Page 1

SiyahMaviKýrmýzýSarý

Kur’ân eczahanesinden harika bir þifa reçetesi

. . Risale-i Nur K ulliyatindan

Hastalar Risalesi

DUYURU

25 ARALIK’TA YENÝ ASYA ALAN HERKESE...

Y GERÇEKTEN HABER VERiR

25 Aralýk Cu ma günü gaze temizle birlikte vere ceðimiz “Hastalar Risalesi” için arz ek gazete talepleriniz u edilen ie 23 Aralýk Ç arþamba g n geç ü n ü mesai saati bitim ine kadar bildirmeniz i rica ederiz . Tel: 0 (212) 630 48 35 655 88 59 /219-220 ABONE SE RVÝSÝ

Not: Gazete miz mahsus olm o güne ak üzere 1 TL’den sa týþa sunula caktýr.

ASYA’NIN BAHTININ MÝFTAHI, MEÞVERET VE ÞÛRÂDIR

www.yeniasya.com.tr

20 ARALIK 2009 PAZAR / 60 Kr

YIL: 40 SAYI: 14.296

EÐÝTÝM-BÝR-SEN: YÖK'ÜN SON KARARI KABUL EDÝLEMEZ

Katsayý kaosu büyüyor YÖK’ÜN FORMÜLU BUGÜN DAHA AZ ACI VERSE DE, YARIN DAHA ÇOK ACI VERECEK nEðitim-Bir-Sen, YÖK’ün katsayý adaletsizliði ile ilgili bulduðu çözümü, “eskisine göre daha az acý veren bir dozda uygulamaya konulan bir karar” olarak deðerlendirirken, kararýn kabul edilemez olduðunu açýkladý ve “Bugün daha az acý veren bir uygulamaya razý olmak, yarýn daha çok acý verecek bir uygulama kararýna açýlan kapýyý kabullenmek demektir” ifadelerini kullandý. Haberi sayfa 5’te Bilgisiz ve çaresiz insanlar, “kurtuluþ”u þans oyunlarýnda arýyorlar.

PÝYANGO KUMARINDA KU ÜRKÜTEN ARTIÞ SON 2 YILDA ÞANS OYUNLARINA YATIRILAN PARA, ÖNCEKÝ 5 YILA DENK. KRÝZÝN VURDUÐU 2007-8'DE 11.3 MÝLYAR

GIDA, GÝYÝM VE SAÐLIKTAN KISILIRKEN...

n Türkiye'de “yasal olarak” oynatýlan Millî Piyango, sayýsal oyunlar, Ýddaa, Spor Toto ve at yarýþlarýnýn 2007 yýlýnda yaklaþýk 5.2 milyar lira olan toplam hasýlatý yüzde 19,03 artýþla 2008'de yaklaþýk 6.1 milyar liraya yükseldi. Ýstanbul Serbest Muhasebeciler Mali Müþavirler Odasýnýn raporuna göre, krizin etkili olduðu 2007-2008 yýllarýnda vatandaþlarýn þans oyunlarýna yatýrdýðý para 11,3 milyar lirayý aþtý.

n2003-2007 yýllarýný kapsayan beþ yýllýk dönemde talih oyunlarýna 12,1 milyar lira harcandýðýný hatýrlatan ÝSMMMO Baþkaný Yahya Arýkan, krizin etkili olduðu iki yýlda neredeyse bu rakama yaklaþýldýðýna dikkat çekerek, “Gýda, giyim, hatta saðlýk gibi temel harcamalarýn bile kriz nedeniyle düþtüðü Türkiye'de talih oyunlarýna harcanan paranýn rekor kýrmasý, düþündürücü ve ürkütücü” dedi. Haberi sayfa 11’de

BENZÝNDE 3 KURUÞ ÝNDÝRÝM

ET FÝYATLARINDA YÜKSELÝÞ ENDÝÞESÝ Haberi sayfa 11’de

Haberi sayfa 11’de

ORGANÝK TARIM GÖÇÜ DURDURDU Haberi sayfa 3’te

TÜRKÝYE KAR VE YAÐMURA TESLÝM Haberi sayfa 6’da

500 YILLIK 1001 HATÝM GELENEÐÝ Haberi sayfa6’da

BELEDÝYE MECLÝSÝ KARÞI ÇIKTI

ÝSRAÝL CUMHURBAÞKANLIÐI AÇIKLADI

Köln’de minare yasaðýna red

Gül’den Peres’in davetine ‘evet’

AYRIMCILIK MÜSLÜMANLARA YAPILIYOR

TEL AVÝV'E GÝDECEK

nAlmanya’nýn Köln kentinde minare yasaðý isteyen aþýrý sað eðilimli “Pro Köln” grubunun belediye meclisine verdiði önerge reddedildi. SPD grubu adýna bir konuþma yapan Gonca Mucuk Edis, “Pro Köln” grubunun iddialarýný reddederek, “Eðer ayrýmcýlýk kelimesinden konuþulacaksa bu Müslümanlar için geçerlidir. Her gün baþýný kapatan kadýnlarýn uðradýðý ayrýmcýlýklar var. ‘Pro Köln’ nedeniyle korkuya kapýlan Müslümanlar var” dedi. Haberi sayfa 16’da

nCumhurbaþkaný Abdullah Gül ile Ýsrail Cumhurbaþkaný Þimon Peres’in Danimarka’nýn baþkenti Kopenhag’da bir araya gelmelerinden sonra, Ýsrail Cumhurbaþkanlýðýndan yapýlan açýklamaya göre, ‘’Cumhurbaþkanlarýnýn, Türkiye ve Ýsrail arasýnda normal, olumlu ve istikrarlý iliþkilere dönülmesinde mutabýk olduklarý’’ vurgulanarak, Cumhurbaþkaný Gül’ün, Peres’in Ýsrail’e davetini kabul ettiði belirtildi

GAZZE KONVOYU YOLA DEVAM Haberi sayfa 4’te

Haberi sayfa 4’te

MUHARREM AYININ SÝMGESÝ Haberi sayfa 10’da ISSN 13017748

ÝRAN-IRAK ARASINDA SINIR GERGÝNLÝÐÝ

Haberi sayfa 7’de

SiyahMaviKýrmýzýSarý


SiyahMaviKýrmýzýSarý

2

YENÝASYA / 20 ARALIK 2009 PAZAR

LÂHÝKA

Piyango kumarý ve hazine-i ebediye

‘‘

‘‘

DÖRDÜNCÜ SÖZ

YORUMLUYORUM

Cüneyd-i Baðdâdî’ye (k.s.) sorarlar, “Ýhlâs ile sýdk arasýnda fark var mýdýr?” “- Evet, ikisi arasýndaki fark þöyledir: Sýdk iþin temelidir ve ilk olarak o bulunur. Ýhlâs ise, sonradan meydana gelir YASEMÝN YAÞAR ve sýdka tabidir. Ýhlâs amele girdikten sonra meydana gelir. Kula lâzým olacak asýl þey ihlâstýr.” yyasar@yeniasya.com.tr Sýdkýn mânevî hastalýklarý tedavi edici bir özelliði de vardýr. Kizb (yalan) mânevî hastalanmalarýn sebebi iken, sýdk ýdk ile ihlâs arasýnda çok önemli baðlantýlar vardýr. Özel- tedavi edicidir. Sýdký hayatýnýn her safhasýnda yaþamayanlar, sürekli gellikle sýdk, Risâle-i Nur satýrlarýnda, “Ýslâmiyetin üssü’l-esâgit ler yaþayanlar bulunduklarý toplumun içerisine tereddüt sý ve ulvî seciyelerinin rabýtasý ve hissiyât-ý ulviyesinin misa lar, þüphe atarlar. Böylelikle emniyet edilme özellikleri zacý” olarak tanýmlanmýþtýr (Hutbe-i Þamiye). Sýdk denditeh li ke ye düþer. Böyle insanlar hak sözler de söylese kulak ðinde, doðru söz, hakikate uygun beyan akla gelir. Fakat ve ril mez. Bugün nasihatta bulunan, iman, Kur’ân hizmeti sýdk kavramý doðru söylemekten biraz daha ya pan la rýn sözlerinin tesirsiz kalmasýnýn bir sebebi de derin bir kavram olup, doðru sözün yanýnda bu ol sa gerektir. doðru davranýþý da ihtivâ eder. Yani sýdk, Ý þin temeli, ahlâkýn esasý olan sýdký hayatýn her kaiçi ve dýþý bir, gizli, açýk her hâlini ayný re sin de yaþamaktýr. Çok küçük görülen meselelerde çizgide götüren, hayatýný doðrulara göda hi doð ruluðun peþini býrakmamak, dili yalana re planlayan gibi anlamlar içerir. hiç a lýþ týr mamak gerekir. Zira yalan, küfrün esasýSýdkýn bir ileri derecesi sadakattir. dýr. Ýn sa ný adým adým günahlara; günahlar þüpSadakat de, söz ve tavýrlardaki doðhe le re; þüp heler vesveselere ve mânevî hastalanrulukla beraber, duygu, düþünce, nima la ra, o ra dan da küfre kadar götürebilir. yette dahi doðru olmak, ulvî hislerin Ba sit ve önemsiz görülen meselelerde dahi etkisiyle hareket etmek, þartlarý ne son de re ce doðru olmak gerekir. ‘Küçücük bir olursa olsun, inandýðý hakikatten ya lan dan ne çýkar?’ gibi bir düþünce, felâketin sapmamak gibi anlamlar içerir. as lýn da bü yük bir baþlangýcýdýr. Ýnsan kalbinSadakat kavramý içerisinde ihlâs den doð ru luk u zaklaþýp yalan kuvvet buldukvardýr. Yani artýk doðruluk tabiatýça, kalp te ni fak yer leþmeye baþlar. nýn bir parçasý hâline gelmiþ, inÖ te yan dan ya la nýn kendisi bir kýlýf olduðu sanlarla olan muâmelâtlarýnda hep gi bi, ba zen in san ya lana da bir kýlýf giydirir. dürüst davranan, bütün söz ve davZým nî ya lan de di ði miz bu yalanlar, abartma, ranýþlarýnda doðruluktan ayrýlmayan ma ze ret ü ret me, ta riz gi bi kýlýflara bürünürler. vefalý ve samimî bir insan olmak deMe se lâ, in san la rý þev ke ve gayrete getirmek mektir. Özü sözü bir tabiri, sadýk inmak sa dýy la ya pý lan bir hiz me ti, bir iken iki söylesanlar için kullanýlýr. Ayrýca peygammek gi bi a bart ma lar, tam ter si bir etki yaparak, inberlerin vasýflarýndan da biridir. san la rý bý ra kýn þev ke ge tir me yi, þüp helerini arttýran bir Güzel ahlâkýn kapýsý, ulvi seciyelerin raso nuç ve re cek tir. Bir þe yi mü ba lâ ða et mek, aslýnda örtübýtasý sýdkla mümkündür. Bir insanýn güzel lü o la rak o þe yi zem met mek (kö tü le mek) mânâsýna gelir. ahlâkla vasýflanmasý sýdk temelinde gerçekleþir. Hâ sý lý, in san hem þah sî ha ya tý, hem sos yal hayatý mahveResûlullah’ýn (asm) peygamberlik tebliðindeki en belirden ya la na hiç baþ vur ma dan bir ha yat ya þa masý gerekir. gin vasfý sýdktýr. Kâfirler bile O'nun (asm) doðru olduðunÖ zel lik le de, i man, Kur’ân hiz me tin de bu lu nan larýn bu kodan þüphe duymamýþlardýr. Zaten âlimler, peygamberlik nu da çok da ha has sas ol ma la rý ge re ke cek tir. Çün kü dâvâ vasýflarýný sýralarken, öncelikli vasýflarý sýdk, ondan sonra ein san la rý, pey gam ber le rin yo lun da gi den ve pey gamberî manet ve sonra da teblið olarak saymýþlardýr. ah lâk la ah lâk la nan dýr. Ak si hal de, i man hiz met le rin de muBir insanýn sözlerindeki, nasihatlarýndaki, tebliðindeki vaf fa ki yet siz lik to ka dý ný yi ye cek ve ih lâs ha ki ka ti ni boz duktesiratý arttýran þey, ilk olarak doðru sözlü olmasý, sonra la rý i çin de za ten az o lan a mel ler bü tün bü tün el den çý kagüvenilir ve itimat edilir olmasýdýr. cak týr. “E vet, yol i ki dir; ya doð ru söy le ne cek, ya sü kût e di leBediüzzaman, ‘Ýslâmiyetin esasý sýdktýr. Ýmanýn hassasý cek” (Hut be-i Þa mi ye) . Ü çün cü bir yol a çýk de ðil dir. sýdktýr. Bütün kemâlâta îsâl edici (ulaþtýrýcý) sýdktýr. Ahlâk-ý Þu gürültülü, eylemli, vurdulu kýrdýlý geçirilen dönem, âliyenin (yüksek ahlâkýn) hayatý sýdktýr. Terakkiyatýn (ilerya lanýn kol gezdiði, sýdkýn gizlendiði bir dönem olsa gelemenin) mihveri (ekseni) sýdktýr” demiþtir. Bediüzzarek. Zira yalan ve gösteriþler gürültülü, hakikat ve samiman’ýn sýdk tarifi, esasýnda sadakati, o da esasýnda ihlâsý mi yet sessizdir. barýndýrmaktadýr.

S

N

LÜGATÇE:

mübâyaa: Satýn alma. musaddak: Tasdik olunmuþ, doðrulanan. hilâf-ý akýl ve hikmet: Akla ve hikmete aykýrý.

âkýl: Akýllý. mü te fâ vit: Çe þit li, farklý. ibkâ: Bâkileþtirmek. Devamlý etmek.

Dine hizmette en önemli unsur hangisidir?

ÝSTÝKAMET HÜSEYÝN GÜLTEKÝN GSM: 0505 284 32 40

“Namaz dinin direðidir.” (Hadîsi þerif: Keþfü’lHafâ, 2:3) a maz ne ka dar kýy met tar ve mü him, hem ne kadar ucuz ve az bir masraf ile kazanýlýr, hem namazsýz adam ne kadar divâne ve zararlý olduðunu iki kere iki dört eder derecesinde kat’î anlamak istersen, þu temsilî hikâyeciðe bak, gör: Bir zaman, bir büyük hâkim, iki hizmetkârýný, herbirisine yirmi dört altýn verip, iki ay uzaklýkta, has ve güzel bir çiftliðine ikâmet etmek için gönderiyor. Ve onlara emreder ki: “Þu para ile yol ve bilet masrafý yapýnýz. Hem oradaki meskeninize lâzým bâzý þeyleri mübâyaa ediniz. Bir günlük mesafede bir istasyon vardýr; hem araba, hem gemi, hem þimendifer, hem tayyâre bulunur. Sermâyeye göre binilir.” Ýki hizmetkâr ders aldýktan sonra giderler. Birisi bahtiyar idi ki, istasyona kadar bir parça para masraf eder. Fakat, o masraf içinde, efendisinin hoþuna gidecek öyle güzel bir ticaret elde eder ki, sermâyesi birden bine çýkar. Öteki hizmetkâr bedbaht, serseri olduðundan, istasyona kadar yirmi üç altýnýný sarf eder. Kumara mumara verip zâyi eder. Birtek altýný kalýr. Arkadaþý ona der: “Yahu, þu liraný bir bilete ver. Tâ, bu uzun yolda yayan ve aç kalmayasýn. Hem bizim efendimiz kerîmdir; belki merhamet eder, ettiðin kusuru affeder. Seni de tayyâreye bindirirler. Bir günde mahall-i ikametimize gideriz. Yoksa, iki aylýk bir çölde aç, yayan, yalnýz gitmeye mecbur olursun.” Acaba, þu adam inad edip, o tek lirasýný bir defîne anahtarý hükmünde olan bir bilete vermeyip, muvakkat bir lezzet için sefâhete sarf etse; gayet akýlsýz, zararlý, bedbaht olduðunu en akýlsýz adam dahi anlamaz mý? Ýþte ey namazsýz adam! Ve ey namazdan hoþlanmayan nefsim! O hâkim ise; Rabbimiz, Hâlýkýmýzdýr. O iki hizmetkâr yolcu ise; biri mütedeyyin, namazýný þevk ile kýlar; diðeri gâfil, namazsýz insanlardýr. O yirmi dört altýn ise, yirmi dört saat her gündeki ömürdür. O has çiftlik ise, Cennettir. O istasyon ise, kabirdir. O seyahat ise; kabre, haþre, ebede gidecek beþer yolculuðudur. Amele göre, takvâ kuvvetine göre o uzun yolu mütefâvit derecede kat’ ederler. Bir kýsým ehl-i takvâ, berk gibi, bin senelik yolu bir günde keser. Bir kýsmý da, hayal gibi, elli bin senelik bir mesafeyi bir günde kat’ eder. Kur’ân-ý Azîmüþþan þu hakikate iki âyetiyle iþaret eder. O bilet ise namazdýr. Birtek saat, beþ vakit namaza abdestle kâfi gelir. Acaba, yirmi üç saatini þu kýsacýk hayat-ý dünyeviyeye sarf eden ve o uzun hayat-ý ebediyeye birtek saatini sarf etmeyen ne kadar zarar eder, ne kadar nefsine zulmeder, ne kadar hilâf-ý akýl hareket eder! Zîrâ, bin adamýn iþtirak ettiði bir piyango kumarýna yarý malýný vermek, akýl kabul ederse -halbuki, kazanç ihtimâli binde birdirsonra yirmi dörtten bir malýný yüzde doksan dokuz ihtimâl ile kazancý musaddak bir hazîne-i ebediyeye vermemek, ne kadar hilâf-ý akýl ve hikmet hareket ettiðini, ne kadar akýldan uzak düþtüðünü kendini âkýl zanneden adam anlamaz mý? Halbuki, namazda ruhun ve kalbin ve aklýn büyük bir rahatý vardýr. Hem, cisme de o kadar aðýr bir iþ deðildir. Hem, namaz kýlanýn diðer mübah dünyevî amelleri, güzel bir niyet ile ibâdet hükmünü alýr. Bu sûrette bütün sermâye-i ömrünü âhirete mal edebilir. Fânî ömrünü bir cihette ibkâ eder. Sözler, Dördüncü Söz, s. 26

Hani, Ýbrahim ve Ýsmail, Kâbe’nin temelini yükseltirken, “Ey Rabbimiz” diye duâ ediyorlardý. “(...) Rabbimiz! Bizi herþeyiyle Sana teslim olmuþ kullar eyle. Neslimizden de Sana itaatkâr bir ümmet yarat.” Bakara Sûresi: 127-128 / Âyet-i Kerime Meâli

Gürültülü yalan, sessiz hakikat

. B ediuzzaman Said Nurs i

Bin adamýn iþtirak ettiði bir piyango kumarýna yarý malýný vermek, akýl kabul ederse—halbuki, kazanç ihtimâli binde birdir—sonra yirmi dörtten bir malýný yüzde doksan dokuz ihtimâl ile kazancý musaddak bir hazîne-i ebediyeye vermemek, ne kadar hilâf-ý akýl ve hikmet hareket ettiðini, ne kadar akýldan uzak düþtüðünü kendini âkýl zanneden adam anlamaz mý?

lahika@yeniasya.com.tr

Hastalar Risâlesi ÖMER ÖÇALAN

ir Pazar, sabah yürüyüþünden dönüþte ters bir hareketle ayaðým kýrýlmýþtý. Baþýma gelen bu olay, benim zâhirî bakýþýmla öyle zamansýz olmuþtu ki!.. Hâlbuki, o gün ben, hanýmýn aðabeyi kayýnbiraderimin hastâneye ziyâretine gidecektim. Bir gün önce konuþmuþtuk. Ameliyat olacaktý.. “Geçmiþ olsun, yarýn ziyâretine geleceðim, benden bir isteðin var mý?” diye sordum. “Sâdece seni bekliyorum” demiþti. Fakat ben de kendi derdim için baþka bir hastâneye yatmýþtým.. Haným bir bana, bir aðabeyine koþuyordu Temmuz ayýnýn sýcaðýnda.. Hastâneler de birbirine çok uzaktý.. Benim ameliyat bir hafta sonraydý.. O arada beni ameliyâta hazýrlýyorlardý.. Biri gelip kan alýyor, biri tansiyonumu ölçüyor.. Tahliller yapýlýyor.. Biri röntgen filmi çekilecek diyordu... Yattýðým odada altý hasta dahâ vardý. Onlarla tanýþmýþ, hâl hatýr soruþmuþtuk.. Hanýmdan birkaç kitap getirmesini istemiþtim. Birkaç kitapla berâber Risâle-i Nur Külliyâtý’ndan Hastalar Risâlesini de getirmiþti.. Hastalar Risâlesini dahâ önce çok defa okumuþtum, fakat bu sefer farklýydý.. Dok-

B

torlar, hemþireler benim maddî hastalýðýmýn tahlil ve tedâvisini yaparlarken Hastalar Risâlesi de mânevî hastalýðýmýn tedâvisini yapýyordu.. Her bir ‘Devâ’yý okurken, baþýma gelen bu hastalýktan neredeyse memnun olmaya baþlamýþtým. Çünkü, okuduðum her bir Devâ, baþýmýza gelen musîbetlerin hakîkat noktasýnda musîbet olmadýðýný; zâhirî, görünen yüzünün arkasýnda Rabbimizin sonsuz hikmetlerinin bulunduðunu ihtar ediyordu. Bu risâleyi, hastalýðý yaþayarak okuduðum için bu hakîkatler bütün zerrelerime kadar iþliyordu… Nur Talebesi kardeþlerimiz sýk sýk ziyârete geldiler. Hattâ odada yatan bâzý hastalar bizim dünyâ yönünden önemli bir durumda olduðumuzu sanmýþlar.. Hastalardan, ayaðý iki yerinden kýrýlmýþ emekli öðretmen bana seslenerek, “Þu Said Nursî’nin yazdýðý kitabý biraz da biz okuyalým” demiþ, ben de vermiþtim.. Bir müddet sonra, “Said Nursî, bu kitapta hastalýðý sevdirmeye çalýþýyor, böyle olur mu?” diye, hafiften îtirâzýný yapmýþtý.. Ben de, “Hocam, baþka çâren var mý? Hastalýða kýzsan, kendini strese sokmaktan baþka bir iþe yaramadýðý gibi hastalýðýnýn ýztýrâbýný arttýrýrsýn” dedim. Biraz sohbetten sonra, “Sizinki doðru. Buraya senin ziyâretine gelen bu insanlarla aranýzda mânevî bir bað olduðu anlaþýlýyor. Bu sýcakta, ‘kapattýðýn’ hanýmýn etrâfýnda pervâne oluyor.. Hattâ burada baþkalarýna da yardým ediyor.. Biz hanýma sonsuz

hürriyet verdiðimiz hâlde daha yanýma bile gelmedi; ‘Ameliyâttan sonra yazlýða gel, biz yazlýktayýz’ dedi” diye biraz yakýnmýþtý. “Eskiden ben de namazýmý kýlardým.. O zamanlar benim çocuk küçüktü. Hasta olmuþtu. Babalýk þefkatiyle Allâh’a duâ etmiþtim. ‘Allâh’ým, bu çocuktaki hastalýðý bana ver’ demiþtim. Onun için bende ‘þeker’ dâhil birkaç hastalýk var. Sonra biz sola takýldýk.. Bugün hâlimiz gördüðün gibi..” demiþti. Neyse.. Hastalar Risâlesini hastânede kaç defa okuduðumu bilmiyorum.. Hastâneden çýkýp evde iki ay istirahât ettim. Hanýma, “Aðabeyine bugün berâber gidelim, ayaðýmýn üstüne biraz basabiliyorum, araba kullanabilirim” dedim. Hastâneye vardýk.. O bölümün doktoruna, “Þu hasta benim akrabam. Müsâade ederseniz ziyâret etmek istiyorum” dedim. Ziyâret ettim. Makineye baðlý.. Komada.. Odadan dýþarý çýktým.. Hemen, “Vefât etti” dediler.. Ýki ay önce, “Seni bekliyorum” demiþti ya, gerçekten beni bekliyormuþ. Hastalar Risâlesi bize, “Kazâya rýzâ, kadere teslim Ýslâm’ýn bir þiârýdýr” düstûrunu öðretti. Nûr’un hoþ olduðu gibi, nâr’ýn da hoþ olduðunu gösterdi. Yeni Asya gazetesi ve çalýþanlarýnýn; sâhil-i selâmet olan Dârüsselâm’a Ümmet-i Muhammed’i (asm) çýkaran bir Sefîne-i Rabbânî’de hademelik vazîfelerini bihakkýn yaptýðýna inanýyor, emeði geçen herkesi tebrik ediyor, “Yolunuz açýk olsun!” diyorum.

in-i mübine hizmet için neler gerekli? Hangi imkânlar, hangi unsurlar, hangi fýrsatlar olmalý ki, iman Kur’ân hizmetinde bulunalým? Kimimize göre maddî noktada fakir ve yoksula yardým edilebilir. Eleman yetiþtirmek için okullar, yurtlar açýlýr... v.s. Kimine göre de dine hizmet edebilmenin en etkili metodu kuvvetli bir medyadýr. Bol tirajlý gazete, kitap ve dergilerle, güçlü radyo ve tv kanallarýyla dinimizin hak ve hakikatlerini muhtaç insanlara kolayca iletebiliriz. Bazýlarýna göre de insanlarýn ilim tedrisinde bulunacaklarý, dayalý-döþeli, geniþ ve ferah mekânlar din-i mübine hizmet için önemli imkânlardýr. Dine hizmet için en önemli ve öncelikli imkân ve unsurun cevabýna geçmeden önce Hz. Ömer (ra) ile bazý Sahabe-i Kiram arasýnda geçen bir konuþmayý dinleyelim isterseniz: Bir ilim meclisinde Hz. Ömer (ra) orada bulunan sahabelere þöyle bir suâl soruyor: “Biliyorum ki sizler din-i mübine hizmet etmek istiyorsunuz. Bunun için Yüce Allah (cc) duanýzý kabul buyursa idi ne isterdiniz?” Hz. Ömer’in (ra) bu sualine; sahabelerden birisi, Allah’tan bir sandýk dolusu altýn isteyeceðini; bir diðeri, Allah’tan bir sahra dolusu koyun isteyeceðini; bir diðer sahabi de dine hizmet etmek için Allah’tan bir sandýk dolusu gümüþ isteyeceðini söylemiþ. Verilen bu cevaplarý sessizce dinleyen Hz. Ömer’e (ra) bir sahebe: “Ya Ömer, dine hizmet etmek için sen Allah’tan ne isterdin?” deyince, Hz. Ömer (ra): “Eðer Cenâb-ý Hak benim duâmý kabul edip de istediðimi verecek olsaydý, sizin gibi öyle sandýklar dolusu altýn veya gümüþ veya sahralar dolusu koyun filan istemezdim. Ben Allah’tan dine hizmet için adam isterdim, adam” diyor ve ekliyor: “Ebû Ubeyde gibi, Ebu Zer gibi, Muaz Ýbni Cebel gibi adamlar isterdim.” Evet, dine hizmet için, para da lâzým, servet de lâzým, kuvvetli bir medya da gerek; dayalý döþeli, geniþ mekânlar da lâzým... Ama illâ ki adam lâzým, adam... Kudsî dâvâya candan inanan ve onun yoluna baþ koyan adamlar lâzým... Hayatýný dâvâsýna vakfeden ve bu uðurda her türlü zorluðu, meþakkati göðüsleyerek, her çeþit fedakârlýðý göze alacak hizmet erleri lâzým. Bediüzzaman ve saff-ý evvel talebeleri gibi hayatýný dâvâsýna severek fedâ edecek hadimler gerek... Dine hizmet yolunda ehl-i himmet insanlar olmadýktan sonra dünya servetine sahip olsanýz, elinizde en güçlü radyo televizyon kanallarý bulunsa, geniþ ferah mekânlarýnýz bulunsa ne iþe yarar? Ve siz bunlarla dine ne gibi hizmetlerde bulunabilirsiniz? Yýllar önceden Bediüzzaman’ýn “Akdamar adasýnda on senede elli adam yetiþtirsem, Ýslâmý dünyaya hâkim kýlarým” iddialý ifadesinden de, dine hizmette “adam” unsurunun yerini baþka hiçbir þeyin tutamayacaðýný anlýyoruz. O da, týpký Hz. Ömer (ra) gibi, dine hizmet için, sandýklarla altýn, gümüþ veya baþka þeyleri deðil, “ehl-i himmet ve ehl-i hizmet insanlar” istiyor. Akdamar gibi küçücük bir adacýkta elli adamla Ýslâmiyeti dünyaya hâkim kýlacaðýný iddiâ ediyor. Akdamar adacýðýnda çeþitli manilerden dolayý bu iddiâsýný gerçekleþtirme imkânýný bulamayan Bediüzzaman, yýllar sonra Barla’da “Ýslâmý dünyaya hâkim kýlarým” iddiasýný gerçekleþtirdiðini görüyoruz. Onun Barla’da dine hizmet için maddî hiçbir imkâný olmadýðý gibi önüne sýradaðlar gibi setler, engeller konmuþtu malûm zihniyet tarafýndan. Ayrýca yalnýzdý, yaþlýydý, hastaydý o. Dine hizmet edebilmek için elini atacaðý, sýrtýný dayayacaðý dünyevî anlamda hiçbir þeyi yoktu onun. Maniler, engeller saymakla bitmeyecek kadar çoktu. Ama iþte onun, Hz. Ömer’in ifadesiyle “dine hizmet için adamlarý” vardý. Sayýlarý pek azdý ama onlar inandýklarý bu ulvî dâvâ uðrunda, hayatlarýný dâvâlarýna feda edercesine Üstadlarýnýn etrafýnda kenetlenmiþlerdi. Ýþte Bediüzzaman bütün imkânsýzlýklara raðmen Barla’da sayýlarý iki elin parmaklarý kadar olan talebeleriyle iki odalý bir köy evinde tarihte belki de emsâli görülmemiþ bir biçimde cihad-ý maneviyeyi baþlatmýþ ve Ýslâmýn hak ve hakikatlerini dünyanýn dört bir yanýna duyurma baþarýsýný göstermiþtir.

D

SiyahMaviKýrmýzýSarý


3

YENÝASYA / 20 ARALIK 2009 PAZAR

HA­BER Yeni Asya Gazetecilik Matbaacýlýk ve Yayýncýlýk Sanayi ve Ticaret A.Þ. adýna imtiyaz sahibi

Yazý Ýþleri Müdürü Mustafa DÖKÜLER

Mehmet KUTLULAR

Ýstihbarat Þefi Umut YAVUZ

Genel Müdür

Recep TAÞCI Genel Yayýn Müdürü

Yayýn Koordinatörü

Kâzým GÜLEÇYÜZ

Abdullah ERAÇIKBAÞ

Spor Editörü Erol DOYRAN

Haber Müdürü Faruk ÇAKIR Ankara Temsilcisi Mehmet KARA Reklam Koordinatörü Mesut ÇOBAN

Görsel Yönetmen: Ýbrahim ÖZDABAK

Yeni Asya basýn meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir.

Merkez: Gülbahar Cd., Günay Sk., No: 4 Güneþli 34212 Ýstanbul Tel: (0212) 655 88 59 Yazýiþleri fax: (0212) 515 67 62 Kitap satýþ fax: (0212) 651 92 09 Gazete daðýtým: Telefax (0212) 630 48 35 ÝlânReklam servisi fax: 515 24 81 Caðaloðlu: Cemal Nadir Sk., Nur Ýþhaný, No: 1/2, 34410 Ýstanbul. Tel: (0212) 513 09 41 ANKARA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Meþrutiyet Cad. Alibey Ap. No: 29/24, Bakanlýklar/ANKARA Tel: (312) 418 95 46, 418 14 96, Fax: 425 03 36 ALMANYA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Zeppelin Str. 25, 59229 Ahlen, Tel: 004923827668631, Fax: 004923827668632 KKTC TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Avni Efendi Sok., No: 13, Lefkoþa. Tel: 0 542 859 77 75 Baský: Yeni Asya Matbaacýlýk Daðýtým: Doðan Daðýtým Sat. ve Paz. A.Þ.

Yayýn Türü: Yaygýn süreli

ISSN 13017748

NAMAZ VAKÝTLERÝ Hicrî: 4 Muharrem 1431 Rumî: 7 K.Evvel 1425

Ýller Adana Ankara Antalya Balýkesir Bursa Diyarbakýr Elazýð Erzurum Eskiþehir Gaziantep Isparta

Ýmsak 5.13 5.27 5.31 5.46 5.42 4.54 4.59 4.53 5.36 5.04 5.33

Güneþ 6.41 6.59 6.59 7.18 7.15 6.24 6.30 6.25 7.08 6.33 7.02

Öðle 11.43 11.53 12.02 12.13 12.08 11.24 11.28 11.19 12.02 11.35 12.02

Ýkindi 14.11 14.13 14.30 14.34 14.27 13.49 13.51 13.39 14.23 14.03 14.28

Organik tarým göçü durdurdu

Akþam 16.34 16.35 16.52 16.56 16.49 16.11 16.13 16.01 16.45 16.25 16.51

Yatsý 17.55 18.00 18.13 18.20 18.15 17.34 17.36 17.26 18.10 17.46 18.13

Ýller Ýstanbul Ýzmir Kastamonu Kayseri Konya Samsun Þanlýurfa Trabzon Van Zonguldak Lefkoþa

Ýmsak 5.44 5.47 5.25 5.14 5.25 5.15 4.59 5.01 4.43 5.33 5.18

Güneþ 7.18 7.17 7.00 6.45 6.54 6.49 6.27 6.35 6.13 7.08 6.43

Öðle 12.09 12.16 11.49 11.43 11.54 11.39 11.29 11.26 11.11 11.57 11.51

Ýkindi 14.25 14.40 14.04 14.06 14.20 13.55 13.57 13.42 13.35 14.12 14.24

Akþam 16.47 17.02 16.27 16.28 16.42 16.17 16.19 16.04 15.57 16.34 16.46

Yatsý 18.14 18.25 17.54 17.51 18.04 17.44 17.41 17.31 17.20 18.02 18.05

TAHLÝL

Ýmanî devalar

DOÐU ANADOLU BÖLGESÝ'NDE ORGANÝK TARIMIN YAYGINLAÞMASIYLA BÝRLÝKTE KÖYDEN ÞEHRE GÖÇLER AZALIRKEN, BÖLGE ÇÝFTÇÝSÝNÝN CEBÝNE GELECEK YIL ORGANÝK TARIMDAN EN AZ 20 MÝLYON TL GÝRMESÝ BEKLENÝYOR. DOÐU A­na­do­lu­ Böl­ge­si’nde­ or­ga­nik­ ta­rý­mýn yay­gýn­laþ­ma­sýy­la­ bir­lik­te­ köy­den­ þeh­re­ göç­te a­zal­ma­ baþ­la­dý.­ Böl­ge­ çift­çi­si­nin­ ce­bi­ne­ ge­le­cek­yýl­or­ga­nik­ta­rým­dan­en­az­20­mil­yon­TL gi­r e­c ek.­ Mer­k e­z i­ Er­z u­r um’da­ bu­l u­n an­ ve Tür­ki­ye’nin­en­bü­yük­kýr­sal­kal­kýn­ma­prog­ra­mý­ný­tem­sil­e­den­ Do­ðu­A­na­do­lu­Ta­rým­sal­Ü­re­ci­ler­Bir­li­ði­(DA­TÜB),­or­ga­nik­ta­rým­da­böl­ge­ çift­çi­si­nin­ u­mu­du­ ol­du.­ Er­zu­rum,­ Er­zin­can,­Kars,­Að­rý,­Ar­da­han,­Muþ,­Yu­su­fe­li­ (Art­vin),­Ið­dýr,­Bin­göl­ve­Bay­burt’ta­ DA­TÜB ü­ye­si 3­bin­çift­çi,­200­bin­de­kar­a­lan­da­or­ga­nik­ta­rým­yap­ma­ya­baþ­la­dý.­ Bir­leþ­miþ­Mil­let­ler­Kal­kýn­ma­Prog­ra­mý­(UNDP)’ndan­12­ay­rý­pro­je­i­çin­3­mil­yon­TL­hi­be­a­lan­DA­TÜB,­ger­çek­leþ­tir­di­ði­ ya­tý­rým­lar­ i­le­ böl­ge­ çift­çi­si­nin­ or­ga­nik buð­day,­mer­ci­mek,­fa­sul­ye,­süt­ve­ar­pa­sý­ný­de­ðer­len­dir­me­ye­ baþ­la­dý.­ DA­TÜB,­ kur­du­ðu­ or­ga­nik­un­fab­ri­ka­sý­a­ra­cý­lý­ðý­i­le­de­ü­ret­ti­ði­u­nu yur­ti­çi­ve­yurt­dý­þý­na­sa­ta­rak­ö­nem­li­ge­lir­el­de et­ti.­E­mek­li­e­de­bi­yat­öð­ret­me­ni­Naz­mi­I­lý­ca­lý, Er­zu­rum­ve­böl­ge­il­le­rin­de­ki­650­çift­çi­yi­bir­a­ra­ya­ ge­ti­re­rek­ DA­TÜB’ü­ kur­du.­ Or­ga­nik­ ta­rým­ü­ze­ri­ne­çift­çi­le­re­e­ði­tim,­se­mi­ner­ler­ve­ren I­lý­ca­lý,­12­il­de­3­bin­or­tak­lý­ DA­TÜB i­le­Tür­ki­ye’nin­en­bü­yük­or­ga­nik­ta­rým­ü­re­te­ci­si­ko­nu­mu­na­ gel­di.­ Or­ga­nik­ ta­rým­ sa­ye­sin­de­ böl­ge köy­le­rin­den­þeh­re­gö­çün­dur­du­ðu­nu­be­lir­ten I­lý­ca­lý,­ ta­rým­sal­ ü­re­ti­min­ her­ ge­çen­ gün­ art­ma­sý­nýn­ve­ye­ni­ye­ni­or­tak­la­rýn­bir­li­ðe­ka­týl­dý­ðý­söy­lü­yor.­2­yýl­ön­ce­si­ne­ka­dar­köy­ler­den­gö­çün­ ya­þan­dý­ðý­ný­ an­la­tan­ I­lý­ca­lý,­ or­ga­nik­ ta­rý­mýn­ yay­gýn­laþ­ma­sý­ ve­ ü­rü­nün­ pa­ra­ et­me­siy­le bir­lik­te­ en­ az­ 3­ bin­ çift­çi­nin­ kö­yün­de,­ top­ra­ðýn­da­ka­la­rak­mil­lî­ü­re­ti­me­kat­ký­da­bu­lun­du­-

Organik Pazar Kartal’da bugün açýlýyor

Emekli edebiyat öðretmeni Nazmi Ilýcalý, Erzurum ve bölge illerindeki 650 çiftçiyi bir araya getirerek DATÜB’ü kurdu.

