Issuu on Google+

RÖPORTAJ CeBIT BİLİŞİM EURASIA 2013’E HOŞ GELDİNİZ www.cebitbilisim.com CeBIT Life Magazine, CeBIT Bilişim Eurasia 2013 ve CeBIT Sinerji Zirvesi & CeBIT Globel Conferences Resmi Yayınıdır.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI BİNALİ YILDIRIM

DEUTSCHE MESSE AG YÖNETİM KURULU ÜYESİ DR. ANDREAS GRUCHOW: “CeBIT doğu ve batı arasında tarihi bir köprü”.

TEKNOLOJİ ELÇİSİYİZ TURKCELL GENEL MÜDÜRÜ SÜREYYA CİLİV: “4G teknolojisini için gerekli yasal düzenlemeleri bekliyoruz.”

FATİH PROJESİ ÜLKEMİZ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ Günümüzde her şeyin internet üzerinden yapılabildiğine dikkat çeken Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, sanal ulusal güvenliğe dikkat çekiyor. BULUT BİLİŞİM

Verilerini buluta taşıyan şirketler BT maliyetlerini düşürüyor.

DOSYA KONUSU • Akıllı Şehir • Akıllı Ev • Akıllı Devlet

BIG DATA

Kurumların ürettiği veri miktarı her geçen gün artıyor. Önemli olan bu verilerin kullanıma hazır tutulması.

E-DEVLET İÇİN GÜVENLİK Önlem almalıyız; saldırı siber ama güvenlik gerçek.


Bilgi çağında herkese merhaba! Her söze başlarken çağımızın bilgi çağı olduğunu söylüyoruz. Bilim adamları söylüyor, teknik adamlar söylüyor, sıradan sokaktaki adam söylüyor Ve bunu en çok siyasetçiler söylüyor. Peki. Nedir bu bilgi çağı?

K

uşkusuz, insanlık binlerce yıldır bir bilgi birikimine zaten sahipti. Ne oldu da, kısa bir sürede tel dolabından, derin dondurucuya geçtik. Ne oldu da, şu bizim tandır, mikrodalga fırına dönüştü, manyetolu telefon, cep bilgisayarı oluverdi. Binlerce yıldan söz etmiyoruz, son 30- 40 yılı konuşuyoruz. Belli ki: bu çağını, bilgi çağı yapan, bilginin çoğalmış olması değil. İnsanların eskiye göre daha bilgili olması hiç değil. Bu çağını bilgi çağı yapan, bilgiye kolay ulaşılır olmasıdır ve bilginin kullanılmasıdır... Bilgi toplumu da, bilginin toplumsal yaşam içinde kullanımı demektir... Teknolojinin olanaklarıyla bilgiye kolay eriştiğimiz doğrudur ama… Her şey güllük gülistanlık değil. Gülün dikenine dikkat gerek. Depolanan bilgilerin karmaşasında boğulmadan ve tabii kirli bilgilere bulaşmadan, güvenle aradığımıza ulaşmaktır. Uygarlığı oluşturan her şey insan güzellikleridir. Bu güzellikler kent yaşamının içinden akar ve biçimlenir. O halde biçimlenecek kentsel malzemeyi oluşturmak, sayısal bilgi tabanından, fiziksel varlığa, ekonomisinden, sanat ve kültürüne ve daha birçok insani değeri şehrin damarlarına akıtmak, sağlam ve inançlı bir yürekle şehre pompalamak uygar yaşamın ta kendisidir. Uygarlığı oluşturan kent bilgi akışı sadece sizin kentinizin yüreğinizin çarpması anlamına gelmiyor. Bilgi sistemlerinin içindeki akış artık tüm insanlığın kalbinden geçiyor. Küresel teknoloji, sadece küresel ekonomiyi değil, küresel demokrasiyi, küresel adaleti, küresel dayanışmayı da taşımayı başarıyor, kırmızıçizgileri kaldırıyor. Eğer yüreğimizdeki sınırları kaldırmayı başarabilirsek, ülkeler arasındaki sınırları da bir gün kaldırabiliriz. İnsan güzelliklerinin daim olduğu bir dünya diliyorum.

Mustafa SARIGÜL


içindekiler

EKİM 2013 SAYI: 1

CeBIT BİLİŞİM EURASIA 2013’E HOŞ GELDİNİZ

“SANAL ULUSAL GÜVENLİĞE DİKKAT” ð Günümüzde her şeyin internet üzerinden yapılabildiğine dikkat çeken Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, sanal ulusal güvenliğe dikkat çekiyor. SAYFA 10

AKILLI ŞEHİRLER ðEvlerin akıllı olması tek başına yeterli değil. Kalıcı “başarı” için şehirlerimizin de akıllı olması gerekiyor. SAYFA 24

MOBİLİTE ð Bilgisayarlar çantalara, akıllı telefonlar ceplere girdi. Artık masamıza bağlı değiliz! SAYFA 34

BIG DATA ðŞirketlerin ellerindeki önemli verileri depolamak ve gerektiğinde analiz edilebilir durumda olmak. SAYFA 44

BULUT BİLİŞİM ðVerilerini buluta taşıyan şirketler BT maliyetlerini düşürüyor. SAYFA 46

Avrasya’nın bir numaralı bilişim, teknoloji ve iletişim platformu CeBIT Bilişim Eurasia’yı 13. kez düzenlemenin mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Mutluluğumuzun kaynağı CeBIT’i bu yıl da İstanbul’un en kolay ulaşabilen noktalarından birinde, yani Yeşilköy’de yapıyor olmamız. Gururumuzun nedeni ise kamu, STK, çözüm ortağı, girişimci, yönetici gibi BT sektörünün önemli oyuncularını bir kez daha, belli konu başlıkları altında başarıyla bir araya getirebilmemiz. Böylece Türkiye BT sektörü 2013 yılında da “geleneksel” buluşmasını CeBIT Bilişim Eurasia’da gerçekleştirmiş oluyor. Bu yıl fuarımız CeBITpro, CeBITgov, CeBITlab ve CeBITlife olmak üzere dört ana bölümden oluşuyor. Bu dört ana bölümde CeBIT Eurasia’nın bu yılki temaları olan “Kentsel Dönüşüm ve Teknoloji” ile “Akıllı Kentler ve Akıllı Belediyelerde Yaşam” konseptlerine ışık tutacağız. Ayrıca bu yıl tüm CeBIT etkinliğinin içeriğini zenginleştireceğine inandığımız CeBIT Global Konferans konseptini de takvimimize eklediğimiz için heyecanlıyız. Hatırlarsanız geçen yıl elinizde tuttuğunuz CeBIT Life Magazine’in ilk sayısı ile fuarın içeriğini zenginleştirmiştik. Bu yıl da CeBIT Bilişim Eurasia Fuarına ve CeBIT Sinerji Zirvesine ek olarak CeBIT Global Konferans’ı düzenliyoruz. Dergimiz CeBIT Life Magazine de tam gaz fuara ışık tutmaya devam ediyor. Konferans ve zirvenin hem İngilizce hem de Türkçe canlı yayınla sınırları aşarak tüm dünyadaki BT profesyonellerine ulaşacak olması da gururumuzu ve heyecanımızı arttırıyor.

Murat Özer CeBIT Avrasya Direktörü

FATİH PROJESİ ðCumhuriyet tarihinin en büyük eğitim hamlesi Fatih Projesi adım afım hayata geçiyor. SAYFA 40

YAYINA HAZIRLAYAN Direktör Yıldıray Gökkaya yildiray@hardwareplus.com.tr

Yayın Yönetmeni Ersin Akman ersin@hardwareplus.com.tr

İMTİYAZ SAHİBİ Publisher Deutsche Messe Worldwide adına

Yazı İşleri Müdürü Gökhan Menge

Murat Özer YÖNETİM YERİ Address Hannover Fairs İnterpro Uluslararası Fuarcılık A.Ş. Büyükdere Cad. Şarlı İş Merkezi No:103 B Blok Kat:5-6, 34394, Mecidiyeköy İstanbul Türkiye Tel: +90 (212) 334 69 69 Faks: +90 (212) 334 69 70 E-posta: info@cebitbilisim.com Web: www.cebitbilisim.com

gokhan@hardwareplus.com.tr

Yayın KURULU Editorial Board

Editörler Ruşen Göbel

Cüneyt Midillili cuneyt.midilili@hifas.com

ruşen@hardwareplus.com.tr

Merve İnciroğlu merve.inciroğlu@hifas.com

Tasarım Volkan Akduman

Nermin Koca nermin.koca@hifas.com

DERGİYİ Dİ İ N D İ R J İ TA L O L A R A K EBİLİ RSİNİZ w w. c e b

w

i t l i fe

magazine.com

Reklam Satış Koordinatörü Yeşim Kara yesim@emymedya.com Reklam Satış Temsilcisi Gökhan Gürgülen gokhan@emymedya.com Sedef Özselvi sedef@emymedya.com Muhasebe Yeliz Congara yeliz@emymedya.com Baskı: Bizim Matbaa Ltd. Şti. Basım Tarihi: Ekim 2013, Yayın Türü: Yılda bir defa yayınlanır.

Ali Osman Uz ali@hardwareplus.com.tr

volkan@hardwareplus.com.tr

Fotoğraflar Ozan Akgün, Ufuk Sarışen

BLANCHE MEDYA Fulya Mahallesi Ortaklar Caddesi Örmeci Sokak Neşe Ap, No: 2 D: 9 Mecidiyeköy Mecidiyeköy/İstanbul Tel: 0 (212) 275 22 66 Fax: 0 (212) 275 22 76

CeBIT Life Magazine Blanche Medya tarafından yayına hazırlanmaktadır. Blanche Medya EMY Medya’nın tescilli markasıdır. www.blanchemedya.com

CeBIT Life Magazine 2013 | 3


CeBIT Life Magazine 2013 Nvidia oyun dünyasının devleriyle anlaştı

Oyun oynamayı tercih eden ve yeni nesil bir ekran kartı satın almayı düşünen biriyseniz, Nvidia’nın yeni anlaşması ilginizi çekebilir. Donanım dünyasının devi Nvidia, popüler oyun firmalarıyla yaptığı anlaşmalar sayesinde ekran kartlarıyla beraber oyun hediye ediyor. GTX 660, GTX 670, GTX 680, GTX 690 ve GTX 760 ekran kartı satın alanlar, Assasins Creed IV: Black Flag ve Splinter Cell Blacklist oyunlarına sahip olacak. Eğer GTX 770, GTX 780 ve TITAN kartlarından birini tercih ederseniz, bu iki oyuna ek olarak Batman: Arkham Origins oyununa sahip olabilirsiniz.

Vestel çalışanları diplomalarını Ahmet Zorlu’dan aldı Vestel, Özyeğin Üniversitesi’nin akademik desteğiyle eğitim programlarından 59 mezun verdi. Özyeğin Üniversitesi akademisyenlerinin eğitim verdiği Yönetici Yetiştirme Programı ve Teknoloji Akademisi’nden 59 Vestel çalışanı daha başarıyla mezun oldu. Mezuniyet törenine katılan Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu, Vestel Teknoloji Akademisi’ni başarıyla tamamlayan yönetici adaylarının ülkemizin küresel arenada daha güçlü bir şekilde var olmasında önemli bir rol üstleneceğini belirtti. Vestel’in genç yeteneklere yönelik Yönetici Yetiştirme Programı ve deneyimli mühendislere yönelik Teknoloji Akademisi yeni mezunlarını verdi. Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu, Vestel Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Turan Erdoğan’ ve Özyeğin Üniversitesi Rektör Vekili Prof.Dr. Esra Gençtürk’ün katılımıyla düzenlenen törende 59 Vestel çalışanı diploma aldı. Üçüncü dönemini tamamlayan Vestel Yönetici Yetiştirme Programı’ndan 27, ilk dönemini tamamlayan Vestel Teknoloji Akademisi’nden 32 çalışan mezun oldu. Vestel İşletme Akademisi Özyeğin Üniversitesi işbirliğiyle açılacak Vestel Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Turan Erdoğan, Özyeğin Üniversitesi’nin akademik desteğiyle eğitimi çalışanların ayağına getirdiklerini belirterek şunları ifade etti: “Bu yıl ilk mezunlarını veren Vestel Teknoloji Akademisi ile makina, elektrik-elektronik, bilgisayar ve endüstri mühendislerimize Özyeğin Üniversitesi akademisyenlerinin kurumumuzun ihtiyaçlarına göre özel oluşturduğu yüksek lisans ve doktora programlarında eğitim görme olanağı tanıyoruz. Önümüzdeki dönemde MBA eğitimine yönelik Vestel İşletme Akademisi’ni de açacağız.” Vestel Teknoloji Akademisi’nde yaklaşık 2,5 yıla yayılan eğitimler, Özyeğin Üniversitesi’nin akademik kadrosu tarafından haftada iki gün veriliyor. 2013’te 32 mezun veren Vestel Teknoloji Akademisi’nde 107 Vestel çalışanı da eğitimlere devam ediyor. 4 | CeBIT Life Magazine 2013

Bir iPhone 5S’in üretim maliyeti ne kadar? Apple’ın son bombası iPhone 5S, 649 dolardan başlayan fiyatlarıyla, Apple’ın bugüne kadar piyasaya sürmüş olduğu en pahalı akıllı telefon unvanına sahip. Apple’ın en pahalı telefonu olan iPhone 5S’in üretim maliyeti ise farklı bir segmentte seyrediyor. Teknoloji analistleri bu konuda detaylı bir araştırma yaptı. Ortaya çıkan bilgilere göre bir iPhone 5S’in toplam malzeme maliyeti 194 doları geçmiyor. Bu rakama araştırma - geliştirme yatırımları tabii ki dahil edilmiyor ama Apple’ın her iPhone 5S’ten 455 dolar kazanç sağladığını söylemek mümkün. iPhone 5S’in en pahalı parçası, cihazın beyni olarak nitelendirebileceğimiz Apple A7 işlemcisi. Bir adet A7 işlemcinin 36,50 dolar olduğu belirtiliyor. İşlemcinin ardından en pahalı parça ise dokunmatik Retina ekran. Her iPhone 5S ekranı, Apple’ın kasasından 29 dolar götürüyor. Bu iki parçayı, cihazdaki mobil iletişim şebekesi takip ediyor. Qualcomm tarafından üretilen mobil iletişim şebekesi 25,50 dolar fiyata sahip.


CeBIT Life Magazine 2013 Türksat 6A’nın Çağrı Duyurusu Yapıldı Çalışmaları Türksat tarafından başlatılan yerli haberleşme uydusu projesinde bir adım daha atıldı. Söz konusu haberleşme uydusu ile ilgili çağrı duyurusu, TÜBİTAK Kamu Araştırmaları Destek Grubu (KAMAG) tarafından 11.09.2013 tarihinde yayınlandı. Proje kapsamında geliştirilecek TÜRKSAT-6A Yerli Haberleşme Uydusu, 42 derece Doğu yörüngesindeki mevcut uydu kapasitesini arttıracak ve yedeklik sağlayacak, askeri haberleşme için de kullanılacaktır. Uydu 16 adet Ku bant ve 2 adet X bant aktarıcı içeriyor. Yerli haberleşme uydusu projesi kapsamında geliştirilecek uydu platformu, haberleşme uyduları yanında, meteoroloji, bölgesel konumlama, uzayın keşfi projelerinde de kullanılabilecek.

Türksat’la uydudan ucuz mobil internet

Türksat A.Ş. Genel Müdürü Dr. Özkan Dalbay, Türksat 4B haberleşme uydusunun hizmete girmesiyle birlikte, ülkemizde uydu üzerinden mobil internet hizmetlerin 50 - 60 liraya verilebileceğini söyledi. Dr. Dalbay, yaptığı açıklamada, Türksat A.Ş.’nin katma değerli uydu hizmetlerinden TürksatVSAT ile Türksat 4B uydusu üzerinden, hem ülkemizde ve hem de Bulgaristan, Azerbaycan, Irak, Suriye ve Ürdün gibi komşu ülkelerde uydu üzerinden taşınabilir cihazlarla mobil internet hizmeti verilebileceğinin müjdesini verdi.


Yap›sal kablolaman›n gelece¤ini 24-27 Ekim 2013 CeBIT Biliflim Eurasia Fuar›’ndaki

4. Salon E02 numaral› stand›m›za bekleriz

Yap›sal kablolaman›n bugününü ve gelece¤ini görmek için CEBIT 2013 Fuar›’ndaki stand›m›z› ziyaret etmeniz yeterli. Biz yap›sal kablolama teknolojilerinin gelece¤ini anlat›rken, siz keyifle kahvenizi yudumlay›n. :-)

NETWORK TEKNOLOJ‹LER‹ 2013-2014 katalo¤umuzu isteyin, gönderelim. 0212. 222 92 50 pbx

EFB Elektronik ‹thalat ‹hracat Üretim Tic. Ltd. fiti. Perpa Ticaret Merkezi A Blok K:2 N:9/0008 Okmeydan› 34384 ‹stanbul - Türkiye T. +90. 212. 222 92 50 pbx F. +90. 212. 222 92 89 E. info@efb-elektronik.com.tr

Alt yap›m›zda Alman kalitesi var!

www.efb-elektronik.com.tr


CeBIT Life Magazine 2013 7. İstanbul Bilişim Kongresi

Turkcell Blog yayına girdi Türkiye’nin lider iletişim ve teknoloji şirketi Turkcell, yenilenen ve yeni bir içerik stratejisiyle hayata geçirilen kurumsal blogunu yayına soktu. http://blog.turkcell.com.tr adresi üzerinden erişilebilen Turkcell Blog’da, şirketin üst yöneticileri ve çalışanlarının yanı sıra teknoloji dünyasının önde gelen isimleri de yazılarıyla yer alacak. Temmuz ayında yayına başlayan ve 3 ay içinde 98 farklı yazardan 230 makaleyle zenginleşen Turkcell Blog, başta mobil teknolojiler olmak üzere teknolojinin hemen her alanında içerik sağlıyor. Akıllı cihazlar için optimize edilmiş yeni nesil tasarımıyla yayına geçen blog, hem blog yazıları hem de videolarla ziyaretçilerine zengin bir içerik sunuyor.

