Issuu on Google+

Her aileye sosyal destek uzmaný / 5’TE

RAMAZAN BOYUNCA ZÝYARETE AÇIK

HIRKA-Ý ÞERÝFBUGÜN AÇILIYOR

Oruç, astýmý etkiliyor mu? / 12’DE Ýstanbul silüetinde camiler / 10’DA

450 yýldýr minareleri süslüyor / 6’DA

MUSTAFA GÖKMEN’ÝN HABERÝ SAYFA 3’TE

Y GERÇEKTEN HABER VERiR

ASYA’NIN BAHTININ MÝFTAHI, MEÞVERET VE ÞÛRÂDIR

YIL: 42

5 AÐUSTOS 2011 CUMA / 75 Kr

SAYI: 14.888

www.yeniasya.com.tr

Orduda köklü reform þart SÝSTEMDEKÝ ASKER AÐIRLIÐINI SONA ERDÝRMEK ÝÇÝN, KÖKLÜ BÝR ZÝHNÝYET DEÐÝÞÝMÝNE VE ESASLI REFORMLARA ÝHTÝYAÇ VAR. ASKERÎ OKULLARDAKÝ EÐÝTÝME NEÞTER TUTUKLU 14 GENERALÝN GÖREV SÜRELERÝ BÝR YIL UZATILDI

Komutanlar deðiþti

Cumhurbaþkaný Abdullah Gül’ün onayladýðý YAÞ kararlarý açýklandý. Alýnan kararlara göre, Genelkurmay Baþkanlýðýna Org. Necdet Özel, Kara Kuvvetleri Komutanlýðýna 1. Ordu Komutaný Org. Hayri Kývrýkoðlu, Deniz Kuvvetleri Komutanlýðýna Donanma Komutaný Ora. Emin Murat Bilgel, Hava Kuvvetleri Komutanlýðýna Hava Lojistik Komutaný Org. Mehmet Erten, Jandarma Genel Komutanlýðýna ise Kara Kuvvetleri Kurmay Baþkaný Org. Bekir Kalyoncu atandý. Haberi sayfa 4’te

Ahmet Taþgetiren: Gerçek bir demokratikleþme A için kökten bir zihniyet deðiþimine ihtiyaç var. Askerî lise ve harp okullarýnýn eðitim formatý dahil, yeni bir Eser Karakaþ: YAÞ'ta artýk zihniyet inþasý gerekiyor. E Baþbakanýn yanýnda oturmayan Genelkurmay Baþkanýnýn statüsündeki, anayasadan kaynaklanan belirsizlik kalkmadýkça ‘yeni Türkiye'den söz edilemez.

Genelkurmay Baþkaný Orgeneral Necdet Özel

Orgeneral Mehmet Erten

Oramiral Emin Murat Bilgel

Orgeneral Bekir Kalyoncu

HÜKÜMET-MEMUR ARASINDAKÝ

DEPREMÝN YENÝ ADRESÝ

Zam pazarlýðý ertelendi

Elazýð, dün 4.4 ile sarsýldý

Çalýþma ve Sosyal Güvenlik Bakaný Faruk Çelik, 15 Aðustos’ta toplu gö rüþme yapýlmayacaðýný, toplu sözleþ menin yasal çalýþmanýn ardýndan ger çekleþtirileceðini açýkladý. Haberi 5’te

Elazýð’da, merkez üssü Ýçme beldesi olan ve saat 06.13’te meydana gelen 4.4 büyüklüðündeki depremde olumsuz bir durum meydana gelmedi ði açýklandý. Haberi sayfa 6’da

KULÜP YÖNETÝMÝ: ARAMA ÞÝKE ÝDDÝALARIYLA ÝLGÝLÝ DEÐÝL

Galatasaray’da arama yapýldý

Galatasaray Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Doðan, Flor ya Te sisleri ile Türk Telekom Arena Stadýndaki aramalarýn þikeyle deðil, kulübün iç iþleriyle ilgili olduðunu açýkladý. Haberi 13’te

Hasan Cemal: Askerin askerliðini bilmesi için, Genelkurmay’ýn Millî Savunma’ya baðlanmasý, Askerî Yargýtay ve Danýþtay’ýn kaldýrýlmasý, askerî harcamalarýn siviller tarafýndan denetlenmesi, askerî—ve sivil—okullardaki ders kitaplarýnda demokrasi kültürünün gereði olan deðiþikliklerin yapýlmasý, Millî Güvenlik derslerinin kaldýrýlmasý gerekiyor. Yazýlarý sayfa 8’de

Hani temdit olmayacaktý? / Bozdað: Askerî yargý kalkacak

Orgeneral Hayri Kývrýkoðlu

GENELKURMAY MSB'YE BAÐLANMALI

Baþbakan Yardýmcýsý Bekir Bozdað, askerî yargýnýn kalka ca ðý ný ve Ge nel kur may Baþkanlýðýný Millî Savunma Bakanlýðýna baðlamak istediklerini söyledi. Haberi 4’te

BM, Suriye’yi kýnadý

Suriye yönetimini, sivillere kar þý uy gu la dý ðý þid det dolayýsýyla kýnayan BM Güvenlik Konseyi, Esad ve yöne ti mi ne re form la rý bir an önce hayata geçirme çaðrýsý yaptý. Haberi sayfa 7’de

Çocuklar açlýktan ölüyor

Somali’de açlýk dolayýsýyla 5 ya þýn al týn da 29 bin den fazla çocuðun öldüðü bildirildi. Haberi sayfa 7’de ISSN 13017748

Kâzým Güleçyüz’ün yazýsý sayfa 3’te

14 TRÝLYON 580.7 MÝLYAR DOLAR

ABD, borç bataðýnda

ABD’nin kamu borcunun gayri safi yurtiçi hasýlaya (GSYH) oraný yüzde 100’ü geçti. Geçen Salý günü ABD Kongresi tarafýndan federal hükümetin borçlanma limitinin yükseltilmesinin ardýndan borcu bir günde 238 milyar dolar artarak 14 trilyon 580,7 milyar dolara ulaþtý ve geçen yýlýn sonunda 14 trilyon 526,5 milyar dolar olan ülkenin toplam GSYH’sýný da geçmiþ oldu. Haberi sayfa 11’de

FAÝZLE ÝLGÝLÝ YENÝ KARARLAR ALDI

Merkez’denþokadým

Olaðanüstü toplanan Merkez Bankasý Para Politikasý Kurulu, politika faizini yarým puan düþürerek yüzde 5.75’e çekti, borçlanma faiz oranýný da yüzde 1.5’ten yüzde 5’e çýkardý ve döviz satýþ ihalelerine baþlama kararý aldý. Haberi 11’de


2

LÂHÝKA

5 AÐUSTOS 2011 CUMA

Y

Ramazan orucu, Ýslâm þeâridir

‘‘

Ramazan-ý Þerifteki savm, Ýslâmiyetin erkân-ý hamsesinin birincilerindendir. Hem þeâir-i Ýslâmiyenin âzamlarýndandýr.

Ýkinci Risâle olan Ýkinci Kýsým Ramazan-ý Þerife dâirdir (Birinci Kýsmýn âhirinde þeâir-i Ýslâmiyeden bir nebze bahsedildiðinden, þeâirin içinde en parlak ve muhteþem olan Ramazan-ý Þerife dair olan bu Ýkinci Kýsým'da, bir kýsým hikmetleri zikredilecektir. Bu Ýkinci Kýsým, Ramazan-ý Þerifin pek çok hikmetlerinden dokuz hikmeti beyan eden Dokuz Nüktedir.)

B

ismillâhirrahmânirrahîm "O Ramazan ayý ki, insanlara doðru yolu gösteren, ap açýk hidayet delillerini taþýyan ve hak ile bâtýlýn arasýný ayýran Kur'ân, o ayda indirilmiþtir." (Bakara Sûresi, 2:185.)

Birinci Nükte Ramazan-ý Þerifteki savm, Ýslâmiyetin erkân-ý hamsesinin birincilerindendir. Hem þeâir-i Ýslâmiyenin âzamlarýndandýr. Ýþte, Ramazan-ý Þerifteki orucun çok hikmetleri, hem Cenâb-ý Hakkýn rububiyetine, hem insanýn hayat-ý içtimâiyesine, hem hayat-ý þahsiyesine, hem nefsin terbiyesine, hem niam-ý Ýlâhiyenin þükrüne bakar hikmetleri var. Cenâb-ý Hakkýn rububiyeti noktasýnda orucun çok hikmetlerinden bir hikmeti þudur ki: Cenâb-ý Hak, zemin yüzünü bir sofra-i nimet suretinde halk ettiði ve bütün envâ-ý nimeti o sofrada "min haysü lâ yahtesib" (umulmadýk yerlerden) bir tarzda o sofraya dizdiði cihetle, kemâl-i Rububiyetini ve Rahmâniyet ve Rahîmiyetini o vaziyetle ifade ediyor. Ýnsanlar, gaflet perdesi altýnda ve esbab dairesinde, o vaziyetin ifade ettiði hakikati tam göremiyor, bazan unutuyor. Ramazan-ý Þerifte ise, ehl-i iman, birden muntazam bir ordu hükmüne geçer. Sultan-ý Ezelînin ziyafetine dâvet edilmiþ bir surette, akþama yakýn "Buyurunuz" emrini bekliyorlar gibi bir tavr-ý ubudiyetkârâne göstermeleri, o þefkatli ve haþmetli ve külliyetli Rahmâniyete karþý, vüs'atli ve azametli ve intizamlý bir ubudiyetle mukabele ediyorlar. Acaba böyle ulvî ubudiyete ve þeref-i kerâmete iþtirak etmeyen insanlar, insan ismine lâyýk mýdýrlar? Mektubat, s. 387 LÛGATÇE: savm: Oruç. erkân-ý hamse: Beþ rükûn, esas. niam-ý Ýlâhiye: Allah’ýn verdiði nimetler. þeâir-i Ýslâmiye: Ýslâmýn sembolü, simgesi. rububiyet: Allah'ýn bütün mahlukatý terbiye ve idare etmesi. envâ-ý nimet: Nimet

çeþitleri. kemâl-i Rububiyet: Allah'ýn bütün mahlûkatý mükemmel bir þekilde terbiye ve idare etmesi. tavr-ý ubudiyetkârâne: Kulluða yakýþýr tavýr, hareket. vüs'atli: Geniþ. þeref-i kerâmete: Ýkram þerefi.

nejatereren@saidnursi.de

Risâle-i Nur dairesindekilerin sahip olmasý gereken meziyetler slâm âleminin büyük bir sürur, sevinç, mutluluk kaynaðý mübarek Ramazan ayýna bu yýl yine Rabbimizin inayet ve ihsanýyla yetiþmiþ bulunuyoruz. Sonsuz þükürler olsun. Âlemlerin Efendisinin (asm) “Oruç bir kalkandýr; [oruçluyu beþerî ihtiraslardan hýfz eder] Oruçlu kem söz söylemesin! Oruçlu, kendisiyle itiþmek ve dalaþmak isteyene iki defa: ‘Ben oruçluyum!’ desin!” tavsiyelerine nâil omak bütün oruçlulara nasip olur inþaallah. (Âmin) “Ýnsanýn her amelinin sevabý yedi yüze kadar katlanýr. Allah buyurdu ki: ‘Oruç bunun dýþýnda. Çünkü o, Benim içindir, onun mükâfatýný Ben vereceðim. Çünkü o, þehvetini ve yemesini sýrf Benim için terk ediyor. Oruçlunun iki sevinci vardýr: Ýftar edince ve Rabbine kavuþunca. Oruçlunun aðýz kokusu, Allah katýnda misk kokusundan daha hoþtur” müjdelerini de iki cihanda yaþarýz inþâallah. “Her kim, inanarak ve karþýlýðýný yalnýz Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiþ günahlarý baðýþlanýr.” tebþirine mazhar oluruz inþâallah. “Kim ki, yalan söylemeyi ve yalanla amel etmeyi býrakmazsa, Cenâb-ý Hak o kimsenin yemesini, içmesini býrakmasýna hiç kýymet vermez, iltifât buyurmaz” ihtarýndan da uzak oluruz inþâallah. Fakat bu dünya hikmet diyarý, imtihan yurdu olmasý cihetiyle, insî þeytanlar ve nefis vazife baþýndalar. Ortalýkta kol geziyorlar. Bunu da gözden uzak tutmadan bu manevî atmosferi en iyi þekilde deðerlendirmeyi Rabbimizden birlikte niyaz edelim. Çok ilgi çekici bir þekilde bu mübarek aylarda nelerin olabileceðine nazik ve tedbirli bir þekilde dikkat çeken Üstadýmýz Bediüzzaman Hazretlerini dinleyelim. Bu konuda iþte çok önemli iki ihtar: “Aziz, sýddýk kardeþlerim, “Bu Ramazan-ý Þerifte âfâka bakmamak ve dünyayý unutmaya çok muhtaç olduðum halde, maatteessüf, dünyaya ara sýra bakmaya bizi mecbur ediyorlar. Ýnþâallah, bu bakmakta niyetimiz hizmet-i imaniye olduðundan, o da bir nevî ibadet sayýlýr. Evet, size iliþtikleri gibi, bize de ayrý ayrý suretlerde tecavüzlerini ihsas ediyorlar. Fakat, Cenâb-ý Hakk’a þükür ki, onlarýn tecavüzleri, aksülâmel nev’inde, Risâle-i Nur’un fütuhatýna yardým ediyor.” (Kastamonu Lahikasý, s. 139, Mek. No: 109) “Aziz, sýddýk kardeþlerim, “Bu mübarek Ramazan-ý Þerifteki duâlar, ihlâsý bulmak þartýyla, inþâallah makbuldür. Fakat maatteessüf, ekseriyetçe Risâle-i Nur þakirtlerinin nazarlarýný dünyaya çevirmek ve huzur-u kalbi bozmak için, bazý taarruzlar yüzünden o ihlâs, o huzur-u tam bir derece zedelenir. Merak etmeyiniz, herþeyi Cenâb-ý Hakk’a havale edip öyle taarruzlara ehemmiyet vermeyin...” (Age., s. 206, Mek. No: 165) Ramazan-ý Þerifte, Ehl-i Sünnetin selâmet ve necatý için edilen pek çok duânýn âþikâre kabulleri görünmemesinin hususî sebeplerinden olan “ehl-i Ýslâmýn fevkalâde safderunluðu ve dehþetli cânileri âlicenâbâne affetmesi; bir tek haseneyi, binler seyyiâtý iþleyen ve binler manevî ve maddî hukuk-u ibâdý mahveden adamlardan görse, onlara taraftar çýkmasý”, bundan dolayý da “ekall-i kalîl” (azýnlýðýn da azýnlýðý) olan ehl-i dalâlet ve tuðyanýn, safdil taraftarla ekseriyet teþkil ederek, musîbetlerin devamýna ve belki þiddetlenmesine kader-i Ýlâhiyeye fetva verdirmesi, “Biz buna müstahakýz” dedirtmesi... (Kastamonu Lâhikasý, s. 24, Mek. No: 19) Herkesin midesini düþünmeye baþlayýp, kalbî hayatýn, þefkat ve rikkatin ölmesi tehlikesi karþýsýnda Risâle-i Nur Talebelerinin buna bir uzun Ramazan nazarýyla bakýp, günahlara bir kefaret olabileceði belirtiliyor. (Kastamonu Lâhikasý, s. 149, Mek. No: 114) Bu mübarek aylarda, pek çok iþtiyak ve ihtiyaçla fazla a’mâl-i uhreviyede bulunmak arzusuyla beraber, mevsim ve bazý sebepler yönüyle hizmetlerde muvaffak olamasak da fazla müteessir olmamak gerekiyor. Bütün bunlara karþý hakikî bir ihlâs ve çok sevap kazanmayý hedeflemek en çýkar yol olarak görünüyor. Bu mübarek aylarda baþa gelebilecek hastalýk ve musîbetlerin, fedakâr kardeþlerin þefkatlerini heyecana getirip, þahs-ý manevî hesabýna a’mâl-i uhreviyelerinin bir nevî zekâtýný vermek; nâkýs, kusurlu sermayelerimizi, birden ona, belki yüze ve bine çýkarmaya sebep olabileceði ümidiyle bunu temin etmeye çalýþmalýyýz. (Age, s. 202, Mek. No: 160) Ramazan-ý Þerifteki hakikat-i leyle-i Kadir gibi kudsî ve ulvî hakikatleri, yüz bin elle aramak bahtiyarlýðý ve ümidini daima canlý tutmak. (Age, s. 205, Mek. No: 163) “Seksen küsur sene kýymetinde bulunan ve Ramazan-ý Þerif’in tamamýnda gizlenen Kadir Gecesinin hakikatini kazanmak için, Risâle-i Nur Talebeleri þirket-i maneviye-i uhreviyeleri gereðince, her biri diðerine, ‘Bizi koru, bize merhamet et, bize maðfiret et’ gibi tabirlerle duâ etmeleri gerekir. Böylece her bir talebe umumun namýna duâya çalýþsýn.” (Age, s. 205, Mek.No: 163) Bu mevzuda dillerde devamlý Kur’ân harfleri, kelimeleri, âyetleri ile hadis-i þeriflerin nurlu mevsimini yaþamayý esas hedef ittihaz etmek çok önemli. Yazýmýzý bu mübarek ay boyunca her türlü büyük–küçük günahlardan, haramlardan, gýybet, itham, zan, iftira… vb. her türlü menfî kelimelerden ve tavýr ve hareketlerden uzak olmayý hedefleme temennisiyle bitirelim. Bütün dost ve kardeþlerimizin ve bütün Müslümanlarýn rahmete mazhar olacak bir Ramazan geçirmesi, Cenâb-ý Haktan kuvvetli niyazýmýzdýr.

İ


HABER

Y

Genel Yayýn Müdürü

Yayýn Koordinatörü

Haber Müdürü Recep BOZDAÐ Ankara Temsilcisi Mehmet KARA Reklam Koordinatörü Mesut ÇOBAN Görsel Yönetmen: Ýbrahim ÖZDABAK

Kâzým GÜLEÇYÜZ

Abdullah ERAÇIKBAÞ

Abone ve Daðýtým Koordinatörü: Adem AZAT

Yazý Ýþleri Müdürü (Sorumlu) Mustafa DÖKÜLER Ýstihbarat Þefi Mustafa GÖKMEN Spor Editörü Erol DOYURAN

Yeni Asya Gazetecilik Matbaacýlýk ve Yayýncýlýk Sanayi ve Ticaret A.Þ. adýna imtiyaz sahibi

Mehmet KUTLULAR Genel Müdür

Recep TAÞCI

Yeni Asya basýn meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir.

Merkez: Gülbahar Cd., Günay Sk., No: 4 Güneþli 34212 Ýstanbul Tel: (0212) 655 88 59 Yazýiþleri fax: (0212) 515 67 62 Kitap satýþ fax: (0212) 651 92 09 Gazete daðýtým: Telefax (0212) 630 48 35 ÝlânReklam servisi fax: 515 24 81 Caðaloðlu: Cemal Nadir Sk., Nur Ýþhaný, No: 1/2, 34410 Ýstanbul. Tel: (0212) 513 09 41 ANKARA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Meþrutiyet Cad. Alibey Ap. No: 29/24, Bakanlýklar/ANKARA Tel: (312) 418 95 46, 418 14 96, Fax: 425 03 36 ALMANYA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Zeppelin Str. 25, 59229 Ahlen, Tel: 004923827668631, Fax: 004923827668632 KKTC TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Avni Efendi Sok., No: 13, Lefkoþa. Tel: 0 542 859 77 75 Baský: Yeni Asya Matbaacýlýk Daðýtým: Doðan Daðýtým Sat. ve Paz. A.Þ.

Yayýn Türü: Yaygýn süreli

ISSN 13017748

5 AÐUSTOS 2011 CUMA

NAMAZ VAKÝTLERÝ Hicrî: 5 Ramazan 1432 Rumî: 23 Temmuz 1427

Ýller Adana Ankara Antalya Balýkesir Bursa Diyarbakýr Elazýð Erzurum Eskiþehir Gaziantep Isparta

Ýmsak 4.05 4.02 4.24 4.23 4.16 3.41 3.42 3.28 4.12 3.56 4.21

Güneþ 5.40 5.43 5.58 6.04 5.58 5.18 5.21 5.10 5.53 5.31 5.57

Öðle 12.52 13.02 13.10 13.22 13.17 12.32 12.36 12.28 13.11 12.44 13.11

Ýkindi 16.37 16.52 16.56 17.11 17.07 16.19 16.24 16.18 17.01 16.29 16.58

Akþam 19.52 20.08 20.10 20.27 20.24 19.34 19.40 19.34 20.17 19.44 20.12

Hýrka-i Þerif bugün açýlýyor PEYGAMBERÝMÝZ’ÝN (ASM) VEYSEL KARANÝ’YE MUHABBET NÝÞANESÝ OLARAK HEDÝYE ETTÝÐÝ HIRKA-Ý ÞERÝF BUGÜN DUÂLARLA ZÝYARETE AÇILIYOR.

PEYGAMBERÝMÝZ Hz. Muhammed’in (asm) Veysel Karani Hazretleri’ne hediye ettiði Hýrka-i Þerif bugün duâlarla ziyarete açýlýyor. Sultan Abdülmecid tarafýndan Fatih’te kendi adýna özel olarak yaptýrýlan Hýrka-i Þerif Camii’nde muhafaza edilen Peygamberimizin (asm) mübarek hýrkasý bugün saat 10’da düzenlenecek törenle ziyarete açýlýyor. Tören bitiminde vatandaþlarýn ziyaret edeceði Hýrka-i Þerif’in açýlýþýyla; Peygamber âþýklarýnýn bir yýllýk hasreti sona erecek. Müslümanlar bu ziyaretle kalplerindeki peygamber hasretine bir nebze de olsa teselli bulacak. Hýrka-i Þerif Camii’ndeki özel hücresinde ziyaret edilecek olan Hýrkanýn yaný sýra ziyaretçiler, Sakal-ý Þerif’i, Veysel Karani Hazretleri’ne ait kuþak ve serpuþu da görebilecek. Yýllardýr katlý olarak ziyaret ettirilen Hýrka-i Þerif, dünya standartlarýnda yapýlan konservasyonla, geçen seneden bu yana tamamý açýk olarak sergileniyor. Arefe günü ikindi namazý sonrasý yapýlacak törenle ziyaretin son bulacaðý Hýrka-i Þerif, Ramazan ayý boyunca (hafta sonlarý da dâhil) sabah saat 10.00‘la ikindi namazýna kadar görülebilecek. Ýstanbul / Mustafa Gökmen

5

irtibat@yeniasya.com.tr

Hani temdit olmayacaktý? ünlerdir gündemin ilk sýrasýna yerleþen Yüksek Askerî Þûrâ nihayet tamamlandý ve kararlar açýklandý. Bu kararlarýn en çok tartýþýlacak olanlarýndan biri, 14 tutuklu generalin emekli edilmeyip, görev sürelerinin bir yýl daha uzatýlmýþ olmasý. Oysa YAÞ öncesi çýkan haberlere göre, Koþaner’i emeklilik talebinde bulunmak zorunda býrakan en önemli sebep, hükümetin ve Köþkün böyle bir formüle yanaþmamasýydý. Þimdi ne deðiþti de, Koþaner’e “hayýr” diyen irade, Özel’in “özel rica”sýný kabul etti? Konuyla ilgili haberlerde, Baþbakanýn bu talebi “bir kereliðine” kabul ettiði belirtiliyor. Böyle þeyler zaten “bir kereliðine” olur, ama ne gibi sonuçlar getireceðini kestirmek mümkün olmaz. Dahasý, olayýn baþýndan beri verilmek istenen “sivil iradenin üstünlüðü” imajý bir çýrpýda kaybolur. Baþbakaný “YAÞ’ý tek baþýna yönetiyor” þeklinde gösteren fotoðrafýn verdiði mesaj güme gider. “Yine askerin dediði oldu” neticesi çýkar. Tutuklu generallerle ilgili olarak alýnan temdit kararý, askerî cenah açýsýndan, Koþaner’le yapýlamayanýn Özel’le baþarýlmasý anlamýna geliyor. Bu durum, istifalarý takiben seslendirilen “Komutanlar ayrýlýrken Özel’in kalmasýný özellikle istediler” iddiasýný teyid eden bir iþaret sayýlabilir. Böyle olmasý Özel’e yönelik bilhassa “Fenerbahçe cumhuriyeti” kaynaklý mahalle baskýsýný bir ölçüde de olsa hafifletip onun elini rahatlatýr, ama sivil irade için ayný þeyi söyleyebilmek zor. Görevleri temdit edilen generaller için hükümet “açýða alma” cihetine giderse, bu defa geçen YAÞ sonrasý benzer bir durum yaþayan üç generalin serencamýnda görüldüðü gibi yine AYÝM devreye girer ve kargaþa büyüyüp derinleþerek devam eder.

G

Yatsý 21.18 21.41 21.37 21.59 21.57 21.03 21.10 21.07 21.49 21.11 21.41

Ýller Ýstanbul Ýzmir Kastamonu Kayseri Konya Samsun Þanlýurfa Trabzon Van Zonguldak Lefkoþa

Ýmsak 4.12 4.31 3.51 3.57 4.12 3.41 3.50 3.29 3.26 3.58 4.19

Güneþ 5.56 6.09 5.36 5.35 5.49 5.26 5.25 5.13 5.04 5.44 5.51

Öðle 13.17 13.25 12.58 12.51 13.03 12.48 12.38 12.34 12.20 13.06 12.59

Ýkindi 17.09 17.12 16.50 16.39 16.50 16.40 16.24 16.26 16.07 16.58 16.42

Akþam 20.26 20.28 20.08 19.55 20.05 19.57 19.38 19.43 19.23 20.16 19.56

3 Yatsý 22.01 21.57 21.44 21.25 21.33 21.33 21.05 21.18 20.52 21.52 21.19

Eðer tutuklu generallerin emekli edilmesi gerekiyor idiyse, bu noktadaki kararlýlýk sonuna kadar korunmalý ve sonuç da o þekilde olmalýydý. Yok, ilgili kanundaki boþluk ve belirsizlikten de kaynaklanan flu bir durum söz konusu idiyse, o zaman baþtan o “kararlýlýk” görüntüsü verilmemeliydi. Baþlangýçta kararlý görünüp de sonradan tavýr deðiþtirmek, hem ciddî bir itibar erozyonu getiriyor, hem de sivil iradeye güveni sarsýyor. Ýþin bir baþka boyutu, ilgili yasalarý saðlam bir þekilde yenilemeden operasyon yapmaya kalkýþmanýn, hep böylesi durumlara yol açabilmesi. Bu konuda önem taþýyan bir diðer nokta, her fýrsatta vurgulandýðý gibi, uzun tutukluluk süreleri. Bu durumun 12 Haziran’da seçilen tutuklu vekillere iliþkin boyutunun Meclis açýlýþýnda yol açtýðý krizler hâlâ tam olarak aþýlabilmiþ deðil. Demek ki, farklý alanlarda benzer krizler üreten bu problemin artýk köklü bir çözüme baðlanmasý, daha fazla ertelenemez bir zorunluluk. Keza, görülen dâvâlarda kurunun yanýnda yaþýn da yanýyor olabileceði ihtimalinin varlýðýný düþündüren ciddî iþaretler söz konusu ve bu durum, özde haklý ve doðru olan bir mücadelenin bu niteliðine gölge düþürüp zarar verebiliyor. Onun için, hep ifade ettiðimiz gibi, asýl olan, sistemi düzeltecek köklü reformlarý gerçekleþtirmek olmalý. Aksi halde fiyasko ve hayal kýrýklýklarý ile karþý karþýya gelmek kaçýnýlmaz olabiliyor. Evet, Türkiye’nin darbeci zihniyeti ve—savcýnýn vurguladýðý gibi—orduya da sýzmýþ olan çeteleri tasfiye etmesi gerekiyor. Ama bu hesaplaþma ve tasfiye, masumlara zarar vermeden ve gereksiz maðduriyetlere yol açmadan gerçekleþtirilmeli. Ve hem bunun da baþarýlabilmesi, hem de askerî cenah ve yargý baþta olmak üzere her alanda sürekli kriz üreten sistemin tasfiye edilip yerine evrensel ve hukuk kriterlerine uygun yeni bir sistemin getirilmesi için, esaslý ve köklü bir anayasa ve devlet reformunun yapýlmasý lâzým. Bunu yapabilmenin çok önemli þartlarýndan biri de, söz konusu deðiþimde belirleyici ve baþ aktör konumunda olmasý gereken siyasetin önce kendisini esaslý bir demokratikleþme reformuna tâbi tutmasý. Bizatihî kendi yapý ve iþleyiþindeki demokrasi ayýplarýndan kurtulamamýþ bir siyaset, devleti ve sistemi demokratikleþtirebilir mi? Cevabýný yine toplumun vermesi gereken bir sual bu.


4

HABER

5 AÐUSTOS 2011 CUMA

Y

Bozdað: Askerî yargý kalkacak vehbikara1@hotmail.com

Daha yolun baþýndayýz ok yakýn bir zamanda bu köþede “Teröre karþý hükümet inisiyatifi ele almalýdýr“ baþlýðý ile “Amerika’yý yeniden keþfetmeye gerek yok, alýnmasý gereken acil tedbirler bellidir” demiþtik. Bir defa daha belirtelim; yedi madde sýralamýþtýk. Önemine binaen bu maddeleri tekrar gözden geçirerek yapýlanlara bir göz atalým: 1- Mecburî askerlik yapan askerler derhal daðlardan çekilmelidir. 2- Terör örgütüne karþý özel timler görev lendirilmelidir. 3- Devasa ve hantal bir yapýda olan ordu nun sayýsý azaltýlarak tamamen profesyonelleþtirilmelidir. 4- Bölgede görev yapan ve þehit olan, kaçýrýlan askerlerden sorumlu komutanlar hakkýnda soruþturma açýlýp, ihmali olanlardan generaller baþta olmak üzere hesap sorulmalýdýr. 5- Ordumuzun küçülmesi ile birlikte tasarruf edilen para ile savunma harcamalarý akýlcý bir þekilde yapýlmalý modern araç ve gereçlerin temin edilmesi saðlanmalýdýr. 6- Derhal “bedelli askerlik yasasý” çýkarýlarak profesyonel asker ihtiyaçlarý için bütçe kaynaðý oluþturulmalýdýr. 7- Yeni bir anayasa çalýþmasýný beklemeden acil olarak Genelkurmay Baþkanlýðýný, Millî Savunma Bakanlýðýna baðlayarak askerlerin tamamen siyaset dýþýna çýkarýlmasý saðlanmalýdýr. Ýlk üç madde konusunda hükümet yetkilileri çeþitli vesileler ile açýklamalarda bulunmuþ; mecburî askerlik yapan askerlerin daðdaki teröristlere karþý çýkarýlmasý yerine özel timlerin daha baþarýlý olacaðý kanaati pekiþtirilmiþ, bu konuda gerekli talimatlar verilmiþtir. Dördüncü madde olan “þehit olan askerlerimize komuta eden komutanlarýn soruþtu rulmasý” konusunda bir ilk gerçekleþmiþ, Ýçiþleri Bakanlýðý’na baðlý müfettiþler arazide incelemeler yaparak rapor hazýrlamýþlar ve gerekli soruþturmanýn açýlmasýný saðlamýþlardýr. Beþinci ve altýncý maddeler ile ilgili ola rak modern araç ve gereçlerin temin edilmesi ve profesyonel askerlik için gerekli altyapýnýn oluþturulmasý maksadý ile çalýþ malarýn devam ettiði, hükümet yetkilileri tarafýndan açýklanmýþtýr. En önemli konu olan yedinci madde ile ilgili olarak, basýnda ve sivil toplum örgütleri çalýþmalarýnda açýklamalar yapýlmýþtýr. Son olarak AKP Milletvekili Haluk Özdalga, Genelkurmay’ýn Millî Savunma Bakanlýðý’na baðlanmasý ve bakanlýðýn güçlendirilmesi için anayasa deðiþikliðine ihtiyaç duyulduðunu söyleyerek “Gelecek dönemde bir Silâhlý Kuvvetler reformu yapýlmasý gerekiyor. Ordu, hükümetlerin kesin denetimi altýnda bulunmalýdýr. Genelkurmay’ýn MSB’ye baðlanmasý doðru olandýr” þeklinde ifadede bulunmuþtur. Bütün bu geliþmeler iyiye doðru gidiþin bir göstergesidir. Üstüne üstlük Genelkurmay Baþkaný ile birlikte üç kuvvet komutanýnýn istifa ederek þov yapmasý kamuoyunda beklenen etkiyi göstermemiþ, bilâkis askerlerin “yargýya ve yürütmeye müdahale etmek istemesi” þeklinde deðerlendirilmiþtir. Demokratikleþme konusunda geç de olsa yapýlan bu hamleler iyiye doðru gidiþin bir göstergesidir. Fakat daha iþin baþýnda olduðumuz ve gerekli anayasal deðiþiklikler baþta olmak üzere devlet yönetiminde faþist uygulamalardan kurtulmak için daha çok iþ bulunduðunu, özellikle askerî eðitim kurumlarýnýn büyük bir baský altýnda bulunduðunu unutmamak gerekiyor.

