Issuu on Google+

Osmanlý hareminde cariyelik

Y GERÇEKTEN HABER VERiR

ZEYNEP ÇAKIR’IN

DÝZÝ YAZISI SAYFA 15’TE

ASYA’NIN BAHTININ MÝFTAHI, MEÞVERET VE ÞÛRÂDIR

YIL: 42

SAYI: 14.838

16 HAZÝRAN 2011 PERÞEMBE/ 75 Kr

www.yeniasya.com.tr

MÝLLETE VERÝLEN SÖZLER TUTULSUN SEÇÝM BÝTTÝ, YENÝ BÝR PARLAMENTO OLUÞTU. ÞÝMDÝ MÝLLET, SEÇTÝÐÝ VEKÝLLERÝNDEN, SEÇÝM SÜRECÝNDE VERDÝKLERÝ SÖZLERÝ YERÝNE GETÝRMELERÝNÝ BEKLÝYOR. MÝLLET ÖZGÜRLÜKLERÝN GENÝÞLEMESÝNÝ ÝSTÝYOR

ÇADIRKENTLER DOLUP TAÞTI

Suriye’den kaçanlar 9 bine dayandý u­ Su­ri­ye’de­ki­o­lay­lar­dan­ka­ça­rak­Tür­ki­ye’ye­ge­len­le­rin­sa­yý­sý­8421­ol­du.­Ha­tay Va­li­li­ði­ Ba­sýn­ Bil­gi­len­dir­me­ Mer­ke­zin­den­e­di­ni­len­bil­gi­ye­gö­re,­Al­tý­nö­zü­il­çe­sin­de­i­ki­ge­çi­ci­ça­dýrkent­te­5142,­Yay­la­da­ðý­il­çe­sin­de­i­se­3206­ki­þi­nin­ba­rýn­dý­rýl­dý­ðý­be­lir­til­di.­60­ki­þi­nin­Ha­tay’da­çe­þit­li has­ta­ne­ler­de­ te­da­vi­ al­tý­na­ a­lýn­dý­ðý,­ 13 ki­þi­nin­de­re­fa­kat­çi­o­la­rak­has­ta­ne­ler­de bu­lun­du­ðu­kay­de­dil­di.­Haberi sayfa 7’de

FRANSIZ ANAMUHALEFET PARTÝSÝ:

uMil­le­tin,­seç­ti­ði­ve­kil­ler­den,­ver­dik­le­ri­söz­le­ri­ni­tut­ma­la­rý­ný­bek­le­di­ði­ni­belirten­E­ði­tim-Bir-Sen­Ge­nel­Sek­re­te­ri­Ah­met­Ö­zer,­“Bu­Mec­li­sin­ilk­gö­re­vi,­meþ­ru­i­yet­de­bi­si­yük­sek bir­ a­na­ya­sa­ yap­mak­ ol­ma­lý­dýr.­ Mil­le­ti­miz­ de­mok­ra­tik­leþ­me­yi,­öz­gür­lük­a­lan­la­rý­nýn­ge­niþ­le­til­me­sini­bekliyor”­dedi.

Filistin’i tanýyalým uFran­sa’da­ a­namu­ha­le­fet­te­ki­ Sos­ya­list Par­ti,­ hü­kü­me­tin­ Fi­lis­tin’i­ dev­let­ o­la­rak ta­ný­ma­sý­ný­ is­te­di.­ Sos­ya­list­ Par­ti,­ hü­kü­me­tin,­ ge­le­cek­ BM­ Ge­nel­ Ku­r u­lun­da AB’nin­Fi­lis­tin’i­dev­let­o­la­rak­ta­ný­ma­sý­i­çin­ de­ ge­rek­li­ tüm­ ça­ba­yý­ gös­ter­me­si çað­rý­sýn­da­ bu­lun­du.­ Par­ti­den­ ya­pý­lan ya­zý­lý­a­çýk­la­ma­da,­Ey­lül­a­yýn­da­dü­zen­le­ne­cek­BM­Ge­nel­Ku­ru­lun­da­bu­ko­nu­da ge­rek­li­ka­ra­rýn­a­lýn­ma­sý­is­ten­di.­n7’de

TÜM TARAFLARIN KATILIMIYLA YENÝ BÝR ANAYASA uDo­ðu­ve­Gü­ney­do­ðu­Sa­na­yi­ci­ve­Ýþ­a­dam­la­rý­Der­nek­le­ri Fe­de­ras­yo­nu­ (DO­GÜN­SÝ­FED)­ Yö­ne­tim­ Ku­r u­lu­ Baþ­ka­ný Tar­kan­ Ka­do­oð­lu­ da,­ “tüm­ ta­raf­lar­ sü­re­ce­ da­hil­ e­di­le­rek ye­ni­ve­i­le­ri­de­mok­ra­si­yi­e­sas­a­lan­bir­a­na­ya­sa­ha­zýr­lan­ma­sý­ge­rek­ti­ði­ni”­vur­gu­la­dý.­Haberi sayfa 4’te

BTSO GENEL BAÞKANI CELAL SÖNMEZ: TEKRAR SORULAR ÇIKMIÞTI

Yapýlacak çok iþ var

Denklik sýnavý yeniden yapýlacak

uBur­sa­ Ti­ca­ret­ ve­ Sa­na­yi­ O­da­sý­ ­ Baþ­ka­ný­ Ce­lal­ Sön­mez, ‘’Par­la­men­to­da­ki­ san­dal­ye­ da­ðý­lý­mý­na­ bak­tý­ðý­mýz­ za­man, mil­le­tin,­‘Bü­yük­me­se­le­le­ri­bir­lik­te­çö­zün’­me­sa­jý­ver­di­ði­a­çýk­týr’’­de­di.­Sön­mez,­2023­yý­lýn­da­dün­ya­nýn­10­bü­yük­e­ko­no­mi­sin­den­bi­ri­ol­ma­yý­he­def­le­yen­Tür­ki­ye'nin­ö­nün­de­ya­pý­la­cak­çok­iþ­ol­du­ðu­nu­vur­gu­la­dý.­Haberi sayfa 4’te

uÖSYM,­2011-Yurt­dý­þý­Yük­se­köð­re­tim Dip­lo­ma­la­rý­Denk­li­ði­Ý­çin­Se­vi­ye­Tes­pit Sý­na­vý­(STS)­2.­A­þa­ma­Sý­na­výn­da­so­ru­lan so­ru­la­rýn­geç­miþ­yýl­lar­da­ya­pý­lan­sý­nav­lar­da­ki­ba­zý­so­ru­la­rýn­tek­ra­rý­ni­te­li­ðin­de ol­du­ðu­için,­sý­na­výn­ye­ni­den­yapýlmasýna­ka­rar­ver­di.­­Haberi sayfa 5’te

DÝYARBAKIR’DA ASKER SANDIÐINDAN AKP ÇIKTI

YUNANÝSTAN’DA GENEL GREV— Yunanistan’da kamu ve özel sektör çalýþanlarýnýn, hükümetin hayata geçirmek istediði yeni mâlî reformlarý protesto etmek amacýyla yaptýklarý 24 saatlik grev ülkede hayatý felç etti. Yunanistan’daki grev ve protesto gösterilerine kamu ve özel sektör çalýþanlarýnýn yaný sýra, gazeteciler, liman, saðlýk, banka, postane, elektrik dairesi çalýþanlarý katýlýrken, toplu taþýma araçlarýnda görev yapanlar da iþ durdurma eylemleri ile destek verdi. ÝLK SIRADA TARIM SEKTÖRÜNDE ÇALIÞANLAR YER ALIYOR

Kayýt dýþý istihdam yüzde 41 uYap­tý­ðý­iþ­ten­ö­tü­rü­her­han­gi­bir­sos­yal­gü­ven­lik­ku­ru­lu­þu­na­ka­yýt­lý­ol­ma­dan­ça­lý­þan­la­rýn­o­ra­ný,­Mart’ta­yüz­de­41,3­o­la­rak­ger­çek­leþ­ti. Bu­dö­nem­de,­ta­rým­sek­tö­rün­de­sos­yal­gü­ven­lik­ten­yok­sun­ça­lý­þan­la­rýn­o­ra­ný­yüzde­82,6,­ta­rým­dý­þý­sek­tör­ler­de­yüz­de­27,7­o­la­rak­ger­çek­leþ­ti.­Ýþ­siz­lik­o­ra­ný­da­yüz­de­10,9­o­la­rak­he­sap­la­nýr­ken,­bu­o­ran genç­iþ­siz­ler­de­yüzde­19.3­olarak­belirlendi. Haberi sayfa 11’de

ISSN 13017748

uDiyarbakýr­2.­Taktik­Hava­Kuvvet­Komutanlýðý­8.­Ana­Jet Üssü­ Komutanlýðýnda­ görevli­ asker­ ve­ personelin­ oy­ kullandýðý­ sandýklarda­ AKP’ye­ yüzde­ 50­ oy­ çýktý.­ Sýnýrötesi hava­operasyonlarýn­organize­edildiði­ve­uçuþlarýn­gerçekleþtirildiði­üs­komutanlýðýnda­BDP’nin­desteklediði­baðýmsýz­adaylara­da­oy­verilmesi­dikkat­çekti.­Haberi sayfa 4’te

FOTOÐRAF: AA

Askerin oyu AKP’ye

ABD borca doymuyor uABD Merkez Bankasý Baþkaný Bernanke, ABD’de 14,3 trilyon dolar olan borçlanma tavanýnýn yükseltilmemesinin, ülkenin kredibilitesine olan güvenin kaybý riskiyle sonuçlanabileceðini söyledi. ABD’nin 14,3 trilyon dolar olan borçlanma limitini 2 Aðustos’a kadar 2.5 trilyon dolar arttýrmasý gerekiyor. n11’de

Güneþte sükûnet dönemi

uHaberi sayfa 16’da


2

LÂHÝKA

16 HAZÝRAN 2011 PERÞEMBE

‘‘ Hakaik-i imaniye, bu zamanda en birinci maksat olmalý

‘‘

Hakaik-i imaniye, herþeyden evvel bu zamanda en birinci maksat olmak ve sair þeyler ikinci, üçüncü, dördüncü derecede kalmak ve Risâle-i Nur’la onlara hizmet etmek en birinci vazife ve medâr-ý merak ve maksud-u bizzat olmak lâzým... (Çok ehemmiyetlidir.)

A

ziz, sýddýk kardeþlerim, Bugünlerde, gayet sadýk ve dikkatli bir kardeþimizin ihtiyatsýzlýðýndan küçük bir tokat yemesi münasebetiyle, hem bu dört ay müddetçe, binler adam kadar alâkadar olduðum halde ahval-i âlemden, siyaset ve harpten kat’iyen bir haber almayýp ve istemeyip ve merak etmez bir tarzda bulunmamdan, Feyzi ve Emin gibi has kardeþlerimin hayretleri ve istifsarlarý sebebiyle bir hakikatten, çok defa beyan ettiði gibi yine bir parça ondan bahsetmek lüzum oldu. Þöyle ki: Hakaik-i imaniye, herþeyden evvel bu zamanda en birinci maksat olmak ve sair þeyler ikinci, üçüncü, dördüncü derecede kalmak ve Risâle-i Nur’la onlara hizmet etmek en birinci vazife ve medâr-ý merak ve maksud-u bizzat olmak lâzým iken, þimdiki hâl-i âlem hayat-ý dünyeviyeyi, hususan hayat-ý içtimaiyeyi ve bilhassa hayat-ý siyasiyeyi ve bilhassa medeniyetin sefahet ve dalâletine ceza olarak gelen gadab-ý Ýlâhînin bir cilvesi olan Harb-i Umumînin tarafgirâne, damarlarý ve âsablarý tehyîç edip bâtýn-ý kalbe kadar, hatta hakaik-i imaniyenin elmaslarý de recesine o zararlý, fâni arzularý yerleþtirecek derecesinde bu meþ’um asýr öyle þýrýnga etmiþ ve ediyor ve öyle aþýlamýþ ve aþýlýyor ki, Risâle-i Nur dairesi haricinde bulunan ulemalar, belki de velîler o siyasî ve içtimaî hayatýn rabýtalarý sebebiyle, hakaik-i imani yenin hükmünü ikinci, üçüncü derecede býrakýp, o cereyanlarýn hükmüne tabi olarak, hemfikri olan münafýklarý sever. Kendine muhalif olan ehl-i hakikati, belki ehl-i velâyeti tenkit ve adâvet eder, hatta hissiyat-ý diniyeyi o cereyanlara tabi yaparlar. Ýþte bu asrýn bu acip tehlikesine karþý, Risâle-i Nur’un hizmet ve meþgalesi, þimdiki siyaseti ve cereyanlarýný o derece nazarýmdan ýskat etmiþ ki, bu Harb-i Umumîyi bu dört ayda merak etmedim, sormadým. Hem Risâle-i Nur’un has talebeleri, bâki elmaslar hükmünde olan hakaik-i imaniyenin vazifesi içinde iken zalimlerin satranç oyunlarýna bakmakla vazife-i kudsiyelerine fütur vermemek ve fikirlerini onlarla bulaþtýrmamak gerektir. Cenâb-ý Hak, bize, nur ve nuranî vazifeyi vermiþ, onlara da zulümlü zulümatlý oyunlarý vermiþ. Onlar bizden istiðna edip yardým etmedikleri ve elimizdeki kudsî nurlara müþteri olmadýklarý halde, biz onlarýn karanlýklý oyunlarýna vazifemizin zararýna bakmaya tenezzül etmek hatadýr. Bi ze ve merakýmýza, dairemiz içindeki ezvak-ý maneviye ve envar-ý imaniye kâfi ve vâfidir. Kastamonu Lâhikasý, Mektup No: 75, s. 156 *** Ehl-i dalâlet, muvakkat hayata karþý mücâdele ediyorlar. Bizler, ölüme karþý nûr-u Kur’ân ile cidaldeyiz. Onlarýn en büyük meselesi—muvakkat olduðu için—bizim meselemizin en küçüðüne—bekaya baktý ðý i çin—mu ka bil gel mi yor. Madem onlar divânelikleriyle bizim muazzam meselelerimize tenezzül edip karýþmýyorlar; biz, neden kudsî vazifemizin zararýna onlarýn küçük meselelerini merakla takip ediyoruz? Bu âyet “Siz doðru yolda oldukça, sapýtmýþ olanlar size zarar veremez. (Mâide Sûresi: 105.)” ve usûl-ü Ýslâmiyetin ehemmiyetli bir düsturu olan “Er-râzî bi’z-zarari lâ yunzeru lehû.” Yani, “Baþkasýnýn dalâleti sizin hidâyetinize zarar etmez; sizler, lüzumsuz onlarýn dalâletleriyle meþgul olmayasýnýz”; düstûrun manasý: “Zarara kendi râzý olanýn lehinde bakýlmaz, ona þefkat edip acýnmaz.” Madem bu âyet ve bu düstur, bizi, zarara bilerek râzý olanlara acýmaktan men ediyor; biz de bütün kuvvetimiz ve merakýmýzla, vaktimizi kudsî vazifeye hasretmeliyiz. Onun hâricindekileri mâlâyânî bilip, vaktimizi zâyi etmemeliyiz. Çünkü elimizde nur var, topuz yoktur. Biz tecâvüz edemeyiz. Bize tecâvüz edilse, nur gösteririz. Vaziyetimiz bir nevî nûrânî müdafaadýr. Emirdað Lâhikasý, s. 89

Y

Ýnkâr edenlerin diyar diyar dolaþmalarý seni aldatmasýn. Onlar az bir nimetle faydalanýrlar; sonra da varacaklarý yer Cehennemdir. Ne kötü bir yataktýr o! Âl-i Ýmran Sûresi: 197 / Âyet-i Kerime Meâli

Vefatýnýn 20. yýlýnda Hamza Emek’i rahmetle anýyoruz H

amza Emek, Bediüzzaman Hazretlerinin talebe ve hizmetkârlarýndandýr. 1922’de Emirdað’da doðan Emek, Üstadýný ilk defa burada görmüþtür. Bunu bizzat kendi aðzýndan dinleyelim: “1944’de Ýstanbul Vefa Lisesinde talebeydim. O zaman lise son sýnýftaydým. Üstad Bediüzzaman’ý sadece ismen iþitmiþtim. ‘Emirdað’a büyük bir Ýslâm âlimi gelmiþ’ diye iþitiyordum. Henüz daha ziyaretine gidememiþtim. Ýlk görüþmemize Ömer isimli ihtiyar bir zat vesile oldu. “Okulu bitirme imtihanlarý için Ýstanbul’a gitmiþ ve Reþadiye Otelinde kalýyordum. Otelde bir zatla tanýþtým. Benim nereli olduðumu öðrenince, Emirdað’ýnda büyük bir Ýslâm âlimi olduðunu, tanýþýp tanýþmadýðýmý sordu. Ben ise Üstadýmýzý duyduðumu, ama henüz ziyaretine gidemediðimi söyledim. O zat ne zaman gideceðimi sordu ve bana þöyle söyledi: ‘Emirdað’ýndaki o büyük zata, Bediüzzaman derler. Çok büyük bir âlimdir. Gittiðinde onunla tanýþ, ellerini öp, benim selâmýmý söyle, ismimin Ömer olduðunu ve kendileriyle Þam’da beraber olduðumuzu hatýrlat.’ “Emirdað’ýna geldiðim gün ikindi namazý için Çarþý Camii’ne gitmiþtim. Üstad camiin mahfilinde

namaz kýlýyordu. Namaz kýldýðý yer tahta bez gibi örtülerle çevriliydi. Namazdan sonra çekine çekine merdivenlerden çýkýnca Üstad beni gördü ve yanýna çaðýrdý. Varýp ellerini öptüm ve Reþadiye Otelindeki Ömer Efendinin selâmýný söyledim. Üstad selâmý aldýktan sonra bana Emirdað’ýnda kimlerden olduðumu sordu ve Demirci Hasan’ýn yeðeni olduðumu söyledim. Bu ziyaretten sonra Üstad bana ‘Sen safa gelmiþsin’ diye müsaade etti ve ayrýldým. Ýþte Bediüzzaman Hazretlerini ilk defa ziyaret edip, görüþmem böyle olmuþtu.” (Son Þahitler, s. 421)

“RÝSÂLE-Ý NUR BU MEMLEKETE HÂKÝMDÝR” Bediüzzaman’la tanýþtýktan sonra, her Pazar günü hizmetine bulunan Hamza Emek, bu hâlin Üstadýn ebediyete intikâl edinceye kadar devam ettiðini söyler. Üstadýn son zamanlarýyla ilgili olarak da þu hatýrasýný nakletmiþtir: “Üstad Ankara tarafýndan Emirdað’da yeniden ikamete mecbur tutulmuþtu. Bu defa müracaatla Isparta’ya gitti. Tekrar hasta olarak Emirdað’ýna gelirken Çay kazâsýndan çevrilip, Afyon’a gönderildi. Afyon’da iki gün kaldý. Bizler merakla beklerken Emirdað’ýna geldik. Dýþarlarda çok kalabalýk vardý. Üstad çok hastaydý. Bunu sezdirmemek için ben ve Zübeyir, Üstadýn koluna girip bahçeye aldýk. Sonra da ben Üstadý kucaklayýp yataðýna yatýrdým. Þiddetli hastaydý. Biz de baþu cunda bekliyorduk. Daha sonra aniden iki defa uyandý. Tebessüm ediyordu. Gülerek buyurdu ki: ‘Kardaþlarým, korkmayýnýz, Risâle-i Nur bu memlekete hâkimdir. Masonlarýn, zýndýklarýn ve komünistlerin belini kýrmýþtýr. Biraz zahmet çekeceksiniz, fakat sonu çok iyi olacak’ diye sevinçlerle anlattý. Bilâhare yeniden uyandý. Hiçbir þey

olmamýþ gibi namaz kýldý. Kardaþlarý çaðýrttý ve hepsiyle ayrý ayrý vedalaþtý. Isparta’ya gitmek üzere Emirdað’ýndan ayrýldý.” (A.g.e.) 27 MAYIS’TA TEVKÝF EDÝLMÝÞTÝ Emirdað’dan Üstadýn son ayrýlýþýndan sonra Urfa’da olduðu bilgisini alan Hamza Emek, oradan gelen telgraflardan, Üstadýn geri dönmesi için çok tazyikat yapýldýðýný, bu tazyikleri Ankara’dan dur durmak için çalýþmalarý gerektiði haberini alýr. Bu nunla ilgili olarak hazýrlýk içindeyken, ikinci telgrafla Üstadýn Urfa’da vefat ettiðini öðrenir. 27 Mayýs ihtilâlinden sonra Emirdað’da Nur Ta lebelerini ve Hamza Emek’i tevkif ederler. Bir müddet Emirdað ve Bolvadin Hapishanelerinde yatar. Evlerine girip kitaplarýný ararlar. Nihayetin de beraat ederler. Emirdað Lâhikasý’ndaki bir mektupta ‘Demokratlar âzâlarýndan Nur Talebeleri’ arasýnda adý geçen, bizzat Bediüzzaman Hazretlerinin tensibiyle, Demokrat Parti Emirdað Ýlçe Teþkilatýnda görev alan ve ilçe teþkilâtý baþkanlýðý da yapan Hamza E mek, 16 Haziran 1991’de Hakkýn rahmetine kavuþmuþtur. Kendisini rahmet ve maðfiretle anýyoruz.


HABER

Y

Genel Yayýn Müdürü

Yayýn Koordinatörü

Haber Müdürü Recep BOZDAÐ Ankara Temsilcisi Mehmet KARA Reklam Koordinatörü Mesut ÇOBAN Görsel Yönetmen: Ýbrahim ÖZDABAK

Kâzým GÜLEÇYÜZ

Abdullah ERAÇIKBAÞ

Abone ve Daðýtým Koordinatörü: Adem AZAT

Yeni Asya Gazetecilik Matbaacýlýk ve Yayýncýlýk Sanayi ve Ticaret A.Þ. adýna imtiyaz sahibi

Mehmet KUTLULAR Genel Müdür

Recep TAÞCI

Yazý Ýþleri Müdürü (Sorumlu) Mustafa DÖKÜLER Ýstihbarat Þefi Mustafa GÖKMEN Spor Editörü Erol DOYURAN

Yeni Asya basýn meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir.

Merkez: Gülbahar Cd., Günay Sk., No: 4 Güneþli 34212 Ýstanbul Tel: (0212) 655 88 59 Yazýiþleri fax: (0212) 515 67 62 Kitap satýþ fax: (0212) 651 92 09 Gazete daðýtým: Telefax (0212) 630 48 35 ÝlânReklam servisi fax: 515 24 81 Caðaloðlu: Cemal Nadir Sk., Nur Ýþhaný, No: 1/2, 34410 Ýstanbul. Tel: (0212) 513 09 41 ANKARA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Meþrutiyet Cad. Alibey Ap. No: 29/24, Bakanlýklar/ANKARA Tel: (312) 418 95 46, 418 14 96, Fax: 425 03 36 ALMANYA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Zeppelin Str. 25, 59229 Ahlen, Tel: 004923827668631, Fax: 004923827668632 KKTC TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Avni Efendi Sok., No: 13, Lefkoþa. Tel: 0 542 859 77 75 Baský: Yeni Asya Matbaacýlýk Daðýtým: Doðan Daðýtým Sat. ve Paz. A.Þ.

Yayýn Türü: Yaygýn süreli

ISSN 13017748

16 HAZÝRAN 2011 PERÞEMBE

NAMAZ VAKÝTLERÝ Hicrî: 14 Recep 1432 Rumî: 3 Haziran 1427

Ýller Adana Ankara Antalya Balýkesir Bursa Diyarbakýr Elazýð Erzurum Eskiþehir Gaziantep Isparta

Ýmsak 3.24 3.15 3.44 3.37 3.28 2.59 2.58 2.41 3.25 3.16 3.39

Güneþ 5.12 5.12 5.31 5.33 5.27 4.49 4.51 4.39 5.22 5.03 5.28

Öðle 12.46 12.56 13.05 13.16 13.11 12.27 12.31 12.22 13.06 12.38 13.05

Ýkindi 16.35 16.52 16.54 17.11 17.08 16.18 16.24 16.18 17.01 16.27 16.56

Akþam 20.09 20.28 20.27 20.47 20.44 19.52 19.58 19.54 20.37 20.01 20.30

Kanbaðýþýnamadalya

Yatsý 21.46 22.15 22.04 22.32 22.31 21.32 21.41 21.41 22.23 21.39 22.10

Ýller Ýstanbul Ýzmir Kastamonu Kayseri Konya Samsun Þanlýurfa Trabzon Van Zonguldak Lefkoþa

Ýmsak 3.22 3.48 3.00 3.13 3.30 2.50 3.10 2.39 2.43 3.07 3 .42

Güneþ 5.24 5.40 5.04 5.06 5.20 4.54 4.57 4.42 4.35 5.12 5.24

Öðle 13.12 13.19 12.52 12.46 12.58 12.42 12.32 12.29 12.14 13.00 12.54

Ýkindi 17.10 17.11 16.51 16.39 16.49 16.41 16.22 16.27 16.07 16.59 16.39

Akþam 20.47 20.46 20.29 20.13 20.23 20.18 19.55 20.04 19.41 20.37 20.11

3 Yatsý 22.38 22.28 22.21 21.56 22.03 22.10 21.33 21.55 21.23 22.30 21.44

HABERLER

14 HAZÝRAN DÜNYA KAN BAÐIÞÇILARI GÜNÜNDE ÝSTANBUL’DA EN ÇOK KAN BAÐIÞI YAPAN 80 KÝÞÝYE, KIZILAY TARAFINDAN PLÂKET VE MADALYALARI VERÝLDÝ. 14 HAZÝRAN Dünya Kan Baðýþçýlarý Günü dolayýsýyla Ýstanbul’da en çok kan baðýþý yapan 80 kiþiye plâket ve madalyalarý verildi. Florya’daki Ýstanbul Büyükþehir Belediyesi Sosyal Tesislerinde gerçekleþtirilen faaliyette konuþan Türk Kýzýlayý Genel Baþkaný Tekin Küçükali, Türkiye’de kan ve kan baðýþýyla ilgili problemler olduðunu belirterek, 1999’da yaþanan Marmara depreminde Kýzýlay’ýn büyük problemler yaþadýðýný, ancak 2005’ten itibaren toparlandýðý söyledi. Küçükali, o günden itibaren çok çalýþtýklarýný ve her geçen yýl kan baðýþý sayýsýný arttýrdýklarýný bildirdi. Küçükali, geçen yýl 1 milyon 14 bin ünite kan baðýþý yapýldýðýný, 2011 için Saðlýk Bakanlýðýnýn koyduðu hedefin ise 1 milyon 350 bin ünite olduðunu ifade etti. Ülkenin bir yýllýk kan ihtiyacýnýn 1

milyon 800 bin ünite olduðunu kaydeden Küçükali, bunun büyük çoðunluðunun Kýzýlay’dan karþýlandýðýný bildirdi ve sözlerini þöyle sürdürdü: ‘’Önümüzdeki yýlýn son ayýna kadar kan baðýþý sayýsýný büyük hýzla arttýracaðýz. Allah nasip ederse 2012’nin Aralýk ayýnda ülkenin kan ihtiyacýný biz karþýlayacaðýz. Artýk kimse elinde kan torbasý ve reçeteyle kan aramayacak. Hasta ve hasta yakýný nasýl ki ameliyatta kullanýlan iðnenin sayýsýný veya ipliðin uzunluðunu bilmiyorsa, kaç ünite kan kullanýldýðýný bilmeyecek. Ýnsanlarýmýza, ‘Neden kan vermiyorsunuz?’ diye sorunca, istemediðimizi söylüyorlar. Aslýnda doðru, fakat bundan sonra böyle olmayacak. Her þube baþkanýmýz, her üyemiz kan baðýþçýlarýný arttýrmak için uðraþacak. Hepimiz bu konuda uðraþ vereceðiz.’’

REKORTMEN BAÐIÞÇILAR

Ýstanbul’da en çok kan baðýþý yapan 80 kiþiye plâket ve madalyalarý verildi. Törene, Türk Kýzýlayý Genel Baþkaný Tekin Küçükali de (saðda) katýldý. FOTOÐRAF: AA

Kendisini, ‘’Dünya Kan Baðýþý Rekortmeni’’ olarak adlandýran ve bugüne kadar 134 ünite kan baðýþlayan Erdal Soysal da ilk kan baðýþýný Çapa Kýzýlay Merkezi’nde yaptýðýný ve kan baðýþýyla ilgili 49 kampanya düzenlediðini söyledi. Soysal, ‘’Bir gün Çapa’da bir doktor ile oðluna kan arayan babanýn tartýþmasýna þahit oldum. Babanýn oðluna kan bulamadýðýný, çaresiz olduðunu görünce çok etkilendim ve ilk kan baðýþýný o zaman yaptým. O günden bu yana 134 kez kan baðýþladým ve þartlar elverdiði sürece kan baðýþý yapacaðým’’ diye konuþtu. Fevzi Yücel ise ilk kan baðýþýný 1966 Varto depreminde yaptýðýný, bu kapsamdaki ilk madalyasýný ise 1970’te aldýðýný ifade etti. Kan baðýþý yaptýðý için ikinci kez altýn madalya kazanan ilk kiþi olduðunu, bugün ise madalya sayýsýný 4’e çýkardýðýný kaydeden Yücel, ‘’Dinimizde bir insaný yaþatmanýn önemine yapýlan vurgu nedeniyle bugüne kadar birçok kez kan baðýþladým. Ancak yaþ haddinden dolayý son kan baðýþýmý bugün yapacaðým’’ dedi. Yücel, daha sonra Kýzýlay Kan Baðýþý TIRýnda son kan baðýþýný yaptý. Faaliyette, Ýstanbul’da en çok kan baðýþý yapan 80 kiþiye teþekkür plâketleri ile altýn, gümüþ ve bronz madalya verildi. Ýstanbul / aa

Ýlkyerliuydumuzyolculuðabaþladý DEVLET Planlama Teþkilâtý (DPT) tarafýndan saðlanan kaynakla, TÜBÝTAK Uzay Teknolojileri Araþtýrma Enstitüsü (TÜBÝTAK UZAY) tarafýndan Türkiye’de tasarlanýp üretilen ilk yer gözlem uydusu RASAT, fýrlatýlmak üzere Rusya’ya gönderildi. TÜBÝTAK yetkililerinden alýnan bilgiye göre, RASAT projesiyle Türkiye’nin uydu teknolojilerindeki tasarým, üretim ve test yetenekleri geliþti. Türk mühendislerin ve TÜBÝTAK UZAY Enstitüsü’nün kazandýðý deneyim ve yete-

nekler, Türkiye’nin Uzay Teknolojileri alanýndaki hedeflerine ulaþmayý saðlayacak yeni projelere de rehber ve öncü oldu. Bu baðlamda RASAT’ýn temel hedeflerine baþarýyla ulaþýldý. Tasarým, üretim ve test aþamalarýnýn tamamý Türk mühendis ve teknisyenleri tarafýndan TÜBÝTAK UZAY tesislerinde gerçekleþtirilen ilk yer gözlem uydusu olan RASAT, önceki sabah Rusya Federasyonu’nda bulunan Yasny Fýrlatma Üssü’ne doðru yola çýktý ve gümrük iþlemleri için Rusya’nýn Ul-

yanovsk þehrine ulaþtý. Temmuz ayýnda gerçekleþtirilmesi planlanan fýrlatma kapsamýnda, RASAT’ýn yaný sýra Ýngiltere, ABD, Ýtalya, Ukrayna, Nijerya’nýn uydularý da uzaya taþýnarak yörüngeye yerleþtirilecek. Fýrlatma, dünyanýn en güçlü kýtalararasý balistik füzelerinden biri olan SS-18’den uyarlanarak geliþtirilen Dnepr fýrlatma aracý ile gerçekleþtirilecek. RASAT’ýn dahil olacaðý fýrlatma, Dnepr fýrlatma aracýnýn uydu taþýmak için yapacaðý 17. ticarî fýrlatma olacak. Ankara / aa

Mutfak tüpündeki gaz kaçaðýný çakmak yakarak kontrol etmeye çalýþan Veysel Doðan, evini yaktý. FOTOÐRAF: AA

Çakmakla kaçak gaz kontrolü facia getirdi

ANTALYA’NIN Manavgat ilçesinde, mutfak tüpündeki gaz kaçaðýný çakmak yakarak kontrol etmeye çalýþtýðý iddia edilen kiþi ile eþi, çýkan yangýn ve patlama sonucu yaralandý. Alýnan bilgiye göre, Manavgat’ýn Sarýlar beldesindeki Çamlýk Mahallesi’nde ailesiyle yaþadýðý apartman dairesinde mutfak tüpünde gaz kaçaðý bulunduðunu fark eden Veysel Doðan’ýn, kaçaðý çakmak yakarak kontrol etmeye kalktýðý, bu sýrada yangýn çýktýðý ve mutfak tüpünün patladýðý bildirildi. Þiddetli patlama sonucu Veysel Doðan (48) ile eþi Gülay Doðan (45) yaralandý. Patlama sonucu apartmanda ve çevre binalarda hasar oluþtu. Evdeki yangýn, Sarýlar Belediyesine baðlý itfaiye ekiplerince söndürüldü. Yaralanan çift, Manavgat Devlet Hastanesinde tedavi altýna alýndý. Yüzünde ve vücudunun çeþitli yerlerinde yanýklar bulunan ve aðýr yaralanan Veysel Doðan, Akdeniz Üniversitesi Hastanesine sevkedildi. Manavgat / aa

Yaralý polis uçakla Ankara’ya getirildi

TÜBÝTAK Uzay Teknolojileri Araþtýrma Enstitüsü tarafýndan Türkiye’de tasarlanýp üretilen ilk yer gözlem uydusu RASAT, fýrlatýlmak üzere Rusya’ya gönderildi. FOTOÐRAFLAR: AA

Yayýnlara düzenleme Hýrsýz,5.kattandüþtü RADYO ve Televizyon Üst Kurulu, Kablolu Yayýn Yönetmeliði ve Uydu Yayýn Yönetmeliði hazýrladý. Söz konusu yönetmelikler, Resmî Gazete’nin bugünkü sayýsýnda yayýmlandý. Yönetmelikler, özel medya hizmet saðlayýcýlara kablo ortamýndan yayýn lisansý, platform iþletmecileri ile altyapý iþletmecilerine yayýn iletim yetkisi verilmesi ile medya hizmet saðlayýcýlara uydu ortamýndan yayýn lisansý, platform iþletmecileri ile altyapý iþletmecilerine yayýn iletim yetkisi verilmesi esas ve usulleri ile bu kuruluþlarýn yükümlülüklerini belirlemeyi amaçlýyor. Ankara / aa

ZEYTÝNBURNU’NDA hýrsýzlýk amacýyla bir eve girmeye çalýþtýðý öne sürülen kiþi, 5. kattan düþerek öldü. Veliefendi Mahallesi Turan Güneþ Caddesi’nde bulunan bir apartmanýn 5. katýndaki daireye bitiþik binanýn terasýndan pencereyi kullanarak girmek istediði belirtilen kiþi, dengesini kaybederek 5. kattan düþtü. Gürültüyü duyan apartman sakinlerinin durumu bildirmesiyle gelen polis ve saðlýk ekipleri, üzerinden kimlik çýkmayan, ancak yabancý uyruklu olduðu tahmin edilen kiþinin öldüðünü belirledi. Ýstanbul / aa