Intel’den 99 dolarlık tabletler geliyor

Teknoloji devi Intel, müthiş bir haberle karşımıza çıkıyor. Intel CEO’su Brian Krzanich, birkaç hafta içinde piyasaya çıkacak Intel işlemcili mobil cihazların fırtınalar estireceğini müjdeledi. 99 dolara tablet, 299 dolara laptop, 399 dolara 2’si 1 arada bilgisayar satılacağını belirten Intel, üretici partnerlerini bu konuda destekleyecek. Intel Bay Trail Atom işlemcili tablet ve 2’si 1 arada bilgisayarlar ile Haswell işlemcili dizüstü bilgisayarlar, firmanın uzun süredir yapmak istediği mobilite atılımını gerçekleştirebilir.

8 | CeBIT Life Magazine 2013

Türkiye Bilişim Derneği ve Kadir Has Üniversitesi işbirliği ile düzenlenen kongre, T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri Kurumu, Marmara Belediyeler Birliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle yapılacak. Kongrede kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve gençler akıllı şehirleri tartışacaklar. 7. İstanbul Bilişim Kongresi “Akıllı Şehirlerde Öğrenilmiş Dersler” temasıyla 13-14 Kasım 2013’de Kadir Has Üniversitesi Cibalı yerleşkesinde 50’den fazla konuşmacının katıldığı 17 Farklı oturumda gerçekleşecektir. Kongreyle ilgili detaylı bilgi www.istanbulbilisimkongresi.org.tr adresinden alınabilir.

HP dakikada 4 sunucu, 120 PC ve 100 yazıcı satıyor Dünyanın en büyük tedarik zincirlerinden birini yürüten HP, insan ömrünün her dakikasında ortalama 4 sunucu, 120 PC ve 100 yazıcının teslimatını gerçekleştiriyor. 160 bin perakende mağazası ve 185 bin kanal ortağını içeren dev bir ekosisteme sahip olan HP, 2012 yılını laser ve inkjet segmentindeki yazıcıların dahil olduğu toplam yazıcı pazarında yüzde 47’lik pazar payı ile lider kapattı. IDC’nin 2012 verilerine göre Türkiye’nin 11 yıl boyunca kesintisiz olarak en çok tercih ettiği bilgisayar ve yazıcı markası olan HP’nin yeni dönemde odaklandığı konuların başında Ultrabook’lardan hibrit PC’lere ve tabletlere kadar geniş bir alanda farklı işletim sistemlerinin avantajlarını müşterilerin yaşamına katan, zengin çeşitlilikte ürünler ve çözümler geliyor.

Asus ürünleri Arçelik ve Beko mağazalarında Dünyanın en iyi üç dizüstü bilgisayar markasından biri olan ASUS, Ağustos ayı itibariyle Arçelik ve Beko yetkili satıcılarında yerini aldı. Arçelik A.Ş., Ağustos ayında Arçelik ve Beko yetkili satıcılarında satışa sunduğu ASUS markalı ürünlerle birlikte, kendi markası Grundig’e ek olarak Sony ve Apple markalı modellerden oluşan çok geniş bir bilgisayar ve tablet ürün gamı oluşturdu. Arçelik A.Ş. elektronik ürünlerde marka çeşitliliğine giderek tüketicilere bol seçenek sunmak amacıyla ASUS’u da mağazalarında yer alan ürün gamına ekledi. Böylece Arçelik ve Beko mağazalarında tüketicilerle buluşan Grundig, Sony ve Apple gibi markalara bir yenisini ilave ederek teknoloji meraklılarına bol seçenek ve karşılaştırma yapma fırsatı da sunmuş oldu.


CeBIT Life Magazine 2013

T.C Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı

Turkish Republic Transport, Maritime Affairs and Communications Minister

Binali YILDIRIM

FATİH Projesi ülkemiz için çok önemli Günümüzde her şeyin internet üzerinden yapılabildiğine dikkat çeken Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, sanal ulusal güvenliğe dikkat çekiyor.

10 | CeBIT Life Magazine 2013

The FATİH Project is very important for our country

Pointing out that everything can be done on the internet today, Transport, Maritime Affairs and Communications Minister Binali Yıldırım draws attention to virtual national security.


RÖPORTAJ

S

ayın Bakan, birçok insan Fatih Projesi’ni merak ediyor. Projenin bundan sonraki aşamalarını en yetkili kişi olarak sizden öğrenebilir miyiz? FATİH Projesi (Fırsatları Arttırma Teknolojiyi İyileştirme Hizmeti), bakanlık olarak bilişim alanında bizim en çok önem verdiğimiz projelerden birisi. Bu proje, okullarımızı kara tahtadan kurtarıp, akıllı tahtalarla tanıştıracak olan, gerek öğrenci sayısı, gerek derslik sayısı ve gerekse proje bedeli bakımından dünyada bir ilk. Bilişim dünyasının yüz akı olan bu proje ile 40 bin okulumuzun 570 bin dersliğinin tamamını geleceğe taşıyoruz. Kara tahtayı, kitabı kaldırıp; yerine tablet bilgisayarları getiriyoruz. Bu proje ile 4 yıl içerisinde, bütün öğrencilere tablet bilgisayar verilerek modern bir eğitim sistemi kurulacak ve projeden yaklaşık 15 milyon öğrenci yararlanacak. Bu kapsamda ilk etap olarak 3.657 okuldaki 84.921 derslikte kullanılmak üzere “Etkileşimli Tahta, Yazıcı ve Doküman Kameraları”nın alımı Bakanlığımızca gerçekleştirilmiş olup, 2012 yılsonu itibariyle Milli Eğitim Bakanlığı’na devredilmiştir. Ayrıca, tek noktadan çok noktaya hizmet veren 110 adet Uzaktan Hizmet İçi Eğitim Merkezi kurulumu da tamamladık. Bu proje aynı zamanda ülkemizin 2023 bilgi toplumu hedeflerini gerçekleştirmeyi sağlayacak en önemli projelerden bir tanesidir. Zira proje kapsamında, ülke genelinde en az 40 bin km yeni fiber optik hat döşenecektir. Bu altyapı, aynı zamanda okulların olduğu bölgedeki yerleşim yerlerine de hizmet verecek. İnternet kullanımının artmasıyla birlikte “sanal güvenlik” de ayrı bir konu olarak karşımıza çıkmaya başladı. Bu konuda bakanlığınızın eylem planından bahsedebilir misiniz? Günümüzde internet ve mobil iletişimin hayatımızın başrolünü oynadığı bir dönemde yaşıyoruz. Artık arkadaşlarımızla internette görüşüyor, faturalarımızı internetten ödüyor, sinema biletinden üstümüze aldığımız kıyafete kadar neredeyse her şeyi internetten alıyoruz. Sosyal hayatımızla olsun, devletle olsun neredeyse her işimizi internetle yapıyoruz, dünyayı internetle tanıyoruz. Hatta hayatımızı internetle yaşıyoruz desek hiç de abartmış olmayız. Artık internette bulunan hesaplarımızın şifrelerini TC Kimlik numaramızdan daha iyi biliyoruz. Bu nedenle şifremiz veya hesap bilgilerimiz başkalarının eline geçse ne oluru düşünmek bile istemiyoruz. İnsanlık tarihinde, kişisel, kurumsal ve toplumsal belleğin sanal ortama bu kadar bağımlı olduğu başka bir dönem yok. Bu bağımlılık çok hızlı bir biçimde de artıyor. Bilgi ve iletişim teknoloji sektörümüzün bu hıza yetişebilmesi içinde Bakanlık olarak pek çok önemli çalışmaya imza attık. 2008 yılında e-Devlet sistemini kurduk, e-devlet uygulamalarının yaygınlaşması, artması ve kamu hizmetlerinin elektronik ortamdan sunulması için önemli çalışmalar yaptık. Bilgi Toplumu olma yolunda hazırladığımız stratejiler, eylem planları ve projeler ile hemen her kurumumuzda hizmetleri elektronik ortama taşımaya başladık. Bugün 814 ayrı hizmetle 15,5 milyonun üstünde vatandaşımıza ulaştık. Benzer şekilde sosyal güvenlik alanında, maliye bünyesinde, ulaştırmada ve ulaşımda, her alanda kamu hizmetlerimizi artık e-devlet sistemleri üzerinden sunuyoruz. Ulusal Ulaşım Portalı, e-İçişleri, UYAP, TAKBİS, Araç ve Sürücü Bilgi Sistemi ve benzeri pek çok başarılı projemiz tamamlandı ve hayata geçti. Sağlık sistemimizde, sosyal güvenlik, nüfus ve benzeri alanlarda artık e-devlet tek ve en etkin hizmet sunma yolu olarak açıldı. Kritik altyapılarımız şimdiden Bilgi ve İletişim Teknolojilerine bağımlı hale geldi. Bu nedenle siber ya da sanal ortamda kötü niyetli kullanımlar sonucunda, siber güvenlik konusu sadece bireylerin değil, kurumların, ülkelerin ve uluslararası kuruluşların en önemli gündem maddelerinden biri haline gelmiş bulunuyor. Ben bunu çok yerde dile getirdim; “Savaşlar artık topla, tüfekle değil; bilgisayarlar üzerinden olacak” .

Bu savaşlar çoktan başladı… Hatta günümüzde artık bankasına kızan bir vatandaş bile evindeki bilgisayardan bu bankanın siber altyapısına saldırı düzenleyebiliyor. Küresel ısınmaya canı sıkılan bir genç arkadaşımız; kamu kurumlarının ya da özel sektör kuruluşlarının siber altyapısına saldırıda bulunabiliyor. Ancak kişisel saldırılardan çok örgütlü olarak bu işi yapanlar türemeye başladı. Artık örgütlü şekilde çalışan korsan gruplar ortaya çıktı. Bu grupların sayısı her geçen gün artmaya da başladı. Ne yazık ki; bu gruplar biraz daha siyasi nedenlerle kurumların siber altyapısına saldırıyorlar. Bu tür korsan gruplar nedeniyle bugün dünyada internet aracılığıyla hizmet veren kurum ve kuruluşların maliyetlerinin yüzde 78’i artık siber saldırılardan kaynaklanıyor. Ancak kargadan korkup darı ekmeyecek değiliz. Biz bilişim altyapımızı geliştirmeye, bilgi toplumu olma yolunda ilerlemeye devam edeceğiz. Ancak, siber güvenlik konusunda da duyarlı olmalı, farkındalığı artırmalıyız. İşte bu yüzden ulusal ölçekte gerçekleştirdiğimiz Siber Güvenlik Tatbikatları, ulusal güvenliğimizin sağlanması açısından büyük önem taşıyor. Bakın Kaşgarlı Mahmud’un çok güzel bir sözü var. “Avcı nice tuzak bilirse, ayı da onca yol bilir” diye. İşte bu nedenle bu tatbikatlara ara vermeden devam etmemiz gerekiyor. Bu kapsamda yeni aldığımız bir kararla ulusal siber güvenlik tatbikatlarını her 2 yılda bir gerçekleştirme kararı aldık. Hatta 2014 yılında bu tatbikatı uluslararası düzeyde yapacağız. “Akıllı ev” tanımlamasını eskiden de sıkça duyardık ama artık “akıllı şehirler” ve “akıllı belediyecilik” kavramlarını daha çok duyar olduk. Bu yıl CeBIT Fuarı’nda da “Akıllı Yaşam Çözümleri” geniş bir yer tutuyor. İnternet tabanlı bu belediyecilik uygulamaları hakkında ne düşünüyorsunuz? Bildiğiniz gibi Makineden Makineye İletişim olarak adlandırılan M2M uygulamaları dünyada hızla yayılıyor. Buna paralel olarak Türkiye’de de çeşitli alanlarda uygulanmaya başlandı. Artık yollar, evler, arabalar ve ev aletleri akıllandı. Konuşabilme yetisi de sadece insana ait değil artık. Makineler de dile geldi. Akıllı makineler birbirleriyle etkileşim halinde. Bu hayatın her alanında insanın yaşamını kökten değiştirecek yeniliklerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Daha öncede dile getirdiğim gibi e-devlet kapısıyla bugün 111 kurum 814 hizmeti 15,5 milyonun üstünde vatandaşa internet aracılığı ile sağlıyor.

CeBIT Life Magazine 2013 | 11


CeBIT Life Magazine 2013 Belediyecilikte başarılı olmanın yolu halkla iç içe olmaktan geçiyor. Halkın ihtiyaçlarını iyi tespit etmek ve halkın isteklerini ön planda tutmak gerekiyor. Bu noktada artık belediyeciliğin de sanal ortamda yerini alması kaçınılmazdı diye düşünüyorum. Son zamanlarda Türkiye’de bir sosyal medya patlaması yaşanıyor. Hükümetin bu yeni platforma bakış açısı nedir? Bizim için sosyal medya sadece yeni bir teknoloji ve iletişim kanalıdır. Taraflı bir mecra değildir. İyi veya kötü değildir. İletişimin 21. Yüzyıldaki yeni şeklidir. 20. yüzyılda kitle iletişimini radyo ve televizyonlar sağlıyordu. Ancak bu teknolojiler mesajın sadece tek taraftan verilmesine olanak sağlıyordu. Günümüzde ise artık interaktif bir iletişim söz konusu. Sosyal medya aracılığı ile bireyler dahi çok geniş kitlelere ulaşabiliyor ve bunu çok hızlı bir şekilde gerçekleştirebiliyorlar. Yeni ve hızla gelişen bu alanda ise etik kurallarının henüz olgunlaşmaması genel bir sorun. “Dijital etik”, “dijital ahlak”, “sayısal ahlak” gibi terimler yurtdışında dahi yeni yeni yaygınlaşıyor. Bunun en temel örneği gençlerimizin, bu sosyal medyayı kullananların internette gördükleri bir şeyi sorgulamadan doğru kabul etmeleri. Oysa gerçek hayatta gördüğümüzü, radyoda duyduğumuzu sorgularız, konuşan kişiyi tartarız, bilginin aslını araştırırız. Bu kültür henüz sosyal medyada yerleşmedi. İnsanlar “acaba bu doğru mu, kaynağı nedir” demeden hemen tepki veriyor. Tepki vermenin kolaylığı ve yayılma hızı da kontrolsüz bir şekilde oluyor. Belki siz bile bir anlık dalgınlık ile hatalı bir bilgi verseniz bu siz kontrol edemeden on binlere ulaşıveriyor. Bu sebeple son günlerin en temel sorunlardan birisi bu. Bu nedenle bu teknolojiyi kontrollü ve insanlığa faydalı bir şekilde kullanmak için herkes üzerine düşeni yapmalı ve sağduyulu bir şekilde hareket etmelidir.

12 | CeBIT Life Magazine 2013

M

inister, many people are curious about the Fatih Project. Can we learn about the next stages of this project from you, the most senior member of this project? The FATIH Project (Increasing Opportunities, Improving Technology Service) is one of the projects we take most seriously at the ministry. This project is project which will rescue our schools from blackboards and introduce them to smart boards and is a first in the world in terms of number of students, number of classrooms and the cost of the project. With this project, which is the pride of the IT industry, we are carrying 570 thousand classrooms in 40 thousand schools in to the future. We are replacing the black board and books with tablet computers. Within 4 years, all students will be given tablet computers, a modern education system will be created and 15 million students will benefit from this project. In this context, “Interactive Whiteboard, Printer and Document Cameras” have been purchased by the Ministry and transferred to the Ministry of Education as of the end of 2012, to be utilized in 84,921 classrooms in 3657 schools as the first stage of the project. Additionally, we have completed the installation of 110 Remote Service Training Centres which provide single point to multipoint service. This project is also one of the most important projects in achieving the goals of becoming an information society by 2023. As part of the project, at least 40 thousand km of new fiber optic line will be installed in the country. This infrastructure will also serve the residential areas surrounding the schools. With the increasing use of the Internet, “cyber security” has begun to pop up in front of us. Can you tell us a little about your ministry’s action plan regarding this? We are living in an age where the internet and mobile communications have a starring role in our lives. We see our friends online, pay our bills online, we purchase almost everything


RÖPORTAJ online, from cinema tickets to what we wear. Be it our social lives, or any business with the state, we live online, we get to know the world online. It wouldn’t be an exaggeration to say we live online. We know our online passwords better than our Republic of Turkey ID number. That’s why we don’t even want to consider what would happen if a third party got hold of our passwords or account information. In the history of mankind, there is no other period of time where individual, institutional and societal memory is so dependent on the virtual environment. This dependence is increasing very rapidly. As a Ministry, we have signed many important works to enable our IT sector to keep up with this speed. In 2008 we created the e-Devlet (e-Government) system, we have made significant efforts to increase the use of e-government applications and provide public services electronically. We have begun to offer electronic services in almost all of our institutions, and we have prepared strategies, action plans and projects to become and Information Society. As of today, we are reaching over 15.5 million citizens with 814 different services. Similarly, all areas of public service, from social security, finance, transportation and public transport, are now being offered through our e-government system. Many successful projects like National Transport Portal, e-İçişleri, UYAP, TAKBIS and Vehicle and Driver Registration System have been completed and implemented. E-government is now the single most effective way of delivering services in the health care, social security, registry office and other systems. Our critical infrastructure has already become dependent on Information and Communication Technologies. This is why malicious cyber or virtual activity is not only a security issue for individuals, it is also an important issue for institutions, countries and international organizations. I have said this many times: “Wars will no longer be fought with rifles or cannons, but with computers”. These wars have already begun... Even today, a citizen who is angry at his bank can use his home computer to launch an attack on the bank’s cyber infrastructure. A young friend who is angered by global warming can launch cyber-attacks on the cyber infrastructure of public institutions or private sector organizations. However, organized groups have begun to appear as opposed to those who do personal attacks. Organized pirate groups have now appeared. The number of these groups is rising every day. Unfortunately, these groups are attacking the cyber infrastructure of these institutions for political reasons. Due to these kinds of pirate groups, 78% of costs of the institutions and organizations providing services are due to cyber-attacks. However, nothing ventured, nothing gained. We will continue to develop our IT infrastructure and move towards becoming an information society. However, we must also be sensitive to cyber security and increase awareness. This is why

the Cyber Security Exercises that we are holding on a national level are so important to ensure our national security. There is a great saying by Mahmud of Kashgar: “If a hunter knows many traps, the bear knows many roads”. This is why we have to continue with these exercises. In this context, we have decided to hold national cyber security drills every 2 years. In fact in 2014, we will do this exercise at an international level. We used to hear the term “smart home” in the past, now we are hearing the “smart cities” and “smart municipalities” concepts more and more. “Smart Life Solutions” is playing a broad role in the CeBIT expo this year. What do you think about these webbased municipal applications? As you know, the Machine to Machine communication or M2M is spreading rapidly around the world. In parallel, this has begun to be implemented in several areas of Turkey. Now roads, homes, cars and household appliances are smart. The ability to speak does not solely belong to people anymore. Machines are also talking. Intelligent machines are now interacting with each other. This leads to innovations that will radically change every aspect of life. As I said before, with e-government, 111 institutions are offering 814 services to over 15.5 million citizens via the internet. Being successful at being a municipality lies at being one with the people. One needs to identify the needs and desires of the people and keep them at the forefront. In that respect I think it is inevitable for municipalities to now take their places in a virtual environment. Turkey is experiencing a social media explosion in recent times. What is the government’s view of this platform? For us, social media is just a new technology and communication channel. It is not sided. It is neither good nor bad. It is the new form of communication for the 21st century. In the 20th century, radio and television provided mass communications. However, these technologies provided only one sided messages. Today, however, interactive communication is used. With social media, individuals can reach a very wide audience, very quickly. In this new and rapidly evolving field, the fact that ethics have yet to develop and mature is a problem. “Digital ethics”, “numerical morality” are only recently spreading abroad. The most basic example of this is our young people, who accept without question anything that they see on the internet. Whereas, in real life, we question and investigate what we see, if we hear something on the radio, we investigate and weigh the person speaking. This culture hasn’t yet reached social media. People respond immediately, without thinking “I wonder if this is true, what is the source?” The ease and speed of propagation of the response is uncontrolled. If you give wrong information even by mistake or thoughtlessness, that incorrect information can reach tens of thousands before you can control or correct it. For this reason, everyone should do their part to use technology in a controlled, discreet way for the benefit of humanity.