Ç

CHP, yine Anayasa Mahkemesine baþvurdu

CHP Grup Baþkanvekili Muharrem Ýnce, hükümete Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çýkarma yetkisi veren yasa kapsamýnda yürürlüðe giren bazý KHK’larýn iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine baþvurdu. CHP Grup Baþkanvekili Ýnce, Anayasa Mahkemesi’ne gelerek dâvâ dilekçesini verdi. Baþvuruda, hükümete KHK çýkarma yetkisi veren yasa kapsamýnda yürürlüðe giren bazý KHK’larýn iptali ve yürürlüðünün durdurulmasý isteniyor. Ýnce, hükümete Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çýkarma yetkisi veren yasa kapsamýnda yürürlüðe giren bazý KHK’larýn iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine baþvurunun ardýndan yaptýðý açýklamada, daha önce 6223 Sayýlý Yetki Kanu nu’nu da Anayasa Mahkemesine götürdüklerini belirtti. Þimdi de bu Yetki Kanunu’na dayanýlarak çýkarýlan 8 KHK için dâvâ açtýklarýný dile getiren Ýnce, ‘’Biz burada, ‘amaç, kapsam ve süresi baký mýndan Anayasa 91’e göre sýnýrlandýrýlmasýna rað men, AKP bunu iþletmiyor’ iddiasýndayýz. Ucu açýk býrakýyor. Yetki Kanunu anayasaya aykýrý, KHK’lar ise Yetki Kanunu’na aykýrýdýr. KHK’larýn maddeleri anayasaya aykýrýdýr’’ dedi. Ankara / aa

BAÞBAKAN Yardýmcýsý Bekir Bozdað, aske ri yar gý nýn kal ka ca ðý ný Ge nel kur may Baþkanlýðý’ný ise Millî Savunma Bakanlýðý’na baðlanmak istediklerini söyledi. Yüksek Askerî Þûrâ’da (YAÞ) Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan’ýn eþbaþkaný olmayacaðýný söyleyen Bozdað, komutanlarýn istifasýndan ise halkýn memnun olduðunu söyledi. Baþbakan Yardýmcýsý Bekir Bozdað, Gazeteci Ömer Þahin’in Kanal Adaki “Görüþ Farký” programýna katýlarak gündeme dair açýklamalarda bulundu. Hükümet’in, bundan sonra atacaðý adýmlarýn sinyalini veren Bozdað, Genelkurmay’ý

Millî Savunma Bakanlýðý’na baðlamak istediklerini söyledi. “Genelkurmay, ne Baþbakan’a ne de ‘Baþkomutaný’ olan Cumhurbaþkaný’na baðlý deðil. Sadece Baþbakan’a karþý sorumlu. Baðlýlýðýn olmadýðý yerde sorumluluk ne kadar olur?” diyen Bozdað, þöyle devam etti: ”Bu, demokrasi açýsýndan bir ayýptýr. Bu ayýbýn uzlaþma zemininde üzeltilmesi, demokratik devletlerde olmasý gereken yer neyse onu temin etmek hepimizin görevidir.” Bu konunun Anayasa deðiþikliði görüþmelerinde gündeme geleceðini söyleyen Bekir Bozdað, uzlaþma saðlanmasý durumunda ge rekli adýmlarýn atýlacaðýný da ekledi. Askerî

yargý-sivil yargý ayrýmýnýn demokratik olmadýðýný savunan Bozdað, ”Devlet bir tane ise yargý da bir tanedir. Ýki tane yargý olmaz”görüþünü savundu. 27 Nisan e-muhtýrasýnýn Genelkurmay Baþkanlýðý’nýn internet sitesinden halen kaldýrýlmamýþ olmasýný da deðerlendiren Baþbakan Yardýmcýsý Bozdað, þunlarý söyledi: ”27 Nisan e-muhtýrasý hükümet tarafýndan yýrtýlmýþ, lâyýk olduðu yere, çöpe atýlmýþ bir belgedir. Kýymet-i harbiyesi de yoktur. Orada durmasýnýn, kaldýrýlmasýnýn bir anlamý yoktur. O bir utanç belgesi olarak nerede durursa dursun, herkes nezdinde çöpteki bir kâðýt parçasýdýr.” Ankara / cihan

Baþbakan Yardýmcýsý Bozdað, Genelkurmay’ý Millî Savunma Bakanlýðý’na baðlamak istediklerini söyledi. FOTOÐRAF: AA

Ýþte yeni komuta kademesi YAÞ KARARLARI DÜN AÇIKLANDI. KARA KUVVETLERÝNE KIVRIKOÐLU, DENÝZ KUVVETLERÝNE BÝLGEL, HAVA KUVVETLERÝNE ERTEN, JANDARMAYA KALYONCU ATANDI. YÜKSEK Askerî Þûrâ (YAÞ) kararlarý Cumhurbaþkaný Abdullah Gül’ün onayýnýn ardýndan Cumhurbaþkanlýðý Basýn Baþdanýþmaný Ahmet Sever tarafýndan açýklandý. YAÞ kararlarý dün sabah Millî Savunma Bakaný Ýs met Yýlmaz ve Genelkurmay Baþkan Vekili Orgeneral Necdet Özel tarafýndan Çankaya Köþkü’nde Cumhurbaþkaný Gül’ün onayýna sunuldu. Cumhurbaþkaný Gül’ün Yýlmaz ve Özel’i kabulü 25 dakika sürdü. Köþkten yapýlan açýklamaya göre Kara Kuvvetleri Komutanlýðýna 1. Ordu Komutaný Orgeneral Hayri Kývrýkoðlu, Deniz Kuvvetleri Komutanlýðýna Donanma Komutaný Oramiral Emin Murat Bilgel, Hava Kuvvetleri Komutanlýðýna Hava Lojistik Komutaný Orgeneral Mehmet Erten, Jandarma Genel Komutanlýðýna ise Kara Kuvvetleri Kurmay Baþkaný Orgeneral Bekir Kalyoncu atandý. Cumhurbaþkanlýðý Basýn Baþdanýþmaný Ahmet Sever, Genelkurmay Baþkan Vekili Or ge ne ral Nec det Ö zel’in Ge nel kur may Baþkanlýðýna atanmasýyla ilgili Bakanlar Kurulu kararýnýn beklendiðini, bunun ayrý bir prosedür olduðunu belirterek, ‘’Orada bir sorun yok zaten bellidir’’ dedi.

Kara K.K. Orgeneral Hayri Kývrýkoðlu

Deniz K.K. Oramiral Emin Murat Bilgel

GÖREV SÜRESÝ UZATILANLAR ‘’Bazý dâvâlardan yargýlamalarý devam eden ve YAÞ’ta terfileri görüþülen 14 generalin durumunun’’ sorulmasý üzerine de Sever, 14 generalin görev sürelerinin 1 yýl uzatýldýðýný belirterek, ‘’14 General için 1 yýl temdit’’ dedi. Bunun dýþýnda Yüksek Askerî Þûrâ’da, 36 general ve amiral bir üst rütbeye, 49 albay ise general ve amiralliðe yükseltilirken, 49 general ve amiralin görev süreleri bir yýl uzatýldý. Yüksek Askerî Þûrâ’nýn Dün tamamlanan toplantýsýnda, general, amiral ve albaylardan bir üst rütbeye yükseltilecekler ile general ve amirallerden görev süresi bir yýl uzatýlacaklarýn durumlarýný görüþerek karar baðlandý. Buna göre, 30 Aðustos 2011 tarihinden geçerli olmak üzere 36 general ve amiral bir üst rütbeye, 49 albay ise general ve amiralliðe yükseltilerken, 49 general ve amiralin görev süreleri bir yýl uzatýldý.Ayrýca bu yýl rütbe bekleme süresini dolduran 37 general ve amiral kadrosuzluk dolayýsýyla 30 Aðustos 2011 tarihinden itibaren, 2 general ise yaþ haddini doldurduklarý için 1 Eylül 2011 tarihinden itibaren emekliye ayrýldý.

KÝMLERÝN GÖREV SÜRELERÝ UZATILDI? Yüksek Askerî Þûrâ kararlarýna göre, görev süresi 1 yýl uzatýlan Kara Kuvvetleri Komutanlýðý personeli þöyle: ‘’Korgeneraller Ýsmail Hakký Pekin, Nejat Bek, Ömer Necati Özbahadýr, Mustafa Korkut Özarslan, Galip Mendi. Tümgeneraller Ahmet Yavuz, Salim Erkal Bektaþ, Abdullah Dalay, Ýhsan Balabanlý, Yüksel Öztekin, Berkay Turgut, Yaþar Bal, Musa Avsever, Ömer Bayraklý, Orhan Turfan. Tuðgeneraller Orhan Köprü, Hamza Koçyiðit, Mehmet Ali Yýldýrým, Kasým Erdem, Asým Bülent Aker, Levent Gözkaya, Ersun Altunsoy, Ýzzet Çetingöz, Osman Ünlü, Murat Üçüncü, Fevzi Cömert.’’ Görev süresi 1 yýl uzatýlan Deniz Kuvvetleri Komutanlýðý personeli þöyle: ‘’Koramiral Mehmet Otuzbiroðlu, tümamiraller Halit Özkoç, Haydar Mücahit Þiþlioðlu, Atilla Ke-

TEBRÝK Kamil Turan Aðabeyimizin kýzý Hatice Bilen ile eþi Kemal Bilen Bey'in

Emir Cihan ismini verdikleri bir erkek çocuklarýnýn dünyaya geldiðini öðrendik. Anne ve babayý tebrik eder, küçük yavruya Cenâb-ý Hak'tan saðlýk ve mutluluk dolu, hayýrlý uzun ömürler dileriz.

Adapazarý Yeni Asya Okuyucularý

TEBRÝK Deðerli kardeþlerimiz

Dursun Ali Bayram ile Asuman Hanýmefendinin

Ceren Naz

ismini verdikleri bir kýz çocuklarý dünyaya gelmiþtir. Anne babayý tebrik eder, minik yavruya hayýrlý ömürler dileriz.

Erzurum Yeni Asya Okuyucularý

Hava K.K. Orgeneral Mehmet Erten

Genelkurmay Baþkaný Orgeneral Necdet Özel

Tuðluk’un 70 yýla kadar hapsi isteniyor

zek, tuðamiraller Ahmet Türkmen, Ýsmail Taylan, Sualp Tayfun Atýlýr, Nadir Hakan Eraydýn, Ercüment Tatlýoðlu.’’ Görev süresi 1 yýl uzatýlan Hava Kuvvetleri Komutanlýðý personeli þöyle: ‘’Korgeneraller Korcan Pulatsü, Ziya Güler, tümgeneraller Semih Birdoðan, Beyazýt Karataþ, Atilla Özler, tuðgeneraller Mustafa Ýlhan, Ha��met Cihangir Kadakal.’’ Görev süresi 1 yýl uzatýlan Jandarma Genel Komutanlýðý personeli þöyle: ‘’Korgeneral Fikret Demirtaþ, Tümgeneral Tunay Bilgen, tuðgeneraller Ali Aydýn, Ümit Yýlmaz, Murat Kýrkaya’’ Görev süresi 1 yýl uzatýlan Gülhane Askerî Týp Akademisi personeli ise þöyle: ’’Tuðgeneral Yusuf Ziya Yergök, Tuðamiral Okan Özcan.’’

‘’TERÖR örgütünün propagandasýný yapmak’’ ve ‘’örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adýna suç iþlemek’’ iddiasýyla hakkýnda dava açýlan baðýmsýz Van milletvekili Aysel Tuðluk’un yargýlanmasýna devam edildi. Diyarbakýr 4. Aðýr Ceza Mahkemesinde görülen ve tutuksuz yargýlanan Tuðluk’un katýlmadýðý duruþmada, avukatý Fethi Gümüþ hazýr bulundu. Sanýk avukatý Gümüþ, müvekkilinin davaya konu konuþmalarý milletvekili olduðu dönemde yaptýðýný hatýrlattý. Müvekkilinin yeniden milletvekili seçildiðini, bu nedenle hakkýndaki yargýlamanýn Anayasa’nýn 83. maddesi kapsamýnda durdurulmasý gerektiðini savunan Gümüþ, dosyanýn TBMM Baþkanlýðýna gönderilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, Tuðluk’un milletvekili seçildiðine dair Van Ýl Seçim Kurulu Baþkanlýðýna yazý yazýlarak, mazbatanýn bir örneðinin gönderilmesine karar verdi. Cumhuriyet Savcýsýna mütalaa hazýrlamasý için süre verilmesine de karar veren mahkeme heyeti, duruþmayý erteledi. Diyarbakýr Cumhuriyet Baþsavcýlýðýnda hazýrlanan iddianamede, sanýk Tuðluk’un 2005 ve 2009 yýllarý arasýnda Diyarbakýr’daki bazý etkinliklerde yaptýðý 12 ayrý konuþmada suç unsuru tespit edildiði belirtilerek, sanýðýn 70 yýla kadar hapis cezasý ile cezalandýrýlmasý isteniyor. Diyarbakýr / aa

Jandarma G. K. Orgeneral Bekir Kalyoncu

Güner Akademiye, Ataman 1. Orduya Genelkurmay 2. Baþkaný Aslan Güner Harp Akademileri Komutanlýðýna, 3. Ordu Komutaný Orgeneral Yalçýn Ataman 1. Ordu Komutanlýðýna atandý. Orgeneral atamalarýna göre, Ege Ordu Komutaný Orgeneral Hüseyin Nusret Taþdeler Kara Kuvvetleri Eðitim ve Doktrin Komutanlýðýna, 3. Ordu Komutaný Orgeneral Yalçýn Ataman 1. Ordu Komutanlýðýna, 3. Kolordu Komutaný Korgeneral Hulusi Akar Genelkurmay 2. Baþkanlýðýna getirildi. Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüd Baþkaný Korgeneral Abdul lah Atay Ege Ordu Komutanlýðýna, 5. Kolordu Komutaný Korgeneral Ahmet Turmuþ 3. Ordu Komutanlýðýna atandý. Güney Deniz Saha Komutaný Koramiral Nusret Güner Donanma Komutanlýðýna getirilirken, Harp Akademileri Komutaný Orgeneral Bilgin Balanlý YAÞ üyesi oldu.

TEBRÝK 2011-2012 öðretim yýlýnda Çukurova Üniversitesini kazanan öðrencilerimizi tebrik eder, bay ve bayan öðrenciler için kalacak yer temin edileceðini duyururuz. Ýrtibat Tel : (0532) 360 89 56 - 0(322) 363 63 73

Adana Yeni Asya Gazetesi Temsilciliði

TEBRÝK Ali Çetin ile eþi Ümmühan Hanýmefendinin

Mehmet Remzi ismini verdikleri bir erkek çocuklarýnýn dünyaya geldiðini öðrendik. Anne ve babayý tebrik eder, küçük yavruya Cenâb-ý Hak'tan saðlýk ve mutluluk dolu, hayýrlý uzun ömürler dileriz,

Alanya Yeni Asya Okuyucularý

Baþbakanlýkta güvenlik toplantýsý

 BAÞBAKAN Recep Tayyip Er do ðan’ýn baþ kan lýk et ti ði ‘’Güvenlik Toplantýsý’’ baþladý. Baþbakanlýk Merkez Bina’da düzenlenen olaðan toplantýya, Genelkurmay Baþkan Vekili Orgeneral Necdet Özel, Baþbakan Yardýmcýsý Beþir Atalay, Ýçiþleri Bakaný Ýdris Naim Þahin, Kara Kuvvetleri Komutaný Orgeneral Hayri Kývrýkoðlu, Jandarma Genel Komutaný Orgeneral Bekir Kalyoncu ve MÝT Müsteþarý Hakan Fidan katýldý. Öte yandan, daha önceki ‘’Güvenlik Toplantýsý’’, 14 Temmuz’daki Silvan saldýrýsýnýn ardýndan yapýlmýþtý. Bu toplantýya, eski Genelkurmay Baþkaný Orgeneral Iþýk Koþaner ile Baþbakan Yardýmcýsý Beþir Atalay, Ýçiþleri Bakaný Ýdris Naim Þahin, eski Jandarma Genel Komutaný Orgeneral Necdet Özel ve MÝT Müsteþarý Hakan Fidan katýlmýþtý. Ankara / aa


HABER

Y HABERLER

Memurlarýn zam pazarlýðý ertelendi

ÇALIÞMA ve Sosyal Güvenlik bakaný Faruk Çelik, 15 Aðustos’ta toplu görüþme þeklinde bir toplantýnýn yapýlmayacaðýný, memurlarla yapýlacak toplu sözleþmenin yasal çalýþmanýn ardýndan gerçekleþtirileceðini bildirdi. Bakan Çelik, memur konfederasyonlarýnýn genel baþkanlarýyla Bakanlýk’ta bir araya gelerek, toplu sözleþme hakkýnýn kullanýmý konusunda görüþ alýþveriþinde bulundu. Çelik, toplantýnýn ardýndan yaptýðý açýklamada, daha önce 15 Aðustos’ta gerçekleþtirilen toplu görüþme sürecini, anayasa deðiþikliði sonunda toplu sözleþme hakkýnýn nasýl kullanýlacaðý konularýný ele aldýklarýný söyledi. 4688 sayýlý Kamu Görevlileri Sendikalarý Kanunu’nda anayasa deðiþikliði sonrasýnda ne gibi deðiþiklikler yapýlacaðý konusunu da ele aldýklarýný anlatan Bakan Çelik, verimli bir toplantý yaptýklarýný ve mutabakata vardýklarýný kaydetti. Bakan Çelik, gerekli yasal hazýrlýklar için teknik heyetlerin 8 Aðustos’ta bir araya gelecek çalýþmalara baþlayacaðýný söyledi. Ankara / aa

Ýþkenceciler korunuyor mu?

CHP Genel Baþkan Yardýmcýsý Sezgin Tanrýkulu, iþkence ve kötü muamelede bulunan kamu görevlilerinin hükümetin idari makamlarýnca korunduðunu ileri sürdü. Mecliste basýn toplantýsý düzenleyen Tanrýkulu, Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan’ýn cevaplamasý istemiyle, ‘’insan haklarý ihlalleri’’ ile ilgili TBMM Baþkanlýðýna yazýlý soru önergesi sunduðunu söyledi. Tanrýkulu, Türkiye’de iþkencenin halen devam ettiðini, söz konusu soru önergesinin de bu durumu ortaya çýkaracaðýný savundu. Tanrýkulu, 2010 yýlýnda BM Ýþkenceye Karþý Komite’nin, Türkiye ziyaretinin ardýndan hazýrladýðý raporun Baþbakan Erdoðan’ýn, ‘’iþkenceye sýfýr tolerans’’ iddiasýný yalanladýðýný ileri sürdü. Sezgin Tanrukulu, söz konusu raporda, vatandaþýn polise karþý direnme suçlarýnda artýþ olduðunun, ancak bu artýþýn nedeninin, iþkence ve kötü muameleyi gizlemek için güvenlik güçlerinin tedbir alma isteðinden kaynaklandýðýnýn belirtildiðini iddia etti. Türkiye’de iþkence ile ilgili davalarýn genellikle zaman aþýmýna uðradýðýný ifade eden Tanrýkulu, iþkence yapan kamu görevlilerine CMK dýþýnda bir yöntemle avukat atandýðýný ve bu avukatlarýn ücretlerinin Bakanlýk bütçesiyle ödendiðini söyledi. CHP'li Tanrýkulu, ‘’Ýþkence ve kötü muamelede bulunan kamu görevlileri, Hükümetin idari makamlarýnca korunuyor’’ dedi. Ankara / aa

5 AÐUSTOS 2011 CUMA

Her aileye, bir sosyal destek uzmaný geliyor BAKAN ÞAHÝN: ’’AÝLE HEKÝMLÝÐÝ MODELÝ GÝBÝ, HER AÝLENÝN NASIL KÝ BÝR HEKÝMÝ VARSA, HER AÝLENÝN BÝR SOSYAL DESTEK UZMANI DA OLACAK’’ DEDÝ. AÝLE ve Sosyal Politikalar Bakaný Fatma Þahin, ‘’Aile hekimliði modeli gibi, her ailenin nasýl ki bir hekimi varsa, her ailenin bir sosyal destek uzmaný da olacak’’ dedi. Bakan Þahin ve beraberindeki milletvekilleri, Van Valisi Münir Karaloðlu’nu makamýnda ziyaret etti. Þahin, ziyarette, bakanlýðýyla ilgili 2012 eylem planýný hazýrladýklarýný, bu nedenle bölgede inceleme yaptýklarýný belirtti. Ýhtiyaçlarý yerinde belirlemek ve bu planlarýn takibini yapmak üzere geldiklerini anlatan Þahin, þöyle konuþtu: ’’Sosyal hukuk devleti, özellikle yaþlýlarý korumak, engelli vatandaþlarýn yaþamýný kolaylaþtýrmak, kimsesiz çocuklarýn annesi ve babasý olmaktýr. Dezavantajlý grup dediðimiz toplumun zayýf kesimini güçlendirerek, onlarýn birinci sýnýf vatandaþ olarak yaþayacaðý bir hayatýn mücadelesini oluþturmak adýna, bakanlýðýmýzý yeniden yapýlandýrdýk. Þehit yakýnlarý ve gazilerle ilgili kýsým, bizim bakanlýðýmýzýn görev alanýna girdi. Böyle baktýðýnýzda 5 genel müdürlük, 2 daire baþkanlýðý þeklinde büyük bir organizasyon þemasý olan bir bakanlýðý yöneteceðiz. Van’ýn ihtiyacýný Ankara’dan deðil, Van’dan yerinde görerek tespit etmek istedik. Siyaset ve baþarý, takipten geçiyor. Ýyi bir planlamadan geçiyor. Biz bunlarý bugün inceleyeceðiz. Bunun planlamasýný yapacaðýz. Biliyorsunuz 1 Ekim’de meclis açýlýyor. Biz de bakanlýðýmýzýn ihtiyacýný, Türkiye genelinde 81 ilin ihtiyacýný belirleyip, bize verilen görev alanýný, hýzlý

bir þekilde planlamak arzusundayýz.’’ AMAÇ, AÝLEYÝ KURUCU TEDBÝRLERÝ ALMAK Tek çatý altýnda birleþen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlýðýnýn yeni bir çalýþma modeli olduðunu bildiren Þahin, þunlarý kaydetti: ‘’Amacýmýz, özellikle toplumun bugün yaþadýðý bir çok soruna, koruyucu önleyici tedbirler alarak, olaylar olmadan yanýnda olacaðý modeller oluþturmaktýr. Bu noktada da hem hükümetimizin hem de acil eylem planý oluþturduðumuz aile sosyal destek projesini, çok önemsiyoruz. Bu nedir diye soracak olursanýz, aile hekimliði modeli gibi her ailenin nasýl bir hekimi varsa, her ailenin bir sosyal destek uzmaný da olacak. Çünkü ailenin durumuna göre sadece ekonomik destek vermeniz onun sorunlarýný çözmeye yetmeyebilir. Zihinsel özürlü bir anne varsa, alkolle mücadele eden bir baba varsa, o aileye yalnýzca mali destek vermekle, ailenin mutluluðunu, huzurunu saðlamanýz mümkün deðil.’’ CÝNAYETLER ÖNLENECEK Gazetecilerin, son günlerde artan kadýn cinayetlerine iliþkin sorusu üzerine Bakan Þahin, þunlarý söyledi:’’Aslýnda olaya þöyle bakmak lâzým. Daha önce kapalý bir toplumduk ve bu olaylar, kendi içinde kapanýyordu. Þimdi açýk bir topluma gidiyoruz. Ve olaylar kamu vicdanýnda çok hýzlý bir þekilde yer bulduðundan, çok daha görünür oldu. Görünür olmasý, insanýn yaþam hakkýný ko-

Eþit iþe, eþit ücret talebi

DEMOKRAT Eðitimciler Sendikasý (DES) Genel Baþkaný Gürkan Avcý, farklý kamu kurumlarýnda ayný iþi yapan memurlar arasýndaki ücret farklýlýklarýný ortadan kaldýracak ‘’intibak’’ yasasýnýn bir an önce çýkarýlmasýný istedi. Avcý, yaptýðý yazýlý açýklamada, öðretmenlerin kamudaki birçok çalýþandan daha düþük ücret aldýðýný ifade etti. Hükümetin ‘’kamu personelinin yeni maaþ sistemi projesini’’ bir an önce hayata geçirmesi ve öðretmenleri ek iþ yapmaktan kurtaracak bir maaþ politikasý belirlemesi gerektiðini vurgulayan Avcý, açýklamasýnda, þu taleplerde bulundu: ‘’Farklý kamu kurumlarýnda, ayný iþi yapan memurlar arasýndaki ücret farklýlýklarý ve ücretleri arasýnda seyreden adaletsizlikleri ortadan kaldýracak intibak kanununun bir an önce çýkarýlmasýný istiyoruz. Memurlar arasýndaki ücret uçurumunun devam etmemesi için zamlarýn yüzdelik oranlarla deðil, net ücret dilimleriyle yapýlmasýný istiyoruz. Yüzde 4’lük zam bin 700 TL maaþ alan öðretmene 68 TL olarak yansýrken, onlarca farklý kurumlarda çalýþan memurlara 200 TL olarak yansýmaktadýr. eþit iþe eþit ücret sistemi tesis edilmeli, Ýlaç ve saðlýk giderlerinden alýnan KDV sýfýrlanmalý.’’ Ankara / aa

Kýbrýs’ta liderler görüþmesi ertelendi

KKTC Cumhurbaþkaný Derviþ Eroðlu ile Kýbrýs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas’ýn, yoðunlaþtýrýlmýþ müzakereler kapsamýnda bugün yapmasý öngörülen görüþme, Rum müzakere heyetinin talebi üzerine ertelendi. Kýbrýs’taki Birleþmiþ Milletler Barýþ Gücü (UNFICYP) Halkla Ýliþkiler Bürosu’ndan yapýlan açýklamada, bugünkü görüþmenin planlanmýþ yoðunlaþtýrýlmýþ görüþme sürecinde öngörülen tatil sonrasýna ertelendiði belirtildi, ancak bir sonraki görüþmenin ne zaman yapýlacaðýna iliþkin kesin bir tarih verilmedi. Liderler, 7-23 Aðustos tarihleri arasý tatil olmak üzere, 25 Temmuz ile 21 Ekim arasýnda 19 tam gün görüþme yapma üzerinde anlaþmýþtý. Liderlerin, bu çerçevede tatil sonrasýndaki ilk görüþmelerini 23 Aðustos’ta yapmalarý öngörülüyor. BM tarafýndan yapýlan açýklamada, Rum müzakere heyeti tarafýndan yapýlan erteleme talebinin, Kýbrýs Türk müzakere heyeti ve BM tarafýndan olumlu karþýlandýðý da belirtildi. Bu arada, Rum yönetiminde hükümet krizi sürüyor. Baþkanlýk sisteminin uygulandýðý Kýbrýs Rum kesiminde, Hristofyas baþkanlýðýndaki komünist AKEL partisi-DÝKO koalisyonu, önce DÝKO’lu 2 bakanýn istifasý, ardýndan Hristosyas’ýn tüm bakanlarýn istifasýný istemesiyle 28 Temmuz Çarþamba günü sona ermiþti. Rum basýný, DÝKO’nun koalisyondan çekilmesiyle ilgili olarak, Hristofyas’ýn ‘’kaosta milli yalnýzlýk yaþadýðýný’’ yazdý. Lefkoþa / aa

Yeni yayýn standartlarý hayata geçirilecek RADYO ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Baþkaný Prof. Dr. Davut Dursun, yeni yayýn standartlarýnýn yakýnda hayata geçirileceðini bildirdi. Ýkinci kez RTÜK baþkanlýðýna seçilen Prof. Dr. Dursun, Üst Kurul’un önümüzdeki döneme yönelik çalýþmalarý hakkýnda sorularý cevapladý. 6112 Sayýlý Yasa’nýn 3 Mart’ta yürürlüðe girmesinin ardýndan ikincil mevzuat çalýþmalarýna hýz verdiklerini, bugüne kadar 6 yönetmelik hazýrladýklarýný ve bunlarýn yürürlüðe girdiðini hatýrlatan Dursun, ‘’Bir süre önce görüþe açýlan Yayýn

Hizmeti Usul ve Esaslarý Hakkýnda Yönetmelik taslaðý gelen görüþler çerçevesinde yeniden gözden geçirildi. Yönetmelik, Üst Kurul’un onayýndan sonra önümüzdeki günlerde yürürlüðe girecek ve böylece bir anlamda yeni yayýn standartlarý hayata geçirilecek’’ dedi. Dursun, ‘’Bu baðlamda özellikle ticari iletiþime (reklâm) iliþkin önemli düzenlemeler getirilecek. Baþta ürün yerleþtirme olmak üzere televizyonlardaki yanlýþ reklâm uygulamalarý sona erecek’’ diye konuþtu. Dursun, reklâm yayýnlarýyla ilgili izleyici

þikayetlerinin, yönetmeliðin yayýmýndan sonra azalacaðýný vurguladý. RTÜK Baþkaný Dursun, daha önce ayrý bir yönetmelikle düzenlenen farklý dil ve lehçelerde yayýnlarýn da bu kez Yayýn Hizmeti Usul ve Esaslarý Hakkýnda Yönetmelik kapsamýnda ele alýndýðýný kaydetti. Dursun, Üst Kurul’un önümüzdeki dönem en önemli çalýþmasýnýn sayýsal karasal frekans planý ve bu plana göre yapýlacak kanal ve frekans tahsisi olacaðýna iþaret etti. Ankara / aa

Ýrsen Küçük: “Denizlerde bizim de hakkýmýz var” KKTC Baþbakaný Ýrsen Küçük, Kýbrýs’ta nihai bir çözüme ulaþýlmadan yeraltý zenginliklerinin aranmaya baþlamasýnýn sakýncalar doðuracaðýný belirterek, Kýbrýs’ý çevreleyen denizlerde, Kýbrýs Türklerinin de 1960 anlaþmalarýndan gelen haklarý bulunduðunu söyledi. Baþbakan Küçük, Rum yönetiminin 1 Ekim 2011’de denizde doðal gaz sondajýna baþlayacaðýna iliþkin bir soru üzerine, konu hakkýnda Türkiye’nin de devamlý olarak açýklamalarda bulunduðuna iþaret ederek, Türkiye’nin de garantör devlet olarak bu konuda hassasiyetleri bulunduðunu vurguladý. Küçük, Kýbrýs Türklerinin de 1960 an-

mkara@yeniasya.com.tr

Geçmiþ tecrübeleri unutmayalým eclis’in 1 Ekim’e kadar tatile girmesinin ardýndan siyasetin Ankara dýþýna kaymasýndan sonra yaptýðýmýz iki haftalýk izinden dönüþümüzde yoðun bir gündemle karþýlaþtýk. Öncelikle Silvan, ardýndan da Van’da yaþanan terör olaylarý yüreklerimizi daðlarken, terörün ülkemizin en önemli sorunu olduðunu bir kez daha hatýrladýk. Asýl gündem ise Genelkurmay Baþkaný Org. Iþýk Koþener’in istifa, üç kuvvet komutanýnýn da emekliliklerini istemeleriydi. Normalde yaþanan bu istifa ya da emeklilik isteme olayýnýn Türkiye’nin gündemini bir anda deðiþtireceði tahmin ediliyordu, ama öyle olmadý. Ayný gün akþamý devletin tepesindeki görüþmeler neticesinde olay “vekâlet” yöntemi ile çözüldü. Bu hem Türkiye’nin demokratikleþmede geldiði noktayý, hem de dünyadaki özellikle de bölgemizdeki “demokrasiye geçiþin” etkisinin bir göstergesi oldu. Dünya insan haklarý ve demokrasi konusunda geliþir ve deðiþirken, elbette Türkiye de bundan etkilenecek geliþip deðiþecektir… Peki bunu demokrasi açýsýndan bir normalleþme olarak deðerlendirebilir miyiz? Bu olaydan sonra “bundan sonra artýk ara dönem ya da ihtilâl olmayacaðý”nýn söylenmesi doðru olmakla birlikte, bu geliþmelerin tam demokrasiye geçiþin göstergesi olarak nitelendirilmesi ise abartýlýdýr. Ama demokratikleþme yolunda önemli bir adým olmuþtur. Bunu söylerken, þurasý bilinmeli ki, geçmiþ tecrübeleri de unutmamak gerekiyor. Ýstifalardan birkaç gün sonra toplanan Yüksek Askerî Þûrâ toplantýsýnda oturuþ düzeni üzerine yazýlan yazýlara gelince… Þûrâ toplantýsýnýn baþýnda verilen görüntülerde, Baþbakan Erdoðan’ýn masanýn baþýnda öncekilerin aksine tek baþýna oturmasý “kâmil mânâda bir demokrasiye ulaþtýðýmýzý” gösterir mi? Bu konuda çok abartýlý yazýlar yazýldýðýný gördük. Elbette tek baþýna bu bir gösterge olamaz ancak önemli bir adým olarak deðerlendirilebilir. Peki, yarýn Genelkurmay Baþkaný da Baþbakanla ayný hizada oturursa, þimdi bu abartýlý ifadeleri kullananlar o zaman ne diyecek? “Demokrasimiz büyük bir yara aldý mý?” diyecekler. Bunun için demokrasiye daha sonra gelebilecek zararlarý dikkate alarak daha titiz yazýlar yazmak gereklidir. Çünkü, Genelkurmay Baþkanlýðýna vekâlet eden Org. Özel, Þûrânýn toplandýðý gün Kara Kuvvetleri Komutaný olduðu için masada Kara Kuvvetleri Komutaný’nýn oturacaðý yerde oturdu, Genelkurmay Baþkanýnýn resmî arabasýný kullanmadý. Bunun için fotoðrafý deðerlendirirken erken yorumlarda bulunmamak gerekiyor. *** Neden “Ýþte demokrasi bu… Þimdi demokrat bir Türkiye olduk… Büyük kazaným… Normalleþtik” gibi yorumlara dikkatli yaklaþtýðýmýzý açýklayalým. Siyasetteki yakýn tarih araþtýrmalarý ile dikkat çeken gazeteci arkadaþýmýz Abdulkadir Selvi, hafta baþýnda asker-sivil iliþkileri açýsýndan yaþanmýþ bazý olaylarý bizlere hatýrlattý. 1950 yýlýnda Demokrat Parti hükümetinin kurulmasýnýn üzerinden henüz bir ay geçmiþken, Menderes, ordunun darbe hazýrlýðý içinde olduðunu haber aldýktan sonra Cumhurbaþkaný Bayar’a çýkar ve durumu anlatýr. Neticede, Genelkurmay Baþkaný Abdurrahman Nafiz Gürman ve kuvvet komutanlarý baþta olmak üzere 16 general ve 150 albay emekliye sevk edildi. 1969 Demirel’in Baþbakanlýðý dönemi. Genelkurmay Baþkaný Cemal Tural’ýn ihtilâl hazýrlýðý içinde olduðu MÝT tarafýndan kendisine iletildiðinde Demirel, Köþk’e çýktý, “Ne yapacaðýz” diyen Cumhurbaþkaný Sunay’a “Derhal emekli edelim” dedi. Köþk ve Demirel anlaþýnca Bakanlar Kurulu’ndan boþ kararname için imzalar topladý. Neticede, 27 Mayýs darbesinden sonra Silâhlý Kuvvetler Birliði’nin liderliðini yapan Cemal Tural’ýn eline emeklilik kararnamesi tutuþturuldu. Kendisini uðurlamaya tek bir rütbeli komutan gitmedi, hüzünlü bir þekilde karargâhý terk etmek zorunda kaldý. Yine Baþbakan Demirel, 1977 yýlýnda Kara Kuvvetleri Komutaný Namýk Kemal Ersun’un Ýstanbul’da komutanlarla yaptýðý toplantýnýn ardýndan Ankara’ya gelmeden emeklilik kararnamesi hazýrlatmýþ, havaalanýnda eline tutuþturulmuþtu. Ersun’la birlikte ordu komutanlarý ve çok sayýda albay da emekliye sevk edilmiþti. Bunlar sivil-asker iliþkilerinde yaþanan birkaç örnek. Sonrasýnda buna benzer hadiseler de gerçekleþti… *** Ýþin özeti… Bütün bu tartýþmalara bakýldýðýnda dünyadaki geliþmeler ve Türkiye’deki demokrasinin katettiði mesafe dikkate alýndýðýnda yeni anayasada, týpký geçmiþte olduðu gibi, Genelkurmay Baþkaný eðer Millî Savunma Bakanlýðý’na baðlanabilirse, iþte o zaman demokrasimiz için çok büyük bir adým atýlmýþ olur. Diðer bir durum da, YAÞ’ta millî iradenin temsilci olan Baþbakan’ýn oyu ile askerî zevatýn oylarý eþit seviyede. Baþbakan’ýn veto etme yetkisi yok. Týpký MGK’da olduðu gibi, atanmýþlarla seçilmiþlerin oylarý eþit… Sivil, demokrat, özgürlükçü bir anayasanýn hazýrlanmasýnýn gerekliliði her geçen gün ortaya çýkýyor.