ARTVÝN’ÝN Hopa ilçesinde Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan’ýn konvoyuna yapýlan taþlý saldýrýda yaralanan polis memuru Servet Erkan, Atatürk Eðitim ve Araþtýrma Hastanesine getirildi. Rize Üniversitesi Týp Fakültesi Eðitim ve Araþtýrma Hastanesinde tedavisi tamamlanan Erkan, kendi isteði üzerine Ankara’ya sevk edildi. Rize’den Trabzon’a ambulans helikopterle götürülen Erkan, Trabzon Havaalanýndan ambulans uçakla Ankara’ya getirildi. Esenboða Havalimanýnda ambulansa alýnan Erkan, Atatürk Eðitim ve Araþtýrma Hastanesine götürüldü. Yaralý polis memurunu yakýnlarý ve hastane yetkilileri karþýladý. Servet Erkan’ýn tedavisi burada sürdürülecek. Ankara / aa

Beton mikseri inþaata düþtü

BAÞAKÞEHÝR’DE beton mikserinin inþaat sahasýna düþmesi sonucu araçta sýkýþan sürücü, itfaiyenin 3 saatlik çalýþmasý sonucu yaralý kurtarýldý. Ýkitelli Organize Sanayi Sitesi Süleyman Demirel Bulvarý’ndaki bir alýþ veriþ merkezi inþaatýnda kullanýlan beton mikseri, sürücüsünün kaygan zeminde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yaklaþýk 5 metre yükseklikten inþaat sahasýna düþtü. Ýnþaatýn beton kolonlarýna çarparak duran 14 ton aðýrlýðýndaki beton mikserinin sürücüsü Sabahattin Çakýcý (45) araçta sýkýþtý. Kazayý gören inþaat iþçilerinin ihbarý üzerine gelen itfaiyenin yaklaþýk 3 saatlik çalýþmasý sonucu sýkýþtýðý yerden kurtarýlan Çakýcý, Baðcýlar Eðitim ve Araþtýrma Hastanesine kaldýrýldý. Hastaneye kaldýrýlan Çakýcý’nýn saðlýk durumunun iyi olduðu öðrenildi. Ýstanbul / aa


4

HABER

16 HAZÝRAN 2011 PERÞEMBE

Y

YAPILACAK DAHA ÇOK ÝÞ VAR cakir@yeniasya.com.tr

Sadece ekonomi mi? illetin tercihlerini ortaya koyarken ‘ekonomi’ye baktýðý, iktidarlarýn bu noktadaki baþarýlarýna göre gelip gittiði ifade ediliyor ki ‘tesbit’ olarak doðrudur. Ancak hemen þunu sormalýyýz: Milyonlarýn sadece bu ölçüye bakarak tercihlerini ortaya koymalarý uzun vadede faydalý mýdýr? Ya da þöyle sorabiliriz: Tercihleri ortaya koyarken sadece ve sadece ekonomiye bakýp, diðer ölçülere, kýstaslara ve ‘gösterge’lere bakmamak ne ölçüde doðrudur? Sosyal meseleler, en az ve belki de ekonomik göstergeler kadar önemli deðil midir? Temelde itiraz edilmesi gereken nokta, insanlarýn sadece ve sadece ekonomiyi ölçü alarak hadiseler karþýsýnda karar veriyor olmasýdýr. Tabiî ki bu tablo bir neticedir. Az çok hepimiz, bilhassa 12 Eylül 1980 sonrasý estirilen ya da o tarihlerde Türkiye’ye ulaþan ‘dünyevîleþme’, her hadiseyi sadece ‘para’ ile, ekonomi ile deðerlendirme hastalýðýna tutulduk. Darbeciler, bu anlayýþýn yaygýnlaþmasý için gayret sarfettiler ve ‘ifsat þebekeleri’nin de desteðiyle maalesef bu noktada mesafe aldýlar. O tarihteki referandumda, darbe anayasasýna yüksek nisbette ‘evet’ denilmesinin altýnda, milletin yanýltýlmasý, ürkütülmesi ve zorlamalarýn yanýnda her þeyi maddî ölçülerle deðerlendirme anlayýþý da vardýr. Geliþmeleri deðerlendiren Bursa Ticaret ve Sanayi Odasý (BTSO) Baþkaný þöyle demiþ: “Meydanlarda söylenen kötü sözler orada kalmalý, vaadedilen iyi þeyler ise zaman kaybedilmeden fiiliyata dökülmelidir. (...) Enerjimizi boþa harcamadan, ekonomimizin yapýsal dönüþümünü nasýl saðlayacaðýmýzý, sanayimizin rekabet gücü ve teknoloji çýtasýný nasýl zýplatabileceðimizi, gelir daðýlýmýný nasýl daha adil hale getireceðimizi, bölgesel geliþmiþlik farkýný hýzla nasýl kapatabileceðimizi, toplumun tüm katmanlarýnýn yaþam kalitesini nasýl daha yukarý çekebileceðimizi planlayýp hýzla harekete geçmeliyiz.” (AA, 14 Haziran 2011) Büyük bir ilin Ticaret ve Sanayi Odasý Baþkanýnýn ekonomi aðýrlýklý böyle bir deðerlendirme yapmasý makuldur. Keþke, bu ‘liste’ye ekonomi dýþýndaki diðer önemli sosyal meseleler de ilâve edilebilse. Ama bunu, bir sanayi odasý baþkanýndan ziyade; toplumun manevî kalkýnmasý için gayret sarfeden ya da o niyetle yola çýkan diðer sivil toplum kuruluþlarýndan beklemek lâzým. Meselâ, her hangi bir ilimizde faaliyet gösteren bir vakýf, sandýklardan çýkan neticeyi deðerlendirirken keþke sosyal meselelerin de ihmal edilmemesi gerektiðini söylese. Keþke, ailedeki sýkýntýlara dikkat çekse, gençlerin karþý karþýya olduðu problemler dile getirilse ve çocuklarýmýzýn karþý karþýya olduðu tehlikelere çare aranmasý istense. Bunlarý ifade ederken, “Ekonominin bir önemi yok. Unutalým, fukaralýk bize yeter” demiyoruz. Elbette ekonomimiz de iyi olsun, ekonomik göstergeler de izlensin, dikkate alýnsýn; ama ne olur ayný nisbette sosyal meseleler de dikkate alýnsa? Onlara da kalýcý ve makul çözümler bulunsa, çareler sunulsa? Batý dünyasýnýn geldiði nokta, ‘sadece ekonomi’ diyenlerin son tahlilde kaybettiklerini gösteriyor. Tek baþýna paranýn huzur getirmediði sadece bir ‘söz’ deðil, tarihin tasdik ettiði bir gerçektir. Türkiye, ekonomisi bakýmýndan dünya ülkeleri arasýnda ilk 3’e girmiþ olsa, ama sosyal meselelerini halledemeyip gençliðini kaybetmiþ olsa (Allah muhafaza) iyi mi olur? Aileleri daðýlmýþ, eðitim sistemi çökmüþ, fertleri arasýndaki muhabbet kaybolmuþ, gençliði ‘öldürücüler’e müptelâ olmuþ bir Türkiye’den kim memnun olur? Hiçbirimiz böyle bir tablodan memnun olmayacaðýmýza göre, insanlarýmýzýn sadece ekonomi düþünmesinin yanlýþ olduðunu görmeli ve göstermeye çalýþmalýyýz. Seçim neticelerini deðerlendiren ekonomistlere; sosyologlar, eðitimciler, psikologlar ve elbette ilahiyatçýlar da katýlsýn. Onlar da mevcut hastalýða kendi bakýþ açýlarýyla bir teþhis koysalar iyi olmaz mý? ‘Sadece ekonomi’ anlayýþýna mesafe koyalým, vesselâm.

BURSA Ticaret ve Sanayi Odasý (BTSO) Baþkaný Celal Sönmez, 2023 yýlýnda dünyanýn 10 büyük ekonomisinden biri olmayý hedefleyen Türkiye’nin, önünde yapýlacak çok iþ olduðunu söyledi. Sönmez, yazýlý açýklamasýnda, 12 Haziran’da yapýlan milletvekilliði seçimlerinin siyaset kurumuna çok önemli mesajlar verdiðini belirtti. Demokrasinin bayramý olan seçimlerin büyük bir vakar içinde gerçekleþmesinden mutluluk duyduklarýný ifade eden Sönmez, þunlarý kaydetti: ‘’Bugün Türkiye’yi

baþta yeni bir anayasa olmak üzere pek çok önemli iþ bekliyor. Meydanlarda söylenen kötü sözler orada kalmalý, vadedilen iyi þeyler ise zaman kaybedilmeden fiiliyata dökülmelidir. Parlamentodaki sandalye daðýlýmýna baktýðýmýz zaman, milletin, ‘büyük meseleleri birlikte çözün’ mesajý verdiði açýktýr. Seçimlerden sonra parti liderlerinin yaptýðý konuþmalarýn tonu ve içeriði, bu mesajýn alýndýðýna iþaret etmektedir.’’ Sönmez, 2023 yýlýnda dünyanýn 10 büyük ekonomisinden biri olmayý hedefle-

yen Türkiye’nin, önünde yapýlacak çok iþ olduðunu vurgulayarak, þöyle devam etti: ‘’Enerjimizi boþa harcamadan, ekonomimizin yapýsal dönüþümünü nasýl saðlayacaðýmýzý, sanayimizin rekabet gücü ve teknoloji çýtasýný nasýl zýplatabileceðimizi, gelir daðýlýmýný nasýl daha adil hale getireceðimizi, bölgesel geliþmiþlik farkýný hýzla nasýl kapatabileceðimizi, toplumun tüm katmanlarýnýn yaþam kalitesini nasýl daha yukarý çekebileceðimizi planlayýp hýzla harekete geçmeliyiz.’’ Bursa / aa

M

TEBRÝK Deðerli kardeþimiz Hasan Hüseyin Kemal ile Vildan Hanýmefendinin

Yekta Nazým ismini verdikleri çocuklarý dünyaya gelmiþtir. Anne-babayý tebrik eder, masum yavruya hayýrlý uzun ömürler dileriz.

Y

Zeybek: Dedikodularla bizim iþimiz yok

 DEMOKRAT Parti (DP) Genel Baþkaný Namýk Kemal Zeybek, ‘’CHP’den ayrýlacak bir grup milletvekilinin Demokrat Parti’ye katýlacaðý’’ iddialarýna iliþkin, ‘’Bizim komplo teorileriyle, dedikodularla iþimiz yok’’ dedi. Zeybek, yaptýðý yazýlý açýklamada, ‘’CHP’den ayrýlacak bir grup milletvekilinin Demokrat Parti’ye katýlacaðý’’ yönendeki iddialara deðindi. Zeybek, açýklamasýnda, ‘’Bu dedikodularýn, bir aslý var, bir de astarý var. Aslý CHP’de. Astarý da sayýn Baþbakan’dan kaynaklanýyor. Sayýn Baþbakan, seçim kampanyasýnda bize yönelik bir söylem olarak, ‘Sayýn Demirel’in CHP’ye destek verdiði, oraya milletvekili verdiði’ þeklindeki bir düzmece haberi ýsrarla yaydý. Sayýn Demirel bunun doðru olmadýðýný söyledi. Demirel kendi partisinin Demokrat Parti olduðunu, Demokrat Parti’yi desteklediðini söyledi’’ ifadelerine yer verdi. ‘’CHP’de her zaman olduðu gibi kazan kaynýyor, CHP için bir þeyler piþiriliyor’’ iddiasýnda bulunan Zeybek, ‘’Daha çok muhalif milletvekilleri, CHP yönetimini ve CHP’yi yýpratmak için böyle bir þeyler söylüyorlar. Böyle bir þey bizim kulaðýmýza da dedikodu olarak geldi’’ görüþünü savundu. Ankara / aa

CHP’li Canalioðlu: Önümüzdeki maçlara bakacaðýz

YENÝ ANAYASA ÝÇÝN UZLAÞIN— Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grup Baþkaný Martin Schulz, “AKP ve CHP’nin önemli zaferler kazandýðý” seçim sonuçlarýný memnuniyetle karþýladýðýný belirterek, yeni anayasa konusunda iki partinin iþbirliði yapmasýný istedi. Schulz, yazýlý açýklamasýnda, 12 Haziran seçimleriyle Türkiye’nin, siyasî istikrarýný korumasýnýn ve AB’ye daha fazla entegre olacak þekilde modernleþme yolunda ilerlemesinin önünün açýldýðýný belirtti. Martin Schulz, açýklamasýnda “Seçimlerden çýkan bu sonuç, tam ve dengeli Avrupa demokrasisine doðru deðiþimi yansýtan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin laik geleneðini bütünüyle dikkate alan yeni anayasanýn hazýrlanýþýnda iktidar partisinin CHP’yle yakýn çalýþmasýný zorunlu hale getiriyor. Umarým yeni anayasa tartýþmalarý açýklýk, saygý ve uzlaþma isteði, ruhu içinde gerçekleþir” ifadesini kullandý. Brüksel / aa

Verilen sözler tutulsun SEÇÝM BÝTTÝ, YENÝ BÝR PARLAMENTO OLUÞTU. ÞÝMDÝ MÝLLET, SEÇTÝÐÝ VEKÝLLERÝNDEN, SEÇÝM SÜRECÝNDE VERDÝKLERÝ SÖZLERÝ YERÝNE GETÝRMELERÝNÝ BEKLÝYOR. “EÐÝTÝM SÝSTEMÝ EÐÝTÝYOR MU, ÖÐÜTÜYOR MU?”

FATÝH KARAGÖZ ANKARA EÐÝTÝM-BÝR-SEN Genel Sekreteri Ahmet Özer, eðitimciler olarak, milletin seçtiði vekillerden verdikleri sözlerini tutmalarýný isteyerek, “Yeni Meclis’ten baþta sivil anayasa olmak üzere, eðitimin ve eðitim çalýþanlarýnýn sorunlarýna çözüm üretilmesini bekliyoruz” dedi. Özer, 2010-2011 eðitim-öðretimin yýlýnýn sona ermesi ilgili düzenlediði basýn toplantýsýnda bir eðitimin döneminin daha, temel sorunlarýn çözümüne kalýcý bir yaklaþým ortaya konulmadan tamamlandýðýný söyledi. Milletin seçtiði vekillerden verdikleri sözlerini tutmalarýný beklediðini söyleyen Özer, “Eðitimciler olarak, Yeni Meclis’ten baþta sivil anayasa olmak üzere, eðitimin ve eðitim çalýþanlarýnýn sorunlarýna çözüm üretilmesini bekliyoruz. Bu Meclis’in ilk görevi, meþrûiyet debisi yüksek bir anayasa yapmak olmalýdýr. Milletimiz demokratikleþmeyi, özgürlük alanlarýnýn geniþletilmesini beklemektedir. Yeni anayasa hazýrlanýrken, farklý kesimlerin görüþleri dikkate alýnmalý, endiþeler giderilmelidir” diye konuþtu.

2011 yýlýnda eðitimin gündemini þifre iddialarýnýn meþgul ettiðini de ifade eden Ahmet Özer, “‘Eðitim sistemi çocuklarýmýzý eðitiyor mu, yoksa öðütüyor mu?’ diye sorulan sorular ile eðitimcilerin müfredatýn içeriðine yönelik eleþtirilen hep anlaþýlmayý beklemiþtir. Eðitim sistemimizin deðerlerden, karakter eðitiminden ziyade test çözmeyi baþarýyý kýstas almasý hep tartýþma konusu olmuþtur. Eðitim müfredatýnýn içeriðine mercek tutulmalý, eðitim sistemimiz karakter, ahlâk ve deðer kazandýran bir formata çekilmelidir” diye konuþtu.

“ANTÝDEMOKRATÝK UYGULAMALAR BÝTMELÝ” Eðitim-Bir-Sen Genel Sekteri Ahmet Özer, üniversitelerin disiplin kurullarýnda yargýsýz infazlarýn engellenmesi gerektiðini belirterek, þunlarý söyledi: “Kamuda olduðu gibi üniversitelerin de disiplin kurullarýnda sendika temsilcileri bulunabilmelidir. Bu üniversitelerin özgürlükçe bir çizgiye gelmekte direnme ve kýlýk kýyafet gibi konularý sorun yapmaya devam etme alýþkanlýklarý sürmektedir. Antidemokratik uygulamalar üniversite yönetimlerine yakýþmamaktadýr. Eðitimdeki vesayetin en önemli göstergesi olan özgürlüklerin turnikelere sýkýþtýrýlmasý alýþkanlýðýndan derhal vazgeçilmelidir.”

BÜTÜN TARAFLARIN KATILIMIYLA YENÝ BÝR ANAYASA DOÐU ve Güneydoðu Sanayici ve Ýþ adamlarý Dernekleri Federasyonu (DOGÜNSÝFED) Yönetim Kurulu Baþkaný Tarkan Kadooðlu, ''tüm taraflarýn sürece dahil edilerek yeni ve ileri demokrasiyi esas alan bir anayasa hazýrlanmasý gerektiðini'' belirtti. Kadooðlu, yaptýðý yazýlý açýklamada, seçim sonuçlarýnýn bölgeye ve ülkeye hayýrlý olmasýný diledi. Kadooðlu, yeni meclisten bekledikleri adýmlara iliþkin þu görüþleri dile getirdi: ''Yeni bir anayasa zaten seçim sürecinde de konuþulan bir konuydu. Bu konu acil olarak Türkiye gündemine girmelidir. Tüm taraflar sürece dâhil edilerek yeni ve ileri demokrasiyi esas alan bir anayasa hazýrlanmalýdýr. Ayrýca hem yeni yapýlacak anayasa ile hem de farklý düzenlemeler ile Kürt meselesi ile ilgili adýmlar hýzla atýlmalý ve Türkiye barýþ ve huzur ortamýna ivedilikle sokulmalýdýr. Zira Kürt meselesini çözmüþ bir Türkiye hem siyasî olarak hem de ekonomik olarak dünyanýn önemli bir gücü olma potansiyeline sahiptir. Son olarak yeni meclisten beklentilerimiz ekonomik konularda istikrarýn sürmesi ve dýþ carî açýðýn kapatýlmasý yönünde adýmlarýn vakit kaybetmeden atýlmasýdýr.'' Gaziantep / aa

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Baþkan Kemal Kýlýçdaroðlu baþkanlýðýnda toplandý. Toplantýda, milletvekili genel seçimlerine yönelik geniþ kapsamlý bir deðerlendirme yapýlacaðý belirtildi. MYK öncesi gazetecilerin sorularýný cevaplayan Genel Baþkan Yardýmcýsý Volkan Canalioðlu, partisinin seçimden oylarýný arttýrarak çýktýðýný belirterek, ortada bir baþarýsýzlýk olmadýðýný söyledi. ‘’Birlik ve beraberlik içerisinde önümüzdeki sürece bakýyoruz’’ diyen Canalioðlu, ‘’Önümüzde yerel seçimler var. Futbolcu deyimi ile önümüzdeki maçlara bakacaðýz’’ ifadelerini kullandý. Genel Baþkan Yardýmcýsý Sezgin Tanrýkulu da sonuçlarýn baþarýsýzlýk olarak görülemeyeceðini söyledi. CHP Grup Baþkanvekili Akif Hamzaçebi ise baþarýsýzlýk yorumlarýna katýlmadýðýný belirtti. Hamzaçebi, Muharrem Ýnce’nin açýklamalarýnýn hatýrlatýlmasý üzerine bu konuyla ilgili Ýnce’ye soru sorulmasý gerektiðini kaydetti. Ankara / aa

Asker, AKP’yi tercih etti

DÝYARBAKIR 2. Taktik Hava Kuvvet Komutanlýðý 8. Ana Jet Üssü Komutanlýðýnda görevli asker ve personelin oy kullandýðý sandýklarda AKP birinci parti çýktý. Sýnýr ötesi hava operasyonlarý organize eden, uçuþlarý gerçekleþtirilen birim olan üs komutanlýðýnda BDP’nin desteklediði baðýmsýz adaylara oy verilmesi dikkat çekti. Geçtiðimiz hafta sonu yapýlan 12 Haziran’da 24’ncü dönem milletvekili seçimlerinde Diyarbakýr’da 10 sandýðýn kurulduðu 2. Taktik Hava Kuvvet Komutanlýðý 8. Ana Jet Üssü Komutanlýðýnda oy kullanan askerî personelin tercihi AKP’den yana oldu. Hava Üssü’nde kullanýlan oylarýn bazýlarý BDP’nin desteklediði baðýmsýz adaylara da çýktýðý görüldü. Diyarbakýr’da 1199, 1200, 1201, 1202, 1203, 1204, 1205, 1206, 1207 ve 1208 nolu sandýklarda oy kullanan askerlerin yüzde 50’sine yakýnýný AKP’ye oy verdikleri öðrenildi. 10 sandýkta toplam kullanýn oy oraný 2 bin 399 olurken, bu oylarýn bin 158’i AKP’ye, 662’si CHP’ye, 491’i MHP’ye verilirken, BDP’nin desteklediði baðýmsýz aday Nursel Aydoðan’a 8, Emine Ayna’ya 3, Þerafettin Elçi’ye 1, Altan Tan’a 3 ve terör örgütü KCK’dan tutuklu bulunan Hatip Dicle’ye de 4 oy çýktýðý bildirildi. Diyarbakýr / cihan

Adana seçim itirazlarýna red

AKP Çankýrý milletvekilleri Ýdris Þahin ve Hüseyin Filiz bir pastacýnýn kendileriyle ilettiði çikolata ve baklavayý, gazetecilere, görevlilere ikram etti. FOTOÐRAF: AA

Milletvekilleri kayýt yaptýrmaya baþladý 12 HAZÝRAN seçimlerinde milletvekili seçilenler, kayýt yaptýrmaya baþladý. 24. Dönem parlamentosunda görev yapacak 550 milletvekilinden TBMM’ye ilk gelen AKP Çankýrý milletvekilleri Ýdris Þahin ve Hüseyin Filiz oldu. Þahin ve Filiz, kayýt yaptýran ilk milletvekilleri olmasý dolayýsýyla gazetecilerin yoðun ilgisiyle karþýlaþtý. Kayýt için oluþturulan masalarda yeni milletvekillerine ilk olarak çikolata ikram edildi, karanfil verildi. Milletvekilleri daha sonra birer fotokopisinin çekil-

mesi için nüfus cüzdanlarýný verdi. Genel Kurul’da yoklama ve oylama iþlemleri için parmak izi tanýmlamasý yapýlan Þahin ve Filiz, bu sýrada kameraman ve foto muhabirlerine görüntü verdi. Þahin ve Filiz, daha sonra maaþlarýný almak için banka hesabý açtýrdý, araç kartý baþvurusunda bulundu. Ýki yeni milletvekili, 60’ar lira vererek, altýn kaplama milletvekili rozeti aldý. Ýki milletvekili daha sonra Meclis albümü için fotoðraf çektirdi. Ankara / aa

YENÝ VEKÝLLER MAL BÝLDÝRÝMÝNDE BULUNACAK YENÝ seçilen milletvekilleri, TBMM’ye mazbatalarýný teslim ettikten sonra, en geç 2 ay içinde mal bildiriminde bulunacak. Milletvekillerinin, Anayasa ile Mal Bildiriminde Bulunulmasý, Rüþvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu gereði, mal bildirimde bulunmalarý gerekecek. Mal bildirimi, seçimi takip eden 2 ay içinde yapýlabilecek. Bakanlar ise mal bildirimini, atanmalarýný izleyen 1 ay içinde yapacak. Milletvekilleri ayrýca mal varlýðýnda önemli bir deðiþiklik olmasý halinde 1 ay içinde ve her 5 yýlda bir mal bildirimlerini yenileyecek. Ankara / aa

ADANA Ýl Seçim Kurulunun, AKP ve CHP’nin 12 Haziran milletvekili genel seçiminde geçersiz sayýlan oylarýn tamamýnýn yeniden sayýlmasýna iliþkin itirazýný reddettiði bildirildi. Alýnan bilgiye göre, Ýl Seçim Kurulu, önceki gün resmî baþvuru süresi olan saat 15.00’ten kýsa süre önce AKP ve CHP’nin, bazý sandýk baþkanlarýnýn, YSK kurallarýna göre geçerli sayýlmasý gereken oylarý geçersiz saydýðý gerekçesiyle il genelinde geçersiz sayýlan toplam 27 bin 526 oyun yeniden deðerlendirilmesini talebini inceledi. Ýnceleme sonunda itiraz reddedildi. Ýl Seçim Kurulu, MHP’nin bazý sandýklarýn sonuçlarýnýn yazýldýðý tutanaklardaki rakamlarda yanlýþlýk olmasýyla ilgili itirazý da deðerlendirdi. Ýtirazý yerinde bulan kurulun kararýyla yapýlan incelemede, tutanaklardaki oy kaymalarýnýn sonucu deðiþtirecek nitelikte olmadýðý kaydedildi. Adana / aa


HABER

Y

16 HAZÝRAN 2011 PERÞEMBE

Ýsrail’le “sessiz gizli plân”! cevher@yeniasya.com.tr

eçim sürecinin siyasî arenasýnda gürültüye gelen/getirilen Türkiye’nin Ýsrail iliþkilerinde sözü edilen “gizli-sessiz plân”ýn tam tersine iþlediðinin iþâretleri açýða çýkýyor. Seçim öncesi Ýsrail’in en etkili gazetelerinden Jerusalem Post’un açýkladýðý ve Türkiye’de gazetelere de manþet olan “Ýsrail’in sessiz plâný”na göre, “Ýsrail, AKP’nin Ýsrail karþýtý açýklamalarýna seçimlere kadar cevap vermememe kararý almýþ; ‘Ýsrail karþýtý beyanlarý görmezden gelme” taktiðini gütmüþtü. (Milliyet, 3.6.2011) Bilindiði gibi Davutoðlu, operasyonun yýldönümünde Mavi Marmara gemisine düzenlenen operasyonun suç olduðunu ve hesabýnýn daha görülmediðini söylemiþti. (Radikal, 30.5.2011) Tel Aviv’in ise, buna cevap vermeyerek “AKP’nin ekmeðine yað sürmeme politikasý”ný izlediði iddia edilmiþti. Ýsrail’le geniþ ekonomik mutâbakat zabýtlarý, savunma sanayii iþbirlikleri ile tank, helikopter, insansýz casus uçak ve silâh alým ihâleleri yapýlarak kriz içindeki Ýsrail ekonomisinin ihya edildi-

S

ði ve Millî Savunma Bakaný’nýn ikrarýyla Ýsrail’le anlaþmalarýn sayýsýnýn 60’ý aþtýðý süreçte, Ankara’nýn lâfta kalan “yüklenmeleri”ne ve “yakýnmalarý”na Ýsrail’in “sessiz kalmasý”nýn seçim öncesi kimin iþine yaradýðý ortada… ÝSRAÝL'ÝN TAVRININ AMACI… Doðrusu, katliam yaptýðý Gazze’ye insanî yardým götüren Türk bayraklý sivil gemiye baskýn yapýp el koyan, dokuz vatandaþý katledip otuzunun yaralayan, yüzlercesine günlerce fizikî ve psikolojik iþkenceye tabi tutan Ýsrail’in, üzerinden bir yýl geçtiði halde, Ankara’nýn “tepkileri”ne karþýlýk vermemesinin, neticede Türkiye’deki iktidarýn hanesine yazýldýðý, sathî bir nazarla dahi anlaþýlýyor. Ýlginç olan, Türkiye’nin, Ýsrail’in “mutlaka özür dilemesi ve katlettiði vatandaþlarýn âilelerine tazminat ödemesi ve BM Komisyonunu kabul etmesi” þartýnýn, Ýsrail Baþbakaný Netanyahu ve Dýþiþleri Bakaný Lieberman’ýn aðzýyla açýkça reddedilmesine karþý, hükûmetin hâlâ kuru kýnamalar”la geçiþtirmesi. Ve en çarpýcýsý bir yandan Baþbakandan Dýþiþleri Bakanýna kadar meydanlarda ve medyada halka karþý, “Ýsrail’e veryansýn” edilirken, diðer yandan Ýsrail’le iliþkilerin ve iþbirliðinin devam etmesi. Dahasý Ýsrail’e jestler yapýlarak iþgalin, soykýrýmýn, korsanlýðýn ve zulmün âdeta ö-

‘‘

Son demde, Ýtalya’da Berlusconi’yle düzenlediði ortak basýn toplantýsýnda Netanyahu’nun “Ýsrail, Türkiye ile eskisi gibi olmak istiyor” deyip, Mavi Marmara baskýný ile ilgili en ufak bir özrü dilemeden, “Seçim bittiðine göre, Türkiye ile iliþkilerimizin kötü olmasý için bir neden yoktur” çýkýþý dikkat çekici.

düllendirilmesi! Gerçek þu ki son dokuz yýldýr Ýsrail’le garip ve çarpýk iliþkiler oldu. AKP iktidarýnda, dünyada ilk kez bir Ýsrail Cumhurbaþkaný (Peres) Müslüman bir ülkenin Meclisinde (TBMM’de) konuþturulup alkýþlandý. Türkiye, tek Müslüman üye olarak kararlarýn oy birliðiyle alýndýðý OECD’ye Ýsrail’in girmesini onayladý. Yine Ýsrail kendisinin bile gizlemediði yüzlerce nükleer si-

Denklik Sýnavý yeniden yapýlacak

lâha ve füze baþlýðýna sahip olmasýna mukabil, Uluslararasý Atom Enerjisi Kurumu’nda “Ýsrail’in nükleer kapasitesi”ne dair oylamada Türkiye “çekimser” kalýp tam destek verdi… “SEÇÝM BÝTTÝÐÝNE GÖRE…” Son demde, Ýtalya’da Berlusconi’yle düzenlediði ortak basýn toplantýsýnda Netanyahu’nun “Ýsrail, Türkiye ile eskisi gibi olmak istiyor” deyip, Mavi Marmara baskýný ile ilgili en ufak bir özrü dilemeden, “Seçim bittiðine göre, Türkiye ile iliþkilerimizin kötü olmasý için bir neden yoktur” çýkýþý dikkat çekici. Uzun süre Türkiye ile iliþkileri “sözde” gergin ve “kavgalý” tutan Ýsrail Baþbakaný’nýn, seçimin hemen ardýndan Türkiye’deki seçimleri övüp, “Biz kýrýlaný onarmaya ve Ankara ile baðlardaki bozulmaya son vereceðiz” diye konuþmasý, dört yýl önce Türkiye’yi ziyaret eden Ýsrailli turistlerin sayýsýnýn 400 bine ulaþtýðýný hatýrlatarak, “kýrýlaný onaracaðýz ve iliþkileri iyileþtirmek için bir yol bulmaktan mutlu olacaðýz” ifadesi, enteresan. (Ankara Haber Ajansý, gazeteler, 13.6.2011) Keza Türkiye’nin Telaviv Büyükelçisine “alçak koltuk” tuzaðýný kuran Ýsrail Dýþiþleri Bakan Yardýmcýsý Ayalon’un, “Bu seçim yeni bir sayfa açmýþtýr; Türkiye’yi düþman görmüyoruz ve iliþkileri düzeltmek istiyoruz” çaðrýsý çarpýcý. (Vatan, 14.6.2011)

Generaller ifade verdi

KORGENERAL Mehmet Eröz ile Tümgeneraller Hýfzý Çubuklu ve Mustafa Bakýcý, “Kamuoyunu yönlendirme amaçlý internet siteleri kurulduðu” yönündeki iddialara iliþkin ifade verdi. Ýstanbul Merkez Komutanlýðýna ait sivil plakalý araçlarla Ýstanbul adliyesine gelen Korgeneral Mehmet Eröz, Tümgeneral Çubuklu ile Tümgeneral Bakýcý’nýn ifadelerinin, soruþturmayý yürüten özel yetkili Ýstanbul Cumhuriyet Savcýsý Cihan Kansýz tarafýndan alýndý. Daha sonra Ýstanbul Merkez Komutanlýðýna ait sivil plakalý bir araçla adliyeden ayrýlan Çubuklu, basýn mensuplarýnýn ‘’Serbest mi kaldýnýz?’’ þeklindeki sorularý üzerine ‘’Zaten serbest kalacaktýk’’ diye cevap verdi. Ýstanbul / aa

Zorla kepenk kapattýran 22 kiþi gözaltýnda

BATMAN’DA esnafý tehdit ederek, zorla kepenk kapattýrdýklarý, seçim sonrasý ortamý germek amacýyla, terör örgütünün talimatlarý doðrultusunda yasa dýþý toplantý ve gösteri planladýklarý iddia edilen 22 kiþi gözaltýna alýndý. Batman Valiliðinden yapýlan yazýlý açýklamada, terör örgütünün talimatlarý doðrultusunda çeþitli eylemler planladýklarý deðerlendirilen þüphelilere yönelik operasyon düzenlendiði belirtildi. Açýklamada, þüphelilerin, mahalle komiteleri oluþturarak, eylem kararlarýnýn uygulanmasýný organize ettikleri, kitlesel þiddet olaylarýnýn týrmanmasý için çalýþtýklarý, güvenlik güçlerine yönelik saldýrýlarý azmettirdikleri, örgütsel toplantý ve yasa dýþý yürüyüþlere katýldýklarý, zorla kepenk kapattýrdýklarý, seçim sonrasý terör örgütünün talimatlarý doðrultusunda yasa dýþý toplantý ve gösteri planladýklarýnýn belirlendiði ileri sürüldü. Operasyonda, 22 kiþinin gözaltýna alýndýðý, operasyon sonucu suç unsuru malzemelerin de ele geçirildiði kaydedildi. Batman /aa

Þýrnak'ta 6 terörist teslim oldu

ÞIRNAK’IN Silopi ilçesinde terör örgütü PKK’dan kaçan 6 terörist, Habur Sýnýr Kapýsý’nda güvenlik güçlerine teslim oldu. Edinilen bilgiye göre, terör örgütünden kaçan, aralarýnda 14 ve 17 yaþlarýnda 3 çocuðun da bulunduðu, terör örgütü PKK üyesi 6 kiþi, Þýrnak’ýn Silopi ilçesi yakýnlarýndaki Habur Sýnýr Kapýsý’nda güvenlik güçlerine teslim oldu. Teröristler, ifadeleri alýnmak üzere Silopi Jandarma Komutanlýðýna götürüldü. Þýrnak / aa

DSP kurultaya gidiyor

DSP Genel Baþkaný Masum Türker Olaðanüstü Kurultayý toplama kararý aldý. DSP Baþkanlýk Kurulu, Genel Baþkan Türker baþkanlýðýnda toplandý ve seçim sonuçlarýna iliþkin deðerlendirme yapýldý. Masum Türker, toplantýnýn ardýndan yaptýðý yazýlý açýklamada, ‘’Partimizin Baþkanlýk Kurulu üyeleriyle seçim sonuçlarýný deðerlendirdik. DSP Tüzüðü’nün 22. maddesinin verdiði yetkiye dayanarak 10 Temmuz 2011 Pazar günü DSP Olaðanüstü Kurultayý’ný toplantýya çaðýrýyorum’’ dedi. Ankara / aa

Güroymak’ta 3.1’lik deprem

Bitlis’in Güroymak ilçesinde 3.1 büyüklüðünde deprem meydana geldi. Boðaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araþtýrma Enstitüsüne göre, saat 13.53’de meydana gelen 3.1 büyüklüðündeki depremin merkez üssü, Güroymak olarak belirlendi. Deprem vatandaþlarda kýsa süreli paniðe sebep olurken, depremde can ve mal kaybý olmadý. Güroymak / aa

