Issuu on Google+

Ayrýntýlý bilgi sayfa 14’te

Y GERÇEKTEN HABER VERiR

ASYA’NIN BAHTININ MÝFTAHI, MEÞVERET VE ÞÛRÂDIR

YIL: 42

SAYI: 14.875

23 TEMMUZ 2011 CUMARTESÝ / 75 Kr

POLÝS DAHA AKTÝF HALE GETÝRÝLECEK

Terörle mücadelede metod deðiþecek

www.yeniasya.com.tr

ÝSTANBUL MÜFTÜSÜ PROF. DR. ÇAÐRICI

Marifet, fakirle ayný sofrada olmak uÝstanbul Müftüsü Prof. Dr. Mustafa Çaðrýcý, yaklaþan Ramazan ayýna iliþkin yaptýðý deðerlendirmede, kendilerinin de paylaþmaya ortak olacaklarýný belirterek, ‘’Zenginle kim olsa yer. Marifet fakirle ayný sofrada olmak ve ona yedirmek. Bu yüzden biz de ekonomik durumu zayýf vatandaþlarla hatýrý sayýlýr yerlerde iftar yemekleri vereceðiz’’ dedi. Haberi sayfa 6’da

TÜRKÝYE’YE SIÐINAN

Mültecilerin dramý sona erecek uTürkiye, zulme uðrayacaklarý korkusuyla yaþadýklarý topraklarý terk ederek kendisine sýðýnan 18 bini aþkýn mülteciye daha insanî yaþama imkâný sunacak. Haberi sayfa 4’te

30 yýldýr sürdürülen terörle mücadelede askeri önceleyen mücadele metodunun terörü önlemede yetersiz kaldýðý belirtilirken, diðer güvenlik unsurlarýnýn terörle mücadelenin içine daha fazla katýlmasý çalýþmalarý yapýlýyor.

YAPISAL VE METODLA ÝLGÝLÝ YENÝLÝKLER YAPILACAK

ÝSTÝÞARÎ BÝR KURUL OLARAK KALMALI

uDiyarbakýr’ýn Silvan ilçesinde teröristlerce 13 askerimizin þehid edilmesinden sonra baþlatýlan terörle mücadele metodlarýyla ilgili tartýþmalar devam ediyor. Konuyla ilgili bir soruyu cevaplandýran Ýçiþleri Bakaný Ýdris Naim Þahin, ''Terörle mücadelede zaman içerisinde ve yakýn zamanda yapýsal ve yönteme iliþkin birtakým yenilikler ve deðiþiklikler olacaktýr, olmasý gereklidir. Bu yapýda ve yöntemde ne asker dýþarýya alýnmýþtýr, ne de polis tamamen iþin içine dahil edilmiþtir'' dedi.

YAÞ’ýn yapýsý deðiþmeli

KONU BÜTÜN BOYUTLARIYLA ELE ALINMALIDIR uBaþbakan Yardýmcýsý Beþir Atalay da, terör olaylarýndan sonra yapýlan tartýþmalarda, olayýn sadece güvenlik boyutunun ele alýnmasýnýn yanlýþ olduðunu söyledi. “O boyutu öndedir, ama insanî, ekonomik, millî birlik, kardeþlik gibi bütün boyutlarýyla birlikte bu konuyu yürütmek gerektiðine inanýyoruz" diyen Bakan Atalay, güvenlik konusuna polisin daha etkin katýlmasý ile ilgili projelerin detaylarýyla ele alýndýðýný bildirdi. Haberi sayfa 4’te

uStratejik Düþünce Enstitüsünün ‘’YAÞ ve Hükümet-TSK Ýliþkilerinin Yeniden Yapýlandýrýlmasý’’ raporunda, YAÞ’ýn istiþarî bir kurul olarak kalmasý, sadece askerî stratejik konseptin tesbiti ve TSK’nýn modernizasyonu gibi konularda görüþ bildirmesi ve görevli olmasý gerektiði belirtildi. Raporda, YAÞ kararlarýnýn ancak cumhurbaþkanýnýn onayýyla kesinlik kazanmasý gerektiði kaydedildi. Haberi sayfa 5’te

ASKER KOMUTANINI VE ARKADAÞINI VURDU / 5’TE GÜVENLÝK KABÝNESÝ GELECEK HAFTA TOPLANACAK

Ýsrail çýkýþ yolu arýyor uÝsrail’in, “Sekizler” olarak adlandýrýlan güvenlik kabinesi, gelecek hafta, Mavi Mar mara olayý dolayýsýyla Türkiye’den özür dilenmesini de içeren bir uzlaþma anlaþmasýný deðerlendir mek üzere toplanacak. Haberi sayfa 7’de

ÞIK KAFETERYALAR, IÞIKLI KORÝDORLAR YERÝNE

ISSN 13017748

Kütüphaneler açalým uTürk Kütüphaneciler Der neði Genel Baþkaný Ali Fuat Kartal, tanýtým ataðýna geçen üniversitelere sitem ederek, özellikle yeni kurulan üniversitelerin kendilerini þýk kafeteryalarla, ýþýklý koridorlarla tanýtmaya çalýþtýðýný, halbuki üniversitelerin adlarýna lâyýk kütüphaneler açmalarý gerektiðini söyledi.

Mukaddes topraklarý ziyaret etmek için insanlarýmýz büyük istek gösteriyor.

TÜRKÝYE’DE HAC COÞKUSU

Umre ve hac için rekor baþvuru u­ Suudi Arabistan Hac ve Umre Millî Komitesi Baþkaný Saad Cemil El Kureþi, en çok hac baþvurusunun bu yýl 963 bin 868 kiþi ile Türkiye’den yapýldýðýný söyledi. Haberi sayfa 3’te

TARTIÞMALAR SONRASINDA

Herten’de camiye onay u­ Almanya’nýn Ruhr bölgesindeki Her ten Meclisi, hararetli tartýþmalara sahne olan yeni cami yapýmýna onay verdi. Meclis toplantýsýnda bir kaç aþýrý saðcý ve cami karþýtý üyenin provokasyonu sonuçsuz kaldý. Haberi sayfa 7’de

LYS’YÝ KAZANAN ÖÐRENCÝLER

Tercih yaparken dikkatli olun uYÖK Baþkaný Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, LYS’yi kazanan ve tercih yapmaya hazýrlanan adaylarýn tercih yaparken çok dikkatli olmalarý gerektiðini kaydetti. Haberi sayfa 3’te

{

AÇIKLAMA Her hafta, bugün yayýnladýðýmýz HAFTA SONU ekimizi teknik bir sebepten dolayý yayýnlayamýyoruz. Özür dileriz.

{

TERÖRLE MÜCADELEDE ÞÝMDÝYE KADAR UYGULANAN METODLAR ELEÞTÝRÝLÝRKEN, BAKAN ÞAHÝN VE ATALAY, YENÝ METODLAR ÝÇÝN ÇALIÞMALARIN BAÞLATILDIÐINI AÇIKLADI.


2

LÂHÝKA

23 TEMMUZ 2011 CUMARTESÝ

‘‘ Ölüm deðiþmiyor!

‘‘

Ey nefsim! Deme, “Zaman deðiþmiþ, asýr baþkalaþmýþ; herkes dünyaya dalmýþ, hayata perestiþ eder, derd-i maîþetle sarhoþtur.” Çünkü, ölüm deðiþmiyor.

Kim Allah'a ve Resûlüne isyan ederek O'nun koyduðu sýnýrlarý inkâr edip aþarsa, Allah onu, ebediyen kalmak üzere, Cehennem ateþine sokar. Onun için hor ve hakir edici bir azap vardýr. Nisâ Sûresi: 14 / Âyet-i Kerime Meâli

Þuuraltýný temizleme ve yeniden inþâ etme

[Gafil kafaya bir tokmak ve bir ders-i ibrettir.] yyasar@yeniasya.com.tr

E

y gaflete dalýp ve bu hayatý tatlý görüp ve âhireti unutup dünyaya tâlip bedbaht nefsim! Bilir misin, neye benzersin? Devekuþuna. Avcýyý görür; uçamýyor, baþýný kuma sokuyor. Tâ avcý onu görmesin. Koca gövdesi dýþarýda; avcý görür. Yalnýz, o, gözünü kum içinde kapamýþ; görmez. Ey nefis! Þu temsile bak, gör: Nasýl dünyaya hasr-ý nazar, azîz bir lezzeti, elîm bir eleme kalbeder. Meselâ, þu karyede, yani Barla’da, iki adam bulunur; birisinin yüzde doksan dokuz ahbabý Ýstanbul’a gitmiþler, güzelce yaþýyorlar. Yalnýz birtek burada kalmýþ; o dahi oraya gidecek. Bunun için, þu adam, Ýstanbul’a müþtaktýr, orayý düþünür, ahbaba kavuþmak ister. Ne vakit ona denilse, “Oraya git!”; sevinip, gülerek gider. Ýkinci adam ise, yüzde doksan dokuz dostlarý buradan gitmiþler. Bir kýsmý mahvolmuþlar; bir kýsmý ne görür, ne de görünür yerlere sokulmuþlar. Periþan olup gitmiþler, zanneder. Þu bîçare adam ise, bütün onlara bedel, yalnýz bir misafire ünsiyet edip teselli bulmak ister; onunla o elîm âlâm-ý firâký kapamak ister. Ey nefis! Baþta Habîbullah, bütün ahbabýn kabrin öbür tarafýndadýrlar. Burada kalan bir iki tane ise, onlar da gidiyorlar. Ölümden ürküp, kabirden korkup, baþýný çevirme; merdâne kabre bak, dinle ne talep eder. Erkekçesine ölümün yüzüne gül; bak, ne ister. Sakýn gâfil olup ikinci adama benzeme. Ey nefsim! Deme, “Zaman deðiþmiþ, asýr baþkalaþmýþ; herkes dünyaya dalmýþ, hayata perestiþ eder, derd-i maîþetle sarhoþtur.” Çünkü, ölüm deðiþmiyor; firâk bekâya kalbolup, baþkalaþmýyor. Acz-i beþerî, fakr-ý insanî deðiþmiyor; ziyâdeleþiyor. Beþer yolculuðu kesilmiyor, sür’at peydâ ediyor. Hem deme, “Ben de herkes gibiyim.” Çünkü, herkes sana kabir kapýsýna kadar arkadaþlýk eder. Herkesle musîbette beraber olmak demek olan teselli ise, kabrin öbür tarafýnda pek esassýzdýr. Hem kendini baþýboþ zannetme. Zîrâ, þu misafirhâne-i dünyada, nazar-ý hikmetle baksan, hiçbir þeyi nizamsýz, gâyesiz göremezsin; nasýl, sen nizamsýz, gâyesiz kalabilirsin? Zelzele gibi vâkýalar olan þu hâdisât-ý kevniye, tesadüf oyuncaðý deðiller. Meselâ, zemine nebâtât ve hayvanât envâýndan giydirilen birbiri üstünde, birbiri içinde, gayet muntazam ve gayet münakkaþ gömlekler, baþtan aþaðýya kadar gâyelerle, hikmetlerle müzeyyen, mücehhez olduklarýný gördüðün ve gayet âlî gâyeler içinde kemâl-i intizam ile meczub Mevlevî gibi devredip döndürmesini bildiðin halde, nasýl oluyor ki, küre-i arzýn benîâdem’den, bâhusus ehl-i imândan beðenmediði bir kýsým etvâr-ý gafletin sýklet-i mâneviyesinden omuz silkmeye benzeyen zelzele gibiHAÞÝYE mevtâlûd hâdisâtý hayatiyesini, bir mülhidin neþrettiði gibi gâyesiz, tesadüfî zannederek bütün musîbetzedelerin elîm zâyiâtýný bedelsiz, hebâen mensur gösterip, müthiþ bir yeise atarlar. Hem, büyük bir hatâ, hem büyük bir zulüm ederler. Belki, öyle hâdiseler, bir Hakîm-i Rahîmin emriyle ehl-i imânýn fânî malýný sadaka hükmüne çevirip, ibkâ etmektir ve küfrân-ý nimetten gelen günahlara kefârettir. Nasýl ki birgün gelecek, þu musahhar zemin, yüzünün zîneti olan âsâr-ý beþeriyeyi þirkâlûd, þükürsüz görüp çirkin bulur. Hâlýk’ýn emriyle büyük bir zelzele ile bütün yüzünü siler, temizler. Allah’ýn emriyle, ehl-i þirki Cehenneme döker; ehl-i þükre, “Haydi, Cennete buyurun” der. Haþiye: Ýzmir’in zelzelesi münâsebetiyle yazýlmýþtýr. Sözler, s. 275

LÛGATÇE:

ünsiyet: Alýþkanlýk, dostluk. âlâm-ý firâk: Ayrýlýk acýlarý, elemleri. fakr-ý insanî: Ýnsanýn yapýsýnda ve yaratýlýþýnda olan yoksulluk. hâdisât-ý kevniye: Yaratýlýþa ve tabiata âit hadiseler.

sýklet-i mâneviye: Manevî aðýrlýk. mevtâlûd: Ölüm gibi; ölümlü; korkunç. hebâen mensur: Boþu boþuna. Faydasýz yere. ibkâ: Bâkileþtirmek. Devamlý etmek. âsâr-ý beþeriye: Ýnsanlarýn eserleri.

Y

ilinç ve bilinç altý son yýllarda sýkça rastlanan bir kavramdýr. Ýslâmî gelenekte þuur tabir edilmektedir. Gerek, týp çevrelerinde gerekse insan-ruh-ahlâk-beyin geliþimleriyle ilgilenen kiþilerce sýkça dile getirilen bu kavramlarýn ne olduðunu bilmek gerekir. Buna göre bilinç, kiþinin uyarýcýlara karþý beþ duyu ile farkýndalýðý, bu uyaranlarý denetleyebilmesi gibi bir anlamý vardýr. Bilinç, irâdî tercihlerimizle oluþan zihinsel bir aktivitedir ve sadece insanýn sahip olduðu bir zihin düzeyidir. Mahlûkatýn hiçbirisinde etrafýndaki olaylarý anlamlandýrma, yönlendirme, kontrol etme ve geliþtirme gibi bir program yoktur. Hayvanlarýn ve bitkilerin bu programlarý sabittir. Bilinçaltý dediðimiz kavram ise, bir tür programlamadýr. Ýnsanýn hayatýndaki bütün tercihlerinde etkilendiði ana nokta bilinçaltýdýr. Her þeyi kayýt altýna alan bir cihaz gibi çalýþmaktadýr. Ýnsan farkýnda olsun veya olmasýn baktýðý, tattýðý, okuduðu, dokunduðu, kokladýðý, duyduðu her þeyi bilinç altý kayýt altýna almaktadýr. Ýnsanýn bilinci, farkýndalýk ve iradî bir zihin aþamasý iken, bilinçaltý iradenin devrede olmadýðý, daha doðrusu farkýndalýðýn saðlanamadýðý, her þeyin depolandýðý zihin aþamasýný ifade etmektedir. Adeta bir kamera görevi görür. Siz bilincinizle, iradenizle kamerayý bir þeyi kaydetmek üzere yönlendirirsiniz, ama kamera hüviyetindeki bilinçaltý, fotoðraf karesinin içine giren her þeyi depolar.

B

Bilinçaltý yazýlýmý veya programý adeta bir mýknatýs gibidir. Bilinçaltýný bir tarla gibi düþünürsek, oraya hangi tohumlarý ektiysek, o büyüyecek ve bundan sonraki iradî tercihlerimiz ve meyillerimiz de o yönde olacaktýr. Kiþinin bakýþ açýsýnýn þekillenmesi ve nasýllýðý, bilinçaltý beslenmesine göre oluþmaktadýr. Bu da düþüncelerini, duygularýný, davranýþlarýný ve hatta kiþinin karakterini oluþturacak bir süreçtir. Zira bilinçaltý, bir fikri kaydettikten sonra doðruluða ve yanlýþlýðýna bakmadan, sorgusuz sualsiz uygulamaya baþlar. Yani ektiðimiz ne ise, iyi veya kötü mutlaka yetiþecektir. Bediüzzaman’ýn bakýþ açýsý ile ilgili ve insanýn adeta manevî haritasýný göstermesi açýsýndan çok önemli olan þu tesbiti, aslýnda söylediklerimizi özetler niteliktedir: “Güzel gören güzel düþünür, güzel düþünen hayatýndan lezzet alýr.” Güzel görmek, þuurla, irade ile farkýndalýk ile alâkalý bir durumdur. Þuurlu bakýþlar, dokunuþlar, dinlemeler þuuraltýný oluþturacaktýr. Tefekkür, bu noktadan bakýldýðýnda, þuurlu yapýlan bir düþünce, yani bilinç düzeyinde bir ibadettir. Bundan sonraki aþama ise, güzel düþünmeyi netice verecektir. Güzel düþünme de insanýn hayatýndaki en kötü hadisenin bile, melekût cihetini, mektubat-ý samedaniye olduðunu görmeyi saðlayacaktýr. Bu da hayatý daha da lezzetlendirecektir. Zira insan hayatýný acýlaþtýran, mutsuzlaþtýran þey, karþýlaþtýðý hadiselere doðru anlam verememesi yani melekûtiyet cihetini okuyamamasýndan kaynaklanýr. Aslýnda Bediüzzaman, bu güzel görme, güzel düþünme programý ile imanýn tahkikleþmesi meselesini de veciz bir ifadeyle anlatmaktadýr. Hâsýlý, iradî olarak þuurlu seçimlerimiz, þuuraltýný beslemekte, sonra da þuuraltý, almýþ olduðu bilgileri yürürlüðe koyup, hayatî

tercihlerimizi, meyillerimizi belirlemektedir. Bilinçaltý programýnýn en önemli yazýlým safhasý, hiç þüphesiz 0-6 yaþ dönemidir. Bugün pedegoglarýn da, psikologlarýn da, Ýslâm âlimlerinin de hem fikir olduðu bu süreçte, çocuk anne ve babasýnýn telkinleri ve çevresinden aldýðý mesajlar ile ileriki hayatýnýn tercihlerinin ve meyillerinin tohumlarýný oluþ-

‘‘

Kur’ân, sünnet ve bunlardan mülhem yazýlan Risâle-i Nur eserleri, bozulmuþ bilinçaltýný tamir ve yeniden inþâ vazifesi yapmaktadýr.

turmaktadýr. Bu noktada Bediüzzaman’ýn þu tesbiti, þuuraltý beslenmesinin, 0-1 yaþ döneminde çok daha önemli olduðuna dairdir: “Merhum validemden aldýðým telkinat ve manevî derslerdir ki, o dersler fýtratýmda, adeta maddî vücudumda çekirdekler hükmünde yerleþmiþ. Sair derslerimin o çekirdekler üzerine bina edildiðini aynen görüyorum. Demek bir yaþýmdaki fýtratýma ve ruhuma merhum validemin ders ve telkinatýný, þimdi bu seksen yaþýmdaki gördüðüm büyük hakikatler içinde birer çekirdek-i esasiye müþahede ediyorum.” Þuuraltý, öncelikle saðlam ve doðru bilgilerle oluþturulursa, insanýn baðýþýklýk sistemi nasýl vücuda giren zararlý mikrobu tanýyýp, mücadele ediyorsa; doðru bilinçaltý programlamasý da insaný his ve hevasýyla iþleyeceði günah ve haram tercihlerinden alý-

Nurlarla yeniden diriliþ ÖMER DÝNLER omrdinler@hotmail.com

ünya yolcularýnýn gözlerine perde olan; daðlarý, gökyüzünü unutturan þehir yaþantýsýna, fani dünya iþlerine ara vermenin, ruhumuzu dinlendirmenin vakti gelmedi mi? Evet, gözlerimize perde olan dünyevî her þeyi kaldýrmanýn, kulaklarýmýzý týkamýþ seslerden uzaklaþmanýn vaktidir þimdi. Gözlerimiz gerçeði gerçekten görecek, kulaklarýmýz unutulan sesleri; daðlarýn, rüzgârýn, kâinatý okuyan gençlerin seslerini duyacak artýk. Kalplerimiz Risâlelerin nuruyla günah lekelerinden arýnacak; dünyevî zevkler ve lezzetler, yerini hakikî lezzetlere býrakacak artýk. Þimdi kâinatý okuma zamanýdýr. Bellerin doðrulup kendi gerçek benliklerimize dönmenin, Nurlarla akýllarýmýzý, kalplerimizi ihtilâftan, daðýlmaktan kurtarýp, bütün bedenimizi intizam altýna alarak ruhlarýmýza tekrardan hayat üflemek zamanýdýr. Yýpranmýþ ve yorgun ruhlarýmýzýn dirilme zamanýdýr. *** Zonguldak Çaycuma’da Daðüstü yaylalarýnda, kâinatla baþbaþayýz. Buradaki bütün kardeþler zor bir dönemin, gürültülü, yorucu þehir yaþantýsýnýn kalabalýðýnda yolculuk yaparken Nurlara tutulan, tekrar nefes almaya, yaþama dönmeye çalýþan yolcular gibi. Her birimiz farklý farklý þehirlerden üniversiteli aðabeylerle birlikteyiz. Finaller biteli daha bir ay

D

oldu. Tatil yapacaðýmýz deniz kenarlarýna ya da ailelerimizin yanýna koþmak yerine, buraya Zonguldak’a koþtuk, bir çoðumuz ilk defa burada tanýþtýk. Arýnmak, dönem içerisinde kaybettiklerimizi Nurlarla yeniden kazanmak için... Üstadýn “Ben yedim, siz kokusunu alsanýz kâfî” dediði Risâle-i Nur’daki iman hakikatlerinin kokusunu almaya çalýþan bir gençlik var burada. Nebi’nin (asm) yolundan gitmeye çalýþýyor hepsi. Günde 10 saat okuyarak batýl vehimleri delip yakan birer yýldýz gibiler. Dilleriyle Nurlarý, gözleriyle kâinatý okuyorlar bu daðlarda. Þimdiden Külliyat’ý bitirenler de var içlerinde. Okumaya vakit yok diyenlere gösteriyorlar,

okumanýn lezzetini, þeklini... Herkeste tatlý bir rekabet var. Sonra tabiî ki çaylar geliyor. Eee… Nur Talebesi çaysýz olur mu hiç? Toplanýyor herkes çaylarýn etrafýna ve okumaya doymamýþ Abdullah Þahin Aðabeyimizden Nurlardan kâinatý dinliyoruz. Herkeste bir heyecan, mutluluk, gözlerden okunabiliyor. Daha önceden aðaç, orman, çiçek, dað gördük, ama þimdi bunlarý okuyoruz. Her birinde kendimizi, Cenâb-ý Hakk’ý görüyoruz. Daha önce de çay içtik, ama nur sohbetleriyle karýþtýrýlmýþ bu çayýn lezzetini hiçbirinde alamadýk. Nasýl da özlemiþiz gülmeyi, mutlu olmayý, hepimiz nasýl da özlemiþiz gerçekten yaþamayý. Günler ilerledikçe fark ediyoruz bedenlerimizdeki ve ruhlarýmýzdaki deðiþimi. Fark edebiliyoruz bir ay önceki kiþi olmadýðýmýzý. Yeniden dirilmiþ gibiyiz. Gözlerimiz sanki ilk defa görmeye baþlamýþ gibi bundan önce hiç görememiþiz sanki. Kulaklarýmýz saðýrmýþ da ilk defa þimdi duymaya baþlamýþ gibi. Rüzgârý, kuþlarý, tabiattaki zikirleri duymaya þimdi baþlýyoruz, þükrediyoruz. Bizler için geç olmadý duyabildik, duyabildik, tekrardan okuyabildik. Sonsuz þükürler olsun Rabbimize. Herkes fýrsat buldukça okumaya kaçýyor burada. Her aðacýn üstünde, her çalýnýn altýnda Nur Talebesi var. Üstad Hazretleri yaz gelince aðabeylerle daðlara çýkarmýþ Nurlarý yazmak için. Þimdi bu gençler de okumak için çýkýyorlar Üstadým. Yavaþ yavaþ sohbetler de

koyacak ve bir programlama yapacaktýr. Þuuraltý, Ýlâhî programa göre beslenirse, yaþanan hayat boyunca buraya gönderilen her türlü mesajý ayýklamaya tabi tutacak, faydalý olaný, yani kendindeki temel program ile uyumlu olaný alýp diðerini atacaktýr. Þuuraltý programýný Ýlâhî programa göre düzenleme iþinin temelini anne baba atacaktýr. Böyle bir programla büyümeyen, her türlü günahýn içine girmiþ ve bilinçaltý programýný bozmuþ kiþilerin de bu noktada ümitsizliðe düþmemesi gerekir. Zira Rabbimizin, tövbe, istiðfar ve duâ gibi yenilenme kaynaklarý, Kur’ân, sünnet ve bunlardan mülhem yazýlan Risâle-i Nur eserleri, bozulmuþ bilinçaltýný tamir ve yeniden inþâ vazifesi yapmaktadýr. Asr-ý kýyamet insanlarý olarak etrafýmýz dört bir yandan günahlar ile çevrilidir. Böyle bir ortamda þuuraltý tarlasýnda yabanî ve zararlý otlar da bitmektedir. Fakat ciddî anlamdaki bir piþmanlýk ve yakarýþ, sebat ve azimle iman hakikatlerini okumak ve ibadetlere ciddi devam, hepsinin de temel noktasý olan ve ruhu olan ihlâs olduðu takdirde Cenâb-ý Hak, þuuraltýndaki yanlýþ programlarý silmekte, hidayet ve istikamet nasip etmektedir. Aslýnda kiþinin bulunduðu iman derecesine göre, þirki terk etmesi, günahlarý terk etmesi ve Allah’tan gayr her þeyi terk etmesi olan takva, ciddî anlamda bir bilinçaltý programlamasýdýr. Ýmanýn taklitten tahkik aþamasýna geçmesi de yine bilinçaltýnýn Ýlâhî programa göre þekillenmesi anlamýndadýr. Nitekim yaklaþmakta olan Ramazan ayý, bilinçaltý programýnýn resetlenmesi, programa girmiþ olan virüslerin ayýklanmasý ve yepyeni bir bakýþ açýsý sunmasý açýsýndan çok önemli bir aylýk programlanma dönemidir. Bu kazanç ve bereket ayýndan azamî istifade etmek duâsýyla.

deðiþiyor artýk. Þimdi sadece Nurlardan bahsediliyor, Nurlardan konuþuluyor. Dünyevî hiçbir ses, hiçbir renk, hiçbir koku yok burada. Herkesten, ileriye dönük hizmetleri, hedefleri ve düþünceleri duyuyoruz. Ve bizler de Geyve ormanlarýnda okuma yapan liseli kardeþlerimiz gibi “Var ol ey sevgili Üstadým!” diyoruz. Evet her þey bütün hýzýyla devam ediyor. Okumalarla, sohbetlerle, ilâhilerle, Ömer Faruk Aðabeyimizin neþesiyle, Aydýn Aðabeyimizin ihlâslý yemekleriyle, akþam saatlerinde üniversiteli kardeþlerle

yaptýðýmýz müzakerelerle, Abdullah Aðabeyimizin iki yüz okuma sevinciyle ve Vahdet Aðabeyimizin yüz yetmiþ beþ endiþesiyle, çay sohbetlerimizle, Külliyat’ý bitirmeye niyetli kardeþlerle; Nurlarla yaylalarda, Zonguldak Çaycuma’da devam ediyor Risâle-i Nur Külliyatý’ný Bitirme Programý’mýz. Ey arkadaþ! Eðer sen de kâinatýn sahifelerini okumak, akýllarý hayrette býrakan o yüksek nizamý görmek istersen biz buradayýz. Zonguldak Çaycuma’dayýz… Sakarya Geyve’deyiz.


HABER

Y

Genel Yayýn Müdürü

Yayýn Koordinatörü

Haber Müdürü Recep BOZDAÐ Ankara Temsilcisi Mehmet KARA Reklam Koordinatörü Mesut ÇOBAN Görsel Yönetmen: Ýbrahim ÖZDABAK

Kâzým GÜLEÇYÜZ

Abdullah ERAÇIKBAÞ

Abone ve Daðýtým Koordinatörü: Adem AZAT

Yeni Asya Gazetecilik Matbaacýlýk ve Yayýncýlýk Sanayi ve Ticaret A.Þ. adýna imtiyaz sahibi

Mehmet KUTLULAR Genel Müdür

Recep TAÞCI

Yazý Ýþleri Müdürü (Sorumlu) Mustafa DÖKÜLER Ýstihbarat Þefi Mustafa GÖKMEN Spor Editörü Erol DOYURAN

Yeni Asya basýn meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir.

Merkez: Gülbahar Cd., Günay Sk., No: 4 Güneþli 34212 Ýstanbul Tel: (0212) 655 88 59 Yazýiþleri fax: (0212) 515 67 62 Kitap satýþ fax: (0212) 651 92 09 Gazete daðýtým: Telefax (0212) 630 48 35 ÝlânReklam servisi fax: 515 24 81 Caðaloðlu: Cemal Nadir Sk., Nur Ýþhaný, No: 1/2, 34410 Ýstanbul. Tel: (0212) 513 09 41 ANKARA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Meþrutiyet Cad. Alibey Ap. No: 29/24, Bakanlýklar/ANKARA Tel: (312) 418 95 46, 418 14 96, Fax: 425 03 36 ALMANYA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Zeppelin Str. 25, 59229 Ahlen, Tel: 004923827668631, Fax: 004923827668632 KKTC TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Avni Efendi Sok., No: 13, Lefkoþa. Tel: 0 542 859 77 75 Baský: Yeni Asya Matbaacýlýk Daðýtým: Doðan Daðýtým Sat. ve Paz. A.Þ.

Yayýn Türü: Yaygýn süreli

ISSN 13017748

23 TEMMUZ 2011 CUMARTESÝ

NAMAZ VAKÝTLERÝ Hicrî: 22 Þaban 1432 Rumî: 10 Temmuz 1427

Ýller Adana Ankara Antalya Balýkesir Bursa Diyarbakýr Elazýð Erzurum Eskiþehir Gaziantep Isparta

Ýmsak 3.49 3.43 4.08 4.05 3.57 3.25 3.25 3.10 3.54 3.41 4.04

Güneþ 5.29 5.31 5.48 5.52 5.46 5.07 5.09 4.58 5.41 5.21 5.46

Öðle 12.52 13.02 13.11 13.22 13.17 12.33 12.37 12.28 13.11 12.44 13.11

Ýkindi 16.40 16.55 16.58 17.14 17.11 16.22 16.27 16.21 17.04 16.32 17.00

ÖÐRENCÝLERÝN meslek veya bölüm seçiminde tercih edeceði mesleðin 5 yýl önceki durumu ile þu an ki durumunu gözden geçirmesi gerektiðini ifade eden Özer, “Öðrenciler, özellikle meslek veya bölüm seçiminde bir mesleðin 5 yýl önceki durumu, þimdiki durumu ve 5 yýl sonraki durumu konusunda kesinlikle bilgi edinmeliler. Yeteneðinize, istidadýnýza göre bölümleri seçmelidir. Meselâ çocuklarla diyaloðu iyi olmayan, onlarla zaman geçirmeyi sevmeyen birinin “okul öncesi öðretmenliðini” yazmasý son derece sakýncalý olacaktýr. Ya da kandan korkan birisinin “Týp” bölümünü seçmesi yanlýþ bir karardýr. Mesleklerin ve bölümlerin analizi iyi yapýlmalý. O mesleðe sahip kiþilerle yeri gelir konuþulmalý, onlardan bilgiler alýnmalýdýr.” diye konuþtu.

 NT Maðazalarý Sivas Þubesi’nin ihtiyaç sahiplerine ücretsiz olarak ulaþtýrmak için baþlattýðý ‘Askýda Kur’ân’ kampanyasý kapsamýnda ihtiyaç sahiplerine Kur’ân-ý Kerim daðýtýldý. Konuyla ilgili olarak bilgi veren NT Sivas Þube Yöneticisi Ali Temiz, “Askýda Kur’ân-ý Kerim kampanyasý kapsamýnda þubemize gelerek Kur’ân-ý Kerim satýn alan müþterilerimiz satýn aldýklarý Kur’ân-ý Kerimleri ihtiyaç sahiplerine vermek üzere maðazamýzda býrakýyorlar. Hayýrsever vatandaþlarýn desteði ile gerçekleþtirilen ve hâlâ devam etmekte olan kampanya, Müftülüðün cami imamlarý ile birlikte belirledikleri maddî durumu iyi olmayan öðrenciler NT Maðazalarý’na bildiriliyor. NT Maðazalarý ise sponsorlar bularak bu öðrencilere Kur’ân-ý Kerim daðýtýyor. Bu kampanya sayesinde alan el ile veren el ayný çatý altýnda buluþuyor ve mutlu bir tablo ortaya çýkýyor. Bizler de böyle güzel bir hizmete vesile olmaktan mutluluk duyuyoruz.” dedi. Hayýrsever Abdullah Þahin ise NT Maðazalarýna böyle bir giriþimde bulunduklarý için teþekkür etti. Sivas / cihan

Balkon kapýsýný açýk býrakýnca soyuldular

 ARTAN hava sýcaklýklarý dolayýsýyla açýk býrakýlan balkon kapýlarý hýrsýzlara dâvetiye çýka rýyor. Bursa’nýn merkez Yýldýrým ilçesinde, havanýn sýcak olmasý dolayýsýyla balkon kapýlarýný açýk býrakarak uyuyan iki vatandaþ, evlerine hýrsýz girdiðini söyleyerek polise müracaat etti. Erikli Mahallesi Çoruh Caddesi’nde ikamet eden Bülent K. (39), sýcak hava dolayýsýyla gece yatmadan önce balkon kapýsýný açýk býraktý. Açýk býrakýlan balkon kapýsýndan içeriye giren kimliði belirsiz kiþi, ev sahibinin pantolunun cebindeki bir miktar para ile sürücü belgesi ve cep telefonunu alarak kaçtý. Polise müracaat eden Bülent K., “Sýcak sebebiyle balkonu açýk býrakmýþtým. Hýrsýz oradan girmiþ.” dedi. Yiðitler Mahallesi 313. Cadde’de ikamet eden Özgür K. (31) isimli vatandaþ açýk býraktýðý balkon kapýsýndan içeriye giren þüpheli kiþinin nüfus cüzdaný, sürücü belgesi, banka kartlarý, dizüstü bilgisayar ve iþyeri giriþ kartýný çaldýðýný belirterek polise baþvurdu. Bursa Emniyet Müdürlüðü ekipleri her iki olayla da ilgili olarak soruþturma baþlattý. Bursa / cihan

Ýller Ýstanbul Ýzmir Kastamonu Kayseri Konya Samsun Þanlýurfa Trabzon Van Zonguldak Lefkoþa

Ýmsak 3.52 4.15 3.31 3.40 3.56 3.21 3.35 3.10 3.09 3.38 4.05

Güneþ 5.44 5.58 5.24 5.24 5.38 5.14 5.15 5.01 4.53 5.32 5.41

Öðle 13.18 13.25 12.58 12.52 13.04 12.48 12.38 12.35 12.20 13.06 13.00

Ýkindi 17.13 17.15 16.54 16.42 16.53 16.44 16.26 16.30 16.10 17.02 16.44

Akþam 20.39 20.39 20.21 20.07 20.16 20.10 19.50 19.56 19.35 20.29 20.06

Yatsý 22.21 22.14 22.04 21.42 21.50 21.53 21.21 21.38 21.09 22.12 21.34

Haitili din adamlarý Bursa’da eðitim aldý

FOTOÐRAF: AA

Askýda Kur’ân kampanyasý

Yatsý 21.34 21.59 21.52 22.17 22.16 21.19 21.27 21.25 22.08 21.26 21.57

HABERLER

MESLEK SEÇERKEN BÝLGÝ ALIN

Sivaslýlar kampanyaya büyük ilgi gösterdi.

