Page 1

renkli:Mizanpaj 1

3/10/2010

3:42 PM

Page 1

C M YK

Bekleyiniz...

Y GERÇEKTEN HABER VERiR

ASYA’NIN BAHTININ MÝFTAHI, MEÞVERET VE ÞÛRÂDIR 11 MART 2010 PERÞEMBE/ 75 Kr

YIL: 41 SAYI: 14.377

ÝSRAÝL’DEN YENÝ TAHRÝK

www.yeniasya.com.tr

Elazýð'daki depremde ölü sayýsý 51'den 41'e düþtü Elazýð Kovancýlar Kaymakamlýðý, depremde hayatýný kaybedenler için daha önce 51 olarak açýklanan sayýyý 41 olarak düzeltti. Bu arada, depremin vurduðu köylerde yaralarý sarma çalýþmalarý devam ediyor. Devlet Bakaný ve Baþbakan Yardýmcýsý Cemil Çiçek, Afet ve Acil Yardým Koordinasyon Kurulu, Bayýndýrlýk Bakanlýðý, Saðlýk Bakanlýðý ve TOKÝ’nin katkýlarýyla bir eylem planý hazýrlayacaklarýný söyledi. Çiçek, “ Oradaki yerleþim yerlerinin baþka yerlere kaydýrýlmasý, fay hattýndan uzaklaþtýrýlmasý söz konusu olabilir” dedi. Haberi 5’te

KONYA ÝNÞAAT MÜHENDÝSLERÝ ODASI BAÞKANI:

Kerpiç evler Anadolu gerçeði TEHLÝKELÝ OLAN KERPÝÇ DEÐÝL, KERPÝCÝN UYGUN ÞEKÝLDE KULLANILMAMASI Ýnþaat Mühendisleri Odasý Konya Þube Baþkaný Ali Çýnar, ‘’Kerpiç ev, Anadolu’nun bir gerçeðidir. Kýrsal kesimde bugün halen yoðun þekilde kerpiç ya da kerpiç, taþ ve ahþabýn birlikte kullanýldýðý yýðma kâgir evler vardýr. Kýrsaldaki bu kerpiç evler usta marifetiyle yapýlýyor. Yoksa kerpiç deðil, kerpicin uygun þekilde kullanýlmamasý tehlikeli” dedi. Haberi sayfa 16’da Ýsrail hükümeti þu ana kadar yüzlerce konutun inþasýna onay verdi. Son onayla 1600 konut aþýrý Yahudi gruplarýn yaþadýðý 20 bin nüfuslu Ramat Þlomo bölgesinde inþa edilecek.

ÝSRAÝL, ABD’NÝN ORTAYA ATTIÐI DOLAYLI BARIÞ GÖRÜÞMELERÝNÝ, DAHA BAÞLAMADAN SABOTE EDEN BÝR KARAR ALDI KUDÜS'DE 1600 KONUTLUK YENÝ BÝR ÝNÞAAT PLANI ABD'nin ortaya attýðý, Arap ülkeleriyle Filistin yönetimi tarafýndan da kabul edilen Filistin-Ýsrail dolaylý görüþmeleri baþlamadan Tel Aviv, Kudüs'te 1600 konutluk yeni bir inþaat planýný açýkladý. Abbas'ýn sözcüsü: Plan, barýþ çabalarýný baþlamadan durduracak "tehlikeli" bir karar.

ABD GÖRÜÞMELER ÝÇÝN 24 AYLIK SÜRE ÖNGÖRMÜÞTÜ ABD yönetiminin dolaylý görüþmeler için 24 aylýk bir süre biçtiði, bu süre içinde taraflarýn nihaî statü konularý olarak adlandýrýlan Kudüs'ün durumu, sýnýrlar, yerleþimler, mülteciler, güvenlik ve su ile ilgili konularýn tamamlanmasýný öngördüðü bildirilmiþti. Haberi sayfa 7’de

TSK AFGANÝSTAN’DAN ÇEKÝLSÝN

Haberi sayfa 4’te

ADALET BAKANI ERGÝN, MUHALEFET PARTÝLERÝYLE GÖRÜÞTÜ

‘Taþ atan çocuklar’ tekrar Meclise geliyor ALT KOMÝSYONDA OLGUNLAÞTIRILARAK MECLÝSE GETÝRÝLECEK Adalet Bakaný Sadullah Ergin, kamuoyunda ‘’taþ atan çocuklar düzenlemesi’’ olarak bilinen Terörle Mücadele Kanunu ve Bazý Kanunlarda Deðiþiklik Yapan Kanun Tasarýsýyla ilgili bilgi vermek üzere, CHP ve BDP Gruplarýný ziyaret ederek bilgi verdi. Her iki partinin tasarý üzerindeki “eleþtiri ve tereddütlerini not ettiklerini” ifade eden Ergin, bir alt komisyon kurularak tasarýnýn orada olgunlaþtýrýlmasý ve Meclise getirilmesi noktasýnda olumlu bir hava oluþtuðunu söyledi. Haberi sayfa 5’te

Haiti hâlâ kendisine gelemedi

Ezher Þeyhi Muhammed Tantavî vefat etti

Mýsýr’ýn ünlü El Ezher Üniversitesinin Þeyhi Muhammed Tantavî’nin Suudi Arabistan ziyareti sýrasýnda hayatýný kaybettiði bildirildi. Mýsýr’ýn resmî haber ajansý, 81 ya þýndaki Ýslam âliminin kalp krizinden öldüðünü duyurdu. Haberi sayfa 7’de

Rus þair: Hz. Muhammed âlemlere nur saçýyor

Rusya Müftüler Konseyinin bu yýl dördüncüsünü düzenlediði “Alemlere Rahmet-Pey gamber Hz. Muhammed” adlý þiir yarýþmasýný kazanan Hýristiyan Rus þair Nikolay Pereyaslov “Muhammed âlemlere nur saçan bir peygamberdir” dedi. Haberi sayfa 16’da

Haiti’de 12 Ocak’ta meydana gelen ve 200 binden fazla insanýn ölümüne, yaklaþýk 300 bin insanýn yaralanmasýna, 250 bini aþkýn evin yýkýlmasýna yol açan 7 büyüklüðündeki depremin ardýndan yoksulluðun hakim olduðu ülkede özellikle açlýk, saðlýk ve e ðitim konularýnda ciddî sorunlar yaþanýyor. Haberi sayfa 7’de

ISSN 13017748

SAÝD NURSÎ ÝLÝMLE DÝN ARASINDA KÖPRÜ KURDU

Yazýsý sayfa 8’de


renkli:Mizanpaj 1

2

3/10/2010

2:29 PM

Page 1

C M YK

LÂHÝKA

YENÝASYA / 11 MART 2010 PERÞEMBE

Zelzele gibi vâkýalar, tesadüf oyuncaðý deðiller

‘‘

lahika@yeniasya.com.tr

Ýnkâr edenlere dünya hayatý süslü gösterildi; o yüzden fakir mü'minlerle alay ederler. Halbuki o takva sahipleri, kýyamet gününde onlarýn üzerinde olacaklar. Allah bu dünyada da, ahirette Bakara Sûresi: 212 / Âyet-i Kerime Meâli de dilediðine hesapsýz rýzýk verir.

Ýnsana verilen iþtahlý mideler .. Bediuzzaman Said Nursi

‘‘

Þu misafirhâne-i dünyada, nazar-ý hikmetle baksan, hiçbir þeyi nizamsýz, gâyesiz göremezsin; nasýl, sen nizamsýz, gâyesiz kalabilirsin? Zelzele gibi vâkýalar olan þu hâdisâtý kevniye, tesadüf oyuncaðý deðiller. [Gafil kafaya bir tokmak ve bir ders-i ibrettir] y gaflete dalýp ve bu hayatý tatlý görüp ve âhireti unutup dünyaya tâlip bedbaht nefsim! Bilir misin, neye benzersin? Devekuþuna. Avcýyý görür; uçamýyor, baþýný kuma sokuyor. Tâ avcý onu görmesin. Koca gövdesi dýþarýda; avcý görür. Yalnýz, o, gözünü kum içinde kapamýþ; görmez. Ey nefis! Þu temsile bak, gör: Nasýl dünyaya hasr-ý nazar, azîz bir lezzeti, elîm bir eleme kalbeder. Meselâ, þu karyede, yani Barla’da, iki adam bulunur; birisinin yüzde doksan dokuz ahbabý Ýstanbul’a gitmiþler, güzelce yaþýyorlar. Yalnýz birtek burada kalmýþ; o dahi oraya gidecek. Bunun için, þu adam, Ýstanbul’a müþtaktýr, orayý düþünür, ahbaba kavuþmak ister. Ne vakit ona denilse, “Oraya git!”; sevinip, gülerek gider. Ýkinci adam ise, yüzde doksan dokuz dostlarý buradan gitmiþler. Bir kýsmý mahvolmuþlar; bir kýsmý ne görür, ne de görünür yerlere sokulmuþlar. Periþan olup gitmiþler, zanneder. Þu bîçare adam ise, bütün onlara bedel, yalnýz bir misafire ünsiyet edip tesel li bulmak ister; onunla o elîm âlâm-ý firâký kapamak ister. Ey nefis! Baþta Habîbul lah, bütün ahbabýn kabrin öbür tarafýndadýrlar. Burada kalan bir iki tane ise, onlar da gidiyorlar. Ölümden ürküp, kabirden korkup, baþýný çevirme; merdâne kabre bak, dinle ne talep eder. Erkekçesine ölümün yüzüne gül; bak, ne ister. Sakýn gâfil olup ikinci adama benzeme. Ey nefsim! Deme, “Zaman deðiþmiþ, asýr baþkalaþmýþ; herkes dünyaya dalmýþ, hayata perestiþ eder, derd-i maîþetle sarhoþtur.” Çünkü, ölüm deðiþmiyor; firâk bekâya kalbolup, baþkalaþmýyor. Acz-i beþerî, fakr-ý insanî deðiþmiyor; ziyâdeleþiyor. Beþer yolculuðu kesilmiyor, sür’at peydâ ediyor. Hem deme, “Ben de herkes gibiyim.” Çünkü, herkes sana kabir kapýsýna kadar arkadaþlýk eder. Herkesle musîbette beraber olmak demek olan tesel li ise, kabrin öbür tarafýnda pek esassýzdýr. Hem kendini baþýboþ zannetme. Zîrâ, þu misafirhâne-i dünyada, nazar-ý hikmetle baksan, hiçbir þeyi nizamsýz, gâyesiz göremezsin; nasýl, sen nizamsýz, gâyesiz kalabilirsin? Zelzele gibi vâkýalar olan þu hâdisât-ý kevniye, tesadüf oyuncaðý deðil ler. Meselâ, zemine nebâtât ve hayvanât envâýndan giydirilen birbiri üstünde, birbiri içinde, gayet muntazam ve gayet münakkaþ gömlekler, baþtan aþaðýya kadar gâyelerle, hikmetlerle müzeyyen, mücehhez olduklarýný gördüðün ve gayet âlî gâyeler içinde kemâl-i intizam ile meczub Mevlevî gibi devredip döndürmesini bildiðin halde, nasýl oluyor ki, küre-i arzýn benîâdem’den, bâhusus ehl-i imândan beðenmediði bir kýsým etvâr-ý gafletin sýklet-i mâneviyesinden omuz silkmeye benzeyen zelzele gibiHAÞÝYE mevtâlûd hâdisât-ý hayatiyesini, bir mülhidin neþrettiði gibi gâyesiz, tesadüfî zannederek bütün musîbetzedelerin elîm zâyiâtýný bedelsiz, hebâen mensur gösterip, müthiþ bir yeise atarlar. Hem, büyük bir hatâ, hem büyük bir zulüm ederler. Bel ki, öyle hâdiseler, bir Hakîm-i Rahîmin emriyle ehl-i imânýn fânî malýný sadaka hükmüne çevirip, ibkâ etmektir ve küfrân-ý nimetten gelen günahlara kefârettir. Nasýl ki birgün gelecek, þu musahhar zemin, yüzünün zîneti olan âsâr-ý beþeriyeyi þirkâlûd, þükürsüz görüp çirkin bulur. Hâlýk’ýn emriyle büyük bir zelzele ile bütün yüzünü siler, temizler. Al lah’ýn emriyle, ehl-i þirki Cehenneme döker; ehl-i þükre, “Haydi, Cennete buyurun” der. Haþiye: Ýzmir’in zelzelesi münâsebetiyle yazýlmýþtýr. Sözler, s. 156, (yeni tanzim, s. 275)

E

LÜGATÇE: ünsiyet: Alýþkanlýk, dostluk. âlâm-ý firâk: Ayrýlýk acýlarý, e lemleri. fakr-ý insanî: Ýnsanýn yapýsýnda ve yaratýlýþýnda olan yok sulluk. hâdisât-ý kevniye: Yaratýlýþa ve tabiata âit hadiseler. münakkaþ: Nakýþlý, nakýþlanmýþ. müzeyyen: Süslü. mücehhez: Donatýlmýþ. kemâl-i intizam: Tam bir dü zen. küre-i arz: Dünya. etvâr-ý gaflet: Gaflet halleri. sýklet-i mâneviye: Manevî a -

ðýrlýk. mevtâlûd: Ölüm gibi; ölümlü; korkunç. mülhid: Dinsiz. hebâen mensur: Boþu boþu na. Faydasýz yere. yeis: Ümitsizlik. ibkâ: Bâkileþtirmek. Devamlý etmek. küfrân-ý nimet: Cenâb-ý Hakk’ýn ihsan ettiði nîmetleri bilmeme ve hürmetsizlik etme, nankörlük. âsâr-ý beþeriye: Ýnsanlarýn eserleri. þirkâlûd: Þirkle karýþýk, þirk bulaþmýþ.

FEYZÝNUR BÂKÝ ÇÝMÝÇ

bakicimic@hotmail.com

Z

ât-ý Hayy-ý Kayyûm (Varlýðý ve dirliði her an için olup gökleri ve yerleri her an için tutan, her þeye, her hususta iktidârý ve gücü yeten Allah), bu kâinatta gizli hazinelerini izhâr etmek, görmek ve görünüp bilinmek için insaný irâde etmiþ ve kâinatý insan için yaratmýþtýr. Elbette ki insanlar içinde “Habibim” dediði Resul-i Ekrem Hz. Muhammed (asm) Efendimizi ilk murad etmiþ ve kâinatýn sebeb-i vücudu Efendimiz (asm) olmuþtur. Çünkü insan, tam ve mükemmel bir bütünlük içinde câmiiyet-i tâmme ile Allah’ýn güzel isimleri olan esmâ-i ilâhiyeye câmi bir âyine ve o isimleri anlayýp ve zevk edebilecek isti’dadda yaratýlmýþ bir mu'cize-i kudrettir. Ýnsan, Rabbi tarafýndan kendisine sunulan rýzýklardaki zevk cihetiyle pek çok esmâ-i hüsnâyý anlama kabiliyetindedir. Ýnsandan baþka yaratýlan melâikeler ve cinler rýzýktaki maddî ve mânevî zevkleri tam idrâk edememektedir. Yüce Allah insana meleklerden de üstün bir idrâk ve zevk alma isti’dadýný vermiþ ve insaný meleklerden de üstün seviyeye çýkabilecek donanýmda yaratmýþtýr. Ýþte böyle mû'cîzevârî bir þekilde yaratýlan ve sýnýrsýz duygularla donatýlan insan, Allah’ýn envâ-i çeþit mat’umâtýný tartacak, anlayacak, zevk edecek mâhiyettedir. Mânevî olarak hamd ve þükredecek þekilde yaratýlan insana, Allah (cc) mâddî ve mânevî mideler vermiþ ve o midelerin âzâlarýna ve ellerine lâyýk nimetler sunmuþtur. Bedîüzzamân Hazretleri buna þöyle iþaret etmektedir: ”Ýþte, insanýn bu ehemmiyetli câmiiyetidir ki, Zât-ý Hayy-ý Kayyûm, insana, bütün esmâsýný ihsâs etmek ve bütün envâ-ý ihsânâtýný tattýrmak için öyle iþtahlý bir mide vermiþ ki, o midenin geniþ sofrasýný hadsiz envâ-ý mat’umâtýyla kerîmâne doldurmuþ.”1 Zât-ý Hayy-ý Kayyûm, insana, bütün güzel isimlerini hissettirmek ve bütün iyiliklerinin çeþitleri olan envâ-i ihsânâtýný tattýrmak ve tanýttýrmak için öyle bir iþtihâlý mide vermiþ ki, o midenin ihtiyacý olan geniþ sofrasýný sýnýrsýz yiyeceklerin çeþitleri olan envâ-i mat’umâtý ile cömert ve ikram etmeye müþtak olana yakýþa-

na lâyýk olarak ve kerîmâne doldurmuþtur. Ýnsanýn midesi hangi rýzka muhtaç ve neyi arzu ediyorsa envâ-i çeþit rýzýklar ile o midenin sesi iþitilmiþ ve o sese cevap verilmiþtir. Demek ki midenin sesini ihmal etmeyen Yüce Al lah o sesin ihtiyacýný karþýlayarak mat’umât adedince yiyecek ve içeceklerle esmâsýný ihsas ettirmek ve kendimi tanýttýrmak istemiþtir. Ýnsan, midesi ve kuvve-i zâikasý ile kendisine ikram edilen nimetleri tatmak, tartmak, nimetlerin sahibini tanýmak ve O’na (cc) hamd edip þükretmek için yaratýlmýþtýr. Midenin sesini ve arzusunu ihmâl etmeyen Al lah (cc) ebetteki insanýn en büyük arzusu olan kalbî ebed arzusunu da ihmal etmeyecek “Eðer vermek istemeseydi, istemek vermezdi” sýrrýyla kalbinin ebed duygusunu da verecektir. “Hem bu maddî mide gibi hayatý da bir mide yapmýþ. O hayat midesine duygular, el ler hükmünde gayet geniþ bir sofra-i nimet açmýþ. O hayat ise, duygularý vasýtasýyla, o sofra-i nimetten her çeþit istifâdelerle, teþekkürâtýn her nev’ini yapar.”2 Demek ki maddî mide gibi yüce Al lah, ha yatý da bir mide yapmýþtýr. O hayat midesine duygular ve el ler hükmünde gayet geniþ bir nimet sofrasý açmýþtýr. Hayat ise, sýnýrsýz duygularý ve vasýtalarý ile kendisine izhar edilen nimet sofralarýnýn her çeþitinden istifâde ederek þükrünün nev’îlerini her bir duygunun lisâný ile yapmaktadýr. Al lah kâinatýn merkezine insaný koymuþtur. Her þeyi insana göre ayarlamýþ ve insana izhâr etmiþtir. Bütün kâinat heyet-i mecmuasý ile insana musahhar kýlýnmýþtýr. Böylece insan eþref-i mahlûkat unvanýna lâyýk konumda yaratýlmýþtýr. Cenâb-ý Hak, bizleri kâinatýn yaratýlýþýnýn sýrlarýný, insanýn hil katinin muammasýný, namazýn hikmetlerinin remizlerini anlayan ve idrâk eden kul larýndan eylesin. Âmin. Böylece hayat midesinin hikmetlerini anlamýþ ve hakîkî vazîfesini ifâ etmiþ oluruz inþâal lah. ”Ve bu hayat midesinden sonra, bir insaniyet midesini vermiþ ki, o mide, hayattan dahâ geniþ bir dairede rýzýk ve nimet ister. Akýl ve fi kir ve hayal, o midenin el leri hükmünde, semâvât ve zemin geniþliðinde o sofra-i rahmetten istifâde edip þükreder.”3 Zat-ý Hayy-ý kayyum, hayat midesinden sonra bir insâniyet midesi dahâ vermiþ ki, o mide, hayattan dahâ geniþ yani hayatýn ihtiyacý olan mat’umattan daha geniþ bir dairede rý zýk ve nimet istemektedir. Ýnsaniyet midesinin el leri hükmünde olan “akýl, f ikir ve hayali” o mideye takmýþ-

týr. Akýl, f ikir ve hayal, insâniyet midesinin el leri hükmünde olup, semâvât ve zemin geniþliðinde rahmet sofralarýndan istifâde edip þükretmektedir. Ýnsan akýl, fikir ve hayal cihetiyle bütün mahlûkatýn üzerinde bir mevkî almýþtýr. Akýl hazine-i ilâhiyenin definelerini açmak için bir anahtar hükmündedir. Fikir ise idrâk merkezi olup “Cenâb-ý Hakk’ýn cemî masnuatýndan ve mecmu-i âsârýndan ve bütün ef’âlinden tahassul ve tecel lî eden mânâlara bir cihetle bakabilir”4 bir konumdadýr. Bu iki insâniyet midesinin duygusu ve el leri elbette ki Cenâb-ý Hakk’ýn gizli ve açýk hazineleri keþfetmek ve çok geniþ saltanat dairelerini fehmetmek ve tefekkür etmekle gýdalarýný almak ve sonra da þükrünü edâ etmek durumundadýr. Akýl ve fi -

‘‘

Ýnsan, Allah’ýn envâ-i çeþit mat’umâtýný tartacak, anlayacak, zevk edecek mâhiyettedir. Mânevî olarak hamd ve þükredecek þekilde yaratýlan insana, Allah (cc) mâddî ve mânevî mideler vermiþ ve o midelerin âzâlarýna ve ellerine lâyýk nimetler sunmuþtur.

kir cihâzâtlarýnýn gýdalarý tefekkür etmekle Rabbini tanýmaktýr ki iþte bu tanýma akýl ve fikrin mânevî þükürleri olacaktýr. Hayal ise “Hattâ hayal nereye gitse, ihtiyaç dairesi dahi oraya gider; orada da hâcet vardýr. Bel ki, her ne ki elde yok, ihtiyaçta vardýr. Elde olmayan ihtiyaçta vardýr; elde bulunmayan ise hadsizdir”5 hakîkati ile hayal dairesi insanda en geniþ dairedir. Hayal dairesi ihtiyaç dairesine göre geniþler. Al lah insanýn mâhiyetine öyle sýnýrsýz ihtiyaçlar derc etmiþtir ki, o ihtiyaçlara ise hemen hayal dairesi ile cevap vermekte ve o hayal cihâzâtýnýn gýdasýný da ihsas ettirmektedir. Ýnsan hayal ile sür'atle ihtiyaç dairesine kadar uzanmakta ve Al lah o ihtiyacý muvakkaten hayal le tatmin etmekte ve o ihtiyaçlarýn sonsuz bir âlemde var olduðunun numûnesini de böylece insana göstermektedir. Demek ki insanýn elinde bulunmayan, fýtra-

týna yerleþtirilen ihtiyacýnda vardýr. O elde bu lunmayan hadsiz ihtiyaçlar öncelikle hayal ile karþýlanmaktadýr. “Ve insaniyet midesinden sonra, hadsiz geniþ diðer bir sofra-i nimet açmak için, Ýslâmi yet ve imân akîdelerini, çok rýzýk ister bir mânevî mide hükmüne getirip, onun rýzýk sofrasýnýn dairesini mümkinat dairesinin haricinde geniþletip, esmâ-i Ýlâhiyeyi de içine alýr kýlmýþtýr ki, o mide ile ism-i Rahmâný ve ism-i Hakîmi en büyük bir zevk-i rýzkî ile hisseder, ‘Elhamdü lillâhi alâ Rahmâniyyetihî ve alâ hakîmiyyetihî’ der. Ve hâkezâ, bu mânevî mide-i kübrâ ile hadsiz nimet-i Ýlâhiyeden istifâde edebilir. Ve bil hassa o midedeki muhabbet-i Ýlâhiye zevkinin dahâ baþka bir dairesi var.”6 Ýnsaniyet midesinden sonra, sýnýrsýz ve geniþ bir nimet sofrasý açmak için Rabbimiz Ýslâmiyet ve imân akîdeleri midesini vermiþtir. Bu mideyi çok rýzýklar ister mânevî bir mide hükmüne getirerek bunlarýn rýzýk sofrasýnýn dairesini ise var veya yok olmasý eþit olup, varlýðý ve yokluðu için Al lah’ýn tercihine muhtaç olan þeyler, Al lah’ýn dýþýndaki bütün varlýklar olan “mümkinât” dairesinin haricinde geniþlendirip, esmâ-i Ýlâhiyeyi de içine alacak þekilde kýlmýþtýr. O Ýslâmiyet ve imân akîdeleri midesi ile Al lah, Rahmân ve Hakîm isimlerinin en büyük bir rýzýk ve nimetteki zevk ve lezzeti hissettirerek ve “rah mâniyet ve hâkimiyetinden dolayý Al lah’a hamd olsun” dedirtmektedir. Ýnsan, bu mânevî büyük mide ile sýnýrsýz Ýlâhî nimetlerden istifâde edebilir. Özel likle o midedeki muhabbet-i Ýlâhiye zevkinin dahâ baþka bir dairesine ulaþýr. Ýnsandaki Ýslâmiyet ve imân akîdesi midesi mümkinât dairesinin haricine hamletmekte ve âhiret âlemlerine yönelmekte ve cennete müþtak olarak veya zevklerin en zir vesini teþkil eden Rü’yet-i Cemâlul laha müteveccihen Ýslâmiyet ve imân ile mümkinât dairesinden çýkarak ebedî lezzetlerin en sâf îsine, muhabbetlerin en zir vesine odaklamaktadýr. Ýþte bu sýr lezzet-i rûhâniye ile ta’rif edilebilir. Rûh hakîkî lez zeti Rü’yet-i Cemâlul lah ile yaþayacaktýr. Ýþte Ýslâmiyet ve imân akîdeleri midesi insaný bu vecihlere sevk etmekte ve insâniyetin hakîkî mâhiyetine münâsip muhabbeti insana yaþatmaktadýr. Dipnotlar: 1- Lem’alar, 2005, s. 957. 2- Lem’alar, 2005, s. 957. 3- Lem’alar, 2005, s. 957. 4- Ýþârâtü’l-Ý’câz, 2006, s. 127. 5- Sözler, 2004, s. 340. 6- Lem’alar, 2005, s. 957.

Kazanmak gayretiyle DOSTHANE

Bizi buna baðlayan “tevehhüm-i ebediyet!” Ya ni, kuruntu; devam eder zannetmek. “Süleyman”a kalmayan sana mý kalacak sanki! / Seni, hangi þey kurtarýr, hangi þey, hangi?” le olunca: ALÝ RIZA AYDIN Böy Masalardan, kasalardan vefâ ummak beyhude! Çünkü, bunlarýn hiçbiri bize temlik deðil ki! hocazade68@hotmail.com Yani, hiçbir þey bize bitmemecesine, gitmemecesine verilmiþ mülk deðil ki! Esas, akla konacak olan, hayatýn faniliði. Bunu hiç unutmamak; “Aklýmda” söyler gibi sýkça tekiþiler “lâdes” tutuþur, var gücüyle çabalar; rar la yarak, zihne nakþ eylemeli; bir gün gidilecedikkatleri bir noktaya toplarlar. Maksat: Muhtemel kazancýný, tehlikeye sokmamak. ðini… Ýnsanýn baþýnda, âhiret gâilesi varken, mevUnutmamayý, âdeta ezber eder, her nefeste hum bir kazanç için nefesi tüketmemeli. Baþýmýtekrarlar: za açýlan cihanþümul dâvâyý mümkünse kaybetAklýmda, aklýmda, aklýmda… memeli. Neticesi birkaç parça hediye! Perestiþ etmemeli ona, buna, þuna! Ama, ne çok gayret gösterir, o þeyi kaybetme “Mal da yalan, mülk de yalan.” mek için. Akþam yatar, sabah kal kar lisanýnda bu Bunlarý taþýmaktýr âhirete, asl olan. sözler: Onun için, “lâdes” tutuþmalý nef isle, makbereAklýmda, aklýmda aklýmda… ye varmadan. Baþka þeyler acep akla gelmez mi? Aklýmda, aklýmda, aklýmda demeli hep, durÂhireti kazanmak neden hiç düþünülmez ki? madan. Bugünün de, yarýnýn da sahibi biz deðiliz. Günah-sevap, helâl-haram, doðru-yanlýþ farkýEsasen, “Benim” dediðimiz þeyin, ne kadarý biný hiçbir an unutmadan; akýldan çýkarmadan. zimdir? Dünya denen þu handan, bir gün çýkarýlmadan! Sevdiðimiz nesneler bizleri terk edecek. Hay Çantayý etmeli hazýr, Emre olmalý muntazýr. ran olduðumuz bað’lar bir gün solup gidecek. Kazanmak ümidiyle… Bitmez zannedilen tatlar elbet bir gün bitecek.

K


renkli:Mizanpaj 1

3/10/2010

2:16 PM

Page 1

C M YK


siyahbeyaz:Mizanpaj 1

3/10/2010

4:07 PM

Page 1

4

HABER

YENÝASYA / 11 MART 2010 PERÞEMBE

FARK

Gözünü kapayanlar üzülsün

FARUK ÇAKIR cakir@yeniasya.com.tr

ýtrat dini olan Ýslâmýn ‘ifsat þebekeleri’nin aleyhte çalýþmalarýna raðmen hýzla yayýldýðýný söyleyince itiraz edenler, Rusya’dan gelen müjdeli haberi duyunca acaba ne diyecekler? Hepimizi sevindiren ve “Maþallah, barekâllah” dedirten haberin özü þöyle: Rusya Müftüler Konseyinin bu yýl dördüncüsünü düzenlediði “Âlemlere Rahmet - Peygamber Hz. Muhammed” ad lý þiir yarýþmasýný Rus þair Nikolay Pereyaslov kazanmýþ. Çok sayýda kiþinin katýldýðý yarýþmada ‘en güzel þiir’i yazan Pereyaslov, törenden sonra gazetecilere yaptýðý açýklamada, Hz. Muhammed (asm) ile ilgili yazdýðý þiirin macerasýnýn Antalya’daki tatilleri sýrasýnda baþladýðýný belirterek, “Eþimle birlikte Türkiye’ye tatile gitmiþtik. Bir tur sayesinde Rusya’da çok sevilen ve sayýlan Aziz Nikolay’ýn kabrini ziyaret etmiþtik. Ve orada Türkiye’nin Müslüman bir ül ke olmasýna raðmen Nikolay’a duyduðu büyük saygýyý gözlemledik ve çok þaþýrdýk” diye açýklamýþ. (AA, 10 Mart 2010) Ül kesine döndüðünde Ýslâma ilgi duymaya baþladýðýný, Hz. Muhammed’in (asm) hayatýný okuduðunu ve özel likle “Veda Hutbesi”nden çok etkilendiðini kaydeden Pereyaslov, “(Veda Hutbesi) Onu okurken il ham geldi ve ben de duygularýmý kâðýda döküverdim. Muhammed âlemlere nur saçan peygamberdir” demiþ. Müslüman olmayan bir Rus þairin, Peygamberimizle (asm) ilgili bir yarýþmada ‘en güzel þiir’i yazmýþ olmasý gerçekten manidar. Rus þairin yarýþmaya katýlma sebebi de çok dikkat çekici: Türkiye ziyareti esnasýnda, kendi inancý bakýmýndan önemli olan bir kiþi olan “Aziz Nikolay’ýn kabri”nin Müslümanlarca tahrip edilmemiþ olmamasý. Rus þair doðrudan deðilse de, dolaylý olarak bunu söylüyor. Rus þairin, ‘vaaz’lardan ya da karþýlaþtýðý kiþilerin ‘nasihat’ýndan ziyade “Veda Hutbesi”nden etkilenmesi de ayrýca dikkate deðer. Bütün bunlar, bizin öncelikle Ýslâmiyeti ef’âlimizle/ hâl ve hareketimizle yaþamamýz gerektiðini hatýrlatmalý. Peygamberimizi (asm) anlatan en güzel þiiri yazan Rus þair bugün itibarýyla bel ki Müslüman olmamýþtýr, ama hidayetin nerede ve ne zaman nasip olacaðýný hiçbirimiz bilemeyiz. Kendisi olmasa bile, bel ki onun þiirinden etkilenen birisi Ýslâmla þereflenebilir. Rusya’dan gelen bu müjdeli haber, bir defa daha dikkatlerin Ýslâma çekilmesine sebep oldu. Her zaman ifade etmeye çalýþýyoruz: ‘Ýfsat komiteleri’ Ýslâmý perdelemeye çalýþtýkça, onun parlamasýna, daha fazla bilinmesine sebep oluyorlar. 11 Eylül ‘Ýkiz Kule saldýrýsý’ndan sonra da, ‘karikatür krizi’nden sonra da, Ýsviçre’nin aldýðý ‘minare yasaðý’ kararýndan sonra da böyle oldu. Dikkat edilirse son aylarda Rusya ve çevre ülkelerinden ekseriyetle müjdeli haberler alýnýyor. Avrupa, bu konudaki önceliðini dünün ‘demir perde’ ül kelerine kaptýrmýþ gibi görünüyor. Yýl lar önce bayram namazlarýyla baþlayan müjdeli haberler, son aylarda cami, Kur’ân ve Risâle-i Nur konularýyla ilgili olmaya baþladý. “Þiir yarýþmasý” da buna güzel bir örnek oldu. Geçen günlerde Azerbaycan’dan gelen bir Nur Talebesinden, eski SSCB ül kelerindeki Nur hizmetleriyle ilgili hatýralarý dinlemiþtik. Hakikaten, dünün “Din öldürülecektir” diyen ül kesinde Ýs lâm adýna, Müslümanlar adýna sevindirici hizmetler yaþanýyor. Ýnþal lah bu müjdeli haberler ve Ýslâma teslim olanlar her geçen gün artarak devam edecek. Hâzâ min fazlý Rabbî.

