Page 1

SiyahMaviKýrmýzýSarý

MUSTAFA AKYOL: RÝSALELERÝN MESAJI, ONU BASKIYLA SUSTURMAK ÝSTEYEN REJÝMDEN DAHA GÜÇLÜ ÇIKTI

Risale-i Nur’un mesajý müstebit rejimden daha güçlü n “Buna karþý Bediüzzaman’ýn asla silâhlý direniþ teþvikçiliði yapmamasý kayda deðerdir. Býrakýn bunu, ‘siyasal Ýslâmcýlýk’ yolunu dahi reddetti, ‘din devleti’ deðil, dine hürriyet tanýyan devlet istedi” diye yazan Akyol, Bediüzzaman’ýn laiklik yorumunda “devletin bütün inançlara tarafsýz kalmasýný vurguladýðýný” kaydetti.

n Yazar Mustafa Akyol, “Hür Adam” filminden yola çýkarak yaptýðý Bediüzzaman Said Nursî deðerlendirmesinde önemli noktalara vurgu yaparken, “Millî Mücadelenin hemen ardýndan, Türkiye’nin koyu bir istibdat rejiminin eline düþtüðünü” ve “imaný, ahlâký, dini savunan eserler yazdýðý için, rejimin Bediüzzaman’a türlü iþkenceler yaptýðýný” yazdý.

n Mustafa Akyol, “Bu vizyonun özünde, Ýslâmýn hakikatlerine duyduðu sarsýlmaz güven vardý. Tarih de bu güveni doðruladý; Isparta’nýn ücra bir köyünde elle yazmaya baþladýðý risalelerin mesajý, bunu tehdit ve baskýyla susturmak isteyen müstebit rejimden daha güçlü çýktý” dedi. Yazýsý say fa 8’de

Y GERÇEKTEN HABER VERiR

ASYA’NIN BAHTININ MÝFTAHI, MEÞVERET VE ÞÛRÂDIR 18 OCAK 2011 SALI / 75 Kr

YIL: 41 SAYI: 14.689

www.yeniasya.com.tr

Tunus’ta çöken, Kemalist model TUNUS’TAKÝ GELÝÞMELERÝN ARKAPLANINDA, BU ÜLKEDEKÝ REJÝMÝN KEMALÝZMÝ ÖRNEK ALAN ÝCRAATLARININ YOL AÇTIÐI TEPKÝ BÝRÝKÝMÝ YATIYOR. GENELKURMAY KAYIT DIÞI SÝLÂHLARI DOÐRULADI

BURGÝBA'NIN ÖRNEÐÝ KEMALÝZM

O silâhlara soruþturma

n Tunus'ta 23 yýldýr iktidarý elinde tutan ve son geliþmeler üzerine ülkeyi terk etmek zorunda kalan Zeynelabidin bin Ali, selefi Habib Burgiba'nýn baþlattýðý baskýcý ve dayatmacý uygulamalarý devam ettirmiþti. Burgiba'nýn örneði de Kemalizmdi.

BAÞÖRTÜSÜ YASAÐIYLA ANILIYOR n Türkiye'deki Kemalist inkýlâplarýn benzerlerinin hayata geçirildiði ve bu çerçevede baþörtüsü yasaðýnýn da en katý biçimde uygulamaya konulduðu Tunus'taki geliþmeler, bu durumun yol açtýðý birikimin patlamasý olarak da yorumlanýyor.

KULLANILIP KULLANILMADIKLARI ARAÞTIRILIYOR n Sabah’ýn dünkü manþetine konu olan cephanelikle ilgili olarak, Genelkurmay Baþkanlýðý, Aktütün’de Jandarma Karargâhýnýn hemen yanýndaki hurda deposunda, 19 Ekim 2010’da envanter dýþý silâh, mühimmat ve patlayýcý bulunduðunu doðrulayarak, ‘’Soruþturma kapsamýnda, halen bahsi geçen silâhlarýn herhangi bir olayda kullanýlýp kullanýlmadýðýnýn araþtýrýlmasý yapýlmakta olup, soruþturma devam etmektedir’’ açýklamasý yaptý. Haberi sayfa 5’te

SURÝYE BASINININ YORUMU

Arap rejimleri Tunus’ta olanlardan ders almalý

ALMAN DÝE WELT GAZETESÝNÝN ÝDDÝASI

n El Vatan gazetesinde yayýnlanan makalede, ‘’Bu hiçbir Arap rejiminin inkâr edemeyeceði bir derstir, özellikle de Tunus gibi korunmak için dostlarýna güvenen ülkelerle ayný siyaseti izleyenler için” denildi. Haberi sayfa 7’de

DEVRÝMÝN BAÞ SEBEBÝ DÝKTATÖRLÜK— Tunus’ta Yasemin Devriminin ana sebebi olarak, Devlet Baþkaný Zeynelabidin’in ikinci eþi Leylâ Bin Ali’nin geniþ ailesinin ülke kaynaklarýný kontrol altýnda tutarak kendi yararýna kullanmasý gösteriliyor. Ve bu durumun, diktatörlüklere has özelliklerden biri olduðu belirtiliyor. Haberi sayfa 7’de FOTOÐRAF: AA

AHMET ALTAN'IN YAZISI ÜZERÝNE

AB ÝÇÝN TEREDDÜT ETMESEYDÝK...

Erdoðan’dan Taraf’a dâvâ

Cemil Çiçek’ten Benzinde vergi AB özeleþtirisi indirimi yok

n Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan, Taraf gazetesinde yayýnlanan ve Ahmet Altan tarafýndan kaleme alýnan ‘’Erdoðan ve kof kabadayýlýk’’ baþlýklý köþe yazýsýnda ‘’kiþilik haklarýna saldýrýda bulunulduðu’’ gerekçesiyle gazete ve Altan aleyhinde 50 bin TL’lik manevî tazminat dâvâsý açtý. Haberi 4’te

n Türkiye’nin 1963’ten beri AB hedefi olduðunu hatýrlatan Devlet Bakaný Cemil Çiçek, “Ev ödevlerimizi 1963’ten bu tarafa zamanýnda yapabilseydik, Türkiye AB konusunda tereddütler geçirmeseydi, bu kadar çok maddeli kanunlarý çýkarmak gibi bir zarureti yaþamazdýk’’ diye konuþtu. Haberi 4’te

Merdiven altý simit saðlýðý tehdit ediyor Haberi sayfa 3’te

Ýþ var, ama çalýþacak eleman bulunamýyor Haberi sayfa 11’de

MALÝYE BAKANI MEHMET ÞÝMÞEK:

n Maliye Bakaný Mehmet Þimþek, akaryakýtta vergi indirimi düþünmediklerini söyledi. Akaryakýt ve iletiþim üzerindeki vergilerin yüksek olduðunu kabul eden Þimþek, “Bunlarý imkânlar elverirse düþürürüz. Ama nasýl? Þu þartla: Türkiye’de gelir bazýný ciddî bir þekilde arttýrýrsak...‘’ Haberi 11’de

CIA’nýn uçaklarý AKP izniyle uçtu ÝNCÝRLÝK’TEKÝ ÜSSE 24 UÇUÞ YAPILMIÞ n Alman “Die Welt” gazetesi, Wikileaks belgelerine dayanarak, “Türk hükümetinin 2002-2006 yýllarý arasýnda, Amerikan Merkezî Haberalma Teþkilatýnýn (CIA) terör zanlýlarýný taþýdýðý uçaklara izin verdiðini” iddia etti. Belgede, Türk hükümetinin 2002 yýlýnda söz konusu uçuþlara izin verdiði ve 2006 yýlýnýn Þubat ayýnda bu izni kaldýrdýðý, bu dönemde Ýncirlik’teki üsse CIA’nýn 24 uçuþ yaptýðý” belirtildi. Haberi sayfa 5’te

Türkiye’de 60 bin kiþi böbrek bekliyor Haberi sayfa 13’te

ISSN 13017748

ADALETE GÜVEN EROZYONA UÐRADI

Haberi sayfa 4’te

SiyahMaviKýrmýzýSarý


SiyahMaviKýrmýzýSarý

2

YENÝASYA / 18 OCAK 2011 SALI

LÂHÝKA

Mýsýr, Fas gibi yerlerdeki dahilî karýþýklýklarýn bu vatanda görülmemesi

‘‘

Tecrübe sahibi yaþlýlarla oturup kalkýnýz. Âlimlere soru sorunuz. Hikmet sahipleriyle haþir neþir olunuz. Câmiü's-Saðîr, No: 1912 / Hadis-i Þerif Meâli

Adam hür mü?

Be­di­.uz­za­man­Sa­id­Nur­s i

ür Adam filmi ile günde me pek çok konu geldi ve ülkemiz ve dünya tarihinin en önemli þahsiyetlerinden biri olan Bediüzzaman’ýn hayatý birçok insanýn ilgi alanýna girdi. Pek çok tartýþma konusu ortaya çýktý. Risâle-i Nur Külliyatý’nýn derinliðinden haberdar olmayanlar için, buz daðýnýn görünen kýsmý misâli filmde yansýtýlan hayat öyküsü dahi hem çok etkileyici, hem de pek çok tartýþmanýn vesilesi olan zenginlikte idi. Bu tartýþmalar sýrasýnda benim tanýk olmadýðým ve çok dikkate alýnmadýðýný zannettiðim bir nokta, bütün o badirelerden tek baþýna bir insanýn sað kurtulmuþ olabilmesinin arkasýn daki gerçekti. Bu, Bediüzzaman’ýn hayatý ile ilgi “Anadolu Kavþaðý” isimli kitabý yazan Fred Reed’in fark ettiði çarpýcý gerçekti. Yine Osman Yüksel Serdengeçti’nin “Ýman tekniðe meydan okudu” ifadesi ile karþýlýðýný bulan bir hâl, bugünün madde perdesi ile gölgelenmiþ nazarýndan kaçýyor. Hür Adam ismine raðmen filmin kah ra ma ný Üs tad Be di üz za man’ýn hayatýnýn esaret ve sürgünlerinin iþlenmiþ olmasý ile ilgili çeliþki de yine çok mevzu edilmedi. Oysa maddî algýnýn hiçbir þekilde “hürriyet” diye ifade edemeyeceði bir hayat serüveni ortaya konmuþtu. O halde hürriyet kavramýnýn farklý bir tanýmý ve deðiþik bir þeklinden bahsediliyor olmalýydý. Aslýnda Üstadýn hayatýnda hürriyet en temel noktada, madde algýsýnda ortaya çýkýyordu. Maddenin esâ re ti al týn da o lan la rýn dün ya sýn da hürriyet arayýþý zenginlik, makam ve maddî güç içerisinde olacaktýr. Maddenin esaretinden kurtulmuþ olanlarda ise, hiçbir makam ve maddî güç ve hatta ölüm korkusu ferdin hürriyet

‘‘

Mýsýr, Fas, Ýran gibi yerlerden daha ziyade bu mübarek memlekette çalýþýldýðý halde emniyet ve âsâyiþi bozamadýklarýnýn en büyük sebebi, 600 bin Nur nüshalarý...

Ý

kincisi: Þimdi umum beþerde sulh-u umumî için, yani beþerin ifsad edilmemesi için çareler aranýyor, paktlar kuruluyor. Ve madem bu hükümet-i Ýslâmiye musalâhat-ý umumiye ve hükûmetin selâmeti için, Yugoslavya’ya, tâ Ýspanya’ya kadar onlarý okþayarak dostluk kurmaya çalýþýyor. Ýþte bunlarýn çare-i yegânesinin bir delili olarak gösteriyoruz ki, tesis edilecek Þark Darülfünununun ilk müteþebbisinin bir ders kitabý olan ve ulûm-u müsbete ve fenniye ile ulûm-u imaniyeyi barýþtýran ve bu otuz seneden beri bütün filozoflara meydan okuyan ve resmî ulemaya dokunduðu ve eski hükûmetle resmen mübareze ettiði halde bütün bunlar tarafýndan takdir ve tahsine mazhar olan ve mahkemeler de beraat kazanan Risâle-i Nur’un bu vatan ve millete temin ettiði âsâyiþ ve emniyettir ki, Ýslâm memleketlerinde, hususan Fas’ta, Mýsýr ve Suriye ve Ýran gibi yerlerde vuku bulan dahilî karýþýklýklarýn bu vatanda görülmemesidir. Üstadýmýzýn hastalýðý münasebetiyle hizmetinde bulunan Nur talebeleri Emirdað Lâhikasý, “Doðu Üniversitesi hakkýnda tahrifçi bir gazeteye cevaptýr”dan bir bölüm, s. 404 *** Üstadýmýz diyor ki: Yirmi sekiz sene zarfýnda hükûmetin resmî adamlarýndan bana rast gelenler, hep sýkýntý ver dik le ri hal de, za bý ta nýn ba na hiç sý kýn tý vermediði gibi, bazý himayetkârâne vaziyeti göstermelerinin hikmetini þimdi izhar ediyorum ki: “Nur talebeleri ve Risâleleri, mânevî bir zabýta hükmünde âsâyiþ ve emniyeti mu hafazaya—hem kudsî bir þekilde—çalýþtýklarý ve herkesin kalbinde nasihatleriyle Ýmân cihetinde bir yasakçý býraktýklarý tahakkuk etmiþ.” Zabýta bunu mânen hissetmiþ ki, bize her vakit dost göründü. Bunun sýrrý budur ki: Kur’ân’ýn bir kanun-u esasîsiyle, yüzde doksan mâsuma zarar gelmemek için on câni yüzünden âsâyiþi bozmaya çalýþanlarý men ediyorlar. Birisinin günahýyla baþkasý mesul olamaz. Bu sýrra binaen, þimdi âsâyiþi bozmaya çalýþan mânevî, dehþetli kuvvetler mevcut olduðu halde; Fransa, Mýsýr, Fas, Ýran gibi yerlerden daha ziyade bu mübarek memlekette çalýþýldýðý halde emniyet ve âsâyiþi bozamadýklarýnýn en büyük sebebi, 600 bin Nur nüshalarý ve 500 bin Nur talebeleri zabýtaya bir mânevî kuvvet olarak o mânevî tahribata karþý dayandýklarýný zabýta mânen hissetmiþler ki, yirmi sekiz seneden beri resmî memurlara muhalif olarak Nurlara insafkârâne ve merhametkârâne vaziyet gösteriyorlar. Hizmetindeki Nur Talebeleri Emirdað Lâhikasý, s. 315 *** Birincisi: Ýslâmiyetin pek çok kanun-u esasîsinden birisi, “Velâ teziru vaziratun vizra uhra” (En’âm Sûresi: 6: 164) âyet-i kerîmesinin hakikatýdýr ki, “Birisinin cinayetiyle baþkalarý, akraba ve dostlarý mesul olamaz.” Halbuki, þimdiki siyaset-i hâzýrada particilik taraftarlýðýyla, bir câninin yüzünden pek çok mâsumlarýn zararýna rýza gösteriliyor. Bir câninin cinayeti yüzünden taraftarlarý veyahut akrabalarý dahi þenî gýybetler ve tezyifler edilip, birtek cinayet yüz cinayete çevrildiðinden, gayet dehþetli bir kin ve adaveti damarlara dokundurup kin ve garaza ve mukabele-i bilmisile mecbur ediliyor. Bu ise, hayat-ý içtimaiyeyi tamamen zîr ü zeber e den bir zehirdir. Ve hariçteki düþmanlarýn parmak karýþtýrmalarýna tam bir zemin hazýrlamaktýr. Ýran ve Mýsýr’daki hissedilen hadise ve buhranlar bu esastan ileri geldiði anlaþýlýyor. Fakat onlar burasý gibi deðil; bize nisbeten pek hafif, yüzde bir nisbetindedir. Allah etmesin, bu hâl bizde olsa pek dehþetli olur. Bu tehlikeye karþý çare-i yegâne: Uhuvvet-i Ýslâmiyeyi ve esas Ýslâmiyet milliyetini o kuvvetin temel taþý yapýp, mâsumlarý himaye için, cânilerin cinayetlerini kendilerine münhasýr býrakmak lâzýmdýr. Emirdað Lâhikasý, s. 393

lahika@yeniasya.com.tr

duy gu sun da bir ký rýl ma ya yol a ça maz. Bu da dayanaðý en saðlam hürriyet duy gu su ol ma lý dýr. Film de pek çok sahnede canlandýrýlan bu hâl, Üstadýn hayatýnHA dakiKAN hürriyet tanýMAN mýnýn YAL temelini teþkil ediyor olmalýdýr. Bu te as lýn i man duy gu su dur. hakmel, yalman@ya hoda o.com “Hakiki imaný elde eden adam, kâina-

34. pEncERE

‘‘

Hür Adam filminde, Üstadla ilgili olarak, maddî algýnýn hiçbir þekilde “hürriyet” diye ifade edemeyeceði bir hayat serüveni ortaya konmuþtu. O halde hürriyet kavramýnýn farklý bir tanýmýnden ve deðiþik bir þeklinden bahsediliyor olmalýydý...

ta meydan okur” ifadesinde karþýlýðýný bulan derin ve güçlü hürriyet duygusu, ferdî boyutta yaþanan güçlü bir duy gu o lan i man duy gu su nun en güçlü sosyal yansýmasý olmalýdýr. Tar týþ ma lar da ha çok Be di üz za man’ýn dünyevî makam sahipleri ile iliþkileri ve bunlarýn tarihî belgeleri etrafýnda döndü. Aslýnda maddenin esareti altýndaki nazarlarýn yine göz den kaçýrdýðý önemli bir nokta, mânevî makamlarýn her zaman dünyevî makamlarýn üstünde olduðu ve o makamýn izzetinin muhafazasýnýn gereði

idi. Kafkas ordularý baþkomutaný karþýsýnda, Divan-ý Harp’te ve Mustafa Kemal’in karþýsýndaki tavýrlarýn arka planýndaki gerçek bu olmalýydý. Böyle bir mânevî makam sahibinin sahip olduðu iman ile dayandýðý kuvvetin far kýn da ol ma sý, per vâ sýz lý ðý nýn ve korkusuzluðunun kaynaðýdýr. Bu aslýnda maddenin ve tabiatýn esareti altýnda olanlarýn âlemine farklý bir bakýþ açýsý sunmakta, gerçek hürriyet duygusuna ve hürriyetin aslî kaynaðýna iþaret etmektedir. Belki de Bediüzza man i le il gi li ü ze rin de du rul ma sý gereken en önemli nokta da budur. Yani, hayatýn, varlýklarýn ve hayatýmýzda yer alan bütün kavramlarýn Âlemlerin Rabbi ve Kâinatýn Sanatkârý ile baðlantýlý olarak yeniden tanýmlan ma sý, bü tün duy gu, dü þün ce ve davranýþlarýn bu algý ile yeniden düzenlenmesidir. Bu aile hayatýndan hukuk düzenine kadar sosyal hayatýn tamamýný etkileyecek ve yeni bir hayat tarzý ve asla dönmüþ bir kültür ve medeniyetin temellerini oluþturacaktýr. Bu aslýnda fikirde, irfanda ve vicdanda hürriyetin yaþanmasý ve saðlam bir zemine oturtulmasý ile dünyevî konumlardan baðýmsýz hâle gelmesidir. Evet Bediüzzaman, hayatý sürgünler, esaretler ile geçmiþ ancak fikri, irfaný ve vicdaný hür bir vazifedardýr. Asra bütün bu güzellikleri taþýmakla vazifeli bir peygamber vârisidir. Gücünün kaynaðý ise Kâinat Sultaný ve Kur’ân’dýr.

GELÝYORUZ!

ÝSMAÝL KARTAL kartalismaill@gmail.com

Ýman hakikatlerini âleme ilân etmek için… Sünnet-i seniyye ve þeâir-i Ýslâmiyeyi ihyâ etmek için… Ehl-i imaný Darüsselâm’a davet etmek için… Üstadýmýzýn ektiði Nur tohumlarýnýn inkiþâf ettiðini göstermek için… Velâyet-i kübra sancaðýný Ýslâm âleminde dalgalandýrmak için… Bu zamanýn en büyük farzý ittihad-ý Ýslâm’ýn ihzar ve izharý için… Güneþler kadar parlak, cennetler kadar güzel, saadet-i ebediye kadar þirin olan hizmet-i Kur’âniye hâdimleri olmak için… Ehl-i imanýn imanýnýn selâmeti için Cehennem’de yanmaya râzý olan Üstadýmý-

Ý

zýn yanýnda olduðumuzu göstermek için… Cehaleti, zarureti ve ihtilâfý; ilimle, sanatla ve uhuvvetle izâle etmek için… Otuz beþ yýl sürgünlerde, memleket ha pishanelerinde, zindanlarýnda zulme uðrayan Üstadýmýzýn iman dâvâsýný unutmadýðýmýzý göstermek, intikamýmýzý ancak Nurlarýn ilân ve neþri ile almak için… Risâle-i Nur talebeliðinin bize kazandýrdýklarý mukabilinde dünyamýzý, hayatýmýzý, haysiyetimizi fedâ etmek için… Az da olsak ihlâs, sadakat, uhuvvet ve tesanüd esaslarýna dayanan mânen bir ordu kuvvetinde olduðumuzu göstermek için… Semâvî ve arzî belâlarýn def’ine vesile olan Risâle-i Nurlarýn ilân ve neþrini en geniþ dairelerde icrâ etmek için… Dehþetli fesat planlarý neticesinde, elli yýl sonra gelecek neslin, Kur’ân’ýn hükümlerini kendi eliyle kaldýrmadýðýný, aksine ahkâm-ý Kur’ân için hayatýný ve hayatýna dair olan her þeyi feda ettiðini göstermek için… Ýnsanlýk tarihinin en büyük bid’a, dalâlet ve küfür yangýnýný söndürmek için…

Ne dünya ve ne de ahiret için âlet edilmeyen bir hakikatin varlýðýný haykýrmak için… Kýþ mevsiminde ekilen Nur tohumlarýnýn bahar tomurcuklarý olarak… Kur’ân medeniyetinin yeniden inþâsý için… Hoþgörü diyarý Mevlânâ’nýn sinesine Bediüzzaman’ýn “Müsbet Hareketi”yle geliyoruz… Mayýs 2011 Risâle-i Nur Gençlik Þöleni’nde Konya’da buluþmak duâsýy la… http://www.ri saleinurgencliksoleni.com týklayýn, týklatýn!.. Herkesten ricamýz, bu siteyi duyurabildiði kadar et ra fý na du yur ma sý. Bu bir i lân ve neþir hizmetidir. Üs tad’a o lan borçtur!

Vefatýnýn 21. senesinde rahmetle anýyoruz: Mustafa Acet

ÞARK KÖÞESÝ MUSTAFA ÖZTÜRKÇÜ m.ozturkozturkcu@hotmail.com

1924 yýlýnda Emirdað’da doðan, Emirdað þahitlerin den Mus ta fa A cet 17 O cak 1990 yý lýn da Hakk’ýn rahmetine kavuþtu. Bu vesileyle vefatýnýn 21. sene-i devriyesinde onu rahmetle anýyoruz. Hazret-i Üstad’a genç yaþlarda talebe olma bahtiyarlý ðýna eren Mustafa Acet, Nur yolunun çilekeþlerindendir. Ayný zamanda kudsî Nur kervanýnýn saff-ý evvellerinden olan Mustafa Acet, hasret ve iþtiyakla sarýldýðý Aziz Üstad’ýna talebe olmuþ, Nurun sadýk þakirdliðinden dolayý Medrese-i Nuriyeye misafir olmuþ ve kendi tâbiriyle “tam on bir ay hapis hayatýna” maruz kalmýþtýr. Suçu(!) Kur’ân hakikatlerini yazmak, yaymak ve okumak olan bu nur kahramaný, ayný zamanda Diyanet Ýþleri’nde uzun yýllar hattatlýk vazifesi de yapmýþtýr. Nur yoluna intisaptan sonra, hapse düþüþünü “kader-i Ýlâhînin bir rahmeti” olarak deðerlendiren Mustafa Acet ”Afyon hapsine benim giriþim, bir isim benzerliðinin neticesidir. Terzi Mustafa girecekti, benim de adým Mustafa olduðu için bu piyango bize isabet etti. Hapishanede Kur’ân harflerini öðrendim. Kader-i Ýlâhînin bir rahmeti oldu.” Hapis hayatýnýn kendisi hakkýnda rahmet olduðunu, þu cümlelerle de ifade eder: ”Hapishanede Kur’ân harflerini öðrendim. Yazý yazmaya baþladým. Kur’ân’ý öðrenmeyi ilerlettim.” Aziz Üstad’la alâkalý kayýt altýna alýnan bir çok hatýrasý bulunan Nur yolunun bu nurlu simasý, Hazret-i Üstad’ýn hizmeti ile þereflenerek bahtiyarlar kervanýna dâ hil olmuþtur. Nurlara ve Üstad’a hizmette devamlý ön saflarda yer almýþtýr. Ýlâhî dâvânýn mukadddes çilesini çekmiþ, ömrünü bu mübarek dâvâ içinde geçirmiþtir. Mustafa Acet, gönül verdiði, hizmetinde bulunduðu Üstad Hazretleri için þu ifadelerde bulunur: “Onun herhangi bir hareketini unutmak mümkün deðildir. Benim için en çok esef ettiðim þey kýymetini bilip de tam hizmetine koþamamamdýr. Onu anlayamadým, idrak edemedim. Zaman gelip de, önceden haber verdiði hadiseler bir bir çýkýyor. Onun büyüklüðünü daha çok anlamaya baþladým.” Üstadýný Kur’ân namýna sever ve hizmetinde bulunur Acet. Henüz gençliðinin baharýnda taze bir fidanken bu dâvâya gönül vermiþtir. ”Afyon Hapsine Üstad’la birlikte girdiðimiz zaman yirmi üç yaþýndaydým” der. ÜSTAD’IN “MUSTAFA ACET” HAKKINDAKÝ SENASI Hazret-i Üstad yazdýðý bir mektubunda, Mustafa Acet için, ”Burada, Abdülmecid (kardeþim) hükmünde ve hanedaný da benim hanedaným olmasý cihetiyle en çalýþkan ve fedakâr Mustafa Acet (...) Risâle-i Nur a tam hizmet ediyor” (Emirdað Lâhikasý, s. 24) der. Bu Nurlu simanýn hizmet-i kudsiyesi içindeki yerini böyle belirler. Nur hizmeti içinde çileyi saadet telâkki eden kahramanlardan biri olan Mustafa Acet’in, Üstadýmýz Bediüzzaman Hazretleriyle ilgili olarak aktardýðý—”Hür Adam” filminin bir sahnesinde de dikkat çekilen—bir hatýrasý þöyledir: Üstadýmýz, Afyon Mahkemesi sýrasýnda bir ara namaz kýlmak için mahkeme heyetinden izin ister. Savcý itiraz edince, bir anda celâllenen Üstad Bediüzzaman, savcýya þöyle der: “Biz namazýn hukukunu müdafaa için burada bulunuyoruz. Bizim bundan baþka suçumuz(!) yoktur.”

SiyahMaviKýrmýzýSarý


SiyahMaviKýrmýzýSarý

3

YENÝASYA / 18 OCAK 2011 SALI

HA­BER

Genel Yayýn Müdürü

Yayýn Koordinatörü

Haber Müdürü Faruk ÇAKIR Ankara Temsilcisi Mehmet KARA Reklam Koordinatörü Mesut ÇOBAN Görsel Yönetmen: Ýbrahim ÖZDABAK

Kâzým GÜLEÇYÜZ

Abdullah ERAÇIKBAÞ

Abone ve Daðýtým Koordinatörü: Adem AZAT

Yeni Asya Gazetecilik Matbaacýlýk ve Yayýncýlýk Sanayi ve Ticaret A.Þ. adýna imtiyaz sahibi

Mehmet KUTLULAR Genel Müdür

Recep TAÞCI

Yazý Ýþleri Müdürü (Sorumlu) Mustafa DÖKÜLER Ýstihbarat Þefi Mustafa GÖKMEN Spor Editörü Erol DOYURAN

Yeni Asya basýn meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir.

Merkez: Gülbahar Cd., Günay Sk., No: 4 Güneþli 34212 Ýstanbul Tel: (0212) 655 88 59 Yazýiþleri fax: (0212) 515 67 62 Kitap satýþ fax: (0212) 651 92 09 Gazete daðýtým: Telefax (0212) 630 48 35 ÝlânReklam servisi fax: 515 24 81 Caðaloðlu: Cemal Nadir Sk., Nur Ýþhaný, No: 1/2, 34410 Ýstanbul. Tel: (0212) 513 09 41 ANKARA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Meþrutiyet Cad. Alibey Ap. No: 29/24, Bakanlýklar/ANKARA Tel: (312) 418 95 46, 418 14 96, Fax: 425 03 36 ALMANYA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Zeppelin Str. 25, 59229 Ahlen, Tel: 004923827668631, Fax: 004923827668632 KKTC TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Avni Efendi Sok., No: 13, Lefkoþa. Tel: 0 542 859 77 75 Baský: Yeni Asya Matbaacýlýk Daðýtým: Doðan Daðýtým Sat. ve Paz. A.Þ.

Yayýn Türü: Yaygýn süreli

ISSN 13017748

NAMAZ VAKÝTLERÝ Hicrî: 14 Safer 1432 Rumî: 5 K. Sani 1426

Ýller Adana Ankara Antalya Balýkesir Bursa Diyarbakýr Elazýð Erzurum Eskiþehir Gaziantep Isparta

Ýmsak 5.17 5.31 5.36 5.50 5.46 4.59 5.04 4.57 5.40 5.09 5.37

Güneþ 6.43 7.00 7.02 7.20 7.16 6.26 6.32 6.27 7.09 6.35 7.04

Öðle 11.56 12.06 12.15 12.26 12.21 11.36 11.40 11.32 12.15 11.48 12.15

Ýkindi 14.32 14.35 14.51 14.56 14.49 14.11 14.13 14.01 14.45 14.24 14.50

Mucitlere 1 milyon lira destek

Akþam 16.56 16.59 17.15 17.20 17.13 16.35 16.37 16.25 17.09 16.48 17.14

Yatsý 18.15 18.22 18.34 18.42 18.37 17.55 17.58 17.48 18.31 18.07 18.34

Ýller Ýstanbul Ýzmir Kastamonu Kayseri Konya Samsun Þanlýurfa Trabzon Van Zonguldak Lefkoþa

Ýmsak 5.47 5.52 5.28 5.19 5.30 5.18 5.04 5.04 4.47 5.37 5 .23

Güneþ Öðle 7.19 12.21 7.19 12.29 7.01 12.02 6.47 11.55 6.57 12.07 6.50 11.52 6.30 11.42 6.36 11.38 6.15 11.24 7.09 12.10 6.47 12.04

Ýkindi 14.47 15.02 14.27 14.28 14.42 14.17 14.18 14.05 13.57 14.35 14.44

Akþam 17.12 17.26 16.51 16.51 17.06 16.41 16.42 16.28 16.20 16.59 17.08

Yatsý 18.36 18.46 18.16 18.13 18.26 18.06 18.01 17.53 17.41 18.24 18.25

TAHLÝL

DP’de Zeybek dönemi

KAHRAMANMARAÞ SÜTÇÜ ÝMAM ÜNÝVERSÝTESÝ ÝLE KOSGEB ÝÞBÝRLÝÐÝYLE KURULACAK TEKNOLOJÝ MERKEZÝ, AR-GE, ÝNOVASYON VE BÝR YENÝ BÝR FÝKRÝ OLAN MUCÝTLERE 1 MÝLYON LÝRAYA KADAR DESTEK VERECEK. KAHRAMANMARAÞ’TA üniversite KOSGEB iþbirliðiyle Teknoloji Geliþtirme Merkezi (TEKMER) kurulmasý için ilk adým atýldý. TEKMER’in hayata geçirilmesiyle birlikte Ar-Ge, inovasyon ve yeni bir fikri olan mucitlere 1 milyon liraya kadar destek verilecek. Küçük ve Orta Ölçekli Sanayiyi Geliþtirme ve Destekleme Ýdaresi Baþkanlýðý (KOSGEB) Kahramanmaraþ Ýl Müdürü Mehmet Yýlmaz, Kahramanmaraþ Sütçü Ýmam Üniversitesi (KSÜ) ile birlikte TEKMER’in kurulmasý için çalýþma baþlattýklarýný belirtti. Üniversitenin bu fikre sýcak baktýðýný ve yönetim kurulu kararý ile 10 iþlik tahsisi yaptýklarýný ifade eden Yýlmaz, ‘’Birçok üniversi-

tede bu merkez mevcut. Biz de KOSGEB olarak bir fikri, çalýþmasý ve yaptýðý farklý bir ürünü olan insanýmýzý destekliyoruz. Bilindiði üzere günümüzde teknoloji baþ döndürücü þekilde geliþiyor ve deðiþiyor. Dolayýsýyla bu deðiþimin gerisinde kalmamak için özellikle Ar-Ge, inovasyon ve halk tabiri ile ‘icat’ dediðimiz olguyu geliþtirmek zorundayýz’’ dedi. TEKMER’in hayata geçmesiyle birlikte icat yapan insanlara büyük destek saðlanacaðýný kaydeden Yýlmaz, þöyle konuþtu: ‘’Sadece yeni bir þeyin olmasý da önemli deðil. Eðer bir kiþi bir þeyin yüzde 51’ni deðiþtiri yorsa o da yeni buluþa giriyor ve biz ayný þekilde destekliyoruz. Yani biz ister sanayici olsun ister

mühendis kim olursa olsun eðer kafasýnda bir þey oluþmuþsa ve bir fikri varsa bunu kaðýda döktükten sonra maddi destek saðlýyoruz.’’ Kendilerine müracaat edenlere birçok desteklerinin olduðunu aktaran Yýlmaz, þöyle devam etti: ‘’Ýlki Ar-Ge, inovasyon desteði. Bunun ardýndan ise endüstriyel tasarým geliyor. Bize iþ fikri ile gelenler makine, baþlangýç finans, yazýlým, donaným, çalýþtýracaðý personel, danýþmanlýk, kira gibi destekler saðlýyoruz. Bu desteklerin süresi 2 yýl ve toplamda 1 milyon liraya kadar destek alabiliyorlar. Bu az bir rakam deðil. Destek kalemlerinin yüzde 75’ni biz karþýlýyoruz. Kalan bölü mü ise kendileri karþýlýyor. Bu süre içinde eðitim

veriyoruz, marka, patent tescilini karþýlýyoruz. Ayrýca yurt dýþý konferanslara gönderiyoruz. Buradan mezun olanlan daha sonra üniversitede bulunan teknoloji bölgesine geçiyor. Ya da kendi iþyerine dönüyor. Eðer þirketi de yoksa kendine þirket kuruyor. Buraya insanlar fikirle de gelebilir. Ýlla iþyerinin olmasýna gerek yok. Proje tamamlandýktan sonra ‘þimdi git iþyerini aç’ diyeceðiz. Buradan ayrýldýktan sonra da biz bunun peþini býrakmýyoruz. Seri üretime geçildikten sonra yine makine, teçhizat, tasarým gibi destekler veriyoruz. Hatta personel desteði de veriyoruz. Yani 5 yýl biz yakasýný býrakmýyoruz.’’ Kahramanmaraþ/aa

ÝETT otobüsü þarampole yuvarlandý SARIYER ÝETT otobüsü, önünde seyreden ve aniden fren yapan otomobile çarpmamak için þarampole yuvarlandý. Gürcan Uðurgel yönetimindeki Bahçeköy-4. Levent Metro seferini yapan ve yolcularý Bahçeköy duraðýna býrakarak garaja dönen ÝETT otobüsü, Maslak istikameti Orman yolu üzerinde seyrederken, önündeki plakasý alýnamayan bir otomobilin sürücüsü ani fren yaparak kýsa süreliðine aracýn kontrolünü kaybetti. Sürücü Uðurgel, otomobile çarpmamak için otobüsü orman yoluna sürdü. Þarampole yuvarlanarak yan yatan otobüsten yara almadan kurtulan Gürcan Uðurgel, cep telefonuyla polis ekiplerine haber verdi. Polis ekipleri, olaydan sonra kaçan kimliði belirlenemeyen kadýn sürücüyü ve aracýný bulmak için çalýþma baþlattý. Yan yatarak maddi hasar oluþan otobüs, çekiciyle orman alanýndan çýkarýldý. Olayla ilgili geniþ çaplý soruþturma baþlatýldý. Ýstanbul/aa

Her gün binlerce insanýn sabah kahvaltý yapmak için aldýðý simitlerde merdiven altý üretim ve kullanýlan malzemelerin saðlýðý tehdit ettiði bildirildi.

Merdiven altý simit saðlýðý tehdit ediyor ÝSTANBUL’DA 100 gramý 1 lira, Bursa’da 75 kuruþ ve Ankara’da 60 kuruþa satýlan simit, merdiven altýnda, çe þitli yöntemlerle daha ucuza, saðlýksýz üretilebiliyor. Simit, kayýtlý fýrýnlarda üretilmemesi durumunda saðlýk açýsýndan ciddi riskler taþýyabiliyor. Özellikle çalýþanlar tarafýndan kahvaltýlarda tüketilen simit, ekmek fýrýnlarý, simit fýrýnlarý, pastaneler ve özellikle kaçak açýlan denetimden uzak fýrýnlarda imal edilebiliyor. Kayýtlý üretim yapan yerler ve satanlara göre, Ýstanbul’da 100 gram taze simit 1 lira, Bursa’da 75 kuruþ ve Ankara’da ise 60 kuruþtan alýnabiliyor. Tüketimin fazla olduðu büyük þehirlerde tazesinin üçünü hatta dördünü 1 liradan alabilmek de mümkün olabiliyor. Ucuza satýlan simitlerin maliyetleri çeþitli yöntemlerle düþürü lüyor. Birçok merdiven altý üreticisi, kilosu 10 liralýk yerli susam yerine Çin’den ithal edilen kilogramý 2 lira olaný kullanýyor. Bu da maliyeti bir ölçüde düþürüyor. Bursa Fýrýncýlar Odasý Baþ-

kaný Erdal Pýnar þunlarý söyledi: ‘’Ka yýtlý fýrýncýlarýn önemli bölümü çuvalý 52 lira olan kaliteli un kullanýyor. Merdiven altýnda üretim yapýlan kayýtsýz fýrýnlarda ise çuvalý 35 lira olan en dü þük kalitede un tercih ediliyor. En önemlisi de pekmez yerine karamelize edilmiþ þeker kullanýlýyor. Tamamen kanserojen etkiye sahip bu ürün, þekerin yakýlmasýyla elde ediliyor. Simide pekmezin verdiði rengi ancak karamelize þekerle elde ediyorlar. Ayrýca Çin’den getirilen susamlar genellikle küflü oluyor. Bu ürünlerde de kanserojen bileþikler fazlaca bulunuyor.’’ Bursa’da günde 150 bin simit tüketildiðini belirten Pýnar, “Bunun 50 bini kaçak üretim. Ýstanbul ve Ankara gi bi il ler de bu ra kam çok da ha fazla olabiliyor. Hijyenden, temizlikten kontrolden uzak üretimler halk saðlýðýný tehdit ediyor. Bizler simit konusunda da hassas olunmasýný, halk saðlýðýnýn önemsenmesini istiyoruz’’ diye konuþtu. Bursa/aa

Kuru soðan 4-5 lirayý görebilir BURSA'NIN Karacabey Ziraat Odasý Baþkaný Nuri Karaca, kuru soðanýn en ucuz Türkiye’de olduðunu belirterek, Azerbaycan’da kilosunun 3 avroya ulaþtýðýný bildirdi. Karaca, kuru soðanda son yýllarda arzýn talebi karþýlayamadýðýný, bunun üretim alanlarýnýn daralmasýn dan kay nak lan dý ðý ný söy le di. Birkaç yýl öncesine kadar Karaca bey’de 40 bin dekar alanda ü retim yapýldýðýný kaydeden Karaca, þimdilerde ise ekim alanýnýn 500 dekara gerilediðine dikkati çekti. Karaca, þöyle konuþtu: ‘’Ül kenin birçok yerinde üretici kuru soðaný býraktý. Þimdi de üretim az olunca fiyatlar yükseliyor. Markette pazarda fiyat artýþý yaþanýyor ve bu devam edecek. Ýthal edilebilecek bir ürün deðil. Mayýs ayýna kadar kilosu yine 4-5 liralarý görebilir.’’ Bursa/aa

KÂZIM GÜLEÇYÜZ irtibat@yeniasya.com.tr

P kongresinde ipi göðüsleyen isim, eski Kültür ve Devlet Bakanlarýndan Namýk Kemal Zeybek oldu. Zeybek’in, öncekilere ký yas la da ha dü þük bir ka tý lým la ger çek le þen kongrede, ancak üçüncü turda ve toplam delege sayýsýnýn yarýsýna dahi eriþemeyen bir oyla seçilebilmiþ olmasý, partide yaþanan gerileme trendinin hangi noktalara gelip dayandýðnýn da son derece düþündürücü bir iþaret ve göstergesi. Ýþin o tarafýna geçmeden önce, Zeybek’le ilgili iki çok önemli anekdotu nakletmek istiyoruz. 1980 Aðustos’unda Demirel’in ibadete açtýðý ve 12 Eylül’den sonra hemen kapatýlan Ayasofya Hün kâr Mah fi li nin 1991’de tek rar a çýl ma sý, Zeybek’in Kültür Bakanlýðýnda gerçekleþmiþti. Nobel ödüllü Pakistanlý fizikçi Prof. Abdüsselâm’ýn neþriyatýmýz arasýnda çýkan “Ýdealler ve Gerçekler” kitabýndaki önemli mesajlardan birini Kültür Bakaný olarak verdiði beyanatlarda sýk sýk gündeme getiren de yine Zeybek olmuþtu. Merhum Abdüsselâm þöyle diyordu: “Kur’ân’ýn 250 kadar muamelât âyetine karþýlýk, 750 ci va rýn da â ye ti —ki he men he men Kur’ân’ýn sekizde biri—inananlarý ‘tabiatý anlamaya, tefekkür etmeye, aklý ve muhakemeyi en i yi þe kil de kul lan ma ya, il mî mâ lû mat la rý mý zý hayatýn bir parçasý haline getirmeye’ davet eder. “Hindistan ve Pakistan’da hocalara, vaizlere, her sekiz Cuma hutbe ve vaazýndan birini, ilimlerin bu yönlerini anlatmaya ayýrýp ayýrmadýklarýný sordum. Cevaben, yapmak istediklerini, fakat fenleri yeterince bilmediklerini söylediler. “Onlarýn da, çaðdaþ fenlerin ortaya çýkardýðý harikalar olan, tabiattaki temel kuvvetleri, bunlarýn birleþtirilmesini, dünyanýn yapýsýný, genetik þifrenin esrarengizliðini ve akýl almazlýðýný öðrenmeleri, anlatmalarý ve Mukaddes Kitabýmýzýn yaptýðý gibi, bunlarý mü’minlerin akýllarýna sunmalarý vakti hâlâ gelmedi mi?” (s. 35) Bediüzzaman’ýn “Vicdanýn ziyasý ulûm-u diniyedir, aklýn nuru fünun-u medeniyedir; ikisinin imtizacýyla hakikat tecellî eder” tesbitiyle örtüþen bu yaklaþýmýn önemini fark edip defaatle gündeme getiren devlet adamý Zeybek oldu. Bakan sýfatýyla yaptýðý birçok açýklamada söz konusu kitabý tavsiye etti ve bilhassa kitaptaki o sözlere vurgu yaparak dikkat çekmeye çalýþtý. Ayrýca, Bakanlýk olarak “Kur’ân-ý Kerimde 750 âyet bilim ve araþtýrmayý emrediyor. ‘Bilim, inananýn yitiðidir.’ ‘Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?’ deniliyor. Bilmenin yolu okumaktýr. Kur’ân’ýn ilk emridir: Oku” afiþleri hazýrlattý. Ve “bilgi yýlý” ilân ettiði 1990 yýlý boyunca birçok yerde asýlan bu afiþlerle, insanlar, özellikle de gençler okumaya, bilgilenmeye özendirildi. Ama bu iki önemli icraat, partisi ANAP’ýn iniþe geçip yýpranmaya baþladýðý bir sürece kurban gittiði için deðerleri pek fazla anlaþýlamadý. Sonrasýnda siyasetin çalkantýlý girdabýnda, Ö zal Köþke çýkýnca baþkan adayý olup seçilemediði ANAP'tan koptu, Demirel'in Köþkteki baþdanýþ man la rýn dan bi ri ol du, DYP'den ba kan lýk yaptý, MHP'ye girip çýktý, DP'ye döndü ve son olarak bu partinin genel baþkanlýðýna getirildi. Milliyetçi ve ülkücü kökeni, Aydýn Doðan’la ve o gruptaki bazý kiþilerle akrabalýk iliþkileri, son dönemde Sözcü gazetesinde köþe yazýlarý yazmasý, M. Kemal hakkýndaki abartýlý övgüleri, Zeybek’in tartýþýlan ve eleþtirilen bazý yönleri. Naklettiðimiz iki anekdot ise, bizim açýmýzdan övgü ve takdire þayan vasýflarýný gösteriyor. Ve þimdi Zeybek, DP gibi köklü, ama mâlûm sebeplerle dibe vuran bir partinin baþýna geçti. Seçildikten sonra yaptýðý konuþmada, karýþýklýk dönemlerinin ardýndan diriliþ ve yükseliþ dönemlerinin geleceðini belirterek, “DP de yeniden dirilecek” mesajý veren ve partiyi üç ay içinde milletle yeniden buluþturma taahhüdünde bulunan Zeybek, bu çok zor iþi baþarabilir mi? Bunu, uygulamadaki performansý gösterecek. Dileðimiz baþarýlý olmasý. Çünkü Türkiye’nin, DP kimliðinde ifadesini bulan bir alternatife duyduðu ihtiyaç her geçen gün artarak sürüyor.

