Issuu on Google+

renkli:Mizanpaj 1

3/12/2010

3:58 PM

Page 1

C M YK

BEKLEYÝNÝZ...

Y

ELÝF EKÝ ÝÇ SAYFALA RDA

GERÇEKTEN HABER VERiR

ASYA’NIN BAHTININ MÝFTAHI, MEÞVERET VE ÞÛRÂDIR 13 MART 2010 CUMARTESÝ / 75 Kr

YIL: 41 SAYI: 14.379

ÝDEOLOJÝK YARGI DÝRENÝYOR YARGIDAKÝ ÝDEOLOJÝK KUTUPLAÞMA ABD DIÞÝÞLERÝNÝN ÝNSAN HAKLARI RAPORUNA GÝRDÝ. 301 DEÐÝÞTÝ, ZÝHNÝYET DEÐÝÞMEDÝ

CHP GENEL BAÞKANI DENÝZ BAYKAL:

Bunlar polisiye olaylar ÝDDÝANAMELERÝ ÝNANDIRICILIKTAN UZAK BULDU

Erzurum Baþsavcýsýnca hazýrlanan iddianameyle ilgili konuþan CHP lideri Baykal, ‘’12 tane gizli tanýk her biri bin türlü ipe sapa gelmez lâf söylemiþ, iþte falan tanýk balýk avlamaya gitmiþ, orada onu görmüþ... Bütün bunlar bizim bildiðimiz inandýrýcýlýktan uzak polisiye hikâyeler. Bu bir savcýlýk tahkikatý, gerçeði ortaya koymak üzere iyi niyetle ortaya çýkarýlmýþ bir tablo deðil, bir hesaplaþma, bir intikam. Türkiye’de hukuk bu hesaplaþmanýn bir parçasý haline gelmiþtir’’ iddiasýnda bulundu. Haberi sayfa 4’te

ABD Dýþiþleri Bakanlýðýnýn 2009 yýlý Ýnsan Haklarý Raporu’nda, TCK’nýn 301’inci maddesindeki düzenlemelere raðmen, savcýlarýn “ideolojik sebeple soruþturmalar açtýðý” belirtildi. Raporda, kamu savcýlarý ile hâkimlerin birlikte çalýþmasýnýn dâvâlarda adaletsiz bir görünüm meydana getirdiði kaydedildi. Haberi sayfa 5’te

ÝSVÝÇRE'YE DÝNÎ AYRIMCILIK ELEÞTÝRÝSÝ

2009 Ýnsan Haklarý Raporunda dinî özgürlükler de ele alýndý. Minare referandu mundan dolayý Ýsviçre’nin tutumunun eleþtirildiði raporda, Avrupa’da, özellikle Ýsviçre’de geçen yýl Müslümanlara karþý ayrýmcýlýðýn endiþe verici boyutlara ulaþtýðý kaydedildi. Haberi sayfa 16’da

ÖLENLERÝN YAKINLARI BÝR ARAYA GELDÝ

Gazi’de Ergenekon izi

RUS ORDUSUNDA MODERNLEÞME ÇALIÞMALARI

500 general ihraç edildi HANTAL YAPIDAN KURTULMAK ÝSTÝYORLAR

Rus ordusunda modernleþme ve reform çalýþmalarý kapsamýnda üç yýlda 500’den fazla general ve amiralin ordu ile iliþiði kesildi. Buna göre Rus ordusu 2012 yýlýna kadar 1 milyon 340 binden 1 milyona, general ve amiral sayýsý da bin 100’den 200’e çekilecek. Üst düzey komutan sayýsýnda da yüzde 60’lýk bir indirime gidilmesi planlanýyor. Haberi sayfa 11’de

BM ÜYESÝ JOHN ESPOSÝTO:

Avrupalý siyasetçiler Ýslâmý seçim malzemesi yapýyorlar MEDENÝYETLER ÝTTÝFAKI

BM Medeniyetler Ýttifaký Yüksek Düzeyli Grup Üyesi John Esposito, Avrupa’da seçim dönemlerinde politikacýla rýn oy toplamak adýna Ýslâm’a karþý tavýr geliþtirdiklerini belirterek ‘’Avrupa ve Amerika’da Ýslâm fobisi giderek artý yor. Ayrýmcýlýðýn da arttýðýný görüyoruz. Bu bir çifte standarttýr’’ þeklinde konuþ tu. Haberi sayfa 3’te

VATÝKANLI ÝLÂHÝYATÇI:

Dinî uyanýþ yaþýyoruz DÝNÝN ROLÜ GÝDEREK ARTIYOR

Roma’da düzenlenen “Dinler ve sivil otorite” adlý konferansýn kapanýþýnda konuþan, Vatikan’da Papanýn i lâhiyatçý danýþmaný olarak görev yapmýþ Kardinal Georges Marie Martin Cottier dinin dünyadaki rolünün giderek arttýðýný belirterek, “Son yýl larda dünyada bir dinî uyanýþa tanýk oluyoruz. Küreselleþme sayesinde dinin rolü giderek artmakta ve olumlu bir deðiþime de uðramakta. Farklý kimliklerin bir çatýþma sebebi haline gelmesine izin verilmemeli” dedi.

BELÇÝKA YANLIÞI GÖRDÜ

15 YILDIR SORUÞTURMALARDAN SONUÇ YOK

Sultangazi Mahallesinde 17 kiþinin öldüðü olaylarýn 15. yýldönümünde binlerce kiþi, ölenleri anmak, olaylarý protesto etmek amacýyla biraraya geldi. Burada ölenlerin yakýnlarý, yaþanan olaylardaki Ergenekon baðlantýsýna dikkat çekerek, buna raðmen soruþturmada sonuç alýnamamasýndan þikâyet etti. Haberi sayfa 5’te

www.yeniasya.com.tr

SAVCILIK TAKÝPSÝZLÝK VERDÝ— Ankara’da durdurulan mühimmat yüklü kamyonla ilgili soruþturmada, özel yetkili Ankara Cumhuriyet Baþsavcývekilliði tarafýndan ‘’suç unsuru bulunmamasý’’ sebebiyle ‘’kovuþturmaya yer olmadýðýna’’ karar verildi. Haberi sayfa 4’te

Baþörtülü öðretmen iþine döndü

TÜRKÝYE’YE GÝRÝÞ-ÇIKIÞ YAPAN BÜTÜN KAMYONLAR KAYIT ALTINDA

YASAK, TEMYÝZDE BOZULDU

Yýldýrým: Kamyonlar takipte ULAÞTIRMA BAKANLIÐI YURT ÝÇÝNDE HAREKET HALÝNDEKÝ BÜTÜN ARAÇLARI ÝZLÝYOR

Ulaþtýrma Bakaný Binali Yýldýrým, “Türkiye’de hangi belgeyle olursa olsun çalýþan bütün araçlarýný anlýk giriþ çýkýþlarý, hareketlerini, faaliyetlerini Ankara’dan takip ediyoruz. Örneðin bir kamyon þüphe üzerine polis tarafýndan çevrildi. Ne olduðunu bütün detaylarýyla ortaya çýkarttýlar. Bunu sýnýr kapýlarýndan giren çýkan araçlar için yapýyoruz. Yurt içinde faaliyet gösteren araçlar için de yapabiliriz” dedi. Haberi sayfa 4’te

Belçika’nýn Charleroi þehrinde bir okulda baþörtülü olduðu gerekçesiyle iþten atýlan matematik öðretmeni, yerel mahkemenin okul yönetimini haklý bulmasýna raðmen temyize baþvurarak iþine döndü. Mesleðe 3 yýl önce baþörtülü olarak baþlayan öðretmenin okulla iliþiði, “derslere baþörtülü girdiði” gerekçesiyle geçen yýl Eylül ayýnda kesilmiþti. Haberi sayfa 11’de

ISSN 13017748

ÝSVEÇ DIÞÝÞLERÝ BAKANI: TASARININ KABULÜ ÜZÜNTÜ VERÝCÝ

Haberi sayfa 4’te


renkli:Mizanpaj 1

2

3/12/2010

1:59 PM

Page 1

C M YK

LÂHÝKA

YENÝASYA / 13 MART 2010 CUMARTESÝ

Ahiretteki kerpiçler

.. Bediuzzaman Said Nursi

‘‘

..altýndan bir kerpiç yanlarýnda hazýr oldu. Haremine dedi: “Ýþte Cennetteki bizim kasrýmýzýn bir kerpicidir.” Birden o mübarek haným demiþ ki: “Gerçi çok muhtacýz ve ahirette de çok böyle kerpiçlerimiz var; fakat fani bir surette bu zayi olmasýn...”

D

ünyanýn yüz bahçesi, fani olmak haysiyetiyle, ahiretin bâkî olan bir aðacýna mukabil gelemez. Halbuki, hazýr lezzete meftun kör hissiyât-ý insaniye, fani, hazýr bir meyveyi, bakî, uhrevî bir bahçeye tercih etmek cihetiyle, nefs-i emmare bu halet-i fýtriyeden istifade etmemek için Risâle-i Nur þakirtleri ezvak-ý ruhaniyeyi ve keþf iyat-ý maneviyeyi dünyada aramýyorlar. Risâle-i Nur þakirtlerine bu noktada benzeyen eskiden bir zat, haremiyle beraber büyük bir makamda bulunduklarý halde, maiþet müzayakasý yüzünden haremi, demiþ zevcine: “Ýhtiyacýmýz þedittir.” Birden, altýndan bir kerpiç yanlarýnda hazýr oldu. Haremine dedi: “Ýþte Cennetteki bizim kasrýmýzýn bir kerpicidir.” Birden o mübarek haným demiþ ki: “Gerçi çok muhtacýz ve ahirette de çok böyle kerpiçlerimiz var; fakat fani bir surette bu zayi olmasýn, o kasrýmýzdan bir kerpiç noksan olmasýn. Dua et, yerine gitsin; bize lâzým deðil.” Birden yerine gitti, keþifle gördüler diye rivayet edilmiþ. Ýþte bu iki kahraman ehl-i hakikat, Risâle-i Nur þakirtlerinin dünyaya ait ezvak-ý kerâmetlere koþmadýklarýna bir hüsn-ü misâldir. Emirdað Lâhikasý, s. 77 *** Benim tarafýmdan o musîbetzedelere deyiniz ki: “Nass-ý hadisle, böyle musibetlerde, ehl-i imanýn zayi olan mallarý tam sadaka hükmündedir. Hususan bu zamanda, yüz sadaka kadar o fani mallarý, baki ve daha çok ebedi mallara inkýlâp ederler. Onun için, sabýr içinde bir cihette þükretmek gerektir. Ýnþaallah, dünyada dahi o keffaretü’z-zünub olan zayiatýn yerine Erhamürrahimin ihsan eder. Geçmiþ olsun, baþýnýz sað olsun, faydasýz merak etmeyiniz” deyiniz. Emirdað Lâhikasý, s. 153 *** ..küre-i arzýn benîâdem’den, bâhusus ehl-i imândan beðenmediði bir kýsým etvâr-ý gafletin sýklet-i mâneviyesinden omuz silkmeye benzeyen zelzele gibiHAÞÝYE mevtâlûd hâdisât-ý hayatiyesini, bir mülhidin neþrettiði gibi gâyesiz, tesadüfî zannederek bütün musîbetzedelerin elîm zâyiâtýný bedelsiz, hebâen mensur gösterip, müthiþ bir yeise atarlar. Hem, büyük bir hatâ, hem büyük bir zulüm ederler. Bel ki, öyle hâdiseler, bir Hakîm-i Rahîmin emriyle ehl-i imânýn fânî malýný sadaka hükmüne çevirip, ibkâ etmektir ve küfrân-ý nimetten gelen günahlara kefârettir. Haþiye: Ýzmir’in zelzelesi münâsebetiyle yazýlmýþtýr. Sözler, s. 157 *** O musîbetteki gazab ve hiddet içinde, onlara bir rahmet cilvesi var. Çünkü, o mâsumlarýn fânî mallarý, onlarýn hakkýnda sadaka olup, bâkî bir mal hükmüne geçtiði gibi, fânî hayatlarý dahi bir bâkî hayatý kazandýracak derecede, bir nevi þehâdet hükmünde olarak, nisbeten az ve muvakkat bir meþakkat ve azabdan büyük ve dâimî bir kazancý kazandýran bu zelzele, onlar hakkýnda, ayný gazab içinde bir rahmettir. Sözler, s. 159

LÜGATÇE: uhrevî: Ahiretle ilgili, ahirete ait. nefs-i emmare: Kötülü ðü teþvik eden, emreden nefis. ezvak-ý ruhaniye: Rûhen duyulan zevkler. harem: Kadýn, eþ. müzayaka: Maddî sý kýntý, yokluk, parasýzlýk. þedit: Þiddetli. kasr: Köþk, saray. ezvak-ý kerâmet: Kerâ metteki zevkler.

hüsn-ü misâl: Güzel ör nek. nass-ý hadis: Hadîsin açýk ve kesin hükmü. keffaretü’z-zünub: Gü nahlarýn keffâreti. küre-i arz: Yerküre; dünya. etvâr-ý gaflet: Gaflet tavýrlarý. sýklet-i mâneviye: Mâ nevî aðýrlýk. mevtâlûd: Ölüm gibi; ölümlü.

‘‘

lahika@yeniasya.com.tr

Ýnsanlar tek bir ümmet idi. Sonra ihtilâfa düþüp haktan ayrýlýnca, Allah onlara, rahmetiyle müjdeleyip azabýndan sakýndýran peygamberler gönderdi. Bir de insanlar arasýnda, ihtilâfa düþtükleri hususlarda onunla hükmetsin diye, o peygamberlerle beraber hak kitap indirdi. Bakara Sûresi: 213 / Âyet-i Kerime Meâli

ÝNSANIN iþlemiþ olduðu günahlar daha ahirete gitmeden bu dünyada huzursuzluklara, mutsuzluða ve mânevî hastalanmaya sebep olmaktadýr. Günahlarýn neticesinde oluþan mânevî hastalýklara yakalanmak, günahlarýn bu dünyadaki cezalarýdýr. Risâle-i Nur müellifine þu soru sorulur: “Neden Risâle-i Nurlar bu kadar aleyhinde propaganda yapýlmasýna raðmen raðbet edilen ve okunan eserlerdendir?” Bu soruya Bediüzzaman, Ýman ve Küfür Muvazeneleri adlý eserinde cevaben—özetle—þöyle demektedir: Bu zamanda iki dehþetli hâl vardýr. Birincisi, Ýbrahim Sûresi 3. âyette geçtiði üzere, “Onlar dünya hayatýný ahirete seve seve tercih ederler” âyetiyle, bu zamanýn insaný, akýbeti görmeyen kör hissiyât neticesinde anlýk, küçük ve hatta menhus lezzetlerin peþine düþüp, ilerideki cennet gibi bâkî ve elemsiz lezzetlerin mekânýný hesaba almazlar. Ve tercihlerini anlýk lezzetlerde kullanýrlar. Böyle davranan bu asýr insanlarýna cennet ve cehennemin varlýðýný ispat yetmeyecektir. Çünkü bu kör hissiyâtý ile cennet de cehennem de çok uzaktýr. “Cenâb-ý Hak Gafururrahîm” diyerek sefahetine devam edecektir. Oysa Risâle-i Nur eserleri, insanýn bu kör hissiyatýný terbiye nevinden daha ahirete gitmeden cennetin lezzetlerini ve cehennemin azabýný bu dünyada ispat mesleðinden gittiði için tesiratý bu kadar azim olmaktadýr. Bu konunun hemen arkasýnda, hemen hemen herkesin aklýna gelebilecek þu sorunun cevabý verilir: “Ehl-i iman olduðumuz halde, cennetî lezzeti bu dünyada yaþayamýyoruz. Üstelik ehl-i küfrün de bu dünyada cehennemî bir hâli yaþadýðýna çok þahit olamýyoruz. Çünkü küfürde bir lezzet yok. Küfür karanlýðýnda olanlarýn intihar etmesi gerekir. Fakat öyle görülmüyor.” Buna cevaben Bediüzzaman özetle þöyle der: Ehl-i küfür ve dalâlet bu fýrtýnalý zamanda hissi iptal eden ve beþerin nazarýný afaka daðýtan ve boðan cereyanlara tutulduklarý için sersemlemiþlerdir. Bu hâlden dolayý manevî azabý tam hissedememektedirler. Ehl-i imanýn cennetî lezzeti hissedememesinin sebebi ise, gaflette olmalarýdýr. Ýþte bu noktadan yola çýkarsak, gaflet hâli, insanýn günahlarý kolayca iþleyebildiði, aklýn ve kalbin vazifesinin ihmâl edildiði anlardýr. Gafleti daðýtacak þey ise, ilim ve zikirdir. Fakat iþlenen ve tövbe edilmeyen günahlar, kafalara bir çok þüphe ve vesveseler attýðý gibi, kalbi de, zikirden nefretkârâne uzaklaþtýrmaktadýr. Dolayýsýyla iþlenen günahlarýn en önemli vahim neticelerinden birisi, insaný ilimden mahrum býrakmasýdýr. Ýlim, Allah’ýn kalbe attýðý bir nurdur. Günahlar ise bu nuru söndürmektedir. Elbette burada kastedilen, insanýn mahiyetini ve kâinatýn sýrlarýný keþfe yönelik ilimdir. Enaniyetin karanlýðýnda kalýp, kafa fenerleri ile ilerleyenlerinki ilim deðil, cehildir. Ýlim öðrenmekten maksat, bilginin beþere bir mürþid ve rehber olmasýyla beraber insaný kemâlâta taþýmasýdýr. Dolayýsýyla insaný ulvî hedeflere taþýmayan ilimler, zihin hamallýðýndan baþka bir þey deðildir. Ayrýca insanýn kýy-

YORUMLUYORUM YASEMÝN YAÞAR yyasar@yeniasya.com.tr

Ýlim ve kalbin önündeki engel meti, tahsil ettiði ilmin muhtevasýna ve kiþinin himmetine göre deðiþir. Ýnsandan baþka diðer canlý türlerinin amacý yaratýlýþlarýnda belirlenmiþken, insanda amacý belirleme iþi kendine býrakýlmýþtýr. Ýþte insanýn kýymeti, amacýnýn, gayretinin büyüklüðü ve ulvîliði ile doðru orantýlýdýr. Kiþinin amacý kendi nefsine hizmet ise, böyle insan birçok bilgi sahibi de olsa, yanlýþlardan kurtulamayacaktýr. Günahlarýn mahrum ettiði ilim, insaný Yaratýcýya götüren ilimdir. Hakikat mesleði ile uðraþan birçok insan hayatýnda þunu fark etmiþtir: Günahlara maruz kaldýðý zaman okuduðu kitaplar-

daki keþiflerinde ve feyizlerinde ciddî bir azalma görülmektedir. Bundan baþka ihlâsý ve þevkini kaybetmeye baþlamaktadýr. Böyle durumlarda okumanýn gerektiðini bildiði halde, okuyamadýðý zamanlarda, ibadet etmenin faziletini bildiði halde yapamadýðý hallerde, manevî hayatýndaki günah kaçaklarýna bir bakmak gerekecektir. Günahlarýn bir baþka etkisi ise, kiþinin kalbin-

de kendisi ile Rabbi arasýnda kýyas edilmeyecek kadar büyük soðukluk ve yalnýzlýk hislerinin büyümesidir. Dünyanýn bütün lezzetleri toplansa bile kiþinin bu yalnýzlýðýný ve soðukluðunu gideremez. Elbette bunu her kalp de hissetmez. Kalplerinde hayat olanlar ancak hisseder. Çünkü kalbi iman ile hayatlanmayanlar mânen ölüdürler. Ölüler ise hiçbir acý çekmezler. Bu yüzden insanýn bildiði halde yapamadýðý ve bundan da ýztýrap duyma hâli aslýnda kalbinin daha hayattar olduðuna iþarettir. Günahlar sebebiyle önce Allah ile arasýna soðukluk giren kimse, daha sonra baþka insanlarla, özellikle sâlih kimselerle, ona Allah’ý hatýrlatan her þeyden uzaklaþmaya ve soðumaya baþlar. Bu soðukluk o kadar artar ki, sonunda kiþi kendisini kendisine yabancý görmeye baþlar. En sevdiklerinden dahi uzaklaþýr ve soðukluk görür. Ebû Hureyre (ra) þöyle der: “Ben Allah’a karþý bir günah iþlediðimde, onun etkisini hanýmýmýn davranýþlarýndan hissediyorum.” Günahlarýn etkisi, hiç þüphesiz birçoktur. Fakat tesbit ettiðimiz bu iki nokta, insaný helâkete çektiði için çok önemlidir. Ýnsanýn hem dünya, hem ahiret hayatýný bozan bir durumdur. Bunlardan baþka günahlar, rýzýkta bereketsizliðe de sebep olur. Peygamber Efendimiz (asm) bir hadis-i þeriflerinde, “Takva rýzký celbettiði gibi, takvayý terk de fakirliði celbeder. Rýzký çekmede, günahlarý terk etmekten daha etkin bir þey yoktur” buyurmuþlardýr. Ayrýca günahlar sebebiyle insanýn yaptýðý iþler, ona zor gelmeye baþlar. Hangi iþi yapmaya kalksa, ona kapýlar kapanabilir. Çünkü her kim Allah’tan sakýnýrsa, Allah iþlerini ona kolaylaþtýrýr denilmektedir. Hâsýlý, günahlar hem bedeni, hem kalbi, hem rýzký, hem de aklý zayýflatmakta ve engellemektedir. Günahlarýn bedeni zayýflatmasý, kalbin zayýflamasýndan kaynaklanýr. Çünkü mü’minlerin gücü kalbindendir. Kalp güçlendiði oranda beden güçlenir. Bu biyolojik olarak da, mânevî olarak da böyledir. Günahkâr bir insanýn bedeni gücü olsa da ihtiyaç halinde onun gücü son derece zayýftýr. Ona en ihtiyaç duyduðu zaman kendisine ihanet eder. Münafýk yapýda olan insanlar buna örnektir. Onlar hiçbir zaman cesaret göstermezler. Ýþleri hep iki yüzlülüktür. Tarihte de bunun örnekleri çoktur. Çok güçlü, ama imansýz olan ordulara karþý, az, fakat imanlý ordularýn galebe etmesi buna bir misaldir. O halde, Bediüzzaman’ýn tesbitiyle, bir lokma, bir bakma, bir öpmede batma anlamýnda olan günahlardan þiddetle çekinmek gerekecektir. Gafleti daðýttýðýmýz ve manevî hastalýklardan kurtulduðumuz ölçüde imanýn cennetî lezzetini daha bu dünyada hissedeceðiz. Hissettikçe daha çok baðlanýp kemâlât merdivenlerini çýkacaðýz.


siyahbeyaz:Mizanpaj 1

3/12/2010

3:26 PM

Page 1

3

HABER

YENÝASYA / 13 MART 2010 CUMARTESÝ

Yeni Asya Gazetecilik Matbaacýlýk ve Yayýncýlýk Sanayi ve Ticaret A.Þ. adýna imtiyaz sahibi

Yazý Ýþleri Müdürü Mustafa DÖKÜLER

Mehmet KUTLULAR

Ýstihbarat Þefi Mustafa GÖKMEN

Genel Müdür

Recep TAÞCI Genel Yayýn Müdürü

Yayýn Koordinatörü

Kâzým GÜLEÇYÜZ Abdullah ERAÇIKBAÞ

Spor Editörü Erol DOYRAN

Haber Müdürü Faruk ÇAKIR Ankara Temsilcisi Mehmet KARA Reklam Koordinatörü Mesut ÇOBAN

Görsel Yönetmen: Ýbrahim ÖZDABAK

Yeni Asya basýn meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir.

Merkez: Gülbahar Cd., Günay Sk., No: 4 Güneþli 34212 Ýstanbul Tel: (0212) 655 88 59 Yazýiþleri fax: (0212) 515 67 62 Kitap satýþ fax: (0212) 651 92 09 Gazete daðýtým: Telefax (0212) 630 48 35 ÝlânReklam servisi fax: 515 24 81 Caðaloðlu: Cemal Nadir Sk., Nur Ýþhaný, No: 1/2, 34410 Ýstanbul. Tel: (0212) 513 09 41 ANKARA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Meþrutiyet Cad. Alibey Ap. No: 29/24,Bakanlýklar/ANKARA Tel: (312) 418 95 46, 418 14 96, Fax: 425 03 36 ALMANYA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Zeppelin Str. 25, 59229 Ahlen, Tel: 004923827668631, Fax: 004923827668632 KKTC TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Avni Efendi Sok., No: 13, Lefkoþa. Tel: 0 542 859 77 75 Baský: Ýhlas Gazetecilik A.Þ.Tel (0212) 4543000Daðýtým:DoðanDaðýtýmSat.vePaz. A.Þ.

Yayýn Türü: Yaygýn süreli

ISSN 13017748

ve diðer yapýlar baþlýðýnda yapýlan çalýþmada ise 59 az, 34 orta, 69 aðýr olmak üzere 162 yapýda hasar tesbit edildi.Açýklamada, depremden etkilenen bölgede 2333 çadýr, 4979 battaniye, 734 soba 960 yatak daðýtýldý. Depremzedelere bugüne kadar 25 bin ekmeðin daðýtýldýðý bölgede her gün bin kiþiye 3 öðün sýcak yemek çýkartýldýðý kaydedildi. Açýklamada, yaklaþýk 2 bin kiþiye yetecek muhtelif giyim malzemesi daðýtýmý ile yaklaþýk 3 bin kiþiye yetecek muhtelif gýda malzemesi daðýtýmýnýn sürdüðü belirtildi. Elazýð / aa

Hicrî: 27 R. Evvel 1431 Rumî: 28 Þubat 1426

Ýller Adana Ankara Antalya Balýkesir Bursa Diyarbakýr Elazýð Erzurum Eskiþehir Gaziantep Isparta

Ýmsak 4.25 4.32 4.44 4.53 4.47 4.05 4.08 3.59 4.42 4.17 4.44

Güneþ 5.46 5.57 6.05 6.17 6.12 5.27 5.31 5.23 6.06 5.38 6.06

Öðle 11.55 12.05 12.14 12.25 12.20 11.36 11.40 11.32 12.15 11.47 12.15

Ýkindi 15.14 15.22 15.32 15.42 15.37 14.54 14.57 14.48 15.31 15.06 15.32

Tartýþýlan kerpiç evler Urfalýlarý korkutuyor

Valilik depremin acý bilânçosunu açýkladý ELAZIÐ'DA meydana gelen depremde 1988 ev, 1351 ahýr, 162 iþ yerinin hasar gördüðü bildirildi. Elazýð Valiliðinin internet sitesinde yapýlan açýklamaya göre, meydana gelen deprem yaklaþýk 10 bin kiþiyi etkiledi. Deprem sonrasý yapýlan hasar tesbit çalýþmalarý sonucu en fazla hasarýn konutlarda meydana geldiði belirlendi. Depremde 496 az, 215 orta, 1277 aðýr hasarlý olmak üzere toplam 1988 evde hasar meydana geldi. Evlerden sonra en fazla hasar ise ahýrlarda oluþtu. 208 ahýr az, 131 orta, 1012 aðýr olmak üzere 1351 ahýr depremde hasar gördü. Ýþ yeri

NAMAZ VAKÝTLERÝ

Elazýð Valiliði, resmî internet sitesinde 2 bine yakýn evin depremde hasar gördüðünü açýkladý. FOTOÐRAF: AA

ELAZIÐ'DA 6 þiddetinde meydana gelen deprem sonrasýnda kerpiç evlerin yýkýlmasý, Urfalý’larý endiþelendirdi. Þanlýurfa’nýn Akçakale ve köylerinde kerpiç evlerin hâlâ kullanýlmasý vatandaþlar arasýnda tedirginlik meydana getirdi. Bölgede kýþýn sýcak yazýn da serin tutan kerpiç evleri tercih ettiklerini belirten vatandaþlar, Elazýð depreminden sonra korku ile yaþamaya baþladý. Akçakale ilçesinin Atatürk Mahallesi’nde oturan 5 çocuk annesi Neriman Demir, “Evlerimiz kerpiçtir. Her an üzerimize yýkýlabilir. Otuz yýldýr bu evde yaþýyoruz. Maddî imkânýmýz olmadýðý için kerpiç evleri tercih ediyo-

ruz. Kerpiç evlerin depreme dayanýklý olmadýðýný biliyoruz, ancak mecburiyetten içinde oturuyoruz” dedi. Babadan kalma kerpiç evlerde oturduðunu ifade eden Halil Karataþ ise, “Bölgemizde eski dönemlerde beton olmadýðý için herkes kerpiç ev yapardý. Ancak kerpiç evlerin depreme dayanýklý olmadýðýný biliyoruz. Ýmkân olmadýðý için kerpiç evde oturuyoruz. Elazýð’daki depremde birçok vatandaþýmýz vefat etti. Bölgemizde kerpiç ev çok kullanýlmaktadýr. Allah göstermesin Elazýð’a olanlar bizimde baþýmýza gelebilir” diye konuþtu. Þanlýurfa / iha

Türkiye, Ýslâm ile Batý arasýnda köprü olabilir BM MEDENÝYETLER ÝTTÝFAKI YÜKSEK DÜZEYLÝ GRUP ÜYESÝ JOHN ESPOSÝTO, ‘’TÜRKÝYE, BATI ÝLE ÝSLÂM ARASINDA BÝR KÖPRÜ OLABÝLÝR’’ DEDÝ. BM Medeniyetler Ýttifaký Yüksek Düzeyli Grup Üyesi John Esposito, Türkiye’nin sadece medeniyetler ittifakýnýn meydan getirilmesinde rol oynamadýðýný, ayný zamanda diðer ülkelerin de destek vermesini saðladýðýný söyledi. Georgetown Üniversitesi öðretim üyesi olan Esposito, ‘’Medeniyetler Ýttifaký Ýstanbul Konferanslarý’’ kapsamýnda, Dolmabahçe’deki Baþbakanlýk Çalýþma Ofisinde, ‘’Doðu-Batý Ýliþkileri Ekseninde Medeniyetler Ýttifakýnýn Rolü’’ konulu konferans verdi. Esposito, Ýslâm ile Batý dünyasýnýn iliþkilerinin geliþmesinde medeniyetler ittifakýnýn önemli bir rol üstlendiðini belirtti. Dinleri üzerine uzun süredir araþtýrmalar yapan ve özellikle Ýslâm dini üzerine yaptýðý çalýþmalarla tanýnan bir akademisyen olan Esposito, ‘’Ýslâm-Batý iliþkileri denildiðinde önceleri sadece global terörizm anlaþýlýyordu ama bugün 1,5 milyar Müslüman bütün dünyaya yayýlmýþ durumda. Hatta Ýslâmiyet, Avrupa ve Amerika’da en büyük ikinci din’’ dedi.

ÇÝFTE STANDART KALDIRILMALI Avrupa’da seçim dönemlerinde politikacýlarýn oy toplamak adýna Ýslâm’a karþý tavýr geliþtirdiklerini savunan Esposito, global bir kültür oluþturmanýn, bugün yapýlmasý gereken en önemli unsur olduðunu, bunun da Batý ve Ýslâm iþ birliðiyle saðlanabileceðini vurguladý. Esposito, medeniyetler ittifakýnýn temelinde hoþgörü ve toleransýn büyük önem taþýdýðýný kaydetti. ‘’11 Eylül’den sonra Ýslâmiyet konu-

TÜRKÝYE’NÝN ROLÜ ÇOK ÖNEMLÝ

Birleþmiþ Milletler Ýttifaký Yüksek Düzeyli Grup Üyesi John Esposito, Ýslam üzerine yaptýðý araþtýrmalarýyla tanýnýyor.

sundaki uzmanlýðýma ilgi arttý” diyen Esposito, “Batý’yla Ýslâm iliþkilerini geliþtirecekse refah, demokrasi ve insan haklarý konusunda her iki topluma da eþit davranýlmalý’’ þeklinde konuþtu. Çifte standardýn ortadan kaldýrýlmasýnda medyanýn büyük önemi olduðunu dile getiren Esposito, medyanýn Ýslâmiyet’e bakýþ açýsýnýn taraflý olduðunu ve Ýslâmiyet’le ilgili, daha çok terörist eylemlerin basýnda yer aldýðýný kaydetti. Batý’nýn Ýslâm ülkelerine

demokrasi, hukuk ve insan haklarý anlamýnda bir çifte standardý olduðunu kaydeden Esposito, Orta Doðu’da Ýsrail’in güvenliðinin yaný sýra Filistin’in güvenliðinin de saðlanmasýnýn bu çifte standardý kaldýrmada önemli bir adým olacaðýný belirtti. Esposito, her ülkeye eþit davranýlmasý gerektiðini vurgulayarak, ‘’Bu çifte standardý kaldýrma da Amerika’ya prestij kazandýrýr. Kredibilitesini arttýrmak için bunu yapmasý gerekir’’ dedi.

