziran ayý itibariyle 3’üncü vardiyayý baþlatan Ford Otosan, Temmuz ayýnda 24 bin 602 adet araç ihraç ederek 395 milyon dolarlýk rekor ihracata imza attý.

DRD’den Mercedes C Serisi’nde yaz fýrsatý MERCEDES'ÝN baþarýlý ve prestijli C Serisi modeli için Aðustos ayýna özel kampanya düzenleyen DRD Derindere Filo Kiralama, araç kiralamak isteyen bütün ölçekte firmalara ve KOBÝ’lere kaçýrýlmayacak fýrsatlar sunuyor. 14 bin adete yaklaþan araç filosu, 800 âdeti aþan Türkiye çapýnda modern servis noktasý ve 1300’ü aþkýn itibarlý müþteri portföyüne sahip DRD Derindere Filo Kiralama, her büyüklükte iþletmelerin operasyonel filo kiralama sistemi taleplerine hýzlý ve güvenilir çözümler üretmesiyle ön plana çýkýyor.

DIÞ VE ÝÇ TASARIM Corsa, makyajla çok daha dikkat çekici bir yüze kavuþmuþ. Far bloðu revize edilirken, ön ýzgara daha bir belirginleþtirilmiþ. Sis farlarý ise keskin hatlara sahip agresif bir forma kavuþmuþ. Opel Corsa’nýn önüne geçip baktýðýnýzda, bu küçük geliþtirmeler ile kazandýrýlan dinamik ve sportif görünümün etraftaki bakýþlarý etkilediðini söyleyebiliriz.

MOTOR VE PERFORMANS Alman üreticinin çevreci araçlarý simgeleyen ecoFlex ailesinin önemli bir üyesi olan Corsa 1.3 DTE ecoFlex, 1.3 litrelik dizel motor seçeneði ve yeni teknolojiler sayesinde -fabrika verileri- 100 kilometrede ortalama 3.6 litre yakýt tüketerek, bu sýnýfta ciddî anlamda bir yakýt kullanma tutumluluðuna imza atýyor. Test sürüþümüzde ise, bu deðeri 5.0 litre olarak yakalayabildik. Aracý en önemli kýlan özelliðin ise Start&Stop teknolojisine sahip olduðunu söylesek yanlýþ olmaz. Yavaþ yavaþ kullanýmý artan bu sistem sayesinde araç trafikte durduðunda sistem motoru kapatarak yakýttan tasarruf ediyor. Motorun kalkýþ anýnda çok seri olarak açýlmasý da size bir gecikme de yaþatmýyor. Bu sistemi kullanmak istemediðiniz zaman orta konsoldaki ECO düðmesine basarak, sistemi devre dýþý býrakabiliyorsunuz. Opel Corsa’nýn motor kaputu altýnda Fiat ve GM iþbirliðiyle geliþtirilen 1.3 litrelik ecoFlex özellikli ünite görev yapýyor. 1248 cc hacmindeki motor 4000 d/d’de 95 HP güç sunarken, 1750 ile 3250 d/d aralýðýnda ise 190 Nm tok deðerine imza atýyor. Dikkat çeken bir nokta da düþük devirler cansýz kalan bir motor devri. Gerçi devir yükseldiðinde perfomansý da sizi memnun ediyor. Ve motorun sorun çýkarmayan özelliðini de artý bir deðer olarak hatýrlatmak gerek. Yoldan gelen darbeleri oldukça iyi absorbe eden Corsa’nýn süspansiyonlarýný alkýþlamak gerekli. Haliyle bu orta sertlikteki süspansiyonlar konfor anlamýnda artý puanlar getiriyor. Ayrýca koltuklarýn sunduðu konfor da yeterli. Ýç mekâna dizel motorun sesi biraz geliyor ve hýz yükseldikçe -rakiplerinde de olduðu gibi- rüzgârýn ýslýðý da beraberinde geliyor.

Maserati’den yeni Cabrio MASERATI’NÝN yeni performans modeli 450 HP’lik GranCabrio Sport ilk kez yollara çýktý ve Kasým’da Türkiye’ye geliyor. Maserati, 450 HP güç üreten 4.7 litrelik V8 motoru, MC Auto Shift yazýlýmlý süper hýzlý 6 ileri otomatik þanzýmaný, daha sportif ayarlý “Skyhook” aktif süspansiyon sistemi gibi farklýlýklarýyla dikkat çeken GranCabrio, sadece 2 adetlik ülke kotasý ve 300 bin Euro’luk fiyata sahip.

K AMPANYALAR

Nissan’dan KDV’nin yarýsý TEMMUZ ayýnda binek araç segmentinde ilk on marka arasýna giren Nissan, Aðustos ayý kampanyalarý ile yükseliþini taçlandýrýyor. Micra ve düz vites Juke için yüzde 0 faiz imkâný ile kredi kullanma fýrsatý sunan Nissan, dizel Juke alacaklar için de KDV’nin yarýsýný ödüyor. Nissan, Aðustos ayýnda Juke için özel kampanya fýrsat-

larý sunuyor. Baþlatýlan kampanya kapsamýnda düz vites Juke için 10 bin liralýk kredi kullananlara 12 ay boyunca yüzde 0 faiz imkâný sunulurken Juke dizel versiyonlarýnda ise Aðustos ayý boyunca KDV’nin yarýsý Nissan tarafýndan ödeniyor. Micra kampanyasýnda da yüzde 0 faiz uygulamasý da dikkat çekiyor.