M

rumada bizim açýmýzdan da önemli. Çünkü bu sadece bir bakanýn, bir hükümetin vereceði kararla çözülecek bir þey deðildir. Bu tür görünürlük, toplumdaki herkesin bu konuda daha duyarlý olmasýný, topyekûn seferberlikle mücadele etmesini gerektiren bir alana dönüþtü. Sosyal politikalar bakanlýðý, bu olaylarý tek baþýna çözecek durumda deðil. Birimler arasý organizasyon gerekiyor. Bakanlýklar arasýnda iþbirliði gerekiyor. Meclis açýlýr açýlmaz ilk çýkaracaðýmýz kanun budur. Çok önemlidir.’’ Van / aa

laþmalarýndan gelen haklarý bulunduðunu ve Rum yönetiminin bu kararýný bir kez daha gözden geçireceðine ve saðduyulu davranacaðýna inandýðýný sözlerine ekledi. Lefkoþa/aa

5


6

YURT HABER

5 AÐUSTOS 2011 CUMA

Elazýð’da hafif þiddette deprem ELAZIÐ'DA hafif þiddette deprem meydana geldi. Boðaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araþtýrma Enstitüsünden alýnan bilgiye göre, dün sabah saat 06.13’te merkez üssü Elazýð’ýn Ýçme beldesi olan 4.4, saat 06.19’da da 2.7 büyüklüðünde deprem kaydedildi. Deprem þehir merkezinde de hissedildi. Konuyla ilgili açýklama yapan Elazýð Valisi Muammer Erol, merkeze baðlý Ýçme beldesinde meydana gelen depremin ardýndan kendilerine intikal eden can kaybý ve hasar olmadýðýný, bir olumsuzluk yaþanmadýðýný aktardý. Depremin þiddetinin düþük olduðunu belirten Erol, herhangi bir sýkýntýnýn beklenmediðini söyledi.

Y

MÝNARELERE NASIL ASILIYOR?

BÝR MAHYA DA DÖRT FARKLI YAZI

EKÝBÝYLE birlikte mahyalarýn yapýmýndan, yazýsýnýn yazýlmasýna kadar bütün iþleri elleriyle yaptýklarýný anlatan Yýldýz, þöyle devam etti: ‘’Minarelerin arasýna iki çelik halat çekiyoruz. Bunun üstünde ‘boncuk’ diye tabir ettiðimiz halkalý ipler var, onlarý koyuyoruz. Bunlarýn üstünde de ‘ip’ diye tabir ettiðimiz kablolar var. Kablolarýn muhtelif yerlerinde fiþler var. Bu fiþlerin belirli yerlerine duylarý taktýðýmýz zaman yazýlarý oluþturmuþ oluyoruz. Minarelerin arasýndaki mesafe farklý olduðu için her caminin farklý mahya takýmý vardýr. Bu mahyayý yapmak, malzemeyi bulduktan sonra iki ay gibi bir süre tutuyor. Nakýþ gibi iþleniyor, mahya takýmý. Milimetrik iþleme yapýlýyor. Bu takýmý bulduktan sonra sýkýntý yok. O takýmýn üzerine istediðiniz yazýyý yazýp, silip, bir daha yazabiliyorsunuz.’’

YILDIZ, her caminin mahyasýna Ramazan boyunca 4 farklý yazý yazdýklarýna da deðinerek, ‘’Bursa’ya geldik, Ulu Camii’nde iki minare arasý 70 metre. ‘’Merhaba Ya þehri Ramazan’’ yazan mahyayý takýp gideceðiz. Bir mahyaya 4 farklý yazý yazýyoruz. Bir süre sonra tekrar gelip yazýyý deðiþtireceðiz’’ dedi. Ramazan bittikten sonra mahyalarý topladýklarýný belirten Yýldýz, þunlarý kaydetti: ‘’Mahyalarý topladýktan sonra Ýstanbul’daki atölyemde muhafaza altýna alýyorum. Ufak tefek bakýmlarý oluyor, onlarý yapýyoruz. Bir daha ki Ramazana kadar da orada duruyor. Çok zevk alýyorum bu iþi yaparken. Gökyüzüne ýþýklarla yazý yazýyorum. Osmanlý döneminde televizyon olmadýðý için tek görsel araç olarak mahyalar vardý. Ýnsanlar mahyalardaki yazýlarý okumak için camileri dolaþýyordu.’’

Orman yangýnlarýna karþý alarma geçildi TÜRKÝYE'DE Aðustos ayýnýn girmesiyle birlikte artan sýcak ve kuru hava þartlarý dolayýsýyla orman teþkilâtý, muhtemel yangýnlara karþý alarm durumuna geçti. Ýzmir Orman Bölge Müdürü Ýbrahim Aydýn, Türkiye’de yoðunlukla Mayýs-Eylül aylarý arasýndaki yaz dönemininde orman yangýnlarýnýn çýktýðýný, Aðustos ayýnda da artan sýcak ve kuru havayla nem oranýnýn düþmesi dolayýsýyla yangýnlar açýsýnda en riskli döneme girildiðini söyledi. Orman teþkilâtý olarak Ýzmir’in yüzde 41’i, Manisa’nýn yüzde 37’sini kapsayan orman alanlarýnda hizmet yürüttüklerini ve Aðustos ayýnýn girmesiyle birlikte alarm durumuna geçtiklerini kaydeden Aydýn, bölge müdürlüðüne baðlý hava ve yer ekiplerinin teyakkuzda olduðunu söyledi. Aydýn, þu uyarýlarda bulundu: ‘’Kritik hava þartlarý nedeniyle ormanlarýn 147 deðiþik noktasýnda kuvvetlerimiz erken ve etkin müdahale araçlarýyla bekliyor. Çýkan tüm yangýnlara en geç 15 dakikada müdahalede ediliyor. Orman teþkilâtý yangýnlara karþý her türlü tedbiri aldý. Vatandaþlarýmýzýn da dikkatli olmasýný istiyoruz. Vatandaþlarýmýz, orman alanlarý ve çevresinde kesinlikle ateþ yakmalý, sigara izmariti ve cam kýrýðý da atmamalýdýr.’’ Ýzmir / aa

BAYRAMPAÞA Belediyesince, kaybolmaya yüz tutan akrabalýk, arkadaþlýk ve komþuluk deðerlerini tekrar kazandýrmak amacýyla düzenlenen ‘’komþuluk iftarý’’, çok sayýda ilçe sakinini bir araya getirdi. Trafiðe kapatýlan ve gül suyuyla yýkanarak temizlenen Uygur Caddesinde kurulan yaklaþýk 400 metrelik dev iftar masasýnda binden fazla kiþi orucunu birlikte açtý. Bayrampaþa Belediye Baþkaný Atila Aydýner, iftarda yaptýðý konuþmada, Ramazan ayýnýn kardeþlik ve paylaþým ayý olduðunu vurgulayarak, ‘’Belediye olarak 11 ayýn sultaný Ramazan’da Bayrampaþalý yurttaþlarýmýzla beraber iftar yapmayý amaçlýyoruz. Bunun için de her akþam ayrý bir sokakta onlarla bir araya geleceðiz, komþularýmýzla oruç açmanýn, birlikte duâ etmenin huzurunu yaþayacaðýz. Bunun için iftar programlarýmýza ‘komþuluk iftarý’ adýný verdik. Bu etkinlikler, hýzla unutulan komþuluk iliþkilerini de saðlamlaþtýracaktýr’’ dedi. Ýstanbul / aa

ÝLKÖÐRETÝM 7. sýnýf öðrencileri için son kez düzenlenen Seviye Belirleme Sýnavý (SBS) sonuçlarý bugün açýklanacak. SBS, 5 Haziran 2011 tarihinde 1 milyon 97 bin 503 ilköðretim 7. sýnýf öðrencisinin katýlýmýyla yapýlmýþtý. Öðrencilere sýnav sonuç belgesi posta yoluyla gönderilmeyecek. Sonuçlar ‘’http://www.meb. gov.tr’’ ile ‘’http://oges.meb.gov.tr’’ adreslerinde yayýmlanacak. Parasýz Yatýlýlýk ve Bursluluk Sýnavý’na (PYBS) baþvuran ilköðretim 7. sýnýf öðrencileri ayrý bir sýnava girmediði için bu adaylarýn PYBS sonuçlarý ise girdikleri SBS sonucuna göre hesaplanacak. Ankara / aa

Üniversite tercihi için bugün son gün

Mahya ekibi Ýstanbul’daki Sultanahmet, Süleymaniye ve Eyüp Sultan camileriyle, Edirne’deki Selimiye Camii’nin de aralarýnda bulunduðu çok sayýda caminin minarelerine mahyalar kuruyor.

Mahyalar, 450 yýldýr minareleri süslüyor ÝLK OLARAK SULTAN 1. AHMET DÖNEMÝNDE SULTANAHMET CAMÝÝ’NE KANDÝLLERÝN ASILMASIYLA BAÞLAYAN MAHYA GELENEÐÝ YAKLAÞIK 450 YILDIR HER RAMAZAN AYINDA MÝNARELERÝ SÜSLÜYOR.

Bayrampaþalýlar, ‘komþuluk iftarý’nda buluþtu

7. sýnýflarýn SBS sonuçlarý açýklanýyor

OSMANLIDA ilk olarak Sultan 1. Ahmet döne minde Sultanahmet Camii’ne dini sözlerin yazýlý olduðu kandillerin asýlmasýyla baþlayan mahya geleneði yaklaþýk 450 yýldýr her Ramazan ayýnda minareleri süslüyor. Vakýflar Genel Müdürlüðü Ýstanbul 1. Bölge Müdürlüðüne baðlý mahya ekibi Ýstanbul’daki Sultanahmet, Süleymaniye ve Eyüp Sultan camileriyle, Edirne’deki Selimiye Camii’nin de aralarýnda bulunduðu çok sayýda caminin

minarelerine mahyalar kuruyor. Ekibin sorumlusu Kahraman Yýldýz (56), Türkiye’de klâsik mahya kuran tek ekibin kendileri olduðunu belirterek, mahyalarýn yapýmýndan asýlmasýna kadar bütün aþamalarý elleriyle yaptýklarýný söyledi. Yýldýz, Osmanlý dönemine kadar yað kandiliyle yapýlan mahyalarýn, Cumhuriyetin ilk yýllarýnda elektrikli ampuller kullanýlarak yapýlmaya baþlandýðýný hatýrlatarak, Ýstanbul’dan Bursa’ya Ulu Camii’ne

Kaz yavrularýna tavuk sahip çýktý

10 kilo ‘kar’, 1 TL MUÞ’TA, ha va sý cak lý ðýn da ki ar týþ dolayýsýyla bazý vatandaþlar, Kurtik Daðý’ndan getirdikleri karýn 10 kilogramýný 1 TL’ye satýyor. Edinilen bilgiye göre, bazý Muþlular, merkeze 15 kilometre uzaklýktaki 2 bin 500 rakýmlý Kurtik Daðý’nda, güneþ görmeyen kayalýklarýn arasýndaki karý toplayarak, kamyonla þehir merkezine getiriyor. ‘’Karcýlar’’ sýcak havada çok raðbet gören karýn, 10 kilogramýný 1 TL’den satýþa sunuyor. Daðdan getirdiði karlarý satanlardan Ejder Çelik gazetecilere, kar satarak sýcaktan bunalanlarý serinletmeye çalýþtýðýný ve kazancýyla da Ramazan masrafýný karþýladýðýný söyledi. Muþ / aa

T. C. CUMAYERÝ ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ (TAÞINMAZIN AÇIK ARTIRMA ÝLANI) Dosya No: 2010/122 Tal. Örnek No: 27 1- Tapu Kaydý : Düzce ili, Cumayeri ilçesi, Büyükmelen Köyü, Melenyaný mevkiinde bulunan ve tapunun 106 ada 13 parselini teþkil eden 6599,06 m2 miktarlý fýndýk bahçesi. Hali Hazýr Durumu : Cumayeri ilçesi, Büyükmelen köyü, Melenyaný mevkii 106 ada 13 parsel sayýlý gayrimenkul tapu kaydýnda da vasfýnýn fýndýk bahçesi olduðu, taþýnmazýn vasfýna uygun kapama fýndýk bahçesi olarak kullanýldýðý belirlenmiþtir. Taþýnmaz meyilli bir arazi yapýsýna sahiptir. Taþýnmazýn doðu hududu köy yoluna cepheli, diðer hudutlarý ise komþu parseller ile çevrili vaziyettedir. Taþýnmaz üzerinde bulunan fýndýk aðaçlarýnýn 3x3 dikim uygulanmak sureti ile dikilmiþ olduðu ve gençleþtirme iþlemlerinin tamamlanmýþ olduðu görülmüþtür. Taþýnmazýn deðeri ile ilgili olarak köyde yapýlan inceleme ve araþtýrma neticesinde ve çevrede yapýlmýþ olan emsal alým satým bedelleri dikkate alýndýðýnda fýndýklý hali ile m2 deðerinin 7.00 TL olduðu anlaþýlmýþtýr. Taþýnmazýn deðeri 46.193,42 TL dir. Ýmar Durumu : Taþýnmaz köy yerleþik alan içerisinde kalmaktadýr. Muhammen Bedeli : 46.193,42 TL Satýþ Saati : 14:00 - 14:10 Arasý 2- Tapu Kaydý: Düzce ili, Cumayeri ilçesi, Büyükmelen köyü, Köy içi mevkiinde bulunan ve tapunun 110 ada 4 nolu parselini teþkil eden 4619,41 m2 miktarlý kargir ev ve tarla vasfýndaki taþýnmaz. Hali Hazýr Durumu : Cumayeri ilçesi, Büyükmelen köyü, Köy içi mevkii 110 ada 4 nolu parselin tapu kaydýnda kargir ev ahýr ve tarla olduðu tespit edilmiþtir. Taþýnmaz köy yerleþik alaný içerisinde kalmakta olup doðu ve batý tarafý köy yoluna cepheli vaziyette bulunmaktadýr. Taþýnmaz üzerinde betonarme olarak yapýlmýþ mesken olarak kullanýlmakta olan bodrum + tek kat olarak yapýlmýþ bir ev, alt katý ahýr, üst katý samanlýk olarak kullanýlan bir ahýr ve ahþap direkler üzerine oturturulmuþ vaziyette bulunan çingene tuðlasý ile arasý yapýlmýþ olup mesken olarak kullanýlmakta ve geniþ bir geniþ holü, 4 oda, bir salon, mutfak, ban-

mahya kurmak için geldiklerini belirtti. Ünlü mahya ustasý Hacý Ali Ceyhan’ýn hocasý olduðunu ve kendisinden öðrendikleriyle 1975 yýlýndan beri mahya ustalýðý yaptýðýný anlatan Yýldýz, sadece ‘’Selatin’’ camilere (sultanlarýn yaptýrdýklarý camiler) mahya taktýklarýný belirtti. Yýldýz, mahya yapýmýnýn, son yýllarda kullanýlan malzemelerin üretimlerinin azalmasýndan dolayý oldukça zorlaþtýðýný vurguladý. Bursa / aa

Karcýlar, çok raðbet gören karýn, 10 kilogramýný 1 TL’den satýþa sunuyor.

KARS'IN Selim ilçesine baðlý Karahamza Köyünde, annelerinin, kuluçka aþamasýnda terk ettiði kaz yavrularýna bir tavuðun sahip çýkmasý görenleri þaþýrtýyor. Karahamza Köyünde kümes hayvanlarý besleyen Zülfet Altun, ilginç bir olaya tanýk olduðunu belirterek, kümesindeki bir tavuðun, 6 kaz yavrusuna annelik yaptýðýný dile getirdi. Altun, 20 gün önce kuluçkaya yatan anaç ka zýn, yumurtalarý terk etmesi üzerine, kümesteki baþka bir tavuðun yumurtalara sahip çýktýðýný be lirterek, þunlarý kaydetti: ‘’Yavrular yumurtadan çýktý þimdi de tavuk onlara annelik yapýyor. Kendi yavrularý zannedip sahip çýkýyor. Yumurtalarýn zarar görmemesi, 6 kaz yavrusunun bu þekilde büyümesi beni mutlu etti.’’ Sarýkamýþ / aa

yo ve tuvaletten oluþmaktadýr. Tabanlar beton üzeri halý kaplý vaziyette olup kapýlar ahþap üzeri yaðlý boya olarak yapýlmýþtýr. Camlar pimapen olarak yapýlmýþtýr. Mutfak tezgâh altý ve üstü dolaplarý mevcut olup çýta dönülmüþ mdf malzeme kullanýlarak yapýlmýþ, tezgâh mermer olarak takýlmýþ vaziyettedir. Banyo ve tuvalet taban ve yan duvarlarý seramik olarak döþenmiþ bulunmaktadýr. Ýçerisinde elektrik ve suyu mevcut olup ýsýtma katý yakýt ve soba ile saðlanmaktadýr. Binanýn alt katý bodrum olarak kullanýlmakta olup ön kýsmý açýk vaziyettedir. Binanýn kullaným alaný her kat 132,00 m2 dir. Taþýn maz üzerinde bulunan alt katý ahýr üst katý samanlýk olarak kullanýlmakta olan yapýnýn alt katý tuðla üst katý ahþap olarak yapýlmýþ çatýsý kiremit ile örülmüþ bulunmaktadýr. Yapýnýn kullaným alaný her kat 36 m2 dir. Taþýnmaz üzerindeki bir diðer yapý ise ahþap direkler üzerine oturtulmuþ vaziyette bulunan ve ahþap arasý çingene tuðlasý örülerek yapýlmýþ sayvan, iki bölümden oluþmakta olup çatýsý kiremit ile örülmüþ vaziyette bulunmaktadýr. Ýçerisinde bulunan iki bölme arasýndaki kapý ve pencereleri ahþap olarak yapýlmýþtýr. Sayvana dýþarýdan seyyar merdiven kullanýlarak çýkýlmaktadýr. Sayvan olarak kullanýlan bu yapýnýn kullaným alaný 15 m2 dir. Taþýnmazýn geriye kalan kýsmý fýndýk bahçesi olarak kullanýlmakta olup fýndýk aðaçlarý 3x3 dikim uygulanmak sureti ile dikilmiþ olup gençleþtirme iþlemi tamamlanmýþ vaziyettedir. Taþýnmazý deðerlendirmeye aldýðýmýzda taþýnmazýn 2000 m2 lik alanýnýn ev ve bahçesi ve harman yeri olarak kullanýlmakta olduðu geriye kalan 2619,41 m2 lik kýsmý ise kapama fýndýk bahçesi olarak kullanýldýðý görülmüþtür. Fýndýk ocaklarýnýn hafif bir meyilli arazi üzerinde 4x5 m aralýkta dikilmiþ olduðu ve taþýnmazýn bir dekarýnda 50 adet ocak olacaðý düþünüldüðünde 2619,41 m2 lik alan içerisinde 131 adet fýndýk ocaðý mevcut bulunmaktadýr.Taþýnmazýn arazi deðeri 46.194,10 TL Fýndýk aðaç deðeri 6.550,00 TL bina deðeri 1. kat 47.308,80 TL, Bina deðeri bodrum: 41.395,20 TL Samanlýk deðeri 5.256,00 TL Sayvan deðeri 1095,00 TL toplam 147.799,10 TL dir. Ýmar Durumu : Köy yerleþik alan içerisindedir. Muhammen Bedeli : 147.799,10 TL Satýþ Saati : 14:20- 14:30 Arasý Satýþ Þartlarý : 1- Satýþ 23.09.2011 günü yukarýda belirtilen saatler arasýnda Cumayeri Ýcra Müdürlüðü Önü adresinde açýk arttýrma suretiyle yapýlacaktýr. Bu artýrmada tahmin edilen deðerin

LYS’YÝ kazanan adaylarýn tercih formu teslim süresi bugün sona eriyor. LYS’de baþarýlý olan adaylarýn, okumak istedikleri üniversiteleri belirleyerek, tercih formlarýný ÖSYM’ye teslim etmeleri gerekiyor. Adaylar tercihlerini, ‘’2011ÖSYS Yükseköðretim Programlarý ve Kontenjanlarý Kýlavuzu’’ndaki bilgilere göre yapacak. ÖSYM’nin ‘’http://www.osym.gov.tr’’ internet adresinde yayýmlanan kýlavuzun satýþý yapýlmayacak. Adaylar, tercih çalýþmalarýnda destek almak için ÖSYM’nin web sitesinden yararlanabilecek. Adaylar tercihlerini, baþvuru merkezleri aracýlýðýyla ya da bi reysel olarak internet üzerinden ÖSYM’ye gönderebilecek. Tercih iþlemleri için bankaya herhangi bir ücret yatýrýlmayacak. ÖSYM’ye tercih gönderme süresi uzatýlmayacak.

Yurt, burs, öðrenim kredisi baþvurularý 7 Aðustos’ta bitecek HALEN bir yükseköðretim kuru muna devam eden ara sýnýf öðrencilerinin yurt, burs, öðrenim ve katký kredisi baþvurularý 7 Aðustos Pazar günü sona erecek. Baþvuru iþlemleri, YURTKUR’un ‘’www.kyk.gov.tr’’ adresindeki internet sayfasýnda devam ediyor. 20112012 öðretim döneminde Öðrenci Seçme ve Yerleþtirme Sýnavý’na girerek bir yükseköðretim programýna yerleþmeye hak kazanan hazýrlýk ve birinci sýnýf öðrencilerinden yurtlarda barýnmak, burs, öðrenim ve katký kredisi almak isteyen öðrencilerin ise ÖSYM tarafýndan üniversite yerleþtirme sonuçlarýnýn açýklandýðý tarihten itibaren baþvurularý alýnacak. Yüksek lisans, doktora, ön kayýt ve özel yetenek sýnavý ile yükseköðretim programlarýna girecek öðrencile rin baþ vu ru la rý 19 Ey lül-2 E kim 2011’de ‘’www.kyk.gov.tr’’ adresindeki internet sayfasýndan yapýlacak. Kurum yurtlarýnda barýnmakta iken devam ettikleri öðretim kurumlarýný normal süresinde bitiremeyen öðrencilerinin baþvurularýnýn ise daha önce barýndýklarý yurt müdürlüklerince 12-23 Eylül’de kabul edi lecek. Yurtlar, 12 Eylül 2011’de hizmete açýlacak. Ankara / aa

% 60'ýný ve rüçhanlý alacaklýlar varsa alacaklarý toplamýný ve satýþ ve paylaþtýrma giderlerini geçmek þartý ile ihale olunur. Böyle bir bedelle alýcý çýkmazsa en çok artýranýn taahhüdü saklý kalmak þartiyle 03/10/2011 günü Cumayeri Ýcra Müdürlüðü Önü adresinde yukarýda belirtilen saatler arasýnda ikinci artýrmaya çýkartacaktýr. Bu artýrmada da rüçhanlý alacaklýlarýn alacaðýný ve satýþ giderlerini geçmesi þartýyla en çok artýrana ihale olunur. Þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin % 40'ýný bulmasý ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasý ve bundan baþka paraya çevirme ve paylaþtýrma masraflarýný geçmesi lazýmdýr. Böyle fazla bedelle alýcý çýkmazsa satýþ talebi düþecektir. 2- Artýrmaya iþtirak edeceklerin, tahmin edilen kýymetin % 20'si nispetinde Türk Lirasý peþin para veya bu miktar kadar milli bir bankanýn teminat mektubunu vermeleri lazýmdýr. Satýþ peþin para iledir. Alýcý istediðinde 10 günü geçmemek üzere mehil verilebilir. Tapu alým harcý, damga vergisi ile K.D.V. alýcýya aittir. Birikmiþ vergiler ve tellaliye ücreti satýþ bedelinden ödenir. 3- Ýpotek sahibi alacaklýlarla diðer ilgililerin (*) bu taþýnmaz üzerindeki haklarýný hususiyle faiz ve masrafa dair olan iddialarýný dayanaðý belgeler ile on beþ gün içinde daire mize bildirmeleri lazýmdýr. Aksi takdirde haklarý tapu sicili ile sabit olmadýkça paylaþtýrmadan hariç býrakýlacaktýr. 4- Ýhaleye katýlýp daha sonra ihale bedelini yatýrmamak sureti ile ihalenin feshine sebep olan tüm alýcýlar ve kefilleri teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasýndaki farktan ve diðer zararlardan ve ayrýca temerrüt faizinden müteselsilen mesul olacaklardýr, ihale farký ve temerrüt faizi ayrýca hükme hacet kalmaksýzýn Dairemizce tahsil olunacak, bu fark, varsa öncelikle teminat bedelinden alýnacaktýr. 5- Þartname, ilan tarihinden itibaren herkesin görebilmesi için dairede açýk olup gideri verildiði takdirde isteyen alýcýya bir örneði gönderilebilir. 6- Satýþa iþtirak edenlerin þartnameyi görmüþ ve münderecatýný kabul etmiþ sayýlacaklarý, baþkaca bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasýyla müdürlüðümüze baþvurmalarý ilan olunur. Ýþ bu ilan tebligat yapýlamayan ilgililere tebligat yerine kaim olmak üzere ilan olunur. (*) Ýlgililer tabirine irtifak hakký sahipleri de dahildir. (ÝÝK m. 126) www.bik.gov.tr B: 50270


DÜNYA

Y

5 AÐUSTOS 2011 CUMA

7

BM, Suriye’yi kýnadý hibrahimcan@windowslive.com

SURÝYE YÖNETÝMÝNÝ, SÝVÝLLERE KARÞI UYGULADIÐI ÞÝDDET DOLAYISIYLA KINAYAN BM GÜVENLÝK KONSEYÝ, ESAD VE YÖNETÝMÝNE REFORMLARI BÝR AN ÖNCE HAYATA GEÇÝRMESÝNÝ TELKÝN ETTÝ. BÝRLEÞMÝÞ Milletler (BM) Güvenlik KonseREFORMLARI HAYATA GEÇÝRME TELKÝNÝ Suriye’de yi, Suriye yönetimini, sivillere karþý uyguladýðý þiddet dolayýsýyla kýnadý. BM’nin New York’ta bulunan Genel Merkezi’nde yapýlan toplantýda Konsey, Suriye’yi kýnama kararý aldý. 15 üyeli Konsey’de yalnýzca Lübnan, açýklamaya taraf olmadýðýný bildirdi. Sivillerin can kaybýndan dolayý üzüntüsünü dile getiren Güvenlik Konseyi, Suriye’deki olaylardan dolayý duyduðu derin endiþeyi de açýk bir dille ifade etti. Suriye Hükümeti ve göstericilere þiddetten uzak durmalarýný salýk veren Güvenlik Konseyi, Devlet Baþkaný Esad ve yönetimine insan haklarýna saygýlý olmaya çaðýrdý. Suriye yönetiminden sivillere karþý þiddet uygulayanlarýn adaletin karþýsýna çýkarýlmasýn isteyen Güvenlik Konseyi, ayrýca Esad’ý reform sözünü tutmaya dâvet etti.