D

SiyahMaviKýrmýzýSarý


4 FARK

Said Nursî’nin sarsýcý sorusu

FARUK ÇAKIR cakir@yeniasya.com.tr

ünyanýn baþtan sona cazibedar ‘fitne’ tuzaklarý ile dolu olduðu, üstelik bu tuzaklarýn ‘itina ile gizlendiði’ de herkesin malûmu. ‘Mimsiz’ medeniyetin bütün vasýtalarý, insanlarý ve bilhassa gençleri tuzaklara davet ediyor. Bu rüzgâr öyle bir hâl aldý ki, artýk ‘fecebook’ta yer alýp ‘lüzumsuz iþler’e saatlerinizi harcamýyorsanýz makbul kiþi kabul edilmiyorsunuz! Ay ný þe kil de, gü nü nü zün ya rý sý ný ‘sa nal â lem’de hebâ etmiyorsanýz, ‘toplumda’ sizin sözünüze kýymet verilmiyor! Hele hele ‘muhteþem dizi’lerden haberdar deðil ve ‘haberdar olup, tepki göstermek için(!)’ bahanesiyle onu izlemiyorsanýz; sizde bir ‘eksiklik’ vehmediliyor! Þaþýrýp da, “Ben TV izlemiyorum” diyecek olursanýz size sadece acýyarak deðil; ‘en kýsa zamanda ikna odasýna alýnýp, TV dostu yapýlmasý gereken kiþi’ olarak bakýlabilir! Zannedilmesin ki, meselâ TV izlemeyenleri ‘garip’ karþýlayanlar, sadece ‘eli delik adam’ýn tu zaðýna düþen kiþilerdir. Çok sayýda mütedeyyin insan da günümüz þartlarýnda TV izlemeden hayatta kalmanýn mümkün olmadýðýna inanýyor. Bu kabule biraz da, görünüþte ve nisbeten ‘alternatif TV kanallarý’nýn varlýðý sebep oluyor. Haddizatýnda bu kanallar, yýllardan beri var olan “TV’ye hayýr” direncini kýrmaya yaradý. Elbette, eleþtirilen, TV’lerin kendisi deðil, onlarýn yaptýðý ahlâk dýþý ve müstehcen aðýrlýklý yayýnlardýr. “Alternatif TV”lerin, ‘mütedeyyin’ insanlarý bu tuzaða düþürdüðü belli, ama maalesef tuzaða düþenler, bunun farkýnda deðil. Güya farklý dünya görüþlerine sahip olan TV kanallarýnýn yayýnladýklarý ‘reklâm’lar bunu görmek için yeter de artar bile. Bediüzzaman Hazretleri, dünya meselerine niçin bakmadýðý yolundaki ‘serzeniþ’ler üzerine; Risâle-i Nur Talabelerinin vazifelerini hatýrlattýðý bir mektubunda çok çarpýcý ve sarsýcý bir soru soruyor: “Hem zýndýka, nifak hasiyetiyle her tarafa döner. Senin dostunu kendine dost edip sana düþman eder. Senin taraftarlýk cihetiyle kazandýðýn günahlar, faydasýz boynunda kalýr. Risâle-i Nur þakirtlerinin vazifeleri iman olduðundan, hayat meseleleri onlarý çok alâkadar etmez ve merakla baktýrmaz. Ýþte bu hakikate binâen, deðil on üç ay, belki on üç sene dahi bakmasam hakkým var. Sizler baktýnýz, günahlardan baþka ne kazandýnýz? Ben bakmadým, ne kaybettim?” (Kastamonu Lâhikasý, s. 161) Üstad Bediüzzaman’ýn baþka mektuplarýnda ve eserlerinde de “cazibedar dünya iþleriyle meþgul ol manýn insana fayda vermediði” yolundaki ikâzlarý vardýr, ama buradaki soru çok daha sarsýcý olsa gerek. Her gün cevaplanmasý icap eden soruyu tekrarlayalým: “Sizler baktýnýz, günahlardan baþka ne kazandýnýz? Ben bakmadým, ne kaybettim?” Bu sorunun, aklý ikna edici cevabý verilemediði sürece hiç birimizin ‘sanal âlem’lerde dolaþmaya hakkýmýz olmasa gerek. Ayaklarýmýz yere bassýn ve ‘cazibedar dünya fitne ve tuzaklarýna’ dönüp bakmayalým!

D

Þahin: Ýç Tüzük’te ciddî deðiþiklik þart TBMM Baþkaný Mehmet Ali Þahin, yasamanýn çok ciddi bir iþ olduðunu vurgulayarak, Türkiye’de kanun yapma kriter ve standartlarýnýn henüz belirlenemediðini ifade etti. Þahin, TBMM’de düzenlenen ‘’Kanun Yapým Süreci Sempozyumu’’nda yaptýðý konuþmada, sempozyumun yasama süreci ile ilgili sorunlarýn çözümü açýsýndan katký saðlayacaðýna inandýðýný ifade etti. 1973 yýlýnda çýkarýlan 186 maddelik TBMM Ýçtüzüðü’nün þu ana kadar 111 maddesinde deðiþiklik yapýldýðýný kaydeden Þahin, kendinden önceki TBMM Baþkaný Köksal Toptan’ýn siyasi parti temsilcilerinden oluþan bir komisyon kurduðunu, komisyonun bir metin hazýrladýðýný, ancak çalýþmanýn yasalaþtýrýlmasý konusunda bazý siyasi partilerin bazý maddelere itirazlarýný dile getirdiklerini kaydetti. Ýtirazlar konusunda ‘’Önlerine bir þey konulmadýðýný’’ ifade eden Þahin, þunlarý söyledi: ‘’Ýçtüzük çalýþmasýnýn þu ana kadar yasalaþmasý gerekirdi. Belki komisyonda ve genel kurulda gruplarýmý zýn beklentileri doðrultusunda deðiþiklikler yapýlabilirdi, ama þu ana kadar yapýlamadý. Seçimlere çok az bir zaman kaldý. Acaba bu Ýçtüzük deðiþikliðini gerçekleþtirebilir miyiz? Tabii böyle bir imkan var ama ben bu þansý biraz az gördüðümü ifade etmek istiyorum. Ama mutlaka bizim Ýçtüzük’te ciddi deðiþiklikler yapmamýz gerekir.’’ TBMM’nin yasa yapmada performansý çok yüksek bir meclis olduðunu kaydeden Þahin,’’AB süreci yaþayan Türkiye’nin, müktesebatýn yüklenmesi açýsýndan yapmasý gereken çokça iþ var’’ dedi. Ankara/aa

YENÝASYA / 18 OCAK 2011 SALI

HA­BER

Adalete güven erozyona uðradý ADALET BAKANLIÐI MÜSTEÞARI KAHRAMAN. ‘’ÜZÜLEREK ÝFADE ETMEK ÝSTERÝM KÝ YARGIYA ÝLÝÞKÝN SORUNLAR TOPLUMUMUZDA ADALET SÝSTEMÝNE YÖNELÝK GÜVEN EROZYONUNA SEBEP OLMUÞTUR’’ DEDÝ. ADALET Bakanlýðý Müsteþarý Ahmet Kahraman, Türkiye’de hâlâ yargýlama sürelerinin olmasý gerekenden uzun olduðunu belirterek, ‘’Üzülerek ifade etmek isterim ki yargýya iliþkin sorunlar toplumumuzda adalet sistemine yönelik güven erozyonuna sebep olmuþtur. Oysa saðlam ve iþleyen bir demokraside güven veren adalet sistemi hayati önem taþýmaktadýr’’ dedi. ‘’Yargýdan Beklentiler ve Çözüm Yollarý’’ konulu 12. Yargý Teþkilatý Toplantýsý, Ýzmir’in Çeþme ilçesinde baþladý. Ahmet Kahraman, açýlýþta yaptýðý konuþmada, Adalet Bakaný Sadullah Ergin’in son andaki program deðiþikliði sebebiyle toplantýya katýlamadýðýný bildirdi. Adalet sistemine iliþkin tartýþmalarýn geçmiþten bu yana toplumun gündemini oluþturduðunu, bugün de bu tartýþmalarýn tüm aðýrlýðýyla ülke gündemini iþgal ettiðini dile getiren Kahraman, ‘’Toplum olarak özlemini duyduðumuz etkin bir adalet sistemine ulaþýncaya kadar bu tartýþmalar devam edecektir’’ diye konuþtu. Kahraman, güçlü bir yargý sistemi-

nin önemine dikkati çekerek, adalet sisteminin sorunlarýný; yargý tarafsýzlýðý ve baðýmsýzlýðý, mevzuat yetersizlikleri, iþ yükünün fazlalýðý, yargýlamanýn uzun sürmesi, hakim ve savcý sayýsýnýn yetersizliði ve altyapý eksiklikleri olarak sýraladý. Hukuk sistemindeki aksaklýklarýn devlet ve toplum hayatýný bütünüyle etkilediðini belirten Kahraman, þöyle devam etti:’’Üzüle rek ifade etmek isterim ki yargýya iliþkin sorunlar toplumumuzda adalet sistemine yönelik güven erozyonuna neden olmuþtur. Oysa saðlam ve iþleyen bir demokraside güven veren adalet sistemi hayati önem taþýmaktadýr. Adalet politikasýnýn genel iþleyiþinden sorumlu olan bakanlýðýmýz, güvenin yeniden tesis edilmesine iliþkin sorumluluðunu yerine getirmesi gerekmekle birlikte bu görevi tek baþýna yerine getirmesinin kolay olmadýðýnýn bilincindedir. Bu sebeble baþta yargý konularý olmak üzere toplumun bütün kesimlerinin çözüme yönelik çalýþmalara katkýsýnýn önemli olduðunu, buna ihtiyaç duyduðumuzu bir defa daha ifade etmek istiyorum.’’

YARGILAMA SÜRELERÝ HÂLÂ OLMASI GEREKENDEN UZUN yapýlabileceðini kimse iddia edemez. Biz teþkilat olarak, bakanlýðýmýz olarak bu soruna ivedilikle çözüm bulmak üzere adýmlarý atmaya devam edeceðiz. Zaman aþýmý ile sonuçlanan davalarýn milletimize, dâvânýn taraflarýna izahý hiç mümkün deðildir. Bunlarýn ortadan kalkmasý için hep birlikte çalýþmalarýmýzý sürdürmek zorundayýz. Yargýyla ilgili olsun olmasýn bütün birimlerin, bütün kurumlarýn bu sorunlarýn aþýmýnda, çözüm üretilmesinde teþkilatýmýza, bizlere destek olmasýný bekliyoruz. Tek baþýna bu konu, bu sorunlar Adalet Bakanlýðýnýn, bizlerin sorunu deðildir.’’ Kahraman, her çalýþmaya ön yargýyla yaklaþýlmasý, Adalet ‘’bunun altýnda bir þey var mý?’’ þüpheciliðiyle davraBakanlýðý nýlmasý halinde sorunlarýn çözümünün mümkün olaMüsteþarý Ahmet mayacaðýna da deðinerek, ‘’Yýllarýn uygulamasýnýn, Kahraman halkýmýz nezdinde býraktýðý olumsuz izlenimi ortadan kaldýrmak ve insanlarýmýza ‘bu ülkede adalet var’ deADALET sistemi alanýnda yapýlan çalýþmalar hak- dirtmek zorundayýz. Bunu da ancak güven veren bir akýnda bilgi veren Kahraman, Türkiye’de, bütün va- dalet sistemini gerçekleþtirerek saðlayabiliriz’’ diye tandaþlarýn iyi iþleyen bir adalet sistemi özlemi i- konuþtu. Ýzmir Cumhuriyet Baþsavcýsý Emin Özler de çinde olduðunu ifade etti. Kahraman, þu görüþleri konuþmasýnda, mahkemelerdeki iþ yükü yoðunluðu dile getirdi:’’Ülkemizde hala yargýlama süreleri ol - na dikkati çekti. Bakanlýk üst düzey yöneticileri, Hamasý gerekenden uzundur. Baþta yüksek mahke- kimler ve Savcýlar Yüksek Kurulu üyeleri, Cumhuriyet melerimiz olmak üzere bütün mahkemelerimiz, Baþsavcýlarý ile adli ve idari yargý adalet komisyonu cumhuriyet baþsavcýlýklarýmýz büyük bir iþ yüküyle baþkanlarýndan oluþan yaklaþýk 350 kiþinin katýldýðý karþý karþýyadýr. Bu iþ yüküyle nitelikli yargýlama toplantý bugün sona erecek. Ýzmir/aa

HA­BER­LER

Baþbakan Erdoðan’dan TARAF gazetesine dâvâ

‘Ergenekon’ dâvâsýnda izdiham ÝKÝNCÝ ‘’Ergenekon’’ dâvâsýnýn 96. duruþmasýný izlemeye gelen yaklaþýk 600 kiþinin binaya giriþi sýrasýnda izdiham yaþandý. Ýstanbul 13. Aðýr Ceza Mahkemesince Silivri Ceza Ýnfaz Kurumlarý Yerleþkesi’nde oluþturulan salonda görülen dâvânýn dünkü duruþmasýna, tutuklu sanýklar gazeteci Tuncay Özkan ve Mustafa Balbay’a destek vermek amacýyla Ýzmir’den gelen, aralarýnda Türkiye Gazeteciler Federasyonu ve Ýzmir Gazeteciler Cemiyeti Baþkaný Atilla Sertel’in de bulunduðu gazeteciler ile çok sayýda izleyici oto büsle gitti. Yeni Parti üyelerinin de aralarýnda bulunduðu, çeþitli illerden

“Bizden sonra da güçlü bir hükümet gelmeli”

yaklaþýk 600 kiþinin duruþma salonu nun bulunduðu binaya giriþi sýrasýnda izdiham yaþandý. Ýzleyiciler, duruþma salonunda kendilerine ayrýlan bölümlere oturtuldu. Basýn mensuplarý ise avukatlar için ay rýlan kýsma oturdu. Bu arada, gelen kala balýk izleyici grubunun beklemesinin kolaylaþtýrýlmasý için yerleþkenin önüne çadýr kuruldu ðu, seyyar tuvaletler yerleþtirildiði gözlendi. Ýstanbul/aa-cihan DEVLET Bakaný ve Baþbakan Yardýmcýsý Bülent Arýnç, AKP hükümetinin ardýndan da güçlü bir hükümetin gelmesi gerektiðini söyledi. Bir takým temaslarda bulunmak üzere Hatay’da bulunan Arýnç, Hatay Sanayici ve Ýþadamlarý Derne ði tarafýndan organize edilen ‘2023 Stratejileri’ konulu yemeðe katýldý. Arýnç ve Adalet Bakaný Sadullah Ergin, programda HASÝAD bünyesine katýlan 8 üyeye plaket takdim etti. Arýnç, gecede yaptýðý konuþmada, Türkiye’nin yýllar sonra

Taziye Muhterem Kardeþimiz Mehmet Özcan'ýn Kardeþi

Makbule Gök, elim bir trafik kazasý neticesinde vefatýný teessürle öðrendik. Merhumeye Cenâb-ý Allah'tan rahmet ve maðfiret diler, dostlarý, kederli ailesi ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz eder, taziyetlerimizi sunarýz.

Bursa Yeni Asya Okuyucularý

Doðan, tekerlekli sandalye ile geldi Ergenekon dâvâsý sanýðý e mekli Albay Arif Doðan, saðlýk sorunlarý sebebiyle evine gelen ambulansla Silivri’ye getirildi. Doðan, tekerlekli sandalye ile duruþma salonuna alýndý. Emekli Albay Arif Doðan, Samandýra’daki evine gelen 112 ambülansýyla Ergenekon dâvâsýnýn görüldüðü Silivri Ceza ve Ýnfaz Kurumlarý Yerleþkesi’ne getirildi. Do ðan, tekerlekli sandalye ile duruþma salonuna alýndý.

güçlü bir hükümetle kavuþtuðunu söyledi. AKP hükümetinin ardýndan da güçlü bir hükümetin gelmesi gerektiðini aktaran Arýnç, “Türkiye yýllar sonra güçlü bir hükümete kavuþtu. Bizden sonra da güçlü bir hükümet gelmeli. Koalisyonlar, Avrupa’da baþarý gösteriyor. Ama ben size 20 tane koalisyondan bahsedeyim Türkiye’de size. 2 partili, 3 partili ,4 partili... Hatta dýþarýdan destekli. Hatýrlar mýsýnýz 28 Þubat’tan sonra kurulan hükmetleri? Anasol-D, Anasol-M. Kuzular gibi meleyen hükümetler. Ne demek bu Anasol-D, Anasol-M? 3 tanesi hükümetin içinde, 2 tanesi de hükümetin dýþýnda. Böyle kýytýrýk hükümetlerle Türkiye yol alamadý. Mesafe kat edemedi, sorunlarý çözemedi. Yýllardýr kronik hale gelmiþ, kimsenin dokunmadýðý ‘aman 3 günlük hükümetim var beni bu iþlere bulaþtýrma’ dediði zamanda biz cesur kararlar alýyoruz” þeklinde konuþtu. Hatay/cihan

Gül’den, DP lideri Zeybek’e kutlama CUMHURBAÞKANI Abdullah Gül, Demokrat Parti Genel Baþkanlýðý’na seçilen Namýk Kemal Zeybek’i kutladý. Cumhurbaþkanlýðý Basýn Merkezi’nden yapýlan açýklamaya göre Gül, Demokrat Parti’nin 10. Olaðan Büyük Kongresi’nde genel baþkanlýða seçilen Zeybek’e bir tebrik telgrafý gönderdiði bildirildi. Ankara/aa

BAÞBAKAN Recep Tayyip Erdoðan, Taraf gazete sinde yayýnlanan ve Ahmet Altan tarafýndan kaleme alýnan ‘’Erdoðan ve Kof Kabadayýlýk’’ baþlýklý köþe yazýsýnda, ‘’kiþilik haklarýna saldýrýda bulunulduðu’’ gerekçesiyle gazete ve Altan aleyhinde 50 bin TL’lik mânevî tazminat dâvâsý açtý. Alýnan bilgiye göre, Baþbakan Erdoðan’ýn avukatlarý Fatih Þahin ve Muammer Cemaloðlu tarafýndan hazýrlanan dâvâ dilekçesinde, Taraf gazetesinin 15 Ocak 2011 tarihli nüshasýnda, Ahmet Altan tarafýndan kaleme alýnan ‘’Erdoðan ve Kof Kabadayýlýk’’ baþlýklý köþe ya zýsýnda, ‘’Erdoðan’ýn þahsiyet haklarýna saldýrý kastýyla fevkalâde aðýr hakaretlerde bulunulduðu’’ savunuldu. Dilekçede, Altan ve Taraf gazetesinden, yayýn tarihinden itibaren iþleyecek yasal faiziyle birlikte 50 bin TL mânevî tazminat talep edildi. Öte yandan, Baþbakan Erdoðan, Altan hakkýnda, ‘’hakaret’’ iddiasýyla suç duyurusunda bulundu. Erdoðan’ýn avukatlarý, Kadýköy Cumhuriyet Baþsavcýlýðýna iletilmek üzere suç duyurusu dilekçesini, Ankara Cumhuriyet Baþsavcýlýðýna sundu. Ankara/aa

Türkiye’nin 1963’ten beri AB hedefi var DEVLET Bakaný ve Baþbakan Yardýmcýsý Cemil Çi çek, Türkiye’nin 1963’ten beri AB hedefi olduðunu hatýrlatarak, ‘’AB hedefi demek, batý dünyasýnda yer almak, mevzuatý ve uygulamalarý o standartlara yükseltmek demektir’’ dedi. TBMM’de düzenlenen ‘’Kanun Yapým Süreci Sempozyumu’’nda konuþan Çiçek, Türkiye’nin 1963’ten beri AB hedefi olduðunu hatýrlatttý. Çiçek, hükümetlerin 1999’dan sonra, AB ön þartlarýný yerine getirmek açýsýndan ulusal programlarý ilan ettiklerini söyledi. AB için belli yasalarýn belli tarihlere kadar çýkarýlmasý gerektiðine iþaret eden Çiçek, ‘’Bu ise klasik anlamda kanun yapma sürecini zorlayan, oradaki bir kýsým usul ve esaslarý gözardý etmeyi mecbur kýlan bir süreçtir’’ dedi. Cemil Çiçek, Türkiye’nin müzakere sürecine baþlamadan önceki dönemin Geniþlemeden Sorumlu Komiseri Günter Verheugen’in, 6 temel yasanýn 1,5 ay gibi kýsa bir sürede çýkarýlmasý konusunda hedef koyduðu hatýrlattý. Çiçek, yaklaþýk 2 bin maddelik bu yasalarýn acele bir þekilde çýkarýldýðýný ifade etti. Cemil Çiçek, ‘’Ýþ niye bu noktaya geldi? Ev ödevlerimizi 1963’ten bu tarafa zamanýnda yapabilseydik, Türkiye AB konusunda tereddütler geçirmeseydi, bu kadar çok maddeli kanunlarý çýkarmak gibi bir zarureti yaþamazdýk’’ diye konuþtu. Ankara/aa

DSP: Ýktidar, Alevileri oyaladý DSP Genel Sekreteri ve Denizli Milletvekili Hasan Er çelebi, seçimlerde iktidara geldiklerinde Alevilerin taleplerini karþýlamayý hedeflediklerini bildirdi. Erçelebi, yaptýðý yazýlý açýklamada, çok sayýda Alevi dernek ve vakýflarýnýn düzenlediði Büyük Alevi Kurultayý’ný izlediðini belirterek, orada görünen tablonun ‘’iktidarýn son 3 yýlda Alevi Çalýþtaylarý ile Alevileri oyaladýðý ve aldattýðýnýn ortaya çýkmasý olduðunu’’ ileri sürdü. Kurultaydaki konuþmacýlarýn ‘’kendilerine aldatýldýðýný ve isteklerinin yerine getirilmeyerek sürekli yaldýzlý sözlerle ötelendiðini’’ anlattýklarýný ifade eden Erçelebi, Alevilerin isteklerinin hem insan haklarý hem de hukuk açýsýndan anlaþýlýr, yerinde ve haklý olduðunu savundu. Erçelebi, Alevilerin taleplerini önümüzdeki seçimde iktidara gelerek karþýlamayý hedeflediklerini belirtti. Ankara/aa


5

YENÝASYA / 18 OCAK 2011 SALI

HABER

Gazeteciler yýpranma hakkýný geri istiyor 54 MESLEK ÖRGÜTÜNÜ ÇATISI ALTINDA TOPLAYAN TÜRKÝYE GAZECÝLER FEDERASYONU, HÜKÜMETTEN 2008’DE KALDIRILAN “MEDYA SEKTÖRÜNDE YIPRANMA HAKKININ” GERÝ VERÝLMESÝNÝ TALEP ETTÝ. TÜRKÝYE Ga­ze­te­ci­ler­Fe­de­ras­yo­nu (TGF),­ ‘’Hü­kü­me­tin,­ tek­no­lo­ji­nin ge­l iþ­m e­s i­n i­ ge­r ek­ç e­ gös­t e­r e­r ek med­ya­sek­tö­rün­de­yýp­ran­ma­hak­ký­ný­kal­dýr­ma­sý­nýn­ba­sýn­e­mek­çi­le­ri­ne­vu­rul­muþ­en­bü­yük­dar­be’’­ol­du­ðu­nu­bil­dir­di.­Ba­lý­ke­sir­Ga­ze­te­ci­ler­ Ce­mi­ye­ti­nin­ ev­ sa­hip­li­ðin­de 15­ O­cak­ta­ ger­çek­leþ­ti­ri­len­ ve­ 54 mes­l ek­ ör­g ü­t ü­n ün­ baþ­k a­n ý­ ve tem­s il­c i­s i­n in­ ka­t ýl­d ý­ð ý­ TGF­ 32. Baþ­kan­lar­ Kon­se­yi­ Top­lan­tý­sý’nýn so­nuç­bil­dir­ge­si­a­çýk­lan­dý.­ Ga­ze­te­ci­le­rin­yýp­ran­ma­hak­ký­nýn kal­dý­rýl­ma­sý­na­da­de­ði­ni­len­bil­dir­ge­de,­þu­gö­rüþ­le­re­yer­ve­ril­di:’’Hü­kü­me­tin­tek­no­lo­ji­nin­ge­liþ­me­si­ni­ge­rek­çe­gös­te­re­rek­med­ya­sek­tö­rün­de

yýp­ran­ma­hak­ký­ný­kal­dýr­ma­sý­ba­sýn e­mek­çi­le­ri­ne­vu­rul­muþ­en­bü­yük dar­b e­d ir.­ 1961’de­ ka­z a­n ý­l an, 2008’de­e­li­miz­den­a­lý­nan­bu­hak­kýn,­ge­ri­ka­za­nýl­ma­sý,­med­ya­ça­lý­þan­la­rý­nýn­en­bü­yük­is­te­ði­dir.­U­nu­tul­ma­ma­lý­dýr­ki­bu­mes­lek­te­tek­no­lo­ji­ne­ka­dar­çok­ge­li­þir­se­ge­liþ­sin, ga­ze­te­ci­le­rin­ça­lýþ­ma­þart­la­rýn­da­ki a­ðýr­lýk­ve­mes­lek­risk­le­ri­a­zal­ma­mýþ, tam­ter­si­ne­da­ha­da­art­mýþ­týr.­Do­la­yý­sýy­la­bütün­mes­lek­ör­güt­le­ri­miz yýp­ran­ma­hak­ký­nýn­ge­ri­a­lýn­ma­sýy­la il­gi­li­mü­ca­de­le­yi­her­plat­form­da sür­dü­re­cek­ler.­Hü­kü­met,­ya­sal­dü­zen­le­me­ler­le­ba­sýn­sek­tö­rün­de­sen­di­kal­­ör­güt­len­me­yi­de­mut­la­ka­gü­ven­ce­al­tý­na­al­ma­lý­dýr.’’­Balýkesir / aa

BASIN ÖZGÜRLÜÐÜ GERÝ GÝTTÝ

BASIN KARTI KÝMLÝK KABUL EDÝLSÝN

TÜRKÝYE’DE basýn özgürlüðünün son dönemlerde hýzla geriye gittiði ifade edilen bildirgede, þunlar kaydedildi:’’Dünya sýralamasýnda 178 ülke arasýnda 138. sýraya düþen Türkiye’de, hükümetin, basýn özgürlüðünün önündeki bütün engelleri kaldýrmasý, düþüncelerinden ve gazetecilik faaliyetlerinden dolayý tutuklu bulunan gazetecilerin serbest býrakýlmasý, gazetecilerle ilgili sürdürülen 5 binin üzerinde dâvâyla ilgili gerekli yasal düzenlemeleri yaparak, gazeteciler üzerindeki ceza tehdidinin sonlandýrýlmasý gerekmektedir. Düþüncelerinden dolayý gazeteciler yargýlanmamalý, tek güçleri düþünceleri ve kalemleri olan gazetecilerin kamuoyunu aydýnlatma görevlerini rahat, güvenli ve özgür bir ortamda yapmalarýnýn saðlanmasý temin edilmelidir. Unutulmamalýdýr ki, bugün medyadan esirgenen özgür düþünce ortamý ve çaðdaþ demokrasi deðerleri yarýn herkese gerekli olabilir.’’

BASIN Ýlan Kurumunun, yerel medyanýn ayakta kalmasýný saðlayan en önemli kurumlardan biri olduðu, bu noktada resmî ilân fiyat tarifesinin günümüz ekonomik þartlarýna uygun hale getirilmesi gerektiði belirtilen bildirgede, resmi ilânlarýn en büyük payýný oluþturan ‘’icra ilânlarý’’yla ilgili yerel basýn lehine yasal bir düzenleme yapýlmasýnýn þart olduðu ifade edildi. ‘’Basýn Kartý’’nýn son dönemlerde sektörde en çok tartýþýlan konu olduðuna da iþaret edilen bildirgede, ‘’Bunun da sebebi, kart verilirken, meslek ör gütlerinden görüþlerin alýnmamasýdýr. Basýn Kartý Komisyonunun, baþvuru yapan kiþilerin bölgesindeki meslek örgütlerinden görüþ ve bilgi almasý gerekmektedir. Ayrýca, basýn kartýnýn resmî kimlik olarak kabul edilmesine yönelik düzenlemeler yapýlmasý sektör çalýþanlarýnýn en büyük beklentilerinden biridir’’ ifadeleri kullanýldý.

Aktütün’de bulunan silâhlara doðrulama n GENELKURMAY Baþ­kan­lý­ðý,­Ak­tü­tün’de Jan­dar­ma­Ka­rar­gâ­hý­nýn­he­men­ya­nýn­da­ki hur­da­de­po­sun­da,­19­E­kim­2010’da­en­van­ter­dý­þý­si­lâh,­mü­him­mat­ve­pat­la­yý­cý­bu­lun­du­ðu­be­lir­ti­le­rek,­‘’So­ruþ­tur­ma­kap­sa­mýn­da, ha­len­bah­si­ge­çen­si­lâh­la­rýn­her­han­gi­bir­o­lay­da­kul­la­ný­lýp­kul­la­nýl­ma­dý­ðý­nýn­a­raþ­tý­rýl­ma­sý­ya­pýl­mak­ta­o­lup,­so­ruþ­tur­ma­de­vam et­mek­te­dir’’­de­nil­di.­­Ge­nel­kur­may­Baþ­kan­lý­ðý,­bu­gün­kü­Sa­bah­ga­ze­te­sin­de,­‘’Fa­i­li­meç­hul­cep­ha­ne­lik!­Ak­tü­tün’de­Jan­dar­ma­Ka­rar­gâ­hý­nýn­he­men­ya­nýn­da­ki­hur­da­de­po­sun­da­çok­sa­yý­da­si­lâh­ve­pat­la­yý­cý­bu­lun­du’’ ha­be­riy­le­il­gi­li­a­çýk­la­ma­yap­tý.­Ge­nel­kur­may Baþ­kan­lý­ðý­in­ter­net­si­te­sin­de­ya­pý­lan­a­çýk­la­ma­da,­19­E­kim­2010’da­21.­Jan­dar­ma­Sý­nýr Tu­ga­yý­1.­Jan­dar­ma­Sý­nýr­Ta­bur­Ko­mu­tan­lý­ðý,­Du­rak­1.­Jan­dar­ma­Sý­nýr­Bö­lü­ðü­Ko­mu­tan­lý­ðý­hiz­met­bi­na­sý­nýn­gü­ne­yin­de­ki hur­da­lýk­de­po­da,­en­van­ter­dý­þý­si­lâh,­mü­him­mat­ve­pat­la­yý­cý­ (8­a­det­ka­leþ­ni­kof­tü­fek,­3­a­det­7,92­mm.­Ý­ran­ya­pý­mý­ma­u­ser,­1 a­det­ro­ke­ta­tar,­2­a­det­ka­leþ­ni­kof­ka­sa­tu­ra­sý, 26­a­det­ka­leþ­ni­kof­þar­jö­rü,­65­a­det­ka­leþ­ni­kof­fi­þe­ði,­55­a­det­ma­u­se­re­a­it­fi­þek­ve­273 a­det­di­na­mit­lo­ku­mu) bu­lun­du­ðu­bil­di­ril­di. A­çýk­la­ma­da,­þöy­le­de­nil­di:­‘’Bi­la­ha­re,­Jan­dar­ma­A­sa­yiþ­Kor­ge­ne­ral­Ko­mu­ta­ný­nýn em­ri­i­le­i­da­ri­tah­ki­kat­he­ye­ti­o­luþ­tu­rul­muþ­tur.­Ý­da­ri­Tah­ki­kat­He­ye­ti­nin­in­ce­le­me­si­21 E­kim­2010­ta­ri­hin­de­ta­mam­lan­mýþ­týr.­25­E­kim­2010­ta­ri­hin­de­i­se­as­ke­ri­sav­cý­lýk­ta­ra­fýn­dan­­ad­li­so­ruþ­tur­ma­ya­baþ­la­nýl­mýþ­týr. As­ke­ri­sav­cý­nýn­ta­li­ma­týy­la,­ge­rek­li­ön­lem­ler a­lý­na­rak­bu­lu­nan­mal­ze­me­ler­mu­ha­fa­za­al­tý­na­a­lýn­mýþ,­273­a­det­di­na­mit­lo­ku­mu­i­se­ya­pý­lan­in­ce­le­me­yi­mü­te­a­kip,­teh­li­ke­arz­et­me­si­se­be­biy­le­im­ha­e­dil­miþ­tir.­So­ruþ­tur­ma kap­sa­mýn­da,­ha­len­bah­si­ge­çen­si­lâh­la­rýn her­han­gi­bir­o­lay­da­­kul­la­ný­lýp­kul­la­nýl­ma­dý­ðý­nýn­a­raþ­tý­rýl­ma­sý­ya­pýl­mak­ta­o­lup,­so­ruþ­tur­ma­de­vam­et­mek­te­dir.’’­Ankara / aa

720 metre derinlikteki kuyuda ceset aranýyor n ZONGULDAK’TA, Tür­ki­ye­Taþ­kö­mü­rü Ku­ru­mu­(TTK)­Ka­ra­don­Mü­es­se­se­Mü­dür­lü­ðü­ma­den­o­ca­ðýn­da,­17­Ma­yýs­ta­ki pat­la­ma­nýn­ar­dýn­dan­i­ki­ma­den­ci­nin­ce­se­di­nin­düþ­tü­ðü­tah­min­e­di­len­ek­si­720­met­re­de­rin­lik­te­ki­ku­yu­da­bi­ri­ken­su­yun­704 ko­du­na­ka­dar­o­lan­bö­lü­mü­tah­li­ye­e­dil­di. TTK­Ge­nel­Mü­dür­lü­ðü­yet­ki­li­le­rin­den­a­lý­nan­bil­gi­ye­gö­re,­ma­den­o­ca­ðýn­da­mey­da­na­ge­len­pat­la­ma­da,­ma­den­ci­En­gin­Düz­cük­ve­Dur­sun­Kar­tal’ýn­ce­set­le­ri­nin­çý­ka­rýl­ma­sý­i­çin­ha­sar­lý­ku­yu­nun­o­na­rýl­ma­sý­i­ha­le­si­ni­ka­za­nan­Çin’in­Si­no­Ste­el­In­dustr Tra­de­(SSIT)­Gro­up­Cor­po­ra­ti­on­þir­ke­tin­den­19­ki­þi­lik­e­kip,­ku­rum­ma­den­ci­le­riy­le bir­lik­te­ça­lýþ­ma­la­rý­ný­sür­dü­rü­yor.­Ek­si­540 met­re­de­rin­lik­ten,­ek­si­720­met­re­ye­ka­dar i­nen­ve­i­çi­su­do­lu­ku­yu­da­yü­rü­tü­len­ça­lýþ­ma­lar­da­704­ko­du­na­ka­dar­te­miz­lik­iþ­le­ri bi­ti­ril­di,­150­ton­ci­va­rýn­da­hur­da­mal­ze­me çý­ka­rýl­dý.­TTK­yet­ki­li­le­ri,­ku­yu­da­ki­su­yun bü­yük­bö­lü­mü­nün­tah­li­ye­e­dil­di­ði­ni­bil­di­re­rek,­‘’Ku­yu­nun­de­rin­lik­le­rin­de­3-4­plat­form­var.­Bi­rin­ci­plat­form­ek­si­711’de.­Bu­ra­ya­u­laþ­mak­i­çin­7­met­re­kal­dý.­Sa­de­ce­su tah­li­ye­et­mek­le­­uð­raþ­mý­yo­ruz.­Ö­zel­lik­le hur­da­mal­ze­me­le­rin­çý­ka­rýl­ma­sý­bi­zi­zor­lu­yor.­Þu­an­da­ce­na­ze­le­re­yö­ne­lik­her­han­gi­tes­pit­yok’’­de­di.­TTK­yö­ne­ti­mi,­ku­yu­nun­o­na­rým­i­þi­i­çin­18­E­kim­2010’da­u­lus­la­ra­ra­sý­i­ha­le­ye­çýk­mýþ,­i­þi­üst­le­nen­Çin­li SSIT­fir­ma­sýy­la­söz­leþ­me­im­za­la­mýþ,­26 Ka­sým­da­yer­tes­li­mi­yap­mýþ­tý.­Çin­li­iþ­çi­ler, 13­A­ra­lýk­2010’da­ma­den­o­ca­ðý­na­i­ne­rek ça­lýþ­ma­la­ra­baþ­la­mýþ­tý.­­Zonguldak / aa

Alman gazetesi Dia Welt, Wikileaks belgelerine dayanarak yayýnladýðý haberinde Türk hükümetinin CIA uçaklarýnýn Türk hava sahasýnda uçmasýna izin verdiðini yazdý.

CIA UÇAKLARI AKP ÝZNÝ ÝLE UÇTU ALMAN “DIE WELT” GAZETESÝNÝN WIKILEAKS BELGELERÝNE DAYANARAK VERDÝÐÝ HABERDE “TÜRK HÜKÜMETÝ 2002-2006 ARASINDA CIA UÇUÞLARINA ÝZÝN VERDÝ” DENÝLDÝ. ALMAN “Di­e­Welt”­ga­ze­te­si,­Wi­ki­le­aks­bel­ge­le­ri­ne­da­ya­na­rak,­“Türk­hü­kü­me­ti­nin 2002-2006­yýl­la­rý­a­ra­sýn­da,­A­me­ri­kan­Mer­ke­zi­Ha­be­ral­ma­Teþ­ki­la­tý­nýn­(CI­A)­te­rör­zan­lý­la­rý­ný­ta­þý­dý­ðý­u­çak­la­ra­i­zin­ver­di­ði­ni”­id­di­a­et­ti.­Nor­veç­ga­ze­te­si­“Af­ten­pos­ten”in­e­lin­de bu­lu­nan­Wi­ki­le­aks­bel­ge­le­ri­ni­bu­ga­ze­tey­le bir­lik­te­de­ðer­len­di­ren­Di­e­Welt,­“ABD’nin es­ki­An­ka­ra­Bü­yü­kel­çi­si­Wil­son’un­yaz­dý­ðý ve­ya­ban­cý­la­rýn­o­ku­ma­sý­nýn­ya­sak­ol­du­ðu­i­fa­de­e­di­len­bir­ra­por­da,­Türk­hü­kü­me­ti­nin 2002­yý­lýn­da­söz­ko­nu­su­u­çuþ­la­ra­i­zin­ver­di­ði ve­2006­yý­lý­nýn­Þu­bat­a­yýn­da­bu­iz­ni­kal­dýr­dý­ðý,­bu­dö­nem­de­Ýn­cir­lik’te­ki­üs­se­CI­A’in­24

u­çuþ­yap­tý­ðý”­kay­de­dil­di. Bü­yü­kel­çi­Wil­son’un­8­Ha­zi­ran­2006­ta­ri­hin­de,­bu­gün­ABD­Ha­va­Kuv­vet­le­ri­Ko­mu­ta­ný­o­lan­Nor­ton­A.­Schwartz’a­gön­der­di­ði tah­min­e­di­len­ra­por­da,­“Türk­Si­lâh­lý­Kuv­vet­le­ri­bi­ze­Ýn­cir­lik’i,­2002­yý­lýn­dan­i­ti­ba­ren ‘Fun­da­men­tal­Jus­ti­ce’­o­pe­ras­yo­nu­çer­çe­ve­sin­de­tu­tuk­lu­na­kil­le­rin­de­ya­kýt­ik­ma­li­i­çin kul­lan­ma­mý­za­i­zin­ve­ri­yor­du.­An­cak­bu­iz­ni 2006­yý­lý­nýn­Þu­bat­a­yýn­da­kal­dýr­dý”­þek­lin­de­i­fa­de­kul­la­nýl­dý­ðý­be­lir­til­di. “Ra­po­run,­Schwartz’ýn­14­Ha­zi­ran­2006­ta­ri­hin­de­An­ka­ra’ya­yap­ma­yý­plan­la­dý­ðý­bir­zi­ya­ret­i­çin­ha­zýr­lan­mýþ­ol­du­ðu”­i­fa­de­e­di­len

ha­ber­de,­“ra­po­ra­gö­re­ay­rý­ca,­ABD­Ge­nel­kur­may­Baþ­kan­lý­ðý­nýn,­ye­ni­den­böy­le­bir­i­zin a­la­bil­mek­i­çin­ne­ler­ya­pýl­ma­sý­ge­rek­ti­ði­ni­dü­þün­dü­ðü­nün,­an­cak­bu­ko­nu­nun­Schwartz’ýn An­ka­ra­zi­ya­re­ti­sý­ra­sýn­da­e­le­a­lýn­ma­sý­nýn­uy­gun­gö­rül­me­di­ði­nin­kay­de­dil­di­ði”­bil­di­ril­di. “Schwartz’ýn­ 15­ Ha­zi­ran­ 2006­ ta­ri­hin­de yap­tý­ðý­ An­ka­ra­ zi­ya­re­ti­ sý­ra­sýn­da,­ dö­ne­min Dý­þiþ­le­ri­ Ba­kan­lý­ðý­ Söz­cü­sü­ Na­mýk­ Tan’ýn söz­ ko­nu­su­ u­çuþ­la­rý­ ya­lan­la­dý­ðý”­ be­lir­ti­len ha­ber­de,­“ra­por­da,­söz­ko­nu­su­u­çuþ­lar­sý­ra­sýn­da­ ha­va­a­la­nýn­da­ te­rör­ zan­lý­la­rý­na­ iþ­ken­ce­ya­pý­lýp­ya­pýl­ma­dý­ðý­nýn­i­se­bel­li­ol­ma­dý­ðý” kay­de­dil­di.­Berlin / aa

12 Eylül darbecileri niçin yargýlanmýyor? REFERANDUM son­ra­sýn­da­ 12­ Ey­lül­ dar­be­si­ni­ya­pan­Ke­nan­Ev­ren­ve­dö­ne­min yet­ki­li­le­ri­ hak­kýn­da­ suç­ du­yu­ru­sun­da­ bu­lu­nan­ ve ken­d i­l e­r i­n e­ Ke­n an Ev­ren’i­ Ko­ru­yan­la­rý Ýz­l e­m e­ Ko­m i­t e­s i (KE­KÝK)­a­dý­ný­ve­ren grup,­ dos­ya­ i­le­ il­gi­li iþ­lem­ yap­ma­dýk­la­rý­ ge­rek­çe­siy­le­sav­cý­la­rý­gö­re­ve ça­ð ýr­d ý.­ Ke­n an­ Ev­r en’in ha­la­i­fa­de­ye­çað­rýl­ma­dý­ðý­ný ha­týr­la­tan­ ey­lem­ci­ler­ iþ­lem yap­ma­yan­la­rý­ka­mu­o­yu­na­teþ­hir­ e­de­cek­le­ri­ni­ a­çýk­la­dý.­Ke­nan­Ev­ren­hak­kýn­da­ id­di­a­na­me­ ha­zýr­la­dý­ðý­ i­çin­ mes­lek­ten­ ih­raç­ e­di­len­ es­ki sav­cý­Sa­cit­Ka­ya­su­ve­sa­nat­çý­La­le­Man­sur’un­da­a­ra­la­rýn­da­ bu­lun­du­ðu­ grup,­ Be­þik­taþ’ta­ki­ Ýs­tan­bul­ Ad­li­ye­si’ne­ gel­di.­ ‘Ta­kip­te­yiz­ Ke­nan­ Ev­ren­ yar­gý­la­na­cak’­ ya­zý­lý

pan­kart­a­çan­grup­a­dý­na­sa­nat­çý­La­le­Man­sur­ ba­sýn­ a­çýk­la­ma­sý­ yap­tý.­ Dar­be­den 30­ yýl­ son­ra­ ya­pý­lan­ re­fe­ran­dum­da­ ‘yet­mez­ a­ma­ e­vet’ de­m e­l e­r i­n in­ en­ bü­y ük se­be­bi­nin­ Ke­nan­ Ev­ren ve­ ar­ka­daþ­la­rý­nýn­ yar­gý­la­na­bil­me­si­ni­ sað­la­mak ol­d u­ð u­n u­ i­f a­d e­ e­d en Man­sur,­“Re­fe­ran­dum­da­ha­yýr­di­yen­ler­ve­oy­la­ma­yý­boy­kot­ e­d en­l er­ bi­z im­ gi­b i­ bir haf­ta­ ön­ce­den­ suç­ du­yu­ru­su i­çin­im­za­top­la­ma­ya­baþ­la­mýþ­tý.­13­Ey­lül­sa­ba­hý­Tür­ki­ye’nin her­ye­rin­den­dar­be­ci­ler­hak­kýn­da­suç du­yu­ru­sun­da bu­lu­nul­muþ­tu.­ A­m a­ gö­rü­y o­r uz­ ki­ ne Ke­nan­ Ev­ren­ sav­cý­lý­ða­ i­fa­de­ye­ çað­rý­lý­yor­ ne­ de­ di­ðer­ dar­be­ci­ler­ hak­kýn­da­ iþ­lem­ ya­pý­lý­yor”­ de­di.­ Bir­ çok ül­ke­de­ dar­be­ci­le­rin­ yar­gý­lan­dý­ðý­ný­ be­lir­ten

