Issuu on Google+

AKÞAM NAMAZI YAYINLANIYOR

4 MÝLYAR LÝRA TASARRUF

YOUTUBE’DA KÂBE’DEN CANLI YAYIN

SÝGARA YASAÐI EKONOMÝYE DE KAZANDIRDI

HABERÝ SAYFA 3’TE

HABERÝ SAYFA 3’TE

Y GERÇEKTEN HABER VERiR

ASYA’NIN BAHTININ MÝFTAHI, MEÞVERET VE ÞÛRÂDIR

YIL: 42

4 AÐUSTOS 2011 PERÞEMBE / 75 Kr

SAYI: 14.887

www.yeniasya.com.tr

Ýstifalar yetmez, sistem deðiþmeli Baþkanlar Ýmralý'daki þartlarýn iyileþtirilmesini istemiþlerdi. FOTOÐRAF: AA

TERÖR ÖRGÜTÜ PROPAGANDASI YAPMA SUÇLAMASIYLA

98 BDP’li baþkana dâvâ

OSMAN CAN: BÜROKRASÝ VE SÝSTEM YENÝ BÝR ANAYASA ÝLE TAMAMEN DEÐÝÞMEDÝKÇE, BÝRKAÇ GENERALÝN ÝSTÝFASIYLA BAYRAM YAPMANIN ANLAMI YOK. ÝLERÝ DEMOKRASÝ ÝÇÝN YENÝ BÝR ANAYASA

u­ Ba­zý­la­rý­ha­len­gö­rev­de­bu­lu­nan­ve­2009­yý­lýn­da­ka­pa­tý­lan DTP’den­be­le­di­ye­baþ­ka­nýy­ken­yap­týk­la­rý­or­tak­a­çýk­la­ma dolayýsýyla­98­be­le­di­ye­baþ­ka­ný­ve­8­il­ge­nel­mec­lis­baþ­ka­ný­hak­kýn­da­a­çý­lan­dâ­vâ­da,­‘’Te­rör­ör­gü­tü­nün­pro­pa­gan­da­sý­ný­yap­mak’’ ve­‘’ör­güt­ü­ye­si­ol­ma­mak­la­bir­lik­te­ör­güt­a­dý­na­suç­iþ­le­mek’’­suç­la­rýn­dan­20­yý­la­ka­dar­ha­pis­ce­za­sý­is­te­ni­yor.­­Haberi sayfa 5’te

u­ Hi­ye­rar­þi­ve­bü­rok­ra­si­de­ðiþ­me­dik­çe­bir­kaç­ge­ne­ra­lin­ is­ti­fa­ et­me­siy­le­ bay­ram­ yap­ma­nýn­ an­la­mý­ ol­ma­ya­ca­ðý­ný­ be­lir­ten­ A­na­ya­sa­ Mah­ke­me­si­ es­ki­ Ra­por­tö­rü­Doç.­Dr.­Os­man­Can,­“Top­lu­mun­çok­da­ha i­le­ri­ de­mok­ra­si­ se­vi­ye­si­ne­ gel­me­si­ i­çin­ bu­na­ a­yak uy­du­ra­cak­ye­ni­bir­a­na­ya­sa­ya­pýl­ma­lý.­Her­tür­lü­ya­pý­nýn­de­mok­ra­tik­ka­nal­la­rý­a­çýk­ha­le­gel­me­li”­de­di.

KCK DÂVÂSINDA MAHKEMEDEN

ASKERÎ YAPI VE DÜZEN DÝMDÝK AYAKTA

Avukatlara suç duyurusu uPKK’nýn­þe­hir­ya­pý­lan­ma­sý­ol­du­ðu­id­di­a­e­di­len­KCK­dâ­vâ­sýn­da,­du­ruþ­ma­la­ra­ka­týl­ma­dýk­la­rý­ve­yar­gý­la­ma­yý­et­ki­le­dik­le­ri­ge­rek­çe­siy­le­ a­vu­kat­lar­ ve­ ba­ro­ yö­ne­ti­mi­ hak­kýn­da­ 6.­ A­ðýr­ Ce­za Mah­ke­me­since­suç­du­yu­ru­sun­da­bu­lun­du.­Haberi sayfa 4’te

u­ Can­ Star'da­ki­ ya­zý­sýn­da­ da­ “De­ðiþ­me­yen­ birþey var:­ As­ke­rî­ ya­pý­ ol­du­ðu­ gi­bi­ a­yak­ta.­ Dar­be­le­rin­ ve tek­par­ti­dik­ta­tör­lü­ðü­dö­ne­mi­nin­ü­ret­ti­ði­hu­kuk­dü­ze­ni­ dim­dik­ a­yak­ta.­ Dar­be­ a­na­ya­sa­la­rýy­la­ ya­þý­yo­ruz.­ Dev­le­tin­ ik­ti­dar­ ya­pý­sý­ný­ ve­ si­ya­sal­ iþ­le­yi­þi­ de­mok­ra­tik­leþ­ti­ren­ bir­ a­na­ya­sa­ ya­pýl­ma­dý­ðý­ sü­re­ce kur­tu­la­ma­yýz”­di­ye­yaz­dý.­Haberi 4’te, Yazýsý 8’de

Ahmet Dursun’un Güleçyüz’ün Av. Turgut Ýnal’ýn Demokrasimiz kazandý / Eski Türkiye’den yeni Türkiye’ye / Sivilleþme için/Kâzým yazýsý sayfa 4’te yazýsý sayfa 3’te yazýsý sayfa 4’te

TANKLAR YÝNE HALKI HEDEF ALDI

AMÝRALLERE SUÝKAST'TE 2. ÝDDÝANAME

Hama ateþ altýnda

Mahkeme kabul etti

u­ Su­ri­ye­li­ in­san­ hak­la­rý­ ey­lem­ci­le­ri,­ or­du­nun­ ku­þat­ma­sý­ al­týn­da­ki­ Ha­ma'da­ ye­ni pat­la­ma­lar­ ol­du­ðu­nu­ bil­dir­irken,­ üç­ gün­dür­þehre­o­pe­ras­yon­dü­zen­le­yen­Su­ri­ye­or­du­bir­lik­le­ri,­a­ðýr­bom­bar­dý­ma­nýn­ar­dýn­dan þehir­ mer­ke­zin­de­ki­ O­ron­tos­ Mey­da­ný­na gir­di­ve­kon­tro­lü­e­le­ge­çir­di.­Haberi 7’de

u­ Göl­cük­ Do­nan­ma­ Ko­mu­tan­lý­ðýn­da­ ya­pý­lan­ a­ra­ma­da­ e­le­ ge­çi­ri­len­ bel­ge­ler­den bi­rin­de­“A­mi­ral­le­re­su­i­kast­gi­ri­þi­mi’’­id­di­a­sý­na­ i­liþ­kin­ ad­la­rý­ ge­çen­ Ko­ra­mi­ral­ De­niz­ Co­ra­ ve­ Kur­may­ Al­bay­ Ü­mit­ Me­tin hak­kýn­da­ ha­zýr­la­nan­ id­di­a­na­me­ mah­ke­me­ce­ka­bul­e­dil­di. Haberi sayfa 4’te

Altýnda yeni rekor

ISSN 13017748

u­ U­lus­la­r­a­ra­sý­pi­ya­sa­da­al­tý­nýn­ons­fi­ya­tý 1.673,27­do­la­ra­u­la­þa­rak­ye­ni­bir­zir­ve­yap­tý. Ýs­tan­bul­Ka­pa­lý­çar­þý’da­24­a­yar­kül­çe­al­tý­nýn gram­sa­týþ­fi­ya­tý­i­se­92­li­ra­yý­gör­dü. n 6’da

Ýlk bakan yardýmcýsý belli oldu / 4’TE

Kahire'nin çeþitli yerlerine konulan dev ekranlardan duruþma görüntüleri canlý olarak yayýnlanýyor ve halk tarafýndan dikkatle izleniyor. FOTOÐRAF: AA

MISIR’IN DEVRÝK CUMHURBAÞKANI ÝKÝ OÐLU ÝLE BÝRLÝKTE MAHKEMEYE ÇIKARILDI

Mübarek sedyede yargýlanýyor u­ Mý­sýr’ýn­ dev­rik­ Cum­hur­baþ­ka­ný­ Hüs­nü­ Mü­ba­rek­ ve­ i­ki­ oð­lu­ i­le­ es­ki­ i­çiþ­le­ri­ ba­ka­ný­ Ha­bib­ El Ad­li’nin,­baþþehir­Ka­hi­re’de­ki­Po­lis­a­ka­de­mi­sin­de ku­r u­l an­ mah­k e­m e­ ta­r a­f ýn­d an­ yar­g ý­l an­m a­s ý­n a baþ­lan­dý.­Mübarek­mahkemeye­sedyede­getirildi.

uDu­ruþ­ma­da­be­yaz­mah­kûm­el­bi­se­si­giy­miþ­o­la­rak­ bir­ ka­fes­ i­çin­de­ ya­tar­ken­ yar­gý­la­nan­ Mü­ba­rek,­hak­kýn­da­ki­söz­ko­nu­su­it­ham­la­rýn­hiç­bi­ri­si­ni ka­bul­ et­me­di­ði­ni,­ suç­suz­ ol­du­ðu­nu­ be­lir­te­rek, ser­best­bý­ra­kýl­ma­sý­ný­is­te­di.­Haberi sayfa 7’de


2

LÂHÝKA

4 AÐUSTOS 2011 PERÞEMBE

Ramazanýn kýymettar vaktini zayi etmemeli

‘‘

Bu Ramazan-ý Þerifteki kýymettar vakitleri radyonun malayaniyatýyla zayi etmemesi için mânen kalbime kaç defa ihtar edildi.

A

ziz, sýddýk kardeþlerim, Mey ve’nin Dör dün cü Meselesindeki bir hakikatin izahýný eski Said’in âfâka bakmak damarýyla ve bana hizmet eden kâtibin Ramazan baþlarýnda bay ram alâ metini þarkta bir hadisenin tesiriyle heyecanla demesi ve bu Ramazan-ý Þerifteki kýymettar vakitleri radyonun malayaniyatýyla zayi etme me si i çin mâ nen kal bi me kaç defa ihtar edildi ki, o geniþ ve karýþýk fýrtýnalý hakikatin kýsaca zararla rý ný be yan ey le. Ben de ga yet muhtasar bazý iþaretler nev’inde, Risâle-i Nur þakirtlerinin meraklarýný tadil etmek niyetiyle beyan edi yo rum. Fa kat hem me se le çok geniþ, vaktim de dar, halim de peri þan ol ma sýn dan, an la ma sýn da zahmet çekeceksiniz, zekâvetinize güveniyorum. Meyvenin o Dördüncü Meselesinde denilmiþ ki: “Dünya siyasetine karýþmadýðýmýn sebebi: O geniþ ve büyük daire de va zi fe az ve kü çük ol mak la beraber, cazibedarlýk cihetiyle meraklýlarý kendiyle meþgul eder, hakikî ve büyük vazifelerini onlara u nut tu rur ve ya nok san bý rak tý rýr. Hem her halde bir tarafgirlik meyli ni ve rir, za lim le rin zu lüm le ri ni hoþ görür, þerik olur” meâlinde orada denilmiþtir. Þim di ben de de rim ki: Me rak yüzünden ve âfâkî hadisatýn verdiði sar ho þa ne gaf let ten zevk a lan biçareler! Eðer “Ýnsanýn fýtratýndaki merak, insaniyet damarýyla sizin, farz ve lâzým vazifeniz zararýna o hadise, o geniþ boðuþmalara sevk e di yor. Bu da bir ih ti yac-ý manevîdir, fýtrîdir” derseniz, ben de derim:

Kat’iyen biliniz ki, insanýn, çok mu’cizâtlý hilkatine merak etmeyip, dikkat etmeyerek iki baþlý veya üç ayaklý bir insan görse kemâl-i merakla temâþâsýna daldýðý gibi; aynen bu asýrda, nev-i beþerin muvakkat ve fânî, tahripçi geniþ hâdiseleri ve zemin yüzünde yüz bin millet ve insan nev’i gibi çok hâdisât-ý acîbeye mazhar o milletlerden, her baharda yalnýz birtek arý milletine ve ü züm tâ i fe si ne bak san, bu nev-i beþerdeki hâdisâtýn yüz defa daha mûcib-i merak ve rûhânî, mânevî zevklere medar hâdiseler var. Bu hakîkî zevklere ehemmiyet vermeyip beþerin zararlý, þerli, ârýzî hâdiselerine bu kadar merak ve zevkle baðlanmak; dünyada ebedî kalmak ve o hâdiseler dâimî olmak ve herkese o hâdiseden bir menfaat veya zarar gelmek ve o hâdiseye sebebiyet verenlerin hakîkî fâil ve mûcid olmak þartýyla olabilir. Halbuki, havanýn fýrtýnalarý gibi geçici hallerdir. Sebebiyet verenlerin tesirleri pek cüz’î... Ondaki zarar ve menfaati, o vaziyet þarktan, Bahr-i Muhîtten sana göndermez. Senden sana da ha ya kýn ve se nin kal bin O’nun tasarrufunda ve senin cismin O’nun tedbir ve icadýnda olan bir Zât-ý Akdesin rubûbiyetini ve hikmetini nazara almayýp, tâ dünyanýn nihâyetinden zarar ve menfaati beklemek ne derece divânelik olduðu târif edilmez. Hem Ýmân ve hakikat noktasýnda, bu çeþit meraklarýn büyük zararlarý var. Çünkü gaflet verecek ve dünyaya boðduracak ve hakiki vazife-i insaniyeti ve ahireti unutturacak olan en geniþ daire ise siyaset dairesidir. Hususan böyle umumi ve mücadele suretindeki hadi se ler, kal bi de bo ðu yor. Gü neþ gibi bir Ýmân lazým ki, herþeyde, her vaziyette, herbir harekette kader-i Ýlahi ve kudret-i Rabbaniyenin i zi ni, e se ri ni gör sün, ta o zulm-ü zulmette kalb boðulmasýn, Ýmân sönmesin; akýl, tabiat ve tesadüfe saplanmasýn. Emirdað Lâhikasý, s. 111 LÛGATÇE:

âfâk: Dünya meseleleri, hadiseleri. âfâkî: Dünyaya ait sýradan me seleler, hadiseler. malayaniyat: Faydasýz, boþ þeyler veya sözler. þerik: Ortak. fýtrat: Yaratýlýþ. ihtiyac-ý manevî: Manevî ihtiyaç. hilkat: Yaratýlýþ. muvakkat: Geçici. mûcib-i merak: Meraka deðen, dikkati çeken. ârýzî: Sonradan var olan. Bahr-i Muhît: Büyük okyanus. rubûbiyet: Cenâb-ý Hakk’ýn her zaman, her yerde ve her mahlûka muh taç ol du ðu þey le ri ver me si, terbiye etmesi.

‘‘

Y

Þüphesiz Allahu Teâlâ Ramazan orucunu farz kýldý. Ben de size Teravihi sünnet kýldým. Öyleyse kim ki, îman ederek ve sevabýný kesin olarak Allah'tan bekleyerek gündüzünü oruçlu, gecesini de ibâdetle geçirirse, bu geçmiþ günahlarýna keffâret olur. Câmiü's-Saðîr, No: 969 / Hadis-i Þerif Meâli

Ubudiyet ve duâ “Ýnsan, þecere-i hilkatin meyvesi olduðundan, meyve gibi en uzak ve en câmi ve umûma bakar ve umûmun cihetü’l-vahdetini içinde saklar bir kalb çekirdeðini taþýyan ve yüzü kesrete, fenâya, dünyaya bakan bir mahlûktur. Ubûdiyet ise, onun yüzünü fenâdan bekaya, halktan Hakka, kesretten vahdete, müntehâdan mebde’e çeviren bir hayt-ý vuslat, yahut mebde ve müntehâ ortasýnda bir nokta-i ittisaldir.” 1 nsan bu â le me i lim ve du â va sý ta sýy la te kem mül etmek için gönderilmiþtir. Mâhiyet ve kâbiliyet i’tibârýyla her þey ilme bað lý dýr. Ve bü tün hakîkî ilimlerin esâsý ve mâdeni, nûru ve rûhu marifetullahtýr. Yanî Allah’ý bilmek ve tanýmaktýr. Ve o nun da en yük sek e sâ sý Al lah’a î mândan sonra muhabbetullahtýr. Hem insan, nihâyetsiz acziyle berâber sýnýrsýz belâlara mâ’rûz ve hadsiz düþ manlarýn hücûmuna müptelâ; nihayetsiz fakirliðiyle berâber sonsuz ihtiyaçlara giriftâr ve nihâyetsiz arzulara ve taleplere muhtaç olduðundan, yaratýlýþtan ge len aslî vazîfesi, îmândan sonra, duâdýr. Duâ ise ubûdiyetin rûhu, özü ve esâsýdýr. Ýnsanýn yaratýlýþ vazîfesi Allah’ý tanýmak, O’na îmân ile inanmak ve kulluk yapmaktýr. Bu sebeple de insan bu âleme ilim ve duâ vasýtasýyla tekâmül etmek ve meleklerden de üstün bir makama çýkabilmek için gönderilmiþtir. Ýnsanýn mâhiyetine yüce Allah çok þümûllü ve yüksek istidâdlar koymuþtur. Ýnsan bu istidâdlarla kulluk yapmalý, yüce makamlara çýkmalý ve Allah’ýn rýzâsýna kavuþmalýdýr. Kulluk ve duâ da ilim ile yani kabiliyetlerimizi nemâlandýrarak ve geliþtirerek gerçekleþecektir. Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu? Bu sebepledir ki her þey ilme baðlýdýr. Ýlim ise elbette ki marifetullah ilmi olmalýdýr. Allah’ý bilmek, bütün isimleri ve sýfatlarý ile O’nu tanýmak ve O’na hakîkî mânâda kulluk yapmaktýr. Ýnsan Allah’a îmân ettikten sonra o îmân-ý billâh olur. Ýnsan îmân-ý billâhtan sonra marifetullaha ulaþmalýdýr. Marifetullah Allah’ý hakîkî manada tanýmak ve bilmektir. Marifetullahtan sonra da muhabbetullah makamýna ulaþýlýr. Oradan da insan müþahedetullah ve lezzet-i rûhaniyeye kavuþmalýdýr ki îmân-ý kâmil tahakkuk etsin. Ýþte insan kabiliyetlerini inkiþâf ve inbisât ettirerek ilim ile bu makamlara ulaþabilir ve hakîkî yaratýlýþ gâyesine kavuþur. Ýnsan sonsuz aczi, nihâyetsiz fakirliði ve hadsiz belâlara düþkünlüðü ile çaresiz ve aciz bir mahlûktur. Ayný zamanda da düþmanlarý hadsizdir. Çok sýcaktan ve soðuktan korkar ve etkilenir. Gözüyle göremediði mikroptan titrer. Nihâyetsiz ihtiyaçlarý ve düþmanlarý vardýr. Ýþte bunlarýn üstesinden gelebilmek için bir koruyucuya ve aczine ve fakirliðine hem cevap verebilen hem de düþmanlarýný def edebilen bir yaratýcýya ihtiyaç duyar. Bu sebepledir ki duâ ile o Rabbin kapýsýný çalsýn ve bütün ihtiyaçlarý karþýlansýn ve düþmanlarý da def edilebilsin. Ýþte bütün bunlarý yapacak ancak ve ancak âlemlerin Rabbi Kadîr-i Rahîm olan Allah’týr. Böylece duâ ve ubûdiyet kulluðun esâsý ve özüdür. Yüce Allah bizleri duâ etmek için nihayetsiz aciz ve fakir yaratmýþtýr ki, hakîkî vazîfemiz olan duâ ve kulluða yönelelim ve sadece O’ndan isteyelim, O’na yalvaralým. Ubûdiyet ve kulluk Allah emrettiði için yapýlýr. Neticesi ise Allah’ýn rýzâsýdýr. Faydasý ahirettedir.

i

çýkýp, O’nun nimetlerinden faydalanmamasý gerekir. Eðer faydalanýyorsa o zaman o nimetlerin karþýlýðý olarak Allah’a teþekkür nevinden þükür vazîfesini yapmasý gerekir. Ýþte yapýlan ibâdetler bir nevî bize verilen nihâyetsiz nimetlere þükür ve teþekkürdür. Eðer onu da yapmaz isek insan bakicimic@hotmail.com / http://www.feyzinur.com olmanýn mâhiyeti ve fýtratýn gereði nedir? Dünyevî bir fayda için yapýlan ibâdet semeresiz“Demek, duâ bir sýrr-ý ubûdiyettir. Ubûdiyet idir. Hatta dünyada bir maslahat ve fayda görmek se, hâlisen livechillâh olmalý. Yalnýz aczini izhâr niyetiyle yapýlan ibâdetlerde ihlâs ve Allah rýzâsý edip, duâ ile O’na ilticâ’ etmeli, rubûbiyetine kakalkar, o ibâdet de ibâdet rûhundan uzaklaþýr. O- rýþmamalý. Tedbîri O’na býrakmalý, hikmetine nun için ibâdetler sýrf Allah emrettiði için yapýlýr. i’timâd etmeli, rahmetini ithâm etmemeli.” 3 Ýbâdetin rûhu niyettir. Bedîüzzamân Hazretleri “Bu i’tibârla, insanýn Allah’a karþý ubûdiyet, “Niyet ise bir rûhtur, o rûhun rûhu da ihlâstýr” vazîfesidir.” 4 Hem hayat, bütün cihazatýyla þüder. Ýhlâs ise sadece Allah rýzâsý için çalýþmak ve i- kür ve ubûdiyet ve tesbihin menþe ve medârýbâdet yapmaktýr. Yani karþýlýðýnda dünyevî ve uh- dýr. Öyleyse ubûdiyet ve duâlarýmýzý cemaatî revî hiçbir menfâat beklemeden ibâdet yapmaktýr. intisâb ile cüz’î ubûdiyet ve duâ ve dâvâmýzý küllî, Ýnsan bu duruþu ve inanýþý ile ibâdet yapar. Ancak geniþ bir ubûdiyete çevirip küllî, umûmî hâle döAllah, kul istemeden ve niyet etmeden dünyevî nüþtürmeliyiz. faydalar verirse o Allah’ýn fazlýndandýr. Ýbâdetleri Öyleyse insanýn fýtratýndan gâye ubûdiyettir. iptal etmez. Çünkü kul bizzat kastî olarak ne niye- Ubûdiyet ise, Allah’ýn dergâh-ý izzetine kusûrlaten ne de fiilen o matlûblarý istememiþtir. Kulun rýný Estaðfirullah ve Sübhânallah ile ilân etmekniyet ve fiillerinden râzý olan Allah, o kuluna faz - tir. “Ubûdiyeti emreden tekliftir. Mükellefiyetini lýndan ve ikrâmýndan dünyevî faydalar verebilir. ifâ edenin, mükellefiyet müddetince, mükellefiBunlar kalbde rahatlýk, geçim kolaylýðý, bereketli yet-i askeriye gibi yemekleri, libâslarý ve sair harýzýk gibi faydalar olabilir. Bunlar Allah’ýn ikrâmý yat lâzimeleri hazine-i Rahmân’dan verilir. Müve ihsânýdýr. Yapýlan ibâdetlerin neticesi deðildir. kellefiyet-i askeriye iki buçuk senedir. Amma “Ubûdiyet, mukaddeme-i mükâfat-ý lâhika de- mükellefiyet-i ubûdiyet, müddet-i ömürdür.” 5 ðil, belki netice-i nimet-i sabýkadýr. Evet, biz ücretimizi almýþýz; ona göre hizmetle ve ubûdiyetle Dipnotlar: muvazzafýz.” 2 Öyleyse ibâdetler ancak geçmiþte 1- Sözler, 2004, s: 584. bize verilen nimetlerin þükrü olabilir. Çünkü biz 2- Sözler, 2004, s: 578. Allah’ýn hem memlûku hem de mülkünde iþle3- Sözler, 2004, s: 507. yen ve nimetlerinden istifâde eden kullarýyýz. 4- Mesnevî-i Nuriye, Buna râzý olmayan Allah’ýn sayýlamayacak kadar 2006, s: 354. nimetlerini nasýl îzâh edecek ve inkâr edecek? E5- Mesnevî-i Nuriye, ðer inkâr ederse o zaman Allah’ýn mülkünden 2006, s: 352.


HABER

Y

Genel Yayýn Müdürü

Yayýn Koordinatörü

Haber Müdürü Recep BOZDAÐ Ankara Temsilcisi Mehmet KARA Reklam Koordinatörü Mesut ÇOBAN Görsel Yönetmen: Ýbrahim ÖZDABAK

Kâzým GÜLEÇYÜZ

Abdullah ERAÇIKBAÞ

Abone ve Daðýtým Koordinatörü: Adem AZAT

Yeni Asya Gazetecilik Matbaacýlýk ve Yayýncýlýk Sanayi ve Ticaret A.Þ. adýna imtiyaz sahibi

Mehmet KUTLULAR Genel Müdür

Recep TAÞCI

Yazý Ýþleri Müdürü (Sorumlu) Mustafa DÖKÜLER Ýstihbarat Þefi Mustafa GÖKMEN Spor Editörü Erol DOYURAN

Yeni Asya basýn meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir.

Merkez: Gülbahar Cd., Günay Sk., No: 4 Güneþli 34212 Ýstanbul Tel: (0212) 655 88 59 Yazýiþleri fax: (0212) 515 67 62 Kitap satýþ fax: (0212) 651 92 09 Gazete daðýtým: Telefax (0212) 630 48 35 ÝlânReklam servisi fax: 515 24 81 Caðaloðlu: Cemal Nadir Sk., Nur Ýþhaný, No: 1/2, 34410 Ýstanbul. Tel: (0212) 513 09 41 ANKARA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Meþrutiyet Cad. Alibey Ap. No: 29/24, Bakanlýklar/ANKARA Tel: (312) 418 95 46, 418 14 96, Fax: 425 03 36 ALMANYA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Zeppelin Str. 25, 59229 Ahlen, Tel: 004923827668631, Fax: 004923827668632 KKTC TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Avni Efendi Sok., No: 13, Lefkoþa. Tel: 0 542 859 77 75 Baský: Yeni Asya Matbaacýlýk Daðýtým:Doðan Daðýtým Sat. ve Paz. A.Þ.

Yayýn Türü: Yaygýn süreli

Hem saðlýklý, hem kazançlý SÝGARA VE SAÐLIK ULUSAL KOMÝTESÝ DÖNEM BAÞKANI DAÐLI, “2010 YILINDA BÝR ÖNCEKÝ YILA GÖRE 14 MÝLYAR ADET DAHA AZ SÝGARA ÝÇÝLMESÝ, BÝR YILDA 4 MÝLYAR LÝRA TASARRUF ETTÝÐÝMÝZ ANLAMINA GELÝYOR’’ DEDÝ. SÝGARA ve Saðlýk Ulusal Komitesi Dönem Baþkaný Prof. Dr. Elif Daðlý, 2010 yýlýnda bir önceki yýla göre 14 milyar adet daha az sigara içilmesi ile bir yýlda 4 milyar lira tasarruf edildiðini bildirdi. Prof. Dr. Elif Daðlý, sigara yasaðýnýn uygulamaya konulmasý sayesinde 2010 yýlýnda bir önceki yýla göre 14 milyar adet daha az sigara içildiðini belirtti. Prof. Dr. Daðlý, þunlarý söyledi: ‘’Bu da sigara içen insan baþýna 41 paket daha az sigara içilmesi anlamýna geliyor. Bu çok yüksek bir sayý. Hiçbir reçete ile bütün doktorlar bir araya gelse bunu saðlayamazdý. Bunun bir de malî boyutu var. 14 milyar adet daha az sigara içilmesi, bir yýlda 4 milyar lira tasarruf ettiðimiz anlamýna geliyor. Sigaraya yýlda 25 milyar liraya yakýn para harcanýyordu. Þimdi bundan 4 milyar lira azaldý. Son dönemde sigara vergisi de yüzde 78’e çýkartýldý. Böylece 2010 yýlýnda daha az sigara içilmesine raðmen, bir önceki yýla göre 4 milyar lira daha fazla vergi alýndý. Yani doðru politikalarla bir yýlda 8 milyar lira kazandýk.’’ Rize / aa

Baðcýlar’da pitbull dehþeti BAÐCILAR Kâzým Karabekir Mahallesi’nde evlerinin önünde oturan Nazlýcan Tatlýsu’ya (9), sahibi henüz belirlenemeyen Pitbull cinsi bir köpek saldýrdý. Küçük kýzýn çýðlýklarý üzerine yardýma gelen komþularý, Tatlýsu’yu kurtaramayýnca köpek býçaklanarak öldürüldü. Nazlýcan, ailesi tarafýndan Haseki Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi’ne götürüldü. Tedavi altýna alýnan ve bacaklarýndan yaralandýðý belirtilen küçük kýzýn saðlýk durumunun iyi olduðu öðrenildi. Polis, konuyla ilgili soruþturma baþlattý. Ýstanbul / aa

ISSN 13017748

4 AÐUSTOS 2011 PERÞEMBE

NAMAZ VAKÝTLERÝ Hicrî: 4 Ramazan 1432 Rumî: 22 Temmuz 1427

Ýller Adana Ankara Antalya Balýkesir Bursa Diyarbakýr Elazýð Erzurum Eskiþehir Gaziantep Isparta

Ýmsak 4.04 4.00 4.23 4.22 4.14 3.40 3.41 3.27 4.10 3.55 4.19

Güneþ 5.39 5.42 5.58 6.03 5.57 5.17 5.20 5.09 5.52 5.30 5.56

Öðle 12.52 13.02 13.11 13.22 13.17 12.32 12.36 12.28 13.11 12.44 13.11

HASTANELERE BAÞVURU SAYISI AZALDI KAPALI alanlarda sigara içilmesinin yasaklanmasý sayesinde insanlarýn saðlýðýnda da çok önemli geliþmeler olduðunu vurgulayan Prof. Dr. Daðlý, ‘’2010 yýlýnda Ýstanbul’daki hastanelerin acil servislerine yapýlan baþvurularý incelediðimizde, bir önceki yýla göre sigara iliþkili hastalýklar dolayýsýyla yapýlan baþvurularda yüzde 20, kalp krizi dolayýsýyla yapýlan baþvurularda yüzde 30.3, astým nöbetlerinde yüzde 18.5, solunum yolu enfeksiyonlarýnda yüzde 20 azalma olduðunu tesbit ettik. Bu sayede tedavi giderlerinde de azalma oldu. Ancak bunun malî analizleri daha tam olarak yapýlmadý’’ diye konuþtu. Türkiye’nin yasaðý dünyada 6’ýncý, Avrupa’da ise 3’üncü ülke olarak uyguladýðýný dile getiren Daðlý, þu anda ise dünyada kapalý alanlarda sigara yasaðý uygulayan ülke sayýsýnýn 31’e çýktýðýna dikkat çekti. Daðlý, hedeflerinin 2023 yýlýnda ülkemizde sigara satýþýnýn tamamen yasaklanmasý olduðunu kaydetti.

Ýkindi 16.38 16.52 16.56 17.11 17.07 16.19 16.25 16.18 17.01 16.30 16.58

Akþam 19.53 20.09 20.11 20.28 20.25 19.35 19.41 19.35 20.18 19.45 20.14

Yatsý 21.20 21.42 21.38 22.01 21.59 21.04 21.11 21.08 21.51 21.12 21.42

Ýller Ýstanbul Ýzmir Kastamonu Kayseri Konya Samsun Þanlýurfa Trabzon Van Zonguldak Lefkoþa

Ýmsak 4.10 4.30 3.49 3.55 4.11 3.40 3.49 3.28 3.25 3.57 4.18

Güneþ 5.55 6.08 5.35 5.34 5.48 5.25 5.25 5.12 5.03 5.43 5.50

Öðle 13.17 13.25 12.58 12.51 13.03 12.48 12.38 12.34 12.20 13.06 12.59

Ýkindi 17.09 17.13 16.50 16.40 16.50 16.40 16.24 16.26 16.08 16.58 16.42

Akþam 20.27 20.29 20.09 19.56 20.06 19.58 19.39 19.44 19.24 20.17 19.56

3 Yatsý 22.03 21.58 21.46 21.26 21.35 21.35 21.07 21.20 20.54 21.54 21.20

Sivilleþme için

irtibat@yeniasya.com.tr

llah selâmet versin, emektar yazarlarýmýzdan, eski komutan Erol Erþenkal’ýn yeri geldikçe tekrarladýðý tesbiti þuydu: “Sonraki darbelerde önemli roller üstlenmiþ subaylarýn çoðu, 27 Mayýs’a da bir þekilde müdahil olan isimler. Bunlarýn yerini yeni nesiller aldýkça ordu da demokrasiye uyum saðlayacak.” Gerçekten, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Þubat, hattâ 27 Nisan’da ve 2000’li yýllarda yapýldýðý söylenip dâvâ konusu olmuþ darbe planlarýnda öne çýkan generallerin tamamý, 27 Mayýs’tan etkilenmiþ. Ve çoðu, önceki darbelerde de görev almýþ. Ama zamanýn akýþý içinde nesiller yenilenirken, bu gerçek orduda da hükmünü icra ediyor. Harbiye öðrencisi ve yeni teðmen iken 27 Mayýs’a yakalanmamýþ yeni bir jenerasyon geliyor. “En genç Genelkurmay Baþkaný” sýfatýyla TSK komuta kademesinin baþýna getirilen Org. Necdet Özel, bu neslin ilk örneði sýfatýný taþýmakta. Onunla ilgili bazý haberlerde yer alan “27 Mayýs baþta olmak üzere darbelerin hiçbirinde bulunmadý. Harbiye’den 1969’da mezun oldu. 12 Eylül’de Kýbrýs’taki Türk Barýþ Gücündeydi” bilgileri, Erþenkal’ýn tesbitini teyid eder nitelikte. Dileðimiz, darbecilik gölgesi taþýmayan bu sicilin, orduyu tam olarak demokrasiyle uyumlu bir hale getirecek esaslý reformlarla taçlanmasý. Elbette ki, o reformlarý yapacak olan irade sivil iktidar. Ama herkesten önce buna katký saðlamasý ve destek vermesi gereken de, bizzat ordu. Burada, Franco sonrasý Ýspanya’daki sivilleþme reformunun mimarý, eski Savunma Bakaný Narcis Serra’nýn ifadelerini hatýrlamakta fayda var: “Ordu mensuplarýný izole ederek, askere raðmen orduda reform yapamazsýnýz. Orduda gerçek bir reform, askerlerin desteði alýnmadan yapýlamaz. Ordunun demokratikleþmesi, diðer alanlardaki demokratikleþme süreci ile tamamlanmasý gereken kapsayýcý bir süreç olmalý. “Askerî reform, sadece yasa deðiþtirmekle deðil, ancak ordu içindeki düþünce tarzýnýn deðiþimiyle olabilir. Yaptýðýnýz tüm reformla-

A

rýn bizzat ordu tarafýndan da kabul edilmesi gerekiyor.” (Serra’nýn daha detaylý beyanlarý için bkz. “Ýspanya’dan sivilleþme dersleri” yazýmýz, 30.3.11 ve Þenay Yýldýz’ýn röportajý, Akþam, 25.3.11) Bu itibarla, ordudaki deðiþimin olumlu ve saðlýklý bir mecrada gerçekleþebilmesi, evvelâ kendi içinde bu yönde bir irade geliþtirmesine baðlý. Ki, Bediüzzaman’ýn “Kahraman ordu dizginini kurtarýr” tesbiti de yine bu mânâyý teyid ediyor. Bu süreçte sivil iradeye düþen, provoke edici ve itibarsýzlaþtýrýcý tavýrlardan uzak durup, yapýcý, ikna edici ve teþvikkâr yöntem ve söylemlerle sivilleþme reformlarýný gündeme taþýmak olmalý. Ordunun kendisini devlet kurucusu ve cumhuriyetin muhafýzý olarak gördüðü bir ülkede bu yaklaþýmý deðiþtirip, TSK’yý sivilleþme ve demokrasi ile uyumlu bir çizgiye çekmek, çok dikkatli, dengeli ve özenli davranýlmasýný gerektiriyor. Genelkurmay’ýn Millî Savunma Bakanlýðýna baðlanmasý; general ve personel sayýsý azaltýlýp ordu sayýca küçültülürken profesyonelleþtirilip teknik donanýmý tahkim edilerek güçlendirilmesi; zorunlu askerliðin kaldýrýlmasý; askerî yargýnýn laðvý; orduevi, lojman ve sosyal tesis gibi konulardaki ayrýcalýk ve eþitsizliklerin sona erdirilmesi gibi, âcilen yapýlmasý gereken çok þey var. Ve bunlarýn yapýlmasý, TSK’nýn da hayrýna. Bir baþka çok önemli nokta, askerî okullardaki eðitim zihniyetinin ve müfredatýnýn yenilenip, evrensel deðerler, toplumun gerçekleri, hukuk ve demokrasi ilkeleri ile uyumlu hale getirilmesi. Keza, askerî okullarýn yaný sýra, sivil eðitim sisteminin ve kurumlarýnýn da, antidemokratik ve hukuk dýþý militarist zihniyetin hâlâ devam etmekte olan müdahalelerinden kurtarýlmasý. Okullardaki kýþla düzenine son verilip, “rahathazýrol” komutlarý ve Andýmýz gibi ilkelliklerin bir an önce uygulamadan kaldýrýlmasý; Millî Güvenlik derslerinin ya iptal edilmesi veya demokratik bir içerikle sivil öðretmenlerce verilmesi. Ve tüm bunlarýn askerin katkýsýyla yapýlmasý.