ðu­na­ dik­kat­ çek­ti.­ Or­ga­nik­ ta­rý­mýn­ böl­ge­de tut­tu­ðu­nu­ i­fa­de­ e­den­ I­lý­ca­lý,­ “Or­ga­nik­ ta­rým­la bir­lik­te­çift­çi­nin­ce­bi­ne­pa­ra­gir­me­ye­baþ­la­dý. Bu­se­ne­çift­çi­or­ga­nik­ta­rým­dan­15­mil­yon­TL ka­zan­dý.­ Ge­le­cek­ yýl­ i­çe­ri­sin­de­ en­ az­ 20­ mil­yon­TL­or­ga­nik­ta­rým­ü­re­ti­ci­si­nin­ce­bi­ne­gi­re­cek.­Bu­da­çift­çi­nin­ka­zan­ma­sý­na,­e­ko­no­mi­nin can­lan­ma­sý­na­ ve­ çift­çi­nin­ top­ra­ðý­ný­ terk­ et­mek­ye­ri­ne­top­ra­ðý­na­sa­hip­çý­kýp­o­nu­iþ­le­me­si­ne­ne­den­o­la­cak”­di­ye­ko­nuþ­tu.­I­lý­ca­lý,­ge­le­cek­yýl­i­çe­ri­sin­de­ku­ra­cak­la­rý­la­bo­ra­tu­var­lar­da or­ga­nik­ to­hum­ ü­re­te­cek­le­ri­ni­ ve­ bu­ sa­ye­de or­ga­nik­ ta­rým­ ya­pý­lan­ a­ra­zi­ mik­ta­rý­nýn­ en­ az

yüz­de­ 40­ ar­týþ­ gös­ter­me­si­ni­ bek­le­dik­le­ri­ni­ de söz­le­ri­ne­ ek­le­di.­ Ið­dýr­ Ýl­ Ta­rým­ Mü­dür­ Yar­dým­cý­sý­Ay­sel­A­ða­yar­da,­il­de­ki­ta­rým­sal­ü­re­ti­min­or­ga­nik­ya­pýl­dý­ðý­ný­ve­ser­ti­fi­ka­lý­ü­rün­i­çin son­yýl­lar­da­baþ­vu­ru­sa­yý­sýn­da­ar­týþ­ya­þan­dý­ðý­ný­ kay­det­ti.­ Að­rý­ Ýl­ Ta­rým­ Mü­dür­ Yar­dým­cý­sý Ze­ki­ Çe­lik­ i­se­ des­tek­ üc­ret­le­ri­ dolayýsýyla­ or­ga­nik­ta­rým­ü­re­ti­min­de­ve­e­ki­li­a­lan­sa­yý­sýn­da ön­ce­ki­yýl­la­ra­gö­re­pat­la­ma­ya­þan­dý­ðý­ný­vur­gu­la­dý.­ Ar­da­han­ Ýl­ Ta­rým­ Mü­dü­rü­ Fev­zi­ Ka­ra­koç­ i­se­ mer­ke­ze­ bað­lý­ 4­ köy­de­ Ýs­tan­bul­ Halk Ek­mek­Fab­ri­ka­sý­i­çin­or­ga­nik­buð­day­ü­re­til­di­ði­ni­di­le­ge­tir­di.­­Erzurum/ cihan

ÝS TAN BUL A na do lu ya ka sý nýn % 100 Ekolojik Pazar’ý, bugün Kartal Belediyesi ve Buðday Ekolojik Yaþamý Destekleme Derneði iþbirliðiyle açýlýyor. Bugün saat 11:00’de düzenlenecek programla açýlacak Kartal % 100 E ko lo jik Pa zar’da e ko lo jik sertifikalý meyve sebzelerin yaný sýra geniþ bir mamul ürün yelpazesi bulunacak. 200 adet stant kurulacak o lan Kar tal e ko lo jik pa zar da sertifikalý pamuk, makarna, ekmek, bak li yat, te miz lik mal ze me le ri, þampuan ve tekstil ürünleri çeþitlerden sadece birkaçý. Kartal ekolojik pazarý, Anadolu yakasý için sadece saðlýklý bir alýþ veriþ alaný deðil, sürdürülebilir hayat için bir çekim merkezi olarak tasarlanýyor. Pazar alanýna kurulu, içinde ýsýtma ve soðutma sistemleri bulunan çadýrda bütün yýl bo yun ca e ko lo jiy le il gi li sohbetler, sürdürülebilir hayat atölyeleri, san'at faaliyetleri, konserler gerçekleþecek. Ýstanbul /Yeni Asya

Bükköy’de acýnýn sessizliði n BURSA'NIN Mus­ta­fa­ke­mal­pa­þa­il­çe­sin­de,­19 iþ­çi­nin­vefat­et­ti­ði­gö­çü­ðün­mey­da­na­gel­di­ði­ma­den­o­ca­ðý­nýn­ya­kýn­la­rýn­da­ki­Bük­köy’de­a­cý­nýn­ve hüz­nün­ses­siz­li­ði­ha­kim.­Ka­dýn­la­rý­eþ­siz,­ço­cuk­la­rý­ye­tim­bý­ra­kan­gö­çü­ðün­ya­þan­dý­ðý­ma­den­de ce­na­ze­le­rin­çý­ka­rýl­ma­sýn­dan­bu­ya­na­de­rin­bir ses­siz­lik­ya­þa­nýr­ken,­ay­ný­ses­siz­lik­o­ca­ðýn­ya­kýn­la­rýn­da­ki­Bük­köy’de­da­ha­da­de­rin­den­his­se­di­li­yor.­Gö­çük­te­eþ­le­ri­ni,­ba­ba­la­rý­ný,­kar­deþ­le­ri­­ ölen köy­lü­ler,­ha­len­ya­þa­dýk­la­rý­dra­ma­i­nan­mak­ta güç­lük­çe­ki­yor.­Sa­kin­le­ri­nin­yo­ðun­a­cý­lar­ya­þa­dý­ðý­Bük­köy’ün­es­ki­muh­ta­rý­Sü­ley­man­Tun­ca,­gö­çük­o­la­yý­nýn­ar­dýn­dan­kim­se­nin­es­ki­si­gi­bi­ol­ma­dý­ðý­ný­söy­le­di.­Tun­ca,­þöy­le­ko­nuþ­tu:­‘’Ya­þa­nan o­la­yýn­ar­dýn­dan­kim­se­bir­þey­yap­mak­is­te­mi­yor. Kim­se­i­þe­git­mi­yor.­Ço­cuk­lar­o­ku­la­git­mek­is­te­mi­yor.­A­i­le­le­ri­zor­la­o­ku­la­gön­de­ri­yor.­Her­kes­a­cý­lý.­O­ra­da­ö­len­iþ­çi­le­rin­hep­si­bi­zim­ev­lât­la­rý­mýz­dý.­Köy­o­la­rak­hü­zün­lü­yüz,­yas­ta­yýz.­On­la­rýn yok­lu­ðu­nu­his­se­di­yo­ruz.­Ý­na­nýn­ye­mek­ye­me­miz,­kah­ve­de­ki­o­tu­ru­þu­muz­bi­le­de­ðiþ­ti.­Að­la­mak­lý­yýz.­Var­di­ya­sa­at­le­ri­gel­di­mi­göz­le­ri­miz on­la­rý­a­rý­yor.­Kim­se­ko­nuþ­maz­o­lu­yor.’’ Mustafakemalpaþa / aa

Diyanet, Web sayfasýnda Muharrem ayýna yer verdi n DÝYANET Ýþ­le­ri­Baþ­kan­lý­ðý,­in­ter­net­say­fa­sýn­da­Mu­har­rem­a­yý­na­yer­ver­di.­Baþ­kan­lý­ðýn­say­fa­sýn­da, ‘’Hz.­Pey­gam­ber’in­Çi­çe­ði­ve­Ko­pa­rýl­ma­sý:­Hz.­Hü­se­yin­ve­Ker­be­lâ’’,­‘’Ay­lar­Bi­ze­Hep Mu­har­rem­Ol­du’’­‘’Ýb­ret­ler­le­Do­lu­Bir­Yol­cu­luk Me­di­ne’ye­Hic­ret’’­ma­ka­le­le­ri­yer­a­lý­yor.­Din­Ýþ­le­ri­Yük­sek­Ku­ru­lu­Ü­ye­si­Doç.­Dr.­Ýl­yas­Ü­züm ta­ra­fýn­da­ka­le­me­a­lý­nan­ ‘’Hz.­Pey­gam­ber’in­Çi­çe­ði­ve­Ko­pa­rýl­ma­sý:­Hz.­Hü­se­yin­ve­Ker­be­lâ’’­i­sim­li­ma­ka­le­de,­Hz.­Mu­ham­med’in­to­run­la­rý­na duy­du­ðu­sev­gi­ye­ve­on­la­rý­ ‘’Ha­san­ve­Hü­se­yin, be­nim­dün­ya­da­kok­la­dý­ðým­i­ki­çi­çe­ðim­dir’’­di­ye ni­te­le­me­si­ne­yer­ve­ri­li­yor.­Ker­be­la­o­la­yý­nýn­ay­rýn­tý­la­rý­na­yer­ve­ri­len­ma­ka­le­de,­þun­lar­kay­de­di­li­yor:­‘’Hz.­Pey­gam­ber’in­na­di­de­çi­çe­ði­Ker­be­lâ’da­ko­pa­rýl­dý.­ O­ gün­den­ be­ri­ kalp­le­re­ kor düþ­tü.­Pey­gam­ber’i­se­ven,­Pey­gam­ber’i­sev­di­ði i­çin­ o­nun­ ehl-i­ bey­ti­ni­ se­ven,­ ‘’Al-i­ Mu­ham­med’’­ di­ye­rek­ on­la­ra­ duâ­ e­den­ bü­tün­ Müs­lü­man­lar­ ü­zül­dü.­ Hü­se­yin­ sev­gi­nin,­ Ker­be­lâ­ da a­cý­nýn­a­dý­ol­du.­Han­gi­sos­yo-kül­tü­rel­dün­ya­ya men­sup­ o­lur­sa­ ol­sun­ bü­tün­ Müs­lü­man­lar­ iç­ten­lik­le­ Hz.­ Hü­se­yin’i­ sev­di­ler,­ Ker­be­lâ’da­ o­nun­ba­þý­na­ge­len­ler­den­ü­zün­tü­duy­du­lar.’’

Barajlar geçen yýla göre daha dolu BARAJLARDAKÝ doluluk oraný 18 Aralýk 2009’da alýnan verilere göre, Ýstanbul’da yüzde 89.3, Ankara’da yüzde 12.62, Ýzmir’de yüzde 28, Bursa’da yüzde 56.8 oldu. DSÝ yetkililerinden alýnan bilgiye göre, 1 Ekim-18 Aralýk 2009 tarihleri arasýnda Türkiye genelinde kümülatif yaðýþlar ortalamasý, uzun yýllar ortalamasýna göre yaklaþýk yüzde 18.9, 2008 yýlýna göre ise yüzde 77.7 arttý. Geçen yýl doluluk oraný yüzde 17 civarýnda olan 169 sulama maksatlý barajda bu yýlki doluluk oraný yüzde 32.4’e ulaþtý. Sulama barajlarýnda geçen yýla oranla yüzde 15.4 fazla su bulunuyor. Buna göre, doluluk oraný 63 barajda yüzde 50’nin üzerinde, 22 barajda yüzde 40-50 arasýnda, 26 barajda

yüzde 30-40 arasýnda, 58 barajda ise yüzde 30’un altýnda. Ýstanbul’da geçen yýl yüzde 27 civarýnda olan içme suyu saðlayan barajlardaki doluluk oraný yüzde 89.3’e çýkarken, Ankara’ya içme suyu saðlayan barajlardaki doluluk oraný yüzde 12.62. Ýzmir’de ise geçen yýl yüzde 4,4 düzeyindeki içme suyu saðlayan barajlardaki doluluk oraný yüzde 28’e yükseldi. Bursa’da önceki yýl yüzde 49 seviyesindeki barajlardaki doluluk oraný ise bu yýl yüzde 56,8 olarak gerçekleþti. Ýþletmedeki 55 enerji amaçlý barajda doluluk oraný yüzde 40,6. Geçen yýl ayný tarihte bu deðer yüzde 17,5 olup barajlarda geçen yýla göre yüzde 23,1 daha fazla su bulunuyor.

Saðlýk Bakanlýðý 6 bin sözleþmeli personel alacak SAÐLIK Ba­kan­lý­ðý,­ taþ­ra­ teþ­ki­lâ­týn­da­ gö­rev­len­dir­mek­ ü­ze­re­ a­ra­la­rýn­da­ diþ­ he­ki­mi­ ve ec­za­cý­la­rýn­ da­ bu­lun­du­ðu­ 6­ bin­ 98­ 4-B’li söz­leþ­me­li­per­so­nel­a­la­cak.­Sað­lýk­Ba­kan­lý­ðý yet­ki­li­le­rin­den­ a­lý­nan­ bil­gi­ye­ gö­re,­ 476­ diþ ta­bi­bi­i­le­310­ec­za­cý­nýn­a­ta­ma­sý­no­ter­hu­zu­run­da­ ku­r'a­ i­le­ ya­pý­la­cak.­ Bu­ gö­rev­ler­ i­çin baþ­vu­ru­lar,­ 21-25­ A­ra­lýk­ ta­rih­le­ri­ a­ra­sýn­da in­t er­n et­ or­t a­m ýn­d a­ www.ye­n ipbs.sag­lik.gov.tr­ ad­re­si­ne­ ya­pý­la­bi­le­cek.­ A­day­la­rýn, in­ter­net­ü­ze­rin­den­baþ­vu­ru­yap­týk­tan­son­ra form­la­rý­ný­im­za­la­yýp­no­te­re­o­nay­la­ta­rak,­en geç­31­A­ra­lýk­ta­ri­hi­ne­ka­dar­Sað­lýk­Ba­kan­lý­ðý

Ge­nel­ Ev­rak­ Þu­be­ Mü­dür­lü­ðü’nde­ o­la­cak þe­kil­de­APS­ve­ya­kar­go­i­le­gön­der­me­le­ri­ge­re­ki­yor.­ Ku­r'a­ çe­ki­mi­ 8­ O­cak­ 2010­ Cu­ma gü­nü­ ya­pý­la­cak.­ A­ta­ma­la­rý­ ÖSYM ta­ra­fýn­dan­ya­pý­la­cak­diþ­he­ki­mi­ve­ec­za­cý­la­rýn­ha­ri­cin­de­ki­5­bin­312­sað­lýk­per­so­ne­li­de­baþ­vu­ru­la­rý­ný­ da­ha­ son­ra­ du­yu­ru­la­cak­ ta­rih­ler­ a­ra­sýn­da­mer­ke­zin­in­ter­net­ad­re­si­ü­ze­rin­den ya­pa­cak.­Ku­r'a­i­le­a­lý­na­cak­per­so­nel­a­ra­sýn­da­ 14­ bi­yo­log,­ 184­ di­ye­tis­yen,­ 723­ e­be,­ 101 fiz­yo­te­ra­pist,­ bin­ 600­ hem­þi­re,­ 14­ bi­yo­log, 152­ psi­ko­log,­ 344­ a­cil­ týp­ tek­nis­ye­ni,­ 152 rad­yo­lo­ji­tek­nis­ye­ni­bu­lu­nu­yor.

Saðlýk Bakanlýðý'ndan alýnan bilgiye göre, 476 diþ tabibi ile 310 eczacýnýn atamasý noter huzurunda kur'a ile yapýlacak.

KÂZIM GÜLEÇYÜZ irtibat@yeniasya.com.tr

s­tad,­De­niz­li­hap­si­mek­tup­la­rýn­dan­bi­rin­de,­“Ben­bu­fe­cir­de­her­bi­ri­ni­ze­kar­þý­bir a­cý­mak­ his­set­tim.­ Bir­den,­ Has­ta­lar­ Ri­sa­le­si­ha­tý­ra­gel­di,­te­sel­lî­ver­di”­de­dik­ten­son­ra­“E­vet,­bu­mu­sî­bet­da­hi­iç­ti­maî­bir­ne­vi­has­ta­lýk­týr. O­ri­sa­le­de­ki­ek­ser­i­ma­nî­de­va­lar,­bun­da­da­var­dýr­lar”­di­ye­de­vam­e­di­yor­(Þu­â­lar,­s.­495). De­mek­ki,­bu­ri­sa­le­de­ki­i­ma­nî­de­va­lar,­bi­li­nen mad­dî­ has­ta­lýk­la­rýn­ dý­þýn­da,­ in­sa­ný­ sý­kýn­tý­ya­ so­kan­di­ðer­bi­lu­mum­hal­le­re­kar­þý­da­bu­na­lan­ruh­la­rý­fe­rah­la­ta­cak­te­sel­lî­me­saj­la­rý­ný­ih­ti­va­e­di­yor. O­nun­ i­çin,­ bu­ e­se­ri­ sa­de­ce­ grip,­ nez­le­ ve­ya baþ­ka­bir­has­ta­lýk­se­be­biy­le­ya­ta­ða­düþ­tü­ðü­müz­de­de­ðil,­þu­ve­ya­bu­se­bep­le­bu­nal­dý­ðý­mýz­her­an o­ku­ma­mýz­ge­re­ken­bir­ba­þu­cu­ki­ta­bý­o­la­rak­sü­rek­li­e­li­mi­zin­al­týn­da­bu­lun­dur­ma­mýz­ge­re­ki­yor. E­sa­sen,­Ri­sa­le-i­Nur’un­ta­ma­mý­bu­ni­te­lik­te. Ni­te­kim­ ça­ðýn­ ö­zel­lik­le­ri­ni­ sý­ra­lar­ken­ “has­ta, gad­dar­ve­bed­baht­a­sýr”­i­fa­de­le­ri­ni­kul­la­nan­Üs­tad­ (Kas­t a­m o­n u­ L.,­ s.­ 144) ,­ “Biz­ Kur’ân’dan mü’min­ler­i­çin­þi­fa­ve­rah­met­o­lan­þe­yi­in­di­ri­yo­ruz”­me­a­lin­de­ki­Ýs­ra­Sû­re­si­82.­â­ye­tin­tef­si­rin­de, Ri­sa­le-i­Nur’u­“bu­as­rýn­ma­ne­vî­ve­müt­hiþ­has­ta­lýk­la­rý­na­þi­fa”­o­la­rak­ni­te­li­yor­(Þu­â­lar,­s.­1084). “Kur’ân,­ i­man­ e­den­ler­ i­çin­ bir­ hi­da­yet­ reh­be­ri ve­ þi­fa­dýr”­ me­a­lin­de­ki­ Fus­si­let­ Sû­re­si­ 44.­ â­ye­tin tef­si­rin­de­de­“Þu­þi­fa­lý­â­yet­çok­za­man­dýr­be­nim dert­le­ri­min­þi­fa­sý­ve­i­lâ­cý­ol­du­ðu­gi­bi,­ec­za­ha­ne-i küb­ra-yý­Ý­lâ­hi­ye­o­lan­Kur’ân-ý­Ha­kî­min­tir­ya­kî­i­lâç­la­rýn­dan,­ Ri­sa­le-i­ Nur­ ec­za­la­rý­nýn­ ka­va­noz­la­rýn­dan­ a­la­rak­ bel­ki­ bin­ ma­ne­vî­ dert­le­ri­me­ bin kud­sî­ þi­fa­yý­ bul­dum­ ve­ Re­sa­i­li’n-Nur­ þa­kirt­le­ri da­hi­bul­du­lar”­(a.g.e.,­s.­1081) i­fa­de­le­ri­yer­a­lý­yor. As­lýn­da­ Ri­sa­le-i­ Nur’da­ki­ te­si­rin­ sýr­rý,­ i­çin­de­ki de­va­la­rý­ya­za­rýn­ön­ce­ken­di­nef­sin­de­tat­bik­e­dip, ye­ni­ta­bir­le­“test­ve­o­nay”­sü­re­cin­den­ge­çir­dik­ten son­ra­u­mu­mun­is­ti­fa­de­si­ne­sun­ma­sýn­da­sak­lý. Kül­li­yat­ta­ko­nu­nun­fark­lý­ve­de­rin­bo­yut­la­rý­na ý­þýk­tu­tan­bir­çok­ba­his­var.­On­lar­dan­bi­ri­de­þu: “Ya­zý­lan­e­ser­ler,­ri­sa­le­ler,­ek­se­ri­yet-i­mut­la­ka­sý,­ha­riç­ten­hiç­bir­se­bep­gel­me­ye­rek,­ru­hum­dan te­vel­lüd­e­den­ (do­ðan) bir­ih­ti­ya­ca­bi­na­en,­â­nî­ve def’î­ o­la­rak­ (bir­ an­da) ih­san­ e­dil­miþ.­ Son­ra­ ba­zý dost­la­rý­ma­ gös­ter­di­ðim­ va­kit­ de­miþ­ler:­ ‘Þu­ za­ma­nýn­ya­ra­la­rý­na­de­va­dýr.’­Ýn­ti­þar­et­tik­ten­(ya­yýl­dýk­tan)­ son­ra­ ek­ser­ kar­deþ­le­rim­den­ an­la­dým­ ki, tam­þu­za­man­da­ki­ih­ti­ya­ca­mu­va­fýk­ve­der­de­lâ­yýk­bir­i­lâç­hük­mü­ne­ge­çi­yor.”­(Mek­tu­bat,­s.­637) Bu­mâ­nâ­yý­ta­mam­la­yan­bir­di­ðer­i­fa­de: “Hu­su­san­ doð­ru­dan­ doð­ru­ya­ ih­ti­ya­ca­ bi­na­en ve­ ya­ra­la­rý­na­ de­va­en­ Kur’ân-ý­ Ha­kî­min­ es­ra­rýn­dan­(sýr­la­rýn­dan)­ma­ne­vî­i­lâç­lar­a­lýn­sa­ve­tec­rü­be e­dil­se,­ el­bet­te­ o­ u­lûm-u­ i­ma­ni­ye­ (i­man­ i­lim­le­ri) ve­ ed­vi­ye-i­ ru­ha­ni­ye­ (ru­ha­nî­ de­va­lar),­ ih­ti­ya­cý­ný his­se­den­le­re­ ve­ cid­dî­ ih­lâs­ i­le­ is­ti­mal­ e­den­le­re (kul­la­nan­la­ra) ye­ter,­kâ­fi­ge­lir.”­(a.g.e.,­s.­599) Ve­Üs­ta­dýn­saff-ý­ev­vel­ta­le­be­le­ri­i­çin­de­i­ki­ön­cü­ is­min,­ Hu­lû­si­ Bey­le­ Sab­ri­ E­fen­di­nin­ ör­nek va­sýf­la­rýn­dan­ söz­ e­der­ken­ vur­gu­la­dý­ðý­ þu­ hu­sus da­yi­ne­ay­ný­çer­çe­ve­de­dik­ka­ti­mi­zi­celb­e­di­yor: “Ben­ken­di­nef­sim­de­tec­rü­be­et­ti­ðim­ve­ec­za­ha­ne-i­ mu­kad­de­se-i­ Kur’â­ni­ye­den­ al­dý­ðým­ i­lâç­la­rý,­ on­lar­ da­ ken­di­ ya­ra­la­rý­ný­ his­se­dip­ o­ i­lâç­la­rý mer­hem­su­re­tin­de­tec­rü­be­e­di­yor­lar.­Ay­ný­his­si­ya­tým­la­mü­te­has­sis­o­lu­yor­lar.”­(Bar­la­L.,­s.­49) Bu­ i­fa­de­le­rin­ de­va­mýn­da­ da,­ söz­ ko­nu­su­ i­ki ön­cü­is­min­þah­sýn­da­tüm­Nur­Ta­le­be­le­ri­nin­ta­þý­ma­sý­ge­re­ken­çok­ö­nem­li­bir­va­sýf­vur­gu­la­ný­yor: “Ehl-i­i­ma­nýn­i­man­la­rý­ný­mu­ha­fa­za­et­mek­gay­re­ti,­en­yük­sek­de­re­ce­de­ta­þý­ma­la­rý­ve­ehl-i­i­ma­nýn­kal­bi­ne­ge­len­þü­be­hat­ve­ev­ham­dan­(þüp­he­ve ve­him­ler­den) hâ­sýl­o­lan­ya­ra­la­rý­te­da­vi­et­mek­iþ­ti­ya­ký,­yük­sek­bir­de­re­ce-i­þef­kat­te­his­set­me­le­ri.” Ýþ­te­ Ri­sa­le-i­ Nur­ hiz­me­ti­nin­ ö­zü,­ hu­lâ­sa­sý,­ ö­ze­ti­bu.­O­nun­i­çin,­bu­hiz­me­te­öm­rü­nü­vak­fet­miþ­ i­man­ ve­ ih­lâs­ kah­ra­man­la­rý,­ müþ­fik­ bi­rer he­kim­has­sa­si­ye­ti­i­le­in­san­la­ra­mu­ha­tap­o­lu­yor; ha­ya­týn­her­a­la­nýn­da­i­nanç­sýz­lýk­tan­kay­nak­la­nan has­ta­lýk­ ve­ ya­ra­la­rý­ te­da­vi­ e­de­cek­ i­ma­nî­ de­va­la­rý ye­ri­ne­ u­laþ­týr­ma­ i­de­a­liy­le,­ so­nu­ gel­me­yen­ bir ma­ne­vî­se­fer­ber­li­ði­i­lâ­ni­ha­ye­de­vam­et­ti­ri­yor­lar. Ne­sil­den­ne­si­le­ta­þý­nan­bir­bay­rak­ya­rý­þý­gi­bi.

Ü


4 HA­BER­LER

Gazze konvoyu Gaziantep’te n FÝLÝSTÝN halkýna destek amacýyla Ýngiltere’den yola çýkan ve Fransa, Ýtalya, Yunanistan’ý geçerek Türkiye’ye gelen ‘’Filistin’e Yol Açýk’’ uluslar arasý konvoyu, Gaziantep’e ulaþtý. “Viva Palestina” sloganýyla Ýngiltere’den yola çýkan ekip, Fransa, Ýtalya, Yunanistan, Ýstanbul, Ankara, Konya ve Adana’dan geçerek Gaziantep’e ulaþtý. Sýrada Suriye, Ürdün ve Mýsýr var. Son durak ise Gazze. Yorucu yolculuða katýlanlar, ulaþýlan her ilde spor salonlarýnda konaklýyor. Ýnsanlar yere serdikleri uyku tulumlarýnda sabahlýyor. 200 araçlýk konvoyda Türkiye’den, Ýngiltere’den, Amerika, Fransa ve Ýtalya’dan, her renk ve dilden insan var. Menzil ise tek: Gazze’ye ulaþmak ve ambargoyu delmek. Konvoy ekibinin bugün Suriye’de olmasý bekleniyor. Adana / MUSTAFA GÖKMEN

Kudüs Çadýrý’na büyük ilgi n SAADET Partisi tarafýndan Eyüp Meydaný’nda kurlan Kudüs Nöbeti Çadýrý’na vatandaþlar büyük ilgi gösteriyor. Filistin’i anlatan fotoðraf sergisinin de bulunduðu çadýrda her akþam önemli programlar yapýlýyor ve bu programlarda Filistin ve Kudüs’e ait önemli bilgiler katýlýmcýlarla paylaþýlýyor. Çadýr’da vatandaþlarýn Filistin ve Kudüs ile ilgili düþüncelerini yazdýðý bir defter de açýldý. Gazeteci-Yazar Mustafa Özcan, konuþmacý olarak katýldýðý programda, Filistin’in ve Kudüs’ün âdünyasý açýsýndan önemli bir yeri olduðunu dile getirdi. Kudüs’ün bugün Ýsrail zulmü altýnda kaldýðýný ve bu zulmün her geçen gün arttýðýný söyleyen Özcan, “Bu zulüm böyle devam etmez. Ýslâm dünyasý bu zulme daha fazla seyirci kalamaz. Ama ben bu konuda ümitliyim. Önümüzdeki yýllarda Kudüs yeniden Ýslâm Ümmeti tarafýndan geri alýnacaktýr” diye konuþtu. Ýstanbul / YENÝ ASYA

3 emniyet müdürü gözaltýna alýndý n ANTALYA merkezli 2 suç örgütüne yönelik operasyon kapsamýnda Antalya ve Kahramanmaraþ’ta görevli 2 emniyet müdür yardýmcýsý ile Ankara Emniyet Müdürlüðünde görevli bir þube müdürü de gözaltýna alýndý. Edinilen bilgiye göre, Antalya Emniyet Müdürlüðü Kaçakçýlýk ve Organize Suçlarla Mücadele Þube Müdürlüðünün yaklaþýk 2 yýldýr süren istihbarat ve takip çalýþmasý sonucu, Antalya, Ankara ve Ýstanbul’da düzenlenen eþ zamanlý operasyonlarla yakalanan 5’i kamu görevlisi, 1’kadýn 20 kiþinin sorgularý devam ederken, Antalya Emniyet Müdür Yardýmcýsý Ü.B. ile Kahramanmaraþ Emniyet Müdür Yardýmcýsý E.Ç. ve Ankara Emniyet Müdürlüðünde görevli Þube Müdürü H.A.T. de gözaltýna alýndý. Antalya’da görev yaptýktan sonra Kahramanmaraþ’a tayin olduðu belirtilen E.Ç. ile Þube Müdürü H.A.T’nin soruþturma için Antalya’ya getirilecekleri bildirildi. Antalya / aa

Sabih Kanadoðlu: Çaðýrýrlarsa gideceðiz n YARGITAY Onursal Cumhuriyet Baþsavcýsý Sabih Kanadoðlu, ‘’Ergenekon’’ soruþturmasýyla ilgili çaðrýlmasý durumunda ifade vermeye gideceðini belirterek, bunun dýþýnda bir þeyin olamayacaðýný söyledi. Kanadoðlu, Atatürkçü Düþünce Derneði (ADD) Çanakkale Þubesince düzenlenen ‘’Hukuk Devleti ve Yargý Baðýmsýzlýðý’’ konferansýna katýldý. Konferansýn ardýndan gazeteciler, Kanadoðlu’na, Ankara’daki evine, ‘’Ergenekon’’ soruþturmasýný yürüten Cumhuriyet Savcýlýðýnca bir tebligat gönderildiðini hatýrlatarak, ifadesine baþvurulmak üzere 22 Aralýk Salý günü Beþiktaþ’taki Ýstanbul Adliyesine çaðrýlmasýna iliþkin görüþlerini sordu. Kanadoðlu, ‘’Ben her þeyden önce yargýnýn en üst kademesine kadar hizmet etmiþ bir insaným. Çaðýrýrlarsa tabii ki gideceðiz, bunun dýþýnda bir þey olamaz’’ diye konuþtu. Çanakkale / aa

Tokat’taki operasyonlar sürüyor n TOKAT'IN Reþadiye ilçesinde 7 askerin þehit olduðu, 3 askerin yaralandýðý terörist saldýrýsýnýn ardýndan bölgede baþlatýlan operasyonlar devam ediyor. Alýnan bilgiye göre, Reþadiye, Koyulhisar ve çevresinde yürütülen operasyonlara, özel harekat timleri de katýlýyor. Sivas Emniyet Müdürlüðü Özel Harekat Þube Müdürlüðüne baðlý timler, Reþadiye’nin komþu ilçesi Koyulhisar kýrsalýnda arama-tarama faaliyeti yürütüyor. Faaliyetlerini ilçenin daðlýk ve yüksek kesimlerinde yürüten özel harekat timleri, zýrhlý araçlarla bölgeyi tarýyor. Teröristlerin yakalanmasý için Kelkit Vadisi’nde yürütülen operasyonel çalýþmalar, bütün hýzýyla sürüyor. Bu arada, Tokat’ýn Reþadiye ilçesi Sazak Köyü nüfusuna kayýtlý olup, Ýstanbul ve diðer illerde yaþayan vatandaþlar, Reþadiye Kaymakamý Cihangir Güler’i makamýnda ziyaret ederek 7 askerin þehit olduðu, 3 askerin yaralandýðý terörist saldýrý nedeniyle baþaðlýðý dileklerini iletti. Reþadiye / aa

Bulanýk’taki olaylý gösteriye 7 tutuklama n MUÞ'UN Bulanýk ilçesinde izinsiz gösteri yapan gruptan polise mukavemette bulunduðu iddiasýyla gözaltýna alýnan 18 göstericiden 7’si tutuklandý. Alýnan bilgiye göre, 15 Aralýkta 2 kiþinin öldüðü, 10 kiþinin yaralandýðý izinsiz gösteriyle ilgili yürütülen soruþturma kapsamýnda polise mukavemette bulunduklarý gerekçesiyle gözaltýna alýnan 18 kiþi, Cumhuriyet Savcýlýðý tarafýndan sorgulandý. Zanlýlardan 1’i savcýlýkça serbest býrakýlýrken, mahkemeye sevk edilen 7’si tutuklanarak Muþ E Tipi Cezaevine gönderildi. Göstericilerden 10’u da serbest býrakýldý. Muþ’un Bulanýk ilçesinde 15 Aralýkta, DTP’nin kapatýlmasýný bahane eden bir grubun gösterisinde Kemal Aycan ile Nejmi Oral, bir esnafýn ateþ açmasý sonucu ölen, 10 kiþi de yaralanmýþtý. Bu arada, Þanlýurfa’nýn Siverek ilçesinde izinsiz gösteri yaptýklarý iddiasýyla gözaltýna alýnan 24 kiþiden 9’u tutuklandý. Muþ / aa

YENÝASYA / 20 ARALIK 2009 PAZAR

HA­BER

Esnafýn zararý tanzim edilmeli TESK GENEL BAÞKANI PALANDÖKEN, GÖSTERÝ YÜRÜYÜÞLERÝ VE SOKAK HAREKETLERÝNDEN ÝÞ YERLERÝ ZARAR GÖREREK MAÐDUR OLAN ESNAF VE SANATKÂRLARIN ZARARININ TAZMÝN EDÝLMESÝNÝ ÝSTEDÝ. TÜRKÝYE Esnaf ve Sanatkârlarý Konfederasyonu (TESK) Genel Baþkaný Bendevi Palandöken, ‘’Gösteri yürüyüþleri ve sokak hareketlerinden iþ yerleri zarar görerek maðdur olan esnaf ve sanatkârlarýn zararý tazmin edilmeli’’ dedi. Diyarbakýr Dedeman Oteli’nde düzenlenen ‘’Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluþlarý Ýstiþare ve Deðerlendirme Toplantýsýnýn sonuç bildirgesini okuyan Genel Baþkan Palandöken, Doðu ve Güney Doðu Anadolu Bölgesinin içinde bulunduðu hassas durum,

esnaf ve sanatkârlarýn bu durumdan gördüðü zarar ve bu zararýn ortadan kaldýrýlmasýna yönelik çözüm önerilerinin tesbiti amacýyla 40 ilin esnaf temsilcilerinin katýlýmýyla istiþare toplantýsý yaptýklarýný belirtti. Palandöken, istikrar ve güven ortamý saðlanarak, sosyal ve ekonomik alt yapý yatýrýmlarý tamamlanarak, bölgede turizmin canlandýrýlmasýna yönelik tedbirlerin alýnmasý gerektiðini bildirerek, sözlerini þöyle sürdürdü: ‘’Ýnsan haklarý, hukukun üstünlüðü, katýlýmcý ve çoðulcu demokratik anlayýþýn bölge-

de hakim olmasýna yönelik devlet, sivil toplum kuruluþlarý ve meslek kuruluþlarý arasýndaki diyaloðun güçlendirilmesi ve çözümlerin parlamento çatýsý altýnda aranmalý, bölgede eðitim alt yapýsýnýn güçlendirilmesi yoluyla, okullaþma oranýnýn arttýrýlmasý, genel ve mesleki eðitimin geliþtirilmeli, bu çerçevede Millî Eðitim Bakanlýðýnca bölge için özel tedbirler alýnmalýdýr. Bölgeye olan bakýþ açýsýnýn deðiþtirilmesi amacýyla görsel ve yazýlý medyanýn, bölgede gerçekleþen sosyal faaliyetlere, uygulanan baþarýlý proje örneklerine, tamamlanan

ÇARE MECLÝSTE DEVLET BAKANI VE BAÞMÜZAKERECÝ BAÐIÞ, ‘’ÇARE SOKAKLARDA VE ÞÝDDETTE DEÐÝL, ÇARE MECLÝSTE VE REFORM SÜRECÝNDEDÝR’’ DEDÝ. DEVLET Bakaný ve Baþmüzakereci Egemen Ba ðýþ, Tür ki ye’nin þu an gel di ði nok ta nýn ‘’mükemmel’’ olmadýðýný ancak dönülüp bakýldýðýnda çok önemli adýmlar atýldýðýný ifade ederek, ‘’Bundan sonraki dönemde çare sokaklarda ve þiddette deðil, çare Mecliste ve reform sürecindedir’’ dedi. Konya’da Þeb-i Arus törenlerine katýlan ve 27 AB ülkesinin büyükelçileriyle bir araya gelen Baðýþ, Ankara’ya dönüþünde yaptýðý açýklamada, ‘’demokratik açýlýmýn sonu nereye varacak’’ diye kendisine sorulduðunu, kendisinin de Almanya, Hollanda, Ýspanya’da halklarýn ne hakký varsa, Türkiye’deki bütün vatandaþlarýn da etnik kökenine, dini inancýna, siyasi tercihine bakýlmaksýzýn ayný hakka sahip ol du ðu nu bil mek ge rek ti ði ni söy le di. ‘’De mokratik açýlýmýn gideceði nokta budur. Ne fazlasý ne eksiði’’ diyen Baðýþ, Türkiye’de bir dönem insanlarýn çocuklarýna istedikleri isimleri veremediðini belirterek, þunlarý söyledi: ‘’Türkiye’nin þu an geldiði nokta, ‘mükemmel’ demiyorum ama dönüp baktýðýmýzda çok önemli adýmlar attýk. Bundan sonraki dönemde çare sokaklarda ve þiddette deðil, çare Mecliste ve reform sürecindedir. AB sürecinde çok farklý düþünen, farklý endiþe ve beklentileri olanlarýn ortak bir paydada görüþebileceðini görüyoruz. O çerçevede ben bütün vatandaþlarýmýzýn çok ciddi bir duyarlýlýk içinde, bizi birbirimize düþürmeye çalýþanlarýn çabalarýna destek vermeyecekleri þekilde, birbirimizi daha iyi anlayýp empati kurabilmemiz için bu milli birlik ve beraberlik projesini çok önemsiyorum.’’ AB büyükelçilerinin de ‘’demokratik açýlým’’ projesini önemsediðini dile getirdiðini bildiren Baðýþ, Mevlana’nýn bundan yüzyýllar evvel ‘’ne olursan ol yine gel, niye bu kavga niye bu gürültü, biz birleþtiðimiz zaman engin deniz oluruz, tek baþýmýza bir tane’’ diyerek AB’nin felsefesini aslýnda çok önceden yazmýþ olduðunu kaydetti.Baðýþ, demokratik açýlýmýn bir birlik beraberlik projesi olduðunu, kimilerinin gösterdiði gibi ayrýþtýrma projesi olmadýðýný dile getirdi.