Akþam 20.03 20.21 20.21 20.40 20.36 19.46 19.52 19.47 20.29 19.55 20.24

3

 DÝYANET Ýþleri Baþkanlýðýnýn Bursa’daki merkezinde eðitim gören Haitili din adamlarýna sertifikalarýný Baþbakan Yardýmcýsý Bekir Bozdað ile Diyanet Ýþleri Baþkaný Mehmet Görmez verdi. Türkiye Diyanet Vakfýnda düzenlenen sertifika törenine Baþbakan Yardýmcýsý Bozdað’ýn yaný sýra Diyanet Ýþleri Baþkaný Görmez ve Türkiye Diyanet Vakfý Genel Müdürü Süleyman Necati Akçeþme katýldý. Vakfýn konferans salonunda düzenlenen törende yaptýðý konuþmada, hem Haiti de hem de dünyanýn baþka ülkelerinde dini, dili, ýrký ne olursa olsun yardýma muhtaçlar yardým yapýldýðýný söyleyen Bozdað, Diyanet Ýþleri Baþkanlýðýnýn da bu hizmetlerden birini yerine getirdiðini ifade etti. Bozdað, ülkelerine dönecek Haitililerin Türkiye’den memleketlerine selâm ve saygý dileklerini götürmelerini istedi. Haiti’deki Müslümanlarla güzel iliþkiler oluþtuðunu ifade eden Görmez de, aralarýnda cami görevlisi, öðrenci ve öðretim üyelerinin bulunduðu bir grubun Bursa’da bulunan, baþkanlýða baðlý hizmet içi eðitim merkezinde 5 hafta eðitim aldýðýný kaydetti. Konuþmalarýn ardýndan, Bozdað ve Görmez, eðitime katýlan Haitililere sertifikalarýný verdi. Ankara / aa

Belediyeden su tasarrufu çaðrýsý

SON SÖZÜ ÖÐRENCÝ SÖYLEMELÝ—

ANNE ve babanýn çocuðun istemediði bölümü tercih etmesinin son derece yanlýþ bir yaklaþým olduðunu kaydeden Özer, “Son sözü öðrenci söylemeli. Üniversitelerin öðrencilere sunduklarý imkânlar iyi araþtýrýlmalý, akademik kadrolarýna bakýlmalý, yurt dýþý eðitim imkânlarý olup olmadýðýna bakýlmalý. Adaylar, 30 yükseköðretim programýný tercih edebilecek” þeklinde konuþtu.

ÖÐRENCÝLERE TERCÝH UYARISI

 MUÐLA Belediye Baþkaný Osman Gürün, yaz sezonunda içme suyunun bahçe sulamasýnda kullanýlmamasý konusunda uyarýda bulundu. Belediye tarafýndan saðlanan þehir içme suyunun sarfiyatýnda, son günlerde mevsim normallerinin üstünde seyreden hava sýcaklýðý dolayýsýyla artýþ olduðu belirten Baþkan Gürün, bunun da þebeke basýncýnýn yetersiz kalmasýna yol açtýðýný kaydetti. Gürün, “Þebeke suyu içme, kullanma ve endüstri suyudur. Vatandaþlarýmýzýn, içme suyunu bahçe ve tarla sulama, araba yýkama gibi amaçlarda kullanmamasý gerekmektedir. Aksi takdirde su depolarýnda yetersizliklere sebep olmaktadýr. Saðlýðýmýzýn en temel maddesi olan suyun her damlasý deðerlidir. Su tasarrufu konusunda vatandaþlarýmýzýn gerekli hassasiyeti göstereceðini ümit ediyorum” dedi. Muðla / cihan

ÜNÝVERSÝTE TERCÝHÝ YAPACAK ADAYLARA UYARIDA BULUNAN UZMANLAR, AÐIRLIKLI ORTAÖÐRETÝM BAÞARI PUANLARININ, KENDÝ ALANLARINI TERCÝH ETTÝÐÝNDE 0,15, ALAN DIÞI TERCÝHTE ÝSE 0,12 KATSAYI ÝLE ÇARPILACAÐINA DÝKKAT ÇEKTÝ. YOZGAT Ýl Millî Eðitim Müdürlüðü Rehberlik Koordinatörü Psikolojik Danýþman ve Eðitimci-Yazar Nevzat Özer, “Adaylarýn, aðýrlýklý ortaöðretim baþarý puanlarýnýn, kendi alanýna uygun bir programý tercih ettiðinde 0.15, kendi alanýnýn dýþýndaki bir programý tercih ettiðinde 0.12 katsayýsý ile çarpýlacaðýný göz önünde bulundurmalarý gerekiyor” dedi. Danýþman Özer, 25 Temmuz-5 Aðustosta baþlayacak olan LYS sonrasý tercihlerde ebeveynlere ve öðrencilere tercih konusunda önemli görevler düþtüðünü ifade etti. Yaklaþýk 10 milyon insaný etkileyen sýnavlar sonrasý, tercihlerin nasýl yapýlmasý konusunda

kritik kararlarýn verilmesi ve öðrencilerin gelecekleri açýsýndan önemli kararlarýn alýnmasý konunda tercihlerin hiç kuþkusuz önemli bir adým olduðunu dile getiren Psikolojik Danýþman Özer, “Öðrencilerin sakin kafayla ve iyi bir araþtýrmayla çalýþma yapmalarý çok önemlidir. Tercih yaparken alanýnýz devamý nitelikteki bölümlere aðýrlýk vermeleri önerilir. Adaylarýn, aðýrlýklý ortaöðretim baþarý puanlarýnýn, kendi alanýna uygun bir programý tercih ettiðinde 0.15, kendi alanýnýn dýþýndaki bir programý tercih ettiðinde 0.12 katsayýsý ile çarpýlacaðýný göz önünde bulundurmalarý gerekiyor” dedi. Yozgat / cihan

ÖZCAN’DAN MESLEK TAVSÝYELERÝ YÖK Baþkaný Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Lisans Yerleþtirme Sýnavlarý’ný (LYS) kazanan ve tercih yapmaya hazýrlanan adaylara, son yýllarýn ‘’gözde’’ meslekleri hakkýnda tüyolar verdi. Özcan, adaylarýn tercih yaparken geçen yýlýn taban puanlarýný baz almalarýný önerdi. Adaylar için; geleceði olan, iþ bulma ihtimali fazla meslekleri de sýralayan Özcan, þunlarý kaydetti: ‘’Çok yeni meslekler var. Meselâ öðrenciler engelli çocuklarýn, öðrenme güçlüðü olan çocuklarýn eðitimleriyle ilgili bölümler seçebilirler, genetik ile ilgili bölümlere gidebilirler. Uçuþ, ha vacýlýk sektörü ile ilgili meslekler de gözde. Çünkü pilot açýðýmýz var. Türkiye’de 600 yabancý pilotun çalýþtýðý söyleniyor. O alana yönelebilirler. Hostesimiz yok, bakým onarým servis iþleriyle uðraþacak elemanlarýmýz yok, o alanlarý seçebilirler. Ayrýca, mühendislikte nanoteknoloji ile ilgili alanlara yönelebilirler. Mekatronik gayet iyi, ümit var bir meslek gibi görünüyor. Ýktisadî ve idarî bilimlerde her zaman dýþarýda iþ yapacak öðrenciler yetiþtiriliyor. Bu alandan mezun olunca iþ bulabilecekleri çok ortam var. Hemþirelik gayet iyi bir meslek olarak geliyor. Fizyoterapistler iyi iþ yapacak. Yaþlý bakýmý ile uðraþacak meslekler çok revaçta. Okulöncesi eðitim ile uðraþacak, öðretmenlik yapacak arkadaþlarýn þanslarý iyi görünüyor.’’ Ankara / aa

Hac için Türkiye'den 963 bin 868 kiþi baþvuru yapýldý.

Umre ve hac için Türkiye’den rekor baþvuru

 SUUDÝ Arabistan Hac ve Umre Millî Komitesi Baþkaný Saad Cemil El Kureþi, en çok hac baþvurusunun bu yýl 963 bin 868 kiþi ile Türkiye’den yapýldýðýný söyledi. Yerel bir gazeteye bilgi veren Kureþi, bu rakamdan 329 bin 313’ünün ilk defa Suudi Arabistan’a gitmek için baþvurduðunu, Türk vatandaþlarýn sayýsýnýn önceki yýllara kýyasla büyük oranda artarak 370 bini aþtýðýný kaydetti. Suudi Arabistan’a umre için giden ziyaretçi sayýsýnda da bu yýl yüzde 25 ile 30 arasýnda artýþ görüldüðünü vurgulayan Kureþi, Yemen ve Suriye’den ise daha az ziyaretçi geldiðini, Tunus ve Libya’dan ise gelen olmadýðýný aktardý. Mekke ve Medine’deki oteller, aylýk 1.4 milyon misa fir aðýrlama kapasitesine sahip. Dubai / cihan


4

HABER

23 TEMMUZ 2011 CUMARTESÝ

Y

Yeni Anayasa için 9 kiþilik ekip BAÞBAKAN YARDIMCISI ATALAY, AKP OLARAK ANAYASA ÝLE ÝLGÝLÝ BÝR EKÝP OLUÞTURDUKLARINI BELÝRTEREK, “BENÝM ÝÇÝNDE BULUNDUÐUM 9 KÝÞÝLÝK BÝR HEYET. HEM YÖNTEM ÇALIÞMASI, HEM DE ÖZ OLARAK ÇALIÞMAMIZI BAÞLATMIÞ OLDUK’’ DEDÝ. cakir@yeniasya.com.tr

Tasarruf devri ihayet insanlarý tasarrufa teþvik eden açýklamalara da þahit oluyoruz. Bu çaðrýlarýn ekonomik kriz ihtimalinin arttýðý günlere tevafuk etmesi de isabetli. “Alýn-verin, ekonomiye can verin!” propagandalarýndan, “Dikkatli olun, ihtiyacýnýz olmayan þeyleri almayýn, tasarruf edin” noktasýna gelinmesi; kriz korkusunun insanlarý terbiye etmesi ile açýklanabilir. Gerek devlet ve gerekse fert olarak krizlere sürüklenmemiz, kendi çapýmýzda ‘ödeme dengemiz’in bozulmasý; israf ile çok irtibatlýdýr. “Bu da lâzým olur, bu da” diyerek alýþ veriþ sepetlerini dolduranlar nihayetinde borç havuzunda yüzmeye, krize sürüklenmeye ve sýkýntý çekmeye mahkûmdur. Türkiye, vergi olarak topladýðý paralarý uygun yerlere harcamýþ olsa krizler çýkar mýydý? Fayda vermeyen gösteriþli toplantýlar, karþýlama ve uðurlama törenleriyle neleri kaybettiðimizin farkýnda mýyýz? Dünya, hükmen bir köy haline geldiðinden dolayý baþkalarýnýn krizi bizi de etkiliyor. “Bize birþey olmaz” dönemi çoktan sona erdi. Dünyadaki bir insana ‘birþey’ oluyorsa, bize de olabilir. Artýk ekonomide de, siyasette de “kelebek etkisi”nden bahsetmek mümkün. Dünyanýn bir ucundaki kelebeðin kanat çýrpmasýnýn diðer ucunda fýrtýnaya yol açmasý þeklinde anlatýlan bu etki, dünyadaki en ufak bir deðiþimin, zincirleme olarak baþka deðiþikliklere sebep olabileceðini hatýrlatýr. Türkiye’den binlerce kilometre uzaktaki bir ülkede patlak verececek muhtemel bir kriz, ülkemizi de, baþka ülkeleri de tesiri altýnda býrakabilir. O halde, “Bize bir þey olmaz” inadýndan vaz geçmek gerekir. Türkiye’yi idare edenler “Olumsuz senaryolara da hazýr olmamýz gerekir” diyorlar. Doðrudur, her zaman iþi yokuþ tutmakta fayda var. Fert ve devlet olarak biz iþimizi yokuþ bilelim, ona göre tedbirli olalým; neticede yolumuz düz ve kolay olsa ne kaybederiz ki? Unutmamamýz gereken bir nokta da bütün krizlerde en aðýr faturayý fakir fukara olanlarýn ödediðidir. Krizlere yuvarlanan hükümetler, çýkýþ yolu olarak hemen ‘zam’ silahýna sarýlýyorlar. Zamlarden etkilenenler de bilhassa maaþla çalýþanlar oluyor. Hep böyle oldu, bundan sonra da farklý bir þey olmasý kolay deðil. “Dere kenarýnda abdest alýrken dahi suyu israf etmemek gerekir” anlayýþýna sahip bir milletin, ‘israf’ tuzaðýna düþmesi hakikaten ibretlik. Bütün vesile ve vasýtalar insanlarý ihtiyacýndan daha fazla harcamaya teþvik ediyor. Sadece alýþ veriþ yaparak mutlu olan, alýþ veriþ yapamadýðý zaman kendisini huzursuz hisseden insanlar olduðunu ve bu durumun týbben bir hastalýk kabul edildiðini de akýlda tutmak lâzým. Krizlerle ilgili bir deðerlendirme yapan Prof. Dr. Turan Öndeþ de, büyümek ve geliþmek isteyenlerin hedefine ulaþabilmesi için tasarruf yapmasý gerektiðini söylemiþ. Öndeþ, tasarruf etmek isteyen orta gelirli birine her þeyden önce harcamalarýný gözden geçirmesini tavsiye etmiþ. Kazandýðýmýzdan bir lira fazla harcýyorsak hükmen fakir, kazancýmýzdan bir lira az harcýyorsak zengin sayýlýrýz. Ülkeler de bütçelerini denkleþtirebilmek için kazandýklarýndan daha az harcamayý öðrenmelidirler. Fert ve toplum olarak tasarruflu yaþamayý öðrenir ve paramýzý israf çöpüne atmazsak muhtemel krizleri daha kolay savuþturabiliriz. Gerek sivil toplum kuruluþlarý ve gerekse konu ile ilgili diðer kurumlar milletimizi bu noktada ikâz etmeli, ödeyemeyeceðimiz faturalarýn altýna girmeme noktasýnda uyarmalýdýrlar. Sadece krizlerin hüküm sürdüðü günümüz deðil, her devir tasarruf devridir vesselâm.

N

TAZÝYE Mehmet Özmen kardeþimizin babaannesi

Ayþe Han Hanýmefendinin vefatýný teessürle öðrendik. Merhuma Cenâb-ý Hâk'tan rahmet ve maðfiret diler, kederli ailesi ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz eder, taziyetlerimizi sunarýz.

Kahramanmaraþ Yeni Asya Okuyucularý

TAZÝYE Muhterem kardeþimiz

Seyfeddin Gültekin'

in vefatýný teessürle öðrendik. Merhuma Cenâb-ý Hâk'tan rahmet ve maðfiret diler, kederli ailesi ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz eder, taziyetlerimizi sunarýz.

Tekin Yalavaç ve Murat Doðan

BAÞBAKAN Yardýmcýsý Beþir Atalay, parti olarak Anayasa ile ilgili bir ekip oluþturduklarýný ve çalýþmaya baþladýklarýný kaydederek, ‘’Benim içinde bulunduðum 9 kiþilik bir heyet. Hem yöntem çalýþmasý, hem de öz olarak çalýþmamýzý baþlatmýþ olduk’’ dedi. Atalay, Müstakil Sanayiciler ve Ýþadamlarý Derneði (MÜSÝAD) heyetini kabulünde bir konuþma yaptý ve gazetecilerin sorularýný cevapladý. Baþbakan Yardýmcýsý Atalay, konuþmasýnda, sivil toplum kuruluþlarýnýn anayasa çalýþmasýnýn kendileri için çok deðerli olduðunu belirterek, mümkün olabildiðince toplumun bütün kesimlerinin anayasaya kafa yormasýnýn, hazýrlýk yapmasýnýn ve kendileriyle paylaþmasýnýn önemli olduðunu söyledi. Atalay, þöyle devam etti: ‘’Bu süreç içinde çok ileri seviyede gerçekleþecek. Yani hem bü-

tün siyasi partiler açýsýndan, hem bütün sivil toplum kuruluþlarý açýsýndan. MÜSÝAD olarak bunu çok önemli görün. Anayasaya ekipler kurun, heyetler kurun ve çalýþtýrýn. Biz de parti olarak anayasa ile ilgili bir ekip oluþturduk, çalýþmaya baþladýk. Benim içinde bulunduðum 9 kiþilik bir heyet. Hem yöntem çalýþmasý, hem de öz olarak çalýþmamýzý baþlatmýþ olduk.’’ Anayasa çalýþmalarý ile ilgili detaylý bilgi veremeyeceðini ifade eden Atalay, ‘’Hükümet kurulmadan önce kararlaþtýrýlmýþtý. Ýlk toplantýmýzý yaptýk, þu günlerde hýzlandýracaðýz o çalýþmalarý. Biz AK Parti olarak anayasayý ve anayasa deðiþikliðini çok önemli görüyoruz. Partimizin kurmay heyetinden daha çok hukukçulardan oluþan bir grubumuz var. Þu anda çalýþýyoruz’’ dedi.

“DEMOKRATÝK ÖZERKLÝK AÇIKLAMALARININ HÝÇBÝR DEÐERÝ YOK” BAÞBAKAN Yardýmcýsý Atalay, baðýmsýz milletvekili Aysel Tuðluk’un açýklamalarýna iliþkin soru üzerine, þu cevabý verdi: ‘’Darmadaðýnýk bir yapý olarak görüyorum ben onlarý. Çeliþkiler içinde, demokratik özerklik kavramýnýn içinde ne olduðunu kendileri de bilmiyor. Bizim açýmýzdan demokratik özerkliðin veya o ifadelerin, açýklamalarýn hiçbir anlamý, hiçbir deðeri yoktur. Kamuoyumuz da bunu böyle bilsin.’’

Mültecilerin dramý sona erecek TÜRKÝYE, zulme uðrayacaklarý korkusuyla yaþadýklarý topraklarý terk ederek kendisine sýðýnan 18 bini aþkýn mülteciye daha insani hayat imkaný sunacak. Edinilen bilgiye göre, Türkiye, ülkelerinde meydana gelen olaylar sebebiyle, ýrký, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi düþünceleri sebebiyle zulme uðrayacaklarýndan korkan binlerce mülteciye yýllardýr kucak açýyor. Uluslar arasý sözleþmeler çerçevesinde kendisine sýðýnanlara ‘’geçici koruma’’ saðlayan ya da üçüncü bir ülkeye gidebilmeleri için yardým elini uzatan Türkiye, 18 binden fazla mültecinin, temel hayati ihtiyaçlarýný karþýlamalarý konusunda yaþadýðý sýkýntýlarý çözmek için de yeni adýmlar at-

maya hazýrlanýyor. Ýçiþleri Bakanlýðý, mültecilerin Türkiye’de bulunduklarý süre içinde karþý karþýya kaldýklarý dramatik görüntüleri ortadan kaldýrmak üzere ‘’Yabancýlar ve Uluslar Arasý Koruma Kanunu Tasarý Taslaðý’’ hazýrladý. Taslak, TBMM’ye sevk edilmek üzere 2011 yýlý baþýnda Baþbakanlýða gönderildi. Taslaðýn, ‘’Hak ve Yükümlülüklere Ýliþkin Genel Ýlkeler’’ baþlýðý altýnda getirilen haklar çerçevesinde, Türkiye’ye koruma baþvurusunda bulunan ya da mülteci statüsü kazanan kiþinin kendisi ve aile üyelerine, Türk vatandaþlarýnýn tabi olduðu usul ve esaslar çerçevesinde ilköðretim hizmetlerinden faydalanma imkâný öngörüyor. Mültecilerden ihtiyaç sahibi olanlarýn, Türk

SÝLVAN RAPORU BÝR HAFTA ÝÇÝNDE AÇIKLANIR

ATALAY: SADECE GÜVENLÝÐÝ ELE ALMIYORUZ BAÞBAKAN Yardýmcýsý Beþir Atalay da terörle mücadele çerçevesinde polisin iç güvenlikte kullanýlmasýyla ilgili olarak, sadece güvenlik boyutunu ele alan yaklaþýmlardan kaçýndýklarýný bildirerek, çok boyutlu bir bakýþ içinde yine ayný þekilde çalýþmayý yürüteceklerini söyledi. Atalay, “O konuda çok kapsamlý bir çalýþma yapýyoruz. Çok görüþmelerimiz var kendi aramýzda farklý analizlerimiz, deðerlendirmelerimiz var. Bu hem güvenlik boyutuyla ilgili, hem milli birlik, beraberlik, kardeþlik projesi. Ekonomik boyutu demokratikleþme, insan haklarý boyutu... O konuda en önemli farkýmýz sadece güvenlik boyutunu öne alan yaklaþýmlardan kaçýndýk” dedi.

vatandaþlarýnýn tabi olduðu usul ve esaslar çerçevesinde sosyal yardým ve hizmetlerden faydalanabilmesini öngören taslakla, muhtaç olduðu tesbit edilen mülteciye harçlýk verilmesi düþünülüyor. Bu kiþilerden herhangi bir saðlýk güvencesi olmayan ve ödeme gücü bulunmayanlarýn tedavi ve ilâç masraflarýnýn genel saðlýk sigortasý tarafýndan karþýlanmasý planlanýyor. Ayrýca, mülteci veya ikincil koruma statüsü sahiplerine Türkiye’de bulunduklarý süre içinde yaþam giderlerini karþýlayabilmeleri amacýyla çalýþma imkâný verilmesi hedefleniyor. Öte yandan bakanlýk, Ankara, Ýzmir, Van, Erzurum, Gaziantep, Kýrklareli ve Kayseri’de kabul ve barýnma merkezleri açacak. Ankara / aa

ÞAHÝN Diyarbakýr’daki terör saldýrýsýnýn ardýndan Ýçiþleri Bakanlýðý müfettiþlerince yürütülen soruþturmaya iliþkin bir soru üzerine soruþturmanýn sürdüðünü söyledi. Þahin, ‘’Arkadaþlarýmýz incelemelerini devam ettiriyorlar. Alan incelemesi, tanýk dinlemesi, belgelerin incelenmesi þeklinde devam ediyor. Müfettiþlerin çalýþma usul ve esaslarý vardýr. Alýþýlmýþ bilenen çalýþmalarý vardýr. O çerçevede incelemelerini devam ettiriyorlar. Bir hafta içinde bir sonuca gider’’ dedi.

Terörle mücadelede METOD DEÐÝÞECEK TERÖRLE MÜCADELEDE ÞÝMDÝYE KADAR UYGULANAN METODLAR ELEÞTÝRÝLÝRKEN, HÜKÜMETÝN ÝKÝ ÖNEMLÝ ÝSMÝ ÞAHÝN VE ATALAY, YENÝ METODLAR ÝÇÝN ÇALIÞMALARIN BAÞLATILDIÐINI AÇIKLADI. ÝÇÝÞLERÝ Bakaný Ýdris Naim Þahin, ‘’Terörle masý söz konusu olmaz’’ diye konuþtu. Gamücadelede zaman içerisinde ve yakýn za- zetecilerin ‘’Bölgelerin hassasiyeti’’ ifadesinin manda yapýsal ve yönteme iliþkin birtakým ne anlama geldiðini sormasý üzerine Þahin, yenilikler ve deðiþiklikler olacaktýr, olmasý ‘’Bölgelerin hassasiyeti olaylarýn odaklandýðý gereklidir. Bu yapýda ve yöntemde ne asker noktalar demektir. Yani terör olaylarýnýn dadýþarýya alýnmýþtýr ne de polis tamamen iþin ha çok gerçekleþtiði ya da gerçekleþmesi ihtimalinin aðýrlýklý olduðu yerler demektir. Bu içine dahil edilmiþtir’’ dedi. yönde alýnan istihbaratlara Samsun Havaalanýnda basýn baðlý olarak, nerenin hassas mensuplarýnýn gündemdeki koolduðu. Ne zaman hassas olnulara iliþkin sorularýný cevapladuðu belirlenir’’ dedi. Þahin yan Þahin, polislere iç güvenlik bir baþka soru üzerine ise hizmetlerinde yeni sorumlulukþunlarý söyledi: ‘’Sayýn Baþbalar verilmesine iliþkin hazýrlýklakanýmýzýn açýklamasý ‘asker rýn sorulmasý üzerine ‘’Ýç güvenyerine polis görevlendiriliyor’ likte geliþen terör olaylarýna karþeklinde deðil. Polisin operasþý polisimizin daha etkin rol alyonlarda yerine ve gereðine masý yerine göre, özel operasÝçiþleri Bakaný göre daha etkin rol alacaðý yöyonlar yapmasý konusunda SaÝdris Naim Þahin nündedir. Bu da bizim bakanlýk yýn Baþbakanýmýzýn açýklamalarý olmuþtur. Bu da bakanlýðýmýzýn yaptýðý plan- olarak geliþtirdiðimiz bir çalýþma yönetimilama ve hazýrlýklar doðrultusunda ifade edil- dir. Terörle mücadelede zaman içerisinde ve miþ bir açýklamadýr. Takvim diye bir þey yok. yakýn zamanda yapýsal ve yönteme iliþkin Polisimiz, jandarmamýz ve diðer iç güvenlik birtakým yenilikler ve deðiþiklikler olacaktýr, birimlerimiz her zaman operasyon yapmaya olmasý gereklidir. Bu yapýda ve yöntemde ne hazýrdýr. Yeri ve zamaný kendi mecrasýnda asker dýþarýya alýnmýþtýr, ne de polis tamabelirlenir ve yürür. Bunun önceden açýkla- men iþin içine dahil edilmiþtir.’’ Samsun / aa

HAMZAÇEBÝ: MÜCADELE, TSK BÜNYESÝNDE YAPILMALI CHP Grup Baþkanvekili Akif Hamzaçebi ise CHP Genel Baþkan Yardýmcýsý Osman Korutürk ile düzenlediði kahvaltýlý basýn toplantýsýnda bir gazetecinin, polisin iç güvenlikte görevlendirilmesi konusunda Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan’ýn açýklamalarýný hatýrlatmasý üzerine demokrasilerde iç güvenliði polisin saðladýðýný hatýrlattý. Hamzaçebi, þunlarý söyledi: ‘’Ýç güvenliðin polis tarafýndan saðlanmasý gerektiðine katýlmakla birlikte güç kullanýmýnda aþýrý deðil ölçülü güç kullanýlmasý gerektiðini söylüyoruz. Silâhlý kuvvetler ulusal savunma ile görevli olmalýdýr. Ýç güvenlik silâhlý kuvvetlerin görevi olmamalýdýr.’’ Hamzaçebi, þunlarý söyledi: ‘’Haziran ayýnda bir kanun çýktý, TBMM kapanmadan. Türkiye Cumhuriyeti’nin terörle mücadelesinde artýk profesyonel birliklerin görev almasý yönünde bir düzenlemeyi öngören bir kanun yürürlüðe girdi. 50 bin kiþilik bir silâhlý birlik, silahlý kuvvetlerin hiyerarþisi içerisinde görev yapacak. Profesyonel birlikler terörle mücadele görev yapacaktýr. Terörle ilgili silâhlý kuvvetlerin mücadelesini bu çerçevede alýyorum’’ dedi.

“BAKAN EKER’ÝN SÖZLERÝNDE SORUN YOK” GIDA, Tarým ve Hayvancýlýk Bakaný Mehdi Eker’in özerklikle ile ilgili sözlerinin hatýrlatýlmasý üzerine de Atalay, ‘’Onu demek istememiþ. Gelsinler Meclis’e, her þey Meclis’te konuþulsun. Yoksa özerklik konusunu Meclis’te görüþelim anlamýnda özel bir vurgumuz yok. Yani bütün konularýn görüþüleceði yer Meclis çatýsý altýndadýr diyor. Doðru bir ifadedir, onda bir sorun yok’’ diye konuþtu. Ankara / aa

HABERLER

Bozdað: Özerklik talebi yok hükmünde

BAÞBAKAN Yardýmcýsý Bekir Bozdað, ‘’Demokratik özerklik ilanýna iliþkin açýklama, eskilerin ifadesiyle keemlen yekündür, yani yok hükmündedir. Siyasi, hukuki anlamda bir kýymeti yoktur’’ dedi. Bozdað, MÜSÝAD Genel Baþkaný Ömer Cihad Vardan ve Yönetim Kurulu üyelerini kabulünde bir gazetecinin, ‘’Van Baðýmsýz Milletvekili Aysel Tuðluk’un ‘demokratik özerklik’ konusunun gündeme getiriliþinin zamansýz olduðunu ve bu konuda bir piþmanlýk hissettiklerini ifade etti. Bu konuda ne düþünüyorsunuz’’ sorusu üzerine, ‘’Demokratik özerklik ilânýna iliþkin açýklama, eskilerin ifadesiyle keemlen yekündür, yani yok hükmündedir. Siyasi, hukuki anlamda bir kýymeti yoktur’’ karþýlýðýný verdi. ‘’Biz milletin birliðini, beraberliðini ve birlik içerisinde Türkiye’nin daha güçlü olacaðýna inanýyoruz’’ diyen Bozdað, þöyle devam etti: ‘’Ýnsanlarýmýzýn hangi yapýdan olursa olsun, hak ve hürriyetleri konusunda bugüne kadar çok ciddî adýmlar attýk. Bundan sonra da bu ciddî adýmlarý atmaya devam edeceðiz ama insanlarýmýzýn haklarýný, hukuklarýný bile kendi içinde ayýran, insanlarýmýzý kalben ayýrmaya çalýþan ve baþka türlü ayýrýmcý düþüncelerin insanlarýn kafasýnda yerleþmesine yol açan her türlü adýmý doðru görmüyoruz ve onlarýn bir kýymeti olmadýðýný düþünüyoruz. Türkiye açýsýndan kabul edilebilir bir yaklaþým deðildir ve o açýdan biz bunun keemlen yekün bir ilân olduðunu düþünüyoruz. Herhangi bir kýymeti yoktur, olmasý da mümkün deðildir.’’ Ankara / aa

BDP’li milletvekilleri Van'da kampa girdi

DTK Genel Baþkaný ve baðýmsýz milletvekili Ahmet Türk, ‘’Grubumuzdaki arkadaþlarýmýzla gündemdeki geliþmeler, günümüzdeki olaylar ve bu dönemde yapacaðýmýz çalýþmalarla ilgili detaylý bir tartýþma yürüteceðiz’’ dedi. BDP’li milletvekillerinin Van Gölü sahilindeki bir otelde 4 gün sürecek toplantýsý baþladý. Basýna kapalý olarak yapýlan toplantýya, baðýmsýz milletvekilleri Þerafettin Elçi ve Mülkiye Birtane’nin saðlýk sorunlarý, Levent Tüzel’in ise yurt dýþýnda olmasý sebebiyle katýlmadýðý belirtildi. Ýstanbul baðýmsýz milletvekili Sýrrý Süreyya Önder’in de karayoluyla Van’a geleceði, toplantýnýn sonraki oturumlarýna dahil olacaðý öðrenildi. Toplantý öncesinde basýn mensuplarýnýn salondan görüntü alamayacaklarýný belirten milletvekili Pervin Buldan, ‘’Bu bizim iç toplantýmýz. Basýna kapalý ve 4 gün boyunca da kapalý olacak’’ dedi. Toplantý öncesinde basýn mensuplarýnýn sorularýný cvaplayan Ahmet Türk de toplantýnýn tam kadroya yakýn bir milletvekili grubu ile baþladýðýný belirterek, þunlarý kaydetti: ‘’Grubumuzdaki arkadaþlarýmýzla gündemdeki siyasi geliþmeler, günümüzdeki olaylar ve bu dönemde yapacaðýmýz çalýþmalarla ilgili detaylý bir çalýþma yürüteceðiz. Seçimlerden sonraki süreçle, geliþmelerle ilgili tartýþmalarý yürütmek üzere bir aradayýz. Tabii ki burada yapacaðýmýz tartýþmalardan sonra basýna daha derli toplu bilgi vereceðiz.’’ Gazetecilerin, BDP Van Milletvekili Aysel Tuðluk’un ‘’Demokratik özerkliði zamansýz açýkladým’’ yönündeki açýklamasýný hatýrlatmasý üzerine Türk, ‘’Bu Demokratik Toplum Kongresinin kararýdýr. Kongrenin kararýný tartýþmak durumunda deðiliz’’ diye konuþtu. Toplantýya katýlan Tuðluk ise dün bir gazetede yer alan açýklamasýnýn sorulmasý üzerine, ‘’Doðrudur söyledim’’ þeklinde cevap verdi. Van / aa


HABER

Y

23 TEMMUZ 2011 CUMARTESÝ

HABERLER

Ýsrail’le “aldatmaca oyunu” cevher@yeniasya.com.tr

ürkiye-Ýsrail’le iliþkilerinde garîp þeyler oluyor. Ankara-Telaviv arasýndaki “gizli görüþmeler”, Ýsrail’in müdahâlesiyle akamete uðrayan yeni “Gazze filosu” sonrasýnda iki ülke arasýnda “sýcak rüzgârlar”ýn estiði belirtiliyor. Mâlûm seçimden sonra Ankara’dan Telaviv’e, “Ýsrail’in Mavi Marmara saldýrýsýndan dolayý özür dilemesi” çaðrýlarý tekrarlandý. New York Times gazetesi, “özür için formül arandýðý”, Ýsrail ile Türkiye yetkililerinin bu amaçla New York’ta görüþtüklerini yazdý. (Gazete Habertürk, 8.7.11) Ýsrail’in “özür dilemesi, Ýsrail askerlerinin baskýnda katlettiði dokuz vatandaþýn yakýnlarýna tazminat ödemesi ve Gazze’de devam eden illegal ambargonun kaldýrýlmasý þartlarý koþulurken; BM Mavi Marmara soruþturma raporunun iliþkilerin geliþtirilmesinde kullanýlmasý için ülkeler arasýnda mekik dokunduðu ortaya çýktý. Bu arada Amerikan ve Batý basýnýnda peþpeþe Türkiye ile Ýsrail arasýnda “one minute” çýkýþýndan sonra artarak süregelen ve bizzat

T

Asker komutanýný vurdu

ANKARA’DA, devriye görevi sýrasýnda bir asker, komutaný ve arkadaþýný silahla vurdu. Edinilen bilgiye göre, Ankara-Etimesgut’ta bir birliðe ait askerî araçta, Eskiþehir yolunda devriye görevi sýrasýndayken kimliði henüz belirlenemeyen asker, araçtaki komutanýný ve asker arkadaþýný silâhla yaraladý. Araçtaki bir baþka asker ise arkadaþýnýn ateþ ettiði sýrada kaçmayý baþardý. Yaralý komutan ve asker, çevreden geçen vatandaþlarca Atatürk Eðitim ve Araþtýrma Hastanesine kaldýrýldý. Saldýrýdan kaçarak kurtaran asker ise olay yerine gelen jandarma ekiplerine saldýrý hakkýnda bilgi verdi. Devriye aracý ile olay yerinden kaçan saldýrgan askerin yakalanmasý için çalýþma baþlatýldý. Ankara / aa

dönemin Millî Savunma Bakaný’nýn ifâdesiyle sayýlarý 60’ý aþan anlaþmalarla, ekonomiden savunma sanayine, enerjiden telekomünikasyona anlaþmalarýn, silâh alýmý ihalelerinin ve iþbirliðinin ilerletilmesi için “gizli görüþmeler”in yapýldýðý haberleri yayýnlandý… “ORANTISIZ GÜÇ” GEÇÝÞTÝRMESÝ… Daha “BM baskýn raporu” açýklanmasýndan görüþmelere hýz veren taraflarýn, “Türkçe-Ýngilizce ve Ýbranice arasýnda bir kelime oyununun oynandýðý” belirtildi. “Türkçede ‘özür’ anlamýna gelen, ancak Ýbranice’de böyle bir anlam taþýmayan bir kelime” bulmaya çalýþtýklarý bildirildi. Bir yandan Türk tarafýnýn Mavi Marmara’da öldürülen 9 Türk vatandaþý için beklediði özür ve tazminatýn bir önkoþul olduðu duyurulurken, diðer yandan her iki ülke hükûmetinin kamuoylarýndaki tepkileri ve beklentilerini karþýlamak hesabýna, “Türkçede özür gibi görünecek, Ýbranicede ise öyle görünmeyecek” bir kelimle bulmaya çalýþtýklarý, diplomatlarca ikrar edildi. Türkiye ve Ýsrail’in “BM raporu” üzerinde uzlaþmaya varmaya istekli olduklarý kaydediliyor. “BM soruþturma komisyonu”nda Türkiye’yi temsil eden Büyükelçi Özdem Samberk, “Türkiye ve Ýsrail’in hiçbir zaman

birbirleriyle savaþ halinde olmadýklarýný” söyleyip, “BM raporunun açýklanacaðý 27 Temmuz Ýsrail için son fýrsat” diyor. Ankara ile Telaviv’in “özür” bahanesiyle yakýnlaþma “hevesi”ni izhar ediyor. Oysa sözkonusu “BM raporu”nun basýna yansýyan bölümlerine göre BM yetkilileri, Ýsrail’in Gazze’ye yönelik ablukasýný “yasal” ve “meþrû” kabul ediyor. Buna karþýn raporda, Ýsrail’in uluslar arasý sularda seyreden Türk Bayraklý bir insanî yardým gemisindeki sivillere helikopterlerle, hücumbotlarla saldýrýp dokuz kiþiyi katletmesi, onlarcasýný yaralamasý ve büyük bir çoðunluðu yüzlerce gönüllüyü Ýsrail’e götürüp günlerce psikolojik iþkenceye tabi tutarak, uluslar arasý hukuku ve kurallarý çiðnemesi, “aktivistlere karþý orantýsýz güç kullanýlmasý” ve “yaþanan ölümlere bir açýklama getirememesi” gibi yumuþak ve basitleþtirici tâbirlerle geçiþtiriliyor… ASIL “STRATEJÝK MAKSAT”! Türkiye ile Ýsrail arasýndaki “gizli görüþmeler”in baþlamasýnýn asýl amacýnýn, “Ortadoðu’da deðiþen iliþkilerin her iki ülkenin jeopolitik hesaplarýnýn deðiþmesi”yle açýklanýyor. “Bölgenin iki istikrarlý ülkesi”nin ve hatta ‘bölgenin iki müttefiki’nin bu süreçte daha da ya-

kýnlaþmasýnýn gereði“ þeklinde yorumlanýyor. Neticede, Türkiye ile Ýsrail arasýnda sadece “özür dilenmesi”yle kalýnmýyor; her iki ülkedeki kamuoylarýný aldatacak bir “aldatmaca” ve “diplomatik taktik” oyunu oynanýyor. Amerikan Baþkaný Obama’dan, Dýþiþleri Bakaný Clinton’a kadar Ankara’ya bu plânla baský yapýlýp “talep”te bulunulduðu ve Ýsrail Baþbakaný Netanyahu’nun son dönemde Ankara’ya “sýcak mesajlar” yollamasýnýn maksadý bu. Ýngiliz Independent gazetesinin, “geciken BM’nin Mavi Marmara raporunun bölgedeki iki müttefik ülke hükûmetleri uzlaþýncaya kadar erteleneceðini” BM diplomatlarýnda dayanarak yazmasý, “iþin içindeki iþ”i açýða çýkarýyor. “Ýþin içindeki iþ”, Ýsrail’in Mavi Marmara saldýrýsýndan dolayý özür dilemesi deðil, “özür” kelimesi paravanýnda Türkiye ile Ýsrail’in daha da yakýnlaþtýrýlýp iþbirliðinin daha da derinleþtirilmesi; ve Ankara’nýn “Arap baharý”ndaki olaylarda Amerikan küresel egemenlik ve çýkar politikalarýnýn destekçisi olmasý ve Ýsrail’in güvenliðini öncelemesinin saðlanmasý. Ýki ülkede kamuoylarýna verilen havanýn aksine, asýl stratejik oyun bu. Ankara’nýn bu oyuna gelmemesi gerekiyor…

YAÞ’ýn yapýsý deðiþmeli YAÞ'IN ÝSTÝÞARÎ BÝR KURUL OLARAK KALMASI, SADECE ASKERÎ STRATEJÝK KONSEPTÝN TESBÝTÝ VE TSK'NIN MODERNÝZASYONU GÝBÝ KONULARDA GÖRÜÞ BÝLDÝRMESÝ VE GÖREVLÝ OLMASI GEREKTÝÐÝ BELÝRTÝLDÝ.

