Issuu on Google+

SiyahMaviKýrmýzýSarý

BEDÝÜZZAMAN'A BÜYÜK ÝLGÝ

MOSKOVA CAMÝÝ KREMLÝN’DEN GÖRÜLECEK

5. KIT’ADA SAÝD NURSÎ PANELÝ

PUTÝN’ÝN KULAÐINA EZAN OKUNACAK

Haberi sayfa 7’de

Haberi sayfa 7’de

Y GERÇEKTEN HABER VERiR

ASYA’NIN BAHTININ MÝFTAHI, MEÞVERET VE ÞÛRÂDIR

YIL: 40 SAYI: 14.286

www.yeniasya.com.tr

10 ARALIK 2009 PERÞEMBE / 60 Kr

ACI VE ÖFKE, ADALET VE MERHAMETÝ ESÝR ALMASIN ÇATIÞMA, SALDIRI VE ÖLÜMLERLE BARIÞ VE HUZURA KURULAN PUSULARI BOÞA ÇIKARMAK ÝÇÝN, ACI VE ÖFKEMÝZÝ ÝÇÝMÝZE GÖMÜP, ADALET VE MERHAMETE DAYALI ÇÖZÜMLERDE ISRARLI OLMAMIZ GEREKÝYOR. ÖZGÜRLÜK PLATFORMU:

ÇÖZÜMSÜZLÜK BESLENÝYOR

Son geliþmeleri ve Tokat saldýrýsýnýn deðerlendirildiði TOKAD açýklamasýnda, son günlerde kamuoyuna yansýyan þiddet görüntülerinin çözümsüzlüðü beslediði; operasyon, çatýþma ve saldýrýlarla bunlarýn akabinde gelen ölümlerin çözüme de pusu kurduðu belirtildi.

Þiddet, barýþý sabote ediyor FIRSAT VERÝLMEMELÝ  Batman Düþünce ve Ýnanç Özgürlüðü Platfor mu dönem sözcüsü Mehmet Þat, þiddet ortamýnýn, uzlaþma ve barýþ çabalarýný sabote etmek isteyenlere uygun zemin oluþturarak barýþ giriþimlerini sonuçsuz býrakacaðýna dikkat çekti. Sayfa 4’te

KAN VE RANT ORTAK PAYDASI

Açýklamada, “Yýllardýr akan kan ve gözyaþý üzerinden rant veya iktidar devþirenler, barýþ sürecinin daha âdil sonuçlar üretebilme ihtimalini devredýþý býrakma ortak paydasýnda buluþuyor. Her can kaybý, sorunu ve acýlarýmýzý biraz daha derinleþtiriyor” denildi.

AMBULANS ÞOFÖRÜ ANLATTI

Aracýn her yeri delik deþikti

ÞÝDDET KAFESÝNDEN ÇIKALIM

TOKAD, “Artýk özgürlüðümüzün ve geleceðimizin þiddet kafesinden kurtulmasýný bekliyor; tam bir kardeþlik, barýþ ve huzur iklimini solumak istiyoruz. Acýnýn ve öfkenin, adaleti ve merhameti teslim almamasýný ümit ediyoruz” temennîsinde bulundu. Haberi sayfa 4’te

TÜRKÝYE ÞEHÝTLERÝNÝ UÐURLADI— Tokat’ýn Reþadiye ilçesindeki terörist saldýrýda þehit olan Jandarma Er Ferit Demir Muþ’un Malazgirt ilçesinde, Uzman Çavuþ Harun Arslanbay Adana’nýn Yumurtalýk ilçesinde, Jandarma Er Cengiz Sarýbaþ Ýstanbul’da, Er Fatih Yonca da Hatay’da topraða verildi. Haberi sayfa 4’te

ÇAPRAZ ATEÞE ALMIÞLAR  Saldýrý sonrasý yaralýlarý almaya giden ambulans þoförlerinden Karahan Atasoy, ‘’Araç feci þekilde kurþunlanmýþtý, her yaný delik deþikti. Araç tam viraja girerken 3 taraflý çapraz ateþe almýþlar” diye konuþtu. Haberi sayfa 4’te

“MUHARÝPLERÝN ÝÇÝNDE LOJÝSTÝK OLANLARI DA VAR”

Erdoðan: Bütün askerler muharip güçtür AFGAN HALKI ORADAKÝ BÜTÜN GÜÇLERÝ OLUMSUZ KARÞILAMAMALI  Baþbakan Erdoðan, Afganistan’a muharip güç gönderme konusuyla ilgili, “Askerin muharip güç olmayaný yoktur, bütün askerler muharip güçtür. Ama muhariplerin içinde lojistik olanlarý da vardýr ve Afgan halkýnýn oradaki bütün güçleri olumsuz bir þekilde karþýlamamasý lâzým. Koþullar gereði belki bazý bölgelerde bazýlarýna olumsuz bakýlabilir, ama askerle halk arasýnda bir baðlantý kurulduðuna emin olmalýyýz” diye konuþtu. Haberi sayfa 7’de TARTIÞILAN MAHKEMEDEN, YÝNE TARTIÞILACAK BÝR KARAR

Danýþtay, içki reklamýnda kýsýtlamaya karþý ÝÇKÝ REKLAMLARINDAKÝ KISITLAMALARDA YÜRÜTMEYÝ DURDURDU

 Danýþtay 13. Dairesi, reklamlarda alkollü içkinin kavun, balýk gibi diðer gýda maddeleriyle ve coðrafî, tarihî, kültürel, sanatsal ortak deðerlerle iliþkilendirilmesini yasaklayan teblið hükümlerinin yürütmesini durdurdu. Daire, tebliðin 2. maddesindeki, içki reklamlarýnýn sinemalarda filmlerin sonunda gösterilmesine dair düzenlemeyi de durdurdu. Haberi sayfa 5’te

5 KÝÞÝDEN 1’ÝNÝN SOSYAL GÜVENCESÝ YOK

ISSN 13017748

Haberi sayfa 5’te

SiyahMaviKýrmýzýSarý


2

SiyahMaviKýrmýzýSarý

LÂHÝKA

YENÝASYA / 10 ARALIK 2009 PERÞEMBE

Adalet nâmýna hislerini karýþtýranlar zulmederler

..

Bediuzzaman Said Nursi

‘‘

Bir adliye reisi, bir memuru kanunca bir hýrsýzýn elini kestiði vakit, o memurun o zâlim hýrsýza hiddet ettiðini gördü, o dakikada o memuru azleyledi. Hem çok teessüf ederek dedi: “Þimdiye kadar adalet namýna böyle hissiyatýný karýþtýranlar pek çok zulmetmiþler.”

E

vet, hakim ve mahkeme tarafgirlik þaibesinden müberra ve gayet bîtarafane bakmasý birinci þart-ý adalet olduðuna dair binler vukuat-ý tarihiyeden, Hazret-i Ali Radiyallahü Anhýn hilâfeti zamanýnda bir Yahudî ile mahkemede beraber oturmalarý ve çok padiþahlarýn adi adamlar ile mahkeme-i adalette görülmesi gibi çok hâdisât-ý tarihiye var... Tarihçe-i Hayat, s. 202, (yeni tanzim, s. 355) *** Adliyede, adalet hakikati ve müracaat eden herkesin hukukunu bilâ-tefrik muhafazaya, sýrf hak namýna çalýþmak vazifesi hükmettiðine binaendir ki, Ýmam-ý Ali (r.a.) hilâfeti zamanýnda bir Yahudi ile beraber mahkemede oturup muhakeme olmuþlar. Hem bir adliye reisi, bir memuru kanunca bir hýrsýzýn elini kestiði vakit, o memurun o zâlim hýrsýza hiddet ettiðini gördü, o dakikada o memuru azleyledi. Hem çok teessüf ederek dedi: “Þimdiye kadar adalet namýna böyle hissiyatýný karýþtýranlar pek çok zulmetmiþler.” Evet, “Hükm-ü kanunu icra etmekte o mahkûma acýmasa da hiddet edemez; etse zâlim olur. Hattâ, kýsas cezasý da olsa, hiddetle katletse, bir nev’î katil olur” diye, o hâkim-i âdil demiþ. Ýþte, madem mahkemede böyle hâlis ve garazsýz bir hakikat hükmediyor. Üç mahkeme bizlere beraat verdiði ve bu milletin yüzde—bilseler—belki doksaný, Nur Talebelerinin zararsýz olarak millete ve vatana menfaatli olduklarýna pekçok emârelerle þehadet ettikleri halde, burada o mâsum ve teselliye ve adaletin iltifatýna çok muhtaç Nur Talebelerine karþý ihanetler ve gayet soðuk hiddetli muameleler yapýlýyor. Biz her musîbete ve ihanetlere karþý sabra ve tahammüle karar verdiðimizden, sükût edip Allah’a havale ederek, “Belki bunda da bir hayýr var” dedik. Tarihçe-i Hayat, s. 487, (yeni tanzim, s. 861) *** Hazret-i Ömer, hilâfeti zamanýnda, âdi bir Hýristiyan ile mahkemede birlikte muhâkeme olundular. Halbuki, o Hýristiyan Ýslâm hükûmetinin mukaddes rejimlerine, dinlerine, kanunlara muhâlif iken, mahkemede onun o hali nazara alýnmamasý açýkça gösterir ki; adâlet müessesesi hiçbir cereyâna kapýlmaz, hiçbir tarafgirliðe kaymaz. Bu, din ve vicdan hürriyetinin bir ana umdesidir ki, komünist olmayan Þarkta, Garbda, bütün dünya adâlet müesseselerinde cârî ve hâkimdir. Tarihçe-i Hayat, s. 564, (yeni tanzim, s. 1000) *** Saadet-i beþeriye dünyada adaletle olabilir. Adalet ise, doðrudan doðruya Kur’ân’ýn gösterdiði yol ile olabilir. (...) Eðer beþer çabuk aklýný baþýna alýp adalet-i Ýlâhiye namýna ve hakaik-i Ýslâmiye dairesinde mahkemeler açmazsa, maddî ve mânevî kýyametler baþlarýna kopacak, anarþilere, Ye’cüc ve Me’cüclere teslim-i silâh edecekler diye kalbe ihtar edildi. Hutbe-i Þamiye, s. 83 *** Son sözüm: Cenâb-ý Hak, hâkimleri adalet-i hakikiyeye muvaffak etsin. Âmin Þuâlar, s. 343, (yeni tanzim, s. 623) LÜGATÇE:

tarafgirlik: Taraf tutmak. þaibe: Leke, kir, kusur, hata. müberra: Temiz, kusurdan uzak ve arýnmýþ. bîtarafane: Tarafsýz bir þekilde. þart-ý adalet: Adalet þartý. vukuat-ý tarihiye: Tarihî vakýalar, hadiseler.

‘‘

lahika@yeniasya.com.tr

Gökleri ve yeri, hiçbir benzeri olmaksýzýn yaratan Odur. Birþeyin yaratýlýþýný murad ettiðinde Onun iþi sadece “Ol” demektir; o da oluverir. Bakara Sûresi: 117 / Âyet-i Kerime Meâli

Ýslâmiyet, kardeþliðin kalesi! DOSTHANE

ALÝ RIZA AYDIN

hocazade68@hotmail.com

nsanlar arasýnda yakýnlýðýn asýl sebebi din birliðidir. Allah’ýn dinine inanmýþ ve peygamberini tasdik etmiþ kimseler birbirinin mânevî akrabasý, yakýný ve dostlarýdýr. Bunlar arasýnda manevî bir birlik vardýr. Mü'minlerle kâfirler ýrk bakýmýndan birbirinin akrabasý olsalar bile (Macarlarýn Türk ýrkýndan olmalarý gibi), bu akrabalýðýn iman kardeþliðinden gelen manevi akrabalýk yanýnda kýymeti hiç hükmündedir. Nitekim Hz. Nuh’un (as) oðlu, babasýna inanmadýðý, dolayýsýyla iman etmediði için Allahü Teâlâ onu, Nuh peygamberin (as) ailesinden saymamýþtýr. Halbuki Peygamber Efendimiz (asm), aralarýnda bir nesep baðý bulunmayan Selmân-ý Fârisî’yi kendi ailesinden saymýþtýr. Buna karþýlýk, özellikle Bedir harbinde birçok sahâbî, en yakýnlarý olan babalarýna ya da oðullarýna karþý savaþmýþlardýr. Bir baþka örnek: Medine civarýnda cereyan eden Müreysî savaþýnda, meþhur münafýk Ubey bin Selûl’un oðlu Abdullah: “Yâ Resûlullah! Ýþittiðime göre Ubey bin Selûl kendisinin katlini vâcip kýlan sözler söylemiþ, muhacir kardeþlerimize hakâret etmiþ. Eðer emir verirseniz, Ubey bin Selûl’un baþýný kesip huzurunuza getireyim”1 diyebiliyor. Bir tarafta inandýðý deðerler ve Ýslâm için babasýyla cihad eden oðul ya da oðluyla cihad eden baba; bir yanda da babasý Nuh Aleyhisselâma inanmadýðý, Allah’a iman etmediði için babasýnýn dâvetini reddeden oðul Kenan! Cenâb-ý Hak bu hâdisenin cereyaný sýrasýnda Hz. Nuh’u (as) ikaz ediyor. Kur’ân-ý Kerim’de bununla ilgili olarak: “Allah buyurdu ki: Ey Nuh! O (Kenan) asla senin ailenden deðildir. Çünkü onun yaptýðý kötü bir iþtir”2 buyruluyor. Samimî dindar insanlar, hangi milletten ve kavimden olursa olsun, toplum içinde belli bir yere sahip ve saygýndýr. Ýnsanlar, Allah’ýn emirlerine itaatleri nisbetinde üstün ve þerefli olurlar. Yoksa, deðer, ne çoklukta ne yoklukta bulunur. Cahiliye devrinde, insanlar kavim, kabile, ýrk faktörlerini üstünlük vasýtasý bilir, bununla iftihar eder ve birbirlerine karþý rüchâniyet dâvâ ederlerdi. Öyle ileri gidildi ki, birbirlerine galebe edecek bir þey kalmayýnca sayý çokluðunu ileri sürdüler ve çokluk iddiasýyla mezarlýktaki kabirleri “Þu sizden, bu bizden” þeklinde saymaya baþladýlar. Bu husus Kur’ân-ý Kerim’de þöyle ifade ediliyor: “Çoklukla övünmek sizi öyle oyaladý ki, nihayet (ölüleri bile saymak için) kabirlere gittiniz.”3 Cahiliye devrinde, insanlarýn güçlüleri, kuvvetlileri, sayýca çok olanlarý kendilerini þerefte, itibarda üstün bilir; kavimlerini, kabilelerini hatta milletlerini de bu þeref ve itibarýn kaynaðý olarak görürlerdi. O devirde “itibarlý kabile”, “meziyetli kavim”, “üstün ve þerefli ýrk” gibi farazî deðerler üstüne inþâ edilmiþ anlayýþlar vardý. Bir baþka örnek: Sahâbîden Sa’d bin Ebi Vakkas (ra), Hz. Ömer (ra) ve Selmân-ý Fârisî’nin (ra) de aralarýnda bulunduðu bir mecliste Araplara: “Babanýzý, dedenizi sayar mýsýnýz?” dedi. Sa’d’ýn maksadý, Arap olmayan Selmân-ý Fârisî’yi sýkýntýya sokmak, onu kýzdýrmaktý. Saydýlar. Sýra Selmâný Fârisî’ye gelince o: “Müslüman bir soyum yok ama ‘Ben Ýslâm oðlu Selman’ým” dedi. Bu diyalog Hz.Ömer’in (ra) hoþuna gitmedi ve þöyle konuþtu: “Bütün Kureyþ bilir ki ‘Hattab’ cahiliye zamanýnda Kureyþ’in en þöhretlisiydi. Buna raðmen ben kendimi ‘Ýbn’ül-Ýslâm’ (yani Ýslâm’la doðmuþ, onunla hayat bulmuþ) bilir, Müslüman olmayan geçmiþime dayanarak, þeref kazanma ihtiyacýný asla duymam.”4 Hz.Ömer (ra), bu tavrýyla Selmân-ý Fârisî’nin (ra) sözlerini teyit ve ona hakkýný teslim ediyordu.

Günümüzde buna benzer sergilenen þeyler var. “Unsuriyet” (ýrkçýlýk) fikrini geçer akçe bilenler karakteristik özellikleri gereði, “Benden sonra tûfan” deyip, “ego”larýna binerler. Hâlbuki Ýslâm’ýn ön gördüðü deðer ölçüsü, insanýn Ýslâm’a baðlýlýðý, Allah’ýn emirlerine itaatidir. Ýslâm’ý nefsinde yaþama gayretinde olan bir mü'min, hangi kavimden, kabileden, ýrktan ve unsurdan; hatta, hangi milletten olursa olsun muhteremdir, deðerlidir, saygýndýr. Onun Türklüðü, Kürtlüðü, Çerkezliði, Lazlýðý ne büyüklük ne küçüklük vesilesi deðildir. Milleti oluþturanlar, o ülkede olanlar; birçok birlik deðerini birlikte paylaþanlar. Öyle deðil mi? Allah’ýmýz bir, Peygamberimiz bir, dinimiz bir, kitabýmýz bir, vatanýmýz bir. Birçok birlik sebebiyle her birimiz “bir”iz, biz. Dikkat! Yemek için bölmek, bölmek için parçalamak gerekir. “Sen þu’sun”, “öteki bu’dur” gibi sözlerin söylenmesi, münafýðýn hilesi. Said Nursî, Risâle-i Nur’da: “Fikr-i milliyet, þu asýrda çok ileri gitmiþ. Hususan dessas Avrupa zalimleri, bunu Ýslâmiyet içinde menfî bir surette uyandýrýyorlar; tâ ki, parçalayýp onlarý yutsunlar” 5 dedikten sonra; milliyet kavramýný müsbet mânâda anlamak gerektiðini yani, milliyet anlayýþýný belli bir unsura hasretmek yerine “milliyet-i Ýslâmiye” olarak deðerlendirmenin daha doðru olacaðýný; bu anlayýþýn Ýslâm kardeþliðini güçlendiren en önemli âmil olduðunu; yardýmlaþma ve dayanýþmayý arttýracaðýný ifade ettikten sonra: “Þu müsbet fikr-i milliyet; Ýslâmiyet’e hadim (hizmetkâr) olmalý, kal’a olmalý, zýrh olmalý.. yerine geçmemeli. Çünkü Ýslâmiyet’in verdiði uhuvvet içinde, bin uhuvvet var; âlem-i bekada ve âlem-i berzahta o uhuvvet bâki kalýyor”6 tesbitinde bulunuyor. Bu ülkenin insanýna yýllarca, hem de sabahýn alaca karanlýðýnda, Muhammed Ali’nin boks maçýný izlettiren sâik, onun Müslüman oluþundan baþka bir þey deðildi. Amerikalý Dünya Aðýr Sýklet Boks Þampiyonundan, Cassius Marcellus Clay olduðu günlerde, insanýmýz, ne haberdardý, ne maçýný bilen vardý. Müslüman olunca onu, tanýmaya baþladý; merak sardý gönlünü, maçýný kaçýrmadý! Neden? “Ýnneme'l-mü’minûne ýhvetün.” Dünyanýn öteki ucunda bir musîbet duyunca, koþar kalbimiz yanýna; Müslüman kardeþimin. Niçin? Çünkü, Kur’ân-ý Kerim'de Cenâb-ý Hak: “Mü'minler ancak kardeþtirler” 7 buyuruyor. Demek, mü'minlerin birbirleriyle Allah için görüþmeleri, konuþmalarý, seviþmeleri; vatanýna, milletine Allah için himmet etmeleri Allah’ýn rýzasýna daha uygun düþü-

yor; bu birlik beraberlikte ittifak ediþleri, tesis ettikleri kardeþlikleri, Baki âlemde ve Berzahta bâki kalýyor; haklarýnda hasenâta dönüyor. Rabbimiz Kitabýnda: “Hep birlikte Allah’ýn ipine (Ýslâm’a) sýmsýký yapýþýn; ayrýlýða düþmeyin, parçalanmayýn” demiyor mu?8 Bu vatan topraklarýný koruyup kollayan, gerektiðinde, gözünü kýrpmadan canýný veren birçok unsur kardeþ kardeþ yaþýyor; pâyidâr olur inþaallah. Bediüzzaman: “Bir adamýn kýymeti himmeti nisbetindedir. Kimin himmeti milleti ise, o kimse tek baþýna küçük bir millettir”9 diyor. Yani kim Allah’ýn rýzasýndan baþka bir menfaat gözetmeksizin vatanýný, milletini, mukaddesâtýný korumak ve onlarý yüceltmek azmiyle, içinden gelerek ciddî gayret ederse, iþte o kimse, tek baþýna bir millet demektir. Çünkü o, onun hazzýný, hüznünü, heyecanýný, tasasýný ve âhýný ruhunun tâ derinliklerinde hissederek yaþýyor. Peygamber Efendimiz (asm) Vedâ Hutbesiyle, kýyamete kadar bakî kalacak bir yol haritasý çizmiþ. O, beþere þöyle sesleniyor: “Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanýz birdir. Hepiniz Âdem’in çocuklarýsýnýz. Âdem ise topraktandýr. Arabýn Arap olmayana, Arap olmayanýn da Arap üzerinde üstünlüðü olmadýðý gibi; kýrmýzý tenlinin siyah üzerinde, siyahýn da kýrmýzý üzerinde bir üstünlüðü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah’tan korkmaktadýr.”10 O, bu hadis-i þerifiyle, ýrkî ve unsûrî referanslarýn hepsini reddetmiþ; çürütmüþtür. Kur’ân-ý Kerim, ýrk ayýrýmý gözetmeksizin yeryüzünde “halife” olarak yarattýðýný bildirdiði her insaný dünya ve âhiret saadetine çaðýrýr. Dil ve renk ayrýlýðý ile sosyal farklýlaþma bir problem deðil, bilâkis, Allah’ýn rahmetinin eseri bir nimet ve O’nun ilim ve kudretini ortaya koyan bir alâmettir. Cenâb-ý Hak: “Ey insanlar! Doðrusu biz sizi bir erkek ve bir diþiden yarattýk. Ve birbirinizle tanýþmanýz için sizi kavimlere ve kabilelere ayýrdýk”11 buyurmaktadýr. Buradan anlaþýlmasý gereken; küçükten büyüðe, kabileden milletlere varýncaya kadar farklýlýk gösteren bu oluþumun temel sebebinin kitlelerin birbirini tanýmasý, anlaþmasý ve kaynaþmasýdýr. Yani âyet, soy-sop ile övünmek yerine, birlik ve beraberliðin tesisini öngörmektedir. Görülüyor ki, ýrkçýlýðýn, ayrýmcýlýðýn her türü Allah katýnda da, Allah’ýn Resûlü (asm) nezdinde de tard edilmiþ, kerih görülmüþ, çirkin bulunmuþ ve yasaklanmýþtýr. Çünkü ýrkçýlýðýn önemli bir tezahürü veya sonucu “kýzgýnlýk”, “nefret” ve “haksýzlýkta yardýmlaþma” olduðu için Hazret-i Peygamberimiz (asm): “Kim ýrkçýlýða (asabiyete) çaðýrarak yahut ýrkçýlýktan dolayý baþkasýna kýzarak gâyesi belirsiz bir topluluðun bayraðý altýna girerse, onun ölümü cahiliyedeki ölüm gibidir”12 buyurmuþtur. Hâdimü’l-Harameyn Yavuz Sultan Selim: “Milletimde ihtilâf u tefrika endiþesi, Kûþe-i kabrimde hattâ bîkarar eyler beni” mýsralarýyla, idaresindeki teb’a’nýn, milletlerin arasýnda çýkacak muhtemel bir ihtilâftan dolayý kabrinin köþesinde bile elem duyacaðýný, ýztýrap çekeceðini söylüyor o günden, koca sultan! Evet. Bugün yine “homurtu”lar geliyor. Ýnsanlarý eleklerle eliyor. Müslüman kardeþliðimize göz koyanlar olmasýn? Oyunlardan oyun var, buna dikkat etmeli! Birlik ve dirliðimize “nâmerd”i elletmemeli… Dipnotlar: 1- Ahmet Þahin, Müslümanýn Milliyetçilik anlayýþý, 31. 2- Hûd Sûresi, 46. 3- Tekâsür Sûresi, 1-2. 4- Ahmet Þahin, Müslümanýn Milliyetçilik Anlayýþý, 13. 5- Said Nursî, Mektûbât, 298. 6- A.g.e., 299. 7- Hucurât Sûresi, 10. 8- Âl-i Ýmrân Sûresi, 103. 9- Said Nursî, Hutbe-i Þamiye, 50. 10- Ýslâm Arþ. Merkz. Ýlmihali, 1: 583. 11- Hucurât Sûresi, 13. 12- TDV Ýslâm Ansiklopedisi, 19: 126 (Müslim, Ýmare,57).

hâdisât-ý tarihiye: Tarihî hadiseler. bilâ-tefrik: Ayrým yapmaksýzýn. hissiyat: Hisler, duygular. saadet-i beþeriye: Ýnsanlýðýn mutluluðu. hakaik-i Ýslâmiye: Ýslâmî hakikatler, gerçekler. Ye’cüc ve Me’cüc: Kur’ân’da bahsi geçen, ortalýðý fitne, fesat ve anarþiye boðacaklarý bildirilen bir kavmin ismi. SiyahMaviKýrmýzýSarý


3

HABER

YENÝASYA / 10 ARALIK 2009 PERÞEMBE

Yeni Asya Gazetecilik Matbaacýlýk ve Yayýncýlýk Sanayi ve Ticaret A.Þ. adýna imtiyaz sahibi

Yazý Ýþleri Müdürü Mustafa DÖKÜLER

Mehmet KUTLULAR

Ýstihbarat Þefi Umut YAVUZ

Genel Müdür

Recep TAÞCI Genel Yayýn Müdürü

Yayýn Koordinatörü

Kâzým GÜLEÇYÜZ

Abdullah ERAÇIKBAÞ

Spor Editörü Erol DOYRAN

Görsel Yönetmen: Ýbrahim ÖZDABAK

Yeni Asya basýn meslek ilkelerine uymaya söz vermiþtir.

Eczacýlardan ‘eyleme devam ederiz’ mesajý

 TÜRKÝYE Eczacýlar Birliði Baþkaný Erdoðan Çolak, Türkiye genelinde geçtiðimiz günlerde yapýlan 1 günlük kapatma eyleminin ardýndan hükümetin sorunlarýn çözümünde yardýmcý olmasýný isteyerek, “Eczane kapatmak doðru deðil, ancak kendi derdimizi anlatmak zorundayýz” dedi. Çolak, Türkiye Eczacýlar Birliði Genel Merkezi’nde düzenlediði basýn toplantýsýnda hükümete önemli mesajlar verdi. Çolak, hastalardan alýnan muayene ücretlerinin tamamen kaldýrýlmasýný isteyerek, sorunlarý çözülene kadar eylemlere devam edeceklerini söyledi. Çolak, Çalýþma ve Sosyal Güvenlik Bakaný Ömer Dinçer’in ‘’Ýlâç sanayinin stoklarý karþýladýðý’ yönündeki sözünü hatýrlatarak, “Ýlâç sanayinin bir kýsmý stoklarý karþýlamaktadýr. Bir kýsmý 15 gün, bir kýsmý 1 ay karþýlýyor. Sayýn Bakanýn gösterdiði evrakýn bir deðeri olmamýþtýr. Bundan sonraki geliþmelerin sonucu eczacýlar ve eczaneler olmayacaktýr” diye konuþtu. Ankara / iha

SGK çalýþanlarýndan Kýzýlay’a kan baðýþý

 SOSYAL Güvenlik Kurumu (SGK) çalýþanlarý, Kýzýlay’a kan baðýþýnda bulundu. Kan baðýþý öncesinde SGK ile Türk Kýzýlayý arasýnda gönüllü kan baðýþçýlarý eðitimi ve kan baðýþçýlarý kazandýrýlmasý konusunda protokol imzalandý. SGK Baþkan Yardýmcýsý Fatih Acar, protokol imza töreninde yaptýðý konuþmada, zor günlerin dostu Türk Kýzýlayý ile 24 bin 500 çalýþaný da içine katarak anlamlý bir protokol imzaladýklarýný söyledi. Henüz yeterli seviyede olmayan kan baðýþýný hep birlikte artýrma gayretinde olacaklarýný belirten Acar, 81 il müdürlüklerinde de bu kampanyayý sürdüreceklerini kaydetti. Protokolün imzalanmasýnýn ardýndan kurum çalýþanlarý Baþkanlýk binasýnda oluþturulan kan baðýþý ünitesinde kan verdi. Ankara / aa

Haber Müdürü Faruk ÇAKIR Ankara Temsilcisi Mehmet KARA Reklam Koordinatörü Mesut ÇOBAN

Merkez: Gülbahar Cd., Günay Sk., No: 4 Güneþli 34212 Ýstanbul Tel: (0212) 655 88 59 Yazýiþleri fax: (0212) 515 67 62 Kitap satýþ fax: (0212) 651 92 09 Gazete daðýtým: Telefax (0212) 630 48 35 ÝlânReklam servisi fax: 515 24 81 Caðaloðlu: Cemal Nadir Sk., Nur Ýþhaný, No: 1/2, 34410 Ýstanbul. Tel: (0212) 513 09 41 ANKARA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Meþrutiyet Cad. Alibey Ap. No: 29/24, Bakanlýklar/ANKARA Tel: (312) 418 95 46, 418 14 96, Fax: 425 03 36 ALMANYA TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Zeppelin Str. 25, 59229 Ahlen, Tel: 004923827668631, Fax: 004923827668632 KKTC TEMSÝLCÝLÝÐÝ: Avni Efendi Sok., No: 13, Lefkoþa. Tel: 0 542 859 77 75 Baský: Yeni Asya Matbaacýlýk Daðýtým: Doðan Daðýtým Sat. ve Paz. A.Þ.

Yayýn Türü: Yaygýn süreli

ISSN 13017748

NAMAZ VAKÝTLERÝ Hicrî: 23 Zilhicce 1430 Rumî: 27 T.Sani 1425

Ýller Adana Ankara Antalya Balýkesir Bursa Diyarbakýr Elazýð Erzurum Eskiþehir Gaziantep Isparta

Ýmsak 5.06 5.20 5.25 5.40 5.36 4.48 4.53 4.47 5.29 4.58 5.26

Güneþ 6.34 6.52 6.52 7.11 7.08 6.17 6.23 6.18 7.01 6.26 6.55

Öðle 11.38 11.48 11.57 12.08 12.03 11.19 11.23 11.15 11.58 11.30 11.58

Ýkindi 14.08 14.10 14.27 14.31 14.24 13.46 13.48 13.36 14.20 14.00 14.25

Saðlýkta geri adým

Akþam 16.31 16.32 16.50 16.53 16.47 16.09 16.10 15.58 16.42 16.22 16.48

Yatsý 17.51 17.57 18.10 18.17 18.12 17.30 17.33 17.23 18.07 17.43 18.09

Ýller Ýstanbul Ýzmir Kastamonu Kayseri Konya Samsun Þanlýurfa Trabzon Van Zonguldak Lefkoþa

Ýmsak 5.37 5.41 5.19 5.08 5.19 5.08 4.53 4.54 4.36 5.26 5.11

Güneþ 7.11 7.10 6.53 6.38 6.47 6.42 6.20 6.28 6.06 7.01 6.37

Öðle 12.04 12.11 11.45 11.38 11.50 11.34 11.25 11.21 11.06 11.52 11.46

Ýkindi 14.22 14.37 14.02 14.03 14.17 13.52 13.54 13.39 13.32 14.09 14.21

Akþam 16.45 16.59 16.24 16.25 16.40 16.14 16.17 16.02 15.55 16.32 16.43

Yatsý 18.11 18.22 17.51 17.48 18.01 17.41 17.37 17.28 17.17 17.59 18.02

TAHLÝL

Ýkna timleri

BAKAN ÖMER DÝNÇER, ÖZEL HASTANELERÝ SUNDUÐU HÝZMETLERE GÖRE TASNÝF ETTÝKTEN SONRA YÜZDE 70’E KADAR FARK ÜCRETÝ ALMALARINA ÝZÝN VERECEKLERÝNÝ SÖYLEDÝ. KÂZIM GÜLEÇYÜZ irtibat@yeniasya.com.tr

enelkurmay Baþkaný Org. Baþbuð’un “devlet adýna itiraf” niteliðindeki çok önemli tesbitlerinden biri, “Maalesef daða çýkýþlarý önleyemedik” ifadesiydi. Terör fitnesinin çeyrek asýrdýr bitirilemeyiþinin ve bu kadar zayiata raðmen örgütün dað kadrolarýnda bir azalma olmayýþýnýn temel sebebi bu durumdu. Þimdi Türkiye bir taraftan daðdakileri indirmeye çalýþýrken, diðer taraftan daða çýkýþlarý önleme gayretinde. Ýlk iniþ dalgasýnda yaþanan talihsiz görüntüler, ne yazýk ki süreci zora soktu. Arýnç “Kasým’da yine baþlayacak” demiþti, olmadý. Mahmur çýkýþlý dönüþler için telâffuz edilen yeni tarih yýlbaþý; ama son geliþmeler, DTP dâvâsý, Ýmralý odaklý tahrik ve galeyan mizansenleri ve son olarak Tokat’taki menfur saldýrý, sürecin tümünü sabote edebilecek gibi görünüyor. Böyle bir atmosferden daða çýkýþlarý önleme çalýþmalarýnýn da olumsuz etkileneceði çok açýk. Temennîmiz, bu olumsuz geliþmelerin bir an önce kontrol altýna alýnýp tersine çevrilmesi ve açýlýmýn saðlýklý bir çizgide geliþtirilerek devamý. Bu noktada çok önemli bir yer tutan “daða çýkýþlarý önleme” bahsinde, Güneri Cývaoðlu halen sürdürülmekte olan bir çalýþmanýn bilgisini verdi. Buna göre, “Polis istihbaratý, PKK’ya katýlmak üzere daða çýkma çaðrýsý alan gençleri tesbit ediyor. Polis Akademisi’nde ‘ikna eðitimi’ almýþ genç polis timleri, aileye gidip durumu anlatýyorlar. ‘Demokratik açýlým’ süreci için bilgi veriyorlar. Oðul ya da kýzlarýnýn daða çýkmalarýný anababalarýn engellemesi için ‘ikna konuþmalarý’ yapýyorlar. Öyle bir kez yapýlan ‘göstermelik’ konuþmadan deðil. 1-2-3... Gereðinde daha fazla ziyaretler. Ana, oðlunu ya da kýzýný çaðýrýyor. Hep beraber de konuþuyorlar. Çoðu kez çocuðun daða çýkmasý engelleniyor.” (Milliyet, 6.12.2009) Cývaoðlu, bu projenin fikir babasý ve mimarý olarak, son dönemde sýk sýk gündeme gelen, açýlým süreci baþladýktan sonra Çankaya Köþkünde de aðýrlanan bir profesörü gösteriyor. (Ayný kiþinin, 28 Þubat sürecinde de, kapalý kapýlar ardýnda etkin roller üstlendiðine dair haberler çýktý.) Oysa “ikna” konusu, o profesörden tam yüz sene önce Bediüzzaman tarafýndan uygulamalý örnekleriyle hayata geçirilmiþti. Üstadýn, evvelce “Ben Müslüman bir Türkü, fâsýk bir kardeþime tercih ediyorum. Belki babamdan ziyade ona alâkadarým. Çünkü tam imana hizmet ediyorlar” derken, bilâhare gittiði Ýstanbul’daki Türkçü muallimlere tepki olarak Kürtçülük damarýyla “Ben þimdi gayet fâsýk, hattâ dinsiz de olsa bir Kürdü salih bir Türke tercih ediyorum” der hale gelen Kürt talebesini birkaç sohbette kurtardýðýný anlattýðý örnek, bu noktada çok dikkat çekici. (Bu örnekle ilgili olarak, yakýnlarda çýkan “Said Nursî ve Demokratik Açýlým” isimli kitapçýðýmýzýn 29-34. sayfalarýndaki “Ýslâm kardeþliði” ve “Asýl olan, ikna” baþlýklý bölümlere bakýlabilir.) Dolayýsýyla, 28 Þubat’ta o sürece akýl hocalýðý yapmýþken þimdiki iktidarla da uyumlu çalýþma “beceri”si gösteren soru iþaretli bir kiþiyle irtibatlandýrýlan bir ikna projesinin saðlýklý sonuç verebileceði konusundaki kuþkularýmýzý kayda geçirirken, akýllarý ikna edip gönülleri de kazanmaya yönelik bir seferberliðin, ancak, bu hususta da “orijinal patent hakký”ný elinde bulunduran Bediüzzaman’ýn koyduðu parametrelerle mümkün olabileceðini vurgulamakta fayda görüyoruz. Bitlis’e üniversite projesini, yine yüz yýl önce ilk defa telâffuz etmiþ olan Said Nursî’den kopararak M. Kemal’e mal etme tezgâhýnýn bir benzeri de bu “ikna” meselesinde tekrarlanmasýn! Kaldý ki, “ikna”nýn 28 Þubat versiyonu, üniversite giriþlerinde baþörtülü öðrencilere baþlarýný açtýrmak için kurulan “ikna odalarý”ydý. Polis ekiplerinden oluþan “ikna timleri”nin illâ o mânâda çalýþtýðýný söylemek, þu aþamada elbette ki önyargýlý bir suçlama olur. Ama ikna için sadece polis timlerinin yeterli olmadýðýný, iþin bilhassa maneviyat boyutunu tamamlayacak takviyelere

G

Çalýþma ve Sosyal Güvenlik Bakaný Ömer Dinçer, hizmetlerin özelliklerine göre daha üst düzeyde olanlara yüzde 70’e kadar fark almalarýna izin vereceðiz” dedi.