KONSEY, Suriye yönetiminin demokratik reformlar konusunda söz verdiðini; ancak bugüne kadar bu konuda hiçbir ilerlemenin saðlanamadýðýna dikkat çekti. Konsey’in uzun pazarlýklar sonunda varabildiði ortak metinde, Esad ve yönetimine reformlarý bir an önce hayata geçirmesi telkin edilirken, çözümünde ancak hükümetin öncülüðünde olacaðý ibaresi yer aldý. Konsey’in çözümün adresi olarak hükümeti göstermesi hem Esad yönetiminin uluslararasý arenada hala meþru görüldüðünü ifade ederken, diðer taraftan da þiddetten dolayý asýl sorumlunun hükümet güçleri olduðu eleþtirisi satýr aralarýnda yer almýþ oldu. Konsey’in Suriye’yi kýnayan tasarýsýnda, hükümetin, halkýn protesto dahil demokratik haklarýna saygý göstermesi istenirken, Þam’ýn ayrýca uluslar arasý insanî yardým görevlilerinin ülkede faaliyette bulunmasýna izin vermesini ve bu kuruluþlar ile iþbirliði yapmasýný salýk verdi. BM Güvenlik Konseyi’nin açýklamasýna tek muhalif devlet Lübnan oldu. Konsey’de geçici üye statüsünde bulunan Lübnan, açýklamaya taraf olmadýðýný deklare etti. Konsey’in Suriye konusunda almýþ olduðu kýnama kararýnýn ardýndan önümüzdeki günlerde BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un da Konsey’e bu ülke ile ilgili bilgi vermesi bekleniyor. New York / cihan

6 kiþi öldürüldü

SURÝYE’DE, güvenlik güçlerinin önceki akþam Devlet Baþkaný Beþþar Esad karþýtý gösteri yapan göstericilerin üzerine ateþ açmasý sonucunda 6 kiþinin öldüðü bildirildi. Merkezi Þam’da olan Suriye Ýnsan Haklarý Derneði Baþkaný Abdul-Kerim Rihavi, iki göstericinin Þam’da, 3 kiþinin Nava’da, bir kiþinin de Palmira’da öldürüldüðünü belirtti. Yerel Koordinasyon Komitesi, söz konusu ölümleri teyit etti. Beyrut / aa

Somali'deki Eþþebab kýtlýktan kaçan erkekleri, eðer gitmeye kalkýþýrlarsa eþlerini ve çocuklarýný öldürmekle tehdit ediyor. Eþþebab, 8-9 yaþýndaki çocuklarý zorla okuldan, evden kaçýrýp saflarýna katýyor. FOTOÐRAF: AA

Eþþebab, halkýn kaçmasýný engelliyor SOMALI’DEKÝ Eþþebab militanlarýnýn halkýn açlýktan kaçmasýný engellemeye çalýþtýðý ve bunun için çocuk yaþta militanlarý da kullandýðý bildirildi. Associated Press, hükümetin rehabilitasyon merkezine girerek, buradaki eski militanlarla görüþtü. Militanlarýn verdiði bilgiye göre, Eþþebab kýtlýktan kaçan erkekleri, eðer gitmeye kalkýþýrlarsa karýlarýný ve çocuklarýný öldürmekle tehdit ediyor. Son 60 yýlýn en büyük kuraklýðýyla karþý karþýya olan ve milyonlarýn açlýk riskiyle yaþadýðý ülkede El Kaide yanlýsý örgütün mevcudiyetinin, uluslar arasý acil

yardým çabalarýný engellediði belirtiliyor. BM, önceki gün Somali’deki 3 bölgeyi daha kýtlýk bölgesi ilan etmiþ ve krizin gelecek haftalarda tüm güneye yayýlmasýnýn beklendiðini açýklamýþtý. Eþþebab, yaþlarý 8-9’a kadar inen çocuklarý zorla okuldan veya evlerinden kaçýrýp saflarýna katýyor. Örgütten kaçan bu gençlerden 17 yaþýndaki Asþir Muhammed Abdi, Eþþebab militanlarýnýn, halkýn yiyecek bulmak için kaçýþlarýný durdurmaya çalýþtýðýný anlattý. Rehabilitasyon merkezindeki çocuk militanlardan Ali Hasan da “Erkekleri, göç ederlerse karýlarý ve ço-

Rumsfeld’e iþkence dâvâsý

 ABD'DE federal mahkeme, Irak’taki bir cezaevinde iþkence gören Amerikan ordusunda çalýþan tercümanýn, eski Savunma Bakaný Donald Rumsfeld hakkýnda kiþisel olarak dâvâ açabileceðine hükmetti. Avukatlarý, güvenlik dolayýsýyla adý açýklanmayan ordu çalýþanýnýn ABD’nin Baðdat’taki tesisi Camp Cropper’daki 9 aylýk tutukluluðu sýrasýnda sürekli kötü muamele gördüðünü belirtiyor. Dâvâda, iþkence içeren sorgulama tek niklerini bizzat onaylayan Rumsfeld’in anayasal haklarý ihlâl ettiði iddia ediliyor. ABD yönetimi, Rumsfeld’in resmî göreviyle ilgili olarak özel kiþilerce dâvâ edilemeyeceði görüþünü öne sürmüþtü. Washington / aa

cuklarýný öldürmekle tehdit ediyorlar” dedi. Eþþebab, kendisi için militan ve vergi kaynaðý olan nüfusun, halkýn kýtlýktan kaçmasý halinde azalmasýndan endiþe ediyor ve açlýk riski bulunduðunu inkar ediyor. Hükümetin etkin olmadýðý yoksul bölgelerden gelen çocuklar, örgütçe zorla kaçýrýlmalarýnýn yanýsýra para ve telefon vaadiyle kandýrýlýyor. Ýnfazlarýn da korku salarak militan toplamak için Eþþebab’ýn kullandýðý yöntemlerden biri olduðu, kuraklýk baþladýktan sonra da örgütün pirinç verme vaadiyle militan toplandýðý belirtildi. Mogadiþu / aa

Ýngiltere bir nükleer tesisini kapatacak

 ÝNGÝLTERE'DE, ülkenin tek plütonyum iþleme tesisinin, Fukuþima Daiçi nükleer reaktöründeki kazadan sonra kapatýlmasýna karar verildi. Nükleer Devreden Çýkarma Kurumu, Sellafield karýþýk oksit yakýt (MOX) tesisinin “risk profilinin” Japonya’da 11 Mart’taki depremin yol açtýðý nükleer kazanýn ardýndan deðiþtiðini bildirdi. Ül kenin kuzeyinde bulunan, atýk nükleer yakýtýn iþlendiði tesiste 600’den fazla kiþinin çalýþtýðý belirtildi. Çevreciler kararý memnuniyetle karþýladý. Londra / aa

SOMALÝ'DE açlýk dolayýsýyla 5 yaþýn altýnda 29 binden fazla çocuðun öldüðü bildirildi. ABD’nin insanî yardým gö rev li si Nancy Lind borg yap tý ðý a çýk la ma da, aç lýk dolayýsýyla Somali’nin güneyinde son 90 günde 5 yaþýn altýnda 29 binden fazla çocuðun öldüðünü belirtti. Nairobi / aa

NATO operasyonu durursa Kaddafi seçim düzenleyecek NIKARAGUA Devlet Baþkaný Daniel Ortega, NATO operasyonlarýnýn durmasý halinde, Libya lideri Muammer Kaddafi’nin silâhlý çatýþmalardan kurtulmak için seçim düzenlemeye hazýr olduðunu bildirdi. Nikaragua’da Kaddafi’nin gönderdiði heyetle görüþen Daniel Ortega, “Kaddafi heyetinin, Libya’nýn çok esnek bir durumda bulunduðunu, deðiþimden korkmadýklarýný, ancak oy kullanma hakkýna karar verecek ve bu hakký kullanacak olanýn Libya halký olduðunu dile getirdiklerini, ancak uygun þartlarýn oluþmasý ve bu deðiþime ulaþmak için savaþýn durmasý gerektiðini söylediklerini” belirtti. Ortega, Venezuela’dan Nikaragua’ya gelen Libya heyetinin, buradan, Küba, Ekvador, Bolivya ve Brezilya’ya gitmelerinin planlandýðýný kaydetti. Managua / aa

Ýsrail, 200 Filistinliyi serbest býraktý  ÝSRAÝL, siyasî ve adi suçlardan cezaevlerinde bulunan Filistinli tutuklulardan, ceza sürelerini tamamlayan 200’ünü bugün serbest býraktý. Serbest býrakýlacaklarý teblið edilen Filistinliler dün sabah saat 05.00’ten itibaren çýkmaya baþladýklarý bildirildi. Filistinli kaynaklar ve Ýsrail radyosu, serbest kalacaklarýn sayýsýný 200 olarak verirken, haber sitelerinden Ynet ise, itibarýyla serbest býrakýlmasý planlananlarýn toplam sayýsýný 770 olarak verdi. Serbest býrakýlanlar arasýnda, Hamas’ýn Batý Þeria’daki liderlerin den Þeyh Hasan Yusuf da bulunuyor. Tel Aviv / aa

29 bin çocuk öldü

Mübarek, Ýsrail’in teklifini reddetmiþ ÝSRAÝL'DE Binyamin Netanyahu koalisyonunun eski bakanlarýndan, Ýþçi Partili Binyamin Ben Eliezer, önceki gün mahkeme önüne çýkan devrik Mýsýr Cumhurbaþkaný Hüsnü Mübarek’e, “Ýsrail’e sýðýnmasý” önerisinde bulunduðunu, ancak Mübarek’in kabul etmediðini açýkladý. Mübarek’in yakýn dostlarýndan biri olduðu bilinen Ben Eliezer, Ýsrail Ordu Radyosuna yaptýðý açýklamada, birkaç ay önce Mýsýr’da Mübarek karþýtý protesto gösterilerinin en yoðun olduðu sýralarda, devrik Cumhurbaþkaný ile Þarm El Þeyh’te buluþtuklarýný ve kendisine Ýsrail’e sýðýnma teklifini yaptýðýný söyledi. Teklifinin Ýsrail Baþbakaný Binyamin Netanyahu’nun bilgisi dahilinde olduðunu kaydeden Binyamin Ben Eliezer, Mübarek için “Ama o bir vatansever, teklifimi kabul etmedi” dedi. Tel Aviv / aa

Ýslâmcý muhaliflerle anlaþma saðladý iddiasý LÝBYA lideri Muammer Kaddafi’nin oðlu Seyfülislam Kaddafi, ailesinin laiklik yanlýsý muhaliflere karþý, Libya’daki Ýslâmcý muhaliflerle anlaþma imzaladýðýný bildirdi. Seyfülislam Kaddafi, New York Times gazetesine Trablus’tan yaptýðý açýklamada, “laiklik yanlýsý muhaliflerin tamamýnýn kaçacaklarýný veya öldürüleceklerini” söyledi. Seyfülislam, ülkenin doðu kesimindeki Ýslâmcý liderlerden olan Ali Sallabi ile bu konuda görüþmeler yaptýklarýný kaydetti. Ali Sallabi ise, gazeteye yaptýðý açýklamada, Seyfülislam Kaddafi’yle görüþtüklerini doðruladý, ancak Kaddafi safýna geçip geçmedikleri konusunda birþey söylemedi. Seyfülislam ayrýca, Ýslâmcý muhaliflerin “bölgedeki gerçek güç” olduðunu iddia ederek, batý ülkelerinin onlarla görüþmeleri gerektiðini söyledi. New York / aa

Somali’de çocuklar ölüyor! izler oruç tutarak farzýmýzý yerine getirirken, Somali’de üçmilyon altýyüz bin kiþi açlýk ve ölümle pençeleþiyor. Yalnýzca Mogadiþu civarýndaki kamplarda 400 bin kiþi var. Her gün 1700 kiþi daha geliyor. Peki ne oluyor Somali’de? Güney Somali’de yerleþik bulunan el Þahab örgütü ile hükümet birlikleri ve Afrika Barýþ Gücü arasýnda þiddetli çatýþmalar var senelerdir. Bu savaþ Ramazandan iki gün önce hükümet birliklerinin baþlattýðý yeni saldýrýlarla daha da þiddetlendi. Bunun üzerine hayalet þehre dönen Mogadiþu’dan her þeylerini býrakarak kaçmaya baþladý insanlar. Kamplara ulaþabilenler bu defa giremeden etrafýnda aç susuz bekliyor. Ama gidiþ yolunda çocuklar, hastalar ve yaþlýlar ölüyor. Yardým kuruluþlarý çeþitli rakamlar veriyorlar. Bazý kaynaklara göre günde 1.300 kiþi açlýktan ölüyor. Kamplara gitmek için yola çýkan her ikibin kiþinin beþyüzü yolda can veriyor. Acilen bir milyar dolarlýk yardýma ihtiyacý var bu masumlarýn. BM beþyüzmilyon dolarlýk yardým kararý aldý. Ancak bundan daha çok Güney Somali yerine komþu Kenya ve Etiyopya’daki kamplarda bulunanlar yararlanabilecek. Çünkü el-Þahab örgütü dýþarýdan gelen yardýmlarýn daðýtýmýna yardýmcý olmadýðý gibi, çoðu zaman engelliyor. Geçen yýl bütün yabancý yardým örgütlerini bölgeden çýkardýlar ve gýda yardýmýný yasakladýlar. Ýslâm adýna savaþtýðýný söyleyen bir örgütün, kendi insanlarýnýn açlýktan ölmesine göz yummasý, insanî yardýmlarý engellemesini anlamak mümkün deðil. Ancak siyaset ve kirli çýkarlar bazen insanlarýn saðduyularýný kör edebiliyor. Üç yýldýr yaðmur yaðmadý bölgeye. Kuraklýk egemen. Bölge insanlarýnýn yiyecek kaynaðý da olan büyük hayvan sürüleri, yiyecek bulabilecekleri bölgelere naklediliyor. BM, kýtlýðýn artarak süreceðini, açlýk ve hastalýk riskinin gittikçe arttýðýný belirtiyor. Risk Somali ile sýnýrlý deðil. Etiyopya, Eritre ve Kenya dahil Doðu Afrika’da eðer yardýmlar acilen yetiþmezse 800.000 çocuðun yetersiz beslenmeden öleceði bildiriliyor. Yalnýzca Somali’de altý ay içinde onbinlerce insanýn ölmesi kaçýnýlmaz görünüyor. Türkiye’den çeþitli kurumlar bu insanlara ulaþmaya, gýda ve týbbî yardým ulaþtýrmaya çalýþýyorlar. Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý ve Kýzýlay kampanyalar baþlattý. Ama ne yapýlsa az. O yüzden hepimizin bu yardým çabalarýna kendi çapýmýzda katýlmamýz gerek. Yarýn çok geç olabilir. O yüzden bugün ya mevcut kampanyalara katýlarak, ya da etrafýmýzda o bölgeye yardým gayreti içinde olan sivil toplum örgütlerine koþarak yardým edelim. Ýslâm’ýn cömertlik ve yardýmseverliðini oradaki masumlara gösterelim. Rabbimiz bu konudaki bütün gayretlerini bereketlendirsin.

B

Breivik, malzemeleri dýþ ülkelerden almýþ NORVEÇ’TE 77 kiþinin öldürüldüðü çifte saldýrýyý düzenleyen Anders Behring Breivik’in avukatý, saldýrganýn kullandýðý malzemeleri dýþ ülkelerden elde ettiðini belirtti. Verdens Gang (VG) gazetesine göre, avukat Geir Lippestad, “müvekkilinin, saldýrýlarýnda kullandýðý hemen hemen bütün malzemeyi dýþ ülkelerden temin ettiðini” belirterek, “Breivik’in bu amaçla yirmi kadar ülkeye gittiðini söylediðini” belirtti. Lippestad, Breivik’in dünkü üçüncü sorgusunun ardýndan yaptýðý açýklamada, “müvekkilinin bu ülkelerde bazý kiþilerle görüþtüðünü ve araç gereç aldýðýný, birçok kiþiden yardým gördüðünü söylediðini” kaydetti. Avukat, Breivik’e yardým eden bu kiþilerin saldýrganla ayný siyasî görüþü taþýyýp taþýmadýklarý ve saldýrganýn niyeti hakkýnda bilgi sahibi olup olmadýklarý konusunda bilgi vermedi. Lippestad, müvekkilinin siyasî talepleri karþýlanmadan daha fazla konuþmayacaðýný söylediðini de aktardý. Breivik, hükümetin istifa etmesini ve Norveç Kralý 5. Harald’ýn tahttan çekilmesini talep etmiþti. Oslo / aa


8

MEDYA POLÝTÝK

5 AÐUSTOS 2011 CUMA

Y

Deðiþenler ve deðiþmeyenler s.bulut@saidnursi.de

Norveçli terörist ve basýnýmýz… nders Behring Breivik´in Norveç Ýþçi Partisine yakýn masum gençleri hunharca katlediþinin bizdeki yansýmalarýný izleyince Avrupa'yý anlamada hâlâ çaðýn gerisinde kalmýþ þu basýnýmýzla dünya milletlerine görünecek yüzümüzün olmadýðýný düþündüm. Meseleyi dikkatlice araþtýrýp teþhisi doðruca koymak yerine, katliâm bahanesiyle herkes ideolojik nutkunu okuyor. Avrupa’nýn yakýn tarihindeki deðiþiminden, tevhide yaklaþan Hýristiyanlýðýn müsbet çizgilerinden ve bilhassa küresel anlamda hürriyet ve adaletten ayrýlmayan Norveç'in insanlýða yaptýðý pozitif katkýlarýndan tek satýra rastlayamýyoruz. Liberal soldaki kariyer sahibi yazar, Freudcu düþüncelerle yaklaþarak, olayý bireyselleþtirmeye çalýþýyor. Katile “yalnýz adam” madalyasýný takarken kamuoyunu da korkutmaktan geri kalmýyor: Avrupa'daki düþmanlarýmýz Anders'i halk kahramaný yapabilirlermiþ. Neoliberallerin savunduðu nikâhsýzlýktan ve itibarsýzlaþtýrmaya çalýþtýklarý aileden haberi yokmuþçasýna, katilin annesiz -babasýz büyüdüðünü nazara vererek iþi psikopatlýða getirirken “Ah zavallý Behring” diyesiniz geliyor… Týpký ayný sýnýfa mensup medyanýn, neocon’larýn internet tetikçisi Julian Ansange’yi Wikileaks meselesinde savunduklarý gibi… Oslo’da ölenlerin sayýsý yüze ulaþmadý, ama Wikileaks fitnesinin yaktýðý ateþte can veren masum Müslümanlarýn sayýsý þimdiden onbinleri buldu… Katili yalnýzlaþtýrmak, arkasýndaki dehþetli terör cereyanlarýný gizlemeye çalýþmak, galiba Türkiyeli liberallere kaldý gibi… Þu bizim dindar ve saðcý yazarlarýmýzýn yorumlarý da çok garip… Aðýzlarýný açtýklarýnda “Haçlý seferleri” ile baþlayan düþünce sahiplerinin “dünde” kaldýklarýný söylememiz inþallah onlarý incitmez. Ýstanbul'un fethinden, Osmanlý ruhundan ve Avrupa'nýn bize olan ebedî düþmanlýðýndan yazmaya baþladýklarýnda; dýyalog, mantýk, barýþ veya muhakeme zeminini çoktan kaybetmiþsinizdir. Her meselede Avrupalýlarýn himayesini arayan Ýslâmcý, Turancý, Osmanlýcý ve Anadolucu yazarlar acaba hangi kriterle “Norveç katliâmýný” yorumladýlar? Tahrik dolu dengesiz mukayeseler… Hepsi de Avrupalýyý bir bütün olarak görüyor… Ýkinci Dünya Savaþýndan sonraki geliþmeleri, insaniyete taraftar Birinci Avrupa'yý, her gün tevhid ve insaniyet çizgisinde Ýslâma yaklaþan Hýristiyanlýðý ve imkânlarý nisbetinde adalet ve hürriyeti savunan Avrupalý kiþi ve kuruluþlarý bizimkiler görmezlikten gelerek belki de zevk alýyorlardýr. Katilin 1500 sayfa tutan düþüncelerini okuyanlar, bu üslûplara ve düþüncelere pek de yabancý olmadýklarýný göreceklerdir. Meselâ çok yakýnlarda Daniel Pipes'in yaklaþýk 25 ülkede yayýnlanmýþ bir “Euroarabiya” makalesi vardýr. Katile yol gösteren bu tür yazýlarý Bernard Lewis, Ralf Giordano, Pamela Geller ve Jennifer Rubin gibi meþhur kalemler çoktan beridir yazýyorlar. Huntington'dan beri gelen ve fikirleriyle Troçkici neocon’lara ilham kaynaðý olan Ýslâmiyet ve insaniyet karþýtý yazarlarý öteleyip, meseleyi psikanalist veya hamasî analizlere indirgemenin ne Müslümanlara ve ne de insanlýða bir faydasý olmadýðýný, bizim yazarlarýmýzýn da bilmesi gerekir. Bir taraftan katile 1500 sayfalýk manifesto izafe edip, diðer taraftan ayný kiþiyi “deli ve psikopat” olarak nitelemenin mantýksýzlýðýnýn dikkatlerden kaçmayacaðýný umuyoruz. Psikanalist analizler yerine, tetikçinin arkasýndaki gücün Oslo'ya gözdaðý vermiþ olacaðýný da düþünebilirlerdi yazarlarýmýz… Daha önce euro referandumu arefesinde ve bir ucu yine Ýsrail'e dayanan meselede Ýsveç’in Dýþiþleri Bakaný Anna Maria Lindt'i ayný mihraklar öldürmüþ olamaz mýydý? Ýskandinav ülkelerinin “sýnýflararasý dehþetli savaþlarda” devamlý olarak hak ve adaletin yanýnda yer aldýklarýný hepimiz biliyoruz. Ýslâm coðrafyasýndaki hükümetlerce Müslümanlara verilen hürriyetin Oslo ve Stockholm’deki hürriyetten fazla olduðunu kimse iddia edemeyeceðine göre, “Norveçli terörist” meselesinde meþhur yazarlarýmýzdan daha orijinal, mantýklý ve dünya barýþýna yardýmcý yazýlar beklemek hakkýmýz olmalý… Barýþý isteyenler ve istemeyenler… Millî devletlerin kontrolünü isteyenler ve istemeyenler… Temel insanî deðerlerin belirginleþmesini isteyenler ve istemeyenler… Ýslâm âleminde demokrasi ve hürriyet isteyenlerle ihtilâl ve devrim isteyenler… Dünya kapitalinin þeffafça hareketini isteyenler ve istemeyenler… Cemiyetin temel yapýsý aileyi isteyenler ve aileyi özgürlük maskesiyle tamamen ortadan kaldýrmak isteyenler. Herkesin inancýna saygýlý olarak yaþamak isteyenler ve istemeyenler… Uzayýp gidebilecek bu iki sýnýfýn savaþýnda Norveç’in daima ilk kategoride yer aldýðýný, küresel terör ve yaðma çetelerinin iþlerini bozduðunu bilenler, Anders'i tetikçi olarak kullananlarý çok rahatlýkla tanýrlar kanaatindeyiz. Devamlý ifadeye çalýþýyoruz. Bediüzzaman’ýn tesbitiyle Avrupa kendi arasýnda ikiye ayrýlmýþtýr. Ýsevî dinini kabul eden, insanî deðerlere sahip çýkan ve Kur’ân’la barýþýk yaþayan Birinci Avrupa’yý; sefih, dinsiz, kaosçu, barýþ karþýtý, haris, çatýþmacý, ýrkçý ve dinsiz Avrupa’dan aydýnlarýmýz artýk ayýrmak zorundalar… Ýstanbul’da oturup irtibatsýzca Avrupa üzerine konuþmak yerine, Almanya'da 2500, Fransa’da 2000, Benelux ve Ýskandinavya'da binlere varan cami ve mescitlerde dinlerini yaþamaya çalýþan Müslümanlarla irtibat kurarak yazmak çok daha doðru olur. Müslümanlarla Ramazan sofralarýný paylaþan yüzbinlerce Avrupalýyý, Ýslâmî hayatýmýzý kolaylaþtýrmaya çalýþan milyonlarca dostumuzu ve neocon’larýn Ýslâm âleminde yaktýklarý ateþlere lânet okuyan on milyonlarca Avrupalýyý görmezlikten gelmek, neocon ve neoliberal fitnecilere yardým etmek anlamýna gelir. Hatta bazý yazarlarýn makaleleri bizde þu hissi de uyandýrmýyor deðil: Acaba buradaki neocon ve neoliberallerle Türkiye’deki bazý medya gruplarý arasýnda ittifaklar mý var? Ýþte bu yakýcý þüphelerden bizi kurtarmalarý için, yorumcu yazarlarýmýzýn daha berrak, aktüel ve mantýklý yazmalarýný beklemek Avrupa'da yaþayan bütün Müslümanlarýn hakký olsa gerek… Ýkinci Avrupa'ya mensup Sarkozy, Merkel, Berlusconi, Geert Wilders ve Rasmussen örneklerinin mevsimlik olduðunu, günümüz Batýsýnýn yekûnunu temsil edemeyeceklerini ve AB içindeki dostlarýmýzýn varlýðýný vurgulamak, dünya barýþýna da ciddî katkýlar saðlar.

A

TÜRKÝYE çok ilginç, ilginç olduðu ölçüde de olumlu bir sürecin içinden geçiyor ama artýk yavaþ yavaþ anlamakta zorlanmaya baþladýðýmýz nedenlerden bu süreç bir türlü sonlan(a)mýyor; sürecin sonlanmasýndan anladýðýmýz ise yaþanan çok olumlu geliþmelerin bir türlü anayasal, yasal deðiþikliklere yansýmamasý, yansýtýlamasý.Deðiþen þeyler gerçekten çok ve olumlu ama ayný zamanda deðiþmeyenler de çok, zira pratikte olumlu anlamda yaþadýðýmýz her deðiþiklik ayný zamanda anayasal ve yasal düzeyde deðiþmeyenlere de tekabül ediyor. Geçtiðimiz hafta ülkemiz Türkiye’de yaþananlara bütün toplum olarak, muhtemelen bütün dünya olarak þahit olduk; yaþananlarý da, beraber ele alýnan, ekranlara beraber yansýtýlan iki fotoðraf simgeliyor. 2010 Aðustos ayýnýn Yüksek Askerî Þûra toplantýsýný gösteren resimde artýk hepimizin hafýzasýna nakþolmuþ, Çakmak salonunun o ünlü U biçimindeki YAÞ toplantý masasýnýn merkezinde, U’nun temelinde Sayýn Baþbakan, hemen solunda da dönemin Genelkurmay Baþkaný Sayýn Ýlker Baþbuð oturuyorlar. Hatýrlayacaðýmýz gibi 2010 YAÞ toplantýsý büyük bir krize neden oluyor, Genelkurmay’ýn Kara Kuvvetleri Komutanlýðý için önerdiði Orgeneral Hasan Iðsýz siyasi otorite tarafýndan veto yiyor, YAÞ hukuku, kuvvet komutanlarýnýn atanma sürecinin Genelkurmay’ýn önerisi sonrasý üçlü kararname öngördüðü için atanma süreci týkanýyor ama yaþanan bir “bilek güreþi” sonrasý, YAÞ hukuku deðiþmeden bir çözüm üretiliyor. Bu kriz üreten YAÞ toplantýsýndan günümüze bir sene geçiyor ve geçen seneki fotoðraf, nedenleri malum, çok büyük ölçüde de-

ðiþiyor; U modeli YAÞ toplantýsý masasýnýn merkezinde bu kez Sayýn Baþbakan tek baþýna oturuyor, sol yanýnda bir Genelkurmay Baþkaný yok ama daha da önemlisi U’nun sol bacaðýnýn baþýnda Milli Savunma Bakaný oturuyor. Nereden bakarsanýz bakýn çok önemli bir fotoðraf deðiþikliði söz konusu; ancak, bu çok önemli fotoðraf deðiþikliðine giden süreçte deðiþmeyen en önemli konu hem 2010 Aðustos’ta, hem de 2011 Aðustos’ta krize neden olan yasal çerçeve. Yukarýda belirtmeye çalýþtýðýmýz gibi, 2010 Aðustos krizinde üçlü kararname (Cumhurbaþkaný, Baþbakan, Milli Savunma Bakaný) öncesi kuvvet komutanlarýnýn tayini için gerekli Genelkurmay önerisi önemli sorun yaratmýþ idi, bu sene yine yarattý ama nedense 2010 Aðustos-2011 Aðustos arasýnda bu yasal çerçeveyi deðiþtirmek için bir giriþime rastlamadýk. Söz konusu yasal çerçevenin temel demokratik ilkelerle de çeliþtiði açýk; demokratik bir hukuk devletinin ordusunda siyasi otorite doðal olarak bir yüzbaþýnýn binbaþýlýða terfi etme sürecine karýþmaz, karýþmamalýdýr ama ordu komutanlýklarý, kuvvet komutanlýklarý, orgeneral, korgeneral gibi rütbelere yapýlacak atamalarda, ordu tarafýndan yapýlacak gerekli teknik bilgilendirme süreci sonrasý, siyasi otorite atamalarý tek baþýna, öncelikli bir resmi önerme olmaksýzýn yapmalýdýr. Oysa, ülkemizdeki YAÞ hukuku, TSK Personel Kanunu söz konusu temel demokratik hukuk devleti ilkeleri ile çeliþmektedir ama yürütülen çok önemli ve olumlu siyasi mücadele nedense bu yasal çerçevenin deðiþmesine bir türlü neden olamamaktadýr. Türkiye 2010 Aðustos’ta krize neden olan YAÞ hukukunun noktasýný deðiþtirmeden 2011 YAÞ toplantýlarýný ger-

‘‘

Baþbakanýn yanýnda oturmayan Genelkurmay Baþkanýnýn statüsü anayasanýn 117. maddesi çerçevesinde hâlâ belirsizliðini koruyor.

çekleþtirmiþ, arada siyaseten büyük adýmlar atýlmýþ ama nedense bu siyasi adýmlar anayasal, yasal dönüþümlerle taçlandýrýlamamýþtýr.

ASKERÝN KONUMUNDAKÝ BELÝRSÝZLÝK Süreçte deðiþenler ortadadýr, o ünlü fotoðraf söz konusu deðiþimin temel göstergesidir ama ayný süreçte deðiþmeyenler de ortadadýr ve deðiþmeyenlerin baþýnda sivil-asker iliþkilerini çevreleyen yasal ortam gelmektedir. Mesele sadece YAÞ hukuku, TSK Personel Kanunu ya da TSK Ýç Hizmetler Kanunu ile de sýnýrlý deðildir. Fotoðrafta çok önemli, büyük ve olumlu bir deðiþiklik kesindir ama U biçimindeki YAÞ masasýnda artýk Baþbakan’ýn yanýnda oturmayan Genelkurmay Baþkaný’nýn anayasal statüsü Anayasa’nýn 117. maddesi çerçevesinde hâlâ büyük belirsizliðini korumaktadýr; büyük belirsizlik derken kastým, ülkemizde Genelkurmay Baþkaný’nýn, býrakýn Milli Savunma Bakaný’na, Baþbakan’a bile baðlý olmamasý keyfiyetidir. Anayasa’mýzýn ünlü 117. maddesi çerçevesinde Genelkurmay

Askerin askerliðini bilmesi için... TÜRKÝYE’DE askerin Batý demokrasilerinde olduðu gibi seçilmiþ sivil otoriteye tabi olmasý... Yaþamsal bir konu. Demokrasi ve hukukun üstünlüðü yerli yerine oturacaksa, her þeyin baþý olan siyasal istikrarýn altyapýsý güçlenecekse, Batý’da olduðu gibi bu ülkede de asker sivile tabi olacaktýr. Bu yolda dünkü yazýmda da belirttiðim gibi ciddi adýmlar atýldý, atýlýyor. Ama daha alýnmasý gereken mesafe var. Hem yasal hem kafasal olarak var. Askeri Batý’daki gibi sivile tabi kýlacak kurumsal düzenlemeler yapýlmadan bu deðiþim tam olarak gerçekleþmiþ olmaz. Askeri okullardaki ders kitaplarýna kadar uzanan, (tabii ‘sivil’ okullarý da kapsayacak þekilde) ve ‘demokrasi kültürü’nün gereði olan deðiþiklikler yapýlmadan da asker-sivil iliþkilerinde taþlar yerine oturamaz. Ne yapmalý?

GENELKURMAY SAVUNMA’YA... Halen Baþbakanlýða ‘baðlý’ da deðil, Baþbakanlýða karþý sadece ‘sorumlu’ olan Genelkurmay Baþkanlýðý, Batý demokrasilerinde olduðu gibi, Milli Savunma Bakanlýðý’na baðlanmalýdýr.

‘‘

Genelkurmay’ýn Millî Savunma’ya baðlanmasý, Askerî Yargýtay ve Danýþtay’ýn kaldýrýlmasý, askerî harcamalarýn sivil tarafýndan denetlenmesi... Savunma Bakanlýðý bir ‘protokol bakanlýðý’ olmaktan çýkarýlýrken, Genelkurmay’ýn demokrasilerde görülmeyen bazý yetkileri sona erdirilmelidir.

ASKERÎ HARCAMAYA SÝVÝL DENETÝM! 1971’deki 12 Mart darbesi ile yapýlan Anayasa deðiþikliði, askeri harcamalarý demokrasinin belini kýrarak Sayýþtay’ýn denetimi dýþýna çýkarmýþtý. 2004’de AB’ye uyum çerçevesinde gerçekleþtirilen anayasa deðiþikliðiyle bu madde kaldýrýldý. Fakat uygulamayý deðiþtirecek olan yasal düzenleme tam yedi yýl bekledi, ancak bu yýlýn baþlarýnda o da pek yeterli olmayan bir içerikle çýktý. Askeri harcamalarýn þeffaflýðý ve sivil otorite tarafýndan denetlenebilirliði yolunda demokratik adýmlarý Türkiye hala bekliyor.

ASKERÎ MAHKEMELER VE YARGI... Yüksek Askeri Ýdare Mahkemesi, yani Askeri Danýþtay’la Askeri Yargýtay, Türkiye’de askerin ayrýcalýklý dünyasýnýn parçalarýdýr. Ve gerçek bir hukuk devleti düzeninde bu ikisine yer yoktur.