5

ÖSYM, 2011-Yurtdýþý Yükseköðretim Diplomalarý Denkliði Ýçin Seviye Tespit Sýnavý (STS) 2. Aþama Sýnavýnda sorulan sorularýn geçmiþ yýllarda yapýlan sýnavlardaki bazý sorularýn tekrarý niteliðinde olduðu anlaþýldýðýndan, sýnavýn yenilenmesine karar verildiðini bildirdi. ÖSYM’den yapýlan açýklamada, Yurtdýþý Yükseköðretim Diplomalarý Denklik Yönetmeliði uyarýnca, 29 Mayýs 2011 tarihinde yapýlan ve 572 adayýn katýldýðý 2011-STS 2. Aþama Sýnavýnda sorulan sorularýn geçmiþ yýllarda yapýlan sýnavlardaki bazý sorularýn tekrarý niteliðinde olduðu anlaþýldýðýndan, ÖSYM Yönetim Kurulunca sýnavýn yenilenmesine karar verildiði bildirildi. Açýklamaya göre, 2011-STS 2. Aþama Sýnavý, 3 Temmuz 2011 Pazar günü Ankara’da yapýlacak. Adaylardan yeniden baþvuru alýnmayacak ve sýnav ücreti talep edilmeyecek. Adaylar sýnava girecekleri yer bilgisini gösteren Sýnava Giriþ Belgesi’ni, ‘’TC Kimlik Numarasý/Y.U Numarasý’’ ve ‘’þifreleri’’ ile 24 Haziran 2011 tarihinden itibaren ÖSYM’nin ‘’http://ais.osym.gov.tr’’ internet adresinden edinecek. ÖSYM, konu hakkýnda gerekli incelemenin baþlatýldýðýný da duyurdu. Ankara / aa

Anadolu yakasýna ikinci metro

ÝSTANBUL’UN Anadolu yakasýna ikinci metro hattý yapýmý için 9 Aðustos’ta ihaleye çýkýlacak. Ýstanbul Büyükþehir Belediyesinden yapýlan açýklamaya göre, Üsküdar-Ümraniye-Çekmeköy-Sancaktepe metro hattý elektromanyetik iþleri ihale ilaný, Avrupa Birliði resmi sitesinde yayýmlandý. Ýhaleye, her ülkeden alanýnda uzman inþaat firmalarý katýlabilecek. Yaklaþýk 17 kilometre uzunluðunda yapýlacak metro hattýnda, ana hat tünelleri, üzerinde delme ve aç-kapa tipinde toplam 16 adet istasyon, depo sahasý ve depoya baðlanan 2 bin 750 metre uzunluðunda baðlantý tünelleri olacak. Ýhale ile bu hattýn tüm inþaat ve elektromekanik iþleri tek elden ve hýzlý bir þekilde yürütülecek. Vagon temini de ayrý bir ihale ile yapýlacak. Ýhaleden kýsa bir süre sonra temel atýlarak inþaata baþlanacak. Üsküdar-Sancektepe metrosu, Kadýköy-Kartal metrosunun rekorunu da elinden alacak. Kadýköy-Kartal metrosunun 45 ay gibi rekor bir sürede tamamlanmasý planlanýrken, Üsküdar-Sancaktepe metrosu ise 38 ayda tamamlanýp yeni bir rekora imza atýp vatandaþlarýn hizmetine sunulacak. Metro tamamlandýktan sonra Üsküdar-Çekmeköy-Sancaktepe arasýnda seyahat 24 dakikaya inecek. Çekmeköy-Sancaktepe’den yolculuk süreleri, Üsküdar’a 24 dakika, Kartal’a 59 dakika, Yenikapý’ya 36 dakika, Taksim’e 44 dakika, Hacýosman’a 68 dakika, Atatürk Havalimanýna 68 dakika ve Atatürk Olimpiyat Stadý’na 78 dakika olacak. Ýhale, 9 Aðustos Salý günü saat 11.00’de Ýstanbul Büyükþehir Belediyesi Merter Ek Hizmet Binasý Ýhale Salonu’nda yapýlacak. Ýhaleye iliþkin yurt içi ilaný ve doküman satýþlarý baþladý. Ýstanbul / aa

Korsan avcýsý “TCG Giresun” döndü Ankara Polis Koleji’nin 61. dönem mezuniyet törenine Ýçiþleri Bakaný Osman Güneþ ile milletvekilliðine seçilen eski emniyet genel müdürü Oðuz Kaðan Köksal katýldý .FOTOÐRAF: AA

Özgürlük yoksa güvenlik anlamsýz ÝÇÝÞLERÝ BAKANI GÜNEÞ, ''ÖZGÜRLÜKLERÝN OLMADIÐI YERDE GÜVENLÝÐÝN DE BÝR ANLAMI KALMIYOR. BU TEÞKÝLÂT ÇALIÞMALARINI BU BÝLÝNÇLE YÜRÜTÜYOR'' DEDÝ. ÝÇÝÞLERÝ Bakaný Osman Güneþ, özgürlüklerin olmadýðý yerde güvenliðin de anlamýnýn kalmadýðýný belirterek, emniyet teþkilatýnýn bu bilinçle çalýþtýðýný söyledi. Ankara Polis Koleji’nin 61. dönem mezuniyet töreni okulun bahçesinde yapýldý. Törende konuþan Ýçiþleri Bakaný Osman Güneþ, teþkilatýn görevini toplumun ihtiyaçlarý ve hizmetin gereklerine uygun olarak güvenlik ile özgürlük arasýndaki hassas dengeyi ve vatandaþ memnuniyetini göz önünde tutarak yerine getirdiðini belirtti. Tüm hizmetlerde olduðu gibi güvenlik hizmetini sunarken de vatandaþ memnuniyetini ön planda tut-

tuklarýný belirten Güneþ, güvenlik hizmeti verilirken ve bu alandaki tedbirler uygulanýrken dikkat edilmesi gereken önemli konulardan birinin de özgürlüklerin korunmasý olduðunu bildirdi. Güneþ, ‘’Özgürlüklerin olmadýðý yerde güvenliðin de bir anlamý kalmýyor. Ýþte bu teþkilat çalýþmalarýný bu bilinçle yürütüyor’’ diye konuþtu. Polisin sadece kendi kurumunu deðil ayný zamanda devletin saygýnlýðýný da temsil ettiðini söyleyen Bakan Güneþ, bu yüzden polisin vatandaþa karþý tutumunun önemli olduðunu bildirdi. Güvenlik-özgürlük dengesinin korunmasý, insan haklarý ve hukuka

saygý ve vatandaþ memnuniyetinin saðlanmasýnýn personelin eðitimiyle ilgili olduðunu belirten Güneþ, bu nedenle personel eðitimine her zamankinden daha fazla önem verdiklerini, hiçbir fedakârlýktan kaçýnmadýklarýný söyledi. Güvenlik birimlerinin eðitiminde zihniyet deðiþiminin gerçekleþtirildiðini, eðitim müfredatýnýn insan ve hukuk odaklý hale getirildiðini ifade eden Güneþ, ‘’Müfredat deðiþikliðiyle birlikte güvenlik personelinin dikkat etmesi gereken etik deðerler uluslararasý standartlara uygun hale getirilerek titizlikle uygulanmaktadýr’’ dedi. Ankara / aa

Öldürülen terörist Reþadiye saldýrýsýnýn sorumlusu SÝVAS’IN Ýmranlý ilçesi kýrsalýnda önceki gün güvenlik güçleriyle girdikleri çatýþmada etkisiz hale getirilen 3 teröristin kimlikleri belirlendi. Alýnan bilgiye göre, Ýmranlý kýrsalýnda etkisiz hale getirilen 3 teröristin cenazeleri, Cumhuriyet Üniversitesi Týp Fakültesi Araþtýrma ve Uygulama Hastanesinin morguna kaldýrýldý. Teröristlerin ‘’Bahoz’’ kod adlý Diyarbakýr nüfusuna kayýtlý Ali Altýn, ‘’Sefkan’’ kod adlý Sivas’ýn Kangal ilçesi nüfusuna kayýtlý Coþkun Doðan ve Suriye uyruklu ‘’Þeyhmus’’ kod adlý Þeyhmus Amanos olduðu tespit edildi. Teröristlerden Þeyhmus Amanos’un 7 Aralýk 2009’da Tokat’ýn Reþadiye ilçesinin Sazak köyü yakýnlarýnda 1’i uzman çavuþ 7 askerin þehit olduðu, 1’i uzman çavuþ 3 askerin yaralandýðý terörist saldýrýyý yapan grubun sorumlularýndan olduðu belirlendi. Þeyhmus Amanos’un terörist saldýrýnýn ardýndan eylemi gerçekleþtirdiklerine dair örgüt üyeleriyle yaptýðý telsiz konuþmasý da ortaya çýkmýþtý. Tunceli’ye grup deðiþimi için döndükleri anlaþýlan 3 teröristin Karadeniz böl-

gesinde yaptýklarý çeþitli eylemler de aydýnlatýldý. Grup üyelerinin Divriði ve Suþehri’nde 6 kiþinin öldürülmesi, Ordu’da jandarma trafik aracýna yapýlan silahlý saldýrýda 1 güvenlik görevlisinin þehit edilmesi, 2 güvenlik görevlisinin yaralanmasý, Sinop’un Gerze ilçesinde jandarma devriye aracýna silahlý saldýrý, Giresun’un Dereli ilçesinde yola mayýn döþenmesi, 1 güvenlik görevlisinin þehit edilmesi, 3 güvenlik görevlisinin yaralanmasý, Giresun’da polis trafik aracýna saldýrý sonucu 2 polisin yaralanmasý, Samsun’un Ladik ilçesinde 2 polisin þehit edilmesi eylemlerine karýþtýklarý belirlendi. Sivas / aa

KARADENÝZ'E GEÇMEK ÝSTÝYORLAR SÝVAS’IN Ýmranlý ilçesi kýrsalýnda önceki gün 3 teröristin etkisiz hale getirildiði çatýþmanýn ardýndan bölgede baþlatýlan operasyonlar dün de devam etti. Teröristlere ait olduðu öðrenilen bazý malzemelerin, incelenmek üzere jandarma ekiplerince poþetlere konularak muhafaza altýna alýndýðý gözlendi. Ýmranlý Belediye Baþkaný Dursun Yurttaþ, basýn mensuplarýna yaptýðý açýklamada, Divriði üzerinden gelen terörist gruplarýn Ýmranlý ilçesini de kullanarak Karadeniz Bölgesine geçmek istediklerini belirterek, ‘’Ýlçemiz halkýnýn bu olaydan dolayý tedirginliðe düþmemesini istiyorum. Güvenlik güçlerimize üstün gayretlerinden dolayý teþekkür ediyorum’’ dedi.

ADEN Körfezi, Somali açýklarý, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde yürütülen ‘’deniz haydutluðu ile mücadele’’ görevini tamamlayan TCG Giresun fýrkateyni yurda döndü. Deniz Kuvvetleri Komutanlýðý Genel Sekreterliðinden yapýlan yazýlý açýklamada, Aden Körfezi, Somali açýklarý, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde yürütülen ‘’deniz haydutluðu ile mücadele’’ görevini tamamlayan TCG Giresun’un (F-491), dün Marmaris Aksaz’a intikal ettiði bildirildi. TCG Giresun’un, NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2) komutasý altýnda 17 Ocak-15 Haziran 2011 tarihleri arasýnda icra ettiði 151 günlük görev süresince, 122 gün seyir yaparak 40 bin 922 deniz mili mesafe katettiði belirtildi. Açýklamada þunlar kaydedildi: ‘’Deniz haydutlarýnýn bölgedeki ticari gemilere yönelik saldýrý giriþimlerini önlemek maksadýyla, TCG Giresun (F-491) tarafýndan yabancý bayraklý gemilerin yaný sýra 205 Türk bayraklý/Türkiye baðlantýlý ticaret gemisine uluslararasý güvenlik koridorundan geçiþleri sýrasýnda refakat ve destek, 10’una ise yakýn destek saðlanmýþ, 2 kez deniz haydudu teknelerine çýkma (boarding) harekatý icra edilerek 26 deniz haydudu etkisiz hale getirilmiþ, deniz haydutlarýnýn saldýrýda bulunduðu ve personeli emniyetli bölmede bulunan, Panama bandýralý M/V FULL CITY ve Kore Cumhuriyeti bandýralý M/V TIANJIN isimli ticari gemilere, gemiye çýkma (boarding) harekâtý icra edilerek emniyetleri saðlanmýþtýr.’’ Ankara / aa

Aile hekimliðinde geçici görevlendirmeye iptal

KAYSERÝ 2. Ýdare Mahkemesi, toplum saðlýðý merkezine atanan laborantýn, geçici olarak görevlendirildiði aile saðlýðý merkezinde ‘’görevi dýþýnda iþ yapmasýný’’ uygun bulmadý. ‘’Geçici görevlendirmenin þartlarýnýn oluþmadýðýna’’ hükmeden mahkeme, iþlemi iptal etti. Türk Saðlýk-Sen, üyesi Kayseri Kocasinan Ýlçesi 2 No’lu toplum saðlýðý biriminde laborant olan Olcay Nam’ýn, Melikgazi ilçesi TOKÝ Aile Saðlýðý Merkezine ‘’ihtiyaca binaen’’ geçici olarak görevlendirilmesinin iptali talebiyle Kayseri Ýdare Mahkemesine dava açtý. Kayseri 2. Ýdare Mahkemesi, verdiði kararda, söz konusu laborantýn toplum saðlýðý merkezine atandýðý tarihten itibaren, üçer aylýk periyotlarla farklý aile saðlýðý merkezlerinde 23’er kez geçici olarak görevlendirildiðine dikkati çekti. Mahkeme kararýnda, gereken tetkikler için numune almak, eðitimini aldýðý basit laboratuvar tetkiklerini yapmak veya aldýðý numunelerin ilgili laboratuvar tarafýndan teslim alýnmasýný saðlamanýn aile saðlýðý elemanýnýn görevi olduðu vurgulandý. Kararda, bunlarýn laboratuvar teknisyeni olan davacýnýn görev alaný dýþýnda olduðu, bu nedenle geçici görevlendirmenin þartlarýnýn oluþmadýðý bildirildi. Laborant Olcay Nam’ýn söz konusu aile saðlýðý merkezinde geçici olarak görevlendirilmesinin hukuka uygun olmadýðýna hükmeden mahkeme, Kayseri Valiliðinin, savunmasýnda ifade ettiði, ‘’iþ bölümü’’ iddialarýna da ‘’davacýnýn son üç görevlendirmesinin TOKÝ Aile Saðlýðý Merkezine yapýlmasýndan dolayý’’ itibar edilmediðini belirtti. Kayseri 2. Ýdare Mahkemesi, bu gerekçelerle laborant Nam’ýn, Melikgazi ilçesi TOKÝ Aile Saðlýðý Merkezinde geçici olarak görevlendirilmesine iliþkin iþlemi iptal etti. Kayseri / aa


6

YURT HABER

16 HAZÝRAN 2011 PERÞEMBE

HABERLER

Kuþadasý ve Aydýn’da uyuþturucu operasyonu

 AYDIN’IN Kuþadasý ilçesinde düzenlenen uyuþturucu operasyonunda, uyarýcý sentetik hap ile çeþitli türlerde uyuþturucu ele geçirildi. A lý nan bil gi ye gö re, Ku þa da sý Em ni yet Müdürlüðü Kaçakçýlýk ve Organize Suçlarla Mü ca de le Grup A mir li ði nin ko or di nas yo nunda yapýlan istihbarat çalýþmalarý sonucunda belirlenen adrese operasyon düzenlendi. Operasyonda, 22 adet uyarýcý özelliðe sahip sentetik hap, 191 gram çeþitli türlerde uyuþturucu ile evin balkonundaki saksýda 2 kök Hint keneviri bulundu. Evdeki Ý. Z, F. K. ve D. A. Þ. gözaltýna alýndý. Zanlýlardan F. K’nin üç ayrý suçtan arandýðý tesbit edildi. Polis, zanlýlarýn ifadelerinden yola ��ýkarak geniþlettiði soruþturma kapsamýnda, E. B. ve T. I’yý da yakaladý. Emniyetteki iþlemlerin ardýndan adliyeye sevk edilen zanlýlardan Ý. Z, F. K. ve T. I. tutuklandý, diðer zanlýlar tutuksuz yargýlanmak üzere serbest býrakýldý. Öte yandan Aydýn’ýn Germencik ilçesinde evinde esrar geçirilen 1 kiþi gözaltýna alýndý. Edinilen bilgiye göre, bir ihbarý deðerlendiren Germencik Ýlçe Em ni yet Mü dür lü ðü e kip le ri, M. Z. i sim li þüphelinin evinde yaptýðý aramada, 768 gram esrar, 8 kök kenevir bitkisi, biri ruhsatsýz 2 tabanca ele geçirdi. M. Z’nin gözaltýna alýndýðý, soruþturmanýn sürdüðü öðrenildi. Aydýn / aa

Y

Tatilcilere trafik uyarýsý TESK GENEL BAÞKANI PALANDÖKEN, ''TATÝL DÖNEMÝ YOLLAR YOÐUN, YAZ TATÝLÝNE ÇIKACAK OLAN ÖÐRETMEN, ÖÐRENCÝ VE VELÝLER YOLLARDA ACELE ETMEMELÝ'' DEDÝ. TÜRKÝYE Esnaf ve Sanatkârlarý Konfederasyonu (TESK) Genel Baþkaný Bendevi Palandöken, tatil dönemi yollarýn yoðun olduðuna iþaret ederek, yaz tati line çýkacak olan öðretmen, öðrenci ve velileri yollarda acele etmemeleri konusunda uyardý. Palandöken yaptýðý yazýlý açýklamada, trafik kazalarýnýn en çok tatilin baþladýðý ilk günlerde ve bitiminin son günlerinde meydana geldiðine dikkati çekerek, 15 milyon 729 bin öðrenci ve 691 bin öðretmenin ayný anda tatile çýkmasýnýn trafikte beklenilen üzerinde bir yoðunluk oluþturduðunu ifade etti.

2010-2011 eðitim öðretim yýlýnýn tamamlanarak uzun süreli yaz tatilinin baþlayacaðýný hatýrlatan Palandöken, þunlarý kaydetti: ‘’Ne yazýk ki geçen yýl tatile girdiðimiz Haziran ayýndan Eylül ayýna kadar 1210 vatandaþýmýzý kaybettik. Düðün mevsiminin de hareketlenmesiyle oluþan düðün konvoylarý ile hasat mevsiminden dolayý yollardaki traktör ve biçerdöverlere dikkat edilmelidir. Dikkatinizi çekmek istediðim diðer nokta ise yaz aylarýnda hayatýný kaybedenlerin sayýsýndan yüzde 40’a varan artýþlarýn yaþanmasý. Bu yüzden

yaz sýcaklarýnýn bastýrdýðý bu günlerde çocuklarýyla birlikte tatile çýkacak olan tüm ailelere toplu taþýma araçlarýnýn tercih edilmesini öneriyoruz’’ Kazalarda yüzde 98 kusur oraný ile sürücü hatalarýnýn ilk sýrada yer aldýðýný vurgulayan Palandöken, yoðun trafik akýþýnýn olacaðý bu dönemde trafik denetimlerinin de arttýrýlmasý ihtiyacýna dikkat çekti. Palandöken, ‘’Bir an önce tatile çýkayým, þu stresli ortamdan kurtulayým diyerek, aþýrý hýz ile araç kullanýlmamalý ve hatalý sollama yapýlmamalýdýr’’ dedi. Ankara / aa

Mavi Marmara ödülleri sahiplerini buldu

5 kiþi savcýlýkça serbest býrakýldý

 DENÝZLÝ’NÝN Buldan ilçesinde, yolsuzluk ve usûlsüzlük iddiasýyla gözaltýna alýnan 5 kiþi, ifadelerinin alýnmasýnýn ardýndan serbest bý ra kýl dý. A lý nan bil gi ye gö re, il çe de ki bir grup, müteahhitler tarafýndan yaptýrýlan inþaatlarda belediye çalýþaný ve müteahhitlerin yolsuzluk ve usûlsüzlük yaptýðý iddiasýyla suç duyurusunda bulundu. Buldan Cumhuriyet Savcýlýðýnýn baþlattýðý inceleme sonrasý aralarýn da Bul dan Be le di ye si Fen Ýþ le ri Mü dü rü’nün de bulunduðu 5 kiþi gözaltýna alýndý. Þüpheliler, emniyette ifadelerinin alýnmasýnýn ardýndan sevk edildikleri savcýlýkça serbest býrakýldý. Denizli / aa

Ýþ kazasý geçiren 4 iþçiden biri öldü

 KÜTAHYA’DA makine montajý yapmak için çýktýðý iskeleden düþerek yaralanan 4 iþçiden biri öldü. Alýnan bilgiye göre, Evliya Çelebi Devlet Hastanesinin yoðun bakým ünitesinde tedaviye alýnan Selçuk Demir (50), olaydan bir hafta sonra öldü. Ustabaþý olarak görev yaptýðý öðrenilen Demir’in cenazesi, Kütahya Þeker Fabrikasý AÞ’ye ait ambulansla memleketine gönderildi. Olayda yaralanan diðer 3 iþçinin saðlýk durumlarýnýn iyi olduðu bildirildi. Taþeron firmaya baðlý iþçiler Selçuk Demir, Fatih Þahin, Erhan Solak ve Metin Doðan, 7 Haziran’da, Kütahya Þeker Fabrikasý AÞ’ye ait tesiste makine montajý yapmak için çýktýklarý iskeleden, yaklaþýk 5 metre yükseklikten düþe rek yaralanmýþ ve Evliya Çelebi Devlet Hastanesine kaldýrýlmýþtý. Kütahya / aa

Su yerine yanlýþlýkla tarým ilâcý içen iþçi öldü

 ANTALYA’NIN Manavgat ilçesinde, su yerine yanlýþlýkla tarým ilâcý içen iþçi, öldü. Alýnan bilgiye göre, DSÝ Manavgat Ýþletme Müdürlüðünde çalýþan ve Ilýca beldesinde nar bahçesinde bulunduðu sýrada su yerine yanlýþlýkla tarým ilâcý içtiðini fark eden iþçi Mehmet Babacan (50), yakýnlarýný telefonla arayarak yardým istedi. Kýsa süre sonra hastaneye kaldýrýlan ve zehirlendiði belirlenen Babacan, kurtarýlamadý. Ölen iþçinin cenazesi, Taþaðýl mev ki in de ki köy me zar lý ðý na def ne dil di. Mehmet Babacan’ýn cenaze törenine, ailesi, yakýnlarýnýn yaný sýra DSÝ Antalya Bölge Müdürlüðü ve Ýþletme Müdürlüðü yetkilileri, Evrenseki Belediye Baþkaný Recep Barut, Oymapýnar Belediye Baþkaný Tevfik Güven ile vatandaþlar katýldý. Antalya / aa

ÝHH Ýnsanî Yardým Vakfý tarafýndan Mavi Marmara gemisine düzenlenen saldýrýlarýn yýldönümü hatýrasýna düzenlenen, Mavi Marmara konulu resim, þiir ve deneme yarýþmasýnýn sonuçlarý belli oldu. Yarýþmada dereceye giren öðrenciler, ÝHH Genel Merkezi’nde düzenlenen ödül töreninde bir araya geldi. Ödül töreni, Türki ye’nin dört bir yanýndan Adana, Aksaray, Ankara, Batman, Bolu, Bursa, Elazýð, Ýngiltere, Ýstanbul, Ýzmir, Kara bük, Kay se ri, Kon ya, Kü tah ya, Muðla, Nevþehir, Sakarya, Samsun ve Þanlýurfa’dan dereceye giren öðrencileri ÝHH Merkezi’nde buluþturdu. Törende öðrencilere hediyeleri takdim edilirken dereceye giren eserlerden sunumlar yapýldý. ÝHH tara fýndan gerçekleþtirilen Mavi Marmara konulu resim, þiir ve deneme yarýþmasýnda dereceye giren öðrenciler, ÝHH Genel Merkezi’nde düzenlenen ödül töreninde bir araya geldi. Törende öðrencilere hediyeleri takdim edildi. Ýstanbul / Nagehan BAYRAM

ÖDÜLLERÝNÝ GAZZELÝ KARDEÞLERÝNE BAÐIÞLADI Törende þiir ve deneme dalýnda iki bi rincilik birden kazanan Eslem Beyza Karakaþ isimli öðrenci, kazandýðý iki laptopu Filistin’deki yetimlere baðýþladý. Törenin en anlamlý davranýþý ise Eslem Beyza Karakaþ’tan geldi. Yarýþmaya katýlarak þiir ve deneme dalýnda iki birincilik elde eden Özel Sultan Fatih Koleji öðrencisi Esra Beyza Karakaþ, ödül olarak kendisine verilen iki diz üstü bilgisayarý Gazze’deki kardeþlerine gönderilmek üzere ÝHH Baþkan Yardýmcýsý Hüseyin Oruç’a teslim etti. Karakaþ, ‘’Gazze’deki kardeþlerim defter bulamazken ben iki bilgisayarý almamýn doðru olmadýðýna inanýyorum’’ dedi. Yarýþmaya yoðun il ginin olduðunu belirten ÝHH Yönetim Kurulu Üyesi Murat Yýlmaz, þiir, deneme ve resim dalýnda 434 eserin ellerine ulaþtýðýný belirtti.

Eslem Beyza Karakaþ, iki dalda kazandýðý diz üstü bilgisayar ödüllerini Gazzeli çocuklara baðýþladý.

“Ýnsanlar can çekiþirken para pul düþünemezsin” ÝNEGÖL’DE ÖNCEKÝ GÜN, KAMYONETTEKÝ 13 KÝÞÝYÝ AZGIN SEL SULARINDAN KURTARIRKEN ÖLÜMLE BURUN BURUNA GELEN KURTARMA ARACININ OPERATÖRÜ, YAÞADIKLARINI ANLATTI. BURSA’NIN Ýnegöl ilçesinde ön ce ki gün de re de ki kamyonette mahsur kalan 13 kiþiyi kurtarma çalýþma larý sýrasýnda sulara kapýlarak ölümle burun buruna gelen kurtarma aracýnýn operatörü, olayý anlatýrken, o an insanlarý kurtarmaktan baþka þey düþünülemeyeceðini ifade etti. Geçtiðimiz Pazar günü þiddetli yaðýþ dolayýsýyla pik ni ðe gi den iki aileyi taþýyan kamyonetin ani oluþan sele, dereyi geçerken yakalanmasý sonucu 13 kiþi mahsur kalmýþ, yapýlan uzun çalýþmala rýn so nu cun da kur ta rýl mýþlardý. Kurtarma çalýþmalarýnda yer alan aracýn operatörü Kenan Korkmaz, yaþadýklarýný anlatýrken, sulara kapý larak ölümle burun buruna geldiðini belirterek, ‘’Gözünün ö nün de in san lar can çe kiþi yor. Ora da pa ra pul düþünemezsin’’ dedi. Korkmaz, ‘’O an için hiçbir þey hatýrlayamýyorum. Ha ya tým film gi bi gö zü mün önünden geçiyor. Bana ne olacak diye düþünüyorsun. Allah’ýn yardýmýyla attým kendimi kenara’’ diyerek, þöyle konuþtu:

‘’10 yýldýr bu iþi yapýyorum. Birkaç kez daha böyle olayla karþý karþýya kaldým. Ge çen gün de Bo ðaz köy Ba ra jý na a raç dü þü yor du. Son an da ye tiþ tik o na da. Bu meslek zor bir meslek. Ýnsan hayatý sonuçta hiçbir þey le ö den mi yor. Ýn sa nýn yedeði yok. Tam donanýmlý bir kurtarma aracý olsa, hiç kimsenin hayatý riske girmeyecek.’’ Gittikleri kazalarda önce caný, sonra da mallarý kurtar dýk la rý ný i fa de e den Kork maz, ‘’Mal da ca nýn yongasý. Bir þekilde insanla rýn ha ya tý kur tul duk tan sonra onlarý da kurtarmak gerekiyor’’ dedi. Korkmaz, ‘’Aldýðýnýz para bu mes lek i çin ye ter li mi?’’ so ru su na da þöy le cevap ver di: ‘’Pa ra yý bir yerden sonra bir kenara atýyorsun. Gözünün önünde insanlar can çekiþiyor. Orada para pul düþünemezsin. Ö nem li o lan o ra da ki insaný sað salim çýkarmak. Sonuçta mutluluk hissediyorsun, o bir can. Ýnsan bir hay va nýn ca ný ný kur tar sa mut lu luk du yu yor. Ýn san o lan her kes za ten bu nu hisseder’’ Bursa / aa

Urfa’da ailenin üstüne saçak çöktü: 5 yaralý ÞANLIURFA’DA iki katlý evin balkonunda yemek yiyenlerin üzerine saçak çökmesi sonucu 5 kiþi yaralandý. Alýnan bilgiye göre, Yýldýz ailesi, Muradiye Mahallesi’ndeki 2 katlý evlerinin balkonunda yemek yerken, binanýn saçak kýsmýnýn bir bölümü üzerlerine çöktü. Yaralanan Halil Yýldýz (28) ve eþi Emine Yýldýz (22), çocuklarý Funda (2) ile 6 aylýk Hayrunnisa Yýldýz ile baldýzý Meryem Özgüldü, 112 Acil Servis ekiplerince, þehirdeki çeþitli hastanelere kaldýrýldý. Yaralýlarýn hayatî tehlikelerinin bulunmadýðý belirtildi. Emine Yýldýz’ýn babasý Ahmet Özgüldü, olay yerinin yakýnýndaki bir evde oturduðunu, çökmenin nasýl gerçekleþtiðini anlamadýðýný söyledi. Aile fertlerinin üzerlerine yemek yerken saçaðýn çöktüðünü ifade eden Özgüldü, hastaneye götürülen yaralýlarýn durumunun iyi olduðunu bildirdi. Þanlýurfa / aa

0505 284 32 40

Yorgan gitti, kavga bitti mi? organ gitti, kavga bitti” mi dersiniz? Temennî edelim ki öyle olsun inþâallah. Diyelim ki epeyce bir süredir karþýlýklý yapýlan atýþmalar, tartýþmalar son bulsun. Yapýlan kavgalar, karþýlýklý aðýr isnatlar, ithamlar, suçlamalar ni hayete ermiþ olsun. Kendileri gerildikleri gibi, milleti de gerdiler... Tansiyonu yüksek mitinglerdeki nutuklarla milletin tansiyonunu da yükseltip, istenmeyen taþkýnlýklarýn çýkmasýndan çekinmediler. “Deðerli kardeþlerim” diyerek söze baþladýlar, ama kardeþlik havasýnýn ortadan kalkmasýna hizmet edecek þekilde a ðýzlarýna geleni söylemekten çekinmediler. Daha fazla taraftar bulmak, daha çok destek bulmak, daha fazla rey devþirmek uðruna her yolu mubah gördüler, her çareye baþvurdular, her fýrsatta dem vurduklarý kardeþliði, birlik beraberliði bozmaktan çe kinmediler. Bediüzzaman’ýn yýllar önceden, “Þeytandan ve siyasetten Allah’a sýðýnýrým” veya “Menfaat üzerine dönen siyaset canavardýr” diye tavsif ettiði siyaset böyle bir siyaset olsa gerek. Adýna menfî siyaset diyebileceðimiz, tamamen tarafgirlik üzerine kuru lan, Allah korusun “þeytaný melek, meleði þeytan görerek” icra edilen günümüz siyaseti böyle bir þey olsa gerek. Gerçekten bunlarýn yaptýðý aþk-ý hizmet mi? Hamiyet-i milliye mi? Aþk-ý millet veya vatan mý? Yoksa makam-mevki hýrsý mý? Þan-ü þeref tutkusu mu? Enaniyet ve benliklerini tatmin edebilme çabasý mý? Dünyanýn baþka ülkelerinde böyle, bu çeþit seçim kampanyalarý var mý bilemiyorum. Demokrasinin gelmiþ olduðu ve belli bir kültür seviyesi bulunan Amerika ve Av rupa’nýn hiçbir yerinde bizdeki gibi seçim kam pan ya la rý nýn ol ma dý ðý ný bi li yo rum. Bizdeki gibi haftalarca, aylarca devam eden ve trilyonlara mal olan meydan mitinglerinin yapýlmadýðýný, cadde ve meydanlarýn parti reklâm ve posterlerinin asýldýðý meydanlara tahsis edilmediðini, bütün partilerin sessiz, kavgasýz, gürültüsüz ve çok me deni ve seviyeli bir þekilde seçim kampan yasý yürüttüklerini biliyoruz. Demek oluyor ki kültür seviyesi yükseldikçe, seçim kampanyalarýnýn da seviyesi yükseliyor, kalite artýyor. Artýk siyasilerin, seçmeni þu veya bu þekilde aldatma veya kandýrma imkâný kalmýyor. Taraftar bulmaya, destek aramaya yönelik mitinglere, þatafatlý propagandalara gerek kalmýyor. Böyle sun’î yönlendirmeler olmayýnca seçmen hiçbir tesir altýnda kalmadan sandýk baþýna gidip oyunu kullanabiliyor. Herþeye raðmen, daðdaðalý ve sýkýntýlý da olsa bir seçimi daha kazasýz belâsýz geride býraktýk. Bazý siyasî kadrolar umduklarýna kavuþmanýn mutluluðunu yaþarken, bazýla rý da beklediklerini bulamamanýn üzüntüsünü ve burukluðunu yaþýyorlar. Bütün ak saklýk ve eksikliklere raðmen seçimlerin yapý lý yor ol ma sý bi le gü zel bir þey. Çün kü dünya üzerinde halen seçim sandýklarýný tanýmayan, oy kullanmanýn nasýl bir þey olduðunu bilmeyen ülkeler var. Temenni edelim ki seçim döneminde yaþanan ve hemen herkesi olumsuz etkileyen olaylar bundan sonra yaþanmasýn. Bilerek veya bilmeyerek meydana getirilen dargýnlýklar, gerginlikler tamir edilsin. Kamplaþmalar, hizipleþmeler, ihtilâflar son bulsun; herkesin en çok muhtaç olduðu birlik beraberlik ve kardeþlik ortamý tekrar oluþturulsun. Yine dileyelim ki, siyasiler miting meydan la rýn da ve ya te le viz yon ka nal la rýn da verdikleri sözlerine sahip çýksýnlar; vaad ettikleri iþ ve icraatlarýný yerine getirsinler. Yoksa umduklarýný bulmanýn havasýna girip, seçmene karþý verdikleri sözleri kulak ardý ederlerse, milletin gireceði hayal kýrýklýklarýnýn yanýnda kendileri de güven ve itimat kaybýna uðrarlar. Son bir te men ni: Se çim kam pan ya la rý boyunca hemen hep dünyaya bakan, maddî kalkýnmayý esas alan konuþmalar yapýldý, söz ve vaadlerde bulunuldu. Ýþin manevî yönünü dile getiren siyasileri duymadýk. Ahlâkî erozyonun ve içki, kumar, uyuþturucu gibi kötü alýþkanlýklarýn artarak devam et tiði bu memlekette sadece maddî kalkýnmayý saðlamanýn faydasý olur mu? Siyasîlerimize duyrulur.

