Issuu on Google+

HER YERDE TERAVÝH COÞKUSU HABERÝ SAYFA 6 VE 7’DE

ÝFTARDAN SONRA TERAVÝH NAMAZI ÝÇÝN BÜTÜN DÜNYADA MÜSLÜMANLAR CAMÝLERE AKIN EDÝYOR.

Y GERÇEKTEN HABER VERiR

ASYA’NIN BAHTININ MÝFTAHI, MEÞVERET VE ÞÛRÂDIR

YIL: 42

SAYI: 14.885

2 AÐUSTOS 2011 SALI / 75 Kr

www.yeniasya.com.tr

SURÝYE’DEKÝ KATLÝAMA TEPKÝ BÜYÜYOR ÝNGÝLTERE DIÞÝÞLERÝ BAKANI

Araplar ve Türkiye Suriye’ye baský yapsýn Suriye yönetimine güçlü bir u­ uluslar arasý baský oluþturulmasýný isteyen Ýngiltere Dýþiþleri Bakaný William Hague, uluslar arasý baskýnýn etkili olmasý için sadece Batý ülkelerinden deðil; Arap dünyasý ve Türkiye’den de gelmesi gerektiðini ifade etti.

Ramazan’ý zehir ettiler DAVUTOÐLU: SÖZ VERÝLEN REFORMLARIN YAPILMASINI BEKLERKEN, RAMAZAN’A KANLA GÝRÝLMESÝNÝ KABUL EDEMEYÝZ.

Kupon biriktirmeye bugünden baþlayabilirsiniz. Yedek kuponlarla eksiklerinizi tamamlayabilirsiniz. YARDIM KAMPANYALARI AÇILIYOR

Afrika’ya kardeþlik köprüsü Türkiye’deki devlet kuruluþlarý ve sivil u­ toplum örgütleri, 40 milyonun üzerinde insanýn kronik açlýkla karþý karþýya bulunduðu, her üç kiþiden birinin yetersiz bes len di ði Af ri ka’ya yar dým i çin çe þit li kampanyalar baþlattý. Haberi sayfa 3’te

KATLÝAMA DEVAM — Suriye askerlerinin Hama þehrindeki operasyonlarý dün de sürdü. Askerlerin sabah erken saatlerde tanklarla ateþ açtýðý kaydedilirken, doðudaki Deir Ezzur þehrinde de gece yoðun ateþin olduðu bildirildi. Bu iki þehirde, açýklanan ölü sayýsýnýn daha da artmasýndan endiþe ediliyor.

Cenaze törenine Müslüman ve Hýristiyan din görevlileri katýldý.

KABUL EDÝLEMEZ

YAPILANLAR RAMAZAN’IN RUHUNA AYKIRI

RAMAZAN HUZUR GETÝRSÝN

IRKÇI SALDIRGAN KATLETMÝÞTÝ

Gül: Suriye’deki olaylara sessiz kalýnamaz

u Bütün Müslümanlar gibi Suriyeliler de Ramazan'a hazýrlanýrken 100'ü aþkýn Suriyelinin acýsýnýn ailelerine yaþatýlmasýnýn Ramazan'ýn ruhuna uygun olmadýðýný belirten Dýþiþleri Bakaný Ahmet Davutoðlu, Biz de dün Ramazan'a girmeyi hakkýyla yaþayamadýk Suriye'deki geliþmeler yüzünden” dedi.

Ýhsanoðlu’dan birlik çaðrýsý

u­ C um hur baþ ka ný Ab dul lah Gül, Ramazan ayýnda Suriye’de ölümlere sebep olan operasyonun kabul edilemeyeceðini belirterek, “Bu geliþmeye sessiz kalýnamaz” dedi.

ÞÝDDET ÇÖZÜM DEÐÝL, ÇÖZÜMSÜZLÜK GETÝRÝYOR

Norveç’te ölen 77 kiþinin 6’sý Müslüman

u Dýþiþleri Bakanlýðýnýn açýklamasýnda da “Þiddet çözüm deðil, çözümsüzlük getirmektedir. Suriye yönetimi bu gerçeði artýk idrak etmelidir. Mevcut geliþmeler, Suriye yönetiminin meselenin barýþçý yollardan çözümü konusundaki niyetini ve samimiyetini sorguya açmaktadýr” denildi.

uRa ma zan me sa jýn da Ýs lâm dünyasýna birlik beraberlik çaðrýsýnda bulunan ÝÝT Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin Ýhsa noð lu, Ýs lâm dün ya sý nýn içinde bulunduðu hu zur suz luktan bu ay içerisinde kurtulmayý ümit ettiðini ifade etti.

HABERLERÝ 4VE 7’ÝNCÝ SAYFALARDA

YAKALANMASI ÝSTENEN EGE ORDU KOMUTANI DA KATILDI

YAÞ, 11 üye ile toplandý u­ Yüksek Askerî Þûrâ (YAÞ), komutanlarýn emekliliklerini istemesinin ardýndan dün Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan’ýn baþkanlýðýnda, 4 komutan istifa ettiði, bir komutan da tutuklu olduðu için bu yýl 16 yerine 11 üye ile toplandý. YAÞ’ta TSK komuta kademesi yeniden dizayn edilecek. Haberi sayfa 5’te

AB SÜRECÝNDEKÝ KISMÎ REFORMLAR DAHÝ ÇOK ÞEYÝ DEÐÝÞTÝRDÝ

Dengeler deðiþtikçe uAB kriterlerinin tamamý henüz hayata geçirilmemiþ olsa da, þimdiye kadar yapýlan kýsmî reformlar dahi Türkiye'nin sivilleþmede önemli mesafeler kaydetmesini saðladý. Bu noktada kayda deðer bir kamuoyu duyarlýlýðý oluþtu. Kâzým Güleçyüz’ün yazýsý sayfa 3’te

u­ Toplam 77 kiþinin ölümüyle sonuçlanan iki saldýrýda, Müslüman olan 6 göçmen kökenli gencin olduðu da bildirildi. Nor veç polisinin web sitesinde yayýnlanan kur ban lis te sin de ki i sim ler den bi ri de Türk kýzý Gizem Doðan. Haberi sayfa 7’de


2

LÂHÝKA

2 AÐUSTOS 2011 SALI

‘‘ Ramazan’da amellerin sevabý bire bindir

‘‘

Her hasenenin sevabý baþka vakitte on ise, Receb-i Þerifte yüzden geçer, Þâban-ý Muazzamda üç yüzden ziyade ve Ramazan-ý Mübarekte bine çýkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadirde otuz bine çýkar.

R

amazan-ý Þerifte sevab-ý a’mâl, bire bindir. Kur’ân-ý Hakîmin, nass-ý hadisle, herbir harfinin on sevabý var; on hasene sayýlýr, on meyve-i Cennet getirir. Ramazan-ý Þerifte herbir harfin on deðil, bin; ve Âyetü’l-Kürsî gibi âyetlerin herbir harfi binler; ve Ramazan-ý Þerifin Cumalarýnda daha ziyadedir. Ve Leyle-i Kadirde otuz bin hasene sayýlýr. Evet, herbir harfi otuz bin bâki meyveler veren Kur’ân-ý Hakîm, öyle bir nuranî þecere-i tûbâ hükmüne geçiyor ki, milyonlarla o bâki meyveleri Ramazan-ý Þerifte mü’minlere kazandýrýr. Ýþte, gel, bu kudsî, ebedî, kârlý ticarete bak, seyret ve düþün ki, bu hurufâtýn kýymetini takdir etmeyenler ne derece hadsiz bir hasârette olduðunu anla. Mektubat, s. 391 *** Kur’ân-ý Hakîmin her bir harfinin bir sevâbý var; bir hasenedir. [Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’ân: 16] Fazl-ý Ýlâhîden o harflerin sevâbý sünbüllenir; bâzan on tane verir, bâzan yetmiþ, bâzan yedi yüz— Ayete’l-Kürsî harfleri gibi; bâzan bin beþ yüz— Sûre-i Ýhlâsýn harfleri gibi; bâzan on bin—Leyle-i Beratta okunan âyetler ve makbul vakitlere tesadüf edenler gibi; ve bâzan otuz bin—meselâ, haþhaþ tohumunun kesreti misillü, Leyle-i Kadir’de okunan âyetler gibi. Ve “O gece bin aya mukabil” iþaretiyle, “Bir harfinin o gecede otuz bin sevâbý olur” anlaþýlýr. Ýþte, Kur’ân-ý Hakîm tezâuf-u sevâbýyla beraber elbette muvâzeneye gelmez ve gelemiyor. Belki, asýl sevap ile bâzý sûrelerle muvâzeneye gelebilir. Meselâ, içinde mýsýr ekilmiþ bir tarla farz edelim ki, bin tane ekilmiþ. Bâzý habbeleri yedi sümbül vermiþ farz etsek, her bir sümbülde yüzer tane olmuþ ise, o vakit tek bir habbe bütün tarlanýn iki sülüsüne mukabil oluyor. Meselâ, birisi de on sümbül vermiþ, her birinde iki yüz tane vermiþ; o vakit bir tek habbe asýl tarladaki habbelerin iki misli kadardýr. Ve hâkezâ, kýyas et. Sözler, s. 312 *** Her hasenenin sevabý baþka vakitte on ise, Receb-i Þerifte yüzden geçer, Þâban-ý Muazzamda üç yüzden ziyade ve Ramazan-ý Mübarekte bine çýkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadirde otuz bine çýkar. Bu pekçok uhrevî faydalarý kazandýran ticaret-i uhrevîyenin bir kudsî pazarý ve ehl-i hakikat ve ibadet için mümtaz bir meþheri ve üç ayda seksen sene bir ömrü ehl-i imana temin eden þuhûr-u selâseyi böyle bire on kâr veren medrese-i Yusufiyede geçirmek, elbette büyük bir kârdýr. Ne kadar zahmet çekilse ayn-ý rahmettir. Ýbadet cihetinde böyle olduðu gibi, Nur hizmeti dahi nisbeten—kemiyet deðilse de keyfiyet itibarýyla—bire beþtir. Çünkü bu misafirhanede mütemadiyen giren ve çýkanlar, Nurun derslerinin intiþarýna bir vasýtadýr. Bazan bir adamýn ihlâsý, yirmi adam kadar fayda verir. Hem Nurun sýrr-ý ihlâsý, siyasetkârâne kahramanlýk damarýný taþýyan, Nurun tesellilerine pekçok muhtaç bulunan mahpus biçareler içinde intiþarý için bir parça zahmet ve sýkýntý olsa da, ehemmiyeti yok. Derd-i maiþet ciheti ise: Zaten bu üç ay âhiret pazarý olmasýndan, herbiriniz çok þakirtlerin bedeline, hattâ bazýnýz bin adamýn yerinde buraya girdiðinden, elbette sizin haricî iþlerinize yardýmlarý olur diye tamamýyla ferahlandým ve bayrama kadar burada bulunmak büyük bir nimettir bildim. Þuâlar, s. 425 LÛGATÇE:

sevab-ý a’mâl: Amellerin sevabý. nass-ý hadis: Hadis delili. hasene: Ýyilik. ticaret-i uhreviye: Ahiret ticareti.

meþher: Teþhir yeri, sergi. þuhûr-u selâse: Üç aylar. þecere-i tûbâ: Cennetteki Tuba aðacý. hurufât: Harfler.

Y

Ramazan ayý girdiðinde Cennet kapýlarý açýlýr, Cehennem kapýlarý kapanýr, þeytanlar zincire vurulur. Câmiü's-Saðîr, No: 337 / Hadis-i Þerif Meâli

Hastalýklar aczimizi hissettiðimiz anlardýr TALÝP ÇÝÇEK talipcicek41@gmail.com

S

abýr kahramaný Hazret-i Eyyüb Aleyhisselâm’ýn hastalýktan kurtulmasýna vesile olan “Rabbi innî messeniye’ddurru ve ente Erhamü’r-Rahimîn“ (Rabbim, bana gerçekten zarar dokundu, Sen ise merhametlilerin en merhametlisisin) duâsý, acz ve zaafýmýzý en çok hissedip anladýðýmýz hastalýk günlerinde, belki ýzdýrar derecesinde muhtaç olduðumuz bir münacattýr. Bediüzzaman Said Nursî, bu duânýn, akþam ve yatsý arasýnda otuz üçer defa okunmasý faziletli bulunan mübarek kelimeler arasýnda okunmasýný tavsiye etmiþtir. Nasýl açlýk çekmeyen insanlar, aç ve fakir olanlarýn acýnacak hallerini bizzat kendi nefislerinde açlýk elemini çekmeden tam olarak anlayamýyorsa; onun gibi hastalarýn sýkýntýlý hallerini kendi nefsimizde yaþadýðýmýz cüz’î küllî hastalýklarla daha güzel idrak ediyoruz. Rabbimiz biz insanlar için bazý vakitleri duâ ve ubudiyetin zamanlarý olarak tayin etmiþ. Güneþin batmasý akþam namazýnýn, ay ve güneþin tutulmalarý hüsuf ve küsuf namazlarýnýn, bir kýsým musîbetlerin gelmesi özel duâlarýn vakitleri olduðu gibi, hastalýk zamanlarýný Eyyüb Aleyhisselâmýn duâsýyla iltica edeceðimiz anlardan biri olarak deðerlendirebiliriz. Bizler zayýf vücudumuzda hastalýklara muhatap olunca Risâle-i Nur’daki hastalýkla ilgili dersleri kendi nefsimizde yaþýyor, bu deva ve ilâçlarýn ne kadar kuvvetli manevî destek olduðunu bilfiil hissediyoruz. Hastalýðýn etkisi ile uykusuz geçen gecelerde, ’’Ben yüz gündür baþýmý yastýða koymadým” diyen mübarek zata, Üstadýmýzýn verdiði cevabý hatýrlýyoruz. Hastalýðýn þiddetli zamanlarýnda sabýr kuvvetinin geçmiþ ve gelecek zamana daðýtýlmayýp hazýr zamana sarf edilmesi, Rahmanürrahimin rahmetine itimat edip dövülmeden aðlamamak ve hiçten korkmamak gerektiði, bütün kuvvetimizi bulunduðumuz saate sarf ederek rahmet-i Ýlâhiyeyi ve mükâfat-ý uhrevîyeyi düþünüp hastalýðýn kýsa ömrü uzun, bâkî bir surete çevirdiðini anlayýp þükürle mukabele etmek dersini nefsimiz bizzat alýyor. Herkes için farklý olan imtihan gereði hastalýðýmýza göre vücudumuzun deðiþik organlarýnýn kýymetini anlarýz. Ýnsan bir ömür boyu her gün kolaylýkla yüzlerce lokma yuttuðu ve binlerce yudum su içtiði halde, ülfet içerisinde bu nimetin kýymetinin farkýna varamýyor. Ne zaman ki boðaz veya yutakta bir iltihapla karþýlaþsa veya bir arýza olsa, içtiði su nefes borusuna kaçýnca anlýyor. Yutaða yerleþtirilen bir et parçasýnýn hikmetli yaratýlýþýnýn, hayatý için ne kadar önemli olduðunu da... Rabbimiz, yutkunduðumuz esnada yediðimiz besinlerin soluk borusuna kaçmayýp yemek borusundan geçerek midemize gitmesini saðlayan, gýrtlaðýmýzda ufak bir dokudan ibaret olan

ve týpta ‘epiplottis’ adý verilen oynar kapakçýk koymuþ. Bu kapakçýk gýrtlaðýmýzda bulunup yutkunduðumuz esnada otomatik olarak soluk borusunu kapatýyor. Böylelikle akciðerlerimize yediklerimizin kaçmasýný engelliyor ve yemek borusundan lokma geçmiþ oluyor. Yutkunduktan sonra tekrar açýlýyor, tâ ki soluk alýp nefessiz kalmayalým. Bu küçük et parçasý olmazsa, hayatýn ne kadar sýkýntýlý olacaðýný anlayýp; her þeyi hikmetle yapana karþý binler þükürle mukabele etmek gerekiyor. Üstadýmýz Otuz Ýkinci Söz’de solunumu anlatýrken, sadece havayý akciðerlere çekmenin insanýn ihtiyarýnda olduðunu, sonraki faaliyetlerin irademiz dýþýnda cereyan ettiðini anlatýyor. Akciðerlerde oksijenin alyuvarlara yüklenmesi, bütün hücrelerin ihtiyacýna göre daðýlýmý ve kirli havanýn aðýzdan çýkarken kelime meyvesini vermesindeki hikmetli faaliyete dikkatimizi çekiyor. Hayatýmýzda, boðazýmýz tahriþ olduðunda veya çok konuþup ses tellerini yýprattýðýmýzda hissederiz konuþma güçlüðünü. Ýnsan konuþma nimetinin önemini bundan mahrum kaldýðýnda daha iyi hissediyor. Kendi iradesi ile çýkardýðýný sandýðý kelimelerin büyük bir hikmetin eseri olduðunu, kendi görevinin sadece harfleri mahrecine sokmak olduðunu idrak ediyor. Ve aðzýndan çýkan güzel sözlerin mükâfatýnýn Cennet meyveleri olduðu ve çirkin sözlerin de ahirette zakkum meyveleri tarzýnda kendisine yedirileceði mesuliyetini taþýyor. Ýnsan kelâmdan mahrum kalýnca, imdadýna kalem yetiþiyor, duygu ve isteklerini onunla ifade etmeye çalýþýyor ve Kur’ân-ý Kerim’in 68. Sûresi’ne “Kalem” isminin verilmesinin hikmetlerini düþünüyor. Ýlmin ve mukaddes kitaplarýn zamanýmýza kadar gelmesi, asýrlarýn dahi birbirleri ile istiþare etmesi, kayýt altýna alýnan bilgilerin gelecek nesillere aktarýlmasý Kalem’in varlýðý ile olduðundan Rabbimiz “Kalem”e yemin ediyor ve kalemin önemine dikkatimizi çe-

kiyor. Kelâmlar kalemlerle kadim hâle getiriliyor. Yirmi Beþinci Lem’a’da geçen þu hatýra da çok manidardýr: “Barlalý Süleyman’ýn halasýnýn bir vakit gözü kapandý, o saliha kadýn gözünün açýlmasý için ‘Duâ et’ diyerek cami kapýsýnda beni yakaladý. Ben de o mübarek ve meczube kadýnýn salahatini duâma þefaatçi yapýp ‘Ya Rabbi! Onun salahati hürmetine onun gözünü aç’ diye yalvardým. Ýkinci gün Burdur’dan bir göz hekimi geldi gözünü açtý.” Bediüzzaman, bu hatýrasý ile, irade-i Ýlâhî ve tasarruf-u Rabbanînin sadece ‘tabiî hadiseleri’ deðil, insanýn fiil ve hareketlerini de kapsadýðý, doktorlarýn eliyle gelen þifalarýn dahi Allah’ýn tasarrufu dairesinde olduðunu, þifa verenin Þafi-i Hakikî’nin ta kendisi olduðu dersini veriyor. O halde, þifayý doðrudan doðruya Allah’tan bilmeli, esbabý O'nun tasarrufunun bir perdesi olarak görüp ona göre kýymet vermeli.

Hastalýðýn hissettirdiði acz ve zaaf ile insan þöyle tazarru ve niyaza baþlýyor: “Ýlâhî! Kendi havl ve kuvvetimden teberî edip, Senin havl ve kuvvetine iltica ediyorum. Beni kendi havl ve kuvvetime terk etme; benim aczime, zaafýma, fakrýma merhamet et. Sen benim gizli ve açýk her þeyimi çok iyi bilirsin. Bana fayda ve zarar verecek þeylerin maliki Sensin. Üzüntümü sürura, güçlüklerimi kolaylýða çevirmeye ancak Sen kadirsin, bütün sýkýntýlarýmý gider, benim ve bütün kardeþlerimizin güçlüklerini kolaylaþtýr. Ýlâhî! Hastalýklardan kurtaracak, havl ve afiyet verecek kuvvet ancak Senin havl ve kuvvetindir Ya Þâfî! Maddî ve manevî dertlerimize þifa ve afiyet ihsan et. Amin. Amin. Amin.’’ NOT: Kocaeli’de rahatsýzlanarak Acil’e kaldýrýlýp, tedavi gören Cemal Serim Aðabey ile trafik kazasý geçirip yoðun bakýmda yatan Ahmet Ercan kardeþimize geçmiþ olsun der, âcil þifalar dilerim.


HABER

Y

Genel Yayýn Müdürü

Yayýn Koordinatörü

Haber Müdürü Recep BOZDAÐ Ankara Temsilcisi Mehmet KARA Reklam Koordinatörü Mesut ÇOBAN Görsel Yönetmen: Ýbrahim ÖZDABAK

Kâzým GÜLEÇYÜZ

Abdullah ERAÇIKBAÞ

Abone ve Daðýtým Koordinatörü: Adem AZAT

Yeni Asya Gazetecilik Matbaacýlýk ve Yayýncýlýk Sanayi ve Ticaret A.Þ. adýna imtiyaz sahibi

Mehmet KUTLULAR Genel Müdür

Recep TAÞCI

Yazý Ýþleri Müdürü (Sorumlu) Mustafa DÖKÜLER Ýstihbarat Þefi Mustafa GÖKMEN Spor Editörü Erol DOYURAN

Yeni Asya basýn meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir.

Merkez: Gülbahar Cd., Günay Sk., No: 4 Güneþli 34212 Ýstanbul Tel: (0212) 655 88 59 Yazýiþleri fax: (0212) 515 67 62 Kitap satýþ fax: (0212) 651 92 09 Gazete daðýtým: Telefax (0212) 630 48 35 ÝlânReklam servisi fax: 515 24 81 Caðaloðlu: Cemal Nadir Sk., Nur Ýþhaný, No: 1/2, 34410 Ýstanbul. Tel: (0212) 513 09 41 ANKARA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Meþrutiyet Cad. Alibey Ap. No: 29/24, Bakanlýklar/ANKARA Tel: (312) 418 95 46, 418 14 96, Fax: 425 03 36 ALMANYA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Zeppelin Str. 25, 59229 Ahlen, Tel: 004923827668631, Fax: 004923827668632 KKTC TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Avni Efendi Sok., No: 13, Lefkoþa. Tel: 0 542 859 77 75 Baský: Yeni Asya Matbaacýlýk Daðýtým: Doðan Daðýtým Sat. ve Paz. A.Þ.

Yayýn Türü: Yaygýn süreli

ISSN 13017748

2 AÐUSTOS 2011 SALI

NAMAZ VAKÝTLERÝ Hicrî: 2 Ramazan 1432 Rumî: 20 Temmuz 1427

Ýller Adana Ankara Antalya Balýkesir Bursa Diyarbakýr Elazýð Erzurum Eskiþehir Gaziantep Isparta

Ýmsak 4.01 3.57 4.20 4.19 4.11 3.37 3.38 3.24 4.08 3.53 4.17

Güneþ 5.37 5.40 5.56 6.01 5.55 5.16 5.18 5.07 5.50 5.29 5.55

Öðle 12.52 13.02 13.11 13.22 13.17 12.32 12.37 12.28 13.11 12.44 13.11

Ýkindi 16.38 16.53 16.57 17.12 17.08 16.20 16.25 16.19 17.02 16.30 16.58

Akþam 19.55 20.11 20.13 20.30 20.27 19.37 19.43 19.38 20.20 19.47 20.16

Yatsý 21.22 21.45 21.41 22.04 22.02 21.07 21.14 21.12 21.54 21.15 21.45

Ýller Ýstanbul Ýzmir Kastamonu Kayseri Konya Samsun Þanlýurfa Trabzon Van Zonguldak Lefkoþa

Ýmsak 4.07 4.27 3.46 3.53 4.09 3.36 3.47 3.24 3.22 3.54 4.16

Güneþ 5.53 6.07 5.33 5.33 5.47 5.23 5.23 5.10 5.02 5.41 5.48

Öðle 13.17 13.25 12.58 12.51 13.03 12.48 12.38 12.35 12.20 13.06 12.59

Ýkindi 17.10 17.13 16.51 16.40 16.51 16.41 16.25 16.27 16.08 16.59 16.43

Akþam 20.29 20.31 20.11 19.58 20.08 20.01 19.41 19.46 19.26 20.19 19.58

3 Yatsý 22.06 22.01 21.49 21.29 21.37 21.38 21.09 21.23 20.57 21.57 21.23

Afrika’ya kardeþlik köprüsü DEVLET KURULUÞLARI VE SÝVÝL TOPLUM ÖRGÜTLERÝ, 40 MÝLYONUN ÜZERÝNDE ÝNSANIN KRONÝK AÇLIKLA KARÞI KARÞIYA BULUNDUÐU AFRÝKA ÝÇÝN YARDIM KAMPANYALARI BAÞLATTI.

irtibat@yeniasya.com.tr

SU VE GIDA YARDIMI KÝMSE Yok Mu Derneði, gönüllülerin desteðiyle hazýrlanan 40 bin gýda kolisini Türkiye’nin yaný sýra özellikle Afrika’da kuraklýk dolayýsýyla yerlerini terk eden ve Dadaab kampýna sýðýnan Somalili mültecilerin de bulunduðu 55 ülkedeki ihtiyaç sahiplerine ulaþtýracak. Afrikalýlarýn su ve gýda ihtiyaçlarýnýn giderilmesi konusunda kampanya baþlatan dernek, Ramazanda bölgede iftar ve gýda kolisi daðýtýmý faaliyetlerinde bulunacak. Hayýrseverler derneðin ‘’www.kimseyokmu.org.tr’’ adresinden kredi kartýyla ‘’Afrika Gýda Yardýmý’’ kampanyasýna online baðýþ yapabilecek. Ayrýca derneðin ‘’Yurtdýþý Kampanya Hesap Numaralarý’’nýn açýklama alanýna yine ‘’Afrika Gýda Yardýmý’’ yazarak EFT ya da havale gönderebilecek. Bütün hatlardan ‘’ACLIK’’ yazýp 5777’ye SMS göndererek 5 TL baðýþta bulunabilecek.

Kampanya kapsamýnda Ramazan ayý boyunca Afrika halký için SMS atarak ya da banka hesaplarýna para yatýrýlarak yardýmda bulunulabilecek.

TÜRKÝYE, Afrika’yý Ramazan ayýnda yalnýz býrakmayacak. Devlet kuruluþlarý ve sivil toplum örgütleri, 40 milyonun üzerinde insanýn kronik açlýkla karþý karþýya bulunduðu, her üç kiþiden birinin yetersiz beslendiði Afrika’ya yardým için harekete geçti. Özellikle Somali, Etiyopya, Kenya, Eritre, Tanzanya, Uganda ve Burundi’de etkisini gösteren kuraklýðýn baþta çocuklar olmak üzere binlerce insanýn hayatýný tehdit ettiði Afrika’ya yardým için çeþitli kampanyalar baþlatýldý. Ramazanda Afrika’ya yardým elini uzatmak isteyen baþta Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý olmak üzere devlet kuruluþlarý ve sivil toplum örgütleri, düzenledikleri kampanyalarla yardýmseverleri Ramazanda iftarlarýný açarken ‘’Afrika’da açlýk çekenleri’’ de unutmamaya çaðýrýyor. Açlýk ve kuraklýk üzerine Cumhurbaþkaný Abdullah Gül de Afrika’ya yardým edilmesini istemiþti. Ankara / aa

“HER EVDEN BÝR FÝTRE VE BÝR ÝFTAR” DÝYANET Ýþleri Baþkanlýðý, Türk Diyanet Vakfý ile ortaklaþa baþlattýðý ‘’Her Evden Bir Fitre ve Bir Ýftar Afrika’ya’’ kampanyasýyla kampanyayla Afrika’daki insanlara yardým elini uzatacak. Kampanyayla ‘’dünyanýn hangi köþesinde olursa olsun insana yardým eli uzatmak, çok uzaklarda olsalar da birileri açken asla tok yatmamak, insanlýðýn birlik ve dirliði için eldeki nimetleri paylaþmak ve mesafeleri yok sayarak gönül köprüleri kurmak’’ hedefleniyor. Ramazan bereketinin paylaþýlacaðý kampanya ile fitrelerin en azýndan birinin gönderilmesiyle Afrika’dakilere ‘’bir lokma ekmek ve bir yudum su’’ ikram edilmiþ olunacak. Hayýrseverler, bütün operatörlerden ‘’AFRÝKA’’ yazýp 5601’e gönderebilecek. SMS’ler 5 TL karþýlýðýnda olacak. Din Ýþleri Yüksek Kurulu’nun belirlediði fitre miktarý asgarî 7.5 lira olurken, SMS ile fitre vermek isteyenlerin 5601’e 2 SMS göndermeleri gerekecek. Kampanya kapsamýnda açýlan banka hesap numaralarý ise þöyle: ‘’Vakýfbank Meþrutiyet Þubesi TL Hesabý: TR93 0001 5001 5800 7299 0312 79, Dolar: TR28 0001 5001 5804 8012 9879 49, Avro: TR92 0001 5001 5804 8012 9879 61, Halk Bankasý Mithatpaþa Þubesi TL Hesabý: TR11 0001 2009 3960 0016 0001 16’’

ÝHH, GEMÝ GÖNDERECEK ÝHH Ýnsanî Yardým Vakfý, Kimse Yok Mu, Cansuyu, Yardýmeli gibi insanî yardým için faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri de Afrika halkýna el uzatarak, kendi bünyelerinde yardým kampanyalarý baþlattý. Afrika Boynuzu’nda krizin ilk ayak seslerinin duyulduðu Mayýstan bu yana bölgede bulunan ÝHH Ýnsanî Yardým Vakfý, Somali kamplarýnda ilk etapta 45 bin kiþiye, Ramazan boyunca yetebilecek miktarda gýda malzemesi daðýttý. Vakýf, þimdi de hayýrseverlerin desteðiyle 3 bin tonluk acil yardým gemisini bölgeye göndermek üzere harekete geçti. ÝHH, açlýkla mücadele eden Afrika halkýna kardeþlik vazifesini yapmak için týbbî malzemelerle birlikte buðday, mýsýr, un, sývý yað, toz þeker, süt tozu, bebe bisküvisi, pirinç ve makarna gibi temel gýda maddeleri, acil ilâç ve medikal malzemeler gönderecek. ÝHH’nin kampanyasýna destek için yardýmseverler ‘’AFRÝKA’’ yazýp 3072’ye göndererek 5 liralýk baðýþta bulunabilecek. Vakfýn ‘’www.ihh.org.tr’’ adresinden online baðýþ ve Türkiye’nin her yerinden ‘’160 54 51’’ numaralý posta çeki hesabýna havale yapýlabilecek. Hesap numaralarýndan baðýþ yaparken de açýklama bölümüne baðýþýn amacýný ve cep telefonu numarasýný yazýp, baðýþta bulunulabilecek. Kampanya için hesap numaralarý þöyle: ‘’Ziraat Bankasý Fatih Þubesi TL: 2124994-5007, Dolar: 2124994-5008, Avro: 2124994-5012, Al Baraka Türk Fatih Þubesi TL: 287839-000009, Dolar: 287839-000002, Avro: 287839-000010, Türkiye Finans Katýlým Bankasý Fatih Þubesi TL: 327930-1, Dolar: 327930-101, Avro: 327930102, Kuveyt Türk Fatih Þubesi TL: 999999-1, Dolar: 999999-101, Avro: 999999-102, Vakýf Bank Fatih Þubesi TL: 00158007266577589, Dolar: 00158048000181360, Avro: 00158048000181361, Bank Asya Fatih Þubesi TL: 820820-7,Dolar:820820-8,Avro:820820-9’’

“SOMALÝLÝ ÇOCUKLAR AÇLIKTAN ÖLMESÝN’’ YARDIMELÝ Eðitim Yardýmlaþma ve Dayanýþma Derneði ise ‘’Somalili Çocuklar Açlýktan Ölmesin’’ kampanyasý yürütüyor. Bu kapsamda bölgeye giden Dernek Genel Koordinatörü Osman Ýlhan, partner kuruluþ El-Birr Derneði ile birlikte Somalili maðdur ve muhtaçlara, çocuklara, bebeklere, yaþlýlara, kadýnlara ve mülteci kamplarýnda yaþayanlara yönelik yardýmlarý organize ediyor. Yapýlacak yardýmlarýn, mesafe ve ulaþým zorluklarý dolayýsýyla tamamen nakit yapýlmasý isteniyor. Toplanan nakdi yardýmlar, bölgeye en yakýn merkezlerden ihtiyaç maddelerine dönüþtürülerek Somali’de açlýk çeken ailelere ulaþtýrýlacak. Acil ihtiyaç olarak gýda, temiz su, süt ve çocuk mamasý daðýtýmlarý yapýlacak. Ýlk etapta 100 bin dolarlýk hazýrlýk yapan dernek, gelecek yardým miktarýna göre yeniden planlama yapacak. Yardýmlar, Türkiye Finans Katýlým Bankasý Yavuz Selim Þubesi, Albarakatürk Fatih Þubesi, Albarakatürk Konya Þubesi, Vakýfbank Þehremini Þubesi, Kuveyttürk Ýstoç Þubesi, Asya Katýlým Bankasý Fevzipaþa Þubesi, T.C Ziraat Bankasý Þehremini ve Güngören þubeleri ile PTT Fatih Þubesi ‘’5504911’’ hesabýna yapýlabilecek. Cansuyu Derneði ise Afrika ülkelerinde iftar sofralarý kuracak, kumanya daðýtýmlarý yapacak. Ayný zamanda kuyu açma faaliyetlerine de hýzlandýrarak devam edecek.