Niðde Emniyet Müdürü’ne önce gözaltý, sonra serbest býrakma

NÝÐDE Emniyet Müdürü Yusuf Albayrak, “çýkar amaçlý silâhlý suç örgütü kurmak ve üyesi olmak” iddiasýyla gözaltýna alýndý. Alýnan bilgiye göre, Ýl Emniyet Müdürü Yusuf Albayrak, “çýkar amaçlý, silâhlý suç örgütü kurmak ve üyesi olmak’’ iddiasýyla savcýlýk talimatýyla emniyet müdürlüðünde gözaltýna alýndý. Albayrak’ýn makamý ve evinde de arama yapýldýðý öðrenildi. Ayný soruþturma kapsamýnda ayrýca, Bor Ýlçe Emniyet Müdürü Köroðlu Kýraç’ýn makamý ve evinde, eski Emniyet Müdür Yardýmcýsý Raþit Çavdar’ýn Kuþadasý’ndaki evinde, Niðde Ticaret ve Sanayi Odasý Baþkan Yardýmcýsý Arif Arý’nýn iþyeri ve evinde, ayrýca Ticaret ve Sanayi Odasý’nda aramalar yapýldý. Emniyet Müdür Yardýmcýsý Ýsmail Koca tarafýndan adliyeye götürülen Albayrak, soruþturmayý yürüten Cumhuriyet Savcýsý Abdulkadir Polat’a ifade verdi. Albayrak, daha sonra tutuksuz yargýlanmak üzere serbest býrakýldý. Ev ve makamlarýnda arama yapýlan kiþilerin þüpheli sýfatýyla ifade verdiði öðrenildi. Niðde / aa

Samast'ýn duruþmasý yeni adliyede yapýlacak

OGÜN Samast’ýn ‘’tasarlayarak Hrant Dink’i öldürme’’ ve ‘’ruhsatsýz silâh bulundurma’’ suçlamalarýyla yargýlandýðý dâvânýn 25 Temmuzdaki duruþmasý, Çaðlayan’daki Ýstanbul Adliyesinde yapýlacak. Alýnan bilgiye göre, Agos Gazetesi Genel Yayýn Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine iliþkin olarak Ogün Samast’ýn yargýlandýðý Ýstanbul 2. Çocuk Aðýr Ceza Mahkemesi, Çaðlayan’daki Ýstanbul Adalet Sarayýnýn yeni binasýna taþýndý. Dâvânýn 25 Temmuzdaki duruþmasý, yeni Adalet Sarayý’nda yapýlacak. Duruþmada, Samast ve önceki celsede son kez süre tanýnan avukatý Levent Yýldýrým’ýn savunma yapmasýnýn ardýndan kararýn açýklanmasý bekleniyor. Ýstanbul / aa

Siirt’te gözaltýsý sayýsý 15’e yükseldi

SÝÝRT’TE terör örgütü PKK’nýn düzenlediði silâhlý saldýrý sonucu bir komiserin þehit olduðu, bir polis memurunun yaralandýðý olayda yardým ve yataklýk ettikleri iddiasýyla 2 kiþinin daha gözaltýna alýnmasýyla gözaltýna alýnanlarýn sayýsý 15’e yükseldi. Alýnan bilgiye göre, 15 Temmuzda Haydar Koyuncu Caddesi’nde devriye görevi yapan polis otomobiline terör örgütü PKK tarafýndan düzenlenen, komiser Osman Demir’in þehit edildiði silâhlý saldýrýyla ilgili soruþturma kapsamýnda, çatýþmada ölü ele geçirilen terör örgütü PKK üyesine yardým ve yataklýk ettiði iddiasýyla iki gün önce Aydýnlar ilçesinde 2, þehir merkezinde 11 kiþinin ardýndan bugün 2 kiþi daha gözaltýna alýndý. Böylece, gözaltýna alýnanlarýn sayýsý 15’e yükseldi. Öte yandan, önceki gün gözaltýna alýnan 13 kiþiden emniyetteki sorgularý tamamlanan 9’u adliyeye sevk edildi. Siirt / aa

5

CHP Genel Baþkaný Kemal Kýlýçdaroðlu: Türkiye ile AB iliþkileridonmanoktasýnda.Birdurgunlukvar.FOTOÐRAF: AA

AB ile iliþkiler donma noktasýnda

CUMHURÝYET Halk Partisi (CHP) Genel Baþkaný Kemal Kýlýçdaroðlu, Türkiye ile AB iliþkilerinin donma noktasýnda olduðunu iddia etti. Avrupa’ya iþgücü göçünün 50. yýldönümünü deðerlendiren Kýlýçdaroðlu, “Türkiye Cumhuriyeti 50 yýllýk göçün faturasýný çýkarmak zorundadýr. Bu insanlara yýllar yýlý sahip çýkmadýk. Onlarý sadece Türkiye’ye para gönderen makine olarak gördük. Ýnsan olarak bile görmedik orada. Onlar diþleriyle, týrnaklarýyla aðýr bedeller ödediler” dedi. Yurt dýþýndaki insanlarýn ciddî sosyal problemleri olduðuna dikkati çeken Kýlýçdaroðlu, “Ama bugün gelinen noktada artýk orada ciddî bir Türk varlýðý var. Ýþ adamý olarak var, sanatçý olarak var, öðrenci olarak var, hayatýn her alanýnda varlar. Dolayýsýyla var olan varlýðý o topluma entegre etmek, orada ciddî bir Türkiye lobisi oluþturmak, Türkiye’nin sorunlarýný daha yakýndan izleyen, irdeleyen çözüm üreten bir yapýya kavuþturmak önemli. Türkiye bu konuda ciddî bir muhasebe yapmak zorundadýr” dedi. Türkiye-AB iliþkilerinde son dönemde bir durgunluk yaþandýðýna iþaret eden Kýlýçdaroðlu, müzakerelere hýz verilmesi ve yeni baþlýklar açýlmasý gerektiðini kaydetti. Kýlýçdaroðlu, “Türkiye ile AB iliþkileri donma noktasýnda. Bir durgunluk var. Türkiye üzerine düþen görevleri yeteri kadar yerine getirmedi. Yeni baþlýklarýn açýlmasý lâzým. Müzakerelerin sürdürülmesi lâzým. AKP bu konuda maalesef ciddî bir beceriksiz politika izledi” diye konuþtu. Ankara / aa

Yýldýz: Rumlara enerji vermeye devam edeceðiz

Stratejik Düþünce Enstitüsü tarafýndan 13 Temmuz 2011'de düzenlenen ''YAÞ ve Hükümet-TSK Ýliþkileri'' konulu çalýþtaydan yola çýkýlarak hazýrlanan ''YAÞ ve Hükümet-TSK Ýliþkilerinin Yeniden Yapýlandýrýlmasý'' baþlýklý raporda, hükümet ve TSK iliþkileri üzerine 6 konu baþlýðýnda tesbit ve öneriler yer aldý. FOTOÐRAF: AA

STRATEJÝK Düþünce Enstitüsünün (SDE) ‘’YAÞ ve Hükümet-TSK Ýliþkilerinin Yeniden Yapýlandýrýlmasý’’ raporunda, Yüksek Askerî Þûrâ’nýn (YAÞ) istiþarî bir kurul olarak kalmasý, sadece askerî stratejik konseptin tesbiti ve Türk Silâhlý Kuvvetlerinin (TSK) modernizasyonu gibi konularda görüþ bildirmesi ve görevli olmasý gerektiði belirtildi. SDE tarafýndan 13 Temmuz 2011’de düzenlenen ‘’YAÞ ve Hükümet-TSK Ýliþkileri’’ konulu çalýþtaydan yola çýkýlarak hazýrlanan ‘’YAÞ ve Hükümet-TSK Ýliþkilerinin Yeniden Yapýlandýrýlmasý’’ baþlýklý raporun sonuçlarý, Enstitü Merkezi’nde, SDE Baþkaný Prof. Dr. Yasin Aktay ve bazý uzmanlarýn katýldýðý basýn toplantýsýyla açýklandý. Enstitü Savunma ve Güvenlik Çalýþmalarý Koordinatörü Prof. Dr. Aytekin Geleri’nin verdiði bilgiye göre, raporda hükümet ve TSK iliþkileri üzerine 6 konu baþlýðýnda tesbit ve öneriler yer aldý. ‘’YAÞ’ýn yapýsý, karar alma usulü ve görevleri’’ne iliþkin öneride, YAÞ’ýn istiþari bir kurul olarak kalmasý, sadece askerî stratejik konseptin tesbiti ve TSK’nýn modernizasyonu gibi konularda görüþ bildirmesi ve görevli olmasý gerektiði belirtildi. YAÞ’ýn görev alaný içinde terfi, atama, görev süresini uzatma ve TSK’dan ayýrma iþlemlerinin olmamasý gerektiði kaydedilen raporda, bu iþlemlerin Genelkurmay Baþkanlýðý ve Millî Savunma Bakanlýðý üzerinden 926 sayýlý TSK Personel Kanunu’nun 121. maddesi çerçevesinde müþterek kararnameyle yapýlmasý önerildi. YAÞ’ýn mevcut yapýsý ve görev alaný ile varlýðýný sürdürmesi halinde YAÞ kararlarýnýn ancak cumhurbaþkanýnýn onayýyla kesinlik kazanmasý gerektiði belirtilen raporda, bunun için hükümetin TBMM’den aldýðý kanun hükmünde kararname çýkarma yetkisi ile 1612 sayýlý YAÞ’ýn Kuruluþ ve Görevleri Hakkýnda Kanun’un 5. maddesine ‘’Kararlarýn cumhurbaþkanýnýn onayýyla yürürlüðe gireceði ve cumhurbaþkaný tarafýndan onaylan-

mayan kararlarýn geçersiz sayýlacaðý’’ yönünde bir fýkra eklenmesiyle muhtemel sorunlarýn baþtan giderilebileceði ifade edildi. Raporda, böylece bu fýkrayla YAÞ kararlarýnda sivil iradenin etkisinin artmasýnýn saðlanacaðý belirtildi. ‘’YAÞ Kararlarýnýn Yargý Denetimi’’ baþlýklý bölümde ise son anayasa deðiþikliðiyle YAÞ kararlarýna iliþkin yargý yolunun terfi iþlemleri ve kadrosuzluk dolayýsýyla emekliye ayýrma hariç her türlü iliþik kesme kararlarýna karþý açýldýðý ifade edilen raporda, anayasada yapýlacak yeni bir deðiþiklikle hariç tutulan bu durumlarýn da yargý denetimi içine alýnmasý gerektiði kaydedildi.

kuvvet komutanlýklarýnýn Genelkurmay içinde birimlere dönüþtürülmesi’’ yönünde görüþ yer aldý. TSK’NIN YAPISI HANTAL TSK’da görevli albay sayýsýnýn 6 bin 350’ye, general ve amiral sayýsýnýn 363’e çýkarýldýðýnýn belirtildiði raporda, bu durumun ciddî bir hantal yapýyý da beraberinde getirdiði, TSK’daki terfi sisteminin rekabet ortamýný teþvik eden bilimsel ve meslekî performansý ön plana çýkaran bir yapýya kavuþturulmasý gerektiði kaydedildi. ‘’TERÖRLE MÜCADELEDE ÝNÝSÝYATÝF ÝÇÝÞLERÝ’NDE OLMALI” ‘’Terörle mücadele konseptinin de deðiþtirilmesi’’ konusunda görüþ belirtilen raporda, ‘’terörle mücadelede inisiyatifin Ýçiþleri Bakanlýðýnda olmasý, mücadelenin jandarma ve emniyet içinde özel kuvvetlerden oluþturulacak profesyonel ekiplerle yapýlmasý gerektiði’’ ifade edildi.

‘’ERGENEKON’’ VE ‘’BALYOZ’’ SANIKLARI EMEKLÝ EDÝLMELÝ ‘’Ergenekon’’ ve ‘’Balyoz’’ dâvâlarýnýn sanýk ve tutuklularýnýn durumuna iliþkin yapýlan deðerlendirmede ise söz konusu dâvâlardan dolayý tutuklu olup rütbelerinde bekleme sürelerini dolduran generallerin TSK’dan emekli edilmesi, söz konusu dâvâlardan tutuklu olan ve emeklilikleri gelmeyen diðer personelin de açýða alýnmasý gerektiði belirtildi. “GENELKURMAY MÝLLÎ SAVUNMA BAKANLIÐINA BAÐLANMALI” Raporun, ‘’Türkiye’de Askerî Bürokrasi Reformunun Ana Çizgileri’’ baþlýklý bölümünde ise ‘’Genelkurmay Baþkanlýðýnýn Millî Savunma Bakanlýðýna baðlanmasý,

ASKERÎ YARGI KALDIRILMALI Raporda, jandarma teþkilâtýnýn sivilleþtirilmesi ve polis teþkilatýna paralel olarak profesyonel yapýya kavuþturulmasý gerektiði kaydedildi. Askerî eðitim kurumlarýnýn müfredatlarýnýn yeniden düzenlenmesi gerektiðine iþaret edilen raporda, TSK’nýn kademeli olarak profesyonel orduya geçmesi gerektiði bildirildi. Raporda, ‘’Askerî Yüksek Ýdare Mahkemesi ve Askerî Yargýtay kaldýrýlmalý, Askerî Yargýtay sadece askerî disiplin suçlarýna bakmalýdýr. TSK harcamalarýnýn Sayýþtay denetimi önünde hiçbir hukukî ve fiilî engel bulunmamalý. Millî Savunma Bakaný, ‘Balyoz’ ve ‘Ergenekon’ dâvâlarý dolayýsýyla sanýk konumunda bulunan askerî personeli TSK Personel Kanunu’nun 65. maddesindeki yetkisiyle açýða almalýdýr’’ görüþlerine yer verildi. Ankara / aa

 ENERJÝ ve Tabiî Kaynaklar Bakaný Taner Yýldýz, Kýbrýs Rum Kesimi’ne elektrik vermeye devam edileceðini bildirdi. Bakan Yýldýz, Kayseri’de gazetecilere yaptýðý açýklamada, Güney Kýbrýs Rum Kesimi’nde meydana gelen santraldeki kazadan sonra KKTC yönetimi tarafýndan elektrik aktarýlmaya baþlandýðýný hatýrlattý. Rum Kesimi’ne talebin devam etmesi durumunda elektrik vermeye devam edileceðini belirten Yýldýz, þunlarý söyledi: “Pazartesi günü, meslektaþým da Ankara’ya geldi. Bunu enine boyuna tartýþtýk, deðerlendirdik. Ýnsanî gerekçeyle özellikle yaz günlerinde, klimalara çok ihtiyaç hissedilen dönemde bu elektriði vermeye devam ediyoruz. Tabiî ki bizim baþýndan beri söylediðimiz, Kýbrýs’ýn tamamýna bir master plan ile bu ihtiyacý önceden belirtmiþtik ve hissettirmiþtik. Ama, umduðumuz cevabý alamadýðýmýz için bu sýkýntýlar, daha fazla yaþanýyor. Elektrik vermeye devam edeceðiz. Güney Kýbrýs’a santral kurulmasýyla alâkalý bir talep olursa, talebi karþýlamaya hazýr olduðumuzu belirttik. Biz nasýl, Gürcistan, Suriye, Yunanistan ve Bulgaristan ile elektrik ticaretimiz devam ediyor, ihtiyaçlarý halinde elektrik verebiliyorsak, aynen Güney Kýbrýs Rum Yönetimi’ne de yine insanî gerekçelerle ihtiyaçlarý olmasý durumunda, elektrik verebileceðimizi söyledik.” Rum Ortodoks Kilisesi Baþpiskoposu 2. Hrisostomos’un bu konuda bir açýklama yaptýðýný da hatýrlatan Yýldýz, “Baþpiskopos’un bir açýklamasý oldu. ‘Haramdýr, Türk elektriðini kullanmayýn’ þeklinde. Kendileri bilir, istemezlerse kullanmayabilirler” dedi. Kayseri / aa

23 yýl sonra ilk ziyaret

CUMHURBAÞKANI Abdullah Gül, eþi Hayrünnisa Gül ile 22-24 Kasým’da, Kraliçe II. Elizabeth’in dâveti üzerine Ýngiltere’ye devlet ziyaretinde bulunacak. Cumhurbaþkanlýðý Basýn Merkezi’nden yapýlan açýklamada, Cumhurbaþkaný Gül’ün, Kraliçe II. Elizabeth’in dâvetine icabetle eþi Hayrünnisa Gül ile birlikte, 2224 Kasým’da Ýngiltere’ye devlet ziyaretinde bulunacaðý bildirildi. Cumhurbaþkaný Gül ve eþi Hayrünnisa Gül’ün ziyaret sýrasýnda Buckingham Sarayý’nda misafir edileceði belirtilen açýklamada, þunlar kaydedildi: ‘’7. Cumhurbaþkaný Sayýn Kenan Evren’in 1988 yýlýnda gerçekleþtirdiði ziyaretten 23 yýl sonra Türkiye’den Ýngiltere’ye Cumhurbaþkaný düzeyinde yapýlacak olan bu ilk resmî ziyaret, ayný zamanda Kraliçe II. Elizabeth’in 13-16 Mayýs 2008 tarihlerinde ülkemize gerçekleþtirdiði devlet ziyaretinin iadesi niteliðini taþýmaktadýr. Kraliçe II. Elizabeth, ülkemizi daha önce, 5. Cumhurbaþkaný merhum Cevdet Sunay’ýn 1967 yýlýnda Ýngiltere’ye yaptýðý resmî ziyaretin iadesi maksadýyla 1971 yýlýnda da ziyaret etmiþti.’’ Ankara / aa


6

mehmet0cetin@gmail.com

Doðanbey’den mütalâalar öydeyim, ülkemin orta noktasýnda ve hatta dünyanýn. Oturduðum evin ön penceresinden dünyayý seyrederken, arka penceresinden de ahireti seyretmekteyim. Ahireti, yani ahiretin giriþ kapýsý olan kabristaný. Dünyayý seyrediyorum, sessizliðin tam yaþandýðý yerde. En küçük ses, kurduðum sessizlik ortamýný bozmakta. Çok da ileri olmayan yaþýma raðmen kulaklarýmdaki çýnlamalarla dýþarýdaki kuþlarýn sesleri birbirine karýþmakta. Yanýbaþýmda duran eþimin nefesi ise, bu âlemde en müstesna yerini korumakta. Zira eþ, insana her yaþta ihtiyaç olduðu gibi, ilerleyen yaþta ise daha fazlasýyla ihtiyaç hissediliyor. Esen yeli, dallarýn hýþýrtýlarý ile hissediyorum. Tâ uzaklardan iþitilen köpek sesi, motor seslerinin arasýndan seçilmekte. Arada bir kulaðýma kadar gelen çocuk sesleri ise, bu sessizliðe deðer katmakta. Ýþte bu sessizliðin ortasýnda insanýn içine kadar iþleyen ezan sesi yükselmekte müezzinin yanýk sesinde. Kýpýrdýyorum, serin sularý akan çeþmede abdestle, yaþadýðým ana dönüyor ve secdede þükran ifadelerimle ahiretin kapýsýnda Rabbimle hasbihâl ediyorum. Ahiretin kapýsý dedim, zira arka penceremizde o da var, hamdolsun. Daðýn yükselen eteklerinde yüzyýllarýn istirahatýný yapan ecdad beni seyretmekte, ibretli gözleri ile. “Aman!” demekte, “Dikkatli ol, bulunduðun dünya, tekrarý olmayan dünyadýr. Maziye akan þimdiki zamaný iyi deðerlendir. Ýstikbalin bu mütalâalarla dolu olsun.” demekte, adeta. Her Anadolu evlâdý gibi Doðanbey’in insanlarý da bu deðerlere sýmsýký sahip insanlar. Hamdolsun, köydeki insanlarýmýz sapasaðlam. Belediye hoparlöründen yükselen pazar duâsý ile baþlýyorlar. Tesettürlü hanýmlarý Anadolu’nun safiyetini taþýmakta ve eþlerinin yanýnda, evlâdlarýnýn önünde hizmetlerine devam etmekte. Namaz vaktinde, kahvedeki insanlardan daha fazla cemaat, camiyi doldurmakta. Senede bir düzenlenen “Doðanbeyliler Günü” ise hepsinin buluþma, görüþme bayramýna dönüþmekte. Doðanbey, çevredeki köylere pek çok noktada merkezlik yapan, Beyþehir’e baðlý bir kasabadýr. Ramazan bir baþkadýr bu köyde. Çarþý meydanýndaki kahvehanelerde çayýný içerek teravih namazýný bekleyenler ezanla son bardaklarýný bitirirler. Arka safta cývýl cývýl konuþan, gülüþen çocuklara, camiye alýþmasý konusunda müsamaha ile bakan cemaat, teravih çýkýþýnda baþlarýný okþamakta evlâdlarýnýn. Her zamanki gibi adeti vechile namaz sonrasý mübarekleme ve ayaküstü kýsa konuþmalarýn ardýndan evlerine daðýlýrlar. Hanýmlar ise erkeklerinden önce evlerine varmýþ, kimisi de beyleri ile evlerine gitmekte. Düðün ve mevlidlerinde herkesin iþtiraki ve tebriði sözkonusudur. Kýrgýnlýklar var ise, bayramlaþma ile sona erer. Köyün eþrafý zaten kardeþliðin ve beraberliðin öteden beri temsilcileri ve zabitleridir. Rahmetli kayýnpederim bu köyde medfundur. Vefatý öncesi haftasýnda bir seyahat dönüþü Doðanbey’e uðradýðýmýzda; “Damat, ben buraya ölmeye geldim.” demiþti. Demek ki bir bildiði vardý rahmetlinin. Kayýnvalidenin ise vefatý öncesi kendisinin köye defnindeki sessiz talebinde de ayný sýr saklý imiþ. Köylerimizdeki hayýr, hasenat ve duâ, þehirdekine göre daha fazla olmasý onlarý buraya mý çekti acaba? Her zaman çantam ve bilgisayarýmda hazýr bulunan, sünnet olan vasiyetnâmemde defnimi; evlâdlarýmýn, kabrimi rahat ziyaret etmelerine býrakmýþtým. Ancak köye gelinmesi ile buradaki dinî zemin ve havanýn þehirdeki ile kýyaslanamayacaðýný yaþayarak anlayýnca insan, ecdadýna hak veriyor doðrusu. Bunlarý yazarken nerede olduðumu bir an unuttum, iþte dünyevîlik bu, daldýk yine… Haným, misafirler geldiðinde ‘Rahat edemezsin’ diyerek salonda yani Doðanbeylilerce ifade edilen dizmede çalýþma masama yer vermeyerek arka odayý tavsiye etmiþti. Arka odanýn yani ahirete bakan odanýn bir köþesine sýkýþmýþ, yani dünyanýn son bir köþesine sýkýþmýþ, her an gitmeyi bekleyen yolcu heyecanýyla yazýyorum. Yazýyorum, zira anlatacaklarým var, yaþadýklarýmdan aldýðým derslerle birlikte. Okuduklarýmdan, dinlediklerimden zihnimde ve kalbimde kalanlarý götürmeden evlâtlarýma nakletmem lâzým. Zira ecdadým da böyle yapmýþtý. Her yeni, bir öncekinin kullanýlmamýþ hâlidir. Þimdiki zaman maziye geçtiðinde gelecek zamana çok anlatacaklarý var. Kullanmaya aday olduðumuz gelecek zamaný maziye göndermeden þimdiki zamanda kullanýrken, yazýlanlardan ders alanlarýn duâsýna talibim. O duâ kabrimizde inþâallah sükûnete vesile olacaktýr. Ýþte köy mütalâalarý; havasý ile insaný kendine, aslýna, nesline ve evlâdýna faydalý oluyor kanaatý ve duâsýndayým. Ne dersiniz?

K

YURT HABER

23 TEMMUZ 2011 CUMARTESÝ

Y

Fakirler ile ayný sofrada oturalým ÝSTANBUL MÜFTÜSÜ PROF. DR. MUSTAFA ÇAÐRICI: ’’ZENGÝNLE KÝM OLSA YER. MARÝFET FAKÝRLE AYNI SOFRADA OLMAK VE ONA YEDÝRMEK’’ DEDÝ.

HABERLER

Isýnan havalarla birlikte orman yangýnlarý da arttý.

Bayramiç ve Buldan ilçelerinde orman yangýný

 ÇANAKKALE’NÝN Bayramiç ilçesinde çýkan yan gýnda yaklaþýk 1 hektar bozuk orman sahasý ile bir miktar tarým arazisi zarar gördü. Alýnan bilgiye göre, Yanýklar Köyü yakýnlarýnda henüz belirlenemeyen bir sebeple yangýn baþladý. Alevlere Bayramiç Orman Ýþletme Müdürlüðü ekipleri, köylüler ve yangýn söndürme helikopteri müdahale etti. Kontrol altýna alýnan yangýnda, 1 hektar bozuk orman sahasý ile bir miktar tarým arazisi zarar gördü. Bu arada Denizli’nin Buldan ilçesinde, 3 dekar ormanlýk alan yandý. Alýnan bilgiye göre, Yeni Mahalle Kayran mevkiin deki ormanlýk alanda yangýn çýktý. Ýtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen yangýnda, 3 dekar çam ormaný zarar gördü. Kimliði belirsiz kiþi veya kiþilerce 3 farklý yerden çýkarýldýðý iddia edilen yangýnla ilgili soruþturma sürüyor. Çanakkale - Denizli / aa

Ýki kaçak kamptan kaçtý ÝSTANBUL Müftüsü Prof. Dr. Mustafa Çaðrýcý, yaklaþan Ramazan ayýna iliþkin ‘’Bu ramazan ayýný diðerlerine oranla daha fazla etkinlikle dopdolu geçireceðiz’’ dedi. Ramazan ayý ha zýrlýklarý ve faaliyetleri hakkýndabilgi veren Çaðrýcý, Diyanet Ýþleri Baþkan lýðýnýn her ramazan ayýnda bir konu tesbit ettiðini ve bu yýlki konunun ‘’komþuluk’’ olduðunu söyledi. Prof. Dr. Çaðrýcý, komþuluk iliþkileri konusunda malesef herkesin þikâyeti olduðunu ifade ederek, insanlarýn modernleþtikçe ve zenginleþtikçe komþuluk baðlarýnýn zayýfladýðýný belirtti. Ne olursa olsun herkesin birbirine muhtaç olduðunu ifade eden Çaðrýcý, dünyanýn bir mahalle gibi olduðunu ve bütün insanlarýn derdini, sýkýntýlarýný paylaþmalarý gerektiðini anlattý. Ramazanýn paylaþma ayý olduðunun ilk zamanlardan beri bilindiðini hatýrlatan Çaðrýcý, bu yýl sadece nasihat vermekle kalmayýp ayný zamanda kendilerinin de paylaþmaya ortak olacaklarýný, bütün ilçe müftülüklerine yazý göndererek ‘’fakir fukara sofralarý kurun’’ þeklinde talimat verdikleri-

ni söyledi. Müftü Çaðrýcý, ‘’Zenginle kim olsa yer. Marifet fakirle ayný sof rada olmak ve ona yedirmek. Bu yüzden biz de ekonomik durumu zayýf vatandaþlarla hatýrý sayýlýr yerlerde iftar yemekleri vereceðiz. Ýl müftülüðü olarak iftar sofralarý düzenleyip fakirlerimizi sofralarýmýza çaðýracaðýz. Bu kýstaslardaki aileleri ve personelimizi belirleyip tuttuðumuz servisle onlarý evlerinden alýp, iftar yapýlan yerlere götüreceðiz. Çevremizde oturan fakirlerimiz, müftülük personelimiz hep beraber oturup iftar etmek istiyoruz. Ýnsanlar bizi ikram ederken de görsün’’ diye konuþtu. Çaðrýcý, ‘’Hanýmlara camilerde yer ayýrma ve onlara vereceðimiz din hizmetleri konusunda artýk çýtayý yükseltmek zorundayýz’’ dedi. Çaðrýcý, itikâfa girmek isteyenlerin belirlenmiþ camilerde itikâfa girebileceðini, talep doðrultusunda her ilçede cami belirleneceðini ancak isteðe göre bu sayýnýn ikiye çýkabileceðini aktardý. Baþkan Çaðrýcý, Hýrka-ý Þerif’in Ramazan ayýnýn ilk Cumasýyla son Cumasý arasýnda görülebileceðini söyledi.