Jeep®’ten 70. yýla özel JEEP® 70. yýl kutlamalarý kapsamýnda; Cherokee, Wrangler ve Grand Cherokee’nin anahtar teslim fiyatlarý üzerinden yarýsý peþin, yarýsý ise TL olarak bir yýl sonra ödeme seçenekleri sunuyor. Bu kampanya ile Jeep tutkunlarýna hem tek, hem de 1 yýl valörlü ödeme sunuyor…

Chevrolet’de fýrsatlar sürüyor B Segmentinin Tasarým, Güvenlik ve Teknoloji’de iddialý Oyuncusu Yeni Aveo, Aðustos ayýnda 28.780 TL’den baþlayan özel lansman fiyatýyla. Cruze Sedan 33.908 TL ve Temmuz ayýnda pazara çýkan Yeni Cruze Hatchback ise 33.158 TL’den otomobilseveler ile buluþuyor. Sýnýfýnýn en çok tercih edilen modeli Captiva da, 70.928 TL’lik cazip avantajlarla...

Subaru’da kur hiç artmýyor DÖVÝZ kurunda yaþanan yükseliþ dolayýsýyla çoðu marka fiyat artýþýna giderken, Subaru yaz aylarýnda sürdürdüðü avantajlý fiyat kampanyalarýný devam ettirerek, hiçbir modelinde fiyat artýþýna gitmiyor. Buna göre Aðustos ayýnda Subaru Legacy Sedan 74 bin 765 TL’den baþlayan fiyatlarla, Legacy SW 77 bin 151 TL’den baþlayan fiyatlarla satýþa sunuluyor. Subaru Forester’a da 78 bin 604 TL’den baþlayan fiyatlarla sahip olunabiliyor.

Hyundai ödüle doymuyor HYUNDAÝ'NÝN modelleri bütün dünya çapýnda baþarýlarýný ödüllerle taçlandýrmaya devam ediyor. Hyundai’nin Premium Segmentteki Amiral Gemisi Equus, Amerika’da J.D. Power tarafýndan segmentinin en iyisi seçilirken Sonata da Strategic Vision tarafýndan “Toplam Kalite Endeksi” araþtýrmasýnda segmentinin lideri oldu. Ýngiliz Auto Express, Hyundai’nin Avrupa’ya özel i-Serisi modellerinden ix20’yi MPV-B segmentinin, i10’u ise küçük sýnýfýn en iyisi seçti.

Toyota Land Cruiser’in 60. yýlý TOYOTA'NIN 1 Aðustos 1951 yýlýnda BJ ismiyle üretime baþlayan 4x4 modeli Land Cruiser, 60 yýllýk geçmiþine arazide kalite, dayanýklýlýk, güvenilirlik, üstün teknoloji ve performansý altýn harflerle yazdýrýrken, þehir hayatýnda da lüks ve konfor ikonuna dönüþtü. “Durdurulamaz” þeklinde anýlan Land Cruiser, bugün dünyanýn 190’dan fazla ülkesinde 6 milyon kiþi tarafýndan kullanýlýyor.

Peugeot’dan Ramazan fýrsatlarý RAMAZAN ayý boyunca Peugeot, 7 bin TL’ye varan cazip fiyat avantajlarýnýn yaný sýra 20 bin TL’ye varan tutarlarda % 0,69 faizle kredi ve “Þimdi al, 2012’de öde” fýrsatý sunuyor. Ayrýca 3008 modelinde 7 bin 120 TL., 5008 modelinde 6 bin 370 TL, Yeni 308 modelinde 3 bin 490 TL ve 207 modelinde 4 bin 400 TL’ye varan indirimler ile birlikte diðer modellerdeki cazip fiyat avantajlarý Peugeot müþterileri için önemli fýrsatlar oluþturuyor.

Yenilenen Honda Jazz bayilerde TÜRKÝYE'DE 2002 yýlýnda satýþa sunulan Honda’nýn baþarýlý modeli Jazz, yenilenen görünümü ve donanýmý ile Honda bayilerinde yerini aldý. CVT þanzýmanlý yeni Jazz, daha sportif görünümüyle dikkat çekiyor. Jazz, yenilenen yüzü ve donanýmý ile yeni sahipleri için Honda bayilerinde 34.250 TL’den baþlayan fiyatlarlarla satýþa sunuldu. Yeni Honda Jazz’da da yine birçok iddialý özellik bulunuyor. 2002’den beri Türkiye’de satýþa sunulan Jazz’ýn yeni versiyonu da büyük ilgi göreceði tahmin ediliyor.


SPOR

Y

8 AÐUSTOS 2011 PAZARTESÝ

13

Bebe: Beþiktaþ'ý tüm dünya tanýyor BEÞÝKTAÞ'IN YENÝ TRANSFERÝ BEBE,''BURADA ÞAMPÝYONLUK KAZANMAK, ELÝMDEN GELENÝN FAZLASINI GÖSTERÝP BEÞÝKTAÞ TARÝHÝNDE OLMAK ÝSTÝYORUM. BEÞÝKTAÞ'I BÝR TEK BEN DEÐÝL TÜM DÜNYA TANIYOR'' DEDÝ.

Bebe golleriyle Beþiktaþ tarihine geçmek istediðini söyledi.

A Milli Futbol Takýmý, Estonya ile 10 Aðustos Çarþamba günü Seyrantepe Türk Telekom Arena'da oynayacaðý maçýn hazýrlýklarýný teknik direktör Guss Hiddink yöneteminde sürdürdü. FOTOÐRAF: A.A

ÞÝKE ÝMAJIMIZI ZEDELEDÝ A MÝLLÝ TAKIMI TEKNÝK DÝREKTÖRÜ GUSS HÝDDÝNK, ÝDDÝA EDÝLEN ÞÝKE SKANDALININ TÜRK FUTBOLUNUN ÝMAJINI NASIL ZEDELEDÝÐÝNE DÜNYA KUPASI KURA ÇEKÝMLERÝ ÝÇÝN BULUNDUÐU BREZÝLYA'DA BÝZZAT ÞAHÝT OLDUÐUNU SÖYLEDÝ.

