Page 5

5

YENÝASYA / 30 ARALIK 2009 ÇARÞAMBA

HABER

Kurumlar, kurumlaþtý

BAÞKENT YAZILARI

Ankara’nýn “2009 demokrasi karnesi” sistemin iyileþtirileceði” sözü verilmiþ. “Bir ay içinde, temel hak ve özgürlüklerle ilgili düzenlemeler evrensel düzeyde kabul edilmiþ normlar ile AB kriterleri çerçevesinde sür'atle yapýlacaktýr” kaydý konulmuþ. Bir yýllýk süre zarfýnda adaletin zamanýnda ve hýzlý bir þekilde tesisi için adalet hizmetlerinde ve CEVHER ÝLHAN yargýlama usûllerinde gerekli bütün deðiþikliklecevher@yeniasya.com.tr rin ve yargý reformunun hýzla yapýlacaðý, baþta çý lým” tar týþ ma la rý, te rör ör gü tü Ceza Kanunu, Ticaret Kanunu, usûl kanunlarý, PKK’nýn sivil yapýlanmasýna yapýlan yapýsal reformlar gibi temel mevzuatýn yenilenetutuklamalar, týrmanan sokak eylem- ceði belirtilmiþ. Ayrýca, siyaseti demokratikleþtileri, askerî bölgelerin, karargâhlarýn aranmasý, yý- recek siyasî partiler ve seçim kanununun düzellýn son MGK toplantýsý hayhuyu ortasýnda Tür- tileceði vaad edilmiþ. Temmuz 2003’te “Türkiye’nin AB Müktesakiye’nin en önemli demokratikleþme gündemi âba týnýn Üstlenmesine Ýliþkin Ulusal Program”da, deta gündem dýþý. “Ka týlým Ortaklýðý Belgesi”nde ve her yýl AB tara“Açýlým”ýn önünü açacak, inanç ve ifâde hürrifýn dan iletilen “ilerleme raporlarý”na verilen ceyetinden temel hak ve özgürlüklere kadar topyevap lar da bütün bu vaadler tekrarlanmýþ… kûn demokratikleþmeyi saðlayacak, ülkeyi deVA AD LER YEDÝ YILDIR DURUYOR mokrasi standartlarýna yükseltecek “AB projesi” An cak ye di yýllýk AKP iktidarý döneminde göz göre göre geri plâna itilmekte… baþ ta i nanç ve dü þünceyi ifâde ve basýn özgürlüOysa 3 Kasým seçimlerinin ardýndan hükûmeðü ol mak ü ze re bu taahhüdlerin büyük bir kýsmý tin kurulduðu 16 Kasým 2000’de AKP Genel ye ri ne ge ti ril miþ de ðil. Baþkaný Tayyip Erdoðan’ýn “kendilerini baðladýTürkiye’de uzun süre dine ve dindarlara karþý ðýný”, “yasama ve yürütmeyi oluþturacak bütün is ti mal edilen “lastikli kanun” 163. maddenin yearkadaþlarýný tek tek taahhüt altýnda tuttuðunu” ri ne ikame edilen ceza kanununun 312. maddeve “siyaseten riskini” peþinen deklâre ettiði “AKP nin ye ni numarasý 216. madde ve 301. madde Âcil Eylem Plâný”nda “Türkiye’nin âcilen hukuk baþ ta ol mak üzere yapýlan deðiþiklikler, yetersiz devleti zeminine oturacaðý, bunun için her türlü kal dý. Da hasý Terörle Mücadele Yasasýnda olduyasal düzenlemenin yapýlacaðý, uygulamalarýn sýðu gi bi, ba sýn özgürlüðünde geri gidildi; çeþitli ký sýkýya tâkip edileceði; bu baðlamda, öncelikle ba sý nýn ik ti darýn kontrolü altýna alýnmasýna uðinsan haklarý hakkýnda tedbirlerin alýnacaðý ve