Man­sur,­ “Ke­nan­ Ev­ren’i­ Ko­ru­yan­la­rý­ Ýz­le­me­ Ko­mi­te­si­ o­la­rak­ suç­ du­yu­ru­muz­ hak­kýn­da­ iþ­lem­ yap­ma­yan­ me­mu­run­dan­ a­mi­ri­ne,­ sav­cý­sýn­dan­ ha­ki­mi­ne,­ müs­te­þa­rýn­dan ba­ka­ný­na,­baþ­ba­ka­nýn­dan­Cum­hur­baþ­ka­ný­na­ka­dar­her­ke­si­iz­le­ye­ce­ðiz.­Mü­ra­ca­a­tý­mýz hak­kýn­da­ iþ­lem­ yap­ma­yan­la­rý­ a­dýy­la­ un­va­nýy­la­ka­mu­o­yu­na­du­yu­rup­teþ­hir­e­de­ce­ðiz” di­ye­ ko­nuþ­tu.­ Baþ­vu­ru­la­rý­ný­ ka­bul­ e­den Baþ­sav­cý­ Ve­ki­li­ Tu­ran­ Ço­lak­ka­dý­ ve­ dos­ya i­le­ gö­rev­len­di­ri­len­ sav­cý­ Ka­dir­ Al­tý­ný­þýk’ý gö­re­ve­ da­vet­ e­den­ Man­sur,­ “Ak­si­ tak­tir­de Ke­nan­ Ev­ren’i­ ko­ru­duk­la­rý­na­ ka­rar­ ve­rip ge­rek­li­iþ­lem­le­rin­ya­pýl­ma­sý­i­çin­A­da­let­Ba­ka­ný­ Sa­dul­lah­ Er­gin’e­ mü­ra­ca­at­ e­de­ce­ðiz. A­da­let­ Ba­ka­ný­ da­ Ke­nan­ Ev­ren’i­ ko­rur­sa Baþ­ba­kan­ ve­ son­ra­ Cum­hur­baþ­ka­ný’na­ gi­de­ce­ði­mi­zi­ bil­di­ri­riz”­ þek­lin­de­ ko­nuþ­tu. Sav­cý­lý­ða­dos­ya­yý­sor­duk­la­rý­ný­i­fa­de­e­den­a­vu­kat­Müc­te­ba­Ký­lýç,­‘du­ru­yor’­ce­va­bý­ný­al­dýk­la­rý­ný­ kay­det­ti.­ Ýþ­ken­ce­ su­çu­ ne­re­de­ iþ­len­miþ­se­ o­ra­da­ so­ruþ­tur­ma­ a­çý­la­bi­le­ce­ði­ni be­lir­ten­ Sa­vit­ Ka­ya­su­ da­ dar­be­ su­çun­ her yer­de­ iþ­len­di­ði­ni,­ bu­ se­bep­le­ her­ sav­cý­nýn yet­ki­li­ol­du­ðu­nu­söy­le­di.­Ýstanbul / cihan

Eski anayasaya yeni(!) mahkeme

AKIL MÝSAFÝRÝ AHMET BATTAL drbattal@yahoo.com

na­ya­sa­Mah­ke­me­si­ni­a­na­ya­sa­nýn­12­Ey­lül re­fe­ran­du­mun­dan­son­ra­ki­“ye­ni”­þek­li­ne­uy­dur­mak­a­ma­cýy­la­ha­zýr­la­nan­ka­nun­tas­la­ðý TBMM­ge­nel­ku­ru­lu­na­ge­li­yor.­ Ön­ce­a­na­ya­sa­nýn­ye­ni­i­ki­hük­mü­a­ra­sýn­da­ki­bir çe­liþ­ki­yi­a­çýk­la­ya­lým.­ A­na­ya­sa­nýn­148.­mad­de­si­ne­gö­re­“Bi­rey­sel­baþ­vu­ru­ya­i­liþ­kin­u­sul­ve­e­sas­lar­ka­nun­la­dü­zen­le­nir.”­ Oy­sa­ay­ný­a­na­ya­sa­nýn­149.­mad­de­si­ne­gö­re­i­se “A­na­ya­sa­Mah­ke­me­si­nin­ku­ru­lu­þu,­Ge­nel­Ku­rul ve­ bö­lüm­le­rin­ yar­gý­la­ma­ u­sul­le­ri,­ Baþ­kan,­ baþ­kan­ve­kil­le­ri­ ve­ ü­ye­le­rin­ di­sip­lin­ iþ­le­ri­ ka­nun­la; Mah­ke­me­nin­ça­lýþ­ma­e­sas­la­rý,­bö­lüm­ve­ko­mis­yon­la­rýn­ o­lu­þu­mu­ ve­ iþ­bö­lü­mü­ ken­di­ ya­pa­ca­ðý Ýç­tü­zük­le­dü­zen­le­nir.”­ “Ça­lýþ­ma­e­sas­la­rý”­“Bi­rey­sel­baþ­vu­ru­e­sas­la­rý”ný da­kap­sa­dý­ðý­na­gö­re,­alt­dü­zen­le­me­yap­ma­yet­ki­si ki­min?­Mec­li­sin­mi,­mah­ke­me­nin­mi? Ka­nun­yap­ma­der­be­der­li­ði­nin­bir­so­nu­cu­o­lan ve­bu­gün­ler­de­cid­dî­tar­týþ­ma­la­ra­da­ge­be­o­lan­bu çe­liþ­ki­as­lýn­da­da­ha­bü­yük­baþ­ka­bir­çe­liþ­ki­nin­de­va­mý­ve­yan­sý­ma­sý.­Þöy­le­ki;­ AYM,­ka­nun­la­rýn­ü­ze­rin­de,­a­ma­a­na­ya­sa­nýn­al­týn­da,­ya­ni­i­ki­si­nin­a­ra­sýn­da­bir­ko­num­da­ve­güç­te o­lan­bir­mah­ke­me.­Zi­ra­ka­nun­la­rýn­a­na­ya­sa­ya­uy­gun­lu­ðu­nu­de­net­le­mek­ve­yi­ne­a­na­ya­sa­ya­da­ya­na­rak­on­la­rý­ip­tal­et­mek­hak­ký­na­sa­hip.­ Bu­sta­tü­de­ki­bir­mah­ke­me­ye­“ka­nun”la­çe­ki­dü­zen ve­ri­le­mez.­An­cak­biz­zat­ken­di­si,­ken­di­iç­tü­zü­ðü­nü ya­par­ve­uy­gu­lar.­Ak­si­hal­de­bu­ay­nen,­TBMM­iç­tü­zü­ðü­nü,­me­se­lâ­Da­nýþ­tay’ýn­yap­ma­sý­na­ben­zer.­ Yan­lýþ­lýk­1960­ih­ti­lâ­li­ni­ya­pan­la­rýn­yaz­dýr­dýk­la­rý a­na­ya­sa­ya­koy­duk­la­rý­AYM­hak­kýn­da­ka­nun­yap­ma­ge­le­ne­ði­i­le­baþ­la­dý.­1982­A­na­ya­sa­sýn­dan­son­ra da­sür­dü.­Hem­de­6­Ka­sým­1983­se­çim­le­ri­i­le­o­lu­þan­par­la­men­to­nun­ça­lýþ­ma­ya­baþ­la­ma­sýn­dan­he­men­ön­ce­çý­ka­rý­lan­10­Ka­sým­1983­ta­rih­li­bir­ka­nun­la.­Þim­di­iþ­te­o­ka­nun­ye­ni­le­ni­yor. Bu­ çe­liþ­ki,­ kuv­vet­ler­ ay­rý­lý­ðý­ ku­ra­lý­nýn­ an­lam­sýz­laþ­tý­ðý­nok­ta­yý­da­göz­ler­ö­nü­ne­se­ri­yor­as­lýn­da.­(Ko­nu­nun­di­ðer­bir­yö­nü­hak­kýn­da­da­ha­ön­ce­de­yaz­mýþ­tým). Ye­ni­ka­nun­ta­sa­rý­sý­nýn­as­lý­na­ge­lin­ce,­12­Ey­lül re­fe­ran­du­mun­da­ “Yet­mez,­ a­ma­ e­vet”ler­le­ ger­çek­le­þen­de­ði­þik­lik,­mah­ke­me­nin­sis­te­mik­yet­ki­le­ri­ni­ de­ðiþ­tir­di.­ A­ma­ i­de­o­lo­jik­ yet­ki­le­ri­ne­ do­kun­ma­dý,­do­ku­na­ma­dý.­ Mah­ke­me­nin­i­de­o­lo­jik­yet­ki­le­ri,­a­na­ya­sa­nýn­i­de­o­lo­jik­ren­gin­den,­do­ku­sun­dan­ve­ko­ku­sun­dan kay­nak­la­ný­yor.­ Ya­ni­ baþ­lan­gý­cý­ da­hil­ her­ ye­ri­ne sin­miþ.­Bu­se­bep­le­AYM­geç­miþ­te­gö­re­vi­nin­sý­nýr­la­rý­ný­ be­lir­ler­ken­ 148­ ve­ de­va­mýn­da­ki­ mad­de­le­re­bak­mak­la­ye­tin­me­di.­ Hat­ta­ba­þör­tü­sü­ka­ra­rýn­da­ve­re­fe­ran­dum­la­ge­çen de­ði­þik­lik­ler­le­il­gi­li­ka­ra­rýn­da­ol­du­ðu­gi­bi,­bak­ma­ma­sý­ge­re­ken­yer­den­bak­tý.­A­na­ya­sa­nýn­ü­ze­ri­ne­çýk­tý.­ O­hal­de,­ö­nem­li­o­lan,­mah­ke­me­nin­ken­di­yet­ki sý­ný­rý­na­çe­kil­me­si.­Bu­nu­ya­pa­cak­o­lan­da­ar­týk­a­na­ya­sa­nýn­“ken­di­si”­ya­ni­met­ni­ve­a­na­ya­sa­nýn­tat­bik­çi­si­ya­ni­AYM­de­ðil,­a­na­ya­sa­nýn­sa­hi­bi­ya­ni­halk.­ Bu­tar­týþ­ma­yý­ve­güç­ça­týþ­ma­sý­ný­ya­kýn­za­man­da ye­ni­den­gö­re­ce­ðiz.­Se­çim­den­son­ra­ya­pý­la­cak­o­lan bir­a­na­ya­sa­de­ði­þik­li­ði,­gü­nün­mu­ha­le­fe­ti­ta­ra­fýn­dan,­u­sul­den­gi­rip­e­sas­tan­gö­rüþ­me­si­i­çin­AYM’nin ö­nü­ne­gö­tü­rü­le­cek.­ Ve­ba­ka­ca­ðýz.­Ye­ni­ü­ye­ler­le­ve­ye­ni­gö­rev­ler­le tah­kim­e­dil­miþ­o­lan­ye­ni­AYM­“Bu­iþ­be­nim­yet­ki a­la­ným­da­de­ðil”­mi­di­ye­cek­yok­sa­yi­ne­es­ki­tar­zý­na de­vam­e­dip­“Güç­ben­de”­mi­di­ye­cek?­ AYM’ye­ye­ni­ü­ye­o­la­rak­se­çi­len­le­rin­“ba­þör­tü­sü­ne­öz­gür­lük­bil­di­ri­si”ne­im­za­a­týp­at­ma­dýk­la­rý­da el­bet­te­ö­nem­li,­a­ma­da­ha­da­ö­nem­li­si,­bu­so­ru­ya ne­ce­vap­ve­re­cek­le­ri.­“A­na­ya­sa­ben’im”­mi­di­ye­cek­ler,­yok­sa­“A­na­ya­sa­mil­le­tin,­ben­de­mil­le­tin­ha­ke­mi­yim,­ta­raf­de­ði­lim”­mi­di­ye­cek­ler.­ ««« Ge­çen­ak­þam,­ka­la­ba­lýk­bir­hem­þeh­ri­ye­me­ðin­de Has­Par­ti­Ge­nel­Baþ­ka­ný­Nu­man­Kur­tul­muþ’u­din­le­dim.­De­mok­ra­si­vur­gu­suy­la,­ge­niþ­kül­tü­rüy­le­ve gü­zel­hi­ta­be­tiy­le­sa­lo­nu­ol­duk­ça­et­ki­le­di.­ A­ma,­… “Mus­ta­fa­Ke­mal­hak­kýn­da­ve­Sa­id­Nur­sî­Hak­kýn­da­ne­dü­þü­nü­yor­su­nuz”­so­ru­su­na­ver­di­ði­ce­vap en­te­re­san­dý.­ Ö­zet­le;­ “Mus­ta­fa­Ke­mal­dev­le­ti­mi­zin­ku­ru­cu­su­dur,­or­tak­de­ðe­ri­miz­dir,­sa­hip­çý­ka­ca­ðýz,­yýp­ra­týl­ma­sý­na­i­zin­ve­re­me­yiz;­Sa­id­Nur­sî­de­zor­þart­lar­da­i­man hiz­me­ti­yap­mýþ­de­ðer­li­bir­â­lim­dir;­bu­i­ki­si­ni­ça­tý­þý­yor­gi­bi­gös­ter­mek­kim­se­ye­ya­rar­sað­la­maz”­de­di.­ Ben­de­niz­i­se­“A­na­ya­sa­da­ve­si­ya­sî­par­ti­ler­ka­nu­nun­da­ya­zan­‘A­ta­türk­il­ke­le­ri’ni­sa­vun­ma­mec­bu­ri­ye­ti­ve­an­lam­sýz­lý­ðý­hak­kýn­da­da­ma­kul­bir­þey­ler­o­ku­muþ­ol­say­dý­keþ­ke”­de­dim­i­çim­den.­­ Son­ra­dan­par­ti­nin­web­say­fa­sý­na­bak­tým,­Mus­ta­fa­Ke­mal’e­her­han­gi­bir­re­fe­rans­gö­re­me­dim­ve do­la­yý­sýy­la­ve­ri­len­ce­va­ba­bir­ke­re­da­ha­þa­þýr­dým.

A


6

YENÝASYA / 18 OCAK 2011 SALI

YURT HABER

Seyyar satýcýlara kýzan pazar esnafý tezgâh açmadý

Aðrý’da SODES projeleri tanýtýldý AÐRI’DA Sos­yal­Des­tek­Prog­ra­mý­(SO­DES)­kap­sa­mýn­da­ka­bul e­di­len­54­pro­je­nin­ta­ný­tý­mý,­dü­zen­le­nen­prog­ram­la­ger­çek­leþ­ti­ril­di.­Prog­ram­da,­pro­je­le­rin uy­gu­lan­ma­sý­a­þa­ma­sýn­da­ye­ri­ne ge­ti­ril­me­si­ge­re­ken­yü­küm­lü­lük­ler­ve­iþ­le­yiþ­hak­kýn­da­bil­gi ve­ril­di.­Top­lan­tý­nýn­i­kin­ci­bö­lü­mün­de ko­nu­þan­Að­rý­Va­li­si­A­li Yer­li­ka­ya,­2010­yý­lýn­da­prog­ra­ma da­hil­e­di­len­Að­rý’da,­ilk­ol­ma­sý­na rað­men­cid­dî­bir­ka­tý­lým­ol­du­ðu­nu,­2011­yý­lýn­da­da­ha­faz­la­ol­ma­sý­ný­um­duk­la­rý­ný­be­lirt­ti.­Va­li Yer­li­ka­ya,­“Bu­yýl­55­pro­jey­le­en çok­des­tek­a­lan­ye­din­ci­il­ol­duk. Þim­di­sý­ra, ak­ta­rý­lan­kay­nak­la­rýn­a­ma­cý­na­uy­gun­o­la­rak­ha­ya­ta­ge­çi­ril­me­sin­de­dir.­SO­DES ça­lýþ­ma­la­rý­ný­yü­rü­ten­e­ki­bi­miz Va­li­Yar­dým­cý­mýz­Mu­rat­Gü­ven’in­ko­or­di­ne­sin­de,­pro­je­le­rin­en­i­yi­þe­kil­de­so­nuç­lan­ma­sý i­çin­bü­yük­bir­gay­ret­sarf­et­mek­te­dir.­Des­tek­a­lan­pro­je­le­rin­i­çin­de­de­vam­lý­lý­ðý­o­lan­pro­je­ler­de var.­Bu­yýl­ye­ni­pro­je­ler­de­or­ta­ya çý­ka­cak” de­di.­Aðrý / cihan

Siverek ilçesinde 5 bin kiþilik bir katýlým ile kan davalý iki aile barýþtýrýldý. Barýþ yemeði için 4 çadýr ve meydana masalar kuruldu. FOTOÐRAFLAR: CÝHAN

Beþ bin kiþilik barýþ yemeði DOÐU ve­Gü­ney­do­ðu’nun­ka­na­yan ya­ra­sý­o­lan­kan­dâvâ­la­rý­bir­bir­so­na e­rer­ken,­Si­ve­rek­il­çe­sin­de­5­bin­ki­þi­lik bir­ka­tý­lým­i­le­kan­dâvâ­lý­i­ki­a­i­le­ba­rýþ­tý­rýl­dý.­Þan­lý­ur­fa’nýn­Si­ve­rek­il­çe­si­ne bað­lý­Çel­tik­kö­yün­de­bir­ay­ön­ce­çý­kan­a­ra­zi­kav­ga­sýn­da,­3­ki­þi­nin­öl­me­si­4­ki­þi­nin­ya­ra­lan­ma­sý­i­le­baþ­la­yan­kan­dâvâsý­na­ba­rýþ­la­son­ve­ril­di. Kan­dâ­vâlý­Ý­zol­a­þi­re­ti­ne­men­sup Ka­ya­ve­Kýr­mý­zý­te­pe­a­i­le­le­ri­to­ka­la­þa­rak­ba­rýþ­tý.­Çel­tik­kö­yün­de,­gün­ler ön­ce­sin­de­bü­tün­ha­zýr­lýk­lar­ta­mam­lan­dý.­4­bü­yük­ça­dýr­i­le­bir­lik­te­bin­ler­ce­ki­þi­i­çin­o­tu­rum­a­la­ný­ha­zýr­la­-

týl­dý.­Þan­lý­ur­fa’nýn­en­bü­yük­a­þi­ret­le­rin­den­bi­ri­si­o­lan­Ý­zol­a­þi­re­ti­ne men­sup­i­ki­köy­a­ra­sýn­da­çý­kan­kav­ga­ü­ze­ri­ne,­a­þi­re­te­men­sup­i­ki­köy a­ra­sýn­da­ki­kav­ga­nýn­bü­yü­me­me­si ve­kav­ga­la­rýn­kan­dâ­vâ­sý­na­dö­nüþ­me­me­si­i­çin­ta­raf­lar­a­ra­sýn­da­ba­rýþ gö­rüþ­me­le­ri­baþ­la­dý.­Her­i­ki­a­i­le­nin ba­rýþ­is­te­me­si­ü­ze­ri­ne­Çel­tik­kö­yün­de­gör­kem­li­bir­tö­ren­ya­pýl­dý.­Kan dâvâ­lý­Ka­ya­a­i­le­si­a­dý­na­Si­nan­Ka­ya, Kýr­mý­zý­te­pe­a­i­le­si­a­dý­na­i­se­Mus­ta­fa Kýr­mý­zý­te­pe­ve­ya­kýn­la­rý­köy­mey­da­nýn­da­bin­ler­ce­ki­þi­nin­hu­zu­run­da­to­ka­la­þa­rak­ba­rýþ­tý.­Þanlýurfa / cihan

Okyanus Koleji engelleri kaldýrýyor EÐÝTÝM ve­Ya­þam­Mer­ke­zi­slo­ga­nýy­la­yo­la­çý­kan Ok­ya­nus­Ko­lej­le­ri,­her­ay­fark­lý­bir­sos­yal­so­rum­lu­luk­pro­je­si­ne­im­za­a­ta­rak­öð­ren­ci­le­rin­pay­la­þým­cý ve­top­lu­ma­ya­rar­lý­bi­rey­ler­ol­ma­la­rý­i­çin­bü­yük­ça­ba­sarf­e­di­yor.­Yaz­ay­la­rýn­da­ma­hal­le­ma­hal­le­do­la­þa­rak­ön­ce­so­kak­hay­van­la­rý­nýn­su­suz­kal­ma­ma­sý­i­çin­cad­de­le­re­su­kap­la­rý­bý­ra­kan­öð­ren­ci­ler,­yaz­so­nun­da­da­ken­di­kam­püs­le­ri­ne­ya­kýn­böl­ge­ler­de­ki sa­hil­le­ri­gün­bo­yun­ca­biz­zat­ken­di­le­ri­te­miz­le­ye­rek bü­yük­le­ri­ne­ör­nek­ol­muþ­lar­dý.­Ok­ya­nus­Ko­lej­le­ri Öð­ren­ci­le­ri­bu­de­fa­da­en­gel­li­va­tan­daþ­lar­i­çin­bü­yük­bir­sos­yal­so­rum­lu­luk­pro­je­si­ne­im­za­at­tý.­“En­-

e­di­üz­za­man­Sa­id­Nur­sî’nin­M.­Ke­mal’le­kar­þý­laþ­ma­sýn­dan­ri­ya­set­o­da­sýn­da­ki­ve­da­ha­son­ra­ki­gö­rüþ­me­ler­de­ye­ni­“in­ký­lâ­b-ý­â­zi­min­(bü­yük­deðiþimin)­te­mel­taþ­la­rý­nýn­sað­lam­ol­ma­sý­ge­rek­ti­ði”­ha­ki­kat­li­na­si­hat­la­rý­na­ve­i­kaz­la­rý­na­kar­þý­lýk, ken­di­tâ­bi­rin­ce­“A­na­ka­ra­re­is­le­ri,”­din­den­tec­rid plân­la­rý­ný­tek­tek­tat­bi­ka­ta­sok­ma­ya­ça­lý­þýr­lar… Doð­ru­su,­Be­di­üz­za­man’ýn­ve­Bi­rin­ci­Mec­lis’te­ki me­bus­la­rýn­þâ­hid­li­ðiy­le,­“me­bus­la­ra,­u­mûm­ku­man­dan­la­ra­ve­u­le­ma­ya­da­ðý­týp­o­kut­tur­du­ðu­ve­re­is­le­(M.­Ke­mal’le)­þid­det­li­bir­mü­nâ­ka­þa­ya­se­be­bi­yet ve­ren­be­yan­nâ­me”den­son­ra­Mec­lis’te­el­li-alt­mýþ me­bus­i­çin­de­kar­þý­lýk­lý­fi­kir­te­â­ti­siy­le­baþ­la­yan­sü­reç­te­M.­Ke­mal’in­‘Si­zin­gi­bi­kah­ra­man­bir­ho­ca­bi­ze­lâ­zým­dýr.­Si­zi­yük­sek­fi­kir­le­ri­niz­den­is­ti­fa­de­et­mek­i­çin­bu­ra­ya­ça­ðýr­dýk;­gel­di­niz,­en­ev­vel­na­ma­za da­ir­þey­le­ri­yaz­dý­nýz,­a­ra­mý­za­ih­ti­lâf­ver­di­niz”­sö­züy­le­týr­ma­nan­tar­týþ­ma­lar­týr­ma­nýr.­Be­düz­za­man’ýn, “bir­kaç­mâ­kul­ce­va­bý­ver­dik­ten­son­ra,­þid­det­le­ve hid­det­le­i­ki­par­ma­ðý­ný­i­le­ri­u­za­ta­rak,­‘Pa­þa,­Pa­þa!­Kâ­i­nat­ta­en­yük­sek­ha­ki­kat­i­man­dýr;­i­man­dan­son­ra na­maz­dýr.­Na­maz­kýl­ma­yan­ha­in­dir,­ha­i­nin­hük­mü mer­dut­tur”­mu­ka­be­le­siy­le­da­ha­da­a­lev­le­nir.­ An­cak­bü­tün­bu­gö­rüþ­me­ler­de­Be­düz­za­man,­da­ha­Ýs­tan­bul’da­i­ken­sez­di­ði­bu­“sin­sî­plân­lar”a­ya­kýn­dan­þâ­hid­o­lur.­Tes­bit­le­ri­nin­doð­ru­lu­ðu­nu­biz­zat te­yid­e­der.­1935’te­ki­Es­ki­þe­hir­Mah­ke­me­si’nde “Bun­dan­on­i­ki­se­ne­ev­vel­An­ka­ra­re­is­le­ri,­Ýn­gi­liz­le­re­kar­þý­Hu­tû­va­t-ý­Sit­te­nâ­mýn­da­ki­e­se­rim­le­mü­ca­he­dâ­tý­mý­tak­dir­e­dip,­be­ni­o­ra­ya­is­te­di­ler.­Git­tim, gi­di­þat­la­rý­be­nim­ih­ti­yar­lýk­his­si­ya­tý­ma­uy­gun­gel­me­di…”­di­ye­i­fâ­de­e­der…­

B

ANKARA’YI ÝKAZ, ANKARA REÝSLERÝNÝ “ÝNZAR” “An­ka­ra­re­is­le­ri”nin­“Bi­zim­le­be­ra­ber­ça­lýþ”­tek­lif­le­ri­ni­“Ye­ni­Sa­id­ö­te­ki­dün­ya­ya­ça­lýþ­mak­is­ti­yor.­Si­zin­le be­ra­ber­ça­lý­þa­maz.­Fa­kat­si­ze­de­i­liþ­mez”­söz­le­riy­le red­de­den­Be­di­üz­za­man,­“An­ka­ra­i­le­ne­den­an­la­þa­ma­dý­ðý­ný”­e­ser­le­rin­de­a­çýk­ça­i­zâh­e­der.­“E­vet,­ben­An­ka­ra­re­is­le­rin­de,­hu­su­san­Re­i­si­cum­hur­da­mu­an­nid­ve bü­yük­de­ha­his­set­tim.­Ve­de­dim,­Bu­de­ha­yý­kuþ­ku­lan­dýr­mak­la­an’a­nat­(di­nî­e­sas­lar­ve­þe­â­ir­ler)­a­ley­hi­ne çe­vir­mek­câ­iz­de­ðil­dir.­O­nun­i­çin­ne­ka­dar­e­lim­den gel­miþ­i­se,­dün­ya­la­rýn­dan­çe­kil­dim,­ka­rýþ­ma­dým…” cüm­le­si­nin­an­la­mý­bu. (Ta­rih­çe-i­Ha­yat,­341-342) Böy­le­ce­Be­di­üz­za­man,­son­rad­de­ye­ka­dar­“teb­lið”­ve­“i­kaz”­va­zi­fe­si­ni­ye­ri­ne­ge­ti­re­rek,­söz­ko­nu­su din­den­ve­mâ­ne­vi­yat­tan­bî­beh­re­sap­ma­la­ra­kar­þý ge­rek­li­bü­tün­i­kaz­la­rý­ya­par;­ha­ki­kat­na­za­rýn­da­ve mâ­ne­vî­â­lem­de­mu­a­rýz­la­ra­hiç­bir­“mâ­ze­ret”­bý­rak­maz.­Bir­Ýs­lâm­â­li­mi­o­la­rak­“in­zar­da­ki­(i­kaz­la­hak­ka dâ­vet­te­ve­doð­ru­yu­bil­dir­me­de­ki)”­va­zi­fe­si­ni­i­fâ­e­-

gel­le­ri­Kal­dý­ra­lým”­slo­ga­nýn­dan­yo­la­çý­ký­la­rak­o­luþ­tu­ru­lan­pro­je­de­bü­tün­þu­be­le­rin­öð­ren­ci­le­ri­yer­al­dý.­Ka­sým­a­yýn­da­start­a­lan­“Ma­vi­Ka­pak­Top­la­ma Kam­pan­ya­sý”­ol­duk­ça­ba­þa­rý­lý­so­nuç­lar­ver­di­ve­bir ay­i­çin­de­Ok­ya­nus­Ko­le­ji­Öð­ren­ci­le­ri­tam­250­kg ma­vi­ka­pak­top­la­ma­yý­ba­þar­dý.­Top­la­nan­ka­pak­lar­la­A­ta­þe­hir­Be­le­di­ye­si’nden­en­gel­li­san­dal­ye­si­tes­lim­a­lýn­dý­ve­öð­ren­ci­ler­ilk­en­ge­li­kal­dýr­dý.­Bü­yük­çek­me­ce’de­ya­þa­yan­ve­yan­lýþ­te­da­vi­so­nu­cu­yü­rü­me­en­gel­li­o­lan­10­ya­þýn­da­ki­E­min­De­ðir­men­ci,­ar­ka­daþ­la­rý­nýn­ger­çek­leþ­tir­di­ði­bu­pro­je­sa­ye­sin­de­en­Bir ay içinde 250 kg mavi kapak toplamayý baþaran Okyanus Koleji gel­li­san­dal­ye­si­ne­ka­vuþ­tu.­Ýstanbul / Yeni Asya öðrencileri, 10 yaþýndaki Emin Deðirmenci’yi tekerlekli sandalye sahibi yaptýlar.

ELAZIÐ’DA pa­zar­es­na­fý,­kent­te­sey­yar sa­tý­cý­la­rýn­ço­ðal­dý­ðý­ný­ve­iþ­le­ri­ne­en­gel­ol­duk­la­rý­ný­ö­ne­sü­re­rek­tez­gah­aç­ma­dý. Ga­zi­Cad­de­si­Ýl­ler­Ban­ka­sý­nýn­üst­ta­ra­fýn­da­ku­rul­ma­sý­ge­re­ken­‘’Pa­zar­te­si­Pa­za­rý’’­i­çin­ge­len­es­naf,­sey­yar­sa­tý­cý­la­ra­tep­ki a­ma­cýy­la­a­raç­la­rýn­dan­mal­la­rý­ný­in­dir­me­di.­Þeh­rin­her­nok­ta­sýn­da­sey­yar­sa­tý­cý­la­rýn­ol­du­ðu­nu­be­lir­ten­es­naf,­ken­di­le­ri­nin tüm­ver­gi­le­ri­ver­dik­le­ri­ni,­sey­yar­sa­tý­cý­la­rýn­i­se­hiç­bir­ver­gi­ö­de­me­den­ken­di­iþ­le­ri­ne­en­gel­ol­duk­la­rý­ný­ve­hak­sýz­ka­zanç el­de­et­tik­le­ri­ni­söy­le­di.­E­la­zýð­Pa­zar­cý­lar O­da­Baþ­ka­ný­Ýb­ra­him­Öz­de­mir,­pa­zar ye­rin­de­ga­ze­te­ci­le­re­yap­tý­ðý­a­çýk­la­ma­da, þe­hir­de­sey­yar­sa­tý­cý­la­rýn­sa­yý­sý­nýn­ar­tý­ðý­ný,­ge­li­þi­gü­zel­her­yer­de­sa­týþ­yap­týk­la­rý­ný

24 OCAK’TA ANKARA’DA MECLÝS ÖNÜNDE YAPILACAK

Tabiat Kanunu’na karþý protesto TABÝAT Ka­nu­nu’na­kar­þý­o­lan­grup­lar, An­ka­ra’da­TBMM’nin­ö­nün­de­Ta­bi­a­tý­ve­Bi­yo­çe­þit­li­li­ði­Ko­ru­ma­Ka­nun­Ta­sa­rý­sý’ný­pro­tes­to­et­mek­i­çin bi­ra­ra­ya­ge­le­cek.­Ba­sýn­a­çýk­la­ma­sýn­da­Tür­ki­ye­Su­Mec­li­si­de­da­hil­ol­mak­ü­ze­re­hiç­bir­o­lu­þu­mun­ bay­ra­ðý­ ve­ya is­mi­kul­la­nýl­ma­ya­cak.­Ka­tý­lým­cý­lar­ yal­nýz­ca­ “ver­me­ye­ce­ð iz”­ a­n a­ me­s a­j ý­ al­t ýn­d a bir­le­þe­cek­ ve­ hiç­bir­ o­lu­þu­mun­ kim­li­ði­ ön­ pla­na­ çý­ka­rýl­ma­ya­cak.­ Ba­sýn­ a­çýk­la­ma­sý­nýn­ üst­baþ­lý­ðý­ “A­na­do­lu’yu ver­me­ye­ce­ðiz”­ o­la­cak.­ Va­di­ler­den­ ve­ya­ Tür­ki­ye’nin­ di­ðer­ böl­ge­le­rin­den­ ge­len­ler­ “ver­me­ye­ce­ðiz”­ vur­gu­su­nu­ güç­len­di­ren­ “Gök­su’yu­ ver­me­ye­ce­ðiz”,­“Tuz­Gö­lü’nü­ver­me­ye­ce­ðiz”­gi­bi pan­kart­lar­ta­þý­ya­cak­ve­is­te­yen­ka­tý­lým­

BAÞKENT YAZILARI

Bediüzzaman’ýn Meclis’te M. Kemal’le tartýþmasý ve “mektup” (9)

Bediüzzaman Said Nursî’nin Ankara’dan ayrýlýþ sebebi… “ANKARA REÝSLERÝ”NÝ ÝKAZ VE “ANLAÞAMAMA”

CEVHER ÝLHAN cevher@yeniasya.com.tr

der.­­(Ý­þâ­rât’ül­Ý’câz.­69,­94-95) Din­dý­þý­gi­di­þâ­týn,­“bey­yan­nâ­me”de­be­lir­til­di­ði­gi­bi­Ku­va­yý­Mil­li­ye’nin­mâ­nâ­sý­na,­ka­za­ný­lan­za­fe­rin ru­hu­na­ve­Ýs­tik­lâl­sa­va­þý­nýn,­þe­hid­ve­ga­zi­le­rin­dâ­vâ­sý­na­ve­du­a­sý­na­ay­ký­rý­ol­du­ðu­nu­be­lir­tir.­Ne­ti­ce­nin kö­tü­o­la­ca­ðý­ný­bil­di­rir.­Bu­kö­tü­lük­ten­ve­yan­lýþ­gi­diþ­ten­vaz­ge­çir­me­ye­di­di­nir.­Baþ­ta­mil­lî­mü­ca­de­le­ol­mak­ü­ze­re­el­de­e­di­len­ba­þa­rý­la­rýn,­gay­ret­le­rin­bo­þa git­me­me­si­i­çin­sa­kýn­dý­rýr…­ Ne­var­ki­“Mec­lis-i­Me­bu­san­da­(Bi­rin­ci­Mec­lis­te) di­ne­kar­þý­gör­dü­ðü­lâ­kayt­lýk­ve­Garp­lý­laþ­mak­(Ba­tý­lý­laþ­mak)­ba­ha­ne­si­al­týn­da­Türk­mil­le­ti­nin­me­fâ­hir-i ta­ri­hi­ye­si­(ta­ri­hî­if­ti­har­ve­si­le­le­ri)­o­lan­þe­â­ir-i­Ýs­lâ­mi­ye­den­(Ýs­lâ­mî­e­sas­ve­a­lâ­met­ler­den)­bir­so­ðuk­luk gör­dü­ðü­i­çin,­meb’us­la­rýn­i­ba­de­te,­bil­has­sa­na­ma­za mü­da­vim­ol­ma­la­rý­nýn­(de­vam­et­me­le­ri­nin)­lü­zum ve­e­hem­mi­ye­ti­ne­da­ir­me­bus­la­ra­neþ­re­dip­da­ðýt­tý­ðý” ve­Kâ­zým­Ka­ra­be­kir­Pa­þa’nýn­M.­Ke­mal’e­o­ku­du­ðu “be­yân­nâ­me”de­ki­ih­tar­la­rý­na­rað­men,­baþ­ta­M.­Ke­mal­ol­mak­ü­ze­re­“An­ka­ra­re­is­le­ri”­ak­si­ne­“ye­ni­re­ji­mi”­da­yat­ma­ya­de­vam­e­der­ler.­ (Ta­rih­çe-i­Ha­yat, 218-219) Bu­nun­ü­ze­ri­ne­Be­di­üz­za­man­Pey­gam­be­rî­me­tod­la,­“fe­sâ­dýn­hal­ka­si­râ­yet­et­me­me­si­ve­her­ke­sin­ken­di­ni­ta­hâf­fu­zu­(ko­ru­ma­sý)­i­çin­ve­bu­mes­le­ðin­(din­dý­þý tat­bi­ka­týn)­fe­nâ­ol­du­ðu­nu­i­lân­e­der.” (Ý­þâ­rât’ül­Ý’câz. 94-95)

Be­di­üz­za­man,­ha­ya­tý­nýn­mü­him­gâ­ye­le­ri­a­ra­sýn­da­gös­ter­di­ði,­din­ve­fen­i­lim­le­ri­nin­be­ra­ber­o­ku­tu­la­ca­ðý­“Med­re­se­tüzzeh­ra­/­Þark­Ü­ni­ver­si­te­si”­pro­je­si­ne­Sul­tan­Re­þad’ýn­ver­di­ði­ve­Bi­rin­ci­Dün­ya­Sa­va­þýy­la­a­kim­ka­lan­on­do­kuz­bin­al­týn­li­ra­nýn,­i­ki­yüz me­bus­i­çin­de­yü­zalt­mýþ­üç­me­bu­sun­im­za­sýy­la,­yüz el­li­bin­bank­no­ta­ib­lað­e­di­le­rek­ka­bul­e­dil­me­si­ne rað­men,­“An­ka­ra­re­is­le­ri­i­le­ça­lýþ­ma­ma”­ka­ra­rý­ný­a­lýr. “Be­þin­ci­Þu­a­as­lý­nýn­ver­di­ði­ha­be­rin­bir­kýs­mý­ný­o­ra­da­bir­a­dam­da­gör­düm.­Mec­bu­ri­yet­le­o­çok­e­hem­mi­yet­li­va­zi­fe­le­ri­bý­rak­tým.­Ve­‘bu­a­dam­la­ba­þa­çý­kýl­maz,­mu­ka­be­le­e­dil­mez’­di­ye­dün­ya­yý­ve­si­ya­se­ti­ve ha­ya­tý­iç­ti­mâ­i­ye­yi­ter­ke­dip,­yal­nýz­i­ma­ný­kur­tar­mak yo­lun­da­vak­ti­mi­sar­fet­tim”­cüm­le­siy­le­a­çýk­lar. (Þu­â­lar,­On­Dör­dün­cü­Þu­a,­314) Bu­hu­su­su,­“Re­i­si­cum­hu­ra­gön­de­ri­len­is­ti­dâ­nýn zey­li­dir­ki,­mec­bur­ol­dum­yaz­ma­ya”­baþ­lýk­lý­mek­tup­ta,­“Ba­na­hü­cum­e­den­ga­raz­kâr­la­rýn­en­e­sas­lý­se­be­bi,­Mus­ta­fa­Ke­mal’in­dost­lu­ðu­ve­ta­raf­gir­li­ði­ve­si­le­siy­le­be­ni­e­zi­yor­lar”­di­ye­a­çýk­ça­be­yân­e­der.­“Ben de­o­ga­raz­kâr­la­ra­de­rim­ki:­Öl­müþ­git­miþ­ve­dün­ya­dan­ve­hü­kû­met­ten­a­lâ­ka­sý­ke­sil­miþ­bir­a­dam­hak­kýn­da­o­tuz­se­ne­ev­vel­bir­ha­dis-i­þe­ri­fin­ih­ba­rýy­la Kur’ân’a­za­rar­lý­öy­le­bir­a­dam­çý­ka­cak­de­di­ði­mi­ve son­ra­Mus­ta­fa­Ke­mal­o­a­dam­ol­du­ðu­nu­za­man gös­ter­di”­i­bâ­re­siy­le­ö­zet­ler. Pe­þin­den­“Beþ­yüz­se­ne­den­be­ri­kah­ra­man­lý­ðýy­la ve­hak­pe­rest­li­ðiy­le­dün­ya­ya­mey­dan­o­ku­yan­kah­ra­man­bir­or­du­nun­þe­re­fi­ni­ve­za­fe­ri­ni­hi­lâf-ý­ha­ki­kat (ger­çe­ðe­ay­ký­rý)­o­la­rak­M.­Ke­mal’e­ver­me­di­ðim­i­çin, ga­raz­kâr­dost­la­rý,­be­ni­yir­mi­se­ne­dir­ba­ha­ne­ler­le­ta­zip­e­di­yor­lar­(iþ­ken­ce­ve­sý­kýn­tý­ve­ri­yor­lar)”­di­yen Be­di­üz­za­man,­“E­vet,­mah­ke­me­de­is­pat­et­ti­ðim­gi­bi, “Þe­ref­ler,­müs­bet­ha­yýr­lar,­mad­dî-mâ­ne­vî­ga­ni­met­ler­or­du­ya,­ce­ma­a­te­ve­ri­lir,­tev­zi­e­di­lir­(da­ðý­tý­lýr);­ku­sur­lar,­men­fi­ic­ra­at­lar­ba­þa,­re­i­se­ve­ri­lir’­di­ye­bir­ka­i­-

i­fa­de­et­ti.­Bu­du­rum­dan­kay­nak­la­nan­ra­hat­sýz­lýk­la­rý­ný­ka­mu­o­yu­na­du­yur­mak­i­çin­bu­gün­tez­gah­la­rý­ný­aç­ma­dýk­la­rý­ný­be­lir­ten­Öz­de­mir,­‘’Be­le­di­ye­e­kip­le­ri­nin,­bu sa­tý­cý­la­rý­bel­li­bir­mer­kez­de­top­la­ma­sý­te­mel­ar­zu­muz­dur.­E­ðer­böy­le­bir­uy­gu­la­ma­ya­pýl­ma­sa­ar­ka­daþ­la­rý­mý­zýn­ey­le­mi bir­haf­ta­de­vam­e­de­cek,­bir­haf­ta­bo­yun­ca­hiç­bir­pa­zar­da­tez­gah­a­çýl­ma­ya­cak’’ de­di.­Öz­de­mir,­tep­ki­le­rin­de­taþ­kýn­lýk­ol­ma­ya­ca­ðý­ný,­sa­de­ce­so­run­la­rý­çö­zü­le­ne ka­dar­tez­gah­aç­ma­ya­cak­la­rý­ný­söz­le­ri­ne ek­le­di.­Be­le­di­ye­Baþ­kan­Yar­dým­cý­sý­Ce­mil­Çift­çi,­pa­zar­cý­es­na­fý­nýn­ya­nýn­da­ol­duk­la­rý­ný,­so­run­la­rý­ný­bil­dik­le­ri­ni­ve­sey­yar­sa­tý­cý­la­ra­kar­þý­ça­lýþ­ma­la­rýn­de­vam et­ti­ði­ni­kay­det­ti.­Elazýð/aa

de-i­ha­ki­kat­le,­‘Kah­ra­man­or­du­nun­ve­bil­fi­il­as­ker­ve as­ker­ba­þýn­da­ça­lý­þan­ce­sur­za­bit­le­rin­za­fer­le­ri­ve­þe­ref­le­ri­Mus­ta­fa­Ke­mal’e­ve­ril­mez;­bel­ki­(bi­lâ­kis)­ku­sur­lar,­ha­ta­lar­yal­nýz­o­na­ve­ri­lir’­di­ye,­be­ni­o­nu­sev­me­mek­le­it­ham­e­den­le­ri,­kah­ra­man­or­du­yu­sev­me­mek­le­ve­þe­ref­le­ri­ni­kýr­mak­la­it­ham­e­dip,­on­la­ra­ha­in-i­mil­let­na­za­rýy­la­ba­ký­yo­rum.­Bu­ha­ki­ka­ti­mah­ke­me­de­is­pat­et­ti­ðim­gi­bi,­o­nun­mu­an­nid­dost­la­rý­na da­is­pat­et­me­ye­ha­zý­rým”­mü­da­fa­a­sýn­da­bu­lu­nur.­ A­ka­bin­de­i­se­“E­vet,­çok­e­mâ­re­ler­le­bil­dik­ki,­ba­na hü­cum­e­den­le­ri­tah­rik­e­den,­Mus­ta­fa­Ke­mal­e­i­ti­ra­zým­dýr­ve­o­na­dost­ol­ma­dý­ðým­dýr.­Baþ­ka­se­bep­ler­ba­ha­ne­dir”­ha­ki­ka­týy­la­hu­lâ­sa­e­der.­(E­mir­dað­Lâ­hi­ka­sý,­248)­ M.­Ke­mal’in­ken­di­si­ni­tal­tif­et­mek­ve­bü­tün­vi­la­yât-ý­þar­ki­ye­ye­vâ­iz-i­u­mû­mî­yap­mak­i­çin­An­ka­ra­ya is­te­di­ði­ni­ve­An­ka­ra’ya­git­ti­ði­ni­ya­zan­Be­di­üz­za­man, ken­di­si­ni­“o­nun­dost­lu­ðun­dan­vaz­ge­çi­ren­ve­yir­mi se­ne­in­zi­va­da­a­zap­çe­kip­dün­ya­la­rý­na­ka­rýþ­ma­ma” mad­de­le­rin­ba­þýn­da,­“Bir­ha­dis-i­þe­ri­fin,­a­hir­za­man­da­an’a­nât-ý­Ýs­lâ­mi­ye­nin­za­ra­rý­na­ça­lý­þa­cak­di­ye ha­ber­ver­di­ði­a­dam­bu­ol­du­ðu­nu­ef’a­liy­le­gös­ter­me­si­dir.­Ben,­o­tuz­al­tý­se­ne­ev­vel­o­ha­di­si­tef­sir­et­miþ­tim.­Ay­nen­bu­a­da­ma­mâ­nâ­sý­çýk­mýþ”­di­ye­bil­di­rir. (E­mir­dað­Lâ­hi­ka­sý,­248-249)

cý­lar­ken­di­ye­rel­ký­ya­fet­le­ri­i­le­bu­sim­­ge­sel­ey­le­me­ka­tý­la­cak.­A­çýk­la­ma­sý­ra­sýn­da hiç­bir­si­ya­si­slo­gan­a­týl­ma­ya­cak.­Pro­tes­to­gös­te­ri­si­24­O­cak­gü­nü­sa­at:11.30’da ger­çek­leþ­ti­ri­le­cek.­

ci­he­ti­ne­ü­çün­cü,­dör­dün­cü­de­re­ce­de,­do­la­yý­sýy­la ba­kar.­Hem­ver­di­ði­ha­ber­ler­doð­ru­dur.­Hem­ehl-i si­ya­set­ve­dün­ya­i­le­mü­bâ­re­ze­(kav­ga)­et­mi­yor,­yal­nýz­ih­bar­e­der.­Hem­þa­hýs­la­rý­ta­yin­et­mi­yor.­Kül­lî bir­su­ret­te,­bir­ha­ki­kat-i­ha­dî­si­ye­yi­be­yân­e­der.­Fa­kat­o­kül­lî­ha­ki­ka­ti­bu­a­sýr­da­ki­deh­þet­li­bir­þah­sa tam­tat­bik­et­miþ­ler.­O­nun­i­çin­bu­se­ne­ler­de­ye­ni­te­lif­e­dil­miþ­zan­nýy­la­i­ti­raz­et­ti­ler.­Hem­o­ri­sa­le­nin­as­lý,­Dâ­rü’l-Hik­met’ten­da­ha­es­ki­dir.­Yal­nýz­bir­za­man son­ra­tan­zim­e­dil­di,­Ri­sa­le-i­Nur’a­gir­di”­di­ye­ya­zar.­ “Bu­Ri­sa­le’nin­o­ta­rih­ten­“kýrk­se­ne­ev­vel,­Hür­ri­yet­ten­(Ý­kin­ci­Meþ­ru­ti­yet­ten)­bir­se­ne­ev­vel”­Ýs­tan­bul’a­ge­len­Ja­pon­ya’nýn­Baþ­ku­man­da­ný­nýn­Ýs­lâm­u­le­ma­sýn­dan­sor­du­ðu­ve­­Ýs­tan­bul­ho­ca­la­rý­nýn­ken­di­si­ne­ha­va­le­et­tik­le­ri­ba­zý­di­nî­su­al­le­rin­ce­va­bý­ol­du­ðu­nu­an­la­týr.­“El­bet­te­ve­el­bet­te,­hik­met-i­hü­kû­met ve­ka­nun-u­si­ya­set­ve­düs­tur-u­a­dâ­let­ba­na­ve­be­nim­gi­bi­kar­deþ­le­ri­me­i­li­þe­mez.­Ve­i­li­þen,­her­hal­de ya­ev­hâ­mýn­dan,­ya­ga­râ­zýn­dan­ve­ya­i­na­dýn­dan­i­li­þir” tav­zi­hi­ni­ya­par.­(Þu­a­lar,­312-313)