Gül’den Peres’in dâvetine evet n CUMHURBAÞKANI Abdullah Gül ile Ýsrail Cumhurbaþkaný Þimon Peres’in Danimarka’nýn baþkenti Kopenhag’da biraraya gelmelerinin ardýndan Ýsrail Cumhurbaþkanlýðý, görüþmenin olumlu ve dostça bir ortamda geçtiðini bildirdi. Ýsrail Cumhurbaþkanlýðý’ndan yapýlan açýklamada, ‘’Cumhurbaþkanlarýnýn, Türkiye ve Ýsrail arasýnda normal, olumlu ve istikrarlý iliþkilere dönülmesinde mutabýk olduklarý’’ vurgulanarak, Cumhurbaþkaný Gül’ün, Peres’in Ýsrail’e davetini kabul ettiði de belirtildi. Ýki cumhurbaþkanýnýn Ýsrail ile Filistinliler ve yaný sýra Ýsrail ile diðer Arap ülkeleri arasýndaki iliþkilerin geliþtirilmesi yollarýný da ele aldýklarý bildirildi. Cumhurbaþkaný Gül’ün, Türkiye’nin Ýsrail ile komþularý arasýndaki barýþta ilerleme saðlanabilmesi için ciddî çabalar göstermeye hazýr olduðunu dile getirdiði de kaydedildi. Toplantýnýn sonunda Peres’in, Türkiye’nin, Ortadoðu barýþýnýn geliþtirilmesine yönelik çabalarýndan dolayý Gül’e teþekkür ettiði, Gül’ü, resmen ziyaret etmesi için Ýsrail’e davet ettiði de ifade edildi. Ýsrail Cumhurbaþkanlýðý, Gül’ün de Peres’e, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluþ yýl dönümü sebebiyle gönderdiði samimi kutlamaya teþekkür edip, Peres’in Ýsrail davetini kabul ettiðini de bildirdi. Tel Aviv / aa

Davutoðlu:Türkiye’nin ekseni Anadolu topraklarý

“Bugünkü anayasa ile AB üyeliði hayal” BAÞMÜZAKERECÝ Baðýþ, parti kapatmayla ilgili AB standartlarýnda ve Venedik Kriterleri çerçevesinde hareket etme isteðinin halen mevcut olduðunu belirterek, Türkiye’nin artýk bu süreçleri yaþamamasý gerektiðini ifade etti. ‘’Bugünkü Anayasa ile AB’ye üye olmak hayaldir’’ diyen Baðýþ, Türkiye’nin AB standartlarýnda çaðdaþ, demokratik bir anayasaya kavuþmasý gerektiðini vurguladý. Mevlânâ’nýn 736. Vuslat yýl dönümünde CHP Genel Baþkaný Deniz Baykal ile yan yana semazenleri izlediðini hatýrlatan Baðýþ, Baykal’a, ‘’Sizin hazýrlayacaðýnýz bir anayasa taslaðý üzerinden gidelim ama gelin birlikte Türkiye’nin önünü açalým. 2010 seçimsiz bir yýl olacak. Sizin 2002 ve 2005 arasýnda ortaya koyduðunuz bir kararlýlýk vardý AB sürecinde. Türkiye’nin demokratik standartlarýnýn yükseltilmesinde öncü olmanýzý önemseriz’’ dediðini anlattý. Baðýþ, 2010’da Türkiye’ye yakýþýr bir anayasa ve reformlara kavuþmayý umut ettiðini dile getirdi. Ankara / aa

Konuþmaktan deðil, terörden korkun ÝÇÝÞLERÝ BAKANI ATALAY, BUGÜNE KADAR YAPILAN ÝHMALLERÝ GÝDERMEYE ÇALIÞTIKLARINI BELÝRTEREK, "KONUÞMAKTAN KORKMAYIN, TERÖRDEN KORKUN, ÞÝDDETTEN KORKUN" DEDÝ. ÝÇÝÞLERÝ Bakaný Beþir Atalay, ‘’Türkiye’nin geleceði giderek daha da güçleniyor, korkmayýn. Konuþmaktan korkmayýn, terörden korkun, þiddetten korkun’’ dedi. Beþir Atalay, bakanlýðýnýn 2010 yýlý bütçesi üzerinde yaptýðý konuþmada, Ýçiþleri Bakanlýðý ile baðlý kuruluþlarý olan Emniyet Genel Müdürlüðü, Jandarma Genel Komutanlýðý ve Sahil Güvenlik Komutanlýðýnýn çalýþmalarý hakkýnda bilgi verdi. Atalay, terörle mücadelenin bütün boyutlarýyla ve kararlýlýkla devam ettiðini, konunun tüm boyutlarýyla deðerlendirilerek alýnmasý gereken tedbirlerin gözden geçirildiðini ve uygulamaya konulduðunu söyledi. Demokratik Açýlým projesine iliþkin eleþtirilere de deðinen Atalay, projenin Koordinatörlüðü görevini üstlendiði andan itibaren adýna ‘’Demokratik Açýlým Projesi’’ dediklerini, Milli Birlik ve Kardeþlik Projesinin açýlýmýn içeriði olduðunu söyledi. Açýlým konusunun Mecliste 2 gün görüþüldüðünü, ancak bazý milletvekillerin açýlýmýn içeriðiyle ilgili bilgisi olmadýðýna üzüldüðünü ifade eden Atalay, görüþ-

yatýrýmlara yayýnlarýnda daha fazla yer vermesi özendirilmelidir. Gösteri yürüyüþleri ve sokak hareketlerinden iþ yerleri zarar görerek maðdur olan esnaf ve sanatkarlarýn zararlarý tazmin edilmeli. Sorun bölgenin deðil ülkenin sorunu olduðundan, bu tedbirler ve düzenlemeler ivedilikle hayata geçirildiði taktirde, bölgede büyük bir rahatlama olacak, huzur ve güven saðlanacak, siyasî ve ekonomik istikrar güçlenecek, gerek bölgenin gerekse bölgede faaliyet gösteren mensuplarýmýzýn sorunlarý çözümlenmiþ olacaktýr.’’ Diyarbakýr / aa

Ýçiþleri Bakaný Beþir Atalay

melerin tutanaklarýnýn okunarak bilgi sahibi olunabileceðini ifade etti. Görüþmelerde konuþulanlarýn dýþýnda ‘’gizli kapaklý bir þey olmadýðýný’’ söyleyen Atalay, þunlarý kaydetti: ‘’Açýlýmda birinci amacýmýz, terörün tasfiyesidir; ikinci amacýmýz Türk demokrasisinin güçlendirilmesidir, derinleþtirilmesidir, geniþletilmesidir. Her düþünce kendisini özgür ortamda gerektiði kadar ifade edebilsin. Ama þiddetle, terör olmasýn. Þiddet-

le terörün olmadýðý kardeþlik içinde bir Türkiye’dir hedefimiz. Biz sürekli ‘kardeþlik, bütünlük’ diyoruz, ama ne hikmetse muhalefet ‘ayrýþma, bölünme’ diyor. Biz bugüne kadar bu açýlýmýn tek amacýnýn ülkede kardeþliði, birliði, bütünlüðü saðlamak olduðunu söylüyoruz. Ülkemizde kardeþlik zedelenir hale getirilmiþ; eðer bugün bu kardeþlik pekiþtiriliyorsa, gelecekte daha büyük sorunlarýn olmasýný önlemektir amaç. Zamanýnda bunlara el atýlmadýðý için, bu konularýn zamanýnda böyle derinleþtirilmesine çalýþýlmadýðý için bunlar derinleþti. Birileri ihmal etti. Biz, bugüne kadar yapýlan ihmalleri gidermeye çalýþýyoruz. Görevimizi yerine getirmeye çalýþýyoruz. Sorun odaklý deðil, çözüm odaklý. Biz bu ülkenin kronikleþmiþ, kimsenin el atmadýðý sorunlarýna el atýyoruz. Türkiye’nin geleceði giderek daha da güçleniyor, korkmayýn. Konuþmaktan korkmayýn, terörden korkun, þiddetten korkun. Konuþmaktan korkmayalým. AK Parti, ortak paydalarýn garantisidir. Türkiye’nin, milletimizin, tek devletin, tek bayraðýn garantisi AK Parti.’’ Ankara / aa

n DIÞÝÞLERÝ Bakaný Ahmet Davutoðlu, Türkiye’nin etkin bir politika takip etmesi durumunda, hep eksen tartýþmasý yapýldýðýný belirterek, ‘’Türkiye’nin ekseni Ankara ve Anadolu topraklarýdýr ve böyle olmaya devam edecektir’’ dedi. Davutoðlu, bakanlýðýnýn 2010 yýlý bütçesi üzerinde yaptýðý konuþmada, Türkiye’nin coðrafik olarak çok önemli bir yerde, Avrupa ve Asya’nýn ortasýnda, Afrika’ya da komþu olduðunu söyledi. Türkiye’nin çok güçlü tarihi birikimiyle, Çin sýnýrlarýndan Orta Asya’ya kadar uzanan bütün kuþaklarda akrabalýk baðlarýyla baðlý topluluklarla birlikte yaþadýðýný ifade eden Davutoðlu, Türkiye’nin ülkeler bazýnda üzerine düþeni yapmasý gerektiðini kaydetti. Davutoðlu, kriz odaklý deðil, vizyon odaklý bir yöntem uyguladýklarýný belirterek, þöyle konuþtu: ‘’Türkiye, AB’nin geleceðini belirleyecek en önemli ülkelerden biridir. Ortadoðu’nun geleceði bizim vizyonumuzla þekillenmeli. Kafkaslar’da, Balkanlar’da etkin bir vizyon sahibi olmalýyýz. Parçacý deðil, bütüncül bir yaklaþým benimsemek zorundayýz. Eksen tartýþmalarýnýn hangi dönemde çýktýðýna dikkat ediniz. Türkiye ne zaman etkin bir politika takip ederse böyle bir tartýþma baþlatýlmýþtýr. Türkiye’nin ekseni Ankara ve Anadolu topraklarýdýr ve böyle olmaya devam edecektir. Bütün diðer alanlar bu eksen etrafýnda þekillenecektir. Balkanlarda bulunduðumuz anda kulaðýmýz Afganistan’daydý, Afganistan’da bulunduðumuz anda kulaðýmýz Balkanlardaydý. Hiç bir bölgeyi ihmal edemeyiz. Bir an bile ihmal, ileride çok olumsuz sonuçlar doðurabilir.’’ Bakan Davutoðlu, AB üyeliðinin, Türkiye için stratejik bir hedef olduðunu belirtti. AB’nin Türkiye’nin büyüklüðünü farketmesi gerektiðine iþaret eden Davutoðlu, ‘’Türkiyesiz bir AB, içe kapanýk, ekonomik olarak statik, geleceði olmayan kýtasal bir güçtür’’ dedi. Ankara / aa

Dýþiþleri: Asurî anýtý talihsiz bir geliþme n DIÞÝÞLERÝ Bakanlýðý, Avustralya’nýn Sydney þehrinin Fairfield Bölgesi Belediye Meclisi’nin, Türkiye’ye yönelik suçlamalara atýfta bulunan bir Asurî anýtý dikilmesi kararýnýn iki ülke iliþkilerinin özüne ve dostluða yakýþmayan, talihsiz bir geliþme olduðunu bildirdi. Bakanlýk sözcüsü, bir soru üzerine, belediye meclisinin 15 Aralýk tarihinde yapýlan toplantýda kabul edilen ve bölgede, Türkiye’ye yönelik suçlamalara atýfta bulunan bir ‘’Asurî Soykýrýmý’’ anýtý dikilmesine izin verilmesine yönelik kararý esefle karþýladýklarýný söyledi. Sözcü, ‘’Tarihî gerçekleri saptýran, asýlsýz iddialara dayalý böyle bir müracaatýn kabul edilmiþ olmasý, her þeyin baþýnda, Çanakkale Savaþý’ndan bu yana, aralarýnda özel bir tarihi bað bulunan Türkiye ile Avustralya arasýndaki iliþkilerin özüne ve dostluða yakýþmayan, talihsiz bir geliþme teþkil etmiþtir. Asli görevi, sorumlu olduðu bölgede yaþayan insanlara hiçbir ayýrým yapmadan hizmet sunmak olan bir yerel yönetim organýnýn, görev ve yetki sahasýnda bulunmayan bir konuda böylesine anlamsýz bir karar almýþ olmasýný kýnýyoruz’’ dedi. Ankara / aa


5

YENÝASYA / 20 ARALIK 2009 PAZAR

HABER BAÞKENT YAZILARI

ANKARA

“Alevî açýlýmý”nýn akýbeti (2)

Akreditenin gerekçesi(!)

de Kur’ân ve hadislerin okunmasý, Ýslâm’ý anlatan ve öðreten mev’izelerin dýþýnda Ýlâhîlerin bile def, zil ve diðer çalgý âletleri eþliðinde seslendirilmesi uygun görülmemekte. Bunun içindir ki devletin Alevî vatandaþlarýn taleplerini karþýlamasý kadar tabiî bir þey olamaz. Kültürlerini yaþamalarýnda elbette koCEVHER ÝLHAN laylýklar saðlanmalý. Elbette Alevî vatandaþlacevher@yeniasya.com.tr rýn geleneklerini, göreneklerini sürdürmelerine maddî ve mânevî destek verilmeli. Bu hu sus ta Kül tür Ba kan lý ðý, bir kül tür erçek þu ki Alevilik Ýslâm’ýn içinde yer alýr, Müslümanlýktan ayrý bir mezhep kuruluþu olan cemevlerine maddî yardýmda ya da din deðildir. Alevilerin ibâdethâ- bulunabilir; dedelere, zâkirlere maaþ baðlayabilir… nesi de bütün Müslümanlar gibi camilerdir. DÝYANET, “CEMEVÝ - ÝBÂDETHÂNE” BASBugünkü vaziyetiyle namaz kýlmanýn câiz ol ma dý ðý ce mev le ri nin i bâ det ha ne o la rak KISINA GELMEMELÝ Ancak, Ýslâm an’anesine ve esaslarýna aygös te ril me si, A le vi li ðe ol du ðu ka dar, Ýs kýrý bir biçimde, cemevlerinin, Müslümanlýlâm’ýn ibâdethane anlayýþýna da aykýrý. Sazlý-sözlü ritüellerle semahýn yapýldýðý, ðýn bir cüz’ü olan Aleviliðin ibâdethanesi oçalgýlarýn çalýndýðý, Ýslâm fýkhýna ve ibâdet e- larak taðyirine kimsenin hakký yoktur… Eðer cemevleri çalgý âletlerinden, resimsaslarýna mugayir—güya—Hz Ali’yi tasvir eden resimlerden M. Kemal’in portresine ka- lerden arýndýrýlsa elbette her temiz yerde oldar fotoðraflarýn duvarlarýna asýldýðý, kadýn- duðu gibi burada da ibâdet edilebilir, namaz er kek ka rý þýk-kar ma o tu ru lan me kân lar, kýlýnabilir. Bu durumda cemevleri bir ibâdetMüslümanlarýn (Alevilerin) ibâdethanesi o- hane yani cami-mescit mânâsýna bürünür. Alevilere ait kültür evleri, vakýflar, dernekler lamaz. Zi ra bin dört yüz se ne dir bü tün Müs lü - elbette olur. Lâkin Müslümanlýkta mezheplere manlarýn tek bir ibâdethânesi var; ve o da mahsus mescitler-camiler yalnýz bir mezhebe mescitler ve camilerdir. Týpký Hýristiyanlarýn ait olmadýðýndan, cemevleri sadece “Alevilerin mescidi-camisi” gibi de düþünülemez. mâbedinin kilise, Yahudilerin sinagogu gibi. Diyanetin bütün Müslümanlarýn ortak ibâEsasen Ýslâm’da “ibâdet” kelimesinden zekât, oruç, hac gibi mâlî-bedenî ibâdetlerin det mekâný olan camiler statüsüne kabul edip, yaný sýra öncelikle “namaz” anlaþýlmakta; ve “din görevlisi” atamasý için, evvela cemevlerinamazýn kýlýndýðý mekânlara da “mescid” ya nin mescit-cami haline getirilmesi gerekir. da “cami” denilmekte. Mescidlerde, camiler- Aksi halde mevcut haliyle birer kültür merke-

G

zi mesâbesinde olan ve namaz kýlmanýn uygun olmadýðý bu mekânlarýn ibâdethane olarak vasýflandýrýlmasýnýn imkâný yoktur. Siyasî otoritenin Diyanet’i, cemevlerini ibâdet yeri olarak onaylama dayatmasý veya Ýslâmî kâidelere ve ibâdeti ifâ þartlarýna uymayan haliyle “cami” olarak kabule zorlamasý, telâfisi mümkün olmayan ciddî dinî inhiraflara, toplumsal tepkilere sebebiyet verir… AKP iktidarýnda devletin resmî ideolojisi “Atatürkçülük” ile “ilke ve inkýlâplarý”, din eði ti mi ve öð re ti mi ne per vâ sýz ca so kul du. “Ýnkýlâp Tarihi ve Atatürkçülük” kitabýndan “Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi” kitabýna kadar hemen hemen bütün kitaplarýn ön ya da iç kapaklarýna “Atatürk fotoðraflarý” konulmasýyla yetinilmedi. Din öðretimi, Atatürk’ün “söylevleri”yle dolu “okuma parçalarý”yla öðretilmeye yeltenildi. Millî Eðitim Bakanlarý, AKP döneminde ilk ve orta öðretimde “Atatürkçülüðün, Atatürk öðretisinin yüzde 40 artmasýyla” övündüler… ÞÝMDÝ DE “MEZHEBÎ TARTIÞMA VE ÇATIÞMA” MI? Yine AKP iktidarýnda özellikle “Atatürkçülük” konusundaki “baskýlar”a gelen Diyanet, “Atatürkçülüðün camilere sokulmasý”na öncülük etti. Diyanet Ýþleri Baþkaný, dinî bir öðreti ve vecîbeymiþ gibi, “Atatürk ilke ve inkýlâplarý camilerde öðretilecektir” dedi. Diyanet’in taþraya gönderdiði ve “bir tek kelimesinin bile deðiþtirilmemesi” uyarýsýnýn yapýldýðý Cuma hutbelerinde, millî bayram haftalarý ve “ulusal günler” bahanesiyle, reji-

mi dinden tecrid programýna oturtan ve nihayette “devrimler”le devletle dini temelden ayýran bir politikacý olan “Atatürk’e medhiyeler” dizildi. Diyanet, aracýlýðýyla dine, mâbede, din dýþý cereyanlar, bid’atlar sokuldu. Kur’ân, Sünnet ve icma ile farziyeti, tesettürün bir parçasý ve dinî bir vecîbe olduðu belirtilen baþörtüsü hakkýndaki Din Ýþleri Yüksek Kurulu’nun fetva-kararlarýna yeterince sahip çýkmayan Diyanet, hiç olmazsa bu konuda dayatmalara gelmemeli. Ýçine girdiði tutukluðu “cemevi tartýþmasý”nda sergilememeli. Ce mev le ri ne da ir gö rü þü nün ar ka sýn da durmalý. Gerçek Aleviliðin Ýslâm olduðunu delilleriyle ortaya koymalý; camilerin-mescitlerin Alevilerin de ibâdethanesi olduðunu topluma anlatmalý. Tamamen dinî olan bu meseleyi nâehillere býrakmamalý. Günübirlik konjonktürel kaygýlarla deðil, dinin naslarý ve esaslarýyla talepleri deðerlendirmeli. Yönetimlerin gündelik ve politik ranta dönük sathî ve siyasî mülâhazalarla kimi mahfillere ve bazý kesimlere þirin gözükme hesabýna giriþeceði yanlýþlara tâviz vermemeli. Þu ya da bu grubun ideolojisi, çýkarý veya propagandasý deðil, Ýslâm’ýn temel kaynaklarýndaki hür ve semavî tesbitleri esas almalý. Ve siyasî iktidar, “ açýlýþ” uðruna Diyanet’i Ýslâm’ýn rasih esaslarýna aykýrý fetvalara zorlamamalý. Yoksa netice, bu “açýlým”ýn da akametiyle kalmaz; tartýþmalarýn arenasýna, milletin tarihinde ve kültüründe rastlanmayan “etnik kimlik tartýþmasý ve çatýþmasý”na bir de “mezhebî mensubiyet tartýþmasý ve çatýþmasý” eklenir… Lütfen dikkat!

"Serbest dolaþým" yoksa "Ankara Anlaþmasý" var n TÜRKÝYE’NÝN AB ile 2005 yýlýnda baþladýðý müzakere süreci devam ederken, çok sayýda Türk vatandaþý Ankara Anlaþmasý aracýlýðýyla Birleþik Krallýk’ta (BK) eðitim görme, yeni bir iþ ve hayat kurma hayalini gerçeðe dönüþtürüyor. Londra’da bulunan ve Ankara Anlaþmasýyla ilgili çok sayýda dâvâyý kazanan Kuddus Avukatlýk Firmasý yetkililerine göre, 1963’te imzalanan Ankara Anlaþmasý (Avrupa Topluluðu Ortaklýk Antlaþmasý - ECAA) özellikle BK’de eðitim görmek ve çalýþmak isteyenler için önemli bir fýrsat olarak görülüyor. BK’de kendi iþini yapmak isteyenlere verilen ECAA vizesinden sadece Türk vatandaþlarý yararlanabiliyor. Vize alabilmek için, Birleþik Krallýk’ta kendi iþini yapmak konusunda kararlý, gerekli bilgi ve deneyime sahip olmak yeterli oluyor. Londra / aa

Türkiye-Suriye 3. demiryolu sýnýr kapýsý açýlýyor n TÜRKÝYE ile Suriye arasýnda 3. demiryolu sýnýr kapýsý, 22 Aralýkta düzenlenecek törenle açýlacak. TCDD’den yapýlan yazýlý açýklamaya göre, Türkiye-Suriye arasýndaki demiryolu aðýný güçlendirmeye yönelik 3. demiryolu sýnýr kapýsý, Çobanbey istasyonunda yapýlacak törenle hizmete girecek. Sýnýr kapýsýnýn açýlýþý, Ulaþtýrma Bakaný Binali Yýldýrým ile Suriye Ulaþtýrma Bakaný Yarob Süleyman Badr tarafýndan yapýlacak. Çobanbey demiryolu sýnýr kapýsý, Nusaybin ve Meydan-ý Ekbez’den sonra 3. demiryolu sýnýr kapýsý olarak yolcu ve yük taþýmacýlýðýnýn artmasýnda büyük önem taþýyor. Çobanbey 3. demiryolu sýnýr kapýsýnýn hizmete hazýr hale gelmesi için Gaziantep-KarkamýþÇobanbey arasýndaki 145 bin 410 metre uzunluðundaki demiryolu hattý yenilenerek iþletme hýzý 30 km/saatten 90-100 km/saate çýkarýldý. Çobanbey demiryolu sýnýr kapýsýnýn açýlmasýyla Güneydoðu illerinden Suriye ve Ortadoðu ülkelerine yýlda 1 milyon ton fazla yük taþýnmasý ve ihracat kapasitesinin de yüzde 125 artmasý hedefleniyor. Ankara / aa

Kumkapý'daki balýk hali Gürpýnar'a taþýnacak n KUMKAPI’DAKÝ Su Ürünleri Hali, þehrin geliþen ihtiyaçlarýna cevap veremediði gerekçesiyle Beylikdüzü’ne baðlý Gürpýnar Mahallesi’ne taþýnacak. Ýstanbul Büyükþehir Belediyesinin internet sitesinde yer alan habere göre, Gürpýnar’da 240 bin metre karelik alanda inþa edilecek modern balýk halinin planlarý, büyükþehir belediye meclisinde oy birliðiyle onaylandý. Bayýndýrlýk ve Ýskân Bakanlýðýnýn da onay verdiði yeni Su Ürünleri Hali, Gürpýnar sahilinde 240 bin metrekarelik dolgu alanda inþa edilecek ve dünyanýn en modern hallerinden biri olacak. Ýstanbul Büyükþehir Belediyesi, balýkçý barýnaðý, su ürünleri tesisi, mendirek, çekek yeri, iskele, yanaþma yeri, dalgakýran, kayýkhane, depo, otopark gibi yapý ve tesislerden olaþacak hal için proje ihalesine çýkacak. AB ülkelerine su ürünleri ihracatý yapabilecek teknik, hijyenik ve fiziksel yeterliliðe sahip olacak yeni halin, Türkiye’nin su ürünleri ihracatýný önemli ölçüde arttýrmasý hedefleniyor. Ýstanbul / aa

YÖK'ÜN DÜZENLEMESÝ GERÇEK ÇÖZÜM DEÐÝL - Kocaeli Ýmam Hatip Mezunlarý Derneði (KÝHMED) Baþkaný Zafer Sevil, katsayý konusunda YÖK'ün yaptýðý son düzenlemenin geçici olduðunu, gerçek çözüm olmadýðýný söyledi. Kocaeli Ýnanç Özgürlüðü Platformu 244. hafta basýn açýklamasý, Ýzmit Sabri Yalým Ýnsan Haklarý Parkýnda yapýldý. Platformu adýna basýn açýklamasýný okuyan KÝHMED Baþkaný Sevil, geçtiðimiz günlerde Danýþtay tarafýndan alýnan kararýn baþta imam hatip liseleri olmak üzere milyonlarca meslek lisesi mezununa kâbus dolu günler yaþattýðýný söyledi. Artýk bu kâbus bitmesini isteyen Sevil, þunlarý kaydetti: "Yýllardýr devam eden katsayý tartýþmasý yüz binlerce öðrenciyi maðdur etti. Biz Türkiye'de eðitimde fýrsat eþitliðinin mutlaka saðlanmasý gerektiðini düþünüyoruz. Bunun içindir ki; katsayý farkýnýn tamamen ortadan kaldýrýlmasýný ve bütün öðrencilerin eþit kulvarda sýnava girmesini istiyoruz. Mevcut þartlarda YÖK'ün iyi niyetli davrandýðýný ve bir çözüm üretmeye çalýþtýðýný düþünüyoruz. Ancak YÖK'ün yaptýðý bu son düzenleme de fýrsat eþitliðini saðlamýyor. YÖK, maðduriyetleri en aza indirmek adýna bir çözüme ulaþmak için böyle bir ara formül üretmiþ oldu. Bu formül sýnav takviminin sýkýþtýðý bir dönemde yüz binlerce öðrenciyi ve onlarýn velilerini rahatlatacaktýr. Fakat kesinlikle tam bir çözüm deðildir. Bizler tam bir çözüm istiyoruz." Kocaeli / Yeni Asya

Katsayý kaosu büyüyor EÐÝTÝM-BÝR-SEN, YÖK'ÜN KATSAYI DÜZENLEMESÝNÝ "ESKÝSÝNE GÖRE DAHA AZ ACI VEREN BÝR DOZDA UYGULAMAYA KONULAN BÝR KARAR" OLARAK DEÐERLENDÝRDÝ. EÐÝTÝM-BÝR-SEN, YÖK’ün katsayý adaletsizliði ile ilgili bulduðu çözümü, “eskisine göre daha az acý veren bir dozda uygulamaya konulan bir karar” olarak deðerlendirdi ve kararýn kabul edilemez olduðunu açýkladý. Sendikadan yapýlan açýklamada, üniversiteye giriþ sýnavýndaki adaletsiz katsayý uygulamasýný kaldýran YÖK düzenlemesinin Danýþtay 8. Dairesi tarafýndan yürütmesinin durdurulmasýnýn ardýndan Danýþtay Ýdarî Dâvâ Daireleri Kurulu’nun YÖK’ün yürütmenin durdurulmasýna itirazýný reddetmesiyle YÖK, yeni bir katsayý kararý açýkladýðý hatýrlatýldý. Açýklamada, þöyle denildi: “Danýþtay konuya, demokrasinin, hukukun, eðitimin evrensel ilkelerinin perspektifiyle deðil, tamamen ideolojik perspektifle yaklaþmakta ve akýllara zarar yorumlar yaparak, eðitime iliþkin bir uygulamanýn nasýl olmasý gerektiðini ortaya koyma yetkisini adeta kendinde görmektedir. YÖK, Danýþtay’ýn bu yaklaþýmý karþýsýnda, katsayý uygulamasýný eskisine göre daha az acý veren bir dozda yeniden uygulamaya koyan bir karar a-

çýklamýþtýr. Bu kararý kabul etmemiz mümkün deðildir. Bugüne kadar adaletsiz katsayý uygulamasýnýn tümden kaldýrýlmasý gerektiðini savunduk, yeni karar karþýsýnda da ilkesel bir duruþla ayný görüþümüzü muhafaza ediyoruz. Bugün daha az acý veren bir uygulamaya razý olmak, yarýn daha çok acý verecek bir uygulama kararýna açýlan kapýyý kabullenmek demektir” denildi.

“NE YAPALIM BUNA DA ÞÜKÜR DENÝLEMEZ” Eðitim-Bir-Sen’in açýklamasýnda, katsayý uygulamasýnýn zararlarý ortadayken, “eh ne yapalým, buna da þükür” demenin mümkün olmadýðýný belirtildi. Açýklamada, “Siyasi iradenin, milletin beklentileri doðrultusunda gerçekleþtirilen tüm uygulamalarý iptal ederek, sistemi sadece kendilerinin tesbit ettikleri ray üzerinde iþlemeye mecbur býrakan yargýyý, bir yargý reformuyla kendi alanýyla ilgili hale getirmesi gerekmektedir” ifadelerine yer verildi. Ankara / Fatih Karagöz

TÝMAV: YÖK ÝYÝ NIYETLÝ, AMA SORUN ÇÖZÜLMEDÝ TÜRKÝYE Ýmam Hatipliler Vakfý (TÝMAV) Genel Baþkaný Ecevit Öksüz ise YÖK’ün meslekî eðitimin önünün açýlmasý için yaptýðý son düzenlemenin iyi niyetli olduðunu, ancak sorunu tam anlamýyla çözmediðini söyledi. Öksüz, “Ancak, bu iyi niyetli bu yaklaþým imam hatip liselerinin ve meslek liselerinin yükseköðretime geçiþi ile ilgili problemi tamamen çözmüþtür denilemez. Dolayýsýyla bu kararla katsayý engeli kaldýrýlmamýþ, etkileri hafifletilmiþtir. Alýnan kararlar ve kamuoyunda konuyla ilgili sürekli devam eden yorum ve haberler, sýnava hazýrlanan meslek lisesi öðrencilerini ve imam hatip lisesi öðrencilerini sosyal ve psikolojik açýdan rahatsýz etmektedir” diye konuþtu. Konya / cihan

REKTÖR KÝRBAÞ: BÝNLERCE ÝNSAN HUZURSUZ OKAN Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sadýk Kýrbaþ, üniversite sýnavýnda katsayý ile ilgili yaþanan geliþmeleri ‘’talihsizlik’’ olarak nitelerken, ‘’Binlerce insan huzursuz. Önceki günkü açýklamalar yargýya taþýnabilir’’ dedi. Kýrbaþ, eðitimcilerle bir araya gelmek için Adana’da düzenledikleri programda katsayý konusunun uzun süre sürüncemede kalmasýnýn bir takým olumsuzluklara yol açtýðýný Kýrbaþ, önceki gün ÖSYM Baþkaný Ünal Yarýmaðan’ýn katsayý ile ilgili açýklamalarýnýn sorunu gidermediðini ifade ederek, þunlarý söyledi: ‘’Üniversite sýnavýnda katsayý ile ilgili talihsiz geliþme yaþanýyor. Kazanýlmýþ haklar var. Bu konu ile ilgili zorlamamak, inatlaþmamak gerekir. Binlerce insan huzursuz durumda. Her halükarda memnun kalmayan olacak. Oyunun kuralý sonradan belirlenmez, önceden belirlenmeliydi. Bu nedenle önceki günkü açýklama yargýya taþýnabilir. Ortamý sakinleþtirmek için herkesin üzerine düþeni yapmasý lazým, ama bu kuralýn önceden belirlenmesi gerekirdi.’’ Adana / aa

MEHMET KARA mkara@yeniasya.com.tr

aber alma hakký”ný engelleyen 28 Þubat’ýn icatlarýndan birisi olarak baþlatýlan, gazete ve televizyonlar arasýnda ayrýmcýlýk yapan akreditasyon uygulamasý yaygýnlaþýyor. Bazý gazetelerin yetkilileri toplantýlara alýnýrken, bazýlarýnýn alýnmamasý hem toplum, hem akredite uygulanan gazetenin okuyucusu, hem de diðer gazetecilerden ayýrt edilen gazete açýsýndan rahatsýz edici bir uygulama. Ahmet Necdet Sezer döneminde baþlatýlan, Genelkurmay Baþkanlýðýnýn uzun süredir uyguladýðý gazeteciler arasýndaki ayrýmcýlýk yani akreditasyon, þimdiki Cumhurbaþkaný ve Baþbakan tarafýndan da adý konulmasa da bir nev’î uygulanýyor. Þimdi akredite uygulayan bir lider daha çýktý. Geçtiðimiz Perþembe günü MHP Genel Baþkaný, yýl sonuna doðru her yýl geleneksel halde düzenlediði “kahvaltýlý sohbet toplantýsý”na Yeni Asya’nýn da içinde olduðu bazý gazete ve televizyonlarý davet etmedi. Yani akredite uyguladý. Sebebi de “MHP’yle ilgili haberlerde sübjektif davranmak” olarak ifade ediliyormuþ. Bu geçerli bir sebep olabilir mi? Kime veya neye göre sübjektif? Þimdiye kadar akredite uygulayan kurumlar niye böyle bir uygulama yaptýklarý konusunda geçerli bir sebep açýklayamadýlar. Burada da kýstas nedir? Ýktidarý destekleyen bir gazete olmak mý, tiraj mý? Hiçbirisi deðil. Çünkü davet edilmeyen gazeteler arasýnda bu kýstaslar çok farklý. Buradan akredite uygulayanlara þunu sormak hakkýmýzdýr diye düþünüyoruz. En azýndan açýp özür dilemeyi düþünüyor musunuz? Veya niye çaðrýlmadýðýmýzý açýklamayý düþünüyor musunuz? Ýþin baþka boyutu daha var. Gazeteci örgütleri bu ayrýmcýlýða neden tepki göstermiyor? Daha önce akredite olmayýp da yeni akredite olanlar ayrýmcýlýðý neden unutuyorlar? Neden, birisi çýkýp da “Bu gazeteler niye davet edilmedi?” diye sormuyor. Böyle olmayýnca da önüne gelen kendine göre bir ölçü bulup gazeteciler arasýnda ayrýmcýlýk yapýyor. Bir kez daha gazeteler ve televizyonlar arasýnda akredite ayrýmý yapanlarýn bu haksýz ve ayrýmcý uygulamadan bir an önce vazgeçmesini bekliyoruz.

“H

ÇOCUKLAR NEYÝ SEYRETSÝN? Görüþmelerin baþlamasýndan da belli olduðu gibi Meclis Genel Kurulu’nda bütçe maratonu sert tartýþmalarla devam ediyor. Görüþmelerin baþladýðý gün özellikle Baþbakan Tayyip Erdoðan’ýn konuþmasýnda sert tartýþmalar yaþanmýþtý. Baþbakan ile anamuhalefet partisi baþkanýnýn karþýlýklý atýþmalarý, polemiðe girmeleri genelde alýþýk olunmayan ve ender rastlanan bir durum. Karþýlýklý sataþmayý ve diyaloglarý seven bir baþbakan portresi çizen Erdoðan, sadece Baykal’la sataþmakla kalmadý, Bahçeli’yi de sert bir þekilde eleþtirdi. Konuþmasýnýn bir yerinde, Bahçeli’ye dönerek, “Eskaza televizyonlarda bu konuþmalarý (Bahçeli’nin konuþmasý) gören, dinleyen çocuklarýmýzýn ruh saðlýðý noktasýnda endiþe taþýyorum. Aziz milletimizden, anne ve babalardan, çocuklarýný, Sayýn Bahçeli konuþurken televizyondan uzak tutmalarýný hassasiyetle rica ediyorum” demiþti. Bahçeli ona cevap verdi: “Kendisi bizi izlemiyor anlaþýlan… Çocuklar bizden niye korksun. Ben kalkýp desem ki, ‘Sayýn Baþbakan’ý çocuklara tavsiye ediyorum. Devamlý seyretsinler’, bir de örnek göstermiþ olsam cevap ne olur? Walt Disney filmlerini mi seyretsinler, o anlama gelen bir mutluluk mu hissedecek çocuklar. Öyle þey olur mu? Ben de tavsiye ediyorum. Çocuklarýn sayýn Baþbakan’ý seyretmelerinde yarar var. En azýndan Walt Disney filmlerini seyreder kadar neþelenecekleri kanaatindeyim…” Bizim de tavsiyemiz çocuklarýmýzý televizyondan uzak tutmanýz. Çünkü, mafya dizileri, müstehcen dizileri çocuklarýmýzýn ahlâklarýný ve psikolojilerini yeterince bozuyor. Bir de siyasetçiler arasýndaki bu tür kavgalar da gerginliklere sebep oluyor. ‘GEZEN TÝLKÝ, YATAN ASLANDAN KÂRLIDIR!’ Yine bütçe görüþmelerinden bir not aktaralým. Baþbakan Yardýmcýsý Cemil Çiçek, Baþbakanlýk bütçesinde konuþurken “Gezen tilki, yatan aslandan kârlýdýr” diye bir cümle kullandý. Peki bunu ne için kullandý? Anlatalým: Sadece AKP iktidarý döneminde deðil, önceki dönemlerde de Baþbakanlýða alýnan uçaklarýn eleþtiri konusu olduðunu söyleyen Çiçek, bir baþbakanýn uçak almasýnýn eleþtiri konusu olmamasý gerektiðini, eðer bir Baþbakanýn, bu uçaðý devlet hizmeti dýþýnda kullanýyorsa bunun eleþtirilip, tepki gösterilebileceðini ifade etti. Gerisini Meclis tutanaklarýndan aktaralým: Oktay Vural (MHP Ýzmir): Ýlçe kongrelerine gidiyor Sayýn Bakan. Þenol Bal (MHP Ýzmir): Biraz da ülkede otursun da ülkeyi yönetsin! Cemil Çiçek: Ýþi niye böyle vulgarize ederek, avamileþtirerek veya böyle bir mecraya sokarak konuyu deðerlendirmeye çalýþýyoruz? Kemal Anadol (CHP Ýzmir): Sayýn Bakan, mitinge gitti, mitinge. C. Çiçek:…Bakýnýz, gezen tilki yatan aslandan kârlýdýr. Þimdi, yattýðýnýz yerde size hiç kimse bir þey getirmez; gezeceksiniz, gideceksiniz, konuþacaksýnýz, tartýþacaksýnýz. Mühim olan, ülkenizin bundan neler kazandýðýdýr… Bu atasözünde derin anlamlar var mý, bilemiyoruz, ama bu cevap muhalefeti tatmin etmeye yetmedi. Tartýþmalar sürüp gitti…


6

YENÝASYA / 20 ARALIK 2009 PAZAR

YURT HABER

ERZURUM’DA 500 YILLIK GELENEK

1001 hatim okuyorlar ERZURUM’DA 1500’lü­yýl­lar­da­baþ­la­dý­ðý­bi­li­nen­1001­ha­tim­o­ku­ma­ge­le­ne­ði­yüz­ler­ce­yýl­dýr­ak­sa­týl­ma­dan­sür­dü­rü­lü­yor.­Dö­ne­min­zen­gin­le­rin­den­ve­â­lim­ki­þi­li­ðiy­le­bi­li­nen­Pir­A­li­Ba­ba’nýn­‘’E­ðer­her­yýl­1001­ha­tim­o­kur­sa­nýz, Al­lah-ü­Teâ­lâ­bu­mem­le­ke­ti­hu­su­si­yet­le­zel­ze­le­den­ko­rur’’­di­ye­rek­baþ­lat­tý­ðý­bi­li­nen­ha­tim­ge­le­ne­ði­kap­sa­mýn­da,­bin­ler­ce­ki­þi­ca­mi­ler­de,­ev­ler­de­bir­lik­te­Kur’ân-ý­Ke­rim­o­ku­yor.­Ýl­Müf­tü­Ve­ki­li­Os­man­Ya­zý­cý,­Er­zu­rum’a has­o­lan­1001­ha­tim­o­ku­ma­ge­le­ne­ði­ne­hal­kýn­il­gi­si­nin her­yýl­bi­raz­da­ha­art­tý­ðý­ný­söy­le­di.­Ge­çen­yýl­5­bin­800­ki­þi­nin­ha­tim­o­ku­du­ðu­nu­be­lir­ten­Ya­zý­cý,­bu­yýl­ka­tý­lý­mýn da­ha­faz­la­ol­ma­sý­ný­bek­le­dik­le­ri­ni­i­fa­de­et­ti.­Bin­ler­ce­ki­þi­nin­15­A­ra­lýk’ta­Kur’ân-ý­Ke­rim-i­o­ku­ma­ya­baþ­la­dý­ðý­ný,­1 O­cak’ta­da­o­ku­nan­ha­tim­le­rin­du­a­sý­nýn­ya­pý­la­ca­ðý­ný­bil­di­ren­Ya­zý­cý,­þun­la­rý­söy­le­di:­‘’Yüz­ler­ce­yýl­ön­ce­ken­ti­mi­zin­ka­za­lar­dan,­be­lâ­lar­dan­ko­run­ma­sý,­bir­lik­ve­be­ra­ber­li­ðin­o­luþ­ma­sý­i­çin­baþ­la­tý­lan­Ku­r'ân’ý­hat­met­me­ge­le­ne­ði, o­gün­den­bu­gü­ne­sür­dü­rü­lü­yor.­Hal­ký­mýz­bu­nu­ar­zu­lu­yor­ve­her­yýl­ha­tim­o­ku­ma­et­kin­li­ði­ne­ka­tý­lým­yo­ðun­o­lu­yor.­Baþ­lan­gýç­ta­þe­hir­de­sa­de­ce­be­lir­li­ca­mi­ler­de­1001 ha­tim­o­ku­ma­et­kin­li­ði­ya­pýl­dý­ðý­bi­li­nir­ken,­nü­fu­sun­art­ma­sý,­ken­tin­bü­yü­me­si­ne­de­niy­le­þim­di­þeh­rin­ta­ma­mý­na ya­yýl­mýþ­du­rum­da.­Er­zu­rum’a­has­o­lan­bu­ge­le­ne­ðe­hal­kýn­il­gi­si­her­yýl­bi­raz­da­ha­ar­tý­yor.’’

GELENEK, BÝRLÝK VE BERABERLÝÐÝ PEKÝÞTÝRÝYOR Ya­zý­cý,­1001­ha­tim­o­ku­ma­ge­le­ne­ði­ne­her­ke­sin­ka­tý­la­bil­di­ði­ni­be­lir­te­rek,­þöy­le­de­vam­et­ti:­‘’Müf­tü­lü­ðün­or­ga­ni­zas­yo­nu­nu­yap­tý­ðý­ha­tim­o­ku­ma­et­kin­li­ðin­de­is­te­yen va­tan­daþ­la­ra­cüz­ler­da­ðý­tý­lý­yor.­Ka­dýn­lar­ev­ler­de,­er­kek­ler­de­ca­mi­ler­de­­dü­zen­le­nen­prog­ram­lar­da­ha­tim­o­ku­yor.­Da­ha­son­ra­ha­tim­o­ku­yan­her­kes­Müf­tü­lü­ðe bil­di­ri­yor.­Bütün­ha­tim­le­rin­duâ­sý­da­dü­zen­le­nen­bir prog­ram­da­ya­pý­lý­yor.­1­O­cak­ta­ri­hi­ne­ka­dar­bin­ler­ce ki­þi­Ku­r'ân-ý­Ke­rim-i­baþ­tan­so­na­o­ku­muþ­o­la­cak.­Ka­tý­lým­faz­la­o­la­ca­ðýn­dan­U­lu­Ca­mi’de­ya­pý­la­cak­ha­tim duâ­sý­mer­ke­zi­sis­tem­le­kent­mer­ke­zin­de­ki­tüm­ca­mi­le­ri­miz­de­ki­ce­ma­a­te­u­laþ­tý­rý­la­cak.­O­gün­bin­ler­ce­ki­þi hep­bir­lik­te­Al­lah’a­el­a­ça­cak,­du­a­e­de­cek.’’­­Bu­ge­le­ne­ðin­ge­le­cek­ne­sil­le­re­ak­ta­rýl­ma­sý­ge­rek­ti­ði­ni­i­fa­de­e­den Ya­zý­cý,­‘’Her­ne­ka­dar­baþ­lan­gýç­ta­ka­za­lar­dan,­be­lâ­lar­dan­þeh­rin­ko­run­ma­sý­i­çin­baþ­la­týl­mýþ­ol­sa­da­bu­ge­le­ne­ðin­bir­lik­ve­be­ra­ber­li­ðin­ko­run­ma­sý­ve­pe­kiþ­me­sin­de­bü­yük­kat­ký­sý­var’’­þek­lin­de­ko­nuþ­tu.­­Erzurum / aa

Türkiye, kar ve yaðmura teslim SOÐUK VE YAÐIÞLI HAVA TÜRKÝYE’YÝ ETKÝSÝNE ALIRKEN, ÝSTANBUL’A MEVSÝMÝN ÝLK KARI YAÐDI. DOÐU’DA KÖY YOLLARI KAR YAÐIÞINDAN KAPANIRKEN, ANTAKYA, MERSÝN VE ÝZMÝR’DE ÞÝDDETLÝ YAÐIÞ SEL BASKINLARINA SEBEP OLDU. Ýstanbul’a mevsimin ilk karý yaðdý Ýs­tan­bul’u­gün­ler­dir­et­ki­si­al­tý­na­a­lan­sa­ða­nak ya­ðýþ,­ön­ce­ki­ak­þam­ye­ri­ni­ka­ra­bý­rak­tý.­Bir­an­da bas­tý­ran­kar,­Ýs­tan­bul­lu­lar’ý­se­vin­dir­di.­Ýs­tan­bul’un yük­sek­ke­sim­le­ri,­ge­ce­ya­rý­sý­na­doð­ru­ha­va­nýn so­ðu­ma­sýy­la­baþ­la­yan­kar­ya­ðý­þý­dolayýsýyla­be­ya­za­bü­rün­dü.­Tak­sim’de­la­pa­la­pa­ya­ðan­kar­i­se va­tan­daþ­la­rý­se­vin­dir­di.­Ba­zý­va­tan­daþ­lar­i­se­ha­ya­týn­da­ilk­kez­kar­gör­dü­ðü­nü­söy­le­ye­rek­ka­rýn ta­dý­ný­çý­kar­dý.­Ö­zel­lik­le­Ýs­tan­bul’un­Ça­tal­ca,­Si­liv­ri,­Bü­yük­çek­me­ce­ve­Ba­þak­þe­hir­il­çe­le­rin­de yo­ðun­kar­ya­ðý­þý­ya­þan­dý.­Kar­ka­lýn­lý­ðý­ba­zý­yer­ler­de­5-10­san­ti­met­re­ye­ka­dar­u­laþ­tý.­

Caminin istinat duvarý çöktü Kâ­ðýt­ha­ne’de­a­þý­rý­ya­ðýþ­la­rýn­ar­dýn­dan­bir­ca­mi­nin­is­ti­nat­du­va­rý­çök­tü.­O­la­yýn­ge­ce­mey­da­na gel­me­si­sa­ye­sin­de­her­han­gi­bir­can­kay­bý­ve­ya­ra­lan­ma­ya­þan­ma­dý.­Kâ­ðýt­ha­ne­Sey­ran­te­pe Ma­hal­le­si­Kek­lik­So­kak’ta­50.­Yýl­Ca­mi­i’nin­4 met­re­yük­sek­li­ðin­de­ki­is­ti­nat­du­va­rý,­a­þý­rý­ya­ðýþ­lar­son­ra­sý­sa­at­01.00­sý­ra­la­rýn­da­çök­tü.­Çö­ken­du­va­rýn­ü­ze­ri­ne­dev­ril­di­ði­e­lek­trik­di­re­ði de­yo­la­düþ­tü.­Çök­me­sebebiy­le­i­ki­a­raç­ta­kü­çük­çap­ta­mad­dî­ha­sar­mey­da­na­gel­di.­O­lay­ye­ri­ne­ge­len­ TE­DAÞ e­kip­le­ri,­teh­li­ke­ye­sebep­o­len­e­lek­trik­di­re­ðin­de­ki­e­lek­tri­ði­kes­ti.­Çök­me sebebiy­le­so­kak­tra­fi­ðe­ka­pan­dý.­O­lay­da­her­han­gi­bir­can­kay­bý­ya­da­ya­ra­lan­ma­ol­ma­dý.