Motor sporlarýnda V1 Challenge'ýn üçüncü ayaðý Ýstanbul'da yapýlýrken, özel tasarým araçlarýn kullanýldýðý yarýþta bir çok tanýnmýþ isim de yer aldý. Dünya þampiyonu motosiklet yarýþçýsý Kenan Sofuoðlu, (ortada)konuk olarak katýldýðý organizasyonda zafere ulaþtý.

Sofuoðlu: Kalan 8 yarýþýn yarýsýnda podyuma çýkarým SUPERSPORT kategorisinde 2 kez dünya þampiyonluðu yaþayan baþarýlý motosikletçi Kenan Sofuoðlu, ilk sezonunu geçirdiði Moto2'ye giderek alýþtýðýný söyledi. Kenan Sofuoðlu, sezonun ilk bölümünün kendisi adýna iyi geçmediðini aktarýrken, ''Þu anda sezonun ortalarýna geldik ve dereceler iyileþmeyi baþladý. Motora alýþmaya baþladým. Kalan yarýþlarda daha iyi dereceler yapacaðýma inanýyorum. Artýk podyum zamanlarý gelmeye baþladý'' dedi. Moto2'de sezonun tamamlanmasýna 8 yarýþ kaldýðýný hatýrlatan Kenan Sofuoðlu, oldukça id-

dialý olduðunu vurgulayarak, ''Kalan yarýþlarýn en az yarýsýnda podyuma çýkacaðýma inanýyorum. Bu yýlýn çok iyi olduðunu söyleyemem, ama son 8 yarýþta elimden geldiðince en iyisini yapmaya çalýþacaðým'' ifadelerini kullandý. Sofuoðlu, Formula 1'in Türkiye'de kalacaðýný düþündüðünü aktarýrken, ''Formula 1 kalacaktýr, ama bu kadar büyük paralarýn verilmesine bence gerek yok. Formula 1'e alternatif olarak motosiklet yarýþlarý var, Moto GP, Superbike gibi. Üstelik çok daha hesaplý. Bence Formula 1 olsun, ama kalmasý gerektiði gibi kalsýn" dedi.

A MÝLLÝ Futbol Takýmý Teknik Direktörü Guus Hiddink, þike iddialarýnýn Türk futbolunu olumsuz etkilediðini ifade etti. Hollanda'nýn yüksek tirajlý gazetesi Telegraaf'taki köþe yazýsýnda bu konuya deðinen Hiddink, iddia edilen þike skandalýnýn Türk futbolunun imajýný nasýl zedelediðine, Dünya Kupasý kura çekimleri için bulunduðu Brezilya'nýn Rio de Janeiro kentinde bizzat þahit olduðuna dikkati çekti.Yaþanan tartýþmalarýn kendisini üzdüðünü ifade eden Hiddink, ''Sanýklarýn hiçbirinin suçu kanýtlanmamasýna raðmen, iddialar bile Türk futboluna olumsuz yönde etkide bulundu'' diye yazdý. Þike iddialarýnýn Türk Milli Takýmý'na büyük sorumluluklar yüklediðini de ileri süren Hollandalý teknik direktör, millilerin alacaðý baþarýlarýn taraftarlarý olumlu yönde etkileyeceðine iþaret etti. ''Futbolcularýmý bu yönde motive ediyorum'' þeklinde ifade kullanan, þu deðerlendirmede bulundu: MÝLLÝLERÝN HÝÇBÝRÝSÝ ÞÝKEYE KARIÞMADI ''Þike iddialarýnýn ardýndan milli takýma sorumluluklar düþüyor. Bu zor dönemde futbolcularýn uluslararasý alanda alacaklarý baþarýlar, taraftarlarý da rahatlatacaktýr. Ben futbolcularýmý bu yönde motive etmeye çalýþýyorum.'' A Milli Takým aday kadrosunda yer alan oyunculardan hiç birisinin adýnýn þike tartýþmalarýna karýþmamýþ olmasýnýn avantaj olduðunu kaydeden Hiddink, ''Gelecek hafta Estonya ile hazýrlýk karþýlaþmasý yapacaðýz. Ardýndan oynayacaðýmýz Kazakistan ve Avusturya maçlarýndan mutlaka galibiyetle ayrýlmamýz lazým. Þu an aday kadroda yer alan futbolcularýn isimlerinin þikeye bulaþmamýþ olmazý avantaj'' ifadelerini kullandý. BURUK: ÝLKAY'IN KENDÝ TERCÝHÝ A Milli Futbol Takýmý Ýdari Koordinatörü Okan Buruk, Alman Milli Takýmý'na çaðrýlan Ýlkay Gündoðan'ýn kararýna saygý duymak gerektiðini söyledi. Buruk, milli takýmýn antrenmaný sýrasýnda Ligtv'ye yaptýðý açýklamada, Ýlkay'ý uzun zamandýr takip ettiklerini ve kendisiyle görüþtüklerini belirterek, ''Ama tercih konusunda bu oyuncunun üzerinde baský kurmadýk. Ailesiyle en iyi þekilde görüþtük. Ama tercih ona ait. Türk futbolcuyu kaybetmek üzücü. Milli takýmda oynamak isteyen oyuncularý almak için çalýþýyoruz. Ayrýca hocamýz emin olmadan takýma oyuncuyu almýyor. Öz kaynaðýmýza aðýrlýk vermeliyiz. Gurbetçi futbolcularýn yanýnda içimizden de oyuncular çýkarmalýyýz. Gurbetçi oyuncularla baðýmýz da sürüyor'' diye konuþtu.

Fazlý Akdað Tokatspor baþkaný oldu

Toptoplayýcýlýðýndan kulüpbaþkanlýðýna

Guss Hiddink, þike iddialarýnýn Türk futbolunu uluslararasý platformlarda olumsuz etkilediðini açýkladý.