2

Dengeler deðiþtikçe umhurbaþkaný Gül, Genelkurmay Baþkanýnýn emekliliðini istemesi için “Olaðanüstü bir durumdu” diyor, ancak sonrasýnda normale dönüldüðünü ve artýk herþeyin kendi mecrasýnda devam ettiðini söylüyor. Sivil-asker iliþkilerinin hep gerilimli bir seyir izlediði, “Devletin kurucusu, sahibi ve koruyucusu biziz” tavrý içindeki askerin sivil otoriteye baðlý olmayý bir türlü kabullenip hazmedemediði ve bunu defaatle gerçekleþtirdiði müdahalelerle ortaya koyduðu bir ülkede Genelkurmay Baþkanýnýn hükümete tepki baðlamýnda emeklilik talebinde bulunmasý elbette önemli bir olay. Önceki dönemlerde bu tepki, askerin hükümeti devirip, hattâ Meclisi laðvedip devlet yönetimine el koymasý þeklinde ortaya konuluyordu. Þimdi kendileri görevi býrakýyorlar. Bu, Türkiye’nin geldiði noktanýn çok ilginç bir göstergesi. Geçen zaman içinde köprülerin altýndan çok sular aktý, dengeler deðiþti ve artýk askerin darbe yapamayacaðý bir aþamaya gelindi. Bunda rol oynayan en önemli etkenlerden biri AB sürecinde alýnan mesafe. AB kriterlerinin tamamý henüz hayata geçirilmemiþ olsa da, þimdiye kadar yapýlan kýsmî reformlar dahi Türkiye’nin sivilleþmede önemli mesafeler kaydetmesini saðladý. Bu noktada kayda deðer bir kamuoyu duyarlýlýðý oluþtu. Asker de darbeyle sonuç almasýnýn mümkün olmadýðýný artýk idrak etti. Öyle ki, Özden Örnek’in “darbe günlükleri” olarak þöhret bulan notlarýna göre, Sarýkýz, Ayýþýðý v.s. gibi darbe planlarýnýn hazýrlandýðý dönemde bazý komutanlarýn ordu içinde yaptýðý nabýz yoklamasý, muhtemel bir darbe giriþiminin alt kademelerden destek alamayacaðýný göstermiþti. Ergenekon, Balyoz gibi dâvâlarda yargýlananlar, esas itibarýyla, bu deðiþimi doðru okuyamayan veya bu süreçle inatlaþýp akýntýya kürek çekme basiretsizliðinde ýsrar eden katý zihniyetin takipçileri. (Aralarýnda “Kurunun yanýnda yaþ da yanar” misali, dâvâ konusu suçlamalarla ilgisi bulunmayanlarýn var olma ihtimali ise, söz konusu dâvâlarda ifadesini bulan demokratik hesaplaþma iradesine gölge düþürme riski taþýyor.) Eski zihniyetin takipçileri süreç içinde devredýþý kalýp güç ve etkinliklerini kaybediyorlar, ama karargâhtaki haleflerini psikolojik abluka altýna alýp bunaltma çabalarýný da sürdürüyorlar. Zaman zaman medyaya yansýyan ses kasetlerindeki konuþmalar bunun örnekleriyle dolu. Dahasý, eski komutanlardan Büyükanýt’ýn, emekli seleflerinin baskýsýndan yaka silkip, sýrf onlarla karþýlaþmamak için tatil kamplarýyla orduevlerine gitmediðine dair sözlerini hatýrlýyoruz. Buna raðmen, görevde iken ancak böylesi baskýlarla açýklanabilecek tavýrlar da sergilemiþ olan bu komutanýn, emekli olduktan sonra, þu günlerde “Fenerbahçe cumhuriyeti” olarak adlandýrýlan lobiye dahil olup olmadýðýný ise bilmiyoruz. Ama ondan sonra göreve gelen Baþbuð’un da, Koþaner’in de ayný baskýlara muhatap olduklarýný düþündüren iþaretlere yeterince þahit olduk. Bakalým, bazýlarýnca þimdiden “iþbirlikçi” yaftasý vurulan yeni Baþkan Özel’in tavrý ne olacak? Son Genelkurmay “kriz”inin en azýndan þu aþamada suhuletle aþýlmasýný saðlayan bir diðer önemli faktör, seçmenden aldýðý yetkiyi yeni tazelemiþ ve Meclis çoðunluðunu arkasýnda bulunduran bir iktidarýn ve ilâveten bu hükümetle uyumlu çalýþan bir Cumhurbaþkanýnýn varlýðý. Daha önce darbeye maruz kaldýklarýnda, ucuz ve düzeysiz bir üslûpla, “þapkayý alýp gitmek”le eleþtirilen baþbakanlarýn böyle bir avantajý hiç olmamýþtý. 12 Mart, muhtýra yazýldýðýnda Baþbakanýn telefonlarýna dahi çýkmayan; 12 Eylül ise darbecilere “Karda kýþta darbe yapýlmaz, tanklar çamura saplanýr, onun için uygun bir mevsimi kollayýn” tavsiyesinde bulunan Cumhurbaþkanlarýnýn dönemlerinde gerçekleþmiþti. Þimdi her yönüyle çok farklý bir noktadayýz. Bunun kýymeti iyi bilinmeli ve geliþmelerin siviller üzerindeki sorumluluklarý çok daha fazla arttýrdýðýnýn idraki içinde yola devam edilmeli.

C


4

HABER

2 AÐUSTOS 2011 SALI

Y

Ramazan’ý zehir ettiler cakir@yeniasya.com.tr

‘Novi Pazar’da ilk teravih SANCAK/SIRBÝSTAN—Nasip oldu, bu seneki ilk teravih namazýný Sancak’ta ‘Altun Alem’ camiinde kýldýk. Sancak, Balkanlarda Sýrbistan ile Karadað arasýndaki koridorda, merkezi “Yeni Pazar (Novi Pazar” diye bilinen ve Boþnak Müslüman nüfusun çoðunluðunu teþkil eden bir bölge. Tarihî kayýtlara göre buraya “Sancak” denmesinin sebebi, Osmanlý Devletinin Avrupa’daki son sancaðýnýn burada kalmýþ olmasýdýr. Pek çok Ýslâm beldesinde olduðu gibi burada da “sýnýr ihtilâflarý” var. Þöyle ki, ‘sancak’ bölgesinin yarýsý Sýrbistan’dayken diðer yarýsý Karadað topraklarý içinde. 2002 nüfus sayýmýna göre 530.000 olan nüfus ve büyük olmayan toprak parçasý ikiye bölünmüþ durumda. Böyle bir bölgede, ‘barýþ’ kalýcý olabilir mi? ÝHH Ýnsanî Yardým Vakfý’nýn çalýþmalarýný yerinde görmek ve izlemek maksadýyla vaki olan dâvet neticesi bu ecdat yadigârý þirin bölgedeyiz. Sancak’ýn bazý þehirlerini ve köylerini ziyaret etme imkâný bulduk. Her türlü olumsuz þartlara raðmen insanlarýn inançlarýna baðlý kaldýðýný görmek gerçekten sevindirici. Bir çok yönüyle Sancak, Anadolu þehirleri gibi. Yemyeþil, tertemiz ve camilerle, minarelerle, ezan sesleriyle süslenmiþ bir bölge. Kendinizi þirin bir Anadolu kasabasýnda ya da ilçesinde hissedebilirsiniz... Ramazan ve teravih heyecaný Sancak’ta da, ‘Novi Pazar’da da en canlý þekilde hissediliyor. Ýlk teravihi Sancak’ýn merkezi kabul edilen (bir anlamda baþþehir) ‘Yeni Pazar’daki ‘Altun Alem’ Camiinde kýldýk. “Altun Alem” Camii, Osmanlý’dan miras kalmýþ, sade, tarihî bir cami. Caminin restorasyonu tamamlanmýþ ve bu yýl kýlýnan “ilk teravih” ile yeniden ibadete açýlmýþ oldu. “Yeni Pazar”da ve bütün Sancak’ta teravihler 8 (sekiz) rekât olarak kýlýnýyor. “Kolaymýþ, biz de orada kýlalým” diye sevinmeyin. Çünkü 8 rekât olarak kýlýnan teravih namazý “hatim” ile kýlýnýyor. Yani imam efendi, 8 rek’âtte bir cüz Kur’ân okuyor ve böylelikle 30 günde, 30 teravihde bir “hatim” okunmuþ oluyor. Sancaklýlarýn ifadelerine göre Sancak’taki her evden ortalama bir kiþi zengin Avrupa ülkelerinde çalýþýyormuþ. Almanya, Ýsviçre gibi ülkelerde çalýþan iþçiler Sancak’ta nisebeten bir ‘zengin’lik kaynaðý olmuþ. Fakat sanayi yok, fabrikalar yok. Görüldüðü kadarýyla tarým ve hayvancýlýk yaygýn. Yeþil ovalar, ekili tarlalar dikkat çekiyor. Aslýnda Sancak da “kýyamet alâmetleri” olan müstehcenlik kýskacýnda. Ama þükürler olsun ki “tam tesettür”e riayet edenler de var. Ve yine þükürler olsun ki camileri dolduranlar daha ziyade 20 yaþ altý gençler... Gençler “hatim”li teravihi fire vermeden kýldýlar. Ýnþallah “sancak” dalgalanacak. Ayrýntýlý “not”larý daha sonra aktarmak niyetiyle...

Rusya’dan þiddetin sona erdirilmesi çaðrýsý RUSYA Suriye’nin Hama kentinde kan döküldüðüne iliþkin haberlerden endiþe duyulduðunu belirterek, þiddetin sona erdirilmesi çaðrýsýnda bulundu. Dýþiþleri Bakanlýðý açýklamasýnda, Moskova’nýn, Hama’da çok sayýda can kaybý olduðuna iliþkin haberlerden ciddî kaygý duyduðu kaydedilerek, “Sivillere ve devlet kurumlarý temsilcilere karþý güç kullanýmý kabul edilemez ve durdurulmalý” denildi. Ýnsan haklarý örgütleri, Suriye’nin orta kesimlerindeki Hama þehrine dün tanklar desteðinde düzenlenen saldýrýlarda 80 sivilin öldürüldüðünü açýklamýþtý. Uluslar arasý ajanslar, Suriye askerlerinin dün de Hama þehrine tanklar desteðinde operasyonlarýný sürdürdüðü yolunda haberler vermiþti. Moskova / aa

TAZÝYE Kuruçeþme haným okuyucularýmýzdan

Melahat Özel'in ablasý, Turan Özel'in baldýzý, Ýlhan, Nurbaki, Ahmet, Abdullah Özel'in teyzesi

Nebahat Ayerdem

'in vefatýný teessürle öðrendik. Merhumeye Cenâb-ý Allah'tan rahmet ve maðfiret diler, kederli ailesi ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz eder, taziyetlerimizi sunarýz.

Ýzmit, Baþiskele, Derince, Kuruçeþme, Körfez Yeni Asya Okuyucularý

TAZÝYE Kardeþlerimiz Adem, Yasin ve Ahmet Tekle'nin babasý

Ýsmail Tekle'nin vefatýný teessürle öðrendik. Merhuma Cenâb-ý Hak'tan rahmet ve maðfiret diler, kederli ailesi ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz eder, taziyetlerimizi sunarýz.

Kocasinan Yeni Asya Okuyucularý

DIÞÝÞLERÝ BAKANI AHMET DAVUTOÐLU, SURÝYE’DE YAÞANANLAR YÜZÜNDEN TÜRKÝYE’DE RAMAZAN’A GÝRMENÝN SEVÝNCÝNÝN HAKKIYLA YAÞANAMADIÐINI SÖYLEDÝ. DIÞÝÞLERÝ Bakaný Ahmet Davutoðlu, Suriye’de muhaliflere yönelik operasyonlarýn “hem zamanlamasýnýn hem yönteminin son derece yanlýþ” olduðunu söyledi. Norveç’teki saldýrýlarda hayatýný kaybeden Gizem Doðan’ýn cenazesine katýlmak üzere Norveç’e hareketinden önce konuþan Davutoðlu, Gerçekten dünkü, özellikle Hama’da yürütülen operasyonlar bizde derin bir hayal kýrýklýðý ve üzüntü doðurmuþtur. Bu operasyonlarýn hem zamanlamasý hem yöntemi son derece yanlýþtýr, þiddetle kýnýyoruz” dedi. Bütün Müslümanlar gibi Suriyelilerin de Ramazana hazýrlanýrken bu çapta bir operasyon yürütülmesinin ve 100’ü aþkýn Suriyeli’nin acýsýnýn ailelerine yaþatýlmasýnýn Ramazanýn ruhuna uygun olmadýðýný kaydeden Davutoðlu, “Bu bütün Türk halkýnýn hissiyatýdýr. Biz de dün ramazana

girmeyi hakkýyla yaþayamadýk Suriye’deki geliþmeler yüzünden” diye konuþtu. Davutoðlu, müdahalenin yönteminin de yanlýþ olduðunu vurgulayarak, “meskûn alanlarda, tanklar ve aðýr silâhlarla yapýlacak operasyonun yaratacaðý insan kaybýnýn ne olacaðýnýn bilinmesi gerekirdi” dedi. Dýþiþleri Bakaný, Suriye halkýyla sürekli dayanýþma içinde olduklarýný söyleyerek, Suriye yönetimiyle de temaslarýný kesmediklerini, hep aklýselim ve itidal telkininde bulunduklarýný kaydetti. “Bütün bu telkinlerimize raðmen, maalesef dün yapýlan operasyonlarý meþru kýlmak ya da bunlarýn yöntemi ya da zamanlamasýný haklý görmek mümkün deðildir” diye konuþan Davutoðlu, “söz verilen reformlarýn gerçekleþmesini beklerken Ramazana büyük can kayýplarýyla giriliyor olmasýnýn kabul edilemez” olduðunu vurguladý.

Katliâmlar sürüyor SURÝYE askerlerinin dün de Hama kentindeki operas yonlarý sürdürdüðü bildiriliyor. Hama’da yaþayan Ömer Hamami adýndaki eylemci, güvenlik güçlerinin sabah erken saatlerde þehirde tanklarla ateþ açtýklarýný, gece de münferit silâh atýþlarýnýn olduðunu söyledi. Suriye’deki insan haklarý eylemcisi Mustafa Osso da Hama’nýn bombalandýðýný teyit etti. Merkezi Londra’da bulunan Suriye Ýnsan Haklarýný Gözleme örgütü baþkaný Rami Abdurrahman, gece doðudaki Deir Ezzur þehrinde de yoðun ateþin olduðunu söyledi. Suriye’de tank destekli birliklerin girdiði Hama ve Deir Ezzur þehirlerinde ölü sayýsýnýn 150’e yükseldiði bildirilmiþti. Beyrut / aa

BU OPERASYONLAR BÝR AN ÖNCE DURSUN

Dýþiþleri Bakaný Ahmet Davutoðlu

Hama ve Der Ez Zor’da toplam 150 kiþi öldü SURÝYE'DE tank destekli birliklerin girdiði Hama ve Der Ez Zor þehirlerinde ölü sayýsýnýn 150’e yükseldiði bildirildi. El Cezire televizyonunun internet sitesinde yer alan haberde, güvenlik güçlerinin Hama’ya baþlattýðý saldýrýlarda ölü sayýsýnýn 130’a yükseldiði, yüzlerce yaralý olduðu belirtildi. Haberde, Der Ez Zor kentinde ordunun saldýrýsýnda ise 20 kiþinin öldüðü kaydedildi. Ankara / aa

DAVUTOÐLU, “Önümüzdeki dönemde bir an önce operasyonlarýn son bulmasý ve Suriye’ye barýþýn egemen olmasý hepimizin dileðidir” diye konuþtu. Suriye’nin kendi geleceðini inþa etmesi konusunda, Türkiye’nin her zaman Suriye halkýnýn yanýnda olacaðýný belirten Davutoðlu, Türk halký adýna ve hükümet adýna çatýþmalarda vefat eden Suriyeli lere rahmet ve ailelerine baþ saðlýðý diledi. Dýþiþleri Bakaný Davutoðlu, önceki gün Konya’da teravih namazý çýkýþýnda baþta Hama olmak üzere bütün Suriye’de, bütün Ortadoðu’da, sivillerin ölümüne yol açan saldýrýlarýn derhal durdurulmasý çaðrýsýnda bulundu. Dýþiþleri Bakaný Ahmet Davutoðlu, Suriye ve Libya’da çok kritik günler yaþandýðýný, bugün bu konuda yoðun temaslarda bulunduklarýný anlatarak, ‘’Ýnþallah bu kardeþ ülkelerde de barýþ ve esen lik hakim olur. Zulüm ve baskýya karþý bir bilinçlenme olur’’ þeklinde konuþtu. Ankara / aa

Suriye’de yaþananlar derin hayal kýrýklýðý DIÞÝÞLERÝ Bakanlýðý, Suriye’de son birkaç aydýr yaþanan toplumsal olaylarýn uluslar arasý kamuoyu tarafýndan olduðu gibi, Türkiye tarafýndan da çok yakýndan ve sabýrla takip edildiðini bildirdi. Dýþiþleri Bakanlýðýndan yapýlan açýklamada, mevcut geliþmelerin, Suriye yönetiminin meselenin barýþçý yollardan çözümü konusundaki niyetini ve samimiyetini sorguya açtýðý belirtildi. Açýklamada þöyle denildi: ‘’Türkiye, mübarek Ramazan ayýnýn hemen arefesinde yaþanan bu geliþmelerden, bütün Ýslâm dünyasý ile birlikte derin hayal kýrýklýðý ve üzüntü duymuþtur. Söz konusu operasyonlarýn Suriye’de asayiþin saðlanmasýna herhangi bir katkýsý olmadýðý gibi, yapýlmasý gereken reformlara iliþkin süreci de son derece olumsuz yönde etkilemektedir. Suriye yönetimi bu gerçeði artýk idrak etmelidir’’ Ankara / aa

Ýslâm dünyasý, Ramazan ayýnýn baþýnda Suriye'de ordu birliklerinin þehirlere tanklarla girip katliâm yapmasýnýn þaþkýnlýðýný yaþarken, Libya'ya anýnda müdahale eden uluslar arasý örgütler, sessizliðini koruyor.

Gül: Kanlý Ramazan kabul edilemez CUMHURBAÞKANI ABDULLAH GÜL, SURÝYE'DE RAMAZAN AYININ RUHUNA UYGUN REFORMLARIN YAPILMASI YERÝNE, KANLI KATLÝÂMLARA GÝRÝÞÝLMESÝNÝN KABUL EDÝLEMEZ OLDUÐUNU SÖYLEDÝ. CUMHURBAÞKANI Abdullah Gül, Suriye’de muhaliflere yönelik operasyonlara iliþkin, ‘’Ramazan ayýnýn ruhuna uygun bir þekilde, sükunetin saðlanmasý ve köklü reformlarýn gerçekleþtirileceðine dair halkýn ikna edilmesi beklenirken, tam aksine Ramazan ayýna daha kanlý bir ortamda girilmesi asla kabul edilebilecek ve sessiz kalýnabilecek bir geliþme deðildir’’ dedi. Gül, Suriye yönetimini halka karþý uygulanan þiddeti durdurmaya ve ülkenin geleceðini barýþ ve istikrar temelinde inþa edecek reformlarý inandýrýcý þekilde süratle gerçekleþtirmeye çaðýrdý. Suriye’deki geliþmeleri istihbarat kaynaklarýndan an be an takip ettiðini belirten Cumhurbaþkaný Gül, þunlarý kaydetti: ‘’Komþumuz Suriye’de olup bitenler zaten var olan kaygýmýzý çok daha derinleþtirmiþtir. Öyle ki dün yaþanan olaylarýn görüntüleri hepimizi dehþete düþürmüþtür. Mübarek Ramazan ayýna girerken Hama’da tanklarýn eþliðinde aðýr silahlarýn halka karþý kullanýlmasý beni derinden sarsmýþtýr. Ramazan ayýnýn ruhuna uygun bir þekilde, sükunetin saðlanmasý ve köklü reformlarýn gerçekleþtirileceðine dair halkýn ikna edilmesi beklenirken, tam aksine Ramazan ayýna daha kanlý bir ortamda girilmesi asla kabul edilebilecek ve sessiz kalýnabilecek bir geliþme deðildir. Unutmamalýdýr ki 1982 yýlýnda yine Hama’da benzer olaylar yaþandýðýnda iletiþim teknolojisi bugünkü geliþmiþlik düzeyinde deðildi. Bugün ise bu iletiþim çaðýnda, herkesin gözü önünde cereyan eden bu þiddete karþý tepkisiz kalmamýz mümkün deðildir. Suriye yönetimini halka karþý uygulanan þiddeti durdurmaya ve ülkenin geleceðini barýþ ve istikrar temelinde inþa edecek reformlarý inandýrýcý þekilde süratle gerçekleþtirmeye davet ediyorum.’’ Ankara / aa

Obama: Beþþar Esad yönetimi izole edilmeli ABD Baþkaný Barack Obama, Suriye hükümetinin Hama’da kendi halkýna karþý sergilediði þiddet nedeniyle dehþete düþtüðünü belirterek, Devlet Baþkaný Beþþar Esad yönetiminin izole edilmesi konusunda, diðer devletler ile birlikte çalýþacaklarýný bildirdi. Baþkan Obama, Beyaz Saray tarafýndan yayýmlanan açýklamasýnda, ‘’Hama þehrinden gelen raporlar, dehþete düþürücü ve Suriye rejiminin gerçek yüzünü gösteriyor’’ ifadesini kullandý. Obama açýklamasýnda þöyle dedi: ’’Demokratik geçiþ süreci ilerledikçe, Suriye daha iyi bir yer olacak. ABD, Suriye rejimi üze rindeki devam eden baskýsýný arttýracak, Esad hükümetini izole etmek için dünya da diðerleri ile birlikte çalýþacak ve Suriye halkýndan yana olacak’’ Washington / aa

Hague: Ýslâm dünyasý Suriye’ye baský yapsýn

ÝNGÝLTERE Dýþiþleri Bakaný William Hague, Suriye’ye yönelik askerî mü dahale ihtimalini devre dýþý býraktý. BBC televizyonuna konuþan Hague, yönetim karþýtý göstericilere karþý sert tedbirlere baþvuran Suriye yönetimine güçlü uluslar arasý baský oluþturulmasýný istedi. Hague, ‘’Ek yaptýrýmlar uygulanmasýný ve her taraftan daha güçlü bir uluslararasý baský oluþturulmasýný gerçekten istiyoruz. Elbette, etkili olmasý için baskýnýn sadece Batýlý devletlerden deðil, Arap devletleri ve Türkiye’den de gelmesi gerekir’’ diye konuþtu. Londra / aa

Rasmussen: Müdahale için þartlar oluþmadý NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Suriye’ye askeri müdahale için “þartlarýn oluþmadýðýný” belirtti. Anders Fogh Rasmussen, “Midi Libre” gazetesine yaptýðý açýklamada, “Libya’da BM’nin açýk himayesine dayanan bir operasyon yaptýklarýný, bölge ülkelerinin de desteðini aldýklarýný, bu iki koþulun Suriye’de oluþmadýðýný” belirtti. Rasmussen, “Suriyeli güvenlik güçlerinin halka yönelik þiddet eylemlerini” de kýnadý. Libya konusunda ise Rasmussen, BM’nin görevinin “halký korumak” olduðunu hatýrlatarak, “kara kuvvetlerinin konuþlandýrýlmasýnýn düþünülmediðini” söyledi. NATO Genel Sekreteri Rasmussen, “Kaddafi’nin savaþ makinesini bozduklarýný, muhaliflerin ilerlediðini, rejimin kaynaklarýnýn azaldýðýný, bakanlarýnýn ve komutanlarýnýn ayrýldýðýný” belirterek, Kaddafi’nin iktidardan ayrýlmasý gerektiðini, yerinin Lahey’deki mahkeme olduðunu söyledi. Montpellier / aa


HABER

Y

2 AÐUSTOS 2011 SALI

5

Anayasanýn esaslarý… (2) cevher@yeniasya.com.tr

smanlýnýn bir anlamda “ilk anayasasý” sayýlabilecek 1808’deki “Sened-i ittifak”tan bu yana iki asrý aþkýndýr Türkiye’de anayasa tartýþmalarý devam etmekte. Aslýnda “Sened-i Ýttifak”ýn “yedi þartý”nda her ne kadar padiþahýn “mutlak yetkileri” kayýtlansa da, neticede “bozulan nizam ve sarsýlan devlet otoritesinin saðlanmasý, devletin tekrar güçlenmesi”nin hedef alýndýðý” da “dibâcesi”nden okunmakta. Peþinden 3 Kasým 1839’da ilân edilen “Gülhâne Hatt-ý Hümâyunu (Tanzimât-ý Hayriye Fermâný)” ile 28 Þubat 1856’daki “Islahat Fermâný”nda da “gücünü kaybeden devletin tekrar güçlenmesi”nin amaçlandýðý belirtilmekle birlikte, “kanun kuvveti”, “adâletin tevzii” ile “hak ve hürriyetlerin temini”ne dair esaslar bulunmakta. Söz konusu “fermânlar”da, kanunlarýn “Ahkâm-ý Adliye”de görüþüldükten sonra tasdik için padiþaha sunulmasý ve padiþahýn “kanun kuvveti”ni kabul edip “kanunlara uymakla yükümlü olduðunu” taahhüt etmesi; bütün tebaanýn nâmus, can, mal emniyeti ile hürriyetinin ve güvenliðinin koruma altýna alýnmasý, hak ve imtiyazlarýn tanýnmasý;

O

vergilerin âdil bir þekilde salýnmasý; devletle halk arasýndaki haklarý tayin ve tasdik eden þartlar, “mânevî müeyyideler”le sýralanýr. Peþinden 31 Aðustos 1876’da tahta çýkan Sultan II. Abdülhamid’in bütün hak ve hürriyetlerin teminatý maksadýyla 28 kiþilik “anayasa komisyonu”na hazýrlattýðý “ilk yazýlý anayasa” olan “Kanun-u Esâsî”yi 23 Aralýk 1876’da “Ýstanbul Konferansý”nda kabulüyle “Birinci Meþrûtiyet Devri” baþlatýlýr... ÝLK ANAYASALARDAKÝ UMDELER… Buna göre, her ne kadar yürütme ve yasama padiþahýn hâkimiyetinde olsa da, neticede padiþâhýn “yazýlý anayasa” düzeni içinde yetkilerini kullanmasý kayýt altýna alýnýr. “Yasama kuvveti”, “Hey’et-i Âyân (senatörler)” ve “Hey’et-i Mebusândan (milletvekillerinden) oluþan “Meclis-i Umûmî”dir. Keza “kanun teklif etme hakký”, “Heyet-i Vekileye (Bakanlar Kuruluna)” ve “Meclis-i Mebusân”a verilir. “Yargý kuvveti”, “Þer’iyye” ve “Nizâmiye” olarak ikiye ayrýlýr; kanunlar önünde eþitlik prensibi getirilir; kamu hizmetlerine girme hakký bütün uyruklara tanýnýr; müsâdere, angarya, iþkence yasaklanýr. (Türkiye Cumhuriyeti Anayasalarý, Av. Ayhan Yalçýn, 11) 23 Temmuz 1908’de Sultan Abdülhamid tarafýndan “Ýkinci Meþrûtiyet”in ilânýnýn akabinde 8 Aðustos 1909 tarihli bir kanunla Meclis-i Mebusân’da söz konusu “Kanûn-u Esâsî”nin birçok maddesi deðiþtirilir veya kaldýrýlýr; 1918’e kadar

yapýlan deðiþikliklerle Anayasa metninde fertlerin hak ve hürriyetleri derc edilir. Birinci Dünya Savaþýnýn baþlamasýyla ve 30 Ekim 1918 “Mondoros Mütârekesi”, 16 Mart 1920 Ýstanbul’un iþgali ve 18 Mart 1920 Meclis-i Mebusân’ýn son toplantýsýyla kritik süreçte çoðu akim kalan insan hak ve hürriyetlerine dair hükümler, daha sonra 20 Ocak 1921 tarihli “Teþkilât-ý Esâsiye Kanunu”nda tavzihen tâdil edilip Cumhuriyet ilân edilir. Ýlk maddesi, “Türkiye devleti bir cumhuriyettir”; ikinci maddesi, “Türkiye devletinin dini, din-i Ýslâm’dýr, resmî dili Türkçe’dir, makarrý (baþkenti) Ankara þehridir” diye yazan, üçüncü ve dördüncü maddelerinde, “Hâkimiyet bilâ kayd-ü þart milletindir”, “Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletin yegâne ve hakîkî mümessili olup millet nâmýna hakk-ý hâkimiyeti istimâl eder (kullanýr)” denilen bu anayasa düzeni içinde Ýstiklâl Harbi kazanýlýr, yeni devlet kurulur. Ve bu temel umdelerle hak ve hürriyetler, “Türkiye Cumhuriyetinin ilk anayasasý” olarak nitelendirilen 20 Nisan 1924 tarihli “yeni anayasa”da da aynen yer alýr… “MERHAMETLÝ ADÂLET”LE HÝZMET Tesbit þu ki “Sened-i Ýttifak”tan günümüze tartýþmalarýn ekseni, devlet organlarýnýn fonksiyonlarý, vatandaþlarýn haklarýný ve hukuklarýný koruma, devletin hudutlarýný tayin etme ile hizmetleri ifa imkânýnýn saðlanmasýnda düðümlenmekte.