Türkiye, Afganistan iþgal gücünden derhal çekilsin

Policy, Davutoðlu’nu Kissinger’e benzetti

ARALARINDA Akabe Kültür ve Eðitim Vakfý, Aksa Vakfý, Araþtýrma Kültür Vakfý, Hikmet Vakfý, ÝHH, Ýnsan ve Medeniyet Hareketi, MAZLUMDER, Medeniyet Derneði, Özgür-Der ve Tüketici Haklarý Merkezi gibi bir dizi kuruluþ MAZLUMDER Ýstanbul Þubesi’nde bir araya gelerek NATO’nun Afganistan iþgaline son vermesini ve Türk Silâhlý Kuvvetleri'nin Afganistan’dan çekilmesini talep etti. Sivil toplum kuruluþu yönetici ve temsilcileri, Afganistan’da son birkaç haftadýr artan ABD öncülüðündeki NATO kuvvetleri tarafýndan sürdürülen saldýrýlarla ilgili kaygýlarýný dile getirdi. Türkiye’nin NATO içindeki konumunu yeniden deðerlendirip iþgal gücünden derhal çekilme çaðrýsýnda bulundular. Ýstanbul / Yeni Asya

WASHINGTON Post-Newsweek grubunun dýþ politika, diplomasi ve strateji dergisi Foreign Policy, Dýþiþleri Bakaný Ahmet Davutoðlu’nu, “Dünyanýn Kissinger’larý” olarak nitelediði 4 devlet adamýndan oluþan listeye dahil etti. Dergi, Davutoðlu'nu 50 yýldan uzun süre ABD’nin dýþ politikasýnýn en etkin isimlerinden biri ve birçok önemli uluslar arasý giriþimin mimarý olan, Nobel Barýþ Ödül lü eski Dýþiþleri Bakaný Henry Kissinger'e benzetti. Dergide, Davutoðlu için,”Davutoðlu, Türkiye’nin Osmanlý görkemini yeniden tesis etmeye ve bu sayede Türkiye’nin bir kez daha Orta Doðu’da aðýrlýk sahibi olacaðýna inanýyor” Davutoðlu’nun Türkiye'nin AB’ye nihaî üyeliðini desteklediðine dikkat çekildi. Washington / aa

F

Askerde iken yaralanan Önder Oðuz, "gaziliðinin kabul edilmesi ve bundan doðan sosyal haklarýnýn verilmesi" için AÝHM'e baþvurdu. FOTOÐRAF: AA

Gaziliðini AÝHM’de arýyor 1989 YILINDA TERÖR ÖRGÜTÜYLE GÝRDÝÐÝ ÇATIÞMADA AÐIR YARALANAN ÖNDER OÐUZ, “GAZÝ’’ OLDUÐUNU ÝSPATLAMAK ÝÇÝN AÝHM KARARINI BEKLÝYOR. BÝLECÝK’ÝN Bozüyük ilçesinde, 1989 yýlýnda Hakkari’de teröristlerle girilen çatýþmada vücuduna isabet eden 19 þarapnel parçasýyla yaþam mücadelesi veren kiþi, gazi olduðunu ispatlamaya çalýþýyor. Bozüyük Belediyesine ait sosyal konutlarda yaþayan Önder Oðuz (42), 1989 yýlýnda Hakkari’nin Çukurca ilçesinde vatani görevini yaparken teröristlerin saldýrýsýna uðradýklarýný, çatýþmada aðýr yaralandýðýný söyledi. Söz konusu çatýþmada, vücuduna, çýkarýlmasý mümkün olmayan 19 þarapnel parçasý isabet ettiðini ifade eden Oðuz, ‘’Vücudumda, 16’sý göðüs ve akciðer çevresinde, 3’ü elimde olmak üzere toplam 19 þarapnel parçasý bulunuyor. Þarapnel parçalarý hayati tehlike riski taþýdýðý için çýkarýlmadý’’ dedi. Önder Oðuz,þöyle konuþtu: ‘’Ýmkansýzlýklar yüzünden oðlumu 12 yýldýr göremiyorum. Geçen 21 yýl içinde çalmadýðým kapý kalmadý. Emekli Sandýðý, aldýðým raporlarý (Organ kaybýn yok, sen gazi deðilsin) diyerek kabul etmedi. Bazen (Keþke çatýþmada kolum bacaðým kopsaydý) diyorum. Ne saðlýk karnesi, ne gazi kartý ne de sosyal hak verildi. Bugüne kadar kimse beni ciddiye almadý.’’ Bilecik / aa

‘DÝLENCÝ GÝBÝ YAÞAMAKTAN BIKTIM’ EKONOMÝK kriz dolayýsýyla çalýþtýðý taþeron firmadan çýkartýldýðýný anlatan Oðuz, sözlerini þöyle sürdürdü: ‘’Þimdi bir ekmeðe muhtaç kaldým. Evimde odun, kömür yok. Faturayý ödeyemediðim için sular kesildi. Aç bir halde yaþama mahkûm edilmiþ gibiyim. Ne yapacaðýmý þaþýrdým. Vataný sevmenin, ülkeye hizmet etmenin, gerekirse canýný bile vermek suç mu? 21 yýldýr gazi olduðumu ispat etmeye çalýþýyorum. Dilenci gibi yaþamaktan býktým.’’ Ekonomik sebeplerle eþinin çocuðunu da alarak kendisini terk ettiðini ifade eden Oðuz, gazi olduðunu kabul ettirebilmek için Askerî Mahkeme’ye dâvâ açtýðýný ancak bu dâvâyý kaybettiðini belirtti. Oðuz, iç hukuktaki mücadelesinden sonuç alamadýðý için iki yýl önce, ‘’gaziliðinin kabul edilmesi ve bundan doðan sosyal haklarýnýn verilmesi’’ talebiyle Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesine (AÝHM) taþýdýðýný söyledi. Kaybettiði dâvâ dolayýsýyla yaklaþýk 1500 lira borçlandýðýný ifade eden Oðuz, þöyle devam etti: ’’Kan dökerek savunduðum ülkemi AÝHM’e þikâyet etmek zorunda kalmaktan üzülüyorum. Þehit miyim, gazi miyim? Devlet bana ne olduðumu söylesin. Sadaka istemiyorum. Ýþ verilse AÝHM’e gitmeyecektim. Bu ülke için, bayrak için kanýmý döktüm. Ben vatana hizmet ettim, þimdi bana onurum verilsin. Gazi deðil sem bile terör maðduruyum. Yaþama ümidimi tamamen kaybettim. Baþvurduðum bütün kapýlar tek tek suratýma kapandý. Babamýn tarlasýný bek lerken vurulmadým. Yarayý aldýðým gün gazi olmayý hak ettim. Türkiye Ýþ Kurumuna 5 yýl önce müracaat ettim, ama sonuç alamadým.’’

Evler faydan uzaklaþacak

TAZÝYE Kardeþimiz Hacý Tahir Akçakaya'nýn kayýnpederi

Hacý Kasým Rençber 'in

vefatýný teessürle öðrendik. Merhuma Cenâb-ý Allah'tan rahmet ve maðfiret diler, kederli ailesi ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz eder, taziyetlerimizi sunarýz.

BATMAN YENÝ ASYA OKUYUCULARI

Depremzedelere soba ve tüp Elazýð’ýn Karakoçan ilçesi Baþyurt Beldesinde meydana gelen depremde hasar gören köylerde yaralar sarýlmaya devam ediyor. Deprem dolayýsýyla da evsiz ka lanlar için Kýzýlay tarafýndan çadýrlar kuruluyor. Bölgede evsiz kalanlarý çadýrlara yerleþtiren Kýzýlay, sýcak yemek ve kuru gýda daðýtýmý da yapýyor. Kýzýlay, ayrýca ýsýnmak için elektrikli soba da daðýttý. Bu arada köy ve mezralardaki enkaz kaldýr-

ma çalýþmalarýnýn yaný sýra Elazýð Valiliðince görevlendirilen ekiplerce hasar tesbit çalýþmalarý da sürdürülüyor. Öte yandan sivil yardým kuruluþlarýndan Kimse Yokmu Derneði de deprem bölgesinde bin kiþilik kumanya, Yardýmeli Derneði üyeleri de gýda maddesi daðýttý. Enkaz kaldýrma çalýþmalarýný sürdüren ekipler, telef olan hayvan leþlerini de toplamaya baþladý. Elazýð / aa

ELAZIÐ’DAKÝ 6,0 büyüklüðündeki depremle ilgili bir gazeteye konuþan Baþbakan Yardýmcýsý Cemil Çiçek, Afet ve Acil Yardým Koordinasyon Kurulu, Bayýndýrlýk Bakanlýðý, Saðlýk Bakanlýðý ve TO KÝ’nin katkýlarýyla bir eylem planý hazýrlayacaklarýný söyledi. Çiçek, þöyle konuþtu: “Ýlgili bakanlýklar, hasar ve fay hattýnýn durumuyla ilgili çalýþmalar yapacaklar. Bu tesbitlerin ardýndan oradaki yerleþim yerlerinin baþka yerlere kaydýrýlmasý, fay hattýndan uzaklaþtýrýlmasý sözkonusu olabilir. TOKÝ konutlarý yeniden yapacak, ama ayný yerlerine mi, baþka yere mi buna karar verilecek. Bakýyorsunuz, bir yerde 80 ev, diðer yerde 10 ev var. Bunlarýn toplulaþtýrýlmasý sözkonusu olabilir. Evlerin kerpiç olmasý asýl büyük sorun. Bundan sonra yapýlmasýna engel olursunuz. Ama varolanlarý ne yapacaksýnýz? Ayrýca sadece o bölgede deðil, Doðu ve Güneydoðu Anadolu’nun büyük bölümünde evler kerpiçten. Bundan sonra yapýlmamasý konusunda uygulamalara gidilebilir. Bayýndýrlýk Bakanlýðý yapý denetimi çerçevesinde bu konuda çalýþma yapacak.”

Ölümüne fakirlik

SÝYAH- BEYAZ AHMET DURSUN ahmetdursun81@hotmail.com

u gece þehirde bir tevekkül var,/Can alýþ veriþte her taraf pazar,/Ayaklar altýnda sabaha kadar,/Kubbeler hûû çeker kullar sallanýr... Bu nasýl ibadet kimin çaðrýsý,/Bütün bakýþlarda safran sarýsý,/Evler secde etmiþ gece yarýsý,/Odalar hûû çeker holler sallanýr... Nedir topraktaki bu iniþ kalkýþ,/Bir tarafta ecel bir tarafta kýþ,/Bütün bahçelerde ayin baþlamýþ,/Aðaçlar hûû çeker dallar sallanýr... Bekir Sýtký Erdoðan’ýn aðzýndan bir deprem sonrasý dökülen mýsralar… Zelzele… Kýyametin küçük kardeþi… Ölümün habercisi ve kulluðun dayanýlmaz cazibesi… Memleketimin acýlarý biter mi? Mütevekkil insaným Allah’a dayanmakla dindirir acýsýný. Zulmün kol gezdiði vadilerde baþka çare var mý? Doðu’nun bitmeyen acýlarýna bir yenisini daha ekleyen Elazýð merkezli depremi, bir de mütevekkil insanýmýn dilinden dinlemek gerekir. Koklamaya doyamadýðý on beþ günlük yavrusu Helin’ini kurtarmak için canýndan geçen þefkat kahramaný bir anne… Ayaklarýnýn altýna cennet serilen bu kahraman annenin geride býraktýðý yetime sarýlarak aðlayan bir baba: “Canýmýz emanettir, emaneti veren aldý. Bu dünya geçici, bu dünya boþ, öbür tarafa hazýrlýk yapmak lâzým” diyordu; kendisinden feryatlar uman, þikâyetler, isyanlar, küfürler duymak isteyen muhabiri þaþýrtýrcasýna… Yine de bir þeyler söylemeli deðil mi eyeri kopmuþlarýn çivisi çýkmýþ dünyasý üzerine. Acýyla sarsýlan Elazýð’ý vuran deprem sadece 6.0 büyüklüðündeydi. Orta þiddetli, normal þartlarda can kaybýnýn olmamasý gereken bir depremdi. Depremin en fazla hasar verdiði Okçular, Demirci, Gökdere ve Yukarý Kanatlý Köylerinde yitirdiðimiz 51 can, 8.8’lik Þili depremi düþünüldüðünde çok düþündürücü ve acýydý; kahrediciydi. Deprem sonrasý ortaya çýkan manzara ise can kayýplarýnýn sebebini gözler önüne seriyordu. Milattan önce rastlayabileceðimiz kerpiçten evler felâketin neden bu kadar aðýr olduðunu açýklýyordu. “Deprem kuþaðýnda olduðunuz halde neden tedbir almadýnýz, neden böylesine dayanýksýz yapýlarda yaþýyorsunuz?” sorularý, bir depremzedenin “Biz evimize akþam nasýl bir ekmek götüreceðiz, onun derdindeyiz, paramýz olsa villada yaþarýz” sözüyle havada kalýyordu. Ölümüne bir fakirlikti bu. Yýllarca terörü, geri kalmýþlýðý, cehaleti baþýmýza musallat eden, hep çektiren, hep süründüren, hep öldüren bir fakirlik… “Cehalet, zaruret, ihtilâf…” Kadim düþmanlarýmýz… Ortaya çýkan manzara, fakirliðin ne kadar tehlikeli ve yok edici olduðunu kör gözlerimize sokuyordu. “Hel min mezid” dünyasýnýn doymak bilmeyen uslanmaz çocuklarý, dünyalýk metalarýyla oynaþmaya devam etsinler. Helinlerin geleceðini, on yýllardýr üç yüz milyar dolarlarý daða taþa saçarak heba edenler sýrça köþklerinde oyalansýnlar, bu sýrça köþkleri için birbirlerini paralamaya devam etsinler. Helinlere, Ceylanlara doymasýnlar. “Yiyin efendiler yiyin! Bu hân-ý iþtihâ sizin. Doyunca, týksýrýnca, çatlayýncaya kadar yiyin.” Bu depremi ibadet sayanlarla karþýlaþýrsýnýz elbet bir gün.

B

Meclis Deprem Araþtýrma Komisyonu toplandý

DOÐAL Afet Sigortalarý Kurumu (DASK) Yönetim Kurulu Baþkaný Ýdris Serdar, belediye sýnýrlarý içerisindeki evlerin zorunlu deprem sigortasý kapsamýna girdiðini, köydeki evlerin bunun dýþýnda kaldýðýný söyledi. TBMM Deprem Riskinin Araþtýrýlarak Deprem Yönetiminde Alýnmasý Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacýyla Kurulan Meclis Araþtýrma Komisyonu, AKP Ýstanbul Milletvekili Ýdris Güllüce baþkanlýðýnda toplandý. Güllüce, Elazýð’da meydana gelen depremde vefat edenlere Allah’tan rahmet, yararlananlara acil þifalar diledi. Bu depremin Türkiye’nin baþýna gelen son afet olmasýný dileyen Güllüce, ‘’Ancak doðanýn gerçekleri de ortada’’ dedi. Doðal Afet Sigortalarý Kurumu (DASK) Yönetim Kurulu Baþkaný Ýdris Serdar, Elazýð’da meydana gelen depremden sonra basýnda ‘’Neden kerpiç evlerin sigortalanmadýðýna’’ iliþkin yanlýþ bilgilerin yer aldýðýný ifade etti. Serdar, Zorunlu Deprem Sigortasý görev tanýmýna göre, belediye sýnýrlarý içerisindeki evlerin zorunlu deprem sigortasý kapsamýna girdiðini, köydeki evlerin bunun dýþýnda kaldýðýný söyledi. Belediye sýnýrlarý içerisindeki binalarýn hangi malzemeden yapýldýðýna bakýlmadan tümünün sigortalanabildiðini anlatan Serdar, köy yerlerindeki evlerin de sigortalanmasýnýn ise isteði baðlý olduðunu anlattý. Ankara / aa


siyahbeyaz:Mizanpaj 1

3/10/2010

4:26 PM

Page 1

5

HABER

YENÝASYA / 11 MART 2010 PERÞEMBE

Yeni Asya Gazetecilik Matbaacýlýk ve Yayýncýlýk Sanayi ve Ticaret A.Þ. adýna imtiyaz sahibi

Yazý Ýþleri Müdürü Mustafa DÖKÜLER

Mehmet KUTLULAR

Ýstihbarat Þefi Mustafa GÖKMEN

Genel Müdür

Recep TAÞCI Genel Yayýn Müdürü

Yayýn Koordinatörü

Kâzým GÜLEÇYÜZ Abdullah ERAÇIKBAÞ

Spor Editörü Erol DOYRAN

Haber Müdürü Faruk ÇAKIR Ankara Temsilcisi Mehmet KARA Reklam Koordinatörü Mesut ÇOBAN

Görsel Yönetmen: Ýbrahim ÖZDABAK

Yeni Asya basýn meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir.

Merkez: Gülbahar Cd., Günay Sk., No: 4 Güneþli 34212 Ýstanbul Tel: (0212) 655 88 59 Yazýiþleri fax: (0212) 515 67 62 Kitap satýþ fax: (0212) 651 92 09 Gazete daðýtým: Telefax (0212) 630 48 35 ÝlânReklam servisi fax: 515 24 81 Caðaloðlu: Cemal Nadir Sk., Nur Ýþhaný, No: 1/2, 34410 Ýstanbul. Tel: (0212) 513 09 41 ANKARA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Meþrutiyet Cad. Alibey Ap. No: 29/24,Bakanlýklar/ANKARA Tel: (312) 418 95 46, 418 14 96, Fax: 425 03 36 ALMANYA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Zeppelin Str. 25, 59229 Ahlen, Tel: 004923827668631, Fax: 004923827668632 KKTC TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Avni Efendi Sok., No: 13, Lefkoþa. Tel: 0 542 859 77 75 Baský: Ýhlas Gazetecilik A.Þ.Tel (0212) 4543000Daðýtým:DoðanDaðýtýmSat.vePaz. A.Þ.

Yayýn Türü: Yaygýn süreli

NAMAZ VAKÝTLERÝ

ISSN 13017748

Hicrî: 25 R. Evvel 1431 Rumî: 26 Þubat 1426

Ýller Adana Ankara Antalya Balýkesir Bursa Diyarbakýr Elazýð Erzurum Eskiþehir Gaziantep Isparta

Ýmsak 4.28 4.36 4.47 4.56 4.51 4.08 4.11 4.02 4.45 4.20 4.47

Güneþ 5.49 6.00 6.08 6.20 6.16 5.30 5.34 5.27 6.10 5.41 6.09

Öðle 11.56 12.06 12.15 12.26 12.21 11.36 11.40 11.32 12.15 11.48 12.15

Ýkindi 15.13 15.21 15.31 15.41 15.36 14.53 14.56 14.47 15.30 15.05 15.31

Akþam 17.50 17.59 18.09 18.19 18.14 17.30 17.34 17.25 18.09 17.42 18.09

‘Taþ atan çocuklar’ Meclis’e geliyor

Yatsý 19.04 19.17 19.23 19.36 19.32 18.46 18.50 18.43 19.26 18.56 19.24

Ýller Ýstanbul Ýzmir Kastamonu Kayseri Konya Samsun Þanlýurfa Trabzon Van Zonguldak Lefkoþa

Ýmsak 4.50 5.00 4.30 4.26 4.39 4.20 4.14 4.07 3.55 4.38 4.34

Güneþ 6.16 6.23 5.57 5.49 6.01 5.47 5.35 5.33 5.18 6.05 5.56

Öðle 12.20 12.29 12.02 11.55 12.09 11.52 11.42 11.38 11.24 12.10 12.04

Ýkindi 15.35 15.45 15.16 15.11 15.24 15.06 14.59 14.52 14.40 15.24 15.22

Akþam 18.14 18.23 17.55 17.49 18.01 17.45 17.36 17.31 17.18 18.03 17.59

Yatsý 19.33 19.38 19.14 19.05 19.16 19.04 18.51 18.50 18.33 19.22 19.11

TAHLÝL

Osmanlýlýk ve Atatürk

ADALET BAKANI ERGÝN, CHP, BDP VE MHP GRUBUNU ZÝYARET EDEREK, ‘’TAÞ ATAN ÇOCUKLAR DÜZENLEMESÝ’’ KANUN TASARISIYLA ÝLGÝLÝ BÝLGÝ VERDÝ. CHP, tereddütlerinin giderilmesini istiyor CUMHURÝYET Halk Partisi(CHP) Grup Baþkanvekili Hakký Süha Okay, kamuoyunda ‘Taþ Atan Çocuklar’ tasarýsý olarak bilinen yasa tasarýsýyla ilgili Adalet Bakaný Sadullah Ergin’e bazý çekincelerini aktardýklarýný söyledi. TBMM’de gerçekleþen görüþmenin ardýndan açýklama yapan Okay, “Daha önce, baþka bir tasarýyla ilgili terörist baþý Abdullah Öcalan’a yeniden yargýlama yolunu açabilecek düzenleme konusunda itirazýmýz oldu, yasa geri çekilmiþti. Þimdi de Abdullah Öcalan’a bir af anlamýna gelecek bazý tereddütlerimiz var. Parlamento’da Öcalan’a af getirebilecek bir tasarýnýn altýna imza atmayýz. Sayýn Adalet Bakaný’na bu konudaki tereddütlerimizi ilettik” dedi. Ankara/cihan

AKP’li baþkan tedavi gördüðü hastanede öldü EVÝNÝN önünde uðradýðý silahlý saldýrý sonucu yaralanan Amasya’nýn Taþova ilçesine baðlý Esençay beldesinin AKP’li Belediye Baþkaný Ýlhan Arduç (49) tedavi gördüðü hastanede öldü. Esençay Belediye Baþkaný Ýlhan Arduç (49), evine giderken kimlikleri henüz belirlenemeyen kiþi veya kiþilerin silahlý saldýrýsýna uðramýþtý. Vücuduna 3 mermi isabet ettiði belirtilen evli ve 2 çocuk babasý Arduç, aðýr yaralý olarak Amasya Sabuncuoðlu Þerefeddin Devlet Hastanesine sevk edilmiþti. Arduç’a saldýrýyla ilgili soruþturmanýn sürdürüldüðü bildirildi. Amasya/aa

Basýn kartlarý komisyonu toplanýyor BAÞBAKANLIK Basýn Yayýn Enformasyon Genel Müdürlüðü (BYEGM), Basýn Kartlarý Komisyonu 24-25 Mart 2010 tarihlerinde Ankara`da Genel Müdürlük binasýnda toplanýyor. 2010 yýlýnýn ilk basýn kartý komisyonu toplantýsý Mart ayýnda yapýlacak. Komisyon toplantýsýnda ilk defa basýn kartý alacaklar ile adlarýna sürekli nitelikte basýn kartý düzenlenmesi önerilen gazetecilerin durumlarý incelenecek. Ýki gün sürecek toplantýda ilk kez basýn kartý alcak 250 dosya, sürekli basýn kartý ile ilgili 100 dosya görüþülerek karara baðlanacak. Ankara / RECEP GÖREN

ADALET Bakaný Sadullah Ergin, kamuoyunda ‘’taþ atan çocuklar düzenlemesi’’ olarak bilinen Terörle Mücadele Kanunu ve Bazý Kanunlarda Deðiþiklik Yapan Kanun Tasarýsý’yla ilgili bilgi vermek üzere, sýrasýyla CHP, BDP ve MHP Gruplarýný ziyaret ederek bilgi verdi. Partilerin tasarý üzerindeki “eleþtirileri ve tereddütlerini not ettiklerini” ifaden Adalet Bakaný Sadullah Ergin Kanun Tasarýsý’yla ilgili bilgi vermek üzere, ilk olarak CHP Grubunu ziyaret etti. Parti ziyaretlerinde Ergin’e AKP Grup Baþkanvekili Bekir Bozdað eþlik etti. Engin'in CHP Grup Baþkanvekilleri Hakký Suha Okay ve Kemal Kýlýçdaroðlu’nu ziyareti yarým saat sürdü. Ziyaretin ardýndan açýklama yapan Ergin, TBMM Adalet Komisyonu gündeminde bulunan kamuoyunda da suça itilen çocuklarla ilgili tasarý olarak bilinen düzenlemeyi CHP Grup Baþkanvekilleri yle deðerlendirdiklerini bildirdi. Bakan Ergin, þunlarý kaydetti:’’Bu deðerlendirme doðrultusunda, CHP grubumuz yeniden yargýlamaya iliþkin maddeyi düzenleyen 311/2’ye iliþkin çekincelerini ilettiler. Buna iliþkin tereddütleri olduðunu ifade ettiler. Biz CHP’nin bu tereddütlerini not ettik. Kendi deðerlendirmemizi de ayrýca yapacaðýz. Diðer gruplarla deðerlendirmeden sonra bütün bunlarý, diðer gruplarýn varsa talep ve itirazlarýný, onlarý da deðerlendirerek bu tasarýnýn komisyonda görüþülmesi, belki bir alt komisyon kurularak orada olgunlaþtýrýlmasý ve Meclis Genel Kuruluna getirilmesi noktasýnda olumlu bir hava oluþtu. Ýhtizari kayýtla bu hava oluþtu. CHP’nin bu maddeye itirazý var. Bunlarý deðerlendireceðiz ama kamuoyundaki beklentiyi de karþýlamak üzere bu çalýþmalarý yapmayý düþünüyoruz. Bu tasarý içerisinde düzenlenecek çocuk adalet sistemine iliþkin düzenlemeler çok önemli. Bu çocuklar bu ülkenin çocuklarý. Bunlar bizim çocuklarýmýz. Bu çocuklarýn geleceðini, ülkeye yararlý hale getirecek ve onlarýn geleceðini inþa edecek çalýþmalar yapabilirsek, ayný zamanda ülkemizin de geleceðini inþa etmiþ olacaðýmýza inanýyoruz. Bu duygularla biz bu çalýþmayý devam ettireceðiz.’’

‘’DÝÐER MADDELERÝ BLOKE ETMEMELÝ’’ ERGÝN, tasarýnýn TBMM Adalet Komisyonunun gündeminde olduðunu hatýrlatarak, görüþmelerin ardýndan bir gündem maddesi haline getirilip, görüþülme ihtimalinin ortaya çýktýðýný belirtti. Ergin, gruplarla çalýþmalarýn ardýndan Adalet Komisyonu Baþkaný’ný da ziyaret edeceðini ifade etti. CHP’nin tereddütlerine iliþkin soruyu cevaplarken, Ergin, tereddütle ilgili olarak hukuki önlemlerin olduðunu düþündüklerini belirtti. Ergin, ‘’Þayet, diðer gruplarýn da bu maddede ortak endiþesi varsa, bunu belki ayrý bir teknik çalýþmaya tabi tutabiliriz ama bu madde tasarýnýn diðer maddelerini bloke etmemeli. 311/2 maddesiyle ilgili deðerlendirmeyi, tereddütler doðrultusunda yeniden görüþüp, bu noktada tereddüt kalmayýncaya kadar bir çalýþma da yapýlabilir’’ diye konuþtu.

KÂZIM GÜLEÇYÜZ irtibat@yeniasya.com.tr

K

ENDÝÞELER GÝDERÝLÝR Terör örgütü elebaþý Abdullah Öcalan’a af getirilebileceðine yönelik eleþtirilerin hatýrlatýlmasý üzerine, Adalet Bakaný Ergin, ‘’Bizim öyle bir öngörümüz yok. Öyle bir öngörümüz olsa zaten paketin içine koyup getirmezdik. Parlamentoda diðer gruplarýmýzýn böyle bir endiþesi varsa, bu endiþeleri de dikkate alýp, bir deðerlendirme yapýlabilir diye düþünüyoruz’’ þeklinde konuþtu. Ergin, çocuk ýslah evlerine yönelik yeni bir çalýþma yaptýklarýný, 1-2 hafta içerisinde iddialý projeyi ortaya koyacaklarýný bildirdi. Ergin, çocuk ýslah evlerini son derece örnek bir noktaya getirecek, çocuklarý topluma kazandýracak altyapý kuracak önemli bir çalýþma hazýrladýklarýný ve en kýsa sürede kamuoyuyla paylaþacaklarýný dile getirdi. Adalet Bakaný Sadullah Ergin, BDP Grubunu da ziyaret etti. Bazý BDP’li milletvekillerinin de katýldýðý, yaklaþýk yarým saat süren görüþmenin

ardýndan açýklama yapan Sadullah Ergin, TBMM Adalet Komisyonunda bekleyen tasarý hakkýnda, BDP Grubunun eleþtirilerini ve önerilerini aldýklarýný söyledi. Adalet Bakaný Sadullah Ergin, daha sonra MHP Grubunu da ziyaret etti. Ergin, beraberindeki AKP Grup Baþkanvekili Bekir Bozdað ile MHP Grup Baþkanvekili Mehmet Þandýr'ý makamýnda ziyaret etti. Basýna kapalý görüþmenin ardýndan gazetecilere açýklama yapan Ergin, tasarýyla ilgili talep ve beklentileri konuþtuklarýný, getirdikleri bilgi notunu ilettiklerini söyledi. MHP Grup Baþkanvekili Þandýr ise kendilerine iletilen dosya üzerinde çalýþma yapacaklarýný belirtti. Adalet Bakaný Sadullah Ergin, MHP Grubunu ziyaretnin ardýndan Adalet Komisyonu Baþkaný Ahmet Ýyimaya ile bir araya geldi. Ankara/aa

BAÞKENT YAZILARI

“Mini paket” yetersizliði… CEVHER ÝLHAN cevher@yeniasya.com.tr

nkara’da “Anayasa deðiþikliði paketi” belirsizliði devam ediyor. Ýktidar partisi sözcüleri hâlâ “taslaðýn hazýrlandýðýný” bildiriyorlar; “mini paket”in muhtevasý erteleniyor. Meclis’te grubu bulunan partilerin grup baþkanvekilleri ziyâret eden ve kamuoyunda “taþ atan çocuklar düzenlemesi” olarak bilinen Terörle Mücadele Kanunu ve “bazý kanunlarda deðiþiklik”le ilgili bilgi verdiklerini anlatan Adalet Bakaný’nýn, Anayasa deðiþikliðinin gündeme gelip gelmediði sorusuna, “Sâdece bu tasarýyý deðerlendirdikleri”ni söylemesi, bunun ifâdesi. Kýsacasý, muhalefete götürülen “dosya”ya dair geri bildirimlere göre bir “yol haritasý”nýn belirleneceðini belirtiliyor. Ancak, AKP’nin hazýrladýðý “Anayasa deði-

A

þiklik taslaðý”nýn, “seçim” ve “referandum” gündemiyle týkanýp âdeta unutulmaya terk edilen “Kürt açýlýmý” gibi yetersiz kaldýðý, bir dizi handikap ve kýsýtlamayla muallel olduðu kulislere sýzan bilgiler arasýnda. Henüz netlik kazanmayan haliyle “yargý reformu”nu da içine alan ve toplam 12 maddeden oluþacaðý söylenen ve “paket”te, öncelikle “kiþisel verilerin korunmasý”, “insan haysiyeti”ne dair bazý düzenlemeler yapýlacak. Anayasa’nýn “temel hak ve hürriyetlerin niteliði” maddesine “insan haysiyetine dokunulamaz” hükmü eklenerek, yasalar ve idarenin eylemleri sýnýrlandýrýlacak. “AB STANDARTLARI”NA GÖRE OLDUKÇA EKSÝK… Ayrýca Anayasa’nýn “haklarýn korunmasýyla” ilgili bölümüne “Kamu Denetçiliði Kurumu” konulup vatandaþlarla kamu kurumlarý arasýndaki sorunlarda arabulucu rolünü üsteleyen “ombdusmanlýk” getirilecek… Bunun yanýsýra “kanun önünde eþitlik” maddesine “Kadýnlar ve erkeklerin eþit haklara sahip olduðu ve devletin bu eþitliðin yaþama geçmesini saðlamakla yükümlü” olduðu yazýlacak. “Kadýna pozitif ayrýmcýlýk”la yaþlýlar, çocuklular

ve özürlülerle ilgili fýkralar ilâve edilecek… Keza AB’ye taahhüd edilen düzenlemelerin baþýnda gelen “yargý reformu”nun da kifâyetsiz kalacaðý, açýklamalardan anlaþýlýyor. Baþta Hâkimler ve Savcýlar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) ile Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) yapýsýnýn AB normlarýna göre yapýlandýrýlýp itiraz sisteminin getirilmesi, Türkiye’nin ihtiyaç duyduðu esas unsurlardan. Yine memurlara sendikalaþma hakký verilmesi, sivil yargý yolunu açýlmasý, demokratikleþmenin en baþta gelen olmazsa olmazlarýndan olan kamu çalýþanlarýnýn-memurlarýn yargýlanmasý ve Yüksek Askeri Þûra kararlarýna yargý yolunun açýlmasý da AB belgeleri ýþýðýnda demokratikleþmenin temel þartlarýndan… Ancak “yargý reformu”nun geniþ tabanlý temsil esasýna göre yeniden yapýlandýrýlmasý yerine, HSYK’nin üye sayýsýnýn arttýrýlmasý ve AYM’e “kiþisel baþvuru hakký”nýn tanýnmasýyla kalýnmasý, yargýnýn tarafsýzlýk, objektiflik, þeffaflýk ilkeleri temelinde AB normlarýna kavuþturulmasý konusunda oldukça eksik kalýyor. “AB standartlarýna uygun hak ve özgürlükler” iddiasýyla hazýrlanan “mini taslak”ta daha baþtan TSK’nin Millî Savunma Bakanlýðý’na baðlanmasýndan vazgeçilmesi bir tarafa…

endi sitesinde verilen bilgilere göre, birlikte çalýþtýðý ortaklarý arasýnda Ýþbirliði Ýçin Genç Ýsrail Forumu ve Ýsrail liderlerine, alacaklarý güncel ve uzun vadeli kararlar için bilgi ve görüþ desteði sunmak üzere kurulan Reut Enstitüsü gibi kuruluþlarýn da yer aldýðý Laboratoire Européen d’Anticipation Politique adlý teþekkülün hazýrladýðý “Avrupa 2020” raporunda Türkiye’nin son dönemdeki dýþ politikasý için þöyle bir deðerlendirmeye yer veriliyormuþ: “Atatürk’ün vizyonuna dönen Türkiye, büyük devletlerin kendisi için belirlediði pozisyona sýrt çevirdi...” (Ýbrahim Karagül, Yeni Þafak, 4.3.10) Raporda, Türkiye’nin “onlarca yýl kukla siyasî f igürlerle yönetildiði ve yeri geldiðinde bu f igürlerin kaldýrýlýp atýldýðý” gibi hayli provokatif ifadeler kullanýlýrken, onlar için de “Atatürk’ün tezini temsil ediyorlar” tezinin iþlendiði ifade ediliyor ve “Oysa bütün amaç Türkiye’yi NATO, AB ve ABD ekseninde tutmaktý” deniliyormuþ. Burada, son zamanlarda farklý adreslerden sâdýr olup pompalanan, ama hükümetin “Öyle birþey yok” diye reddetme gereði duyduðu “yeni Osmanlýcýlýk” telkinlerinin, bu defa “Atatürk vizyonu” gibi, AKP’nin “hayýr” diyemeyip, tam tersine hevesle üzerine atlayacaðý yeni bir sloganla, yine ayný amaca mý varýlmak isteniyor? Þimdiye kadar iktidara gelen bütün hükümetleri “kukla” olarak karalayýp, ilk kez AKP devrinde “baðýmsýz ve þahsiyetli bir politika” uygulandýðý gibi bir cilâlama ve gaz verme taktiðiyle Türkiye bir yerlere mi götürülmeye çalýþýlýyor? Bunu önce, AKP’nin millî görüþ damarýna hoþ gelecek “yeni Osmanlý” söylemleriyle yapmayý denediler; tutmadý. Þimdi, zaten baþýndan beri Atatürkçülük yarýþýnda adeta rakip tanýmaz bir “mod”a girdiði gözlenen iktidar partisinin bu zayýf noktasý üzerinde çalýþarak, “Türkiye Atatürk vizyonuna AKP ile yeniden geri dönüyor” havasý basýlýyor. Böylece bir anlamda, 28 Þubat’ýn isteyip de yapamadýðý “Türkiye’yi 1930’lara döndürme” projesi, AKP ile gerçekleþtirilmek isteniyor. Neymiþ? Önceki “kukla siyasî figürler”le Türkiye NATO, AB ve ABD ekseninde tutulmaya çalýþýlýyormuþ. Bu eksenin bilhassa AB ve ABD gibi, rekabet halindeki iki ayaða dayandýrýlmasýndaki çeliþki ayrý bir bahis; AKP iktidarýnda Türkiye’nin NATO operasyonlarýnda rol üstlenme ve ittifakýn yönetiminde daha aktif görev alma konusundaki heves ve iþtahý ortada iken böyle bir iddianýn mantýklý bir gerekçesi olabilir mi? Beþ buçuk yýldýr AB reformlarý için kýlýný bile kýpýrdatmayan ve AB sürecinin bürokratik hazýrlýklarýný bile AB karþýtý kadrolara teslim ettiði her gün yeni örneklerle gözler önüne serilen AKP iktidarýnýn tavrý, Avrupa 2020 raporundaki tahlilin yalnýzca buna dair kýsmýný doðruluyor. Ama ayný þeyi ABD ile hâlâ onun kontrol ve hakimiyetinde çalýþan NATO için söylemek zor. Yalnýz burada gözden kaçýrýlmamasý gereken ince bir nokta daha var. Tam þu zamanda ABD ile de iliþkileri bozma telkinlerinin, orada Ýslâm dünyasýyla arasýný düzeltme ihtiyacýný gören, bunun sancýlarýný yaþayan ve Ýsrail’le de arasýna mesafe koyma iþaretleri veren Obama yönetiminin iþbaþýnda olmasýyla bir ilgisi olabilir mi? Ve yine þu günlerde Yahudi lobisinin baþýný çektiði bir tezgâhla Ermeni soykýrýmý krizinin alevlendirilmesi tesadüf olarak deðerlendirilebilir mi? Ýsrail’le sýký fýký olduðu açýkça belli bir kuruluþ 2020 Avrupa’sý için temennî niteliðindeki öngörülerini kayda geçirirken gerek AB, gerekse Obama ABD’si ile arasýný bozmuþ bir Türkiye imajý çizerek neyi hedefliyor olabilir? Ýlk akla geldiði þekilde Türkiye’nin Ýslâm dünyasý ile daha çok yakýnlaþmasýný mý; yoksa arada ve boþlukta kalýp, gelen ilk güçlü rüzgârla savrulmasýný mý? Gerçek þu ki, bilhassa AB üyesi olmaktan vazgeçen bir Türkiye’nin Ýslâm dünyasýndaki etki ve cazibesi de çok büyük ölçüde ortadan kalkar. Bu itibarla, hele içi boþ “Atatürk vizyonu” gibi dolduruþlara kapýlýp ortada kalmanýn âlemi yok.