ANKARA’DA ÝLK ZEHÝRLEME…

Ve­Bediüzzaman’ýn­Meclis’te­tifo­salgýný­bahanesiyle­mebuslarla­beraber­aþýlanýrken­aþýsýna­bir­anda birkaç­insaný­öldürebilecek­dozda­zehir­zerkedilerek­zehirlendirilmesi,­“Ankara­reisleri”nin Bediüzzaman’dan­rahatsýzlýðýnýn­en­bâriz­göstergesi­olur.­­O­zamanki­aþýlarýn­göðse­tatbik­edildiðini, Bediüzzaman’ýn­aþýsýnýn­da­kalbinin­üzerine­sol memesinin­altýna­yapýldýðýný,­lâkin­Ýlâhî­ve­Kur’ânî muhâfaza­ile­vefatýna­kadar­rahatsýzlýk­veren­o­þiddetli­zehirin­tesir­etmediðini,­hatta­vücuduna­hiç yayýlmadan­sadece­bir­demir­lira­kadar­bir­yerde— simsiyah­bir­damga­halinde—yüzlerce­insanýn müþâhadesiyle­mahsur­kalýp­sonra­da­düþtüðünü Bediüzzaman’ýn­yakýn­talabelerinden­naklen anlatýlýr.­­ Hakikatte­Bediüzzaman’ý­bu­“ilk­zehirleme”­hâdisesi,­baþtan­beri­Bediüzzaman’ý­ilmen­ve­fikren­maðlub edemeyip­ortadan­kaldýrmak­isteyen,­31­Mart­hâdis“MAKSAD, AVÂMIN ÝMANLARINI esiyle­alâkasýný­gösterip­Divan-ý­Harb-i­Örfî’de­ezmÞÜPHELERDEN KURTARMAK” Ke­za­“Af­yon­Müd­de­i­u­mû­mî­si­ve­Mah­ke­me­Re­i­- eye­çalýþan­gizli­din­düþmanlarýnýn­sinsî­imha­plânlarý, si­ve­Â­zâ­la­rý­na”­hu­ku­ku­nu­mü­da­fa­a­i­çin­yaz­dý­ðý­is­- mason­ve­farmasonlarýn­desiselerinin­bir­devamý­ve ti­da­da,­Mah­ke­me­de­müd­de­i­u­mû­mî­nin­(sav­cý­nýn) açýða­çýkan­“ilk­bedeli”dir.­ Bediüzzaman’ýn­“Meclis’te­on­maddelik­beyâyan­lýþ­bir­mâ­nâ­i­le­Be­þin­ci­Þu­a’ya­da­ir­su­al­le­ri­ne, natýyla­baþlayan,­mebuslarla,­komutanlarla­ve “ka­nun­he­sa­bý­na­de­ðil,­bel­ki­bir­öl­müþ­þah­sýn­dost­lu­ðu­ta­as­su­bu­he­sa­bý­na­mâ­nâ­sýz­ve­lü­zum­suz­i­ti­- devlet­ricâliyle­görüþmeleriyle­devam­eden­sohbetlerinin­ve­derslerinin­neticesinde­dine­karþý raz­la­rý­se­be­biy­le­ol­du­ðu­nu”­be­lir­tir:­­ “Ev­ve­lâ:­Bu­Be­þin­ci­Þu­a’yý­hü­kû­me­tin­e­li­ne­geç­- uyandýrdýðý­alâkadan­telâþa­düþen­gizli­mahfilme­den­ev­vel­biz­mah­rem­tu­tu­yor­duk.­Hem­bü­tün lerin­plânýdýr.­Daha­sonra­çoðu­hapishanelerde ta­har­ri­ler­de­(a­ra­ma­lar­da)­ben­de­bu­lun­ma­dý.­Hem sayýlarý­yirmileri­aþacak­“zehirlemeler”in­ilkidir…­ mak­sa­dý­yal­nýz­a­vâ­mýn­i­man­la­rý­ný­þüp­he­ler­den­ve DEVAM EDECEK mü­te­þâ­bih­ha­dis­le­ri­in­kâr­dan­kur­tar­mak­týr.­Dün­ya


7

YENÝASYA / 18 OCAK 2011 SALI

DÜNYA

Lübnan cephesinde bildik senaryo: Hükümet krizi li Leyla Bin A

GENÝÞ AÇI HALÝL ÝBRAHÝM CAN hibrahimcan@windowslive.com

a­ri­ri­ hü­kü­me­ti­nin­ dev­ril­me­siy­le­ Lüb­nan yi­ne­hü­kü­met­kri­zi­i­le­kar­þý­kar­þý­ya.­Hiz­bul­lah’ýn­ 11­ ba­ka­ný,­ es­ki­ Baþ­ba­kan­ Re­fik Ha­ri­ri­su­i­kas­tý­ný­so­ruþ­tu­ran­BM­mah­ke­me­si­nin Hiz­bul­lah’ýn­ ba­zý­ men­sup­la­rý­ný­ suç­la­ya­ca­ðý­ ka­ra­rý­ný­ a­çýk­la­ma­sý­ a­þa­ma­sýn­da,­ Ha­ri­ri­ mah­ke­mey­le­ iþ­bir­li­ði­ yap­ma­yý­ red­det­me­di­ði­ i­çin­ is­ti­fa et­ti.­Ne­hik­met­se­bu­is­ti­fa­Sa­ad­Ha­ri­ri’nin­Was­hing­ton’da­bu­lun­du­ðu­sý­ra­da­mey­da­na­gel­di.­ Baþ­ba­kan­ Er­do­ðan­ ve­ Dý­þiþ­le­ri­ Ba­ka­ný­ Da­vu­toð­lu’nun­te­le­fon­dip­lo­ma­si­si­ve­ar­dýn­dan­Ha­ri­ri’nin­An­ka­ra­zi­ya­re­tiy­le­mü­da­hil­ol­du­ðu­bu­kri­zin­ çö­zül­me­si­nin­ ko­lay­ ol­ma­dý­ðý­ bi­li­ni­yor.­ Zi­ra Ha­ri­ri­Hiz­bul­lah’ýn­ta­le­bi­ni­red­de­de­rek,­ye­ni­den baþ­ba­kan­ ol­ma­ þan­sý­ný­ zo­ra­ sok­muþ­ gi­bi­ gö­rü­nü­yor.­O­nun­dý­þýn­da­her­han­gi­bir­li­de­rin­de­hü­kü­met­ku­ra­bil­me­si­im­kan­sýz. Cum­h ur­b aþ­k a­n ý­ Mi­þ el­ Sü­l ey­m an­ dün­ ye­n i hü­kü­met­i­çin­gö­rüþ­me­le­re­baþ­la­dý.­Pa­zar­lýk­la­rýn ay­lar­ca­sür­me­si­muh­te­mel.­Þim­di­ye­ka­dar­ol­du­ðu­gi­bi­iç­kriz­ler­ta­raf­la­rýn­bir­þe­kil­de­uz­laþ­ma­sý ve­ ‘ga­li­bi­ ve­ mað­lu­bu­ ol­ma­yan’­ bir­ çö­züm­ bu­lun­ma­sýy­la­çö­zü­le­cek. Pe­ki­ so­kak­ta­ki­ Lüb­nan­lý­ i­çin­ bu­ so­nu­ gel­me­yen­kriz­le­rin­bir­an­la­mý­var­mý? Hü­kü­met­ da­ðý­lýr­ da­ðýl­maz,­ Bey­rut­lu­lar­ mar­ket­le­ri­ve­ben­zin­is­tas­yon­la­rý­ný­dol­du­rup­gý­da­ve ya­kýt­stok­la­ma­ya­baþ­la­dý­lar.­Zi­ra­Lüb­nan’da­ha­yat,­a­yak­ta­kal­ma­mü­ca­de­le­si­de­mek.­Yýl­lar­dýr­iç sa­vaþ,­ Ýs­ra­il’le­ sa­vaþ,­ A­me­ri­kan­ mü­da­ha­le­si­ sa­ye­sin­de­hem­si­lâh­lar,­ha­ra­be­ler­ve­ö­lüm­ler­e­ge­men­ol­du­Lüb­nan’a.­ Hü­kü­met­kriz­le­ri­ne­a­lýþ­kýn­o­lan­halk­i­çin­baþ­ka­bir­an­la­mý­yok­son­o­la­yýn.­Za­ten­fýk­ra­lar­ü­re­til­miþ­yýl­lar­ca. Lüb­nan­lý­ol­du­ðu­nuz­na­sýl­an­la­þý­lýr? Dür­zi­bir­cum­hur­baþ­ka­ný,­Sün­nî­bir­baþ­ba­kan ve­Þii­bir­Mec­lis­baþ­ka­ný­nýz­ol­ma­sýn­dan.­ New­York­Ti­mes­mu­ha­bi­ri­nin­‘kriz­den­kork­mu­yor­ mu­su­nuz?’­ so­ru­su­na­ bir­ dük­kân­ sa­hi­bi þu­ce­va­bý­ve­ri­yor­ön­ce­ki­gün: “E­ðer­bir­film­sey­re­di­yor­sa­nýz­ve­bir­si­lâh­lý­a­dam bi­ri­si­ni­vu­rur­sa­kor­kar­mý­sý­nýz?­Biz­de­bir­film­sey­re­di­yo­ruz.­Di­rek­tör­‘gel’­de­di­ðin­de­ak­tör­sah­ne­ye gi­ri­yor,­‘kes­tik’­de­di­ðin­de­sah­ne­den­çý­ký­yor”.­ Da­h a­ gü­z e­l i­n i­ i­s e­ 50­ ya­þ ýn­d a­k i­ bir­ sa­t ý­c ý söy­le­miþ: “Bir­çok­sa­va­þýn­i­çin­den­geç­tik.­Ar­týk­ne­o­lup bit­ti­ði­nin­ bir­ ö­ne­mi­ yok.­ (Lüb­nan)­ ga­zoz­ gi­bi. Sal­lar­sa­nýz­ka­ba­rýr­ve­pat­lar.­Ken­di­ha­li­ne­bý­ra­kýr­sa­nýz­ha­re­ket­siz­du­rur.” Da­ha­ ön­ce­ de­ e­le­ al­dý­ðý­mýz­ gi­bi,­ Lüb­nan’da Su­ri­ye­ ve­ Ý­ran’ýn­ da­ rol­ al­dý­ðý,­ ABD’nin­ dý­þa­rý­dan­mü­da­ha­le­et­me­ye­ça­lýþ­tý­ðý­bir­güç­mü­ca­de­le­si­var.­Bu­mü­ca­de­le­nin­ya­kýn­za­man­da­bit­me­si de­bek­len­mi­yor.­Bu­yüz­den­Lüb­nan­a­lýþ­tý­ðý­kriz ha­va­sý­ný­sür­dü­re­cek­gi­bi­gö­rü­nü­yor.­Halk­da­ar­týk­ a­lýþ­tý­ðý­ bu­ þart­lar­ al­týn­da­ ya­þam­ mü­ca­de­le­si ve­re­cek.­ Kim­bi­lir­bel­ki­de­bu­defa­Tür­ki­ye’nin­de­mü­da­ha­le­si­kri­zi­bek­le­nen­den­da­ha­ký­sa­sü­re­de­çö­zer.­ Böy­le­ce­ yüz­yýl­lar­ca­ çok­lu­ et­nik­ ve­ di­nî­ kö­ke­ne­sa­hip­in­san­la­rýn­ba­rýþ­i­çin­de­ya­þa­dý­ðý­Lüb­nan­ye­ni­den­gü­zel­gün­le­ri­ne­dö­ner.

H Tunuslularýn asýl öfkesine Bin Ali’nin eþi Leyla Bin Ali ve kalabalýk ailesi Trabelsiler’in yol açtýðýna dikkat çekiliyor. Trabelsi ailesinin elinde ithalat ve ihracattan bankalar ve basýna kadar birçok sektörü ellerinde tutuyor. FOTOÐRAF: AA

Tunus’ta devrimin baþ sebebi bir nevi diktatörlük TUNUS'TA YASEMÝN DEVRÝM'ÝNÝN ANA SEBEBÝ OLARAK, DEVLET BAÞKANI ZEYNELABÝDÝN'ÝN ÝKÝNCÝ EÞÝ LEYLA BÝN ALÝ'NÝN GENÝÞ AÝLESÝNÝN ÜLKE KAYNAKLARINI KONTROL ALTINDA TUTARAK KENDÝ YARARINA KULLANMASI GÖSTERÝLÝYOR. BUNUN BÝR ANLAMDA BÝR ÇEÞÝT DÝKTATÖRLÜK OLDUÐU ÝFADE EDÝLÝYOR. HAYAT pa­ha­lý­lý­ðý­ve­iþ­siz­lik­le­bo­ðu­þan­genç­ve dip­lo­ma­lý­Tu­nus­lu­la­rý­öf­ke­len­di­ren­le­rin­ba­þýn­da,­a­yak­lan­ma­lar­la­ül­ke­dý­þý­na­kaç­mak­zo­run­da ka­lan­dev­rik­Dev­let­baþ­ka­ný­Zey­ne­la­bi­din­Bin A­li’nin­i­kin­ci­e­þi­Ley­la­Bin­A­li’nin­ge­niþ­a­i­le­si­nin ül­ke­kay­nak­la­rý­ný­kon­trol­al­týn­da­tu­ta­rak­ken­di ya­ra­rý­na­kul­lan­ma­sý­nýn­bu­lun­du­ðu­söy­le­ni­yor. Uz­man­lar,­Tu­nus’ta­ki­iþ­çev­re­le­ri­nin­ya­rý­sý­nýn,­ev­li­lik­yo­luy­la­Bin­A­li­a­i­le­siy­le­bir­ak­ra­ba­lý­ðý­nýn­bu­lun­du­ðu­nu­ve­ço­ðu­nun­da­bu ak­ra­ba­lýk­tan­ge­niþ­öl­çü­de­fay­da­lan­dý­ðý­ný­be­lir­tir­ken,­ Tu­nus­lu­la­rýn­ a­sýl­ öf­ke­si­ne­ Bin­ A­li’nin­ e­þ i­ Ley­l a­ Bin­ A­l i­ ve­ ka­l a­b a­l ýk­ a­i ­l e­s i Tra­bel­si­ler’in­ yol­ aç­tý­ðý­na­ dik­kat­ çe­ki­li­yor. Tra­bel­si­a­i­le­si­nin­e­lin­de­bu­lu­nan­lar­a­ra­sýn­da bü­yük­a­ra­zi­ler,­it­ha­lat­ve­ih­ra­cat,­gay­rý­men­kul­ sek­tö­rü,­ ban­ka­lar,­ te­le­fon­ þir­ke­ti,­ ba­sýn, in­ter­net­hiz­me­ti,­güm­rük­sa­yý­lý­yor. ‘’Tu­nus’ta­bas­ký­nýn­si­ya­si­e­ko­no­mi­si­ve­i­ta­a­tin­gü­cü’’­ad­lý­ki­ta­býn­ya­za­rý­Be­at­ri­ce­Hi­bo­u,­ bu­ ge­niþ­ a­i­le­nin­ ü­ye­le­ri­nin­ baþ­ka­la­rý­-

nýn­sýr­týn­dan­ge­çin­me­du­ru­mun­da­ol­du­ðu­na­ ve­ ik­ti­dar­da­ki­ po­zis­yon­la­rý­ný­ zen­gin­lik­ten­ müm­kün­ o­lan­ en­ faz­la­ bi­çim­de­ ya­rar­lan­mak­i­çin­kul­lan­dýk­la­rý­ný­an­la­tý­yor. Tu­nus­lu­la­rýn­ de­di­ði­ gi­bi­ ‘’A­i­le’’­ as­lýn­da ön­ce­lik­le­ 1992’de­ Bin­ A­li­ i­le­ ev­le­nen­ Ley­la Tra­bel­si’nin­ a­i­le­si­ni­ ta­ným­lý­yor.­ 10­ kar­deþ ve­on­lar­ca­ye­ðen.­ Tra­bel­si­ler’in,­7­kar­de­þi­o­lan­dev­rik­baþ­kan Bin­A­li’nin­a­i­le­si­nin­de­ö­nü­ne­ge­çen­ön­le­ne­mez yük­se­li­þi­90’lý­yýl­la­rýn­or­ta­la­rý­na­rast­lý­yor. ‘’Kar­ta­ca­Na­ib’’­ki­ta­bý­nýn­ya­zar­la­rýn­dan­Ni­co­las­Be­a­u,­Ley­la­Bin­A­li’nin­‘’mü­te­va­zi­bir çev­re­den­ge­len­ve­en­te­lek­tü­el­ka­pa­si­te­si­sý­nýr­lý’’­a­i­le­si­ni­ki­lit­gö­rev­le­re­yer­leþ­tir­me­ye­baþ­la­dý­ðý­ný­be­lir­ti­yor.­Hi­bo­u,­fark­lý­bi­çim­ler­de­uy­gu­la­ma­ya­ko­yu­lan­yön­tem­ler­le­pa­ra­la­rýn­ce­be in­di­ril­di­ði­ni­an­la­týr­ken,­‘’ö­zel­leþ­tir­me­ler­sý­ra­sýn­da­sem­bo­lik­ra­kam­la­ra­sa­týn­a­lý­nan­ku­rum­lar­da­ha­son­ra­sa­na­yi­ci­ve­i­þa­dam­la­rý­na­sa­tý­lý­yor.­Tra­bel­si­çe­te­si­ya­ban­cý­ya­tý­rým­lar­dan­ko­-

mis­yon­a­lý­yor­ve­ki­mi­ka­mu­iþ­lem­le­rin­de­a­ra­bu­lu­cu­luk­ya­pý­yor,­güm­rü­ðü­ve­ka­çak­çý­lý­ðý­e­lin­de­bu­lun­du­ru­yor’’­i­fa­de­si­ni­kul­lan­dý. Bu­nu­yap­mak­i­çin­pat­ron­la­rýn­kýz­la­rýy­la­‘’çý­kar­ev­li­lik­le­ri­ni’’­ço­ðal­tan­a­i­le­nin,­i­þi­ken­di­si­ne ra­kip­gi­bi­gö­rü­nen­le­ri­cay­dýr­mak,­teh­dit­ya­da ta­ciz­et­mek­i­çin­po­lis­teþ­ki­la­týn­dan­un­sur­la­rý­da kul­lan­ma­ya­ka­dar­gö­tür­dü­ðü­nü­be­lir­ten­Be­a­u, Ley­la­Bin­A­li’nin­kar­de­þi­Bel­has­sen­Tra­bel­si’nin bü­yük­çap­lý­yol­suz­luk­la­rýy­la­ta­nýn­dý­ðý­ný­an­lat­tý. Tra­bel­si­a­i­le­si­nin­mal­la­rý­a­ra­sýn­da­ha­va­yo­lu þir­ke­ti,­o­tel­ler,­rad­yo­is­tas­yo­nu,­o­to­mo­bil­mon­taj­fab­ri­ka­sý,­gay­rý­men­kul­þir­ke­ti­sý­ra­la­nýr­ken, Ni­co­las­Be­a­u,­ya­þa­nan­la­rý,­‘’Bu,­Tu­nus­hal­ký­ný, bur­ju­va­zi­si­ni,­sa­na­yi­ci­le­ri­ni­ve­or­ta­sý­ný­fý­ný­çi­le­den­çý­ka­ran­þey,­doy­mak­bil­mez­lik,­be­ce­rik­siz­lik ve­teh­dit­i­di’’­di­ye­rek­ö­zet­li­yor. Genç­nü­fu­sun­yüz­de­30’u­nun­iþ­siz­ol­du­ðu­ül­ke­de­in­san­la­rýn­bu­nok­ta­ya­gel­me­sin­de­burs­ve iþ­ve­ri­lir­ken­de­eþ­dost­ka­yý­rý­cý­lý­ðý­ya­pýl­ma­sý­nýn pa­yý­ol­du­ðu­be­lir­ti­li­yor. Paris / aa

“TUNUS’TA OLANLAR ARAP REJÝMLERÝ ÝÇÝN BÝR DERS” SURÝYE’DE yayýmlanan El Vatan gazetesi, Tunus’ta olup bitenlerin, Arap rejimleri için bir ders olduðu yorumunda bulundu. Ýktidar çevrelerine yakýn El Vatan gazetesinde dün yayýmlanan makalede, ‘’Bu hiçbir Arap rejiminin inkâr edemeyeceði bir derstir, özellikle de Tunus gibi korunmak için dostlarýna güvenen ülkelerle ayný siyaseti izleyenler için. Batý hizmetindeki Arap liderler, Tunus dersini örnek almalý. Kararlarý, uzaktaki ülkelerin çýkarlarýna deðil Arap halklarýnýn çýkarýna uygun olmalý’’ ifadesi kullanýldý. Makalede, ciddî bir siyasî kriz içinde bulunan Lübnan’daki liderler de ‘’halkýn iradesine uymaya ve ülke istikrarýný saðlamlaþtýrmak için çalýþmaya’’ çaðrýldý ve ülkelerinin geleceðini Lübnanlýlar’ýn kendilerinin inþa edeceði belirtildi. Þam / aa

Bosna’da Türk Edebiyatýna yoðun ilgi n BOSNA-HERSEK’TE ya­yý­nev­le­ri­son­yýl­lar­da­o­ku­yu­cu­nun­yo­ðun­il­gi­gös­ter­di­ði­Türk­çe’den­Boþ­nak­ça’ya­çev­ri­len­ki­tap­la­rý­ya­yým­la­mak­i­çin­a­de­ta bir­bi­riy­le­ya­rý­þý­yor.­Tür­ki­ye’den­Bos­na-Her­sek’e gý­da,­gi­yim­ve­te­le­viz­yon­di­zi­le­ri­ih­ra­cý­nýn­ar­dýn­dan­ki­tap­lar­da­ö­nem­li­yer­tut­ma­ya­baþ­la­dý.­Tür­ki­ye­i­le­gö­nül­ba­ðý­o­lan­Boþ­nak­la­rýn­ya­ný­sý­ra­bu­ül­ke­de­ya­þa­yan­Sýrp­lar­ve­Hýr­vat­lar­da­Türk­çe­ki­tap­la­ra­il­gi­gös­te­ri­yor.­Or­han­Pa­muk’un­No­bel­ö­dü­lü al­ma­sýy­la­baþ­la­yan­Türk­e­ser­le­ri­ne­il­gi,­her­ge­çen gün­Türk­çe­den­Boþ­nak­ça­ya­ka­zan­dý­rý­lan­ki­tap­lar­la ar­tý­yor.­Ül­ke­de­dü­zen­le­nen­ki­tap­fu­ar­la­rýn­da­da Türk­çe­ki­tap­la­ra­il­gi­ken­di­ni­gös­te­ri­yor.­Ya­yý­nev­le­ri,­stant­la­rýn­da­ki­en­gü­zel­yer­le­re­Tük­çe­den­çev­ri­len­ki­tap­la­rý­yer­leþ­ti­re­rek,­o­ku­yu­cu­nun­bu­e­ser­le­re da­ha­ra­hat­u­laþ­ma­sý­ný­sað­lý­yor.­Saraybosna / aa

S. Arabistan kralý Abdullah’ýn durumu iyi n ÝKÝ ay­dan­bu­ya­na­ABD’de­te­da­vi­gö­ren­Su­u­di A­ra­bis­tan­ Kra­lý­ Me­lik­ Ab­dul­lah­ bin­ Ab­dü­la­ziz’in,­ “sað­lýk­ du­ru­mum­ ye­rin­de,­ çok­ ya­kýn­ bir za­man­da­ Su­u­di­ A­ra­bis­tan’a­ dö­ne­ce­ðim”­ de­di­ði bil­di­ril­di.­ Ýn­gil­te­re’den­ A­rap­ça­ ya­yým­la­nan­ El Ku­düs­ El­ A­ra­bi­ ga­ze­te­si­nin­ in­ter­net­ si­te­sin­de yer­a­lan­ha­ber­de,­Bin­Ab­dü­la­ziz’in­“her­ke­se­þu­nu­söy­le­mek­is­ti­yo­rum,­du­ru­mum­ga­yet­i­yi,­sað­lý­ðým­ye­rin­de,­ya­kýn­da­ül­ke­me,­a­i­le­min,­dost­la­rý­mýn,­kar­deþ­le­ri­min,­va­tan­daþ­la­rý­mýn­ya­ný­na­dö­ne­ce­ðim”­de­di­ði­i­fa­de­e­dil­di.­ Ankara / aa

Barak, “Bugünden itibaren sürekli birilerinden özür dilemek ve kendimizi izah etmek durumunda kalmayacaðýz. Yeni bir yola çýkýyoruz" dedi. FOTOÐRAF: AA

ÝSRAÝL BÖLÜNDÜ!

Yüzlerce Malezyalý Gazze’ye yardým için bisiklet sürdü

ÝSRAÝL SAVUNMA BAKANI EHUD BARAK, ÝÞÇÝ PARTÝSÝ LÝDERLÝÐÝNÝ BIRAKARAK KNESSET’TE YENÝ BÝR GRUP KURDU. ÝSRAÝL Sa­vun­ma­Ba­ka­ný­E­hud­Ba­rak, “A­rap­ dün­ya­sý­ ve­ Fi­lis­tin­li­ler’le­ ba­rýþ, NETANYAHU baþ­ka­ný­ ol­du­ðu­ Ýs­ra­il­ Ýþ­çi­ par­ti­si’nin e­ko­no­mi­ve­u­lu­sal­bir­li­ðin­sað­lan­ma­sý” li­der­li­ði­ni­ bý­ra­ka­rak­ Ýs­ra­il­ par­la­men­- o­la­rak­sý­ra­la­dý.­Geç­miþ­te­ba­zý­par­ti­ler­TEÞVÝK ETTÝ ÝDDÝASI to­sun­da­(Knes­set)­ye­ni­bir­grup­kur­- de­bu­þe­kil­de­ay­rý­lýk­lar­ya­þan­dý­ðý­ný­be­-

n MALEZYA’NIN Put­ra­ja­ya­e­ya­le­tin­de,­Gaz­ze’ye­yar­dým­a­maç­lý­dü­zen­le­nen­bi­sik­let­ya­rý­þý­na,­yaþ­lý­sýn­dan gen­ci­ne­yüz­ler­ce­Ma­lez­ya­lý­ka­týl­dý.­17­km­me­sa­fe­de bi­sik­let­sü­ren­yar­dým­gö­nül­lü­sü­Ma­lez­ya­lý­ya,­ül­ke­nin mil­li­bi­sik­let­sü­rü­cü­le­ri­M.­Ku­ma­re­san,­Nor­Ef­fandy Ros­li,­Su­ha­i­mi­Ke­ton,­Mu­sa­i­ri­Mu­sa,­Tsen­Se­ong Ho­ong­ve­Ma­ha­zýr­Ham­mad’ýn­ya­ný­sý­ra­Ma­lez­ya Genç­lik­ve­Spor­Ba­ka­ný­Da­tuk­Se­ri­Ah­mad­Sha­bery Che­ek­de­eþ­lik­et­ti.­Yak­la­þýk­bin­ki­þi­nin­ka­týl­dý­ðý­ve­iz­le­di­ði­yar­dým­et­kin­li­ði­ne,­gi­riþ­fi­yat­la­rý­ka­tý­lým­cý­lar­i­çin­en­az­3­do­lar,­or­ga­ni­za­tör­ler­i­çin­en­az­160­do­lar o­la­rak­be­lir­len­di.­Yet­ki­li­ler,­et­kin­li­ðin­bek­le­dik­le­rin­den­da­ha­faz­la­il­gi­gör­dü­ðü­nü­be­lir­tir­ken,­ka­tý­lým­cý­la­rýn­a­ra­sýn­da­kü­çük­ço­cuk­la­rýn­ken­di­mi­ni­bi­sik­let­le­ri i­le­bu­lun­ma­sý­i­se­dik­kat­çek­ti. Kuala Lumpur / cihan

du.­ Ýs­ra­il­ Ýþ­çi­ Par­ti­si’nde­ki­ iç­ çe­kiþ­me­le­rin­da­ya­nýl­maz­ha­le­gel­di­ði­ni­sa­vu­nan­ Ba­rak,­ “Öz­gür­lük”­ (Ha­atz­ma­ut)­ a­dý­ ve­ri­len­ ye­ni­ o­lu­þu­mun­ “mer­kez­de,­ ­ Si­yo­nist­ ve­ de­mok­ra­tik”­ o­la­ca­ð ý­n ý­ be­l irt­t i.­ Ba­r ak,­ Knes­s et’te­k i Mec­lis­ Ko­mis­yo­nu’na­ da­ bu­ sa­bah du­ru­mu­res­men­i­let­ti. E­hud­Ba­rak,­ye­ni­o­lu­þu­mun­i­çin­de­ki­ 4­ ba­kan­ ve­ mil­let­ve­ki­liy­le­ bir­lik­te Knes­set’te­dü­zen­le­di­ði­ba­sýn­top­lan­tý­sýn­da,­“Bi­zim­i­çin­ön­ce­ül­ke­miz,­son­ra par­ti­ge­lir.­En­son­biz­ge­li­riz”­de­di­ve ön­le­rin­de­ko­lay­ol­ma­yan­bir­çok­ön­ce­lik­ bu­lun­du­ðu­nu­ be­lir­te­rek,­ bun­la­rý

lir­ten­ Ba­rak,­ es­ki­ baþ­ba­kan­lar­ A­ri­el Þa­ron­ve­Ben­Gu­ri­on­i­le­Þi­mon­Pe­res’i ör­nek­ver­di.­Bu­gü­nü­“zor­bir­gün”­o­la­rak­ni­te­len­di­ren­ve­“ev­le­ri­ni,­dost­la­rý­ný ter­ket­tik­le­ri­ni”­be­lir­ten­Ba­rak,­yi­ne­de par­ti­ i­çin­de­ki­ çe­kiþ­me­le­rin­ da­ya­nýl­maz­ ha­le­ gel­di­ði­ni,­ Ýþ­çi­ par­ti­si­nin­ de “post-mo­der­niz­me,­ post-Si­yo­niz­me ve­ da­ha­ so­la­ yö­nel­di­ði­ni”­ id­di­a­ et­ti. Ba­rak,­ “Bu­gün­den­ i­ti­ba­ren­ sü­rek­li­ bi­ri­le­rin­den­ ö­zür­ di­le­mek­ ve­ ken­di­mi­zi i­zah­et­mek­du­ru­mun­da­kal­ma­ya­ca­ðýz. Ye­ni­bir­yo­la­çý­ký­yo­ruz.­Bu­ye­ni­yo­lun doð­ru­bir­yol­ol­du­ðu­na­da­i­na­ný­yo­ruz” di­ye­ko­nuþ­tu.­Tel Aviv / aa

BARAK’IN ayrýlma planlarýyla ilgili olarak, Baþbakan Binyamin Netanyahu’nun bu adýmdan haberli olduðu ve teþvik ettiði, hatta Baþbakanlýk’taki yardýmcýlarýnýn, Barak’ýn bu giriþimi planlamasýnda kendisine yardýmcý olduklarý öne sürülüyor. Netanyahu’ya yakýn bir kaynak, Ynet haber sitesine, bölünmenin koalisyonda küçük ama uyumlu bir grup yaratarak bir “kararlýlýk adasý” oluþturacaðýný söyledi. Bu yeni oluþumun hýzlandýrýlmasýnda, Ýsrail Dýþiþleri Bakaný ve Yisrael Beiteniu (Evimiz Ýsrail) Partisi Baþkaný A vigdor Lieberman hakkýnda uzun süredir yürütülen yolsuzluk dâvâsýnda, mahkemenin önümüzdeki iki hafta içinde karar vermesinin beklenmesinin de etken olduðu da kaydediliyor.

Avusturya’da camiye molotoflu saldýrý n AVRUPA ve­ A­vus­tur­ya’da­ son­ dö­nem­de­ ar­tan Türk­ku­ru­luþ­la­rý­na­yö­ne­lik­sal­dý­rý­la­ra­bir­ye­ni­si­da­ha­ ek­len­di.­ A­vus­tur­ya’nýn­ Ti­rol­ e­ya­le­ti­ Kufs­te­in þeh­rin­de­fa­a­li­yet­gös­te­ren­Av­ru­pa­Türk­Ýs­lam­Bir­li­ði­(A­TÝB)­ca­mi­i­ne­cu­mar­te­si­ge­ce­si­kim­li­ði­be­lir­siz ki­þi­ler­ ta­ra­fýn­dan­ Mo­lo­tof­ kok­teyl­li­ sal­dý­rý­ dü­zen­len­di.­ A­TÝB­ Kufs­te­in­ Ca­mii­ Der­nek­ Yö­ne­tim­ Baþ­ka­ný­ Ne­ca­ti­ Ça­tal­ka­ya,­ o­lay­ sý­ra­sýn­da­ kim­se­nin­ ca­mi­de­bu­lun­ma­dý­ðý­ný,­du­ru­mu­ön­ce­ki­gün­sa­bah­na­ma­zý­i­çin­ca­mi­ye­gel­dik­le­rin­de­fark­et­tik­le­ri­ni­i­fa­de et­ti.­Sal­dý­rý­nýn­bi­linç­li­ve­plan­lan­mýþ­o­la­rak­ya­pýl­dý­ðý­ný­ söy­le­yen­ Ça­tal­ka­ya,­ ca­mi­nin­ i­ki­ ka­pý­sý­nýn­ da mo­lo­tof­kok­tey­li­ i­le­ a­te­þe­ ve­ril­me­ye­ ça­lý­þýl­dý­ðý­ný­ be­lirt­ti.­An­cak­gel­dik­le­rin­de­yan­gý­nýn­sön­müþ­ol­du­ðu­nu­i­fa­de­e­den­der­nek­yö­ne­ti­ci­si,­yer­ler­de­cam­ve­þi­þe­ký­rýk­la­rý­gör­dük­le­ri­ni­söy­le­di.­Du­ru­mu­fark­et­tik­le­ri­ an­da­ Kufs­te­in­ Po­li­si­ne­ du­ru­mu­ bil­di­ren­ ca­mi ce­ma­a­ti,­ ca­mi­nin­ yak­la­þýk­ yir­mi­ yýl­dýr­ Kufs­te­in’da fa­a­li­yet­ gös­ter­di­ði­ni­ ve­ böy­le­ bir­ du­rum­la­ ilk­ kez kar­þý­kar­þý­ya­kal­dýk­la­rý­ný­i­fa­de­et­ti­ler.­Yet­ki­li­ler­o­lay ye­rin­de­ ge­rek­li­ in­ce­le­me­yi­ ya­pýp­ tu­ta­nak­ tu­ta­rak, sal­dý­rý­ hak­kýn­da­ a­raþ­týr­ma­ya­ baþ­la­dýk­la­rý­ný­ be­lirt­ti­ler.­Ça­tal­ka­ya,­o­la­sý­bir­baþ­ka­sal­dý­rý­i­çin­ca­mi­ye­ka­me­ra­tak­tý­ra­rak,­gü­ven­lik­ted­bi­ri­al­ma­yý­dü­þün­dük­le­ri­ni­ söy­le­ye­rek,­ a­sýl­ gü­ven­li­ðin­ Kufs­te­in­ Po­li­si­ ta­ra­fýn­dan­sað­la­na­ca­ðý­nýn­al­tý­ný­çiz­di.­Viyana / cihan


8

YENÝASYA / 18 OCAK 2011 SALI

MEDYA - POLÝTÝK

Nurcu olmak

SÝYAH-BEYAZ AHMET DURSUN ahmetdursun81@hotmail.com

ýþarýda yaðmur var, evlerde yangýn. Evler ya nýyor, yürekler kuruyor. Kurumuþ yürekler bir damla nur bekliyor. Evler yanýyor, içindekiler bitiyor, içindekilerle birlikte her þey eriyor. Pazartesi akþamlarý Ezel, Perþembeleri Kurtlar Vadisi… Muhteþem yüz yýllar bir avuç rezaletin esiri, hafta sonu maçlar; Öyle Bir Geçer Zaman ki.. Ziyan olan ömürler, Yetenek Sizsiniz’in yeteneksizleri… Bir bir bitiriyor hepimizi, kemiriyor bizi. Matematik sýnavým için yardým eder misin baba? Olmaz, þimdi iþim var! Anne þuna birlikte baksak… Fatmagül’den sonra… Ýmtihan içinde imtihan, soru içinde soru... Ýstediðimiz sorudan baþlayabilir miyiz Hocam? Dýþarýda yaðmur var, yaðmurun gizlediði gözyaþlarý. Yaðmur gibi dinmeyen, seller gibi bitmeyen fecaatler, denaetler… Karakolda cinayet, Ýstanbul’da silâhlý soygun, Hakkari’de olaylar… Polis taþlayan çocuklar, zývanadan çýkmýþ okullar, uyuþturucu müdavimi çocuklar… Anasýný kesmiþ delikanlý, babasýna kýymýþ koca adam. Ya evlâtlarýna kýyanlar? Camiden çýkanlar, nereye gidiyorlar, nereye bakýyor bu adamlar? Kiminin hayatý dört köþe zevkten, kiminin beti benzi kesilmiþ dertten. Baþbakan ýslýklanmýþ, yazýk! Almeyda, Guti, Simao! Beþiktaþ þov baþlýyor, oh ne alâ! Hayat ne kadar karýþýk, ne kadar karmaþýk. Ucube hayatýmýz ‘ucube heykeller’ gibi. Sokaktayým, yürüyorum. Baþým önde, yüreðim yangýnlarda, hiçbir þey göremiyorum, hiçbir þey yapamýyorum. Saðýmdan solumdan insanlar geçiyor, herkes bir yere koþuþturuyor. Kimse kimseyi bilmiyor, kimse kimseyi görmüyor. Kulaðýma feryatlar geliyor, çýðlýklar hiç bitmiyor. Bu feryat nereden geliyor, bu çýðlýk nereden duyuluyor? Bilemiyorum, duyamýyorum, gidemiyorum. Benim için yollar iki; zulmet ve aydýnlýk gibi. Ya küfür ya nur… Olmak ya da olmamak gibi. Aydýnlýk nedir bilmeyen afakým ‘ah’larla kapalý, kapalý ufuklar eyvahlarla karalý. Eyvah Eyvah! Hangi yola sapsam, hangi kapýdan girsem, bir bilsem. Bu yolda yalnýz mý yürüsem, yalnýz baþýma nerelere gitsem? Arkama bakmadan yürüyorum, arkama bakmasam önümü göremiyorum. Sevdiklerim arkamda, tarihim, þuurum ve ruhum… Benler yanýmda. Sýmsýký tutmuþum yavrumun elinden, býrakmayacaðým. Evladýnýn evladýn olmadýðý zamanlarda… biri kolundan çekiþtirirken, biri elinden koparmaya çalýþýrken… birileri yavrunu senden çalarken, ben ne yapayým, nereye gideyim? Yürüyorum; günaha bulanmýþ kaldýrýmlarda, ya zýk; günah sinmiþ her yana! Günaha çaðýradursunlar; sen ‘kul’ edasýyla yürüyebilirsen… Her þeyin üzerine üzerine geldiði zamanlarda sen mütevekkilsen… Varlýðýn anlamsýzlaþtýðý anlarda sen varlýðýnla barýþabilirsen, yoktan var edeni bulabilirsen… Hiçliðe, ademe, zulmete ‘yok’, çirkinliklere ‘dur’ diyebilirsen ... Yavrucuðunun elini býrakmadan yüreðini doldurabilirsen… “Yürü evlâdým, zaman senin zamanýn” diye huzurla onu uðurlayabilirsen… ‘Fedakârlýk’ sevdiðin kelimelerdense, himmetin milletineyse… Muhabbetin adavetine galebe ettiyse, kalbin çiçek gibi huzur veriyorsa… aklýnýn bir köþesi daima hizmetteyse, alevleri göklere yükselen yangýnlara atýlabilirsen; benliðin böylece kavrulabilirse… Davam davam! diyenlerle ayný nefeste buluþabilirsen, yollar bir bir ayrýlmaya baþladýðýnda sen yolunda kalabilirsen… Fani olan arkaný dönüp dimdik durabilirsen… Hakperestsen… Herþeyin içinde bir þey olmak, birþeyle herþey olmak… Herþeye bedel bir þey olabilmek. “Garibem, bîkesem, zaîfem, nâtüvânem, alîlem, âcizem, ihtiyarem” diyebilenlerle kendini bilebilmek. “Bismillah her hayrýn baþýdýr” diyerek baþladýðýn hayata ‘elhadülillah’ diyerek veda etmek… Adýný sen koy. Hadi Hür Adam’a gidelim, Nurcu olalým.