Antakya yaðmura teslim Ha­tay’ýn­mer­kez­il­çe­si­An­tak­ya’da­ön­ce­ki­ak­þam­sa­at­le­rin­de­baþ­la­yan­ve­sa­bah­sa­at­le­ri­ne­ka­dar­et­ki­li­o­lan­sa­ða­nak­ya­ðýþ­dolayýsýyla­bir­çok­e­vi su­bas­tý.­A­si­Neh­ri­göz­le­gö­rü­lür­þe­kil­de­yük­se­lir­ken­neh­ri­bes­le­yen­ve­An­tak­ya’nýn­bir­çok­ma­hal­le­si­ne­da­ðý­lan­de­re­le­rin­taþ­ma­ris­ki­sebebiy­le­be­le­di­ye­e­kip­le­ri­de­ne­tim­le­ri­ni­sýk­laþ­týr­dý.­An­tak­ya’ya gi­ri­þin­de­bu­lu­nan­ve­Hon­da­Kav­þa­ðý­o­la­rak­ad­lan­dý­rý­lan­kav­þak­ta­Ka­ra­yol­la­rý’nýn­yü­rüt­tü­ðü­üst ve­alt­ge­çit­ça­lýþ­ma­la­rýn­dan­do­la­yý­tek­þe­ri­de­in­di­ri­len­yol­da­i­se­ya­ðýþ­sebebiy­le­ka­zý­lan­yol­la­rýn­sü­rü­cü­le­re­ge­çit­ver­me­di­ði­öð­re­nil­di.­Ka­ra­yol­la­rý­e­kip­le­ri­ký­sa­sü­re­de­ya­ðan­ya­ðý­þýn­ar­dýn­dan­tý­ka­nan yo­lu­tra­fi­ðe­aç­tý.

BÝTLÝS’TE KÖY YOLLARI KAPANDI— Bitlis’te önceki gün baþlayan ve etkisini sürdüren kar yaðýþý sebebiyle 32 köy yolu ulaþýma kapandý. Gece baþlayan kar yaðýþý hayatý durma noktasýna getirirken, ulaþýmda da aksamalara sebep oldu. Bitlis Ýl Özel Ýdaresi yetkilileri, kapanan köy yollarýný yeniden ulaþýma açmak için çalýþmalarýn aralýksýz sürdüðünü ifade etti. Kar kalýnlýðý þehir merkezinde 20, yüksek kesimlerde 30 santimetreye ulaþtý. Hava sýcaklýðý ise hissedilir derecede düþtü. Vatandaþlar, sabahýn erken saatlerinde çatýlarýný ve evlerinin önünü temizledi. Trafiðe hazýrlýksýz çýkan sürücüler zor anlar yaþadý. Önü kapatýlan dere Taþucu’nda sele sebep oldu Mer­sin’in­Si­lif­ke­il­çe­si­ne­bað­lý­Ta­þu­cu­Bel­de­sin­de­et­ki­li­o­lan­yað­mur­sebebiy­le­Si­lif­ke-An­tal­ya Ka­ra­yo­lu­u­zun­sü­re­tra­fi­ðe­ka­pan­dý.­Ö­nü­ne­ka­ra­yo­lu­ya­pý­lan­de­re­nin­taþ­ma­sý­so­nu­cu­Ta­þu­cu mer­ke­zin­de­bir­çok­e­vi­su­bas­tý.­A­raç­lar­su­do­lan yol­lar­da­mah­sur­ka­lýr­ken,­An­tal­ya­Ka­ra­yo­lu­an­cak­yað­mu­run­dur­ma­sý­son­ra­sýn­da­tra­fi­ðe­a­çý­la­bil­di.­Gü­lüm­pa­þa­yý­Kö­yü­me­zar­lý­ðý,­Si­lif­ke-An­tal­ya­Ka­ra­yo­lu­i­le­bir­lik­te­su­lar­al­týn­da­kal­dý.­Sel­den do­la­yý­bir­çok­iþ­ye­ri­de­za­rar­gör­dü.­Ta­þu­cu’nda sel­bas­ký­ný­na,­de­re­nin­ö­nü­nün­ka­pa­týl­ma­sý­nýn sebep­ol­du­ðu­nu­di­le­ge­ti­ren­va­tan­daþ­lar,­“De­re­nin­ö­nü­ka­ra­yo­lu­i­le­ka­pa­týl­dý.­Bu­ne­den­le­taþ­tý. Su­yo­lu­nu­bu­lu­yor.­Or­ta­re­füj­a­çý­la­rak­su­yun­ak­-

ma­sý­sað­lan­dý.­Fa­kat­bir­çok­ev­ve­iþ­ye­ri­ni­su­bas­tý. A­raç­lar­su­lar­i­çin­de­kal­dý.”­de­di.­Ö­te­yan­dan­Gül­nar­il­çe­si­ve­köy­le­rin­de­de­yað­mur­et­ki­li­ol­du. Gül­nar-Kon­ya­ka­ra­yo­lun­da­Bo­za­ðaç­Kö­yü­Me­nek­þe­Ma­ða­ra­sý­mev­kii­ya­ký­nýn­da­2­o­to­mo­bil­ve mi­ni­büs­te­bu­lu­nan­7­ki­þi­sel­su­la­rýn­da­mah­sur kal­dý.­Va­tan­daþ­lar­jan­dar­ma­ta­ra­fýn­dan­kur­ta­rýl­dý.­

lik­ku­lü­be­si­ni­ye­rin­den­sök­tü.­Ku­lü­be­nin­i­çin­de­ki gü­ven­lik­gö­rev­li­si­ya­ra­la­nýr­ken,­böl­ge­de­ko­yun­la­rý­ný­ot­la­tan­ço­ban­Mus­ta­fa­Kö­se­(46)­ö­lü­bu­lun­du.­Kö­se’ye,­hor­tu­ma­ka­pý­lan­gü­ven­lik­ku­lü­be­si­nin­çarp­tý­ðý­tah­min­e­di­li­yor.­Bu­a­ra­da­Ýz­mir’de þid­det­li­lo­dos­sebebiy­le­yol­cu­ve­a­ra­ba­lý­va­pur­se­fer­le­ri­ip­tal­e­dil­di.­Kor­don’da­i­se­bü­yük­dal­ga­lar so­nu­cu­yol­ve­dük­kân­la­rý­su­bas­tý.­Lo­do­sun­et­ki­Ýzmir’de hortum ve þiddetli siy­le­ba­zý­dük­kân­la­rýn­ça­tý­sý­uç­tu.­Bü­yük­þe­hir­e­kip­le­ri­yol­lar­da­bi­ri­ken­su­yu­tah­li­ye­et­mek­i­çin yaðýþ: 1 ölü, 1 yaralý Ýz­mir’in­Me­ne­men­il­çe­sin­de­ki­Or­ga­ni­ze­De­ri yo­ðun­ça­ba­har­ca­dý.­Ya­ðýþ­sebebiy­le­tra­fik­te­ak­sa­Sa­na­yi­Böl­ge­si’nde­bir­sü­re­et­ki­li­o­lan­þid­det­li­rüz­- ma­lar­mey­da­na­gel­di.­Ya­ðýþ,­Ga­zi­e­mir,­Kar­þý­ya­ka gâr­hor­tu­ma­dö­nüþ­tü.­Hor­tum­sebebiy­le­böl­ge­de il­çe­le­rin­de­de­et­ki­li­ol­du.­Çok­sa­yý­da­ev­ve­iþ­yer­le­ko­yun­ot­la­tan­bir­ço­ban­vefat­et­ti,­1­ki­þi­de­ya­ra­- ri­nin­ze­min­kat­la­rý­ný­su­bas­tý.­Sert­e­sen­rüz­gâr lan­dý.­Hor­tum­da,­böl­ge­de­ki­ba­zý­bi­na­la­rýn­ça­tý­la­rý sebebiy­le­ba­zý­ça­tý­ve­ta­be­lâ­lar­uç­tu.­Ýstanbul / za­rar­gör­dü.­Hor­tum,­Vil­la­kent­Si­te­si’nin­gü­ven­- Bitlis / Hatay / Mersin / Ýzmir / aa / cihan

y seri ilânlar ELEMAN n MEMUR, ÇALIÞAN, emekli, esnaf, bay-bayan parttime-fulltime ciddi kiþiler aranýyor. Gsm: 0536 432 41 90 0545 849 87 37 n ACELE BEYLÝKDÜZÜ civarýndan, binek- kango doblo türü lpg veya dizel türü kendi aracýyla çalýþacak þoförler aranýyor. Tel: (0 532) 385 40 48 n TERMAL HASTANE ve termal tatil köyü projemize Vizyon ve Misyon Sahibi, dinamik, lider ruhlu Genç/emekli, bay/bayan danýþmanlar Tel: (0 507) 218 39 51 e-posta: hl_ozdogan@hotmail.com

ÝÞ ARIYORUM n VASIFSIZIM ÝÞ

arýyorum. (0539) 243 89 75 n ÝSTANBUL AVRUPA Yakasýnda sigortasý olan þoförlük iþi arýyorum. Gsm: (0 535) 783 24 42

SIFIR SERMAYELÝ EK ÝÞ FIRSATI www.quenst.com

SATILIK DAÝRE n ACÝL SATILIK DAÝRE Ankara Sincan'da sahibinden + / 3+1 ters dubleks çift daire 70.000 TL pazarlýklý, oto takas olabilir. Tel: (0532) 585 75 19 n GEBZE MERKEZ'de Kelepir Daire Daireye ait

açýk otoparký bulunmaktadýr. Çamlýk Parkýna 3 sokak mesafede. 77.000 TL Tel: 0 (212) 282 85 55 n ÝSTANBUL ÇATALCA kabakça içinde yola cephe elektiriði suyu su kuyusu telefonu meyva aðaçlarý bulunan bulunan 90m müstakil ev satýlýktýr. 270m, 75.000 tl Tel: 0 (212) 795 02 11 n BURSA ÝVAZPAÞA semtinde satýlýk ev Tel: 0 (224) 223 71 08 n KONYA KARATAY Fetihkent Siteleri'nde 6 katlý apartmanýn 1. katýnda kuzeydoðu cepheli, 147 m2 ve merkezi sistem kaloriferli, 3+1 özelliðine sahip 65.000 TL deðerinde satýlýk ev. Gsm: (0 533) 769 04 02 (0 505) 547 51 60

SATILIK ARSA nBURSA ORHANGAZÝ'de sahibinden 12.000 m2, 5.000 m2, 2.100 m2, 2.600 m2 þeftali ve zeytinlikler. 47.000 m2'de arazi. Gsm: (0538) 888 68 45 (0532) 574 11 15 nSAHÝBÝNDEN SATILIK Ankara'da Akyurt ilçesinde 534 m2 10 dairelik arsa Fiyat: 55.000 Gsm: (0533) 230 16 38 n ADA'DAN ÇEKEZKÖY kapaklý, Büyükyoncalý ve Saray'da imarlý, ifrazlý arsa lar, 1-20 dö nüm a ra sý tarlalar, hemen tapu, 24 ay taksit imkâný. 0 (212) 592 91 49 (0 532) 624 08 12 n ANKARA MAMAK

Kýbrýs Köyünde 39321/8 imarlý 1000 m2 arsa 150.000 TL 0 (312) 369 14 44 (0544) 554 10 67 n SAHÝBÝNDEN SARAY Büyükyoncalý Palamutdere Mevkiinde 307m2 Ýmarlý Ýfrazlý Müstakil Parsel. Pafta No- F19B15D2A Ada No746 Parsel No-3 Yatýrým Ýçin Ýdeal Bir Yer Görülmeye Deðer. 16.000 TL Tel: 0 (212) 599 45 46 Gsm: (0 532) 4769007

VASITA nFORD CONNECT - 2004 Model - Gri - 42.000 km Temiz - Sahibinden - 90'lýk - Yeni Lastikler - Dizel Tel: 0(332) 582 32 71 Gsm: (0 544) 487 72 60 n 2001 MODEL Renault Laguna 1.9 DTÝ Dizel 177.000 km orijinal servis, bakýmlý 14.250 TL. Tel: 0 (216) 310 46 58 Gsm: (0 552) 333 90 03

DEVREN n DEVREN KÜTAHYA Tavþanlý'da Hastane karþýsý sýnda -eczane veya baþka iþe müsait-. 80 m2 dükkân Tel: (0530) 220 17 66 n YALNIZLIKTAN DEVREN satýlýk kuruyemiþ. Fatih/Ýst. Gsm: (0 538) 843 79 96

ÇEÞÝTLÝ n BURNUNUZ HELAL PARA kokusunu iyi alýyor-

sa BÝN TL ile iþinizi kurun, evinizden çalýþarak, giderek artan gelirlere ulaþýn, adil paylaþým sistemi ile çevrenize saðlýk ve varlýk sunun, bizi arayýn numara býrakýn arayalým. M. Akif Suluoðlu Veteriner Hekimi (0533) 965 68 76 (0555) 741 95 46 n FLAÞ EVDEN EVE NAKLÝYAT Evden eve - þehiriçi-þehirlerarasý taþýmacýlýk garantili, sigortalý, ambalajlý, marangozlu. Telefon: 0 (212) 556 13 37 (0533) 621 18 38 Ücretsiz ekspertiz hizmeti ve uzman kadromuzla tüm eþyalarýnýz itina ile taþýnýr. Kredi kartý geçerlidir. Depomuz mevcuttur. n AKSOYLAR EVDENEVE NAKLÝYAT Evden eve þehiriçi - þehirlerarasý taþýmacýlýk garantili, sigortalý, ambalajlý, marangozlu. Telefon: 0 (212) 502 28 01 (0535) 484 72 39 Uzman kadromuzla tüm eþyalarýnýz itina ile taþýnýr. Kredi kartý geçerlidir. Depomuz mevcuttur. n TÜRK NAKLÝYAT EVDENEVE TAÞIMACILIK Evden eve - þehiriçiþehirlerarasý taþýmacýlýk garantili, sigortalý, ambalajlý, marangozlu Telefon: (0532) 661 57 10 (0536) 981 30 30 Uzman kadromuzla tüm eþyalarýnýz itina ile taþýnýr. Depomuz mevcuttur. www.türknakliyat.info turknakliyat@gmail.com n HOROZ EVDENEVE NAKLÝYAT Evden eve þehiriçi - þehirlerarasý uluslar arasý taþýmacýlýk

garantili, sigortalý, ambalajlý, marangozlu. Telefon: 0 (216) 370 80 86 0 (216) 561 70 86 0 (216) 561 71 86 Ücretsiz ekspertiz hizmeti ve uzman kadromuzla tüm eþyalarýnýz itina ile taþýnýr. Kredi kartý geçerlidir. Depomuz mevcuttur. Web: horoznakliyat.com Mail: horoznakliyat@hotmail.com

SENABÝL TEKSTÝL örnek kumaþ satýþ yeri telsiz mh. G 10 sk.No: 42 Zeytinburnu Gsm: (0539) 555 35 35 Tel: 0(212) 558 77 34 n ÇÝNÇÝLA YETÝÞTÝRÝN döviz kazanýn. Broþür isteyiniz. 0(266) 239 17 08 www.cansay.net n SATILIK MÜLK Trabzon Deliklitaþ Mevkiinde 8000 m2 arsa üzerinde 2650 m 2 bana, binaya ait 250 kvar trafo jeneratör ve kuyu suyu mevcut. Bina Temeli 10 kat yaptýrmaya müsait. Kira geliri var (0533) 633 83 82 n METÝN USTA Lahmacun-Pide-PizzaKöfte Salonu Öðrenciye Özel Ýndirim Alo Paket: 0 (462) 321 62 94 Adres; Cumhuriyet mah. Feza Sok. No: 2 Trabzon n HEKÝMOÐLU EVDEN eve nakliyat þehiriçiþehirlerarasý taþýmacýlýk garantili, sigortalý, ambalajlý, marangozlu kredi kartý geçerlidir. Depomuz mevcuttur. Tel: 0(216) 459 07 95 0(212) 211 65 75 Gsm: (0532) 490 88 43

nÞAHÝN TAÞIMACILIK

Ýnþaat ltd.þti.Þehiriçiþehirlerarasý taþýmacýlýk garantili, sigortalý, ambalajlý, marangozlu Mustafa Þahin Tel: 0(212) 530 54 84 Gsm: (0532) 277 64 72 (0532) 343 98 35 Faks: 0(212) 530 54 85 Þube: HATAY ÞAHÝN nakliyat kredi kartý geçerlidir. Depomuz mevcuttur. www.sahinnakliye.com Halil Þahin Tel: 0(326) 615 13 032 Hat Gsm: (0532) 686 02 08 n SÝVAS SÜRAT nakliyat evden eve-þehiriçi þehirlerarasý taþýmacýlýk garantili, sigortalý, ambalajlý, marangozlu. Kredi kartý geçerlidir. Depomuz mevcuttur. Tel: 0(212) 432 92 58 Gsm: (0539) 566 58 58 (0532) 641 37 58

SANSET ELEKTRÝK her türlü tesisat, tamirat, bakým ve onarým iþleri yapýlýr. Gsm: (0 546) 417 33 97 n KÝRALIK PANELVANLAR, minübüsler, dizeller. Metin Tümay Tel: 0(212) 217 08 70 Gsm: (0533) 470 29 90 n TAÞKIN OTO Ýhsan TAÞKIN Eski Edirne asfaltý No: 734 Sultangazi TEL: 668 94 66-2HAT CEP: (0 533) 244 50 77 www.arabam.com n FÝNANSAL YATIRIM uzmaný'ndan bireysel emeklilik fýrsatý! Bireysel emeklilik ve tüm hayat sigortasý ürünlerinde kiþiye özel birikim, yatýrým ve teminat planlarý ile sigorta poliçesi hazýrlanýr. bilgi ve baþvuru:

SERÝ ÝLANLARINIZ ÝÇÝN e-mail: reklam@yeniasya.com.tr Fax: 0 (212) 515 24 81 (0 505) 768 10 01 n ATAKAN ÖZEL güvenlik ve sürücü kurslarý 2495 sayýlý yasa gereði kimlik yenileme 31.12.2009' da sona erecektir. Yenileme eðitimleri için acele ediniz. Uygun fiyat ve ödeme þartlarýyla kaydýnýzý yaptýrabilirsiniz. Baðcýlar meydaný Tel: 0 (212) 462 92 32 n YASÝN SPOT KLASÝK mobilyalarýnýz, an ti ka la rý nýz, ha lý la rý nýz, avizeleriniz, deðerinde yerinden alýnýr. Tel: 0(216) 337 23 85 Cep: (0 535 )252 27 60 n SUNNY TEKNOLOJÝ Güneþi halis dayanýklý tüketim mallarý pazarlama sanayi ticaret limited þirketi aracýðý ile alýnýr. Bize sormadan karar vermeyin. Tel: 0(212) 659 51 90 0(212) 659 04 09 www.sny.com.tr www.halisticaret.com n GÜVENTAÞ EVDEN Eve Nakliyat þehir içi þehirler arasý nakliyat iþleriniz uzman ellerde güvenle yapýlýr. ayrýca ofis - büro taþýmacýlýðý, fabrika, banka, piyano,fuar, taþýma iþlerinizde hizmetinizdeyiz. Tel: 0 (212) 216 44 66 0 (212) 469 92 82 www.guventasnakliyat.net n ÞÝLE EMÝRDAÐ DOÐAL kaynak suyu avrupa yakasýna bayilikler verilecektir. iletiþim ve bilgi için hemen bizi arayýnýz. Cep: (0532) 323 69 18 (0507) 227 78 28 n TEK PANJURDAN FIRATpen de 12 aya varan taksit imkâný alüminyum doð ra ma, o to ma tik ke penk, panjur, cam balkon,

küpeþte, duþakabin, sineklik ayrýca tüm iç mimarlýk tadilat ve dekorasyon iþlerinizde tecrübeli kadromuzla hizmetinizdeyiz. Tel: 0(212) 575 84 24 (0532) 261 69 57 n HÝÇ MASRAFSIZ kullanýma hazýr halde lüks 2 katlý 800 metre kare acil uygun fiata kiralýk dükkân Baðcýlar: (0 539) 718 90 37. n TÜYLÜOÐLU ÞEHÝRÝÇÝ, ÞEHÝRLERARASI sigortalý ambalajlý, maragozlu, tesi sa týy la e lek trik ci siy le kredikartýnýza taksit imkâný Tel: 0(212)213 55 48 0 (216) 445 13 17 Cep: (0532) 527 19 39 24 SAAT Hizmetinizdeyiz www.tuyluogluevdeneve.com n GÜN LÜK ÝS TAN BULSAMSUN sevkiyatý vardýr. www.samnak.com.tr Adres: nakliyecilersitesi 6. blok no: 607 ZEYTÝNBURNU Tel: 0 (212) 416 69 59, 0 (212) 510 27 55 Cep: (0537) 573 04 44 n EMÝN OTOMOTÝV Ýbrahim Halil Çilenti Adres: Es ki E dir ne As fal tý No: 464/b Sultangazi Tel: 0 (212) 667 32 00 n CEYHUN TESÝSAT doðalgaz-kalorifer-su tesisatý iþleri itina ile yapýlýr. Cep: (0 532) 498 77 59 n DÝNÇER NAKLÝYAT Ev den e ve þe hir ler i çi þe hir ler a ra sý, si gor ta lý, marangozlu, ambalajlý. www.evdenevedincer.com Tel: 0 (212) 217 29 30 0 (216) 307 05 45 (0 532) 590 16 03 n BELEDÝYELER ÖZEL kuruluþlar Ýstanbulun her semtinde araþtýrmaya yönelik anketleriniz adet üzerinden çok uygun

ekonomik olarak yapýlýr. Gsm: (0 538) 288 43 00 n GELENEK YAYINEVÝ olarak yýllarýn tecrübesi ile yeni adresimiz Esenler'de sizlerin hizmetinizdeyiz, bize bir telefon kadar yakýnsýnýz. Tel: 0 (212) 562 01 71 Adr es: Fevzi Çakmak Mah.. Fevzi Çakmak Caddesi. No: 39/2 Esenler / ÝSTANBUL n BENNU SPOT ev-büro eþyalarýnýz deðerinde alýnýr satýlýr Tel: 0 (216) 342 40 07 Gsm: (0 532) 484 50 33 n ACÝL BAÐCILARDA 9000 m 2 , yüksek kira gelirli, her iþe uygun bir kýsmý arsa ile takas olur fabrika satýlýktýr. Gsm: (0 532) 593 85 77 n MÝNARE YAPIMI, ta di la tý, bo ya sý i ti na i le yapýlýr. Deneyimli e ki bi miz le yurt dý þý ve yurt içi hertürlü minare yapýmý, kubbe yapýmý, cami boyasý, deprem yönetmeliðine uygun be to nar me tü nel ka lýp sistemi minare yapýyoruz. Ayrýca kararmayan kubbe ve minare alemi temin edilir. Ercan Usta Gsm: (0 555) 243 92 53 (0 506) 260 23 28 ercancengiz@hotmail.com n ÝMALATCI FÝRMADAN garantili koltuk takýmlarý sadece 1250 TL Tel: 0 (212) 493 40 00

ZAYÝ 34 TBP 93 plakalý aracýmýn 016798-016799016800 nolu fiþ sayfalarý Kayýptýr. Hükümsüzdür. Zülfiye Karakuþ


7

YENÝASYA / 20 ARALIK 2009 PAZAR

DÜNYA

“KOPENHAG MUTABAKATI’’ BM ÝKLÝM ZÝRVESÝ ‘’KOPENHAG MUTABAKATI’’ ÝLE SONA ERDÝ. MUTABAKAT, KÜRESEL SICAKLIK ARTIÞININ 2 DERECEYE ULAÞMAMASI VE GELÝÞMEKTE OLAN ÜLKELERE MALÎ YARDIM YAPILMASINI ÖNGÖRÜYOR.. KOPENHAG’DA yapýlan BM Ýklim Zirvesi, küresel sýcaklýk artýþýnýn 2 dereceye ulaþmamasýný amaçlayan çalýþmalar ve geliþmekte olan ülkeler mali yardým yapýlmasýný öngören ‘’Kopenhag Mutabakatý’’ ile sona erdi. Yasal baðlayýcýlýðý bulunmayan ve daha çok ‘uzlaþý’ niteliði taþýyan ‘’Copenhagen Accord’’ baþlýklý mutabakat metninde küresel ýsýnmada etkili olan sera gazý salýnýmýnýn önemli oranda kýsýtlanmasý gereðinin bilimsel açýdan da desteklendiði vurgulanarak, ‘’bu çerçevede küresel sýcaklýk artýþýnýn 2 dereceden daha az olmasýný saðlamak amacýyla gaz salýnýmýnda kýsýtlama yapýlmasý gerektiði’’ ifade edildi. Mutabakat metninde, gelecek yýlýn sonuna kadar üzerinde uzlaþýlan konulara yasal baðlayýcýlýk getirilmesinin ele alýnmasý teklifi de yer alýyor.

GELÝÞMEKTE OLAN ÜLKELERE YARDIM

GAZ SALINIMI

METÝNDE az geliþmiþ ülkelere yapýlacak yardým konusu ise, ‘’geliþmiþ ülkelerin geliþmekte olan ülkelerin adaptasyon çalýþmalarý için yeterli, öngörülebilir ve sürdürülebilir finansal kaynak, teknoloji ve kapasite geliþtirme desteði saðlayacaktýr’’ ifadesiyle yer aldý. Özellikle okyanus adasý bazý ülkelerle Afrika’daki en az geliþmiþ ülkelerin desteðe ihtiyacý bulunduðu vurgulanan metinde, ‘’geliþmiþ ülkelerin ihtiyacý içindeki geliþmekte olan ülkelere 2020 yýlýna kadar 100 milyar dolarlýk yardým yapmasýnýn amaçlandýðý, söz konusu yardýmýn kamusal ve özel, ikili ve çok taraflý kaynaklardan saðlanabileceði’’ kaydedildi. Mutabakat metninde söz konusu yardým programý için 2010-2012 yýllarýný kapsayan kýsa vadeli dönemde Avrupa Birliðinin 10,6 milyar dolar, Japonya’nýn 11 milyar dolar ve ABD’nin 3,6 milyar dolar vadettiði de belirtildi.

GAZ salýnýmýyla ilgili konular mutabakat metninde ‘’geliþmiþ ülkelerin hedefleri’’ ve ‘’önde gelen geliþmekte olan ülkelerin gönüllü vaatleri’’ þeklinde iki ayrý ek olarak yer aldý. Salýnýmýn denetlenmesi, özellikle Çin’in uluslar arasý denetime karþý çýkmasý sebebiyle zirve süresince üzerinde en fazla tartýþma yapýlan konular arasýnda yer aldý. Mutabakat metni, geliþmekte olan ekonomiye sahip ülkelerin bu alandaki çabalarýnýn yine kendileri tarafýndan gözlemlemesini ve gözlem sonuçlarýný iki yýlda bir BM’ye iletmesini öngörüyor. Metinde denetim konusu da, ‘’Süreçte uluslar arasý denetim yapýlabileceði, ancak bunun inceleme yapýlacak ülkenin egemenlik hakkýna saygý çerçevesinde gerçekleþtirilebileceði’’ þeklinde ifade edildi. Ormanlarýn tahrip edilmesi gibi geliþmelerin sera gazý salýnýmýnýn artmasýnda etkili olduðuna iþaret edilen mutabakat metninde, bunun önlenmesi yönündeki çalýþmalara geliþmiþ ülkelerin malî destek vermesi de öngörülüyor. Kopenhag / aa

Mutabakat metninde, gelecek yýl sonuna kadar üzerinde uzlaþýlan konulara yasal baðlayýcýlýk getirilmesinin ele alýnmasý da yer alýyor.

HABERLER

Manþ Tünel’inde, bin 300 kiþi mahsur kaldý n MANÞ Tüneli, arýza yapan 3 tren yüzünden trafiðe kapatýldý. Tüneli iþleten firma Eurotunnel tarafýndan yapýlan açýklamada, tünelin kapandýðý belirtildi ve tüneldeki durum, ‘’eþine rastlanmamýþ bir olay’’ olarak tanýmlandý. Eurostar’a ait 3 trenin arýzalandýðý kaydedilen açýklamada, bu yüzden 2 tünelin týkandýðý bildirildi. Manþ Denizi’nin altýndan geçen ve Fransa ile Birleþik Krallýk’ý birbirine baðlayan 50 kilometrelik tünelde mahsur kalan trenlerde bin 200 ile bin 300 civarýnda yolcu bulunuyor. Trenlerin, aþýrý soðuk sebebiyle arýzalandýðý tahmin ediliyor. Londra / aa

Afganistan'da yeni hükümet listesi meclise sunuldu n AFGANÝSTAN'IN 5 yýllýk dönem için yeniden seçilen Devlet Baþkaný Hamid Karzai tarafýndan seçilen bakanlarýn listesi meclise sunuldu. Devlet televizyonu RTA’daki habere göre, Devlet Baþkaný Yardýmcýsý Muhammed Kasým Fehim, 23 isimden oluþan yeni listeyi okudu. Karzai tarafýndan seçilen 23 isim, parlamenterlerin güvenoyuna sunuldu. Adý okunan her bir Bakan, milletvekillerinin önüne oturuyor. Bakanlarýn her birinin sýrayla önce milletvekillerine sonra da senatörlere hitap etmesi gerekiyor. Her Bakanýn, milletvekili ve senatörlerden tek tek onay almasý gerektiðinden bu sürecin günler sürmesi bekleniyor. Yeni hükümetin oluþumunun uluslar arasý toplum tarafýndan titizlikle inceleneceði de belirtiliyor. Kabil / aa

Kamboçya, Uygurlara sahip çýkmadý n KAMBOÇYA, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki olaylar sýrasýnda kaçarak ülkeye gelen 22 Uygur’u geri göndereceðini bildirdi. Dýþiþleri Bakanlýðý Sözcüsü Koy Kuong, 22 kiþilik grubun son haftalarda gizli baðlantýlar kullanarak ülkeye geldiklerini, ülkeye yasa dýþý yollardan girmeleri sebebiyle geri gönderileceðini kaydetti. Koy Koung, gruptan 2 kiþinin kayýp olduðunu da söyledi. Ýçiþleri Bakanlýðý Sözcüsü Khieu Sopheak da grubun bir hafta içinde sýnýr dýþý edileceðini ifade ederek, bu kiþilerin Çin’e geri verilebileceðini de dile getirdi. Khieu Sopheak, ‘’Bu kiþilerin nereye gönderileceðini söyleyemem, fakat sanýrým son varacaklarý yer, geldikleri yer olan Çin olacaktýr’’ dedi. Uygurlarýn Çin’e geri verilmesi kararýnýn Çin Devlet Baþkaný yardýmcýsý Xi Jinping’in pazar günü Kamboçya’ya yaptýðý ziyaretten sonra alýnmasý, kararýn Çin’in baskýsýyla alýndýðý þeklinde deðerlendiriliyor. Phnom Penh / aa

El konulan silâhlar, Orta Doðu’ya mý gidecekti? n TAYLAND'DA el konulan nakliye uçaðýnda bulunan 40 ton kadar silâhýn Orta Doðu’ya gittiði bildirildi. Washington Post’taki habere göre, Amerikan istihbaratýnýn þefi Dennis Blair, ‘’ABD ve yurt dýþýnda farklý istihbarat birimleri tarafýndan yürütülen çalýþma, Orta Doðu’ya gitmekte olan Kuzey Kore silâhlarýnýn ele geçirilmesine olanak saðladý’’ açýklamasýnda bulundu. Blair, silahlarýn Orta Doðu’da hangi ülkeye teslim edileceði konusunda ise bilgi vermedi. Tayland, Ýlyuþin-76 tipi nakliye uçaðýnda, aralarýnda RPG roketi ve füzeler bulunan muhtelif savaþ silahlarý ele geçirildiðini açýklamýþtý. Washington / aa

Kudüs’te Ýsrail þiddeti sürüyor Ýsrailli aþýrý sað ve dinci yerleþimcilerin Doðu Kudüs’te çýkardýðý olaylar dinmiyor. Önceki gün akþam saatlerinde Þeyh Cerrah’taki, Filistinli Nebil El Kurd ailesinin boþalttýðý ev ve çevresinde meydana gelen olaylarda, Yahudi yerleþimcilerin, çocuk yaþtaki 2 Filistinli’yi dövdükleri, 1 Filistinli gazeteciyi de yaraladýklarý bildirildi. Kudüs polisi, yerleþimcileri protesto için öðleden sonra olay yerinde toplanan yabancý, Ýsrailli ve Filistinli eylemcilerinden 25’ini gözaltýna almýþtý. Polisin protestoculara geçen haftaki gibi çok sert davrandýðý belirtilirken, Ýsrailli protestoculardan Asaf Þaron, ‘’Bu yasal ve þiddet içermeyen bir protesto gösterisi.

Filistinli ailelerin yerleþimcilerden saldýrý korkusu içinde yaþarken, polis, 2 haftadýr bu barýþçýl gösterileri þiddet kullanarak engelliyor’’ diye konuþtu. Protesto gösterilerinin ardýndan, akþam saatlerinde polis ve sýnýr polislerinin beklediði, birbirine ancak metreler uzaklýktaki boþaltýlan evlerde akþam ibadetlerini yapmak için toplanan aþýrý sað yerleþimcilerle aþýrý dinci Yahudiler’in, yaþlarý 13 ve 15 olarak bildirilen Ýmad ve Muhammed Ateiyya adlý 2 kardeþi dövdükleri, 1 Filistinli gazeteciyi de yaraladýklarý belirtildi. Saðlýk görevlilerinin, 3 Filistinli’yi de hastaneye götürdükleri kaydedildi. Tel Aviv / aa

Ýran-Irak arasýnda sýnýr gerginliði ÝRAN askerlerinin Irak sýnýrýný geçerek bir petrol kuyusunu ele geçirdiði iddialarýný yalanladý. 11 Ýranlý askerin, önceki gün öðleden sonra Irak-Ýran sýnýrýndan sýzarak, ülkenin güneyindeki tartýþmalý bir petrol kuyusunun denetimini ele geçirdiði iddia edildi. Irak hükümeti sözcüsü Ali Dabbað, , Ýran’a, sýnýrý geçerek Irak’ýn Fakka Petrol Alaný’ndaki 4 nolu petrol kuyusunu ele geçirdiði belirtilen askerlerini geri çekmesi çaðrýsý yaptý. Dabbað, ‘’Bize ait olan 4 nolu kuyu ve Fakka Petrol Alaný’ndan acilen çekilmelerini istiyoruz. Irak, sorunun barýþçý ve diplomatik çözümünden yanadýr’’ dedi. Ýran Meclisi Millî Güvenlik ve Dýþ Politika Komisyonu Baþkaný Alaaddin Burucerdi, Ýran tarafýndan hiçbir unsurun Irak sýnýrýný geçmediðini bildirdi. ‘’Irak’ta bir petrol kuyusunun Ýran tarafýndan iþgali iddiasýný kesin bir dille tekzip ediyoruz’’ diyen Burucerdi, ‘’Batýlý kitle iletiþim araçlarýnýn iki ülke iliþkilerini bozmaya yönelik propaganda yaptýðýný’’ söyledi. Konunun Irak makamlarýyla diplomatik yollardan araþtýrýldýðýný ve muhtemel bir sorunun en kýsa sürede halledileceðini belirten Burucerdi, Ýran-Irak iliþkilerini, ‘’dostça ve kardeþçe’’ olarak deðerlendirdi. Burucerdi, iddialarýn köklü ve derin Ýran-Irak iliþkilerine zarar veremeyeceðini kaydetti ve Iraklý yetkililerden Batýlý medyanýn olumsuz propagandalarýnýn etkisinde kalmamalarýný istedi. Ýran’ýn Baðdat Büyükelçisi Hasan Kazýmý Kumi de konuya iliþkin açýklamasýnda, iddialarýn iki ülke iliþkilerini bozmaya yönelik olduðunu söyledi. Tahran - Baðdat / aa

Eski bir askerî kampta bulunan cesetlerin 1988 ile 1991 yýllarý arasýnda katledilen kiþilere ait olduðuna inanýlýyor.