KISIRDÖNGÜDE BAÞA DÖNÜLÜYOR… En önemlisi, “darbe anayasasý”nýn deðiþtirilmesini askýya alan siyasî iktidarýn hazýrladýðý “taslak”ta darbeleri ve darbecileri koruyup kollayan maddelere dokunulmamasý, daha baþtan demokratikleþme iddiasýný berhava ediyor. Sonuçta Anayasa Mahkemesi Baþkaný’nýn tesbitiyle, her fýrsatta yargý, siyasî partiler seçim sistemi, özgürlükler ve demokratik alanýn geniþletilmesi gibi toplumun tüm kesimlerince talep edilen düzenlemelere dair gerekli adýmlar atýlmýyor… Görünen o ki Yüksek Seçim Kurulu’nun “seçime bir yýl kala referandum olmaz” kararýna takýlmazsa bile “Anayasa deðiþikliði mini paketi”, Meclis’in en az iki ayýný alacak. Sonra büyük ihtimalle referandum süreci beklenecek. Bu arada baþta “açýlýmlar” ve ekonomik kriz olmak üzere Türkiye’nin içte ve dýþta gerçek gündemi bloke edilip seçim sathý mailinde kamuoyu oyalanacak… Zamanýnda yapýlsa bile artýk ufukta gözüken seçim öncesi, Baþbakan halka, “Ne yapalým yapmak istedik ama yaptýrmadýlar” söylemiyle “maðduriyet”e sýðýnma stratejisiyle halktan oy isteyecek… Böylece kýsýrdöngüde tekrar baþa dönülecek…


3/10/2010

3:57 PM

Page 1

6

EKONOMÝ

YENÝASYA / 11 MART 2010 PERÞEMBE

Sanayi üretimi ve istihdam GÝRAY ÞAN giraysan@yahoo.com

anayi üretimi bir ül kenin büyümesinin yönünü tayin eden en önemli göstergelerden biridir. Büyümenin hangi yönde olacaðý ve resesyondan çýkýþýn sinyali sanayi üretiminden geçiyor. Sanayi üretimi üç ana sektörü barýndýrýyor; Madencilik ve Taþocakçýlýðý Sektörü, Ýmalat Sanayi Sektörü ve Elektrik, Gaz ve Su Sektörü. Türkiye Ýstatistik Kurumu (TÜÝK), 2010 yýlý Ocak ayý Sanayi Üretim Endeksi sonuçlarýný açýkladý. Ýlk defa bültende, toplam sanayi üretim endeksi ile baþlanan mevsim ve takvim etkilerinden arýndýrma çalýþmalarýna madencilik, imalat sanayi ile elektrik, gaz ve su sektörleri de dahil edildi. Aylýk bazda karþýlaþtýrmalar kolaylaþmýþ oldu. Mevsimsel lik, sanayi üretim endeksinin açýklanan döneminde, yýlýnda veya ayýnda verileri etkileyen hava þartlarý gibi tabii faktörler, sosyal, kültürel ve dinî gelenekler gibi etkenlerin arýndýrýlmasýný ifade ediyor. Takvim etkisi ise hafta sonlarý yaný sýra resmî tatil günlerinin, dinî bayram günlerinin sayýsýnýn arýndýrýlmasýný, yani çalýþma günlerinin göz önüne alýnmasýný ifade ediyor. Takvim Etkisinden Arýndýrýlmýþ Endeks, 2010 yýlý Ocak ayýnda bir önceki yýlýn ayný ayýna göre, yüzde 16.1 artýþ gösterirken, Mevsim ve Takvim Etkilerinden Arýndýrýlmýþ Endeks bir önceki aya göre yüzde 0.3 artýþ göstermiþtir. 99,2 olan Üretim Endeksi 2007 Ocak ayýnýn 1,6 puan ve 2008 Ocak ayýnýn 13,4 puan gerisinde ve endeks kriz öncesi rakamlara ulaþmadan toparlanmaya girdik diyemeyiz. Aylýk bazda karþýlaþtýrdýðýmýzda toparlanma baþlamýþ olsa da yavaþ seyrediyor. Fakat bizdeki bu geliþmenin ABD, AB ve Japonya’dan daha iyi olduðunu da göz ardý etmemeliyiz. 2009 yýlýnýn ikinci yarýsýndan itibaren düþüþ hýz kesmeye baþladý, bunda yetkililer tarafýndan alýnan tedbirler ve teþviklerin etkisi büyük. Sanayi üretiminin yýl lýk bazda yüksek düzeydeki artýþlarýnda geçen yýl krizin etkisiyle üretiminin düþük seyretmesi büyük rol oynuyor. Geçen yýl Ocak ayýnda sanayi üretimi yüzde 21.4, Þubat ayýnda 24,4 düþmüþtü. Yýl içinde yüksek artýþ rakamlarýnýn, geçen yýlýn bu baz etkisi dolayýsýyla devam edeceði görülüyor ve Þubat ayýnda üretimde büyük artýþlar yaþanmasý sürpriz olmayacak. Üretim artýþýnda en büyük etkiyi, ihracata dönük sektörlerin büyük bir sýçrama göstermesi saðlýyor. Fakat, hâlâ ihracatýmýzda yüzde 50’den fazla payý olan Euro Bölgesindeki sýkýntýlarýn ihracatýn önünü týkamasý ve iç talebin yeteri derecede canlanmamasý sanayi üretiminin yavaþ seyrini devam ettirecek gibi. Sanayi üretimi, mil lî gelirimizin büyük kýsmýný oluþturuyor. Bizim için bu çok önemli. Çünkü, üretim olmazsa ihracat olmaz, istihdam artmaz, gelir düþer, harcamalar azalýr, ithalat olmaz dolayýsýyla dýþ ticaret hacmi geniþlemez…Büyümenin lokomotifi sanayi üretimidir. Bizi en çok ilgilendiren ise sanayi üretiminin istihdama yansýmasý. Ýstihdamýn olmadýðý bir ül kede sonuçlar malûm… Yoksul luk… Açlýk…TÜÝK verilerine göre, 2009 yýlýnda iþsizlik yüzde 14’e yükseldi. Ýþsizliðin bu kadar artmasýnda iþgücüne yeni katýlanlarýn etkisi büyük. Geçen yýl iþgücüne katýlan 943 bini kiþinin sadece 83 bini istihdam edilebildi. 2009 yýlýnda sanayinin daralmasýyla sanayide istihdam kaybý, 311 bin ve bu azalmanýn 286 bini imalat sanayinin. Diðer sektörlerde aksine 395 bin artýþ oldu. Eðer sanayi üretimi daralmasaydý istihdam kaybý olmayacaktý ve iþsizlik oranlarý daha düþük seviyelerde kalacaktý. Ýç ve dýþ talep canlanmazsa sanayideki artýþlar cýlýz kalacak ve istihdamda yüksek artýþlar olmayacak. Göstergelerin seyri ne olmuþ önemli deðil… Sanayi büyümüþ büyümemiþ ne anlamý var… Ýstihdamý þahlandýrmayan bir ekonominin büyümesi sadece mil lî gelirden büyük pay alanlarý memnun eder…

S

9 MART 2010

Cinsi 1 ABD DOLARI

DÖVÝZ ALIÞ

1.5325

SATIÞ

1.5399

ALIÞ

EFEKTÝF SATIÞ

ALIÞ

SATIÞ

ALIÞ

1 ÝSVÝÇRE FRANGI

1.4199

1.4290

1.4178

1.4311

1 ÝSVEÇ KRONU

0.21273

0.21494

0.21258

0.21543

1.5422

1 KANADA DOLARI

1.4885

1.4952

1.4830

1.5009

EFEKTÝF SATIÞ

1.5314

DÖVÝZ

Cinsi

1 AVUSTRALYA DOLARI

1.3887

1.3978

1.3823

1.4062

1 KUVEYT DÝNARI

5.2646

5.3339

5.1856

5.4139

1 DANÝMARKA KRONU

0.27953

0.28091

0.27933

0.28156

1 NORVEÇ KRONU

0.25776

0.25950

0.25758

0.26010

1 EURO

2.0806

2.0906

2.0791

2.0973

1 SUUDÝ ARABÝSTAN RÝYALÝ

0.40988 0.41062

0.40681

0.41370

1 ÝNGÝLÝZ STERLÝNÝ

2.2922

2.3042

2.2906

2.3077

100 JAPON YENÝ

1.7031

1.6968

1.7209

1.7144

SERBEST PÝYASA

DOLAR

EURO

DÜN 1.5370 ÖNCEKÝ GÜN 1.5420

DÜN 2.0920 ÖNCEKÝ GÜN 2.0900





siyahbeyaz:Mizanpaj 1

ALTIN DÜN 55.700 ÖNCEKÝ GÜN 55.300



C. ALTINI DÜN 372.000 ÖNCEKÝ GÜN 369.000



IMF ile görüþmelere ara IMF SÖZCÜSÜ ATKÝNSON, STANDBY ANLAÞMASI KONUSUNDA GÖRÜÞMELERÝN DEVAM ETMEDÝÐÝNÝ AÇIKLARKEN, BAKAN BABACAN, GÖRÜÞMELERE MAYIS'A KADAR ARA VERDÝKLERÝNÝ SÖYLEDÝ. Türkiye’nin IMF tarihi

IMF sözcüsü Caroline Atkinson, Türkiye ile Stand-by görüþmelerinin devam etmediðini açýkladý.

ULUSLARARASI Para Fonu (IMF) ile Mayýs 2008’den bu yana süren stand-by görüþmelerine ara verildi. IMF Sözcüsü Caroline Atkinson, 2010 yýlý Madde 4 istiþareleri kapsamýnda bir IMF heyetinin Mayýs ayýnýn ilk yarýsýnda Türkiye’ye gelmesi konusunda Türkiye ile anlaþtýklarýný; stand-by anlaþmasý konusunda görüþmelerin ise artýk devam etmediðini açýkladý. IMF sözcüsü, Reuters’ýn IMF ziyaretinin olasý bir stand-by anlaþmasý konusunda görüþmeleri içerip içermediði sorusuna “Þu anda Madde 4 görüþmelerine odaklanýyoruz, program konusunda artýk görüþme yapýlmýyor” cevabýný verdi. Atkinson’ýn, Türkiye ile ilgili olarak yaptýðý, IMF’nin internet sitesine konan açýklamasýnda, “Küresel ekonomide ve küresel finans piyasalarýnda devam etmekte olan iyileþme, Türk yetkililerince Orta Vadeli Program çerçevesinde uygulanmakta olan ekonomik politikalar ile birlikte, Türkiye’nin ekonomik görünümünü güçlendirmiþtir” denildi. Açýk-

lamada, bu temelde, Türk yetkililer ve IMF yönetiminin, “2010 yýlý Madde 4 istiþarelerinin Mayýs ayýnýn birinci yarýsýndan itibaren baþlayacak bir IMF heyeti ziyareti ile baþlamasý konusunda mutabakata vardýklarý” kaydedildi. Gerçekleþecek ziyaret kapsamýnda, IMF heyetinin, Türk ekonomisini etkileyen en son geliþmeleri detaylarýyla deðerlendireceðinin kaydedildiði açýklamada, heyetin, “Türk yetkililerle, görünüm ve kendilerinin politika planlarý hakkýnda görüþ alýþveriþinde bulunacaðý” ifade edildi. Açýklamada, bu tür istiþarelerin bütün Fon üye ül keleriyle düzenli olarak yürütülmekte ve genel likle yýl lýk bazda programlandýðý hatýrlatýldý. IMF ile Türkiye arasýndaki görüþmelerde birçok konu üzerinde duruluyordu. Görüþmelerde üç noktada týkanma yaþanmýþtý. Gelir Ýdaresi’nin yapýsý, belediyelere ayrýlan bütçe payý ve harcama tedbirleri konusundaki paketin mali büyüklüðü konusunda görüþ ayrýlýklarý oldu.

IMF ile ilk stand-by anlaþmasý 1 Ocak 1961 yýlýnda yapýldý. Türkiye, IMF ile 1980’e kadar 1 yýllýk veya daha az devam eden stand-by anlaþmalarý yaparken, 18 Haziran 1980 tarihinde ilk kez, IMF ile en uzun stand-by anlaþmasýný gerçekleþtirdi ve bu anlaþma 17 Haziran 1983’te sona erdi. Türkiye, 1984’ten 1994’e kadar IMF ile stand-by düzenlemesine gitmeyerek, anlaþmalar 10 yýl ara verdi. 18. stand-by düzenlemesine 4 Þubat 2002’de baþlayan Türkiye, 4 Þubat 2005’te bu anlaþmanýn sona ereceði tarihten önce Ocak 2005’te 19. stand-by’ýna gitti. 49 yýllýk stand-by döneminde, genellikle krizlerin ardýndan mecburî olarak stand-by düzenlemesine giden Türkiye, bu süreçte IMF’den 50 milyar dolarýn üstünde kaynak saðladý. 19. stand-by’ýn 2008’in Mayýs ayýnda sona ermesinden bu yana Türkiye’nin IMF ile görüþmeleri devam ediyordu. IMF’den gelen açýklamayla standby görüþmeleri de sonuçlandý.

4. MADDE GÖRÜÞMESÝ NEDÝR? 4. Madde görüþmeleri IMF’nin üyeleriyle yaptýðý rutin bir görüþme. Bütün IMF üyeleriyle yýlda bir defa yapýlan görüþ mede ül kenin durumuyla ilgili bir rapor hazýrlanýyor. BORÇ 2013’TE BÝTÝYOR Türkiye’nin IMF’ye olan yaklaþýk 8 milyar dolarlýk borcu, geri ödeme planý içinde 2013 yýlýnda sona eriyor. IMF’nin saðladýðý esnek geri ödeme planý nedeniyle, borç geri ödemelerin de bir sorun yaþanmýyor.

BABACAN: ARA VERDÝK, SONRA GÖRÜÞECEÐÝZ DEVLET Baþkaný ve Baþbakan Yardýmcýsý Ali Babacan, gazetecilerin IMF’ye iliþkin sorularýný cevaplarken, ‘’IMF ile stand-by görüþmelerini tamamen sonlandýrdýðý anlamýna geliyor mu?’’ sorusuna, Hazine Müsteþarlýðýndan yapýlan açýklamada, durumun ne olduðunun ve sürecin nasýl iþleneceðine iliþkin detaylarýn ortaya konduðunu söyledi. Babacan, þöyle dedi: ‘’Bundan sonra bütün ilgimiz yoðunluðumuz artýk 4. madde gözden geçirmesi çerçevesinde olacak. Bizim o tarihe kadar, Mayýs’a kadar programla ilgili herhangi bir görüþmemiz söz konusu olmayacak. 4. madde gözden geçirmesi çalýþmalarýndan sonra IMF ile nasýl bir çerçeve yürü-

teceðimizi de o gün hesabýný kitabýný yapýp, o günkü þartlara göre kararýmýzý o gün vereceðiz.’’ Türkiye'nin zor durumda olmadýðýný ifade edenBabacan, ‘’Bizim IMF ile bir anlaþma yapma konusunda bir mecburiyetimiz yok. Türkiye ekonomisi çok þükür bu dönemde kendi politikalarýmýzla güçlü bir þekilde devam edebildiðini ortaya koymuþ durumda. Bunu herkes artýk teyit ediyor. Bu Türkiye için acil bir ihtiyaç, bir mecburiyet deðil. Eðer bir anlaþma yapsaydýk bu anlaþma mevcut tabloyu büyüme noktasýnda biraz daha iyi bir noktaya götürebilecek bir anlaþma olabilirdi, ama tabiî bunun çerçevesi önemlidir’’ diye konuþtu.

ÝTO: EKONOMÝ TARÝHÝNÝN MÝLÂDI

TÝM: TÜRKÝYE’NÝN BÝR KAYBI YOK

Ýstanbul Ticaret Odasý (ÝTO) Yönetim Ku rulu Baþkaný Murat Yalçýntaþ, IMF ile Stand By yapýlmayacak olmasýna iliþkin, ‘’Açýklamayý Türk ekonomi tarihinin bir mila-

Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi (TÝM) Baþkaný Mehmet Büyükekþi, Türkiye’nin, IMF anlaþmasý yapýlmadýðý için bir kaybý olmadýðýný bildirdi. Büyükekþi, yazýlý açýklamada, Türkiye’nin bir IMF programýna ihtiyacý olmadýðýný kuvvetli bir þekilde ‘’sadece TÝM’’in kamuoyunda ifade ettiðini belirtti. Büyükekþi þunlarý ifade etti: ‘’Olaðan seyrinde geliþen ve toparlanan bir ekonominin bir IMF antlaþmasý ile kýsa vadeli sýcak para hareketlerinin istilasýna uðrama tehlikesi vardý. Türkiye’nin ih-

dý olarak kabul ediyorum’’ dedi. Yalçýntaþ, þunlarý kaydetti: ‘’Önemi þu; Türkiye çok çok önemli bir dünya krizini hiçbir dýþ reçeteye, hiçbir dýþ desteðe ihtiyaç duyma dan, tamamen kendi bürokrasisi, kendi siyasîleri tarafýndan hazýrlanan bir orta vadeli ekonomik programýyla baþarýlý bir þekilde geçmiþtir ve bir çok dünya ül kesine nazaran çok daha baþarýlý bir þekilde bu krizden çýkmýþtýr. Ben bu sabahki açýklamayý Türk ekonomi tarihinin bir milâdý olarak kabul ediyorum.’’ Ýstanbul / aa

SANAYÝDE ÝSTÝHDAM AZALDI

TÜRKÝYE‘DE 2009 yýlýnýn son çeyreði olan (Ekim-Kasým-Aralýk) döneminde sanayide istihdam endeksi bir önceki yýlýn ayný dönemine göre yüzde 6,8, bir önceki döneme göre yüzde 0,1 azaldý. Türkiye Ýstatistik Kurumunun (TÜÝK) ‘’Sanayi Ýþgücü Girdi Endeks-

tiyacý, kýsa vadeli ve kâr transferi peþindeki sýcak para yerine orta vadede sanayi üretimini ve ihracatýný arttýracak yabancý sermaye yatýrýmlarýdýr. Türkiye’nin IMF anlaþmasý olmadýðý için bir kaybý yoktur. Krizin en etkili olduðu 2009’da bile ödemeler dengesi sorunu yaþamayan Türki ye’nin 2010 yýlýnda bir ödemeler dengesi sorunu olmayacaktýr. Hem doðrudan yabancý sermaye yatýrýmlarý hem de uzun vadeli kredilerde canlýlýk yaþanacaktýr.” Ýstanbul / Yeni Asya

leri 2009 yýlý 4. Dönem’’ sonuçlarýný açýkladý. Buna göre, 2009 yýlýnýn son çeyreðinde, üç Aylýk Sanayi Ýstihdam Endeksi 96,3 olarak belirlendi. Üç aylýk sanayide çalýþýlan saat endeksi, 2009 yýlý 4.döneminde bir önceki yýlýn ayný dönemine göre yüzde 5,3 azalýr-

ken, bir önceki döneme göre yüzde 1,3 arttý. Üç aylýk sanayide çalýþýlan saat endeksi 95,8 oldu. Üç aylýk sanayide brüt ücret-maaþ endeksi ayný dönem de, 2008 yýlýnýn son çeyreðine göre yüzde 2, bir önceki döneme göre yüz de 4,5 yükseldi.

TEBRÝK Müessesemiz çalýþanlarýndan Mehmet Said ile Sultan Hanýmefendinin

16 yýlda cep telefonuna 27.5 milyar dolar ödedik Mobil Ýletiþim Sistemleri ve Araçlarý Ýþadamlarý Derneði (MOBÝSAD) Yönetim Kurulu Baþkaný Murat Dursun, Türkiye’ye 1994 yýlýndan bu yana kayýtlý ya da kayýtsýz olarak yaklaþýk 135 milyon adet cep telefonu getirildiði ve bu telefonlara ödenen döviz miktarýnýn 27,5 milyar dolarý bulduðunu bildirdi. "Gelen 135 milyon adet telefondan yaklaþýk 72 milyon adedinin ise artýk atýl durumda. Bu cihazlarýn toplam bedeli de 18 milyar dolar’’ diyen Dursun, mobil abone sayýsýnýn ise 68,9 milyon olduðunu kaydetti. Adana / aa

Azad ismini verdikleri bir çocuklarý dünyaya gelmiþtir. Anne ve babayý tebrik eder, minik yavruya Cenâb-ý Hak'tan hayýrlý uzun ömürler dileriz.

y


siyahbeyaz:Mizanpaj 1

3/10/2010

3:52 PM

Page 1

7

DÜNYA

YENÝASYA / 11 MART 2010 PERÞEMBE

Romanlar

GENÝÞ AÇI HALÝL ÝBRAHÝM CAN hibrahimcan@windowslive.com

aþbakan Erdoðan gelecek Pazar günü Roman vatandaþlarýmýzla bir araya geliyor. Roman Açýlýmý böylelikle bizzat Baþbakan tarafýndan baþlatýlýrken, biz de Avrupa’daki Romanlarýn durumunu kýsaca deðerlendirmek istedik. Biraz araþtýrdýðýmýzda Selendi’de yaþananlara denk olmasa da, Avrupa’daki Romanlarýn özellikle Doðu Avrupa ülkelerinde ciddî düzeyde ayrýmcýlýða maruz kaldýðýný gördük. Hindistan kökenli olduðu ve 11. yüzyýldan itibaren Avrupa’ya yayýldýðý bilinen Romanlar, ayný zamanda Batýnýn en çok ayrýmcýlýða uðrayan milleti. Özgür ruhlarý, yerleþiklik ve düzenden olan nefretleri ve günübirlik hayatlarýyla hiçbir yere sýðmamýþlar tarih boyunca. Avrupa’da yapýlan bir araþtýrmanýn sonuçlarý bu ayrýmcýlýðý çok net ortaya koyuyor. Avrupa Birliði Azýnlýklar ve Ayrýmcýlýk Anketine göre; her iki Romandan birisi son bir yýl içinde en az bir kez ayrýmcýlýða uðramýþ. Aslýnda bir kez deðil ortalama onbir kez uðramýþlar. Ama yüzde 92’si bunu þikâyet bile etmemiþler. Çünkü etseler de bir sonuç çýkmayacaðýný düþünüyorlar. Ankete katýlan her dört Romandan birisi geçen bir yýl içinde kiþisel suça maruz kalmýþ. Ama bu suçlarý büyük çoðunluðu polise bildirmemiþ. Zaten polisten de þikâyetçiler. Her üç Romandan birisi geçen yýl içinde polis tarafýndan sýrf Roman olduðu için durdurulmuþ. En fazla ayrýmcýlýða uðradýklarý ülke Çek Cumhuriyeti. En az ise Romanya. Ayný zamanda yoksulluk sýnýrýnýn altýnda yaþayan Romanlarýn sayýsý da hayli yüksek. Bu konuda da yine Balkan ülkeleri ilk sýrayý alýyor. Romanya’daki Romanlarýn yüzde 69’u, Sýrbistan’dakilerin yüzde 61’i yoksulluk sýnýrýnýn altýnda yaþýyor. Ayný bölgedeki Romanlardan ortaöðretimi tamamlayanlarýn oraný yüzde 1. Batý Avrupa’da da durum farklý deðil aslýnda. Hepsinde de gecekondu bölgelerinde yaþýyorlar. Ýþ bulamýyorlar. Eðitim düzeyleri düþük. Tam bir kýsýr döngü içindeler. Eðitimsiz ve mesleksiz olduklarý için iþ bulamýyorlar; iþ bulamadýklarý için yoksullar. Yoksul olduklarý için çocuklarýný okula gönderemiyorlar. Ýþ bulamadýklarý için suça yöneliyorlar. Ülkemizde ve Avrupa’daki Romanlarýn günümüzdeki en önemli sorunu etnik milliyetçilikten kaynaklanan ayrýmcýlýk. 2009 yýlýnda Prag ve Bratislava’da þiddetli saldýrýlara uðradýlar. Macaristan, Romanya, Sýrbistan ve Bulgaristan’da Romanlarý protesto yürüyüþleri yapýlýyor. Türkiye’de de durum farklý deðil. Gerçi 1934 tarihli Ýskân Yasasý’nýn 4. maddesindeki “Türk kültürüne baðlý olmayanlar, anarþistler, göçebe Çingeneler, casuslar ve memleket dýþýna çýkartýlmýþ olanlar, Türkiye’ye ‘muhacir’ göçmen olarak kabul edilemezler.” Hükmüne yansýyan anlayýþýn altýndan çok sular geçti. Ama Selendi olayý baþka bir sýkýntýlý noktaya gelindiðini gösteriyor. Bir çok þehirde ve kasabada Romanlar yerli halk ile kaynaþamýyor. Ýþsizlik ve eðitimsizlik sorunlarý halen sürüyor. Büyük þehirlerde ise suçla iliþkileri artarak devam ediyor. Kýsacasý; Romanlarýn sorunlarý evrensel. Bu durumda Roman Açýlýmý ile hükümetin yapabileceði þeyler sýnýrlý. Eðitim, konut ve saðlýk konularýndaki sorunlarý kýsmen çözülebilir. Kýsmen dememizin sebebi; yerleþik hayatý benimsemekte zorlandýklarý için konuta baðlý olarak düzenlenebilecek diðer hizmetlerden de istifadelerinin güç olmasýdýr. Kýþýn þehir merkezindeki evlerinde, bahar gelince çadýrlarda yaþayan çok sayýda Roman vatandaþýmýz var. Ancak kafalardaki önyargýlarý giderip, eþit istihdam imkânlarý saðlanabileceði þüpheli. Bütün insanlarý eþit görmenin en temel prensiplerden olduðu Ýslâm dini mensubu milletimizin bu konularda, kafalarýndaki kliþeleri kýrýp, Romanlara kucak açmasý, toplumsal barýþ için de çok önemli. Artýk Romanlarýn þu haykýrýþlarý duyulmalý ve onlar da dinimizin bize öðrettiði hoþgörüden en bol þekilde nasibini almalý: “Bizlere dokunulmaz dediler. Korktular bizden. Farklýydýk. Daha yoksulduk. Daha özgürdük. Ama insandýk, týpký onlar gibi. Onlar bunun farkýnda deðildi. Bizimle çalýþmak, bizimle yaþamak, bizimle konuþmak istemediler…Evet biz farklýyýz. Özgür, hýrçýn, güçlü, insancýlýz. Tarihin en barýþçý insanlarýyýz. Bu yüzden utanmam gerekmiyor. Ben olduðum þeyle gurur duyuyorum. Herkes bilsin: ben bir Çingeneyim!”

B

ÇABALAR BOÞA GÝDECEK FÝLÝSTÝN Yönetimi Devlet Baþkaný Mahmud Abbas’ýn Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyna, Ýsrail Ýçiþleri Bakanlýðýnýn bu kararýný, ABD yönetiminin barýþ çabalarýný baþlamadan durduracak “tehlikeli” bir karar olarak deðerlendirdi. “Ýsrail hükümetinin barýþ müzakerelerini ve barýþý istemediði açýk” diye konuþan Ebu Rudeyna, Amerikan yönetiminden bu tür provokasyonlara karþý etkili bir cevap vermesini, barýþ sürecini bozan Ýsrail’in bu tür faaliyetlerini durdurma yolunda etkin ve gerçek bir tavýr takýnmasýný da istedi. Ýsrail’deki Þimdi Barýþ, Ýr Amim (Halklarýn Þehri) gibi sivil toplum örgütleri de Doðu Kudüs sýnýrlarý içinde kalan Yahudi mahallesinin geniþletilmesi kararýný kýnadýlar. Tel Aviv / aa

ABD Baþkan Yardýmcýsý Joe Biden

BÝDEN: GÜVENÝ BALTALAR

ABD’DEN KINAMA GELDÝ

ABD Baþkan Yardýmcýsý Joe Biden de Ýsrail’i kýnadý. Orta Doðu turu kapsamýnda Ýsrail’i de ziyaret eden Biden, “Kesinlikle, þu anda ihtiyaç duyduðumuz güveni baltalayacak türde bir adýmdýr ve Ýsrail’de yaptýðým yapýcý görüþmelere ters düþmektedir” dedi. Biden, Ýsrail ve Filistinlilerin müzakereleri zorlaþtýracak deðil, destekleyecek bir atmosfer oluþturmalarý gerektiðini de söyledi. Washington / aa

ABD, Ýsrail Ýçiþleri Bakanlýðýnýn, Doðu Kudüs sýnýrlarý içindeki bir Yahudi mahallesinde 1600 yeni konutun yapýmýna onay vermesini kýnadý. Beyaz Saray sözcüsü Robert Gibbs, ABD Baþkaný Barack Obama’nýn yerleþim yerleri hakkýndaki tavrýnýn gerek Ýsrail gerekse Filistinliler tarafýndan bilindiðini de kaydetti. Washington / aa

Ýsrail’den Doðu Kudüs’te yeni bir provokasyon ÝSRAÝL, FÝLÝSTÝN ÝLE BAÞLAYACAK DOLAYLI GÖRÜÞMELERÝN HEMEN ÖNCESÝNDE DOÐU KUDÜS'TE BÝN 600 KONUTLUK YAHUDÝ YERLEÞÝM PLÂNINI AÇIKLADI. BAÞTA ABD, BÜTÜN DÜNYA TEPKÝ GÖSTERDÝ. ABD tarafýndan ortaya atýlan ve Arap ülkeleriyle Filistin Yönetimi tarafýndan da kabul edilen Filistin-Ýsrail dolaylý görüþmeleri baþlamadan Tel Aviv, Kudüs’te bin 600 konutluk yeni bir inþaat planýný açýkladý. ABD Baþkan Yardýmcýsý Joe Biden’in Ýsrail’de olduðu bir sýrada duyurulan plan baþta Filistin tarafý olmak üzere bütün dünyadan sert tepki çekerken, Ýsrail Ýçiþleri Bakaný Eli Yiþai, Filistinlilerle alay eden bir açýklama yaptý. Koalisyon hükümetinde yer alan din eksenli parti Þas’ýn üyesi olan Yiþai, þehir meclisinin aldýðý kararýn kendisine iletilmeden açýklandýðý için üzgün olduðunu, kendisi bu karardan haberdar olsaydý en azýndan bunu birkaç hafta erteleyeceðini duyurdu. Yiþai, kararýn uygulanmasýnda hiçbir sakýnca olmadýðýný da öne sürdü. Kudüs Belediye Meclisi üyesi, sol parti Meretz’in temsilcisi Meir Margalit ise yeni konut yapýlacaðý kararýnýn, ABD Baþkan Yardýmcýsý Joe Biden’in ziyareti sýrasýnda açýklanmasýný kasýtlý buldu. Margalit, açýklamayý, Filistinlilerle dolaylý barýþ görüþmelerine baþlanmasýný isteyen Ýsrail Baþbakaný Binyamin Netanyahu’ya, koalisyonun dinci partilerinden Þas’ýn lideri ve Ýçiþleri Bakaný Eliyahu Yiþai’nin bir cevabý diye nitelendirdi. Binyamin Netanyahu’nun baþbakanlýðýndaki aþýrý saðcý hükümetin iþbaþýna gelmesinden sonra Ýsrail, Kudüs’ü Yahudileþtirme projelerine büyük bir aðýrlýk veriyor. Ýsrail hükümeti þu ana kadar yüzlerce konutun inþasýna onay verdi. Son onayla 1600 konut aþýrý Yahudi gruplarýn yaþadýðý 20 bin nüfuslu Ramat Þlomo bölgesinde inþa edilecek. Kahire / cihan

Haiti kendine gelemedi HAÝTÝ’DE 12 Ocakta meydana gelen ve 200 binden fazla insanýn ölümü, yaklaþýk 300 bin insanýn yaralanmasý, 250 bini aþkýn evin yýkýlmasýna yol açan 7 büyüklüðündeki depremin ardýndan uluslararasý kuruluþlarýn desteðiyle enkaz kaldýrma çalýþmalarý devam ediyor. Yoksulluðun hakim olduðu ülkede özellikle açlýk, saðlýk ve eðitim konularýnda ciddi sorunlar bulunuyor. Deprem sebebiyle 4 bin 500’den fazla insanýn sakat kaldýðý bildirilen ülkenin baþkentinde, aralarýnda Türkiye’nin de bulunduðu bazý ülkeler tarafýndan depremin hemen ardýndan seyyar hastaneler kuruldu. Port-au-Prince’teki okullarda eðitim öðretime devam ediliyor. Ancak depremden kaynaklanan maðduriyetler, ülkede eðitim alanýnda da sýkýntýlar doðmasýna yol açtý. Port Au Prince / aa

Gazetemiz yayýn koordinatörü Abdullah Eraçýkbaþ, bir süre önce gittiði Mýsýr'da Ezher Þeyhi Tantavi ile de görüþmüþtü.

El Ezher Þeyhi vefat etti MISIR’IN en yüksek dinî otoritesi El Ezher Þeyhi Muhammed Seyyid Tantavi, Suudi Arabistan ziyareti sýrasýnda kalp krizinden öldü. El Cezire televizyonu, 81 yaþýndaki Tantavi’nin dinî bir tören için geldiði Suudi Arabistan’da geçirdiði kalp krizi sonucu vefat ettiðini duyurdu. Tantavi, ýlýmlý görüþleriyle dikkat çekiyordu. Dubai / aa

ABD’DEN ÝSRAÝL VE FÝLÝSTÝN'E ÝKÝ YIL SÜRE

Konutlar, aþýrý Yahudi gruplarýn yaþadýðý Ramat Þlomo bölgesinde inþa edilecek.