D

Tunus’un modeli Kemalizmdi TUNUS’UN devlet sistemi birçok açýdan Türkiye’den esinlesen bir sistem. Arap dünyasýnýn en laik, en eðitimli, kadýn-erkek eþitliðine en çok önem veren sistemi Tunus’ta kurulmuþtur. Ülkeyi Fransýz sömürgesi olmaktan kurtaran Habib Burgiba için Atatürk hem asker, hem de siyasi lider olarak esin kaynaðýydý. Ata türk ve Kemalizm Tunus için bir modeldi. Ama Tu nus Türkiye’nin baþardýðý çok önemli bir þeyi gerçek leþtiremedi. Tunus bir türlü demokratikleþemedi. Tu nus, Türkiye gibi çok partili sisteme geçemedi. Bizim 1946’da kurduðumuz çoðulcu, demokratik seçimler üzerine kurulu sisteme geçiþ yapmaya, ne Burgiba, ne de ondan görevi devralan Bin Ali cesaret edeme di. Bizim tepeden inme bir kararla, biraz NATO’ya girmek, biraz içerdeki dengeleri kontrol etmek için 1946’da yaptýðýmýzý, iþte þimdi gerçek bir halk hareke tiyle, aþaðýdan gelen bir dalga ile gerçekleþtiriyor Tu nus. Arap dünyasý için bir milat noktasý bu. Ömer Taþpýnar/ Sabah, 17.1.2011

‘HÜR ADAM’IN HÜRRÝYET DÂVÂSI BEDÝÜZZAMAN Sa id Nur si’nin ha ya tý ný resmeden “Hür Adam” filmini izlerken, bir yandan takdir, bir yandan da eleþtiri notlarý düþtü zihnime. Ýlk kýsýmdan, yani filmin övülesi yönlerinden baþlayalým. Evvelâ, hem resmi ideoloji hem de hakim kültür tarafýndan onyýllardýr karalanan Bediüzzaman gibi dev bir þahsiyetin sinemaya taþýnmasý, cesur bir giriþim. Bu iþin kaliteli bir “ sinematografi”yle kotarýlmasý, etkili bir tanýtým kampanyasý ile sunulmasý, ve kimi “laik sinema”larýn reddiyeciliðine raðmen beyaz perdenin “merkez”ine taþýnmasý da, alkýþlanmayý hak ediyor. Bunlardan yola çýkýlarak, filmin mütedeyyin kesimin “kabuk kýrma” sürecinde yeni bir adým olduðu da söylenebilir. Ancak bu “kabuk kýrma” iþi, uzun ve zorlu bir süreç. En zor kýsmý da, siyasi açýlýmlar, iktisadi zenginleþme veya teknoloji ithali deðil; “zihinsel açýlým.” Çünkü bu, bir yandan kendi inanç ve deðerlerinize sadakati sürdürürken, bir yandan da bunlara “dýþarýdan” nasýl bakýldýðýný kavramanýzý gerektiriyor. Herkese hitap edebilecek “evrensel” bir mesaj üretebilmeniz, ancak o zaman mümkün. Bu açýdan bakýldýðýnda “Hür Adam” filmi Bediüzzaman’ýn derinliðini yansýtmakta yetersiz kalmýþ. Bazý diyaloglar sun’i durmuþ; “firavun-meþrep komite”nin çocukça tasviri sýrýtmýþ; yönetmenin kendini film içinde taltif etmesi de çið kaçmýþ. Bediüzzaman’ýn onca hikmetli sözünden bir-iki tanesinin tekrar edilip durmasý da özensiz gözükmüþ. Filmde, Bediüzzaman’ýn ABD hakkýndaki olumlu sözlerinin “baðlam dýþý” verilmesi de tuhaf duruyor. Söz konusu “baðlam”, o dö-

nemde çoðu dindarý haklý olarak endiþeye sürükleyen “komünizm tehlikesi”dir. Bediüzza man, buna karþý Türkiye’nin “Hür Dünya”ya ve dolayýsýyla NATO’ya katýlmasýný savunmuþtur. Ve bence çok da doðru yapmýþtýr. (*) Zaten bugün hem dindarlarýn hem de “laikler”in Bediüzzaman hakkýnda anlamasý gereken gerçeklerden biri, onun söz konusu “hürriyetperver” yönüdür.

‘‘

Bugün hem dindarlarýn, hem de “laikler”in Bediüzzaman hakkýnda anlamasý gereken gerçeklerden biri, onun “hürriyetperver” yönüdür.

Bu fikrin kökenleri, Tanzimat devrindeki Yeni Osmanlýlar’ýn “hürriyet” vurgusuna dayanýr. “Ýstibdad”a, yani otoriter yönetime karþý çýkan, Ýslam’ýn ruhuna en uygun yönetimin de demokrasi olduðunu savunan bu akým, II. Meþrutiyet’te zirveye çýkmýþtý. O devirde Said-i Kürdi olarak da anýlan Bediüzzaman da, hürriyet ve demokrasiyi Ýslami argümanlarla savunmasýyla tanýndý. (Kürt olmak, o zamanlar ne suç ne de ayýptý.) Ancak Bediüzzaman’ýn da can-ý gönülden desteklediði Milli Mücadele’nin hemen ar dýndan, Türkiye koyu bir istibdad rejiminin eline düþtü. Günümüzün tabiriyle epey “Ýslamofobik” unsurlar içeren bu rejim, sýrf

iman, ahlak ve ibadet savunusu yapan kitaplar yazdýðý için, bu idealist din adamýna türlü zulümler yaptý. Buna karþý Bediüzzaman’ýn asla silahlý direniþ teþvikçiliði yapmamasý kayda deðerdir. Býrakýn bunu, “siyasal Ýslamcýlýk” yolunu dahi reddetti, “din devleti” deðil, dine hürriyet tanýyan devlet istedi. Buna paralel olarak, laikliði de þöyle tanýmladý: “Bîtaraf kalmak, yani hürriyet-i vicdan düsturuyla, dinsizlere ve sefahetçilere iliþmediði gibi dindarlara ve takvâcýlara da iliþme[mek].” (Þualar, s. 317) “Bîtaraf” (tarafsýz) devletten korkmayan, yani Ýslam için devlet desteðine ihtiyaç duymayan bu vizyonun özünde, kuþkusuz Bediüzzaman’ýn Ýslam’ýn hakikatlerine duyduðu sarsýlmaz güven vardý. Ta rih de bu gü ve ni doð ru la dý; Is par ta’nýn ücra bir köyünde elle yazmaya baþladýðý risalelerin mesajý, bunu tehdit ve baskýyla susturmak isteyen müstebit rejimden daha güçlü çýktý. Ve, tarihçi Cemil Koçak’ýn da dediði gibi, zaman, Said Nursi’yi haklý çýkardý. Aziz hâtýrasýný saygý ve rahmetle anýyorum. (*) Yeni Asya’nýn notu: Bediüzzaman’ýn doðrudan NATO ile ilgili bir deðerlendirmesi olmamýþtýr. Ancak Müslümanlarla Hýristiyanlarýn dinsizliðe ve ahlâksýzlýða karþý ittifak etmeleri gerektiðini belirtmiþtir. ABD ile ilgili sözlerini de sadece “komünizme karþý olma” baðlamýnda deðil, daha genel ve kalýcý bir perspektifte, böyle bir dünya gücünün Kur’ân ve fýtratla barýþýk bir siyaset izlemeye teþviki çerçevesinde yorumla mak daha doðru olur.

Mustafa Akyol / Star, 17.1.2011

M. Kemal dinî siyasete alet etti mi? TARÝHÇÝ hüküm kýsmý da dâhil iþinin her safhasýnda dengeli olmalýdýr. Buna raðmen Mustafa Kemal biyografilerinde bugüne kadar bu dengenin bir türlü tutturulamadýðýný görüyoruz. Dönemin bilinen hadiselerine atýlan dengeli bir nazar, tarihçiyi Cumhuriyet Halk Fýrkasý Genel Baþkaný Mustafa Kemal’in inkýlâplar sürecinin özellikle baþýnda dini siyasete alet ettiðini düþündürtecek cinsten sonuçlara götürüyor. 3 Mart 1924 tarihinde hilafet ilga edilince, Þer’iye ve Evkaf Nezareti kapatýlýnca ve saltanat mensuplarý yurtdýþýna atýlýnca yeni Türk devle tinin tebaasý son derece hassas hale gelir. Zira halk, devletin kuruluþ tarihini 23 Nisan 1920 (Meclis’in kuruluþu) kabul edersek (Osmanlý dönemini hiç saymasak bile) 47 ay, 1 Kasým 1922 (saltanatýn laðvý) kabul edersek 16 ay halifeli yaþamýþtýr ve belki de hep öyle yaþayacaðýný sanmýþtýr. Ayrýca Mustafa Kemal de 8 Haziran 1919 tarihinde Havza’dan Vahiduddin’e gönderdiði telgraftan itibaren tüm kongrelerde ve umuma açýk yapýlan toplantýlarda dualar ve namazlar eþliðinde saltanatýn, hanedanýn ve hilafetin emri altýnda kendi deyimiyle bir abd u memluk gibi çalýþacaðý ve çalýþýlmasý gerektiðinin sözünü vermiþtir.

Atatürk’ün cuma hutbeleri Halk da Mustafa Kemal’e inanmýþtýr. Çünkü o günlerde Mustafa Kemal’in aksi bir beyaný yoktur. Bu yüzden ilgalardan sonra halk þaþkýna dönmüþ ve yapýlanlara karþý sesini yükseltmeye baþlamýþtýr. Bu arada Mustafa Kemal cumhuriyet ve laikliði “zihninden geçiriyordu ve siyaseten açýða vurmuyordu, ileride eline fýrsat geçince bunlarý da yaptý” deniyor. Bu yorum tarihin temel ilkelerinden olan ‘açýða vurmadýkça kimsenin niyeti bilinemez’ düsturu ile açýkça çeliþki arzeder ve tarihin tahrifi anlamýna gelir. Ýþte hilafetin ilgasýndan sonra muhalefeti yumuþatmak gayesiyle Mustafa Kemal’in dini siyasete alet ettiði þekilde yorumlanabilecek emareler ortaya çýkmaya baþlar. Bariz bir örnek olan Balýkesir’de hutbe ver mesini ve Þer’iye ve Evkaf Nezareti kapatýldýktan sonra hazýrlanan hutbelerin kendi denetiminden geçmesini bir yana býrakalým (E. Þ. Us ta, Atatürk’ün Cuma hutbeleri, Ýst. 2005). Örnek olay olarak burada sadece yurt çapýnda yapmaya baþladýðý gezilerde karýsý Latife Haným’ý dönemin giysisi olmadýðý halde kara çarþaf içinde dolaþtýrmasýna bakalým. II. Abdulhamid devrinde çarþafýn güvenlik gerekçesiyle yasaklandýðýný ancak Milli Müca-

dele’den hemen önce Ýttihat ve Terakki döneminde çarþafa riayetin emredildiðini Osmanlý arþiv belgeleri söylese de Milli Mücadele yýllarýnda özellikle iþgal altýna düþen, cihaniliði (cosmopolitism) bugünkünden kat be kat fazla olan büyük þehirlerdeki Müslüman kadýnlarýn kara çarþaf yerine renkli feraceler giydiklerini ve baþlarýný türbanla kapadýklarýný Anadolu’nun muhafazakâr nüfusunun yoðun olduðu yerlerde ise çarþafa benzese de çarþaftan ziyade (ehram gibi) yöresel kapanma usullerinin cari bulunduðunu tüm belgeler ve fotoðraflar gösterir, hatýralar haber verir (Örn.

‘‘

Hilâfetin ilgasýndan sonra muhalefeti yumuþatmak ga yesiyle Mustafa Kemal’in dinî siyasete alet ettiði þeklinde yorumlanabilecek emareler ortaya çýkmaya baþladý.

Dersaadet’in Fotoðrafçýlarý 1-2, Ýstanbul 2004; Cengiz Kahraman, Kansu Þarman, Tolga Çoruh, Gazanfer Ýbar, Denizler Kitapevi ve Mert Sandalcý arþivleri).

Latife Haným çarþaflý mýydý? Buna karþýn Milli Mücadele yýllarýnda topluluk arasýna karýþan deðil ama nutuk atmak gibi sebeplerle topluluk önüne çýkan Halide Edip gibi kadýnlarýn sadece bu faaliyetler esnasýnda dönemin icabý çarþaf giymek zorunda kaldýklarýný biliyoruz. Bu bakýmdan Türkiye’nin batýsýndaki þehirlerde bu yýllara ait tek tük çarþaflý kadýn fotoðrafýna veya fotoðraflarda tek tük çarþaflý kadýna rastlamak mümkündür. Pekiyi bu çarþaflarýn hepsinin rengi kara mýdýr? Dönemin fotoðraflarýna bakýldýðýnda bunlar genellikle siyah-beyaz olduðundan tüm bu çar þaflarýn rengi kara gözükecektir ve tarihçiyi yorumlarýnda yanýlgýya düþürebilecektir. Ancak Anadolu’yu Mustafa Kemal’in yanýnda gezen Latife Haným’ýn çarþafý farklý þehirlerden birçok þahidin ifadesine göre kapkara idi. Ýzmirli Uþaklýgil ailesinin Sabetaycý olup ol madýðý tartýþmasýný bir yana býraksak bile ailenin iktisadi-içtimai durumu göz önüne alýndý ðýnda ve de Sorbonne’da (Paris) hukuk okuyan ardýndan da Londra’ya lisan eðitimi için giden

Latife Haným’ýn günlük dýþarý-kýyafet olarak 1910’lu yýllarýn baþýnda modasý geçmiþ bir kýyafet olan kara çarþafla gezecek bir kadýn olmadýðýný ortadadýr. Bu arada kaydedilmesi gereken bir husus da þudur ki Mustafa Kemal bu seyahatler sýrasýnda çoðunda sadece erkeklerin hazýr bulunduðu birçok toplantýya karýsý ile birlikte katýlýr. Bu katýlým, okumuþ kadýnlarýn bulunduðu Türkiye’nin batýsýndaki büyük þehirler ve Anadolu’daki kadýn-erkek arasýnda kaç-göçün uygulanmadýðý yöreler için olaðan iken muhafazakâr þehirler için oldukça ilerici bir harekettir. Latife Haným’ýn kara çarþafýnýn saltanat ve hilafetin ardý ardýna ilgasýndan olumsuz etkilenen muhafazakâr Anadolu insaný için önemi büyüktür. Halk bu gezilerde dine yapýlan vurguya inanmýþtýr. Bunun sonucunda günümüz de dâhil bugüne kadar rejim aleyhine konuþmaz ve hareket etmez olmuþtur.

Türk’ün yeni amentüsü Bu sessizliðin elbette baþka sebepleri de vardýr. Bunlardan biri 4 Mart 1925 tarihli Takrir-i Sükûn Kanunu iken diðeri Ýstiklal Mahkemeleri’dir. Bu uygulamalarla yaklaþýk 5 bine yakýn kiþi idam edilmiþ ve ‘haddini bilmeyen’ diðer muhaliflere de çeþitli cezalarla hadleri bildirilmiþtir. O devirde Kemalciliðin (Kemalist kelimesi Fransýzca okunuþ olduðu için kullanmayý tercih etmiyorum) geldiði noktayý göstermesi bakýmýndan üç belge hayati önem taþýmaktadýr. Birincisi Þeref Aykut’un Kamalizm isimli kitabýdýr (Ýstanbul 1936: 3). Burada “Kamalizm [Rasyonel, Sosyolojik, Marksist, Faþist rejim ve ideolojilerinin]... üstünde yalnýz yaþamak dinini aþýlayan ve bütün prensiplerini ekonomik temeller üzerine kuran bir dindir...” diye tanýmlanýr. Benzer ibareyi 1945-46’ta yayýmlanan Cumhuriyetin ilk sözlüðünün din maddesinde de görürüz “Kemalizm Türk’ün dinidir”. Üçüncü belge ise Safi’nin Türkün Yeni Amentüsü (Ankara 1928, Hâkimiyet-i Milliye Matbaasý, 60 sh.) isimli eseridir. Burada aynen þöyle yazar: “Kahramanlýðýn örneði olan ve vatanýn istiklalini yoktan var eden Mustafa Kemal’e, onun cengâver ordusuna, yüce kanunlarýna, mücahid analarýna ve Türkiye için ahiret günü olmadýðýna iman ederim. Eyilikle fenalýðýn insanlardan geldiðine, büyük milletimin medeni cihanda en büyük mevkiyi kazanacaðýna, hamaset dasitanlarýyla tarihi dolduran kudretli Türk ordusunun birliðine... þehadet ederim...” Doç. Dr. Teyfur Erdoðdu Star-Açýk Görüþ, 16.1.2011

Neden anayasa yarýþý olmuyor? ALTI aydan daha kýsa bir süre önce genel seçimleri gerçekleþtiriyoruz. 1950’den günümüze her genel seçimde olduðu gibi yine ekonomi meselesini, büyümeyi, cari açýðý, gelir bölüþümün konuþacaðýz. Ama bu seçimlerde muhtemelen anayasa meselesi ekonominin dahi önüne geçecek. Bu da çok normal zira mevcut anayasa ile, yani askerlerin yaptýðý, dibacesini yazdýðý, yazdýrdýðý bir anayasa ile ne demokrasi olur, ne hukuk devleti olur, ne de kalýcý bir iktisadi büyüme olur. AB meselesi bile büyük ölçüde yeni, sivil bir anayasa yapýmýný baðlý. Bugün pek aðýzlarýna almýyorlar ama, Sarkozy, Merkel gibi Türkiye’nin AB üyeliðine karþý Avrupa liderleri “Askerî darbe ürünü bir anayasa ile AB’ye girilir mi?” deseler, ne cevap vereceðimiz belli deðil Yunanistan’ý, Ýspanya ve Portekiz’i örnek gösterseler bize önümüze bakmak düþer. Yeni bir anayasa, ama öyle saðýndan solundan rötuþ görmüþ bir anayasa deðil, en baþta

‘‘

Anayasanýn dibacesinde bir ideolojiye, siyasî yarýþa konu olmasý gereken bir düþünce sistemine yine doðrudan gönderme yapýlacak mý?

dibacesini, sonra da tüm maddelerini tamamen sivillerin yazdýðý bir anayasa yapmadan çaðdaþ dünyada baþý dik dolaþmak, Kýbrýs meselesinde bile güçlü müzakereler yürütmek olanaksýz. Bu böyle biline. Haziran 2011 seçimleri tartýþmalarý yeni bir anayasa odaklý olmalý. Bu keyfiyet Türkiye’nin EN ACÝL ihtiyacý. 2011’de seçilecek TBMM tarihimizde ilk kez askerlerin doðrudan müdahil olmadýðý, olamadýðý bir kalýcý anayasanýn yapýlmasý þerefini taþýmalý, TARÝHE BÖYLE GEÇMELÝ. Ne mutlu öyle parlamenterlere. ANCAK, seçimlere altý aydan az bir süre kalmasýna raðmen, konu siyasi partiler arasýnda dolu dolu, açýk açýk konuþulmuyor. Sayýn Baþbakan anayasayý ilk kez millet yapacak diyor. CHP Baþkan Yardýmcýsý anayasa hukuku profesörü Sayýn Süheyl Batum da yeni anayasa parti anayasasý deðil, TBMM’nin anayasasý olacak diyor. Bu ifadeler hoþ, güzel de içerikle ilgili bir iþaret üretmiyorlar. Aklýma gelen ve çok belirleyici olduðunu dü þündüðüm konularý dikkatlerinize sunuyorum. Anayasanýn dibacesinde bir ideolojiye, siyasi yarýþa konu olmasý gereken bir düþünce siste mine, mesela bir tür milliyetçilik tanýmýna yine doðrudan gönderme yapýlacak mý? Vatandaþlýðý düzenleyecek bir madde olacak mý? Olacak ise, buram buram etnisite kokan bir kavrama yine gönderme yapýlacak, vatandaþýn sýfatý anayasada tanýmlanacak mý? Genelkurmay Baþkanlýðý her çaðdaþ ülkede olduðu gibi MSB’ye baðlanacak mý? MGK gibi bir düzenleme, kararlarýný Bakanlar Kurulu’na BÝLDÝREN bir kurum yine anayasal statüsünü koruyacak mý? Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý’nýn genel idare dýþýna taþýnmasý savunmak parti kapatmak için bir neden (SPK m.89) olacak, DÝB anayasal statüsünü koruyacak mý? Din dersleri, darbeci Kenan Evren düzenlemesi doðrultusunda, anayasal zorunluluk taþýmayý sürdürecek mi? Ýspanya Anayasasý’nýn onuncu maddesi (baþta Anayasa Mahkemesi yargýçlarý olmak üzere tüm yargýçlarýn kararlarýný verirken anayasa maddelerini temel hak ve özgürlere iliþkin uluslararasý sözleþmelere uygun yorumlama aayasal zorunluluðu) aynen bizim anayasamýzda da yer alacak mý? Yerel seçilmiþ organlar mesela yerel vergiler konusunda yasama yetkisini haiz olacaklar mý? BU KONULARI NEDEN ÞÝMDÝDEN TARTIÞMIYORUZ? PARTÝLER, LÝDERLER NEDEN BU ZEMÝNDE YARIÞMIYORLAR? BEN OYUMU BU YARIÞTA ALINAN POZÝSYONA GÖRE KULLANACAÐIM. Eser Karakaþ / Star, 17.1.2011


9

YENÝASYA / 18 OCAK 2011 SALI

MAKALE Mutlakiyet, Cumhuriyet ve Bediüzzaman

FIKIH GÜNLÜÐÜ SÜLEYMAN KÖSMENE fikihgunlugu@yeniasya.com.tr www.fikih.info 0 505 648 52 50

Ne­ca­ti­Yýl­maz:­“Mut­la­ki­yet,­Meþ­ru­ti­yet, Cum­hu­ri­yet­ve­De­mok­ra­si­te­rim­le­ri­ni­Be­di­üz­za­man’ýn­gö­rüþ­le­ri­ý­þý­ðýn­da­a­çýk­lar­mý­sý­nýz?” Mutlakiyet, Meþrutiyet, Cumhuriyet ve Demokrasi birer yönetim biçiminin adýdýr. Mutlakiyet: Bir kiþinin sýnýrsýz yetkilerle donatýlmýþ olarak, tek baþýna devleti yönetme þeklidir. Her türlü istibdada, baskýya, kiþisel suistimallere açýk bir yönetim biçimidir. Ýslâmiyet, bir kiþinin mutlak biçimde görüþ ve kanaatlerinin, arzu ve isteklerinin hâkim olduðu bir yönetim biçimini benimsemez. Çünkü kiþiler hatadan ve kusurdan hâlî olamazlar. Peygamberler müstesnâ hiç kimse mükemmel deðildir. Peygamberler de istiþâre yolunu bizzat fiilleriyle göstermiþlerdir. Peygamber E fendimiz (asm) ashabýnýn görüþüne önem verir, asha býyla istiþâre eder ve istiþâreyi bir sünnet olarak bilfiil gösterirdi. Meselâ Bedir savaþýna baþlarken, Uhud savaþýna karar verirken, Hendek savaþýnda savaþýn þekli ile ilgili olarak ashabý ile istiþare etmiþ ve ashabýnýn görüþünü benimseyerek uygulamaya koymuþ, böylece istiþare ettiðimiz kiþinin görüþlerini benimsemenin ve buna göre uygulama yapmanýn sünnet olduðunu göstermiþtir. Kezâ Kur’ân da istiþareyi emretmiþtir: “Ýþlerde onlarla istiþare et.”1 buyuran Kur’ân, Þûrâ’yý isim olarak alan bir diðer sûrenin bir âyetinde ise istiþareyi teþvik etmiþtir: “Onlarýn aralarýndaki iþleri istiþâre iledir.”2 Öyleyse çok çetrefilli dünya iþlerini ve problemlerini çözmenin, muhtelif uzmanlar ve tecrübeler gerektirdi ði devlet yönetiminde tek kiþinin görüþlerinin çok kiþinin görüþlerine nispetle isabetten yoksun olacaðý açýktýr. Osmanlý Devleti þekil olarak mutlakiyet idiyse de, daha baþta Þeyhulislâmlýk makamý ihdas edilmiþ ve altý yüz yýl boyunca padiþahlar bu makamdan fetva ve görüþ almadan her hangi bir konuda karar vermemiþlerdir. Ayrýca önemli devlet iþlerini de divan toplayarak, divanýn kararlarýyla yürütmüþlerdir. Meþrutiyet, kelime olarak, anayasalý sistem demektir. Bu sistemde meclis atama ile deðil, seçimle belirlenir, yönetim seçimle kurulur ve anayasa yapma ve yasama yetkisini meclis elinde bulundurur. Ýstiþare esasýna dayandýðýndan, Kur’ân’ýn yukarýda verdiðimiz âyetlerle tasvip ettiði bir sistemdir. Bu nedenle Bediüzzaman Hazretleri Osmanlý döneminde meþrutiyeti, “meþrutiyet-i meþrûa” unvaný ile savunmuþtur. Meþrutiyet-i meþrûa, halkýn hür iradesi ile oluþan, hile ve dolaplarla kurulmuþ olmayan, meþrû meclise dayalý yönetim biçimidir. Cumhuriyet’e gelince… Cumhur kelime olarak, halk, ahali, umum topluluk, kalabalýk, ekseriyet, millet çoðunluðu demektir. Cumhurî, halka ait, milletin çoðunluðuyla ilgili olan mânâsýndadýr. Cumhuriyet ise, milletin egemen olduðu yönetim biçimi demektir. Terim olarak ise Cumhuriyet, seçimle kurulan, gücünü milletten alan, adalet ve hukukun üstünlü ðünü, temel hak ve hürriyetleri saðlamayý esas alan idare þeklidir. Bu ayný tanýmý, demokrasi için de yapmak mümkündür. Tek fark kelime menþelerindedir. Yani Arapça kökenli olan ve yukarýda tanýmýný verdiðimiz Cumhuriyet kelimesi, Yunanca kökenli olan “Demokrasi” kelimesi ile ayný anlamdadýr. Bu tanýmlama ile olmak þartýyla cumhuriyet sistemi veya demokratik parlamenter sistem Kur’ân’ýn tasvip ettiði bir sistemdir ve bu nedenle Bediüzzaman Hazretleri bu sistemi savunmuþtur. -–Ancak asrýmýzda her yönetim biçiminin kendisini halktan gösterme çabasý ile adýna Cumhuriyet demesi bir moda hâline gelmiþ ve Cumhuriyet kelimesi anlam kaymasý yaþayarak her türlü baskýcý rejimlere ad olmuþtur. Bunu kastetmiyoruz ve tasvip etmiyoruz.— Bediüzzaman, kendisinin “dindar bir Cumhuriyetçi” olduðunu Eskiþehir Mahkemesinde ifade etmiþ; “Hulefâ-i Râþidîn; hem halife, hem reisicumhur idiler. Sýddîk-ý Ekber (ra) Aþere-i Mübeþþereye ve Sahabe-i Kirama elbette reisicumhur hükmünde idi. Fakat mânâsýz isim ve resim deðil, belki hakikat-i adaleti ve hürriyet-i þer’iyeyi taþýyan mânâ-yý dindar cumhuriyetin reisleri idiler”3 diyerek, sistem olarak Cumhuriyet’i “mânâsýz isim ve resimden ibaret olmamak” kaydýyla savun muþtur. Nitekim Bediüzzaman Hazretleri Cumhuriyet adý altýnda istibdatlara, keyfîliklere ve dinsizliklere hayatý boyunca sürekli biçimde þahit olduðundan, mevcut uygulamayý Denizli Mahkemesinde eleþtirerek, mahkeme reislerine, “Sizi iðfal eden ve adliyeyi þaþýrtan ve hükûmeti bizimle vatana ve millete zararlý bir sûrette meþgul eyleyen muarýzlarýmýz olan zýndýklar ve münafýklar, istibdad-ý mutlaka ‘cumhuriyet’ nâmý vermekle, irtidad-ý mutlaký rejim altýna almakla, sefahet-i mutlaka ‘medeniyet’ ismi vermekle, cebr-i keyfî-i küfrîye ‘kanun’ ismini takmakla hem sizi iðfal, hem hükümeti iþgal, hem bizi periþan ederek, hâkimiyet-i Ýslâmiyeye ve millete ve vatana ecnebî hesabýna darbeler vuruyorlar.”4 demiþtir. DUÂ Ey Ahkemü’l-Hâkimin! Ruhumuzu cesedimize hâ kim eyle! Aklýmýzý midemize vâkýf eyle! Hayatýmýzý dininle hayatlandýr, emirlerinle zinetlendir, günahlarý terk le süsle, güzel ahlâkla tezyin eyle! Gönlümüzü Kur’ân nurlarýna aç! Kalbimizi iman nurlarý ile ihyâ et! Âmin! Dipnotlar: 1- Âl-i Ýmrân Sûresi,3/159 2- Þûrâ Sûresi, 42/38 3- Þua lar, s. 317 4- Þualar, s. 256

DOSYAM Mehmet Tanrýsever’i çekemeyenler ÞERÝF GÜNDÜZ sg-kys@hotmail.com

ediüzzaman der ki: “Umur-u hayriyenin (hayýrlý iþlerin) muzýr mânileri çok olur.” Gerçekten de öyledir. Yýllarca “ifsat komitesinin” mücadele ettiði ve öldürmek istediði zâtýn hayatýnýn kýsa bazý kesitlerini filme almanýn, bu “muzýr mânileri” üzerine celbetmeyi netice vermesi normaldir. Mehmet Tanrýsever, “Hür Adam” filmi ile az bir iþ yapmadý. Ülkede halktan uzak olan bazýlarýnýn, Bediüzzaman’a karþý gerçek yüzlerini ortaya çýkardý. Bakýn film, kimlerin yüzlerindeki perdeleri indirdi: * “Asýrlardýr Ýslâm’a bayraktarlýk yapan Türk

B

milletinin torunlarýna kýlýç çekilmez” dediði için “Kürtçülük” yapanlarý rahatsýz etmiþtir. * Gerek deðiþik sahnelerde Kürtçe konuþmalarýn olmasý, gerekse “Kürdistan’ýn hürriyet havasý…” hitabýný kullanmasý ve “Bana zulmedenler hakikî Türk deðillerdir” demesi “Türkçülük” yaparak varlýklarýný sürdürmek isteyenlerin fikirlerini allak bulak etmiþtir. * “Ýsimden ibaret olmayan bir dindar Cumhuriyet” anlayýþýný ifade etmesi, “cumhuriyet” adý altýnda “despotluk” yapanlarý kýzdýrmýþtýr. * Tek parti diktatöryasýna hasret duyan “ilericilerin”(!), partilerinin alternatifsiz iktidar devirlerindeki “zulmü” nazara verdiði için tepki gösterme gayretine girilmiþtir. Bütün bu kesimlerden gelen ve gelmesi muh te mel o lan tep ki le re kar þý; film de “müsbet hareketi” çok güzel iþleyen ve “Ýfsat komitesi, dem ve damarlarýma dokunu-

yor ama onlara âlet olmam…” diyen anlayýþ gi bi dav ran mak ge re kir. Çün kü Ri sâ le-i Nur mesleðinde “ümitsizliðe” yer yoktur. Zaten bu da, filmde iyice iþlenmiþtir: “Bu yazdýklarýnýzý bütün dünya okuyacaktýr” diye kullanýlan ifade, göz ardý edilmemelidir. Evet, Tanrýsever’e bazý gruplar deðiþik þe kil ler de “bas ký lar” ya pa cak, psi ko lo jik harp uygulayacaktýr. Zaten kendisi de iþin farkýnda gibi... O halde “sâkin” olmak ve provakosyonlara gelmemek gerekir. Artýk sinema dünyasýnda Tanrýsever’in ismi Said Nursî ile beraber anýldýðý için yapýlmak istenen saldýrýlarýn çeþidinin fazla olmasý da muhtemeldir. Onun için “azamî dik kat” ge re kir. Çün kü Tan rý se ver ar týk kendinden ziyade “Hür Adam”ýn temsilcisi konumuna geçmiþtir. “Ýfsat komitelerinin” deðiþik baskýlarý, onun “Hür Adamlýðýna”

BEDESTEN

"Damgalama kolaycýlýðý"na reddiye

M. LATÝF SALÝHOÐLU latif@yeniasya.com.tr

n hayýrlý fikir ve hareket ölçüsünün "va sat"ta ol du ðu nu he men her kes bilip söylemesine raðmen, ne tuhaftýr ki, insanlarýmýzýn bir kýsmý inat edercesine ya ifrata kaçar, ya tefrite düþer. Vasatýn dýþýnda gezinmeyi âdet ve alýþkanlýk haline getiren bu kimselerin diðer ba zý ö zel lik le ri ni þöy le ce ta rif et mek mümkün: * Bir kiþi veya konu hakkýnda keskin, katý, rijit ve kliþeleþmiþ sözler sarf ederler. * Takýntýlýdýrlar, ön yargýlý davranýrlar. * Genellikle "Ya hep, ya hiç"çidirler. * Ucuz kahramanlýk ustasýdýrlar. * Çevre ile uyumsuzdurlar. Doðru dürüst bir iþ beceremezler. Ancak, baþkasýný tenkit etmede, basit kusurlarý bile mercekle büyütmede üzerlerine yoktur. * Hizmetleri ve doðrularý ile deðil, baþ kasýna sataþmakla, baþkasýný karalamakla kendilerinden söz ettirirler. * Damgalama kolaycýlýðýna saparlar. Elle rin de kir li bir mü hür, ö nü ne ge le ni damgalamakla meþguldürler. Vesaire...

E

Taze iki misâl Pazar günkü gazetemizin " Medyadan iktibas" sayfasýnda da yer aldýðý gibi, Radi kal gaze te si nin baþ ya za rý E yüp Can'a kýsa bir mektup yazdým. O mektupta, Doðu ve Güneydoðu Bölgelerinde son otuz yýlda iþlenen bütün cinayetlerden PKK'nýn birinci derecede sorumlu ve hissedar olduðunu ifade ettim. Zi ra, sa vun du ðu nu id di a et ti ði te mel hak ve özgürlükler için demokratik yoldan gideceðine, o tuttu vahþet ve cinayet arenasýnda boðuþmayý tercih etti. Bu arenada, binlerce ocaðýn sönmesine, on binlerce mâsumun can ve malýnýn telef olmasýna sebebiyet verdi. Ardýndan, ayný cinsten itirafçýlar çýktý, ayný bünyeden tetikçiler yetiþti. Keza, ayný cinsten Kontra–Hizbullahçýlar çýktý, ayný bünyeden Korucu birlikleri yetiþti. Faili mâlum veya meçhûl binlerce cina yet, yine ayný örgütün baþlatmýþ olduðu cinayet zincirinin halkalarýdýr.

Evet, hiç tereddütsüz biliyor ve inanýyoruz ki: Þayet PKK, kan ve þiddete dayalý bir çatýþma ortamýna bilerek ve isteyerek sebebiyet vermeseydi, ne Kemalist diktacýlar malzeme bulur, ne kanlý operasyonlar yapýlýr, ne itirafçýlar türer, ne tetikçiler yetiþir, ne iþbirlikçiler meydan alýr, ne Hizbulvahþet hortlar, ne de Koruculuk denen iç yara azgýnlaþýrdý. Dolayýsýyla, "essebebüke'l–fâil" sýrrýnca, yani "Kim bir fiile sebep olduysa, onu iþlemiþ gibidir" prensibince, Türk–Kürt fark etmez, PKK, özellikle bölgede akýtýlan bütün kanlardan, iþlenen bütün cinayetlerden mesuldür ve bu büyük günah galerisinin ortaðýdýr, hissedarýdýr. Þimdi, biz bu yöndeki görüþ ve kanaatimizi ifade ettik diye, bir Radikal okuru hemen tutup "Ýþte Türk–Sünnî devletin maþasý Kürt" diye damgayý yapýþtýrmýþ ve

‘‘

Kimsede en ufak bir þüphe kalmamasý ve umumun bilmesi için ifade edelim ki, bugüne kadar hiçbir yazýyý baþka sý nýn da yat ma sý, ya hut mec bu ri yön len dir me siy le yazmýþ deðiliz... Her ne yazýyorsak, kat'î surette mâlumatýmýz ile vicdanýmýzýn ittifakýyla yazýyoruz.

þunlarý döktürmüþ mesajýnda: "Salihoðlu, Kürt halkýnýn yaþadýklarýndan 'Türk–Ýslâm Sentezcisi' devletini ayýrarak, adeta onu zemzem suyu ile yýkayarak soyutlamak istiyor..." (E.Ý.) El insaf, el vicdan be yâhû! Ye ni As ya'yý hiç mi bil mi yor su nuz? Yazdýklarýmýzý hiç mi takip etmiyorsunuz? Hiç mi muhakemeniz yok? Bizim de otuz beþ senedir þerefle içine dahil olduðumuz Yeni Asya'nýn en belirgin vasfý, Bediüzzaman Said Nursî'nin Risâle–i Nur ile ortaya koyduðu Kur'ânî ölçü ve pren sip ler doð rul tu sun da ya yýn yapmak ve bu istikamette hizmet etmek deðil midir? Bunu bilmeyecek ne var? Siz bu ülkede yaþamýyor musunuz? Artýk dünyanýn bildiði bâriz bir gerçeði, nasýl olur da siz hâlâ öðrenemediniz?

GÜN GÜN TARÝH

O Bediüzzaman ki, jakoben Kemalistler ta ra fýn dan ha yat o na zin dan e dil di. Ömrü sürgünlerde, hapislerde, sürgünlerde geçti. Mezarýnda dahi rahat býrakýlma dý. Hat ta, ha tý ra a ðaç la rý na da hi ta hammül edilmedi. Biz, 88 senedir iþte böylesine ceberrut bir zihniyetle mücadele ediyoruz. Türk, Kürt, Arap... ayrýmý yapmadan, bütün bir milletin sosyal, kültürel ve mukaddes deðerlerine taarruz eden hunhar bir zihniyet... Buna raðmen, siz nasýl olur da tutup en çok mücadele ettiðimiz bir zihniyetle bizi özdeþleþtirmeye, aynileþtirmeye çalýþýyorsunuz? Bu yaptýðýnýz, düpedüz bir "damgalama kolaycýlýðý"dýr, baþka birþey deðil. Kaldý ki, biz "Hizbulvahþet" hakkýnda "Karanlýk odaklarýn taþeronu olarak kullanýlýyorlardý” dediðimiz halde, siz bunu nasýl görmezden geldiniz de, hemen tam aksi yöndeki damgayý yapýþtýrýverdiniz. Belki de, mesajýmýzý tam okumayýp, o kö þe ya zý sýn da hak ký mýz da hak sýz ye re kullanýlan "Hizbullah–JÝTEM iliþkisini, devlet adýna yapýlan yanlýþlarý ýskalýyor" ifadelerine takýlýp kaldýnýz, bilemiyorum. Yine el insaf diyor ve yazdýklarýmýzý bir kez daha dikkatlice okuyup ona göre yorum yapmanýzý tavsiye ediyoruz. Bir kimsenin, maksadýnýn tam aksi yönün de it ham e dil me si nin ne de re ce a cý verdiðini, ancak benzer ithamlara mâruz kalanlar bilir. "Kullanýyorlar, saldýrtýyorlar" iftirasý Bu günlerde bir baþka vatandaþ, kafayý "Pot mu, put mu?" baþlýklý yazýlarýmýza takarak, bizi habire "konuyu tahkik etmemek"le itham ediyor; hýzýný alamayýp, ayrýca bizim baþkasý tarafýndan baþka maksatlar i çin kullanýldýðýmýz iddiasýnda bulunuyor. Tabii, kiþi iddiasýný ispat etmekle mükelleftir. Ýspat edilemeyen iddia ise, iftiradan da öte gýybete gider ki, öncelikle sahibini yakar ve küçültür. Bizim açýmýzdan, ispatý asla mümkün olmayan bu tür iddialarýn da, yine "damgalama kolaycýlýðý"ndan kaynaklandýðýný düþünüyorum. E vet, ol ma yan bir þey is pat e di le mez. Fakat, kimsede en ufak bir þüphe kalmamasý ve umumun bilmesi için ifade edelim ki, bugüne kadar hiçbir yazýyý baþkasýnýn dayatmasý, yahut mecburi yönlendirmesiyle yazmýþ deðiliz. Her ne yazýyorsak, kat'î surette mâlu matýmýz ile vicdanýmýzýn ittifakýyla yazýyoruz. Bunun aksi yönündeki her türlü itham ve iddiayý peþinen reddediyoruz.

lTurhan Celkan

turhancelkan@hotmail.com

gölge düþürmemelidir. Hem de Tanrýsever’ýn filminin deðer ölçüsü bazý maddî kýstaslar olamaz; çünkü, mânevî yönünün “deðeri” ifade edilemeyecek kadar büyüktür. On fabrikayý kuracak sermayeyi filme yatýrmak ancak “dâvâyý” kavrayabilmiþ adam vasfýdýr. “Sivrisinek tantanasýný kesse, balarýsý dem demesini bozsa sizin þevkiniz kýrýlmasýn” anlayý þý Tanrýsever’ýn fikir dünyasýdýr ve olmalýdýr da. Fil min gös te ri me gir di ði gün den be ri yaptýðým tesbit ve gözlemler bunlardýr. Tanrýsever’in vakarlý ve sakin duruþu, onu çekemeyenleri daha çok sýkýntýya sokacaktýr. Çünkü kendisi yaptýðý film ile Anadolu’da milyonlarýn duygularýnýn tercümaný olmuþtur. Ve 2011 Türkiye gündemi Bediüzzaman’dan baþkasý deðildir. Bazýlarýnýn panikleri bundandýr.

Yarým asýrlýk dâvâ arkadaþýmýz “Ýbrahim Baþol”u uðurladýk TALÝP ÇÝÇEK talip.cicek@mynet.com

evdiklerimizin ardýndan bir þeyler yazmak her ne kadar zor olsa da, Risâle-i Nur hizmetlerinde emeði geçenleri yâd etmenin bir vefa borcu oldu ðunu düþünüyorum. Gölcük’te ilk nur dershanesini açanlardan biriydi Ýbrahim kardeþimiz. Altmýþlý yýl la rýn or ta la rýn da ta ný mýþ tý Ri sâ le-i Nur’u. Sanat okulunda yatýlý olarak okumuþ, tersane komutanlýðýnda makine fabrikasýnda çalýþmýþtý. Risâle-i Nur’a hayatýný vakfetmenin öneminin yaygýnlaþtýðý ve evliliðin ifrat bir düþünceyle ölümle eþdeðer sayýldýðý günlerdi. Nur dershanemizde ilk evlilik kararý veren ve bu riski göze alan o olmuþtu. Arkadaþlarý olarak bizler de düðününe iþtirak etmiþtik. Gayr-ý meþrû düðünlere iþtirak etmemekte özen gösterirdik. Ýslâm’da meþrû dairedeki düðünlerin nasýl olmasý gerektiði hususunda örnekler de unutulmuþtu. Baþka yerlerdeki nur talebeleri belki güzel uygulamalar yapýyor olabilir, fakat bizim için bir ilk olacaktý. Tekke köyüne gelin almaya gitmiþtik. Duâlar ve tekbirlerle nezih bir merasim olmuþtu. Belki bu tür bir uygulama o günler için ilktir diyebilirim. Gölcük’teki ilk nur talebelerinden olan Fuat Erol aðabeyimizin evinde bir müddet kiracý olarak oturdu Ýbrahim kardeþimiz. Evini bir dershane-i Nuriyeye çevirmiþti. Ev derslerinde onun mekâný da uðrak yerimiz olmuþtu. Üstadýmýz da zaten evlenen nur talebelerinin, hânelerini birer dershaneye çevirmelerini tavsiye etmiyor mu? Ýbrahim kardeþimiz de bunu uygulayan nur talebelerinden biriydi. Gölcük’te bulunduðu sürece Nur derslerinin sürekli müdâvimiydi. Her derste görüþürdük. Bilâhare Ýzmit taraflarýnda iþe baþladý. Nur talebeleriyle irtibatý orada da devam etti. Ýzmit derslerine katýldýðýmýzda kendisiyle görüþme fýrsatýmýz olurdu. Yüzünden tebessüm hiç eksik olmayan bir kardeþimizdi. Güzel gören, güzel düþünen, güzel konuþan ve konuþurken kendisinden pozitif etkilendiðiniz bir Nur talebesiydi. Yeni Asya ekolünde Neþriyatýmýzý takip eden ailesiyle birlikte hizmetlerimizle hemhâl olmuþ, gýybet ve tenkitlerden uzak duran örnek bir tavrý vardý. Kendisinin vefat haberini Rýdvan Ercan kardeþimizden alýnca þaþýrdým. Hastalýðýný hiç duymamýþtým. Sanki ölümü âniden gelivermiþti benim için, fakat yaþý altmýþý geçenlerin ölüm yolculuðunda sýraya girdiklerini hatýrlattý ve nefsimin uyanmasýna vesile oldu. Ölümü hatýrladýðýnda baþkasýna vermek nefsimizin özelliði. Çevremizdeki dostlarýmýzýn birer birer baþka âleme göç etmesi, gittikleri âleme karþý bizim de yolcu olduðumuzu ihtar ediyor ve kalan ömrümüzü daha dikkatli aktif hizmetlerle deðerlendirmenin önemini hatýrlatýyor. Ýbrahim kardeþ, sen aramýzdan zâhiren ayrýlmýþ olsan da, samimi tesanüd ve ihlâs sýrý ile kardeþleri adedince ruhlara sahip olan nur talebeleri gibi, senin de saðlam kalan kardeþlerin sayesinde kabrine nurlar gelmeye devam edecektir. Bazen o nurlardan istifade etmek için serbest kalan ruhun ile aramýzda da bulunabileceðine ve mânevî desteðin olacaðýna inanýyorum. Ýbrahim kardeþimizden geçici ayrýlýðýn hüznünü yaþarken; ailesine, yakýnlarýna, Ýz mit li kar deþ le ri mi ze sa býr lar di le rim. Oðlu Fatih kardeþimizin de babasýna lâyýk bir varis olarak nur hizmetleriyle yakýndan ilgilenerek, safý boþ býrakmamasýný diler; kendisinin kabrinin nurlar yuvasý ve makamýnýn cennet olmasýný dilerim.