CeBIT Life Magazine 2013 | 13


CeBIT Life Magazine 2013

Deutsche Messe AG Yönetim Kurulu Üyesi

Member of the Managing Board

Dr. Andreas Gruchow

CeBIT Bilişim Eurasia 2013’e hoş GELDiniz Doğu ve Batı arasındaki tarihi bir köprü olan Türkiye güçlü bir ekonomik büyüme yaşıyor. Türkiye, yıllık yaklaşık 500 milyon dolarlık bir gayri safi yurtiçi hasılası, çeşitlilik gösteren sanayisi ve güçlü hizmet sektörü ile önemli ve hızla gelişen bir pazar olarak ciddi anlamda dikkatleri üzerine çekiyor. 14 | CeBIT Life Magazine 2013

Welcome to CeBIT Bilişim Eurasia 2013

Turkey, the historic link between Orient and Occident, is experiencing strong economic growth. With an annual GDP of approximately USD 500 billion, a diverse industrial landscape and a strong services sector, Turkey has gained serious attention as an important, fast-developing market.


RÖPORTAJ

CeBIT Sinerji Zirvesi’nde ilk kez CeBIT Küresel Konferansları gerçekleştirilecek For the first time the CeBIT Synergy Summit will host the CeBIT Global Conferences

D

eutsche Messe son 15 senede dünyanın en ünlü ticaret fuarlarından birisi olan CeBIT Hannover’ı tüm dünyadaki seçkin bölgelere “CeBIT Events Worldwide” adı altında taşıdı. Bu etkinliklerden birincisi 1999 yılında Türkiye’de gerçekleştirilmişti. Önemli bir şekilde gelişen ve her zaman daha da fazla profesyonel ziyaretçi çekmek için şirketler arası ilişki profilini geliştirmiş olan CeBIT Bilişim Eurasia, bölgenin bilişim ve iletişim teknolojileri sektörünün gelişimin büyük bir rol oynadı. Fevkalade iyi bir işbirliği içerisinde olan Türkiye’deki şirketler ve devlet kurumları tüm dünyadan işadamları için canlı bir pazar oluşturuyor. Bu işbirliği özellikle de CeBIT Bilişim Eurasia’da öne çıkıyor ve Avrasya bilişim ve iletişim teknolojileri pazarının en önemli etkinliği olarak kalmasına katkıda bulunuyor. BT etkinliklerine daha da fazla ilgi oluşturan CeBIT Synergy Summit ve “Smart Living Concept (Akıllı Yaşam Alanları)” gibi özgün programlar ayrıca yatırımların Türkiye ve komşu ülkelere çekilmesine destek oluyor. Ayrıca CeBIT Sinerji Zirvesi’nde ilk kez CeBIT Küresel Konferansları gerçekleştirilecek; bu etkinlikte Google’ın mühendislik direktörü Jeremy Doig, Scout 24 Grubu CEO’su Dr. Martin Enderle, Vodafone Global Enterprise’ın CEO’su Jan Geldmacher ve Turkcell’in CEO’su Süreyya Ciliv gibi önemli konuşmacıları görmek için sabırsızlanıyoruz. Desteğiniz için teşekkür eder, başarılı bir fuar geçirmenizi dilerim. Saygılarımla,

F

or the past 15 years, Deutsche Messe has exported CeBIT Hannover – one of the world’s best known trade fair brands – to selected locations throughout the world under the mark “CeBIT Events Worldwide”. The first such event was held in Turkey in 1999. CeBIT Bilisim Eurasia, which has consistently developed and refined its B2B profile to attract more and more professional visitors, has played a big role in the development of the region’s ICT sector. Companies and government bodies in Turkey cooperate exceptionally well, creating a vibrant marketplace for business people from all over the world. Such cooperation is evident at CeBIT Bilisim Eurasia and

contributes to its standing as the top event for anyone interested in the Eurasia’s ICT market. Special programs like the CeBIT Synergy Summit and “Smart Living Concept” generate further interest in IT activities and help attract investment to Turkey and neighbouring countries. Plus, for the first time the CeBIT Synergy Summit will host the CeBIT Global Conferences, where we look forward to seeing such speakers as Google’s engineering director, Jeremy Doig; Scout 24 Group’s CEO, Dr. Martin Enderle; Vodafone Global Enterprise’s CEO, Jan Geldmacher; and Turkcell’s CEO, Süreyya Ciliv. Thank you for your support and I wish you a successful fair. Sincerely,

CeBIT Life Magazine 2013 | 15


CeBIT Life Magazine 2013

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı

Head of Information and Communication Technologies Authority

Dr. Tayfun Acarer

Teknoloji kullanımı artıyor Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Dr. Tayfun Acarer, BT sektöründeki büyümeye dikkat çekerken güvenlik konusunda da gerekli önlemlerin alındığını söylüyor. 16 | CeBIT Life Magazine 2013

The use of technology is increasing

Head of Information and Communication Technologies Authority Dr. Tayfun Acarer points to the growth in the IT sector while stating that the necessary precautions have been taken in terms of security.


RÖPORTAJ

B

T sektörünün büyüme hızını en iyi gören kişi sizsiniz. Bize bu büyümenin rakamsal boyutunu anlatabilir misiniz? Türkiye’de ICT sektörü, 2012 yılında, 2011 yılına göre % 18 büyüdü, 2013 yılında ise % 10 - 12 arasında büyümesi beklenmekte. Sektörün büyüklüğü 78 milyar TL’ye ulaşmış durumda. Bunun 21 milyarlık kısmı e-ticaret pazarıdır. Sektörde çalışan sayısı halen yaklaşık 154 bin kişidir. 2023 yılında ise istihdamın 400 bine çıkacağı tahmin edilmektedir. 2012 yılında ihracat bir önceki yıla göre % 23 artarak 1.08 milyar olarak gerçekleşmiştir. Bu birkaç veriye baktığımızda, ICT sektörünün Türkiye’nin genel ekonomik büyümesinin daha üstünde büyümeye sahip, lokomotif bir sektör olduğunu kolaylıkla görebiliyoruz. 2013 yılının ikinci üç aylık verilerine göre Türkiye’de sabit telefon abone sayısı yaklaşık 14 milyon, genişbant internet abone sayısı 21 milyonun, mobil abone sayısı 68 milyonun üzerinde, 3G mobil abone sayısı yaklaşık 46 milyon ve bunun içinde mobil internet kullanan abone sayısı yaklaşık 13 milyondur. 2013 yılı ikinci çeyrekte sektörde faaliyet gösteren sabit ve mobil işletmecilerin toplam yatırım miktarı yaklaşık 1.150 milyon Türk Lirası olarak gerçekleşmiştir. Böylece 2013 yılının ilk altı ayında toplam yatırım 2.202 milyon Türk Lirasına ulaşmıştır. Sektörde faaliyet gösteren tüm işletmecilerin toplam net satış gelirleri 2013 yılı ikinci çeyreği için yaklaşık 8.1 milyar TL düzeyinde gerçekleşmiştir. Türkiye’de halen 35 milyar civarında olan e-ticaretin 2015’te 54,8 milyar TL’ye ulaşacağı öngörülmektedir. Türkiye’nin yazılım ihracatı hedefi 2013 için 1 milyar ABD doları, 2023

için 10 milyar ABD doları olarak belirlenmiştir. Önümüzdeki günlerde BT sektörü içinde özellikle büyümesini beklediğiniz iş kolları hangileridir? Yakınsama etkisiyle cihazların çok fonksiyonlu hale gelmesi ve bilişim ile haberleşme cihazları arasındaki sınırların ortadan kalkması, M2M iletişimin öneminin ve yaygınlığının artması beklenmektedir.M2M teknolojilerinin geliştirilerek, ilgili sektörlerde kaynakların verimli kullanılmasının sağlanması gerekmektedir. Türkiye’de internet altyapısının gelişmesi ve akıllı telefon pazar payının artması nedeniyle oyun sektörü çok hızlı büyüme potansiyeline sahiptir. Türkiye’de çağrı merkezleri sektörü şu anda 40’tan fazla ilde 70 bine yakın gencimize istihdam sağlıyor. Bu sektörde istihdamın önümüzdeki beş yıl içinde 100 bin kişiye ulaşacağını öngörüyoruz. Bu büyüme hızıyla birlikte güvenlik konusu da önem kazanıyor olmalı. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de, günümüzde bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün ve tüm diğer kritik altyapıların karşı karşıya oldukları en büyük sorun siber güvenliktir. Önümüzdeki yıllarda güvenlik açıkları ve zayıflıkları nedeni ile söz konusu sistem ve altyapılara yönelik saldırıların daha da artacağı öngörülmektedir. Türkiye, siber güvenlik konusunda, en üst düzeyde önlem alan ülkelerin başında gelmektedir. Siber Güvenlik Kurulu kurulmuş ve Sayın Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanımızın başkanlığında çalışmalarına başlamıştır. Siber güvenlik eylem planı hazırlanarak yürürlüğe girmiştir. 2010 yılından bu yana siber güvenlik tatbikatları düzenliyoruz. 2014 yılında uluslararası çapta yapılması planlanan Ulusal Siber Güvenlik Tatbikatına geniş katılım sağlanmasını temenni ediyoruz.


CeBIT Life Magazine 2013

Y

ou are the person who can see the growth in the IT sector the best. Can you break this down for us in numbers? The ICT sector in Turkey grew 18% in 2012 compared to 2011, and is expected to grow a further 10-12% in 2013. The size of the sector has reached 78 billion TL. 21 billion TL of this is the e-commerce market. The number of people employed in the sector is still around 154 thousand people. Employment is forecast to rise to 400 thousand by 2023. In 2012, exports increased by 23% in comparison to the previous year and stood at 1.08 billion. Just by looking at these few pieces of data, we can easily see that the economic growth of the ICT sector in Turkey is above the overall growth, and that it is a locomotive sector. According to data from the second quarter of 2013, the number of fixed telephone subscribers in Turkey stands at 14 million, with 21 million broadband subscribers, more than 68 million mobile subscribers, 46 million 3G mobile subscribers, and 13 million mobile internet subscribers. The total investment made by fixed and mobile operators in the sector in the second quarter of 2013 is approximately 1.150 million Turkish Lira. Thus, the total investment for the first six months of 2013 amounted to 2.202 million Turkish Lira. The total net sales revenue of all operators in the sector for the second quarter of 2013 amounted to approximately 8.1 billion TL. The e-commerce market which currently stands at around 35 billion in Turkey is expected to reach 54.8 billion by 2015. Turkey’s software export target has been set at 1 billion USD for 2013 and 10 billion USD for 2013.

18 | CeBIT Life Magazine 2013

Which lines of business do you expect to grow in the IT sector in the coming days? It is expected that with the effect of convergence, devices will become multi-functional and the boundaries between computing and communication devices will disappear, while the importance of M2M communication will increase along with its prevalence. M2M technologies need to be developed and resources in the relevant industries need to be used efficiently. Due to the development of the internet infrastructure in Turkey along with the increase in market share for the smart phone market, the game industry has the potential to grow very quickly. The call centre sector in Turkey currently provides employment for 70 thousand young people in 40 provinces. We foresee that employment in this sector will reach 100 thousand within the next five years. With this growth rate, security must be gaining importance. In Turkey as in the rest of the world, the greatest problem faced by the information technology sector and other critical infrastructure, is cyber security. In the coming years attacks on infrastructure and said systems are expected to increase due to vulnerabilities and weaknesses in security. Turkey is one of the leading countries when it comes to taking action for cyber security. The Cyber Security Board has been established and begun work under the chairmanship of the Minister of Transport, Maritime and Communication. The cyber security action plan has been prepared and put into effect. We have been organizing cyber security drills since 2010. We hope for widespread participation in the National Cyber Security Exercise planned internationally for 2014.


Visit Booth 8-B10

Enterprise Mobility Management

AirWatch is the largest Enterprise Mobility Management provider in the world with over 1,500 employees globally. More than 8,000 companies trust AirWatch to secure and manage their mobile enterprise. With market-leading solutions for mobile security, workspace, BYOD, device, email, application and content management, we simplify enterprise mobility.

+44 1908 557 700

| sales@air-watch.com | air-watch.com


CeBIT Life Magazine 2013

HİFAŞ Genel Müdürü HİFAŞ General Manager

Alexander KUEHNEL

BT sektörü bize yol gösteriyor Türkiye’nin gündemindeki her konuya CeBIT Fuarı’nda ışık tutulduğunu belirten HİFAŞ Genel Müdürü Alexander Kuehnel, özellikle Kentsel Dönüşüm ve FATİH Projesi’ne dikkat çekiyor.

20 | CeBIT Life Magazine 2013

The IT sector shows us the way

Stating that the CeBIT Expo is casting light on every subject on the agenda in Turkey, HİFAŞ General Manager Alexander Kuehnel is focusing on the Urban Transformation and FATIH Project in particular.