ÇALIÞMA ve Sosyal Güvenlik Bakaný Ömer Dinçer, ‘’Biz Türkiye’deki özel hastaneleri sunduðu hizmetlerin niteliðine, hastanenin uzmanlaþma derecesine ve farklý alanlardaki hizmetlerine göre tasnif edeceðiz. Hastanelerdeki bu hizmetlerin özelliklerine göre daha üst düzeyde olanlara yüzde 70’e kadar fark almalarýna izin vereceðiz’’ dedi. Sosyal Güvenlik Kurumu Bolu Ýl Müdürlüðünün yeni binasýnýn açýlýþýný gerçekleþtirmek için Bolu’ya gelen Çalýþma ve Sosyal Güvenlik Bakaný Ömer Dinçer, Bolu Valisi Halil Ýbrahim Akpýnar’ý makamýnda ziyaret ederek ilin sorunlarý hakkýnda bilgi aldý. Daha sonra basýn mensuplarýnýn sorularýný cevaplayan Bakan Dinçer, özel hastanelerin uzun süredir hastalardan fark alma talepleri olduðunu belirterek, þunlarý söyledi: ’’Özel hastaneler kendilerine muayene için gelen hastalardan bizim ödediði-

miz sigorta payýnýn üstünde, serbestçe fark almak istiyorlar. Bu farký biz istemiyoruz. Vatandaþlarýmýzdan baðýmsýz bir þekilde, belki de onlarýn istismar edilebileceði bir boyutta serbestçe fark alýnmasýný arzu etmiyoruz. Bu maksatla daha önceden çýkartýlan düzenlemelerde yüzde 30’luk bir fark alýnmasýna imkan veren bir düzenlememiz vardý. Þimdi sistemi deðiþtiriyoruz. Çünkü bu yüzde 30’luk fark normalde hizmetleri çok fazla uzmanlaþmamýþ genel anlamda tedavi hizmetleri sunan bir hastane için düþünülmüþ bir sistemdi. Halbuki bizim ülkemizde çok geliþmiþ, uzmanlaþmýþ, hizmetleri, niteliði farklý, eczaneleri dahi olan hastaneler var. Onlarda konuyla ilgili itirazlarda bulunuyorlar. Sürekli serbestçe fark almak için talepleri oluyor’’ diye konuþtu. Bu talepleri dengelemek ancak ayný zamanda vatandaþlarýn da istismarýný önlemek üzere yeni

bir düzenlemeye geçmeyi planladýklarýný belirten Bakan Dinçer, sözlerine þöyle devam etti: ‘’Bu uygulamaya henüz geçilmedi. 2010 yýlýnda geçilecek. Buna göre biz Türkiye’deki özel hastanelerin sunduðu hizmetlerin niteliðine, hastanenin uzmanlaþma derecesine, farklý alanlardaki hizmetlere göre tasnif edeceðiz. Ve hastanelerdeki bu hizmetlerin özelliklerine göre daha üst düzeyde olanlara yüzde 70’e kadar fark almalarýna izin vereceðiz. Dolayýsýyla yapýlacak uygulama yüzde 30’dan yüzde 70’e çýkmýþ uygulama deðil. Beþ gruba ayrýlacak hastaneler için yüzde 30’dan yüzde 70’e kadar hizmetin niteliðine göre fark alýnmasýna imkân veren bir düzenleme. Bu nedenle önümüzdeki yýl daha düzgün ve daha stratejik bir çalýþma içinde olacaðýz.’’ Bakan Dinçer, daha sonra Bolu Belediye Baþkaný Alaaddin Yýlmaz’ý makamýnda ziyaret etti. Bolu / aa

Türkiye, Kopenhag’a ‘Ýklim Belgesi’ sunacak TÜRKÝYE, Kyoto Protokolü’nün sona ermesinin ardýndan dünyanýn iklim deðiþikliðiyle mücadele çalýþmalarýný yönlendirecek yeni belgenin hazýrlanmasý çalýþmalarýnýn yürütüldüðü Kopenhag’taki Ýklim Deðiþikliði Zirvesi’nde, kendi özel þartlarýnýn ve sera gazý emisyonu ile mücadelede yapacaðý çalýþmalarýn yer aldýðý, ‘’Ýklim Deðiþikliði Ulusal Strateji Belgesi’’ni sunacak. Belgede, Türkiye’nin sera gazý emisyonu kontrolüne yönelik kýsa, orta ve uzun vadede yapacaðý çalýþmalara yer verildi. Belgede, ‘’Ýklim deðiþikliðine baðlý artmasý

muhtemel su baskýný, çýð, heyelan ve benzeri doðal afetler tesbit edilecek ve söz konusu afetlerin tesirlerini en aza indirmek için erken uyarý sistemleri kullanýlarak gerekli çalýþmalar tamamlanacaktýr’’ denildi. Ýklim deðiþikliðinin olumsuz etkileri sebebiyle azalan su kalitesinin iyileþtirilmesi çalýþmalarýna da ivme kazandýrýlacaðý belirtilen belgede, hayvancýlýk ve bitki üretim sektörlerinde iklim deðiþiminden kaynaklanan hayvan hastalýklarý ve bitki zararlýlarý ile mücadele edecek þekilde kapasitenin güçlendirileceði ifade edildi. Ankara / aa

Türkiye’de yaklaþýk 13 milyon konutun ancak 3.5 milyonu için zorunlu deprem sigortasý yaptýrýldý.

Deprem sigortasýna Türkiye ilgisiz kaldý YÜKSEK deprem riskine sahip olan Türkiye’de, büyük yýkýma sebep olan Marmara depreminin ardýndan çýkarýlan zorunlu deprem sigortasýna konut sahipleri ilgisiz kaldý. Türkiye’de yaklaþýk 13 milyon konutun ancak 3.5 milyonu için zorunlu deprem sigortasý yaptýrýldý. Alýnan bilgiye göre, illere göre konut sayýlarýna bakýldýðýnda Ýstanbul’da 2 milyon 714 bin 462 konuta karþýn, deprem poliçesi sayýsý 930 bin 968, Ýzmir’de 912 bin 585 konuta karþýn, poliçe sayýsý 271 bin 787, 902 bin 900 konu-

tun bulunduðu Ankara’da poliçe sayýsý 515 bin 854 olarak tespit edildi. Ýllere göre sigortalanma oranýna bakýldýðýnda, deprem riskinin en yüksek olduðu Ýstanbul’da zorunlu deprem sigortasý yaptýrma oraný yüzde 34 iken, Ankara’da bu oran yüzde 57, Ýzmir’de yüzde 30, Muðla’da yüzde 46, Kocaeli’nde yüzde 32, Bursa’da yüzde 23, Balýkesir’de yüzde 28, Düzce’de yüzde 41, Bolu’da yüzde 52, Konya’da yüzde 16 ve en düþük oran olarak da Þýrnak’ta yüzde 3 düzeyinde bulunuyor. Ýstanbul / aa


4

HABER

YENÝASYA / 10 ARALIK 2009 PERÞEMBE

FARK

‘39 lira 14 kuruþ’luk onbaþý maaþý

FARUK ÇAKIR cakir@yeniasya.com.tr

okat’ýn Reþadiye ilçesinde meydana gelen terör saldýrýsýnda þehit olan 7 askerin hazin hayat hikâyeleri gazetelerde yer aldý. Kiminin askerden sað salim dönebilseymiþ iþi hazýrmýþ, kimi 2 ay sonra terhis olup niþanlýsýyla evlenecekmiþ, kimi de izinden döndüðü günün ertesinde hain saldýrýya maruz kalýp þehit düþmüþ... ‘Sisli ve puslu’ tuzaða düþürülerek þehit olan askerlerden birinin hikâyesi daha da can alýcý. “Eðer doðru ise” kaydýný düþerek “Bu sistemde bir yanlýþlýk yok mu?” sorusunu sormak lâzým. “Hataylý þehit”in evi; köyün daðlýk kesiminde iki odalý, biriketten yapýlma, kapýsý naylonla kapatýlmýþ, sývasýz derme çatma bir evmiþ. ‘Sisli tuzaða’ düþürülerek þehit edilen Fatih, askere gitmeden önce hem okuyup hem de ailesinin geçimini saðlýyormuþ. Askere gittikten sonra da 39 lira 14 kuruþluk ‘onbaþý maaþý’ný bile annesine göndererek kaymakamlýðýn verdiði gýda ve kömür yardýmlarý ve komþularýnýn desteðiyle ayakta durmaya çalýþan ailesine yardým ediyormuþ. (Vatan, 9 Aralýk 2009) Bu sistemde ve bu iþte bir yanlýþlýk yok mu? Bu hal ‘normal’ kabul edilebilir mi? Madem bu çocuklar askere alýnýyor, hiç deðilse maddî sýkýntý çeken, zor durumdaki ailelerin geçiminin bir þekilde temin edilmesi gerekmez mi? Bir ‘er’in “39 lira 14 kuruþluk onbaþý maaþý”ný annesine göndermek durumunda býrakýlmasý Türkiye’nin ve hepimizin ayýbý deðil mi? Dönüp dolaþýp benzer þeyleri tartýþýyoruz, ama ne hikmetse çare bulmuyoruz. Geçmiþte yaþanan her ‘tuzak’ sonrasýnda olduðu gibi Reþadiye’de kurulan ‘tuzak’tan sonra da çarelerden birinin ‘profesyonel askerlik’ olduðu görülmeli. Pek çoðu ‘evinin direði’ olan ‘acemi er’lerle teröre karþý mücadele etmenin mümkün olmadýðý ortada. Ayrýntýlarý mutlaka tartýþýlabilir, ama terörle yürütülen bu mücadelenin ‘profesyonel’ kiþilerce ve iþi ‘askerlik’ olan tecrübeli uzmanlarla yapýlmasý gerektiði ortadadýr. Askerlik vazifesi yerine getirilirken görünüþte ‘eþitlik’ saðlandýðý söyleniyor, ama bu uygulama pek çok kiþiyi de maðdur ediyor. Kimi sýrf bu sebeple iþ bulamýyor, kimi evlenemiyor, kimi de bin bir zorluðu aþarak bulduðu iþinden ayrýlmak durumunda kalýyor. Askerlik dönüþü ayný iþte çalýþma garantisi de yok. Bilhassa ailesinin geçimini temin eden ‘er’lerin durumu büyük bir problem olarak karþýmýzda duruyor. Uzun dönemde çarenin profesyonel askerlikte olduðu kabul edilmekle birlikte, bu gerçekleþene kadar “Hataylý þehit”in ailesi gibi zor durumda olanlara da bir çare düþünülmeli... Hiç deðilse onlarýn askerlikleri süresince ailelerinin geçimi temin edilmeli, ne merde ne de nâmerde muhtaç halde býrakýlmamalý. “Boðaz’daki yalýlar”da oturarak Türkiye’nin meselelerine çare aradýðýný düþünenler, “39 lira 14 kuruþ maaþ”ýný ailesine göndermek isteyen ‘er’lerin varlýðýndan haberdar olsun. Böyle olursa belki bulduklarý ‘çare’ Türkiye gerçeklerine de uygun olur. Yoksa “Bir eli yaðda, bir eli balda” olanlarýn gündeme getirdikleri ‘çare’ler Türkiye’nýn sýkýntýlarýný aþmak için çare olmaktan uzak fikirler olarak kalýr. Terör uzmanlarýnca “Demokratik açýlýmý iþgal etme gayretleri” olarak vasýflandýrýlan bu kanlý terör saldýrýlarýnýn son bulmasý için elbirliðiyle gayret gösterelim...

T

Demirel: Açýlýmdan önce meseleler var

DIÞÝÞLERÝ Bakanlýðý ve RACVIAC-Güvenlik Ýþbirliði Merkezi tarafýndan düzenlenen “Bölgesel Mülkiyet Yoluyla Bölgesel Güvenlik: Yeni Ýþbirliði Dönemi” baþlýklý konferansýn açýlýþ törenine katýlan 9. Cumhurbaþkaný Süleyman Demirel, Hükümetin baþlattýðý ve halen devam eden “Demokratik Açýlým” süreciyle ilgili olarak, “Açýlýmýn ne olduðu belli deðil. Açýlýmýn ötesinde Türkiye’de meseleler var, açýlýmdan evvel meseleler var” dedi. Ankara / aa

TEBRÝK Muhterem aðabeyimiz Av. Ýbrahim Hilmi Ünlü'nün oðlu Eþref Ünlü ile Nihal Hanýmefendinin

Ýbrahim Selim ismini verdikleri bir erkek çocuklarý dünyaya gelmiþtir. Genç çiftleri tebrik eder, Cenâb-ý Hak'tan hayýrlý uzun ömürler dileriz.

ÇAMLICA YENÝ ASYA OKUYUCULARI

ACI, MERHAMETÝ ESÝR ALMASIN

ARAÇ, DELÝK DEÞÝK OLMUÞTU

TOPLUMSAL Dayanýþma Kültür Eðitim ve Sosyal Araþtýrmalar Derneði (TOKAD), Tokat’ýn Reþadiye Ýlçesi’nde gerçekleþen saldýrýyla ilgili olarak, “acýnýn ve öfkenin, adaleti ve merhameti teslim almamasý” çaðrýsý yaptý. TOKAD’dan yapýlan açýklamada, Reþadiye’deki karanlýk saldýrýyý kýnanýrken, faillerin ve baðlantýlarýnýn bir an önce ortaya çýkartýlmasý istendi. Açýklamada, Türkiye’nin toplumsal sorunlarýyla yüzleþmeye baþladýðý, bugüne kadar halktan gizlenmeye çalýþýlan gerçeklerin gün yüzüne çýktýðý ve nispeten daha olumlu bir gelecek için açýlým yapmaya çalýþtýðý kritik bir süreçten geçtiði belirtildi. Yýllardýr akan kan ve gözyaþý üzerinden rant veya iktidar devþirilenlerin, barýþ sürecinin daha adil sonuçlar üretebilme ihtimalini devre dýþý býrakma ortak paydasýnda buluþtuðu kaydedilen açýklamada, þu ifadelere yer verildi: “Operasyonlar, çatýþmalar, molotoflar, saldýrýlar ve akabinde gelen ölümler maalesef sorunu kangrenleþtiriyor, çözüm sürecine de pusu kuruyor. Bu baðlamda Tokat’ýn Reþadiye Ýlçesi’ne baðlý Sazak Köyü mevkiinde gerçekleþen bu beklenmedik saldýrý, zamanlamasý itibariyle dikkat çekici olduðu kadar sonuçlarý itibariyle de acý ve üzüntü vericidir. Son günlerde Türkiye kamuoyuna yansýyan þiddet görüntüleri, nihaî tahlilde çözümsüzlüðü beslemektedir. TOKAD olarak artýk özgürlüðümüzün ve geleceðimizin þiddet kafesinden kurtulmasýný bekliyor; tam bir kardeþlik, barýþ ve huzur iklimini solumak istiyoruz. Her can kaybý sorunu ve acýlarýmýzý biraz daha derinleþtiriyor. Havan toplarýna baþka bir Ceylan’ýmýzýn daha kurban edilmesine dayanamayýz. Ayný þekilde yeni bir Serap’ýmýzýn da molotoflara hedef olarak hayatýný kaybetmesini de yüreðimiz kaldýrmaz. Bu karanlýk saldýrýyý nefretle kýnýyor; oðullarýný kaybeden ailelere baþsaðlýðý ve sabýr diliyor, acýnýn ve öfkenin, adaleti ve merhameti teslim almamasýný ümit ediyoruz.” Tokat / Yeni Asya

TERÖRÝST saldýrýnýn ardýndan bölgeye ilk giden ambulans þoförleri, saldýrýya uðrayan askerî aracýn her tarafýnýn teröristlerin açtýðý ateþ sonucu delik deþik olduðunu bildirdi. Reþadiye’de görev yapan 112 Ambulans Þoförü Aydýn Yýldýz, saldýrýnýn ardýndan bölgeye ilk giden ambulans þoförünün kendisi olduðunu söyledi. Yýldýz, olay günü yaþadýklarýný þöyle anlattý: ‘’O gün nöbetçiydim. Bize acil vak'a çýkýþý verildi. Biz önce kavga var diye gittik, yolda çatýþma olduðunu öðrendik. Orasý çok kötü durumdaydý. Ýlk getirdiðim askerimiz aðýr yaralýydý. Onu ameliyata aldýlar. Olay yerine ikinci gidiþimde þehit getirdim. Çatýþmanýn olduðu yerde 300 metrede göz gözü görmüyordu. 200-300 metre aþaðýya indiðiniz zaman hava gayet iyiydi. Çatýþma yeri çok kötü bir yerdi. Sis çoktu, 2 metre önünü dahi göremiyordun.’’ Saldýrý sonrasý yaralýlarý almaya giden ambulans þoförlerinden Karahan Atasoy ise 112’ye gelen ihbar üzerine bölgeye gittiklerini ifade etti. Bölgenin daðlýk olduðunu belirten Atasoy, saldýrýya uðrayan askeri araçla ilgili ‘’Olay yerine gittiðimizde araç lastikleri patlamýþ, çamlarý kýrýlmýþ haldeydi. Aracýn her tarafý delik deþikti. Yani o aný yaþamak çok üzücüydü, çok duygulanýyorum. Allah kimsenin baþýna vermesin. Þehit kardeþlerimizin ailelerine baþ saðlýðý diliyorum, Allah’tan sabýr diliyorum’’ ifadelerini kullandý. Aracýn saldýrý sonrasý devrilmemiþ, ancak lastikleri patlamýþ þekilde durduðunu ifade eden Atasoy, ‘’Araç çok kötü, feci þekilde kurþunlanmýþtý’’ dedi. Saldýrýnýn gerçekleþtiði yerin daðlýk ve virajlý olduðunu bildiren Atasoy, ‘’Araç tam viraja girerken 3 taraflý çapraz ateþe almýþlar, haince bir pusu olduðu apaçýk ortaya çýkmýþtý’’ diye konuþtu.

ÞÝDDET, BARIÞI SABOTE EDÝYOR BATMAN Düþünce ve Ýnanç Özgürlüðü Platformu dönem sözcüsü Mehmet Þat, son dönemde yaþanan olaylar ve siyasî geliþmeleri deðerlendirirken yaptýðý açýklamada, þiddet ortamýnýn, uzlaþma ve barýþ çabalarýný sabote etmek isteyenlere uygun zemin oluþturarak barýþ giriþimlerini sonuçsuz býrakacaðýna dikkat çekti. Yaþanan olaylar sonucu Diyarbakýr’da üniversiteli bir gencin vefat ettiðini ve çok sayýda kiþinin yaralandýðýný hatýrlatan Þat, yaþanan yoðun toplumsal ve siyasî çatýþmalarýn etnik ayrýþma sonucu doðuracaðý ve halklar arasý çatýþmaya dönüþeceði kaygýsýný taþýdýklarýný belirtti. Þat, “Acý ve öfke, adaleti ve merhameti teslim almasýn” dedi. Tokat’ýn Reþadiye ilçesinde 7 askerin þehit olduðu saldýrýya da deðinen Þat, demokratik açýlýmla Kürt sorununun çözümü için toplumda büyük umutlar yeþermiþken bu sarsýcý olaylarýn ayný dönemde meydana gelmesinin düþündürücü olduðunu ifade etti. Batman / cihan

Türkiye þehitlerini uðurladý TOKAT'IN REÞADÝYE ÝLÇESÝNDEKÝ TERÖRÝST SALDIRIDA ÞEHÝT OLAN ASKERLER, MEMLEKETLETLERÝNDE DUA VE GÖZYAÞLARI ARASINDA SON YOLCULUKLARINA UÐURLANDI. TOKAT’IN Reþadiye ilçesindeki terörist saldýrý da þe hit o lan Jan dar ma Er Fe rit De mir Muþ’un Malazgirt ilçesinde, Uzman Çavuþ Harun Arslanbay Adana’nýn Yumurtalýk ilçesinde, Jandarma Er Cengiz Sarýbaþ Ýstanbul’da, Jandarma Er Fatih Yonca da Hatay’da topraða verildi. Ön ce ki gün To kat’tan as ke rî u çak la Muþ’a getirilen ve Muþ Devlet Hastanesi morguna kaldýrýlan jandarma er Demir’in cenazesi, askerî helikopterle ailesinin yaþadýðý Malazgirt ilçesine baðlý Erence Köyüne götürüldü. Þehit Demir’in cenazesi, Türk bayraklarýyla donatýlan Erence Köyünün giriþinde vatandaþlar tarafýndan karþýlandý. ’’Þehitler ölmez vatan bölünmez’’ diye slogan atan vatandaþlar, terör örgütü PKK’yý lâ net le di. Da ha son ra, jan dar ma er De mir’in cenazesi, köy camisinin bahçesine götürüldü. Burada düzenlenen cenaze törenine þehit Ferit Demir’in annesi Muhteber Demir, kardeþleri ve yakýnlarýnýn yaný sýra Muþ Va li si Er do ðan Bek taþ, Bit lis Va li si Nurettin Yýlmaz, 34. Motorlu Piyade Tugay Ko mu ta ný Tuð ge ne ral Bur ha net tin Ak tý, AKP Muþ milletvekilleri Medeni Yýlmaz ve Seracettin Karayaðýz, daire amirleri ve vatandaþlar katýldý. Törende, anne Muhteber Demir ve þehidin kýz kardeþlerinden Sýdýka De mir fe na lýk ge çir di. Sað lýk e kip le ri nin müdahale ettiði anne Muhteber Demir ve kýzý Sýdýka Demir’i askerî yetkililer teskin etmeye çalýþtý. Þehit Ferit Demir’in cenazesi, cenaze namazýnýn kýlýnmasýnýn ardýndan a i le si nin e vi ne gö tü rül dük ten son ra köy mezarlýðýnda topraða verildi.

ÞEHÝDÝN AÝLESÝ GÜÇLÜKLE AYAKTA DURDU Þehit Jandarma Er Cengiz Sarýbaþ’ýn naaþý, cenaze namazý öncesi yakýnlarýndan helâllik alýnmak üzere evine getirildi. Sabah saatlerinden itibaren þehidin evinin önüne gelen çeþitli gruplar, terörü lânetleyen sloganlar attý. Yoðun kalabalýðýn karþýladýðý cenaze, araba-

ERDOÐAN’IN ÇELENKTEKÝ ÝSMÝ YIRTILDI

ÞEHÝT BABAYA SON VEDA HAÝN saldýrýda þehit düþen Uzman Çavuþ Harun Arslanbay’ýn cenazesi ise sabah saatlerinde Adana Asker Hastanesinden alýnarak, konvoy eþliðinde törenin düzenleneceði Yumurtalýk ilçesine getirildi. Cenazenin getirilmesi sýrasýnda Yumurtalýk Merkez Camii önünde toplanan ve ellerinde Türk bayraklarý bulunan çok sayýda vatandaþ, ‘’Kahrolsun PKK’’, ‘’Askere uzanan eller kýrýlsýn’’, ‘’Þehitler ölmez vatan bölünmez’’ þeklinde sloganlar atarak terörü kýnadý. Tören alanýnda, fenalýk geçiren þehidin eþi Demet Arslanbay, ‘’Bir asker ölür, bin asker gelir’’ þeklinde aðýt yaktý. Aðabey Rüstem Arslanbay ise ‘’Bana silâh verin, gidip onlarý tek tek öldüreyim’’ dedi. Cenaze, daha sonra namazýn kýlýnacaðý cami avlusuna getirildi. Burada þehidin eþi Demet, annesi Döndü, babasý Hamdi Arslanbay þehidin tabutuna sarýldý. Baba Hamdi Arslanbay, oðlunun fotoðrafýný tutarak, ‘’Sakýn aðlamayýn, aðlayýp da teröristleri sevindirmeyin’’ diye konuþtu. Demet Arslanbay da burada eþinin tabutuna sarýlarak, ‘’Seni böyle mi karþýlayacaktýk aþkým? Kanýn yerde kalmayacak’’ diyerek gözyaþý döktü. Bu arada, þehidin iki yaþýndaki kýzý Zehra Döndü ile altý aylýk bebeði Zeynep Sevim de tabutun olduðu yere getirildi. Minik kýzlar, babalarýnýn tabutuna dokunup, fotoðrafýný öptü. Daha sonra, cenazenin bulunduðu alana gelen Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakaný Taner Yýldýz ile diðer ilgililer, duâ etti ve aileye baþ saðlýðý diledi. Kýlýnan cenaze namazýnýn ardýndan þehidin cenazesi, askerler tarafýndan alýnarak, oluþturulan kortej eþliðinde, topraða verilmek üzere Sugözü Köyüne götürüldü.

dan indirilerek evin önünde hazýrlanan masaya konuldu. Þehit Jandarma Er Cengiz Sarýbaþ için edilen duânýn ardýndan yakýnlarý, arkadaþlarý ve komþularýndan helâllik istendi. Sarýbaþ’ýn anne, babasý ve diðer yakýnlarý tabuta sarýlarak gözyaþý döktü. Þehit için helallik alýnmasýnýn ardýndan Sarýbaþ’ýn cenazesi, gözyaþlarý arasýnda cenaze namazýnýn kýlýnacaðý Ata-

köy 5. Kýsým Camii’ne götürüldü. Evin önünde bekleyen kalabalýk da cenaze aracýnýn arkasýnda konvoy oluþturdu. Þehidin ayakta durmakta zorlanan anne ve babasý, kollarýna giren askerlerle birlikte bir süre cenaze arabasýnýn arkasýndan yürüdü. Þehidin naaþý, kýlýnan cenaze namazýnýn ardýndan Edirnekapý Þehitliði’ne defnedildi. Adana-Muþ-Hatay-Ýstanbul / aa-cihan

TOKAT’TAN Hatay Havaalanýna getirilerek, önceki gün Askeri Deniz Hastanesi morguna kaldýrýlan Þehit Jandarma Er Fatih Yonca’nýn cenazesi, konvoy eþliðinde getirildiði Bekbele beldesindeki Merkez Camisi’nde, ellerinde Türk bayraklarý taþýyan ve terör örgütü aleyhine slogan atan vatandaþlar tarafýndan karþýlandý. Cenaze törenine þehit er Fatih Yonca’nýn annesi Gülsüm, babasý Bülent Yonca ile kardeþleri ve yakýnlarýnýn yaný sýra Adalet Bakaný Sadullah Ergin de katýldý. Cenazede ayakta durmakta zorlanan baba Bülent Yonca, ‘’Vatan sað olsun. Bir oðlumu daha þehit vermeye hazýrým’’ derken, gözyaþlarýný tutamadý. Oðlunun fotoðrafýný alarak okþayan anne Gülsüm Yonca da oðluyla gurur duyduðunu belirterek, ‘’Seni böyle mi karþýlayacaktýk. Bak kaç kiþi geldi seni görmeye’’ diyerek aðladý. Törende, bazý kiþilerce Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan’ýn gönderdiði çelenkte isminin bulunduðu kaðýdý yýrtýldý. Emniyet Müdürlüðü ekiplerince çelenge, Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan’ýn isminin yer aldýðý yeni bir kaðýt takýldý. Ýl Müftüsü Mustafa Sinanoðlu’nun kýldýrdýðý namazýn ardýndan þehit er Fatih Yonca’nýn cenazesi, askeri konvoy eþliðinde omuzlarda taþýnarak vatandaþlarýn ‘’Þehitlere uzanan eller kýrýlsýn, þehitler ölmez vatan bölünmez’’ sloganlarý eþliðinde askeri araca kadar taþýndý. Daha sonra, þehidin cenazesi, Bekbele Mezarlýðý’nda topraða verildi.


5

HABER

YENÝASYA / 10 ARALIK 2009 PERÞEMBE

HABERLER

BAÞKENT YAZILARI

Terör, tehdit, tezgâh ve tuzak…

CEVHER ÝLHAN cevher@yeniasya.com.tr

ürkiye’nin gündemi, Tokat’ta tuzaða düþürülen 7 askerin þehit edilmesiyle sarsýldý. Anayasa Mahkemesi’nin DTP’nin kapatma dâvâsýný esastan görüþtüðü günde, baþta Baþbakan Erdoðan’ýn Obama’yla görüþmesi olmak üzere, Danimarka’da 192 ülkeden 15 bin kiþinin katýldýðý küresel ýsýnma felâketine karþý “dünya büyük iklim zirvesi” ve diðer önemli birçok iç ve dýþ gündem gölgede kaldý… 141 delilli olayda, aralarýnda milletvekillerinin ve belediye baþkanlarýnýn da bulunduðu 219 kiþiye beþ yýl süreyle siyasî yasak getiren DTP “kapatma dâvâsý”nýn Mahkemede ele alýndýðý sýrada, “terör eylemlerini organize etmek” iddiasýyla yargýlanan partinin Eþbaþkaný Türk’ün parti grubunda zehir zemberek konuþmasý, “açýlým”ýn çýkmazýný ortaya koyuyor. DTP Eþbaþkaný, daha önceki partilerin kapatýlmasýnda olduðu gibi yine “terörün artacaðý” tehdidini savurmakta; “muhatap alýnmamak”tan yakýnmakta. Oysa peþinen “terörün bitmesi”nde ve “terör örgütünün silâhý býrakmasý”nda “etkin ve yetkin olmadýklarýný”, “Ankara’nýn Ýmralý’yý ve terör örgütünü muhatap almasýný” söyleyen kendileri…

T

DTP sözcülerinin, “Öcalan’ýn cezaevi þartlarýnýn düzeltilmesi” ve “Ýmralý’yý adres göstermeleri”nde olduðu gibi “kapatma dâvâsý”ndaki iddialarý haklý çýkarýrcasýna terör üzerinden siyaset yapmalarý, “Öcalan muhatap alýnmazsa terör bitmez” demeleri, ister istemez “DTP’liler partinin kapatýlmasýný mý istiyor?” sorusunu sordurmakta… TERÖR ÖRGÜTÜNÜ TASFÝYE ÇIKMAZI Kesin olan þu ki “kapatma dâvâsý”nýn sonucu ne olursa olsun “açýlým” sürecinin DTP ile götürülemeyeceði ortada. Günlerdir Doðu’dan Batý’ya þehirleri, sokaklarý ateþe veren olaylarý bir tek kelimeyle olsun kýnamayan; dahasý arka çýkan DTP’nin “demokratik açýlým”ý sabote ettiði, terör örgütünden “tâlimat” aldýðý ve hiçbir inisiyatifi sergileyemediði kanaati oldukça yaygýn. Terör örgütünün muhatap alýnmasý sözkonusu olmadýðýna göre, baþtan beri “terör örgütünün sürece dahil edilmesi”nde direten “Öcalan’ýn liderliðini tescili” peþindeki DTP’nin örgüte “aracýlýk” ve “sözcülük” etme dýþýnda bir iþlevi kalmýyor. Eþbaþkanlarýnýn, “Kapatýlsa kapatýlsýn; biz de sine-i millete döner ve seçimlere de katýlmayýz” restleri (!) bunun ifâdesi… Belli ki terör örgütüyle iliþkileri açýða çýkan DTP de son demde anarþi ve kargaþaya çanak tutan haliyle kamuoyunda “inandýrýcýlýðý”ný kaybettiðine, terör örgütünün “baskýsý” ve emr-i vakileri karþýsýnda bir siyasî aðýrlýðýnýn kalmadýðýna kani… Sokak eylemleri ve saldýrýlarýn ardýndan kurulan tezgâhla yeniden askerlerin þehit edilmesi, DTP’nin, “terör olaylarý devam eder” þantajýnýn

da bir hükmünü býrakmamakta. “Açýlým koordinatörü” Ýçiþleri Bakaný Atalay’ýn, “Açýlým’ýn öncelikli hedefinin terörün durmasý, terör örgütünün silâh býrakmasý, daðdan inmesi ve tasfiye edilmesi” olduðunu belirtmesine karþýlýk, DTP eþbaþkanlarý “terörün tasfiyesini kabul etmedikleri”ni bildiriyorlar. Hükûmetin “terörü tasfiyesi”nin bir “komplo” olduðunu belirtiyorlar. PKK gibi DTP de kendi içinde kontrolden çýkmýþ. Türk, askerlerin öldürülmesinin yüreklerini parçaladýðýný söylerken, diðer Eþbaþkan Ayna, “Tabanýmýz ‘Daða çekilin’ çaðrýsýnda bulunuyor; böyle giderse terör devam eder 80’lerden, 90’lardan daha kötü olur” diye konuþuyor. Açýk açýk “PKK’nýn silâh býrakmayacaðýný, terör örgütünün tasfiye edilmesine razý olmayacaklarýný” açýklýyor. Amaç, çatýþma görüntüsüyle, kargaþa ve kaosla “Kürtlerle Türklerin bir arada yaþayamayacaðý” havasýný vermek; tefrikayý azdýrmak… DEMOKRATÝKLEÞME PUSUYA DÜÞÜRÜLMEKTE… Özetle siyasî iktidar, Kandil’den gelmeleri, terör örgütünün piþman olduðu ve silâhý býraktýðý izlenimini vermeye çalýþýrken, daðdan dönen Habur þovu aktörlerinin ýsrarla “piþman olmadýklarýný” ve “örgütün tâlimatýyla geldikleri”ni söyleyip “silâhlarýn býrakýlmasý”nýn ve “terörün durmasý”nýn sözkonusu olmadýðý “mesajýný” vermeleri, “açýlým”ý týkamýþ. DTP’yi de devre dýþý býraktýrarak 40 bin insaný katleden, bebekleri, çocuklarý, kadýnlarý, yaþlýlarý hunharca öldüren terör örgütü PKK’yý “Kürtlerin özgürlük örgütü”, terörist baþýný “Kürtlerin siyasî temsilcisi” gösterme iþgüzarlýðý, “açýlým”ý dinamitlemekte.

Ve ortaya hiçbir proje koymadan, içini doldurmadan “ucu açýk” býrakýlan “açýlým”ýn þehit cenazeleriyle, sokak eylemleriyle vardýðý varta, hükûmetin bu husustaki hazýrsýzlýðýný su yüzüne çýkarmakta. Kaderin þu cilvesine bakýnýz ki DTP, “açýlým”ý baþlatan AKP hükûmetini, “ateþle oynamakla, gizli bir ajandasý olmakla” suçlamakta. Ülkenin yangýn yerine döndüðü, þehit cenazelerinin peþ peþe geldiði süreçte, büyük iddialarla ortaya atýlan “açýlým”, içinden çýkýlmaz hale gelmekte. Ýçiþleri Bakaný, “Açýlýma devam” ýsrarýný sürdürmekte; ama “açýlým”ýn ne olduðunu hâlâ kimse bilmemekte. Hükûmetin “taþ atan çocuklarýn cezalarýný hafifleten” düzenlemenin de içinde bulunduðu “torba kanun”un Meclis komisyonunda ele alýnmasý da ertelendiðine göre, altý aydýr baþta ekonomik kriz ve demokratikleþme olmak üzere Türkiye’nin gündemini kapatan “açýlým,” açýlmadan kapanmakta… Sisli ve puslu havada askerlere kurulan pusu, demokratikleþmeyi pusuya düþürmekte; öfke, kin ve nefreti körükleyen, hatta karþý saldýrýlarý tetikleyen tepkilerle milletin ve ülkenin birlik ve beraberliðine suikasta dönüþmekte. Aylardýr gündemin birinci maddesi olan “açýlým” projesinin bir türlü hayata geçirilmemesi, baþta sivil anayasa ve demokratik reformlar olmak üzere kararlý bir adým atýlamamasý, kamuoyunu hazýrlayamamasý, fýrsat kollayan fitne odaklarýnýn iþine yaramakta. AKP siyasî iktidarý ciddî demokratik bir irâde koyamamýþ; bizzat Cumhurbaþkaný’nýn, Baþbakan’ýn “tarihî fýrsat” dediði “açýlým” yanlýþ politikalarla tuzaða düþürülmekte… Tuzaða dikkat…

Ýstanbul, hafta sonu yaðýþlý  ÝSTANBUL’DA, hafta sonu hava sýcaklýðý 1-2 derece düþerek, yaðýþlý geçecek. Ýstanbul Meteoroloji Bölge Müdürlüðünden alýnan bilgiye göre, bölgede parçalý çok bulutlu hava, yerini yarýn akþamdan itibaren yaðýþlý havaya býrakacak. Bugün Çanakkale ve Balýkesir çevreleri aralýklý saðanak yaðýþlý geçecek. Bugün bölgenin güney ve batýsýnda sýcaklýk 1-2 derece azalacak. Rüzgar ise kuzey-kuzeydoðudan orta kuvvette, geceden itibaren bölgenin kuzey ve batýsýnda kuvvetli, bugün Çanakkale çevrelerinde zaman zaman fýrtýna þeklinde esecek. Rüzgarýn, Ýstanbul ve Tekirdað’da yarýn zaman zaman kýsa süreli fýrtýna þeklinde, Çanakkale çevrelerinde ise fýrtýna þeklinde esmesi beklendiðinden yaþanabilecek olumsuz þartlara karþý, ilgililer ve vatandaþlar dikkatli ve tedbirli olmalarý konusunda uyarýldý. Bu arada, parçalý çok bulutlu ve zaman zaman saðanak yaðýþlý hava, yarýndan itibaren yerini yaðýþlý havaya býrakacak. Ýstanbul’da, bugün sýcaklýk 14-8, yarýn 12-10, cumartesi 10-7 ve pazar günü de 12-8 þeklinde olacak. Ýstanbul / aa

5 kiþiden birinin sosyal güvencesi yok  NÜFUSBÝLÝM Derneði Baþkaný Prof. Dr. Hilal Özcebe, Türkiye’de 4 milyon 47 bin 214 kiþinin devlet tarafýndan bilinen bir sosyal güvencesi bulunmadýðýný ifade etti Özcebe, 10 Aralýk ‘’Dünya Ýnsan Haklarý Günü’’ dolayýsýyla yaptýðý açýklamada, saðlýk düzeyini etkileyen etmenlerin baþýnda sosyal þartlar önemli bir yer tuttuðunu söyledi. Özcebe, þu bilgileri verdi: ‘’Adrese Dayalý Nüfus Kayýt Sistemi’ne göre, ülkemizin 2008 yýlý sonundaki toplam nüfusu 70 milyon 586 bin 256’dýr. Nüfusumuz içinde halen sosyal güvence ile çalýþan kiþi sayýsý 15 milyon 258 bin 608 olup, sosyal güvenlik kapsamýnda aylýk alan kiþi sayýsý 8 milyon 746 bin 703’tür. Türkiye Ýstatistik Kurumu’nun (TÜÝK) 2008 yýlý kayýtlarýna göre, çalýþan kiþilerin bakmakla yükümlü olduðu ve sosyal güvenceye sahip olan toplam kiþi sayýsý ise 33 milyon 198 bin 213’tür. Bu þekilde ülkemizde sosyal güvenceye sahip olan toplam kiþi sayýsý 57 milyon 203 bin 524’tür. Diðer taraftan, ülkemizde 4 milyon 47 bin 214 (toplam nüfusun yaklaþýk yüzde 6’sý) kiþinin ise devlet tarafýndan bilinen herhangi bir sosyal güvencesi bulunmamaktadýr. Bütün bu sayýlar göstermektedir ki, ülkemizde her 5 kiþiden 1’i yaþamýyla ilgili herhangi bir sorunla karþýlaþtýðýnda güvence altýnda olmadýðý için sorun yaþamaktadýr. ’’ Ankara / aa

Ýstanbul’da, terör estiren 67 kiþi yakalandý  ÝSTANBUL’DA çeþitli tarihlerde molotofkokteyli atýlmasý ve izinsiz gösteri yapýlmasý olaylarýna karýþtýklarý öne sürülen 67 kiþi yakalandý. Ýstanbul Terörle Mücadale Þube Müdürlüðünden yapýlan açýklamaya göre, Ýstihbarat Þube Müdürlüðü ve ilçe emniyet müdürlükleri ile koordineli olarak terör örgütüne yönelik Ataþehir, Baðcýlar, Beyoðlu, Gaziosmanpaþa, Sultangazi ve Ümraniye ilçelerindeki çeþitli adreslere operasyonlar düzenlendi. Operasyonlarda, terör örgütü üyesi olduklarý iddiasýyla 67 kiþi yakalandý. Ýstanbul / aa

Bakan Atalay, Baykal’ýn ''hýyanet'' nitelemesine tepki gösterdi.