MGK ÝÇÝN YENÝ DÜZEN... Milli Güvenlik Kurulu 1960’daki 27 Mayýs darbesinin ürünüdür. Bu darbenin yaptýðý 1961 Anayasa-

sý’ndan beri varolan bu kurul, daha önceki dönemde olduðu gibi, Milli Savunma Üst Kurulu adý altýnda yeniden yapýlandýrýlmalýdýr. Ayrýca Baþbakan’ýn baþkanlýk edeceði bu kurulda, askeri otoriteyi temsilen sadece Genelkurmay Baþkaný yer almalýdýr.

MÝLLÎ GÜVENLÝK SÝYASET BELGESÝ... Herhangi bir anayasal dayanaðý bulunmayan Milli Güvenlik Siyaseti Belgesi’nin, ‘Milli Savunma Siyaseti Belgesi’ olarak isimlendirilmesi daha doðru olur. Bu belge, Bakanlar Kurulu tarafýndan hazýrlanýp TBMM’ye sunulmalý ve tüm siyasal partiler tarafýndan müzakere edilmek suretiyle kabul edilmelidir.

ASKER DÖRDÜNCÜ KUVVET MÝ?.. 12 Eylül darbesinin ürünü olan 1982 Anayasasý incelendiðinde, bu anayasanýn Türk Silahlý Kuvvetleri’ni yasama, yürütme ve yargý organlarý yanýnda adeta dördüncü bir kuvvet olarak düzenlediði izlenimi uyanýr. Eðer demokrasi diyorsak, eðer hukukun üstünlüðü diyorsak, eðer demokrasilerde asker sivile tabidir diyorsak, yeni bir anayasayla bu havanýn silinmesi gerekir. Þunlarýn altýný çizmeliyiz: Genelkurmay Baþkaný Bakanlar Kurulu tarafýndan atanýr. Yüksek rütbeli subaylarýn terfiinde nihai yetki Bakanlar Kurulu’nundur. Bu alanda, TSK ile iþbirliðine dayanan bir sistem benimsenmelidir. Jandarma Komutanlýðý Ýçiþleri Bakanlýðý’na kalmalý, ancak tayin ve terfiiler sivil makamlarýn kararlarýna tabi kýlýnmalýdýr.

GÜVENLÝK VE SAVUNMA... Türkiye’de siyasal kurumlarýn askerileþmesi, askeri makamlarýn ise siyasallaþmasýnda önemli faktörlerden biri, güvenlik ve savunma kavramlarýnýn iç içe geçmesidir. Bu kavramlar birbirinden ayrýlmalý. Dýþ tehditlerin bertarafý savunma hizmetleri çerçevesinde deðerlendirilmeli, bu hizmetlerden Türk Silahlý Kuvvetleri sorumlu kýlýnmalýdýr.

VATAN HÝZMETÝ, VÝCDANÎ RET... Anayasanýn 72. maddesinde, “Vatan hizmeti, her Türkün hakký ve ödevidir. Bu hizmetin Silahlý Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne þekilde yerine getirileceði veya getirilmiþ sayýlacaðý kanunla düzenlenir” diye yazar. Bu anayasal hükmün daha fazla kâðýt üstünde kalmasýný önlemek için de, askerlik hizmeti sayýlacak kamu hizmetlerinin neler olacaðý konusunda parlamento yetkili kýlýnmalýdýr. Vicdani ret, anayasal bir hak olarak tanýnmalý...

MÝLLÎ GÜVENLÝK DERSÝ... Toplumu militarize etmeye yönelik olan milli güvenlik derslerinin ortaöðretim müfredatýndan kaldýrýlmasý da yerinde bir adým olur.

ASKERÎ VESAYETÝ SONA ERDÝRMEK... ‘Askeri vesayet’in sona ermesi için yerine getirilmesi gereken bir görev daha var. Bu da 1960’daki 27 Mayýs darbesinden beri kabul edilen tüm mevzuatýn sistemli olarak gözden geçirilmesi ve askere tanýnmýþ olan anormal yetkilerin kaldýrýlmasýdýr. Hasan Cemal, Milliyet, 4.8.2011

Baþkaný Baþbakan’a karþý sorumludur ve bu sorumlu olma keyfiyeti hukuken ne anlama gelmektedir, durum biraz belirsizdir. Anayasa’nýn 117. maddesindeki durum deðiþtirilmeden kanýmca yeni Türkiye’den bahsetmek olanaksýzdýr; son günlerde basýna yansýyan 1. Cumhuriyet’in sonu gibi ifadeler de eþit ölçüde anlamsýzlaþmaktadýr. Siyasi süreçte çok olumlu adýmlar atýlmakta ama bu çok olumlu geliþmeler bir türlü gerekli anayasal, yasal deðiþikliklerle desteklenememektedir; mesele sadece anayasal düzeyde de deðildir, TSK Ýç Hizmet Kanunu’nun, çok ünlü 35. maddesinde olduðu gibi, yasal deðiþiklikler de olamamaktadýr. TSK Ýç Hizmet Kanunu’nun 35. maddesi, bir yoruma göre zaten anlamýný yitirmiþtir, artýk bu maddeye dayanarak darbe yapmak olanaksýzdýr ya da asker darbe pisliðine bulaþacak ise zaten 35. maddenin varlýðýna ihtiyacý yoktur; bu yorumlar çok büyük ölçüde doðrudur ama yine de bu 35. maddenin ya da benzerlerinin hukuk sistemimiz içinde varlýðý en azýndan görüntü kirliliði yaratmaktadýrlar. Çift baþlý yargý, yani askerî Yargýtay, Askerî Danýþtay (AYÝM) hukuksal çerçevesi, devlet protokolünde TSK’nýn demokratik bir hukuk devletinde kabul edilemez konumu, TSK’nýn Devlet Denetleme Kurulu kapsamý dýþýnda olmasý, baþka anayasal ve yasal askerî düzenlemeler Türkiye’ye hâlâ, yaþanan tüm olumlu geliþmelere raðmen, sivil-asker iliþkilerinin anormal olduðu bir ülke görüntüsü vermektedir. Yapýlmasý gereken, tüm olumlu fiili dönüþümleri anayasal, yasal dönüþümlerle taçlandýrmaktýr. Eser Karakaþ, Zaman, 4.8.2011

Askerde zihniyet deðiþmeden... SEÇÝLMÝÞLERÝN, askeri hiyerarþiyi tanzimde gösterdikleri etkinliðin, Türkiye’nin demokratikleþme sürecinde önemli bir merhale olarak deðerlendirilmesi yanlýþ deðil. Ancak bunun, akut sancýya müdahale niteliðinde olduðunu, gerçek bir demokratikleþme için daha kökten bir zihniyet deðiþimine ihtiyaç bulunduðunu görmek gerekiyor. Þu tespiti önemsiyorum: Evet, askeri cenahta, “Demokrasi dýþý bir eylemin içine giren, eninde sonunda yanacak” tarzýnda bir düþünce oluþtu ama bu düþünce, yargýlamalarýn getirdiði zoraki bir düþünce. Ýçinde yoðun öfke ve tepki olan bir düþünce. Hatta “demokrasiyi içselleþtirdiði farz edilenler”e, en üst komutan bile olsalar, derin bir tepki mevcut. Genelkurmay eski Baþkaný Hilmi Özkök’e yönelik asker içi tepkide, onun sivil iradeye saygýyý öngören, diðer ifadeyle “demokrat” tavrýnýn etkisi barizdi. Hatta Özkök’e orduevlerinde mesafe konulduðu kuli-

‘‘

Askerî lise ve harp okullarýnýn eðitim formatý dahil yeni bir zihniyet inþasý gerekiyor.

si yayýlýyor, yeni hükümetle paralel hareket eden Org. Necdet Özel için de “Fenerbahçe Cumhuriyeti’nde nasýl karþýlanýr bilinmez” notu düþüldüðü biliniyor. Aslýnda sivil iradenin belirleyici olma sürecini, “Askerin burnunun sürtüldüðü” tarzýnda yorumlamalarýn duygusal zemininde de militarist zemini besleme amacýnýn yattýðý söylenebilir. Komutanlarýn istifasýnýn, askeri cenahýn bir kesiminde çok önemsenmesi, “beklenen ve geç kalmýþ çýkýþ” olarak nitelenmesi, henüz zihniyet planýnda ciddi tortular bulunduðunun iþareti deðil mi? “Ýnternet andýcý gerçek” diyerek, Silivri yargýlamalarýnda önemli bir itirafa imza atan Dursun Çiçek’in, komutan istifalarýný selamlamasý, istifalarýn, aslýnda askeri vesayet mantýðýnýn ürünü olan Ergenekon’la paralel görüntü vermesi anlamýna gelmiyor mu? Soru þu: Koþaner ve diðer komutanlarýn

istifasýnýn, TSK bünyesindeki duygusal onay oraný nedir? Bence o duygusal oran, zihniyet planýndaki anti demokratik tortudur. Bu tortu vardýr. 27 Nisan e-muhtýrasýnýn metni Genelkurmay’ýn sitesinden yeni kalkmýþtýr. Kim onu orada durdurdu bugüne kadar? TSK Ýç Hizmet Kanunu’nun 35’inci Maddesi henüz yerinde duruyor. Belki “koruma kollama” misyonu, “fiilen” fonksiyonsuz hale gelmiþtir ama oradaki varlýðý da halen bir varlýktýr. Þu da biliniyor: Askerin, “Cumhuriyeti koruma kollama görevi”ni, gerektiðinde sivil iradeyi dýþlama ve “askeri müdahale” biçiminde anlamasý, ona taa Harp Okulu sýralarýnda verilen eðitimin sonucudur. O eðitimin özünde, “Memleketin gerçek koruyucusu sizsiniz. Siviller bir þekilde ihanet edebilir. Satýlabilir. Düþmanla iþbirliði yapabilir. Yanlýþ yapabilir. Böyle durumlarda ülke size emanet edilmiþtir. Canýnýz pahasýna ülkeyi koruyacaksýnýz” gibi bir ana çerçeve var olmuþtur. Bu zihniyet çerçevesi, tabii ki vatan sevgisi eksenlidir, tabii ki caný pahasýna gibi bir hamaset duygusuyla doldurulmuþtur ama bir boyutunda da “Sivil idareciye güvensizlik, hatta aþaðýlama” bulunduðu açýktýr. Hele bu duyguyu bir de “rejim deðiþikliði” vs. gibi “tehlike, tehdit” senaryolarý ile beslediðiniz zaman, ortaya “memleketin gerçek sahipliði adýna hep tetikte bir zihniyet” dünyasý çýkýyor. Bu zihniyet alt yapýsý devam ettiði sürece, sancýnýn bitmeyeceði açýk. Askeri lise ve harp okullarýnýn eðitim formatý dahil yeni bir zihniyet inþasýnýn gerektiði de kuþkusuz. Nasýl bir yeni zihniyet? Ýçinden çýktýðýnýz milletin iradesine saygýyý önceleyen bir zihniyet. Emanet edilen silahý, millet iradesine döndürmeyi ihanet ölçüsünde suç sayan bir anlayýþ. Bunun içselleþtirilmesi. Askerin vatan sevgisine tabii ki toz kondurulamaz. Ama vatan sevgisinin hiç kimseye vesayet hakký vermeyeceðini unutmamak gerekiyor. Dileyelim bundan böyle, TSK böyle bir berzahtan geçmek zorunda kalmasýn. Ahmet Taþgetiren Bugün, 4.8.2011


MAKALE

Y

5 AÐUSTOS 2011 CUMA

9

Gafletle geçen ömür ve Ramazan fersadoglu@yeniasya.com.tr

ektaþinin biri, Ramazandan bir gün evvel hocaya gitmiþ, “Ramazan ne zaman?” diye sormuþ. “Yarýn!” cevabýný almýþ. ”Hocam, ben çok unutkaným, þu kâðýda ‘Yarýn Ramazan’ diye yazýver.” Ýstediði yazýyý verir. Bektaþi hergün kâðýda bakar: “Yarýn Ramazan, yarýn Ramazan!” derken, en sonunda: “Vay canýna, Ramazan geldi-geçti, bayram çat-

B

tý da farkýna varamadýk!” *** Ýþte nefis böyledir, gaflet çuvalýný baþýmýza geçirip duruyor. Gafil; habersiz, bilgisize denir. Þöyle de tarif edilir: Gafil ikaz edilmesine raðmen baþýna gelebilecek þeyleri dikkate almayan kimsedir. Gafil deyince, hemen baþkalarýna gidiyoruz. Acaba biz ne durumdayýz? Gafletimizden deðil midir ki, ömürümüz hiç bitmeyecekmiþ gibi geliyor. Oysa; Ömür çaydan daha sür'atli bir þekilde mazi mezaristanýna akýyor. Çocukluk, gençlik, orta yaþ halleri derken ihtiyarlýk kapýya dayanmýþ. Hem de göz açýp kapayýncaya kadar... Buna binaen denmiþtir ki; hayat zannettiðin haller, yalnýz bulunduðun dakikadýr. Demek ömür, bulunduðumuz andýr. Aný de-

ðerlendirdik, deðerlendirdik, aksi halde mazi derelerine akýp gidiyor. “Ezel ve Ebed Sultaný olan on sekiz bin âlemin Padiþah-ý Zülcelâli, o on sekiz bin âleme bakan, teveccüh eden ferman-ý âliþâný olan Kur’ân-ý Hakîm’i, Ramazan-ý Þerifte inzal eylemiþ. Elbette o Ramazan, mahsus bir bayram-ý Ýlâhî ve bir meþher-i Rabbânî ve bir meclis-i ruhanî hükmüne geçmek, mukteza-yý hikmettir.” 1 Padiþahýn, tahta çýktýðý yýldönümlerinde cülüs denen bir ikramiye verdiði, Özel zamanlarda, bayramlarda indirimli satýþlar yapýldýðý, Önemli günlerde hediyeler, bahþiþler, ikramiyeler verildiði gibi, Öyle ise, ahiret ticareti için bir panayýr, bir pazar olan þu mübarek Ramazan-ý Þerif’te kârlý bir ticaret yapmalýyýz. Þu cümleleri çerçeveleterek hergün görüp o-

kuyabileceðimiz bir köþeye asalým: “O, hanginizin daha güzel amel yapacaðýný sýnamak için ölümü ve hayatý yaratandýr.” 2 “Lezzetleri tahrip edip acýlaþtýran ölümü çok zikrediniz.” 3 “Eyvah aldandýk. Þu dünya hayatýný sabit zan nettik. O zan sebebiyle bütün bütün zayi ettik. Evet, þu güzeran-ý hayat bir uykudur; bir rüya gibi geçti. Þu temelsiz ömür dahi bir rüzgâr gibi uçar gider.” 4 “Ey nefis! Bil ki, dünkü gün senin elinden çýktý. Yarýn ise, senin elinde senet yok ki ona maliksin. Öyle ise, hakikî ömrünü bulunduðun gün bil.” 5 Dipnotlar: 1- Bediüzzaman Said Nursî, Mektubat, s. 391. 2- Mülk Sûresi, 2. 3- Tirmizî, Zühd: 4, Kýyâmet: 26; Nesâî, Cenâiz: 3; Ýbni Mâce, Zühd: 31; el-Hâkim, elMüstedrek, 4: 321. 4- Bediüzzaman Said Nursî, Sünnet-i Seniyye Risâlesi, s. 76. 5- Nursî, Age, s. 283.

Mehmed Tevfik Göksu (Þamlý Hafýz) haliluslu1951@hotmail.com

Isparta’dan Bolu’nun Aladað’ýna eçtiðimiz hafta Ramazan öncesi Isparta’da S. Demirel Kongre salonundaki mini düðün konferansýmýzdan sonra, Hz. Bediüzzaman’ýn bir manada mekânlarý olan ve Risâle-i Nur’un büyük bir kýsmýnýn telif edildiði menzilleri görmek, görünmek, tefeyyüz ve teneffüs etmek istedim, fakat ayný vakitlerde Bolu Aladað’dan gelen dâvet her þeyimi durdurdu. Yine bu hizmetlerden dolayý, Van’da Baþet Daðý’nýn eteðinde bulunan babamýn, annemin, aðabeyimin ve yakýnlarýmýn kabirlerini bu ayda ziyaret etmek istedim ve hem de bir müddet o yaylalarda eskisi gibi kalmak istedim. Fakat nefsime hoþ gelen bu istekler, hizmetten gelen ses ve dâvetlerle akim ve geri kaldý. Hizmetler cümleden evlâdýr. Gidiyoruz ince, uzun ve hikmetle dolu bir yolda. Bilhassa gençlerden gelen dâvetler vücudumdaki ve ruhumdaki bütün ýztýraplarý, yorgunluklarý alýp götürür ve hiçbir engel bu dâvete mani olamaz ve bugüne kadar olmadý elhamdülillah. 143 milyonluk Rusya Federasyonu’nun 3’er ve 5’er milyonluk Tatar ve Kazan muhtariyet bölgelerinden ve Türkiye’nin bir çok merkezinden gelen üniversiteli ve liseli gençlerin toplandýðý, Orman Bakanlýðý’na baðlý, Bolu Aladað Orman Ýþletmeciliði’nin ücretle tutulan devlet misafirhanelerinde ve camiinde, çok geniþ ve elveriþli piknik alanlarýnda, Ýstanbul Risâle-i Nur Enstitüsü’nün organize ettiði “Ýman Hakikatlerini tetebbu” konulu se minerde mezkûr gençlerle mülâki olduk. Kýsa zaman içerisinde, her birisi ayrý birer cev her olan, dünyanýn þekl-i hazýrýnda muhteþem Ýslâmî inkiþafýn ter ü taze kanaat önderlerine ve genç Saidler manasýnda þakirtlerine, hem bire bir, hem de umumen muhatap olduk. “Hicretin günümüze tecellisi ve sene-i devriyesi. Ýnsan, kâinat ve namaz. Dünya gençliði önündeki engeller ve çýkýþ yollarý. Sigara ve emsâli zararlý alýþkanlýklar. Rusya ve Bediüzzaman” konularý üzerinde seri konferanslar ve sual-cevap fasýllarý... Bunun yanýnda Hizmet Rehberi’nden seri dersler, Kur’ân-ý Kerim’e geçmeler, hatimler ve ödül merasimleri... Buradaki maddî güzelliklerinin yanýnda ayrý bir güzellik, Rusya’dan gelen gençlerin baþýnda eðitmen makamýnda bulunan Nur Muhammed kardeþimizin yorulmadan, býkmadan bizim ders ve konferanslarýmýzý, gelen misafirlere tercüme etmesi idi. Ayrý bir güzellik ve bir birlik tevafuðu da þöyle geliþti. O bölgenin Orman Bakanlýðý’na baðlý camii bizim arkadaþlarýn kiraladýklarý zeminin içinde, bu itibarla diðer Ýslâmî kesimlerden talebeler hocalarýyla birlikte geldiler. Onlarýn da büyük kesimi bizim bu hizmetimizi bir çok cihetle müþahede ettiler. Bütün bu güzelliklerin yanýnda, bize 3 km mesafede bulunan, resmî olarak “Uluslar arasý Orga nizasyonlar Dairesi Baþkanlýðý Bolu Gençlik ve Spor Ýl Müdürlüðü Aladaðlar Yayla Kamplarý” adý altýnda küçük küçük baraka nevinden evlerin önündeki meydanda müzik eþliðinde üniversiteli kýz ve erkeklerin müþterek görüntüleri ve umumî manzara böyle bir tepeye, böyle bir spor bakanlýðýna ve böyle bir iktidara yakýþmadýðýný gördüm. Böyle tesislerde millî ve manevî deðerlerimize baðlý, Türkiye’ye ýþýk tutacak, bizim tarzýmýzdaki programlar yapýlmasý lâzýmdýr. Ýzcilik adý altýnda faaliyetin olmasý ayrýca düþündürücüdür. Yetkilileri uyarýyoruz. Ýnþâallah istikbalde istediðimiz manadaki faaliyetler yaz aylarýnda buralarýn tamamýný kaplayacak ve müzahrefattan kurtaracaktýr. 1650 rakýmlý bu serin ve ayaz mevkiye Türkiye’nin her yerinden gelen ve bizleri de dâvet eden baþta H. Kuçeklere, A. Saidlere, Nur Muhammedlere ve Tataristan’dan ve Rusya Kazan’dan gelen emsali gençlere binler teb rik ler ve te þek kür ler. Ýn þâ a lah bu genç ler meþrû zeminlerde, demokratik ortamda, mil lî ve manevî deðerlerine baðlý olarak Nurlara, Kur’ân’a ve vatanlarýna çok hizmet edeceklerdir. Ayrýca bizleri yalnýz býrakmayan Bolu Millî Eðitim camiasýnýn üst kademesine bin ler teþekkürler... Bilvesile Ramazan-ý Þerifinizi tebrik eder, duâlarýnýzý intizar ederim.

G

-Vefatýnýn 46. yýlýnda rahmete vesile olmasý niyazýyla...amlý Hafýz daha küçük yaþlardayken Üstad Bediüzzaman’ý ilk defa Þam Emeviye Camii’nde, o meþhur hutbesini irad ederken görür. “Âlim, ehl-i kalb bir zat olan babasý Bediüzzaman’ý göstererek ‘Bak oðlum, bu zat meþhur bir zattýr, ona iyi bak, ileride bu zata hizmet edeceksin’ ve hakikaten subay olan o ehl-i kalb babasýnýn dediði olmuþ, yýllar sonra Hazret-i Üstad Barla nahiyesine nefyedildiði yýllarda ona talebe ve kâtip olmuþ.” 1

Þ

BARLA MEDRESESÝNÝN BAÞ KÂTÝBÝ Þamlý Hafýz, Nurun talebe ve kâtipliðinde Hazret-i Üstad’ýn takdirine mazhar olmuþtur. Üstad onu “Barla medrese-i nuriyesinin baþ kâtibi Þamlý Hafýz’’ 2 sýfatýyla taltif etmiþtir. Barla’da Hazret-i Üstad’ýn serkâtiplerinden ve Risâle-i Nur’un yýlmaz, gayretli ve çalýþkan kahramanlarýndan biri olan Þamlý Hafýz Nur hakikatlerinin neþir, yazma ve muhafazasýnda büyük hizmetler görmüþtür. Bu bahtiyar zat nur-u Kur’ân yolunun þakirtliðinden medrese-i Yusufiyelere kadar Üstad Hazretleriyle bir ve beraber olmuþtur. Bu güzel yoldaþlýk onu “Eskiþehir ve Denizli Maphusanelerine yatýrmýþtýr.’’ 3

m.ozturkozturkcu@hotmail.com

nâ’nýn fevkalâde þöhretinden tevehhüm ede rek di yar-ý Þam’a me kân et ti ril me si 1238’de vaki olmuþtu. Üstadým ise aynen yüz sene sonra 1338’de Ankara’ya gelip onlarla uyuþamayýp onlarý reddederek, küserek Van’a gidip bir daðda inziva ederken 1338 senesini müteakip Þeyh Said hadisesinin vukuu münasebetiyle ehl-i siyasetin vehmine dokunmuþ; ondan korkarak Burdur ve Isparta, Kastamonu, Afyon vilayetle-

ÜSTADDAN ÞAMLI HAFIZ’A Nurlara hizmet ve kâtiplikte müstesna bir yeri ve mevkii olan Þamlý Hafýz’a, Hazret-i Üstad alâka duyar, ona yazdýðý mektuplarda bu hususiyet görülürdü. Üstad Hazretlerinin Þamlý Hafýz’a yazdýðý mektuplarýn birkaçýndan kýsa alýntýlar yaparak okuyalým: “Þamlý Tevfik kardeþ, senin mektubun beni derinden derine hem müteessir, hem müferrah eyledi. Sende bir hayýrlý tahavvülât bulunduðunu ihsas etti. (...) Barla’da bütün dostlara selâm.’’ 7 BAÞ KÂTÝP ÞAMLI HAFIZ “Risâle-i Nur’un telifi baþýnda baþ kâtip Þamlý Hafýz Tevfik’in haremi merhume Zehra, ben Barla’da iken, Þamlý Hafýz Risâle-i Nur’u yazmasýna çalýþmak için, o merhume, Hafýz’ýn bedeline belinde odun taþýmakla odun getiriyordu ve Hafýz’ýn iþlerini görüyordu, ta Nurlarý yazsýn. Biz de o merhumeyi, o iyiliðine mukabil, Risâle-i Nur’un vefat etmiþ has talebeleri içinde o vakitten beri duâmýzda þerik ediyoruz, hem duâ edeceðiz.” 8

HAZRET-Ý ÜSTAD VE NURLARA ALÂKASI Nurlu mektuplarda imzasý olan Þamlý Hafýz’ýn On Dokuzuncu Mektub olan Mu’cizatý Ahmediye Risâlesi’nin sonunda bazý Nur kahramanlarýyla birlikte kaleme aldýklarý þu ifadelerine rastlanmaktadýr: “Evet biz müsveddeyi yazýyorduk, Üstadýmýz da söylüyordu. Yanýnda hiç kitap yoktu, hiç müracaat da etmiyordu, birdenbire gayet sür’atli söylüyordu. Biz de yazýyorduk. Ýki üç saatte otuz, kýrk, daha fazla sayfa yazýyorduk. Bizim de kanaatimiz geldi ki, bu muvaffakiyeti mu’cizat-ý Nebevinin kerâmetidir.’’ 4 Üstad Hazretlerinin nurlarý telifatý sýrasýnda ona “müsvedde ve tebyiz kâtipliði yapar.’’ 5 MEVLÂNÂ HALÝD VE ÜSTAD MÜTALÂASI Þamlý Hafýz’ýn Risâle-i Nur’un satýrlarýnda çok mühim bir mütalâasý vardýr. Hazret-i Üstadýn manevî þahsiyetiyle alâkalý bu çok önemli ve çok uzun olan mektubundan bazý yerleri almakla yetineceðiz: “Üstadýmýn tarihçe-i hayatýný düþündüm, baktým (Mevlânâ Halid’le) dört mühim noktada tevafuk ediyorlar: Birincisi: Hazret-i Mevlânâ 1193’te dünyaya gelmiþ; Üstadým ise 1293’te Mevlânâ Halid’in tam 100 senesi hitam bulduktan sonra dünyaya gelmiþtir. Ýkincisi: Hazret-i Mevlânâ’nýn tecdid-i din mücahedesinde baþlangýcý ve mukaddimesi Hindistan’ýn payitahtýna 1224’te girmiþ; Üstad ise aynen yüz sene sonra 1324’te Osmanlý payitahtýna girmiþ, mücahede-i manevisine hazýrlanmýþ. Üçüncüsü: Ehl-i siyaset Hazret-i Mevlâ-

Hem, Hazret-i Mevlânâ, neslen Osmanlý olduðu ve Sünnet-i Seniyyeye bütün kuvve tiyle çalýþtýðý gibi; Üstadým, Kur’ân-ý Haki me hizmet noktasýnda, meþreben Hazret-i Osman-ý Zinnureynin arkasýnda gidip, Hazret-i Mevlânâ (k.s.) gibi, Risâle-i Nur eczalarýyla, bütün kuvvetiyle Sünnet-i Seniyyenin ihyasýna çalýþtý. Ýþte bu dört noktadaki tevafukat, tam yüz sene fasýla ile, Risâle-i Nurun takviye-i din hususundaki tesiratý, Hazret-i Mevlânâ’nýn (k.s.) tarik-ý Nakþiye vasýtasýyla hizmeti gibi azim görünüyor. Üstadým, kendine ait medh ü senayý kabul etmiyor. Fakat, Risâle-i Nur Kur’ân’a ait olup, medh ü sena, Kur’ân’ýn esrarýna aittir.” 6

Þamlý Hafýz Tevfik'in Barla Kabristanýndaki mezarý

O YAZILAR “Parlak ve çalýþkan kalemiyle hem Risâletü’n-Nur’un, hem bizim hatýralarýmýzda çok ehemmiyetli mevki tutan ve yerleþen Hafýz Tevfik’in yazdýðý Âyetü’l-Kübrâ Risâlesini münasip gördüðünüz zamanda gönderirsiniz. Dokuz sene yazýlarýyla mesrurâne ünsiyet eden gözlerim, hasretle o yazýlarý görmek istiyor.” 9 1887’de Barla’da dünyaya gelen merhum Þamlý Hafýz Tevfik, 1965’te Rahmet-i Rahman’a kavuþur. Kabri Barla Kabristaný’ndadýr.

Dipnotlar: rinde sekizer sene, yirmi beþ sene, ikamet 1- Son Þahitler-1, N. Þahiner, Nesil yay, s. 288. ettirilmiþ. 2- Emirdað Lâhikasý, Y. A. Neþ. s. 195. Dördüncüsü: Hazret-i Mevlânâ yirmi ya 3- Son Þahitler-1, Necmeddin Þahiner, Nesil þýna girmeden evvel allâme-i zaman hükyay. s .288. münde fuhul-i ulemanýn üstünde görül 4Mektubat, Y.A. Neþ., s. 192. müþ, ders okutmuþ. Üstadým ise tarihçe-i 5Mek tubat, Y.A Neþ., s. 192. hayatýný görenlere ve bilenlere malûmdur 6Sik ke-i Tasdik-i Gaybî, Y. A Neþ. s. 16. ki on dört yaþýnda icazet alýp âlem-i ulema7Kas ta mo nu Lâhikasý, Y.A. Neþ., s.32 i zamana karþý muarazaya giriþmiþ, on dört 8Kas ta mo nu Lâhikasý, Y.A. Neþ., s.184 yaþýnda iken, icazet almaya yakýn talebeleri 9Kas ta mo nu Lâhikasý, Y.A. Neþ., s.15 tedris etmiþtir.

GÜN GÜN TARÝH

Turhan Celkan

turhancelkan@hotmail.com

fikihgunlugu@yeniasya.com.tr www.fikih.info (0 505) 648 52 50

Ramazan gecelerinin yaþanan sünneti: Teravih namazý - 1

Necati Bey: “Teravih namazý hakkýnda bilgi verir misiniz? Oruç tutamayanlar teravih namazý kýlmalýlar mý? Teravih namazý sünnette kaç rekâttir? Yirmi rekâttan daha az da kýlýnýr deniyor; bu doðru mudur?” eravih namazlarý, Ramazan gecelerinin feyiz kaynaðý, nûr tûfâný ve sevap fýrtýnasýdýr. Bediüzzaman’ýn ifadesiyle uhrevî hâsýlat için gayet münbit bir zemin olan Ramazan ayýnda resmigeçit yapan ubudiyeti beþeriye 1 bayramýnýn bir neþesidir. Allah Resulü (asm) Ramazan ayý orucu ve terâvih namazý hakkýnda þöyle buyurmuþ tur: “Þüphesiz Allah, Ramazan orucunu farz kýldý. Ben de Ramazan gecelerindeki namazý (teravih namazýný) sünnet kýldým. Öyle ise, kim inanarak ve sevabýný kesin þekilde Al lah’tan umarak Ramazan ayýnýn gündüzünde oruç tutar, gecesinde de namaz kýlarsa, bu geçmiþ günahlarýna kefâret olur (günahlarý baðýþlanýr).” 2 Hz. Âiþe (ra) anlatýyor: “Resûlullah (asm) bir ge ce mes cid de na fi le na maz kýl mýþ tý. Birçok kimse de ona uyarak namaz kýldý. Sabah olunca ‘Resûlullah geceleyin mescidde namaz kýldý’ diye konuþtular. Ertesi gece de Efendimiz (asm) namaz kýldý. Halk yine olanlarý konuþtu, katýlacaklarýn sayýsý iyice arttý. Üçüncü veya dördüncü gece halk yine toplandý. Öyle ki mescid, insanlarý alamayacak hâ le gel miþ ti. An cak Pey gam be ri miz (asm) bu dördüncü gecede yanlarýna çýkma dý. Sabah olunca Efendimiz (asm): ‘Yaptýðýnýzý gördüm. Size çýkmamdan beni alýkoyan þey, namazýn sizlere farz oluverme sin den kork mam dýr’ bu yur du. Ýþ te bu hadise Ramazanda cereyan etmiþti.” 3 bu yurdu. Ramazan gecelerinde, terâvih namazý kýl mak sünnet-i müekkededir, yani kuvvetli sünnettir. Peygamber Efendimiz (asm) kýlmýþ ve ký lýn ma sý ný tav si ye bu yur muþ tur. Her dört rek’âtte bir dinlenmek üzere oturulduðundan “terâvih” adýyla anýlan bu gece namazý cemaatle kýlýnabileceði gibi, tek ba þýna da kýlýnabilir. Ramazan gecelerinde ayrý bir ibâdet hazzý veren terâvih namazý, orucun deðil, Ramazan ayýnýn sünnetidir. Dolayýsýyla bu namaz, ister özürlü, isterse özürsüz olsun, oruç tutmayanlar için de sünnet-i müekkede hükmündedir. Teravih namazý yatsý namazýndan sonra, vi tir na ma zýn dan ön ce ký lý nýr ve yir mi rek’âttir. Teravih namazýnda her iki rek’âtte bir o tur mak ve se lâm ver mek sün net tir. Peygamber Efendimiz (asm) böyle kýldýrmýþtýr. Böylece terâvihi yirmi rek’âtte on selâmla tamamlamak, üzerinde ittifak edilen en faziletli kýlýnýþ biçimidir. Sünnetteki bu þekil, Þâfiîlerde vücub emri þeklinde anlaþýlmýþ; diðer mezheplerde ise, varsa geniþlik verilebilecek yönler üzerinde durulmuþtur. Bundandýr ki, Þâfiîlerde terâvih namazýnda “iki rek’âtte bir selâm ver mek” vâciptir. Hanefîlerde iki rek’âtte bir selâm vererek kýlmak daha fazîletli olmakla berâber; dört rek’âtte bir selâm vermek de, iki rek’âtte bir selâm vermek gibidir. Selâmý dört rek’âtten fazla geciktirmek ise mekruhtur. Hanbelîle re ve Mâlikîlere göre ise, yirmi rek’ât tek selâmla kýlýnýrsa namaz sahihtir; fakat her iki rek’âtte bir “selâm sünneti” terk edildiði için, böyle yapmak mekruhtur. Aslýnda dikkat edilirse, dört mezhep de ayný nokta üzerinde birleþmiþtir. O da þu ki: Terâvihte iki rek’âtte bir selâm vermek sünnettir ve efdal olan budur. Cemaatle kýlýnan namazlarda cevaz verilende deðil; efdal olanda birleþmelidir. Fakat eðer imam dört rek’âtte bir selâm vermeyi tercih etmiþse, arkasýndaki Þâfiî cemaati de imama uyarak dört rek’âtte bir selâm verir. Þâ fiî ce ma a tin, i mam dan ay rý la rak i kin ci rek’âtte selâm vermelerine gerek yoktur. Ýmama uyduklarý için dört rek’âtte bir selâm vermek kendileri için mekruh olmaz.