Devletle millet arasýnda temel bir mutabakat belgesi olan anayasalarýn esas iþlevi, yasama, yürütme ve yargý kuvvetleri arasýndaki denge ve uyumun saðlanmasý; “kamu kuvveti”ni kullanan mercilerin ve “iktidar”ýn kamu yararýna yetkilerinin sýnýrlandýrýlmasý; insan haklarýnýn ve hürriyetlerinin temini. Bunun içindir ki meb’uslara hitâben yazdýðý “Yaþasýn Kur’ân-ý Kerîm’in Kanun-u Esâsîleri” baþlýklý makalesinde Bediüzzaman, “Cumhuriyet ve demokrasi mânâsýndaki meþrutiyeti ve kanun-u esâsî”yi, “adâlet (yargý), meþveret (Meclis) ve kanunda cem-i kuvvet –veya- inhisar-ý kuvvet (kuvvetin kanunda olup icranýnhükûmetin yetkilerini yasalar çerçevesinde kullanmasý)” olarak târif etmekte. Meþrûtiyet ve cumhuriyetin metin istinadýnýn, “asýl mâlik-i hakiki (gerçek hükümranlýðýn ve egemenliðin) sâhib-i unvân-ý muhteþem ve müessir (etkili) olan merhametli adâlet-i mahzanýn (tam ve gerçek adâletin) ortak deðerler üzerinde milletin ittihadýný (birliðini-beraberliðini ve vatanýn bütünlüðünü) temin edeceðini” belirtmekte. (Volkan, 1 Mart 1325 (14 Mart 1909), sayý 73, sayfa 1; Eski Said Dönemi Eserleri, 5355; Dinî Cerîde, 26 Þubat 1324 (12 Mart 1909), no 73; Divân-ý Harb-i Örfî,69-72) Adaleti, hak ve hürriyetleri esas alan anayasanýn, ancak “hükûmetlerin icraatýný, milletin saadetine, meþrûta-i meþrûaya (demokrasi ve hürriyetlere) hâdim (hizmetkâr) edeceðine” dikkat çekmekte.

Yüksek Askerî Þûrâ toplandý YÜKSEK ASKERÎ ÞÛRÂ, KUVVET KOMUTANLARI ÝLE GENELKURMAY BAÞKANININ ÝSTÝFASI DOLAYISIYLA EKSÝK SAYI ÝLE TOPLANDI. ÞÛRÂDA TSK’DAKÝ TERFÝ VE DÝÐER KONULAR GÖRÜÞÜLÜYOR.

YÜKSEK Askerî Þûrâ (YAÞ), Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan’ýn baþkanlýðýnda Genelkurmay Baþkanlýðý Karargâhý’nda toplandý. Baþbakan Erdoðan, karargaha geliþinde Kara Kuvvetleri Komutaný ve Genelkurmay Baþkan Vekili Orgeneral Necdet Özel tarafýndan karþýlandý. YAÞ’ýn Aðustos ayý olaðan toplantýsý, Çakmak Salonu’nda saat 09.45’da baþladý. Toplantýya Baþbakan Erdoðan’ýn yaný sýra, Kara Kuvvetleri Komutaný ve Genelkurmay Baþkan Vekili Orgeneral Necdet Özel, Millî Savunma Bakaný Ýsmet Yýlmaz, Genelkurmay Ýkinci Baþkaný Orgeneral Aslan Güner, 1. Ordu Komutaný Orgeneral Hayri Kývrýkoðlu, 2. Ordu Komutaný Orgeneral Servet Yörük, 3. Ordu Komutaný Or-

general Yalçýn Ataman, Ege Ordusu Komutaný Orgeneral Nusret Taþdeler, Kara Kuvvetleri Eðitim ve Doktrin (EDOK) Komutaný Orgeneral Saldýray Berk, Kara Kuvvetleri Komutanlýðý Kurmay Baþkaný Orgeneral Bekir Kalyoncu ve Donanma Komutaný Oramiral Emin Murat Bilgel katýlýyor. Toplantý öncesinde, basýn mensuplarýnýn iki ayrý grup halinde kýsa süreli görüntü almasýna izin verildi. Þûrâ’da terfi sýrasýnda bulunan general, amiral ve albaylarýn bir üst rütbeye yükseltilmesi, general ve amirallerin görev sürelerinin uzatýlmasý ve emeklilik iþlemleri ele alýnacak. Disiplinsizlik ve ahlaki durumlarý nedeniyle Türk Silâhlý Kuvvetleri’nden (TSK)

ayrýlacak personelin durumlarý ile TSK’yý ilgilendiren diðer konular da toplantýda görüþülecek. Kuvvet komutanlarý ile diðer general ve amiral atama iþlemleri, Yüksek Askerî Þûrâ faaliyetleri dýþýnda, özel kanunlarla belirlenen esas ve usullere göre yapýlýyor. Þûrâ kararlarýnýn 4 Aðustos Perþembe günü Cumhurbaþkaný Abdullah Gül’e sunulmasýnýn ardýndan kamuoyuna açýklanmasý bekleniyor. ANITKABÝR’E ZÝYARET Yüksek Askerî Þûrâ (YAÞ) üyeleri, Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan’ýn baþkanlýðýnda Anýtkabir’i ziyaret etti. Þura üyeleri, Genelkurmay Baþkanlýðý Karargâhýnda yürütülen

çalýþmalarýn ardýndan planlanandan yaklaþýk bir saat önce Anýtkabir’e geçti. Baþbakan Erdoðan baþkanlýðýndaki heyet, kýrmýzý ve beyaz karanfillerden hazýrlanmýþ ve üzerinde ‘’YAÞ üyeleri’’ yazan çelenkle Aslanlý Yol’dan yürüdüler. ÖZEL’LE ÖZEL TOPLANTI Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan, YAÞ toplantýsýnýn öðleden sonraki bölümüne katýlmadý. Edinilen bilgiye göre, YAÞ toplantýsýnýn öðleden sonraki bölümüne katýlmayan olan Erdoðan, Genelkurmay Baþkan Vekili Orgeneral Necdet Özel ile Resmî Konut’ta, saat 14.00’de, önceden planlanmýþ bir görüþme gerçekleþtirdi. Ankara / aa

YAÞ maðduruna iade-i itibar yolda Artýk silâhlar sussun- Kürt Yazar Kemal Burkay, gazeteci dostlarý ile bir araya geldiði akþam yemeðinde barýþ mesajlarý verdi. Sorunlarýn çözümü için herkesin ön yargýlardan kurtulmasý gerektiðinin altýný çizen Burkay, þiddet ile bir yere varýlamayacaðýný barýþ için öncelikle silâhlarýn susmasý gerektiðini söyledi. Dâvetlilere hitaben konuþma yapan Burkay, toplumsal barýþ için elinden geleni yapacaðýný söyledi. Artýk silâhlarýn susmasý gerektiðini dile getiren Burkay, “Þiddet ile bir yere varýlamaz. Artýk yeni yöntemler denemek zorundayýz. Cumhurbaþkaný Gül de 2 yýl önce bunu dile getirdi ve açýlým sürecini baþlattý. Bence o dönem statükonun güçlü direniþi yüzünden durakladý bu süreç ama devam etmeli. Benim de elimde sihirli bir deðnek yok. Hayal görmüyorum, hayal kurmuyorum. Ben de barýþçý bir çözümün özgürlükçü bir toplumun olmasý için çaba gösterenlerden biriyim.” þeklinde konuþtu. Ýstanbul / cihan

12 Mart ve 12 Eylül darbesi sýrasýnda TSK’dan atýlanlar ile YAÞ maðdurlarýna haklarý geri veriliyor. Darbe maðduru 2 bin kiþi isterse devlette çalýþacak isterse emekli olabilecek. Çalýþma ve Sosyal Güvenlik Bakaný Faruk Çelik, 12 Mart ve 12 Eylül’de TSK’dan atýlanlar ile YAÞ maðdurlarýna geri dönüþ yolu açacak düzenlemenin son aþamaya geldiðini söyledi. NTV’nin habarine göre Sabah gazetesine konuþan Bakan Çelik, þu ifadeleri kullandý: “12 Mart, 12 Eylül gibi olaðanüstü dönemlerde ve YAÞ kararlarýyla Ordumuzdan bir çok kimse yargý kararý olmadan atýldý. Türkiye son yýllarda giderek hýzlý bir þekilde normalleþiyor. Haksýzlýklarýnýn giderilmesi de normalleþmenin en önemli göstergelerinden biridir. Son yýllardaki geliþmelere bakýldýðýnda bütün iliþkiler olmasý gerektiði þekilde demokratik kül-

türe yakýþýr bir þekilde kendini gösteriyor. Kanun, 12 Mart 1971’den itibaren TSK ile iliþiði kesilenlerden dileyenlerin 60 gün içinde Millî Savunma Bakanlýðý’na baþvurmalarýný öngörüyordu. Devam eden çalýþmalar neticesinde 585 maðdurun iþlemleri tamamlanmak üzere. 2 bin 199 baþvuru üzerinde Millî Savunma çalýþmalarýný sürdürüyor. Devlet Personel Baþkanlýðý ise bu amaçla 2 bin kadro ihdas etti. Ýþlemlerin tamamlanmasýyla 45 gün içinde atamalar gerçekleþtirmiþ olacak.” Ýstanbul / Yeni Asya

drbattal@yahoo.com

Norveç Mahkemelerinin gidiþatý orveç’te yaþanan katliâmdan sonra sizler ne düþündünüz bilemem. Ama bendeniz, önce, Norveç adalet sisteminin bu zalime ne ceza vereceðini düþündüm. Mahkemenin idam kararý vermesi mümkün deðil. Zira idam cezasý kaldýrýlmýþ. "Ýdam cezasýný yeniden uygulamaya koysalar da caniyi yetmiþ beþ kere asamayacaklarýna göre adalet gerçekleþmiþ olmayacak" dedim. Fakat düþüncelerim birden cezanýn kendisinden çok, cezanýn amacýna ve kaynaðýna yöneldi. Bediüzzaman, Hutbe-i Þamiye adlý eserinin zeylinde ceza hukuku ile ilgili bazý önemli tesbitler yapýyor. Önce sondan baþlayalým. Diyor ki: “Eðer beþer çabuk aklýný baþýna alýp adalet-i Ýlâhiye namýna ve hakaik-i Ýslâmiye dairesinde mahkemeler açmazsa, maddî ve mânevî kýyametler baþlarýna kopacak, anarþilere, Ye’cüc ve Me’cüclere teslim-i silâh edecekler.” Yani insanlýk suçluya hangi cezanýn verileceðinden önce cezanýn ne namýna verilmesi gerektiðini çözmeli. Mahkemelerin ne namýna ceza vermesi gerektiðini tesbit etmeli. Yoksa sonu, “anarþi” ve “acil güvenlik ihtiyacý” olacak. Yani cezalar adalet-i Ýlâhî namýna olmalý. Mahkemeler Ýslâm’ýn tarif ettiði hakikatler dairesinde adalet daðýtmalý. Yoksa ne olur? Yoksa abdestsiz, ya da kýblesiz namaz kýlmak gibi olur. “Batýl oðlu batýl” olur. Peki Norveç’te bu nasýl olacak? Her yer ve herkes gibi Norveç’in akýllýlarý da hakikati arýyorlar. Biz de yardýmcý olacaðýz. Hakikati bulacaklar. Mahkemeler bu hakikat üzerine tesis edilecek ve bu Hak namýna hüküm tesis edecek. Peki acaba Norveç Mahkemelerinin böyle karar vermesinin ön þartý nedir? Önce Norveç halkýnýn ekseriyeti bu türden mahkemeyi kabul, arzu ve hatta talep edecek. Bunu þuradan anlýyoruz. Hutbe-i Þamiyede Bediüzzaman, konuyu hýrsýza verilecek cezanýn türü yönünden deðil, ceza vermenin sebebi, hedefi (yani kýblesi) ve amacý (yani niyeti) yönünden ele alýyor. Zaten ana konunun hýrsýzlýk ve el kesme olmadýðýný hem konunun gidiþinden hem de her tür suç için önce vicdanlara yasakçý koyma mecburiyetinin zikredilmesinden anlýyoruz. Þu cümle de bize yardýmcý oluyor: “emr-i Ýlâhî namýna ve adâlet-i þer’iye hesabýna hýrsýzýn elini kesmek” cümlesinde ana konu “hýrsýzýn elini kesmek” deðil, bu kesmenin “emr-i Ýlâhî namýna ve adâlet-i þer’iye hesabýna” olmasý. Kiþiye “hýrsýzlýktan el kestirmek/çektirmek” ile “hýrsýzlýktan ötürü kiþinin elini kesme”nin farký önemli. Norveç, vicdan eðitimini dinden soyutlayarak yýllarca aslýnda insaný vicdanýndan soyutladý. “Hürriyet adýna” diyor ve salt “suçluya ceza vermeye yönelik adalet”i uygulamaya çalýþýyor. Oysa þimdi artýk Norveç ve diðerleri de anlamalý ki adaletin tek yönü yok. Adalet mekanizmasý bir suçluya iki sebeple ceza verir: Ya salt kamu düzenini korumak için. Ya da kamu düzeninden de önce suça meyil gösteren kiþiyi Allah’ýn gazabýndan korumak üzere ceza verir. Dünyevî kamu düzeninin korunmasý da bu iþin “ikramiyesi” olur. Birincisinde, “laik devlet namýna” ve kamu düzenini, yani maslahat-ý beþeriyeyi korumak amacýyla verilen cezada, suça meyilli olan kiþi, kolaylýkla “bana ne kamu düzeninden, ben kendi düzenime bakarým” der. Yakalanma riskinin düþük olduðu hallerde, hele suçu bir ihtiyacýn da etkisi altýnda iþliyorsa, devletin ceza tehdidi ona tesir etmez, suça yöneliþini engellemez. Ýkincisinde ise, suça yönelen kiþi, devletin vereceði cezadan önce Allah’ýn vereceði cezayý düþünür. Devletin de Allah adýna ve yine suçuna ya da günahýna kefaret olarak dünyada ve peþinen ceza vereceðini hatýrlar. Böylece ceza tamam olur. Ýslâmýn tarif ettiði bu önleyici adalete “eðitici adalet” de deniyor. Böyle bir adalet için buna göre mahkeme, buna göre birey, buna göre kamu düzeni, buna göre toplum ve buna göre devlet lâzýmdýr. Bu bütünlük için ise düzen ve sistemden de önce bireylerin imaný elde etmesi ve takviyesi þarttýr: "Evet, iman, kalbde, kafada daimî bir mânevî yasakçý býraktýðýndan, fena meyelânlar histen, nefisten çýktýkça ’yasaktýr’ der, tard eder, kaçýrýr”. Bu yasaðý imandan baþkasý koyamaz. O halde ey Norveçliler, haydi iman baþýna!

N


6

YURT HABER

2 AÐUSTOS 2011 SALI

Y

GURBETÇÝLER NAMAZLARINI SELÝMÝYE’DE KILDI

Ankara’da yatsý ezanýyla birlikte her yaþtan çok sayýda kiþi Kocatepe Camii’nde saf tutarak, Ramazan ayýnýn ilk teravih namazýný kýldý. FOTOÐRAFLAR: AA

EDÝRNE’DEKÝ Selimiye Camii’nde Ramazan ayýnýn ilk teravih namazý kýlýndý. Ýstanbul Hatemoðlu Camii Ýmamý Abdül Metin Balkanlýoðlu, Selimiye Camii’nde teravih namazý öncesi vaaz verdi. Balkanlýoðlu’nun vaazý, Edirne merkez ve köylerindeki camilerde de dinlendi. Yatsý ezanýyla birlikte her yaþtan vatandaþ saf tutarak, Ramazan ayýnýn ilk teravih namazýný kýldý. Yýllýk izinlerini Türkiye’de geçiren kimi gurbetçiler de dönüþ yolundaki sýnýr kapýlarýndan çýkýþ yapmadan önce teravih namazýný Edirne’deki camilerde kýldý.

Bursa’daki 600 yýllýk tarihî namazgâh, yeniden ibadete açýldý.

600 YILLIK TARÝHÎ NAMAZGÂH, YENÝDEN AÇILDI OSMANGAZÝ’NÝN padiþahlýðý döneminde, ordunun sefere giderken toplanýp namaz kýldýðý Bursa’daki 600 yýllýk tarihî namazgâh, yeniden ibadete açýldý. Bursa’nýn merkez Yýldýrým ilçesi Namazgâh Mahallesi’ndeki, mihrap ve minberi mermerden olan, üstü açýk tarihî mekâný dolduran kalabalýk, Ramazan ayýnýn ilk teravih namazýný burada kýldý. Teravih namazýný tarihî mekânda kýlan Büyükþehir Belediye Baþkaný Recep Altepe, yüzyýllar önce ibadet edilen tarihî yerin uzun süre kullanýlmadýðýný belirterek, þöyle konuþtu: ‘’Bildiðiniz gibi atalarýmýz yüzyýllar önce bu mekânda namazlarýný eda ediyorlardý. Bu yerin her tarafý açýk. Burasý Namazgâh semti. Bulunduðu yere adýný vermiþ. Burayý temizledik, namaz kýlýnýr hale getirdik. Vatandaþlarýmýzla birlikte namazýmýzý bu tarihî yerde kýlacaðýz. Ýlerleyen günlerde burayý daha iyi hale getireceðiz.’’

RAMAZAN SEVÝNCÝ ÖNCEKÝ AKÞAM KILINAN ÝLK TERAVÝH NAMAZI ÝÇÝN BÜTÜN YURTTA VATANDAÞLAR CAMÝLERE AKIN ETTÝ. GECE YARISINDAN SONRA SAHURA KALKILIRKEN VATANDAÞLAR DÜN DE RAMAZAN’IN ÝLK ORUCUNU TUTTU. ÝSLÂM âleminin kutsal ayý, 11 ayýn sultaný Ramazan, önceki akþam kýlanan ilk teravih namazýyla baþladý. Ýstanbul’da olduðu gibi bütün yurtta Ramazanýn ilk teravih namazý için vatandaþlar camilere akýn etti. Ýlk teravih namazý için ezan Ankara’da 21.48’de, Ýstanbul’da 22.09’da, Ýzmir’de ise 22.04’de okundu. Ankara’da yatsý ezanýyla birlikte her yaþtan çok sayýda kiþi Kocatepe Camii’nde saf tutarak, Ramazan ayýnýn ilk teravih namazýný kýldý. Ýzmir de vatandaþlarýn bazýlarý da ilk teravih namazýný tarihî Hisar Camii’nde eda etti. Teravih namazý dolayýsýyla Bursa’daki camiler, en kalabalýk gecelerinden birini yaþadý. Özellikle Ulucami ve Emir Sultan Camii gibi tarihî camiler, vatandaþlarýn akýnýna uðradý. Bazý camilerde yer kalmayýnca vatandaþlar, avlularýnda namaz kýldý. Denizli’de de teravih namazýnda Delikliçýnar ve Ulu Camii'ni dolduran vatandaþlar camilere sýðmayýnca, camilerin avlu ve bahçe kesiminde namazlarýný kýldý. Urfa’da da Balýklýgöl’deki camilerin yaný sýra, Eyyüp Peygamber Camii ve Ulu Cami’de yoðunluk yaþandý. Ýstanbul - Ankara - Bursa - Þanlýurfa / aa - cihan

DAVULCULAR SAHURA UYANDIRDI RAMAZAN ayýnýn gelmesiyle birlikte davulcular da iþbaþý yaptý. Ramazanýn geleneksel unsurlarýndan olan davulcular da önceki geceyle birlikte sokaklara çýktý. Ellerindeki davullarla sokak sokak dolaþan davulcular, vatandaþlarý sahur için uyandýrmaya çalýþtý. Vatandaþlarýn davulcularla ilgili tepkileri de farklý oldu. Bazý vatandaþlar davulcularýn günümüzde gereksiz olduðunu savundu. Bazý vatandaþlar ise geleneklerin yaþatýlmasý için davulcularýn olmasý gerektiðini söyledi. Belediyelerin sýnavla seçtiði ve eðitimden geçirdiði belirtilen davulculardan bazýlarýnýn mani bilmemeleri ise dikkat çekti. Bazý davulcular ise manileri ve geleneksel kýyafetleriyle ilgi odaðý oldu.

Yerin yüzlerce metre altýnda ilk sahur

ÝLK ÝFTAR YAPILDI

ZONGULDAK’TA maden iþçileri Ramazan ayýnýn ilk sahurunu yerin yüzlerce metre altýnda yaptý. Ýnaðzý mahallesinde faaliyet gösteren Baðlýk Madencilik Þirketi’nde çalýþan gece vardiyasý iþçileri, Ramazan ayýnýn ilk sahurunu yapmanýn heyecanýný yaþadý. Maden ocaðýnda da Ramazan atmosferini yaþayan iþçiler, bir taraftan ‘karaelmas’ olarak tabir edilen taþ kömürünü kazarken diðer taraftan yanlarýnda getirdikleri erzaklarý tahtalarýn üzerine koyarak yer sofrasý hazýrladý. Daha sonra vardiya çavuþunun mesaî arkadaþlarýna sahur vaktinin geldiðini haber vermesiyle mola veren iþçiler, kömür karasý elleriyle domates, salatalýk, peynir, zeytin, soðan ve ekmekten oluþan sofrada sahurlarýný yaptý. Madenciler, sahur azýklarýný yedikten sonra duâ etti.

ÝLK iftar Ankara’da 20.12’de, Ýstanbul’da 20.30’da, Ýzmir’de 20.32’de açýldý. Kadir Gecesi 26 Aðustos’a denk gelen Ramazan ayýnda, 29 Aðustos Pazartesi son oruç tutulacak. 30 Aðustos Salý günü ise Ramazan Bayramý baþlayacak.

Y se ri i l â n l a r Uygun Fiyata Satýlýk DEVREMÜLK Afyon Hilal Termal Tatil Köyünde 17-27 Eylül arasý kullanýma hazýr, 14.000TL satýlýk Not: Araba ile takas olunur. Gsm: 0542 240 03 42

ELEMAN Takým arkadaþlarý arýyoruz. Pazarlama departmanýna yetiþtirilmek üzere elemanlar alýnacaktýr. 0(212) 655 88 59

Otomotiv Sektöründe Yetiþtirilmek üzere 4 yýllýk üniversite mezunu bayan sekreterler alýnacaktýr. DORA OTOMOTÝV Tel: 0(212) 422 22 23

Beyaz Eþya tamir ustasýyým 12 senedir. 0545 771 76 23 Barýþ Akça Bahçelievler Topkapý'daki okulumuza resim, müzik, beden eðitimi ve çocuk geliþimi öðretmenlerine ihtiyaç duyulmaktadýr. 0532 605 00 02 0506 836 89 00 Web Ofsette çalýþacak makina ustasý ve yardýmcýlarý aranýyor. (0535) 278 52 18 saidaydin@yeniasya.com.tr Kýrtasiye sektöründe deneyimli pazarlama elemaný araç kullanabilen Tel : 0(212) 544 19 20 Gsm: (0506) 860 95 68 Grafik ve Tasarým elemaný aranýyor. Tel : 0(212) 544 19 20 Gsm: (0506) 860 95 68 Özel Duyu Özel Eðitim ve Rehabilitasyon Merkezine Ýþitme Engeliler Öðretmeni alýnacaktýr. Ücret Dolgundur. (0532) 374 68 07 (0505) 778 34 39 Antakya/Hatay Sultanahmet bölgesinde ki otelimiz için Ýngilizce bilen bay resepsiyon elemaný aramaktayýz. Ýrtibat tel : 0(212) 528 95 32

E Ehliyetli Kamyon Þoförü aranýyor. 0(212) 671.51.71

KÝRALIK DAÝRE

 Sahibinden Denizli'de Kiralýk zemin dükkân Bayrampaþa Ulu Cami Yaný Ulu Çarþý Ýþhanýnda zemin 11 nolu dükkân Kaloriferli-Kapalý Otoparklý Ýþyeri 300 TL (0533) 712 48 06  Sahibinden Denizli Mehmetçik mahallesi Diþ Hastanesi yanýnda Kombili Daire 100m2 2+1 Yeni Bakýmdan çýkmýþ 280 TL (0533) 712 48 06  75 m2, 1+1, 4 katlý, 1.KAT, Bina yaþý 5-10 yýl arasý, 500 TL depozit, kira 350 TL 0(212) 640 58 88  3+1, kombili, masrafsýz, orta kat, 120 m2, bina yaþý 5-10 yýl arasý, 3 katlý, 2.kat, kat kaloriferli, krediye uygun 700 TL (0536) 313 81 79  90 m2, 2+1, bina yaþý 5-10 yýl arasý, 3 katlý, 3.kat, doðalgaz sobalý kiralýk daire 500 TL kira, 1000 TL depozit (0536) 313 81 79

SATILIK DAÝRE

Sahibinden Satýlýk Daire Ankara Aydýnlýkevler 1. Durak da 3+1 Full yapýlý Ýrtibat: 535 810 81 11  BARLADA Göl manzaralý 3 kat saðlýk ocaðýnýn önünde 0537 464 41 31 0536 599 39 40 Kemal Karta  Sahibinden Eyüpsultan Akþemsettin Mah. ÝETT Son duraðý Ülker Ýlköðretim Okulu yanýnda kombili cadde üstü iki tarafý açýk 80m2

yeni 2+1 acil ihtiyaçtan satýlýk 115.000TL 0505 374 41 70  Ankara Hilal 92 Arsa ve konut kooperatifindeki 180m2 'lik daire, iþ merkezi ve arsa hisselerim ihtiyaçtan devren satýlýktýr. 0533 761 46 80  SAHÝBÝNDEN DENÝZLÝ Pýnarkent'te satýlýk Dubleks villa 214 m2 bahçeli 115.000 TL Tel: (0535) 423 83 79  Sahibinden DENÝZLÝ'de daire üçlerde 800.yüzyýl konutlarýnda 3+1 kaloriferli 120 m2 (0533) 712 48 06  ASYA TERMAL KIZILCAHAMAM Tatil Köyü'nde SATILIK Devre mülk. 15.Dönem TemmuzAðustos (Sayran Konaklarý B2-2-15) ve 19.Dönem Aðustos-Eylül(Park Evleri C1-065-19) Müracaat Tel:0532-2637221  Kumburgaz 'da Sahibinden satýlýk dubleks daire 180m2 130.000TL Krediye Uygun 0542 512 54 28  Þirinevler 'de Hürriyet mahallesinde Sahibinden satýlýk kombili asansörlü 120m2 daire 115.000TL 0542 512 54 28 Satýlýk Triplex 350m2 kapalý alan 500m2 müstakil bahçe, deniz manzaralý. Beylikdüzü, Kavaklý, Ýstanbul 0532-2366370  400 TL Taksitle Tamamý 39.300 TL'den baþlayan fiyatlarla Samsun Panorama Evlerinde Site içerisinde % 82 yeþil alan, yarý olimpik açýk havuzu, fitness saðlýk kabini, oyun merkezi, çocuk oyun parký, 24 saat güvenlik,

kamelyalar, otoparklar hayalinizdeki yaþama merhaba demek için Arsa Bizim Ýnþaat Bizim Ev Sizin Erken Gelen Kazanýyor Kampanyasýný Kaçýrmayýn. Çekiliþsiz kurasýz istediðiniz daireyi seçme imkaný Ön Kayýt Ýçin: Satýþ Ofisi:0362 428 07 65 Gsm: (0532) 494 85 00 www.alangayrimenkul.com.tr  Sahibinden Denizli'de Üçler 800. yüzyýl Belediye Toki Konutlarýnda 3+1 Asansörlü Isý Ýzalasyonlu 120 m2 çevre düzenlemesi ve sosyal tesisleri faal 82.000 TL (0533) 712 48 06