Irak’ta yeni toplu mezar bulundu IRAK'IN kuzeydoðusunda yeni bir toplu mezar ortaya çýkarýldý. Irak hükümetinden yapýlan açýklamada, Kerkük þehri yakýnýnda ortaya çýkarýlan toplu mezarda, Irak’ýn eski lideri Saddam Hüseyin’in emriyle ülkedeki Kürtlere yönelik baþlatýlan sindirme operasyonu sýrasýnda katledildikleri anlaþýlan çoðu kadýn ve çocuða ait 185 cesedin bulunduðu belirtildi. Konuya iliþkin açýklamada bulunan Irak Ýnsan Haklarý Bakaný Mecid Abdullah Kerim, toplu mezarda sadece cesetlerden arta kalan kemiklere rastlandýðýna iþaret ederek, bu sebeple mezardaki cesetlerin sayýsýnýn daha az olabileceðini söyledi. Kerkük þehrinin güneyindeki mezarýn 2 yýl önce tesbit edildiðini kaydeden Kerim, adli týp uzmanlarýnýn mezarý ancak bu hafta incelemeye aldýklarýný ifade etti. Iraklý yetkililer, Saddam güçlerince kullanýlan eski bir askerî kampta bulunan cesetlerin 1988 ile 1991 yýllarý arasýnda katledilen kiþilere ait olduðuna inanýldýðýný belirtti. Uzmanlarýn yaptýðý hesaplamalara göre, Irak’ta ayaklanan Kürtlere yönelik Irak ordusunca yapýlan sindirme operasyonu sonucu vefat edenlerin sayýsý 180 bini buluyor. Baðdat / aa

Toyota üretim sistemi UZAKDOÐU MEKTUBU KADÝR COÞKUN coskun.k@jai.co.id

ütün dünyada geniþ yanký bulan Toyota’nýn üretim sistemi, Japonya’daki baþka þirketler baþta olmak üzere dünyanýn diðer dev þirketleri de bu sistemi anlayýp hazmedip ve Toyota’nýn baþardýðý verimli ve kaliteli üretimi kendi þirketlerinde de uygulayabilmek için seferber olmaktadýrlar. Hatta otomotiv sektörüyle uzaktan yakýndan ilgisi olmayan þirketler dahi bu felsefeyi benimsemek ve yararlanmak için adeta yarýþýr haldeler. Bu sebepten dolayý da “Toyota üretim sistemi”, “Toyota felsefesi”, Toyota… Toyota… vs adý altýnda bütün dünyada hiç abartýsýz yüzlerce kitap yazýlmýþ ve hatta binlerce bu konuda hakikî anlamda uzman veya uzman olduðunu iddia eden insanlar ortaya çýkmýþtýr. Öyle olmasý da çok normal. Çünkü hakikaten kýsa bir sürede, dünyada otomobil denildiðinde hemen akla Amerika’nýn üç büyüklerin en büyüðü olan GM’i yýllýk araç satýþý olarak geride býrakmýþ, geçen yýl patlak veren global kriz öncesi dünya birincisi olmayý baþarmýþtýr. Þu anda çalýþtýðým þirket bir Japon þirketi ve ayný zamanda otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiði için normal olarak çalýþmaya baþladýðým ilk günden beri yaklaþýk 17 yýldýr Toyota sistemiyle yatýp, Toyota sistemiyle kalkýyoruz. Muhtemelen bu yazýyý okuyan herkes “Bu nasýl bir sistemki 17 yýldýr sürekli tazeliðini koruyup gündemde kalmayý baþarýyor…?” diye mýrýldanmalarýný duyuyor gibiyim. Hemen bu sorunun cevabýný verebilirim. Toyota sisteminde sürekli daha iyisini araþtýrmak, bulmak ve mükemmele asla ulaþýlamayacaðýný, her zaman her þeyin daha iyisi olabileceðini düþündükleri ve “Sürekli iyileþtirme” mantýðý tam anlamýyla oturmuþ olduðu için bundan sonra da çok uzun yýllar tazeliðini ve gündemdeki yerini koruyacaða benziyor. Lâfý daha fazla uzatmadan gelelim “TOYOTA ÜRETÝM SÝSTEMÝ nedir?” konusuna. Japon “Kenkyuusha” yayýnevinden yayýnlanan Matsuzaki Hitozumi’nin “Dinleyerek öðrenilen Toyota üretim sistemi” adlý kitabýnda özetle ne en basite indirgenmiþ olarak þöyle yazýyor. (*) “Üretimin ve yönetimin bütün aþamalarýndaki kayýplarýn tamamen ortadan kaldýrýlarak ÝSRAFIN önlenmesi ve bunun tabiî sonucu olarak düþük maliyetli üretimin yapýlmasý.” Ýþin kalite tarafý zaten gündeme gelmesi dahi abes karþýlanacak kadar olmazsa olmazý olduðu için bahsedilmeye gerek dahi görülmemiþ. Hemen akla Toyota üretim sisteminde veya üretim fabrikalarýnda yýllardýr bitirilemeyen kayýplar mý varki, bunca yýldýr bitirilememiþ diye bir düþünce gelebilir. Ama kesinlikle durum öyle deðil. Eðer üretimin daha verimli veya insanlarýn daha rahat çalýþmasý için gerekli olmayan 1 metrelik mesafe, hatta yüksekliði olmasý gerekenden 10 cm daha yüksek raf, gereksiz atýlan bir adým ve hatta gereksiz yapýlan küçük bir eðilme dahi israf olarak görülmekte ve iyileþtirilmesi gerektiði düþünülmekte. Biz Türkler “Damlaya damlaya göl olur” demiþiz. Ama Toyota zerreleri toplayarak göl olmayý aþmýþ, deniz olmayý bile baþarmýþ. Kriz öncesi yýllýk araç satýþý 10 milyon adede yaklaþmýþ ve cirosu da dünyadaki bir çok ülkenin ülke bütçesinden daha büyük yapmayý baþarmýþtýr. Türkiye’deki toplam araç sayýsýnýn yaklaþýk 13 milyon olduðunu düþündüðümüzde yýllýk 10 milyon araç satýþýnýn ne demek olduðunu anlamak sanýrým daha kolay olur. Ne dersiniz Toyota çalýþanlarý henüz Ýslâmý keþfetmediler, ama “Yiyiniz, içiniz ama israf etmeyiniz” (A’raf 31) âyeti kerimesini keþfetmiþler gibi. Biz Elhamdülillah Ýslâmý keþfettik, ama ne yazýk ki hâlâ söz konusu âyeti kerimeyi keþfedememiþiz gibi. Ýnþallah en yakýn zamanda keþfederiz. *Orjinal metin Japonca olup Türkçe’ye çevrilmiþtir.

B


8

YENÝASYA / 20 ARALIK 2009 PAZAR

MEDYA-POLÝTÝK

Genelkurmay Baþkaný GENELKURMAY Baþkaný çok uzun sayýlmayacak bir ara verdikten sonra yeniden kamuoyuna demeç vermeye baþlýyor. Demeçlerinin temasý baþtan belli: medyada Silâhlý Kuvvetler hakkýnda eleþtirel haber veya deðerlendirmelerin yer almasý Evet, öyle oluyor. Öyle olduðunu belki de “cin þiþeden çýktý” deyimiyle anlatmak yerinde olur. Çünkü bu deyim, cinin þiþeye geri dönmeyeceðini de ima eder. Görebildiðim kadarýyla, baþlayan bu eleþtirinin, daha doðrusu “eleþtirelliðin” de duracaðý yok –Bir askerî darbe olmadýkça. Duracaðý yok, çünkü Türkiye bir “kýþla” olmaktan çýkýp bir “toplum” olmaya baþlýyor. “Toplum” olabilmeyi baþarmýþ insan topluluklarýnda tabu olmaz; dolayýsýyla “tabu konu”, “tabu kiþi”, “tabu kurum” da olmaz. Birilerinin pek sevdiði terimle “çaðdaþ” olmanýn belirleyici ölçütü, tam da budur: hiç bir kurumun eleþtiriye karþý baðýþýk olmamasý... Ama bu temel kurala eþlik eden baþka etkenler var. Bunlarýn baþýnda, deðindiðim bu “dönüþ”ün, serbestleþmenin “gecikmiþ”liði geliyor. En azýndan cumhuriyet kuruldu kurulalý, eleþtiriden en az nasibini almýþ kurum ordudur. Bunun böyle olmasýný saðlayan çeþitli yasalar vardýr, ama yasadan daha etkilisi, gayrý resmî, yazýsýz kurallardýr. Bu konuda aðýz açmanýn insanýn baþýna ne gibi belâlar getireceðini hepimiz bir þekilde—ya da bin bir þekilde—öðreniriz. Dolayýsýyla, þimdi, tarihin þu evresinde, bir yana doðru çekildikçe çekilmiþ, uzadýkça uzamýþ bir lastiðin birdenbire boþalmasýný, serbest kalmasýný andýran bir durum var: bunca yýldýr susturulmanýn birikimi. Tabii bir de ordunun kendisi, ordunun davranýþlarý, davranýþ tarzý sözkonusu. Bu ülkede ne varsa, ne olmuþsa, içinden asker çýkýyor. Kuruluþun askerîliði yetmemiþ, çok-partili düzene geçildiði andan itibaren, “askerî darbe” siyasî takvimde þaþmaz bir yer edinmiþ: dört yýlda bir þubatýn 29 gün olmasý gibi bir þey, Türkiye’de askerî darbe... Tarihin her santimetre karesinde askeriyenin izi var; ama bu yüzyýllýk yapýya baktýðýnýzda, bir “sanat þaheseri” görmüyorsunuz. Hukuk, adalet, þu bu, bunlar en fazla “adý var, kendi yok” kavramlar. Yapmasý gerekeni yapmayan, yapmamasý gerekeni inatla yapan kurumlar. Son olarak da, yaralý bereli, ta içinden örselenmiþ bir toplum. Bu manzarayý, askerin manzaraya katkýsýndan baðýmsýz bir þekilde görmek mümkün deðil. Üstelik, öyle olmuþ bitmiþ bir “manzara”ya bakmýyoruz; her an yeni bir þey eklenen bir manzara bu –sözgeliþi Genelkurmay Baþkaný’nýn Trabzon’da ve bir savaþ gemisinde yaptýðý son konuþma gibi. Burada özetlediðim tarihin þu þimdiki evresine Ýlker Baþbuð’un denk gelmiþ olmasý, kendisi açýsýndan bir “talihsizlik” gibi görülebilir. Kendinden önceki genelkurmay baþkanlarýnýn yüksek sesle söylenmesine þahit olmadýklarý sözleri o iþitiyor. Ama bu da öznel bir yorum ve seçim konusu. Bir baþka birey bunu “talihlilik” olarak da görebilirdi. Toplumun nihayet sahiden toplum olduðu, ordusunu da normal bir toplumun ordusu olmaya davet ettiði bir aþamada görev yapýyor olmaktan mutlu olacak biri de olabilirdi. Ama þimdiye kadar gördüðümüz Ýlker Baþbuð böyle bir varoluþtan mutluluk duyacak biri olmadýðýný yeterince açýk biçimde gösterdi. Þu an baþýnda bulunduðu kurum alýþýk olduðu þekilde varolmaya devam etsin diye toplumun da kendi kurumlarýný sorgulayacak olgunluða ulaþmamýþ bir toplum halinde kalmasýný tercih ediyor. Bu belli. Ama bu, olacak þey deðil. Murat Belge / Taraf, 19.12.2009

TAZÝYE Muhterem kardeþimiz Hamit Çiftçi'nin oðlu

Furkan Çiftçi

'nin

vefatýný teessürle öðrendik. Merhuma Cenâb-ý Allah'tan rahmet ve maðfiret diler, kederli ailesi ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz eder, taziyetlerimizi sunarýz.

KONYA YENÝ ASYA OKUYUCULARI

TAZÝYE Muhterem kardeþimiz Dr. Mehmet Polat'ýn anneannesi

Ayþe Alkan

'ýn

vefatýný teessürle öðrendik. Merhumeye Cenâb-ý Allah'tan rahmet ve maðfiret diler, kederli ailesi ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz eder, taziyetlerimizi sunarýz.

KONYA YENÝ ASYA OKUYUCULARI

Alman genelkurmay baþkaný, Türk genelkurmay baþkaný GENELKURMAY Baþkaný Ýlker Baþbuð’un, kuvvet komutanlarýný yanýna alarak Oruçreis Fýrkateyni’nden yaptýðý sert açýklamalar, sivil-asker iliþkilerindeki çarpýklýklarý bir daha su yüzüne çýkardý. Genelkurmay Baþkaný, yedi askerimizi kaybettiðimiz Reþadiye’deki hain saldýrýyla ilgili eleþtirel tavýr alan aydýnlarý ve medyayý açýkça suçladý. Reþadiye saldýrýsýnýn 1990’lardaki açýlýmý sabote eden 33 erin katledilmesine benzetilmesi ve olayýn içinde asker parmaðý olduðu imalarý Baþbuð’u kýzdýrmýþtý. Halbuki zihinleri kemiren þüphelerin di le ge ti ril me si ne ü zül se de Org. Baþ buð’un kýzmak yerine bu kuþkularý doðuran ortam üzerine kafa yormasý daha iyi olurdu. Þemdinli’deki Zirve Kitabevi’ne bomba atan asker kiþiler suçüstü yakalanýyor, sivil mahkemede 39’ar yýla mahkûm edildikten sonra askerî mahkemede serbest kalýyorlarsa; Hrant Dink suikastýndan ‘operasyon’ diye bahseden, azýnlýklarýn fiþlenmesini ve öldürülmesini öngören, ilkokul çocuklarýný müzedeki denizaltý ziyaretinde havaya uçurmayý tasarlayan Kafes Eylem Planý yargýya intikal etmiþse; AK Parti’yi bitirmeyi, masum öðrencile rin ev le ri ne si lah ko ya rak bü yük bir toplum kesimini terörle iliþkilendirmeyi hedefleyen planlar Ergenekon sanýklarýnýn ofislerinden çýkýyorsa; yer altýndan

LAW’lar ve silahlar fýþkýrýyorsa, pimi çekilerek askerin eline verilen bombanýn yol açtýðý facia eðitim zayiatý olarak örtbas edilmeye çalýþýlýyorsa, insanlarýn olan bitenden kuþkulanmasýna ne kýzmak ne de þaþmak gerekir. Bütün bu olup bitenlerin, yedeði olmayan ve güvenliðimizin biricik garantörü

‘‘

Genelkurmay Baþkanýnýn, bir partiyle, bir aydýnla, bir gazeteciyle polemiðe girdiði rejime demokrasi denebilir mi?

ordumuzu yýpratmasýndan hepimiz rahatsýzýz. Ama bu yýpranmada en büyük payýn, asker içinde hukuk devleti ve demokrasiyle baðdaþmayan yapýlara ait olduðunu kabul edelim. Yýpranmanýn diðer nedeni ise bizde askerin çaðdaþ demokratik ülkelerdekine pek benzemeyen konumuyla ilgili. Herhalde hiç kimse, 1981’de Alman Yeþiller

Partisi’nde siyasete giren, Avrupa Parlamentosu’nda görev yapan ve partisinde liderliðe yükselen Almanya doðumlu Özdemir’in Avrupalýlýðýný, demokratlýðýný ve çaðdaþlýðýný tartýþamaz. Ýþte bu Özdemir, kendisiyle bir sohbetimizde, Avrupa’da asker-sivil iliþkilerinin genel çerçevesini anlatmýþtý. Demokratik normlara göre asker, siyasî konularda konuþmamalýydý; Genelkurmay Baþkaný Savunma Bakaný’na baðlýydý. Birçok Avrupa ül ke sin de va tan daþ la rýn Ge nel kur may baþkanýnýn ismini dahi bilmediðini söyleyen Özdemir, kendisinin de Alman Genelkurmay Baþkaný’nýn adýný bilmediðini söyledi. “Bunu mecazen mi söylüyorsunuz, yoksa gerçekten Alman Genelkurmay Baþkaný’nýn adýný bilmiyor musunuz?” diye sorunca biraz þaþýrdý ve gerçekten bilmediðini ifade etti. O ülkede siyaset yapan bir ismin adýný da hi bil me di ði Ge nel kur may Baþ ka ný Wolfgang Schneiderhan, Afganistan’da sivillerin öldüðü operasyonla ilgili bir gizli raporun medyada yayýmlanmasýyla kendi isteði üzerine görevden alýndý. 2002’den beri bu görevde bulunan Genelkurmay Baþkaný’nýn suçu, 4 Eylül’de NATO tarafýndan düzenlenen ve çok sayýda sivilin hayatýný kaybettiði hava saldýrýsýnýn aydýnlatýlmasý sürecinde kamuoyundan bilgi saklamaktý. Ýþte normal bir demokraside, bir skan-

Demokrasi! Hizaya gel! BU çaðrýyý yorumlamadan önce garp cephesinden bir darb-ý mesel anlatalým. Genelkurmay Baþkaný’nýn istifasý bizde deðil (hâþâ!), tabii ki Almanya’da hala tartýþýlýyor. 4 Eylül tarihinde gerçekleþen Afganistan’daki Kunduz saldýrýsýný yöneten NATO’ya baðlý Alman komutanýn, bölgede sivillerin bulunduðuna iliþkin rapora raðmen saldýrý emrini vermesi Alman hükümetini sarsmaya devam ediyor. Muhalefet; kamuoyuna eksik bilgi verme gerekçesi ile Genelkurmay Baþkaný Wolfgang Schneiderhan ve Savunma Ba kan lý ðý müs te þa rý Pe ter Wic hert’in istifasýný da yeterli görmeyip Savunma Bakaný’nýn da istifasýný istiyor. Federal Savunma Bakaný Gutenberg ise “Gerçek olan, söz konusu raporun benden gizlenmiþ olduðudur. Bu yüzden iki isim de bu konudaki sorumluluðu üstüne alarak istifa etmiþtir” diyerek kendisini savunuyor. Hem de parlamentoda! (Oralarda savaþ gemisi yok mu acaba?) “Heyyt, kendinize gelin bre gafiller! Siz kim oluyorsunuz da Alman ordusunu yýpratýyorsunuz?” demiyor yani... Alman muhalefeti, hükümetin bilgi gizliliði kanunu çerçevesinde bazý sorulara hala cevap vermediðini, kamuoyunun yeterince aydýnlatýlmadýðýný savunuyor. Yeþiller Partisi Eþ Baþkaný Claudia Roth ise hükümetin bilgilendirme politikasýný eleþtirerek, “Parlamento, halk ve kamuoyu, hükümet herkesin arkasýndan iþ çevirdi. Bizim þeffaflýða, açýklýða ihtiyacýmýz var, zira bu herhangi bir konu deðil. Burada söz konusu olan yaþam ve ölüm. Bu nedenle güvene ve samimiyete ihtiyaç var” diyor. Anlaþýlan o ki orada orduya iliþkin bir güven ve samimiyet meselesi var. Bu arada dikkatimi çeken noktalardan birisi de þu: Almanya’da muhalefet ve medyanýn ithamlarý karþýsýnda hem medyada, hem parlamentoda hesap veren, açýklama yapan kiþinin sa-

de ce sa vun ma ba ka ný ol ma sý ol du. (Sahi, bu arada bizim savunma bakanýmýz nerede? Herkes konuþuyor, bir o konuþmuyor. Sanýrým sotede savunma bakanlýðý yapmak sadece bizim gibi ülkelerde mümkün olabiliyor.) Tabii oralarda medyaya, akademisyenlere nizam vermek de ordunun iþi sayýlmýyor. Kimse kalkýp “Kesin sesini zi çok bil miþ ler, dev le ti mi zin â li menfaatlerini siz nereden bilirsiniz?”, ya da içlerinden birileri “Ordumuzun baþý söylemiþse ne güzel söylemiþtir” demiyor.

‘‘

Genelkurmay Baþkaný’nýn demokrasi dikte etmesi kabul edilemez.

Hayal etsek, mesela desek; Almanya’da ordu mensuplarýnýn isimlerinin karýþtýðý, hem de býrakýn Afgan halkýný, kendi halklarýný hedef alan darbe taslaklarýný, fesat Alman medyasý (bu olayda olduðu gibi) ortaya çýkarsa, 33 Alman askerinin ölümünde ihmal olasýlýðý, bir terörist baskýnýnda ölen 6 Alman askerin ölümünde de benzer ihtimaller konuþulsa, Alman Genelkurmay Baþkaný’nýn tepkisi ne olurdu acaba? (2002’den bu yana Afganistan’da ölen Alman asker sayýsý 36) ..... Birden Rudyard Kipling’in “EÐER” diye baþlayan þiiri geldi aklýma; Eðer; Ordunun düþman tanýmý kendi halkýný kapsarsa, sýrtýný halka dayadýðýný söyleyen TSK, parti liderlerine, akademisyenlere, gazetecilere “demokrasi” tanýmý dikte ederse...

GEÇMÝÞ OLSUN Balýkesir Temsilcimiz, muhterem aðabeyimiz;

Enver Tezer

'in

baþarýlý bir kalp ameliyatý geçirdiðini öðrendik. Kendisine geçmiþ olsun der, Cenab-ý Allah'tan âcil þifalar dileriz.

y

TSK sýrtýný halka dayadýðýný söyler ama kendine emanet edilen canlarýn, Mehmetçiklerin, analarýn, ordu çalýþanlarýnýn eþlerini, askeri okul sýnavýna gireceklerin annelerini baþörtülü-baþörtüsüz diye ayýrýrsa... Mehmetçiklerin caný pahasýna koruduðu devletin en önemli organý olan hükümete, parlamentoya yönelik giriþimlerde sessiz kalýrsa... Eðitim adýna bir subayýn bir acemi erin eline pimi çekilmiþ bomba vermesini büyük bir soðukkanlýlýk ile gereði yapýldý diye geçiþtirirse... Devletin bütçesinden en fazla miktarý alýp ancak bunun denetlenmesine karþý çýkar, halka bu konuda da hesap vermeyi dahi kabul etmezse... Halka daha çok güven verme adýna söyleyebildiði tek çözüm sokaða çýkmak, komutanlarýn halk arasýna karýþmasý olursa... Genelkurmay Baþkaný, farklýlýklara saygýlý olalým ama ortak deðerlerimizi ortaya çýkarýp farklý noktalarýmýzý bastýralým anlamýna gelen þeyler söylerse... Tüm bunlarý en yeni ve güçlü savaþ gemisi olan Oruçreis Fýrkateyni’nde, sanki Kurtuluþ savaþýna karar vermiþ bir komutan edasý içinde söylerse... Yargýya bile buradan bir mesaj verirse... O zaman Aktütün (15), Bingöl (4), Re þa di ye (7), Dað lý ca (13), sa de ce 2008–2009 yýllarý arasýnda (çatýþmada deðil) sadece baskýnlarda 39 þehit veren bir ordu elbette hesap vermek zorunda. Bu ayný zamanda teröristler ile mücadelede yetersiz kalýndýðýnýn kanýtý deðil midir? Önümüzde iki yol kalýyor: Ya “emredersiniz komutaným” deyip demokrasiyi bir masal haline getirip az gittik, uz gittik deyip kendimizi kandýracaðýz, ya de her demokratik ülkede olduðu gibi bunlarý da sorgulayýp Genelkurmay Baþkaný’ný kamuoyunu yeterince bilgilendirmeye çaðýracaðýz. Ordu mensuplarýnýn bu kadar çok olayýn içine karýþtýðý bir ülkede Genelkurmay Baþkaný’nýn demokrasi dikte etmesi kabul edilemez. Demokratik bir ülkede bu yaklaþýma ilk itiraz emininim Savunma Bakanlýðý’ndan gelirdi. Genelkurmay Baþkanlýðý, bütçesi, atama kararlarý, bürokratik yapýsý itibarý ile Savunma Bakanlýðý’na baðlý bir kurum deðil miydi? Ayþe Böhürler Yeni Þafak, 19.12.2009

dal med ya ya yan sý yýn ca Ge nel kur may Baþkaný, skandalý ortaya çýkaranlarý veya olayý konuþanlarý hedef almak yerine, sorumluluðu üstlenip istifa ediyor. Böylece kurum olarak ordu yýpranmaktan kurtuluyor. Ayrýca normal demokrasilerde Genelkurmay Baþkaný’nýn siyasi bir kiþilik olan Savunma Bakaný’na baðlý olmasý da orduyu yýpranmaktan ve günlük polemiklerden koruyor. Nedense bizde, bu modelin askerin rolünü zayýflatacaðý düþünülüyor. Halbuki bunun amacý, aslýnda orduyu korumak. Þayet ifade özgürlüðü varsa, askerin eylemleri de eleþtirilecek. Silahlý bir güç olan ve toplumun tümüne karþý sorumlu olan askerin, bu eleþtiren kesimlerle tartýþmaya girmesi düþünülebilir mi? Genelkurmay Baþkaný, bir partiyle, bir aydýnla, bir gazeteciyle polemiðe girdiði rejime demokrasi denebilir mi? Bugün tam bu çeliþkiyi yaþýyoruz. Kopenhag Kriterleri’nin gereði olarak ifade özgürlüðü var. Her þey olanca þeffaflýðýyla konuþuluyor. Ama asker henüz Kopenhag Kriterleri’ne göre olmasý gereken yerde deðil. Peki çözüm ne? Ya eskiye dönüp ifade özgürlüðünden vazgeçeceðiz ya da askerin konumu da Kopenhag Kriterleri’ne uygun hale getirilecek. Abdülhamit Bilici Zaman, 19.12.2009

Hukuk devleti dersinden sýfýr alan apoletliler TÜRKÝYE’DE tuhaf bir kabulleniþ var: Eðer kiþi bir deðerden sýkça söz ediyorsa; o deðeri bildiði ve özümsediði varsayýlýyor. Örneðin Baþbuð, bu tip ayar verme konuþmalarýnda, “hukuk devleti” kavramýný mutlaka kullanýyor. Bazý arkadaþlar da bu vurgulamalara bakarak, Baþbuð’un hukuk devleti anlayýþýný gerçekten benimsediðini ve ona uygun davrandýðýný sanýyor. Halbuki bu bir illüzyon! Baþbuð hukuk devletini özümsemiþ deðil. Çünkü... Hukuk devletinde Yürütme, Yargý’nýn tarafsýzlýðýna ve baðýmsýzlýðýna müdahale edemez.

‘‘

Hukuk devletinde yürütme, yargýnýn tarafsýzlýðýna ve baðýmsýzlýðýna müdahale edemez.

Bu hukuk devletinin en temel, en vazgeçilmez ilkelerinden biridir. Eðer bu ilkeye uyulmazsa, ortada ne adalet kalýr, ne de hukuk... *** 28 Þubat dönemi Yargý’sýný niye yerden yere vuruyoruz? Çünkü hem askeriye (Yürütme’nin parçasý), hem de yüksek Yargý erbabý bu ilkeye uymadý: Askeriye çaðýrdý; gittiler... Kendilerine verilen siyasi brifingi dinlediler... Yetmedi, bir de alkýþladýlar... (Emir kipindeki talep telefonlarýna verdikleri olumlu cevaplar da cabasý.) Gelelim, Baþbuð’un hukuk devletini özümsemediðini apaçýk ortaya koyduðu bölüme. Þöyle diyor: “Adli makamlar, ihbar mektuplarýna, özellikle itirafçýlarýn, gizli tanýklarýn verdiði ifadelere karþý daha duyarlý ve daha dikkatli olarak hareket etmelidir. Böyle durumlarda TSK ile bilgi teatisi ve iþbirliðinde bulunmalýdýrlar. Aksi durumlar, kurumlar arasý çatýþmalara neden olabilir.” Ýþte bu kadar! Baþbuð daha ne desin? Hukuk devletine inanmadýðýný... Hukuk devletinin zaten arýzalý biçiminden bile rahatsýz olduðunu daha nasýl anlatsýn? Apaçýk þekilde, Yargý’yý, TSK’ye özel muamele yapmaya çaðýrýyor. Aksi halde kurumlar arasýnda çatýþma olacaðýný söylüyor. (Bunun bir adým sonrasý açýk tehdittir.) Özetle: Baþbuð’unki öyle bir konuþma ki, hukuk devleti dersinde okutulabilir. Tabii ters örnek olarak; “yanlýþ olan bu” diyerek... Emre Aköz / Sabah, 19.12.2009


9

YENÝASYA / 20 ARALIK 2009 PAZAR

MaKaLE Niçin namaz kýlarýz?

FIKIH GÜNLÜÐÜ SÜLEYMAN KÖSMENE

Onlar ermiþ murâdýna

YERÝN KULAÐI

Davranýþ psikolojimiz ve iman

fikihgunlugu@yeniasya.com.tr www.fikih.info 0 505 648 52 50

Serkan­ Bey: “Namazý niçin kýldýðýmýzý özetle açýklar mýsýnýz?” amaz;­ kul­ ile­ Rabb’i­ arasýnda­ gizli­ bir bað,­ esrarlý­ bir­ iletiþim­ vâsýtasý,­ sýrlý­ bir köprüdür. Namaz;­kulun­Rabb’ine­en­içten,­en­samîmî, en­ nazdâr,­ en­ niyazdâr,­ en­ feyizdâr,­ en bereketli,­en­sevaplý,­en­nitelikli,­en­deðerli,­en kâmil­ yöneliþidir,­ müteveccih­ oluþudur, sýðýnýþýdýr,­ilticâ­ediþidir. Namaz;­ kulun­ kendi­ acziyetini,­ fakrýný, kusurlarýný,­ noksanlýklarýný,­ çâresizliðini, mahviyetini,­ bir­ hiç­ oluþunu­ idrâk­ ederek, mutlak­kudret­Sahibi,­mutlak­zenginlik­Mâliki, mutlak­ kemâl­ Sahibi,­ mutlak­ rahmet­ ve­ merhamet­Sahibi,­mutlak­varlýk­Sahibi­olan­Kadîr-i Zülcelâl’in,­ Ganiyy-i­ Kerîm’in,­ Rahmân-ý Rahîm’in,­ Vâcibü’l-Vücûd’un,­ yani­ Cenâb-ý Allah’ýn­ rahmet­ kucaðýna­ kendisini­ atmasýdýr, yani­mal­etmesidir. Namaz;­ sonsuz­ nîmetlere­ muhtaç­ olduðu halde,­ sermâyesi­ “hiç”­ hükmünde;­ nihâyetsiz musîbetlere­ mâruz­ olduðu­ halde,­ iktidârý­ hiç hükmünde;­ emelleri,­ arzûlarý,­ elemleri­ ve belâlarý­ hayâl­ dâiresi­ kadar­ geniþ­ ve­ sonsuz olduðu­ halde,­ sermâye­ ve­ iktidârýnýn,­ güç­ ve kudretinin­dâiresi­eli­nereye­yetiþirse­o­kadarcýk­“dar”­olan­insanoðlu­için­bütün­emellerine kifâyet­ eden,­ bütün­ arzûlarýna­ cevap­ veren, bütün­ elemlerini­ dindiren,­ bütün­ acýlarýný söndüren,­bütün­belâlarýný­yok­eden­büyük­bir kâr,­ azîm­ bir­ saadet,­ bulunmaz­ bir­ nîmet­ ve yüksek­bir­uhrevî­ticârettir.1 Namaz;­ hiç­ saða­ ve­ sola­ sapmadan­ ve­ bir saniye­ bile­ oyalanmadan­ sür’atle­ kabre,­ haþre ve­ebede­doðru­baþ­döndürücü­bir­hýzla­koþan insanoðlu­ için,­ þimþek­ gibi­ ve­ hayâl­ sür’atinde en­ hýzlý­ bir­ ulaþým­ aracý;­ Cennet­ gibi­ en­ güzel ve­eþsiz­bir­saadet­kaynaðý;­rûha,­kalbe­ve­akla büyük­ huzur­ veren­ ve­ diðer­ mubah­ dünyevî iþleri­ de­ ibâdet­ rengine­ boyayan,­ fânî­ ömrü ibkâ­ eden,­ yani­ bekâya­ mal­ eden,­ yani bâkîleþtiren,­ âlem-i­ bekâ­ tarafýndan­ açtýðý pencerelerle­ ebediyet­ nesîmi­ ve­ kokusu­ alýp getirerek­ rûhu­ ve­ kalbi­ doyulmaz­ sevince­ ve huzûra­ gark­ eden­ benzersiz­ bir­ mutluluk, esenlik­ve­emniyet­kaynaðýdýr.2 Namaz;­nefis­ve­hevâ,­cin­ve­ins­þeytanlarýna karþý­ etkin­ bir­ mücâhede­ ile,­ insanoðlunun kalp­ ve­ aklýný,­ rûh­ ve­ cismini­ günahlardan, ahlâk-ý­rezîleden­ve­ebedî­helâk­olmaktan­kurtaran­muazzam­bir­tâlim­ve­tâlimâttýr.3 Namaz;­ ruhlar­ âleminden­ kalkýp,­ ana­ rahminden­ yola­ devam­ eden­ insanoðlunun, çocukluktan,­ ihtiyarlýktan,­ dünyâdan,­ kabirden,­berzahtan,­haþirden­ve­Sýrattan­geçen­uzun imtihan­ seferinde;­ Sâni-i­ Zülcelâl’in­ taze­ taze, renk­renk,­çeþit­çeþit,­nakýþ­nakýþ­mu’cizelerini, kudret­ hârikalarýný­ ve­ rahmet­ tecellîlerini­ tam bir­ lezzetle­ seyir­ ve­ temâþâya­ birer­ vâsýta hüviyeti­ kazandýran;­ ölümü,­ dünya­ zindanýndan­ Cennetler­ bahçesine­ ve­ Rahmân’ýn­ huzuruna­ götüren,­ emre­ âmâde­ bir­ at­ ve­ burak sûretinde­ gösteren;­ dünyada­ âciz­ ve­ fakir kalbinin­ kuvvet,­ huzûr­ ve­ zenginlik­ kaynaðý;­ o uzun­ ve­ karanlýklý­ ebediyet­ yollarýnýn­ gýdâsý, zahîresi,­ ýþýðý,­ nûru,­ berâtý,­ bileti,­ senedi­ ve buraðý­hüviyetinde­bir­rahmet­týlsýmýdýr.4 Namaz;­Cenâb-ý­Hakk’ý,­celâline­karþý­kavlen ve­ fiilen­ “Sübhânallah” deyip­ takdis­ etmek; kemâline­ karþý­ lâfzen­ ve­ amelen­ “Allahü Ekber”­ deyip­ tazim­ göstermek;­ cemâline­ karþý kalben,­ lisânen­ ve­ bedenen­ “Elhamdülillâh” deyip­þükretmektir.5 Namaz;­Allah’ýn­dergâhýnda­kendi­kusurunu, aczini­ ve­ fakrýný­ gören­ kulun;­ istiðfâr­ ederek, Rabb’inin­ bütün­ kusurlardan,­ noksanlýklardan ve­ ehl-i­ dalâletin­ bâtýl­ fikirlerinden­ pâk, müberrâ,­ münezzeh,­ muallâ,­ mukaddes­ ve muarrâ­ olduðunu­ tesbih­ ile­ îlân­ etmesi,­ O’na ilticâ­ ve­ tevekkül­ etmesi,­ O’na­ þükür­ ve­ senâ etmesidir.­Kezâ­­namaz;­bütün­ibâdet­çeþitlerini­ içinde­ toplayan­ umûmî­ bir­ fihriste,­ bütün mahlûkât­ sýnýflarýnýn­ renk­ renk­ ibâdetlerine, tesbihlerine­ve­zikirlerine­iþâret­eden­kudsî­bir harîta­hükmündedir.6 Bu­ yüksek­ vasýflarla­ namaz,­ yalnýz­ ve­ yalnýz Allah­ emrettiði­ için­ ve­ sadece­ Allah’ýn­ rýzasý için­ kýlýnýr.­ Kul­ ile­ Rabb’i­ arasýna­ hiçbir­ kimsenin­ rýzasý,­ hoþnutluðu,­ hürmeti,­ saygýsý, sevgisi­ girmez.­ Eðer­ girerse,­ namazýn­ makbûliyetine­zarar­verir.

N

Dipnotlar: 1- Sözler, s. 25. 2- Sözler, s. 27, 246. 3- Sözler, s. 29. 4- Sözler, s. 35, 36, 245. 5- Sözler, s. 44. 6- Sözler, s. 45.

ALÝ FERÞADOÐLU fersadoglu@yeniasya.com.tr

avranýþ;­dýþarýdan­ve­iç­âlemimizden gelen­uyarýlara­verdiðimiz­cevap,­gösterdiðimiz­tepkidir.­Normal­ve­anormal­olmak­üzere­iki­kýsýmdýr:­Dýþarýdan­gelen uyarýlar­karþýsýnda­zaman­zaman­öfkelenmemiz,­kýzmamýz,­baðýrýp­çaðýrmamýz­normal­bir­tepki­biçimidir.­Gereksiz,­yersiz­tekerrür­eder,­saatler,­günlerce­sürerse­anormal olur.­Meselâ,­kýz­çocuklarýn­oyuncak­bebek, erkeklerin­tahta­kýlýç/kalkan­veya­atlarla oynamalarý;­yalancý­emzikle­oyalanmalarý normal­bir­davranýþtýr.­Fakat,­15-20­yaþýndaki genç­kýz­ve­erkeðin­ayný­oyuncaklarla­oynamalarý;­veya­yaþlýlarýn­emzikle­oyalanmalarý,

D

baþlarýna­huni­geçirmeleri­týbbýn­hiçbir­dalýnca­normal­bir­davranýþ­sayýlmaz! Bu­vesîleyle­asýl­hayatýmýza­bir­atýf­yaparak soralým: Acaba,­ 15­ yaþ­ ve­ üstü­ bir­ insanýn­ halâ dünyanýn­yalancý,­fâni,­geçici­emzikleri­ve fantaziyeleriyle­ oyalanmasý­ normal­ bir davranýþ­mý?­Tehlikeli­ve­sonunda­ölümün geleceði­muhakkak­bir­hastalýða­yakalanan aklý­ baþýnda­ birisi;­ tedâviyle­ mi­ meþgul olur;­ yoksa­ oyun­ ve­ eðlenceye­ mi­ dalar? Ölüm­ yüzde­ yüz­ kesin­ olduðuna­ göre; sonsuz­ âleme­ hazýrlanmayana­ ve oyalanana­týp­ne­teþhis­koyar? Psikoloji;­sürekli,­anormal,­yersiz,­uygunsuz;­çevredeki­insanlarýn­hoþgörüsünü­aþan; insanlarla­iliþki­ve­iletiþimini­bozan;­kendisinden­beklenen­beceri­ve­baþarýyý­gösteremeyen;­ gerçeklere­ aykýrý­ kabul­ edilen davranýþ,­hareket­ve­tutum­sergileyenleri­“ruh saðlýðý­bozuk”­kategorisine­koyuyor.­Anormal kiþiliklere­yol­açan­sebepler­nelerdir? Anormal­davranýþlara;­biyolojik­bozukluklar,­yâni­beyin­ve­merkezi­sinir­sistemindeki

arýzalar­dýþýnda;­benlik-kiþilik­geliþmesi sýrasýnda­ortaya­çýkan­saplantý­ve­takýntýlar (eðitimsizlik,­yanlýþ­yetiþme­tarzý;­hâdiselere ters­bakýþ­ve­yaklaþým­açýsý) sebep­olabilir. Özellikle­çocukluk­ve­gençlik­ (bilhassa bülûð) çaðýndaki­çatýþmalar,­sürtüþmeler kiþilik­geliþimini­olumsuz­etkiler.­ Uykusuzluk,­açlýk;­yâni­sinir­sistemi­ve midenin­ihtiyaçlarýnýn­karþýlanmamasý gerginlik,­taþkýnlýk­ve­anormal­davranýþlara sebep­olurken;­akýl­ve­zekânýn­tatmin­edilememesi;­‘hayâtî­sorulara’­cevap­bulunamamasý­da­psikolojik­rahatsýzlýklara­yol­açar. Ayrýca;­problem­sýkýntý,­belâ,­musîbet,­sevdiklerinden­birisinin­ölümü,­hapis­yatma,­aðýr hastalýða­yakalanma­korkusu­gibi­meseleleri izah­edememe,­aklý­tatmin­edici­bir­açýklama bulamama­da­ayný­rahatsýzlýklarý­doðurur. Kýsacasý,­her­þeye­aklý­ve­gönlü­tatmin­edecek­açýklamalar­getirerek,­insanýn­mutlu­ve huzurlu­bir­hayat­sürmesini­saðlayacak temelli­bir­yaklaþým­gereklidir­ki,­o­da—milyonlarýn­tecrübeleriyle— ’iman­ve­iman hakikatleri’nden­baþka­birþey­deðildir.

Açýlým üzerine birkaç söz satIr arasI YASEMÝN GÜLEÇYÜZ yasemin@yeniasya.com.tr

l­ke­o­la­rak­ço­ðu­çev­re­ler­ce­bir­tür­lü­a­çý­la­ma­dý­ðý­söy­le­nen­“a­çý­lým­sü­re­ci”­ya­þý­yo­ruz. Yýl­lar­dýr­a­de­ta­kör­dü­ðüm­ha­li­ne­gel­miþ­kro­nik­prob­lem­le­rin­çö­zü­mü­i­çin­a­tý­lan­ge­niþ­çe­a­dým­an­la­mý­na­ge­li­yor­a­çý­lým.­Do­ðu,­Gü­ney­do­ðu­A­na­do­lu’nun­çö­züm­bek­le­yen­prob­lem­le­ri, Kürt,­A­le­vî­me­se­le­le­ri,­a­zýn­lýk­hak­la­rý,­e­ði­tim prob­lem­le­ri…­ Her­ne­ka­dar­bu­a­çý­lým­sü­re­cin­de­ü­ni­ver­si­te­ler­de­ki­ba­þör­tü­lü­öð­ren­ci­le­re­yýl­lar­dýr­uy­gu­la­nan­ya­sak­la­ma­ya­bir­tür­lü­sý­ra­gel­me­se­de­in­sa­ný­ya­þa­tan­ü­mit­tir­iþ­te!

Ü

14 asýr önceki açýlým… As­lýn­da­a­çý­lým­de­di­ði­miz­sü­reç,­14­a­sýr­ön­ce en­mu'ci­ze­vî­ve­mü­kem­mel­hâ­liy­le­ger­çek­leþ­ti­ril­miþ.­Rab­bi­mi­zin­in­san­lý­ðýn­prob­lem­le­ri­ne ça­re­i­çin­i­ra­de­et­ti­ði­Nü­büv­vet­mü­es­se­se­si­nin son­ve­en­kâ­mil­tem­sil­ci­si­Hz.­Mu­ham­med (asm)­renk,­dil,­ýrk,­din,­ka­vim,­cin­si­yet­ay­rý­mý yap­mak­sý­zýn­bü­tün­in­san­lý­ðý­hak­ka­ve­a­da­le­te dâ­vet­et­miþ.­ O­(asm)­in­san­ye­ri­ne­ko­nul­ma­yan,­di­ri­di­ri top­ra­ða­gö­mü­len­ka­dý­na­hak­la­rý­ný­ve­ren,­üs­tün­lü­ðün­renk­ve­ýr­ka,­cin­si­ye­te­de­ðil­tak­va­ya gö­re­ol­du­ðu­nu­i­lân­e­den,­in­san­la­rýn­bir­ta­ra­ðýn diþ­le­ri­gi­bi­e­þit­hak­lar­la­ya­ra­týl­dý­ðý­ný­an­la­tan mu'ci­ze­li­bir­fer­man-ý­Ý­lâ­hî­o­lan­Kur’ân’ýn­ha­ki­kat­le­ri­ni­in­san­la­ra­bil­dir­miþ.­Bir­i­man­in­ký­lâ­bý ger­çek­leþ­tir­miþ. Her­a­sýr­da­gön­de­ri­len­mü­ced­did­le­rin­o­as­rýn ö­zel­lik­le­ri­ne­gö­re­Kur’ân’a­yo­rum­lar­ge­ti­re­ce­ði­ni­de­ “Her­yüz­se­ne­de­Ce­nâb-ý­Hak­bir­mü­ced­did-i­din­gön­de­ri­yor”­(E­bu­Da­vud,­Bey­ha­ki)­ha­di­si­i­le­i­fa­de­et­miþ.­

Açýlýmlar ve daralmalar… Söz­ge­li­mi­Ý­mam-ý­Rab­bâ­nî­Haz­ret­le­ri­nin­ya­þa­dý­ðý­dö­nem­de,­“ke­þif­ve­ke­râ­met­ler”­ta­ri­kat­ler­ve­si­le­siy­le­in­san­la­rý­cezb­et­ti­ðin­den­bu­kah­ra­man­zat,­“i­man­ha­ki­kat­le­rin­de­ki­en­kü­çük bir­in­ki­þa­fýn”­bin­ler­ke­râ­met­ve­ke­þif­ten­üs­tün ol­du­ðu­nu,­sün­net-i­se­niy­ye­ye­it­ti­bâ­e­den­en­â­mî­bir­ve­li­nin­ke­þif­ve­ke­râ­met­sa­hi­bi­en­bü­yük bir­ve­li­den­ön­ce­ge­le­ce­ði­ni­i­fa­de­et­miþ.