HATÝM VE MUKABELE VE HATÝMLÝ TERAVÝH RAMAZAN ayýnda hatim ve mukabele okumanýn sünnet olduðunu anlatan Çaðrýcý, halkýn bu sünnete Ramazan ayýnda daha fazla önem verdiðini ifade etti. Camilerde çok iyi hafýzlarý görevlendirerek bu sünneti daha da cazibeli hale getireceklerini söyleyen Çaðrýcý, ‘’Her ilçede en az bir camide Ýstanbul’un gözde hafýzlarýna mukabele ve hatim okutacaðýz. Hangi hafýzýn nerede, hangi gün hangi saatte mukabele okuyacaðý belirlendi. Bunlar büyük ilân afiþleriyle camilerin kapýlarýna asýlmasý suretiyle cemaatimize duyurulacak’’ diye konuþtu. Enderun teravihi adýnýn verildiði ve uzun yýllar öncesinden beri Anadolu’da var olan teravih namazýnýn geçen yýl uygulanmaya baþlandýðýný ve yoðun ilgi gördüðünü ifade eden Çaðrýcý, ‘’Enderun teravihini ve hatimli teravihi bu yýl 39 ilçemizin camilerinde kýldýracaðýz’’ dedi. Müftü Çaðrýcý her ilçede en az bir camide bu þekilde teravih namazlarýnýn kýldýrýlacaðýný aktararak, böylece Enderun teravihini ve hatimli teravihi Ýstanbul’da yaygýnlaþtýracaklarýný kaydetti. Ýstanbul / aa

Tarihî mescit ev olarak kullanýlýyor

Tapýnakta bulunan tablet tarihe ýþýk tutacak YAKLAÞIK 80 yýl önce yapýlan ilk kazý çalýþmalarýnýn ardýndan süre gelen yýllarda ortaya çýkarýlan kalýntýlar Hatay’ýn 3 bin yýllýk tarihine ýþýk tutacak. Dünya genelinde kurulan 23 medeniyetin 15’ine baþþehirlik yapan Ha tay’da bilim adamlarý, tarihe ýþýk tutacak kazý çalýþmalarýna imza atmayý sürdürüyor. Tarihî þehir olan Hatay’da 200’ün üzerindeki höyük bulunuyor. Bu höyüklerden biri olan Reyhanlý yolu üzerindeki Tell Tayinat höyüðünde Toronto Üniversitesinden Prof. Dr. Timothy Harrison’un kazý baþkanlýðýný yaptýðý 35 kiþilik ekip Haziran ayýnda baþladýðý kazý çalýþmalarýný sürdürüyor. Kazý ekibinin 2009 yýlýnda ortaya çýkardýðý 2 bin 600 yýllýk yazýlý tabletler, Anadolu’da krallýklar arasýndaki yakýn iliþkileri ve anlaþmalarýn en büyük delili olarak gösteriliyor. Prof. Dr. Timothy Harrison, geçtiðimiz yýl çýkarýlan 2 bin 600 yýllýk tabletin þifrelerini bulduklarýný söyledi. Harrison, “Bulduðumuz tabletler arasýnda en önemlisi Asur kralý ile bölgenin valisi arasýndaki anlaþmayý içeren tabletin üzerinde çalýþmalar devam ediyor. 700 satýrdan oluþan metnin yer aldýðý tablette Asur kralýnýn kendisine baðlý eyaletleri nasýl yönettiðine dair önemli bir belgedir. Tablet M.Ö. 672 yýlýnýn 2. ayýnýn 18’inci günüde yazýlmýþ. Bu tabletten farklý bölgelerde 8 tane daha bulundu. Ýran’da bulunan tabletler persler ile yapýlan anlaþmayý içeriyor. Tablette diplomatik iliþkiler ile ilgili çok þey öðreniyoruz” þeklinde konuþtu. Tell Tayinat Höyüðünde devam eden kazý çalýþmalarýnýn Aðustos ayý baþlarýnda tamamlanmasý bekleniyor. Hatay / cihan

ADANA’NIN Kozan ilçesinde eski yerleþim bölgesi olan Kozan Kalesi eteklerinde ve Kilikya Manastýrý yakýnýnda 600 yýldan daha fazla bir tarihe sahip olduðu düþünülen ve bugün ise ev olarak kullanýlan bir mescit bulundu. Günümüzde Hatice Yýlmaz (75) tarafýndan 40 yýldýr ev olarak kullanýlan mescidin giriþ kapýlarý ve pencereleri kapatýlarak yeni kapý açýlmýþ ve mescidin mihrabý ise sýva ve dolgu ile kapatýlmýþ. Bazý kaynaklarda Hoþkadem Camii etrafýnda iki mescit olabileceðinin kaydedildiðini belirten Tarihî Hoþkadem Camii Ýmam Hatibi Abdurrahman Yýlmaz’ýn araþtýrmalarý sonrasýnda ortaya çýkarýlan Mescidin Hz. Ömer döneminde yapýlmýþ olabileceði düþünülüyor. Mescidi ev olarak kullanan Hatice Yýlmaz: “Kýrk senedir burada oturuyorum. Burasý eskiden mescitti. Ben geldiðimde Kýble tarafýnda Arapça yazýlar vardý. Kapýsý farklýydý ve ben orayý kapattým. Yazýlarýn olduðu duvarlarýn üstüne sýva yaptýrdým. Pencereyi de ben sonradan açtýrdým. Ben burayý 40 yýl önce Yunus Bey’den almýþtým. Tapumda var. Daha önce burayý kimse ge lip sormadý. Buranýn da tekrar mescit olarak kullanýlmasýný çok isterim. Daha önce toprak dam olan evimin üstünü daha sonra çinko yaptýrdým” dedi. Adana / cihan

 TÜRKÝYE’DEN yasa dýþý yollardan yurt dýþýna geçmeye çalýþýrken Edirne’de yakalanarak Bartýn’ýn Kurucaþile ilçesindeki sporcu eðitim merkezine getirilen 33 kaçaktan ikisi firar etti. Alýnan bilgiye gö re, merkezde bulunan Afgan asýllý göçmenlerden Gaffur Ali Muhammet (26) ve Hamit Ahmed’in (21) kamptan kaçtýðýnýn bildirilmesi üzerine emniyet ekipleri arama çalýþmasý baþlattý. Ekipler, ticarî taksi ile Bartýn’ýn þehir merkezine geldiðini öðrendikleri göçmenlerden Gaffur Ali Muhammet’i, Karaçay mevkiinde taksi içerisinde yakaladý. Ekipler, diðer göçmen Hamit Ahmet’i arama çalýþmalarýný sürdürüyor. Geçen haziran ayýnda, Türkiye’den yasa dýþý yollardan yurt dýþýna geçmeye çalýþýrken Edirne’de yakalanan 28 Afgan ve 5 Cezayirli 33 ka çak, Bartýn’ýn Kurucaþile ilçesindeki sporcu kamp eðitim merkezine yerleþtirilmiþti. Kurucaþile / aa

Didim’de 55 yerli turist yemekten zehirlendi

 AYDIN’IN Didim Kaymakamý Ali Katýrcý, Altýnkum Mahallesi Oteller Bölgesi’ndeki bir otelde gýdadan zehirlenerek hastaneye baþvuran yerli turistlerin sayýsýnýn 55’e ulaþtýðýný bildirdi. Kaymakam Katýrcý, yaptýðý açýklamada, Didim Devlet Hastanesine kusma ve ishal þikâyetiyle baþvuran yerli turist sayýsýnýn 55’e ulaþtýðýný söyledi. Hastanenin kapasitesinin yetersizliði dolayýsýyla hastalarýn bir kýsmýnýn Aydýn ve Söke’deki hastanelere sevk edilmeye baþlandýðýný ifade eden Katýrcý, Ýzmir’e sevk edilen hastalar dýþýnda durumu aðýr olan hasta bulunmadýðýný kaydetti. Hastalardan durumu aðýr olan 3 çocuk, Ýzmir Behçet Uz Çocuk Eðitim ve Araþtýrma Hastanesine sevk edilmiþti. Aydýn / aa

Antakya Festivali, yürüyüþle baþladý

 HATAY’IN Anavatana katýlýþýnýn 72. yýl dönümü faaliyetleri kapsamýnda düzenlenen Antakya Festivali, kortej yürüyüþüyle baþladý. Vali Ülgen Park Alaný’ndan baþlayan kortej yürüyüþü, Cumhuriyet Meydaný’nda sona erdi. Hatay Vali Vekili Kadim Doðan ve Belediye Baþkaný Lütfi Savaþ, burada anýta çelenk býraktý. Vali Vekili Doðan, açýlýþ konuþ masýnda, bu yýl 27’ncisi düzenlenen festival süresince, birçok medeniyete ev sahibi olan þehrin, ortaya koyacaðý birlik ve beraberliðin dünyaya bir kez daha örnek olacaðýný bildirdi. Antakya Belediyesi ve Festival Yürütme Kurulu Baþkaný Lütfü Savaþ ise Silvan’daki hain bir saldýrý sonucunda þehit olan 13 þehidi rahmetle andýklarýný belirterek, ‘’Terör belâsý ülkemizin birlik ve beraberliðini bozamayacak. Herkes bilsin ki hiç kimse terör ile bir sonuca ulaþamamýþ ve ulaþamayacak. Ülkeyi kaos ortamýna sürüklemek isteyenler bu emellerine ulaþamayacak’’ diye konuþtu. Savaþ, festival programýna da dikkati çekerek, 4 gün süresince çeþitli sportif ve kültürel faaliyetler düzenleneceðini, Türkiye’nin çeþitli yörelerinden gelen halk danslarý topluluklarýnýn þehirde gösteriler yapacaðýný bildirdi. Gösterilerin ardýndan geleneksel ‘’mercimekli bulgur aþý’’ da ðýtýmýna Belediye Baþkaný Lütfi Savaþ da katýlarak, Hatay milletvekillerine ikram etti. Daha sonra, Antakya Belediyesi Mehteran Takýmý gösteri sundu, yerel sanatçýlar konser verdi. Hatay / aa

BATI KARADENÝZ ÝLLERÝ AÝLE PÝKNÝÐÝNE DÂVET Tarih : 24.07.2011 Pazar Saat : 10-17 arasý Yer : Yeniçaða Gölü Belediye Piknik Alaný (D-100 Karayolu üzerinde Kuþ Cenneti park alaný) Pikniðe bütün YENÝ ASYA okuyucularý dâvetlidir. Ýrtibat: Ýsmail Cevahirli: (0536) 442 51 48 Not: Öðle yemeði sipariþi için katýlacaklarýn sayýlarýný acilen bildirmeleri rica olunur. Öðle yemeði kiþi baþý 6 TL'dir.

Gerede Yeni Asya Temsilciliði


DÜNYA

Y

23 TEMMUZ 2011 CUMARTESÝ

Ya'alon: Üzüntülerimizi ifade etmeye hazýrýz ÝSRAÝL Baþbakan Yardýmcýsý ve Stratejik Sorunlar Bakaný Moþe Ya’alon, Ýsrail’in geçen yýl Mavi Marmara gemisinde ölenler için Türkiye’den özür dilenmesine karþý olduðu görüþlerini bir kez daha yineledi. Moþe Ya’alon, basýn mensuplarýna yaptýðý açýklamada, ‘’Ta baþýndan bu yana Türkiye ile uzlaþmaya varmaya, kurbanlar için üzüntülerimizi ifade etmeye ve insanî amaçlý kurulacak fona katýlmaya hazýr olduðumuzu söyledik, ama özür dilenmesine

deðil’’ dedi. Ya’alon, özür dilenmesinin olan bitenler için Ýsrail’in sorumluluðu almasý anlamýna geleceðini kaydederek, ‘’Askerlerimiz Mavi Marmara gemisinde kendilerini savundular. Filodaki diðer gemilerde saldýrý olmadýðý için (askerlerin) kendilerini korumak durumunda kalmadýklarý da bir gerçek’’ diye konuþtu. Türklerin Ortadoðu’da meydana gelen olaylardan sonra bu konudaki tavýrlarýný deðiþtireceklerini ve uzlaþma görüþmelerinde bir yere varýla-

bileceðini sandýðýný kaydeden Ya’alon, ‘’Ancak durum böyle olmadý. Türkiye’nin bu tavrýyla aramýzdaki görüþ farklýlýklarýnýn kapatýlmasý imkanýný görmüyorum. Tavrým açýk. Türkiye Baþbakaný bu konuda ýsrar ederken ben özür kelimesinin kullanýlmasýna karþýyým. Türkiye’yle anlaþma olursa Türkiye hemen tavýr deðiþikliðine gidip ‘Gazze üzerindeki abluka yasaldýr’ mý diyecek? Bunu imkân dahilinde görmüyorum’’ dedi. Tel Aviv / aa

ÝSRAÝL Baþbakan Yardýmcýsý ve Stratejik Sorunlar Bakaný Moþe Ya’alon

Ýsrail çýkýþ yolu arýyor ÝSRAÝL GÜVENLÝK KABÝNESÝ, GELECEK HAFTA,TÜRKÝYE ÝLE UZLAÞMA ANLAÞMASI ÝÇÝN TOPLANIYOR. BAÞBAKAN YARDIMCISI YA’ALON,’’ÜZÜNTÜLERÝMÝZÝ ÝFADE ETMEYE HAZIRIZ’’ DEDÝ. ÝSRAÝL'ÝN güvenlik kabinesi, gelecek hafta, Mavi Marmara olayý nedeniyle Türkiye’den özür dilenmesini de içeren bir uzlaþma anlaþmasýný deðerlendirmek üzere toplanacak. Haaretz gazetesinin verdiði habere göre, sayýsý bir süre önce 8’e çýkan ve þimdilerde “Sekizler” olarak adlandýrýlan kabine toplantýsýnda, uzlaþma anlaþmasýnýn kabul edilip edilmeyeceðine karar verilecek. Ýsrail Baþbakaný Binyamin Netanyahu’nun özür konusunda BM’nin Mavi Marmara olayýyla ilgili soruþturma raporunun açýklanacaðý 27 Temmuz Çarþamba gününe dek kararýný vermesi gerekiyor. Ýsrail basýnýnda, Savunma Bakanlýðý ve Ýsrail ordusu yetkililerinin ardýndan, Netanyahu’nun da Türkiye’den özür dilenmesini düþündüðü yolundaki haberler yoðunlaþtý. Ancak, Netanyahu’nun “sýnýrlý bir özür”den yana olduðu ifade ediliyor. Kanal 2 televizyonu, önceki gün akþamki ha-

berlerinde, Netanyahu’nun Ýsrail’in Gazze Þeridi’ne uyguladýðý ablukanýn yasallýðýnýn Türkiye tarafýndan tanýnmasý ve Mavi Marmara operasyonunda yer alan subay ve askerlere karþý hukukî dâvâlarýn durdurulmasý karþýlýðýnda, Netanyahu’nun “sýnýrlý bir özür” dilenmesini düþündüðünü bildirdi. Haberde, özrün operasyon sýrasýnda meydana gelen “operasyonel hatalara” atýfta bulunacaðý da kaydedildi. Türkiye’den özür dilenmesine þiddetle karþý çýkan Lieberman, önceki gün, partisi Yisrael Beiteniu’nun (Evimiz Ýsrail) grup toplantýsýnda, “sýnýrlý bir özrü düþündüðü” yolundaki haberler dolayýsýyla Ýsrail Baþbakaný’na yüklendi. Parlamentoda sivil toplum örgütlerinin kovuþturulmasý ile ilgili önerilerinin kabul edilmemesi dolayýsýyla zaten Netanyahu’ya öfkeli olduðu bilinen Lieberman, Netanyahu’nun bir kez daha uluslar arasý baskýlara teslim olduðu görüþünü ileri sürdü. “Bu, hukukî deðil, diplomatik bir

sorundur. Bu, Ýsrail askerlerinin terk edilmesi anlamýna gelecektir. Bu, diplomatik açýdan bir sorumsuzluktur, diplomatik bir teslim olmadýr” dedi ve Türkiye’den özür dilenmesi için hukukî argümanlara baþvurulmasýnýn, baskýlara karþý acizliðin göstergesi olduðunu ifade etti. Haaretz ise Netanyahu’nun geçen bir yýl boyunca, þimdiki uzlaþma taslaðýna benzer bir anlaþmayý imzadan iki kez geri çektiðini belirtti. Haberde, bunun gerekçesinin de yine Dýþiþleri Bakaný Lieberman’ýn þiddetli itirazý olduðu bildirildi. Haaretz’in haberinde, geçen yýl Aralýk ayýnda, dönemin “Yediler” kabinesine de sunulan uzlaþma anlaþmasý taslaðýna Netanyahu’nun destek verdiðini, ancak Lieberman’ýn Türkiye’den özür dilenmesinin “teröre teslim olma” anlamýna geleceðini söyleyerek itiraz ettiði kaydedildi. Haaretz’e bilgi veren bir üst düzey diplomatik kaynak, Netanyahu’nun anlaþmayý bir koalisyon krizi çýkabileceði korkusuy-

la son anda geri çektiðini belirtti. Türkiye’ye 2010 yýlý Mart’ýnda yapýlan görüþmelerin de benzer bir taslakla sonuçlandýðý, Netanyahu’nun bunu tartýþmaya açtýðý ve yine Lieberman’ýn itirazý nedeniyle vazgeçtiði hatýrlatýldý. Ýsrailli bir yetkili de BM raporu öncesinde Türkiye’yle bir anlaþmaya varýlmasýnýn iki ülke arasýndaki iliþkilerin daha da kötüleþmesine yol açabileceðini dile getirdi. Ayný yetkili, “Bu, Türkiye’den özür dilenerek, bir uzlaþma anlaþmasýyla Ýsrail askerlerine karþý davalarýn açýlmasýnýn önlenmesi veya krizin daha da týrmanarak, donanma operasyonuna katýlan askerlere karþý hukukî dâvâlar açýlmasý arasýnda bir seçim” dedi. Ancak Ýsrailli yetkili, “(Gazze Þeridi üzerine uygulanan) abluka ya da filoyu durdurmadan dolayý, ki ikisi de meþrudur, özür dilemiyoruz. Operasyonel hatalardan dolayý özür diliyoruz. Bu, dâvâlarý durdurma imkâný veriyorsa, ciddî olarak düþünülmelidir” dedi. Tel Aviv / aa

Gorbaçov, Putin’in adaylýðýna karþý SOVYETLER Birliði’nin son Devlet Baþkaný Mihail Gorbaçov, Rusya Baþbakaný Vladimir Putin’in gelecek yýl Mart ayýnda yapýlacak devlet baþkanlýðý seçiminde üçüncü kez aday olmasýna karþý olduðunu söyledi. Ýngilizce yayýn yapan “The Moscow Times” gazetesinde yer alan habere göre, Gorbaçov Almanya’nýn Hannover kentindeki bir forumdaki konuþmasýnda, Putin’in þehri olan St. Petersburg’daki yakýn çevresinin iktidarý kendi çýkarlarý için merkezileþtirmek istediðini ileri sürerek, “Eðer insanlarý göz önünde bulundurmadan herþeyi denemeye kalkarsanýz o za-

BM, Mogadiþu'daki çocuklara yardým için hava köprüsü kurmaya hazýrlanýyor.

Mogadiþu’daki çocuklara hava köprüsü kurulacak BM Dünya Gýda Programý, Soma li’nin baþþehri Mogadiþu’daki çocuklara özel bir gýda yardýmý saðlamak için önümüzdeki günlerde bir hava köprüsü kurulacaðýný bildirdi. Somali’de bulunan Dünya Gýda Programý direktörü Josette Sheridan, ‘’Somali’deki durumun çok kritik’’ olduðunu, kuruluþun çatýþmalar, kýtlýk ve kuraklýkla karþý kar þýya bulunan bu ülkede 1.5 milyon insana gýda yardýmý yaptýðýný belirtti. Josette Sheridan, Somali’nin güneyinde kýtlýðýn ortasýnda bulunanlarýn hayatlarýný kurtarabilecek yardýmý mümkün olan en kýsa sürede ulaþtýracak en iyi yolu belirlemek için bölgede inceleme yaptýk-

larýný kaydetti. Sheridan, Somali’nin güneyindeki insanlarýn gýda aramak için çok hasta ve güçsüz olduklarýný, bu yüzden insanlara gýdayý teslim etmeleri gerektiðini ifade etti. Dünya Gýda Programý’nýn, kýtlýktan etkilenen bölgenin merkezinde operasyonlar için gerekli þartlarýn oluþturulmasý için karadan ve havadan yeni yollar aranmaya hazýrlandýðý, bu þartlarýn insanî yardým personelinin güvenliðinin saðlanma sý ný da i çe re ce ði be lir til di. BM’ye göre, Afrika Boynuzu olarak adlandýrýlan bölgede yaklaþýk 12 milyon kiþi kuraklýk ve kýtlýðýn etkisi altýnda. Roma / aa

Ýki Kore yeniden görüþme kararý aldý KUZEY ve Güney Kore’nin nükleer konulardaki temsilcileri, Pyongyang’ýn nükleer programýnýn ele alýndýðý altýlý görüþmelere yeniden baþlamayý kararlaþtýrdý. Kuzey’in nükleer temsilcisi Ri Yong-ho, Güneydoðu Asya Ülkeleri Birliði (ASEAN) toplantýsýnýn yapýldýðý Endonezya’nýn Bali adasýnda bir araya geldiði Güneyli dengi Wi Sung-lac ile çok uluslu görüþmelerin en kýsa zamanda baþlamasý için çaba göstermeyi kararlaþtýrdýklarýný söyledi. Görüþme, Pyongyang yönetimini nükleer programýndan vazgeçirmek amacýyla Rusya,

Japonya, ABD, Çin ve iki Kore’nin ka týldýðý altýlý görüþmelerin en son yapýldýðý 2008’den bu yana iki Kore arasýnda ilk üst dü zey te mas ol muþ tu. 2008’deki görüþmelerde, Kuzey Kore toplantýlarý terk etmiþti. Kuzey Kore i le Güney Kore arasýndaki gerginlik, geçen yýl Güney’in bir donanma gemisi nin ba tý rýl dý ðý ve 46 de niz ci nin öldüðü olaydan sonra iyice gerilmiþti. Güney Kore, torpido saldýrýsýndan Kuzey’i sorumlu tutmuþtu. Kuzey Kore geçen Kasým’da Güney’e ait bir adayý bombalamýþtý. Seul / aa

man buradaki durum da liderlerin 20-30 yýl hüküm sürdüðü Afrika ülkelerinden farksýz olur. Rusya’da St. Petersburg projesi (Putin’in yakýn ekibinin iktidarý paylaþýmý) artýk sona ermiþtir” dedi. Putin’in tekrar Kremlin’e dönme yönünde tercih kullanmamasýnýn daha iyi olacaðýný ifade eden Gorbaçov, “Eðer ben onun yerinde olsaydým devlet baþkanlýðý için yarýþmazdým” diye konuþtu. Hukuk profesörü olan Devlet Baþkaný Dimitriy Medvedev’in iktidara çok az bir hükümet deneyimiyle geldiði için zor bir baþkanlýk sü reci geçirdiðini kaydeden Gorbaçov, Pu-

tin döneminde getirilen “valilerin doðrudan atanmasý ve Rus parlamentosunun alt kanadý Duma seçim sistemi gibi demokrasiyi azaltan politikalarý” Medvedev’in çok açýk bir þekilde eleþtirmesi gerektiðini vurguladý. Gorbaçov, bugün en çok Rusya Federasyonu’ndaki mevcut seçim sistemi konusunda endiþe duyduðunu belirterek, “Bu bana okul çaðlarýndayken dengesiz olan bir sandalyeyi ayaklarýný azar azar keserek dengede tutmaya çalýþan ancak sonunda ayaklarý tamamen kaybeden adamla ilgili þakayý ha týrlatýyor” dedi. Moskova / aa

7

HABERLER

Kaddafi, isyancýlarla görüþmeyi reddetti

 LÝBYA lideri Muammer Kaddafi, ülkenin ge leceðiyle ilgili olarak isyancýlarla görüþmeyi reddetti. Kaddafi, memleketi Sirte’de yönetimini destek gösterisinde yaptýðý konuþmada, ‘’Onlarla görüþmeyeceðim. Benimle onlar arasýnda ký yamete kadar hiçbir görüþme olmayacak’’ dedi. Yabancý gazetecilerin de Sirte’ye Libya hükümeti tarafýndan resmi gezi çerçevesinde götürüldüðü bildirildi. Sirte/aa

Brega’da petrol tesislerine bubi tuzaðý

 LÝBYA muhalefetinin dýþ iliþkilerinden sorumlu yetkilisi Mahmud Cibril, Muammer Kaddafi güç lerinin Brega’da petrol tesislerine bubi tuzaklarý yerleþtirdiklerini, þehri kaybetmeleri halinde tesis leri havaya uçuracaklarýný söyledi. Ýspanya Dýþiþleri Bakaný Trinidad Jimenez ile görüþmesinden sonra bir açýklama yapan Cibril, ‘’maalesef Brega þu anda büyük bir mayýn durumunda’’ dedi. Kaddafi yönetimi ise bu konuda henüz bir açýklama yapmadý. Kaddafi hükümetinin sözcüsü Musa Ýbrahim þehre iliþkin son olarak Pazartesi günü yaptýðý açýklamada, ‘’Brega’yý cehenneme çevireceðiz, asla terk etmeyeceðiz’’ demiþti. Madrid / aa

Ýktidarý býrakýrsa Libya’da kalabilir

 LÝBYALI muhaliflerin iki numaralý ismi Mah mud Cibril, Fransa Dýþiþleri Bakaný Alain Juppe’nin, Muammer Kaddafi’nin iktidarý býrakma sý halinde Libya’da kalabileceði açýklamasýyla ilgili olarak, ‘’Bizim düþüncemize göre en önemli olan Kaddafi’nin iktidardan ayrýlmasýdýr. Bu ilk aþamadýr. Bu aþama geçildiðinde ikinci aþamaya geçebileceðiz, bu da nerede kalabileceðini ve ne tür bir düzenleme olabileceðini bilmemiz’’ dedi. Bu arada Ýtalya, Libya lideri Muammer Kaddafi’nin istifa etmesi halinde ülkede kalmasýna kar þý olmadýðýný, buna Libyalýlarýn karar vereceðini açýkladý. Frattini, Kaddafi’nin görevini býrakmasý konusunda ise ýsrarlý olduklarýný kaydetti. ABD ve Fransa da Kaddafi’nin görevini býrakmasý sonrasýnda ülkede kalmasýna karþý çýkmayacaklarýný açýklamýþtý. Madrid - Roma / aa

Herten’de yeni cami yapýmýna onay

 ALMANYA'NIN Ruhr bölgesindeki Herten Meclisi’nde görüþülen ve hararetli tartýþmalara sahne olan yeni cami yapýmýna onay verdi. Meclis toplantýsýna bir kaç aþýrý saðcý ve cami karþýtý üyenin provokasyonu sonuçsuz kaldý. Belediye meclisindeki Sosyal Demokrat, Yeþiller, Hür Demokrat ve baðýmsýz üyelerin oylarýyla cami yapýmý kabul edildi. Herten Meclisi’nde yapýlan ha raretli tartýþmalar sonunda eski maden ocaðý arazisi üzerine yeni bir cami yapýmýna oy çokluðuyla onay verildi. Herten’de yabancý düþmanlý ðýna yer olmadýðýný belirten Yeþiller grubu, anayasada yer alan inanç özgürlüðüne vurgu yaptý. Aþýrý saðcý grup ve Hýristiyan Demokratlarýn karþý çýktýðý tasarý, SPD, Yeþiller, FDP ve baðýmsýz üyelerin oylarýyla kabul edildi. Buna göre uzun yýllar yeni bir cami yeri arayan DÝTÝB Sultan Camii yöneticileri eski maden ocaðý Schlägel-Eisen arazisi üzerinde yeni bir cami yapmalarý için bir engel kalmamýþ oldu. Endüstri bölgesi olarak kullanýlacak geniþ arazi üzerinde ya halen mevcut bir bina cami olarak restore edilecek yada satýn alýnacak arazi üzerine yeniden bir camii inþa edilecek. Recklinghausen / cihan

Goran Haciç, Lahey’e sevk edildi

 ESKÝ Yugoslavya’da iþlenen savaþ suçlarýndan 7 yýldýr aranan ve Çarþamba günü yakalanan son kaçak Goran Haciç’in (53) Belgrad uluslar arasý havaalanýndan Lahey’e sevk edildiði öðrenildi. Belgrad Özel Mahkemesi’nin tutukevinde gözaltýnda bulunan Haciç, dün sabah Yeni Pazar’a, hasta olan annesini görmek için geniþ güvenlik tedbirleri altýnda götürüldü. Tanjug haber ajan sý, Yeni Pazar’daki Haciç ailesinin oturduðu evin önüne içinde Haciç’in de bulunduðu zýrhlý araç konvoyunun geldiðini belirtti. Haciç’in babasýnýn mezarýný ve burada yaþayan kýzýný da ziyaret ettiði öðrenildi. Haciç’i dün sabah, firardayken birlikte yaþadýðý nikâhsýz eþi ve kýzýnýn ziyaret ettiðini kaydedildi. Voyvodina eyaletindeki Fruþka Gora ormanlýk alanýnda Çarþamba günü yakalanan ve 7 yýl firarda bulunan Goran Haciç, 1990’lý yýllarda Hýrvatistan’da yaþanan savaþ sýrasýnda iþlediði toplam 14 suçtan eski Yugoslavya’da iþlenen savaþ suçlarý için Lahey’de kurulan mahkemece yargýlanacak. Belgrad / aa

Bangladeþ’i sel vurdu

 BANGLADEÞ'ÝN güneyinde þiddetli muson yaðmurlarýnýn yol açtýðý sellerde 6 kiþi öldü. Hükümet yetkilisi Zeynul Bari, 5 gün süren þiddetli yaðýþlarda Cox’s Bazar bölgesindeki 2 nehrin taþtýðýný, 200 kadar köyün sulara gömüldüðünü belirtti. Seller yüzünden 10 binden fazla kiþinin evlerinden olduðu, bu kiþilerin okullara yerleþtirildiði kaydedildi. Dakka / aa


8

23 TEMMUZ 2011 CUMARTESÝ

Siyasî iflâs da ekonomik iflâs kadar tehlikelidir BÝR dönemde “Ýyi ki bizde petrol çýkmadý” diye þükrederdik. Çünkü topraklarýndan petrolün adeta fýþkýrdýðý Ortadoðu ülkeleri, bu doðal servet yüzünden sanayileþmeyi ihmal etmiþler, demokrasiyi görmezden gelmiþlerdi. Petrol gelirleri ile despotik ve teokratik rejimler fonlanýyor, petrol paralarý genellikle silah satýcýlarýna ve askeri harcamalara gidiyordu. Petrol gelirleri halkýn refahýna yansýmýyordu. Ayný petrol demokrasiye sahip ülkelerde çýktýðý zaman ise toplumsal refah artýyor, piyasalar geliþiyor ve petrol gelirleri büyümenin itici gücü oluyordu. Bizde petrol olmadýðý için kendimize ve emeðimize güvenmekten baþka çaremiz yoktu. Böylece her alanda yetiþmiþ kadrolarýmýzý oluþturduk, giriþim gücüne sahip kesimler ticaret ve sanayide atýlýmlar yaptýlar, bölgenin en geliþmiþ ülkesi olduk. Bu sonucun sebebi petrolün olmamasý mýydý, yoksa demokrasinin olmasý mýydý, tam karar veremedik.

ORTADOÐULU YUNANÝSTAN Geçen gün The New York Times yazarý Friedman Yunanistan’ýn ekonomik iflasýnýn nedenlerini irdeleyen makalesinde, tek baþýna demokrasinin de ekonomide doðruyu bulmaya yetmediðini vurgulamaktaydý. Özetle þöyle diyordu Friedman: - Yunanistan 1981’de AB üyesi olduktan sonra, Ortadoðu’nun petrol devletlerinden birine dönüþtü. Bu ülkeye petrol gelirleri yerine Brüksel kaynaklý AB paralarý düþük faizli destek kredileriyle pompalanýyordu. Doðal kaynaklarýn dar bir kesimin kontrolünde olduðu ülkelerde nasýl kokuþmuþluk oluþursa, Yunanistan’da da Euro sübvansiyonlarý, ayný durumu yarattý. - Yunanlýlarýn giriþim gücü, devlet fonlarýný ve ihalelerini elde etmeye yönlendirildi. Euro-petrol denilebilecek bu kaynak kokuþmuþ baba-erkil bir siyasal sistemde, oy almak karþýlýðýnda devletin büyütülmesi ile sonuçlandý. Siyasetçiler oy karþýlýðýnda kamu görevi daðýtmayý, kamu dýþý görev sahipleri de þiþirilmiþ fiyatlarla mesleklerini icra etmeyi yeð tuttular.

MEDYA POLÝTÝK

Y

Ýnisiyatif neden PKK’ya geçti? TAM iki yýl oldu. Proje büyüktü; Türkiye’yi uçuracak, ayaklarýndaki prangalardan kurtaracak bir projeydi. Devlet ilk kez sorunun adýný koyan bir çalýþtay düzenleyerek yeni bir dönem baþlatmýþtý. Bir yandan PKK silahsýzlandýrýlacak, öte yandan Kürt kimliðinin siyasal ve kültürel zeminlerde ifadesi kolaylaþtýrýlacaktý. Proje doðruydu. Þiddet tüm dünyada bir siyasal mücadele yöntemi olarak lanetleniyordu. Irak’ta taþlar yerine oturuyor, ABD tam destek veriyordu. Türkiye’nin bölgesel etkisi hem ekonomik hem diplomatik olarak zirvedeydi. Halk da býkmýþtý; Kürtler biraz özgürlük ve refah istiyor, barýþýn kalýcý hale gelmesini bekliyordu. Türkler de artýk þiddetin demokrasiyi ve ekonomiyi rehin almasýndan býkmýþlardý. Ancak PKK, bir yandan bu sürecin içinde, muhatap olmak istiyor, öte yandan da her durumda tasfiye edileceðinden korkuyordu. Ne dünyada ne bölgede PKK’nýn müttefiki kalmýþtý; ABD, PKK’yý Türkiye ile ‘ortak düþman’ ilan etmiþ, Barzani ve Talabani PKK’nýn þiddet politikasýnýn Irak’ta kendi geleceklerini

tehdit ettiðini kavramýþtý. Öte yandan Türkiye demokratikleþiyor, çeteler deþifre ediliyor, faili meçhuller araþtýrýlýyordu. Asker kýþlasýna çekilirken siyaset kurumu hem katýlým ve temsil kanallarýný açmaya uðraþýyor, hem de kamusal hizmetlerin Kürt vatandaþlara da ulaþmasýný saðlýyordu. Dýþarýda yalnýzlaþan, içerde demokratikleþme ve refah imkânlarýyla hareket alaný daralan PKK son derece çaresizdi. Demokratik açýlým projesiyle ‘inisiyatif’ alan hükümet karþýsýnda derin bir panik yaþadý. Ne kaçabilirdi bu süreçten ne de katýlabilirdi; sabote etmeyi tercih etti. 19 Ekim 2009’da Habur’dan PKK’ya yakýn 34 kiþinin giriþi ‘açýlým’ýn bir parçasý gibi görünmekle birlikte ‘açýlým’ý bitiren bir geliþme oldu. PKK, çaresizliðini gizlemek için ‘dönüþleri’ bir zafer havasýnda sunmaya çalýþýrken, süreci durdurmak isteyen ‘Türk þahinler’ de PKK’nýn bu oyununa ortak oldu, açýlýmýn PKK’nýn zaferi olduðu havasýný pompaladý. Bu iþin ‘idari’ boyutuna odaklanan hükümet çevreleri dönüþlerin medya sunumunu

ve dönen PKK’lýlarýn verdiði mesajlarý yönetemediler. Habur’la ‘açýlým’ siyaseten çöktü. O gün gazete ve TV haberlerine, internet sitelerine bakýn; nasýl bir psikolojik operasyon yapýldýðýný görürsünüz. Hükümetin cesareti o gün imha edilmiþ, inisiyatif de yavaþ yavaþ PKK’ya geçmeye baþlamýþtýr. Bir ay sonra Reþadiye saldýrýsýyla 7 askerin þehit edilmesi bardaðý taþýrdý. AK Parti’nin oylarýnýn düþmeye baþladýðý haberleri, bu defa da hükümet partisini telaþlandýrdý. Sessiz bir ara formül bulundu; Öcalan’la görüþerek bu iþi halletmek. Nasýl olsa Öcalan devletin elindeydi ve devletin Öcalan’la görüþmesi kamuoyunda kanýksanmaya baþlamýþtý. Sonuçta, Kürt meselesini kamuoyu önünde fazla köpürtmeden ‘tepeden’ bir çözüm kotarma stratejisi benimsendi. ‘Akan kaný belki Öcalan’ durdurabilirdi. PKK hemen siyasal zeminde vites büyüttü; sivil itaatsizlik, cuma boykotu, demokratik özerklik, oturma eylemleri... Hükümet hareketsiz kaldýkça ve hatta yer yer milliyetçi bir dile savruldukça bu eylemler siyaseten karþýlýk da buldu. Þiddeti de yedeðine alan eylem-

Hâlâ ‘Bizde ýrkçýlýk yoktur’ diyor musunuz? HÝÇ bu konuya girmeyecektim ama kendimi tutamadým. Kürt þarkýcý Aynur, geçen hafta Ýstanbul’da Ýstanbul Caz Festivali kapsamýnda verilen bir karma konserde yuhalandý. Þarkýcýnýn yuhalanma sebebi þarkýlarýný Kürtçe söylüyor olmasýydý. 40’lý yýllarýn faþizminin ‘Vatandaþ Türkçe konuþ’ kampanyalarýnýn hortlamýþ hali gibiydi. Ardýndan, her konuda olduðu gibi gazete köþe yazarlarý da iki bloka ayrýldý. Bir grup, ‘Yahu bir tanecik de Türkçe söyleyiverseydi ya’ diyerek kendilerince ortayolculuk, uzlaþtýrýcýlýk oynamaya baþladý. Ayný talep, mesela birkaç hafta önce Ýstanbul’da konser veren Elton John’a da yapýlmýþ mýydý? Býrakýn Sir Elton’ý, Aynur’la ayný konserde yer alan ve mesela Ýngilizce, mesela Portekizce þarkýlar söyleyenlere, ‘Sen de bir Türkçe þarký söyle’ denmiþ miydi, denebilir miydi, demek ne kadar mantýklý olabilirdi?

Peki neden Portekizce veya Ýngilizce deðil de Kürtçe söylenince yuhalanýyor? Ve bazý meslektaþlarýmýz neden yuhalayanlarla hemen empati kurma, onlarýn yuhalama gerekçelerini meþrulaþtýrma çabasýna giriyor? Lafý dolandýrmaya gerek yok, yapýlan açýk bir ýrkçýlýk. Beyaz Türk, mavi Türk, siyah Türk fark etmiyor, bizi birleþtiren þey, içimizdeki o ýrkçýlýk. Hepimizin (ben dahil) bir yerinden fýrlayýveriyor ýrkçýlýk. Aramýzdaki fark, bazýlarýmýz yaptýðýnýn veya daha iyisi yapmayý aklýndan geçirdiðinin ýrkçýlýk olduðunun farkýna varýyor, yapmýyor. Bazýlarýmýz ise farkýna varmýyor, hatta kendini haklý sanýyor, yapmaya da devam ediyor. Ben söylemeye devam ediyorum: Türkiye’de yaþayanlarýn çok ciddi bir sorunu ýrkçýlýk. Ýçimizdeki bu ýrkçýlýkla mücadele etmezsek, yarýn çok geç olabilir. Ýsmet Berkan, Hürriyet, 22 Temmuz 2011

SON SOVYET ÜLKESÝ Friedman’a konuþan Yunanlý bir ekonomist de (Dimitris Bourantas) þöyle tanýmlamýþ ülkesinin durumunu: - Yetersizliklere, kokuþmuþluklara ve çok büyük bir bürokrasiye dayalý bir devlet olduk. Avrupa’daki son Sovyet ülkesiydik... Yunanlýlar iflas etmeden önce bu tür özeleþtirilerle gerçek durumlarýný görmeyi deneselerdi ve Avrupa Birliði de Yunanistan’ý AB’nin þýmarýk çocuðu olarak beslemek yerine zamanýnda uyarýlarýný yapsaydý þimdi bu iflasa düþülmemiþ olunurdu. Yunanlýlar da bu tür aðýr eleþtirilere hedef olmazlardý.