“A

Özdabak hakim önünde n ADALET Bakanlýðý’nýn ihraç talebinde bulunduðu Sincan 1. Aðýr Ceza Mahkemesi Baþkaný Hakim Osman Kaçmaz’ýn þikâyeti üzerine çizerimiz Ýbrahim Özdabak hakkýnda açýlan dâvânýn ilk duruþmasý bugün görülecek. Cumhurbaþkaný Abdullah Gül’le ilgili tartýþmalý karara imza atan Sincan 1. Aðýr Ceza Mahkemesi Baþkaný Kaçmaz’ýn þikâyeti üzerine eski Bakýrköy Cumhuriyet Savcýsý Ali Çakýr, çizerimiz Özdabak hakkýnda 1 Mayýs 2009 tarihli Yeni Asya’da yayýnlanan karikatüründe “kamu görevlisine neþren hakaret” iddiasýyla dâvâ açmýþtý. Bakýrköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinde açýlan dâvânýn ilk duruþmasý bugün yapýlacak. Yeni Asya’nýn 21 Mayýs 2009 sayýsýnda yayýnlanan karikatürde, tank üzerinde oturan bir hakim tasvir edilmiþti. Ýstanbul / Yeni Asya

Dar gelirli korunsun n BAÐIMSIZ Eðitimciler Sendikasý (BES) tarafýndan Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan’a gönderilen mektupta, dar gelirli memurun krize karþý korunamýsý istendi BES, memur ve emeklilerine 2010 yýlý Ocak ayý itibariyle yüzde 2,5 zam yapýlacaðýnýn belli olmasýnýn ardýndan Baþbakan Erdoðan’a doðalgaza, elektriðe, tütün ürünlerine, akaryakýta, köprü ve otoyollara, ekmeðe, kamu cezalarýna, dershane ücretlerine ve ulaþýma yapýlacak yüzde 2030’luk zamlarý hatýrlatan bir mektup gönderdi. BES’ten yapýlan açýklamada mektupta, ülkeyi etkileyen ekonomik krizin faturasýný en aðýr þekilde ödeyen kesimlerin baþýnda, memurlarýn geldiði, yüz binlerce memurun ailesini geçindirmek için ek iþ yapmak durumunda kaldýðý belirtilirken, yüzde 71’i yoksulluk sýnýrýnýn altýnda, yüzde 18’i açlýk sýnýrýnýn altýnda seyreden memur maaþlarýna yüzde 2,5 oranýnda zam yapmanýn memuru ikinci ve hatta üçüncü ek iþe mahkûm etmek anlamýna geleceði kaydedildi. Ayný niteliðe sahip ve ayný iþi yapan memurlar arasýndaki ücret farklýlýklarý ve kamuda maaþlar arasýnda seyreden ücret adaletsizliðini ortadan kaldýracak Ýntibak Kanunu’nun biran önce çýkarýlmasý istenen mektupta, Baþbakanýn krize karþý memurlarý korumak zorunda olduðu vurgulandý. Ankara / Recep GÖREN

Katsayý üzerinden reklâm yapýlýyor n KOBÝDER Genel Baþkaný Nurettin Özgenç, YÖK’ün meslek liseleriyle ilgili katsayý uygulamasýna son vermesiyle ilgili bazý kiþi ve kurumlarýn ‘’reklâm amaçlý’’ Danýþtay’a dâvâ açtýklarýný söyledi. Özgenç, yaptýðý yazýlý açýklamada, konuyla ilgili ilgisiz kiþilerin, katsayý kararýný dâvâ konusu edip iptal ettirmelerinin ardýndan YÖK’ün yaptýðý yeni düzenlemeye karþý olduklarýný ve reklâm amaçlý dâvâ açma yoluna gittiklerini dile getirdi. Özgenç, ‘’Gündeme gelebilmek için her þeyi mubah sayan ve ideolojik olarak meselelere eðilim gösteren kiþiler, katsayý karþýtlýðýyla meslek liseleri üzerinden reklâmlarýný yapýyorlar. Artýk yeter. Oldum olasý meslek liselerine uygulanan haksýz katsayý uygulamasý insanlarý býktýrdý. Tam bir komedi yaþanýyor. Açýkça (Anadolu insanýn okuyup bilinçlenmesine karþýyýz) denilmiyor da gereksiz meseleler ile bu güzide okullara olan talebin önü kesilmek isteniyor. Bu anlayýþ gerici zihniyetin ürünüdür. Demokrasiden nasibini almamýþ, insanlarý farklý kategorilere ayýran bu kafayla AB’ye girilmez.’’ dedi. Adana / aa