Âkif, milletin ölümsüzlük sevdasýný mýsralara döktü

En az doktor Bayburt’ta

 TÜRK Saðlýk-Sen, Týp Bayramý öncesi yap-

týðý bir araþtýrmayla Türkiye’nin doktor haritasýný çýkardý. Araþtýrma da Türkiye’deki doktor sayýlarý, doktorlarýn en az ve en çok bulunduðu il lerle, ilgili çarpýcý bilgilere yer verildi. Araþtýrmaya göre Türkiye’de yaklaþýk 111 bin doktor görev yapýyor. Bunlardan 54 bini uzman, pratisyen ve 8 bini asistan doktorlar olmak üzere 62 bini Saðlýk Bakanlýðý’nda, 25 bini üniversitelerde ve 24 bini ise özel sektörde çalýþýyor. Araþtýrma’da Saðlýk Bakanlýðýnda görev yapan uzman ve pratisyen doktorlarýn il lere göre daðýlýmý ile ilgili bilgilere de yer verildi. Sonuçlara göre Türkiye’de en az doktor, 74 doktor ile Bayburt’ta görev yapýyor. Bayburt’u sadece 86 dokto run görev yaptýðý Tunceli izliyor. Doktor sayýsý en az olan 5 il sýrasýyla Bayburt 74, Tun celi 86, Ardahan 97, Kilis 108, Gümüþhane 142 olurken, en çok doktorun görev yaptýðý il ise 7 bin 456 doktor ile Ýstanbul. Bu þehri 4 bin 943 doktor ile Ankara izliyor. Sonrasýn da ise Ýzmir’de 3 Bin 927, Bursa’da 1868, Konya’da da 543 doktor görev yapýyor. Ankara / AHMET TERZI

ESPOSITO, Türkiye’nin Ýslâm-Batý iliþkilerinde önemli bir rolü olduðuna iþaret ederek, bunun Türkiye’nin jeopolitik konumundan ve tarihî kökeninden kaynaklandýðýný ifade etti. John Esposito, sözlerini þöyle tamamladý: ‘Türkiye’nin bu rolü yaptýklarýyla olacak, sözleriyle deðil. Türkiye, Batý ile Ýslâm arasýnda bir köprü olabilir. Obama da bu anlayýþla Türkiye’ye geldi. Ýslâm dünyasýna mesajýný buradan verdi. Recep Tayyip Erdoðan, Suudi Arabistan’dan ödül aldý. Bu da Türkiye’nin bölgedeki rolünü göstermesi açýsýndan büyük önem taþýyor.’’ Toplantýya, Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan’ýn Dýþ Politika Baþdanýþmaný Ýbrahim Kalýn ve Medeniyetler Ýttifaký Türkiye Eþgüdüm Komitesi Baþkaný Prof. Dr. Bekir Karlýða’nýn da aralarýnda bulunduðu dâvetliler katýldý. Ýstanbul / aa

ELÝF NUR KURTOÐLU ÝSTANBUL

Ýstanbul Ýl Millî Eðitim Müdürü Muammer Yýldýz, Âkif'i anlattý.

ÝSTANBUL Ýl Millî Eðitim Müdürü Dr. Muammer Yýldýz, “Ýstiklâl Marþý Türk milletinin ölümsüzlük sevdasýný özgürleþtirmiþtir“ dedi. Ýstiklâl Marþý’nýn kabulünün 89. yýldönümü ve Mehmet Âkif Ersoy’u anma günü törenle kutlandý. Ýstiklâl Marþý'ný güzel okuma yarýþmasýnda dereceye giren öðrencilerin ödüllerinin de verildiði törende birinci olanlarýn okuduðu Ýstiklâl Marþý, dâvetlilere duygulu anlar yaþattý. Prof. Dr. Mümtaz Turhan Sosyal Bilimler Lisesi’nde yapýlan törene Ýl Millî Eðitim Müdürü Dr. Muammer Yýldýz ve Ýstanbul Valiliði’ni temsilen Vali Yardýmcýsý Derviþ Ahmet Set

katýldý. Muammer Yýldýz, yaptýðý konuþmada Ýstiklâl Marþý'nýn öneminden bahsetti. “Ýstiklâl Marþý Türk milletinin ölümsüzlük sevdasýný özgürleþtirmiþtir“ diyen Yýldýz, Ýstiklâl Marþý’ný yazmak için o günün þartlarýný yaþamak gerektiðini belirtirken, sözlerini Âkif ’in ölüm döþeðinde sarf ettiði “Allah bu millete bir daha Ýstiklâl Marþý yazdýrmasýn” mesajýyla tamamladý. Derviþ Ahmet Set ise konuþmasýnda “vatan”, “millet”, “istiklâl” “hürriyet” gibi kavramlarýn Ýstiklâl Marþý ile daha iyi anlaþýldýðýný vurgularken binlerce insanýn bu deðerler uðruna þehit olduðunu söyledi. Mehmet Âkif ’i Anma Programý, belgesel gösterimi ve ÝBB Kent Orkestrasý’nýn Âkif ’in þiirlerinden bestelenmiþ bir eseri seslendirmesiyle sona erdi.

Akþam 17.52 18.01 18.11 18.21 18.16 17.32 17.36 17.28 18.11 17.44 18.11

Yatsý 19.06 19.19 19.25 19.39 19.34 18.48 18.52 18.45 19.28 18.58 19.26

Ýller Ýstanbul Ýzmir Kastamonu Kayseri Konya Samsun Þanlýurfa Trabzon Van Zonguldak Lefkoþa

Ýmsak 4.47 4.57 4.27 4.23 4.36 4.17 4.11 4.04 3.52 4.35 4.35

Güneþ 6.13 6.20 5.54 5.46 5.58 5.44 5.33 5.30 5.15 6.02 5.54

Öðle 12.21 12.28 12.02 11.55 12.07 11.51 11.42 11.38 11.23 12.10 12.03

Ýkindi 15.37 15.46 15.17 15.12 15.25 15.07 15.00 14.54 14.41 15.25 15.22

Akþam 18.16 18.24 17.57 17.51 18.03 17.47 17.38 17.34 17.19 18.05 18.00

Yatsý 19.35 19.40 19.17 19.07 19.18 19.06 18.53 18.53 18.35 19.25 19.13

TAHLÝL

AB’siz demokrasi?

KÂZIM GÜLEÇYÜZ irtibat@yeniasya.com.tr

rgenekon dâvâlarý, Balyoz ve diðer darbe planlarýyla ilgili geliþmeler, üst düzey muvazzaf veya emekli general ve amirallerin gözaltýna alýnýp bazýlarýnýn tutuklanmasý, dýþ dünyada da ilgi ve dikkatle takip ediliyor. Bu süreçteki çok ilginç geliþmelerden biri, bazý eski kuvvet komutanlarýnýn da sorgulandýðý son Balyoz gözaltýlarý için ABD Dýþiþleri Bakanlýðý sözcüsünün “Yeni bir durum yok” demesiydi. Þimdiye kadar bilhassa askerî cenahta olup bitenlerin arkaplanýnda mutlaka bir þekilde dahli bulunan ABD’nin verdiði bu sinyal anlamlýydý. Bu sinyalin, Ankara’daki Amerikan Büyükelçisinin “Ordunun iç politikadaki güçlü gözetimine ihtiyaç azaldý” (Nur Batur, Sabah, 3.2.10) mesajýndan çok kýsa bir süre sonra verilmiþ olmasý da. Ahmet Davudoðlu’nun baþýnda bulunduðu Dýþiþleri Bakanlýðý, bu beyanýndan dolayý ABD Büyükelçisine tepki gösteren bir açýklama yaptý. Sonuçsuz darbe planlarýnýn tarihi olarak gösterilen 2003’te de, “Ordu göreve” pankartlarýnýn taþýndýðý yürüyüþten sonra Kara Kuvvetleri Komutanýnýn, kendisiyle görüþen YÖK Baþkaný ve rektörlere verdiði mesajlarý eleþtiren AB temsilcisine Bakanlýk yine benzer bir tepki göstermiþti. Sair zamanlarda bürokratik oligarþiden yakýnan hükümetin, bilhassa askerle ve resmî ideoloji açýsýndan hassas konularla ilgili hususlarda, þikâyetçi olduðu derin bürokrasinin dilini kullanýp onunla ayný frekanstan tepkiler sergilemesi, ancak buna raðmen yine de yaranamamasý, baþlý baþýna üzerinde durulmasý gereken bir çeliþki. Buna raðmen dýþ dinamikler ve özellikle ABD, kendi çýkarlarý gereði, AKP hükümetinin bu tavrýnýn aksine, demokrasimizin önündeki yapýsal engellerin kalkmasýna destek veren bir irade ve inisiyatif ortaya koymakta kararlý gibi görünüyor. Daha doðrusu, Türkiye’de þimdiye kadar darbecilerle iþ gören ABD, dýþ ve iç þartlarýn bu yöntemi iþe yaramaz hale getirdiðini gördüðü için, politikalarýný, seçimle gelen iktidarlarla çalýþma esasý üzerine güncelleyip dizayn etmiþ durumda. CIA ile irtibatlý düþünce kuruluþu Rand Corporation’ýn hazýrladýðý bir raporda da, önümüzdeki dönemde ABD çýkarlarý açýsýndan en uygun alternatif “AKP’nin iktidarda olduðu bir Türkiye” olarak ifade edilmiþti. (Yeni Asya, 14.2.10) Ayný raporda kayda geçirilen alternatiflerden biri, AB üyesi olmuþ bir Türkiye idi ve böyle bir Türkiye Washington’dan ziyade Brüksel’e yöneleceði için, bunun tercih edilmediði belirtilmiþti. Yine bu istikamette benzer bir yorum, Newsweek dergisinin geçen sayýsýnda dile getirilmiþ. “Ordu yenildi, ABD Ýslâmcýlarý selâmlamalý” þeklinde, son derece provokatif bir baþlýkla yayýnlanan yazýda, askerî cenahtaki operasyon, gözaltý ve tutuklamalar yorumlanmýþ ve baþlýktaki ifadeyle verilen hükmün ortaya çýkarabileceði muhtemel sonuçlardan biri þöyle ifade edilmiþ: “AKP’nin en büyük rakibi olan ordunun kâðýttan kaplan olduðunun ortaya konulmasýndan sonra AB projesini daha ileriye götürmenin Erdoðan ve ortaklarý için artýk fazla bir yararý olmaz. AKP’nin ordu karþýsýnda elde ettiði zafer, AB’nin ciddî kaybý olabilir...” (Milliyet, 8.3.10) Bu mantýðýn gerekçesi, AKP için öteden beri öne sürülen “AB sürecini ve reform programlarýný katý laiklere, orduya ve yargýya karþý kalkan olarak kullanýyor” iddiasý. Eðer AKP’nin niyeti bu ise, “katý laikler”e, orduya ve yargýya karþý kesin bir zafer kazandýðý hükmünün dayanaðý ne? Statükoyu bütün gücüyle ayakta tutan anayasa mý deðiþti, ordu üzerinde muhkem bir sivil kontrol mü saðlandý, köklü ve kapsamlý bir yargý reformu mu yapýldý, “katý laik” düþüncenin derin bürokratik yapýdaki hakimiyeti mi kýrýldý ve bütün týkanýklýklarý bitirip ülkenin önünü açacak demokratik bir zihniyet deðiþimi mi gerçekleþti? “Demokratikleþme için AB’ye ihtiyacýmýz yok” havasýndaki AKP’nin bu suallere vereceði ikna edici cevaplarý ve daha önemlisi icraatý var mý? Ve Türkiye AB’siz demokratikleþebilir mi?

E


renkli:Mizanpaj 1

3/12/2010

4:08 PM

Page 1

4 FARK

Bari köstek olmayýn

FARUK ÇAKIR cakir@yeniasya.com.tr

aksýzlýk karþýsýnda susmanýn iyi bir davranýþ olmadýðý, aksine böyle davranmanýn ‘dilsiz þeytan’a benzetildiði herkesin malûmu. Yaþadýðýmýz sýkýntýlarýn temelinde, haksýzlýða karþý susmanýn yaygýn bir davranýþ olmasýnýn da payý vardýr. Haksýzlýk karþýsýnda susmaktan daha yanlýþ olan baþka bir tavýr da, susmayanlara engel olmaktýr. Bunun en dikkat çekici örneði, baþörtüsü yasaðýna karþý yapýlan çalýþmalarda görüldü. Öyle bir hava meydana geldi ki, baþörtüsü yasaðýna karþý çýkanlar destekleneceði yerde “Boþver, sen mi bu iþleri düzelteceksin? Baþýný aç ve okulunu bitir, sonra baþýný örtersin” fetva ve tavsiyeleri duyuldu. Peki, yapýlmasý gereken nedir? Bir ‘insan’ kendisi haksýzlýða karþý çýkamýyorsa en azýndan haksýzlýða karþý çýkanlara duâsýyla, sözüyle, hâli ve tavrýyla destek olmalýdýr. Diyelim ki çeþitli sebeplerle destek olamýyor, hiç deðilse onu bu tavrýndan dolayý kýnamamalý, haksýzlýk karþýsýnda susmasýný istememeli. Hiç kimse “Haksýzlýða karþý çýkanlarý susturanlar da mý oldu?” demesin. Þahsen böyle bir ‘yanlýþa destek, doðruya köstek’ hadisesine þahit olmuþtum. Sizler de benzer hadiselere þahit olmuþ olabilirsiniz. Birinci dereceden þahidiz ki, baþörtüsünü açmamak için üniversitedeki eðitimine son veren bir akrabamý, 5 vakit namazýný kýlan babasý tebrik yerine onun baþýný açýp okulunu bitirmesini istemiþti! ‘Hacý baba’ya göre okulunu bitirdikten sonra pekâla baþýný örtebilirdi! Üstelik bu hususta bazý ‘büyük hocalar’ da fetva vermiþti. Ýlâhiyatçý olmayan kýzý, ‘büyük hoca’lardan daha iyi mi bilecekti? Maalesef, 28 Þubat sürecinin en büyük zararlarýndan biri de Müslümanlarý bu duruma getirmiþ olmasýdýr. Bir anlamda ‘düþman’ içeriye girmiþ, kurt gövdeyi içeriden kemirmeye baþlamýþ. Bu anlayýþ “Deprem Ýlâhî Ýkazdýr” demeyi de ‘þýk’ bulmamýþ, “Ne lüzum vardý böyle konuþmaya?” demiþti. Ayný söze ise ‘sol’cular insaniyet namýna sahip çýkmýþ, “Biz de bu sözün altýna imzamýzý atarýz” demiþlerdi. Geçen günlerde sohbet ettiðimiz bir dostumuz da benzer tavýrlarla karþýlaþýnca çok üzülmüþ. 12 Eylül Ýhtilâli sonrasýnda askerî liseden sýrf namaz kýldýðý için atýlan dostumuz, “Bize destek olmasýný beklediðimiz çevreler maalesef bizi anlayamadý. ‘Ne lüzum vardý namaz kýlmaya? General oluncaya kadar bekleseydiniz’ diyenler oldu. Bu tavýr, bizi okuldan atanlarýn tavrýndan daha fazla yaraladý” demiþti. Ýnanýn, hak ve adalet konusunda insanlar þuurlansa; yasakçýlar bu kadar pervasýz hareketler edemezlerdi. Çeþitli sebeplerle haksýzlara karþý çýkamayanlar, en azýndan cesurane haksýzlara karþý çýkanlara destek olmalý, duâ etmeli. Aksine, haksýzlara destek anlamýna gelecek tavýrlar sergilenmemeli. Gerek 28 Þubat süreci ve gerekse daha önceki ihtilâllerde yapýlanlara da bu gözle bakmakta fayda var. Eðer yürekler toplu atmaya devam edebilseydi, darbeler bu kadar öldürücü olabilir miydi? Bu noktada cemiyete örnek olmasý gereken ‘aydýn’lara ve en baþta da ilâhiyatçýlara büyük görev düþüyor. Aydýnlar ve ilâhiyatçýlar, haksýzlara ve haksýzlýklara ciddî tepki gösterebilmiþ olsa geniþ halk kitleleri de bundan cesaret alýr. Zaten ihtilâlciler de bunu bildiði için en baþta ‘aydýn’larý ve ‘hoca’larý tesirleri altýna alýp ‘kale’yi içten fethetmeye çalýþmýyor mu? Haksýza dur deyip, haklýya cesaret verelim...

H

Ýstiklâl Marþýmýz 89 yaþýnda TBMM Baþkanvekili Nevzat Pakdil, ‘’Dünyanýn her tarafýnda yapmadýðýmýz þeylerle bizi karalamak isteyenler, hiç görmedikleri bir coðrafya hakkýnda karar verenler þunu bilsinler ki verdikleri kararýn hiçbir kýymeti harbiyesi yoktur’’ dedi. Türkiye Yazarlar Birliði (TYB) tarafýndan ‘’Ýstiklal Marþý’nýn Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü’’ dolayýsýyla ünlü þairin Ýstiklal Marþý’ný yazdýðý Taceddin Dergahý’nda tören düzenlendi. TBMM Baþkanvekili Pakdil, törende yaptýðý konuþmada, Mehmet Akif’in bir dil üstadý olduðunu belirterek, Ýstiklal Marþý’ný da milletin en rahat anlayacaðý þekilde kaleme aldýðýný söyledi. Büyük bir medeniyetin çocuðu olan ve bu medeniyetin muhteþem geçmiþini çok iyi bilen Akif’in, ülkenin iþgali karþýsýnda yaþadýðý derin acýya dikkati çeken Pakdil, ünlü þairin tüm milletin hissettiklerini, en güzel þekilde bir manzum parça olarak millete hediye ettiðini kaydetti. Ankara / aa

HABER

YENÝASYA / 13 MART 2010 CUMARTESÝ

Deniz Baykal: Bunlar polis hikâyeleri ERZURUM BAÞSAVCISINCA HAZIRLANAN ÝDDÝANAMEYÝ DEÐERLENDÝREN CHP LÝDERÝ BAYKAL, ''12 TANE GÝZLÝ TANIK HER BÝRÝ BÝN TÜRLÜ ÝPE SAPA GELMEZ LAF SÖYLEMÝÞ, BUNLAR ÝNANDIRICILIKTAN UZAK POLÝSÝYE HÝKÂYELERÝ" DEDÝ. CHP Genel Baþkaný Deniz Baykal, Erzurum Baþsavcýsýnca hazýrlanan iddianameyle ilþkin “Bütün bunlar bizim bildiðimiz inandýrýcýlýktan uzak polisiye hikâyeler” dedi. Baykal, CNN Türk’deki ‘’Ankara Kulisi’’ programýna katýlarak, gündeme iliþkin sorularý cevapladý. Erzurum Baþsavcýsýnca hazýrlanan iddianameye deðinen Baykal, ‘’O iddianameyi okuyup da hukuk, mantýk, siyasî sorumluluk ve insan haklarýna, hukuka saygý anlayýþýný onun içinde yakalama imkâný var mý? 12

Atalay: Emniyet, asker meselesi deðil

tane gizli tanýk her biri bin türlü ipe sapa gelmez laf söylemiþ, iþte falan tanýk balýk avlamaya gitmiþ, orada onu görmüþ... Bütün bunlar bizim bildiðimiz inandýrýcýlýktan uzak polisiye hikayeler. Bu bir savcýlýk tahkikatý, gerçeði ortaya koymak üzere iyi niyetle ortaya çýkarýlmýþ bir tablo deðil, bir hesaplaþma, bir intikam. Türkiye’de hukuk bu hesaplaþmanýn bir parçasý haline gelmiþtir’’ diye konuþtu. Ýddianamesi 3 yýlda yazýlamayan bir dâvâ olamayacaðýný dile getiren Baykal, þunlarý kaydetti:

ÝÇÝÞLERÝ Bakaný Beþir Atalay, Ankara’da askeri sevkýyat yaptýðý bildirilen kamyonun yakalanmasýnda emniyetle asker arasýnda bir iletiþim sorunu bulunup bulunmadýðýnýn sorulmasý üzerine, “Hayýr, hayýr bu emniyet, asker meselesi deðil. Þu anda yargýnýn elindeki bir konu” dedi. Beþir Atalay, Abant Platformu’nun düzenlediði ‘’Yeni Bir Toplumsal Mutabakat Ýçin Demokratikleþme’’ konulu toplantýsýnýn açýlýþýnda yaptýðý konuþmanýn ardýndan gazetecilerin sorularýný cevapladý. Ankara’da çarþamba gecesi askeri sevkyat yaptýðý bildirilen bir kamyonun yakalandýðýnýn hatýrlatýlmasý ve emniyetle asker arasýnda bir iletiþim sorunu bulunup bulunmadýðýnýn sorulmasý üzerine Atalay, ‘’Hayýr, hayýr bu emniyet, asker meselesi deðil. Þu anda yargýnýn elindeki bir konu.

‘’Ergenekona sahip çýkmayý birileri darbeye sahip çýkmak zannediyor. Kimse bizim kadar darbe karþýtý olamaz. Ben hayatým boyunca darbeye karþý net tavýr takýnmýþ bir insaným. Evet sahip çýkýyorum benim iþim bu. Nerede maðduriyet varsa ona sahip çýkýyorum ama Baþbakanýn iþi savcýlýk deðil, o suçtur. Çünkü yargý baðýmsýzdýr. Baþbakan savcý gibi faaliyet gösterdiði anda iþte hukuk dýþýna çýkmýþtýr, ne kuvvetler ayrýlýðý kalmýþtýr, ne anayasa kalmýþtýr. Ama ben bir siyasetçi olarak haksýz oldu-

ðunu gördüðüm her dâvâda maðdurlara sahip çýkarým, onlarýn haklarýný savunurum, ben milletin avukatýyým.’’ Baykal, CHP’li Kemal Kýlýçdaroðlu’nun gündeme getirdiði genel konusunda ise ‘’Af, terörle mücadelede bir siyasî yöntem deðildir. AKP ve bazý çevreler affý terörle mücadelenin sanki bir yolu, yöntemi, aracý gibi kullanýyor. Bu çok yanlýþ bir þey, bu, terörle mücadele deðil terörü tahrik etmektir, teþvik etmektir. Terörü azdýrmanýn yöntemidir af’’ dedi. Ankara / aa

Ben yargýnýn elindeki konularla ilgili genelde açýklama yapmam. Yargýnýn açýklama yapmasýný bekleriz. Çünkü neticede emniyet bu iþi götürür yargýya teslim eder. Yargý bu iþin bütün boyutlarýný araþtýrýr, sonra da karar verir’’ cevabýný verdi. ‘’Bu iþin içinde yasa dýþý olabilecek bir unsur mu var?’’ sorusunun yöneltilmesi üzerine Atalay þunlarý kaydetti: ‘’Önceden o tür þeyler vardý ki onun için yargý el koydu. Bu tür þeylerde, güvenlikle ilgili bir sorun olduðunda mutlaka yargýya uzanýr. Demek ki o safhada öyle bir þey vardý. Ama sonradan o aydýnlatýlmýþ olabilir. O anlamda ben yargýya havale ediyorum. Çünkü bütün belgeleri topladýlar. Konuyla ilgili bütün boyutlarý onlar biliyorlar þu anda. Hatta ihbar edenin kimliði ile ilgili açýklamalar oldu.’’ Ankara / aa

Ýsveç Dýþiþleri Bakaný Bildt, "Tarih siyasileþtirilemez'' dedi.

Ýsveç Dýþiþleri Bakaný: Endiþe verici

Ulaþtýrma Bakaný Yýldýrým, Ýzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odalarý Birliði'nin toplantýsýnda Karayolu Taþýma Kanunu'nun bir reform niteliðinde olduðunu söyledi. FOTOÐRAF: AA

Bütün araçlar takibimizde BAKAN YILDIRIM: TÜRKÝYE'DE ÇALIÞAN BÜTÜN ARAÇLARINI ANLIK GÝRÝÞ ÇIKIÞLARI, HAREKETLERÝNÝ, FAALÝYETLERÝNÝ ANKARA'DAN TAKÝP EDÝYORUZ. ULAÞTIRMA Bakaný Binali Yýldýrým, çalýþan araçlarý takip amacýyla kurduklarý “U-Net” sistemi sayesinde Türkiye’de hangi belgeyle olursa olsun çalýþan bütün araçlarýný anlýk giriþ çýkýþlarý, hareketlerini faaliyetlerinin Ankara’dan takip edildiðini söyledi. Bakan Yýldýrým, Ýzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odalarý Birliði’nin (ÝESOB) toplantýsýnda Karayolu Taþýma Kanunu’nun bir reform niteliðinde olduðunu, 70 yýldýr hiçbir kuralý olmayan sektörle ilgili düzenlemeler yapýldýðýný ancak bu sürecin baþýnda beklediklerinden daha zor gerçekleþtiðini söyledi. Denetimde istenen noktaya gelmenin biraz zaman alacaðýný, bunun kolluk kuvvetlerini eðitimi ve imkânlarýnýn iyileþtirilmesiyle yakýndan ilgili olduðunu dile getiren Bakan Yýldýrým, aðýrlýk ve boyut kontrolü konusunda hiç taviz vermediklerini, bu sene de 30 noktaya sabit, 100’den fazla da seyyar kantar kuracaklarýný bildirdi. Denetimlerde insan unsur ve teknik altyapýya deðinen Bakan Yýldýrým, eðitimli insan unsurunu cihazlarla desteklenmesine deðinerek “U-net diye bir sitem kurduk. Türkiye’de hangi belgeyle olursa olsun çalýþan bütün araçlarýný anlýk giriþ çýkýþlarý, hareketlerini faaliyetlerini biz Ankara’dan takip ediyoruz. Örneðin çarþamba günü bir kamyon þüphe üzerine polis tarafýndan çevrildi. Hemen bizim arkadaþlar bilgilerini sisteme girdiler. Ne olduðunu bütün detaylarýyla ortaya çýkarttýlar. Dolayýsýyla elimizde çok büyük bir imkân var. Bunu sýnýr kapýlardan giren çýkan araçlar içinde yapýyoruz. Yurt içinde faaliyet gösteren araçlar için de yapabiliriz.” dedi. Bu sayede 15 sýnýr kapýsýndaki Ulaþtýrma Bakanlýðý’na baðlý memurlarýný geri çektiklerini, Ankara’dan takip ettiklerini söyledi. Yýldýrým, araç muayene istasyonlarýnýn, artýk Avrupa’dan ileri bir seviyeye ulaþtýðýný altýný çizdi. Ýzmir / cihan

 ÝSVEÇ Parlamentosunda, 1915 olaylarýna iliþkin Ermeni iddialarýnýn tanýnmasýný öngören tasarýnýn bir oy farkla kabul edilmesinden sonra Ýsveç Dýþiþleri Bakaný Carl Bildt, karardan endiþe duyduðunu belirterek, “Tarih siyasileþtirilemez’’ dedi. Ýsveç Dýþiþleri Bakaný Carl Bildt, oylamanýn ardýndan Ýsveç Haber Ajansý TT’ye yaptýðý açýklamada, kararýn ‘’Ermenistan ile Türkiye arasýnda devam eden dialoga zarar vereceði endiþesini taþýdýðýný’’ da kaydetti. Ýsveç basýný da yorumlarýnda, Türkiye ile Ýsveç arasýnda karardan sonra diplomatik kriz yaþandýðýný yazdý. Kararýn, Ermenistan ile Türkiye arasýnda baþlatýlan sürece zarar vermesinden endiþe ettiðini belirten Ýsveç Dýþiþleri Bakaný Bildt, ‘’Tarih siyasileþtirilemez’’ dedi ve Ýsveç’te kabul edilen tasarýnýn, Türkiye Ermenistan arasýndaki uzlaþma çabalarýna da engel olmasýndan kaygý duyduðunu kaydetti. TT’de ‘’Sizce 1915 olaylarý soykýrým mýydý?’’ þeklindeki soruya Bildt, ‘’Ben ne o tarafta, ne diðer tarafta olmak istiyorum. Türkiye ve Ermenistan, tarihçilerden oluþan bir kurulun kurulmasý konusunda uzlaþtý. Bu da önemli bir karar’’ dedi. Bu arada, mecliste kabul edilen karardan sonra Ýsveç basýnýnýn internet sayfalarýnda çýkan ilk haberlerde, ‘’Türkiye ile Ýsveç arasýnda diplomatik kriz’’ yorumlarý yer aldý. Televizyon haberlerinde de Türkiye’nin Stockholm Büyükelçisi Zergün Korutürk’ün, Ýsveç’in aldýðý kararý protesto etmek amacýyla Ankara’ya çaðrýldýðý, Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan’ýn da Ýsveç gezisinin iptal edildiði, ilk haber olarak verildi. Öte yandan, Ýsveç meclisinde görüþülen Ermeni iddialarýyla ilgili tasarý sýrasýnda konuþma yaptýktan sonra oylamaya katýlmayan Çevre Partisi’nin Türk milletvekili Mehmet Kaplan, Ýsveç’teki Türk gruplar arasýnda tepki topladý. Stockholm / aa

Ýsveçli Büyükelçi Dýþiþleri’ne çaðrýldý

“Kamyon”a takipsizlik ANKARA'DA durdurulan mühimmat yüklü kamyonla ilgili soruþturmada ‘’suç unsuru bulunmamasý’’ sebebiyle ‘’kovuþturmaya yer olmadýðýna’’ karar verildi. Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Baþsavcývekilliðinin takipsizlik kararýnda, Ankara Emniyet Müdürlüðü Muhabere Elektronik Þube Müdürlüðüne 10 Mart Çarþamba günü, saat 15.57’de gönderilen ‘’çok önemli lütfen bakýnýz’’ konulu elektronik posta içeriðine yer verildi. Ýhbar postasýnýn ardýndan kamyonun ayný gün saat 18.00’de Gölbaþý çevre yoluna döndüðü sýrada durdurulduðu belirtilen kararda, aracýn durdurulmasý ile özel bir kiþiye ait kamyonda bir astsubay ve bir askerin bulunmasýnýn özel yetkili Cumhuriyet Savcýsýna bildirildiði kaydedildi. Kamyondaki Astsubay S.H.K.’nin, araçta çok sayýda el bombasý bulunduðunu belirtmesi üzerine, çevre yolunda herhangi bir patlamanýn meydana gelmesi durumunda, çok sayýda can

kaybý olabileceði ihtimaline karþý, güvenlik amacýyla kamyonun Ankara Emniyet Müdürlüðüne getirildiði anlatýlan kararda, Astsubay K’nin de kendisiyle muhafýz bir onbaþýya iliþkin Genelkurmay Baþkanlýðý Özel Kuvvetler Komutanlýðýnýn görevlendirme belgesini ibraz ettiðine yer verildi. Dosyanýn incelenmesinde, Ankara Seferberlik Bölge Baþkanlýðýnda bir kýsým subay ve astsubayla ilgili yürütülen soruþturma ile söz konusu ihbarýn irtibatýnýn tespit edilememesi sebebiyle soruþturmanýn yeni bir numaraya kaydedildiði bildirilen kararda, olayda suç unsuru bulunmamasý sebebiyle ‘’kovuþturmaya yer olmadýðý’’ kararý verildiði açýklandý. Kararýn bir nüshasýnýn Ankara Merkez Komutanlýðý ve Genelkurmay Baþkanlýðý Özel Kuvvetler Komutanlýðýna gönderilmesine karar verildiði kaydedildi. Bu arada, ihbarý yapanýn bulunmasýna iliþkin soruþturmanýn ise sürdüðü öðrenildi. Ankara / aa

 ÝSVEÇ Parlamentosunda, 1915 olaylarýna iliþkin Ermeni iddialarýnýn tanýnmasýný öngören tasarýnýn bir oy farkla kabul edilmesinden sonra Ýsveç’in Ankara Büyükelçisi Christer Asp, Dýþiþleri Bakanlýðý’na çaðrýldý. B��yükelçi Asp, Bakanlýk’tan çýkýþýnda yaptýðý açýklamada, görüþmede önceki günkü karara iliþkin Ýsveç hükümetinin tutumunu anlattýðýný söyleyerek, demokratik kurumlarýn kendi kararlarýný kendilerinin aldýðýný, ancak hükümet olarak þimdiye kadar izledikleri politikanýn deðiþmediðini kaydetti. Bu kararýn hükümet üzerinde baðlayýcý olmadýðýný belirten Büyükelçi Asp, Ýsveç hükümetinin “1915 olaylarýnýn tarihçilerden oluþan baðýmsýz komisyonlara býrakýlmasýna destek verdiklerini” bildirdi. Türkiye ile Ermenistan arasýndaki normalleþme sürecine de destek verdiklerini ifade eden Asp, bu tasarýnýn gündeme her yýl geldiðini, þimdiye kadar hep geri çevrildiðini, ancak bu yýl iki muhalefet partisi arasýndaki tutum deðiþikliði sebebiyle bir oy farkla kabul edildiðini aktardý. Asp, Türkiye ile Ýsveç arasýndaki iliþkilerin çok güçlü olduðunu ve öyle olmaya da devam edeceðini söyleyerek, özellikle bu gibi durumlarda diyaloðun sürdürülmesinin daha da önem kazandýðýný belirtti. Büyükelçi Asp, Ýsveç parlamentosunda alýnan bu kararýn Türkiye’nin AB üyeliðine verdikleri desteði hiçbir þekilde etkilemeyeceðini de bildirdi. Ankara / aa


siyahbeyaz:Mizanpaj 1

3/12/2010

3:52 PM

Page 1

5

HABER

YENÝASYA / 13 MART 2010 CUMARTESÝ

HABERLER

BAÞKENT YAZILARI

“12 Mart muhtýrasý”ndan “27 Nisan e-muhtýrasý”na (2) CEVHER ÝLHAN cevher@yeniasya.com.tr

arbe soruþturmalarýnda yaman çeliþkiler yaþanýyor. 12 Eylül’den 28 Þubat’a ve hatta 27 Nisan e-muhtýrasýna kadar gerçek dayatýlmýþ darbeler yargýlanmýyor. 28 Þubat sürecinde Refahyol koalisyonunda DYP’nin eski Ýçiþleri Bakaný, MHP’li Meclis Baþkanvekili Meral Akþener’in tesbitiyle, “darbeyi plânlayanlar kadar darbeyi yapanlar hakkýnda da yargýlama süreci baþlatýlmadýðý sürece”, istifhamlar devam edecek… Akþener’e göre, son dönemde Sarýkýz, Ayýþýðý, Kafes gibi pek çok cuntaya yönelik iddialarla “teþebbüs halinde hayal edip, ‘böyle bir þeyi yapsak ne olur?’ diye düþünenler” hakkýnda hukukî sürecin iþleyip yargýlanmalarýnýn yaný sýra, “plân” safhasýný aþan, düþünceden fiiliyata dökülen darbeler de operasyon kapsamýna alýnmalý. “28 Þubat sürecinde Baþbakan’a sövenler” ve “27 Nisan bildirisini hazýrlayanlar” da yargýlanmalý. Kamuoyunun günlerce “Balyoz harekâtý” kapsamýnda gözaltýna alýnan dört kuvvet komutanýnýn “ne yaptýðý”ndan ziyâde “Çekyatta mý somyada mý yattýlar, çay mý, kahve mi içtiler, sabah kahvaltýsýnda ne yediler?” türü mi-

D

Günay: Müzelerdeki yaðma 12 Eylül darbesiyle baþladý

 KÜLTÜR ve Turizm Bakaný Ertuðrul Günay, ‘’(12 Eylül döneminde) Bazý orijinal eserler, önemli yapýtlar, çeþitli kurumlara, çeþitli üst düzey yöneticilere, makamlarýný renklendirmek, süslemek için gönderilmiþ’’ dedi. Bakan Günay, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nde düzenlediði basýn toplantýsýnda, Son günlerde basýn organlarýnda Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesine iliþkin tartýþmalarýn yer aldýðýný hatýlatarak, elindeki bilgi ve belgelere göre 20 yýlý aþkýn süredir bu tartýþmalarýn ayný boyutlarla devam ettiðini dile getirdi. Günay, müzenin 1980 yýlýnýn Nisan ayýnda açýldýðýný ifade ederek, “12 Eylül’de de darbe olmuþ Türkiye’de ve sanýyorum o dönemde devletin üst makam larýna gelmiþ olanlara devletin zenginliklerini armaðan etmek, yerini saðlamlaþtýrmanýn temel yollarýndan biri olmuþ. Oradan baþlýyor. Yine lafý 12 Eylül’e getirdiðimi bazýlarý söyleye cekler ama iþin gerçeði bu. Yerlerinde kalmak için devletin zenginliklerini tabii devletin baþka kurumlarýnda ama o makamlarda oturanlara, onlarýn odalarýný süslesin diye gönderilmiþ” dedi. Ankara / aa

zansenleri izlediðini belirten Akþener, bu tür “yanýltýcý resimler”le asýl meselenin gözden kaçýrýldýðýný nazara veriyor. “Bellerindeki silâhý teslim eden ‘ptt konumu’nda yani pijama, terlik, televizyon durumundayken bu cunta hevesleriyle ilgili gözaltýna alýnan komutanlar”la birlikte “bizzat eyleme karýþan komutanlarýn olduðunu” ve bunlarýn serbest dolaþtýðýný nazara veriyor…

ve muhtýralar muâhaze edilmiyor. Oysa bir yandan “darbe teþebbüsleri ve plânlarý”na dair “belgeler” araþtýrýlýrken, ortada belgeleriyle, eylemleriyle açýkça iþlenen darbe cinâyetleri var. Suçüstü zâbýtlarý duruyor… Diyelim ki 12 Eylül darbecilerinin yargýlanmasý için “korumasý ve kollamasý altýnda” olduklarý “darbe anayasasý”nýn deðiþmesi gerekiyor. Peki, “28 Þubatçýlar”a neden dokunulmuyor? “ABD’nin stratejik vizyonu”nu övüp “AKP iyi yolda” medhiyelerini dizdiklerinden dolayý mý? Týpký 27 Mayýs, 12 Mart ve 12 Eylül gibi ucu küresel güçlere uzanan Büyük Ortadoðu Projesi’ne dayanan, meydana getirdiði tepkiyle “Millî Görüþ”ten ayrýlan “gömlek deðiþtiren yenilikçiler”in önünü açýp AKP’yi iktidara taþýyan bir “Amerikan projesi” olduðu için mi? Anlaþýlan AKP siyasî iktidarý, “akýldâneleri”nin telkiniyle “aleyhinde bir durum ortaya çýkaracaðý”, darbelerin arkasýndaki “stratejik müttefik”i açýða çýkaracaðý ve asýl “derin devlet” ve statükoyla baþý derde gireceði korkusuyla “mayýnlý arazi”den uzak duruyor. Ateþteki kestaneleri toplamaya cür’et etmiyor. Demokrasinin açýkça askýya alýndýðý dönemleri yargýlama kapsamýna almaktan cayýyor, yan çiziyor… Ve bunun içindir ki birkaç maddelik “Anayasa deðiþikliði” paketi, “darbe anayasasý”ný antidemokratik ârýzalardan arýndýrmada, sistemi demokratikleþmede nâkýs kalýyor, güven vermiyor… Türkiye’nin temel problemi bu…

‘‘

Darbe soruþturmalarýnda yaman çeliþkiler yaþanýyor. 12 Eylül’den 28 Þubat’a ve hatta 27 Nisan e-muhtýrasýna kadar gerçek dayatýlmýþ darbeler yargýlanmýyor.