SATILIK ARSA

 Arnavutköy 'de Çardak-

tepe'de 301m2 imarlý, ,frazlý 90.000TL 0532 344 26 71  Yalova 'da Þok fiyata 3 adet imarlý arsa 0532 243 28 85  Yalova Fevziye köyünde asfalt cepheli 4200m2 85.000TL 0532 631 12 25  Yalova 'da Sahibinden 2300m2 arazi 80.000TL 0532 631 12 25  Arnavutköy 'de Sahibinden yerleþim içerisinde elektriði, suyu çekilebilir. 500m2 tamamý 22.000 Yarý peþin yarýsý vadeli Hemen tapulu arsa, 0(212) 597 99 21 (0532) 552 5973 Trakya'nýn muhtelif yerlerinde sanayi-tarým hayvancýlýk veya kýsa ve uzun vadeli yatýrýmlýk imarlý, imarsýz arsa ve tarlalar için arayýn. Abdullah Gürman (0532) 323 94 27

SERÝ ÝLANLARINIZ ÝÇÝN email: reklam@yeniasya.com.tr Fax: 0 (212) 515 24 81 - 0(282) 653 66 67 0(282) 651 66 40 www.gurmanarsaofisi.com Çorlu/Tekirdað

VASITA

 2006 GAZELLE sobol

çok temiz 44.500 km de vade ve takas olur, gaz 2752 model, 44500 km de, motor hacmi 18.012.000 cm3, motor gücü 101125 arasý, beyaz renk, manuel vites, dizel yakýt, takaslý, ikinci el 10.000 TL. 0(212) 640 58 88 2003 model Transit connect 160,000 km 12.000 TL kapalý kasa (0532) 365 06 37 /Ankara 2005 model Transit connect 151,000 km 14.000 tl kapalý kasa (0532) 365 06 37 /Ankara

ÇEÞÝTLÝ

Gebze Abdi Ýpekçi Mahallesinde (Tren Ýstasyonu Yaný) bulunan "Ucuzluk Japon Pazarý" Dükkânýmý Uygun Þartlarda Devretmek Ýstiyorum. (0537) 334 58 94 Acele Devren Satýlýk veya Kiralýk Pastane (0539) 260 53 08/Fatih Kuyumcukent Yanhizmet'de 33m2 Hazýr kiralýk ofis 650 TL (aidat dahil) 0532 344 26 71

ZAYÝ

 Nüfus Cüzdanýmý, Bilecik Üniversitesi öðrenci kimliðimi ve Yurt Kimliðimi Kaybettim. Hükümsüzdür. Büþra Kuyumcu  Pamukkale Üniversitesinden aldýðým geçici mezuniyet belgesini kaybettim. Hükümsüzdür. Memnune Girgin


DÜNYA

Y

Dünya, Ramazaný coþkuyla karþýladý MÜSLÜMANLAR, 11 AYIN SULTANI RAMAZAN-I ÞERÝF'ÝN ÝLK TERAVÝH NAMAZI ÝÇÝN DÜNYANIN DÖRT BÝR YANINDAKÝ CAMÝLERÝ DOLDURDU, HEP BÝRLÝKTE EL AÇIP DUÂ ETTÝ. ÇÝNLÝ Müslümanlar, Ýslâm âleminin kutsal ayý ve 11 ayýn sultaný olarak bilinen Ramazan’ýn ilk teravih namazýný kýldý. Bitmek üzere olan restorasyonuyla yeni bir görünüm kazanan baþþehir Pekin’deki Nanxiapo Camii, yerli ve yabancý Müslümanlarla doldu taþtý. Yatsý namazýnýn ardýndan ikiþer rekât olarak 20 rekât kýlýnan teravih namazýnýn aralarýnda Çin’e has salâvatlar getirildi. Gencinden, namazýný ayakta kýlamayacak yaþlýsýna kadar camide herkes teravih heyecanýný doyasýya yaþadý. Kadýnlar da caminin kadýnlar bölümündeki yerinde teravih namazýna katýldý. Toplu dua ile sonlandýrýlan namazýn ardýndan cami avlusunda sýcak havada harareti gidermesi açýsýndan cami cemaatine karpuz ikram edildi. Pekin / cihan MOSKOVA’DA ÝFTAR SOFRALARI Ramazan’ýn ilk teravih namazýnda Rusya’nýn baþþehrinde yaþayan Müslümanlar da camilere akýn etti. Moskova Merkez Camii’ne gelen Rusya Müslümanlarý, namazýn çok öncesinden cami avlusunu doldurdu. Burada kurulan çadýrlarda dinî eserler ve tespih, takke gibi eþyalar satýþa çýkarýldý. Mekâný gezen vatandaþlar çadýrlarýn kurulmasýný Ramazan havasýnýn oluþmasý adýna katký saðladýðýný dile getirdi. Birlikte ilk teravih namazýný kýlan Müslümanlar, Ramazan’ý dolu dolu geçirebilmek ve bu kutsal günleri hakkýyla deðerlendirmek için duâ etti. Her yýl olduðu gibi bu yýl da Zafer Parký’nda bulunan caminin çevresine geleneksel Ramazan çadýrý kurulacak. Moskova’da faaliyet gösteren bütün camilerde sohbet programlarý düzenlenecek ve akþam namazý sonrasý iftar sofralarý kurulacak. Moskova / cihan

ÇÝN

2 AÐUSTOS 2011 SALI

Cameron’dan Ramazan mesajý

 ÝNGÝLTERE Baþbakaný David Cameron, Ramazan ayý için barýþ ve mutluluk dileyerek, Afrika Boynuzu’ndaki kuraklýða ve kýtlýða dikkati çekti. Cameron yayýmladýðý Ramazan mesajýnda, “Ýngiltere’deki ve bütün dünyadaki Müslümanlara, Ramazanda en sýcak ve samimi dileklerini gönderdiðini” belirterek, þunlarý kaydetti: “Ra ma zan a yý, dün ya da ki bütün Müslümanlarýn kendileriyle ilgili düþüncelerini bir kenara koyup, baþkalarýný düþündükleri zamandýr. Afrika Boynuzu’ndaki korkunç kýtlýk görüntüleri ve çekilen acýlar hepimizi üzü yor. Bu görüntüler bize kýyýlarýmýz ö tesindeki görevlerimizi ve sorumluluklarýmýzý hatýrlatýyor. Bu dönemde yardýmýn önemi açýktýr ve Ýngiltere’deki birçok farklý topluluðun bir araya gelerek, muhtaç binlerce insana yardým etmeye devam etmesinden dolayý gurur duyuyorum. Kutsal Ramazan ayý baþlarken, hepinize barýþ ve mutluluk diliyorum.” Londra / aa

Bosna, Sýrbistan ve Hýrvatistan

MOSKOVA

Ýslâm dünyasýna birlik çaðrýsý Ýslâm Ýþbirliði Teþkilâtý (ÝÝT) Genel Sekreteri Ekmeleddin Ýhsanoðlu, Ramazan dolayýsýyla bir mesaj yayýmlayarak Ýslâm dünyasýna birlik beraberlik çaðrýsýnda bulundu. Ramazan’ýn Ýslâm dünyasýnýn savaþlar, büyük sorunlar ve insanî krizlerin yaþandýðý bir dönemde geldiðine dikkati çeken Ýhsanoðlu, bu ay içerisinde bu huzursuzluklarýn ortadan kaldýrýlmasý ümitleri yaþadýðýnýn da altýný çizdi. Ýhsanoðlu, bir kez daha Ýslâm dünyasýna çaðrýsýný yineleyerek, reformlar, iyi yönetimlerin saðlanmasý, insan haklarýna riayet edilmesi gerektiðini dile getirdi. Genel Sekreter, Allah’ýn Kur'ân-ý Kerim’de de belirttiði gibi Ýslâm dünyasýnýn birlik ve beraberlik için üzerlerine düþen görevi yerine getirmelerinin þart olduðuna vurgu yaptý. Ýnsan hayatýnýn önemine Kur'ân-ý Kerim’den âyetler vererek deðinen Ýhsanoðlu, bir insaný öldürmenin bütün insanlýðý öldürmeye eþit olduðunu da dikkati çekti; Ramazan’ýn bereket ayý olduðunu ve bu ayýn kutsallýðýnýn korunmasý gerektiðinin altýný çizdi. Ýslâm dünyasýna bu ayda barýþ getirilmesi için duâ ettiðini anlatýrken, savaþan bütün taraflara da seslenen Ýhsanoðlu, bu ayýn kutsallýðýna saygý duyulmasý ve korunmasý gerektiðini kaydetti. Cidde / aa

Netanyahu: Özür gündemde

Ýsrail ordusu, taþ atan Filistinlilere ateþ açtý: 2 ölü

 ÝSRAÝL askerlerinin, Batý Þeria’da iki Filistinli’yi öldürdüðü bildirildi. Ýsrail askerleri, Ramallah þehrinin giriþindeki Kalendiye mülteci kampýna tutuklama operasyonu düzenledi. Operasyon sýrasýnda Filistinli gençlerin askerlere taþla karþýlýk verdiði belirtilerek, askerlerin geliþigüzel açtýðý ateþte 22 yaþýnda bir gencin kafasýna aldýðý kurþun yarasýyla olay yerin de, bir baþka Filistinli gencin de aðýr yaralý götürüldüðü hastanede hayatýný kaybettiði bildirildi. Tel Aviv / aa

 BOSNA-HERSEK’TE de Ramazan ayýnýn ilk teravih namazý coþkulu bir þekilde eda edildi. Baþþehir Saraybosna baþta olmak üzere Mostar, Travnik, Zenica ve Tuzla gibi önemli þehirlerdeki çok sayýda camide Müslümanlar, ilk teravih namazýný kýldý. Camilerde yer bulamayan cemaatin önemli bir kýsmý, namazlarýný dýþarýda eda etmek zorunda kaldý. Saraybosna’daki ülke nin en büyük camisi olan Osmanlý eseri Gazi Hüsrevbey Camii’nde ilk teravih namazýný, Reis-ul Ulema Dr. Mustafa Ceric kýldýrdý. Teravih namazýna kadýnlar da yoðun ilgi gösterdi. Ülkenin bütün camilerindeki minarelerde kandil ýþýklarý yakýldý ve Osmanlý’yý temsil eden ‘’yeþil ay yýldýzlý’’ bayraklarla donatýldý. Sýrbistan’da da Ramazan ayýnýn ilk teravih namazý baþþehir Belgrad’daki Osmanlý eseri Bayraklý Cami ile Sancak bölgesindeki Boþnak nüfusun yoðun olarak yaþadýðý Novipazar ve diðer þehirlerdeki camilerde kýlýndý. Hýrvatistan’da bulunan ve ülkenin tek camisi olan baþþehirdeki Zagreb Camii’nde de ülkede ya þayan Müslümanlar, ilk teravih namazlarýný eda etmenin sevincini yaþadý. Saraybosna / aa

Norveç’te ölenlerden 6'sý Müslümandý

 ÝSRAÝL Baþbakaný Binyamin Netanyahu, Mavi Marmara operasyonu ve 9 Türk’ün ölümü sebebiyle Türkiye’den özür dilenmesi konusunu hâlâ “incelediklerini” söyledi. Netanyahu, uzun süredir Ýsrailli bakanlar arasýnda tartýþýlan ‘’özür dileme’’ meselesini ilk kez Knesset’te (Ýsrail parlamentosu) konuþarak, özür ihtimalini dillendirdi ve konunun “gündemde” olduðunu söyledi. Kanal 10 televizyonunun haberine göre, Netanyahu, konuþmasýnda, “Özür konusunu tartýyoruz” dedi. Haberde, Netanyahu’nun özür dilenmesi konusunda Ýsrail hükümetinin karþý karþýya bulunduðu ikilemi ortaya koyduðu da belirtilip, Netanyahu’nun “Bu (özür) bir taraftan askerlerimizi koruyabilir ama diðer taraftan hukuk dâvâlarýný engellemez” dediði aktarýldý. Tel Aviv / aa

Somali Cumhurbaþkaný: Ýlk yardýma gelenler Türkler oldu Somali Cumhurbaþkaný Þeyh Þerif Ahmet, devlet olarak ne zaman sýkýntýya düþseler ilk yardýma gelenlerin Türkler olduðunu söyledi. Bundan dolayý bütün Türkiye halkýna teþekkür ettiðini aktaran Cumhurbaþkaný Þerif Ahmet, þu anki kuraklýðýn büyük olduðunu, bunun için de yapýlacak yardýmlarýn esirgenmemesi gerektiðini belirtti. Þerif Ahmet, “Burada kuraklýk çok büyük. Bu konuda bütün dünyadan yardýmlarýný bekliyoruz. Burada yapýlmasý gereken þeyler oldukça büyük. Bunun yanýnda yeni kurulmuþ hükümet burada iþe yeni baþladý. Ýnþallah bundan sonra her þey çok daha güzel olacak” diye konuþtu. Mogadiþu / cihan

7

NORVEÇ polisi ve Adlî Týp uzmanlarý, Oslo’daki hükümet binasýndaki bombalamada ve Ütoya Adasý’ndaki silâhlý saldýrýda ölenlerin hepsinin kimliklerinin tesbitini tamamladý. Toplam 77 kiþinin ölümüyle sonuçlanan iki saldýrýda, Ýslâm dinine mensup altý göçmen kökenli gencin olduðu da bildirildi. Kurbanlarýn kimlikleri Norveç polisinin web sitesinde yayýnladý. Ütoya Adasý’nda Norveç Ýþçi Partisi’nin geleneksel yaz kampýnda silâhlý saldýrýda ölen Türk kýzý Gizem Doðan’ýn (17) yaný sýra, Karar Mustafa Qasim (19), Bano Abobakar Rashid (18), Rafal Mohamad Jamil (20), Leyla Selaci (17) ve Ýsmail Hacý Ahmed (20) isimli Müslüman gençler bulunuyor. Öte yandan, Oslo’daki Ullevål hastanesi yetkileri, hastanede tedavi altýna alýnan yaralýlarýn çoðunun taburcu e dildiðini ve þu an hastanede bulunan 15 kiþinin de hayati tehlikesinin bulunmadýðýný açýkladý. Oslo / cihan

hibrahimcan@windowslive.com

Hama’daki ikinci katliâmýn anlamý ama’da ilk sahura tanklardan atýlan top mermileri ile kalkýldý. Beþþar Esad, mübarek Ramazan ayýnda da kendi insanlarýný öldürmeye devam edeceðini bütün dünyaya baþarýyla gösterdi. Kimi kaynaklara göre ölenlerin sayýsý 140’ý buluyor. “Cumartesi gecesi saat 10:00'da Þam Caddesi’nden girdiler tanklar. Ýnsanlar çiçeklerle karþýlayýp selâm durdular. Ama ordu herkese, hatta binalara ateþ açmaya baþladý” diyor bir Hamalý. Þehrin elektriði, suyu kesilmiþ. Her türlü gýda giriþi durdurulmuþ. Yaralýlar camileri doldurmuþ ancak ilâç yok. Esad’ýn Ramazan’da artacaðý söylenen gösterileri düzenleyeceklere böylelikle gözdaðý vermek istediði belirtiliyor. Ama ne gözdaðý! Peki bundan sonra ne olacak? Beþþar Esad gerçekten de olup bitenleri görebilecek saðduyudan yoksun mu? Halkýnýn ve dünyanýn kendisine daha ne kadar tolerans göstereceðini sanýyor? ABD Baþkaný Obama bu saldýrýlarý kýnayýp, “Hama saldýrýlarý Suriye rejiminin gerçek karakterini gösteriyor” diyor. Evet maalesef bu tesbite katýlmamak mümkün deðil. Yýllar boyu ülkenin bütün kaynaklarýný kontrolleri altýna almýþ Esad ailesi ve çevresi, þimdi bu yozlaþmýþ sistemi ayakta tutmak için her þeyi yapmaya kararlý görünüyor. Esad ise göstermelik reformlarýný bile hayata geçirmeden, olup biteni kulaklarý ve gözlerini kapatmýþ bir þekilde izliyor. Adamlarýnýn katliâmlar yapma pahasýna da olsa koltuðunu korumasýný bekliyor. Ama bu durumun böyle sürmesi mümkün deðil. Halkýn üzerine sürdüðü askerlerin bir kýsmý vicdanlarýna yediremeyip, silâhlarýyla birlikte halkýn safýna geçmeye baþladý. Üzerlerine ölü topraðý serpilmiþ Ortadoðu ülkeleri bile bu geliþmelerden sonra “artýk yeter” demeye baþladýlar. Amerika, Suriye üzerindeki baskýyý arttýracaðýný açýkladý. Suriye rejimi üzerinde en etkili güç olmasý beklenen Baþbakan Erdoðan ve Dýþiþleri Bakaný Davutoðlu’nun bütün iyiniyetli uyarýlarý ve tavsiyelerini bile duymuyor Esad. Böyle bir durumda neler olacaðýný þimdiden kestirmek mümkün deðil. Libya örneðinde görüldüðü gibi, dýþarýdan müdahale ile sorunu sona erdirmek imkânsýz. Esad rejiminin aklýnýn baþýna gelmesini beklemek de yüzlerce Suriyeli masumun vefat etmeye devam etmesi anlamýna gelecektir. Bu durumda Suriye’de çözümü yine Suriye halký bulacak. Ama akrabalýk iliþkilerimiz bulunan, sýnýrýmýzýn hemen öbür tarafýndaki halkýn kendi rejimine karþý korunmasýna katkýda bulunmak Türkiye’nin boynunun borcu. En azýndan insanî yardým kapýlarýnýn iþletilmesi, gýda ve saðlýk hizmetlerinin yoðunlaþtýrýlmasý ve yurtlarýndan kaçmak zorunda kalanlara kucak açýlmaya devam edilmesi gerekiyor. Çeþitli zeminlerde Beþþar Esad’a aklýselim tavsiyelerinin yapýlmaya devam edildiðini biliyoruz. Ancak yukarýda söylediðimiz gibi akýl ve kalp gözü ve kulaðý kapanmýþ bir liderin bunlarý anlamasý imkânsýz görünüyor. Umarýz bu mübarek günlerin hürmetine Rabbim kalbine bir merhamet, aklýna saðduyu verir. Kendi halkýný katlederek iktidarda kalan tek bir liderin dünyada olmadýðýný idrak edebilir.

H

TEBRÝK Deðerli kardeþimiz

Ali Çetin ile Ümmühan Hanýmefendinin

Mehmet Remzi ismini verdikleri bir erkek çocuklarý dünyaya gelmiþtir. Aileyi tebrik eder, yavruya Cenâb-ý Hak'tan hayýrlý uzun ömürler dileriz.

Hüseyin Yasul ve Ömer Coþkun Aileleri


8

MEDYA POLÝTÝK

2 AÐUSTOS 2011 SALI

Kemalizm ve demokrasi TÜRKÝYE, eksileriyle, eksikleriyle büyük ve çok olumlu bir dönüþümün içinden geçiyor. Son yaþanan istifalar da bu sürecin bir parçasý; sürecin artýk baþýnda sayýlmayýz ama sonuna gelinmediði de kesin, kurumsallaþma düzeyinde, baþta anayasa ve AB standartlarý olmak üzere hala büyük eksikler var. Kemalizm artýk aþýlýyor, buna kuþku yok; yerine de demokrasi adýna daha olumlu þeylerin geldiðine de. Kemalizm ve demokrasi iki karþýt siyasi çerçeve; kendimce bir çerçeve çizeceðim ve bu çerçeve içinde özel alan-kamusal alan ayýrýmýný gündeme getireceðim. Kemalizm özel alanda mesela giyim-kuþamda, yaklaþýk her türlü kültür alanýnda üniform, çoðulculuk içermeyen batý standartlarý dayatýrken, kamusal alanda ise olabildiðince “bize uygun” reçetelerini devreye soktu.

‘‘

Kemalizm artýk sona yaklaþýyor, onu ikame edecek demokrasiye ise büyük özen göstermemiz lâzým.

Kemalistler üniversiteli kýzlarýn türbanlarýný (özel alan) büyük mesele yaptýlar, yasaklar getirdiler, herkesin illaki batýlý gibi giyinmesini istediler ama kamusal alanda en “bize benzer” kurumlarda, mesela Milli Güvenlik Kurulu’nda, askerin devlet protokolündeki yerinde, DÝB’de bir sakýnca görmediler, desteklediler, savundular. Kemalizm, batýcýlýk adýna ortaya komik bir manzara çýkardý; en çoðulcu olmasý gereken özel alanda üniformite getirdiler, ulusal-standart bir kültür, yaþam tarzý dayatmak istediler ama en evrensel, en batýlý olmasý gereken kamu alanýnda da ellerinden geldiðince “biz bize benzerize” abandýlar. Demokrasinin ise kemalizmin dayatmasýnýn tam da tersi olmasý gerekiyor. Özel alanda yurttaþlar kamu düzenini bozmadýklarý ölçüde istedikleri gibi olabilmeliler, kimse kimseye benzemek zorunda olmamalý, üniformite en çok kaçýnýlmasý gerekli kavram olmalý. Gerçek demokrasilerde yurttaþlar, evrensel anlamda kamu düzenine teh-

dit oluþturmadýðý sürece, istediklerini okumalý, yazmalý, yayýnlamalý, giymeli, içmeli, ibadet edebilmeli, eðitim alabilmeli, özel yaþamlarýný düzenleyebilmeli; özel alan, eðitim dahil tam bir çoðulculuk ve özgürlük alaný olmalý. Kamusal alan da bir özgürlük alaný olacak ama burada batý tipi bir stardardizasyon gerekli; kamusal alanda “biz bize benzeriz” mantýðýna asla yer yok, özgürlükler, insan haklarý mesela Avrupa Ýnsan Haklarý Sözleþmesi ve AÝHM içtihadlarý düzeyinde, sivil-asker iliþkileri NATO standartlarýnda olacak. Ben, kemalizm ve demokrasi arasýndaki temel ayýrýmý özel ve kamu alanlarýna bakýþta ve bu bakýþtaki 180 derecelik farklýlýkta görüyorum. Bir kemalist, üniversitede kýzlarýn tümünün türban takmamasýndan, bu konuda üniformiteden ama ayný zamanda hiçbir batý demokrasisinde görülemeyecek sivil-asker iliþkilerinden, mesela çift baþlý yargýdan yana, Genelkurmay’ýn MSB’ye baðlanmasýna yani tüm NATO ülkelerindeki modele ise karþý; komik ve çaðdýþý bir durum. Kemalizm artýk sona yaklaþýyor, bu modelin sürmesi olanaksýz. Kemalizmi ikame edecek demokrasiye ise büyük özen göstermemiz lazým. Özel alan çoðulculuk demek olacak ama burada herkes istediðini giyecek, içecek, okuyacak, kimse kimseye baský yapmayacak, devletin özel alanda yegane iþlevi baskýlarý engellemek, özgürlüðü garanti altýna almak olacak. Kamusal alanda ise büyük reformlara, AB standartlarýna ihtiyaç var. Yurttaþ-devlet, sivil-asker, din-devlet iliþkileri tümüyle “biz bize benzeriz” mantýðýnýn dýþýna çýkacak, yasalar, anayasa AB standartlarýnda olacak, ekonomi hukuku, mesela ihale yasalarý, rekabet hukuku AB normlarýna taþýnacak. Demokrasi kemalizmin tam zýddýdýr ama kemalizmden kurtulmak demokrasiye ulaþmanýn garantisi de pek olmayabilir. Kemalizm özel alanda alafrangayý (mesela Cumhuriyet kadýný tipi), kamusal alanda ise alaturkayý (mesela MGK) dayattý. Demokrasilerde ise özel alanda isteyen alaturka, isteyen alafranga olacak; kamusal alanda ise anayasa, yasalar, kurumlar alafranga olacaklar. Kemalizm ile demokrasi arasýndaki 180 derece fark dediðim de bu. Eser Karakaþ Star, 1.8.2011

Neo-Kemalizm yaptýrmayacaðýz! HANÝ Türk basýnýnda “ölmüþ de aðlayaný olmayanlar” ve “doktorun ne yerse yesin dediði” bazý tiplerden sözettim ya... Ýþte bunlardan birisi, sanýrým beþ sene vardýr, “otuzlu yýllarda demokrasiye geçmek için bütün adýmlarýn atýldýðýný ve gerekli altyapýnýn hazýrlandýðýný” yazmýþtý. Ben de kendisinden bir tek, ama bir tek örnek göstermesini istemiþtim. Gösterememiþti. Kendisi uyduruyor, kendisi inanýyordu. Böyle zavallý çoktur bu memlekette. Kendi baþlarýný yeseler iyi, halký da yanýltýrlar. Bana inanmayanlar, Profesör Þükrü Hanioðlu’na da sorabilirler: Dün, gazetemizde, “Kemalizm’in ileride demokrasiye zemin hazýrlayacak bir ideoloji olarak üretilmediðini” yazmýþ. Bu demektir ki, yeni ve özgürlükçü bir anayasa Kemalizm üzerine inþa edilemez. Aðzýna saðlýk hocam. Kemalizm ideolojisinin demokrasiyle u-

zaktan yakýndan bir ilgisi yoktur ve olmamýþtýr. Aksini söyleyenler, ya yukarýda sözünü ettiðim zavallý gibi düpedüz saçmalarlar, ya yalan konuþurlar, ya da “Serbest Fýrka denemesini” örnek verirler. Atatürk, 1930 yýlýnda bir muhalefet partisine, Serbest Fýrka’ya (günümüzün diliyle buna Liberal Parti de diyebilirsiniz), bütün dünyada kendisine yöneltilen “diktatör” suçlamasýndan rahatsýz olduðu için izin vermiþti. Bayýldýðýndan deðil. Ýzin vermek ne kelime, ikinci partiyi bizzat kendisi en yakýn arkadaþýna, Fethi Bey’e kurdurmuþ, hatta kýzkardeþi Makbule Haným’ý da emirle oraya üye yazdýrmýþtý. (Atatürk’ün bir kýzkardeþi olmasý faþistleri rahatsýz mý ediyor? Unutturmaya çalýþmýþlardý da...) Hani 1920 yýlýnda da Ankara’da emirle bir komünist partisi kurdurup sonra da kapattýrdýðý gibi caným! (Nevzat Tandoðan diye bir adamý hatýrladýnýz mý bu arada?) Muhalif parti üç ay gibi çok kýsa bir süre-

hali” bulunmayan bir “ideoloji”yi yorum yoluyla yaratmak olmuþtur. Her ideolojinin üretildiði þartlardan farklý yapý (pozitivizmin Güney Amerika þartlarýnda yorumlanmasý) ve tarihî süreçlerde (Marksizm-Leninizm’in Stalin sonrasýnda yorumlanmasý) yeniden üretildiði, evrildiði doðrudur. Ancak bu “yeniden üretim” faaliyeti bir “ideolojik altyapý”yý gerekli kýlar. Halbuki “Kemalizm” böylesi bir altyapýya dayanmaksýzýn bizzat “yorum” yoluyla üretilmiþtir. Dolayýsýyla “Atatürkçü düþünce” ya da “Atatürk milliyetçiliði” benzeri, saf tanýmlarý bulunamayan kavramlarýn içinin dilenen biçimde doldurulmasý mümkündür ki, 1982 Anayasasý da bunu oldukça otoriter bir yorumla gerçekleþtirmiþtir. Mustafa Kemal’in 1918-1927 dönemindeki geliþmeleri kendi bakýþ açýsýndan deðerlendiren “Nutuk” u, hâtýrat ile tarih çalýþmasý karýþýmý bir eser niteliðini taþýr. (Nutuk’un Mustafa Kemal’in anlatýmýný destekleyen bir vesikalar cildinin de bulunduðunu unutmamak gereklidir). Atatürk’ün deðiþik baðlamlardaki konuþmalarý, yazýlarý ile tarih ve vatandaþlýk bilgisi kitaplarýna katký amacýyla kaleme aldýðý notlarý, vecizeleri herhangi bir ideolojinin temellerini atma benzeri bir amaçla dile getirilmemiþlerdir. Dolayýsýyla “yorum yolu” ile üretilen ve “altyapýsý”na yönelik arkeoloji faaliyeti mümkün olmayan “Kemalizm” daha sonra “yorumun yorumu” yöntemiyle yeniden üretilerek günümüze taþýnmýþtýr. Unutulmamalýdýr ki, “Kemalizm” in henüz rüþeym halinde iken birbiriyle çatýþan “sað” ve “sol” yorumlarý üretilmiþtir. Kadro mecmuasý tarafýndan üretilen “Kemalizm,” anti-emperyalizm ile Tatkreis hareketinin otarþi kutsayýcýsý muhafazakârlýðýný baðdaþtýrarak, “mazlum milletlerin kurtuluþunu saðlayacak” “sol” bir kavramsallaþtýrma yapma iddiasýyla ortaya çý-

‘‘

Bürokrasinin bize yutturmaya çalýþtýðý gibi bir “Atatürkçü düþünce sistemi” yoktur.

de amansýzca büyüdü (çünkü halk CHP’yi hiç mi hiç sevmemiþti), belediye seçimlerinde büyük baþarý gösterdi, ilk genel seçimi yani 1931 seçimini kazanacak gibi göründü. CHP yöneticileri iktidarýn elden gideceðini görünce þarladýlar, Atatürk’e “ya onlar ya biz” dediler. Sonuçta CHP’nin genel baþkaný bizzat o deðil miydi? Atatürk de Fethi Bey’e “partisinin kendi kendini feshetmesini” çok demokratik bir þekilde telkin ve tavsiye etti! Ondan sonra da tam on altý yýl boyunca Türkiye’de

baþka herhangi bir parti kurulamadý. Bu deneyin “baþarýsýzlýkla” sonuçlandýðýný söylerler, önce baþarýyý sonra da baþarýsýzlýðý yaratan Atatürk’ün bizzat kendisiydi. Atatürk, “diktatör denilmesinden rahatsýz olma” aþamasýndan, “ne derlerse desinler” aþamasýna gelivermiþti! Görüldüðü gibi, “pragmatik” bir önderdi. Totaliter deðil, otoriterdi. Bir düþünce “sistemi” yoktu. Yani, bürokrasinin bize yutturmaya çalýþtýðý gibi bir “Atatürkçü düþünce sistemi” yoktur. “Ýlkeler” vardýr, o kadar. (Fakat o ilkelerin içinde de “darbe” yoktur arslanlarým.) Yeni bir anayasaya karþý çýkanlar... Siz yapýnca oluyor da halkýn temsilcileri yapýnca mý olmuyor? Bu anayasada çarpýtýlmýþ, ilkeye ideoloji kýlýfý bindirmiþ bir “Neo-Kemalizm” saçmalýðý da bulunmayacaktýr, buna alýþacaksýnýz. Alýþamazsan da alýþtýrýrlar gülüüüm... Engin Ardýç, Sabah, 1.8.2011

Çok sevinmeyelim, çünkü yolumuz uzun KOMUTANLARIN istifasýný konu alan haber ve yorumlarýn büyük bölümü “yeni Türkiye”nin altýný çiziyor. Yanlýþ deðil bu niteleme; gerçekten de bugüne kadar alýþmadýðýmýz bir geliþme bu. Yenilik özellikle þûrâda: Komutanlar istifa ediyor ve bu geliþme “olaðan” bir olay muamelesi görüyor. Bugüne kadar “olaðanüstü” olmasýna alýþtýðýmýz bir devlet aygýtý –nihayetolmasý gereken alana davet ediliyor. “Ýnatçý” bazý kalemler dýþýnda medya mensuplarýnýn çok büyük bir bölümü söz konusu “yeni Türkiye”nin hasretini çekiyormuþ da haberimiz yokmuþ! Bu gözlemimi “eski defterleri” aralamak amacýyla yaptýðým sanýlmasýn, deðiþmek herkesin hakkýdýr. Ama bu haber baþlýklarý ve yorumlarda meselenin biraz abartýldýðý da muhakkak.... Ýstifalarýn bir “milat” olarak takdim edilmesi iddia edildiði kadar doðru olmasa gerek. Çünkü önümüzde hâlâ katedilmesi gereken bayaðý uzun bir yol var. Þahit olduðumuz sevincin kaynaðýnýn “Ordunun siyasal alaný terk etmesi” olduðu muhakkak; ancak “siyaset” sözcüðünü dar anlamýyla kullanmýyorsak yüz yýla yakýndýr ülkenin erkek milletinin içinde epeyce zaman geçirdiði bir kurumun aþýladýðý deðerlerden kurtulabilmek sanýldýðý kadar kolay deðildir.