ABD yönetiminin Ýsrail ile Filistin Yönetimi arasýnda prensipte kabul edilen dolaylý görüþmeler için 24 aylýk bir süre biçtiði, bu süre içinde taraflarýn nihai statü konularý olarak adlandýrýlan Kudüs’ün durumu, sýnýrlar, yerleþimler, mülteciler, güvenlik ve su ile ilgili konularýn tamamlanmasýný öngördüðü bildirildi. ABD Dýþiþleri Bakaný Hillary Clinton’un bir süre önce Filistin Devlet Baþkaný Mahmud Abbas’a gönderdiði bildirilen mektubun, Clinton’un Filistin tarafýna yönelik taahhütlerini içerdiði ifade ediliyor. Filistinli baþmüzakereci Saib Erekat, içeriðiyle ilgili bilgi verirken, mektubun Ýsrail-Filistin uyuþmazlýðýna son verilmesi doðrultusunda, iki toplum için iki devlet ilkesi çerçevesinde referanslarý Arap Barýþ Planý, Madrid Barýþ Konferansý ve 242 sayýlý uluslararasý karar olarak sýraladýðýný belirtti. ABD yönetiminin Orta Doðu Temsilcisi George Mitchell, Ýsrail ve Filistin Yönetiminin dolaylý görüþmelerin baþlatýlmasýný kabul ettiklerini açýklamýþtý. Müzakerelerin ne zaman baþlayacaðý konusunda bir netlik yok. Tel Aviv / aa


siyahbeyaz:Mizanpaj 1

3/10/2010

1:42 PM

Page 1

8

MEDYA - POLÝTÝK YENÝASYA / 11 MART 2010 PERÞEMBE

Muhaberenin sürekliliði

AVUSTURYA MEKTUBU MÝKAÝL YAPRAK mikailyaprak@gmail.com

uhabere kelimesinin “muharebe” ile karýþtýrýlmasý çok olur. Ama bu sürç-ü lisan hiç de yadýrganmaz. Zira kelime olarak mânânýn deðiþmesi, iki harfin biribiriyle yer deðiþtirmesi kadar basittir. Hakikaten yer deðiþtirmesi ise, biribirinden çok uzak birer kavram olmasýna raðmen, biri diðerinin alternatifi olarak yakýn bir mesafede her an beklemededir. Söz ola kese savaþý, söz ola kestire baþý.. Þahýslar, kurumlar ve devletler arasý muhaberelerde yapýlan bir hata, bazen muharebeye sebep olabilir, biribirleriyle çatýþmalarýna yol açabilir. En azýndan küskünlüðe ve kýrgýnlýða sebep olabilir. Kaldý ki, muharebenin kendisi bile muhaberesiz olmaz. Muharebeler muhaberesiz olmaz, ama muhabereler muharebesiz olabilir.. Bazen muharebe, muhaberesizlikten, bazen de yanlýþ ve hatalý muhabereden doðabilir. Tarihte Timur ile Yýldýrým Beyazýd arasýnda çýkan muharebeye, denilebilir ki, hatalý muhabere (mektuplaþma) sebep olmuþtur. “Elçiye zeval olmaz,” ama elçi zevale sebep olabilir. Her elçi, Osmanlýnýn pembe incili kaftanlý elçisi gibi olmayabilir. Bugün, Türkiye-Ermenistan münasebetlerinde, yakýn tarihimizde yaþanan düþmanlýklara deðil de, asýrlar boyu yaþanan gerçek dostluklara bakýlsa daha iyi olmaz mý? Evet, Amerika’daki Ermeni lobisini Türkiye aleyhine kýþkýrtanlar vardýr. Bu kýþkýrtmalarda Amerikan menfaati söz konusudur. Türkiye’den bazý tavizler koparabilmek için “Ermeni meselesi” koz olarak kullanýlmaktadýr. Bunun, Ermenistan’ýn da yararýna olmadýðý kesindir. Ne Türkiye, ne de Ermenistan bu oyunlara gelmemeli, bu kýþkýrtmalara kapýlmamalýdýr. Tarihî dostluklarýn ve yakýn komþuluðun hatýrýný kollamalý ve gözetmelidir.

M

Ölümünün 50. yýldönümünde Said Nursî YENÝ Asya Gazetesi’nden arkadaþlar arayýp hatýrlatmasalardý Bediüzzaman Said Nursî’nin ölümünün 50. yýlýna ulaþýldýðýný hatýrlamayacaktým (23 Mart 1960). Ben bugün Said Nursî hakkýndaki görüþümü yazmak istiyorum. Dedikodu yapmak ile siyaset yapmanýn birbirine karýþtýrýldýðý ülkemizde, katýldýðým tartýþmalardan en fazla kendimin sýkýldýðý bir ortamda Said Nursî gibi kim olduðu tam anlaþýlmadan ya tabu ya da þeyh muamelesi gören bir insaný kendi açýmdan deðerlendireceðim. Hem de bunu bu yazýnýn bile siyasete çekileceðini ve bir sürü dayak yiyeceðimi bile bile yapacaðým!  (...) Beni Said Nursî bir mütefekkir (fikir adamý) olarak ilgilendiriyor ve onun 20. yüzyýlda bu topraklarda yetiþmiþ en önemli fikir adamlarýndan birisi olduðuna inanýyorum. Said Nursî “din” ile “bilim”in zýt çalýþmalar olmadýðýný, tersine birbirlerini tamamlayan öðretiler/yaklaþýmlar olduðunu keþfeden na-

dir düþünürlerden birisidir. Ben de kendisi ile ayný kanaatteyim, farkýn sadece metodolojide oluþtuðu görüþündeyim. Tabii ki bilimsel düþünce metodolojisi ile ilahi düþünce metodolojisi farklý þeylerdir. Genellikle dünyayý din yolu ile kavramak isteyenler bilimsel metodolojiden, bilim metodolojisi ile kavramak isteyenler ise dini metodolojiden uzak kalmýþlardýr. Hatta, birbirlerini reddetmiþlerdir. Said Nursî’nin önemi bu reddiyenin reddine dayanýr!  Dini çalýþmalar varlýklarýn içi (ruhu) ile ilgilenir, bu konuda açýklamalarda bulunurken, adeta varlýklarýn dýþý (mekaniði/fizyolojisi) olduðunu unutmuþtur. Bunun tersi de aynen geçerlidir. Varoluþu evrime baðlayan yaklaþým varoluþun ilk adýmýný açýklamayý bilimsel olmayan/hayali bir yaklaþýmla (büyük patlayýþ) yapmýþ, varoluþu Yaradan’a baðlayan yaklaþým ise milyonlarca yýl sonra bile yaratýlan her

‘‘

Bediüzzaman, Ýslâm coðrafyasýnýn merkezinde bir üniversite kurarak “din ilimleriyle” “fen bilimleri”nin birlikte okutulmasýný daha 1907’de teklif etmiþtir...

þeyin bugünkü hali ile yaratýldýðý inancý ile evrilmeye sýrtýný dönmüþtür. Hem bir ilk Yaradan’ýn, hem de onun koyduðu yasalar ile evrilmenin (zamanýn deðiþen þartlarýna uyarak deðiþmenin) mümkün olduðunu düþünen felsefi akýmlar yok denecek kadar azdýr.  Said Nursî’nin fikri dünyasý iþte bu nokta-

Dört kurumda büyük sorun var



Evet, muhabere sürekli ve de yürekli olmalýdýr. “Yürekli” derken, fütursuzca, acýmasýzca ve cüretkâr olmasýný kastetmiyoruz. Bilâkis kalbin ve vicdanýn süzgecinden geçirilmesini hatýrlatýyoruz. Doðrularý aktarmada cesur olunmalý, ama doðrularýn aktarýlmasý da doðruca ve hakça olmalý. Her söylenen doðru olsun, ama her doðru her yerde söylenmesin. Buyurun iþte Elazýð depremi. Bir felâket, bir musîbet ki Allah beterinden saklasýn. Elbette ki, bu haberi anýnda almamýz, olumlu ve olmasý gereken bir hadisedir. Uzaklardan yardým elini uzatamazsak da, manevî yardýmlarýmýzla, dualarýmýzla katýlmýþ olduk. Ama ne yazýk ki, Türkiye bir olgunluða hâlâ ulaþamadý. Batý standartlarýný hâlâ yakalayamadý. Türkiye’de felâket haberlerinin veriliþi de baþlý baþýna bir felâket.. Kanallar âdeta, “Hangimiz çok ceset göstereceðiz” yarýþýna girer.. Ceset üzerinden “rating” zihniyeti de bir felâkettir. Avrupa’da böyle mi ki... Daha geçen gün bir tren kazasý oldu. Avrupa kanallarýnda çarpýþan trenlerin enkazý gösterildi, ama bir ceset gösterilmedi. Yapýlan yardýmlar ile anýnda müdahaleler gösterildi, kazadan kurtulanlar konuþturuldu. (Bu arada, Elazýð depreminde vefa edenlere Cenâb-ý Hak’tan rahmet, geride kalanlara sabýr ve yaralýlara þifalar diliyoruz.) 

Ve Yeni Asya Medya Grubumuz.. Gazetesiyle, dergileriyle, radyosuyla, yayýn hayatýna kazandýrdýðý kitaplarýyla ve bilhassa yeni format içinde insanlarýn istifadesine sunduðu Risâle-i Nur eserleriyle doðru yayýnda, doðru çizgide ve doðru haberde öncülük hizmetini sürdürüyor. Aðýr adýmlarla saðlam ilerliyor. Göze batmadan, ürkütmeden büyüyor. Hedef, insanlarýn ahiretine, imana ve Kur’ân’a hizmet. Bin bu kadar büyüsek de, bütün dünyalýklarýmýzý halletmiþ olsak da, hedefimizden þaþmaz, dünya hýrsýna kapýlmayýz. Zira Üstâd Bediüzzaman der ki: “Madem bu zamanda herþeyin fevkinde hizmet-i imaniye bir kudsî vazifedir; hem kemiyet, keyfiyete nisbeten ehemmiyeti azdýr; hem muvakkat ve mütehavvil siyaset daireleri ebedî, daimî, sabit hizmet-i imaniyeye nisbeten ehemmiyetsizdir, mikyas olmaz. Risâle-i Nur’un talimatý dairesinde bize bahþettiði feyizli makamlara kanaat etmeliyiz. Haddimden fazla fevkalâde hüsn-ü zan ile müfritane âlî makam vermek yerine, fevkalâde sadakat ve sebat ve müfritane irtibat ve ihlâs lâzýmdýr. Onda terakki etmeliyiz.” Ýçimizdeki muhaberenin adý “müfritane irtibat”týr. En üst çalýþanýndan en ücra köþedeki okuyucusuna kadar herkes direkt veya endirekt bu muhabere aðýnýn içindedir. Hem de sadece iletiþim vasýtalarý aracýlýðýyla deðil, çoðu zaman yüz yüze canlý olarak... Geçen hafta sonu Avrupa’da buluþtuðumuz Yönetim Kurulu üyelerimizle olduðu gibi...

da köprü vazifesi görmektedir. O, Kur'ân’ýn ayetleri kadar fizik, kimya, biyoloji vb. bilimlerin yasalarýnýn da Yaradan’ýn eseri olduðu görüþünü, ayrýca bilimin insanlarýn dünyevi refahýný temin ettiði gerçeðini kabul etmiþtir. Böylelikle, bir din âlimi olmasýna raðmen, hem insanlarýn dünyevi ihtiyaçlarýnýn varlýðýna, hem de bu ihtiyaçlarý gidermenin yolunun bilimsel çalýþmalar olduðuna inanmýþtýr. Bediüzzaman, kendi deyimi ile, Ýslam coðrafyasýnýn merkezinde bir üniversite kurarak “din ilimleriyle” “fen bilimleri”nin birlikte okutulmasýný daha 1907’de teklif etmiþtir... Müslümanlarýn çaðdaþ medeniyet seviyesine çýkabilmelerinin tek yolunun fen bilimlerinin öðretilmesi ve öðrenilmesinden geçtiðini 100 sene önce ilan ederek bu topraklarýn Müslümanlarý’na yepyeni bir çýðýr açmýþtýr.  Dilerim, Said Nursî ölümünün 50. yýlýnda bir mütefekkir olarak da deðerlendirilir! Cüneyt Ülsever Hürriyet, 10.3.2010

Hajo de Reijger - The Netherlands , Hollanda

Yassýada’nýn 50. yýlý SÝYASET, ordu, üniversite, yargý, bürokrasi alanýnda bugün yaþadýðýmýz ne kadar sýkýntý varsa tamamýnýn kaynaðý olan 27 Mayýs darbesinin ve onun hukuk alanýnda sergilediði maskaralýðýn üzerinden yarým asýr geçti. Ümid ederdim ki demokrasi diye yýrtýnan Ak Parti hükümeti Türkiye’nin yaþadýðý büyük siyasi faciayý hatýrlasýn ve deðiþim projesinin gerekçesini 27 Mayýs darbesi üzerinden anlatsýn... Ama hey’hak! Kimsenin perakende sorunlardan kafayý kaldýrýp geriye baktýðý yok; hay- huy arasýnda bakmaya ne vakit ne niyet var. Oysa Anayasa meselesi mi dediniz, gidin 27 Mayýs’a. Okuyun ‘özgürlükçü’ diye yere-göðe koyamadýðýmýz 1961 anayasasýný, Hâkimiyet-i Milliye dediðimiz, cumhuriyete ilham veren ilkenin nasýl gaspedildiðini, bugün ‘vesayet’ dediðimiz düzenin nasýl inþa edildiðini görün. Ordu meselesi mi dediniz, bakýn 27 Mayýs öncesi ve sonrasý neler yaþandýðýna. Darbenin dönemin siyasi iktidarý yanýnda orduya, ordunun geleneksel disiplin ve hiyerarþi anlayýþýna yapýldýðýný, 1960’ta bir yýllýk eðitimle harbokullarýndan mezun edilen genç subaylarýn zihnine ‘memleket siyasetçilere emanet edilemez’ düþüncesinin o gün yerleþtirildiðini görün. Darbeciliðin ulusal teori olarak sunuluþunu, Milli Demokratik Devrim denilerek ordu- üniversitegençlik üçgeni üzerinde nasýl oynandýðýný. 27 Mayýs sabahý siyasetçilerin çöp kamyonlarýna doldurularak evlerinden toplandýðýný, tekme-tokat Harp okulu disiplin koðuþuna týkýldýðýný, hakaretlere isyan eden Ýçiþleri Bakaný Namýk Gedik’in tutulduðu odada ölüme itildiðini, kalanlarýn tükürük yaðmuru ve tekme koridorundan geçirilerek Ýstanbul’a Yassýada’ya gönderildiðini okuyun. Ýhaneti, gururu, hýnçý, ihtirasý, isyaný, teslimiyeti. Yassýada! Siyasete bakan yüzüyle zulüm, inzibata bakan yüzüyle sefillik adasý! Emrine Atatürk’ün Savarona Yatý verilen ada kumandaný Tarýk Güryay’ýn iþkenceden vakit bulduðu saatlerde boðaz gezilerinde, yalý ziyaretlerinde yaþanan rezaletler, Güryay’ýn sicili vs. daha yazýlmadý. Menderes’in Haydarpaþa Askeri Hasta-

nesi’ne götürüyoruz denilerek idama götürülüþü, idamdan önce ne hukuka ne doktorluk ahlakýna sýðmayacak þekilde ‘genel muayene’ adý altýnda aþaðýlanýp Prof. ünvanlý üç uzman hekimin ‘týbbi açýdan idamýna engel yoktur’ raporuyla Ýmralý’ya gönderiliþinin ve teamüllere aykýrý þekilde gün ortasýnda idam ediliþinin öyküsü de. O mahkemenin baþkan ve üyelerini Anayasa Mahkemesi üyesi yaptýðýmýzý unuttuðumuz için þimdi ‘Anayasa Mahkemesi’nin siyasete öfkesi neden’ diye dolanýyoruz. Darbecileri ‘tabii senatör’ yapýp parlamentoya yerleþtiren Anayasa’yý ‘en özgürlükçü’ saydýðýmýza bakmadan ‘Neden her on senede bir askeri müdahale’ diye kafa yorageldiðimiz için, yýllar yýlý genelkurmay baþkanlarýný hül-

‘‘

Siyaset, ordu, üniversite, yargý, bürokrasi alanýnda bugün yaþadýðýmýz ne kadar sýkýntý varsa tamamýnýn kaynaðý 27 Mayýs.

leyle cumhurbaþkaný seçmeyi gelenek haline getirdiðimiz için bugün Stalin’in tavuðu misali cendereden çýkamýyoruz. Hafýzamýz kazýndý. Ne oldu, neden oldu bilen, merak eden yok. Ne bir müze, ne belgelik, ne roman, ne film. O yüzden ‘1915’te ne oldu, tarihimizle yüzleþelim’ diyen aydýnýmýzýn, sanatçýmýzýn, siyasetçimizin aklýna 1960’ýn tüm belgelerinin elde tanýklarýnýn hala hayatta olduðu gelmiyor. (...) Yani etliye sütlüye dokunmayan, fincancý katýrlarýný ürkütmeyen pencereden bakýyoruz 27 Mayýs’a. Yakýn zamana mesela 28 Þubat’a kadar ordunun komuta kademesini teþkil eden subaylarýn 1960’ta harp okulu talebeleri olarak Yassýada’da görev yapmýþ olmasýnýn yaþadýklarýmýz üzerinde hiç mi etkisi olmadý diye bakmak gelmiyor aklýmýza... Avni Özgürel, Radikal, 10.3.2010

TÜRKÝYE 2010’lu, 2020’li yýllarda çaðdaþ dünyayla arasýndaki refah, demokrasi açýðýný kapatmak istiyorsa dört önemli kurumunda büyük reformlar yapmak zorunda. Lafý evelemeye, gevelemeye gerek yok, bu dört önemli kurum ordu, yargý, eðitim ve medya. Bu dört kurumda büyük, hem de çok büyük sorunlar olduðunu görmemek için kör ya da görevli olmak gerekiyor. Önemli olan bu kurumlarýn her düzeydeki yöneticilerinin, siyasi iktidarýn gerekli cesaret, feraseti gösterip ülkemizin geleceði için artýk þart hale gelen dönüþümleri, reformlarý bu kurumlarýn bünyesinde gerçekleþtirmeleri. 1- Ordu hakkýnda son zamanlarda o kadar çok þey yazýldý ve çizildi ki, yeni bir þey söylemeye bile pek gerek yok; TSK ülkemizde yasal ve anayasal düzeyde bir dizi düzenlemeyle dýþ denetime kendini adeta tamamen kapatmýþ bir kurum ve son zamanlarda ortaya çýkan rezaletler, darbe giriþimleri, baþýna buyruk hukuk dýþý faaliyetler kanýmca hep bu bu dýþ denetim eksiklik ve zafiyetinin sonuçlarý. Ordu deðil de baþka herhangi bir kurum kendini hukuksal olarak bu kadar denetime kapatsa ayný þeylerin o kurumun da baþýna gelmesi mukadderdir. Yapýlmasý gereken ivedilikle TSK’nýn terf i ve atamalarýný (YAÞ) yargý denetimine, mal varlýðý ve harcamalarýný Sayýþtay ve TBMM denetimine, idari sorunlarýný DDK denetimine açmak ve askeri yargýyý çaðdaþ sýnýrlarýna yani disiplin suçlarý düzeyine çekmektir. Bunlar yapýlmaz ise sadece son senelerin darbe heveslisi zavallýlarýný yargý önüne çýkarmak bir sonuç vermeyecektir. Çaðdaþ dünyada bu kadar dýþ denetime kapalý ordu yoktur ve sonuçlar ortadadýr. 2- Eðitimle ilgili her Pazar bu sütunda yazý yazdýðým için detaylara girmeyeceðim ama dün geceyi çok geç saatlere kadar elime geçen iki lise ders kitabýný karýþtýrarak geçirdim: Milli Güvenlik Bilgisi ve Atatürk Ýnkýlabý Lise 3 ders kitaplarý (2009). Kitaplarý okudukça, içlerindeki çaðdýþý, demokrasi dýþý, hukuk dýþý anlayýþý gördükçe, ne yalan söyleyeyim, tüylerim ürperdi ve üniversitelerde önlerimize gelen çocuklarýn durumunu çok daha iyi anladým. AK Parti döneminde bu kitaplara nasýl müsamaha gösterildi, bu kitaplar çok daha çaðdaþ yeni-

leriyle neden deðiþtirilmiyor ya da daha doðrusu, bu dallar çocuklara niye hala ayrý ders olarak öðretiliyor anlamak mümkün deðil. Darbeci paþalara “iç tehdit” algý ve yorumlarý nedeniyle kýzýyoruz ama bu kitaplar baþtan sona 15-16-17 yaþýnda çocuklara iç tehdit algýsýný ve yabancý düþmanlýðýný aþýlýyorlar. 3-Yargý ile de ilgili bu sütunda çok yazdým ama bu kurumun düþtüðü içler acýsý durum hakim baþýna düþen dosya sayýsýndan ve maaþlarýn düþüklüðünden (bunlar doðrudur) ziyade yargý kurumunun üretiminin yani baþta yüksek yargý olmak üzere verilen kararlarýn çaðdaþlýktan kopukluðundan, demode bir ideolojinin yargýdaki mevcut egemenliðinden kaynaklanýyor. Somut kanýt ise yüksek yargý kararlarýnýn Avrupa Ýnsan Haklarý Sözleþmesi karþýsýnda düþtüðü periþan durum yani Strasburg’a taþýnan ka-

‘‘

Ordu, yargý, eðitim ve medyada çok büyük sorunlar olduðunu görmemek için kör ya da görevli olmak gerekiyor.

rarlarýn yaklaþýk yüzde doksanýnýn AÝHM’den, çaðdaþ yargý anlayýþýndan dönmesinde. Yargýnýn sorunu hakimlerin nasýl atandýðýnda deðil, özellikle yüksek yargý kararlarýnýn çaðdaþ hukuk anlayýþýndan kopukluðunda. Yüksek yargý daha hala Anayasa’nýn 90. maddesi son paragrafýný düzgün biçimde uygulamamakta ýsrarlý. 4- Medya konusunda, þayet Dinç Bilgin’in yani ülkemizin en köklü izmirli patron-gazeteci ailesinin bir ferdinin Taraf gazetesinde Neþe Düzel’e verdiði röportajý okudu iseniz, yeni bir þey söylemeye pek gerek yok. Okumadý iseniz mutlaka internetten bulun okuyun ve böylece bugünün merkez medyasýný daha iyi anlayýn. Önümüzdeki on senenin temel gündemi bu dört kurumun çaðdaþ çizgilere çekilmesidir; bu konuda en büyük yardýmcýmýz da AB tam üyelik süreci olacaktýr. Eser Karakaþ Star, 10.3.2010


siyahbeyaz:Mizanpaj 1

3/10/2010

3:49 PM

Page 1

9

MAKALE

YENÝASYA / 11 MART 2010 PERÞEMBE

Bediüzzaman’ýn kötülük problemine bakýþý - 2

Ýslâmiyet ýrkçýlýðý þiddetle men eder

YERÝN KULAÐI

FIKIH GÜNLÜÐÜ SÜLEYMAN KÖSMENE

fikihgunlugu@yeniasya.com.tr - www.fikih.info - 0 505 648 52 50

Bloomington’dan okuyucumuz: “Burada felsefe öðrencileri þu sorularý soruyor: ‘Yaratýcý kendi elçilerine bile belâ vermiþ, musîbet vermiþ? Neden? Dünyada herkes çile çekiyor; masumu, mazlûmu, fakiri, suçsuzu, çoluðu, çocuðu, büyüðü, küçüðü. Þefkatli bildiðin ve herkesi seviyor dediðin Yaratýcýn, bu çileleri neden çektiriyor? Bunu nasýl açýklýyorsunuz?”

(Dünden devam) 2- Bedîüzzaman’a göre, Yaratýcýdan gelen ve insanýn hoþlanmadýðý zarar ve kötülüklerde, hastalýk ve musîbetlerde, insanýn þikâyet etmeye üç açýdan hakký yoktur: I) Cenâb-ý Hak insana giydirdiði vücut elbîsesini san'atýna mazhar ediyor. Ýnsaný bir model yapmýþ, o vü cud elbisesini o model üstünde keser, biçer, kýsaltýr, da raltýr, büyütür, deðiþtirir; insaný hasta eder, derde uðratýr, aç eder, tok eder, susuz eder; böylece her bir halde muhtelif isimlerinin cilvesini gösterir. Ýnsan hastalanmalý ki, Þâfî ismi elinden tutsun. Ýnsan acýkmalý ki, Rezzâk ismi kendisine türlü türlü rýzýklar versin. Ýnsan darda ve zorda kalmalý ki, Rab isminden, Muîn isminden imdat istesin. Ýnsan sýkýntý çekmeli ki, Sabûr ismine sýðýnsýn. Deðiþik ýztýrap hal lerinde Al lah’a deðiþik isimleriyle sýðýnan ve Al lah’tan yardým isteyen insan ne kadar sýkýntý çekiyor gibi gözükse de, Al lah’ýn özel yardým ve þefkatiyle kucaklanmýþtýr.1 Bir anne çocuðuna tokat vursa, bu onun þefkatsizliðini göstermediði gibi, bununla çocuk da annesine küsmez. Çünkü tek bir annesi vardýr. Baþka bir þefkat kaynaðý yoktur. Çocuk bunu bilir. Annesinin sinesine daha fazla sokulur. Annesi de az önce tokat vurdum demez; sinesine sýðýnan biricik evlâdýný daha fazla kucaklar, öper, korur, daldan budaktan esirger ve kötülüklere karþý himâye eder.2 II) Hayat musîbetlerle, sýkýntýlarla, problemlerle, acý ve dertlerle, ýztýrap ve hastalýklarla, gam ve gözyaþlarýyla sâfîleþir, arýnýr, olgunlaþýr, kemâle erer, kuvvet bulur, terakkî eder, mükemmelleþir, yükselir, netice verir, hayatî vazîfesini yapar. Tek düze istirahat döþeðinde geçen bir hayat meyvesizdir, verimsizdir, hantaldýr, neticesizdir. Böyle bir hayat aslýnda saðlýklý deðildir; mutlak hayýr olan vücuddan çok, mutlak þer ve kötülük olan yokluða yakýndýr. Çünkü hareketsizliktir. Hayatý hastalýklar ve problemler harekete getirir ve gerek dünya hayatý lehine, gerekse ebedî âhiret hayat lehine olgunlaþtýrýr, meyvedâr eder. Meselâ hep duraðan yaþayan, hep hareketsiz kalan ve söz geliþi gece gündüz uyuyan bir kimse dâimâ uyuþuktur, hantaldýr, dayanýksýzdýr, hayatîlik açýsýndan verimsizdir. Ama hep hareket eden, hiç yerinde durmayan kimseler, söz geliþi bir sporcu dinamiktir, çeviktir, damarlarý ve kaslarý hayat doludur, hastalýklardan uzaktýr. Ýnsan vücudu hayatîlik fonksiyonlarýný çalýþarak kazanýr, yerinde durarak ise kaybeder. Ýþte kör felsefenin kötülük dediði acý, ýztýrap ve musîbetler de insan hayatýný arýndýran, temizleyen, olgunlaþtýran, verimli kýlan, insana güç ve direnç kazandýran, insana yaþama gücü veren eylemlerdir. Kötülük deðildir. Fazla aðýr gelse Allah’a sýðýnýlmalýdýr.3 III) Dünya yurdu bir imtihan yeridir, bir hizmet evidir, bir ibâdet menzilidir; lezzet, ücret ve mükâfât yeri deðildir. Madem dünyada hizmet ve ibâdet esastýr; hastalýklar, acýlar, ýztýraplar, keder ve dertler, sýkýntýlar, musîbetler sabretmek þartýyla o hizmet ve ibâdete çok uygun düþüyor, kuvvet veriyor. Bir saatlik acý ve musîbet, bir gün ibâdet hükmüne geçiyor. Böylece acý ve ýztýraplarla az bir ömürde insan, çok yoðun biçimde ibâdet sevabý kazanabilecek bir hayat standardý yakalamýþ oluyor. Bedîüzzaman Hazretleri burada ibâdeti iki kýsma ayýrýyor: a) Müsbet ibâdetler: Bunlar namaz, niyaz, duâ, oruç, zekât, sadaka, hac gibi kulun kendi irâdesiyle yönelip yaptýðý ibâdetlerdir. b) Menfî ibâdetler: Bunlar da felsefenin bilmeyerek kötülük dediði ve fakat aslýnda kula Al lah katýndaki ma kamýný yükseltsin diye verilen hastalýklar, musîbetler, acýlar, ýztýraplar, dertler ve sýkýntýlardýr. Kul böyle acý ve ýztýraplarla zaafýný anlar, aczini hisseder, fahri, gururu, kibiri ve büyüklenmeyi býrakýr, Al lah’a riyâsýz ve gurursuz biçimde sýðýnýr, tam ihlâsla yönelir, yalnýz Al lah’ý düþünür, yalnýz O’ndan yardým bekler, yalnýz O’na yalvarýr, yalnýz O’na el açar. Böyle musîbete uðrayan birisi sabretse, musîbetin mükâfâtýný düþünse, þükretse, o zaman derdine ve sabrýna göre bazen bir saati, bazen bir dakikasý, bazen bir âný bir gün ibâdet hükmüne geçer. Böylece kýsacýk ömrünü uzun etmiþ olur. Kýsa bir ömürden uzun, çok ve yoðun meyveler, feyizler, bereketler ve sevaplar almýþ olur.4 3- Mülk Allah’ýndýr. Ýnsan Allah’ýn hem mülküdür, hem de mülkü üzerinde iþlemeye yetki verdiði kuludur. Ýnsan nasýl kendi mülkünde–zarar vermemek þartýyla— dilediði gibi iþliyorsa, dilediði deðiþikliði ve onarýmý yapý yorsa, dilediði þekillerde farklýlaþtýrýyorsa; elbette Allah da kendi mülkünde dilediði gibi tasarruf eder, deðiþtirir, farklýlaþtýrýr, onarýr, ýslâh eder, uyarýr, ikaz eder, âhiret hesabý na acý ve ýztýrap verir. Bunun hesabýný insan soramaz. So rarsa edepsizlik etmiþ olur. Allah’ýn kuluna verdiði acý ve ýztýraplar, musîbet ve hastalýklar felsefenin zannettiði gibi zarar deðildir, ziyan deðildir, kötülük deðildir; kuluna he diyesidir, iltifatýdýr, rahmetidir. Çünkü perde arkasý hiç ummadýðý derecede güzeldir, lâtiftir, hoþtur.5 Ýnþallah yarýn devam edelim. Dipnotlar: 1- Lem’alar, s. 16; Mektûbât, s. 48, 49; 2- Sözler, s. 322; 3- Lem’alar, s. 16; Mektûbât, s. 49; 4- Lem’alar, s.16; 5- Lem’alar, s. 16; Mektûbât, s. 48; Lem’alar, s. 208.

ALÝ FERÞADOÐLU fersadoglu@yeniasya.com.tr

âlýkýmýz, insanlarý farklý milletler olarak “tanýþmamýz, yardýmlaþmamýz ve sosyal hayattaki münâsebetlerimizi bilip ayarlayabilmemiz” için yarattýðýný; yoksa “birbirimizi inkâr etmemiz, üstünlük taslamamýz ve düþmanlýk beslememiz”1 için olmadýðýný buyurmuþtur. Meselâ; ordunun “hava, kara, deniz” ve onlarýn da kendi aralarýnda çeþitli bölüklere, alaylara ayrýlmasýnýn sebebi; düzen ve yardýmlaþmanýn saðlanmasý içindir. Yoksa, birbirine üstünlük taslayýp,

H

hücûm etmek için deðildir. Milliyetçilik/ýrkçýlýk anlayýþý, “diðerlerini inkâr etme, basit görme ve garaz” üzerine binâ edildiðinden; kardeþlik ve güç sahasýný daraltýr. Baþkalarýnýn düþmanlýk, kin ve nefretini çeker. Osya biz, medenî ve sosyalleþmeye açýk varlýklarýz. Kültürel, psikolojik, inanç te melli, hattâ coðrafî þartlarýn etkisiyle âile, cemaat, topluluk, millet etrafýnda kümeleniriz. Felsefe; gruplar/cemaatler, mil letler arasý bað olarak menfî milliyet, ýrk, soy sop, kan baðýný kabul eder. Ýslâmiyet ise; “dinî, vatânî ve sýnýfî”2 gibi bütün insanlýðý kaplayan geniþ baðlarý kabul eder. Ve çatýþmalarý asgarîye indirir. Ýslâmiyet milliyeti, milyarlarca kardeþi, kuvveti ve gücü mü’mine verir. Üstelik, bu kardeþlik, mezar kapýsýna kadar deðil; sonsuza dek devam eder. Milliyetçilik/ýrkçýlýk anlayýþý, Türk’ün tarih boyunca hakikî milliyetinin (Müslümanlýðýnýn) sonucu olan iftihar vesilelerini unutturur. Görünüþte ve geçici bir kardeþlik, dayanýþma ruhu verir. Üstelik, garazkâr bir anla-

yýþ aþýlar. Avrupa; menfî milliyeti, yâni milliyetçiliði/ýrkçýlýðý tahrik ederek Müslümanlarý, Osmanlý dev letini parçalamýþ ve lokmalar hâlinde yutmuþtur.3 Tarih þahittir ki, ne zaman Müslümanlar Ýslâm kardeþliði içinde birlikte hareket etmiþler ve sâir insanlarla “vatânî ve sýnýfî” baðlar kurmuþlarsa, Ýlâhî bir sýr yakalanmýþ, büyük bir güç elde edilmiþ; hem Müslümanlar hem de insanlýk huzûr ve mutluluðu yakalamýþtýr. Þu da kesin bir sosyolojik gerçektir: Yeryüzünde saf ýrk, millet kalmamýþtýr. Asýrlar boyu süren göçler, evlilikler; milletleri, ýrklarý birbirine karýþtýrmýþtýr. Bir hafta denize gidenin; bir ay yaylaya çýkanýn bile rengi, vücut þekli deðiþiyor. Elbette asýrlarca baþka coðrafyalara gidenler, hem iklimin, hem de kültürün etkisinde kalýr; deðiþirler. Yâni, Türk diye lanse ettiklerimiz kimbilir belki Arap, belki Çerkes, belki Laz, belki Alman, belki Macar, belki baþka bir ýrktandýr. Ete/kemiðe bürünüyor; hangi bölgede ise; ondan

görünüyor, iklimin damgasýný yiyor. Milletini gerçekten sevip müsbet milliyet duygusuyla hareket eden, milletinin yükselmesini, geliþmesini, tekâmülünü isteyen; sadece gençlerin hevesâtla rýna, nefsî arzularýna hitap etmez. Bir milleti oluþturan baþka katmanlar, kesimler var. Onlar da, çocuklar, ihtiyarlar, hastalar, musîbete maruz kalmýþ olanlar, güçsüzler ve ciddî olarak âhiretini düþünenlerdir.4 Bunlara mil liyetçiliðin, ýrkçýlýðýn þeytânî, nefsânî, zehirli balýnýn ne faydasý olur? Danýþma, dayanýþma, yardýmlaþmaya yönelik milliyet anlayýþý insanlýðýn rahat ve huzuruna hiz met eder. Üstünlük taslayan, kin, garaza dayalý, baþkasýný yutmakla beslenen bir milliyetçilik anlayýþý adaleti bozar; huzûru asla temin edemez. Dolayýsýyla Ýslâmiyet ýrkçýlýðý þiddetle men eder. Dipnotlar: 1- Kur’ân, Hucurât, 15; 2- Sözler, s. 122; 3- Mektûbât, s. 312; 4- Age, s. 314.