Kâbe’deki akþam namazý YouTube’da canlý yayýnda VÝDEO paylaþým sitesi YouTube’un Ramazan’ýn ilk gününü tebrik amacýyla Mekke’de kýlýnan akþam namazýný canlý olarak yayýnlamaya baþladýðý bildirildi. Uygulamanýn Ramazan’ýn son gününe kadar devam edeceði öðrenildi. Yerel medyada çýkan haberlere göre Kâbe’den yapýlan canlý yayýn kararýna, Suudi Arabistan Kültür ve Bilgi Bakanlýðý ile Google’a

4

ait Geliþen Arabistan arasýnda haftalar süren görüþmelerin ardýndan ulaþýldý. Geliþen Arabistan bölge müdürü Abdül Rahman Tarabzuni, herkesin konu üzerinde özveriyle çalýþtýðýný ve canlý yayýna Ramazan’ýn ilk gününde ve ilk saatlerinde baþlandýðýný söyledi. Canlý yayýnýn Suudi bakanlýðýn bir vizyonu olduðu ve daha fazla Arapça muhteviyatý internet ortamýna taþýmak istenildiði ifade edildi. Dubai / cihan


4

HABER

4 AÐUSTOS 2011 PERÞEMBE

ÝSTÝFALAR ÝLK DEÐÝL ahmetdursun81@hotmail.com

Eski Türkiye’den Yeni Türkiye’ye on günlerin popüler kavramsallaþtýrmalarýndan biri olan ‘Yeni Türkiye’ ifadesi, iþaret ettiði alanlar itibariyle birçok yönüyle incelenmeye ve karþýtý olan eskisiyle karþýlaþtýrýlmaya muhtaçtýr. Böyle bir inceleme ve karþýlaþtýrma sonunda ülkemizin bir asrý aþan demokratikleþme mücadelesinde geldiði noktayý ve nasýl bir isimlendirmeyi hak ettiðini daha rahat görebiliriz. Osmanlý’da hürriyetin ilaný olarak da anýlan 2. Meþrûtiyet, her þeyden evvel bir elit hareketiydi. Halka dayanmayan, halkýn yer almadýðý bu hareketin öncülüðünü yapanlar deðiþim yanlýsý, çoðunlukla asker kökenli aydýnlardý. Ýttihad ve Terakki kadrolarýna hâkim olan seçkin bir zümre, kendi zihniyet ve deðerlerine göre deðiþimi gerçekleþtirdiler. Halkýn yer almadýðý bu harekette deðiþim onlarýn istediði kadar ve istedikleri gibi oldu. Zira oyunun kurallarýný koyanlar kendileriydi. Cumhuriyet de böyle bir yapý içinde, bu kadrolarla kuruldu ve bugün köhnemiþlik, kokuþmuþluk ve çürümüþlük itibariyle eski olarak adlandýrdýðýmýz, bir türlü çaðdaþ dünyaya entegresini saðlayamadýðýmýz sistemin de temelleri atýldý. Bu sistemin anahtar kavramlarýndan olan Kemalizm; tabuculuk, otoriterlik, elitistlik gibi kodlarý hep içinde barýndýrdý. Bugünkü yenileþme çabalarý, daha çok köhnemiþliði ifade eden bu kodlardan sýyrýlarak hak ve hukukun hâkim olduðu, adaletin evrensel deðerler çerçevesinde paylaþtýrýlabildiði, sokaktaki insanýn sözünün sistemde yer bulabildiði yeni bir düzenin kurulabilmesi mücadelesini ifade etmektedir. Günümüzün yenileþme hareketinin Ýkinci Meþrûtiyet’ten ya da Birinci Cumhuriyet’in yenileþme algýsýndan elbette ki mühim farklarý vardýr. Yeni Türkiye’nin en mühim farký, belki Batý’daki gibi olmasa bile, milletin iradesini temsil eden sivil bir iktidar eliyle deðiþimin gerçekleþtiriliyor olmasýdýr. Bu sefer kurallarý koyan, oyunun nasýl oynanacaðýný belirleyen kendilerini her þeyin hâkimi addeden seçkinler deðil, bizzat sivillerdir. Sivil inisiyatif, gerek 367 krizinde, gerekse referandumlarda her zamankinden güçlü olarak kendini göstermiþ, bu oyunda güdülen deðil, bizzat oyuncu olmak isteðini defalarca yinelemiþtir. Gücünü sivil hareketten alan yeni oluþumlarýn Türkiye’yi özlenen demokratik sisteme kavuþturacaðýný, tabulardan, öcülerden sýyrýlmýþ, çaðdaþ dünyaya rahatlýkla uyum saðlayabilecek sivil bir anayasanýn da ancak böyle oluþabileceðini söylemek gerekir. Bu baðlamda, Yeni Türkiye kavramsallaþtýrmasýna þüpheyle bakmak yerine, arzulanan Yeni Türkiye’nin her alanda içerisini doldurmaya katký saðlamak, yeni düzenin temel kodlarýný belirlemede yardýmcý olmak ve bunun mücadelesini vermek saðlýklý bir yaklaþým olacaktýr. Ordu-siyaset-devlet iliþkilerinin yeniden yapýlandýrýlmasýndan sivil bir anayasanýn kurgulanmasýna, adil bir yargý sisteminden demokratik ve temel deðerlerle bezendirilmiþ bir eðitim anlayýþýna kadar birçok alanda yapýlan bu mücadelede tuðla tuðla örülen Yeni Türkiye’ye katkýda bulunmak; varsa itiraz ve eleþtirileri hakperestlik çerçevesinde, tutarlý bir þekilde yapmak gerekmektedir. Eðer bazýlarýnýn iddia ettiði gibi, ‘Yeni Türkiye’ içi boþ ve kof yeni bir oyunun adýysa, kurallarý yine baþkalarý koyuyorsa, yine birileri üfleyip biz oynuyorsak; elbette ki kurulan yeni deðil, eskinin farklý bir versiyonu olacaktýr. Varsa böyle bir oyun, “bak biz dememiþ miydik?” beklentisi yerine, bu oyunlarý bozacak teyakkuzun içinde olmak, doðru deðiþimin destekçisi olmak, demokratik Türkiye’nin oluþumu için daha takdirkâr bir tutum olacaktýr. “Ümitvâr” oluþumuz, bunu gerektirmektedir. Bana göre; son kertede Genelkurmay Baþkaný ile birlikte kuvvet komutanlarýnýn sivil irade karþýsýnda geri adým atmalarý, her alanda kendilerini dokunulmaz sayanlarýn saltanatlarýnýn hukuk eliyle bir bir sona erdirilmeleri, kendini arayan, daha sivil ve þeffaf bir Yeni Türkiye’nin ‘eksik’ resmidir. Bu eksik resmin tamamlanabilmesi eskiden kalan alýþkanlýklarýn kurumlardan el çektirilebilmesi, ideolojik yapýlanmalarýn ve dayatmalarýn ortadan kaldýrýlabilmesi, Kemalizme ait eski izlerin hak, hukuk ve adalet çerçevesinde silinebilmesi ile mümkün olacaktýr. Bu, demokrasi sevdalýlarýnýn daha çok terlemesi anlamýna gelmektedir.

AKP Ýstanbul Milletvekili Prof. Dr. Mustafa Þentop, Yüksek Askeri Þura (YAÞ) öncesi emeklilik isteyen generallerle ilgili, bu durumun kriz olarak algýlanmamasý gerektiðini söyledi. Ýstifalarýn daha önceden konuþulduðunu ifade eden Þentop, “Genel intiba sonucun hayýrlý olmasý yönündedir. Bunu büyük bir kriz gibi görmemek, tabii karþýlamak gerekir. Üç kuvvet komutanýnýn zaten emeklilikleri gelmiþti. Sadece Genelkurmay Baþkaný’nýn istifasý söz konusudur. Geçmiþte ‘Ben bu hükümetle

Y

çalýþamayacaðým’ deyip istifa eden Necip Torumtay gibi Genelkurmay Baþkaný vardýr. Bu bir ilk deðildir” dedi. Hukuk ve adaleti yemek yapmaya benzeten Þentop, þöyle devam etti: “Yemek yapmak için aþçý ve malzeme gerekir. Malzeme ne kadar iyi olursa olsun aþçý kötüyse ortaya iyi bir yemek çýkmaz. Ama malzeme ne kadar kötü olsa da, iyi bir aþçý ortaya güzel bir yemek çýkarabilir. Burada malzeme; hukuk, kurallar ve kanunlardýr. Aþçý ise hukukçulardýr. Türkiye’de yeni bir anayasa yapýlmalýdýr. Yeni anayasal düzenle aþçýlar da yani hukukçular da deðiþmelidir. Türkiye Cumhuriyeti sözel devlet olmaktan çýkýp, kitabi yani hukuk devleti olma yolunda ilerliyor.” Ýstanbul/cihan

 61. Hükümetin, ilk bakan yardýmcýsý belli oldu. Alýnan bilgiye göre, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakaný Nihat Ergün, bakan yardýmcýsý olarak Davut Kavranoðlu’nun atama kararnamesini imzalanmak üzere, Baþbakanlýða gönderdi. Kavranoðlu, 1962 yýlýnda Rize Gündoðdu’da doðdu. Orta okul ve liseyi Ýstanbul Suadiye Lisesi’nde okudu. 1984 yýlý yaz döneminde ÝTÜ Elektronik ve Haberleþme Mühendisliðinden mezun oldu. Amerika'da 1986 yýlýnda master ve 1989 yýlýnda doktorasýný elektronik mühendisliði alanýnda tamamladý. Suudi Arabistan’da Kral Fahd Üniversitesinde 1993 yýlýnda doçent oldu. 2006-2007 yýllarý arasýnda Ýstanbul Ticaret Üniversitesi’nde doçent olarak görev yaptý. Aðustos 2009’dan itibaren Yalova Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliði Bölümüne Profesör olarak atandý. Profesör Kavranoðlu’nun yayýnlanmýþ çok sayýda makale ve diðer yayýnlarý bulunuyor. Kavranoðlu, Kavranoðlu, evli ve 7 çocuk babasý. Ankara / aa

Demokrasimiz kazandý ve bir kez daha güçlendi! rg. Iþýk Koþaner ve kuvvet komutanlarýnýn, “Görülen lüzum üzerine” emekliliklerini istedikleri bildirildi. Bunda-bazý general ve amiraller de dâhilmuvazzaf subaylarýn Ergenekon ile Balyoz dâvâlarýndan yargýlanmasýnýn rol oynadýðý konuþuluyor. Kara Kuvvetleri Komutanlýðýna, Jandarma Genel Komutaný Org. Necdet Özel getirildi. Cumhuriyet tarihinde ilk kez vukuu bulan böylesine bir haber, manþetlerde benzer cümlelerle yer aldý. Cumhuriyet döneminde, TSK bünyesinde ilk kez yaþadýðýmýz bu olay, demokrasimizin zaferidir. Gerçekten böyle bir haber, cumhuriyetten bu yana hangi dönemde vukuu bulursa bulsun, gazetelerde çok büyük manþetler atýlmasýna, hükümet ve siyasî partiler aleyhine yazýlar yazýlmasýna, Baþbakanýn ve hükümet ricalinin yerden yere vurulmasýna sebep olacak ölçüde haber olurdu. Demokrasimizin rafa kaldýrýldýðý, askýya alýndýðý, buzdolabýna konduðu veya konacaðý yorumlarý takip ederdi. Piyasanýn indiðine, bindiðine, dolarýn veya dövizin ne kýlýklara girdiðine dair haberler yapýlýrdý. Haberler, radyo ajanslarýnda veya televizyonlarda duyurulduðunda, halk sokaklara dökülürdü. Fýsýltý gazetesi ayyuka çýkardý. Ýstifalarýn kabul edilmemesi yolunda demeçler verilir ve telgraflar çekilirdi. Demokrasimizde, bilmem ne kadar daha geriye gidildiði söylenirdi. Nitekim buna benzer çeþitli askerî hareketler olduðunda veya üst rütbeli askerlerden demeçler verildiðinde, hepsine sen siyasetle uðraþýyorsun, sen demeç veremezsin, sen kýþlanda konuþ denmediði gibi, bu asker kiþiden, sen nasýl böyle açýklama yapabilirsin diyen olmazdý. Çarþý ortasýnda askerin katýldýðý adlî bir olay olsa, hiçbir rütbeli bu kiþilere subay, astsubay, erat bile olsa, kimse dokunmaz. “Ben merkez komutanlýðýna giderim, kendim giderim. Dokunma” diye söylenirler ve hakikaten dokunulmaz, aslan olurlardý! Ýhtilâller olduðunda veya yarý ihtilâle benzeyen hareketler olduðunda, “Yaþa, varol Harbiye” sözleri hemen ortalýða yayýlýrdý. Kahraman ordumuzun demokrasi havariliði anlatýlýrdý. Bir kuvvet komutaný deðil, bir tümen komutanýnýn ve tugay komutanýnýn dahi istifasýna rastlanmazdý. 30 yýldan beri, 30 bin vatan evlâdýnýn þehit veya gazi olmasý karþýsýnda yine kahraman askerimiz, ordumuz sözleriyle olay ve törenler yapýldý. Sadece tek söylediðimiz cümle, “ÞEHÝTLER ÖLMEZ, VATAN BÖLÜNMEZ”di. Bu 30 bin kiþi ölürken, bilmem kaç kiþi gazi olurken, astsubayýndan, subayýndan, yüksek rütbeli ve çok rütbeli generallerine kadar bir kiþinin veya çok sayýda komutanýn sorumlu olduðuyla ilgili mahkemeler açýldýðýna dair bir haber duymamýþtýk. Sanki yaþanan bu olaylarda verilen bu þehitler için birkaç kliþe sözden baþka aðzýmýzý açmýyorduk. Þimdi aðýzlar, yavaþ yavaþ açýlmaya baþlanmýþtý. Askerler için milyarlara varan bütçe ayrýlýrken, bu bütçe yasalar gereði ele bile alýnamazdý. “Orduya selâm” der gibi bütçe kabul edilirdi veya incelenirdi. Demokrasimiz içerisinde askerimiz sanki ayrý bir vatan örgütü gibi her þeyiyle ülke halkýndan ayrýlmýþtý. Yemeleri, içmeleri, eðlenmeleri, gazinolarý, düðünleri, þölenleri, törenleri, kuaförleri, parklarý, bahçeleri, hastaneleri, doktorlarý, kamplarý, gezi yerleri lojmanlarýyla hepsi halktan koparýlmýþtý. Askerî idarî mahkemeleri, askerî ceza yasalarý, askerî hâkimleri ve hekimleri ile toplumdan ayrýlmýþlardý. Ama devri devran geldi, askerî hastanelerden baþlayarak, askerî mahkemelere kadar ve ceza yasalarýna kadar birçok ayrýcalýklar kaldýrýlmaya baþlandý. Bu ayrýcalýk, bu imtiyazlýlýðý ülke halký hazmedemiyor, içine sindiremiyor, bu duruma tepkiler dört bucaðý sarmýþtý. Konuyu burada baðlýyoruz. 3 kuvvet komutanýn ve Genel Kurmay Baþkanýnýn emekliliðini istemesi gazetelerde, Türk gazetelerinin vardýðý rüþtten dolayý, yukarýda açýkladýðýmýz haberleri bu boyutta koymuþlar ve esasýnda da normali yapmýþlardý. Þimdi, demokrasimiz sað olsun, vatanýmýz var olsun!

O

S

Ýlk bakan yardýmcýsý atandý

Av. TURGUT ÝNAL

Anayasa Mahkemesi eski Raportörü Osman Can, Hukukçular Derneði'nin Topkapý 1453 Sosyal Tesisleri'nde verdiði iftar yemeðinde konuþtu.

Ýstifalar yetmez sistem deðiþmeli ANAYASA MAHKEMESÝ ESKÝ RAPORTÖRÜ DOÇ. DR. OSMAN CAN, KOMUTANLARIN ÝSTÝFASININ YETMEYECEÐÝNÝ, ANAYASAL DÜZENÝN DEÐÝÞMESÝ GEREKTÝÐÝNÝ SÖYLEDÝ. ANAYASA Mahkemesi eski Raportörü Doç. Dr. Osman Can, Hiyerarþi ve bürokrasinin deðiþmedikçe birkaç generalin istifa etmesiyle bayram yapmanýn anlamý olmayacaðýný belirterek, Eski anayasaya makyaj yaparak, yeni bir çalýþma olmamalýdýr. Geleceði hazýrlayan bir anayasa olmasý gerekiyor. Yani anayasal düzenin deðiþmesi gerekiyor” dedi. Hukukçular Derneði’nin Topkapý 1453 Sosyal Tesisleri’nde düzenlediði iftar yemeði çok sayýda hukukçuyu bir araya getirdi. Katýlýmcýlar arasýnda Prof. Dr. Hüseyin Hatemi, AKP

Ýstanbul Milletvekili Prof. Dr. Mustafa Þentop, Anayasa Mahkemesi eski Raportörü Doç. Dr. Osman Can da yer aldý. Eski Anayasa Mahkemesi Raportörü Doç. Dr. Osman Can, Türkiye’de darbelerin ürettiði anayasal bir düzenin bulunduðunu kaydetti. Hiyerarþi ve bürokrasinin deðiþmedikçe birkaç generalin istifa etmesiyle bayram yapmanýn anlamý olmayacaðýný vurgulayan Can, “Toplumun çok daha ileri demokrasi seviyesine gelmesi için buna ayak uyduracak yeni bir anayasa çalýþmasý ya-

pýlmalýdýr. Eski anayasaya makyaj yaparak, yeni bir çalýþma olmamalýdýr. Geleceði hazýrlayan bir anayasa olmasý gerekiyor. Yani anayasal düzenin deðiþmesi gerekiyor. Her türlü yapýnýn demokratik kanallarýnýn açýk hale gelmesi gerekiyor. Yeni yapýlacak anayasayla Ankara’nýn toplumun efendisi olmaktan çýkarýlýp, toplumun hizmetkârý haline getirilmesi gerekiyor.” þeklinde konuþtu. Osman Can ise, yeni anayasa ile Ankara’nýn ‘toplumun efendisi’ olmaktan çýkarýlmasý gerektiðini vurguladý.

Minas’a suikast dâvâsý da Ergenekon’la birleþtirildi

Diyarbakýr 6. Aðýr Ceza Mahkemesi’nde görülen davanýn 25. duruþmasýna sanýklar katýlmazken, avukatlar Mehmet Emin Aktar ve Selçuk Kozaðaçlý hazýr bulundu.

KCK dâvâsýnda, avukatlar ve Baro hakkýnda suç duyurusu DÝYARBAKIR 6. Aðýr Ceza Mahkemesi, terör örgütü PKK’nýn þehir yapýlanmasý olduðu iddia edilen KCK dâvâsýnda, ‘’yargýlamayý engelledikleri’’ gerekçesiyle sanýk avukatlarý ve mahkemenin talebine raðmen avukat görevlendirmeyen Diyarbakýr Baro Baþkanlýðý yönetimi hakkýnda suç duyurusunda bulundu. Diyarbakýr 6. Aðýr Ceza Mahkemesi’nde görülen davanýn 25. duruþmasýna sanýklar katýlmazken, avukatlar Mehmet Emin Aktar ve Selçuk Kozaðaçlý hazýr bulundu. Mahkeme Baþkaný Menderes Yýlmaz, sanýklardan Muharrem Erbey’in avukatý tarafýndan verilen dilekçede, müvekkilinin savunma yapmak istediðinin belirtildiði, bunun üzerine cezaevine sanýk Erbey’in duruþmada hazýr edilmesi için yazý gönderildiðini belirtti. Baþkan Yýlmaz, buna raðmen sanýk Erbey’in 4 günlük rapor alarak duruþmaya katýlmadýðýný söyledi. Mahkeme Baþkaný Yýlmaz, baronun kullandýðý Otomatik Avukat Atama Sistemi’nde (OCAS) þuanda iþlem yapýlamadýðýný, bunun da tutanakla kayýt altýna alýndýðýný bildirdi. Bu arada Diyarbakýr Baro Baþkaný Mehmet Emin Aktar, mahkemenin talebine karþýlýk hazýrladýklarý 5 sayfalýk yazýlý dilekçeyi mahkeme heyetine sundu. Mahkeme heyeti, verdiði kýsa bir aranýn ardýndan tutuklu sanýklarýn tutukluluk halinin devamýna karar verdi. Mahkeme heyeti ayrýca, ‘’yargýlamayý engelledikleri’’ gerekçesiyle sanýk avukatlarý ve OCAS üzerinden yapýlan görevlendirmeye raðmen duruþmaya katýlmayan 6 avukat ile mahkemenin talebi üzerine sanýklar için avukat görevlendirmeyen baro yönetimi hakkýnda Diyarbakýr Cumhuriyet Baþsavcýlýðý’na suç duyurusunda bulunulmasýný da kararlaþtýrdý. Mahkeme heyeti, duruþmayý erteledi. Diyarbakýr / aa

ERMENÝ cemaati lideri Minas Durmazgüler’e yönelik suikast hazýrlýðýna iliþkin açýlan ikinci dâvâ da, aralarýnda fiilî ve hukukî irtibat bulunduðu gerekçesiyle ikinci Ergenekon dâvâsý ile birleþtirildi. Minas Durmazgüler’e yönelik suikastte kullanýlmak üzere Ýbrahim Þahin tarafýndan bir glock tabancanýn Garip Ýrfan Torun’a verildiði iddia ediliyor. Böylece ikinci Ergenekon dâvâsýnda 5 ayrý iddianame ile sanýk sayýsý toplam 108’e yükselmiþ oldu. Ýstanbul 13. Aðýr Ceza Mahkemesi’nde görülen dâvâda Minas Durmazgüler’e yönelik suikast hazýrlýðý yapýlmasýna iliþkin Cumhuriyet Savcýsý Kasým Ýlimoðlu tarafýndan hazýrlanan iddianamenin okunmasý bir saat sürdü. Savcý Mehmet Ali Pekgüzel, okuduðu iddianamedan sonra bu dâvânýn, Ýkinci Ergenekon dâvâsý ile aralarýnda fililî ve hukukî irtibat bulunduðunu gerekçe göstererek birleþtirme kararý verilmesini talep etti. Talebi yerinde bulan mahkeme dâvâyý birleþtirdi. Ýkinci Ergenekon dâvâsýnýn ilk duruþmasý 8 Aðustos 2011 tarihinde görülecek. Ýstanbul / cihan

Ýrem Çiçek’den dâvâlarýn birleþtirilmesine itiraz ‘’KAMUOYUNU Yönlendirme Amaçlý Ýnternet Siteleri’’ dâvâsýnýn ‘’Ýrtica ile Mücadele Eylem Planý’’ dâvâsýyla birleþtirilmesi talebinine itiraz eden ‘’Ýrtica ile Mücadele Eylem Planý’’ dâvâsýnýn tutuklu sanýklarýndan Albay Dursun Çiçek’in kýzý ve avukatý Ýrem Çiçek, ‘’Ýnternet Andýcý’’ dâvâsý ile bitme aþamasýna gelen bu dâvânýn birleþtirilmesinin, mahkemenin adil bir yargýlama yapmadýðýnýn göstergesi olacaðýný savundu. Ýstanbul 13. Aðýr Ceza Mahkemesince, Silivri Ceza ve Ýnfaz Kurumlarý Yerleþkesi’ndeki salonda görülen duruþmada söz aDursun Çiçek’in kýzý ve lan avukat Çiçek, mahkemeye iki gizli avukatý Ýrem Çiçek þahidin beyanlarýndan fazlasýný delilleriyle ispatladýðýný, ancak mahkemenin müvekkilinin lehine olan bütün delilleri hiçe sayarak verilen tutuklama cezalarýna devam ettiðini savundu. Müvekkili Albay Dursun Çiçek’in, ‘’Ýnternet Andýcý’’ belgesinin gerçek olduðunu söylediðini hatýrlatan Çiçek, ‘’Bunu sadece Dursun Çiçek söylemiyor, sanýklar da söylüyor. Dursun Çiçek, ‘Islak imza da gerçek olsa, onu da söylerim’ diyor. Müvekkilim aleyhinde mahkemenize ulaþmýþ bir belge yoktur’’ diye konuþtu. Ýstanbul / aa

“Amirallere suikast’’ iddianamesi kabul edildi GÖLCÜK Donanma Komutanlýðýnda yapýlan aramada ele geçirilen belgelerden birinde ‘’Amirallere suikast giriþimi’’ iddiasýna iliþkin adlarý geçtiði öne sürülen Koramiral Deniz Cora ve Kurmay Albay Ümit Metin hakkýnda hazýrlanan iddianame mahkemece kabul edildi. Ýstanbul 12. Aðýr Ceza Mahkemesi, Koramiral Cora ve Albay Metin hakkýnda hazýrlanan iddianame üzerindeki incelemelerini tamamladý. Mahkeme, iddianamenin kabulüne karar verdi. Ýddianamede, Cora ve Metin’in ‘’terör örgütü üyeliði’’ suçundan 15’er yýla kadar hapis cezasýna çarptýrýlmalarý isteniyor. Ýstanbul / aa


HABER

Y

4 AÐUSTOS 2011 PERÞEMBE

5

Sivil anayasanýn temel þartý cevher@yeniasya.com.tr

nayasa tartýþmalarýnda “temel eksen”den kaçýþ, onca söyleme raðmen zihinlerin demokratikleþmediðini ortaya koyuyor. Aslýnda Cumhuriyet dönemi anayasalarýyla mukayese edildiðinde, yürürlükteki “12 Eylül ihtilâli anayasasý” bütün yamalara ve tâdilatlara raðmen “buyurgan devlet” karakterinden ve “resmî ideoloji” haline getirilen “Kemalizm” kýskacýndan kurtulmuþ deðil. 27 Mayýs kanlý darbesinin hazýrlattýðý “61 Anayasasý”nda bile bir tek “dibâcesi”nde açýkça “Atatürk devrimlerine baðlýlýk” ifadesi yer alýrken, “baþlangýç”tan baþlayarak “Atatürk milliyetçiliði, ilke ve inkýlâplarý, medeniyetçiliðine baðlýlýk”la “Kemalist atýflar”ýn ve olmazsa olmaz “þartlar”ýn koþulduðu “82 Anayasasý” baþtan sona ideolojik kalýplara sokulmuþ. Bütün bunlara karþý “yeni anayasa” tartýþmalarý, ne yazýk ki terörle ilintili olarak çoðu zaman hak ve özgürlüklerden azâde, salt “güvenlik” ekseninde ele alýnýyor. Ve dördüncü maddede “deðiþtirilemez ve deðiþtirilmesi teklif edilemez” kaydýnýn konulduðu ilk üç maddeye ve özellikle de “kimlik” vur-

A

DTP’li baþkanlara dâvâ

BAZILARI halen görevde bulunan ve 2009 yýlýnda kapatýlan DTP’den belediye baþkanýyken yaptýklarý ortak açýklama nedeniyle 98 belediye baþkaný ve 8 il genel meclis baþkaný hakkýnda dâvâ açýldý. Diyarbakýr Cumhuriyet Baþsavcýlýðý’nca hazýrlanan iddianamede, 4 Aralýk 2009 tarihinde kapatýlan DTP’nin 98 belediye baþkaný ile 8 il genel meclis baþkanýnýn, terör örgütü PKK’nýn elebaþý Abdullah Öcalan’ýn halen hükümlü bulunduðu Ýmralý Kapalý Cezaevi’ndeki koþullarý ile ilgili iddialar üzerine bir araya geldiði hatýrlatýldý. Ýddianamede, Diyarbakýr Büyükþehir Belediye Baþkaný Osman Baydemir tarafýndan okunan basýn bülteninde, Öcalan’ý kendilerinin iradesi olarak gördükleri ve hukuk önündeki konumunu kabul etmediklerini söyledikleri ve ‘’Biz de bu halkýn oylarý ile seçildiðimiz için halkýn bu konudaki düþüncelerini ifade etmek amacýyla böyle bir metni hazýrlama gereði duyduk’’ dediði kaydedildi. Haklarýnda ‘’Terör örgütünün propagandasýný yapmak’’ ve ‘’örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adýna suç iþlemek’’ suçlarýndan 20 yýla kadar hapis cezasýnýn istendiði iddianamede, 106 sanýðýn yargýlanmasýna önümüzdeki günlerde Aðýr Ceza Mahkemesi’nde baþlanacak. Sanýklar arasýnda Diyarbakýr Büyükþehir Belediye Baþkaný Osman Baydemir, Batman Belediye Baþkaný Nejdet Atalay, Siirt Belediye Baþkaný Selim Sadak, Van Belediye Baþkaný Bekir Kaya, Kayapýnar Belediye Baþkaný Zülküf Karatekin, Sur Belediye Baþkaný Abdullah Demirbaþ, Baðlar Belediye Baþkaný Yüksel Baran ve Yeniþehir Belediye Baþkaný Mehmet Selim Kurbanoðlu da yer alýyor. Diyarbakýr / aa

YAÞ'ta alýnan kararlar, bugün Gül’e sunulacak

YÜKSEK Askerî Þûrâ’nýn (YAÞ) üçüncü gün çalýþmalarý, dün Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan’ýn baþkanlýðýnda yapýldý. Genelkurmay Baþkanlýðý Karargâhý’ndaki þûrâ toplantýsýnda, terfi sýrasýnda bulunan general, amiral ve albaylarýn bir üst rütbeye yükseltilmesi, general ve amirallerin görev sürelerinin uzatýlmasý ve emeklilik iþlemleri ele alýndý. Disiplinsizlik ve ahlâkî durumlarý dolayýsýyla Türk Silâhlý Kuvvetleri’nden (TSK) ayrýlacak personelin durumu da toplantýda deðerlendirildi. Þurada, TSK’yý ilgilendiren diðer konular da görüþüldü. YAÞ’ýn üçüncü gün çalýþmalarýna baþkanlýk etmek için sabah saatlerinde Genelkurmay Karargâhý’na gelen Baþbakan Erdoðan, yaklaþýk 2 saat sonra toplantýdan ayrýlarak, Baþbakanlýk Resmî Konutu’na geçti. Erdoðan’ýn ayrýlmasýnýn ardýndan Millî Savunma Bakaný Ýsmet Yýlmaz da Genelkurmay Karargâhý’ndan ayrýlarak makamýna geçti. Yüksek Askerî Þûrâ’ya katýlan komutanlar ise karargâhta kaldý. YAÞ toplantýsýnda alýnan kararlarýn bugün Cumhurbaþkaný Abdullah Gül’e sunulduktan sonra kamuoyuna açýklanmasý bekleniyor. Ankara / aa

gusu ve “resmî dil” benzeri pratik güncel tartýþmalara odaklandýrýlýyor. Oysa “kimlik” konusu dahil, anayasayý devletle millet arasýnda hak ve özgürlükler ekseninde bir “mutâbakat belgesi” olmaktan çýkarýp “otoriter devlet”i meþrûlaþtýran, hukuksuzluðu, yasadýþýlýðý ve yasaklarý “anayasal çerçeve” içine sokuþturup “yasallaþtýran” en kýrýlgan husus, anayasanýn peþinen “Kemalist ideolojik cendere” içine alýnmasý. Daha da garibi, karþýt argümanlarýn ayný siyasî çerçeve içine alýnmasý; insan haklarý ve hürriyetlerinin birbiriyle ilgisiz ve hatta zýt, “Kemalizm ideolojisi” dayatmasýyla yan yana yazýlmasý… ÝDEOLOJÝK KAYITLAR… Örneðin “baþlangýç” kýsmýnda “millet irâdesinin üstünlüðü”, “hürriyetçi demokrasi” ve “hukuk düzeni” ile “hiçbir faaliyetin Atatürk milliyetçiliði, ilke ve inkýlâplarý ve medeniyetçiliði karþýsýnda koruma göremeyeceði” kaydý peþpeþe ayný kategoriye kaydedilmiþ. Keza söz konusu ikinci maddede, “insan haklarýna saygý” ile “Atatürk milliyetçiliðine baðlýlýk” ard arda sýralanmýþ. Ve diðer maddelerde eðitim ve öðretimden devlet yönetimine kadar bütün icraatlarýn “Atatürk ilke ve inkýlâplarý doðrultusunda olmasý” þartý koþulmuþ… Mevcut anayasanýn bir diðer özelliði, “Ýnkýlâp kanunlarýnýn korunmasý” baþlýðý altýnda anayasa metnine eklenerek “anayasal gü-

venceyle koruma ve kollama” altýna alýnmýþ. “Anayasanýn hiçbir hükmünün –söz konusu- inkýlâp kanunlarýna aykýrý olamayacaðý ve inkýlâp kanunlarýnýn Anayasaya aykýrý ol-

‘‘

Düþünebiliyor musunuz; meselâ kimse, 25 Teþrinisani 1340 tarihli “Þapka iktisâý hakkýndaki kanun”un insan haklarýna aykýrý olduðunu ileri süremeyecek!

duðu þeklinde anlaþýlamayacaðý ve yorumlanamayacaðý” yasak levhasýnýn dikilmesi… Düþünebiliyor musunuz; meselâ kimse, 25 Teþrinisani 1340 tarihli “Þapka iktisâý hakkýndaki kanun”un insan haklarýna aykýrý olduðunu ileri süremeyecek! “Bilumum memurîn ve müstahdemînin” takmasý gereken þapkaya dair yasaya muhalefet edenlerin cezâlandýrýlmasýnýn çaðdýþý olduðunu ve yakýþmadýðýný belirtemeyecek! Kimsenin takmadýðý kadük kanunun

hak ve özgürlükleri hiçe saydýðý yorumu bile yapýlamayacak! MAKYAJLAMAKLA KALINMASIN… Darbe anayasasýnýn bir diðer handikapý, “egemenlik” ve “yasama yetkisi” hakkýndaki tenâkuzlar. Yedinci maddesinde, “Yasama yetkisi Türk milleti adýna TBMM’nindir, bu yetki devredilemez” denilirken ve altýncý maddesinde, “Egemenlik kayýtsýz ve þartsýz milletindir” ibâresinden sonra, “Egemenliðin kullanýlmasý, hiçbir surette hiçbir kiþiye, zümreye veya sýnýfa býrakýlamaz” esasý vaz edilirken; araya “Türk milleti, egemenliðini, anayasanýn koyduðu esaslara göre yetkili organlar eliyle kullanýr” cümlesinin sokuþturulmasý. “Egemenliði kullanma hakký”nýn ve “devlet yetkisi”nin yine anayasayla bazý “devlet organlarý”na verilmesi… Gerçek þu ki, “kimlik” ve “dil” gibi taleplere tepki bahanesiyle ilk üç maddenin “deðiþtirilemez ve deðiþtirilmesi teklif edilemez” hükmünün savunulmasý, daha baþtan anayasa çalýþmalarýný sýnýrlamakta. Halbuki anayasanýn demokratik ve sivil olmasý için herþeyden önce ideolojik kayýtlardan ve atýflardan arýndýrýlmasý gerekir. Temel þart budur… Bu yapýlmadýktan sonra, yýllardýr ötelenen, ertelenen, rafa kaldýrýlan “yeni anayasa” yine yamalarla göz boyama nevinden makyajdan ibaret kalýr.