ÝlyasovaNBA'edönmekistemiyor

Anadolu Efes, NBA'den transfer ettiði Türk oyuncu Ersan Ýlyasova'yý bütün sezon kadroda tutmak için temaslarýný sürdürüyor.

BEKO Basketbol Ligi'nde yeni sezon için oldukça iddialý bir kadro kuran Anadolu Efes, NBA'den transfer ettiði Türk oyuncu Ersan Ýlyasova'yý bütün sezon kadroda tutmak için temaslarýný sürdürüyor. NBA'de yaþanan lokavtýn ardýndan yýldýz oyuncuyu renklerine baðlayan Anadolu Efes'in genel menajeri Engin Özerhun, milli basketbolcu ile bütün sezon için anlaþtýklarýný, ancak lokavtýn bitmesi halinde FIBA-NBA anlaþmasý doðrultusunda yýldýz oyuncunun kulübü Milwaukee Bucks'a dönmek zorunda olduðunu dile getirdi. Özerhun, A Milli Takým'ýn 2011 Avrupa Þampiyonasý hazýrlýklarý sýrasýnda uzun süreli sakatlanan Kerem Gönlüm'ün yokluðunda bir boþluk yaþadýklarýný, bu nedenle bu oyuncunun pozisyonu için oyuncu arayýþlarýna girdiklerini ve Er-

BEÞÝKTAÞ'IN yeni transferi Portekizli futbolcu Bebe, Beþiktaþ tarihine geçmek istediðini söyledi. Bebe, Hollanda kampýnda Lig TV'ye yaptýðý özel açýklamada, Beþiktaþ'ta olmaktan her geçen gün daha çok zevk aldýðýný belirterek, þunlarý kaydetti: ''Çok güzel bir grubuz ve güzel günler geçiriyoruz. Daha yüzde 100 seviyede deðilim. Seviyemi yüzde 100'e çýkarmaya çalýþýyorum. Beþiktaþ taraftarýna ve camiasýna yardým etmeye çalýþýyorum. Birçok hedefimiz var. En büyük hedefimiz Beþiktaþ'ý ileriye taþýmak. Bunun için de elimden geleni yapacaðým. Burada þampiyonluk kazanmak, elimden gelenin fazlasýný gösterip Beþiktaþ tarihinde olmak istiyorum.'' TÜRK ÝNSANI ÇOK CANA YAKIN Ýstanbul'a gelmeden önce Beþiktaþ'ý tanýdýðýný ifade eden Bebe, ''Beþiktaþ'ý bir tek ben deðil tüm dünya tanýyor, büyük bir takým. Türk futbolu devamlý geliþim içinde. Bu ligin bana da faydalarý olacaðýný düþünüyorum. Çok gol atýp elimden gelenin fazlasýný verip bu güzel futbol ülkesinden iyi þekilde yararlanmak istiyorum'' diye konuþtu. Ýstanbul'un çok hoþuna gittiðini, Türk insanýnýn çok cana yakýn olduðunu belirten Bebe, ''Bugüne kadar beni çok iyi karþýladýlar. Beþiktaþ taraftarý için fazla bir þey söylemeye gerek yok, devamlý takýmlarýna destek oluyorlar'' dedi.

san Ýlyasova'yý kadroya dahil ederek bu sýkýntýyý giderdiklerini dile getirdi. Ersan'ýn þu an için bütün sezon kadroda yer alacaðýný kaydeden genel menajer Özerhun, ''Lokavt biterse FIBA-NBA anlaþmasý doðrultusunda Ersan kulübüne dönmek zorunda. Ancak Ersan dönmek istemiyor. Biz de belki bu süreçte kulübüyle yoðun görüþmelerde bulanarak burada daha da uzun zaman için burada kalmasýný saðlarýz'' dedi. HÝDAYET'ÝN TRANSFERÝ ZOR Bu sezon için Ersan Ýlyasova'nýn yaný sýra Tarence Kinsey, Esteban Batista, Sasha Vujacic, Ermal Kurtoðlu, Stanko Barac, Doðuþ Balbay ve Dusko Savanovic'i alarak kadrosunu daha da güçlendiren Anadolu Efes'te Hidayet Türkoðlu'nun transferi zor gözüküyor. Adý Anadolu E-

fes ile anýlan Hidayet'in özellikle Ersan'ý transfer sonrasý eski takýmýna transfer olma ihtimali düþük olarak deðerlendirildi. Genel menajer Özerhun, kendi altyapýlarýndan yetiþen ve NBA'de baþarýlý sezonlar geçiren Hidayet'in sevdikleri ve saygý duyduklarý bir oyuncu olduðunu ifade ederek, ''Sonuçta lokavt bittikten sonra NBA ile anlaþmasý olan oyuncular takýmlarýna geri dönmek zorunda. Hidayet altyapýmýzdan yetiþen, sevdiðimiz ve saygý duyduðumuz bir oyuncu. Ancak lokavtýn bitmesinin ardýndan iki NBA oyuncusunun gitme ihtimalini kaldýramayacaðýmýz için Hidayet'in transferi zor gözüküyor'' dedi. Engin Özerhun ayrýca, oyun kurucu pozisyonu için transfer arayýþlarýnýn sürdüðünü sözlerine ekledi.