“Y


DÜNYA

Y

Libya’da çatýþmalar sürüyor

 TRABLUS’UN merkezinde dün gece iki þiddetli patlama meydana geldiði, NATO savaþ uçaklarýnýn sivil tesisleri hedeflediði bildirildi. Baþþehirdeki gazetecilerin yerel saatle 23.30’da (TSÝ 00.30) þiddetli patlamalarýn duyulduðu bildirmelerinin ardýndan Libya resmî haber ajansý JANA, NATO hava taarruzunda El Fernac bölgesindeki sivil tesislerin hedeflendiðini duyurdu. Bu arada, doðuda aðýr kayýp veren muhaliflerin batýdaki Zintan ve Yefren þehirleri arasýndaki yolda yer alan kilit El Rayaniye köyünü ele geçirmelerinin ardýndan, aralarýnda paralý askerlerin de bulunduðu Kaddafi yanlýsý çok sayýda asker esir alýndý. Paralý askerle rin Afrika ya da komþu Cezayir’den geldikleri belirtilirken, aralarýndan biri Trablus’un çöldeki Tuareg kabilelerinden paralý asker topladýðýný anlattý. Birleþmiþ Milletler (BM) de, Libya’daki savaþýn 15 Þubattan bu yana 10 bin ila 15 bin kiþinin ölümüne ve bir milyon civarýnda insanýn ülkeden kaçmasýna sebep olduðunu bildirdi. Libya’da muhaliflerin, batýdaki Zintan þehrinin doðusundaki bir kasabanýn kontrolünü ele geçirdiði bildirildi. Bölgedeki AFP muhabiri, 15 Mart’taki halk ayaklanmasýndan bu yana ilk kez muhaliflerin ZintanYafran yolu üzerindeki El Reyaniye kasabasýnýn tamamýnýn kontrolünü ele geçirmeyi baþardýðýný belirtti. Muhalifler, Libya lideri Muammer Kaddafi yandaþlarýnýn elindeki Zen ten ve Yafran arasýndaki kasabalarýn kontrolünü ele geçirerek, þehirler a rasýnda köprü kurmayý hedefliyor. Bingazi - El Reyaniye / aa

Muhalifleri tanýyan ülke sayýsý 15’e yükseldi

 LÝBYALI muhaliflerin tanýyan ülkeler 15’e yükseldi. Muhalifler Kanada ve Panama’nýn da Ulusal Ge çiþ Konseyi’ni (UGK) tanýmasýyla ye ni dip lo ma tik ba þa rý el de et ti. Muhalifleri tanýyan ülke sayýsý 15’e yükseldi. Tunus hükümeti, talep olmasý halinde Libya’da muhaliflerin kurduðu Ulusal Geçiþ Konseyi’ni tanýmaya hazýr olduklarýný açýkladý. Tunus Eðitim Bakaný ve Bakanlar Kurulu’nun sözcüsü Tayib Bakkuþ, “Bir iktidarýn yoðun þekilde kentleri bombalamasýný kabul etmek düþünülemez. Bunu yapan meþrûluðunu kaybeder” dedi. Bakkuþ, hükümet ve konsey arasýnda müzakereler yürütülmesi halinde Tunus’un konseyi tanýmaya hazýr olduðunu belirtti. Konseyin bazý üyelerinin Tunus’u ziyaret ettiðini, ancak açýk þekilde konseyin tanýnmasý yönünde bir talebin gelmediðini ifade eden Bakkuþ, böyle bir talep olursa bunun bakanlar kurulunda deðerlendirileceðini söyledi. Tunus’un geçici Baþbakaný Beyci Cahid Essebsi, Katar’ýn El Cezire televizyonuna verdiði demeçte, talep olursa konseyi tanýyacaklarýný belirtmiþti. Tunus / aa

Liberya, Libya ile iliþkilerini kesti

 AFRÝKA ülkesi Liberya, Libya ile diplomatik iliþkilerini kesti. Liberya Devlet Baþkaný Ellen Jonhson-Sirleaf’in makamýndan yapýlan açýklamada, “Hükümetin, Libya’daki durumun dikkatle gözden geçirilmesinin ardýndan diplomatik iliþkileri kesme kararý aldýðý, Albay Muammer Kaddafi hükümetinin Libya’yý yönetme meþrûiyetini kaybettiðine kanaat getirdiði” belirtildi. Liberya Büyükelçisini, Libya’nýn baþþehri Trablus’tan çekme ve Liberya’daki Libya temsilciliðinin faaliyetlerini askýya alma kararý alan hükümet, Libya halkýna karþý þiddetin durmasý gerektiðini de vurguladý. Açýklamada, iliþkilerin, Libya halký siyasî bir uzlaþmaya vardýðýnda yeniden kurulabileceði ifade edildi. Monrovia / aa

41 Libyalý Tunus’a geçti

 ARALARINDA 27 asker bulunan 41 Libyalýnýn Tunus-Libya sýnýrýn daki Mednin’e geçtiði bildirildi. Tu nus resmî ajansý TAP’taki haberde, askerler arasýnda yüksek rütbeli subaylarýn da bulunduðu belirtilirken, bu askerlerin Muammer Kaddafi rejiminden ayrýlanlar olup olmadýðý i fade edilmedi. Bu hafta Pazartesi ve Sa lý gü nü Lib ya ta ra fýn dan 6850 mültecinin sýnýrý geçtiði, bunlardan 6 bininin Libyalý olduðu belirtiliyor.

BM: YARDIMA HAZIRIZ BM Sözcüsü Martin Nesirky, Türk yetkililerin, olaylar dolayýsýyla Türkiye’ye gelen Suriyeliler’e yardým etmede son derece iyi çalýþtýklarýný, ta lep etmeleri halinde de BM’nin yardýma hazýr olduðunu söyledi. Nesirky, Suriye’deki olaylar dolayýsýyla Türkiye’ye gelen Suriyelilerle ilgili bir soru üzerine, hem Türk hükümetinin hem de Türk Kýzýlayý’nýn Suriyelilere yardým etmede çok iyi çalýþtýklarýný, sýnýrdan geçenler için çadýr kentler kurduklarýný belirtti. BM Ýnsani Ýþler Ofisinden aldýðý bilgiye göre, þu anda sýnýrdan Türkiye’ye geçenlerle Türk yetkililerin ilgilendiðini, Türk hükümetinin BM’den yardým talebinde bulunmadýðýný belirtti. Nesirky, ‘’Türkiye talep ederse BM elbette yardým etmeye hazýr’’ diye konuþtu. Nesirky daha önce de ayný konuyla ilgili sorular üzerine, Türk yetkililerin Türkiye’ye sýðýnan Suriyeliler’e yardýmda son derece çabuk ve cömert davrandýklarýný belirtmiþti. Birleþmiþ Milletler / aa

SURÝYE Enformasyon Bakaný Adnan Mahmud, ülkenin kuzeyindeki Cisr Eþ Þuður’dan Türkiye’ye gelen Suriyelilere ülkeye dönmeleri çaðrýsýnda bulundu. Mahmud, dün geç saatlerde yapýlan bakanlar kurulu toplantýsýnýn ardýndan yaptýðý açýklamada, kasabada güvenlik, elektrik, su ve iletiþimin yeniden tesis edildiðini, bölgenin artýk güvenli olduðunu belirterek, Türkiye’deki Suriyelilere ülkelerine dönmeleri çaðrýsýný yaptý. Enformasyon Bakaný Mahmud, hükümetin, Suriye Kýzýlay’ýný, Suriyelilerin geri dönüþünü garanti altýna almak için Türk yetkilileriyle koordinasyon yapmakla görevlendirdiðini de söyledi. Suriye’den Türkiye’ye 8 binden fazla Suriyeli geldi. Ankara / aa

Suriye’den kaçýþ sürüyor SURÝYE’DEKÝ OLAYLARDAN KAÇARAK TÜRKÝYE’YE GELENLERÝN SAYISI 8421’E ULAÞTI. MÜLTECÝLERE HER TÜRLÜ HÝZMET VERÝLÝYOR. ORDU TANKLARLA ÝLERLÝYOR SURÝYE ordusunun, Marat El Numan kentinde “sýnýrlý operasyon”a hazýrlandýðý bildirildi. Suriyeli yetkililer, askerler ve tanklarýn, ülkenin kuzeyindeki Cisr Eþ Þuður’un 40 kilometre güneydoðusundaki kente doðru yol aldýðýný belirtti. Suriye resmî basýný, Devlet Baþkaný Beþþar Esad’a karþý büyük gösterilerin yapýldýðý Marat El Numan’da göstericilerin hükümet binalarýyla güvenlik karargâhlarýna saldýrdýðýný haber verdi. Yaklaþýk 100 bin nüfuslu þehrin sakinlerinin çoðunun operasyon ihtimali yüzünden kaçtýðý kaydedildi. Muhalefet yanlýlarý ise ordunun Irak sýnýrýnda bulunan Deir El Zur vilayetindeki iki kasabada da asker konuþlandýrdýðýný söyledi. Ankara / aa

YAKALANAN ASKER, SIÐINMA ÝSTEDÝ MARDÝN’ÝN Nusaybin ilçesi yakýnlarýndaki sýnýrdan yurda girmeye çalýþan bir Suriye askeri yakalandý. Suriyeli asker, sýðýnma talebinde bulundu. Alýnan bilgiye göre, Nusaybin ilçesine baðlý Turgutlu Köyü yakýnlarýndaki sýnýrdan yurda girmeye çalýþan Suriyeli Muaz Buðdai, sýnýrda nöbet tutan askerler tarafýndan yakalandý. Ýfadesinde Suriye’nin Kamýþlý ilçesinde askerlik yaptýðýný, ancak 15 aylýk askerlik süresini tamamlamasýna raðmen terhis edilmediðini ifade eden Buðdai, sýðýnma talebinde bulunduðunu söyledi. Buðdai, ifade iþlemlerinin ardýndan Mardin Cumhuriyet Baþsavcýlýðýna sevk edildi. Nusaybin / aa

SURÝYE, 4. TUGAY ÞAM'DAN AYRILMADI SURÝYE Savunma Bakanlýðý Siyasi Ýþler Müdürü ve Sözcüsü Korgeneral Riyad Haddad, 4. Tugayýn baþþehir Þam’daki görev yerinden hiçbir þekilde ayrýlmadýðýný söyledi. Türk basýn mensuplarýna özel açýklamada bulunan Haddad, Suriye’nin çeþitli þehirlerinde meydana gelen olaylara, Devlet Baþkaný Beþþar Esad’ýn kardeþi Korgeneral Mahir Esad’a baðlý 4. Tugayýn müdahale ettiði yönündeki haberleri yalanladý. ‘’4. Tugayýn hiçbir þekilde Þam dýþýnda görev almadýðýný’’ belirten Haddad, ‘’4. Tugay’ýn Þam’daki görev yerinden ayrýldýðý yönündeki haberler tamamýyla gerçek dýþýdýr’’ dedi. Haddad, ‘’Suriye ordusu bir bütün halinde hareket ediyor’’ dedi. Cisr Eþ Þuður / aa

mikailyaprak@gmail.com

Hizmete devam er sabah Erek Daðýnýn ardýndan doðan güneþin selâmýný alan, yekpare bir taþ kalýbýndaki, ayný zamanda bir dað cesametindeki Van Kalesinin zirvesinde ayaðý kayan Üstâd, aþaðýya meylederken gayr-i ihtiyarî “Eyvah dâvâm!” demiþti.. Ýnayet-i Ýlâhî ile, Abdulkadir Geylanî Hazretlerinin hususî himmetiyle kurtulunca da, dimdik ayaða kalkarak, gözlerinden pýrýltýlar saça rak, lisan-ý haliyle “Hizmete devam!” dediðine illâ da bir þahit tutmamýz gerekmez. Ondan sonra da hep, düþtüðü (düþürüldüðü) yerlerden ayaða kalkarak, kaldýðý yerden “Hizmete devam” demiþtir. Harp meydanlarýnda, at sýrtýnda Kur’ân’dan kalbine gelen mânâlarý Habib kâtibine yazdýrarak, Kur’ân hizmetine devam etmiþtir. Harp ve esaret yýllarýndan sonra, ýsrarlý dâvetler üzerine dahil olduðu Ankara meclisinde üzerine düþen vazifeyi ve ikazlarý ifa edip, Erek Daðýndaki kulübesine çekildikten sonra da yanýna gelenlere ders vermiþ, hizmetine devam etmiþtir. Sürgünlerde; en namüsait þartlar altýnda etrafýna toplanan üç-beþ serdengeçti ile hizmet etmiþ, “Hizmete devam” demiþtir. Hapishanelerde mahkûmlara ders vermiþ, onlarýn ýslâhýna çalýþmýþ, onlarý vatana ve millete faydalý insanlar haline getirmiþtir. Orada da boþ durmamýþ, hizmetini sürdürmüþ, “Hizmete devam” demiþtir. Her zehirlendiðinde, öldürücü zehirden ina yete-i ilâhîye ile kurtularak, hayata yeniden gözlerini açar açmaz, ilk aklýna gelen hizmet ol muþ, et ra fýn da að la yan la rý te sel li e de rek, “Hizmete devam” demiþtir. Ve Üstâd Bediüzzaman, her sahada olduðu gibi, bir hususta daha Peygamber Efendimizi (asm) kendisine rehber edinmiþti. O da, insanlarýn çekilmesiyle ve dinlememesiyle, çalýþma ve gayretini daha da arttýrýr ve ciddiyetle teblið ederdi.  Üstâd, vazifesini tamamlayýp vefat ettikten sonra da, hizmetin þahs-ý manevîsine ve hizmet erlerine hücumlar devam etmiþtir. Gerçi Üstâd, “Ölümüm, hayatýmdan ziyade hizmet edecek” demiþtir ve öyle de olmuþtur. Ama inkiþafa ve büyümeye paralel olarak, hizmetin önünü kesmeye, mecrasýný deðiþtirmeye yönelik sinsî planlar devam etmiþ, ediyor ve edecektir. Hiz met er le ri ne ya pý lan bed mu a me le ler, tehditler ve hapisler, onlarý yollarýndan çevire meyince, ehl-i dalalet ve zýndýka komiteleri taktik deðiþtirerek; suret-i haktan görünüp onlarýn içlerine sýzarak, onlarýn bütünlüðünü, ahengini ve insicamýný bozmaya yönelik planlar uygulamýþlardýr. Böyle planlara da, denilebilir ki, 12 Eylül ihtilâlinden sonra hýz verilmiþtir. Hatta ihtilâlin baþ mimarýna; bu hizmet erlerinin, her ihtilâl sonrasýnda olduðu gibi neden toplu tutuklanma la ra ma ruz bý ra kýl ma dý ðý so rul du ðun da, “Biz bu sefer onlarý böldük” demiþtir. Ama, içtimaî, siyasî ve metodoloik farklýlýklara raðmen “nuranî” beraberliðin devam ettiði görülünce; onlarýn nazarlarýný dünyaya çevirmek ve rejimle uzlaþtýrmak planlarýna baþvurulmuþtur. Bunlara karþý, yol göstericimize iyi kulak verir ve onu adým adým takip edersek, onun yol boyunca koyduðu iþaret taþlarýna da dikkat ederek, salimen yolumuza devam ederiz, inþaallah.

H

Yüzbinler gösteri yaptý

Fransa'da ana muhalefet partisi Sosyalist Parti, BM Genel Kurulu'nda baðýmsýz Filistin Devletine destek verilmesi çaðýrýsýnda bulunuldu.

Fransýz muhalefeti: Filistin’i tanýyalým FRANSA’DA ana muhalefetteki Sosyalist Parti, hükümetin, Filistin’i devlet olarak tanýmasýný istedi. Sosyalist Parti, hükümetin, AB’nin, gelecek BM Genel Kurulunda Filistin’i devlet olarak tanýmasý için de gerekli tüm çabayý göstermesi çaðrýsýnda bu lun du. Par ti den ya pý lan ya zý lý a çýk la ma da, ‘’Fran sa ve AB’nin, Filistin sorununa kalýcý ve adil çözüm bulunulmasý konusundaki çabalarda en ön safta olmalarý gerekir’’ ifadesi kullanýldý. Açýklamada, Eylül ayýnda düzenlenecek BM Genel Kurulunda bu konuda gerekli kararýn alýnmasý istendi. Cumhurbaþkaný Nicolas Sarkozy ve Dýþiþleri Bakaný Alain Juppe, son dönem yaptýklarý açýklamalarda, Fransa’nýn, Filistin’i devlet olarak tanýyabileceði imasýnda bulunmuþtu. Paris / aa

7

MÜLTECÝLERE, “DÖNÜN” ÇAÐRISI

Suriye'deki çatýþmalardan kaçarak sýnýrý geçen Suriye vatandaþlarýnýn sayýsý 9 bine dayandý. Türkiye, kurduðu çadýr kentlerde mültecilere kucak açtý. FOTOÐRAF: AA

SURÝYE’DEKÝ olaylardan kaçarak Türkiye’ye gelenlerin sayýsý 8421 oldu. Hatay Valiliði Basýn Bilgilendirme Merkezinden edinilen bilgiye göre, Altýnözü ilçesinde iki geçici çadýr kentte 5142 kiþinin, Yayladaðý ilçesinde ise 3206 kiþinin barýndýrýldýðý belirtildi. 60 kiþinin Hatay’da çeþitli hastanelerde tedavi altýna alýndýðý, 13 kiþinin de refakatçi olarak hastanelerde bulunduðu kaydedildi. Hatay’da bulunan 8421 kiþiden, 1921’i erkek, 2132’si kadýn, 2181’i erkek çocuðu, 2187’sinin ise kýz çocuðu olduðu ifade edildi. Baþbakanlýk Afet ve Acil Durum Yönetimi Baþkanlýðý (AFAD), Türkiye’de bulunan 8 bin 421 Suriye vatandaþýna, çadýr kentlerde barýnma, yiyecek, saðlýk, güvenlik, sosyal aktivite, eðitim, ibadet, tercümanlýk ve diðer hizmetlerin verildiðini bildirdi. AFAD’dan yapýlan açýklamada, Suriye’den Türkiye’ye yönelik nüfus hareketleriyle ilgili Baþkanlýðýn koordinasyonunda Ýçiþleri, Dýþiþleri, Saðlýk, Millî Eðitim, Tarým ve Köyiþleri, Ulaþtýrma ve Maliye bakanlýklarý, Genelkurmay ve Diyanet Ýþleri baþkanlýklarý, Gümrük Müsteþarlýðý, Kýzýlay ve Hatay Valiliðinin yürüttüðü çalýþmalarýn devam ettiði belirtildi. Açýklamada, 14 Haziran’da gece boyunca Türkiye’ye giriþ yapanlardan 521’inin kendi istekleriyle Suriye’ye geri döndüðü, bu süre içinde 395 Suriye vatandaþýnýn ise Türkiye’ye kabul edildiði belirtildi. Hatay Valiliðine 750 bin TL nakdi yardým yapýldýðý belirtildi kaydedildi. Hatay / aa

16 HAZÝRAN 2011 PERÞEMBE

GAZZE'DE ÝÞSÝZLÝK YÜZDE 45'Ý AÞTI BÝRLEÞMÝÞ Milletler Filistinli Mültecilere Yardým ve Çalýþma Örgütü (UNRWA), Gazze Þeridi’ndeki iþsizlik oranýnýn, dünyanýn en yüksekleri arasýnda bulunduðunu bildirdi. UNRWA’nýn raporunda, geçen yýlýn ikinci yarýsýnda bölgedeki iþsizlik oranýnýn yüzde 45’i aþtýðý belirtildi. Raporda, Hamas’ýn Gazze’nin kontrolünü tamamen ele geçirmesinin ardýndan Ýsrail’in, güvenlik gerekçeleriyle abluka uyguladýðý 4 yýldan beri maaþlarda da yüzde 35’e yakýn düþüþ olduðu kaydedildi. New York / aa

 YEMEN’DE, Devlet Baþkaný Ali Abdullah Salih’in ay baþýnda düzenlenen bir saldýrýda yaralanmasýnýn ardýndan tedavi için ülkeden ayrýlmasýndan sonraki en büyük gösterilerin düzenlendiði bildirildi. AP ajansýnýn haberinde, ülkenin bütün büyük þehirlerinde yüz binlerce kiþinin Salih’in ailesi ve yardýmcýlarýnýn yargýlanmasýný istediði belirtildi. Baþþehir Sana’da on binlerce gencin Devlet Baþkaný Vekili Abdrabbo Mansur Hadi’nin Salih’in oðlunun komutasýndaki özel güçler tarafýndan korunan evinin önünde toplanarak, talepleri karþýlanýncaya kadar buradan ayrýlmama yemini ettiði kaydedildi. Benzer gösterilerin Hadremat, Hudeyda, Ýbb, Damar ve Sada’da da yapýldýðý, Taiz’de ise göstericilerin Cumhuriyet Muhafýzlarý ile çatýþtýðý ifade edildi. Bu arada Yemen’in Saba haber ajansý, 3 Haziran’da Devlet Baþkanlýðý Sarayý’na düzenlenen saldýrýda yaralanan ve tedavi için Suudi Arabistan’ýn baþþehri Riyad’a giden Salih’in (69) durumunun iyi olduðunu ve giderek iyileþtiðini duyurdu. Sana / aa


8

16 HAZÝRAN 2011 PERÞEMBE Yeni Asya-Demokrat Eðitimciler Derneði iþbirliðiyle hazýrlanmýþtýr

EÐÝTÝM

Y egitim@yeniasya.com.tr

Geleceði doðru okumak nacitepir@hotmail.com

Hatalar nasýl düzeltilir? arþýlaþtýðýmýz herhangi bir hatanýn düzeltilmesi için en baþta dikkat edeceðimiz husus, hatanýn yüze vurulmamasýdýr. Hz. Peygamberimiz (asm) gördüðü hatalý davranýþlarý kimsenin yüzüne vurmazdý. Sohbetlerinde münasip bir anlatýmla kimseyi incitmeden, genel ifadeler kullanarak hatalý gördüðü söz veya davranýþlarýn düzeltilmesini telkin ederdi. Onun için uygun bir zamanda, daha önce tesbit edilen hatalar genel olarak ele alýnýp, “bazýlarý, bazý kimseler, v.b.” gibi genel ifadelerle anlatýlmalý, þahýslarýn topluluk içerisinde kiþiliðini zedelememelidir. Aksi durumda hatalarýn yüze vurulmasý, daha kötü ve olumsuz geliþmelere sebep olabilir. Meselâ, sýnýfta veya herhangi bir yerde öðrencilerin içerisinde, bir öðrencinin hatasýný yüzüne vuran öðretmen, aradaki baðlarýn bir anda kopmasýna, saygý ve sevginin kaybolmasýna ya da baþka hatalarýn doðmasýna sebep olabilir. Hele de suçlu bulduðu öðrenci, hatasýný gizlemeye çalýþýyor da, öðretmen onu illa da yakalayýp yüzüne vurmak veya deþifre etmek isterse, “yeter be, üzerime gelme, senden mi korkuyorum, ne yaparsan yap” v.b. gibi hoþ olmayan söz ve tepkiyle karþýlaþabileceðini hesap etmelidir. Bu ve benzeri olumsuzluklar, çoðu defa öðretmenin bir anda kendini kontrol edememesinden kaynaklanmaktadýr. Halbuki bir eðitimci, en baþta kendini devamlý kontrol altýnda bulunduracak, duygusal davranýþlardan uzak kalmaya özen gösterecektir. Böyle olmak kaydýyla, her hatayý görmemeli veya önemli olmayan yanlýþlýklarý görmezlikten gelebilmelidir. Düzeltilmesinin gerekli olduðuna inandýðý bir hatayý, öðrencinin yüzüne vurmadan düzeltilmesine çalýþmalýdýr. Öðretmenin bu tarz davranýþý öðrenciyi daha çok etki altýna alabilir. Hatalarýn düzeltilmesi konusunda asýl olaný da, önceden tedbir almaktýr. Yani, herhangi bir hatanýn iþlenmesine yol açmamak için daha önceden tedbir almak gerekir. Bu da eðitim ve öðretim açýsýndan çok önemlidir. Zaten eðitimden kastedilen amaç, bireylerin tutum ve davranýþlarýnda olumlu deðiþmeler ve geliþmeler meydana getirmek deðil midir? O halde eðitim ve öðretim çalýþmalarýnda ne kadar baþarýlý olabilirsek, o ölçüde de doðabilecek hata, ya da hatalý davranýþlarý baþtan önlemiþ oluruz. Bu konuda da meslekteki ustalýk önemli rol oynar. Öðretmenin her yönden baþarýlý olabilmesi için, iyi bir model olmasý gerekir. Bu hususta en tesirli konu hatasýnýn düzeltilmesi gereken kiþi ya da öðrenciyi yakýndan tanýmaktýr. Çünkü bireysel farklýlýklar (cana yakýn, çekingen, tez etkilenen, güç etkilenen, dalgýn, zayýf iradeli, kuvvetli iradeli, bencil tip, otoriter, vb gibi) eðitim ve öðretimde büyük rol oynadýðý gibi hatalarýn düzeltilmesinde de büyük etkisi vardýr. Öðrencilerine sürekli olarak iyiliði ve doðruluðu telkin etmelidir. Onlara karþý rehberlik fonksiyonunu ustalýkla kullanmalýdýr. Bazý hatalarýn kýsa zamanda düzeltilebileceðini, bazýlarýnýn ise düzeltilmesi için daha uzun bir zaman ve daha çok gayret gerektireceðini hesaba katmalýdýr. Her þeyden önce öðrencilerle sürekli ilgilenmeli ve onlarýn sorunlarýna eðilmelidir. Unutmamalý ki her öðrencinin mutlaka kendine göre sorunlarý vardýr. Bu sorunlar baþlýca sýnýfý, okulu ve ailesi ile ilgili olabilir. Bunlarýn çözümüne yardýmcý olmak öðretmenin görevidir. Sorunlarý çözmede ya da öðrencinin karþýlaþtýðý zorluklarý aþmada öðretmen ne kadar ustaca davranýrsa, o kadar baþarýlý olmakla birlikte sevgi ve saygýnlýk kazanýr. Aslýnda okulun bir görevi de çeþitli yönlerden bilgi ve beceri kazandýrmasýyla birlikte, öðrencinin karþýlaþabileceði zorluklarý yenebilme ve ona sorun çözebilme becerisi kazandýrmaktýr. Bütün bunlarýn yaný sýra ve bazý özel durumlarda yapýlan öyle hatalar olabilir ki, geç kalýnmasýnda daha büyük zararlar ortaya çýkabilir. Bu gibi durumlarda hemen hatanýn üzerine gidilmesi ve anýnda sonuçlandýrýlmasý gerekir. Böyle ani durumlarýn (emrivakilerin) her an çýkabileceði gözden uzak tutulmamalýdýr. Meselâ, ahlâk dýþý tutumlar, aþýrý dikkat çekici kaba davranýþlar, suça özendirme, suç iþleme, v.b. gibi olumsuz durumlar her an için öðretmenin karþýsýna çýkabilir.

K

AKILLI

TAHTA

Vicdanýn ziy Aklýn nuru asý, ulûm-u dîniye d , Ýkisinin im fünun-u medeniye ir. d tiza ir. eder. O ik cýyla hakikat tece i ll c î e n a h himmeti pervaz ed ile talebenin vakit, birin er. Ýftirak ettikle ri cisin ikincisind de taassup, e hile, þüp he tevellüd e der. Bediüzza m Münâzarâ an, t, s. 127

GELECEK bambaþka bir eda ile gelecek. Geleceði hakkýmýzda hayýrlý kýlmak için kendimize has bir gelecek tasavvuruna sahip olmamýz gerekiyor. Ailemiz ve cemaatimiz ve Ýslâm ümmeti nezdinde kendimizi aklamamýz için zaruret haline gelmiþtir. ’’Ýstikbalde gelecek nefret ve tahkirden sakýnmak, tüh o asrýn gayretsiz adamlarýna denildiði zaman yüzümüze tükürükleri gelmemek için veya silmek için yazýlmýþtýr’’ sözlerine muhatap olmamak ve sert eleþtiriler ve ithamlara maruz kalmamak için bir adým atmak zorundayýz. Büyük dâvâ adamý strateji uzmaný olan Üstadýmýzýn çizdiði yol gösterdiði hedef bizim için yol haritasý olmalýdýr. Büyük düþünceleri olmayanlar büyük projelere imza atamazlar. Büyük iþler büyük dimaðlarýn mahsulüdür. Geleceðin inþasýnda kutlu bir hedef gösteren eserler bize güçlü bir referans kaynaðýdýr. Bunun için Bediüzzaman Hazretlerine medyun-u þükranýz. Artýk þehir hayatýnýn bize dayattýðý realiteyi doðru okumak zorundayýz. Eskide olduðu gibi büyük aile ortamý yok. Dede ve nineler artýk evlerin baþköþelerini süslemiyorlar. ’’Anne ve baba iþe, çocuk kreþe’’ sözünde vurgulandýðý gibi çocuk eðitimi için baþka tedbirler gerekiyor. Bu hayatî ihtiyaç gerek çocuklar, gerekse anne ve babalarý yeni arayýþlara sevk ediyor ‘’Bir çocuk anne-babasýnda hakiki terbiye-i Ýslâmiyeyi almazsa…’’ Bu boþluðu doldurmak için geleceðin sahipleri olan yeni nesillerin yetiþtirilmesinde eðitim kurumlarýnýn varlýðý þüphe götürmez bir gerçektir. Yavrularýmýzý kendi deðer yargýlarýmýzla bezemek en hayatî bir konu olarak önümüzde duruyor. Fevkalâde bir planlama ile bu faaliyetlerin koordine edilmesi zaruret haline gelmiþtir. Pozitif bir anlayýþla bu süreci ‘’Doðru Ýslâmiyeti ve Ýslâmiyete lâyýk doðruluðu” esaslarý çerçevesinde öðrencileri eðitimin nesnesi deðil, öznesi yapmalýyýz. Çocuklarýmýzýn zihinlerini ter temiz iman hakikatlarýyla bezeyip, ruhlarýný marifetle süsleyerek his ve gönül dünyalarýný sevgi ile donatmalýyýz. Eðitim yuvalarýný gül bahçelerine çevirmeliyiz. Bizim eðitim anlayýþýmýz pozitif deðerler üzerine kurulmuþtur. ”Kolaylaþtýrýn, zorlaþtýrmayýn. Müjdeleyin nefret ettirmeyin” talimatý yol haritamýz olmalýdýr. Beþ duyu organýyla, kabiliyeti ve þahsiyetiyle, iç âlemindeki boyutuyla farklý olarak yaratýlan insanlarý iyi tahlil ederek bir metodoloji geliþtirmeliyiz. Çünkü insanlar tek bir tornada çýkmadýðýna göre her insan farklý bir dünyadýr. Farklýlýklarýn bilincinde olarak bireylerin seviyelerine göre bir eðitim anlayýþýný öncelemeliyiz. Çoklu zekâ sistemlerine göre eðitim ve öðretim faaliyetlerini koordine etmeliyiz.

Olaylarý dar düþünce kalýplarý ile çözemeyiz. Mevcut paradigmanýn iflâs ettiði bedihidir. Kendi düþünce sistemimize göre yeni bir paradigmaya ihtiyaç vardýr. Hastalýklý problem üreten bu yapýyý çaðdaþ eðitim anlayýþý ile dizayn etmeliyiz. Çözemediðiniz problemler sizi çözer boþuna dememiþler. Kavgayý deðil sevgiyi, düþmanlýk deðil dostluðu ideoloji deðil, pedegojiyi esas almalýyýz. Eðitim sistemimizin yoðun bir yenileme sürecine ihtiyacý var. Bu süreci iyi analiz edip siste-

ÝSMAÝL HAKKI AVCI ismailhakkiavci@mynet.com UNUTMAK deyince insanýn aklýna, zihnine neler gelir? Bu hususta neler söylenebilir? Unutmak üzerine genelde olumlu sözler söyleneceði gibi, þikâyet edilen hâller de olabilir. Evet, insan zihni unutmaya pek elveriþli bir yapýda yaratýlmýþtýr. Gerçekten insan zihninin daha yaradýlýþtan unutmaya pek elveriþli bir yapýsý vardýr. Ýnsanýn tabiî sýfatlarýndandýr. Bunu böyle Yaratanýn elbet bunda pek çok hikmetleri ve bizim için faydalý taraflarý vardýr. Zîra; ‘Ýnsan nisyan ile mâlûldür.' Unutmanýn en büyük âmili olan zaman mefhumu, sanki ýslak bir sünger gibi, bizim hatýra sayfalarýmýzýn üzerine akseden izleri, yavaþ yavaþ silmektedir. Hatta bu yaþananlarýn izleri, bize fark ettirilmeden, hissettirilmeden devamlý bir þekilde silinmektedir. Nâhoþ hâtýralarýn sert izleri bu süngerin altýnda azar azar yumuþar. Seneler geçer, önce teferruat kaybolur; sonra günün birinde, bir zaman bizi periþan etmiþ olan o mûziç hâdiseden ancak hayal meyal bir kaç küçük iz kalýr. Üst tarafý silinmiþ kaybolup gitmiþtir. Hatta zamanýn eliyle, geçmiþ günlerin hatýralarý biraz daha güzelleþmiþ, hatýrlanmasý tatlý bir hâle gelmiþ bile olabilir. Belki biz farkýnda deðiliz, ama Cenâb-ý Hakk’ýn zihnimizi böyle unutucu bir yapýda halketmesi bize bahþettiði nimetlerin muhakkak ki en büyüðüdür. Evet, “Ýnsan nisyandan alýndýðý için nisyana müptelâdýr”. Hatta eðer yaþýyorsak, her türlü acýlara raðmen hayatta kalabiliyorsak bu sayede kalabiliyoruz. Bizi periþan edip kalbimizden vuran bir acýyý mütemadiyen hissetmeye devam etseydik hâlimiz nice olurdu? Bu acýnýn üzerine binecek yeni acýlar bizi ne hâle getirirdi? Her þey yavaþ yavaþ unutulmasaydý dünya bir mâtemhâneye döner, insanlar gülmek nedir bilmez, yaþamak arzusu gönüllerden silinip giderdi. Yalnýz acý hatýralar deðil, tatlý hatýralar da zamanýn akýþýna dayanamýyor, onlar da yavaþça gözden kaybolup gidiyorlar. Tatlý hatýralar bari kalsaydý fenâ olmazdý hani. Hakikat odur ki, unutulmayacak pek bir þey yoktur. Her þey unutulur ve ancak bu sayede her acýya dayanmak mümkün olur. Yeni ve gelecek günlere hazýr olabilmemiz için unutkanlýk hâli bir nimet ve rahmet sayýlmalýdýr. Bir de unutmanýn zor ve çekilmez bir his olduðundan dert yananlar vardýr. Unutmak isteyenler için ‘unutmak’ öylesine bir vakýadýr ki, kimi zaman onu gerçekleþtirmeye çabalanýr, ama baþarýlamaz. Yâni ne kadar unutmak

mi saðlam esaslar üzerine inþa etmeliyiz. Ýnsanlýk merhamet üzerine kurulmuþ, merhametini kaybeden insanlýðýný kaybeder. Sözü asýl hedef olmalýdýr. Eðitim ile ilgili projeler hayati öneme haizdir. Hayat ailede baþlar okulla beslenir ve inkiþaf eder eðitim ve öðretim faaliyetlerini fýtrata uygun bir formatta uygulamalý ve pratik etkin metodlar benimsenmelidir. Dengeli beslenmek için vitaminlere ihtiyaç olduðu gibi dengeli eðitim içinde aktif eðitim kaynaklarýný devreye sokmalýyýz. Kur'ân mutfaðýnda piþen manevî gýdalar kalpleri besleyecek ruhlarý doyuracak lâtife ve hisleri þaha kaldýracaktýr. Vücudun hava, su ve gýdaya ihtiyacý olduðu gibi iman derslerini bu sürece dâhil ederek marifetullahta mesafe kat edilmelidir.