Arýnç: Bir köyde iki muhtar olmaz BAÞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ, YAÞ TOPLANTISINDA, BAÞKANLIK MASASINDA BAÞBAKAN ERDOÐAN’IN TEK BAÞINA OLMASIYLA ÝLGÝLÝ OLARAK, “BÝR KÖYDE ÝKÝ MUHTAR OLMAZ DERLER” DEDÝ. BAÞBAKAN Yardýmcýsý Bülent Arýnç, Yüksek Askerî Þûrâ (YAÞ) toplantýsýndaki oturma düzeniyle ilgili haberlere iliþkin, ‘’Bugüne kadar þu veya bu sebeple belki yanlýþ bir görüntü vardý, bugün bu görüntü olmasý gereken bir yerde kendisini gösteriyor. Bizim Anadolu’da bir tabir var, ‘bir köyde iki muhtar olmaz’ derler. Sayýn Baþbakanýmýzýn böyle bir toplantý düzeninde bulunmasýný çok olaðan, çok normal, çok doðru, çok haklý karþýlamanýz lâzým’’ dedi. Arýnç, Anadolu Ajansý Genel Müdürlüðünden emekliliðini isteyen Hilmi Bengi’nin, görevini Kemal Öztürk’e devrettiði törene katýlmak üzere bulunduðu Anadolu Ajansý’nda gazetecilerin gündeme iliþkin sorularýný cevapladý. Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan’ýn YAÞ toplantýsýnda baþkan sýfatýyla tek baþýna oturmasýnýn çok yazýlýp çizildiðini, bunu hayretle karþýladýðýný belir-

ten Arýnç, þunlarý söyledi: ‘’YAÞ’ýn baþkaný Sayýn Baþbakan’dýr, kanunda böyle yazýyor. ‘Ýyi ama bugüne kadar yanýnda Genelkurmay Baþkaný da olurdu.’ Doðru olan, baþkanýn tek baþýna baþkanlýk etmesidir. Meselâ Millî Güvenlik Kurulu toplantýlarýna ben katýlýyorum. Teamüle bakarsanýz, Anayasa’da da öyle yazýyor, Millî Güvenlik Kurulu baþkaný Sayýn Cumhurbaþkanýdýr. Sayýn Cumhurbaþkaný toplantýda otururken yanýnda bir baþkasý bulunuyor mu? Mesela Sayýn Baþbakan ‘ben de yanýnýzda durayým diyor mu’ veya böyle bir görüntüye hiçbiriniz rastladý mý? Bugüne kadar þu veya bu sebeple belki yanlýþ bir görüntü vardý, bugün bu görüntü olmasý gereken bir yerde kendisini gösteriyor. Bizim Anadolu’da bir tabir var, ‘bir köyde iki muhtar olmaz’ derler. Kanun kime baþkanlýk yetkisini ve imkanlarýný vermiþse toplantýya o baþkanlýk

eder. Ben de þahsen bu toplantýnýn baþkaný olsam yanýmda bir baþkasýnýn bulunmasýný hoþ karþýlamam. Siz herhalde bu konuda daha hazýmlýsýnýz. Þu anda Türkiye’de Yüksek Askerî Þûrâ toplantýsýna kanun gereði baþkanlýk eden Sayýn Baþbakanýmýzýn böyle bir toplantý düzeninde bulunmasýný çok olaðan, çok normal, çok doðru, çok haklý karþýlamanýz lâzým.’’ Bu arada Baþbakan Yardýmcýsý Bekir Bozdað, Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan’ýn Yüksek Askerî Þûrâ (YAÞ) toplantýsýnda masanýn baþýnda tek baþýna oturmasýný ‘tarihi bir fotoðraf’ olarak deðerlendirdi. Bozdað, Memur Sen Konfederasyonu yönetimini kabul ettiði Baþbakanlýk’taki makamýnda Baþbakan’ýn YAÞ fotoðrafýyla ilgili, “Demokrasi tarihinin en güzel fotoðraflarýndan biri olarak tarihte yerini almýþtýr.” dedi. Ankara / aa - cihan

Suriye elçiliðine siyah çelenk

Bengi’nin yerine Öztürk

ANADOLU Ajansý Yönetim Kurulu, Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Hilmi Bengi’nin emekliliðini istemesinin ardýndan Genel Müdürlüðe Kemal Öztürk’ü atadý. Kemal Öztürk, 1969 yýlýnda Aðrý’da doðdu. Marmara Üniversitesi Ýletiþim Fakültesi’ni bitiren Öztürk, 1990 yýlýnda deðiþik dergilerde yayýmlanan makalelerle yazý hayatýna baþladý. 1995 yýlýnda profesyonel gazeteciliðe baþlayan Kemal Öztürk, televizyon haberciliði ve belgesel yönetmenliði yaptý. Öztürk, 2003 yýlýnda TBMM Baþkaný Ýletiþim Danýþmaný oldu, 2005 yýlýnda TBMM Baþkaný Baþdanýþmanlýðýna getirildi. Son olarak Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan’ýn Basýn Danýþmanlýðýný yapan Kemal Öztürk, 2011 yýlý Þubat ayýnda bu görevinden ayrýldý.Öztürk evli ve iki çocuk babasý. Ankara / aa

MEMUR-SEN, Ramazan’dan bir gün önce Hama þehrinde yüzlerce sivil vatandaþý katleden Suriye’yi, Ankara’daki büyükelçiliðine siyah çelenk býrakarak protesto etti. Burada konuþan Memur-Sen Genel Teþkilat Sekreteri ve Saðlýk-Sen Genel Baþkaný Metin Memiþ, “Baas rejiminin ve ESAD’ýn kanlý katliâmlarýný lanetliyor, Suriye halkýnýn vesayete son verme ve egemenliðini kazanma mücadelesini desteklediðimizi buradan bir kez daha tüm dünyaya haykýrýyoruz” þeklinde konuþtu. Suriye’de, demokratik taleplerin baþla-

dýðý günden bu güne kadar binlerce kiþinin öldüðünü söyleyen Metin Memiþ, Esad rejiminin iþlediði cinayetleri esefle kýnadýklarýný ve lânetlediklerini söyledi. “Bütün Suriye halkýna ait olan egemenlik yetkisi bir ailenin kullanýmýnda olamaz” diyen Memiþ, Esad ailesinin tek baþýna kullandýðý egemenlik hakkýnýn, gerçek sahibine, Suriye halkýna devredilmesi gerektiðini belirtti. Memur-Sen olarak zulüm kimden gelirse gelsin, kime yapýlýrsa yapýlsýn bugüne kadar hep karþý olduklarýný ifade e-

den Memiþ, “Zulüm ve þiddet ister bireyden, ister bir gruptan isterse devletten gelsin hepsine nefretle baktýk, hepsini tel’in ettik. Ýsrail’in Filistin’de, Çin’in Doðu Türkistan’da, ABD’nin Irak ve Afganistan’da yaptýðý katliâmlarý protesto ettik, eylemlerimizle uluslar arasý toplumun vicdanýna seslendik” dedi. Basýn açýklamasýna Memur-Sen’e baðlý sendikalarýn genel merkez yöneticileri, Ankara þube baþkanlarý, yönetim kurulu üyeleriyle Memur-Sen üyeleri katýldý. Ankara / Ahmet Terzi

drbattal@yahoo.com

Ramazan hassasiyetleri Nerde o eski Ramazanlar? Buradayým buyurun! Öyle deðil elbette. “Peki nasýl?” diyorsanýz þimdi siz buyurun: Dinî hassasiyetlerin gittikçe aþýndýðý bazý sosyal alanlar ve olgular var. Bunlarýn bir kýsmý Ramazanla geliyor. Dindarlarýn dünyevîleþmesinin çeþitli biçimlerini Ramazanda maalesef daha sýk görüyoruz. Sebebi kanaatimce açýk: Dindarlýk görünür olduðunda, riskleri ve hileleri de görünür oluyor. O halde þeâiri ihya ve muhafaza etmeyi kendisine önemli vazife bilen sünnet ehli sizler/bizler, bu deðiþime karþý uyanýk olmalýyýz. Bu yazýyý, iþte, bu uyanýþa yardýmcý olmasý arzusuyla yazýyorum, iddialý deðilim. Birinci tesbitim oldukça genel: En eski tarihli deðiþim, “reformcu Müslüman”larýn yüz yýl önce baþlattýklarý ibadet ayrýmcýlýðý idi. Bilhassa nefislerine aðýr gelen secde dolayýsýyla secdesiz namaz icat etmeye çalýþanlar, bunu baþaramayýnca namazý çaðdýþý ilân etmiþlerdi. Namaz düþmaný bu müptediler orucu ise, “çaðdaþ ibadet” olarak tarif ettiler. Kötüye kullandýklarý hadisi hepiniz mahyalardan da halen okuyorsunuz: “Oruç tut, sýhhat bul”. Oysa bedene perhiz ve sýhhat, orucun yüz hikmetinden sadece biri. Bu yönünün bu kadar öne çýkarýlmasýnýn arka planýna iyi bakmak lâzým, deðil mi? Bir baþka deðiþim: Eskiden meyhaneler Ramazanda tadilat filan bahanesiyle kapanýrdý. Þimdilerde onlarýn bir kýsmýnýn yerini tutan “içkili lokanta”lar Ramazanda kapanmýyorlar, iftar mönüsü hazýrlayýp kazanmaya devam ediyorlar. Acaba hangisi daha kötü? Baþkasý: Eskiden tarihî camilerin çevresi turistik deðildi, ama içinin manevî havasý iyiydi. Þimdilerde bu tür tarihî camilerin çevresi turistik mekân, ziyaretçilerinin bir kýsmý ise maalesef içlerinin mânâsýný tüketiyor, boþaltýyor. (Bu vesileyle bir notumu da paylaþayým. Selimiye Camii iki ay kadar önce UNESCO tarafýndan dünya kültür mirasýna dahil edildi. NTV Haber kanalý esnafa görüþ sordu. Kameraya konuþan Edirne esnafý, hep bir aðýzdan “Çok iyi oldu, çok turist gelecek, çok para kazanacaðýz” diyorlardý.) Bir diðeri: Televizyon reklâmlarýna bakýnýz. Bazý firmalar, Ramazaný tebrik etmek gibi güzel reklâmlar yapýyorlar. Kiþilerce kurulan bazý ticarî ya da sosyal kurumlarýn da—aynen kurucularý gibi—diðer rakiplerine nazaran daha yüksek dinî hassasiyete sahip olmasýnda yanlýþlýk yok. Peki, ya bir faizli bankanýn bir þubesinin müdürü, hem de kendi inisiyatifiyle imsakiye bastýrýr da reklâm amacýyla daðýtýrsa, bu nasýl bir yaklaþým olur? Bir çeliþkiye iþaret etmez mi? Ya da Kur’ân hediye eden bir gazete, TV reklâmýnda Kur’ân çantasýný “ince belli”, “manken yürüyüþlü” þýk bayanýn omuzundan sarkýtýp gösterirse? Kur’ân’ýn aðýr asaleti ile makyaj çantasýnýn sefil rezaleti birbirine karýþtýrýlmýþ olmaz mý? Ýyi bazý þeyler de var elbette: Kimilerinin ekranlarda þarký-türkü cd’si pazarlarken söze “Ben de Müslüman’ým” diye baþlamalarýný pek görmüyoruz, þükür. Demek ki, artýk bu tarz kötüye kullaným fazla prim yapmýyor. Bu da iþin iyi yönü. Bu ince meselelerde farkýndalýðý geliþtirmek bizlere düþüyor. Hatta kötü adam olmak pahasýna. Zira “söylediðimiz hak ise” ve “doðru yer ve zamanda söylüyorsak” bazýlarýnýn nefsine aðýr gelmesi artýk bizim meselemiz olmamalý. Herkes nefsini yoklasýn!


EKONOMÝ 2 AÐUSTOS 2011

MERKEZ BANKASI DÖVÝZ KURLARI Cinsi 1 ABD DOLARI 1 AVUSTRALYA DOLARI

ahmetarican34@gmail.com.

1 ÝNGÝLÝZ STERLÝNÝ

ALIÞ

EFEKTÝF SATIÞ

1 ÝSVÝÇRE FRANGI

DÖVÝZ SATIÞ

EFEKTÝF ALIÞ

SATIÞ

2.1687 0.26479

2.1827 0.26755

2.1654 0.26460

2.1860 0.26817

1.7670 6.1368

1.7750 6.2176

1.7605 6.0447

1.7817 6.3109

1 SUUDÝ ARABÝSTAN RÝYALÝ

0.31283 0.45246

0.31494 0.45328

0.31261 0.44907

0.31566 0.45668

100 JAPON YENÝ

2.1837

2.1982

2.1756

2.2066

1 ÝSVEÇ KRONU

1.6917 1.8349

1.6999 1.8469

1.6905 1.8265

1.7024 1.8580

1 KANADA DOLARI

0.32201 2.3994 2.7520

0.32360 2.4110 2.7664

0.32178 2.3977 2.7501

0.32434 2.4146 2.7705

1 NORVEÇ KRONU

1 KUVEYT DÝNARI

SERBEST PÝYASA

DOLAR

EURO

ALTIN

DÜN 1,7000 ÖNCEKÝ GÜN 1,6810

DÜN 2,4320 ÖNCEKÝ GÜN 2,4010

DÜN 91,25 ÖNCEKÝ GÜN 87,45



1 EURO

DÖVÝZ SATIÞ

ALIÞ



Ýþveren, iþçisine zorla ibraname imzalatamaz

1 DANÝMARKA KRONU

ALIÞ

Cinsi

Y

C. ALTINI DÜN 613,16 ÖNCEKÝ GÜN 592,71



4 AÐUSTOS 2011 PERÞEMBE



6

SORU 1: Bulunduðum iþyerinde yaklaþýk 10 yýldýr çalýþýyorum. Ýþverenle aramýzda sýkýntýlar baþladý. Ýþveren bana açýkça iþten çýk demiyor, ama hareketleriyle beni iþten çýkmaya zorluyor. Ancak kendi rýzanla iþten ayrýlana tazminat verilmediðini biliyorum. Ýþveren iþyerinden çýkarken bana bütün hak ve alacaklarýmý aldýðýma dair bir belge imzalatmak istiyor. Bu durumda ne yapabilirim? (Ýdris Çiçek/Ankara) CEVAP 1: Emeklilik için prim ödeme gün sayýnýz dolmuþ, ancak emeklilik yaþýný bek leyecek bir durumdaysanýz, SGK’ya yazýlý olarak baþvuru yapýn. SGK size emeklilik için prim ödeme gün sayýnýzýn dolduðunu ancak yaþý beklediðinize dair bir yazý verecektir. SGK’dan alacaðýnýz bu yazýyý iþverene yazýlý olarak verin ve 1475 sayýlý kanunun 14'üncü maddesi gereðince kýdem tazminatýnýzýn iþve ren ce ö den me si ni ta lep e din. Ýþ ve ren, yaptýðýnýz bu iþleme göre bile kýdem tazminatýnýzý ödemezse, notere gidip iþverene ih tarname çektirin. Bu durumda iþveren kendiliðinden kýdem tazminatýnýzý ödemek zorunda kalacaktýr. SGK’dan alacaðýnýz emek lilik yazýsý için iþyerinden ayrýlmanýza gerek yoktur. Ýþveren iþçisine zorla bütün hak ve alacaklarýn alýndýðýna dair ibraname imzalatamaz. Eðer böyle bir belge imzalansa bile iþ mahkemelerinde bu belgenin iþçiye zorla imzalatýldýðýna dair dâvâ açýldýðýnda bu tip dâvâlar iþçi lehine sonuçlanmaktadýr.

SGK hasta alt bezi SUT’a göre ödenir SORU 2: Ýngilizce öðretmeniyim. 2008 yý lýnda geçirdiðim trafik kazasý sonucu omurilik felçlisi oldum. Olay gününden bu yana sonda ve hasta alt bezi kullanýyorum. SGK 2010 yýlýna kadar ödeme yaptý, ancak 2010 yýlýndan 2011 Þubat ayýna kadar olan fatura larý ödemiyor. 2011 sonrasý için olan faturalar için raporlarý beðenmiyor, raporlar eski tarihli yenisini çýkartýrsam fatura tarihleri eski olacak ödemem diyor. Ne yapmam gerekir? (Ahmet Toksal / Afyon)

Merkezlerden altýna hücum MERKEZ BANKALARININ DEÐER KAYBEDEN PARA CÝNSLERÝ VE DOLARA KARÞI REZERVLERÝNÝ ÇEÞÝTLENDÝRMEK ÝÇÝN ALTINA RAÐBET ETMESÝ DOLAYISIYLA ALTIN 1.673 DOLARA ULAÞARAK YENÝ BÝR REKOR KIRDI. ULUSLAR ARASI piyasada altýnýn ons fiyatý 1.673,27 dolara ulaþarak yeni bir zirve yaptý. Önceki gün 1.659,70 dolardan kapandýktan sonra dün güne 1.660 dolar se vi ye si ni ge çe rek baþ la yan al týn, 1.662,95 dolarla rekor kýrdýktan kýsa bir süre sonra çýkýþýný devam ettirdi. Altýnýn ons fiyatý, 1.670 dolarýn üstünde 1.673,27 dolarla tarihî rekor seviyesini yeniledikten sonra bir süre bu seviyelerde yatay seyir izledi. Daha sonra 1.665-1.670 dolar aralýðýna geriledi. Bu seviyede altýnýn ons fiyatýnýn Cuma gününe göre kaydettiði

artýþ yüzde 2,56 olarak gerçekleþti. Uz manlar, ABD’de borç tavaný sorunun çözülmesinin piyasalarda rahatlamaya yol açmak yerine dalgalanmalara sebep olduðuna iþaret ederek, bu durum karþýsýnda altýnýn yeni rekorlar kýrdýðýný vurguluyor. ABD’li Wall Street Journal’e göre isi, merkez bankalarý deðer kaybeden para cinsleri ve dolara karþý rezerv çeþitlendirmek için altýna raðbet ediyor. Güney Kore Merkez Bankasý son 10 yýlý aþkýn süredir ilk kez altýn aldýðýný açýkladý. 25 tonluk alýmla altýn rezervini 2 katýndan

fazla artýrarak 39 tona çýkardý. Meksika, Rusya ve Tayland da altýný tercih eden merkez bankalarý arasýnda öne çýkýyor. Bu yýl hükümetlerin net altýn alýmlarý 3’e katlandý ve geçen yýlki 76 tonluk artýþtan 203,5 tona yükseldi. ÇEYREK ALTIN 150 LÝRAYI AÞTI Altýnýn ons fiyatýnýn yükselmesi sonrasýnda iç piyasada altýnýn gramý 91.50 liraya çýktý. Bu fiyat sonrasýnda Cumhuriyet altýnýn fiyatý 615 liraya çýkarken, çeyrek altýnýn fiyatý ise 150 lirayý aþtý.

Ankara-Konya YHT bu ay hizmete giriyor

CEVAP 2: SGK hasta alt bezlerini Saðlýk Uygulama Tebliði’ndeki (SUT) usul ve esasla ra gö re ö de mek te dir. Sað lýk Uy gu la ma Teb li ði’nin 7.1.19'un cu mad de si ne gö re, hasta alt bezi kullanacak olan hastalarýn önce rahatsýzlýklarýna dair saðlýk raporu çýkarmalarý gerekir. Saðlýk raporundan sonra reçete düzenletilir. Daha sonra hasta alt bezi fatura karþýlýðý alýnarak kullanýlýr. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, reçete tarihi ile fatura tarihi arasýnda en fazla 10 günlük sürenin olmasýdýr. 10 günü aþan sü reler için ödeme yapýlmamaktadýr. SGK ile olan saðlýk sorunlarýnýzda nasýl hareket edeceðinizi SUT’u inceleyerek giderebilirsiniz.

CEVAP 3: Anayasa Mahkemesi kararlarý geriye doðru yürümediðinden, daha önce memur olarak çalýþmýþ ve memurluktan ayrýldýktan sonra diðer sosyal güvenlik kurumlarýna tabi çalýþtýktan sonra 09.07.2011 tari hinden önce emekli olanlara memurlukta geçen hizmetleri karþýlýðý SGK tarafýndan emekli ikramiyesi ödenmemektedir. Ancak, bu þartlarý taþýyanlar dâvâ açarak emekli ikramiyesi almaya hak kazanabilirler. Buna göre, siz de þimdi dâvâ açýp emekli ikramiyenizi dâvâ yoluyla alabilirsiniz. Bunun için önce bir dilekçe ile baþvurun. SGK’nýn red cevabýna karþýlýk ilgili idare mahkemesinde dâvâ açýn. NOT: Sorularýnýz için eposta: sosyalguvenlik@yeniasya.com.tr , ahmetarican34@gma il.com

ÝSVÝÇRE Merkez Bankasý, Ýsviçre frankýna ‘’aþýrý deðerli’’ olduðu ve ekonomiye zarar verdiði gerekçesiyle müdahale ediyor. Ýsviçre Merkez Bankasý yaptýðý açýklamada, bankalar arasýndaki borçlanma faiz oranýný yüzde 0.0-0,75’ten yüzde 0.0-0,25’e çekeceðini, ayrýca Ýsviçre franký para piyasasýnda likiditeyi ‘’önemli oranda’’ artýracaðýný bildirdi. Açýklamada, ‘’güçlü frankýn Ýsviçre ekonomisini önemli ölçüde kötüleþtirdiðine’’ dikkat çekildi. Altýnýn yaný sýra Ýsviçre franký Avrupa’daki borç krizi ve ABD ekonomisindeki sýkýntýlar nedeniyle yatýrýmcýlar tarafýndan güvenli liman olarak görülüyor. Frankfurt / aa

T. C. TEKÝRDAÐ 1. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ (Menkulün Açýk Artýrma ÝLANI) 2011/103 TLMT. Bir borçtan dolayý hacizli bulunan ve aþaðýda cins, miktar ve kýymetleri yazýlý mallar satýþa çýkarýlmýþtýr. Birinci artýrma 10/08/2011 saat 11:00-11:05 arasýnda 100. YIL SAN. SÝTESÝ DOÐANLAR AÇIKOTOPARKI MERKEZ TEKÝRDAÐ adresinde yapýlacak ve o günü kýymetinin % 60'ýna istekli bulunmadýðý takdirde 15/08/2011 günü ayný yer ve saatler arasýnda 2. artýrma yapýlacaðý, þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin % 40'ýný bulmasý ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylaþtýrma masraflarýný geçmesinin þart olduðu, mahcuzun satýþ bedeli üzerinden alýnacak %... KDV'nin alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin Ýcra dosyasýndan görülebileceði, masrafý verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði, fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasiyle Müdürlüðümüze baþvurmalarý ilan olunur. 07/07/2011 Lira Adet Malýn cinsi (Önemli nitelik ve özellikleri) 95.000,00 1 06 BG 3938 plakalý 2007 model Ford-Cargo marka 3230-S tipli Çelik kasasýyla birlikte kamyon. Sað öntampon ve arka lambalarý hasarlý. www.bik.gov.tr B: 47799

T. C. BANDIRMA / BALIKESÝR 3. ÝCRA DAÝRESÝ (TAÞINMAZ AÇIK ARTIRMA ÝLANI)

09.07.2011’den önce emekli olanlar ikramiyesini dâvâ yoluyla alýr SORU 3: Emekli ikramiyesiyle ilgili Anayasa Mah kemesi’nin iptal kararý, 9 Tem muzdan önce dâvâ açmamýþ olanlarýn durumu nu ne den be lir siz leþ ti ri yor? Ma dem mahkeme bu yönde bir karar verdi maðdur olan herkesin þimdi dâvâ açmasýnda nasýl bir sakýnca var anlamadým? Emekli sandýðýna tekrar dilekçe vermemizde fayda var mý? Ret cevabýný takiben dâvâ açalým mý? Bu konuda bizi aydýnlatýrsanýz seviniriz. (Atýlým Leblebici)

Ýsviçre Frankýna müdahale

YHT hattý tamamen Türk firmalarýnca projelendirildi, yerli müteahhit ve mühendislerce yapýldý.

ANKARA-KONYA Yüksek Hýzlý Tren (YHT) hattý bu ay hizmete girecek. Elektrifikasyon, sinyalizasyon testleri tamamlanan hattýn yol ölçümleri de sorunsuz þekilde sonlandýrýldý. Hat üzerindeki trafiðin yönetilmesi için gerekli olan haberleþme yazýlým çalýþmalarýný iki hafta içerisinde tamamlamayý planlayan TCDD Genel Müdürlüðü, Ramazan ayý içerisinde Ankara-Konya arasýnda YHT ile yolcu taþýmaya baþlayacak. Kurum, hatta baþlangýçta saatte 300 kilometre hýz yapabilen 12 YHT seti kullanacak, kýsa süre içerisinde de 350 kilometre hýz yapabilen 6 tren seti için ihaleye çýkacak. Ýki il arasýnda 1 saat 30 dakikalýk sefer süresi, Ankara-Sincan arasýnda hizmete geçecek.

Baþkentray’ýn tamamlanmasýyla 1 saat 20 dakikaya, saatte 350 kilometre hýz yapabilen YHT setlerinin iþletmeye alýnmasýyla da 1 saat 15 dakikaya inecek. Tamamen Türk firmalarýnca projelendirilen, yerli müteahhit ve mühendislerce yapýlan hat, dünyanýn en kýsa sürede inþa edilen hýzlý tren hattý olma özelliðini taþýyor. Bu hat ayný zamanda dünyada kilometre baþýna maliyeti en düþük YHT olarak da tanýmlanýyor. Ankara-Konya YHT hattý 1 milyar TL’ye mal oldu. Ayrýca Eskiþehir-Konya arasýnda da YHT seferleri baþlatýlmasý için çalýþmalar sürdürülüyor. Bu yýl içerisinde bu hatta da seferlere baþlanmasý planlanýyor. Ankara / aa

Carî açýðý ihracatçýlar çözecek TÜRKÝYE Ýhracatçýlar Meclisi (TÝM) Baþkaný Mehmet Büyükekþi, ihracatçýlarýn, carî açýk sorununun çözümünde çok belirleyici bir rol oynayacaklarýný söyledi. TÝM ve Ýstanbul Maden ve Metaller Ýhracatçý Birlikleri (ÝMMÝB) Genel Sekreterliði bünyesinde bulunan 6 birlik iftar yemeði düzenledi. Yemekte konuþan TÝM Baþkaný Büyükekþi, ihracatçýlarýn büyük bir aile ve Türkiye’nin gururu olduðunu ifade etti. Bu yýlýn 7 aylýk döneminde 77 milyar dolar ihracat gerçekleþtirildiðini hatýrlatan Büyükekþi, 2008’deki 132 milyar dolarlýk rekor ihracatýn bu yýl 135 milyar dolarla geçil-

mesinin beklendiðini söyledi. Carî açýk sorununun piyasanýn gündemindeki hassas bir konu olduðuna iþaret eden Büyükekþi, bu problemi ihracatçýlarýn çözeceðini ifade etti. Büyükekþi, ‘’Carî açýk sorununun çözümünde ihracatçýlar çok belirleyici bir rol oynayacak’’ dedi. ÝMMÝB Koordinatör Baþkaný Murat Akyüz ise Türkiye’nin 7 aylýk ihracatýnýn 21,1 milyar dolarýnýn ÝMMÝB tarafýndan gerçekleþtirildiðini bildirdi. Akyüz, 2023 hedefi olan 500 milyar dolarlýk ihracatýn ise 150 milyar dolarýný ÝMMÝB olarak gerçekleþtirmeyi he deflediklerini söyledi. Ýstanbul / Ümit Kýzýltepe

2010/85 ESAS. Örnek No: 64 Satýlmasýna Karar Verilen Taþýnmazýn Cinsi, Kýymeti, Adedi Evsafý: 1- Balýkesir ili Bandýrma ilçesi Onyedieylül Mahallesi 333 ada 31 parsel sayýlý niteliði arsa olan taþýnmaz üzerinde bulunan binanýn 4. Kat 12 no'lu baðýmsýz bölümü. Tamirciler Sokak No: 18'de yer almaktadýr. Taþýnmaz 3 oda, 1 salon, mutfak, koridor, banyo, wc, 1 balkondan ibarettir. Balkon ile birlikte yaklaþýk 110 m2'dir. Yapýda % 10 yýpranma mevcuttur. Deðeri : 53.745,00 TL Satýþ Saati : 10.00-10.05 2- Balýkesir ili Bandýrma ilçesi Onyedieylül Mahallesi 484 ada 3 parsel sayýlý niteliði arsa olan taþýnmaz üzerinde bulunan binanýn zemin katý 9 no'lu maðaza niteliðindeki baðýmsýz bölümü. Sanayi Sokak No: 8'de bulunmaktadýr. Maðaza vasfýndaki taþýnmazýn ön cephesi demir doðrama olarak yapýlýdýr. Arka bahçeye kapý ve penceresi bulunmaktadýr. 145 m2 inþaat alanýna sahiptir. Yapýda % 20 yýpranma mevcuttur. Deðeri : 66.333,00 TL Satýþ Saati : 10.15-10.20 Satýþ Þartlarý: 1- 1. Satýþ 06.09.2011 günü yukarýda belirtilen saatler arasýnda BANDIRMA ADLÝYESÝ ÝCRA DAÝRELERÝ ORTAK SALONU'nda açýk artýrma sureti ile yapýlacaktýr. Bu artýrmada tahmin edilen kýymetin % 60'ýný ve rüçhanlý alacaklýlar varsa alacaklarý mecmuunu ve satýþ masraflarýný geçmek þartý ile ihale olunur. Böyle bir bedelle alýcý çýkmaz ise en çok artýranýn taahhüdü baki kalmak þartý ile 16.09.2011 günü ayný saatlerde ikinci arttýrmaya çýkýlacaktýr. Bu arttýrmada da bu miktar elde edilememiþ ise taþýnmaz en çok arttýranýn taahhüdü saklý kalmak üzere arttýrma ilanýnda gösterilen müddet sonunda en çok arttýrana ihale edilecektir. Þu kadarki, arttýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin % 40'ýný bulmasý ve satýþ isteyenin alacaðýna rüchaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasý ve bundan baþka, paraya çevirme ve paylaþtýrma masraflarýný geçmesi lazýmdýr. Böyle fazla bedelle alýcý çýkmaz ise satýþ talebi düþecektir. 2- Arttýrmaya iþtirak edeceklerin, tahmin edilen kýymetin % 20'si nisbetinde pey akçesi veya bu miktar kadar milli bir bankanýn teminat mektubunu vermeleri lazýmdýr. Satýþ peþin para iledir, alýcý istediðinde 10 günü geçmemek üzere mehil verilebilir. Tellaliye resmi satýþ bedelinden ödenir. Ýhale pulu, 1/2 tapu harcý ve masraflarý, KDV alýcýya aittir. 3- Ýpotek sahibi alacaklýlarla diðer ilgililerin (*) bu taþýnmaz üzerindeki haklarýný hususu ile faiz ve masrafa dair olan iddialarýný dayanaðý belgeler ile onbeþ gün içinde dairemize bildirmeleri lazýmdýr. Aksi takdirde haklarý tapu sicil ile sabit olmadýkça paylaþmadan hariç býrakýlacaktýr. 4- Ýhaleye katýlýp daha sonra ihale bedelini yatýrmamak sureti ile ihalenin feshine sebep olan tüm alýcýlar ve kefilleri teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasýndaki farktan ve diðer zararlardan ve ayrýca temerrüt faizinden müteselsilen mesul olacaklardýr. Ýhale farký ve temerrüt faizi ayrýca hükme hacet kalmaksýzýn Dairemizce tahsil olunacak, bu fark, varsa öncelikle teminat bedelinden alýnacaktýr. 5- Þartname, ilan tarihinden itibaren herkesin görebilmesi için dairede açýk olup masrafý verildiði takdirde isteyen alýcýya bir örneði gönderilebilir. 6- Satýþa iþtirak edenleri þartnameyi görmüþ ve münderecatýný kabul etmiþ sayýlacaklarý, baþkaca bilgi almak isteyenlerin 2010/85 sayýlý dosya numarasý ile Müdürlüðümüze baþvurmalarý ilan olunur. (Ýc.Ýf.K.126) (*) Ýlgililer tabirine irtifak hakký sahipleri de dahildir. Yönetmelik Örnek No: 27 www.bik.gov.tr B: 48588


DÜNYA

Y

4 AÐUSTOS 2011 PERÞEMBE

7

Hama’da yeni patlamalar meydana geldi SURÝYELÝ insan haklarý eylemcileri, ordunun kuþatmasý altýndaki Hama þehrinde yeni patlamalar olduðuna dair haberler geldiðini söyledi. Merkezi Londra’daki Suriye Ýnsan Haklarý Gözleme örgütü baþkaný Rami Abdurrahman, Hama’nýn kenar mahallelerinde oturanlarýn, tanklarýn þehre doðru ilerlediðini gördüklerini ve ardýndan da patlama sesleri duyulduðunu söylediklerini açýkladý. Hama’daki

telefon hatlarýnýn kesildiði, bu yüzden þehirde olup bitenler hakkýnda saðlýklý bilgi almanýn imkânsýz hale geldiði kaydediliyor. Suriye ordusu Pazar gününden beri Hama’daki kuþatmasýný sýkýlaþtýrýyor. Son operasyonlarda 100’den fazla kiþinin öldüðü bildirilirken, uluslar arasý toplum Hama’ya yönelik son kanlý harekâtý þiddetle kýnýyor ve harekâtýn bitirilmesini talep ediyor. Beyrut / aa

TANKLAR, ANA MEYDANA GÝRDÝ ÖTE yandan Suriye tanklarýnýn, Hama þehrine yönelik aðýr bombardýmanýn ardýndan þehrin iç kesimindeki ana meydaný Orontes’e girdiði bildirildi. Reuters haber ajansýna uydu telefon aracýlýðýyla konuþan bir þehir sakini, ‘’Bütün iletiþim kesildi. Rejim, Hama’yý bitirmek için, basýnýn, Mýsýr’ýn devrik Devlet Baþkaný Hüsnü Mübarek’in dâvâsýna odaklanmasýndan yararlanýyor’’ diye konuþtu. Þehir sakini þehirdeki tank ateþinin, 1982 yýlýnda düzenlenen, binlerce kiþinin ölümüyle sonuçlanan askerî saldýrý sonucu büyük kesimi tahrip olmuþ durumdaki El Hader semtinde yoðunlaþtýðýný sözlerine ekledi. Suriye tanklarýnýn girdiði Orontes Meydaný’nýn büyük kesimi, þehirdeki Suriye Devlet Baþkaný Beþþar Esad yönetimine karþý düzenlenen, 5 ay süren sokak gösterilerinin ana mekâný olmuþtu. Amman / aa

Hüsnü Mübarek, ambulans uçakla getirildiði Kahire'de yargýlanmaya baþladý. Öte yandan duruþma görüntüleri dev ekranlarda yayýmlanýrken, Mübarek yanlýlarý ve karþýtlarý gösteriler düzenliyor.