“27 NÝSAN E-BÝLDÝRÝSÝ” NEDEN YARGILANMIYOR? Bir iktidar partisi milletvekilinin 28 Þubat için, “bir Ýsrail projesi” nitelemesine katýldýðýný belirten Akþener, bunu “tavþana kaç, tazýya tut” politikasý olarak yorumluyor. BOP’un eþbaþkaný Baþbakan Erdoðan’la birlikte Amerika’daki Yahudi kuruluþundan “cesâret madalyasý” alan Çevik Bir’in -AKP’li bir milletvekilinin ikrarýyla- “Ýsrail’deki silâh fabrikasýna danýþmanlýk yaptýðý” sözlerini nazara veriyor. “Ýsrail ve ABD’ye danýþmanlýk ötesinde yakýnlýklarý olan emekli askerlerin bir kýsmý ve AKP’li vekilin söylediði arkadaþ da (Çevik Bir) olmak üzere AKP’ye çeþitli alanlarda yardým ve danýþmanlýk hizmeti veriyorlar; bu nasýl iþtir?” diye tezâdý soruyor. “Bir de eylem yapmýþlar var. Birisi 27 Nisanda. Genelkurmay eski Baþkaný kendi eliyle yazdýðýný ifade ettiði bildiri koymuþ” diyen Akþener, AKP’li Ömer Çelik’in mevzubahis “bildiriyi ‘kese kâðýdýna çevirdik” sözüne atýfta bulunarak, “Ama o bildiriyi yazan elin sahibine üstün hizmet madalyasý takýp bir trilyon iki yüz milyarlýk zýrhý arabayla ödüllen-

dirildiðini belirtiyor. Darbeyi planlayanlar kadar yapanlarýn da yargýlama sürecinin baþlatýlmasý gerektiðini kaydediyor. Bunun açýk örneði olarak, 28 Þubat süreci komutanlarýndan emekli Orgeneral Çevik Bir, Tümgeneral Erol Özkasnak ile birlikte 27 Nisan bildirisini hazýrlayan Yaþar Büyükanýt’ýn da yargýlanmasý gerektiðini söylüyor…

“28 ÞUBAT” NÝÇÝN SORGULANMIYOR? Baþbakan her fýrsatta “damdan düþen, damdan düþenin halinden anlar” diye konuþuyor. Ýþte “28 Þubat postmodern darbe” damýndan düþenlerin açýk beyâný. Ne var ki bunca çaðrý ve uyarýya raðmen 12 Mart muhtýrasýndan 27 Nisan e-bildirisine, 12 Eylül darbesinden 28 Þubat postmodern darbesine kadar f iiliyata dökülen darbeler

YARGIYA MÜDAHALE ETMEYÝNÝZ EVRENSEL Hukukçular Platformu Baþkaný Hasan Hüseyin Tanrýverdi, ‘’Lütfen hakim ve savcýlarýn üzerinden el lerinizi çekiniz, yargýya müdahale etmeyiniz’’ dedi. Evrensel Hukukçular Platformunca Akar Otel’de düzenlenen basýn toplantýsýnda konuþan Tanrýverdi, ‘’Bugünün, demokrasiye vurulan darbelerin bir tanesinin yýl dönümü olduðunu’’ söyledi. Kendilerini en çok üzenin, ‘’adalet daðýtmakla görevli olanlarýn adaletsiz tavýrlarý ve kendisini kanunlardan büyük gören zümrelerin pervasýz tutumlarý’’ olduðunu ifade eden Tanrýverdi, ‘’Evrensel Hukukçular Platformu olarak tüm bu haksýzlýklarý kim yaparsa yapsýn sessiz kalmayacaðýz’’ dedi. Tanrýverdi, HSYK’nýn, soruþturma süreci devam ederken, o süreçle ilgili herhangi bir soruþturma ve inceleme yapmaksýzýn yüzeysel bil-

gilere dayanarak soruþturmayý yürüten savcýlarla ilgili iþlem yapmasýnýn, yasal dayanaktan yoksun olduðu kadar yargý etiðine ve uygulamasýna da aykýrý olduðunu söyledi. Tanrýverdi, ‘’yargý organlarý üzerinde baský kurmaya çalýþan, demokrasiye karþý ihanet planlarý yapanlarý ve yapmakla suçlananlarý yargýlayan mahkeme ve hakimleri, soruþturmalarý yürüten savcýlarý baský altýna almaya, yýldýrmaya çalýþanlara ve kendisini kanunlardan büyük görenlere seslendiðini’’ dile getirerek, ‘’Lütfen hakim ve savcýlarýn üzerinden el lerinizi çekiniz. Yargýya müdahale etmeyiniz’’ dedi. Hasan Hüse-

yin Tanrýverdi, hiç kimsenin, ‘’hiçbir grubun veya elinde yetki bulunan hiçbir kurumun bu devleti yýkmaya, demokrasiden uzaklaþtýrmaya, karanlýða sürüklemeye çalýþmaya, zulme, adaletsizliðe mahkum etmeye, mil letin iradesine ipotek koymaya hakký olmadýðýný’’ ifade etti. Tanrýverdi, platform olarak, yargýlamayý etkilemeye ça lýþanlar hakkýnda suç duyurusunda bu lunduklarýný, bundan sonra da bu konunun takipçisi olacaklarýný sözlerine ekledi. Ankara / aa

Bir subay daha intihar etti

 ANKARA’NIN Polatlý ilçesinde bir üsteðmen beylik tabancasýyla intihar etti. Alýnan bilgiye göre, Polatlý Topçu ve Füze Okulunda görevli Topçu Üsteðmen Ýbrahim Ünal Sarýoðlu, Polatlý Þentepe Mahal lesinde bulunan evinde beylik tabancasýyla baþýna ateþ ederek hayatýna son verdi. Sarýoðlu’nun, evli ve bir çocuk babasý olduðu öðrenildi. Polatlý / aa

AÜ’de kavga: 37 gözaltý

 ANKARA Üniversitesi Dil ve Tarih-Coðrafya Fakültesinde karþýt görüþlü iki grup arasýnda kavga çýktý, olaya karýþan 37 kiþi gözaltýna alýndý. Karþýt görüþlü öðrenciler arasýnda fakültenin yemekhanesinde baþlayan kavga daha sonra bahçeye taþýndý. Ýki grup arasýnda taþlý, sopalý devam eden olaya Sýhhiye’de tedbir olarak bekletilen Çevik Kuvvet polisi müdahale etti. Polisin müdahalesiyle daðýlan iki gruptan 37 kiþi gözaltýna alýndý. Gözaltýna alýnanlardan 16’sýnýn kýz öðrenci olduðu bildirildi. Ankara Emniyet Müdürlüðü Güvenlik Þube Müdürlüðü ekipleri tarafýndan gözaltýna alýnan 37 öðrenci hakkýnda savcýlýk talimatý doðrultusunda iþlem yapýla caðý kaydedildi. Ankara / aa

IMF ile ayrýlýðýn kaynaðý farklýlýk

 EKONOMI Muhabirleri Derneði tarafýn dan düzenlenen Orta Doðu ve Doðu Akde niz Ül keleri Ekonomi Basýný Forumu’na katýlan Baþbakan Yardýmcýsý Babacan, IMF ile stand-by anlaþmasýnýn gerçekleþtirilememesi konusunda, ‘’IMF ile ayrýlýk, gelecek ile ilgili projeksiyonlar konusunda bakýþ açý mýzdaki farklýlýktan kaynaklandý’’ dedi. Ali Babacan, Türkiye’nin IMF’deki hissesinde 2 kademe daha artýþ olacaðýný Ankara / aa

ÝDEOLOJÝK YARGI SÜRÜYOR ABD DIÞÝÞLERÝ BAKANLIÐI RAPORUNDA 301. MADDEDEKÝ DÜZENLEMELERE RAÐMEN, SAVCILARIN “ÝDEOLOJÝK NEDENLE SORUÞTURMALAR YÜRÜTMEYE DEVAM ETTÝÐÝ” KAYDEDÝLDÝ. ABD Dýþiþleri Bakanlýðýnýn 2009 yýlý Ýnsan Haklarý Raporunda, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 301’inci maddesindeki düzenlemelere raðmen, savcýlarýn “ideolojik nedenle soruþturmalar yürütmeye devam ettiði” belirtildi. “Bazý zamanlarda hükümet kendisini eleþtiren hakimlere karþý resmi incelemeler baþlattýðý” görüþünün savunulduðu raporda, “Kanunlar, yargý erkinin tatbik edilmesine iliþkin talimatlar ve tavsiyeler yayýmlamasýný yasaklýyor, ancak bazý zamanlarda hükümet kendisini eleþtiren hakimlere karþý resmi incelemeler baþlattý” iddiasýna yer verildi. “Yargýnýn ara sýra dýþ etkiye maruz kal-

dýðý” görüþünün dile getirildiði raporda, “Hakimler ve Savcýlar Yüksek Kurulunun yargýnýn baðýmsýzlýðýný zayýflattýðý gerekçesiyle eleþtirildiði” belirtildi. Raporda, Türk Ceza Kanunu’nun 301’inci maddesindeki düzenlemelere raðmen, savcýlarýn “ideolojik sebeple soruþturmalar yürütmeye devam ettiði” görüþene yer verildi. Gözlemcilerin, 301. madde çerçevesinde açýlan davalarýn geçen yýl lara göre azaldýðýna iþaret ettiðine deðinilen raporda, kamu savcýlarý ile yargýçlarýn birlikte çalýþmasý ve yakýn iliþkisinin davalarda adaletsiz bir görünüm oluþturulduðu kaydedildi. Washington / aa

BAÞÖRTÜSÜ YASAÐI DEVAM EDÝYOR RAPORDA ayrýca Türkiye’de halen baþötüsü yasaðýnýn devam ettiði, bazý kýz öðrencilerin peruk takmak zorunda kaldýðý hatýrlatýldý. Ýmam-Hatip ve diðer meslek lisesi öðrencilerinin üniversite sýnavýnda baþka bölüm seçmeleri durumunda puanlarýnýn farklý bir katsayý ile çarpýldýðý vurgulanýyor. Kur’an-ý Kerim öðrenmek konusunda da yaþ sýnýra dikkat çekilerek, 5. sýnýfý bitirdikten sonra çocuklarýn yaz tatilinde, 8. sýnýfý bitiren ya da 16 yaþýna gelenlerin ise yýl boyunca Kur’ân öðrenebildiði aktarýlýyor.

Bingöl’de taþ attýklarý iddiasýyla yargýlanan çocuklar tahliye edildi.

Taþ atan çocuklar tahliye edildi

 TAÞ atan çocuklarýn hapis cezasýyla yargýlanmasýný önlemek için TBMM’ye getirilmeye hazýrlanan yasa tasarýsýna bir destek de mahkemeden geldi. Bingöl’de yasadýþý gösteriye katýlarak güvenlik güçlerine taþ attýklarý iddiasýy la 20’þer yýla kadar hapis cezasý talebiyle yargýlanan 3’ü çocuk 4 kiþi tahliye edildi. Bingöl’ün Genç ilçesinde Aralýk 2009’de PKK terör örgütü elebaþý Abdul lah Öcalan’ýn cezaevi þartlarýný protesto etmek amacýyla gerçekleþtirilen yasadýþý gösterisi sonrasý Fýrat C. (16), Mücahit D. (15), Feyzul lah K. (15), Gökhan Buðdaycý (20), Ýbrahim T. (14), Yusuf O. (15) ve Hakan B (13) gözaltýna alýnmýþtý. Savcýlýk ifadesinin ardýndan 4 çocuk tutuklanýrken, diðer 3’ü tutuksuz yargýlanmak üzere serbest býrakýlmýþtý. Diyarbakýr 4. Aðýr Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruþmaya bütün sanýklar ve avukatlarý katýldý. Sanýklar 18 yaþýndan kü çük olmasý sebebiyle gizli olarak yapýlan yargýlamada çocuklar suçlamalarý reddetti. Mahkeme heyeti tutuklu sanýklar Fýrat C., Mücahit D., Feyzul lah K. ve Gökhan Buðdaycý’nýn tahliyesine karar verdi. Esas hakkýndaki mütala asýný hazýrlamak için dosyayý iddia makamýna veren mahkeme, duruþmayý erteledi. Diyarbakýr / cihan

Gazi olaylarýnda Ergenekon izi

 GAZÝ Mahallesi’nde 17 kiþinin öldüðü olaylarýn 15. yýldönümünde binlerce kiþi, ölenleri anmak, olaylarý protesto etmek amacýyla biraraya geldi. Ölenlerin yakýnlarý, yaþanan olaylardaki Ergenekon baðlantýsýna dikkat çekerek, buna raðmen soruþturmada sonuç alýnamamasýndan þikâyet etti. Gazi Mahallesi’nde yaþanan olaylarýn 15. yýldönümü sebebiyle polis ekipleri, bölgede geniþ güvenlik tedbiri aldý. Gazi Mahallesi’nin giriþ ve çýkýþlarýnda polis arama noktalarý oluþturdu. Ýsmetpaþa Caddesi üzerinde toplanan gruplar 11:30 sýralarýnda yaklaþýk 3 bin kiþiye ulaþtý. Çýkan olaylarda ölenlerin yakýnlarý, eski karakolun bulunduðu caddeye kýrmýzý karanfiller býraktý. Kepenk kapatan dükkânlarýn kapýlarýna matem ve protesto amacýyla siyah bezler asýldý. Aileler adýna yapýlan açýklamada, yaþanan olaylardaki Ergenekon baðlantýsýna dikkat çekildi. Açýklamada, buna raðmen soruþturmada sonuç alýnamamasý eleþtirildi. 12 Mart 1995’te bir kahvehanenin taranmasý ile tetiklenen olaylarda 17 kiþi ölmüþtü. Ýstanbul / cihan

Ýþ beklerken bir yýllarý geçti

 TÜRKÝYE Ýþ Kurumuna (ÝÞKUR) kayýtlý iþsizlerin büyük bölümü bir yýlý aþkýn süredir iþ bekliyor. Alýnan bilgiye göre, Ocak ayý itibarýyla kuruma kayýtlý 1 milyon 711 bin 530 iþsiz bulunuyor. Kayýtlý iþsizlerin 1 milyon 204 bin 374’ü erkeklerden, 507 bin 156’sý kadýnlardan oluþuyor. Kuruma kayýtlý iþsizlerin iþ bekleme sürelerine bakýldýðýnda en büyük grubu bir yýldan fazladýr iþ bekleyenler oluþturuyor. Kayýtlý iþsizlerin yaklaþýk yüzde 63’üne karþýlýk gelen 1 milyon 79 bin 860 kiþi bir yýlý aþkýn süredir iþ sahibi olacaðý günü bekliyor. Uzun süredir iþ bekleyenler arasýnda gençlerin fazlalýðý dikkati çekiyor. Bir yýldan fazladýr iþ bekleyenlerin 693 bin 488’ini 20-34 yaþ grubundakiler oluþturuyor. Kuruma kayýtlý 469 bin 399 kiþi 8-12, 89 bin 827 kiþi 7-8, 14 bin 373 kiþi 6-7 aydýr iþ bekliyor. ÝÞKUR’dan iþ bekleyenlerin yaþ aralýðý eðitim çaðýndakilerden emeklilik çaðýnda olanlara kadar geniþ bir yelpazeyi kapsýyor. Kurumdan iþ bekleyen 15-19 yaþ aralýðýndaki iþsiz sayýsý 32 bin 39’u buluyor. Bunlarýn 18 bin 420’si 8-12 aydýr, 7 bin 127’si de bir yýldan fazladýr iþ bekliyor. Ýþ bekleyenlerin 3 bin 446’sýný ise 65 ve üzeri yaþtakiler oluþturuyor. Ankara / aa

Bazý illerin milletvekili sayýsý deðiþti

 BAZI il lerin mil letvekili sayýlarý deðiþti. Ýstanbul’un mil letvekili sayýsý 70’den 84’e, Ankara’nýn mil letvekili sayýsý 29’dan 31’e, Ýzmir’in mil letvekili sayýsý ise 24’den 26’ya çýktý. Yüksek Seçim Kurulunun, mil letvekil lerinin il lere daðýlýmýný yeniden düzenleyen kararý Resmi Gazete’nin bugünkü sayýsýnda yayýmlandý. Kararda, Türkiye Ýstatistik Kurumunun, Adrese Dayalý Nüfus Kayýt Sistemi 2009 nüfus sayýmý sonuçlarýný 31 Aralýk 2009 tarihi itibariyle ilan ettiði hatýrlatýldý. Kararla, il lerin yeni nüfus sayýsýna göre mil letvekili sayýlarý yeniden belirlendi. Karara göre, Ankara ve Ýzmir’de 2, Ýstanbul’da ise 3 seçim çevresi olacak. Karara göre, bazý il lerin mil letvekili sayýlarý arttý, bazýlarýnýn azaldý, bazý il lerin mil letvekili sayýsý ise deðiþmedi. Ankara’nýn mil letvekili sayýsý 29’dan 31’e, Bursa’nýn 16’dan 17’ye, Diyarbakýr’ýn 10’dan 11’e, Gaziantep’in 10’dan 12’ye, Ýstanbul’un 70’den 84’e, Ýzmir’in 24’den 26’ya, Kayseri’nin 8’den 9’a, Kocaeli’nin 9’dan 11’e, Sakarya’nýn 6’dan 7’ye, Tekirdað’ýn 5’den 6’ya, Van’ýn 7’den 8’e ve Þýrnak’ýn 3’den 4’e çýktý. Afyonkarahisar’ýn mil letvekili sayýsý ise 7’den 6’ya, Aðrý’nýn 5’den 4’e, Aydýn’ýn 8’den 7’ye, Bitlis’in 4’den 3’e, Çankýrý’nýn 3’den 2’ye, Çorum’un 5’ten 4’e, Erzincan’ýn 3’den 2’ye, Erzurum’un 7’den 6’ya düþtü. Ankara / aa


siyahbeyaz:Mizanpaj 1

3/12/2010

3:12 PM

Page 1

6

MEDYA - POLÝTÝK YENÝASYA / 13 MART 2010 CUMARTESÝ

Askeriyenin kamyonu mu yok? OSMAN ZENGÝN osmanzengin@yeniasya.com.tr

nkara’da bomba yüklü (özellikle dikkat çeken tarafý da, 900 adet el bombasý) kamyon hadisesi bayaðý bir ses getirdi. Bir ihbar neticesinde polis tarafýndan yakalanan bu kamyon hadisesi ile alâkalý akla bir çok soru geldi. Önce kamyondan baþlayalým. Yakalanan kamyon sivil, ticarî bir vasýta. Yani, askeriyenin nakil iþinde kullanacaðý kamyonu yok mu da sivil bir kamyonla nakliye yapýlýyor? Milletin parasý, devletin en büyük bütçesi hâlinde askeriyeye gidiyor. Kamyonun en âlâsýný da, istedikleri marka ve þekilde alýp, kullanabiliyorlar. Askeriyeyle özdeþleþmiþ ve yýllardýr kullandýklarý Amerikan malý, halkýn lisanýyla cemse (General Motor Company’nin baþ harflerinden kýsaltýlmýþ g.m.c) markalý kamyonlardan tutun, çeþitli markalarda vasýtalara sahip askeriye. Hatta, yeri gelmiþken söyleyeyim. Bundan on sene kadar önce, çalýþtýðým teþkilât olan Köy Hizmetlerine bir çok sayýda M.A.N marka kamyon alýnmýþtý, ama teknik olarak baktýðýmýzda, bizim iþimize elveriþli olmayan acaib yapýda bir þekli vardý. Þoför mahallinin üzerinde siper gibi yapýlmýþ bir bölüm falan. Daha sonra öðrendik ki, bu kamyonlarý askeriye Güneydoðu bölgesinde PKK ile mücadele için M.A.N fabrikasýna sipariþ vermiþ, fakat sonradan (hangi sebeple ise) beðenmemiþler ve hemen köy hizmetlerine satýlmýþ. (Tevafuka bakýn ki, alýkonulan kamyon da M.A.N marka). Þoför mahallinin üzerindeki siper gibi yer de, operasyonlarda kullanýlacak þekilde dizayn edildiðinden, orasý makineli tüfek yerleþtirilen kýsýmmýþ. Yani, TSK için kamyon tedarikinde ve kullanýmýnda bir problem yokken, bu son hadisede niye sivil kamyon kullanmýþlar acaba? Sonra, niye gece Ankara’da olacak þekilde geliyor? Orasý da devlet dairesi olduðuna göre, mesai saati içerisinde muâmele yapýlmayýp da, niye mesai saati dýþýnda düþünülmüþ bu? Biz, çalýþtýðýmýz zaman MKE’den yol yapýmýnda kullanýlmak üzere aldýðýmýz dinamit v.s. için emniyete bilgi vermeden götüremezdik. Bu olayda ise, dahilî emniyetteki sorumlu birimlere haber vermeden bu iþi yapýyorlar. Burada karýþýk ve muamma, mühimmatýn çoðunun da el bombasý (her halde Ankara’da PKK için kullanýlmayacaktý) olmasý. Cihet-i askeriye iþe sahip çýkýp, bir de üstelik bu þekilde on civarýnda kamyonun da sevkinin yapýldýðýný söylüyor—ki, sirkatini gösterirken kendini ele veriyor gibi—ya bunlarýn akýbeti, ne olduðu, nereye gönderildiði bilinmiyorsa, millet yandý o zaman. Bir de, neden ihbar edenin tesbit edilmeye çalýþýldýðýný anlayamadýk? Haydi asýlsýz ihbar olsa tamam da... Böyle bir durumda yapýlmak istenen ne acaba? Hülâsa; muamma ve sual çok. Zaten, yakýn geçmiþte hafýzalarda böyle bomba yüklü kamyon hadisesi de epey çoktur. Yapýlan iþler, milletin raðmýna ise, elbette ve Ýnþaallah mesulleri hesap verecektir. Kimsenin kendisini milletten üstün görmediðini ve öyle olmadýðýný anladýðý anda da, iþler daha düzgün olacaktýr.

A

GEÇMÝÞ OLSUN Dr. Cenap Özkara'nýn aðabeyi

Samittin Özkara Çorlu Þifa Hastanesinde açýk kalp ameliyatý olmuþtur. Kendisine Allah'tan acil þifalar dileriz.

ÇORLU YENÝ ASYA OKUYUCULARI

TEBRÝK Muhterem bacanaðým Ömer Akburak ile Emine Hanýmefendinin

Elif Beyza ismini verdikleri bir kýz çocuklarý dünyaya gelmiþtir. Anne ve babayý tebrik eder, minik yavruya Cenâb-ý Hak'tan hayýrlý uzun ve bereketli ömürler dileriz.

Nihat Orhan ve ailesi / ÝST.

Her cumhuriyet demokrasi deðildir ki... SOYUTkavramlarý somut durumlara uyarlamak konusunda da, kavramlarý doðru deðerlendirmek meselesinde de kafa karýþýklýklarý yaþadýðýmýz kesindir. Örneðin defalarca “Hukukun üstünlüðü” denildiði zamanlarda bundan “Üstünlerin hukuku” nu anlamadýk mý? Veya “Cunta kurmak mý” yoksa “Cuntacýlarý ihbar etmek mi” ahlaka ve hukuka daha uygundur sorunsalýný da, kafamýzda bir çözüme baðlamýþ deðiliz. Bunun gibi “Cumhuriyet” ile “Demokrasi” yi de sýk sýk eþ anlamlý kavramlar gibi kullanmadýk mý? Ýki gün önce Yargýtay Onursal Baþkaný Sami Selçuk Star’daki köþesinde Régis Debray’in kamu hukukunda kaynak gösterilen bir incelemesini (Etes-vous démocrate ou républicaine? Le Nouvel Observateur, 30 Novembre - 6 Décembre 1989) temel alarak, kesip saklanmasý gereken bir “Cumhuriyet-Demokrasi” karþýlaþtýrmasý yapmýþtý. Gözden kaçýranlar için hatýrlatayým: - Cumhuriyet insaný soyut akýlcýdýr; bu nedenle üretken deðildir. Demokrasi insaný hem akýlcý, hem de somut deneycidir; dolayýsýyla üretkendir. - Tekelci kültür ve yurttaþlýk yükümlülüklerine dayanan cumhuriyet, bütüncüdür; merkezcidir. Devletin gerçeði, bireyin gerçeðine üstündür; dayatýcýdýr. Çoðulcu kültür ile haklara ve özgürlüklere yaslanan demokrasi bireycidir; gerçekçidir, yereldir, merkezciliðe karþýdýr.

Kim kimi yönetir? - Demokraside herkesin bir gerçeði vardýr. Devlet ve hiç kimse “ben senden daha iyi düþünüyorum” deme lüksüne sahip deðildir. - Cumhuriyette devlet toplumu yönetir. Demokraside toplum devleti yönetir. - Cumhuriyetin gözünde toplumun üyeleri eðitilesi birer öðrencidir. Devlet, babadýr, öðretmendir, eðitmendir. Cumhuriyet toplumu okula benzetmeye yeltenir; eleþtirel akýldan uzaklaþýr; koþullanmýþ beyinleri ço-

‘‘

Demokraside herkesin bir gerçeði vardýr. Devlet ve hiç kimse “ben senden daha iyi düþünüyorum” deme lüksüne sahip deðildir.

ðaltýr; önce yurttaþý, sonra bireyi yaratmayý amaçlar. - Demokraside toplumun her üyesi görüþü alýnacak birer ergindir. Devlet ne babadýr, ne öðretmen, ne de eðitmen. Demokrasi okulu topluma benzetmeye çalýþýr; eleþtirel aklý özendirir; “düþüncesi, bilgisi, vicdaný özgür” ve ahlaklý bireyleri çoðaltýr. Demokrasi önce bireyi, sonra yurttaþý oluþturmayý amaçlar.

- Cumhuriyette hukuku devlet üretir. Devleti memurlar yönetir. Devletin sýnýrýný devlete baðýmlý hukuk çizer. Bu nedenlerle cumhuriyet sorunlarý yukarýdan aþaðýya doðru devlet memurlarýyla çözer. Çözemeyince yargýya baþvurur.

Hukuku kim üretir? - Demokraside ise hukuku halk üretir. Devleti devletten baðýmsýz hukuk yönetir. Devletin sýnýrý hukukun üstünlüðü ilkesince önceden çizilmiþtir. Demokrasi, sorunlarý toplumlarýn bütün katmanlarýný sürece katarak yatay boyutta ve yansýz hakemlerle çözer. Çözemeyince, çaresiz kalýnca yargýya baþvurur. - Cumhuriyet eþitliði sever ve savunur, ama eþitlikçi (égalitariste) deðildir. Demokraside herkes, birey de, devlet de hukuk karþýsýnda eþittir. Sami Selçuk’un bu listesini, tabii ki daha da açmasý gerekiyor. Örneðin “Liberal demokrasi” ile “Halk demokrasisi” arasýndaki farklar da bilinmeli. Ancak “Totaliter cumhuriyet” ile “Demokrasi”nin birlikte olamayacaklarý da artýk bilinmelidir. Tabii bu arada “Kuvvetler Ayrýlýðý” denilince de “Kara-Hava-Deniz Kuvvetleri” ni anlamak konulu takýntýlar da geride býrakýlmalýdýr. Mehmet Barlas, Sabah, 12 Mart 2010

Gladio dimdik ayakta SÝVÝL arabalarda gezen bombalardan... “Ýyi saatte olsunlar”ýn Nevruz’da baþa çýkýlamayacak türden provokasyonlara hazýrlanmasýndan... Þemdin Sakýk’ýn 28 Þubat’taki alçaklarýn alçaklýklarýný da sergileyen yeni kitabýndan... Askeriyenin hiddetle Sayýþtay denetimine “vatan, millet, Sakarya” edebiyatýyla karþý çýkmasýndan söz etmiyorum. Söz ettiðim þey, 16 Mart Katliamý’ný, göz göre göre “zaman aþýmýna” uðratan devlet içindeki irade... Biliyorsunuz, Yargýtay, 16 Mart 1978’de meydana gelen katliamla ilgili davanýn “zaman aþýmý”ný önceki gün onayladý. Ve böylece dava, 33’üncü yýlýnda ikinci kez kapandý. *** 16 Mart nedir? Vikipedia þöyle yazýyor: “16 Mart Katliamý, 16 Mart 1978 günü Ýstanbul Üniversitesi Eczacýlýk Fakültesi önünde 7 öðrencinin ölümü, 41 öðrencinin de yaralanmasýyla sonuçlanan bombalý ve silahlý saldýrýdýr. Ýstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. sýnýf öðrencisi olan ülkücü öðrencilerin içinde gizlice faaliyet gösteren genç bir istihbaratçý, Ýstanbul Emniyeti’ne geçtiði bilgi notunda, ülkücülerin 8-10 gün içinde Ýstanbul Üniversitesi çýkýþýnda solcu öðrencilerin üzerine ‘dinamit atýp, silahlý tarama yapacaklarý’ný bildirmiþtir. Emniyet arþivine 7 Mart 1978 tarih, 1.D.2.12780 koduyla girip resmiyet kazanan

bilgi notunda belirtilen yer ve tarihte gerçekleþen katliama engel olunmadý. Bilgi notu katliamla ilgili soruþturma ve yargýlamalar sürerken hiç ortaya çýkmadý. Olaydan 19 yýl sonra dava ikinci kez açýlýncaya, bilgi notunun yazýlýþýnýn üzerinden 22 yýl geçinceye kadar. Þükrü Balcý ve Süreyya San’ýn aralarýnda bulunduðu polis þefleri ‘görevlerinde kayýtsýz kalmak’la, Reþat Altay ise saldýrýya uðrayan öðrencileri daðýlma noktasýna kadar koruma altýnda tutmasý gerekirken üniversite kapýsýnda terketmekle suçlandýlar. Ýzmit 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde TCK 230 uyarýnca görevi ihmalden yargýlanýp, delil yetersizliðinden beraat ettiler. Sanýk emniyetçiler hakkýnda verilen tek ceza polis baþmüfettiþlerinin önerdiði disiplin cezasý niteliðindeki ‘ihtar’ cezasý olmuþtur.” *** Katliamý yapanlarýn bu kadar açýkça ve bu kadar uzun bir süre himaye edilmesi, Ergenekon’un sapasaðlam ve dimdik ayakta olduðunu göstermekte. Cinayetin nasýl zaman aþýmýna uðradýðýnýn izini sürün, tartýþmasýz bir biçimde Gladio’nun adresini bulursunuz... Ýstanbul 6. Aðýr Ceza Mahkemesi Savcýsý, 30 yýllýk zamanaþýmý süresinin dolduðunun anlaþýldýðýndan davanýn ortadan kaldýrýlmasý gerektiðini belirttiðinde, ben bir yazý yazmýþ, dönemin Adalet Bakaný ve þimdiki Meclis Baþkaný Mehmet Ali Þahin’e þöyle seslenmiþtim: “Geçen hafta cezaevinde kötü muamele

yüzünden ölen tutuklu Engin Ceber’in yakýnlarýndan devlet adýna özür dileyerek buralarda rastlanmayacak cinsten bir uygarlýk adýmý atan Adalet Bakaný Mehmet Ali Þahin’e bir sorum var: Sayýn Bakan, bu kadar önemli bir dava, kimler tarafýndan ve nasýl bir himaye görerek zamanaþýmýna uðratýldý? Ölenler bakan, milletvekili, emniyet müdürü ya da general olsaydý, dava ayný akýbete uðrar mýydý? Oralarda, kimler tarafýndan ve nasýl iþlendiðini bildiðimiz katliamlarý koruyarak Ergenekon adýna gözdaðý veren ve yargýdan daha güçlü olan birileri mi var? Cevaplarsanýz çok sevineceðim.” *** Bomba patlamasýndan beþ dakika sonra tesadüfen olay yerinden geçtiði için katliamýn görgü tanýðý sayýlabilecek olan dönemin Adalet Bakaný, þimdiki Meclis Baþkanýmýz Mehmet Ali Þahin bu yazý üzerine beni aramýþ ve... Yazýyý dikkatle okuduðunu ve “bu davanýn nasýl zamanaþýmýna uðradýðýný bir kez de kendi kendine sorduðunu” söylemiþti. Ardýndan, Ceza ve Tevkif Ýþleri Genel Müdürü’nü aradýðýný... Ayný soruyu yönelttiðini... Genel Müdür’ün de ayný soruyu mahkemeye aktardýðýný anlatmýþtý. Mahkeme ise Adalet Bakanlýðý’na duruþma zabýtlarýný göndermiþ... Bakan bakmýþ ki sorun çözülmüyor, iki müfettiþ görevlendirmiþ... Mehmet Altan, Star, 12 Mart 2010

Tek yol demokrasi SOHBET sýrasýnda Demirel “bütün bu iþlerin (darbelerin, muhtýralarýn) baþý 27 Mayýs 1960 ihtilalidir” dedi. “Havuza bir taþ at” diye ekledi: Dalgalar oluþur, gider havuzun duvarýna vurur. Sonra geri gelir. Havuzun/ortalýðýn eski halini almasý zaman ister. *** Demirel “havuz” deðil, “kuyu örneði” de verebilirdi. “Biri” taþý atar... Sonra çýkarabilmek için uðraþ dur. 1960’tan sonra yaþananlar ortada. *** Süleyman Bey’le dün sabah “geniþ bir ufuk turu” yaptýk. Bugün yazdýklarýmýz “sohbetin özeti.” Demirel, konuþma sýrasýnda belki 40 kez

“sivil yönetim” dedi, “demokrasi” dedi. Evet “tek yol demokrasi.” *** Perdenin arkasý Muhtýralarýn, ihtilallerin “arka planýnda” kimler ve neler var? “Müdahaleye zemin hazýrlamak için” kimler, hangi odaklar devreye giriyor? “Derin devletin” rolü ne? Bazý “gruplar” ya da “çeteler” bu amaçla ne tür iþler “çeviriyorlar?” Süleyman Demirel’in yanýtý: Bunlarý çok derinine bilmek mümkün deðil. 12 Mart 1971’in öncesinde öðrenci hareketleri vardý... 1968’de bütün dünyada baþlayan hareket. 1980 ihtilalinden sonra bir orgeneral dedi ki: Aslýnda ihtilali bir yýl önce yapacaktýk ama ortam olgunlaþsýn diye bekledik.