BEDESTEN

Anadolu'nun sýcak rengi M. LATÝF SALÝHOÐLU latif@yeniasya.com.tr

lmasý kýrmýzý tonlu olmasýna raðmen, Amasya'nýn hakim rengi yeþildir. Etrafý yeþil, köyleri, daðlarý yeþil; üstelik, kültürel rengi de yeþil olan bu cennetmisâl þehrin tam ortasýndan "Yeþil–ýrmak" geçiyor. Kuþ bakýþý bir nazarla þehrin ihtiþamýný temaþa edebilmek için, vadinin yamaçlarýna doðru beþ dakikalýk bir týrmanýþ süresi yetiyor. Otur bir mekâna, kurul bir terasa, yudumla sýcak çayýný ve huzur içinde seyret boydan boya güzelim Amasya'yý. Bir büyüleyici boðaz güzel liðini hafý-

E

zalara nakþeden bu þehzâdeler þehrinin huzur veren bir baþka güzel liði ise, insanlarýnýn samimane sýcaklýðý ve cana yakýnlýðý teþkil ediyor. Bütün bu maddî ve mâne vî güzel liði yakýndan müþahade ettiðinizde, içinizden "Mümkün olsa da, vaktimi burada ve ömrümü bu candan insanlarýn arasýnda geçirsem..." diyorsunuz. *** Geçtiðimiz hafta sonu günlerini A masya ve Çorum havalisinde geçirdik. Merzifon'dan Amasya'ya, oradan da Çorum'a geçtik. Amasya gibi Çorum'un da hayranlýk uyandýran güzel likleri var. Yüz yýl lar öncesinden günümüze yük lü bir miras taþýyan camiler, türbeler, medreseler, çeþmeler ve sair ecdat yadi gârý eserler, þehrin dört yanýný kaplamýþ durumda.

Tarihin yorumu

11 Mart 1985

Rusya'da Gorbaçov dönemi us ya, son çeyrek asýrda baþ döndürücü bir geliþim ve dönüþüm süreci yaþadý. Kýsa aralýklarla vuku bulan devlet baþkanlarýnýn ölümü, Rusya'yý bek le yen ge liþ melerin kaderî iþareti gibiydi. Son o la rak M. Gorbaçov: Rusya'da 70 yýllýk komünist dikta rejiminin Konstantin Çersonunu getiren lider. nen ko'nun ö lü müy le bo þa lan devlet baþkanlýðýna “Glas- nist Partisinin dikta rejimi- büyük bir çöküþün eþiðinnost ve Perestroyka” po- ni sonlandýran Gorbaçov, den dönmüþ oldu. *** litikalarýna damgasýný vu- ayný zamanda 70 yýllýk Sov 1980'li yýllarda baþlayan racak olan Mihail Gorba- yet Sosyalist Rusya'nýn soRusya'daki deðiþim süreci, çov ge ti ril di. ( 11 M a r t nunu da getirmiþ oldu. Yetmiþ yýllýk komünist bütün hýzýyla bugün de de1 9 8 5) "Açýklýk/þeffaflýk" anla- rejim, koca Rusya'yý siyasî, vam ediyor. Yüz milyonlarca insanlayýþý üzerine "yeniden yapý- askerî, iktisadî ve hatta ahlanma" sürecini bina eden lâkî yönden tüketmiþ, iflâ - rýn yaþadýðý bu geniþ ve renkli coðrafyada, ÝslâmGor ba çov, 1991'e ka dar sýn eþiðine getirmiþti. “Glasnost ve Perestroy- laþma ve Ýslâm dünyasý ile "Devlet Baþkaný" sýfatýyla ka” politikalarýyla yeniden yakýnlaþma talebi, arzusu SSCB'yi yönetti. Yeni reform hareketle- toparlanma sürecine giren ve iþtiyaký günden güne arriyle, Rusya'da hem Komü- Rusya, aslýnda çok daha tarak devam ediyor.

R

GÜN GÜN TARÝH

Bunlar, hakikaten bu aziz vatanýn mâne vî tapu senetleridir. Ýþte, bu mâne vî ve kültürel miras hamulesi, Amasya gibi Çorum'da da göz kamaþtýran, duygularý hoþnût eden kalbe huzur ve huþû veren nadide mekânlar olarak karþýnýza çýkýyor bir, bir... *** Amasya'nýn yaðmurlarla ýslanan yeþiline doyamadan, program gereði Çorum'un baþak rengini andýran sýcak ve sarýcý atmosferine geçtik. Orada da bizi içtenlikle karþýlayan dostlarla buluþtuk. Saatler süren seminer ve sohbet seanslarýyla gece yarýsýný boyladýk. Ertesi gün, bölge temsilcilerimiz Çorum'da toplandý. Onlarla da topluca görüþüp muhabbetleþtik. Ardýndan, on iki sene ev vel kýsmen gördüðümüz, þehrin tarihî ve turistik mekânlarýný ziyaret ederek, Ýstanbul'a müte veccihen yine Merzifon Havaalanýna geldik. *** Daha ev vel ki seyahat notlarýmýzda da kýsmen bahsetmiþtik: Anadolu ve Rumeli topraklarýnda hakikaten huzur var, huþû var, te vazu ve mahviyet var, halâvet var, ihlâs ve gayret var, coþku ve heyecan var... Gi dip bu im re ni le cek me zi yet ler le yüklü insanlarý yakýndan görünce, onlara hizmet sunmak için çektiðiniz zah met ve meþakkatleri unutuyor, sýkýntý ve ýztýraplarý hiç hükmünde görmeye baþlýyor sunuz. Yor gunluðunuz geçiyor, az bir uykuya kanaat ediyorsunuz. Bu ihlâs ve sadâkat timsâli insanlarla paylaþtýðýnýz her þeyden ayrý bir lez zet ve haz almaya baþlýyorsunuz. Gördüðünüz, yaþadýðýnýz herþey, bir baþka güzelliðe bürünüyor. Bunlarý þimdi bir kez daha yakînen görüp yaþayýnca, dokuz–on yýl müddetle (1998–2008) Anadolu ziyaretlerini yapmadýðýma, yapamadýðýma o derece hayýflandým ki, anlatamam... A na do lu'da ki hiz met ma hal le ri ne doðru yaptýðýmýz her bir seyahat, ruhen ve bedenen tam bir sýhhat hükmüne geçiyor. Ziyaretler vesilesiyle, aklen, kalben, ruhen ve bedenen adeta bir terapiden geçmiþ gibi oluyoruz. Rabbimden niyazýmýz odur ki, bizleri âhir ömre kadar bu kemâl–i ihlâs ve gayret ile hizmette koþturan insanlardan ayýrmasýn ve ayný iþtirak–ý a'mâl içinde hizmetimizi daim eylesin.

Turhan Celkan

turhancelkan@hotmail.com

Ýdealler ve gerçekler

ANADOLU’NUN SÝNESÝ RAÞÝT YÜCEL

rasityucel-19@hotmail.com

arih boyunca birçok mefkûre hayat bulmuþtur. Ve bir çok fedai yetiþmiþtir. Bu fedailer kimi zaman dünyayý ateþe vermiþ, Kimi ise saadetine vesile olmuþtur. Ýnsanlýk bu iki silsile üzerine þekillenmiþtir. Ýnsanlýðýn hayrýna fedailik yapanlarýn baþýný peygamberler silsilesi çekmiþtir. Ýnsan kuldur. Bir rehber ve yol göstericiye ihtiyacý vardýr. Hayvanlarda bu böyle deðildir. Doðar doðmaz hayat þartlarýna adapte olurlar. Ýnsan ise, bir kaç yýlda ancak ayaða kalkar. Yirmi yaþýna kadar zarar ve menfaatini fark edemez. Belki hayatýnýn sonuna kadar hayat dersleri alýr. Ýþte yüz yirmi dört bin peygamber bu amaçla Cenâb-ý Hak tarafýndan gönderilmiþtir. Ýnsanlar hayat þartlarýný bu þekilde istikamet üzerine devam ettirmiþlerdir. Ýnananlar baþarýlý olmuþlardýr. Hem dünya, hem de ahiret hayatýný kazanmýþlardýr. Ýnanmayanlar ise hem dünyada, hem de ahirette berbat olmuþlardýr. Ýdealler iþte bu iki þekil üzerinde cereyan etmiþtir. Gerçekler hiçbir asýrda deðiþmemiþtir. Ýnsanlarýn acizliði, insanlarýn fakirliði, insanlarýn maddî ve manevî ihtiyaçlarý hep devam etmiþtir. Her bir peygamber bir san'atta pir olarak gönderilmiþtir. Âdem Aleyhisselâm çiftçilerin, Davud Aleyhisselâm demircilerin, Ýsa Aleyhisselâm hekimlerin, Nuh Aleyhisselâm gemicilerin, Yusuf Aleyhisselâm saatçilerin, Süleyman Aleyhisselâm cinlerin, Ýdris Aleyhisselâm terzilerin, Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm her sahada insanlýðýn hayat yolunda öncüsü olmuþlardýr. Bu silsileyi müceddidler takip etmiþtir. Her yüz yýlda gelen bu önderler ümmete yol göstermiþlerdir. Ýþte “idealler ve gerçekler” bu istikamet üzerinde þekillenmiþtir. Bu anlamda hayatýný dâvâsýna adayan insanlar baþ göstermiþtir. Neticesiz meþakkatler ve semeresiz hayatlar bir ot kadar hayata ve insanlýða faydasý olmamýþtýr. Dünya halen bu iki silsilenin serüvenini yaþýyor. Zaman deðiþebilir, asýr baþkalaþabilir. Ýnsanlýðýn ulaþtýðý imkânlar zirveye yükselmiþ olabilir. Ve öyledir de. Ama ideal ve hakikî dâvâ sahiplerine her zamandan çok bu zamanda ihtiyaç vardýr. “Zaman Ýslâmiyet fedaisi olmak zamanýdýr” tesbitinde bulunan Said Nursî Hazretleri bunu yaþadýðý ideal dolu hayatla dost ve düþmana göstermiþtir. Gerisi angaryadýr.

T


siyahbeyaz:Mizanpaj 1

3/10/2010

1:37 PM

Page 1

10

KÜLTÜR-SANAT YENÝASYA / 11 MART 2010 PERÞEMBE

Ýstiklâl Marþý nasýl bestelendi?

MÜZÝK YAZILARI ALÝ OKTAY alioktay@alioktay.net

2 Mart 1921, Ýstiklâl Marþýmýzýn kabul edildiði tarihtir. 724 eser arasýndan seçilen Mehmed Âkif ‘in yazdýðý þiir, bu tarihten itibaren Millî Marþýmýz olarak söylenegelmiþtir. Bu yazýda ise zaten pek çoðumuzun gayet iyi bildiði o marþýn nasýl birinci seçildiðine dair tarihi süreci anlatmayacaðýz. Ama bir çok kimsenin merak ettiðini düþündüðüm, Ýstiklâl Marþý’nýn nasýl bestelendiði, hangi yarýþma sürecinden geçtiði konusunu paylaþmak istiyorum. Millî mücadelenin bütün hýzýyla sürdüðü o yýllarda marþýn þiiri seçildikten sonra bunun bestelenmesi de gerekmiþtir. Maarif Vekâleti Ýstanbul Maarif Müdürlüðü’nden bir beste yarýþmasý açýlmasýný ister. Kurulan komisyona 55 marþ bestesi katýlýr. Ýþte bu isimlerden bazýlarý: Ali Rýfat Çaðatay, Giriftzen Asým Bey, Hasan Basri Çantay, Hüseyin Sadeddin Arel—ki Türk Müziði’nin ses sisteminin kurucularýndandýr—, Ýsmail Hakký Bey, Lem’i Atlý, Mustafa Sunar, Rauf Yekta Bey, Hafýz Sâdeddin Kaynak—kendisi için 20. yüzyýlýn en büyük bestekârýdýr denebilir—, Zati Arca, Zeki Üngör, Bimen Þen—ki kendisi Ermeni gayrimüslim vatandaþý meþhur bir bestekârýmýzdýr—Suphi Ezgi, Santuri Ethem Efendi, Leyla Saz Hanýmefendi ve hatta þaþýracaksýnýz belki biraz, ama Doðu Ordularý Komutaný Kâzým Karabekir Paþa. Ýþte böyle deðerli isimler ve önemli bestekârlarýn katýldýðý yarýþmanýn sonucunda Ali Rýfat Çaðatay’ýn bestesi birinci seçilir. Seçilir seçilmesine, ama bu durum beraberinde bazý tartýþmalarý da getirir. Kazanlar kaynamaya baþlatýlýr. Onlara göre Ali Rýfat Bey, Türk Müzikçisidir ve Batý müziðini bilmez. Dolayýsýyla marþ batý formlarýnda olmalýdýr. Tartýþmalar uzayýnca komisyon marþý yabancý bestecilere bile yaptýrmayý düþününce baþta Kâzým Karabekir Paþa olmak üzere, bir çok milletvekili karþý çýkar ve bu giriþim yarýda kalýr. Ancak karmaþa da devam etmektedir. Þöyle ki; o sýralarda Edirne’de müzik öðretmenliði yapan Ahmet Yekta Madran Edirne, Ýzmir’de müzik öðretmenliði yapan Ýsmail Zühdü Bey Ýzmir ve Eskiþehir’de kendi bestelerini yaymaya çalýþýyordu. Ýstanbul’da ise Zati Arca ve Ali Rýfat Bey’in bestesi çalýnýyordu. Nihayet bu karmaþaya son vermek için Maarif Vekâleti 1924’te Ankara’da bir komisyon kurarak Ali Rýfat Beyin bestesini millî marþ olarak kabul edecektir. Bu tartýþmalarýn hüküm sürdüðü dönemde henüz ilkokul çaðýnda bir çocuk olan, ayný zamanda Ýstanbul Üniversitesi Türk müziði Korosu’nun þefi hocam Süheyla Atmýþdört, bir koro çalýþmasý sýrasýnda, çocukluðunda okula giderken Ali Rýfat Beyin bestelediði marþý okullarda söylediklerini anlatmýþtý bir gün bize. 1930 yýlýna kadar bu marþ çalýnmakla birlikte, o yýl ne olduysa Cumhurbaþkanlýðý Senfoni Orkestrasý Þef i Osman Zeki Üngör’ün bestesi marþ olarak çalýnmaya baþlar.

1

Peki bu marþ nasýl bestelenmiþti? Kaynaklarýn yazdýðýna göre Millî Mücadele sýrasýnda Mýzýka-yý Hümayun’da görev yapan Zeki Üngör, Þiþli’deki evinde Türk ordusunun Ýzmir’e girdiðini duyunca kalkar ve büyük bir heyecanla içine doðan melodileri piyanoya döker. Ýki gün çalýþtýðý bu besteyi arkadaþlarý da çok beðenince Viyana Konservatuvarý direktörüne gönderilir. 10 gün sonra gelen cevapta eserin çok beðenildiði ifade edilir. Daha sonra millî marþ yarýþmasý açýldýðýnda Zeki Bey bu bestesini Âkif’in þiirine uyarlamýþ ve yarýþmaya böylece katýlmýþtýr. Birinci seçilmemesine raðmen 6 yýl sonra ne olduysa bestesi millî marþ olarak kullanýlmaya baþlar. Bu dönemden beri müzisyenler, müzikologlar besteyi sürekli eleþtirmiþlerdir. Bu eleþtiriler halen de sürmektedir. Yapýlan eleþtirilerin baþýnda eserin bazý bölümlerinin Carmen Silva adlý operetten alýndýðý, bize ait çizgiler taþýmadýðý, prozodi—uyum—hatalarý taþýdýðý yönündedir. Yine merhum Yýldýrým Gürses’in 1998 yýlýnda bir gazeteye verdiði beyanattaki tabir, aslýnda çok güzel özetliyordu bu durumu. Diyordu ki merhum Gürses, “Marþýn melodik yapýsý, sanki tipik bir Osmanlý beyefendisiyle Batý kültürünü temsil eden bir bayanýn izdivacý gibidir.” Aslýnda çok da haksýz sayýlmaz bu eleþtiriler. Ýlkokuldan beri büyük bir istekle coþkuyla söylediðimiz millî marþýmýzý topluluk halinde doðru dürüst söylemeyi bir türlü baþaramadýðýmýz bir gerçek. Bakýnýz millî maçlardan önce, okullarda, törenlerde eseri söylerken çoðu defa nefes alma ihtiyacý duyuyor, bir çok kelimeyi alâkasýz yerlerinden bölmek zorunda kalýyoruz. Meselâ öðrencilik yýllarýmýzda toplu olarak Ýstiklâl Marþýný okuduðumuzda tek bir aðýzdan ve tek bir ses olarak okuduðumuzu hiç hatýrlamam. Bir dalga halinde bir grup hýzlý, diðer grup daha yavaþ söyleyip tam bir uyumsuzluk örneði sergilerdi. Bugün de çok farklý deðil aslýnda. Ýþte bu durum, söz ile beste arasýndaki uyumsuzluðun en güzel bir örneðidir.

NURDAN DAMLALAR “Hem…merhumMehmedÂkifgibiinsaflý,Risâle-iNur’u fevkalâdetakdirvetahsinedenomuhteremvemerhum zatlarýn hatýrý için biz Ýstanbul hocalarýna dostuz, onlardan gücenmeyiz…” Said Nursî Emirdað Lâhikasý s. 144 .

Prof. Uður Derman, “Hüsn-ü hattýn doðuþu Ýslâm’ýn kitabý Kur’ân-ý Kerim’in en güzel þekilde yazýlmasý, tezhiple de bezenmesi gayretiyle olmuþtur. San'atýn esasý dini konudur” þeklinde konuþtu.

Butopraðýndeðerlerinesahipçýkmalýyýz ÜMRANÝYEBELEDÝYESÝVEKLÂSÝKTÜRKSANATLARIVAKFIÝÞBÝRLÝÐÝYLEDÜZENLENEN‘BÝRÝSTANBULSANATI:HÜSN-ÜHAT’KONULU SEMÝNERDE KONUÞAN ÜMRANÝYE BELEDÝYE BAÞKANI HASAN CAN. “BU SANATLARA SAHÝP ÇIKMAK HEPÝMÝZÝN GÖREVÝ” DEDÝ. RECEP BOZDAÐ ÝSTANBUL ÜMRANÝYE Belediyesi ve Klâsik Türk Sanatlarý Vakfý iþbirliðiyle düzenlenen ‘Bir Ýstanbul Sanatý: Hüsn-ü Hat’ konulu seminerde konuþan Ümraniye Belediye Baþkaný Hasan Can, ‘bu san'atlara sahip çýkmak hepimizin görevi’ dedi. Klâsik Türk Sanatlarý Vakfý’nýn Ýstanbul 2010 Avrupa Kültür Baþkenti Etkinlikleri kapsamýnda düzenlediði ‘15 Sergi 15 Seminer’ programýnýn ikincisi Ümraniye Belediyesi’nin ev sahipliðinde gerçekleþtirildi. ‘Hüsn-ü Hat Sergisi’ ve ‘Bir Ýstanbul Sanatý: Hüsn-ü Hat Semineri’ faaliyeti Cemil Meriç Kültür ve Eðitim Merkezi’nde yapýldý.

BAÞKAN CAN: ‘BU SAN'ATLARA SAHÝP ÇIKMAK HEPÝMÝZÝN GÖREVÝ’ Program, Cemil Meriç Kültür Merkezi’nde, Hüsn-ü hat san'atýna ait örneklerin sergilenmesi

ile baþladý. Baþkan Hasan Can, Ýstanbul Milletvekili Mustafa Ataþ ve konuklar sergiyi birlikte gezdiler. Seminerin açýlýþ konuþmasý yapan Ümraniye Belediye Baþkaný Hasan Can, ‘Kur’ân-ý Kerim Mekke’de nazil oldu, Mýsýr’da okundu, Ýstanbul’da yazýldý’ özdeyiþiyle, Ýstanbul’daki hat san'atýnýn kýymetinin vurgulandýðýný söyledi. Resim san'atýnýn Ýslâm coðrafyasýnda meþruiyeti tartýþýlmasý dolayýsýyla hat ve tezhip san'atýnýn hýzla geliþtiðini ifade eden baþkan Can, sözlerine þöyle devam etti: “Kültüre hep ayrý bir deðer verdik. Bu nedenle Ümraniye’nin fizikî yapýlarýyla olduðu kadar kültür san'at ve sosyal aktiviteleriyle de adýna yakýþýr bir noktaya gelmesi için çabaladýk. Gerek yaptýrdýðýmýz kültür merkezleri ve buralardaki etkinlikler ve gerekse hikâye, resim ve þiir alanýnda düzenlediðimiz yarýþmalarla ilçemizi bir kültür-san'at merkezi haline getirdik. Bugün Klâsik Türk Sanatlarý Vakfý, ile birlikte bir sergi ve seminer düzenledik. Çok

kýymetli eserleri sergiledik. Bizce bu san'atlarý yaþatmak hepimizin vazifesidir. Bu topraðýn deðerlerine sahip çýkmak bir sorumluluk gereðidir.”

‘HAT’, KUR’ÂN-I GÜZEL YAZMA GAYRETÝYLE DOÐDU Seminere konuþmacý olarak katýlan Klâsik Türk Sanatlarý Vakfý Baþkaný Prof. Uður Derman, Ýstanbul fethedildikten sonra kültür san'at hareketlerinin buraya toplandýðýný hatýrlatarak, hat san'atýnýn bir Ýstanbul san'atý olduðunun altýný çizdi. Derman, özetle þunlarý söyledi: “Bu san'atýn aslý Arap harflerdir. Önce okuma yazma, sonra da san'at vasýtasý olarak kullanýlmýþtýr. Hüsn-ü hattýn doðuþu Ýslâm’ýn kitabý Kur’ân-ý Kerim’in en güzel þekilde yazýlmasý, tezhiple de bezenmesi gayretiyle olmuþtur. San'atýn esasý dini konudur. Bu sonraki yýllarda insanlara garip gelmiþtir. Halbuki bunda garipsenecek bir þey yok.

1453’ün, 7. sayýsý raflarda

Cengiz Aytmatov Edebiyat Ödülü’nün 2.si veriliyor ÜNLÜ yazar merhum Cengiz Aytmatov hatýrasýna adýný yaþatmak, gelecek kuþaklara onu ve eserlerini aktarabilmek amacý ile GASAT (Giriþimci Sanat, Edebiyat Ve Bilim Adamlarý Topluluðu) Ödül Komisyonu baþkanlýðýnca alýnan karar üzerine, her yýl “Cengiz Aytmatov Edebiyat Ödülü” verilmesi kararý alýnmýþtý. Bu doðrultuda GASAT Yönetim Kurulu tarafýndan alýnan karar üzerine, düzenlenen ödül yönetmeliðine uygun olarak edebiyat, kültür, san'at ve eðitim alanýnda baþarý göstermiþ, ödül kurulu tarafýndan onaylanmýþ ve yýlda bir kiþiye verilmesi uygun görülmüþtü. Bu ödülün ikincisi 26.03.2010 günü saat 17.00’de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coðrafya Fakültesi Muzaffer Göker konferans salonunda düzenlenecek olan programla Prof. Dr. Nurullah Çetin’e verilecek. Ankara / Yeni Asya

Ýstanbul Büyükþehir Belediyesi Kültür A.Þ. tarafýndan yayýmlanan 1453 Ýstanbul Kültür ve Sanat Dergisi’nin yeni sayýsý okurla buluþuyor. Þehir dergiciliðinin en önemli örneklerinden birisi olan dergi, geçmiþten günümüze Ýstanbul’un güzelliklerini anlatma çabasýnýn bir ürünü olarak ortaya çýkmýþ. Akademik bir ciddiyet ve herkesi kucaklayan dille kaleme alýnan derginin 7. sayýsý, birbirinden ilginç dosyalarla okurlarýna “merhaba” diyor. Halit Refið’in hatýrasýna özel olarak hazýrlanan “Halit Refið’in Ýstanbul’u” dosyasýnda, usta yönetmenin filmlerindeki “Ýstanbul” uzun uzun anlatýlýyor. Kültür Sanat Servisi

KOÞYAB’da yeni yönetim

Erzurum’un gravürleri sergide Erzurum Gravürleri Sergisi açýldý. Palandöken ilçesindeki Büyükþehir Belediyesi Kültür Merkezi’nde düzenlenen sergi, Büyükþehir Belediye Baþkaný Ahmet Küçükler tarafýndan açýldý. Serginin açýlýþýna Baþkan Küçükler’in yaný sýra, çok sayýda dâvetli ve üniversite öðrencileri katýldý. Atatürk Üniversitesi ‘BAP’ projelerince kaynaðý saðlanan ‘Erzurum gravürleri’ projesinde 2000’li yýllar sonrasý Erzurum gravürleri san'atseverlerle buluþtu. Sergide; Kongre Binasý, kaleler, kuleler, tabyalar, kapýlar, medreseler, hanlar, hamamlar, çeþmeler, köprüler, camiler, türbeler, kümbetler, kiliseler, Erzurum evleri, tabiî

güzellikler yer alýyor. ‘Erzurum Gravürleri’ projesi için Erzurum ve ilçelerinde alan araþtýrmalarý ve görsel kayýt gezileri yapýlmýþ, elde edilen veriler katýlýmcýlarýn sanatsal yorumlarý ile gravür atölyesinde ahþap, linol ve çinko plâkalara aktarýlarak üç yüze yakýn kalýp ve baský üretilerek Gravürlerle Erzurum kataloðu oluþturuldu. Gravürler, proje kapsamýnda birçok yerde de sergilenmiþ. Ayrýca, birçoðu uluslar arasý ve ulusal yarýþma sergilerine katýlmýþ ve bir kýsmý da ödül almýþ. 39 san'atçýnýn eseriyle katýldýðý sergi, Erzurum’un kurtuluþunun 92. Yýlý hatýrasýna 92 gravürden oluþturuldu. Erzurum / iha

SOLDAN SAÐA —1. Gemileri iskele, rýhtým veya þamandýraya baðlamaya yarayan kalýn halat. - Bir þeyden artan miktar. 2. erdalodabas@mynet.com Türk sinemasýnýn ünlü Irazca Ana karakteri oyuncusu. - Üðü1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 tülmüþ tahýl. 3. Kur'ân'ý güzel ve yüksek sesle, usûlünce oku1 ma. - Cennet kýzý. 4. Kinayeli anlatým. - Baston, deðnek. 5. Kiloamperin kýsasý. - Üzerine genellikle bir kurum veya kurulu2 þun adý, iþareti kazýnmýþ veya basýlmýþ olan ve armaðan olarak 3 bir kimse veya takýma verilen levha. - Lozan Antlaþmasý sýra4 sýnda Türk dostu olarak kendini tanýtan ve bu sýfatýyla binbir 5 entrika çeviren ünlü Yahudi Haum ....... 6. Ansýzýn ortaya çýkan. 6 - Kur'ân’da bir sûre adý. - Baryumu simgeleyen harfler. 7. Bir 7 tembih sözü. - Mazhar- Fuat- Özkan üçlüsünün kýsasý. - Ýsviç8 re'de bir akarsu. 8. Gerçeðine uygun. - Ulusal bir televizyon kanalýnýn kýsasý. 9. Okula giden bir çocuðun her türlü davranýþ ve 9 tutumundan sorumlu olup onunla ilgili iþleri izleyen kimse. 10 Eski bir hububat ölçeði. - Eski dilde belediye. 10. Minarelerin ucunda yer alan hilâl. - Baþlýca barýnak yerimiz. - Bir cismin veya bir gücün biçimini deðiþtirmeye yarayan alet.

BULMACA

Düþününki Rönesans asýllar boyunca dinî konular iþlemiþtir. Mesih, Meryem Ruhu’l-Kudüs vs ana konular olmuþtur. Birkaç yüzyýl da böyle devam etmiþtir. Dolayýsýyla bizde de garip karþýlanmamasý icap eder.” Diðer konuþmacýsý Yard. Doç. Dr. Mehmet Memiþ ise hat san'atýnýn önemli isimlerine dair bilgi ve örnekleri konuklarla paylaþtý. Ýstanbul’a bu san'attaki mertebeyi kazandýran ustalarýn tanýnmasý gerektiðini ifade eden Memiþ, 13. yüzyýldan itibaren bu alanda öne çýkan çeþitli san'atçýlarýn biyografi ve san'at anlayýþlarýný ayrýntýlarýyla sundu. Memiþ, hat san'atýnýn temel taþlarýndan olan Yakut Mustasými ile sonraki yýllarda isimlerini duyuran Þeyh Abdullah, Ahmed Karahisari, Sami Efendi ve diðer önemli hat ve tezhip san'atçýlarý hakkýnda bilgiler verdi. 32 adet seçkin eserin yer aldýðý Klâsik Türk Sanatlarý konulu sergi, 6 Nisan tarihine kadar ziyaretçilere açýk kalacak.

HAZIRLAYAN: Erdal Odabaþ

YUKARIDAN AÞAÐIYA — 1. Engebeli yerlerden gelip geçenlerin ayak izlerinden oluþan, tekerlekli araç iþlemeyen dar yol, çýðýr. - Hz. Havva'ya Batýlýlarýn verdiði isim. 2. Âlime yakýþýr surette olan. - Tutma organýmýz. 3. Açýk mor renk. - Divan edebiyatýnda kýsa heceyi uzun okuma iþi. 4. Avuç içi. - Varlýklara ad olan kelime. 5. Yýlýn, güneþten ýsý, ýþýk alma süresi ve dolayýsýyla iklim þartlarý bakýmýndan farklýlýk gösteren dört bölümünden her biri. 6. Dingil, mazý baðý. - Dokunma, temas. 7. Büyük bir çabuklukla dönerek iþleyen ve saatte binlerce adet baský yapan bir tür basým makinesi. - Yabanî hayvan yakalama iþi. 8. Dönmekten emir. 9. Bir þeyin gerçek sebebi gizlenerek ileri sürülen uydurma sebep. - Baþladýðý noktada biten, bir veya daha fazla yere önceden belirlenmiþ bir programa göre yapýlan seyahat. 10. Avrupa Birliði para birimi. 11. Endülüst'e bir bilim ve san'at merkezi þehir. - Hile, entrika. 12. Kayýn birader. - Mýsýr hükümdarý Mukavkýs'ýn Peygamberimize (asm) hediye gönderdiði cariye. DÜNKÜ BULMACANIN CEVABI — SOLDAN SAÐA: 1. BARÝYER. ARAL. 2. ÝKARUS. ADELE. 3. YAMAN. AL. VAV. 4. OLANAK. AVA. 5. TAY. NAAT. NAL. 6. ÝRAT. KRA. ÝSO. 7. NAMAZ. TZ. 8. AARE. UKALA. 9. AS. ALAMANA. 10. YARI. KURUMAK. YUKARIDAN AÞAÐIYA: 1. BÝYOTÝT. AY. 2. AKALAR. ASA. 3. RAMAYANA. 4. ÝRAN. TARTI. 5. YUNAN. ME. 6. ES. KAKA. AK. 7. ARZULU. 8. ALATA. KAR. 9. AD. KAMU. 10. REVANÝ. LAM. 11. ALA. ASTANA. 12. LEVÜLOZ. AK.

Kocaeli Þairler ve Yazarlar Birliðinde (KOÞYAB) devir teslim töreni yaþandý. Türkiye Kamu-Sen Kocaeli Ýl Temsilciliði’nde gerçekleþtirilen toplantýda yapýlan seçim sonucu, yeni yönetimin seçimi gerçekleþtirildi. KOÞYAB’ýn Baþkanlýðý’na Gazeteci-Yazar Alptekin Cevherli seçilirken, Yönetim Kurulu Üyeliklerine ise Þair–Yazar Gültekin Yazýcý ile Þair-Yazar Serdar Arslan oy birliði ile seçildiler. Kocaeli / Yeni Asya

Barla’da Diriliþ Ümraniye’de Bediüzzaman’ýn Barla hayatýndan kesitler sunan Barla’da Diriliþ oyunu Alternatif Sanat Organizasyonu ile 11-12-24-25 Mart tarihlerinde Ümraniye Cemil Meriç Kültür Merkezinde gösterimde olacak. Proje Danýþmaný Hüseyin Kurtça oyunun özellikle bu zamana kadar Bediüzzamanla tanýþamamýþ olan veya yeterli tanýyamayan izleyeciler için buluþma tanýþma ve deðerlendirme noktasýnda çok önemli bir görev ifa edeceðini söyledi. Kültür Sanat Servisi


3/10/2010

1:34 PM

Page 1

11

DÝZÝ

YENÝASYA / 11 MART 2010 PERÞEMBE

mizi anlayamayan bazý dostlar, ‘Bu kadar uðraþý maaþ için mi yapýyorsunuz?’ diyorlardý. Ne yazýk ki, bu su-i zanný bize taþýyanlarýn bizzat kendi kýzlarý okullarýndan, sýnavlarýndan ve buna benzer pek çok alanlarda haklarýndan uzaklaþtýrýldý.

YASEMÝN ? R Ý D M Ý K YAÞAR

Bu süreçte unutamadýðýnýz bir hatýra var mý? Bir gün odamda çalýþýyordum. Bizzat rektör ve yanýnda iki korumasý odama girdiler. Odaya giriþi, bir rektör aðýrlýðýna yakýþmayan nezaketsizlik içerisinde idi. Bana, ‘Bu kýlýkta üniversitemde bir akademisyen istemiyorum. Çabuk benimle beraber odama gidiyoruz ve hakkýnda tutanak tutulacak.’ dedi. Ben de, korumalarla birlikte önde rektör arkada bizler, bir suçlu gibi savunmamýz alýnmak üzere odasýna gittik. Rektör, bana ‘Sana iki gün mühlet. Ya baþýný açarsýn, devam edersin ya da Üniversiteyi terk edersin.’ dedi. Ardýndan alayýmsý gülerek, ‘Bu iki gün içerisinde ya sen gidersin, ya ben giderim. Ben gitmeyeceðime göre, sen gideceksin’ dedi. Bu olaylar yaþanýrken hamile idim. Yaþadýðým olaylarýn psikolojik tesiriyle olsa gerek ki, düþük yaparak, hastaneye yattým. Tedavi sürecim bittiðinde kaderin garip bir cilvesi idi ki, rektör görevden alýnmýþ ve ben ise tekrar çalýþmaya devam etmekteydim.

Ar ke ool mi Er zu rum’da i m i t i ð e e t i s r ve Hatip ðumluyum. Üni re Üsküdar Ý mam sü r Bi . ým d Kon ya-Ereð il do la l münde ta mam hi bö ü ji ve Sa nat Ta ri ptým. araþtýröð ret menli ði ya yat Fa kül te sinde i b e d E nFe Li sesinde Ta rih i s ran Ü ni ver site 1994 yýlýnda Har þ ladým. sek li sans la rak göre ve ba kül tesin de yük Fa t ya i h â l Ý ma gö rev li si o i s l çuk Üni ver site 1996 yýlýn da Se ladým. ver siþ mala rý na baþ luyla Har ran Üni yo a m ýþ z ve doktora ça lý ya ý s ði tirum lar ara sans-doktora e 1998 yý lýn da ku le ce yük sek li y Bö . m dý rýl ð te si’ne ge ri ça mýþ oldu. da YÖK ta mim ya rým kal r ma lar so nu cun tu þ ru so n e r ne mu haBir yýl sü t yönet meliði fe a y ký k ý l ký , ra fýn dan ih raç eyý mes lek ten le fet ten do la dil dim.