RÖPORTAJ

C

eBIT Bilişim Eurasia’nın bu seneki ana teması ne olacak? Türkiye deprem riski altında bir ülke ve bir sonraki depremde yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya olan çok sayıda düşük kaliteli konut stokuna sahip. Bu durum Kentsel Dönüşüm Projesinin başlatılmasına neden oldu. CeBIT Bilişim Eurasia bu projeyi destekleyen mobil ve akıllı teknoloji çözümleri sunuyor. Bu çözümler “Mobil Belediye Hizmetleri”, “Akıllı Binalar”, “Akıllı Evler”, “Erken Deprem Uyarı Sistemleri”, “Karekod ve Artırılmış Gerçeklik Uygulamaları ile Bilgi Paylaşımı” adlı başlıklarda sunuluyor. İlgilenenler direkt olarak potansiyel çözüm ortaklarıyla görüşme imkânına sahip olacak. CeBIT Synergy Summit’teki diğer konular ise toplu taşıma ve mobil bilet uygulamalarını kolayca izlemeye imkân sunan NFC teknolojileri. Zirvede aynı zamanda kentsel dönüşüm projesi kapsamında mobil iletişim altyapısı, baz istasyonlarının uygun yerleşimi ve kent estetiği konuları da gündeme taşınacak. Bu yıl gündemdeki bir başka konu da T.C. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından başlatılmış olan, eğitim ve öğretimde eşit fırsatların sunulmasını ve teknolojinin okullarda kullanımını artırmayı amaçlayan Fatih Projesi. Bu projenin yararlanıcıları arasında ülkedeki ilk ve orta öğretim okullarının öğrencileri yer alıyor. Proje ayrıca gerekli internet altyapısının sağlanmasını ve 570.000 dersliğe etkileşimli LCD tahtaların kurulmasını da öngörüyor. CeBIT Bilişim Eurasia, bu proje için potansiyel tedarikçilere bir platform da sunuyor. Fuar ikinci kez Yeşilköy CNR Expo’da yapılacak. 2012’deki fuar ile ilgili görüşlerinizi bizimle paylaşır mısınız? Geçen yılın fuarında 23 farklı ülkeden katılım oldu. Bu katılımcılar 1071 farklı markayı Türkiye’nin her yerinden ve yurtdışından gelen ziyaretçilere sundular. 2011 yılı rakamlarıyla kıyaslandığında uluslararası katılımcıların sayısı 17’den 23’e çıkmış oldu. Fuarı hem Türkiye’den hem de yurtdışında bilişim teknolojilerini kullanan çeşitli sektörlerden ve bakanlık seviyesinden toplam 143,728 kişi ziyaret etti. Bu yıl CeBIT Synergy Summit’e CeBIT Küresel Konferansları da eklendi. CeBIT Küresel Konferansları hakkında bize bilgi verebilir misiniz? İki yıl önce CeBIT Synergy Summit’i kendi başımıza düzenlemeye başladık ve çok da başarılı olduk. Bu yıl ise ilave bir program hazırlamaya karar verdik. CeBIT Küresel Konferansı ilk kez İstanbul/Türkiye’de gerçekleşecek. Etkinlik, CNR Expo’nun çok yakınında bulunan WOW Hotel’de yapılacak. CeBIT Küresel Konferansına üst düzey konuşmacılar katılacak ve CeBIT Synergy Summit ile birlikte yapılacak. Üç gün sürecek ve seminerler, konferanslar ve tartışma panellerinden oluşacak etkinliğin büyük bir bölümü canlı olarak yayınlanacak ve etkileşimli olarak tv.cebitbilisim.com adresinden tüm dünyaya sunulacak. Etkinliğin bir amacı da İstanbul ve Türkiye’yi kolayca erişilebilecek bölgesel bir bilgi teknolojileri merkezi olarak tanıtmak. CeBIT ve Türkiye, Avrupa, Asya, Afrika ve Ortadoğu’yu kapsayan stratejik bir pozisyonda yer alıyor ve ayrıca bu bölgeler arasında bir köprü görevi görüyor. Bunu mümkün kılan Türkiye’nin hızla gelişen ekonomisi. Türkiye bölgenin yükselen yıldızı ve CeBIT Bilişim Eurasia’ya karşı sürekli artan talep de bunu gösteriyor. Küresel Konferans ve Synergy Summit sırasında Bilgi ve İletişim, Toplum ve Politika, Büyük Veri ve Bulut Bilişim, Gelecek Teknolojiler, Akıllı Şehirler, Akıllı Belediye, Yenilikler ve Girişimcilik gibi konular gündeme gelecek. Türk bilişim sektörü hakkında yorum yapacak olsanız yıldan yıla yaşanan değişimler hakkında ne söylerdiniz? Türkiye dünyanın en hızlı büyüyen pazarları arasında ve yarısının 30 yaş altında olduğu 75 milyonluk nüfusu ile bu pazar, bilişim ve iletişim sektöründeki hizmet ve ürünlerinin odaklanabileceği ideal bir konumda yer alıyor. Türkiye BT hizmetleri pazarının 2012-

2016 yılları arasında % 14 büyüyeceği tahmin ediliyor. Sizce yabancı ziyaretçilerin fuara gösterdiği ilgiyi nasıl yorumlamalıyız? Alman şirketler için Türkiye özellikle de pozitif ekonomik ortamı yüzünden çekici bir pazar. Pazarın bu özelliklerinin yanında fuarda son yıllarda elde edilen pozitif gelişmeler de önemli bir rol oynuyor. Şirketler ziyaretçi oryantasyonundan ve etkinliğin artan kalitesinden memnunlar. Ayrıca birçok ülke de Türkiye pazarını çekici bir pazar olarak tanımladığından Türkiye’yi resmi fuar organizasyonu programlarının içerisine almış durumda. Bu yüzden pek çok şirket, ülkelerinin ilgili fuar programları kapsamında yerlerini alıyor. Son yıllarda Türkiye hükümeti yakın ve uzak komşularıyla ticareti, gümrük prosedürlerini, vize başvurularını ve seyahati kolaylaştıran anlaşmalar imzaladı. Bu da CeBIT Bilişim Eurasia’ya fayda sağlıyor ve bu yüzden bu sene İstanbul’daki fuarımıza daha fazla ülkenin katılmasını bekliyoruz. Komşu ülkeler için ve özellikle de Ortadoğu ve Orta Asya’dan ülkeler için bu etkinlik, lojistik ve ekonomik ilişkileri geliştirme alanlarında büyük avantajlar sağlıyor. Aynı zamanda BT teknolojilerindeki gelişmeleri yakından takip etme şansı ve en son yenilikleri çok ekonomik bir fiyat ile ve kolayca görme imkânını sunuyor.

Bu yıl ilave bir program hazırlamaya karar verdik. CeBIT Küresel Konferansı ilk kez İstanbul’da gerçekleşiyor. We decided to come up with an additional program this year. We are organizing CeBIT Global conference for the first time in Istanbul.

CeBIT Life Magazine 2013 | 21


CeBIT Life Magazine 2013

W

hat will be this year’s main theme on CeBIT Bilişim Eurasia? Turkey is an earthquake-prone country with a large low-quality housing stock in danger of collapsing when the next disaster strikes. This situation has prompted the initiation of an Urban Transformation Project. The CeBIT Bilişim Eurasia offers mobile and smart technological solutions in support of this project. They are presented under headings such as “Mobile Municipal Services”, “Smart Buildings”, “Smart Houses”, “Early Earthquake Warning Systems”, and “QR Code and Enhanced Reality Applications and Information Sharing”. Interested parties will have the opportunity to hold direct talks with potential solution partners. Other topics at the CeBIT Synergy Summit are NFC technology for easy monitoring of mass transport, and mobile ticket applications. The Summit will also address the issue of mobile communication infrastructure as part of the urban transformation project, wellplanned placement of base stations, and urban aesthetics. Another subject will be this year the Fatih Project which was initiated by the Education Ministry of Turkey with the purpose of ensuring equal opportunities in teaching and learning, and of advancing the use of technology at schools. Project beneficiaries are students at all primary and secondary school in the country. The project will also provide the necessary internet infrastructure and equip 570,000 classrooms with interactive LCD boards. The CeBIT Bilişim Eurasia acts as platform for potential suppliers to this project. The fair will be held for the second time in Yeşilköy CNR Expo. Could you please share with us your opinion about the exhibition in 2012? Last year’s show hosted exhibitors from 23 different countries. These exhibitors presented 1071 different brands to visitors coming from all around Turkey and abroad. The number of international exhibiting countries has also increased from 17 to 23 compared to 2011 figures. The fair attracted 143.728 visitors from different industries using ICT and public authorities on ministry level both from Turkey and abroad. This year CeBIT Global Conferences were added to the CeBIT Synergy Summit. Could you please give us informations about the CeBIT Global Conferences? We started two years ago to organize the CeBIT Synergy Summit by our own, which was highly successful. So, we decided to come up with an additional program this year. We are organizing CeBIT Global conference for the first time in Turkey/Istanbul. This event will take place at WOW Hotel, which is located very close to CNR Expo. Senior-level keynote speakers will take part in the CeBIT Global Conference. The event will be held together with the CeBIT Synergy Summit. A large part of the 3-day event of seminars, conferences and panel discussion will be broadcast live and interactively on tv.cebitbilisim.com from anywhere in the world. One objective of the event is to promote Istanbul and Turkey as an easily accessible regional information technology centre. CeBIT and Turkey occupy a strategic position between Europe, Asia, Africa and the Middle East and, at the same time, serve as a bridge between these regions. Thanks to its fast growing economy. Turkey is the rising star in the region, a status which positively reflects in the continuously growing interest in the CeBIT Bilişim Eurasia. Topics such as Information and Communication, Society and Politics, Big Data and Cloud Computing, Future Technologies, Smart Cities, Smart Municipality, Innovation and Entrepreneurship will stand out during the Global Conference and Synergy Summit.

22 | CeBIT Life Magazine 2013

If you could comment about the Turkish IT sector, what could you say about the changes from year to year? Turkey ranks as one of the fastest growing markets in the world, with a population of 75 million and half of the population being under 30 years of age, the market is ideal for targeting ICT services and products. The Turkish IT services market is expected to grow at a 14% over 2012-2016. How do you think we should interpret the interest paid by foreign visitors in the fair? For German companies, Turkey is an attractive market especially thanks to the positive economic environment. In addition to the aspects of the market, the positive development achieved in the fair in recent years also plays a great role. The companies welcome the visitor orientation and the increasing quality of the event. What is more; many countries now have Turkey included in their official fair organization programs as they have also identified the market as an attractive one. Therefore, many companies take their places in the respective fair programs of their countries. Over the last years, the Turkish government has signed treaties with its immediate and distant neighbours that simplify trade, customs procedures, visa applications and travel. This also benefits the CeBIT Bilişim Eurasia, and this year we expect an increase in the number of countries we will host during the fair in Istanbul. For neighbouring countries, in particular in the Middle East and Central Asia, this event brings great advantages with respect to logistics and the development of economic ties. It also offers the opportunity to closely follow developments in IT-Technology and see the latest innovations at an incredibly economic price and under easy conditions.


CeBIT Life Magazine 2013

Teknoloji elçisiyiz T40 ile pazara uygun fiyatlı bir akıllı telefon sunan Turkcell’in Genel Müdürü Süreyya Ciliv, gerekli yasal düzenlemeler tamamlandığında abonelerine 4G teknolojisini sunan ilk operatörün yine Turkcell olacağını söylüyor.

We are ambassadors of technology

H

Turkcell General Manager Süreyya Ciliv says that Turkcell, which has brought an affordable smartphone to the market with the T40, will be the first operator to offer 4G services to their subscribers once the necessary legal arrangements are complete.

alkımızın teknoloji kullanımındaki alışkanlıklarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Günümüzde teknoloji o kadar gelişti ki bir zamanlar bilim kurgu filmlerinde gördüklerimiz artık hayatımızın bir parçası olmaya başladı: Artık SIM kartlar kameraların içine girdi ve çektiğimiz fotoğrafları hiçbir ara bağlantı ve aktarıma gerek kalmadan direkt paylaşabiliyoruz. Katlanabilir ekranlar gerçek oldu, yakın gelecekte bunların kullanıldığı cihazlar daha da yaygınlaşarak hayatımıza girecek. Bilgisayar ve tabletlerde yazı yazabilmek için klavyelere alternatif olarak lazer projeksiyon klavyeler geldi. Bulut ve makineler arası iletişim teknolojileri iş yapış biçimlerimizi değiştirdi. Kısacası artık teknoloji hayatın her alanında bizler için çok önemli. Yeni nesil bizler gibi teknolojiyi sonradan öğrenmiyor, teknolojinin içinde doğuyor. Elbette teknoloji okur-yazarlığında henüz kat etmemiz gereken önemli bir mesafe var ama bu mesafeyi ülke olarak kısa sürede alacağımıza inanıyorum. Turkcell olarak biz, Türkiye’nin yükselen teknoloji dalgasını yakalaması için üzerimize düşen sorumlulukları büyük bir gayretle yerine getirmek amacıyla çok çalışıyoruz. 2009 yılındaki 3G lansmanından bugüne geçen 4 yılda Turkcell müşterilerinin abone başı ortalama mobil internet kullanımı 54 kat artarken aynı dönemde kullanılan Megabyte başına ortalama birim fiyat ise % 95 oranında azaldı. Bu yıl ikinci çeyrek sonu itibarıyla 620 bin abonenin daha akıllı telefon kullanmaya başlamasıyla birlikte şebekemizde akıllı cihaz penetrasyonu % 24 seviyesine ulaştı ve Turkcell şebekesindeki akıllı telefon sayısı 8 milyona yaklaştı. Kısa bir süre önce yaptığınız 4G testi ile rekor hızlara ulaştınız. 4G ile Turkcell abonelerinin hayatları nasıl değişecek? Teknoloji geliştikçe veri kullanımında da büyük bir artış gerçekleşiyor ve aynı zamanda hız, giderek çok daha önemli hale geliyor. Turkcell olarak biz, gerek mobil gerekse fiber altyapı yatırımlarımızla bu ihtiyaçları geleceğin teknolojilerine öncülük ederek karşılamakta kararlıyız. Bundan 4 yıl önce, 3G ile tüm Türkiye’nin hayatını değiştiren bir yeniliğe imza attık. Geçtiğimiz yıl da 3G şebekemizin tamamını Çift Taşıyıcılı internet teknolojisiyle yenileyerek mobil internet hızımızı ikiye katladık ve 43,2 Mbps’ye varan hızlara çıkardık. 4G teknolojisi artık çok yakınımızda.

24 | CeBIT Life Magazine 2013

Türkiye’nin teknoloji elçisi olmanın sorumluluğuyla bu alanda yatırımlarımızı ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 4G’ye yönelik çalışmalarımızın arkasında, Türk insanına bugün sahip olduğu bu avantajı sürekli kılmak var. Temmuz ayında gerçekleştirdiğimiz test ile 4G alanında yeni bir dönemin kapılarını araladık. Laboratuvar ortamında 900Mbps’ye varan hızları görerek Türkiye’nin hız rekorunu kırdık. Şimdi de 4G’yi henüz ülkemize gelmeden müşterilerimizin deneyimine sunuyoruz. Turkcell’liler, 4 - 13 Ekim tarihleri arasında İstiklal Caddesi’ndeki Pera Flagship mağazamıza gelerek geleceğin teknolojisini şimdiden görebilirler. Gerekli yasal düzenlemeler gerçekleştiğinde de müşterilerimiz Turkcell 4G farkıyla, her zaman olduğu gibi iletişimde bir adım önde olacaklar. Turkcell markalı yeni akıllı telefonunuz T40 hangi açıdan pazardaki diğer akıllı telefonlardan ayrılıyor? Sizce bir Turkcell abonesi neden T40 almalı? Geçtiğimiz günlerde ülkemizin ilk yerli tasarım akıllı telefonu Turkcell T40’ın lansmanını yaptık. Türkiye’nin teknoloji tarihine şimdiden bir gurur vesilesi olarak geçen bu yerli tasarımın altında Turkcell mühendislerinin, Türk insanının imzası var. Bir telefonun üretim bileşenlerini tasarım, yazılım, donanım ve imalat olarak 4 aşamaya ayırabiliriz. Türk tasarımcı ve mühendislerin elinden çıkan Turkcell T40’ın endüstriyel tasarımı tamamen yerli. Türklerin kullanım alışkanlıklarına uygun T40’a özel olarak tasarlanan ara yüz ve ön yüklü Turkcell uygulamaları da Turkcell’in Ar-Ge üssü Turkcell Teknoloji’nin yerli kaynaklarıyla geliştirildi. Bununla yetinmeyip T40’a bize özgü mesaj ve zil sesleri için darbuka, bağlama, kanun, martı, vapur, çay kaşığı gibi müzikal dokular ekledik. Anadolu coğrafyasının tarihi ve kültürel değerlerinden esinlenen kilim, dantel, nazar boncuğu, İznik Çinisi, lale, Topkapı Sarayı, Selçuklu Yıldızı gibi arka kapak alternatifleri tasarladık. Turkcell için 2014 yılındaki en önemli hedef nedir ve bu hedef aboneleri nasıl etkileyecek? Yukarıda sözünü ettiğimiz konuların tamamı, 2014’te de odak alanlarımız arasında yer alacak. Mobil internet ve uygulamalar, bulut bilişim ve makineler arası iletişim, 4G teknolojisi ve yerli telefonumuz T40 ile Türkiye için çalışmayı ve değer yaratmayı sürdüreceğiz. Bugüne dek olduğu gibi 2014’te de Turkcell olarak müşterilerimize inovatif yeni ürün ve servisler sunmaya ve teknoloji yatırımlarımıza devam edeceğiz. Umuyorum ki 2014, Türkiye’nin teknolojiyle daha fazla ürettiği, rekabet güc��nün arttığı bir yıl olacak.


RÖPORTAJ

Turkcell Genel Müdürü Turkcell General Manager

Süreyya Ciliv

ow would you evaluate the technology use habits of our people? Technology how evolved so much that today, things we used to see in science fiction movies are now part of our lives: Sim cards are now in our cameras and we can share our photographs without any intermediate connections or transfers. Folding screens are now a reality, in the near future devices using this technology will become even more widespread in our lines. Laser projection keyboards are now available as an alternative for keyboards on computers or tablets. Cloud computing and machine to machine communication has changed the way we work. In a nutshell, technology is now very important in every aspect of our lives. The new generation is not learning about technology later, they are being born in to it. Obviously there is a long way we have to go yet in terms of technology literacy, however I do believe that we will get there soon. We as Turkcell are working very hard and diligently in order to fulfil our responsibilities for Turkey to catch the wave of emerging technology. In the 4 years since we launched 3G services back in 2009, the average mobile internet usage per Turkcell subscriber has increased 54 fold, while the cost per Megabyte has decreased by 95%. With 620 thousand subscribers beginning to use smart phones by the end of the second quarter of this year, smart phone penetration on the Turkcell network reached 24%, with close to 8 million smart phones on the Turkcell network. In the 4G tests you performed recently, you reached record speeds. How will the lives of Turkcell subscribers change with 4G? As technology evolves, there has been a large increase in the amount of data used and at the same time, speed is becoming more and more important. As Turkcell, we are determined to meet these needs and be leaders for future technology with both our mobile and fiber

H

infrastructure investments. 4 years ago, we started an innovation that changed the lives of everyone in Turkey with 3G. Last year, we renewed our entire 3G mobile internet technology with Dual Carrier technology and doubled our internet speeds up to 43.2 Mbps. 4G technology is now very close. As Turkey’s technology envoys, we are continuing our work and investments in this area. How does your Turkcell branded new smart phone the T40 differ from other smart phones on the market? Why do you think a Turkcell subscriber should buy the T40? In recent days, we launched Turkey’s first locally designed smart phone - the Turkcell T40. This smart phone, which is already a pride of the history of technology for Turkey, has the signature of Turkcell engineers, and the Turkish people. We can divide the manufacturing of a phone in to 4 stages, design, software, hardware and manufacturing. The industrial design of the Turkcell T40, made by Turkish designers and engineers, is completely local. The interface and pre-installed Turkcell applications were designed by Turkcell’s R&D base, Turkcell Technology, with domestic resources. However, not satisfied with just this, we added special message and ring tones to the T40 such as darbuka, kanun, seagulls, bağlama, ferry and teaspoon sounds. What is the most important goal for Turkcell in 2014 and how will it affect subscribers? All of the above-mentioned issues will be our focus in 2014. We will continue to work for Turkey and add value to Turkey with mobile internet and applications, cloud computing, machine to machine communication, 4G technology and our local telephone the T40. In 2014, we will continue to offer innovative new products and services to our customers and will continue to invest in technology. I hope that 2014 will be a year where Turkey produces more technology, and increases its competitiveness.