YA RESULULLAH Bütün âlemlerin iftiharýsýn Ruhlara sultansýn ya Resulullah Cümle beþeriyetin halâskârýsýn Mahbub-u cansýn ya Resulullah Gönüller nurunla felâha erer Dertlerden kurtulup feraha erer Masivadan sýyrýlýp Allaha erer Hikmet-i yezdansýn ya Resulullah Gölgen düþmez idi asla topraða Cemalin benzerdi nurlu çeraða Arzdan arþa doðru bindin buraða Bir sýrr-ý yezdansýn ya Resulullah Semalarýn pýrýl pýrýl mahýsýn Gönüllerin biricik padiþahýsýn Karanlýk gecelerin nurlu sabahýsýn Bir þems-i tâbânsýn ya Resulullah Cihana ruh veren yüce hakikat Varlýðýn içinde en büyük maksat Senin ile nurlanýyor kâinat Cihanda bir cansýn ya Resulullah Baharda çiçekler nasýl açarsa Burcu burcu mis kokular saçarsa Kuþlar semalarda nasýl uçarsa Mahbub-u cansýn ya Resulullah Vuslatýnla þad oluyor gönüller Fýrkatinle yad ederken tüm diller Cemalinle nur nur saçarken kandiller Sahb'ul irfansýn ya Resulullah Belâgatýn þahý hikmet sahibi Yüce kudretin Habib-i edibi Ey ulu peygamber þerefli nebi Kalplere izansýn ya Resulullah Ýnsanlýk, ahlâký senden öðrendi Pak hayatýna düþman bile imrendi Hakikat ufkunun sýrr-ý bülendi Esrar-ý cihansýn ya Resulullah Sözlerin güzeli dilinde senin Huzur saadet var yolunda senin Rabbin rýzasý var halinde senin Rehber-i Kur'ân'sýn Ya Resulullah Sünnetin ümmete eþsiz þifadýr Dâvetin cümle dertlere devadýr Ayaðýnýn gubarý göze ziyadýr Bir gül-ü rânâsýn ya Resulullah

U N U T M A K Ü Z E R Ý N E

istenilse de muvaffak olunamaz. Gönül yarasý çekenler için unutmak ilâç gibi gelebilir. Acýlarýn hafiflemesi için unutmak arzu edilir. Bunda baþarýlý olunduðu gibi olunamayabilinir de. Unutmak baþýna buyruk bir hâdisedir. Unutmak istersin, unutamazsýn; unutmamaya çalýþýrsýn, ama unutursun. Bazý mühim günleri unutmamýz, bu vakýanýn baðýmsýzlýðýnda aranmalýdýr. O günlere deðer verilmektedir, ama yine de unutulmaktadýr. Bu unutmada aksaklýklar ve zarar söz konusu da olabilir. (Hele hanýmlarla alâkalý hususî günleri unutmak dünyevî felâketlerin en büyüðüdür. (!)) Buna insanlýk hâli dememiz yanlýþ olmaz her halde. Bir büyüðümüzün, yapmasý icâbedeni yapmayanlar için söylediði bir hükmü var: ‘Unutmak ehemmiyet vermemekten ileri gelir.’ Bu durum unutmanýn kötü hâlidir. Bir acýsýný, özellikle gönül yarasýný unutmak da unutmanýn ‘iyi’ hâlidir diyebiliriz. Ýnsan, hayatý boyunca pek çok þeylere þahit olur ve hayatýnýn her devresinde hâdiselerin içerisinde olarak onlarý yaþar. En elim ve acý þeyler olduðu gibi; en güzel ve sevilen hususlarý da yaþar. Acýlar geçmiþte kaldýkça ve unutuldukça insana sefâsý ve iyi hâlleri kalýr. Bunun aksi durumlarda da, iyi ya da güzel yaþanýlanlar unutulur veya üzerinden zaman geçtikçe de lezzetleri silinir, elde elemi ve acý bir teessüfü kalýr. Unutmanýn gerçekten felâket sayýlabilecek bir tarafý da, Allah’ý unutmaktýr. Gerçi Allah’ýn varlýðýný unutmak hiçbir zaman mümkün deðildir. Zirâ yarattýðý her þeyde O’nun mevcudiyetini görür ve Rububiyetini anlarýz. Buradaki unutmayý O’nun arzusu þeklinde yaþamamak olarak anlayýp ifâdelendirebiliriz. Bir de nefsin unutulmasý vardýr. Bediüzzaman’a göre unutkanlýðýn en kötüsü de budur. Nefsin unutulmasý, yâni tembellik etmek ve hizmete müteallik iþlerde geri çekilmek. Yine Hazret unutmanýn iki hâlini de nazara vermektedir; ‘kemâl hâli’ ve dalâlet hâli’. Ýnsanýn nisyandan alýnmasýndan dolayý unutkanlýða bu ikisinden biriyle müptelâ olmaktadýr. Kullanýlýþýna göre nimet veya vehamete vesile olabilmektedir. Buradan unutmanýn, iki sýfatý da deruhte ettiði anlaþýlýyor. Bazen iyi, bazen de kötü neticelerin doðmasýna sebep oluþuyla iyi veya kötü bir hâldir denilebilir. Yaratanýný ve bütün nimetleri veren ve bizi en mükemmel þekilde yaratarak, her türlü mükemmel cihazlarla donatan, iltica ettiðimizde cevap veren her þeyin Sahibini unutmak! Böylesi bir unutmak dünyayý ve âhireti de mahvetmek olur her halde. Acýlarý, dertleri, üzüntüleri hafifleten ve izâle eden ‘unutma’yý da veren Rabbimize nihayetsiz hamdlar ederiz, vesselâm.

Yüce dinin mutluluðun mimarý Þefkatle kucaklar tüm insanlarý Sana uyan cihanýn bahtiyarý Kalplere irfansýn ya Resulullah Zat-ý pakin her yönüyle güzeldir Hayatýn bütün beþere modeldir Ýtikadýn yüce dine temeldir Edeb-i furkansýn Ya Resulullah Hilmin tükenmez bir mayadýr Secaatýn mir'at-ý kibriyadýr Tevazuun her takdire sezadýr . Bir adl u ihsansýn ya Resulullah Merhametin güneþtir tüm cihana Mürüvvetin gelmez ölçü mizana Sehavetin benzer bahr-i ummana Bir nur-u imansýn ya Resulullah. Cemalin pek güzel benziyor ay a Vakar burcundadýr edep ve haya Kerem ve ihsanýn saçarken ziya Mazhar-ý esmasýn ya Resulullah Ýktisadýn itidalle dengelli Sabrýn abidesi merhamet eli Bab-ý kerem ey güzeller güzeli Habib-i rahmansýn ya Resulullah Adaletin þaheser bir timsalisin Þefkatin bulunmaz emsalisin Marifetin doyumsuz bir balýsýn Serapa imansýn ya Resulullah Rahmetler ufkunun parlayan nuru Tevekkülün eriþilmez huzuru Hayatýn her yönü ile temiz ve duru Hulku' Kur'ân'sýn Ya Resulullah Yüce Hak yoðurdu seni rahmetle Nurlarýna gak etti marifetle Dilini süsledi engin hikmetle Canlara canansýn ya Resulullah Cesaretin tüm dillere destandýr. Þefkatin bitmez tükenmez ummandýr. Þefaatin mü'minlere ihsandýr . Feyz-i ihvanisin ya Resulullah Âþýk Ýhvani


MAKALE

Y

16 HAZÝRAN 2011 PERÞEMBE

9

“Güç-iktidar ve kontrol” deðil, ihlâs kuvveti... fersadoglu@yeniasya.com.tr

Türkiye gibi hassas bir coðrafya ve stratejik bir konumda bulunan ülkelerde kitle iletiþim vasýtalarýyla, “ehl-i dünyanýn hafiyeleri/ajanlarý ve propagandacýlarý” sosyal ve siyasî hayatý çalkalayýp, toplumu manipüle edebilir, kolaylýkla yönlendirebilirler. Öte yandan; kiþiler veya gruplar siyaset veya sistem tarafýndan pekâla satýn alýnabilirler. Kimi

mehmet0cetin@gmail.com

hubb-u cah (makam-mevki, þöhret sevgisi), kimi tamahkârlýk (mala karþý açgözlülük) ile, kimi enaniyet damarý, kimi dünyanýn baþka cazibedar þeyleriyle... Bediüzzaman, “Hücumat-ý Sitte” isimli eserinde, buna dikkat çeker: “Ehl-i dünya, hususan ehl-i dalâlet, parasýný ucuz vermez, pek pahalý satar. Bir senelik hayat-ý dünyevîyeye bir derece yardým edecek bir mala mukabil, hadsiz bir hayat-ý ebediyeyi tahrip etmeye bazen vesile olur. O pis hýrsla, gazab-ý Ýlâhîyi kendine celb eder ve ehl-i dalâletin rýzasýný celbe çalýþýr... Bahusus size verilen o gayr-ý meþrû para, sizden, ona mukabil bin kat fazla fiyat isteyecek. Hem her saati size ebedî bir hazineyi açabilir olan hizmet-i Kur’âniyeye sed çekebilir veya

fütur verir. Bu öyle bir zarar ve boþluktur ki, her ay binler maaþ verilse, yerini dolduramaz.” 1 Bediüzzaman, Ýhlâs Risâlesi’nde, paraya, pula, makam ve mevkiye itibar edilmemesi gerektiði dersini verir: Bu dünyada, özellikle ahirete yöne lik hizmetlerde en mühim bir esas, ihlâstýr. En büyük bir kuvvet, ihlâstýr...2 Bazý insanlara göre, “güç-iktidar ve kontrol” olmaksýzýn inandýklarý deðerleri ve güzellikleri hayata taþýmak imkânsýzdýr. Hayat bir mücadeledir ve bu, “güç, kontrol ve iktidarý” elinde tutanlar ile tutmak isteyenler arasýnda geçmekte dir. Bu anlayýþa göre; “iktidar, güç ve kontrol” bir araç olmaktan çýkýp gaye/amaç olur. Ve bu ”amaç” uðruna, nice ilkeler, deðerler gider! Ýþte bu durumlara karþý ihlâs en büyük bir ilâç ve denge

unsurudur. Çünkü “en büyük kuvvet” ihlâstýr. Baþta Asr-ý Saadet olmak üzere Ýslâm tarihi boyunca birinci planda “güç, iktidar ve kontrol”ün deðil, yalnýzca ihlâsýn olduðu fiilen de görülür. Yalnýzca Yüce Yaratýcý’nýn emirlerini ihlâsla yerine getirmek ve iman esaslarýna yapýþmak vardýr. Peygamberimiz (asm) yalnýz baþýnadýr. Asla “güç, iktidar ve kontrol” endeksli bir hizmet yürütmemiþtir. Bilâkis “iktidar”ý reddetmiþ, elinin tersiyle itmiþtir. Ýþte onun (asm) yolundan giden meselâ bir Ýmam-ý A’zam’ýn kadýlýðý, Bediüzzaman’ýn da milyarlarca lira maaþý, milletvekilliði, köþkü vs. reddetmesi gibi.3 Dipnotlar: 1- Mektubat, s. 406-407. 2- Lem’alar, s. 163. 3- Tarihçe-i Hayatý, s. 195.

Kayan bu yýldýz en parlaklarýndandý, çünkü o “Ali Onbaþý”ydý

Baþörtülü tahsil konusunda mülâhazalar abbimizin emirlerinden tesettürün bir parçasý olan baþörtüsü konusu hâlâ hassasiyetini koruyor. Bu konuya deðiþik yaklaþýmlarla getirilen yorumlar kamuya çokça arz edildi. Herkesin hareketinin ana noktasý olan “tesettürün Allah’ýn emri olmasý” hususundan ziyade bu emrin anlaþýlmasý, yorumlanmasý ve uygulanmasýndaki farklýlýklar maalesef konuya daha farklý ve sarsýcý, hatta tehlikeli hassasiyetler de getirmekte. Diðer taraftan ise statükonun ve mevcut âmir olan kanunlarýn ve tatbikcilerin durumu ise en sýkýntýlý nokta. Düne kadar, okullarda okuyan kýzlarýmýz, öðretimin bir kýsmýnda bu sýkýntýyla karþýlaþýnca, iki tavýrdan birini segilemek durumunda býrakýldýlar. Birisi baþörtüsünden kesinlikle taviz vermeyerek tavrýný netleþtirip, olabildiði kadar demokratik yollarla direnip, tahsil hakkýný alýncaya kadar beklemek. Diðeri ise kapýdan içeriye baþýný açarak girip, kapýdan çýkarken tekrar kapatarak ve öðrenime bu vicdânî sýkýntýlarla, kiþilik problemleriyle vs. devam etmek. Baþörtülü olarak okuluna devam edemeyen kýzlarýmýz çözüm yolu aradýlar. Bir kýsmý, kendilerine özel sektörde yer aradý, buldu. Kimisi, iman hizmetlerinin bizzat içinde kalarak istihdam edildiler. Evine dönenler ise, ayrý ve farklý muamelelerle karþýlaþtýlar. Evlenenler ise, yarým kalan tahsilinin özlemiyle evlâtlarýný büyüttüler. Okuluna baþýný açarak devam edenlerin bir kýsmý ise, farklý ve öncesinden yaþamadýklarý, çok da zorlarýna giden bir tepki ile karþýlaþtýlar kimi yakýnlarýndan: Ýhanet. Yani kalede delik açmakla suçlandýlar. Bu haller, onlara acý bir hatýra olarak kaldý. Taþ gömdüler içlerine. Bu kýzlarýmýzýn zoruna giden bir diðer husus, okul arkadaþlarýnýn ve idarenin þüpheli ve bir o kadar da rahatsýz edici yaklaþýmlarý idi. Bu belki öteki sýkýntýdan daha baskýn idi. Ne Ýsa’ya, ne de Musa’ya yaranamamýþlardý. Bütün bunlarýn daha baskýn olaný ise; içlerindeki, kalblerindeki sonuçlanmayan muhasebe, gizliden gizliye içlerini kemiriyordu... Bir kýsmý ise, nefsine ve çevresine kapýlarak açýk hayatýna dýþarýda da devam ederken, esasýnda vicdaný sürekli sýkýntýlar içerisinde kaldý. Baþýný açmayan kýzlarýn aileleri... Açarak devam edenlerin aileleri... Ehl-i iman siyasetçilerin ve idarecilerin hâlleri... Baþör tü lü tah si li is te me yen le rin, kim bi lir vicdanlarýndaki sýkýntýlarý... Ve bir dönem böylece gidiyor iþte... Biz bunlarla meþgul iken kimi kýzlarýmýz bir þekilde okulundan mezun olup hayata atýlarak, okuldaki gibi ‘içeride açýk, dýþarýda kapalý’ olarak hizmet ve hayatlarýna devam ediyorlar. Toplumun herhangi bir noktasýnda hizmetlerini “yaralý bir þekilde” sürdürüyorlar. Bu taraftaki kýzlarýmýz ise, yukarýda anlatýldýðý gibi devam ediyorlar. Kaç sene geçti geride? Ve kaç seneyi alacak bu konu? Kýzlarýmýzý “Ýnþâallah bu ko nu hallolacak”larla artýk nasýl tesellî edeceðimizi þaþýrýr olduk. Kalbimizde, dudaðýmýzda buruk duâlarla bakakalýyoruz... Eyvah! Bunlarý düþünürken küçük kýzým büyümüþ, yüksek tahsilin kapýsýna gelmiþ. Ne yapacaðým þimdi? Bu filmi baþýndan itibaren tekrar oynamak mý? Acaba elimizi açsak, “Ve hüve alâ külli þey’in Kadîr” (Allah herþeye kadirdir) desek sabýrsýzlýk mý gösteririz? Ama herkes kendi hesabýný verecek. “Velâ tezirû”yu derslerde okurken, uygulamada nasýl yapacaðýmýzý bilemiyor veya yanlýþ uygulu yorsak epey iþimiz var demektir. Baþörtülü tahsile çözüm oluncaya kadar hep bunlarla mý meþgul olarak oyalanacaðýz? Bunlarý “imtihanýn bir çeþidi” di yerek mi cevaplayacaðýz? Bir yerlerde birþeyler eksik gibi geliyor bana... Bu yazýyý okumanýn deðil de yazmanýn ne kadar zor olduðunun farkýnda mýsýnýz? Nice sorgulayýcý düþüncelerin ardýndan cesaretlenerek kaleme aldým. Mü nâ za rât’tan al dý ðým “meþ rû ti yet der si” i le mü þa ve re ni ze ar z et ti ðim bu mülâhazamdaki hatalarýmdan dolayý Rab bimin affýna sýðýnýyorum.

fikihgunlugu@yeniasya.com.tr www.fikih.info 0 505 648 52 50

Önce davranýþ önemli

Hasan Basri Bey: “Ýslâmiyet’i yaþama yan yanlýþ þekilde büyümüþ birini düzeltmeye çalýþýyorsunuz. Baþarý elde edemiyorsunuz. Neden? Ki iyi bir þey yapýlmaya çalýþýlýyor. Hidayeti sadece Allah verir, biliyorum. Ama o insaný biz düzeltemeyince çok üzüntü duyuyoruz. Kendimizi çok yýpratýyoruz. Çare nedir sizce bu konuda? Ya da ne okumalýyým cevap için. Bir de bizim bu insaný düzeltmedeki baþarýsýzlýðýmýz acaba bizim çok daha iyi bir insan olmadýðýmýzdan mý? Hata bizden mi kaynaklanýyor yoksa? Öyle mi düþünmeliyiz?” oðru bildiðimiz hak ve hakikatleri etrafýmýzdaki insanlara tanýtalým. Sabah akþam selâmlaþtýðýmýz can dostlarýmýzýn îmânî inkiþaflarýna yardýmcý olalým. Nitekim Kur’ân, “Sizden hayra dâvet eden, iyiliði emreden ve kötülükten nehyeden bir cemaat bulunsun. Ýþte kurtuluþa erenler yalnýz onlardýr.” 1 buyuruyor. Fakat þu hususlara dikkat edelim: 1- Tavsiye ettiðimiz hakký ve hayrý elimizden gel di ði ka dar ön ce ken di miz ya þa ma lý yýz. Kur’ân, “Yapmadýðýn þeyi niçin söylüyorsun?” 2 sorgusuyla ehl-i imaný önce yaþamaya dâvet eder. Hayrý yaþamak ve salih amel sahibi olmak bir yandan Allah’a karþý yaratýlýþ vazifemiz iken, diðer yandan insanlara da örnek tavrýmýzý ve duruþumuzu teþkil eder. Bütün peygamberler “önce yaþayan” insanlardý. Hâl dili, söz dilinden daha kuvvetlidir. Yaþayan insan, ameliyle daha çok tesir sahibidir. 2- Ýnsanlarý sevmeli ve saymalýyýz. Yunus Emre’nin ifadesiyle, Allah’ýn kullarýný “Yaradan’dan ötürü” sevmeliyiz. Bedîüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle; rengi, ýrký, dini, dili, mesleði, meþrebi, ameli, yaþayýþý ne olursa olsun, insanlara karþý tam bir “muhabbet fedaîsi” olmalýyýz. 3 Unutmamalýyýz ki, sevildiðini ve deðer verildiðini bilen insan bizde tam bir güven hissedecek; o güven ise hak ve hayýrla ilgili teklifimizi makbul sayma sýný kolaylaþtýracaktýr. 3- Ýnsanlarýn kusurlarýný görmemeli, insanlarý kýnamamalý, yargýlamamalý, olduðu gibi kabul etmeli ve çok sýk affetmeliyiz. Afv ve müsamaha yolunu, hesap sorma ve yargýlama yoluna her zaman tercih etmeliyiz. Kur’ân, “Affetsinler, geçsinler, müsamaha göstersinler. Allah’ýn sizi baðýþlamasýndan hoþlanmaz mýsýnýz?” 4 buyurur. Ýnsanlarý affetmek ve davranýþlarýna müsamaha göstermek, onlarýn kendi kendilerini sorgulamalarýna, kendi kusurlarýný görmelerine ve kendilerini ýslâh etmelerine zemin hazýrlayacaktýr. 4- Ýnsanlarýn hakký bulmalarýna yardýmcý olmalý, fakat hakký zorlaþtýrmamalýyýz. Onlara dinin ve dini yaþamanýn, imanýn ve imaný öðrenmenin “kolaylýktan” ibaret olduðunu 5 hissettirmeliyiz. Peygamber Efendimiz’in (asm), “Kolaylaþtýrýnýz, zorlaþtýrmayýnýz,; müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.” 6 hadis-i þerifi hep kulaklarýmýzda küpe olmalý. 5- Dinde ikna vardýr, icbar yoktur; teklif vardýr, ýsrar yoktur. Kur’ân, “Hak batýldan iyice ayrýlmýþtýr. Dinde ikrah, icbar ve zorlama yoktur.” 7 buyurur. Bedîüzzaman Hazretleri, “Medenîlere ga lebe çalmak ikna iledir. Söz anlamayan vahþîler gibi icbar ile deðildir.” der.8 Öyleyse iman dersleri için “teklif” olmalý; ama “ýsrar” olmamalý, gelmediðinde “sû-i zan” olmamalý, “gönül koyma” olmamalýdýr. Tekliften vazgeçmemeliyiz; ama muhatabýmýzý býktýrmaktan da kaçýnmalýyýz. Abdullah b. Mes’ûd (ra) anlatýr: “Nebiyy-i Muhterem Efendimiz (asm) öðüt ve nasihat hususunda bize býkkýnlýk gelmesin diye hâlimize ba kýp ona göre gün ve saat kollardý.” 9 6- Davranýþlarýmýzda her zaman hilm sahibi olmayý ve yumuþak huyluluðu, sert ve kýrýcý olmaya; mütevazý ve alçakgönüllü olmayý, kibirli ve gururlu olmaya; merhametli olmayý ve baðýþlamayý, acýmasýz ve suçlayýcý olmaya tercih etmeliyiz. Öfkemizi yenmeyi, yutmayý ve sineye çekmeyi muhakkak baþarmalýyýz. 7- Asla cimri ve eli sýký olmamamýz gerektiði gibi, müsrif ve savurgan da olmamalýyýz. Dinimizin bizden istediði davranýþ biçimi, cömertlik ve gönül zenginliðidir. Bunu muhakkak göstermeli ve hayatýmýzda hâkim kýlmalýyýz. Peygamber Efendimiz (asm) insanlarýn en cömerdi idi. Kendisinden bir þey istenildiðinde hiçbir zaman “Hayýr!” dediði olmamýþtýr. 8- Teklif ve teblið, sözün en güzeli ile, hikmet ile, ilim ile, irfân ile, bilgi ile, þehâdet ile, þuhud ile, hakîkat ile yapýlmalýdýr. Kur’ân, “Rabb’inin yoluna hikmetle ve en güzel öðüt ve nasihatlerle çaðýr. Onlarla en güzel þekilde tartýþ.” 10 buyuruyor. 9- Bize düþen teblið görevini yaptýktan sonra tevfik ve hidayeti Allah’tan beklemeliyiz.

D

R

ekiz Haziran Çarþamba günkü gazetemizin Lâhika sayfasýnda “Rabbimiz! Bizi ‘Rabbinize iman edin’ diye çaðý ran davetçiyi iþittik. Rabbimiz, sen de bizim günahlarýmýzý baðýþla, kusurlarýmýzý ört ve bize iyiler zümresinden olarak ölmeyi nasip eyle” meâlindeki “Âl-i Ýmran:193.” âyeti, sol taraftaki Bediüzzaman Said Nursî köþesinde onun dilinden “Resul-i Ekrem’in (asm) vefatý”, ortada Sami Cebeci’nin “cumhuriyetçi karýncalar” bahisleri iþlenmiþti. Ali Onbaþý, o gün fani âlemden ebediyete göç eyledi, bu güzel bir tevafuktu. Çünkü âyetin kapsama alanýndaydý; Üstadýnýn, Peygamberimiz (asm) üzerinden iltifatýna nail olmuþtu. 40 yýllýk dâvâ arkadaþýnýn makale baþ lý ðý nýn ‘cum hu ri yet’ i fa de si, si ya sî ve sosyal tarafýna; ‘karýncalar’ ifadesi ise çalýþkanlýðýna ve kolektif faaliyetteki uyumluluðuna iþaret ediyordu. Ali Danýþmaz’ý (Karadeniz Ereðli’nin Ali Onbaþýsý) taziye mânâsýnda böyle bir yazý ile anlatmak mümkün deðil. Çünkü o, gerçekten numune-i imtisâl bir insandý ve bu mânâda da bir hayat sürdü. 8 Haziran’da ve 63 yaþýnda ebedî âleme uðurladýk onu. Yani Resûlullah (asm) ile ayný yaþta ve ayný günde. Zaten onun olmazsa olmazlarý Peygamberimiz (asm) ve Üstadýmýzdý. Hayatta iken Zübeyir aðabeyi tanýmadý, ama son nefesine kadar “Zübeyrî çizgi”den milim þaþmadý. Þaþanlar velev ki Üstadýn talebesi de olsa, onlara hürmette kusur etmemekle beraber meslek-meþrep ve istikamette tavizsiz hizmet anlayýþýný büyük bir kararlýlýkla sürdürdü. Ali Onbaþý… Ereðli’nin ”saff-ý evvel”leri nin en önde geleni. Dâvâ adamlýðýnda ka-

S

bir þevkle yerini aldý. Bunlara sendikal faaliyetlerde bulunan arkadaþlarýna yardýmcý olmak için bildiri daðýtmak da dahildi, yeri ve zamaný geldikçe cemaatýn aldýðý karar çerçevesinde siyasîleri irþad faaliyetlerinde rarlý, hizmet anlayýþýnda tavizsiz, insan ola- bulundu. Gazete ve kitap afiþlerinin daðýrak her bakýmdan arkadaþ olmaktan haz tým ve yapýþtýrýlmasýna kadar her iþi üstlenduyulan, gani gönüllü, çelebi, azimli bir dâ- di. Miting düzenlemek, açýk oturum, panel, vâ adamý ve güzel bir mü’mindi. anma toplantýlarý, gençlik teþkilatlarýnýn 63 yýllýk hayatýnýn 40 yýlý, Risale-i Nur va- kurulmasý ve maddi/manevi hayatiyetlerisýtasýyla imana-Kur’ân’a hizmetle geçti. Ba- nin devam ettirilmesi vb. gibi etkinliklerde zý bölümlerini defaatla olmak üzere Külli- yerini aldý. Buna mümasil çeþitli hizmetler yatý satýr satýr okumuþtu. Külliyatýn her ke- esnasýnda can tehlikesi dahil birçok yaþadýlimesi onun için eþdeðerdeydi, en çetrefilli ðý olay oldu, ama onun “hakta sebat” çizgi imanî bir bahisle herhangi bir lahika mek- sinde en küçük bir kýrýlma olmadý. tubundaki bir konu onun için ayný kýymet Ömrünün son 30 yýla yakýn bölümü atey di. Kül li yat’ta ki ha ki kat le ri ha ya tý nýn mansýz hastalýkla geçti, sayýsýz týbbî operasmerkezine koymuþtu, her iþinde ve her a- yon geçirdi, uzun zamandan beri diyalize melinde onlara uygunluk þartý arardý. baðlý olarak yaþýyordu. Týbbî ilaçlar alýrken Uzun yýllar Yeni Asya ve hizmetin tem- o arada sayýsýz hatim yaptý, düzenli olarak silciliðini yaptý, gazeteyi tek baþýna daðýttý, Cevþen-i Kebir’i en az 1000 kere okudu, o yeni abonelere ulaþtý, bu yolla hizmete bir- dayanýlmaz aðrý ve sýzýlarý sürerken yüzünçok insan kazandýrdý. Gazeteyi okuyarak deki tebessümünü hiç kaybetmedi. hayatýný yeniden tanzim eden insanlarýn Ama bütün bu þerâit içinde iken de yorhizmetlere katýlmasýna vesile oldu. Yayý- gun kalbi “Dâvâm, dâvâm” diye attý. nevlerimizce yayýnlanan kitaplarý belki de Peygamberiyle (asm) ayný yaþta, dâvâm tek baþýna onun kadar daðýtan baþka birisi dâvâm diye atan o kalp, onunla ayný gün olmadý, toplu ya da tek tek ve küçüklü bü- Kelime-i Þehadet getirerek durdu. yüklü ebatlarda daðýttýðý Risale-i Nur KülliÇavuþ Mehmet, Ali Onbaþý, Muhammed yatý hatýrý sayýlýr miktarda oldu. ve Ömer’den müteþekkil bu kardeþ dörtlüNur talebesi olduðu ilk günden son nefe- sünden, tabir caizse mahþerin bu dört atlýsine kadar, siyasî ve içtimaî konularda zerre sýndan geriye kalan üçlünün ve onlarýn i kadar da olsa “Zübeyrî çizgi”de sapmasý ol - kinci nesillerinin, “Ali Onbaþý” anlayýþýný madý, sapmasý olanlara yanlýþýný anlatmak her bakýmdan sürdürüyor olmalarý, onun için elinden geleni yaptý. en büyük mirasý olacaktýr ve bu miras ebeÖzellikle 1970’li yýllarda faaliyetlerdeki diyyen sürecektir inþaallah. çeþitlilik biraz da o yýllarýn özelliði icabýydý Allah rahmet etsin, en çok sevdikleriyle ve bu faaliyetlerin hemen hepsinde büyük beraber mekâný Cennet olsun.

ÖMER YAVUZYÝÐÝT

GÜN GÜN TARÝH

Turhan Celkan

turhancelkan@hotmail.com

Dipnotlar: 1- Âl-i Ýmrân Sûresi, 3/104. 2- Saff Sûresi, 61/2. 3- Hutbe-i Þâmiye, s. 73. 4- Nûr Sûresi, 24/22. 5Buhârî, Îmân, 37. 6- Buhârî, Ýlim, 63. 7- Bakara Sûresi, 2/256. 8- Hutbe-i Þâmiye, s. 73. 9- Buhârî, Ýlim, 62. 10- Nahl Sûresi: 16/125.


10

KÜLTÜR SANAT

16 HAZÝRAN 2011 PERÞEMBE

Y

alioktay@alioktay.net

Almanya Notlarý... eçtiðimiz Pazar günü Almanya’da Bediüzzaman Hazretleri’ni anma programýndaydým. Programa, ilki 2000 yýlýnda olmak üzere 2005 senesine kadar 5 defa iþtirak etme mutluluðunu yaþamýþtým. Aradan geçen 6 yýlýn ardýndan programýn nasýl olacaðýný merak ediyor, bir yandan da o zamandan beri görüþemediðimiz aðabey ve kardeþlerimizi görecek olmanýn heyecanýný hissediyordum. Pazar günü, 11 yýldan beri yapýldýðý üzere yine Köln’deki Stadhalle salonundaydýk. Salonun giriþinde haným kardeþlerimizin yaptýðý yiyecek, tatlý, giyecek ve el iþlerinin sergilendiði salonda oldukça yoðun bir izleyici kitlesi vardý. Öyle ki henüz 1-2 yaþlarýnda üçüz kýz kardeþleri görmek de hoþ bir durumdu. Katýlýmcýlar ve konuþmalar hakkýnda gazetemizde yeterince haber yapýldýðý için, ben sadece müzikle ilgili kýsma deðineceðim. Yarýmþar saat olmak üzere iki kez sahne aldýk. Bahri Bey’in þefliðinde Bizbize Topluluðu’nun üyeleri, Hüseyin, Cem Murat, Ahmet Gürsel olmak üzere 5 kiþilik grubumuzla sahnedeydik. Sevilen ilâhileri birbirinin peþisýra seslendirdik. Son bölümde sahneye izleyicileri de dâvet ettik. Böylece çok daha büyük bir koroyla oldukça güzel bir konser gerçekleþmiþ oldu. Gençler, kendini genç hissedenlerle çok içten duygulu ve coþkulu bir konser yaþadýk. Gerçekten anlatmaya, paylaþmaya deðer çok özel bir konser ve programdý. Düzenleyen ve emeði geçen herkesi tebrik ederiz.

G

1500 yýllýk gelenek olarak bilinen, saraylý kadýnlarýn gözdesi ipekli kumaþlara hammadde saðlayan ipek böcekçiliðinin Türkiye’de yeniden canlanmaya baþladýðý, Bursa’nýn, bu sektördeki liderliðini ise Hatay, Diyarbakýr ve Antalya’ya kaptýrdýðý bildirildi. FOTOÐRAFLAR: AA

Osmanlý’dangünümüze

1500yýllýkgelenek



Seçim müzikleri... er seçim döneminde parti liderlerinin konuþmalarý, propaganda çalýþmalarý kadar dikkat çekici bir unsur daha vardýr: O da partilerin seçim müzikleri. Bu seçimlerde kullanýlan ve seçilen müzikler önemini biraz daha hissettirdi. Her parti kendisini en iyi anlatacaðýna inandýðý þarkýlarý, besteleri seçti. Meselâ CHP, Onur Akýn’ýn seslendirdiði müziði kullanýrken AKP hemen herkesin ilgisini çeken bir besteyi kullandý: “Hadi bir daha.’’ Hem sözleri, hem de özellikle bestesiyle farkýný hissettirdi. Bu eserin bestekârý ayný zamanda ‘’Kara tren gecikir belki de gelmez’’ diye bildiðimiz güzel türkünün de bestecisi olan Özhan Eren’dir. Bu beste, diðer parti müziklerinden çok daha özgün ve dikkat çekiciydi. Bir çok kiþinin dilindeydi. Özellikle bestesini beðendiðimi söylemeliyim. Reklâmlarda kullanýlan insan karakterleri ve tabiîlikleri de izlenirliðini arttýrdý. Bu da gösteriyor ki müzik, hayatýmýzýn hemen hemen her safhasýnda, her yerinde. Müsbet ve doðru kullanýldýðý ölçüde etkisi de büyük oluyor.

H



Tekbir’in büyük bestekârý: ITRÎ trî... Ya da tam adýyla Buhurizâde Mustafa Itrî Efendi. Türk Müziðinin zirvesi... Yüzlerce muhteþem bestenin unutulmaz bestekârý. Hele onun bir bestesi var ki, bilmeyenimiz yoktur her halde. Kurban Bayramý boyunca farz namazlarýn ardýndan cemaat olarak dilimizden dökülen tekbirlerden bahsediyorum. Ýþte bu segâh tekbirin bestekârýdýr Itrî. Asýrlardýr bayram sevincimizin alâmet-i farikasýdýr bir nev'î. 1640’da doðan Itrî, Hafýz Post’tan ders almýþtýr. Kýrým Haný Giray Han tarafýndan takdir edilmiþ, himayesini kazanmýþtýr. Ayný zamanda usta bir hat sanatçýsý ve þairdir. Ancak kendi þiirlerinden ziyade Fuzuli, Nef’i, Nabi ve yakýn arkadaþý Nazým’ýn þiirlerini bestelemiþtir. 1712 yýlýnda Ýstanbul’da vefat eden büyük bestecinin dinî ve dinî olmayan yüzlerce bestesinden çok azý günümüze kadar ulaþabilmiþtir.