T

Dipnotlar: 1- Mektubat: s. 682. 2- Câmiü’s-Saðîr, 2/460. 3- Buhârî, Salâtu’t-Teravih 1, Cuma 29, 5; Müslim, Müsâfirîn, 177, (761); Muvatta, Salâtfi’r Ramazan 1, (1, 113); Ebû Dâvud, Salât 318, (1373, 1374); Nesâî, Kýyâmu’l-Leyl 4, (3, 202).


10

KÜLTÜR SANAT

5 AÐUSTOS 2011 CUMA

Ýstanbul silüetinde camiler

nesriyat@yeniasya.com.tr

ÝNSANI VE KÂÝNATI OKUMAK ÝÇÝN

Bir dindar subayýn serencamý Aðustos ayý ayný zamanda Türk Silâhlý Kuvvetleri’nde (TSK) “tayin-terfi-emeklilik-tard” gibi iç idarî iþlemlerin karara baðlandýðý Yüksek Askerî Þûra (YAÞ) toplantýsý dolayýsýyla dikkatlerin orduya çevrildiði bir zaman dilimi. Son birkaç gündür YAÞ, yine ülke gündeminde. Biz burada, köþemizin sýnýrlarýný aþmamak kaydýyla, þûra toplantýsý öncesi ve sonrasýnda vuku bulan olaðanüstü veya rutin geliþmelere deðinmeksizin, yayýnlarýmýz arasýnda bulunan konuyla ilgili bir kitabý siz okuyucularýmýza hatýrlatmak istiyoruz: “Bahriyede 15 Yýl” 13,5 x 21,5 cm ebatlý ve 240 sayfalýk eser, ilk olarak Aralýk 2007’de yayýnlandý. Bilâhare ikinci baskýsý yapýlan eser, “Bahriye Mektebi” ve “Bahriye Hayatý” baþlýklý iki bölümden meydana geliyor. Ve þimdi, “Bahriyede 15 Yýl” isimli kitabýn sergüzeþti… Türk Deniz Kuvvetleri’nde “yüzbaþý” rütbesindeyken 1996 yýlýnda YAÞ kararýyla ordudan “re’sen” (süresi dolmadan, zorakî) emekli edilen Vehbi Horasanlý’nýn kaleme aldýðý kitabýn “yap-boz” þeklinde betimlenen kapak resminde, “rahat” pozisyonunda, sýrtý dönük bir deniz subayýnýn, rýhtýmdaki savaþ gemisine bakýþý temsil ediliyor. Fakat resmin tam ortasýnda birkaç yap-boz parçasýnýn düþtüðü, boþ kalan yerlerde de bir martýnýn uçtuðu görülüyor. Kitabýn muhtevasýný bire bir anlatan bir kapak çalýþmasý! Kapaðýn üstüne “roman” ibaresi eklenmese de, gerçek bir hayat öyküsüne dayandýðý ve bir roman üslûbuyla kaleme alýndýðýndan hareketle bu kitap “belgesel roman” veya “gerçek roman” sayýlabilir. Hayalî sahnelerle örülü roman tutkunlarý, bu kitabý okuduklarýnda, eminiz, küçük dillerini yutarcasýna hayret ve dehþet içinde kalacaklardýr. Çünkü anlatýlanlar, “bu ülkenin gerçekleri” diyebileceðimiz ölçüde hayatýn içinden… Eserin baþlarýnda (“Takdim”den sonra, “Ön Söz”den önce) okuyucuyu bir sürpriz bekliyor: Millî Þairimiz Mehmet Âkif Ersoy’un, sekiz beyitten oluþan “Zulmü Alkýþlayamam” baþlýklý þiiri... Adýndan bile ne kadar etkileyici olduðu belli olan bu þiir, âdeta mazlûm emekli subay-yazar Vehbi Horasanlý’nýn “duruþ”unu yansýtýyor. Eserdeki ikinci sürpriz ise, “takriz” mahiyetindeki “Ön Söz”ü, ASDER Genel Baþkaný Adnan Tanrýverdi’nin yazmýþ olmasý. Þöyle diyor emekli general: “Deðerli dostumuz Vehbi Horasanlý, Deniz Kuvvetleri���nde Harp Okulu öðrencisi ve subay olarak geçirdiði 15 yýlýný anlatýyor. / ‘Bahriyede 15 Yýl,’ bütün duygu ve düþünceleri ile samimî olarak ortaya konulan; Allah’a karþý sorumluluklarý ile Türk Silâhlý Kuvvetleri’ne, yani milletine karþý sorumluluklarýný eksiksiz olarak yerine getirmek için çabalayan; bu sýrada arkadaþlarý, amirleri ve çevresi tarafýndan önüne konulan engeller karþýsýnda cesaretle direnen bir insanýn, çok akýcý bir üslûpla ve þuurlu olarak kaleme alýnmýþ bir hayat öyküsüdür. Kitapta, olayýn kahramaný vasýtasýyla, TSK’da ‘irtica’ adý altýnda, dinî inançlarýn tedricî olarak nasýl baský altýna alýndýðýný, bire bir ve açýk bir þekilde görebiliyoruz. / Ayrýca Deniz Kuvvetleri tarihini, yakýn tarihimizde cereyan eden askerî müdahaleleri ve Kýbrýs Barýþ Harekâtý’ný, Muavenet muhribimizin ABD’nin Saratoga uçak gemisi tarafýndan vuruluþunu da hatýrlamamýza imkân veren deðerlendirmelere, eserde özlü bir þekilde yer verilmiþtir.” (s. 17-18) Eserin yazarý ise, kitabý kaleme alýþ gerekçelerinden birini þöyle açýklýyor: “En büyük endiþelerimden birisi de, gelecek nesillerin geriye dönüp baktýklarýnda, ‘Yahu sadece Marksistler dâvâlarý uðruna mücadele etmiþ, muhafazakâr gruplardan özellikle ‘irticacý-gerici’ yakýþtýrmasý yapýlan insanlar doðru dürüst bir mücadele içine girmemiþ, sadece devletin belirli kurumlarýný ele geçirmeye çalýþmýþlar.’ demelerinden korkuyorum! / Hayýr, gerçek böyle deðildir! Bilâkis dindar insanlar ezilmiþ, her türlü yýpratýlmaya maruz býrakýlmýþtýr. Kitap bu iddiayý bir parça ispatlamak üzere yayýnlanmýþtýr. Gelecek nesiller, ‘Tüh bu dindar geçinen adamlara!’ dediklerinde manevî olarak yüzümüze gelen tükürükleri silmeye çalýþýyorum.” (s. 21) Bizde yayýnevi olarak “Bahriyede 15 Yýl” kitabýný henüz edinmemiþ, okumamýþ olanlara Vehbi Horasanlý’nýn acýlarýyla mutluluklarýyla anlattýðý askerî üniformayla geçen hayat kesitini okumalarýný tavsiye ediyoruz.

ÝSTANBUL camileri, yedi tepeli þehirle bütünleþmiþtir adeta. Etkileyici kutsal ve olabildiðince görkemli mekânlar mimarlarýn olaðanüstü hünerlerini sergiler. Minareleri þehrin tepeleri üzerinde semaya yükselir. Ramazan aylarýnda mahya ýþýklarý süsler bu göðe yükseliþleri. Pek çok san'at eserine mekân ve nice araþtýrmanýn kaynaðýný oluþturmuþtur Ýstanbul camileri. Fotoðraf san'atçýsý Fatih Yalçýn, “Ýstanbul Silüetinde Camiler” baþlýklý fotoðraf sergisi ile bu mukaddes mekânlarý bir sergide buluþturuyor. San'atçý, uzun yýllardýr gözlemlediði ve çe-

þitli tarihî dönemlerde fotoðrafladýðý Ýstanbul camilerinin, iklimle, þehirle, gökyüzüyle iliþkisini yakalamaya çalýþýyor. Yaðmur ya da kar yaðýþý altýnda görülen camiler, baþka bir karede martýlarla, mahya ýþýklarý ile ya da insanla iç içe aktarýlmakta. Ýstanbul’un çeþitli semtlerine daðýlmýþ tarihî camiler, sergide yer alan elli civarý fotoðraf karesi ile bu mübarek Ramazan ayýnda Ýstanbul Camilerini bir arada görebilme ve tanýyabilme imkâný sunmakta. Yalçýn’ýn fotoðraf sergisi Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi Sergi Salonu’nda sergileniyor. Kültür Sanat Servisi

Karskapý Þehitliði onarýma alýndý ERZURUM Kars Kapý Askerî Þehitliði’nde restorasyan ve peyzaj çalýþmalarý baþlatýldý. Þehit mezarlarý Çanakkale Þehitliði’ndeki mermer mezar taþlarýnýn aynýsýyla deðiþtirilecek. Millî Savunma Bakanlýðý Erzurum Ýnþaat Emlak Bölge Baþkanlýðý Kars Kapý Askerî Þehitliði’nin onarýmýný üstlendi. Onarým çalýþmalarý kapsamýnda 7 þehit mezarý haricindeki bütün mezarlar Çanakkale Þehitliðindeki tek tip mermer mezar taþlarýnýn aynýsýyla deðiþtirilecek. Þehitlikte medfun 3. Ordu Komutaný Hafýz Hakký Paþa, 4. Ordu Komutaný Ýttihat ve Terakki’nin önde gelen isimlerinden Cemal Paþa, tabyalarýn kurucusu Vali Fosfor Mustafa Paþa, Grenbeli Bekir Fikri, General Mehmet Ali Paþa ile birlikte orijinal yapýya sahip iki mezarýn daha taþýnýn deðiþtirilmeyeceði belirtildi. Erzurum / cihan

BULMACA 1

2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12

1 2 3 4 5 6 7 8

‘Ýznik Çinileri’nin sponsoru Çalýk Holding ÇALIK Holding’in katkýlarýyla düzenlenen Mimar Sinan’ýn Ýzinde temalý “16. Yüzyýl Tarzý Orjinal Teknik Ýznik Çinileri” sergisi Türk ve Ýslâm Eserleri Müzesi’nde açýldý Küratörlüðünü Nursen Güven ve Güvenç Güven’in üstlendiði, 49 nadide eserin yer aldýðý sergi 31 Aðustos 2011 tarihine kadar san'atseverlerle buluþmaya devam edecek. Sergide çeþitli tasvir ve hat üstadlarýnýn uyarlamalarýndan, Ýznik çinilerinin en güzel örneklerinin yer aldýðý cami ve türbelerdeki eserlerin farklý uyarlamalarýna kadar toplam 49 eser san'atseverlerle buluþuyor. Geleneksel san'atlarýmýzýn yaþatýlmasý ve günümüz san'at anlayýþý ile yorumlanarak geliþtirilmesinde büyük önem taþýyan bu sergi 31 Aðustos 2011 tarihine kadar ziyaret edilebilecek. Kültür Sanat Servisi

Y

Çok fýrsatlarý kaçýrmak u zamanýn hükümleri içinde yer alan mü’minlerin her zamandan daha ziyade þevk almasý ve þevk vermesi þimdilerde çok daha fazla önem arz ediyor… Kardeþlerinin iyi ve güzel taraflarýný gören, onlarýn dünyada ahiret hesabýna yaptýklarý her türlü hizmeti, faaliyeti, iþi alkýþlayan, alkýþlatan ve alkýþlanan hizmet erlerinin yaptýðý bu iþ bir þevk almaktýr, bir þevk vermektir… Ümidin sonsuz atýna binmiþ olarak, þevkin her türlü gereðini hizmet-i Kur’âniye ve imaniye adýna yapabilen, yapabilenleri alkýþlayabilen hizmet erleri olmak, bu zamanýn en mühim, en önemli meselesi olmuþtur. Kimsenin, hiçkimsenin yaptýðý iþlerle uðraþmayan, hata ve kusurlarý deðil aramak hasbelkader karþýlaþsa görmeyen ve göstermeyerek setreden hizmet hadimlerinden olmak… Alkýþý, aferini, maþaallahý almadýðý, alamadýðý yer ve zamanlarda boyun büküp, koþarak ve coþarak þevk meydanýnda Allah rýzasý için koþabilmek… Eksikliði, noksanlýðý ve tembelliði kendimizde arayarak; Resulullah (asm), ashab-ý güzine, Bediüzzaman’a, kahraman Nur Talebelerine ve hizmet ehline özenmek, yollarýnda olmaya çalýþmak, þevkin zirvesinde yer almaya çalýþmak olacaktýr. Birilerinden deðil, sadece þevk ve ümid kaynaðý eserlerden muktebes hizmet aþkýný elde etmek için deryaya girip, derya içinde balýk olduðumuzu anlamak ve evvela nefsimize ve þeytanýmýza bunlarý kabul ettirmek… Zamanýn hükmüne ve arzularýna baþ eðmemek ve þevkin, ümidin bayraðý altýnda yer almak olacaktýr. Ateþten kaçmak isteyen, hesabýn þiddetinden korkan, azab-ý Ýlâhiyi arzu etmeyen adam ne kendi þevkini kýrsýn, ne de baþkalarýnýn þevkini kýrsýn… Hayatý aðýrlaþtýrman dünya meþgalelerini planlý bir þekilde aralayarak, ara ve tatil vererek þevke, aþka ve ümide fýrsat vererek, yol vererek kendi nefis ve þeytanýmýzý susturabilmeli ve hayatýn içinde þevkli olarak görünebilmeliyiz. Kim ne derse desin ömür bitiyor, hayat çok hýzlý gidiyor ve beraberinde Kur’ân ve iman hizmeti için çok fýrsatlarý, þevkleri, aþklarý, ümitleri götürüyor… Bu gidiþe dur demek, bir ve beraber, þevkli ve ümidli olarak hizmet-i Kur’âniyeye ve imaniyeye sahip çýkmakla olur, inþallah…

Þ

Hazýrlayan: Erdal Odabaþ (erdalodabas@mynet.com)

YUKARIDAN AÞAÐIYA— 1. Birden çok ögeden oluþmuþ karmaþýk bir bütün. - Hitit medeniyetinin diðer adý. 2. Hýzlý yapýlan, çabuk, tez, ivedi. - Kendisininmiþ gibi sahip çýkýlan, bulunmuþ mal. 3. Büyüklük, ululuk. - Kur'ân alfabesinde bir harf. 4. Organizmanýn herhangi bir yerinde iltihaplanma sonunda ölmüþ hücre artýklarýndan ve bozulmuþ akyuvarlardan oluþan, mikroplu veya mikropsuz, genellikle sarýmtýrak renkte koyuca sývý, cerahat. Bir seslenme nidasý. 5. Güç, etki veya beceri bakýmýndan alýþýlmýþýn üzerinde olan. - Gösteriþ, çalým, kabadayýlýk, fiyaka. 6. Yakýnlarýn dýþýnda kalan kimse, yabancý. - Takip etmeler. 7. Karakter, seciye. - Genellikle bazý çið ot ve sebzelerle yapýlan, yað, limon vb. maddeler konulan, yemeklerle birlikte yenen yiyecek. 8. Seçmeli yemek, tabildot zýttý. 9. Zeytin çekirdeði ve ceviz büyüklüðündeki kavun. - Eskiden mürekkep þiþelerinin içine konulan kumaþ parçasý. 10. Yiyeceði ortaklaþa saðlanan (toplantý). 11. Baum derecesi. - Ýmanla alâkalý. 12. Kur'ânda bir sûre adý. - Arap ve Osmanlý abecesinin ilk harfi .

9 10 SOLDAN SAÐA— 1. Dedektif, sivil polis. - Kastamonu'nun bir ilçesi. 2. Karadeniz'in doðusunda yaþayan bir halk. 3. Erime noktalarý düþük metalleri tutturma iþlemlerinde kullanýlan, kalay ve kurþun alaþýmlarýnýn genel adý. - Bayan rahip. 4. Açýkça bildirme, açýkça duyurma þeklinde yapýlan ilânlar. - Hayvanlar için aralýklý tel, metal veya aðaç çubuklardan yapýlmýþ taþýnabilir bölme. 5. Bir sür'at yolumuz. - Hýrýstiyanlar. 6. Aðaçlarýn tomurcuk yeri. - Bir kýþ yaðýþý. - Nikeli simgeleyen harfler. 7. Bir binek hayvaný. - Ciltlemek iþi. 8. Erbiyumu simgeleyen harfler. - Harman savurmakta kullanýlan, çatal biçiminde, tahtadan tarým aracý. - Yüze sürülen pembe düzgün, allýk. 9. Katmanlar, tabakalar. - Kanaat eden, fazlasýný istemeyen. 10. Bir þart eki. Tayin etme. - Akdeniz'de ünlü Fransýz hapishanesi.

rifatokyay@hotmail.com

1 2 3 4 5 6 7 8 9

10

1

Ömer Faruk Tekbilek Sultanbeyli’deydi DÜNYACA ünlü müzisyen Ömer Faruk Tekbilek, Sultanbeyli’de Ramazan faaliyetleri kapsamýnda Doðu ve Batý ezgilerini harmanlayarak unutulmaz bir konser verdi. Amerika’dan Ramazan ayý dolayýsýyla 3 konser için Ýstanbul’a gelen dünyaca ünlü müzisyen Ömer Faruk Tekbilek, Türkiye’de ilk kez bir ilçe belediyesinin dâvetiyle konser gerçekleþtirdi. Ünlü sanatçýnýn konserinin hemen öncesinde Eyüp Belediyesi Mehter Takýmý bir konser vererek izleyicileri coþturdu. Ýstanbul / cihan

2

3

4

5

6

7

8

9 10 11 12

Kalehöyük müzesi Avrupa’da yarýþacak

E C E L Ý K A Z A T

R E H Ý N E R A M A

E V A R E L A M A N

K Ý M E D E S Ý N E

E T E N E N A K E N

Ü S T Ý R E B O L U

Ý N R T S N Ý M A M

M Ý S Ý N A K A H A

KAMAN Kalehöyük Arkeoloji Müzesi, ‘’Avrupa’da Yýlýn Müzesi 2012’’ yarýþmasýnda, Avrupa müzeleriyle yarýþacak. Japon hükümetinin karþýlýksýz kültürel hibe programýyla inþa edilen, Kültür ve Turizm Bakanlýðý tarafýndan teþhir, tanzim ve çevre düzenlemesi yaptýrýlan, Türk-Japon dostluðunun sembolü kabul edilen ve geçen yýl ‘’En Ýyi Yeþil Müze’’ ödülü alan Kalehöyük Müzesi, 2012 yýlý için Avrupa’nýn en iyi müzeleri yarýþmasýna aday gösterildi. Kýrþehir / aa

BÝR ÖNCEKÝ BULMACANIN CEVABI

D E F Ý N E S A Y A

Ömer Faruk Tekbilek

A S U M A N A T Ý R

L A H A N A A A K A

E N A M L Ç A B A L


EKONOMÝ Cinsi 1 ABD DOLARI 1 AVUSTRALYA DOLARI

hakanyeko@hotmail.com

1 DANÝMARKA KRONU

lkemizde tarým politikasý tek ayak üzerine bina edilmiþtir. Tarým Bakanlýðýnýn adýnýn deðiþtirilerek ‘gýda’ ve ‘hayvancýlýðýn’ da ilave edilmesi bugüne kadar yerleþik politikamýzý deðiþtirir mi bilemiyorum? Geliþmiþ ülkelerde tarým iki ayak üzerine bina edilmiþtir. Bitki ziraatý ve hayvan yetiþtiriciliði birbirinden ayrýlmaz. Ýkisi de tarýmýn içinde kabul edilir. Bir bakýn etrafýnýza. Sanayisi geliþmiþ ülkelerin tamamýna yakýný ayný zamanda da tarým ülkesidir. Zira tarýmsal üretim sanayi üretimine girdi saðlar. Almanya dünyaya ‘Mercedes’ satar, ama meþhur ‘hoþtayn’ ineði de Almanlar satar. Ýthalat çözüm mü? Ramazan sofralarýnýn vazgeçilmez besini kýrmýzý ette pahalýlýk korkusu ithalatta uygulanan vergileri aþaðýya çekti. Hükümet þu an kýr mýzý et ithalatýný teþvik ediyor. Bu uygulama karþýsýnda Türkiye Kýrmýzý Et Üreticileri Merkez Bir li ði Baþ ka ný Bü lent Tunç soluk soluða birilerine bir þeyler anlatmaya çalýþýyor: “Ucuz ithalat devam ettiði için üretici mal satmakta zorlanýyor. Hayvan bulamadýðýný söyleyen tüccara, sanayiciye sesleniyorum; elimizde 1 milyon baþ kesime hazýr hayvan var. Kilosu 14,5-15 liradan, isteyene istediði kadar hayvan vermeye hazýrýz. Ýstedikle ri yere teslim ederiz.” Baþkan haklý… Kýrmýzý et ithalatýnýn teþvik edilmesi kýsa süreliðine eti ucuzlatabilir, ancak bu durum yerli üreticinin iflâsý anlamýna gelir.

Ü

ÇARE ASLINDA BASÝT Maalesef ülkemizde diþi hayvan kesimi yay gýndýr. Bir büyükbaþ hayvan yýlda bir kez doðum yapabilir. Batýlý geliþmiþ ülkelerde bir damýzlýk hayvan ömründe en az sekiz dokuz kez doðum yapmadan kesimhaneye gönderilmez. Tarým Bakanlýðýnýn teþvikçi bir damýzlýk hayvan politikasý geliþtirmesi gerekli gözükmektedir. Bu kapsamda damýzlýk diþi hayvanlarýn kesimhaneye geç gönderilmesinin teþvik edilmesi ve her doðum baþýna artan oranda prim verilmesi uygun olacaktýr. Okuyucularýmýzýn Ramazan-ý Þeriflerini sýhhat ve selâmetle geçirmelerini dilerken yedikleri etlerinin yerli, ama ucuz olmasýný diyoruz.

Daðýnýk sanayi kuruluþlarýna çeki düzen gelecek

 BÝLÝM, Sanayi ve Teknoloji Bakaný Nihat Ergün, Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliðinde yaptýklarý deðiþiklikle daðýnýk sanayi alanlarýnýn ‘Islâh OSB’ kimliði kazanacaðýný, bu alanlarýn yeni yatýrýmlar çekmesinin ve daha fazla istihdam oluþturmasýnýn mümkün olabileceðini bildirdi. Resmî Gazete’de yayýmlanan yönetmelikle ilgili deðerlendirmelerde bulunan Bakan Ergün, yapýlan kanuni düzenlemeye göre, gerçek ve tüzel kiþilerin 12 Nisan 2012 tarihine kadar baþvurularýný valiliklere yapmalarý gerektiðini hatýrlattý. Ergün, þöyle konuþtu: ‘’Islâh organize sanayi bölgeleri, organize sanayi bölgelerinin yararlandýðý her türlü teþvik ve kolaylýktan yararlanabileceklerdir. Bugün yayýmlanan yönetmelikle, daðýnýk sanayi alanlarý ýslâh OSB kimliði kazanacak. Düzenleme ile bu alanlarýn yeni yatýrýmlar çekmesi ve daha fazla istihdam oluþturmasý mümkün olabilecek. Hükümet olarak, iþ dünyamýzýn engelleri aþmalarýný saðlayacak, yollarýný geniþletecek ve yatýrým ortamýný iyileþtirecek bu tür düzenlemeleri hayata geçirmeye devam edeceðiz. Çünkü 2023 hedeflerimize ulaþmak için, ülkemizin daha fazla ve daha nitelikli yatýrýmlara ihtiyacý olduðunu çok iyi biliyoruz.’’ Ankara / aa

GTO, demirin ucuzlamasý için 'rekabete' baþvurdu

 GAZÝANTEP Ticaret Odasý’nýn (GTO) inþaat demirindeki fiyatlarýn makul seviyede tutulmasý yönünde çalýþma yapýlmasý için Rekabet Kurumu nez din de gi ri þim de bu lun du ðu bil di ril di. GTO’dan yapýlan açýklamaya göre, GTO Müte ahhitler-Mimarlar ve Mühendisler Meslek Grubu’nun konuyla ilgili yaptýðý deðerlendirme toplantýsýnda, inþaat demirindeki fiyat artýþýnýn önlenmesi için alýnmasý gerekli tedbirler konusunda görüþ alýþ veriþinde bulunuldu. Toplantý sonunda demir fiyatlarýndaki artýþla sektörün geliþiminin mümkün olmadýðý ifade edildi. Ýnþaat demirindeki fiyat artýþýnýn konutun toplam maliyetini yüzde 10’dan fazla arttýracaðý, bunun da konut fiyatlarýna zam olarak yansýyacaðý belirtildi. Konuya acil çözüm üretilmesi amacýyla Rekabet Kurumu nezdinde giriþim baþlattýklarýný belirten GTO Yönetim Kurulu Baþkaný Mehmet Aslan, “Bu konuda Rekabet Kurumu’nun en kýsa sürede çalýþ ma baþlatacaðýný ve fiyatlarýn makul seviyeye getirileceðini umut ediyoruz.’’ dedi. Gaziantep / aa

1 ÝNGÝLÝZ STERLÝNÝ

ALIÞ

EFEKTÝF SATIÞ

1 ÝSVÝÇRE FRANGI

DÖVÝZ SATIÞ

EFEKTÝF ALIÞ

SATIÞ

2.1878 0.26559

2.2019 0.26835

2.1845 0.26540

2.2052 0.26897

1.7705 6.1641

1.7785 6.2453

1.7639 6.0716

1.7853 6.3390

1 SUUDÝ ARABÝSTAN RÝYALÝ

0.31511 0.45398

0.31724 0.45480

0.31489 0.45058

0.31797 0.45821

100 JAPON YENÝ

2.1960

2.2106

2.1879

2.2190

1 ÝSVEÇ KRONU

1.6974 1.8243

1.7056 1.8362

1.6962 1.8159

1.7082 1.8472

1 KANADA DOLARI

0.32573 2.4265 2.7781

0.32733 2.4382 2.7926

0.32550 2.4248 2.7762

0.32808 2.4419 2.7968

1 NORVEÇ KRONU

1 KUVEYT DÝNARI

SERBEST PÝYASA

DOLAR

EURO

ALTIN

DÜN 1,7210 ÖNCEKÝ GÜN 1,7000

DÜN 2,4530 ÖNCEKÝ GÜN 2,4320

DÜN 92,30 ÖNCEKÝ GÜN 91,25



Kýrmýzý et politikamýz

DÖVÝZ SATIÞ

ALIÞ



1 EURO

ALIÞ

Cinsi

11

C. ALTINI DÜN 620,10 ÖNCEKÝ GÜN 613,16



3 AÐUSTOS 2011

MERKEZ BANKASI DÖVÝZ KURLARI

5 AÐUSTOS 2011 CUMA



Y

Merkez’den þok faiz adýmý OLAÐANÜSTÜ TOPLANAN MERKEZ BANKASI PARA POLÝTÝKASI KURULU, POLÝTÝKA FAÝZÝNÝ YARIM PUAN DÜÞÜREREK YÜZDE 5.75'E ÇEKTÝ, BORÇLANMA FAÝZ ORANINI DA YÜZDE 1.5'TEN YÜZDE 5'E ÇIKARDI. MERKEZ Bankasý Para Politikasý Kurulu’nun, bazý Avrupa ülkelerindeki kamu borcu sorununa ve küresel büyüme görünümüne iliþkin yakýn zamanda artan endiþeleri deðerlendirmek üzere yaptýðý toplantýdan radikal kararlar çýktý. Merkez Bankasý Para Politikasý Kurulu, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranýný yüzde 6.25’ten yüzde 5.75’e düþürdü. Bu adým sürpriz olarak deðerlendiriliyor. Kurul, beklentiler doðrultusunda gecelik borçlanma faiz oranýný ise yüzde 1,50’den yüzde 5’e yükseltti. Banka ge ce lik borç ver me faiz o ra ný ný yüz de 9’da tuttu. Merkez Bankasý ayrýca döviz satýþ ihalelerine baþlama kararý al-

dý. Mer kez Ban ka sý’nýn a çýk la ma sý sonrasýnda dolar ilk etapta 1.72’nin üzerine yükseldi. Ancak döviz satýþ ihale le ri ne baþ la ma ka ra rý nýn a lýn ma sý sonrasýnda kur yeniden 1,71’e geriledi. Para Politikasý Kurulu’ndan yapýlan açýklamada þöyle denildi: “Bazý Avrupa ülkelerindeki kamu borcu sorununa ve küresel büyümeye iliþkin endiþeler giderek güçlenmiþ ve Temmuz ayý kurul toplantýsýnda iþaret edilen riskler belirginleþmiþtir. Bu çerçevede kurul, kýsa vadeli faizlerde oluþabilecek aþaðý yönlü oynaklýðý azaltmak amacýyla, gecelik borçlanma faizini önemli ölçüde artýrarak faiz koridorunu daraltmaya ka rar vermiþtir. Ayrýca, Türk Lirasý piya-

salarýndaki likidite yönetiminin etkinliðini arttýrmak ve Merkez Bankasý’nca saðlanan likiditenin sistem içinde daha dengeli daðýlmasýna katkýda bulunmak amacýyla teknik bir düzenleme yapýlmasýný uygun görmüþtür. Bunun yaný sýra kurul, küresel ekonomiye dair giderek artan sorunlarýn yurtiçi iktisadî faaliyet üzerinde durgunluða yol açma riskini azaltmak amacýyla politika faizin de öl çü lü bir in di ri me git miþ tir. Kurul, önümüzdeki dönemde geliþmelerin yakýndan izlenmesi ve gerek duyulmasý halinde uygun görülecek araç ve yöntemlerle piyasaya döviz likiditesi saðlanmasý konusunda mutabýk kalmýþtýr.” Ankara / aa

Yýllýk enflasyon düþüþe geçecek MERKEZ Bankasý, önümüzdeki aylarda yýllýk enflasyonun düþeceði, çekirdek enflasyonun ise yavaþ da olsa yükselmeye devam edeceðinin tahmin edildiðini söyledi. Merkez Bankasý’nýn, Tem muz a yý Ay lýk Fi yat Ge liþ me le ri Ra po ru’nda, Temmuz ayýnda tüketici fiyatlarýnýn yüzde 0.41 azalýrken yýllýk enflasyonun yüzde 6.31 olduðunu hatýrlatýlarak, “Temel (çekirdek) enflasyon göstergeleri ise öngörüldüðü þekilde sýnýrlý artýþlar göstermiþtir. Önümüzdeki aylarda yýllýk enflasyonun düþeceði, çekirdek enflasyonun ise yavaþ da olsa yükselmeye devam edeceði tahmin edilmektedir” denildi. Ankara / aa

ABD borç bataðýnda ABD’NÝN kamu borcunun gayri safi yurtiçi hasýlaya (GSYH) oraný yüzde 100’ü geçti. ABD Hazine Bakanlýðýnýn açýkladýðý verilere göre, geçen Salý günü ABD Kongresi tarafýndan federal hükümetin borçlanma limitinin yükseltilmesinin ardýndan borcu bir günde 238 milyar dolar artarak 14 trilyon 580,7 milyar dolara ulaþtý ve geçen yýlýn sonunda 14 trilyon 526,5 milyar avro olan ülkenin toplam GSYH’sini de geçmiþ oldu. Hükümetin son tahminlerine göre dünyanýn en büyük ekonomisinin büyüklüðü bu yýlýn ikinci çeyreðinde 15 trilyon 3,8 milyar dolara ulaþtý. ABD’nin en son 1947 yýlýnda kamu borcu gayri safi yurtiçi hasýlasýnýn üzerine çýkmýþ, 1981 yýlýna kadar bu oran GSYH’nin yüzde 32,5’i seviyesine kadar gerilemiþti. Küresel ekonomik krizden önce 2007 yýlýnda ise ülkenin kamu borcunun GSYH’ye oraný yüzde 64,4 seviyesinde bulunuyordu. Washington / aa