Atalay'dan "hýyanet" cevabý  ÝÇÝÞLERÝ Bakaný Beþir Atalay, acýlarý bitirmek için uðraþtýklarýný belirterek, ‘’Böyle büyük bir hedefle uðraþýrken sýrf siyasi rant için bunlara karþý çýkýlýyorsa, esas hainlik budur’’ dedi. Atalay, Mecliste gazetecilerin sorularýný cevapladý. Bir gazetecinin, CHP Genel Baþkaný Deniz Baykal'ýn önceki gün grup toplantýsýndaki konuþmasýnda ''hýyanet'' nitelemesinde bulunduðunu belirtmesi üzerine Atalay, acýlarý bitirmek için uðraþtýklarýný söyledi. Atalay, þöyle devam etti: “Ülkemizin deðiþik köþelerinde analar, eþler aðlýyor. Ýnsanlar üzüntü duyuyor. 'Bunlarý bitirelim. Bu ülkede kardeþlik içinde hepimiz birlikte huzurla yaþayalým' diye uðraþýyoruz. Bizim çalýþmalarýmýzýn baþka bir amacý yok. Türkiye giderek güçlenen, büyüyen bir ülke, yýldýzý parlayan bir ülke. Kendi içimizdeki bu sorunlarý da kendimiz çözersek, bu ülke hepimize yeter. Bizim çabamýz bu. Eðer bunun için uðraþmak, bunun için çalýþmak hainlikse, ki koskoca ana muhalefet partisi liderinin ifadesi böyle, onu herkesin takdirine býrakýyorum. Bu kelimeleri, bu kavramlarý pek sevmem, ama böyle büyük bir hedefle uðraþýrken sýrf siyasî rant için bunlara karþý çýkýlýyorsa, esas hainlik budur. Benim diyeceðim budur.” Ankara / aa

Erdoðan: Bu hitap, hitap mý?  BAÞBAKAN Recep Tayyip Erdoðan, Muhalefet partilerinin, terör saldýrýsý sebebiyle Türkiye’ye dönmesi gerektiðine iliþkin soruya ‘’Bu konu konu mu, Bu hitap hitap mý? Bu kadar basitleþti bunlar’’ dedi.Baþbakan Erdoðan, düþünce kuruluþu Alman Marshall Fonu’nun (GMF) Park Hyatt Oteli’nde düzenlediði toplantýnýn ardýndan gazetecilerin, muhalefet partilerinin, terör saldýrýsý sebebiyle Türkiye’ye dönmesi gerektiðine iliþkin soruya, ‘’Bu konu konu mu, Bu hitap hitap mý? Bu kadar basitleþti bunlar’’ cevabýný verdi. Washington / aa

Takipteki krediler ikiye katlandý

Rumlar, AB yolunda engel ÝNGÝLÝZ FÝNANCÝAL TÝMES GAZETESÝ, KIBRIS RUM KESÝMÝNÝN "TÜRKÝYE'NÝN ÖNÜNE AB YOLUNDA YENÝ ENGELLER KOYDUÐUNU" YAZDI. FINANCIAL Times gazetesi, Kýbrýs Rum kesiminin “Türkiye’nin önüne AB yolunda yeni engeller koyduðunu” belirtti. Ýngiliz gazetenin Brüksel ve Ankara muhabirlerinin haberine göre, “Kýbrýs Rum kesimi, Türkiye Kýbrýs sorunu konusundaki tutumunu deðiþtirmezse, 5 baþlýkta müzakerelerin açýlmasýna izin vermeyecek.” Haberde, “Kýbrýslý Rumlarýn, iþçilerin serbest dolaþýmý, yargý ve temel haklar, adalet, özgürlük ve güvenlik, eðitim ve kültür ile dýþ, güvenlik ve savunma politikalarý baþlýklarýnýn açýlmasýna izin vermeyeceði” belirtildi. Gazete ayrýca, Kýbrýs Rum kesiminin Dýþiþleri Bakaný Markus Kipriyanu’nun konuyla ilgili, “Bu hedefi olan bir tepki, müzakerele-

rin ta ma men don du rul ma sý de ðil” sözlerine yer verdi. Konuya iliþkin AKP Dýþ Ýliþkiler Baþkan Yardýmcýsý Suat Kýnýklýoðlu’nun yorumunu da yer verilen haberde, Kýnýklýoðlu’nun “Eðer Kýbrýslý Rumlarýn tehditleri doðruysa, bu Rumlarýn Türkiye’nin AB ile iliþkilerini zehirlemeye devam ettiðini gösteriyor” dediði belirtildi. Kýbrýs Rum kesiminin Dýþiþleri Bakaný Markus Kipriyanu, dün yaptýðý açýklamada, Türkiye’nin katýlým müzakerelerinde yeni fasýllarýn açýlabilmesi için þartlar belirleyeceklerini söylemiþti. Kipriyanu, Brüksel’deki AB dýþiþleri bakanlarýnýn geniþleme kararlarýnýn ardýndan yaptýðý açýklamada, “Þartlar belirleyeceðiz ki, Türkiye bunlara uydukça fasýl açabilecek” demiþti. Londra / aa

Gerekli adýmlar kararlýlýkla atýlacak Dýþiþleri Bakanlýðý Sözcüsü Burak Özügergin, Türkiye’nin müzakere sürecinde gerekli adýmlarý gayret ve kararlýlýkla atmaya devam edeceðini belirtti. Özügergin, bir soru üzerine yaptýðý yazýlý açýklamada, Güney Kýbrýs Rum Yönetimi (GKRY) Dýþiþleri Bakanýnýn önceki gün Brüksel’de düzenlen Genel Ýþler Konseyi akabindeki ifadelerine konu olan fasýllara iliþkin herhangi bir AB Konsey kararýnýn mevcut olmadýðýný, bunun GKRY’nin tek yanlý beyaný olduðunu ifade etti. Sözcü Özügergin, þunlarý kaydetti: “AB Komisyonu tarafýndan da vurgulandýðý üzere, ikili iliþkilerdeki sorunlarýn tek yanlý tasarruflarla AB platformuna taþýnmasýnýn sorunlarýn çözümüne bir yarar saðlamayacaðý açýktýr. Bilindiði üzere, tüm müzakere fasýllarý için 31 Aralýk 2008 tarihinde yayýmladýðýmýz Ulusal Programýmýz çerçevesinde çalýþmalarýmýzý sürdürüyoruz. Türkiye müzakere sürecinde gerekli adýmlarý gayret ve kararlýlýkla atmaya devam edecektir. Ýsveç Dönem Baþkanlýðý sýrasýnda Çevre faslýnýn açýlmasý için çalýþmalarýmýz sürmektedir.” Ankara / aa

Þahin: Hayal kýrýklýðýna uðrayacaklar TBMM Baþkaný Mehmet Ali Þahin, 2009 TBMM Onur Ödülü’nü törenle Prof. Dr. Kemal Karpat’a verdi. Þahin, törendeki konuþmasýnda, ülke insanlarý arasýna kin ve nifak sokmak isteyenlerin hayal kýrýklýðýna uðrayacaðýný ve hak ettikleri cevabý mutlaka alacaklarýný söyledi. Bugünkü mutluluðun terör saldýrýsý sonucu 7 askerin þehit olmasýyla gölgelendiðini ifade eden Þahin, þunlarý kaydetti: ‘’Dýþ destekle terör örgütü yaklaþýk 25 yýldýr iç huzurumuzu bozmak, beraber kurduðumuz bu güzel vatanýn içinde olaylar çýkartmak, bizi birbirimize düþman hale

getirmek için büyük bir senaryoyu oynamaya çalýþýyor. Son günlerde yaþanan sokak gösterileri ve Tokat’taki hain saldýrý, bu senaryonun birer parçasýdýr diye düþ��nüyorum. Þu ana kadar büyük milletimiz bu oyuna gelmedi, öyle inanýyorum ki bundan sonra gelmeyecektir. Bu ülkenin insanlarý arasýna kin ve nifak sokmak isteyenler hayal kýrýklýðýna uðrayacak ve hak ettikleri cevabý mutlaka alacaklardýr. Herkes þunu bilmelidir ki; Türkiye, bir yandan terörle mücadele ederken öbür taraftan kalkýnma hamlesini devam ettirecek, demokrasisini ve özgürlük

alanýný da geliþtirmeyi sürdürecektir. Genç yaþlarýnda aziz canlarýný vatan uðuruna veren þehitlerimizin huzurunda saygýyla eðiliyoruz. Onlarýn gözü yaþlý ailelerine, yakýnlarýna ve milletimize bir kez daha baþsaðlýðý dilemeyi görev biliyorum.’’ Ödül töreninde bunlarý söylemek zorunda kaldýðý için üzgün olduðunu ifade eden Þahin, ‘’Ancak terörün karanlýðýný mutlaka bilimin aydýnlýðý yenecektir. O nedenle biz, bilimin aydýnlýðýný konuþmaya, bu konuda söylemlerimizi devam ettirmeye mecburuz’’ dedi. Ankara / aa

 TEMMUZ-Eylül 2009 döneminde kanunî takipteki krediler, bir önceki yýlýn ayný dönemine göre yüzde 100 artarak 955 milyon TL’ye yükseldi. Türkiye Bankalar Birliðinin tüketici kredilerine iliþkin Eylül 2009 verilerine göre, TemmuzEylül 2009 döneminde 1 milyon 682 bin 820 kiþiye, 17 milyar 84 milyon TL tutarýnda tüketici kredisi kullandýrýldý. Ayný dönemde kullandýrýlan kredi miktarý ise bir önceki yýlýn ayný dönemine göre yüzde 9 oranýnda, bir önceki üç aylýk döneme göre ise yüzde 11 oranýnda büyüdü. Temmuz-Eylül 2009 dönemi itibariyle 3 milyar 667 milyon TL olan idarî ve kanunî takipteki krediler, toplam tüketici kredileri bakiyesinin yüzde 4,41’ini oluþturdu. Bu dönemde kanunî takipteki krediler, bir önceki yýlýn ayný dönemine göre yüzde 100 oranda artarak 955 milyon TL oldu. Dönem içinde kanunî takibe geçilen kredilerin yüzde 17’sini taþýt, yüzde 24’ünü konut ve yüzde 58’ini ihtiyaç kredileri oluþturdu. Ýstanbul / aa

Danýþtay, içki reklâmýna kýsýtlama istemedi  DANIÞTAY 13. Dairesi, reklâmlarda alkollü içkinin kavun, balýk gibi diðer gýda maddeleriyle ve coðrafi, tarihî, kültürel, sanatsal ortak deðerlerle iliþkilendirilmesini yasaklayan teblið hükümlerinin yürütmesini durdurdu. Efes Pazarlama Daðýtým ve Ticaret Anonim Þirketi, 20 Haziran 2009’da Resmi Gazetede yayýmlanan Alkollü Ýçki Reklamlarýnda Uyulacak Ýlkeler Hakkýnda Tebliðde Deðiþiklik Yapýlmasýna Dair Tebliðin bazý hükümlerinin iptali ve yürütmesinin durdurulmasý talebiyle Danýþtay’da dava açmýþtý. Davayla ilgili ilk incelemesini yapan Danýþtay 13. Dairesi, Tebliðin reklâmlara kýsýtlama getiren 2. maddesinin bazý bentlerinin yürütmesini durdurdu. Daire, Tebliðin 2. maddesinin, ‘’Alkollü içkilerin reklamýnýn sinema filmleri gösterimi vasýtasýyla yapýlmasý halinde; bu tür reklâmlar sadece Kültür ve Turizm Bakanlýðý Deðerlendirme ve Sýnýflandýrma Kurulunun (18) olarak sýnýflandýrdýðý sinema filmleri gösterimlerinin sonunda yayýnlanmalýdýr’’ þeklindeki (u) bendindeki ‘’sonunda’’ ibaresinin de yürütmesini durdurdu. Davalý Tütün ve Alkol Piyasasý Düzenleme Kurumu’nun karara itiraz etmesi durumunda, itirazý Danýþtay Ýdari Dava Daireleri Kurulu görüþecek. Ankara / aa


6 HABERLER

Bursa yeni yýlda MOBESE'ye kavuþacak BURSA Valisi Þahabettin Harput, MOBESE çalýþmalarýnda sona yaklaþýldýðýný, sistemin yeni yýlýn ilk aylarýnda devreye gireceðini bildirdi. Vali Harput, yazýlý açýklamasýnda, geçen yýl Haziran ayýnda protokolü imzalanarak yapýmýna baþlanan MOBESE binasýnýn, 2010 yýlýnýn baþlarýnda hizmete açýlacaðýný belirtti. Bursa için önem arz eden MOBESE çalýþmalarýnda sonuna doðru gelindiðini anlatan Harput, þunlarý kaydetti: ‘’Yaklaþýk 17 milyon TL’ye mal olacak olan projemizi ocak ayý içerisinde teslim alacaðýz. Bir taraftan kablo döþeme çalýþmasý diðer taraftan da sistemin monte edilmesi ve 380 civarýnda kameranýn belirli yerlere döþenmesi, yeni yýlýn ilk aylarýnda sonuçlandýðýnda Bursa’mýz çok önemli bir hizmeti kazanmýþ olacak.’’ Harput, Bursa’nýn MOBESE kameralarý sayesinde daha huzurlu bir kent olacaðýný vurguladý. Bursa / aa

YURT HABER YENÝASYA / 10 ARALIK 2009 PERÞEMBE

Esnaf gösterilerden rahatsýz VAN, HAKKÂRÝ VE AÐRI’DA MEYDANA GELEN ÝZÝNSÝZ GÖSTERÝLER SEBEBÝYLE ÝÞ YERLERÝ ZARAR GÖREN VE KEPENK KAPATMAK ZORUNDA KALAN ESNAF YAÞANAN OLAYLARDAN RAHATSIZ. VAN, Hakkâri ve Aðrý’daki esnaflar yaþanan izinsiz gösterilere tepkili. Olaylarda iþ yerleri ve araçlarý hasar gören esnaflar, gösterilerin bir an önce son bulmasýný istiyor. Bölgede son zamanlarda yaþanan izinsiz gösteriler sonucu iþ yerleri zarar gören ve kepek kapatmak zorunda kalan esnaflar zor anlar yaþýyor. Yaþanan olaylarda iþ yerlerinin camlarý kýrýlan ve aldýklarý baskýlar sebebiyle kepenk kapatan esnaflar, gösterilerin bir an önce bitmesini istiyor. Van Esnaf ve Sanatkârlar Odalarý Birliði (VESOB) Baþkaný Hüsamettin Çelik, izinsiz gösterilerin bölgedeki esnafa büyük bir darbe vurduðunu belirterek, ‘’Bu tip yasa dýþý gösteriler nedeniyle hem halkýmýz, hem de esnafýmýz maðdur olmaktadýr’’ dedi. Van ve ilçelerindeki yasa dýþý gösterilere artýk esnafýn büyük tepki göstermeye hazýrlandýðýný anlatan Çelik, son günlerde kent merkezi ve ilçelerde yaþanan olaylar sebebiyle esnaf ve sanatkârýn huzurunun kaçtýðýný, çok sayýda iþ yerinin zarar gördüðünü vurguladý. Esnafýn olaylar nedeniyle maðdur olduðunu ifade eden Çelik, þunlarý söyledi: ’’Bu tip yasa dýþý gösteriler nedeniyle hem halkýmýz, hem de esnafýmýz maðdur olmaktadýr. Can ve mal güvenliði olmayan esnaf kepenk kapatmak zorunda kalýyor, kepenk kapattýðý gün iþ yapamayan esnaf, cam ve tabelâlarý kýrýlmasý sebebiyle zarar görüyor. Demokratik açýlým sürecinin yaþandýðý bu günlerde ortaya çýkan yasa dýþý gösteriler bölgeye zarardan baþka bir fayda saðlamayacaktýr. Gerek futbol fanatikleri, gerekse yasa dýþý olaylarý çýkaranlar genellikle esnafýmýza zarar veriyor. Toplumun bel kemiði ve denge unsuru olan esnafýmýzýn camý, tabelâsý kýrýlýyor, araçlarý yakýlýyor. Esnaf ve sanatkârýn maðdur olmasý demek, toplumun tamamýnýn maðdur olmasý demektir. VESOB olarak bizler yasa dýþý olaylara neden olanlarý aklýselim olmaya, toplumun genelinin huzurunu ve çýkarýný düþünmeye dâvet ediyoruz.’’

20 bin meþe palamudu, toprakla buluþtu ÇANAKKALE’NÝN Biga ilçesinde lise öðrencileri 20 bin meþe palamudunu, toprakla buluþturdu. Hamdibey Ticaret Meslek Lisesi öðrencileri, Yeniceköy Eþedere mevkisinde 20 dekarlýk alana, okul bahçesinden topladýklarý 20 bin meþe palamudunu ekti. Biga Aðaçlandýrma ve Erozyon Kontrolü Mühendisi Dr. Muhammet Akkaya, öðrencilere meþe palamudunun ekimi hakkýnda öðrencilere bilgi verdi. Hamdibey Ticaret Meslek Lisesi Müdür Yardýmcýsý Nedim Güngör, yaptýðý açýklamada, öðrencilere ormaný sevdirmek ve çevre bilincini aþýlamak için böyle bir çalýþma yaptýklarýný söyledi. Her yýl yaptýklarý çalýþmanýn artýk geleneksel hale geldiðini ifade eden Güngör, ‘’Öðrencilerimiz okulun bahçesinde bulunan meþe aðacýnýn palamutlarýný topladý. 20 bin meþe palamudu toplayan öðrencilerimiz bunlarý ekime hazýr hale getirdi. Þimdi de bunlarý toprakla buluþturuyorlar’’ dedi. Çanakkale / aa

Ardahan ve Kars beyaza büründü ARDAHAN ve Kars’ta aralýklarla etkili olan kar yaðýþýnýn ardýndan þehir merkezleri beyaza büründü. Alýnan bilgiye göre, dün baþlayan ve aralýklarla devam eden kar yaðýþý bu þehirlerde ulaþýmý olumsuz etkiledi. Belediye ekipleri kar temizliði çalýþmasý baþlattý. Kar yaðýþýnýn hafta boyunca aralýklarla hafif þekilde devam etmesinin beklendiðini kaydeden yetkililer, gelecek hafta baþýnda yoðun kar yaðýþýnýn etkili olabileceðini bildirdi. Bu arada, bölgede gece yaþanan en düþük hava sýcaklýklarý sýfýrýn altýnda olmak üzere Kars ve Ardahan’da 4, Erzurum ve Erzincan’da 3 derece olarak ölçüldü. Ardahan / aa

Alman turist sayýsý yeniden Ruslarý geçti YAZ aylarýnda Ruslarýn gerisinde kalan Antalya’da tatil yapan Alman turist sayýsý, yeniden Ruslarý geçti. Antalya Kültür ve Turizm Ýl Müdürlüðü’nden edinilen bilgiye göre, Antalya’ya yýlýn 11 aylýk döneminde 100’e yakýn ülkeden hava ve deniz yolu ile toplam 8 milyon 551 bin 11 turist ziyaret etti. Antalya’da tatil yapan turistlerden yüzde 27.27 pay ile Alman turistler ilk sýrada yer alýrken, yüzde 25.90 ile Ruslar ikinci, yüzde 5.76 ile de Hollandalý turistler üçüncü sýrayý aldý. Ukraynalý turistler yüzde 4.22 ile dördüncü, Ýngilizler ise 3.86 ile beþinci sýrada yer aldý. Yaz döneminde Antalya’ya gelen turistler arasýnda ilk sýrayý Ruslar yer almýþtý. Antalya / aa

Enez Rüzgâr Enerji Santrali tamamlandý EDÝRNE’YE baðlý Enez, Ýpsala ve Keþan ilçeleri ve köylerinin elektrik ihtiyacýný karþýlayacak olan Enez Rüzgâr Enerjisi Santrali’nin tamamlandýðý ve Ocak ayýnda devreye alýnacaðý bildirildi. BOREAS A.Þ Enerji Üretim Sistem Yönetim Kurulu Baþkaný Bülent Özgürel, yaptýðý açýklamada, Enez’de rüzgâr enerji santrali kurmak için 2000 yýlýndan beri ölçüm ve araþtýrma faaliyetlerinde bulunduklarýný söyledi. 2007 yýlýnda Enerji Piyasasý Düzenleme Kurumu’ndan Boreas Enerji Üretim Sistemleri Sanayi ve Ticaret Anonim Þirketi’ne 49 yýl süreyle geçerli olmak üzere Enez’de elektrik üretim lisansý verilmesi üzerine çalýþmalarý hýzlandýrdýklarýný anlatan Özgürel, Temmuz ayýnda temeli atýlan Hisarlý Daðý’ndaki enerji santralinin montajýnýn tamamlandýðýný belirtti. Ocak ayýnda devreye alýnacak 15 MW’lik rüzgâr enerji santralinin Enez, Ýpsala ve Keþan ilçeleri ve köylerinin enerji ihtiyacýný karþýlayacaðýný ifade eden Özgürel, ‘’22 milyon avroya mal olan santral yýlda 62 milyon 450 bin kilovat saat elektrik üretecek’’ dedi. Enez’in Türkiye’nin en rüzgarlý bölgelerinden biri olduðunu ifade eden Özgürel, bölgeye önümüzdeki yýllarda 50 milyon avro daha yatýrým yapacaklarýný bildirdi. Edirne / aa

HAKKÂRÝ ESNAFI DA DERTLÝ

Van, Hakkâri ve Aðrý'da esnaf temsilcileri sokak gösterilerinin kendilerine zarar verdiðini belirterek, demokratik açýlým sürecinin yaþandýðý bugünlerde çýkan olaylarýn bir an önce durmasýný beklediklerini dile getirdi.

Hakkâri Esnaf ve Sanatkârlar Odalarý Birliði Baþkaný Arif Koparan ise 2 yýldýr ilde kepenklerin sürekli kapandýðýný ve esnaflarýn bu konuda büyük sýkýntýlar yaþadýðýný anlatarak, þunlarý söyledi: ’’Hakkâri’de

SÝGARAYI BIRAKAN KÖYLÜLER , TASARRUFLA 8 DERSLÝKLÝ OKUL PARASI BÝRÝKTÝRDÝLER

“Sigara parasýyla”okul yaptýrdýlar MALATYA’NIN Arguvan ilçesine baðlý Kömürlük Köyünde ortak bir kararla sigarayý býrakan köylüler, tasarruf ettikleri sigara parasýyla 8 derslikli modern ilköðretim okulu yaptýrdýlar. Kömürlük Köyü Muhtarý Haþim Güller, yatýðý açýklamada, köyde yaþayan sigara tiryakilerinin 2007 yýlýnda sigara býrakma kararý aldýklarýný söyledi. Köy genelinde saðlýklý hayat için sigara býrakma kampanyasý düzenlediklerini anlatan Güller, daha sonra

tiryakilerin sigara harcamalarýnýn eðitim için kullanmaya karar verdiklerini söyledi. Sigarayý býrakma kampanyasýna köylülerin büyük destek verdiðini anlatan Güller, þöyle konuþtu: ’’Köyümüz sakinleri tarafýndan kurulan Atmalýlar Derneði’nin katkýlarýyla 2 yýl önce baþlattýðýmýz sigarayý býrakma kampanyamýza tüm köyün fertlerinden destek geldi. Köylüler olarak kýsa süre içinde sigarayý býraktýk. Her gün spor da yapmaya baþladýk. Bir süre sonra

ÝLANEN TEBLÝGAT T.C. ÝSTANBUL 14. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜNDEN KAMBÝYO SENETLERÝ ÜZERÝNDE HACÝZ YOLU ÝLE YAPILACAK TAKÝPLERDE ÖDEME EMRÝ DOSYA NO ALACAKLI VEKÝLÝ

: 2007/1673 E. : TÜRKÝYE HALK BANKASI A.Þ. : Av. Aysel VARER AKÇA - Av. B. Banu KOCATAÞ Halaskargazi Cd. No: 53 K: 6 Harbiye/ÝSTANBUL BORÇLU : METÝN ÇINAR Orta Baðlar Mah. Karagöz Sok. No: 17 Yýldýrým/BURSA BORÇ MÝKTARI: 31.300,00 TL Asýl Alacak 1.907,00 TL Ýþlemiþ Faiz (30.11.06 - 28.02.07 arasý % 29 reeskont faizi) 1.565,00 TL % 5 Çek tazminatý + 125, 00TL Ýhtiyati haciz vekâlet ücreti 34.897,00 TL. bankamýz alacaðýnýn asýl alacaða 28.02.2007 tarihinden itibaren iþleyecek % 29 reeskont faizi (takip tarihinden sonra reeskont faiz oraný arttýðý taktirde artan orandan hesaplanmasý) % 5 faizin gider vergisi, icra harç ve masraflarý, ücreti vekâlet ile birlikte tahsili talebidir. ( Yapýlacak ödemeler B.K. 84. maddesi uyarýnca öncelikle iþlemiþ ve iþleyecek temerrüt faizi ve masraflara mahsup edilecektir. Fazlaya iliþkin talep hakkýmýz saklýdýr.) Yukarýda yazýlý alacaðýn tahsili için aleyhinize yapýlan icra takibinde, adresinize gönderilen Örnek 163 nolu ödeme emri teblið edilememiþ ve zabýta tahkikatý neticesinde de yeni adresiniz tespit edilemediðinden ödeme emrinin ilanen tebliðine karar verilmiþtir. Ýþ bu ödeme emrinin gazetede yayýmý müteakip 25 gün içerisinde yukarýda yazýlý alacaðýn dosyamýza ödenmesi, takip müstenidi senedin Kambiyo vasfýnda olmadýðý veya senet altýndaki imzanýn size (borçluya) ait olmadýðý yahut alacaðýn itfa veya ihmal edildiði ya da zamanaþýmýna uðradýðý, yahut Ýcra Müdürlüðümüzün yetkisine olan itirazýnýzý 20 gün içinde Ýcra Tetkik Mercii Hakimliðine itirazla bu hususta istihsal edilecek kararýn Ýcra Müdürlüðümüze ibraz edilmesi, senet altýndaki imzanýn haksýz yere inkâr edilmesi ( borçlu tarafýndan) halinde takip konusu alacaðýn % 10 nispetinde para cezasýna mahkûm edileceðiniz, borç ödenmez ve belirtilen süre içerisinde itirazýn kabul edildiðine dair karar ibraz edilmediði taktirde cebri icraya devam edileceði, borç ödenmediði taktirde 25 gün içinde mal beyanýnda bulunulmasý ( borçlu tarafýndan) veya hakikate aykýrý beyanda bulunulmasý halinde hapisle cezalandýrýlacaðýnýz teblið ve ihtar olunur. (ÝÝK. nun 60.) B: 70824

sigara býrakarak elde ettiðimiz tasarrufu eðitime aktarma kararý aldýk. Ýki yýl içinde sigara býrakarak elde ettiðimiz tasarruflar, çocuklarýmýza bu modern okulu getirdi.’’ Okul yaptýrmak için Ýstanbul’da yaþayan hemþehrilerinden de destek aldýklarýný dile getiren Güller, okulun 1 milyon liraya mal olduðunu söyledi. Güller, köyde sigara içmeye devam eden yalnýzca iki yaþlýnýn kaldýðýný, onlarýn da býrakmasý için çalýþtýklarýný kaydetti. Malatya / aa

Metro ihalesi mahkeme yolunda ÝZMÝR Büyükþehir Belediyesinin, Kamu Ýhale Kurumu’nun (KÝK), Üçyol-Üçkuyular metro hattý ihalesinin iptal kararýna karþý, yürütmenin durdurulmasý talebiyle Ýdare Mahkemesi’ne baþvuracaðý, yeni bir ihale önerisini kabul etmeyeceði bildirildi. Ýzmir Büyükþehir Belediyesinden yapýlan yazýlý açýklamada, iptal kararý yazýsýnýn, 1 Aralýkta Ankara’dan postaya verildiði ve 8 Aralýkta belediyeye ulaþtýðý kaydedildi. Yürütmenin durdurulmasý talebiyle en kýsa sürede Ýdare Mahkemesi’ne gidileceði bildirilen açýklamada, þöyle denildi: ’’Kamu Ýhale Kurumunun konuyla ilgili beyanýnda yer alan yeni bir ihale önerisini kabul etmek mümkün deðildir. Ýptal kararýnda mevzuat yönünden ciddî hatalar yapýlmýþtýr. Ýzmir Büyükþehir Belediyesinin yargýya gitmek yerine KÝK’in yanlýþ kararýný sineye çekerek yeni bir ihale süreci baþlatmasý, muhtemel baþka yanlýþ kararlarýn ve iyi niyetli olmayan itirazlarýnýn da önünü açacaktýr. Biz Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduðuna ve Ýdare Mahkemesi’nin haklý olduðumuz bu konuda iþin önem ve aciliyetini de deðerlendirerek en kýsa süre içinde yürütmeyi durdurma kararý vereceðine inanýyoruz.’’ Ýzmir / aa

kepenkler çok kapandý. Bu da esnaflarýmýz için büyük bir zarardýr. Her gün kepenk kapatmak bir çözüm deðildir. Gönül isterdi ki bu barýþ saðlansýn. Hakkâri’de tek deðil bölgemizde bu olaylar yaþanmakta. Bölgemizde barýþýn huzurun saðlanmasý için demokratik adýmlarla açýlým gerçekleþtirilmelidir. Herkes barýþý istiyor, herkes barýþ için çaba sarf etmeli. Türklerle Kürtler’in ayrýlmasý mümkün deðildir.’’ Hakkâri Ticaret ve Sanayi Odasý Baþkaný Ahmet Þen de esnafýn huzur ve güvene ihtiyacý olduðunu belirterek, ‘’Bunun olmadýðý yerde esnaf hayat sürdüremez. Hükümetin bu açýlýmýný sonuna kadar destekliyoruz. Buna her kesimin yardýmcý olmasýný istiyoruz. Bir an önce bu bölgemizinde huzur ve güvene girmesini, insanýmýzýnda iþine, aþýna sahip olmasýný talep ediyoruz. Huzursuzlukla bir yere varýlmayacaðýný herkes biliyor. Huzur ve güvenin olmadýðý yerde esnaf bir þey yapamaz. Bölgedeki olaylar esnafýmýzý derinden etkiliyor’’ diye konuþtu.

AÐRI'LI ESNAFLAR DA RAHATSIZ Göstericileri saðduyuya davet eden Aðrý Ticaret ve Sanayi Odasý Baþkaný Mehmet Erat ise Türkiye’nin her bölgesini kendi bölgeleri olduðunu ifade ederek, þöyle dedi: ‘’Kendi kendimize zarar vermekten baþka bir þey yapmýyoruz. Bu olaylarýn olmamasýný istiyoruz. Esnaflarýmýz bu izinsiz gösterilerden ve kendilerine verilen zarardan çok rahatsýz. Açýlým sürecinin de tüm Türkiye’ye hayýrlý olmasýný diliyorum. Bizim bölgemizde bu tür olaylarýn olmasý bizi de üzüntüye sokuyor. Bizler ekonomimizi canlandýrmamýz, eðitim seviyemizi yükseltmemiz gerekiyor. Bölgemizin refahýný huzurunu daha iyi noktaya getirmek için çaba sarf etmeliyiz. Gerek doðu da gerekse batýda bu tür olaylarýn cereyan etmemesi, kýrmakla vurmakla hiçbir þeyin olmayacaðýný hepimiz biliyoruz Bunlarýn olmamasýný temenni ediyoruz. Buralarda yapýlan vurmalar, kýrmalar yine o bölge insanýna verilen zararlardýr’’ dedi. Esnaf Kadir Çiçek ise izinsiz gösteriler yüzünden sýkýntý çektiklerini belirterek, ‘’Bu kiþilerin yaptýklarý biz yöre halkýna zarar vermekten baþka bir þey deðil, büyük maddî zararlara uðruyoruz’’ dedi. Van / aa

Develer güreþiyor, projeler hayata geçiyor EGE Bölgesi’nde yaklaþýk 200 yýldýr geleneksel olarak gerçekleþen deve güreþleri, bölgenin kýþ þöleni olarak kabul edilse de güreþlerden elde edilen gelir de kamunun ihtiyaç duyduðu kimi proje ve hizmetlerin gerçekleþtirilmesini saðlýyor. 200 yýldýr Türk insanýnýn ilgiyle izlediði güreþler, yaklaþýk 15 gün önce Aydýn’ýn Germencik ilçesine baðlý Turanlar Köyünde baþlarken, güreþin geliri okul yararýna harcanmak üzere toplandý. Günümüzde daha çok Aydýn’da aðýrlýklý olarak düzenlenen deve güreþleri tek hörgüçlü diþi ‘’yoz’’ develer ile ‘’buhur’’ adý verilen çift hörgüçlü erkek develerin çiftleþmesinden doðan ve ‘’Tülü’’ adý verilen erkek develer arasýnda yapýlýrken, bilet satýþý yoluyla önemli bir gelir elde ediliyor. Güreþlerden bir gün önce düzenlenen ‘’halý gecelerinde’’ elde edilen gelir, güreþlere uzaktan gelen deve sahiplerinin masraflarýný çýkarmalarýna yardýmcý olurken, artan para yapýlacak hayýr iþinin bütçesine konuluyor. 62 yýldýr yapýlan deve güreþleriyle ün kazanan ve deve güreþlerin ‘’Kýrkpýnarý’’ olarak isim yapan Germencik ilçesinde bu yýl deve güreþlerinin geliri, belediye tarafýndan öðrenci ve vatandaþlarýn taþýnmasýnda kullanýlmak üzere minibüs alýmý için harcanacak. Germencik Belediye Baþkaný Dr. Ahmet Yavaþoðlu, yaptýðý açýklamada, bu yýl geleneksel olarak 62. Deve Güreþi Festivali’ni gerçekleþtireceklerini, geliriyle de minibüs alacaklarýný söyledi. Aydýn’ýn Ýncirliova ilçesinde gerçekleþecek güreþlerin geliri, bu yýl maddî sýkýntý içinde olan Ýncirliova Belediyespor yararýna kullanýlacak. Ortaklar Belediyesi ise deve güreþinden elde edeceði gelirle beldeye kurulacak olan ‘’MOBESE Kamera Sistemi’’ için maddi destek saðlayacak. Ortaklar Belediye Baþkaný Ümmet Akýn da 3 yýldýr düzenledikleri deve güreþlerinden elde edilen geliri beldenin ihtiyaçlarý için kullandýklarýný ifade etti. Aydýn / aa


7

DÜNYA

YENÝASYA / 10 ARALIK 2009 PERÞEMBE

Bir ‘one minute’ de Avrupa Birliði’nden!