Taylor Jones / Hoover Digest

Yeni anayasa ve Kemalizm BÝR yasakçýlýk belgesi olan 1982 Anayasasý’nýn yerine birey merkezli, özgürlükçü yeni bir anayasanýn kaleme alýnmasý sürecine girildiði þu günlerde yeni metnin ideolojik çerçevesi ciddî tartýþmalara neden olmaktadýr. Bu çerçevede, 1982 Anayasasý’nýn deðiþtirilmesine taraftar bazý kesimlerin bu belgede “Atatürkçü düþünce” “Atatürk milliyetçiliði” “Atatürk ilkeleri” ve “Atatürk’ün manevî himaye” si benzeri ifadelerle dile getirilen “Kemalist (Atatürkçü)” ideolojik çerçevenin sürdürülmesini istemeleri ilginçtir. Bunun, içi oldukça farklý biçimlerde doldurulabilecek bu tür kavramsallaþtýrmalarýn1980 sonrasý yorumlarýnýn kutsanmasýndan kaynaklandýðý þüphesizdir. Ancak böylesi bir ideolojik çerçevenin yeni anayasanýn hedeflenen özellikleriyle çeliþeceði de unutulmamalýdýr. 1930’lu yýllarda þekillendirilmeye çalýþýlan “Kemalizm”in, onu yeni koþullara uyarlamaya gayret eden deðiþik yorumlarý günümüze ulaþan bir süreçte toplumumuzun resmî ideolojisinin temellerini oluþturmuþtur. Bu tespiti yaparken üzerinde durulmasý gereken iki önemli husus vardýr. Ýlk olarak “Kemalizm” Cumhuriyet’in kurucusu tarafýndan yaratýlmýþ bir düþünce sistemi ya da felsefe deðildir. Atatürk, Comte ya da Lenin benzeri dünyayý ve toplumu açýklamaya çalýþan kapsamlý bir kuram ya da böylesi bir kuramýn detaylý yorumunu yapan bir düþünür deðildi. Pragmatik bir lider olan Atatürk, ne pozitivizm kapsayýcýlýðýnda bir kuram, ne de Leninizm gibi, Marksizm üzerine çalýþarak ona siyasî pratik kazandýran bir yorum geliþtirmiþtir. Cumhuriyet kurucusu pozitivizmi resmî devlet ideolojisi haline getiren on dokuzuncu asýr Brezilya liderlerininkine benzer bir çaba içine de girmemiþtir. “Kemalist” ideoloji yaratma amacýyla ortaya çýkan ideologlarýn temel sorunu belirli bir altyapýya dayanmayan ve “saf

Y

karken, Ülkü mecmuasýnýn temsil ettiði “Sað” Kemalizm Fouillée ve Bourgeois kaynaklý solidarizmi fizikî antropoloji ve biososyoloji ile harmanlayarak Türkleri “Atatürk Cenneti”ne ulaþtýrmaya gayret etmiþtir. Olmayan bir altyapýdan dilediðince gerçekleþtirilen yorumlar yoluyla üretilen “sað” ve “sol” Kemalizmler, “saf hal” olma iddiasýyla, bilhassa söz konusu ideolojinin amiral gemisi olma iddiasýndaki Cumhuriyet Halk Partisi’nde günümüze ulaþan bir çatýþmayý sürdürmüþlerdir. Kemalizm’in ikinci temel sorunu iki savaþ arasý dönemin “otoriter ilerlemeci” ideolojilerinden birisi olarak üretilmiþ olmasýdýr.

‘‘

“Kemalist” ideolojik çerçevede üretilecek bir anayasanýn ayný zamanda “özgürlükçü” olabilmesi imkânsýzdýr.

1950 ve bilhassa 1960 sonrasý yorumlarýnda iddia edildiðinin aksine Kemalizm “ileride demokrasiye zemin hazýrlayacak” bir ideoloji olarak üretilmemiþtir. Bu ideoloji 1930 “çok partili yaþam deneyi” nin “baþarýsýzlýkla” neticelenmesi sonrasýnda, dönemin yaygýn örgütlenme biçimi olan “tek parti” nin “otoriter ilerlemeyi” saðlama alanýnda dayanacaðý bir ideoloji olarak yaratýlmýþtýr. Ne sað ne de sol Kemalizm yorumlarý üretildiklerinde herhangi bir “demokrasi” vurgusu yapmadýklarý gibi “çoðulculuk” ve “demokrasi”yi dönemin diðer tek parti ideolojileri gibi aþaðýlayan bir tavýr benimsemiþlerdir. Bu açýdan bakýldýðýnda “otoriter ilerle-

mecilik” ideolojisi olarak üretilen yorumlarýn demokrasiyle baðdaþtýrýlmalarýný saðlayacak yeni yorumlarýn yapýlabilmeleri güç, hattâ imkânsýzdýr. Bu baðdaþtýrmalarýn “çoðulculuk” ve “demokrasi” nin ön plana çýkarýlarak yapýlmalarý, otoriter bir ideolojinin bu denli eðilip bükülmesi, bir anlamda, eþyanýn tabiatýna aykýrýdýr. “Kemalist” yorumcularýn bu alanda fazlasýyla zorlanmalarý, “aydýnlanmayý” saðlayacaðý varsayýlan, sýnýrlarý dar, vesayetçi bir “demokrasi” kavramsallaþtýrmasýnýn ötesine geçememelerinin temel nedeni de budur. Söz konusu özellik “Kemalist” ideolojik çerçevede üretilecek bir anayasanýn ayný zamanda “özgürlükçü” olabilmesini imkânsýz kýlmaktadýr. Sýklýkla tekrarlanan “Atatürkçü düþünce,” “Atatürk milliyetçiliði ya da” “Atatürk ilkeleri” benzeri kavramsallaþtýrmalarla sýký sýkýya Kemalist ideolojik çerçeve içine yerleþtirilen 1982 Anayasasý’nýn, “Atatürk Devrimleri” ifadesi dýþýnda doðrudan Kemalist atýflar içermeyen 1961 Anayasasý’na göre çok daha otoriter olmasý bir tesadüf eseri deðildir. Kemalist ideolojik çerçeveye oturtulmayan bir anayasanýn Türkiye’yi felsefesi olmayan bir toplum haline getireceði korkusu da gerçekçi deðildir. Kemalizm’in bir yorum, 1980 sonrasý “Atatürkçü Düþünce Sistemi” olarak adlandýrýlan kavramsallaþtýrmanýn ise bir “yorumun yorumu” olduðu unutulmamalýdýr. Bunlarýn Cumhuriyet kurucu iradesini birebir yansýtan aynalar olduðunu düþünmek hatalýdýr. Eðer amaç söz konusu iradenin yeni anayasada yansýtýlmasý ise özgürlükler ve halk egemenliðine kavramsal düzeyde atýflar yapýlmasý, bu metinde Kemalist ya da diðer ideolojik referanslara yer verilmemesi daha uygun olur. M. Þükrü Hanioðlu Sabah, 31.7.2011

‘‘

Yüz yýla yakýndýr ülkenin erkek milletinin içinde epeyce zaman geçirdiði bir kurumun aþýladýðý deðerlerden kurtulabilmek sanýldýðý kadar kolay deðil. Ýstifalarýn ülke gündemine düþtüðü günün akþamý bir televizyon kanalýnda konunun tartýþýldýðý bir programla karþýlaþtým. Emekli subay olduklarýný öðrendiðimiz konuþmacýlar “istifalar”ý “olaðan” kýlan siyasi çerçeveyi –ve böylece “yeni Türkiye”yi- göklere çýkarýp TSK’nýn bugünkü yüksek rütbeli subaylarýný var güçleriyle eleþtiriyorlardý. Dikkat ettim, eleþtirilerin büyük bölümü istifa eden komutanlarýn “cesaret”, “yiðitlik” gibi askerlik mesleðinin deðerlerinden ne kadar uzak düþtüklerine iliþkindi. Hatta konuþmacýlardan birisi hýzýný alamayýp, tarihten iyi bir örnek olarak Merzifonlu Kara Mustafa Paþa’nýn baþýný celladýna uzatmadan padiþaha hitaben kaleme aldýðýný söylenen mektuptan da (aklýnda kaldýðý kadar tabii ki!) söz etmeyi bile unutmadý. Gülümsememek imkânsýzdý doðrusu... Bir taraftan TSK’nýn “milletin ayrýlmaz bir parçasý” deðil doðrudan bir devlet aygýtý olduðunun nihayet anlaþýlmaya baþlandýðýna iþaret eden bir olay (istifalar) yaþanýyor, ama ayný anda -Merzifonlu da unutulmayarak- “orduyu ordu yapan” o muhteþem deðerler bütünü anlatmakla bitirilemiyordu. Daha açýk söyleyeyim: TSK’nýn bugüne kadar siyaset baþta olmak üzere

toplumu ilgilendiren hemen her konuda “bilirkiþi” olarak söz almasýnýn yolunu toplum olarak biz açtýk. Tamam toplumun bir bölümü askeri darbeleri –sessizce- kýnamadý deðil; ama toplum olarak bu kurumun ürettiði ve empoze etmeye çalýþtýðý deðerleri o derece içten benimsedik ki, tartýþma dönüp dolaþýp generallerin “demokrat-legalist” olup olmamasýna iliþkin sýnýflamalar yapmaya gelip dayandý. Örnek mi istiyorsunuz? Alýn mesela en baþta ülkenin erkek milletinin “vatan hizmeti” boyunca yedikleri dayak ve küfürleri -bir küçük grup dýþýndakimsenin dert etmemiþ olmasýný. Demek ki ordunun toplumu bir “okul” gibi alýp kendisine “baþöðretmen” rolü biçtiði toplumlarda “güzel günlere” kavuþmak hiç de kolay bir iþ deðildir. Yasemin Çongar’ýn Franko sonrasý Ýspanya’da eski alýþkanlýklarýný sürdürmek isteyen ordunun olmasý gereken yere çekilmesinde büyük emeði olan dönemin savunma bakaný Narsis Serra’nýn konuya iliþkin kitabýný incelediði yazý dizisinin bir yerinde bizi de doðrudan ilgilendiren þu baþlýk yer alýyor: “Ýspanya’da demokrasiye geçiþin mimarlarýndan Narcis Serra’ya göre, demokrasilerde orduya ‘kurum’ muamelesi yapýlamaz.” Biraz ilerde yer alan þu önemli deðerlendirmeyi de aktarmak istiyorum: “General Franco öldüðünde, Ýspanya Ordusu kendisini bir ‘kurum’ olarak görüyordu ve demokratikleþmenin önündeki en önemli engellerden biri buydu. Bu saptama, Türkiye’de Silahlý Kuvvetler’den bir ‘kurum’ olarak söz edilmesine ziyadesiyle alýþýk olan, hatta sivil hükümetle askeriyenin, iktidarýn iki ayrý tarafýymýþçasýna konuþup uzlaþmaya çalýþmasýný, ‘kurumlararasý diyalog ve uyum’ adý altýnda gayet makul sayanlar için yadýrgatýcý olabilir. Oysa Narcis Serra, La trancision militar’da, Ýspanya Ordusu’nun özerk bir ‘kurum’ deðil, devletin birçok organýndan sadece biri olduðunun anlaþýlmasýný, ‘demokratik reformun kalbi’ sayýyor.” Bu deðerlendirmenin bizim açýmýzdan da hareket noktasý olarak kabul edilmesi gerektiðini düþünüyorum. Benzer bir deðerlendirmeyi epeyce zaman önce TSK konusunda ben de yapmýþtým. TSK’nýn kendisinden sürekli olarak “milletin ayrýlmaz bir parçasý” olarak söz etmesinin ortaya anlaþýlmasý zor bir tablo çýkardýðýný, TSK’nýn tabii yeri olan “devletin birçok organýndan sadece biri” statüsünden uzak durup kendisini ýsrarla “milletin ayrýlmaz parçasý” olarak nitelemesinin ortaya bugüne kadar yapýp ettiklerinin “millet müdahalesi” olarak algýlanmasý gibi son derece yanýltýcý bir durum çýkardýðýný söylemiþtim. “Ýstifalar” ile baþlayan sürecin TSK’yý tabii yerine ne kadar yaklaþtýracaðýný göreceðiz. Bu sürecin amacýna ulaþabilmesi için bu iþi dert edinen oluþumlarýn –medyada, siyasi partiler, STK’lar- dillerinden baþlayarak ciddi bir demilitarizasyon sürecine girmeleri de þarttýr, çünkü bilinmez, TSK’nýn “milletin ayrýlmaz parçasý” olarak nitelemesinden belki “millet” de memnundur... Kürþat Bumin Yeni Þafak, 1.8.2011


MAKALE

Y

2 AÐUSTOS 2011 SALI

9

Toptancý deðil, ölçülü, dengeli bir bakýþ fersadoglu@yeniasya.com.tr

ediüzzaman’ýn, 1907’lerde “Avrupa bir Ýslâm Devletine, Osmanlý Devleti de bir Avrupa devletine hâmiledir” demiþti. Bediüzzaman’ýn þu önemli teþhis ve tesbitlerini de aynelyakîn müþahade ettik: * Hýristiyanlýk ya intifâ veya ýstýfa edecek, yani sönüp gidecek, Ýslâmiyete teslim-i silâh edecektir. * Dinsizlik ve ahlâksýzlýk karþýsýnda, Müslümanlar ile Hýristiyanlarýn hakikî dindar rûhânî ve mis-

B

MEHMET ÇALIÞKAN

Biraz gayret übarek üç aylarýn sonuncusu olan Ramazan ayýna girmiþ bulunuyoruz. Rahmetin, bereketin, kardeþliðin en üst seviyeye çýktýðý bu ayda, yapýlan her ibadetin, her hizmetin sevabýnýn binleri ifade eden seviyede olmasýný Cenâb-ý Mevlâ’dan temenni ederim. Her türlü hizmetin karþýlýðýný Allah’tan bekle yerek yola çýkmamýz lâzým. Bize düþen görev neyse, onu yapmamýz gerektiðine inanýyorum. Gayret bizden, tevfik Allah’tandýr. Bu günlerde, Ramazan’a has ibadetlerin dýþýnda, önemli olduðuna inandýðým bir görevimiz daha var: Ye ni As ya Ga ze te si ne a bo ne ça lýþ ma sý yapmak. Gazetemizi kendi malýmýz gibi bilip, bu bilinçle çalýþmalýyýz kanaatindeyim. Aslýnda çok da zor bir hadise deðil. Yaptýðýmýz bir çalýþmayý, þevke medar olur düþüncesiyle sizlerle paylaþmak istiyorum: Ýb rahim karde þimi zin, a bo ne ça lýþ ma sý yapma teklifine karþý kayýtsýz kalmayýp, birlikte çalýþmaya baþladýk. Yakýndan tanýdýðý arkadaþýndan baþlama teklifini olumlu karþýlayýp, iþ yerine gittik. O sýrada dýþarýda olan iþ yeri sahibinin eþi iþyerindeydi. “Kendisi yok, o halde hanýmýna not býrakýp çýkalým” düþüncesiyle dükkâna girdik. Hanýmefendi, kardeþimizin mesai arkadaþý olmasý hasebiyle, konuyu açan kardeþi miz, e lin de nu mu ne o lan Muh te þem Kur’ân-ý Kerim’i gösterdi. Hanýmefendinin bir çocuðu, Kur’ân kursuna gidiyormuþ. Hocasýndan bilgisayar hatlý Kur’ân istemiþ. Zaten ihtiyacý olan bayan, hemen abone yapýlmasýný istedi, hatta parasýný da peþin verdi. Bu hadise karþýsýnda hem çok memnun olmuþ, hem de “görevimizin sadece bildirmek olduðunu, gerisinin Cenâb-ý Allah’a ait olduðunu” düþünerek, þevkle oradan ayrýlýp, çalýþmamýza devam ettik. Tanýdýk olan her iþ yerinde olumlu karþýlanýp, abone yaparak ayrýlýyorduk. Yolda giderken, nasýl hareket etmemiz konusunda, fikir teâtisinde bulunuyorduk. Bir ara ben, “Ýleride bir tanýdýk var, ama bu iþlerle iþi olmaz, konuyu açarsak, bizi kýrar, hem de aleyhimizde konuþur” dedim. Ýbrahim kardeþ, ilginç bir teklifte bulundu: “Dediðin yere ben yalnýz gideyim, kendisi bilir, biz teblið edelim” dedi. “O zaman sen yalnýz git, ben gelmeyeyim” diye konuþurken, bahse konu kiþinin dükkânýnýn önüne geldik. Selâmlaþtýktan sonra, bizi dükkânýna dâvet etti. Hem dinlenmek, hem de konuyu açmak için dâvetine icabet ettik. Bize soðuk su ikram etti. Sýcaðýn verdiði sýkýntýya karþý su çok iyi gelmiþti. Artýk sebeb-i ziyaretimizi anlatmak zorunda kaldým. Ýçimden “Bu teklifimizi geri çevirecek, ama bari makul bahane ile bizi yolcu etse” diye düþünürken, bizi þaþýrtan bir ifadeyle “Gerçi ben böyle þeylere uzak biriyim. Ancak Kur’ân gibi bir kitabý alýp, birilerine hediye etmek benim için önemlidir” diyerek, parasýný da peþin verip, abone oldu. Kendisine teþekkür edip ayrýldýk. Bize büyük bir ders veren, bu kardeþimizin yaptýðý hareket, ne yapmamýz konusunda bizi daha çok aydýnlattý. Ýnþâallah, diðer zamanlarda da kendisini ziyaret eder, diyaloðumuzu sürdürürüz. Buradan aldýðýmýz þevkle, 38 derecelik sýcaða aldýrmadan, çalýþmamýza devam ettik. Bu hýzla 11 abone yaptýk. 7-8 kiþinin iþ yerin de olmamasýný da hesaba katarsak (inþâallah on larý da abone yapacaðýz) az bir çalýþmanýn ne ka dar getirisi olduðunu gördük. Allah’tan (cc), bizlere, dâvâmýzýn önemini daha iyi kavramamýzý, ehl-i hizmet kardeþ ve aðabeylerimizin de bizlere destek vermesini temenni ederim. Ramazan-ý Þerif’in bütün dünyaya, Ýslâm âle mine ve memleketimize hayýrlar getirmesini te mennî eder, gelecek Kadir Gecesi ve Ramazan Bayramýnýzý da þimdiden tebrik ederim.

M

yonerleri ittifak edecek. Ýslâm âleminde, genel olarak Batý’ya iki olumsuz, yanýltýcý toptancý bakýþ var: Bir kesimi, “Avrupa kötüdür!” deyip ilme, geliþmeye, medeniyete, teknolojiye kapýlarýný kapatmýþ. Diðer kesim de, “Avrupa her þeyiyle iyidir, kurtarýcýdýr!” deyip bütün olumsuzluklarýna da kucak açmýþ! Bediüzzaman ise, toptancý deðil, ölçülü, dengeli bir bakýþ açýsý getirir. “I. ve II. Avrupa” diye onu ikiye ayýrarak tahlil eder. Birincisi: Ýsevî dini (ki, aslý Ýslâmiyettir) ile Ýs lâm’ýn getirdiði esas, prensip, ahlâk, düþünce ufku ve ilimden feyz alýp, istifade ederek, bugünkü medenî seviyeye ulaþan, hürriyetçi, insan haklarýna saygýlý, adâleti tesis etmeye çalýþan Batý...

Ýkincisi: Aslý tahrif edilmiþ, deðiþmiþ Hýristi yanlýktan ve her þeyi karanlýk gösteren ve sadece akýl feneri ile her þeyi halledeceðini sanan; eski materyalist Yunan felsefesinin tâlimiyle, beþerî akýl ve düþünce ile yola çýkan; sefahet ve rezâlete yol veren; insanýn süflî duygularýný, hevâ ve hevesini besleyen ve dünyayý fesada verip kirleten felsefeden beslenen Batý. “Ey sefahet ve dalâlette bozulmuþ ve Ýsevî dinin den uzaklaþmýþ Avrupa! Deccal gibi bir tek gözü taþýyan kör dehan ile ruh-u beþere cehennemî bir hâleti hediye ettin! Sonra anladýn ki, bu öyle ilâç sýz bir ilettir ki, insaný a’lâ-yý illiyyînden [en yüksek mertebeden] esfel-i sâfilîne [aþaðýlarýn aþaðýsýna] atar; hayvanatýn en bedbaht derekesine indirir. Bu illete karþý bulduðun ilâç, muvakkaten iptal-i his [duygularý iptal] hizmeti gören cazibedar oyun-

caklarýn ve uyuþturucu hevesat ve fantaziyelerindir. Senin bu ilâcýn senin baþýný yesin ve yiyecek!” 1 “Bil, ey ikinci Avrupa! Sen sað elinle sakîm ve dalâletli bir felsefeyi, sol elinle sefih ve muzýr bir medeniyeti tutup dâvâ edersin ki, ‘Beþerin saadeti bu ikisiyledir.’ Senin bu iki elin kýrýlsýn ve þu iki pis hediyen senin baþýný yesin ve yiyecek!” 2 Daha önce de iþlediðimiz gibi, Batýda fert alkol, uyuþturucu ve çeþitli hastalýklarýn pençesinde mutsuz. Aile huzursuz, hatta tar ü mar olmuþ, da ðýlmýþ. Ýntihar, müstehcenlik, alkolizm, AIDS gibi kötü haslet ve alýþkanlýklar, II. Batý’nýn marifetidir ve Avrupa’nýn baþýný yemiþ! Dipnotlar: 1- Lem’alar, 90-107. 2- Lem’alar, s. 119.

Birinci Liseli Kýzlar Külliyat Bitirme Programý’nýn ardýndan FATMA NUR ÖZDEMÝR

alýkesir ilimizin þirin ilçesi Bandýrma / Edincik’te 1-20 Temmuz tarihleri arasýnda I. Liseli Kýzlar Külliyat Bitirme Programý düzenledik. Liseli Kýzlarýmýza Külliyat Bitirme Programýný nasýl bulduklarýný sorduk. Her biri lâhika gibi sözler söyledi. Ýþte onlardan bazýlarý:

B

BETÜL DÝKER: “Bir ayda Külliyat Bitirme Programý varmýþ” dediklerinde “Hadi caným, bir ayda Külliyat mý bitermiþ?” demiþtim. Sonra nasip oldu. Kendimi 1. Bayanlar Külliyat Bitirme Programýnýn içinde buldum. Ya nasip! Ayrýca bir ay deðil 25 günmüþ. Neyse... Sözlere baþladýk. Hiç bitmeyecekmiþ gibi geliyordu ve 3 gün sonra bitirdik ilk kitabýmýzý. Üç günde Sözleri bitirme görgüsüzlüðüyle (!) mutlu mutlu götürdük kitabýmýzý ablamýza. Ýlk sayfanýn en gözükülebilecek yerine bastýrdýk ‘Risâle-i Nur Külliyatý Bitirme Programý’ damgasýný. Ha bir de kaç günde bitirildiði filan da yazýldý. 2. kitap Barla Lâhikasý’ný Sözler’den sonra bir günde bitirince ayrý bir gaza geldik tabiî... Böyle bitiriyoruz falan diyorum da bitirirken biz de bitiyoruz bazen... Uyku ile verdiðimiz savaþta en büyük yardýmcýmýz nescafenin izleri var Külliyat’ta (!). Yavaþ yavaþ kapanan gözlerle beraber hýzla öne düþen kafa, elden kayarken son anda kurtarýlan Risâle... Bu büyük savaþta her ne kadar galip gelsek de abdest gitmiþtir öne düþen kafayla birlikte. Birbirimizle sohbet etmeye vakit bulamadýðýmýz bu programda, yemekte edilen gevezelik son derece hoþ görünmüþtür 20 gün boyunca... 5 günde bir gelen mutfak nöbeti biz ‘Dokuz Okurlar’ýn en korkulu rüyasýydý. Okunmasý gereken 200 sayfa + mutfak nöbeti. Mutfak nöbeti demek; aþ demek, bulaþýk demek, zamanla yarýþ demek! Anne aranýr. Yapýlacak yemeðin tarifi ayrýntýlarýyla öðrenilir. Piþme aþamasýnda anne haberdar edilir. Annenin ‘Evde yapmazsýn’ sitemleriyle ve ‘Tuzunu attýn mý?’ sorusuyla telefon görüþmesi, ocaktan gelen fokurdama sesinin de katkýlarýyla sona erdirilir. Ýlk defa yapmýþ ve ‘Elhamdülillah’ becermiþ olmanýn verdiði, tarifi zor duygularla. Her ne kadar teras da olsa balkon dediðimiz, deniz manzaralý mekâna, manzara görünmeyecek þekilde yere—dersane usûlü—sofra kurulur. Yemek boyu yapýlan servisin ve yemek duâsýnýn sonunda o iki kaderdaþ kýsaca nöbetçi, bulaþýkla haþir neþir olur ve sâire... Tek sosyal aktivitenin içme suyu doldurmak için gittiðimiz, kapýnýn önündeki, çeþmenin yanýndaki parkta, 5 litrelik þiþenin dolma süresince paslý salýncakta sallanmak olduðu Külliyat Bitirme Programý’nda maþallah canýmýz hiç sýkýlmadý. Alt komþunun apartmanda aðlayan çocuðu ve köye gelen soðandan bile haber veren ilân servisi artýk dikkatimizi daðýtmaz oldu. Bazen erken bitirdik ne ya-

pacaðýmýzý þaþýrdýk, boþluða düþtük (!) bazen de mesaiye kaldýk, kül kedisi olduk, valiz odasýnda ilk defa gördüðümüz böceklerle boðuþarak okuduk! Açýk büfenin cazibedarlýðý gün geçtikçe azalýr sandýk, yanýldýk, kilo alma yolunda hýzlý adýmlar attýk umursamadan ‘Okuyom ben ya!’ dedik. Yedik içtik þükürler olsun Rabbime. Oku maktan kendimize vakit ayýramasak da gittikçe nurlanan yüzlerimiz kapattý açýðý. ‘Dokuz Okurlar’ dedik kendimize. ‘Dokuz Okurlar’ da yakýþýrdý hani. Tebdil-i mekân dedik yan koltuða, tebdil-i hava dedik teras ama nöbet listesinde bile adý balkon olan mekânýmýza geçtik, okuduk okuduk... Kim bu Bedrettin? Sorularýmýza okudukça bulduk cevabý. Geyve’den haber alýyorduk ara sýra ‘250-300 okuyan varmýþ’ diye. ‘Onlar nöbetçi olmuyor’larla bulduk teselliyi (!) Biz de okuyorduk 250 sayfa mesaiye kalarak (!) Nihayetinde 20 günde bitirdik (17, 18, 19 da var) Külliyat’ý. Yaptýðýmýz espriler risâle ile ilgili; magazinimiz aðabeylerin hayatý; dilimiz eski Türkçe oldu. Azize, sýddýka, gayyur olduk birbirimizin gözünde... El Bâkî Hüve’l-Bâkî, Betül Diker / Afyon

RÜMEYSA GÜNDÜZ: Bu program benim için en baþta bir þükür vesilesi oldu. ‘Haza min fadli rabbî’. Her gün 200 sayfayý yetiþtirme telâþý içinde bu derece kaynaþmaya nasýl vakit bulduk bilmiyorum. Ama kesinlikle her anlamda en çok istifade ettiðim programdý. Allah herkese nasip etsin. Âmin. Aciz, kusurlu ve duâya muhtaç kardeþiniz Rümeysa Gündüz / Kýrþehir

FATMA NUR ÇÖKREN: Bismihî subhanehu. Risâle-i Nur programýný biz haným kardeþler için de düþünüp bir de faaliyete geçirdiðiniz için öncelikle Allah sizden razý olsun. Program ile ilgili düþüncelerim; 20 gün boyunca böyle güzel insanlarla, böyle güzel manzaralý ve serin bir yerde ve tabi ki ‘Risâle-i Nur’la zaman geçirdiðim için çok mutluyum. Allah’a emanet olun. Aciz, kusurlu, ahiret hemþireniz Fatma Nur Çökren / Ýzmit

BEYZA NUR EMÝÞTEKÝN: Bismihî subhanehu. Bu güzel programa beni de dâvet ettiðiniz için Allah razý olsun. Beni Ceyda Abla aradýðýnda hemen kabul etmiþtim. Ama nasýl bitireceðimizi bilemiyordum. Mekân seçimi süper. Ders program akýþý belli zaten; uyu uyan OKU; ye, iç OKU; terasa çýk OKU; evde olsaydý 18 günde bitiremezdim külliyatý. Siz ablalardan bu programýn devamýný bekliyoruz. Burada her yaz programa gelebilirim. En çok özleyeceðim þeyler açýk büfe, arkadaþlar ve özellikle Refet Aðabeyin hayatý (!) Her gün 200 sayfa yetiþtirmedeki çabalarýmý, Risâle-i Nur üstünden yapýlan esprileri hepsini çok özleyeceðim. El Bâkî Hüve’l-Bâkî, pür kusurlu kardeþiniz Beyza Nur Emiþtekin / Ýzmit.