Sedyede yargýlanýyor MISIR’IN DEVRÝK LÝDERÝ KAHÝRE’DE MAHKEMEYE ÇIKTI. HÜSNÜ MÜBAREK, BEYAZ MAHKÛM ELBÝSESÝ GÝYMÝÞ OLARAK BÝR KAFES ÝÇÝNDE YATARKEN YARGILANIYOR. MISIR'IN devrik Cumhurbaþkaný Hüsnü Mübarek rada, Mübarek’in avukatlarýndan Muhammed AbSUÇLAMALARI REDDETTÝLER ve iki oðlu ile eski içiþleri bakaný Habib El Adli’nin, dulrazi, mahkeme giriþinde bazý gazetecilere yaptýDEVRÝK Mýsýr Cumhurbaþkaný Hüsnü Mübarek’in yargýlandýðý davada Baþsavcý, Mübarek ve oðullarý hakkýnda iddianameyi okudu. Ýddianamenin okunmasýnýn ardýndan Mahkeme Baþkaný, Mübarek’e “Bunlara ne diyeceksiniz” diye sordu. Mübarek, yattýðý yerden oðlunun uzattýðý mikrofon aracýlýðý ile bu ithamlarýn hiçbirisini kabul etmediðini söyledi. Hüsnü Mübarek’in ardýndan, oðullarý Ala ve Cemal de suçlamalarý reddettiklerini açýkladýlar. Bu arada, muhalif protestocularýn avukatlarý, Mübarek’in orduya göstericilere müdahale edilmesi talimatý verip vermediðinin anlaþýlmasý için, Yüksek Askerî Konsey Baþkaný Hüseyin Tantavi’nin þahit olarak dinlenmesini istediler. Müdahil avukatlar, ordu mensuplarýnýn, Mübarek’in orduya müdahale etmesi yönünde talimat verdiðini çeþitli televizyonlarda itiraf ettiklerini belirterek, Genelkurmay Baþkaný Sami Annan’ýn da þahit olarak dinlenmesini talep etiler.

baþþehir Kahire’deki polis akademisinde kurulan mahkeme tarafýndan yargýlanmasýna baþlandý. Kahire Birinci Aðýr Ceza Mahkemesi Baþkaný Ahmet Fehmi Rifat baþkanlýðýndaki mahkeme heyeti, duruþmaya Habib El Adliyi yargýlayarak baþladý. Eski Cumhurbaþkaný Mübarek, duruþmada beyaz mahkûm elbisesi giymiþ olarak bir kafes içinde yatarken görülüyor. Mýsýr makamlarý, Mübarek’in gece saat 02.30’da Þarm El Þeyh þehrinden Kahire’ye, týbbî cihazlarla donatýlmýþ bir ambulans uçak ve kendisini tedavi eden doktorlar eþliðinde getirildiðini bildirdiler. Yetkililer Mübarek’in mahkeme salonuna da ambulansla geldiðini söylediler. Mübarek’in uçaðýna, 3 savaþ uçaðýnýn eþlik ettiði belirtildi. Bu a-

ðý açýklamada, Mübarek’in protestocularýn öldürülmesini istemesi halinde Mýsýr’daki olaylarda en az 800 bin kiþinin ölmüþ olacaðýný iddia etti. Razi Mýsýr, ikinci Cumhurbaþkaný Enver Sedat döneminde konulan ve halen yürürlükte olan askerlerin yargýlanmasýyla ilgili kanunu hatýrlatarak, Mübarek’in hava kuvvetleri akademisi komutaný rütbesine binaen ve pilot olmasýndan dolayý askerî rütbesinin devam ettiðini belirtti. Razi Mýsýr, bu sebeple Mübarek’in sivil mahkemede yargýlanamayacaðýný iddia etti. Bu arada, Mübarek’in yargýlanmasý Mýsýr genelinde ilgiyle izleniyor. Baþþehir Kahire’nin çeþitli yerlerine konulan dev ekranlardan duruþma görüntüleri yayýmlanýyor. Kahire / aa

hibrahimcan@windowslive.com

Mübarek’i demir kafeste seyretmek ýsýr'ýn kaderine otuz yýl hükmetmiþ, ebedî þeflik hakkýymýþ gibi, her þeye raðmen koltuðuna sarýlmýþ bir lider þimdi yargýlanmaya hazýrlanýyor. Mýsýrlý gazeteler haberi “Firavun sanýk kafesinde” baþlýðýyla duyuruyor. Hüsnü Mübarek iki oðlu, eski içiþleri bakaný ve altý kýdemli polis yetkilisiyle birlikte hürriyet isyanýnýn bastýrýlmasýnda aþýrý güç kullanýmý emri verdiði için yargýlanacaklar. Hem de Mübarek’in ilk kez Enver Sedat’ýn katilinin yargýlanmasý için baþlattýðý demir kafes içinde yargýlanma yöntemiyle. Ýdama mahkûm edilmesi ihtimali de var. Bu satýrlarý yazarken Mübarek’in demir parmaklýklar ardýnda yattýðý yerden yargýlandýðýný görmek deðiþik duygular uyandýrýyor insanda. O yenilmez adam, yatakta ve bitkin. Gözlerinde hüzün, hayal kýrýklýðý ve öfke var. Hiç kimse bir yýl önce bunu hayal bile edemezdi. Bu kadar güçlü, ABD’nin desteðini arkasýna almýþ, ordusu her istediðini yapan bir liderin baþýna bunlarýn gelebileceðini düþünmek elbette mümkün deðildi. Aslýnda Mýsýr’ýn bu yargýlamayý çok huzurlu bir þekilde yapacaðýný söylemek mümkün deðil. Bütün olup bitenlere raðmen otuz yýllýk bir liderin yargýlanmasý, ülkede bazý gerginliklere de yol açýyor. O yüzden isyandan bu yana ülkeyi yöneten komutanlar dahil, bir çok kimse 83 yaþýndaki Mübarek’in hüküm verilmeden kalpten gitmesini tercih ettikleri biliniyor. Bu yargýlamanýn halen isyanlar ve iç çatýþmalarýn sürdüðü Suriye, Libya ve Yemen için olumsuz bir etki yapacaðý da söyleniyor. Devrilen liderlerin sonunu gören mevcut diktatörlerin koltuklarýna daha çok yapýþacaðý, orada kalabilmek için bütün orduyu halkýn üstüne sürüp, göz kýrpmadan binlerce insaný öldürtmek dahil her þeyi yapmalarý mümkün. Bir de Mübarek’in ruh halini düþünün. Acaba “keþke bu insanlara bu kadar zulmetmeseydim, hak ettikleri hak ve hürriyetleri baþýndan itibaren verseydim, onlarýn da hür yaþamak hakkýydý” deyip piþmanlýk içinde tevbe mi ediyor? Yoksa “bakýn þu millete! Onlarý otuz yýl ayakta tuttum, yemedim yedirdim, giymedim giydirdim, düþmanlardan korudum. Þimdi ise bana bunlarý yapýyorlar” diye lânet mi ediyor? Bu arada Mýsýr henüz demokratikleþmesini tamamlayamadý. Hâlâ Mübarek’in generalleri ülkeyi yönetiyor. Kasýmda yapýlacak genel seçimler ve yýl sonuna kadar yapýlacak cumhurbaþkanlýðý seçimlerinden sonra iþler biraz daha rayýna girecek. Ancak seçimlerin nasýl geçeceði, istikrar getirip getirmeyeceði þimdiden bilinmiyor. Bunda oylarýn en az üçte birini alarak iktidara gelmesi beklenen Müslüman Kardeþler’e büyük iþ düþüyor. Önce yeni anayasa yapýlacak, sonra cumhurbaþkaný seçilecek. Ancak seçilecek hükümeti devasa ekonomik sorunlar bekliyor. Umarýz her þey hukuka ve demokrasi kurallarýna uygun geçer ve Mýsýr halký mücadelesini verdiði demokratik, hukuk devletine kavuþur. Umarýz modern Firavunu özletecek sýkýntýlar yaþamazlar.

M

Üç eski askere rekor ceza

Bisikletleriyle 7 bin kilometre yol kat ederek Batý Þeria'ya vardýlar.

Ýngiliz aktivistler Filistin’e pedal çevirdi FÝLÝSTÝNLÝ ve Ýsrailli direniþ hareketlerine destek olmak için Ýngiltere’den yola çýkan bir grup aktivist, bisikletleriyle 7 bin kilometre yol kat ettikten sonra iþgal altýndaki Batý Þeria’ya vardý. Bisiklet konvoyu Batý Þeria’daki Bil’in Köyünün aktivistleri ile buluþtu ve Ýsrail’in Filistin topraklarýndaki hukuksuz iþgaline ve “güvenlik duvarý” uygulamasýna karþý bir protesto gösterisine katýldý. Grup Haziran’ýn baþýnda Ýstanbul’a uðramýþ ve bu seneki Özgürlük Filosu’nun organizatörlerinden olan ÝHH Ýnsanî Yardým Vakfý binasý önünde vakýf yetkilileriyle ortak bir basýn açýklamasýnda bulunmuþtu.

18 ÜLKEDEN GEÇTÝLER “PEDAL-100 days to Palestine” (Filistin’e 100 gün) grubu, Filistin sivil toplumunu 2005’ten beri devam eden boykot, tecrit ve yaptýrým çaðrýsýna cevap veren ve sosyal adaletsizliðe karþý savaþan gruplarý birbirine baðlayarak 18 ülkeden geçerek Filistin’e ulaþtý. Geçen haftalardaki Ýkinci Özgürlük Filosu ve Filistin’e Hoþ Geldiniz ‘uçak filosu’ giriþimlerinin ardýndan bisikletçi aktivistlerin Filistin’e varýþý Ýsrail’in uluslar arasý kanunlara göre hareket etmesi ve Filistinlilerin haklarýna saygý göstermesi yönündeki baskýyý daha da arttýrdý. PEDAL grubundan Jen Peachey “Amerika’nýn askerî desteði olsun, Ýngilterenin diplomatik sessizliði olsun veya Yunanistan’ýn filoyu engellemesi olsun dünya çapýnda Ýsrail’in kanunsuz iþgalini ve Gazze ablukasýný aktif olarak destekleyen hükümetler gördük. Ancak hükümetlerin yanýlgýya düþtüðü noktada, halk gereðini yapmak için ayaklanacaktýr. Bu yüzden Filistin’e geldik” açýklamasýnda bulundu. Ýstanbul / Yeni Asya

 ORTA Amerika ülkesi Guatemala’da, 1996’da sona eren ve 240 bin insanýn öldüðü iç savaþ sýrasýnda, çoðu Maya Kýzýlderilisi olan çocuk ve kadýnlar dahil 201 kiþiyi katleden 3 eski özel kuvvetler askeri toplam 6 bin 66 yýl aðýr hapis cezasýna mahkûm oldu. Askerler her bir ölüm için 30’ar yýl, 30 yýl da insanlýða karþý suçtan ceza giydi. Uygulamada azamî hapis cezasý 50 yýl olduðu için, bu verilen 6 bin 66 yýllýk ceza sembolik önem taþýyor. Guatemala / aa

Darbe giriþimine 10 tutuklama

 BATI Afrika ülkesi Nijer’de, Temmuz ayýnda darbe giriþiminde bulunduklarý gerekçesiyle 10 kiþi tutuklandý. Mart’ta Devlet Baþkaný seçilen muhalif lider Mahamadu Yusufu, Nijer’in baðýmsýzlýðýnýn 51. yýldönümü dolayýsýyla yayýmladýðý açýklamasýnda, “devletin güvenliðini zaafa uðratmaya karar verenlerden 10’unun 12 ve 13 Temmuz 2011 tarihlerinde gözaltýna alýndýðýný” belirtti. Niamey / aa

Zimbabve de yardýma muhtaç

 BM, güney Afrika ülkesi Zimbabve’nin bu yýl gýda, saðlýk ve insanî yardým için 480 milyon dolara daha ihtiyacý olduðunu bildirdi. Ülkede mahsul kýtlýðý, düzensiz yaðýþ ve diðer ekonomik baskýlar dolayýsýyla 1,4 milyon kiþinin gýda yardýmýna muhtaç olduðu kaydedildi. BM yetkilileri ayrýca Somali’deki açlýðýn yayýlabileceði uyarýsýnda bulunmuþtu. Harare / aa

Kore’de ‘sel’ kardeþliði

 KORE Yarýmadasý’nda felâkete sebep olan sel, Kuzey Kore ile Güney Kore arasýndaki buzlarý eritti. Güney Kore Birleþtirme Bakanlýðý, selden zarar gören Kuzey Kore’ye 5 milyon dolar tutarýnda yardým yapacaklarýný duyurdu. Yetkililer, Kuzey Kore’nin selden büyük darbe aldýðý bilgisini verdi. Seul / cihan


8

MEDYA POLÝTÝK

4 AÐUSTOS 2011 PERÞEMBE

Generaller gitti demokrasi bayramý geldi, öyle mi? NEREDEYSE tüm siyasi partilerin yeni anayasa için ilk üç maddeyi ‘kýrmýzý çizgi’leri olarak deðerlendirmesi sivil bir anayasa yapým sürecinin en sancýlý durumunu oluþturuyor. Ergenekon, Balyoz ve son olarak Ýnternet Andýcý davalarýyla birlikte birçok muvazzaf ve emekli subay yargýlanmaya baþladý. Genç Siviller “çok rahat” olsa da, vesayetin merkezlerinden biri olan Ordu’daki rahatsýzlýk nedeniyle tepki bekleniyordu. Ancak bu tepki biraz farklý oldu. Subaylar darbe yapmadý. Gece sabaha karþý “Türk Milleti adýna yönetime el koyduklarýný” muþtulamadýlar veya “Anayasaya aykýrý eylemleriyle meþruiyetini kaybetmiþ siyasi iktidara karþý Türk Milletinin direnme hakkýný kullanarak” meclisi feshettiðini ve hükümeti düþürdüðünü ilan etmediler. Ýrticaya karþý bin yýl sürecek 28 Þubatvari bir MGK bildirisi yayýnlamadýlar. “Sözde deðil, özde laik bir Cumhurbaþkaný isterük” nidalarýyla ortalýðý kasýp kavurmadýlar, Anayasa Mahkemesi’ni tehdit edemediler. HSYK’yý, Savcýlarý meslekten atmak için yollara salamadýlar. Kendileri gitti, yani bazýlarý... Genelkurmay Baþkaný ile Kuvvet komutanlarý tepkilerini sadece istifa yoluyla ifade ettiler. ‘HARBÝYELÝ ALDANMAZ’ ÝNANCI Peki, bu tepki nasýl üretiliyor? Milli eðitimin birinci sýnýfýndan baþlayarak 1933’te Hitler Almanyasý’ndan örnek alýnan “andýmýz”la militarizm zihinlere zerkediliyor, ölüm yüceltiliyor. Birey anlamsýzlaþtýrýlýp, önderler kutsallaþtýrýlýyor. Anadolu’nun en zeki çocuklarý toplanýp askeri okullara yerleþtiriliyor ve “sivil” eðitimdeki eksik tamamlatýlýyor. Her bir öðrenci Ýnönü’nün -muhtemelen- iftiharla dediði gibi sonrakine göre Cumhurbaþkanlýðýna kendini daha yakýn hissedeceði bir eðitimden geçiyor. Toplumdan izole edilmiþ “sur”larýn ardýnda, lojman ve kýþla arasýnda tükenen bir ömür sürdürülüyor. Bu ömre sivil renklerin, liberal deðerlerin, farklýlýklarýn birer zehir, ihanet tohumu olduðu nakýþ gibi iþleniyor. Sosyalleþme mekânlarýnda, örneðin orduevlerinde bu bir kültürel koda dönüþüyor. O surlarýn arkasýnda Menderes, veya Özal gibi vesayetle sorunu olanlar, gaflet, dalalet ve hatta hýyanet içindekiler olarak görülüyor. Zamanla gerçekliðin yerini keskin bir inanç almaya baþlýyor. Böyle bir sosyal ve mesleki iliþki aðý içinde olanlar bakýmýndan darbeler elbette ki “meþruiyetini kaybetmiþ bir siyasal iktidara karþý Türk milletinin direnmesi”, siyasete müdahale ise “Cumhuriyetin kazanýmlarýný koruma adýna zorunlu ve sorumlu eylemler” olarak nitelendiriliyor. Surlarýn arkasýndaki kapalý mekânlar sýnýf bilinci üretiyor. Bir meslektaþlarýna yapýlan bir haksýzlýða karþý kolektif mücadele yemini ediliyor, “Harbiyeli aldanmaz” sloganlarý atýlýyor. Yani demokrasilerde “suç” ve “hata” olarak görülen eylemler onlar için övünç kaynaðý oluyor.

DARBE ANAYASASI HÂLÂ AYAKTA Genelkurmay baþkaný veda mesajýnda “Þartlar ne olursa olsun TSK’nýn kahraman mensuplarýnýn kutsal görevlerinde bundan önce olduðu gibi bundan sonra da üstün disiplin, cesaret ve fedakarlýkla baþarýya ulaþacaklarýna olan kesin inancý”ný koruduðundan bahsediyor. Yani TSK’nýn içselleþtirdiði cuntacýlýk, darbecilik, muhtýracýlýk, toplumun %80’ini düþman görme alýþkanlýðý, sayýsýz faili meçhul cinayetler ve fiþlemeler “bundan önce olduðu gibi, bundan sonra da cesaret ve fedakârlýkla baþarýlmasý gereken kutsal görev” olarak tanýmlanýyor. Ancak tartýþmala yok, bayram veya matem

havasý hakim.Bu bilinç, keskin inanç kutsi misyonlar üreten sistem ve kurumsal yapý kimseyi ilgilendirmiyor. Evet, bayram ediyoruz. Zira çok þey oldu. Ekonomi geliþti. Orta sýnýflaþma gerçekleþti. Kentleþme oraný %90’lara dayandý. Toplum siyasallaþtý ve siyasal kararlarý hem tetikliyor, hem de siyasete sahip çýkýyor. Basýnda, üniversitelerde, kamu kurumu niteliðindeki meslek kuruluþlarýnda ve kimi sermaye odaklarýnda aksi yönde yoðun çabalara raðmen, toplumun ezici çoðunluðu darbelere ve darbeci zihniyete geçit vermiyor. Sivil siyasete sahip çýkýyor ve demokratikleþme konusunda parlamentoyu ve demokratik karar mekanizmalarýný destekliyor. Güçlü bir hükümet var ve sahip olduðu güçlü meþruiyet desteðiyle eskinin efendilerine kafa tutuyor. Geçmiþe ait siyasal anlayýþlardan kurtulmamýþlýðýn yol açtýðý birçok yanlýþlarla birlikte... 6 Mayýs 2007’de yani tam da 367 kararýyla hükümet ve meclisin hiçleþtirildiði hafta Radikal 2’de bir devrim sürecine girdiðimizi ve bürokratik iktidarýn tasfiye sürecinin hýzlandýðýný ifade etmiþtim. Gerçekten de sivil irade güç kazandý, bürokrasi geri adým attý. Anayasa Mahkemesi gerici ideolojinin “kalesi”, 367 benzeri hokkabazlýklarýn onay merkezi olmaktan çýktý. HSYK haki renkli tanrýlara huþu içinde hâkim ve savcý kurban veren bir kurum deðil artýk. Ancak tüm bunlar deðiþirken deðiþmeyen bir þey var: Askeri yapý olduðu gibi ayakta. Dar-

‘‘

Darbelerin ve tek parti diktatörlüðü döneminin ürettiði hukuk düzeni dimdik ayakta. Darbe anayasalarýyla yaþýyoruz. belerin ve tek parti diktatörlüðü döneminin ürettiði hukuk düzeni dimdik ayakta. Darbe anayasalarýyla yaþýyoruz. Onlarýn diliyle konuþuyoruz. Ýktidar “dikkatli” olmak adýna o dile sarýlýyor, muhalefet bu dil üzerinden iktidarýn açýðýný yakalamaya çalýþýyor. Ýktidar ve muhalefet “yeni Anayasa” derken dahi, milletin iradesine, insanlýða, emeðine ve onuruna saygýsýzlýðýn kitabi bir örneði olan ve darbecilerin siyasal hayatýmýza hediyesi olan ilk üç maddenin “kýrmýzýçizgileri” olduðunu muþtulayabiliyor. Kurumsal dönüþüm yerine kurumlardaki “eski”lerin “yeni”lerle ikamesiyle yetinildiði, sistemde demokratik dönüþümün yerini sistemi teslim alma kaygýsýna býraktýðý izlenimi güçleniyor. Sistemi teslim alanýn hýzla sistem tarafýndan teslim alýndýðý kuralý unutuluyor. Katillerin cinayet mekâný olan Yassýada’yý “demokrasi adasý” ilan etme gayreti içindeyken, ayný katillerin ürettiði “anayasal düzen”in kutsallarýna biat görüntüsü de gözden kaçmýyor. Sanýrým istifa eden generallerin de, geride kalanlarýn da gözünden kaçmýyor. Ve þu sorularý haklýlýk kazanýyor: “O halde bizi neden tutukladýnýz?” Önkoþulsuz, kýrmýzýçizgisiz ve tabusuz, bütünüyle geleceðe odaklanarak devletin iktidar yapýsýný ve siyasal iþleyiþi demokratikleþtiren “sur”larýn ardýndaki mekanlarý dönüþtüren, bir anayasa yapýlmadýðý sürece bu sorulardan kurtulamayýz. Bayramý kabusa dönüþtürebilecek sonuçlarýndan da... Osman Can, Star, 3.8.2011

GEÇMÝÞ OLSUN

TAZÝYE Muhterem kardeþimiz

Bülent Biçer'in kardeþi

Muhterem aðabeyimiz Yahya Yýlýk ve oðullarý muhterem kardeþlerimiz Mehmet, Ali ve Hüseyin ile muhterem yeðeni Recep Ünlüel'in iþyerlerinde müessif bir yangýn neticesinde büyük maddî hasar meydana geldiðini öðrendik. Cenâb-ý Allah'tan bu maddî hasarlarýnýn sadaka-i cariye olarak defter-i hasenatlarýna yazýlmasýný diler, sabr-ý cemil niyaz ederiz.

Ankara Yeni Asya Okuyucularý

Servet Biçer

'in barajda boðularak vefat ettiðini teessürle öðrendik. Kardeþimize rahmet ve maðfiret diler, kederli ailesine taziyetlerimizi sunarýz.

Adana Yeni Asya Okuyucularý

TEBRÝK 2011-2012 öðretim yýlýnda Çukurova Üniversitesini kazanan öðrencilerimizi tebrik eder, bay ve bayan öðrenciler için kalacak yer temin edileceðini duyururuz. Ýrtibat Tel : (0532) 360 89 56 - 0(322) 363 63 73

Adana Yeni Asya Gazetesi Temsilciliði

Y

YAÞ kanunu varken... YAZININ baþlýðýna (“Ters yoldan oldu ama olsun!”) dönelim. Bu baþlýðý Doðan Akýn’ýn (T24) “Bir darbe dönemi eseri olarak YAÞ Kanunu” baþlýklý yazýsýný okuduktan sonra seçtim. Akýn’ýn bu üzerinde çokça çalýþýlmýþ yazýsý (bu dönemde “üzerinde çalýþýlmýþ yazýlar”a çok ihtiyacýmýz olduðunu unutmayalým) “Bir darbe ürünü olarak YAÞ Kanunu”nun zihniyetini ve barýndýrdýðý tuzaklarý çok güzel sýralýyordu. Yazý önce uzun adýyla “Yüksek Askeri Þûra’nýn Kuruluþ ve Görevleri Hakkýnda Kanun”un kabul edildiði tarihe dikkat çekiyor: “Doðal olarak yasalar, daha sonra deðiþtirilseler de, yapýldýklarý dönemin atmosferini, güç dengelerini, kurumlarýn etkilerini ya da etkisizliklerini yansýtýyorlar. Dün (1 Aðustos 2011) bir kez daha toplanan Yüksek Askeri Þûra’yý (YAÞ) düzenleyen kanun, Çankaya’da asker cumhurbaþkaný alýþkanlýðýnýn hakim olduðu bir dönemde, üstelik 12 Mart 1971 darbesinin dumaný tüterken hazýrlandý...” Akýn, daha sonra 12 maddeden oluþan bu kanunun genel yapýsýný adým adým bakarak cevaplamaya çalýþýyor. Akýn’ýn deðerlendirmesinin tamamýný aktarmak imkansýz. Ben burada kanunun hazýrlandýðý dönemin ruhunu çok iyi yansýtan birkaç maddesine iliþkin deðerlendirmeyi aktarmakla yetineceðim. Mesela kanunun 2. maddesinde yer alan hüküm: “Askeri Þûra üyelerinin terfi iþlemleri ile ilgili konulardaki oy hakký ve deðerlendirme notu eþ deðerdedir.” “Toplantý Çokluðu ve Oylama” baþlýðýný taþýyan 5. maddede ise “kararlarýn ‘salt çoðunluk’ ile

alýnacaðý, ‘eþitlik olmasý durumanda Baþbakan’ýn bulunduðu tarafýn oylarýnýn geçerli olacaðý düzenleniyor.” Yani özetle, Baþbakan’ýn Þûra’daki gerçek pozisyonu “sadece ‘oylamada eþitlik olmasý’ haliyle sýnýrlý olmak üzere, ‘eþitler arasýnda birinci’ olarak konumlandýrýlýyor.” Aslýnda kanunun baþbakana tanýðýný bu þartlý “eþitler arasýnda birinci” konumu þaka gibi bir þey... Çünkü Þura’nýn baþbakan ve savurma bakaný dýþýnda kalan ve “emir-komuta zinciri” içinde hareket eden asker üyeleri arasýnda görüþ ayrýlýðý olabilmesi imkânsýz!

‘‘

“Yeni Türkiye”nin yolu “YAÞ Kanunu” ve benzeri yasa ve anayasa maddelerinin bir an önce ciddiyetle ve samimiyetle ele alýnmasýndan geçiyor.

Yani daha açýkçasý, söz konusu kanun YAÞ’ý “askerlerin istedikleri her kararý alabileceði bir kurul” olarak tasarlamýþ ve gerçekleþtirmiþ. Söylediðim gibi Akýn’ýn yazýsý YAÞ’ta iþlerin niçin yaþ gittiðini ilgili kanunun önemli maddelerini gözden geçirerek çok güzel analiz ediyor. Yazýnýn son bölümü ise 12 Mart ürünü bir kanunun ürünü olan YAÞ’dan çýkan bazý kararlarýn niçin artýk yaþa bastýðýnýn açýklanmasýna ayrýlmýþ. Geçen yýlýn YAÞ’ýndan sonra hakkýnda epeyce

konuþulan “imzalanmamýþ kararnameler” meselesini deðerlendiren þu satýrlar gibi: “YAÞ Kanunu’na göre Baþbakan baþkanlýðýndaki YAÞ ‘kanuni’ bir karar alýyor. Ancak muhalif olmasýna raðmen emrindeki askerlerin aldýðý o kararý engelleyemeyen Baþbakan, azýnlýkta kaldýðý oylamaya iliþkin kararnameyi bakanýna imzalatmayarak YAÞ kararýný uygulatmýyor. Manzara budur. Baþbakan, iþte bu nedenle ‘Terfi ve tayin iþleriyle alakalý olan kanunlar çok açýk’ derken yanýlýyor. Terfi ve tayinler ile askeri sivil otoriteye karþý konumlandýrýlan kanunlar açýk deðil, aksine çok karýþýk...” Gözden geçirdiðimiz konuya iliþkin bilmem siz de benim gibi þu soruyu soruyor musunuz: 12 Mart ürünü YAÞ Kanunu ortada dururken, bu kanunun temsil ettiði zihniyetten ve bu kanunda yapýlmasý düþünülen deðiþikliklerden hiç söz etmeden, toplumun bu konuda yaþanan geliþmeleri “iyi general-kötü general” çerçevesinde yorumlamasýna fýrsat tanýmak sorumlu bir davranýþ mýdýr? O “Kanun” orada durduðu müddetçe YAÞ’ýn problemsiz geçebilmesi mümkün mü? Yapýlmasý gereken ilk iþ bu türden kanunlara gecikmeden el atmak ve bunun nedenleri toplumla açýkça paylaþmak deðil mi? “Ters yoldan oldu ama olsun!” derken bunlarý söylemek istiyorum. “Yeni Türkiye”nin yolunun “YAÞ Kanunu” ve benzeri yasa ve anayasa maddelerinin bir an önce ciddiyetle ve samimiyetle ele alýnmasýndan geçtiðini bilmiyor muyuz? Kürþat Bumin Yeni Þafak, 3.8.2011

M. KEMAL, ORDUYU DEVRÝMLER ÝÇÝN KULLANDI DAHA önce de yazdým ama yeri geldi bir daha deðineyim. Ne yazýk ki, parlak doktora tezini tamamladýktan kýsa bir süre sonra, genç yaþýnda vefat eden M. Naim Turfan, Türkçeye Jön Türklerin Yükseliþi (Alkým Kitabevi) adýyla çevrilen yapýtýnýn baþýnda ilginç bir yorum yapar. Onun da baþka kaynaklardan aktardýðýna göre Mustafa Kemal, 1909’da 13-25 Ocak arasýnda Osmanlý Ýttihad ve Terakki Cemiyeti’nin gizlice Selanik’te toplanan Ýkinci Yýllýk Kongresi’nde bir konuþma yapmýþtýr. Mustafa Kemal o sýralarda henüz Erkan- ý Harp Kolaðasýdýr. 3. Ordu’da görevlidir. Kongreye Trablusgarp delegesi olarak katýlmaktadýr. Konuþmasýnda Mustafa Kemal ordunun siyasetten uzak kalmasý gerektiðini ýsrarla savunur. Mustafa Kemal’in bu görüþlerini sonuna kadar koruduðu daima söylenegelmiþtir.  Naim Turfan, bizde hep ayný þekilde tekrarlanan, “Atatürk (ve Ýnönü) ordunun siyaset dýþýnda kalmasýný iste(r)di” yolundaki görüþü tersine çevirir. Der ki, doðrudur, o konuþma bu þekilde yorumlanabilir ama iþin içinde baþka bir boyut daha vardýr. Mustafa Kemal, ilk defa, daha modern bir ordu tanýmý yapmakta, ordunun siyasetten uzak duran, baðýmsýz bir birim olmasýný istemektedir. Bu baðýmsýzlýk ordunun siyasete mü-

‘‘

Çok özel þartlardan dolayý Türkiye aslýnda Sovyetik bir model olduðunu fark edemedi.

dahale etmemesi deðil, tersine siyasetin orduya müdahalesini engellemek maksadýný taþýr.  (...) Türkiye’deki ordu bana göre geçen yýla ve Ergenekon davalarý baþlayana kadar 1908 öncesinde ve hemen sonrasýnda biçimlendirilmiþ orduydu. Mustafa Kemal, Ý- T’nin hazýrladýðý, kendisinin de bir parçasý olduðu orduyu, “devrimleri” gerçekleþtirmek için kullandý. Bizim cumhuriyetimizin ve ondan da önce Meþrutiyetimizin garip bir talihi ve tarihi var. Her iki hareketin de özü, anlamý, dokusu sivildir. Ama ne yazýk ki, her iki hareket de ordu güdümünde kurulmuþtur. Her ikisi de bir tür askeri darbedir. Doðrudur, yanlýþtýr, o ayrý bir mesele. Bana göre doðrudurlar. Ne var ki, Cumhuriyet askeri bir model üstüne bina edildiði için, “Cumhuriyet ve devrimlerin”, hepsinin özü olan “laikli-

ÖZ-ÝÞ SENDÝKASI GENEL BAÞKANLIÐINDAN ÖZ-ÝÞ Sendikasý 1. Olaðan Genel Kurulu, aþaðýdaki gündem maddelerini görüþmek üzere 20/21 Aðustos 2011 tarihinde saat 10.00'da Cevizlidere Cad. 1239. Sokak No: 6 Balgat/ANKARA adresinde toplanacaktýr. Ýlktoplantýdaçoðunluksaðlanamadýðýtakdirdeikincitoplantý 27/28Aðustos2011tarihindeaynýyervesaatteyapýlacaktýr. 2821 sayýlý yasa ve Sendikalar Kanunu ve Ana Tüzüðümüzün ilgili maddeleri gereðince ilgililere ve delegelere ilanen duyurulur. ÖZ -ÝÞ SENDÝKASI GENEL YÖNETÝM KURULU 1. Olaðan Genel Kurul Gündemi 1. Yoklama ve açýlýþ 2. Divan Teþekkülü 3. Saygý Duruþu ve Ýstiklâl Marþýnýn Okunmasý 4. Genel Baþkanýn Konuþmasý 5. Misafirlerin Konuþmasý 6. Komisyonlarýn Seçimi -Tüzük Tadil Komisyonu -Hesap Tetkik ve Tahmini Bütçe Komisyonu -Kararlar Komisyonu 7. Faaliyet ve Mali Raporlarýn Müzakeresi ve ibrasý 8. Komisyon Raporlarýnýn Görüþülmesi ve Karara Baðlanmasý 9. Dilek ve Temenniler 10. Seçimler 11. Kapanýþ

ðin” korunmasý askere ve orduya bir görev olarak verildiði için, ordu da bunu her fýrsatta “uyguladýðý” için bugüne kadar militer bir cumhuriyet yani rejim ve toplum olarak geldik. Burada þu da var: týpký Rus Devrimi gibi Cumhuriyet de sivil bir hareket deðildi, çünkü ortada öyle bir atýlýmý gerçekleþtirecek sýnýflar bulunmuyordu. Tersine her iki modelde ve ülkede sistemler rejimin dayanaðý olan sýnýflarý inþa etmek çabasýndaydý. Üstüne üstlük, 1950’den sonra Soðuk Savaþ diye bir bela çýktý ve bu rejimlerin alabildiðine kendi içine dönük, dýþýna sýmsýký kapalý olmasýna, kalmasýna sonsuz imkân saðladý.  Þimdi ne oluyor, sorusunun cevabýný anlamak için iki noktayý hatýrlamak gerek. Dýþarýda 1989 oldu ve SS sona erdi. SSCB ve Doðu Bloku buna baðlý olarak çöktü. Yalan yanlýþ da olsa militarizm dýþý birtakým nispeten demokratik yönetimler kuruldu. Türkiye bunu kýsmen yaþadý. Çok özel þartlardan dolayý Türkiye aslýnda Sovyetik (veya diðer otoriter rejimler) bir model olduðunu fark edemedi. Ayrýca Kürt sorununun sadece askeri bir sorun olarak tanýmlanmasý, tamamen kapalý toplum öngören anayasal yapý bizi bugüne kadar taþýdý. Hasan Bülent Kahraman Sabah, 3.8.2011

T. C. KIRÞEHÝR (SULH HUKUK MAH.) SATIÞ MEMURLUÐU (TAÞINMAZIN AÇIK ARTIRMA ÝLANI) 2011/34 Satýþ Aþaðýda cinsi, mevkii, miktarý yazýlý taþýnmazlarýn ÝÝK.hükümleri uyarýnca açýk artýrma sureti ile umum arasýnda Kýrþehir Sulh Hukuk Mahkemesi Kaleminde 09.09.2011 tarihinde belirtilen gün ve saatlerde 1.satýþý yapýlacaktýr. Ayný gün alýcýsý çýkmaz veya teklif edilen fiyat muhammen bedelin % 60'ýný karþýlamaz ise ayný yer ve saatlerde 19.09.2011 tarihinde 2.satýþý yapýlacaktýr. Bu satýþta muhammen bedelin % 40'ýný karþýlamak sureti ile en çok artýrana ihale yapýlacaktýr. Taþýnmazýn Yeri: Cinsi : Ada-Parsel: Miktarý : Muhammen Bedeli: Satýþ Saati : Kýrþehir Yenice Mah. Arsa-Ev 1183/7 605 M2. 306.519,00 TL 09.30-09.40 1- Satýþ peþin para ile olup, talep halinde alýcýya 10 güne kadar yasal süre verilir. 2-Satýþa iþtirak etmek isteyenlerden % 20 teminat alýnacaktýr. Paydaþlarýn paylarýnýn bu bedeli karþýlamamasý halinde onlardan da ilave teminat alýnarak % 20'ye ulaþtýrýlacaktýr. 3-Taþýnmaz üzerinde 132 M2 geniþliðinde iki katlý iki adet ev ile 895,00 TL deðerinde muhtelif aðaç vardýr. Taþýnmaz ayrýk nizam 4 kata müsaadeli konut alanýnda kalmakta olup inþaat alaný arsanýn % 40'ýdýr. 4- Satýþta damga vergisi, tellaliye ücreti, tapu masrafý, % 1 ve % 18 KDV alýcýya aittir. 5- Ýpotek sahibi alacaklýlarla diðer ilgililer (*) taþýnmazlar üzerindeki her türlü hak iddialarýný belgeleri ile birlikte 15 gün içerisinde satýþ memurluðuna bildirmezlerse, haklarý tapu siciliyle sabit olmadýðý taktirde satýþ bedelinin paylaþtýrýlmasýndan hariç kalacaklardýr. 6- Þartnamesi ilan tarihinden itibaren açýk olup, masrafý verildiði taktirde isteyen alýcýya bir örneði gönderilebilir, satýþa iþtirak edenlerin þartnameyi görmüþ ve kabul etmiþ sayýlacaklarý, daha fazla bilgi almak isteyenlerin memurluðumuzun 2011/34 satýþ sayýlý dosyasýna müracaatlarý umuma ve sair tüm ilgililere ilanen teblið olunur. 14.07.2011 (*) Ýlgililer tabirine irtifak hakký sahiplerine dahildir. (ÝÝK m.126) www.bik.gov.tr B: 48828


MAKALE

Y

4 AÐUSTOS 2011 PERÞEMBE

9

Siyasette tamamen iktidar olunsa bile... fersadoglu@yeniasya.com.tr

en dimizi al datýp sorumluluklarý mýzdan kaçabilir miyiz? Farz-ý muhal dindarlar siya set te tam an la mýy la ik ti dar ol sa bi le, Kur’ân’ýn talebeleri, hadimleri yine Kur’ân hakikatlerini anlatmaya, iman hizmetini yapmaya devam etmeyecekler mi? Bir kere istisnasýz her mü’min, “Ýyiliði emret, kö tülükten vazgeçir” 1 fermanýnca, “emr-i bil-ma’ruf, nehy-i ani’l-münker” ile mükellef.