CeBIT Life Magazine 2013 | 25


CeBIT Life Magazine 2013

Türkiye ve KKTC’nin coğrafi bilgi sistemi ile ulaştırma portalleri hazırlanıyor Türksat, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kara, hava, deniz ve demiryolları ile şehirci ulaştırmasının entegrasyonunu kuruyor.

T

ürksat A.Ş., Ulusal Ulaştırma Portali ile Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kara, hava, deniz ve demiryolları ile şehiriçi ulaştırmasının entegrasyonunu kuruyor. KKTC’nin CBS sistemi ile birlikte, Türkiye’nin Afet Yönetim ve Karar Destek Sistemi (AYDES), Uzun Mesafe Gemi Tanıma ve İzleme Projesi (LRIT)’in yanı sıra, KKTC’nin Mekânsal Adres Kayıt Sistemi (MAKS), e-KKTC CBS Projeleri de TÜRKSAT tarafından yürütülüyor. e-KKTC Merkezi Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulumu işi ile KKTC genelinde üretilmiş ve üretimi devam etmekte olan coğrafi verinin tek bir merkezde depolanması ve bir “Coğrafi Bilgi Portalı” aracılığıyla yayınlanması ve bu coğrafi veriye erişimin sağlanması hedeflenmektedir. Bu bağlamda coğrafi veri üretimini gerçekleştiren

26 | CeBIT Life Magazine 2013

kurumların, artık bu proje ile tek bir merkezden üretecekleri verinin yayınlayabilmesi için ihtiyaç duyacağı teknik altyapı tesis edilecek ve yayınlanan bu coğrafi veriye erişimin sağlanabilmesi için merkezi bir “Coğrafi Bilgi Portalı” oluşturulacaktır. Proje kapsamında Afet Yönetim ve Karar Destek Sistemi Mekânsal Bilgi Sistemi kurulması planlanmaktadır. Bu çerçevede coğrafi bilgi (konum verisi + öznitelik verisi) teknolojilerini kullanarak, sürdürülebilir bir Afet ve Acil Durum Yönetiminin gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaca yönelik olarak, afet ve acil durum öncesi, esnası ve sonrasında; hazırlık ve zarar azaltma, müdahale ve iyileştirme aşamalarını içeren afet ve acil durum yönetiminde coğrafi bilgi teknolojileri karar destek aracı olarak kullanılacaktır.


e-DEVLET KAPISI

e-Devlet Kapısı’nda HEDEF BÜYÜK 2023 yılında tüm kamu hizmetlerinin sunulduğu bir platforma dönüşmesi planlanıyor ama öncelikli hedef 2018 yılında 30 milyon kullanıcıya ve 3000 kamu hizmetine ulaşmak.

T

ürkiye’nin bilgi toplumuna geçişinde önemli bir dönüm noktası olan e-Devlet Kapısı, hizmete açıldığı 18 Aralık 2008’den bu yana hızla büyüyerek bugün 15.2 milyon kayıtlı kullanıcıya 100’u aşkın kamu kurumuna ait 800’ye yakın hizmetin verildiği büyük bir sistem haline geldi. Altyapısı Türksat tarafından geliştirilen e-Devlet Kapısı’nın 2018 hedefi ise 30 milyon kayıtlı kullanıcı ve 3000 kamu hizmeti. Ayrıca kamu kurumlarının bilişim sistemlerindeki veri tabanlarının da e-Devlet Kapısı çatısı altında birleştirilerek “Kamu Entegre Veri Merkezi”ne dönüşmesi ve merkezileştirilmesi öngörülüyor. 2023 yılında ise tüm kamu hizmetlerinin e-Devlet Kapısı’ndan sunulması planlanıyor. Ayrıca planlananlar arasında kamu kurumlarının bilişim sistemlerindeki veri tabanlarının birleştirilmesi de var. “Kamu Entegre Veri Merkezi” adı verilecek olan bu proje sayesinde kamu kurumlarına ait veri tabanları dönüştürülerek merkezileştirilmiş olacak.

e-Devlet Kapısı Mobil

e-Devlet Kapısı hizmetlerine, mobil iletişim araçlarından da ulaşılabiliyor. e-Devlet Kapısı Mobil uygulaması Google Play, Apple AppStore ve Windows Phone Store gibi sitelerde en çok indirilen programlar arasında yer alıyor. Vatandaşlarımız otogar, tren istasyonu ve postane gibi yoğun kullanım mekânlarında kurulan erişim noktalarından da e-devlet hizmetlerine erişebiliyorlar.

60 Belediye e-Devlet Kapısı’nda

e-Devlet Kapısı, ülkemizdeki yerel yönetimlerin belediyecilik hizmetlerini de bünyesine katmaya devam ediyor. 24 ayrı ilimizdeki 60’a yakın yerel yönetim biriminin vatandaşlarımıza verdiği hizmetler e-Devlet Kapısı üzerinden verilebiliyor. Türksat A.Ş. Genel Müdürü Dr. Özkan Dalbay

Dr. Dalbay; “Bilgi Toplumuna Geçişte e-Devlet Kapısı Önemli Görev Üstleniyor”

Elektronik Kimlik Kartlarıyla e-Devlet Kapısı’ndan Hizmet Alınabilecek

Yakın bir zamanda ülkemizde vatandaşlarımıza verilecek elektronik kimlik kartları ile e-Devlet Kapısı’na erişim mümkün olacak. e-Devlet Kapısı’nın hizmete girmesiyle birlikte, vatandaşlar kendileri ile ilgili bilgilere sadece güvenli kimlik doğrulama yöntemlerinden biri ile giriş yaptıktan sonra erişilebiliyor. Bu sayede kendi bilgilerine başkasının ulaşmasının önüne geçiliyor.

e-Devlet Kapısı, şeffaflık ve hesap verilebilirlik anlamında da önemli bir altyapıyı sağlıyor. Dolayısıyla, demokratik topluma dönüşüm sürecimizde Türkiye’nin hedefine de e-Devlet hizmetleri ve e-Devlet Kapısı Projesi de önemli bir hizmeti yerine getirerek katkıda bulunacağını düşünüyoruz. e-Devlet Kapısı’nın başta açılış aşamasına gelmesini sağlayan ve bundan sonraki süreçlerde de sürekli desteğini yineleyerek siyasi irade ve kararlık açısından başta Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanımız Sayın Binali Yıldırım’a, diğer bakanlık ve kamu kuruluşlarına ve fedakarca çalışmalarından dolayı mesai arkadaşlarıma, kısacası emeği geçen herkese huzurlarınızda şükranlarımı sunuyorum.

CeBIT Life Magazine 2013 | 27


CeBIT Life Magazine 2013

Akıllı Şehirler

Evlerin akıllı olması tek başına yeterli değil. Kalıcı “başarı” için şehirlerimizin de akıllı olması gerekiyor.

30 | CeBIT Life Magazine 2013


AKILLI ŞEHİRLER

A

kıllı şehirler, bilgi ve iletişim teknolojilerinin (ICT) geliştirildiği ve ticarileştirildiği iş ve yaşam bölgeleridir. Organize sanayi bölgelerinden ve teknokentlerden farklı olarak bir yaşam konseptini içinde barındırmaktadır. Akıllı şehirler inovasyona ve uygulamaya dönük farklı bir çalışma ve yaşam şekli sunmakta, ulusal ve global lider markaları ve üstün nitelikli insanları bu şehirlere çekme potansiyeli taşımaktadır. Akıllı şehirlerin en önemli amaçlarından biri sürdürülebilir dünya markaları yaratmak, yüksek katma değerleri iş alanları oluşturmak ve ticarileştirmektir. Bu şehirlerde sanayi, üniversite, devlet ve finansal kurumlarla işbirliği çok daha kolay ve etkin olabilmektedir. Bu kentlerdeki binaların yerleri ulaşılabilirlik, yaşam, kaynak temini ve gerçek ortam denemeleri bakımından büyük önem taşımaktadır. Bu kentlerin bu pazarda rekabet edebilmesi için “Akıllı Şehir” olması gerekmektedir.

PEK ÇOK FAKTÖR ETKİLİ

“Akıllı Şehir” konsepti ve kavramı, diğer gelişmiş şehirlerden farklı olarak Bilgi ve İletişim Teknolojileri ile sosyal ve çevresel varlıkları öne çıkararak rekabeti yüksek şehir stratejisine geçmektir. Özellikle sosyal ve çevresel varlıkların olması bu şehirleri diğer teknolojik şehirlerden net bir şekilde ayıran çizgidir. Bu konsept yeni tür şehirleşmenin bundan sonraki adımıdır. Akıllı şehirler esas itibarıyla 6 boyutta değerlendirilmektedir. Akıllı ekonomi, akıllı mobilite, akıllı çevre, akıllı insanlar, akıllı yaşam, akıllı yönetim ve denetim (governance). Bu boyutların önemi, rekabet stratejileri, ulaşım, ICT ekonomisi, doğal kaynaklar, insan ve sosyal sermaye, hayat kalitesi ve şehirde yaşayanların şehir yönetimine katılımına göre değerlendirilmektedir. İnsana, sosyal varlıklara, geleneksel ulaşıma ve modern iletişim altyapısına (ICT’ye) yapılan yatırımlar, akıllı ve katılımcı bir yönetimle, sürdürülebilir ekonomik büyüme ve yüksek bir hayat kalitesi sağladığında, bir şehir “akıllı yani güzel ve zeki” sayılabilir. Dünyada bilişim ve iletişim teknolojilerinde muazzam gelişmeler yaşanıyor. Uygarlık, ekonomi ve demokrasi köklü ve hızlı bir şekilde değişmekte ve ICT sayesinde büyük bir rekabet gücü yarışı sürmektedir. Bilgi, ses ve görüntü aynı platform ve aletlerde toplanmakta, internetsiz hayat kalkınmış dünya için damarlarındaki kanın çekilmesi anlamına gelmektedir. Türkiye’de bu alanda AB ve gelişen dünya gerisinde kalmamalı hatta öne geçmelidir. Bunu başarabilmenin önemli yollarından bir tanesi de bu alanda inovasyon ve uygulama ortamını sağlayacak olan ICT şehirlerin oluşmasını sağlamaktır.

Neden ICT Kenti? • Bilgi ve İletişim Teknolojileri tüm iş alanlarında doğrudan kullanılan ve inovasyon ortamını ve potansiyelini arttıran bir bilim dalıdır. Otomotivden, Havacılığa, Enerjiden tekstile kadar her iş kolunda Bilişim Teknolojilerinin katma değeri çok yüksektir ve ICT bu iş kollarında inovasyon ve gelişim yapmayı daha mümkün kılmaktadır. • ICT en hızlı büyüyen sektördür. Türkiye’de 2023 yılında 110 milyar avroluk bir pazar olacağı öngörülmektedir. • ICT toplumları inanılmaz hızda değiştirebilmektedir. Internet üzerinden bilgi bulmak çok kolaylaştırılmıştır. • ICT ile onun inovativ gücünün entegrasyonu yeni tip etkileşimler üretmekte ve buda ekonominin ve kurumların rekabetçi gücünün belirlenmesine; yeni ürün ve servislerin doğmasına, iş imkânlarında artışa ve yeni büyüme modelleri oluşumuna sebep olmaktadır. • ICT, Kurumları markalaştırma ve globalleştirme konusunda önemli rol oynamaktadır. • ICT bilgi-tabanlı ekonominin ana yapı taşı olarak kabul edilmektedir. Kurumların ve ülkelerin rekabetçiliği, ürün ve hizmet üretim süreçlerinde bu bilginin birikimine ve bu bilginin ne kadar hızlı ve verimli şekilde mobilize edildiğine bağlıdır. ICT deki sürekli değişiklikler, çok miktardaki bilginin ucuz ve hızlı bir şekilde proses edilmesini ve dağıtılmasını sağlamaktadır. Ülkelerin ICT’ye nasıl baktıkları ve adapte ettikleri ülkelerin ekonomik performansında çok kritik olmaya başlamıştır.

Akıllı şehirlerin en önemli amaçlarından biri sürdürülebilir dünya markaları yaratmak, yüksek katma değerleri iş alanları oluşturmak ve ticarileştirmektir.

CeBIT Life Magazine 2013 | 31


CeBIT Life Magazine 2013

Akıllı devlet “Akıllı” kavramı artık sadece mobil cihazlar ya da televizyonlar için kullanılan bir tanımlama değil.

A

kıllı devlet (smart government) dijital devlet olarak da isimlendirilen e- devlet kavramı, devletin kendi iç işleyişinde ve sunduğu hizmetlerde bilişim teknolojilerinin kullanılması olarak tanımlanmaktadır . E-devletten kavram olarak anlaşılması gereken; devletin vatandaşlarına karşı yerine getirmekle yükümlü olduğu görev ve hizmetlerle vatandaşların devlete karşı olan görev ve hizmetlerinin karşılıklı olarak elektronik iletişim ve işlem ortamlarında kesintisiz ve güvenli olarak yürütülmesidir. Özellikle yönetimin yeniden yapılandırılması çabalarıyla önem kazanmaya başlayan, e-devlet kavramı, bütünleşmiş strateji, süreç, organizasyon ve teknolojiyi ifade eden bir kavramdır. Diğer bir deyişle e-devlet, e-yurttaş ve e-hükümet arasında olan ilişkilerin karşılıklı hizmet anlayışına dayalı olarak gerçekleştirildiği bir teknoloji çalışmasıdır. Tanım olarak akıllı devlet: Yönetimde bilişim teknolojilerinin stratejik kullanımı sayesinde, bilgi toplumunun ihtiyaçlarına cevap verebilecek, vatandaşı ve kurumları ile elektronik ortamda iletişimde bulunarak verimliliği, şeffaflığı ve kalkınmayı

32 | CeBIT Life Magazine 2013

sağlayacak bir yeniden yapılanma modelidir. Aslında kısaca akıllı devlet; “devletin hizmetleri vatandaşa bilgi teknolojilerini kullanarak vermesidir” denilebilir. Bu tanımı ile devlet aynı zamanda “ elektronik devlet, dijital devlet, online devlet, devlette transformasyon” olarak da adlandırılmaktadır. E-devlet olarak da adlandırılan bu elektronik devlet hizmet sunumunda bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanılarak şeffaflığın ve verimliliğin arttırılmasını hedeflemektedir. E- devlet genelde yalnızca “online devlet ya da internet esaslı devlet” olarak düşünülmektedir ancak internet olmadan da birçok elektronik devlet hizmeti sunulabilmektedir. Faks, telefon, televizyon ve SMS de e-devletin hizmet sunumları olarak düşünülebilir. E- devletin önemli beklenen faydaları artan verimlilik, uygunluk, maliyette düşme, bürokrasinin azalması, hesap verilebilirlik kamu hizmetlerine daha kolay erişimdir bu başlıklarla ilgili sloganlar da “ bürokrasiyi tuş ettik, devletin kısa yolu vb…” olmuştur. Bu yönleri ile e-devleti kamuda reform olarak da sunmak mümkündür.