*** Askerin ‘destekçileri Ýhtilali yapanlar, muhtýrayý verenler “gücü cesareti” nereden alýyorlar? “Bu iþlerin” senaryo yazarlarý kimler? “Arka planda” kim kime gaz veriyor? “Ne tür dümenler” çevriliyor? Demirel’e “bunlarý” da sorduk. Süleyman Demirel: Asker, bu çeþit iþleri yaparken yalnýz deðil... Destekçileri var. Kamuoyu desteði... Olaya çok yalýn bakýlmamalý... Bazý dernekler, cemiyetler. Medya desteði. Müdahale oldu. Türkiye rahatladý iddialarý... Ýyi ya kan durdu, fena mý gibi sözler, yayýnlar. Burada en önemli nokta þu: Halk, rejime sahip çýkacak. Yavuz Donat, Sabah, 12 Mart 2010

ANKARA

Paketten ne çýkacak?

MEHMET KARA mkara@yeniasya.com.tr

nayasa deðiþikliklerinin halkoylamasýna sunulmasýna iliþkin Kanunun Cumhurbaþkaný Gül tarafýndan imzalanýp yürürlüðe girmesinin ardýndan anayasanýn bazý maddelerinde yapýlacak deðiþiklikle ilgili AKP muhalefet partileri ile sivil toplum kuruluþlarýný ziyaret etmeye hazýrlanýyor. Erdoðan’ýn Riyad’a hareketinden önce anayasa deðiþikliði ile ilgili çalýþmalarýn bittiði muhalefetten de randevu talep edeceklerini açýklamasýnýn ardýndan Adalet Bakaný Sadullah Ergin ve Baþbakan Yardýmcýsý Cemil Çiçek’in yaný sýra hukukçu kurmaylar önümüzdeki günlerde muhalefet partileri ve aralarýnda TÜSÝAD ve TOBB’un da yer aldýðý sivil toplum örgütlerini ziyaret ederek, hazýrladýklarý deðiþiklikler için “destek” isteyecekler. Ancak þimdiden görünen, deðiþiklikleri Anayasa Mahkemesine götüreceðini açýklayan CHP ve bu konuda net tavýr sergilemeyen MHP’den destek bulmalarý zor gözüküyor. Bu yüzden paketin Meclis’ten 367’nin üzerinde geçmesi de zor gibi… AKP’nin referandumu göze almýþ görünmesi de bunu gösteriyor. AKP’nin 336 milletvekili olsa da bazý sebeplerle oy kullanamama durumu olmasý durumunda yaþanacak sýkýntýlarý aþmak için Meclis içinden diðer partilerden ve baðýmsýzlardan destek saðlamaya çalýþacaðý görülüyor. (Referandum için en az 330 gerekiyor) AKP çalýþmalarda son aþamaya geldiðini söylerken, “Daha demokratik bir anayasa” hedeflenen pakette, siyasî partilerin kapatýlmasýnýn zorlaþtýrýlmasý ve Venedik Kriterlerinin getirilmesi, yargý reformuyla birlikte HSYK ile Yargýtay ile ilgili deðiþiklik, Ombudsmanlýk ve HSYK ve YAÞ Kararlarýnýn yargý denetimine açýlmasýnýn yer alacaðý konuþuluyor. Henüz paket ortada yok, ama 12-15 madde arasýnda deðiþiklik yapýlacaðý söyleniyor. Bu paketin arasýnda Baykal’ýn dile getirdiði 12 Eylül ihtilâlini yapanlarýn yargýlanmasýnýn önünü açacak geçici 15. maddenin “zaman aþýmýna uðradýðý gerekçesiyle pakete alýnmamasý” da dikkat çekici.  Gelinen noktada, yeni bir anayasa için ilk adýmý atmasý gereken hükümet de týpký sivil, özgürlükçü, demokrat bir anayasa isteyenler gibi konuþuyor. “Bu kadar çok yoðun talep varsa buna da siyaset kurumunun kulak vermesi, dinlemesi gerekir. ‘Bunu önümüzdeki döneme, daha sonraki döneme götürelim’ demek yanlýþtýr. Ülkemizin sivil bir Anayasaya ekmek, su kadar ihtiyacý var…” Bunu herkes söylüyor, ancak gündeme getirecek olan hükümettir. Mutabakatý oluþturmakta öncelikli sorumluluk iktidarýn omuzlarýndadýr. Muhalefet karþý çýktýðýnda misliyle onlara cevap vererek mutabakat saðlanamayacaðý ortada. Ama asýl çözmesi gereken onlar. 2002-2010 yýllarý arasýnda 8 seneye yakýn bir zamandýr iktidarda olan, 2007 seçimlerinde “sivil” bir anayasa için milletten oy isteyen hükümet, aradan geçen 3 senede geldiði noktada, aðýrlýðý yargý konusundaki deðiþiklikler olmak üzere kýsmî ya da mini diyebileceðimiz bir deðiþiklik için harekete geçti. Anayasa konusunda gelinen noktayý, “sivil bir anayasadan, anayasa deðiþikliðine gelindi” þeklinde özetlemek mümkün. 12 Eylül anayasanýn neredeyse üçte biri deðiþti, ama çözüm olmadýðý görülüyor. Yeni deðiþiklikler de vesayet anayasasý yaftasýný kaldýramayacak. Bir takým meseleleri daha ileri götürecek, ama köklü çözüm yeni anayasadadýr. Ama yapýlmadý, yapýlamadý. Ýhtilâl dönemlerinden sonra anayasa deðiþtirildi, ama bir sivil irade anayasa deðiþtirmedi. Bu demokrasimiz için üzüntü veren bir durum. Bu yüzden de madem referandum olacaðý kesin gözüküyor. O zaman bu aþamada paketin geniþletilip muhalefet partilerinin istediði deðiþiklikler dikkate alarak mutabakatýn en geniþ mânâda saðlanmasý yararlý olacaktýr. Sivil toplum örgütlerinin de tekliflerinin dikkate alýnýp, paket geniþletilmesi bir adým daha iyiye gidiþ olacaktýr. 

A

ÝKÝ NOT

Bütün bunlar olurken iki konuya dikkat çekmekte fayda olduðunu düþünüyorum. Daha paket çýkmadan, her deðiþiklikte ortaya çýkan Sabih Kanadoðlu’nun, bu Meclis’in anayasa deðiþikliði yapamayacaðýný söyleyerek bir yerlere iþaret vermeye baþlamasý dikkat çekici. Kanadoðlu, bir yandan anayasanýn deðiþtirilmeye muhtaç olduðunu söylüyor, bir yandan da “Demokratik bir ülkede yaþamýyoruz ve özgür deðiliz” diyor ardýndan da “Ancak anayasayý demokratik deðiþime tabi tutmak için, ciddî ve samimî bir iktidar gerekir” demeyi de ihmal etmiyor. Bir diðer not da, CHP bir taraftan deðiþiklikleri Anayasa Mahkemesine götüreceðini açýklarken diðer yandan, “Referandum tarihî bir fýrsat. Bu iktidar kalsýn mý, gitsin mi, artýk yeter mi, yoksa çileye devam mý diyeceðiz” diyerek farklý bir taktiðin peþine düþüyor. Bunun karþýlýðýnda da AKP’nin de 2007 seçimleri öncesinde olduðu gibi “yapacaktýk, ama engel oldular” türü taktikleri izleyeceði de kulislerde konuþuluyor. Bu taktikler karþýsýnda asýl milletin taktiðinin ne olacaðý önemli.


Afrika'da bir ülke Akdeniz'de bir ada

M

Dine dayanmayan Dar geçim Bir baðlaç

Ýridyum'un sembolü Kur'ân'da þifreli harfler

Kalýn ip Boy, pos, Gümüþ'ün sembolü

M

Bursa'nýn bir ilçesi Sancak Sonsuzluk

B

M

M

Anadolu'da bir nehir Kýymetli bir taþ

Bir tatlý Doðum yaptýran kadýn

M

M

M

M

M

E A K I B A H Ý T N Ý

Hangi þey Varmak, Çayý kavuþmak içilen bir nebat

M

S T E Y Ý T U R Þ E M

Selenyum Fas'ýn Bir balýk baþkenti Coþkulu, heyecanlý

MECLÝS, HÜKÜMET, PARLAMENTO, KABÝNE, ÝNTÝHAB, DEMOKRASÝ, SEÇÝM, MEÞRUTÝYET, REY, MEBUS, PARTÝ, MÝLLETVEKÝLÝ, SANDIK, KULÝS, LOBÝ, SENATO, BAÞBAKAN, BAKAN, BAÞKAN, SEÇMEN.

KELÝMELER: ÞURA,

M

M

M

M

M

M

D E M O K R A S Ý P L

Arabistan' da çöl A'daki meyve

M

Bir nota Leke, pasak

M

Mücevherlerle süslü Bir hitap nidasý

Uzakdoðu' da sýradað Asýllar, rükünler

M

Bir nota

Engel

M

Keremler

U E Ç Ü Ý A Ý Þ A Ý V

R R M Ý M B B S K S E

M

Uçan, uçucu

M

Baston, sopa Bir ajansýn kýsasý

Allah

Bir sahabi (... bin Mâlik) B'deki kuþ M

Þ E E P K L L N B T T

Trabzon'da bir ilçe

M

Berrak

M

S K S A C Ü D R D R E

Ýbadet eden

E R K E Ü I H M A A L

M

M

Serkeþlik, itaatsizlik Kuru hâle gelmek

Derme çatma kulübe

M

M

Ayak

A E E E M A O Ý A K K

Matla'lar, doðuþ yerleri

M

Yanda bazý kelimeler gizlidir. Bunlar yandan, üstten, çapraz veya ters olup kesiþen harfler de olabilir.

M

M

M

M

M

M

M

M

M

M

M

M

M

M

N T E K M E B U S E L

M

Karý, eþ

Açýk hâle getirmek

M

Yakýcý ve eritici bir kimyevî sývý

T Y N B Þ H L L N N Ý

Evvel Vücudunu yere yatýran

M

M

Tantal'ýn sembolü Televizyon (kýsasý) Pederþâhî

M

Kullar

M

Tepsi

Bilge, molla

M

Tibet'in baþkenti

Bir binek

M

Dinsizlik

Kardeþ

M

Bir pamuk cinsi

Yabancý

Kifayetsiz

M

M

Tahýl tozu

M

M

Ceylan

M

Lityum'un sembolü

M

Bir çeþit lüks otomobil

Ýþ Tekerlekli arasýnda vasýta istirahat, Tembellik dinlenme

H A Y A

Ced, dede

M

A

M N N A K A B Þ A B A

Ýlave

O T A N E S Ý K A T Ý

M

M

M

M

M

M

M

M

M

M

M

M

KELÝME BUL

S

doðru yerleþtirirseniz yandan ve üstten mânâlý kelimeler bulacaksýnýz. Ýpucu olarak kutulardan birini biz yerleþtirdik.

ET

AT H A

N Ý AL

KUTU BULMACA Harf kutularýný üstteki karelere

H

M

D E Ð Ý Þ T Ý R

RU S B

Ýlk kelimeden baþlayýp her basamakta bir harf deðiþtirerek mânâlý kelimeler yazýn ve son kelimeye ulaþýn.

GELÝN

ÇÝÇEK

ÝDÝL, BOYA, ÝMAN, KARZ, KLOR, LALE, LOBÝ, FÝJÝ, AHÝR, UZAK, EHAS. 5Harfli: FAZIL, HÝCAB, ZAMÝR, FAKÝH, SÝTEM, ÝDARE, RÝYAD, ÇÝÇEK, ÝRÝCE, BATON, ALAKA, ULEMA, KABÝL, KROME, ÜSLUB, NEFÝS, ISSIZ, MASAL, ELÝÞÝ, UMUMÝ.

3Harfli: HAL, BUZ, FES, BEJ, YOL, ALA. 4Harfli: HAYA, ESAD, MEÞE, ÇALI, UYUZ,

KELÝME YERLEÞTÝRME

F A Z I L

BULMACA...BULMACA...BULMACA...BULMACA...BULMACA...BULMACA...BULMACA.............Hayreddin EKMEN

CEVAPLAR:

ÇENGEL BULMACA: Soldan Saða: 1- Se- kE 2- Pýrlanta 3- Zaire- Rab 4- Kýbrýs- Asa 5- Laik- Abid 6- Kýtkanaat- Ta 7- Ýr- Ne- Avrat 8Mukattaat- Ata 9- Halat- Akçaabat 10- Kam- Mi- Metali 11- Þekerpare- El 12- Gemlik- Akk- At 13- Bayrak- Ýlk 14Beka- Rubulhali 15- Kiraz- Alim 16- Murassa 17- ManiaAz 18- Arakan- Ahi 19- Ekanim- Un. Yukarýdan Aþaðýya: 1- Ki- Ag 2- Kýzýlýrmak- Ebe 3- RabatUlaþmak 4- Lirik- Kamelya 5- Sarýkanat- Kir- Ya 6- EnesNet- Mekarim- Re 7- AA- Tair- Kurumak 8- Karabatak- PaBaraka 9- Asit- Açmak- Uzanan 10- Ýbad- Ataerkil- sini 11- TV- Ate- Lhasa 12- Araba- Akala 13- Atalet- Li- Ahu 14- Tatil- Limuzin. KUTU BULMACA: Soldan: RUHANÝ, ATALET. Yukarýdan: RUHSAT, NÝSBET

GELEN, GELÝN.

DEÐÝÞTÝR: ÇÝÇEK, ÇÝLEK, BÝLEK, BÝLEN, BELEN,

M

M

Cahil kimdir?

OKUDUKÇA YAZISI SAYFA 3 'DE

Yýkýlma sakýn! ELÝF RUHEFZÂ ALTUNER'ÝN YAZISI SAYFA 2 'DE

13 MART 2010 CUMARTESÝ

YENÝ ASYA’NIN HAFTALIK ÝLÂVESÝDÝR

MERVE ÝRÝYARI'NIN YAZISI SAYFA7’DE

Deprem

M. FAHRÝ UTKAN'IN RÖPORTAJI SAYFA 4-5’TE

elif@yeniasya.com.tr

40

3:07 PM

M

3/12/2010

M

siyahbeyaz:Mizanpaj 1 Page 1


Page 1 2:04 PM 3/12/2010 siyahbeyaz:Mizanpaj 1

2 ELÝF / 13 MART 2010 CUMARTESÝ

EDEBÝYAT

Yýkýlma sakýn! ELÝF RUHEFZÂ ALTUNER ceffelkalem@hotmail.com

(Hizmetimize kendini vakfetmiþlerden biri olan Semrâ U. ablamýz þu an Silifke’de ve tedavi görüyor. Hastalýðý aðýr olsa da “pençesinde” demiyorum. Zîra hasta hastalýðýn pençesinde deðil, ancak Rabbin zýllindedir. Semrâ vakýf için duâ istiyorum, þifâ sabr ve geriye dönmekler nâmýna. Dilimizden yanlýþ kelâmlar çýkarsa, mâzur görünüz..)

“Fe hüve yeþfîn..”* “Sana durulanmýþ kelimeler getireceðim pörsümüþ bir dünyayý kahreden kelimeler..”** Sana kelimeler getirdim... Pörsümüþ dünyayý henüz kahredemiyorlar ama. Yýkýlma sakýn dedim sana abla, lâkin ben yýkýldým. Yýkýlma sakýn.. Kelimelerimi çalýyorlardý Semair, ben sana sakýn yýkýlma diyordum. Ben bugün hep susmuþtum, sonra geldin ve duymadýðým; duymam gerektiði halde duymadýðým haberi duydum. Ben bugün hiç aðlamamýþtým abla.. Diyordum ben bu gece aðlamadan uyuyacaðým. Lâkin demek göz kapaklarýmla kirpiklerim arasýnda bekleþiyormuþ demirden bâde.. Suretim mi ? -Kandan çehre.. Sen yine de yýkýlma sakýn! “kelimeler, bazýlarý tüyden bazýsý demir seni çünkü dik tutacak bilirim kabzenin, çekicin ve divitin tutulduðu yerden parlayan þiir..” Kelimelerim vardý, evet duâlarým da.. Mâsum olmasa da.. Kelimeler ikiye ayrýlýyordu acýdan sonra, kimisi tüyden kimisi demir, þairin dediði gibi.. Seni dik tutacak; söyleyeyim.. Acýdý kelimelerim.. Kabzem tutuk Semair! Çekiçler baþýma indi Semair, -hastaymýþsýn- duyunca. Bende þiir yok Semâir, divitimde kan var!

‘‘

“Zorlu bir kýþ geçirdim, seninki gibi neftî” rým gelecekti.. Ben öyle hayal etmiþtim.. Manisa’dan BüþKýþým zorluydu, kalp sancýlarýyla geçti bu zemheri.. ranur Abla gelecekti, Sonra Tûbanur Abla gelecekti, Sü Gazel ler döküldü, gazel ler okundu, lâkin dinmedi aþkýn eda gelecekti, Gülnihalim gelecekti bel ki, Vildan Abla zehri.. Bir haber düþerse göðe, durdurabilir mi dehri? Du- bel ki.. Esra Abla gelecekti.. Öyle çok geleceklerdi ki.. Harur zaman, üþür vakit ve dehr delidir artýk!.. Semair nef- yal kurmuþtum, ne diyeyim çocukluk iþte.. Çocuklar çok ti’lik benim yüreðime kalaydý, acýn olmasaydý olmaz mýy- hayal kuruyor Semair.. Sonra ben seni karþýlayacaktým dý? Olmazdý.. Bilirim Rabbin emridir, derd O’ndan ve Ankara’ya geldiðinde, hafýzým diyecektim. Aðlayacaksam derman ancak O'ndandýr. Amennâ demiþtik: “Dönüþ yal- omzunda aðlayacaktým. Sen bana inþirah okuyacaktýn, nýz O’nadýr..” bel ki Sekine.. Sonra o gün sana ne yemek yapmalý diye “beynim her sabah devrimcinin beyniydi düþündüm. Ne giyeceðimi.. Sana ne hediye alacaðýmý.. Eayaklarým donukladý gelgelelim vet, evet kitap almalý en iyisi.. Ne hayaldi.. Sonra ben sesaðlýðýn yerinde mi?” ni Kurtuba’ya kahve içmeye de götürecektim. Ankara’da Beynim her sabah devrimcinin beyni deðildi Semâir, deniz yoktu, sahil kenarýnda dolaþamazdýk. Ama kupkuhem bizim için de yazýlmamýþtý bu þiir.. Ne bilsindi bize u- ru topraða bastýrýrdým kelimelerini.. Çok hayal kurdum yacaðýný bu þiirin, ne bilsindi þâir? ‘beynin’de bir devrimci Semâir.. Ama söz verdin bana! Geleceksin gelmelisin! “E var biliyorum, ama sen ondan daha devrimcisin.. Yýkýlma lif im geleceðim Ýnþal lah dedin”.. Ama yine de yorma sakýn.. Olur mu? Ayaklarým donukladý evet, duyunca rû- kendini.. Elif'in gelir, Silifke’ye.. Olmaz mý? Yorma cânýhum kalbime yýkýldý.. Bir sâralý gibi titredim.. Uyuþtu el le- ný.. Yýkýlma sakýn Semair! rim, uyuþtu f ikrim, beynim.. Gelgelelim saðlýðýn yerinde Hiç þekva duymadým dilinden, kaç vakit olmuþ henüz mi Semair? Semâir söylemedin ki, deseydin Rabbimden duyuyorum hasta olduðunu.. Vefasýzlýk mý cefa mý bileþifa dilerdim.. Semâir gelgelelim akýl saðlýðým yerinde de- medim, yok sayamýyorum yokluðumu.. Affet Semâir.. Afðil, delireceðim. Sen yine de yýkýlma sakýn. fetmesen bile yýkýlma sakýn.. “Yaralarýn kabuðu kolayca kaldýrýlýyor”muþ diyor þair, Vakýf Semâir.. Risâleleri elinden düþürme demiþtin, dühaklý di mi özel amca haklý di mi Semair? þürmedim.. Kalbimin düþtüðü oldu yerlere.. Ama düþme“yaþamak dim, yýkýlmadým. Aðladým, ama yýkýlmadým hiç Semâir.. bizimçün dokunaklý bir þarký deðil ki.” Hadi al eline 25. Lem’a’yý.. Oku Semâir hem hastalýðým Hangi þarký dokunaklýdýr abla, ben her þarkýda aðlýyo- seninkinden ziyâde.. Oku ruhûma, kavlime.. Ben de sana rum. Sesini hatýrlayamýyorum, bir sesi hatýrlamak iste- okuyayým olmaz mý? Amennâ demiþim: “fe hüve yeþfîne” yince de aðlar mý insan? Dokunaklý bir þarkýdan baþkasý diye.. deðil hayat.. Devam etsin þiir ben susayým Semâir.. Hastayýz bel ki, benim kalbim paslý bel ki.. Sen hastasýn “ama budandýkça, fýþkýran da bizleriz bel ki.. Ama hastalýðý veren de O ya Semâir, artýk aðlamaölüyoruz, demek ki yaþanýlacak.” yacaðým. Yýkýlma Sakýn. Budanýrsa insanýn rûhu, budanmaya lüzumlu mudur eHâyâl kurmuþtum Semâir.. 16 Mayýsta bütün dostla - li kolu? Budanmýþ bu rûhu bin Fatihâ paklardý, ben unutrým gelecekti Ankara’ya.. Þenlikdi adý üstünde.. Bütün ab- tum acýdan Semâir harf i mahreci. Fýþkýr Semâir, teskin, la - sabýr her neyse adý.. Duâm bu delirmek çaðýnda lekesizdir, la - kabule þâyandýr Ýnþal lah, Rabbim Ýnþal lah verecek þifayý, sabrý.. Ýnþaal lah verir.. Ama yaþýyoruz Semâir, demek ki ölmeli.. Ölüyoruz, demek ki yaþanýlacak.. Ben böyle þekvaperest iken, Semâir sen neden sükûttasýn? Sen beni dinleme Semâir, yýkýlma sakýn! Çocuklar ablasýz kalmasýn, Al lah’ým? Olmaz mý Al lah’ým? Sen biBilirim Rabbin emridir, derd lirsin Al lah’ým.. Semâiri Þâf î isminle iyi eyle Al lahým.. Yanlýþ kelimeler çýktýysa dilimden affet Rabbim.. HastaO’ndan ve derman ancak yým, hastayým ne dediðimi bilmiyorum Rabbim, ben âkýl O'ndandýr. Amennâ demiþtik: deðilim.. Ben þekva ediyorum Semâir yine de! Kimseden duyma“Dönüþ yalnýz O’nadýr..” dým, duyamadým hasta olduðunu.. Gazete hep gördüðümüz ‘geçmiþ olsun’larda adýný göremedim bir kere! Ben mi kördüm Semâir, yoksa unuttular mý? Eðer öyleyse, eðer unuttularsa Üstadý çaðýracaðým, Üstâdý.. Gelsin tale belerinin hâlini görsün... Eðer unutmadýlarsa nûra kendini adamýþ, bu uðurda eðitiminden, dünyasýndan geçmiþ olan bu Semâiri; dursunlar Semâir’e duaya dursunlar.. Çünkü duâ silâhýmýzdýr, göðümüz, kalbimiz; aklýmýz azýðýmýzdýr! Semâir.. Yýkýlma sakýn! HAMÝÞ: * Fe hüve yeþfîn (Þuâra Sûresi 80) - “Þifa veren de O’dur!” ** Yazýda kullanýlan mýsralar: Ýsmet Özel - Yýkýlma sakýn / erbâin.

Deprem MERVE ÝRÝYARI Yattýðýnýz yerden bir daha kal kamamak, uykuya dalýp bir daha uyanamamak. Gecenin her þeyi örten karanlýðýnda kalmak. Bir daha gün ýþýðýný göremeyecek olmak… Oysa ki sabah iþlerinizi kafanýzda programlayýp yatmýþtýnýz. Gece âniden bir deprem olabileceðini hesaba katmýþ mýydýnýz? Gözlerinizi açtýðýnýzda ya beton yýðýnlarýnýn arasýnda kurtarýlmayý bekliyorsunuz veya yeni bir dünyada açtýnýz gözlerinizi… Bütün yaptýðýnýz plan ve programlar toz olup uçtu. Aklýnýza bile gelmiyor. Toprak altýndaki bedeniniz kurtarýlmayý beklerken; ruhunuzun ýþýðý görme umudu her an azalýyor. Çok para verdiðiniz ve giymeye kýyamadýðýnýz giysileri hiç düþünmüyorsunuz veya sabah yapacaðýnýz iþleri, akþam yapacaðýnýz ve yiyeceðiniz yemeði, dünya ile ilgili hiçbir olay, kiþiler, yer ve zaman hepsi silinmiþ durumda… Ýþte en fazla bir dakika süren deprem bin yýllýk hasar açtý. Konuþamýyorsunuz, haykýramýyorsunuz, “Anne!” diyemiyorsunuz. Deseniz bile kimse duymuyor. Aileniz aklýnýza geliyor, ama hareket edemiyorsunuz. Yaðmur misâli gözyaþlarýnýz çamurla siyahlaþýyor. Yaþayan bir ölü oluyorsunuz… Deprem; yer sarsýlýr binlerce hayat yýkýlýr. Yýkýlan her hayat, her kapanan hayat sandýðý. Hayatýmýzý bir sandýða benzetsek yanlýþ olmaz sanýrým, i -

ELÝF / 13 MART 2010 CUMARTESÝ

GENÇLÝK

ya, hiçbir göze Yakup’unki gibi kara bulutlar inmedi. Hiçbir sine acýyý böylesine mesken eylemedi. Ve hiçbir beþer Yakup gibi teslimiyetle kol kola gezmedi... Kayýptý Yusuf, yoktu ailesi. Ancak o, Züleyha’ya meyletmedi. Yoktu kimsesi, ama nefsinin haykýrýþlarýný gemledi. Yusuf dimdikti, Yusuf dipdiri. Kimsesizdi, ama kimseye boyun eðmedi. Hiçbir kayýp Yusuf ’u kendinden geçirmedi. Yusuf herþeyden öteydi; ama herþey Yusuf ’a beriydi. Çünkü Yusuf tevekküldü, teslimiyetti. Bütün kaybediþlerin sonunda Sonsuz’u buluþ vardý. En güzel þekilde geri dönüþ vardý. Anladý en sonunda anlamlandýramadýðý, anlamsýz sandýðý hayatý. Her yitiþ bitiþ deðil; yeniden baþlamaktý. Ve her baþlamak kaybettiðinden daha güzelini bulmaktý. Duraksadý düþüncenin tam burasýnda. Yusuf... dedi, aktý gözyaþý. Yakup...dedi, sinesi çatladý. O gün aylardan hüzün, günlerden Cumartesiydi. Anladý ki mevsim yaz, sene fark ediþti...

Ve hüzün, yine hüzün... CANSU KARATAÞ Aylardan hüzün, günlerden Cumartesiydi. Yataðýna uzanmýþ boþ bakýþlarla tavaný seyrediyordu. Böylesine acýyla dolu bir kalbin bakýþlarý nasýl bu kadar boþ olabilirdi, anlayamýyordu. Sadece bakýyordu anlamlandýrmak istercesine hayat denilen yaþanmýþlýklarý. Kekremsi bir tat damaðýnda, alabildiðine çiðniyordu mutluluk sanýlan hatýralarý. Eski resimlerdeki kadar içten gülmüyordu hayat insana. Vefalý deðildi sevdicekler satýrlardaki cümleler kadar. Ve hiçbir þey canýný acýtmýyordu insanýn kaybedilen bir dostun yokluðu kadar... Acýsý büyük kayýplarýn büyük olmasýna, ama boþluðu da derin, bakýþlar kef il buna. “Daha dün gibi acýsý yüreðimde, yýllar oldu halbuki derler ya; daha dün kaybettim acýsý sanki yýllardýr tanýþýkmýþýz gibi. Bir yangýn... Ýçinde gözyaþlarým Ýbrahimvari... Derin bir kuyu... Sinesinde hasretim Yusuf gibi...” Duraksadý düþüncenin tam burasýnda. Çekti gözlerini tavandan, yöneldi semaya Ýbrahimvari... Bir imtihan sahnesine konulduðunu anladý, canlar pazarýnda satýlan Yusuf gibi... Sildi gözyaþlarýný; öyle

7

çine her yaptýðýmýz amel leri doldururuz. Týpký bir çeyiz gibi, açýlan sandýklardan güzel olanlar deðerlidir, sevabýmýz olurlar. Kötü olanlar ise leke yaparlar, hiç çýkmayan sandýk lekesi olurlar… Hayat gemimiz ahiret limanýna demir atar. Orada bize lâzým olacak ganimet dolu bir sandýk olmalýdýr. Ýþte çok sevdiðimiz dünya hayatýndan ayrýlýyoruz. Beton yýðýnlarý arasýnda aðlamaktan oluþan çamurlar yüzümüzü tozla kaplamýþ. Sedyede cansýz yatýyoruz. Ruhumuz bedenine bakýyor, ne hayal lerimiz vardý diyor. “Hoþçakal!” diyebiliyor. Veya çýktýðýmýzda bize yardýma koþan birden fazla iyi kalpli yürekler sevgileriyle sarýyor bizi. Etrafýmýza bakýyoruz, ailemizi arýyoruz yýkýntýlarýn arasýnda. Ýþte ne olacaðýný hiç bilmediðimiz bir hayatýn içindeyiz. O zaman anlýyoruz ki önemli olan sadece yaptýðýmýz ibadetler. Amel lerin niyetlere göre olmasý. Niyetimizin her iki dünya için olmasý. Her musîbette bin hayýr aramak; “Neden?” diye sorgulamamak sýnavýn önemli yeri... Bize ne olacaðýný bilmeden geçiyor saatler. Her an ölümümüze bir adým daha yaklaþýyoruz aslýnda. Ölüm bize þah damarýmýzdan daha yakýn olsa da, biz hep çok uzakta görüyoruz. Her gün, her iþimizde öleceðimizi düþünmek bel ki mutlu etmese de bizi, “her nefis bir gün ölümü tadacaktýr.” Büyüklerimizin bir duâsý vardýr. “Allah’ým, hayýrlý ömür, hayýrlý ölüm nasib eyle…” Gördüðüm kadarýyla, içli bir “âmin” diyorum bu duâya…

YENÝ ASYA

Yaðmurlar yaðdýrdýn, gönlümüzün kurak çukurlarýna... Emeðin deðdi! Hissettik zamanýn hârikasýný baþtan ayaða... Nadide, büyük bir ýþýk saçtýn küçücük ruhlarýmýza... Ýlk seni gördük; bu kadar istikrarlý cihad yolunda!... Aynen devam et sakýn durma yarýda! Seninleyiz merak etme; biz her zaman yanýnda... Yalan yanlýþ yok bizde! derdimiz; Allah yolunda cihad etmekte...