TOKATSPOR Kulübü Baþkanlýðýna seçilen Fazlý Akdað, top toplayýcýlýðý, amigoluk ve taraftar dernek baþkanlýðý yaptýðý kulübüne bu kez yönetici olarak hizmet vermeye baþladý. Spor Toto 2. Lig takýmlarýndan Tokatspor'un 4 Aðustos Perþembe günü toplanan olaðanüstü kongresinde kulüp baþkanlýðýna seçilen Fazlý Akdað'ýn, Tokatspor ile gönül baðý çok eski yýllara dayanýyor. Bordo-beyazlý renklere ortaokul yýllarýnda gönül veren Akdað, top toplayýcýlýðý, amigoluk, ardýndan da Tokat 60 Gençlik Taraftarlar Derneðinin kuruluþunda yer alarak bir dönem baþkanlýðýný yaptý. Son olarak Tokatspor'a baþkan olarak hizmet vermeye baþlayan Akdað, Tokatspor'un yaný sýra amatörde mücadele eden Tokat Bedestenlioðlu Spor Kulübünün de baþkanlýðý yürütüyor. Önceki dönemlerde Bedestenlioðlu Spor Kulübünün altyapýsýndan Tokatspor'a futbolcu yetiþtirmek için de çaba gösteren Akdað, kayyuma kaldýðý bir dönemde Tokatspor'un baþkanlýðýný üstlendi. Akdað, kulüp tesislerinde yaptýðý açýklamada, Tokatspor sevdasýnýn ortaokul yýllarýnda baþladýðýný ifade ederek, þunlarý anlattý: AMÝGO OLDU ''Almus'ta okuduðumuz zamanlarda hafta sonlarý arkadaþlarla birlikte Tokat'a gelirdik. O zamanlar stadýmýzda yoktu. Futbolcular sahaya çýkardý, onlara imrenirdik. 'Maçta bir top gelse de biz alsak da götürüp teslim etsek' diyerek maç yapýlan alanýn çevresinde pervane gibi dolaþýrdýk. Yeri geldi Tokatspor'un top Baþkan Fazlý Akdað, "Bu iþ paratoplayýcýsý olduk, sýz olmaz, ama her þey de para deðildir. Benim param yok, yüreamatör liglerinde ðim var" diye konuþtu. oyuncusu olduk. Þeref tribünü önünde amigoluk yaptým. Her yerde fotoðraflarým vardýr. Ben bununla gurur duyuyorum. Yeri geldi maç yaptýk, yeri geldik amigoluk yaptým. Yine yapacaðým, üstümdeki bu takým elbiseyi çýkarýp amigoluk kýyafetlerimi giyip amigoluðu yine yapacaðým. Çünkü Tokatspor'un temeli buralardan gelir. Ben protokolde maç seyredemem, tabii ki statü gereði orada olmak gerekiyor, ama sýkýlýyorum. Ben taraftarýn içinde olmalýyým, baðýrýp çaðýrmalýyým ve tezahürat yapmalýyým.'' Zehra Aydýn / Tokat


14

8 AÐUSTOS 2011 PAZARTESÝ

ÜMÝTLER BELÇÝKA YOLCUSU

ÜMÝT Milli Futbol Takýmý, Belçika ile 9 Aðustos Salý günü deplasmanda yapacaðý özel maç için bugün bu ülkeye gidecek. Çalýþmalarýný sürdüren ve bu akþam gerçekleþtireceði antrenmanla hazýrlýklarýnýn Ýstan-

SPOR

Y

bul etabýný tamamlayacak Ümit Milli Takým kafilesi, yarýn saat 14.00'te uçakla Brüksel'e hareket edecek. Ümit Milli Takým, 9 Aðustos Salý günü TSÝ 20.00'de Oh Lueven Stadý'nda Belçika ile karþý karþýya gelecek.

CAREW 2. LÝGE TRANSFER OLDU ÝNGÝLTERE Premier League takýmlarýndan Aston Villa'nýn bir dönem Beþiktaþ'ta da oynayan Norveçli forveti John Carew, geçen sezon Ýngiltere 2. Ligi'ne (Championship) düþen West Ham United takýmýna transfer oldu. 31 yaþýndaki Carew, Wast Ham United'ýn internet sitesindeki açýklamasýnda, ''Ýyi bir takýmýn parçasý olmaktan memnuniyet duyduðunu ve takýmý Premier League'e geri döndürmeyi istediklerini'' söyledi. Norveç Milli Takýmý'nda 88 maçta 23 gol atan Carew'in, Aston Villa ile sözleþmesi geçen sezon sonunda bitmiþti. 2004-2005 sezonunda Beþiktaþ'ta oynayan Carew, Valerenga, Rosenborg, Valencia, Roma ve Lyon'da da forma giydi.

Ýzmir'de Litvanya provasý 2011 AVRUPA BASKETBOL ÞAMPÝYONASI'NA HAZIRLANAN A MÝLLÝ TAKIM, ÝZMÝR'DE SPOR TOTO WORLD CUP 10 TURNUVASINDA SIRBÝSTAN, ALMANYA VE UKRAYNA ÝLE MÜCADELE EDECEK. 2011 Avrupa Basketbol Þampiyonasý'nda mücadele edecek A Milli Takým, Spor Toto World Cup 10'a katýlmak üzere bugün Ýzmir'e gidecek. Halkapýnar Spor Salonu'nda 11-13 Aðustos tarihleri arasýnda düzenlenecek organizasyona, Türkiye'nin yaný sýra Sýrbistan, Almanya ve Ukrayna katýlacak. Geçen yýllarda 5 kýtadan 4 farklý ülkenin katýldýðý turnuvada, Ukrayna bu yýl ilk kez yer alacak. Turnuvaya sýk sýk gelen Sýrbistan daha önce 4, Almanya ise 4 kez katýlmýþtý. A Milli Takým, þampiyona hazýrlýklarýný kýsa bir süreliðine Ýzmir'de sürdürecek. 9 ve 10 Aðustos tarihlerindeki antrenmanlarla turnuva hazýrlýklarýný tamamlayacak milli takým,

organizasyondaki ilk maçýný ise 11 Aðustos Perþembe günü Ukrayna ile oynayacak. ''12 Dev Adam'', 9 Aðustos Salý günü de Forum Bornova'da hayranlarýyla bir araya gelecek. Ýmza günü etkinlikleri kapsamýnda milliler, özel olarak bastýrýlan posterlerini imzalayarak sevenlerine daðýtacak. ÝLK HAZIRLIK MAÇLARI Þampiyona hazýrlýklarýna 10 Temmuz tarihinde Antalya'da kampa girerek baþlayan milli takýmýn ilk hazýrlýk turnuvasý Ýzmir'de olacak. Antalya'daki kampýn ardýndan Ýtalya'nýn Bormio kentine giden ve burada kondisyon depolayan A Milli Takým, Ýtalya'daki çalýþmalarýn ardýndan Ýstanbul'da antrenmanlarýný sürdürdü. Milliler, yoðun