I



Geçmiþ zaman olur ki... anburi Cemil Bey‘in bir zamanlar gittiði konaklarda birdenbire ortadan kaybolduðu, arandýðý zaman mutfak dairesinde aþçýbaþýndan saz dinlerken bulunduðu, dilencilerin peþinden giderek okuduklarý melodileri Hamparsum notasý ile zaptettiði, tütün kaçakçýlarý çobanlar, arabacýlar, kayýkçýlarla dolaþýp onlardan halk musýkîmizin özünü tattýðý pek bilinmez. Rami Köyünde bir kahvecinin hediye ettiði ‘çöðür’ünün (bir halk müziði çalgýsý) hikâyesi ilginçtir. Halk sazýný tanýyan halktan bir sanatkâr gibi, halk musýkîsine mahsus üslûp ve teknikle çalan Cemil Bey, o köy kahvesinde duvarda asýlý sazý görmüþ, kahveciden izin alarak çalmaya baþlayýnca kahveci: -Efendi, ben gayrý bu sazý elime almam, al senin olsun götür, demiþ. Yine bir gün Mahmud Beyle gittiði bir mecliste Tanburi Ali Efendi ile tanýþtýrýlýr. Ali Efendi, Cemil Beyi hayranlýkla dinlemiþ titreyen elleri ile... Onu alnýndan öpmüþ: -Evlâdým! Bunca yýldýr bu sazý çalardým. Eh þöyle biraz yendik de sanýrdým. Þimdi seni dinledikten sonra bir daha tanburu elime almayacaðým, der. Büyük ustanýn bu sözleri oradaki herkesi þaþýrtmýþtýr.

T

SARAYLI KADINLARIN GÖZDESÝ ÝPEKLÝ KUMAÞLARA HAMMADDE SAÐLAYAN ÝPEK BÖCEKÇÝLÝÐÝNÝN TÜRKÝYE’DE YENÝDEN CANLANMAYA BAÞLADIÐI BÝLDÝRÝLDÝ OSMANLIDAN günümüze 1500 yýllýk gelenek olarak bilinen, saraylý kadýnlarýn gözdesi ipekli kumaþlara hammadde saðlayan ipek böcekçiliðinin Türkiye’de yeniden canlanmaya baþladýðý, Bursa’nýn, bu sektördeki liderliðini ise Hatay, Diyarbakýr ve Antalya’ya kaptýrdýðý bildirildi. Türkiye Ýpek Böcekçiliði ve Ýpekçilik Millî Komitesi Baþkaný, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zeotekni Bölümü Öðretim Üyesi Prof. Dr. Çetin Fýratlý, bir faaliyete katýlmak üzere geldiði Hatay’da, yaptýðý açýklamada, ipekçiliðin, Osmanlý döneminde büyük geliþme gösterdiðini ancak, daha sonra çeþitli sebeplerle gerilediðini bildirdi. Fýratlý, ‘’Osmanlý’da bir taraftan ipek ticareti, diðer taraftan ipekli dokumacýlýk büyük bir iþ hayatý yarattý. 16’ncý yüzyýlýn ortasýna doðru, Osmanlý devletinin geniþ topraklara sahip olmasý, zenginlik ve geçimin artmasý, saray adamlarýnýn ve halkýn süslü ve aðýr elbiseler giyme arzusu nedeniyle ipekli dokumacýlýk çeþitlendi’’ dedi. Baþta Bursa olmak üzere Ýstanbul, Edirne, Amasya, Denizli, Ýzmir ve Konya gibi yerlerde ipekli kumaþlar dokunduðunu, bu sektörde Bursa’nýn lideriliðinin, halk arasýnda bir þeyin yokluðunu, nadirliðini ve antikalýðýný anlatmak için söylenen ‘’Bulunmaz Bursa kumaþý’’ tabirine de ilham kaynaðý olduðunu vurgulayan Fýratlý, ‘’Ancak, Bursa, ipekböceði sektöründeki liderliðini son yýllarda Hatay, Diyarbakýr ve

Antalya’ya kaptýrdý’’ diye konuþtu. Fýratlý, 1990’lý yýllarda 350 ton ipek böceði kozasý üretilen Türkiye’de bu rakamýn 2010 yýlýnda 150 tona kadar gerilediðine dikkati çekerek, ‘’komite olarak, herhangi bir yatýrým güçlerinin olmadýðýný ancak, ipek böcekçiliðinin Türkiye’de yeniden canlanmasý için oldukça etkin görevler üstlendiklerini’’ ifade etti. 1500 yýlý aþkýn ipek üretimi geleneðinin Türkiye’de devam etmesi, hatta dünyada lider olmasý gerektiðini belirten Fýratlý, son dönemde bu alandaki en büyük baþarýnýn Diyarbakýr’ýn Kulp ilçesinde ortaya çýktýðýný vurgulayarak, þunlarý söyledi: ‘’Diyarbakýr Sanayi ve Ticaret Odasý ve Borsasý’nýn hayata geçirdiði projeler sayesinde daha eskilere dayanan ipek böcekçiliðini canlandýrma çalýþmalarý sayesinde þu anda Türkiye koza üretiminin yüzde 40’ý Kulp’ta üretiliyor. Bu anlamda Diyarbakýr’ýn ipek böcekçilinin merkezi bilinen Bursa’yý geçtiðini görüyoruz. 2010 yýlý verilerine göre, yaþ koza üretimi Diyarbakýr’da 44 bin 689 kilogram, Bursa’da ise 5 bin 857 kilogram olarak ortaya çýktý.’’

BULMACA Hazýrlayan: Erdal Odabaþ (erdalodabas@mynet.com)

1 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10

2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12

HATAY’DAKÝ POTANSÝYEL FIRATLI, ipek böcekçiliðini yeniden canlandýrmak için genel bir stratejiden çok yerelleþtirmenin daha isabetli olacaðýný, bu konuda Hatay’ýn geniþ bir potansiyele sahip olduðunu belirterek, þunlarý kaydetti: ‘’Ülkemizde koza üretimini yaygýnlaþtýrmak için üreticilere ipek böcekçiliðinin ailelere getirilerini rakamlarýyla ortaya koymak ve ikna etmek zorundayýz. Bu yüzden hükümetin kýrsal kalkýnma projelerinde ipek böcekçiliðine de yer vermesi gerekir. Örneðin, Antakya, Alanya, Diyarbakýr, Ödemiþ, Kumluca, Erzincan ve Elazýð gibi yerler ipek böcekçiliðine müsait ve tarihte de bu alanda önemli bir yere sahip. Antakya, özellikle Samandað ve Harbiye ipek böcekçiliði merkezleri olarak biliniyor. Uygun köylerde yetiþtiriciliði baþlatýr ve yaygýnlaþtýrýrsak o zaman dýþarýdan koza ve iplik de alýnmayacak.’’ Antalya’nýn Alanya ilçesinde de önemli ölçüde üretim yapýldýðýný belirten Fýratlý, bu yerlerde üretilen ipeðin tezgâhlarda iþlendikten sonra küçük el sanatlarý olarak turistlere satýldýðýný ancak, seri üretime geçmek gerektiðini savundu. Fýratlý, bugüne kadar bu alanda geliþme saðlanmadýðý için ipek üreticilerinin ithal ipek alýp kendi atölyelerinde doku-

duklarýný, son iki yýldýr Ýtalya, Fransa, Çin ve Brezilya dahil bir çok ülkeye yaþ koza satýp, ipek olarak geri aldýklarýný belirterek, ‘’Bunu neden biz yapmayalým? Baþarabileceðimize inanýyorum’’ dedi. Üreticinin desteklenmesi ve Kozabirlik’in katkýlarýyla Türkiye bu sektörde Osmanlý dönemindeki ününe yeniden kavuþacaðýný ifade eden Fýratlý, þöyle devam etti: ‘’Kozabirlik iç piyasanýn ihtiyaçlarýný karþýlamak için üreticiyle iþbirliði içinde. Üreticiye koza fiyatý uygulanýyor. Devlet koza alýrken piyasa fiyatý arasýndaki farký tamamlýyor. Tüm ipek böceði üretimini Kozabirlik’te toplanýyor. Kozabirlik ipek böcekçiliði üretimin devam etmesi için üreticiye tohumu daðýtýyor, kozanýn hasadý yapýldýðýnda Kozabirlik ürünü satýn alarak üreticiye ikinci kez destek oluyor.’’ Antakya’dan baþka Diyarbakýr’da da ipek böcekçiliði geliþtirme projelerinin olduðunu belirten Fýratlý, Ödemiþ’te de yeni bir proje hazýrlýðýnýn devam ettiðini belirterek ‘’Halkýn ipeðe raðbeti iyi. Pahalý olmasýna raðmen ipekli ürün almak istiyor. Maðazadan ipek kravat aldýðýmýzda arkasýnda ‘Made in Italy’ deðil ‘’Made in Turkey’’ yazmalý. Bunu yapacak coðrafî imkânlar, insan gücümüz ve yeteneðimiz var’’ dedi. Hatay / aa

SOLDAN SAÐA— 1. Lâle yetiþtirilen yer, lâle bahçesi. - Silâh olarak kullanýlan, ucu sivri, iki aðzý da keskin uzun býçak. 2. Ortalýk, arayer. - Giyiniþinden, konuþma ve davranýþlarýndan seviyesiz, dengesiz ve saf olduðu anlaþýlan (kimse). 3. Ýri, büyük. -Doðu Karadeniz bölgesine özgü yelkenli bir tür kýyý teknesi. 4. Kurutmak. Ýlkbaharda kýrlarda yetiþen, ufak yeþil yapraklý, ýspanak gibi piþirilip yenilen bir bitki. 5. Ayaklarýn yürürken çýkardýðý ses. - Rus yapýsý, karadan havaya güdümlü silâh. - Saçý dökülmüþ olan. 6. Yaratýlmýþ bütün canlýlar. - Þaman. - Kimyasal veya fiziksel durumu deðiþiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katý madde. 7. Araplarýn Dýmýþk dedikleri þehrin adý. - Ünlü Ýran pehlivaný Rüstem'in babasý. Sýhhî tesisatta su borusunu üç yönlü kullanabilme durumuna getiren parça. 8. Oyuncunun sahneye çýkacaðý sýrada ya da oyun sýrasýnda, korkuya kapýlmasý, rolünü unutmasý. - Bir yapýda iki döþeme arasýnda yer alan daire veya odalarýn bütünü. 9. Bir kolun iki ucuna asýlý iki kefeden oluþan tartý, mizan. 10. Netice, son. - Vücudunda hasta veya eksik bir yaný olan, engelli, özürlü. 1. Çýkýþ yeri kolay bulunamayacak kadar karýþýk koridorlarý olan yapý. 2. Klâsik Türk Müziðinde bir makam. Tabaklanmýþ ceylan derisi. 3. Edirne iline baðlý ilçelerden biri. 4. Bir þeyin özünü oluþturan ana öge, temel. - Bir mastar BÝR ÖNCEKÝ BULMACANIN CEVABI eki. 5. (Tersi) Asitle birleþtiðinde tuz meydana getiren 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 maddeler. - Kur’ân alfabesinde bir harf. 6. Birini bir göreve getirmek, tayin etmek. - Uygun bulmama, geri çevirme. 7. 1 L Ü L E D F Ü M E R O L Salat. 8. Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz 2 A R A B A S E R Ý K A eklemlenmiþ, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lama- 3 H E L E Z O N R B T U M dan oluþmuþ, arasýna yerleþtirilen herhangi bir þeyi kesme- 4 A M E R A L A T A M M A ye yarayan araç. 9. Ekmekle karýn doyurmak gerektiðinde, 5 R E Z Ý D A N S Y N A L ekmeðe katýlan peynir, zeytin, helva vb. yiyecek. - Bal koy- 6 L A A H E N E N T A K A maya yarayan küçük tekne. 10. Belirti, iþaret. - Herhangi S E R A U A L A K A A R bir kas kümesinin irade dýþý hareketi. 11. Hz. Üstad Bedi- 7 L B S A K Ý N A T R E üzzaman'ýn makaleler mânâsýný taþýyan eseri. 12. Yatak. - 8 E 9 L Ý M A N E K A F S Ý N Kutsal bir ülkü veya inanç uðrunda ölen kimse. 10

E T Ý L E N A Ç A K A L


EKONOMÝ

1 AVUSTRALYA DOLARI

ahmetarican34@gmail.com.

Emekli gün sayýsý dolanlar hükümetten yardým bekliyor ilindiði üzere, ülkemizdeki sosyal güvenlik sisteminden (Bað-Kur’dan SSK’dan ve Emekli Sandýðý’ndan) vatandaþlarýmýzýn emekli olabilmesi için, iki þartý yerine getirmeleri gerekiyor. Bunlardan birincisi; emeklilik için gerekli olan prim ödeme gün sayýsýna sahip olmasýdýr. Ýkincisi ise, emeklilik için gerekli olan yaþý doldurmasýdýr. 1999 yýlý ve sonrasý yýllarda sosyal güvenlik alanýnda reform niteliðinde gerçekleþtirilen yasal düzenlemeler emeklilik için gerekli olan yaþ þartýný yükseltti ve prim ödeme gün sayýsýný arttýrdý. Ancak, 1999 yýlý ve sonrasý yýllarda yapýlan yasal düzenlemelerde, emeklilik için gerekli olan yaþ þartýnýn prim ödeme gün sayýsýndan daha fazla arttýrýldýðýný söyleyebiliriz. Hâl böyle olunca, milyonlarca vatandaþýmýz emeklilik için kendilerine gerekli olan prim ödeme gün sayýsýný tamamlamakta ve yýllarca emeklilik yaþýný beklemektedir. Emeklilik yaþýný bekleyen insanlarýmýz, yaþlarý dolana kadar bütün sigorta kollarýna tabi primlerini de tam olarak ödemektedirler. Bu söz konusu prim ödeme yükümlülüðü, emeklilikte yaþý bekleyen vatandaþlara büyük maddî külfetler getirmektedir. Emeklilikte yaþý bekleyenler, sigortalýlýða esas faaliyetlerini (vergi kaydý, þirket ortaðý, iþçilik vb) býrakýp emeklilik yaþýný bekleseler, bu sefer de genel saðlýk sigortasý yardýmlarýndan yararlanamamaktadýrlar. Her ne kadar, faaliyeti sona eren kiþilerin aylýk belli miktarlarda genel saðlýk sigortasý primi ödeyerek saðlýktan faydalanmalarý mümkünse de bu durum onlarý büyük maddî külfetlere sokmaktadýr. Bütün bu anlatýlan sebeplerle, ülkemizde BaðKur’dan, SSK’dan veya Emekli Sandýðý’ndan emeklilik için prim ödeme gün sayýsýný dolduran ve yaþýný bekleyen insanlarýmýza, sigortalýlýða esas faaliyetleri devam etse bile, prim ödeme gün sayýsýnýn dolmasýndan sonra devam eden faaliyet için prim ödenmemesi ve bu aþamadan sonra saðlýk yardýmlarýnýn devlet tarafýndan karþýlanmasý þeklinde bir düzenleme yapýlabilir. Bu durumda olan vatandaþlarýmýzýn hükümetten beklentileri bulunmaktadýr.

B

Tarým tevkifatlarý için SGK’ya dâvâ açan kazanýyor Son zamanlarda 1994 yýlýndan sonra Bað-Kur adýna ürün teslim alan iþletmeler tarafýndan kendisinden bir kere tevkifat yapýlan ancak baþka tevkifat kesintisi olmayan vatandaþlara SGK tarafýndan yalnýzca ilgili yýl (tevkifatýn yapýldýðý yýl) sigortalý sayýldýðý bilgileri ve sýkýntýlar gelmektedir. Kendisinden bir kere bile tevkifat kesintisi yapýlan kiþinin, daha sonraki yýllarda ziraat odasý kaydý, kooperatif kaydý gibi yerlerde çiftçilik yaptýðýný ispatlayacak kayýtlarý yoksa, yalnýzca muhtar ve birkaç þahidin beyanýna göre bile mahkemelerde dâvâlar kazanýlabiliyor. Örnek olarak, Ahmet Amca’dan sattýðý sütten dolayý 1996 yýlýnda bir kere tarým prim tevkifat kesintisi yapýlmýþtýr. Ahmet Amcanýn yapýlan bu tevkifat kesintisinin dýþýnda tarým Bað-Kur’lusu olmasýný gerektiren baþka hiçbir kaydý (ziraat odasý, kooperatif, tarýmsal birlik, tapu) yoktur. Buna göre Ahmet Amcaya SGK yalnýzca 1996 yýlýnda tarým Bað-Kur hizmet vermekte baþka hizmet vermemektedir. Ancak örnekte belirtilen Ahmet Amca SGK’yý iþ mahkemesinde dâvâ ettiðinde 1996 yýlý ve sonra yýllarda kendi nam ve hesabýna kendi tarlasýnda, ortaklýk veya kiralamak suretiyle baþkalarýnýn tarlalarýnda çalýþtýðýný muhtar beyaný veya þahitle ispatlarsa, iþ mahkemeleri tarafýndan 1996 yýlý ve sonrasý yýllarda kesintisiz tarým Bað-Kur hizmeti verilmektedir. Bu durumda olan vatandaþlarýmýzýn SGK’yý dâvâ ederek hizmet kazanmalarýný tavsiye ederiz.

1 DANÝMARKA KRONU 1 EURO 1 ÝNGÝLÝZ STERLÝNÝ

DÖVÝZ SATIÞ

1.5695 1.6679 0.30394 2.2675 2.5742

1.5771 1.6788 0.30544 2.2784 2.5877

ALIÞ

EFEKTÝF SATIÞ

1.5684 1.6602 0.30373 2.2659 2.5724

1.5795 1.6889 0.30614 2.2818 2.5916

ALIÞ

1 ÝSVÝÇRE FRANGI 1 ÝSVEÇ KRONU 1 KANADA DOLARI 1 KUVEYT DÝNARI 1 NORVEÇ KRONU 1SUUDÝARABÝSTAN RÝYALÝ 100 JAPON YENÝ

DÖVÝZ SATIÞ

1.8686 0.24752 1.6116 5.6748 0.28967 0.41978 1.9520

1.8806 0.25010 1.6189 5.7495 0.29162 0.42054 1.9650

EFEKTÝF ALIÞ

SATIÞ

1.8658 0.24735 1.6056 5.5897 0.28947 0.41663 1.9448

1.8834 0.25068 1.6251 5.8357 0.29229 0.42369 1.9725

SERBEST PÝYASA

DOLAR

EURO

ALTIN

DÜN 1,5950 ÖNCEKÝ GÜN 1,5750

DÜN 2,2850 ÖNCEKÝ GÜN 2,2630

DÜN 78,10 ÖNCEKÝ GÜN 77,50

C. ALTINI DÜN 525,24 ÖNCEKÝ GÜN 521,00

Ýþsizlik, hâlâ büyük problem ÝÞSÝZLÝK ORANI BÝR ÖNCEKÝ YILIN AYNI DÖNEMÝNE GÖRE 2.9 PUAN GERÝLEYEREK YÜZDE 10.8'E DÜÞTÜ. MEVSÝMSELLÝKTEN ARINDIRILMIÞ ÝÞSÝZLÝK MART 2007'DEN BERÝ ÝLK KEZ TEK HANEYÝ GÖRDÜ. ÝÞSÝZLÝK oraný Þubat-Mart-Nisan döneminde, geçen yýlýn ayný dönemine göre 2.9 puan, bir önceki döneme göre ise 0.7 puan gerilerken, mevsimsellikten arýndýrýlmýþ iþsizlik oraný ise yüzde 9.9’a gerileyerek en son Mart 2007’de gördüðü tek haneli seviyeye indi. Ýþsizlikte devam eden iyileþmenin mevsimsel kaynaklý olarak önümüzdeki dönemde de sürmesi beklenirken, bu iyileþmenin enflasyon üzerinde nasýl bir baský oluþturacaðý takip edilecek. Türkiye Ýstatistik Kurumu (TÜÝK) tarafýndan yayýmlanan verilere göre, tarým dýþý iþsizlik oraný, geçen yýlýn ayný dönemindeki yüzde 16.7’den yüzde 13.4’e gerilerken, Türkiye genelinde iþgücüne katýlma oraný ise yüzde 48.2’den yüzde 49’a yükseldi. Ýþsizlik oraný Þubat döneminde yüzde 11.5, geçen yýlýn Mart döneminde ise yüzde 13.7 olmuþtu.

GENÇ NÜFUSTA ÝÞSÝZLÝK YÜZDE 20’NÝN ALTINDA

ÝÞSÝZ SAYISI 622 BÝN AZALDI

Genç nüfusta iþsizlik oraný ise Mart 2010 dönemindeki yüzde 24.6’dan yüzde 19.3’e geriledi. Mevsimsellikten arýndýrýlmýþ iþsizlik oraný ise Þubat 2011 döneminde yüzde 10, geçen yýlýn ayný döneminde ise yüzde 12.6 seviyesindeydi. Mart döneminde mevsim etkilerinden arýndýrýlmýþ istihdam edilenlerin sayýsýnda bir önceki döneme göre 97.000 kiþilik artýþ, iþsiz sayýsýnda ise 43.000 kiþilik azalýþ oldu. Mevsim etkilerinden arýndýrýlmýþ iþgücüne katýlma oraný bir önceki döneme göre herhangi bir deðiþim göstermeyerek yüzde 49.8 seviyesinde kalýrken; is tih dam o ra ný 0.1 pu an lýk ar týþ i le yüz de 44.9, iþsizlik oraný ise 0.1 puanlýk azalýþ ile yüzde 9.9 olarak gerçekleþti.

TÜÝK verilerine göre Türkiye genelinde iþsiz sayýsý geçen yýlýn ayný dönemine göre 622.000 kiþi azalarak 2.82 milyon kiþiye düþerken, iþsizlik oraný 2.9 puanlýk azalýþla yüzde 10.8 seviyesinde gerçekleþti. Kentsel yerlerde iþsizlik oraný 3 puanlýk a zalýþla yüzde 12.6, kýrsal yerlerde ise 2.6 puanlýk azalýþla yüzde 7.1 oldu. Söz konusu dönemde istihdam edilenlerin sayýsý, geçen yýlýn ayný dönemine göre 1.55 milyon kiþi artarak, 23.29 milyon kiþiye yükselirken, bu dönemde, tarým sektöründe çalýþan sayýsý 589.000 kiþi, tarým dýþý sektörlerde çalýþan sayýsý 956.000 kiþi arttý. Mart 2011 döneminde istihdam edilenlerin yüzde 24.8’i tarým, yüzde 20.6’sý sanayi, yüzde 6.2’si inþaat, yüzde 48.4’ü ise hizmetler sektöründe yer aldý. Önceki yýlýn ayný dönemi ile karþýlaþtýrýldýðýnda tarým sektörünün istihdam edilenler içindeki payý 0.9 puan, sanayi sektörünün payý 0.8 puan, inþaat sektörünün payý ise 0.4 puan artarken, hizmetler sektörünün payý 2.1 puan azaldý. Bu dönemde 1.81 milyon kiþinin yeni iþe baþladýðý ya da iþ deðiþtirdiði, bunun toplam istihdam içindeki oranýnýn yüzde 7.8 olduðu belirtilirken, mevcut iþsizlerin yüzde 11.4’ü olan 322.000 kiþiyi bu dönemde iþten ayrýlanlar oluþturdu. Ankara / aa

Günde, 5 milyon ekmek israf ediliyor TÜRKÝYE Fýrýncýlar Federasyonu Genel Baþkaný Halil Ýbrahim Balcý, Türkiye’de günde ortalama 5 milyon adet ekmeðin israf edildiðini bildirdi. Bölge ziyaretleri kapsamýnda geldiði Þanlýurfa’da ekmek israfýna deðinen Balcý, bir süre önce ‘’Ekmek Ýsrafýný Önlemede Limitsizsiniz’’ projesini baþlattýkla rýný hatýrlatarak, projenin Tarým ve Köyiþleri Ba kan lý ðý, Di ya net Ýþ le ri Baþ kan lý ðý, TESK, TOBB ve bazý özel kuruluþlarca da desteklendiðini söyledi. Diyanet Ýþleri Baþkanlýðýnýn da ekmek israfýna iliþkin konuyu, yýlda iki defa hutbede iþ le di ði ni be lir ten Bal cý, kendilerinin de hazýrladýklarý broþürlerle isra fýn ön len me si ne i liþ kin tü ke ti ci le re u laþmaya çalýþtýklarýný ve konuyu iþlemeye devam edeceklerini dile getirdi.

Türkiye’de günde ortalama 5 milyon adet ekmeðin israf edildiðini bildiren Halil Ýbrahim Balcý, þöyle devam etti: ‘’Ekmek israfýna iliþkin yurt genelinde çeþit li a raþ týr ma lar yap týk. Tür ki ye’de günde 5 milyon ekmek çöpe gidiyor. Elde ettiðimiz sonuçlarda, tüketici olan halkýn yaptýðý israf kadar da fýrýnlarda israf ediliyor. Yani bu 5 milyonun yüzde 50’si de fýrýnlarda gerçekleþen israftýr. Bunun da ana sebebi fýrýn enflasyonundan kaynaklanýyor. Üretici olan esnafýmýz, belli bir sayýda ekmek üretmek zorunda kalýyor, satýlamayýnca ekmek israf olarak kalýyor ve atýlýyor.” Ekmek fiyatlarýna da deðinen Balcý, ‘’Çok zorunlu olmadýktan sonra ekmek fiyatlarýnýn deðiþmesi söz konusu de ðil” dedi. Þanlýurfa / aa

Faiz giderlerinde büyük artýþ BÜTÇE Mayýs ayýnda 2.8 milyar lira fazla verdi. Ocak-Mayýs döneminde açýk 2010’a göre yüzde 98 azaldý. Mayýs’ta bütçe gelirleri yüzde 9 artarak 27.1 milyar liraya çýkarken, bütçe giderleri yýllýk bazda yüzde 27.5 arttý ve 24,3 milyar lira oldu. Maliye’den yapýlan açýklamada, faiz giderlerinin yüzde 87.8 artarak 4 milyar lirayý aþmasýnýn dönemsel olduðu kaydedildi ve sert yükseliþin program hedefleri ile uyumlu olduðu kaydedildi. Mayýs’ta oluþan faiz dýþý fazla ise, 6.9 milyar lira oldu. Ocak-Mayýs döneminde ise bütçe açýðý yýllýk bazda neredeyse

yüzde 100 kapanarak 233 milyon liraya indi. Yýlýn ilk 5 ayýnda bütçe gelir leri yüzde 43 artarken, giderlerdeki artýþ yüzde 38.3’te kadý. Özellikle ver gi gelirlerinin ilk 5 ayda yüzde 43 artarak 100 milyar lirayý aþmasý, bütçe performansýný olumlu yönde destekledi. Böylece, Ocak-Mayýs dönemin de bütçedeki faiz dýþý fazla yüzde 148 artarak, 20.6 milyar liraya çýktý. Ýlk 5 ayda bütçede yaþanan olumlu performansa, Mayýs sonuna kadar borç yapýlandýrma kapsamýnda tah sil edilen 2.5 milyar liranýn da olumlu katkýsý oldu. Orta vadeli program-

da bu yýlki bütçe açýðýnýn 33.5 milyar lira, faiz dýþý fazlanýn da 13,9 milyar lira olmasý hedefleniyor. ÞÝMÞEK: AÇIK HEDEFÝN ÇOK ALTINDA KALACAK Maliye Bakaný Mehmet Þimþek, merkezi yönetim bütçesinin yatýrým larýn baþladýðý Mayýs ayýnda faiz dýþý fazla vermesinin önemli olduðunu, bu yýl bütçe açýðýnýn hedefin “çok çok” altýnda olacaðýný söyledi. Bütçede bu yýl açýðýn 33.5 milyar lira, faiz dýþý fazlanýn da 13.95 milyar lira olmasý hedefleniyor. Ankara / aa

Gýda fiyatlarý arttý, beslenme alýþkanlýklarý deðiþti

 GIDA fiyatlarýndaki artýþ dolayýsýyla birçok ülkede beslenme alýþkanlýklarýnýn deðiþtiði belirlendi. Ýngiliz yardým kuruluþu Oxfam’ýn 17 ülkeyi kapsayan kamuoyu yoklamasý, katýlýmcýlarýn yüzde 53’ünün beslenme alýþkanlýðýnýn 2 yýlda deðiþtiðini gösterdi. 16 bin 421 katýlýmcýnýn yüzde 39’u, alýþkanlýklarýnýn deðiþmesinin ekonomik sebeplere, yüzde 33’ü saðlýk sebeplerine baðlý olduðunu belirtti. Ortalama olarak katýlýmcýlarýn yüzde 20’si, fiyatlardaki artýþ dolayýsýyla 2 yýlda yediklerini deðiþtirdiklerini söyledi. Bu eðilimin Kenya (yüzde 29) ve Guatemala (yüzde 29) gibi yoksul ülkelerde da ha fazla olduðu görülürken, Avustralyalýlarýn yüzde 24’ü, Ýspanyollarýn yüzde 29’si, Ýngilizlerin yüzde 19’u ve Amerikalýlarýn yüzde 17’sinin ‘’tabaklarýný deðiþtirdiði’’ vurgulandý. Oxfam yetkililerinden Jeremy Hobbs, ‘’beslenme alýþkanlýðýnýn hýzla deðiþtiðine, özellikle yoksul ülkelerde yaþayanlarýn, fiyatlarýn yüksek olmasý nedeniyle, yiyeceklerinin miktarýný ve kalitesini azaltmak zorunda kaldýðýna’’ dikkati çekti. Londra / aa

Nisan’da 684 milyon dolar yatýrým giriþi oldu

 NÝSAN ayýnda, 684 milyon dolar düzeyinde ulus lar arasý doðrudan yatýrým giriþi (fiili giriþ/net) ger çekleþti. Ocak-Nisan döneminde net doðrudan u luslar arasý yatýrým giriþi (fiili giriþ), geçen yýla göre yüzde 126,5 artýþ ile 4 milyar 677 milyon dolara yükseldi. Hazine Müsteþarlýðý’nýn Nisan ayý itiba riyle uluslar arasý doðrudan yatýrým verileri bültenine göre, Ocak ayýnda 470 milyon dolar, Þubat ayýnda 691 milyon dolar, Mart ayýnda 2 milyar 832 milyon dolar olan uluslar arasý doðrudan yatýrým giriþi, Nisan’da 684 milyon dolar düzeyinde gerçek leþ ti. Ge çen yý lýn O cak-Ni san dö ne min de 2 milyar 65 milyon dolar olan net doðrudan uluslar arasý yatýrým giriþi (fiili giriþ), bu yýlýn ilk 4 ayýnda yüzde 126,5 artýþ ile 4 milyar 677 milyon dolara yükseldi. Uluslar arasý doðrudan yatýrým giriþleri kaleminde yer alan sermaye giriþi 2011 yýlýnýn ilk dört ayýnda toplam 6 milyar 2 milyon dolar olurken, bu dönemde 1 milyar 765 milyon dolar tutarýnda sermaye çýkýþý kaydedildi. Ankara / aa

Carî açýðýn kapanmasý için büyümede frene basýlmalý

NOT: Sorularýnýz için e-posta: sosyalguvenlik@yeniasya.com.tr , ahmetarican34@gmail.com

ABD’nin kredibilitesine güven zayýflayabilir

 ABD Merkez Bankasý (Fed) Baþkaný Ben Ber nanke, ABD’de 14,3 trilyon dolar olan borçlanma tavanýnýn yükseltilmemesinin, ülkenin kredibilitesine olan güvenin kaybý riskiyle sonuçlanabileceðini söyledi. Bernanke, yaptýðý açýklamada, borçlanma limiti konusunda hýzlý bir çözümün yokluðunun, ABD’nin ‘’AAA’’ olan kredi notu nun kaybýna yol açabileceðini, ABD Dolarýnýn rezerv para birimi olarak özel statüsünün zarar görebileceðini ifade ederek, ülke borçlarýnýn ödenmesinde kýsa bir gecikmenin dahil finansal piyasalarda ve ödemeler sisteminde ciddî sorunlara yol açabileceðini belirtti. Fed Baþkaný Bernanke, borçlanmayla iliþkili ödemelerin yapýlýp diðer birçok kamu ödemesinin ertelenmesinin de ABD hazine kaðýtlarýnýn güvenliðiyle ilgili kaygýlar oluþturabileceðini kaydetti. ABD’nin 14,3 trilyon dolar olan borçlanma limitini 2 Aðustos’a kadar arttýrmasý gerekiyor. Washington / aa

11



1 ABD DOLARI

ALIÞ

Cinsi



Cinsi

15 HAZÝRAN 2011



MERKEZ BANKASI DÖVÝZ KURLARI

16 HAZÝRAN 2011 PERÞEMBE



Y

EHEC, ihracat kapýsý olacak ALMANYA’DA baþlayarak Avrupa’nýn birçok ülkesini etkisi altýna alan EHEC salgýný Avrupa ülkelerinin yaþ sebze ve meyve ihracatýný azaltýrken, Türk ihracatçýlarý için yeni ticaret kapýsý olacak. Denizli Meyve ve Sebze Komisyoncularý Derneði (DEMESKO) Baþkaný Halil Öztürk, Avrupa’da birçok ülkeyi etkisi altýna alan, sebze ve meyvelerden bulaþtýðý iddia edilen EHEC salgýný sonucu onlarca kiþinin ölmesinin ve halen bir çare bulunamamasýnýn üzüntü verici olduðunu söyledi. Yaþanan salgýn dolayýsýyla birçok ülkenin Avrupa’daki yaþ sebze ve meyve pazarýný terk ederek Türkiye’ye doðru bir yöneliþe geçtiðini ifade eden Öztürk, þunlarý söyledi: ‘’Bakterinin salatalýkta olduðu iddiasý, ardýndan bu iddia-

nýn diðer sebze ve meyvelere de sýçramasý bütün dünya ülkelerinde yaþ sebze ve meyvelere karþý bir þüphe uyandýrdý. Þu anda bu konuda en güvenilir ülke olarak biz görünüyoruz. Bu güvenilirliðimizi yeni kurulacak hükümetle birlikte dünyadaki bütün ülkelere duyurabilirsek, yaþ sebze ve meyvede yeni ihracat kapýlarý bulabiliriz. Çünkü þu an için birçok ülke, Avrupa ülkeleriyle olan yaþ sebze ve meyve ihracatýna nokta koydu. Nokta koyan ülkeler illaki yaþ sebze ve meyve ihtiyacýný karþýlamak için yeni kapýlar arayacak. Bu arayýþ Türkiye’de noktalanacaða benziyor. Çünkü þu ana kadar bizi yurt dýþýndan birçok firma arayarak yaþ sebze ve meyve talebinde bulundu.’’ Denizli / aa

 ÇORLU Ticaret ve Sanayi Odasý (Çorlu TSO) Yönetim Kurulu Baþkaný Ýsmail Güleroðlu, yeni kurulacak hükümetin carî açýðý kapatmak için acilen büyümede frene basmasý gerektiðini söyledi. Yeni kurulacak hükümetin, ülke olarak en büyük sorunlardan olan carî açýða müdahale etmesi gerektiðini söyleyen Güleroðlu, þunlarý kaydetti: ‘’Hükümetimiz, öncelikli olarak carî a çýk konusunu ele almalý. Bunun önüne geçebilmek ancak büyümede frene basýlarak gerçekleþir. Yani Hükümet, acilen carî açýðýn kapanmasý için büyümede frene basmalý.” Güleroðlu, ülkede yeni bir finansman sýkýntýsýnýn yaþanabileceðini belirterek, ‘’Ülkede, kýsa vadede olmasa bile orta vadede yeni bir finansman sýkýntýsý yaþanabileceðini düþünüyorum. Bunun için de herkesin daha temkinli ve bilinçli hareket etmesi gerektiðinin altýný çiziyorum’’ dedi. Yeni kurulacak hükümetten iþ dünyasýnýn beklentileri olduðunu ifade eden Güleroðlu, þu bilgileri aktardý: ‘’Ülkede, sanayicimiz yüksek maliyetteki enerjiyi kullanýyor. Sanayicimizin, alýnacak kararlar ve yapýlacak iyileþtirme çalýþmalarý doðrultusunda daha ucuz enerji kullanmasýna yardým edilmeli. Bununla birlikte, sanayiciye bölgesel yatýrým teþvikleri getirilerek üretim arttýrýlmalý. Küçük ve orta ölçekli iþletmeler açýsýndan bakýlýrsa bu iþletmelere de Kalkýnma Ajansý ve KOSGEB aracýlýðýyla daha etkin ve daha geniþ kapsamlý destek kredileri verilmeli.’’ Tekirdað / aa