RÖPORTAJ: ZEYNEP ÜNÜGÖR

Baþörtüsüyle nasýl tanýþtýnýz? oðrusu ailemde baþörtüsü takan ve böyle bir muhtevaya sahip olan kimse yoktu. Üniversite hazýrlýk yýllarýnda Ankara’da içinde bulunduðum hazýrlýk dershanesinde çok fazla din karþýtý söylemlerle karþýlaþtým. Bu söylemleri duydukça, içimde bir tohum gibi varlýðýný sürdüren iman özleri beslenmeye baþladý. Onlarýn dine sataþmalarý bendeki dine olan meyli arttýrdý. Onlar bu söylemlerini arttýrdýkça ben bu söylemlerin dinin içerisindeki yerini tahlil etmeye baþladým. Ve bu dönemde pek çok dinî muhtevalý kitaplar okudum. Burada bir karar vererek, üniversiteyi baþörtülü okuma kararý aldým. Ve üniversite sürecini baþörtülü olarak tamamladým.

D

28 Þubat sürecinde neler yaþadýnýz? Bu süreç sadece baþörtülüler için deðil, baþörtülülere soruþturma açan, açtýran, ceza teklif etmek zorunda kalan iman sahibi insanlar için de zor bir süreçti. Çünkü bu soruþturmalarý yürüten üniversite hocalarýnýn kendi eþ ve kýzlarý da baþörtülü idi. Dolayýsýyla böyle bir süreçte ayný düþünce insanlarý birbirleriyle karþý karþýya getirilmiþ oluyordu. Bu dönem aslýnda ceza vereni de verileni de imtihan eden bir dönemdi. Pek çok insan için bu zorlu süreç, oldukça sýkýntýlýydý. Daha düne kadar düþünce birliði içerisinde olduðunuz insanlar, artýk sizden kaçar hale gelmiþti. Bu yönden de baþörtülüler ciddî bir yalnýzlýða itildiler.

Bir yýl süren soruþturmalar sonucunda YÖK tarafýndan, kýlýk kýyafet yönetmeliðine muhalefetten dolayý meslekten ihraç edildim.

28 ÞUBAT DÖNEMÝNDE ÜNÝVERSÝTEDEN ÝHRAÇ EDÝLEN YASEMÝN YAÞAR:

Baþörtülüler 28 Þubat sürecinde yalnýzlýða itildi YASAKÇILAR SADECE BENÝM HAYALLERÝMÝ DEÐÝL, ANNE, BABAMIN, KARDEÞLERÝMÝN DE HAYALLERÝNÝ SUYA DÜÞÜRMÜÞ OLUYORLARDI. li bir tarafý vardý, artýk kendimi çok daha güçlü hissediyordum. "Maaþ mý, baþörtüsü mü?" tercihi karþýsýnda, Allah bize ailece verdiðimiz kararda, baþörtüsünün yanýnda yer almamýz gerektiðini hissettirdi. Mahkeme sürecinde avukat arkadaþýmýz, ‘savunmanýzý, iþe tekrar dönmek üzerine mi oluþturayým; yoksa, baþörtüsü dâvâsýný mý direkt olarak savunayým’ dediðinde, güçlü bir þekilde, gelecekte çocuklarýmýzýn eðitim hayatýnda ayný problemlerle karþýlaþmamasý için, baþörtüsü dâvâsýný savunalým dedik.

Bu süreçte sizi en çok yaralayan ne oldu? Doðrusu onca eðitim hayatý, onca emekler, onca beklentiler ve hayaller birilerinin keyfi uygulamalarý dolayýsýyla heder edilmiþ oluyordu. Devlet adýna kanun dýþý yetki kullanan bu insanlar, sürekli devlete düþman üretmeye çalýþýyorlardý. Bizi böyle davranmaktan alýkoyan ise, iman baðýmýzdý. Ben bir iþçi babanýn evlâdýyým. Babam bana hep þunu söylerdi: ‘Ben zengin bir insan deðilim. Size býrakacak ne malým, ne mülküm var. Bir baba olarak yapabileceðim tek þey, sizi okutmaktýr.’ Bu durumda yasakçýlar sadece benim hayallerimi deðil, anne, babamýn, kardeþlerimin de hayallerini suya düþürmüþ oluyorlardý. Diðer bir yaralayýcý tablo ise, çalýþtýðým kurumda en tabiî hakkým olan, sevk evraký tanzimine engeller getirmeleriydi. Bu süreçte insanlar, idareciler korkutuluyordu. Makamýndan, mevkiinden, imkânlardan yoksun býrakýlmaktan çekinen idareciler, haklarý olmayan konularda bile kanunsuz adýmlar atýyorlardý. Bunlardan birisi de, bölüm baþkanýnýn ben iþime devam ettiðim halde, yirmi gün gelmemiþtir diyerek müstafi yazýsý yazmasýydý. Evet, iþ hayatýma engel olmuþlardý. "Gelmedi" denilen zamanlardaki yazýþma örneklerini mahkemeye sunarak, bu mahkemeyi kazandým. Ama tehditlerle midir bilinmez, böyle, insanlarýn ekmekleriyle oynamak anlamýna gelebilecek korkunç adýmlar atabiliyorlardý. Yasakçýlarýn ilk uyarýlarý geldiðinde tepkiniz nasýl oldu? Elbette böyle bir süreçte en yakýnýnýzda olan eþinizdir. Bir de onunla ayný kurumda çalýþýyor olmak, onun da hedef olmasý riski taþýyacak idi. Ama Allah bize bu süreçte her þeye raðmen bir müca-

12 dele azmi verdi. Oturup, istiþare ederek, nasýl bir tavýr içerisinde olmamýz gerektiðine dair karar aldýk. Ne olursa olsun, nereye kadar götürmek gerekirse gereksin (Avrupa Ýnsan Haklarý Mahkemesine kadar) mücadele edecektik. Hatta iç hukuk tamamen aleyhimizde olsa bile bunun gereklerini göze alýyorduk. Nitekim öyle de oldu. Bu süreçte tabiî psikolojik bir harekât vardý. Yani yýldýrma hareketi. Ýdareciler ile adeta köþe kapmaca oynuyorduk. Soruþturma açmak için fýrsatlar kollayan dekanlýk benim kampüste olup, ancak odamda bulunmadýðým dakikalarý kollayýp, masama notlar býrakýyor, soruþturmalar açýlýyordu. Nitekim bu notlar halen dosyalarýmýzda durmaktadýr. Bu kadar psikolojik baský ve yýldýrma olaylarýna karþýn, bizi ayakta tutan ve direnç veren, beslendiðimiz imanî kaynaklar olduðu gibi, içinde bulunduðumuz camianýn þahs-ý manevisi olmuþtur. Yine ayný düþünce içerisinde olduðumuz avukat arkadaþlarýmýz çoðu kez gündüz kendi iþlerini yürütürken, mesai sonralarýnda ise, bizlere savunma hazýrlama noktasýnda destekleri oluyordu.

Ýhraç karþýsýnda çevrenizin tepkisi nasýldý? Baþlangýçta, dekan ve bölüm baþkaný, bu mü-

cadelemizi anlayamadýlar. Hatta bizzat dekan, ‘Size son defa bir hak tanýyorum. Piþmaným diye bir savunma yazýn. Ben bu savunmanýzý bizzat rektörle konuþayým. Bir bez parçasý için maaþ terk edilir mi?’ dedi. Ayný kurumda çalýþýp, baþörtülü olmayan bir baþka arkadaþým ise, ‘Bu yaptýðýnýzý aklým almýyor, bu bir divaneliktir. Ýnsanlarýn çok zor geldikleri bir yeri bir örtü için terk etmek anlaþýlýr deðil’ demekteydi. Biz ise söylenenler karþýsýnda sadece acý bir tebessüm içerisindeydik. Çünkü anlaþýlmýyorduk. Ýlginç olan da, bize bu telkinleri yapanlar, hatta bu yasaklarý reva görenler ayný dinin mensuplarý idi. Burada bir acý durumu tesbit etmeden geçemeyeceðim. 28 Þubat’ýn baþladýðý ilk aylarda, genellememekle birlikte mücadele-

Üniversiteden ihraç edildiðinizi öðrendiðinizde nasýl bir tepki oluþturdunuz? Doðrusu, insaný, Allah karþýlaþacaðý olaylara hazýrlýyor. Ben de ihracý ilk duyduðumda, ‘Benim için yeni bir süreç baþlýyor. Bir imtihan sayfasý kapandý, yeni bir imtihan sayfasý açýldý’ diye düþündüm. Ancak bu sayfanýn çok önem-

Belgelerde mahkeme kararlarýndaki olumsuz sonuçlar yetmiyormuþ gibi, söylemde durumdan þikâyetçi olan bu hükümet zamanýnda devlet personel baþkanlýðý, milli eðitim bakanlýðý, kültür ve turizm bakanlýðý, vakýflar genel müdürlüðü gibi pek çok bakanlýklarla yaptýðýmýz hukukî haklarýmýz çerçevesindeki yazýþmalarýmýz hep göz ardý edildi veya olumsuz cevaplar verildi.

Görevden alýndýktan sonra ne yaptýnýz? Ýhraç sonrasý, bir sýkýntý hali içerisine düþmedim. Çünkü inananlarýn bir rýzýk endiþesi içerisinde olmamasý lâzýmdý. Nitekim öyle de oldu, Cenâb-ý Hak, daha önce hiç yaþanmamýþ þekliyle, rýzkýmýza bereket vermiþti. Artýk, çocuklarýma daha çok vakit ayýrabiliyordum. Evet, beþer zulmetmiþ, ama kader adalet etmiþti. Yaþananlar bana, iman ve Kur’ân hizmetlerinde daha çok çalýþmak gerektiðini öðretmiþti. Bu yüzden, önce iç daireden baþlamak üzere iman hakikatlerini daha çok okumaya, yaþamaya ve anlatmaya baþladým. Sonrasýnda belli konularý eþimle birlikte kendimize çalýþma konusu yaptýk. Bunlar, mutlu aile modeli, pozitif insan modeli, hikmet okumalarý, manevî hastalýklar ve çözüm yollarý gibi konulardý. Bu konularda pek çok þehirlerde ve yurt dýþýnda konferans ve seminerler verdik. Halen bu konulardaki çalýþmalarýmýz sürmektedir. Önümüzdeki zamanlarda bu çalýþmalar kitap haline gelecek Ýnþallah. Yaþadýklarýnýzýn aile hayatýnýza etkisi ne oldu? Öncelikle bir hissimi paylaþmak istiyorum. Baþörtüsü tercihi, ayný zamanda benim ailemdeki huzuru tercihimdi. Bunu biraz açar mýsýnýz? Üç kýzým var. 15, 13 ve 9 yaþlarýnda. 15 ve 13 yaþlarýndaki kýzlarým, annelerinin bu yaþadýklarýndan bir ders almýþ olmalýlar ki, hiçbir sýkýntý yaþamaksýzýn, içlerinden gelerek, tesettürü tercih ettiler. Ve çok daha önemli bir þey ki, düzenli namaz kýlmaya baþladýlar. Bütün bunlar Cenâb-ý Hakk’ýn bana iþlerimi kolaylaþtýrmasý ve yardýmlarýndan baþka bir þey deðildi. Demokratik Açýlým paketlerinden baþörtülülere dönük somut bir þey çýkmadý. Hükümetler deðiþti, ama yasaklar hâlâ devam ediyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz? Evet, hükümet yetkililerinin çoðunun eþleri baþörtülü. Kýzlarý eðitimlerini yurt dýþýnda sürdürüyorlar. Dolayýsýyla onlar açýsýndan þimdilik bir sýkýntý yok gibi. Gerçi, baþbakanýn eþinin karþýlaþtýðý hastane yasaðý, onlara yasak duvarýnýn varlýðýný bir kez daha hatýrlattý. Ama bir gerçek var ki, Avrupa Birliðine girme aþamasýndaki Türkiye’de baþörtülü eðitim yasaðý bütün þiddetiyle sürüyor. Açýlým denince, neden özellikle birileri akla geliyor anlamýyorum. Hainlikle suçlananlar, ihanet edenler, tetik çekenler için gösterilen müsamaha acý ki, baþörtülülere gösterilmiyor. Siyasetçi çözüm üretir. Problem varsa, bunu hiçbir bahane ortadan kaldýramaz. Bu konuda acizlik göstermek, rahmeti celbetmeyecektir. Çünkü çözümü olan þeylerde acizlik gösterilmesi, hayatiyeti bitiriyor. Demokrat Parti bir Ýslâm þeairi olan ezaný ihya etti. Bu hükümetten de baþörtüsü þeairini ihya etmesi beklenir. Aksi halde, baþörtülülerin duasýný alamamýþ bir hükümet hayatiyetini devam ettiremeyecektir. Gelinen noktada, bu ülkede, kötüler ve darbeciler hak ettikleri cezalarý almadýkça, hakikî anlamda bir huzurdan, adaletten ve ahlâktan bahsetmek mümkün olmayacaktýr.

{

YARIN: AÝLECE MAÐDUR OLDULAR

{

siyahbeyaz:Mizanpaj 1


siyahbeyaz:Mizanpaj 1

3/10/2010

3:08 PM

Page 1

12

ÝLAN

YENÝASYA / 11 MART 2010 PERÞEMBE

y seri i l â n l a r ELEMAN  ZÝHÝNSEL ENGELLÝLER

Öðretmeni ve Ýþitme Engelliler Öðretmeni aranýyor. Tel: (0 530) 347 23 20  HATAY ANTAKYA'da özel bir merkeze iþitme engelliler öðretmeni aranmaktadýr. A. Necdet Hocaoðlu (0 532) 374 68 07 (0 505) 483 68 23  ALÝBEYKÖY Yeþilpýnardaki þarküterimize þarküterici ön muhasebe, temizlikçi bay/bayan aranýyor. Adresimize 1 adet resimle þahsen: Karadolap Mahallesi Belgin Sokak No: 22 Yeþilpýnar Tel: 0 (212) 627 42 10 0 (212) 627 12 10  25 YAÞINI GEÇMEMÝÞ Toptan Kýrtasiyeye Eleman aranýyor Ýrtibat: 0 (312) 384 06 58

ÝÞ ARIYORUM  A. ÝZZET BAYSAL

Gerede MYO Dericilik bölümü 2007-2008 mezunu-anadolu üniversitesi uluslararasý iliþkiler 2009-2010 öðretim yýlý 1. sýnýf öðrencisiyim, globus dünya þirketler grubu yabancý yayýnlar departmaný operasyon ve sevkiyat bölümünde çalýþtým. Ýþ arýyorum. Ramazan Hasoðlu 0531 568 60 69  ÝÞ ARIYORUM Mustafa Gürbüz Tel: (0 545) 804 65 39  ÝKÝTELLÝ, BAÞAKÞEHÝR

civarýnda iþ arýyorum.. Daha önce Tekstil'de çalýþtým, ama diðer sektörler de her tür iþ olabilir.. Tel: (0 537) 499 97 98  TOPOÐRAFIM ÝÞ arýyorum Süleyman Boyraz Tel: (0542) 832 12 89

SATILIK DAÝRE  SAHÝBÝNDEN BEYKENT'te güvenlikli site içerisinde otoparklý 105 m2 laminant parkeli 2+1 daireler Gsm: (0 537) 304 94 43  SAHÝBÝNDEN YEÞÝL Ýnþaat kalitesiyle Ýnnovia 1'de muhtelif kat ve cephelerde 1+1, 2+1, 3+1 harika daireler oturuma hazýr kaçýrýlmayacak fýrsatlar. Gsm: (0 532) 236 27 43 (0 532) 312 11 08  YEÞÝLKENT GAYRÝMENKUL'den 120 m2 Gürpýnar sitelerde 3+1 sýfýr güney cephe full bitmiþ 89.000 TL. Tel: 0(212) 855 51 34 Gsm: (0535) 612 51 55  190 M2 BEYKENT'te güvenlikli, kapalý otoparklý sitede mantolamalý binada güney cephe deniz manzaralý laminant parkeli jakuzili kombili ebeveyn banyolu 3+1 daire 135.000 TL. Tel: 0 (212) 855 51 34 Gsm: (0 535) 612 51 55  115 M2 BEYKENT'te Beyaz Ýnci Residence'de 2008'de inþaata baþlanmýþ hilton banyolu laminant parkeli

Muhteþem daireler 145.000 TL' den baþlayan fiyatlarla. Tel: 0 (212) 855 51 34 Gsm: (0 536) 930 93 33  320 m2 GÜNEY Cepheli laminant parkeli lüx 3 banyolu mutfaklý 100 m2 teraslý 4+1 masrafsýz full dublex daire 170.000 TL. Tel: 0 (212) 855 51 34 Gsm: (0 532) 285 54 09 Beylikdüzü Beykent Yeþilkent Gürpýnar bölgesinde sýnýrsýz portföyümüzle bir telefon kadar yakýnýnýzdayýz.  SATILIK DAÝRE Isparta/Keçiborlu kaloriferli 1. Kat 2+1 odalý Örnek Evler (0 537) 647 6440 0 (332) 581 0481

SATILIK ARSA  ÝZNÝK YENÝÞEHÝR

arasýnda müstakil tapulu bahçeli parseller 847 m2 5.000 TL 2.327 m2 12.000 TL 2.956 m2 14.000 TL 3.232 m2 15.000 TL 0 (212) 249 37 61 (0 532) 400 82 85  BURSA ORHANGAZÝ'de 5000 m2 þeftali bahçesi, 2.600 m2 zeytinlik, 12.000 m2 tarla, (m2'si 2 TL'den tarlalar). Yalovada 1.000 dönüm üzeri araziler ve liman yerleri. (0532) 574 11 15 (0532) 416 29 37

VASITA  ALTINYILDIZ

OTOMOTÝV'den

2003 Ford Connect 2006 Toyota 2006 Laguna 2006 Albea Dizel 2008 Fiesta Dizel Her türlü aracýnýz alýnýr satýlýr. Yalova yolu otokop 13. Blok No: 50 Osmangazi / BURSA 0 (224) 211 58 89 0 (224) 211 58 99 SATILIK ÝLK SAHÝBÝNDEN Era - 22.500.-TL 2009 model 1.4 team abs modelidir. Fabrika çýkýsý lpg'lidir. 22.000 km temiz araçtýr. Farlar ve sisler zenon daha yeni alýnmýþ. 15 jant lastik müzik tesisatý herþeyiyle temiz araç 25 000 liraya kadar 2006 üstü otomatik araçla takas olur. Panjur ve tampon serviste deðiþti. Gsm: (0532) 740 43 96 KELEPÝR ORJÝNAL 4.000.-TL + 1.250 TL bandrol borcu alýcýya ait araç orjinal. Fabrika etiketleri dahi duruyor. Deðiþen hiçbir parçasý yok. Tüp dahi hiç takýlmadý. 3'üncü sahibiyiz, motoru ilk defa biz açtýrdýk, komple yenilendi. Baský balata sýfýr takýldý. Gsm: (0545) 522 44 30  33.000 KM GOLF pasifik - 33.750.-TL 2004 model 33.000 km çok temiz golf pasifik (21143022) sahibinden araç ilk günkü gibi temiz ve bakýmlý kullanýlmadýðýndan dolayý satýyorum. Kaza vuruk çizik gibi hasarlarý yoktur. Aracýn 28.000 km bakýmý yapýlmýþ olup bir sonraki bakýmý 38.000 de yapýlacaktýr.

Gsm: (0532) 310 13 29 ÝLK SAHÝBÝNDEN emsalsiz vip modeli 17.950.-TL 2004 model doblonun en lüks modeli olan (VÝP) modeli araç ilk sahibinden olup 2 airbag camlarý ruhsata iþlenmiþ orijinal filmlidir. Orijinal cd çalarlý orijinal çelik jantlý 4 lastik sýfýr ayarýndadýr. Arka koltuk camlarý orijinal açýlýrkapanýr desi marka alarm vardýr. Tel: 0(212) 220 30 27 SAHÝBÝNDEN 3.30ia 2001 model - 44.500.-TL borusan çýkýþlýdýr. Tiptronik Þanzuman araçta brc marka lpg mevcuttur. En ufak bir problemi yoktur. Sol çamurluk deðiþmiþ ve sol ön kapýda boya vardýr. Bixenon ve ev takip (farlar) far yýkama otomatik kararan dikiz aynasý sunroof elektrikli arka perde elektrikli ýsýtmalý aynalar spor koltuklar deri döþeme. Gsm: (0532) 739 09 09 DACÝA LOGAN 1.6 mpi laureate - 18.900.-TL arka kapýlarda çocuk kilidi yüksekliði ayarlanabilir. Sürücü koltuðu ön panjur krom sýralý five star Ýtalyan lpg yolcu okuma lambasý 3 noktadan baðlý arka emniyet kemeri anahtarla devre dýþý býrakýlan yolcu ön hava yastýðý 3 noktadan baðlý ve yükseklik ayarlý ön emniyet kemerleri. Gsm: 0(212) 470 10 95 YAKIT TASARRUFU benzin ve motorin kullanan bütün araçlarda yüzde 10-30 tasarruf. Güçte fark edilir artýþ. Yüzde 80 eksoz emisyonunda azal-

ma, siyah dumaný azaltma, motor ömrünü uzatma vb...Made in USA. 230 ülkede kullaným, nasa patentli, epa ve tuv onaylý. garantili zararsýz mucize ürünler. Gsm: (0533) 665 66 17 YAKIT TASARRUFU ve performansda devrim 200.-TL nanocharger nano teknolojisiyle üretilen özel bor film filtresi ve nano-tube ile donatýlmýþ bir sistemdir. Nanocharger tüm 4 zamanlý motorlar için vakum üreten hava besleme sistemidir. Nanocharger sürücünün kullaným alýþkanlýklarýna baðlý olarak 8 ile arasýnda yakýt tasarrufu saðlayan bir sistemdir. Tel: 0(212) 280 35 39

ÇEÞÝTLÝ  METÝNLER A.V.M. Hep ucuz, en ucuz Adresler: M. Akif Ersoy Mah. Fevzi Çakmak Cad. No: 27 Ý.H.L. Yaný TEL: 0 (384) 213 77 75 Y. Kayseri Cad. No: 5/C Turizm Ýl Müdürlüðü Karþýsý 0 (384) 213 76 14 Hacý Rüþtü Mah. Demir Hafýz Cad. No: 12 0 (384) 213 16 73 2000 Evler Ragýp Üner Mah. Zübeyde Haným Cad. No: 81 (Çatlýoðlu Mobilya Yaný) 0 (384) 215 37 37 Demir Hafýz Cad. Mezar Sok. No: 8 (Eski Zahire Pazarý Karþýsý) 0 (384) 213 15 41 Ragýp Üner Mah. Vefa Küçük Cad. No: 46/1 0 (384) 215 21 76

SERÝ ÝLANLARINIZ ÝÇÝN e-mail: reklam@yeniasya.com.tr Fax: 0 (212) 515 24 81  DEVREN SATILIK Akdere Caddesinde 90 m2 yapýlý devren satýlýk Cafe Piknik Ankara Ýrtibat: (0535) 673 51 84  KESTEL-TOKÝ BURSA'da sahibinden devren satýlýk konut. 3+1, merkezi sistem, 10.kat, güney-batý cepheli, ýsý yalýtýmý çok iyi. 48.000 TL. Aylýk ödemeler: 727 TL. Tel: (0505) 500 70 46  OKULUMUZDA TÝYATRO, sinema, diksiyon, org kurslarý baþlamýþtýr. Millî Eðitim onaylý sertifika verilir, iþ imkâný saðlanýr. Tel: 0(212) 250 77 28  DOSTLAR BÜFE paket servisimiz vardýr Prof. Kazým Ýsmail Gürkan Cad. Üretmen Han No: 27/1-2 Caðaloðlu/ÝST 0 (212) 513 02 09 512 74 62 Gsm: (0532) 482 96 97  KANAAT BÜFE fast food Ýsmail Çakýl (0 537) 660 70 89 Yüksel Ergin (0 539) 774 23 83 Prof. Ýsmail Gürkan Cd. No: 27 Caðaloðlu/ÝST Tel: 0 (212) 513 78 75 0 (212) 519 16 37  YENÝ KARADENÝZ aile pide ve kebap salonu hýzlý paket servisimiz vardýr. Yerebatan Cad. Hamam Sokak No: 2 Caðaloðlu-ÝSTANBUL Tel: 0 (212) 520 76 82526 64 13

ZAYÝ Ehliyetimi kaybettim. Hükümsüzdür. Fatih Balamir

T. C. BAKIRKÖY 5. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ TAÞINIRIN AÇIK ARTIRMA ÝLANI

T. C. SAKARYA 4. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ Taþýnýrýn Açýk Artýrma ÝLANI

T. C. KARTAL / ÝSTANBUL 3. ÝCRA DAÝRESÝ TAÞINIRIN AÇIK ARTIRMA ÝLANI

2009/3733 Tal. Bir borçtan dolayý hacizli bulunan ve aþaðýda cins, miktar ve kýymetleri yazýlý mallar satýþa çýkarýlmýþtýr. Birinci artýrma 18.03.2010 saat 10.40-10.50 arasýnda Ýstanbul Çobançeþme Kuleli mevkii E-5 yolu üzeri Tandýrcýoðlu Otoparký Yenibosna, Bahçelievler adresinde yapýlacak ve o gün kýymetlerinin % 60’ýna istekli bulunmadýðý takdirde 23.03.2010 günü ayný yer ve saatte 2. artýrmanýn yapýlarak satýlacaðý; þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin % 40’ýný bulmasýnýn ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylarýn paylaþtýrma giderlerini geçmesinin þart olduðu; mahcuzun satýþ bedeli üzerinden alýnacak oranýnda KDV’nin alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin Ýcra dosyasýndan görülebileceði, gideri verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði, fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasiyle Müdürlüðümüze baþvurmalarý ilan olunur. 24/02/2010 Takdir Edilen Deðeri Lira Krþ Adedi CÝNSÝ (Önemli nitelik ve özellikleri) 70.000,00 YTL 1 34 US 3525 plaka sayýlý 2008 model Temsa marka Prestij Süper DLX tipinde beyaz siyah ve gri renkli otobüs (muhtelif yerlerinde çizikler mevcut)

2009/877 T. Dosyamýzdan rehinli bulunan ve aþaðýda cins, miktar ve kýymetleri yazýlý araç satýþa çý karýlmýþtýr. Birinci artýrma18/03/2010 saat.13:00-13:10 arasýnda SAKARYA SAKARYA ÇELÝKLER OTOPARKI ERENLER ULUYOL CAD. 247 ADA 1 PARSEL adresinde yapýlacak ve o günü kýymetinin % 60'ýna istekli bulunmadýðý takdirde 23/03/2010 günü ayný yer ve saatler arasýnda 2. artýrma yapýlacaðý, þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin % 40'ýný bulmasý ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylaþtýrma masraflarýný geçmesinin þart olduðu, mahcuzun satýþ bedeli üzerinden alýnacak KDV, damga resmi, tellaliye alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin Ýcra dosyasýndan görülebileceði, masrafý verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði, fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasiyle Müdürlüðümüze baþvurmalarý ilan olunur. (Ýhaleye katýlacaklardan malýn tahmin edilen kýymetinin % 20'si kadar teminat alýnýr.) LÝRA ADET MALIN CÝNSÝ (ÖNEMLÝ NÝTELÝK VE ÖZELLÝKLERÝ) 18.000,00 1 adet 34 DU 0067 PLAKA SAYILI FORD FIESTA COM 1.4 5K TDCI MARKA RUHSAT ASLI YOK, ANAHTAR VAR, MAVÝ RENKLÝ, ÖN TANPON ÇÝZÝK ARKA TANPON HASARLI, SOL ÖN VE ARKA KAPI ÇÝZÝK, LASTÝKLER ÝYÝ DURUMDA ,ÝÇ MEKÂN ÝYÝ DURUMDA MOTOR NO: 5C49576 (2006 Model) B: 15458

2009/2053 TLMT. Örnek No: 25* Bir borçtan dolayý hacizli ve aþaðýda cins, miktar ve deðerleri yazýlý mallar satýþa çýkarýlmýþ olup: Birinci artýrmanýn 01/04/2010 günü saat 14:00- 14:10' da Büyükbakkalköy Mah. Kaþif Sok. No: 11 Samandýra’da yapýlacaðý ve o gün kýymetlerinin % 60’ýna istekli bulunmadýðý taktirde 06/04/2010 Salý günü ayný yer ve saatte 2. artýrmanýn yapýlarak satýlacaðý; Þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen deðerinin % 40’ýný bulmasýnýn ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylarýn paylaþtýrma giderlerini geçmesinin þart olduðu; mahcuzun satýþ bedeli üzerinden %....oranýnda KDV.’nin alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin icra dosyasýndan görülebileceði; gideri verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði; fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasýyla Dairemize baþvurmalarý ilan olunur. 25/02/2010 Takdir Edilen Deðeri YTL. Adedi Cinsi (Mahiyeti ve önemli nitelikleri) 25.000,00 1 Adet 34 FFE 75 Plaka Sayýlý 2007 Model, Ýveco Marka E 27.14 S tipi Otobüs. Ön tampon çatlak, ön cam çatlak, teyp yok. Beyaz renkli, arka tampon ve muhtelif yerlerinde ezikleri var. (ÝÝK m.114/1,114/3) * : Bu örnek, bu Yönetmelikten önceki uygulamada kullanýlan Örnek 63'e karþýlýk gelmektedir. B: 15502

B: 15463

T.C. BEYOÐLU 5. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ Taþýnýrýn Açýk Artýrma ÝLANI 2009/1546 Tal. Örnek No: 25 Bir borçtan dolayý hacizli bulunan ve aþaðýda cins, miktar ve deðerleri yazýlý mallar satý þa çýkarýlmýþ olup: Birinci artýrmanýn 02/04/2010 günü saat 10:00-10:10 arasýnda YILDIRIM OTOPARK-Piyalepaþa Bulv. Kaptanpaþa Mah. N: 9 Beyoðlu/ÝST. adresinde yapýlacaðý ve o gün kýymetlerinin % 60' ýna istekli bulunmadýðý takdirde 07/04/2010 günü ayný yer ve saatte 2. artýrmanýn yapýlarak satýlacaðý, þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen deðerinin % 40'ýný bulmasýnýn ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylarýn paylaþtýrma giderlerini geçmesinin þart olduðu, mahcu zun satýþ bedeli üzerinden % 18 oranýnda KDV’nin alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin Ýcra dosyasýnda görülebileceði, gideri verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði, fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasiyle dairemize baþvurmalarý ilan olunur. 02/03/2010 TAKDÝR EDÝLEN DEÐERLERÝ Lira Adet Malýn cinsi (Önemli nitelik ve özellikleri) 42.000,00 TL. 1 34 FL 5714 Plakalý, 2009 Model Peugot Boxer Van 435 Model Ticari Araç Motor N: 10TRJ2O227319-Þase N: VF3YDB MFC 11470395. Beyaz renkli, aracýn ön tekerleri patlak, sað ön dikiz lambasý kýrýk, Muhtelif yerlerinde hafif vuruk ve çizikler. Sað arka far kýrýk, anahtar mevcut, ruhsat yok. B: 15322

T. C. KARTAL 3. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ Taþýnýrýn Açýk Artýrma ÝLANI 2009/1890 T. Dosyamýzdan rehinli bulunan ve aþaðýda cins, miktar ve kýymetleri yazýlý araç satýþa çý karýlmýþtýr. Birinci artýrma 17/03/2010 saat 13:30-13:40 arasýnda KARTAL/ÝST. CAN OTOPARKI YUKARI MAH. ESKÝ YAKACIK CAD. NO: 101 adresinde yapýlacak ve o günü kýymetinin % 60'ýna istekli bulunmadýðý takdirde 22/03/2010 Ayný günü ayný yer ve saatler arasýnda 2. artýrma yapýlacaðý, þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin % 40'ýný bulmasý ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylaþtýrma masraflarýný geçmesinin þart olduðu, mahcuzun satýþ bedeli üzerinden alýnacak KDV, damga resmi, tellaliye alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin Ýcra dosyasýndan görülebileceði, masrafý verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði, fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasiyle Müdürlüðümüze baþvurmalarý ilan olunur. (Ýhaleye katýla caklardan malýn tahmin edilen kýymetinin % 20'si kadar teminat alýnýr.) 23.02.2010 LÝRA ADET MALIN CÝNSÝ (ÖNEMLÝ NÝTELÝK VE ÖZELLÝKLERÝ) 15.000,00 1 adet 34 DG 5052 PLAKALI SKODA MARKA FABIA 1.2 HB ANAHTARI VAR RUHSATI YOK, VURUK KIRIK VE HASAR OLMADIÐI TESPÝT EDÝLDÝ. B: 15466

T. C. KÜÇÜKÇEKMECE 1. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ Taþýnýrýn Açýk Artýrma ÝLANI T. C. BAKIRKÖY 5. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ TAÞINIRIN AÇIK ARTIRMA ÝLANI 2009/3331 Tal. Bir borçtan dolayý hacizli bulunan ve aþaðýda cins, miktar ve kýymetleri yazýlý mallar satýþa çýkarýlmýþtýr. Birinci artýrma 18.03.2010 saat 10.00-10.10 arasýnda Ýstanbul Kocasinan mah. Soðanlýbahçe yolu Toksöz Otoparký Bahçelievler adresinde yapýlacak ve o gün kýymetlerinin % 60’ýna istekli bulunmadýðý takdirde 23.03.2010 günü ayný yer ve saatte 2. artýrmanýn yapý larak satýlacaðý; þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin % 40’ýný bulmasýnýn ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olma sýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylarýn paylaþtýrma giderlerini geçmesinin þart olduðu; mahcuzun satýþ bedeli üzerinden alýnacak oranýnda KDV’nin alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin Ýcra dosyasýndan görülebileceði, gideri verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði, fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasiyle Müdürlüðümüze baþvurmalarý ilan olunur. 22/02/2010 Takdir Edilen Deðeri Adedi CÝNSÝ (Önemli nitelik ve özellikleri) Lira Krþ 20.000,00 YTL 1 34 BK 6242 plaka sayýlý 2007 model Opel New Corsa marka 1.3 CDTI Essentýa araç aracýn ruhsat ve anahtarý yok.