PROGRAM 11 Aðustos Perþembe: 18.00Almanya-Sýrbistan 20.30 Türkiye-Ukrayna 12 Aðustos Cuma: 18.00 Sýrbistan-Ukrayna 20.30 Almanya-Türkiye 13 Aðustos Cumartesi: 15.30Ukrayna-Almanya 18.00Türkiye-Sýrbistan

antrenman programlarý sonrasý tempoyu biraz daha arttýrarak üst üste hazýrlýk maçlarý oynayacak. Ýlk olarak 11-13 Aðustos tarihleri arasýnda organize edilecek Spor Toto World Cup 10'a katýlacak ''12 Dev Adam'', bu turnuvanýn ardýndan 14 Aðustos Pazar günü Ýstanbul'a dönecek. Milliler, 3 günlük Ýstanbul kampýnýn ardýndan tekrar

yola çýkacak ve 18 Aðustos Perþembe günü Almanya'da organize edilecek turnuvaya katýlmak üzere bu ülkeye gidecek. Ev sahibi ülkenin yaný sýra Belçika ve Yunanistan'ýn katýlacaðý turnuvada ikinci hazýrlýk turnuvasýný oynayacak A Milli Takým, 22 Aðustos Pazartesi günü tekrar Ýstanbul'a gelecek. Milli takým, kýsa süreli kampýn ardýndan Karadað, Ukrayna ve Yeni Zelanda'nýn yer alacaðý Adidas Ýstanbul Cup 2 ile turnuva maçlarýný tamamlayacak. ''12 Dev Adam'', hazýrlýk maçlarýný oynadýktan sonra 3 gün daha Ýstanbul'da çalýþacak ve 29 Aðustos Pazartesi günü 2011 Avrupa Þampiyonasý'na katýlmak üzere Litvanya'ya gidecek.


Y Gerçekten bu Kur’ân, yolun en doðrusuna iletir ve güzel iþler yapan mü’minlere, büyük bir mükâfatý hak ettiklerini müjdeler. (Ýsrâ / 17: 9)

Ramazan ayý geldiðinde Cennet kapýlarý açýlýr, Cehennem kapýlarý kapanýr ve þeytanlar da baðlanýr. (Müslim, Sýyâm: 1)

Derleyen: ORHAN GÜLER

8 RAMAZAN 1432 / 8 AÐUSTOS 2011 PAZARTESÝ

Oruç programý ÇOCUÐUN RAMAZAN'I MERVE ÝRÝYARI

öy yerinde oruç tutmak daha bir sýhhatlidir. Týpký oradaki hayatýn daha hormonsuz olmasý gibi… Bir söylem de ‘köyde hayat daha gdo’suz’… Horozun uyandýrdýðý küçük adam, saate bakýnca daha on iki saat olduðunu gördü. “Ne yapsam?” diye çok düþündü. Týpký okuldaki gibi kendine günlük oruç programý yapmaya karar verdi. Eline kâðýt ve kalemini alarak; “Ýlk önce inekleri, koyunlarý ve tavuklarý besleyeceðim. Sonra sularýný vereceðim. Biraz yavaþ yaparsam, zaman daha çabuk geçer. Ýki saat bunu yaparsam, geriye on saat kalýr. Sonra biraz uyurum. Tamam, dört saat geçti bile… “Geriye sekiz saatim kaldý. Ayarlamalarýma göre öðle vakti girecek. Namazýmý kýldýktan sonra bir saat çizgifilm aram var. Sonra annem tarladan gelmiþ olacaktýr. Babam gelmeden onun yemek yapmasýna yardým ederim. Ama bunlarý yapsam da çok vaktim kalýyor. Eskiden böyle olmuyordu. Vakit bir anda geçiyordu. Þu günlerde ise vakit su gibi deðil, kum saati gibi ilerliyor. “Yemekleri yapýnca geriye dört saat kaldý gibi. Bu saatleri ise damdan bakarken tefekkürle geçireceðim. Annem bir keresinde, ‘Etrafýna bak Hasancým, kâinatýn tefekkürüne þahit ol’ demiþti. Ýþte o günler, bu günler. Bu günler tefekkürün tam olarak yaþanacaðý günler ve sonra ise tefekkürüme tok karnýma devam edeceðim. Böylece bir orucumu daha yollamýþ olacaðým. Hadi Bismillah…” Çocuklar, sizin oruç programýnýz yoksa hemen hazýrlamanýzý tavsiye ederim. Ben de hazýrlýyorum ve tefekkürümü de kedim Patates ile yapmaya karar verdim. Onun mýrmýrlarý ve benim karnýmýn gurultularý…

o:

t

Fo

N HA

Er-Rahîm

A AY

K

AK

ÞÝÝRLERLE ESMÂ-Ý HÜSNÂ ÞERHÝ HASAN ÞEN (Sabahî - Trabzon)

ER

K

Er-Rahîm ismi ile mü’minlere ihsaný hoþ Hem cemâl-ü cenneti... Muhsinlere ikramý hoþ