12

ÝLAN

16 HAZÝRAN 2011 PERÞEMBE

Y

Y se ri i l â n l a r Turizm ve Eðitim Sektöründe çalýþacak Ýngilizce bölümünden mezun çalýþma arkadaþlarý aranýyor. Tel: 0(212) 474 63 49 bizimtur@bizimradyo.fm

yeniasya Medya Grup

Uygun Fiyata Satýlýk DEVREMÜLK Afyon Hilal Termal Tatil Köyünde 17-27 Eylül arasý kullanýma hazýr, 14.000TL satýlýk Not: Araba ile takas olunur. Gsm: 0542 240 03 42

ELEMAN Takým arkadaþlarý arýyoruz. Pazarlama departmanýna yetiþtirilmek üzere elemanlar alýnacaktýr. 0(212) 655 88 59

Otomotiv Sektöründe Yetiþtirilmek üzere 4 yýllýk üniversite mezunu bayan sekreterler alýnacaktýr. DORA OTOMOTÝV Tel: 0(212) 422 22 23 Web Ofsette çalýþacak makina ustasý ve yardýmcýlarý aranýyor. (0535) 278 52 18 saidaydin@yeniasya.com.tr Kýrtasiye sektöründe deneyimli pazarlama elemaný araç kullanabilen Tel : 0(212) 544 19 20 Gsm: (0506) 860 95 68 Grafik ve Tasarým elemaný aranýyor. Tel : 0(212) 544 19 20 Gsm: (0506) 860 95 68 Özel Duyu Özel Eðitim ve Rehabilitasyon Merkezine Ýþitme Engeliler Öðretmeni alýnacaktýr. Ücret Dolgundur. (0532) 374 68 07 (0505) 778 34 39 Antakya/Hatay Sultanahmet bölgesinde ki otelimiz için Ýngilizce bilen bay resepsiyon elemaný aramaktayýz. Ýrtibat tel : 0(212) 528 95 32 E Ehliyetli Kamyon Þoförü aranýyor. 0(212) 671.51.71  ÝHRACATÇI FÝRMALARLA Telefon trafiðini yürütebilecek seviyede Ýngilizceye vakýf yüksek okul mezunu tesettüre riayet eden Bir Bayan Elemana ihtiyaç vardýr. Çalýþma yeri

KADIKÖY 4. AÝLE MAHKEMESÝ'NDEN ÝLAN ESAS NO: 2009/799 KARAR NO: 2011/8 Davacý Emine Semahat Çelik vekili Av. Mehmet Dönmez tarafýndan Davalý Mustafa Çelik aleyhine açýlan boþanma davasýnda yapýlan yargýlama sonucu; Türkiye'de Koyundere Beldesi Ulus Mah. Nenehatun Cad. N: 5/1 Menemen/ÝZMÝR adresinde olduðu bildirilen, adresi meçhul bulunan ve zabýtaca araþtýrýldýðý halde açýk adresi tespit edilemeyen Davalý MUSTAFA ÇELÝK'e Mahkememizce verilen kararýn ilânen tebliðine karar verilmiþtir. Davanýn KABULÜ ile, Ýzmir ili, Menemen ilçesi, Koyundere Beldesi cilt: 27 hane no: 175, BSN: 6'da nüfusa kayýtlý MÝRHASAN- HAYAL oðlu, 30/04/1968 Bulanýk doðumlu MUSTAFA ÇELÝK (T C. NO: 37225707070 ) ile ayný hane BSN: 9'da nüfusa kayýtlý Asým Safiye kýzý, 29/07/1965 Ýstanbul doðumlu EMÝNE SEMAHAT ÇELÝK (T.C.No: 36070745596 - evlenerek Cide ilçesi, Kalafat mah 47. cilt, 29. hane 26. Sýradan gelme. KSY. ÖZTÜRK) M.K. 166/1 maddesi uyarýnca BOÞANMALARINA, müþterek çocuklarýn velayetlerinin anneye verilmesine, her bir çocuk için aylýk 150.00 TL nafakaya, 15.000 TL Maddi, 5.000 TL Manevi tazminata karar verilmiþ olup; Mahkememizden verilmiþ olan 27/01/2011 tarih, 2009/799 Esas, 2011/ 8 karar sayýlý ilamýn davalýya ilanen tebliðine; Ýþ bu ilan yayýnlandýðý tarihten itibaren 15 gün süre sonra davalýya teblið edilmiþ sayýlacaðý, Ýlan olunur. 30/05/2011 www.bik.gov.tr B: 39917

T. C. ÝZMÝR 6. ASLÝYE HUKUK MAHKEMESÝNDEN ÝLAN 2003/771 Esas. 2009/117 Karar. Davacý ORMAN GENEL MÜDÜRLÜÐÜ vekili Av. Þeyda YALÇINKAYA tarafýndan temyiz edilen Mahkememizin 24.03.2009 gün ve 2003/771 esas, 2009/117 karar sayýlý dosyasý temyizden dönmekle; Yargýtay 20. Hukuk Dairesinin 25.05.2011 ve 2011/6561 Esas, 2011/6377 2004/7619 karar sayýlý ilamý ile dosya kapsamýna kararýn dayandýðý gerekçeye uzman orman bilirkiþi tarafýndan kesinleþmiþ orman kadastro haritasýna dayalý olarak yöntemine uygun biçimde yapýlan uygulama ve araþtýrmada çekiþmeli taþýnmazýn kýsmen orman kadastrosu içinde kýsmen de dýþýnda kalan yerlerden olduðu anlaþýldýðýna ve yazýlý biçimde hüküm kurulmasýnda bir isabetsizlik bulunmadýðýna göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarýnýn reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA karar verildiði, Verilen iþbu Yargýtay ilamýnýn adresleri tesbit edilemeyen FADÝME TURHAN GÜVENDÝRMEDÝHA ERBAY AK-NECÝHE ERBAY (ADAR)'a tebligat yerine geçerli olmak üzere ÝLANEN TEBLÝÐ Olunur. www.bik.gov.tr B: 39774

T. C. KÜÇÜKÇEKMECE 2. ASLÝYE HUKUK MAHKEMESÝ ESAS NO: 2010/692 KARAR NO: 2011/320 Mahkememize açýlan isim tashihi davasý gereðince; Mahkememizin yukarýda esas ve karar sayýlý ilamý ile Kastamonu Ýli, Pýnarbaþý Ýlçesi, Baþköy köyü, Cilt No: 2, Hane: 32, Bsn: 101'de nüfusa kayýtlý Ahmet Rýza ve Yeter kýzý, 03/10/1978 doðumlu 48523372914 T.C. No.lu HÜSNÝYE MERT'in kayden HÜSNÝYE olan adýnýn ARZU HÜSNÝYE olarak tashihine karar verilmiþtir. Düzeltilerek ilan olunur. www.bik.gov.tr B: 39874

Rize'nin Pazar Ýlçesidir. Ýrtibat Telefonu: (0542) 223 82 11

KÝRALIK DAÝRE

 Sahibinden Denizli'de Kiralýk zemin dükkân Bayrampaþa Ulu Cami Yaný Ulu Çarþý Ýþhanýnda zemin 11 nolu dükkân Kaloriferli-Kapalý Otoparklý Ýþyeri 300 TL (0533) 712 48 06  Sahibinden Denizli Mehmetçik mahallesi Diþ Hastanesi yanýnda Kombili Daire 100m2 2+1 Yeni Bakýmdan çýkmýþ 280 TL (0533) 712 48 06  75 m2, 1+1, 4 katlý, 1.KAT, Bina yaþý 5-10 yýl arasý, 500 TL depozit, kira 350 TL 0(212) 640 58 88  3+1, kombili, masrafsýz, orta kat, 120 m2, bina yaþý 5-10 yýl arasý, 3 katlý, 2.kat, kat kaloriferli, krediye uygun 700 TL (0536) 313 81 79  90 m2, 2+1, bina yaþý 5-10 yýl arasý, 3 katlý, 3.kat, doðalgaz sobalý kiralýk daire 500 TL kira, 1000 TL depozit (0536) 313 81 79

SATILIK DAÝRE

 ASYA TERMAL KIZILCAHAMAM Tatil Köyü'nde SATILIK Devre mülk. 15.Dönem TemmuzAðustos (Sayran Konaklarý B2-2-15) ve 19.Dönem Aðustos-Eylül(Park Evleri C1-065-19) Müracaat Tel:0532-2637221  Kumburgaz 'da Sahibinden satýlýk dubleks daire 180m2 130.000TL Krediye Uygun 0542 512 54 28  Þirinevler 'de Hürriyet

mahallesinde Sahibinden satýlýk kombili asansörlü 120m2 daire 115.000TL 0542 512 54 28 BARLADA Göl Manzaralý 3 kat saðlýk ocaðýnýn önünde 0537 464 41 31 0536 599 39 40 Kemal Karta Satýlýk Triplex 350m2 kapalý alan 500m2 müstakil bahçe, deniz manzaralý. Beylikdüzü, Kavaklý, Ýstanbul 0532-2366370  Küçükköy Yenimahalle'de 3.Kat 100 m2 Doðalgazlý-Kombili Tapulu-Krediye uygun 120 bin lira Acil ihtiyaçtan satýlýk azda olsa pazarlýk payý var. 0537 712 39 91  400 TL Taksitle Tamamý 39.300 TL'den baþlayan fiyatlarla Samsun Panorama Evlerinde Site içerisinde % 82 yeþil alan, yarý olimpik açýk havuzu, fitness saðlýk kabini, oyun merkezi, çocuk oyun parký, 24 saat güvenlik, kamelyalar, otoparklar hayalinizdeki yaþama merhaba demek için Arsa Bizim Ýnþaat Bizim Ev Sizin Erken Gelen Kazanýyor Kampanyasýný Kaçýrmayýn. Çekiliþsiz kurasýz istediðiniz daireyi seçme imkaný Ön Kayýt Ýçin: Satýþ Ofisi:0362 428 07 65 Gsm: (0532) 494 85 00 www.alangayrimenkul.com.tr  Sahibinden Denizli'de Üçler 800. yüzyýl Belediye Toki Konutlarýnda 3+1 Asansörlü Isý Ýzalasyonlu 120 m2 çevre düzenlemesi ve sosyal tesisleri faal 82.000 TL (0533) 712 48 06  Sahibinden Ankara Demetevler Metro Duraðýnda önceleri Poliklinik Olan iþyerinede uygun 1. Kat 3+1 Kombili Daire 150m2 Dükkan Üstü

1. Cad. Hülya Ap. 3/3 85,000 TL. (0533) 712 48 06

SATILIK ARSA

 Arnavutköy 'de 250m2,

300m2 Caddede etrafý çevrili 20.000TL Arsalar Tekbir Gayrimenkul 0212 597 58 54 0532 624 27 74  Yalova Fevziye köyünde asfalt cepheli 4200m2 85.000TL 0532 631 12 25  Yalova 'da Sahibinden 2300m2 arazi 80.000TL 0532 631 12 25  Arnavutköy 'de Sahibinden Toki karþýsýndan caddeye cepheli 650m2 32.000'e yarý peþin yarý vadeli hementapulu arsa 0537 609 66 57 0212 597 80 71  Arnavutköy 'de Sahibinden elektriði, suyu mevcut yola cepheli Toki arazisi karþýsý 500m2 25.000'e yarý peþin yarýsý vadeli hemen tapulu arsa 0212 597 80 71 0533 665 03 54  Arnavutköy 'de Sahibinden yerleþim içerisinde elektriði, suyu çekilebilir. 500m2 tamamý 22.000 Yarý peþin yarýsý vadeli Hemen tapulu arsa, 0(212) 597 99 21 (0532) 552 5973 Trakya'nýn muhtelif yerlerinde sanayi-tarým hayvancýlýk veya kýsa ve uzun vadeli yatýrýmlýk imarlý, imarsýz arsa ve tarlalar için arayýn. Abdullah Gürman (0532) 323 94 27 - 0(282) 653 66 67 0(282) 651 66 40 www.gurmanarsaofisi.com Çorlu/Tekirdað

VASITA

 Kamyonet BMC çift

kapýlý tek kabin 3000'lik

DUYURU Adana ili, Ceyhan Ýlçesi, Yumurtalýk Serbest Bölge'de Kutlucan Çimento Yapý ve Madencilik San. Tic. A.Þ. tarafýnda yapýlmasý planlanan "Çimento tesisi için" Çevresel Etki Deðerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliði 'nin 9. Maddesi gereðince aþaðýda belirtilen tarih ve saatte faaliyetle ilgili olarak halký bilgilendirmek, görüþ ve önerilerini almak üzere "HALKIN KATILIMI TOPLANTISI" yapýlacaktýr. Tüm Halkýmýz Davetlidir Toplantý Yeri : Belediye Kahvehanesi Tarih : 28.06.2010 Saat : 10:30 Adres : Sarýmazý Beldesi, Adana BÝLGÝ VE ÝRTÝBAT ÝÇÝN ADANA ÝL ÇEVRE VE ORMAN MÜDÜRLÜÐÜ Valilik Binasý D Blok Kat: 3 Seyhan/ADANA Tel: 0322 459 00 75 Faks: 0322 458 84 13 ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIÐI ÇEVRE YÖNETÝMÝ GENEL MÜDÜRLÜÐÜ Söðütözü Cad. No: 14/E Beþtepe-ANKARA Tel: 0312 207 50 00 Fax: 0312 207 61 51 KUTLUCAN ÇÝMENTO YAPI VE MADENCÝLÝK SAN. TÝC. A.Þ. Arabayataðý Mah. Çýnarönü Cad. No: 161 Yýldýrým - BURSA Tel-Fax: 0224 368 25 25 KUZEY ÇEVRE TEKNOLOJÝLERÝ VE DANIÞMANLIK LTD. ÞTÝ. Fetih Mah. Tahralý Sok, Tahralý Sitesi, Kavakyeli Apt. No. 7B/11 Ataþehir-Ýstanbul Tel: 0216 472 86 01-02 Fax: 0216 472 86 04 Mail: info@kuzeycevre.com www.bik.gov.tr B: 40124

T. C. GAZÝOSMANPAÞA 1. ASLÝYE HUKUK MAHKEMESÝNDEN ÝLAN Sayý: 2010/726 Esas. 09/06/2011 Gaziosmanpaþa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24/02/2011 tarih 2010/726 esas, 2011/123 sayýlý kararý ile Siirt ili, Þirvan ilçesi, Ýkizler C: 22 H: 44 Bsn: 71'de, nüfusa kayýtlý Mehmet Can ile Güli'den olma 05/02/1997 doðumlu Sait Yaðýz'ýn Sait olan isminin Muhammet Seyit olarak ve Bsn: 73'de nüfusa kayýtlý Mehmet ile Güli'den olma 17/01/2001 doðumlu Kader Yaðýz'ýn nüfusta Kader olan isminin Leyla Nur olarak tashihine ve nüfusa tesciline karar verilmiþtir. Ýlan olunur. www.bik.gov.tr B: 39763

T. C. KARTAL 2. ASLÝYE HUKUK MAHKEMESÝ Esas No : 2011/29 GEREKÇELÝ KARAR Karar No : 2011/261 HÜKÜM: Yukarýda izah edilen nedenler ile; 1- Davanýn KABULÜNE, Sivas ili, Ýmranlý Ýlçesi, Gelintarla köyü, C: 48 H: 3 BSN: 84'de nüfusa kayýtlý davacý Recep kýzý, Lebibe'den doðma, 01/01/1991 Kadýköy doðumlu 30392342556 T.C nolu Beyaznur Yýldýrým'ýn Beyaznur olan adýnýn Beyzanur olarak nüfus kütüðünde DÜZELTÝLMESÝNE, karar verilmiþtir. 28/04/2011 www.bik.gov.tr B: 40146

SERÝ ÝLANLARINIZ ÝÇÝN email: reklam@yeniasya.com.tr Fax: 0 (212) 515 24 81 hürtürlü kamyon alýnýrsatýlýr. Merkez: 0212 832 35 77 MaltepeÞube:02164276464 BaðcýlarÞube:02126735757  2006 GAZELLE sobol çok temiz 44.500 km de vade ve takas olur, gaz 2752 model, 44500 km de, motor hacmi 18.012.000 cm3, motor gücü 101125 arasý, beyaz renk, manuel vites, dizel yakýt, takaslý, ikinci el 10.000 TL. 0(212) 640 58 88 2003 model Transit connect 160,000 km 12.000 TL kapalý kasa (0532) 365 06 37 /Ankara 2005 model Transit connect 151,000 km 14.000 tl kapalý kasa (0532) 365 06 37 /Ankara

ÇEÞÝTLÝ

Ateþ Otogaz 'da Ýtalyan sistemlerinde Þok Kampanya TOMASETTO 1050TL T4-BLUE 850 TL GAZELÝ 1250TL kartlara 10 taksit biryýl kesintisiz yol yardým Topkapý 0212 482 95 90 Maslak 0212 286 98 00 Ýkitelli 0212 549 75 21 Gebze Abdi Ýpekçi Mahallesinde (Tren Ýstasyonu Yaný) bulunan "Ucuzluk Japon Pazarý" Dükkânýmý Uygun Þartlarda Devretmek Ýstiyorum. (0537) 334 58 94 Acele Devren Satýlýk veya Kiralýk Pastane (0539) 260 53 08/Fatih

ZAYÝ

Nüfus cüzdanýmý kaybettim. Hükümsüzdür. Ýpek Ceren Pýnarbaþý Erzurum Atatürk Üniversitesi öðrenci kimlik kartýmý kaybettim. Fatih Mirac Hükümsüzdür.F

KOCAELÝ PÝKNÝÐÝNE DÂVET

Geleneksel pikniðimiz 26 Haziran 2011 PAZAR günü BAHÇECÝK DAMLAR Mahallesinde yapýlacaktýr. DÂVETLÝSÝNÝZ Ýzmit - Gölcük yolu üzerinde BAHÇECÝK sapaðýndan girip 1.600 - 1.700 m yukarýda Damlar sapaðý (sola) girince 60-70 m ileride saðda piknik alanýný göreceksiniz. (Yeni Asya ve Çamlýk Vakfý levhalarý olan yer.) Organize: Yeni Asya Ýzmit Temsilciliði Ýrtibat Rýdvan Ercan : 0532 560 96 19 Salih Çökren : 0532 626 38 46 Mahmut Çökren : 0533 385 94 64

TAZÝYE Aðabeyimiz Þevket Özbey'in babasý, Hüseyin ve Yusuf Özbey'in amcasý, Ahmet Turan ve Ekrem Özbey'in dedesi

Abuzer Özbey

'in

vefatýný teessürle öðrendik. Merhuma Cenâb-ý Hâk'tan rahmet ve maðfiret diler, kederli ailesi ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz eder, taziyetlerimizi sunarýz.

Malatya Yeni Asya Okuyucularý

TAZÝYE Mersin cemaatinden muhterem kardeþimiz

Bekir Kara'nýn annesi salihat-ý nisvandan T. C. BAKIRKÖY 3. SULH HUKUK MAHKEMESÝNDEN ÝLAN ESAS NO: 2011/1008 Esas. KARAR NO: 2011/1562 Mahkememizin yukarýda dosya ve karar numarasý yazýlý kararýyla, Kýrklareli ili, Vize ilçesi, Evrencik mah/köy, 18 Cilt, 139 Hane no'da nüfusa kayýtlý, Ali ve Ayþe'den olma, 27/02/1946 doðumlu, FEVZÝYE BÝNAY'ýn TMK 405. maddesi gereðince vesayet altýna alýnarak kendisine TMK 413. maddesi gereðince Kýrklareli Ýli, Vize Ýlçesi, Evrencik mah/köy, 18 Cilt, 47 Hane no'da nüfusa kayýtlý, Ýsmail ve Fevziye'den olma, 25/07/1969 doðumlu, MERYEM BARAN VASÝ OLARAK ATANMIÞTIR. Ýlan olunur. www.bik.gov.tr B: 39770

T. C. KARTAL 1. SULH HUKUK MAHKEMESÝ ÝLAN Sayý: 2011/325 Esas. 10/06/2011 Mahkememizin 27/05/2011 Tarih, 2011/325 Esas, 2011/990 Karar sayýlý kararý ile Çorum ili, Kargý ilçesi, Yeni Mahallesi/Köyü nüfusuna kayýtlý Bekir ve Yýldýz'dan olma 1992 doðumlu SÜLEYMAN UÐRAÞKAN'ýn kýsýtlandýðý ve kendisinin Babasý BEKÝR UÐRAÞKAN'ýn VELAYETÝ ALTINA KONULMASINA dair karar verildiði, Ýlan olunur. www.bik.gov.tr B: 39754

T. C. ÞÝÞLÝ 5. SULH HUKUK MAHKEMESÝ HAKÝMLÝÐÝNDEN ÝLAN ESAS NO: 2010/1479 Esas. Siirt Ýli, Aydýnlar ilçesi, Ýkizbaðlar köyü, Cilt No: 52 Hane no: 40'da nüfusa kayýtlý bulunan Ýsmail ile Emine'den olma 1953 doðumlu Bedia Çekiç'in vesayet altýna alýnmasýna, kendisine, Van ili, Merkez Ýlçesi, Selimbey Mahallesi, Cilt no: 13 Hane No: 591'de nüfusa kayýtlý bulunan Celil ile Sabriye'den olma 1979 doðumlu Sibel Ova'nýn vasi olarak tayinine karar verilmiþtir. Ýlanen duyurulur. 13/05/2011 www.bik.gov.tr B: 40105

T. C. KARTAL 1. SULH HUKUK MAHKEMESÝNDEN ÝLAN ESAS NO: 2011/774 Esas. KARAR NO: 2011/1031 Mahkememizin yukarýda dosya ve karar numarasý yazýlý kararýyla, Sivas ili, Zara ilçesi, Sedille Köyü nüfusuna kayýtlý Seyfettin ve Cemile'den olma, 1932 doðumlu KAYMAK EMÝNE KAVAK hacir altýna alýnarak, kendisine Rize ili Merkez ilçesi Býldýrcýn Köyü nüfusuna kayýtlý Kemal ve Kaymak Emine'den olma, 1969 doðumlu MELÝHA TEMÝZEL VASÝ OLARAK ATANMIÞTIR. Ýlan olunur. 13/06/2011 www.bik.gov.tr B: 39896

Emine Kara

'nýn

vefatýný teessürle öðrendik, Merhumeye Cenâb-ý Hâk'tan rahmet ve maðfiret diler, kederli ailesi ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz eder, taziyetlerimizi sunarýz.

Konya Yeni Asya Okuyucularý T. C. KARTAL 1. SULH HUKUK MAHKEMESÝNDEN ÝLAN ESAS NO: 2011/844 Esas. KARAR NO: 2011/995 Mahkememizin yukarýda dosya ve karar numarasý yazýlý kararýyla, Kastamonu ili, Doðanyurt ilçesi, Düzaðaç Köyü nüfusuna kayýtlý Mehmet ve Havva'dan, 1984 doðumlu KEMAL ADATEPE hacir altýna alýnarak, kendisine ayný hanede nüfusa kayýtlý Mehmet ve Melek'den olma, 1964 doðumlu MEHMET ADATEPE'nin VELAYETÝ ALTINA ALINMIÞTIR. Ýlan olunur. 10/06/2011 www.bik.gov.tr B: 40131


AÝLE - SAÐLIK

16 HAZÝRAN 2011 PERÞEMBE

13

HUZURUN KAYNAÐI AÝLE ASAGEM'ÝN ARAÞTIRMASINA GÖRE, AÝLE BAÐLARI, TOPLUMUN HUZUR VE BARIÞIN KORUNMASINDA, SEVGÝ VE KARDEÞLÝK DUYGULARININ VE "BÝZ" BÝLÝNCÝNÝN GELÝÞMESÝNDE BELÝRLEYÝCÝ ROL OYNUYOR. AÝLE ve Sosyal Araþtýrmalar Genel Müdürlüðü’nün (ASAGEM) araþtýrma sonucu: “Aile baðlarý, Türk toplumunda huzur ve barýþýn korunmasýnda, sevgi ve kardeþlik duygularýnýn ve “Biz” bilincinin geliþmesinde oldukça belirleyici bir rol oynamaktadýr....” Sosyal Ekonomik Araþtýrmalar Merkezi (SEKAM), ASAGEM’in “Ailenin Sorunlarý ve Çözümler” konulu araþtýrma sonuçlarýný açýkladý. Günümüz toplumlarýnýn en belirgin özelliðinin deðiþim olgusu olduðu vurgulanan açýklamada, kýrsal alanlardan þehirlere göç sürecinin özellikle son yarým yüzyýllýk dönemde hýzlandýðý belirtilerek, 1950 yýlýnda nüfusun yaklaþýk yüzde 75’i kýrsal kesimde, yüzde 25’i þehirlerde yaþarken, bugün þehirli nüfusun yüzde 75’e ulaþtýðý ifade edildi. Son otuz yýllýk dönemde bilgi ekonomisinin geliþmesi ve kitle iletiþim araçlarýnýn yaygýnlaþmasýnýn yeni bir deðiþim sürecini de baþlattýðýna dikkat çekilen açýklamada þöyle denildi: “Bu süreçle birlikte aile yapýsýnda ve fonksiyonlarýnda bazý deðiþmeler yaþanmaktadýr. Ülkemizde yaptýðýmýz araþtýrmalar ve çalýþmalarda aile kurumunun; neslin devamýndan aile üyelerine saðladýðý manevî desteðe, nesiller arasý deðer aktarýmýndan aile üyeleri arasýndaki ekonomik desteðe kadar birçok temel fonksiyonunu halen sürdürdüðünü görüyoruz. Ýstanbul / Yeni Asya

Ses kýsýklýðý deyip geçmeyin UZMANLARA göre, çeþitli sebeplere baðlý olarak ortaya çýkabilen ses kýsýklýðý, ciddî hastalýklarýn habercisi olabiliyor. Bir insanýn normalde her zaman çýkardýðý sesten farklý ses çýkarmasýna genel olarak ses kýsýklýðý dendiðini hatýrlatan uzmanlar, ses kýsýklýðýnýn en sýk görülen sebebinin üst yolu enfekREFLÜ 1. SIRADA solunum siyonlarý olduðunu KLÝMALI veya basýnçlý ortambelirtiyor. Bursa Ýl larýn da ses kýsýklýðýna sebep Saðlýk Müdürü Dr. olabileceðine iþaret eden Dr. Özcan Akan, üst soÖzcan, ses kýsýklýðýna yolaçan lunum enfeksiyonu hastalýklarýn baþýnda reflünün yaþayan kiþinin, ses geldiðine dikkat çekti. tellerine doðru akýntýsý olduðu için öksürmek zorunda kaldýðýný vurguladý. Dr. Akan, “Öksürük travmasý, seste daha çabuk yorulmayý getirdiði için ses kýsýklýðýna yol açan baþlýca sebeplerden biridir. Sesini yoðun kullanmak zorunda olan kiþiler özellikle bol su içmelidir” dedi. Bursa / cihan

TOPLUMUN YÜZDE 94’Ü AÝLESÝYLE BÝRLÝKTE YAÞIYOR

Toplumun yüzde 80'den fazlasý kuvvetli iletiþimi olan sosyal iliþkileri birlikte kuran çekirdek aile yapýsýný gösteriyor.

MANGAL NASIL YAPILMALI? MANGAL yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli noktanýn kömürün iyice yanmýþ olmasý olduðunu dile getiren Yücesan, þunlarý kaydetti: ‘’Et mangalda piþirilecekse öncelikle ateþin kor haline gelmesini beklemek gerekiyor. Daha sonra da et, sebze ya da ne piþirilmek isteniyorsa ateþten en az 15 santimetreden uzak mesafeye yerleþtirilmeli. Böylelikle etin yavaþ yavaþ piþirilmesi saðlanmýþ olur. Kýrmýzý et de en az diðer et gruplarý gibi doðru þekilde piþirilerek güvenle tüketilebilir. Burada zararlý olan yöntem etin çok hýzlý piþmesi. Ýkincisi ise etten düþen yaðýn kömürde yanarak okside olmasý ve bir þekilde tekrar ete yapýþmasý olarak belirleniyor. Bu nedenle yaðlý et veya köfteler yerine, daha az yaðlý olan etlerin ve geleneksel usulle hazýrlanmýþ sucuðun tercih edilmesi ve yaðýn ateþe damlamasýnýn engellenmesi önemli. Bu bakýmdan sulu, elektrikli mangallar da tercih edilebilir. Ancak burada da et ve ýzgara arasýndaki mesafenin 15 santimetre olarak korunmasý gerekiyor.’’

Bunamak istemiyorsanýz yürüyün! NÖROLOJÝ uzmanlarý, Alzheimer ve felç sonrasý bunamaya maruz kalmak istemeyenlere haftada 4 gün yürümeyi, Akdeniz diyetiyle birlikte bol bol balýk tüketmeyi öneriyor. Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Týp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalý Öðretim Üyesi Doç. Dr. Çaðatay Öncel, bunamanýn Alzheimer ve felçle gelebilen bir hastalýk olduðunu söyledi. Ýnmenin beyin damar hastalýklarýna karþý geliþen ani baþlangýçlý, kiþinin vücudunda nörolojik bulgu oluþturan bir rahatsýzlýk olduðunu ifade eden Öncel, þunlarý söyledi: “Ýnme bir anlamda kuvvetsizlik mânâsýna geliyor, görme, iþitme, anlama bozukluðuyla da seyredebiliyor. Bu hastalýðýn mevsime baðlý olarak deðiþkenlik gösterdiðini söylemek güç. Dünyada bununla ilgili çok geniþ çaplý araþtýrmalar yapýlmýþ, mevsimsel olarak bir iliþki tesbit edilmemiþ. Ama Ýngiltere, Japonya, Asya ülkelerinde yapýlan araþtýrmalarda kýþýn felçli hastalarýn sayýsýnda artýþ yaþandýðý belirlenmiþ.’’ Beyin damar hastalýklarýný tetikleyen bazý faktörlerin varlýðýna deðinen Öncel, ‘’55 yaþýndan yukarý kiþilerde her 10 yýlda bir beyin damar hastalýklarý 2 kat artýyor. Erkeklerde, siyah ýrkta ve ailesinde felç görülenlerde daha fazla görülüyor’’ diye konuþtu. Denizli / aa

Son yapýlan araþtýrmalar çarpýcý sonuçlar ortaya koydu.

Televizyonu kapat, uzun yaþa ABD’DE yapýlan bir araþtýrmaya göre, televizyon karþýsýnda uzun süre geçirenler, daha fazla ölüm, diyabet ve kalp rahatsýzlýðý riski taþýyor. Harvard Üniversitesi Halk Saðlýðý Bölümünden Frank Hu baþkanlýðýndaki araþtýrmacýlarýn çalýþmasý, televizyon baþýnda günde geçirilen 2 saatin bile saðlýk üzerinde belirgin bir etkisinin bulunduðunu ortaya koydu. Amerikalýlarýn günde ortalama 5 saat, Avustralya ve bazý Avrupalýlarýn 3,5-4 saat televizyon seyrettiklerini kaydeden Hu, “Mesaj basit. Televizyon seyretme süresini kýsaltmak, oturarak vakit geçirme alýþkanlýðý ile diyabet ve kalp hastalýklarý riskini azaltmanýn önemli bir yolu” dedi. Hu, televizyon karþýsýnda uzun süre oturanlarýn, sadece daha az hareket etmediklerine, büyük ihtimalle saðlýksýz gýdalar tükettiklerine iþaret etti. Hu ile ekibinin yaptýðý son çalýþmada da televizyon süresi ile hastalýklar arasýndaki baðlantýya iliþkin baþka 8 araþtýrmanýn deðerlendirmesi yapýldý ve toplamda 200 bini aþkýn kiþi, ortalama 7-10 yýl izlendi. Son çalýþmada, insanlarýn günlük her 2 saatlik televizyon izleme sürelerinin diyabet riskini yüzde 20, kalp rahatsýzlýklarý riskini yüzde 15, ölüm riskini de yüzde 13 arttýrdýðý orta kondu. Bu sonuçlara dayanarak, 100 bin kiþilik bir grup arasýnda televizyon izleme süresinin günde 2 saat azaltýlmasýyla yýlda yeni 175 diyabet vakasýnýn, 38 ölümcül kalp damar hastalýklarý vak'asýnýn ve 104 erken ölümün önlenebileceði tahmininde bulunuldu. Çok televizyon seyredenlerin, beslenme ve fiziksel hareket açýsýndan daha az televizyon seyredenlerden farklý olduðunun gerçekliði vurgulandý. New York / aa

TOPLUMUMUZUN yüzde 94’ünün ailesiyle birlikte yaþadýðý görülmektedir. Geriye kalan yüzde 6’lýk kesimin önemli bir bölümünü de iþ veya eðitim dolayýsýyla geçici bir süre için ailesinden uzakta ya da tek baþýna yaþayanlar oluþturmaktadýr. 2006 tarihli “Aile Yapýsý Araþtýrmasý”nýn sonuçlarýna göreyse toplumumuzun yüzde 80’den fazlasý kuvvetli iletiþimi olan, düzenli olarak bir arada zaman geçiren, sosyal iliþkileri birlikte kuran çekirdek aile yapýsý göstermektedir. Ayrýca anne-baba ve çocuklarýn dýþýnda kalan akrabalýk iliþkileri de, çekirdek ailedeki kadar yakýn sürdürülmektedir. Yani toplumumuz geniþ aile aðýna sahip çekirdek ailelerden oluþmaktadýr. Yine ayný araþtýrma kapsamýnda bireylerin aileleriyle ilgili mutluluk algýsý ölçülmüþ ve yüzde 78’lik bir kesimin kendi ailesini mutlu olarak deðerlendirdiði görülmüþtür. Aile baðlarý, Türk toplumunda huzur ve barýþýn korunmasýnda, sevgi ve kardeþlik duygularýnýn ve “Biz” bilincinin geliþmesinde oldukça belirleyici bir rol oynamaktadýr....”

ETBÝR Baþkaný Yücesan, mangal ve kýrmýzý etin doðru piþirme yöntemi kullanýldýðýnda zararlý olmadýðýný söyledi.