DOSYA KONUSU Türkiye’de AkILLI devLeTin TArihi

Türkiye’de e-devletin gelişimi farklı aşamalar izlemiştir. Birinci aşamada 1996 - 2002 akademisyenler, sivil toplum kuruluşları, işletmeler ve kamu kuruluşları ile ortaklaşa çalışılarak stratejilerin geliştirilmesi üzerine yoğunlaşılmıştır. İkinci aşamada (2000 - 2002) akıllı devleti hayata geçirmek için gereken hususlar planlanmıştır. Üçüncü ve şimdiki aşama ise akıllı devletin bir araç olarak kullanılması suretiyle kamu yönetiminin modernizasyonunu yapmaktır. Akıllı devletleşme süreci aşamalarını biraz daha açacak olursak 1970 ve 80’lerde ilk olarak çalışmalar vergi ve nüfus işlemleri gibi işlemlerin arka fonlarını oluşturmaktadır. Daha önce de söylediğimiz gibi akıllı devletten anlaşılması gereken sadece internet üzerinden hizmet verilmesi değildir. 1990’larda ise daha çok bilgi toplumu ve bilgiye dayalı ekonomiyi gerçekleştirmeye yönelik çalışmalara hız verilmiştir. Yani rekabetçiliği artırmaya yönelik bilgi toplumunun gerçekleştirilmesi, emek yoğun üretimden daha düşük maliyetli üretime geçilmesi ve yüksek eğitimli iş gücüne geçiş bu kapsamda olmuştur. Bu dönem ikinci aşamayı oluşturmuştur ve sivil toplum kuruluşlarının, işletmelerin ve akademisyenlerin katkıları ile olmuştur. Üçüncü aşama ise artık planlı olarak uygulamaya geçiş dönemi olarak da bilinmektedir. Ancak siyasi istikrarsızlıklar üçüncü dönemi tıkamıştır. Azınlık hükümetleri birbirini izlemiş, enflasyon yüksek seyretmiş ve ekonomideki gerileme tıkanmaya sebep olmuştur. Fakat 2002 sonunda gelen hükümet kamu yönetiminde reforma önem vermiş akıllı devlet yoluyla modernizasyonu gündeme almıştır. Uygulama için Başbakan yardımcısı, Ulaştırma Bakanı ve Sanayi ve Ticaret Bakanı ile birlikte akıllı devletin uygulanması için bir icra kurulu oluşturulmuştur. İcra kurulunun sekretarya hizmetini de DPT üstlenmiştir. Verilen hizmetler genelde e-öğrenim, e- sağlık, e-ihale gibi alanlarda olmuştur. Akıllı devlette başlıca dağıtım modelleri şunlardır: devlet- müşteri (G2C) ya da devlet – vatandaş, devlet – devlet kurumları (G2G) , devlet – devlet çalışanları (G2E) ve de devlet – iş dünyası (G2B). Bu gelişmeler üçüncü dönemin e-devlet açısından başarılı sayılabileceği dönem olarak gösterilebilir. Geniş bir çerçeveden uygulamalara bakılacak olursa önemli sayılabilecek bazı oluşumlar şöyle sıralanabilir: • Dünya Bankası (1993): Türkiye, Bilişim ve Ekonomik Modernizasyon • Ulaştırma Bakanlığı - TÜBITAK (1999): TUENA, Türkiye Ulusal Enformasyon Altyapısı Ana Planı • DTM (1998-2002): E-Ticaret Koordinasyon Kurulu • Başbakanlık (1998-2002): KAMU-NET, Türkiye Bilişim şurası (Mayıs 2002) • Başbakanlık (2001-2003): E-Türkiye Girişimi • DPT-BTD (2003): E-Dönüşüm Türkiye Projesi Kamu bilgi ve iletişim teknolojileri yatırımları SAnAyI ÇAğI devLeT AnLAyIŞI Bürokratik kontroller izole edilmiş idari fonksiyonlar kağıt işi ve dosyalama Zaman tüketen süreçler elle düzenlenen finansal sözleşmeler Garip raporlama sistemleri Bağlantısız, birbirinden kopuk bilgi teknolojileri her dönem idareci seçimi devlet - vatandaş anlayışı

AkILLI devLeT Bireye hizmet ve toplumun güçlendirilmesi entegre kaynak hizmetleri, açık ve şeffaf devlet elektronik hizmet teslimatı hızlı seri iş süreçleri elektronik fon transferi (eFT) Bilgiye esnek erişim Bütünleşmiş ağ çözümü Gerçek, katılımcı ve sürekli demokrasi devlet - müşteri anlayışı

e-devletin Amaçları 1 harcamalarda Tasarruf Sağlanması: Her yıl devlet üzerinde yük oluşturan harcamalar, e-devlet sisteminin benimsenmesiyle beraber çok büyük oranda düşürülebilecektir. 2 kağıt işlemlerinin kontrol Altına Alınması: E-devlet anlayışının yerleşmesiyle beraber, kağıt üzerinden yapılan; oy verme, sağlık, vergi, nüfus ve gümrük işlemleri, belediye hizmetleri gibi her türlü işlem elektronik ortama aktarılacak ve her türlü analize imkân tanıyacaktır. 3 Şeffaflık: Her türlü bilgiye Internet ortamından ulaşılması “şeffaf devlet” anlayışını da beraberinde getirecek ve devlet-vatandaş ilişkilerini farklı bir boyuta taşıyarak “halk için var olan devlet” kavramının yerleşmesini sağlayacaktır. Şeffaflık, yapılan işlerle ve hizmetlerle ilgili olarak gizlilik sınırlamalarını mümkün olan en alt düzeylere indirmekle beraber, bilgi edinme hak ve özgürlüğünün önünün açılmasını da kolaylaştırır. 4 hizmet kalitesi: Internet ortamından gerçekleştirilmeye başlanacak olan servisler hizmet anlayışının belli bir kalite düzeyinde ve standartlaştırılmış olarak vatandaşlara ulaştırılmasını sağlayacaktır. 5 7 Gün 24 Saat kamu hizmeti: Artan hizmet kalitesinin yanı sıra devlet vatandaşlara “bir tık” kadar yakın olacak ve 7 gün 24 saat hizmete açık olacaktır. 6 katılımın Arttırılması: Devlet hizmetlerinden yararlanacak vatandaş sayısı artacaktır. Çünkü temel düşünce, vatandaşlara ne kadar çok hak tanınırsa o kadar etkileşimli bir devlet yaratılabileceğidir. 7 kolay, hızlı ve rahat erişim Olanağı: Internet teknolojisinin kamu hizmetlerini sağlamada kullanılmaya başlamasıyla birlikte “devlet kapısı” bir “devlet portalı”na dönüşecek, yeni teknolojinin rahatlığından herkesin yararlanacak olması eşitlik kavramını doğurup ülkede eşit kalitede servisi yaygınlaştıracaktır.

GeLenekSeL devLeT Pasif yurttaş kağıt Temelli iletişim dikey / hiyerarşik yapılanma yönetimin veri yüklemesi eleman yanıtı eleman yardımı eleman Temelli denetim Mekanizması nakit Akışı / Çek Tek Tip hizmet Bölümlenmiş / kesintili hizmet yüksek işlem Maliyetleri verimsiz Büyüme Tek yönlü iletişim Uyruk ilişkisi kapalı devlet

AkILLI devLeT Aktif - Müşter i -yurttaş elektronik iletişim yatay / koordineli Ağ yapılanması yurttaşın veri yüklemesi Otomatik Sesli Posta, Çağrı Merkezi vb. kendi kendine yardım / Uzman yardımı Otomatik veri Güncellemesiyle denetim elektronik Fon Transferi (eFT) kişiselleştirilmiş / Farklılaştırılmış hizmet Bütünsel / Sürekli / Farklılaştırılmış hizmet düşük işlem Maliyetleri verimlilik yönetimi etkileşim katılım ilişkisi Açık devlet

CeBIT Life Magazine 2013 | 33


CeBIT Life Magazine 2013

Akıllı Evler

Kendi güvenliğini sağlarken enerji tasarrufu da sunan, üstelik gayet konforlu bir evi kim istemez?

G

ünümüzde bilgisayar teknolojisi, eğitim alanından akıllı ev sistemlerine kadar her alanda kullanılmakta. Ayrıca ev içi ağlarda da yıllardır bilgisayarlar kullanılmakta. Son yıllarda akıllı ev sistemlerinde de bilgisayarlar ve ağ iletişimi gündeme gelmiştir. Akıllı ev sistemleri olarak nitelendirilen sistemler sayesinde; bir evin ısıtılması - soğutulması, ev ve çevre güvenliğinin sağlanması, yemek pişirme, garaj ve bahçe kapısının otomatik kontrolü, çocukların oyun alanlarının ve odalarının ofisinizden denetimi, ev hayvanlarının otomatik beslenmesi gibi birçok işlem sağlanabilmektedir. Ev teknolojileri endüstrinin birçok alanında kullanılan kontrol sistemlerinin gündelik hayata uyarlanması, ev otomasyonu da bu teknolojilerin kişiye özel ihtiyaç ve isteklere uygulanmasıdır. Akıllı ev tanımı ise, bütün bu teknolojiler sayesinde ev sakinlerinin ihtiyaçlarına cevap verebilen, onların hayatlarını kolaylaştıran ve daha güvenli daha konforlu ve daha tasarruflu bir yaşam sunan evler için kullanılmaktadır. Özel konut ve rezidanslarda otomasyon, konut projelerinde,

34 | CeBIT Life Magazine 2013

hususi evlerde otomasyonun çeşitli fonksiyonları vardır. Bunlardan başlıca olanları ısıtma - soğutma yani iklimlendirmenin kontrol edilmesi, aydınlatmaların kontrol edilmesi, perdelerin kontrol edilmesi, evdeki elektrikli cihazların belirli senaryolar dahilinde kontrol edilmesidir. Standart evlerde dahi artık termostat kontrolü, hareket detektörü ile ışıkların yanması, gün ışığına göre aydınlatma seviyesinin belirlenmesi gibi özellikler mevcuttur. Tam bir otomasyonda ise şöyle bir konfigürasyon yapmak mümkündür: “Sabah eğer evin sıcaklığı 26 derecenin altındaysa klimaları çalıştır, perdeleri aç, kahve makinesini çalıştır, salondaki hareket detektörünü pasif hale getir”. Özel binalarda güvenlik ve konfor için otomasyon tercih edilmektedir.Evinizin “akıllı” hale gelmesi için, belirli standart parçalar içeren hazır sistemler bulunduğu gibi, bu sistemlere, ihtiyaçlarınız doğrultusunda ve bütçenize uygun olarak eklemeler, çıkarmalar yapabilirsiniz.


DOSYA KONUSU AkILLI EvLEr nEdEn AkILLI?

Hazır sistemlerin çoğu bir ana kontrol kutusu, bir kontrol paneli, çeşitli algılayıcılar, cihaz denetleyicileri, uzaktan kumandalar ve bir telefon modülü içerir. Ortalama bir kitap büyüklüğünde olan kontrol paneli evin girişine yerleştirilir. Kontrol kutusu ile haberleşen algılayıcılar ve cihaz denetleyicileri, hiçbir tadilata neden olmayan kablosuz veya elektrik şebeke haberleşmeli çeşitlerden olabileceği gibi pille ihtiyaç duymaması veya elektrik kesintilerinden etkilenmemesi için kablolu modeller de seçilebilir. Endüstride otomasyona geçilmesinin en önemli nedeni verimliliği arttırmak ve enerji tasarrufu sağlamaktır. Ev otomasyonunda da durum farklı değildir. Normal bir ailenin enerji giderlerini arttıran ve gereksiz enerji tüketimine neden olan en büyük etkenler, gereksiz yere açık bırakılan ışıklar, kısa süreler için hızlı ısıtma ve soğutma sağlamak için, yüksek seviyelerde çalıştırılan ısıtma ve soğutma sistemleri, evin kullanılmayan bölgelerinin ısıtılması, gün ışığından gerektiği kadar faydalanamama, açık bırakılan cihazlar ve benzeri durumlardır. Isıtma sistemlerinin otomasyonla denetimi bir evin ısı enerjisi tüketimini % 10, gereksiz ışıkların söndürülmesi, yakılan ışıkların % 90 parlaklıkta yakılması, cihazların ucuz tarife zamanlarına göre programlanması gibi yöntemler ise elektrik enerjisi tüketimini % 30’a varan oranda azaltabilir. Ev otomasyon sistemlerinin tümü aynı zamanda başarısı kanıtlanmış bütünsel güvenlik sistemleridir. Hareket algılayıcılar, kapı ve pencerelere yerleştirilen manyetik sensörler tüm evi gözetim altında tutar. Akıllı bir evin sağlayacağı güvenliğin klasik alarm sistemlerine kıyasla en büyük avantajı, hırsızlık, yangın veya su baskını gibi olayların gerçekleşmeden önlenebilmesidir.

Siz tatilde iken eve yaklaşan birisi olduğunda senaryolar yardımı ile ışıklar, müzik seti veya TV gibi cihazlar çalıştırılıp evin dolu olduğu izlenimi verilebilir ve hırsız uzaklaştırılır. Evlerde çıkan yangınların en büyük nedenleri elektrik kontakları, fişte unutulan cihazlar ve ısıtma sistemlerindeki problemlerdir. Otomasyon sistemleri tüm elektrik şebekesi ve cihazları kontrol ettiğinden bu riskler minimuma indirildiği gibi herhangi bir yangın tespit edildiğinde otomatik olarak gaz vanaları ve havalandırmalar kapatılıp yangının büyümesi engellenir.


CeBIT Life Magazine 2013

Mobilite

Bilgisayarlar çantalara, akıllı telefonlar ceplere girdi. Artık masamıza bağlı değiliz!

K

işisel taşınabilir bilgisayar fikri 1970’lerde ortaya atıldı ve kısa süre içerisinde ete kemiğe bürünerek hayatımıza dahil oldu. Son birkaç yılda gelişen donanım ve yazılım teknolojilerinin yardımıyla, masaüstü bilgisayarlara eşdeğer güçte dizüstü bilgisayarlar, tabletler hatta akıllı telefonlar ortaya çıktı. Ceplerimizde taşıdığımız güçlü akıllı telefonlar, bir zamanlar insanoğlunun aya çıkmasını sağlayan bilgisayarlardan daha gelişmiş donanımları bünyesinde barındırıyor. Bu donanım, bilgisayarlarımızda yıllarca kullandığımız işletim sistemlerini aratmayacak kadar kullanışlı mobil işletim sistemleri tarafından yönetiliyor.

Mobilitenin kalbi: Mobil internet

Yeni nesil mobil cihazlar, güncel mobil internet standartlarını destekleyerek interneti her an her yerde aktif olarak kullanmamızı sağlıyor. Mobil internet servis sağlayıcıları, yüksek hızlı mobil internet paketlerini uygun fiyatlarla sunmaya başladıklarından beri, mobil internet bir lüks olmaktan çıkıp ihtiyaç haline geldi. Mobil internet öyle önemli bir hâl aldı ki, artık servis sağlayıcılar telefonların yanında mobil internet paketi vermeyi bırakıp, mobil internet paketi alana telefon hediye etmeye başladı. Çok yakın geçmişte bilgisayarlarımızda bile yapmayı hayal edemediğimiz işleri, akıllı telefon ve tabletlerimizin internet bağlantılarıyla kolayca halletmeye başladık bile. 3G teknolojisinin standart hale gelmesiyle başlayan mobil internet serüveni, 4G standartlarının yaygınlaşmasıyla bambaşka bir hal alacak.

Dizüstü bilgisayarlar hafifleDi

Öncelikle dizüstü bilgisayarlarla başlayan taşınabilir bilgisayar kavramı, inanılmaz bir hızla gelişti. Yolun başında 5 - 6 kilo olan dizüstü bilgisayarlar, artık 1 kilodan daha hafif örneklere sahip. Apple’ın MacBook Air’i üretmesiyle dikkat çeken “çok ince dizüstü bilgisayarlar”, Intel’in Ultrabook projesiyle neredeyse herkesin satın alabileceği fiyat seviyelerine inerek hızla yaygınlaştı. Bugünlerde 1000 dolar ve üzerinde fiyatlarla satılan Ultrabook cihazlar, çok yakında hem daha hafif, hem daha güçlü hem de çok daha uygun fiyatlı olacak. Intel, IDF 13 etkinliğinde 299 dolardan başlayan dizüstü bilgisayarların müjdesini verdi bile.

36 | CeBIT Life Magazine 2013


MOBİLİTE

akıllı telefonlar çok Daha akıllı

Dünyayı değiştiren teknolojiler arasında en ön saflarda yer alan akıllı telefonlar, artık o kadar gelişti ki kullanıcılar “Bu cihazlar yokken biz ne yapmışız?” sorusunu kendine sormaya başladı. Bir zamanlar cep telefonlarının ne kadar iyi sinyal aldığı, ne kadar iyi ses ilettiği ya da kaç kişilik rehber hafızasına sahip olduğu tartışılırken, şimdi değerlendirme başlıkları “işlemci gücü, ekran çözünürlüğü ve pil ömrü” olarak karşımızda. Çok çekirdekli mobil işlemciler, inanılmaz görünen yüksek çözünürlüklü hassas dokunmatik ekranlar ve incecik tasarımlar, gelişmiş yazılımlarla desteklenerek modern akıllı telefonların enfes kullanım tecrübesini güçlendirdi. Şu an piyasada bulunan büyük elektronik cihaz üreticilerinin neredeyse hepsi akıllı telefon pazarında sıkı bir rekabet veriyor. Akıllı telefonlar, mobilitenin kalbi olarak nitelendiriliyor.

CeBIT Life Magazine 2013 | 37


CeBIT Life Magazine 2013

tabletler bilgisayarları tehDit eDiyor

2013 yılında yapılan araştırmalar, bir zamanlar “bu ne işe yarar ki” diye eleştirilen tabletlerin nasıl da hızla yaygınlaştığını gösteriyor. Kişisel bilgisayarların durağan ilerleyişine karşın, tabletlerin müthiş bir hızla ilerlediğini görüyoruz. İnce, hafif, kolay kullanımlı ve uzun süre boyunca kesintisiz kullanılan tabletler, gerek keyfini düşünenlerin, gerekse iş hayatına odaklananların çantasında yerini almış durumda. Tabletler hem bilgisayar kullanıcılarının rutin işlerini kolayca ve yüksek hızla gerçekleştirmesini sağlıyor, hem de hayata eğlence katıyor. Geniş ve kaliteli dokunmatik ekranlara sahip olan tabletler, mobil uygulamaların en keyifli şekilde kullanılmasını, videoların yüksek kalitede izlenmesini sağlıyor. İnternet’te gezinmek, tabletlerde inanılmaz çekici bir hal alıyor.

Mobil uygulaMalar geleceği şekillenDiriyor

Bir zamanlar disket, CD ya da DVD’ler aracılığıyla satın alıp bilgisayarlarımıza kurduğumuz yazılımlar artık “uygulama mağazaları”ndan indiriliyor. Mobil cihazlara uygulama yüklemek o kadar kolay ve keyifli ki, parlak fikirlerle ortaya çıkan mobil uygulamalar milyonlarca, hatta milyarlarca kez indiriliyor. Kullanıcıların yazılım kullanma ve satın alma alışkanlıklarını değiştiren mobil uygulamalar başlı başına bir pazar halini almış durumda.

38 | CeBIT Life Magazine 2013

Kişisel bilgisayarların durağan ilerleyişine karşın, tabletlerin müthiş bir hızla ilerlediğini görüyoruz.


CeBIT Life Magazine 2013

Fatih projesi Cumhuriyet tarihinin en büyük eğitim hamlesi Fatih Projesi adım afım hayata geçiyor.

E

ğitim sistemine teknolojik devrim getirmeye hazırlanan Fatih Projesi, okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim öğrencilerinin akıllı tahta ve tablet bilgisayar kullanmasını sağlayarak öğrencilerin konuları daha iyi anlayabilmesi hedefliyor. Projenin tamamlanması halinde tam 570 bin derslikte etkileşimli tahta ve internet ağ altyapısı yer alıyor olacak. Etkileşimli tahtalarda ders anlatımı daha kolay olacağı gibi aynı zamanda video da izlenebileceği için bambaşka bir tecrübeye de dönüşebilir. Uygulamalarla zenginleştirilen bir ders anlatımının öğrenciler üzerinde başarılı sonuçlar elde edilmesini sağlayacaktır.