B: 15467

2009/2929 Dosyamýzdan rehinli bulunan ve aþaðýda cins, miktar ve kýymetleri yazýlý araç satýþa çýkarýlmýþtýr. Birinci artýrma 18/03/2010 saat 13:50 - 14:00 arasýnda RBS OTOPARKI TEVFÝK BEY MH. MEKTEP SK. NO: 17 RUMELÝ HASTANE YANI SEFAKÖY/ÝST. adresinde yapýlacak ve o günü kýymetinin % 60'ýna istekli bulunmadýðý takdirde 23/03/2010 günü ayný yer ve saatler arasýnda 2. artýrma yapýlacaðý, þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin % 40'ýný bulmasý ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylaþtýrma masraflarýný geçmesinin þart olduðu, mahcuzun satýþ bedeli üzerinden alýnacak KDV, damga resmi, tellaliye alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin Ýcra dosyasýndan görülebileceði, masrafý verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði, fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasiyle Müdürlüðümüze baþvurmalarý ilan olunur. (Ýhaleye katýlacaklardan malýn tahmin edilen kýymetinin % 20'si kadar teminat alýnýr.) LÝRA ADET MALIN CÝNSÝ (ÖNEMLÝ NÝTELÝK VE ÖZELLÝKLERÝ) 40.000,00 1 adet 34 KDM 70 PLAKALI VOLKSVAGEN LT.35 2.5 TDI LWB HR P. VAN 2005 MODEL 18 KÝÞÝLÝK MÝNÝBÜS BEYAZ RENKLÝ TEYP YOK SAÐ ÖN KAPI KIRIK FAR LAMBASI KIRIK MUHTELÝF YERLERÝNDE KIRIK VE ÇÝZÝKLER VAR ANAHTAR VE RUHSAT YOK

B: 15470

T. C. ÞÝLE ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ MENKULÜN AÇIK ARTIRMA ÝLANI Dosya No: 2010/27 TAL. Örnek No: 25 Bir borçtan dolayý hacizli ve aþaðýda cins, miktar ve kýymetleri yazýlý mallar satýþa çýkarýlmýþtýr. Birinci artýrmanýn 31.03.2010 Günü, 14.00 ile 14.10 arasýnda AÞAÐIDAKÝ TABLODA BELÝRTÝLEN SIRALAMA VE SAATINA GÖRE YENÝ MAHALLE ÞÝLE CAD. ÞÝMÞÝRLÝK MEVKÝÝ NO: 12 AÐVA-ÞÝLE adresinde yapýlmasýna, alýcý çýkmadýðý takdirde, 05.04.2010 günü ayný yer ve saatte 2. artýrma yapýlarak satýlacaðý. Þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin % 40'ýný bulmasýnýn ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklýnýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve mallarýn paylaþtýrma masraflarýný geçmesinin þart olduðu, mahcuzun satýþ bedeli üzerinden % 18 oranýnda K.D.V.’nin alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin icra dosyasýnda görülebileceði, masrafý verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði, fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasýyla Dairemize baþvurmalarý ilan olunur. 22.02.2010 Muhammen Kýymeti Lira Adedi 10.000,00 TL. 10 TON

Cinsi (Mahiyeti ve Önemli Nitelikleri) 12 METRE UZUNLUÐUNDA 5 TOP (HER BÝRÝ ÝKÝ TON) YUVARLAK 12'LÝK ÝNÞAAT DEMÝRÝ. Ýc. Ýf. K. 114/1,114/3) Yönetmelik Örnek No: 25 B: 15489

T. C. ÜSKÜDAR 2. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ Taþýnýrýn Açýk Artýrma ÝLANI 2010/115 Dosyamýzdan rehinli bulunan ve aþaðýda cins, miktar ve kýymetleri yazýlý araç satýþa çýkarýlmýþtýr. Birinci artýrma 17/03/2010 saat 11:00- 11:10 arasýnda ETPA OTOPARKI EMNÝYET MH. YUNUS EMRE SK. NO: 10 KISIKLI ÜSKÜDAR/ÝST adresinde yapýlacak ve o günü kýymetinin % 60'ýna istekli bulunmadýðý takdirde 22/03/2010 günü ayný yer ve saatler arasýnda 2. artýrma yapýlacaðý, þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin % 40'ýný bulmasý ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylaþtýrma masraflarýný geçmesinin þart olduðu, mahcuzun satýþ bedeli üzerinden alýnacak KDV, damga resmi, tellaliye alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin Ýcra dosyasýndan görülebileceði, masrafý verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði, fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasiyle Müdürlüðümüze baþvurmalarý ilan olunur. (Ýhaleye katýla caklardan malýn tahmin edilen kýymetinin % 20'si kadar teminat alýnýr.) 11 Þubat 2010 LÝRA ADET MALIN CÝNSÝ (ÖNEMLÝ NÝTELÝK VE ÖZELLÝKLERÝ) 15.000,00 1 adet 34 FC 0113 PLAKALI PEUGEOT PARTER VAN UZUN 1.9 COMFORT 2 YK ALÜMÝNYUM GRÝ RENKLÝ KAPALI SAÇ KASA 2007 MODEL ARKA BAGAJ KAPAÐI VE SAÐDA HAFÝF EZÝK VAR ANAHTAR VAR. B: 15460


siyahbeyaz:Mizanpaj 1

3/10/2010

3:40 PM

Page 1

13

ÝLAN

YENÝASYA / 11 MART 2010 PERÞEMBE

Ýhale Ýlaný Akaryakýt Satýn Alýnacaktýr Þiþli Ýlçe Emniyet Müdürlüðü Akaryakýt alýmý 4734 sayýlý Kamu Ýhale Kanununun 19'uncu maddesine göre açýk ihale usulü ile ihale edilecektir. Ýhaleye iliþkin ayrýntýlý bilgiler aþaðýda yer almaktadýr. Ýhale Kayýt No: 2010/25786 1. Ýdarenin a) Adresi : Büyükdere Cad. No: 43-45 Mecidiyeköy-Þiþli/ÝSTANBUL b ) Telefon ve Faks Numarasý : 212 214 43 06 - 212 214 43 06-212 267 16 16 c) Elektronik Posta Adresi : sisli@iem.gov.tr ç) Ýhale dokümanýnýn görülebileceði internet adresi (varsa): www.iem.gov.trwww.kik.gov.tr 2. Ýhale konusu malýn a) Niteliði, Türü ve Miktarý : Akaryakýt Alýmý, Kurþunsuz Benzin 95 Oktan 35.000 lt, Motorin 170.000 lt. b) Teslim Yeri : Akaryakýt Takip Sistemi üzerinden 24 saat araçlara teslim c) Teslim Tarihi : Sözleþmenin imzalanmasýný mütakip idare tarafýndan yüklenicinin kendisine veya tebligat için gösterdiði adrese yapýlacak iþe baþlama talimatýnýn tebliðinden itibaren Teknik Þartname hükümleri doðrultusunda sözleþme konusu akaryakýt, idarenin araçlarý için yüklenicinin belirtmiþ olduðu ATOS olan istasyonlardan idarenin araçlarý için talep edildiði miktarda akaryakýt alýnacak ve 31/12/2010 tarihinde sona erecektir. 3. Ýhalenin a) Yapýlacaðý Yer : Þiþli Ýlçe Emniyet Müdürlüðü 4. kat birifing salonu Büyükdere Cad. No: 43-45 Mecidiyeköy- Þiþli/ÝSTANBUL b ) Tarihi ve Saati : 05.04.2010 -13:30 4. Ýhaleye katýlabilme þartlarý ve istenilen belgeler ile yeterlik deðerlendirmesinde uygulanacak kriterler: 4.1. Ýhaleye katýlma þartlarý ve istenilen belgeler: 4.1.1. Mevzuatý gereði kayýtlý olduðu Ticaret ve/veya Sanayi Odasý ya da ilgili Esnaf ve Sanatkârlar Odasý belgesi; 4.1.1.1. Gerçek kiþi olmasý halinde, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduðu yýlda alýnmýþ, ilgisine göre Ticaret ve/veya Sanayi Odasýna ya da ilgili Esnaf ve Sanatkârlar Odasýna kayýtlý olduðunu gösterir belge, 4.1.1.2. Tüzel kiþi olmasý halinde, ilgili mevzuatý gereði kayýtlý bulunduðu Ticaret ve/veya Sanayi Odasýndan, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduðu yýlda alýnmýþ, tüzel kiþiliðin odaya kayýtlý olduðunu gösterir belge, 4.1.1.3. Ýhale konusu malýn satýþ faaliyetinin yerine getirilebilmesi için ilgili mevzuat gereðince alýnmasý zorunlu izin, ruhsat veya faaliyet belgesi veya belgeler : a) Ýstekli bir Akaryakýt Daðýtým ve Pazarlama Kuruluþu ise, Enerji Piyasasý Düzenleme Kurumu tarafýndan verilmiþ iþ bitim tarihine kadar geçerliliði olan Daðýtýcý Lisans belgesini, b) Enerji Piyasasý Düzenleme Kurumundan verilmiþ ve iþ bitim tarihine kadar geçerliliði olan ‘Akaryakýt Daðýtým ve Pazarlama Kuruluþunun Bayisi olduðuna dair Bayilik yazýsý ve Bayilik Sözleþmesini, c) Ýstekliye Enerji Piyasasý Düzenleme Kurumundan Bayilik yapmak üzere verilmiþ ve iþ bitim tarihine kadar geçerliliði olan Bayilik Lisansý (Ýstasyonlu) belgesini, d) Ýsteklinin baðlý bulunduðu ilgili Belediye Baþkanlýðýndan almýþ olduðu iþ yeri Çalýþma Ruhsatý belgesini, e) Vergi Levhasý tasdikli örneði 4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduðunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;

T. C. ÞÝLE ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ MENKULÜN AÇIK ARTIRMA ÝLANI Dosya No: 2010/29 TAL. Örnek No: 25 Bir borçtan dolayý hacizli ve aþaðýda cins, miktar ve kýymetleri yazýlý mallar satýþa çýkarýlmýþtýr. Birinci artýrmanýn 31.03.2010 Günü, 15.00 ile 16.30 arasýnda AÞAÐIDAKÝ TABLODA BELÝRTÝLEN SIRALAMA VE SAATINA GÖRE YENÝ MAHALLE ÞÝLE CAD. ÞÝMÞÝRLÝK MEVKÝÝ NO: 161 AÐVA-ÞÝLE adresinde yapýlmasýna, alýcý çýkmadýðý takdirde, 05.04.2010 günü ayný yer ve saatte 2. artýrma yapýlarak satýlacaðý. Þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin % 40'ýný bulmasýnýn ve sa týþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklýnýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve mallarýn paylaþtýrma masraflarýný geçmesinin þart olduðu, mahcuzun satýþ bedeli üzerinden % 18 oranýnda K.D.V.’nin alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin icra dosyasýnda görülebileceði, masrafý verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði, fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasýyla Dairemize baþvurmalarý ilan olunur. 22.02.2010 Muhammen Kýymeti Lira Adedi Cinsi (Mahiyeti ve Önemli Nitelikleri) 1- 40.000,00 TL. 3 AJD-275 KW 2008 MODEL AKSA MARKA BÝRÝSÝ 1315561 DÝÐERÝ 185321-A SERÝ NOLU DÝÐERÝ AXP 33 MODEL 62070601899 SERÝ NOLU JENERATÖR SATIÞI 15.00 ÝLE 15.10 ARASI YUKARIDAKÝ ADRESTE 2- 1.000,00 TL. 1 EYROVELT REDRESOR KAYNAK AÐZI MAKÝNESÝ SATIÞI 15.20 ÝLE 15.30 ARASI YUKARIDAKÝ ADRESTE 3- 1.000,00 TL 1 33532 SERÝ NOLU 8-12 BAR- DALGAKIRAN KOMPRASOR SATIÞ SAAT 15.40 ÝLE 15.50 ARASI YUKARIDAKÝ ADRESTE 4- 3.000,00 TL 3 NURÝÞ MARKA ELEKTRÝK KAYNAK MAKÝNESÝ SAAT 16.00 ÝLE 16.10 ARASI YUKARIDAKÝ ADRESTE 5- 10.000,00 TL 10 ASAP MARKA GAZ ALTI KAYNAK MAKÝNESÝ SERÝ NUMARASI HACÝZ TUTANAÐINDA MEVCUT SATIÞI SAAT 16.20 ÝLE 16.30 ARASI YUKARIDAKÝ ADRESTE Ýc.Ýf.K. 114/1, 114/3) Yönetmelik Örnek No: 25 B: 15490

T. C. FATÝH 1. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ Taþýnýrýn Açýk Artýrma ÝLANI 2009/3478 T. Dosyamýzdan rehinli bulunan ve aþaðýda cins, miktar ve kýymetleri yazýlý araç satýþa çý karýlmýþtýr. Birinci artýrma 17/03/2010 saat 11:00 - 11:10 arasýnda FATÝH/ÝSTANBUL CEM OTOPARKI KOCAMUSTAFAPAÞA CAD. KURUSEBÝL SK. NO: 3 adresinde yapýlacak ve o günü kýymetinin % 60'ýna istekli bulunmadýðý takdirde 22/03/2010 günü ayný yer ve saatler arasýnda 2. artýrma yapýlacaðý, þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin % 40'ýný bulmasý ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylaþtýrma masraflarýný geçmesinin þart olduðu, mahcuzun satýþ bedeli üzerinden alýnacak KDV, damga resmi, tellaliye alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin Ýcra dosyasýndan görülebileceði, masrafý verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasiyle Müdürlüðümüze baþvurmalarý ilan olunur. (Ýhaleye katýlacaklardan malýn tahmin edilen kýymetinin % 20'si kadar teminat alýnýr.) LÝRA 35.000,00

ADET MALIN CÝNSÝ (ÖNEMLÝ NÝTELÝK VE ÖZELLÝKLERÝ) 1 adet 34 SGH 17 PLAKALI AUDÝ MARKA A.4 2.5 TD1 Q TÝPT 2004 MODEL M. KRÝSTAL MAVÝ RENKLÝ HUSUSÝ ARACIN ÖN CAMI ÇATLAK ANAHTAR MEVCUT RUHSAT YOK.

4.1.2.1. Gerçek kiþi olmasý halinde, noter tasdikli imza beyannamesi, 4.1.2.2. Tüzel kiþi olmasý halinde, ilgisine göre tüzel kiþiliðin ortaklarý, üyeleri veya kurucularý ile tüzel kiþiliðin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamýnýn bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmamasý halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususlarý gösteren belgeler ile tüzel kiþiliðin noter tasdikli imza sirküleri, 4.1.3. Þekli ve içeriði Ýdari Þartnamede belirlenen teklif mektubu, 4.1.4. Þekli ve içeriði Ýdari Þartnamede belirlenen geçici teminat, 4.1.5. Ýhale konusu alýmýn/iþin tamamý veya bir kýsmý alt yüklenicilere yaptýrýlamaz. 5. Ekonomik açýdan en avantajlý teklif, sadece fiyat esasýna göre belirlenecektir. 6. Ýhaleye sadece yerli istekliler katýlabilecektir. 7. Ýhale dokümanýnýn görülmesi ve satýn alýnmasý: 7.1. Ýhale dokümaný, idarenin adresinde görülebilir ve 50 Türk Lirasý karþýlýðý ayný adresten satýn alýnabilir. 7.2. Ýhaleye teklif verecek olanlarýn ihale dokümanýný satýn almalarý zorunludur. 8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Þiþli Ýlçe Emniyet Müdürlüðü Lojistik Büro Amirliði adresine elden teslim edilebileceði gibi, ayný adrese iadeli taahhütlü posta vasýtasýyla da gönderilebilir. 9. Ýstekliler tekliflerini, mal kalem- kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. Ýhale sonucu, üzerine ihale yapýlan istekliyle her bir mal kalemi miktarý ile bu mal kalemleri için teklif edilen birim fiyatlarýn çarpýmý sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleþme imzalanacaktýr. Bu ihalede, iþin tamamý için teklif verilecektir. 10. Ýstekliler teklif ettikleri bedelin % 3‘ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir. 11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 60 (Altmýþ) takvim günüdür. 12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez. Diðer Hususlar: 1 - Ýhale konusu ürünlerden birinin veya birkaçýnýn rafinerilerde üretimi durdurularak kullanýmdan kaldýrýlmasý halinde özerliði açýsýndan o ürün yerine kullanýlacak olan üründen alýnacak olup hesaplamasý aþaðýdaki gibi yapýlacaktýr. Ýhalede istenilen ürünün ihale miktarý x Ýhalede istenen ürünün ihale KDV hariç teklif fiyatý = Toplam fiyat Toplam fiyat /Alýnacak ürünün KDV hariç fiyatý =Alýnacak ürünün miktarý Alýnacak ürünün KDV hariç fiyatý, Üretimden kaldýrýlan ürüne ihalede teklif edilen indirim oraný uygulanarak bulunulacaktýr. 2 - Araçlarda akaryakýttan kaynaklanan arýzalar tespit edilmesi halinde meydana gelen arýzalar Yüklenici tarafýndan herhangi bir bedel talep edilmeden giderilecektir. 3 - Araç tanýtým cipleri idaremiz araçlarýna idarenin belirliyeceði tarih ve yerde iki gün içerisinde toplu olarak montaj edilecektir. 4 - ATC (araç tanýtým cipi) lerin garanti süresi araca takýldýðý tarihten itibaren akaryakýt sözleþmesinin sona erdiði tarihe kadar geçerlidir. Garanti süresi içerisinde meydana gelebilecek servis giderleri yüklenici tarafýndan ücretsiz olarak karþýlanacaktýr. Yüklenici ATC'lerin bakým ve onarýmlarý ile ilgili her türlü arýzasýný 1 (bir) gün içerisinde giderecektir. Arýza giderilemiyorsa 3 (üç) gün içerisinde ücretsiz olarak yenisi ile deðiþtirilecektir. 5 - Þiþli Ýlçe sýnýrlarý içerisinde ihaleye girecek firmalarýn baðlý bulunduðu akaryakýt daðýtým grubuna baðlý en az bir istasyon bulunmalýdýr. ATOS sistemi üzerinde akaryakýt daðýtým grubuna baðlý tüm istasyonlardan da akatyakýt alýnabilecektir. 6- Sözleþme süresi içinde idareye ait taþýtlara takýlacak araç tanýtým cihazlarýn sökme - takma giderleri yüklenici firmaya aittir. 7- Yüklenici firma idareye ait taþýtlarýn (Binek, minibüs vb.) dýþ yýkamasýný uygun bir þekilde akaryakýt istasyonunda ücretsiz olarak yapýlmasýný saðlayacaktýr.

B: 15437

T. C. ÜSKÜDAR 2. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ Taþýnýrýn Açýk Artýrma ÝLANI 2009/2890 T. Dosyamýzdan rehinli bulunan ve aþaðýda cins, miktar ve kýymetleri yazýlý araç satýþa çý karýlmýþtýr. Birinci artýrma 18/03/2010 saat 10:30- 10:40 arasýnda ÜSKÜDAR/ÝSTANBUL ULUSAL OTOPARKI ÝZZETTÝNBEY CAD. 2/1 BULGURLU adresinde yapýlacak ve o günü kýymetinin % 60'ýna istekli bulunmadýðý takdirde 23/03/2010 günü ayný yer ve saatler arasýnda 2. artýrma yapýlacaðý, þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin % 40'ýný bulmasý ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylaþtýrma masraflarýný geçmesinin þart olduðu, mahcuzun satýþ bedeli üzerinden alýnacak KDV, damga resmi, tellaliye alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin Ýcra dosyasýndan görülebileceði, masrafý verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði, fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasiyle Müdürlüðümüze baþvurmalarý ilan olunur. (Ýhaleye katýla caklardan malýn tahmin edilen kýymetinin % 20'si kadar teminat alýnýr.) 15.02.2010 LÝRA ADET MALIN CÝNSÝ (ÖNEMLÝ NÝTELÝK VE ÖZELLÝKLERÝ) 14.000,00 1 adet 34 AY 8426 PLAKALI 2004 MODEL PEUGEOT BOXER VAN 330 M 2.2. HD1 TÝPÝ BEYAZ RENKLÝ KAMYONET ARACIN RUHSAT VE ANAHTARI OLMADIÐINDAN MOTOR VE ÞASE NUMARASI TESPÝT EDÝLEMEDÝ ARACIN ÜZERÝNDE YAPILAN ARAÞTIRMADA ÖN CAM KIRIK VE ÇATLAK ARACIN MUHTELÝF YERLERÝNDE EZÝK OLDUÐU GÖRÜLDÜ. B: 15459

T. C. KADIKÖY 5. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ Taþýnýrýn Açýk Artýrma ÝLANI 2009/16501 E. Dosyamýzdan rehinli bulunan ve aþaðýda cins, miktar ve kýymetleri yazýlý araç satýþa çý karýlmýþtýr. Birinci artýrma 17/03/2010 saat 11:00/11:10 arasýnda KADIKÖY/ÝSTANBUL BURAKBEY OTOPARKI ATATÜRK CAD. DENÝZ SK. NO: 1 adresinde yapýlacak ve o günü kýymetinin % 60'ýna istekli bulunmadýðý takdirde 22/03/2010 günü ayný yer ve saatler arasýnda 2. artýrma yapýlacaðý, þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin % 40'ýný bulmasý ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla ol masýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylaþtýrma masraflarýný geçmesinin þart olduðu, mahcuzun satýþ bedeli üzerinden alýnacak KDV, damga resmi, tellaliye alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin Ýcra dosyasýndan görülebileceði, masrafý verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði, fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasiyle Müdürlüðümüze baþvurmalarý ilan olunur. (Ýhaleye katýlacaklardan malýn tahmin edilen kýymetinin % 20'si kadar teminat alýnýr.) 28.02.2010 LÝRA 10.000,00

ADET MALIN CÝNSÝ (ÖNEMLÝ NÝTELÝK VE ÖZELLÝKLERÝ) 1 adet 34 SG 445 PLAKALI 2003 MODEL MAVÝ RENKLÝ HYUNDAÝ STAREX TCIKLM ABS ÇYH YAK MÝNÝBÜS D4BH2372614 MOTOR NOLU NLJWVH7HP3Z000067 ÞASÝ NOLU MUHTELÝF YERLERÝNDE ÇÝZÝKLER MEVCUT SAÐ ARKA KÖÞE VURUK MUHTELÝF YERLERÝNDE EZÝKLER MEVCUT 1 ÞOFÖR 5 OTURMA KOLTUKLU ANAHTAR, RUHSAT YOK.

B: 15469

B: 15465 T. C. SULTANBEYLÝ / ÝSTANBUL 2. ÝCRA DAÝRESÝ TAÞINIRIN AÇIK ARTIRMA ÝLANI T. C. PENDÝK 2. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ Taþýnýrýn Açýk Artýrma ÝLANI 2009/2299 Dosyamýzdan rehinli bulunan ve aþaðýda cins, miktar ve kýymetleri yazýlý araç satýþa çýkarýlmýþtýr. Birinci artýrma 17/03/2010 saat 10:50 - 10:55 arasýnda PENDÝK MERKEZ OTOPARKI PENDÝK 2. YANYOL NO: 1 PENDÝK HOSPÝTAL YANI PENDÝK/ÝST. adresinde yapýlacak ve o günü kýymetinin % 60'ýna istekli bulunmadýðý takdirde 22/03/2010 günü ayný yer ve saatler arasýnda 2. artýrma yapýlacaðý, þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin % 40'ýný bulmasý ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylaþtýrma masraflarýný geçmesinin þart olduðu, mahcuzun satýþ bedeli üzerinden alýnacak KDV, damga resmi, tellaliye alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin Ýcra dosyasýndan görülebileceði, masrafý verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði, fazla bilgi al mak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasiyle (Ýhaleye katýlacaklardan malýn tahmin edilen kýymetinin % 20'si kadar teminat alýnýr.) 15.02.2010 ADET MALIN CÝNSÝ (ÖNEMLÝ NÝTELÝK VE ÖZELLÝKLERÝ) LÝRA 22.000.00 TL 1 adet 34 DB 6938 PLAKALI 2006 MODEL RENAULT TRAFIC MULTIX 1.9 ABS GRÝ RENKLÝ MUHTELÝF ÇÝZÝKLERÝ OLAN ANAHTAR RUHSATI OLMAYAN ÜZERÝNDE REKLAM LOGOLARI OLAN B: 15464 CAMLI VAN.

2010/265 TLMT. Örnek No: 25* Bir borçtan dolayý hacizli ve aþaðýda cins, miktar ve deðerleri yazýlý mallar satýþa çýkarýlmýþ olup: Birinci artýrmanýn 31/03/2010 günü saat 11:00- 11:05'de Ahmet Yesevi Mah. Bosna Bulvarý Kuzey Yanyol Altýnova Sok. No: 18 Sultanbeyli’de yapýlacaðý ve o gün kýymetlerinin % 60’ýna istekli bulunmadýðý taktirde 05/04/2010 Pazartesi günü ayný yer ve saatte 2. artýrmanýn yapýlarak satýlacaðý; Þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen deðerinin % 40’ýný bulmasýnýn ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylarýn paylaþtýrma giderlerini geçmesinin þart olduðu; mahcuzun satýþ bedeli üzerinden % 1 oranýnda KDV.’nin alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin icra dosyasýndan görülebileceði; gideri verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði; fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasýyla Dairemize baþvurmalarý ilan olunur. 08/03/2010 Takdir Edilen Deðeri YTL. Adedi Cinsi ( Mahiyeti ve önemli nitelikleri) 12.000,00 1 Adet 34 UK 8076 Plakalý, 2008 Model, Tata Marka, Ýndýca DLX Basic Tipli, 4751D103HT2PB5185 Motor No’lu , MAT6001617PL02211 Þasi No’lu Araç (ÝÝKm.114/1,114/3) * : Bu örnek, bu Yönetmelikten önceki uygulamada kullanýlan Örnek 63'e karþýlýk gelmektedir. B: 15395

T. C. ÜSKÜDAR 2. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ Taþýnýrýn Açýk Artýrma ÝLANI 2009/2868 Dosyamýzdan rehinli bulunan ve aþaðýda cins, miktar ve kýymetleri yazýlý araç satýþa çý karýlmýþtýr. Birinci artýrma 18/03/2010 SAAT 10:10-10:20 arasýnda GALERÝ 2000 NUH KUYUSU CAD. NO: 10 ÜSKÜDAR/ÝST. adresinde yapýlacak ve o günü kýymetinin % 60'ýna istekli bulunmadýðý takdirde 23/03/2010 günü ayný yer ve saatler arasýnda 2. artýrma yapýlacaðý, þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin % 40'ýný bulmasý ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan a lacaklarýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylaþtýrma masraflarýný geçmesinin þart olduðu, mahcuzun satýþ bedeli üzerinden alýnacak KDV, damga resmi, tellaliye alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin Ýcra dosyasýndan görülebileceði, masrafý verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði, fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasiyle Müdürlüðümüze baþvurmalarý ilan olunur. (Ýhaleye katýlacaklardan malýn tahmin edilen kýymetinin % 20'si kadar teminat alýnýr.) 14.02.2010 LÝRA 14.000.00 TL

ADET 1 adet

MALIN CÝNSÝ (ÖNEMLÝ NÝTELÝK VE ÖZELLÝKLERÝ) 34 DV 4240 PLAKALI TATA MARKA 2006 MODEL 4X4 PICK-UP TELCOLÝNE TÝPÝ SÝYAH RENKLÝ KAMYONETÝN ANAHTAR VE RUHSATI YOK ARAÇ ÜZERÝNDE YAPILAN ARAÞTIRMADA ÇÝZÝKLER OLDUÐU GÖRÜLDÜ.

B: 15461

T. C. ÜSKÜDAR 1. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜ Taþýnýrýn Açýk Artýrma ÝLANI 2010/519 Talimat Dosyamýzdan rehinli bulunan ve aþaðýda cins, miktar ve kýymetleri yazýlý araç satýþa çýkarýlmýþtýr. Birinci artýrma 19/03/2010 saat 9:50-10:00 arasýnda ÇENGELKÖY/ÝSTANBUL KÖROÐOLU OTOPARKI HASÝPPAÞA MH. TURAN SK. NO: 13 adresinde yapýlacak ve o günü kýymetinin % 60'ýna istekli bulunmadýðý takdirde 24/03/2010 günü ayný yer ve saatler arasýnda 2. artýrma yapýlacaðý, þu kadar ki, artýrma bedelinin malýn tahmin edilen kýymetinin % 40'ýný bulmasý ve satýþ isteyenin alacaðýna rüçhaný olan alacaklarýn toplamýndan fazla olmasýnýn ve bundan baþka paraya çevirme ve paylaþtýrma masraflarýný geçmesinin þart olduðu, mahcuzun satýþ bedeli üzerinden alýnacak KDV, damga resmi, tellaliye alýcýya ait olacaðý ve satýþ þartnamesinin Ýcra dosyasýndan görülebileceði, masrafý verildiði takdirde þartnamenin bir örneðinin isteyene gönderilebileceði, fazla bilgi almak isteyenlerin yukarýda yazýlý dosya numarasiyle Müdürlüðümüze baþvurmalarý ilan olunur. (Ýhaleye katýlacaklardan malýn tahmin edilen kýymetinin % 20'si kadar teminat alýnýr.) 19.02.2010 LÝRA ADET MALIN CÝNSÝ (ÖNEMLÝ NÝTELÝK VE ÖZELLÝKLERÝ) 17.000,00 1 adet 34 EB 7423 PLAKALI 2006 MODEL KIA MARKA BONGO K2 700 TÝPLÝ K. BEYAZI RENKLÝ KASALI KAMYONET GÖRÜLDÜ, ARACIN RUHSATI YOK ANAHTARI MEVCUT OLUP MUHTELÝF ÇÝZÝKLER MEVCUT. B: 15462

Seminere Davet

ÝSKENDERUN

Konu : Risale-i Nurda Kardeþlik Konuþmacý: Halil Uslu Saat: 20.00 Tarih : 12 Mart 2010 Cuma Yer : Kýzýlay Kan Merkezi Yaný - ÝSKENDERUN Organizasyon: Ýskenderun Yeni Asya Temsilciliði Tel : (0 533) 397 24 62

Seminere Davet

ANTAKYA

Konu : Risâle-i Nur'da Kardeþlik ve Eðitim Konuþmacý: Halil Uslu Saat: 20.00 Tarih : 13 Mart 2010 Cumartesi Yer : Antakya Yeni Asya Eðitim Merkezi (Þehir Stadyumunun karþýsý) Organizasyon: Antakya Yeni Asya Temsilciliði

Seminere Davet

ISPARTA

Konu : Bediüzzaman, Demokrasi ve Millî Birlik Konuþmacý: Sami Cebeci Saat: 20.00 Tarih : 13 Mart 2010 Cumartesi Organizasyon: Isparta Yeni Asya Temsilciliði ve Sidre Eðt. Kültür ve Saðlýk Derneði Adres : Tutku Düðün Salonu - Halife Sultan Mh. Ýrtibat : (0 505) 590 66 57

Seminere Davet

DENÝZLÝ

Konu : Risale-i Nur Perspektifinden Hz. Peygamberimiz (asm) Konuþmacý : Nihat Derindere Saat: 20:30 - 22:30 arasý Tarih : 12/03/2010 Cuma Yer : Yeni Asya Denizli Temsilciliði Adres : PTT Arkasý - DENÝZLÝ Ýrtibat : Mehmet Cebe (0 533) 264 61 40 Mehmet Akköprü 0(258) 265 05 42 Not: Seminer erkekler içindir.

Seminere Davet

DENÝZLÝ

Konu : Risale-i Nur Perspektifinden Hz. Peygamberimiz (asm) Konuþmacý : Nihat Derindere Saat: 14:00 - 16:30 arasý Tarih : 13/03/2010 Cuma Yer : Yeni Asya Denizli Temsilciliði Adres : PTT Arkasý - DENÝZLÝ Ýrtibat : Mehmet Cebe (0 533) 264 61 40 Mehmet Akköprü 0 (258) 265 05 42 Not: Seminer bayanlar içindir.

Konferansa Davet

KONYA

Konu : Demokratik Açýlým ve Bediüzzaman Said Nursî Konuþmacý : Ýslâm Yaþar Saat: 19:30 Tarih : 14 Mart 2010 Pazar Yer : Alaattin Keykubat Sarayý Üst Salon Organizasyon: Konya Yeni Asya Temsilciliði


renkli:Mizanpaj 1

3/10/2010

14

4:17 PM

Page 1

C M YK

SPOR

YENÝASYA / 11 MART 2010 PERÞEMBE

BAKIÞ

Süper Lig'e ikinci bileti kim alacak?

LUCESCU ÝDDÝALI KONUÞTU ‘TÜRKÝYE'DE KALSAYDIM AVRUPA'DA 2 KUPA ALIRDIM’ UKRAYNA'NIN SHAKHTAR DONETSK TAKIMIYLA GEÇEN YIL UEFA KUPASI'NI KAZANAN ÜNLÜ RUMEN TEKNÝK DÝREKTÖRÜ MÝRCEA LUCESCU, TÜRK MÝLLÝ TAKIMININ BAÞINA GUSS HÝDDÝNK'ÝN GETÝRÝLMESÝNÝ DOÐRU BÝR KARAR OLARAK YORUMLADI.

EROL DOYRAN erol@yeniasya.com.tr

ank Asya 1. Lig'de, 25. hafta sonunda 3. sýradaki Altay ile arasýndaki puan farký 14 olan Kardemir Karabükspor, son 9 haftaya avantajlý girerek, Süper Lige bir adým daha attý. Ligde 25. haftada oynanan 9 karþýlaþmada 2 maç berabere biterken, Adanaspor, Kardemir Karabükspor, Mersin Ýdmanyurudu ve Karþýyaka deplasmanda galibiyet elde eden takýmlar oldu. Haftayý Kartalspor galibiyetiyle kapatarak puanýný 59'a çýkaran Karabükspor, 2. sýradaki Bucaspor'un 10, 3. sýradaki Altay'ýn ise 14 puan önünde liderliðini sürdürerek, Süper Lig yolunda önemli bir avantaj yakaladý. Bucaspor ise kendi sahasýnda Orduspor'u 3-2 maðlup ederek 49 puana ulaþtý ve ikinci sýradaki yerini muhafaza etti. 45 puana sahip Altay, 44 puaný bulunan Adanaspor ve 43'er puanlý Konyaspor ve Karþýyaka, ligi ikinci sýrada bitirerek, doðrudan Süper Lig'e çýkma umudunu koruyan takýmlar. Haftanýn en merak edilen maçýnda Konyaspor evinde Karþýyaka'ya 1-0 yenilerek, ilk 6 sýradaki ekiplerden puan yitiren tek takým oldu. Konyaspor, 5 haftadýr maç kazanamýyor. Giresunspor ile Boluspor arasýnda oynanan karþýlaþmanýn berabere bitmesi, iki takýmý da ilk 6 mücadelesinden biraz daha uzaklaþtýrdý. Ligde 5 maçýný üst üste kazanan Samsunspor, bu serisini kendi seyircisi önünde Adanaspor'a 2-1 yenilerek bozdu. Küme düþme hattýndaki ekiplerden Kocaelispor'un 7 hafta aradan sonra puanla tanýþtýðý ligde, Mersin Ýdmanyurdu ve Kayseri Erciyesspor kazandýklarý 3'er puanla sýralamada 2'þer basamak yükselmeyi baþardý. Ligde son 10 maçýnda sadece 4 puan alabilen Dardanelspor, sahasýnda Mersin Ýdmanyurdu'nu maðlup olarak ilk kez küme düþme hattýna geriledi.

B

BANK ASYA 1. LÝG'DE DURUM Giresunspor - Boluspor: 1 - 1, Altay - Hacettepe: 2 - 0, Bucaspor - Orduspor: 3 - 2, Konyaspor Karþýyaka: 0 - 1, Samsunspor - Adanaspor: 1 - 2, Kartalspor - Kardemir Karabükspor: 0 - 1, Dardanelspor - Mersin Ýdmanyurdu: 0 - 1, Kayseri Erciyesspor - Çaykur Rizespor: 3 - 1, Gaziantep Büyükþehir Belediyespor - Kocaelispor: 1 - 1.