Beyda ÖZSOY


Gün batýmýnda boynum bükülür ta uzaklara dalarým. Ve öylece kalakalýrým… Hatta hayalim nereye, ben de oraya giderim. Ve orada emellerime ve elemlerime dair ne varsa onlarla iþtigal eylerim. Belli ki; dünyada ne ile iþtigal, orada onlarla haþir neþir… Bakýyorum dünyamda ne varsa, numuneleri hayalimde. Ýþte o an; hayal ve hakikati birbirine karýþtýrýyorum. Sonra hayalime biniyorum gezintiye çýkýyorum… Bakýyorum ki; her yerde emellerim ve elemlerim… Uzun bir süre yol alýyorum sonra karþýma; bana benzeyen bir suret, “bana bak” diyor. Kemal-i taaccüple hane-i cismime bakýyorum. Her þey sür'atle akýp gidiyor. Med–cezir… Neye baksam, neyi sevsem beni yaralýyor… Neye elimi uzatsam ellerim parçalanýyor. Ve her ayrýlýkta; kalbim buruþan bir mektup misal buruþuyor. Ne geçmiþ zamana gidebiliyor, ne de gelecek zamana söz geçirebiliyorum. Her þey istikamet üzere. Ya ben! Bu gün beni düþünmeye sevk eden gün batýmý ve ölüm. Yarýnýmý deþmeme vesile oluyor. Ýþte; her þeyin nihayet derecede uzak olduðu, ruhumun çekildiði, nefesimin sesinin kesildiði, herkesi korkutan ölüm sessizliði bedenimi sarýp sarmalýyor. Ýþte o an; Ölüme an be an yakýnlaþtýðýmý hissediyorum. Ve hatta sergüzeþti hayatýmýn en karanlýklý, en korkunç gafletle geçen günah günleri, yirmi dört kare önüme seriliyor. Kendimle hesaplaþýyor, kendimle kavga ediyorum. An geliyor kendimden utanýyor, kendimden korkuyor, kendimden kaçýyorum. Ve o an; Dünya ile alâkadar olduðum ipler kopmaya baþlýyor. Hatta umutlarým, ümitlerim, emellerim ama her þey kopmaya baþlýyor. Bana ait ne varsa diyorum. Elemlerden baþka bir þey kalmýyor ellerimde. Kalbim daralýyor, vücudum sarsýlýyor. Dünya ile alâkam kesiliyor. Geçmiþ geliyor. Dehþete kapýlýyorum. Avazým çýktýðý kadar baðýrmak istiyorum, ama nafile… Vücudumu etkisi altýna alan ve hareket kabiliyetimi kýsýtlayan Azrail’in güçlü kollarý vücudumu sarýp sarmalýyor. Ve yanýnda aldatmaz ve aldanmaz ciddî bir adam; “Uyan, aklýný baþýna al! Emellerin bekasýz, elemlerin ruhta baki kaldýðýný... Enaniyetine güvenenin yýldýz böceðine, güvenmeyenin arýya benzeyeceðini” söyleyerek beni sarsýyor. O sarsýntýyla aklým baþýma geliyor ve ayýlýyorum. Köþeme çekiliyor, istiaze ve istiðfar etmeye baþlýyorum. Bir müddet sonra bakýyorum karþýmda yine Azrail! Bu sefer görevi icabý gayet ciddî! Ve yanýndaki aldatmaz ve aldanmaz ciddî adama bakýyorum. Gülümseyerek, ‘hoþ geldin kardeþim’ diyerek kollarýný açýyor. Birdenbire irkiliyorum telefonun çalan sesiyle, sabah ezaný okunuyor. Masanýn üzerinde 17. Söz ve Gençlik Rehberi…

aybars-seker@hotmail.com

mavi den/izlere sevgiler býrakýlýr

dalarken hülyalara ýþýk düþer yüzüne ay sana bakar kayan bir yýldýz sana her akþam cennetin ýrmaklarýnda tertemiz olur kalbin melekler girer rüyalarýna rüzgâr þarkýlar söyler

gülümser yüzün en güzel mevsim gelir çadýr kurar gamzelerine ýþýk sýzar uzak âlemlerden saçýný okþar þefkatle eller kanat açarken ruhun nur ile yýkanýrsýn gülümser yüzün

Yusuf BAL

ýþýk sýzar uzak âlemlerden sevincin göz yaþlarý incitmez seni çadýr kurar gamzelerine düþen çið taneleri salýnýr usulca yapraklar en güzel mevsim gelir bilmezsin sen uyurken gülümser yüzün sana bir bahar gelir kapatýp gözlerini

kanat açarken ruhun saçýný okþar þefkatle eller

kapatýp gözlerini sen uyurken salýnýr usulca yapraklar incitmez seni rüzgâr þarkýlar söyler melekler girer rüyalarýna gülümser yüzün nur ile yýkanýrsýn

Daðlarý oynatabileceklerine inananlar bunu yaparlar. Ýnanmayanlarsa bunu yapamazlar. Ýman insanýn yapma gücünü harekete geçirir. D. J. Schwartz

ÝNANMAK

Son zamanlarda yapýlan ilginç bir bilim araþtýrmasýna göre, olumsuz bilgiyi iþleyen beynin bölümlerinin, yaþlanmayla birlikte çalýþmasý yavaþlarken, öte yandan olumlu bilgi iþlenmesini barýndýrýr ve hatta arttýrabilir. Bu belki de yaþlanmayý dört gözle beklememiz için bir nimettir. Teþekkür Ederim, Dr. R. A. Emmons

YAÞLILIK

Ýnsan dedikleri duvara benzer; Hele suvaklarý dökülsün de gör… Gördüðün her güzele aldanma; Saç aðarsýn, beli bükülsün de gör!.. Âþýk Murat Çobanoðlu

ALDANMA!

Düþünce bir köprü: Kýldan ince, kýlýçtan keskin… Kalabalýklar geçemez üzerinden. Ülkeler asýrlarca habersiz yaþamýþ birbirinden. (…) Bir avuç kelime, kýt'alarý birbirinden ayýrýr. Yer sarsýntýsý gibi uçurumlara köprü atan cümleler de var. Cemil Meriç - Bu Ülke

BÝR AVUÇ KELÝME

Eðer sizden sokaklarý süpürmeniz istenirse Mikelanjelo’nun resim yaptýðý, Beethoven’in beste yaptýðý veya Shakspeare’in þiir yazdýðý gibi süpürün. O kadar güzel süpürün ki; gökteki ve yerdeki herkes durup burada dünyanýn en iyi çöpçüsü yaþýyormuþ desinler. Martin Luther King

YAPTIÐIN ÝÞÝ ÝYÝ YAP

* Dünya herkesi boðacak kadar engin bir denizdir. * Sen talebi terk etsen de, kýsmetin seni terk etmez. * Allah’ý seven baþkasýný neylesin?

ABDÜLKADÝR GEYLANÝ HAZRETLERÝ’NDEN

Hindistan’da yüksek bir daðýn doruðuna yapýlmýþ “Bin aynalý tapýnak” adlý ihtiþamlý bir tapýnak vardý. Günlerden bir gün bir köpek daða týrmandý. Tapýnaðýn merdivenlerinden týrmanýp içeri girdi. Tapýnaðýn bin aynalý salonuna girdiðinde bin tane köpek gördü. Korkarak tüylerini kabarttý. Kuyruðunu bacaklarýnýn arasýna sýkýþtýrdý. Korkutucu hýrýltýlar çýkararak diþlerini gösterdi. Ve bin köpek de tüylerini dikti, kuyruklarýný bacaklarýnýn arasýna alýp korkunç sesler çýkarýp diþlerini gösterdi. Köpek paniðe kapýlarak tapýnaktan kaçtý. O andan baþlayarak bütün dünyanýn tehlikeli korkunç köpeklerle dolu olduðuna inandý. (…) Bir süre sonra bir baþka köpek gelip daða týrmandý. O da tapýnaðýn merdivenlerinden çýkýp bin aynalý tapýnaða girdi. Tapýnaðýn bin aynalý salonuna geldiðinde bin tane köpekle karþýlaþtý ve çok sevindi. Kuyruðunu salladý, neþeyle oradan oraya zýpladý ve köpekleri oynamaya çaðýrdý. Bu köpek tapýnaktan çýktýðýnda dünyanýn dost ve sevecen köpeklerle dolu olduðuna inanýyordu.

BiN AYNALI TAPINAK

Süfyan-ý Sevri’ye “Cahil kimdir?” diye sorulunca, o da þöyle cevap verdi: “Cahil, ihtiyaçlarýný Allah-u Teâlâ’dan isteyinceye kadar O’nu tanýmayan kimsedir. Onun durumu, hükümdarýn evinde bir iþle meþgul olan adamýn durumuna benzer. Hükümdar o adama bir iþ buyurur. O da o iþi býrakýr, hükümdarýn komþularýndan birinin kapýsýna gider. Ondan yemek için bir dilim ekmek ister. Hükümdar bu yaptýðýný bilseydi onu öldürmez miydi? Ona sarayýna girmeyi yasaklamaz mýydý?”

CAHiL KÝMDÝR?

sgunduzalp@yeniasya.com.tr

SELÝM GÜNDÜZALP

OKUDUKÇA

Bezmî

Daðlarý oynatabileceklerine inananlar bunu yaparlar. Ýnanmayanlarsa bunu yapamazlar. Ýman insanýn yapma gücünü harekete geçirir. D. J. Schwartz

 ÝNANMAK

Tevbe ettim ki etmeyem tevbe Tevbeye tevbe-i nasûh olsun

 TEVBE

Deðiþim ancak içeriden açýlabilen bir kapýdýr. Neil

 DEÐÝÞÝM

Biri hakkýnda karar vermeden önce onun ayakkabýlarýný giy ve ay üç defa görünüp kayboluncaya kadar karar verme. Kýzýlderili Atasözü

 ATASÖZÜ

Filozoflardan biri der ki: “Bilgisi eksik bir hekim, halk için vebadýr.” Molla Câmi

 EKSÝK BÝLGÝ

Bebekler büyüklerin anlayacaðý dili bulana kadar pek çok dili denerler.

 BEBEK DERSÝ

Neyi hakir görürsen, iþte tam bununla tanýnýrsýn. Frank Herbert

 HAKÝR GÖRMEK

Olmamýz gereken þeyi, olduðumuz gibi kalarak olamayýz. Max de Pree

 OLMAK ÝSTEDÝÐÝMÝZ

Aya ulaþma umutlarý içindeki insanlar ayaklarýnýn dibinde açan çiçekleri göremez oldular. Albert Schweitzer

 ÇÝÇEKLERÝ GÖRMEK

Balçýktan insana giden yol uzundur. Çoklarý yarý yolda kalakaldýlar. Selahattin Þimþek

 ÝNSAN OLMAK

Ambarýnda hýrsýz bir fare yoksa kýrk yýllýk kulluk buðdayýn nerde? Gazalî

 HIRSIZ FARE!

Toprakta biten güller solar gider; gönülde biten güller ebedîdirler. Mevlânâ

 GÖNÜLDE BÝTEN GÜLLER

Fakirleþirseniz sadaka vererek Allah ile ticaret yapýnýz. Hz. Ali

 ALLAH ÝLE TÝCARET

3

2:36 PM

ABDULBASÝR ÞEKER

Uyu bebek

GENÇ KALEMLER ELÝF / 13 MART 2010 CUMARTESÝ

3/12/2010

Rüya içinde hakikat

6

ELÝF / 13 MART 2010 CUMARTESÝ

siyahbeyaz:Mizanpaj 1 Page 1


Page 1 1:26 PM 3/12/2010 siyahbeyaz:Mizanpaj 1

4 ELÝF / 13 MART 2010 CUMARTESÝ

RÖPORTAJ

Said Nursî'yi gören son þahitlerden Ali Yýlmaz

Mezun olacaðýmýz yýlda, 1958 yýlýnda son sýnýftayýz. Duyduk ki, okul müdürümüz Fevzi Özdemir Hocamýzý Isparta Tugay Camiinin temel atma töreninde ilk harcý koymasý ve duâ etmesi için çaðýrmýþlar. Hocamýz da Üstad’a baðlý olan talebelerden olduðu için, “Üstad burada varken kesinlikle ben bu iþi yapmam” diyor. O zamanki tümen komutaný Tümgeneral Zekai Okan Paþa (ki beþ vakit namazýnda bir paþaydý) hiç tereddütsüz Üstad’ý dâvet ediyor. Bu temel atma töreni ve dâvet olayýný duyunca “Bunu muhakkak görmeliyim. Bakalým askerlerin Üstad’ýmýza davranýþlarý nasýl olacak?” diye meraktan, son dersten sonra koþa koþa temel atma yerine gittim. Aþaðý yukarý mesafe 5 km vardý. Kan ter içinde yetiþtim. Temel atma yerine vardýðýmda konuþmalar yapýlýyordu. Giriþken bir yapým olduðu için hemen en önlere doðru girebildim. O resimde görüldüðü gibi hemen ön tarafa geçtim ve olaylarý gözlemeye baþladým. Resimde Üstad’ýn hemen solunda görünen kiþi Zübeyir Aðabeydir. Zaten Üstad nereye gitse yâver-i has gibi daima yanýndaydý. Zübeyir Aðabey gibi baþka aðabeyler de daima yanýnda bulunurlardý: Bayram Yüksel, Tahiri Mutlu, Mustafa Sungur, v.s. Resimde görüldüðü gibi, saðýmda iki sivil var, onlardan sonra Bayram Yüksel ve onun yanýnda da Üstad. Benim fotoðraf çekildiðinden haberim yok. Merakýmdan en öne geçmiþim olaylarý izliyorum. Cami ile ilgili konuþmalar oldu. Konuþmalar bitince Üstad’ýn eline malayý verdiler ve “Buyurun” dediler.

Ali Yýlmaz: "Resimde görüldüðü gibi, saðýmda iki sivil var, onlardan sonra Bayram Yüksel ve onun yanýnda da Üstad Hazretleri (sol baþta)."

vamlý Üstad’dan bahsederlerdi. “Bediüzzaman hapse girdi, Bediüzzaman Isparta’ya geldi, mahkemeye çýktý...” gibi devamlý bu haberleri duya duya büyüdük. O zamanlar küçüktük tabiî. Benim þuurlu olarak Üstadý ve Risâleleri tanýmam 1951 yýlýnda olmuþtur. 1951 yýlýndan sonra 1960’a kadar 9 yýl devamlý Üstad ile görüþmelerimiz olmuþtur. Görüþmemiz ve konuþmamýz çok kolaydý. Bir arkadaþým vardý. Þu anda profesör olan Zekeriya Kitapçý. Ýmam hatipte hem sýnýf, hem de sýra arkadaþlýðý yaptýk. Çok güzel yazý yazardý. Osmanlýca yazý kabiliyeti vardý. Bunun için devamlý aðabeylerle görüþürdük onun vasýtasýyla. Özellikle Hüsrev Aðabeyin tevafuklu Kur’ân’ý yazarken devamlý teþrik-i mesaisi olurdu. Âyetlerin tanziminde, tertibinde onlara yardým ederdi. Ýþte bu arkadaþýn sayesinde istediðimiz zaman gider, ziyaret ederdik Üstad’ý. Bizim dýþýmýzdaki insanlar kolay görüþemezlerdi. Devamlý tarassut ve gözetim altýnda ve hasta olduðu için.

 Üstad ile özel bir hatýranýz oldu mu?

Dediðim gibi, devamlý görüþürdük ve duâsýný talep ederdik. O da bize duâ ederdi. Dýþarýda gezmeye arabayla þoförü olan Ceylan Çalýþkan’la çýktýðýnda ben köye gidip gelirken (bizim köy merkeze çok yakýn olduðundan) dýþarýda, kýrlarda Üstad’la karþýlaþýrdýk. Karþýlaþtýðýmýzda bize el sallar ve duâ ederdi. Bunun dýþýnda, Cuma günleri Cuma namazýna Isparta Merkez Ulu Camiine gelirdi. O zaman biz okuldan bütün öðrenciler sýrayla küçük sýnýflar önde, büyük sýnýflar arkada olmak üzere bütün okul Cuma’ya giderdik. Orada da birçok kereler görmüþ olduk.

 Eski baský Tarihçe-i Hayat kitabýnda bir temel atma merasim resmi var ve orada siz de varsýnýz. O günkü olaylarý anlatýr mýsýnýz?

Isparta Tugay Camii temel atma merasiminde yaþananlarý anlatýyor M. FAHRÝ UTKAN

Eski baský Tarihçe-i Hayat’ta da bulunan resimde Isparta Tugay Camii temel atma töreninde daire içine aldýðým genç Ali Yýlmaz’dýr. O zaman Isparta Ýmam Hatip Okulu’nda okuyan Ali Yýlmaz Hoca 1967–68 öðretim yýlýndan beri Ýzmit’te öðretmenlik görevinde bulunmuþ ve þu an emekli olarak yine iman, Kur’ân hizmetlerinde hayatýna devam etmektedir. Ýzmit Yeni Asya büromuzda gerçekleþtirdiðimiz röportajýnda þunlarý anlattý.

 Sizi tanýyabilir miyiz?

1936 yýlýnda, Isparta merkez köylerinden Deregümü Köyünde doðmuþum. 1948’de ilkokulu bitirdim. O yýllarda Kur’ân kurslarý yasaktý bildiðiniz gibi. 1946 yýlýndaki seçimlerde Halk Partisi kaybettiði halde, kazanmýþ gibi gösterildi. Fakat Hasan Saka’nýn istifasý üzerine Türk Tarihi ve Ýslâm Kavimleri Tarihi profesörü olan Þemsettin Günaltay baþbakan olduktan sonra, Kur’ân kurslarý ve 8 aylýk imam-hatip yetiþtirme kurslarý açýlmaya baþlamýþtý. Bu kurslara ortaokul mezunlarýný alýyorlardý. (Þemsettin Günaltay Demokrat Parti iktidarýna kadar baþbakanlýðýný sürdürmüþtür.) Memlekette imam kalmamýþtý o yýllarda. Ezanlar Türkçe okunuyordu, bütün millet gökten nur yaðacak diye beklediði bir dönemde, ilkokuldan sonra Isparta merkezde 1948 yýlýnda hafýzlýða baþladým. Orada hocamýz Nurettin Kutlu Savaþ vardý. Hafýzlýða baþladýk, 1, 2, 3 derken biz hafýzlýða devam ediyorduk. 1950 seçimleri yapýldý. Demokrat Parti iktidara büyük bir çoðunlukla geldi. 1951–52 yýlýndan itibaren Türkiye genelinde 7 adet Ýmam Hatip Okulundan biri olan Isparta Ýmam Hatip Okulu da açýldý. Biz de Kur’ân kursu hocamýz Nurettin Kutlu Savaþ’ýn teþviki ile baþladýk okumaya. Bir sene daha devam etseydim, hafýz olacaktým. Bu okullar ilk açýldýðýnda orta kýsmý 4 yýl, lise kýsmý 3 yýl olmak üzere 7 yýl idi. Lise muâdili ve yedek subay hakký verilmiþti. O zaman Millî Eðitim Bakaný Tevf ik Ýleri idi. Kökten temiz bir aileden gelen bir insandý. 1958–59 öðretim yýlýnda mezun oldum. Yüksek Ýslâm Enstitüleri de açýlmýþtý ayný dönemde. Ýslâm Enstitülerini açan bakan yine Tevf ik Ýleri’ydi. 1950’den sonra iþler, yani memleketin görüntüsü deðiþmeye baþladý. Hani derler ya, iki türlü alacakaranlýk vardýr. Biri sabah vaktindeki alacakaranlýk, biri de akþama doðru olan alacakaranlýk. Birincisinde karanlýktan sonra aydýnlýk gelir, diðerinde ise daha koyu bir karanlýk gelir. 1950’den önceki durum akþama doðru olan karanlýða benzetilebilir. Bunlar tabiî ki dinî eðitim yönünden yapýlan bir kýyaslamadýr.

 Üstad ile ilk ne zaman görüþtünüz?

1951 yýlýnda Ýmam Hatip’e baþladýktan sonra Isparta’ya devamlý gidip gelmelerimizde Üstad’ý görmeye baþladýk. Ýlkokulda ve Kur’ân kursunda iken babalarýmýz bize de-

Üstad Zübeyir Aðabeyle birlikte temele indiler. Ýlk harcý Üstad koydu. Merasim bitti ve daðýldýk. Akabinde bildiðiniz gibi çok acý bir olay yaþandý. 27 Mayýs Ýhtilâli oldu. Ýhtilâlin akabinde bu tür subaylar, generaller emekliye sevk edildiler. Ýhtilâl’den 2 ay evvel de zaten Üstad vefat etmiþti bildiðiniz gibi. Ýhtilâl sýrasýnda biz Ýstanbul’da Yüksek Ýslâm Enstitüsünde birinci sýnýftaydýk. Yine Zekeriya Kitapçý ile beraberiz. Hatýrladýðým kadarýyla, 1960 yýlý Mart ayýnýn 10–20 arasýydý zannederim, Üstad Ýstanbul’a geldi. Fazla durmadan Ankara’ya geçti. Ankara’ya geçmesinin sebebi, hükümeti ikaz etmekti. Çünkü o sýralarda artýk hükümete karþý gösteriler baþlamýþtý. Ankara’ya geldiðinde o zamanki Ýçiþleri Bakaný Namýk Gedik, Üstad’ýn Ankara’ya girmesine izin vermiyor. O da mecburen Urfa’ya doðru yola çýkýyor. 23 Mart’ta da Üstad’ýn vefat haberi geliyor. Üzüldük tabiî. Hatýrlarsanýz Ýhtilâl’den sonra öðrenciler Namýk Gedik’i pencereden attýlar ve intihar süsü vermiþlerdi. 1960 Temmuz ayýnýn 11–12. günlerinde hemen bütün gazetelerde ayný baþlýkla bir haber yayýnlandý: “Bediüzzaman’ýn cesedi Urfa’dan bir semt-i meçhule götürüldü.” Bu olayýn teferruatýný birçok hatýralarda okumuþsunuzdur. Kardeþi Abdülmecid Ünlükul’un hatýralarýnda anlatýldýðý gibi, Isparta’ya getiriliyor. “Selvi aðaçlarýnýn olduðu yere gömdük” diyor. 2003 yýlýnda Isparta’da bir vesileyle bulunduðumda, hastane bahçesinden ilerilere bakarken, Abdülmecid Ünlükul’un hatýralarý aklýma geldi. Ona göre baktýðýmda Isparta Mezarlýðýný tarif ettiðini anladým. Ama biz biliyoruz ki Üstad kabrinin bilinmesini istememiþ, “Birkaç kiþiden baþkasý bilmeyecek” diye vasiyeti var. Onun için daha önce hiç merak etmemiþtim. Fakat hastane bahçesinden bakarken kardeþinin tarif i ile benzerlik kurunca meraktan bir gidip bakayým dedim. Mezarlýk duvarý etrafýnda gezerken iki çeþme dikkatimi çekti. Ýkisi de akýyor. Ankara plâkalý bir araba var. Nur yüzlü bir zât ile yanýnda her halde oðlu olacak bir kiþi var. Merak ettim, yanlarýna gittim, selâm verdim; “Hayrola bey amca, sebeb-i ziyaretiniz nedir?” dedim. “Üstad’ý ziyarete geldik” dedi. ”Allah Allah, Üstad’ýn kabri bilinmiyor ki. Ben buralýyým, ben bile bilmiyorum” dedim. “Olur mu evlâdým, bak iki çeþme var, iþte bunlarýn yanýndaki kabir Üstad’ýn kabri” dedi. Adamýn dediði yerde üç kabir var. Ýki yandaki kabirler de kimin olduklarý yazýlý. Ortadakinde isim yok. “Ýþte bu ortadaki kabir” dedi. Ben hâlâ ýsrar ediyorum, kabrin bilinmediðini, o da o kabir olduðunda ýsrar ediyordu. Adamýn kim olduðunu bilmiyorum. Orada sormayý unuttum. Daha sonra aðabeylere sordum, “Evet doðru, orasý” dediler. “Ancak” dediler “Burasý bilinince, Üstad’ýn naaþý tekrar taþýndý (kesin olarak bilinmemekle beraber Barla veya Sav’a.)” Hiç aklýmda, hayalimde olmadýðý halde böyle bir olay baþýmdan geçti iþte.

Üstad’la ilgili baþka hatýralarýnýz var mý?

Çok enteresan hadiseler var. Meselâ Vahþi Þaban Aðabeyle ilgili bir tane var. Zekeriya Kitapçý ile beraber Vahþi Þaban Aðabeyin köyüne gittik. O anlattý. Bizi misaf ir etti. Ýnönü’nün muhafýz alayýnda görev yapmýþ. Neþeli bir aðabeyimizdi. Üstad ile bir konuþmalarý esnasýnda, Üstad’a “Ben vahþi bir adamým” deyince, Üstad da “Sen vahþi olamazsýn, esas ben vahþiyim” diyor. Baþka bir olay da þu; Üstad su almaya bir gün Vahþi Þaban’ý yolluyor. Biraz oyalandýðý için geç kalýyor. (Üstad bu tür iþlerde saat tutarmýþ.) “Keçeli, sen bu iþi beceremeyeceksin, senden baþkasýna vereyim bu görevi” demiþ. Bunlarý anlatmýþtý bizlere. Baþka bir hatýra; bir gün aðabeylerle ders yapýp oturur-

ELÝF / 13 MART 2010 CUMARTESÝ

RÖPORTAJ

5

Dipnotlar: 1- Konya, Isparta, Adana, Maraþ, Ýstanbul, Kayseri ve Ankara.; 2- Þifâ-i Þerif, Endülüslü Ýslâm âlimi Kadý Ýyaz tarafýndan yaklaþýk bin yýl önce (1304 yýlýnda) kaleme alýnmýþtýr. Hz. Peygamber’in þemâili, davranýþ örnekleri, olaylar karþýsýndaki tutumlarý ve belli baþlý özelliklerini ele alan eser, alanýn baþucu kitaplarý arasýnda gösterilmekte. Kitabýn baþlýca özelliði ise hadisler, âyetler ve çeþitli sahih rivayetlerin ilgili konu baþlýðý altýnda (Hz. Peygamber’in vefakârlýðý, zühdü, þecaati vb.) sýnýflandýrýlarak belli bir bütünlüðe sahip olmasý.

Üstad’ýn Ankara’ya M. Kemal tarafýndan çaðrýlmasý olayýndan bahsederdi. Olaylarýn iç yüzünü bilen bir kiþiydi. “Önce bizi el üstünde tuttular, sonra adeta bir kenara koydular ve yüzümüze bakmadýlar” diyordu. H. Basri Çantay ile beraber ayný zamanda Þifa-ý Þerif2 isimli kitabýn incelemesinde de bulunduk. 1965 yýlýndan 1967’ye kadar yedek subay olarak Ankara’da görev yaptým. Askerlik görevi bittikten sonra o sene yeni olarak açýlan 21 yeni imam hatip lisesinden biri olan Ýzmit ÝHL’ye tayin edildim. 1997’ye kadar görevde bulundum ve emekli oldum.

 Hasan Basri Çantay’ýn Üstad hakkýndaki görüþleri nasýldý?

mezun olduktan sonra, Ankara ÝHL’ye depo tayinim çýktý. Orada 1 ay kaldýktan sonra, Balýkesir ÝHL’ye tayin oldum. 1965’e kadar burada görev yaptým. Bu okulda, bir þans olarak saydýðým, Hasan Basri Çantay Hoca ile beraber çalýþtým. Her hafta külliye dedikleri yerde sohbetlerine katýlýrdýk. Üstad Bediüzzaman nasýl ki Doðuda savaþa katýlmýþ, H. Basri Çantay da Ege bölgesinde savaþlara katýlmýþ. O günkü olaylarý anlatýrdý.

Ýzmit Yeni Asya büromuzda kendisiyle röportaj gerçekleþtirdiðimiz Ali Yýlmaz Hoca, 1967–68 öðretim yýlýndan beri Ýzmit’te öðretmenlik görevinde bulunmuþ ve þu an emekli olarak yine iman, Kur’ân hizmetlerinde hayatýna devam etmekte.

ken, “Evlâtlarým, kardeþlerim beni kendi halime býrakýn” diyor. Aradan 5–10 dakika geçiyor, tekrar aðabeylerin yanýna geliyor. “Þimdi, on bir tane serçe kuþu pencerenin önüne dizildi, Ýnþallah hayýrlý bir haber gelecek” diyor. O anda da on bir tane Nur Talebesi hapiste imiþ. Üstad’ýn konuþmasýndan kýsa bir süre sonra kapý vuruluyor. O on bir kiþinin serbest býrakýldýðýna dair bir telgraf geliyor. Bütün bu hatýralarý biz aðabeylerden dinledik. Bizzat Üstad’tan deðil. Çünkü ben gündüzleri okulda oluyor; geceleri eve, köye dönüyordum.

 Üstad’ý ziyaretinizde sizi nasýl karþýlardý?

O yýllarda bildiðiniz gibi, Üstad çok hasta ve rahatsýzdý. Biz ziyaret için yanýna gittiðimizde elini öperdik, fakat yüzüne hiç bakmazdýk. (Yüzüne direkt bakýlmasýndan rahatsýz olduðunu biliyorduk.) Bize duâ ederdi. Bakýþlarý çok keskindi.

 Zübeyir Aðabeyin davranýþlarý nasýldý?

Üstad’a en sadýk, sadakatli, en baðlý, en çok seven biriydi, hiç yanýndan ayrýlmazdý. Nerede görsem, hep yanýnda ve saðýnda dururdu. Yaveriydi adeta, sað koluydu Üstad’ýn.

 Baþka aðabeylerle teþrik-i mesainiz, sohbetiniz oldu mu?

Bayram Yüksel, Tahiri Mutlu, Zübeyir Gündüzalp, Ceylan Çalýþkan gibi aðabeylerle konuþtuðum olmuþtur, fakat daha çok (Zekeriya Kitapçý ile birlikte olduðumuz için) Hüsrev Aðabeyin yanýna gider, onun sohbetlerine katýlýrdýk.

 Ýzmit’e ne zaman geldiniz?