40 | CeBIT Life Magazine 2013

Fatih Projesi’nin tek hedefi LCD panel etkileşimli tahtalar sunmak değil elbette. Tüm öğrencilerin ve öğretmenlerin tablet sahibi olmasını hedefleyen bu proje, teknolojiye uzak kalan kesim için de oldukça faydalı olacak. Tablet sayesinde kolayca bilgiye ulaşan öğrenciler, etkileşimli uygulamalar sayesinde bilgiyi hafızalarına kazıyabilecekler. Tabii bu süreçte öğretmenlere de gerekli eğitimler verilerek BT donanımının öğrenme-öğretme sürecinin daha efektif kullanılması sağlanacak. Eğitim programlarının BT destekli öğretime uyumlu hale getirilmesi ve e-içeriklerin oluşturulması da aynı süreç içerisinde yer alacak. Fatih Projesi, beş ana bileşenden oluşuyor. Başlıklar ise şunlar:


DOSYA KONUSU 1- Donanım ve yazılım altyapısının sağlanması: Bu kapsamda Türkiye’deki tüm dersliklere birer adet dizüstü bilgisayar ve projeksiyon sağlanacaktır. Her okula en az bir fotokopi makinesi ve bir akıllı tahta sağlanacak, ayrıca her okulda en az bir tane akıllı sınıf oluşturulacaktır. Bunların yanında her ilde uzaktan hizmetiçi eğitim merkezleri kurulacaktır. 2- Eğitsel e-içeriğin sağlanması ve yönetilmesi: Öğretim programlarına uygun ve derslerde yardımcı birer ders materyali olarak kullanılmak üzere elektronik içerik sağlanacaktır. Bu e-İçeriklerin ses, video, animasyon, sunu, fotoğraf ve resim gibi çoklu ortam bileşenleri ile desteklenmiş öğrenme nesnelerinden ve etkileşimli e-kitaplardan oluşması planlanmıştır. Bu e-içeriklere öğretmenler ve öğrenciler web tabanlı ortamlarda hem çevrimiçi hem de çevrimdışı biçimde kolaylıkla ulaşabilecektir. 3- Öğretim programlarında etkin BT kullanımı: Öğretim programlarının BT kullanımını desteklemesi amacıyla; öğretmen kılavuz kitaplarının okullarımızın dersliklerine sağlanan donanım altyapısı ve eğitsel e-içeriğin etkin kullanımını içerecek şekilde yenilenmesi planlanmıştır. 4- Öğretmenlerin hizmetiçi eğitimi: Proje bileşeni kapsamında öğretmenlerin sınıflara sağlanan donanım altyapısını, eğitsel e-içerikleri ve BT’ye uyumlu hale getirilen öğretmen kılavuz kitaplarını etkin biçimde kullanma becerilerini geliştirmelerine dönük yüz yüze ve uzaktan eğitim aracılığıyla hizmetiçi eğitim faaliyetleri planlanmıştır. 5- Bilinçli, güvenli, yönetilebilir ve ölçülebilir BT kullanımı: Bu kapsamda her dersliğe geniş bant internet erişimi kablolu bağlantı ile sağlanacaktır. Eğitim-öğretim süreçlerinde BT araçlarıyla birlikte internetin de bilinçli ve güvenli kullanımını sağlamak için gerekli donanım ve yazılım altyapısının kurulmasının yanında mevzuat düzenlemesi de yapılacaktır. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülmekte olan proje, Ulaştırma Bakanlığı tarafından destekleniyor. 5 yıllık plan içerisinde birinci yılda ortaöğretim okullarının, ikinci yılda ilköğretim ikinci kademe, üçüncü yılda ilköğretim birinci kademe

ve okul öncesi kurumları BT donanım ve yazılım altyapısıyla donatılmış olacak. E-içerik ihtiyacı, öğretmen kılavuz kitaplarının güncellenmesi, öğretmenler için hizmetiçi eğitimler, bilinçli, güvenli, yönetilebilir BT ile güvenli internet kullanımı ihtiyaçları da bu süre içerisinde tamamlanacak. Proje kapsamında satın alınacak 347.367 tane akıllı tahta, 13.645 tane A3 büyüklüğünde kağıt baskısı yapabilen yazıcı ve 28.351 tane A4 baskısı yapabilen yazıcı ihalesi Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nda 5 Temmuz 2013 tarihinde yapıldı. Tüm projenin sonuçlanması halinde ise 17 milyon öğrenci akıllı tahtadan, 11 - 12 milyon öğrenci ise tabletlerden faydalanıyor olacak.

Pilot uygulamalarla zemini sağlamlaştırılıyor Projenin yürütülmesi esnasında karşılaşılacak problemlerin önceden görülebilmesi ve buna göre gerekli önlemler alınabilmesi için pilot okullar seçilerek bunlardaki etkileri gözlemleniyor. Sincan İl Genel Meclisi İ.Ö.Ö, Ankara Batıkent Endüstri Meslek Lisesi, İstanbul Bağcılar Endüstri Meslek Lisesi ve Ankara Abidinpaşa Endüstri Meslek Lisesi pilot okullar olarak seçilip, buralarda yapılan değişikliklerin ve geliştirmelerin ne gibi sonuçlar doğuracağı gözlemlenmekte. • Fatih Projesi ile beraber, bilgi toplumuna dönüşümün sağlanması için aşağıdaki hedeflerin de gerçekleşmesi isteniyor: • Bireylerin yaşam boyu öğrenim yaklaşımı ve e-öğrenme yoluyla kendilerini geliştirmeleri için uygun yapıların oluşumu ve e-içeriğin geliştirilmesi • Ortaöğretimden mezun olan her öğrencinin temel bilgi ve iletişim teknolojileri kullanım yetkinliklerine sahip olması • İnternetin etkin kullanımı ile her üç kişiden birisinin e-eğitim hizmetlerinden faydalanması

• Herkese bilgi ve iletişim teknolojilerini öğrenme ve kullanma fırsatının sunulması • Her iki kişiden birinin internet kullanıcısı olması • İnternetin, toplumun tüm kesimleri için güvenilir bir ortam haline getirilmesi

CeBIT Life Magazine 2013 | 41


CeBıT life Magazine 2013

Türkiye’nin Teknoloji devi

dünyada

2

Ülkemizin en büyük elektronik eşya üreticilerinden Vestel, geliştirdiği teknolojilerle “Türkiye’nin teknoloji devi” olduğunu kanıtlıyor!

0.000’in üzerinde çalışanıyla Vestel, 2013 sonuna kadar LCD TV’de 10 milyon adet üretim gerçekleştirmeyi hedefliyor. Vestel’in buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, fırın, klima, termosifon, TV+STB ve diğer dijital cihazları ürettiği toplam 9 fabrikası, 1 milyon metrekare alan üzerine kurulu. Yani kısaca söylemek gerekirse Vestel Türkiye’nin teknoloji devi!

• Vestel 2013 yılının ilk altı ayında 3 milyon televizyon ihracatı gerçekleştirdi. Smart TV ihracatı geçen yılın sonuna göre yüzde 70 arttırdı. 1H13’de yapılan toplam satışların % 76’sı yurtdışına yapılmıştır. İhracat yapılan pazarlara sürekli yenilerini ekleyerek büyüyen Vestel şu anda 145 farklı ülkeye ihracat yapıyor. Bu yılın sonuna kadar televizyon ihracatının % 40 artması hedefleniyor. • Vestel, LCD TV’de de Avrupa pazarında % 21’lik payla ikinci sırada yer alıyor ve Türkiye’nin toplam TV ihracatının yüzde 84’ünü tek başımıza gerçekleştiriyor. 2012’de elde edilen 3,1 milyar dolar ihracatla son 15 yıldır dayanıklı tüketimde Türkiye’nin ihracat şampiyonluğunu elinde tutuyor. 2013 sonuna kadar LCD TV’de 10 milyon adet üretim gerçekleştirmeyi ve bunun 9 milyonunu ihraç etmeyi planlıyor. • Bunlara ek olarak, dünyanın en büyük eğitim projesi olan, Avrupa ve Ortadoğu’ya örnek oluşturan Fatih projesinde yer alarak edildiği know how ile İngiltere ve Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerine akıllı tahta ihracatına başladı. Bu projeyle sağlanan yerli Ar-Ge birikimi ve yerli üretimin getireceği iş hacmiyle Türkiye’nin ihracat hacmine büyük katkı sağlamayı hedefliyor.

Son 5 yıl içinde üretim bandına eklenen ürünler • • • • • •

3D TV Smart TV Smart Center Borderless TV Süper ince LED TV LED aydınlatma ürünleri (street light / panel light)

42 | CeBIT Life Magazine 2013

• • • • • • •

Akıllı tahta Etkileşimli akıllı tahta, Dijital bilgilendirme ekranları Android monitör Transparan LCD IP ve OTT tabanlı set üstü kutular Otel TV çözümleri


’İn aldığı ödüllEr

Enis Turan Erdoğan Vestel İcra Kurulu Başkanı Rakamlarla Vestel’i anlatabilir misiniz? Vestel olarak üretim kapasitemiz ve esnek üretim kabiliyetimiz, Ar-Ge ve tasarım üstünlüğümüz, yaygın ve güçlü dağıtım ağımız sayesinde Avrupa pazarında pazar payımızı arttırmaya devam ediyoruz. LCD TV’de Avrupa pazarında yüzde 21 payla ikinci sırada yer alıyoruz. 145 ülkeye yaptığımız satışlarla üretimimizin % 69’unu ihraç ediyor Türkiye’nin toplam TV ihracatının yüzde 84’ünü tek başımıza gerçekleştiriyoruz. 2012’de elde ettiğimiz 3,1 milyar dolar ihracatla son 15 yıldır dayanıklı tüketimde Türkiye’nin ihracat şampiyonluğunu elimizde tutuyoruz. 2013 yılının ilk altı ayında 3 milyon televizyon ihracatı gerçekleştirdik. Smart TV ihracatımızı geçen yılın sonuna göre yüzde 70 arttırdık. İhracat pazarlarımıza sürekli yenilerini ekleyerek büyüyoruz. Bu yılın sonuna kadar televizyon ihracatımızın yüzde 40 artmasını hedefliyoruz Bunlara ek olarak, dünyanın en büyük eğitim projesi olan, Avrupa ve Ortadoğu’ya örnek oluşturan Fatih projesinde yer alarak, akıllı tahtada İngiltere ve Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerine ihracata başladık. Bu projeyle sağladığımız yerli Ar-Ge birikimi ve yerli üretimin getireceği iş hacmiyle Türkiye’nin ihracat hacmine büyük katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bildiğimiz kadarıyla yeni pazarlara da açılıyorsunuz. Evet, Güney Amerika kıtası için ülke şartlarına uygun ürün geliştirme çalışmalarını da tamamlayarak Brezilya ve Uruguay’a TV ihracatına başladık. Yakın zamanda aynı büyümeyi Asya’da gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Vietnam ve Tayland buradaki en önemli hedef

pazarlarımız arasında yer almakta. Tabii bu sırada Türkiye pazarını da ihmal etmiyorsunuz, değil mi? Tabii ki. Mesela yüzde 100 Türkiye’de üretilen ilk tablet PC’yi Vestel City’de ürettik. Yerli üretimde sahip olduğumuz bu liderliği akıllı telefon üretimine de taşımayı hedefliyoruz. Akıllı tahta üretiminde edindiğimiz Ar-Ge deneyimimizin katkısıyla Türkiye’de Vestel olarak yerli akıllı telefon tasarımına ve üretimine başlayacak ilk firma olmaktan gurur duyuyoruz. Küresel arenada 6 Ar-Ge merkeziyle dünyaya dost teknolojilerimizi sunuyoruz. Vestel olarak altyapıya ve üretim kapasitemizi artırmaya dönük yatırımlarımızı geçtiğimiz yıl tamamladık. Manisa’da bulunan fabrikamız Vestel City’de günde 76 bin ürün, yılda 15 milyon elektronik ve 7 milyon beyaz eşya üretme kapasitesine sahibiz. Dünya çapında 500’ün üzerinde markaya her yıl 4 binden fazla televizyon çeşidi üretiyoruz. Akıllı, yenilikçi ve üstün tasarım sahibi ürünler ortaya koymaya devam ediyoruz ve bu sayede uluslararası prestijli kuruluşlardan yılda 100’e yakın tasarım ödülü kazanıyoruz. Vestel City bugün üretim kapasitesi, Ar-Ge konusundaki yetkinliği ve tasarım gücüyle, gelişen trendlere yeni altyapı yatırımlarına ihtiyaç duymaksızın yanıt oluşturabiliyor. Vestel, uzun vadeli, stratejik düşünen ve geleceğe oynayan bir marka. Bugün bu nedenle Türkiye’nin en bilinen ve prestijli 10 markası arasında yükseliyoruz. 2013 yılında da tüketiciye dost çalışmalarımızı sürdürecek ve teknolojimiz, ürünlerimiz ve hizmetlerimizle sektörde rakiplerimizden farklılaşmaya devam edeceğiz.

VesTel ŞiRkeTleR GRuBu Hakkında

elektronik, beyaz eşya, bilgi teknolojileri ve led aydınlatma alanlarında faaliyet gösteren ve 18’i yurtdışında olmak üzere toplam 27 şirketten oluşan Vestel Şirketler Grubu, toplam 145 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. sektöründe Türkiye ve uluslararası pazarların güçlü oyuncularından ve dünyanın en büyük üreticilerinden biri olan Vestel, tüketici elektroniği, beyaz eşya, bilgi teknolojileri ve dijital alanlarında geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. Vestel deloitte’un “Tüketici Ürünleri endüstrisinin küresel Güçleri 2013” raporunda dünyanın en büyük 250 tüketici ürünü şirketi sıralamasında 181. sırada bulunuyor. Üretim faaliyetlerini Manisa’da ve Rusya’nın alexandrov şehrinde gerçekleştiren Vestel’in, Manisa’da bulunan 1 milyon metrekarelik alana sahip fabrikası Vestel City, avrupa’nın tek lokasyonda üretim yapan en büyük endüstri kompleksi olma özelliğini taşıyor. ar-Ge gücü ve inovasyona verdiği önemle dünyaya teknoloji ihracı konusunda Türkiye’nin simge gücü konumunda olan Vestel, dünya standartlarındaki üretim anlayışı, yenilikçi ve kaliteli ürünleri ve sahip olduğu vizyonla sadece ülkemizde değil, global arenada da pazarı yönlendiren güçlü bir oyuncu profili çiziyor.

CeBIT Life Magazine 2013 | 43


CeBIT Life Magazine 2013

Big DaTa

Şirketlerin ellerindeki satırlarca veri, anlamlı hale getirilmedikten sonra bir öğrencinin ödevinden farksızdır. Önemli olan bu veriyi depolamak ve gerektiğinde analiz edilebilir durumda olmak.

B

üyük veri; toplumsal medya paylaşımları, ağ günlükleri, bloglar, fotoğraf, video, log dosyaları gibi değişik kaynaklardan toparlanan tüm verinin, anlamlı ve işlenebilir biçime dönüştürülmüş biçimine denir. Olageldiği gibi, ilişkisel veri tabanlarında tutulan yapısal verinin dışında kalan, son dönemlere dek çok da kullanılmayan, yapısal olmayan veri yığınıdır. Geçmişten günümüze kadar gelen süre içerisinde bilgi günden güne artmıştır hatta son yıllarda katlanarak günümüze gelmiştir. Bunun sonucunda “Bilgi Çöplüğü” diye tabir ettiğimiz olgu gün yüzüne çıkmıştır. Birçok yazılım şirketleri bu konuyla ilgili ARGE çalışmaları yaptıktan sonra Big Data (Büyük Veri) olgusu karşımıza çıkmıştır. Artık yıkılmış olan yaygın bilişimci inanışına göre yapısal olmayan veri değersizdi, ama büyük veri bize bir şey gösterdi ki o da günümüzdeki bilgi çöplüğü diye adlandırılan olgudan muazzam derecede önemli, kullanılabilir, yararlı yani çöplükten hazine çıkmasına neden olan yegane sistemdir.

Büyük Veri’nin 5V’si

Büyük veri’yi anlamak için onun oluşumundaki beş bileşeni incelemek faydalı olacaktır. Bunlar; Variety, Velocity, Volume,

44 | CeBIT Life Magazine 2013

Verification ve Value olarak 5V şeklinde adlandırılabilir. Variety (Çeşitlilik): Bugün internette üretilen bilginin yüzde 80’i yapısal değil, her yeni üretilen teknoloji ile farklı formatlarda üretebiliyor. Telefonlardan, tabletlerden, bütünleşik devrelerden gelen türlü çeşitlilikte veri bulunuyor. Velocity (Hız): Artık bilginin üretilme hızı çok yüksek. Twitter’da her saniye 10 binden fazla tweet atılıyor. Daha hızlı üreyen veri, o veriye muhtaç olan işlem sayısının ve çeşitliliğinin de aynı hızda artması sonucunu doğuruyor. Volume (Veri Büyüklüğü): IDC istatistiklerine göre 2020’de ulaşılacak veri miktarı, 2009’un 44 katı olacak. Şu anda kullanılan, “büyük” diye adlandırdığımız kapasiteleri ve “büyük sistemleri” düşünüp, bunların çok daha fazla büyüklükte verilerle nasıl başa çıkacağınızı hayal edin. İşletmenizin veri arşivleme, işleme, bütünleştirme, saklama gibi teknolojilerinin bu büyüklükte veri hacmi ile nasıl başa çıkacağının kurgulanması önemli. Verification (Doğrulama): Bu bilgi yoğunluğu içinde verinin akışı sırasında “güvenli” olması da bir diğer bileşen. Akış sırasında, doğru katmadan, olması gerektiği güvenlik seviyesinde izlenmesi, doğru kişiler tarafından görünebilir veya gizli kalması gerekiyor. Value (Değer): En önemli bileşen ise değer yaratması. Büyük Veri’nin veri üretim ve işleme katmanlarınızdan sonra kurum için


BÜYÜK VERİ

Büyük verinin uygulandığı örnekler

bir artı değer yaratıyor olması gerekmekte. Karar veriş süreçlerinize anlık olarak etki etmesi, doğru kararı vermenizde hemen elinizin altında olması gerekiyor. Sosyal web ve mobil teknolojiler artık müşterilerinizin sadece demografik bilgilerini değil, yemek yeme, tatil yapma alışkanlıklarını dahi izleyebilmenizi sağlıyor. Örneğin tekstil konusunda hizmet veren bir mağazanız varsa kadınların / erkeklerin hangi günlerde alışveriş yaptığını, gece kıyafeti alıyorsa nişan/düğün gibi özel günlerinin yakınlaştığını, hamile kıyafeti alıyorsa hamile olduğunu ya da spor kıyafetleri alıyorsa spora başladığını analiz edebilmeniz gerekmekte.