UFUKTAKÝ TEHLÝKELER Bizim þu anda Yunanistan’a benzer bir ekonomik iflas durumumuz yok. Ama siyasal krizlerin ve hatta iflaslarýn iþaretçisi olabilecek sorunlarýmýz fazlasýyla var. Bu sorunlarý her fýrsatta ve rahatsýz olmaktan korkmayarak ele alýp, hatalarýmýzý özeleþtirilerimize konu etmekten çekinmemeliyiz. “Bizde demokrasi var” tekerlemesi iflasý önlemeye yetmeyebilir. AB fonlarý Yunanistan’ý nasýl Ortadoðulu yaptýysa, bizi de “Ben-merkezcilik”, “Ezbercilik”, “Þovenlik” ve “Tek seslilik” ayný duruma itebilir. Mehmet Barlas, Sabah, 22 Temmuz 2011

Turizmin son ölçüsü: Demokrasi HAYDÝ tatilde Afganistan’a gidelim, orada karlý daðlarda kayak zevki baþka. Üsletik, Afganistan’da harcanacak para ülkenin imarýna katkýda bulunur. Zaten gitmemizin asýl amacý bu. Tatilde asla Teksas’a gitmeyelim. Orada hâlâ idam kararlarý uygulanýyor. Bu kadar ilkel bir yere adým atmak yanlýþ. Afganistan dünyanýn en geri ülkesi ve terör bataklýðýnda ama, hâlâ turist çekiyor, buna karþýlýk Teksas en geliþmiþ yörelerden biri ama, idam turistleri iten bir faktör. Tatil için Filipinler’e gidelim. Olmaz, orada ara sýra insanlar kaçýrýlýyor. Ya Yemen? Orada halk sokaklara dökülmüþ durumda, tehlikeli. Her an, her þey olabilir. Kenya? Safari zevki, doðal zenginlik iyi de, iç savaþýn dumaný hâlâ tütüyor, uygun deðil. Sri Lanka benzer durumda. Maldivler denize girmek için dünyada en keyifli yerlerden biri. Otuz yýl süren diktatörlük, üç yýl önce yerini barýþçý bir geçiþle demokrasiye býrakýyor. Gitmek uygundur. Libya ve Suriye zinhar tehlikeli. Halk sokaklara dökülmüþ durumda, turistlerin baþýna ne geleceði belli deðil. Mýsýr? Bir zamanlar en gözde tatil yerlerinden biri. Yýllarca diktatörlükle yönetilmiþ ama, kimsenin umurunda deðil. Kötü yöneticiler iyi konuk sever olabiliyor. Hala gözde. Tunus da öyle. Tunus’a giderek, oradaki insanlarýn hayat standardýnýn yükselmesine katkýda bulunmak mümkün.

YARIM MÝLYAR TURÝST

ÖZELEÞTÝRÝ UNUTULMAMALI Söylemek istediðim þu. Demokrasi her þeye yetmiyor. Gerçekçilik ve insafsýz sayýlabilecek ölçüdeki özeleþtiri mekanizmalarýnýn varlýðý da þart. AÝHM’nin içtihatlaþan 1976 tarihli “Handyside Kararý” -Bizde de 2004 tarihli benzer “Taþ Kararý” var- demokrasinin saðlýðýnýn temel þartýný þöyle vurgular: “-Düþünceyi açýklama özgürlüðü, sadece hoþa giden veya zararsýz ya da tepki yaratmaz sayýlan haberler veya fikirler için deðil, fakat devlete veya halkýn bir kýsmýna ters düþen, þoke eden ya da üzüntüye sevk edenler için de geçerlidir. Ço��ulculuk, hoþgörü ve yeniliðe kucak açma bunu gerektirir ve bunlar olmadan demokratik toplum olmaz.”

ler karþýsýnda, meseleyi kamuoyu önünde tartýþmak yerine Öcalan’la görüþme stratejisine dayandýrma görüþü aðýrlýk kazandý. Siyasal süreçleri ve aktörleri dýþarýda býrakan bu strateji inisiyatifin tamamen PKK’ya geçmesiyle sonuçlandý. Bir anda devlet, Öcalan ile PKK’nýn arasýnda kalýverdi, örgüt içi iktidar çatýþmasýnýn içinde buluverdi kendini. Öcalan’la bu iþ çözülecekse onun örgüte hakim olmasý gerekiyordu, ama Silvan saldýrýsý bir kez daha Öcalan’ýn örgüte hakim olmadýðýný gösterdi. Son açýklamasýnda Öcalan bunu örtülü bir þekilde itiraf ediyor; ‘Bana rolümü oynamam için gerekli pratik araçlarýn sunulmasý gerekir’. Buyurun, Kürt sorununu siyaseten çözmek yerine Öcalan’la anlaþmayý deneyenler, önce Öcalan’ý destekleyip yeniden örgüte hakim hale getirmek zorundalar. Yoksa Öcalan’la anlaþmanýn bir anlamý yok. Ne tuhaf, deðil mi? Ýþte, siyaseti dýþlarsanýz inisiyatif sizde olmaz. Gelinen nokta budur; ‘açýlým’dan kaçýnmak inisiyatifi PKK’ya vermek demektir. Ýhsan Daðý, Zaman, 22 Temmuz 2011

Petar Pismestrovic, Kleine Zeitung / Avusturya

Bu düþünceler Avrupalý turistlere ait. Avrupalýlar tatilde nereye gideceklerine karar verirken, gitmek istedikleri ülkelerin sunduðu deniz, güneþ, tarihsel ve kültürel zenginliklerin ötesinde o ülkelerin siyasal durumlarýný öncelikle dikkate alýyor. Artýk genellikle buna göre karar veriyor. Politik sistem aslanlardan, mabetlerden, karlý zirvelerden, güneþten, denizden önce geliyor. Politik sistemle paralel giden görüþ, gidilecek ülkede terör ve benzeri tehlike yoksa, geri kalmýþ ülkelere gitmek, Avrupalýlar için bir zevk. Harcadýklarý paranýn o ülkenin geliþmesine katký saðladýðýna inanýyorlar. Macerayý sevenler ise, kendilerini Kamboçya, Laos, Nepal, Kamerun, Nijerya’ya atmaktan çekinmiyor. Yaz aylarýnda dünyada ayný anda beþ yüz milyon turist yollara düþüyor. Harcadýklarý para düþünülürse, gittikleri ülkeler açýsýndan müthiþ gelir kaynaðý.

DEMOKRASÝ HARÝTASI

Irkçýlýðýn panzehiri kardeþliktir DÝLÝMÝZDE, ayrýlýðýn, gayrýlýðýn gerekçesi olamaz. Olmamalý. Elbette kimse dilinden, kavminden ötürü kýnanmamalý. Ama kimse de, dilinden, kavminden dolayý kendisine özel muamele beklememelidir. Çünkü ne ýrk ve ne de dil (hangisi olursa olsun ) ne övünmenin, ne yerilmenin aracý olmamalýdýr. Hz. Peygamber (sav) Medine’ye geldiklerinde Evs ve Hazreç kabileleri arasýnda yýllardýr süren bir kavgaya þahit oldu. Kavmiyet, aþiret, üstünlük ve benzeri cahili sebeplerden dolayý sert savaþlar olmuþ ve nice kan dökülmüþtü. Toplumun bir kesiminin diðer bir kesimine düþmanca baktýðý yerlerde birlik, güzellik olmazdý. Medinedeki ayný toplumun, iki kavminin kavgasý: dýþarýdaki Mekkelilerle kavgaya benzemezdi. Çünkü, içerideki kavganýn galibi olmazdý. Bunu iyi bilen Allah’ýn Peygamberi (sav) bu birbirinden kopmuþ iki kavmi birleþtirdi. Kavgayý bitirdi. Tek Rabde, tek peygamberde, tek mescitte, tek ezanda birleþtirdi. Yüce Allah bizi babamýzdan, annemizden, aþiretimizden, ýrkýmýzdan, dilimizden, doðduðumuz þehir-

den, yüzümüzün þeklinden, rengimizden, cinsiyetimizden sorgulamayacaktýr. Çünkü bunlarý biz belirleyemeyiz. Ve bunlarýn hiçbirisi, baþkasýna karþý övünme ve þeref kazanma aracý da olamaz. Ama yüce Allah, bu saydýðým hususlarý nasýl kullandýðýmýzdan bizi sorgulayacaktýr. Ýnanýyorsak bu hesaba isteyerek gideceðiz. Ýnanmýyorsak ahirette sürüklenerek de olsa bu hesaba getirileceðiz. Ama mutlaka hesap vermeye geleceðiz. Bunun, kaçarý, firarý yoktur. Onun için her sözün, her hareketin sorgulanacaðýný bilemeliyiz. Irkçýlýk fitnesinin, düþmanlýðýn, her türlü azgýnlýðýn, terörün, bölücülüðün, panzehiri Ýslam kardeþliðidir. Panzehiri sevgidir. Dostluktur. Merhamettir. Akýldýr. Ýnsanftýr. Aklý baþýnda olanlarýn, dengesini kaybetmeyenlerin iki adým öne çýkmasýdýr. Yanlýþ insanlara, bu topraklara yabancý felsefelere kulak vermemektir. Çünkü Kuran uyarýyor, hem de apaçýk ayetlerle uyarýyor.; Fitne cinayetten daha beterdir.. Nihat Hatipoðlu, Sabah, 22 Temmuz 2011

Son bir kaç yýl içinde, Avrupalý turistlerde ortaya yeni bir deðer daha çýkýyor: Demokrasi. Gidilecek ülkede demokrasi var mý, yok mu? Almanya’da yayýnlanan haftalýk gazete Die Zeit 22 Haziran tarihli sayýsýnda bu konuda geniþ bir araþtýrma yayýnlýyor. Benim yukarda aktardýðým bilgiler, bu gazeteden alýntýlar. Die Zeit demokrasi açýsýndan dünya haritasý yayýnlýyor. Demokrasinin ölçüsü ne? Ýnsan haklarý, hukuk devleti, özgürlükler, yurttaþlar arasýnda eþitlik, basýn özgürlüðü, demokratik seçimler, yolsuzluklarýn üzerine gitmek demokrasinin ölçütü kabul ediliyor. Demokrasi haritasý bu deðerlere göre þekilleniyor. (Die Zeit, 22 Haziran 2011, s.64). Tam demokrasiler, yarý demokrasiler ve özgür olmayan ülkeler. Tam demokrasi ile özgür olmayan ülkeler tamam, yarý demokrasi ne demek? Özgürlüklerin ve demokrasinin kýsýtlanmasý demek. Etnik çatýþma ve zayýf hukuk devleti gerekçesiyle. Asya’nýn tamamý, Afrika’nýn yarýsýndan fazlasý haritada kýrmýzýya boyanmýþ, özgür olmayan ülkeler anlamýnda. Turizmin yeni ölçüsü aslandan, kaplandan, denizden, güneþten, mabetten çok artýk tam demokrasi. Yarý demokrasi filan deðil. Yalçýn Doðan, Hürriyet, 22 Temmuz 2011


MAKALE

Y

23 TEMMUZ 2011 CUMARTESÝ

9

Neden maddî terakkî de imana, talim-i Esmâ’ya baðlý?

fersadoglu@yeniasya.com.tr

ediüzzaman, maddî terakkînin de, gerçek huzur ve mutluluðun da imana baðlý olduðunu vurgular sýk sýk. Ve bütün mesaisini iman üzerine teksif eder. Bir yerde de, “Ýman hem nurdur, hem kuvvettir. Hakikî imaný elde eden adam kâinata meydan okuyabilir!” der. Biz bu dünyaya imtihana geldik. Ýmtihanýn birincisi sorusu “Ýman-ý billah, marifetullah ve mu -

B

habbetullah”týr. Allah’a iman, Esma-i Hüsna eðitim ve talimini gerektirir. Bu da hem ekonomik, hem de sosyal kalkýnma, huzur ve mutluluðu getirir. Þöyle ki: Kâinatýn ve her þeyin hakikati gibi insanýn hakikati de Esma-i Hüsna’ya dayanýr. Bediüzzaman, Hz. Âdem’in mu’cizesinin umum kemâlât ve terakkiyat-ý beþeriyenin nihayetlerine ve en ileri hedeflerine iþaret ettiðini söyler. Yani, “talim-i Esma” ünvaný insanlýk nev’i adýna kazanýlan bütün “kemâlât-ý ilmiye”, “terakkiyât-ý fenniye” ve “havarik-ý sun’iyeyi” (sanat, teknoloji harikalarýný) kapsamaktadýr. Ýnsan nev’inin geniþ istidat (potansiyel yetenek) yelpazesinin yüksek her bir hakikati aslýnda Cenâb-ý Hakk’ýn bir ismine dayanýr. Meselâ mühendislik Adl ve Mukaddir, týp Þâfî ve genetik Hafîz isimlerinin tecellilerini bütün ihtiþamýyla bilmekten ve keþfetmekten baþka bir þey deðildir. Baþka bir ifadeyle, her türlü

ilim ve fennin hakikati Esmâ-i Hüsnâ’ya dayanmakla ve o isimlerin doruðuna ulaþma hedefini taþýmakla mana ve kýymet kazanmaktadýr.1 Marifetullah, Esma-i Hüsnâ’nýn tecellilerini gözlemlemek, anlamakla elde edilir. Zira, herbir fen ve sosyal ilim bir Esma’ya dayanýr. Meselâ: -Allah Âlim-i Mutlak’týr: Bu bilimde ilerlemeyi gerektirir. -Allah Rabbü’l-Âlemîn’dir… Atomlardan hücrelere, yýldýzlara kadar kâinatý terbiye ediyor: Yö netimde, kendimizi, çoluk çocuðumuzu terbiye etmemizi icap ettirir. -Allah Mukaddir’dir: Bu isimde inkiþaf etmek, matematik, geometride inkiþafý getirir. -Allah Þafî-i Mutlak’týr: Þâfî isminde terakki eden, týpta ilerler. -Allah Hakim-i Mutlak’týr: Ýlim, estetik, iktisat vs. -Allah Sani-i Mutlak’týr: Sanat, mimari…

-Allah Adil-i Mutlaktýr: Hak ve hürriyetlere riayeti öðretir. -Allah Ganiyy-i Mutlak’týr: Refah ve kalkýnmayý icap ettirir. -Allah Vekil-i Mutlak’týr: Allah’a tevekkül eden, sebeplere, sünnetullaha, tabiat kanunlarýna uyar, sonucu ondan bekler. Demek ki ekonomik ilerleme dahi, imana baðlý. Esma-i Hüsna’yý öðrenmemiz, benimsememiz, özümsememiz nisbetinde ilimde, san'atta, teknikte, ekonomide, mimaride vs. ilerleriz. Tarih buna þahit deðil mi? Müslümanlar ne zaman iman esaslarýný özümsediler, o zaman terakkî ettiler. Ýþte Asrý Saadet, iþte Endülüs Emevi’si, iþte Abbasi, iþte Selçuklu, iþte Osmanlý. Ýman, Ýslâmiyet, þeriat, Esma-i Hüsna yükselme devirlerinde yaþandý… Dipnot: 1- Sözler, 20. Söz, 2. Makam, s. 238.

Geyve’den selâm getirdim fikihgunlugu@yeniasya.com.tr www.fikih.info (0 505) 648 52 50

Köpek ve hayvan bakýmý

M Rumuzlu okuyucumuz: “Köpeðin þer’î durumu nedir? Köpek necis midir? Evde köpek beslemek caiz midir?” üce Dinimizde “can ve yürek” taþýyan her canlýya þefkat, merhamet ve yardým teþvik edilmiþ, acý ve eziyet vermek, dövmek, sebepsiz yere öldürmek de nehyedilmiþtir. Hattâ, bir günahkâr kadýnýn, sýrf bir köpeði suladýðý gerekçesiyle baðýþlandýðý ve Cennete konduðu Peygamber Efendimiz (asm) tarafýndan bildirilmiþtir.1 Bu hadiseye baðlý olarak Allah Resûlü’nün (asm): “Kendisinde hayat eseri olan her yaþ ciðerde ayný sevap vardýr.” buyurmasý 2, hangi cins olursa olsun, hayvanlara karþý müþfik olmanýn ve sevecen davranmanýn dînimizin mühim bir emri olduðunu kavramamýza yeter. Fakat bu demek deðildir ki, hayvanlardan gelecek zarara karþý kendimizi korumayalým, hayvanlarýn her þeyini alýp baþýmýza gözümüze taç yapalým! Hayvanlarýn zararlarýndan kendimizi korumamýz ve onlarý zararlý olabilecek ortamlardan uzaklaþtýrmamýz da dînimizin emridir. Ýmam-ý Azam boynuzlu bir öküz görünce yolunu deðiþtiri yor. Ve kendisine dönen þaþkýn bakýþlara: “Onun boynuzu varsa, benim de aklým var!” diyor. Köpeðin eti yenmez. Köpeðin yediði kaptan da, salyasýndan da korunmalýdýr. Peygamber Efendimiz (asm): “Köpek herhangi birinizin kabýnýn içindekini yalarsa, onu döksün. Sonra o kabý yedi defa yýkasýn.” 3 buyurmuþtur. Köpeði eve almak da, ayný derecede câiz deðildir. Diðer hayvanlara oranla köpeðin % 92.5 daha fazla kuduz riski taþýdýðýný, ayrýca evlerde alýkonulduðunda dehþetli bir hastalýk olan “e kinokok=kist idatik” aþýlayýcýlýðý vasfý taþýdýðýný bugünün modern týbbýndan öðrendikten sonra, Allah Resûlü’nün (asm) bin dört yüz yýl önce köpeklere özgü neden bir tedbir getirdiðini daha iyi anlamak mümkün olabiliyor. Ne var ki köpekler, çabuk evcilleþmesi, çabuk eðitilebilir olmasý, özel kabiliyetler geliþtirebilmesi, sahibine aþýrý baðlýlýðý, sýcak kanlýlýðý, baðlý bulunduðu evi koruyuculuðu ve sâir farklý meziyetleri dolayýsýyla geçmiþten günümüze insanlarýn ilgisini hep kendisine çekmiþ ve hattâ insanlarý kendisine baðlamayý baþarabilmiþtir. Köpeklerin keþfedilen muhtelif kabiliyetlerinden faydalanmakta bir sakýnca yoktur. Nitekim Peygamber Efendimiz (asm), koyun, ziraat veya av köpeði olarak köpeklerden faydalanmaya izin vermiþtir.4 Fakat Allah Resûlü (asm) faydalanma amacý olmaksýzýn köpek barýndýrmayý, bilhassa köpeklerin evlerin içine alýnmasýný yasaklamýþtýr.5 Hazret-i Âiþe (ra) bildirmiþtir: Cebrâil (as) geleceði bir saat hakkýnda Resûlullah (asm) ile sözleþti. Nihâyet sözleþtikleri saat geldi, fakat Cebrâil (as) gelmedi. Resûlullah (asm) elindeki asâsý ile beklemekte idi. Elindeki asâyý attý ve: “Allah sözünden dönmez, resûlleri de dönmez.” buyurdu. Sonra arkasýný döndü ve serîrin altýnda bir köpek yavrusu gördü. Bunun üzerine: “Yâ Âiþe! Bu köpek buraya ne zaman girdi?” buyurdu. Âiþe (ra): “Allah’a yemin ede rim ki, bilmiyorum.” dedi. Resûlullah (asm) köpeðin çýkarýlmasýný emretti. Köpek çýkarýldý. Hemen ardýndan Cebrâil (as) giriverdi. Re sûlullah (asm) Cebrâil’e (as): “Bana geleceðin saati söz vermiþtin. Ben de oturup bekledim. Fakat gelmedin!” buyurdu. Cebrâil (as): “Beni söz verdiðim saatte gelmekten alý ko yan, senin evinde bulunan köpekti. Biz melekler, içinde köpek ve suret bulunan bir eve girmeyiz.” dedi.6 Þu halde anlaþýlýyor ki, köpeðin kabiliyetlerin den istifade etmek caiz olsa da; köpeði eve almak, köpek için israf ölçüsünde lüks harcamalarda bulunmak, yediði kaptan yemek, salyasýndan ve saç masý muhtemel hastalýklardan korunmayý ihmal etmek câiz deðildir.

Y

Dipnotlar: 1- Buhârî, Bed’ü’l-Halk, 1366., 2- Buhârî, Þirb, 1066., 3- Müslim, Tahâre, 89., 4- Buhârî, Hars, 1047., 5- Buhârî, Hars, 1046., 6- Müslim, Libas, 81.

ra sýðmaz olduk. Sosyal tesisler küfre karþý birer sýðýnak ve küfür oklarýna birer kalkan! Bunlar gelen nesle yetecek mi? Bence hayýr! Peki, ne yapmak lâzým? Her yere yenilerini yapýp sayýlarýný çoðaltmak lâzým. Soysal tesisler sadaka-i cariahmed@ahmedozdemir.com ye hükmüne de geçecektir. Buralara yapýaz mevsimi herkesin dünyasýnda bir lan yardýmlar Allah indinde mutlaka kat baþkadýr. Nur Talebelerinin dünya- kat karþýlýðý, ücreti verilecektir. Unutmayasýnda ise bir okuma mevsimidir. Ko - lým ki, verdiklerimiz aslýnda bizim deðildir; nuyla ilgili örneklerimiz pek çoktur. Ýþte Allah’ýn bize emaneten verdikleridir. Biz onlardan birisi Geyve Ýkinci Liseliler Arasý Allah yolunda harcadýkça, Allah da bize yardýmlarýný esirgemeyecektir.” Külliyat Bitirme Programý’dýr. Barla, Tekirdað ve Ayaþ’tan sonra GeyGeçen yýl 25 liseli ile yapýlan Külliyat Bitirme Programý’nýn ikincisi bu sene 50 kiþi ile 5 ve’deki tesisleri görünce bu düþüncelerimi Temmuz’da Geyve’de baþladý. Geçtiðimiz bir kez daha tazeledim. Sadece adý geçen günlerde ziyaret maksadýyla gittiðim program- yerler mi var? Belki þu anda adýný bilmediðimiz pek çok da üç gün kaldým. Aslýnda benim statüm/yaþým bu programa uygun deðildi. Programýn yerde benzer programlar yapýlýyor. Fedakâr Cavit Aðabeyin büyük gayretleriyle formatý baþkaydý. Gençlerimiz bilerek ve isteçok maksatlý yapýlan Geyve tesisleri gerçekten yerek katýlýyorlardý, bu programa. Ýman ve Kur’ân hizmetleri için yapýlan/tah- görülmeye deðer. Cavit Aðabey hizmetlerin aksis edilen yerleri duydukça, kendim yapmýþ gi- samamasý için elinden gelen yardýmý yapmaya bi sevinip emeði geçenlere duâ ediyorum. Bu- devam ediyor. Hacca gidenlerin “Anlatýlmaz, ralar bana göre birer iman kurtarma/koruma yaþanýr” dedikleri gibi ben de burayý anlatmakta

Y

merkezleridir. Her halde Resûl-i Ekrem (asm) Efendimizin þu müjdesine de uygundur: “Bir tek adam seninle imana gelse, sahra dolusu kýrmýzý koyundan daha hayýrlýdýr.” (Buhârî, Cihad: 102) Diðer taraftan “Sebep olan iþlemiþ gibidir” hükmünce yardýmcý olanlar da bu hayýrlý hizmetten istifade edeceklerdir. Daha önce Ayaþ/Ankara Yeni Asya Sosyal Tesislerinin açýlýþý dolayýsýyla “iman sýðýnaklarýmýz”dan söz ettiðimiz yazýmýzda þöyle demiþtik: “Geçmiþte baba veya anne olarak yer alanlar þimdi bir kademe daha yükseldiler. Bazý dede ve nineler torunlarýyla bu mutlu günde aramýzda yer aldýlar. Çocuk sesleri ve görüntüleri ayrý bir renk kattý açýlýþ programýmýza. Tesislerin açýlýþ programýnda bu manzarayý görmekten büyük mutluluk duyduk. Onlar kendilerine belki yer seçtiler. Kim bilir ne hayal kurdular, ileriye dönük olarak. Arkadan çýð gibi bir nesl-i cedid (yeni nesil) geliyor. Bu tesisler o yeni nesle kapýlarýný açmýþtýr. Yýllar önce bazen bir odaya mahkûm olurken, þimdi artýk koca salonla-

zorlanýyorum. Buradaki manzarayý görünce Nur Üstadýn “Yýldýz Sarayýna deðiþmem” dediði Çamdaðýný, çýnar ve çam aðaçlarýný hatýrladým. Birbirinden baðýmsýz yapýlmýþ iki bina yeþillikler arasýnda yer alýyor. Binalarda ahþap iþçilik daha çok dikkat çekiyor. Dere belirli aralýklarla setle kesilerek karþýya geçiþ saðlanmýþ. Günün her saatinde su birikintilerinde kurbaða, aðaçlarda çeþitli kuþ seslerini duymak mümkün. Dereye bakan çýnar aðaçlarýnýn dallarý arasýnda kulübeler/platformlar yapýlmýþ. Boþ yerlere meyve aðaçlarý dikilmiþ. Su bol ve soðuk. Havalar gündüzleri sýcak, geceleri serin. Oralarda oturup da Üstadý hatýrlamamak mümkün mü? Aklýma Çamdaðý’nda yazýlan Dördüncü Mektub’un þu cümlesi geldi: “Ben þimdi Çam Daðýnda, yüksek bir tepede, büyük bir çam aðacýnýn tepesinde bir menzilde bulunuyorum. Ýnsten tevahhuþ ve vuhuþa ünsiyet ettim.” (Tarihçe-i Hayat, s. 268) Þimdi Geyve’de çýnar aðaçlarýnýn dallarý arasýna yapýlmýþ kulübeciklerde pýrýl pýrýl gençlerimiz geceli-gündüzlü Risâle okuyorlar. Ortalama 200-250 sayfa okuyarak 25 gün de kül li ya tý bi tir me yi he def le miþ ler.

GÜN GÜN TARÝH

Turhan Celkan

Külliyatý bitiren herkese bir takým Risâle-i Nur hediye edilecek. Her kitap bittiðinde günün anýsýna, “5 Temmuz-30 Temmuz 2011 Ýkinci Liseliler Külliyat Bitirme Programý. Geyve/Sakarya” kaþesi basýlýyor. Türkiye’nin yaklaþýk 23 ilinden katýlým olmuþ. Belki birbirlerini ilk defa gören bu gençler hemen kaynaþmýþlar, kardeþ olmuþlardý. Aralarýndaki konuþmalarda en çok, “Bugün kaç sayfa okudun? Ben þu kadar sayfa okudum” sözlerini duyarsýnýz. Okumakta yarýþ vardý. Birlikte namaz kýldýk, tesbihat yaptýk, Risâle okuduk, yemek yedik, çay içtik. Fýrsattan isti fade ederek yanlarýna oturarak elime büyük risâlelerden alýp onlara ayak uydurmaya çalýþtým. Bir büyük, bir de yarým risâleyi okudum. Þahsen çok istifade edip feyiz ve þevk aldým. Gençlerimizden ayrýlmak zor geldi. Hepsiyle teker teker kucaklaþarak ayrýlabildik. Son günümde Ýstanbul’dan gelen gönül dostlarýmýz Nurettin ve Arif Beyler de bu manevî havamýza ortak olmuþlardý. Gençlerimize Risâle-i Nur’u nasýl tanýdýklarýný anlattýlar. Masanýn üstünde duran külliyatlarý görünce okulda çektikleri sýkýntýlarý anlatmadan geçemediler: “Hafta sonlarý arkadaþlar o yuna/eðlenceye koþarken biz Nur dershanelerine koþardýk. Okula kitap sokmak yasaktý. Ancak elle yazdýðýmýz ve ceplerimizde sakladýðýmýz kâðýtlardan okumak sûretiyle bir hafta idare ederdik. Sizler çok þanslýsýnýz. Kitaplar ortada, imkânlar çok güzel. Burasý adeta Barla’nýn bir þubesi gibi çalýþýyor.” Tarihçe-i Hayat’ta “Barla, millet-i Ýslâmiyenin, husûsan Anadolu halkýnýn baþýna gelen deh þet li bir da lâ let ve din siz lik ce re ya ný na kar þý, Kur’ân’dan gelen bir hidayet nûrunun, bir saadet güneþinin tulû ettiði beldedir.” (s. 240) diye tarif edilir. Arkadaþlarýmýz buradan ayrýlýrken “Keþke bizim için de böyle programlar olsa” diye dilek ve temennîlerini ilettiler. Niçin olmasýn? Risâle-i Nur insanlýðýn ortak malýdýr, kim yapýþýrsa kurtulur. Risâle-i Nur’a herkesin ihtiyacý vardýr. Külliyat bitirme programlarýnýn benzerleri deðiþik yaþ ve meslek gruplarýna da yapýlabilir. Geyve, þimdi Barla’nýn bir þubesi gibi hizmet veriyor. Bizim kaldýðýmýz binada liseliler Külliyat bitirme programý yaparken, diðer binada da Ýstanbul’dan gelen ilköðretim ikinci kademe öðrencileri okuma programlarý yapýyordu. Bir akþam liseli aðabeylerine nezaket ziyaretinde bulunarak tanýþtýlar ve öðrendiklerini anlattýlar. Daha sonra cemaatle akþam namazýný kýlýp tesbihat yaptýlar. Külliyat bitirme programýný ve yaþadýklarýný zannediyorum buradaki kardeþlerimiz daha sonra size anlatacaklardýr. Muhiddin ler, Seyfeddinler, Mehmedler, Melihler duâlarýnýzý bekliyor. Ayrýca Geyve’den, Nur gençliðinden selâm getirdim.

turhancelkan@hotmail.com

osmanzengin@yeniasya.com.tr

Seyfeddin’in yaðmurunu bekledim... azetemiz Yeni Asya’da, çeþitli mevzuularda yazýlar yazýyoruz. Siyâsî, içti mâî, dinî, hizmete müteallik veya diðer seyahat yazýlarý, hatýra yazýlarý, tâziye yazýlarý vesâire. Ýþte bunlardan tâziye yazýlarý genellikle, Nurun vefat eden kahramanlarý hakkýnda oluyor. En azýndan bir Fatiha’ya vesile olmasý açýsýndan yazdýðýmýz bu yazýlarla, onla ra karþý olan bir vazifemizi îfâ etmiþ oluyoruz. Bu nev’î yazýlardan þimdiye kadar, bir þahýs için ikinci bir tâziye yazýsý yazdýðýmý hatýrlamýyorum. Fakat, geçtiðimiz günlerde vefat eden, kahraman þehid, Ýnebolulu Seyfeddin Gültekin kardeþimiz hakkýnda ikinci bir yazý yazmak durumu hâsýl oldu. Bir müddettir Ankara’da bulunduðumuzdan ve geldiðimiz günden beri, onun ahvâlinden haberdar olduðumuzdan, kalbimizin köþesindeki bir sýzýyla beraber, ondan gele cek herhangi bir haberdeydi kulaðýmýz. Vefat haberini alýnca üzülüp, gözyaþý döktük. Ama, onun âhiret âlemindeki makamýný da tahmin ettiðimizden, bir taraftan da seviniyorduk. Ertesi gün, Kastamonu’nun Ýnebolu kazasýnda yapýlacak olan cenaze merasimine gidiþ plânlarý yaptýk. Neticede Maltepe’deki hizmet binamýzýn önünden, sabah namazýndan sonra; onu tanýyan, seven aðabey ve arkadaþlarý ile; bir otobüs dolusu Nur kahra manlarý ile seyahatýmýz baþlamýþtý. Yola çýktýktan sonra, önce Seyfeddin kardeþin ruhuna hediye etmek üzere, Yâsin okundu. Yol boyunca da indirilecek hatimler için cüz daðýtýldý. Bir gün önce, yine Ankara’nýn fedâkar hizmet erlerinden Ahmed Paþalýoðlu kardeþimiz telefon ederek, “Osman Aðabey, Seyfeddin Aðabeye yarýn kabri baþýnda duâsý edilmek üzere cüz daðýtýyoruz, alýr mýsýn?“ demiþti. Ben de, Ramazan girmeden önce ye tiþecek hatmimden bahsedip, “Ancak gelecek hafta derste yapýlacak hatim için olabilir” demiþtim. Otobüste daðýtýlan cüzlerden biz de o niyetle almýþtýk. Fakat hikmet-i Ýlâhiye bakýn ki, o cüzümüzü otobüste okuyup biti rerek, kabrinde yapýlacak hatime iþtirak etmiþ olduk. Yol boyunca ders, duâ vs. ile devam eden seyahatimizin bir kýsmýnda bize bir sürpriz yapan Ahmed kardeþimiz, Seyfeddin kardeþin saðlýðýnda okuduðu bir ilâhiyi, cep telefonundan dinletti. Herkes mütehassis oldu. Baktým, yanýmdaki Ömer Tuncay Aðabeyin gözünden yaþlar akýyordu. Güneþli bir havada, 5-6 saat yolculuktan sonra vâsýl olmuþtuk Ýnebolu’ya. Ýnebolu’nun bizim aramýzdaki en büyük özelliði, kahraman Nur Talebelerinden “Çelebi”ler hanedanýnýn burada Risâle-i Nur’u ilk defa teksir makinasýyla tab etmesi hadisesidir. Kastamonu’dan geçerken Üstadýmýzý, diðer Nur Talebelerini, etraftaki kazalardan olan Mustafa Sungur, Abdullah Yeðin aðabeyleri, Abdullah Aðabey ve arkadaþlarýnýn Üstada sorduðu sualden meydana gelen Altýncý Mesele’yi ha týrýmýza getirdik. Yolda, bizimle beraber TV ve haber sitelerinden arkadaþlar da vardý. Biz de Ýsmail Tezer’i arayýp, “Bizim Radyo’da bir yayýn yapabilir miyiz?” diye, ilgili arkadaþlarla görüþmesini söyleyecektik. Fakat o, bizim de oraya geldiðimizden belki de haberi yokken, bize bir sürpriz yaptý: “Aðabey, ben þimdi taziye evindeyim.” Camide onunla buluþup, bizim Radyo’daki yayýný ayarladýk. Cenaze namazýndan sonra da Kabristan’a gittik. Kabristanda teþyî ve defin iþleri yapýlýrken, bir taraftan da Kur’ân okunuyor, yapýlan hatimlerin duâsý ediliyordu. 38 yaþýnda vefat eden Seyfeddin kardeþ için, Ankara’dan buna münasib olarak 38 hatim yapýlmasý niyet edilmiþ, fakat elhamdülillah bu sayý ikiye katlayarak enteresan bir tevafukla 76 olmuþtu. Ýþte, kabristanda bu hallerle meþgul olunurken, benim gözüm devamlý gökyüzündeydi. Orada “Seyfeddin’in yaðmurunu” arýyordum! Hava açýk olduðundan ne zaman geleceðini merakla, bulutlara bakýyordum toplanýyorlar mý diye. Çünkü, “Ehl-i imanýn dünyadan göçmesiyle semavat ve arz, onlara aðlar” hakikatýný bildiðimizden, bu hadisenin gerçekleþebileceðini intizar ediyorduk, bekliyorduk. Fakat, kabristandan ayrýlana kadar bu hadise gerçekleþmemiþti. Biliyorduk ki Rahmet-i Rahman’a kavuþan bu kardeþimiz, Hz. Peygamber’in (asm), ”Hasan ve Hüseyin, Cennet gençlerinin efendisidir” hadisindeki o “cennet gençle ri”ndendi. Ýnebolu’dan hüzünle ayrýlýyordu otobüsümüz. Biraz sonra, evet biraz sonra Kas tamonu’ya doðru yol alýrken bir baktýk ki, o masmavi hava birden kapandý, âniden yaðmur yaðmaya baþladý. Evet “Seyfeddin’in yaðmuru” yaðýyordu. Rahmet bulutlarý koþmuþ, yaðmur coþmuþtu. Seyfeddin kardeþimizi makamýnda rahmete gark edecek yaðmur yaðmaya baþlamýþtý. Bizim kalbimizdeki kýrýk ve buruk harareti daðýtýrcasýna... Ey rahmete garkolan Seyfeddin kardeþim! Binler rahmet sana!