GÜN GÜN TARÝH

Turhan Celkan

NUREFÞAN ELÝBOL: Senelerdir hep plan yapýp bitiremediðimiz Külliyat 19 günde bitti. Çok mutluyum. Allah bütün emeði geçenlerden razý olsun. Programdan sonra birçok þeyin deðiþeceðine, etrafýmýza (öncelikle kendimize) inþâallah daha faydalý olacaðýmýza inanýyorum. 20 gün sanki bir gün gibi geçti. Hiç unutamayacaðýmýz 20 gün, yeri geldi okuduk, yeri geldi güldük. Her þey için Allah razý olsun. Hakkýnýzý helâl edin. Allah Külliyat’ý bitirmeyi herkese nasip etsin. Ýnþâallah ileriki programlarýmýzda beraber olmak duâlarýyla. Aciz, fakir kardaþýnýz, Nurefþan Elibol / Kýrþehir

SÜMEYYE COÞKUN: Öncelikle Lise Külliyatý Bitirme Programý na beni bu yaþta kabul ettiðiniz için Allah ra zý olsun. (Haþiye: Bu kardeþimiz 7. sýnýfý daha yeni bitirmiþtir) Kýzlarla ilk günden sýký fýký olmamýz çok iyi oldu. Hiçbir problem olma dý. Zaten problem çýkacak bir ortam da yoktu. Külliyat bitirme programýnda bulunduðum ve bitirdiðim için çoooooook mutluyum. Seneye olursa haberdar edin bizi. Sizi çoook seven kardeþiniz Sümeyye Coþkun / Afyon

DÖNDÜ NUR TOKMAK: Aziz, sýddýk kardeþlerim! Program, bir Külliyat bitirme programýnda olmasý gereken þeyleri içeren, fazlasýyla bizleri memnun eden ve her güzel þeyde olduðu gibi çabuk geçen, eðlencesinden okumalara, tesbihattan yemeklere her ânýný deðerlendirdiðimiz, üç aylarýn içinde gaflet perdesini kaldýrýp tefekkür penceresini araladýðýmýz orijinal bir programdý. Ýlk duyduðum andan itibaren ‘Orada olmalýyým ben de!’ dediðim, okuma programýný arzular bir hâlet-i ruhiye içindeyken aldýðým bu haberle tereddütsüz katýlmak istediðim programýnýza uzun bir gece yolculuðundan sonra ulaþtým. Açýk büfemiz, terasýmýz, þahsýmýza ait hediye bardaklarýmýz, tek programýmýz olan namaz, tesbihat, dersimiz ve 200 sayfalarýmýz... Bunlar geriye doðru dönüp baktýðýmýzda bizim sembol hâline gelmiþ deðerlerimiz. Bir ay olarak öðrendiðimiz, Bandýrma’ya ulaþmamýz itibariyle 25 güne ve programýn ilerleyen zamanlarýnda da 20 güne inen programýmýz, bize 20 gün deðil bir an, bir rüya gibi geldi geçti. Ýlk olmanýn gururunu hep taþýyacaðýmýz, hitama ermesiyle müteessir olduðumuz, katýldýðýmýz programlardan tamamýyla ayrý bir yerde tuttuðumuz, bize miras kalan nur hazinemiz olan Külliyatý bitirdiðimiz biricik programýmýz. Her haliyle iþte böyle güzel, faydalý, eðlenceli geçti. Bu hizmetle hep daim olur inþâallah. Emeði geçen herkese ve özellikle baþýmýzdaki ablalarýmýza müteþekkiriz. Al lah razý olsun. Bize bunlarý nasip ettiði için Cenâb-ý Hakk’a þükürler olsun. El Bâkî Hüve’l-Bâkî, kardeþiniz Döndü Nur Tokmak / Kýrþehir.

turhancelkan@hotmail.com

fikihgunlugu@yeniasya.com.tr www.fikih.info (0 505) 648 52 50

Orucumuz ve ahlâkýmýz

“S” rumuzlu okuyucumuz: “Oruç ile güzel ahlâk arasýnda nasýl bir iliþki vardýr?” üzel ahlâk, insan nefsinin ve þeytanýnýn pek hoþuna gitmez. Çünkü güzel ahlâkta nefsin hoþlanmayacaðý diðergamlýklar, fedakârlýklar, hasletler ve iyi huylar var. Bu güzel huylarýn hemen hepsi, nefsin isteklerine raðmen yapýlýr. Ýnsan nefsi bir enaniyet, benlik ve kendi benine düþkünlük uzmanýdýr. Ýlk insandan günümüze kadar insanlýðýn yükseliþinde hep ayak baðý olan, Kabil’e Habil’i öldürten, Þeddadlarý, Nemrutlarý, Firavunlarý, Deccallarý netice veren nefis, terbiye edilmediði takdirde bizim ayaklarýmýza dolaþmaktadýr. Nefis terbiye edilmek istememekte, kendisini hür ve serbest bilmekte, vehim de olsa kendisini Rab görmekte, dilediði gibi yaþamak istemektedir. Ýmtihanýn þiddetinden olacak; bu ilkel istekler nefsin tabiatýnda vardýr. Nefis, birisi tarafýndan hadsiz nimetlerle terbiye olunduðunu düþünmek istemiyor. Birazcýk serveti, gücü, kudreti ve þerefi de varsa, gaflet de yardým etmiþse, artýk Allah’a ait olan ne kadar güzellik ve iyilik varsa gasp etmekte, kendinden zannetmekte, Allah’ýn nimetlerinin kendisine verilmek zorunda olduðunu düþünmekte ve eline geçirdiðini þükürsüzce,—söz meclisten dýþarý—hayvan gibi yutmaktadýr. Bediüzzaman Hazretlerine göre Ramazan-ý Þerifte ise, en zenginden en fakire kadar herkesin nefsi anlar ki, kendisi mülk sahibi deðil, bir baþkasýnýn mülkünde çalýþan bir köleden ibarettir! Hür ve serbest deðil, emre boyun eðmekle yükümlü bir kuldan ibarettir! Çünkü emir gelmediðinde yemek ve içmek gibi en adi ve en rahat bir þeyi de yapamadýðýný, elini suya uzatamadýðýný görmüþtür artýk! Böylece mevhum Rabliði kýrýlmakta, hayâlî saltanatý yerle bir olmakta; kulluðunu takýnmakta, hakikî vazifesi olan þükür içine girmektedir. Bediüzzaman’a göre, kulluðunu takýnan nefsin kötü davranýþlarýndan vazgeçmesi ve güzel ahlâk sahibi olmasý önemlidir. Çünkü insan yaþadýkça nefsinin hastalýklarý bitmez. Ýnsan nefsinin bir diðer hastalýðý da kendisini unutarak, mahiyetindeki hadsiz acizliði, sonsuz fakirliði ve þiddetli kusuru görmemesi veya görmek istememesidir. Üstelik oldukça zayýf, tamamen yok olmaya maruz ve her zaman her türlü derde hedef bulunduðunu, çabuk bozulan ve daðýlan et ve kemikten ibaret olduðunu düþünmemesi; adeta çelikten bir vücudu varmýþ gibi kendisini ölümsüz ve ebedî zannetmesidir. Böylece nefis þiddetli bir hýrs ve tamâ ile ve sýký bir alâka ve muhabbetle dünyaya atýlmakta; kendisini yüksek bir þefkatle terbiye eden Yaratýcýsýný unutmaktadýr. Niçin yaratýldýðýna aldýrmamakta, hayatýnýn gayesini ve neticesini nazara almamakta, âhiret hayatýna hazýrlýðý düþünmemekte; bundan dolayý da kötü ahlâk içinde yuvarlanýp gitmektedir! Ýþte Ramazan-ý Þerifteki oruç, en gafillere ve en inatçýlara da zayýf, aciz ve fakir olduðunu hatýrlatmaktadýr. Çünkü insan nefsi, oruçla açlýktan dolayý midesini düþünmeye baþlýyor; Allah’ýn yarattýðý ve ikram ettiði nimetlere midesinin ne kadar ihtiyaç duyduðunu hissediyor; o çelikten zannettiði vücudun ne derece zayýf ve çürük bulunduðunu kavrýyor; Allah’ýn rahmetine, merhametine ve þefkatine ne kadar muhtaç olduðunu tam anlýyor! Böylece nefis firavunluðu býrakýyor! Nefsi firavunluktan vazgeçen adam, eðer gaflet kalbini bozmamýþ ise, acizliðini ve fakirliðini tam kavrayarak Allah’ýn dergâhýna sýðýnmaya bir arzu hissediyor ve manevî bir þükür eliyle rahmet kapýsýný çalmaya hazýrlanýyor. 1

G

Dipnot: 1- Mektûbât, s. 389, 390.

VECÝZE

Oruç, çok cihetlerle hakikî vazife-i insaniye olan þükrün anahtarý hükmüne geçer. Mektubat, 29. Mektup, shf. 388


10

KÜLTÜR SANAT

2 AÐUSTOS 2011 SALI

Y

Müfritane irtibat için kýrlara çýkmak... ve bir kaç talebe arkadaþla gittik. Çok güzel muhabbet hallerinin tezahür ettiði Kýrþehir kýrýnda, muhabbet fedaileri kardeþlerimiz, müfritane irtibatýn bayramýný yaþadýlar adeta. Üstadý saðlýðýnda görenlerden Hasan Okur ve arkadaþlarý da Nevþehir’den iþtirak etmiþlerdi. Onun hatýralarýný, Üstadla beraber çekildikleri resmin (sepetli) detaylarýný anlattý. Biz de biraz kayýt yaptýk o hatýralarý. Ýleriki günlerde inþâallah bunu deðerlendireceðiz. Bir hafta sonra da, Çorum’da bulunan Süleyman Aliç kardeþin dâveti üzerine, yine Ali Vapurlu, Mehmed Yýlýk ve Ahmed Çakmak’la beraber bir gün öncesinden Ankara’dan hareketle, önce Yerköy’e uðrayýp, oradaki arkadaþlarýmýzla hemhâl olduk. Oradan da Çorum’a gidip, oradaki sohbete iþtirak ettik. Ertesi gün de gazetemizin yazarlarýndan, arkadaþým rahmetli Þaban Döðen’in kabrinin bulunduðu memleketi Kargý’ya gidip oradaki kýra çýktýk. Yine orada da çok güzel hallerle hallendik. Yine oraya da Hasan Okur Aðabeyler gelmiþlerdi. Ayrýca, yine Üstadý gören Abdurrahman Aðabeyin anlattýðý hatýrayý da dinledik. Bir ara oradan ayrýlýp Kargý’ya indik, dönüp de kýra geldiðimizde “Zengin aðabeeey” diye bir ses geldi, bir baktým gazetemizin yayýn koordinatörü Abdullah Eraçýkbaþ kardeþimiz. Tabiî onun orada olmasý bize sürpriz oldu. Sarýldýk, konuþtuk. Ýzine çýkmýþ, o da Tosyalý olduðundan, Kastamonu temsilcimiz muhterem Ýbrahim Vapur kardeþle beraber o bölgeden gelmiþler. Orada da yine muhabbet, ittifak vs. gibi güzel hasletlerle, yapýlan sohbetlerle vaktin nasýl geçtiðini anlamadýk. En sonunda da, Abdullah Eraçýkbaþ kardeþimiz Ramazan’daki Kur’ân kampanyamýzla alâkalý malûmat verdi. Biraz biz de konuþarak onu takviye ettik. Artýk ikindi vakti de yaklaþtýðýndan ve bizim yolculuðumuz da 5 saat kadar süreceðinden oradan ayrýlarak, bu sefer de Tosya, Çankýrý üzerinden Ankara’ya vâsýl olduk elhamdülillah.

erol530@hotmail.com

D1 koðuþu ÝNSANLARA bahþedilmiþ nimetlerden birisi de saðlýktýr. Hasta olduðumuz zaman, ya da vücudumuzda bir organýn rahatsýzlanmasýndan vazifesini yapamadýðý durumlarda kýymetini çok iyi anlarýz. Bütün dikkatimizi oraya teksif ederek rahatsýzlýðýn, aðrýnýn ve acýnýn bir an önce geçmesi, eski haline dönmesi için elimizden geleni yaparýz. Hastalýk ânýnda, tedavi durumunda ve þifa bulduktan sonra bedenimizi en güzel bir þekilde yaratarak bizlere emanet eden Rabbimize olan vazifelerimizi unutmamamýz gerekmektedir. Her zaman nimetin kýymetini bilmek, bize emanet edilenleri O’nun yolunda sarf etmek ve emir dairesinde hareket etmek, hastalýklar karþýsýnda sabýr göstermek, tahammül etmek, þifayý Allah’tan beklemek, sabýr içinde þükür edince kazancýmýzý bilmek, inanmak, ibadet etmek, Rabbimizi unutmamak kulluk görevlerimizdendir. Bir hastamýzý taburcu etmek için ruh ve sinir hastalýklarý hastanesine gittiðimde her yere, herkese ve her þeye ibret nazarý ile bakmak için kendimi hazýrlamýþtým. Gittiðimde gördüðüm ve girip çýktýðým ortamlara hep o gözle bakmaya, tefekkür etmeye çalýþacaktým. Oradaki rahatsýzlýklar bir yara-bere gibi elle tutulup gözle görülerek tedavi olmadýðý için hastalarýnda, tedavi edenlerinde iþi gerçekten zor görünüyordu. Üstad: “Ýnsanýn en kýymetli cihazý akýldýr.” 1 buyuruyor. Böylesine kýymetli olan bir uzvun rahatsýzlýðýnýn insana ne kadar zahmet verip, huzursuz edeceðini herkes tahmin edip anlayabilir. Hastamýzý almak için muameleye kapýdan, güvenlikten girerek baþladýk. Gelen bir görevli ile D1 koðuþuna gidip iþlemlerimizi tamamlayýp, reçeteyi yazdýrýp, emanetteki eþyalarý da teslim alarak hastamýzý çýkarabileceðimizi söyledi. Görevli ile hastanenin bahçesinde konuþarak giderken ben sürekli etrafýma bakýnýrken, Allah’ýn bizlere bahþetmiþ olduðu sayýsýz nimetleri düþünüp içimden þükrediyordum. Koðuþa vardýðýmýzda demir parmaklýklý kapýyý anahtarla açan görevliyle içeriye birlikte girdik. Görevli kapýnýn dýþýndaki bekleme salonunda beklemem gerektiðini hatýrlatmadý. Doðrusu benimde iþime geldi. Beraber girdiðimizde oradaki hastalarla görünüþte bir farkýmýz yoktu. Görevli üniformalý olduðu için rahatça geçip görev yerine gitti. Ben kendi iþimi görmem, iþlemleri tamamlamam gerekiyordu. Bir taraftan ilk defa gördüðüm, tedavi olan hastalara ve bulunduklarý ortamlara bakýyor, bir taraftan da iþlem yapacak hemþireyi arýyordum. Giriþte sað taraftaki odada masada oturan hemþire hanýma selâm verdiðimde selâmýmý almadan, uzun uzadýya yüzüme baktý, davranýþlarýmý ve tepkilerimi ölçmeye çalýþtý. Bir müddet sonra selâmýmý aldý. Yanýmda baþka bir görevli olmayýnca, yeni tedaviye gelmiþ bir hasta zannetmiþ olabilir! Yanlýþ anlaþýlacak bir duruma meydan vermemek için kendimi tanýttým ve hastamýzý taburcu etmek için geldiðimi söyledim. Hemþire haným baþka birine yardýmcý olmasýný söyledi. Ben orada hastalarla ayný ortamda kalarak onlarýn tutuk duruþlarýný, durgun konuþmalarý, yorgun bakýþlarýný, kýsýtlý hareketlerini ve yaþadýklarý psikolojik sýkýntýlarýný gözleyerek akýl ve ruh saðlýðýnýn ne kadar kýymetli bir nimet olduðunu anlamaya çalýþýyordum. Uyuþuk, bezgin, býkkýn, ümitsiz ve iç sýkýntýlarýnýn olduðu her hallerinden rahatça anlaþýlýyordu. Her yaþta, her karakterde, her mizaçta muhtelif rahatsýzlýklara maruz kalan insanlarýn mahiyetlerindeki acizliklerini ve çaresizliklerini görüp empati ile hissedebiliyordum. “…madem hayatýn süzülmüþ en safi hülâsasý olan þuur ve akýl..” 2 Mukabilinde servetler ve hazineler dolusu altýnlarla ölçülemeyecek kadar kýymeti ve önemi bulunan akýl ve þuuru ihsan eden Rabbimize ne kadar þükürler etsek azdýr. Dalgýnlýðýmdan ve þaþkýn bakýþlarýmdan yabancý oluþumu fark eden bir görevli gelerek içerde bulunmamýn sakýncalarýný söyleyerek, dýþarýdaki bekleme salonuna çýkmam gerektiðini hatýrlatýncaya kadar orada kaldým. Ýslâmýn insan hayatýna bahþetmiþ olduðu ölçülerin, reçetelerin, menfaatlerin ve þifalarýn kýymetini bir kez daha anlamýþ oldum. Ýmanýn, ibadetin, sünnet-i seniyyeye ittibanýn ve duânýn insanlara verdiði kalbî, ruhî ve aklî ferahlýklarý unutmamak gerekiyor. Allah’ýn rahmetinden ve merhametinden ümit kesmemeliyiz. “..beþ farz namaza kâfi gelen bir saati pek çok uzun olan hayat-ý uhrevîyemize sarf etmesek ne kadar hilâf-ý akýl bir hata ve o hatanýn cezasý olarak hem kalbî, hem ruhî sýkýntýlar çekmek ve o sýkýntýlar yüzünden ahlâkýný bozmak meyusane hayatýný geçirmek dolayýsýyla ne derece hasaret ederiz. 3 Dipnotlar: 1. Þuâlar, 2. Þuâ. 2. Sözler, 10. Söz. 3. Þuâlar, 11. Þuâ.

osmanzengin@yeniasya.com.tr

on yýllarda, Nur Talebelerinin deðiþik bir faaliyetlerine daha þahid oluyoruz. O da, hem kâinat kitabýný okumak, hem de müfritâne irtibat ve muhabbet etmek için kýrlara çýkmak hadisesi. (Burada bir hatýrlatma yapalým, bu nevî faaliyetlerin ilâný yapýlýrken “piknik” kelimesi kullanýlýyor. Lâtince olan bu kelime yerine, risâlelerde Üstadýn bu çeþit yerlere gittiðinde kullandýðý “kýr” kelimesini kullanmak bizce daha münasiptir.) Evet, bu faaliyetlerimiz bizim cemaatî baðýmýz açýsýndan güzel olmaktadýr. Bunlardan en büyüðü ve meþhuru Bursa’mýzda yapýlan kýr buluþmasýdýr. Bu sene gerçi Ankara’da bulunmam dolayýsýyla arkadaþlarýmýzla bir arada olamadýk, ama Anadolu’da iki vilayetimizdeki kýrlara seyahatimiz oldu. 1 Temmuz tarihinde Ankara’ya geldiðimizde, Kýrþehir’in hizmet erlerinden Þahin Tokmak kardeþimizle bir görüþmemiz olmuþtu. Ankara’da uzun müddet kalacaðýmýzý öðrenince, ayýn 17’sinde kýra çýkacaklarýný söyleyip, bizi dâvet etmiþti. Biz de “inþâallah” demiþtik. Mübarek Þaban ayýnda bulunduðumuzdan oruç tutulacak günlerimize denk gelmediðini tesbit edince, bu iþ için faaliyete giriþtik. Biz Bursa’da bu gibi irtibat faaliyetlerine çokça iþtirak ettiðimizden, biraz da biz müþevvik olarak Ankara’daki aðabeylerimizi tahrik edip Ankara’dan bir minibüs ve bir otomobille Kýrþehir kýrýna, Ali Vapurlu, Zafer Sazak, Kasým Ali Güngör, Mehmed Yýlýk, Erdinç Adýbelli, Ahmed Çakmak

S

Mostar’dan atladýlar MÝMAR SÝNAN’IN TALEBESÝ MÝMAR HAYRETTÝN TARAFINDAN ÝNÞA EDÝLEN TARÝHÎ KÖPRÜDE 445. KEZ DÜZENLENEN GELENEKSEL ATLAMA ÞÖLENÝNDE ÇEÞÝTLÝ ÜLKELERDEN 45 SPORCU YARIÞTI

BULMACA

Neretva Nehri üzerinden 24 m. yüksekte kurulu köprüden atlama þölenine, bu yýl Bosna Hersek, Slovenya, Sýrbistan ve Karadað’dan 45 ‘’cesur sporcu’’ katýldý. FOTO: AA

Hazýrlayan: Erdal Odabaþ (erdalodabas@mynet.com)

1

2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10

SOLDAN SAÐA— 1. Hadis-i Þeriflerde her asrýn baþýnda geleceði müjdelenen dinin yüksek hizmetkârý. - “Hangi kiþi?” anlamýnda cümlede, özne, tümleç, nesne, yüklem görevinde kullanýlan bir söz. 2. Ýlim sahipleri, Ýslâm âlimleri. - Peygamber Efendimiz'in (asm) arkadaþlarý. 3. Tasavvufta Cenâb-ý Hakkýn lütuf ve ihsanýyla tecellisi. - Fransiyumu simgeleyen harfler. - Resmî radyo ve televizyon kuruluþumuz. 4. Ýtikadda bir mezheb imamýmýz. - Bir kerhen rýza nidasý. - Kuzu sesi. 5. Neticesi, sonu mânâsýnda bir kelime. 6. Gam dizisinde “sol” ile “si” arasýndaki ses.- Ýnsan ve hayvanlarda yaþamayý saðlayan ve ölümle vücuttan ayrýlan madde dýþý varlýk. Roma þehrinin eski adý. 7. Gece yolculuðu. - Tarla sýnýrý - Dorunun açýðý, kýzýla çalan at donu. 8. Ýranýn kuzey batýsýndaki en büyük þehri. - Uðraþtýrýcý iþ, çekilmesi zor yük. 9. Vasýfsýz iþçi.- Seçmekten emir. 10. Yüksek seçim kurulunun seçimi kazanan adaylara verdiði resmî tutanak. Olgunlaþmamýþ meyve.

1 2 3

YUKARIDAN AÞAÐIYA — 1. Kitap ciltleyen kimse. 2. Pay, hisse. - Diþi kurt. 3. Toplu olarak, hep birlikte. - Rubidyum elementinin simgesi. 4. Týpta bir görüntüleme sistemi. - Bayýndýrlýðý kalmamýþ, yýkýlacak duruma gelmiþ, yýkkýn, viran. 5. Bir bebek þampuaný markasý. - Kinayeli anlatým. 6. Eskiden medreselerde verilen diploma. 7. Ýran'da üçüncü büyük þehir. - Lantaný simgeleyen harfler. 8. Ýþ yapmamaktan, hareketsizlikten þiþmanlamýþ (hayvan ya da insan.) - Germanyum elementinin simgesi. 9. Müzikal ses dizilerinde mi ile sol arasýndaki ses. 10. Bir þeyi oluþturan katlardan her biri. - Ululazm bir peygamber. 11. Herkese ibret olacak hadise. 12. Çelik çomak oyununda kullanýlan deðnek parçasý. - Konumu genellikle klâvye veya fare ile denetlenen, ulaþýlacak verinin yerini, yazýlacak veya düzeltilecek bölümleri gösteren iþaretçi.

4 5 6 7 8 9

10

1

BOSNA-HERSEK'ÝN Mostar þehrinin sembolü olan tarihî köprüde, geleneksel atlama þöleni düzenlendi. Bosna-Hersek’in Mostar þehrinde Neretva Nehri üzerine Mimar Sinan’ýn öðrencisi Mimar Hayreddin tarafýndan 1566 yýlýnda inþa edilen ve o tarihten bu yana gerçekleþtirilen tarihî köprüden atlama þöleni, bu yýl da büyük coþku ve heyecanla yapýldý. Neretva Nehri üzerinden 24 metre yüksekte kurulu köprüden atlama þölenine, bu yýl Bosna Hersek, Slovenya, Sýrbistan ve Karadað’dan 45 ‘’cesur sporcu’’ katýldý. Binlerce kiþinin büyük ilgiyle izlediði tarihî köprüden atlama yarýþlarý, ‘’kafa ve ayak üzeri’’ olmak üzere 2 disiplinde yapýldý. ‘’Kafa üzeri atlama’’ dalýnda 23 yarýþmacý arasýndan birinciliði, daha önce de 5 kez elde eden Mostarlý Lorens Listo kazandý. Atlayýþý için gerekli olan 100 puanýn tamamýný alan Listo’yu, 99,5 puanla Dino Bayriç ve 98,5 puanla Sýrbistan’dan gelen yarýþmacý Aleksandar Simaniç takip etti. ‘’Ayak üzeri atlama’’ dalýnda yarýþan 22 sporcu arasýnda da birinciliði 100 puan alan Ýgor Laziç, ikinci ve üçüncülüðü ise Admir Deliç (99) ve Kenan Yuklo (98,5) kazandý. Yarýþmanýn en genç katýlýmcýsý ise 17 yaþýndaki Mostarlý Edi Fink oldu.

BÝR ÖNCEKÝ BULMACANIN CEVABI

P A P Ý R Ü S L A S

2

3

A S M Ý Ý N L E AM Z E M R A H B A A N

4

5

6

7

8

9 10 11 12

A R E M E N P Ý Z Ý

S A L Ý A G A L Y K

A L Ý B K Ý L H A K

B Ý S A M K L A Ü E

U B U D Ý Y E T L L

N U R Ý R E N E M E

Ý Y N A AK R A AM L O A Z M F Ý N B E

E K A B Ý R A T E K

HÝÇ ATLAMAMAZLIK YAPMADILAR Mostar þehrinin adeta ‘’ruhu’’ olarak da bilinen bu tarihî köprü, 9 Mayýs 1993’te, Bosna-Hersek’teki savaþýn en acýmasýz saldýrýlarýndan birinin kurbaný oldu. Yüzyýllar boyunca Bosna’da hoþgörü ve kültürel çeþitliliðin sembolü olan bu tarihî köprü, Hýrvat birliklerinin tank atýþlarýna dayanamayarak 9 Kasýmda Neretva’nýn sularýna kendini býrakmýþtý. Mostarlýlar, köprünün yýkýlmasýna ve savaþ þartlarýna bile raðmen, geleneksel köprüden atlama þölenini gerçekleþtirmiþlerdi. Mostar Köprüsü, Türkiye’nin giriþimleriyle aslýna uygun olarak 2004 yýlýnda yeniden inþa edilmiþti. Mostar / aa


EKONOMÝ

BANKALARARASI Kart Merkezi (BKM) Genel Müdürü Soner Canko, Mayýs ve Haziran aylarýnda yabancý kartlarla yapýlan alýþ veriþ tutarýnýn 1 milyar dolara ulaþtýðýný, 6 aylýk rakamýn 2,3 milyar dolar olduðunu, geçen senenin ayný dönemine göre yüzde 35’lik büyüme kaydedildiðini bildirdi. BKM Genel Müdürlük görevine 25 Temmuz’da baþlayan Canko, BKM’nin 2011 e-ticaret verilerine göre; Haziran ayý sonu itibariyle yerli ve yabancý kredi kartlarý ile farklý elektronik ticaret sitelerinden yapýlan harcamalarýn iþlem adedinin geçtiðimiz yýlýn ayný dönemine oranla yüzde 40 oranýnda artarak 58 milyon 174 bin 137 adedi bulduðunu, iþlem tutarýnýn da 10,4 milyar lira seviyesinde gerçekleþtiðini bildirdi. Yaz sezonunda Türkiye’ye gelen turist sayýsýnýn artmasýyla kredi kartýyla yapýlan harcamalarýn da arttýðýný vurgulayan Canko, þöyle devam etti: ‘’Mayýs ve Haziran aylarýnda yabancý kartlarla yapýlan alýþ veriþ tutarý 1 milyar dolara ulaþtý. 6 aylýk rakam 2,3 milyar dolar. Geçen senenin ayný dönemine göre yüzde 35’lik büyüme söz konusu.” Ýstanbul / aa

4/C’liye kadro yok, aile yardýmý var

DEVLET Personel Baþkanlýðý, geçici personele aile yardýmý ödeneði verilmesine iliþkin Bakanlar Kurulu Kararý Taslaðý’nýn Baþbakanlýða sevk edildiðini, bu personelin kadroya geçirilmesine iliþkin bir çalýþmanýn ise bulunmadýðýný bildirdi. Baðýmsýz Kamu Görevlileri Sendikalarý Konfederasyonu (BASK) Genel Baþkaný Resul Akay ve Genel Sekreter Mehmet Bayraktar, Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan’a 4/C statüsündeki geçici personelin kadroya alýnmasý talebini içeren bir mektup gönderdi. Devlet Personel Baþkanlýðýnýn yanýtýnda, geçici personele aile yardýmý ödeneði verilmesine iliþkin Bakanlar Kurulu Karar Taslaðý’nýn Baþbakanlýða sevk edildiði, bu personelin kadroya geçirilmesi konusunda iþe baþkanlýk tarafýndan yapýlmýþ bir çalýþma bulunmadýðý bildirildi. Ankara / aa

THY’den Ramazan’a özel kampanya

TÜRK Hava Yollarý (THY) iç hat yolcularý için Ramazan’a özel kampanya düzenledi. THY Basýn Müþavirliðinden yapýlan açýklamada, düzenlenen kampanya ile yolcularýn, 25 Aðustos’a kadar Ýstanbul çýkýþlý ve varýþlý tüm iç hat seferlerinde gerçekleþtireceði seyahatlerinde tek yön her þey dahil 99 TL’ye seyahat edebilecekleri bildirildi. THY’nin satýþa sunduðu bu özel kampanya biletlerinden yolcularýn Ramazan ayý boyunca faydalanabilecekleri belirtilen açýklamada, kampanyanýn sadece THY seferlerinde uygulanacaðý, AnadoluJet, ortak uçuþlar, Ercan ve Hopa seferleri için geçerli olmadýðý bilgisine yer verildi. Açýklamada, ayrýca, kampanya biletleri için yapýlan rezervasyonlarýn en geç 24 saat içerisinde yapýlmasý gerektiði ve promosyon ile ilgili bilgilere ‘’www.thy.com.tr’’ adresindeki internet sitesinden ulaþýlabileceði ifade edildi.