Üç mübarek ismi her an okunur Besmelede Rahmetinin inceliði hissedilir sinede

Sunacak mü’minlere rýzký, hayale gelmeyen Serecek rahmetini bolca, zevale ermeyen

Zerrelerde görülür azameti nimetinin Hurdebîni nice canlý eseri rahmetinin

Ehl-i Ýslâma tecelli eyleyen O Er-Rahim Ahirette ni’meti bol sunacak Zât-ý Kerîm

O güzel esmasýný derk ederiz akl ile biz O’nu ilân ediyor gördüðümüz yediðimiz

Kâinatta zerreler rahmetinin parýltýsý Ýntizamla cism-i cân’a giydirir libâsý

Nice muhtaç hem de müþfik canlýlar rahmetini, Eder ilân bütün âleme O’nun þefkatini

Kalbi ince anneler þefkatý nerden alýyor Gönlü rahmetle döþeyen ayný yerden alýyor

Nûr’u; üzüntü veren kalp pasýný anda siler Hem de ferahlýk ile hiç de komaz zerre keder

Ýki yüz yirmi adet zikr edilir Kur’ân’da Her isim rahmet kapýsýný açar bir anda

Kiþinin þefkat ile ulaþtýðý rütbe rahîm Sýrrýna kim eriþe Ya’kub (as) gibi olur kerim

Öyle engin rahmeti ki gayrisi olmaz O’nun Rabbi gündüz gecenin... O her þeyin yaþ kurunun

Bu isimden hissemiz, olmalýyýz hoþ görülü Yaymalý þefkatýný, fethetmeli her gönülü.

GEÇMÝÞ RAMAZAN OLUR KÝ

Teravih zevki

ADEM PALA

Uyanýk ve zeki gözler nazarýnda, her bir yaprak Allah'ýn marifetine dair bir delildir. Bediüzzaman Said Nursî, Mektubat

ocuklukta Ramazan bir baþka oluyor. Özellikle iftarý edip doðruca camiye, teravihe gitmek bambaþka bir zevkti bizim için. Namazda gülen ve koþan çocuklarýn selâm verildikten sonra mum gibi duruþlarý gözlerimin önünden hiç gitmez. ***

Ç

Mis gibi kokular süzülüyordu mutfaktan. Annem, yine döktürmüþtü iftar için. Çok acayiptir, Ramazan’da nimetler ayrý bir bereketleniyor, nefis gözüküyor. Bunun farkýna tabiî yýllar sonra varacaktým sanýrým. Ama, annemin iktisatlý oluþuna biraz baðlamýyor da deðildim çocuk bakýþýyla o sýralar.

NAMAZA DAÝR

SÜLEYMAN KÖSMENE

VESVESE “Namaz için hazýrlýk yaparken çok zaman harcýyorum, bir vakit namazýný 1 saatte kýlýyorum. Buysa beni çok yoruyor…” ÇÖZÜM Bir vakit namazý için abdest alma süresi normal þartlarda iki dakikayý geçmez. Vakit namazlarýndan sabah ve akþam namazlarý beþer dakikada, öðle ve ikindi namazlarý en fazla onar dakikada kýlýnabilecek namazlardýr. En uzun vakit namazý olan yatsý namazýný kýlmak ise, 15 dakikayý geçmez. Hepsini toplasanýz abdestle, sünnetle ve tesbihle beraber bir saati aþmayan bir süre içinde beþ vakit namazý kýlmamýz mümkündür. Eðer çok özel þartlarýnýz varsa, özel þartlarýnýzý beþ vakitte de iþe yarayabilecek þekilde düzenleyebilirseniz, beþ vakit bu süreleri aþmadan namazýnýzý kýlabilirsiniz. Bu durumda þeytana vesvese vermek için fýrsat da vermemiþ oluruz. Allah kabul etsin.


Y

8 RAMAZAN 1432 8 AÐUSTOS 2011 PAZARTESÝ

Ey Aziz-i Kuddüs! Sana, þanýna lâyýk kul olmayý bize kolay kýl! Sana, celâline þayeste ibadet yapmayý bize nasip eyle! Sana, izzetinin hakký için itaat etmeyi, bize müyesser eyle! Sana, kudsiyetinin þe’ni için arýnarak gelmeyi bize zor kýlma! Haccýmýzý, kurbanýmýzý, namazýmýzý makbul kýl! Bizi kendine kul eyle! Âmin!

SEMA CEYHAN

SÜLEYMAN KÖSMENE

“Yol hakký” ÇOCUKLUÐUMUN RAMAZANLARI EKREM KILIÇ

arþýda hep alýþýlmýþ sîmâlar, bilinen kimseler bulunurdu. Cuma günleri, köylerden gelen þahýslar, tanýdýklarý dükkânlara uðrar; alýþ veriþ eder, hâl hatýr sorarlardý. Her iki taraf da, birbirinden bu arada bulunduklarý yerlerde olan bitenleri öðrenirdi. Alýþýlmýþýn dýþýnda bir þahýs fark edilince, bütün gözler ona dikilir; âdetâ, kimliðini ve bulunuþ maksadýný vücûdundan okumak istiyormuþçasýna, adamcaðýz incelenir dururdu. Yabancýlara karþý bu hassâsiyet, mahallede de câri idi. Evlerin arasýndan geçen tanýmadýk birisi, perde arkalarýndan, kapý aralýklarýndan, cumbalarýn panjurlarýndan incelenir; hakkýnda bir karara varýlmaya çalýþýlýrdý. Kadýnlarýn meraklarý, er-