raþýldý. Hâlen 36 gazeteci tutuklu. Ýnancý gereði depreme “Ýlâhî ikaz” dediði için gazeteciler ve yazarlar yargýlanýp ceza aldýlar. AKP hükûmeti, inanç ve ifâde hürriyetini temin etmek bir yana, AÝHM’e gönderdiði “savunma”da bu cezalarý savundu. Keza AÝHS’nin “eðitim hakkýnýn engellenemeyeceði”ne ve insan haklarýnýn ve temel özgürlüklerin baþýnda gelen “düþünce, vicdan ve din özgürlüðü gereði, herkesin açýk veya özel bir biçimde ibadet, öðretim, uygulama ve tören yapmak suretiyle tek baþýna veya toplu olarak dinini ve inancýný açýklama hürriyeti” teminatýna raðmen, baþörtüsü yasaðýyla yüzbinlerce öðrenci hak kazandýðý okullarýndan, eðitim hakkýndan mahrum edildi. Yine bu dönemde AÝHM’e gönderilen “hükûmet savunmasý”nda, Kur’ân’ýn açýk emriyle ve Peygamberimizin buyruklarýyla ve devletin yetkili anayasal kurumu olan Diyanet’in fetva kararlarýyla “dinî vecîbe” ve “tesettürün bir parçasý” olduðu belirtilen baþörtüsüne getirilen yasadýþý yasak, “siyasî simge”, “gerginlik sebebi” ve “laikliðe aykýrý” yakýþtýrmalarýna katýldý. ANKARA, AB VE AÝHM’Ý DOÐRU BÝLGÝLENDÝRMELÝ Özetle, özellikle inanç hürriyeti ve din eðitimi ve öðretimi konusunda AB’yi doðru bilgilendirmek yerine, AKP hükûmeti, AB’yi ve AÝHM’yi yanlýþ bilgilendirdi. Antidemokratik yasak ve hak ihlâllerinin AB ve AÝHM gibi insan haklarý ve

OSMAN ZENGÝN demokrasi mercilerinde onaylanmasýný saðladý! 29 Þubat postmodern darbeden kalma Kur’ân kurslarýnda yaþ yasaðý, din eðitimi ve öðretimi önündeki engeller, YÖK yasasý, “irtica” isnadýyla sorgusuz-sualsiz-yargýsýz askerî personelin YAÞ kararlarýyla ihracý sürüyor. Av ru pa Par la men to su, “Tür ki ye ra po ru”nda, Er ge ne kon dâ vâ sý nýn de mok ra tik kurumlarýn saygýn iþleyiþine ve hukukun üstün lü ðü ne gü ve ni art týr mak i çin fýr sa týy la vakit geçirilmeden kapsamlý yargý reformunu ö ne ri yor. Te mel öz gür lük ler ve in san haklarýnýn korunmasýný merkeze alacak yeni ve sivil anayasa çalýþmalarýna yeniden baþlanmasý için hükümete çaðrýda bulunuyor. Zira Türkiye, hâlâ kadük devrimleri barýndýran darbe anayasasý ile idâre ediliyor. Üzerinden 27 yýl geçtiði halde, darbeleri ve darbecileri her türlü karar ve tasarruflarýndan dolayý haklarýnda cezaî, malî veya hukukî sorumluluk iddia edilemeyeceði ve yargý merciine baþvurulamayacaðýný hükme baðlayan “darbe anayasasý” duruyor. Oysa Ankara’nýn artýk oyalama ve gözboyama politikalarýný bir tarafa býrakýp, siyasetin de mok ra tik leþ me si, i nanç öz gür lü ðü, yargý reformu, düþünceyi ifâde hürriyeti olmak üzere, Türkiye’nin önünü açacak çabalarý göstermesi gerekiyor… Türkiye’nin AB müzâkere sürecindeki baþarýsý, Ankara’nýn “AB içindeki Türkiye ve AB karþýtlarý”nýn bahanelerini ortadan kaldýran ciddiyet ve samîmiyete baðlý…