Suçlu mangal deðil piþirme yöntemi ET Üreticileri Birliði (ETBÝR) Yönetim Kurulu Baþkaný Ahmet Yücesan, mangal ve kýrmýzý etin doðru piþirme yöntemi kullanýldýðýnda zararlý olmadýðýný ifade ederek, ‘’Dikkat edilmesi gereken sadece doðru ürünü, doðru usulle piþirmek. Et mangalda piþirilecekse öncelikle ateþin kor haline gelmesini beklemek gerekiyor. Daha sonra da ne piþirilmek isteniyorsa ateþten en az 15 santimetreden uzak mesafeye yerleþtirilmeli’’ dedi. Yücesan, havalarýn ýsýnmasýyla birlikte piknik sezonu açýldýðýný, pikniðin vazgeçilmezlerinden olan mangal keyfinin de baþladýðýný belirterek, mangalýn keyif olarak kalmasý için piþirme kurallarýna dikkat edilmesi gerektiðini söyledi. Piknik ve mangal

keyfinin Türk kültürünün vazgeçilmez bir parçasý olduðunu vurgulayan Yücesan, ‘’Son dönemde saðlýða dair uyarýlarda yine kýrmýzý etin sezon gereði mangal eþliðinde baþ rolü aldýðýný görüyoruz. Bu uyarýlara göre suçlu mangal mý, kýrmýzý et mi anlamak güç. Aslýnda hiçbiri. Dikkat edilmesi gereken sadece doðru ürünü, doðru usûlle piþirmek’’ diye konuþtu. Etlerin uygun þartlarda hazýrlanmamasý, bekletilmemesi, iyi piþirilmemesi, yanlýþ þekilde piþirilmesinin sadece mangal için deðil, bütün tüketim alýþkanlýklarýnda göz önünde bulundurulmasý gerektiðini ifade eden Yücesan, yüksek ýsýya maruz kalmýþ yiyeceklerin saðlýk açýsýndan riskli olduðunu vurguladý. Ýstanbul / aa

HAFTADA 2 GÜN BALIK TÜKETÝN HÝPERTANSÝYON ve þeker hastalýðýnýn beyin ve damar hastalýklarýna sebep olan hastalýklarýn baþýnda geldiðini belirten Doç. Dr. Öncel, ‘’Beyin ve damar hastalýklarýndan kurtulmak için sakin, stressiz bir yaþam sürmek gerekiyor. Fizik egzersizlerinden uzak kalmak beyin hastalýklarý için ciddî bir risk faktörü. Sigara ve aþýrý alkol alýmý bu hastalýklara dâvetiye çýkarýr’’ þeklinde konuþtu. Beyin ve damar hastalýklarýndan korunmanýn mümkün olduðunu bildiren Öncel, hastalýklardan korunmak için yapýlmasý gerekenleri þöyle sýraladý: ‘’Tansiyonu kontrol etmek ve az tuzlu yemek lâzým. Meyve ve beyaz et tüketimi hastalýðý önler. Haftada 2 gün balýk tüketmek gerekiyor. Alzheimer ve felç sonrasý meydana gelen bunamalardan kurtulmak istiyorsanýz, haftada 4 gün yürüyün. Biz hastalarýmýza 5 dakika yürüyüþ öneriyoruz.Yürümenin þekerden, damarlarda yað tabakasýndan koruduðu da tesbit edildi.’’

Hijyenin de fazlasý zarar SON yýllarda yaygýnlaþan bebek ve çocuk egzamasýnýn en önemli sebeplerinin baþýnda alerjenlerin ve hijyene verilen önemin artmasýnýn geldiði belirtiliyor. (CBÜ) Dermatoloji Anabilim Dalý Öðretim Üyesi Prof. Dr. Serap Öztürkcan, kýrmýzý ve genellikle çok kaþýntýlý ve pul pul döküntüyle belirgin bir deri iltihabý olan egzamanýn son yýllarda bebeklerde ve çocuklarda görülme sýklýðýnýn arttýðýný söyledi. Bu artýþýn sebebine iliþkin, Prof. Dr. Öztürkcan, þunlarý anlattý: ‘’Aslýnda bebek egzamalarý endüstrileþmiþ toplumlarýn sorunuydu ve biz Türkiye’de çok fazla olduðunu düþünmüyorduk. Ancak son yýllarda oldukça arttý. Bunun nedeni, alerjenlerin artmasý, hijyene verilen önemin artmasýdýr. ‘Korunma hipotezi’ diye bir þey var. Korundukça daha çok bebek egzamasý çýkýyor. Annelerin bebeklerini sürekli sakýnmasý, çevreden, doðal þartlardan sakýnmasý, koruyarak büyütmesi ters etki yapýyor. Çocuk bu alerjenlerle karþýlaþmasý gerekirken karþýlaþamýyor. Daha sonra karþýlaþtýðýnda da vücut buna tepki veriyor. Dünyanýn, yaþadýðýmýz ortamýn deðiþmesiyle alerjenlerin artmasý da bir diðer etken.’’ Ýzmir / aa

KRONÝK HALE GEÇEBÝLÝYOR DERMATOLOGLARIN çok erken dönemde egzamayý tanýyýp, diðer hastalýklar yönünden de hastayý takibe almasý ve pediastristlerle iþbirliðine gitmesi gerektiðine iþaret eden Öztürkcan, þunlarý söyledi: ‘’Tabi ki tedavi edilir bir hastalýk. Ama tamamen geçirebiliyor muyuz? Bir kýsmýný... Dönem dönem inceliyoruz egzamayý. Çocukluk döneminde iyi tedavi edilirse, hekim-aile iþbirliðiyle çocuk gerçekten uzak durmasý gereken maddelerden uzak duruyorsa, aile yapýlmasý gerekenleri yapýyorsa, büyük bir kýsmý düzelebiliyor. Ama bir kýsmý devam edip kronik hale geçebiliyor.’’


14

SPOR

16 HAZÝRAN 2011 PERÞEMBE

Y

ATLETÝCO MADRÝD GUÝZA'YI DÜÞÜNÜYOR ÝSPANYOL EKÝBÝNÝN FORVETTE ÝSTEDÝÐÝ FUTBOLCULARI ALAMAMASI DURUMUNDA ALTERNATÝF OLARAK FENERBAHÇE'DEN DANÝEL GUÝZA'YI TRANSFER ETMEK ÝSTEDÝÐÝ ÝLERÝ SÜRÜLDÜ.

Guiza, geçen sezon F.Bahçe'de 4 maç forma giyebildi.

ÝSPANYOL spor gazetesi AS, Atletico Madrid'in forvetini güçlendirmek için istediði futbolcularý alamamasý durumunda alternatif olarak Fenerbahçe'den Daniel Güiza'yý transfer etmek istediðini yazdý. Atletico Madrid'in Espanyol'dan Osvaldo'yu istediði ancak 20 milyon avroluk bonservis bedeli talep edilmesi nedeniyle yeni opsiyonlara yöneldiði belirtilirken, Villarreal'den Nilmar ve Fenerbahçe'den Güiza, yeni alternatifler olarak gösterildi. Atletico Madrid'in Brezilyalý Osvaldo için Valera, Raul Garcia ve Diego Costa gibi futbolcularýný gözden çýkarmaya hazýr olduðu iddia edilse de bu ismlerin Espanyol'un aradýðý futbolcular olmamasýnýn transferi daha da zora soktuðu kaydedildi.

Atletico Madrid'in ikinci gözdesi olan Brezilyalý Nilmar için de Villarreal'in en az 20 milyon avro talep ettiði söylenirken, mevcut durumda en iyi alternatif olarak Güiza'nýn kaldýðý ileri sürülüyor. Ýspanyol gazetesinde yapýlan yorumlarda, Güiza'nýn geçen sezon Fenerbahçe'de sadece 4 maç oynamasýnýn göstereceði performans açýsýndan þüphe meydana getirdiði belirtildi. Atletico Madrid'in yeni teknik direktörü Gregorio Manzano'nun Güiza'yý 2007-2008 sezonunda Mallorca'da çalýþtýrmasý ise olumlu bir not olarak vurgulandý. Arjantinli Kun Agüero'nun takýmdan ayrýlmasý büyük ihtimal olarak gösterilen Atletico Madrid'de kesin bir forvet alýnmasý bekleniyor.

Ýnter'denKaka'ya 30milyonavro

Hiddink, Arda'yý Chelsea'ye götürüyor

ÝSPANYOL spor gazetesi Marca, Ýtalya'nýn FC Ýnter kulübünün, Kaka için Real Madrid'e 30 milyon avro teklif ettiðini ileri sürdü. Marca'nýn haberinde, Ýnter'in teknik direktörü Leonardo Araujo'nun özellikle Kaka'yý istediði, kulüp baþkaný Massimo Moratti'nin de en büyük rakipleri Milan'a karþý bir süpriz yapmak için Kaka'yý almaktan yana olduðu ifade edildi. Ýspanyol gazetesi, Real Madrid'in Kaka için 30 milyon avroluk teklifi az bulduðunu ve 40 milyon avro istediðini yazarken, Madrid yönetiminin, ''67 milyon avroya Milan'dan alýnan Kaka'dan zarar edeceðimize takýmda kalýr daha iyi'' yönünde düþündüðünü iddia etti. Kaka'nýn ise yakýn çevresine ýsrarlý bir þekilde, ''Real Madrid'den bir yere gitmiyorum. Burada kalýp, kupa kazanmak istiyorum'' diye konuþtuðu bildirildi.

ÝNGÝLTERE Premier League takýmlarýndan Chelsea'nin menajerliðe getirmek istediði Guus Hiddink'in, beraberinde Galatasaraylý Arda Turan'ý da Londra ekibine götüreceði iddia edildi. Türkiye Futbol Federasyonu Baþkaný Mahmut Özgener'in dün baþkanlýða aday olmayacaðýný açýklamasýnýn ardýndan Hollandalý teknik adamýn Chelsea'nin baþýna geçme ihtimalinin daha da arttýðýný yazan Daily Mirror gazetesi, Hiddink'in beraberinde milli futbolcu Arda Turan'ý da Chelsea'ye götüreceðini ileri sürdü. Gazete, ''Maviler''in Arda Turan'ý kadrosuna katmak için 18 milyon sterlinin yaný sýra 28 yaþýndaki Portekizli sað bek Jose Bosingwa'yý da vermeyi teklif edeceðini kaydetti.

Guss Hiddink

Arda Turan

Beko Basketbol Ligi play-off final serisi 5. maçýnda deplasmanda Fenerbahçe Ülker'i 72-71 yenerek, seride durumu 3-2'ye getiren Galatasaray Cafe Crown'da galibiyetin sevinci yaþanýyor. FOTOÐRAF: CÝHAN

Potada yýlýn finalinde BÝLETLER TÜKENDÝ

‘‘

Galatasaray Cafe Crown ile Fenerbahçe Ülker arasýndaki serinin 6. maçýnýn biletleri tükendi. Karþýlaþma Cuma akþamý Abdi Ýpekçi'de saat 20.00'de oynanacak

BEKO Basketbol Ligi'nde Galatasaray Cafe Crown ile Fenerbahçe Ülker arasýnda 17 Haziran Cuma günü oynanacak final serisinin 6. maçýna, sarýkýrmýzýlý taraftarlar yoðun ilgi gösterdi. Abdi Ýpekçi Spor Salonu'nda saat 20.00'de baþlayacak karþýlaþmanýn biletleri, 'Biletix'ten satýþa sunulduktan bir saat sonra tamamen tükendi. Galatasaray Kulübü, biletlere yoðun ilgi gösteren sarýkýrmýzýlý taraftara teþekkür etti. Fenerbahçe Ülker'de, Beko Basketbol Ligi play off

final serisinin 5. maçýnda Sinan Erdem Spor Salonu'nda Galatasaray Cafe Crown'a karþý 72-71'lik skorla alýnan yenilginin üzüntüsü yaþanýyor. Fenerbahçe Ülker Þube Direktörü Nedim Karakaþ, maçta istedikleri basketbolu oynayamadýklarýný belirterek, konsantrasyon sýkýntýsý yaþamaktan þikayetçi oldu. Yenilmelerine ve serinin 3-2'ye gelmesine raðmen avantajýn hala kendilerinde olduðunu vurgulayan Karakaþ, serinin son maçýnda ortaya çýkan atmosferin çok güzel olduðunu dile getirdi. Galatasaray Kulübü Basketbol Þube Sorumlusu Hakan Üstünberk, serinin dördüncü maçýndan sonra takýmlarýnýn mücadeleden asla vazgeçmeyeceðini söylediðini hatýrlatarak, ''Biz inanarak oynuyoruz. Ýyi mücadele ediyoruz. Son topa kadar oynuyoruz. Oynamaya devam edeceðiz. Umarým þampiyonluðu da biz kazanýrýz'' dedi. Hakan Üstünberk, Galatasaray taraftarýnýn, 17 Haziran Cuma günü final serisinin 6. maçýnýn oynanacaðý Abdi Ýpekçi Spor Salonu'nu dolduracaðýndan emin olduðunu kaydetti.


DÝZÝ

16 HAZÝRAN 2011 PERÞEMBE

ZEYNEP ÇAKIR zeynepcakir77@hotmail.com

O

OSMANLI HAREMÝNDE CARÝYELÝK

smanlý evlilik sisteminde çaðdaþý devletlerde kölelere yapýlan muameleleri gözönünde bulundurarak aslýnda övünülmesi gereken bir sistemi özür beyan edercesine açýklamaya çalýþmak ayrý bir garabettir. Kendi kanlarýndan canlarýndan olaný bile yeterince soylu bulmayan Ýngiliz aristokrasisinde, sözgelimi; Hintli bir gelin örneðine rastlamak neredeyse imkânsýz olsa da yüz karasý birþey gibi algýlanýr. Halbuki Osmanlý’daki bu uygulama, evliliði soy üstünlüðüne dayandýrmadýðý için, bir aristokrat sýnýfýn ortaya çýkýþýný engellediði gibi, Türk kanýndan olma þartý aranmadýðý için de damarlarda yerleþen ýrkçýlýða panzehirdir. Hatta iþin daha ilginç tarafý, padiþahýn (çoðunun) kendisinin de nihayetinde bir kölenin oðlu olmasý, saraylardaki köle ve cariyelerle ilgili nasýl merhamete ve hakkaniyete dayanan kurallarýn tesis ettiðini anlamaya yeter de artar bir sebeptir. Her halde asýl merak edilmesi gereken þey, padiþahýn cariyeyle evlenmesi deðil, cariyenin padiþahla evlenebilmesidir. Saraya geldiðinde parasýz, pulsuz, asaletsiz, ailesiz, hürriyeti bile olmayan bir esirenin nasýl olup da padiþahýn eþi, çocuklarýnýn annesi, ileride ise tahta çýkan çocuðundan ötürü “valide sultan” ünvanýyla yukarýda sözü geçen kraliçe Elizabeth ayarýnda devrinin kraliçesi haline gelebildiðidir. Ya da yine o meþhur dizide adý geçen ve bir Rum balýkçýnýn oðlu olan köle Pargalý Ýbrahim’in devletin en ihtiþamlý zamanýnda baþbakanlýk ve padiþahýn kardeþiyle evlendirilerek damatlýk ünvanýnýn verilmesiyle, “Vezir-i Âzam Damat Makbul Ýbrahim Paþa” olabilmesidir. Osmanlý devlet gelenek sistemi asalete deðil, kabiliyete ve sadakate baðlý bir yükselme esasýna dayanmýþtýr. Harem teþkilâtýndaki hiyerarþinin temelinde de bu mantýk hakimdir. Köleliðin sanayileþme öncesi toplumlarda insan emeðine dayalý iþgücü ihtiyacýndan doðduðunu biliyoruz. Dolayýsýyla hizmetin gerektiði heryerde hizmetkâr olarak kölelerin istihdam edildiði eski medeniyetlerin bir uzantýsý olarak Osmanlý Sarayý’nda çalýþan personelin temelini de cariyeler ve köleler oluþturur. Osmanlý Sarayý’na getirilen cariyeler, ya Kýrým Hanlarýnýn emriyle Rus topraklarýna yapýlan akýnlarýn sonucu esaret yoluyla (Hürrem Sultan örneði) veyahut Cezayir korsanlarýnýn Venedik Adalarý’na yaptýklarý baskýnlar (Nurbanu ve Safiye Sultanlar) sonucu sara ya hediye edilenler, ya da Balkan halklarýnýn aþýrý fakirlikten ve bitmeyen kargaþalardan ötürü kendi rýzalarýyla “bari bunlarýn caný kurtulsun” deyip esircilere verdikleri kýzlardan oluþurdu. 19. yüzyýlda köle ticaretini yasaklayan kanunlarýn çýkmasý saraydaki cariyelerin statüsünü deðiþtirecektir. Bu sefer de haneda-

na ve halife sultana baðlýlýk göstergesi olarak soylu lim; “Bayramlarda veya kandillerde bir kâðýda “kulun Çerkez ve Abhaza aileleri kýzlarýný verirlerdi. 1 Hürri - istediði murad, ihsan efendimizdir” yazar, altýný imzayetten cariyeliðe bu geçiþi ise büyük bir kývanç kayna - layýp görünecek bir yere koyardý. Bir daha efendisine ðý olarak görürler, hanedanla akrabalýðý kendileri için görünmemek için odasýna kapanýrdý. Bunun üzerine büyük bir lütuf sayarlardý. Sultan 2. Abdülhamid’in efendisi çeyizini yaptýrýr, gerekli akçeyi verir ve uygun eþlerinden Müþfika Kadýnefendi, Peyveste ve Fatma bir kýsmeti çýkýnca da evlendirilirdi”. Pesend Hanýmefendiler soylu Abhaz ailelerine menBu usûl sadece sarayda deðil Osmanlý ülkesinin suptular. Leyla Açba’nýn, “Bir Çerkez Prensesinin Ha - bütün þehirli kesim konaklarýnda da uygulanýr ve evrem Hatýralarý” kitabýnda, hareme intisabýn ayrýntýlarý lendirilen bu kýzlarýn efendileriyle irtibatlarý ömürve harem kadýnlarýnýn kendi ortaklarýna karþý tutum- boyu devam eder, çocuklarý büyükanne, büyükbaba larý en ince teferruatlarýyla anlatýlmaktadýr. olarak bunlarý velinimetleri bilirlerdi. Efendi ile köleAhmet Akgündüz’ün “Osmanlý’da Harem” adlý ese- nin iç içeliði Osmanlý toplum hayatýnýn o kadar ayrinden istifade ve özetle; cariye bugünkü anlamda bir rýlmaz ve alýþýlmaz bir parçasýydý ki; onlar öz evlâtlaþirketin çeþitli departmanlarýnda veya zengin köþklerde rý olmasa bile, himaye ettikleri evlâtlýklarýydý. Bunlaya da daha büyük düþündüðümüzde meselâ “Çankaya rý anlamak için tarihi bilmeye de gerek yok. DöneKöþkü’nde çalýþan kadýn hizmetlilerin o dönemdeki min roman, hikâye, hatýrat gibi edebî ürünlerinde bu karþýlýðýdýr. Sarayýn çeþitli kademelerinde hizmetkâr o- misallerin yüzlercesini hem de en hisli þekilde tas larak çalýþan bu cariyelerin günlük yevmiye cetvelleri virleriyle bulabilirsiniz. Edebiyatýmýzýn önde gelen ipersonel rütbesini göstermesi açýsýndan çok önemlidir. simlerinden Ahmet Rasim’in annesinin de böyle bir Derecelerine göre acemiler, cariyeler, kalfalar, ustalar Türk evinden yetiþerek evlendiðini yazarýn çocukluk þeklinde hizmet veren ve saray çamaþýrlarýnýn yýkanma- hatýratýndan anlamak mümkündür. Saraya getirilen sý, hamamýn yakýlmasý, þehzadelerin bakýmý, padiþah cariyelerden bir kýsmý ise zekâ, terbiye, güzellik ve kadýn ve kýzlarýnýn hizmetleri gibi bir eve ait ne kadar iþ kabiliyetlerine bakýlarak, ileride padiþahýn veya þehvarsa üstlenen bu çalýþan gurubunun, padiþahýn ailesi zadelerinin eþleri olacak þekilde yetiþtirilmek üzere olma gibi bir durum söz konusu deðildir. Bunlar ya ayrýlýrdý. Ýþte bir bardak suda fýrtýna koparýlan, esir kendileri gibi köle olan Enderun personeliyle ya olma durumundan ötürü Padiþah’ýn dilediði kada harem dýþýnda halktan saygýn kimselerle dýnla beraber olduðu sanýlan ve nefsi hevesatý evlendirilirler, kýsmeti çýkmayanlar ise ömür na uyduðu þeklinde eleþtiri yaðmuruna tutuboyu sarayda vazifesine devam eder. Topkapý lan bu yaklaþýmýn temelini Ýslâm Hukuku’na Sarayý’nda çeþmesi bulunan “Def-i gam Kethugöre kölelik ve cariyelik þartlarýný bilmemezlik da Hatun” örneðinde olduðu gibi... Harem giriþ kaoluþturur. Bu sahada yapýlmýþ en kapsamlý ve depýsýnýn üstünde, “Ey Allahýmýz ve ey bütün kapýlarý ðerli çalýþma olan “Ýslâm Hukuku’nda Kölelik ve açan Rabbimiz bize de en hayýrlý kapýlarý açCariyelik Müessesi ve Osmanlýda Harem” kiver” duâsýnýn yer almasý bile bu görevliletabýnda konu teferruatýyla ele alýnmýþ ve rin kayd-ý hayat þartýyla sarayda tutulbu evlliklerin meþrûiyet sýnýrýný aþmamadýðýnýn isbatýdýr. Esirlik süresi doyýp, þeriate uygunluðu çok cihetleriyle lup da saraydan ayrýlmak veya isbat edilmiþtir. Ayný anda dörtten evlenmek isteyen cariyeler a fazla kadýnla nikâhlý olmamakla zad edilirdi ki; buna “çerað ilgili statünün cariye ile ilgili edilme” denirdi. Buna örnek o la ný na da teþ mil et mek ten olarak aslî görevleri hagelen bir anlaþýlmazlýk vardýr rem nöbetçiliði ve geburada. Padiþahlarýn carinel te miz li ðin den yelerle karý koca hayatý sorumlu olmalarý oyaþamasýnýn þer’i daya lan kalfalarýn iste na ðý ný ve ya þa dýk la rý dikleri halde saraycariyelerin hukukî staOsmanlý devlet gelenek dan na sýl çe rað e tü sü nü mad de ler ha sistemi asalete deðil, dildiðini, adý geçen linde veren yazar, öeserden takip edezet olarak padiþahlakabiliyete ve sadakate

‘‘

baðlý bir yükselme esasýna dayanmýþtýr. Harem teþkilâtýndaki hiyerarþinin temelinde de bu mantýk hakimdir.

rýn aile hayatýnda riayet ettikleri esasýn Hanefi hukukunda “istifraþ” hakký denen cariyeyle nikâh akdi olmadan evlenebilme hükmünden kaynaklandýðýný ifade eder. Hukuken böyle olsa bile pratikte Padiþah’ýn her gözüne kestirdiði ile evlenemediði de sarayýn katý protokol kurallarýndan ve hatta Padiþah’ýn cariyeleri görmesinin imkânsýz olduðu mimarî yapýsýndan anlaþýlabilir. Saray gelenekleri dýþarýdan kýz almaya izin vermediði için, oðluna en lâyýk gelin adayýný seçmek Valide Sultan’ýn iþi ve imtiyazýdýr. Sultan Vahideddin’in baþ kadýný olan Emine Nazikeda Kadýnefendi ile evliliði bakýnýz nasýl olmuþtur: Þehzadeliði sýrasýnda ablasý Cemile Sultan’ýn sarayýnýn bahçesinde görüp beðendiði kýzý ablasýndan istediðinde onun þiddetli muhalefetiyle karþýlaþmýþ Vahdettin. Sana verecek kýzým yoktur diyor baþka birþey demiyormuþ Cemile Sultan. Tam bir sene yalvar ya kar olduktan sonra ablasý; “Nazikedanýn üstüne baþka kadýn almayacaksýn. Nazikeda’yý hakikî bir zevce olarak nikâhlayacaksýn, ona cariye muamelesi etmeyeceksin” deyip söz vermesini istemiþ. Tam 20 yýl boyunca bozulmayan bu yemin, hanýmýn üç kýz evlât verdikten sonra hastalanmasý ve sarayýn bir erkek veliahta duyduðu ihtiyaç dolayýsýyla bozulmuþ bozulmasýna ama yeni gelenin iyi ahlâký ve beklenen þehzade Ertuðrul Efendi’yi doðurmasý ortaklar arasýnda bir dostluðun kurulmasýný netice vermiþ. 2 Biz bu ayrýntýlarý bilmiyoruz ve insan bilmediðine düþmandýr. Boþuna dememiþler yarým doktor can dan, yarým hoca dinden eder diye... Kaldý ki farzý muhal olarak padiþahlarýn bu aile tarzý gayr-ý meþrû olarak telâkki edilseydi, özellikle son devirde önemli kademelere gelmiþ devlet görevlilerinin kýzlarýnýn bazen ayný aileden teyze kýzý, amca kýzý, hala yeðen þeklinde saray hizmetlerine verilmelerini, hem de çok eþli olan padiþah veya þehzade haremine gelin gitmelerini, asýrlar boyu süren hanedan mensuplarýna karþý beslenen büyük hürmet ve hayranlýðý, nasýl ve ne ile izah edeceðiz. Çeþitli sebeplerden ötürü isyan bayraðýný dikip, kazanlarý kaldýran istemezükçülerin en küçük bir sapkýnlýk eseri hissedip de sefahatinden ötürü, bir Osmanlý Padiþahý’ný alaþaðý ettiðini yazmamýþ tarihçiler. Hanedana beslenen hürmetin emir altýnda olmaktan gelen mürai bir baðlýlýktan uzak can-ý gönülden hizmet anlayýþýna dayandýðýný gösterir yüzlerce misalden sadece iki önemli örnek ile yazýmýzýn bu kýsmýna son verelim...

Dipnotlar: 1-Osmanlý Sarayýnda Hayat - Ýlber Ortaylý 2-Bir Çerkez Prensesin Harem Hatýralarý

{

DEVAM EDECEK

{

-2-

15


HABERLER Ü M Ý T V Â R O L U NU Z : Þ U ÝS TÝ K B A L Ý N KI L Â B I Ý Ç Ý N D E E N YÜ K S E K G Ü R S A D Â Ý S LÂ M I N S A D Â S I O L A CAK TIR

Y GÜNEÞTE SÜKÛNET DÖNEMÝ!

Solar Impulse, sorunsuz test uçuþu gerçekleþtirdi

16 HAZÝRAN 2011 PERÞEMBE

AMERÝKALI ASTRONOMLARA GÖRE, GÜNEÞ BEKLENMEDÝK ÞEKÝLDE UZUN SÜRECEK ÇOK ZAYIF BÝR FAALÝYET DÖNEMÝNE GÝRDÝ. BU DURUM ÝKLÝMÝ VE ÝLETÝÞÝMÝ ETKÝLEYEBÝLÝR. AMERÝKALI astronomlara göre, Güneþ beklenmedik þekilde uzun sürecek çok zayýf bir faaliyet dönemine girdi. Bu durumun dünyanýn iklimini etkileyebileceðini belirten bilim adamlarý, güneþin uzun bir süre sükûnet dönemine girdiðinin iþaretleri olan, üzerindeki lekelerde belirgin bir azalma ve kutuplarýna yakýn bölgelerdeki faaliyetlerinde yavaþlama gözlemlediklerini belirttiler. Bu alanda üç ayrý araþtýrma yapan ABD’nin Ulusal Güneþ Gözlemevi ve Hava Kuvvetleri Laboratuvarý’nda görevli bilim adamlarý, Güneþ’te 2008’de baþlayan þu anki döngünün, yüzeyindeki lekelerin sayýsý, içindeki faaliyeti, görünen yüzeyi ve tacýyla azamî düzeye ulaþmasýndan, bundan sonraki döngünün çok yavaþ olacaðýný düþündürdüðünün altýný çizdiler. Araþtýrmalardan birine baþkanlýk eden Ulusal Güneþ Gözlemevinin direktör yardýmcýsý Frank Hill, ‘’Eðer yanýlmýyorsak, Güneþ’in þu anki döngüsü uzun yýllar sürecek yavaþlama dönemi öncesindeki son azamî faaliyeti’’ diyerek, bu olguyu ‘’beklenmedik ve alýþýlmadýk’’ olarak niteledi ve bunun uzayýn keþfinden dünyanýn iklimine kadar çok sayýda konuyu etkileyeceðini belirtti. Washington / aa

ÜÇ AYRI GÖZLEM, AYNI SONUÇ GEÇMÝÞTE, Güneþ’in uzun dönem zayýf manyetik faaliyete girdiðinde, Dünya’da da soðuma ve buzullaþma görülmüþ, bu dönemler boyunca atmosfer soðumuþ ve iletiþim sistemlerini bozacak þekilde atmosferin büzülmesine ve kutuplarda manyetik fýrtýnalara yol açmýþtý. Amerikalý bilim adamlarý, birbirinden tamamen ayrý üç gözlemin de ayný sonuca iþaret ettiðini ve Güneþ üzerindeki leke döngüsünün bir kýþ uykusu dönemine girilmekte olabileceðini gösterdiðini söylediler. Güneþ üzerindeki lekeler her 11 yýlda bir (bir döngünün süresi) artýyor veya azalýyor, iki döngünün sonunda manyetik kutuplar yer deðiþtiriyor.

ISINMA SÜRECEK BÝLÝM adamlarý, Güneþ’in faaliyetlerindeki bu azalmanýn, Güneþ üzerinde hiç leke görülmediði 1645’ten 1715’e 70 yýl süreyle Avrupa’nýn küçük bir buzul çaðý yaþadýðý dönemin ikincisine yol açýp açmayacaðýný kesin olarak bilmiyorlar. Avrupalý araþtýrmacýlar, Güneþ’teki faaliyetlerin önemli biçimde azalmasýnýn bile dünyada insanýn sebep olduðu karbondioksit salýmýnýn yol açtýðý ýsýnmayý telâfi etmeyeceðini belirterek, hesaplarýna göre, geçmiþte Avrupa kýt'asýnýn yaþadýðý mini buzul çaðýnda sýcaklýklarýn 0,3 santigrat derece düþtüðünü, BM uzmanlar komisyonunun ise yüzyýl sonuna dek sýcaklýk artýþý öngörüsünün 3,7 ile 4,5 santigrat olduðunu vurguluyorlar.

 GÜNEÞ enerjisiyle çalýþan ‘’Solar Impulse’’ adlý uçak, Brüksel’den baþladýðý yolculuðu sorunsuz bir þekilde tamamlayarak, Paris yakýnlarýndaki Bourget Havaalanýna iniþ yaptý. ‘’Solar Impulse’’, gelecek hafta baþlayacak olan Bourget’deki 49. Havacýlýk ve Uçak Fuarý’nda “onur konuðu” olarak sergilenecek. ‘’Solar Impulse’’, Cumartesi günkü test uçuþu sýrasýnda meydana gelen bir dizi sorun dolayýsýyla kalktýðý havaalanýna geri dönmek zorunda kalmýþtý. Uçak, hava þartlarý ve bataryalardaki enerji miktarýnýn azalmasý yüzünden hedefine ulaþamamýþ ve gece yarýsýna doðru kalkýþ yaptýðý havaalanýna dönmüþtü. Sadece bir otomobil aðýrlýðýnda (1600 kilo) olan ve kanat geniþliði 63 metre olan 4 motorlu uçak, geçen Temmuz’da Ýsviçre’de 24 saatlik deneme uçuþu yapmýþtý. ‘’Solar Impulse’’da bulunan 12 bin güneþ hücresi uçuþ için güneþ enerjisi depoluyor. Paris / aa

Uzayýn ‘gülümseyen yüzü’

 AMERÝKAN Ulusal Havacýlýk ve Uzay Dairesi (NASA) uydularý, 425 milyon ýþýk yýlý uzaklýktaki bir galakside, devasa büyüklükte iki karadelik gözlemledi. Karadeliklerin uydu fotoðraflarý, ‘gülümseyen’ bir yüze olan benzerliðiyle dikkat çekiyor. NASA’nýn Swift ve Chandra uydularý, ‘Markarian 739’ (NGC 3758 adýyla da bilinen) galaksinin merkezinde, iki süper kütleli karadelik keþfetti. Birbirlerine sadece 11 bin ýþýk yýlý uzaklýkta bulunan ikiz karadelikleri sýcak ve hareketli gaz bulutlarý ayýrýyor. Karadeliklerden birisini Swift, diðerini ise Chandra uydusu tesbit etti. NASA’ya baðlý Goddard Uzay Uçuþ Merkezi’nden araþtýrmayý yürüten bilim adamý Michael Koss, “Kendi galaksimiz Samanyolu’nun da içinde bulunduðu büyük galaksilerin merkezlerinde, Güneþ’ten milyonlarca kez büyük kütleli devasa karadelikler uzanýyor. Bunlardan bazýlarý, Güneþ’ten milyarlarca kat daha fazla enerji yayar” dedi. Bilim insanlarý, yoðun madde çýkaran aktif galaksi çekirdeklerini gözlemlemek için bu galaksilerin merkezlerini inceliyor. Markarian 739’da olduðu gibi mer kezinde iki dev karadelik bulunan galaksilere ise þu ana kadar çok az rastlandý. Süper karadeliklerin, galaksilerdeki sarmal yapýnýn oluþumunu saðlayabildiði ve yüksek hýzlý gaz ile tozu galaksi merkezi etrafýnda tutabildiði sanýlýyor. Michael Koss ve ekibinin çalýþmasý, The Astrophysical Journal Letters’da yayýnlanacak. Ýstanbul / cihan

2050 yýlýnda seferlere baþlamasý planlanýyor.

Airbus’tan geleceðin uçaðý

 FRANSIZ uçak üreticisi Airbus’ýn, 2050 yýlýnda uçuþ seferlerine baþlamasý planlanan yeni modeli, cam tavaný ve duvarlarý sayesinde “tatil gibi” yolculuklar sunacak. Airbus, 26 Haziran’da baþlayacak olan Paris Havacýlýk Fuarý öncesi, internet sitesinde ‘geleceðin uçaðýný’ tanýttý. Sitede yer alan bilgilere göre, 10 bin kiþinin oy verdiði Küresel Yolcu 2050 Anketi’ne katýlan üç kiþiden biri, yolculuk esnasýnda kendisini tatilde gibi hissetmek, günlük hayatlarýnda kullandýklarý teknolojiye uçuþ esnasýnda da ulaþmak istiyor. Airbus’un transparan uçak konsepti, ýþýk durumuna göre deðiþen panaromik duvarlar gibi geleceðin teknolojilerini de bünyesinde barýndýracak. Uçak, kiþiselleþtirilmiþ kabin özellikleriyle en üst düzeyde yolculuk deneyimi vadediyor. Pek çok lüks hizmet, yolculara panoramik manzara eþliðinde sunulacak. Beden yapýsýna uygun þekil alan koltuklarla uzun yolculuklar konforlu geçecek. Ýstanbul / cihan

Peru, cehaleti yendi

 PERU Devlet Baþkaný Alan Garcia, okuma yazma bilmeyenlerin oranýnýn uluslar arasý eþik olan yüzde 4’ün altýna indiðini duyurdu. Garcia, 28 milyon nüfuslu ülkede 2006’da kampanya baþlatýldýðýný hatýrlattý ve 5 yýlda 1,7 milyona yakýn kiþi nin okuma-yazma öðrendiðini belirtti. Garcia, göreve ilk geldiði dönemde ülkede okuma yazma bilmeyenlerin oranýnýn yüzde 11 olduðunu, ancak kampanya sayesinde bu oranýn yüzde 4’ün altýna indiðini ve ülke olarak resmen cehaletten kurtul duklarýný kaydetti. Garcia, hala 800 bin kiþinin okuma yazma bilmediðini ve dolayýsýyla görevin sona ermediðini de belirtti. Garcia’nýn görev süre si Temmuz ayýnda doluyor. Lima / aa


16 Haziran 2011