GENÝÞ AÇI HALÝL ÝBRAHÝM CAN hibrahimcan@windowslive.com

Ý

3-9 Aralýk günleri arasýnda yapýlan Dünya Dinler Parlamentosu'nda, Avustralya Kültürler Arasý Diyalog Merkezi’nin de katkýlarýyla “Said Nursî” konulu panel düzenlendi. FOTOÐRAF: CÝHAN

Avustralya’da Said Nursî’ye ilgi AVUSTRALYA’NIN MELBOURNE ÞEHRÝNDE DÜZENLENEN DÜNYA DÝNLER PARLAMENTOSU PROGRAMI ÇERÇEVESÝNDE YAPILAN “SAÝD NURSΔ KONULU PANEL BÜYÜK ÝLGÝ GÖRDÜ. DÜNYA genelinde farklý dinlerden binlerce kiþiyi bir araya getiren Dünya Dinler Parlamentosu bu yýl da Avustralya’da toplandý. Beþ yýl arayla dünyaný büyük þehirlerinden birinde yapýlan bu büyük organizasyonun Melbourne toplantýsýnýn ana temasý “Birbirimizi Dinlemek ve Çevreyi Tedavi Etmek” olarak sunuldu. Program çerçevesinde dünyanýn çok farklý din, dil, kültür, medeniyet, mezhep, cemaat, cemiyet temsilcileri ve kanaat önderleri toplantýya katýlarak kendilerini ifade etme imkâný buldu. 3-9 Aralýk günleri arasýnda yapýlan toplantýda, Avustralya Kültürler Arasý Diyalog Merkezi’nin de katkýlarýyla “Said Nursî” konulu panel düzenlendi. Din adamlarý ve akademisyenlerin de katýldýðý organizasyonda “Bediüzzaman Said Nursî’nin Müslüman-Hýristiyan münasebetleri” ve “Said Nursî’nin eserleri ýþýðýnda Ýslâm-Hýristiyanlýk diyaloðu” konularý üzerine sunumlar yapýldý. Dünya Dinler Parlamentosu’na katýlan izleyicilerin ilgi ve alakalarýna mazhar olan “Said Nursî” paneli konuþmalar

ve sunumlarla baþladý. Panel soru ve cevaplarýn yer aldýðý müzakere bölümüyle devam etti. Panele Türkiye’den Ýstanbul Ýlim ve Kültür Vakfý (ÝÝKV) Ýcra Kurulu Baþkaný Prof. Dr. Faris Kaya, ABD’den Nevada Üniversitesi Öðretim

Üyesi Prof. Dr. Yunus Çengel, Ýtalya’dan Vatikan Dinler Arasý Diyalog Merkezi Temsilcisi Prof. Dr. Thomas Michel, Avustralya’dan Melbourne Üniversitesi Öðretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Said konuþmacý olarak katýldýlar. Said

Þalit konusunda anlaþma yok

BAÞBAKAN Recep Tayyip Erdoðan, Türkiye’nin Afganistan’da alacaðý görevin niteliðinin baþtan beri belli olduðunu belirterek, “Afgan halkýnýn özgüvenini sarsarsak orada yapabileceðimiz iþleri de yapamayabiliriz” dedi. Amerikan PBS televizyonunda “Charlie Rose Show” adlý programa katýlan Erdoðan, “Türkiye’nin Afganistan’a takviye asker göndermesi ve ne tür bir rol üstleneceðine” iliþkin soru üzerine, Afganistan’la ilgili bu muharip güçteki sayý konusunda böyle bir talep dile getirilmeden önce adým attýklarýný ve asker sayýsýný 1750 civarýna ulaþtýrdýklarýný söyledi. Yeni bir ilâve olarak da kendisinin Obama’ya, Afgan ulusal ordusunun kurulmasý ve bunlara eðitim verilmesi teklifinde bulunduðunu belirten Erdoðan, hem Türkiye hem de Afganistan’da askerlerin eðitimlerine devam edebileceðini bildirdi. Erdoðan, Afganistan’da Türk ordusuna güvenildiðini vurgulayarak, bu rolü yerine getirmeyi sürdürmeleri gerektiðini, bölgenin þartlarýnýn da bunu gösterdiðini kaydetti. Erdoðan, muharip asker gönderimi ile ilgili bir soruya ise “Bir taraftan asker dediðiniz zaman, herkesin aklýna þunun gelmesi lazým; askerin muharip güç olmayaný yoktur, bütün askerler muharip güçtür. ” þeklinde karþýlýk verdi. Washington / aa

“Usame ölmeden El Kaide bitmez”

 ABD’NÝN Afganistan’daki komutaný General Stanley McChrystal, Usame bin Ladin yakalanmadan veya öldürülmeden El Kaide’nin alt edilemeyeceðini bildirdi. Stanley McChrystal Senato Silahlý Hizmetler Komitesinde yaptýðý konuþmada, sadece Bin Ladin’i yakalamak veya öldürmenin El Kaide’nin yenilgisi anlamana gelmeyeceðini, ancak Bin Ladin yakalanmadan veya öldürülmeden El Kaide’nin tamamen yenilgiye uðratýlabileceðini düþünmediðini belirtti. McChrystal, hayatta kalmasý El Kaide’yi yüreklendiren Bin Ladin’in sembolik bir figür olduðu dü þün ce si ni ta þý dý ðý ný söy le di. ABD’nin Kabil Büyükelçisi Karl Eikenberry de ayný komitede yaptýðý konuþmada, Bin Ladin’in yakalanmasý veya öldürülmesinin Amerikan halký ve tüm dünya için önemli bir mesele olmaya devam ettiðini kaydetti. Washington / aa

Ýran, Azerilere vizeyi kaldýrýyor

 Ý RAN’IN Ba kü Bü yü kel çi si Mu hammed Bakýr Behrami, Ocak ayýndan itibaren Azerbaycan vatandaþlarýna vize uygulamasýný tek taraflý olarak kaldýracaklarýný söyledi. Behrami, Azerbaycanlýlarýn Ýran’da vizesiz olarak bir aya kadar kalabileceðini açýkladý. Azerbaycan yönetiminin de Ýran vatandaþlarýna yönelik vize uygulamasýný kaldýrmasýný ümit ettiklerini söyleyen Behrami, bu uygulamanýn iki ülke arasýnda dostane iliþkilerin geliþtirilmesine uygun ortam hazýrlayacaðýný söyledi. Tahran / cihan

Nursî’nin inançsýzlýk döneminde insanlarý manevî deðerlere çaðýrmak için din ve ýrk farký gözetmeksizin bütün insanlýðý kucaklayan þefkat anlayýþýyla iman esaslý bir hizmet baþlattýðýnýn altýný çizen konuþmacýlar, dinler arasý diyaloðun mümkün olmadýðý bir dönem olan 1950’li yýllarda, Said Nursî’nin Ýstanbul’daki Patrikhaneyi ziyaret edip Patrik Atenagoras’a inançsýzlýða karþý insanlýðý kurtarmak için iþbirliði teklif etmesini “Ýslâm-Hýristiyanlýk diyaloðu” konusundaki önemli örneklerden biri olarak verdiler. Said Nursî’nin eserlerinden birini dönemin Papasýna gönderdiðini ve inançsýzlýða karþý iþbirliði teklifinde de bulunduðunu belirten konuþmacýlar, Vatikan’ýn 1965 yýlýnda Ýslâm’ý tanýdýðý göz önünde bulundurulduðunda, Said Nursî’nin bu hareketinin nasýl bir önem taþýdýðýnýn daha kolay anlaþýlacaðýný vurguladýlar. Panelde Bediüzzaman Said Nursî’nin üzerinde durduðu temel iman deðerlerinin, insanlýðýn ortak ihtiyacýný karþýlayan diyalog ötesi bir iþbirliði zemini oluþturduðunun altý çizildi. Melbourne / cihan

‘Afganistan’daki askerlerimizin hepsi muharip güç’

 FÝLÝSTÝN lideri Mahmud Abbas, Ýsrailli asker Gilad Þalit’in serbest býrakýlmasýyla ilgili olarak Filistinli Hamas örgütü ile Ýsrail arasýnda henüz bir anlaþma olmadýðýný söyledi. Abbas, Mýsýr’da Cumhurbaþkaný Hüsnü Mübarek ile görüþmesinden sonra yaptýðý açýklamada, Hamas ve Ýsrail’in, serbest býrakýlacak kiþiler ve sayýlarýyla ilgili detaylarda görüþmeyi durdurduðunu belirterek, “Öte yandan size þu an için bir anlaþma olmadýðýný söyleyebilirim” dedi. Mýsýr, Ýsrailli asker Þalit’in salýverilmesi karþýlýðýnda Ýsrail’in yüzlerce Filistinli mahkumu serbest býrakmasý yönünde yapýlan görüþmelerde arabuluculuk yapmaya çabalýyor. Þarm El Þeyh / aa

Davutoðlu: Ýsrail suç iþledi Moskova Merkez Camii’nin minareleri Kremlin’den görülecek Moskova Belediye Baþkaný Yuri Lujkov’un temelini attýðý, Devlet Baþkaný Dmitri Medvedev’in ziyaret ettiði Moskova Merkez Camii’nin minarelerinin kaba inþaatý tamamlandý. 75 metre yükseklikteki minareler Kremlin’den görülebilecek. Rusya Müftüler Konseyi’nin de bulunduðu Merkez Camii’nin inþaatýnýn yarýdan fazlasý tamamlandý. 2 milyon Müslüman’ýn yaþadýðý Moskova’da bulunan altý caminin yetersiz kalmasý yetkileri harekete geçirdi. Sokakta yüz binlerin bayram namazý kýlmasýna gönlünün razý olmadýðýný ifade eden Moskova Belediye Baþkaný, baþkente 10 caminin daha yapýlmasý gerektiðini söylemiþti. Baþkan Medvedev de eski caminin içerisine ayakkabýlarýný çýkararak girmiþ ve Rusya Müftüler Konseyi Baþkaný Ravil Gaynuddin’den bilgi almýþtý. Medvedev, Moskova Belediyesi ve diðer kuruluþlara bir emir göndererek, cami inþaatýna gerekli kolaylýðý göstermelerini istemiþti. Kremlin’e sadece 3 kilometre mesafede bulunan Merkez Camii’nin kapalý alanda 5 bin ve açýk alanda da 20 bin olmak üzere toplam 25 bin kiþi namaz kýlabilecek. Caminin yaklaþýk 200 milyon dolara mal olmasý bekleniyor. Moskova’nýn sembollerinden biri haline gelecek caminin 2012 yýlýnda ibadete açýlmasý planlanýyor. Moskova / cihan

sveç’in dönem baþkanlýðýndaki Avrupa Birliði güzel bir karara imza attý. Aslýnda ilk taslak daha güzeldi. Barýþ sonrasý “baðýmsýz, demokratik ve yaþayabilir bir Filistin’in Gazze, Batý Þeria ve baþþehir olarak da Doðu Kudüs’ten oluþmasý gerektiðini söyleyen, AB’nin, Ýsrail’in Doðu Kudüs’ü ilhakýný tanýmayacaðýný bildiren bir karar taslaðý hazýrlanmýþtý. Taslakta “Eðer gerçek bir barýþ olacaksa, Kudüs’ün iki devletin baþþehri olma durumunu çözecek bir yol bulunmalýdýr” deniliyordu. Ama taslak basýna sýzdý ve Ýsrail kýyameti kopardý. Ýsrail Dýþiþleri Bakaný “Ýsveç’in öncülük ettiði adým, Avrupa Birliði’nin Ýsrail’le Filistinliler arasýndaki müzakerelerde rol alma ve önemli bir faktör olma yeteneðine zarar vermiþtir” sözleriyle tepki gösterdi. Halbuki zaten uluslar arasý kamuoyu ve BM, Ýsrail’in 1967 savaþýnda iþgal edip sonra da ilhak ettiði Doðu Kudüs’ün Filistinlilere ait olduðunu kabul ediyordu. Ýsveç bu kararla týkanan görüþmelerin yeniden baþlatýlmasý için Ýsrail tarafýna baský, Filistinlilere de teþvik saðlamayý düþünüyordu. Amerika’nýn bütün Ýsrail yerleþimlerinin durdurulmasý talebini reddetmiþ, yalnýzca on aylýk bir kýsmî dondurmayý kabul etmiþti. Filistinliler ise yeni yerleþimler tamamen durmadýkça yeniden müzakerelere baþlamayý kabul etmiyorlardý. Ýþte bu noktada gelen AB müdahalesi, Ýsrail’i daha olumlu bir tavra itebilirdi. Peki Ýsrail’in tepkileri sonrasýnda ne oldu? Taslaktaki ‘Doðu Kudüs’ün gelecekteki Filistin’in baþþehri olduðu’ ifadesi çýkarýldý. Ancak Kudüs’ün iki devletin baþþehri olmasý gerektiði ifadesi duruyor. AB bu kararla, uluslar arasý toplumun zaten tanýmadýðý Doðu Kudüs’ün Ýsrailce ilhakýný yok sayarak, savaþ öncesi sýnýrlarda bir Ýsrail-Filistin anlaþmasý olmaksýzýn deðiþikliði kabul etmeyeceðini ilân etmiþ oldu. Bu durum Ýsrail’in pek hoþuna gidecek bir durum deðil. Çünkü yaklaþýk 500.000 Yahudiyi Doðu Kudüs ve Batý Þeria’ya yerleþtirdi. Þimdi AB bütün yeni yerleþimleri uluslar arasý hukuka göre yasadýþý sayýyor ve ‘barýþýn önünde bir engel oluþturduklarýný, iki devletli çözümü imkânsýz hale getirdiklerini’ söylüyor. Böylece biraz yumuþatýlmýþ da olsa bu karar Ýsrail’in iþgalciliði ve haksýzlýðýný teyit etmesi bakýmýndan Avrupa Birliði’nin almýþ olduðu en sert karar. Ve tamamen de doðru bir karar. Ýsrail bir yandan yeni yerleþimler kurma planlarý yapýp, önceki yerleþimleri geniþletirken, öbür yandan da dünya kamuoyunun gözüne baka baka müzakerelerde sorun çýkaranýn Filistinliler olduðu yalanýný söylüyordu. Ancak bu yalana kimsenin inanmadýðý ortaya çýktý. Lüksemburg Dýþiþleri Bakaný Jean Asselborn “Ýsrail’in, Filistin’in Batý Þeria, Gazze ve Doðu Kudüs’ten oluþtuðunu neden kabul etmediðini gerçekten anlamýyorum… müzakerelerde hepimiz Doðu Kudüs’ün iþgal altýnda olduðunu kabul ediyoruz. Eðer iþgal altýndaysa o zaman Ýsrail’in bir parçasý deðildir” diyor. Aslýnda bir bakýma Ýsrail’e ikinci bir “one minute”i de Avrupa Birliði demiþ oldu. Hem de Fransa ve Ýsrail gibi Ýsrail hamilerine raðmen. Peki bu hamlenin Ýsrail üzerinde bir etkisi olacak mý? Yakýn vadede deðil, ama uzun vadede Ýsrail’in dünya kamuoyunda yalnýz kalmasýna yol açacak bir geliþmenin adýmlarý bunlar. Kayýtsýz þartsýz müttefiki Amerika da artýk uluslar arasý toplumun baskýlarýna dayanamayýp, Ýsrail’in çözümsüzlük tavrýna karþý tepkisini sertleþtirirse, iþte o zaman Ýsrail-Filistin sorunu gerçekten çözüm yoluna girecektir.

DIÞÝÞLERÝ Bakaný Ahmet Davutoðlu, Ýsrail’in Gazze’ye saldýrýlarýyla büyük bir hata yaptýðýný belirterek, “Hatta Ýsrail, sadece büyük bir hata yapmakla kalmadý, fosfor bombalara kullanmakla suç iþledi” diye konuþtu. Davutoðlu, Washington’da Siyaset Ekonomi ve Toplum Araþtýrmalarý Vakfý’nýn (SETA) düzenlediði “Türk Siyasetinin Ýlkeleri” konulu konferansta yaptýðý konuþmada, Türkiye’nin Orta Doðu barýþ sürecinde aldýðý aktif role deðindi. Davutoðlu, “Evet, Ýsrail’i eleþtiriyoruz. Ýsrail’in saldýrýlar ile büyük bir hata yaptýðýný düþünüyoruz. Hatta Ýsrail, sadece büyük bir hata yapmakla kalmadý, fosfor bombalarý kullanmakla suç iþledi” diye konuþtu. “Bölgemizde artýk insanî katliâmlara hoþgörü göstermeyeceðiz” diyen Davutoðlu, Irak’ta da Sünni veya Þii olsun hiçbir terörist saldýrýya hoþgörü gösteremeyeceklerini bildirdi. Washington / aa

Ýklim zirvesi karýþtý

 TARÝHÎ iklim zirvesinin üçüncü gününde Danimarka’nýn basýna sýzan iklim planý konuþuluyor. Dün Ýngiliz The Guardian gazetesi tarafýndan ortaya çýkarýlan plana göre; Danimarka, fakir ülkelerin iklim deðiþikliðiyle mücadelede zengin ülkelere daha fazla destek vermesini ve Birleþmiþ Milletlerin geliþmelerin dýþýnda kalmasýný istiyor. Danimarka’nýn baþþehri Kopenhag’da 192 ülkenin temsilcilerinin katýldýðý tarihi iklim zirvesi üçüncü gününde yavaþ yavaþ hareket kazanmaya baþladý. Pazartesi günü gerçekleþtirilen hareketli açýlýþ seremonisinin ardýndan ikinci gününe sakin baþlanýlan zirve önceki akþam saatlerine doðru ‘The Guardian’ gazetesi tarafýndan Danimarka’nýn skandal iklim planý ortaya çýkarýlýnca bir anda hareket kazandý. Planýn basýna sýzmasýndan sonra geliþmekte olan ülkelerin temsilcileri Danimarka’ya ateþ püskürdü. En büyük küresel kirleticilerin zengin ülkeler olduðunun altýný çizen temsilciler ev sahibi ülke tarafýndan aldatýldýklarýný ifade ediyor. Bazý geliþmekte olan ülke temsilcileri basýna sýzan planý muhtemel bir anlaþmaya vurulan anlamsýz bir darbe olarak deðerlendirdi. Kopenhag / cihan


8

MEDYA-POLÝTÝK YENÝASYA / 10 ARALIK 2009 PERÞEMBE

Bir hacýnýn hatýra defterinden

AVUSTURYA MEKTUBU MÝKAÝL YAPRAK mikailyaprak@gmail.com

009 yýlý hac mevsimi de geride kalýrken, þimdi tâ 2006-2007 hac dönemine atýfta bulunacak olmamýz, durup dururken olmuyor. Kurban Bayramý arefesinde kurbanlýk duygularýmýzý bu uðurda sebil ederken þöyle demiþtik: Böylesi duygulardýr ki, þu fakiri, üç yýl öncesine, arefenin, Arafat Vakfesinin Cuma gününe denk geldiði Hacc-ül Ekber’e ve bir hacýnýn o zamandan kalma not defterine götürdü. O not defterini neden saklý tuttuðunu, neden zamanýnda yayýna sunmadýðýný ise, “Meselenin azametinden, nurunun haþmetinden, þavkýnýn þiddetinden gözlerim kamaþtý, nutkum tutuldu, kalemim sustu, perde kapandý, defterim görünmez oldu” þeklinde özetleyerek, not defterini þu fakirin inisiyatifine havale etti. Hacdan önce de, günde beþ vakit yöneldiði caný Kâbe’sine hacda bizzat kavuþan, onun etrafýnda pervane olan, onu kucaklayan, mültezemde gözyaþý dökerek yüzünü gözünü ona süren bu hacý, o gün bugündür Kâbe’sinden ayrýlamýyor, haccýndan dönemiyor. "Pilavdan dönenin kaþýðý kýrýlsýn“ atasözü yerine, "Haccýndan dönenin adýmý kýrýlsýn“ diyerek, bir de lâtif bir lâtife yapýyor. Güzel olan hiçbir vesile yoktur ki, onun hac hatýralarýný yeniden canlandýrmasýn, onu yeniden oralara götürüp ayak bastýrmasýn, el açtýrmasýn, yüz sürdürmesin ve gözyaþý döktürmesin. Mekke’de satýn aldýðý gömleði ve pantolonu, Medine’de satýn aldýðý hýrkayý hâlâ giydikçe, oralardan getirdiði tesbih ve takkeleri hâlâ kullandýkça, zemzemi hâlâ tattýkça ve tattýrdýkça, bunlar bir yana dursun, her namaza durdukça mânen oralara gidiyor, Kâbe’ye yüz sürüyor, mukaddes mekânlarda secdeye varýyor. Zilhicce’nin ilk on günü ve gecesi ona heyecan kaynaðý oluyor, her Kurban Bayramýnda kurbanlýk duygularý kabarýyor, her hac dönemi onun dönemi oluyor, 2006-2007 hac dönemini ona yeniden yaþatýyor. Onun bir gazeteci edasýyla tuttuðu notlara, çektiði fotoðraflara, kaydettiði sesli görüntülere ve altýný çizdiði unutulmaz hatýralara baktýkça, bunlarýn neden siz deðerli okurlarýmýzdan ve gazetemiz sayfalarýndan esirgendiði hususunda hayýflanmamak elden gelmiyor. Lâkin kendisi hemen hikmet cihetine bakarak, o zaman kaydedilenlerin bugüne dek saklý tutulma sebebini; ihlâs ve samimiyet süzgecinde süzüle süzüle hülâsa halinde bugün sizlere takdimi hikmetine hamlediyor. O zaman sýcaðý sýcaðýna yazýlýp sunulsaydý, kim bilir nice ince ayrýntýlar, yýðýn yýðýn fotoðraflar ve hac günlüðüne giren isimlerle, haccýn mânâ ve ruhu incinebilirdi. Zira bu gazeteci hacýnýn, yazý ve habercilik damarý orada bile kýpýrdamýþ olacak ki, Mescid-i Haram’da ve Mescid-i Nebevî’de bile karþýlaþtýðý ünlülerle, kendi hac günlüðüne dahil etmek sevdasýyla resim çektirmiþ, onlarla sohbet etmiþ. Ve bunlarýn hepsi haccýn mânâ ve ruh süzgecine takýlmýþlar, sadece kendileri takýlmakla kalmamýþ, o zamanki hac günlüðünün bugünlere ertelenmesinde adeta onlar da kaderî rol almýþlar. Orada karþýlaþtýðý nice meþhur isim, mukaddes ve muazzam Kâbe civarýnda, yerle Arþ’ý birleþtiren nur hattýnda ve daha sonra Mescid-i Nebevî kapýlarýnda bizim gibi beþerî gölgelerin daha da uzamýþ gölgeleri olarak boy vermiþler ve bizim gazetecinin mütevazý günlüðünü bile gölgede býrakarak, o günlüðün gününde gün yüzüne çýkmamasýna kaderin fetva vermesinde rol sahibi olmuþlar. Bunlarý söylerken, hemen bir hakký teslim etmek gerekir ki, asýl sorumluluk bizim gazetecide olup, o ünlülerin onun karelerine girme çabasý olmadýðý gibi, bilâkis o mukaddes mekânlarda olsun bari, medyanýn dikiz aynasýndan sakýnmaya çalýþtýklarýna kesin gözüyle bakýlabilir. Asýl marifet mi, hüner mi dense yeri olur bilmem, ama bizim þu medyaya ait olmalý ki, azýcýk "ün“ kokusunu aldýðý yere hemen koþuyor, birazcýk üne bulaþanýn yakasýndan düþmüyor. Mukaddes yolculukta bile o "ünlü“nün yoluna çýkýyor, mukaddes mekânlarda bile onu kendi haline býrakmýyor. Ve gele gele nihayet bir siyaset adamýnýn, ihramlý halinin kameralardan korunmasý için etten duvar ördürülmesi garabetine bile þahit oluyoruz. Buna sebep de medyanýn anlaþýlmaz tutumu. Býrakýnýz Beldetül Emin yolcularý emin adýmlarla emn ü eman içinde yollarýna gitsinler. Býrakýnýz, devlet imkânlarý bari buralarda harcanmasýn. Terör belâsýna, emin olmayan yerlere yeteri kadar harcanýyor zaten.. Ayrýca iman ve hidayet yoluna giren bir mankenin namazý bile medyatik olabiliyor. Hac farizasýný edasý, reytinge feda edilebiliyor. Onun, geçmiþ günahlarýndan piþmanlýk adýna döktüðü gözyaþý sahnelere taþýnabiliyor. Halbuki manen, ruhen, kalben, fikren, vicdanen ve bütün duygularý itibariyle sükûnete, temiz manevî havaya, halis nefis muhasebesine, gösteriþten ve sahtelikten uzak ciddî mekânlara herkesten çok muhtaç olanlar da, kendilerine "ünlü“ ünvaný yapýþtýrýlanlardýr. Ýsteyerek veya istemeyerek "þöhret“ arenasýnda görünenlerdir. "Riyanýn ta kendisi ve kalbi öldüren zehirli bal“ hükmündeki þöhret hastalýðýna müptelâ olanlardýr. Býrakalým, bari bu mukaddes yolculukta ve o mukaddes mekânlarda, kendileriyle baþbaþa kalsýnlar. Hakikat aynasýnda kendilerini görsünler. Beyaz kefeni andýran cepsiz ihramlarýnda, ölümle yüz yüze gelsinler. Magazin ortamýnda ve siyaset gündeminde tanýnmaz hale gelen nefisleriyle yüzleþsinler.. **** Bir hacýmýzýn hac günlüðüne bakarak buraya kadar yazdýklarýmýz, sadece bir girizgâhtýr. 2006-2007 hac döneminde Avrupa Nur Cemaati hac kafilesine Avusturya’dan bir grupla ve eþiyle birlikte dahil olan bu hacýmýzýn, on beþ günlük mukaddes seferde tuttuðu notlarýn tamamýna yer vermek, her bakýmdan imkânsýz gibi gözüküyor. Kapaðý bile Kâbe renginde olan güzel ve özel defterine yazmaya, þöyle bir giriþle baþlamýþ: "Mukaddes ve muazzam Kâbe! Ferþle Arþ’ý birleþtiren Nur hattý. En günahkâr insana da, yeter ki imaný olsun, yeter ki Müslüman olsun, cemalini gösteren Güzel! “ *** Devamýnda buluþmak üzere derken, ayný üslûpla deðil, belki beþerî zaaflarýmýzla âlûde "unutulmaz hac hatýralarý“yla diyelim. Ýnþaallah..

2

BÝNGÖL’DE 33 ASKERÝMÝZÝ KÝM ÖLDÜRTMÜÞTÜ? dökülmesi eylemlerine girmemiþ kiþilerin gelip teslim olmalarý halinde, haklarýnda kovuþturma yapýlmamasýna ve diðer terör örgütü mensuplarýnýn durumlarýnýn da bu anlayýþ içinde ele alýnarak, gerekli düzenlemelerin yapýlmasýný hükümete bildirmeye karar vermiþtir.’ Ertesi gün Bakanlar Kurulu’nun toplantýsý var. Milli Güvenlik Kurulu’nda sivil yöneticilerle generallerin birlikte verdiði karar

BÝNGÖL’DE 33 askerimiz ne zaman öldürüldü? 25 Mayýs 1993’de... Hâlbuki Bingöl Emniyet Müdürlüðü 21 Mayýs tarihli “gizli” istihbarat raporu ile... Emniyet Genel Müdürlüðü’ne... ...Genelkurmay’a, Milli Güvenlik Kurulu’na, Baþbakanlýk’a, Ýçiþleri’ne, Milli Ýstihbarat’a ve Jandarma’ya karayolunun kesileceðini bildirmiþti. Ancak bu hiçbir iþe yaramadý. Önceden öðrenildiði gibi PKK 25 Mayýs günü Bingöl-Elazýð yolunu kesti. Ve kente 20 kilometre mesafede korumasýz 33 gencecik erimizi ve 5 vatandaþýmýzý kurþuna dizdi. *** Neden kimsenin kýlýný kýpýrdatmadýðýný, o günlere geri dönerek anýmsayalým... “PKK, tek taraflý ateþkes ilan etmiþ. Güneydoðu’da olaylar durmuþ. Öylesine bir sükûnet hâkim olmuþ ki 24 Mayýs 1993’te Milli Güvenlik Kurulu bir bildiri yayýnlamýþ ya da yayýnlamak zorunda kalmýþ. ‘Güneydoðu Anadolu’da ve ülkemizin diðer köþelerinde huzur ve güvenin önemli þekilde korunduðu tespit edilmiþtir. Alýnmýþ olan güvenlik tedbirlerine ilaveten, Güneydoðu Anadolu’da iç barýþ ve istikrarýn sürekliliði için toplumsal hoþgörüye uygun olarak, özellikle Olaðanüstü Hal Bölgesi’nde terör örgütüne katýlmýþ olup da, kan

‘‘

Bingöl’ü çözseydik Tokat yaþanmayacaktý.Tokat’ý çözelim ki, yarýn bir baþka acý göz göre göre yürekleri daðlamasýn.

uyarýnca ‘af’ konusu görüþülecek. Büyük bir ihtimalle silahlý çatýþma sona erdirilecek. Türklerle Kürtler için yeni bir hayat baþlayacak.” *** Ümit Fýrat, Neþe Düzel’e anlatýyor: “25 Mayýs 1993... Bakanlar Kurulu ilk kez gerçek bir af için toplandý. O gün derin devlet PKK’ya sahte bilgi verip 33 erin

33 askerini koruyamayan ama üç kez darbe yapan bir ordumuz var. O sýrada neler yaþayacaðýmýzdan... 28 Þubat’tan... 27 Nisan e-muhtýrasýndan haberdar deðiliz... Hala sebebi anlaþýlamayan Gabar’daki þehit düþen askerlerimizden... Daðlýca’dan, Aktütün’den de... *** Barýþ... Açýlým... Bunlar ciddileþince katliamlar da ardýndan sökün ediyor... Ölümleri yüreðimizi daðlayan askerlerimizin, günahsýz kýzýmýzýn cenazeleri... Yeni saldýrý giriþimleri... Tatsýz bir döneme yeniden girmiþ bulunuyoruz. *** Kürt Sorunu nasýl çözülür? Cevap çok net: 24 Mayýs 1993 tarihinde 33 askerimizi “derin” bir dayanýþma içinde katlettirerek “barýþ”ý kurþunlayanlarý ortaya çýkararak. Ya da Tokat’taki “failleri” hemen vakit sektirmeden bularak... *** “Savaþ lobisi” kanlý “cinayet ekonomisi” için ne yaparsa yapsýn, baþaramayacak. Bunu biliyoruz... Artýk bir sonuca ulaþamayacaðý açýk bu eski plan daha fazla can almasýn... Bingöl’ü çözseydik Tokat yaþanmayacaktý...Tokat’ý çözelim ki, yarýn bir baþka acý göz göre göre yürekleri daðlamasýn... Mehmet Altan / Star, 9.12.2009

öldürülmesini saðladý. 17 yýl geçti bir daha çözüme hiç bu kadar yaklaþýlmadý.” Avukatlarý aracýlýðýyla yaptýðý açýklamada Abdullah Öcalan da, o dönemde de söz konusu olan bir “PKK- Ergenekon” iliþkisinden söz ediyor: “Sonra ortaya çýktý ki PKK içindeki krizin aþýlamamasýnýn nedeni, bunlarýn çözümün geliþmesini istemeyen güçlerle iliþki halinde olmasý, Ergenekon ve Veli Küçük’le baðlantýlarýydý.” *** 33 gencecik çocuðumuz Malatya’da eðitimlerini bitirmiþ... Erzurum’a sevk ediliyorlar... Yollarý kesiliyor ve katlediliyorlar. On altý yýldýr soruyorum: “Askerlerin can güvenlikleri saðlanmadan nasýl böyle korumasýz bir halde yollara çýkarýldýðý henüz anlaþýlmýþ deðil. Vatandaþýný teröristlerden koruyamayan bir devlet ile askerini koruyamayan bir ordu imajý nasýl doðdu, herhalde bu araþtýrýlacak... Bunu, sadece askeri yetkililerin söylediði gibi ‘yolun virajlý’ olmasýna baðlayamayýz herhalde.” Þunu da ekleyeyim, terhis olan askerlerin evlerine “uçakla” gönderilmesini isteyen karara raðmen 33 erin korumasýz bir halde ve otobüsle Erzincan’a gönderilmesi emrediliyor. O “emri” acaba kim vermiþti?

Tartýþmalý silâh alýmlarý soruþturulmalý daha onlarca hükümeti devirmeye yönelik toplumsal hareketlerin organizasyonu bulunuyor. Bu hareketler nasýl finanse edildi, sorusu çok önemli. Binlerce silah ve mühimmat, Ergenekon sanýklarýnýn ev ve iþyerlerinde ele geçirilen krokiler üzerinden iz sürülerek, ya evlerde ya da toprak altýnda ele geçirildi. 2006 yýlýnda Cumhuriyet Gazetesi’ne atýlan bombalarýn TSK denetimindeki MKEK yapýmý olduðunu bizzat Milli Savunma Bakaný Vecdi Gönül açýklamýþtý. Ergenekon Savcýsý Zekeriya Öz’ün, var olduðu iddia edilen bu örgütün parasal kaynaklarý konusunda bir soruþturma baþlattýðýný, geçen gün Yeni Þafak gazetesinden okuduk. Soruþturmanýn detayýný henüz bilmiyorum. Ancak Savcý Öz’ü hareket geçirdiði belirtilen soruþturmaya dayanak oluþturan giriþimin, yaklaþýk 3,5 yýl önce baþlatýldýðýný biliyorum. Ergenekon soruþturmasýnýn baþlamasýndan ön-

ERGENEKON Davasý’nýn tutuklu sanýklarýndan Ümit Sayýn, önceki gün Silivri’de görülen duruþmada, Genelkurmay eski Baþkaný emekli Orgeneral Hüseyin Kývrýkoðlu dahil bazý komutanlarýn, aktif görevdeyken, TSK içinde hükümeti devirmeye yönelik bir hücrenin varlýðýndan kendisine söz ettiklerini söyledi. Sayýn’ýn kendisine aktarýldýðý þekliyle varlýðýndan bahsettiði TSK içindeki cuntacý yapýlanma konusu, Ankara’da etkin çevrelerde neredeyse son dokuz yýldýr konuþulan bir konu. Bana da yýllar önce böyle bir hücrenin varlýðýndan bahsedilmiþti. TSK içinde var olduðu iddiasý epeydir konuþulan hücre yapýlanmasýnýn hazýrladýðýndan þüphelenilen darbe planlarýnýn nasýl finanse edildiði konusu ise uzunca süredir ihmal edilmiþ görünüyor. Ergenekon davalarýna dayanak oluþturan iddialar arasýnda; askeri silahlý isyana teþvik, TSK’ya yakýn bazý sivil toplum örgütlerinin düzenledikleri mitingler ve

Peray - Tayland

TAZÝYE

ce Nisan 2006’da gerek Ankara Cumhuriyet Savcýlýðý gerekse Genelkurmay Baþkanlýðý’na yapýlan suç duyurularýna, silah alýmlarýnýn soruþturulmasý gerektiðine dair kapsamlý bir dosya da eklenmiþti. Bu suç duyurularýnda, Ergenekon sanýklarýndan Ümit Sayýn’ýn önceki günkü

‘‘

Yýllarca savunma sanayii sektöründe üst düzey yönetici olarak çalýþan bir kaynak: Ergenekon soruþturmasý baþladýðýndan bu yana, kötü giden bazý silâh alýmlarýnda darbe planlarýna kaynak aktarýmý yapýldý mý?

ifadesinde, TSK içinde bir cunta yapýlanmasýndan kendisini haberdar ettiklerini söylediði komutanlarýn adlarý silah alýmlarý baðlamýnda sýkça geçiyor. 2007 yýlýnda Ergenekon soruþturmalarý ve davalarýnýn baþlamasýna paralel olarak, 2006 yýlýnda yapýlan suç duyurularýnýn içeriklerinde deðiþiklik yapýlarak, silah alýmlarýndan darbe planlarý için kaynak aktarýlýp aktarýlmadýðý üzerine yoðunlaþýlmýþtý. Nitekim geçen ay, 12 kasým günü, Ýstanbul 13. Aðýr Ceza Mahkemesi’ne yapýlan baþvuruda, deðiþiklik yapýlan suç duyurusu dosyasýnýn Ergenekon davasýyla birleþtirilmesi talep edildi. Yani silah alýmlarýndan Ergenekon’a para aktarýlýp aktarýlmadýðýnýn soruþturulmasý isteniyor. Bu yasal giriþime paralel olarak Maliye Bakanlýðý müfettiþlerinin de geçmiþte yapýlan bazý silah alýmlarýný denetlemek ü-

TAZÝYE

TAZÝYE

Deðerli arkadaþlarýmýz, Tahsin, Rasim, Kasým, Muhsin ve Emine Doðan'ýn babasý, Abdülhamit Doðan'ýn kayýnpederi

Muhterem arkadaþýmýz Refet Kuþin'in annesi

Refika Kuþin

Hüseyin Demir

'in

'in

Deðerli arkadaþýmýz M. Emin Oran'ýn kayýnvalidesi

Naciye Büyükköse

'nin

vefatlarýný teessürle öðrendim. Merhum ve merhumeye Cenâb-ý Hak'tan rahmet ve maðfiret diler, kederli aileleri ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz eder, taziyetlerimi sunarým.

Dr. Osman Ataç ve ailesi

zere harekete geçtikleri belirtiliyor. Geçmiþte yapýlan silah alýmlarýnýn birçoðu, zamanýnda kamuoyuna da yansýdýðý üzere tartýþmalý. Bunlar arasýnda, envanterdeki Amerikan M-60 tanklarý ile F-4 uçaklarýnýn modernizasyonunun Ýsrail’e ihale ediliþ biçimi ile Amerikan Boeing firmasýndan alýnmasý kararlaþtýrýlan erken uyarý ve kontrol uçaklarý AEW&C’ler üzerindeki þaibeler bulunuyor. AEW&C’lerin ihale sürecinde yolsuzluklar yapýldýðý iddiasýyla konu MHP, ANAP, DSP koalisyon hükümeti döneminde Meclis’e getirilmiþ ancak bu konu da diðer silah alýmlarý için yapýlan soruþturma giriþimlerinin akýbetine uðrayýp, kapatýlmýþtý. Yýllarca savunma sanayii sektöründe üst düzey yönetici olarak çalýþan güvenilir bir kaynaðým, “Ergenekon soruþturmasý ve davalarý baþladýðýndan bu yana, kötü giden bazý silah alýmlarýnda darbe planlarýna kaynak aktarýmý yapýldý mý, sorusu zaman zaman aklýma geliyor,” diyerek, þüphelerini dile getiriyor. Bazý yasal deðiþikliklere karþýn silah alýmlarý denetlenemiyor. Milli Savunma Bakanlýðý bütçesi üzerindeki Meclis tartýþmalarý denetim iþlevi hiç görmüyor. Bakanlýk bütçesi dýþýnda savunmaya ayrýlan kaynaklarýn nasýl kullanýldýðý da denetlenmiyor. Üstelik Sayýþtay’ýn, Temmuz 2008 tarihinde aldýðý 5225/1 no’lu karara karþýn, örneðin, Savunma Sanayii Müsteþarlýðý’nýn silah alýmlarýna kaynak oluþturan fon gelirleri denetlenmiyor. Bilinen rakamlara göre üstelik bu fon gelirleri silah alýmlarýna önemli bir kaynaðý oluþturmasýna raðmen. Mevcut yasalar bile iþletilerek yapýlacak denetimler, silah alýmlarýnýn yapýlýþ biçimi üzerindeki sis perdesini önemli ölçüde kaldýrabilir. Ergenekon’a silah alýmlarýndan kaynak aktarýlýp aktarýlmadýðý da ortaya çýkabilir. Lale Kemal/ Taraf, 9.12.2009

vefatýný teessürle öðrendik. Merhumeye Cenâb-ý Hak'tan rahmet ve maðfiret diler, kederli ailesi ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz eder, taziyetlerimizi sunarýz.

ÞÝRÝNYER, BUCA, ÝZMÝR MERKEZ YENÝ ASYA OKUYUCULARI

Muhterem arkadaþýmýz Refet Kuþin'in annesi

Refika Kuþin'in vefatýný teessürle öðrendik. Merhumeye Cenâb-ý Hak'tan rahmet ve maðfiret diler, kederli ailesi ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz eder, taziyetlerimizi sunarýz.

Seyfettin Öner Süleyman Kösmene Ýsmail Mermer Abdurrahim Mermer Mesut Saka

Ýbrahim Saka Ceyhan Tekin Salih Öner Yakup Mermer


9

MAKALE

YENÝASYA / 10 ARALIK 2009 PERÞEMBE

Fitne ve ölüm

FIKIH GÜNLÜÐÜ SÜLEYMAN KÖSMENE

fikihgunlugu@yeniasya.com.tr www.fikih.info 0 505 648 52 50

Eyüp Bey: “Fitne nedir? Bakara Sûresi 191. âyetinde ‘Fitne katilden þiddetlidir’ cümlesi sadece kâfirler için mi geçerlidir, yoksa bizler için de geçerli midir?” Fitne, Kur’ân’da imtihan, deneme, þaþýrtma, þaþýrtýcý, günaha sebep olan, kargaþa veren, anarþi ve terör, karýþýklýk, bozgunculuk, harbe sebep olan, eziyet, kötülük, azap, ezâ, cefâ, belâ ve musîbet gibi deðiþik mânâlarda kullanýlmýþtýr. Örneklere bakalým: 1- Fitneyi, imtihan ve deneme anlamýnda kullanan âyetlere misaller: “Onlar Süleyman’ýn mülkü hakkýnda þeytanlarýn uydurduklarý yalanlara uydular. Hâlbuki Süleyman hiçbir zaman kâfir olmadý. Asýl kâfir olanlar, insanlara sihir öðreten þeytanlardý. Onlar, Bâbil’deki Hârut ve Mârut isimli iki meleðe indirilen sihir ilmini elde edip öðretiyorlardý. O iki melek ise, ‘Biz bir fitneyiz (imtihan sebebiyiz). Sakýn sihir yaparak inkâra sapmayýn’ demeden kimseye bir þey öðretmezlerdi. Onlar ise o iki melekten karý ile kocasýnýn arasýný açacak þeyler öðreniyorlardý. Hâlbuki o sihir yapanlar, Allah’ýn izni olmadýkça hiç kimseye bir zarar verebilecek deðillerdi. Böylece kendilerine fayda deðil, zarar verecek þeyleri öðrendiler.”1 “Her nefis ölümü tadýcýdýr. Hayýr ve þer fitneleriyle (hayýrdan ve þerden imtihan vesileleriyle) sizi imtihan ederiz. Sonunda Bize döndürüleceksiniz.”2 “Olur ki, tehdit edildiðiniz þeyin gecikmesi, sizin için bir fitne (imtihan) ve belli bir vakte kadar elinize verilmiþ bir fýrsattýr.”3 “Biz sizin bir kýsmýnýzý bir kýsmýnýza fitne (imtihan vesilesi) kýldýk. Sabredecek misiniz? Rabb’in her þeyi hakkýyla görür.”4 “Ýnsana bir zarar dokunduðunda Bize duâ eder. Sonra ona tarafýmýzdan bir nimet verdiðimizde, ‘Bilgim sayesinde bu bana verildi’ der. Hâlbuki o nimet bir fitnedir (imtihan sebebidir). Lâkin çoðu bunu bilmez.”5 “Biz onlara fitne (imtihan) olarak bir diþi deve göndereceðiz. Sen onlarý gözetle ve sabret!”6 “Ey Rabb’imiz! Bizi kâfirler için bir fitne (imtihan sebebi) kýlma! Bizi onlara maðlûp düþürme ki, bizim zayýflýðýmýza bakýp inkârlarýný haklý bulmasýnlar. Rabb’imiz! Bizi baðýþla! Muhakkak Sen Azîz ve Hakîm’sin.”7 “Bilin ki, mallarýnýz ve çocuklarýnýz bir fitnedir (imtihan sebebidir). Mükâfatýn büyüðü Allah katýndadýr.”8 Fitneyi imtihan mânâsýnda aldýðýmýzda kadýn erkek için, erkek kadýn için, çocuklar anne ve baba için, dünya malý ve nimetler insanlar için birer fitne olur. Çünkü bunlar birer imtihan sebebi veya imtihan konusudur. 2- Fitne þu âyette belâ ve musîbet mânâsýnda kullanýlmýþtýr: “Öyle bir fitneden (belâ ve musîbetten) sakýnýn ki, geldiði zaman içinizde sadece zalimlere isabet etmez. Þunu da bilin ki, Allah’ýn azabý pek þiddetlidir.”9 3- Fitne þu âyetlerde kargaþa, anarþi, terör, kötülük ve bozgunculuk manalarýnda kullanýlmýþtýr. Ki fitnenin en yaygýn kullanýlýþý bu mânâlarda olmuþtur. “Firavun ve kavmin ileri gelenlerinden baþlarýna bir fitne (kötülük, düþmanlýk, belâ) gelir diye kork tuk la rý i çin, Mu sa’ya, kav mi nin bir kýsým gençlerinden baþka iman eden olmadý. Firavun ise, o memlekette büyük bir zorba idi ve ilâhlýk iddiasýnda bulunarak haddi aþmýþtý.”10 “Onlarý nerede bulursanýz öldürün. Onlar sizi Mekke’den nasýl çýkardýlarsa, siz de onlarý oradan çýkarýn. Fitne, katilden (öldürmeden) daha þiddetlidir. Onlar sizinle çarpýþmadýkça, siz de Mescid-i Haram yanýnda onlarla çarpýþmayýn. Eðer çarpýþacak olursanýz, siz de onlarý öldürün. Kâfirlerin cezasý iþte böyledir.”11 Bu âyette Müslümanlarý hicrete zorlayan Mekkeli müþriklerin, çýkardýklarý bozgunculukla, estirdikleri terör ve zorbalýkla ve ortaya koyduklarý fitne ile hukuken ölümü hak ettikleri anlatýlmýþtýr. Ardýndan gelen âyet ise, þirki ve savaþý býrakan müþriklerin býrakýlmasýný ve affedilmesini öneriyor.12 Demek müþriklerin azgýnlýklarý devam ettiði sürece Müslümanlarýn karþý koyma haklarý vardýr. Müþriklerin azgýnlýk ve bozgunculuklarý, Müslümanlarýn hukuk çerçevesinde karþý koyuþlarýndan daha yýpratýcý ve daha dehþetlidir. Dipnotlar: 1- Bakara Sûresi: 102. 2- Enbiyâ Sûresi: 35. 3- Enbiyâ Sûresi: 111. 4- Furkan Sûresi: 20. 5- Zümer Sûresi: 49.