G


10

KÜLTÜR SANAT

23 TEMMUZ 2011 CUMARTESÝ

Âkif’in dilini anlayamýyorsak... ÞAÝR VE YAZAR ÝBRAHÝM KALKAN, MEHMET ÂKÝF ERSOY'UN 'SAFAHAT' ADLI ESERÝNÝN SADELEÞTÝRÝLMÝÞ YENÝ BASIMINI GÖRDÜÐÜNÜ ÝFADE EDEREK, ''BU NE UTANÇ, NE ACI VERÝCÝDÝR. BEN BUGÜN 1936 YILINDA ÖLMÜÞ ÞAÝRÝN KÝTABINI ANLAMAYACAKSAM O DÝL NEYE YARAR?" DEDÝ. EDEBÝYATIN farklý türlerinde verdiði eserlerle tanýnan þair ve yazar Ýbrahim Kalkan, Edebiyat Sanat ve Kültür Araþtýrmalarý Derneðince (ESKADER) düzenlenen ‘’Bab-ý Ali Sohbetleri’’ne misafir konuþmacý olarak katýldý. Timaþ Yayýnlarý’nýn Caðaloðlu’ndaki merkez binasýnda gerçekleþtirilen toplantýnýn moderatörlüðünü ESKADER Baþkaný gazeteci-yazar Mehmet Nuri Yardým yaptý. Sanat hayatýnýn 3 temel konusunun olduðunu ifade eden Kalkan, bunlarý, ‘’Þiir, tiyatro ve musikî’’ diyerek açýkladý. Kalkan, ‘’Bugün Türkiye’de bizim tiyatromuz yok. Ortaya þiir çýkmýyor. Þiir sanatý çok kötü durumda’’ dedi. Kalkan, artýk düþünmeyen, kendini meselelere vermeyen ve günübirlik yaþayan þairlerin kol gezdiðini vurgulayarak, ‘’Bir Nedim, bir Fuzuli, bir Baki kendi dönemini nasýl yansýtmýþsa bu dönemin þairleri de yaþadýðý çaðý gelecek kuþaklara aktarmalýdýr. Þiir kelimelerin taþýyýcýsýdýr. Þairin görevi budur. Musikî, tiyatro ve þiir geçmiþi günümüze taþýr. Ben aruz ve hece olmayan þiirleri þiir saymýyorum. Hece, sözü ölçüye sýðdýrma sanatýdýr’’ diye konuþtu.

NEDEN ÂKÝF’Ý SADELEÞTÝRÝYORUZ? BÝR yayýnevi vitrininde Mehmet Âkif Ersoy’un ‘’Safahat’’ adlý eserinin sadeleþtirilmiþ yeni basýmýný gördüðünü ifade eden Kalkan, þöyle devam etti: ‘’Bu ne utanç ne acý vericidir. Ben bugün 1936 yýlýnda ölmüþ þairin kitabýný anlamayacaksam o dil neye yarar? Neden Mehmet Âkif’in yazdýðý üst düzey dili anlamak yerine onu daha aþaðýlara çekerek sadeleþtiriyoruz? Yýllar ilerledikçe bizim de her yönden ilerlememiz gerekmez mi? Âkif, þiirlerini aruzla yazan bir þair. Peki sen, Âkif’in Safahat’ýný sadeleþtirerek ne yapýyorsun? Âkif’in aruzunu, yani þiirini ortadan kaldýrýyorsun. Kültür Sanat Servisi

Y

NAZMÝYE KESELÝ

Bu devrin dostluklarý Bu devirde dostluklar para ile ölçüldü. Menfaat uðrunda insanlar güç önünde küçüldü. Kimsenin kapýsýna haber vermeden gidilmez oldu. Gidilen tek yer hak huzuruna gidilen yoldu. Yanýyorum kardeþler bunun sonu nereye varacak. Böyle davranmakla kardeþliðimiz yok olacak. HEYHAT! Düþünüyor muyuz eksikliðimiz ne? Haftada iki gün dýþýnda kimse kimseyi görmüyor. Hasta bile olsan kimse bir tas çorba vermiyor. Tutturmuþlar gidiyorlar bir mektup düzeni Ah bir bulabilsem bunu yazýp bizleri üzeni.

Albaraka Türk Hat koleksiyonu Macaristan’da

GAFLETTEYÝZ! Birileri rahat durmuyor; ortaya bir fitne atýyor. Uyanalým! Bize iðne deðil, çuvaldýz batýyor. Olmadýk düþünceler sâfi zihinlere sokuluyor. Dâvâmýzýn temel taþlarý birer birer yýkýlýyor. Birinci hedefimiz dünya deðil, dâvâmýz olmalý. Bir kardeþ diðer kardeþ de fanilik bulmalý. Hanlar hamamlar senin olsa ne kýymeti var. Sonunda gireceðin kabir iki metrelik, dar. O âlemi hayal edersen, bakamazsýn baþka mülke Hasretinden sýðamazsýn dar gelir sana bu ülke Kardeþe bakarsan Esma-i Hüsna’ya bakýyorum diye Kendini sorgularsýn, bu kadar kin bende niye? Ýnternetin güzel yüzünü Norveçli kardeþten gördüm “Yeni Asya”m sayesinde dünyaya aðlar ördüm Ne yedin, ne giydin? Bu sana sorulmayacak O âlemde insanlar bunun için yorulmayacak

Ahmet Hüsrev Efendi sempozyumla anýlacak

ATTIÐIN ADIMA DÝKKAT ET! Gelecek bir gün dünyadan göçmek için vaktin Onu ertelemek için geçmez cebindeki naktin O an geçerlidir sadece ölüm için yazýlan aktin Ýftira etme kardeþine; olsun dâvâna biraz ahdin Gün gelecek bu camianýn lideri çekip gidecek Sanýyor musun ki “Yeni Asya” dâvâsý bitecek Silip yok etmeye kimlerin gücü yetecek? Ýþ edinip yapýyorlar kardeþi kardeþe düþman Sonuç; gönüller yýkýlýyor, oluyor herkes piþman Akîl isen aldanma, bu camianýn içinde kal Geçireceðin her ânýndan ayrý bir feyiz al “Bu iþin” tahmin edemeyeceðin kadar vebali var. Ömür çok kýsa, yol yakýn dostum Hemen “Yeni Asya” mensuplarýndan helâllik al.

Neden Âkif’in yazdýðý üst düzey dili anlamak yerine onu daha aþaðýlara çekerek sadeleþtiriyoruz?

HABERLER

 ALBARAKA hat koleksiyonunda yer alan nadide eserlerden oluþan sergi, Haziran ayýnda Macaristan’ýn Eger þehrinde gerçekleþtirilen ‘Kültürel Çeþitlilik ve Diyalog’ baþlýklý konferans kapsamýnda dâvetlilerle buluþtu. Aðustos ayý sonuna kadar Istvan DoboKale Müzesi’nde sergilecek olan Albaraka hat sergisi, Eylül’de Macaristan’ýn baþþehri Budapeþte’ye taþýnarak burada ziyaretçilerle buluþacak. Hat sanatýna hak ettiði saygýnlýðý kazandýrmak ve bu alanda eser veren hattatlarý desteklemek amacýyla üç yýlda bir geleneksel olarak Hat Yarýþmasý düzenleyen Albaraka, yarýþmada baþarýlý bulunan hat eserlerinden oluþan koleksiyonunu sergilemeye devam ediyor. Kültür Sanat Servisi

 BEDÝÜZZAMAN Said Nursî Hazretleri’nin talebelerinden ve Kur’ân-ý Kerim’i tevafuklu hatla yazan Ahmet Hüsrev Efendi, Mevlânâ Kültür Merkezi’nde düzenlenecek sempozyumla yad edilecek. Hayrat Vakfý ve Altýnbaþak Derneði’nin birlikte organize ettiði sempozyumda Ahmet Hüsrev Efendi bütün yönleriyle dâvetlilere anlatýlacak. Katýlan herkese Ahmet Hüsrev Efendi’nin tevafuklu hattýyla basýlan Kur’ân-ý Kerim hediye edilecek. Hayrat Vakfý Konya Temsilcisi Mücteba Yýldýz da kendisini Kurân hizmetine adayan Ahmet Hüsrev Efendi’yi yad etmek için 24 Temmuz Pazar günü bir sempozyum düzenleyeceklerini bildirerek, 14.0018.00 saatleri arasýnda Mevlânâ Kültür Merkezi’nde yapýlacak faaliyete herkesi dâvet etti. Konya / cihan

Asýrlýk tat ve sanatlar Sultanahmet’te olacak

 SULTANAHMET meydaný bu yýl farklý bir Ramazan kutlamalarýna ev sahipliði yapacak. Ýstanbul Büyükþehir Belediyesi Sultanahmet’te yeni düzenlenen trafikten arýndýrýlmýþ alanda Ramazan ayý boyunca sanat ve sohbet mekânlarý oluþturuyor. Bu sene geleneksel kültürlerin yansýtýldýðý özel Ramazan faaliyetleri düzenlenecek olan Sultanahmet Meydaný tarihine yakýþýr þekilde çok daha farklý bir atmosfere sahip olacak. Yemek yemekten öte çok farklý ve özel projelerle Ýstanbul halkýna adete bir Ramazan nostaljisi yaþatýlacak. 100 ve 50 yýllýk geçmiþi olan firmalar kaliteli, tarihî kimliði aðýr basan, ticarî kaygýsý olmayan Ramazan faaliyetleri düzenlenecek. Ýstanbul’a ait olan marka olmuþ, Ýstanbulla özdeþleþmiþ firmalarýn ürünlerinin sunumu ve unutulmaya yüz tutmuþ eski meslekleri tanýtýlacaðý 94 stand olacak. Ýstanbul / cihan

Zeynep Kâmil Hastanesi, Balkan Savaþlarý ve 1. Dünya Savaþý’nda askerî hastane olarak kullanýldý.

Tarihî Zeynep Kâmil Hastanesi yenileniyor 19. YÜZYILDA ÝNÞA EDÝLMÝÞ BÝR SAÐLIK KURUMU OLAN ZEYNEP KÂMÝL HASTANESÝ, ÝSTANBUL ÝL ÖZEL ÝDARESÝ TARAFINDAN YENÝLENÝYOR. ÝSTANBUL'A baþta eðitim ve saðlýk olmak üzere, kültür, spor, tarým ve güvenlik gibi alanlarda özel hizmetler sunan Ýstanbul Ýl Özel Ýdaresi, saðlýk alanýnda gerçekleþtirdiði hizmetlerine bir yenisini daha ekliyor. Hastalarýn tedavi ve bakýmlarýný ücretsiz gerçekleþtirmek amacýyla, Mýsýr Valisi Kavalalý Mehmed Ali Paþa’nýn kýzý Zeynep Haným tarafýndan, eþi Yusuf Kamil Paþa’nýn da desteðiyle 19. yüzyýlda inþa edilmiþ bir saðlýk kurumu olan Zeynep Kâmil Kadýn ve Çocuk Hastalýklarý Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi, Ýstanbul Ýl Özel Ýdaresi tarafýndan yenileniyor. Zeynep Kâmil Hastanesi’nin restorasyonu için proje çizim aþamasýnda olan Ýl Özel Ýdaresi, hastanede hangi yenilemelerin yapýlacaðýný tespit ediyor.

BULMACA

Zeynep Kâmil Hastanesi: HASEKÝ Sultan Darüþþifasý ve Bezm-i Alem Valide Sultan Vakýf Gureba Hastanesi gibi Osmanlý Döneminin zengin, yardýmsever ve etkili kadýnlarý tarafýndan yaptýrýlan hastanelerin bir örneði olan Zeynep Kâmil Hastanesi, 1882 yýlýnda hizmet vermeye baþladý. Balkan Savaþlarý ve 1. Dünya Savaþý’nda askerî hastane olarak kullanýlan Zeynep Kâmil Hastanesi, 1927 yýlýnda yatýlý Ebe ve Hemþire Okulu öðrencilerinin kullanýmýna verildi. 1952 yýlýnda Dr. Fahri Atabey’in baþhekimliðinde Kadýn Hastalýklarý Kliniði ve Çocuk Kliniði’nin yapýmýna baþlandý, zaman içinde eklenen binalarla hastane bugünkü görümünü aldý. Ýstanbul / Yeni Asya

Hazýrlayan: Erdal Odabaþ (erdalodabas@mynet.com)

1 1 2 Yakýnda bir erkek zebra köpekbalýðý da Akvaryum'a katýlacak.

Ýstanbul Akvaryum’a üç yeni zebra köpekbalýðý

 DÜNYANIN en büyük tematik akvaryumu Ýstanbul Akvaryum, üç yeni zebra köpekbalýðýna ev sahipliði yapacak. Tayvan’dan yola çýkan 170 ve 160 santimetre boylarýnda üç diþi zebra köpekbalýðý dün Ýstanbul Akvaryum’a geldi. Büyük Okyanus ve Hint Okyanus’unun tropik bölgelerinde hayatýný sürdüren, geçken çizgili yetiþkin hale geldiklerinde ise benekli bir deriye kavuþan zebra köpekbalýklarý ayný zamanda dalgýçlarla çok iyi iletiþim kurabiliyor. Üç diþi zebra köpekbalýðýna yakýn zamanda bir erkek zebra köpekbalýðý da katýlacak. Sedat Serdar / Ýstanbul

3 4 5 6 7 8 9 10

2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12

Kubbealtý’ndan Peyami Safa’ya vefâ KUBBEALTI Akademi Mecmuasý yeni sayýsýnda, vefatýnýn 50. yýlý münasebetiyle Peyami Safa’ya özel bir bölüm ayýrdý. Derginin Temmuz-Aðustos-Eylül sayýsý çýktý. Peyami Safa’ya ayrýlan kýsýmda merhum Ergun Göze’nin “Peyâmi Safâ’nýn Kaç Kelimesi Var?” baþlýklý yazýsý dikkat çekiyor. Mehmet Nuri Yardým “Mütefekkir Peyâmi Safâ” yazýsýnda romancýnýn düþünce adamý olarak portresini ortaya koyuyor. Makalenin sonunda Peyâmi Safâ hakkýnda yazýlanlardan kýsa bir seçme bulunuyor. “Peyâmî Safâ’nýn Türkçesi”ni Recep Arslan kaleme almýþ. Can Þen’in yazýsý ise “Vefâtýnýn 50. Yýlýnda Peyâmi Safâ’yý Anmak” adýný taþýyor. Dergide ayrýca Peyâmi Safâ’nýn güzel bir portresi de yer alýyor. Kültür Sanat Servisi

SOLDAN SAÐA— 1. Büyük haksýzlýk, büyük zulüm. - Tantal elementinin simgesi. 2. Behçet Necatigil'in þiir kitabý. - Kuzey Ýspanya'da tarihî bir belge. 3. Kalýtsal olarak globin genlerindeki kusurlar dolayýsýyla, zincirin tamamý veya belirli bir bölümünün üretilemediði, anormal hemoglobinlerin oluþturduðu ve hemolitik anemiye sebep olan bir kan hastalýðý. - Anne. 4. Eski dilde askerler. 5. Olmamýþ, kuru, ham meyve. - Tahýl vb. ürünlerin korunduðu, saklandýðý veya depolandýðý, genellikle silindir biçiminde ambar. 6. Eski bir siyasî partimizin kýsasý. - Sazýn en kalýn teli. 7. Deriden yapýlmýþ kalkan. “Bu ne hâl, ne tuhaf” gibi þaþma, sitem bildiren bir söz. 8. Ýþaret. - Kilo Amperin kýsasý. - Gülmece. 9. Üstüne öteberi koymak için duvara veya bir dolabýn içine birbirine paralel olarak tutturulmuþ, genellikle geniþ, uzun tahta veya metal levha. - Deðer, kýymet, itibar. - Ýlgi eki. 10. Geminin kaplama tahtalarý arasýný üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme iþi. - Dizi, sýra. YUKARIDAN AÞAÐIYA — 1. Herþeye gücü yeten Cenâb-ý Hak. 2. Ýki þeyi birbirinden ayýran uzaklýk, açýklýk. -Bir iþi doðru ve uygun bulmak, tasvip etmek. 3. Lâle yetiþtirilen yer, lâle bahçesi. - Müzikal ses dizilerinde mi ile sol arasýndaki ses. 4. Sudan'ýn ortasý. - Bembeyaz. 5. Hayale dayanan, sözlü gelenekte yaþayan, çoðunlukla insanlar, hayvanlar ile cadý, cin, BÝR ÖNCEKÝ BULMACANIN CEVABI dev, peri vb. varlýklarýn baþýndan geçen olaðanüstü olaylarý anlatan edebî tür. - Çocuk dilinde kötü, çirkin. 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 6. Merhem, tiryak. - Bir suçu, bir kusuru veya bir haS Ý Y A Y S Ý Y A T Ý K tayý baðýþlama. 7. Bir iþte yardýmcý olarak çalýþan er- 1 kek. - Kaz Daðýnýn mitolojik adý. 8. Gülgillerden, be- 2 Ý L A M A Ý L E R Ý Y E yaz çiçekli bir aðaç. - Et suyuna kýzartýlmýþ veya bayat 3 L Ý M A N A Ý S A B E T ekmek konularak yapýlan yemek. 9. Bir uzaklýk nidasý. 4 A M A M T Ý A E Z E L Ý - Dumanýn deðdiði yerde býraktýðý kara leke. - Bir tür 5 H A L A R Ý A V M T Ý B taze, yumuþak ve tuzsuz beyaz peynir. 10. Kimsesiz, 6 A T A R E E Þ Ý K R K E zavallý. 11. Bir metreküp hacminde ve + 4 °C'deki arý 7 N A M Z E T S E A S T E suyun aðýrlýðý. - Ek. 12. Ýnsan, hayvan ve bitkilerin yaE S A R T B B N V E B A pýsýný ve organlarýnýn birbiriyle olan ilgilerini incele- 8 9 K L S H E R A N L N A L yen bilim, teþrih. -Akdenizde ünlü Fransýz hapisha10 S Ý G A R A B Ö R E Ð Ý nelerinin bulunduðu ada.


EKONOMÝ 21 TEMMUZ 2011

MERKEZ BANKASI DÖVÝZ KURLARI Cinsi 1 ABD DOLARI

ALIÞ

DÖVÝZ SATIÞ

ALIÞ

Cinsi 1 ÝSVÝÇRE FRANGI

EFEKTÝF SATIÞ

1 ÝSVEÇ KRONU

ALIÞ

DÖVÝZ SATIÞ

EFEKTÝF ALIÞ

SATIÞ

2.0233 0.25797

2.0363 0.2606

2.0203 0.25779

2.0394 0.26125

1.7590 6.0243

1.7670 6.1036

1.7525 5.9339

1.7737 6.1952

1.6638 1.7736

1.6755 1.8043

1 KANADA DOLARI

0.31732 2.3658

0.31888 2.3772

0.31710 2.3641

0.31961 2.3808

1 NORVEÇ KRONU

1 EURO

1 SUUDÝ ARABÝSTAN RÝYALÝ

0.30314 0.44530

0.30518 0.44610

0.30293 0.44196

0.30588 0.44945

1 ÝNGÝLÝZ STERLÝNÝ

2.6913

2.7054

2.6894

2.7095

100 JAPON YENÝ

2.1085

2.1225

2.1007

2.1306

1 AVUSTRALYA DOLARI 1 DANÝMARKA KRONU

1 KUVEYT DÝNARI

DOLAR

EURO

ALTIN

DÜN 1,6840 ÖNCEKÝ GÜN 1,6780

DÜN 2,4200 ÖNCEKÝ GÜN 2,3770

DÜN 86,70 ÖNCEKÝ GÜN 86,60



1.6730 1.7935

SERBEST PÝYASA



1.6650 1.7818

11

C. ALTINI DÜN 583,09 ÖNCEKÝ GÜN 582,43



HABERLER

23 TEMMUZ 2011 CUMARTESÝ



Y

Bakan Eker, et fiyatlarýnda artýþ olmadýðýný savundu.

Et fiyatlarýnda artýþ yok

GIDA, Tarým ve Hayvancýlýk Bakaný Mehdi Eker, Türkiye’de et konusunda sýkýntý bulunmadýðýný belir terek, ‘’Et sýkýntýsý olmadýðý için et fiyatlarýnda artýþ da yok. Kimse endiþe etmesin’’ dedi. Bakan Eker, Kayse ri’deki tarým ve hayvancýlýk alanlarýnda yapýlan faali yetlerin deðerlendirileceði toplantýya katýlmak üzere geldiði Kayseri Þeker Fabrikasý’nda gazetecilerin çeþitli konulardaki sorularýný cevapladý. Bir gazetecinin, Türkiye Kýrmýzý Et Üreticileri Merkez Birliði (TKEÜMB) Baþkaný Bülent Tunç’un, ‘’Kilosu 14,5-15 lira dan istediði kadar hayvan vermeyi taahhüt ediyoruz’’ þeklindeki sözlerini hatýrlatarak, bu açýklamayý nasýl deðerlendirdiðini sormasý üzerine bakan Eker, ‘’Bu fiyattan et satacaklarsa, satsýnlar, memnun oluruz. Türkiye’de et konusunda bir sýkýntý yok, kimse merak etmesin. Sýkýntý olmayýnca, et fiyatlarýnda artýþ da yok, kimse endiþe etmesin’’ cevabýný verdi. Kayseri / aa

THY, Ýslamabad'a uçtu

 TÜRK Hava Yollarý’nýn (THY) Pakistan’ýn baþkenti Ýslamabad’a seferleri baþladý. THY’ye ait TK 710 sefer sayýlý Zonguldak uçaðý 111 yolcusuyla Ýslamabad’daki Uluslararasý Benazir Butto Havaalanýna indi. Ýstanbul’dan Ýslamabad’a Salý, Perþembe ve Pazar günleri haftada üç uçuþ olarak yapýlacak THY seferlerde uçak, 19.00’da Ýstanbul Atatürk Havalimaný’ndan havalanacak ve ertesi gün yerel saatle 02.40’ta Uluslar arasý Benazir Butto Havaalaný’nda olacak. Ýslamabad’dan Çarþamba, Cuma ve Pazartesi yerel saatle 04.30’da kalkacak uçaklar, ayný gün 08.30’da da Atatürk Havalimaný’nda olacak. THY Pakistan Müdürü Hüseyin Çepni, 30 yýldan beri Pakistan’a uçtuklarýný belirterek, Karaçi þehrine haftada dört uçuþa ek olarak Ýslamabad’a açýlan üç yeni hatla Pakistan’a haftada yedi uçuþ yapacaklarýný söyledi. Ýslamabad / aa

FT: Ýlk iflâsý önleyemeyecek ÝNGÝLÝZ FÝNANCÝAL TÝMES, YUNANÝSTAN'A YAPILAN ÝKÝNCÝ YARDIMA RAÐMEN EURO BÖLGESÝ'NDE ÝLK ÝFLÂSIN ÖNLENEMEYECEÐÝNE KESÝN GÖZÜYLE BAKILDIÐINI YAZDI. E U RO Bölgesi liderlerinin Yunanistan’ýn yeni kurtarma paketinin yansýmalarý sürüyor. Ýngiliz Financial Times Gazetesi, aðýrlýklý olarak borç takasý ve özel sektörün elindeki tahvillerin vadesinin yayýlmasý þeklinde saðlanacak olan 109 milyar Euro tutarýndaki paketin, özel sektörün de elini taþýn altýna sokmasý talebinde ýsrarcý olan Almanya Baþbakaný Angela Merkel için siyasi bir zafer olduðunu belirtti. Gazete bu zaferin Euro Bölgesi’nde ilk iflâsý önlemeye yetmeyeceðine neredeyse kesin gözüyle bakýldýðýný yazdý. Times da, baþyazýsýnda, kurtarma paketleriyle sürekli yeni borçlar saðlanmasýnýn krizdeki ülkelerde mali istikrar için yeterli olmadýðýný belirterek, daha büyük adýmlar atýlmasý

gerektiðini, piyasalarýn zor durumdaki ülkelere borç vermeye ikna edilmesinin Almanya ve Fransa gibi dev ekonomile rin bu borçlarýn arkasýnda durduklarý güvencesine baðlý olduðunu kaydetti. Euro Bölgesi liderlerinin uzun dönemli çözümün Euro Bölgesi’nin tamamýnýn desteðine sahip tahvil satýþý olduðuna inandýklarýný belirten Times, ‘’Bu ise Yunanistan’ýn Almanya’nýn borçlandýðý faiz oranlarýnda borçlanmasý demek’’ yorumunu yaptý ve þöyle devam etti: ‘’Euro Bölgesi’nin daðýlmasýný önlemek için ne gerekiyorsa yapmaya hazýr olan liderlerin sonunda egemenliðin bir miktar daha devredilmesini kabullenmesi yüksek ihtimal olarak görülüyor.’’ bbcturkce.com

158 milyar Euro’luk yeni paket EURO Bölgesi devlet ve hükümet baþkanlarýnýn Yunanistan’ý kurtarmak için düzenledikleri olaðanüstü zirvede 158 milyar Euro’luk yeni paket kararý alýndý. Ýtalya Baþbakaný Silvio Berlusconi, zirvenin ardýndan yaptýðý açýklamada, bankalarýn da katký yapacaðý ikinci Yunanistan paketinin 160 milyar Euro’ya yaklaþacaðýný söyledi. Berlusconi, paketin 109 milyar Euro’sunun Avrupa ve IMF’den, 49 milyar Euro’sunun özel sektörden geleceðini belirtti. Berlusconi, özel sektörden gelecek miktarýn 37 milyar Euro nun, ellerinde Yunan tahvilleri bulunan ban-

Gölcüklü Connect New York’a taksi oldu

FORD Transit Connect’in, New York’ta taksi olarak kullanýlmaya baþlanacaðý bildirildi. Ford Otosan açýklamasýnda, Kocaeli fabrikasýnda üretilen ve Kuzey Amerika pazarýna 2010 yýlýnda giriþ yapan aracýn, New York þehrinde de hizmet vereceði, ilk etapta 200 adetlik teslimatý yapýlacak aracýn sevkiyatýnýn Ford Otosan Gölcük limanýndan baþladýðý kaydedildi. Recep Bozdað / Ýstanbul

MB’den döviz uyarýsý

MERKEZ Bankasý Baþkaný Erdem Baþçý, “Kamu ve özel sektörün dövizde açýk pozisyonda olmamasýnda fayda var” dedi. Denizli’de düzenlenen 10. Ekonomi Yaz Seminerleri Toplantýsý’nda konuþan Mer kez Bankasý Baþkaný Baþçý þunlarý söyledi: “Açýk pozisyonlarýnýz varsa kurlardaki dalgalanmaya karþý toleransýnýz daha az oluyor. Açýk pozisyon yoksa daha rahat dalgalý kur rejimini uygulayabiliyorsunuz. Açýk pozisyonunuzu sýnýrlamanýz iyi bir þey. Kamu ve özel sektörün dövizde açýk pozisyonda olmamasýnda fayda var. Türkiye ile ilgili konuþulan tek risk unsuru cari açýk. Türkiye’nin durumu þu anda iyi, biraz fazla mý iyi diye bakýyoruz. Haddinden fazla endiþelenmeye gerek yok, senaryolara hazýrlýklýyýz. Enflasyon hedeflemesi kesinlikle devam e decek. Yunanistan için alýnan kararlarýn bulaþma riskini azaltacaðý ümit ediliyor, biz de bu þekilde ümit ediyoruz. Dün alýnan kararlar önemliydi. Kriz o kadar yakýn görünmüyor.” Denizli / aa

HNA’dan Türkiye’de ikinci stratejik yatýrým

ÇÝN’ÝN üçüncü büyük havayollarý grubu HNA, ACT Havayollarý ile stratejik yatýrým anlaþmasý imzaladý. HNA Avrasya bölgesindeki etkinliðini artýrmak için Türkiye’de stratejik yatýrým yapmaya devam ediyor. HNA Group’un ACT Havayollarý ile yaptýðý stratejik yatýrým anlaþmasý önceki gün düzenlenen basýn toplantýsýyla duyuruldu. Toplantýya, HNA Group Direktörü Tan Xiangdong, HNA Group Türkiye Projelerinden Sorumlu Wang Shaoping ve ACT Havayollarý kurucu ortaðý ve CEO’su Yavuz Çizmeci katýldý. HNA Group’un ACT Havayollarý ile yaptýðý anlaþma, Türkiye’de yapmýþ olduðu ikinci stratejik yatýrým anlaþmasý. 2004 yýlýnda kurulan ACT Havayollarý, Ýstanbul Atatürk Havaalaný merkezinde küresel çapta, çoðunlukla tarifesiz hava kargo hizmetleriyle faaliyet gösteriyor. HNA stratejik yatýrýmýn gerçekleþmesi ardýndan ACT’nin filosundaki uçak sayýsýný 10’a çýkarmayý plânlýyor. Ekonomi Servisi

Konut sektörü ‘KONUTDER’ çatýsý altýnda birleþti

KONUT sektörünün öncü firmalarý, Konut Geliþtiricileri ve Yatýrýmcýlarý Derneði (KONUTDER) çatýsý altýnda bir araya geldi. Derneðin Yönetim Kurulu Baþkaný Ömer Faruk Çelik, 2011’de dahil önümüzdeki süreçte sektörün önünün çok açýk olduðunu ve daha fazla büyüyeceðini öngördüklerini belirtti. Çelik, ‘’Sektörün kurumsallaþmasýna öncülük etmek istiyoruz. Tüketici artýk baþýný sokacaðý evden ziyade nitelikli yaþam alanlarýna yönelmeye baþladý. Ancak henüz ülkemizde mevcut konut ta lebine yetecek üretim söz konusu deðil’’ dedi. Kentsel dönüþüm projelerinin önemine iþaret eden Çe lik, yeni oluþturulan Çevre ve Þehircilik Bakanlýðý nýn da sektörü umutlandýrdýðýný belirtti. Konuþma sýnýn ardýndan sorularý cevaplayan Çelik, derneði 16 þirketle kurduklarýný, ancak 16 firma ile sýnýrlý olmayacaðýný, konut geliþtiricileri ve yapýcýlarýnýn ta mamýný bu çatý altýna beklediklerini, herkese kapýlarýnýn açýk olduðunu ifade etti. Ýstanbul / aa

kalarýn gönüllü katkýsý ve 12 milyar Euro’luk borç itfasýndan oluþacaðýný anlattý. Euro Bölgesi liderleri Yunanistan’a ikinci kurtarma paketinde faiz oranýný düþürerek vadeyi uzattý. Zirve kararlarýnda, 440 milyar Euro’luk Avrupa Finansal Ýstikrar Mekanizmasý’nýn (EFSF) Yu na nis tan’a kre di va de si ni mevcut 7 buçuk yýldan 15-30 yýl aralýðýna çýkardýðý ve faiz oranýnýn yüzde 4-5’lerden yüzde 3,5’e indirildiði belirtildi. Kararlarda, EFSF kredilerinin faiz ve vadesinde saðlanan iyileþmenin daha önce kurtarýlan Ýrlanda ve Portekiz için de geçerli olacaðý bildirildi. Brüksel / aa

Euro’da yeni rekor

Marketlerin Ramazan paketleri hazýr MARKET ve alýþ veriþ merkezleri Ramazan ayý öncesi, gýda ürünlerinden oluþan alternatif Ramazan paketleri hazýrladý. Alýþ veriþ merkezleri ve marketlerin hazýrladýklarý gýda ürünlerinden oluþan Ramazan paketlerini satýn alan hayýrseverler, paketleri hediye ettikleri dar gelirli vatandaþlarýn iftar sofralarýný zenginleþtirmek istiyorlar. Türkiye genelinde 1050 maðaza sayýsýna ulaþan A.101 marketleri, iki tür Ramazan gýda paketini satýþa sunuyor. 18 ürünün yer aldýðý büyük paket 39,95 lira, 12 ürünün bulunduðu küçük paket ise 19,95 liradan satýlýyor. 191 maðazayla hizmet veren Kiler Market’in ‘’Ramazan bolluk paketi’ ismiyle hazýrladý-

6 ayda kapanan þirket sayýsý yüzde 17,4 arttý ÝLK 6 ayda kurulan þirket sayýsý yüzde 13,8, kapanan þirket sayýsý ise yüzde 17,4 arttý. Haziran ayýnda kurulan þirket sayýsýnda da bir önceki aya göre yüzde 9,5 artýþ oldu. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliði (TOBB) verilerine göre, Haziran ayýnda kurulan kooperatif sayýsýnda da bir önceki aya göre yüzde 13,4’lük artýþ olurken, kurulan gerçek kiþi ticari iþletme sayýsýnda yüzde 2,9’luk azalýþ oldu. Kapanan þirket sayýsý ise bir önceki aya göre yüzde 12,8, kapanan kooperatif sayýsý yüzde 45,4 ve kapanan gerçek kiþi ticari iþletme sayýsý yüzde 34,8’lik artýþ gösterdi. Haziran ayýnda, 2010 yýlý Haziran ayýna göre kurulan þirket sayýsýnda yüzde 13,9’luk ve kurulan gerçek kiþi ticarî iþletme sayýsýnda yüzde 21,9’luk artýþ olurken, kurulan kooperatif sayýsýnda ise yüzde 31,3’lük bir azalýþ gerçekleþti. Haziran’da kapanan þirket sayýsý, 2010 yýlýnýn ayný ayýna göre yüzde 26,6, kapanan gerçek kiþi ticari iþletme sayýsý yüzde 59,2 ve kapanan kooperatif sayýsý ise yüzde 1,6 arttý. 2011 yýlýnýn ilk altý ayýnda, geçen yýlýn ayný dönemine göre kurulan þirket sayýsý yüzde 13,8 ve gerçek kiþi ticarî iþletmesi sayýsý yüzde 22,4 oranýnda artarken, kooperatif sayýsý yüzde 33,9 azaldý. Ayný dönem içinde kapanan þirket sayýsý yüzde 17,4 ve gerçek kiþi ticari iþ letme sayýsý yüzde 40,6 artarken, kapanan kooperatif sayýsý yüzde 6,8 azaldý. Ankara / aa

ðý içinde 13 gýda ürününün bulunduðu paket, 19,90 liradan alýnabiliyor. Ayrýca, marketlerden alýnan alýþveriþ çekleri, istenilen miktarda düzenlenerek ihtiyaç sahiplerine hediye edilebiliyor. Ankara ve Kayseri bölgesinde aðýrlýklý olmak üzere 148 maðazasý bulunan Makromarket, 19,90 ve 36,50 liradan satýlan iki ayrý Ramazan paketini müþterilerine sunuyor. Hipermarket zinciri Real’de, 16,90, 24,90, 33,90 ve 47,90 liradan 4 ayrý gýda paketi tercih edilebiliyor. Alýþ veriþ merkezleri ve marketlerin geleneksel hale getirdikleri bu Ramazan paketleri, zengin ile fakir arasýnda adeta köprü görevi de görüyor. Kayseri / aa