Ýthalat-ihracat farký endiþe veriyor

Japonya, yene müdahale etti-

Japonya, 11 Mart’ta meydana gelen deprem ve tsuKAHRAMANMARAÞ Ticaret ve Sanayi nami felâketinden sonra ekonominin toparlanmasýna zarar verebileceði gerekçesiyle yene müdahale etti. Odasý (KMTSO) Yönetim Kurulu BaþABD’nin iyiye gitmeyen ekonomik görünümünün zayýflattýðý dolarýn Pazartesi günü 76,29 yene kadar düþkaný Kemal Karaküçük, ithalat ile ihramesi dün Tokyo yönetiminin müdahalesini getirdi. Japon yetkililerin Dolar almasý ve yen satmasýyla dolar cat arasýndaki dengesizliðin ülke ekoönce 78 yen daha sonra 79 yene yükseldi. ABD dolarý Japonya’da Mart ayýndaki felâketten günler sonra 76,25 nomisi için ciddî sorun oluþturduðunu yenle 2. Dünya Savaþý’ndan sonra en düþük deðerine yaklaþmýþtý. Maliye Bakaný Yoshihiko Noda yaptýðý açýkbelirtti. Karaküçük, yaptýðý yazýlý açýklalamada, ‘’Güçlü yen ekonomiye zarar verebileceði ve felâketten sonra toparlanma çabalarýný yavaþlatabileceði mada, Kahramanmaraþ’ýn ihracatýnýn için yene tek taraflý müdahale edildi’’ dedi. ‘’Yenin tek taraflý yükseliþinin olumsuz etkisi olabilirdi. Müdahale etmeye karar verdik’’ diye konuþan Noda, müdahalenin miktarý konusunda bilgi vermedi. Bu arada Japonya arttýðýný, uzun zamandan bu yana ithalatýnýn düþtüðünü bildirdi. Merkez Bankasý (BoJ), hükümetin yene müdahale kararýndan sonra daha gevþek para politikasý izlemeye karar Kahramanmaraþ’ta 2011 yýlýnýn 7 aylýk döneminde 472 milyon doverdi. Merkez Bankasý ayrýca gösterge faiz oranýný yüzde 0-yüzde 0,1 aralýðýnda býraktý. Tokyo / aa larlýk ihracat gerçekleþtirildiðini ifade eden Karaküçük, açýklamasýnda þu görüþlere yer verdi: ‘’KahraAKÇAKOCA ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ (TAÞINMAZ SATIÞ ÝLANI) manmaraþ’ta saDosya No: 2010/32 Tal. nayicilerimiz üzeSATILMASINA KARAR VERÝLEN TAÞINMAZIN: ri le ri ne dü þe ni Cinsi, Niteliði, Önemli Özellikleri ve Deðeri: 2011-2012 öðretim yýlýnda Çukurova Üniversitesini TAÞINMAZ: Düzce Ýli, Akçakoca Ýlçesi, Esmahaným Köyü, Dereiçi Mevkii, 144 Ada, 1 fazlasýyla yapýyor. kazanan öðrencilerimizi tebrik eder, bay ve bayan öðrenciler Parsel, Yüzölçümü: 23.651.24 m2, Sürekli olarak itHissesi: Tam, Fýndýk Bahçesi Cinsinde Taþýnmaz. için kalacak yer temin edileceðini duyururuz. halatýn arttýðýna Taþýnmaz, üzerindeki bitki örtüsü bakýmýndan kapama fýndýk bahçesi niteliðinde olup Ýrtibat Tel : dik ka ti çe ki yor toprak yapýsý bakýmýndan killi-týnlý, alkalilik ve tuzluluk problemi olmayan, su tutma (0532) 360 89 56 - 0(322) 363 63 73 duk. Þehrimizde kabiliyeti ve geçirgenliði iyi karakterde, toprak iþlemesine müsait ve üzerinde karýþýk çeþit, ithalat ilk kez bu 40-50 yaþlarýnda bitki kök yapýsýna sahip, her türlü kültürel bakýmlarý yapýlmýþ, dekara ortalama 160 kg/da kabuklu fýndýk verebilecek kabiliyette fýndýk aðaçlarý bulunmaktadýr. ay geriledi. Geçen yýlýn ayný dönemiMuhammen Bedeli: 130.081,82 TL'dir. ne göre az da olsa 1- Birinci Satýþ 20/09/2011 Günü 10:00-10:10 saatleri arasýnda Akçakoca Adliye Binasý düþüþ gösterdi. Bu Dosya No: 2011/26 TAL. Önünde açýk artýrma suretiyle yapýlacaktýr. Bu artýrma muhammen bedelle % 60'ýný ve rakamlarýn sadece Bir borçtan dolayý rehinli bulunan ve aþaðýda cinsi, miktarý ve kýymeti yazýlý mallar satýþa rüçhanlý alacaklýlarý varsa alacaklarý toplamýný ve satýþ giderlerini geçmek þartý ile ihale Kahramanmaraþ çýkarýlmýþtýr. Birinci artýrma 18/08/2011 Perþembe günü saat: 10:00'dan 10:10'a kadar Feke olunur. Böyle bir bedelle alýcý çýkmazsa ençok artýranýn taahhüdü saklý kalmak þartýyla yine öl çe ðin de de ðil Hükümet Konaðý önü Feke Adana adresinde yapýlacak ve o günü kýymetlerinin % 60'ýna herbir taþýnmaz 30/09/2011 günü yine ayný saatler arasýnda Akçakoca Adliye Binasý ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bunÖnünde Ýkinci Artýrmaya çýkarýlacaktýr. Bu artýrmada da rüçhanlý alacaklýlarýn alacaðý ve Türkiye gerçeðin- dan baþka paraya çevirme ve paylarýn paylaþtýrma masraflarýný geçmesinin þartý ile istekli satýþ giderlerini geçmesi þartýyla en çok artýrana ihale olunur. Þu kadar ki artýrma bedelinin de de azalmasý ge - bulunmadýðý takdirde ilk artýrmayý takip eden 5 gün içinde 5. gün olan 23/08/2011 Salý gümalýn muhammen deðerinin % 40'ýný bulmasý ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan rekiyor. Ýthalat ve nü saat: 10:00'dan 10:10'a kadar Feke Hükümet Konaðý önü Feke Adana adresinde Ýkinci alacaklarýnýn toplamýndan fazla olmasý ve bundan baþka paraya çevirme ve paylaþtýrma ar týr ma ya pý la rak sa tý la ca ðý, þu ka dar ki, ar týr ma be de li nin ma lýn tah min e di len kýy me tinin ihracat arasýndaki masraflarýný geçmesi lazýmdýr. Böyle bir bedelle alýcý çýkmazsa satýþ talebi düþecektir. % 40'ýný bulmasýnýn ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazdengesizlik ülke e- la olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylarýn paylaþtýrma masraflarýný geçme2- Artýrmaya iþtirak edeceklerin muhammen bedelin % 20'si oranýnda pey akçesi veya konomisi için cid- si þarttýr. Böyle fazla bir bedelle alýcý çýkmazsa satýþ talebi düþer. Artýrmaya iþtirak edecekbu miktar kadar milli bir bankanýn teminat mektubunu vermeleri lazýmdýr. 3- Satýþ peþin para iledir, alýcý istediðinde 10 günü geçmemek üzere mehil verilebilir. dî sorun oluþturu- lerin tahmin edilen kýymetin % 20'si nisbetinde pey akçesi veya bu miktar kadar milli bir ban ka nýn te mi nat mek tu bu nu ver me le ri la zým dýr. Mah cuz ma lý sa týn a lan lar, i ha le ye a la 4- Damga Vergisi, KDV, Tapu Harcý ve Masraflarý, Tapu Satým Harcý (1/2) ile taþýnmazýn yor. Ýthalat artmacaðýna mahsuben iþtirak etmemiþ olmak kaydýyla, ihalenin feshi talep edilmiþ olsa bile, Teslim ve Tahliye masraflarý alýcýya aittir. ya de vam et ti ði satýþ bedelini derhal veya ÝÝK.md.130 gereðince verilen süre içinde nakden ödemek zorun5 Taþýnmazýn Aynýndan Doðan Vergi Borcu ve Tellaliye Resmi satýþ bedelinden ödenir. sürece carî açýk da dadýrlar. Satýþ peþin para iledir. Alýcý istediðinde 7 günü geçmemek üzere mehil verilebilir. 6- Ýpotek sahibi alacaklýlarla diðer ilgililerin (ilgililer tabirine irtifak hakký sahipleri de Mahcuzun satýþ bedeli üzerinden K.D.V., resmi ihale damga pulu ve mahcuzun teslim büyümeye devam dahildir) bu taþýnmaz üzerindeki haklarýný özellikle faiz ve giderlere dair olan iddialarýný edecektir. Carî a- masraflarý alýcýya ait olup, tellaliye harcý ve menkulün aynýndan doðan birikmiþ vergiler sadayanaðý belgeler ile onbeþ gün içinde dairemize bildirmeleri lazýmdýr. Aksi takdirde haktýþ bedelinden ödenir. Satýlan mal ihale kesinleþmeden teslim olunmaz. Satýþ þartnamesilarý tapu sicili ile sabit olmadýkça paylaþtýrmadan hariç býrakýlacaklardýr. çýktaki bu büyü- nin icra dosyasýndan görülebileceði, masrafý verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin 7- Ýhaleye katýlýp daha sonra ihale bedelini yatýrmamak suretiyle ihalenin feshine sebep me son de re ce isteyene gönderilebileceði, fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasýyla olan tüm alýcýlar ve kefilleri teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasýndaki farktan ve 28/07/2011 tehlikeli boyutlara müdürlüðümüze baþvurmalarý ilan olunur. diðer zararlardan ve ayrýca temerrüt faizinden müteselsilen mesul olacaklardýr. Ýhale farký geldi. Bunun bir MUHAMMEN BEDELÝ ADEDÝ CÝNSÝ VE ÖZELLÝKLERÝ ve temerrüt faizi ayrýca hükme hacet kalmaksýzýn dairemizce tahsil olunacak, bu fark þekil de soðu tul16.500,00 TL 1 01 UU 703 Plakalý 2000 model, Toyota Avansis varsa öncelikle teminat bedelinden alýnacaktýr. 8- Þartname, ilan tarihinden itibaren herkesin görebilmesi için dairede açýk olup, masmasý ve dengelenmarka, 1998 silindir hacimli, beyaz renkli, 3S7802903 Motor Nolu, SB153SBN00E048491 rafý verildiðinde isteyen alýcýya bir örneði gönderilebilir. me yolunda çalýþ þasi nolu, muhtelif yerlerinde çürükler olan, 9- Satýþ ilaný ilgililerin tapu kaydýndaki yazýlý adreslerine tebliðe gönderilmiþ olup, adresma yapýlmasý ge 267821 km'de, tekerleri yýpranmýþ durumda, leri bilinmeyenler için ÝLANEN TEBLÝGAT yerine kaim olacaðý, rekiyor.’’ çelik cantlý, teyibi olmayan, klimalý, LPG'li, stepnesi 10- Satýþa iþtirak edenlerin þartnameyi görmüþ ve münderecatýný kabul etmiþ sayýlacakK. Maraþ / aa olan, kirikosu olmayan, hususi otomobil. larý, baþkaca bilgi almak isteyenlerin 2010/32 Tal sayýlý Dosya numarasý ile Müdürlüðümüze 16.500,00 TL Muhammen bedelli 1 kalem mal www.bik.gov.tr B: 50446 baþvurmalarý ilan olunur. 18/07/2011 www.bik.gov.tr B: 50269

TEBRÝK

Adana Yeni Asya Gazetesi Temsilciliði


12

AÝLE - SAÐLIK

5 AÐUSTOS 2011 CUMA

Migren hastalarýna oruçtavsiyeleri

Y

ASTIM NASIL BÝR HASTALIKTIR? ÇOCUK Saðlýðý Hastalýklarý ve Çocuk Alerjisi Uzmaný Prof. Dr. Yonca Nuhoðlu, astýmýn akciðerlerde havayollarýný oluþturan bronþlarýn daralmasý sonucu öksürük hýrýltý ve nefes darlýðý belirtileri ile seyreden bir hastalýk olduðunu belirtiyor. Akciðerlerde bulunan hava yollarýnýn daralmasýnýn birinci sebebinin bronþlarda bulunan kas spazmý, ikinci sebebinin ise iç yüzeylerdeki salgýnýn koyulaþmasý sonucu olaþan týkanýklýk olduðunu söylüyor.

HÝSAR INTERCONTÝNENTAL HOSPÝTAL NÖROLOJÝ UZMANI DR. GÜLÜMSER TOKMAK KIZILTAÞ, MÝGREN HASTALARINA RAMAZAN VE ORUÇLA ÝLGÝLÝ AÇIKLAMADA BULUNDU. ONBÝR ayýn sultaný Ramazan sonunda geldi. Ýlk iftar sofralarýnýn telâþý baþladý. Ancak migren ataklarý yaþayan hastalarý da uzun süreli açlýkla nasýl baþa çýkacaðýz endiþesi sardý. Hisar Intercontinental Hospital Nöroloji Uzmaný Dr. Gülümser Tokmak Kýzýltaþ, migren hastalarýna Ramazan ve oruçla ilgili açýklamada bulundu. Migrenin çoðunlukla tek taraflý, zonklayýcý baþ aðrýsý, bulantý hissi, ýþýk ve ses hassasiyeti ile kendisini gösteren bir hastalýk olduðunu dile getiren Kýzýltaþ, “Özellikle kadýnlarda daha sýk görülen migren ataklarýný uzun süren açlýk periyotlarý tetikler. Normal beslenen bir insan öðün atladýðýnda bile migren aðrýlarý tetiklenebilir. Atak sýklýðý fazla olan ve özellikle açlýk ile migren ataklarý tetiklenen hastalarýn oruç tutmamalarý gerekir” dedi. Migren hastalarýnýn tetikleyici gýdalardan

özellikle uzak durmalarý gerektiðini kaydeden Dr. Kýzýltaþ, þunlarý söyledi: “Atak sýklýðý az olan ve oruç tutan hastalarýn iftarda aþýrý yaðlý, karbonhidrat ve kýzartma þeklindeki gýdalardan ziyade sebze yemekleri tüketmeleri, bol sývý almalarý, iftardan sonra sýk sýk, az az beslenmeleri gerekmektedir. Bu süre zarfýnda uyku düzeninin de deðiþmesi atak sýklýðýný arttýrabilir. Açlýk ve atak sýklýðýnýn artmasý kiþiyi sinirli yapabilir. Beraberinde stres faktörünün olmamasý için günde en az 30 dakika süren tempolu açýk hava yürüyüþleri yapýlmalýdýr. Migren aðrýlarý baþladýðýnda eðer oruç iseniz aðrýnýn baþlayacaðýný hissettiðiniz anda karanlýk, sessiz bir odada dinlenebilir, uyuyabilir, baþýnýzýn aðrýyan kýsmýna buz koyabilirsiniz. Sahur da migren ataðý geçireceðinizi hissederseniz aðrý kesici alabilirsiniz.’

Atak sýklýðý az olan ve oruç tutan hastalar iftarda aþýrý yaðlý, karbonhidrat ve kýzartma þeklindeki gýdalardan uzak durmalý.

Pembe maske ilgi görüyor ORGANÝK daðýtýmýn uzun çalýþmalar sonucunda üretmiþ olduðu Zenida pembe maske ilgi görüyor. Cilt problemleri yaþayanlar ve cildine özen gösterenlerýn tercihi olan Zenida pembe maske, düzenli olarak cilde sürüldüðünde cilt yenileyici, sýkýþtýrýcý botoks etkisi özelliði ile ciltteki akne sorunlarýnýn giderilmesine katkýda bulunurken yüzünüzün canlý, parlak ve pürüzsüz olmasýna da yardýmcý oluyor. Pembe maske bütün seçkin aktarlarda. Geniþ bilgi için; www.tabiatmarket.com Ýstanbul / Bülent Tokmak

Astýmlýlarýn kýzartma gibi yaðlý besinlerden ve kakaolu tatlýlardan uzak durmalarý gerekiyor. Gece yatmadan hemen önce yenen yemekler de genellikle reflüye sebep oluyor.

Oruç, astýmý etkiliyor mu? kalýndýðý için kan þekerinin ÇOCUK Saðlýðý Hastalýklarý ve düþtüðünü ve iftarda normalÇocuk Alerjisi Uzmaný Prof. den fazla yemek yendiðini ve Dr. Yonca Nuhoðlu, astým abu durumun reflü oluþturdutaklarýný tetikleyen birçok seðunu belirtiyor. Sahurda yebebin olduðunu, bunlarýn nen yemek sonrasý yatmanýn baþýnda ise alerji ve reflünün bir diðer reflü sebebi olduðugeldiðini belirtiyor. Reflüden nu da vurguluyor. Mideye yekaynaklanan ataklarýn çoðalni giriþ yapan yiyeceklerin yamamasý için beslenmenin tar pozisyona geçildiðinde soçok önemli olduðuna deðinilunum sistemine kaçýrýlmayor ve astým hastalarýnýn küsýndan kaynaklandýðýný sözleçük porsiyonlar halinde azar Prof. Dr. Yonca Nuhoðlu rine ekliyor. Prof. Dr. Yonca azar ve sýk beslenmesi gerektiðine dikkat çekiyor. Nuhoðlu; hastala- Nuhoðlu, oruç tutmanýn astým hastalarý üzerýn özellikle kýzartma gibi yaðlý besinlerden rindeki bir diðer olumsuz etkisinin de uzun ve kakaolu tatlýlardan uzak durmalarý ge- süren susuzluk olduðuna dikkat çekiyor. Surektiðinin ve gece yatmadan hemen önce suz kalan bir astým hastasýnýn akciðerlerinde yenen yemeklerin genellikle reflüye sebep oluþan balgam koyulaþmasý ve koyu balgamý çýkarmakta zorlanmasý þikâyetlerin artmasýna olduðunun altýný çiziyor. sebep oluyor. Özellikle hava sýcaklýklarýnýn artýþ gösterdiði þu yaz aylarýnda vücudun susuzORUÇ VE ASTIM Prof. Dr. Yonca Nuhoðlu, Ramazan ayýnda luktan korunmasý gerekiyor. Ýlâç tedavisi aloruç ile baþlayan beslenme düzeni deðiþiklik- týnda olan astým hastalarýnýn sabah akþam lerinin astým hastalarýný olumsuz etkilediðine kullanmasý gereken ilâçlarý aksattýðýnda hasdikkat çekiyor. Oruç tutarken bütün gün aç talýk bulgularý artabiliyor.

ASTIMLILARIN ORUÇ TUTARKEN DÝKKAT ETMESÝ GEREKENLER? PROF. Dr. Nuhoðlu, oruç tutmak isteyen düzenli ilâç kullanma zorunluluðu olan orta ve aðýr astým hastalarýnýn atak yaþamamalarý için yapýlmasý gerekenleri þöyle sýralýyor:  Ýftar yemeklerinin az ve sýk yenmesi,  Yatmadan en az 2 saat önce yemek yemenin kesilmesi,  Akþam yemeklerinde yaðsýz yemek ve tatlýlarýn tercih edilmesi,  Sahurda yemek yedikten iki saat sonra yatar pozisyona geçilmesi,  Ýftar ve sahurda bol su içilmesi,  Ýlâç saatlerinin doktor kontrolünde bu yeni beslenme tarzýna göre yeniden düzenlenmesi.

Op. Dr. Murat Ün

Gözünüze birþey kaçarsa GÖZÜMÜZE yabancý cisim veya kimyasal madde kaçarsa ne yaparýz? Kalýcý körlüðe kadar gidebilen kritik birkaç dakikada yapýlmasý gerekenleri Dünyagöz Hastanesi‘nden Op. Dr. Murat Ün açýkladý. Vücudumuzda kendini yenilemeyen tek organ gözümüz. Peki ya görebilme gibi son derece hayatî fonksiyon taþýyan bu organýmýzý tehlikeli durumlarda nasýl korumalýyýz? Bir cisim battýðýnda veya kimyasal bir sývý kaçtýðýnda nasýl hareket etmeliyiz? Doktora gidene kadar geçirilen birkaç dakika göz saðlýðýmýz açýsýndan son derece kritik. Zira yanlýþ müdahale ile kalýcý körlüklere uzayan bir riski beraberimizde taþýyoruz. Op. Dr. Ün, acil durumlarda göze yapýlacak ilk yardýmýn önemini þu cümlelerle özetliyor: “Göz saðlýðýnda ciddî yaralanmalar doðru ilk yardýmla körlüðü önler. Yanlýþ ilk yardým körlüðe sebep olur. Olay meydana geldikten sonra geçen 2-3 dakika hayatî önem taþýyor.” Dr. Ün konuyla ilgili ilk yapýlacak hareketi ise þöyle açýkladý: “Yüzünüzü yukarý doðru çevirin. Gözünüzü bol su ile yýkarken, göz kapaklarýnýzý elinizle tutarak kaldýrýp, su ile yýkayýn. Sakýn bezle silmeyin. Göze veya kapaklarýna asla bastýrmayýn. Bunlarý yaparken bir taraftan da doktora yetiþin.”


SPOR

Y

5 AÐUSTOS 2011 CUMA

G.Saray'da þike aramasý POLÝS, ÞÝKE SORUÞTURMASI KAPSAMINDA FLORYA METÝN OKTAY TESÝSLERÝ'NDE VE TT ARENA STADI'NDA ARAMA YAPTI. AYRICA, GALATASARAY SPORTÝF DÝREKTÖRÜ BÜLENT TULUN'UN EVÝNDE DE ARAMA YAPILDI. G.SARAY KULÜBÜ ARAMANIN ÞÝKE DEÐÝL, ÞÝRKET ÝÞLEYÝÞÝ ÝLE ÝLGÝLÝ OLDUÐUNU AÇIKLADI. FUTBOLDA þike iddialarýna yönelik soruþturma kapsamýnda Galatasaray Spor Kulübüne yönelik arama kararý alýndýðý, ancak herhangi bir gözaltý kararý bulunmadýðý bildirildi. Alýnan bilgiye göre, futbolda þike iddialarýna yönelik olarak yürütülen soruþturma kapsamýnda savcýlýðýn talebi üzerine özel yetkili nöbetçi Ýstanbul Aðýr Ceza Mahkemesince Galatasaray Spor Kulübüne iliþkin arama kararý alýndý. Aramalarýn bu kapsamda yapýldýðý, ancak herhangi bir gözaltý kararý bulunmadýðý kaydedildi. Kararýn, Süper Lig'de 20052006 sezonunun 34. ve son haftasýnda Denizli'de oynan ve 1-1 berabere sonuçlanan DenizlisporFenerbahçe maçýnda Galatasaray Spor Kulübünün Denizlispor'a teþvik primi gönderdiði iddiasýBülent Tulun na iliþkin alýndýðý öðrenildi. GALATASARAY KULÜBÜNDEN AÇIKLAMA Galatasaray Kulübü, sarý-kýrmýzýlý kulübün sportif koordinatörü Bülent Tulun'un tanýklýðýna ihtiyaç duyulduðunu ve Tulun'un emniyet mensuplarýyla Florya'daki Metin Oktay Tesisleri'nde bir araya geldiði bildirildi. Galatasaray Kulübü, sarý-kýrmýzýlý kulübün Metin Oktay Tesisleri'nde arama yapýldýðýna dair haberler üzerine açýklama yaptý. Açýklamada þu ifadelere yer verildi: ''Yürütülen bir soruþturma kapsamýnda Sayýn Bülent Tulun'un tanýklýðýna ihtiyaç duyulmuþtur. Gerek Sayýn Bülent Tulun, gerekse Galatasaray Spor Kulübü, Emniyet ve Savcýlýða her türlü yardýmý yapmaktadýrlar. Bu baðlamda Sayýn Bülent Tulun, Florya Tesisleri'nde emniyet mensuplarýyla bir araya gelmiþtir.'' Galatasaray Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Doðan, sportif koordinatör Bülent Tulun'un, 2007 yýlýna ait, kulübün iç iþlerine iliþkin yazýlmýþ olan mektup niteliðindeki bir belgeyle ilgili olarak güvenlik güçlerine tanýk sýfatýyla bilgi verdiðini açýkladý.

Ümit Karan savcýya detaylý ifade verdi FUTBOLDA þike iddialarýna yönelik soruþturma kapsamýnda tutuklanan eski futbolcu Ümit Karan, savcýlýkta ek ifade verdikten sonra cezaevine geri götürüldü. Tutuklu bulunduðu Metris Cezaevi'nden Beþiktaþ'taki Ýstanbul Adliyesine getirilen Karan'ýn, futbolda þike iddialarýna yönelik soruþturmayý yürüten özel yetkili Ýstanbul Cumhuriyet Savcýsý Mehmet Berk tarafýndan ek ifadesi alýndý. Karan, ifade iþleminin tamamlanmasýndan sonra cezaevine geri götürüldü. Ümit Karan'ýn avukatý Ayhan Saðýroðlu, ''Müvekkilim Ümit Karan'ýn serzeniþleri nedeniyle soruþturma dosyasýna bakan savcý, kendisiyle bire bir görüþmek istedi'' dedi. Avukat Saðýroðlu, müvekkilinin Metris Cezaevine geri götürülmesinin ardýndan Beþiktaþ'taki Ýstanbul Adliyesinde basýn mensuplarýna yaptýðý açýklamada, müvekkilinin ek ifadesine baþvurulmak üzere savcýlýða getirildiðini belirterek, Ümit Karan'ýn ifadesinde herhangi bir deðiþikliðin söz konusu olmadýðýný söyledi. Saðýroðlu, ''Sadece detaylý olarak açýklanmasý gereken þeyler, ilk ifadesinde eksik alýnmýþtý. Bir baþka savcý almýþtý. Soruþturmanýn ana savcýsý, detaylý ifadesini aldý. Bundan baþka söyleyecek bir þey yok'' dedi.

Sedat Doðan:

Polisi biz davet ettik

3 Temmuz Pazar günü baþlatýlan "Futbolda þike soruþturmasý" Galatasaray Kulübü'ne de sýçradý.Polis Metin Oktay Flarya Tesisleri ile Türk Telekom Arena'da aramalar yaptý. Galatasaray Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Doðan, kulüp sportif koordinatörü Bülent Tulun'un, 2007 yýlýna ait, kulübün iç iþlerine iliþkin yazýlmýþ olan mektup niteliðindeki bir belgeyle ilgili güvenlik güçlerine tanýk sýfatýyla bilgi verdiðini söyledi.

GALATASARAY Yönetim Kurulu üyesi Sedat Doðan, bir gazetecinin, Süper Lig'de 20052006 sezonunun son haftasýndaki DenizlisporFenerbahçe karþýlaþmasýna iliþkin bir belgenin arandýðý yönündeki iddialarýn hatýrlatýlmasý üzerine ise ''Hayýr, bu belge mektup niteliðinde olan bir belge. Bülent Tulun'un tanýk sýfatýyla bilgisine baþvuruluyor. Þikeyle alakalý bir þey deðil, tamamen tali bir konu ve kulübün iç iþleriyle ilgili bir konu. Ýki adreste arama yok, biz davet ettik. 'Kulüple ilgili bizim verebileceðimiz bir belge, bir þey varsa, biz bunlarý vermek istiyoruz' diyerek güvenlik güçlerini davet ettik'' dedi. Doðan, mektubun kime yazýldýðýný bilmediðini ifade etti. Galatasaray Kulübü yönetimini endiþelendirecek bir durumun ortada olmadýðýný vurgulayan Doðan, ''Ne bizim, ne de bizden önceki yönetimlerin gocunacak bir þeyi var'' þeklinde konuþtu.

UEFA'da rakiplerimiz bugün belli oluyor FUTBOLDA 2011-2012 sezonunu UEFA Þampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi play-off turu kuralarý bugün Ýsviçre'de çekilecek. UEFA'nýn Nyon'daki merkezinde gerçekleþtirilecek kura çekimi sonrasýnda, Türk takýmlarýnýn UEFA Avrupa Ligi'ndeki rakipleri belli olacak. UEFA Þampiyonlar Ligi'ne 3. öne eleme

turunda Portekiz'in Benfica takýmýna elenerek UEFA Avrupa Ligi'nde mücadele edecek Trabzonspor'un yaný sýra kuraya play-off aþamasýndan katýlan Beþiktaþ ve 3. ön eleme turu rövanþ maçlarý sonrasýnda turu geçmeleri halinde Bursaspor ve Gaziantepspor'un rakipleri belirlenecek. UEFA Þampiyonlar Ligi

play-off maçlarý 16-17 Aðustos ile 23-24 Aðustos'ta gerekleþtirilecek. UEFA Avrupa Ligi play-off turunda ise ilk maçlar 18 Aðustos'ta, ikinci maçlar ise 25 Aðustos'ta yapýlacak. Türkiye'yi Avrupa'da temsil edecek bir diðer takým Fenerbahçe ise UEFA Þampiyonlar Ligi'nde grup aþamasýna doðrudan katýlacak.

Engin Atsür basketbolü çok özlediðini söyledi A Milli Basketbol Takýmý, Litvanya'da düzenlenecek 2011 Avrupa Þampiyonasý'nýn hazýrlýklarýný yaptýðý antrenmanla sürdürdü. Abdi Ýpekçi Spor Salonu'nda, baþantrenör Orhun Ene yönetiminde gerçekleþtirilen idmanda milliler, ilk bölümde ýsýnma hareketleri yaptý. Sakatlýðý nedeniyle uzun zamandýr basketboldan uzak kalan milli oyuncu Engin Atsür, sürpriz bir ziyaret yaparak, A Milli Takým'ýn antrenmanýna geldi. Arkadaþlarýyla hasret gideren Engin Atsür, basketbolü özlediðini söyledi.

HABERLER

Servet Çetin (Galatasaray)

Semih Þentürk (Fenerbahçe)

Aday kadroya G.Saray'dan 8, F.Bahçe'den 7 oyuncu çaðrýldý A MÝLLÝ Futbol Takýmý'nýn 10 Aðustos Çarþamba günü Türk Telekom Arena'da Estonya ile yapacaðý özel maçýn aday kadrosu açýklandý. Futbol Federasyonundan yapýlan açýklamaya göre, aday kadroya Galatasaray'dan 8, Fenerbahçe'den 7, Beþiktaþ ve Trabzonspor'dan ise birer oyuncu davet edildi. A Milli Takým'ýn Estonya maçý için belirlenen 23 kiþilik aday kadrosuna þu oyuncular çaðrýldý: Sabri Sarýoðlu, Gökhan Zan, Servet Çetin, Hakan Kadir Balta, Çaðlar Birinci, Selçuk Ýnan, Arda Turan, Kazým Kazým (Galatasaray), Volkan Demirel, Fehmi Mert Günok, Gökhan Gönül, Serdar Kesimal, Emre Belözoðlu, Selçuk Þahin, Semih Þentürk (Fenerbahçe), Ýsmail Köybaþý (Beþiktaþ), Burak Yýlmaz (Trabzonspor), Cenk Tosun (Gaziantepspor), Sinan Bolat (Standard Liege), Mehmet Ekici (Werder Bremen), Tunay Torun (Hertha Berlin), Mehmet Topal (Valencia), Gökhan Töre (Hamburg). Aday kadro 6 Aðustos Cumartesi günü öðlen saatlerinde Ýstanbul'da toplanacak. Swissotel The Bosphorus'ta bir araya gelecek milliler, Estonya maçýnýn ilk antrenmanýný ise ayný gün Fiyapý Ýnönü Stadý'nda, saat 19.30'da gerçekleþtirecek. Milli takým, 7 Aðustos Pazar günü Fiyapý Ýnönü Stadý'nda, 8 Aðustos Pazartesi günü de Türk Telekom Arena'da antrenmanlarýný yapacak. Milliler, 9 Aðustos Salý günü Fiyapý Ýnönü Stadý'nda gerçekleþtireceði antrenmanla Estonya maçý hazýrlýklarýný tamamlayacak.

Löw'e teþekkür eden Ýlkay, "Hayalim gerçekleþti" dedi.