Türkiye'ye þu anda dönmeyi düþünmediðini ifade eden Mircea Lucescu, "Ukrayna'da mücadele eden iyi bir ekip oluþturdum. Ukrayna ve Romanya Futbol Federasyonlarýndan teklifler aldým. Fakat hiçbirini kabul etmedim. Çünkü devam eden bir kontratým var" þeklinde konuþtu.

Kobe'nin son saniye basketi Hidayetli Toronto'yu yýktý NBA'DE sezon sonu yaklaþýrken, Los Angeles Lakers'a konuk olan milli basketbolcu Hidayet Türkoðlu'nun formasýný giydiði Toronto Raptors, yýldýz oyuncu Kobe Bryant'ýn son saniye basketiyle Staples Center'dan 109-107'lik maðlubiyetle ayrýldý. Maçýn bitimine 19 saniye kala, Rap-

HAFTANIN PROGRAMI 13 Mart Cumartesi: 13.30 Boluspor - Altay (Bolu Atatürk) 14 Mart Pazar: 13.00 Mersin Ýd. - Konyaspor (Tevfik Sýrrý Gür) 13.30 Çaykur Rize - Dardanelspor (Yeni Rize) 13.30 Karabükspor - Ordu (Necmettin Þeyhoðlu) 13.30 Kocaelispor - Kayseri Erciyes (Ýsmetpaþa) 13.30 Hacettepe - Gaziantep B.B. (Cebeci Ýnönü) 13.30 Adanaspor - Giresunspor (Adana 5 Ocak) 13.30 Karþýyaka - Kartalspor (Alsancak) 15 Mart Pazartesi:

PUAN DURUMU TAKIMLAR 1. Kardemir Karabük 2. Bucaspor 3. Altay 4. Adanaspor 5. Konyaspor 6. Karþýyaka 7. Boluspor 8. Giresunspor 9. Gaziantep B.Þ. Bld. 10. Samsunspor 11. Kartalspor 12. Çaykur Rizespor 13. Mersin Ýdmanyurdu 14. Kayseri Erciyesspor 15. Orduspor 16. Dardanelspor 17. Hacettepe 18. Kocaelispor

O GBMA Y P 25 18 5 2 60 20 59 25 15 46 53 32 49 25 13 6 6 37 27 45 25 12 8 5 32 26 44 25 12 7 6 34 26 43 25 13 4 8 35 29 43 25 10 6 9 37 38 36 25 10 5 10 33 30 35 25 9 6 10 24 25 33 25 10 2 13 39 34 32 25 8 7 10 21 27 31 25 8 6 11 28 40 30 25 8 4 13 26 37 28 25 7 7 11 31 43 28 25 6 8 11 21 26 26 25 8 2 15 25 36 26 25 6 6 13 24 35 24 25 2 7 16 18 48 13

Konyaspor'da istifa yok

KONYASPOR Kulübü Baþkan Yardýmcýsý ve Basýn Sözcüsü Cengiz Yönet, yönetim olarak dimdik ayakta olduklarýný, kongre ve istifalarýnýn söz konusu olmadýðýný belirtti. Cengiz Yönet, kulüp binasýnda düzenlediði basýn toplantýsýnda, kaybedilen bir maç sonrasýnda basýn toplantýsý yapmanýn keyifli bir iþ olmadýðýný belirtti. Konyaspor'un ligin ikinci yarýsýna çok kötü baþladýðýný kabul eden Cengiz Yönet, bunun sebeplerini baþkan da dahil olmak üzere herkesin kendi cephesinden deðerlendirdiðini söyledi.

SHAKHTAR Donetsk Teknik Direktörü Mircea Lucescu, Türkiye'ye þu anda dönme gibi bir durumun olmadýðýný belirterek, "Benim hala hazýrda olan bir kontratým var. Ýyi bir ekip kurdum. Kendi ülkemin dýþýnda, Ukrayna'da da mücadele eden bir ekip oluþturdum. Ukrayna ve Romanya Federasyonlarýndan teklifler aldým. Fakat hiçbirini kabul etmedim. Çünkü devam eden bir kontratým var" dedi. Türk Milli Takýmý'nýn Guss Hiddink ile anlaþmasýnýn doðru bir karar olduðunu söyleyen Lucescu, "Bence Türkiye Federasyonu Hiddink'i almakla doðru bir karar aldý. Hiddink'in milli takýmýn Ukrayna ve Polonya'daki þampiyonalara katýlmasý için büyük katký saðlayacaðýný düþünüyorum. Bence alýnabilecek en iyi karardý. Diðer taraftan Fatih Terim'in milli takýmý býrakmasý beni üzdü. Çünkü çok iyi çalýþmalarý vardý. Futbolda hep antrenörler deðiþiyor" diye konuþtu. MÝLLÝ TAKIMLARA YABANCILAR Milli takýmlarýn yabancý çalýþtýrýcýlarla anlaþmasýnýn bir trend olduðunu ifade eden Mircea Lucescu, "Bakýldýðý zaman futbola büyük yatýrýmlar yapan ül-

Hidayet, 32 sayý atan Kobe Bryant'ý durduramadý.

Ýddiasýz Efes Siena karþýsýnda

EFES Pilsen Basketbol Takýmý, ULEB Avrupa Ligi ''Top 16'' turu (F) Grubu 6. ve son hafta maçýnda bugün deplasmanda Ýtalyan temsilcisi Montepaschi Siena ile karþýlaþacak. Siena kentindeki Palasports Mens Sana'da oynanacak karþýlaþma TSÝ 21.45'de baþlayacak ve Skyturk ekranlarýndan naklen yayýnlanacak. Ýki takým arasýnda Ýstanbul'da yapýlan maçý Efes Pilsen 88-78'lik skorla kazandý.(F) Grubu'nda geçtiðimiz hafta Real Madrid'e kendi sahasýnda 77-75 maðlup olan Efes Pilsen, çeyrek finale yükselme þansýný kaybetmiþti. Montepaschi Siena da Maccabi Electra Tel Aviv'e kaybedince, gruptan çýkma umutlarýný yitirmiþti. Gruptan Ýspanya'nýn Real Madrid ile Ýsrail'in Maccabi Electra Tel Aviv takýmlarý çeyrek finale yükselmiþti.

tors'ýn yýldýzý Chris Bosh'un 3 sayýlýk atýþýyla eþitliði saðlayan Kanada ekibi, son saniye hücumlarýný iyi kullanan Kobe Bryant'ý durduramayýnca, Batý Konferansý'nda yapacaðý deplasman turuna yenik baþladý. Hidayet Türkoðlu, karþýlaþmada 6 sayý, 5 ribaunt ve 4 asist ile kötü bir performans sergilerken, ilk yarýda erken faul sorunu yaþayýnca gecede daha az süre almak zorunda kaldý. OKUR VE ÝLYASOVA GALÝP Doðu Konferansý'nda yer alan bir baþka milli basketbolcu Ersan Ýlyasova'nýn formasýný giydiði Milwaukee Bucks, Boston Celtics'i kendi evinde 86-84 ile geçerek yükseliþini sürdürdü. Son haftalarda üstün performans sergileyen ve üst üste galibiyetler alan Bucks'ta, Ýlyasova Celtics'e karþý 9 sayý, 6 ribaunt ve 1 asist ile oynadý. Bucks'ta Andrew Bogut 25, Carlos Delfino da 19 sayý üretti. Milli yýldýz Mehmet Okur'un forma giydiði Utah Jazz, deplasmanda karþýlaþtýðý Chicago Bulls'u 132108 gibi farklý bir skorla yenmeyi baþardý. Mücadeleye ilk 5 baþlayan ve yaklaþýk 29 dakika süre alan Mehmet Okur, maçý da 14 sayý, 7 ribaunt, 1 blok ile tamamladý.

Beþiktaþ Elazýð'da okul yaptýracak SÝYAH-BEYAZLI KULÜP, DEPREM FELAKETÝ YAÞAYAN ELAZIÐ'DA KULLANILAMAZ HALE GELEN BÝR OKULU YENÝDEN YAPTIRMA KARARI ALDI. BEÞÝKTAÞ Kulübü, hafta baþýnda deprem felaketi yaþanan Elazýð'da kullanýlamaz hale gelen bir okulu yeniden yaptýrma kararý aldý. Siyah-beyazlý kulüpten yapýlan açýklamada, Beþiktaþ Kulübü Baþkaný Yýldýrým Demirören'in katýlýmý ile toplantý yapan BJK Kadýn, Aile ve Çocuk Ýstiþare Heyeti'nin, Elazýð'daki deprem bölgesini ziyaret etme ve bir okulu yeniden yaptýrma kararý aldýðý belirtildi. ''Pazartesi sabahý Elazýð'da meydana gelen ve 50'nin üzerinde vatandaþýmýzýn hayatýný kaybettiði deprem, hepimizin yüreðini yaktý. Acýlarýný sarmaya çalýþan Elazýð'a, Beþiktaþ yardým elini uzatýyor'' ifadeleri kullanýlan açýklamada, BJK Kadýn, Aile ve Çocuk Ýstiþare Heyeti'nin 13 Mart Cumartesi günü Elazýð'a giderek, deprem bölgesindeki vatandaþlara ihtiyaçlarý doðrultusunda çeþitli yardýmlarda bulunacaðý, ayrýca hasar nedeniyle kullanýlamayacak duruma gelen bir okulun da yeniden yaptýrýlmasý için çalýþma baþlatacaðý dile getirildi.

kelerin milli takýmlarýnda yabancý teknik adamlar çalýþýyor. Bunu bir trend olarak görebiliriz. Þu anda bu trend devam edecek gibi gözüküyor. Capello'nun Ýngiltere milli takýmýnda alacaðý sonuçlara göre bu durum daha da belli olacaktýr" þeklinde konuþtu. AVRUPA'DA BAÞARILI OLMALISIN Shakhtar Donetsk ile UEFA Kupasý'ný kaldýrdýðýný ve Türkiye'de kalmýþ olsa ayný baþarýyý elde edebileceði yönünde sorulan bir soruya ise Lucescu, "Türkiye'de kaldýðým 4 sene boyunca baþarýlar elde ettim. Galatasaray ve Beþiktaþ'ý 2'þer sene çalýþtýrdým. Her sene Þampiyonlar Ligi ve UEFA Kupasý'nda mücadele veriyorduk. Eðer kalsaydým her iki takýmda da Avrupa'da kupa alýrdým. Çünkü üst seviyede futbol oynanýyordu ve iyi futbolcular vardý" Liglerdeki kalitenin takýmlarýn Avrupa'da elde ettiði baþarýyla doðru orantýlý olduðunu anlatan Lucescu, "Avrupa'da baþarýlý deðilsen lig kalitesini üst seviyeye çekmek zor oluyor. Avrupa'da baþarýlý deðilsen lig þampiyonluðunun o kadar önemi olmuyor" diyerek sözlerini tamamladý.

Ligde en golcü yerli oyuncu Trabzonsporlu Umut Bulut 10 GOLÜ BULUNAN TRABZONSPORLU UMUT BULUT, SÜPER LÝGDE GOL KRALLIÐINDA ÝLK 9 SIRADAKÝ FUTBOLCULAR ARASINDA TEK TÜRK OYUNCU OLARAK YER ALIYOR.

Umut Bulut en istikrarlý yerli golcü.

TRABZONSPORLU Umut Bulut, 10 golle bu sezon Turkcell Süper Lig'de en golcü yerli oyuncu olarak dikkati çekiyor. Bordomavili futbolcu, ligde 17 golü bulunan Kayserisporlu Aziza Makukula'nýn ardýndan 10 golü bulunan Julio Cesar Da Silva ile birlikte gol krallýðý yarýþýnda da ikinci sýrada bulunuyor. Umut, ligde gol krallýðýnda ilk 9 sýrada yer alan futbolcular arasýnda tek Türk oyuncu olarak yer alýyor. 20072008 sezonunda 17 golle gol kralý olan Fenerbahçeli Semih Þentürk'ün 6, 20052006 sezonunda Kayserispor formasýyla 25 gol atarak gol krallýðýna ulaþan Fenerbahçeli Gökhan Ünal'ýn ise 3 golü bulunuyor.


renkli:Mizanpaj 1

3/10/2010

2:55 PM

Page 1

C M YK

15

AÝLE - SAÐLIK YENÝASYA / 11 MART 2010 PERÞEMBE

Hazýrlayan: RECEP BOZDAÐ

7.5 milyon kronik böbrek hastasý var

Prostat kanserine karþý virüs bulundu

Siesta yapanlar daha kolay öðreniyor

TÜRK Nefroloji Derneði Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kenan Ateþ, derneðin araþtýrmasýna göre, Türkiye’de eriþkinlerin yüzde 15’inde çeþitli evrelerde kronik böbrek hastalýðý belirlendiðini belirterek, ‘’Bu oran, basit bir hesapla ülkemizde yaklaþýk 7.5 milyon kronik böbrek hastasý bulunduðu, yani her 7 eriþkinden birinin böbrek hastasý olduðu anlamýna geliyor’’ dedi. Türkiye’de diyaliz uygulanan veya böbrek nakli yapýlmýþ yaklaþýk 50 bin hasta bulunduðuna dikkati çeken Ateþ, ‘’Bu sayý geliþmiþ ülkelerdekinin neredeyse 2 katý. Bunun yýllýk yüzde 10 artýþ oranýyla 2015 yýlýnda 100 bini aþacaðý ve halen 1.5 milyar dolar olan tedavi maliyetinin iki katýna çýkacaðý tahmin ediliyor’’ dedi. Ateþ, þeker hastalýðýnýn böbrekleri etkileyen rahatsýzlýklarýn en baþýnda olduðunu söyledi. Ankara / aa

BÝLÝM adamlarý, prostat kanseri hücrelerini öldüren bir virüs buldu. Bu “ehli” virüs, prostat kanserli 6 gönüllüye zerk edildi ve virüsün kanserli hücreleri öldürürken normal hücrelere zarar vermediði belirlendi. Bilim adamlarý, virüsün diðer kanser türlerindeki tümörlere karþý da etkili olabileceðini düþünüyor. “Reovirüs” olarak bilinen ve daha ziyade solunum yollarýnda bulunan bu virüs çok yaygýn görülüyor, ancak insanlarda hastalýða pek yol açmýyor. Virüsü kapanlar en fazla orta derecedeki gribin sebep olduðu solunum rahatsýzlýklarý belirtileri veya ishalden muzdarip oluyor. Araþtýrmacýlar, yöntemin gerçekten hastalýðý tedavi edip etmediðini anlamak için kapsamlý araþtýrmalara ihtiyaç bulunduðunu vurguladý. Bunun ardýndan tedavinin yaygýnlaþmasýnýn bir on yýl alabileceði belirtildi. Ankara / aa

AMERÝKALI bilim adamlarý, gündüz uykusunun sadece yorgunluðu almakla kalmayýp, beynin yeni bilgileri öðrenme yetisini arttýrdýðýný tesbit etti. Amerikan Bilimsel Ýlerleme Topluluðu’nun (AAAS) San Diego’daki yýllýk toplantýlarýnda sunulan bir araþtýrmaya göre, günde 1,5 saat kestiren gönüllülerin kendilerini zorlayan anlama testlerinde daha iyi sonuç aldýlar. Beynin yeni öðrenilecek bilgiler için kýsa süreli hafýza süreci oluþturacak yer meydana getirmek amacýyla uykuya ihtiyacý olabileceði kaydedildi. Deneyde, saðlýklý yetiþkin deneklere sabahleyin zor bir anlama testi uygulandý ve genellikle tamamý benzer notlar aldý. Daha sonra bunlarýn yarýsý ‘siesta’ yapmaya gönderildi, ardýndan da baþka bir test yapýldý. Bu sefer uyku çekenler, uyumayanlardan daha iyi sonuçlar aldý.

ÞÝÞMANLIK KANSER RÝSKÝNÝ ARTTIRIYOR KALP-DAMAR hastalýklarý, hipertansiyon, diyabet ve felç gibi hastalýklarýn ortaya çýkmasýnda önemli rolü olan obezite, kanser açýsýndan da ciddî bir risk faktörü. Ondokuz Mayýs Üniversitesi (OMÜ) Samsun Saðlýk Yüksekokulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü Baþkaný Yrd. Doç. Dr. Aliye Özenoðlu, ‘’Obeziteye yatkýn yaþam tarzý kanser geliþmesini kolaylaþtýrýyor’’ dedi. Obez erkek ve kadýnlarýn çeþitli kanser türlerine yakalanma ihtimalinin fazla olduðunu belirten Özenoðlu, þunlarý söyledi: ‘’Obeziteye yatkýn yaþam tarzý kanser geliþmesini kolaylaþtýrýyor. Obezite, yað dokusunda anormal ve aþýrý miktarda yað birikmesidir. Yað dokusu artýþý nedeniyle oluþan hormonal ve metabolik deðiþiklikler sonucu kana bazý maddeler salgýlanýr. Ýltihabi sitokinler olarak bilinen bu maddeler, kanser oluþumunu ve anormal hücrelerin çoðalmasýný kolaylaþtýrýr. Obezite ve fizikî aktivite yetersizliðinin yüzde 20-25 oranýnda meme, kolon ve yemek borusu kanserlerine yakalanma riskini arttýrmaktadýr. Obezite kaynaklý kanserlerin 2020 yýlýna kadar tüm kanserlerin yüzde 50’sini oluþturacaðý tahmin edilmektedir. Obezite ile erkeklerde kolon, rektum, mide, pankreas, böbrek, safra kesesi, prostat kanserleri riski artmaktadýr. Kadýnlarda ise genelde mide, safra kesesi, böbrek, rahim, kolon, meme, yumurtalýk kanserleri riski çok daha fazla görülmektedir.’’

Baþaðrýsý, çocuklar için ciddî bir tehdit BAÞAÐRISI ALANINDA UZMAN NÖROLOGLAR, SON YILLARDA “SINAV STRESÝ, BÝLGÝSAYAR VE CEP TELEFONU KULLANIMI” YÜZÜNDEN ÇOCUK-ERGEN YAÞ GRUBUNDA BAÞAÐRILARININ ARTIÞ GÖSTERDÝÐÝNÝ SÖYLEDÝ. TÜRKÝYE’NÝN baþaðrýsý alanýnda yetkin nörologlarý, son yýllarda ‘’sýnav stresi, bilgisayar ve cep telefonu kullanýmý’’ dolayýsýyla artýþ gösteren baþaðrýlarýnýn çözümü için dünyanýn ilk Çocuk-Ergen Baþaðrýsý Derneði’ni kurdu. Dünya Baþaðrýsý Cemiyeti Çocuk Baþaðrýsý Alt Komitesinin baþkanlýk görevini yürüten Prof. Dr. Çiçek Wöber Bingöl’ün önderliðinde kurulan dernek, ilk olarak Ýstanbul’daki okullardan baþlayarak, çocuk, ergen, öðretmen ve velilerin baþaðrýsýna karþý alacaklarý tedbirlere yönelik faaliyetler düzenleyecek. Derneðin Baþkan Yardýmcýsý Mersin Üniversitesi Týp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalý Öðretim üyesi Prof. Dr. Aynur Özge, son 30 yýlda toplumlarýn hayat þekilleri ve çocuklarýn kullandýklarý teknolojilerin olumsuz etkileriyle çocuk-ergen yaþ grubunda baþaðrýlarýnýn giderek arttýðýný bildirdi. Günümüz çocuklarýnýn kontrolsüz ve dengesiz beslenme alýþkanlýklarýnýn bulunduðunu, daha az uyuduklarýný, anne babalarýyla ve diðer aile büyükleriyle kýsýtlý zaman geçirdiklerini vurgulayan Özge, diðer yandan çocuklarýn bilgisayar, cep telefonu ve diðer teknolojik cihazlarla çok fazla etkileþim halinde olduðunu söyledi.

OBEZÝTE ARTTIKÇA BAÞAÐRISI ARTIYOR

Özge, Mersin’de 5 bin 562 çocuk üzerinde yaptýklarý araþtýrmalarýnda ise ilkokul çaðýndaki çocuklarýn yarýsýnda, ortaokul ve lisedeki çocuklarýn ise yüzde 73’ünde, kýz çocuklarýnda daha sýk olmak üzere baþ aðrýsýna rastladýklarýný bildirdi. Anne ve babalarýn yüzde 35’inin de çocuklarýnýn baþ aðrýlarýndan haberdar olmadýðýný tesbit ettiklerini belirten Özge, çoðu doktorun çocuk baþ aðrýlarýnýn ciddiyeti hakkýnda güncel bilgilere sahip olmadýðýný söyledi.

TÜRKÝYE’DE ilköðretim çaðý ve lise çaðýndaki gençlerin sýnavlara hazýrlanmak için ilkokul üçüncü sýnýftan itibaren dershane, etüt ve özel dersler dolayýsýyla hobilerine zaman ayýramadýklarýný kaydeden Özge, þöyle devam etti: ‘’Pek çok nedenden dolayý baþý aðrýyan çocuk, dersleri anlamakta sýkýntýlar yaþýyor. Tempolarý nedeniyle hobilerden uzak kalýyor. Boþ vakitlerinde ise top oynamak yerine bilgisayarda oyun oynamayý tercih ediyorlar. Bunun neden olduðu obezite arttýkça da baþaðrýlarý artýyor. Baþý aðrýyan çocuk hareket etmek istemiyor ve bu bir kýsýr döngü oluþturuyor. Bu çocuklar fazla sayýda ve bilinçsizce aðrý kesici ilâç kullanýyor. Aðrý kesici ilâçlar da çok özel bir tür baþaðrýsýna neden oluyor. Aðrý kesici nedenli baþaðrýlarý branþýmýzda bizi en çok zorlayan aðrýlar.’’ Baþaðrýlarýnýn yalnýzca çocuklarýn hayat kalitesi ve akademik baþarýlarýný düþürmekle kalmadýðýný, ayný zamanda toplumun geleceðini de tehdit ettiðini belirten Özge, ‘’Gelecek nesiller baþaðrýlarý yüzünden mutsuz ve baþarýsýz olma riski ile karþý karþýya. Eðer bugünden bir önlem alýnmazsa bu çocuklar mutsuz ve saðlýklýksýz bir nesil oluþturacaklar’’ diye konuþtu. Ankara / aa

20 DAKÝKADA BÝR BAKIÞ AÇISI VE OTURUÞ POZÝSYONU DEÐÝÞTÝRÝLMELÝ, ARA SIRA EGZERSÝZ YAPILMALI

Masa baþýnda aralýksýz çalýþmak boyun fýtýðýný tetikliyor

Uzun süre baþýn öne eðik þekilde kalmasý boyun ve sýrt aðrýlarýný da beraberinde getiriyor.

GÜNLÜK hayatýn vazgeçilmezleri arasýnda yer alan bilgisayarlar, masa baþýnda iþleri kolaylaþtýrýyor. Ancak uzun süre baþýn öne eðik þekilde kalmasý boyun ve sýrt aðrýlarýný da beraberinde getiriyor. Tedavi edilmediði takdirde boyun fýtýðýna dönüþen bu rahatsýzlýklara karþý uzmanlar, “Bakýþ açýnýzý ve oturuþ pozisyonunuzu 20 dakikada bir deðiþtirin.” tavsiyesinde bulunuyor. Özel Konya Farabi Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi SON ÇARE AMELÝYAT Uzmaný Op. Dr. Onur BOYUN fýtýðý teþhisi konulan Çiçek, masa baþýnda u- hastalara en son olarak cerzun süre çalýþmak zo- rahi yöntem uyguladýðýný dirunda olan kiþiler ve le getiren Op. Dr. Onur Çiçek, þoförlerin boyun ve sýrt þu bilgileri verdi: “Hastalarýn aðrýlarýný önemsemesi büyük çoðunluðu için yatak gerektiðini belirtti. Çi- istirahatý, ilâç tedavisi veya çek, ciddiye alýnma- fizik tedavi yeterli geliyor. yan aðrýlarýn ilerleyen Baþlangýçta þiddetli aðrý varzamanlarda boyun fý- sa istirahat ve ilâçlar, aðrý atýðýna dönüþme riski- zaldýðý dönemde ise fizik tenin çok yüksek oldu- davi programý öneriyorum. Akut dönemdeki boyun zeðunu vurguladý. Bilgisayar karþýsýnda delenmelerinde de kýsa sübaþý öne eðik þekilde u- reli kullaným için boyunluk zun süre çalýþanlarýn verilebiliyor. Ancak uzun süre boyunluk kullanýlmasý boortak sorununun boyun kaslarýný zayýflatacaðý iyun ve sýrt aðrýlarý olçin önerilmiyor. Bunlarýn dýduðunu belirten Op. þýnda bazý seçilmiþ olgularda Dr. Onur Çiçek, “Belenjeksiyonlar yapýlarak aðrý li bir pozisyonda baþý azaltýlabiliyor.” öne eðik þekilde 20 dakikadan fazla çalýþmak zorunda olan kiþilerde ilk önce þiddetli boyun ve sýrt aðrýlarý baþ gösteriyor. Dikkat edilmediði takdirde boyun düzleþmesi meydana gelebiliyor. Ýlerleyen safhalarda hala gerekli týbbî müdahaleler yapýlmamýþsa boyun fýtýðý ve kireçleme rahatsýzlýðý kaçýnýlmaz oluyor” uyarýsýnda bulundu. Konya / cihan


renkli:Mizanpaj 1

3/10/2010

2:19 PM

Page 1

C M YK Ü MÝ T V Â R O L UN U Z : Þ U Ý S T Ý K B A L Ý N KILÂBI ÝÇÝNDE EN YÜKSEK GÜR SADÂ ÝSLÂMIN SADÂSI OLACAKTIR

Dikkat sarhoþ çýkabilir! ROMANYA’DA sürücüleri sarhoþ yayalara karþý uyarmak için yollara iþaret levhalarý konuldu. Ýngiliz Times ve Daily Telegraph gazetelerinin haberlerine göre, ülkenin Macaristan sýnýrýndaki Pecica kasabasýnda yetkililer, kazalarýn artmasý üzerine, sürücülerin yollarda yatan sarhoþlar konusunda dikkatli olmalarý için yol kenarlarýna “Dikkat - Sarhoþ” ibaresi bulunan iþaret levhalarý konulmasý emrini verdi. Kasabanýn en gözde semtlerine, söz konusu ibarenin yer aldýðý, diz çökmüþ, elinde þiþe tutan bir kiþinin çizildiði 10 iþaret levhasýnýn koyulduðu belirtildi. Ankara / aa

Y 11 MART 2010 PERÞEMBE

Peygamberimiz (asm) için en güzel þiiri Rus þair yazdý

Rus þair Nikolay Pereyaslov 'Muhammed Peygamber'in (asm) Veda Hutbesi' adlý þiirini okudu. FOTOÐRAF: AA

112 ÞAÝRÝN KATILDIÐI YARIÞMADA EN ÝYÝ ÞÝÝR ÖDÜLÜ, MÜSLÜMAN OLMAYAN RUS ÞAÝR PEREYASLOV’UN DÝZELERÝNE VERÝLDÝ. RUSYA Müftüler Konseyinin bu yýl dördüncüsünü düzenlediði “Âlemlere Rahmet Peygamber Hz. Muhammed (asm)” ad lý þiir yarýþmasýný Rus þair Nikolay Pereyaslov kazandý. Müftüler Konseyi tarafýndan düzenlenen yarýþmaya ül ke genelinde 112 þair katýlýrken, en iyi 3 þiirin sahibi olan þairlere ödül leri, düzenle nen törenle verildi. Juri, birinciliðe layýk þiir olmadýðý kanaatine varýrken, en iyi ikinci þiir ödülü Müslüman olmayan Pereyaslov’un “Muhammed Peygamber’in Veda Hutbesi” ad lý þiirine verildi. Yarýþmada 3’üncülüðü “Örtü” þiiriyle Marat Saf iulin ve “Mekke Yaðmuru” þiiriyle Galina Emýkova paylaþtý.

Ödül töreninde konuþan Müftüler Konseyi Baþkaný Ravil Gaynuddin, gelecek yýl yarýþmanýn 5’incisini düzenledikten sonra 5 yýl içinde yarýþmaya katýlan þiirlerden oluþan bir kitap yayýmlamayý planladýklarýný bildirdi. Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsü Profesörü ve juri baþkaný Eduard Balaþov da konuþmasýnda, yarýþmanýn baþýndan beri juride görev yaptýðýný, her geçen yýl yarýþmaya katýlan þiirlerin kalitesinin arttýðýný belirterek, “Aslýnda bu tür yarýþmalarý diðer din mensuplarýnýn da gerçekleþtirmesi gerekiyor. Ve ben bunu diðer dinî temsilcilere teklif edeceðim. Çünkü bu tür yarýþmalar þahsýn manevi olarak geliþmesine yol açýyor” dedi. Moskova / aa

VEDA HUTBESÝ ÇOK ETKÝLEDÝ PEREYASLOV, Hz. Muhammed (asm) ile ilgili yazdýðý þiirin macerasýnýn Antalya’daki tatilleri sýrasýnda baþladýðýný belirterek, “Eþimle birlikte Türkiye’ye tatile gitmiþtik. Bir tur sayesinde Rusya’da çok sevilen ve sayýlan Aziz Nikolay’ýn kabrini ziyaret etmiþtik. Ve orada Türkiye’nin Müslüman bir ülke olmasýna raðmen Nikolay’a duyduðu büyük saygýyý gözlemledik ve çok þaþýrdýk. Oradaki temizlik, kiliselerin durumu hayranlýk vericiydi” diye konuþtu. Ülkesine döndüðünde Ýslâm’a ilgi duymaya baþladýðýný, Hz. Muhammed’in (asm) hayatýný okuduðunu ve özellikle “Veda Hutbesi”nden çok etkilendiðini kaydeden Pereyaslov, “En çok Veda Hutbesinden etkilendim. Konuþmada bizim dine aykýrý bir þey bulmadým. Onu okurken ilham geldi ve ben de duygularýmý kâðýda döküverdim. Muhammed âlemlere nur saçan peygamberdir” dedi.

Saðlam yapýlan kerpiç evlerin aslýnda son derece güvenli ve saðlýklý olduðu ve Batý'da, kerpiç kullanýlan evlerin tercih edilmeye baþlandýðý belirtildi.

Kerpiç evler 9 bin yýldýr var ELAZIÐ’DA yaþanan depremle yeniden gündeme gelen kerpiç evler, 9 bin yýl önce Anadolu insanýnýn yerleþik hayata geçtiði dönem yaptýðý kerpiç evlerle hemen hemen ayný özellikleri taþýyor. Çatalhöyük’te devam eden kazý çalýþmalarýnda, birbi rine bitiþik ve kapýlarý çatýsýnda bu lunan 9 bin yýl önceki evlerin, günümüzde Anadolu’nun kýrsalýnda ha len kullanýlan kerpiç evlerle karþýlaþtýrýldýðýnda dikkat çekici benzerlikler göze çarpýyor. Çatalhöyük’te kazý ve araþtýrma çalýþmalarýný sürdüren Stanford Üniversitesi öðretim üyesi, Çatal höyük Kazý Baþkaný Prof. Dr. Ian Hodder, Anadolu’da, bu höyüðün yakýnlarýndaki köylerde insanlarýn halen, 9 bin yýl önce yapýlan kerpiç evlerin benzerlerinde yaþadýklarýný söyledi. Çumra ilçesine baðlý Küçükköy’deki bugünkü tek

ya da 2 katlý kerpiç evlerle Çatalhöyük’te tesbit ettikleri evler arasýnda neredeyse tek farkýn, ‘’Çatal höyük’teki evlere, o dönemde yýrtýcý hayvanlara karþý çatýdaki kapýlardan girilmesi’’ olduðunu anlatan Hodder, ‘’Günümüzden 9 bin yýl önce burada yaklaþýk 8 bin kiþi yaþýyordu. Buraya yerleþen insanlar, birbirine bitiþik, günümüzde olduðu gibi kalýplarla çýkartýlan çamur ve ot karýþýmýndan kerpiçlerle yapýlan evlerde oturuyorlardý. Çatalhöyük’te içinde ahþap sundurmalar ve direkler kullanýlan 2 katlý kerpiç evler de tesbit ettik’’ dedi. Hodder, saðlam yapýlan kerpiç evlerin aslýnda son derece güvenli ve saðlýklý olduðunu, Ýngiltere’de Batýda, saðlýðýný ön planda tutan kiþilerin kerpiç ve ahþap unsurlar kullanýlan evleri tercih etmeye baþladýðýný söyledi. Konya / aa

ÝYÝ KULLANILMALI ÝNÞAAT Mühendisleri Odasý Konya Þube Baþkaný Ali Çýnar, kerpicin, ucuz olmasý ve kolayca inþa edilebilmesi dolayýsýyla özellikle kýrsal kesimde tercih edildiðini söyledi. Konya þehir merkezinde, tarihî özelliði de olan son derece saðlam kerpiç evler bulunduðunu ifade eden Çýnar, ‘’Kerpiç ev, Anadolu’nun bir gerçeðidir. Kýrsal kesimde bugün halen yoðun þekilde kerpiç ya da kerpiç, taþ ve ahþabýn birlikte kullanýldýðý yýðma kargir evler vardýr. Kýrsaldaki bu kerpiç evler usta marifetiyle yapýlýyor. Yoksa kerpiç deðil, kerpicin uygun þekilde kullanýlmamasý tehlikeli. Son depremde yýkýlan evler gibi Anadolu’nun kýrsalýndaki kerpiç evler, tabi ki depreme karþý çok dirençli deðildir. Bu evlerde taþýyýcýlar sadece duvardýr. Yerel yönetimler, uzmanlarla irtibata geçip, özellikle deprem bölgelerinde riskli yapýlarý tesbit edip önlem almalýdýr" ifadelerini kullandý.

AB, ‘ayran’ýmýza dokunmayacak AB uyum sürecinde en çok tartýþýlan konulardan birisi olan “Gýda Güvenliði ve Geleneksel Gýda Ürünlerinin akýbetinin ne olacaðý?” konusu Tür kiye Süt, Et, Gýda Sanayicileri ve Üreticileri Birliði’nin (SETBÝR), 4 yýldýr 10 AB üye ül kesi Gýda Federasyonlarý ile birlikte yürüttüðü TRUEFOOD projesinin Ýstanbul’da gerçekleþtirilen son toplantýsýnda açýklandý. Kokoreç, ayran, salça, boza, þalgam gibi geleneksel gýda ürünlerinin tatlarýný ve özel liklerini kaybetmeden AB standartlarýnda üretilmesinin mümkün olduðunu söyleyen SETBÝR Genel Sekreteri Melek Us, “Kokoreç dahil pek çok geleneksel ürünümüz, saðlýklý ve uygun koþul larda üretildiði sürece bizim olmaya devam edecek” dedi. Us, “Ayran gibi geleneksel ürünlerde bölgesel standart geliþtirilme kararý alýndý. Ayran ve yoðurda iliþkin bölgesel standart geliþtireceðiz ve bu tüm dünyada tanýnacak” dedi. Ýstanbul / Recep Bozdað

11 Mart 2010  

Yeni Asya´nın 11 Mart 2010 baskısı

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you