Ç

Ya Basit! ESMA-Ý HÜSNÂ AYNASI

M. FAHRÝ UTKAN

kekler kadar sessiz kalmaz; yabancý geçip gittikten sonra, konu komþudan onun hakkýnda bilgi istenirdi. Baðdan, bostandan satmak üzere çarþýya getirilen mahsuller, çoðunlukla bir merkep üzerinde taþýnýrdý. Bunlar, kasabanýn mahallelerinden geçerken, baða göçememiþ olan âilelerin çocuklarý “yol hakký” isterler; mal sâhibi de, yüküne göre, salkýmýn küçük bir dalýyla üzüm, bir armut, birkaç kaysý gibi bir ihsanda bulunurdu. Serin içme suyu, ya özel sûrette sýzdýrmak üzere yapýlmýþ testilerden veyâ soðusun diye kuyulara sallandýrýlmýþ kaplardan alýnýrdý. Çok ender de olsa, kim bilir hangi daðda kýþtan îtina ile saklanmýþ olan kar satýlýrdý. Bir merkep üzerine kalýn çuvallara, samana belenerek sarýlmýþ kar, küçük parçalar hâlinde alýnýr; evlerde, þiþe içinde hazýrlanmýþ gül þurubuna atýlarak ikram edilirdi. Sýcak yaz günü için, bundan âlâ bir içecek var mýydý!

Ya Basit! Açar, geniþletirsin. Bütün varlýklar Sen’in kudret elindedir. Ýstediðin kuluna yep yeni bir hayat verir, neþe verir, rýzýk bolluðu verirsin. Ya Basit! Bütün zaman, mekân ve varlýklarda, ilim, yaratma, cisim ve rýzýk gibi her iþteki geniþlik, ferahlýk ve bolluk yalnýz Sen’in rahmet ve iradenle meydana gelir. Maddî ve manevî rýzýklarý çoðaltan da Sen’sin. Bu ismin tecellilerini bize bol bol göster.

Ramazan ayýnda akþam saatlerinde Temel’in koþuþturduðunu gören Ýdris: “Ula uþaðum, nedur bu telâþun ha, nereye gideysun böyle acele acele?” der. Bunu duyan Temel koþturmasýna devam ederek “Haçan sen de gel, Sultan-ý Ezelî’nin ziyafetgâhýna dâvet var, oraya gideyrum” der.

Lezzet kapýsý RAMAZAN’DA AÇILAN KAPILAR ABDÝL YILDIRIM

“Hakikî zevk ve elemsiz lezzet ve kedersiz sevinç ve hayattaki saadet, yalnýz iman dairesinde bulunur.” (Sözler, s. 244) er insan hayattan lezzet almak, mutlu olmak, huzur içinde yaþamak ister. Ama hayat dikensiz bir gül bahçesi deðildir. Zevkler kadar elemleri, lezzetler kadar da kederleri vardýr. Bazen de lezzetler çok az, elemler çok fazla yer tutabilir. Bu durum insanýn imanýndaki tevekkül ve teslimiyetinin derecesine, hayata bakýþ açýsýna ve hayat tarzýna göre deðiþir. Halbuki insana hayat vererek dünyaya gönderen ve ona belli bir ömür tayin eden Cenâb-ý Hak, kullarýnýn hayatta mutlu ve mesut olmasýný ister. Bunun yaný sýra, hayatý tekemmül ettirmek, ebedî saadetin yollarýný açmak için de bir takým imtihanlara tâbi tutar. Ýþte insan, bu dünyadaki bazý elem ve keder verici olaylarý, baþýna gelen sýkýntý ve musibetlerin birer imtihan olduðunu bilerek sabýr ve þükürle karþýlarsa, sonuna ebedî lezzetlere kavuþur. Ramazan’da tutulan oruç da, bir sabýr imtihanýdýr. Ýnsan imanýn kuvvetine göre bu imtihanda baþarý saðlar. Açlýðýn verdiði sýkýntýya sabredip, sonunda büyük bir mükâfat kazanacaðýna inanan insan, bu açlýktan da büyük bir lezzet alýr. Ýftar saatindeki sevincinin lezzetine ise, doyum olmaz.

H Efendimizin (asm) kâinatý okumasý KÂÝNAT KÝTABI MUSTAFA ÖZTÜRKÇÜ

ediüzzaman’ýn veciz ifadesiyle “Þu kitab-ý kebîr-i kâinatýn âyet-i kübrasý olan Hatemü’l-Enbiya olan Efendimiz (asm)” (19. Söz) kâinatý okurken, manevî büyüklüðü noktasýndan hadiselere baktýðý gerçeðini göz önünde bulundurmak lâzýmdýr. Zira, o (asm), þahs-ý mânevîsi itibariyle “Sath-ý arz bir mescid, Mekke bir mihrab, Medîne bir minber; o bürhan-ý bâhir olan Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm bütün ehl-i imâna imam, bütün insanlara hatip, bütün enbiyâya reis, bütün evliyâya seyyid, bütün enbiyâ ve evliyâdan mürekkeb bir

B

halka-i zikrin serzakiri; bütün enbiyâ hayattar kökleri, bütün evliyâ tarâvettar semereleri bir þecere-i nurâniyedir.” (Sözler, 19. Söz) Böylesine muhteþem ve aziz bir þahsiyet-i maneviye-i âliyeye mazhar olan Efendimizin (asm) kâinata bakýþý, alâkadarlýðý da o derece manidardýr. Efendimizin (asm) kâinatla alâkadarlýðý noktasýnda yaptýðý bir yorumda Üstad Bediüzzaman þunlarý ifade eder: “O nur ile; kâinattaki harekât, tenevvüât, tebeddülât, tegayyürât, mânâsýzlýktan ve abesiyetten ve tesadüf oyuncaklýðýndan çýkýp, birer mektubât-ý Rabbâniye, birer sahife-i âyât-ý tekviniye, birer merâyâ-i esmâ-i Ýlâhiye ve âlem dahi birer kitâb-ý hikmet-i Samedâniye mertebesine çýktýlar.” Ne kadar güzel ve manidar deðil mi?


08 Ağustos 2011