Baðýþ: Esas olan birey BAÞMÜZAKERECÝ BAÐIÞ, YÜCE OLANIN DEVLET DEÐÝL BÝREY OLDUÐUNU BELÝRTEREK, BÝREYLERÝN ÖNÜNÜN AÇILMASI GEREKTÝÐÝNÝ SÖYLEDÝ. DEVLET Bakaný ve Baþmüzakereci Egemen Baðýþ, yüce olanýn devlet deðil birey olduðunu söyleyerek, meslekî eðitim ile bireylerin önünün açýlmasý gerektiðini söyledi. “Avrupa Birliði Altýn Bilezik Meslekî Teknik Eðitim” projesinin Rixos Otel’deki kapanýþ toplantýsýna katýlan Baðýþ, yaptýðý konuþmada, Türkiye’nin genç nüfusuyla her zaman övündüðünü, bu nüfusun AB çerçevesinde ve küresel boyutta “nüfuza” çevrilmesi gerektiðini, ancak o zaman ülkenin kalkýnabileceðini kaydetti. Baðýþ, Türkiye’nin son dönemde büyük kalkýnma hamleleri içinde olduðunu söyleyerek, bugün Avrupa’da yüzde 60 civarýnda meslek eðitimi bulunduðunu, Türkiye’nin yedi yýl önce yüzde 28 olan bu oranýný bugün yüzde 44’e yükselttiðini, ancak bunun da yeterli olmadýðýný bildirdi. Genç ve dinamik nüfusu ülke kalkýnmasýnda rol sahibi yapacak sürecin meslekî eðitim olduðunu belirten Baðýþ, bugün meslekî eðitimin ideolojik hesaplaþma olarak algýlandýðýný, sistemi týkayanlarýn bir kez daha düþünmesi gerektiðini, meslekî eðitim imkânýnýn daha çok gence saðlanmasý gerektiðini kaydetti. “Bunun çaresi insanlarýn önüne katsayý duvarý çekerek olmaz, bunun çaresi insanlarýn meslek eðitimleri önünde engel oluþturarak ol maz” di yen Ba kan Ba ðýþ, bu sebep le millî birlik ve kardeþlik projesi çerçevesinde her vatandaþýn bu ülkeye “benim” diyebileceði noktanýn hep beraber yakalanmasý gerektiðini bildirdi. Baðýþ, birbirinden þüphe ve endiþe duymanýn kimseye bir þey kazandýrmayacaðýný söyleyerek, meslekî eðitimin en önemli katkýsýnýn bireyin önünü açmak olduðunu ifade etti. Ýnsanlarýnýn önünü kapayan ülkelerin kalkýnamadýðýna iþaret eden Baðýþ, “Ýnsan yüceltildiði zaman devlet de yücelir. Yoksa yüce olan devlet deðil, bireydir. O neden le bi re yin ö nün de ki en gel le ri mut la ka kaldýrmamýz gerekir” dedi. “Türkiye’de eli-