1963 yýlýnda, Ýstanbul Yüksek Ýslâm Enstitüsü’nden


siyahbeyaz:Mizanpaj 1

3/12/2010

3:34 PM

Page 1

11

DÜNYA

YENÝASYA / 13 MART 2010 CUMARTESÝ

Belçika 18 imama maaþ veriyor

HABERLER

ADALET BAKANI AÇIKLAMA YAPTI: 75 CAMÝNÝN RESMEN TANINDIÐI ÜLKEDE 18 ÝMAMA MAAÞ ÖDENÝYOR. FEDERAL Milletvekili Hilal Yalçýn’ýn mecliste yönelttiði soru üzerine cevap veren Adalet Bakaný Stefaan De Clerck, Belçika’da sadece 18 imamýn maaþa baðlandýðýný duyurdu. 75 caminin resmen tanýndýðý Belçika’da kaç din görevlisinin devletçe maaþa baðlandýðý sorusunu yönelten Hilal Yalçýn’a cevap Adalet Bakaný Stefaan De Clerck’den geldi. Adalet Bakaný, 16’sý Valon bölgesinde olmak üzere toplam 18 imamýn maaþýnýn bakanlýk tarafýndan ödendiðini kaydetti. Bakan De Clerck, sürece dair önce bölge yönetimlerin dinî toplumlara ait camileri tanýmalarý gerektiðini, sonrasýnda ise Belçika Müslüman Temsil Kurumu (E-

xecutif)’nun söz konusu camilerde vazifeli imamlarý atamasýndan sonra, bakanlýðýn maaþ ödemeye baþladýðýný söyledi. Federal Milletvekili Hilal Yalçýn, “Flaman bölgesinde söz konusu maaþ ödemeler noktasýnda ciddî bir geriliðin olduðu görülüyor. Bu da sanýrým, bu bölgenin Valonlara karþý daha aðýr bir tanýnma süreci uygulamalarýndan kaynaklanýyor. Ayrýca Ýslâm Fakültesi Projesi’nin hâlâ hayata geçirilememiþ olmasý da uzun vadede sorun olmaya devam ediyor. Exucutif’in bu konu hakkýnda federal hükümetle ortak çalýþma içine girmesi gerekiyor” þeklinde konuþtu. Brüksel / cihan

BAÞÖRTÜLÜ ÖÐRETMEN GÖREVÝNE GERÝ DÖNDÜ

Adalet Bakaný Stefaan De Clerck

BELÇÝKA’NIN Charleroi þehrinde belediyeye ait bir okulda baþörtülü olduðu gerekçesiyle iþten atýlan matematik öðretmeni, yerel mahkemenin okul yönetimini haklý bulmasýna raðmen temyize baþvurarak iþine döndü. RTBF televizyonunun haberine göre, mesleðe ayný okulda 3 yýl önce baþörtülü olarak baþlayan öðretmenin okulla iliþiði, “derslere baþörtülü girdiði” gerekçesiyle geçen yýl Eylül ayýnda kesildi. Baþvurduðu Charleroi mahkemesinin, Belçika millî eðitim sistemindeki “tarafsýzlýk” ilkesi gereðince okul yönetimini onaylamasý üzerine, dâvâ Mons temyiz mahkemesine taþýndý. Üst mahkeme, nihaî kararýnda, okulun, eðitim bakanlýðý yerine belediyeye baðlý olmasý dolayýsýyla tarafsýzlýk ilkesini öngören yönetmeliðe tabi olmadýðýna hükmetti. Mahkeme kararýnda, Belçika’nýn Fransýzca eðitim yapan ve eðitim bakanlýðýna baðlý olmayan okullarýnda öðretmenlerin, “görüþlerini öðrencilerine empoze etmemek þartýyla her türlü dinî sembol taþýyabileceði” belirtildi. Brüksel / aa

Küresel petrol talebi artacak

 ULUSLARARASI Enerji Ajansý (IEA), küresel petrol talebinin bu yýl özellikle Çin olmak üzere Asya ül kelerinde ekonomik faaliyetlerin artmasý dolayýsýyla yükseleceðini bildirdi. Paris merkezli IEA, aylýk petrol raporunda, küresel petrol talebinin bu yýl günlük ortalama 86,6 milyon varil ya da 2009 yýlýna göre günlük 1,6 milyon varil fazla olacaðýný açýkladý. IEA, Þubat ayýnda açýkladýðý raporda, 2010 yýlý için günlük petrol talebini 86,5 milyon varil o larak tahmin etmiþti. Paris / aa

Pakistan’da çifte intihar saldýrýsý

 PAKÝSTAN’IN Lahor þehrinde iki intihar saldýrýsý düzenlendiði, saldýrýlarda 20 kiþinin öldüðü bildirildi. Asker ve po lis yetkilileri tarafýndan yapýlan açýklamada, iki intihar komandosunun askerî araçlara saldýrdýðý belirtildi. Polis yetkilisi Muhammed Þefik, Lahor’da gazetecilere yaptýðý açýklamada, saldýrýlarda 50’den fazla kiþinin de yaralandýðýný, ölü sayýsýnýn artabileceðini ifade etti. Þefik, 15 saniye arayla düzenlenen saldýrýlarda ölenler arasýnda askerlerin de bulunduðunu vurguladý. Lahor / aa

Çin’den ABD’ye raporlu cevap

 ÇÝN yönetimi, ABD Dýþiþleri Bakanlýðý tarafýndan her yýl yayýnlanan insan haklarý raporuna yine bir raporla karþýlýk verdi. Çin Devlet Konseyi basýn bürosu tarafýndan açýklanan ve bu yýl 11. kez yayýmlanan “ABD’nin Ýnsan Haklarý Sicili” baþlýklý raporda, ABD’nin kendisini “insan haklarý hakimi olarak gördüðü” ve “ABD Dýþiþleri Bakanlýðý’nýn raporunda, kendi sýnýrlarý içindeki insan haklarý durumunun görmezden gelindiði” ileri sürüldü. Çin’in hazýrladýðý raporda, ABD’ye “kendi ül kesindeki insan haklarý karnesinin son derece kötü olduðu ve dünyada meydana gelen birçok insan haklarý felâketinin baþlýca kaynaðý olduðu” suçlamasý da yapýldý. Raporda uzun zamandýr kendini “dünya insan haklarý polisi” olarak gören ABD’nin, bu konuyu “diðer ül kelerin içiþlerine müdahale etmek, imajlarýný zedelemek için ve kendi stratejik hedeflerine ulaþmakta siyasî bir araç olarak kul landýðý” savunularak, bunun ABD’nin çifte standart uyguladýðýný gösterdiði görüþüne yer verildi. Pekin / aa

BM: Gazze ablukasý Ýsrail’in de çýkarýna olmaz

 BÝRLEÞMÝÞ Mil letler’in Ýnsanî Ýþler ve Acil Yardýmlar Koordinatörü John Holmes, beþ günlük Ortadoðu gezisinin ardýndan basýna deðerlendirmelerde bulundu. Ýsrail’in Doðu Kudüs’teki yerleþim birimlerini ‘yasadýþý’ olarak nitelendiren John Holmes, Filistinlilerin bu yasadýþý uygulamalar sebebiyle sinirli ve kederli olduðunu ifade etti. Holmes, bölgenin beklentileri açýsýndan bu kederi kendisinin de paylaþtýðýný ifade etti. Ýsrail’ Gazze ablukasýný kaldýrmasý çaðrýsý yapan Holmes, “Gazze’nin yarý açýk cezaevi haline gelmesi bölge hal kýnýn geliþmesine sekte vuruyor. Bu gidiþ, Ýsrail’in de çýkarý na olmayacaktýr” ifadelerini kul landý. Gazze hal kýnýn hâlâ yüzde 80 oranýnda dýþarýdan gýda yardýmýna ihtiyaç duyduðunu belirten BM yetkilisi, saldýrýlarýn yerle bir ettiði bölgede yeniden yapýlanmanýn ise en acil ihtiyaç olduðuna dikkat çekti. New York / cihan

Vatikan Büyükelçisi: Yeni bir dil oluþturulmalý

Amr Musa’nýn yerine yine bir Mýsýrlý gelecek

 MISIR Dýþiþleri Bakaný Ahmet Ebul Geyt, önümüzdeki yýl ortalarýnda gö rev süresi bitecek olan Arap Birliði Genel Sekreteri Amr Musa’nýn yerine gelecek ismin de Mýsýrlý olacaðýný söyledi. Ebul Geyt, Arap Birliði genel sekreterliðinin üye ül keler tarafýndan sýrayla üstlenilmesi gerektiði yönündeki iddialara da karþý çýktý. Geyt, “Arap Birliði’nin genel merkezi Mýsýr’dadýr ve dolayýsýyla da teþkilâtýn daha rahat çalýþmasý için genel sekreter de Mýsýrlý olmalýdýr. Bu konuda zaten üye ül keler arasýnda bir görüþ birliði vardýr” diye konuþtu. Mýsýr eski Dýþiþleri Bakaný olan Amr Musa 2001 yýlýnda teþkilâtýn baþýna seçilmiþti. Kahire / cihan

BM Ýnsanî Ýþler ve Acil Yardýmlar Koordinatörü John Holmes.

Ordudaki reform çalýþmalarýný Savunma Bakaný Anatoli Serdyukov gerçekleþtiriyor. 2007'de bin 100 olan general ve amiral sayýsý 340'a kadar indirildi.

RUSYA, ORDUDAKÝ HANTALLIÐI ATIYOR RUSYA ORDUSUNDA GÜNÜMÜZE UYGUN MODERNLEÞME HAMLELERÝ DEVAM EDÝYOR. ÜST DÜZEY KOMUTAN SAYISINDA YÜZDE 60'LIK ÝNDÝRÝME GÝDÝLECEK. RUSYA ordusunda modernleþme ve yeniden yapýlandýrma çalýþmalarý hýzla devam ediyor. Hedef daha teknolojik ve hareket kabiliyeti yüksek orduyu oluþturmak. Buna göre Rusya ordusu 2012 yýlýna kadar 1 milyon 340 binden 1 milyona, general ve amiral sayýsý da bin 100’den 200’e çekilecek. Üst düzey komutan sayýsýnda da yüzde 60’lýk bir indirime gidilmesi planlanýyor. Devlet Baþkaný Dmitri Medvedev ve Baþbakan Vladimir Putin’in üzerinde mutabakat saðladýklarý reform çalýþmalarýný Savunma Bakaný Anatoli Serdyukov gerçekleþtiriyor. Orduda deðiþim sürecini hýzlandýran bakan, üç yýlda 500’den fazla general ve amiralin ordu ile iliþiðini kesti.

Bunlarýn büyük bir çoðunluðu erken emekliye sevk edilirken, bir kýsmý da görevini kötüye kullanma, yolsuzluk ve ihmal gibi suçlar sebebi ile ordudan ayrýlmak zorunda kaldý. Nezavisimiya Gazeta’nýn haberine göre Savunma Bakaný Anatoli Serdyukov projenin mimarý. Rusya’da Þubat 2007’de orduda toplam bin 100 general ve amiral vardý. Gerçek rakam ise 850 idi. Son üç yýlda gerçekleþen indirimlerle bu rakam 340’a çekildi. Ancak, Rusya Savunma Bakanlýðý basýn sözcüsü Aleksey Kuznetsov orduda general ve amiral sayýsýnýn önemli oranda azaldýðýný kabul ederken, 340 sayýsýný doðrulamýyor. Devlet Baþkaný Medvedev orduda

T. C. KADIKÖY 3. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ TAÞINIRIN AÇIK ARTIRMA ÝLANI 2010/497 Bir borçtan dolayý hacizli bulunan ve aþaðýda cins, miktar ve kýymetleri yazýlý mallar sa týþa çýkarýlmýþtýr. Birinci artýrma 31.03.2010 saat 11:00 - 11:10 arasýnda KADIKÖY SUADÝYE TRAFÝK VAKFI OTOPARKI adresinde yapýlacak ve o gün kýymetlerinin % 60’ýna istekli bulunmadýðý takdirde 05.04.2010 günü ayný yer ve saatte 2. artýrmanýn yapýlarak satýlacaðý; þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin % 40’ýný bulmasýnýn ve satýþ isteyenin alacaðýna rüç haný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve payla rýn paylaþtýrma giderlerini geçmesinin þart olduðu; mahcuzun satýþ bedeli üzerinden alýnacak %... KDV’nin alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin Ýcra dosyasýndan görülebileceði, gideri verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði, fazla bilgi almak iste yenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasiyle Müdürlüðümüze baþvurmalarý ilan olunur. 09.03.2010 Takdir Edilen Deðeri Adedi CÝNSÝ (Önemli nitelik ve özellikleri) Lira Krþ 30.000,00 YTL 1 34 UA 1948 PLAKALI 2008 MODEL KIRMIZI RENKLÝ SSANGYONG ACTYON SPORTS A200 SXDI 20 4x2 GA T QÝ MODEL KAMYONET 24.250. KM’DE. 2 ANAHTAR VE RUHSAT MEVCUT, MUHTELÝF’YERLERÝNDE ÇÝZÝKLER VAR. B: 15706

reform süreci ile ilgili geçen ay sonunda Savunma Bakanlýðý’nda üst düzey komutanlarla birlikte geniþ katýlýmlý bir toplantý yaptý. Ordunun yapýlanmasýnda dört katmanlý yapýdan, daha aktif olan üç katmanlý yapýya geçiliyor. Askerî uzmanlara göre son 150 yýldýr Rusya ordusunda bu çapta bir deðiþim ilk kez gerçekleþiyor. Her an savaþa hazýr olacak askerî birlikler tam kapasite hareketli hale getiriliyor. Rusya 2020 yýlýna kadar geçerli olacak yeni askerî doktrini de kabul etmiþ durumda. Yeni doktrinde NATO’nun geniþlemesi ve füze kalkaný programý birinci tehdit olarak görülürken, nükleer önleyici saldýrý gerçekleþtirilebileceði vurgusu yapýlýyor. Moskova / cihan

Papa’dan Tantavî için taziye ROMA Katolik Kilisesi’nin lideri Papa 16. Benediktus, Mýsýr’ýn en yüksek dinî otoritesi El Ezher Þeyhi Muhammed Seyyid Tantavi’nin vefatý dolayýsýyla taziye dileðinde bulundu. Papa 16. Benediktus’un taziye dileðini iletmek üzere, Vatikan Devlet Sekreteri (Baþbakan) Kardinal Tarcisio Bertone tarafýndan El Ezher Üniversitesi yetkililerinden Þeyh Muhammed Abdülaziz Vasýl’a hitaben bir mesaj gönderildiði açýklandý. Kardinal Bertone, konuya iliþkin mesajýnda, “Papa, önemli bir þahsiyet olmasýnýn yaný sýra Müslümanlar ile Katolikler arasýndaki diyaloða uzun süre katký saðlamýþ bu dini lideri hayýr la yad etmektedir” cümlesini kul landý. Vatikan / aa

 TÜRKÝYE’NÝN Vatikan Büyükelçisi Prof. Dr. Kenan Gürsoy, her medeniyetin kendi geleneklerinin temelindeki evrensel mahiyet taþýyan deðerleri fark etmesi gerektiðini belirterek, “Bu çerçevede, hem kendisinden kaynaklanan, hem de evrensel ufku olan bir etik bilinçle yeni bir dil oluþturmalýyýz” dedi. Büyükelçi Gürsoy, Roma’da Senatoda düzenlenen “Müþterek alaný bulmak: Sivil otoriteyle iliþkiler açýsýndan Hýristiyanlar ve Müslümanlar” baþlýklý konferansta yaptýðý konuþmada, “Müþterek alaný, üniform yani tek biçimlilik olarak deðil, tam tersine karþýlýklý etkileþimi içeren ortak iletiþim alaný biçiminde algýlamalýyýz” diye konuþtu. Gürsoy, her medeniyetin diðer medeniyetlerle birlikte ortak bir inþa süreci içinde var olmasý gerektiðine iþaretle, sözlerini þöyle sürdürdü: “Farklý medeniyetlerin mensuplarý olarak, müþterek bir üst medeniyete doðru nasýl yükseleceðimizi konuþalým. Her medeniyetin, bir þahsiyetlilik alaný þeklinde kendisini fark etmesi gerekir. Þahsiyet bir inþa sürecidir, donup kalmak deðildir. Þahsiyet, öteki þahsiyetlerle birlikte var olmaktýr. Þahsiyetlilik olarak fark edilen her me deniyet, kendisini ayný zamanda bir etik alan, bir ahlâkî deðerler alaný olarak da fark edecektir.” Türk tasavvuf geleneðinde insanlarýn yekdiðerlerinin aynasý gibi algýlandýðýný kaydeden Gürsoy, “Öteki medeni yetlerle birlikte ortak bir inþa süreci içinde var olmak, ancak ve ancak bir medeniyetin öncelikle kendini kendisi kýlan ve geleneklerinin temelindeki evrensel mahiyet taþýyan deðerlerini fark etmesiyle mümkündür” diye konuþtu. Roma / aa

Rachel’in hayatý Türkiye’de sahnelenecek

 DÜNYA genelinde sahnelendiði birçok ül kede ilgiyle izlenen tiyatro oyunu “Benim Adým Rachel Corrie” Türkiye’de ilk defa Antakyalýlarýn karþýsýna çýkacak. 2003 yýlýnda Filistinli bir ailenin yok edilmesini önlemeye çalýþýrken Ýsrail’in askerî bir buldozeri tarafýndan ezilerek ölen Amerikalý genç kýz Rachel Corrie’nin günlüklerinden ve mektuplarýndan derlenen, dünya genelinde sahnelendiði ülkelerde yoðun ilgiyle izlenen “Benim Adým Rachel Corrie” adlý tiyatro oyunu, Türkiye’de ilk defa Antakyalý san'atseverlerin karþýsýna çýkacak. Tiyatro o yunu Türkiye genelindeki ilk gösterimini, 19 ve 20 Mart’ta saat 19:30’da, 21 Mart’ta 14:00’te matine, 19:30’da suare olarak Antakya’da Meclis Kültür Merkezi’nde yapacak. Hatay / cihan

Türkiye ve Diaspora ortak bir yol bulmalý

 THE Economist dergisi, Ermeni iddialarýna iliþkin haberinde, Türkiye ve Ermeni diasporasýnýn ortak bir yol bulma konusunda harekete geçmeleri gerektiðini aktarýyor. Haberin baþýnda Ermenistan’ýn kendi iddialarýna iliþkin uluslar arasý alanda baþarý elde ettikleri hissine sa hip olduklarýný yazan dergi, buna karþýn Türkiye’nin kýzgýn olduðu ve bu haliyle ABD’nin Ýran konusundaki ta leplerine ise sýcak bakmadýðý yorumunu yaptý. Dergi, ABD’nin Türkiye ile aralarýnda yükselen tansiyonu düþürmeye çalýþtýðýný ancak bazýlarýna göre Obama’nýn seçim döneminde verdiði sözlere sadýk kalmaya çalýþtýðýna dikkat çekti. Türkiye’nin kýsa bir küskünlük döneminin ardýndan Namýk Tan’ý tekrar Washington’a göndereceðini yazan The Economist, büyükelçinin bu sefer tasarýnýn Temciler Meclisi’ne gelmesini engellemek için kongre üyeleri nezdinde lobi faaliyetlerine baþlayacaðýný kaydetti. Dergi, bütün tarihçilerin kendi arþivlerini açmasý için dâvet edilmesinin Türkiye’nin muhaliflerini susturacaðý yorumunda bulundu. Londra / cihan


12

YENÝASYA / 13 MART 2010 CUMARTESÝ

ÝLAN

y seri ilânlar ELEMAN n ZÝHÝNSEL ENGELLÝLER

Öðretmeni ve Ýþitme Engelliler Öðretmeni aranýyor. Tel: (0 530) 347 23 20 n HATAY ANTAKYA'da özel bir merkeze iþitme engelliler öðretmeni aranmaktadýr. A. Necdet Hocaoðlu (0 532) 374 68 07 (0 505) 483 68 23 n 25 YAÞINI GEÇMEMÝÞ Toptan Kýrtasiyeye Eleman aranýyor Ýrtibat: 0 (312) 384 06 58

ÝÞ ARIYORUM n ÝKÝTELLÝ, BAÞAKÞEHÝR

civarýnda iþ arýyorum.. Daha önce Tekstil'de çalýþtým, ama diðer sektörler de her tür iþ olabilir.. Tel: (0 537) 499 97 98 n ANKARADA % 50 Özürlü Kadrolu Sigortalý Ýþ arýyorum. Mehmet Erim Tel: (0 532) 365 06 37 n ÝÞ ARIYORUM Mustafa Gürbüz Tel: (0 545) 804 65 39 n TOPOÐRAFIM ÝÞ arýyorum Süleyman Boyraz Tel: (0542) 832 12 89

KÝRALIK DAÝRE n SAHÝBÝNDEN KÝRALIK

daire. Haznedar'da; 2 oda 1 salon. 1. kat kombili, Cadde üzeri, kira 650 TL depozite 2 aylýk kira bedeli. Tel: (0 531) 575 59 67

SATILIK DAÝRE n SATILIK DAÝRE acil Sahibinden pazarlýklý 3+1 Güney cephe ful yapýlý 82.000 / Sincan Ýrtibat: (0 532) 774 37 76 0 (312) 268 21 80 n SATILIK DAÝRE Isparta/Keçiborlu kaloriferli 1. Kat 2+1 odalý Örnek Evler (0 537) 647 6440 0 (332) 581 0481

SATILIK ARSA n ÝZNÝK YENÝÞEHÝR

arasýnda müstakil tapulu bahçeli parseller 847 m2 5.000 TL 2.327 m2 12.000 TL 2.956 m2 14.000 TL 3.232 m2 15.000 TL 0 (212) 249 37 61 (0 532) 400 82 85 n BURSA ORHANGAZÝ'de 5000 m2 þeftali bahçesi, 2.600 m2 zeytinlik, 12.000 m2 tarla, (m2'si 2 TL'den tarlalar). Yalovada 1.000 dönüm üzeri araziler ve liman yerleri. (0532) 574 11 15 (0532) 416 29 37

VASITA n ALTINYILDIZ

OTOMOTÝV'den 2003 Ford Connect 2006 Toyota 2006 Laguna 2006 Albea Dizel 2008 Fiesta Dizel Her türlü aracýnýz alýnýr satýlýr.

Yalova yolu otokop 13. Blok No: 50 Osmangazi / BURSA 0 (224) 211 58 89 0 (224) 211 58 99 nSATILIK ÝLK SAHÝBÝNDEN Era - 22.500.-TL 2009 model 1.4 team abs modelidir. Fabrika çýkýsý lpg'lidir. 22.000 km temiz araçtýr. Farlar ve sisler zenon daha yeni alýnmýþ. 15 jant lastik müzik tesisatý herþeyiyle temiz araç 25 000 liraya kadar 2006 üstü otomatik araçla takas olur. Panjur ve tampon serviste deðiþti. Gsm: (0532) 740 43 96 nKELEPÝR ORJÝNAL 4.000.-TL + 1.250 TL bandrol borcu alýcýya ait araç orjinal. Fabrika etiketleri dahi duruyor. Deðiþen hiçbir parçasý yok. Tüp dahi hiç takýlmadý. 3'üncü sahibiyiz, motoru ilk defa biz açtýrdýk, komple yenilendi. Baský balata sýfýr takýldý. Gsm: (0545) 522 44 30 n 33.000 KM GOLF pasifik - 33.750.-TL 2004 model 33.000 km çok temiz golf pasifik (21143022) sahibinden araç ilk günkü gibi temiz ve bakýmlý kullanýlmadýðýndan dolayý satýyorum. Kaza vuruk çizik gibi hasarlarý yoktur. Aracýn 28.000 km bakýmý yapýlmýþ olup bir sonraki bakýmý 38.000 de yapýlacaktýr. Gsm: (0532) 310 13 29 nÝLK SAHÝBÝNDEN emsalsiz vip modeli 17.950.-TL 2004 model doblonun en lüks modeli olan (VÝP) modeli araç ilk sahibinden olup 2 airbag camlarý ruh-

T. C. KARTAL / ÝSTANBUL 3. ÝCRA DAÝRESÝ TAÞINIRIN AÇIK ARTIRMA ÝLANI 2009/4312 TLMT. Örnek No: 25* Bir borçtan dolayý hacizli ve aþaðýda cins, miktar ve deðerleri yazýlý mallar satýþa çýkarýlmýþ olup: Birinci artýrmanýn 01/04/2010 günü saat 14:45- 14:55' de Bacar Otomotiv Büyükbakkalköy Mah. Kaþif Sok. (G-8)No: 12-15 Maltepe’de yapýlacaðý ve o gün kýymetlerinin % 60’ýna istekli bu lunmadýðý taktirde 06/04/2010 Salý günü ayný yer ve saatte 2. artýrmanýn yapýlarak satýlacaðý; Þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen deðerinin % 40’ýný bulmasýnýn ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylarýn paylaþtýrma giderlerini geçmesinin þart olduðu; mahcuzun satýþ bedeli üzerinden %...oranýnda KDV.’nin alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin icra dosyasýndan görülebileceði; gideri verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði; fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasýyla Dairemize baþvurmalarý ilan olunur. 01/03/2010 Takdir Edilen Deðeri YTL. Adedi Cinsi (Mahiyeti ve önemli nitelikleri) 17.000,00 1 Adet 34 CAF 68 Plakalý, 2002 Model, Toyoto corollo Versa WT-1 model 1.6 sol gümüþ gri renkli, sol arka stop lambasý kýrýk, bagaj kaputu ezik, arka 2 çamurluk ezik, ön tampon çizik, plakasý aracýn içinde ön camýn önünde, arka tarafta plaka yok, anahtarý ve ruhsatý var, muhtelif yerlerde çizikler hasarlar mevcut JTDEZ 22 E4 03007760 þasi numaralý, motor numarasý görülemedi, (ÝÝK m. 114/1,114/3) * : Bu örnek, bu Yönetmelikten önceki uygulamada kullanýlan Örnek 63’e karþýlýk gelmektedir. B: 16248

T. C. GAZÝOSMANPAÞA 1. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ Taþýnýrýn Açýk Artýrma ÝLANI 2009/244 Ta. Örnek No: 25 Bir borçtan dolayý hacizli bulunan ve aþaðýda cins, miktar ve deðerleri yazýlý mallar satýþa çýkarýlmýþ olup: Birinci artýrmanýn 19.03.2010 günü saat 09.30 - 09.40 arasýnda SULTANGAZÝ Habibler, Pirinççi Köyü Yolu, Araba Konaðý mevkii No: 60 adresinde yapýlacaðý ve o gün kýymetlerinin % 60 ýna istekli bulunmadýðý takdirde 24.03.2010 günü ayný yer ve saatte 2. artýrmanýn yapýlarak satýlacaðý, þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen deðerinin % 40 ýný bulmasýnýn ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla ol masýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylarýn paylaþtýrma giderlerini geçmesinin þart olduðu, mahcuzun satýþ bedeli üzerinden % 18 oranýnda KDV’nin alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin Ýcra dosyasýnda görülebileceði, gideri verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði, fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasiyle dairemize baþvurmalarý ilan olunur. 10.02.2010 TAKDÝR EDÝLEN DEÐERÝ Lira Kuruþ Adet 5.000,00 1 500.000,00

Malýn cinsi (Önemli nitelik ve özellikleri) Man motorlu 600 Kw. Jeneratör Komple beton santralý

sata iþlenmiþ orijinal filmlidir. Orijinal cd çalarlý orijinal çelik jantlý 4 lastik sýfýr ayarýndadýr. Arka koltuk camlarý orijinal açýlýrkapanýr desi marka alarm vardýr. Tel: 0(212) 220 30 27 nSAHÝBÝNDEN 3.30ia 2001 model - 44.500.-TL borusan çýkýþlýdýr. Tiptronik Þanzuman araçta brc marka lpg mevcuttur. En ufak bir problemi yoktur. Sol çamurluk deðiþmiþ ve sol ön kapýda boya vardýr. Bixenon ve ev takip (farlar) far yýkama otomatik kararan dikiz aynasý sunroof elektrikli arka perde elektrikli ýsýtmalý aynalar spor koltuklar deri döþeme. Gsm: (0532) 739 09 09 nDACÝA LOGAN 1.6 mpi laureate - 18.900.-TL arka kapýlarda çocuk kilidi yüksekliði ayarlanabilir. Sürücü koltuðu ön panjur krom sýralý five star Ýtalyan lpg yolcu okuma lambasý 3 noktadan baðlý arka emniyet kemeri anahtarla devre dýþý býrakýlan yolcu ön hava yastýðý 3 noktadan baðlý ve yükseklik ayarlý ön emniyet kemerleri. Gsm: 0(212) 470 10 95 nYAKIT TASARRUFU benzin ve motorin kullanan bütün araçlarda yüzde 10-30 tasarruf. Güçte fark edilir artýþ. Yüzde 80 eksoz emisyonunda azalma, siyah dumaný azaltma, motor ömrünü uzatma vb...Made in USA. 230 ülkede kullaným, nasa patentli, epa ve tuv onaylý. garantili zararsýz mucize ürünler. Gsm: (0533) 665 66 17

nYAKIT TASARRUFU ve performansda devrim 200.-TL nanocharger nano teknolojisiyle üretilen özel bor film filtresi ve nano-tube ile donatýlmýþ bir sistemdir. Nanocharger tüm 4 zamanlý motorlar için vakum üreten hava besleme sistemidir. Nanocharger sürücünün kullaným alýþkanlýklarýna baðlý olarak 8 ile arasýnda yakýt tasarrufu saðlayan bir sistemdir. Tel: 0(212) 280 35 39

ÇEÞÝTLÝ n TOPTAN ve

PERAKENDE pazar çantalarý Salih Kaya / Niksar-Tokat Tel: 0(356) 527 89 03 n METÝNLER A.V.M. Hep ucuz, en ucuz Adresler: M. Akif Ersoy Mah. Fevzi Çakmak Cad. No: 27 Ý.H.L. Yaný TEL: 0 (384) 213 77 75 Y. Kayseri Cad. No: 5/C Turizm Ýl Müdürlüðü Karþýsý 0 (384) 213 76 14 Hacý Rüþtü Mah. Demir Hafýz Cad. No: 12 0 (384) 213 16 73 2000 Evler Ragýp Üner Mah. Zübeyde Haným Cad. No: 81 (Çatlýoðlu Mobilya Yaný) 0 (384) 215 37 37 Demir Hafýz Cad. Mezar Sok. No: 8 (Eski Zahire Pazarý Karþýsý) 0 (384) 213 15 41 Ragýp Üner Mah. Vefa Küçük Cad. No: 46/1 0 (384) 215 21 76 n DEVREN SATILIK Akdere Caddesinde 90 m2 yapýlý devren satýlýk Cafe

Piknik Ankara Ýrtibat: (0535) 673 51 84 n KESTEL-TOKÝ BURSA'da sahibinden devren satýlýk konut. 3+1, merkezi sistem, 10.kat, güney-batý cepheli, ýsý yalýtýmý çok iyi. 48.000 TL. Aylýk ödemeler: 727 TL. Tel: (0505) 500 70 46 n OKULUMUZDA TÝYATRO, sinema, diksiyon, org kurslarý baþ la mýþ týr. Mil lî E ði tim onaylý sertifika verilir, iþ imkâný saðlanýr. Tel: 0(212) 250 77 28 n DOSTLAR BÜFE paket servisimiz vardýr Prof. Kazým Ýsmail Gürkan Cad. Üretmen Han No: 27/1-2 Caðaloðlu/ÝST 0 (212) 513 02 09 512 74 62 Gsm: (0532) 482 96 97 n KANAAT BÜFE fast food Ýsmail Çakýl (0 537) 660 70 89 Yüksel Ergin (0 539) 774 23 83 Prof. Ýsmail Gürkan Cd. No: 27 Caðaloðlu/ÝST Tel: 0 (212) 513 78 75 0 (212) 519 16 37 n YENÝ KARADENÝZ aile pide ve kebap salonu hýzlý paket servisimiz vardýr. Yerebatan Cad. Hamam Sokak No: 2 Caðaloðlu-ÝSTANBUL Tel: 0 (212) 520 76 82526 64 13

ZAYÝ Akbank, BankAsya Kuveyt Türk Bankamatik ve Kredi Kartlarýmla birlikte Kimliðimi de kaybettim. Hükümsüzdür. Tuba Nur Telci

T.C. ÇORLU 1. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ MENKUL AÇIK ARTIRMA ÝLANI DOSYA NO: 2009/7476 ESAS. ÖRNEK NO: 25 Bir borçtan dolayý hacizli ve aþaðýda cins, miktar ve kýymetleri yazýlý mallar satýþa çýkarýlmýþtýr. Birinci artýrma 14/04/2010 günü 15:00-15:10 saatleri arasýnda Misinli Köyü Mevkii E-5 Karayolu Üzeri Vakýflar Çorlu yapýlacak ve o günün kýymetlerinin % 60’ýna istekli bulunmadýðý takdirde 19/04/2010 günü ayný yer ve saatte 2. artýrmanýn yapýlacaðý. Þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin % 40 ýný bulmasýnýn ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklýnýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylarýn paylaþtýrma masraflarýný geçmesinin þart olduðu, mahcuzun satýþ bedeli üzerinden K.D.V.’nin alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin icra dos yasýnda görülebileceði, masrafý verildiði taktirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði, satýþa iþtirak etmek isteyenlerin muhammen bedelin % 20’si oranýnda nakit para yada eþ deðerde banka teminat mektubu vermeleri þarttýr. Fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasýyla dairemize baþvurmalarý ilan olunur. (Ýc.Ýf.K. 114/1, 114/3) Yönetmelik Örnek No: 25 Muhammen kýymeti LÝRA (TL) ADEDÝ 50.000,00 TL 1 TOPLAM: 50.000,00-TL

CÝNSÝ Odesi Marka Tek Hat Sývý Tuz Ünitesi 2007 Model

B: 16094

T.C. KARTAL 3. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ Menkulün Açýk Artýrma ÝLANI 2010/50 TLMT. Bir borçtan dolayý hacizli bulunan ve aþaðýda cins, miktar ve kýymetleri yazýlý mallar satýþa çýkarýlmýþtýr. Birinci artýrmanýn 25/03/2010 günü saat 10:00-10:10 de Kartal Oto Sanayi Sitesi D: 2 Blok No: 22 BATUHAN OTO adresinde yapýlacaðý ve o gün kýymetlerin % 60'ýna istekli bu lunmadýðý takdirde 30/03/2010 günü ve ayný saatte 2. artýrmanýn yapýlarak satýlacaðý; þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen deðerinin % 40'ýný bulmasýnýn ve satýþ isteyinin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylarýn paylaþtýrma giderlerini geçmesinin þart olduðu; mahcuzun satýþ bedeli üzerinden % 1 oranýnda K.D.V. nin alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin icra dosyasýndan görülebileceði; fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda vazýh dosya numarasýy la baþvurmalarý ilan olunur. 03.03.2010 Adet 1

Kira Kontratlarý, Sözleþmeler, Tapular, Noter Tastikli Nüfus Cüzdaný Sureti, Ýkametgâh, Vekâletler ve Fotoðraflarýmý kaybettim. Hükümsüzdür. Hikmet Sezer Kira Kontratlarý, Sözleþmeler, Tapular, Noter Tastikli Nüfus Cüzdaný Sureti, Ýkametgâh, Vekâletler ve Fotoðraflarýmý kaybettim. Hükümsüzdür. Reyhan Sezer Kira Kontratlarý, Sözleþmeler, Tapular, Noter Tastikli Nüfus Cüzdaný Sureti, Ýkametgâh, Vekâletler ve Fotoðraflarýmý kaybettim. Hükümsüzdür. Fatma Sezer Kira Kontratlarý, Sözleþmeler, Tapular, Noter Tastikli Nüfus Cüzdaný Sureti, Ýkametgâh, Vekâletler ve Fotoðraflarýmý kaybettim. Hükümsüzdür. Þerife Sezer Kira Kontratlarý, Sözleþmeler, Tapular, Noter Tastikli Nüfus Cüzdaný Sureti, Ýkametgâh, Vekâletler ve Fotoðraflarýmý kaybettim. Hükümsüzdür. Mahmut Sezer BÜYÜKÇEKMECE 3. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜNDEN TAÞINIR AÇIK ARTIRMA ÝLANI Dosya No: 2009/5381 Talimat. Bir borçtan dolayý hacizli ve aþaðýda cins, miktar ve deðerleri yazýlý mallar, satýþa çýkarýlmýþtýr. Birinci Artýrmanýn 02.04.2010 günü 09.40-09.50 Saatleri arasýnda Gaffaroðlu Otoparký Çatalca yolu üzeri Ýski Arýtma Karþýsý Tepecik Büyükçekmece Ýstanbul adresinde yapýlacak ve o günün kýymetinin % 60’ýna istekli bulunmadýðý takdirde, 07.04.2010 günü ayný yer ve saatte ikinci artýrma yapýlarak satýlacaðý, Þu Kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin yüzde kýrkýný bulmasýnýn ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklýlarýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylaþtýrma masraflarýný geçmesinin þart olduðu, mahcuzun satýþ bedeli üzerinden % 18 Oranýnda KDV nin alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin icra dosyasýnda görülebileceði, fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasý ile dairemize baþvurmalarý ilan olunur. 08.03.2010 Muhammen Kýymeti ; Tutarý-YTL Adedi Cinsi-Mahiyeti-Önemli nitelikleri 20.000,00 YTL 1 34 BZ 4386 plakalý, 2008 model, Renault marka, buz beyazý renkli, Master 10.8 M3 Faz3 2.5 DCI, 115 Bg. Kliönhaz tipinde kamyonet, muhtelif çizikler mevcut, sað ayna kýrýk 20.000,00 YTL TOPLAM