K

Mübelliðlerin mübelliði Resûl-i Ekrem (asm), bu hakikati, “Sizden kim bir çirkinlik görürse, eliyle düzeltsin, buna gücü yetmezse diliyle düzeltsin, buna da gücü yetmezse, kalbiyle buðzetsin. Bu ise imanýn en zayýf derecesidir” 2 þeklinde beyan ile tefsir etmiþ. Sorumluluklarýmýzý yerine getirmek, kudsî hizmeti îfâ etmek için bir takým özelliklerle cihazlanmamýz kaçýnýlmaz. Bu hadis-i þerif, ‘Ben ibadetimi yaparým, kimseye kötülük yapmam, etliye sütlüye de karýþmam!’ fasit anlayýþýný reddediyor. Yani, iman ve Kur’ân hizmeti, tebliði mecburiyet hâline getiriyor. Etliye sütlüye karýþmayan adam: “Diktatörler, komünistleri hapsetti, imdat istediler, gitmedim. Sonra dindarlarý tutukladýlar, ses çýkarmadým. Sonra sosyalistleri yakaladýlar, ses çýkar-

madým. Sonra gazetecilere, düþünen beyinlere baský yaptýlar, aldýrmadým. Sýra bana geldi, ‘Ýmdat!’ diye baðýrdým, ama, sesimi duyacak kimse kalmamýþtý…” Aðýr ve büyük mükellefiyet Nur Talebelerinin omuzunda. Zira, “Bu müthiþ zamanda ve dehþetli düþmanlar mukabilinde ve þiddetli tazyikat karþýsýnda ve savletli bid’alar, dalâletler içerisinde bizler gayet az ve zayýf ve fakir ve kuvvetsiz olduðumuz halde, gayet aðýr ve büyük ve umumî ve kudsî bir vazife-i imaniye ve hizmet-i Kur’âniye omuzumuza ihsan-ý Ýlâhî tarafýndan konulmuþ. Elbette, herkesten ziyade, bütün kuvvetimizle ihlâsý kazanmaya mecbur ve mükellefiz.” 3 Sahibüzzaman tarafýndan, bir vazife ile daha görevlendirilmiþlerdir: “Ýþte, ey Risâle-i Nur þakirtleri ve Kur’ân’ýn hizmetkârlarý! Sizler ve bizler öyle bir insan-ý

kâmil ismine lâyýk bir þahs-ý mânevînin âzâlarýyýz. Ve hayat-ý ebediye içindeki saadet-i ebediyeyi netice veren bir fabrikanýn çarklarý hükmündeyiz. Ve sahil-i selâmet olan Dârüsselâma ümmet-i Muhammediyeyi (asm) çýkaran bir sefine-i Rabbâniyede çalýþan hademeleriz.” 4 Sonuç ne olursa olsun, Kur’ân hakikatlerini her zaman için benimsemeye, özümsemeye, yaþamaya ve anlatmaya çalýþmak büyük bir ihti yaç. Ýman hizmetini ifa etmek bitmez bir vazife, bir mükellefiyet, bir mecburiyet... Dipnotlar: 1- Lokman Sûresi, 17. 2- Hadis Ansiklopedisi, Kütüb-i Sitte, s. 243. 3- Bediüzzaman Said Nursî, Lem’alar, YAN, s. 164. 4- B. S. Nursî, Lem’alar, s. 165.

Ah Hama ah! www.alirizaaydin.com hocazade68@hotmail.com

Hasýlatýn harmaný! er þeyi hikmetle halk eden, her þeyi bir maksada mebnî olarak inþa eden Rabbimiz, insana va’d ettiði Cennetin yollarýný açacak, en azýndan o makama yaklaþtýracak birçok sebebi, vasýtayý hazýrlamýþ. Çünkü va’dinde durmamak Onun þanýndan deðildir. Ýþte, bu fýrsatlardan, vasýtalardan biri ve en önemlisi Ramazan ayýdýr. Cenâb-ý Hak: “Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiþ ümmetlere farz kýlýndýðý gibi size de farz kýlýndý” 1 buyuruyor. Ramazan orucunun müminlere farz kýlýnýþý, yani “Bu orucu tutacaksýnýz!” deniþi, (teþbihte hata olmaz) bir hâzýk hekimin “Þu ilâcý içeceksin!” demesi gibidir. Çünkü hasta biziz, günahkâr biziz, maðfirete muhtaç olan biziz; yani, korunacak olan biziz. Bunun içindir ki Rabbimiz, mü'min kullarýna namazla Mi’râc makamýný ikram ettiði gibi, bir aylýk Ramazan orucuyla da, arýnmak i çin, bü yük bir ih san da bu lun muþ; maðfiret kapýsýný açmýþtýr. Ramazan-ý Þerifteki oruç Ýslâm’ýn beþ þartýndan biri ve birincilerindendir. Hem Ýslâm’a sembol olmuþ ibadetlerin önde gelenlerindendir. Ramazan ayý hakkýnda Rabbimiz: “Ra ma zan a yý, in san la ra yol gös te ri ci, doðrunun ve doðruyu eðriden ayýrmanýn a çýk delilleri olan Kur’ân’ýn indirildiði aydýr” u ya rý sýn da bulun duk tan son ra: “Öy le i se sizden Ramazan ayýný idrak edenler onda oruç tutsun” 2 emrediyor. Evet, Allah (cc) orucu emretmiþtir. Emretmiþtir, ama dinde güçlük, zorlama olmadýðý için söz konusu emrin hemen ardýndan, þefkat ve merhametinin tezahürü olarak da: “Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadýðý günler sayýsýnca) baþka günlerde kaza etsin” ruhsatýný veriyor. Ýhtiyarlýk ve iyileþmeyen müzmin hastalýk gibi devamlý özrü olanlar fidye verirler. Yani tutulamayan her oruç için, bir fakirin sabah ve akþam bir günlük yiyeceðinin karþýlýðý olan bedeli fakire takdim ederler. Her türlü zahmete raðmen kendi arzusu ile gönülden oruç tutan ve hayýr yapan mü'minler ise, övülmüþtür. Neden övülmüþtür? Çünkü oruç ibadetinin yapýsýnda zahmet var, meþakkat var; sýcaða soðuða, açlýða susuzluða tahammül etmek var. Bu ayda, “Cehennem kapýlarý kapanýr, þeytanlar zincire vurulur”’ 3 da, ya nefsi ne yapacaðýz? Kendini ma’bud bilen o nefsi… Bütün bunlara tahammül edenler, maddî sýkýntýlarýn üstesinden gelenler; manevî meþakkatlerin tahakkümünden korunanlar övülmüþtür. Kullarýna kaldýramayacaðý yükü vermemiþ Mevlâ’mýz. Enes b. Malik’in naklettiði bir hadis-i þerifte Peygamber Efendimiz (asm): “Allah Teâlâ, yolcudan orucu ve (farz) namazýn yarýsýný kaldýrmýþtýr, hamile kadýnlarla emzikli kadýnlardan da orucu kaldýrmýþtýr” 4 buyuruyorlar. Risâle-i Nur’da: “Ramazan-ý Þerifte sevabý a’mal, bire bindir” 5 deniyor. Bu müjdeyi duya duya, durulacak zaman mý? O zaman; biz orucu tutmalýyýz, oruç da bizi tutmalý. Bu ay, hasýlatýn toplandýðý bir harman! Rabbim, sâlih amel iþlemede; Ramazan ayýnýn feyiz ve bereketinden istifade etmede cüm le mü’min kardeþlerimizi muvaffak eylesin.

H

Dipnotlar: 1- Bakara Sûresi, 183. 2- Bakara Sûresi, 185. 3- Camiü’s-Saðîr, 1: 184 (Müsned, 2: 281). 4- Vehbe Zuhaylî, Ýslâm Fýkhý Ans. 3: 168 (Ney lü’l-Etvâr, 4: 230). 5- Said Nursî, Mektubat (yt), 681.

ine Hama, yine kanlý katliâm! Hem de kim tarafýndan? Yine kendi milleti tarafýndan. Yine bir Esad marifeti. Bu sefer, 30 sene önceki baba Esad’ýn yerine oðul Esad marifeti... Geçtiðimiz Mart ayýnýn ortalarýnda, gazete miz Ye ni As ya’nýn ter tip le miþ ol du ðu, “100. Yýlýnda Þam Emevi Camii’nde Hutbe-i Þamiye’yi dinlemek” ziyareti için, 500 civarýnda bir grupla Suriye’ye gitmiþtik. Tevafuka bakýn ki, bizim gittiðimiz gün Suriye’de ayaklanma baþlamýþtý. Bizim otobüsümüzün rehberi, Türkmen asýllý Suriye vatandaþý Yusuf isminde bir gençti. Yolculuðumuz sýrasýnda Yusuf ile epey sa-

Osmanlý’nýn inkýraz zamanýnda Fransýzlar tarafýndan iþgal edilen memleket, neredeyse bir asra yakýn bir müddettir, o huzurlu günleri arar hâle gelmiþtir. Týpký þu anda periþan olan diðer Ýslâm devletleri gibi. Fransýzlarýn iþgalinden sonraki zamanda,

mimî olmuþtuk. Hama þehrine girince, Hafýz Esad’ýn 1982’de yaptýrdýðý kanlý baskýnýn harabeye çevirdiði binalarý görünce Yusuf’a iþaret edip, “Yusuf, bu binalar Esad’ýn yakýp yýktýðý binalar mý?” diye sormuþtuk. Tabiî oradaki baský rejimi ve hafiyelerin takibi korkusuyla “yok” falan diye tevil etmeye çalýþtýysa da, biz de otobüsteki arkadaþlarla hep birden bastýrarak, “Evet öyle” dedik, Yusuf da fazlaca ses çýkaramamýþtý. Dört yüz sene kadar Osmanlý idaresinde kalan Suriye, diðer Ýslâm beldeleri gibi, huzurla yaþamýþtý. Ýþte 20. Yüzyýlýn baþýnda

gûya baðýmsýzlýðýna müsaade edilmiþ, yýllarca süren bir istikrarsýzlýk neticesinde, ayný þu andaki ABD iþgalinden sonraki Irak’ta tesis edilen idare gibi bir yapý tesis edilmiþtir. (Malûmunuz orada ABD þeytanca bir plân yapmýþ, Ýsrail’in rahat etmesi için. Nüfusunun aðýrlýðýný teþkil eden Sünnî Müslüman Araplarý saf dýþý býrakarak, Cumhurbaþkanlýðýna Kürt kökenli birini, Baþbakanlýða da Sünnîlere raðmen bir Þiîyi getirmiþtir. Zaten Türkmenlerin esamesi okunmayan bu yapýlanmada, her zaman kargaþa ve karýþýklýk meydana gelen bir yapý býrakýlmýþtýr-–ki

Y

osmanzengin@yeniasya.com.tr

GÜN GÜN TARÝH

Turhan Celkan

böyle olunca, birlik beraberlik olmayýp kargaþa yaþanýnca da, Ýsrail rahat edecektir.-) Su ri ye’de de Sün nî ço ðun lu ða rað men Nusayrî (þiâlarýn bir kolu) olan Hafýz Esad iþ baþýna getirilmiþtir. Buna karþý çýkan Hamalý Sünnîlere Hafýz Esad (þimdiki Beþþar Esad’ýn babasý) çok sert þekilde karþýlýk vermiþ ve 1982 senesinde Hama þehrinde gerçekleþtirdiði katliâm ile çok büyük bir vahþet gerçekleþtirmiþti. Bu þehrin yok edilme sinin tek sebebi, burada Ýslâmî hareketin çok güçlü olmasý idi. Hafýz Esad’ýn kardeþi ve zamanýn Genelkurmay Baþkaný Rýfad E sad, Þubat 1982’de bir gece vakti Hama’ya havadan ve karadan saldýrý düzenlemiþti. Saldýrýya katýlmak istemeyen askerlerin çoðu anýnda idam edildiler. 27 yýl süren katliâm so nun da yak la þýk 40 bin Müs lü man vahþice katledildi. Þehir ise adeta bir harabeye döndü. (Otuz sene sonra orayý ziyaret ettiðimizde izlerini gördük.) Esad’ýn 30 yýl süren diktatörlüðü döneminde bunun gibi daha pek çok katliâm ve vah þet ya þan dý. Bu gün hâ lâ E sad’ýn kat liâm la rýn dan ka çan çok sa yý da Su ri ye li Müslüman, mülteci olarak hayatýný sürdür mektedir. Sadece Suudi Arabistan’da bir milyon civarýnda Suriyeli Müslüman bulunmaktadýr. Ýþte, þu son zamanlarda baskýcý rejimden kurtulmak için harekete geçen Ýslâm beldelerine Suriye’deki insanlar da katýlmýþ, ama oðul Esad babasýnýn yolundan giderek, yine Sünnî aðýrlýðýn bulunduðu Hama’yý, hem de mübarek Ramazan’ýn ilk gününde yakmýþ ve yüzün üzerinde insanýn da ölümüne sebep olmuþtur. Ha tay’dan da ge çen A si Neh ri nin Ha ma’dan geçen kýsmýnda, þehrin su ihtiyacýný karþýlamak için, asýrlar önce yapýlan tarihî su çarklarýnýn da bulunduðu (biz de arkadaþlarýmýzla o çarklarýn önünde resim çektirmiþtik) güzel bir þehir, ama maalesef baba Esad’dan sonra, oðul Esad’ýn da bu güzel þehre yaptýðý katliâmý iþitince, “Ah Hama ah!” dedik.

turhancelkan@hotmail.com

fikihgunlugu@yeniasya.com.tr www.fikih.info (0 505) 648 52 50

Orucumuz ve din kardeþliðimiz Salih Bey: “Ramazan orucunun toplum fertleri arasýnda kaybolmakla yüz yüze gelen barýþa ve kardeþliðe katkýsý nedir?” amazan-ý Þerif orucunun hikmetlerinden birinin de toplum fertleri arasýnda yardýmlaþmayý gerçekten saðlamasý ve topluma barýþ ve huzur getirmesi olduðunu beyan eden Bedîüzzaman Saîd Nursî Hazretleri, çünkü tokun ancak aç kalmakla açýn halinden anladýðýný kaydediyor. Bedîüzzaman Ramazan Risâlesinin Üçüncü Nükte’sinde insanlarýn kazanç ve geçim araçlarý açýsýndan birbirinden farklý yaratýldýðýný vurgulayarak, bu çeþitlilik sonucunda kimi insanýn fakir, kiminin de zengin kýlýndýðýný, her bir durumda ise her sýnýf insanýn imtihanda bulunduðunu nazara verir. Öyle ki, zengin elindeki Allah vergisi malý doðru ve faydalý yerlere harcayýp harcamadýðýndan ve bu mal ile etrafýndaki ihtiyaç sahiplerine yardýmcý olup olmadýðýndan sorumludur. Þüphesiz fakir de her þeye raðmen Allah’a isyan etmemekten, hâline râzý olmaktan, sabýrlý olmaktan ve her türlü dünya sýkýntýsýndan Allah’a sýðýnarak, sýkýntýsýný aþmak için mümkün mertebe çaba sarf etmekten sorumludur. Þüphesiz fakirin böyle çaba sarf etme hakký ve görevi saklýdýr. Fakat bazen olur ki, fakirin dermaný tükenmiþ, elindeki avucundaki bitmiþtir. Belki de kendi mahallemizdeki, çoðu zaman tanýdýðýmýz, selâmlaþtýðýmýz birisi türlü sebeplerle düþmüþ ve yardýma muhtaç hale gelmiþtir. Ýnsanýn her hali bir olmaz! Yarýn belki bugün zengin geçinen kiþi de ayný duruma düþebilir. Hiç kimse yarýnýný garanti edebilir mi? Kader herkese örgüsünü örmüþ, yazgýsýný yazmýþtýr. Peygamber Efendimiz’in (asm) ifâdesiyle, “Kalemler kurumuþtur.” Fakat halkýn yardýmseverlik duygularýný sû-i istimal eden kötü niyetli kimseler yok mu, dediðinizi duyar gibiyim. Oysa biz kötü örneklerle uðraþmýyoruz. Biz, gerçekten aç olup, gerçek sebeplerle fakr u zarûrete düþmüþ, yardým almaya muhtaç bulunan ve hattâ varlýðý bile bilinmeyen, kendisini insanlardan gizleyen, Kur’ân’ýn, “Onlarýn hallerini bilmeyen kimse, istemekten çekindikleri için, onlarý zengin sanýr. Ey Habibim! Sen onlarý yüzlerinden tanýrsýn! Yoksa onlar insanlardan ýsrarla bir þey istemezler” 1 buyurarak övdüðü, fakir olduklarý halde insanlar içinde zengin gibi dolaþan ve hallerini bildirmeyen insanlarýn hallerinden anlamayý burada söz konusu etmek istiyoruz. Ýþte böyle aç, muhtaç, fakat insanlardan bir þey istemeyen, gözü ve gönlü tok fakirleri ve yoksullarý bulmalý ve onlara el uzatmalý. Allah’ýn emri bu. Cenâb-ý Allah bir çok âyetinde zenginleri böyle fakirlerin yardýmýna dâvet ediyor. Fakat insan kendisi tok olunca çoðu zaman herkesi tok zannediyor, açýn halinden anlamýyor, yokluðu bilmiyor, yoksulluðu bilmiyor. Açlýðýn ne çekilmez, ne dayanýlmaz, ne tahammül edilmez þey olduðunu bilmiyor. Ýþte zenginler, fukarânýn acýnacak acý hallerini ve açlýklarýný ancak oruç münâsebetiyle aç kalýnca tam hissedebiliyorlar. Þöyle on-on iki saatten beri aç olmalý ki insan, gözü kararmalý ki açlýk tan, baþý dönmeli ki, açlýðýn ne zor þey olduðunu kavrasýn, yaþayarak görsün de, kanatlarýný yere indirsin. Yoksa, eðer oruç olmazsa, nefsine ve zevkine düþkün çok zenginler, açlýðýn ve fakirliðin ne kadar elem ve ýztýrap verici þey olduðunu bilmedikleri gibi, aç ve yoksul olanlarýn ne kadar þefkate muhtaç olduklarýný da anlamýyor. Oysa, insanýn hemcinsine karþý duyduðu þefkat, gösterdiði ilgi ve yaptýðý yardýmlar hakîkî þükrün esasýdýr. Elinde varken baþkasýna yardýmcý olmamýþ bir insan, kendinden aþaðýlara el uzatmamýþ, elinden tutmamýþ, omuz vurmamýþ sýkýntýlarýna, açýn ve yoksulun haliyle hallenmemiþ, hallerini bilmemiþ; diliyle þükretmesinin bir kýymeti yok! Allah’ýn verdiklerine karþý hakîkî þükür, baþkasýna vermektir. Esasen baþkasýna vermek, Allah’ýn bize daha çok vermesi için bir duâ niteliði de taþýyor. Nitekim Peygamber Efendimiz (asm) bildiriyor ki, Cenâb-ý Hak þöyle buyurmuþtur: “Sen baþkasýna ver ki, Ben de sana vereyim!” 2 Hangi fert olursa olsun, toplumda kendisinden daha fakîrini bulabilir. Ona karþý þefkat etmekle mükelleftir. Eðer Ramazan-ý Þerif orucu vesilesiyle nefsine açlýk çektirmek mecbûriyeti olmazsa, þefkat kanallarý iþlemiyor, zayýf kalýyor. Bu durumda mükellef olduðu yardýmý ve ihsaný yapmýyor. Yapsa da, gerçek açlýðý görmediðinden, tam yapmýyor, içinden yapmýyor, yaptýðýnda minnetle yapýyor, belki de yaptýðýný burnundan getiriyor. Oysa açlýðý tanýdýðý zaman, fakir fukaranýn halini anlýyor, elinden geldiðince yardým etmenin mühim bir insanlýk görevi olduðunu his se di yor, bu na ken di ni mec bur bi li yor, yaptýðýný içinden, özünden, hâlisâne ve sýrf Allah için yapýyor. Ýþte insan bu ihlâsý Ramazan-ý Þerifteki oruçla kazanýyor. 3 Dipnotlar: 1- Bakara Sûresi: 273. 2- Câmiü’s-Saðîr, 3/1275. 3- Mektûbât, s. 389.

R


10

KÜLTÜR SANAT

4 AÐUSTOS 2011 PERÞEMBE

alioktay@alioktay.net

Ramazan geldi hoþ geldi... abbimize hadsiz þükürler olsun ki yine bir Ramazan ayýna daha saðlýkla huzurla kavuþuverdik. Rahmet ayý, duâ ayý olan Ramazan’da elbette karþýlýklý olarak duâ edip duâ bekliyoruz. Müzik kültürümüzde Ramazan geldiðinde ilk on gün hoþ geldin ilâhileri ile karþýlanýr bu mübarek ay. Onlardan biri ile bizde hoþ geldin diyelim Þehr-i Ramazan’a:

R

Donandý her yer kandiller ile Doldu camiler efendim mü’minler ile Zikrü tesbihler saf diller ile Sana eylerler efendim Þehr-i Ramazan Hoþ safa geldin efendim Þehr-i Ramazan…

met Camiine kurulduðu söylenir. Zamanla öyle raðbet görür ki Üsküdar halkýnýn da istemesi üzerine Mihrimah Camiine bir minare daha eklenerek buraya da mahya kurulur. Hatta Mýsýr’dan dahi böyle bir talep gelince Süleymaniye baþmahyacýsý Mýsýr’a gider. Ancak minarelerin arasý yeterince açýk olmadýðýndan kurulamaz. Mahyacýlar Ramazanýn ilk on beþ günü yazýlý son on beþ günü ise resimli mahyalar kurarmýþ. Önceleri mahyalar ‘’Ya þehr-i Ramazan’’, “Maþallah”, “Elhamdülillah”, “Bismillah”, “Þefaat‘“ gibi yazýlýrken 1921 Ramazan’ýndan itibaren ‘’Yaþasýn Ýstiklâliyet’’, ‘’Tayyareyi unutma ‘’, ‘’Ýsraftan kaçýn’’, ‘’Ýçki aile düþmanýdýr‘’ gibi sosyal muhtevalý yazýlarda yazýlmaya baþlanmýþtýr. Geçmiþ yýllarda bir gazetede eskiden camilerde kullanýlan mahya takýmlarýnýn çürümüþ halde olduðunu okumuþtum. Süleymaniye Camiinde bir mahya odasý olduðu, bu odada eskiden kullanýlan mahyalarýn artýk çürüdüðü, bakýmsýzlýktan kullanýlamaz durumda bulunduðu belirtiliyordu. Acaba cami görevlileri veya Müftülük yetkilileri bir camide de olsa eskiden yað kandilleriyle yapýlan bu mahya geleneðini tekrar canlandýramazlar mý? ***

Osmanlý da Semaî kahveleri

Eskiden direklerarasý eðlenceleri meþhurmuþ. Þimdi de Sultanahmet’e, Eyüp’e, Feshane’ye gitmek, eðlenmek, gezmek. Zaman içerisinde deðiþimle birlikte halk da kendi eðlence mekânlarýný ve tarzlarýný buluyor. Eski Ramazanlar denince eðlence kültürü *** bakýmýndan Osmanlý’da Ramazanlar da semai kahRamazan ve Tasavvuf Müziði velerinin ayrý bir yeri var imiþ. Özellikle Ýstanbul’da Ramazan denince akla ilk gelen þeyler her halde Aksaray, Beyazýt, Balat, Eyüp, Karagümrük, Üsküoruç, iftar, sahur, teravih, hurma, pide þeklinde sýra- dar gibi semtlerde bulunan bu kahvehaneler 1. lanabilir. Galiba bir de bunlara Tasavvuf Müziði’ni Dünya Savaþý ile birlikte eklemek lâzým. Yýl içinde ortadan kaybolmuþlarde el bet te i lâ hi ler dýr. Tarihçi Reþat Ekdinleniyor, ama bu rem Koçu, bu kahveleayda tabiri caizse ‘tarin tavanýna elvan kâvan’ yapýyor. Hemen ðýttan güller, zincirler her il ve ilçede belediyapýldýðýný, bir köþede ye le rin dü zen le di ði çalgý yeri hazýrlandýfaaliyetlerde canlý olaðýný, çalgýcýlarýn sazrak tasavvuf müziði elarýný bu duvara asser le ri ic ra e di li yor. týklarýný anlatýr. AreNeredeyse bütün telefe günü akþamý kahvizyon kanallarýnda bu ve de ki bü tün is müzikle uðraþan sanatkemleler ve masalar çý dostlarýmýz dâvet edikaldýrýlýp yerine küliyorlar. Biz de katýldýðýçük hasýr iskemleler konulurmuþ. Semai kahvelerimýz programlarda bu vesileyle dinî müziðimizi icra ne pek çok tabakadan Ýstanbullu gelmekle beraber etmeye çalýþýyoruz. Televizyon kuruluþlarý iyi hazýr- baþ müþterilerinin tulumbacalar (o dönemin itfaiyelanmýþ Ramazan programlarý ile yüksek izlenirlik o- cileri) olduðunu yazar. Semai kahveleri normal maranlarýna ulaþýyorlar. Bu programlar bütün yýla yayý- halle kahvelerine göre 4 kat daha pahalý imiþ. Darlýrsa eminim yine iyi bir izleyici kitlesine ulaþacak- buka, zilli maþa, klarnet ve çifte naradan oluþan bir lardýr. Bu tip programlarda tasavvuf müziðini unut- musýkî heyeti zaman zaman çalarmýþ. Kahvenin çýmamak lâzým. Hatta müstakil programlar bile yapý- ðýrtkaný bir semai veya divan okuyarak bir ay bolabilir. Bu müziðimiz sadece Ramazan gelince hatýr- yunca sürecek faslý baþlatýrmýþ. Kendisi de bir semai lamamak gerekiyor. kahvesi iþletmiþ olan Üsküdarlý Vasýf Hoca ‘’çok genç çocuklar olmamak þartýyla isteyen her sýnýf *** halkýn gelebildiðini, kibar kimselerden, devlet adamÝki minare arasýnda larýndan gelenlerinde çok olduðunu, bunlarýn bir ýþýktan harfler: Mahyalar köþede dikkat çekmeyecek þekilde oturup arifane Ramazan’a özel bir baþka güzellikte mahyalardýr. bir tarzda okuyanlarý dikkatle ve takdirle dinledikleCamilerin iki minaresi arasýna ampullerle yazýlan rini‘’ anlatýr. Semai kahvelerinin son ve ünlü temsilyazýlar bambaþka bir hava katar bu aya. Farsça ‘’ma - cilerinden Zeytinburnulu Zil Ýzzet’in 1910 yýlýndaki hiye‘’den geldiði söylenen mahya, iki minare arasýna vefatýna kadar Beþiktaþ’taki kahvesinde musýkî fasýlgerilen bir halattan küçük kandiller –þimdi ampul- larýný bizzat yönettiði, Ramazan boyunca bir okuduler- sarkýtýlarak yapýlýrmýþ. Ýlk mahyanýn Sultanah- ðu ilâhiyi bir daha okumadýðý anlatýlýr.

Y

Sergide yer alan ikisi klâsik, on sekizi ise yeni formlarla ortaya konan toplam yirmi adet birbirinden güzel hilye-i þerif, yakýnda Vatikan yolcusu oluyor.

Hilye-i Resûl, Pendik'te sergide PEYGAMBERÝMÝZÝN ÞEMAÝLÝNÝ ANLATAN HÝLYELER SERGÝSÝ PENDÝK'TE.

Fildiþinden mercana, kehribardan ambere tesbihler Âlemlerin Yaratýcýsý’nýn Kur’ân-ý Kerim’de yer alan Esma’ül Hüsna’sýný (En güzel isimleri) hatýrlatan tesbihler, Ýslâmiyet’in en önemli sembollerinden biri kabul ediliyor. Sergide yer alan onlarca tesbih, fildiþinden mercana, kehribardan ambere, kaya kristalinden firuzeye kadar farklý taþlarýn san'atçý hassaslýðýyla kullanýmýndan oluþuyor. Çok ince, zarif ve titiz bir çalýþmanýn ürünü olan Mehmet Çebi Koleksiyonu, san'atseverler için Ramazan’da mutlaka ziyaret edilecek bir adres olacak. Kültür Sanat Servisi

HZ. Muhammed’in (asm) þemailini anlatan Mehmet Çebi koleksiyonu Hilye-i Þerifler ve Tesbih Sergisi, Pendik Mehmet Âkif Ersoy Sanat Merke zi’nde ziyarete açýldý. Sergi açýlýþýnda konuþan Belediye Baþkaný Kenan Þahin, açýlýþý yapýlan hilye ve tesbih sergisinin Pendik’te yapýlýyor olmasýndan dolayý oldukça memnun olduðunu belirterek, “Mübarek Ra mazan ayýnýn ilk gününde gerçekleþtirilen bu ulvî ve deðerli sergi, yirmi altý gün boyunca Pendik’i þereflendirecek. Ümit ederim ki, her Pendikli bu muazzam sergiyi en az bir kere olsun ge lip zi ya ret e de cek tir” þeklinde konuþtu.

Hat sanatýnýn en güzide eserleri YÜCE Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (asm) vefatlarýndan sonra yazýlan ve Efendimizin þemailini anlatan hilye-i þerifler, tarih boyunca hat san'atýnýn en güzide eserleri olarak kabul edildi. Stil ve istif olarak belirli kalýplar içerisinde yazýlan hilyeler, son dönemde Türk hat san'atçýlarýnýn yeni stil ve istifleriyle hat san'atýnýn en güzide eserleri olmaya devam ediyor. Sergide yer alan ikisi klâsik, on sekizi ise yeni formlarla ortaya konan toplamda yirmi adet birbirinden güzel hilye-i þeriflerin, önümüzdeki günlerde Vatikan’da düzenlenecek olan Türk Hat San'atý Koleksiyonu’nda da yer almasý bekleniyor.

Doðu Karadeniz için gezi rehberi RÝZE Kaçkar Daðcýlýk Kayak Rafting ve Ýhtisas Spor Kulübünce (KDRK) Doðu Ka radeniz’deki Rize, Artvin, Trabzon ve Gümüþhane’yi kapsayan, daðlardaki tabiî alanlar ile faaliyet alanlarýnýn bulunacaðý gezi rehberi hazýrlanacak. KDRK Baþkaný Mehmet Emin Ayhan, KDRK’nýn bölge illerinde daðcýlýk, rafting, trekking, cip safari, heliski, olta balýkçýlýðý ile konaklama alanlarýn rotalarý ile birlikte yer alacaðý kapsamlý bir rehber hazýrlamak amacýyla geliþtirdiði projeye Doðu Karadeniz Kalkýnma Ajansýnýn destek verdiðini belirtti. Yapýlan çalýþmanýn Doðu Karadeniz’in en kapsamlý turizm rehberi olacaðýný vurgulayan Ayhan, ‘’Bölge illerinde alternatif turizm faaliyetlerinin yapýlabileceði alanlarý, rotalarý ile göstermeyi amaçlýyoruz. Böylece bölgenin bütün turizm ve doða sporlarý alanlarý bir yerde toplanmýþ olacak. Bu sayede bölgenin tanýtýmýna katký saðlanmýþ olacak’’ bilgisini verdi. Rize / aa

Ýftarý, Doðubeyazýt Kaymakamlýðý ve Bayazýt Genç Ýþadamlarý Derneði ortaklaþa düzenledi.

Tarihî Ýshak Paþa Sarayý’nda ilk iftar KÜRTÇE yayýn yapan Dünya Televizyonu, Ramazan ayýnýn ilk yayýnýný Aðrý Doðubeyazýt’ta bulunan Ahmedi Hani Türbesi ve tarihî Ýshakpaþa Sarayý’ndan ‘Berbang’ adlý programla gerçekleþtirdi. Berbang programýnda, yörenin en büyük manevî deðeri konumundaki Ahmedi Hani’nin Türbesi ile ilgi açýklayýcý tanýtým yaptý. Doðubeyazýt Kaymakamlýðý ve Bayazýt Genç Ýþadamlarý Derneði’nin (BAGÝAD) ortak gerçekleþtirdiði iftar yemeði, tarihî Ýshakpaþa Sarayý’nýn ziyafet salonunda verildi. Tarihî Ýshakpaþa Sarayý’nda verilen iftar yemeði ilk olma özelliðini taþýrken, programa ilçe esnaflarýndan büyük katýlým oldu. BAGÝAD Baþkaný Kerem Konyar, þimdiye kadar yapýlan toplu iftar yemeklerinde ülkemizin ve Doðubeyazýt’ýn þaheseri konumundaki Ýshakpaþa Sarayý’nda gerçekleþtirilmesinin hem bir ilk hem de burada bulunanlara farklý bir ayrýcalýk saðladýðýný söyledi. Aðrý / cihan

BULMACA 1

2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 SOLDAN SAÐA— 1. Termometrede sýfýrýn altýnda kalan dereceler. - Bir tarafa yatýrma, eðme. 2. Karaoðlan lâkaplý bir siyasetçinin soyadý Bülent….. - Miladî yýlda dördüncü ay. 3. Saygýnlýk, deðer, onur. - Büyükayý yýldýz kümesinden en küçük yýldýz. 4. Denizli aðzýnda çelimsiz zayýf. - Geniþlik. - Cemaate namaz kýldýran kiþi. 5.Yaþlý bayan. - Rütbesiz asker. - Farsçada ekmek. 6. Çok yemek yiyenler, oburlar. - Yavru sahibi hayvan. 7. Sinirli bir biçimde. 8. Maksimum, en yüksek seviye. - Kalça kemiði. - Farsçada su. 9. Güç, etki veya beceri bakýmýndan alýþýlmýþýn üzerinde olan (kimse). - Ýlâve, zeyl. 10. Tarla sýnýrý. - Bir þeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayý, rakam.