osmanzenginyeniasya.com.tr

azetemizin karikatüristi Ýbrahim Özdabak, geçenlerde yine güzel bir karikatüre imza atmýþtý; kurumlarý karartan, kurum baðlayan kurumlarý yansýtan... Aslýnda uydurukça kelimeleri kullanmayý pek sevmem. Tabiî bu sevmeyiþim keyfimden deðil. Ýfsad komiteleri yýllardýr bu milletin benliðini bozup, dejenere ettiði gibi, lisaný ný da bo za rak ne sil ler a ra sýn da u çu rum meydana getirmek istiyor. Ama bazý kelimeleri öyle çok zikrediyorlar ki, artýk millete kelimenin aslýný unutturuyorlar. Bu kelimelerden biri de, ”müessese” yerine ihdas edilen “kurum” kelimesidir. Sanki baca kurumu, soba kurumu… Müessese deyince baþka bir þey anlamazsýnýz. Ama kurum deyince, (köksüz ve uydurma olduðundan) kaç çeþit dayanaksýz türeme kelime yapabilirsiniz ondan. Ýþte bu kelime kullanýlarak “kurumlar arasý mutabakat/ uyum”dan dem vurmalarýný ben hiç anlayamýyorum. Ne kurumu, ne kurumlar arasý mutabakatý? Sen kimsin, o kurumlar kim? Bu millet, kendisine kan kusturan o kurumlarý hizaya getirsin diye seni iktidara getirmiþ, oy vermiþ. Yani demokrasinin gereði, hani halkýn kendi kendisini idare etmesinin gereði sana o yetkiyi vermiþ, ama sen, o yetki ve salâhiyeti kullanamýyorsun… Kanunsuzluk yapan mý var? Hemen millet adýna olaya el koymak gerekir. Durup, durup böyle millet aleyhine tezahür eden iþler olunca, nasýl oluyor da “Onlarla bizim aramýz gayet iyidir, kurumlar arasýnda uyum vardýr” diyorsun? Hangi kurumlar o, uyumla çalýþan? Baþbakanlýkla, genel kurmay baþkanlýðý mý? Baþbakanlýk ne, genel kurmay baþkanlýðý ne? Birisine millet salâhiyet vermiþ, seçmiþ. Diðeri ise, devletin iþleyiþ þemasýnda bir memuriyet makamý. Yani devlet memuru. Devleti meyda na ge ti ren, o nun iþ le yi þi ni mil let a dý na saðlayan en büyük parçasý da hükümetler deðil mi? Her zaman milletin emrinde olduklarýný söyleyen müesseseler, o zaman o emrin icrasýný saðlayan hükümetlere tabi olacaklardýr, iþin gereði o. Yani herkes yerini bileceði gibi, hükümet de yetki ve salâhiyetini kullanmayý bilecektir. “Kurumlar arasý mutabakat” sözü temelsizdir. Milletin dediði olmalýdýr. Ýktidar, milletten aldýðý yetkiye dayanarak iþler yapacak ve bu iþleri yaparken de kimsenin ne diyeceðini, nasýl davranacaðýný düþünmeyecek. Ama tabiî, hükümet etme de bir san'attýr. Bu yetkileri kullanmak da bir cesaret iþidir.

G

Hakim ve savcýlar dinlenemeyecek

Baþmüzakereci Egemen Baðýþ, "Avrupa Birliði Altýn Bilezik Meslekî Teknik Eðitim" projesinin kapanýþ toplantýsýna katýldý.

tistçi bir zihniyet sosyal mobiliteyi engellemek istiyor” diyen Baðýþ, yani insanlarýn sosyal hareketliliðinin engellenmek istendiðini, AKP ’nin her ke sin her fýr sa ta ka vuþ ma sý ný saðlamak için bulunduðunu söyledi. “Bu ülkede kimsenin oksijensiz kalmamasýný istediklerini” belirten Baðýþ, dini inancý, etnik kökeni, siyasî görüþü ne olursa olsun bu ül-

kenin eþit vatandaþlarý olarak herkesin oksijen teneffüs edebilmesi gerektiðini kaydetti. Devlet Bakaný Baðýþ, 2 hafta kadar önce muhalefet partilerine anayasa deðiþikliði için bir çaðrýda bulunduðunu ancak cevap alamadýðýný belirterek, “Beklediðim de yok. Bana yanýt veremeyenler tarihe de yanýt veremeyecekler” diye konuþtu. Ankara / aa

Ekþi: Basýn özgürlüðü iyileþtirilsin BASIN Konseyi Baþkaný Oktay Ekþi, iletiþim özgürlüðü ile ilgili yasalarýn bir an önce Avrupa Ýnsan Haklarý Sözleþmesine uyumlu hale getirilmesi gerektiðini bildirdi. Ekþi yaptýðý yazýlý açýklamada, Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Yasasý baþta olmak üzere iletiþim özgürlüðünü kýsýtlayan yasalara iþaret ederek, þunlarý kaydetti: ‘’Bu yasalarýn Avrupa Ýnsan Haklarý Sözleþmesi ölçütlerine uydurulmasý yolundaki taleplerimizin duymazdan gelinmesinin somut sonuçlarý ortaya çýkmaya baþladý. O dönemde (özellikle yeni ceza yasasýnýn kabulü aþamasýnda) konuya ilgi göstermeye tenezzül etmeyen meslektaþlarýmýz da, mýzraðýn ucu kendilerine dokununca en hýzlý özgür-