6- Kamer Sûresi: 27. 7- Mümtehine Sûresi: 5. 8- Enfâl Sûresi: 28. 9- Enfâl Sûresi: 25. 10- Yûnus Sûresi: 83. 11- Bakara Sûresi: 191. 12- Bakara Sûresi: 192.

YERÝN KULAÐI

Yastýk altýndaki altýnlar... ANADOLU'NUN SÝNESÝ

dandýr. Âtýl bir yatýrýmdýr aslýnda. Biz böyle bir milletiz. Paranýn sýcaklýðýndan haz alýrýz. Altýnýn þevRAÞÝT YÜCEL keti ise, insana, özellikle kadýnlara haz verir. Halbuki bu deðerler bir araya çok önemli katkýlar saðgeldiðinde, skiden deðerli þeyler yastýk altý ve lar hayatýmýzda. Ancak kolektif hayata yatak altýnda saklanýrdý. Bunlar artýk pek alýþýk olamayan insanýmýz kendi dünklâsik þeyler oldu. Eski hýrsýzlar evleyasýný yaþýyor. re girdiklerinde ilk önce yastýk veya yatak Bizim bazý temel deðerlerimiz oldukça altlarýna bakarlardý. “Yastýk altý” tabiri buzedelendiði için ve dürüst insanlarýn da radan gelir. çevresinde olmayýþý insanýmýzý haklý olaAltýn Borsasý Baþkan Vekili Osman Sarak bu yola sevk ediyor. raç’ýn geçtiðimiz gün yaptýðý açýklama Bediüzzaman Hazretleri “..o derece ahlâk gündemde yerini aldý. Doðrusu þaþýrdým. bozulmuþ ve metanet ve sadakat kaybol“Yastýk altýnda beþ bin ton altýn bulundumuþ ki, ondan, belki de yirmiden birisine iðunu” tahmin etmiþ. Bu çok büyük bir ratimat edilmez” diyor. Asýl noksanýmýz bukamdýr. Dolar olarak karþýlýðý 192 milyar dur. Bize önce doðruluk lâzýmdýr. Sonra dolar. Demek ki öyle fakir bir ülke deðiliz. yalan söylememektir. Sýdk, tesanüd ve yarPeki bu altýnlar niçin saklanýr? dýmlaþma hayatýn vazgeçilmezleridir. Bu bir âdettir efendim. Geline, hanýma Bu deðerlerin yitirilmesi sebebiyle, küþu kadar altýn takýlmasý evliliðin þartlarýn-

E

çük ve büyük birçok kuruluþ batmýþtýr. Yastýk altý bunun için kabarmýþtýr. Bu 192 milyar dolarýn piyasaya karýþtýðýný bir düþünün. Ne ekonomik sýkýntý kalýr, ne nakit darlýðý, ne de iþsizlik... Bu problemin temel kaynaðý, mânevî deðerlerimizden uzaklaþmamýzdýr. Saðlam ve itimat edilen dürüst insanlarýn varlýðý bu tabloyu deðiþtirecektir. Bir de mesleðinin ehli insanlar olmalýdýr. Sadece doðruluk kâfî gelmez, liyakat da önemlidir. Böyle bir birliktelik olsa, yastýk altý oldukça hafifletilebilir. Hem kazanýr, hem de kazandýrýr. Bu zamanda “i’lâ-yý kelimetullahýn en birinci umdesi maddeten terakkîdir”. Ama önce temellerimiz saðlam olmalýdýr. Dört dörtlük insanlara ihtiyacýmýz vardýr. Öyle çek ve senetlerinin karþýlýðý milyonu bulan bir piyasada güven bunalýmýný aþmak kolay deðildir. Çare bellidir. Kaybettiklerimizi, kaybettiðimiz yerden baþka yerde aramamalýyýz.

BEDESTEN

Zaman ayarlý saldýrýlar M. LATÝF SALÝHOÐLU latif@yeniasya.com.tr

T

o kat–Re þa di ye yo lun da ki vah þi sal dý rý ha di se si ü ze rin de ki so ru i þa ret le ri, a za la ca ðý na art ma ya de-

vam ediyor. Bu saldýrý, sisli bir havada yapýldýðý gibi, sal dý rý pla ný ü ze rin de de yo ðun bir sis tabakasý görünüyor. Týp ký, 1993'te E la zýð–Bin göl yo lun da 33 erin vahþice katledilmesiyle neticelenen saldýrý hadisesi gibi... Evet, Tokat'ta vuku bulan son saldýrý,

Tarihin yorumu dýna her yýl çeþitli ödüller daðýtýlan Ýsveç asýllý Alfred Nobel, 10 A ra lýk 1896'da Ý tal ya'nýn San Remo þehrinde öldü. Ö lü mün den beþ se ne sonra, yani 1901'de ilk kez "Nobel Ödülleri" verilmeye baþlandý. 1900 yýlýnda Ýsveç hükümetinin kurmuþ olduðu Nobel Vakfý tarafýndan, o ta rih ten be ri beþ dal da verilen ödüllere 1969'da altýncýsý eklendi. Her yýl ö lüm gü nü o lan 10 A ra lýk'ta tö ren le fi zik, kimya, týp, edebiyat, ekonomi ve barýþ olmak üzere, toplam altý dalda ödül daðýtýlmakta. 2006 yý lýn da ki No bel E debiyat ödülü, romancý Orhan Pa muk'a ve ril di. Pa muk, bu ö dü lü 10 A ra lýk 2006 günü Stockholm Konser Salonu'nda düzenlenen tö ren de, Ýs veç Kra lý XVI. Carl Gustaf'ýn elinden aldý.

A

Mühendis aile 1833 Stockholm doðumlu olan Alfred Nobel'in baba sý mü hen dis ti. Ba ba sý, o ð lu nun da ken di si gi bi mühendis ve kimyager olmasýný istiyordu. Oðlunun e ði ti mi i çin bü yük fe da kârlýklar gösteriyordu. Mü hen dis ba ba, git ti ði Petersburg'da kendi çapýnda bir silâh ve mühimmat imalathanesi kurmuþ, Rus ordusuna barut ve diðer mamüllerin satýþýný yapýyordu.

10 Aralýk 1896

Ödüllerin Nobel'i

Her yýlýn 10 Aralýk günü adýna ödüller daðýtýlan Alfred Nobel (1833–1896), Ýsveç asýllý bir mühendis ve kimyager idi. 2006'daki Nobel Edebiyat ödülü, Türk romancý–yazar Orhan Pamuk'a (üstteki resim) verildi.

1853–56 yýl la rý a ra sýn da ya þa nan Ký rým Har bi (Os man lý–Rus Sa va þý) es na sýnda, Rus ordusuna yaptýðý satýþlar sebebiyle iyi para ka za nan ba ba No bel, sa va þýn bit me siy le iþ le ri bozuldu ve maddî sýkýntýlar çekmeye baþladý. So nun da if lâs et ti ve Stockholm'e geri döndü. Oðul Nobel'in burada geliþtirmiþ olduðu barutun ölümcül bir patlamaya yol açma sý se be biy le, doð du ðu þehirde çalýþmasý yasaklanýr. Ancak, Nobel, idealinden vazgeçmez ve patlayýcýlar üzerindeki araþtýrmasýný daha da derinleþtirerek çalýþmalarýna devam eder. Ýkinci yerde, ikinci bir patlama daha

GÜN GÜN TARÝH

olur; fakat, yine caymaz ve ayný azimle inandýðýný yapma ya de vam e der. La bo ratu va rý ný bir müd det Pa ris'te, ar dýn dan San Re mo'da (Ýtalya) kurarak iþletir. So nun da, di na mit pat latmada kullanýlan ve dumansýz barut diye de bilinen Balistit'i keþfederek imalatýný gerçekleþtirir. 1896'da ge çir di ði be yin kanamasý sonucu ölür. Vasi ye tin de, bü yük meb lâð tutan mirasýnýn "Nobel Ödül le ri" þe kil de in san lý ða hizmet edenlere daðýtýlmasýný ister. Onun bu isteðini, dört–beþ yýl sü ren tar týþ malarýn ardýndan Ýsveç hükümeti üstlenerek deruhte etmeye baþladý.

terör örgütü dað kadrosunun tek baþýna plan la yýp ger çek leþ tir di ði bir ha di se ye benzemiyor. Zira, örgütün dað kadrosu genel olarak za yýf la mýþ du rum da. To kat'ta i se, ben zer sal dý rý lar on yýl dan faz la dýr hiç ya þan ma dý. Ya ni, ör gü tün o ra da cid dî bir taban gücü yoktur. Belki de, Anadolu'nun doðusunda en zayýf olduðu yerlerden biridir Tokat. Bu na rað men, o böl ge de son de re ce plan lý ve pro fes yo nel ce bir sal dý rý ger çekleþtirilebiliyor olmasý, ayný derecede dü þün dü rü cü ve be ra be rin de bir ta kým þüpheleri dâvet edicidir. *** E vet, gen ce cik ye di va tan ev lâ dý nýn ha ya tý na mal o lan son sal dý rý ha di se si, týpký "zaman ayarlý bomba" gibi, zaman ayarlý bir saldýrý þeklinde görünüyor. Anayasa Mahkemesinde DTP'nin kapatýlma dâvâsýnýn görüþülmeye baþlanacaðý hengâmda... Baþ ba kan'ýn, e lin de ki "a çý lým" dos ya sýyla ABD Baþkaný ile görüþmeler yaptýðý esnada... Ýmralý çýkýþlý mesajlarýn þehir ortamlarýný germeye yüz tuttuðu bir zamanda... Ve daha birçok hadisenin kritik eþiklere gelip dayandýðý bir atmosferde Reþadiye yolunda meydana gelen kanlý saldý rý nýn, ger çek te pro fes yo nel ce kur gu lanmýþ bir ihanet plânýnýn "zaman ayarlý" olarak sahneye konulduðu kanaatini uyandýrýyor.

Tehdit, daðdan þehre indi Yýl lar ön ce, köy le rin ceb ren bo þal týl masý vesilesiyle kuvvetle muhtemel gördü ðü müz bir teh li ke ye dik kat çe ke rek þunu söylemiþtik: Bu gidiþle, þehirler yaþanmaz hale gelecek. Zi ra, hem sað lýk sýz ve plân sýz yer le þimler olacak, hem de zorla tehcir edilen va tan daþ la rýn ço cuk la rý po tan si yel bir tehlikenin malzemesi haline dönüþtürülebilecek. Ne ya zýk ki, kork tu ðu muz ba þý mý za gel di, ge li yor: Bir çok þe hir de kà nun suz gös te ri ler ya pý lý yor, po lis ler le ça týþ ma la ra gi ri li yor, a ra ba ve iþ yer le ri a te þe ve ri li yor, ö lüm lü vak'a lar ya þa ný yor, ve sa i re... Temenni edelim ki, bilânço daha da aðýrlaþmadan bu fitne ateþi söndürülsün.

Turhan Celkan

turhancelkan@hotmail.com

Enâniyet

ALÝ FERÞADOÐLU fersadoglu@yeniasya.com.tr

nsaný açmazlara düþüren, þeytanýn oyuncaðý haline getiren tehlikeli unsurlarýn baþýnda enaniyet/egoizm, nefis, ben lik gelir. Eðer, enaniyetin mahiyeti bilinmez; inanç zaafiyle azarsa;1 kiþiler enâniyet/egoizm küpüne dönüþür. Her þeye Allah hesabýna deðil, nefis hesabýna bakýlýr. O takdirde de insan kendisini nemrut, fir’avunlar kadar kadar güçlü, Karun gibi zengin sanýr. Kendinde büyük güçler, makamlar vehmeder. Hayâl ede ede zamanla fikr-i sabite dönüþür. Yani, “Ben her þeyi bilirim, ben güçlüyüm, ben yaparým, ederim!” gibi bir tehlikeli bir anlayýþa sahip olur. Ýþte, þeytanýn tarafgirleri ve sapýtmýþ olanlar; insanýn bu egosundan/enâniyetinden istifâde eder. Çünkü, insanda en tehlikeli damar enâniyettir. Ve en zayýf damarý da odur. Onu okþamakla çok fena þeyleri yaptýrabilirler. (Teknoloji ve ilmin de azdýrmasýyla) günümüzde ehl-i dalâlet ene’ye binmiþ, dalâlet vadilerinde koþuyor.2 Eðer ene’nin (enaniyetin) mahiyeti bilinir ve veriliþ gayesi çerçevesinde yaklaþýlýr ve kullanýlýrsa; insaný geliþtiren bir âlet olur. Öyle ise, enaniyet/benliðin mahiyeti nedir, niçin verilmiþtir, hangi durumlarda tehlike arz eder? E na ni ye ti miz/ben li ði miz/ki þi li ði miz; maddî-mânevî bütün varlýðýmýzý; fizik ve me ta fi zik cep he mi zi o luþ tu rur. Ay ný za manda, rûhumuzun tekâmülünün zenbereðidir. Bütün lezzetlerin mahzeni (deposu, arþivi) nefistir/enaniyettir. Vücudun merkezi ve menfaatin madeni nefistir/enaniyettir. Ýnsana en yakýn nefistir/enaniyettir.3 Nef sin/e na ni ye tin ve ril me si nin se be bi; kâinatýn zýtlarla yoðrulmuþ olmasý ve her þeyin zýddýyla bilinmesindendir. Fark etme, anlayýþ da bu zýtlýklardan doðmaktadýr. Büyük-küçük, açlýk-tokluk, karanlýk-aydýnlýk, güzel-çirkin, hayýr-þer, hak-bâtýl, imtihan, rûhî tekâmül/olgunlaþma mânevî geliþme ve mücâhede zýtlarý gerektirir. Nefsimiz/enaniyetimiz de bunlara kaynaklýk eder. Eðer o olmasaydý, melekler gibi makamýmýz sabit kalýrdý. Dünyaya gönderiliþimizin sebebi; “insâniyet-i kübrâ” tâbir edilen “büyük insanlýðýn” yüce, ulvî hasletleriyle rûhumuzu olgunlaþtýrmak; duygularýmýzý terbiye etmek; gerçek benliðimizi, þahsiyetimizi, varoluþ sebebimizi ortaya çýkarmaktýr. Enaniyet/benliðimiz, Allah’ýn isim ve sýfatlarýnýn tecellilerini kýyaslamaya yarayan bir âlettir. Yâni, enâniyet ve benliðimiz Allah’ý bulmak, O'na ulaþmak için verilmiþtir. O'ndan koptuðu, kendine güvendiði takdirde; fiþini prizden çekmiþ bir ampüle dönüþür ve bir hiç olur! Enâniyete/benliðe bu açýdan bakmayanlar, yaptýklarý iþleri-fikirleri, ilim ve san'at ürünlerini, iyiliklerini kendilerine mal ederler ve vartaya düþerler. Oysa; Allah’ýn, kendi isim ve sýfatlarýný anlayabilmek için bir “vâhid-i kýyâsî” (ölçme/deðerlendirme âleti) olarak verdiði ene/enaniyetin, “güç, hür irâde, anlama/idrak, görme, iþitme, beceri/maharet” gibi haslet ve özelliklerde hiçbir dahli yoktur; hiç kimse kendisine/benliðine mâl edemez, sahip çýkamaz. Enâniyetin/benliðin mahiyetini bu þekilde anlayýp imân-Ýslâm suyu ile sulayanlar, iþ, faaliyet ve san'atlarýyla gururlanmazlar. Hiçbir þeyi kendilerine mal etmezler. Nasýl kendilerine mal edebilirler ki? Herhangi bir sebze/meyveyi yemek için; aðzýmýza götürme meyli ve isteðinden baþka bir hissemiz yoktur! Üstelik, boðazdan geçtikten sonra da dönen hârika faaliyetlerden haberdar deðiliz. Kendi benliðinin mahiyetini anlayan insan; her þeyi yaratan Hâlýk-ý Kâinatýn emriyle zirvelere yükseldiðinde baþý dönmez. Her þeyi Allah’ýn bir lutfu olarak görür, hiç bir þeye enesi/benliðiyle gururlanýp sahip çýkmaz. Hz. Süleyman (as) gibi, “Bu Rabbimin fazlýndandýr” 4 der; Allah’a intisap ile son suz gü cü ne da ya nýr; ba þa rý, hu zûr ve mutluluðu yakalar.

Ý

Dipnotlar: 1- Münâzarât, s. 74. 2- Mektûbât, s. 412. 3- Mesnevî-i Nûriye, s. 181. 4- Kur’ân, Neml, 40.


10

KÜLTÜR-SANAT YENÝASYA / 10 ARALIK 2009 PERÞEMBE

Hollandalý bir Mevlânâ aþýðý

MÜZÝK YAZILARI

Osmanlý Arþiv Belgeleri Sergisi, Konya’da

SAKARYA Üniversitesi Öðretim Üyesi Doç. Dr. Ebubekir Sofuoðlu’nun çalýþmasýyla hazýrlanan Osmanlý Arþiv Belgeleri sergisi, Konya Ticaret Odasý’nda (KTO) açýldý. KTO binasý fuaye salonunda açýlan, 69 Osmanlý dönemi belgesinden oluþan sergide konuþan Doç. Dr. Ebubekir Sofuoðlu, Osmanlý’nýn hakim olduðu bütün topraklarda olduðu gibi Balkan halklarýna, inançlarýna ve hayat þekillerine sahip çýktýðýný belirtti. Ancak bugün bazý Avrupalýlar’ýn, Osmanlý’nýn sahip olduðu topraklarda halka iyi davranmadýðý ya da inançlara saygý göstermediðiyle ilgili haksýz eleþtirilerde bulunduklarýný anlatan Sofuoðlu, ‘’Ýþte bu Osmanlý arþivleri söz konusu iddialarý net bir þekilde çürütüyor’’ dedi. Sofuoðlu, sergilenen Osmanlý arþiv belgelerinde dönemin maliye, iskân, saðlýk, eðitim gibi konularýnda bilgiler verdiðini, sergiyi þu ana kadar Kosova ve Sakarya’da açtýðýný, bunun 3. sergi olduðunu belirtti. KTO Baþkanvekili Mehmet Sertçakar ise bir Macar tarihçinin, ‘’500 yýl hakimiyetleri altýnda yaþadýðýmýz Osmanlýlar, bize hayat hakký tanýmasalar ve günde bir gayrimüslim öldürselerdi, bugün Yunan, Sýrp, Bulgar ve Romen halkýndan bahsedilemezdi’’ dediðini hatýrlattý. Konya / aa

ALÝ OKTAY alioktay@alioktay.net

olu Ýstanbul Caðaloðlu’na düþenler Cezerî Kasým Paþa Camiini bilirler. Camiin altýndaki Diyanet Ýþleri Baþkanlýðýna ait geniþçe salonda kitap ve müzik kasetleri satýlýr. Burada, aradýðýnýz pek çok sesli veya yazýlý yayýný bulmanýz mümkündür. Âdet üzere ben de uðrar son çýkan yayýnlarý takip eder, ilgimi çekenlere bir göz atarým. Yine bir gün kapýdan içeri girip dinî albümlerin bulunduðu reyona doðru ilerlerken, oldukça uzun sarý saçlý, zayýfça ve kýyafetinden bir yabancý olduðu anlaþýlan kiþi dikkatimi çekmiþti. Dinî kasetler reyonundan bir kaset arýyor, ama sanýyorum bulamýyordu. Bana dönerek: “Yunus Emre’nin þiirlerini içeren sufi bir kaset aradýðýný, ama bulamadýðýný, yardýmcý olup olamayacaðýmý” sordu. “Hay hay” diyerek albümü aramaya koyulduk. Bu arada sohbete de baþlamýþtýk. Tahmin ettiðim üzere bir yabancý olan bu zat Hollandalý bir mühendisti. Aradýðýmýz albümü bulamamýþtýk. Çalýþma ofisime dâvet ettim. Birlikte çaylarýmýzý yudumlarken adýný sordum. “Alim” dedi. “Alim Foundation”. Biraz merak ve heyecanla “Müslüman mýsýnýz?” diye sordum. “Deðilim. Ben Sufi’yim” dedi. Sufiliði araþtýrýyordu. Bana her sene Aralýk ayýnda kesinlikle Türkiye’ye geldiðini söyledi. Sebebi ise her sene 17 Aralýk’ta Konya’da yapýlan Þeb-i Arus töreniydi. Burada yapýlan sema töreninin etkisi altýnda olduðu belliydi. Yarým saat kadar süren sohbetin ardýndan vedalaþtýk. Ýçimden bu arayýþýnýn Ýnþallah bir gün Ýslâmiyet’le þereflenerek son bulmasý duâsýný ya-

Y

parken, kendimi düþünmekten de alýkoyamadým. Hýristiyan bir Hollandalý’yý buraya getiren ve kendisine sufiliði benimseten þeyin ne olabileceðinin cevabýný aradým zihnimde. Samimiyetle kendimize þu soruyu soralým: “Acaba kaçýmýz her sene 17 Aralýkta Þeb-i Arus törenleri düzenlendiðini biliyoruz ya da muhtelif yerlerde yapýlan bu sema ayinlerinden birini izledik?” “Caným bunca iþ güç arasýnda onu nasýl takip edelim” diyorsak, Hollandalý Alim’inde en az bizler kadar yoðun ve elbette bizden kilometrelerce daha uzak bir diyarda yaþadýðýný unutmamak lâzým. Bu eleþtiriyi elbette önce kendi nefsime yapýyorum—Alim ne ilk, ne de son. Alman þarkiyatçý Prof. Dr. Annemarie Schimmel gibi, Hz. Mevlânâ hakkýnda kitaplar yazmýþ bir kalemden, Amerikalý Prof. Dr. Abdulkebir Helmiski’ye kadar nice kimseler bu ýþýða geliyorlar. Amerika’daki mukabele töreninde okunan Kur’ân-ý Kerim’i dinleyenlerden bir çoðunun “sanki bu ses cennetten geliyor” dediklerini, ney dinleyenlerin yine çoðunun gözyaþlarýný tutamadýklarýný burada konserler veren Hafýz Kani Karaca anlatmýþtý. Öyle görünüyor ki Hz. Mevlânâ’nýn dâvetini duyup icabet edenlerin sayýsý her geçen gün daha çok artacak inþallah. Biz de o dâveti bir kez daha tekrarlayalým dilerseniz: “Gel! Gel Ne olursan yine gel! Bizim kapýmýz ümitsizlik kapýsý deðildir. Yüz kere tövbeni bozmuþ olsan da yine gel.’’

GÖNÜLDEN DÝLE “Her gün bir yerden göçmek ne iyi. Her gün bir yere konmak ne güzel. Bulanmadan, donmadan akmak ne hoþ. Dünle beraber gitti cancaðzým, ne kadar söz varsa düne ait. Þimdi yeni þeyler söylemek lâzým.” Hz. Mevlânâ

Ýngilizin Mevlevî ayini erhum müzisyen Cinuçen Bey anlatýyor: “1988 Nisan’ýnda bir gün Yýldýz Sarayý Silâhhanesi asma katýndaki mutad meþkimize hazýrlandýðýmýz sýrada uzun boylu, uzun saç ve sakallý, yabancý olduðu anlaþýlan 45 yaþlarýnda bir zat bana yaklaþýp adýnýn Alan Prosser olduðunu, ney üflediðini o anda yanýndaki küçük kýzýyla Ýngiltere’den geldiðini, üç çocuðunu da müzisyen olarak yetiþtirdiðini, ud meraklýsý olan kýzýnýn benimle tanýþmayý çok istediðini, bunun üzerine çalýþtýðým yeri öðrenip buraya geldiklerini söylemiþti. Merhum Mevlevî postniþini Resuhi Baykara’nýn Ýngiliz müritlerinden olan Alan Prosser’in büyük kýzý Tansy’de ney üflüyor, ortanca çocuðu Andrew tanbur çalýyor, küçük kýz Mary ise ayný zamanda kudüm vuruyormuþ... 1996 Ocak ayýnda Baðdatlý sanat tarihçisi dostum Nebil Saffet bir sohbetkonser vermemi arzu edince 13 yaþýndan beri tanýdýðým ud öðrencim Marry Prosser ve ailesini de görebilirim diye düþündüm. Prosser’lar Ýngilizlerde nadir görülen bir heyecanla karþýladý. Tanburi-semazen aðabeyi Andrew 23, neyzen-semazen ablasý Tansy 25 yaþýnda. Anneleri halile (küçük zil) vuruyor. Evleri nefis hat levhalarý ile doluydu. Her hafta yaptýklarý Mevlevî ayini için Sutton Ortaokulu’nda kendilerine büyükçe bir sýnýf tahsis edilmiþ. Döþeme sema için þart olan cilâlý ahþap parke. Yere ince bir bantla sema yapýlacak dairevî bir alan iþaretlenmiþ. Kýble tarafýndaki duvarda “Ya Hazreti Mevlânâ Celâleddin-i Rumî, kaddesallahu sýrrýhu” yazan evden getirilmiþ bir levha. Alan Prosser hem na’t-han hem de semazenbaþý. Kendisiyle birlikte iki çocuðu Andrew ile Tansy baþlarýnda sikkeleri bembeyaz tennureleri, içinde sema edecekler. Mary hem kudümzen hem ayinhan,

M

Cinuçen Tanrýkorur

anne halile vuruyor ve ikisi de önlerindeki notayý takip ediyorlar. Alan, Hz. Mevlânâ’yý temsil eden kýrmýzý þeyh postunu kýble yönünde yere býraktýktan sonra iki kiþilik mutrýb heyetinin yanýna gelerek Mevlânâ’nýn Farsça olarak yazdýðý Peygamber övgüsü natý, Itri’nin rast makamýndaki ünlü bestesiyle okudu. Sonra semazenbaþý olarak postun sol tarafýndaki yerini aldý. Bu üç semazen iki kiþilik mutrýbýn eþliðinde büyük mutasavvýf A. Hamdi Konuk’un Ruy-ý Irak makamýndaki ayin-i þerifinin tamamýný büyük bir vakar ve huþu içinde icra etti. Ayin bitti. Son duâlar yapýldý. Gülbanklar çekildi. Hýrkalar, sikkeler, neyler toplandý. Salon yeniden sýnýf þekline sokuldu ve okuldan ayrýldýk. Þimdi tasavvur ediniz. Londra’nýn banliyösündeki bir ortaokulda her hafta Mevlevî âyini. Sema etmeyi babalarýndan öðrenmiþ o çocuklarýn koca bir ayin boyunca düþmeyen kollarýndaki ahengi, abdestli ayaklarýndaki disiplini, hele yüzlerindeki nuru ve teslimiyeti görünce Þair Nigar Haným gibi dedim: “Feryad ki feryadýma imdad edecek yok. Efsus ki gamdan beni azad edecek yok.” (Cinuçen Tanrýkorur, Müzik Kimliðimiz Üzerine Düþünceler, s. 278-280)

Þanlýurfa’nýn yöresel oyunu olan Mýngala iki kiþi tarafýndan oynanýyor. Onlarca kiþinin seyrettiði bu oyun zekâya dayanýyor. FOTOÐRAF: ÝHA

Yaþlýlarýn “Mýngala” keyfi bir baþka ÞANLIURFA’NIN HARRAN VE AKÇAKALE ÝLÇELERÝNDE YAÞLILAR, GÜNÜN BOÞ ZAMANLARINI DEÐERLENDÝRMEK ÝÇÝN YÖRESEL OLARAK BÝLÝNEN “MINGALA” OYNUYOR. ÞANLIURFA’NIN Harran ve Akçakale ilçelerinde yaþlýlar, günün boþ zamanlarýný deðerlendirmek için yöresel olarak bilinen “Mýngala” oynuyor. Harran’da yere kazýnan karþýlýklý yedi çukura atýlan taþlarla oynanan oyunu genelde 45-65 yaþ arasýndaki erkekler oynuyor. Mýngala oyunu hakkýnda bilgi veren Mustafa Aydýnalp, “Oynadýðýmýz oyun çok eskilere dayanýr. Mýngala’yý yeni nesil oynayamýyor. Bu oyun zekâ oyunu ve sayýlarla oynama oyunudur. Bizim yaþýmýzdaki insanlarla bu oyunu saatlerce oynarýz. Ýki kiþi oynar, onlarca kiþi seyreder. Boþ zamanlarýmýzý böyle deðerlendiriyoruz” diye konuþtu.

MINGALA OYUNU NASIL OYNANIR? MINGALA oyununu en ince ayrýntýsýna kadar anlatan Aydýnalp, “7 çukura 7 taþ, 14 çukura toplam 98 taþla karþýlýklý 2 kiþi arasýnda oynanýyor. Oyuna baþlayan taraf kendi çukurundan aldýðý 7 taþý saðdan baþlayarak çukurlara birer birer býrakmaya baþlýyor. Daha sonra karþý taraf kendi çukurundan 7 taþ alarak saðdan baþlamak üzere taþlarý çukurlara býrakýyor. Oyun bu þekil devam ederken, taraflar birbirlerinin taþlarýný teke indirip daha sonra ellerinde kalan taþlarla çiftleþtirerek, taþlarýný kazanmaya çalýþýyor. Bu oyunda baþarýlý olmanýz için, karþý tarafýn taþlarýný önce teke indirmeniz ve çukurunuzdaki taþlarý kullanarak karþý tarafýn taþlarýný çiftleþtirmeniz gerek. Ayrýca zihninizde sürekli sayý cambazlýðý yapmanýz gerekir. Zihninizde hýzlý bir þekilde taþlarý ve çukurlarý sayarak, karþý tarafý tekli sayýlara düþürmeniz gerekir” dedi. Þanlýurfa / iha

Bir fotoðraftan çýkan kitap GEÇTÝÐÝMÝZ yýllarda ortaya çýktýðýnda edebiyat dünyasýnda büyük tartýþmalara yol açan ve hakkýnda ‘Bu kadar farklý kesimden insan bir araya gelemez, photoshopla hazýrlanmýþtýr’ bile denilen fotoðrafýn hikâyesi, Ýstanbul Büyükþehir Belediyesi Kültür A.Þ. tarafýndan yayýmlanan “Bir Fotoðrafýn Aynasýnda Ýstanbul’un Meþhur Edebiyatçýlarý” kitabý ile aydýnlandý. Cumhuriyet döneminin meþhur fotoðrafçýsý Weinberg’in objektifinden dönemin mecmualarýna ve fotoðraf albümlerine taþýnan bu hatýra-i cemiyet

BULMACA 1 2 3 4 5 6 7 8 9

10

1

2

3

4

erdalodabas@mynet.com

5

6

7

8

9 10 11 12

fotoðrafýnda Türk edebiyatýna damgasýný vurmuþ 42 usta isim yer alýyor. Halid Ziya Uþaklýgil’den Halid Fahri Ozansoy’a, Orhan Seyfi Orhon’dan Suad Derviþ’e, Ziya Osman Saba’dan Vâlâ Nurettin’e, Necip Fazýl Kýsakürek’ten Faik Ali Ozansoy’a, Peyami Safa’dan Florinalý Nâzým’a kadar pek çok meþhur simayý ayný fotoðraf karesinde buluþturan sebep ise Güzel Sanatlar Birliði Edebiyat Þubesi’ni oluþturmak. 1928 yýlý Temmuz ayýnda Topkapý Sarayý’na yakýn bir yerde bulunan Alay Köþkü önünde çektirilen fotoðraf, farklý çevrelerden ayný hayret ifadeleriyle karþýlandý. Recep Bozdað / Ýstanbul

SOL DAN SA ÐA — 1. Konuþurken gereksiz tekrarlanan söz. Olgunlaþmamýþ meyve. 2. Hastahanelerde sinir hastalýklarý bölümü. Ben zamirinin yönelme durumu eki almýþ biçimi. 3. Yumurta ve irmikle yapýlan, fýrýnda kabarýp piþtikten sonra üzerine þerbet dökülen bir tür tatlý. - Peygamberimizin (asm) zehirlenerek þehit edilen torunu. 4. Utanma duygusu. - Kur'ân alfabesinde ikinci harf. - Bayan hükümdar. 5. Mimar cetveli. - Dolaylý anlatým. - Bir eserde, düþüncelerin, duygularýn, hayallerin doðuþ ve deðerlerini, bunlarýn anlatýmýnda tutulacak yollarý konu edinen bir edebiyat bilgisi dalý. 6. Ýthalat kelimesinin halk aðzýnda söyleniþi. Rütbesiz asker. 7. Baðýþlama. - Hücum, saldýrý. 8. Iþýk veya ýsý kaynaðýndan yayýlan ýþýnlarýn toplandýðý yer, mihrak, fokus. - Kiþinin sevinç, güven ve her türlü etkinliðinin normal olmayan bir biçimde arttýðý ruh hastalýðý. 9. Aruz vezninde kýsa okunmasý gereken heceyi ölçüye uydurmak için uzun okuma. - Bilgi, görgü ve hoþgörüsü gereði kadar geliþmiþ, aðýrbaþlý. 10. Tayin edilen. - Samsun'un bir ilçesi.

YUKARIDAN AÞAÐIYA — 1. Tifo dýþýnda diðer Salmanella grubu bakterilerin yaptýðý mide-baðýrsak bozukluklarýna ve tifoya benzer belirtiler gösteren hastalýklar. 2. Esirlik, tutsaklýk. - Þedit kelimesinde ikinci hece. 3. Yanardað püskürtüsü. - Bir þeyi bulmaya çalýþma. 4. Dað kýrlangýcý. - Damarlarýmýzdaki sývý. 5. Herhangi bir hareketi düzenli aralýklarla parçalara bölerek bunlarýn resimlerini belirleme ve sonra bunlarý gösterici yardýmýyla karanlýk bir yerde, bir ekran veya perde üzerinde yansýtarak hareketi yeniden oluþturma iþi. - Lantanýn simgesi. 6. Ýyinin kimi yörelerimizde söyleniþi. Kazak topluluklarda halk reyi ile göreve gelen yönetici. 7. Hangi þey anlamlý soru. - Bir nota. 8. Hiçbir iþe yaramadan yok olma, boþa gitme. - Kýsa hatýrlama yazýsý. 9. Rusya'da yaygýn olan sahne düzenine ve müziðe dayalý gösteri türü. Toplumun temeli. 10. Özel deðer, özel fayda, özellik. - Gramýn kýsasý. 11. Yeryüzünü oluþturan her bir kara parçasý. Ummaktan emir. 12. Manevî olarak. - Koyun, köpek, at vb. hayvanlarýn veya insanlarýn derisinde asalak olarak yaþayan, bulaþýcý hastalýklara sebep olan böceklerin genel adý.

DÜNKÜ BULMACANIN CEVABI — SOLDAN SAÐA: 1. FESAHAT. MAKÝ. 2. ELALEM. HASAR. 3. DELÝCE. ALAKA. 4. AMAME. ARAL. 5. KEM. LÝ. AMA. 6. AKEBE. ABAKA. 7. TAMÝRAT. SÝ. 8. NEN. TAK. 9. BARAKA. ÝHALE. 10. ARAZ. MÝ. ESEN. YUKARIDAN AÞAÐIYA: 1. FEDAKAR. BA. 2. ELEMEK. KAR. 3. SALAMET. RA. 4. ALÝM. BANAZ. 5. HECELEMEK. 6. AME. ÝNAM. 7. AR. 8. HARABATÝ. 9. MALAMAT. HE. 10. ASALAK. TAZ. 11. KAK. ASALE. 12. ÝRADE. ÝKEN.