‘Harcamayýn’ demek krize zemin hazýrlar TÜRKÝYE Esnaf ve Sanatkarlarý Konfederasyonu (TESK) Genel Baþ ka ný Ben de vi Pa lan dö ken, ‘’Kriz çýkacak diye ‘harcamayýn’ demenin ekonomiyi daraltarak esas krize zemin hazýrlayacaðýný’’ savundu. Palandöken, yazýlý açýklamasýnda, Avrupa ve Amerika’daki ekonomik sýkýntýlarýn artmasý üzerine olumsuz senaryolarýn konuþulmaya baþlamasýnýn piyasalarda tedirginlik oluþturduðunu ifade ederek, krizin telaffuzunun bile zarar getireceðini belirtti. Kriz çý ka cak di ye ‘’har ca ma yýn’’ demenin e konomiyi daraltarak e sas kri ze zemin hazýrlayacaðýný ileri süren Palandöken, bir ülkede tüketimin ol ma TESK Baþkaný Palandöken

masý halinde üretimin de, istihdamýn da olmayacaðýný kaydetti. Tüketmenin deðil, asýl tüketmemenin kriz çýkaracaðýný, bütün sektörlerin kriz söylemlerine karþý te tikte olduðunu ifade eden Palandöken, þunlarý kaydetti: ‘’Avrupa ve Amerika’da yaþanan ekonomik sorunlar bizden çok farklý. Onlar borç içinde yüzerken, bizim büt çemiz fazla veriyor. Bu nedenle oralarda yaþanan krizin Türkiye’ye etkisi son derece sýnýrlý olacaktýr. Onun için etrafýmýza deðil, kendi iþimize bakalým. Kendi ekonomimize odaklanalým. Kriz söylemleri doðmamýþ çocuða fistan dikmeye benzer. Halbuki ekonomik istikrar bizim en önemli avantajýmýzdýr. Olumsuz senaryolar dýþ ekonomik geliþmelere göre þekillenmektedir. Onlarýn alacaklarý tedbirler önem lidir. Ülkemizin ekonomi karnesine baktýðýmýzda, cari açýk hariç tüm rakamlar gayet olumlu gözükmektedir.’’ TESK Genel Baþkaný Bendevi Palandöken, özellikle ekonomik reformlarýn devam etmesi halinde piyasalarýn rahatlayacaðýný belirtti. Ankara / aa

YABANCI yatýrýmcýnýn TL’den çýkýþýyla Euro 2,42’yle rekor kýrdý, dolar 1,69’a yaklaþtý. Euro Bölgesi liderler zirvesinden Yunanistan’a ikinci kurtarma paketinin çýkmasýyla piyasalarýn tansiyonu düþerken, içeride döviz piyasasýnda hareketlilik yaþanýyor. Dolar 1,6855 TL ile Nisan 2009’dan beri en yüksek düzeye çýktý. Dolarýn yükseliþinde Merkez Bankasý’nýn politikalarýný fazla iyimser bulan yabancýlarýn TL’den çýkýþý etkili oldu. Euro da 2,42 lirayý aþarak tüm zamanlarýn rekorunu kýrdý. Ýstanbul / aa

Karsan üretime ara verecek

KARSAN Otomotiv, planlý bakým faaliyetleri dolayýsýyla 25 Temmuz ile 12 Aðustos 2011 tarihleri arasýnda fabrikalarýnda araç üretiminin yapýlmayacaðýný duyurdu. Karsan Otomotiv Sanayii ve Ticaret A.Þ’nin Kamuyu Aydýnlatma Platformu’nda (KAP) yayýmlanan özel durum açýklamasýnda, araç üretiminin yapýlmayacaðý bu dönemde, üretim hattýnda çalýþan yaklaþýk 545 mavi yaka ve 80 beyaz yaka olmak üzere toplam 625 personelin yýllýk izne çýkacaðý, bundan sonra yýl sonuna kadar herhangi bir toplu izin planlanmadýðý kaydedildi. Açýklamada, 320 personelin çalýþmaya devam edeceði bildirildi. Ýstanbul / aa

DB, 3 yýlda 7,6 milyar dolar finansman saðladý

DÜNYA Bankasý Grubuna baðlý Uluslararasý Ýmar ve Kalkýnma Bankasýnýn (IBRD) 2008-2011 mali dönemini kapsayan bir önceki ülke ortaklýk stratejisi (CPS) kapsamýnda 7,6 milyar ABD Dolarý düzeyinde bir finansman saðladýðý bildirildi. Grubun diðer kurumu Uluslararasý Finans Kurumunun (IFC), toplam 45 proje için 2 milyar ABD Dolarý düzeyinde bir finansman saðlarken, baþka finansal kuruluþlar yoluyla 1,7 milyar dolar düzeyindeki bir finansmaný da harekete geçirdi. Çok Taraflý Yatýrým Garanti Ajansý (MIGA) ise þu anda 6 adet aktif projeye, 951 milyon dolarlýk brüt toplam yükümlülüðe veya 378 milyon dolarlýk net reasüransa sahip durumda. Ankara / aa

Farklar Aðustos’ta ödenecek

EMEKLÝ, malul, dul ve yetim aylýklarýnda kamu personeli maaþ katsayýlarýnýn yeniden belirlenmesinden kaynaklanan farklar Aðustos ayý içinde ödenecek. Sosyal Güvenlik Kurumundan yapýlan açýklamada, Emekli Sandýðý Kanunu’nun yürürlükten kaldýrýlan hükümlerine göre emekli, adi malullük, vazife malullüðü, dul veya yetim aylýðý alan 1 milyon 893 bin 116 kiþinin 1 Temmuz 2011 tarihinden geçerli olmak üzere aylýklarýnda oluþan fark tutarlarýnýn, Aðustos ayýnda aylýk aldýklarý gün itibariyle ödeneceði bildirildi. Ankara / aa


12

ÝLAN

23 TEMMUZ 2011 CUMARTESÝ

Y

Y seri i l â n l a r ELEMAN

Uygun Fiyata Satýlýk DEVREMÜLK Afyon Hilal Termal Tatil Köyünde 17-27 Eylül arasý kullanýma hazýr, 14.000TL satýlýk Not: Araba ile takas olunur. Gsm: 0542 240 03 42

Fuar Organizasyonunda çalýþmýþ, yönetici ve elemanlar aranýyor Cv için : Tel : 0212 474 63 49 Fax : 0212 474 09 07

bizimletur@gmail.com

Takým arkadaþlarý arýyoruz. Pazarlama departmanýna yetiþtirilmek üzere elemanlar alýnacaktýr. 0(212) 655 88 59

Otomotiv Sektöründe Yetiþtirilmek üzere 4 yýllýk üniversite mezunu bayan sekreterler alýnacaktýr. DORA OTOMOTÝV Tel: 0(212) 422 22 23

Topkapý'daki okulumuza resim, müzik, beden eðitimi ve çocuk geliþimi öðretmenlerine ihtiyaç duyulmaktadýr. 0532 605 00 02 0506 836 89 00 Web Ofsette çalýþacak makina ustasý ve yardýmcýlarý aranýyor. (0535) 278 52 18 saidaydin@yeniasya.com.tr Kýrtasiye sektöründe deneyimli pazarlama elemaný araç kullanabilen Tel : 0(212) 544 19 20 Gsm: (0506) 860 95 68 Grafik ve Tasarým elemaný aranýyor. Tel : 0(212) 544 19 20 Gsm: (0506) 860 95 68

Özel Duyu Özel Eðitim ve Rehabilitasyon Merkezine Ýþitme Engeliler Öðretmeni alýnacaktýr. Ücret Dolgundur. (0532) 374 68 07 (0505) 778 34 39 Antakya/Hatay Sultanahmet bölgesinde ki otelimiz için Ýngilizce bilen bay resepsiyon elemaný aramaktayýz. Ýrtibat tel : 0(212) 528 95 32 E Ehliyetli Kamyon Þoförü aranýyor. 0(212) 671.51.71

KÝRALIK DAÝRE

 Sahibinden Denizli'de Kiralýk zemin dükkân Bayrampaþa Ulu Cami Yaný Ulu Çarþý Ýþhanýnda zemin 11 nolu dükkân Kaloriferli-Kapalý Otoparklý Ýþyeri 300 TL (0533) 712 48 06  Sahibinden Denizli Mehmetçik mahallesi Diþ Hastanesi yanýnda Kombili Daire 100m2 2+1 Yeni Bakýmdan çýkmýþ 280 TL (0533) 712 48 06  75 m2, 1+1, 4 katlý, 1.KAT, Bina yaþý 5-10 yýl arasý, 500 TL depozit, kira 350 TL 0(212) 640 58 88  3+1, kombili, masrafsýz, orta kat, 120 m2, bina yaþý 5-10 yýl arasý, 3 katlý, 2.kat, kat kaloriferli, krediye uygun 700 TL (0536) 313 81 79  90 m2, 2+1, bina yaþý 5-10 yýl arasý, 3 katlý, 3.kat, doðalgaz sobalý kiralýk daire 500 TL kira, 1000 TL depozit (0536) 313 81 79

SATILIK DAÝRE

Sahibinden Satýlýk Daire Ankara Aydýnlýkevler 1. Durak da 3+1 Full yapýlý Ýrtibat: 535 810 81 11  BARLADA Göl manzaralý 3 kat saðlýk ocaðýnýn önünde 0537 464 41 31 0536 599 39 40 Kemal Karta  Sahibinden Eyüpsultan Akþemsettin Mah. ÝETT Son duraðý Ülker Ýlköðretim Okulu yanýnda kombili cadde üstü iki tarafý açýk 80m2 yeni 2+1 acil ihtiyaçtan satýlýk 115.000TL

0505 374 41 70  Ankara Hilal 92 Arsa ve konut kooperatifindeki 180m2 'lik daire, iþ merkezi ve arsa hisselerim ihtiyaçtan devren satýlýktýr. 0533 761 46 80  SAHÝBÝNDEN DENÝZLÝ Pýnarkent'te satýlýk Dubleks villa 214 m2 bahçeli 115.000 TL Tel: (0535) 423 83 79  Sahibinden DENÝZLÝ'de daire üçlerde 800.yüzyýl konutlarýnda 3+1 kaloriferli 120 m2 (0533) 712 48 06  ASYA TERMAL KIZILCAHAMAM Tatil Köyü'nde SATILIK Devre mülk. 15.Dönem TemmuzAðustos (Sayran Konaklarý B2-2-15) ve 19.Dönem Aðustos-Eylül(Park Evleri C1-065-19) Müracaat Tel:0532-2637221  Kumburgaz 'da Sahibinden satýlýk dubleks daire 180m2 130.000TL Krediye Uygun 0542 512 54 28  Þirinevler 'de Hürriyet mahallesinde Sahibinden satýlýk kombili asansörlü 120m2 daire 115.000TL 0542 512 54 28 Satýlýk Triplex 350m2 kapalý alan 500m2 müstakil bahçe, deniz manzaralý. Beylikdüzü, Kavaklý, Ýstanbul 0532-2366370  Küçükköy Yenimahalle'de 3.Kat 100 m2 Doðalgazlý-Kombili Tapulu-Krediye uygun 120 bin lira Acil ihtiyaçtan satýlýk azda olsa pazarlýk payý var. 0537 712 39 91  400 TL Taksitle

Tamamý 39.300 TL'den baþlayan fiyatlarla Samsun Panorama Evlerinde Site içerisinde % 82 yeþil alan, yarý olimpik açýk havuzu, fitness saðlýk kabini, oyun merkezi, çocuk oyun parký, 24 saat güvenlik, kamelyalar, otoparklar hayalinizdeki yaþama merhaba demek için Arsa Bizim Ýnþaat Bizim Ev Sizin Erken Gelen Kazanýyor Kampanyasýný Kaçýrmayýn. Çekiliþsiz kurasýz istediðiniz daireyi seçme imkaný Ön Kayýt Ýçin: Satýþ Ofisi:0362 428 07 65 Gsm: (0532) 494 85 00 www.alangayrimenkul.com.tr  Sahibinden Denizli'de Üçler 800. yüzyýl Belediye Toki Konutlarýnda 3+1 Asansörlü Isý Ýzalasyonlu 120 m2 çevre düzenlemesi ve sosyal tesisleri faal 82.000 TL (0533) 712 48 06

SATILIK ARSA

 Arnavutköy 'de Çardak-

tepe'de 301m2 imarlý, ,frazlý 90.000TL 0532 344 26 71  Yalova 'da Þok fiyata 3 adet imarlý arsa 0532 243 28 85  Yalova Fevziye köyünde asfalt cepheli 4200m2 85.000TL 0532 631 12 25  Yalova 'da Sahibinden 2300m2 arazi 80.000TL 0532 631 12 25  Arnavutköy 'de Sahibinden yerleþim içerisinde elektriði, suyu çekilebilir. 500m2 tamamý 22.000 Yarý peþin yarýsý vadeli Hemen tapulu arsa, 0(212) 597 99 21

SERÝ ÝLANLARINIZ ÝÇÝN email: reklam@yeniasya.com.tr Fax: 0 (212) 515 24 81 (0532) 552 5973 Trakya'nýn muhtelif yerlerinde sanayi-tarým hayvancýlýk veya kýsa ve uzun vadeli yatýrýmlýk imarlý, imarsýz arsa ve tarlalar için arayýn. Abdullah Gürman (0532) 323 94 27 - 0(282) 653 66 67 0(282) 651 66 40 www.gurmanarsaofisi.com Çorlu/Tekirdað

VASITA

 2006 GAZELLE sobol

çok temiz 44.500 km de vade ve takas olur, gaz 2752 model, 44500 km de, motor hacmi 18.012.000 cm3, motor gücü 101125 arasý, beyaz renk, manuel vites, dizel yakýt, takaslý, ikinci el 10.000 TL. 0(212) 640 58 88 2003 model Transit connect 160,000 km 12.000 TL kapalý kasa (0532) 365 06 37 /Ankara 2005 model Transit connect 151,000 km 14.000 tl kapalý kasa (0532) 365 06 37 /Ankara

ÇEÞÝTLÝ

Gebze Abdi Ýpekçi Mahallesinde (Tren Ýstasyonu Yaný) bulunan "Ucuzluk Japon Pazarý" Dükkânýmý Uygun Þartlarda Devretmek Ýstiyorum. (0537) 334 58 94 Acele Devren Satýlýk veya Kiralýk Pastane (0539) 260 53 08/Fatih Kuyumcukent Yanhizmet'de 33m2 Hazýr kiralýk ofis 650 TL (aidat dahil) 0532 344 26 71

TAZÝYE

TAZÝYE

TAZÝYE

Muhterem Kardeþimiz Levent Gökbulut'un annesi

Muhterem kardeþimiz Ýbrahim Ýçer'in babasý

Muhterem kardeþimiz Mustafa Albayrak'ýn babasý

Behiye Gökbulut

' un

Mehmet Fevzi Ýçer

'in

Mehmet Albayrak

'ýn

vefatýný teessürle öðrendik. Merhumeye Cenâb-ý Hak'tan rahmet ve maðfiret diler, dostlarý, kederli ailesi ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz eder, taziyetlerimizi sunarýz.

vefatýný teessürle öðrendik. Merhuma Cenâb-ý Hak'tan rahmet ve maðfiret diler, dostlarý, kederli ailesi ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz eder, taziyetlerimizi sunarýz.

vefatýný teessürle öðrendik. Merhuma Cenâb-ý Hak'tan rahmet ve maðfiret diler, dostlarý, kederli ailesi ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz eder, taziyetlerimizi sunarýz.

Bursa - Yeni Asya Okuyucularý

Bursa - Yeni Asya Okuyucularý

Bursa - Yeni Asya Okuyucularý

T. C. ORDU ÝLÝ GÖLKÖY ÝLÇESÝ DÜZYAYLA BELEDÝYE BAÞKANLIÐI SINAVLA ÝTFAÝYE ERÝ ALIMI ÝLANI 657 Sayýlý Devlet Memurlarý Kanununa tabi olarak istihdam edilmek üzere, 21.10.2006 tarih ve 26326 sayýlý Resmi Gazetede yayýmlanan Belediye Ýtfaiye Yönetmeliðinin 15, 16 ve 17. maddeleri ile 11.04.2007 tarih ve 26490 sayýlý Resmi Gazetede yayýmlanan Belediye Ýtfaiye Yönetmeliðinde Deðiþiklik Yapýlmasýna Dair Yönetmelikte belirtilen hükümler çerçevesinde; Belediyemizde münhal bulunan aþaðýda sýnýfý, ünvaný, derecesi, adeti, cinsiyeti, KPSS puan türü, taban puaný ve öðrenim durumu belirtilen 1 Adet Ýtfaiye Eri kadrosuna 2010 Kamu Personeli Seçme Sýnavýna (KPSS) girmiþ ve aþaðýdaki belirtilen taban puana göre Belediyemize müracaat eden adaylar arasýndan, en yüksek puandan baþlamak üzere kadro ve öðrenim durumlarý itibariyle ilan edilen sayýlarýn 3'er katý asil aday belirlenerek sözlü sýnava çaðýrýlacaktýr. Belirtilen taban puana göre ilan edilen sayýlarýn 3'er katý yedek aday belirlenecektir. ALIM YAPILACAK BOÞ KADROLAR Sýnýfý Ünvaný Derecesi Adedi Cinsiyeti KPSS Puan Taban Puaný Öðrenim Türü Durumu GÝH Ýtfaiye Eri 9 1 E/K KPSSP3 45 4 Yýllýk Yüksek Okul Mezunu Olmak GENEL TOPLAM 1 BAÞVURUDA BULUNACAK ADAYLARDA ARANACAK GENEL VE ÖZEL ÞARTLAR: 1) Türk vatandaþý olmak. 2) Kamu haklarýndan mahrum bulunmamak. 3) Türk Ceza Kanununun 53'üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiþ olsa bile; kasten iþlenen bir suçtan dolayý bir yýl veya daha fazla süreyle hapis cezasýna ya da affa uðramýþ olsa bile devletin güvenliðine karþý suçlar. Anayasal düzene ve bu düzenin iþleyiþine karþý suçlar, zimmet, irtikâp, rüþvet, hýrsýzlýk, dolandýrýcýlýk, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karýþtýrma, edimin ifasýna fesat karýþtýrma, suçtan kaynaklanan malvarlýðý deðerlerini aklama veya kaçakçýlýk suçlarýndan mahkûm olmamak 4) Saðlýk açýsýndan kapalý mekân, dar alan ve yükseklik gibi fobisi olmamak kaydýyla itfaiye teþkilatýnýn çalýþma þartlarýna uygun olmak, 5) Tartýlma ve ölçülme aç karnýna, soyunuk ve çýplak ayakla olmak kaydýyla erkeklerde en az 1.67 m. kadýnlarda en az 1.60 m boyunda olmak ve boyun 1 m den fazla olan kýsmý ile kilosu arasýnda ( +,-) 10 kg. dan fazla fark olmamak. 6) Yukarýdaki tabloda belirtilen kadroya uygun olarak. Lisans veya 4 yýllýk yüksek okul mezunu olmak 7) Ýtfaiye Eri sýnavýnýn yapýlacaðý gün itibariyle 30 yaþýný doldurmamýþ olmak, 8) 657 sayýlý devlet memuru kanunu 53'üncü madde hükümleri saklý kalmak kaydý ile görevini devamlý yapmasýna engel olabilecek... Akýl hastalýðý... Bulunmamak 9) Öðrenci Seçme ve Yerleþtirme Merkezi (ÖSYM) tarafýndan yapýlan 2010 yýlý Kamu Personeli Seçme Sýnavýna (KPSS) girmiþ ve yukarýda belirtilen puan türleri itibariyle 100

tam puan üzerinden en az 45 puan almýþ olmak, 10) Tercih edilecek kadrolar için aranan diðer baþvuru þartlarýný taþýmak þartlarý aranýr. BAÞVURU SÜRESÝ VE YERÝ: Baþvuru süresi 27.07.2011 Çarþamba günü saat 09:30'da baþlayacak ve 27.07.2011 Çarþamba günü saat 16:00'da sona erecektir. Baþvurular; Düzyayla Belediye Baþkanlýðýnda bulunan Yazý Ýþleri Müdürlüðüne þahsen yapýlacaktýr. Posta ve e-mail yolu ile yapýlan müracaatlar kabul edilmeyecektir. Sýnav Giriþ kartlarý; sýnava girmeye hak kazanan adaylar kendileri için düzenlenen Sýnav Giriþ Kartlarýný 11/08/2011 mesai günü ayný yerden teslim alacaklardýr. BAÞVURU SIRASINDA ÝSTENECEK BELGELER: 1- Nüfus cüzdaný sureti,(aslý ile birlikte). 2- Diploma sureti.(aslý ile birlikte). 3- 8 Adet vesikalýk fotoðraf (son üç ay içerisinde çekilmiþ) 4- KPSS sonuç Belgesi ve sureti, 5- Askerlikle iliþiði olmadýðýna dair Belge. 6- Görevini devamlý yapmaya engel bir durum olmadýðýna iliþkin beyaný. SINAV YERÝ VE ZAMANI : Sýnav; Düzyayla Belediye Baþkanlýðý Belediye meclis toplantý salonunda 12.08.2011 günü saat: 16:00'da sözlü sýnav olarak yapýlacaktýr. DEÐERLENDÝRME: 1- Sýnav komisyonu, sýnava giren adaylarý dayanýklýlýk testi dahil olmak üzere, Ýtfaiye Yönetmeliði ve bu ilanda belirlenen atanma için öngörülen genel ve özel þartlarý taþýyýp taþýmadýklarý açýsýndan deðerlendirir. 2- Sýnav Komisyonunca yapýlacak olan sözlü sýnavda deðerlendirme 100 tam puan üzerinden yapýlacaktýr, sýnavdan 70 puanýn altýnda alan adaylar baþarýsýz sayýlacaktýr. 3- En yüksek baþarý puanýndan baþlayarak atama yapýlacak kadro sayýsý kadar asil ve yedek aday ilan edilecektir. Asil adaylardan göreve baþlamayanlarýn yerine sýrasýyla yedek adaylardan atama yapýlacaktýr. 4- Sýnav Komisyonu sýnavý iptal edebilir ve durum sýnava girecek adaylara bildirilir. Eksik bilgi ve belgelerle ya da nitelikleri uygun olmadýðý veya gerçeðe aykýrý beyanda bulunulan adaylar sonradan tespit edilen baþvurular idaremizce deðerlendirilmeye alýnmayacak ve ilgililer hakkýnda Gölköy Cumhuriyet Baþsavcýlýðý Makamýna suç duyurusunda bulunulacaktýr. SÖZLÜ SINAV KONULARI: 1) Belediye Ýtfaiye Yönetmeliði 2) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasý, 3) Atatürk Ýlkeleri ve Ýnkýlâp Tarihi, 4) 657 sayýlý Devlet Memurlarý Kanunu. 5) Mahalli Ýdarelerle ilgili temel mevzuattan oluþacaktýr. 6) Dayanaklýlýk testi. Sýnav sonuçlarý Düzyayla Belediye Baþkanlýðý ilan Panosunda duyurulacak ve kazanan adaylara yazýlý olarak bildirilecektir. (NOT: Sözlü sýnava girmeye hak kazanan adaylarýn yanlarýnda dayanýklýlýk testi için eþofman ve spor ayakkabýsý getirmeleri gerekmektedir.) www.bik.gov.tr B: 47891

TAZÝYE Muhterem kardeþimiz

Seyfeddin Gültekin

'in

vefatýný teessürle öðrendik. Merhuma Cenâb-ý Hak'tan rahmet ve maðfiret diler, dostlarý, kederli ailesi ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz eder, taziyetlerimizi sunarýz.

Bursa - Yeni Asya Okuyucularý KADIKÖY 4. AÝLE MAHKEMESÝ'NDEN ÝLAN ESAS NO: 2010/1098 KARAR NO: 2011/580 Davacý Pakize Ýnan tarafýndan Davalý Rafet Ýnan aleyhine açýlan boþanma davasýnda yapýlan yargýlama sonucu; Davalýnýn adresinin belli olmadýðý, halen kayýp olduðu, mernis kayýtlarýnda da adresi bulunmadýðý bu nedenle tebligat yapýlmadýðý anlaþýldýðýndan Mahkememizce verilen kararýn ilanen tebliðine karar verilmiþtir. Davanýn KABULÜ ile, Bursa Ýli, Osmangazi Ýlçesi, Baðlarbaþý Mah/Köyü, Cilt No: 14, Hane No: 528, BSN: 2'de nüfusa kayýtlý bulunan Ramadan-Þerife kýzý, 25.03.1964 Kýrcaali doðumlu PAKÝZE ÝNAN (T.C. No.: 30316298372) ile ayný yer BSN: 1'de nüfusa kayýtlý Tasin-Sabriye oðlu, 22.11.1957 Kýrcaali doðumlu RAFET ÝNAN'ýn (T.C. No.: 30319298218) M.K'nun 166/1 maddesi gereðince BOÞANMALARINA, Mahkememizden verilmiþ olan 23.06.2011 tarih, 2010/1098 Esas, 2011/580 karar sayýlý ilamýn davalý RAFET ÝNAN'a ilanen tebliðine; Ýþ bu ilan yayýnlandýðý tarihten itibaren 15 gün süre sonra davalýya teblið edilmiþ sayýlacaðý, Ýlan olunur. 19.07.2011 www.bik.gov.tr B: 47920


Y

AÝLE - SAÐLIK

23 TEMMUZ 2011 CUMARTESÝ

ÞAKÝR ARGIN asya-nuryay@hotmail.com

Tatilde tefekkür okumalarý ehir hayatýnýn getirdiði o hýzlý ve telâþlý koþuþturmalar sýrasýnda fark edemediðimiz ve bazen düþünsek de, vakit bulamadýðýmýz tefekkürlerimizi; bazen de bir hafta sonu fýrsat buldukça, sun’î oluþturulmuþ parklara gidip, hayranlýk makamýna geçemeden, mangal keyfine feda ettiðimiz çok olmuþtur. Senede bir yapabildiðimiz kýsa tatillerimiz, bu fark edemediðimiz, ama fark etmeyi arzu ettiðimiz derin tefekkürler için iyi bir fýrsattýr. Dünya memleketine ve misafirhanesine gelen bir misafir olarak gözümüzü açýp, “kâinattan Hâlýk’ýný soran bir seyyahýn müþahedatý” misüllü düþtük yollara... Ýzmir’in þirin bir semti, ikamet ettiðimiz Pýnarbaþý’ndan ailecek ve kardeþim Aydýn’ýn þoförlüðü eþliðinde verdik kendimizi yollara. Ýlk olarak Bursa M. K. Paþa ilçesinde Emrullah Aðabeylerin botanik bahçesini andýran salon çiçekleri arasýnda yaptýðýmýz kahvaltýyla tefekkürümüz baþlamýþ oldu. “Günlük lâhika” hükmünde olan gazetemiz Yeni Asya’daki ilânlar sayesinde öðrendiðimiz, Bursa okuyucularýnýn düzenlemiþ olduðu Uludað mezunlarý pikniðine katýlmak üzere hiç vakit kaybetmeden yola koyulduk. Nuru yüzlerine aksetmiþ o güzel insanlarla görüþme arzusu ve heyecanýyla týrmandýðýmýz Uludað eteklerinde kývrýla kývrýla yol alýrken, çeþit çeþit aðaç ve çiçeklerin kokusunu ciðerlerimize doldurup, ilâhiler eþliðinde piknik alanýna vardýk. Mehter konseri bizi þaþýrttý. Sanki Osmanlý Ýmparatorluðu’nun ilk kuruluþ yýllarýný andýran bir duygu ile Uludað’ýn tepesinde kâinata seslenircesine güçlü sesi, bizleri büyüledi adeta. Elinde çanta, kapý kapý dolaþýp iman hakikatlerini gazetesi, dergi ve kitaplarý ile insanlara ulaþtýrma gayreti içerisinde olan, günümüz “nur postacýlýðý” görevini ifa eden, soyadý gibi eren bir kardeþim, Hüseyin Eren ile karþýlaþmak ve hasbihâl etmek daha bir baþka mutluluktu. Bugünün modern diliyle “pazarlamacýlýk” diye adlandýrýlan fakat özde “nur postacýlýðý” olan bu görev tanýmý, Ýzmir’de Hasan Þen Aðabeyimizin evinde yaptýðýmýz mutat neþriyat komisyonu toplantýlarýmýzýn birinde, pazarlamanýn öneminden bahsederken ortaya çýktý. Ýnþâallah bu konuyu baþka bir yazýda teferruâtýyla iþlemek nasip olur. Yeþilin her tonunu temaþa ettiðimiz bu güzel beldeden ayrýldýktan sonra tatilimizi tamamlamak için gideceðimiz Biga’nýn Kepekli Köyü’ne doðru yola çýktýk. Bir kardeþimizin “Anne babayý bir sevindiriverelim” diye espri ile ifade ettiði memleket ziyareti, insanýn doðduðu yer olmasý hasebiyle mi, yoksa akrabalarý ziyaret edip duâlarýný alma arzusu mu nedir bilmem, ama çok hoþ bir duygu... Bir misafirin geldiðini duyan yakýn uzak ak-

Þ

Uzmanlar, tatile, ‘bu benim dinlenmem için bir vesile, yapamadýklarýmý yapmak için bir fýrsat’ düþüncesiyle baþlamanýn daha doðru olacaðýný ifade ediyor.

Tatile çýkarken hiç bitmeyecekmiþ gibi düþünmeyin UZUN SÜREN TATÝLÝN ARDINDAN ÝÞ HAYATINA ALIÞMADA UYUM GÜÇLÜÐÜ YAÞANDIÐINI BELÝRTEN UZMANLAR, "TATÝL HÝÇ BÝTMEYECEKMÝÞ GÝBÝ DÜÞÜNMEYÝN, ÝÞE DÖNÜÞTE KÂBUS YAÞAMAYIN" TAVSÝYESÝNDE BULUNUYOR. UZUN süren tatilin ardýndan iþ hayatýna alýþmada uyum güçlüðü yaþandýðýný belirten uzmanlar, tatil sendromuna benzer özellikler gösteren ruh hali, iþini sevmeyen kiþilerde daha travmatik olarak kendini gösterdiðine dikkat çekiyor. Sosyal Hizmet Uzmaný Ahmet Köse, tatil dönüþünde uyum güçlüðü yaþayanlara, “Tatil hiç bitmeyecekmiþ gibi düþünmeyin iþe dönüþte kâbus yaþamayýn” tavsiyesinde bulunuyor. Özellikle þehir dýþýnda geçen tatil, þehir hayatýna ve iþ yerindeki rutin iþlere dönüþte depresif duygu durumuna sebep oluyor. Sosyal Hizmet Uzmaný Ahmet Köse, psikolojik olarak kendisini, dinlenmeye ve eðlenmeye yönlendiren kiþide tatil dönüþü depresif duygu durumu gözlendiðini kaydetti. Yaz tatiline hiç bitmeyecekmiþ duygusuyla baþlanmamasýný tavsiye eden Ahmet Köse, þunlarý dile getiriyor: “Psikolojik olarak kendinizi tatil durumuna kaptýrmayýn. Tatile, ‘bu benim dinlenmem için bir vesile, yapamadýklarýný yapmak için bir fýrsat’ düþüncesiyle baþlamak daha doðru. Þehir dýþýndan gelerek hemen çalýþmaya baþlamak, uyumu zorlaþtýracaktýr. Ýþe dönüþten önce ev ve þehir yaþamýna dönüþ yapýlmalý. Ýlk mesai gününden bir kaç gün önce yapacaðýmýz iþleri programlamalýyýz. Aðýr iþ temposuna gözümüz kapalý girmek yerine önce bize zor gelmeyecek iþlerden baþlamalý adým adým ilerlemeliyiz.”

TATÝL BÝTMEDEN 2 GÜN ÖNCE EVÝNÝZE DÖNÜN BESLENME alýþkanlýðýnýn tatil süresinde deðiþtirilmemesi gerektiðine iþaret eden Köse, tatilde yeme-içmenin abartýldýðýný söyledi. Vatandaþlarýn ‘nasýl olsa tatildeyim’ düþüncesiyle rutin hayatýndaki beslenme alýþkanlýðýný deðiþtirdiðine dikkat çeken Köse þöyle devam etti: “Beslenme düzenini bozmamak gerekir. Tatil dönüþünde ise mutluluk hormonu saðlayacak, sebze ve meyve aðýrlýklý bir beslenme öneriyoruz. Ýþe baþladýktan sonra öðle ve akþam saatlerinde hoþa giden etkinliklerde bulunulmalý. Açýk havada zaman geçirilmeli, kiþiler kendilerine nefes almak için zaman ayýrmalý. Tatilden sonra hemen iþe uyum saðlanamayabilir, yeter ki kendinize zaman ayýrýn. Tatilden en az iki gün önce eve dönülerek ortama uyum saðlayabilmesi için ruh ve bedene fýrsat verilmeli.” Bursa / cihan

raba ve komþular toplanýr, bir arada eski günler, çocuklukta yaþananlar yâd edilir. Bir geçmiþ tefekkürüdür, alýr gider insaný. Ve ne kadar yaþýmýzýn ilerlediðinden söz edilir, evlâtlar konuþulur, duâlar edilir, “Rabbim Kendi yolundan ayýrmasýn” diye, “Cemi cümlemize inþâallah” diyerek devam edilir, âminlerle tamamlanýr sohbetler. Bu düþünceler sevk etti bizleri memleket yollarýna, bu duygularla buluþtuk, hasretini çektiðimiz ve çektirdiklerimizle kucaklaþtýk, özlemler giderdik. Gündüzün kuþ cývýltýlarý arasýnda bahçeler, gecenin siyah örtüsü arasýndan bizlere göz kýrpan yýldýzlar ve ay ýþýðý, çeþmelerden duyulan kurbaða sesleri süsledi dünyamýzý ve bizi bizden aldý adeta. Her bir yaratýlmýþýn Allah’ý tesbih ederken bizim bu dünyaya gönderiliþ gayemize göre hayatýmýzý düzenlememiz gerektiðini düþünmek ve bu düþünceleri karþýlaþtýðýmýz insanlarla paylaþmak ibadetini bizlere nasip eden Rabbimize hamdü senalar olsun. Birgün þirin ilçemiz Biga’nýn pazar yerine, sabah erkenden, büyük bir toplu alan üzerinde bulunan alýþýk olduðumuz baðrýþmalardan ziyade, kalabalýk, ama bir o kadar da sakin bir tablacý hükmündeki o pazarlamacýlarýn “buyurun” dâvetlerine mukabil, pazar ola dileklerimizle temaþa âlemine dalýyoruz. Kýsa bir turdan sonra alýþ veriþimizi yapýp, þehir içindeki Nur kardeþlerimizle görüþmeye gidiyoruz. Öðlen namazýna müteakip buluþtuðumuz temsilcimiz Sadi Karamýk Aðabey ile güvenlik ve otomasyon iþleri yapan Yaþar Yýldýrým kardeþimizle kýsa bir sohbetten sonra Kasap Ýbrahim kardeþimizi ziyaret ediyoruz. Hayat þartlarýnýn zorluklarýný paylaþarak aþmaya çalýþýrken, Risâle-i Nur hizmetlerini de aksatmayan Ýbrahim kardeþimizin eþi de bizim ailelerimizle kýrk yýllýk bir tanýþmýþlýk gibi hemencik kaynaþýveriyorlar. Baþka bir gece için, ders için yapýlan dâvete hayýr diyemiyor ve “Dâvete icabet sünnettir” diyerek, iþtirak ediyor ve karþýlýklý sevgi ve muhabbetler eþliðinde sohbetlerimizi sürdürüp, hayýr duâlarla gazetemizi alýp ayrýlýyoruz. Yazmadan geçemeyeceðim, Aydýn Argýn kardeþimden nakil ile: Üç günlük gazetemiz Yeni Asya’yý köy kahvesine býrakmýþtý. Bir çok kiþinin okumalarýndan sonra, dost bir kardeþimiz “Said Nursî ne zor ve dolu dolu bir hayat yaþamýþ” diye ifadelerde bulunurken, bir baþka muarýz biri de “Bu köye yeni biri mi geldi?” diye dikkat çekici bir söz sarf ediyor. Garip bir tevafuk, dost ve muarýz Yeni Asya’nýn farkýný ayný anda teyit ediyor. O dost þefik kardeþimize gazetemizin Ramazan’da vereceði Kur’ân-ý Kerim hediyesinden bahsedince hemen talip oluyor. Ayný gün Sýdký amcam, sohbetimiz sýrasýnda “Ben de almak istiyorum” dediðinde baþka bir gazeteye abone olan oðlu “Bizim gazete hiç böyle þeyler vermiyor” diyor. Biz de “Yaðlanan tavuk yumurtadan kesilirmiþ” esprisiyle mukabele ediyoruz. Her Ramazan, gazetemiz böyle hediye verdiði gibi, diðer zamanlarda da gündeme uygun faydalý eserler vermeyi, kendine görev kabul etmesi hasebiyle Yeni Asya’nýn farkýný bir defa daha teyid etmiþ bulunuyoruz. Sevgili dostlar, bu benim ilk deneme yazým. Ýçimden geçenleri olduðu gibi yansýtabildiysem ne mutlu bana. Rabbim devamýný getirir inþâallah. Duâ ve muhabbetlerinizi beklerim...