B: 15968

T. C. ÇORLU 1. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ MENKUL AÇIK ARTIRMA ÝLANI DOSYA NO: 2009/7476 ESAS. ÖRNEK NO: 25 Bir borçtan dolayý hacizli ve aþaðýda cins, miktar ve kýymetleri yazýlý mallar satýþa çýkarýlmýþtýr. Birinci artýrma 14/04/2010 günü 14:30-14:40 saatleri arasýnda Misinli Köyü Mevkii E-5 Karayolu Üzeri Vakýflar Çorlu yapýlacak ve o günün kýymetlerinin % 60’ýna istekli bulunmadýðý takdirde 19/04/2010 günü ayný yer ve saatte 2. artýrmanýn yapýlacaðý. Þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin % 40'ýný bulmasýnýn ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklýnýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylarýn paylaþtýrma masraflarýný geçmesinin þart olduðu, mahcuzun satýþ bedeli üzerinden K.D.V.’nin alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin icra dosyasýnda görülebileceði, masrafý verildiði taktirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði, satýþa iþtirak etmek isteyenlerin muhammen bedelin % 20’si oranýnda nakit para ya da eþ deðerde banka teminat mektubu vermeleri þarttýr. Fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasýyla dairemize baþvurmalarý ilan olunur. (Ýc.Ýf. K. 114/1, 114/3) Yönetmelik Örnek No: 25 Muhammen kýymeti LÝRA (TL) ADEDÝ CÝNSÝ Cms Ht Kumaþ Boya Makinasý Akuple 4 Göz 2003 Model 140.000,00 TL 2 Thies Dokumaya Uygun Ýplik Boya Mak. 2003 Model 65.000,00 TL 1 100 Kg Seri No: 43867 TOPLAM: 205.000,00-TL

B: 1615

B: 15989

T. C. ÞÝÞLÝ 2. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ MENKULLERÝN AÇIK ARTIRMA ÝLANI

YTL 5.000,00

Kira Kontratlarý, Sözleþmeler, Tapular, Noter Tastikli Nüfus Cüzdaný Sureti, Ýkametgâh, Vekâletler ve Fotoðraflarýmý kaybettim. Hükümsüzdür. Bahattin Sezer

B: 16153

T. C. ÜSKÜDAR 1. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ MENKULÜN AÇIK ARTIRMA ÝLANI Dosya No: 2009/1693 TAL. Örnek No: 63 Bir borçtan dolayý hacizli ve aþaðýda cins, miktar ve kýymetleri yazýlý mallar satýþa çýkarýlmýþtýr. Birinci artýrmanýn 26/03/2010 Günü, 11.10-11.20 saatleri arasýnda Baðlarbaþý Ýcadiye caddesi No: 42 Kopuz 2 otoparkýnda ÜSKÜDAR adresinde yapýlmasýna, alýcý çýkmadýðý takdirde, 31/03/2010 günü ayný yer ve saatte 2. artýrma yapýlarak satýlacaðý. Þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin % 40'ýný bulmasýnýn ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklýnýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve mallarýn paylaþtýrma masraflarýný geçmesinin þart olduðu, mahcuzun satýþ bedeli üzerinden % 18 oranýnda K.D.V.’nin alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin icra dosyasýnda görülebileceði, masrafý verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderebileceði, fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasýyla Dairemize baþvurmalarý ilan olunur. 08/03/2010 Muhammen Kýymeti Lira Adedi Cinsi (Mahiyeti ve Önemli Nitelikleri) 7.000,00 TL 1 06 AU 1063 PLAKALI PCEGUT MARKA HASARLI ARAÇ. Ýc. Ýf. K. 114/1, 114/3) Yönetmelik Örnek No : 25

SERÝ ÝLANLARINIZ ÝÇÝN e-mail: reklam@yeniasya.com.tr Fax: 0 (212) 515 24 81

Malýn cinsi (Önemli nitelik ye özellikleri) 34 US 4768 plakalý, FORD marka, 2005 model, HUSUSÝ OTOMOBÝL cinsli, MONDEO tipli, renkli Hurda vaziyette pert halinde üzendi dýþ kaportanýn sökük ezik halde hiçbir þeyi takýlý deðil plakalarý sökük kriko üzerinde durur. B: 16166

Dosya No: 2009/2416 Tal. Bir borçtan dolayý hacizli ve aþaðýda cins, miktar ve kýymetleri yazýlý menkul mallar açýk artýrma suretiyle satýþa çýkarýlmýþtýr. Birinci artýrmasý 01/04/2010 tarihinde, saat 10:00’den 10:10’e kadar Seyrantepe Trafik Oto Parký Seyrantepe/Ýstanbul ” adresinde yapýlacak ve o gün kýymetlerin % 60’ýný ve rüçhanlý alacaklýlar varsa alacaklarý mecmuunu ve satýþ ve paylaþtýrma masraflarýný geçmek þartý ile teklifte bulunana ihale olunur. Birinci artýrmada böyle bir alýcý çýkmamasý halinde 06/04/2010 günü ayný yerde ve ayný saatler arasýnda 2. artýrma yapýlarak kýymetlerinin % 40’ýný ve rüçhanlý alacaklýlar varsa alacaklarý mecmuunu ve satýþ ve paylaþtýrma masraflarýný geçmek þartý ile teklifte bulunana satýlacaðý; rehnin satýþ bedeli üzerinden %......K.D.V.’ nin alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin icra dosyasýndan görülebileceði, masrafý verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði, fazla bilgi isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasýyla icra memurluðuna baþvurmalarý ilan olunur. MUHAMMEN KIYMETÝ ADEDÝ CÝNSÝ [Mahiyeti ve önemli nitelikleri) 7.000,00-TL 1 34 ZE 8975 Plaka Sayýlý, TOFAÞ-FÝAT marka, 2001 Model, Kartal 1,6 ÝE LPG Tipinde, Gri (Gümüþ) renginde Otomobil cinsindeki araç (Aracýn muhtelif yerlerinde çizikler mevcut, istepne ve teyp yok, anahtar ve ruhsat mevcut) (ic.if. K. 114/1, 114/3) Yönetmelik Örnek No:25 B: 16227

T. C. KARTAL / ÝSTANBUL 3. ÝCRA DAÝRESÝ TAÞINIRIN AÇIK ARTIRMA ÝLANI 2009/1843 TLMT. Örnek No: 25* Bir borçtan dolayý hacizli ve aþaðýda cins, miktar ve deðerleri yazýlý mallar satýþa çýkarýlmýþ olup: Birinci artýrmanýn 01/04/2010 günü saat 14:25 -14:35' de Büyükbakkalköy Mah. Kaþif Sok. No: 11-12-14-15 Bacar Otomotiv Samandýra’da yapýlacaðý ve o gün kýymetlerinin % 60’ýna istekli bulunmadýðý taktirde 06/04/2010 Salý günü ayný yer ve saatte 2. artýrmanýn yapýlarak satýlacaðý; Þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen deðerinin % 40’ýný bulmasýnýn ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylarýn paylaþtýrma giderlerini geçmesinin þart olduðu; mahcuzun satýþ bedeli üzerinden %... oranýnda KDV.’nin alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin icra dosyasýndan görülebileceði; gideri verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði; fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasýyla Dairemize baþvurmalarý ilan olunur. 01/03/2010 Takdir Edilen Deðeri YTL. Adedi Cinsi ( Mahiyeti ve önemli nitelikleri) 30.000,00 1 Adet 34 BS 1714 Plakalý, 2005 Model, fargo kamyon f ye��il renkli AS 32.260 Tipli, 2 kapýda ezik var, arka stop lambalarý yok, açýk ahþap kasa (ÝÝKm. 114/1,114/3) * : Bu örnek, bu Yönetmelikten önceki uygulamada kullanýlan Örnek 63’e karþýlýk gelmektedir. B: 16246


13

YENÝASYA / 13 MART 2010 CUMARTESÝ

ÝLAN ÝHALE ÝLANI ÝSTANBUL GAZ DAÐITIM SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ. GENEL MÜDÜRLÜÐÜ MUHTELÝF TÝPTE PE DOÐALGAZ BORUSU ALIMI iþi açýk ihale usulü ile ihale edilecektir. BU ÝHALE 4734 SAYILI KAMU ÝHALE KANUNU KAPSAMINDA DEÐÝLDÝR. I-Ýdarenin a) adresi: KÂZIM KARABEKÝR CAD. NO: 4 34060 ALÝBEYKÖY/EYÜP/ÝSTANBUL b) telefon ve faks numarasý: 0 212 499 13 14/ 0 212 499 13 09 - 0 212 499 13 19 c) Elektronik posta adresi : scan@igdas.com.tr ll-Ýhalenin: a) Ýhale Kayýt Numarasý: 2010/28910 b) Niteliði, Türü, Miktarý: Mal Alýmý, MUHTELÝF TÝPTE PE DOÐALGAZ BORUSU ALIMI, Toplam 216.000 metre c) Teslim Yerleri: ÝGDAÞ KÜÇÜKÇEKMECE AMBARI ve ÜNALAN AMBARI d) Teslim tarihi: Sözleþmenin imzalanmasýný müteakip 70 (Yetmiþ) takvim günü içinde e) Ýhalenin Yapýlacaðý yer: ÝGDAÞ GENEL MÜDÜRLÜÐÜ SOSYAL HÝZMET BÝNASI KÂZIM KARABEKÝR CAD. NO: 4 34060 ALÝBEYKÖY/EYÜP/ÝSTANBUL f) Ýhale ve Son teklif verme tarihi ve saati: 25.03.2010 / 14:00 e) Ýhale dokümaný bedeli: 150,00 TL (KDV Dahil] III. Ýhaleye Katýlabilme Þartlarý ve Ýstenen belgeler: a) Mevzuatý gereði kayýtlý olduðu Ticaret ve/veya Sanayi Odasý veya Meslek Odasý belgesi; 1) Gerçek kiþi olmasý halinde, ihaleye iliþkin ilk ilanýn yapýldýðý yýl içerisinde alýnmýþ, Ticaret ve/veya Sanayi Odasý veya Meslek Odasýna kayýtlý olduðunu gösterir belge, 2) Tüzel 'kiþi olmasý’ halinde, mevzuatý gereði tüzel kiþiliðin siciline kayýtlý bulunduðu Ticaret ve/veya Sanayi Odasýndan, ihaleye iliþkin ilk ilanýn yapýldýðý yýl içerisinde alýnmýþ, tüzel kiþiliðin sicile kayýtlý olduðuna dair belge, b) Teklif vermeye yetkili olduðunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri; 1) Gerçek kiþi olmasý halinde, noter tasdikli imza beyannamesi, 2) Tüzel kiþi olmasý halinde, ilgisine göre tüzel kiþiliðin ortaklarý, üyeleri veya kurucularý ile tüzel kiþiliðin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi veya bu hususlarý tevsik eden belgeler ile tüzel kiþiliðin noter tasdikli imza sirküleri, c) Þekli ve içeriði Þartnamede belirlenen teklif mektubu, d) Þekli ve içeriði Ýdari Þartnamede belirlenen geçici teminat [istekliler teklif edilen bedelinin % 3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri oranda geçici teminat vereceklerdir.) e) Vekâleten ihaleye katýlma halinde, istekli adýna katýlan kiþinin ihaleye katýlmaya iliþkin noter tasdikli vekaletnamesi ile noter tasdikli imza beyannamesi, f) Ýsteklinin ortak giriþim olmasý halinde standart formuna uygun olarak verilecek ortak giriþim beyannamesi, Ýsteklinin ortak giriþim olmasý halinde (a), (b) maddelerinde yer alan belgelerin her bir ortakça ayrý verilmesi zorunludur. g) Ýdari Þartnamede alt yükleniciye izin verilmesi halinde, isteklilerin alt yüklenicilere yaptýrmayý düþündükleri iþlerin listesi, IV. Mesleki ve Teknik Yeterliliðe Ýliþkin Belgeler: 4.3.1. ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi belgesi. Ýmalatçý Firma Ýhale tarihi itibarý ile geçerlilik süresi dolmamýþ ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi belgesine sahip olmalýdýr. 4.3.2. TS EN 45011 [veya EN 45011 veya ISO 65) Ürün belgelendirme sistemine sahip TURKAK tarafýndan teyit edilmiþ akredite bir kurumdan TS EN 1555-2 standardýna uygunluk belgesi. Ürün uygunluk deðerlendirmesi CEN/TS 1555-7 göre yapýlmýþ olacaktýr ve belgelendirme periyotlarý da bu standartta belirtildiði þekilde yapýlacaktýr.Ýhale dokümaný ÝGDAÞ GENEL MÜDÜRLÜK BÝNASI SATINALMA MÜDÜRLÜÐÜ KÂZIM KARABEKÝR CAD. N0: 4 34060 ALÝBEYKÖY/EYÜP/ÝSTANBUL adresinde görülebilir ve 150,00 TL- karþýlýðý ÝGDAÞ GENEL MÜDÜRLÜK BÝNASI SATINALMA MÜDÜRLÜÐÜ KÂZIM KARABEKÝR CAD. NO: 4 34060 ALÝBEYKÖY/EYÜP/ÝSTANBUL temin edilebilir. Ýhaleye teklif verecek olanlarýn ihale dokümanýný satýn almalarý zorunludur. Teklifler, 25.03.2010, saat 14:00 e kadar ÝGDAÞ Genel Müdürlüðü Muhaberat Þefliði Kâzým Karabekir cd. No: 4, 34060 Alibeyköy, Eyüp/istanbul adresine verilebileceði gibi, iadeli taahhütlü posta vasýtasýyla da gönderilebilir. V- Ýstekliler tekliflerini, mal kalemi- kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. Ýhale sonucu, üzerine ihale yapýlan istekliyle her bir mal kalemi miktarý ile bu mal kalemleri için teklif edilen birim fiyatlarýn çarpýmý sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleþme imzalanacaktýr. Bu ihalede kýsmi teklif verilebilir Vl- Ýhale yerli ve yabancý tüm isteklilere açýktýr. Vll- Verilen tekliflerin geçerlik süresi, ihale tarihinden itibaren en az 60 takvim günü olmalýdýr. Vlll- Konsorsiyumlar ihaleye teklif verilemez. IX. Tüm Ýhaleler www.igdas.com.tr internet sitesinde ilan edilmektedir. F-Y-03._.08.R0 ‘ Ýstisna Kapsamýndaki Ýhale ilaný B: 16006

BÜYÜKÇEKMECE 3. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜNDEN TAÞINIR AÇIK ARTIRMA ÝLANI Dosya No: 2009/4230 Talimat. Bir borçtan dolayý hacizli ve aþaðýda cins, miktar ve deðerleri yazýlý mallar, satýþa çýkarýlmýþtýr. Birinci Artýrmanýn 14.04.2010 günü 10.00-10.10 Saatleri arasýnda Haramidere San. Sitesi F Blok No: 213 Beylikdüzü Ýstanbul adresinde yapýlacak ve o günün kýymetinin % 60’ýna istekli bulunmadýðý takdirde, 19.04.2010 günü ayný yer ve saatte ikinci artýrma yapýlarak satýlacaðý, Þu Kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin yüzde kýrkýný bulmasýnýn ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklýlarýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylaþtýrma masraflarýný geçmesinin þart olduðu, mahcuzun satýþ bedeli üzerinden % 18 Oranýnda KDV'nin alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin icra dosyasýnda görülebileceði, fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasý ile dairemize baþvurmalarý ilan olunur. 09.03.2010 Muhammen Kýymeti : Tutarý-YTL Adedi Cinsi-Mahiyeti-önemli nitelikleri 27 000,00 YTL 1 Özkal Makina markalý, C11 MSM model, 3 metrelik torna tezgâhý.

27.000,00 YTL TOPLAM

B: 16143

GEÇMÝÞ OLSUN Mustafa, Yahya ve Cabir Yeþiltaþ'ýn babasý, Ramazan Kýlýçoðlu ve Osman Çapan'ýn kayýnpederi, muhterem

T. C. KARTAL 1. AÝLE MAHKEMESÝ ÝLAN Sayý: 2009/564 Esas.

Davacý SÜHEYLA ÇOLAK vekili Av. MEHMET KESKE vekili tarafýndan davalý ERDOÐAN ÇOLAK aleyhine açýlan yapýlmakta olan yargýlamasýnda davalýnýn adresi tespit edilemediðinden davalýya dava dilekçesinin ve duruþma gününün ilan yolu ile tebliðine karar verilmiþtir. Davacý Süheyla Çolak vekili Av. Mehmet Keske 11/05/2009 tarihli dilekçesi ile taraflarýn 2006 yýlýnda evlendiklerini, taraflarýn müþterek 1 çocuklarýnýn bulunduðunu, davalýnýn daha önceki evliliðinden iki çocuklarýnýn bulunduðunu, iki çocuklarýna da evlilikleri boyunca müvekkilinin baktýðýný, davalýnýn ne müvekkili ile ne de çocuk ile hiçbir zaman ilgilenmediðini, davalýnýn bilgisayar mühendisi olduðunu, taraflarýn birbirlerini severek evlendiklerini, davalý ile müvekkilinin evlenmeden önce müvekkiline iyi davrandýðýný, müvekkilini çok sevdiðini söylediðini, müvekkilinin ilk evliliði olduðunu, davalýnýn evlendikten sonra deðiþtiðini, tamamen baþka bir insan olduðunu, davalýnýn müþterek eve haftada iki ya da hiç gelmediðini, geldiðinde de çok geç gelmeye baþladýðýný, müvekkilinin bunun üzerine durmayarak davalýnýn iþlerinin olduðunu düþünerek normal karþýladýðýný, davalýnýn kýzýnýn, davalýnýn cep telefonunda baþka bir kadýna ait bir resmi bulduðunu, davalýnýn sürekli olarak cep telefonundan birine mesaj gönderdiðini, bu nun üzerine telefon numarasýný aradýðýný bir kadýnýn çýktýðýný, telefonu kapattýðýný, kýsa bir süre sonra müvekkilinin evini birinin aradýðýný, davalýnýn imam nikâhlý eþi olduðunu söylediðini, davalý ile iliþkisinin olduðunu, davalý ile halen görüþtüðünü, davalýnýn kendisi dýþýnda baþka 2 kadýn olduðunu söylediðini, bu kadýnlarla halen davalýnýn görüþmeye devam ettiðini, müvekkilinin bu durumu davalý eþine söylediðini, davalýnýnda müvekkilini dövdüðünü, döverken kendisine itiraf ettiðini, herþeyin doðru olduðunu söylediðini, müvekkilinin kocasýndan yediði dayaktan her yerinin kan içinde olduðunu, davalýnýn kendisini aldatmasý karþýsýnda yýkýldýðýný, dayaktan sonra müvekkilinin 3 gün boyunca kimse ile görüþmediðini, sokaða çýkmadýðýný, telefonla dahi konuþmadýðýný, davalýyý terk etmeyi düþündüðünü, ancak davalýya kendisini terk edeceðini söylediðini, davalýnýn bir daha olmayacaðýný yuvasýný yýkmamasýný ve o kadýnlardan ayrýlacaðýný söylemesi üzerine müvekkilinin davalýyý sevmesi nedeniyle davalýya inandýðýnarak evden ayrýlmadýðýný, davalýnýn bir hafta geçtikten sonra Bursa'ya gittiðini bir hafta kaldýðýný, daha sonra Ýzmir’e gittiðini bir hafta da orada kaldýðýný, evine gelmediðini müvekkilini aramadýðýný, davalýnýn eskiden olduðu gibi sürekli bir yerlere gitmeye baþladýðýný, müvekkilinin sorduðunda iþten ayrýldýðýný kafasýný dinleyeceðini söylediðini, müvekkilinin evliliklerinin ilk aylarýndan beri dayak, hakaret ve aþaðýlamaya maruz kaldýðýný, müvekilinin yuvasýný yýkýlmasýn diye dayandýðýný, artýk dayanamayacaðý hale geldiðini, müvekkilinin ailesini arayarak evini terk ettiðini, müvekkilinin davalýyý halen sevdiðini düzelir umuduyla evden ayrýldýktan 6 ay sonra davalýyý aradýðýný, davalýnýn müvekkiline Çarþamba ve Cumartesi günleri baþka bir kadýnlarla olacaðýný eve gelmeyeceðini, yazýnda çocuklarý 2 ay alýp köye gideceðini, orada kalacaðý þartýyla kendisiyle olacaðýný söylediðini, müvekilinin bu evliliði artýk olamayacaðýný, sömürüldüðünü anladýðýný, bu nedenlerle taraflarýn boþanmalarýna, müþterek çocuðun velayetinin müvekkiline verilmesini, müvekkili ve çocuk için ayrý ayrý 1.000.00’ er TL den nafaka ile davalýnýn evlilik süresince müvekkilini sürekli baþka kadýnlarla aldattýðýný, hakaret ettiðini, aþaðýlanmasý nedeni ile davalý aleyhine 100.000 TL manevi tazminat ve müvekkiline ait çeyiz eþyalarý için 10.000.00 TL maddi tazminata karar verilmesini, yargýlama giderleri ile vekâlet ücretinin davalý tarafa yükletilmesini talep etmiþtir. Duruþmanýn 12/05/2010 günü saat: 10:35’te yapýlmasýna karar verilmiþtir. HUMK’ un 213 ve 509/510. Maddeleri gereðince özrü olmaksýzýn belli gün ve saatte Mahkemede hazýr bulunmadýðýnýz veya kendinizi bir vekil ile temsil ettirmediðiniz takdirde yargýlamaya yokluðunuzda devam edileceði ve yokluðunuzda karar verileceði dava dilekçesi ve duruþma gününün tebliði yerine ÝLAN olunur. 18/02/2010 B: 16000

DENÝZLÝ YENÝ ASYA OKUYUCULARI

TEBRÝK Muhterem kardeþimiz Ömer Akburak ile Emine Hanýmefendinin

Elif Beyza ismini verdikleri bir kýz çocuklarý dünyaya gelmiþtir. Anne ve babayý tebrik eder, minik yavruya Cenâb-ý Hak'tan hayýrlý uzun ömürler dileriz.

Yalçýn Çolak, Hasan Yalçýn, Turan Tezer, Ýsmail Tezer, Mustafa Çiçek, Erhan Akkaya, Ali Özen

T. C. EYÜP 1. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ TAÞINIRIN AÇIK ARTIRMA ÝLANI SAYI: 2009/625 TAL. Bir borçtan dolayý hacizli ve aþaðýda cins, miktar ve kýymetleri yazýlý mallar satýþa çýkarýlmýþ olup. Birinci artýrmanýn25/03/2010 günü saat 14:15 - 14:25'de KIÞLA CAD. EMÝNTAÞ SAN. SÝTESÝ 202 YÝÐÝT HANE OTOMATÝV BAYRAMPAÞA ÝST. de yapýlacaðý ve o gün kýymetlerinin % 60' ýna istekli bulunmadýðý takdirde 30/03/2010 günü ayný yer ve saatte 2. artýrmanýn yapýlarak satýlacaðý, þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen deðerinin % 40'ýný bulmasýnýn ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýnýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylarýn paylaþtýrma giderlerini geçmesinin þart olduðu, mahcuzun satýþ bedeli üzerinden %....oranýnda KDV'nin alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin icra dosyasýndan görülebileceði, gideri verildiði takdirde, þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði, fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasý ile Dairemize baþvurmalarý ilan olunur. 08.02.2010 KONULAN DEÐERÝ 7.000.00 TL

ADEDÝ 1

CÝNSÝ VE ÖZELLÝKLERÝ 34 UG 616 PLAKALI 2000 MODEL KAMYONET PREGÝO TÝPÝ RANG W GÜMÜÞ MOTOR - J 2 268784 ÞASEKNCTB 241217017472 ÖN CAM ÇATLAK SAÐ VE SOL VURUK RUHSATLI. B: 16197

ANTAKYA

Seminere Davet

Konu : Risâle-i Nur'da Kardeþlik ve Eðitim Konuþmacý: Halil Uslu Tarih : 13 Mart 2010 Cumartesi Saat: 20.00 Yer : Antakya Yeni Asya Eðitim Merkezi (Þehir Stadyumunun karþýsý) Organizasyon: Antakya Yeni Asya Temsilciliði ISPARTA

Seminere Davet Konu : Bediüzzaman, Demokrasi ve Millî Birlik Konuþmacý: Sami Cebeci Tarih : 13 Mart 2010 Cumartesi Saat: 20.00 Organizasyon: Isparta Yeni Asya Temsilciliði ve Sidre Eðt. Kültür ve Saðlýk Derneði Adres : Tutku Düðün Salonu - Halife Sultan Mh. Ýrtibat : (0 505) 590 66 57

DENÝZLÝ

Seminere Davet T. C. SULTANBEYLÝ 2. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ TAÞINIRIN AÇIK ARTIRMA ÝLANI DOSYA NO: 2010/620 Tal. ÖRNEK NO: 25 Bir borçtan dolayý hacizli ve aþaðýda cins, miktar ve kýymetleri yazýlý mallar satýþa çýkarýlmýþtýr. Birinci artýrma 31.03.2010 günü Saat: 10:00-10:15’de Battalgazi Mah. Bosna Bulvarý Harman Sok, no: 6 Sultanbevli yapýlacak ve o günün kýymetlerinin % 60’ ýna istekli bulunmadýðý takdirde 05.04.2010 günü ayný yer ve saatte 2. Artýrma yapýlarak satýlacaðý . Þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin %40 ýný bulmasýnýn ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklýnýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylarýn paylaþtýrma masraflarýný geçmesinin þart olduðu, mahcuzun satýþ bedeli üzerinden K.D.V.’nin alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin icra dosyasýnda görülebileceði, masrafý verildiði taktirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði, satýþa iþtirak etmek isteyenlerin muhammen bedelin % 20’si oranýnda nakit para ya da eþ deðerde banka teminat mektubu vermeleri þarttýr. Fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasýyla dairemize baþvurmalarý ilan olunur. 26.02.2010 Muhammen kýymeti ADEDÝ CÝNSÝ LÝRA 8.000,00 YTL 1 34 EZ 7340 Plaka Sayýlý Ford Marka 2008 Model Transit 300 S Ön Kaput, Ön Tampon, Ön Panjur, Ön Sað Sol Far, Sað Sol Ayna, Direksiyon, Airbag, Direksiyon Mili, Vites Mekanizmasý, Teyp Ve Kapaðý, Þarj Dinamosu, Direksiyon Pompasý, Þanzýman, Sað Sol Memeleri Olmayan, Muhtelif Yerlerinde Ezik Ve Çizikler Olan. 8.000,00 YTL Toplam

(Ýc. Ýf.K.114/1, 114/3) Yönetmelik Örnek No:25

Konu : Risale-i Nur Perspektifinden Hz. Peygamberimiz (asm) Konuþmacý: Nihat Derindere Tarih : 13/03/2010 Cumartesi Saat: 14:00 - 16:30 arasý Yer : Yeni Asya Denizli Temsilciliði Adres : PTT Arkasý - DENÝZLÝ Ýrtibat : Mehmet Cebe (0 533) 264 61 40 Mehmet Akköprü 0 (258) 265 05 42 Not: Seminer bayanlar içindir. KONYA

Konferansa Davet

Konu : Demokratik Açýlým ve Bediüzzaman Said Nursî Konuþmacý : Ýslâm Yaþar Tarih : 14 Mart 2010 Pazar Saat: 19:30 Yer : Alaattin Keykubat Sarayý Üst Salon Organizasyon: Konya Yeni Asya Temsilciliði

B: 16259

ANKARA

Seminere Davet T.C. Þiþli 3.Ýcra Dairesi TAÞINIRIN AÇIK ARTIRMA ÝLÂNI Dosya No : 2010 / 2 Talimat. Örnek No : 25* Bir borçtan dolayý hacizli ve rehinli aþaðýda cins, miktar ve deðerleri yazýlý mallar satýþa çýkarýlmýþ olup: Birinci artýrmanýn 15/04/2010 günü saat 10:30 - 10:40’te Erde Otopark Merkez Mh. Bostan Sk. No: 8/1 Kâðýthane/ÝST. adresinde yapýlacaðý ve o gün kýymetlerinin % 60’ýna istekli bulunmadýðý takdirde 20/04/2010 günü ayný yer ve saatte 2. artýrmanýn yapýlarak satýlacaðý; þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen deðerinin % 40’ýný bulmasýnýn ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylarýn paylaþtýrma giderlerini geçmesinin þart olduðu; tellaliye, damga resmi ve mahcuzun satýþ be deli üzerinden % 1 oranýnda K.D.V.’nin alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin icra dosyasýnda görülebileceði; gideri verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði; fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasýyla Dairemize baþvurmalarý ilân olunur. Takdir Edilen Deðeri: Adedi Cinsi Mahiyeti Ve Önemli Nitelikleri Lira 30.000,00-TL 1 34 JG 405 Plaka sayýlý, 2003 Model, Jaguar Marka, CCX S TYPE 4.2 VB Tipi, HB0302151224 Motor Nolu, SAJAA01R73HM86716 Þasi Nolu, Mt. Kum Beji Renkli H.Otomobil vasýflý ARAÇ ( Aracýn ön koltuðu kýrýk, sol çamurluk vuruk, sol sinyal lambasý kýrýk, aracýn ön mahalinde hasar mevcut, þanzýman üst kapaðý yok, aracýn çeþitli yerlerinde çizik mevcut) (ÝÝKm.114/1,114/3) *: Bu örnek, bu Yönetmelikten önceki uygulamada kullanýlan Örnek 63’e karþýlýk gelmektedir. B: 16107

Dursun Ali Yeþiltaþ baþarýlý bir baypass ameliyatý geçirmiþtir. Þafii Hakikî olan Cenâb-ý Hakk'tan (c.c) acil þifalar vermesini niyaz ederiz.

18/02/2010

TAZÝYE R

eklam ezervasyon

Tel : 0(212) 655 88 59 Fax: 515 24 81

GEÇMÝÞ OLSUN Muhterem kardeþlerimiz Dr. Mehmet Kan ve Recep Kan'ýn annesi

Zennure Haným geçirdiði kalp rahatsýzlýðýndan dolayý tedavi görmektedir. Muhtereme hastaya geçmiþ olsun der. Allah'tan acil þifalar diler, bütün okuyucularýmýzýn dualarýný bekleriz.

KARS YENÝ ASYA OKUYUCULARI

Konu : Evlilik ve Aile Mutluluðunun Yollarý Konuþmacý : Ali Ferþadoðlu Tarih : 14/03/2010 Saat: 20.00 Yer : Asyanur Kültür Merkezi Adres : Yunus Emre Cad. Kanarya Sokak Giriþi Lale Sok. No: 8 Pursaklar /ANKARA Web Adresi: www.asyanur.info Not: Hanýmlar için yer ayrýlmýþtýr.

ÞANLIURFA

Pazar Seminerleri Konu Konuþmacý Tarih Yer Organizatör Tel

Seminere Davet

Muhterem kardeþlerimiz, Prof. Dr. Gürbüz Aksoy'un babasý, Sacit Aksoy'un dedesi

Hacý Hasan Aksoy

Konu Konuþmacý Tarih Adres

vefatýný teessürle öðrendik. Merhuma Cenâb-ý Allah'tan rahmet ve maðfiret diler, kederli ailesi ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz eder, taziyetlerimizi sunarýz.

ANKARA

SÝVAS

Sivas Gençlik ve Kültüre Hizmet Derneði

'un

ADAG VAKFI

: Risâle-i Nur Açýsýndan Ýbadet ve Adalet : Yrd. Doç. Dr. Atilla Yargýcý : 14 Mart 2010 Pazar Saat: 13.00 : Bahçelievler 1. Sokak, Kürkçüoðlu Apartmaný, No: 4, Þanlýurfa : Risale-i Nur Enstitüsü Þanlýurfa Temsilciliði : (0 530) 348 16 20

: Kur'âna Hizmetin Mahiyeti ve Önemi : Prof. Dr. Abdulvahap Yiðit : 14 Mart 2010 Pazar Saat: 14.00 : Selimiye Kültür Sitesi (Yavuz Selim Camii Civarý) Not: Bütün Yeni Asya okuyucularý dâvetlidir. AFYONKARAHÝSAR

Seminere Davet Konu Konuþmacý Tarih Yer Düzenleyen

: Risale-i Nurda Nübüvvet Hakikati : Ýbrahim Ýriboz : 13 Mart 2010 Cumartesi Saat: 20:00 : Afyon Ýlme Hizmet Vakfý : Afyonkarahisar Yeni Asya Temsilciliði


siyahbeyaz:Mizanpaj 1

3/12/2010

3:41 PM

Page 1

14

SPOR

YENÝASYA / 13 MART 2010 CUMARTESÝ

HABERLER

Rijkaard: Þampiyonluða olan inancýmý koruyorum GALATASARAY Teknik Direktörü Frank Rijkaard, þampiyonluða olan inançlarýnýn sonsuz olduðunu söyledi. Rijkaard, Galatasaray Televizyonu'nda yayýnlanan ''Rijkaard'la Soru Cevap'' programýna katýldý. Ligdeki þampiyonluk yarýþý ile ilgili görüþlerini açýklayan Hollandalý çalýþtýrýcý, ''Kesinlikle þampiyonluða olan inancýmýz ilk günkü gibi devam ediyor. Fakat þampiyonluk yolunda sadece bir takým yok. Birçok takým var. Bursaspor'u rakibimiz olarak görebiliriz. Rakipler Bursaspor'a karþý büyük takýmlara karþý oynadýklarý gibi oynamýyorlar. Biz þampiyonluk mücadelemizi sonuna kadar devam ettireceðiz. Þampiyonluða olan inancýmýz sonsuz'' diye konuþtu. Eskiþehirspor maçýnda alýnan yenilginin nedenleriyle ilgili sorularý cevaplayan Rijkaard, milli maçlardan sonra oyuncularda mental ve fiziksel açýdan sorunlar olabildiðini dile getirdi. Rijkaard, ''Uzun zamandýr oynayan birçok futbolcumuz var. Mesela bir Arda'yý sayabilirsiniz. Þu ana kadar yaptýðý maçlar 50'yi bulmuþtur, tabi bu da kolay deðil'' dedi. ESKÝÞEHÝR'DE GÜNÜMÜZDE DEÐÝLDÝK Eskiþehirspor maçýnda iyi futbol oynamadýklarýný itiraf eden Frank Rijkaard, deplasmanda oynadýklarý maçlarda son 3 maçtýr galip gelemediklerinin hatýrlatýlmasý üzerine de, þunlarý kaydetti: ''Bence deplasmanda oynanan maçlarda daha fazla puan toplamamýz gerekiyordu. Son oynadýðýmýz Eskiþehirspor

‘‘

Galatasaray Teknik Direktörü Frank Rijkaard, "Þampiyonluk mücadelemizi sonuna kadar devam ettireceðiz. Bursaspor'u rakibimiz olarak görebiliriz" dedi. Rijkaard, millî futbolcularýn özel maçlarda 45 dakika oynayabileceklerini söyledi.

maçýnda iyi oynamadýk. Bunda yorgunluklar etkili olmuþ olabilir ama ne olursa olsun iyi futbol oynamadýk.''''Eskiþehir maçýnda günümüzde deðildik'' diyen Rijkaard, rakibin uyguladýðý yakýn markajdan kurtulamadýklarýný ifade etti. Bu markajdan kurtulmanýn yolunun hareketli olmaktan geçtiðini anlatan Hollandalý çalýþtýrýcý, "Top da sizde olmalý. Ama ne yazýk ki biz maçýn baþýndan itibaren birçok top kaybý yaþadýk. Bir tek Jo'yu sayabilirim ilk on birimizde oynayan oyuncular arasýndan. Jo daha hareketliydi. Ama genel olarak günümüzde deðildik'' diye konuþtu.