Adana Arkeoloji Müzesi kabuðuna sýðmýyor

CUMHURÝYETÝN ilk yýllarýnda, 1924’de kurulan ve Türkiye’nin en eski 10 müzesinden biri olan Adana Arkeoloji Müzesi’ndeki 47 bin civarýndaki eserden yer sýkýntýsý dolayýsýyla sadece 2 binin sergilenebildiði bildirildi. Ýlk olarak sütun, sütun baþlýklarý ve lahitlerin Polis Dairesinde toplanmasýyla kurulan Adana Arkeoloji Müzesi, 1928’de Tarihî Taþköprü’nün baþýndaki þimdi yýkýlmýþ olan Cafer Paþa Camii Medresesi’nde ziyarete açýldý. 1950 yýlýnda, Kuruköprü’de þimdiki Etnografya Müzesi’ne taþýnan Arkeoloji Müzesi, 1972 yýlýndan beri de Taþköprü’nün yakýnlarýnda, Kültür Merkezi karþýsýndaki 4 bin metrekarelik alanda yer alýyor. Müzede, Tarsus-Gözlükule, Mersin-Yumuktepe, Milis, Karatepe, Soðuksutepe, höyük ve iskan yerlerinde yapýlan arkeolojik kazýlarda çýkan eserler ile Adana ve çevresinden derlenen diðer eserler bulunuyor. Tarih öncesi, Hitit, Asur, Fenike, Frig, Helenistik, Roma ve Bizans devirlerine ait heykel, kitabe, lahit, stel, mimarî parçalar gibi taþ eserler, piþmiþ topraktan yapýlmýþ çanak, çömlek, çeþitli kaplar, silindirik ve magma mühürleri, madeni paralar ve diðer arkeolojik buluntularýn yer aldýðý müze, yer darlýðý sebebiyle adeta kabuðuna sýðmýyor. Adana / aa

Kozan, restorasyon çalýþmalarýyla tarihî kimliðine kavuþuyor. 100 yýllýk çarþýda çalýþmalar sürüyor. FOTOÐRAF: ÝHA

Kozan’da, tarihî çarþý restore ediliyor

 TARÝHÎ, kültürel miras açýsýndan zengin bir yapýya sahip olan Kozan, restorasyon çalýþmalarýyla tarihî kimliðine kavuþuyor. Kozan Belediyesi’nin kültürü koruma, tarihi dokuyu ön plana çýkarma ve projeleri kapsamýnda yer alan yaklaþýk 100 yýllýk 200 civarýnda olan dükkândan oluþan tarihî çarþýnýn restorasyon ve düzenleme çalýþmalarýna devam ediliyor. Ýlk olarak 2004 yýlýnda baþlayan bir çalýþma ile bütün çarþý parke kilit taþý ile döþenmiþ ve restore çalýþmalarý için adýmlar atýlmýþtý. Kültür ve Tabiat Varlýklarýný Koruma Kurulu’ndan alýnan onayla Adana Valiliði Ýl Özel Ýdaresi’nin finans yardýmý ile tarihî çarþý dükkânlarýnýn cephe ve çatýlarý yenileme çalýþmalarýna Camii Kebir Caddesi, Aþaðý ve Yukarý Çarþý ile devam ediliyor. Kozan Belediye Baþkaný Kazým Özgan, tarihî çarþýnýn restorasyon çalýþmalarý sonrasýnda kültürel ve tarihî güzelliðinin ortaya çýkacaðýný ayrýca çarþýnýn Kozan’ýn göz bebeði olacaðýný ifade etti. Adana / iha


11

EKONOMÝ

YENÝASYA / 10 ARALIK 2009 PERÞEMBE

1 ABD DOLARI 1 AVUSTRALYA DOLARI 1 DANÝMARKA KRONU 1 EURO 1 ÝNGÝLÝZ STERLÝNÝ

ALIÞ

DÖVÝZ SATIÞ

1.4913 1.3565 0.29675 2.2087 2.4341

1.4985 1.3654 0.29821 2.2194 2.4468

ALIÞ

EFEKTÝF SATIÞ

1.4903 1.3503 0.29654 2.2072 2.4324

1.5007 1.3736 0.29890 2.2227 2.4505

1 ÝSVÝÇRE FRANGI 1 ÝSVEÇ KRONU 1 KANADA DOLARI 1 KUVEYT DÝNARI 1 NORVEÇ KRONU 1 SUUDÝ ARABÝSTAN RÝYALÝ 100 JAPON YENÝ

ALIÞ

DÖVÝZ SATIÞ

1.4590 0.20971 1.4163 5.1895 0.25966 0.39883 1.6780

ALIÞ

1.4684 0.21189 1.4227 5.2579 0.26141 0.39955 1.6891

EFEKTÝF SATIÞ

1.4568 0.20956 1.4111 5.1117 0.25948 0.39584 1.6718

SERBEST PÝYASA

1.4706 0.21238 1.4281 5.3368 0.26201 0.40255 1.6955

DOLAR DÜN 1,500 ÖNCEKÝ GÜN 1,500



EURO

ALTIN

C. ALTINI

DÜN 2,2140 ÖNCEKÝ GÜN 2,2190

DÜN 55.00 ÖNCEKÝ GÜN 55.55

DÜN 367.000 ÖNCEKÝ GÜN 372.000



Cinsi

Cinsi



8 ARALIK 2009

MERKEZ BANKASI DÖVÝZ KURLARI



HABERLER

Öncelik, ekonomik açýlým olmalý BÝM CEO’su Jos Simons 2010 itibariyle görevinden ayrýlýyor

BÝM CEO’su Simons görevi býraktý

BÝM CEO’su Jos Simons’un 2010 yýlý itibariyle bu görevinden ayrýlacaðý açýklandý. Görevi kendi isteðiyle býraktýðý belirtilen Jos Simons’un BÝM Ýdare Meclisi Üyeliðinin yaný sýra BÝM Ýdare Meclisi Danýþmanlýðý görevlerini sürdürmeye devam edeceði ifade edildi. Yapýlan yazýlý açýklamada, daha önce çeþitli uluslararasý perakende firmalarda üst düzey yönetici ve danýþman olarak görev almýþ olan Simons’un Ocak 2010 tarihinden itibaren daha çok uluslar arasý danýþmanlýk iþi ile ilgileneceði ifade edildi. 2001 tarihinde BÝM’de görev almaya baþlayan Simons, 2005 yýlýnda ise CEO görevine atanmýþtý. 2008 yýlýnda da CEO görevine ilave olarak Ýdari Meclis üyesi görevlerini de yürütmeye baþlayan Jos Simons, bu zaman içinde BÝM’e önemli katkýlarda bulundu. Açýklamada, Simons’un BÝM’de göreve baþladýðý 2001 yýlýnda þirketin maðaza sayýsýnýn 630 olduðu, bugün ise Türkiye’deki maðaza sayýsýnýn 2590’ a, Fas’ýn maðaza sayýsýnýn ise 25’e ulaþtýðý kaydedildi. / Ekonomi Servisi

KEY ödemeleri Meclis’ten geçti

TBMM Genel Kurulu’nda, ‘Konut Edindirme Yardýmý Hak Sahiplerine Ödeme Yapýlmasýna Dair Kanunda Deðiþiklik Yapýlmasýna Ýliþkin Kanun Tasarýsý’ kabul edilerek yasalaþtý. Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilen yasa, hak sahiplerine yapýlacak ödemelerin 31 Mart 2011’de tamamlanmasýný öngörüyor. Yasaya göre, hatalý bildirimlerin düzeltilmesine iliþkin bir sistem tanýmlanmasý oluþturulacak, böylece hatalar sebebiyle olabilecek hak kayýplarý önlenecek. 28 Temmuz 2008 tarihinde Resmî Gazete’de yayýmlanan listede isimleri yer aldýðý halde hatalý bildirimler dolayýsýyla paralarýný alamayan hak sahiplerine bir imkan daha saðlanmýþ olacak. Buna göre; son talepler 31 Mart 2010’a kadar toplanacak, ödemeler ise 31 Mart 2011’de tamamlanacak. Gecikmeden dolayý hak kaybýna uðrayanlar key ödemelerini yüzde 10 farkla alacaklar. Ýlâve gecikmelerde ise hak sahiplerine her üç ay için yüzde 1,25 ek fark da ödenecek. Tasarý 3 milyon kiþiye 1.4 milyar lira ödenmesini öngörüyor. Ankara / aa

Volkswagen, Suziki’nin yüzde 20’sini satýn alacak

ALMAN otomotiv üreticisi Volkswagen (VW), Japon otomotiv üreticisi Suzuki’nin yüzde 20 hissesini 2,5 milyar dolara satýn alýyor. Ýki þirketten yapýlan ortak açýklamada, ‘’uzun vadeli stratejik ortaklýkla yakýn iliþki kurmak için uzlaþmaya vardýk’’ denildi. Avrupa’nýn en büyük otomotiv üreticisi VW, Suzuki’den hisse satýn alma iþlemini gelecek yýl Þubat ayý ortasýna kadar tamamlayacak. Suzuki, hýzlý geliþen otomotiv teknolojisi göz önüne alýndýðýnda rekabet etmenin zorlaþmasý ve maliyetleri kýsmaya ihtiyaç bulunmasýnýn bir ortaklýðý gerekli kýldýðýný açýkladý.

ATO BAÞKANI BAÞ, DOÐU VE GÜNEYDOÐU BÖLGELERÝNÝN EN ÖNEMLÝ SORUNUNUN YATIRIM YAPILMAMASI VE ÝÞSÝZLÝK OLDUÐUNU BELÝRTEREK, SORUNUN EKONOMÝK BOYUTU TAMAMLANMADAN DEMOKRATÝK AÇILIMDAN BAÞARILI SONUCUN ALINAMAYACAÐINI SAVUNDU. ADANA Ticaret Odasý (ATO) Baþkaný Þaban Baþ, terörün sona ermesine çözüm olarak sunulan, ancak gelinen noktada mevcut sorunlarýn daha da boyutlanmasýna sebep olan ‘’Demokratik Açýlým’’ sürecinin, Doðu ve Güneydoðu Bölgelerinin ekonomik sorunlarýnýn çözümüne endekslenerek kapsamlý bir þekilde yeniden ele alýnmasý gerektiðini ifade etti. Baþ, yaptýðý yazýlý açýklamada, PKK terörünün sona erdirilmesinin saðlanmasý amacýyla gündeme getirilen, ancak daha sonra yaþanan olumsuz geliþmelerle kangren halini alan ‘’Demokratik Açýlým’’ sürecinin, beklentileri karþýlamaktan her geçen gün daha da uzaklaþtýðýný, özellikle To-

kat’ta 7 askerin þehit edilmesi olayýyla baþarýya ulaþma þansýnýn zayýfladýðýný öne sürdü. TürkKürt kardeþliðinin tam olarak tesis edilerek terör örgütünün daðýtýlmasýný ve Mahmur kampýndaki sýðýnmacýlarýn Türkiye’ye dönüþ sürecinin baþlatýlmasýný hedefleyen projenin en büyük eksiðini ‘’ekonomik önlemlerin yetersizliðinin oluþturduðunu’’ ifade eden Baþ, þunlarý kaydetti: ‘’Türkiye’de etnik açýdan kardeþlik sorunu yoktur. Çünkü doðuda batýlý, batýda doðulu var. Hepsinden önemlisi kurtuluþ savaþýnda, bütün vatandaþlarýmýz düþmana karþý yan yana savaþmýþlardýr. Açýlým elbette olumlu. Ancak, sorunu sadece daðdakilerin indirilmesi biçiminde

yorumlamamak gerekiyor. Akan kan mutlaka durdurulmalýdýr. Kuþkusuz, terör yaralarýnýn sarýlmasý ve toplumsal barýþýn yeniden inþa edilmesi de zorunludur. Ancak Doðu ve Güneydoðu Anadolu Bölgesi’nin en önemli sorununu yatýrým yapýlmamasý ve bu durumun doðal sonucu olan iþsizlik oluþturmaktadýr. Hükümet, bu konulara kulak týkarsa, yine eski politikalarý uygulamaya devam ederse, açýlýmdan sonuç alýnamaz. Sorunun ekonomik boyutu tamamlanmadan hedeflenen baþarýlý sonucun alýnmasý asla mümkün olmayacaktýr.’’ Devletin Doðu ve Güneydoðu Anadolu Bölgelerine özel önem vermesi ve iþsizliðin önlen-

Asgarî ücret maratonu baþlýyor

Asgarî ücret için maraton bugün baþlýyor. 16 yaþýndan büyükler için halen net olarak 546.48 lira asgarî ücret uygulanýyor.

ASGARÎ Ücret Tespit Komisyonu, gelecek yýl geçerli olacak asgarî ücreti belirlemek için bugün toplanacak. Komisyon üyeleri, yeni asgarî ücreti tesbit etmek amacýyla bugün ilk toplantýyý yapacak. Çalýþma ve Sosyal Güvenlik Bakanlýðýndaki toplantýda, iþçi heyetine Türk-Ýþ Genel Eðitim Sekreteri Nihat Yurdakul, iþveren heyetine TÝSK Yönetim Kurulu üyesi Ali Nafiz Konuk baþkanlýk edecek. Asgarî Ücret Tespit Komisyonu, 5’i iþçi, 5’i iþveren, 5’i de hükümet temsilcisi olmak üzere 15 kiþiden oluþuyor. Komisyonda iþçi tarafýný Türk-Ýþ, iþveren tarafýný TÝSK temsil ediyor. Ýþ Kanunu gereðince, ücretlerin asgarî düzeyinin komisyon aracýlýðý ile en geç iki yýlda bir belirlenmesi gerekiyor.

Ýhale Ýlaný Akaryakýt Satýn Alýnacaktýr Beþiktaþ Ýlçe Emniyet Müdürlüðü Akaryakýt Alýmý alýmý 4734 sayýlý Kamu Ýhale Kanununun 19'uncu maddesine göre açýk ihale usulü ile ihale edilecektir. Ýhaleye iliþkin ayrýntýlý bilgiler aþaðýda yer almaktadýr. Ýhale Kayýt No: 2009/173645 1. Ýdarenin a ) Adresi : Çýraðan Sarayý Karþýsý Yýldýz Parký giriþi Beþiktaþ / ÝSTANBUL b ) Telefon ve Faks Numarasý : 212 327 52 80 - 212 260 99 99 c ) Elektronik Posta Adresi : egm.besiktas@gmail.com ç) Ýhale dokümanýnýn görülebileceði internet adresi (varsa): 2. Ýhale konusu malýn a) Niteliði, Türü ve Miktarý : 68.500 LT Kurþunsuz Benzin 95 oktan, 180.000 LT Motorin b ) Teslim Yeri : Akaryakýt Takip Sistemi üzerinden Beþiktaþ Ýlçe sýnýrlarý ve Ýlçe sýnýrlarýna en fazla karayolu ile 1 km uzaklýkta bulunan yakýt istasyonlarý üzerinden 24 saat araçlara teslim. c ) Teslim Tarihi : Sözleþmenin imzalanmasýna müteakip iþe baþlanýlacak ve 31/12/2010 tarihinde sona erecektir. 3. Ýhalenin a ) Yapýlacaðý Yer : Beþiktaþ Ýlçe Emniyet Müdürlüðü Toplantý Salonu Çýraðan Sarayý Karþýsý Yýldýz Parký giriþi Beþiktaþ /ÝSTANBUL b ) Tarihi ve Saati : 05.01.2010 - 14:00 4. Ýhaleye katýlabilme þartlarý ve istenilen belgeler ile yeterlik deðerlendirmesinde uygulanacak kriterler: 4.1. Ýhaleye katýlma þartlarý ve istenilen belgeler: 4.1.1. Mevzuatý gereði kayýtlý olduðu Ticaret ve/veya Sanayi Odasý ya da ilgili Esnaf ve Sanatkârlar Odasý belgesi; 4.1.1.1. Gerçek kiþi olmasý halinde, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduðu yýlda alýnmýþ, ilgisine göre Ticaret ve/veya Sanayi Odasýna ya da ilgili Esnaf ve Sanatkârlar Odasýna kayýtlý olduðunu gösterir belge, 4.1.1.2. Tüzel kiþi olmasý halinde, ilgili mevzuatý gereði kayýtlý bulunduðu Ticaret ve/veya Sanayi Odasýndan, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduðu yýlda alýnmýþ, tüzel kiþiliðin odaya kayýtlý olduðunu gösterir belge, 4.1.1.3. Ýhale konusu malýn satýþ faaliyetinin yerine getirilebilmesi için ilgili mevzuat gereðince alýnmasý zorunlu izin, ruhsat veya faaliyet belgesi veya belgeler : 1) Bayilik veya iþletmecilik sözleþmesi 2) Vergi levhasý tasdikli örneði 3 ) Ýþ yeri açma ve çalýþtýrma ruhsatý 4) Ýstekli Akaryakýt daðýtým ve pazarlama kuruluþu olduðunu gösteren daðýtýcý lisans

Çalýþma ve Sosyal Güvenlik Bakaný’nýn tesbit ettiði üyelerden birinin baþkanlýk ettiði komisyon, en az 10 üyenin katýlýmýyla toplanýp, oy çokluðu ile karar veriyor. Oylarýn eþitliði halinde baþkanýn bulunduðu tarafýn çoðunluk saðladýðý kabul ediliyor. Komisyon, asgarî ücretin belirlenmesinde, ‘’Ülkenin içinde bulunduðu sosyal ve ekonomik durumu, ücretlilerin geçinme endekslerini, fiilen ödenmekte olan ücretlerin genel durumunu ve geçim þartlarýný’’ göz önünde bulunduruyor. Nihat Yurdakul, bu yýlki asgarî ücret görüþmelerinin önceki yýllara benzememesi için hükümetten yeni bir yaklaþým beklediklerini söyledi. Asgarî ücret, 16 yaþýný doldurmuþ bekar bir iþçi için halen brüt 693, net 546,48 lira olarak uygulanýyor. Ankara / aa

belgesini, 4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduðunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri; 4.1.2.1. Gerçek kiþi olmasý halinde, noter tasdikli imza beyannamesi, 4.1.2.2. Tüzel kiþi olmasý halinde, ilgisine göre tüzel kiþiliðin ortaklarý, üyeleri veya kurucularý ile tüzel kiþiliðin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamýnýn bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmamasý halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususlarý gösteren belgeler ile tüzel kiþiliðin noter tasdikli imza sirküleri, 4.1.3. Þekli ve içeriði Ýdari Þartnamede belirlenen teklif mektubu, 4.1.4. Þekli ve içeriði Ýdari Þartnamede belirlenen geçici teminat, 4.1.5. Ýhale konusu alýmýn/iþin tamamý veya bir kýsmý alt yüklenicilere yaptýrýlamaz. 4.3. Mesleki ve Teknik yeterliðe iliþkin belgeler ve bu belgelerin taþýmasý gereken kriterler: 4.3.1. 4.3.1.1. Standarda iliþkin belgeler: Yüklenici vereceði malýn Enerji Piyasasý Düzenleme Kurulu’nca 05.01.2006 tarih ve 26044 sayýlý Resmi Gazetede yayýnlanan Teknik Düzenleme Tebliði’ne (Akaryakýt Seri NO: 4 ve Nisan 2005 tarihli TS EN 228 Kurþunsuz Benzin, Enerji Piyasasý Düzenleme Kurulu’nca 30.12.2005 tarih ve 26039 sayýlý Resmi Gazete’de yayýnlanan Teknik Düzenleme Tebliði’ne (Akaryakýt Seri NO: 1) ve Eylül 2005 tarihli ‘TS 3082 EN 590 Otomotiv Yakýtlarý -Dizel (Motorin) standartlarýna uygun olduðuna dair belge veya taahhütname veya yüklenici vereceði malýn TÜPRAÞ standartlarýna uygun olacaðýna dair taahhütname verilmesi. 5. Ekonomik açýdan en avantajlý teklif, sadece fiyat esasýna göre belirlenecektir. 6. Ýhaleye sadece yerli istekliler katýlabilecektir. 7. Ýhale dokümanýnýn görülmesi ve satýn alýnmasý: 7.1. Ýhale dokümaný, idarenin adresinde görülebilir ve 100 Türk Lirasý karþýlýðý ayný adresten satýn alýnabilir. 7.2. Ýhaleye teklif verecek olanlarýn ihale dokümanýný satýn almalarý zorunludur. 8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Beþiktaþ Ýlçe Emniyet Müdürlüðü Lojistik Büro Amirliði Ýhale Masasý adresine elden teslim edilebileceði gibi, ayný adrese iadeli taahhütlü posta vasýtasýyla da gönderilebilir. 9. Ýstekliler tekliflerini, mal kalem- kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. Ýhale sonucu, üzerine ihale yapýlan istekliyle her bir mal kalemi miktarý ile bu mal kalemleri için teklif edilen birim fiyatlarýn çarpýmý sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleþme imzalanacaktýr. Bu ihalede, iþin tamamý için teklif verilecektir. 10. Ýstekliler teklif ettikleri bedelin % 3‘ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir. 11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 60 (altmýþ) takvim günüdür. 12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.

B: 71099

mesine yönelik olarak devlet eliyle emek yoðun yatýrýmlar gerçekleþtirilerek özel sektöre de rehberlik yapýlmasý gerektiðini kaydeden Baþ, bölgede sadece teþvik sistemiyle yatýrýmlarýn artmasýný beklemenin ise hayalden öteye gitmeyeceðini vurguladý. Baþ, ‘’Demokratik Açýlým’’ýn ekonomik ayaðýnýn oluþturularak projenin baþarýya ulaþtýrýlabilmesi için öncelikle yatýrým ve yatýrýmcýlar için güvenli ortamýn oluþturulmasý, böylelikle bölgedeki yatýrým imkânlarýnýn teþvik uygulamalarýnýn dýþýnda da cazip hale getirilmesi ve sosyal yapýyý temelden etkileyen ‘’Toprak Reformu’’nun hayata geçirilmesi gerektiðini bildirdi. Adana / aa

100 binden fazla KOBÝ, destek kredisi istedi KÜÇÜK ve Orta Ölçekli Ýþletmeleri Ge liþ tir me ve Des tek le me Ý da re si (KOSGEB) Baþkan Yardýmcýsý Hasan Tanrýöven, Yeni Destek Kredisi için 100 binin üzerinde iþletmenin baþvuru yaptýðýný belirterek, ‘’Baþvurularda hedeflenen rakam aþýldý. 15 bin yedek baþvuru da doldu’’ dedi. Tanrýöven, bir etkinliðe katýlmak üzere geldiði Adana’da, yaptýðý açýklamada, son günlerde KOBÝ’leri destekleyip güçlendirmenin yaný sýra kriz döneminden ‘’alternatif çýkýþ yollarý, modeller ve mekanizmalar geliþtirme gerekliliðinin’’ ortaya çýktýðýný belirterek, þöyle konuþtu: ‘’Bu kapsamda KOBÝ’lere yardýmcý olabilmek amacýyla yerelde uyguladýðýmýz kredi mekanizmalarýnýn yanýnda, rekabetin en yoðun yaþandýðý bölgelerden biri olan Avrupa’da da KOBÝ’lerimizi yalnýz býrakmýyoruz. Ýþletmelerin her türlü bilgi ve yönlendirme ihtiyacýný karþýlamayý amaçlayan Avrupa Ýþletmeler Aðý’na katýldýk. Avrupa Ýþletmeler Aðý, AB ülkeleri ile aday ülkelerin yaný sýra ABD, Çin ve Þili gibi dünyanýn dört bir yanýndan

44 ülkenin katýlýmýyla oluþturulan ve sahiplenilen geniþ bir aðdýr.’’ Avrupa KOBÝ’lerinin faydalandýðý her türlü destekten Türkiye’deki iþletmelerin de yararlanmasý gerektiðine inandýklarýný anlatan Tanrýöven, þunlarý kaydetti: ‘’Bu çerçevede hizmet ve ticaret sektörlerini de KOSGEB destekleri kapsamýna alan yasal düzenlemenin ardýndan baþlattýðýmýz KOSGEB veri tabanýna kayýtlarýmýz 180 bine yaklaþtý. 100 bin KOBÝ için baþlattýðýmýz toplam 2,5 milyar TL tutarýndaki Yeni Destek Kredisi baþvurularýnda da hedeflenen rakamlar aþýldý. Yoðun baþvuru nedeniyle, asýl listede yer alýp da herhangi bir nedenle krediye hak kazanamayan ya da krediyi kullanmayan iþletmelerin yerine alacaðýmýzý duyurduðumuz 15 bin yedek baþvuru da doldu.’’ Destek kredisinin ilk üç ayýnýn ödemesiz, kalanýnýn aylýk eþit taksitler halinde 15 ay vadeli 25 bin lira üst limitli, þahýs iþletmelerinde kadýn giriþimci olmasý durumunda ise kredi üst limitinin 30 bin lira olduðu belirtildi. Adana / aa

Annenin buluþu, eþini patron-ihracatçý yaptý DENÝZLÝLÝ ev hanýmýnýn çocuklarýnýn gece sürekli üzerini açarak hastalanmasýndan yola çýkarak ürettiði ve “Uykumatik” adýný verdiði ürün dünyaya ihraç edilmeye baþlandý. Ýþleri durma noktasýna gelen Denizlili Tekstilci Hasan Arpacýk krizde nasýl ayakta kalacaðýný kara kara düþünürken imdadýna eþinin buluþu yetiþti. “Çocuklarým ne yaptýysak sürekli hasta oluyordu. Doktorlar üþütmüþ deyip antibiyotik veriyordu. Ýlâç kullanmaktan çocuklarýn psikolojisi bozuldu” diyen Hasan Arpacýk, “Üzerini örtüyoruz 5-10 dakika sonra gene açýyor. Kombiyi sonuna kadar açýp her gece nöbetleþe uyanýp çocuðun üstünü örtüyorduk. Eþim bir gün yorganý yataða dikmeyi önerdi. Otur-

duk elimize iðne iplik aldýk, diktik. Eþimin icadýyla üþütme sorununu çözdük. Uykumatikten sonra çocuklarým koca bir kýþý hiç hasta olmadan geçirdi” þeklinde konuþtu. Her görenin kendisine de ürün dikmelerini istediðini anlatan Arpacýk, “Uykumatik Denizli yöresinde fýsýltý ga ze te siy le ya yýl dý. Farklý illerden de talepler al ma ya baþ la dýk. Baktýk ki ilgi büyük patentini aldýk. Tekstil krizde zora girince bez üretimini býrakarak bu iþe yoðunlaþtýk. Sipariþlere yetiþemez hale geldik. Kýsa sürede 15 bin sipariþ aldýk” dedi. Türkiye’nin hemen her iline satýlmaya baþlanan Uykumatik Rusya’dan Bulgaristan’a, Almanya’dan Fransa’ya kadar da çok sayýda ülkeye ihraç ediliyor. Ýstanbul / Yeni Asya

Wirofon’a, uluslar arasý ödül TÜRK Telekom Grubu þirketlerinden Argela tarafýndan geliþtirilen ve Aðustos 2009’da kullanýma sunulan Wirofon teknolojisi, Orta Doðu ve Afrika’da telekomünikasyon sektörü faaliyetlerinden biri olan CommsMEA tarafýndan ‘’yýlýn en iyi yeni telekomünikasyon hizmeti’’ seçildi. ITP Technology Publishing’in düzenlediði, bölgede geliþen telekomünikasyon sektöründeki kiþi ve firmalarý desteklemeyi amaçlayan faaliyetin, bu yýl dördüncüsü gerçekleþtirildi. ‘’Telekom endüstrisinde farklý yaklaþým’’, ‘’uygulamada uzmanlýk’’ ve ‘’kurumsal baþarý’’ gibi

16 kategoride ödül verilen törende, Wirofon’un kazandýðý ‘’Yýlýn en iyi yeni telekomünikasyon hizmeti’’ ödülünü, Türk Telekom Uluslararasý ve Toptan Satýþ Baþkaný Mehmet Toros ile Türk Telekom Pazarlama ve Ýletiþim Baþkaný Erem Demircan birlikte aldý. Erem Demircan’ýn verdiði bilgiye göre, Türkiye ve dünyadaki bütün WiFi noktalarýnda, ev telefonu üzerinden konuþabilmeyi saðlayan Wirofon teknolojisi ile cep telefonu veya bilgisayar üzerinden yapýlan aramalar, tanýmlanan ev hattýnýn mevcut tarifesinden ücretlendirilerek, ev faturasýna yansýyor. Dubai / aa


12

YENÝASYA / 10 ARALIK 2009 PERÞEMBE

ÝLAN

y seri ilânlar ELEMAN n HAYATINIZI

deðiþtirmek artýk sizin elinizde part time ya da full ti me ça lý þa rak 500 TL i le 3.000 TL arasýnda aylýk kazanç size göre iyiyse lütfen bizi arayýnýz. Gsm: (0506) 544 41 29 n BAKIRKÖY CÝVARINDA oturan, dikiþten anlayan, makinacý bayan aranýyor. Tel: 0(212) 542 56 37 Gsm: (0543) 677 94 41 n ÝTHAL ÇÝ KO LA TA LA RI MI ZIN i çi boþ figürlü hediyelik eþya ko nu la bi len çi ko la ta la rý mýzýn daðýtým ve pazarlamasýný yapacak ortak veya firmalar aranmaktadýr. (0 532) 509 57 55 n ÖNER TEKSTÝL San. Tic. Ltd. Þti.'ne Ön Muhasebe bilen sekreter aranýyor. Adres: Evren Mah. Evren San. Sit. 1.Kýsým No: 28/2B Esenyurt/ÝST. Tel: 0212 672 95 80 Gsm: 0532 487 60 46 n BESLENME VE SAÐLIK alanýnda uluslar arasý firmamýzda çalýþacak ciddî bay ve bayanlar aranmaktadýr. Parttime Fulltime olabilir. (0537) 833 29 45 n EK GELÝR ARAYANLARA büyük imkân. Dinî kitaplarýmýzý satarak, adet üzerinden para kazanmak isteyen ciddî kiþiler aranmaktadýr. Ýstanbul (0 538) 288 43 00 n ULUSLARARASI FÝR MA MIZ'DA part ti me ve ya full ti me ça lý þa cak bay-bayan ciddî kiþiler aranýyor. www.yüzyilinisi.com Cep: (0 538) 766 39 31 n SAÐ LIK LI BES LEN ME a dý na ça lý þa cak, cid dî li der ler a lý na cak týr. www.hayatinizidegistiriyoruz.biz (0 537) 509 07 75 n ÝNANILMAZ EK GE LÝR VE KARÝYER FIRSATI Esnaflar, Memurlar, Öð retmenler, Öðrenciler, Emekliler, Ev hanýmlarý. Tah si li niz ve Mes le ði niz Ne olursa olsun Part-time çalýþarak, normal çalýþma düzeninize zarar vermeden ek gelir Full-time çalýþarak ise yüksek gelirler ve uluslar arasý kariyer elde edebilirsiniz. Ayrýntýlý bilgi için www.isfirsatidanismani.com in fo@is fir sa ti da nis ma ni.com n A LA NIN DA 15 YIL LIK tec rü be si o lan yük sek müþteri portföyü olan boya fabrikamýza ortak arýyoruz Ýstanbul Gsm: 0532 215 88 01

n YURT ÝÇÝ VE YURT DIÞI kaplýca ve devremülk pazarlayacak konusunda uzman profosyonel bayi ve tem sil ci lik ler a ra ný yor Gsm: 533 238 77 69 n LPG'LÝ VE DÝZEL aracýyla çalýþacaklar. Küçükçekmece civarý Tel: 0 212 5418144

ÝSTANBUL RENT A CAR günlük kiralýk araçlar bulu nur. gün lük 60-70-80 tl'ye araçlar verilir. lpg-dizel a ra cýy la ça lý þa cak lar 2.200.tl (Baðcýlar) Tel: 0 212 634 0100 Gsm: 0 532 7006610 n LPG-DÝZEL ARAÇLARIYLA çalýþacak þoförler aranýyor Beþiktaþ Gsm: 0 532 3018713

MAAÞINIZ YETMÝYORMU ? Gsm: 0 530 5148669 n ACELE BEYLÝKDÜZÜ civarýndan, binek- kango doblo türü lpg veya dizel türü kendi aracýyla çalýþacak þoförler aranýyor. Tel: (0 532) 385 40 48 n TERMAL HASTANE ve termal tatil köyü projemize Vizyon ve Misyon Sahibi, dinamik, lider ruhlu Genç/emekli, bay/bayan danýþmanlar Tel: (0 507) 218 39 51 e-posta: hl_ozdogan@hotmail.com

ÝÞ ARIYORUM n 15 YILLIK DENEYÝMLÝ

þoförüm (src2), (src4), (psikoteknik) belgelerim (c) sýnýfý ehliyetim var özel ve makam þoförlüðü tecrübem var. Türkiyenin her yerinde çalýþýrým. Gsm: (0539) 830 55 00 n ÝSTANBUL AVRUPA Yakasýnda sigortasý olan þoförlük iþi arýyorum. Gsm: (0 535) 783 24 42

SIFIR SERMAYELÝ EK ÝÞ FIRSATI

n ACÝL SATILIK DAÝRE Ankara Sincan'da sahibinden + / 3+1 ters dubleks çift daire 70.000 TL pazarlýklý, oto takas olabilir. Tel: (0532) 585 75 19 n GEBZE MERKEZ'de Kelepir Daire Daireye ait açýk otoparký bulunmaktadýr. Çamlýk Parkýna 3 sokak mesafede. 77.000 TL Tel: 0 (212) 282 85 55 n ÝSTANBUL ÇATALCA kabakça içinde yola cephe elektiriði suyu su kuyusu telefonu meyva aðaçlarý bulunan bulunan 90m müstakil ev satýlýktýr. 270m, 75.000 tl Tel: 0 (212) 795 02 11 n BURSA ÝVAZPAÞA semtinde satýlýk ev Tel: 0 (224) 223 71 08 n KONYA KARATAY Fetihkent Siteleri'nde 6 katlý apartmanýn 1. katýnda kuzeydoðu cepheli, 147 m2 ve merkezi sistem kaloriferli, 3+1 özelliðine sahip 65.000 TL deðerinde satýlýk ev. Gsm: (0 533) 769 04 02 (0 505) 547 51 60

SATILIK ARSA n ACÝL ÝZNÝK GÜLLÜCE'de

2500m 2 yol, su, elektrik göl manzaralý 10.000TL Cep: (0534) 558 02 68 n ANKARA MAMAK Kýbrýs Köyünde 39321/8 imarlý 1000 m2 arsa 150.000 TL 0 (312) 369 14 44 (0544) 554 10 67 n SAHÝBÝNDEN SARAY Büyükyoncalý Palamutdere Mevkiinde 307m2 Ýmarlý Ýfrazlý Müstakil Parsel. Pafta No- F19B15D2A Ada No746 Parsel No-3 Yatýrým Ýçin Ýdeal Bir Yer Görülmeye Deðer. 16.000 TL Tel: 0 (212) 599 45 46 Gsm: (0 532) 4769007

VASITA

www.quenst.com

SATILIK DAÝRE n NUR ÝNÞAAT'DAN Ümraniye Devlet Hastanesi yakýnýnda ve Çakmak'da, kaloriferli, asansörlü, otoparklý, lüks "0" sýfýr daireler ve dükkânlar. Tel: (0532) 553 27 80

TAZÝYE

nFORD CONNECT - 2004 Model - Gri - 42.000 km Temiz - Sahibinden - 90'lýk - Yeni Lastikler - Dizel Tel: 0(332) 582 32 71 Gsm: (0 544) 487 72 60 n 2001 MODEL Renault Laguna 1.9 DTÝ Dizel 177.000 km orijinal servis, bakýmlý 14.250 TL. Tel: 0 (216) 310 46 58 Gsm: (0 552) 333 90 03

ÇEÞÝTLÝ n ÝLAÇLIK KESTANE BALI

Artvin'in Arhavi ilçesindeki ta biî or tam da bu lu nan ko van lar dan el de e di len çok ka li te li kes ta ne ba lý mevcuttur. Toptan fiyatý 25 TL, peraken de 27 TL'dir. Tür ki ye'nin her yerine gönderim yapýlýr. Hüseyin Karakaþ Gsm: (0544) 673 91 90 siz çaldýrýn biz arayalým. n 1 ADET XETEC marka Dotn 400 model navigasyon cihazý 200 TL’ye satýlýk sýfýr kutusu açýlmamýþ ga ran ti li, Ýs tan bul i çi el den tes lim Ýs tan bul dý þý kargo alana aittir. Ümit Kýzýltepe Gsm: (0535) 799 29 95 n ÞEHSA - ÝLÝK DÜÐME ilik düðme, çýtçýt, kuþ gözü iþleriniz yapýlýr. Adres: Yenidoðan Mah. Kýzýlay Sokak. No: 25/B Bayrampaþa/Ýst. Cep: (0539) 496 77 34 Ýþ: 0(212) 501 62 85 n AS BA ÞAK NAK LÝ YAT evden eve þehir içi-þehirler arasý taþýmacýlýk. Telefon: 0 (212) 687 44 39 Cep: (0 542) 733 99 35 am ba laj lý, si gor ta lý, ga rantili, marangozlu depomuz mevcuttur. n KEBAN EVDEN EVE 200 TL. Tel: 0 (212) 677 79 64 Cep: (0 537) 362 06 45 n SATILIK LAPTOP HP dv5 1021et / 4GB Ram (max 8GB) / Intel P8400 2.26Ghz Core 2 Duo / 320GB HDD / nVidia GeForce 9600M GT 2213MB Ekran Kartý / 1,5 Yýl Garanti Jelatinli 1600TL e-mail: setgls@gmail.com Telefon: (0506)321 83 11 n 32 SAATTE Ýngilizce konuþmak ister misiniz? (0 505) 932 01 98 - (0535) 660 90 67. n GÝYÝMKENT'TE ÇÖZÜM nok ta sý Kent sel Ya pý a nahtar teslim, tadilat dekorasyon, emlak alým-satým, kiralama bürosu. Harun Karsavan Tel: 0(212) 438 26 20 Gsm: (0542) 652 28 35 n AKCANSEVERLER NAKLÝYAT, þehir içi þehirler arasý marangozlu, garan ti li, si gor ta lý, 150 TL deneyimli elemanlarýmýzla hizmetinizdeyiz. (0534) 715 31 73 - 0(212) 642 66 66 n UCUZA KAZAKLAR, gömlekler. (0535) 739 31 21

TEBRÝK

Mainz okuyucularýmýzdan, muhterem aðabeyimiz

HALÝL ÇELÝK

'in

vefatýný teessürle öðrendik. Merhuma Cenâb-ý Hak'tan rahmet ve maðfiret diler, kederli ailesi ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz eder, taziyetlerimizi sunarýz.