Ý­mam-ý­Ga­za­li­dö­ne­min­de­i­se­“fel­se­fe”­ka­na­lýy­la­i­man­lar­sar­sýl­dý­ðýn­dan,­Ga­za­li­(ra)­ça­lýþ­ma­la­rý­ný­bu­nok­ta­da­yo­ðun­laþ­týr­mýþ.­Ak­lý­kul­la­na­rak, nü­büv­vet­me­saj­la­rý­yo­luy­la­in­san­la­rý­hak­ka,­sün­net-i­se­niy­ye­çiz­gi­si­ne­dâ­vet­et­miþ. Her­ bir­ as­rýn­ mü­ced­di­di,­ o­ dö­nem­de­ki sap­ma­la­rý­ sün­net­ çiz­gi­sin­de­ bir­leþ­tir­me­yi he­def­le­miþ.­

Bediüzzaman: Bir þefkat kahramaný

Sa­vaþ­mey­dan­la­rý,­e­sa­ret­ha­ya­tý,­sür­gün­ler, mah­ke­me­ler,­ha­pis­ler,­ze­hir­le­me­ler,­ka­nun­la­rýn­key­fî­uy­gu­lan­ma­sýy­la­ge­çen­u­zun­ve­çi­le­li bir­ö­mür…­O,­pa­di­þah­lý­ðý,­meþ­rû­ti­ye­ti,­tek­par­ti­ve­çok­par­ti­li­Tür­ki­ye’yi­gö­rü­yor,­ül­ke­nin­bü­tün­san­cý­lý­sü­reç­le­ri­ne­“re­çe­te”ler­ha­zýr­lý­yor. Bi­rin­ci­Dün­ya­Sa­va­þýn­da­Do­ðu­Cep­he­sin­de at­sýr­týn­da­þe­hit­ler­a­ra­sýn­da­ya­zý­yor­Ý­þâ­râ­tü’lRisâle-i Nur’un açýlým reçetesi Ý’câz­i­sim­li­e­se­ri­ni.­31­Mart­is­ya­nýn­da­hal­ký­ve Fe­lâ­ket­ve­he­lâ­ket­as­rý­o­lan­gü­nü­müz­de­i­se­i­- as­ke­ri­ya­týþ­tý­rý­yor.­Meþ­rû­ti­ye­tin­gü­zel­lik­le­ri­ni ma­nî­me­se­le­ler­de­ne­re­dey­se­14­a­sýr­bo­yun­ca Do­ðu­ve­Gü­ney­do­ðu’da­ki­a­þi­ret­le­re­i­zah­e­di­bi­ri­ken­bü­tün­þüp­he­ler­ve­ev­ham­lar­ye­ni­den yor.­Sür­gün­ler­de­ve­ha­pis­ha­ne­kö­þe­le­rin­de­tev­gün­dem­de.­Bi­lim­ve­ak­lýn­hük­met­ti­ði­gü­nü­müz­de hid,­nü­büv­vet,­ha­þir,­a­da­let-i­ba­det­ha­ki­kat­le­ri­Al­lah’ýn,­pey­gam­ber­le­rin,­me­lek­le­rin,­se­mâ­vî­ki­- nin­sýr­la­rý­ný­her­ke­sin­hat­ta­ço­cuk­la­rýn­da­hi­ko­tap­la­rýn,­a­hi­ret­ha­ya­tý­nýn­ve­ka­de­rin­var­lý­ðý­in­ce­- lay­lýk­la­an­la­ya­bi­le­ce­ði­bir­þe­kil­de­ya­zý­yor.­ den­in­ce­ye­sor­gu­lan­mak­ta,­ki­mi­za­man­a­lay­da­e­Türk,­Kürt­ve­A­rap­mil­let­le­ri­ni­bir­ve­be­ra­dil­mek­te.­Ýn­san­lar­renk­le­ri­ne,­ýrk­la­rý­na,­ka­vim­le­ri­- ber­ol­ma­ya­mec­bur­ký­lan­za­ru­ret­le­ri,­e­ði­ti­min ne,­dil­le­ri­ne,­cin­si­yet­le­ri­ne,­din­le­ri­ne­gö­re­ye­ni­- e­hem­mi­ye­ti­ni,­þark­ta­ku­ru­la­cak­ü­ni­ver­si­te­ve den­ay­rýl­mak­ta...­A­da­le­tin­ö­nün­de­her­ke­sin­e­þit e­ði­tim­ku­ru­luþ­la­rý­nýn­ve­si­le­o­la­ca­ðý­hiz­met­le­ol­du­ðu­ha­ki­ka­ti­u­nu­tul­mak­ta…­ ri,­Ýs­lâm­â­le­mi­i­çin­fi­kir­hür­ri­ye­ti­ve­meþ­ve­re­Ýþ­te­or­tam­böy­ley­ken­i­man­ha­ki­kat­le­ri­nin­a­- tin­ö­ne­mi­ni,­gayr-i­Müs­lim­ler­le­mü­na­se­bet­le­kýl,­man­týk­yo­luy­la­ça­buk­ve­ko­lay­þe­kil­de­is­pat rin­tan­zi­mi­ni,­te­mel­hak­ve­hür­ri­yet­le­re­da­ya­e­dil­me­si­za­ru­rî­bir­ih­ti­yaç.­Ý­ma­nî­ko­nu­lar­da­ki nan­bir­re­jim­de­uy­gu­la­ma­da­ki­ak­sak­lýk­la­rýn þüp­he­le­rin,­ev­ham­la­rýn­ik­na­me­to­duy­la­i­za­le­si za­man­i­çin­de­ted­ri­cen­or­ta­dan­kal­ka­ca­ðý­ný, gü­nü­mü­zün­ci­ha­dý­du­ru­mun­da.­ ka­mu­o­yu­nun­gü­cü­nü,­hür­ri­yet­ve­meþ­ve­ret­le Be­di­üz­za­man­Sa­id­Nur­sî­Haz­ret­le­ri­nin­te­li­fi bü­tün­prob­lem­le­rin­çö­züm­le­ne­bi­le­ce­ði­ni­an­o­lan­Ri­sâ­le-i­Nur’lar­iþ­te­as­rý­mýz­da­bu­ci­ha­dý la­tý­yor,­is­pat­lý­yor. muh­te­þem­bir­þe­kil­de­ba­þa­rý­yor.­An­lat­tý­ðý­i­ma­E­ðer­mak­sa­dý­mýz­bü­tün­sos­yal­ya­ra­la­rý­mý­nî­ha­ki­kat­ler­le­gö­nül­le­ri,­kalp­le­ri,­ruh­la­rý­fet­he­- za­der­man­a­ra­mak­sa,­o­nun­þah­sî-iç­ti­ma­î di­yor.­“Lâ­i­lâ­he­il­lal­lah”­ger­çe­ði­ni­a­kýl­la­ra­na­kýþ has­ta­lýk­la­rý­mý­za­ha­zýr­la­dý­ðý­re­çe­te­ler­cid­di­na­kýþ­iþ­li­yor. yet­le­in­ce­len­me­li…

GÜN GÜN TARÝH

lTurhan Celkan

turhancelkan@hotmail.com

GÜLLEr VE DÝKENLEr EKREM KILIÇ ekzile44@yahoo.com

a­sal­lar­öy­le­bi­ter­di.­Bu­ma­sal­da­i­se­ner­den gel­di­ði­an­la­þý­la­ma­yan­üç­bom­ba­düþ­müþ: bi­r i­hü­k ü­m e­t in­ku­c a­ð ý­n a,­bi­r i­yurt­d aþ Türk­le­rin,­di­ðe­ri­de­va­tan­daþ­Kürd­le­rin­ku­ca­ðý­na… Hep­si­nin­de­pi­mi­çe­ki­lip,­o­na­ka­dar­sa­yý­la­rak­a­týl­dý­ðý­i­çin­düþ­tü­ðü­ku­cak­lar­da­pat­la­mýþ.­Böy­le­ce­mem­le­ket­te­par­ça­lan­ma­dýk,­ya­rýl­ma­dýk­sî­ne­kal­ma­dý­ðýn­dan,­bu­ü­çü­de­ðil;­fa­kat,­bom­ba­la­rý­el­ma,­ar­mut­ye­ri­ne­yol­la­yan­la­rýn­hep­si­mu­râ­dý­na­er­miþ.­Biz­bu ma­sa­lý­sev­me­dik.­So­nu­nu­be­ðen­me­dik.­A­ma,­na­sýl ye­ni­den­ba­þa­dö­ne­ce­ði­mi­zi­de­bi­le­mi­yo­ruz. Fýr­tý­na­da­ çýr­pý­nýp­ du­ran­ Ka­ra­de­niz­li­nin­ ta­ka­sý gi­bi,­hü­kü­met­de­i­ki­dö­nem­dir­bir­o­ra­ya,­bir­bu­ra­ya­ sav­rul­mak­tan­ ro­ta­yý­ bu­lup­ da­ yol­ a­la­ma­dý ki,­bir­li­ma­na­sý­ðýn­sýn…­Has­mýn­dan­ha­bre­yum­ruk­yi­yip­ye­re­yý­ký­lan­Te­mel’in,­“U­la­Te­mel,­fur­sa­na!”­ di­yen­ dos­tu­na:­ “Tik­ du­ra­may­rim­ ki­ fu­ra­yým,­u­þa­ðým”­de­di­ði­gi­bi,­se­yir­ci­si,­ba­his­ci­si,­has­mý,­ha­ke­mi,­mu­ha­fý­zý­ve­hat­tâ­ta­raf­ta­rý­nýn­hýr­pa­la­dý­ðý­ hü­kü­met,­ ring­de­ ku­ral­sýz­ ve­ in­saf­sýz­ bir kav­ga­dan­sað­lam­çýk­ma­te­lâ­þýn­da. Ýlk­ra­und­dan­be­ri­gö­zü,­ka­þý­pat­la­dý­ðý­i­çin­çev­re­si­ni­i­yi­gö­re­mi­yor,­o­lan­bi­te­ni­id­râk­e­de­mi­yor, dos­tu­ düþ­ma­ný­ a­yý­ra­mý­yor,­ ya­pý­lan­ te­zâ­hü­râ­týn teþ­vîk­ mi,­ tez­yîf­ mi­ ol­du­ðu­nu­ an­la­ya­mý­yor.­ Sa­vur­du­ðu­ yum­ru­ðun­ bâ­zen­ ken­di­ ku­la­ðý­na­ deð­me­si,­yap­tý­ðý­a­yak­o­yun­la­rý­nýn­ken­di­a­ya­ðý­na­do­lan­ma­sý­da­ca­ba­sý. Se­çim­den­he­men­son­ra,­ilk­gü­nün­þaþ­kýn­lý­ðýn­da, bü­tün­kuv­vet­le­ri­ni,­mem­le­ke­tin­bah­tý­na­kur­duk­la­rý tu­zak­lar­la­bir­as­ra­ya­kýn­za­man­dýr­hal­ký­e­zen,­ger­çek­de­mok­ra­si­nin­uy­gu­lan­ma­sý­ný­en­gel­le­yen­þer güç­le­rin,­bu­mem­le­ket­a­hâ­li­si­ne­tak­týk­la­rý­pran­ga­la­rý­ve­ke­lep­çe­le­ri­çöz­mek­te­kul­lan­ma­la­rý­ge­re­kir­di. Gü­nün­þart­la­rý­leh­le­rin­de­i­di.­A­me­ri­ka­ve­Av­ru­pa böy­le­ic­ra­â­tý­bek­li­yor­ve­des­tek­li­yor­du.­Yap­ma­dý­lar, yap­mak­is­te­me­di­ler,­ya­pa­ma­dý­lar­ve­ka­þar­lan­mýþ þer­güç­le­re­ko­lay­lok­ma­ol­du­lar. Bir­kol­tu­ða­ku­ru­lup­da­gü­cü,­pa­ra­yý,­al­ký­þý,­ik­bâ­l i­ gö­r en­l e­r in­ he­m en­ bir­ is­t i­h â­l e­ dü­z e­n in­de–ka­ba­bir­ben­zet­me­i­le­ka­lýn­lýk­ma­ki­ne­sin­den ge­çip­ ay­ný­ eb’ad­lar­da­ þe­kil­le­nen­ ke­res­te­ler­ gi­bi– bir­ör­nek­hâ­le­gir­me­le­ri,­ma­a­le­sef,­çok­gö­rül­müþ hâ­di­se­ler­den…­ Ma­sa­ ba­þýn­da­ ah­kâm­ kes­me­ye ben­ze­me­yen­ bir­ hâl­ ol­du­ðu­nun­ far­kýn­da­ o­la­rak, yal­nýz­ca­ bir­ du­rum­ tes­bî­ti­ ba­ký­mýn­dan­ kay­de­di­yo­rum.­ Al­lah­ ba­þa­ ver­me­sin;­ böy­le­ bir­ im­ti­hâ­ný ka­zan­mak­çok­zor­ol­sa­ge­rek. An­cak,­kim­se­nin­is­te­me­den­böy­le­bir­mâ­ce­râ­ya gir­me­ye­ce­ði­nin,­hat­tâ,­he­lâ­ki­ne­bir­ya­rýþ­ma­ne­tî­ce­sin­de­böy­le­ma­kam­la­ra­bin­bir­zor­luk­lar­la­u­la­þý­la­bi­le­ce­ði­nin­þu­û­run­da­o­la­rak,­mem­le­ke­te­ve­hal­ka hiz­met­dâ­vâ­sý­ve­id­di­â­sý­i­le­yo­la­çý­kan­la­rýn,­kar­þý­la­rý­na­çý­kan­zor­luk­la­ra­gö­ðüs­ge­re­cek­a­zîm­ve­ka­rar­lý­lýk­ta­ol­ma­la­rý­ge­rek­ti­ði­ni­de­be­lirt­mek­ge­rek.­“Ha­ma­ma­gi­den­ter­ler”­ka­i­de­sin­ce­ve­es­ki­le­rin­tâ­bi­riy­le: “Ya­dev­let­ba­þa,­ya­kuz­gun­le­þe!”­ ter­cî­hiy­le­yo­la­çý­kan­la­rýn,­baht­la­rý­na­çý­kan­la­ra­kat­lan­ma­sý­î­câb­e­der. Ýn­san­lýk­ tâ­rî­hi­ ka­dar­ es­ki­ ve­ yi­ne­ bir­ o­ ka­dar mal,­can­ya­kan;­kan,­göz­ya­þý­a­ký­tan;­hak­sýz­lýk,­zu­lüm­iþ­le­yen­ve­þe­hir­le­ri,­me­de­ni­yet­le­ri­yer­le­bir­e­den­çir­kin­si­yâ­se­tin­ken­di­ne­mah­sûs­ku­ral­la­rý­var. Ýn­sa­nýn­e­nâ­ni­ye­ti,­hýr­sý,­in­saf­sýz­lý­ðý­si­yâ­set­top­ra­ðýn­da­neþv­ü­ne­mâ­bu­lur,­kâ­i­na­tý­ra­hat­sýz­e­de­cek zak­kum­ a­ðaç­la­rý­ný­ ne­tî­ce­ ve­rir.­ Bu­ se­bep­le­dir­ ki, a­kýl­da­ ve­ id­râk­te­ fev­ka’l-be­þer­ se­vi­ye­ye­ çý­kan­lar on­d an­ iç­t i­n âb­ et­m iþ­l er­d ir.­ Be­d î­ü z­z a­m ân­ Sa­î d Nur­sî­Haz­ret­le­ri­nin­ “Þey­tan­dan­ve­si­yâ­set­ten­Al­lâh’a­sý­ðý­ný­rým”­de­me­si­bo­þu­na­de­ðil­dir.­ Üs­tün­de­ya­þa­yan­la­rýn­ni­ce­ce­fâ­lý­ve­sa­fâ­lý­hal­le­ri­ni gö­ren­bu­va­tan­top­rak­la­rýn­da,­þu­me­de­ni­yet­ve­in­sâ­ni­yet­as­rýn­da,­ar­týk­i­yi­gün­le­re­ka­vu­þul­ma­sý­her­ke­sin or­tak­te­men­nî­si­dir.­Yal­nýz­ca­az­da­ol­sa,­þer­ve­me­lâ­net­le;­tah­rî­bât­ve­zor­ba­lýk­la­i­dâ­me-i­ha­yât­e­de­bi­len kim­se­le­rin­bu­lun­du­ðu­nu­göz­ar­dý­et­me­mek­lâ­zým­dýr.­Üs­te­lik­bun­lar,­hiç­bir­þe­kil­de­kar­þý­la­rýn­da­ki­ne­a­cý­maz,­mü­sâ­ma­ha­et­mez,­ba­ðýþ­la­maz.­On­la­ra­gös­te­ri­le­cek­her­za­af,­iþ­ti­hâ­la­rý­ný­ka­bar­týr,­a­ðýz­la­rý­ný­su­lan­dý­rýr.­Dost­luk­e­li­ni­u­za­ta­nýn­ko­lu­nu­ko­pa­rýr­lar. Bu­gü­rûh­la­sû­ret-i­mut­la­ka­da­sulh­ka­bil­de­ðil­dir.­ Hak­sýz­lý­ða,­ ha­ka­re­te,­ þid­de­te,­ ted­hî­þe­ mâ­ruz ka­la­rak­nef­si­ni,­nâ­mû­su­nu,­iz­ze­ti­ni­ko­ru­mak­ga­ye­si­i­le­si­lâ­ha­sa­rý­lan,­da­ða­çý­kan,­ka­nûn­na­za­rýn­da­suç­lu­o­lan­ve­yâ­ta­mâ­men­al­da­týl­mýþ­va­tan­daþ­la­rý,­yu­ka­rý­da­sa­yý­lan­lar­dan­a­yýr­mak;­on­la­ra­mil­le­tin­ve­va­ta­nýn­has­ta­lan­mýþ­ve­ya­ra­lan­mýþ­bi­rer fer­di­gi­bi­yak­laþ­mak;­mad­dî­ve­mâ­ne­vî­te­dâ­vî­le­ri­ni­ yap­mak­la­ ha­kî­kî­ ba­rýþ­ sað­la­na­bi­le­ce­ði­ni­ a­kýl­dan­u­zak­tut­ma­mak­ge­re­kir. Si­yâ­set­çi­le­rin­iþ­le­ri­ni­ya­par­ken,­hal­ký­i­dâ­re­e­der­ken­hak­nâ­mý­na,­ha­kî­kat­he­sâ­bý­na­ha­re­ket­et­me­le­ri;­ma­kam­la­rý­nýn­ta­hak­küm­ve­te­gal­lüb­i­çin­de­ðil, hal­ka­hiz­met­ve­hür­met­i­çin,­ken­di­le­ri­ne­yi­ne­halk ta­ra­fýn­dan­ve­ril­di­ði­ni­dâ­i­mâ­hâ­týr­la­ma­la­rý­yan­lýþ yap­ma­la­rý­ný­ön­le­ye­cek­tir.­Zo­ra­tâ­lip­ol­muþ­lar­dýr. Ba­þa­rý,­zor­luk­la­rý­ye­ne­rek­el­de­e­di­lir.­Ce­nâb-ý­Hakk, hak­ka­ve­hal­ka­ri­â­yet­e­den­le­re­yar­dým­cý­o­la­cak­týr.

M


10

YENÝASYA / 20 ARALIK 2009 PAZAR

KÜLTÜR-SANAT

Ya amelimiz hebâ olursa! BÝR BAÞKA AÇIDAN S. BAHATTÝN YAÞAR syasar33@yahoo.com

h­las­Ri­sâ­le­si­gi­riþ­bö­lü­mün­de,­ha­ri­ka­bir­þe­kil­de­i­çin­de­ya­þa­dý­ðý­mýz­as­rýn­por­tre­si­çi­zi­lir­ve­ya­pýl­ma­sý­ge­re­ken­le­re­dik­kat­çe­ki­lir.­Çün­kü­ya­þa­dý­ðý­mýz­as­rý­bil­me­den,­o­as­ra­uy­gun­do­na­ným­i­çe­ri­sin­de­ol­mak­ve çar­pýl­ma­mak­im­kân­sýz­gi­bi­dir.­ ‘Bu­müt­hiþ­za­man­da, deh­þet­li­düþ­man­lar­mu­ka­bi­lin­de,­þid­det­li­taz­yi­kat­kar­þý­sýn­da­ve­sav­let­li­bid’a­lar,­da­lâ­let­ler i­çe­ri­sin­de­biz­ler…’ di­ye­rek­cüm­le­ler­de­vam­e­der. Pa­rag­ra­fýn­i­çi­ne­gi­ril­di­ðin­de­müt­hiþ­za­ma­nýn­la­bi­rent­le­ri­ni­an­la­mak­ve­his­set­mek­hiç­de­zor­de­ðil.­Pek­ta­biî­dir ki,­böy­le­bir­ça­ðýn­in­sa­ný­ol­mak,­in­sa­ný­çok­yön­lü­bir­a­ra­yý­þa­i­te­cek­tir.­A­de­ta­ba­þý­ný­taþ­tan­ta­þa­vu­ran­bir­ha­let i­çe­ri­sin­de­bir­ko­va­la­ma­ca­in­sa­ný­bek­le­mek­te­dir.­O­nun­i­çin­bu­a­sýr­in­sa­nýn­dan­ki­mi,­din­le­se­niz;­dram­do­lu­hi­kâ­ye­ler,­ro­man­lar,­þi­ir­ler­bu­lur­si­zi.­ Bu­çað­la­bir­lik­te,­ça­ðýn­in­sa­ný­nýn­i­çin­de­bu­lun­du­ðu­ha­le­ti­de­yi­ne­ay­ný­sa­týr­la­rýn­de­va­mýn­dan­an­lý­yo­ruz.­‘…biz­ler ga­yet­az­ve­za­yýf­ve­fa­kir­ve­kuv­vet­siz­ol­du­ðu­muz­hal­de…’­Ça­ðýn­deh­þe­ti­kar­þý­sýn­da­ki­in­sa­nýn­i­çin­de­bu­lun­du­ðu­va­zi­yet,­ol­duk­ça­ür­per­ti­ci.­Ya­ni­in­san,­ga­yet­az­lýk,­ga­yet­za­yýf­lýk,­ga­yet­fa­kir­lik,­ga­yet­kuv­vet­siz­lik­ta­ným­la­ma­la­rý­kar­þý­sýn­da­a­de­ta­had­di­ni­an­lý­yor.­An­la­þý­lan­gü­ve­ni­le­cek­mad­dî­an­lam­da­hiç­bir­þey­yok.­Ýn­sa­nýn­e­li­nin,­ko­lu­nun­bað­lý­kal­ma­sý­bu­ol­sa­ge­rek.­Bir­de, zor­a­sýr­þart­la­rýn­da­ki­im­kân­la­rý­kýt­in­sa­na­bir­o­ka­dar da,­cid­dî,­a­ðýr­so­rum­lu­luk­lar­yük­len­miþ. ‘…ga­yet­a­ðýr­ve­bü­yük­ve­u­mu­mî­ve­kut­sî­bir­va­zi­fe-i i­ma­ni­ye­ve­hiz­met-i­Kur’â­ni­ye­om­zu­mu­za­ih­san-ý­Ý­lâ­hî­ta­ra­fýn­dan­ko­nul­muþ…’ Ga­yet­a­ðýr,­bü­yük,­u­mu­mî,­kud­sî­bir­i­man­va­zi­fe­si­ve Kur’ân­hiz­me­ti­nin­böy­le­bir­a­sýr­in­sa­ný­nýn­om­zu­na­ko­nul­muþ­ol­ma­sý,­el­bet­te­­ ki­bu­in­san­la­rýn­ol­duk­ça­ö­zel­bir­du­rum­i­çe­ri­sin­de­bu­lun­du­ðu­nu­ak­la­ge­ti­ri­yor.­Çün­kü­ya­pý­lan­i­þin­e­hem­mi­ye­ti­ya­nýn­da,­ya­pý­lan­i­þin­han­gi­zor­þart­lar­da­ya­pýl­mýþ­ol­ma­sý­ol­duk­ça­ma­ni­dar­dýr­ve­bu­ö­zel­bir do­na­ným­ve­du­ru­mun­so­nu­cu­dur. Ýþ­te­bu­nu­da­ge­len­sa­týr­lar­bi­ze­tak­dim­e­di­yor. ‘El­bet­te,­her­kes­ten­zi­ya­de,­bü­tün­kuv­ve­ti­miz­le­ih­lâ­sý­ka­zan­ma­ya­mec­bur­ve­mü­kel­le­fiz.­Ve­ih­lâ­sýn­sýr­rý­ný­ken­di­miz­de­yer­leþ­tir­mek­i­çin­ga­yet­de­re­ce­de­muh­ta­cýz.­Yok­sa, hem­þim­di­ye­ka­dar­ka­zan­dý­ðý­mýz­hiz­met-i­kut­si­ye­kýs­men za­il­o­lur,­de­vam­et­mez;­hem­þid­det­li­mes’ûl­o­lu­ruz.’ Bir­de,­‘Be­nim­â­yet­le­ri­mi,­az­bir­dün­ya­men­fa­a­tiy­le­de­ðiþ­tir­me­yin­ (Ba­ka­ra­Sû­re­si,­41) â­ye­tin­de­ki­þid­det­li­teh­dit­kâ­ra­ne­nehy-i­Ý­lâ­hi­ye­maz­har­o­lup,­sa­a­det-i­e­be­di­ye­za­ra­rý­na,­mâ­na­sýz,­lü­zum­suz,­za­rar­lý,­ke­der­li,­hod­fu­ru­þa­ne,­sa­kil,­ri­ya­kâ­ra­ne,­ba­zý­his­si­yat-ý­süf­li­ye­ve­me­naf-i­cüz’i­ye­nin ha­tý­rý­i­çin­ih­lâ­sý­kýr­mak­la,­hem­bu­hiz­met­te­ki­u­mum­kar­deþ­le­ri­mi­zin­hu­ku­ku­na­te­ca­vüz,­hem­hiz­met-i­Kur’â­ni­ye­nin­hür­me­ti­ne­ta­ar­ruz,­hem­ha­ka­ik-i­i­ma­ni­ye­nin­kud­si­ye­ti­ne­hür­met­siz­lik­et­miþ­o­lu­ruz.’ Çok­a­çýk­bir­an­lam­ta­þý­yor­cüm­le­ler.­Mec­bur­ve­mü­kel­lef­ol­du­ðu­muz­ih­lâ­sýn­sýr­la­rý­ný­ken­di­miz­de­yer­leþ­tir­mez­sek,­þim­di­ye­ka­dar­ki­ka­zan­dý­ðý­mýz­kud­sî­hiz­met­za­il o­lur­ve­de­vam­da­et­mez;­hem­de­þid­det­li­mes’ul­o­lu­ruz.­ Ta­biî­bu­ra­da­in­san,­Al­lah’ýn­â­yet­le­ri­ni­ne­i­le­de­ðiþ­tir­miþ­ol­mak­ta­dýr? Sa­a­det-i­e­be­di­ye­za­ra­rý­na,­az­bir­dün­ya­men­fa­a­ti­i­çin­ya­pý­lan­bu­de­ðiþ­tir­me­de­in­san­el­bet­te­ki­çok­bü­yük bir­ka­yýp­i­çe­ri­sin­de­bu­lun­mak­ta­dýr. Ya­ni­Ce­nâb-ý­Hak­kýn­þid­det­li­teh­dit­ka­ra­ne­nehy-i Ý­lâ­hi­si­ne­ maz­har­ ol­mak..,­ son­ra,­ ‘nef­se­ a­it­ a­þa­ðý­lýk his­ler­le,­ mâ­na­sýz,­ lü­zum­suz,­ za­rar­lý,­ ke­der­li,­ hod­fu­ru­þa­ne,­sa­kil,­ri­ya­kâ­ra­ne­ve­ba­sit,­kü­çük,­az­bir­dün­ya­ men­fa­a­ti­ i­çin­ ih­lâ­sý­ kýr­mak..’­ böy­le­ bir­in­san­i­çin da­ha­bü­yük­ka­yýp­ne­o­la­cak­týr. Bir­de,­böy­le­bir­ih­lâs­sýz­hal­i­le,­‘bu­hiz­met­te­ki­u­mum­kar­deþ­le­ri­mi­zin­hu­ku­ku­na­te­ca­vüz,­hiz­met-i Kur’â­ni­ye­nin­hür­me­ti­ne­ta­ar­ruz­ve­i­man­ha­ki­kat­le­ri­nin kud­si­ye­ti­ne­hür­met­siz­lik­et­miþ­o­lu­ruz.’ Cüm­le­ler­ol­duk­ça­çar­pý­cý­o­la­rak,­i­çin­de­ya­þa­dý­ðý­mýz­ça­ða­ve­böy­le­bir­ça­ða­kar­þý­da­biz­le­rin­na­sýl­bir­tu­tum­i­çe­ri­sin­de­o­la­ca­ðý­mý­za­a­pa­çýk­ý­þýk­tut­mak­ta­dýr.­Ya­ni­na­sýl­bir­a­sýr­da­ya­þý­yo­ruz,­na­sýl­düþ­man­lar­la­kar­þý­kar­þý­ya­yýz­ve­na­sýl bir­so­rum­lu­luk­bi­zi­bek­li­yor?­Bu­so­ru­la­ra­ce­vap­a­ra­ný­yor. Ta­bi­î­dir­ki,­böy­le­bir­a­sýr­da­i­man­ve­Kur’ân­hiz­me­ti­i­çe­ri­sin­de­ol­mak,­çok­bü­yük­ka­zanç­lar­i­çe­ri­sin­de­de­ol­mak de­mek­tir.­O­nun­i­çin­de,­ ‘mü­him­ve­bü­yük­bir­u­mur-u hay­ri­ye­nin­çok­mu­zýr­ma­ni­le­ri­o­lur.­Þey­tan­lar­o­hiz­me­tin ha­dim­le­riy­le­çok­uð­ra­þýr.­Bu­ma­ni­le­re­ve­bu­þey­tan­la­ra kar­þý­ih­lâs­kuv­ve­ti­ne­da­yan­mak­ge­rek­tir.­Ýh­lâ­sý­ký­ra­cak­es­bab­tan­yý­lan­dan,­ak­rep­ten­çe­kin­di­ði­niz­gi­bi­çe­ki­ni­niz.’ El­bet­te­ki,­ya­pý­lan­bü­tün­a­sýr­ve­in­san­tas­vir­le­ri­ne­rað­men,­Kur’ân­bu­as­rýn­mad­dî­ve­ma­ne­vî­ha­las­kâ­rý­o­la­rak, in­san­la­rýn­mad­dî­ve­ma­ne­vî­bü­tün­ih­ti­yaç­la­rý­na­ce­vap ver­mek­te­dir.­Ye­ter­ki­in­san,­O’nun­yo­lu­nu­ter­cih­et­sin­ve O’nun­la­ya­þa­ma­ya­az­met­sin. A­sýr­þart­la­rý­ne­ka­dar­zor­ol­sa­da,­in­sa­na­hü­cum­e­den un­sur­lar ne­ka­dar­þid­det­li­ol­sa­da;­i­man­e­den,­bü­tün­her þe­ye­gü­cü­Ye­ten’e­da­yan­dý­ðý­za­man,­bü­tün­her­þey­o­nun­hiz­me­tin­de­o­la­cak­týr.­Ye­ter­ki­ih­lâs­bo­zul­ma­sýn.­O bo­zu­lur­sa,­a­me­lin­ru­hu­bo­zu­lur. *** Ger­çi­kim­se­de­ay­ra­ným­ek­þi­de­mi­yor.­Her­kes,­ih­lâs­tan­dem­vu­ru­yor.­Ýh­lâs­tan­dem­vu­rur­ken­bi­le,­ih­lâs­sýz­lýk o­la­bi­le­ce­ði­ni­kim­se­cik­ler­dü­þün­mü­yor.­Yok­sa­in­sa­nýn­en çok­ses­len­dir­di­ði,­o­has­ta­ol­du­ðu­ta­ra­fý­mý­dýr?­‘Ýh­lâs,­ih­lâs’­der­ken,­sa­de­ce­has­ta­lý­ðý­mý­zý­mý­ses­len­dir­miþ­o­lu­yo­ruz.­Ha­ni,­kur­sa­ðýn­dan­a­þa­ðý­in­me­yen­ses­len­dir­me­ler­var ya.­Bu­da­öy­le­ol­ma­sýn.­Al­lah­mu­ha­fa­za! ‘Ka­zan­mak­ya­da­kay­bet­mek’­teh­li­ke­si­i­le­baþ­ba­þa bu­lu­nan,­ a­mel­le­rin­ ru­hu­nu­ hak­kýy­la­ ka­zan­ma­yý­ na­sip­et­sin­Rab­bi­miz. Yok­sa,­ge­ri­ye­dö­nüp­bak­tý­ðý­mýz­da,­a­mel­ler­he­ba­o­lur­sa,­‘ey­vahhh’lar­an­lam­sýz­ka­la­cak­týr.­Böy­le­bir­son­dan­Al­lah­mu­ha­fa­za!

Ý

Muharrem Ayý’nýn simgesi: Aþure HÝCRÎ YILIN ÝLK AYI OLAN ‘’MUHARREM’’ AYI ÝLE BÝRLÝKTE AÞURE TATLISI ÖN PLANA ÇIKIYOR. YAPILIÞI HER YÖREYE GÖRE DEÐÝÞÝKLÝK GÖSTEREN AÞURE, 10’A YAKIN BAKLAGÝL, MEYVE VE SERT KABUKLU YÝYECEKLERÝN KATILMASIYLA HAZIRLANIYOR. HÝCRÎ tak­vi­min­ilk­a­yý­o­lan­ve­Müs­lü­man­lar­i­çin­kut­sal­ka­bul­e­di­len­Mu­har­rem­a­yý­baþ­lar­ken,­ge­le­nek­le­rin­ya­þa­týl­dý­ðý­bu­ay­da­a­þu­re­ön pla­na­çý­ký­yor.­Ya­pý­lý­þý­her­yö­re­ye­gö­re­de­ði­þen ve­ge­nel­o­la­rak­buð­day,­no­hut,­fa­sul­ye,­ku­ru ü­züm,­ka­yý­sý,­ba­dem­ve­ce­viz­gi­bi­10’a­ya­kýn bak­la­gil,­mey­ve­ve­sert­ka­buk­lu­yi­ye­cek­le­rin ka­týl­ma­sýy­la­ö­zen­le­ha­zýr­la­nan­a­þu­re,­pro­te­in­ve­vi­ta­min­de­po­su­o­la­rak­ad­lan­dý­rý­lý­yor.­Ýs­lâm­dün­ya­sý i­çin­kut­sal­ay­lar­dan o­lan­‘’Mu­har­rem­ a­-

Er­te­si­gün­bu­mal­ze­me­ler­ay­rý­ay­rý­haþ­la­nýp su­yu­sü­zül­dük­ten­son­ra,­bü­tün­mal­ze­me­bir ten­ce­re­de­kay­na­tý­lý­yor­ve­a­þu­re­nin­ký­va­mý­na gö­re­de­su­i­lâ­ve­e­di­li­yor.­A­þu­re­nin­kay­na­ma­ya baþ­la­ma­sýy­la­da­in­cir,­ka­yý­sý­ve­þe­ker­ka­tý­lýp­bal ren­gi­ne­ge­lin­ce­ye­ka­dar­pi­þi­ril­me­si­ge­re­ki­yor.­ Piþ­tik­ten­son­ra­kâ­se­le­re­ko­nan­a­þu­re­nin­ü­-

dýr­ma­sý­dolayýsýyla­a­de­ta­bir­e­ner­ji­de­po­su­ol­du­ðu­nu­söy­le­di.­A­þu­re­nin­i­çe­ri­sin­de­ki­be­sin­le­rin,­den­ge­li­bes­len­me­a­çý­sýn­dan­ba­kýl­dý­ðý­za­man­bir­bi­ri­ni­ta­mam­la­dý­ðý­ný­be­lir­ten­Yað­mur, ‘’Ör­ne­ðin,­i­çe­ri­sin­de­buð­day,­no­hut,­fa­sul­ye kul­la­ný­lý­yor.­Bak­li­yat­ve­ta­hýl­ka­rý­þý­mý­i­çe­ri­si­ne ku­ru­mey­ve­gi­ri­yor,­fýn­dýk,­fýs­týk­gi­ri­yor.­Ta­hýl ve­bak­la­gil­ka­rý­þým­la­rý­nýn­pro­te­in­i­çe­ri­ði­yük­sek­tir.­Tek­ba­þý­na­bir­ta­hýl­ye­se­niz,­o­nun­i­çin­de­ki p r o ­t e ­i n ­d e n da­h a­az

Yönetmen Yücel Çakmaklý hatýrasýna film festivali AÝLEM Kül­tür­ Sa­nat­ Der­ne­ðin­ce,­ mer­hum­ yö­net­men­Yü­cel­Çak­mak­lý­a­ný­sý­na,­Kül­tür­ve­Tu­rizm­Ba­kan­lý­ðý’nýn­kat­ký­la­rýy­la­dü­zen­le­nen­3.­A­i­le Film­le­ri­Fes­ti­va­li,­20-22­A­ra­lýk­ta­rih­le­rin­de­Ço­rum’da­ya­pý­la­cak.­Der­ne­ðin­yö­ne­tim­ku­ru­lu­ü­ye­si ve­pro­je­ko­or­di­na­tö­rü­Ta­rýk­Kur­toð­lu,­ilk­i­ki­si­ni Ýs­tan­bul’da­dü­zen­le­dik­le­ri­A­i­le­Film­le­ri­Fes­ti­va­li’ni,­bu­yýl­ilk­kez­A­na­do­lu’da­ya­pa­cak­la­rý­ný­be­lirt­ti.­Kül­tür­ve­Tu­rizm­Ba­kan­lý­ðý­nýn­kat­ký­la­rýy­la ger­çek­leþ­ti­ri­le­cek­fes­ti­va­lin­20-22­A­ra­lýk­ta­rih­le­rin­de­Dev­let­Ti­yat­ro­su­Sa­lo­nun­da­ya­pý­la­ca­ðý­ný an­la­tan­Kur­toð­lu,­bu­yýl­ki­fes­ti­va­lin,­A­ðus­tos­ta ve­fat­e­den­ün­lü­yö­net­men­Yü­cel­Çak­mak­lý­a­ný­sý­na­ya­pý­la­ca­ðý­ný­vur­gu­la­dý.­Tür­koð­lu,­fes­ti­val­kap­sa­mýn­da­bu­gün­11.00’de­ ‘An­ka­Ku­þu’, 14.30’da ‘An­ne­ya­da­Ley­la’,­ya­rýn­17.00’de­ ‘Re­is­Bey’, 20.00’de­ ‘Ke­le­bek­ler­Son­su­za­U­çar’,­22­A­ra­lýk­Sa­lý 17.00’de ‘Çö­küþ’ ve­sa­at­20.00’de­de ‘Bir­le­þen­Yol­lar’ i­sim­li­film­le­rin­gös­te­ri­le­ce­ði­ni­kay­det­ti.­Çorum / aa

Akra FM’de yeni dönem AKRA FM’de,­ hicrî­ yeni­ yýlla­ birlikte­ baþlayan yeni­ yayýn­ döneminde­ 12’si­ yeni­ 57­ farklý­ program­ radyo­ dinleyicisiyle­ buluþuyor.­ Akra­ FM, yeni­ yayýn­ döneminde­ Peygamberimizin Dilinden­Duâlar kýsa­radyo­spotlarýyla­günün­24 saati­ dinleyicilerini­ bilinçli­ olmaya­ dâvet ederken,­Hulefa-i­Raþidin’in­hayatýnýn­anlatýldýðý Dört­Büyük­Halife,­Osmanlý­padiþahlarýnýn­farklý­yönlerinin­aktarýldýðý­Tarih­Yazan­Osmanlýlar, piyasa­ analizinin­ yapýldýðý­ Gündem­ Ekonomi, temiz­bir­çevre­duyarlýlýðý­için­ Yeþil­Çevre programlarýyla­dinleyici­karþýsýnda­olacak.

yý’’,­çe­þit­li­i­ba­det­ve­ge­le­nek­ler­le­ya­þa­ný­yor.­Ya­pý­lý­þý her­böl­ge­ye­gö­re­fark­lý­lýk gös­te­ren­a­þu­re,­ö­zel­lik­le­ev ka­dýn­la­rý­ta­ra­fýn­dan­ö­zen­le­ha­zýr­la­nýp,­kom­þu­lar­la­pay­la­þý­lýr­ken, zen­gin­muhtevasý­i­se­dik­ka­ti­çe­ki­yor.­Ay i­çe­ri­sin­de­ve­ö­zel­lik­le­de­Mu­har­rem­a­yý­nýn­o­nun­cu­gü­nü­ne­denk­ge­len­gün­de­ev­ler­de­ha­zýr­la­nan­a­þu­re,­Türk­mut­fa­ðý­nýn­da­ö­nem­li da­mak­tat­la­rý­a­ra­sýn­da­yer­a­lý­yor.­Ki­þi­sa­yý­sý­na gö­re­mal­ze­me­mik­ta­rý­de­ði­þen­a­þu­re­ya­pý­lýr­ken,­mal­ze­me­ler­den­buð­da­yýn­ak­þam­dan­pi­þi­ril­me­si,­no­hut,­fa­sul­ye,­ku­ru­ü­zü­mün­de­ak­þam­dan­ýs­la­týl­ma­sý­ö­ne­ri­li­yor.

ze­ri­ce­viz,­fýn­dýk,­fýs­týk­ve­tar­çýn­la­süs­le­ne­rek ser­vis­ya­pý­lý­yor.