Galatasaray ligde Ýstanbul'da konuk edeceði Ankaragücü maçý hazýrlýklarýný devam ettirdi. FOTOÐRAF: CÝHAN

BÝZE GÖRE

Ertuðrul Saðlam.. MEHMET ILGAZ mehmetilgaz@hotmail.com.tr

dam gibi adam Ertuðrul Saðlam, tezahüratlarý ile inliyordu Beþiktaþ tribünleri. Hem de Þampiyonlar Ligi gibi bir arenada Liverpool' dan 8 gol yedikten sonra. Her þeye karþý olan Çarþý da koyu bir Saðlam' cýydý. Takým þampiyonluk potasýnda olmasýna raðmen Yýldýrým Demirören ani bir kararla genç çalýþtýrýcý ile yollarýný ayýrdý. Belki Beþiktaþ þampiyon oldu. Ama takým Saðlam'ýn kurduðu oyunculardan oluþmaktaydý. Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor yarýþta olmadýðý gibi bu sene küme düþmeme mücadelesi veren Sivasspor' un önünde kaldýrýlan kupa zaferleriydi siyah beyazlýlarýn ki... Samsunspor ve Kayserispor baþarýlarý ile ülke kamuoyunda herkesin haklý takdirini kazanan, Beþiktaþ macerasýnda kendisine haksýzlýk yapýldýðý noktasýnda büyük çoðunluðun hemfikir olduðu Ertuðrul Saðlam, Bursaspor serüveninde de daha ilk yýlýnda baþarýlara kulaç atmaya baþladý. Ali Tandoðan ve Hüseyin Cimþir gibi Süper Lig' in tecrübelileri ile alt yapýdan gelen Sercan Yýldýrým ve Volkan Þen gibi gençleri kaynaþtýrýp çok koþan, presle rakibi býktýran zýmba gibi bir takým çýkardý karþýmýza. Devleri teker teker dize getirdiði yetmediði gibi, Diyarbakýrspor maçý da tescil edildikten liderlik koltuðunun da sahibi olacak. Asýl zor günler bundan sonra baþlýyor yeþil beyazlýlar için. Trabzonspor' un yaptýðý devrimin tekrarlanabilmesi için son düzlüðe girildi. 3 büyüklerle kafa kafaya girilen bu mücadelede Ertuðrul Saðlam için þampiyonluk yolu karanfil ve güllerle bezenmiþ þekilde olmayacak. Ancak hocanýn tecrübesi, kadrosunun gücü, þehrin potansiyeli ve ülkede kazanmýþ olduklarý sempati bu iþi kolaylaþtýrabilir. Önlerinde Sivasspor gibi bir örnekte var. Ayný hatalarý yapmadan, stresi problemsiz taþýyabildikleri ölçüde þampiyonluk mücadelesinin içinde olabilecekler. Tabi ki, Hakan Þükür' ün yaptýðý 'Futbolun da Ergenekonu var' açýklamasý doðru ise ve bu Ergenekoncular da izin verirse þampiyonluk kupasýnýn 26 yýl sonra tekrar Anadolu' ya gitmesi çok da zor görünmüyor.

A

Rijkaard, Eskiþehirspor maçýnda rakip takýmýn golünü atan oyuncunun elle oynadýðýnýn görüldüðünü belirterek, þunlarý söyledi: ''Bu pozisyonlar maç içerisinde yaþanabilecek þeyler. Elle dokunduðu çok açýk ama hakem de her þeyi göremeyebilir. Eðer o teknolojiye sahip deðilseniz bu tip þeyler olabilir. Yani hakeme de bir þey söylememek lazým. O görmeyebilir. Bence bu tip pozisyonlar, bu tip birkaç elle dokunma size çok fazla maç kaybettirmez. Maçý kaybetmenizin en büyük sebebi o gün iyi bir performans gösterememenizdir. Yoksa bu tip pozisyonlar deðil.'' Bazý maçlarda hakemlerin Galatasaray aleyhine hatalar yaptýklarýnýn belirtilmesi üzerine Rijkaard, þunlarý söyledi: ''Bu tip kararlar verilebilir ama eðer iyi bir performans gösterirseniz zaten bu kararlarýn önemi de pek olmaz ve maça etki etmez. Örneðin ligin ilk yarýsýndaki Kasýmpaþa maçýnda Ali Güneþ topu kaleden elle çýkarttý ama takýmýmýz o maçta iyi bir performans gösterdi ve maçý kazandý. O yüzden bu tip þeyler olabiliyor. Hakemi suçlamaktan ziyade kendiniz iyi bir performans göstermeniz gerekiyor.'' MÝLLÝ TAKIM HOCALARINA TAVSÝYE Milli maçlar olduðu zaman Galatasaray'dan birçok futbolcu çaðrýldýðýný belirten Rijkaard, þöyle konuþtu: ''Bu da normaldir çünkü hepsi çok kaliteli oyuncular. Ama eðer milli takým bir hazýrlýk maçý oynayacaksa akýllýca hareket etmemiz gerekiyor. Belki teknik direktörle konuþmamýz gerekiyor olabilir. Oyuncularýmýzýn 90 dakika yerine 45 dakika oynamasý gerektiðini söyleyebiliriz. Böylece oyuncularýn daha fazla diri kalmalarýný saðlayabiliriz. Sonlara doðru yaklaþtýðýmýzda bu tip konular hakkýnda çok hassas davranmamýz gerekiyor. Eðer hassas olmazsak daha kötü görüntüler ortaya çýkabiliyor. O yüzden dikkat etmemiz gerekiyor. Milli takýma bu kadar fazla oyuncu göndermek büyük bir gurur. Ne olursa olsun ligin sonuna yaklaþtýðýmýzda bunu bir dezavantaj olarak görebiliriz."

Tenis yýldýzlarýndan Haitili depremzedelere yardým

TENÝS dünyasýnýn faal ve bu sporu býrakmýþ yýldýzlarý, Haitili depremzedelere yardým için karþý karþýya geliyor. ABD'de Indian Wells Tennis Garden'da bugün düzenlenecek gösteri maçlarýnda 1 milyon dolar toplanmasý bekleniyor. Gösteri maçlarýnda, erkeklerde Ýsviçreli Roger Federer ile ABD'li eski 1 numara Pete Sampras, çiftler maçýnda Ýspanyol Rafael Nadal ve ABD'li eski 1 numara Andre Agassi'ye karþý mücadele edecek. Bayanlarda ise ABD'li eski 1 numara Martina Navratilova ile Belçikalý Justine Henin, çiftler maçýnda eski 1 numara Alman Steff i Graf ve ABD'li Lindsay Davenport'a karþý oynayacak. Turnuvayý düzenleyen Oracle þirketinin sahibi Larry Ellison, ''Bu kadar önemli oyuncularýn Haiti için baðýþ toplamak amacýyla birlikte çalýþmasýnýn etkileyici olduðunu'' söyledi.

Drogba Afrika'da yýlýn futbolcusu seçildi

Frank Rijkaard

FÝLDÝÞÝ Sahili milli takýmýnýn ve Chelsea'nin hücum oyuncusu Didier Drogba (32) Afrika'da geçen yýlýn en iyi futbolcusu seçildi. Gana'nýn baþkenti Akra'da düzenlenen ödül töreninde, Afrika Futbol Konfederasyonu, Drogba'yý bu unvana layýk gördü. Chelsea'den takým arkadaþý olan Ganalý Michael Essien ve Ýnter'de oynayan Kamerunlu Samuel Eto'o ile 2009'un en iyi futbolcusu ödülüne aday gösterilen Drogba bu ödülü 2006'da da kazanmýþtý. Futbola 1998'de Fransa 2. liginde Le Mans'da baþlayan ve 2002'de Fransa 1. ligindeki Guingamp'a transfer olan Drogba, 2003'te Marsilya'ya geçtikten sonra 2004'te 24 milyon Sterlin karþýlýðýnda Chelsea'ye geldi. Chelsea'de 157 maçta 74 gol atan Drogba, Fildiþi Sahili milli takýmýnda da 66 maçta 43 gol attý.

Millî atlet Almitu Bekele 3 bin metrede finale kaldý

KATAR'IN baþkenti Doha'da düzenlenen Dünya

Salon Atletizm Þampiyonasýnda, bayanlar 3 bin metrede milli atlet Almitu Bekele Degfa finale kaldý. Bayanlar 3 bin metre elemelerinde 2. seride yarýþan Bekele, 8.48.73'lük derecesiyle bu seriyi 3. sýrada tamamlayarak finale yükseldi. Bayanlar 3 bin metre finali yarýn yapýlacak. 2 seri halinde yapýlan 3 bin metre elemelerinde her seride ilk 4'e giren atletler ve bunlarýn dýþýnda en iyi dereceyi yapan 4 atlet finale kaldý. Bekele'nin yarýþtýðý 2. seride ilk 4 sýrayý alarak finale kalan atletler ve dereceleri þöyle: 1. Meseret Defar (Etiyopya): 8:48.23, 2. Sylvia Jebiwott Kibet (Kenya): 8:48.60, 3. Alemitu Bekele (Türkiye): 8:48.73, 4. Layes Abdullayeva (Azerbaycan): 8:49.65.

F.Bahçe'nin zor deplasmaný TURKCELL SÜPER LÝG'DE GEÇEN HAFTA ANTALYASPOR'U YENEREK KÖTÜ GÝDÝÞE SON VEREN SARI-LACÝVERTLÝLER, GENÇLERBÝRLÝÐÝ KARÞISINDA BAÞKENTTE BUGÜN ZOR BÝR SINAV VERECEK. RAKÝP SAHALARDAKÝ SON 2 MAÇINDA GALÝBÝYETÝ BULUNMAYAN FENERBAHÇE, ÞAMPÝYONLUK YARIÞINDA PUAN FARKININ AÇILMAMASI ÝÇÝN KAZANMAK ZORUNDA. TÜRKCELL Süper Lig'de geçen hafta Antalyaspor karþýsýnda aldýðý galibiyetle kötü gidiþine son veren Fenerbahçe, 25. hafta mücadelesinde bugün baþkentte Gençlerbirliði'ne karþý zor bir sýnav verecek. Turkcell Süper Lig, Ziraat Türkiye Kupasý ve UEFA Avrupa Ligi maçlarýný kapsayan süreçte üst üste 7 resmi maçýnda kazanamayarak kötü bir þubat ayý geçiren sarý-lacivertli ekip, Antalyaspor galibiyetiyle üzerindeki stresi atarken, bu kez Gençlerbirliði karþýsýnda zorlu bir 90 dakikaya çýkacak. Ligde rakip sahalarda çýk-

týðý son 2 maçta galibiyeti bulunmayan sarýlacivertliler, þampiyonluk yarýþýnda rakipleriyle arasýndaki puan farkýnýn açýlmamasý için baþkentte kazanmak zorunda. Son deplasman galibiyetini 19. hafta mücadelesinde Sivasspor'a karþý 5-1'lik farklý skorla alan Fenerbahçe, 21. haftada Manisaspor ile deplasmanda 2-2 berabere kalýp, 23. haftada Ýstanbul Büyükþehir Belediyespor önünde Ýstanbul'da Olimpiyat Stadý'nda 2-1'lik yenilgi aldý. Alex'in cezasý nedeniyle forma giyemeyeceði sarý-lacivertli ekipte, Gökhan Gönül'ün

sakatlýðý bulunuyor. Teknik direktör Daum, omuzundan yaþadýðý sakatlýðýn ardýndan bu hafta takýmla çalýþmalara baþlayan Özer'e þans verebilir. Sarý-lacivertli ekibin Gençlerbirliði karþýsýnda sahaya çýkmasý beklenen muhtemel 11'i þöyle: Volkan Demirel, Bekir, Lugano, Bilica, Andre Santos, Deivid (Mehmet Topuz), Cristian, Emre, Vederson, Özer (Gökhan Ünal), Güiza. Ankara 19 Mayýs Stadý'nda saat 19.00'da baþlayacak Gençlerbirliði-Fenerbahçe mücadelesini Mustafa Kamil Abitoðlu yönetecek.

Kayseri'de ‘Mini Dünya Kupasý’ baþladý 34 ÜLKEDEN ÖÐRENCÝLERÝN EÐÝTÝM GÖRDÜÐÜ MUSTAFA GERMÝRLÝ ANADOLU ÝMAM HATÝP LÝSESÝ'NÝN DÜZENLEDÝÐÝ ULUSLARARASIHALÝSAHALÝGÝ,GANA-KENYAMAÇIYLABAÞLADI. KAYSERÝ'DE 34 ülkeden öðrencilerin eðitim gördüðü Mustafa Germirli Anadolu Ýmam Hatip Lisesi'nin AB desteðiyle hayata geçirdiði ''AB Yolunda Uluslararasý Halý Saha Ligi'', Kayserisporlu futbolcular Makukula ve Abdullah'ýn baþlama vuruþunu yaptýðý GanaKenya maçýyla baþladý. Avrupa Birliði'nin 8 bin Avro destek verdiði ligin açýlýþ maçý dolayýsýyla Aðýrnas Þimþekspor Tesisleri'nde düzenlenen törende Makukula ile Abdullah, öðrencilerle aný fotoðrafý çektirdi. 18 ülkeden 450 öðrencinin katýldýðý 34 hafta sürecek ligin baþlama vuruþunu, Makukula ve Abdullah birlikte yaptý. Makukula, gazetecilere

yaptýðý açýklamada, öðrencilerle birlikte olmaktan mutluluk duyduðunu belirterek, ''Bu çocuklar büyüdüklerinde baþarýlý birer futbolcu olurlar. Unutmamak gerekir ki eðitim de çok önemli. Ýnþallah lig boyunca eðlenip mutlu olurlar. En iyi olan kazansýn'' dedi. Kendisinin lise mezunu olduðunu, futbola baþladýðý için üniversite eðitimi alamadýðýný belirten Makukula, yüksel tahsil yapamasa da futbolcu kimliðiyle hayatýný kazandýðýna þükrettiðini söyledi. Makukula, Türkiye'nin AB üyeliðiyle ilgili de, ''Bence Türkiye oldukça büyük bir ülke ve Avrupa Birliði'ne girmeyi hak ediyor'' dedi.

Arda Turan'a Londra'nýn merkezinde özel köþe

GALATASARAY'IN yýldýz futbolcusu Arda Turan

için Ýngiltere'nin baþkenti Londra'da bulunan Nike maðazasýnda özel bir bölüm ayrýldý. Sarý-kýrmýzýlý takýmdan ayrýlmasý halinde Ýngiltere Premier Lig takýmlarýndan Liverpool'da forma giymek istediðini söyleyen milli futbolcu için Londra'nýn en önemli merkezlerinden biri olan Oxford Circus'taki Nike maðazasýnda özel bir köþe tasarlandý. Arda Turan'ýn büyük bir resminin bulunduðu bölümde, Türk Milli Takýmý'na ait forma, eþofman ve çeþitli spor kýyafetleri yer alýyor. Maðazada ayrýca Brezilya, Portekiz, Hollanda ve Hýrvatistan milli takýmlarýna ait ürünlerin satýþa sunulduðu bölümler de bulunuyor.

BANK ASYA 1. LÝGDE BU HAFTA

"AB Yolunda Uluslararasý Halý Saha Ligi" Kayserisporlu futbolcular Makukula ve Abdullah'ýn baþlama vuruþunu yaptýðý Gana-Kenya maçýyla baþladý. FOTOÐRAF: A.A

Bugün: 13.30 Boluspor-Altay (Bolu Atatürk) 14 Mart Pazar: 13.30 Karabükspor-Orduspor (Necmettin Þeyhoðlu) 13.30 Çaykur Rize-Dardanelspor (Yeni Rize Þehir) 13.30 Kocaelispor-Kayseri Erciyesspor (Ýsmetpaþa) 13.30 Hacettepe-Gaziantep B.B. (Cebeci Ýnönü) 13.30 Adanaspor-Giresunspor (Adana 5 Ocak) 13.30 Karþýyaka-Kartalspor (Ýzmir Alsancak) 13.30 Mersin Ýd.-Konyaspor (Tevfik Sýrrý Gür) 15 Mart Pazartesi: 20.00 Samsunspor-Bucaspor (Samsun 19 Mayýs)


renkli:Mizanpaj 1

3/12/2010

2:30 PM

Page 1

C M YK

15

AÝLE - SAÐLIK YENÝASYA / 13 MART 2010 CUMARTESÝ

Hazýrlayan: RECEP BOZDAÐ

MÝKROP VE HASTALIKTAN KORUNMAK ÝÇÝN

Ortak seyir, programý meþrulaþtýrýyor

Elleri sabunla yýkamadan hijyen olmaz

DOÇ. DR. M. ERSÝN KUÞDÝL, TV’NÝN AÝLE HAYATIMIZDAKÝ EN BELÝRGÝN ORTAK NOKTALARDAN BÝRÝ OLDUÐUNU BELÝRTEREK, TV PROGRAMLARININ AÝLE ÜYELERÝYLE BÝRLÝKTE SEYREDÝLMESÝ, ÇOCUK VE GENÇ AÇISINDAN ÝZLENÝLENÝN ‘MEÞRÛLAÞTIRILMASI’ ANLAMINA GELDÝÐÝNE DÝKKAT ÇEKTÝ. UZMANLAR, uç örnekler içeren TV dizi ve programlarý anne babalarý ile birlikte seyreden çocuklarýn, onlarýn da bu muhtevayý beðendikleri ve doðru bulduklarý algýsýna kapýldýðý uyarýsýnda bulunuyor. Uludað Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölü-

Türk Ýnfeksiyon Vakfý Baþkaný Prof. Dr. Nezahat Gürler, eller sadece su ile yýkandýðýnda tam bir hijyen saðlanamadýðýna, mutlaka sabun kullanýlmasý gerektiðine iþaret etti. Gürler, ‘’Eller sadece su ile yýkandýðýnda mekanik etkiyle görünür haldeki kir uzaklaþtýrýlmakta, ancak tam bir hijyen saðlanamamaktadýr. Bu nedenle el temizliðinde su ile birlikte mutlaka sabun kullanýlmasý gerekmektedir’’ dedi.

TÜRK Ýnfeksiyon Vakfý (TÝV) Baþkaný Prof. Dr. Nezahat Gürler, eller sadece su ile yýkandýðýnda tam bir hijyen saðlanamadýðýna, mutlaka sabun kullanýlmasý gerektiðine iþaret etti. Antibakteriyel sabun ‘’Lifebuoy’’un tanýtýmý amacýyla Ümraniye’de bulunan Unilever Türkiye’de konuþan Gürler, el yýkamanýn baþta kiþisel hijyenin saðlanmasýnda ve ayný zamanda mikroorganizma ile bulaþan hastalýklardan korunarak yayýlmasýný önlemede yardýmcý olduðunu söyle-

di. Gürler, el hijyeninde amacýn, kimyasal ve fiziksel zararlýlarýn ve enfeksiyonlara yol açan mikroorganizmalarýn uzaklaþtýrýlmasýný saðlamak olduðunu belirterek, ‘’Eller sadece su ile yýkandýðýnda mekanik etkiyle görünür haldeki kir uzaklaþtýrýlmakta, ancak tam bir hijyen saðlanamamaktadýr. Bu nedenle el temizliðinde su ile birlikte mutlaka sabun kullanýlmasý gerekmektedir’’ dedi. Unilever Global Hijyen ve El Yýkama Uzmaný Myriam Sidibe de Dünya

Saðlýk Örgütü’nün 2006 verilerine göre, Türkiye’de 5 yaþýn altýnda 43 bin 136 çocuðun vefat ettiðini, bu ölümlerin 5 bin 176’sýnýn ishal, 6 bin 39’unun ise zatürre gibi önlenebilir hastalýklardan kaynaklandýðýný belirtti. Doðru el yýkama teknikleri konusunda doktora yaptýðýný anlatan Sidibe, el yýkamanýn ishali önlediðini, yemekten önce, tuvaletten sonra ellerin yýkanmasý halinde de hastalýklarýn yüzde 50’sinin azaltabileceðini aktardý. Ýstanbul / aa

korku, cinsellik gibi temalarýn iþlendiði programlarýn özellikle çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz etkiler oluþturduðunu biliyoruz. Henüz yetiþkinlerin dünyasýný tam ve doðru biçimde anlamlandýrma kapasitesine ulaþamamýþ çocuklarýmýz bu tür programlardan yanlýþ sonuçlar çýkartabilmektedir. Ülkemizdeki televizyon seyretme alýþkanlýklarý bu açýdan önemli bir faktör olarak ele alýnmalýdýr. Televizyonun aile yaþantýmýzdaki en belirgin ortak noktalardan biri olduðu, neredeyse tüm programlarýn birlikte seyredildiði gerçeði göz önüne alýndýðýnda, ortaya öyle bir riskin çýktýðý görülmektedir.”

GENÇLER VE ÇOCUKLAR YANLIÞ ANLAYABÝLÝYOR

mü’nden Doç. Dr. M. Ersin Kuþdil, Türkiye’de çeþitlilik arz eden hayat tarzlarý sebebiyle televizyon yayýnlarýna yönelik itirazlarýn da arttýðýný belirtti. Beðenilse de beðenilmese de her tür san'atsal eserin toplum yaþantýsýnýn uç örnekleri üzerinden kurgulanmak durumunda olduðunun kabul edilmesi gerektiðini belirten Kuþdil, þöyle konuþtu: “Þiddet,

Televizyon programlarýnýn aile üyeleriyle birlikte seyredilmesi, çocuk ve genç açýsýndan izlenilenin ‘meþrûlaþtýrýlmasý’ anlamýna geldiðine dikkat çeken Doç. Dr. M. Ersin Kuþdil, çocuk ve gençlerin özellikle de uç örnekler içeren programlarý yetiþkinlerle birlikte seyrettiklerinde, onlarýn da bu muhtevayý beðendikleri ve doðru bulduklarý algýsýna kapýldýklarýný kaydetti. Böyle bir algýnýn izleme süresi içinde yetiþkinlerin dile getirdikleri itirazlarýn anlamýný yitirmesine ya da kavranamamasýna yol açabildiðini vurgulayan Kuþdil, gençlerin medyanýn kendilerine sunduðu gerçek dýþý ve anormal hayat tarzlarýndan baþka bir modelle karþýlaþamaz hale geldiklerini savundu.

Toplumun oldukça kýsa bir zaman dilimi içinde birçok ekonomik, siyasî ve toplumsal sorunu bir arada yaþadýðýna iþaret eden Kuþdil þöyle devam etti: “Bu sorunlar özellikle aile kurumunun uzun yýllar korumayý baþardýðý destek sistemlerini iyice yýprattý ve maddî dayanýþma formlarýný erozyona uðrattý. Gençler, medyanýn kendilerine sunduðu gerçek dýþý ve anormal yaþam tarzlarýndan baþka bir modelle karþýlaþamaz hale geldiler. Yaþlarý gereði kendilerini ifade etmek, yaþýtlarýndan farklýlaþmak hedefine sahip olan gençlerimiz için saðlýklý ifade biçimleri sunulmuyor, bunlar özendirilmiyor. Bunun yerine mafya, mankenler, þiddet yoluyla düzen saðlamaya çalýþan kiþiler öne çýkarýlýyor. Ana haber bültenlerinin münferit þiddet olaylarýný abartarak sunmasý, insanlarda tüm ülkede durumun ayný olduðu biçiminde bir yanýlgýya sebep oluyor.” Bursa / cihan

18 bin hasta böbrek bekliyor AKDENÝZ Üniversitesi (AÜ) Organ Nakli Merkezi Sorumlu Koordinatörü Uzman Nilgün Keçecioðlu, Türkiye’nin, organ baðýþý konusunda dünya sýralamasýnda çok gerilerde olduðunu belirterek, 70 bin böbrek hastasýnýn bulunduðu Türkiye’de 18 bin hastanýn nakil bekleyenler listesinde bulunduðunu, kadavradan baðýþlanan organ sayýsýnýn ise 261 olduðunu söyledi. Organ Nakli Merkezi Sorumlu Koordinatörü Uzman Nilgün Keçecioðlu da, organ ihtiyacýnýn toplumsal bir sorun olduðunu vurgulayarak, ‘’Organ nakli ihtiyacý olan çok sayýda hasta var. Bizim iþimiz tedavi etmek. Ekip olarak buna hazýrýz ancak organ baðýþý þart’’ dedi. Türkiye’nin organ baðýþý konusunda dünyada 11’inci sýrada yer aldýðýna iþaret eden Keçecioðlu, Türkiye’de milyon nüfus baþýna düþen organ baðýþýnýn 3.6 civarýnda olduðuna dikkati çekti. Keçecioðlu, en çok baðýþýn Ýspanya’da olduðunu bildirdi. Geçen yýl Türkiye’de 2 bin böbrek nakli yapýldýðýný, 350’sinin AÜ’de gerçekleþtirildiðini söyleyen Keçecioðlu, bütün Türkiye’de geçen yýl 431 kadavradan böbrek nakli yapýldýðýný belirtti. 70 bin böbrek hastasýnýn bulunduðu Türkiye’de 18 bin hastanýn organ nakli bekleyenler listesinde olduðunu kaydeden Nilgün Keçecioðlu, bütün Türkiye’de kadavradan baðýþlanan organ sayýsýnýn 261 olduðunu belirtti. Antalya / aa

Kötü kolesterolü düþürmenin yolu TÝROÝD hormonunu taklit eden bir maddenin kötü kolesterolü düþürebileceði bildirildi. Ýsveç’in Karo Bio laboratuvarýnda geliþtirilen eprotirom maddesinin, ilâç tedavisinin yeterli olmadýðý kiþilerde kötü kolesterolün düþmesini saðladýðý belirtildi. Bu madde, daha önce kolesterol ilâcý kullanmýþ kiþilerin kötü kolesterolünü yüzde 32’ye kadar düþürdü, ayrýca maddenin zararlý yan etkisine rastlanmadý. Klinik deneyde kolesterol seviyesini düþürmek üzere gönüllülere 4 hafta rejim yaptýrýldý. Daha sonra katýlýmcýlarýn yarýsýna 3 ay boyunca kolesterol ilâçlarýyla beraber 25, 50 ve 100 miligram eprotirom, diðer gruptakilere sahte ilâç (plasebo) verildi. Kandaki iyi ve kötü kolesterol ile diðer yaðlarýn seviyesini ölçen araþtýrmacýlar, 25 miligram eprotirom alanlarýn kötü kolesterolünün yüzde 22, 50 miligram alanlarýnkinin yüzde 29, 100 miligram alanlarýnkinin yüzde 32 düþtüðünü belirledi. Diðer gruptakilerin kötü kolesterolü ise yüzde 6,5 azaldý. Ayrýca, eprotiromun iyi kolesterolü sadece yüzde 3 düþürdüðü görüldü. Bilim adamlarý, bu sonuçlarýn, “eprotiromun kolesterol ilâçlarýnýn yerini alabileceðini göstermediðine dikkati çekerek, maddenin kolesterol ilâçlarýyla birlikte tamamlayýcý tedavi sunabileceðini ya da ilaçlarýn yan etkilerini kaldýramayanlara verilebileceðini” vurguladý. Washington / aa


renkli:Mizanpaj 1

3/12/2010

1:56 PM

Page 1

C M YK Ü M Ý TV Â R O LU N U Z : Þ U Ý S T Ý K B A L ÝN KILÂBI ÝÇÝNDE EN YÜKSEK GÜR SADÂ ÝSLÂMIN SADÂSI OLACAKTIR

Ormanlara böcekli koruma KIZILÇAM aðaçlarýnýn yapraklarýný yiyerek, geliþimini olumsuz etkileyen çam kese böceðiyle tabiî yöntemlerle mücadele eden orman ekipleri, laboratuvarda ürettikleri ve sadece çam kese böceði yiyen ‘’Calosoma’’ ad lý böcekleri ormana býrakýyor. Kýzýlçam aðaçlarýnýn bütün gövdesini saran ve aðacý yanmýþ gibi gösteren çam kese böceklerinin, yapraklarýný yedikleri aðaçlarýn geliþimini azalttýðý bildirildi. Ýlkbaharda toprak altýna inen böcekler, sonbahar mevsiminde yeniden aðaçlara çýkýyor. Ýzmir / aa

Y 13 MART 2010 CUMARTESÝ

Camilere adanmýþ ömür ÇEÞÝTLÝ ÝLLERDE CAMÝ ÝNÞAATINDA ÇALIÞAN 84 YAÞINDAKÝ EMEKLÝ MARANGOZ USTASI, YAPTIÐI CAMÝ MAKETLERÝNÝ SATARAK HACCA GÝTMEYÝ VE KÂBE'YÝ YAKINDAN GÖREREK MAKETÝNÝ YAPMAYI ÝSTÝYOR. TÜRKÝYE’NÝN deðiþik birçok ilinde cami inþaatlarýnda çalýþan emekli marangoz ustasý, eþinin sahip olmadýðý bir maket fotoðrafý sebebiyle 6 yýlda 3 cami maketi yaptý. Hacca gidip Kâbe maketi yapmayý hayal eden 84 yaþýndaki marangoz ustasý, yaptýðý maketleri satýp hayalini gerçekleþtirmek istiyor. Marangozluktan emekli 8 çocuk 12 torun sahibi 84 yaþýndaki Vezir Durak, 1987 yýlýnda Kars’da yaþarken baþlayan terör olaylarýndan kaçarak Aydýn merkez Girne Mahal lesine yerleþti. Baþta memleketi Artvin, Kars ve Ay-

HABERLER

dýn il leri olmak üzere yurdun deðiþik il lerinde onlarca cami ve okul inþaatlarýnda çalýþan Durak, emekli olduktan sonra Aydýn’da ailesi ile birlikte emekliliðini yaþamaya baþladý.

EÞÝ ÝÇÝN YENÝDEN ÇALIÞMAYA BAÞLADI Durak, bir memleket ziyaretleri sýrasýnda eþi Hanýmzer Durak’ýn (74) baþka bir usta tarafýndan yapýlan cami maketine ait fotoðrafýný istemesi ancak bu fotoðrafýn kendilerine verilmemesi üzerine emekliliðini sonlandýrmaya karar verdi. Eþinin üzülmemesi için çekici keseri yeniden eline alan Durak, evlerinin çatýsýnda bulunan ve emekliye ayrýldýktan sonra kul lanmadýðý aletlerini sakladýðý depoyu atölyeye çevirerek çalýþmaya baþladý. 2002 yýlýnda ilk cami maketine baþlayan emekli marangoz ustasý, geçen sürede 1 yýl ara verdiði çalýþmalarýnda 6 yýlda toplam 3 cami maketini tamam ladý. Maketlerden birisini Kars Merkez Camiine hediye eden Durak, geri ye kalan diðer maketi ise en büyük hayali olan hacca gidebilmek için evinde koruma altýna aldý. Aydýn / iha

Minare referandumu bütün dünyadan tepki çekti.

Ýsviçre’ye minare yasaðý eleþtirisi

 ABD Dýþiþleri Bakanlýðýnýn 2009 yýlý Ýnsan Haklarý Raporunda Ýsviçre ile Ýran, Rusya, Çin, Kuzey Kore, Küba gibi ül kelere yer verildi. Minare referandumundan ötürü Ýsviçre’nin eleþtirildiði raporda, Avrupa’da özel likle Ýsviçre’de geçen yýl Müslümanlara karþý ayrýmcýlýðýn endiþe verici boyutlara ulaþtýðý kaydedildi. Çin, Küba, Kuzey Kore, Rusya ve Sudan’ýn da sert bir þekilde eleþtirildiði raporda Çinli yetkililer, internette bilgi akýþýný sýnýrlandýrdýklarý için kýnandý. Rusya ise insan haklarý eylemcilerinin ve gazetecilerin öldürülmesinden dolayý eleþtirildi. Raporda ayrýca, Afganistan’da geçen yýl yaþanan þiddet olaylarýnda en çok sivil lerin zarar gördüðüne dikkat çekildi. Washington / aa

Almanya’da Ýslâmî yatýrým fonu

Vezir Durak, "Eþimle birlikte hacca gitmeyi istiyorum. Kâbe'yi inceleyip maketini yapacaðým." FOTOÐRAFLAR: ÝHA

HAC VE KÂBE ÖZLEMÝ DUYUYOR EN büyük hayalinin hacca gitmek ve Kâbe’yi yakýndan götürüp maketini yapmak olduðunu ifade eden Durak, maddî imkânsýzlýklar sebebiyle hacca gidemediðini kaydederek, “Hacca gidip Kâbe maketini yapmayý çok arzu ediyorum. Ancak bu güne kadar buna muvaffak olmadým. E ðer bu cami maketlerini satabilirsem eþimle birlikte hacca gitmeyi istiyorum. Orada Kâbe’yi inceleyip dönüþte hemen maket çalýþmalarýna baþlayacaðým” ifadesini kullandý.

 ALMANYA’DA ilk defa aktif olarak yönetilen bir Ýslâmî yatýrým fonu Meridio þirketi tarafýndan hayata geçirildi. Almanya’da en büyük 50 yatýrým þirketi arasýnda bulunan Meridio, Körfez ül keleri için oluþturduðu çeþitli yatýrým fonlarýndan sonra Avrupa’da ve özel likle Almanya’da Müslümanlara hitap eden bir yatýrým fonu olmamasýný fark ederek bu sektöre girmiþ. Nesiller boyunca Ýslâm âlimlerinin ahlâkî ve sosyal deðerler açýsýndan sakýncasýz ama ayný zamanda kâr amacý güden yatýrýmlarýn nasýl olmasý gerektiði yönünde yatýrým kriterleri ve il keler geliþtirdiðini belirten Meridio Müdürü Uwe Zimmer, Ýslâmî yatýrým fonlarýnda bu kural larýn hepsine uyduklarýný kaydetti. Frankfurt / cihan


13 Mart 2010