lük savunucusu rolüyle ortaya çýktýlar. Bu durum, geç de olsa gerçeði görenlerin çoðaldýðýný gösterdiði için memnuniyet vericidir. Ancak asýl sorun, yani özgürlüklerimizi kýsýtlayan yasalar yüzünden meslektaþlarýmýzýn hapsedilmeleri tehdit ve tehlikesi ortada durmaktadýr.’’ Basýn Konseyi olarak, ‘’gazetecilik görevini ifa ettiði sýrada ve o nedenle iþlenmiþ suçlarýn hapis deðil para cezasý ile yaptýrýma baðlanmasý gerektiði’’ yolundaki görüþlerinde ýsrarlý olduklarýný vurgulayan Ekþi, ‘’Ýletiþim (basýn, ifade) özgürlüðü ile ilgili yasalar bir an önce Avrupa Ýnsan Haklarý Sözleþmesine uyumlu hale getirilmeli. Gazetecilere hapis yerine para cezasý uygulanmalý’’ dedi. Ýstanbul / aa

n DANIÞTAY 5. Dairesi, Adalet Bakanlýðý müfettiþlerine, hakim ve savcýlar hakkýnda dinleme ve teknik takip yapma imkâný tanýyan Adalet Bakanlýðý Teftiþ Kurulu Yönetmeliðinin 98. maddesinin (ç) bendinin yürütmesini durdurdu. Danýþtay 5. Dairesi, yürütmeyi durdurma kararýný oy birliðiyle aldý. Daire, Adalet Bakanlýðýnýn bu konuda yönetmelikle düzenleme yapma yetkisi bulunmadýðýna, bu konularda yasayla düzenleme yapýlmasý gerektiðine iþaret etti. Yargýçlar ve Savcýlar Birliði (YARSAV), hakim ve savcýlar hakkýnda inceleme, soruþturma ve araþtýrma yapýlmasýný düzenleyen 24 Ocak 2007 tarihli Adalet Bakanlýðý Teftiþ Kurulu Yönetmeliðinin ‘’Ýnceleme ve soruþturmanýn yapýlýþý’’ baþlýklý 98. maddesinin (ç) bendinin iptali ve yürütmesinin durdurulmasý talebiyle Danýþtay’da dava açmýþtý. Alýnan bilgiye göre, davayla ilgili ilk incelemesini tamamlayan Danýþtay 5. Dairesi, Adalet Bakanlýðý müfettiþlerine, hakim ve savcýlar hakkýnda dinleme ve teknik takip yapma imkaný tanýyan Adalet Bakanlýðý Teftiþ Kurulu Yönetmeliðinin 98. maddesinin (ç) bendinin oy birliðiyle yürütmesini durdurdu. Dairenin gerekçesinde, ‘’Adalet müfettiþlerinin kanun ve tüzük ile verilen yetkilerini, mevzuatýn ön gördüðü sýnýrlarýn dýþýna çýkacak þekilde geniþleten ve onlara haberleþmenin tespiti ve dinlenmesi adý altýnda yeni bir delil toplama yetkisi tanýyan dava konusu yönetmelik hükmünde mevzuata uyarlýk bulunmamýþtýr’’ denildi. Davalý Adalet Bakanlýðýnýn bu karara karþý itiraz hakký bulunuyor. Ýtirazý Danýþtay Ýdari Dava Daireleri Kurulu görüþecek. Ankara / aa

Özkök, Hürriyet’teki görevini býraktý n HÜRRÝYET’TE 20 yýlý deviren Genel Yayýn Yönetmeni Ertuðrul Özkök görevi býraktý. Karar dün yapýlan toplantýda açýklandý. Yeni Genel Yayýn Yönetmeni ise Enis Berberoðlu. Edinilen bilgiye göre, Doðan Medya Grubu’nun amiral gemisi Hürriyet’in Kaptaný bir kaç güne kadar deðiþiyor. Hürriyet’in 19 yýldýr Genel Yayýn Yönetmenliði’ni yürüten Ertuðrul Özkök görevi býrakýyor. Deðiþiklik yeni yýla bile býrakýlmadan önümüzdeki bir iki gün içinde gerçekleþecek. Hürriyet’in yeni Genel Yayýn Yönetmeni Enis Berberoðlu olacak. Berberoðlu’nun boþaltacaðý Ankara Temsilciliði koltuðuna ise Metehan Demir oturuyor. Ertuðrul Özkök bundan sonra Hürriyet’in bir köþe yazarý olarak devam edecek.

30 Aralik 2009  

Yeni Asya´nın 30 Aralık 2009 baskısı

30 Aralik 2009  

Yeni Asya´nın 30 Aralık 2009 baskısı

Advertisement