ENERJÝ DEPOSU Çu­ku­ro­va­Ü­ni­ver­si­te­si­Gý­da­Mü­hen­dis­li­ði Bö­lü­mü­Öð­re­tim­Ü­ye­si­Prof.­Dr.­Ca­hi­de­Yað­mur,­a­þu­re­nin­çok­faz­la­be­sin­mad­de­si­ba­rýn­-

ya­rar­la­ný­yor­su­nuz a­ma­bu­be­sin­le­rin bir­leþ­me­siy­le­ne­re­dey­se­hay­van­sal­pro­te­in ka­li­te­si­ne­yak­la­þý­lý­yor’’­de­di. A­þu­re­nin,­baþ­ta­E­vi­ta­mi­ni­ol­mak­ü­ze­re­B­gru­bu­vi­ta­min­ler­yö­nün­den­de­çok­zen­gin­ol­du­ðu­na­dik­ka­ti­çe­ken­Yað­mur,­ço­cuk­lar­ve­ge­liþ­me­ça­ðýn­da­ki­ler­i­çin­ö­nem­li­bir­be­sin­mad­de­si­ol­du­ðu­nu­söy­le­di.­Hay­van­sal­pro­te­in­ek­sik­li­ði­bu­lu­nan­ve­bu­tür­gý­da­la­rý­yi­ye­me­yen­ki­þi­ler­i­çin­a­þu­re­nin­tek­ba­þý­na­bu­pro­te­in­le­ri­kar­þý­la­ya­bi­le­ce­ði­nin­al­tý­ný­çi­zen­Yað­mur,­spor­cu­lar,­a­ðýr­iþ­ler­de­ça­lý­þan­ki­þi­le­rin­de­vü­cut­la­rý­i­çin­ge­rek­li o­lan­vi­ta­min­ve­e­ner­ji­yi­a­þu­re­den­te­min­e­de­bi­le­cek­le­ri­ni­kay­det­ti.­­Adana / aa

Beldenin ‘’Özel müzesi’’ var AMASYA’NIN Ta­þo­va­ il­çe­si­ne­ bað­lý­ Al­pas­lan Bel­de­si­be­le­di­ye­bi­na­sý­nýn­i­kin­ci­ka­týn­da­fa­a­li­yet gös­te­ren­ö­zel­mü­ze,­çe­þit­li­dö­nem­le­re­a­it­ta­ri­hî­e­ser­ler­le­il­gi­çe­ki­yor.­E­di­ni­len­bil­gi­ye­gö­re,­1964­yý­lýn­da o­luþ­tu­ru­lan­Al­pas­lan­bel­de­si­nin­ku­ru­lu­þu­sý­ra­sýn­da yö­re­nin­yet­ki­li­le­ri­ve­i­le­ri­ge­len­le­ri­nin­gi­ri­þim­le­ri so­nu­cu­ta­ri­hî­e­ser­le­rin­ser­gi­len­me­si­i­çin­bir­teþ­hir me­kâ­ný­o­luþ­tu­rul­du.­Da­ha­son­ra,­1991­yý­lýn­da mü­ze­ye­dö­nüþ­tü­rü­len­ve­1995­yý­lýn­da­da­Kül­tür ve­Tu­rizm­Ba­kan­lý­ðý­ta­ra­fýn­dan­tes­cil­e­di­le­rek­Al­pas­lan­Bel­de­si­Be­le­di­ye­Mü­ze­si­o­la­rak­zi­ya­re­te­a­çý­lan­ö­zel­mü­ze,­böl­ge­de­ken­di­a­la­nýn­da­ilk­ve­tek o­la­rak­fa­a­li­yet­le­ri­ni­sür­dü­rü­yor.­Ta­þo­va­il­çe­si­ne­9 ki­lo­met­re­u­zak­lýk­ta­ki­yak­la­þýk­2­bin­500­nü­fus­lu bel­de­de­ki­mü­ze,­çe­þit­li­hay­van­fo­sil­le­ri­nin­ya­ný­sý­ra de­ði­þik­dö­nem­le­re­a­it­ö­nem­li­e­ser­le­rin­yer­al­dý­ðý bir­yer o­la­rak­il­gi­çe­ki­yor.­Amasya / aa

SOLDAN SAÐA — 1. Öz itmeli mermi BULMACA erdalodabas@mynet.com atan, genellikle zýrhlý araçlara karþý yakýn savaþ sýrasýnda kullanýlan hafif 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 silâh, roketatar. - Gereksiz, önemsiz 1 (söz). 2. Güzel yüz. - Savmak fiilinin 2 geniþ zamaný. 3. Ýl, ilçe vb. yerleþim 3 bölgelerinde, iki yanýnda evler olan, 4 caddeye oranla daha dar veya kýsa o5 labilen yol. - Balý alýnmýþ petek. 4. Or6 ganizmanýn herhangi bir yerinde iltihaplanma sonunda ölmüþ hücre ar- 7 8 týklarýndan ve bozulmuþ akyuvarlardan oluþan, mikroplu veya mikrop- 9 suz, genellikle sarýmtýrak renkte ko- 10 yuca sývý. - Sürülmemiþ, boz tarla. 5. Þýranýn tortusundan yapýlan bir çeþit koyu pekmez, reçel. - Þükreden kul. 6. Bir olay veya bir durumdan geride kalan belirti. - Çocuk dilinde pis. - Açýklama. 7. Kerpiç, saman veya aðaçtan yapýlmýþ küçük, basit, ilkel ev. - Olumsuz bir ön ek. 8. Resmî haber ajansýmýzýn kýsasý. - Nijerya için internet ülke kodu. - Kýsaca mânâ. 9. Yavuz Sultan Selim'in bir seferi. 10. Ev, bark, çocuklar. - Karelere ayrýlmýþ zemin üzerinde on altý taþla iki kiþi arasýnda oynanan oyun. YUKARIDAN AÞAÐIYA — 1. Büyük kilise. 2. Hýrýstiyanlýkta dinden çýkarma cezasý. - Mola, fasýla. 3. Allah'ý anmak, tarikat faaliyeti. - Ayý barýnaðý. 4. Utanmaktan emir. - Atýn karnýndaki yavru. 5. Elma, armut kurusu. - Turpgillerden, yumru köklü bir bitki (Brassica rapa) ve bu bitkinin insan ve hayvanlar için besin olarak kullanýlan etli ve tatlý kökü. 6. Eski Bir siyasî partinin kýsasý. - Azerbaycan'ýn baþþehri. - Sodyumu simgeleyen harfler. 7. Halk aðzýnda kapsülün söyleniþi. 8. Sinirli, gergin. 9. Herhangi bir iþ veya yarýþmada üstünlük saðlayacaðýna inanýlan (kimse, taraf, takým vb.). - Denizin kabarmasý. 10. Yükses ses. 11. Genellikle orduda yemek daðýtýmýnda kullanýlan büyük metal kap. 12. Bir komþu devlet. Çeþitli metallerden veya tahtadan yapýlmýþ çember. DÜNKÜ BULMACANIN CEVABI — SOLDAN SAÐA: 1. HAÞERAT. BANÝ. 2. ATACORU. AYÝN. 3. MATEMATÝK. TA. 4. ABANA. AHÝRET. 5. RANE. ANAYOL. 6. ARÝ. ARA. ETER. 7. TIS. YAKA. AMA. 8. TB. HATEM. 9. PA. AZAMÝ. ÝKA. 10. OTOBAN. RAF. YUKARIDAN AÞAÐIYA: 1. HAMARAT. PO. 2. ATABARI. AT. 3. ÞATANÝST. 4. ECENE. BAB. 5. ROMA. AY. ZA. 6. ARA. ARABAN. 7. TUTANAK. 8. ÝHA. AHÝR. 9. BAKÝYE. 10. AY. ROTATÝF. 11. NÝTELEMEK. 12. ÝNAT. RAMAN.

TEBRÝK

TAZÝYE

Muhterem kardeþimiz Mücahit Bilir ile Zeynep Bilir Hanýmefendinin

Muhterem kardeþlerimiz Abdullah, Ümit ve Saadet'in babasý

Ahmed Said

ÞANLIURFA

Ahmet Emin Topus

'un

ismini verdikleri bir erkek çocuklarý dünyaya gelmiþtir. Anne ve babayý tebrik eder, minik yavruya Cenâb-ý Hak'tan hayýrlý, nurlu, uzun ömürler dileriz.

vefatýný teessürle öðrendik. Merhuma Allah'tan rahmet ve maðfiret diler, kederli ailesi ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz eder, taziyetlerimizi sunarýz.

ÖDEMÝÞ YENÝ ASYA OKUYUCULARI

AYDIN YENÝ ASYA OKUYUCULARI

Bölge Toplantýsýna Davet "GAP Bölge Toplantýsý" bölgemizdeki altý ilin temsilcilerinin katýlýmýyla aþaðýdaki adres ve tarihte yapýlacaktýr. Duyurulur. Tarih : 20 Aralýk 2009 Saat : 10.00 Yer : Kýzýlay Ýþ Merkezi ikinci kat, Þanlýurfa Ýrt. Tel: 0(414) 216 18 83 - (0 530) 406 16 41 - (0543) 375 38 33


11

YENÝASYA / 20 ARALIK 2009 PAZAR

E­KO­NO­MÝ

Kredi kartýnda faiz oranlarý düþürüldü nMERKEZ Bankasý, yýlbaþýndan geçerli olmak üzere Türk Lirasý kredi kartý iþlemlerinde aylýk azami akdi faiz oranýný yüzde 2,91’e, aylýk azamî gecikme faiz oranýný da yüzde 3,66’ya indirdi. Dünkü Resmî Gazete’de yayýmlanan ve 1 Ocak’ta yürürlüðe girecek olan Kredi Kartý Ýþlemlerinde Uy gu la na cak A za mî Fa iz O ran la rý Hak kýn da Teblið ile aylýk azamî akdi faiz oraný, Türk Lirasý için yüzde 3,26’dan yüzde 2,91’e düþürüldü. Tebliðde ABD dolarýnda uygulanan yüzde 2,54 ve Avroda uygulanan yüzde 2,30’luk aylýk azamî akdi faiz oranlarýnda deðiþikliðe gidilmedi. Merkez Bankasý, aylýk azamî gecikme faiz oraný da yine yýlbaþýndan geçerli olmak üzere yüzde 4,01’den yüzde 3,66’ya çekti. Aylýk azamî gecikme faiz oraný ABD dolarý için yüzde 3,11, Avro için de yüzde 2,82 olarak uygulanmaya devam edecek.

BTC’de 1000’inci tanker yüklendi nBAKÜ-Tiflis-Ceyhan (BTC) Ham Petrol Boru Hattý’ndan bugüne kadar 791 milyon varil (106 milyon ton) ham petrolün Ceyhan üzerinden dünya pazarlarýna ihraç edildiði açýklandý. BP’nin operatörü olduðu BTC Ham Petrol Boru Hattý’nda, Bakü yakýnlarýndaki Sangaçal Terminali’nden yola çýkan ve Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye’den geçen ham petrol Ceyhan’dan 1000’inci tankere yüklendi. Önceki gün Ceyhan Deniz Terminali’ne varan British Kestrel adlý 1.000’inci tankere, ayný gün içerisinde yükleme yapýldý. Ceyhan’dan yüklenen 1000’inci tanker British Kestrel, çoðunluðu Hazar Denizi’ndeki Azeri-ÇýrakGüneþli (ACG) ve Þah Deniz sahalarýndan gelen, yaklaþýk 600.000 varil ham petrolün yüklemesinin tamamlanmasýyla Rotterdam’a doðru yola çýktý. Gerçekleþtirilen bu yükleme ile birlikte, bu güne kadar ihraç edilen toplam ham petrol yükleme miktarý yaklaþýk 791 milyon varile ulaþtý. Ceyhan / Yeni Asya

Topçu: Sorumluluðumun bilincindeyim nTÜRK Hava Yollarý`nda (THY) Candan Karlýte kin`in is ti fa sý son ra sýn da bo þa lan Yö ne tim Ku ru lu Baþ kan lý ðý`na, 5 yýl dýr ay ný ku rum da baþkan vekilliði görevini yürüten Hamdi Topçu getirildi. THY Yönetim Kurulu Baþkaný Hamdi Topçu, yayýnladýðý ilk mesajýnda, `Beþ yýldýr Yönetim Kurulu`nda Baþkan Vekili olarak görev yaptýðým için, omuzlarýma aldýðým yükün ne derece aðýr olduðunun ve sorumluluk yüklediðinin bilincindeyim. Türk Hava Yollarý Yönetim Kurulu olarak bu þirketin, tabiri caizse Türkiye`nin temel direklerinden biri olduðu bilinciyle hareket ettik. Bundan sonra da ayný bilinç içinde hareket edeceðimizden emin olabilirsiniz` dedi. Ýstanbul / Yeni Asya

Gurmelerden Selva’ya övgü nGEÇTÝÐÝMÝZ günlerde Selva’nýn Konya’daki fabrikasýný ziyaret eden Emine Beder, Sahrap Soysal ve Ayþe Tüter gibi usta yemek yazarlarý makarnanýn buðdaydan ambalaja uzanan öyküsünü izledi. Selva’yý fabrikasýnda daha da yakýndan tanýdýðýný söyleyen Sahrap Soysal, “Türk halký düþündüðümüzden daha fazla makarna tüketiyor. Selva’nýn ‘Bizim usul makarna’ sloganý bu bakýmdan çok yerini buluyor. Her birimizin evinde bulunan lezzetleri makarna ile birleþtirmek çok akýllýca bir fikir” dedi. Emine Beder ise, “Makarna, hem pratik, hem ucuz hem de besleyici. Anadolu kültürünün çok eski bir deðeri olan makarnayý yöresel lezzetlerle buluþturan Selva’yý tebrik ediyorum” diye konuþtu. Geziden oldukça memnun kaldýðýný dile getiren Ayþe Tüter ise, “El deðmeden, çok hijyenik ve teknolojik yollarla üretilen Selva’nýn fabrikasýný görmek lezzetinin sebebini daha iyi anlamama sebep oldu. Selva yöneticilerinin de iþlerine olan tutkusuna hayran oldum” dedi. SELVA, sanal dünyada da bir ilk’e imza atarak “Bizim Usul Makarna”yý www.bizimusulmakarna.com adresinde tüketicisiyle buluþturdu.

olmayan motorin 2,72 liradan alýcý bulurken, kýrsal motorin 2,72 liraya satýlmaya devam ediyor. Hafta içinde pompa fiyatlarýný 3,38 liradan 3,36 liraya indiren akaryakýt þirketleri bugünden geçerli olmak üzere bir indi-

rime daha gitti. Ýstanbul’da 95 Oktan kurþunsuz benzin 3 kuruþ indirimle 3,33 liraya düþtü. Ýzmir’de 3,33 ve 3,34 liradan alýcý bulan kurþunsuz benzin, Ankara’da 3,34 liradan sürücülere satýlýyor. Ýstanbul / cihan

DOLAR DÜN 1,5180 ÖNCEKÝ GÜN 1,5200

p

nYURT dýþýndaki bankalarýn ve diðer finansal kuruluþlarýnýn bankalarda bulunan hesaplarýndan yapacaklarý para transferlerinde 1 Ocak 2012 tarihine kadar IBAN’ýn (Uluslararasý Banka Hesap Numarasý) kullanýlmasý zorunlu olmayacak. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasýnýn Uluslararasý Banka Hesap Numarasý Hakkýnda Tebliðde Deðiþiklik Yapýlmasýna Dair Tebliði, Resmî Gazete’nin dünkü sayýsýnda yayýmlanarak 1 Ocak 2010 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüðe girdi. Deðiþiklik ile yurt dýþýnda gerçekleþtirilen iþlemlerde IBAN’ýn bildirilmeyeceðine iliþkin müþteriden yazýlý beyan alma þartý kaldýrýldý, beyan yeterli olacak. Buna göre, Avrupa Ekonomik Alanýnda yer alan ülkelerde hesaba yatýrýlan para transferlerinde alýcýya ait IBAN’ýn doðrulanmasý ve kullanýlmasý zorunlu olacak.

A KAR YA KIT fir ma la rý ben zi ne 3 ku ruþ in di rim yaptý. Dün sabahtan itibaren geçerli olan fiyata göre 95 Oktan kurþunsuz benzin 3,36 liradan 3,33 liraya düþtü. Fiyatlarýnda deðiþiklik

SERBEST PÝYASA

Piyango kumarýnda ürküten artýþ ÝKÝ YILDA VATANDAÞIN ÞANS OYUNLARINA YATIRDIÐI PARANIN 11.3 MÝLYAR LÝRAYI AÞTIÐINI BELÝRTEN ÝSMMMO BAÞKANI ARIKAN, "GIDA, GÝYÝM, HATTA SAÐLIK GÝBÝ TEMEL HARCAMALARIN BÝLE KRÝZ NEDENÝYLE DÜÞTÜÐÜ TÜRKÝYE'DE TALÝH OYUNLARINA HARCANAN PARANIN REKOR KIRMASI, DÜÞÜNDÜRÜCÜ VE ÜRKÜTÜCÜ" DEDÝ. ÝSTANBUL Serbest Muhasebeciler Mali Müþavirler Odasý’nýn (ÝSMMMO) “Umudumuz Piyango” baþlýklý raporuna göre, krizin etkili olduðu 2007-2008 yýllarýnda vatandaþlarýn þans oyunlarýna yatýrdýðý para 11.3 milyar lirayý aþtý. ÝSMMMO Baþkaný Yahya Arýkan, “Gýda, giyim, hatta saðlýk gibi temel harcamalarýn bile kriz nedeniyle düþtüðü Türkiye’de talih oyunlarýna harcanan paranýn rekor kýrmasý, düþündürücü ve ürkütücü” dedi. Faaliyet raporu olmayan Spor Toto ve TJK’nýn yöneticilerinin açýklamalarýnýn esas alýndýðý, diðer ilgili kurumlarýn ise faaliyet raporlarý ve web sitelerinden derlenen verilere göre, halk, geçen yýl, Milli Piyango, Sayýsal Loto, Þans Topu, On Numara, Süper Loto, Hemen Kazan oyunlarýna 1.7 milyar li ra ya tý ra rak u mut a ra dý. ÝSM MMO’nun derlediði verilere göre, Spor Toto Teþkilâtý Müdürlüðü bünyesindeki Ýddaa ve Spor Toto oyunlarýnýn hasýlatý 2.3 milyar lirayý bulurken, Türkiye Jokey Kulübü’nün At Yarýþlarýndan elde ettiði toplam hasýlat 2.1 milyar lira olarak gerçekleþti. Böylece, krizin de etkisiyle iþsizler ordusunu 3.4 milyon kiþiye ulaþtýran Türkiye’de, bahis ve þans oyunlarýna geçen yýl yatýrýlan toplam tutar 6.1 milyar lirayý aþtý. 2002 ile 2008 yýllarý arasýnda vergiler dâhil toplam 8.7 milyar lira hasýlat elde eden Milli Piyango Ýdaresi, 2001 krizinden sonra en yüksek hasýlatý yüzde 18’lik artýþla geçen yýl elde etmiþ oldu. ÝSMMMO Baþkaný Arýkan,

verilere iliþkin deðerlendirmesinde, 2003-2007 yýllarýný kapsayan beþ yýllýk dönemde talih oyunlarýna 12.1 milyar TL harcandýðýný hatýrlatarak krizin etkili olduðu sadece iki yýlda neredeyse bu rakama yaklaþýldýðýna dikkat çekti. Ekonomik þartlarýn biraz daha rahat olduðu 2007’ye göre kriz yýlý 2008’de artýþ oranýnýn yüzde 20’yi bulduðunu belirten Arýkan, bu tablonun hem ‘umutta kriz olmadýðýna’ hem de ‘krizin þans oyunlarýna ilgiyi patlattýðýna’ ayný anda iþaret ettiðini söyledi. Rakamlar deðerlendirildiðinde 2003’te hasýlatý yüzde 27.6 gibi yüksek oranda artan Millî Piyango Ýdaresi’nin 2001 krizinin etkilerinin de azalmasýyla sonraki yýllarda hasýlatýnýn düþtüðünü bildiren ÝSMMMO Baþkaný þunlarý söyledi: “2004 yýlýnda hasýlat artýþ oraný yüzde 12.6’ya, 2005 yýlýnda yüzde 4.95’e geriledi. 2006 yýlýnda toplam hasýlat yüzde 5.8 olurken, sonraki yýllarda bu oran hýzla yükseldi. Tüm dünyada küresel finansal krizin konuþulduðu 2007 yýlýnda halkýn þans oyunlarýna ilgisi artýrmaya baþladý. Ýdare’nin 2007 yýlý toplam hâsýlatý yüzde 12.65 olarak gerçekleþirken krizin etkilerinin iyiden iyiye hissedildiði 2008 yýlýnda bu oran yüzde 18.31’e ulaþtý. Bu veriler, ekonomik krizle birlikte artan iþsizliðin ve yoksulluðun talih oyunlarýna yönelimin açýk göstergesi. Gýda, giyim, hatta saðlýk gibi temel harcamalarýn bile kriz nedeniyle düþtüðü Türkiye’de talih oyunlarýna harcanan paranýn rekor kýrmasý, düþündürücü ve ürkütücü. Krize giren þansýný süper lotoda aradý.” Ýstanbul / iha

EURO

ALTIN

C. ALTINI

DÜN 2,1800 ÖNCEKÝ GÜN 2,1840

DÜN 54.30 ÖNCEKÝ GÜN 54.150

DÜN 365.000 ÖNCEKÝ GÜN 362.000

p

IBAN kullanýlmasý yeni yýlda zorunlu olacak

Benzine 3 kuruþ indirim

p

HA­BER­LER

p

Reklâmcýlar’dan, Sabri Ülker’e ÝZ Özel Ödülü n65 yýldýr tüketicilerine mutlu anlar yaþatmak için çalýþan Ülker’in kurucusu Sabri Ülker iletiþim sektörüne katkýlarýndan dolayý Reklâmcýlar Derneði’nin ÝZ – Ýletiþimin Zirvesindekiler Özel Ödülü’ne lâyýk görüldü. 17 Aralýk Perþembe günü düzenlenen ödül töreninde, ödülü Sabri Ülker adýna alan Yýldýz Holding Ülker Grubu Baþkaný Ali Ülker yaptýðý konuþmada “Ülker kurulduðu ilk yýllarda olduðu gibi bugün de tüketicilerine mutlu anlar sunmak için çalýþýyor. Bu bize kurucumuz Sabri Ülker’in mirasýdýr. Sabri Ülker iletiþime her zaman önem verdi. Ýletiþim, 65 yýldýr tüketicilerimizle aramýzdaki en önemli bað oldu” dedi. Ali Ülker ayrýca bu baðýn kurulmasýnda her zaman birlikte çalýþtýklarý reklâm ajanslarýna da teþekkür etti. Ýstanbul / Yeni Asya

Bal ormanlarý kuruluyor

Ekonomik krizle birlikte artan iþsizlik ve yoksulluk, talih oyunlarýna ilgiyi arttýrdý.

nORMAN Genel Müdürü Osman Kahveci, ormandan gelir getirici kaynaklarý arttýrmak için ‘’Bal Ormanlarý’’ kuracaklarýný bildirdi. Orman Genel Müdürü Kahveci, Türkiye’nin bal üretiminde Rusya ve ABD’den sonra üçüncü sýrada geldiðini bildirdi. Ormanlardan yýlda 70 bin ton bal üretimi gerçekleþtiðini ifade eden Kahveci, üretilen balýn yüzde 85’inin de çam balý olduðunu vurguladý. Kahveci, þunlarý kaydetti. ‘’Bal ormanlarý kuruyoruz. Böylece balcýlýðý teþvik edip orman köylüsüne katký saðlayacaðýz. Ormanlardan elde edilen balýn kilogramý 10 dolardan, 6-7 milyon dolarlýk ihracat ve iç tüketim saðlanýyor. Geçmiþte, bal ile orman iliþkisini kuramadýk. Görevimiz sadece ormanlarý korumak, deðil, orman kaynaklarýný da geliþtirmektir. Böylece orman köylüsünü de ekonomik açýdan zenginleþtirmektir. Hedefimiz ormanlardan gelir getirici kaynaklarý arttýrmaktýr. Her türlü orman kaynaðýný en iyi þekilde deðerlendirmektir. Balsa bal, kekikse kekik, nane ise nane. Ormanlarda olan elimizdeki kaynaðý en iyi þekilde deðerlendireceðiz.’’ Kahveci, bal ormanlarýnýn kurulmasý için Afyonkarahisar’da pilot bölge oluþturduklarýný da kaydettti. Antalya / aa

306 bal sahte çýktý

Et fiyatlarýnda yükseliþ endiþesi KURBAN Bayramýnda elde kalan kurbanlýklarýn et fiyatlarýný aþaðýya çek me ye yet me di ði, 35-40 TL’ye kadar çýkan kuzu etinin kilo fiyatýnýn, 2010 Þubatta 50 TL olacaðý yönün de ki tah min le rin en di þe o luþ turduðu bildirildi. Adana Kasaplar Çarþýsý’nda, gerek bütün gövde, gerekse but ve parça halinde hazýrlayýp müþteri bekledikleri koyun ve dana eti ile sakatatlara alýcý bulamayan esnaf, halkýn alým gücünün daralmasýnýn yaný sýra, yükselen fiyatlarýn da satýþ sýkýntýsýnda

etken olduðunu bildirdiler. Çarþýnýn en eski esnafýndan Taner Kanay, açýklamada, çarþýda çoðunlukla erkek etine göre daha ucuz olan diþi koyun eti satarak müþteri çekmeye çalýþtýklarýný ancak, geçen yýlý adeta mumla aradýklarýný bildirdi. Geçen yýl kemiksiz koyun etini 10 TL, kemikli koyun etini ise 7,5 TL’ten sattýklarýný hatýrlatan Taner Kanay, ‘’Bugün ise kemiksiz eti 18 TL, kemikli koyun etini ise 15 TL’den satýyoruz. Hiçbir dönemde böylesine satýþ sýkýntýsý yaþamadýk. Fiyatlardaki týrmanýþ sürecek, sýkýntýmýz artacak’’ dedi. Adana Kasaplar Odasý Baþkaný Murat Yaðmur ise Kurban Bayramýnda elde kalan kurbanlýklarýn et fiyatlarýný aþaðýya çekmeye yetmediði, 35-40

TL’ye kadar çýkan kuzu etinin kilo fiyatýnýn, 2010 Þubatta 50 TL olmasýnýn beklendiði bildirildi. Yaðmur, þunlarý söyledi: ‘’Daha önce komþu ülke Suriye, Irak ve Ýran’dan canlý koyun ithal eden Türkiye ihraç eder hale geldi. Ýhracata, döviz girdisine asla itirazýmýz olmaz ancak, ete yurt içinde talep varken, yurt dýþýna gönderilmesi Türk tüketicisine haksýzlýktýr. Üretimimiz bize yetmezken ihracatýn devam etmesi büyük çeliþki. Ýhracatýn durdurulmasýnýn yaný sýra devletin de cazip teþvik sistemini oluþturmasý gerekli. Yapýlan tespitlere göre, Türkiye’nin küçükbaþ hayvan varlýðý 350 bin adede düþtü. Bu kadar hayvan daha ne kadar yetecek? Acil önlem alýnmalý.’’ Adana / aa

nTARIM ve Köyiþleri Bakanlýðý, son 2,5 yýlda gerçekleþtirilen bal denetimlerinde 2 bin 135 numuneden bin 829’unun olumlu, 306’sýnýn ise olumsuz bulunduðunu bildirdi. Tarým ve Köyiþleri Bakanlýðý, bazý basýnyayýn organlarýndaki sahte bal haberleri üzerine yazýlý bir açýklama yaptý. Açýklamada, denetim ve izleme programlarý kapsamýnda balla ilgili 2007 yýlýnda 8 bin 380 denetim yapýldýðý, bu denetimlerde analiz için alýnan 599 numunenin 508’inin olumlu, 91’inin olumsuz olduðunun anlaþýldýðý kaydedildi. 2008 yýlýnda da 11 bin 758 denetim gerçekleþtirildiði, analiz için alýnan bin 6 numunenin 894’ünden olumlu, 112’sinden ise olumsuz sonuç alýndýðý ifade edilen açýklamada, bu yýlýn ilk yarýsýnda ise balla ilgili 8 bin 104 denetim çalýþmasýnda, alýnan 530 numunenin 427’sinin olumlu, 103’ünün ise olumsuz bulunduðu vurgulandý. Ankara / aa

Sanayici enerjisini rüzgârdan alýyor SANAYÝCÝ, girdi maliyetlerini azaltmak için fabrikalarýna rüzgâr türbinleri kurarak, ihtiyaç duyduðu elektriði kendi üretmeye çalýþýyor. Sina Enerji A.Þ Yönetim Kurulu Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Kavlak, küresel krizle birlikte artan enerji maliyetleri nedeniyle sanayicinin ciddî anlamda darboðaza girdiðini belirtti. Türkiye’nin enerji üretiminin, tüketimi karþýlayacak düzeyde olmadýðýný, bu sebeple þirket olarak yenilenebilir enerji kaynaklarý üreterek ülkenin ucuz enerji ihtiyacýna katkýda bulunmayý hedeflediklerini ifade eden Kavlak, ‘’Bu çerçevede yürüttüðümüz Ar-Ge çalýþmalarý sonucunda Türkiye þartlarýna uygun, az rüzgârla yüksek verim saðla-

yan rüzgâr türbinleri geliþtirerek, patentini aldýk ve 2009 yýlýnda üretimine baþladýk’’ dedi. Kavlak, daha önce yurt dýþýndan ithal edilen rüzgâr türbinlerinden, Avrupa ülkelerinin hava þartlarýna göre üretildiði için Türkiye’de çok fazla verim alýnamadýðýný vurgulayarak, þunlarý kaydetti: ‘’Ýthal rüzgâr türbileri 15 mt/sn rüzgâr hý zýn da mak si mum yüz de 30 ve rim le çalýþýyor. 15 metre/saniye rüzgâr hýzý da ülkemizde yýlda sadece 3 gün alýnmasýndan dolayý bu türbinlerin verimi yüzde 25’i geçmiyor. Bizim türbinlerimiz ise 5 mt/sn rüzgâr alýnan yerlerde dahi yüzde 50 randýmanla çalýþabiliyor. Fiyatlarý da daha ucuz, verimi daha yük-

sek olduðu için sanayicilere ürünlerimiz çok cazip geldi. Türkiye’nin her bölgesinden yüzlerce sanayici artýk elektrik maliyetinden kurtulmak için rüzgâr türbini kurmak istiyor. Oldukça yoðun talep alýyoruz. Yeni geliþtirdiðimiz rüzgâr türbini için 3 ay içinde sanayicilerden yaklaþýk 50 milyon dolarlýk sipariþ aldýk.’’ Sanayicinin rüzgâr türbinleriyle ihtiyacý kadar elektriði üretip fazlasýný, alýna cak li sans la ö zel sek tö re ve ya dev le te satma imkâný olduðunu an la tan Kav lak, türbinlerin 2 ile 5 yýl arasýnda kendini amorti edebildiðini bildirdi.

HEDEF, TÜRKÝYE’NÝN ELEKTRÝK ÝHRAÇ ETMESÝ OLMALI

Sina Enerji A.Þ Yönetim Kurulu Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Kavlak

KAVLAK, 10 kilovattan 1 megavata kadar farklý kapasitedeki rüzgar türbinlerinin fiyatýnýn 41 bin dolardan 1 milyon 276 bin dolara kadar deðiþtiðini dile getirerek, þöyle devam etti: ‘’Türbinlerimize yurt dýþýndan ta lep var. Bir çok ül key le gö rüþ me le ri miz sü rü yor. Yurt dý þýn dan da ö zel lik le Rus ya, Kazakistan, Bulgaristan, Nijer ya gi bi ül ke ler den yo ðun talep geliyor. Sipariþlere yetiþ mek te güç lük çe ki yo ruz. Hedefimiz Türkiye’nin enerjide dýþa baðýmlý deðil, dýþarýnýn Tür ki ye’ye ba ðým lý ha le gel me si ni sað la mak. Ra kam sal an lam da da 2010 yý lýn da 150 milyon dolarlýk ihracat gerçekleþtirmeyi hedefliyoruz. Bu Türkiye için de büyük bir kazanç olacak.’’ Ýstanbul / Yeni Asya


14

YENÝASYA / 20 ARALIK 2009 PAZAR

SPOR HA­BER­LER

TRABZON'DA DERBÝ ATEÞÝ SÜPER LÝGÝN ÝLK YARISI DERBÝ ÝLE SONA ERECEK. TRABZONSPOR VE FENERBAHÇE BUGÜN 100. MAÇA ÇIKACAK. HÜSEYÝN AVNÝ AKER STADI'NDA SAAT 20.00'DE BAÞLAYACAK KARÞILAÞMAYI BÜLENT YILDIRIM YÖNETECEK. 35 YILLIK REKABETTE FENERBAHÇE GALÝBÝYET SAYISINDA 37-35, GOL SAYISINDA DA 119-117 ÖNDE BULUNUYOR. TRABZONSPOR ile Fenerbahçe, Turkcell Süper Lig'de bugün yapacaklarý sezonun son hafta maçýnda 100. kez karþý karþýya gelecek. 13 Þubat 1974 tarihinde, Trabzon Hüseyin Avni Aker Stadý'nda yapýlan ve 0-0 berabere sonuçlanan Türkiye Kupasý çeyrek final maçýyla baþlayan 35 yýllýk rekabette, galibiyet sayýsýnda Fenerbahçe'nin üstünlüðü bulunuyor. Fenerbahçe, geride kalan maçlardan 37'sini kazanýrken, Trabzonspor 35 kez galip geldi. Taraflar 27 maçta ise eþitliði bozamazken, sarý-lacivertlilerin toplam 119 golüne, bordo-mavililer 117 golle yanýt verdi. Fenerbahçe ile Trabzonspor, lig tarihinde þimdiye dek 70 kez karþý karþýya geldi. Ýki ekip arasýnda bugüne kadar ligde yapýlan maçlarda, sarý-lacivertlilerin, bordo-mavili takýma karþý galibiyetlerde 27-21'lik üstünlüðü bulunuyor. Ýki ekip arasýnda bugüne dek yapýlan 22 lig karþýlaþmasýnda ise eþitlik bozulmadý. Fenerbahçe'nin ligde attýðý toplam 90 gole, Trabzonspor 79 golle cevap verdi. Ýki takým arasýnda geçen sezon yapýlan lig maçlarý Ýstanbul'da 0-0 biterken, Trabzon'da gülen taraf 2-1'lik skorla Fenerbahçe oldu. EN FARKLI SKORLU GALÝBÝYETLER Fenerbahçe, Trabzonspor'u 5 Mart 1989'da Kadýköy'de 5-1 gibi açýk farklý skorla yendi. Bu sonuç, iki takým arasýnda bugüne kadar yapýlan maçlardaki en farklý skorlu galibiyet olarak da tarihe geçti. Sarý-lacivertliler ayrýca, 26 Ekim 1991'de Kadýköy'deki lig maçýný 4-1, 2000-2001 sezonunda Ýstanbul'daki lig maçýný 5-2, 2001-2002 sezonunda ise yine Ýstanbul'daki maçý 3-0 kazandý. Trabzonspor ise Fenerbahçe karþýsýndaki tarihindeki en farklý skorlu galibiyetlerini, 11 Aðustos 1992'de Kadýköy'de Þenol Çorlu'nun jübile maçýnda 41, 26 Aralýk 1976 ve 9 Mart 1991 tarihlerinde de Trabzon'daki lig maçlarýnda 3-0'lýk sonuçlarla aldý. Ýki takým arasýndaki en gollü maç, 6 Ekim 1990'da Fenerbahçe Þükrü Saracoðlu Stadý'nda yapýldý. Toplam 8 gol atýlan lig maçýnda Trabzonspor, Fenerbahçe'yi 5-3 yendi. Bordo-mavililer ayrýca 21 Mayýs 1994'de Ankara 19 Mayýs Stadý'nda yapýlan Baþbakanlýk Kupasý maçýnda ve 6 Nisan 1997'de yine Trabzon'daki lig maçýnda rakibini 4-3'lük skorlarla yendi. Fenerbahçe ise 17 Ekim 1992'de Hüseyin Avni Aker Stadý'ndaki gol düellosundan 4-3 galip ayrýlýrken, 2000-2001 sezonunda Ýstanbul'daki lig maçýný 5-2 kazandý.

BURSA YILLAR SONRA GELEN LÝDERLÝÐÝ KUTLUYOR nEKONOMÝK sýkýntý nedeniyle zor günler geçiren Bursaspor'da deplasmanda Beþiktaþ karþýsýnda alýnan galibiyet ve maç fazlasýyla yýllar sonra gelen liderliðin sevinci yaþanýyor. Bursa'da þehrin muhtelif bölgelerinde Bursaspor sayraklarý asýlýrken kulüp yönetimi þehir dinamiklerinin maddi anlamda da harekete geçmesini bekliyor. Beþiktaþ karþýsýnda çok iyi mücadele ettiklerini belirten Bursaspor Basýn Sözcüsü Ferruh Nayman, yýllar sonra gelen liderliðin mutluluðunu yaþadýklarýný söyledi. Nayman, "Seneler önce önce bir kere lider olmuþtuk, ancak 1-2 hafta kalabilmiþtik. Beþiktaþ karþýsýnda çok güzel oynadýk, Beþiktaþ iyi oynayamadý. Bizim de pozisyonumuz da vardý. Ama iyi bir netice aldýk, Beþiktaþ gibi bir takýmý yendik. 15 senedir Beþiktaþ'ý deplasmanda yenememiþiz. Takým çok iyi, oyuncularýmýzýn motivasyonu çok iyi. Futbolcu kardeþlerimiz ellerinden geleni yaptýlar." dedi. Türkcell Süper Ligde kalbler bugün Trabzon'daki derbide atacak. Trabzon'da yapýlan derbilerde Trabzonspor 19, Fenerbahçe ise 11 galibiyet elde etti.

Trabzon evinde F.Bahçe'ye üstün

TRABZONSPOR ile Fenerbahçe arasýnda Trabzon'da yapýlan maçlarda ev sahibi bordo-mavili takýmýn üstünlüðü bulunuyor. Þimdiye kadar Trabzon'da yapýlan 40 resmi ve özel maçta Trabzonspor'un 19, Fenerbahçe'nin ise 11 galibiyeti bulunuyor. Taraflar Trabzon'daki 10 maçta ise eþitliði

bozamadý. Hüseyin Avni Aker Stadý'nda Trabzonspor 50, Fenerbahçe ise 33 gol attý. Trabzon'daki 35 lig maçýnda ise Trabzonspor 15, Fenerbahçe 11 kez kazanýrken, 9 maç eþitlikle sona erdi. Hüseyin Avni Aker Stadý'ndaki lig maçlarýnda bordo-mavililer 42, sarý-lacivertliler ise 32 gol kaydetti.

LÝGÝN ÝLK YARISINI 32 PUANLA TAMAMLAYAN BEÞÝKTAÞ, ZÝRVEDE ÜSTÜNDE BULUNAN 4 TAKIM KARÞISINDA SADECE BÝR KEZ KAZANABÝLDÝ. LÝGÝN ÝLK 4 SIRASINI PAYLAÞAN TAKIMLAR ARASINDA FENERBAHÇE'YÝ YENEBÝLEN SÝYAH-BEYAZLI EKÝP, BURSASPOR, KAYSERÝSPOR VE GALATASARAY'A MAÐLUP OLDU.

Beþiktaþ, Süper Ligde 17. haftada Bursaspor'a 3-2 yenilerek ilk yarýyý 32 puanla kapattý.