S


10

YENÝASYA / 18 OCAK 2011 SALI

KÜLTÜR-SANAT

Barla’nýn daðlarýndan

HUZUREVÝ MUZAFFER KARAHÝSAR erol530@hotmail.com

Kur’ân ziyafeti CD oldu ir nur parlamýþtý, yýllar önce Barla’nýn yüksek daðlarýndan, kayalýklarýndan, ovalarýndan. Gecenin zulmetinden, kasvetinden ýþýða, aydýnlýða, nura huzura susamýþ olan insanlar ýþýðýn parladýðý tarafa akýn ettiler. Bütün engeller, korkular, zulümler, yokluklar, kýtlýklar hapisler mani olamadý, durduramadý bu koþuþturmayý. Kuþ uçmaz, kervan geçmez Barla’nýn mahrumiyetlerle bunalmýþ afakýna bereketli, þefkatli, sýcak bir güneþ doðmuþtu. Bu Kur’ân Güneþi küfrün ve karalýðýn zulümden taþlaþmýþ, donmuþ soðukluklarýný, buzlarýný eritmeye baþlamýþtý. Artýk rüzgârlar daha bir anlamlý ve ýlýk esiyor, yaðmur tanecikleri bereketler getiriyordu. Aðaçlar, kuþlar, arýlar, böcekler çiçekler süslü, güzel, tatlý halleriyle duâya, zikre yönelmiþler vecd ile secde edip emre imtisal ediyorlardý. Her þey ifade ettiði manayý bulmuþ, her yer Rabbine yönelmiþ varlýðýný birliðini ilan ediyorlardý. Ýnsanlarýn kalbine gönlüne nurun huzmeleri aktýkça yeniden hayat buluyor, billur hakikatler ruhlarýna nüfuz ettikçe yüzler, gözler, bakýþlarda tebessümler, tevazular artýyordu. Kardeþlik, arkadaþlýk, yardýmlaþma, sebat, sadakat, ihlâs, samimiyet birlik ve beraberlik… Gönülleri, kalpleri, duygularý, kaplýyor; insanlarý iman, islâm, Kur’ân ýþýðýnýn kopmaz halatlarý ile birbirine baðlýyordu. El ele, gönül gönüle baðlanan bahtiyar insanlarýn gün geçtikçe sayýlarý artýyordu. Her gelen o ýþýk halesine tutunup varlýðýnýn gayesini, geleceðini, ahiretini ve çevresindekileri aydýnlatýyordu. Nur’un hakikatleri ile selamlar, sevgiler ve kardeþlikler Barla’ya ve Barla’nýn yüksek daðlarýna, engin ovalarýna, Eðirdir gölünün mavi, billur sularýna sýðmayýp taþmaya baþladý. Nur Postacýlarý ile gökte uçuþan bulut oldu, yaðmaya baþladý. Yerde koþuþan rüzgâr oldu, esmeye baþladý. Her yere nurdan haleler akýp gitti. Ocaklar tekrar yanmaya, bacalar tütmeye, açlar doymaya, susuzlar kanmaya baþladýlar. Hayat, bereket, huzur buldular Kur’an hakikatleri ile. “Bir þem’a ki Mevlâ yaka, üflemekle sönmez!” Bu nuru Mevlâ yakmýþtý. Yarasa ruhlu, ehli bid’a ve dalalet karanlýklarýna saplanmýþ, benliðini yitirmiþ, yaratýlýþ gayesini unutmuþ, dünyanýn yalancý zevkleriyle aldanmýþ, sarhoþ olmuþ gafiller, zavallýlar istediði kadar üflemeye, karartmaya, söndürmeye çalýþsalar da; “Allah nurunu tamamlayacaktýr.”1 Müjdesi ahir zaman fetreti, zulmeti içersinden Ýlâhî bir takdir, bir lütuf olarak tecelli etti. Elden ele, dilden dile, gönüllere, akýllara, kalplere, hücrelere, zerrelere, dimaðlara sirayet ederek yayýlan Kur’ân'ýn elmas hakikatleri Barla’nýn sadýk, fedakâr ve Isparta kahramanlarý ile dalga dalga Anadolu’nun her ücra yerlerine ulaþtý, müþtak gönüllerle buluþtu. Onu bilenler, bulanlar, anlayanlar Allah’ý buldu. Onun marifetine, muhabbetine, Ýlâhî zevklerine, lezzetlerine kalben ulaþtý, baðlandý. Hakiki kul olmanýn þuuru ile kula kulluktan kurtuldular. Onu bulanlar Allah’ýn sevgili Resulünün istikametli yolunu, izini, sözünü buldu. Peygamber sevgisi ve idraki ile Kur’ân'ýn iþaret ettiði gibi kâinata, olaylara ve varlýklara bakmayý öðrendiler. Mânâ-yý harfi ile her mahlûkun ve mevcudun yaratýlýþ sýrlarýný en ince noktasýna kadar keþfedip anlayýp tefekkür ettiler. O ilimle, idrakle, þuurla esfel-i safiline deðil de; âlâ-yý illiyine doðru adým adým çýktýlar. Þimdi bütün dünya, bir kasabada yokluklar ve mahrumiyetler içerisinde bir çekirdekten neþvü nema eden hakikatlerin hikâyesini konuþuyor. Bediüzzaman gerçeðini ve onun elinde parlayarak dünyayý aydýnlatan Kur’ân meþalesini nasýl tutuþturduðu araþtýrýyor. Bu hakikatler akýllarda, gönüllerde, ruhlarda nasýl yer bulduðu herkes tarafýndan heyecanla ve hayranlýklarla anýlýyor. Bir damla zerreden teþekkül eden fânî, aciz ve zayýf insanlardan nasýl yýldýzlar olur, nasýl kutup olup göklere, gönüllere yükselir? Þimdi dünya; bu yüceliðin, ermiþliðin, kendini bir dâvâya vermiþliðin sýrrýný çözmeðe çalýþýyor. Bütün insanlýk inancý uðruna ömrünü hakir gören, olaðanüstü fedakârlýklarla zorluklara göðüs geren, baðrýný siper eden efsane þahsiyetleri, Isparta Kahramanlarýný ve onlarýn ilham kaynaðý; Üstadýný tanýmaya çalýþýyorlar.

B

Dipnot: 1. Saff suresi, 8

“Silüetler Þehri Ýstanbul’’ ay sonuna kadar gezilebilir FOTOÐRAF sanatýnda 50. yýlýný kutlayan A. Halim Kulaksýz’ýn ‘’Siluetler Þehri Ýstanbul’’ isimli fotoðraf sergisi Taksim Cumhuriyet Sergi Salonu’nda ay sonuna kadar gezilebiliyor. Sanatçýnýn 10 yýllýk çalýþmalarýndan oluþan sergide, her biri 3 metre büyüklüðünde 65 adet panoramik Ýstanbul silueti sanatseverlerin beðenisine sunuluyor. Ýstanbul’un alýþýk olunmayan açýlarýnýn da içinde bulunduðu noktalardan çekilmiþ fotoðraflarýn yer alan, dünyadaki en ileri müze sunum teknolojileri ve DIASEC tekniði ile düzenlenen sergi, Türkiye’de bir Türk sanatçýnýn düzenlediði en büyük fotoðraf sergisi niteliðini taþýyor. Taksim Cumhuriyet Sergi Salonu’ndaki sergi, ay sonuna kadar pazar günleri hariç gezilebiliyor. Ýstanbul / aa

Bu yýl ikincisi düzenlenen umre ve hac fuarý sona erdi. 3 gün süren fuar oldukça hareketliydi. Fuarý ziyaret eden Hac ve umre adaylarýnýn kimi ucuza gitmek, kimisi de konforlu bir yolculuk yapmak için turizm acentelerini dolaþýp bilgi aldýlar.

HAC VE UMRE FUARI SONA ERDÝ TÜRSAB’ýn tertip ettiði ve üç gün süren 2. Hac ve Umre Fuarý gerek acenteler, gerekse ziyaretçiler açýsýndan oldukça hareketli geçti. ELÝF NUR KURTOÐLU ÝSTANBUL BU yýl ikincisi düzenlenen umre ve hac fuarý sona erdi. 3 gün süren fuar oldukça hareketliydi. Fuarý ziyaret eden Hac ve umre adaylarýnýn kimi ucuza gitmek, kimisi de konforlu bir yolculuk yapmak için turizm acentelerini dolaþýp bilgi aldýlar. Türkiye Seyahat Acenteleri Birliði’nin (TÜRSAB) tertip ettiði Hac ve Umre Fuarý, þirketlerden de büyük ilgi gördü. Ýstanbul Feshane Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleþen fuarda Hac ve umre seyahatleri yapan acentalar ve mukaddes topraklarý ziyaret etmek isteyen vatandaþlar biraraya geldi. Peki, Umre’ye hangi mevsimde gidilir? Kutsal yolculuða niyet eden vatandaþlar tur seçerken nelere dikkat etmeli. Tur acente sahipleri en iyi umre seyahati hakkýnda bilgi verdi.

Wittour Hac ve Umre Müdürü Mehmet Ali Çoruh

Umre sözleþmenizi iyi okuyun

Kendi firmalarýnda en ucuz umre seyahatinin 830 Euro olduðunu bildiren Kutluoðlu, 2003 yýlýndan beri umre ziyaretçilerinin anormal bir þekilde arttýðýný vurguladý. Türkiye’de 4-5 bin acenta bulunduðunu aktaran Kutluoðlu, umre izninin ise 75 acentada olduðunu söyledi. Yetki sahibi turlarla yolculuk yapanlarýn hiçbir maðduriyet yaþamayacaklarýný belirten Kutluoðlu, “Biz acenteler Bakanlýða, Diyanet’e ve TÜRSAB’a teminat mektubu veriyoruz, sigorta yaptýrýyoruz. Herhangi bir ayýplý hizmet olursa ya da müþteri yolda kalýrsa teminat mektubuyla hallediyoruz.”

Çoruh, umreye gideceklere þu tavsiyelerde bulundu: “Öncelikle bilinmeyen uzak diyarlara yolculuk yapýyorsunuz. Arabistan’daki 5 yýldýz statüsü bizim alýþtýðýmýz 5 yýldýzlý oteller gibi deðil. Zaten 5 yýldýzlý bir otelde spor kompleksi, yüzme havuzu gibi þeyler olur. Arabistan’daki otellerin 5 yýldýzlý olmasýnýn sebebi merkeziyle alakalý. Merkezi konuma en yakýn olan, açýk büfe servis verebilen otellerdir. Dolayýsýyla buArabistan’daki oteller raya gitmek isteyenler, kalacaklarý yeri iyi seçTürk müþterileri tercih ediyor Wittour Hac ve Umre müdürü Mehmet meli, çevreyi tanýyýp, alacaklarý hizmeti önceAli Çoruh, firma olarak lüks seyahat düzenle- den bilmeliler. Ekonomik turlarda gidiþ dönüþ diklerini bunun için fiyatlarýnýn diðer acentele- tarihi uzun süreli olduðu için uçak bileti tarih- Bestur genel koordinatörü Bilal Þenel re göre biraz daha yüksek olduðunu söyledi. lerini ona göre ayarlamalýlar ki bir aksilik çýkEn ucuz Umre turu Bin 200 euro ile bin 700 euro arasý deðiþen fi- masýn. Çünkü orada býrakýn uçakta yer bulmaNisan ve Mayýs ayýnda yat aralýklarý olduðunu belirten Çoruh, “Biz yý, kuþa kafes bulmak zor oluyor. Umre sözleþBestur genel koordinatörü Bilal Þenel ise filüks umre yapýyoruz. 5 yýldýz ve 4 yýldýz. Ha- mesi yaparken kontratlar iyi okunmalý.” yatlarýnýn 900 Euro’dan baþlayýp bin 900 Eurem-i Þerif’e en yakýn otellerle çalýþýyoruz. Ara ro’ya kadar çýktýðýný kaydetti. Umre dönemlegeçiþlerde kullanýlan otobüsler, ikramlar hepsi rini 3 mevsim olarak ayýrdýklarýný söyleyen Þeekonomiden farklý olarak hizmet bedeli var” nel, “Birincisi bahar umresi dediðimiz Hazidedi. Geçen yýl 250 bin olan Umre ziyaretçi ran’a kadar olan umre, bu en ucuz dönemdir. sayýsýnýn bu yýl 350 bin olmasýný beklediklerini Ýkinci mevsim Haziran ve Aðustos arasýnda ifade eden Çoruh, “Fuara gelen müþteri tipleri Ramazan’a kadar 3 aylarý kapsayan umre. Didaha fazla ekonomik umre paketi ile ilgileðeri de Ramazan umresi. Nisan ayýnýn sonu ve nen müþteriler. Bu yýl sayýnýn artmasý, talep Mayýs ayýnýn baþý ucuz turlarýn konulduðu ve meraký arttýrýyor. Turizm iþini en düzgün dönemlerdir. Türkiye’de ekonomik seviyenin yapan ülkelerden birisi Türkiye. Arabisartmasý ve Müslümanlarýn artýk belirli mebtan’daki otellerin de Türk müþterileri almak laðlarý verebilecek seviyeye gelmesiyle umreler için özel bir çabasý var. Çünkü Türk müþtearttý. Bir de insanlarýn arayýþlarý var, Allah’a yaRaja Tour’un sahibi Mehmet Kutluoðlu rileri daha temiz, acentalar daha sistemli ve kýnlaþma istekleri var. Bu beldeler de seçilmiþ Umre ziyaretçisi gün geçtikçe artýyor kurallý çalýþýyorlar. Otellerin belirlediði kuyerler. Allah’a ulaþmak için fýrsat verilmiþ meRaja Tour’un sahibi Mehmet Kutluoðlu da kânlar. Bu yüzden Umre ziyaretleri son yýllarrallara en çok riayet eden Türk acentalarý” fuarýn bu yýl çok canlý olduðunu vurguladý. da oldukça arttý” diye konuþtu. diyerek tercih nedenlerini aktardý.

BULMACA SOLDAN SAÐA— 1. Duvarlarý taþ veya tuðladan, üstü taþ bir kapakla örtülü mezar. Minder dýþýna kaçmak isteyen güreþçinin ensesine tek ya da iki elle yapýlan destek. 2. Ýki cihan serveri (ASM)'ýn annesi.- Cennet ile Cehennem arasýnda kalan bölge. 3. Gemilerin barýnmalarýna, yük alýp boþaltmalarýna, yolcu indirip bindirmelerine yarayan doðal veya yapay sýðýnak.- Deriden yapýlmýþ kalkan. 4. Ýngilizcede çað devir manasýnda bir kelime.- Gelir getiren mülkler. 5. Manda yav rusu.- Kimyasal, elektrik, radyasyon gibi yakýcýlarýn etkisiyle kuru veya nemli sýcak maddelerle temas sonucu oluþan doku zedelenmesi, kombüsyon. 6. Yabancýlar, baþkalarý. 7. Bir seslenme nidasý.- Þifre yazmak ve çözmek için kararlaþtýrýlmýþ olan yol. 8. Elimane, hüzün verici.- Sahip, malik. 9. Ayý barýnaðý. Bir tembih sözü.- Ölenlerin kýlýnmamýþ namazlarý ve tutulmamýþ oruçlarý için verilen sadaka. 10. Dinç, yýpranmamýþ, yorulmamýþ.- Gazete okuyucusu.

1 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10

2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12

DÝYANET Ýþleri Baþkanlýðýnda görev yapmýþ ve emekli olmuþ Geredeli hafýz din görevlileri için Gerede Ýlçe Müftülüðünce 26 Eylül 2009 tarihinde bir vefa günü düzenlenmiþti. Program ilk gün ülkemizin önde gelen hafýzlarýnýn Kur’ân tilaveti ile yapýlmýþtý. Program yaklaþýk yirmi gün boyunca, Ýlçe Merkez Yeni Camiinde öðle namazý sonrasý emekli hocalardan ulaþýlan altmýþ sekiz hocanýn Kur’ân-ý Kerim tilaveti ile devam etmiþti. Emekli hafýzlarýn programdaki bu okuyuþlarý kayýt altýna alýnmýþtý. 2010 yýlýnýn Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý tarafýndan “Kur’ân Yýlý” olarak ilan edilmesi münasebetiyle, bahsi geçen program “Kur’ân Yýlý” ve “Camiler ve Din Görevlileri Haftasý” hatýrasýna bir CD paketi haline getirildi ve 1000 adet çoðaltýldý. Bu yöndeki çalýþmalara örnek teþkil etmesi için hazýrlanan CD’lerden Ýl Müftülüklerine, Ýlahiyat Fakültelerine ve ilgili kurumlara imkân dâhilinde gönderildi. Said Temur / Ýstanbul

Taraklý ilçesi de sakin þehir olacak TARÝHÝ Osmanlý evleri ve tabiî güzellikleriyle önemli bir turizm merkezi olan, son olarak Þener Þen ve Olgun Þimþek’in baþrolünü oynadýðý TTNET’in yeni reklam filmi ‘Mümkünlü’ ile ismini duyuran Taraklý ilçesi, ‘Sakin Þehirler Birliði (Cittaslow)’a girmeye hazýrlanýyor. Bozulmayan mimarisi, tabiatý, yayla ve kaplýca gibi turizm alanlarýyla ziyaretçilerini kendine hayran býrakan, Osmanlý dönemi öncesine dayanan bir geçmiþe sahip 7 bin 500 nüfuslu þirin bir ilçe olan Taraklý, onlarca ülkeden yüzün üzerindeki þehrin katýlýmýyla hýzla geniþleyen ‘Sakin Þehirler Birliði’ne girerek dünyaya açýlmayý hedefliyor. Ýlçenin 1517 yýlýnda Yavuz Sultan Selim’in Mýsýr seferine çýkarken, veziri tarafýndan yaptýrýlan Yunus Paþa Camii, 100’e yakýn tarihi Osmanlý ahþap evleri ve tescilli çýnar aðacýyla önemli zenginliklere sahip olduðunu söyleyen Taraklý Kaymakamý Serhat Doðan, ilçenin Sakin Þehirler Birliði’ne üye olan kentlerden biri olma yolunda ilerlediðini ifade etti. Sakarya / cihan

Çakýl taþlarýný tuval yapýyor TUNCELÝLÝ ressam, Munzur kýyýsýnda topladýðý çakýl taþlarýna resim yapýyor. Tunceli’ye ait hediyelik eþya bulunmadýðý için çakýl taþlarýna resim yapma fikrinin oluþtuðunu belirten ressam Selçuk Þamlýoðullarý, ilgiden memnun kaldýðýný söyledi. Tunceli’de bir otelde yönetici olarak çalýþan 40 yaþýndaki ressam Selçuk Þamlýoðullarý, Tunceli’nin tabiî harikalarýný çakýl taþlarýna çizerek gurbetçilerin memleket hasretini gideriyor. Munzur kýyýsýnda tabiî güzellikleri seyrederken aklýna çakýl taþlarýna resim yapma fikri doðan ressam Þamlýoðlu, o günden sonra Munzur Nehri’nden topladýðý çakýl taþlarýna resim yapýyor. Uzun uðraþlarýn ardýndan yaptýðý resimlerde baþarýlý olan Þamlýoðlu, bu iþi biraz daha geliþtirmiþ ve hediyelik eþyaya kadar vardýrmýþ. Þamlýoðlu, “Benim asýl iþim otelcilik, tatile gelen müþterilerin ortak þikâyeti Tunceli’ye ait hediyelik eþyanýn olmamasý, herkes buradan giderken hediyelik eþya götürmek istiyor. Aklýma taþlar geldi. Çakýl taþlarýna resim yapýyorum. Tunceli ve Munzur’a özgü olduðu için insanlar beðeniyor ve dýþarýya kadar gönderiyor” diye konuþtu. Tunceli / cihan

Hazýrlayan: Erdal Odabaþ (erdalodabas@mynet.com)

YUKARIDAN AÞAÐIYA—1. Yas havalarýna uygulanan bir ezgi. 2. Rüt besi general ile ayný olan deniz subayý.- Ribonükleik asit. 3. Asya'da bir sýra dað. 4. Kýsaca initial approach.- Büyüklük, irilik bakýmýndan þaþýla cak durumda olan nesne. 5. Yumuþak çelikten yapýlmýþ üzeri kalay kaplý ince sac.- Görme özürlü. 6. Orta oyununda ve karagözde sarhoþ tiplemesi. 7. Kastamonu'nun bir ilçesi.- Nikeli simgeleyen harfler. 8. Mahkemelerde asýl karadan önce verielen karar. 9. Bir amaç çevresinde toplanmýþ veya BÝR ÖNCEKÝ BULMACANIN CEVABI ayný amacý güttük leri için bir araya gel1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 miþ o lan la rýn tü - 1 B A K Ý M M Ü B A D Ý L mü.- Ký sa ca spor 2 A R A Þ Ý T A A R A K A kulübü. 10. Antika 3 D A L A M A N Ý E T A B deðeri olna eski eA L A N A S A Y N R Z Ý serler. 11. Cambaz- 4 la rýn kul lan dý ðý a - 5 T A M A M E N K A H L R yak çak.- De ðer li 6 A M A Z E R E T R Ý L E madenlerde saflýk 7 M A R A V A L Ý Z A Ý N derecesi. 12. Onun- 8 A K D M Ý D Ý R A T Ý T cu nesil çaylak.- E- 9 R A Y O K Ý D L Ý S E Ý manet, geçici. 10 S E Y R A N E T M E K L


11

YENÝASYA / 18 OCAK 2011 SALI

EKONOMÝ Bakan Þimþek: Akaryakýtta vergi indirimi yok

TARIM ve Köyiþleri Bakanlýðý, bazý basýn yayýn organlarýnda yer alan ve Ankara Ticaret Odasý Raporuna dayandýrýlan ‘’et fiyatlarýnýn sadece 29 kuruþ düþtüðüne’’ yönelik haberlerin gerçeði yansýtmadýðýný bildirdi. Tarým ve Köyiþleri Bakanlýðýndan yapýlan açýklamada, tarýmsal ürünlerin üretici ve tüketici fiyatlarýný günlük olarak takip ettiði belirtilerek, bakanlýðýn fiyat takibinde son 9 aylýk dönemde et fiyatlarýnda çok belirgin bir düþüþ yaþandýðýnýn görüldüðü kaydedildi. Bu çerçevede et ithalat kararýnýn açýklandýðý tarihte 16,46 lira olan üretici karkas etin kilogram fiyatýnýn, 15 Ocak 2011 tarihinde illerden alýnan borsa karkas et üretici fiyatlarýna göre 13,5 liraya kadar düþtüðü ifade edilen açýklamada, þunlar kaydedildi: ‘’Ýthalat kararýnýn alýndýðý Nisan 2010 tarihinde, kýymanýn kilogram ortalama fiyatý 24,64 lira, kuþbaþý fiyatý ise 27,09 lira iken, 16 Ocak itibarýyla Ankara’da en fazla et satýþý gerçekleþtirilen 9 markete ait ortalama kýyma fiyatý 19 TL/kg, kuþbaþý fiyatý ise 21 TL/kg olarak gerçekleþmiþtir. Bütün bu veriler ýþýðýnda, ithalat kararýnýn açýklandýðý Nisan ayýna göre, Ocak 2011 itibarýyla en fazla tüketimi olan kýyma ve kuþbaþý fiyatlarýnda ortalama yüzde 20’ler düzeyinde bir düþüþ olduðu çok açýktýr. “ Ankara/aa

IEA: Petrol fiyatlarý alarm veriyor ULUSLARARASI Enerji Ajansý, 100 dolara yaklaþan petrol fiyatlarýnýn alarm verdiðini açýkladý. Petrol fiyatlarýnda yükseliþ sürerken, Uluslararasý Enerji Ajansý’ndan (IEA) bir uyarý geldi. IEA Baþkaný Nobuo Tanaka, petrol fiyatlarýnýn bulunduðu mevcut seviyelerin alarm verdiðini söyledi. Tanaka, “Eðer bu fiyatlar devam ederse, bunun olumsuz etkisi olur” dedi. ABD ham petrolü 91 dolarda seyrederken, Brent petrolünün fiyatý 98 dolar civarýnda seyrediyor. OPEC üyesi Kuveyt petrol fiyatlarýnýn 110 dolara çýkabileceðini öngörmüþtü.

BRIC grubuna Türkiye de girecek FINANCÝAL Times gazetesi, hýzla büyüyen piyasalarý tanýmlayan BRIC grubu içinde yakýnda Türkiye’nin de adýnýn geçeceðini yazdý. Kalkýnmakta olan ekonomilerinin dünya dengelerinde giderek artan etkisi sebebiyle Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin’i tarif etmek için Ýngilizce baþharflerinden oluþan BRIC ifadesini ilk olarak ekonomist Jim O’Neill kullanmýþtý. O’Neill þimdi, bu ülkelerin ve “büyüyen pazar” ifadesinin artýk yeniden tanýmlanmasý gerektiðini söyledi. Goldman Sachs Varlýk Yönetimi Baþkaný Jim O’Neill, Meksika, Güney Kore, Türkiye ve Endonezya’yý da “büyüyen pazarlar” diye nitelendirdiði BRIC grubuna dahil etmeyi planlýyor. O’Neill bu yeni yaklaþýmý, bu ay içinde müþterilerine açýklayacaklarýný belirtti. Büyüyen pazarlarýn çoðunun pek de büyük olmadýðýna dikkat çeken O’Neill, “Ancak dünyada GSYH’nin yüzde 1 ya da daha fazlasýný oluþturan, bunu daha da artýrma potansiyeli olan ülkelerin daha ciddiye alýnmasý gerekir” diyor. Meksika ve Güney Kore GSYH’nin yüzde 1,6’lýk dilimlerini oluþtururken, Türkiye yüzde 1,2, Endonezya yüzde 1,1’lik bir katkýda bulunuyor. Londra/a aa

ZAYÝ Denizcilik Sertifikamý kaybettim. Hükümsüzdür. Hasan Özilçi

UZ MAN LAÞ MIÞ Mes lek E din dir me Merkezleri Projesi (UMEM) kapsamýnda pilot il seçilen Gaziantep’te, sanayicinin talepleri doðrultusunda ilk etapta 12 dalda eðitim verilmeye bu ay baþlanýyor. Gaziantep Sanayi Odasý’nýn (GSO) sektör analizi yaparak sanayicilerin hangi alanlarda nitelikli elemana ihtiyaç duyduðunu belirlemesinin ardýndan ÝÞ-KUR Ýl Müdürlüðü, mesleki eðitimlere start verdi. Mehmet Rüþtü Uzel Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi ile Hacý Sani Konukoðlu Endüstri Meslek Lisesi’nde, 20 Ocak tarihinden sonra ilk etapta iplik hazýrlama, akrilik iplik, fantazi iplik, talaþlý imalat, kaynakçýlýk, aðaç iþleri, çuval dokuma, halý dokuma, yuvarlak örgü, tekstil boyacýlýðý, elektrik bakým ve kalite kontrol konusunda eðitim kurslarý baþlayacak. ÝÞ-KUR’a baðlý iþsizlerin baþvurabileceði kurslara katýlanlar, 2-6 ay arasýnda eðitim görecek. Eðitim süresi kadar staj yapýlacak, eðitim sürecince günlük 15 lira yevmiye ve staj süresince de maaþ verilecek. Ýþadamlarý, kurslara katýlanlarý staja almak için þimdiden sýraya girdi. Kurslara katýlanlarýn yüzde 90’ýnýn istihdam edilmesi de bekleniyor. UMEM sayesinde Türkiye’deki genç nü fu sun, iþ gü cü pi ya sa nýn ta lep le ri doðrultusunda mesleki eðitim yoluyla niteliðinin yükseltileceðini ve istihdam imkanýnýn artýrýlacaðýný kaydeden ÝÞKUR Gaziantep Ýl Müdürü Ýlyas Bulduk, ‘’Ýþverenler de bu iþe sýcak baktýklarý için projenin baþarýlý olacaðýna inanýyoruz. Sanayicilerimiz, GSO’ya baþvurarak þu ana kadar 3 bin kiþiyi çalýþtýracaðýný taahhüt etmiþ durumda. Eðitim görenlerin yüzde 90’ýnýn istihdam edilmesini bekliyoruz’’ dedi.

Kýrklareli Yeni Asya Okuyucularý

p

‘’3 BÝN DOLAR MAAÞLA ÝÞ VAR, KURSÝYER YOK’’ ÝÞ-KUR’A kayýtlý bütün iþsizlerin eðitim kurslarýna katýlabileceðini vurgulayan Ýlyas Bulduk, ‘’Bütün iþsizlerimizi eðitimlere davet ediyoruz, bu büyük bir fýrsat’’ diye konuþtu. Bulduk, Gaziantep’te açýlan bazý mesleki eðitim kurslarýna kursiyer bulunamamasý konusunda ise þunlarý kaydetti: ‘’Vatandaþlarýmýz kursun adýna takýlý kalýyorlar, biraz da rahat iþ bulmak istiyorlar. Mesela biz argon oksijen kaynakçýlýk ve elektrik elektronik, pano okuma monitörü kursu düzenlemek istedik. Buna talep bulamadýk. Ýnsanlar bu mesleklerin ne iþe yaradýðýný bilmiyorlar ve isme takýldýðý için müracaat etmiyorlar. Masa baþý bir iþ olduðu takdirde hemen müracaat etmek istiyorlar. Bahsettiðim iki kursla ilgili piyasa araþtýrmasý yaparken ilgili meslek odalarýna da sorduk, iþverenler de ‘iyi þekilde kendini yetiþtirmiþse kesinlikle 3 bin dolar maaþla çalýþýr’ demelerine raðmen kursiyer bulunmuyor, sýrf isme takýldýklarý için vatandaþlarýmýz baþvuru yapmýyor. Bizim en büyük sýkýntýmýz nitelikle eleman sýkýntýsý. Gaziantep’te iþsizlik yok mesleksizlik var. Va-

tan daþ la rý mýz hem iþ siz lik ten ya ký ný yor hem de kur sa baþ vur mu yor lar, bu bir çe liþ ki. Ka lý cý bir meslek sahibi olmak istiyorlarsa, bize baþvursunlar. Kapýmýz her iþsizimize açýk.’’ Gaziantep/aa

ÝÞSÝZLERÝN PROFÝLÝ • Ýþsizler sýklýkla (yüzde 31) eþ-dost vasýtasýyla iþ arýyor. • Ýþsizlerin yüzde 86.9’u (2 milyon 522 bin kiþi) daha önce bir iþte çalýþmýþ. • Daha önce bir iþte çalýþmýþ olan iþsizlerin yüzde 50.6’sý hizmetler, yüzde 20.9’u sanayi, yüzde 17.3’ü inþaat, yüzde 8.1’i tarým sektöründe çalýþmýþ, yüzde 3.2’si ise 8 yýldan önce iþinden ayrýlmýþ. • Ýþsizlerin yüzde 29.4’ünü çalýþtýðý iþ geçici olup iþi sona e renler, yüzde 15.4’ünü iþten çýkarýlanlar, yüzde 18’ini kendi isteðiyle iþten ayrýlanlar, yüzde 6.9’unu iþyerini kapatan/iflas edenler, yüzde 8.9’unu ev iþleriyle meþgul olanlar, yüzde 11.5’ini öðrenimine devam eden veya yeni mezun olanlar, yüzde 9.8’ini ise diðer sebebler oluþturdu.

TÜRKÝYE’DE 2010 Ekim döneminde iþsizlik oraný, bir önceki yý lýn ay ný dö ne mi ne gö re 1,8 puan düþerek, yüzde 11,2 oldu. Tür ki ye Ýs ta tis tik Ku ru mu (TÜÝK) Ekim ayý iþsizlik oranlarýný açýkladý. Kentsel yerlerde iþsizlik oraný 1.9 puanlýk azalýþla yüzde 13.6, kýrsal yerlerde ise 1.8 puanlýk azalýþla yüzde 6.4 olarak belirlendi. Genç nüfusta iþsizlik oraný 2.7 puanlýk azalýþla yüzde 21.3’e geriledi. Türkiye genelinde iþsiz sayýsý geçen yýlýn ayný dönemine göre 398 bin kiþi azalarak 2 milyon 901 bin kiþi ye düþ tü. Mev cut iþ siz le rin yüzde 14.4’ünü (417 bin kiþi) bu dönemde iþten ayrýlanlar oluþturdu. Ekim döneminde istih dam e di len le rin sa yý sý, bir önceki yýlýn ayný dönemine göre 953 bin kiþi artarak, 22 milyon 972 bin kiþiye yükseldi. Bu dönemde, tarým sektöründe çalýþan sayýsý 353 bin kiþi, tarým dý þý sek tör ler de ça lý þan sa yý sý 600 bin kiþi artýþ gösterdi. Ýstihdam edilenlerin yüzde 25.7’si tarým, yüzde 19.6’sý sanayi, yüzde 66’sý inþaat, yüzde 48.1’i ise hizmetler sektöründe yer aldý. Kayýtdýþý iþsizlik oraný 1 puanlýk azalýþla yüzde 43.5 olarak gerçekleþti. Ankara/aa

Bütçe açýðý yüzde 25 eridi

Tarým sigortasýnýn kapsamý geniþletildi TARIM ve Köyiþleri Bakanlýðý, devlet destekli tarým sigortasýnýn kapsamýnýn geniþletildiðini bil dirdi. Tarým ve Köyiþleri Bakanlýðýndan yapýlan yazýlý açýklamada, meyvelerde çiçeklenme dönemi ile erkek besi sýðýrlarýnýn sigorta kapsamýna alýndýðý belirtilerek, bu yeni uygulamayla Türk tarým ve hayvancýlýðýna çok önemli bir katkýnýn önünün açýlmýþ olduðu vurgulandý. 175 bin iþletmenin sigorta güvencesine kavuþacaðý ifade edilen açýklamada, ‘’Erkek besi sýðýrlarýnýn sigorta kapsamýna alýnmasý ile yaklaþýk 100 bin besi iþletmesinin uygulanmadan faydalanmasý bekleniyor. Meyvelerde çiçeklenme döneminin sigorta kapsamýna alýnmasý ile de 75 bin civarýnda meyve üreticisinin sigorta þemsiyesi altýna alýnmasý öngörülüyor’’ denildi. Ankara/aa

BU yýl özelleþtirme uygulamalarýndan 13,8 milyar dolar gelir bekleniyor. Özelleþtirme kapsamýna alýnan kuruluþlarda en fazla yatýrýmý, 300 milyon lira ile TEDAÞ’ýn yapmasý öngörüldü. Þeker fabrikalarýnýn ise 37 milyon liralýk yatýrým yapmasý planlandý. 2011 Yýlý Yatýrým Programý’ndan yapýlan hesaplamalara göre, Sümer Holding A.Þ. Genel Müdürlüðü’ne 200 bin lira, Türkiye Denizcilik Ýþletmeleri Genel Müdürlüðü’ne 3 mil yon lira, Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol Ýþletmeleri A.Þ’ne de 6 milyon lira yatýrým ödeneði öngörüldü. Böylece, bu yýl özelleþtirme kapsamýna alýnan ku-

baþarýlý bir ameliyat geçirdiðini öðrendik. Kendisine geçmiþ olsun der Cenâb-ý Hak'tan acil þifalar dileriz.

DÜN 458,82 ÖNCEKÝ GÜN 462,00

Bulduk, Gaziantep'te iþsizliðin deðil mesleksizliðin olduðunu, iþsizlikten yakýnanlarýn kurslar a baþvurmadýðýný söyledi.

ZAYÝ

H. Hamid Oruç'un

DÜN 67,90 ÖNCEKÝ GÜN 68,45

ÝÞSÝZ SAYISI 398 BÝN KÝÞÝ AZALDI

2011'de özelleþtirmeden 13,8 milyar dolar bekleniyor

Deðerli hocamýz

DÜN 1,5470 ÖNCEKÝ GÜN 1,5520

ÝÞ-KUR GAZÝANTEP ÝL MÜDÜRÜ BULDUK, VATANDAÞLARIN BÝRAZ DA RAHAT ÝÞ BULMAK ÝSTEDÝÐÝNÝ ÝFADE EDEREK, 3 BÝN DOLAR CÝVARINDA MAAÞLA ÇALIÞIR DENMESÝNE RAÐMEN KURSÝYER BULUNMADIÐINI SÖYLEDÝ.

Seyrantepe Mah. Cýdar Sok. No: 4/A Kaðýthane/Ýstanbul adresli yerden Üsküdar, Çengelköy'e taþýnma esnasýnda 203951 ile 203952 nolu boþ fatura zayi olmuþ ve hükümsüzdür. Kurumsal Dýþ. Tic. Gýda ve Temizlik Mad. Paz. Ltd. Þti. Üsküdar V.D.: 5980602417

Geçmiþ Olsun

C. ALTINI

Ýþ var, kursiyer yok

ZAYÝ

12.01.2011 tarhinde Hacettepe Ünv. ait Öðrenci Kimliðimi kaybettim.Hükümsüzdür. Fadime KOÇ

ALTIN

DÜN 2,0590 ÖNCEKÝ GÜN 2,0690

p

Et fiyatlarý 29 kuruþ deðil, yüzde 20 düþtü

EURO

p

Tarým Bakanlýðý et fiyatlarýnýn yüzde 20 düþtüðünü açýkladý.

DOLAR

p

MALÝYE Bakaný Mehmet Þimþek, akaryakýtta vergi indirimine iliþkin bir çalýþmalarý olmadýðýný belirtti. Toplantý sonrasý çeþitli sorularý da cevaplayan Þimþek, akaryakýt üzerindeki vergilerde bir indirimin yapýlýp yapýlmayacaðýna iliþkin bir soru üzerine 2002 yýlýnda alýnan 100 liralýk akaryakýtýn 70 lira 30 kuruþunun devlete geldiðini bugün ise bunun 65 liranýn altýna düþtüðünü kaydetti. Bakan Þimþek þöyle devam etti: ‘’Bu yüksek bir rakamdýr. Ama Ak Parti hükümeti döneminde düþmüþtür. 2011 yýlýnda da vergi yükü düþmeye devam edecektir. Neden? Çünkü biz vergilerde bir kuruþ artýþ yapmadýk son dönemde. 2011 yýlýnda da artýþ öngörmüyoruz. Akaryakýt ürünleri üzerindeki vergiler, iletiþim, telekomünikasyon hizmetleri üzerindeki vergiler yüksek. Bunlarý imkânlar elverirse düþürürüz. Ama nasýl? Þu þartla Türkiye’de gelir bazýný ciddi bir þekilde artýrýrsak. ‘’ Ankara/aa

SERBEST PÝYASA

ruluþlarýn yatýrýmlarýnýn 346 milyon 240 bin liraya ulaþmasý hedeflendi. Özelleþtirme gelirlerine bakýldýðýnda ise ihalesi tamamlanmýþ, onay ve sözleþmesi imza aþamasýnda olan özelleþtirme uygulamalarýndan 13,8 milyar dolar gelir bekleniyor. 24 yýlda özelleþtirmelerden elde edilen gelir de 38,7 milyar dolarý buldu. Söz konusu rakama 2010 yýlýnda saðlanan 3,1 milyar dolarlýk özelleþtirme geliri ile bu yýlýn ilk ayýnda saðlanan 29,1 milyon dolarlýk gelir de eklendiðinde, Özelleþtirme Ýdaresi Baþkanlýðý (ÖÝB) tarafýndan gerçekleþtirilen özelleþtirme gelirleri 41,8 milyar dolara ulaþtý. Ankara/aa

BÜTÇE açýðý geçen yýl yüzde 25 azalarak 39.6 milyar lira olarak gerçekleþti. Maliye Bakaný Mehmet Þimþek, bakanlýkta düzenlediði basýn toplantýsýnda, 2010 yýlý merkezi yönetim bütçesi uygulama sonuçlarýný açýkladý. Bakan Þimþek, 2010 yýlýnda merkezi yönetim bütçe giderlerinin 293 milyar 628 milyon lira, faiz hariç bütçe giderlerinin 245 milyar 332 milyon lira olduðunu belirtirken, merkezi yönetim bütçe gelirlerinin 254 milyar 28 milyon lira, genel bütçe vergi gelirlerinin de 210 milyar 532 milyon lira olarak gerçekleþtiðini açýkladý. Bütçe açýðýnýn 39 milyar 600 milyon lira olduðunu kaydeden Þimþek, faiz dýþý fazlanýn da 8 milyar 697 milyon lira olarak gerçekleþtiðini söyledi. Merkezi yönetim bütçesinin 2009 yýlýnda 52 milyar 761 milyon lira açýk verdiðini hatýrlatan Þimþek, þöyle konuþtu: ‘’2010 yýlýnda açýk yüzde 25 oranýnda azalarak 39 milyar 600 milyon lira olmuþtur. Ayný dönemde faiz dýþý fazla geçen yýlýn ayný dönemine göre yaklaþýk 20 kat artarak 8 milyar 697 milyon lira olmuþtur. Bu rakamlar bütçe performansýmýzýn ne denli etkili olduðunu göstermektedir.’’ Bütçede baþlangýçta 286 milyar 981 milyon lira harcama ve 236 milyar 794 milyon lira gelir öngörülmüþtü. Bu çerçevede 2010 bütçesinde 50 milyar 187 milyon liralýk bir açýk olacaðý belirtilmiþti. Ancak, Orta Vadeli Plan hazýrlýklarý sýrasýnda yapýlan revizyon ile bütçe açýðý 44,2 milyar lira düzeyine çekilmiþti.