Hazýrlayan: Erdal Odabaþ (erdalodabas@mynet.com)

YUKARIDAN AÞAÐIYA— 1. Yere gömülmüþ, pa ra veya diðer deðerli eþyalar. - Avuç içi. 2. Ebuzziya Tevfik'in bir oyunu. 3. Bir anlaþma, sözleþme veya isteðin yerine getirilmesini saðlamak için güvence olarak ele geçirilen kimse. - Görme özürlü. 4. Hz. Havva'ya Batýlýlarca verilen isim. - Bezginlik ve sýzlanma anlatan bir söz. 5. Hangi kiþiye anlamlý soru. - Ýlham. 6. Plesanta. 7. Giresun'un bir ilçesi. 8. Ayý barýnaðý.- Önder, rehber. 9. Olta ipi. Argoda iþte anlamlý kelime. 10. Gök, gökyüzü. - Ýrityumu simgeleyen harfler. 10. Turpgillerden, geniþ ve kalýnca kat kat yapraklarý olan, güz ve kýþ sebzesi olarak yetiþtirilen ve birçok türü olan bitki. - Kimi yörlerimizde aðabey. 12. Evcil hayvanlar. Herhangi bir iþi yapmak için ortaya konan güç, zorlu, sürekli çalýþma, gayret, ceht, efor.

1 2 3 4 5 6 7 8 9

10

1

BÝR ÖNCEKÝ BULMACANIN CEVABI

L A H A R L S E L E

2

3

4

5

6

7

Ü R E M E A E L Ý T

L A L E Z A R B M Ý

E B E R Ý H A S A L

D A Z A D E U A N E

F Ü S O N L A A N N E A L K Ý E K N A

8

9 10 11 12

M E R T S N A N A Ç

E R B A Y T K A F A

R O L Ý K E T U M MMA NA L A K A A A R T R E S Ý N K A L


Y Yeni Asya-Demokrat Eðitimciler Derneði iþbirliðiyle hazýrlanmýþtýr

EÐÝTÝM

4 AÐUSTOS 2011 PERÞEMBE egitim@yeniasya.com.tr

11

Derslerde dinleyiciler üzerine tesir eden faktörler - 1 m.ozturkozturkcu@hotmail.com

Derslerin dinleyiciler üzerindeki müessiriyetine tesir eden bazý faktörler vardýr. Aþaðýda yazýlý bu faktörlere, ders yaparken dikkat edilmesi halinde derslerde daha çok verim alýnýr. Ders yapanýn kýlýk kýyafeti : -Üstü baþý düzgün olmalýdýr. Elbisenin göze hitap eden kýsmý muhatabýn seviyesine göre evvela temiz, sonra düzgün, ütülü, kravatlý olmalýdýr. Elbisenin zihnimizi týrmalayacak þekilde acayip olmasý, dikkatlerin okunan bahisteki “manaya” tahsisini önler. Elbisemizin düzgünlüðü ve muhatabýmýzýn nezaketi, medeniyetine göre temizliði, paklýðý, normalliði yapýlan konuþmanýn anlaþýlmasýna ve müessiriyetine tesir eder. Ders yapanýn hareketleri : -Ders yapan, ders esnasýnda adeta dikkatlerin derste toplanmasý veya toplanmamasý itibariyle bir nokta-i merkeziye hükmündedir. Dikkatli ise cemaat de dikkatlidir. Okuduðu derse alâkasý noksan ise, cemaatin derse olan alâka ve dikkati de noksandýr. Dikkatleri derse toplamak ne kadar mühimse dikkatlerin muhafazasý da o kadar mühimdir. Bir kere dikkatler kayýp olmayagörsün artýk onu toplamak ya çok güçtür ya da imkânsýzdýr. Eðer dersi yapan hareketleri itibariyle laubali ise, cemaatte de o laubaliliðin tezahürleri görülebilir. Netice: Ders yapýlýrken hududunu hizmet-i imaniye ve vazife-i Kur’ân’iye olan dâvânýn çizdiði ciddiyet ve samimiyetten ayrýlmamalýdýr.

Ders yapan : -Yorgun, uykusuz, çok aç v.s. gibi bedeni ve müheyyiç bir ihtiyaç içinde bulunmamalýdýr. Zihni, fikri baþka meselelerle meþgul olmamalý ve her þeyin okuduðu bahse tahsis ve teksif etmiþ olmalýdýr. Bu suretle ifadelerin canlýlýðý ve telâffuz edilen kelime ve cümlelerinde yaþýyor gibi, nefes alýp teneffüs ediyor gibi samimî, hareketli olmasý temin edilmiþ olur ki dersin müessiriyetini arttýrýr. Ders yapanlarýn yeri : -Ders yapanlar birden fazla ise derste hep beraber bir yerde bulunmalýdýrlar. Ders yapanlarýn yeri külliyatýn bulunduðu yer olmalý veya ders yapanlar külliyatý yanýna almalý. Dersteki cemaatin durumu : -Iþýk dersin okunmasýna kâfi gelecek kadar parlak olmalý. Ders yapan zaman zaman ýþýk az onun için okuyamýyorum veya okunmuyor gibi tabirler kullanmamalý, çünkü bu tarz ifadeler dikkati daðý týr. Ce ma a tin o tu ra ca ðý yer, e ðer mümkünse ihtiyaca kâfi gelecek kadar geniþ ve mefruþat kâfi derecede mükemmel olmalý. Eðer cemaat yer darlýðýndan þikâyet eder ve üzerine oturduðu halý ve kilimden rahatsýz oluyorsa, dikkatini arzu edilen þekilde derse tahsis edemez. Ders yapýlan yerde zihni meþgul edici ve insanýn fikrini iðneleyici dikkatleri fevkalâde daðýtýcý þekilde þu malzemeler bulunmamalýdýr: Acayip süs eþyalarý, Resimleri, þekilleri dikkat çekici duvar halýlarý, resim ve fotoðraflar, ders yeri eðer mümkünse sade olmalýdýr. Ders yapýlan odalarýn veya salonlarýn kapýlarý gýcýrdayarak açýlmamalýdýr. Ders yapýlan odalarýn pencereleri sýhhate mani olacak þekilde hava cereyan etsin diye açýlmamalý, eðer cemaat razý olursa bu hal müstesna. Henüz ilk defa derse gelenlere

yer, koltuk gösterilmeli. Belki onlar diz çöküp oturmaya alýþýk deðillerdir. Bazýlarý müstesna, misafirlere koltuk gösterilmeli. Ders yapan – cemaat münasebetleri : -Ders yapan mütebessim olmalýdýr. Lisan-ý hal, lisan-ý kal’den yani hal, hareket ve davranýþlarýmýzýn lisaný sözlerimizden daha müessir olduðu için, insan ders yaparken okuduðu dersine þahsiyetini katmalý ve gözlerinden adeta sevgi, tebessüm, muhabbet katreleri yaðmalýdýr. Derste bulunanlarla alâkadar olmalý. Madem ki ders manevî bir alýþ veriþtir, bu alýþ veriþte insanýn ta benliðinden ve iç âlemlerin-

den gelen samimî hissiyatýna jestleriyle tercüman olmasý derse olan alâkayý, dikkati besler yani insan sadece kitaba bakýp ders yapmamalýdýr. Ders yapaný herkes rahatça görebilmelidir, zira irþadýn iyisi “Göze bakýp kalbe hitap etmektir.” Ders yapanýn okuduðu bahsi herkes gayet iyi bir þekilde duyabilmelidir. Bunun içinde ders açýk, anlaþýlýr ve gür bir þekilde okunmalýdýr. Ders yapan, eðer mümkünse, derse gelenleri tanýmalýdýr. Þöyle ki; Ýsimlerini, neye ve nelere alâka duyduklarýný, gelenlerin çevresini (Aile ve dostlarýný), tahsil seviyesini. Ders yapan derse hazýr olmalý, gözüyle kucaklamalý fakat herhangi bir kimseye veya kimselere rahatsýz edici derecede iðneli bakmamalýdýr. Derse yeni gelene mütemadiyen baka baka yapmamalý ve henüz derse gelen bir kimseyi rahatsýz edici davranýþlardan suret-i mahsusada kaçýnmalýdýr. Ders cemaati usandýracak derecede fazla uzun olmamalý, ders bittiði zaman cemaatte þu fikir olmalý “Keþke bu ders biraz daha uzun olsaydý.” Bazý hususî hallerde ders, cemaatte bulunan bir kimsenin daha çok istifade etmesi düþüncesiyle yapýlabilir. Bu gibi hallerde ders cemaate, cemaatin seviyesine göre deðil de istifadesi düþünülen þahýs ya da þahýslara göre takdim edilir. Ders arasýnda cemaati teneffüs ettirecek Hizmet-i Nuriyyeden hatýralar anlatýlabilir, fakat bu gibi hallerde þu hususlara dikkat edilmelidir. Bu mevzuyu niçin anlatýyorum. Anlattýðým mevzuyu neden daha sonra deðil de þimdi anlatýyorum. Beni dinleyenler acaba, mevzuyu anlatacaðým þekilde dinlemeye hazýr mý? Anlatmak istediðim mevzuyu takdim edince acaba beni dinleyenlerde þüphe, tereddüt meydana gelir mi? Acaba anlatacaðým mevzu daha faydalý mýdýr? Anlatacaðým mevzu teferruat bir mesele midir?

nacitepir@hotmail.com

Tatil fýrsatý ir önceki yazýmda ideal bir tatilin, ders yýlý, içerisinde okullarýn ihmal ettiði manevî eðitim boþluðunu -kýsmen de olsa- giderebilmek için bir fýrsat olduðunu belirtmeye çalýþmýþtým. Elbette iþ bununla sýnýrlý deðil. Daha baþka faaliyetler için de tatili fýrsat bilmeli ve ona göre deðerlendirmeye çalýþýlmalýdýr. Bu çalýþmalarýn en baþta gelenlerinden biri de “okuma alýþkanlýðý”nýn kazandýrýlmasý veya geliþtirilmesidir. Bunun için de her þeyden önce okumanýn önemini kavratmak ve okumayý benimsetmek gerekir. Bu gaye ile düzenlenen okuma programlarýnýn önemi çok büyüktür. Ne var ki, bu programlarýn yýlda birkaç gün veya bir iki hafta ile sýnýrlandýrýlmasý yetersizdir. Onun için bu programlarýn daha sýkça ve uzun süreli yapýlmasý gittikce artan bir ihtiyaç haline gelmektedir. Bu konuda kiþinin neyi ve niçin okumasý gerektiði bilincinde olmasý da çok önemlidir. En baþta kaynak kitaplarýn tanýnmasý, bunlardaki temel bilgilere ulaþýlmasý ihtiyacýnýn hissedilmesi motivasyon yönünden gerekmektedir. Herþeyden önce okumanýn ulvî bir faalliyet olduðunun benimsenmesi gerekir. Nitekim Kur’ân-ý Kerim’in ilk inen âyeti “oku“ mealindeki emir, Alak Sûresinin ilk âyetidir. Devamýnda ise, “Rabbinin ismiyle“ diye devam etmesi, okumanýn ne kadar ulvî bir çalýþma olduðunu belirtmektedir. Bundan baþka Kur’ân’ýn diðer üç âyetinde “oku“ ve bir diðer üç âyetinde de “okuyunuz“ þeklinde emir vardýr. Hz. Peygamberimiz (asm) bir hadis-i þerifinde mealen “Ýlim Çin’de de olsa alýnýz“ buyurmaktadýr. Ayrýca: “Ýnsan bu âleme ilim ve duâ vasýtasýla tekemmül (olgunlaþmak) için gönderilmiþtir. (Bediüzzaman Said Nursî); Ýlim öyle bir þeydir ki, sen ona tamamýný vermesen, o sana yarýsý ile gelmez. (Ýmam-ý Azam Ebu Hanife); Okumadan ululuk (beylik) isteyene þaþarým. (Ýbn Mübarek); Okumadan düþünmek faydasýzdýr. (Konfüçyüs); Bu günün gerçek üniversitesi bir kitap koleksiyonudur (külliyattýr). (Thomas Carlyle); Ýyi bir kitap, iyi bir arkadaþdýr. (Bernardin de Saint); Kitaplar gereçek dostlardýr. (Alphonse Daudet); Kitapsýz büyüyen çocuk, susuz büyüyen aðaca benzer (Çin atasözü); Okuyup yazanla, okumayan arasýndaki fark, ölülerle diriler arasýndaki fark kadardýr. (Atasözü); Okuyan insanlýk, bilen insanlýktýr. (Victor Hugo) gibi vecizeler ve güzel sözler, bu konunu ne kadar önemli oldunu gösteren binlercesinden sadece birkaçýdýr.

B

Güzellik, çirkinlik üzerine ÝSMAÝL HAKKI AVCI ismailhakkiavci@mynet.com

GÜZELLÝK insana hoþ ve lâtif gelen, göze iyi görünen, þekil ve görünüþü beðenilen, insana haz hissi ve memnuniyet verici sevilen kimse veya nesnede bulunan hususiyetlerdir. Kýsa ifâdelerle hüsn, cemîl, iyi, hoþ, âlâ olan her þeyde bulunan hâl ve hâletler. Güzel bir yüz, rengârenk ve kokudaki çiçekler, iyi dizayn edilmiþ þirin binalar, iþitilen hoþ naðmeler, yemeðin lezzet veren tadý misâli beþ duyumuzla idrâk edilenlerin yanýnda ahlâk ve iç güzellik dediðimiz ‘sîret’ de güzellikle doðrudan alâkalýdýr. Þahýslara, toplumlara, onlarýn kültür yapýlarýna ve zamanla deðiþiklik göstermesinden dolayý, mutlak ve ideal güzellikten bahsedilemeyeceðini de söyleyenler bulunabilir. Güzellik bakýlana deðil de bakana göre hastýr veya deðer kazanýr da denilebilir. Zîra; “Güzel gören, güzel düþünür; güzel düþünen hayatýndan lezzet alýr.” Bazen güzel bir elbise, giyenin üzerinde çirkin durabilir. Kimileri sözde daha da güzelleþmek için makyaj yaparlar, ama çoðu zaman çirkin ve tiksindirici bir hâle bürünmüþ olurlar. “Güzel bir yemek berbat bir tabak içersinde takdim edilirse yemeðin deðeri de düþer.” Güzellik ve çirkinlik bir bakýma izâfîdir. Yâni, her þeyin zýddýyla bilinmesi hakikatinde olduðu gibi, çirkinlik olmasaydý güzelliðin farkýnda olunamayacaktý. Bir þeyin veya insanýn güzel olmasý onun mutlaka iyi olduðunu da göstermez. Nice melek yüzlü katil ve ca-

nilerin olduðunu biliyor ve iþitiyoruz. Gündemdeki Norveçli örneðinde olduðu gibi. Çirkinim diye üzülenler oluyor. Ama o maddî çirkinlik, hâl ve hareketlerle, mânevî husûsiyetlerle pekâla güzelliðe kalbedilebilmektedir. Hareket ve davranýþlarýn güzel veya çirkin oluþuyla da, vakýaya güzel ve çirkin diyebiliriz. Ýyi ve faydalý iþler dururken, bazýlarýnýn kötü ve zararlý meþguliyetlerde bulunmasý da çirkinliktir. Bir yerde kargaþa varsa orada çirkin ruhlarýn eli vardýr demektir. Çirkinlik düþünenler ve çirkin iþler yapanlar; ne kadar güzelliðe bürünmeye çalýþýrlarsa çalýþsýnlar, çirkin hissiyât ve davranýþlarý paçalarýndan dökülür, her zaman sakil bir hâlde olurlar. Zaten çirkinlikle meþgul olanlar, normal ve iyi insanlar tarafýndan da raðbet görmezler. Aksine iyi faaliyette bulunanlar ise, her zaman çevresinden iltifat ve iyi karþýlýk görürler. Güzelliði yaratan Zât, o güzelliðe müþtaklarý da yaratýr. Çirkin görünenlerin de bir alýcýsý ve muhatabý bulunur. Hem, “Güzellik bir nimettir. Nimete þükredilse, mânen ziyadeleþir, Þükredilmezse deðiþir, çirkinleþir.” Güzellikte aslolan ruhun güzelliðidir. Güzel görünüþlü bir insanýn içyüzü çirkinse, ateþteki parlaklýða benzerler; bir faydasýnýn yanýnda pek çok zararý beraberinde getirir. Güzellerin bazýlarý maðrur ve þýmarýktýrlar. Çirkinlerden bazýlarý da kindar ve hasettirler. Galiba az güzel veya az çirkin olanlar en idealleridir diye de düþünülebilir. Çirkinlik deyip de geçmemeli. Belki de büyük insanlar kuvvetlerini biraz da çirkinlikle-

rinden alýyorlardý. Çünkü fakirlik gibi çirkinlik de insaný muvaffak olmaya doðru iter. Çok güzellikleri netice veren bir çirkinlik bile, neticesi dolayýsýyla bir güzellik sayýlýr. Usta oyuncu merhum Erol Taþ, sinemanýn kötü adamýydý. Ama ona kimse sitem etmedi, üstelik seviliyordu. Safiye Ayla merhume sûreten güzel deðildi, ama en çok dinlenenlerdendi. Einstein, Voltare, Sokrat da çirkinmiþler. Fakat insanlar onlardan kaçmamýþ, bilâkis hayranlarý çevrelerini sarmýþlardý. Çirkinlikleri, meydanlara heykellerinin dikilmesine mâni olmamýþtý. Her kesim ve meslekten, yüz güzelliði olmadýðý halde temayüz etmiþ insanlar çoktur. Yüzünü güzelleþtirmenin yolu, ruhumuzu güzelleþtirmekten baþlar. Bu da iyi bir þeyler yapmakla mümkün olur. Güzelliðe pek fazla ehemmiyet vermemeli. (Hangi güzel toprak olmadý ki.) Filozoflardan Bacon’un dediði gibi; “Güzellik yaz yemiþleri gibidir, çabuk çürür, çok dayanmaz.” Yüzün çirkin gözükse de onu güzelleþtirmek, ruhumuzu güzelleþtirmekle mümkün olur. Bu da bizim elimizdedir. Bazen çirkin görülen bir hâlin arkasýnda bir güzellik bulunabilir. Zâten, “Her þey ya hakikaten güzeldir; ya bizzat güzeldir veya neticeleri itibariyle güzeldir.” Ýþte burada sîret denilen; insana aslî güzellik saðlayan ve dâimî güzellik kazandýran huy ve karakter güzelliðidir. Maddî güzelliðin yanýnda böylesi mânevî (sîret) güzellikler de mevcuttur ve maddîsinden daha deðerlidir. Asýl güzellik veya çirkinlik hareketlerin güzel veya çirkin oluþundadýr, vesselâm.

Hayata Cennet esintilerini taþýyan bir iman projesi eryüzünde hiçbir eser bu kadar teveccühe mazhar olmadý. Hiçbir kitap bu kadar farklý dillere çevrilmedi ve okunmadý. Risâle-i Nur harika bir mazhariyete sahip bir iman inkýlâbýnýn destanýdýr. Ýman hakikatý bütün güzellikleriyle her satýrýnda kendisini gösteriyor. Cennet ambalajlanmýþ sanki nurlu ifadelerde. Âhiret âlemlerini temaþa ediyoruz gibi bir hâl var onlarda, gönül dünyanýzý dalgalandýrýrken manevî hayatýmýzý inþiraha sevk ediyor. Firdevslerin misk u amber kokularýný hissedersiniz adeta. Halis bir sürur, hakikî sevinç ruhunuzu kuþatýr, sizi tuba aðacýnýn gölgesinde dinlendirir. Nefisle probleminiz varsa, gün hesap günüyse durma nurlara koþ. Kendine gelir, hata ve kusurunu görür yepyeni bir çehreyle hayata tutunur, aþkla ümitle günahlarýndan arýnýp tevbe kanatlarýyla marifet semasýnda tayaran ederek enaniyetin buharlaþacak, rahmet bulutlarý gibi damla damla himmet topraðýna yaðarken kendi dünyaný ve çevreni gülistana çevirip ondan huzur gülleri dereceksin. Cehalet bir zehirli yýlan gibi boynuna dolanmýþ kalbini öldürmüþ, ruhunu söndürmüþse, hayatýnda ümit tükenmiþse, yüreðinde yeis dolaþýyorsa, gönlün kýrýk, diller bezginse korkma gecenin sonunda bir sabaha koþar gibi, kýþ bitiminde baharý beklercesine nurun mutluluk bahþeden satýrlarýna kucaðýný aç, aradýðýn her þeyi orada teneffüs edeceksin. Nurla, huzurla, sürurla yaþamak senin de hakkýn sakýn tembelliðine maðlûp olma. Kinin gölgelemiþse dinini, heva ve heve sin hüdaya engelse, nefis bir bataklýða dönüþmüþse, his ve þehvetin hoyrat bir rüzgâr gibi önüne geleni deviriyorsa; durma nura koþ, aradýðýn huzur ihtiyaç duyacaðýn sürur onda var. Bir kitap okur gibi kendini okur, marifet zemzemiyle yýkanýr, hikmet kevseriyle heva ve hevesi maðlûp ederek kalb, akýl ve ruhu þaha kaldýrýrsýn. Çünkü bu kitaplarda hayat var. Bu asrýn en büyük mürþidi Risâle-i Nur olduðu konusunda dost düþman müttefiktir. Yeryüzünü bir mektep yapan bu eserler elliye yakýn yabancý dile çevrilerek beþere kürevî bir Asr-ý Saadet þuuruyla tenvir edecek referansý Kur’ân olan eðitim ve öðretim faaliyetleri için yegâne müfredat olarak dünya gündeminden hiçbir zaman düþmeyecektir. Bir ilâhî fütuhattýr Risâle-i Nurlar, kalplerde ve ruhlarda öyle bir inkýlâb yaptý ki, yürekler bu saadetin þevkiyle uyandý, gönüller zevkiyle sermest, ruhlar onun engin vecdiyle inþiraha eriþti. Hayatý nur-u Muhammediyle (asm) bezeyen müddetçe, hangi iklime ulaþtýysa büyük dimaðlarýn teveccühü ne vesile olarak ilimde inkiþaf, irfanda diriliþlere sebep oldu. Yeni nesillere can, eðitime taze bir kan olarak köhnemiþ cehalete bir ferman oldu. Herkes aradýðýný onda buldu, bu nurlarda. Bir nadide kýymet gibi lâyýk olduðu ilgi ve sevgiye mazhar oldu. Kitap kitap, sahife sahife, satýr satýr defalarca okunarak hatmedildi, ibadet halinde yaþandý. Onu okuyanlar yaþayan kürevî bir Asr-ý Saadete dünya çapýnda model olarak imanýn güzelliklerini, ahlâkýn ince liklerini vitrinlerine taþýyarak sahabe mesleðine ayna oldular. Yeni bir anlayýþ, yeni bir kavrayýþla sessiz bir diriliþe öncülük þerefini kazandýlar. Ýnsanlarýn ihtiyaç duyduðu su, hava, gýda, ziya gibi muhtaçlara ulaþtýran tevziat memurlarý büyük bir fe dakârlýk, büyük bir feragatla adeta birbirleriyle yarýþtýlar. Dertlere deva yaralara merhem, ateizm ve materyalizm gibi hastalýklara Kur’ân eczahanesinde yazýlan bu reçeteler þifa vesilesi oldular. Ýhtiyar dünyamýzý bütün dert ve sýkýntýlarýndan kurtaracak olan bu nadide Külliyat kürevî bir Asr-ý Saadeti inþa edecek bir vizyona sahip olduðu güneþ gibi aþikârdýr. Baþtanbaþa bir þaheseri olan bu nurlar, farklýlýklarý, ýrklarý barýþtýracak, kitleler arasýndaki uçurumlarý kaldýracak, deccal ve Süfyan’ýn yaptýðý tahribatý tamir edecektir. E ði tim ci o la rak biz le re dü þen va zi fe Türkiye’yi iç ve tehlikelerden kurtaracak bu eserleri okumayý ve okutmayý kendimize gaye bilerek nurlara dört elle sarýlmalýyýz. Bu onurlu duruþ Îslâm’a ve insanlýða karþý bizim vefa borcumuzdur. Ne mutlu bu misyonun özünü kavrayýp, dünyada iken cenneti yaþayanlara.

Y


12

4 AÐUSTOS 2011 PERÞEMBE

6. MERSÝN ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ GAYRÝMENKULÜN AÇIK ARTIRMA ÝLANI B.03.1.ÝCD.1.33.00.06 SAYI: 2011/137 Tal. A- SATILMASINA KARAR VERÝLEN G. MENKÜLÜN CÝNSÝ, KIYMETÝ, ADEDÝ. EVSAFI: 1- TAPU KAYDI: Mersin Ýli Mezitli Ýlçesi 1008 ada 1 parsel üzerinde kurulu 14/3820 arsa paylý C-2 Blok 4. Kat 15 numaralý mesken olarak kayýtlýdýr. HALÝ HAZIR DURUMU : Mezitli Beldesi GMK Bulvarý üzerinde Merko sitesi içerisinde C-2 Blok 5.kat 15 nolu dairedir. Sitenin çok geniþ bahçesi ve yeþil alaný, havuzu mevcuttur. Bina olarak her katta 3 daireli ve asansörlüdür. 3 oda 1 salon 2 balkon mutfak wc banyo ve diðer kýsýmlardan oluþmakta olup, kuzey ve batý cephelidir. Dairenin alaný 110 M2'dir. Ýç kapýlar ve pencereler ahþaptýr. TAKTÝR EDÝLEN KIYMETÝ: 80.000.00 TL Muhammen bedelle satýþa çýkarýlacaktýr. ÝMAR DURUMU : Mezitli Belediyesinin 1/1000 ölçekli imar planý dahilinde ve konut alanýnda, ayrýk nizam 8 (A-8)kat'a imarlýdýr. B- SATIÞ ÞARTLARI : Birinci Satýþ 06/09/2011 günü; 10:00 - 10:10 Saatleri Arasýnda - Mersin Ýstiklal cad. Özel idare Ýþ haný 4. Kat 6. Ýcra Dairesinde açýk artýrma suretiyle yapýlacaktýr. Bu artýrmada tahmin edilen kýymetin % 60'ýna ve rüçhanlý alacaklýlar varsa alacaklarý mecmuunu ve satýþ masraflarýný geçmek þartý ile ihale olunur. - Böyle bir bedel ile alýcý çýkmazsa en çok artýranýn taahhüdü baki kalmak þartýyla 16/09/2011 tarihinde ayný yer ve ayný saatlerde ikinci artýrmaya çýkarýlacaktýr. Bu artýrmada da bu miktar elde edilememiþse gayrimenkul en çok artýranýn taahhüdü saklý kalmak üzere artýrma ilanýnda gösterilen müddet sonunda en çok artýrana ihale edilecektir. Þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetin % 40'ýný bulmasý ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasý ve bundan baþka, paraya çevrilme ve paylaþtýrma masraflarýný geçmesi lazýmdýr. Böyle fazla bedelle alýcý çýkmazsa satýþ talebi düþecektir. - Artýrmaya iþtirak edeceklerin, tahmin edilen kýymetin % 20'si nispetinde pey akçesi veya bu miktar kadar milli bir bankanýn teminat mektubunun verilmesi lazýmdýr. Satýþ peþin para iledir, alýcý istediðinde 10 günü geçmemek üzere mehil verilebilir. % 1 KDV, Ýhale Pulu, 1/2 Tapu Harç ve masraflarý alýcýya aittir. Birikmiþ vergiler, 1/2 Tapu harcý ve tellaliye satýþ bedelinden ödenir. - Ýpotek sahibi alacaklýlarla diðer ilgililerin (*) bu gayrimenkul üzerindeki haklarýný hususiyle faiz ve masrafa dair olan iddialarýný dayanaðý belgeler ile 15 gün içinde dairemize bildirmeleri lazýmdýr. Aksi taktirde haklarý tapu sicili ile sabit olmadýkça paylaþmadan hariç býrakýlacaklardýr. - Ýhaleye katýlýp daha sonra ihale bedelini yatýrmamak suretiyle ihalenin feshine sebep olan tüm alýcýlar ve kefilleri teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasýndaki farktan ve doðan zararlardan ve ayrýca temerrüt faizi ayrýca hükme hacet kalmaksýzýn Dairemizce tahsil olunacak, bu fark, varsa öncelikle teminat bedelinden alýnacaktýr. - Þartname, ilan tarihinden itibaren herkesin görebilmesi için dairede açýk olup masrafý verildiði taktirde isteyen alýcýya bir örneði gönderilebilir. - Satýþa iþtirak edenlerin þartnameyi görmüþ ve münderecatýný kabul etmiþ sayýlacaklarý, baþkaca bilgi almak isteyenlerin 2011/137 Tal. sayýlý dosya numarasýyla Müdürlüðümüze baþvurmalarý ilan olunur. (Ýc.Ýf.K.126) 07.07.2011 (*) Ýlgililer tabirine irtifak hakký sahipleri de dahildir. Yönetmelik Örnek No: 27 www.bik.gov.tr B: 49951

T. C. KIRÞEHÝR (SULH HUKUK MAH.) SATIÞ MEMURLUÐU (TAÞINMAZIN AÇIK ARTIRMA ÝLANI) 2011/33 Satýþ. Aþaðýda cinsi, mevkii, miktarý yazýlý taþýnmazlarýn ÝÝK.hükümleri uyarýnca açýk artýrma sureti ile umum arasýnda Kýrþehir Sulh Hukuk Mahkemesi Kaleminde 05.09.2011 tarihinde belirtilen gün ve saatlerde 1.satýþý yapýlacaktýr. Ayný gün alýcýsý çýkmaz veya teklif edilen fiyat muhammen bedelin % 60'ýný karþýlamaz ise ayný yer ve saatlerde 15.09.2011 tarihinde 2.satýþý yapýlacaktýr. Bu satýþta muhammen bedelin % 40'ýný karþýlamak sureti ile en çok artýrana ihale yapýlacaktýr. Taþýnmazýn Yeri: Cinsi : Ada-Parsel: Miktarý; Muhammen Bedeli; Satýþ Saati : Kýrþehir Kuþdilli Mah. Arsa 1280/19 620 M2. 186.000,00 TL 10.30-10.40 1- Satýþ peþin para ile olup, talep halinde alýcýya 10 güne kadar yasal süre verilir. 2- Satýþa iþtirak etmek isteyenlerden % 20 teminat alýnacaktýr. Paydaþlarýn paylarýnýn bu bedeli karþýlamamasý halinde onlardan da ilave teminat alýnarak % 20'ye ulaþtýrýlacaktýr. 3- Taþýnmaz boþ durumda olup Taþýnmaz blok nizam 4 kata müsaadeli ticari alanda kalmakta olup inþaat alaný arsa m2'sinin % 40'ýdýr. 4- Satýþta damga vergisi, tellaliye ücreti, tapu masrafý ve % 18 KDV alýcýya aittir. 5- Ýpotek sahibi alacaklýlarla diðer ilgililer (*) taþýnmazlar üzerindeki her türlü hak iddialarýný belgeleri ile birlikte 15 gün içerisinde satýþ memurluðuna bildirmezlerse, haklarý tapu siciliyle sabit olmadýðý taktirde satýþ bedelinin paylaþtýrýlmasýndan hariç kalacaklardýr. 6- Þartnamesi ilan tarihinden itibaren açýk olup, masrafý verildiði taktirde isteyen alýcýya bir örneði gönderilebilir, satýþa iþtirak edenlerin þartnameyi görmüþ ve kabul etmiþ sayýlacaklarý, daha fazla bilgi almak isteyenlerin memurluðumuzun 2011/33 satýþ sayýlý dosyasýna müracaatlarý umuma ve sair tüm ilgililere ilanen teblið olunur. 12.07.2011 (*) Ýlgililer tabirine irtifak hakký sahipleride dahildir. (ÝÝK m.126) www.bik.gov.tr B: 47774

T. C. BOZCAADA ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜNDEN (GAYRÝMENKULÜN AÇIK ARTIRMA ÝLANI) DOSYA NO: 2011/09 TAL. I- Gayrimenkulün tapu kaydý, cinsi, evsafý, kýymeti: 1- TAPU KAYDI: Çanakkale ili, Bozcaada Ýlçesi, Alaybey Mahallesi Ýçmece mevki 409 ada, 1 parsel 353.53 m2 arsa, Alaybey mahallesi arabacý mevki 464 ada 49 parsel 1.798,79 m2. tarla, Cumhuriyet mahallesi Ova mevkii 109 ada 5 parsel 1.494, 11 m2 bað, 2- ÝMAR DURUMU: 464 ada 49 parsel ve 109 ada 5 parseller Tarýmsal niteliði korunacak ve bu günkü arazi kullanýmý devam ettirilecek alanlar ile 3. derecede doðal sit alanýdýr. 409 ada 1 parsel imar planý çalýþmalarý yapýlmaktadýr. Yeni planlama yapýlana kadar yapýlaþmaya izin verilmemektedir. 3- ÖZELLÝKLERÝ: 464 ada 49 parsel ve 109 ada 5 parseller tarla, 409 ada 1 parsel arsadýr. 4-MUHAMMEN BEDELÝ: Satýþa konu 409 ada 1 parselin deðeri; 7.500,00 TL, 464 ada 49 parselin deðeri 21.585,48 TL. Ve 109 ada 5 parselin deðeri 22.411,65 TL. olarak belirlenmiþtir. II- SATIÞ ÞARTLARI: Yukarýda adresleri, tapu kaydý, imar durumu, özellikleri verilen; taþýnmazlarýn; 1. AÇIK ARTIRMASI: 409 ada 1 parselin 16.09.2011 günü, saat 11:00'den 11:10 arasýnda, 464 ada 49 parselin 11:20-11:30 arasýnda, 109 ada 5 parselin 11:40 ile 11:50 arasýnda Bozcaada Hükümet konaðý adliye bölümü 1. kattaki duruþma salonunda açýk artýrma ile yapýlacaktýr. Birinci artýrmada tahmin edilen kýymetin % 60'ýný ve rüçhanlý alacaklar varsa alacaklarý mecmuunu ve satýþ masraflarýný geçmek þartý ile en çok artýrana ihale olunur. Böyle bir bedelle alýcý çýkmazsa en çok artýranýn taahhüdü baki kalmak þartý ile 26.09.2011 günü ayný yer ve ayný saatlerde ikinci artýrmaya çýkarýlacaktýr. Ýkinci artýrmada ise rüçhanlý alacaklýlar varsa alacaklarý mecmuunu ve tahmin edilen kýymetin % 40'ýný ve satýþ masraflarýný geçmesi þartý ile en çok artýrana ihale olunur. 1- Artýrmaya iþtirak edeceklerin, tahmin edilen kýymetin % 20'si nispetinde pey akçesi veya bu miktar kadar milli bir bankanýn teminat mektubunu vermeleri lazýmdýr. Satýþ peþin para iledir, alýcýya istediðinde 10 günü geçmemek üzere mehil verilebilir. Ýhale, damga, katma deðer vergisi, alýcý sýfatý ile tapu harç ve masraflarý ile teslim giderleri alýcýya aittir. Diðer giderler satýþ bedelinden ödenir. KDV alýcýya aittir. 2- Ýpotek sahibi alacaklýlar ile diðer ilgililer (x) bu gayrimenkul üzerindeki haklarýný hususiyle faiz ve masrafa dair olan iddialarýný dayanaðý belgeler ile 15 gün içinde dairemize bildirmeleri lazýmdýr. Aksi takdirde haklarýn tapu sicili ile sabit olmadýkça paylaþmadan hariç býrakýlacaklardýr. 3- Ýhaleye katýlýp daha sonra ihale bedelini yatýrmamak sureti ile ihalenin feshine sebep olan tüm alýcýlar ve kefilleri teklif ettikleri tüm bedel ile son ihale bedeli arasýndaki farktan ve temerrüt faizi ve ayrýca hükme hacet kalmaksýzýn dairemizce tahsil olunacak, bu fark varsa öncelikle teminat bedelinden alýnacaktýr. 4- Þartname, ilan tarihinden itibaren herkesin görebilmesi için dairede açýk olup, masrafý verildiði takdirde isteyen alýcýya bir örneði gönderilebilir. 5- Satýþa iþtirak edenlerin þartnameyi görmüþ ve münderecatýný kabul etmiþ sayýlacaklarý, baþkaca bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasý ile müdürlüðümüze baþvurmalarý ilan olunur. 6- Satýþ ilaný ilgililerin dosya ve tapu kaydýnda yazýlý adreslerine tebliðe gönderilmiþ olup, tebligat yapýlmamasý halinde ilgililere yine bu adreste 7201 sayýlý kanunun 35. maddesine göre tebligat çýkarýlacaðý adresi bilinmeyenler için de iþ bu satýþ ilanýnýn ilanen teblið yerine kaim olacaðý ilan olunur. Ýþ bu ilan tüm ilgililere Teblið Mahiyetindedir. 07.07.2011 www.bik.gov.tr B: 47299