Perakende sektörünün bir yasasý olmalý

TÜRKÝYE Perakendeciler Federasyonu (TPF) Yönetim Kurulu Baþkaný Selamet Aygün, 80 milyar dolarlýk ciroyu temsil eden perakende sektörünün mutlaka yasasý olmasý gerektiðini belirtti. Aygün, kamuoyunda ‘’Perakende Yasasý’’ olarak bilinen Alýþveriþ Merkezleri ve Büyük Maðazalar Yasa Tasarýsý’nýn hükümetin gündemine girmemesi konusunda yaptýðý yazýlý açýklamada, yasa koyucuyla, bakanlýkla istiþareler yaptýklarýný, yerel perakendecilerin ihtiyaçlarýný, bu yasadan beklentilerini, yasanýn nasýl olmasý gerektiði yönünde rapor sunduklarýný hatýrlattý. 80 milyar dolarlýk ciroyu temsil eden sektörün, mutlaka bir yasasý olmasý gerektiðini vurgulayan Aygün, açýklamasýnda, ‘’Sektördeki yabancý oyuncular, yasa olmamasýndan kaynaklý boþluklardan, açýklardan yararlanarak daha da güçlendikten sonra mý bu yasa çýkacak?’’ sorusuna yer verdi. Aygün, konunun, hükümet gündeminde olmamasýnýn, sektörü hayal kýrýklýðýna uðrattýðýný ifade ederek, tasarýnýn bir an önce yasalaþýp, piyasaya düzen gelmesi gerektiðini savundu. Ýstanbul / aa

SERBEST PÝYASA

DOLAR

EURO

ALTIN

DÜN 1,6730 ÖNCEKÝ GÜN 1,6810

DÜN 2,4120 ÖNCEKÝ GÜN 2,4010

DÜN 87,25 ÖNCEKÝ GÜN 87,45



Yabancýlarýn kart harcamalarý yüzde 35 arttý

TASARRUF Mevduatý Sigorta Fonu (TMSF) tarafýndan, Temmuz ayý itibarýyla Hazine’ye yapýlan toplam ödeme tutarý 10 milyar 399 milyon dolara ulaþtý. TMSF’den yapýlan yazýlý açýklamada, TMSF’nin, Hazine’nin Fon’dan alacaklarýnýn terkin edilmesine dair 5787 sayýlý Kanunla deðiþik 4749 sayýlý Kamu Finansmaný ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkýnda Kanunun Geçici 17. Maddesi çerçevesinde Hazine’ye 29 Temmuz 2011 tarihinde 65 milyon dolar tutarýnda ödeme gerçekleþtirdiði bildirildi. Ocak-Temmuz döneminde Hazine’ye yapýlan ödeme tutarýnýn ise 274 milyon dolara çýktýðý belirtilen açýklamada, TMSF’nin Hazine’ye yaptýðý toplam ödeme tutarýnýn ise 29 Temmuz 2011 itibarýyla 10 milyar 399 milyon dolara ulaþtýðý kaydedildi. Ýstanbul / aa



Türkiye'ye gelen turist artýþý kart harcamalarýna yansýdý.

TMSF’den Hazine’ye 10.4 milyar dolar

11

C. ALTINI DÜN 594,72 ÖNCEKÝ GÜN 592,71



HABERLER

2 AÐUSTOS 2011 SALI



Y

Eve de e-haciz gelecek VERGÝ BORÇLULARINA YÖNELÝK ELEKTRONÝK HACZÝN KAPSAMI GENÝÞLETÝLÝRKEN VERGÝ BORCU OLANLARIN BANKA HESAPLARINDAN SONRA GAYRÝMENKUL VE MOTORLU TAÞITLARINA DA E-HACÝZ GELECEK. GELÝR Ýdaresi Baþkanlýðý, yeni dönemde vergi borçlularýna yönelik elektronik haczin kapsamýný geniþletecek. Gelir Ýdaresi Baþkanlýðý’nýn ‘’2011 Yýlý Kurumsal Malî Durum ve Beklentiler Raporu’’ndan derlenen bilgilere göre, idare, vergi kayýp ve kaçaðý ile mücadele etmek, vergi gelirlerini arttýrmak ve daha etkin bir denetim amacýyla yýl sonuna kadar bir dizi önlemi uygulamaya koyacak. Ýdare, trafik para cezalarýnýn online tahakkuk ve tahsilatýnýn da aralarýnda olduðu çeþitli projelerde test faaliyetini tamamlayýp, Türkiye çapýnda uygulamaya geçmeyi planlarken, içki ve sigarada ölümlere yol açan sahtecilik ve kaçakçýlýk olaylarýyla mücadele amacýyla da yeni bir çalýþma yürütecek. Yargýtay, BOTAÞ, Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi ve Ýstanbul Büyükþehir Belediyesinin de aralarýnda bulunduðu çeþitli kuruluþlardan da web servis aracýlýðýyla mükellef ve borç bilgilerini alacak olan Gelir Ýdaresi, yýl sonuna kadar Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinde deðiþikliðe dönük hazýrlýk çalýþmasý da gerçekleþtirecek. YOÐUN BÝLGÝ AKIÞI BAÞLIYOR Gelir Ýdaresi Baþkanlýðýnýn 2011 Yýlý Kurumsal Malî Durum ve Beklentiler Raporunda yer alan vergi planlama ve hedefleri þöyle: -Kurum ve kuruluþlarla bilgi paylaþýmý: Vergi Dairesi Uygulama Yazýlýmlarý (EVDO) kapsamýnda diðer kurum ve kuruluþlarýn otomasyon sistemleri arasýnda veri alýþ veriþini saðlayacak uyumlaþtýrma çalýþmalarý devam ediyor. Bu çerçevede, Çalýþma ve Sosyal Güvenlik Bakanlýðý, Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý, Maliye Bakanlýðý, Muhasebat Genel Müdürlüðü, Saðlýk Bakanlýðý, Sosyal Güvenlik Kurumu Baþkanlýðý, Ýstanbul Büyükþehir Belediye Baþkanlýðý, Yargýtay, Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi, BOTAÞ, Þeker Kurumu ve Bayýndýrlýk Ýskân Bakanlýðý baþta olmak üzere çeþitli kurumlarla web servis hazýrlandý. Web servis aracýlýðý ile mükellef bilgileri ve borç bilgisi konularýnda bilgi paylaþýmýna gidilecek. 2004 ve sonrasýnda düzenlenen özel fatura bilgileri de, Gümrük Müsteþarlý ðýndan web servis aracýlýðýyla alýndý ve vergi

dairesi sorgulamasýna açýldý. ÝNTERNET BANKACILIÐI VE MÜKELLEF CARÎ HESABI -Vergi tahsilatýna yetkili bankalarýn vadesinden sonra vergi tahsilatý yapabilmeleri için program deðiþikliði saðlanacak. -Ýnternet bankacýlýðý üzerinden vergi tahsilatýnýn bütün bankalara yaygýnlaþtýrýlmasý çalýþmalarý tamamlanacak. -Vadesi geçen vergi borçlarýnýn bankalarca da tahsil edilmesi amacýyla bankalarla görüþmeler yapýlýyor. Konuya iliþkin sistem alt yapýsý ve ikincil mevzuat çalýþmalarý tamamlanacak. -Borç stoku analizleriyle mükellef borç stoklarýndaki artýþýn kaynaklarý tesbit edilecek. -Mükelleflerin motorlu taþýtlar vergisinin ve trafik para cezalarýný kredi kartý ile ödemelerine yönelik sistem altyapýsý geliþtirilecek. -Mükelleflere ait tahakkuk ve tahsilat ka yýt la rý nýn bir a ra da gö rül me si ni ve mükellefin hesap bakiyesinin güncel olarak izlenmesini saðlayacak olan Mükellef Carî Hesabýna iliþkin ikincil mevzuat ve sistem alt yapýsýnýn hazýrlanmasýna yönelik çalýþmalar devam edecek. -Türkiye genelinde tahsilatta etkinliði saðlamak ve mükelleflerin gönüllü uyumunu arttýrmak için kurulan borç takip sistemi geliþtirilecek. -E-Haciz Projesi yaygýnlaþacak. Gelir Ý daresi Baþkanlýðý yetkilileri, bu çerçevede vergi borcu bulunanlarýn banka hesaplarýndan sonra gayrimenkul ve motorlu taþýtlarýna da E-Haciz uygulamasýnýn baþlatýlacaðýný bildirdi. ELEKTRONÝK DÂVÂ TAKÝP SÝSTEMÝ -Vergi ihtilâflarýndan kaynaklanan savunmalarda etkinliði arttýrmak, idarenin savunma stratejisinde yeknesaklýðý saðlamak ve ihtilâflarla ilgili istatistiki bilgilere elektronik ortamda eriþmek, ihtilâflarý asgarî düzeye indirmek ve bunu saðlayacak tedbirleri zamanýnda almaya katkýda

bulunmak amacýyla Elektronik Dâvâ Takip Projesi uygulamaya konulacak. -Elektronik Arþiv: Mükellefler tarafýndan bilgi iþlem sistemleri aracýlýðý ile elektronik belge þeklinde oluþturulan ve birin ci nüshasý kâðýt olarak alýcýsýna teslim edilen belgelere ait ikinci nüshalarýn Baþkanlýkça belirlenen þartlara göre kâðýt ortamý yerine manyetik ortamda muhafazasý ve istendiðinde ibrazý için Elektronik Arþiv Uygulama Tebliði yayýmlanacak. -Elektronik Beyanname Aracýlýk ve Sorumluluk: Ýnternet vergi dairesine elektronik ortamda bilgi giriþi yapýlmadan meslek mensuplarýnýn sözleþme düzenlemedikleri mükelleflerin beyannamelerini elektronik ortamda göndermelerine izin verilmeyecek. Baþkanlýk buna yönelik bir çalýþma yapacak. BSMV’YE YENÝ DÜZENLEME -Gider Vergileri Kanununda yer alan Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisine iliþkin hükümlerin yeniden düzenlenmesine dönük hazýrlýk çalýþmasý yapýlacak. -Türev ürünlerde de BSMV uygulamasý yapýlacak. -Banka þubeleri tarafýndan verilmesi gereken Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi beyannamelerinin de bankalarýn kanuni merkezlerince verilmesi saðlanacak. TRAFÝK CEZALARINDA ONLINE DÖNEM -Trafik idarî para cezasý tutanak bilgilerinin Emniyet Genel Müdürlüðünce Gelir Ýdaresi Baþkanlýðýna elektronik ortamda gönderilmesini öngören web servisi hazýrlandý ve test ortamýna açýldý. Test çalýþmasýnýn ardýndan sistem bütün Türkiye’de uygulamaya konulacak ve trafik para cezalarý, alýnacak verilere istinaden otomatik olarak mükellef hesabýna iþlenerek, tahakkuk verilecek. -Emniyet Genel Müdürlüðü ile GÝB arasýnda bulunan hat üzerinden ÖTV 2A beyannamesi için ödeme ve araç bilgileri ile deðerli kaðýt bilgilerinin tahsilatýna iliþkin bilgilerin sorgulanmasý için yeni bir web ser-

visi yazýlarak baþlatýlan test çalýþmasý tamamlanacak ve ardýndan bütün veriler sorgulamaya alýnacak. ÝÇKÝ VE SÝGARADA BANDROL UYGULAMASI -Tütün mamulleri ve alkollü içkilerde Bandrollü Ürün Ýzleme Sistemi kapsamýnda faaliyet gösteren üretici ve ithalatçý firmalarýn aldýklarý bandrol sayýlarýndan ve firmalarýn GÝB’e internet ortamýnda aylýk olarak bildirdiði bandrol ve bandrollü ürün stok bilgilerinden hareketle gerçekleþtirilen analizler sonucunda, sahada gerçekleþtirilen bandrol denetimlerinin tutanaklarý elektronik ortamda arþivlenmeye baþlandý. Arþivleme sonucu biriken bilgilerden hareketle tütün mamülleri ve alkollü içkiler sektöründe faaliyet gösteren riskli (daðýtýcý, perakendeciler de dahil) firmalarla, bu firmalarýn sorunlu markalarý tesbit edilecek. Bu alandaki sorunlarýn artýk yaþanmamasý için de gerekli tedbirler alýnacak. YEVMÝYE DEFTERÝ ELEKTRONÝK OLUYOR Bu arada Raporda, mevcut çalýþmalar hakkýnda da þu bilgiler verildi: -Mükelleflerin tutmak zorunda olduklarý defterlerin elektronik ortamda oluþturulmasý, onaylanmasý ve muhafazasý ile ilgili hukukî ve teknik altyapýnýn oluþturulmasý çalýþmalarý nihaî aþamaya geldi. Bu kapsamda yevmiye defteri ve defteri kebirin elektronik ortamda oluþturulmasýnda kullanýlacak format ve standartlarla ilgili yazýlým hazýrlandý. Teblið hazýrlama çalýþmalarý da devam ediyor. -Etkin bir vergi yönetimi ve denetimi çalýþmalarý kapsamýnda mükellefler ve sektörlere ait veriler, istatistiksel ve matematiksel yöntemlerle deðerlendirilerek, ‘’Makro Analiz Raporlarý’’ oluþturuluyor. -Merkezi Risk Analizi ve Katmanlaþtýrma (MERAK) Projesi uygulamaya konularak, veri ambarýndan alýnan veriler ile riskli mükelleflerin tesbiti çalýþmalarýna baþlandý. Bu çalýþmalar da son aþamaya geldi. Ankara / aa

Ýhracat 7 ayda 77 milyar dolarý aþtý ÝHRACAT Temmuz ayýnda yüzde 23 artýþla 11.5 milyar dolar olarak gerçekleþti. 7 aylýk dönemde ihracat 77 milyar dolarý aþtý. Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi (TÝM) verilerine göre, Temmuz ayýnda ihracat, geçen yýlýn ayný ayýna kýyasla, yüzde 23,02 artýþla 11 milyar 538 milyon dolar olurken, yýlýn yedi ayýnda ise yüzde 20,05 artýþla 77 milyar 170 milyon dolar seviyesinde gerçekleþti. TÝM Baþkaný Mehmet Büyükekþi, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odasý’nda düzenlenen toplantýda Temmuz ayý ihracat rakamlarýný açýkladý. TÝM verilerine göre, Tem muz a yýn da Tür ki ye’nin ihracatý geçen yýlýn ayný ayýna göre yüzde 23,02 artýþla 11 mil yar 538

milyon dolar olurken, yýlýn ilk yedi ayýnda yüzde 20,05 artýþla 77 milyar 170 milyon dolar seviyesinde gerçekleþti. 12 aylýk dönemde ise ihracat, yüzde 15,61 artýþla, 126 milyar 771 milyon dolar oldu. Temmuz ayýnda en fazla ihracat yapan sektör, 1 milyar 909 milyon 855 bin dolarla otomotiv endüstrisi oldu. Otomotivi, 1 milyar 625 milyon 258 bin dolar ile hazýr giyim ve konfeksiyon, 1 milyar 359 milyon 535 bin dolarla kimyevî maddeler ve mamulleri, 1 milyar 244 milyon 384 bin dolarla çelik takip etti. Türkiye’nin, Temmuz ayýnda toplam ihracatýnýn yüzde 85,09’unu gerçekleþtiren sanayi grubunda yüzde 23,64 artýþla 9 milyar 817 milyon 803 bin dolarlýk, yüzde 11,83’ünü oluþturan tarým grubunda yüzde 24,35 oranýndaki artýþla 1 milyar 365 milyon 406 bin dolarlýk ve yüzde 3,07’sini oluþturan madencilikte yüzde 4,41’lik artýþla 354 milyon 559 bin dolarlýk ihracat yapýldý. Sanayi sektörü alt baþlýðý altýnda yüzde 65,38 payla ilk sýrada yer alan sanayi mamulleri içinde en büyük payý yüzde 16,55 ile otomotiv endüstrisi alýrken, bunu yüzde 14,09’luk payla hazýr giyim ve konfeksiyon, yüzde 10,79’luk payla çelik sektörü izledi. Ayný dönemde en yüksek ihracat artýþý yüzde 52,84 ile su ürünleri ve hayvansal mamullerde gerçekleþirken, bu sektörü yüzde 38,04 ile otomotiv endüstrisi, yüzde 36,95 ile hububat, bakliyat, yaðlý tohumlar ve mamulleri, yüzde 35,04 ile makine ve aksamlarý, yüzde 35,02 ile süs bitkileri ve yüzde 33,88 ile tütün ve mamulleri takip etti. Diðer sanayi ürünlerinde yüzde 20,97’lik, meyve ve sebze mamullerinde ise yüzde 5,16’lýk gerileme yaþandý. Çanakkale / aa


Sayfa Sorumlusu: Muhammed Zorlu - Umut Avcý

BÝLÝÞÝM - TEKNOLOJÝ

Yeni ASUS U46 ve U56 Notebooklar:

PC TANITIMI ASUS, Intel® iþlemci ve diðer ek özellikler ile kullanýcýya, performanstan ödün vermeden de ince ve þýk bir dizüstü bilgisayar sahibi olunabileceðini gösteriyor. Yeniden tasarlanan ve bir inç’ten daha ince olan ASUS U46 ve U56 dizüstü bilgisayarlar son derece çekici renk alternatifleri sunuyor. Ultra ince tasarlanmýþ olmalarýna raðmen, Intel 2.nesil Core™ i5 iþlemcisi ve güçlü grafik iþlemci ile donatýlmýþ U46 ve U56 modelleri, 14” ve 15” ekran boyutlarý, daha fazla pil ömrü, USB 3.0 ile daha hýzlý USB þarj imkâný saðlýyor.

SÜPER PERFORMANS VE PÝL ÖMRÜ 2.nesil Intel® Core™ iþlemciler ile daha da güçlenen yeni U46 ve U56, çoklu görev ve

multimedya performansýnda da öne çýkýyor. U46SV modelinde bulunan 1 GB’lýk GDDR3 NVIDIA® GeForce® GT 540M grafik kartý daha canlý görüntü ve daha fazla detaylý oyun imkâný sunuyor. Güçlü olmasýnýn yanýnda U46 ve U56 modelleri enerji tasarrufu özelliði ile pil ömrünü uzatarak tek bir þarjla 10 saate varan kullaným süresi saðlýyor.

Özellikler

foto.saidnursi.de Avrupa Yeni Asya Nur Talebelerinin web sitesi olan saidnursi.de, çoktandýr var olan bölümlerinden biri olan foto.saidnursi.de sitesini yeniledi. Ramazan fotoðraflarý, paneller, Üstadýn Talebeleri, Nur Talebeleri, hac fotograflarý, sohbetler, eðitim faaliyetleri, çeþitli ülkelerden yansýmalar, geziler, kermesler daha neler neler... Sizleri foto.saidnursi.de’ye dâvet ediyoruz.

FACEBOOK sayfasýna beðenenler Trend Micro’dan 3 aylýk Trend Micro Maximum Security yazýlýmýna sahip oluyorlar. Dünyanýn lider muhteva güvenliði firmasý Trend Micro, Facebook’daki sayfasýný beðenenlere Trend Micro Maxium Security ürününün 3 aylýk ücretsiz sürümünü hediye ediyor. Trend Micro Türkiye’nin http://www.facebook.com/trendmicroturkey adresinden ulaþýlan Facebook fan sayfasýný beðendiðinizde karþýnýza gelen basit formu doldurmanýz ve gönder demeniz yeterli. Birkaç dakika içerisinde adresinize ge- HAFTANIN ÝPUCU len e-postanýn içerisindeki indirme baðlantýsýný týklayýp bilgisayarýnýza 3 aylýk Trend Micro Maximum Security ürününü ücretsiz olarak kurabilirsiniz. Yalnýz güvenlik dolayýsýyla link sadece 24 saat geçerli ve bu süreden sonra týklandýðýnda çalýþmýyor ve kampanyadan faydalanamýyorsunuz.

13

Kaspersky Lab, Avrupa BEST Mühendislik Yarýþmasý’nda geleceðin mühendislerini terletecek GÜVENLÝ muhteva ve tehdit yönetimi çözümleri lideri Kaspersky Lab, 1-11 Aðustos tarihleri arasýnda Ýstanbul Teknik Üniversitesi’nde yapýlacak olan Avrupa BEST Mühendislik Yarýþmasý’nda (EBEC) geleceðin mühendislerini vereceði zorlu görevlerle terletecek. Avrupa Teknoloji Öðrencileri Birliði (BEST), teknoloji konusunda eðitim gören 104 öðrenciyi, 1-11 Aðustos tarihleri arasýnda Ýstanbul Teknik Üniversitesi’nde yapýlacak olan yerel yarýþmalar da dahil olmak üzere toplam 13 ulusal ve bölgesel yarýþmanýn izlediði BEST mühendislik yarýþmalarýnýn finali Avrupa BEST Mühendislik Yarýþmasý’nda (EBEC) bir araya getiriyor. Avrupa’nýn en genç beyinlerinden çýkacak yeni fikir ve çözümlerin ortaya konulacaðý BEST Mühendislik Yarýþmasý’nda her biri 4 kiþiden oluþan hem bölgesel hem de ulusal yarýþmalarda kendini ispatlamýþ toplam 26 takým gerçek mühendislik sorunlarýný çözecek. Öðrenciler “Takým Tasarýmý” (somut bir prototip ile pratik çözüm) ve “Vak'a Analizi” (gerçek sorunlara varsayýmsal çözümler) olmak üzere iki farklý alanda yarýþacak. EBEC 2011’in destekleyicilerinden biri olan ve dünya çapýnda hýzla geliþen BT þirketleri arasýnda yer alan Kaspersky Lab ise “Vak'a Analizi” kategorisinde yarýþmacýlara, kendi çalýþma alanlarýyla ilgili, zorlu görevler verecek. Türkiye’nin en iyi mühendislik okulu ÝTÜ ve TÜBÝTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araþtýrma Kurumu) tarafýndan desteklenen yarýþma, Avrupa’nýn en iyi öðrencilerinin mühendislik geliþimi konusundaki potansiyellerini, EBEC 2011 kapsamýnda ortaya çýkarmasýný saðlayacak. BEST Ýstanbul tarafýndan, uluslar arasý bir takým ile koordineli olarak düzenlenen yarýþmanýn üçüncüsü geçtiðimiz yýl Romanya’nýn Cluj-Napoca þehrinde düzenlenmiþti. Toplam 10 þirket tarafýndan desteklenen faaliyete Avrupa’nýn çeþitli teknik üniversitelerinden ve 14 farklý ülkeden 100’ün üzerinde öðrenci katýlmýþtý. BEST, siyasî baðlarý olmayan ve kâr amacý gütmeyen mühendislik, teknoloji ve bilim öðrencileri kuruluþu olarak ana faaliyetlerini koruyarak ve geliþtirerek bir milyondan fazla öðrenciye ulaþýyor, onlara profesyonel geliþim ve kariyer desteði saðlýyor. BEST ve BEST Avrupa Mühendislik Yarýþmasý ile ilgili daha fazla bilgi için: http://www.best.eu.org ve http://ebec.best.eu.org adreslerini ziyaret edebilirsiniz.

USB 3.0 ÝLE HERÞEY DAHA HIZLI Yeni U46 ve U56 dizüstü bilgisayarlar, USB 3.0 portu ile USB 2.0’a oranla 10 kata varan daha hýzlý veri transferi saðlýyor. Buna ek olarak, ASUS’un özel USB þarj cihaz özelliði “USB Charger +” ile cihazlarýn en hýzlý þekilde þarj olmasý saðlanýyor. Bu özellik notebook kapalý iken de þarj etme imkâný sunuyor.

3 aylýk ücretsiz güvenlik yazýlýmý kampanyasý

bilisim@yeniasya.com.tr

BÝLÝÞÝM HABER... BÝLÝÞÝM HABER... BÝLÝÞÝM HABER... BÝLÝÞÝM HABER...

Ýnce, zarif ve güçlü

ÝNCE VE HAFÝF 1 inçten daha ince kalýnlýk ve alüminyum malzemenin verdiði son derece estetik tasarýma sahip modellerden U46 þampanya rengi, U56E mavinin eþsiz tonlarý ile göz dolduruyor. Sürekli seyahat halinde olan kiþilerden iþ adamlarýna kadar geniþ bir kullanýcý kitlesini hedefleyen U46 ve U56, daha geniþ görüþ açýlarý saðlayan menteþe tasarýmý sayesinde çok sýkýþýk alanlarda dahi rahat kullaným imkâný sunuyor. U46, piyasada mevcut en ince 14” paneli kullanarak 5.5mm.lik bir incelik saðlýyor. Ekranýn etrafýndaki ince çerçeve, aðýrlýðý azaltýrken taþýnabilirliði ve görüþ açýsýný da arttýrýyor.

2 AÐUSTOS 2011 SALI

Editörün notu: Deðerli kardeþlerimiz, sitenizin biliþim sayfamýzda tanýtýmýnýn yapýlmasýný istiyorsanýz “bilisim@yeniasya.co m.tr” mail adresimize si-tenizin ismini yazarak yollayabilirsiniz. Þayet siteniz müsbet bi-liþim kriterlerine uyuyorsa sizinle iletiþim kurulacaktýr. Uygun görülmeyen sitelere herhangi bir geri bildirim yapýlmamaktadýr. Bilginize. (M. Zorlu)

KASPERSKY LAB HAKKINDA: Kaspersky Lab virüsler, casus yazýlým, suç izleme (crimeware), hakerlik, kimlik avlama (phishing) ve spam gibi BT güvenlik tehditlerine karþý en hýzlý çözümü üreterek anýnda koruma saðlýyor. Ev, KOBÝ, büyük iþletmelerin kullanýcýlarýna çözümler sunan Kaspersky® teknolojileri ayrýca dünya çapýnda sektörde öncü BT güvenlik ürünleri ve çözümleri arasýnda yer almaktadýr. Daha fazla bilgi için; www.kaspersky.com.tr adresi, en son anti-virüs, anti-spyware, anti-spam ve diðer BT güvenlik konular için ise www.viruslist.com adresleri ziyaret edilebilir.

Medyasoft ve Kaspersky Lab kurumlarýn bilgi güvenliði için el sýkýþtý TÜRKÝYE'NÝN katma deðerli yazýlým distribütörü Medyasoft ve dünyanýn güvenli muhteva ve tehdit yönetimi çözümleri lideri Kaspersky Lab, kurumlarýn bilgilerini korumak için el sýkýþtý. Kamuda ve özel sektörde faaliyet gösteren bütün þirketlerin bilgi ve itibarlarýný en üst düzeyde korumayý hedefleyen iki þirketin iþbirliði, 60 milyon dolardan 100 milyon dolara koþan bilgi güvenliði pazarýnýn büyümesinde büyük rol oynayacak. Yýldýz Holding Biliþim Grubu þirketlerinden Medyasoft, Türkiye’yi dünyanýn en büyük yazýlým markalarýyla buluþturmaya devam ediyor. Katma deðerli yazýlým distribütörü olarak alanýnda lider ve güçlü markalarla iþbirliði yapan Medyasoft, dünyanýn güvenli muhteva ve tehdit yönetimi çözümleri lideri Kaspersky Lab’in kurumsal güvenlik ürünleri ve çözümleri konusunda Türkiye distribütörü oldu.

KURUMSAL GÜVENLÝK PAZARINI GERÇEK SEVÝYESÝNE TAÞIYACAÐIZ Türkiye’de bilgi güvenliði alanýnda kesin bir araþtýrma bulunmamakla birlikte pazar büyüklüðünün 60 milyon dolar civarýnda olduðunun tahmin edildiðini anlatan Taþer, “Türkiye’nin bilgi güvenliðinde gerçek potansiyel büyüklüðü 100 milyon dolar civarýnda. Özellikle son yýllarda KOBÝ’ler de dahil güvenlik çözümlerine yüksek talep oluþtu. Kaspersky Lab ile yaptýðýmýz iþbirliði ile pazarý gerçek büyüklüðüne çýkarmak için çalýþmalara hýzlý bir þekilde baþladýk. Amacýmýz pazarý büyütmek ve bu büyüyen pazardan pay almak” diye konuþtu.