15 milyar liralýk fazla harcama BÜTÇE gelirleri 2010’da yüzde 18 arttý. Þimþek, 2009’da alýnan tedbirler sonucu gelirlerde artýþ yaþandýðýný belirtti. Þimþek, “2009’da bazý vergi teþviklerini çektik diye eleþtirilmiþtik. Ancak Maliye’nin mükemmel bir zamanlama yaptýðýný görceksiniz. Þu anda onun da yansýmasý var. Tedbirleri zamanýnda uyguladýk, zamanýnda geri aldýk. 2010’da biz ekstradan yaklaþýk 15 milyar liralýk faiz dýþý harcama yaptýk. Bunun büyük bir kýsmý kalýcý olumlu etkisi olan yatýrýmlara harcandý. Faiz harcamalarý hedefin 8 milyar altýnda kaldý. 2011’de geliþmelere göre gerekli tedbirleri alacaðýz” dedi.Bütçe açýðý 2010’da milli gelirin yüzde 3.6’sý düzeyine indi. Hedef yüzde 4.9 düzeyindeydi. Ankara/aa

2010 yýlýnda 17 ton altýn çýkarýldý TÜRKIYE’DE madenlerden 2010 yýlýnda yaklaþýk 800 milyon dolar deðerinde 17 ton altýn çýkarýldý. Altýn Madencileri Derneðinden alýnan bilgiye göre, Türkiye’de halen 5 altýn madeni þirketi faaliyet gösteriyor. 2010 yýlýnda çýkarýlan 17 ton altýnýn da 8,6 tonu Uþak Kýþladað Altýn Madeni’nde, 4,2 tonu Gümüþhane Mastra Altýn Madeni’nde, 3,7 tonu Bergama Ovacýk Altýn Madeni’nde, kalan yarým ton altýn ise bir kaç ay önce faaliyete geçen Erzincan Ýliç Altýn Madeni ile SalihliSart’ta üretildi. 17 ton altýnýn bugünkü fiyatlarla ekonomik deðeri ise yaklaþýk 800 milyon dolarý buluyor. Türkiye’de altýn madenciliðinin baþladýðý 2001 yýlýndan bugüne kadar üretilen altýn miktarý ise 82,1 tona ulaþtý. Altýn Madencileri Derneði Genel Koordinatörü Muhterem Köse, 2011 yýlýnda devreye girecek Eskiþehir - Sivrihisar ve Ýzmir - E femçukuru iþletmeleriyle birlikte altýn üreti mi yapýlan maden sayýsý 7’ye çýkacak ve yýllýk altýn üretimimiz 30 tona ulaþacak’’ dedi. Türkiye’de 5 bin ton altýnýn yastýk altýnda olduðunun tahmin edildiðini ifade eden Köse, yükselen fiyatlarýn etkisiyle son 2 yýlda 400 ton altýnýn yastýk altýndan çýkarýlarak bozdurulduðunu ve ekonomiye 18 milyar dolarlýk doping saðlandýðýný kaydetti. Gaziantep Kuyumcular Odasý Baþkaný Sedat Özdinç de, fiyatýnýn yükselmesi sebebiyle özellikle taký olarak satýþýnýn azaldýðýna dikkat çekerek, ‘’Sadece Türkiye’de deðil, dünya piyasalarýn da fiyatý artan altýn, esnafýmýzý olumsuz etkiliyor’’ dedi. Ankara/Gaziantep/aa


12

YENÝASYA / 18 OCAK 2011 SALI bilisim@yeniasya.com.tr

BÝLÝÞÝM-TEKNOLOJÝ

Sayfa Sorumlusu: Muhammed Zorlu - Umut Avcý

Cep telefonu güvenliði -2ihtiyaç duyduðunuz anlarda açýn ve iþiniz bittiðinde kapatýn. Bu özelliði þifreleyerek ve ihtiyaç durumunda görünür yap özelliðini aktif ederek umut.avci@windowslive.com görünmez hale getirin. 6-Kiþisel bilgilerinizi veya þifrenizi göndermenizi talep eden bir e-posta kullandýðýnýz operatör’ e aitmiþ gibi görünen bir adresten gelirse, bu e-posCEP TELEFONU GÜVENLÝÐÝNDE taya kesinlikle cevap vermeyin. ALINABÝLECEK ÖNLEMLER: Casus yazýlýmlarla telefon görüþmelerimizi enGeçen hafta casus yazýlýmlarla yapýlan dinlemelerden bahsetmiþtik, bu kadar dinlemenin üstüne gellemenin yöntemlerini de sýralayalým, þöyle ki; 1-Telefon görüþmelerini þifreleyen programlar þunu düþündük sanýrým; buraya kadar bunlar bu kul lanarak görüþmeleriniz ele geçirilse bile anlakadar anlatýldý, yapýldý ve dinlenildi de o zaman isteyen bir þekilde bu dinlemeleri yapabilir ve þýlmasýný güçleþtirin. 2-SMS yolu ile gönderilen mesajlara dikkat emahremiyetimizi görebilir öyle mi? Anayasa’mýzda yok mu bu ihlallere karþý bir ceza bir kanun? din. 3-Cep telefonu virüslerini engellemek için, cep Tabi ki var hemen belirtelim. Haberleþmenin Gizliliði Anayasa’nýn 22. Mad- telefonu için üretilmiþ anti-virüs ve anti-casus yade si ve T.C.K ve 5397 sa yý lý ka nun la zýlýmlarý yükleyin. 4-Ýnternet ortamýndan güvenilir olmayan site23.07.2006’da güvence altýna alýnmýþ olup, kiþiler ler den dosya (mp3, program, video) indirmeyin. arasýndaki haberleþmeye iliþkin incelemeler ancak 5-Yabancý kiþilerden bluetooth ile dosya transAnayasa’nýn ilgili hükmü çerçevesinde, Kanun’la düzenlenen þartlarla ve yetkili mahkeme kararý ile feri yapmayýn. 6-Kiþisel bilgilerinizi, özellikle kullanýcý adý, þifmümkündür. Düzenlemelere göre haberleþmeye müdahale, re, PIN kodu, banka ya da kredi kartý bilgilerinizi, ancak kanunla dinleme yapmaya yetkilendirilmiþ hakkýnda bilgi sahibi olmadýðýnýz bir web sitesine girmeyin ya da bu tür bilgileri kurumlar tarafýndan son tedbir olacep te le fo nu nuz rak uygulanmasý gereken çaredir dan SMS, MMS ve mahkeme kararý ile mümkün ve ya e-pos tay la olmaktadýr. Takip edilecek nugöndermeyin. maralarý içeren mahkeme kara7-Verileriniz ararý, kararý talep eden birim (Emsýnda önemli bilgileniyet, Jandarma, MÝT) tarafýnrinizi barýndýrmayýn. dan re gü las yon o to ri te si Tabi þunu da unut(BTÝK) bünyesindeki TÝB (Te ma yalým piyasada anlekomünikasyon Ýletiþim Baþti-ca sus yazýlýmý diye kanlýðý)‘e iletilmekte ve TÝB hazýrlanýp, aslýnda yem tarafýndan þebekemizde taolarak kullanýlan yazý kip edilmektedir. lýmlarda mevcut olabi Bu müdahalenin yasa dýþý lir. Anti-casus yazýlýmo la rak ya pýl ma sý ha lin de, larýný incelerken hazýr yapanlar Anayasa, 5397 salayan ekibin veya þirkeyýlý kanun, Türk Ceza Yatin köklü bir firma olup sasýndaki özel hükümler iol madýðýna yani bugün le yargýlanýp cezalandýrýaçýlan yarýn kapanan bir lýrlar. Böyle bir durumla þirket türü olmadýðýný da karþýlaþýrsanýz, tespiti dudikkat edilmelidir. Cep rumunda öncelikle devtelefonlarýna zarar veren letin resmi kurumlarýna vi rüs le re de pi ya sa da þi kâ yet te bu lun ma ný zý rastlamak çok kolay, indiöneririz. ri len mp3, re sim, prog Gel ge le lim bun ca ram lar içerisinde bulunamevzu bahis olan dinlebil me ih ti mal le ri da i ma me ve veri sýzýntýsýnýn vardýr, bu virüslerin çeþitli engellenmesine, kullansilme yöntemleri var, bu vi dýðýmýz operatörlerin aldýkrüsleri daha kýsa zamanýnda larý tedbirlerin yaný sýra, bianýnda etkisiz hale getirmerey olarak kendi mahreminin yollarýndan birisi de bu yetimiz için nasýl tedbirler virüslere karþý hazýrlanmýþ analabiliriz, hangi yollarý izlersek olasý sýzti-vi rüs prog ram la rý dýr. malara karþý en az zararla karþý gelebiliriz bunlarý Cep te le fon la rý i çin ha zýr lan mýþ an ti-vi rüs inceleyelim. Cep telefonumuzda bulunan kiþisel bilgilerimi- programlarý da mevcut, bunlardan bir kaçýný sizzin güvenliðini ve gizliliðini koruyabilmemiz için lere sunalým; 1-KasperSky Mobile Security 9 bazý önlemler var. Bunlar; Link: http://www.kaspersky.com.tr/kaspersky1-Telefonunuza gelebilecek SMS, MMS ya da e-postalarda var olan linkleri, göndereni tanýmý- mobile-security.html 2-Avira Antivir Mobile yorsanýz açmayýn, varsa mesajla birlikte gelen yaLink: http://www.antivir.com.tr/downloads/a zýlýmý kurmayýn. 2-Telefonunuzda çýkacak olan güvenlik uyarýlarý- vira-antivir-mobile.html 3-Bitdefender Mobile Security v2 ný, mesajda belirtilen riske iliþkin bilgiyi tam olarak Link: http://www.bit de fen der.com/PRO anlamadýðýnýz sürece dikkate alýn, es geçmeyin. 3-Güvenliðinden emin olmadýðýnýz baðlantýlar- DUCT-2149-en—BitDefender-Mobile-Securitydan ve kaynaklardan mümkün olduðu kadar tele- v2.html 4-F-Secure Mobile Security fonunuza içerik indirmeyin veya telefonunuza Link: http://www.f-secure.com/en/web/homeyüklenmeye çalýþýlan programlarý kurmayýn. glo bal/protection/mobile-security/overview/ 4-Ki þi sel bil gi sa yar lar dan te le fo nu nu za bir Belirttiðimiz anti-virüsler, cep telefonlarý için program veya bir doküman göndereceðiniz zaman, öncelikle göndereceðiniz öðeyi mutlaka kiþi- baþarý saðlayan cep telefonu anti-virüs programsel bilgisayarýnýzda veya cep telefonunuzda virüs larýdýr. Belirli ücret karþýlýðý bunlarý kullanabilirsiniz. Demo kullanýmlarýda mevcuttur. Umarým taramasýndan geçirin. 5-Telefonunuzun “bluetooth” özelliðini sadece faydalý olabilmiþizdir inþaallah…

UMUT AVCI

BediuzzamanSaidNursi.org sitesi yenilendi “CUMHURÝYET tarihinin en önemli þahsiyetlerinden birisi hiç þüphesiz Bediüzzaman Said Nursî’dir. Hayatýyla, dâvâsýyla, eseleriyle, arkasýndan devam eden aksiyonuyla her zaman gündemde olmuþ, dünya çapýnda hakkýnda araþtýrmalar yapýlan bir mütefekkir olmuþtur. Ülkemizde, Bediüzzaman hakkýnda bilip bilmeden yýllardýr süre gelen bir bilgi kirliliði mevcuttur. Bu bilgi kirliliði, Bediüzzaman hayattayken zamanýn batý yanlýsý medya organlarýyla baþlamýþ, kitaplarda devam etmiþ hatta ayný dönemde yaþayan bazý Ýslam alimlerinden zorlama fetvalar alýnarak sürdürülüp günümüzde de benzer þekillerde mevcudiyetini devam ettirmiþtir. Onu kimileri, ingiliz ajaný olan Sait Molla’yla, kimileri doðudaki meþhur isyan hareketinin lideri, Merhum Þeyh Said ile, kimileri amerikan taraftarlýðýyla, kimileri kürt devleti kurmakla suçlamýþ, an-

cak bu iftiralarý atanlarýn hiçbirisi Bediüzzaman’ý tanýma, eserlerini okuma zahmetinde bulunmamýþtýr. Aslýnda site 2007 yýlýnda açýlýrken; Bediüzzaman hakkýnda ortaya atýlan tüm iftiralarý, kaynaklarla çürüterek, doðru bilgiler vermek hedef konulmuþtu. 2011 yýlýna geldiðimizde ise, Bediüzzaman Hazretlerinin hayatýnýn beyaz perdeye aktarýlmasýyla birlikte, hakkýnda konuþulanlarýn artmasý üzerine site daha da geniþletilerek Türkçe, Ýngilizce ve Arapça olarak yayýn yapan bir portal haline dönüþtü. Bediüzzaman hakkýnda dünya çapýnda yapýlan akademik çalýþmalarý da siteye ekleyerek araþtýrmacýlar için bir kaynak site haline gelmesi saðlanýldý. Ayrýca yeni tasarýmýyla sitede Bediüzzaman Hazretleriyle ilgili foto galeri ve video galerisine de yer verilmiþ. Faydalý olacaðýný ümid ediyoruz.

Ýnternette güvenlik üst düzeyde!

BÝLÝÞÝM HABER

Mars’a yolculuk baþlýyor ÇOK ilginç gelecek fakat, 20 yýl sonra yapýlmasý planlanan Mars seyahati için þimdiden 400 kiþi gönüllü oldu. Ýnsanoðlunun Ay’a ayak basmasýndan bu yana yarým asýrdan fazla zaman geçti. Ýnsanlýk için dev olan o adýmýn sahipleri þimdiden tarihteki yerini aldý. Þimdi sýra ikinci dev adýmda, hedef Mars... NASA, Mars’a insan gönderme ve orada bir koloni kurma projesi için çoktan düðmeye bastý. Bu yolculuðun yapýlmasýnýn zorunlu olduðunu yazan bir makale ABD’de bir bilim dergisinde yayýnlanýnca 400’den fazla kiþi internet üzerinden dergiye ulaþarak bu yolculuk için gönüllü olduklarýný bildirdi.

Sony NEX-5, 2010’un ‘En Ýyi 100 Ýcadý’ndan biri STUFF Gadget 2010’da “Yýlýn Fotoðraf Makinesi” olarak ödüllendirilen Sony NEX-5, þimdi de, 75 yýldýr yayýnlanan ünlü tüketici teknoloji dergisi Popular Science tarafýndan “Yýlýn En Ýyi 100 Ýcadý”ndan biri olarak seçildi. Dünyanýn en küçük ve en hafif deðiþtirilebilir lensli dijital fotoðraf makinesi olarak öne çýkan NEX-5, DSLR çekim kalitesini kompakt boyutta sunmasýyla son dönemde Sony’nin teknoloji ve tasarýmda imza attýðý en önemli geliþmelerden biri oldu ve sektörde açýk ara liderliðe oturmasýný da saðladý.

TÜRKÝYE, internette güvenliði üst düzeye çýkaran ve milyarlarca sunucunun adresleneceði internet protokolüne geçiþ için çalýþmalara baþladý. Bütçesi 1 milyon lirayý bulan proje ile her türlü elektronik cihaz da kimliklendirilecek ve siber suçlarla mücadele kolaylaþacak. Son yýllarda hayatýmýzýn vazgeçilmezi oldu internet. Ancak hýzlý geliþimi, ihtiyaçlarý da beraberinde getiriyor. Dar gelen internet ortamý, Türkiye’de yeni nesil internet protokolüyle geniþleyecek IPV6 adý verilen protokol ile öncelikle milyarlarca sunucu adreslenebilecek. Öte yandan her türlü elektronik alete de bir IP adresi verilecek. Ulaþtýrma Bakaný Binalý Yýldýrým, “Ne kadar çok hane sayýsý artarsa kimlik numarasý artarsa emniyet gibi düþünülebilir. elektrik olan her türlü cihaza bir kimlik numarasý verilecek. Dolayýsýyla biliþimde kayýtdýþý hiç bir þey olmayacak” dedi. Yeni nesil internet protokolü internette güvenliði de artýracak. Böylece siber suçlarla mücadele kolaylaþacak. Þubat 2009’da baþlayan geçiþ süreci çalýþmalarý 2 yýl içinde tamamlanacak. 30’dan fazla araþtýrmacýnýn görev aldýðý proje 1 milyon liraya mal olacak. (Teknolojide)

BUNLARI BÝLÝYOR MUSUNUZ?

Masa baþýnda çalýþanlar için bazý öneriler “Saðlýk için daha fazla hareket etmelisiniz” çaðrýsýnda bulunan saðlýk uzmanlarýnýn, masa baþýnda çalýþanlara yaptýðý diðer bazý öneriler ise þöyle: - Þayet bir iþ arkadaþýnýzla konuþmanýz gerekiyorsa telefon açmak yerine kalkýp yanýna gidin. - Her katta lavabo varsa, diðer katlardakileri kullanmaya çaba gösterin. - Asansörü deðil, merdivenleri kullanýn. - Telefon açmanýz gerekiyorsa, ayakta açýn..


13

YENÝASYA / 18 OCAK 2011 SALI

A­Ý­LE­-­SAЭLIK

Hazýrlayan: RECEP BOZDAÐ

Hasta ziyaretleri kýsa tutulmalý UZMANLAR, HASTA ZÝYARETLERÝNÝN UZUN TUTULMASI VE HÝJYEN ÞARTLARINA DÝKKAT EDÝLMEMESÝNE BAÐLI OLARAK TEDAVÝ GÖREN KÝÞÝLERÝN ÝYÝLEÞME SÜRECÝNÝN GÜÇLEÞTÝÐÝ UYARISINDA BULUNUYOR. KONYA Na­ki­poð­lu­Has­ta­ne­si­Baþ­he­ki­mi­Dr.­Kud­si­Ön­cü,­en­ö­nem­li­Türk örf­ve­a­det­le­rin­den­bi­ri­nin­de­has­ta­zi­ya­re­ti­ol­du­ðu­nu­di­le­ge­tir­di.­An­cak­zi­ya­ret­le­rin­ký­sa­tu­tul­ma­sý­nýn­ö­nem­li­ol­du­ðu­nu­i­fa­de­e­den­Ön­cü,­bir­çok­zi­ya­ret­çi­nin­bu­ku­ra­la­uy­ma­dý­ðý­ný­kay­det­ti. Ba­zý­has­ta­lýk­la­rýn­te­da­vi­sin­de,­hij­ye­nin çok­ö­nem­li­ol­du­ðu­nu­vur­gu­la­yan­Kud­si­Ön­cü,­“Has­ta­zi­ya­ret­le­ri­has­ta­la­rýn mo­ral­des­tek­le­ri­a­çý­sýn­dan­ö­nem­li­dir. An­cak­bu­zi­ya­ret­le­rin­ye­ri­ve­za­ma­ný doð­ru­de­ðil­se,­dok­tor­lar­ço­ðu­za­man has­tay­la­uð­raþ­mak­tan­çok­zi­ya­ret­çi­nin se­bep­ol­du­ðu­i­kin­cil­has­ta­lýk­la­uð­raþ­mak­zo­run­da­ka­lý­yor.­He­ki­min­mü­sa­a­de­et­ti­ði­zi­ya­ret­sü­re­si­a­þýl­ma­ma­lý­dýr” u­ya­rý­sýn­da­bu­lun­du.­Has­ta­ne­ye­zi­ya­re­te­ge­len­le­rin­de­sað­lýk­lý­ol­ma­sý­ge­rek­ti­ði­ni­be­lir­ten­Ön­cü,­“Sað­lýk­prob­lem­le­ri bu­lu­nan­ki­þi­le­rin­has­ta­yý­zi­ya­ret­et­me­si­nin­bir­çok­sa­kýn­ca­la­rý­bu­lun­mak­ta­dýr.­He­le­he­le­bu­la­þý­cý­bir­ra­hat­sýz­lý­ðý bu­lu­nan­ki­þi­le­rin­zi­ya­re­te­gel­me­si,­te­da­vi­gö­ren­ki­þi­ye­i­kin­ci­bir­has­ta­lý­ðýn bu­laþ­ma­sý­de­mek­tir.­Do­la­yý­sýy­la­or­ga­niz­ma­e­sas­has­ta­lýk­la­uð­ra­þýr­ken,­i­kin­ci has­ta­lýk­la­da­uð­ra­þa­cak­ve­e­ner­ji­har­ca­ya­cak­týr.­Böy­le­lik­le­has­ta­nýn­i­yi­leþ­me sü­re­ci­u­za­ya­cak­týr.­Bel­ki­de­i­yi­le­þe­me­ye­cek­ve­zor­du­rum­da­ka­la­cak­týr”­þek­lin­de­ko­nuþ­tu.­­Konya / cihan

Uzmanlar, hasta ziyaretinde hekimin müsaade ettiði sürenin aþýlmamasý gerektiðini belirtiyor.

SÜKÛNET ÝÇERÝSÝNDE GERÇEKLEÞTÝRÝLMELÝ HASTANE ziyaretlerinin ne þartlar altýnda yapýlmasý gerektiðini sýralayan Öncü, “Çok kiþi hastaneye gelmemelidir. Hasta odalarý kahvehane odasý gibi oluyor. Böyle olmamalýdýr. Hastalarýmýz ciddî risk altýna giriyor. Hijyene çok dikkat etmek gerekir. Dýþarýdan getirdiðimiz bir meyveyi kendi ellerimizle yedirmek çok tehlikelidir. Hijyen bakýmýndan direnci düþmüþ birinin o gýdadan mikrop almasýna sebep olabilir. Sonucunda hastayý daha aðýr bir tabloya götürebilir. Bu bakýmýndan keyfi yiyecekler getirilmemelidir. Sükûnet içerisinde gerçekleþtirilmelidir. Ancak böyle bir durumda hasta moral desteði alabilir. Ancak kalp hastalarýnda duygusallýk yönü aðýr basabilir. Hasta yakýnlarýnýn hastayý görmesiyle, hasta heyecana kapýlabilir. Bu durum hekimlerden ve hemþirelerden öðrenilmelidir” ifadelerini kullandý.

Bebeklerin, diþ saðlýðý açýsýndan özellikle biberonla uyumalarýný engellemek gerektiði kaydediliyor.

Bebeðiniz biberonla uyumasýn UZMANLAR, be­bek­lik­dö­ne­min­de diþ­ler­de­o­lu­þan­kü­çük­kah­ve­ren­gi le­ke­le­rin­diþ­çü­rük­le­ri­nin­ha­ber­ci­si ol­du­ðu­nu­bil­dir­di.­Be­bek­ler­de­diþ çü­rük­le­ri­nin­se­be­bi­nin­ge­nel­de­bel­li ol­du­ðu­nu­an­la­tan­uz­man­lar,­be­bek­ler­de­de­diþ­ba­ký­mý­na­ö­zen­gös­te­ril­me­si­ni­is­te­di.­Diþ­sað­lý­ðý­a­çý­sýn­dan be­bek­le­rin­bi­be­ron­la­u­yu­ma­la­rý­ný en­gel­le­mek,­bi­be­ron­i­le­ve­ri­len­yi­ye­cek­ler­de­þe­ker,­tat­lan­dý­rý­cý,­bal­gi­bi þe­ker­li­gý­da­la­rýn­ko­nul­ma­ma­sý­ge­rek­ti­ði­bil­di­ril­di.­Kay­se­ri­Ýl­Sað­lýk Mü­dü­rü­Dr.­Ka­dir­Çe­tin­ka­ra,­be­bek­ler­de­o­lu­þan­diþ­çü­rük­le­ri­nin, be­bek­le­rin­ge­li­þi­mi­ni­o­lum­suz­et­ki­le­di­ði­ni­ve­an­ne­ba­ba­la­rýn­dik­kat­et­me­le­ri­ge­rek­ti­ði­u­ya­rý­sýn­da­bu­lun­du. Be­bek­ler­de­diþ­ler­çý­kar­çýk­maz­kah­ve­ren­gi­le­ke­le­rin­o­luþ­tu­ðu­nu­ak­ta­ran­Dr.­Çe­tin­ka­ra,­þu­bil­gi­le­ri­ver­di:­ “Kah­ve­ren­gi­le­ke­le­rin­o­luþ­tu­ðu diþ­ler­i­le­ri­ki­sü­reç­te­ký­rý­lýp­dö­kü­lür. Bu­le­ke­ler­diþ­çü­rük­le­ri­dir­ve­diþ­ler çü­rü­dü­ðü­i­çin­de­ký­rý­lýr.­Bu­ka­dar er­ken­dö­nem­de­çü­rük­o­luþ­ma­sý­nýn ne­de­ni­i­se­bi­be­ron­çü­rük­le­ri­dir. Bun­la­rý­ön­le­mek­müm­kün­dür.­Be­bek­le­rin­ge­ce­að­zýn­da­bi­be­ron­la­u­-

yu­ma­sý­ný­ön­le­me­li­yiz.­Bi­be­ron­da­ki sü­te­þe­ker,­bal,­pek­mez­ve­tat­lan­dý­rý­cý­lar­ek­len­me­me­li­dir.­Be­bek­bes­len­dik­ten­son­ra­mut­la­ka­su­i­çi­ril­me­li­dir.­Bes­len­dik­ten­son­ra­be­bek­le­rin diþ­le­ri­ýs­lak­ve­te­miz­bez­le­te­miz­len­me­li­dir.­E­ðer­be­bek­bi­be­ron­ya­da ya­lan­cý­em­zik­kul­lan­ma­dý­ðý­hal­de diþ­ler­de­bu­tip­le­ke­ler­ve­ký­rýk­lar­gö­rü­lür­se­hi­po­pi­la­zi­dü­þü­nü­lür.­Hi­po­pi­la­zi,­an­ne­nin­ge­be­lik­te­i­lâç­kul­la­ný­mý­na­ya­da­be­be­ðin­ge­çir­di­ði­a­teþ­li has­ta­lýk­la­ra­bað­lý­diþ­mi­ne­sin­de­ki­le­ke­len­me­le­ri­dir.” Dr.­Ka­dir­Çe­tin­ka­ra,­be­bek­ler­de­ki­diþ­ba­ký­mý­nýn­e­riþ­kin­ler­de­ki­ka­dar­ö­nem­li­ol­du­ðu­nu­vur­gu­la­ya­rak,­‘Süt­di­þi­dir,­na­sýl­ol­sa­ye­ni­si ge­le­cek’­an­la­yý­þý­nýn­yan­lýþ­ol­du­ðu­nu­söy­le­di.­Çe­tin­ka­ra,­bu­diþ­le­rin ko­lay­ca­göz­den­çý­ka­rý­la­ma­ya­ca­ðý­ný,­an­ne­ve­ba­ba­la­rýn,­e­lin­den­gel­di­ðin­ce­be­bek­le­rin­diþ­le­ri­ne­hij­ye­nik­o­la­rak­dik­kat­et­me­le­ri­ve­ih­mal­kar­dav­ran­ma­ma­la­rý­ge­rek­ti­ði­ni­söy­le­di.­Çe­tin­ka­ra,­diþ­çü­rük­le­rin­de­he­men­bir­he­ki­me­gi­di­lip­te­da­vi­sü­re­ci­baþ­la­týl­ma­sý­ge­rek­ti­ði­ni söz­le­ri­ne­ek­le­di. Kayseri / cihan

POLÝS, DÝÞ FIRÇASI VE MACUNU DAÐITACAK BURSA Emniyet Müdürlüðü Çocuk Þube Müdürlüðü tarafýndan yürütülen ‘Kozadan Kelebeðe Güvenle Geçiþ Beyaz Diþ Ülkesi Projesi’ kapsamýnda çocuklara 8 bin adet diþ macunu ve diþ fýrçasý daðýtýlacak. Çocuklarýn hem aðýz ve diþ saðlýðý konularýnda bilinçlendirilmesi hem de tiyatro sevgisinin aþýlanmasýnýn amaçlandýðý projede çocuklara aðýz ve diþ saðlýðýný konu alan bir oyun sergilenecek. Bursa Emniyet Müdür lü ðü ta ra fýn dan ya pý lan a çýk la ma da, projeye Bursa Büyükþehir Belediyesi, Yýldýrým Belediyesi, Þaypa Alýþveriþ Merkezi ve Bursa Gýda ve Ýhtiyaç Malzemeleri Perakendeciler Derneði’nin katký koyduðu belirtildi. Açýklamada, “Proje kapsamýnda 8 bin det diþ macunu ve diþ fýrçasýnýn çocuk larýmýza daðýtýmý yapýlacak ve Bursa Aðýz ve Diþ Saðlýðý Hastanesi’nden bir hekim tarafýndan çocuklarýmýza ‘Doðru Diþ Fýrçalama Yöntemi’ konusunda eðitim verilecek. Bu kapsamda, ‘Beyaz Diþ Ülkesi’ adlý müzikli çocuk oyununun gösterimi 17-20 Ocak tarihleri arasýnda, Barýþ Manço Kültür Merkezi’nde günde 4 seans olarak gerçekleþecektir” denildi. Bursa / cihan

Denizli, kanser tedavisinde dünyaya açýlýyor nPAMUKKALE Üniversitesi (PAÜ) Rektörü Prof. Dr. Fazýl Necdet Ardýç, PAÜ’nün kanser tedavisinde dünya çapýnda tanýnan bir merkez haline geleceðini söyledi. Ardýç, yapýmýnda sona gelinen Pamukkale Üniversitesi Fah ri Gök þin On ko lo ji Mer ke zi’nin yüksek teknolojik cihazlarla donatýlacaðýný, hastanenin sadece Denizli’nin deðil, Türkiye ve komþu ülkelerin kan ser te da vi sin de ö nem li bir merkez haline geleceðini ifade etti. Üniversite olarak saðlýk alanýnda dev yatýrýmlar yaptýklarýný belirten Prof. Dr. Ardýç, kanser teþhisiyle baþvuran hastalarýn her türlü tetkik ve tedavisinin yapýlacaðý hastanenin bu ay sonunda tamamlanacaðýný bildirdi. Bin 109 metre kare alan üzerine 4 katlý olarak inþa edilen hastane binasýnýn Türkiye’de önemli bir merkez haline ge le ce ði ni be lir ten Rek tör Ar dýç, ‘’Hastane Ege Bölgesi’nde tek, Tür kiye’de ise ilk sýralarda yer alacak tek no lo jik ci haz lar la do na tý la cak. Merkezde Kemoterapi Ünitesi, Onkoloji-Hematoloji poliklinikleri, Patoloji Laboratuvarý, Radyoterapi Ünitesi ve PET-BT Ünitesi yer alacak. Merkez, ülkenin ve bölgenin sayýlý kanser tedavi ünitelerinden birisi olacak’’ dedi. Denizli / aa

Astým hastalarý uygun coðrafî bölgede yaþamalý nASTIM hastalýðýnýn sahil kesimlerinde daha zor kontrol altýna alýndýðý, bu hastalarýn daha rahat yaþayabilmesi için kendilerine uygun coðrafi bölgeleri bulmasý gerektiði bildirildi. Er ci yes Ü ni ver si te si Týp Fa kül te si Hastanesi Göðüs Hastalýklarý Anabilim Dalý Baþkaný Prof. Dr. Ramazan Demir, astým hastalýðýnýn solunum yollarýnýn daralmasýyla oluþtuðunu, solunum yollarýndaki daralmanýn sebebinin oradaki kaslarýn bazý alerjenler ve diðer etkenlerle kasýlmasý olduðunu söyledi. Demir, astým hastalý ðý nýn ne de niy le il gi li o la rak þöy le konuþtu: ‘’Polen alerjisi ve ev tozu alerjisi en etkili olanýdýr. Ev tozu alerjisine sebep olan akar dediðimiz canlýlar, çok küçük mikroskobik canlýlardýr. Bu canlýlarýn bir özelliði sýcak ve nemli yerleri sevmeleridir. Üremeleri için sýcak ve nemli ortam gerekiyor. Onun için de sahil kesimlerinde bunlar daha çok çoðalma imkâný bulur. Evlerde halýnýn altýnda, kullanýlmayan yerlerde, yünlerde, yatak örtüle rinin altýnda, her yerde uygun ortamý, sýcaklýðý bulduðu taktirde kolay ca ürüyorlar. Bunlar öldükleri zaman par ça la ný yor lar ve or ta ma ko lay ca karýþýyorlar. Duyarlý kiþilerde, hakikaten as tým lý la rýn baþ be lâsý o lu yor. Bunlarýn ortadan kaldýrýlmalarý pek mümkün deðil, onun için de duyarlýlýðý olan ve sahil kesiminde yaþayan astým lý la rý kon trol al tý na al mak pek mümkün olmuyor.’’ Demir, sahil kesimi nin bit ki ör tü sü ba ký mýn dan da zengin olduðunu belirterek, ‘’Bu bölgelerde polen miktarý da fazla oluyor, dolayýsýyla bitki polenlerine karþý alerjik reaksiyonlar daha sýk görülüyor. Deniz kenarýnda yaþayan kiþilerde akar ve polenler sebebiyle astým daha etkili görülüyor’’dedi. Kayseri / aa

Anne adayýnýn içtiði sigara diyabet sebebi nBÝLÝM adamlarý, hamilelikte içilen sigaranýn doðacak çocukta ilerki yaþlarda diyabet ve aþýrý þiþmanlýk riskini artýrdýðý uyarýsýnda bulundu. Hamileliði süresince sigara içen kadýnlarýn genellikle düþük kilolu çocuklar dünyaya getirdiðine iþaret eden bilim adamlarý, bu durumun ileride ortaya çýkaracaðý zincirleme mekanizmalarýn, aþýrý þiþmanlýk sorununa ve daha sonra ise tip 2 diyabete yol açabileceðini belirtti. ABD’deki Ulusal Toksikoloji Programýnýn görevlendirdiði bir komite, hamilelikte içilen sigara ile diyabet ve aþýrý þiþmanlýk sorunlarý arasýndaki baðý gösteren delillerin güçlü olduðunu bildirdi. ABD Çev re Sað lý ðý Bi lim le ri Ku ru mu na baðlý Ulusal Toksikoloji Programý tarafýndan Kuzey Carolina eyaletinde düzenlenen atölye çalýþmasýnýn sonuçlarý açýklandý. Týp ve Diþ Hekimliði Üniversitesinden Michael Gallo, hamilelikte içilen sigaranýn, çocukta diyabet ve þiþmanlýk gibi saðlýk sorunlarý riskini artýrdýðýna delillerin güçlü olduðunu vurguladý. Washington / aa

Aktarlarda kilosu yüksek fiyatýyla dikkati çeken bitkilerin 10 gram kullanýlmasý yeterli oluyor.

Þifalý bitkilerin fiyatý el yakýyor YE MEK LER DE iþ­t ah­ a­ç ý­c ý­ o­l a­r ak kul­la­ný­lan,­ vü­cu­da­ dinç­lik­ ve­ kuv­vet­ve­ren­saf­ran­bit­ki­si­nin­ki­log­ra­mý­5­bin­TL’den­ak­tar­lar­da­ve­þi­fa­lý bit­ki­ dük­kan­la­rýn­da­ sa­tý­þa­ su­nu­lu­yor.­ En­der­ bu­lu­nan­ bir­ di­ðer­ bit­ki o­lan­ mi­de­ has­ta­lýk­la­rý­na,­ bron­þi­te, as­tý­ma,­diþ­le­ri­ko­ru­ma­ya­kar­þý­et­ki­li­ o­lan­ sa­rý­ renk­li­ dam­la­ sa­ký­zý­nýn ki­log­ra­mý­ i­se­ bin­ TL’ye­ a­lý­cý­ bu­lu­yor.­Gü­zel­ko­ku­su­i­le­par­füm­sa­na­yi­nin­ te­mel­ ham­mad­de­le­rin­den­ o­lan,­ baþ­ að­r ý­s ý,­ ro­m a­t iz­m a,­ nez­l e gi­bi­has­ta­lýk­la­ra­i­yi­ge­len­ve­ta­bi­at­ta­ az­ bu­lu­nan­ am­be­rin­ ki­log­ra­mý bin­ TL’ye­ sa­tý­lý­yor.­ Nev­þe­hir­li­ ak­-

tar­ Ha­run­ Re­þit­ Gör­kem,­ ta­bi­at­ta az­ bu­lu­nan­ an­cak­ kuv­vet­li­ ö­zel­lik­le­ri­i­le­az­mik­tar­da­kul­la­nýl­dý­ðýn­da bi­le­i­yi­ne­ti­ce­ler­ve­ren­þi­fa­lý­bit­ki­le­rin­ fi­yat­la­rý­nýn­ a­þý­rý­ yük­sek­ ol­ma­dý­ðý­ný­kay­det­ti.­Va­tan­daþ­la­rýn­10­i­la­50­gram­a­ra­sýn­da­al­dý­ðý­bit­ki­ler­le des­t ek­ te­d a­v i­s i­n i­ ya­p a­b i­l e­c e­ð i­n i kay­de­den­ Gör­kem­ “Saf­ran­ bit­ki­sin­den­en­faz­la­20­gram­ye­ter­li­et­ki­yi­ gös­te­rir.­ Di­ðer­le­rin­de­ de­ du­rum­ böy­le.­ Ki­log­ram­ fi­yat­la­rý­ yük­sek­ ol­m a­s ý­n a­ rað­m en­ kul­l a­n ý­l an mik­tar­ dü­þük­ ol­du­ðu­ i­çin­ va­tan­daþ­la­rýn­kork­ma­sý­na­se­bep­yok­tur” de­di.­Nevþehir / cihan

Türkiye genelinde böbrek nakli bekleyen kiþilerin ölüm riski taþýdýðý belirtildi.

60 bin kiþi böbrek bekliyor TÜRKÝYE’DE KÝ di­ya­liz­ mer­kez­le­rin­de­te­da­vi­gö­ren­60­bin­has­ta­nýn böb­rek­ nak­li­ i­çin­ bek­le­di­ði­ ve­ bu ki­þi­le­rin­ her­ an­ ö­lüm­ ris­ki­ ta­þý­dý­ðý bil­di­ril­di.­ U­lu­sal­ Böb­rek­ Vak­fý­ ve Hi­p er­t an­s i­y on­ Der­n e­ð i­ ku­r u­c u Baþ­k a­n ý,­ Çu­k u­r o­v a­ Ü­n i­v er­s i­t e­s i Týp­ Fa­kül­te­si­ Nef­ro­lo­ji­ ve­ Hi­per­tan­si­yon­ Bi­lim­ Da­lý­ Öð­re­tim­ Ü­ye­si Prof.­Dr.­Yah­ya­Sað­lý­ker,­sað­lýk­lý­ve ka­li­te­li­ ha­yat­ i­çin­ böb­rek­le­rin­ son de­re­ce­ ö­nem­li­ bir­ iþ­le­vi­ ye­ri­ne­ ge­tir­di­ði­ni­ be­lirt­ti.­ Böb­rek­ ra­hat­sýz­lýk­la­rýn­da­ be­lir­li­ a­þa­ma­nýn­ ar­dýn­dan­ has­ta­nýn­ di­ya­li­ze­ bað­lan­mak du­ru­mun­da­ kal­dýk­la­rý­na­ ve­ bu­ du­rum­da­ki­le­rin­ sa­yý­sý­nýn­ Tür­ki­ye’de 60­ bi­ni­ bul­du­ðu­na­ dik­ka­ti­ çe­ken Sað­lý­ker,­ ‘’Bu­ in­san­lar­ böb­rek­ nak­li ol­mak­ i­çin­ sý­ra­da­ bek­li­yor.­ Di­ðer or­gan­nak­li­bek­le­yen­has­ta­lar,­böb­rek­ nak­li­ bek­le­yen­ has­ta­ sa­yý­sý­nýn 10’da­ bi­ri­ o­ra­nýn­da.­ Tür­ki­ye’de­ 60 bin­ böb­rek­ has­ta­sý­ haf­ta­da­ 3­ defa 4’er­ sa­at­ sü­rey­le­ di­ya­li­ze­ gi­ri­yor. Ya­þam­la­rý­nýn­ ö­nem­li­ bir­ bö­lü­mü

ev­le­ri­ ve­ di­ya­liz­ mer­kez­le­ri­ a­ra­sýn­da­ge­çi­yor’’­de­di. Has­ta­lar­dan­ ço­ðun­lu­ðu­nun­ ça­lýþ­tý­ðý­ dik­ka­te­ a­lýn­dý­ðýn­da,­ sü­re­cin ne­ ka­dar­ zor­ ol­du­ðu­nun­ da­ha­ net an­la­þý­la­bi­le­ce­ði­ni­ vur­gu­la­yan­ Sað­lý­ker,­ þöy­le­ ko­nuþ­tu:­ ‘’Has­ta­lýk­ baþ­lý ba­þý­na­ ya­þa­ma­ zor­luk­ ka­tý­yor.­ Bu has­ta­la­rýn­ a­ra­sýn­da­ bel­ki­ öm­rü­nün so­nu­na­ka­dar­di­ya­li­ze­gi­re­cek­o­lan­lar­ var.­ Has­ta­la­rýn­ en­ bü­yük­ ha­ya­li, bir­gün­ge­le­cek­bir­te­le­fon­la­ken­di­le­ri­ne­ uy­gun­ böb­rek­ ol­du­ðu­ ha­be­ri­ni­al­mak­týr.­Böy­le­lik­le­di­ya­li­ze­ba­ðým­l ý­ ya­þ am­d an­ kur­t ul­m a­l a­r ý müm­kün­ o­la­bi­lir.­ An­cak,­ böb­rek bul­mak­kýs­met­o­la­yý.­Na­kil­i­çin­çok ký­sa­sü­re­li­bek­le­yen­de­20­yýl­bek­le­yen­ de­ var.­ Or­gan­ bek­le­yen­ has­ta­la­rýn­kan­ve­do­ku­grup­la­rý­na­i­liþ­kin ve­ri­ler­bil­gi­sa­ya­ra­ka­yýt­lý.­Her­han­gi bir­ du­rum­da­ ba­ðýþ­ yap­mýþ­ o­lan­la­rýn­böb­rek­ve­ya­di­ðer­or­gan­la­rý­ve­ri­ler­ kar­þý­laþ­tý­rý­lýp­ uy­ma­sý­ ha­lin­de en­ký­sa­sü­re­de­na­kil­iþ­le­mi­ger­çek­le­þi­yor.’’­Adana / aa

Tabiî deride risk yok EGE De­ri­ ve­ De­ri­ Ma­mul­le­ri­ Ýh­ra­cat­ç ý­l a­r ý­ Bir­l i­ð i­ Yö­n e­t im­ Ku­r u­l u Baþ­ka­ný­ Jak­ Ga­li­ko,­ ta­biî­ de­ri­nin kan­se­ro­jen­et­ki­si­nin­bu­lun­ma­dý­ðý­ný bil­d ir­d i.­ Ga­l i­k o,­ E­g e­ Ü­n i­v er­s i­t e­s i (E­Ü)­ ­ Mü­hen­dis­lik­ Fa­kül­te­si­ De­ri Mü­hen­dis­li­ði­bö­lü­mü­öð­re­tim­ü­ye­le­rin­den­ Doç.­ Dr.­ E­ser­ E­ke­ Bay­ra­moð­lu­ve­i­ki­a­sis­ta­ný­ta­ra­fýn­dan­yü­rü­tü­len­ ça­lýþ­may­la­ de­ri­den­ ma­mul el­bi­se,­çan­ta,­a­yak­ka­bý­gi­bi­ü­rün­ler­-

de­ki­ kan­se­ro­jen­ et­ki­nin,­ ke­kik­ten el­de­ e­di­len­ bir­ mad­dey­le­ as­ga­ri­ye in­di­ril­di­ði­yö­nün­de­med­ya­da­yer­a­lan­ha­ber­le­rin­sek­tö­rü­te­dir­gin­et­ti­ði­ni­ kay­det­ti.­ Bu­ bil­gi­nin,­ on­ bin­ler­ce­yýl­dan­be­ri­iþ­le­nen­de­ri­nin­ve bü­tün­ de­ri­ ü­rün­le­ri­nin­ kan­se­ro­jen bir­ et­ki­ye­ sa­hip­ ol­du­ðu­ iz­le­ni­mi­ne yol­ aç­t ý­ð ý­n ý­ an­l a­t an­ Ga­l i­k o,­ ta­b iî de­ri­lerde­ ise­ kan­se­ro­jen­ et­ki­si­nin bu­lun­ma­dý­ðý­ný­bil­dir­di.­Ýzmir / aa


SiyahMaviKýrmýzýSarý

14

YENÝASYA / 18 OCAK 2011 SALI

SPOR

Açýkça söyleyeyim bir organizasyon var BAÞBAKAN ERDOÐAN, TÜRK TELEKOM ARENA'NIN AÇILIÞINDA KENDÝSÝNE YAPILAN PROTESTOLARLA ÝLGÝLÝ OLARAK, "AÇIKÇA SÖYLEYEYÝM BÝR ORGANÝZASYON VAR VE BUNU DA KÝMSE SON ZAMANLARDAKÝ BAZI SPESÝFÝK OLAYLARA MAL ETMESÝN" DEDÝ. BAÞBAKAN Recep Tayyip Erdoðan, Þam ziyareti öncesinde Atatürk Havalimaný Devlet Konukevi'nde düzenlediði basýn toplantýsýnda, gazetecilerin Türk Telekom Arena'daki protestolarla ilgili sorularýný cevaplandýrdý. Erdoðan, 'Bizim açýlýþ törenleri içinde, bir açýlýþ töreni olarak yapabilirdik. Örneðin Türkiye'nin en büyük spor salonu olan 17 bin 500 kapasiteye sahip Sinan Erdem Spor Salonu'nda, 36 önemli tesisin resmi toplu açýlýþýný yaptýk. Oradaki belediyemizin yapmýþ olduðu tesisin açýlýþýnda Ýstanbullularla farklý bir heyecan yaþadýk. Bunu Seyrantepe'de de yapabilirdik. Benim tuttuðum futbol kulübü belli, devlet bakanýmýn tuttuðu kulüp belli, TOKÝ baþkanýnýn tutuðu kulüp belli. Ben Fenerbahçeliyim, Devlet Bakaným Trabzonsporlu, TOKÝ Baþkaný Galatasaraylý. Biz burada herhangi bir ayrýmcýlýk

yapmadýk. Hatta Fenerbahçe Kulübü Baþkaný Aziz Beyle de bu konuda görüþtüðümüzde 'böyle bir stadýn yapýlmasýndan iftihar ediyoruz' demiþtir. Bir þölene dönüþmesi gereðini gördüðümüz böyle bir açýlýþ töreninde, böyle bir tabloyla karþýlaþmýþ olmamýz bizi üzmüþtür ama bunu tüm Galatasaray camiasýna mal etmek asla mümkün deðildir. Ama orada bir organizasyon var mý? Açýkça söyleyeyim bir organizasyon var ve bunu da kimse son zamanlardaki bazý spesifik olaylara mal etmesin.''

F.Bahçe'de yüzler gülmüyor

Sakatlýðý geçen Niang takýmdan ayrý çalýþtý.

DEVRE arasý kamp çalýþmala rýný Antalya'da sürdüren Fenerbahçe'nin sabah idmanýnda sakatlýðý devam eden Niang, ta kým dan ay rý ça lýþ tý. Kundu bölgesindeki Miracle Oteli'nin futbol sahalarýnda hazýrlýklarýný sürdüren Fener bahçe'de futbolcular, iki ayrý grup halinde çalýþtý. Teknik direktör Aykut Kocaman göze ti min de ya pý lan an tren manda, dün Samsunspor ile oy na nan ha zýr lýk ma çýn da forma giyen futbolcular rejenarasyon çalýþmasý gerçekleþtirdi. Sarý-lacivertli diðer futbolcular ise hafif koþu, dar alanada paslaþma, top kontrolü ve yarý alanda çift kale maç yaptý. Arka adalesinde aðrýlarý devam eden Niang, takýmdan

ayrý olarak çalýþtý. Öte yandan, neþesiz geçen antrenmanda Fenerbahçeli yöneticiler Ali Yýldýrým, Cihan Kamer, Murat Özaydýnlý ve Ýlhan Ekþioðlu da antrenmaný izledi. MÝNÝK SPORCULAR KAMPTA Antalya'da sosyal sorumluluk projesi kapsamýnda bir grup duyarlý vatandaþ tarafýndan kurulan ve sokaktaki çocuklarý kötü alýþkanlýklarýndan koruyarak spora kazandýr ma yý a maç la yan Sir ke ci futbol takýmýnýn minik sporcularýnýn, Fenerbahçe kampýný ziyaret ederek, futbolcularla bir araya geldiði bildirildi. Fut bol cu lar la soh bet e den minik futbolcularýn, bol bol fotoðraf çektirip, oyunculardan imza aldýklarý kaydedildi.

Trabzonspor çifte liderlik koltuðunda liderliði alarak, ligden sonra kupada da ayný baþarýyý gösterdi. Kulüp baþkaný Sadri Þener, kupanýn ilk maçýnda talihSüper Lig'in ilk yarýsýný siz bir beraberlik aldýklarýný, ancak daha sonra aldýklarý galibiyetle gruptan 42 puanla lider kapçýkma þanslarýný arttýrdýklarýný söyledi. atan Trabzonspor kötü Geçen yýl kupada gösterdikleri baþabaþladýðý Ziraat rýyý tekrarlamak istediklerini ifade eden Türkiye Kupasýnda da Þener, ''Geçen yýlýn kupa þampiyonu oaldýðý 2 galibiyetle larak, bu yýl da hedefimiz ayný baþarýyý göstermektir. Ligle birlikte kupa yarýþýliderliðe yükseldi. ný ayný baþarýda götürebilmek adýna TRABZONSPOR, kötü baþladýðý Ziraat devre arasýnda yaptýðýmýz takviyelerle Türkiye Kupasý'nda art arda aldýðý 2 kadromuzu daha da alternatifli hale galibiyetle (B) Grubu'nda liderliðe yük- getirdik. Bu özelliðimizle iki kupayý da selerek, çifte liderlik koltuðuna oturdu. istiyoruz'' dedi. Hedefe ulaþmadan hiçGrupta ilk maçýnda Gaziantep Büyük- bir sonucun kendileri için kesin olamaþehir Belediyespor ile 2-2 berabere ka - yacaðýný kaydeden Þener, ''Bizi hedefe lan, ancak daha sonra Konya Torku ulaþtýracak maçlarý tek tek düþünüyoÞekerspor'u deplasmanda 3-1, sahasýn- ruz. Her müsabakaya ayný ciddiyetle da da Manisaspor'u 3-1 maðlup eden çýkýp, arzu ettiðimiz baþarýlarý kazanbordo-mavililer, 7 puanla Beþiktaþ'tan mak istiyoruz'' diye konuþtu.