TÜRKCELL Süper Lig'in 17. haftasýnda kendi sahasýnda Bursaspor'a 3-2 yenilerek ilk yarýyý 32 puanla toplayan Beþiktaþ, zirve mücadelesi yaptýðý rakipleri karþýsýnda baþarýsýz bir görüntü çizdi. Ligin ilk bölümünü Bursaspor, Kayserispor, Fenerbahçe ve Galatasaray'ýn ardýndan 5. sýrada tamamlayan siyah-beyazlý ekip, zirvedeki rakipleriyle yaptýðý maçlarda baþarýsýz sonuçlara imza attý. Beþiktaþ, zirvede bulunan 4 takým karþýsýnda 1 kez galip gelerek sadece 3 pu an çý ka ra bil di. Turk cell Sü per Lig'de þu an ilk 4 sýrayý paylaþan takým lar a ra sýn da sa de ce Fe ner bah çe'yi yenebilen siyah-beyazlý takým, Bursaspor, Kayserispor ve Galatasaray'a ise maðlup oldu. Geçen sezon da zirve mücadelesi yaptýðý takýmlar dan zi ya de or ta ve alt sý ra lar da bulunan takýmlar karþýsýnda baþarýlý olan Beþiktaþ, 4 ekip karþýsýnda aldý-

ðý sonuçlarla bu sezon da ayný görüntüyü verdi. Bu arada ligin ilk yarýsýnda 3 kez maðlup olan ''Kara kartallar'', bu yenilgileri de yine zirvedeki takýmlardan aldý. RAKÝPLERÝNDEN 3 PUAN ÇIKTI Beþiktaþ, þampiyonluk mücadelesi yaptýðý Bursaspor, Kayserispor, Fenerbahçe ve Galatasaray ile oynadýðý karþýlaþmalarda 12 puanlýk bölümün sadece 3'ünü alabildi. Derbi mücadelesinde BJK Ýnönü Stadý'nda Fenerbahçe'yi 3-0 yenerek bu 3 puanýný alan siyah-beyazlý takým, Ali Sami Yen Stadý'nda Galatasaray'a 3-0 yenildi. Beþiktaþ, diðer rakipleriyle kendi sahasýnda yaptýðý karþýlaþmalarda ise Kayserispor'a 1-0 ve son olarak Bursaspor'a 3-2 maðlup oldu. Bu sezon savunmasýyla dikkat çeken siyah-beyazlý ekip, zirvedeki takýmlara karþý ise kalesini baþarýlý þekilde savunamadý. Ligin ilk yarýsýnda kalesinde 10

PENCERE / Nadi Aksoy: nadiaksoy@mynet.com

Mustafa Denizli ilk yarýyý iyi deðerlendirmeli

Ü

nNBA'DE Türk oyunculardan Hidayet Türkoðlu galip geldi. Mehmet Okur ve Ersan Ýlyasova ise üzüldü. Toronto Raptors konuk ettiði New Jersey Nets'i 118-95 yenerken, lige kötü bir baþlangýç yapan Nets'in kötü gidiþi bu maçla sürdü. Nets, sonuçla 27. maçýnda 25. maðlubiyetini aldý. Karþýlamada yaklaþýk 24 dakika görev alan Hidayet Türkoðlu, 14 sayý, 7 asist ve 4 ribauntluk performansla oynadý. ERSAN, 18 SAYI ATMASINA RAÐMEN MAÐLUP Quicken Loans Arena'da 20 bin 562 sayercinin izlediði maçta, Cleveland Cavaliers'a konuk olan Milwaukee Bucks, rakibine 85-82'lik skorla boyun eðerken, milli basketbolcu Ersan Ýlyasova, takým arkadaþý Brandon Jennings ile birlikte 18'er sayý atmasýna karþýn yenilginin önüne geçemedi. Konuk ekip Bucks'ta, Carlos Delfino 6, Andrew Bogut 4, Luc Mbah a Moute 2 sayý atarken, yedekten gelen Charlie Bell'in 18 sayýsý galibiyet için yeterli olmadý. Atlanta Hawks'a konuk olan Utah Jazz da rakibine 96-93 yenilirken, milli basketbolcu Mehmet Okur, 21 dakika sahada kalarak, 8 sayý, 6 ribaunt ve 1 asistlik performans sergiledi.

Beþiktaþ'ýn gücü ‘alttakiler’e yetiyor

st üste alýnan 8 galibiyetten sonra (rakiplerinin de beklenmedik puan kayýplarýyla) liderlik þansý yakalanýnca Mustafa Denizli iddialý konuþmuþ, bu sene geçen yýldan daha kolay (30. haftada) þampiyon olunacaðýndan bahsetmeye baþlamýþtý. Medyanýn övgülerle öne çýkardýðý günlerde keþke Þarkýþla yöresinin “Havalanma telli turnam, uçup gitme yele karþý” türküsünü dinleme fýrsatý bulabilseydi. Üst üste oynanan Diyarbakýr ve Manisa maçlarýndan sonra kaybedilen 4 puan dan sonra bile durumu önemsemez bir tavýr

HÝDAYET GALÝP, ERSAN VE MEHMET MAÐLUP OLDU

sergileyen Denizli, Bursa karþýsýnda tam anlamýyla daðýldý. Aðýr saha ve zemini dikkate almadan baþlanan maçta öylesine hatalý bir taktikle oynadý ki, ilk 20 dakikada karþý kaleye bile gidemedi. Islak zeminde uzun ve havadan oynamak yerine kýsa paslarla hücum geliþtirmenin sonuç vermeyeceðini ancak ilk yarý bitiminde gördü. Maçta en doðru hamle, Nobre’nin oyuna alýnmasý idi. Nitekim yüksek toplarla ikinci yarýya baþlayan Beþiktaþ oyunda üstünlüðü ele aldý ve öne geçmeyi baþardý.Ferrari’nin elmacýk kemiðinin kýrýlmasý büyük

bir þanssýzlýktý. Lakin onun yerine alýnacak oyuncu Yusuf olmamalýydý. Ertuðrul Saðlam’ýn son dakikalardaki oyunu karþý kaleye yýkma taktiðine ve yüksek toplarla oynama isteðine karþý hamle yapamayan Mustafa Denizli, son dakikalarda oyunu kendi alanýnda kabul ederek yenilgiye zemin hazýrladý. Sonuçta Bursaspor her yönüyle daha iyi olduðu Beþiktaþ karþýsýnda haklý bir galibiyet aldý. Ertuðrul Saðlam ve öðrencileri aldýklarý bu galibiyetle dar bütçe imkânlarýna raðmen ilk yarýyý baþarýlý bir þekilde bitirdiler, onlarý

kutluyorum. Bedavaya giden Zapotocny’nin son dakika golü pahalýya mal olurken, pahalý transferlerden Nihat, ilk yarýda etkisiz, Tabata ise müzmin yedek bekledi. Ýkinci yarý kadrosunda Delgado’ya yer açmak için bakalým hangi pahalý oyuncu bedavaya gidecek ve Beþiktaþ’ýn baþýna neler açacak? Maçtan sonra açýklama yapan Mustafa Denizli’nin “hakem” demesi pek bir anlam ifade etmiyor. Puan cetvelinde kendinden üstte olan 4 takýmdan üçüne kaybetmiþ bir takýmýn hocasý olarak, ilk yarýnýn iyi bir deðerlendirmesini yapmak gerekiyor.

gol gören Beþiktaþ, bu gollerin 7'sini zirvedeki 3 takýmdan yedi. Sadece Fenerbahçe'ye karþý kalesini kapatabilen ''Kara kartallar'', Galatasaray ve Bursaspor'un 3'er, Kayserispor'un da 1 olmak üzere toplam 7 golüne engel olamadý. Beþiktaþ, ilk 4 sýrada yer alan takýmlara ise 5 gol attý. PUANLARI ALTTAKÝLERDEN ALDI Siyah-beyazlý takým, ligin ilk yarýsýnda topladýðý puanlarýn büyük bölümünü altýndaki takýmlardan aldý.32 puanýn sadece 3'ünü üstündeki ekiplerde çýkaran Beþiktaþ, altýnda yer alan takýmlar karþýsýnda ise 12 maçta 7 galibiyet, 5 beraberlik alýp 26 puan elde etti. Altýndaki ekiplere karþý baþarýlý bir görüntü sergileyen siyahbeyazlý takým, bu takýmlar karþýsýnda yenilgi üzüntüsü de yaþamadý. Beþiktaþ, puan cetvelinde altýnda bulunan takýmlarla oynadýðý 12 maçta ise kalesinde sadece 3 gol gördü.

Saðlam: Millî Takýmý kabul etmem BURSASPOR Teknik Direktörü Ertuðrul Saðlam, hem milli takýmý, hem kulüp takýmýný çalýþtýrma düþüncesine karþý olduðunu bildirdi. Saðlam, ''Bir teknik adam, sadece yaptýðý iþe konsantre olmalý. Hem milli takým, hem kulüp takýmý çalýþtýrma fikrine kesinlikle karþýyým. Ayrýca þu anda bana milli takým görevi teklif edilirse, bunu da kabul etmem, kibar bir dille geri çeviririm, çünkü bir yola girdik'' diye konuþtu. Sercan'ýn transferiyle ilgili bir soruya da Saðlam, ''Ku lü bün men fa at le ri doð rul tu sun da, i yi bir teklif gelirse, gitmesini kabul edebiliriz, ancak böyle bir teklif yok'' cevabýný verdi.

36'LIK GÝGGS 1 YIL DAHA MANCHERTER'DA KALDI nÝNGÝLTERE Premier Lig takýmlarýndan Manchester United, Ryan Giggs'in sözleþmesini 1 yýl daha uzattý. Kulübün internet sitesinde yer alan haberde, profesyonel futbol yaþamý boyunca Manchester United formasý giyen 36 yaþýndaki oyuncunun 2011 yýlýna dek takýmda kaldýðý bildirildi. ''Kýrmýzý Þeytanlar''ýn formasýný 800'den fazla giyerek kýrýlmasý güç bir rekora imza atan Giggs'in 1 yýl daha takýmda kalmasýný deðerlendiren menajer Sir Alex Ferguson, ''Ryan yeni bir anlaþmayý hakediyor ve takýmda eminim 2 yýl daha oynayacak. Þu andaki formu harika'' dedi.

Roberto Carlos'u Ýdari Menajeri Hasan çetinkaya, Ýdari Ýþler Sorumlusu Mahmut Sökün ve tercümanlar uðurladý.

ROBERTO CARLOS ÇÝÇEKLERLE UÐURLANDI nFENERBAHÇE'YE 2,5 yýldýr hizmet eden ünlü Brezilyalý futbolcu Roberto Carlos dün Türkiye'den ayrýldý. Brezilya'nýn Corinthians kulübüyle iki yýllýk anlaþma imzalayan Roberto Carlos, Brezilya'ya giderken, ünlü futbolcuyu, Fenerbahçe Ýdari Menajeri Hasan Çetinkaya, idari iþler sorumlusu Mahmut Sökün ve tercümanlar Samet Güzel ile Umut Köse çiçeklerle uðurladý. Madrid aktarmalý Brezilya'ya uçan Roberto Carlos, Atatürk Havalimaný'nda yaptýðý açýklamada Türkiye ve Fenerbahçe'yi unutmayacaðýný söyledi. Brezilya yolculuðu öncesi basýn mensuplarýnýn sorularýný yanýtlayan Carlos, ''Bugün iki duyguyu bir anda yaþýyorum. Fenerbahçe'den ayrýldýðýma üzülürken, ülkemde futbol hayatýma devam edeceðim için de mutluyum. Benim için yeni bir dönem baþlýyor'' diye konuþtu.

BANK ASYA 1. LÝG PROGRAMI 13.30 Çaykur Rizespor-Kocaeli: Hüseyin Sabancý 13.30 Kayseri Erciyes-Bucaspor: Mete Kalkavan 13.30 Orduspor-Samsunspor: Çaðatay Þahan 13.30 Dardanelspor-Gaziantep B.B: Gökhan Güneþer 13.30 Mersin Ýdmanyurdu-Hacettepe: Hakan Ceylan 21 Aralýk Pazartesi: 20.00 Kardemir Karabük-Adana: M. Kamil Abitoðlu


SiyahMaviKýrmýzýSarý

YENÝASYA / 20 ARALIK 2009 PAZAR

Hazýrlayan: RECEP BOZDAÐ

AÝLE - SAÐLIK

15

Sevgi, tutku ve benlik arasýnda TERAPÝ GÜNLÜÐÜ BANU YAÞAR / Psikolog&Psikoterapist yasarbanu@yahoo.com

“On­suz­ya­þa­ya­mam­ar­týk,­on­suz­ ne­fes­bi­le­a­la­mý­yo­rum,­o­nu­ gör­me­den­ya­pa­mam”­­ ÝLK seans ve ilk cümleler her zaman için en önemli ipuçlarýný sunar terapiste. Nereden baþlayacaðýný bilmeyen insan, genelde en sondan baþlar. Ýlk söylenen cümleler, aslýnda kiþinin geldiði son noktalardýr. Çýkýþýn kapalý göründüðü, duygularýn doruða vurduðu yerlerdir son noktalar… Hayatýn tamamý yaþadýðýn olay gibi görünür gözüne… Bir toz bulutunun içindeymiþ gi bi çev ren de o lup bi te ni gö re mez sin. Bütün duygularýn tek bir olaya kilitlendiði için, baktýðýn her yerde onu görürsün. Her þey sana onu hatýrlatýr, dinlediðin her þeyde bir çözüm yolu ararsýn. Bu hal seni daha da gömer içindeki dehlizlere, aklýnýn kuyularýna mantýðýnýn kovasýný daldýramazsýn artýk. Sadece olsun istersin, iyi ya da kötü fark etmez sadece olsun dersin… Ýkili iliþkilerde yaþanan duygusallýk bazen öy-

le boyutlara ulaþýr ki, taraflar adeta birbirleri olmadan nefes alamaz hale gelirler. Sevgi, sahip olmak ya da olmamak ikileminde gidip gelir. Ya benimsin, ya topraðýn, tarzýndaki söylemlerin temelinde de bu mantýk yatar. “Ya bana ait olmalýsýn ya da hiç olma daha iyi” þeklindeki bir düþünce tarzý bencil sevmelere götürür insaný… Sevdiði insaný hayatýn amacý haline koyan insan, sevdiðine de haksýzlýk eder. Onu kendi gerçekliðinden çýkarýp, kocaman çerçevelere yerleþtirmeye çalýþýr. Her hareketini kusursuz olarak algýlar. Denenmemiþ ve yaþan ma mýþ her þey mü kemmel göründüðü için, hayatýn içine girilip, ayný evi paylaþmaya baþlayýnca hayat arkadaþýmýzýn aslýnda bizim tanýdýðýmýzdan ne kadar farklý olduðunu anlarýz. Deðiþen o deðildir, deðiþen sadece onu koyduðumuz çerçevenin gerçek dýþýlýðýdýr. Gerçek sevgi karþýmýzdakini kendi gerçeðiyle kabullenmektir. Onu imkânsýz bir mükemmelliðin içinde boðmak deðildir. Gerçek sevgi karþýmýzdakine kendi olma alaný tanýmaktýr. Kendi olabilen insan daha kolay deðiþir, gereksiz savunmalara girmez. Sevgiye ve karþýndakine yüklediðin anlam aslýnda senin kendi ihtiyaçlarýndýr. Kendini zayýf ve deðersiz hisseden insan, eþinin kendisinde var olmayan deðeri ona hissettirmesini bekler. Aslýnda ve özünde kimse kimseyi, ne

deðerli hissettirebilir ne de deðersizleþtirebilir. Tabi sen izin vermediðin sürece… Erkek kadýn arasýnda yaþanan duygusallýða yüklenen gerçek dýþý anlamlar, kiþileri yýprattýðý gibi iliþkiyi de yýpratýr. Düþüncelerimiz ve olaylara kattýðýmýz yorumlarýmýz, ne hissedeceðimizi de belirler. Düþünceler duygularý tetikler. Duygularda davranýþlara yön verir. “Ýnsaný üzen olaylar deðil, olaylara getirdiðimiz yorumlardýr” diyor bir düþünür… ‘Onsuz yaþayamam’ da bir yorum aslýnda, hem de insaný tarifsiz sýkýntýlara sokan bir yorum… Ýn san ken di ne zulmediyor aslýn da, ha ya tý kendine koyduðu anlamsýz sýnýrlarla daraltýyor. Nefes alamaz hale geliyor ya da aldýðý nefesi karþýsýndaki insanýn suretinde arýyor. Asýl sahibinden istenmeyen þefkat, yanlýþ yerlerde aranýyor. Sevenler bir sürü sancýlý yorgunlukla beraber, “neden beni istediðim gibi sevmedin diye” birbirlerini suçlamaya baþlýyorlar. Oysa ki, insan sevdiðiyle büyür ve olgunlaþýr, hatalarýmýzla öðreniriz, eksikliklerimizle birbirimizi tamamlarýz. Karþýmýzdakini zaaflarýyla ve korkularýyla kabul ettikçe, korkularýndan aðladýðýna þahit oldukça ve onu kendi gerçeðiyle gördükçe, aslýnda daha da çok severiz. Hayatta her þeye bir vazifeli gözüyle baktýðýmýzda, her iliþki ve her arkadaþlýðýn bir görevi

olduðunu ve yine her þeye bir ömür biçildiði gibi, iliþkilere bir ömür verildiðini fark ederiz. Her süreç ve her olay görevini tamamlar ve geriye bize öðrettikleri kalýr. Bu öðrettiklerinden ancak kendi kabýmýz nispetince doldururuz. Ýki kiþilik bir süreçte, birlikte ayný kabý doldurmaya çalýþýrken, ayný zamanda kabýn kendi tarafýmýza bakan yerlerini de tamir etmeye çalýþýrýz. Biz olmanýn içinde saðlýklý bir ben olmaya çalýþýrýz. Birlikteliðin kalitesinde ‘biz’ olmak ne kadar önemliyse, biz içinde ben olarak varlýk hissedebilmek de en az o kadar önemlidir. Farklýlýklara takýlýp, karþýmýzdakini kendimize benzetme çabalarý iliþkiyi saðlýksýz zeminlere taþýr. Kiþiliklerdeki farklýlýklardan ziyade, amaçlardaki benzerliklere yoðunlaþmak iliþkiyi daha da güçlendirir. Saðlýklý evliliklerde bu dengenin kurulmasý oldukça önemlidir. Birlikte bir imtihan sürecini sürdürürken kendi imtihanýný da yaþamak emek istediði kadar, basiret de ister. Hayatta her þey istediðimiz gibi olsun isteriz, kendi görebildiklerimizde mutluluðun bizi beklediðini düþünürüz. Ama Kaderin Sahibi, her zaman, bize bizim istediðimiz gibi yardým etmeyebilir. Bir annenin þefkatinden dolayý çocuðuna “hayýr” demesi gibi, gerçekleþmeyen olaylarda da bir tür korunma vardýr aslýnda… Bizi bizden daha iyi bilen, çizdiði yolun virajlarýný ve engebelerini çok uzaklardan gören, tabiî ki biz istesek de kendimizi uçurumdan atmamýza izin vermeyecektir. Ýnsan, gerçekleþmeyen her arzusunda, Kâinatýn Sahibine bir rýza ve sabýr borçludur.

Emzik ve biberon çocuklarýn diþ ve çene yapýsýný bozuyor UZMANLAR, UZUN SÜRE BÝBERONLA BESLENEN VE YALANCI EMZÝK KULLANAN, PARMAÐINI EMEN ÇOCUKLARIN DÝÞ VE ÇENE YAPILARINDA BOZUKLUKLAR OLUÞTUÐUNU BELÝRTÝYORLAR.

HER AÐLADIÐINDA ÇOCUÐA YALANCI EMZÝK VERMEYÝN ÇOCUK yetiþtirirken ebeveynlerin yaptýðý en büyük hatalardan birisinin sürekli biberonla bes le me ve ya ço cuk her að la dý ðýn da ya lan cý emzik verme alýþkanlýðý olduðuna dikkat çeken Tacettinoðlu, kazanýlan alýþkanlýðýn uzun süre devam ettiðini ve bu durumun çene ve diþ yapýsýnda bozulmalara sebep olduðunu söy le di. Çe ne ya pý sý nýn bo zul ma sý sonrasýnda diþlerin çapraþýk çýktýðýný ve ço cuk la rýn i le ri ki ya þam la rýn da hem görünüþ hem de diþ saðlýðý açýsýndan farklý problemlere sebep oldu ðu nu ak ta ran Ta cet ti noð lu, “Çapraþýk diþlerin temizliði ve bakýmý nor mal diþ le re o ran la çok da ha zor ol du ðu i çin çü rü me ris ki da ha fazladýr. Ayrýca görünüm olarak ta insanlarý rahatsýz edeceði için hayat kalite si ni o lum suz et ki le ye bi lir. Ço cuk lar bu durumu psikolojik bir sorun haline getirebilir. Bu sebeple ailelerin çocukluk döneminde biberon ve emzik kullanýmýna dikkat etmeleri gerekiyor.

UZUN süre biberonla beslenen ve yalancý emzik kullanan, parmaðýný emen çocuklarýn diþ ve çene yapýlarýnda bozukluklar oluþuyor. Uzmanlar, özellikle 3 yaþýndan sonra çocuklara emzik ve biberon verilmemesi gerektiðine dikkat çekiyor. Bu yaþtan sonra parmaðýný emme alýþkanlýðý olan çocuklarýn da bu alýþkanlýklarýndan vazgeçirilmesi gerektiði belirtiliyor. Diþ Hekimi Tülay Tacettinoðlu, emzik ve biberonun diþlerde çapraþýklýða neden olabileceðini, ayrýca sürekli emme refleksi sonrasýnda aðýzda oluþan hava boþluðu basýncýyla damak derinliðinin artarak diþ arký darlýðý oluþacaðýný söyledi. Ýki yanak tarafýndan baský oluþacaðý için çene yapýsýnýn bozulacaðý uyarýsýnda bulunan Tacettinoðlu, ailelerin çocuklarýna üç yaþýndan sonra mümkün olduðu kadar biberon ve emzik vermemesi gerektiðini dile getirdi. Çocuklarda süt diþlerin anne karnýnda oluþmaya baþlamasý dolayýsýyla anne adaylarýnýn gebelik dönemince çok iyi beslenmesi gerektiðinin altýný çizen Tacettinoðlu, özellikle diþ ve kemik yapýsýnýn geliþimi için gerekli olan kalsiyum muhtevalý gýdalarýn tüketimine özen gösterilmesi gerektiðini vurguladý. Mineral bakýmýndan zengin tabiî gýdalarýn yaný sýra süt, yoðurt, peynir gibi gýdalarýn gebelik esnasýnda mutlaka tüketilmesi gerektiðini kaydeden Tacettinoðlu, doðumdan sonrada çocuðun bu gýdalara de vam et me si nin diþ ve ke mik ge li þi me katký saðlayacaðýný dile getirdi.

Kýþ hastalýklarý yataða düþürmesin n KIÞ mevsiminde soðuk havaya baðlý olarak nezle, grip, tranjit, larenjit, sinüzit, orta kulak iltihabý, bronþit, zatürree gibi hastalýklarýn görülme sýklýðýnýn önemli ölçüde arttýðý bildirildi. Enfeksiyonlar özellikle çocuklarý, yaþlýlarý, hamileleri, kronik saðlýk sorunlarý olanlarý olumsuz olarak etkiliyor. Kýþ mevsiminde soðuk havaya uyum saðlamak için vücudun daha fazla enerji harcandýðýna dikkat çekiliyor. Bu enerji ihtiyacý karþýlanamadýðýnda da vücut direnci düþüyor. Soðuk kýþ ikliminde yaþayan ve yýllarýný geçiren insanlarýn soðuk havaya uyumuyla ýlýman iklimde ve zaman zaman soðukta yaþayan insanlarýn uyumunun farklý olduðu belirtiliyor. Soðuk havanýn özellikle akciðerin akut ve kronik bütün hastalýklarý tetiklediðini belirten uzmanlar, bu dönemlerde bronþit ve astým gibi saðlýk sorunlarýnýn daha sýk görüldüðünü belirtiyorlar. Kronik böbrek, diyabet, kalp hastalarý ve by-pass geçiren kiþileri soðuk havalardan daha fazla etkilediðini kaydedildi.

ÖÐÜNLER MUNTAZAM YENMELÝ Kýþ mevsiminde enfeksiyonlarýn aðýr geçtiði için korunma tedbirlerine özen gösterilmesi gerektiðini dile getiren uzmanlar, “Yaþlýlarýn, çocuklarýn, kalp, astým, diyabet gibi saðlýk sorunlarý olan kiþilere havanýn soðuk olduðu günlerde mecbur kalmadýkça sokaða çýkmamalarýný öneriyoruz. Bu dönemlerde giyime özen gösterilmesi, soðuktan koruyacak biçimde giyinilmesinin yaný sýra aþýrý terlememeye dikkat edilmelidir. Kýþ ve soðuk diye fazla enerji almak iyi olur. Ancak aþýrý yaðlý yemek ve az hareket kilo almaya sebep olur. Bu yüzden öðünler muntazam yenilmeli. Sabah kahvaltýlarýna enerji verecek mevsim sebze ve meyvelerine de aðýrlýk verilmeli, soðukta özellikle hamileler mevsim hastalýklarýna yakalanmamaya özen göstermeli, toplu yerlerden uzak durmalý ve maske ile korunmalýdýr” diye konuþtular. Erzurum / iha

Uykusuzluðunu mutlaka tedâvî ettirin n TÜRK Uy ku Týb bý Der ne ði Ge nel Sek re te ri Prof. Dr. Derya Karadeniz, uyku hastalýklarýnýn, kiþinin gündelik ve özel hayatýný, saðlýðýný çok etkilemesi, iþ ve trafik kazalarýna yol açmasý sebebiyle mutlaka tedavi edilmesi gerektiðini bildirdi. Prof. Dr. Karadeniz, uyku týbbýnýn multi disipliner yaklaþým isteyen, uykuya ait bozukluklarý, uyku hastalýklarýný inceleyen ve tedavisi ile ilgilenen bir bilim dalý olduðunu söyledi. Ýnsan hayatýnýn üçte birinin uykuda geçtiðini, uykunun uyanýklýk kadar insan için gerekli olduðunu kaydeden Karadeniz, uykuda ortaya çýkan hastalýklarýn polisomnografi denilen ve gece boyunca yapýlan uyku tetkiki ile teþhisinin konulabildiðini ifade etti. Uyku hastalýklarýný çok çeþitli olduðunu dile getiren Karadeniz, bu hastalýklarýn horlama, gece terlemeleri, gece tuvalete kalkma, sabah yorgun uyanma, gündüz yorgunluk ve uykululuk hali, gündüz dikkatte ve hafýzada bozulma, cinsel fonksiyonlarda bozulma, giderek kilo alma gibi birtakým belirtileri olduðunu anlattý. Ýstanbul / aa

AY RI CA par ma ðý ný e men çocuklarýn da bu davranýþtan uzaklaþtýrýl ma sý u nut tu rul ma sý gerekiyor. Çünkü parmak em me de çe ne ve diþ ya pý sý ný bo zan en büyük faktörler arasýnda yer a lý yor. Sü rek li emme refleksi içerisinde olan çocuklarýn damak derinliði artýyor ve yanlardan basýnç uygulanarak diþ arklarý daralýyor. Bu da diþlerin olmasý gerekenden farklý yerlerde çýkmasýna neden o lu yor.” di ye ko nuþtu. Kayseri / cihan

SiyahMaviKýrmýzýSarý


SiyahMaviKýrmýzýSarý

ÜMÝTVÂR OLUNUZ: ÞU ÝSTÝKBAL ÝNKILÂBI ÝÇÝNDE EN YÜKSEK GÜR SADÂ ÝSLÂMIN SADÂSI OLACAKTIR

Çölde bile tarým yapýlacak! SULAMA sistemlerinde 10 kat tasarruf saðlayan

‘Ecosorb’ adlý selülozik bir toz geliþtiren Mersinli Ekos firmasý dünyaya açýlmaya hazýrlanýyor. Potasyum tabanlý olmasýyla Amerikan ve Ýsrail muadillerinden ayrýlan, sulama ihtiyacýný bir günden en az 5 güne çýkararak azaltan toz, geliþtirilip patenti de alýndý. Þirketin yönetim kurulu üyesi Süreyya Ardýç, Çukurova Üniversitesi uzmanlarýyla birlikte geliþtirdikleri tozla çölde bile tarým yapýlabileceðini söyledi. Mersin / cihan

Y 20 ARALIK 2009 PAZAR

ÝRAN, MEZARIN YERÝNÝ BÝLÝYORDU, ÝLGÝLENMEDÝ Ýmamý Gazali ile ilgili Türkiye’deki uzman isimlerden Ýstanbul Ýl Müftüsü Mustafa Çaðrýcý, mezar yerinin daha önceden bilindiðini söyledi. Çaðrýcý, Ýmam Gazali’nin mezarý ile Firdevsi’nin mezarýna yakýn olduðunu ancak “Firdevsi için muhteþem bir abide diktiler, ama Ýmamý Gazali’nin mezarý bakýmsýz býrakýlmýþtý. Bu mezarýn yeri çok eskiden biliniyordu, ancak Ýran bu mezarla ilgilenmemiþti” þeklinde konuþtu.

Ýmam-ý Gazali’nin kabrinin bulunduðu bölgede toprak altýndaki türbe alanýný daire þeklinde kazan görevliler, açýða çýkan duvarlarýn göçmemesi için bazý yerlerini betonla kapladý. FOTOÐRAF: CÝHAN

Ýmam-ý Gazali’nin mezarý bulundu MÜSLÜMANLAR ÝÇÝN 'KÝMYA-I SAADET' VE 'ÝHYA-I ULUMUDDÝN' GÝBÝ BÜYÜK ESERLERÝ KALEME ALAN ÂLÝM ÝMAM-I GAZALÝ'NÝN MEZAR YERÝ BULUNDU. ÝRAN'DA Müslümanlar için ‘Kimya-ý Saadet’ ve ‘Ýhya-ý Ulumuddin’ gibi büyük eserleri kaleme alan âlim Ýmam-ý Gazali’nin mezar yeri bulundu. Moðol istilâsýyla yerle bir edilen Horasan eyaletindeki Tus þehrinin geçmiþine ait kalýntý ve belgeleri inceleyen Tarihî ve Kültürel Miraslar Kurumu araþtýrmacýlarý, Gazali’nin mezar yeri olarak tesbit ettikleri yerleþim dýþý bir noktada kazý çalýþmasý baþlattý. Ýmam-ý Gazali ile ilgili Türkiye’deki uzman isimlerden Ýstanbul Ýl Müftüsü Mustafa Çaðrýcý, mezar yerinin daha önceden bilindiðini söyledi. Ýranlý Turizm Rehberi Hassan Ruzrak, Ýmam-ý Gazali’nin mezar yerine iliþkin Ýran’da iki rivayet bulunduðunu belirterek, bugüne kadar en güçlü

ihtimalin bahçesindeki taþ kitabede ‘’Ýmam-ý Muhammed Gazali’’ yazan Haruniye Medresesi civarý olduðuna iþaret etti. Ancak yapýlan detaylý araþtýrmalarýn Gazali’nin mezar yeri olarak Tabira adlý baþka bir bölgeyi gösterdiðine iþaret eden Ruzrak, ‘’Halk zaten daha önce söz konusu bölgenin civarýnda bir yere, ‘Ýmam-ý Gazali’nin kabri burada’ diye zaman zaman duâ etmeye geliyordu. Ancak nokta olarak tam belli deðildi. Þimdi mezar bulundu ve kazý çalýþmasý yapýlýyor’’ dedi. Ýlk kez Cihan Haber Ajansý’nýn görüntülediði Ýmam-ý Gazali’nin kabrinin bulunduðu bölgede iþçiler, toprak altýndan çok sayýda tuðla parçasý çýkardý. Toprak altýndaki türbe alanýný daire þeklinde kazan görevliler, açýða çýkarýlan tuðla duvarlarýn göç-

Almanya’da minare yasaðýna red

memesi için bazý yerlerini betonla kapladý. Ýranlý yetkililer, Gazali’nin türbesini ortaya çýkardýktan sonra çevre düzenlemesini de yaparak inanç turizmine kazandýrmayý hedefliyor. Öte yandan, Ýmam-ý Gazali ile ilgili Türkiye’deki uzman isimlerden Ýstanbul Ýl Müftüsü Mustafa Çaðrýcý, mezar yerinin daha önceden bilindiðini söyledi. Ancak Ýranlý yetkililerin bu mezarý bakýmsýz býraktýðýný ifade eden Çaðrýcý, Ýmam Gazali’nin mezarý ile Firdevsi’nin mezarýna yakýn olduðunu anlattý. Çaðrýcý, “Firdevsi için muhteþem bir abide diktiler, ama Ýmam-ý Gazali’nin mezarý bakýmsýz býrakýlmýþtý. Bu mezarýn yeri çok eskiden biliniyordu ancak Ýran bu mezarla ilgilenmemiþti.” açýklamasýný yaptý.

YÜZLERCE ÝSLÂMÎ ESER YAZDI BUGÜN bir kýsmý Ýran topraklarý içinde kalmýþ Horasan’ýn Tus þehrinde miladî 1058 doðan Ýmam-ý Gazali, 53 yýllýk hayatýnda ‘Kimya-ý Saadet’ ve ‘Ýhya-ý Ulumuddin’ baþta 500’ün üzerinde eser kaleme aldý. Ehli sünnet alimi olan Gazali ömrü boyunca ilimle uðraþýp delil niteliðinde eserler verdiði için ‘’Hüccetül Ýslâm’ diye de tanýndý. Zamanýndaki devlet adamlarýndan büyük övgüler almýþ olan Gazali, miladî 1111 yýlýnda vefat etti. Ýstanbul / cihan

n ALMANYA’NIN Köln kentinde minare yasaðý isteyen aþýrý sað eðilimli “Pro Köln” grubunun belediye meclisine verdiði ilgili önerge reddedildi. Belediye meclisinde 5 üyesi bulunan aþýrý saðcý grup adýna Judith Wolter imzasýyla verilen önergede, minarenin sadece Ýslâmiyet’in deðil, Müslümanlarýn Avrupa’yý ele geçirmesinin sembolü olduðu iddia edildi. Minareler nedeniyle Hristiyan ve Yahudilerin ayrýmcýlýða uðradýðý öne sürülen önerge, belediye meclisinde bulunan diðer partilerin “hayýr” oyuyla reddedildi. Belediye meclisi toplantýsýnda Sosyal Demokrat Parti (SPD) grubu adýna bir konuþma yapan Gonca Mucuk Edis, “Pro Köln” grubunun iddialarýný reddederek, “Eðer ayrýmcýlýk kelimesinden konuþulacaksa bu Müslümanlar için geçerlidir. Her gün baþýný kapatan kadýnlarýn uðradýðý ayrýmcýlýklar var. ‘Pro Köln’ sebebiyle korkuya kapýlan Müslümanlar var” dedi. Ön yargýlarýn kýrýlmasý için dinler arasý diyaloða daha fazla ihtiyaç duyulduðunu belirten Edis, Almanya’daki minarelerin anayasaya aykýrý olmadýðýný, aksine önergeyi veren “Pro Köln”ün yýllardýr Anayasayý Koruma Dairesi tarafýndan izlenen gruplar arasýnda olduðunu kaydetti. Önergeyi ilk okuduðunda minarenin neden rahatsýzlýk verdiðini anlamaya çalýþtýðýný belirten Edis, “Bu önergeyi veren kiþileri minarenin rengi, yüksekliði, yapýsý mý rahatsýz ediyor? diye düþündüm. Minarenin Hristiyan ve Yahudi karþýtlýðýnýn bir sembolü olarak gösterilmesini anlamayamadým. Yoksa kilisedeki çan kulelerine olan benzerlik mi rahatsýz ediyor bu kiþileri?” diye konuþtu. Edis, Dresden þehrinde yüz yýl önce Almanlar tarafýndan yaptýrýlan Yenice sigara fabrikasýnýn týpký bir cami gibi minare ile inþa edildiðini ve bundan kimsenin rahatsýzlýk duymadýðýný da kaydederek, “Pro Köln”ün verdiði önergenin anlamsýz ve sadece reklâm yapmak amacýna yönelik olduðunu sözlerine ekledi. Köln / aa

Bebeðini havaya attý, tutamadý

Saðlýk Bakanlýðý yetkililerinden alýnan bilgiye göre, 10 gün öncesine kadar ülke genelinde günde toplam 50 bin kiþi domuz gribi aþýsý yaptýrýrken bu sayý son zamanlarda 100 binin üzerine çýktý.

“Dünya, bu salgýný daha önce görmüþtü” BÜTÜN DÜNYAYI ETKÝLEYEN SON GRÝP SALGINI DOMUZ GRÝBÝ ÝLE 1918’DEKÝ ÝNSANLIK TARÝHÝNÝN EN BÜYÜK SALGINI (ÝSPANYOL NEZLESÝ) ARASINDA BÜYÜK BENZERLÝKLER BULUNUYOR. BÜTÜN dünyada milyonlarca kiþiyi etkileyen domuz gribi salgýný ile 1918’de yaþanan, insanlýk tarihinin en büyük salgýný arasýnda büyük benzerlikler bulunuyor. Ýnfluenza A virüsünün alýþýlmadýk bir türü olan H1N1 tipi virüslerin sebep olduðu her iki salgýn da benzer bir seyir izledi. Gerek Ýspanyol gerekse domuz gribi salgýný ayný dönemde baþladý ve ayný aylarda zirve yaptý. 1918 Ýspanyol pandemisi, 18 ay içinde 50-100 milyon kiþinin ölümüne yol açarak, insanlýk tarihinde bilinen en büyük salgýn olmuþtu. Ýlk kez 1918’in Mart ayýnda baþlayan ve Eylül-Kasým aylarýnda zirve noktasýna ulaþan salgýn, Türkiye dahil bütün ülkeleri etkiledi. Domuz gribi ise bu yýl Martta baþladý ve Ekim ortalarýndan itibaren ikinci dalga gerçekleþti. Ýspanyol gribinin bir diðer özelliði de zayýf, yaþlý ve çocuklardan çok saðlýklý genç eriþkinleri etkilemiþ olmasýydý. Domuz gribi salgýný da benzer yaþ gruplarýnda ölümlere sebep oluyor. Hastalýk Kontrol ve Önleme Merkezi, son grip pandemisi sebebiyle hastaneye yatanlarýn yarýsýndan fazlasýnýn, ölümlerin ise 4’te 1’inin 25 yaþýn altýnda görüldüðünü bildirmiþti. Hatta A H1N1 gribi bu özelliðinden dolayý ‘’genç hastalýðý’’ olarak da adlandýrýlýyor.

GÜNDE 100 BÝNDEN FAZLA AÞI YAPILIYOR ÖTE yandan, Saðlýk Bakanlýðý yetkililerinden alýnan bilgiye göre, 10 gün öncesine kadar ülke genelinde günde toplam 50 bin kiþi domuz gribi aþýsý yaptýrýrken, bu sayý son zamanlarda 100 binin üzerine çýktý. Þu ana kadar toplam 1.5 milyon dolayýnda kiþinin aþý yaptýrdýðý ný be lir ten yet ki li ler, saðlýk kurumlarýna hamileler için getirilen özel aþýdan 100 bin doz daðýtýldýðýný, ihtiyaç halinde yeni aþýlarýn da gönderileceðini bildirdiler.Yetkililer, domuz gribinin en fazla etkilediði gruplardan birinin hamileler olduðuna dikkati çekti. Ankara / aa

n KAYSERÝ'DE bir baba, sevmek için havaya atýp tuttuðu bebeðinin aðýr yaralanmasýna sebep oldu. Kocasinan ilçesi Barbaros Mahallesi’nde oturan Ramazan Köroðlu, 1 yaþýndaki oðlu Ebrar’ý sevmek için havaya atýp tutmaya baþladý. Ancak, babanýn elleri arasýndan kayan bebek baþýnýn üzerine zemine düþerek aðýr yaralandý. Ebrar bebek, Kayseri Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi beyin cerrahi servisinde tedavi altýna alýndý. Olaydan sonra ‘’taksirle yaralanmaya sebebiyet vermek’’ten gözaltýna alýnan baba Ramazan Köroðlu’nun polise verdiði ifadede ‘’Oðlum Ebrar’ý sevmek için yukarý atýp tutarken bir anda elimden kaydý. Yaptýðýmdan çok piþmaným ama bir kaza oldu’’ dediði öðrenildi. Ramazan Köroðlu, ifadesinin alýnmasýndan sonra Cumhuriyet Savcýlýðýnýn talimatýyla serbest býrakýldý. Hastane yetkilileri, Ebrar’ýn tedavisinin sürdüðünü, saðlýk durumunun iyiye gittiðini söyledi. Kayseri / aa

Öðrenciler, sanal þirket kurup kazanýyorlar n ANKARA'NIN Çubuk ilçesindeki Çubuk Hayri Aslan Kýz Teknik ve Meslek Lisesi öðrencileri, ‘’Hayat Boyu Öðrenme Programlarý Leonardo da Vinci Avrupa Birliði Meslekî Eðitim Programý’’ kapsamýnda kurduklarý þirket vasýtasýyla bir hastaneye ihtiyaç malzemeleri üretip para kazanýyor. Okul Müdürü Celalettin Gözen, projeyi Almanya, Litvanya, Slovenya ve Türkiye’nin birlikte yürüttüklerini söyledi. Amacýn, Kýz Meslek Liselerinde giriþimcilik ruhunu kazandýrmak ve geliþtirmek olduðunu ifade eden Gözen, ‘’Proje kapsamýnda belirlediðimiz 10 öðrencimizle birlikte okulumuzda Onbir AB Tekstil Ltd. Þti. adýyla sanal mini bir þirket kurduk. Bununla öðrencilerimizin þirket kurma aþamalarýný, þirket faaliyetlerini, pazarlama ve üretimini öðretirken birebir uygulama yapmalarýný saðlamaktýr. Çalýþmalarý tamamen öðrenciler yürütmektedir. Daha sonra projeye katýlan okullar arasýnda en iyi giriþimci grup ödül alacaktýr’’ dedi. Öðrencilerin giriþimcilik kulübünce kurulan þirket, Halil Þývgýn Çubuk Devlet Hastanesi ile yaptýklarý anlaþma ile hastanede kullanýlan, batýn, hasta önlüðü, bohça ve nevresim gibi ürünleri üretiyorlar. Çubuk / aa

SiyahMaviKýrmýzýSarý

20 Aralik 2009  

Yeni Asya´nın 20 Aralık 2009 baskısı