ALMANYA YENÝ ASYA OKUYUCULARI

TAZÝYE

Muhterem kardeþimiz

Osman Ürkü ile Binnur Hanýmefendinin

Kemal Yaðar ve ailesi M. Ali Yalým ve ailesi Erkan Türk ve ailesi - ÝZMÝT

Telefon : 0(212) 486 22 42 Gsm : (0533) 651 73 37 www.metrotemizlik.com bilgi@metrotemizlik.com n SATILIK ARISIYLA birlikte Elli kovan arý (0534) 558 02 68 n ÖZUÐUR BAKLAVACISI özel günleriniz: kýna gecesi, söz, niþan , düðün , açýlýþ ve ö zel top lan týla rýnýzda bak la va, su bö re ði ,ku ru pasta çeþitlerimizle toptan ve pa ra ke de o la rak hiz metinizdeyiz sipariþleriniz için Tel: 0216 429 40 21 Gsm: 0535 497 08 50 Taþdelen Çekmeköy n KOÇ ÇELÝK büro mobilyalarý imalattan halka satýþ kaliteli, dayanýklý, ekonomik ürün çeþitlerimizle kredi kartýna 12 taksit imkaný ile hizmetinizdeyiz. bizden bilgi almadan ofisinizi kurmayýnýz. büro mobilyalarý bizden alýnýr. Tel: 0212 433 37 17 0212 433 77 97 0212 461 43 75 Gsm: 0532 509 77 42 www.koccelik.com.tr Merkez: Sancaktepe Mah Bir lik Cad. 2 Sok. No: 3 Baðcýlar/ Ýstanbul. Þu be: Bir lik Cad. No: 22 Baðcýlar /Ýstanbul. n ÝSTANBUL'DA BAÞARI garantili, Ýlköðretim ve Lise öð ren ci le ri ne OKS, YGS, LYS ha zýr lýk o kul ders le ri ne yar dým cý sa a ti 25 TL'ye Ma te ma tik ve Ýngilizce dersi veriyorum. Gsm: 0555 437 77 67 Tel: 0212 621 83 16 n ELESHAR MEZUNU ba yan ho ca dan a rap ça pratik ve ilahiyat dersleri, imam hatip öðrencilerine arapça dersi kiþiye özel ola rak ve ya grup ha lin de verilir. Gsm: 0 536 634 14 08 Tel: 0212 521 14 99 n BAYAN HOCADAN arapça dersi verilir Gsm: 0 536 634 14 08

OÐUZ HEDÝYELÝK Sanatsal Çerçeve O ðuz Þen türk ba zen bir man za ra, ba zen bir du â bazen bir çiçek bahçesi iþte, biz size hepsini sunuyoruz. Hemde dostluk çerçe ve si i çin de... Mer kez: Yunus Emre Mah. 1617 Sk. No: 7 G.O.Pa þa/Ýs tan bul Showroom: Ýstoç 5. Ada No: 106 Ýkitelli - Baðcýlar istanbul Tel: +90 212 659 79 81 Fax: +90 212 659 79 81 Gsm: +90(532) 789 81 12 oguzcanf16@hotmail.com

CENGÝZ NAKLÝYAT Kamil Yurtçu, Cengiz Yurtçu Gsm: (0532) 376 35 33

Tel: 0(21) 579 55 77 Tevfikbey Mah. Muammer Aksoy cad. No: 9 Çýnaryolu / Sefaköy

SULTAN BAYRAK Adres: Esentepe Mh. C: 1 Cad. No: 52 SULTANGAZÝ TELEFONLAR: 0 (212) 476 43 59- (0 538) 628 69 46

ELÇÝ ÖZEL GÜVENLÝK ADRES: Batý Mah. Hatboyu Cad. Zeynep Ýþ Merkezi K: 1 N: 1 Pendik Tel: 0 (216) 491 78 062HAT Gsm: (0 533) 958 75 85

ECZACIOÐLU TAÞIMACILIK ADRES: Baðdat Cad. No: 476/244 Maltepe-ÝSTANBUL TE LE FON: 0 (216) 305 35 64- (0 532) 406 56 19 n YÜK SEL EV DEN E VE TAÞIMACILIK AD RES: A TA TÜRK CAD. GEDÝKPAÞA SOK. NO: 10 K: 1 D: 7 KÜÇÜKBAKKALKÖY-KADIKÖY Tel: 0 (212) 288 62 97 0 (216) 573 80 90 0 533 2653193

SANSET ELEKTRÝK her türlü tesisat, tamirat, bakým ve onarým iþleri yapýlýr. Gsm: (0 546) 417 33 97 n KÝRALIK PANELVANLAR, minübüsler, dizeller. Metin Tümay Tel: 0(212) 217 08 70 Gsm: (0533) 470 29 90 n TAÞKIN OTO Ýhsan TAÞKIN Eski Edirne asfaltý No: 734 Sultangazi TEL: 668 94 66-2HAT CEP: (0 533) 244 50 77 www.arabam.com n FÝNANSAL YATIRIM uzmaný'ndan bireysel emeklilik fýrsatý! Bireysel emeklilik ve tüm hayat sigortasý ürünlerinde kiþiye özel birikim, yatýrým ve teminat planlarý ile sigorta poliçesi hazýrlanýr. bilgi ve baþvuru: (0 505) 768 10 01 n ATAKAN ÖZEL güvenlik ve sürücü kurslarý 2495 sayýlý yasa gereði kimlik yenileme 31.12.2009' da sona erecektir. Yenileme eðitimleri için acele ediniz. Uygun fiyat ve ödeme þartlarýyla kaydýnýzý yaptýrabilirsiniz. Baðcýlar meydaný Tel: 0 (212) 462 92 32 n YASÝN SPOT KLASÝK mobilyalarýnýz, an ti ka la rý nýz, ha lý la rý nýz, avizeleriniz, deðerinde yerinden alýnýr. Tel: 0(216) 337 23 85

TEBRÝK Muhterem kardeþimiz Mustafa Erünsal ile Hatice Hanýmefendinin

Zeynep

izdivaçlarýný tebrik eder, genç çifte Cenâb-ý Hak'tan iki cihan saadeti dileriz.

ÞÝRÝNEVLER - YENÝBOSNA YENÝ ASYA OKUYUCULARI

KIRIKKALE YENÝ ASYA OKUYUCULARI

TEBRÝK Mehmet ve Nuray Pekel'in torunu, Yusuf Pekel'in yeðeni, Rumeysa ve Abdurrahman Arslan'ýn,

Zeynep Ýsra

'ýn

vefatýný teessürle öðrendik. Merhumeye Cenâb-ý Allah'tan rahmet ve maðfiret diler, kederli ailesi ve yakýnlarýna sabr-ý cemil niyaz eder, taziyetlerimizi sunarýz.

verilecektir. (0 534) 855 51 03 n MÝKROFÝBER TEMÝZLÝK bezleri, toptan satýþ yapýlýr. Bayilikler aranýyor. (0 532) 373 12 90 mehmetalikaradeniz20@hotmail.com n ESNAF VE KOBÝLERE Kosgeb destek ve kredileri için Kosgeb kaydýnýz yapýlýr. Marmara Danýþmanlýk Ltd. Þti. 0 (212) 590 48 99 0 (212) 590 39 07 (0 532) 260 72 39 n KARSU AVRUPA yakasý bayiliklerini vermeye devam ediyor. (0 530) 522 74 58 (0530) 522 74 60 n BOYA ÝÞLERÝNÝZ uygun fiyat ve kailteli iþçilikle itina ile yapýlýr. Mehmet Usta. (0 536) 335 49 28 n ANTALYA'DAKÝ GAY RÝ MEN KUL LE RÝ NÝZ deðerinde alýnýr-satýlýr ve kiralanýr. www.celebiemlak.net 0 (242) 244 13 86 (0 532) 417 66 60 n SERMAYE RÝSKÝNÝZ olmadan, kendi iþinizi kurun. www.bagimsizis.com n KERMESLERÝNÝZE ÜRÜNLERÝMÝZ ile destek verelim. Bilgi için arayýnýz. Ýstanbul (0 505) 441 75 21 n ELMAS EVDEN eve nakliyat þehir içi-þehirler arasý taþýmacýlýk Telefon: 0 (212) 643 07 91 Cep: (0 532) 342 50 48(0532) 376 37 47 Adres: Siyavuþpaþa Cad. Sünbül Sk. No: 45/7 Bahçelievler am ba laj lý, si gor ta lý, ga rantili, marangozlu kredi kartý geçerlidir. depomuz mevcuttur. www.elmasevdeneve.com n KARDEÞLER NAKLÝYAT þehir içi-þehirler arasý evden eve ''paketlemeli'' taþýmacýlýk. Telefon: 0 (212) 634 52 84 Cep: (0 532) 417 24 63 www.kardeslernakliyat.com.tr hizmette markayýz n WEB TASARIMI yapýlýr. www.tur key de sign.com (0 532) 250 69 17 n KÝTAP-DERGÝ vb. Kapak Tasarýmý www.kapaktasarimi.com n OKULUMUZDA TÝYATRO, si ne ma, dik si yon, org kurslarý baþlamýþtýr. Millî Eðitim onaylý sertifika verilir, iþ imkâný saðlanýr. Tel: 0(212) 250 77 28 n METROPOL TEMÝZLÝK HÝZMETLERÝ Adres: Ýsteks Dokumacýlar Sanayi Sitesi B-4 Blok No: 3 Ýkitelli K. ÇEKMECE / ÝSTANBUL

ismini verdikleri bir kýz çocuklarý dünyaya gelmiþtir. Anne ve babayý tebrik eder, minik yavruya Cenâb-ý Hak'tan hayýrlý uzun ömürler dileriz.

Aðabeyimiz, Mü'min Çalgýn'ýn annesi, Sevgi Çalgýn'ýn kayýnvalidesi

Þükriye Çalgýn

n SAÐLIK SU bayilikler

SERÝ ÝLANLARINIZ ÝÇÝN e-mail: reklam@yeniasya.com.tr Fax: 0 (212) 515 24 81

adýný verdikleri bir kýz çocuklarý dünyaya gelmiþtir. Anne ve babayý tebrik eder, yavrularýna Cenâb-ý Hak'tan hayýrlý, saðlýklý uzun ömürler dileriz.

Kemal Yaðar ve ailesi M. Ali Yalým ve ailesi Erkan Türk ve ailesi - ÝZMÝT

TEBRÝK Deðerli kardeþlerimiz

Orhan Kaymaz Funda Gündüz

ile

Hanýmefendinin izdivaçlarýný tebrik eder, Cenâb-ý Allah'tan iki cihan saadeti dileriz. ve Muhterem kardeþimiz Uður Köse'nin

Tubanur ismini verdikleri bir kýz çocuðu dünyaya gelmiþtir. Anne ve babayý tebrik eder, yavrumuza imanlý, saðlýklý ömürler vermesini Cenâb-ý Hak'tan niyaz ederiz.

ESKÝÞEHÝR YENÝ ASYA OKUYUCULARI

Cep: (0 535 )252 27 60 n SUNNY TEKNOLOJÝ

Güneþi halis dayanýklý tüketim mallarý pazarlama sanayi ticaret limited þirketi aracýðý ile alýnýr. Bize sormadan karar vermeyin. Tel: 0(212) 659 51 90 0(212) 659 04 09 www.sny.com.tr www.halisticaret.com n GÜVENTAÞ EVDEN Eve Nakliyat þehir içi þehirler arasý nakliyat iþleriniz uzman ellerde güvenle yapýlýr. ayrýca ofis - büro taþýmacýlýðý, fabrika, banka, piyano,fuar, taþýma iþlerinizde hizmetinizdeyiz. Tel: 0 (212) 216 44 66 0 (212) 469 92 82 www.guventasnakliyat.net n ÞÝLE EMÝRDAÐ DOÐAL kaynak suyu avrupa yakasýna bayilikler verilecektir. iletiþim ve bilgi için hemen bizi arayýnýz. Cep: (0532) 323 69 18 (0507) 227 78 28 n TEK PANJURDAN FIRATpen de 12 aya varan taksit imkâný alüminyum doð ra ma, o to ma tik ke penk, panjur, cam balkon, küpeþte, duþakabin, sineklik ayrýca tüm iç mimarlýk tadilat ve dekorasyon iþlerinizde tecrübeli kadromuzla hizmetinizdeyiz. Tel: 0(212) 575 84 24 (0532) 261 69 57 n HÝÇ MASRAFSIZ kullanýma hazýr halde lüks 2 katlý 800 metre kare acil uygun fiata kiralýk dükkân Baðcýlar: (0 539) 718 90 37. n TÜYLÜOÐLU ÞEHÝRÝÇÝ, ÞEHÝRLERARASI sigortalý ambalajlý, maragozlu, tesi sa týy la e lek trik ci siy le kredikartýnýza taksit imkâný Tel: 0(212)213 55 48 0 (216) 445 13 17 Cep: (0532) 527 19 39 24 SAAT Hizmetinizdeyiz www.tuyluogluevdeneve.com n GÜN LÜK ÝS TAN BULSAMSUN sevkiyatý vardýr. www.samnak.com.tr Adres: nakliyecilersitesi 6. blok no: 607 ZEYTÝNBURNU Tel: 0 (212) 416 69 59, 0 (212) 510 27 55 Cep: (0537) 573 04 44 n EMÝN OTOMOTÝV Ýbrahim Halil Çilenti Adres: Es ki E dir ne As fal tý No: 464/b Sultangazi Tel: 0 (212) 667 32 00 n CEYHUN TESÝSAT doðalgaz-kalorifer-su tesisatý iþleri itina ile yapýlýr. Cep: (0 532) 498 77 59 n DÝNÇER NAKLÝYAT

Ev den e ve þe hir ler i çi þe hir ler a ra sý, si gor ta lý, marangozlu, ambalajlý. www.evdenevedincer.com Tel: 0 (212) 217 29 30 0 (216) 307 05 45 (0 532) 590 16 03 n BELEDÝYELER ÖZEL kuruluþlar Ýstanbulun her semtinde araþtýrmaya yönelik anketleriniz adet üzerinden çok uygun ekonomik olarak yapýlýr. Gsm: (0 538) 288 43 00 n GELENEK YAYINEVÝ olarak yýllarýn tecrübesi ile yeni adresimiz Esenler'de sizlerin hizmetinizdeyiz, bize bir telefon kadar yakýnsýnýz. Tel: 0 (212) 562 01 71 Adres: Fevzi Çakmak Mah.. Fevzi Çakmak Caddesi. No: 39/2 Esenler / ÝSTANBUL n BENNU SPOT ev-büro eþyalarýnýz deðerinde alýnýr satýlýr Tel: 0 (216) 342 40 07 Gsm: (0 532) 484 50 33 n ACÝL BAÐCILARDA 9000 m 2 , yüksek kira gelirli, her iþe uygun bir kýsmý arsa ile takas olur fabrika satýlýktýr. Gsm: (0 532) 593 85 77 n MÝNARE YAPIMI, ta di la tý, bo ya sý i ti na i le yapýlýr. Deneyimli e ki bi miz le yurt dý þý ve yurt içi hertürlü minare yapýmý, kubbe yapýmý, cami boyasý, deprem yönetmeliðine uygun be to nar me tü nel ka lýp sistemi minare yapýyoruz. Ayrýca kararmayan kubbe ve minare alemi temin edilir. Ercan Usta Gsm: (0 555) 243 92 53 (0 506) 260 23 28 ercancengiz@hotmail.com n ÝMALATCI FÝRMADAN garantili koltuk takýmlarý sadece 1250 TL Tel: 0 (212) 493 40 00

DEVREN n YALNIZLIKTAN DEVREN satýlýk kuruyemiþ. Fatih/Ýst. Gsm: (0 538) 843 79 96

ZAYÝ Öðrenci Kimlik Kartýmý kaybettim. Hükümsüzdür. Oktay Çiçek Ý.T.Ü. Kimliðimi kaybettim. Hükümsüzdür. Mustafa Sencar Yeþil kartýmý kaybettim. Hükümsüzdür. Mustafa Keskin

ÝLANEN TEBLÝGAT T.C. ÝSTANBUL 1. ÝCRA MÜDÜRLÜÐÜNDEN KAMBÝYO SENETLERÝ ÜZERÝNDE HACÝZ YOLU ÝLE YAPILACAK TAKÝPLERDE ÖDEME EMRÝ DOSYA NO ALACAKLI VEKÝLÝ

: 2007/8334 E. : TÜRKÝYE HALK BANKASI A.Þ. : Av. Aysel VARER AKÇA - Av. B. Banu KOCATAÞ Halaskargazi Cd. No: 53 K: 6 Harbiye/ÝSTANBUL BORÇLU(LAR) : 1- ALÝ AYDIN Yeni Sanayi mah. Ýþeri Sok. No: 12/B-C Yenisanayi/ANKARA 2- NÝHAT ÇELÝK Yeni Sanayi mah. Ýþeri Sok. No: 12/B-C Yenisanayi/ANKARA BORÇ MÝKTARI: 15.950,00 TL Asýl Alacak 655,28- TL Ýþlemiþ Faiz (17.06.2007-07.08.2007 arasý %29 res. faiz) 125,00-TL Ýhtiyati haciz vekâlet ücreti 797,50-TL % 5 çek tazminatý + 47.85- TL % 03 Komisyon 17.575,63-TL Bankamýz alacaðýnýn asýl alacaða 07.08.2007 tarihinden itibaren iþleyecek % 29 reeskont faizi (takip tarihinden sonra reeskont faiz oraný arttýðý taktirde artan orandan hesaplanmasý) faizin gider vergisi, icra harç ve masraflarý, ücreti vekâlet ile birlikte tahsili talebidir. (Yapýlacak ödemeler B.K. 84. maddesi uyarýnca öncelikle iþlemiþ ve iþleyecek temerrüt faizi ve masraflara mahsup edilecektir. Fazlaya iliþkin talep hakkýmýz saklýdýr.) Yukarýda yazýlý alacaðýn tahsili için aleyhinize yapýlan icra takibinde, adresinize gönderilen Örnek 10 nolu ödeme emri teblið edilememiþ ve zabýta tahkikatý neticesinde de yeni adresiniz tespit edilemediðinden ödeme emrinin ilanen tebliðine karar verilmiþtir. Ýþ bu ödeme emrinin gazetede yayýmý müteakip 25 gün içerisinde yukarýda yazýlý alacaðýn dosyamýza ödenmesi, takip müstenidi senedin Kambiyo vasfýnda olmadýðý veya senet altýndaki imzanýn size (borçluya) ait olmadýðý yahut alacaðýn itfa veya ihmal edildiði ya da zamanaþýmýna uðradýðý, yahut Ýcra Müdürlüðümüzün yetkisine olan itirazýnýzý 20 gün içinde Ýcra Tetkik Mercii Hakimliðine itirazla bu hususta istihsal edilecek kararýn Ýcra Müdürlüðümüze ibraz edilmesi, senet altýndaki imzanýn haksýz yere inkâr edilmesi ( borçlu tarafýndan) halinde takip konusu alacaðýn % 10 nispetinde para cezasýna mahkûm edileceðiniz, borç ödenmez ve belirtilen süre içerisinde itirazýn kabul edildiðine dair karar ibraz edilmediði taktirde cebri icraya devam edileceði, borç ödenmediði taktirde 25 gün içinde mal beyanýnda bulunulmasý (borçlu tarafýndan) veya hakikate aykýrý beyanda bulunulmasý halinde hapisle cezalandýrýlacaðýnýz teblið ve ihtar olunur. (ÝÝK. nun 60.) B: 70823


13

AÝLE - SAÐLIK YENÝASYA / 10 ARALIK 2009 PERÞEMBE

Hazýrlayan: RECEP BOZDAÐ

Hemoroid ile ilgili yanlýþ bilgilerinizi düzeltin ULUSLAR ARASI ON KLÝNÝK GENEL CERRAHÝ UZMANI OP. DR. ALÝ TUNE, HEMOROÝT HASTALIÐI KONUSUNDATOPLUMDAYAYGINOLARAKBÝLÝNENYANLIÞLARLAÝLGÝLÝAÇIKLAMALARDABULUNDU.

Uzmanlar, ‘’Hepatit aþýsý olan bir kiþi nasýl ayný gün kan verebiliyorsa, mevsimsel griple ilgili bir aþý olan kiþi ayný gün kan baðýþý yapabilir’’ dediler.

Gripaþýsýyaptýrma,kan baðýþýnaengeldeðil TÜRK Kýzýlayý Kan Hizmetleri Yönetimi Müdürü Armaðan Aksoy, ‘’Hepatit aþýsý olan bir kiþi nasýl ayný gün kan verebiliyorsa, domuz gribi ya da mevsimsel griple ilgili bir aþý olan kiþi ayný gün kan baðýþý yapabilir’’ dedi. Aksoy, 2008’de 1.5 milyon ünite kan ihtiyacýnýn yüzde 43’ü olan 654 bin 81 ünitesinin karþýlandýðýný söyledi. Geçen yýla oranla 2009’da Kasým ayý hariç diðer bütün aylarda yüzde 7 ile yüzde 53 oranýnda artýþ belirlendiðini belirten Aksoy, verileri þöyle sýraladý: ‘’Ocak 2008’de 47 bin 174 ünite olan kan baðýþý 2009’da yüzde 44’lük bir artýþla 67 bin 830’a çýkmýþtýr. Rakamlar, Þubatta 47 bin 20’den yüzde 12’lik artýþla 52 bin 569’a, Martta 63 bin 726’dan yüzde 7’lik artýþla 68 bin 303’e, Nisanda 57 bin 668’den yüzde 38’lik artýþla 79 bin 450’ye, Mayýsta 60 bin 561’den yüzde 21’lik artýþla 73 bin 445’e, Haziranda 66 bin 204’ten yüzde 13 artýþla 74 bin 723’e, Temmuzda 53 bin 849’dan yüzde 28’lik bir artýþla 68 bin 750’ye, Aðustosta 50 bin 665’ten yüzde 45’lik artýþla 73 bin 408’e, Eylülde 49 bin 131’den yüzde 34 artýþla 65 bin 857’ye, Ekimde 56 bin 590’dan yüzde 53 artýþla 86 bin 989’a yükselmiþtir. Kasým ayýnda da 2008’de 56 bin 497 ünite olan kan baðýþý bu yýlýn ayný ayýnda yüzde 3’lük bir düþüþle 55 bin 59 üniteye düþmüþtür.’’ Kan baðýþlarýndaki artýþ ve düþüþlerin

genellikle mevsime göre her yýl benzer seyirde olduðunu ifade eden Aksoy, kan baðýþlarýnýn en çok bahar ve yaz döneminde yüksek seviyeye çýktýðýný, kýþ aylarýnda ise bir miktar düþebildiðini bildirdi. Aksoy, her geçen yýl kan baðýþýný artýþ gösterdiðini vurgulayarak, sayýnýn bu yýl toplamda 750 bin ünitenin üzerine çýktýðýný belirtti. Ýstanbul, Ankara ve Ýzmir’de kan baðýþýnýn azaldýðýný ifade eden Aksoy, düþüþün sebeplerini þöyle açýkladý: ‘’Bunun altýnda son aylarda tüm dünyada salgýn olan ve halk arasýnda domuz gribi olarak bilenen Pandemik A H1N1 gribinin psikolojik etkisi olabilir. Ýnsanlar, kan baðýþladýklarý takdirde vücut dirençlerinin zayýf düþeceðini, grip olduðu takdirde de saðlýk durumlarýnýn daha kötüleþebileceði gibi bir ‘yanlýþ’ inanýþ içerisindeler. Baðýþýn az olduðu yerlerdeki görevli arkadaþlarýmýza düþüþün sebebini sorduðumuzda, en önemli gerekçenin bu olduðunu söylediler. Bu sebeple, insanlarýn temeli gerçek olmayan bu tür inanýþ nedeniyle kan baðýþlamaktan çekindiði yönünde izlenimlerimiz var. Ancak, gerçek olan kan baðýþý yapmakta korkulacak bir þey olmadýðýdýr. Kan baðýþlamaktan dolayý vücut direncim zayýf düþer ve gribe kolay yakalanýr ve gribi daha aðýr geçiririm gibi bir endiþe yersizdir.’’

“Sigaradanheryýl,enaz 5milyonkiþiölüyor” DÜNYA Saðlýk Örgütü (DSÖ), sigaradan her yýl en az 5 milyon kiþinin öldüðünü bildirerek, sigarayla mücadelede daha güçlü tedbirler alýnmazsa bu rakamýn artabileceði uyarýsýnda bulundu. DSÖ’nün tütün kullanýmý ve kontrolüyle ilgili yeni raporunda, dünya nüfusunun yüzde 95’ine yakýnýnýn sigara yasaðýyla ilgili yasalarla korunmadýðý da vurgulandý. DSÖ, pasif içiciliðin her yýl 600 bin civarýnda kiþinin ölümüne yol açtýðýný da kaydetti. Raporda, ülkelerin sigaraya karþý oluþturduðu çeþitli stratejiler; insanlarý sigaradan korumak, tütün ürünleri reklâmlarýna yasaklar koymak ve tütün ürünlerinin vergilerini arttýrmak olarak sýralandý. BM raporunda, bu önlemlerin DSÖ’nün 6 stratejiden oluþan paketinde yer aldýðý, ancak bu tedbirlerin sadece herhangi bir tanesinin dünya nüfusunun yüzde 10’dan azýný kapsadýðý ifade edildi. DSÖ’nün Tü-

tünsüz Giriþim programýnýn direktörü Douglas Bettcher da “insanlarýn, sigaranýn saðlýða zararlý olduðu uyarýsýndan daha fazlasýna gereksinim duyduðunu” söyleyerek, insanlarýn, hükümetlerinin, bu konudaki DSÖ Çerçeve Sözleþmesini uygulamaya ihtiyacý olduðunu belirtti. Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleþmesi, 2003 yýlýnda 170 kadar ülke tarafýndan onaylanmýþtý. Sözleþme, teorik olarak ülkelere, tütün ürünleri kullanýmýný azaltmak için tedbirler almasý yükümlülüðü getiriyor, ancak sözleþmede bunu yapmayan ülkelere yaptýrým uygulanýp uygulanmayacaðýna iliþkin açýklýk bulunmuyor. Tütün kullanýmý, engellenebilir ölüm sebeplerinin baþýnda geliyor. DSÖ’ye göre, ülkeler esaslý tedbirler almazsa, çoðu geliþmekte olan ülkelerde olmak üzere 2030 yýlýna kadar her yýl sigaradan ölenlerin sayýsý 8 milyona kadar çýkacak. Londra / aa

Çocuklarýgripkadar uyuþturucudandakoruyun HIZLA yayýlan ve baþlama yaþý her yýl düþen uyuþturucu konusunda, anne ve babalarýn gerekli hassasiyeti göstermediði belirtildi. Ýzmir Ýl Emniyet Müdürlüðü Türkiye Uyuþturucu ve Uyuþturucu Baðýmlýlýðý Ýzleme Merkezi (TUBÝM) Ýl Temas Görevlisi Mustafa Yücel, domuz gribine karþý gösterilen koruyucu tutum, uyuþturucu konusunda sergilenmemesinin acý bir gerçek olduðunu vurguladý. Domuz gribini hafife almadýklarýný ama ayný hassasiyetin uyuþturucu konusunda da gösterilmesi gerektiðini kaydetti. TUBÝM Görevlisi Yücel, Ýzmir’in Menemen ilçesinde, Menemen Kýz Meslek Lisesi öðrenci ve velilerine bir seminer verdi. Uyuþturucu konusunda en büyük olumlu ve olumsuz etkenlerin aile olduðunu belirten Yücel, “Çocuklarýmýzý uyuþturucu-

dan ve kötü alýþkanlýklardan, en güzel iyi bir aile ortamý korur” dedi. En büyük sorumluluðun anne ve babaya ait olduðunu söyleyen Yücel, “Sýcak bir aile ortamý ve ilgiyle çocuklarýmýzý bu kötü alýþkanlýklardan koruyabiliriz. Çocuklarýmýza, hedefler ve idealler gösterelim. Onlara ulaþmalarý için birlikte gayret edelim. Böylece hem gerçek manada iyi yetiþmelerini saðlarýz hem de kötü alýþkanlýklardan korumuþ oluruz.” þeklinde konuþtu. Domuz gribinden iyi bir beslenme ve aþýyla korunabildiðini fakat uyuþturucu baðýmlýlýðýn henüz bir aþýsý olmadýðýný ifade eden Mustafa Yücel, “Uyuþturucu madde baðýmlýlýðý, domuz gribi virüsünden daha hýzlý yayýlmaktadýr. Ýnsanlarý hemen öldürmüyor fakat yaþayan bir ölü haline getiriyor” ifadelerini kullandý. Ýzmir / Cihan

ULUSLARARASI On Klinik Genel Cerrahi Uzmaný Op. Dr. Ali Tuna, hemoroit (basur) hastalýðý konusunda toplumda yaygýn olarak bilinen yanlýþlarla ilgili açýklamalarda bulundu. Ýlk sorulan sorulardan birinin “hemoroit kansere dönüþür mü?” olduðunu belirten Op. Dr. Tuna konuya þöyle açýklýk getirdi: “Kalýn baðýrsaðýn sonunda bulunan toplar damarlarýn geniþleme, þiþme ve kanamalarýnýn adý olan hemoroit, çeþitli yaþ gruplarýndan kadýn erkek pek çok kiþinin sorunu. Halk arasýnda hemoroidin kalýn baðýrsak kanserine dönüþtüðü gibi yaygýn bir kanaat var. Oysa hemoroit, kansere dönüþmez. Fakat makattan gelen kanama gibi baðýrsak kanserinin bazý belirtileri ile hemoroidin belirtileri birbirine benzer. Hasta kendisini hemoroit hastasý olarak nitelendirerek uzman doktor muayenesini geciktirdiði sürece teþhisi ve tedavi sürecini de geciktirecektir. Erken evrede teþhis edilerek, tedavi edilebilecek bir kanser ilerleyerek tedavide geç kalýnmasýna sebep olabilir. Genetik öyküsünde yani ailesinde baðýrsak kanseri olanlarýn düzenli olarak muayene olmalarýný, hiçbir þikâyeti olmayanlarýn da 40 yaþýndan itibaren rektosigmoidoskopik muayene yaptýrarak kalýn baðýrsaðýn son 30 cm’nin inceletmelerini öneririm.” dedi.

AMELÝYATSIZ TEDAVÝ EDÝLEBÝLÝR MÝ? Hemoroit hastalýðý ile ilgili yaygýn olarak yanlýþ bilinen bir diðer konu ise hemoroidin tedavisi ile alâkalý olduðuna deðinen Op. Dr. Tuna, utanma, aðrý, uzun süreli nekahat

döneminden kaçýnma gibi sebeplerle bir çok hastanýn tedavi sürecini ertelediðini kaydederek, “Oysaki hemoroid ameliyatsýz olarak tedavi edilebilir. Dördüncü dereceye kadar olan hemoroitler; skleroterapi, bant ligasyon, infrared ve surgitron adlý yöntemlerle ameliyatsýz olarak da tedavi edilebiliniyor. Yaklaþýk 15 ile 30 dakikada uygulanabilinen bu dört yöntemde de anestezi uygulamasý, cerrahi bir iþlem ve kanama yoktur. Hastalarýn yaþam kalitesini azaltan bu rahatsýzlýk, bu yöntemlerle hastalarý sosyal hayatlarýndan ve iþ hayatlarýndan koparmadan tedavi edilebilmektedir” þeklinde konuþtu.

Op. Dr. Ali Tuna

HEMOROÝD GENÇLERDE GÖRÜLÜR MÜ? HEMOROÝD hastalýðý ile ilgili olarak toplumda yerleþmiþ bir diðer yanlýþ kanaat ise sadece orta ve orta yaþ üzerinde görüldüðü þeklinde olduðunu ifade eden Op. Dr. Ali Tuna, “Hemoroid görülme sýklýðý, genetik faktörler, beslenme alýþkanlýklarý, alkol alýþkanlýðý, meslekî risk gruplarý, gebelik gibi risk arttýrýcý faktörlerle birlikte yaþ ilerlemesine paralel orandadýr. Fakat 20 yaþýndan itibaren tüm yaþ gruplarýnda, kadýn ve erkek her iki cinste de görülmektedir.” açýklamasýnda bulundu.

Çocuklarda görülen astýmýn yüzde 90’ý alerjik ÇUKUROVA Üniversitesi (ÇÜ) Týp Fakültesi Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Anabilim Dalý ve Çocuk AlerjiÝmmunoloji Bilim Dalý Baþkaný Prof. Dr. Seval Güneþer Kendirli, çaðýn hastalýðýnýn alerji olduðunu belirterek, çocuklarda görülen astýmýn yüzde 90’ýnýn alerjik olduðunu kaydetti. ‘9 Aralýk Dünya Alerji Günü’ dolayýsýyla bir açýklama yapan Kendirli, hayat boyu astýmýn büyük bir kýsmýnýn çocuklukta baþladýðýný anlattý. Çocuk astýmýnýn erken teþhisi, doðru takip ve tedâvisinin önemli olduðuna dikkat çeken Prof. Dr. Kendirli, “Çocuklarýn iþ gücüne ve okula devamsýzlýðýna sebep olan astým çocukluk çaðýnýn en önemli kronik hastalýðýdýr. Astým görülme oraný gittikçe artmaktadýr. Astým genellikle kendiliðinden veya tedavi ile düzelen, hava yollarýnýn týkanmasý ve yangýsý sonucu oluþan, yine-

leyen bir hastalýktýr. Hayat boyu astýmýn çoðu çocuklukta baþlamaktadýr. Genellikle ev tozu akarlarýna, küf mantarlarýna hayvan tüy ve salgýlarýna bazen de polenlere alerji olabilir. Çocukluk çaðýnda görülen astýmýn yüzde 70-75’i hafif astýmdýr. Hastalýkta genelde tekrarlayan öksürük, hýþýltý, balgam çýkarma ve nefes darlýðý olur. Hastalarýn özellikle gece olan öksürükleri vardýr. Bu kuru ve inatçý özelliktedir. Sonralarý balgam eklenir. Hýþýltý astýmlý çocuklarda olan önemli bir bulgudur ve kendiliðinden veya uygulanan tedavi ile düzelir. Yalnýz bilmemiz gereken bir nokta, her astýmda hýþýltý olmadýðý ve her hýþýltýnýn da astým olmadýðýdýr. Hastalýkta gece nefes darlýðý görülebilir. Egzersizle nefes darlýðý, hýþýltý olabilir. Astýmlý hastanýn soluk borusu aþýrý duyarlýdýr. Alerjen, hava kirliliði, iritanlarla hastalýk baþla-

yabilir. Astýmlý hastanýn evinde sigara içilmemelidir. Ailede astým veya alerji varsa tekrarlayan hýþýltý ve tekrarlayan öksürükte astým olup olmadýðý düþünülmelidir ve hekime baþvurmalýdýr.” dedi. ALLERJÝ VE ASTIM TEDÂVÝ YÖNTEMÝ Astýmýn tedâvi edilebilen bir hastalýk olduðunu vurgulayan Kendirli, “Astým tedâvisinde; hastanýn doktoru ile iyi iliþkide olmasý þarttýr. Astýmda hastanýn astýmýný kontrolde tutmak gerektir. Bu nedenle hasta ilâçlarýný doktorun önerdiði sürede kullanmalýdýr. Alerjik hastalarda alerjenden korunmanýn etkin yapýlmasý gereklidir. Hastanýn ilk aþamada hangi maddeye karþý alerjisi varsa o maddeden nasýl uzak duracaðýný öðrenmesi ve o önlemleri almasý gerekir. Tedâvide ikinci basamak ilaç tedavisidir. Hasta doktorun verdiði ilacý düzenli veya gerektikçe almalýdýr. Hekimler hastalýðýn þiddeti, hasta yaþý, kolay kullanýlabilirliði ve maliyet gibi faktörlerin göz önünde tutarak her hasta için özgün tedaviler önerirler. Uygun tedavi ve korunma ile astýmlý çocuklar yaþýtlarý gibi saðlýkla yaþamlarýný sürdürebilirler, tüm aktiviteleri ve spor yapabilirler. Ýlk iki aþama tedâvileri uygulamasýna karþýn yeterli yararý görmeyen hasta grubunda, allerji aþýsý olarak bilinen immünoterapi tedavisi uygulanabilir. Ýmmünoterapi tedavisinde hastaya duyarlý olduðu allerjen giderek artan dozlarda verilerek baðýþýklýk sisteminde verilen tepkilerin azaltýlmasý amaçlanýr. Aþý kararý ve nasýl yapýlacaðý uzmanlýk (ihtisas) eðitimi almýþ allerjistler tarafýndan verilmelidir.” dedi. “Alerji, çevremizde bulunan ve zararlý olmayan alerjen dediðimiz maddelere vücudumuzun baðýþýklýk sisteminin verdiði yanýttýr” diyen Prof. Dr. Seval Kendirli, “Bu reaksiyon alerjinin görüldüðü organda kronik bir yangýya neden olur. Tüm alerjik hastalýklarda en büyük risk faktörü anne babadan geçen kalýtsal bir alerjik yatkýnlýðýn olmasýdýr. Alerjik hastalýklarýn geliþmesinde yalnýz genetik faktörlerin deðil, çevre faktörlerinin de önemli rolü olduðu bilinmektedir. Enfeksiyon, sigara dumaný, hava kirliliði, rutubetli evde yaþama, þehir tipi yaþama hastalýðýn geliþmesini tetikleyen faktörlerdir. Alerjik hastalýklar allerjik (burun ve göz) nezle, astým, egzema, besin allerjisi, ilaç allerjisi, böcek allerjisi þeklindedir” diye konuþtu.

ALERJÝK NEZLEYE DÝKKAT Alerjik bünyeli kiþilerde ‘nezle’ oluþabileceðini anlatan Kendirli, “Alerjen ile karþýlaþma sonu burun akýntýsý ve týkanýklýðý, aksýrýk, kaþýntý gibi yakýnmalarýn oluþtuðu hastalýktýr. Ülkeden ülkeye deðiþmekle birlikte alerjik nezle görülme sýklýðý yüzde 10 ile yüzde 25 arasýnda deðiþmektedir. Adana’da alerjik nezlenin okul çaðý çocuklarýnda görülme oraný yüzde 11.2’dir. Alerjik nezle burunda neden olduðu yakýnmalar ile iþ ya da okul baþarýsýnýn düþmesi, dikkat daðýnýklýðý, konsantrasyon bozukluðu, uyku bozukluklarý gibi yakýnmalar ile yaþam kalitesinde bozulmalara yol açabilir. Ayrýca sinüzit, orta kulak iltihabý ve astým geliþmesine yol açar. Bu sebeple alerjik rinitli her hastanýn astým geliþimi yönünden dikkatle izlenmesi gerekir. Alerjik nezleli hastalarýn yüzde 30-35’inde astým, astýmlý hastalarýn yüzde 80-85’inde alerjik nezle vardýr. Alerjik nezle astým için önemli bir risk faktörüdür” ifadesini kullandý. Adana / cihan


14

SPOR

YENÝASYA / 10 ARALIK 2009 PERÞEMBE

BAKIÞ

FATÝH TERÝM'E SUÇLAMA

Bank Asya'da 33 gol

FIFA KOKARTLI ESKÝ HAKEMLERDEN ORHAN ERDEMÝR, 2000 YILINDA OYNANAN FÝORENTÝNA-TÝROL UEFA KUPASI MAÇINDA O DÖNEM ÝTALYAN EKÝBÝNÝ ÇALIÞTIRAN FATÝH TERÝM'E KIRMIZI KART GÖSTEREREK, TRÝBÜNE GÖNDERDÝÐÝ GEREKÇESÝYLE BASKIYA MARUZ KALDIÐINI VE FATÝH TERÝM'ÝN HAKEMLÝK HAYATINI BÝTÝRDÝÐÝNÝ ÝLERÝ SÜRDÜ. KANAL A Spor Müdürü Murat Çimen'in hazýrlayýp sunduðu ekranlarýn gündem belirleyen programý Sporvizyon'un önceki akþam yayýnlanan bölümüne FIFA Kokartlý Eski Hakemlerden Orhan Erdemir'in açýklamalarý damgasýný vurdu. 2000 yýlýnda oynanan Fiorentina-Tirol UEFA Kupasý maçýnda Ýtalyan ekibini çalýþtýran Fatih Terim`e kýrmýzý kart göstererek, Terim'i tribüne gönderen karþýlaþmanýn hakemi Orhan Erdemir, perde arkasýnda yaþananlarý ve hakemlik hayatýnýn bitiþ hikayesini ilk kez Sporvizyon'da açýkladý. Orhan Erdemir

röportaj yap' dedi. Onlara ' Bu röportaj yanlýþ olur' dedim. Bana güvendiklerini röportajý yapmamý söylediler. Röportaja giderken yanýmda þahit götürdüm. Konuþacaðýmýz her þeyin kaydedilmesini istedim. Daha hiçbir þey söylemeden Ahmet Çakar kâðýda aynen þunu yazdý: 'Fatih Terim, falan dinlemem, babam olsa atarým.' Ben de ona 'Sizinle röportaj yapmayacaðým. Bu beyanatý da vermedim.' dedim. Ahmet Çakar maçýn oynandýðý gün gazetede benim aðzýmdan 'Fatih Terim merim dinlemem babam olsa atarým' þeklinde yayýn yaptý. Eðer maçýn oynandýðý gün gazeteyi okumuþ olsaydým Fatih Terim'i atamazdým. Bütün Türkiye Terim'in maçta bana neler dediðini televizyon kameralarýndan gördü. Bende onu, bana yaptýðý hakaretlerden dolayý saha dýþýna attým."