‘‘

Jaja kendini affetirdi Roberto Carlos kornerden gol attý BREZÝLYA'NIN Corinthians takýmýnda forma giyen Fenerbahçe'nin eski oyuncusu Roberto Carlos (37), takýmýnýn Portuguesa'yý 2-0 yendiði maçta kornerden gol attý. Sao Paolo eyalet liginin açýlýþ maçýnda Portuguesa ile karþýlaþan Corinthians, 12. dakikada Paulinho'nun golüyle 1-0 öne geçti. 20. dakikada sol kanattan kazanýlan korneri kullanan Roberto Carlos'un sol ayaðýnýn dýþýyla yerden kaleye gönder diði top, kalecinin hatasýyla aðlara gitti. Roberto Carlos , ''Bu kariyerimde kornerden attýðým ilk gol. Böyle bir gol atmam uzun zaman aldý'' dedi.

TRABZONSPOR'DA ligin ilk yarýsýnýn son haftasýnda Kardemir Karabükspor ile yapýlan karþýlaþma öncesinde izinsiz olarak ülkesi Brezilya'ya giden ve buradan da geç döndükten sonra aðýr para cezasý verileceði açýklanan Jaja, Ziraat Türkiye Kupasý'nda Manisaspor ile yapýlan maçta gösterdiði performans ile beðeni kazandý. Teknik direktör Þenol Güneþ tarafýndan sürpriz bir þekilde ilk 11'de kendine yer bulup attýðý 2 golle Manisaspor galibiyetinde önemli rol oynayan Jaja, taraftarlardan alkýþ alýrken performansýyla teknik heyetin de yüzünü güldürdü. Jaja, ülkesine bir takým ailevi sorunlarýný çözmek için gittiðini de dile getirerek, þunlarý söyledi. ''Nihayet oðlumun saðlýk durumu iyi þimdi. Yöneticilere ve takým arkadaþlarýma bu durumu açýklayýp, camiadan da özür dilemiþtim. Brezilya'da mümkün

Jaja, kupada Manisa karþýsýnda 2 gol attý.

olduðunca idman yapmaya çalýþtým. Buradaki tempo gibi olmasa da kendimi hazýr tutmaya çalýþtým. En üst seviyeye çýkmak için burada en iyi planlamayý hocalarýmla yapýyoruz. Umarým lige kadar daha iyi olurum.''

BURSASPOR MÝLLER'LE ANLAÞTI SÜPER Lig'in ikinci yarýsý için özellikle forvet hattýna takviye yapmayý düþünen Bursaspor'un, Ýskoç Ligi takýmlarýndan Glasgow Rangers'da forma giyen Kenny Mil ler i le bü yük öl çü de anlaþmaya vardýðý öðrenildi. Yeþilbeyazlý yönetim, teknik direktör Ertuðrul Saðlam'ýn raporu doðrultusunda, Glasgow Rangers'ýn tecrübeli futbolcusu Kenny Miller ile bir kez daha temasa geçti. Miller ile büyük ölçüde anlaþmaya varýldýðý belirtilerken, yeþilbeyazlý yönetim, Bony Wilfried için de Sparta Prag Kulübü'nün kapýsýný bir kez da ha çaldý. Yeþilbeyazlý kulübün, bonserviste kolaylýk saðlanmasý halinde Bony Wilfried'i de transfer etmeyi planladýðý kaydedildi.

REAL MADRÝD'LÝ MEJÝA KONYA'DA KONYASPOR, bir dönem Real Madrid formasý da giyen Alvaro Perez Mejia ile anlaþtý. Yapýlan açýklamada, Fransa 1. Lig takýmlarýndan Arles Avignon'un Ýspanyol defans oyuncusu Alvaro Perez Mejia ile her konuda anlaþma saðlandýðý bildirildi. Açýklamada, dün akþam Konya'ya gelen 29 ya þýn da ki o yun cu nun, saðlýk kontrolünden geçtikten sonra Konyaspor ile resmi sözleþme imzalayacaðý belirtildi. SiyahMaviKýrmýzýSarý


SiyahMaviKýrmýzýSarý

YENÝASYA / 18 OCAK 2011 SALI

DÝZÝ

15

Herþeye deðer bir seyahat BU SEYAHAT HERÞEYE DEÐMÝÞTÝ. MÜSPET HAREKET HER ÞEYÝ GÜZELLEÞTÝRÝYORDU. ÞEVK ALIÞ VERÝÞÝ ÝSE, BAMBAÞKA HAZLARIN KAYNAÐINI OLUÞTURUYORDU. GURBET ELLERDE RÝSÂLE-Ý NUR’LA HÝZMET EDEN BU KAHRAMAN DÂVÂ ADAMLARINI YÜREKTEN TEBRÝK EDÝYORUZ! hir­li­i­ki­kýz­kar­de­þin,­her­Cu­mar­te­si­mü­nâ­ve­be­li bir­tarz­da­u­çak­la­ge­lip­der­se­ka­tý­lýp­dön­me­le­ri, SAMÝ CEBECÝ bu­ra­da­ki­hiz­met­le­ri­hýz­lan­dýr­mýþ.­Genç­kýz­lar­a­3 ra­sýn­da­da­ya­pý­lan­ders­le­re­çok­ye­ni­in­san­la­rýn sami_cebeci@hotmail.com ka­týl­ma­sý­na­ve­si­le­ol­muþ.­Ha­ným­hiz­met­le­ri­nin in­ki­þa­fý,­er­kek­ler­a­ra­sýn­da­ki­ders­le­re­de­yan­sý­mýþ. Top­lu­ca­yü­ze­ya­kýn­Nur­Ta­le­be­si­nin­bu­lun­du­ðu Sydney,­þim­di­i­ki­kat­lý­ge­niþ­bir­hiz­met­bi­na­sý­al­TÜRK DAYANIÞMA ma­nýn­gay­re­ti­ne­düþ­müþ.­On­la­ra­du­â­e­di­yor­ve DERNEÐÝ’NDE KONFERANS Pa­zar­gü­nü,­on­bir­u­ça­ðýy­la­Sydney­þeh­ri­ne en­ha­yýr­lý­bir­þe­kil­de­uy­gun­bir­me­kâ­na­sa­hip­ol­geç­tik.­Fa­tih­Yar­gý­kar­de­þin­yol­ar­ka­daþ­lý­ðý­da­bir ma­la­rý­ný­Ce­nâb-ý­Hak­’tan­ni­yaz­e­di­yo­ruz. Sa­lý­gü­nü,­dün­ya­nýn­ye­di­ha­ri­ka­sýn­dan­bi­ri­ka­baþ­kay­dý.­Soh­bet­e­de­rek­bir­sa­at­on­beþ­da­ki­ka­bul­e­ di­len­ve­Ma­vi­Dað­lar­an­la­mý­na­ge­len­Blu­e da­men­zi­li­mi­ze­u­laþ­týk.­Hal­buki,­ön­ce­ki­gi­di­þi­Ma­ u n­ ta­ins’e­git­tik.­Ha­va­ha­fif­yað­mur­lu,­dað­lar­i­miz­de­do­kuz­yüz­ki­lo­met­re­me­sa­fe­ye,­ka­ra­yo­se­sis­ l iy­ di.­Yük­sek­ler­den­a­kan­þe­lâ­le­nin­se­si­ni­du­luy­la­an­cak­on­bir­sa­at­te­va­ra­bil­miþ­tik.­Bir­gün yu­ y or,­fa­ kat­sis­ten­do­la­yý­gö­re­mi­yor­duk.­Se­yir­ye­ön­ce­kýrk­de­re­ce­sý­cak­lý­ðý­ol­du­ðu­nu­öð­ren­di­ði­rin­ d e­bu­ lu­nan­fo­toð­ra­fý­na­bak­tý­ðý­mýz­da,­ger­çek­miz­Sydney­þeh­ri,­o­gün­yað­mur­lu­ve­hay­li­se­rin­di.­Ha­lil­Boz­ka­ya­kar­de­þin­kar­þý­la­ma­sý­ve­gö­- ten­gö­rül­me­ye­de­ðer­bir­man­za­ray­dý.­Dö­nüþ­te, nül­dost­la­rý­mýz­la­gö­rü­þüp,­ku­cak­la­þýp­ye­mek im­pa­ra­tor­lâ­kap­lý­Ýs­met­Ün­ver­kar­de­þin­ke­bap­çý fas­lýn­dan­son­ra,­O­burn­sem­tin­de­ki­Ge­li­bo­lu­Ca­- dük­kâ­ný­na­uð­ra­yýp­kýs­me­ti­mi­zi­ye­dik­ten­ve­e­vin­mi­in­de­ak­þam­na­ma­zý­ný­e­dâ­et­tik.­Yað­mur­þid­- de­kah­ve­mi­zi­iç­tik­ten­son­ra,­grup­ha­lin­de­yi­ne de­ti­ni­art­týr­mýþ­tý.­Türk­Da­ya­nýþ­ma­Der­ne­ði­kon­- hiz­met­mer­ke­zi­mi­ze­gel­dik.­Bir­hay­li­ge­len­ler­ol­fe­rans­sa­lo­nu­na­bu­ha­va­da­pek­kim­se­ge­le­mez muþ­tu.­Ya­pý­lan­ders­ve­ge­le­ce­ðe­da­ir­hiz­met­mü­di­ye­dü­þün­me­ye­baþ­la­mýþ­tým.­Na­ge­han­kar­de­þin za­ke­re­le­riy­le­o­ak­þa­mý­da­de­ðer­len­dir­dik.­Mel­bo­ta­le­bi­ü­ze­ri­ne,­ca­mi­in­genç­ve­de­ðer­li­i­ma­mý­Bi­- ur­ne’de,­Sydney­i­çin­a­yýr­dý­ðý­mýz­o­tuz­ci­va­rýn­da­ki lâl­Ho­ca,­ce­ma­a­te­kon­fe­rans­du­yu­ru­su­nu­yap­tý. ki­tap­la­rý­mý­zý­da­im­za­la­ya­rak­bi­tir­dik.­O­ra­dan,­üç O­ra­dan­yol­ü­ze­rin­de­ki­der­ne­ðe­geç­tik.­Yað­mur gün­dür­mi­sa­fir­ol­du­ðu­muz­Na­ge­han­kar­de­þin­e­hâ­lâ­ya­ðý­yor­du.­Üst­kat­ta­ki­sa­lo­na­gir­di­ði­miz­de vi­ne­geç­tik.­Gün­ler­ne­ça­buk­ge­çi­yor­du!­Öm­rü­ba­yan­lar­ta­ra­fý­nýn­dol­du­ðu­nu,­er­kek­ler­kýs­mý­nýn müz­de­öy­le­de­ðil­miy­di? Çar­þam­ba­gü­nü­tek­rar­Mel­bo­ur­ne’a­dö­nüþ­sa­a­da­kon­fe­rans­baþ­la­ma­dan­dol­du­ðu­nu­gör­dük. ti­ m iz­yak­la­þýr­ken,­bir­grup­ar­ka­da­þýy­la­kon­fe­ran­sa Biz­ü­ze­ri­mi­ze­dü­þen­gö­re­vi­yap­ma­lý,­Ce­nâb-ý ge­ l en­Ah­ met­Ho­ca­nýn­ders­ha­ne­si­ne­i­â­de-i­zi­ya­Hak­k’ýn­va­zi­fe­si­ne­ka­rýþ­ma­ma­lýy­dýk.­Ýn­san­la­rý ret­ t e­bu­ l un­ duk.­Er­tan­ve­A­li­Bey­ler­kar­þý­la­dý­lar. top­la­ya­cak­Al­lah’tý.­Du­yur­mak­i­þi­bi­ze­â­it­ti. Mel­bo­ur­ne’da­ver­di­ði­miz­kon­fe­ran­sýn­tek­ra­- Ah­met­Ho­ca­baþ­ka­bir­þeh­re­git­miþ.­Bir­müd­det rýy­dý.­Da­ha­ön­ce­git­ti­ði­miz­de­ “Ýs­lâm,­de­mok­ra­si soh­bet­ten­son­ra­se­lâm­bý­rak­týk­ve­mü­sa­a­de­is­te­ve­lâ­ik­lik”­ ü­ze­ri­ne­iç­ti­mâî­bir­ko­nu­seç­miþ­tik. yip­ay­rýl­dýk.­ Sydney­li­gö­nül­dost­la­rý­mýz­Ha­lil­Boz­ka­ya,­Nus­Þim­di­i­se,­i­mâ­nî­bir­ko­nu­seç­me­nin­da­ha­ya­rar­lý ret,­Na­ ge­han,­Coþ­kun­ve­di­ðer­Nur­kah­ra­man­la­o­la­ca­ðý­ný­dü­þün­müþ­tük.­Kâ­i­na­týn­na­sýl­ya­ra­týl­dý­rýy­ l a­ve­ da­laþ­týk­tan­son­ra,­bir­sa­at­on­beþ­da­ki­ka­lýk ðýn­dan­baþ­la­ya­rak­ni­çin­ve­ne­mak­sat­la­ya­ra­týl­dý­bir­u­ ç u­ þu­mü­te­a­kip­tek­rar­Mel­bo­ur­ne­Ha­va­a­la­ðý­na,­o­nu­ya­ra­tan­Zâ­týn­var­lýk­ve­bir­lik­de­lil­le­rin­ný’n­ d a­ y ýz.­Er­ can­kar­de­þin­kap­tan­lý­ðýn­da­Nur­Vak­den­in­sa­nýn­var­lýk­lar­i­çin­de­ki­ko­nu­mu­na,­o­ra­dan i­man-in­san­i­liþ­ki­si­ne­ve­i­ma­nýn­top­lum­da­ki fý­kül­li­ye­si­ne­geç­tik.­ müs­bet­et­ki­le­ri­ne­ka­dar,­her­bi­ri­si­müs­ta­kil­bir YÜKSEK AHLÂKIMIZ, BU kon­fe­rans­me­se­le­si­o­lan­mev­zu­u­mu­zu­bir­sa­at­te DÝYARLARDA REVÂÇ BULMUÞ ö­zet­le­me­ye­ça­lýþ­týk.­Kon­fe­ran­sý­dik­kat­le­din­le­yen Yo­ðun­prog­ram­la­rýn­a­ra­sýn­da­i­ki­haf­ta­nýn­na­sýl ve­bir­çok­fo­toð­raf­çe­ken­Ha­kan­Bey­le­son­ra­ta­geç­ ti­ði­ni­an­la­ya­ma­dýk.­Tam­bir­ko­þuþ­tur­ma­ca­ha­nýþ­týk.­Me­ðer­o­ra­da­çý­ka­rý­lan­Dün­ya­ga­ze­te­si­nin liy­ d i.­Al­man­ya­lý­dost­la­rý­mýz­da­öy­le­ya­pý­yor­lar­dý. or­tak­la­rýn­dan­mýþ.­Not­la­rý­mý­a­la­rak­ge­niþ­bir­ö­ze­Tür­ ki­ye’den­ge­len­le­ri­hiç­boþ­dur­dur­maz­lar.­Ken­ti­ni­ga­ze­te­sin­de­ya­yýn­la­dý.­Bu­il­gi­sin­den­do­la­yý di­ta­bir­le­rin­ce­li­mon­gi­bi­sý­kar­öy­le­gön­de­rir­ler­di! bu­ra­dan­þük­ran­la­rý­mý­zý­su­nu­yo­ruz. A­vus­tral­ya’da­her­þey­fark­lýy­dý.­San­ki­gü­neþ ters­ ten­do­ðu­yor­gi­biy­di.­Gü­ne­biz­den­do­kuz­sa­at SYDNEY’DE ÝNKÝÞAF EDEN HÝZMETLER Pa­zar­te­si­gü­nü,­ka­ra­yo­luy­la­Sydney’e­ge­len Ha­lil­Yýl­dý­z’ýn­ka­tý­lý­mýy­la­ve­bir­grup­kar­deþ­­le­bot ge­zi­si­yap­týk.­Sydney­ger­çek­ten­çok­gü­zel­bir­þe­hir.­Pa­si­fik­Ok­ya­nu­su­þeh­rin­i­çi­ne­muh­te­lif­kol­lar þek­lin­de­gi­re­rek­çok­hoþ­bir­gö­rün­tü­ye­se­bep­ol­muþ.­Ýs­tan­bul­Bo­ða­zý­ve­Ha­liç­gi­bi­gi­rin­ti­le­riy­le za­ten­Ýs­tan­bul’u­an­dý­rý­yor.­Yýl­ba­þý­kut­la­ma­la­rý­nýn ya­pýl­dý­ðý­çe­lik­Li­man­Köp­rü­sü,­o­nun­tam­kar­þý­sýn­da­ki­O­pe­ra­Bi­na­sý,­252­met­re­yük­sek­li­ðin­de­ki Sydney­Ku­le­si­ve­gök­de­len­le­riy­le­çok­tu­rist­çe­ken bir­þe­hir.­Beþ­bu­çuk­mil­yon­nü­fu­suy­la­ül­ke­nin dört­te­bi­ri­o­ra­da­ya­þý­yor.­Biz­de­tu­rist­ler­gi­bi­bir hay­li­fo­toð­raf­çek­tik. Ak­þam,­þeh­rin­en­mer­ke­zî­ye­rin­de­bu­lu­nan hiz­met­ mer­ke­zin­de­yiz.­ Ay­rý­ bö­lüm­den­ der­si ho­par­lör­le­din­le­yen­ha­ným­kar­deþ­le­rin­de­ka­týl­dý­ðý­ ka­la­ba­lýk­ top­lan­tý­ ve­ i­man­ ha­ki­kat­le­ri­nin­ mü­ta­lâ­a­ e­dil­di­ði­ ders­ ve­ hiz­met­ ha­ber­le­riy­le­sa­at­ler­a­kýp­git­ti. Sydney’de,­bil­has­sa­ha­ným­hiz­met­le­ri­nin­da­ha bir­can­lý­ve­ha­re­ket­li­ol­du­ðu­söy­len­di.­Çün­kü, Mel­bo­ur­ne’de­va­kýf­o­la­rak­is­tih­dam­e­di­len­Kýr­þe­-

ko­nuþ­ma­sýy­dý.­Bu­ça­tý­al­týn­da­top­lan­dý­ðý­mýz­gi­bi, mah­þer­gü­nü­üs­ta­dý­mýz­ve­saff-ý­ev­vel­Nur­ta­le­be­le­riy­le­bir­lik­te,­Sev­gi­li­Pey­gam­be­ri­mi­zin­(asm) Li­vâü’l-Hamd­san­ca­ðý­al­týn­da­böy­le­ce­top­lan­ma­yý ve­Re­sû­lul­la­h’ýn­(asm)­þefaa­ti­ne­nâ­il­ol­ma­yý­du­â­e­de­rek­he­lâl­leþ­tik.­Duy­gu­lan­dý­ðý­mý,­se­si­min­tit­re­di­ði­ni­fark­et­tim­ve­ko­nuþ­ma­yý­ký­sa­kes­tim. Per­þem­be­gü­nü,­Fa­tih­kar­de­þin­e­vin­de­bir­grup a­ða­bey­ve­kar­deþ­ler­le­ak­þa­ma­ya­kýn­ve­da­ye­me­ði yi­ye­rek,­ak­þam­na­ma­zý­ný­da­va­kýf­ta­ký­lýp,­ka­la­ba­lýk bir­he­yet­ta­ra­fýn­dan­ha­va­a­la­ný­na­gö­tü­rül­dük.­Res­mî­iþ­lem­le­ri­ta­mam­la­dýk­tan­son­ra­he­lâl­le­þip­ku­cak­la­þa­rak­ve­da­laþ­týk.­Tek­ba­þý­ma­kon­trol­ler­den ge­çip­i­çe­ri­ye­gir­dim­ve­va­kit­gi­rin­ce­de­yat­sý­na­ma­zý­ný­­o­ra­da­e­dâ­et­tim.­U­çak­ha­va­lan­dý­ðýn­da­sa­at­yir­mi­dör­dü­gös­te­ri­yor­du.­Hiç­de­ðiþ­tir­me­di­ðim ko­lum­da­ki­Tür­ki­ye­sa­a­ti­ne­gö­re­i­se,­öð­le­den­son­ra­sa­at­üç­tü. Ka­tar­Ha­va­yol­la­rý­na­â­it­u­çak­ay­ný­hat­tý­ta­kip e­de­rek­on­i­ki­bin­ki­lo­met­re­lik­yo­lu­kat­et­me­ye baþ­la­dý.­Sü­rek­li­ba­tý­ya­doð­ru­git­ti­ði­miz­den­ge­ce­bir­tür­lü­bit­mi­yor­du.­On­üç­bu­çuk­sa­at­sü­ren­ bir­ ge­ce­ yol­cu­lu­ðun­dan­ son­ra,­ Ka­tar’ýn baþ­ken­ti­ Do­ha’ya­ in­di­ði­miz­de­ sa­bah­ na­ma­zý ye­ni­ol­muþ­tu.­Na­ma­zý­e­dâ­e­de­rek­üç­sa­at­lik­bir bek­le­yiþ­ten­son­ra,­baþ­ka­bir­Ka­tar­u­ça­ðýy­la­ha­va­lan­dýk.­ Ý­ki­ bin­ üç­ yüz­ ki­lo­met­re­lik­ yo­lu­ üç bu­çuk­sa­at­te­kat­e­den­u­çak­la­An­ka­ra­E­sen­bo­ða Ha­va­a­la­ný­na­in­di­ði­miz­de,­Tür­ki­ye­sa­a­ti­on­bir Gurbet ellerde Risâle-i Nur hakikatleriyle hem kendi vatandaþlarýna, hem de o ülkenin insanlarýna hizmet etmeye canla baþla çalýþan on­ be­þi­ gös­te­ri­yor­du.­ Pa­sa­port­ iþ­lem­le­ri­ni­ ya­kahraman dâvâ adamlarýna yürekten duâlar ediyor ve iman hizmetinde muvaffak olmalarýný Cenâb-ý Hak’tan niyaz ediyoruz. pýp­va­liz­le­ri­mi­al­dýk­tan­son­ra,­kar­þý­la­ma­ya­ge­ön­ce­baþ­la­ný­yor­du.­A­ra­ba­la­rýn­di­rek­si­yo­nu­sol­da le­mek­bir­zül­sa­yý­lý­yor.­Hü­lâ­sa,­Üs­ta­d’ýn­de­di­ði­gi­- len­ler­le­ ilk­ ca­mi­e­ gir­dik.­ Cu­ma­ na­ma­zý­na­ on de­ðil,­sað­ta­raf­tay­dý.­Tra­fik­sol­dan­de­ðil,­sað­ta­raf­- bi­ “Bir­ký­sým­yük­sek­ah­lâ­ký­mýz­biz­de­re­vaç­bul­- da­ki­ka­kal­mýþ­tý.­Yaz­lýk­el­bi­se­ler­le­dön­müþ­tüm. tan­a­ký­yor­du.­A­ra­ba­la­rý­sol­la­mak­yok,­sað­la­mak ma­dý­ðý­i­çin­ec­ne­bi­ler­al­mýþ.­On­la­rýn­kö­tü­ah­lâk­la­- An­ka­ra’da­ buz­ gi­bi­ bir­ ha­vay­la­ kar­þý­laþ­tým. var­dý.­Bi­ze­gö­re­bu­ters­lik­le­re­be­del­ter­tip,­dü­zen, rý­da­on­lar­da­re­vaç­bul­ma­dý­ðý­i­çin­bi­zim­pa­za­rý­- Mev­sim­kýþ­tý­ve­bu­du­rum­nor­mal­di.­Buz­gi­bi suy­la­ab­dest­a­lýp,­so­ðuk­o­lan­ca­mi­de­ge­çen­sü­kar­þý­lýk­lý­hak­la­ra­say­gý,­ka­nun­hâ­ki­mi­ye­ti­ve­ku­ral­- mý­za­gir­miþ.” Ül­ke­de­ki­ge­nel­ter­tip­ve­dü­ze­ne­bi­zim­ar­ka­daþ­- re­ i­çin­de­ ü­þüt­tü­ðü­mü­ fark­ et­tim.­ Hem­ u­zun la­ra­bað­lý­lýk­ko­nu­sun­da­herþey­mü­kem­mel­di. Tra­fik­ka­za­la­rý­yok­de­ne­cek­ka­dar­az­dý.­Dý­þa­rý­dan lar­da­a­lýþ­mýþ­lar.­Her­þe­yi­bir­ku­ra­la­bað­la­mýþ­lar. yol­cu­luk,­hem­za­ma­nýn­de­ðiþ­me­siy­le­vü­cu­dun ge­len­göç­men­ler,­ký­sa­za­man­da­bu­ha­va­ya­ken­di­- Ders­sa­at­le­ri­nin­ba­þý­so­nu­bel­liy­di.­Çay­tam­za­- u­yum­ sað­la­ya­ma­yý­þý,­ hem­ de­ ü­þüt­me­nin­ et­ki­si­ni­uy­dur­mak­zo­run­day­dý.­Zi­ra,­ce­za­lar­pek­a­ðýr­- ma­nýn­da­ge­li­yor­du.­Ders­le­ri­ki­min­ya­pa­ca­ðý­da siy­l e­ sar­s ý­l an­ bün­y em,­ an­c ak­ üç­ gün­ son­r a ken­di­si­ni­to­par­la­ya­bil­di.­Ký­ta­ya­git­ti­ðim­za­man dý.­Bir­yýl­ba­þýn­da­al­tý­ö­lüm­va­ka­sý­ol­muþ.­"Bu­nu bir­plân­çer­çe­ve­sin­dey­di.­ da­üç­gün­de­a­dap­te­o­la­bil­miþ­tim. na­sýl­en­a­za­in­di­re­bi­li­riz­ve­ya­or­ta­dan­kal­dý­ra­bi­li­Ý­ki­haf­ta­lýk­bu­se­ya­hat­her­þe­ye­deð­miþ­ti.­Müs­DUÂ, VED VE HELÂLLEÞME... riz?"­ça­lýþ­ma­sý­ný­ya­pý­yor­lar­mýþ.­Ýn­san­ha­ya­tý­na­o Son­ve­da­der­si­miz­ol­du­ðu­hal­de,­ba­þýn­dan­be­ri pet­ha­re­ket­her­þe­yi­gü­zel­leþ­ti­ri­yor­du.­Þevk­a­lýþ ka­dar­de­ðer­ve­ri­yor­lar.­Bun­la­rý­öð­re­nin­ce­ül­kem a­dý­na­ü­zül­düm.­Çün­kü,­biz­de­en­u­cuz­o­lan­þey uy­du­ðu­muz­ku­ral­la­ra­o­ge­ce­de­uy­duk.­Â­ye­tü’l- ve­ri­þi­i­se,­bam­baþ­ka­mâ­ne­vî­haz­la­rýn­kay­na­ðý­ný­o­ma­a­le­sef­in­san­ha­ya­tý­o­la­rak­gö­rü­nü­yor.­Yýl­ba­þý Küb­râ’da­ge­çen­ve­Kud­ret-i­Ý­lâ­hî­ye­gö­re­az­çok, luþ­tu­ru­yor­du.­Gur­bet­el­ler­de­Ri­sâ­le-i­Nur­ha­ki­ve­bay­ram­lar­da­ö­len­ve­ya­ra­la­nan­in­san­la­rýn­had­- bü­yük­kü­çük,­fert­nev­fark­et­mez.­Bir­ba­ha­rý­bir kat­le­riy­le­hem­ken­di­va­tan­daþ­la­rý­na,­hem­de­o­ül­di­he­sa­bý­yok.­Ku­ral­la­ra­uy­mak­i­se­yok­de­ne­cek çi­çek­ko­lay­lý­ðýn­da,­kos­ko­ca­kâ­i­na­tý­bir­in­sa­ný­ya­- ke­nin­in­san­la­rý­na­hiz­met­et­me­ye­can­la­baþ­la­ça­lý­ka­dar­az.­De­mek­ki,­de­mok­ra­si­bir­kül­tür­me­se­le­- rat­ma­su­hû­le­tin­de­ya­ra­týr­o­lan­tev­hi­din­en­in­ce þan­bu­kah­ra­man­dâ­vâ­a­dam­la­rý­na­yü­rek­ten­du­â­si.­Ço­cuk­luk­ya­þýn­da­ve­ril­me­si­ge­re­ken­bir­e­ði­tim. bir­sýr­rý­ný­ve­ye­ni­den­be­den­le­rin­di­ri­li­þi­nin­ak­lýn lar­e­di­yor­ve­i­man­hiz­me­tin­de­mu­vaf­fak­ol­ma­la­rý­On­lar­ö­zür­di­le­me­yi,­te­þek­kür­et­me­yi­ve­lüt­fen an­la­mak­tan­â­ciz­kal­dý­ðý­mu­am­mâ­sý­ný­bir­lik­te ný­Ce­nâb-ý­Hak­’tan­ni­yaz­e­di­yo­ruz.­Da­ha­ni­ce de­me­yi­te­mel­den­öð­re­ti­yor­lar.­Biz­de­i­se­ö­zür­di­- pay­laþ­ma­ya­ça­lýþ­týk.­So­nu­bir­ve­da­ve­he­lâl­leþ­me hiz­met­ler­de­bu­luþ­mak­di­le­ðiy­le...­­—SON—

Beþ buçuk milyon nüfusuyla ülkenin dörtte birini teþkil eden Sdyney'de, dâvâ arkadaþlarýmýzla birlikteyiz...

SiyahMaviKýrmýzýSarý


SiyahMaviKýrmýzýSarý

Ü M ÝT V Â R O LU NU Z : Þ U ÝS T ÝK B A L Ý N K I L Â BI Ý Ç ÝN D E E N YÜK SEK GÜR SA DÂ ÝS LÂMIN SA DÂ SI O LA CAK TIR

Kaburgadan burun yapýldý ÝZMÝT’TE ço­cuk­ken­ge­çir­di­ði­ka­za­da­bur­nun­da­çök­me mey­da­na­ge­len­has­ta­nýn­ka­bur­ga­sýn­dan­a­lý­nan­ký­kýr­dak­la bur­nu­dü­zel­til­di.­Ýz­mit­SE­KA­Dev­let­Has­ta­ne­sin­de­a­me­li­ya­tý­ya­pan­Ku­lak-Bu­run-Bo­ðaz­Cer­ra­hi­si­Uz­ma­ný­Opr.­Dr. Le­vent­De­mir­ci,­hastanýn­bur­nu­nun,­ka­bur­ga­sýn­dan­a­lý­nan ký­kýr­dak­la­dü­zel­til­di­ði­ni­be­lir­terek,­‘’Gö­ðüs­Cer­ra­hi­si­Uz­ma­ný­Op.­Dr­Fer­zat­Zo­nu­zi’nin­has­ta­nýn­ka­bur­ga­sý­ndan­al­dý­ðý­par­ça­la­rý des­tek­i­çin­kul­lan­dýk’’­dedi.­­Kocaeli / aa

Y 18 OCAK 2011 SALI

TOZLANMIÞ KÝTAPLARA TEKNOLOJÝK TEMÝZLÝK GÜNEY KORE’DEN ÝTHAL EDÝLEN KÝTAP YIKAMA MAKÝNESÝ ‘’BOOK SHOWER’’, TRAKYA ÜNÝVERSÝTESÝ MERKEZ KÜTÜPHANESÝ’NDE KULLANILMAYA BAÞLADI. ÖÐRENCÝLER DE TEKNOLOJÝK CÝHAZA ÝLGÝ GÖSTERDÝ.

Kitaplarýn sterilizasyonunda mikrop kýrýcý mor ötesi lamba kullanýlýyor. FOTOÐRAF: AA

HABERLER

ÝNSANLARIN ha­ya­tý­ný­ko­lay­laþ­tý­ran­ve ta­kip­e­di­le­me­ye­cek­ka­dar­hýz­lý­ge­li­þen tek­no­lo­ji,­‘’ki­tap­yý­ka­ma­ma­ki­ne­si­ni’’­de ü­ret­ti.­Gü­ney­Ko­re’den­it­hal­e­di­len­ki­tap yý­ka­ma­ma­ki­ne­si­‘’Bo­ok­Sho­wer’’,­Tür­ki­ye’de­ilk­defa­Trak­ya­Ü­ni­ver­si­te­si­Mer­kez Kü­tüp­ha­ne­si’nde­kul­la­nýl­ma­ya­baþ­lan­dý. Ü­ni­ver­si­te­nin­Kü­tüp­ha­ne­ve­Do­kü­man­tas­yon­Da­i­re­Baþ­ka­ný­En­der­Bi­lar,­Gü­ney Ko­re’den­al­dýk­la­rý­ki­tap­te­miz­le­me­ma­ki­ne­si­ne­öð­ren­ci­le­rin­bü­yük­il­gi­gös­ter­di­ði­ni­söy­le­di.­Bi­lar,­‘’Kü­tüp­ha­ne­ler­de­ki­tap­lar­çok­sa­yý­da­o­ku­yu­cu­ta­ra­fýn­dan­kul­la­ný­lý­yor.­U­zun­sü­re­raf­lar­da­ka­lan­ki­tap­lar to­za­ma­ruz­kal­ma­sýn­dan­do­la­yý­çe­þit­li has­ta­lýk­la­ra­se­bep­o­lan­vi­rüs­le­ri­ba­rýn­dý­rý­yor.­Öð­ren­ci­le­ri­miz­bu­ki­tap­la­rý­al­dýk­la­rýn­da­vi­rüs­ler­se­be­biy­le­has­ta­o­la­bi­li­yor. Öð­ren­ci­le­ri­mi­zin­kar­þý­kar­þý­ya­ol­duk­la­rý bu­ris­ki­or­ta­dan­kal­dýr­mak­ve­ya­en­a­za in­dir­mek­a­ma­cýy­la­ki­tap­te­miz­le­me­ma­ki­ne­si­sa­týn­al­dýk’’­de­di. Ma­ki­ne­nin­su­i­le­ça­lýþ­ma­dý­ðý­ný­i­fa­de­e­den­Bi­lar,­ki­tap­la­rýn­ste­ri­li­zas­yo­nu­nun ‘’mik­rop­ký­rý­cý­mor­ö­te­si­lam­ba’’­i­le­ya­pýl­dý­ðý­ný­di­le­ge­ti­re­rek,­‘’Ma­ki­ne­o­zon­ya­da kar­bon­gi­bi­za­rar­lý­mad­de­ü­ret­me­yen,­en kü­çük­toz­par­ça­cýk­la­rý­i­le­her­tür­vi­rüs,­küf ve­man­tar­la­rý­top­la­ya­bi­len­sta­tik­e­lek­trik film­fil­tre­si­ne­sa­hip­bir­ci­haz­dýr.­Ki­ta­bý­bir da­ki­ka­gi­bi­ký­sa­bir­sü­re­de­te­miz­ler­ve­gü­zel­bir­ko­ku­ve­rir.­ki­ta­bý­al­dý­ðý­nýz­da­ki­tap mis­gi­bi­ko­kar’’­di­ye­ko­nuþ­tu.­Edirne / aa

Nesli tükenme tehdidi altýnda olan canlýlar misina dolanmasý ve kesmesi sebebiyle yaralanabiliyor.

Deniz kaplumbaðalarýnýn en büyük düþmaný misina n DENÝZ Kap­lum­ba­ða­la­rý­A­raþ­týr­ma,­Kur­tar­ma­ve­Re­ha­bi­li­tas­yon­Mer­ke­zi­(DE­KA­MER)­Mü­dü­rü­Doç.­Dr. Ya­kup­Kas­ka,­nes­li­tü­ken­me­teh­di­di­al­týn­da­o­lan­de­niz kap­lum­ba­ða­la­rý­nýn­mi­si­na­do­lan­ma­sý­ve­kes­me­si,­ba­lýk­çý­lýk­ol­ta­la­rýn­da­ki­ið­ne­ler,­sü­rat­mo­to­ru­ya­da­tek­ne per­va­ne­le­ri­se­be­biy­le­ya­ra­lan­dý­ðý­ný­be­lir­te­rek,­‘’Bu­gü­ne ka­dar­mer­ke­ze­ya­ra­lý­26­de­niz­kap­lum­ba­ða­sý­gel­di. Bun­lar­dan­17’si­te­da­vi­si­ta­mam­la­na­rak­de­ni­ze­gön­de­ri­lir­ken,­6’sý­ha­ya­tý­ný­kay­bet­ti.­3­de­niz­kap­lum­ba­ða­sý­nýn ba­ký­mý­ve­te­da­vi­si­i­se­de­vam­e­di­yor’’­de­di.­Kas­ka,­Köy­ce­ðiz-Dal­yan­Ö­zel­Çev­re­Ko­ru­ma­Böl­ge­si’nde­ki­Dal­yan­(Ýz­tu­zu)­kum­sa­lýn­da­2008­yý­lýn­da­ku­ru­lan­DE­KA­MER’de­nes­li­teh­li­ke­al­týn­da­o­lar­de­niz­kap­lum­ba­ða­la­rý­nýn­te­da­vi­le­ri­nin­ya­pýl­dý­ðý­ný­söy­le­di.­Mer­ke­zin,­Çev­re ve­Or­man­Ba­kan­lý­ðý­Ö­zel­Çev­re­Ko­ru­ma­Ku­ru­mu Baþ­kan­lý­ðý,­Do­ða­Ko­ru­ma­ve­Mil­li­Park­lar­Ge­nel­Mü­dür­lü­ðü,­Dal­yan­Be­le­di­ye­si­ve­Pa­muk­ka­le­Ü­ni­ver­si­te­si iþ­bir­li­ði­i­le­ku­rul­du­ðu­nu­ha­týr­la­tan­Kas­ka,­mer­kez­de de­niz­kap­lum­ba­ða­la­rý­hak­kýn­da­ya­pý­lan­bi­lim­sel­ça­lýþ­ma­la­rýn­bu­tü­rün­nes­li­nin­de­va­mý­nýn­sað­lan­ma­sý­a­çý­sýn­dan­ö­nem­li­ol­du­ðu­na­dik­ka­ti­çek­ti.­DE­KA­MER’de ya­ra­lý­de­niz­kap­lum­ba­ða­la­rý­nýn­ba­ký­mý­i­çin­ku­ru­lan fark­lý­e­bat­lar­da­ki­8­ha­vu­zun­su­la­rý­nýn­gün­lük­de­ðiþ­ti­ril­di­ði­ni­i­fa­de­e­den­Kas­ka,­ya­ra­lý­de­niz­kap­lum­ba­ða­la­rý­nýn ba­ký­mý­nýn­da­kon­tey­ner­de­ya­pýl­dý­ðý­ný­di­le­ge­tir­di.­Kas­ka,­mer­kez­de­ha­vuz­lar­i­çin­ge­rek­li­tuz­lu­su­te­si­sa­tý,­te­le­fon,­e­lek­trik,­in­ter­net­ve­kul­la­ným­su­yu­im­kân­la­rý­nýn da­bu­lun­du­ðu­nu­be­lirt­ti. Ankara / aa

Motosiklet fuarýna ilgi

Anemonlar erken açtý Antalya’nýn Manavgat ilçesinde anemonlar (dað lalesi) 1,5 ay önce yüzünü gösterdi. Manavgat’ta cemrenin topraða düþmesiyle birlikte güneþe yüzünü gösteren dað laleleri kýþ ortasýnda boy verdi. Side Antik Kent’te anemonlarýn çiçek açmasýyla birlikte ticari agora ve Roma Anýtsal Kütüphanesi’nin avlusu kýrmýzýya büründü. Uzmanlar, dað lalelerinin erken açmasýný yaðmurlu hava sonrasý güneþli havanýn hakim olmasýna baðlýyor. Manavgat Tarým Ýlçe Müdürü ve Ziraat Yüksek Mühendisi Hakan Eski, bölgede genelde anemonlarýn 1 Mart itibariyle çýkmaya baþladýðýný belirtti. Eski, “Dað lalelerinin erken boy vermesi tamamen bölgenin iklim yapýsýyla ilgili. Yaðmur sonrasý toprakta beklenilen ölçüde nem oluþunca laleler güneþli havayla birlikte yüzünü göstermiþtir” diye konuþtu. Eski, Manavgat’ta sarý, kýrmýzý, beyaz ve mor renkte anemonlarýn yetiþtiðini belirtti. Antalya / cihan

n ABD’NÝN baþ­þeh­ri­Was­hing­ton’da­ki­U­lus­lar­a­ra­sý Mo­to­sik­let­Fu­a­rý,­mo­tor­tut­kun­la­rý­ný­bir­a­ra­ya­ge­tir­di. Baþ­þehir­ve­çev­re­sin­den­her­yaþ­tan­zi­ya­ret­çi­nin­a­kýn et­ti­ði­üç­gün­lük­fu­ar­da,­fark­lý­mar­ka­lar­da­bir­bi­rin­den ye­ni­yüz­ler­ce­mo­del­gö­rü­cü­ye­çýk­tý.­Ya­rýþ­ma,­he­di­ye çe­ki­liþ­le­ri­gi­bi­çe­þit­li­eð­len­ce­li­ak­ti­vi­te­le­rin­de­yer­al­dý­ðý fu­ar­da,­es­ki­mo­to­sik­let­le­rin­ser­gi­len­di­ði­bö­lüm­ler­de ka­tý­lým­cý­la­ra­nos­tal­ji­tu­ru­yap­tý­rýl­dý.­Her­yaþ­ta,­her­zev­ke­uy­gun­mo­to­sik­let­le­rin­bu­lun­du­ðu­fu­ar­da,­en­çok eð­le­nen­ler­her­za­man­ki­gi­bi­ço­cuk­lar­ol­du.­Ço­cuk­lar, yal­nýz­ca­ken­di­le­ri­i­çin­ta­sar­lan­mýþ­mo­del­le­ri­de­ðil, bütün­mo­to­sik­let­le­ri­de­ne­ye­rek,­ge­le­ce­ðin­mo­tor­cu­la­rý ol­duk­la­rý­nýn­sin­yal­le­ri­ni­ver­di.­De­ri­ce­ket­le­ri­ve­mo­tor ký­ya­fet­le­riy­le­fu­a­ra­ge­len­mo­tor­tut­kun­la­rý­da­mo­del­le­ri de­ne­mek­i­çin­kuy­ruk­lar­o­luþ­tur­du.­Washington / aa

Müzeye gelenlere ‘cep’ yol gösterecek ABD’DE ‘’ka­rý­þýk­lý­ðýn­dan do­la­yý’’­ge­nel­de­zi­ya­ret­çi­le­rin­i­çin­de­kay­bol­du­ðu A­m e­r i­k an­Do­ð a­Ta­r i­h i Mü­ze­si,­a­kýl­lý­te­le­fon­lar­i­çin­ha­zýr­la­dý­ðý­‘’Ka­þif’’­i­sim­li­bir­prog­ram­la­ta­rih se­ver­le­ri­i­çe­ri­de­yön­len­di­re­rek­gez­di­ri­yor.­Ý­çin­de 32­mil­yon­dan­faz­la­e­se­rin bu­lun­du­ðu­ve­25­ay­rý­bi­na­nýn­bir­bi­ri­ne­bað­lan­dý­ðý­A­me­ri­kan­Do­ða­Ta­ri­hi Mü­z e­s i,­46­da­i ­m i­ser­g i sa­lo­nu­ve­10’a­ya­kýn­gi­riþ ka­pý­sý­i­le­a­de­ta­bir­la­bi­ren­ti­an­dý­rý­yor.­Ge­niþ­a­la­na­ya­yýl­ma­sý,­çok­kat­lý­ol­ma­sý­ve­pek­çok­gi­riþ-çý­kýþ­bu­lun­ma­sýn­dan­do­la­yý ço­ðu­zi­ya­ret­çi­nin­i­çin­de kay­bol­du­ðu­mü­ze,­bu­so­ru­n a­pra­t ik­bir­çö­z üm bul­mak­i­çin­a­kýl­lý­te­le­fon­lar­d a­ kul­l a­n ý­l a­c ak­ bir prog­ram­ha­zýr­lat­tý.­Mü­ze­ye­ge­len­ler,­kab­lo­suz in­ter­net­bað­lan­tý­sý­sa­ye­sin­de­‘’Kâ­þif’’­prog­ra­mý­ný cep­te­le­fon­la­rý­na­in­di­ri­yor.­Prog­ram,­zi­ya­ret­çi­ye bu­lun­du­ðu­ye­ri­ma­vi­bir nok­ta­i­le,­mü­ze­de­ki­kat­la­rý­ve­bö­lüm­le­ri­de­i­sim­ve lo­go­lar­la­gös­te­ri­yor.­Zi­ya­ret­çi,­git­mek­is­te­di­ði­ye­ri týk­la­ya­rak­ro­ta­sý­ný­be­lir­le­ye­bi­li­yor.­New York / aa

SiyahMaviKýrmýzýSarý

18 Ocak 2011  

Yeni Asya'nın 18 Ocak 2011 baskısı

Advertisement