ÝLAN T. C. MARMARAEREÐLÝSÝ ÝZALE-Ý ÞUYU SATIÞ MEMURLUÐUNDAN (TAÞINMAZIN AÇIK ARTIRMA ÝLANI) DOSYA NO: 2009/8 Satýþ. GAYRÝMENKULUN CÝNSÝ-KIYMETÝ-ADEDÝ-EVSAFI TAÞINMAZIN TAPU KAYDI: Tekirdað Ýli, Marmaraereðlisi Ýlçesi, Yeniçiftlik Beldesi, Köyiçi Mevkii, 38 Pafta, 3818 Parsel sayýlý, 1708 m2 yüzölçümlü Bah. Kar. Ev ve Ker. Ev cinsli taþýnmaz satýþa sunulmuþtur. TAÞINMAZIN HALÝ HAZIR DURUMU: Taþýnmaz Belde merkezine 200 m. mesafededir. Belediyenin her türlü alt ve üst yapý hizmetlerinden faydalanmaktadýr. Taþýnmazýn içindeki yapýlar: 1 - Çatý katý ile birlikte toplam inþaat alaný 220,00 m2 olan bir yapý bulunmaktadýr. Yapýda halen ikamet edilmektedir. Çatý katýnýn henüz sývasý yapýlmamýþtýr. Bir kýsmýnýn badanasý yoktur. Dýþ görünüm itibari ile bakýmsýzdýr. Yapýnýn bulunduðu bölge belediyenin tüm hizmetlerinden faydalanabilir durumdadýr. Bayýndýrlýk ve Ýskan Bakanlýðýnýn Yapý Yaklaþýk Maliyetleri cetveline göre 3. Sýnýf A grubu yapýlar sýnýfýna girmektedir. 2- 120,00 m2 alanlý kerpiç yapýnýn bakýmsýz olduðu ve hayli yaþlý olduðu için ekonomik deðeri görülmemiþtir. 3- Taþýnmazýn içindeki 40 m2 aðýlýnda herhangi bir ekonomik deðeri yoktur. 4- Samanlýk ve depo olarak kullanýlan 50,00 m2 lik tuðladan yapýlmýþ sývasý pencere kapý doðramalarý henüz yapýlmamýþ kaba inþaat durumunda bir yapý daha vardýr. Bayýndýrlýk ve Ýskan Bakanlýðý'nýn Yapý Yaklaþýk Maliyetleri cetveline göre 1. sýnýf B grubu yapýlar sýnýfýna girmektedir. 5- 5 mt. Derinliðindeki 1 adet keson kuyu bulunmaktadýr. ÝMAR DURUMU: Tekirdað Ýli, Marmaraereðlisi Yeniçiftlik Belediye Baþkanlýðýndan; TAKS: % 25, KAKS: % 75, BÝNA YÜKSEKLÝÐÝ : 9.50, ÝNÞAAT NÝZAMI: Ayrýk, ÖN BAHÇE MESAFESÝ: 5.00, ARKA BAHÇE MESAFESÝ: h/2, KOMÞU MESAFELER: 3.00 olarak bildirilmiþtir. TAKDÝR EDÝLEN KIYMETÝ : 337.131,00 TL. TAÞINMAZIN SATIÞ GÜN VE SAATLERÝ: Birinci satýþ gün ve saati : 03.10:2011 tarihinde saat : 14:00-14:10 arasýnda; Ýkinci satýþ gün ve saati : 13.10.2011 tarihinde saat : 14:00-14:10 arasýnda; SATIÞ ÞARTLARI: 1. Satýþlar yukarýda tayin edilen gün ve saatlerde MARMARAEREÐLÝSÝ ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ'NDE açýk arttýrma sureti ile yapýlacaktýr. Birinci arttýrmada tahmin edilen kýymetin % 60'ýný ve rüçhanlý alacaklýlar varsa alacaklarýn mecmuunu ve satýþ ve paylaþtýrma masraflarýný geçmek þartý ile ihale olunur. Böyle bir bedelle alýcý çýkmazsa en çok arttýranýnýn taahhüdü baki kalmak þartý ile tayin edilen ayný yer ve saatlerde ikinci arttýrmaya çýkarýlacaktýr. Bu arttýrmada da rüçhanlý alacaklýlarýn alacaðýný ve satýþ masraflarýný geçmesi þartý ile % 40'ýn üstünde en çok arttýrana ihale olunur. Böyle fazla bedelle alýcý çýkmadýðý takdirde satýþ talebi düþecektir. 2. Arttýrmaya katýlacaklarýn, tahmin edilen kýymetin % 20'si nispetinde pey akçesi veya bu miktar kadar milli bir bankanýn teminat mektubunu vermeleri lazýmdýr. Satýþ peþin para iledir, alýcý istediðinde 10 günü geçmemek üzere mehil verilebilir. TELLALÝYE, TAPU SATIÞ HARCI VE BÝRÝKMÝÞ VERGÝLER SATIÞ BEDELÝNDEN ÖDENÝR. RESMÝ ÝHALE PULU, TAPU ALIM HARCI VE KATMA DEÐER VERGÝSÝ KANUNDA BELÝRTÝLEN ORANDA ALICIYA AÝTTÝR. AYRICA TAHLÝYE VE TESLÝM GÝDERLERÝ ÝHALE ALICISINA AÝT OLACAKTIR. 3. Ýpotek sahibi alacaklýlarla diðer ilgililerin (+) bu gayrimenkul üzerindeki haklarýný hususi ile faiz ve masrafa dair olan iddialarýný dayanaðý belgeler ile onbeþ gün içinde dairemize bildirmeleri lazýmdýr. Aksi takdirde haklarý tapu sicili ile sabit olmadýkça paylaþmadan hariç býrakýlacaklardýr. 4. Taþýnmazý satýn alanlar, ihaleye alacaðýna mahsuben iþtirak etmemiþ olmak kaydýyla, ihalenin feshi talep edilmiþ olsa bile, satýþ bedelini derhal veya ÝÝK. 130. maddeye göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadýr. Taþýnmaz kendisine ihale edilen kimse süresinde parayý vermezse ihale kararý iptal edilerek, kendisinden evvel en yüksek teklifte bulunan kim ise arz etmiþ olduðu bedel ile almaya razý olursa ona; razý olmaz veya bulunmaz ise hemen artýrmaya çýkarýlýr. Bu artýrma ilgililere teblið edilmeyip, yalnýzca satýþtan en az yedi gün önce yapýlacak ilanla yetinilir. Bu artýrmada teklifin ÝÝK.129. maddedeki hükümlere uymasý þartý ile taþýnmaz en çok artýrana ihale edilir. Ýhaleye katýlýp daha sonra ihale bedellerini yatýrmamak sureti ile ihalenin feshine sebep olan tüm alýcýlar ve kefilleri teklif ettikleri tüm bedel ile son ihale bedeli arasýndaki farktan ve diðer zararlardan ve ayrýca temerrüt faizinden müteselsil mesul olacaklardýr. Ýhale farký ve temerrüt faizi ayrýca hükme hacet kalmaksýzýn dairemizce tahsil olunacak, bu fark varsa öncelikle teminat bedelinden alýnacaktýr. 5. Þartname, ilan tarihinden itibaren herkesin görebilmesi için dairede açýk olup, masrafý verildiði takdirde isteyen alýcýya bir örneði gönderilebilir. 6. Satýþa iþtirak edenlerin þartnameyi ve münderecatýný kabul etmiþ sayýlacaklarý, baþkaca bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasý ile dairemize baþvurmalarý ilan olunur. 7. Uygulama aykýrýlýðý nedeniyle alacaða mahsuben ihalenin yapýlmasý veya satýþ be delinin ÝÝK. 138 md.cümlesinde ipotek alacaklýsýna ödenmesi durumunda ilgililerin satýþý takip ederek ÝÝK.142. md. göre, þikâyet veya itirazlarý olanlarýn bu hakkýný 7 gün içinde kullandýklarýna dair dosyamýza derkenar ibraz etmeleri ÝÝK. 83,100,142,151,MK.789,777.md. gö re ayrýca ilanen teblið olunur. 8. Satýþ ilaný ilgililerin dosya ve tapu kaydýnda yazýlý adreslerine tebliðe gönderilmiþ olup, adrese tebligat yapýlmamasý halinde ilgililere yine bu adrese 7201 say. Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebligat çýkartýlacaðý, adresi bilinmeyenlere ise iþbu satýþ ilanýnýn Ý.Ý.K.'nun 127. md. GEREÐÝNCE ÝLANEN TEBLÝGAT yerine kaim olacaðý ilan olunur. 01/08/2011 (ÝÝK.126)Yönetmelik no: 27 (+) Ýlgililer tabirine irtifak hakký sahipleri de dahildir. www.bik.gov.tr B: 49959

T. C. KIRÞEHÝR (SULH HUKUK MAH.) SATIÞ MEMURLUÐU TAÞINMAZIN AÇIK ARTIRMA ÝLANI 2011/35 Satýþ. Aþaðýda cinsi, mevkii, miktarý yazýlý taþýnmazlarýn ÝÝK. hükümleri uyarýnca açýk artýrma sureti ile umum arasýnda Kýrþehir Sulh Hukuk Mahkemesi Kaleminde 09.09.2011 tarihinde belirtilen gün ve saatlerde 1. satýþý yapýlacaktýr. Ayný gün alýcýsý çýkmaz veya teklif edilen fiyat muhammen bedelin % 60'ýný karþýlamaz ise ayný yer ve saatlerde 19.09.2011 tarihinde 2.satýþý yapýlacaktýr. Bu satýþta muhammen bedelin % 40'ýný karþýlamak sureti ile en çok artýrana ihale yapýlacaktýr. Taþýnmazýn Yeri: Cinsi : Ada-Parsel : Miktarý : Muhammen Bedeli: Satýþ Saati : Kýrþehir Yenice Mah. Arsa 3574/2 495 m2. 51.700,00 TL 10.30-10.40 1- Satýþ peþin para ile olup, talep halinde alýcýya 10 güne kadar yasal süre verilir. 2- Satýþa iþtirak etmek isteyenlerden % 20 teminat alýnacaktýr. Paydaþlarýn paylarýnýn bu bedeli karþýlamamasý halinde onlardan da ilave teminat alýnarak % 20'ye ulaþtýrýlacaktýr. 3- Taþýnmaz üzerinde 1.500,00 TL enkaz deðerinde ahýr ve 700,00 TL deðerinde muhtelif aðaç Taþýnmaz ayrýk nizam 4 kata müsaadeli konut alanýnda kalmakta olup inþaat alaný arsanýn % 40'ýdýr. 4- Satýþta damga vergisi, tellaliye ücreti, tapu masrafý ve % 18 KDV alýcýya aittir. 5- Ýpotek sahibi alacaklýlarla diðer ilgililer (*) taþýnmazlar üzerindeki her türlü hak iddialarýný belgeleri ile birlikte 15 gün içerisinde satýþ memurluðuna bildirmezlerse, haklarý tapu siciliyle sabit olmadýðý taktirde satýþ bedelinin paylaþtýrýlmasýndan hariç kalacaklardýr. 6- Þartnamesi ilan tarihinden itibaren açýk olup, masrafý verildiði taktirde isteyen alýcýya bir örneði gönderilebilir, satýþa iþtirak edenlerin þartnameyi görmüþ ve kabul etmiþ sayýlacaklarý, daha fazla bilgi almak isteyenlerin memurluðumuzun 2011/35 satýþ sayýlý dosyasýna müracaatlarý umuma ve sair tüm ilgililere ilanen teblið olunur. 14.07.2011 (*) Ýlgililer tabirine irtifak hakký sahipleride dahildir. (ÝÝK m. 126) www.bik.gov.tr B: 48827

T. C. ENEZ ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ (TAÞINIRIN AÇIK ARTIRMA ÝLANI) Dosya No: 2010/209 Esas. Örnek No: 25 Bir borçtan dolayý rehinli aþaðýda cins, miktar ve deðerleri yazýlý taþýnýr mal satýþa çýkarýlmýþ olup: Birinci artýrmanýn; 11/08/2011 tarihinde 14:00 - 14:10 arasýnda Büyükevren Köyü, Otoevren- Enez/EDÝRNE adresinde yapýlacaðý, o gün kýymetinin % 60'ýný, satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarý toplamýný ve bundan baþka paraya çevirme ve paylarýn paylaþtýrma giderlerini geçmesinin þart olduðu istekli bulunmadýðý takdirde, Ýkinci artýrmanýn; 16/08/2011 tarihinde 14:00 - 14:10 arasýnda Büyükevren Köyü, Otoevren - Enez/EDÝRNE adresinde yapýlarak satýlacaðý; þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen deðerinin % 40'ýný bulmasý, satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýný, paraya çevirme ve paylarý paylaþtýrma giderlerini geçmesinin þart olduðu; mahcuzun satýþ bedeli üzerinden hesaplanacak %1 K.D.V ve Damga Vergisinin alýcýya ait olacaðý, satýþ þartnamesinin icra dosyasýndan görülebileceði; gideri verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði; fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasýyla Dairemize baþvurmalarý ilan olunur. Sýra No Muhammen Bedel Adedi Cinsi, Niteliði ve Önemli Özellikleri 1 50.000 TL 1 Adet 22 RC 989 plakalý, New Holland marka, 2004 model kabinli traktör. TD 95 D tipli, 95 beygir, ön camda çatlama mevcut, lastikler kullanýlmýþ, sað ve sol ön çamurluklarda kýrýlmalar var. Radyo teypli, km göstergesi 4635'i göstermektedir. Traktör, satýþ yapýlacak olan adreste bulunmaktadýr. (ÝÝKm.114/1,114/3) *: Bu örnek, bu Yönetmelikten önceki uygulamada kullanýlan Örnek 63'e karþýlýk gelmektedir. www.bik.gov.tr B: 49693

Y

T. C. LÜLEBURGAZ 2. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ (TAÞINMAZIN AÇIK ARTIRMA ÝLANI) Dosya No: 2011/5 Tal. Örnek No: 27 Gayrimenkullerin hali hazýr durumu, cinsi, evsafý ve deðeri: Bir borçtan dolayý ipotekli bulunan; 1- TAPU KAYDI : Kýrklareli ili, Lüleburgaz Ýlçesi, Ertuðrul Köyü, Kerpiçdere Mevkii, 5 Pafta, 2060 parsel sayýlý, 1.700 m2 yüzölçümlü, tarla vasfýnda taþýnmaz. ÖZELLÝKLERÝ : Satýlacak taþýnmazýn, toprak yapýsý ve verim kabiliyeti orta düzeydedir. Kuru tarým þartlarý, toprak yapýsý, iklim, yýllýk yaðýþ, topraðýn su tutma kapasitesi ve ekolojik özellikleri dikkate alýndýðýnda, buðday-ayçiçeði ürün münavebesi yapýlabilir. Toplam alaný 1.700 m2 olup, 1 dekarýnýn deðeri 2.263,00 TL'dir. Taþýnmazýn toplam deðeri 3.847,10 TL'dir. ÝMAR DURUMU : Belediye ve mücavir alanlarý dýþýnda kalmaktadýr. SATIÞ SAATÝ : 09:20 - 09:30 MUHAMMEN BEDELÝ: 3.847,10 TL 2-TAPU KAYDI : Kýrklareli ili, Lüleburgaz Ýlçesi, Ertuðrul Köyü, Kerpiçdere Mevkii, 5 Pafta, 2066 parsel sayýlý, 1.150 m2 yüzölçümlü, tarla vasfýnda taþýnmaz. ÖZELLÝKLERÝ : Satýlacak taþýnmazýn, toprak yapýsý ve verim kabiliyeti orta düzeydedir. Kuru tarým þartlarý, toprak yapýsý, iklim, yýllýk yaðýþ, topraðýn su tutma kapasitesi ve ekolojik özellikleri dikkate alýndýðýnda, buðday-ayçiçeði ürün münavebesi yapýlabilir. Toplam alaný 1.150 m2 olup , 1 dekarýnýn deðeri 2.263,00 TL'dir. Taþýnmazýn toplam deðeri 2.602,45 TL'dir. ÝMAR DURUMU : Belediye ve mücavir alanlarý dýþýnda kalmaktadýr. SATIÞ SAATÝ : 09:40 - 09:50 MUHAMMEN BEDELÝ: 2.602,45 TL 3- TAPU KAYDI : Kýrklareli ili, Lüleburgaz Ýlçesi, Ertuðrul Köyü, Kerpiçdere Mevkii, 5 Pafta, 2071 parsel sayýlý , 1.800 m2 yüzölçümlü, tarla vasfýnda taþýnmaz. ÖZELLÝKLERÝ : Satýlacak taþýnmazýn , toprak yapýsý ve verim kabiliyeti orta düzeydedir. Kuru tarým þartlarý, toprak yapýsý, iklim, yýllýk yaðýþ, topraðýn su tutma kapasitesi ve ekolojik özellikleri dikkate alýndýðýnda, buðday-ayçiçeði ürün münavebesi yapýlabilir. Toplam alaný 1.800 m2 olup, 1 dekarýnýn deðeri 2.263,00 TL'dir. Taþýnmazýn toplam deðeri 4.073,40 TL'dir. ÝMAR DURUMU : Belediye ve mücavir alanlarý dýþýnda kalmaktadýr. SATIÞ SAATÝ : 10:00 -10:10 MUHAMMEN BEDELÝ: 4.073,40 TL 4-TAPU KAYDI : Kýrklareli ili, Lüleburgaz Ýlçesi, Ertuðrul Köyü, Kerpiçdere Mevkii, 5 Pafta, 2073 parsel sayýlý, 4.050 m2 yüzölçümlü, tarla vasfýnda taþýnmaz. ÖZELLÝKLERÝ : Satýlacak taþýnmazýn, toprak yapýsý ve verim kabiliyeti orta düzeydedir. Kuru tarým þartlarý, toprak yapýsý, iklim, yýllýk yaðýþ, topraðýn su tutma kapasitesi ve ekolojik özellikleri dikkate alýndýðýnda, buðday-ayçiçeði ürün münavebesi yapýlabilir. Toplam alaný 4.050 m2 olup, 1 dekarýnýn deðeri 2.263,00 TL'dir. Taþýnmazýn toplam deðeri 9.165,15 TL'dir. ÝMAR DURUMU : Belediye ve mücavir alanlarý dýþýnda kalmaktadýr. SATIÞ SAATÝ : 10:20 -10:30 MUHAMMEN BEDELÝ: 9.165,15 TL 5-TAPU KAYDI : Kýrklareli ili, Lüleburgaz Ýlçesi, Ertuðrul Köyü, Kerpiçdere Mevkii, 5 Pafta, 2113 parsel sayýlý, 3.450 m2 yüzölçümlü, tarla vasfýnda taþýnmaz. ÖZELLÝKLERÝ : Satýlacak taþýnmazýn, toprak yapýsý ve verim kabiliyeti orta düzeydedir. Kuru tarým þartlarý, toprak yapýsý, iklim, yýllýk yaðýþ topraðýn su tutma kapasitesi ve ekolojik özellikleri dikkate alýndýðýnda, buðday-ayçiçeði ürün münavebesi yapýlabilir. Toplam alaný 3.450 m2 olup , 1 dekarýnýn deðeri 2.263,00-TL'dir. Taþýnmazýn toplam deðeri 7.807,35-TL'dir. ÝMAR DURUMU : Belediye ve mücavir alanlarý dýþýnda kalmaktadýr. SATIÞ SAATÝ : 10:40 -10:50 MUHAMMEN BEDELÝ: 7.807,35-TL 6-TAPU KAYDI : Kýrklareli ili, Lüleburgaz Ýlçesi, Ertuðrul Köyü, Gerendere Mevkii, 5 Pafta, 2968 parsel sayýlý , 4.750 m2 yüzölçümlü , tarla vasfýnda taþýnmaz. ÖZELLÝKLERÝ : Satýlacak taþýnmazýn , toprak yapýsý ve verim kabiliyeti orta düzeydedir. Kuru tarým þartlarý, toprak yapýsý, iklim, yýllýk yaðýþ, topraðýn su tutma kapasitesi ve ekolojik özellikleri dikkate alýndýðýnda, buðday-ayçiçeði ürün münavebesi yapýlabilir. Toplam alaný 4.750 m2 olup , 1 dekarýnýn deðeri 2.263,00-TL'dir. Taþýnmazýn toplam deðeri 10.749,25-TL'dir. ÝMAR DURUMU : Belediye ve mücavir alanlarý dýþýnda kalmaktadýr. SATIÞ SAATÝ : 11:00 - 11:10 MUHAMMEN BEDELÝ: 10.749,25-TL 7-TAPU KAYDI : Kýrklareli ili, Lüleburgaz Ýlçesi, Ertuðrul Köyü, Yukarý bayýr altý Mevkii, 5 Pafta, 4048 parsel sayýlý, 1.400 m2 yüzölçümlü, tarla vasfýnda taþýnmaz. ÖZELLÝKLERÝ : Satýlacak taþýnmazýn, toprak yapýsý ve verim kabiliyeti orta düzeydedir. Kuru tarým þartlarý, toprak yapýsý, iklim, yýllýk yaðýþ, topraðýn su tutma kapasitesi ve ekolojik özellikleri dikkate alýndýðýnda, buðday-ayçiçeði ürün münavebesi yapýlabilir. Toplam alaný 1.400 m2 olup, 1 dekarýnýn deðeri 2.263,00-TL'dir. Taþýnmazýn toplam deðeri 3.168,20-TL'dir. ÝMAR DURUMU : Belediye ve mücavir alanlarý dýþýnda kalmaktadýr. SATIÞ SAATÝ : 11:20 -11:30 MUHAMMEN BEDELÝ: 3.168.20-TL 8-TAPU KAYDI : Kýrklareli ili, Lüleburgaz Ýlçesi, Ertuðrul Köyü, Yukarý bayýr altý Mevkii, 5 Pafta, 4088 parsel sayýlý , 2.350 m2 yüzölçümlü tarla vasfýnda taþýnmaz. ÖZELLÝKLERÝ : Satýlacak taþýnmazýn, toprak yapýsý ve verim kabiliyeti orta düzeydedir. Kuru tarým þartlarý, toprak yapýsý, iklim, yýllýk yaðýþ, topraðýn su tutma kapasitesi ve ekolojik özellikleri dikkate alýndýðýnda, buðday-ayçiçeði ürün münavebesi yapýlabilir. Toplam alaný 2.350 m2 olup , 1 dekarýnýn deðeri 2.263,00-TL'dir. Taþýnmazýn toplam deðeri 5.318,05-TL'dir. ÝMAR DURUMU : Belediye ve mücavir alanlarý dýþýnda kalmaktadýr. SATIÞ SAATÝ : 14:10-14:20 MUHAMMEN BEDELÝ: 5.318.05-TL 9-TAPU KAYDI : Kýrklareli ili, Lüleburgaz Ýlçesi, Ertuðrul Köyü, Bayýr üstü Mevkii, 5 Pafta, 4771 parsel sayýlý , 1.300 m2 yüzölçümlü, tarla vasfýnda taþýnmaz. ÖZELLÝKLERÝ : Satýlacak taþýnmazýn, toprak yapýsý ve verim kabiliyeti orta düzeydedir. Kuru tarým þartlarý, toprak yapýsý, iklim, yýllýk yaðýþ, topraðýn su tutma kapasitesi ve ekolojik özellikleri dikkate alýndýðýnda, buðday-ayçiçeði ürün münavebesi yapýlabilir. Toplam alaný 1.300 m2 olup ,1 dekarýnýn deðeri 2.263,00-TL'dir. Taþýnmazýn toplam deðeri 2.941,90-TL'dir. ÝMAR DURUMU : Belediye ve mücavir alanlarý dýþýnda kalmaktadýr. SATIÞ SAATÝ : 14:30 -14:40 MUHAMMEN BEDELÝ: 2.941,90-TL 10-TAPU KAYDI : Kýrklareli ili, Lüleburgaz Ýlçesi, Ertuðrul Köyü, Bayýr altý Mevkii, 5 Pafta, 4950 parsel sayýlý , 645 m2 yüzölçümlü, tarla vasfýnda taþýnmaz. ÖZELLÝKLERÝ Satýlacak taþýnmazýn , toprak yapýsý ve verim kabiliyeti orta düzeydedir. Kuru tarým þartlarý, toprak yapýsý, iklim, yýllýk yaðýþ, topraðýn su tutma kapasitesi ve ekolojik özellikleri dikkate alýndýðýnda, buðday-ayçiçeði ürün münavebesi yapýlabilir. Toplam alaný 645 m2 olup, 1 dekarýnýn deðeri 2.263,00-TL'dir. Taþýnmazýn toplam deðeri 1.459,63-TL'dir. ÝMAR DURUMU : Belediye ve mücavir alanlarý dýþýnda kalmaktadýr. SATIÞ SAATÝ : 14:50 -15:00 MUHAMMEN BEDELÝ: 1.459.63-TL 11-TAPU KAYDI : Kýrklareli ili, Lüleburgaz Ýlçesi, Karaaðaç Köyü, Badem kýrý Mevkii, 5 Pafta, 1736 parsel sayýlý , 4.250 m2 yüzölçümlü, tarla vasfýnda taþýnmaz. ÖZELLÝKLERÝ : Satýlacak taþýnmazýn , toprak yapýsý ve verim kabiliyeti iyi düzeydedir. Kuru tarým þartlarý, toprak yapýsý, iklim, yýllýk yaðýþ, topraðýn su tutma kapasitesi ve ekolojik özellikleri dikkate alýndýðýnda, buðday-ayçiçeði ürün münavebesi yapýlabilir. Toplam alaný 4.250 m2 olup, 1 dekarýnýn deðeri 2.500,00- TL'dir.Taþýnmazýn toplam deðeri 10.625,00-TL'dir. ÝMAR DURUMU : Belediye ve mücavir alanlarý dýþýnda kalmaktadýr. SATIÞ SAATÝ : 15:10-15:20 MUHAMMEN BEDELÝ: 10.625.00-TL Ýpotekten ari olarak satýlarak paraya çevrilecektir. Taþýnmazlarýn toplam deðeri 61.757,48 TL.Taþýnmazlar alacaklý Türk Ekonomi Bankasý A.Þ. (Eski Unvaný Fortis Bank A.Þ.)'ye 1. dereceden ipoteklidir. Yukarýda bilgileri yazýlý satýþa konu tarla vasfýndaki taþýnmazlarýn tapu kaydýnda þu ibare yer almaktadýr. Buna göre; "5403 Sayýlý Kanunun 8. maddesi uyarýnca þerh bulunmakla birlikte, tapu kaydýnda tarým arazisi niteliði ile kayýtlý bulunmasý nedeni ile hacze konu hissenin/hisselerin bulunduðu taþýnmazýn 5403 Sayýlý Kanunun 8. maddesi kapsamýnda bölünemez büyüklükte tarým arazisi olup olmadýðý hususunun ilgili Tarým ve Köy iþleri Bakanlýðý, Ýl ve Ýlçe Müdürlüðü'nden soru konu edilmesi, il/ilçe Tarým Müdürlüklerince bölünemez büyüklükte tarým arazisi olduklarýnýn bildirilmesi halinde ise cebri satýþa konu edilememesi gerekmektedir." SATIÞ ÞARTLARI 1- Yukarýda belirtilen taþýnmazlarýn birinci satýþý 06.09.2011 Salý günü yukarýda belirtilen saatlerde Lüleburgaz 2. Ýcra Müdürlüðü'nde açýk arttýrma suretiyle yapýlacaktýr. Bu arttýrmada muhammen bedelin % 60'ýný ve rüçhanlý alacaklýlar varsa mecmuunu ve sa týþ masraflarýný geçmek þartý ile ihale olunur. Böyle bir bedelle alýcý çýkmazsa en çok arttýranýn taahhüdü baki kalmak þartý ile 16.09.2011 Cuma günü tayin edilen yer ve saatlerde ikinci arttýrmaya çýkarýlacaktýr. Bu arttýrmada da bu miktar elde edilememiþse taþýnmaz en çok arttýranýn taahhüdü saklý kalmak üzere arttýrma ilanýnda gösterilen müddet sonunda en çok arttýrana ihale edilecektir. Þu kadar ki, arttýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin % 40'ýný bulmasý ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasý ve bundan baþka paraya çevirme ve paylaþtýrma masraflarýný geçmesi lazýmdýr. Böyle fazla bedelle alýcý çýkmazsa satýþ talebi düþecektir. 2- Arttýrmaya iþtirak edeceklerin, tahmin edilen kýymetinin % 20'si nispetinde pey akçesi (Türk Lirasý veya Devlet Tahvili dýþýndaki döviz kabul edilmeyecektir.) veya bu miktar kadar Milli bir Bankanýn teminat mektubunu vermeleri lazýmdýr. Satýþ peþin para iledir, alýçý istediðinde 10 günü geçmemek üzere mehil verilebilir. Tellaliye resmi, tapu satým harcý satýþ bedelinden ödenecek, damga resmi, tahliye ve teslim masraflarý ile KDV, tapu alým harcý alýcýya aittir. Birikmiþ vergiler satýþ bedelinden ödenir. 3- Ýpotek sahibi alacaklýlarla diðer ilgililerin (*)bu gayrimenkul üzerindeki haklarýný hususiyle faiz ve masrafa dair olan iddialarýný dayanaðý belgeler ile 15 gün içinde dairemize bildirmeleri lazýmdýr; aksi takdirde haklarý tapu sicili ile sabit olmadýkça paylaþmadan hariç býrakýlacaklardýr. 4- Satýþ bedeli hemen veya verilen mühlet içinde ödenmezse Ýcra ve Ýflas Kanunu'nun 133. Maddesi gereðince ihale feshedilir. Ýhaleye katýlýp daha sonra ihale bedelini yatýrmamak suretiyle ihalenin feshine sebep olan tüm alýcýlar ve kefilleri teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasýndaki farktan ve diðer zararlardan ve ayrýca temerrüt faizinden müteselsilen mesul olacaklardýr. Ýhale farký ve temerrüt faizi ayrýca hükme hacet kalmaksýzýn Dairemizce tahsil olunacak, bu fark, varsa öncelikle teminat bedelinden alýnacaktýr. 5- Þartname, ilan tarihinden itibaren herkesin görebilmesi için dairede açýk olup masrafý verildiði takdirde isteyen alýcýya bir örneði gönderilebilir. 6- Satýþa iþtirak edenlerin þartnameyi görmüþ ve münderecatýný kabul etmiþ sayýlacaklarý, baþkaca bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasý ile Müdürlüðümüze baþvurmalarý ilan olunur. 7- Ý.Ý.K.127: Maddesi gereðince adresi tapuda kayýtlý olmayan ilgililer ile tebligat yapýlamayanlara teblið yerine kaim olacaðý ilan olunur. (*) Ýlgililer tabirine irtifak hakký sahipleri de dahildir. (Ý.Ý.K.m.126) www.bik.gov.tr B: 49966


SPOR

Y

4 AÐUSTOS 2011 PERÞEMBE HABERLER

Metris'te þikeden 31 tutuklu yatýyor

Bursa ilk maçta 2-1 yendiði Gomel'e konuk oluyor

BURSASPOR, UEFA Avrupa Ligi 3. Ön Eleme turu rövanþýnda, ilk maçta 2-1 yendiði Belarus'un FC Gomel takýmý ile bugün deplasmanda karþýlaþacak. Tarihinde ilk kez UEFA Avrupa Ligi mücadelesine çýkan yeþilbeyazlý takýmda hedef, FC Gomel deplasmanýndan iyi bir sonuçla ayrýlýp, UEFA Avrupa Ligi play-off maçý oynamak. Spor Toto Süper Lig'de son iki sezondur hem çok önemli baþarýlara imza atan yeþil-beyazlý takým, yarýn akþam Avrupa kupalarýnda tarihinin 22. maçýna çýkacak. Bursaspor, Bursa'da oynanan ilk maçta rakibini Serdar Aziz ve Ýbrahim Kaþ'ýn golleriyle 2-1 yenmiþti. Central Stadyum’da saat 20.00'de baþlayacak karþýlaþma D Smart tarafýndan canlý yayýnlanacak.

FUTBOLDA ÞÝKE ÝDDÝALARINA YÖNELÝK SORUÞTURMA KAPSAMINDA BUGÜNE KADAR GÖZALTINA ALINARAK BEÞÝKTAÞ'TAKÝ ÝSTANBUL ADLÝYESÝNE SEVK EDÝLEN 76 KÝÞÝDEN 31'Ý TUTUKLANIRKEN, 26 KÝÞÝ SAVCILIKÇA, 19 KÝÞÝ DE MAHKEMECE SERBEST BIRAKILDI. FUTBOLDA þike iddialarýna yönelik soruþturma kapsamýnda bugüne kadar gözaltýna alýnarak Beþiktaþ'taki Ýstanbul Adliyesine sevk edilen 76 kiþiden Fenerbahçe Spor Kulübü Baþkaný Aziz Yýldýrým, Jimnastik Kulübü Asbaþkaný Serdal Adalý ile futbol takýmý teknik direktörü Tayfur Havutçu'nun da aralarýnda bulunduðu 31 kiþi tutuklanýrken, 26 kiþi savcýlýkça, 19 kiþi de mahkemece serbest býrakýldý. Ýstanbul Cumhuriyet Baþsavcý Yardýmcýlýðýna atanmadan önce özel yetkili Cumhuriyet Savcýsý olan Zekeriya Öz tarafýndan baþlatýlan ve özel yetkili Cumhuriyet Savcýsý Mehmet Berk tarafýndan sürdürülen soruþturma çerçevesinde 3 Temmuz'da 11 ilde baþlatýlan operasyonla Fenerbahçe Spor Kulübü Baþkaný Aziz Yýldýrým, Sivasspor Kulübü Baþkaný Mecnun Odyakmaz, Fenerbahçe Kulübü Asbaþkaný Þekip Mosturoðlu, Fenerbahçe Kulübü Mali Ýþler Müdürü Tamer Yelkovan,

Fenerbahçe Spor Kulübü Amatör Þubeler Koordinatörü Cemil Turan, sözleþmeleri fesh edilen Eskiþehirspor Teknik Direktörü Bülent Uygun ile sportif direktörü Ümit Karan, eski Diyarbakýrspor Baþkaný Abdurrahman Yakut, Altay Spor Kulübü Müdürü Erman Ertaþ, teknik direktör Levent Eriþ, futbolcu menajerleri Tarýk Özertem, Özden Arslan ve Serdar Berkin, Fenerbahçeli futbolcu Emre Belözoðlu'nun yeðeni Volkan Bahçekapýlý, Giresunspor Baþkaný Ömer Ülkü, eski Giresunspor yöneticisi Hakan Karaahmet, Giresunspor Taraftarlar Derneði Baþkaný Özden Tütüncü, Mersin Ýdmanyurdu Kulübü Asbaþkaný Beþir Acar ile tribün lideri Murat Tanýþ, eski Gençlerbirliði yardýmcý antrenörü Cengiz Demirel, futbolcular Emmanuel Emenike, Korcan Çelikay, Mehmet Yýldýz, Sezer Öztürk, Mahmut Boz'un da aralarýnda bulunduðu çok sayýda kiþi gözaltýna alýndý.