Ayak mantarý deyip geçmeyin

Çocuk ishallerinde sývý kaybýný önleyin YAZ AYLARINDA ÝSHALE YAKALANAN ÇOCUKLARI SIVI GIDALARLA BESLEYÝN. DÜNYADA 5 yaþýndan küçük çocuklarda 1 milyara yakýn ishal gýdalarla besleyerek, aþýrý sývý kaybý önlenebilir. Altý aydan daha vakasý görülmekte ve bu çocuklardan 2.2 milyona yakýný küçük bebeklere ise tuzlu þekerli su yerine anne sütü daha sýk ölmektedir. Bayýndýr Hastanesi Kavaklýdere Pediatri Bölümü verilmelidir. Ýshal genellikle kendiliðinden iyileþebilen bir Baþkaný Dr. Nevin Aykol, ülkemizde 5 yaþ altý çocuk ölüm- hastalýktýr. Dýþký kültürü alýnmadan ve sebep ortaya konullerinde ishalin 2. sýradan 7. sýraya gerilemesine raðmen halen madan antibiyotik ve ishal durdurucu ilâçlar kullanýlmamalýdýr. Eðer çocuðunuzda yüksek ateþ, bulantý - kusma, halsizlik, önemli bir saðlýk sorunu olduðuna dikkat çekti. sümüksü kanlý dýþký, idrar renginde koyulaþma ve Yaz aylarýnda sýcaklarýn artmasýyla baþlayan ishalli azalma, dilinde kuruluk varsa gecikmeden bir hastalýklar çocuklarda beslenmenin bozulmasýna hekime baþvurulmasý gerekir. ve sývý kaybýna sebep olmaktadýr. Özellikle iki yaþ Çocuklarý ishalden korumak için temiz altý çocuklarda sývý kaybý ölüme yol açan en olduðundan emin olunmayan sularýn, içirilmeönemli sebeptir. Ülkemizde beþ yaþ altý çocuk den önce en az 10 dakika kaynatýlarak soðuölümlerinde ishal 2. sýradan 7. sýraya geriletulmasý, taze sebze ve meyvelerin temiz klormekle beraber halen önemli bir saðlýk sorunu lanmýþ çeþme suyu ile yýkanmasý, açýkta oluþturmaktadýr. Dýþkýyla bulaþmýþ su ve bu satýlan hijyenik olmayan yiyeceklerin (özelsuyla kirlenmiþ yiyecekler önemli bir enfeklikle dondurma, et ürünleri) yenmemesi, et ve siyon kaynaðýdýr. Ýshal günde üç kereden balýk ürünlerinin iyice piþirildikten sonra fazla, normalden daha cývýk veya sulu yenilmesi ve sütlü gýdalarýn uygun þartlarda dýþkýlama halidir. Bu durumlarda çocuða hazýrlandýðýndan ve saklandýðýndan emin özel hazýrlanmýþ tuz-þeker karýþýmý sývý olunmasý, yemek yemeden önce ve her (ORS) ve bol su verilerek, çocuðu zorlatuvaletten sonra ellerin sabunla yýkanmasýmadan azar azar ve sýk aralýklarla meyve na özen gösterilmesi gereklidir. püresi, pirinç çorbasý, yoðurt, ayran gibi Dr. Nevin Aykol

13

Denizde yüzmek astým þikâyetini azaltýyor Yaz mevsiminin gelmesiyle ve okullarýn kapanmasýyla birlikte tatil planlarý yapýlýr. Peki, astým bronþiti olanlar için hangi tip tatil öneriliyor? Prof. Dr. Yonca Nuhoðlu tatile çýkacak astýmlýlara tavsiyelerini sebepleriyle birlikte sýralýyor. Çocuk Saðlýðý Hastalýklarý ve Çocuk Alerjisi Uzmaný Prof. Dr. Yonca Nuhoðlu, bir akciðer hastalýðý olan astýma baðlý þikâyetlerin küf kokusu, kimyasal kokular gibi dýþ etkenlerden çok etkilendiðini belirtiyor. Astýmlý kiþilerde, öksürük, hýrýltý, nefes darlýðý gibi þikâyetlerin bu etkenlerden dolayý arttýðýný dile getiriyor. Aþýrý sýcak ve rutubetli havalarda astým bulgularýnýn kötüleþtiðini vurguluyor. Astým þikâyeti olanlar için en doðru seçimin deniz tatilleri olduðunu söyleyen Nuhoðlu; bol bol tuzlu suda yüzmenin, tuzlu su buharý solumanýn bütün havayollarý için tabiî bir ilâç olduðunu vurguluyor. Kýþ boyu týkanan ve enfeksiyonlarla mücadele eden hava yollarý tabiî tuzlu suyun etkisiyle açýlýyor ve saðlýkla nefes almayý saðlýyor. Havuz sularý çoðunlukla klor ile dezenfekte edildiðinden ve açýk havuz olsa bile aþýrý sýcak havada buharlaþan klorun astým ataklarýný tetikleyici etkisi olmasýndan dolayý havuzda yüzmenin aðýrlýkta olduðu tatiller astým hastalarý için tavsiye edilmiyor.

AYAK mantarý oldukça sýk rastlanan bir cilt hastalýðýdýr. Genellikle ergenlikten sonra görülür. En sýk görülen ve en çok tekrar eden mantar enfeksiyonudur. Diðer mantar enfeksiyonlarýyla birlikte görülebilir. Ayak mantarý ve benzer hastalýklara tinea enfeksiyonlarý denir ve saç, týrnak ve dýþ deri gibi dokularda yaþayabilirler. Nemli ve ýlýk bölgelerde ürerler. Bayýndýr Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Pýnar Öztaþ, sýký ayakkabýlar giyilmesi, cildin uzun süre nemli kalmasý, küçük týrnak ve cilt sýyrýklarýnýn duyarlýlýðý arttýrabileceðine dikkat çekti. Mantar enfeksiyonunda kaþýntý ve kötü koku sýk rastlanan þikâyetlerdir. Her mantar enfeksiyonunda koku ve kaþýntý görülmeyebilir, ayak mantarlarý çok farklý görünümlerde olabilir. Alýnmasý gereken tedbirler Ayak temiz, serin ve kuru tutulmalýdýr. Pamuklu, yün gibi emici maddelerden yapýlmýþ çoraplar tercih edilmelidir. Ayakkabýlar ayaða tam olmalý ve böylece ayaða ya da týrnaklara travma azaltýlmalýdýr. Asla çorapsýz ayakkabý giyilmemelidir. Yüksek yoðunlukta mantar sporlarý içerebilecek, halý döþeli zeminler, banyo yerleri, duþlar, jimnastik salonlarý, soyunma odalarý, yüzme salonlarý, hamamlar gibi yüzeylerde yalýnayak yürümekten kaçýnýlmalýdýr. Týrnaklar kýsa ve düz kesilmelidir. Vücudun diðer kýsýmlarýnda tinea pedis ve yüzeysel mantar enfeksiyonlarýna varsa mutlaka tedavi ettirilmelidir.


14

23 TEMMUZ 2011 CUMARTESÝ

SPOR

Y

Beþiktaþ 500 bin dolar teklif etti

Küme düþenler umutla bekliyor

Kobe Bryant ayda 1 milyon dolar istiyor

GEÇEN SEZON SÜPER LÝG'DEN DÜÞEN KONYASPOR VE BUCASPOR'DAN SONRA KASIMPAÞA DA TFF'DEN SÜPER LÝG'E DÖNÜÞ ÝSTEDÝ. GEÇEN sezon Süper Lig'de düþürek bir alt komede mücadele edecek olan Konyaspor ve Bucaspor'dan sonra Kasýmpaþa Kulübü, Türkiye Futbol Federasyonuna (TFF) yaptýðý resmi baþvuruda, þike iddialarýna yönelik soruþturma kapsamýnda, ilgili takýmlara bir alt kümeye düþürme cezasý verilmesi durumunda, geçen sezon küme düþen futbol takýmlarýnýn 2011-2012 sezonunda yeniden Spor Toto Süper Lig'e dahil edilmesi talebinde bulundu. Kasýmpaþa Kulübü Baþkaný Hasan Hilmi Öksüz imzasýyla TFF'ye gönderilen yazýda, þu ifadelere yer verildi: ''Ýleride þike yapmak, teþvik primi vermek, ve/veya sair sebeplerle kulübümüzü maddi ve manevi olarak zarara uðratan kiþi, kulüp ve kurumlara iliþkin her

türlü talep, dava ve baþvuru haklarýmýz saklý kalmak üzere, Sayýn Türkiye Futbol Federasyonu Baþkanlýðý tarafýndan 2010-2011 futbol sezonunda Süper Lig'de mücadele eden bir kýsým kulüpleri, hakkýnda þike yapmak, teþvik primi vermek ve/veya baþkaca nedenlerle yürütülecek incelemenin; savcýlýk nezdinde yürütülen soruþturmadaki yeni geliþmeler dikkate alýnarak ivedilikle sonlandýrýlmasýný ve ilgili takýmlarýn bir alt kümeye düþürme cezasý verilmesi halinde; gerek doktrinde, gerekse dünya futbolunda hakim uluslararasý teamüllerde de kabul gördüðü üzere ligden düþen Kasýmpaþa Kulübü'nün tekrar Süper Lig'e alýnmasýna karar verilmesini saygýlarýmýzla arz ve talep ederiz.''

Ali Þen: Taraftar istese bile Fenerbahçe baþkaný olmam ESKÝ Fenerbahçe Kulübü Baþkaný Ali Þen, futbolda þike iddialarýna yönelik soruþturma kapsamýnda tutuklu bulunan Fenerbahçe Kulübü Baþkaný Aziz Yýldýrým'ý Metris Cezaevinde ziyaret etti. Ziyaretin ardýndan Metris Cezaevinden çýkarken basýn mensuplarýnýn sorularýný cevaplayan Þen, Aziz Yýldýrým'ý ziyaret ettiðini belirterek, þunlarý söyledi: ''Kendisini gayet iyi ve moralli gördüm. Bunlarýn gelip geçici olduðunu konuþtuk. Cezaevi müdürü dahil herkes inanýlmaz yardýmsever. Herkes elini uzatýyor. Bütün Fenerbahçelilerin þunu bilmesini istiyorum, herkes sakin olmalý, baþkan emin ellerde, saðlýðý da iyi.''

Bir gazetecinin taraftar isterse tekrar baþkanlýða geçip geçmeyeceðini sormasý üzerine Þen, ''Ben görevimi doldurmuþum, miyadým dolmuþ, yok öyle bir þey. Fenerbahçe Kulübü'nün baþkaný ve yönetim kurulu üyeleri var. 3 Temmuzdan beri hiç beyanat vermedim, konuþmadým. Fakat her Fenerbahçeli gibi içimizin cýz ettiði ortadadýr. Bu kulübe hizmet etmiþ, hayatý bu kulüpte geçmiþ insanlar Fenerbahçe için elinden geleni yapmalýdýr. Bugün baþkaný ziyaret ettiðimde þunu gördüm, bütün Fenerbahçelilerin içi rahat etsin, baþkan sýhhatli ve moralli'' dedi.

Foto-muhabirleri zor kurtuldu

Fenerbahçe'nin, Ukrayna'nýn Shakhtar Donetsk takýmýyla Þükrü Saracoðlu Stadýnda yaptýðý hazýrlýk maçýnda taraftarlarýn yoðun tepkisi nedeniyle, yabancý maddeler atýlmasý üzerine karþýlaþmayý basýn tribününden takip eden medya mensuplarý tribünden çýkarýlýrken, saha içinde görev yapan foto muhabirleri ise içeriye alýnarak muhtemel bir saldýrýdan korundu. FOTOÐRAF: A.A

Medyaya saldýrý kýnandý TÜRKÝYE SPOR YAZARLARI DERNEÐÝ, FENERBAHÇE-SHAKHTAR DONETSK MAÇINDA ÇIKAN OLAYLARDATARAFTARLARINGAZETECÝLEREYÖNELÝKSALDIRIYAVARANTEPKÝLERÝNÝKINADI. TÜRKÝYE Spor Yazarlarý Derneði (TSYD), taraftarlarýn sahaya girmesi nedeniyle yarýda kalan Fenerbahçe-Shakhtar Donetsk hazýrlýk maçýnda, basýn mensuplarýnýn görev yapmalarýný önleyici nitelikte saldýrýya varan tepkileri kýnadý. TSYD Yönetim Kurulu imzasýyla yayýmlanan bildiride, önceki akþam FB Þükrü Saracoðlu Stadý'nda yaþanan olaylarýn ''üzüntü verici olmanýn da ötesine'' geçtiði belirtildi. Açýklamada, þu ifadelere yer verildi: ''Bazý meslektaþlarýmýzýn, stat müdürünün direktifleriyle stada alýnmamaktan baþlayýp, görev yapmalarýný önleyici nitelikteki saldýrýlarý nefretle kýnýyoruz. Stat müdürlerinin böyle bir yetkilerinin olmadýðýný da hatýrlatmak istiyoruz. Bunlar, uygar ülkelerin kabul ettiði en önemli demokratik deðerler arasýnda olan basýn özgürlüðüne aðýr saldýrýdýr. Elbette ki ilgili yasalara göre de açýk bir suç oluþturmaktadýr. Bu geliþmelerle ilgili olarak yetkili kuruluþlarýn gerekeni en kýsa zamanda yapacaðýna inanýyoruz. Bu ülkede yaþanan her durumun sorumlusu olarak medyayý görme alýþkanlýðýnda bir kesim var. An-

cak günü geldiðinde medya en çok onlara gerekli olabiliyor. Bunun örnekleri bugüne kadar defalarca yaþandý. Bundan sonra da yaþanacak. Ayrýca, bir bölüm taraftar kendilerine sürekli öfkeli olma ve saldýrganlýkta bulunma hakkýnýn verildiðini sanýyor. Bugüne kadar yasalarýn yeterince iþlemeyiþi onlarý hiçbir kural ve düzen tanýmaz hale getirdi. Ancak yeni yasa nedeniyle insanlarýn baþlarýna neler gelebileceði konusunda bazý belirtiler ortaya çýkmaya baþladý. Bundan sonra çok daha zor durumlara düþebilecekleri konusunda uyarýda bulunmayý yararlý görüyoruz.'' Açýklamada, statlarda görev yapan basýn mensuplarýnýn bulunacaðý tribünün konumuna iliþkin yanlýþ uygulamalarýn hangi sonuçlara yol açabileceðinin bir kez daha ortaya çýktýðý vurgulanarak þöyle devam edildi: ''Taraftarla gereðinden fazla iç içe olunmasýna yol açacak mekan düzenlemeleri, ilgili UEFA kurallarýna ve uyarýlara karþýn düzeltilmemektedir. Bunun bilinçli ve kasýtlý olarak yapýldýðý, bizzat ilgili kiþiler tarafýndan ifade edilmektedir.''

ÝTALYA'NIN ünlü ''La Gazzetta dello Sport'' gazetesi, Beþiktaþ'ýn yýldýz basketbolcu Kobe Bryant'ý kadrosuna katmak istiyorsa aylýk bir milyon dolarý gözden çýkarmasý gerektiðini yazdý. Kadrosunu son yýllarda Amerikan Profesyonel Basketbol Ligi'nde (NBA) isim yapmýþ yýldýz basketbolcularla takviye eden Beþiktaþ Erkek Basketbol Takýmý'nýn bu ataðý Ýtalyan La Gazzetta dello Sport'a da konu oldu. Gazetenin New York mahreçli çýkan haberinde, ''Kobe'yi mi istiyorsun? Aylýk 1 milyon dolar'' baþlýðý kullanýlýrken, Beþiktaþ'ýn Eurolig'de mücadele etmeyecek olmasýna karþýn, NBA'deki lokavt nedeniyle 1 Temmuz'dan itibaren iþsiz kalacak NBA yýldýzlarýný kadrosuna katmak için aniden kapsamlý bir harekat baþlattýðý ifade edildi. MENAJERÝ ÝLE BAÐLANTI KURULDU NBA takýmlarýndan New Jersey Nets'in 27 yaþýndaki yýldýzý Deron Williams'ý geçen hafta transfer eden Beþiktaþ'ýn geçen sene kýsa bir süre de olsa Allen Iverson renklerine baðladýðý okuyuculara hatýrlatýldý. Haberde, siyah-beyazlý takýmýn yeni hedefinin Los Angeles Lakers'ýn Kobe Bryant yýldýzý 33 yaþýndaki Kobe Bryant olduðu ve görüþmelerin baþladýðý ileri sürüldü. Ýtalya Basketbol Ligi'nde bir dönem Siena'yý da çalýþtýran baþantrenör Ergin Ataman'ýn ''Kobe'nin menajerleriyle baðlantýyý kurduk. Bizim teklifimizi bekliyorlar'' görüþlerine de yer verildi. Bryant'ýn transferinin gerçekleþmesi için Beþiktaþ'ýn sponsor desteðine ihtiyacý olduðu dile getirilen haberde, siyah-beyazlýlarýn kariyerinde 5 NBA þampiyonluðu bulunan yýldýz basketbolcuya 500 bin dolar teklif ettikleri, bu ücretin Bryant tarafýndan yeterli bulunamayabileceði ve bu ücretin iki katýnýn gerekebileceði belirtildi. Massimo Lopes Pegna imzalý çýkan haberde, Kobe Bryant'a Türkiye'den Beþiktaþ'ýn ilgisi olduðu kadar sponsoru Nike aracýlýðýyla Çin'den ilgilenenlerin olduðu kaydedildi.

38 yaþýndaki kaleci “devam” kararý aldý  BANK Asya 1. Lig ekiplerinden Altay ile sözleþmesini fesheden 38 yaþýndaki kaleci Cenk Tekelioðlu, 2 sene daha futbol oynamak istediðini bildirdi. Cenk Tekelioðlu, futboldan kopmayý düþünmediðini söyledi. Altay ile sözleþmesini karþýlýklý olarak feshettiðini ve yeni sezon için gelen teklifleri deðerlendirdiðini belirten Cenk Tekelioðlu, ''Gücüm yettiðince forma giymeyi sürdürmek ve 2 sezon daha futbol oynamak istiyorum'' dedi. Sarýyer'de profesyonel olduktan sonra Konyaspor, Diyarbakýrspor, Bursaspor, Altay, Sakaryaspor, Eskiþehirspor ve Bucaspor'da oynayan kaleci Cenk, geçen yýl yeniden geldiði Altay'da 12 kez kaleyi korumuþtu.

Sakarya'da karate turnuvasý baþladý

''SAKARYA Uluslararasý Open Karate Turnuvasý'', minikler kategorisindeki müsabakalarla baþladý. Atatürk Spor Salonu'nda baþlayan turnuvanýn ilk gününde minik sporcular ''Kata'' ve ''Kumite'' dallarýnda karþýlaþtý. Ýsviçre, Almanya, Bulgaristan, Tunus, Fas, Suudi Arabistan, Gürcistan, Cezayir, Mýsýr, Ukrayna, Suriye, Ýsrail, Filistin, Ýran, Azerbaycan ve Türkiye'den yaklaþýk bin 200 sporcunun mücadele edeceði turnuvada, Minikler, Yýldýzlar, Ümitler ve Gençler kategorilerinde müsabakalar yapýlýyor. Karate Federasyonu As Baþkaný Meydan Kobaþ, federasyon haricinde ilk defa yapýlan bir organizasyonu gerçekleþtirdiklerini belirtti.

Hayrabolu'da motokros yarýþý

TÜRKÝYE Motokros Þampiyonasý'nýn 5. ayaðý, Tekirdað'ýn Hayrabolu ilçesinde yapýlacak. Türkiye Motosiklet Federasyonundan yapýlan yazýlý açýklamada, Türkiye Motokros Þampiyonasý'nýn Hayrabolu Belediyesi motokros pistinde yapýlacaðý belirtildi. Bugün sýralama, 24 Temmuzda final yarýþlarýnýn yapýlacaðý bildirilen açýklamada, þampiyonaya 50'si yabancý 130 sporcunun katýlmasýnýn beklendiði kaydedildi.

Trabzon'daki tüm camilerde imamlar hutbede, ''Halkýmýzýn gelen misafirlere güler yüz gösterme, alýþveriþlerinde fýrsatçýlýk yapmama, trafik kurallarýna riayet, çevre temizliði, davranýþlarýmýzda aðýrbaþlýlýk gibi konulara hassasiyet göstereceklerine inanýyoruz" uyarýsýný yaptý.

CUMA HUTBESÝNDE OLÝMPÝYAT UYARISI TRABZON'DA YARIN BAÞLAYACAK GENÇLÝK OLÝMPÝYATLARI, CUMA HUTBESÝNDEN DE DUYURULDU. HUTBEDE MÝSAFÝRPERVERLÝÐE DÝKKAT ÇEKÝLEREK, ÞEHRE GELMESÝ BEKLENEN YAKLAÞIK 10 BÝN KONUÐUN GÜLER YÜZLE KARÞILANMASI, ALIÞVERÝÞLERDE FIRSATÇILIK YAPILMAMASI GÝBÝ KONULARDA UYARILARDA BULUNULDU. TRABZON'DA 23-30 Temmuz tarihleri arasýnda yapýlacak 11. Avrupa Gençlik Olimpik Oyunlarý (EYOF), kent genelindeki tüm camilerde Cuma hutbesine konu edilerek, cemaate duyuruldu. Trabzon merkezle ilçelerindeki camilerde okunan cuma hutbesinde, Ýslam dininin yardýmlaþma ve dayanýþmayý emrettiði belirtilerek, ''Müslümanlar her türlü davranýþlarýný bir ibadet-kulluk þuuru, Allah'a hesap verme iç disiplini içerisinde gerçekleþtirmek durumundadýr. Misafirlerimize iyi davranmak da bu anlayýþ ve inancýn neticesidir. Misafirlerimize kapýmýzý ve gönlümüzü açmak, onlara dinimizin, kültürümüzün, insanlýðýmýzýn güzelliklerini göstermek milli ve dini görevimizdir'' denildi. Müslüman Türk milletinin misafirperverliðiyle tanýndýðýnýn vurgulandýðý hutbeye, þöyle devam edildi:

''Bu yüce milletin her ferdi misafirperverliði, dindarlýðýn bir gereði bilir ve misafire 'tanrý misafiri' der. Onlarý güler yüzle karþýlar, elden geldiðince izzet ve ikramda bulunarak konukseverliðinin en güzel örneklerini sergiler. 23-30 Temmuz 2011 tarihleri arasýnda Avrupa Gençlik Olimpiyatlarý ilk defa ülkemizde ve ilimizde yapýlacaktýr. Aylar süren hazýrlýklarla ilimize birçok tesis kazandýrýlmýþtýr. 49 Avrupa ülkesinden 4 bin sporcu ilimize gelecektir. Onlarýn hocalarý, velileriyle birlikte yaklaþýk 10 bin misafirin ilimize geleceði tahmin edilmektedir.Bu konuda halkýmýzýn, misafirperverliðimizi, Müslüman kimliðimizi çok iyi temsil edeceðine inanýyoruz. Unutulmamalýdýr ki gittiðimiz ülkelerde ya da yerlerde iyi karþýlanmak bizim nasýl hoþumuza giderse, bize gelen misafirler de iyi karþýlanmaktan hoþnut kalacaklardýr.''


SPOR

Y

Ýstanbul'da 12-18 Eylül tarihleri arasýnda düzenlenecek Dünya Güreþ Þampiyonasý'na hazýrlanan Serbest Güreþ Milli Takýmý kampýnda bulunan Fatih Çakýroðlu, yaptýðý açýklamada, bu yýl serbest stil 120 kiloda Avrupa þampiyonu olduðunu yeni hedefinin Ýstanbul'da Dünya Þampiyonu olarak kürsüye çýkmak olduðunu söyledi.

Dünyanýn Fatih'i olacaðým MÝLLÝ güreþçi Fatih Çakýroðlu, bu yýl Avrupa þampiyonluðundan sonra dünya þampiyonluðuna ulaþarak kendisine ''Dünyanýn Fatihi'' dedirtmek istediðini söyledi. Ýstanbul'da 12-18 Eylül tarihleri arasýnda düzenlenecek dünya þampiyonasýna hazýrlanan Serbest Güreþ Milli Takýmý kampýnda bulunan Fatih Çakýroðlu, yaptýðý açýklamada, bu yýl serbest stil 120 kiloda Avrupa þampiyonu olduðunu anýmsattý.Dünya þampiyonasýna yönelik çalýþmalarýn yoðun bir þekilde sürdürüldüðünü ifade eden Çakýroðlu, ''Þampiyona öncesi birçok turnuvalara katýldýk. Ülkeler turnuvalarda bir sonraki olimpiyat oyunlarýnýn altyapýsýný hazýrlýyor'' dedi. ''Ruslar, ABD'liler, Gürcüler ve Ýranlýlar bizim en güçlü rakiplerimiz'' diyen Çakýroðlu, þunlarý kaydetti. SEYÝRCÝDEN DESTEK BEKLÝYORUM ''Ýstanbul'daki þampiyonada seyircilerimizin bizi yalnýz býrakmamasý gerekiyor. Destek bize katký saðlayacaktýr. Alýnacak her madalya ayný zamanda bir olimpiyat vizesi olacak. Þu an iyi durumdayým. Avrupa þampiyonu olmanýn verdiði bir mo-

‘‘

Avrupa Þampiyonu güreþçimiz Fatih Çakýroðlu, Ýstanbul'da yapýlacak Dünya Þampiyonasý'nda altýn madalya kazanarak kendisine "Dünyanýn Fatihi" dedirtmek istiyor. Çakýroðlu, "Rakiplerimden korkmuyorum, onlarýn benden korktuðuna inanýyorum" dedi.

ral var. Tabi ki Avrupa ile dünya arasýnda çok fark var. Rakiplerimi az-çok tanýyorum. Güçlü rakiplerim var. Hiç birisinden gözüm korkmuyor. Onlarýn benden korktuklarýna inanýyorum. Çünkü kendi ülkeme, benim seyircimin önüne gelecekler ve benim topraklarýmda güreþecekler. O yüzden o fýrsatý onlara vermek

istemiyorum. Orada maðlup olmam, beni çok büyük bir üzüntüye boðar. Bunun bilincinde olduðum için ona göre çalýþýyorum, ona göre maça çýkacaðým.'' ÝSTANBUL GEÇÝLMEZ OLACAK Milli güreþçi, bu yýl Almanya'nýn Dortmund kentinde düzenlenen Avrupa þampiyonasýnda olduðu gibi yine altýn madalya kazanmak istediðini belirterek, ''Ýstanbul geçilmez olacak. Dortmund'a ''Avrupa'nýn Fatih'i, boðasý'' yazmýþlardý. Þimdi (dünyanýn Fatih'i) olacaðým. Bu dileklerimi gerçekleþtirmek istiyorum'' diye konuþtu. Ýstanbul'un ve boðazýn kendisine huzur verdiðini anlatan Çakýroðlu, kamp dýþýndaki zamanlarda sosyal olduðunu, denizi, gezmeyi ve dans etmeyi sevdiðini söyledi. Güreþ nedeniyle birçok ülkeye gittiðini ifade eden Çakýroðlu, ''Ýstanbul kadar beni etkileyen baþka bir kent görmedim. Boðaz, bana keyif veriyor. Kokusu, havasý ayrý bir güç veriyor. Ýstanbul olmadan yapamýyorum. Ýstanbul bize uðurlu gelecek. Seyircilerimizi mahcup etmeyerek, bayraðýmýzý göndere çektirerek, istiklal marþýmýzý okutacaðým'' diye sözlerini tamamladý.

23 TEMMUZ 2011 CUMARTESÝ

15


60 hadiste hacamatýn faydasý anlatýlýyor

Ü M Ý T V Â R O L U N U Z : Þ U Ý S T Ý K B A L Ý N K I L Â B I Ý ÇÝ N D E E N Y Ü K S E K G Ü R S ADÂ ÝSLÂMIN SADÂSI OLACAKTIR

Y 23 TEMMUZ 2011 CUMARTESÝ

ÝSTANBUL 1. ULUSLARARASI KUPA TERAPÝSÝ KONFERANSI— “Kupa terapisi (hacamat)”, ilk kez uluslar arasý bir konferansta ele alýnacak. Ýstanbul’da 22-24 Temmuz günleri arasýnda Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapýlacak olan “1. Uluslararasý Kupa Terapisi” konferansýnýn ev sahipliðini Ýstanbul Doðal Saðlýk Enstitüsi (NHI) ve Britanya Hacamat Derneði (BCS) yapacak. Konferansta en etkin konuþmacýlardan birisi olacak olan Dr. Kaleem Ullah burada, “Kupa Terapisi Nedir?”, “ Kupa Terapisi ve Anterior Diz Aðrýsý”, “Kupa Terapisi Diploma Eðitimi Tanýtýmý” ve “Temel Oturum: Halk Saðlýðý ve Güvenliði Konularý” baþlýklýklý konularda konuþma yapacak.

Týbb-ý Nebevî bilinsin BCS GENEL SEKRETERÝ DR. ULLAH, AMAÇLARININ 'HACAMATIN' ALTERNATÝF TEDAVÝ YÖNTEMÝ OLARAK TIP LÝTERATÜRÜNE SOKABÝLMEK VE "TIBB-I NEBEVÎ" OLARAK ADLANDIRILAN BU UYGULAMAYI TOPLUMUN GENÝÞ KESÝMLERÝNCE BÝLÝNMESÝNÝ SAÐLAMAK OLDUÐUNU SÖYLEDÝ. týn faydalarýný saymakla bitiremiyor. BRÝTANYA Hacamat Derneði (British Hz. Muhammed’in (asm) hacamatýn Cupping Society-BCS) Genel Sekreteri faydalarý üzerine söylediði birçok hadisi Dr. Kaleem Ullah, ‘kupa terapisinin’ olduðunu hatýrlatan Dr. Kaleem Ullah, (hacamat) sanýlandan çok daha etkili “Efendimiz (asm) en az 60 sahih Hadis-i olduðunu ve onlarca hastalýðýn tedaviÞerifte hacamatýn vücudumuz için çok sinde çok baþarýlý sonuçlar aldýklarýný faydalý olduðunu ve yaz ve kýþ baþlanbelirtti. Yüksek lisansýný Ýngiltere’nin gýçlarý olmak üzere yýlda en az iki kere önde gelen üniversitelerinden London yapýlmasýný öneriyor” diyerek bunun King’s Collega’da “hacamatýn faydalarý” saðlýðýmýz açýsýndan önemine dikkat çeüzerine yapan Dr. Kaleem Ullah, týp kiyor. Dr. Kaleem Ullah, BCS’nin kurudünyasýnda bu konuda araþtýrma yaluþ amacýný, kupa terapisini alternatif pan ender kiþilerden biri olduðunu Dr. Kaleem Ullah tedavi yöntemi olarak týp literatürüne kaydediyor. Amaçlarýnýn Peygamber Efendimiz’in (asm) bu sünnetini týp literatürüne ge- sokabilmek ve “Týbb-ý Nebevî” olarak adlandýrýlan çirmek olduðunu söyleyen Pakistan kökenli Ýngiliz bu uygulamayý toplumun geniþ kesimlerince bilindoktor, “her derde þifa” olarak tanýmladýðý hacama- mesini saðlamak olarak açýklýyor. Londra / cihan

AKAPUNKTURDAN DAHA ETKÝLÝ KUPA terapisinin vücutta lokal emme bölgesi oluþturarak iyileþtirmeye yönelik kan akýþýný arttýrýp hareketlendiren eski çaðlara dayanan týbbî bir müdahale olduðunu kaydeden Kaleem Ullah, bu uygulamanýn çok yaygýn olarak bilinen “akapunktur tedavi” yönte mine göre çok daha faydalý olduðunu savunuyor. Doktor Ullah, kupa terapisinin vücudun istenilen her yerine yapýlabileceðini de sözlerine ekliyor. Hacamatýn “kuru kupa” ve daha yaygýn olarak kullanýlan “nemli kupa (kontrollü týbbî kanama)” olarak iki çeþidi bulunuyor. Araþtýrmalara göre de “nemli kupa” yönteminin tedavide daha etkili olduðu kaydediliyor. “Kuru kupa” yönteminin ise daha çok terapötik ve rahatlama yöntemi olarak tercih edildiði bildiriliyor.

Müslümanlarla Batýlýlar hâlâ birbirini tanýmýyor ABD’DEKÝ Pew Araþtýrma Merkezinin yaptýðý bir anket, Müslümanlarla gayrimüslimlerin birbirlerine yaklaþýmlarýnýn 5 yýl öncesine göre biraz daha olumlu olduðunu, ancak Müslüman ülkeleriyle Batý arasýnda olumsuz görüþlerin hâlâ sürdüðünü ortaya koydu. Merkezi Washington’da bu lunan araþtýrma merkezinin Türkiye, Lübnan, Mýsýr, Ürdün, Pakistan, Endonezya ve Filistin’de yaptýðý ankete katýlanlar gayrimüslim Batýlýlarý bencil ve açgözlü olarak nitelendirdi. Filistin’de Müslümanlarla gayrimüslimlerin iliþkilerinin kötü olduðunu düþünenlerin oraný yüzde 72 olurken, bu oran Türkiye ve Lübnan’da yüzde 62, Mýsýr’da yüzde 60, Ürdün’de yüzde 58, Pakistan’da yüzde 45, Endonezya’da yüzde 41 oldu. Anketin yapýldýðý 6 Batý ülkesi; Fransa, Almanya, Ýspanya, Ýngiltere, ABD ve Rusya’da ise katýlýmcýlar, iliþkilerin 5 yýl öncesinden daha kötü olduðunu düþünmediðini ifade etti. Fransa, Almanya ve Ýspanya, Batýlý ülkelerle Müslümanlarýn iliþkileri konusunda en olumsuz görüþlere sahip ülkeler olarak öne çýktý. Bu ülkelerde 10 kiþiden neredeyse 6’sý bu yönde görüþ beyan etti. Rusya’da ise bu oran 10’da 4’ten daha az oldu. Kadýnlara saygý konusundaysa Batýlýlarýn yüzde 30’undan azý Müslümanlarýn kadýnlara saygýlý olduðu görüþünü bildirdi. Kötü iliþkilerden her iki taraf da birbirini suçladý, ancak ABD, Ýngiltere ve Fransa’da iliþkilerin kötü olduðunu söyleyenlerin dörtte birinden fazlasý Batý’yý suçladý. Müslümanlar mevcut ekonomik durumlarýndan Batý’nýn politikalarýný sorumlu tutarken, ekonomilerinin kötü olmasýnýn ikinci sebebinin ülkedeki yolsuzluklar olduðunu belirtti. Demokrasi ve eðitim eksikliðiyle aþýrý dinci faaliyetler de kötü ekonominin sebepleri arasýnda sayýldý. 11 Eylül 2001 saldýrýlarýndan neredeyse 10 yýl sonra, Ortadoðu ve Asya’daki Müslümanlar ve Batýlýlarýn aþýrýcýlýk konusundaki endiþelerinin devam ettiði de kaydedildi. Washington / aa


23 Temmuz 2011