AHMET ÇAKAR YALAN HABER YAZDI "O maçtan iki hafta önce buradaki bazý üst düzey insanlar 'Fatih Terim kardeþimiz, sen de bizim kardeþimizsin. Ýkinizin de baþarýlý olmasýný istiyoruz' dediler. Bende onlara bildiðiniz hakemlerden olmadýðýmý, 'Ýsterseniz görevimi geri vereyim, yerime baþka birisini atasýnlar' dedim. Maçýn oynanmasýndan bir hafta önce MHK bana ' Git Ahmet Çakar ile

"TERÝM BÝTÝRECEÐÝM' DEDÝ VE BÝTÝRDÝ Fatih Terim'e gösterdiði kýrmýzý kartýn ardýndan adeta vatan haini ilan edildiðini belirten Orhan Erdemir, sonrasýnda hakemlik hayatýnýn bitirildiðini söyledi. "Türkiye'ye dönünce vatan haini ilan edildim. Þenes Erzik beni çaðýrdý. Gazeteyi önüme attý. Oku bakayým dedi. Kendisine böyle bir beyanatýmýn olmadýðýný söyledim. Benim yanýmda Ahmet Çakar'ý aradý.

Terim, 2000 yýlýnda Ýtalya'da görev yaparken Fiorentina-Tirol maçýnda hakem Orhan Erdemir tarafýndan tribüne gönderilmiþti.

Çakar 'Ben gazeteciyim yaparým' dedi. Ahmet Çakar'ýn bu sözlerine raðmen maalesef bu olay FIFA Kokart'ýmýn gitmesine neden oldu. Maçtan sonra Fatih Terim odama geldi. Çok büyük yemin etti. 'Senin hakemliðini bitireceðim' dedi. Ve bitti hakemliðim. Ben FÝFA'nýn

beðendiði güvendiði isimlerden biriydim. UEFA, 2004 Avrupa Þampiyonasý'nda ve 2006 Dünya Kupasý'nda bana görev verecekti. Ama 2002 Eylül ayýnda FIFA listesinden çýkarýldým. Buna sebep olan insanlara hakkýmý helal etmiyorum ve Allah'a havale ediyorum."

AVRUPA KUPALARINA BU SEZON VEDA EDEN SÝYAH-BEYAZLILAR "DEVLER LÝGÝ" NDE 18 MÝLYON 300 BÝN AVROLUK GELÝRÝYLE KASASINI DOLDURDU. galibiyet ve Wolfsburg'un da yenilmesiyle 2. sýrayý alýp gruptan çýkarken, Wolfsburg 3. olarak yoluna UEFA Avrupa Ligi'nden devam etme hakkýný kazandý. Bu sezonki Avrupa kupalarý defterini CSKA Moskova maçýyla kapatan Beþiktaþ, kendi evinde ''sýfýr'' çekti. BJK Ýnönü Stadý'nda oynadýðý maçlarda Manchester United'a 1-0, Wolfsburg'a 3-0, CSKA Moskova'ya 2-1 yenilen Beþiktaþ, hiç puan alamazken, sadece 1

gol attý. Beþiktaþ, ''Devler Ligi''nde bu sezonki 4 puanýný da deplasman maçlarýnda topladý. Beþiktaþ'ýn, CSKA Moskova maçýnda tek golünü atan Bobo, Avrupa kupalarýnda siyah-beyazlý formayla 8. kez fileleri havalandýrdý. Beþiktaþ'ýn, Avrupa kupalarýndaki en golcü futbolcusu 14 golle Oktay Derelioðlu. Oktay'ý 9 golle Daniel Gabriel Pancu ve bu gece 8. golünü atan Bobo takip ediyor. CSKA Moskova yenilgisiyle Avru-

HABERLER

BEÞÝKTAÞ'TA BU SEZON 5 GOLLE EN SKORER ÝSMÝ OLAN BREZÝLYALI FUTBOLCU BOBO, AVRUPA KUPALARINDAKÝ GOL SAYISINI CSKA MOSKOVA ÖNÜNDE 8'E YÜKSELTEREK, 14 GOLLE ZÝRVEDE YER ALAN OKTAY DERELÝOÐLU'NA BÝR ADIM DAHA YAKLAÞTI.

AMERÝKAN Profesyonel Basketbol Ligi'nde (NBA) Toronto Raptors'ýn sahasýnda Minnesota Timberwolves'u 94-88 yendiði maçta, milli basketbolcu Hidayet Türkoðlu 16 sayýyla oynadý. Air Canada Center'da 15 bin 167 kiþinin izlediði karþýlaþmanýn 37 dakikasýný sahada geçiren Hidayet Türkoðlu 16 sayý, 8 ribaunt ve 4 asist kaydetti. Kanada ekibinde 21 sayý, 16 ribaunt ve 1 asistle ''double-double'' yapýp, maçýn en skoreri olan Chris Bosh, galibiyette önemli rol oynarken, Jarrett Jack 17 sayý, 8 asist ve 7 ribaunt üretti. ERSAN'DAN CELTICS POTASINA 19 SAYI Ersan Ýlyasova'nýn takýmý Milwaukee Bucks, deplasmanda Boston Celtics'e 98-89 yenilirken, milli basketbolcu 19 sayý üretti. Karþýlaþmaya ilk 5'te baþlayan ve 43 dakika sahada kalan Ýlyasova, 16 sayý, 8 ribaunt ve 4 asistle oynadý. Bucks'da Andrew Bogut 25 sayý, 14 ribaunt ve 5 asist, Brandon Jennings de 17 sayý, 4 asist ve 3 ribaunt kaydetti.

ABDÝ ÝPEKÇÝ'DE YÜZME ÞÖLENÝ BUGÜN BAÞLIYOR

HAKEMLER AÇIKLANDI 11 Aralýk Cuma: 20.00 Antalyaspor-Galatasaray: Deniz Çoban 12 Aralýk Cumartesi: 20.00 Fenerbahçe-Ankaragücü: Halis Özkahya 13 Aralýk Pazar: 13.30 Gençlerbirliði-Gaziantepspor: Serkan Çýnar 13.30 Ýstanbul B.B.-Kayserispor: Tolga Özkalfa 13.30 Diyarbakýrspor-Kasýmpaþa: Bünyamin Gezer 13.30 Sivasspor-Eskiþehirspor: Aytekin Durmaz 16.00 Denizlispor-Trabzonspor: Kuddusi Müftüoðlu 20.00 Manisaspor-Beþiktaþ: Selçuk Dereli

pa kupalarýna bu sezon veda eden Beþiktaþ, ''Devler Ligi'' geliriyle kasasýný doldurdu. Lige katýlým payý ve maç primi olarak 7 milyon 100 bin avro, Sivasspor'un gruplara kalamamasýyla Türkiye'nin payýna düþen 10 milyon avroluk yayýn havuzu gelirinin tamamý ve topladýðý 4 puan karþýlýðý 1 milyon 200 bin avro kazanan siyahbeyazlýlar böylece toplamda 18 milyon 300 bin avroluk gelirin sahibi oldu.

Gol yükü Bobo'da

HÝDAYET 16, ERSAN 19 SAYI ÜRETTÝ

 ''REKORLAR Avrupa'nýn Kültür Baþkenti'nde kýrýlýyor'' sloganýyla düzenlenen 13. Avrupa Kýsa Kulvar Yüzme Þampiyonasý bugün Ýstanbul'da baþlýyor. Abdi Ýpekçi Spor Salonu'nda yapýlacak þampiyonaya, 42 ülkeden 340 erkek, 290 da bayan sporcu katýlacak. Þampiyonanýn TRT üzerinden tüm dünyaya yayýnlanacaðý ve 600 milyon kiþinin izleyeceði bildirildi. Þampiyona için Abdi Ýpekçi Spor Salonu'na iki portatif havuz yapýldý. Ýki havuz arasýnda ses geçirmeyen perde bulunuyor. 10 kulvarlý, 25X26 metre ebatlarýndaki yarýþma havuzu ile 25X15 metre ebatlarýndaki 6 kulvarlý ýsýnma havuzunun boþ toplam aðýrlýðý 250 ton. Ýki havuz toplam iki bin 200 ton su alýyor. Havuzlar, þampiyonadan sonra Tozkoparan Spor Kompleksi'nde kullanýlacak.

kurlardan gelen istek üzerine haftada bir gün Bank Asya 1. Lig'le ilgili yorum yapacaðýz. Süper Lig'e alternatif bir lig olarak görülen Bank Asya 1. Lig'de hem zirvede, hem de dipte büyük bir çekiþme yaþanýyor. Þimdiye kadar oynanan 15 maç sonunda Konyaspor 34 puanla liderlik koltuðunda oturuyor. Altay 33 puanla ikinci, Bucaspor 31 puanla üçüncü sýrada. Alt sýralarda ise Samsunspor ve Hacettepe 11'er puanla 16. ve 17., son sýrada 8 puanlý Kocaelispor bulunuyor. 33 golün atýldýðý 15. hafta, sezonun þimdiye kadar en gollü haftasý oldu. Berabere tamamlanan müsabakanýn olmadýðý 15. haftada 33 kez gol sevinci yaþandý. AA'nýn derlemesine göre ligde 3, 4 ve 14. haftalarda 26 gol kaydedilmiþ, 17 golün atýldýðý 11. hafta ise en az gol sevincinin yaþandýðý hafta olmuþtu. Þu ana kadar 38 gol atan Kardemir Karabükspor'un en golcü takým olduðu ligde, 10'ar gol kaydeden Gaziantep Büyükþehir Belediyespor ve Kocaelispor da en az gol atan ekipler. Beraberliðin olmadýðý 15. hafta müsabakalarýnda Bucaspor, Adanaspor, Boluspor ve Altay, deplasmanda kazanmayý baþardý. Kartalspor ise evinde ilk maðlubiyetini aldý. Samsunspor karþýsýnda geri düþmesine raðmen son dakikalarda attýðý gollerle 3 puana ulaþan Konyaspor liderliðini sürdürdü. Ýkinci sýradaki Kardemir Karabükspor ise üst üste 6. galibiyetini elde ederek istikrarlý çýkýþýna devam etti. Þu ana kadar oynanan müsabakalarda deplasmanda en fazla puan toplayan takým olan Altay ise Kayseri Erciyesspor deplasmanýnda maðlup duruma düþmesine raðmen sahadan 2-1 galibiyetle ayrýldý ve ligde 3. sýradaki yerini koydu. Sýralamada ilk 3 ve son 7 sýranýn deðiþmediði ligde, 17. sýradaki Hacettepe üst üste 5. kez yenilgiye uðradý. Son sýradaki Kocaelispor ise son 7 haftada sadece 2 puan toplayabildi. 15. haftada hakemler hiç kýrmýzý karta baþvurmadý. 16. haftanýn programý: BolusporKardemir Karabükspor, Bucaspor-Çaykur Rizespor, Kocaelispor-Mersin Ýdmanyurdu, Gaziantepspor Büyükþehir Belediye-Kayseri Erciyesspor, AltayDardanelspor, Samsunspor-Kartalspor, Giresunspor-Konyaspor, Hacettepespor-Karþýyaka, Adanaspor-Orduspor.

O

BEÞÝKTAÞ'IN TEK TESELLÝSÝ GELÝR OLDU AVRUPA Þampiyonlar Ligi (B) Grubu'ndaki 6. ve son maçýnda kendi evinde Rusya'nýn CSKA Moskova takýmýna 2-1 yenilen Beþiktaþ, 4. sýrada kalarak, bu sezon için Avrupa kupalarý defterini kapattý. Bu maç öncesi UEFA Avrupa Ligi'ne kalma þansý bulunan siyah-beyazlýlar, 90 artý 6. dakikada yediði golle sahadan maðlup ayrýlarak, grup maçlarýný 4 puanla son sýrada tamamladý. CSKA Moskova, Ýstanbul'dan aldýðý

EROL DOYRAN erol@yeniasya.com.tr

CSKA Moskova maçýnda Beþiktaþ'ýn tek golünü atan Bobo, Avrupa'da gol sayýsýný 8'e çýkardý.

CSKA Moskova yenilgisiyle bu sezonki Avrupa kupalarý defterini kapatan Beþiktaþ'ýn gol yükünü Bobo çekiyor. Sezon baþýndan bu yana savunmadaki baþarýsýyla ön plana çýkan, ancak gol yollarýnda büyük sýkýntý yaþayan siyah-beyazlý takýmda Brezilyalý futbolcu, 5 golle bu sezon takýmýnýn en skorer ismi olarak dikkati çekiyor. Sezona kötü baþlayan, ancak haftalar ilerledikçe form grafiðini yükselten 24 yaþýndaki futbolcu, bu sezon Turkcell Süper Lig'de 4, UEFA Þampiyonlar Ligi'nde de 1 kez rakip fileleri havalandýrarak, takýmýnýn en skorer ismi olarak öne çýktý. Beþiktaþ bu sezon, 3-0 hükmen sonuçlanan Ankaraspor maçý

hariç, Turkcell Süper Lig'de 14, UEFA Þampiyonlar Ligi'nde ise 3 gol atabildi. Bobo ayrýca, UEFA Þampiyonlar Ligi'nde dün gece CSKA Moskova'ya takýmýnýn tek golünü kaydederken, siyah-beyazlý formayla Avrupa kupalarýndaki gol sayýsýný da 8'e yükseltti. Beþiktaþ'ýn Avrupa kupalarý tarihindeki en golcü futbolcusu Oktay Derelioðlu. Siyah-beyazlý formayý giydiði dönemde Avrupa arenasýnda takýmýna toplam 14 gol kazandýran Oktay'ý, 9 golle Rumen oyuncu Daniel Gabriel Pancu izliyor. Bobo, dünkü maçta 8 gole ulaþarak, Beþiktaþ'ýn faal futbolcularý arasýnda Avrupa kupalarýnda en golcü oyuncusu unvanýný geliþtirdi.

Trabzon'un þampiyonluk ümidi var TRABZONSPORLU SELÇUK ÝNAN, ''LÝGÝ ÝLK 3 TAKIM ARASINDA BÝTÝRECEÐÝMÝZE ÝNANIYORUM. ÞAMPÝYONLUK ÜMÝDÝMÝZ DEVAM EDÝYOR'' DEDÝ. SELÇUK, ÖN LÝBERO OYNAMAK ÝSTEDÝÐÝNÝ SÖYLEDÝ. Trabzonspor'un takým kaptanlarýndan olan orta alan oyuncusu Selçuk Ýnan, ligi ilk 3 takým arasýnda bitireceklerine inandýklarýný ve þampiyonluk ümitlerinin sürdüðünü söyledi. Selçuk Ýnan, Trabzonspor Dergisi'ndeki röportajýnda, geçen sezon ligi 3. sýrada bitirerek hedeflerini tutturduklarýný belirterek, ''Çünkü biz geçen sezon baþýnda kurulan bir takýmdýk. 24 yeni transfer yapýlmýþtý ve kimse birbirini tanýmýyordu. Buna raðmen olumlu sonuçlar alarak istediðimiz noktaya ulaþtýk hatta son maçý kazansak ligi ikinci bitirip Þampiyonlar Ligi'ne bile katýlabilirdik'' dedi. Geçen sezonki performanslarý karþýsýnda kendilerinden beklentilerin arttýðýný ifade eden Selçuk Ýnan, þöyle devam etti:''Geçen sezon hedeflenen noktaya ulaþtýktan sonra yeni sezondan þampiyonluk bekleniyordu ama bazý þeyler istediðimiz gibi gitmedi. Geçen sezon yakalanan hava bu sezon yoktu. Bunun sonucunda da olumsuz sonuç-

lar aldýk ve bugünlere kadar geldik. Fakat karamsarlýða kapýlmamýz gerekiyor. Samimi bir þekilde söylemek gerekirse ne olursa olsun ligi ilk 3 takým arasýnda bitireceðimize inanýyorum. Þampiyonluk için ümidimiz devam ediyor.''Selçuk Ýnan, Ziraat Türkiye Kupasý'nda Galatasaray, Ankaragücü, Orduspor ve Denizli Belediyespor ile eþleþtiklerini anýmsatarak, ''Geçen sezon kupadan erken elendik. Ancak bu bizim için kötü de olsa bir tecrübe oldu. Bu sezon ayný hataya düþmek istemiyoruz'' diye konuþtu. Kupada da hedeflerinin büyük olduðunu anlatan Selçuk Ýnan, ''Hedefimiz kupayý kazanmak olacak. Grubumuz güçlü takýmlardan oluþuyor. Ancak biz Trabzonsporuz, güçlü bir takýmýz. Gruptan rahat bir þekilde çýkacaðýmýzý düþünüyorum'' dedi. Artýk ön libero oynamak istediðini vurgulayan Selçuk Ýnan, son 3 yýldýr çoðunlukla bu mevkide oynadýðýný ve kendisini o mevkide rahat hissettiðini kaydetti.

Antalyaspor Teknik Direktör Mehmet Özdilek.

Özdilek: G.Saray'ý mutlaka yeneceðiz

ANTALYASPOR Teknik Direktörü Mehmet Özdilek, Galatasaray maçýný kazanacaklarýný söyledi. Antalya Atatürk Stadý'nda Cuma akþamý oynanacak Galatasaray maçýna gece antrenmanýyla hazýrlanan Antalyaspor'da, futbolcularýn çalýþmalarda hýrslý olduklarý gözlendi. Mehmet Özdilek, Galatasaray maçýnda tek düþüncelerinin kazanmak olduðunu belirterek, ''Galatasaray maçýný kazanacaðýz. Üstüne basa basa söylüyorum; kazanacaðýz. Antalyaspor iyi oynayýp bunu sonuca yansýtýyor. Bu, Galatasaray maçýnda da devam edecek'' dedi. Artýk kýrmýzýbeyazlý formayý giyen Galatasaray'in eski oyuncularý Necati Ateþ ve Orhan Ak da eski takýmlarýna karþý iddialý hazýrlanýyorlar. Antrenmanda birlikte koþan ve çalýþan Ateþ ile Ak Antalyaspor'un Galatasaray karþýsýnda baþarýlý olacaðýna inandýklarýný belirttiler.

G.Saray basketbolda Riga'yý konuk ediyor

Selçuk Ýnan, Trabzonspor'un Türkiye Kupasýnda gruptan rahat çýkacaðýný açýkladý.

GALATASARAY Bayan Basketbol Takýmý, FIBA Avrupa Ligi (A) Grubu'ndaki 7. hafta maçýnda bugün Ýstanbul'da, Letonya'nýn TTT Riga takýmýyla karþýlaþacak. Ahmet Cömert Spor Salonu'ndaki karþýlaþma saat 20.00'de baþlayacak. Galatasaray, ilk maçta rakibini 66-60'lýk skorla yenmiþti.


SiyahMaviKýrmýzýSarý

15

GEZÝ

YENÝASYA / 10 ARALIK 2009 PERÞEMBE

I Z A M A N M A R Y BA

ý d n ý l ý k a d n ý n a d y e M n a r Ti li... ndan çok önem üslümanlar açýsý M n tü bü a ký va nýyoruz. Çünkü iþ olanýný kulla r açýdan çekilm bi a þk ba ýn af ýz fotoðr Dün kullandýðým

SOÐUK BÝR HAVADA TÝRAN MEYDANINDA KILINAN BAYRAM NAMAZI, RENKLÝ VE UHREVÎ ANLARA SAHNE OLDU. NAMAZ, ARNAVUTLUK'UN MÜSLÜMAN BÝR MEMLEKET OLDUÐUNU AÇIKÇA ORTAYA KOYDU. DEDESÝYLE NAMAZA GELEN, NAMAZ SONRASI HARÇLIK ALAN, ANNE KUCAÐINDAKÝ ÇOCUKLARI AYRI BÝR GÜZELLÝKTÝ.

RECEP BOZDAÐ recepbozdag@yeniasya.com.tr

avaalanýndan baþþehir Tiran’a doðru ilerliyoruz. Minarelerden sonra yolun iki yanýndaki tarlalarýn, içlerindeki harman yýðýnlarý, tek katlý beyaz boyalý evler, yanlarýnda ekilmiþ küçük bahçeler de hiç yabancý gelmedi. Arnavutluk programý sýrasýnda ALSAR Vakfý Baþkaný Mendi Gurra kardeþimiz mihmandarýmýz olacak. Vakfa doðru giderken yolda gördüðümüz son model otomobiller, özellikle de Mercedesler dikkat çekiyordu. Aþaðý yukarý 3 bin dolarlýk bir millî gelirin olduðu ülkede, oldukça lüks sayýlacak arabalarýn çokluðu garibimize gitti. Sonradan öðrendik ki, hemen her evden 1 ya da 2 kiþi Arnavutluk dýþýnda çalýþýyor ve aileye fazlasýyla katkýda bulunuyormuþ. Diðer bir sebebi de gösteriþe düþkünlükleri olduðu söylendi. Ýnsanýn evi ve doðru dürüst bir iþi yokken son model arabayla gezmesi baþka nasýl açýklanýrdý ki? Bir de bu kadar çok araba olmasý tabiî olarak “lavazh” olarak isimlendirilen oto yýkamacýlarý sayýsýný arttýrmýþ.

H

ALSAR VAKFI’NA VARIÞ Vakýf’ta Mehdi kardeþimiz o güleç yüzü ve gür sesiyle bizi karþýladý. O, Türkiye’de okumuþ ve tek-

SÜLEYMAN BEY Ethem Bey Camiinin hemen yaný baþýnda saat kulesi bulunuyor. Ancak restore halinde olduðu için tam anlamýyla mimarisini göremiyoruz. Osmanlý mirasýnýn zamanla silindiði ya da çok çok azaldýðý Tiran’da, daha önce 25 dolayýnda cami varken, þu an 6 tanesinin faaliyette olduðunu öðreniyoruz. Tiran, 17. yüzyýlýn baþlarýnda bölge valisi Süleyman Bey tarafýndan kurulmuþ. Adýna yaptýrýlan heykel ve meydan, Ethem Bey Camiine yüzünüzü döndüðünüzde solda ve 100 metre kadar yukarýda kalýyor. Süleyman Bey’in heykelinin olduðu alanda yapýlan tahribatlar ve satýlan vakýf arazisi var. Buna daha sonra ayrýca deðineceðim. Baðdat’ta ölen Süleyman Bey’in yüreði orada bir mezara gömülmüþ, gövdesiyse burada, kendi adýný taþýyan türbeye. 1922’de Tiran’a gelen Fransýz yazar Roger onun, “Caminin yanýndaki türbesinde, resimlerle süslü bir kubbenin altýnda, oðullarýyla birlikte yattýðýný" söylüyor. Ne yazýk ki, ne camiden, ne de türbeden bir iz kalmamýþ. Þehrin alanlarýndan sökülen Enver Hoca, Stalin ve Lenin heykelleri gibi, onlar da yýkýlýp gitmiþler. Yalnýzca cami ve türbe deðil, Osmanlý Kalesiyle Müslüman mezarlýðý da yok olmuþ, derviþlerin gece gündüz sema yaptýklarý Halveti Tekkesi de. Aslýnda yakýnda Halveti Tekkesi duruyor. Ancak o da—nasýl olmuþsa!—Dünya Bektaþilerinin merkezi yapýlmýþ.

ÝSKENDER BEY

rar memleketine dönerek, oradaki Müslümanlara hizmet için elinden gelen gayreti esirgemeyen biri. Vakýf hakkýnda kýsa bir bilgi aldýktan sonra, yemek ve yerleþme iþlerini tamamladýk. Yemekte Arnavutluk’un özel bir toprak kâsede ve özel bir et yemeðiyle midemizi þenlendirirken önümüze getirilen þiþe suyundaki resim dikkatimizi çekti. Suyun markasý da “Tepelen” idi. Hatýrýma Tepedelenli Ali Paþa’yý getirdi. Arnavut arkadaþlara sorunca yanýlmadýðýmýzý anladýk.

Birbirini dikey kesen aðaçlý sokaklarý, tek tük caddelerle ýrmak boyunu var Tiran’ýn. Bütün yollarýn birleþtiði meydanýn tam orta yerinde, kaya görünümündeki beyaz taþlardan oluþan bir kaide üzerinde yükseliyor; Ýskender Bey’in heykeli. Baþýna boynuz biçiminde bir tolga geçirmiþ, önünde dümdüz uzayýp giden caddeye bakýyor. Maðrur bir savaþçý olarak gözüküyor. Aslýnda, o, Osmanlý’nýn Edirne Sarayýnda yetiþen bir devþirme. Ýskender Bey, nam-ý diðer Georges Kastriote (1405-1468), Arnavutlarýn millî kahramaný. Ancak Osmanlý’ya karþý savaþmýþ bir kahraman. Gerçekte resmî olarak “üretilmiþ” bir kahraman. Arnavutluk’un tek millî simgesi. Doðduðu yer, Akçahisar (Kruja). Fatih’in fethettiði yerlerden biri. Orada adýna, Arnavutluk tarihini de anlatan bir müze inþa edilmiþ. Müzede Osmanlý’ya karþý yaptýðý savaþlardan enstantaneleri görmek mümkün.

BAYRAMIN 1. GÜNÜ VE BAYRAM NAMAZI ALSAR vakfýnda Mehdi kardeþimiz bizi kalacaðýmýz yere yerleþtirmeden önce, Kurban Bayramýnýn 1. gününün programýný konuþtuk. Program þöyleydi: Sabah ve bayram namazlarý Tiran Parlamento meydanýndaki Ethem Bey Camii yanýnda kýlýnacak. Ardýndan ÝHH’nýn Arnavutluk için gönderdiði kurbanlýklarýn kesimi ve daðýtýmý takip edilecekti. Bayram Bayramýn birinci günü namazý öncesi sabah 6 civarýnda oteliilahiler okundu. mizden Ethem Bey Camiine yürüyerek gitmek üzere yola çýktýk. Zira mesafe kýsaydý. Küçük ve serin avlusu, beton yapýlarýn arasýnda biraz aykýrý duran Ethem Bey Camii, 18. yüzyýldan kalma bir Osmanlý anýtý adeta. Mini minnacýk kubbesiyle, camiden çok bir konak gibi görünüyor. Meydana gelince Ethem Bey Camiinin önünde ÝHH’nýn hediyesi olan yüzlerce hasýrýn serili olduðunu gördük. Hava soðuk ve sabahýn çiði vardý. Mihmandarýmýz sabah ve bayram namazýnýn bu meydanda kýlýnacaðý bilgisini vermiþti. Bu arada, meydaný biraz tarif edeyim; baþþehir Tiran’da bütün yollar buraya çýkýyor. Ýstanbul Taksim meydanýný ve oradaki küçük camii hemen herkes bilir. Ýþte Taksim’in 3-4 katý bü-

TEPEDELENLÝ Ali Paþa 1744 yýlýnda bugünkü Arnavutluk’un Tepelen (Arnavutça: Tepelena) kasabasýnda doðdu. Zengin ve nüfuzlu bir ailenin çocuðu olmasýna raðmen 1758 yýlýnda babasýnýn öldürülmesinden sonra ailesi nüfuzunu büyük ölçüde kaybetmiþti. 1768 yýlýnda zengin bir paþanýn kýzýyla evlendi ve Osmanlý Devleti hizmetinde hýzla yükselmeye baþladý. 1788 yýlýnda Yanya valiliðine getirildi. Bu dönemde bölgedeki Rumlar Filiki Eterya Derneði gibi dernekler kurarak Osmanlý Devletinden baðýmsýzlýklarýný kazanmak üzere çalýþmalara baþlamýþlardý. Tepedelenli Ali Paþa bu baðýmsýzlýk hareketlerini bastýrmak için sert tedbirler aldý. Fakat Osmanlý Devletinin o dönemdeki zayýflýðýndan yararlanarak Arnavutluk ile Yunanistan arasýndaki Epir bölgesinde nüfuz bölgesini geniþletti. Osmanlý Devleti’nden yarý-baðýmsýz bir þekilde davranmaya baþladý. Osmanlý Devleti Tepedelenli Ali Paþa’nýn gitgide artan gücünden rahatsýz olmuþtu. Paþa, baþka sorunlarla bir süre sonra isyan baþlattý. Bu isyaný bastýrmak üzere II. Mahmut sadrazam Hurþit Ahmet Paþa’yý Tepedelenli Ali Paþa’nýn üzerine gönderdi. Hurþit Ahmet Paþa, Tepedelenli Ali Paþa’nýn iþgal ettiði yerleri geri alarak Tepedelenli Ali Paþa’nýn oðullarýyla birlikte ordusunu yendi. 24 Ocak 1822’de de Tepedelenli Ali Paþa öldürüldü.

BAYRAM NAMAZI SONRASI TÜRKÝYE’YÝ HATIRLATTI

Millî kahraman Ýskender Bey'in doðduðu yer Akçahisar'da (Kruja) adýna kurulmuþ bir müzenin dýþarýdan görünüþü.

yüklüðünde bir alan düþünün. Bu alanda serili hasýrlara Arnavut Müslümanlar yavaþ yavaþ geliyordu. Sabah namazýnda fazla kiþi yoktu gerçi. Ancak bayram namazý yaklaþtýkça kadýn erkek, çoluk çocuk, yaþlý genç saflarý sýklaþtýrýyordu. Oldukça renkli görüntüler ortaya çýkýyordu. Erkek ve kadýn-

lar yan yana saf tuttular. Kadýnlarýn bir kýsmý tesettür noktasýnda eksikti. Ancak Müslümanlarýn, bu þekilde bir araya gelip, uhrevî havayý teneffüs ediyor olmalarýndan herkes memnundu. Zira soðuða raðmen gülen yüzler, tebessüm eden gözler, hal ve tavýrlar bu hoþnutluðu açýða çýkarýyordu.

Araya Süleyman Bey, Ýskender Bey girince namazýmýz yarým kaldý! Sabah namazý ile bayram namazý arasýnda Kur’ân-ý Kerim ve ilâhiler okundu —Arnavutça tabiî ki, ama ilâhî olduðu besteden anlaþýlýyordu. Hatta bir tanesi sordum sarý çiçeðe idi. Dinî konuþmalar yapýldý. Duâlar edildi. Namaz sonrasý bayramlaþmalar Türkiye’yi hatýrlattý. Babalarýnýn ve büyüklerinin ellerini öpen ve harçlýklarý havada kapan, dedesi ve babasýnýn elini tutup namazdan çýkan, annesiyle gelmiþ bebek arabasýndaki oturan çocuklar o kadar hoþ görüntüler oluþturuyordu ki gönlümüz geniþledi. Bayram namazýnda 6 bin kiþinin üzerinde katýlmasý da ayrýca Müslümanlarý çok sevindirdi. Kalabalýðýn her geçen sene arttýðý ifade edilirken, görünen o ki, meydan da artýk dar gelecek gibi gözüküyordu. Bu yüzden ÝHH’nýn daha fazla hasýr göndermesi gerekecek! Artan cemaatle ilgili durumu Ethem Bey Camii müezzini Lütfü Hoca da tasdik etti. Haliyle o da durumdan fazlasýyla memnundu.

{

YARIN: MÜSLÜMAN KÖYLERE KURBAN DAÐITIMI

{

2

OSMANLI’YA ÝSYAN EDÝNCE ÖLDÜRÜLDÜ

SiyahMaviKýrmýzýSarý


SiyahMaviKýrmýzýSarý

Ü M Ý T V Â R O L U N U Z : Þ U Ý S T ÝK B A L ÝN K I L ÂB I Ý Ç Ý NDE E N Y Ü K SEK GÜR SADÂ ÝSLÂMIN SADÂSI OLACAKTIR

Tiryakiler uyarýlara pek aldýrmýyor YENÝ bir araþtýrmaya göre, sigara paketlerinin üzerinde yer alan “Sigara öldürür” uyarýsý, tiryakileri daha çok sigara içmeye teþvik ediyor. Bir grup psikolog tarafýndan yürütülen çalýþma, uyarýyý okuyan tiryakilerin “ölümün kaçýnýlmazlýðýyla baþ edebilmek için daha çok sigara içtiðini” ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu durumun özellikle, “arkadaþlarý tarafýndan kabul görmek” isteyen gençler ya da “sigaranýn sosyal deðeri yükselttiðini” düþünenler gibi, “özgüven arttýrmak” için sigara içenlerde gözlemlendiðini belirtiyor. Ankara / aa

Y 10 ARALIK 2009 PERÞEMBE

Uzayýn en eski görüntüleri HUBBLE teleskobu, yaklaþýk 14 milyar yaþýnda olduðu hesaplanan kâinatýn yaratýldýðý Büyük Patlama’dan 600 milyon yýl sonraki halini görüntülemeyi baþardý. Bugüne kadar elde edilmiþ en eski galaksi görüntüleri, Hubble’a yeni yerleþtirilen geniþ alan kamerasý sayesinde görüntülendi. Yazýn alýnan görüntülerde bir kaç bin galaksi bulunuyor. Görüntülenen galaksiler, 13 milyar ýþýk yýlý uzaklýkta bulunuyor. Bu görüntü, Hubble’un 2004’te taramýþ olduðu bir bölgeye yeniden odaklanmasýyle alýndý. Washington / aa

Ýklim, saðlýðý tehdit ediyor DSÖ TARAFINDAN YAPILAN ARAÞTIRMA, ÝKLÝM DEÐÝÞÝKLÝÐÝNÝN SAÐLIK ÜZERÝNE MUHTEMEL ETKÝLERÝNÝ GÖZLER ÖNÜNE SERDÝ. DSÖ’NÜN resmî internet sitesinde yer alan araþtýrma sonuçlarýnda, son 50 yýl içinde baþta fosil yakýt kaynaklý olmak üzere karbondioksit ve diðer sera gazlarý salýnýmýnýn, küresel iklimi etkilediði belirtiliyor. Buna göre, atmosferik karbondioksit konsantrasyonu, endüstri devrimi öncesine göre yüzde 30’dan fazla arttý. Bu da atmosferin alt katmanlarýnda daha fazla ýsý tutulmasý anlamýna geliyor. Küresel iklim deðiþiklikleri, aþýrý yüksek sýcaklýklara baðlý ölümlerle bulaþýcý hastalýklara kadar bir dizi saðlýk risklerini de beraberinde getiriyor. Ýklim ve hava þartlarýnýn, tropik bölgelerden kutuplara kadar insan hayatýna doðrudan ve dolaylý güçlü etkileri bulunuyor.

ÖLENLERÝN YÜZDE 95’Ý GELÝÞMEKTE OLAN ÜLKELERDEN Yoðun yaðmur, sel ve afetle sonuçlanan uç hava olaylarý, insanlarýn geçim kaynaklarý ve mal varlýklarýný da tehlikeye atýyor. Dünya çapýnda 1990’lý yýllarda meydana gelen hava kaynaklý afetlerde vefat eden yaklaþýk 600 bin kiþinin yüzde 95’i geliþmekte olan ülkelerde yaþýyordu. Kýsa vadeli yoðun sýcaklýk dalgalanmalarý, hipertermi ve hipotermi gibi ciddi saðlýk problemlerine sebep olabiliyor, kalp ve solunum hastalýklarýndan ölüm oranlarýný arttýrýyor. Son çalýþmalar, 2003 yýlý yaz aylarýnda Batý Avrupa’da rekor düzeyde artan sýcaklýklara baðlý olarak, tahminen yaklaþýk 70 bin kiþinin vefat ettiðini ortaya koyuyor. Polen ve diðer havada uçan alerji yapýcýlarýn havadaki miktarý da yüksek sýcaklýkla birlikte artýyor. Bu da 300 milyon civarýndaki astým hastasýný doðrudan etkiliyor. Deðiþken yaðýþ rejimleri, taze su kaynaklarýný da riske atýyor. Su kýtlýðý, küresel olarak her 10 kiþiden 4’ünü etkiliyor. Ýklimsel þartlar, su ve sivrisinek gibi vektörler aracýlýðýyla bulaþan hastalýklarý da etkiliyor. Ýklime duyarlý bu hastalýklar, en büyük ‘’küresel katiller’’ arasýnda yer alýyor. Uzmanlar fiziksel aktiviteyi arttýrmanýn, genel ölüm oranlarýnda düþüþü de beraberinde getirebileceði belirtiliyor. Bursa / aa

Mobil eðlence dünyayý sardý TEKNOLOJÝNÝN ‘’küçülmesi’’ ile mobil eðlence cihazlarýna olan ilgi artarken, yapýlan bir araþtýrmaya göre yýl sonu itibarýyla bütün dünyada bu cihazlarýn satýþýnýn 400 milyona ulaþmasý bekleniyor. In-Stat araþtýrma þirketinin raporundan derlenen bilgilere göre, küresel kriz, elektronik sektörünü etkilemiþ de olsa özellikle taþýnabilir cihazlara olan ilgi her geçen gün artýyor. Rapora göre, taþýnabilir elektronik cihaz satýþlarý, 2008 yýlýna göre yüzde 10 civarýnda arttý. Dijital radyo çalar, elektronik kitap okuyucu, eðitici elektronik oyunlar, PSP gibi taþýnabilir oyun konsollarý, mp3 çalar, video oynatýcýlar ve kiþisel yön bulma/navigasyon cihazlarýnýn toplam satýþýnýn, yýlbaþý hediyeleri ile birlikte 400 milyona ulaþacaðý tahmin ediliyor. Ayný rapora göre bu rakamýn 2013 yýlýnda yýllýk 600 milyon adete ulaþmasý bekleniyor. Raporda dikkati çeken bazý öngörüler þöyle:  Kýt'a Avrupasý’nda portatif eðlence cihazlarý satýþý 2013 yýlýnda yýllýk 157 milyon adete ulaþacak. Bu rakam Japonya’da ise 58 milyon adet olarak öngörülüyor.  Kiþisel navigasyon cihazý satýþlarý 2012 yýlýnda 56 milyon adet olacak.  Taþýnabilir video/müzik çalýcý satýþlarý bu yýl sonu itibarýyla 225 milyon adete yükselecek. Asya-Pasifik bölgesi, en çok cihaz satýþý gerçekleþtirilecek alan olarak dikkat çekecek.  Geçtiðimiz yýl küresel anlamda 1 milyon adet satýlan toplam elektronik kitap okuyucu cihazlarý, 2013 yýlýnda 30 milyonu geçecek. Ankara / aa SiyahMaviKýrmýzýSarý


10 Aralik 2009