12 YAÞINDA TÜRKÝYE ÞAMPÝYONU OLDU TÜRKÝYE Boks Þampiyonasý’nda Ankara Sincan’ý en iyi þekilde temsil ederek gurur kaynaðý olan 12 yaþýndaki minik boksör Sincan Belediye Baþkaný Doç. Dr. Mustafa’yý ziyaret etti. Erzincan’daki þampiyonada 46 kiloda Türkiye Þampiyonu olan Serkan Solmaz, Pekdoðan Boks Kulübü Baþkaný Emrah Pekdoðan ile birlikte Sincan Belediye Baþkaný Mustafa Tuna’yý ziyaret ederek þampiyonluk sevincini paylaþtý. Fatih Karagöz

13

Gaziantepspor Varþova'da tur için sahaya çýkýyor Portekizli çalýþtýrýcý Carvalhal antrenman öncesi ve sonrasýnda basýn mensuplarýyla tokalaþýrken Türkçe olarak ''Merhaba, memnun oldum'' dedi.

Carvalhal iþbaþý yaptý BEÞÝKTAÞ TEKNÝK DÝREKTÖRÜ CARLOS CARVALHAL ÜMRANÝYE'DE ÝLK ÇALIÞMAYA ÇIKTI. PORTEKÝZLÝ ÇALIÞTIRICI, “BÖYLE BÝR TAKIMDA OLDUÐUM ÝÇÝN MUTLUYUM. ÖNCELÝKLE ÝSTEDÝÐÝM TAYFUR HAVUTÇU VE SERDAL ADALI'NIN ZOR GÜNLERDEN KURTULMASI VE OLAYIN EN KISA SÜREDE ÇÖZÜME KAVUÞMASI” DEDÝ. BEÞÝKTAÞ'TA, Tayfur Havutçu dönene dek vekaleten teknik direktörlük görevine getirilen Portekizli Carlos Carvalhal, böyle büyük bir takýmda göreve baþladýðý için mutlu olduðunu söyledi. Carvalhal, BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde yapýlan antrenman sonrasý basýn mensuplarýnýn sorularýný cevapladý. Sözlerine ''Böyle büyük bir takýmda olduðum için mutluyum. Beþiktaþ dünyanýn en büyük takýmlarýndan ve büyük hedeflere sahip'' diyerek baþlayan Carvalhal, daha sonra teknik direktör Tayfur Havutçu ile ilgili konuþtu. Tayfur Havutçu ile Avusturya kampýnda tanýþtýklarýný anlatan Portekizli çalýþtýrýcý, ''Beni çok iyi karþýladý. Bu takýmda futbolcu geliþimi ve ''scouting'' bölümünde çalýþmamý istedi. Bu konuda mutabýk kalmýþtýk. Tayfur Havutçu, Serdal Adalý, Cengiz Zülfikaroðlu ile konuþmuþtuk ve görev tanýmým belirlenmiþti. Görev tanýmýmda Avusturya kampý dönüþü baþlayacak þekilde konuþulmuþtu.

Tayfur hocanýn vizyonu, istedikleri futbolla ilgili görüþleri beni çok etkilemiþti'' ifadelerini kullandý. ÝYÝ ÞEYLER YAPMAK ÝSTÝYORUM Beþiktaþ'ýn Atletico Madrid ve Granada ile oynadýðý hazýrlýk maçlarýný internetten izlediðini ifade eden Carvalhal, ''Takýmýn þu an bulunduðu fiziki kondisyon, bizim önceden düþündüðümüz þekilde. Çok iyi bir þekilde ilk etabý tamamladýk. Tek sýkýntý çok idman yaptýk, fazla maç yapamadýk. Þimdi ilk etap bitti, ikinci etaba geçiyoruz. Bu maç etabý olacak. Futbolcular ne kadar fazla kondisyonlarý olursa olsun maç kondisyonu farklý. Kýsa sürede her þeyi ileriye götürmek daha iyi þeyler yapmak istiyoruz'' þeklinde konuþtu. TÜRKÝYE'YE BÝRÇOK KEZ GELDÝM Carlos Carvalhal, Türkiye'yi sadece futbol olarak deðil, ülke olarak sevdiðini dile getirerek, ''Türkiye'yi birçok kez ziyaret ettim. Sadece Ýstanbul deðil, Antalya ve Pamukkale gibi yerlere gittim. Takým ismi ver-

meyeyim, ama iki kere Türkiye'ye hoca olarak gelme durumum da vardý. Burayý, insanlarýný, kültürünü, çok seviyorum. Kýsa sürede Türkçe öðrenmek istiyorum'' dedi. Oynatacaðý sistemin 433 olacaðýný anlatan Portekizli teknik adam, ilk antrenmanýnda futbolcularla yaptýðý konuþmalar için de ''Teknik ve taktik konuþmalar yaptýk. Ne istediðimizi sahada futbolculara yansýtmak istedim. Ýki gün sonra maçýmýz olacak, dolayýsýyla bir an önce futbolculara istediklerimi anlattým. Savunma oyuncularýyla da görüþtüm. Defans, ofansa göre daha dikkat ister. Bu konularda görüþtük'' diye konuþtu. Beþiktaþ'ta herkesin kendisine sýcak yaklaþtýðýný, bunun da kendisini çok mutlu ettiðini anlatan Carvalhal, ''Ben de bunun karþýlýðýný vermek istiyorum. Tayfur hocamýz ve Beþiktaþ Kulübü'ne güzel günler yaþatmak istiyoruz'' derken takýma takviye yapýlýp yapýlmayacaðý konusunda da öyle bir düþüncelerinin olmadýðýný ifade etti.

 GAZÝANTEPSPOR, UEFA Avrupa Ligi 3’ncü ön eleme turu rövanþ maçýnda bugün karþýlaþacaðý Legia Varþova maçý için Polonya’nýn Varþova þehrine gitti. Kýrmýzý - siyahlý ekip, Legia Varþova karþýsýnda turu geçmek için gücünü ortaya koyacak. Gaziantepspor, kendi evinde 1-0 maðlup olduðu Legia Varþova ile rövanþ maçýnda karþý karþýya geliyor. Takým, Teknik Direktör Tolunay Kafkas yönetiminde, Gaziantep’te son antrenmaný gerçekleþtirdi. Isýnma koþusu, açma germe egzersizleri baþlayan antrenmanýn ana bölümünde 5’e 2 pas çalýþmasý gerçekleþtirildi. Turu geçeceðine inanan kýrmýzý - siyahlý ekip, son antrenmandan sonra Polonya’nýn Varþova þehrine gitti. Radisson Otel’de kampa giren takým kafilesinde 21 futbolcu yer aldý. Leiga Stadýnda saat 20.30'da baþlayacak karþýlaþma D Smart tarafýndan naklen yayýnlanacak.

Kerem Gönlüm bugün, Ukiç haftaya ameliyat olacak  ANADOLU Efes'in milli basketbolcusu Kerem Gönlüm, bugün dizinden ameliyat olacak. A Milli Basketbol Takýmý'nýn Ýtalya'nýn Bormio kentinde yaptýðý 2011 Avrupa Þampiyonasý hazýrlýk kampý sýrasýnda antrenmanda çarpýþma sonucu sakatlanan ve ön çapraz baðý kopan Kerem Gönlüm bugün Belçika'da býçak altýna yatacak. Anadolu Efes Spor Kulübünden alýnan bilgiye göre, Kerem Gönlüm'ün ameliyatýný Prof. Mark Martens yapacak ve Anadolu Efes Doktoru Erþan Ateþ de ameliyatta hazýr bulunacak. Öte yandan 2011 Avrupa Basketbol Þampiyonasý'na hazýrlanan Hýrvatistan Milli Takýmý'nýn kampýnda sakatlanan Fenerbahçe Ülker'in oyuncusu Roko Ukic, ameliyat olacak. Fenerbahçe Ülker Þube Direktörü Nedim Karakaþ, ''Antrenmanda sakatlanan Ukic'in ayaðýnda stres kýrýðý olmuþ. Haftaya ameliyat olacak'' dedi.Hýrvat oyuncunun, en az 1,5 ay sahalardan uzak kalacaðý bildirildi.

HÝDAYET-ENES ÝÞBÝRLÝÐÝ: Eylül ayýnda Litvanya'da yapýlacak Avrupa Basketbol Þampiyonasý hazýrlýklarýný Ýstanbul'da sürdüren Basketbol Milli Takýmýnda kaptan Hidayet Türkoðlu NBA'de yeni sezonda Utah Jazz formasý giyecek olan Enes Kunter'e yakýn ilgi gösteriyor. FOTOÐRAF: A.A

‘12 DEV ADAM’A ORUÇ KONUSUNDA BASKI YOK ABASKETBOLMÝLLÝTAKIMBAÞANTRENÖRÜORHUN ENE,''ORUÇTUTMAKÝSTEYENOYUNCULARIMIZAYAKINLIKGÖSTERÝYORUZAMAYAPTIÐIMIZÝÞÝNPROFESYONELOLDUÐUNUVEBUNUNDAHASONRATELAFÝEDEBÝLECEÐÝNÝKENDÝLERÝNEANLATIYORUZ''DEDÝ. A MÝLLÝ Basketbol Takýmý Baþantrenörü Orhun Ene, geçmiþe göre milli takým formasýný taþýyabilecek oyuncu sayýsýnýn arttýðýný, bunun da iþlerini kolaylaþtýrdýðýný söyledi. Ramazan ayýnýn A Milli Takým'ýn hazýrlýklarýný nasýl etkilediðine yönelik soruyu ise Orhun Ene, þöyle cevapladý: ''Herkesin bu konudaki görüþüne saygý duyuyorum. Maalesef hazýrlýk süreci Ramazan ayýna denk geldi. Profesyonel bir iþ yaptýðýmýz için oyuncularýmýzýn kendilerini çok iyi

dinlemeleri ve fiziksel anlamda da etkilenmemeleri gerekir. Hassas bir konu. Biz bu anlamda sýkýntý gördüðümüzde oyuncularýmýzla konuþuyoruz. Mevsim de çok sýcak olduðu için oyuncularýmýzýn yemekten ziyade sývý almalarý çok önemli. Böyle bir talepte olanlara gerekli yakýnlýðý gösteriyoruz. Onlar da bize gösteriyor. Dinimize göre bu ay oruç tutamasa bile daha sonra bunu telafi etme þanslarý var, bunu da anlatýyoruz. Ülkemizi ilgilendiren milli

Baþantrenör Orhun Ene

bir konu için oyuncularýmýzýn, dini vecibelerini daha sonra yerine getirebileceklerini düþündüklerini de biliyorum.''


Y Oruç günleri sayýlýdýr. Sizden biri hasta yahut yolcu olursa, tutamadýðý günler kadar baþka günlerde oruç tutar. Düþkünlüðünden yahut iyileþme ümidi olmayan bir hastalýktan dolayý oruca dayanamayanlar içinse, bir fakiri doyuracak kadar fidye gerekir. Her kim kendiliðinden bir iyilik yapar da fazlasýný verirse onun için daha hayýrlýdýr. Eðer bilseniz, oruç tutmanýz sizin için daha hayýrlýdýr. (Bakara/2: 184)

Biriniz oruçlu olduðu gün sakýn çirkin sözler söylemesin, cahilce hareketlerde bulunmasýn. Eðer bir kimse ona karþý böyle hareketlerde bulunursa, “Ben oruçluyum.” desin. (Ýbni Mâce, Sýyâm: 21)

Derleyen: ORHAN GÜLER

4 RAMAZAN 1432 / 4 AÐUSTOS 2011 PERÞEMBE

SÜLEYMAN KÖSMENE

ABDÝL YILDIRIM

erhamet, acýma, esirgeme ve kötülüklerden koruma duygusudur. Ýnsan sevdiklerine merhamet eder ve onlarý her türlü kötülükten korumaya çalýþýr. Anne ve babalarda evlâtlarýna karþý yüksek bir merhamet duygusu vardýr. Özellikle küçük çocuklara ve âciz durumda olanlara karþý daha büyük bir merhamet duygusu beslenir. Merhametlilerin en merhametlisi ise, Cenâb-ý Hak’týr. Dünyadaki bütün validelerin merhameti, O’nun (celle celâlühû) merhametinin bir cilvesinden ibarettir. Hiçbir kulunu Cehenneme atmak istemez. Ama kul kendi ihtiyar ve iradesi ile Cehennem yolunu seçer. Rabbimiz bir âyet-i kerimede, Yusuf Aleyhisselâm’a þöyle söyletir: “De ki; ‘Bugün size karþý kýnama yok; Allah sizi maðfiretiyle baðýþlar! O, merhamet edenlerin en merhametlisidir.’” (Yusuf Sûresi, 92) Hazret-i Ömer (as) Saadet Asrýnda þahit olduðu bir olayý anla-

M

týrken, bu hususta Efendimizin (asm) müjdesini bize de ulaþtýrýyor: Bir savaþ sonrasýydý. Esirler arasýnda çocuðundan ayrý düþmüþ bir kadýn da vardý. Kadýncaðýz çocuðuna olan özlemini gidermek için gördüðü her çocuðu kucaklýyor, baðrýna basýyor ve emziriyordu. Resûlullah sallallâhu aleyhi vesellem çevresindekilere: “Bu kadýnýn kendi çocuðunu ateþe atacaðýna ihtimal veriyor musunuz?” diye sordu. “Hayýr; asla atmaz” dediler. Bunun üzerine Resûlullah sallallâhu aleyhi vesellem: “Ýþte Allahu Teâlâ, kullarýna bu kadýnýn yavrusuna olan merhametinden daha fazla merhamet eder” buyurdular.. (Buhârî, Edeb 19, Müslim, Tevbe 22.) Ýþte Ramazan-ý Þerif boyunca sürekli açýk tutulan kapýlardan birisi de, merhamet kapýsýdýr. Oruç tutanlar o kapýdan içeri girmek suretiyle, Cenâb-ý Hakk’ýn sonsuz merhametine nail olurlar.

F

N

:

Bu vesvesedir. Asla itibar edilmemeli ve namaza devam etmelidir. Namazý yanlýþ kýldýðýmýzýn gerçek bir bilgisi varsa veya abdesti gerçekten bozmuþ isek, ancak bu durumda namazý yenileyebiliriz. Ancak

A

gerçek bilgiye dayanmayan zanlar ve vesveseler deðer vermeye deðmez! Yok sayýp geçmeli! Çünkü bu þeytanýn iþlettiði bir damardýr. Bunu var sayarsak, þeytan bu damarý çok iþletir ve insaný namazdan soðutur! Unutmayalým: Þeytanýn iþi budur!

Helâl rýzýk ve þükür

Y KA

:

o ot

“Namazýmý yanlýþ kýldým diye vesveseye kapýlýyorum. Namaza durunca abdestim bozuldu sanýyorum. Gidip bir namazda tekrar tekrar abdest alýyorum.”

ÇÖ ZÜ M

RAMAZAN'DA AÇILAN KAPILAR

NAMAZA DAÝR

VES VES E:

Merhamet kapýsý

AK

A RH

E

BÝR ÂYET BÝR YORUM Yrd. Doç. Dr. ATÝLLA YARGICI

“Ey iman edenler! Size verdiðimiz rýzýklarýn helâllerinden yiyin ve eðer siz gerçekten yalnýzca Allah’a ibadet ediyorsanýz, O’na þükredin.” (Bakara:2/172) u âyette birinci olarak Cenâb-ý Hak helâl olan rýzýklardan yememizi emrediyor. Bir sonraki âyette ise haram olan yiyeceklerin, leþ, kan, domuz eti ve Allah’tan baþkasý adýna kesilen hayvanlarýn etleri olduðu beyan ediliyor. Âyete göre ancak mecbur durumda kalanlar bu haram olan yiyeceklerden ancak ölmeyecek miktarda yiyebilirler. Mecburiyetin ölçüsü de insanýn açlýktan ölecek duruma gelmesidir. Bunun için bu âyete dayanarak, “Zaruretler haramý helâl kýlar” denmiþtir. Burada zaruret, insanýn ölecek derecede aç kalmýþ olmasýný ifade ediyor. Elbette ki Allah’ýn helâl kýldýðý bu yiyecekleri de helâl yoldan kazanarak yemek gerekir. Bazý âlimler demiþlerdir ki, haram yemek insaný isyana sürükler. Hadislerde de haram yemenin duâlarýn 40 gün kabulüne mani olduðu bildirilir. Bu âyetlerdeki hükümlere uyarak bizim yediklerimize, içtiklerimize dikkat etmemiz gerekir. Parayý nasýl kazandýðýmýza, haramla mý, helâlle mi beslendiðimize itina göstermeliyiz. Allah’ýn emrine uyarak. Allah’ýn bizler için ihsan ettiði helâl yiyecekler, þükrü gerektiriyor. Âyetin ikinci kýsmý, eðer sadece O’na ibadet ediyorsak O’na þükretmemizi emrediyor. Bir kudsî hadiste þöyle buyruluyor: ”Ben insanlarý ve cinleri yaratýyorum, onlar baþka þeylere tapýyor. Ben onlara rýzk veriyorum, onlar baþka varlýklara þükrediyor.” (Keþþaf, I, s. 240) Allah bu kâinatý iç içe girmiþ daireler þeklinde yaratmýþtýr. Bütün cansýz varlýklar hayata hizmet ediyor, onun ihtiyaçlarýný karþýlamak için seferber edilmiþ. Canlý varlýklar da rýzka hizmet ediyor. Rýzýklardan en fazla istifade edenler de insanlar. Yani bizleriz. Ýnsanlarýn rýzka aþk derecesinde bir baðlýlýklarý var. Bu kadar rýzýklar ise þükür için verilmiþ. Allah bu nimetlere karþý þükretmemizi istiyor. Þükrün ölçüsü ise kanaat, iktisat, israf etmemek, helâl yoldan kazanmaktýr. Dil ile þükredip, kazancýna kanaat etmeyen, iktisat etmeyip israf eden, üstelik haram yollardan kazanan insanlar gerçekte þükürsüz insanlardýr, nimetlere karþý küfran-ý nimet içinde olan kimselerdir. Þükreden insanlara ise, “Le in þekertüm le ezîdenneküm” diyerek Allah, nimetlerini arttýracaðýný vaad ediyor. Ne mutlu gerçekten þükreden insanlara.

B

Hâlýk-ý Rahîm ve Rezzâk-ý Kerîm ve Sâni-i Hakîm þu dünyayý âlem-i ervâh ve ruhâniyât için bir bayram, bir þehrâyin sûretinde yapýp, bütün esmâsýnýn garâib-i nukuþuyla süslendirip, küçük büyük, ulvî süflî herbir ruha ona münâsip ve o bayramdaki ayrý ayrý hesabsýz mehâsin ve in’âmâttan istifade etmeye muvâfýk ve havâs ile mücehhez bir cesed giydirir, bir vücud-u cismânî verir, bir defa o temâþâgâha gönderir. Bediüzzaman Said Nursî, Sözler

Âlemlerin dili KÂÝNAT KÝTABI MUSTAFA ÖZTÜRKÇÜ

ediüzzaman Hazretleri eserleriyle Rabbimizi bize tanýtýrken üç büyük tanýtýcýdan birisinin de “Kâinat Kitabý” olduðunu ifade buyurur. Þu koca ve muhteþem kâinat içinde iç içe geçmiþ muhtelif âlemler mevcuttur. Bunlarý Âlem-i Þehadet ve Âlem-i Ruhaniyet olarak görmek ve deðerlendirmek mümkündür. Her bir âlem üzerinde Cenâb-ý Hakk’ýn varlýðýný ve birliðini açýkça gösteren birçok delil mevcuttur. Cenâb-ý Hakk’ýn vahidiyet ve ehadiyet sýrlarýnýn var olduðu âlemlerden þehadet âlemi olarak, âlem-i insaniyet, âlem-i hayvaniyet ve âlem-i eþcar ve nebatatý nümu-

B

ne olarak sayabiliriz. Bir diðeri ise âlem-i ruhaniyettir, bunlar da âlem-i melaike, âlem-i cin vb. Âlemlerin varlýðý ve bu varlýklar içinde ve üstünde görülen birlik ve varlýk mühürleri, bütün âlemlerin sahibinin ve yaratýcýsýnýn hiç þüphesiz Allah olduðu gerçeðini gösterir. Zerreden þemse kadar bütün âlemlerin yaratýcýsý da, sahibi de mutlaka Allah’týr diyebiliriz. Sonuçta, âlemlerin dili, Cenâb-ý Hak’kýn Öncelerin Öncesi olduðu, Sonralarýn Sonrasý olduðu, Sonsuz Kudret sahibi olduðu ve merhametlilerin en merhametlisi olduðu gerçeðini göstermiþ olur. Ýsterseniz bir nazar gezdiriverin ve düþünün.

Arkadaþým oruç GEÇMÝÞ RAMAZAN OLUR KÝ ADEM PALA

nlarla olan arkadaþlýðýmýz ilerlemiþti. Kimler olduðunu öðrendiniz sanýrým. Ezan ve namaz... Babam yanýmýzdaydý artýk, Sevgilinin (asm) diyarýndan çok olmuþtu geleli. Soframýz daha canlýydý, tabiî ki iftar sofralarý bir baþka idi. *** 88 yýlýnýn Nisan yaðmurlarýyla gelen hüzünlü ayrýlýþýný tadýyorduk ailecek... Artýk kendi evimize geçiyor, arkamýzda gözü yaþlý dedemi býrakýyorduk. O yýl tanýþmak üzere olduðum ve ilerde hiç ayrýlamayacaðým bir arkadaþým olacaktý. Merakýnýzý gidereyim. O arkadaþ, oruç idi.

O


Y

Ey Melik-i Rahîm! Mülk Senin. Bana emaneten verdiðin mülkte beni þâkir kýl! Hamd Senin. Hayatýmda ve ölümümde beni hamdedenlerden eyle! Havl Senin. Zorlandýðým yerde bana sabýr ver! Kuvvet Senin. Unuttuðum zaman beni affeyle! Kibriya Senin. Yanýldýðým zaman beni baðýþla! Kemal Senin. Noksanlýðým ve kusurum olduðunda beni muaheze etme! Âmin!

4 RAMAZAN 1432 4 AÐUSTOS 2011 PERÞEMBE

Bir gün yolda Ýdris Temel’e rastlar. Bir süre muhabbetten sonra Ýdris, Temel’e “Ula Temel, sonunda Ramazan da geldi” der. Bir müddet sonra Temel, Ýdris’in evine gider kapýyý çalar. Kapýyý Ýdris açar: “Ula Temel hoþ geldun, buyur otur” der. Temel oturur beklemeye baþlar, ev halký da hoþ geldin der, sohbete baþlar, ama Temel birini beklemektedir ancak beklediði kiþi bir türlü gelmez. Temel nihayetinde sýkýlýr, oflayýp puflamaya baþlar. Bunu fark eden Ýdris “Ula Temel, ne olur sana da yerinde durameysun?” der. Temel kýzar: “Ula Ýdrus, sen demedin mu bize Ramazan geldi a uþak… Ona hoþ geldun demeye geldum… Ramazan nerdedur?”

SÜLEYMAN KÖSMENE

aþlamak bitirma üst kattaki rengin menin yarýsýhiç uymadýðýný söydýr’ der büledi. Annesi; “Bu yüklerimiz. Bu sözü bugün pasta senin oruç için joker olarak kullanýyopastan. Ýlk renk ten ÇOCUÐUN RAMAZAN’I rum. Oruca baþladým ve rengi, ikincisi on beMERVE ÝRÝYARI þu an büyük ödüle ulaþmaþinci gün, üçüncüsü ma çok az kaldý.” bittiði gün. En son bu Annesi, yüzünün biraz solduþekilde olabilirsin, ama en ðunu gördü. “Seninle pasta üstteki kat o gün senin yapmamýzý ister misin?” diAllah katýndaki rengin. ye sorunca “Evet” cevabýný Bu sýnavý kazandýðýn alan anne mutfaða deðil ve bir yýllýk farzý yeride oðlunun odasýna gitti. ne getirdiðin gün. Kitaplýðýn alt dolabýndan Sen bu güzel günleri mukavva çýkardý. Ondan orucunla süslersen kalbin her zamankinüç silindir yaptý. Oðlu ise den daha canlý ve güzel þaþkýn gözleri ile annesini olacak. Hadi þimdi de izliyordu… bunun gerçeðini yapmak iÜç silindirin her yerini üç çin mutfaða koþ! Kim kazanafarklý el iþi kâðýdý ile kapladý. Ýlk kat cak sen mi, ben mi?” ten rengiydi. Sonraki kat onun biraz daha Çocuk kalbi oyuna açtýr. Ne kadar oyun soluðu, üstteki kat ise soluk sarý rengindeydi. En son ise küçük bir kat daha yapýp bunu kýr- oynarsa býkmaz ve her çocuðun bir oruç pasmýzý el iþi kâðýdý ile kapladý ve “Nasýl, beðendin tasý yapacak bir büyüðünün olduðunu düþümi küçük prens?” dedi. Çocuk “Evet” dedi “A- nüyorum.

“‘B

SEMA CEYHAN

Eski Anadolu evleri

Oruç pastasý

ÇOCUKLUÐUMUN RAMAZANLARI

Acbü’z-Zeneb ve Kitab-ý Hafîz ACBÜ’Z-ZENEB

EKREM KILIÇ

DR. BAHRÝ TAYRAN

aha önce, bu çevreyi okuyucularýma tanýtmak için, gazetemizde yýllar önce neþredilen “Geçmiþ Yýllara Seyâhat” baþlýklý yazýmý, aþaðýdaki köþeli parantez içinde ve italik harflerle dizilmiþ bölümler hâlinde, istitrâten bu tefrikanýn içerisine alýyorum. Mekân tasvîrleri ayrýca konularý içinde iþleneceðinden, tekrarlar için özür diliyorum. [Sevgili okuyucularýmý elli altmýþ yýl önceki zamanlara götürmek istiyorum. Yaþlarý, o günleri hatýrlamaya müsâit olanlar, bu sûretle hâtýralarýný tâzelemiþ olurlar. Gençler de, bilmedikleri bir âlemi az-çok tanýma imkâný bulurlar... Ülkemizde bugün varlýðýnýn farkýnda olmadýðýmýz nice nîmet, o günlerde yoktu. Elektrik, telefon, televizyon, buzdolabý, elektrikli veya gazlý fýrýn ve ocak-

D

lar, çamaþýr ve bulaþýk makinesi, soðutucu ve ýsýtýcýlar, motorlu araçlar .. hâsýlý, aklýnýza gelen ve gelmeyen bir çok eþyâ, o günkü insanlarýn hayatlarýný kolaylaþtýrmýyordu. Tabiî, onlarýn temîni bakýmýndan da, geçimlerini zorlaþtýrmýyordu... Ýnsanlarýn ihtiyaçlarý daha azdý. Bu az ihtiyaçlarýn büyük bir kýsmý mahallî imkânlarla îmal ediliyordu. Evler, çevredeki yapý malzemelerinin varlýðýna uyumlu olarak taþ, toprak ve aðaçtan yapýlýyordu. Çoðu bahçe içinde tek veya iki katlý mütevâzý’ evlerdi. Anadolu’da evler ya aðaç iskeletli, tahta arasýna moloz dolgu duvarlý kârgir cinsinden veya yine aðaç iskeletli kerpiçten olurdu. Bâzen, tuðla duvarlý olanýna da rastlanýrdý. Deniz çevrelerinde, hava akýmýný saðlamak için, bütünü kereste ve tahtadan olan saðlýklý evlerde oturulurdu.]

Ya Mü’min ve Ya Müheymin! ESMA-Ý HÜSNA AYNASI M. FAHRÝ UTKAN

a Mü’min! Gönüllerimizde îman ýþýðýný yakar, bizleri uyandýrýrsýn. Kendine sýðýnanlara aman verip onlarý korur ve rahatlandýrýrsýn. Ya Mü’min! Sen kalblere iman ve hidayet baðýþlayarak, oralardan þüphe ve tereddütleri kaldýrýrsýn. Muhafaza ve himayenle her korkuyu gideren, her tehlike ve felâketten kurtuluþ ve güven veren yalnýz Sen’sin, Ya Mümin! *** Ya Müheymin! Biz varl��klarý-

Y

nýn üzerinde gözetici ve koruyucusun. Yarattýðýn mahlûkatýnýn amellerini, rýzýklarýný, ecellerini bilip muhafaza edersin. Bütün varlýklarý görüp gözeten, yetiþtirip varacaðý noktaya ulaþtýran da ancak Sen’sin. Hiçbir zerre, hiçbir an, Sen’in bu lütuf ve atýfetinden ayrý deðildir. Ya Müheymin! Bütün yaratýklarý her türlü hâl, hareket ve davranýþlarýnda görüp gözetir ve her þeyi denetimin ve koruyuculuðun altýnda bulundurursun.

Parayla not HAYATIN ÝÇÝNDEN NEVÝN ALAN

isafirlerimle çocuklarýmýzýn davranýþlarýný ve sonuçlarýný konuþuyoruz. Kardeþlerden birisi: “Akþam, oðlum babasýndan para istedi, babasý vermek istemeyince oðlumun cevabý netti: ‘Nasýl olsa yarýn yazýlýdan beþ alýrým, o zaman zaten beþ lira verirsin.’” Meðerse çocuk notlarýný sýrf babasýndan alacaðý para karþýlýðýnda yüksek tutmaya çalýþýyormuþ. Bu açýklamaya eklememiz gereken bir iki söz olmalý. Her þeyden önce çocuklarýmýza, daha küçükken, yapmasý gereken görevlerinde hiç karþýlýk beklenmemesi gerektiði aþýlanmalý. Biz anne, baba ve diðer yakýn büyüklerimiz minikle-

M

re örnek olma noktasýnda titizlik göstermeliyiz. “Þunu yaparsan, bunu veririm. Þöyle davranýrsan ben de böyle davranýrým. Oyuncaklarýný toplarsan, öpücük veririm. Bakkala gidersen, kalan parayla istediðini alabilirsin vs.” Bütün bu tarz yaklaþýmlara özet olarak ‘þartlý sevgi’ diyebiliriz. Sosyal hayatlarýnda hep yaptýklarýnýn karþýlýðýný bekleyecekler. Ýyiliklerinin geri dönüþümünü isteyecekler. Halbuki minik yüreklere ekilecek olan “‘Allah seni sevsin’ diye yapmalýsýn” bilinç çekirdekleri onlarý her ortam ve zeminde mutlu olmaya sevk edecektir. Böylece bizlerin de müzeyyen duygu ve düþüncelerle bezenmiþ ebedî evlât meyvelerimiz olur. Hesap verme günü vicdanî huzurumuza bedel, yaldýzlý karneler ellerimize tutuþturulur inþâallah.

I. Ýkinci Yaratýlýþ Acbü’z-Zeneb ile Yapýlacaktýr lümden sonraki ikinci yaratýlýþ veya yeniden yaratýlýþ konusunda yüzlerce âyet bulunmaktadýr. Hepsi biz insanlarýn önünde ve gelecek büyük programýn ilgi çekici detaylarýna dikkati çevirmektedir. Þimdi konumuzla ilgili yaný ikinci yaratýlýþa temel teþkil edecek âyetlerden biriyle baþlayacaðýz: 23 yýlda tamamlanan Kur’ân’ýn âyetleri vahyedilirken öncelikle birinci muhatap Mekke halký ve Mekke’ye çeþitli sebeplerle gelen diðer Arap kabileleriydi. Genel olarak Mekke halký öldükten sonra dirilme gibi bir inanca veya kültüre sahip deðillerdi. Onun için kýyametle ve ölümden sonraki dirilmeyle ilgili âyetlere ciddî tepkiler veriyorlardý. Þimdi gelecek þu iki âyette hem tepkilerini ve hem de verilen cevabý görelim: “Öldüðümüz ve toprak olduðumuz vakit ha? Bu uzak bir dönüþ” (Kaf 50/3) “Fakat arz (dünya) onlardan neyi eksiltirse (tenkusul ardu) Biz’e (Allah’a) malûmdur ve katýmýzda her þeyi saklayan bir kitap vardýr (ve indena kitabun hafîz)” (Kaf Sûresi: 50/4) Bu iki âyetten birincisinde (50/3) insanlarýn ölünce cesetlerinin çürüyüp topraða karýþmasýndan sonra tekrar yaratýlacaklarýna henüz Ýslâmlaþmamýþ Araplarýn þaþkýnlýk, hayret ve hem de tereddüt içerisindeki tepkilerine ikinci âyetle cevap verilir. Bu cevapta iki önemli konu dikkat çekmektedir: Birincisi çürüyen, yani topraðýn özellikle mikroorganizmalar ile ayrýþtýrdýðý cesetten geriye bir þeylerin kaldýðý ve bunlarý topraðýn parçalayamadýðýnýn Allah tarafýndan bilindiðidir. Ýkincisi ise, âyetin sonunda yer alan “ve indena kitabun hafîz” yani katýmýzda her þeyin yazýldýðý, korunduðu ve kayýt altýna alýndýðý bir “kitabýn” olduðu ve adýnýn da “Kitab-ý Hafîz” olduðuna dikkat çekilmektedir. Böylece âyetin tamamýndan anlýyoruz ki; “cesedin çürümesinden sonra geride çürümeyenler kalmakta ve bütün bu deðiþimler ve geride kalanlar “hýfz edici” bir kitapta ayný zamanda kayýt altýna alýnmaktadýr. Bilindiði gibi önemli iþler kayýt edilir. Kayýtlar ve arþivler tekrar kullanýlacaðý için tutulur, yapýlýr ve düzenlenir. Bunlar ileriye yönelik yeni kullanýmlarýn kaynaðýdýr, belgesidir. Ölen insanlardan onlara ait elementler kaydedilmektedir, her insanýn ikinci yaratýlýþý için. Biz burada önce toprakta çürüyen cesetten arda kalanlar üzerinde duracaðýz. Peygamberler zincirinin son halkasýndaki görevini yerine getiren Hz. Muhammed’in (asm) iþte bu geride kalanlarýn ne olacaðý konusunda yaptýðý çok önemli açýklamalarý inceleyeceðiz. Birinci sýnýf hadis kitaplarýnda ondan fazla yer alan “topraktaki çürüme ve tekrar yaratýlmayla ilgili açýklamalarýnda Hz. Peygamber (asm) “acbü’z-zeneb” tabirini kullanmýþtýr. Hadis metinleri incelendiðinde “acbü’z-zeneb’in” birbirini tamamlayýcý ve açýklayýcý üç detayý dikkate verdiðini görmekteyiz: • Acbü’z–zeneb’den yaratýldýk ve ondan yaratýlacaðýz. • Acbü’z–zeneb “bakla” ve “hardal tohumu” gibidir. • Ebediyen çürümeyen kemik olarak Acbü’z–Zeneb.

Ö



04 Ağustos 2011