Ýlkay Gündoðan Alman Millî Takýmýna davet edildi ALMAN Milli Takýmý Teknik Direktörü Joachim Löw, sezon baþýnda Borussia Dortmund'a transfer olan Türk kökenli futbolcu Ýlkay Gündoðan'ý ilk kez milli takým kadrosuna çaðýrdý. Alman Futbol Federasyonundan (DFB) yapýlan açýklamada, Löw'ün, Alman Milli Takýmý'nýn 10 Aðustos'ta Brezilya'ya karþý oynayacaðý hazýrlýk maçý için Ýlkay'ý da kadroya aldýðý bildirildi. Löw, Real Madrid'de forma giyen Türk kökenli oyuncu Mesut Özil'i ve Sami Khedira'yý bu kez kadroya almadý. Ýlkay'ýn iyi bir geliþme saðladýðýný ve hazýrlýk maçlarýnda da iyi bir performans sergilediðini ifade eden Löw, Ýlkay'ýn, oyun zekasý yüksek ve teknik yeteneðe sahip bir oyuncu olduðunu, bundan dolayý Avrupa Þampiyonasý öncesinde Ýlkay'ý milli takýmda görmek istediðini belirtti. Ýlkay da kendisine güvendiði için Löw'e teþekkür ederek, kadroya çaðrýlarak bir hayalini gerçekleþtirmiþ olduðunu söyledi.

Liverpool'un efsane oyuncularý KKTC'de

Ýlyasova: Sezon sonuna kadar Efes'te oynayabilirim ANADOLU Efes'in yeni transferi milli basketbolcu Ersan Ýlyasova, yeniden THY Avrupa Ligi'nde oynayacak olmasýnýn kendisini heyecanlandýrdýðýný söyledi. Ersan Ýlyasova, A Milli Basketbol Takýmý'nýn 2011 Avrupa Þampiyonasý hazýrlýklarýný sürdürdüðü Abdi Ýpekçi Salonu'nda basýn mensuplarýna yaptýðý açýklamada, Anadolu Efes'in güçlü bir takým kurduðunu belirterek, ''Yeniden Avrupa Ligi'nde oynamak çok heyecan ve gurur verici. Sözleþmem NBA'deki lokavt sona erene kadar ama FIBA kurallarda bir deðiþiklik yaparsa sezon sonuna kadar kalmayý düþünüyorum. Buraya gelmemin nedeni Anadolu Efes'in iyi bir kadro kurmasý ve Avrupa Ligi'nde bu sezon dörtlü finalin Ýstanbul'da yapýlacak olmasý'' dedi. Anadolu Efes'in kurduðu kadro ile bu sezon THY Avrupa Ligi'nde baþarýlý olacaðýna inandýðýný dile getiren Ersan, ''Bana bir sürü teklif geldi ama Anadolu Efes'i seçtim. Çünkü çok güzel bir kadro kurmuþlar. O yüzden geldim'' diye konuþtu.

13

Trabzonspor ,Þampiyonlar Ligi 3. ön eleme turunda Portekiz'in Benfica takýmý karþýsýnda ilk maçta aldýðý 2-0'lýk yenilginin rövanþýnda 1-1 berabere kalarak kupadan elendi.

Trabzon'dahakemhatalarýnatepkivar TRABZONSPOR KULÜBÜ GENEL SEKRETERÝ HASAN YENER, ''BENFICA ÝLE YAPTIÐIMIZ 2 MAÇTA DA HATALI HAKEM KARARLARIYLA KARÞILAÞTIK VE 3 GOLÜMÜZ VERÝLMEDÝ'' DEDÝ. UEFA Þampiyonlar Ligi 3. ön eleme turunda Portekiz'in Benfica takýmý karþýsýnda ilk maçta aldýðý 2-0'lýk yenilginin rövanþýnda 1-1 berabere kalarak kupadan elenen Trabzonspor'da, kulüp genel sekreteri Hasan Yener, rakipleriyle yaptýklarý 2 maçta da hatalý hakem kararlarýyla karþýlaþtýklarýný ve 3 gollerinin verilmediðini savundu. Yener, yaptýðý açýklamada, Benfica gibi Avrupa'nýn çok büyük bütçe ile oluþturulan bir takýmý karþýsýnda iki maçta da ellerinden geleni yaptýklarýný, ancak hakem hatalarýnýn elenmelerinde büyük rol oynadýðýný söyledi. Ýki maçtaki hakemlerin de kötü bir yönetim sergilediðini iddia eden Yener, ''Gollerin yaný sýra hakem, dördüncü hakem

uyarýsýyla Adrian'ý faul olmayan pozisyonda kýrmýzý kart ile cezalandýrdý. Benfica gibi iyi bir takým karþýsýnda bu denli hakem hatalarýyla da karþýlaþýnca maalesef turu geçemedik'' diye konuþtu. Artýk yollarýna UEFA Avrupa Ligi'nde devam edeceklerine iþaret eden Yener, ''Yarýnki kura çekiminde eþleþeceðimiz rakibimizi bekliyoruz. Bu yýl hedefimiz Avrupa'da kalmak. Bunu daha önce dile getirmiþtik. Avrupa Ligi'nde gruplara kalmak istiyoruz'' diye konuþtu. Yener, þu anda Türk futbolunda bir belirsizlik olduðunu belirterek, kulüplerin gerekli planlamalarý yapmak zorunda olduðunu, bu nedenle þu an için transfer düþünmediklerini de sözlerine ekledi.

HENRÝQUE'NÝN DURUMU PAZARTESÝ'YE KALDI TRABZONSPOR'UN Benfica ile oynadýðý karþýlaþmada tek golünü kaydeden ve dizine aldýðý darbe sonrasýnda þanssýz bir sakatlýk geçirerek oyunu terk etmek durumunda kalan Paolo Henrique'nin tedavisine hemen baþlandýðý bildirdi. Brezilyalý oyuncunun kesin durumuyla ilgili açýklamanýn ancak izinli geçireceði sürenin ardýndan, yaþanacak geliþmelere göre pazartesi günü yapýlabileceði ifade edildi. Bu arada, Trabzonspor'da Benfica maçýnýn ardýndan futbolculara 3 gün izin verildi. Bordo-mavili takým, pazar günü 20.00'de yapacaðý antrenmanla hazýrlýklarýna baþlayacak.

LÝVERPOLL Legends Master takýmý, Kýbrýs Türk Futbol Federsyonunun (KTFF) davetlisi olarak KKTC'ye geldi. KKTC;ye gelen Liverpool Legends Master takýmýnda bir zamanlarýn ünlü futbolcularý Mark Wright, Howard Gayle, Micheal Thomas gibi isimler de bulunuyor. Liverpool Legends Master takýmý, bugün KKTC Master Takýmý ile Girne 20 Temmuz Stadý'nda saat 18.30'da özel maç yapacak. Liverpool Legends Master takýmý, KTFF'nin seçtiði U14 futbolcularýnýn katýlacaðý futbol akademisine ders de verecek. Baþarýlý olan futbolculara sertifika verilecek. Liverpool Legends Master takýmý, KKTC'nin tarihi ve turistik yerlerini de gezecek.

Medyanýn yýldýzý Muslera

TEMMUZ ayýnda futboldaki þike iddialarýna yönelik operasyon haberlere damga vururken, þike iddialarýnýn gölgesinde kalan transfer haberlerinde ise Galatasaray’ýn Lazio’dan aldýðý kaleci Fernando Muslera’nýn adýnýn öne çýktýðý belirlendi. Muslera'nýn 782 habere konu olduðu açýklandý.

Hamdi Akýn'ýn annesi vefat etti

FENERBAHÇE eski yöneticilerinden Hamdi Akýn'ýn annesi Hikmet Akýn'ýn vefatý nedeniyle baþsaðlýðý mesajý yayýmladý. Sarýlacivertli kulübün internet sitesinden yapýlan açýklamada, ''Merhumeye Allah'tan rahmet, kederli ailesi ve yakýnlarýna baþsaðlýðý dileriz'' denildi. Hikmet Akýn'ýn cenazesi Ankara Kocatepe Camii'nde dün ikindi vakti kýlýnacak cenaze namazýnýn ardýndan Gölbaþý Mezarlýðý'ndaki aile kabristanýnda topraða verildi.


14

SPOR

5 AÐUSTOS 2011 CUMA

Arjantin ve Brezilya Eylül'de 2 defa karþýlaþacak

ARJANTÝN ve Brezilya milli futbol takýmlarý, gelecek ay 2 hazýrlýk maçýnda karþý karþýya gelecek. Brezilya Futbol Federasyonunun internet sitesindeki habere, ilk maçýn 14 Eylül'de Arjan-

tin'de, 2. maçýn 28 Eylül'de Brezilya'da oynanacaðý belirtildi. Haberde, bu 2 maçta sadece Arjantin ve Brezilya liglerinde forma giyen futbolcularýn oynayacaðý kaydedildi

Y

41 YAÞINDA VEDA ETTÝ HOLLANDA MÝLLÝ TAKIMI VE MANCHESTER UNÝTED'IN ÜNLÜ KALECÝSÝ VAN DER SAR YAPILAN BÝR JÜBÝLE MAÇI ÝLE SAHALARA VEDA ETTÝ. 58 BÝN KÝÞÝNÝN ÝZLEDÝÐÝ MAÇTA MANCHESTER UNÝTED, AJAX'I 2-1 YENDÝ. MANCHESTER United ve Hollanda Milli Takýmýnýn kalecisi Edwin van der Sar (41), Amsterdam'da yapýlan jübile maçýyla sahalara veda etti. Van Der Sar'ýn jübilesinde Ajax ile ünlü kalecinin seçtiði futbol yýldýzlarýndan oluþan ''Rüya Takým'' karþý karþýya geldi. 53 bin kiþinin izlediði maç, Wayne Rooney, Ryan Giggs, Dirk Kuyt, Edgar Davids, Rio Ferdinand ve Dennis Bergkamp gibi yýldýzlarýn forma giydiði Rüya Takým'ýn 2-1 galibiyetiyle sonuçlandý. Van Der Sar, maçýn ardýndan yaptýðý açýklamada futbola Ajax'da baþladýðýný hatýrlatarak, ''Stada gelenlere ve yýllarca beni destekleyenlere teþekkür ederim'' dedi. Ajax (1990-1999), Juventus (1999-2001), Fulham (20112005) ve Manchester United'da (2005-2011) oynayan Van Der Sar, 2 kez Þampiyonlar Ligi (Ajax-1995 ve Manchester United-2008), 4 kez Ýngiltere Premier Leagueve 4 kez Hollanda ligi þampiyonluðu kazandý.

HALTERDE BAÞÖRTÜSÜ SERBEST BIRAKILDI DÜNYADAKÝ tüm spor branþlarda özellikle Müslüman sporcularýnýn baþörtü ve giysileri sorun edilirken, Uluslararasý Halter Federasyonu (IWF) baþörtüsüyle ilgili serbestlik kararý aldý. ABD'de avukat olan 35 yaþýndaki Müslüman sporcu Kulsoom Abdullah'ýn, Atlanta'da katýldýðý yarýþ sonrasýnda giydiði kýyafet, tartýþmalara neden oldu. Sporcunun yarýþmadaki baþörtü ve kýyafeti, ABD Olimpiyat Komitesi tarafýndan uygun bulunmadý. Tartýþmalarýn büyümesi üzerine, baþörtüsü konusu IWF'ye soruldu. IWF Yönetim Kurulu, 26 Haziran 2011 tarihinde, Malezya'nýn Penang kentinde yaptýðý toplantýda, konuyu gündemine aldý. IWF'ye sunulan gerekçeler sonrasýnda Yönetim Kurulu, Týp Komitesi ile Antrenörlük ve Araþtýrma Komitesi ile iþbirliði içinde yarýþma kýyafetleri konusunda kurallarýn deðiþtirilmesine iliþkin öneriyi kabul etti. Buna göre, bundan sonra bütün dünyada halterciler, istedikleri takdirde yarýþmalara baþörtüsüyle de katýlabilecek.


Y Zekât ancak fakirlere, yoksullara, zekât toplayan memurlara, kalpleri Ýslâm’a ýsýndýrýlacak kimselere, hürriyetine kavuþturulacak köle ve cariyelere, borçlulara, Allah yolunda harcanmaya ve yolda kalmýþlara mahsustur. Zekâtý Allah size böylece farz kýlmýþtýr. Allah her þeyi hakkýyla bilir ve O’nun her iþi hikmet iledir. (Tevbe/9: 60)

Zekât, Ýslâm’ýn köprüsüdür. (Keþfü’l-Hafâ, 1: 1416)

Derleyen: ORHAN GÜLER

5 RAMAZAN 1432 / 5 AÐUSTOS 2011 CUMA

Necat kapýsý

o:

t

Fo

N HA

Televizyon orucu

A AY

K

AK

ÇOCUÐUN RAMAZAN’I MERVE ÝRÝYARI

ER

elevizyonda hiç izleyecek bir þey olmuyordu. Ramazan ayýnda mü’minler kendilerini nasýl durduruyorsa, onlarýn da öyle yapmasý gerekirdi. Bir baktý ki, yemek programýný izleyen annesi sadece imrenen gözlerle ekrana kilitlenmiþti. “Anne,” diye seslense de, annesi o yemeklerle bütünleþmiþti o an. O etler, çorbalar, tatlýlar, hoþaflar sadece orucun daha da zor olmasýna bir basamaktý aslýnda. Eðer onlarý o an görmese, aklýna o yemeklerin ismi bile gelmeyecekti. Ama þimdi iftara altý saat kadar vardý ve de o vakit þu an altmýþ saat gibiydi… Dünyadaki aç insanlar aklýna geldi. “Biz sadece bu ayda yiyemiyoruz, ama onlar her ay bu þekildeler. Demek ki açlýk çok kötü bir

T

RAMAZAN'DA AÇILAN KAPILAR ABDÝL YILDIRIM

efis ve þeytan kalbini kuþatmýþ, dünyanýn cazibedar fitneleri ruhunu iþgal etmiþ, sefahat ve gaflet gibi musîbetlere müptelâ olmuþ bir insan, bir kurtuluþ çaresi arar. Nefis ve þeytanýn kuþatmasýný yarýp, ruhunun iþgalden kurtulmasýný ister. Onun için de büyük güce, kuvvetli bir istinat noktasýna ihtiyacý vardýr. Çünkü kendi cüz’i ihtiyarý ve zayýf iradesi ile bu kadar düþmana karþý koymaya gücü yetmez. Ramazan-ý Þerif, âciz insanýn ö-

N

nüne öyle bir necat kapýsý açar ki, düþman ne kadar gaddar, kuþatma ne kadar saðlam, musîbet ne kadar büyük olursa olsun, o kapýdan içeri adým atan adam, hepsinden kolaylýkla kurtulur. Çünkü orada hakikî imaný elde etmek vardýr. Hakikî imaný elde eden adam ise, kâinata meydan okuyabilir. Ramazan ayýnda tutulan oruç ve yapýlan diðer ibadetler kalbe kuvvet, ruha yükseklik, gönle ferahlýk verirken, insaný da her türlü sýkýntý ve kederden kurtarýr.

Ey nefis! Bil ki, dünkü gün senin elinden çýktý. Yarýn ise, senin elinde senet yok ki ona mâliksin. Öyle ise, hakikî ömrünü, bulunduðun gün bil; lâakal günün bir saatini, ihtiyat akçesi gibi, hakikî istikbal için teþkil olunan bir sandukça-i uhreviye olan bir Bediüzzaman Said Nursî, Sözler mescide veya bir seccadeye at."

Ya Kabid! ESMA-Ý HÜSNA AYNASI

M. FAHRÝ UTKAN

a Kabid, sýkar, daraltýrsýn. Bütün mevcudat Sen’in kudret elinin altýndadýr. Gerektiðinde onlarý sýkar, gerektiðinde de hareketlerini engellersin. Kabiliyetlerini daraltýrsýn. Ýstediðin kulundan, ihsan ettiðin servet ve zenginliði, evlât ve iyali, yahut hayat zevkini, gönül ferahlýðýný alýverirsin. O adam zenginken fakir olur yahut evlât acýsýna boðulur yahut iç sýkýntýsýna, ýztýrap ve huzursuzluk içine düþer. Bizleri bu duruma düþürme Ya Kabid! Ya Kabid! Baþta ruh, kalp ve nefisler olmak üzere bütün varlýklarý bütün halleriyle kudret elinde tutarsýn. Maddî, manevî bütün darlýk ve sýkýntýlar sadece Senin iradenle gerçekleþir. Dilediðinin maddî ve manevî rýzkýný daraltan, canlýlarýn ruhlarýný alan Sen’sin Ya Kabid!

Y

þeymiþ...” dedi. Ama çoðu zaman bu aklýna bile gelmiyordu. Bunun suçlularýndan birisi de televizyonlardý. Yemekleri gösterip, insanlarýn iþtahlarýný celbediyorlardý. “Bu ay onlar da oruç tutsa keþke…” dedi. Sonra düþününce “Televizyon orucumuz da olsun bu ay. Sadece iftar programlarýna baksak ve biraz da çizgifilm yeter” dedi ve bunu koþarak annesine anlattý. Anne yemeklerin tesirinden biraz çýkarak; “Aferin kýzýma, bu ay ayný zamanda televizyon orucumuz da olsun.” dedi. Dünyadaki açlarýn halinden anladýðýmýz aydýr Ramazan ayý ve paylaþmak bu ayda her zaman daha fazladýr. Bu ay her þeye karþý da oruçluyuz. Kötü olan her þeye karþý…


Y

Ey Selâm-ý Rahîm! Korkumuzu emniyete, ye’simizi umuda, cehaletimizi tevazua çevir! Aðlamamýzý tövbeye, gülmemizi þükre, bilmemizi hulus-u kalbe tebdil eyle! Adavetimizi muhabbete, husûmetimizi uhuvvete, nefretimizi sevgiye tahvil eyle! Ýmanýmýzý kemale erdir! Amelimizi salih kýl! Kulluðumuzu makbul eyle! Âmin!

5 RAMAZAN 1432 5 AÐUSTOS 2011 CUMA

Evin içinde aðzý açýk gezen Temel’e hanýmý sorar: “Ula delirdin mu Temel, Ramazan girdu girelu evin içinde aðzý açýk gezeysun?” Temel: “Oruçlinun aðýz kokusu misk kokusundan güzeldur, biraz evun havasý deðiþsun dedim daa.”

SEMA CEYHAN SÜLEYMAN KÖSMENE

Göz nuru NUR ÂYETÝNÝN TEFSÝRÝ M. ALÝ KAYA

öz, varlýðý idrak eden âlettir. Allah ona ýþýkla beraber bir de görme nuru vermiþtir. Gözde görmeyi saðlayan nur olmazsa, ýþýðýn varlýðý ve eþyayý aydýnlatmasýnýn faydasý yoktur. Bu sebeple Yüce Allah “Suyunuz çekilecek olursa, söyler misiniz suyunuzu kim getirebilir?” (Mülk, 67: 30) buyurarak avamýn anlamasý için hayatý ve nuru suya benzetmiþtir. Müfessirler tefsirlerinde “Gözünüzün nuru çekilecek olsa nasýl görebilirsiniz?” gibi pek çok küllî manalarý bu âyetten çýkarmýþlardýr. Göze göre eþya üç nevidir. Birincisi, karanlýktaki cisimler görülmezler. Ýkincisi, ýþýðý olanlar ve ýþýðý yansýtan varlýklar görülürler. Bu sebeple gökteki yýldýzlarýn güneþ gibi ýþýðý olanlarý ve ay gibi ýþýðý yansýtan cisimler görünürlerken, gezegenlerin ýþýðý ve yansýtma özelliði olmadýðý için görülmezler. Gözümüzün önünde milyonlarca gezegen ve gökcismi olduðu halde biz onlarý göremeyiz. Üçüncüsü, güneþ, ateþ ve ýþýðý olan varlýklar hem görünürler, hem de saçtýklarý ýþýkla baþka cisimlerin görülmesini saðlarlar. Ýþte avama göre “Nur” görünen ve gösteren varlýklardýr. Nur, idrake görülen þeydir. Bunun için varlýðýn gözü olmasý gerekir. Körler için görme imkâný yoktur. Göz nurun görünmesi için bir araçtýr ve vasýtadýr. Nur, göz vasýtasý ile ruha görünür. Bu sebeple Bediüzzaman “Göz bir hassedir ki, ruh bu âlemi o pencere ile sey-

G

reder” (Sözler, 2004, Altýncý Söz, s. 50) demektedir. Burada gözün bir vasýta olup nurun ruha bu vasýta ile görüldüðü anlaþýlýr. Gözün gören kýsmý siyah olan gözbebeðidir. Beyaz kýsmý ise ýþýðý daðýtýr. Bu sebeple yüce Allah gözü siyah kaþ ve kirpiklerle çevirmiþtir. Bu gözün ýþýðýný toplar ve görmeye güç verir. Gözün nurundan daha güçlü bir ýþýk gözün nurunu aldýðý için görmeyi engeller. Zira insanýn görme duygusu nurun ancak çok cüz’î bir kýsmýný algýlar. Güneþe bakan onun þiddetli ýþýðýndan gözünün nurunu aldýðý için güneþi göremediði gibi, farklý boyutlarý gösteren alfa, beta, gama ve röntgen ýþýnlarýný ve onlarýn aydýnlattýðý eþyayý da idrak edemez. Bu sebeple gözün görme alaný çok sýnýrlýdýr. Bundan dolayýdýr ki cinleri ve melekleri göremediði gibi görme alaný dýþýnda olan çok büyük cisimleri de çok küçük varlýklarý da göremez. Diðer duygularý buna kýyas edebiliriz. Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri gözle ilgili olarak þöyle der: “Nur-u fikir, ziyây-ý kalb ile ýþýklanýp mezcolmazsa zulmettir, zulüm fýþkýrýr. Gözün muzlim nehâr-ý ebyazý muzî-i leyle-i süveydâ ile mezcolmazsa basarsýz olduðu gibi, Fikret-i beyzada süveydâ-i kalp bulunmazsa basiretsizdir.”

Kur’ân kâinatý okuyor

Kandil

KÂÝNAT KÝTABI

ÞEÂÝR-Ý RAMAZAN

MUSTAFA ÖZTÜRKÇÜ

OSMAN ZENGÝN

elâmullah” namýyla bilinen Yüce Kitabýmýz Kur’ân-ý Azîmüþsan Cenâb-ý Hak’kýn âlem-i Ýslâma ve bütün beþeriyete ve cinse rehber olarak ihsan buyurduðu bir kitab-ý mukaddestir. Kâinat Kitabý ise Kur’ân-ý Azîmüþþan’ýn açýlýmý þeklinde akýl ve kalplere ihsan buyrulmuþtur. Bu sebeple de Kur’ân’ý okumak kâinatý okumakla eþdeðer bulunmaktadýr. Kâinat’ta mevcut pek çok unsur özellikleriyle, iþaretle Kur’ân-ý Azimüþþan’da bahis edilmektedir. Kâinatýn aklý Kur’ân’dýr. Ve onu ayakta tutan manevî koruyucudur. Kur’ân’ýn kâinattan çýkmasý hâlinde, dünyanýn divane olacaðýný, baþýný bir gezegene çarpýp daðýlacaðýný da yine Bediüzzaman Hazretlerinin saðlýklý deðerlendirmelerinden anlamaktayýz. Kur’ân kâinatla, kâi-

“K

(Mektubat, 2004, Hakikat Çekirdekleri, s. 798)

Böyle kitaplar

Yani, gözün gören siyahý görmeyen beyaz kýsmý ile beraber olmazsa görmemiz mümkün olmadýðý gibi, akýldan çýkan fikirler de kalpteki iman nuru ile beraber bulunmazsa zulmettir ve zulüm fýþkýrýr. Fikirler ne kadar parlak olurlarsa olsunlar, kalpteki iman ýþýðý ile nurlanmasý gerekir. Yoksa basiret dediðimiz gerçeði bulmasý ve hakka isabet etmesi, faydalý ve ihlâslý olmasý mümkün deðildir.

HAYATIN ÝÇÝNDEN NEVÝN ALAN

nat Kur’ân’la özdeþleþmiþ bir hal seyreder. Bediüzzaman Hazretleri Kur’ân’la kâinat alâkadarlýðýný ifade buyururken þu veciz ifadeleri kullanmýþtýr: “Kur’ân; þu kitab-ý kebir-i kâinatýn bir tercüme-i ezeliyesi; ve âyât-ý tekviniyeyi okuyan mütenevvî dillerinin tercüman-ý ebedisi; ve þu âlem-i gayb ve þehadet kitabýnýn müfessiri; ve zeminde ve gökte gizli esma-i Ýlâhiyenin mânevî hazinelerinin keþþafý; ve sutur-u hadisatýn altýnda muzmer hakâikin miftahýdýr.” Kâinatý okurken Kur’ân Rasathanesinde âyet dürbünüyle hadiselere bakan Bediüzzaman Hazretleri, Kur’ân’ýn kâinatý tarif etmesiyle kâinatý okumanýn en manidar yolunun bu olduðunu izhar eder. Kur’ân rasathanesinden âyet dürbünüyle kâinatý okumanýn en esaslý yolu ise, Kur’ân hakikatleri Risâle-i Nur’da mevcuttur.

. Kocaeli Kitap Fuarý’nda tanýtýma devam ederken torunlarýnýn ellerinden kavramýþ büyükanne yanýma yaklaþtý. “Ayyy, biz çocuklarýmýza hiç böyle dinî kitaplar almýyoruz. Peygamber nedir bilmiyorlar” dedi. Ben de “Açýlýþ yapmýþ olursunuz” dedim. Torunlarýnýn avuçlarýný iyice sýký tutmaya çalýþarak kitaplardan uzaklaþtý.

3

amazan’ýn ilk iþâretlerinden biri de, daha terâvih namazýna dahi baþlamadan minarelerde kandillerin yanmasýdýr. Kandil yanýnca artýk Ramazan o saatten sonra baþlamýþtýr. Ertesi günden itibaren de her Ramazan, akþam namazý vakti ile beraber kandiller yanar, iftar yapýlýr. Sabah da söndürülür, artýk oruç tutmaya baþlamýþýzdýr. Peki nedir bu kandil, hükmü nedir, neden ihdas olmuþtur? Bazý Ýslâm memleketlerinde de görülen bu iþ, aslýnda ibadet deðil, bir âdettir. Yani, dinî bir hükmü yoktur. Osmanlý Padiþahlarýndan Sultan 2. Selim zamanýnda, mübarek günlerin gecelerinde aydýnlatma yapýlarak gecenin ihyasýna baþlanmýþtýr. Düþünün o zaman elektrik yoktu, gece her taraf zifirî karanlýktý. Ýþte, Padiþahýn emriyle o karanlýðý aydýnlatan bir ýþýk yakýlarak, herkesin görebileceði yükseklikteki minarelerin þerefelerine asýlarak, gecelerin nurlandýðý görülmüþtür. Malûm, o zamanlar genellikle zeytinyaðý v.s kullanýlarak yakýlan ýþýklara “kandil” adý verilirdi. Milletimiz de, bu yakýlan kandillere izafeten, mübarek gecelere “kandil gecesi” demiþtir.

R

Topraðýn insaný yiyip bitirmesi ACBÜ’Z-ZENEB

Rahmet olan ihtilâf BÝR HADÝS BÝR YORUM DOÇ. DR. ATÝLLA YARGICI

“Ümmetimin ihtilâfý rahmettir.” (Camiüsaðir, I. s. 106) u hadis-i þerifte bildirilen müsbet ihtilâftýr. Meselâ hak mezheplerin farklý farklý olmasý, halk için büyük rahmetleri taþýmaktadýr. Kur’ân’ý ve sünneti esas alan bir çok tarikatýn bulunmasý insanlarý birbirine düþürecek bir husus deðildir. Günümüzde Ýslâma hizmet etmeyi gaye edinen bütün grup ve cemaatleri de ayný þekilde düþünmek gerekir. Burada önemli olan Ýslâma hizmet eden gruplarýn maksatta ittifak etmesidir. Ýslâma hizmet eden bütün gruplarýn ortak amacý, Allah rýzasý ve Ýslâmý yüceltmektir, insanlara Ýslâmýn iman, ibadet ve güzel ahlâkýný öðretmektir. Bu aynen Kâbe’ye yapýlan hac yolculuðuna benziyor. Ýnsan hangi taraftan hangi vasýta ile giderse gitsin, sonunda Kâbe’ye gidiyor. Ýslâma hizmet etmek büyük ve aðýr bir taþýn kaldýrýlmasýna benziyor. Bu aðýr taþýn altýna ne kadar eller yardým için girerse, bundan memnun olmak gerekir. Amaç birliði içinde olmanýn, Allah rýzasý için çalýþmanýn ölçüsü de, içinde bulunduðumuz Ýslâmî mesleðin ya da grubun muhabbetiyle hareket etmektir. Baþka gruplarý tenkit etmek, eleþtirmek, amacý unutmak demektir. Ýhlâs sýrrýný kaybetmek demektir. Çünkü baþkasýný eleþtiren, onlarýn kusurlarýný araþtýran kimse, diðer insanlarý kendi tarafýna çekmek isteyen kiþidir. Baþkalarýný beðenmeyen kimse, kendisini, kendi grubunu beðenen kimse demektir. Bu tür davranýþlar müsbet deðil, menfî ihtilâfa gi-

B

rer, mü’minler arasýnda tefrika meydana getirir. Bu yüzden bu tefrikaya meydan vermemek için Allah rýzasýný esas almak gerekir. Müsbet ihtilâfýn bir alâmeti de, insanlarýn Ýslâmiyet, iman, ahlâk ve ibadet konusunda kimden ve nereden olursa olsun istifadelerine taraftar olmaktýr. Ýhlâs da bunu gerektirir. Yoksa sadece bizim sözlerimizi dinlesinler, bize gelsinler düþüncesi olumsuz ihtilâfa sebep olur. Müsbet ihtilâfta kin, garaz ve düþmanlýk yoktur. Sevgi ve saygý vardýr. Herkesin meþrebi farklýdýr. Bu yüzden herkes kendi mizaç ve huyuna göre bir hizmet zemini seçer. “Mü’minler kardeþtir” âyetini de kendisine düstur edinir. Baþkalarýyla uðraþmaz, kendi hizmetine bakar. Ýslâmî hizmetlerin içinde bulunan bir kimse, “Benim hizmetim daha güzeldir” diyebilir. Ama “Hak yalnýzca benim hizmetimdir” diyemez. Çünkü bu ikinci görüþ, kendi hizmetinin dýþýnda olanlarý batýl olarak nitelendirmektir. Bu da hak ve hakikate yapýlacak büyük bir zulümdür.

DR. BAHRÝ TAYRAN

1.1. Acbü’z–Zeneb’den yaratýldýk ve ondan yaratýlacaðýz. lk insan Hz. Âdem’in topraktan ve çamurdan yaratýldýðý Kur’ân’da en çok dikkate verilen terimlerden iki tanesidir. Biyokimya ve toprak kimyasýndan bugün biliyoruz ki, canlýlarýn vücutlarýnda bulunan öncelikle 15 temel element ve 15 kadar iz elementler toprakta da bulunmaktadýr. Bu durumda acbü’z-zeneb topraktan seçilen ve hücrelerin yapýsýný oluþturan elementler anlamýna gelir. Þimdi hadisin tamamýný görelim: “Toprak Âdemoðullarýnýn tamamýný yer bitirir, ancak acbü’z-zeneb müstesna. Ondan yaratýldýnýz, ondan terkib olunacaksýnýz.” (Ebu Davud / Sünnet 22; Müslim 2955 / 142) Bu hadiste “topraðýn âdemoðlunun tamamýný yemesi ve acbü’z-zenebin müstesna olmasý”ný çürüme biyolojisinden yola çýkarak çok iyi açýklama imkânýna sahibiz. Bunun için insanýn kimyasal terkibini biyokimya tesbitlerine göre tanýyalým: Ýnsanýn yapýsý organik moleküller, mineraller ve taþýdýðý su itibarýyla beþ temel kategoriye ayrýlýr. Bunlarýn 65 kg. aðýrlýðýndaki bir insana göre, miktarlarý ve yüzdeleri aþaðýdaki gibidir: 1) Proteinler - 11 kg - % 17,0 2) Yaðlar - 9 kg. - % 13,8 3) Karbohidratlar - 1 kg. - % 1,5 4) Su - 40 kg. - % 61,6 5) Mineraller - 4 kg. - % 6,1 Verilen bu miktarlardan insan vücudunda toplam 21 kg. organik moleküller (protein, yað ve karbohidrat), 4 kg mineral yani inorganik maddeler ile 40 kg. su bulunmaktadýr. Ýþte insan cesedi (kadavra) çürüdüðü zaman yaklaþýk 4 kg’lýk bir mineral madde geride kalmaktadýr. Þimdi tekrar bu konu ile ilgili hadis-i þerife döndüðümüzde topraðýn yiyip tükettiði cesetten geriye yaklaþýk 4 kg mineral madde kalýrken protein, yað ve karbonhidratlar büyük ölçüde gaz olarak havaya karýþýr (karbondioksit, metan, hidrojen sülfür, amonyak). Ýþte bunlar yok olmayacaklarýn temel cevabýný teþkil eder. Bunlar su ve bitki kökleri aracýlýðýyla ve havayla taþýnýrlar, yer deðiþtirirler ve canlýlarýn vücutlarýna tekrar tekrar dâhil olurlar.

Ý


05 Ağustos 2011