14

SPOR

2 AÐUSTOS 2011 SALI

Y

AKLANIP, ÇIKACAKLAR BEÞÝKTAÞ BAÞKANI YILDIRIM DEMÝRÖREN, ÞÝKE SORUÞTURMASINDA TUTUKLU BULUNAN SERDAL ADALI, TAYFUR HAVUTÇU VE AHMET ATEÞ'ÝN AKLANACAKLARINA ÝNANIYOR. BEÞÝKTAÞ Kulübü Baþkaný Yýldýrým Demirören, futbolda þike iddialarýna yönelik yürütülen soruþturma kapsamýnda tutuklanan siyah-beyazlý kulübün futbol komitesi baþkaný ve asbaþkaný Serdal Adalý, teknik direktörü Tayfur Havutçu ve kulüp protokol müdürü Ahmet Ateþ'in aklanacaklarýna inandýðýný belirterek, ''Bizler yüce Türk adaletine güveniyoruz'' dedi. Yýldýrým Demirören, Beþiktaþ Dergisi'nin Aðustos ayý sayýsýnda taraftarlara seslendi. Demirören, Türk futbolunda yaþanan geliþmeleri büyük bir dikkat ve üzüntüyle izlediklerini belirterek, þunlarý kaydetti: ''Maalesef soruþturma çerçevesinde Futbol Komitesi Baþkaný ve Asbaþkanýmýz Serdal Adalý, Teknik Direktörümüz Tayfur

Havutçu ile Protokol Müdürümüz Sayýn Ahmet Ateþ'in de tutuklu olarak yargýlanmalarýna hükmedilmesi, camiamýzýn olduðu kadar, benim de üzüntümü bir kat daha artýrmýþtýr. Ancak üzüntümden daha çok, yakýndan takip ettiðim hukuki süreçten Yýldýrým kendilerinin aklanaDemirören rak çýkacaðýna olan inancýmý dile getirmek istiyorum. Bizler yüce Türk adaletine güveniyoruz.'' KUPANIN ÝADE EDÝLMESÝ

Yazýsýnda Ziraat Türkiye Kupasý'nýn Federasyon'a dava neticeleninceye kadar iade etme kararlarýna deðinen Demirören, þu ifadelere yer verdi: ''Bildiðiniz üzere yargýlama ve tutuklama kararýnýn ardýndan Ziraat Türkiye Kupasý'ný, dava neticelendirilinceye kadar Türkiye Futbol Federasyonu'na iade etme kararý aldýk. Bu kararý alýrken ki amacýmýz, 108 yýllýk þanlý tarihimize yakýþýr bir þekilde spekülas-

yonlarýn önüne geçmek, hem isnat edilen suçlamalarýn gerçeðin yansýtmadýðýna hem de beraberindeki tutuklama kararlarýnýn haksýzlýðýna dikkat çekmekti. Kupayý iade etme kararýmýz ve kulübümüzün bu süreçte sergilediði tutum üzerine UEFA'nýn da teþekkürlerini sunmasý, Beþiktaþlý duruþunu sadece Türkiye'ye deðil, tüm dünyaya göstermiþtir. Her zaman olduðu gibi, bu süreçte de, büyük camiamýzýn, kulübümüze ve arkadaþlarýmýza desteðini esirgememesini bekliyorum. Biz Beþiktaþ'ýz... Ýyi günde de, kötü günde de, hep birlikte, el ele, omuz omuza dururuz. Biliriz ki birlik ve beraberlik içinde olduðumuz sürece karþýmýzda hiç kimse duramaz.''

HOLLANDA BASINI

Grupta en güçlü rakibimiz Türkiye

ABD'li ünlü basketbolcu, futbol devi FC Barcelona'nýn da resmi sponsoru olan THY'nin etkinliði çerçevesinde, Barcelonalý futbolculardan Carles Puyol ve Sergio Busquets ile birlikte, üzerinde FC Barcelona formasýyla basýn toplantýsý düzenledi. FOTOÐRAF: A.A

Kobe Türkiye'de oynamaz AMERÝKAN BASININA GÖRE KOBE BRYANT'IN TÜRKÝYE'DE OYNAMA ÝHTÝMALÝ YOK. AMERÝKAN Ulusal Basketbol Ligi'ndeki (NBA) oyuncularýn lokavt süresince yurtdýþýnda oynama ihtimalini haberlerine taþýyan Amerikalý yorumcular, yýldýz basketbolcu Kobe Bryant'ýn Türkiye'de forma giyme ihtimalinin bulunmadýðý fikrinde birleþti. TNT'nin ünlü basketbol yorumcusu David Aldrigde, NBA'in internet sayfasýndaki yazýsýnda, Beþiktaþ ile Bryant arasýndaki görüþmelere dahil olan bir kiþinin transfer ihtimali yaklaþýmýný haber yaptý ve kendi fikrini de ekleyerek, yýldýz oyuncunun Türkiye'de forma giyme ihtimalinin yüzde sýfýr olduðunu yazdý. Aldridge, kimliðini gizli tuttuðu

kaynaða dayandýrarak, Bryant'ýn, lokavtýn devam etme halini gözönüne aldýðýný ve ABD dýþýndan gelen teklifleri gözden geçirdiðini kaydetti. Yahoo'nun spor sayfasýnda yayýmlanan, Marc Spears ve Adrian Wojnarowski imzalý yazýda da Kobe Bryant'ýn, Beþiktaþ'tan ziyade Çin'den gelecek tekliflerle ilgilendiði ileri sürüldü. Basketbolcunun Beþiktaþ'a transferi konusunda iki haftadýr bir görüþme yapýlmadýðýnýn anýmsatýldýðý yazýda, yine kimliði açýklanmayan kaynaðýn açýklamasýna yorum katýlarak, basketbolcunun Türkiye'de oynama ihtimali bulunmadýðý fikri savunuldu.

HOLLANDA medyasý, Brezilya'da düzenlenecek 2014 Dünya Kupasý elemelerinde Türkiye ile Hollanda'nýn ayný gruba düþmesine geniþ yer ayýrdý. Türkiye'nin teknik direktörünün Hollandalý olduðuna vurgu yapan gazete ve televizyonlar haberlerinde, ''Portakallar Hiddik'e karþý'' ifadesine yer verdi. Hollanda yayýn kurumu NOS, ''Portakallar Türkiye ve Macaristan'ý çekti'' baþlýðýný kullanýrken, ülkenin en yüksek tirajlý gazetesi Telegraaf haberi, ''Portakallar Hiddink'e karþý'', AD gazetesi ise ''2014 Dünya Kupasý'na giden yolda Portakallar Hiddink'in Türkiyesi'ni çekti'' þeklinde verdi. Grubun favorisi olarak Hollanda'yý gösteren gazeteler, Uluslararasý Futbol Federasyonlarý Birliði'nin (FIFA) açýkladýðý listenin 24. sýrasýnda bulunan Türkiye'nin en güçlü rakipleri olacaðýna dikkati çekti. Öte yandan, Hollanda Milli Takýmý'nýn baþarýlý oyuncusu Mark van Bommel da grupta favori olduklarýný söyledi. Brezilya'da düzenlenecek Dünya Kupasý'na gitmeleri gerektiðine iþaret eden Van Bommel, ''Kalitemizle kendimizi göstermemiz lazým'' deðerlendirmesinde bulundu. MESZÖLY: TÜRK FUTBOLU DÜÞÜÞTE Türkiye Milli Futbol Takýmý ile Fenerbahçe'nin teknik direktörlüðünü yapan ünlü Macar hoca Kalman Meszöly, 2014 Dünya Futbol Þampiyonasý grup eleme maçlarýnda Macaristan ile ayný gruba düþen Türkiye'nin futbolunun düþüþte olduðunu söyledi.

A Milli Takýmý kaptaný Emre Belezoðlu, "2014 Dünya Kupasý maçlarýnda yaþým müsaade ettiði takdirde milli forma ile mücadele eütmek bana onur verir" þeklinde konuþtu.

Emre 2014'te oynamak istiyor MÝLLÝ takým ve Fenerbahçe'nin baþarýlý futbolcusu Emre Belözoðlu, 2012 Avrupa Þampiyonasý eleme maçlarýnýn gündemde olmasý gerekirken, futboldaki þike iddialarý nedeniyle futbolun konuþulamadýðýný söyledi. Tatilini geçirdiði Çeþme'de sorularý cevaplayan Belözoðlu, 2 ve 6 Eylül'de oynanacak Kazakistan ve Avusturya maçlarýna konsantre olmalarý gerektiðini belirterek, ''Þu anda önümüzde bu kadar kritik maçlar varken ve bunlarý konuþmamýz gerekirken, ne yazýk ki yaþadýðýmýz olaylar bunu engelliyor. Günümüzde yaþadýðýmýz ortam futbolu konuþmamýza engel oluyor''dedi. Brezilya'da düzenlenecek 2014 Dünya Kupasý'nda milli takým formasýný giymeyi arzu ettiðini de ifade eden Belözoðlu, ''Yaþým müsait olduðu takdirde inþallah 2014 Dünya Kupasý'nda milli forma ile mücadele etmek bana gurur verir'' dedi.

Benfica ile Ýstanbul'da oynayacak

UEFA Þampiyonlar Ligi 3. ön eleme turunda yarýn Ýstanbul'da Benfica ile karþýlaþacak olan Trabzonspor, Ýstanbul'da tur arayacak. Temsilcimiz Avrupa Gençlik Olimpik Oyunlarý'nýn açýlýþ ve kapanýþ törenlerinin yapýldýðý Hüseyin Avni Aker Stadý'nýn saha zeminin bozulmasý nedeniyle karþýlaþmayý Ýstanbul Olimpiyat Stadý'nda oynamak zorunda kalacak. FOTOÐRAF: A.A

TRABZONSPOR KULÜBÜ TARAFTARLARINI UYARDI:

KOLTUK KIRMAYIN, MEÞALE YAKMAYIN TRABZONSPOR'UN Benfica ile oynayacaðý UEFA Þampiyonlar Ligi 3. ön eleme turu rövanþ maçý öncesi taraftarlara yönelik olarak bordo-mavili kulüpten bir duyuru yapýldý. Duyuruda koltuk kýrýlmamasý, meþale yakýlmamasý baþta olmak üzere sahaya konfeti, yabancý madde atýlmamasý ve merdiven boþluklarýna oturulmamasý konusunda uyarýlarda bulunularak, þöyle denildi: ''Takýmýmýzýn oynadýðý müsabakalarda taraftarlarýmýzýn yaktýðý meþaleler, sahaya attýðý konfetiler, kýrdýklarý koltuklar, kötü tezahüratlar ve merdiven boþluklarýna oturulmasý sorun yaratmakta ve temsilci raporlarýnda yer bulmaktadýr. Bu nedenle kulübümüzün maddi, manevi zarara uðratýlmamasý için tüm taraftarlarýmýzdan konuya hassasiyet göstermelerini, meþale yakmamalarýný, sahaya baþta konfeti olmak üzere yabancý madde atmamalarýný, koltuklara zarar vermemelerini, kötü tezahüratta bulunmamalarý-

ný ve merdiven boþluklarýna oturmamalarýný istiyoruz. Bu vesileyle tüm taraftarlarýmýzdan konuya hassasiyet göstermelerini ve takýmýmýzý centilmence desteklemelerini bekliyoruz.'' ZOKORA TURA ÝNANIYOR Trabzonspor'un Fildiþi Sahilli oyuncusu Didier Zokora, yaptýðý açýklamada, ilk maçta 2-0 yenilgi aldýklarý Benfica karþýsýnda turu geçebilecek güçlerinin olduðunu söyledi. Tur için karamsarlýða kapýlmadýklarýný ifade eden Zokora, ''Benfica karþýsýnda turu geçecek gücümüz var. Tüm takým olarak sahaya bu bilinç ve inançla çýkacaðýz'' dedi. Zokora, taraftar desteðinin kendileri için önemli olduðunu söyleyerek, ''Zor bir maç olacak ama taraftar desteðiyle turu geçmeyi baþarabiliriz. Þampiyonlar Ligi'nde gruplara kalmayý çok istiyoruz. Tüm taraftarlarýmýzý Atatürk Olimpiyat Stadý'na bekliyoruz'' diye konuþtu.


Y Sizi rahmetiyle kaplayacak olan bereket ayý Ramazan, size geldi... Ki o ayda rahmetler iner, günahlar affolunur, duâlar kabul olunur, Allah sizin hayýrda yarýþmanýza bakýp meleklerine karþý sizinle iftihar eder... Ýyiliklerinizle kendinizi Allah’a sevdiriniz. Allah’ýn emirlerine karþý gelen þakî ise, Allah’ýn rahmetinden mahrum olan kimsedir. (Terðîb ve’t-Terhîb, 2: 99)

Eðer Biz bu Kur’ân’ý daða indirseydik, onun Allah korkusundan baþ eðerek parça parça olduðunu görürdün. Düþünsünler diye, insanlara Biz böyle misâller veriyoruz… (Haþir / 59: 21) Derleyen: ORHAN GÜLER

2 RAMAZAN 1432 / 2 AÐUSTOS 2011 SALI

Cevabýný aradýðýmýz sorular

Kâinat mükemmel bir kitap

ACBÜ’Z-ZENEB DR. BAHRÝ TAYRAN

ir önceki yazýmýzda yedi âyetten bahsetmiþtik. Kaldýðýmýz yerden devam edelim: Ýkinci âyet: Mezarlarýmýzdan tekrar yaratýlarak aynen iade edileceðimiz Rum Sûresi’nde (30/27) bildirilir. Fakat bu birinci yaratýlma olan dünyadaki ile kýyaslanarak verilir. Ve ona göre de daha kolay olacaðý ifade edilir. Âyet meali þöyledir: “Sizin iade edilmeniz (yani tekrar yaratýlmanýz) dünyadaki ilk yaratýlýþýnýzdan (yebdeu’lhalk) daha kolaydýr.” (Rum: 30/27). Bu âyette ifade edilen “‘Daha kolay olmak’ ne demektir?” sorusunun açýlýmýný, Bediüzzaman’ýn orijinal cevabýyla, canlýlarýn vücutlarýnda görev alan zerrelerin eðitim görmüþ olduklarýnda arayacaðýz. Üçüncü âyet: Yukarýda geçen Rum Sûresi’nde (30/27) her bir insanýn ikinci yaratýlýþýnýn birinciden daha kolay olduðu ifade edilirken, Lokman Suresi’nin 31/28. âyetinde ise kudret-i Ýlâhiyenin kanuniyet sýrlarý içindeki bir baþka muhteþem yaratma tecelliyatý ders verilir. Bu kanuniyet sýrrýnda “bir ile binin” eþit olduðunu görüyoruz. Bediüzzaman, bu hakikati, “bir mumdan, bir ayna ile bin aynanýn ayný anda ýþýðý taksim olmaksýzýn eþit almalarýndaki kanuniyet sýrrý” veya “bir komutanýn bir askere verdiði emir ile bir orduya verdiði emrin ayný kelime olmasýndaki faaliyette, bir asker ile on bin askerin fark etmemesi” örneðiyle “bir ile bin”in aynýlýðýný göstermesi þeklinde açýklar. Þimdi âyetin “bir ile bin” arasýndaki farký ortadan kaldýran ifadesini görelim: “Sizin bu dünyada yaratýlmanýz da, öldükten sonra yeniden yaratýlmanýz da ancak nefs-i vahid gibidir.” (Lokman 31/28) Burada “nefs-i vahid”in derin

B

anlamý üzerinde durmayacaðýz. Sadece “tek nefis”, “tek kiþi” gibi lügat anlamýný esas aldýðýmýzda, “bütün insanlarýn yaratýlmasý”, “tek bir kiþinin” yaratýlmasý gibi olduðunun sunulmasýdýr. Dördüncü âyet: Ýkinci yaratma olan kýyamet sonrasýnda her þeyin birimini bilmesek de çok hýzlý olacaðý, kurallarýn sebepler kullanýlsa da mu'cizevî bir kudret alanýnda yürütüleceðini görüyoruz. Beþinci âyet: Kýyametle birlikte ebedî âlemin yaratýlýþý ve hayatýnda mu'cizevî boyutlu bir Kudret tecelliyatý hâkim olacaktýr. “Baþka deðil, sadece bir tek sayha olmuþ, derhal hepsi huzurumuza celp edilmiþlerdir.” (Yasin: 36/53) Altýncý âyet: “Sonra ona (yani sur’a) bir daha üflenmiþtir. Bu kere de, hep onlar kalkmýþlar, bakýyorlardýr” (Zümer: 39/68) Yedinci âyet: ”Gözleri zillet ve dehþetten düþmüþ olarak, sanki yayýlan çekirgeler (ceredun) gibi kabirlerinden çýkarlar” (Kamer: 54/7) Ýþte bu âyetlerle çerçevesi çizilen öldükten sonraki yaratýlýþýmýz hakkýnda, her bir insanýn kendi “acbü’z-zeneb”inden yaratýlacaðýný Hz. Muhammed (asm) çok özel ve anlam dolu bir terimle, “acbü’z-zeneb”le ifade etmiþtir. Bu terimi, geçtiði hadis metinleriyle birlikte incelerken, aþaðýdaki üç soruya cevap arayacaðýz: 1- Acbü’z-zeneb eþittir kuyruk sokumu kemiði midir? 2- “Hardal tanesi” kuyruk sokumunda var mýdýr? Vücuttan çürümeyen bir öz halinde mi kalmaktadýr? Bu ne demektir? 3- Acbü’z-zeneb, insan vücudunda görev almýþ zerrelerin (atom ve moleküller) “kitab-ý mübîn” ve “kitab-ý hafýzda” kaydedilmiþ þekli olup, kýyamet sonrasý ikinci yaratýlýþta “hardal tanesi” gibi terkip mi edilecektir?

Maðfiret kapýsý RAMAZAN’DA AÇILAN KAPILAR ABDÝL YILDIRIM

amazan ayýnýn evveli rahmet, ortasý maðfiret, sonu da Cehennemden kurtulmaya vesiledir. Cenâb-ý Hak bu ayda “faziletine inanarak” oruç tutanlarýn geçmiþ günahlarýný affedeceðini vaad etmiþtir. Peygamberimiz (asm) þöyle buyurmuþtur: “Kim Ramazan ayýnýn faziletine inanarak ve karþýlýðýný Allah’tan bekleyerek, Ramazan orucunu tutarsa, geçmiþ günahlarý baðýþlanýr.” (Buhârî, Ýman, 28) Ýþte en büyük müjdelerden birisi. Günahsýz insanlarýn Cen-

R

nete gideceði ve orada Rabbinin Cemâlini göreceði bildirildiðine göre, Ramazan’da günahlarýnýn affedileceðini bilen insan, oruca ne kadar sýký sarýlacaktýr. Dünyadaki bir suçunun affedilmesi ve cezadan kurtulmasý insaný ne kadar sevindirir. Cehennem gibi büyük bir cezadan kurtulmak ve Cennet gibi sonsuz bir rahmete kavuþmanýn sevincini ise, tarif etmek mümkün deðildir. Ramazan ayýnda böyle bir kapý açýlmýþ ve bizi beklerken, o kapýdan içeri adým atmamak, en büyük gaflet deðil midir?

nun da Allah olduðunu ispat eder. Bedüzzaman Hazretlerinin Ýslâm literatürüne kazandýrdýðý bu “Kâinat Kitabý” terimini, yerli ve yabancý bir çok ilim adamý takdirle teyid etmiþtir. Meselâ, Papa Benediktus, Vatikan’da düzenlenen ve kâinatýn kökeninin tartýþýldýðý bir bilimsel toplantýda “Kâinat, Allah’ýn yazdýðý bir kitaptýr” demiþtir. (Yeni Asya, 2010) Gerçekten de kâinatýn her bir unsuru ayrý ayrý anlam ve güzellikler içinKÂÝNAT KÝTABI de, adeta bir “kitap/mecMUSTAFA ÖZTÜRKÇÜ mua” gibi Cenâb-ý Hakk’ýn varlýk ve birliðini akýllara göstererek ispat etmektedir. Bediüzzaman Hazretleri, talebelerine “Sizin okuduðunuz fenlerden her bir fen, kendi lisan-ý mahsusuyla [özel diliyle], mütemadiyen [devamlý] Allah’tan bahsedip Hâlýk’ý tanýttýrýyorlar” demektedir. Devamýnda ise “Kâinat Kitabý”ndan bahsederken þu veciz ifadeleri kullanmaktadýr: “Hem meselâ, nasýl ki bir kitap bulunsa ki, bir satýrýnda bir kitap ince yazýlmýþ; ve herbir keliKâinatý bir kitap olarak tasvir edip “kitab-ý ke- mesinde ince kalemle bir sûre-i Kur’âniye yazýlbîr-i kâinat” terimini ilk defa Ýslâm literatürüne mýþ. Gayet mânidar ve bütün meseleleri birbirini teyid eder ve kâtibini ve müellifini fevkalâde makazandýran, Bediüzzaman Hazretleri olmuþtur. O, adýna “Risâle-i Nur” denilen Kur’ân tefsiri e- haretli ve iktidarlý gösteren bir acîb mecmûa, serleriyle, þu koca kâinat kitabýnýn her yönüyle o- þeksiz, gündüz gibi, kâtip ve musannifini kemâlâtýyla, hünerleriyle bildirir...” kunmasýný ve tefekkür edilmesini tavsiye eder. Hiç þüphesiz kâinat, insana ‘Mâþâallah, bâreOkunacak ve tefekkür edilecek bu kâinat kitakâllah’ dedirtir vesselâm. býnýn bir Kâtibinin ve Yaratýcýsýnýn varlýðýný, o-

ncelikle hepinizin mübarek Ramazan-ý Þerifinizi tebrik eder, hayýrlara vesile olmasýný dilerken, Nur’un satýr aralarýndan derleyerek bir buket þeklinde arz edeceðim, adýna “Kâinat Kitabý” dediðimiz tefekkür aðýrlýklý bu çalýþmamýzýn berekete ve hayýrlara vesile olmasýný duâlarýnýzla diliyorum.

Ö

Ya Selâm ESMA-Ý HÜSNA AYNASI M. FAHRÝ UTKAN

eçen Ramazan ayýnda ayný baþlýk altýnda hazýrladýðýmýz yazý serisinin devamý olan yeni isimlerle 2011 Ramazan ayý için katkýda bulunmaya niyet ettik. Allah muvaffak etsin ve faydalý hizmetlere vesile olsun inþâallah.

G

Ya Selâm! Her çeþit ârýza ve hâdiseden sâlim kalýr, her türlü tehlikeden kullarýný selâmete çýkarýrsýn ve Cennet’teki bahtiyar kullarýna selâm edersin. Bu ism-i þerifin, Kuddûs ismin ile yakýn bir mânâ ifade etmekte ise de, Selâm isminin, daha ziyade istikbale ait olduðunu anlýyoruz. Çünkü, Sen’in gerek zâtýn, gerek sýfatlarýn en ufak bir tagayyüre, bir deðiþikliðe, bir zaafa uðramaktan münezzehtir. Sen, ezelde nasýlsan ebedde de öylesindir. “Allah’ým, Selâm Sensin; selâmet de ancak Sendendir. Mübâreksin, ey Celâl ve Ýkrâm Sahibi!” Her türlü kusur, acizlik, noksanlýktan ve baþkalarýnýn kendisine kusur, noksan ve zarar vermesinden sonsuz derecede uzak ve emin bulunansýn. Yaratýklarýna huzur ve emniyet bahþeder ve onlarý selâmete erdirirsin Ya Selâm! Biz insanlar da birbirimize selâm verdiðimizde dost ve kardeþ olduðumuzu, selâm verdiðimize bizden zarar gelmeyeceðini belirtmiþ oluruz. Bir topluluða girerken selâm verdiðimiz gibi çýkarken de selâmla ayrýlýr ve býraktýklarýmýzýn selâmette kalmasýný arzulamýþ oluruz Ya Selâm!


Y

Ey Rahman-ý Hannan! Kulluðumda kirler var! Merhamet et! Ýbadetim kusurlu! Maðfiret buyur! Ýtaatim noksan! Medet et! Ýnkýyadým hafif! Ýnayet buyur! Amelim günahlý! Affet! Dünyam hatarlý! Siyanet buyur! Ahiretim tehlikede! Himayetine al! Yüzüm parlak deðil! Rahmetini esirgeme! Mahcubiyetim çok! Þefkatini eksik etme! Hatalarým bitecek deðil! Seyyiâtýmý hasenata tebdil eyle! Âmin!

2 RAMAZAN 1432 2 AÐUSTOS 2011 SALI

Temel’le beraber balýk tutmaya giden Ýdris, Temel’in tuttuðu balýklarý saða sola verdiðini görünce dayanamayýp “Ula Temel, sen aklýný mu yedun, tuttuðun paluklaru ona buna vereysun?” der. Temel: “Ula uþaðum, Ramazan ayýndayuz, sadaka vereyrum” der. Ýdrus, Temel’e dönerek: “Sen çok akýllýsun, balinanun geleceðu yerden palýðu esirgemeysun” der.

SEMA CEYHAN

SÜLEYMAN KÖSMENE

:

Hayýr, hayýr, hayýr! Namaz vesvese için býrakýlmaz! Býrakýn; þeytan düþünsün! Çünkü namazda aklýmýza olmadýk þeyler atan þeytandan baþkasý deðildir. O bunu hep yapar -–ölünceye kadar yapar—ve bizi namazdan soðutmak ister. Biz “Böyle kýlmaktansa, hiç kýl-

ÇÖ ZÜ M

VES VES E:

“Namazda aklýma olmadýk þeyler geliyor? Ben ne biçim namaz kýlýyorum, kesin Allah kabul etmiyordur, hatta günah bile oluyordur diye aðlýyorum, üzülüyorum. Böyle namaz kýlmaktansa, hiç kýlmamak daha iyidir diyorum...”

NAMAZA DAÝR SÜLEYMAN KÖSMENE

mamak daha iyidir!” diyerek namazdan uzaklaþtýðýmýzda Allah’ýn emrinden uzaklaþmýþ ve þeytaný memnun etmiþ oluruz. Þeytanýn amacý tam da budur!

Bizi namazdan uzaklaþtýrmak! Þunu bilmemiz yeter: Namazda aklýmýza olmadýk þeyler gelmekle namaz ifsat olmaz! Vesvese ile namaz bozulmaz! (Vesveseye karþý daha güçlü olmak için, Bediüzzaman’ýn Sözler adlý kitabýndan 21. Söz’ün vesvese bölümünü sýkça okumayý tavsiye ediyorum.)

ÇOCUKLUÐUMUN RAMAZANLARI EKREM KILIÇ

Eski Ramazan günleri Bilemem neden o kadar güzel Þu, çocukluðun Ramazanlarý? Daha dün imiþ gibi canlýdýr; Hiç unutmadým ben o anlarý... azetelerde, eski Ramazan günlerini anan yaþlýlarýn hâtýralarýna rastlanýr. Elbette her yazar, kendi yaþýna göre geçmiþ yýllarý anlatmaktadýr. Özellikle çocukluk çaðýnda silinmez izler býrakan Ramazan aylarý, ileri yaþlardaki kiþilerin zihninde ve hayâlinde, yaþanmýþ en güzel zamanlardýr. Güzel olmakla birlikte, deðiþen þartlar dolayýsýyla, geri gelmesi mümkün olmayan vakitlerdir. Bu zamanlarý o günlerden bu günlere taþýmak, hakkýyla anlatmak zordur. Ancak, zor olmasýna raðmen, ifâde edilebildiði kadarý bile, anlatana olduðu kadar okuyana da zevk vermektedir ki, bu âdet devam edegelmektedir. Bu Ramazan-ý Þerîfte, gazetemiz yazarlarýndan Osman Zengin Beyin ýsrarlý teþviklerine ittibâen, bendeniz de altmýþ yýl öncelerine âit hayat sahnelerinden kesitler sunmaya çalýþacaðým. Anadolu’nun birçok ilçesi gibi, anlatacaðým hâdiselerin yaþandýðý bu kasaba da, bugün köylerde bulunan pek çok imkândan mahrûm idi. Þimdiki hayatýn vazgeçilmez nice unsûru, 1950’lerde hayal bile edilemeyen konulardý. Yaþadýðýmýz ilçe, Orta Karadeniz Bölgesinin iç kýsýmlarýnda yer alan, bereketli bir ova üzerinde ve Kýzýlýrmak kenarýnda kurulmuþ, târihî bir yerleþim alaný idi. Çok büyük bir kaya kütlesi üzerindeki kalesi, ýrmaðýn üzerindeki kadîm taþ köprüsü, mütevâzý Anadolu evleri, verimli bað–bahçeleri ve mânevî deðerlerine hâlâ kýymet veren, Osmanlý kültürünün izlerini taþýyan sýcak kanlý insanlarý ile çocukluðumun güzîde hâtýralarý bu kasabada teþekkül etti. Burada aklýmda kalan ilk Ramazan, yaz aylarýna tesâdüf etmekte idi. Bunu te’yid için, Bilâl Tunç Beyin sitesinde yer alan târîh çevirme usûllerine baþvurduðumda, 1950 yýlý (hicrî 1369) Ramazanýnýn Temmuz ayýna tesâdüf ettiðini gördüm. Demek ki, hâfýzam beni yanýltmamýþtý. Bu yýl, uzun bir zaman halkýn raðmýna hükümlerini zorla icrâ eden güçler, yapýlan ilk serbest seçimde iktidârý kaybetmiþti. Milletin istediði bir idâre iþ baþýna geçmiþti. Bunlarýn da ilk icrâatý, ezaný aslî þeklinde okutmak olmuþtu. Dînî bakýmdan olduðu kadar, siyâsî bakýmdan da gerçek hürriyete doðru adýmlar atýlacaðýna dâir halkýn ümitleri canlanmýþtý. Bütün bu durumlar idrâk edilen Ramazanýn daha aþk ve þevkle karþýlanmasýna vesîle olmuþtu. Ýþte böyle bir vasatta iken aklýmýn erdiði, yapýlanlarýn az çok farkýna vardýðým ilk Ramazan ile karþýlaþmýþ bulunuyordum.

G

GEÇMÝÞ RAMAZAN OLUR KÝ... ADEM PALA

Ezan ve namazla tanýþmak amazan Ayý içerisinde yaþanan öyle zamanlar var ki, insanýn hayatýna hayat katabiliyor. Bu vakitlerde yaþadýðý ve baþýna gelen zahiren olumsuz olarak görülen hadiseler aslýnda içerisinde nice güzelliklere vesile neticeler barýndýrýyor. Ýþte bu mübarek ay boyunca içinizde kendinizden de bir parça bulabileceðiniz, o vakitlerden günümüze kalan anýlarý kýsa notlar þeklinde sizlerle bu köþede paylaþacaðým. Herkese þimdiden hayýrlý Ramazanlar.. *** Onunla tanýþtýðým sýralardý. Kiminle mi? Ezanla tabiî ki. Daha okula bile gitmiyordum. Gurbette olan babamsýz bir sahurda annemin sahura kalktýðý o geceleri unutmak mümkün mü? Onu tatmaya baþladýðým zamanlardý. Neyi mi? Namazý tabiî ki. Daha okumayý bile bilmiyordum. Gurbet olan babamsýz bir namaz vaktinde, annemi namaz kýlarken seyretmek... Unutmak mümkün mü?

R


02 Ağustos 2011