• Hastaneler; hastalarına yönelik etkili, bireysel, kişiselleştirilmiş, tıbbi hizmetler sunabilmek için, bireysel bazdaki verileri kendi sayısal ortamlarında depolamaktalar. • Hükümetler, yurttaşlarına yönelik bilgi ve hizmetleri işleyip, saklama konusunda oluşan çok büyük ölçekli veri ile çalışmak zorundadırlar. Örneğin, RTÜK kararları gereği, ülkemizdeki televizyon kanallarının son bir yıllık yayınlarını saklama zorunluluğu var. Saklanacak bilgiler, “Büyük Veri” olarak tanımladığımız türden. • İnternet üzerindeki üretici ve tüketicilerin veri üretimini hızlandırması, başta servis sağlayıcı firmalara olmak üzere, büyüyen bilgiyi harmanlayıp, anlamlı biçime dönüştürerek kullanıma yeniden sunma görevi yüklüyor. • Bankalar, müşterileriyle ilgili olarak toplayıp sakladıkları bilgiler yoluyla, kullanıcısını tanıyan, internet şubesine o gün ne için girdiğini bilen ve buna göre ana sayfayı, menüyü en etkin hale getiren, müşterisine hatırlatmalar yapan, özelleştirilebilir arayüzler sunan, zengin içerikli, hızlı ve kullanışlı bir 7/24 şube haline geldi. • Enerji firmaları, akıllı şebeke ve sayaçlar kullanarak, abonelerinin bireysel kullanımlarıyla ilgili oluşan verileri, saklayıp, işlemek durumundalar. • İlaç sanayisinde; örneğin “kanser araştırmaları” için oluşturulan büyük genomik veri tabanları, araştırmacıların sürekli erişimine açık olmak durumundadır. CeBIT Life Magazine 2013 | 45


CeBIT Life Magazine 2013

Bulut Bilişim Verilerini buluta taşıyan şirketler BT maliyetlerini düşürüyor.

B

ilişim teknolojilerinin hayatımızdaki önemi her geçen gün daha da artıyor. “İletişim Çağı” olarak adlandırabileceğimiz bugünlerde, bilgiye ulaşmak eskiye nazaran çok daha kolay. Sanallaştırma teknolojileriyle tanışan işletmeler, diğer yeni teknolojilere hızla adapte olarak rekabette ayakta kalmak için çaba sarf ediyor. Bulut bilişim, bu teknolojilere adapte olurken işletmelerin sürekli olarak yenilenmesi gereken altyapıya da fazladan maliyet binmemesini sağlıyor. Aynı zamanda uygulamaların ve servislerin de kişiselleştirilebilirliği ön plana çıkararak hizmet veriyor olması sayesinde, personel maliyetinde düşüş sağlıyor.

46 | CeBIT Life Magazine 2013


GÜNCEL

Bulut bilişim nedir? Bulut bilişim, işletmelerde veya kişisel alanlarda ihtiyaç olan servislerin ve uygulamaların internet üzerindeki sunucular içerisinde bulunması ve işlenmesi anlamına geliyor. Bu durumda internete bağlanabilen herhangi bir cihaz sayesinde bulut bilişimin nimetlerinden faydalanılabiliyor. Günümüzde yaygın olarak e-posta servisleri kullanılıyor olsa da bulut bilişimin geleceği oldukça parlak. Google’ın ve Microsoft’un ofis uygulamaları, bulut bilişime örnek olarak gösterilebilir. Ayrıca Google Drive, Microsoft SkyDrive ve Dropbox, yaygınlaşmakta olan bulut depolama servisleri olarak göze çarpıyor. Bulut bilişimde sınırın olmadığı, geliştirilmekte olan bulut bilgisayar oyunları platformlarıyla da ispatlanabilir. Bilgisayar oyunları gibi yüksek bilgisayar donanımı, hız ve geniş alan gerektiren uygulamaların günümüzde bulu üzerinde kullanılabilir halde olması, gelecekte çok daha ağır ve komplike uygulamaların da üstesinden gelinebileceği anlamına geliyor.

Bulut bilişimin ne gibi faydaları var? İşlemlerin neredeyse tamamı bulut üzerinde gerçekleştiği için, istemcinin çok daha az güce ihtiyaç duyması bulut bilişim sayesinde sağlanabiliyor. Örneklendirmek gerekirse, X işlemi için gerekli olan bilgisayar maliyeti 2000 TL olduğunu varsayalım. Aynı işlemi bulut üzerinde gerçekleştirmek için gereken donanımın maliyeti ise basitçe internete bağlanabilen bir bilgisayarla hemen hemen aynı. Günümüzde basit işlevleri yerine getirebilen, internete rahatça bağlanabilen ve güncel teknolojileri destekleyen bilgisayarların 1000 TL civarında olduğu hesaba katılınca, sadece donanım maliyetinden bile % 50’lik bir tasarruf söz konusu oluyor. Bu tasarruf, yapılan işin ağırlığına ve dolayısıyla ihtiyaç duyulan güçlü donanıma göre çok daha yüksek miktarlara çıkabiliyor. Verilerin bulutta depolanması, kullanıcıların istediği anda verilerine ulaşmasını sağlıyor. Akıllı telefonların ve diğer mobil cihazların ciddi anlamda ön plana çıktığı günümüzde, böyle bir imkânı sağlamak verimliliği yukarılara çekecektir. Diğer yandan birden fazla istemcinin aynı veriler üzerinde değişiklikler yapması ve paylaşması, çok daha kolay gerçekleştirilebiliyor.

Günümüz işletmelerinin her birinde, IT elemanlarına ihtiyaç duyuluyor. Yapılan işin komplike yapısı, kullanılan yazılım ve donanım göz önünde bulundurulduğunda, ciddi miktarda IT iş gücüne ihtiyaç duyuluyor. Elbette ki IT’den vazgeçmek mümkün değil fakat iş yükünün azalması sayesinde, daha az IT iş gücüne ihtiyaç duyuluyor. Burada alınacak önlemlerle, işletmenin bir miktar daha tasarruf yapması mümkün. Bulut bilişimin avantajlarından biri de anında güncellenme olanağı. Üzerinde çalışılan yazılımların her bir kullanıcı için teker teker güncellenmesi, vakit ve iş gücü tarafında sıkıntı çıkarabilir. Bulut üzerinde çalışılması durumunda ise kullanıcıların fark etmesinin bile mümkün olmadığı bir anda güncellenme hayata geçebiliyor. Böylece tüm yeniliklerden anında faydalanılabiliyorken, aynı zamanda vakit ve iş gücü kaybı olmuyor. Birden fazla sayıda yedeği alınsa bile, bir ofis içerisinde yer alan verilerin herhangi bir afet durumunda yok olması mümkün. Bulut üzerinde depolanan veriler ise birden fazla yerde, tüm önlemler alınmış bir şekilde depolanıyor. Bu durumda hayati önem taşıyan verilerin de zarar görmemesi sağlanıyor.

Bulut bilişimin avantajlarından biri de anında güncellenme olanağı.

CeBIT Life Magazine 2013 | 47


CeBIT Life Magazine 2013

Mobil yazılım önem kazanıyor YASAD Başkanı Doğan Ufuk Güneş, Türk yazılım sektörünün nasıl bir süreçten geçmekte olduğunu çarpıcı örneklerle ortaya koyuyor. Mobile software is gaining importance

K

üresel anlamda baktığımızda Türkiye yazılım sektörü yelpazenin neresinde duruyor? Türkiye yazılım açısından Almanya’nın önünde. Biz Almanya’ya çok uygun şartlarla ucuz hizmet verebilir, karşılıklı ticaret yapabiliriz. Almanya’nın tüm dünyadaki yazılım ithalatı yılda 67 milyar dolar. Bizim yapmış olduğumuz ihracatta en fazla 80 milyon dolar civarında. 2015’e kadar Almanya’ya 1 milyar dolar yazılım ihracatı yapma hedefi koyduk ve inanılmaz bir talep var, görüşmeler yoğun bir şekilde devam ediyor. Akıl terine dayanan ürünler yapıyoruz. Bu ürünlerin ihracatını yaptığınızda akıl nitelikli ihracattan bahsediyoruz. Ve biz yazılımcılar olarak artık bunu yapabilecek çapta ve kalitedeyiz. 2023’e kadar Türkiye’nin yurtdışına yazılım ihracatının ne kadar olmasını bekliyorsunuz? Yazılım hedefimizi 5 milyar dolar olarak belirledik. Bu yalnızca yazılım ihracatındaki hedefimiz. Bilişim sektörü olaraksa hedefimiz 15 milyar dolarlık ihracat yapabilmek. Yazılım dünyası sizce nereye gidiyor? Küresel anlamda rekabet edebilecek ürünler çıkarma şansımız nasıl? Mobil platformlar yazılım dünyası için de çok önem kazanıyor. Bizim yazılım sektörünün ana konusu tam da bu. Yani çok büyük rakamlarınız olmadan, zamanlamayı doğru kullanarak inanılmaz büyüklüklere ulaşabilecek şirketler oluşturabilirsiniz. Ama bunu yapmanın en önemli yolu, teknolojiyi iyi üretmek ya da teknolojiye sahip olmak gerekir. Bunu yapamazsanız hiçbir şey yapabilme şansınız yok.

48 | CeBIT Life Magazine 2013

YASAD (Software Industrialists Association) Chairman Doğan Ufuk Güneş gives striking examples of the process the Turkish software development sector is going through.

W

hen you look at things at a global level in 2012, where does Turkey stand in the software industry? We saw clearly that we are way ahead of Germany in software development. We can provide cheap and favourable services in Germany, we can do business together. Germany imports 67 billion USD of software from around the world annually. We have a maximum export of around 80 million USD. We have a goal of exporting 1 billion USD of software to Germany by 2015 and so far there has been a lot of interest, negotiations are continuing. How much software do you expect to be exporting from Turkey by the year 2023? We have an aim of 5 billion USD. This is solely for the software development sector. If we look at the IT sector in general, our aim is 15 billion USD. What direction do you think the software development world is heading? What are the chances of us being able to develop products that can compete in a global sense? Mobile platforms are becoming more important for the software world. That is exactly what we are doing. That is the main subject of our software industry. By timing things right you can do big things without spending a large amount. The most important way of doing this is by either developing or owning good technology. If you can’t do that then you don’t stand a chance. It isn’t what you do that is important; it’s how you do it. We are trying to pave the way for our companies now.


HYBEKA : Atıksu Arıtma Tesisleri ve Boru Sistemleri Hidrolik Hesapları Yazılımı Mühendisler için uzmanlık derecesinde hesap sistemi

Q_ZU

TW

P_ZU

G_ZU1

G_ZU2

RW

D_ZU

G_R1

A_R

U_R2

W_R

Cebit Eurasia 2013 Fuarı - Salon 4/ Stand 27

Brandt ∙ Gerdes ∙ Sitzmann Wasserwirtschaft GmbH Pfungstädter Straße 20, D-64297 Darmstadt www.bgswasser.de www.hybeka.com TRIA CAD TECHNIK www.triacadtechnik.de info@triacadtechnik.de


CeBIT Life Magazine 2013

Yazılım ihracatının hedefi

TBd Yönetim Kurulu Üyesi

1 MiLYar doLar 2

Yönetim Kurulu Üyesi Levent Karadağ, istihdamı arttırıp büyüme sağlayacak olan Horizon 2020 projesini Türkiye Bilişim Derneği’nin yakın dönem hedeflerinden biri olarak gösteriyor.

012 yılı Türkiye Bilişim sektörü açısından nasıl geçti? Bir değerlendirme alabilir miyiz? Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) verilerine göre bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü, 2012 yılında Türkiye büyümesinin üzerinde bir büyüme göstererek 21 milyarlık e-ticaret pazarı ile birlikte toplam 78.24 milyar TL’ye ulaştı. Sektörün istihdamı da önemli ölçüde artarak 153 bin 849 oldu. Bilişim sektöründe 2011 yılında 732.5 milyon TL olan ihracat 2012 yılında yüzde 23’lük bir artışla 1.08 milyar TL olarak gerçekleşti, ihracatın alt kırılımları ise şöyle oluştu; yazılım ve hizmet 665 milyon TL, savunma sanayi 261 milyon TL, donanım 147.8 milyon TL. Yapılan yazılım ihracatının toplamı 2012’de 500 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. 2013 yılında yazılım ihracatının 1 milyar dolar olması bekleniyor. Bunların yanında E-Devlet anlamında güzel gelişmeler oldu ve olmaya devam ediyor. Bunların başında e-Fatura, E-Defter ve Mersis Projeleri geliyor. Devlet, işletmeler tarafında dijitalleşti. Bununla şirketler, dijital dünyada yer almaya başladılar. Bu durum paralelinde işletmeleri hızlıca dijitalleşmeye zorlayacaktır. Türkiye Bilişim Derneğinin 2014 ve sonrası için hedeflediği en önemli hamle nedir? Avrupa’nın Dijital Gündemi olan 2014 yılından 2020 yılına kadar yenilikçi, yeni istihdam alanları yaratacak ve büyümeyi sağlayacak olan amiral gemisi olan “Horizon 2020”ye Türkiye’nin dahil olması yolundaki çalışmalarımızdır. Bu doğrultuda Digital Europe 2020’nin hedeflerini içeren Dijital Türkiye Platformu’nu dört Sivil Toplum Kuruluşu ile birlikte geçen yıl oluşturduk ve çalışmalara başladık.

50 | CeBIT Life Magazine 2013

TBD Board Member

Levent KaradaĞ

Software export target 1 billion USD

Board Member Levent Karadağ, points to the Horizon 2020 Project, which will increase employment and growth, as a near-term goal of the Informatics Association of Turkey.

Avrupa Dijital Gündemi Genel Kurul’a dahil olduk, iletişimleri güçlendiriyoruz. Avrupa’nın oluşturmaya çalıştığı “Skor Tablosu”nu inceledik ve Avrupa - Türkiye karşılaştırması yapılıyor. Türkiye’nin işine yarayacak kritik gösterge ve konular belirleniyor, kendi skor tablomuza veri sağlarken istatistiklerimizi geliştireceğiz. Avrupa Dijital Gündemi’ne yeni göstergelerin eklenmesi için öneride bulunacağız. Türkiye’nin Horizon 2020’de yer alması içinde bu yıl Kasım sonunda yapılacak 30. Ulusal Bilişim Kurultay’ının ana temasını “Sayısal Gündem 2020 – Digital Agenda 2020” olarak belirledik. Türkiye’nin, Avrupa’nın Dijital Gündemini yakalayabilmesi ve 2023 yılı hedeflerini yakalaması için bilişim, e-ticaret, sosyal medya, mobilite konularını içeren 20’den fazla, odaklanmış uzman grupları oluşturuyoruz. Bu grupların çalışmaları, ülkemizin bilişim politikalarının güncel ve etkin olmasına yardımcı olacağı gibi birçok sektörde de gözle görülebilir verimlilik artışları sağlayacaktır. Bilişim sektöründe önümüzdeki dönemde Türkiye’de özellikle hangi alanlarda gelişme ve ilerleme bekliyorsunuz? E-devlet projelerinde e-fatura, e-defter, e-irsaliye, e-ödeme, Kayıtlı E-Posta, MERSİS gibi projelerin çok sayıda şirketi kapsayacak şekilde gelişeceğini bekliyoruz. Bu gelişmeye paralel olarak orta ve büyük ölçekli firmalar, birçok süreçlerini internete taşıyacaklar ve global rekabette avantaj elde edeceklerdir. Bu durumda bilişim sektörünün öncelikle; kurumsal yazılım, bilgi güvenliği, iş sürekliliği, bulut bilişim alanlarında önemli gelişmeler olacaktır. Akıllı telefonların kullanımının artmasıyla birlikte iş süreçlerinde mobil teknolojiler artacak ve paralelinde mobil yazılıma ihtiyaç artacaktır. Ticaret gün geçtikçe E-Ticarete kaymaya devam edecektir. Küçük ölçekli firmalarda e-Ticarete yönelecektir.


RÖPORTAJ Kurumlar açısından sosyal medya daha çok dijital pazarlamaya dönüşüyor. Birçok kurum artık dijital pazarlama konusunda içlerinde uzmanlar oluşturmaya başlayacaklardır. Türkiye’nin 2023 vizyonu kapsamında bilişim sektörümüz açısından nasıl bir portre bekliyorsunuz? Türkiye’nin 2023 hedeflerini gerçekleştirmesi için yıllık ortalama % 8 büyümeyi yakalaması gerekiyor. Bu da ancak bilişim sektörünün gelişmesi ve sektörlerin bilişimle desteklenmesi şeklinde olacaktır. Türkiye’de bilişim sektöründe, ulusal yazılım geliştirilmesi konusunda bir fikir oluştu ve bu konuda stratejiler de geliştirilmeye başlandı. Bu stratejiler kamu, özel sektör ve STK’lar tarafından sahiplenilip geliştirilirse genç nüfusa sahip bir ülke olmamız avantajını da kullanarak dünya çapında kullanılan ulusal yazılımlar geliştirmekle kalmayıp, yakın coğrafyamıza ciddi anlamda bilişim iş gücü ihraç etmiş olacağız. Ayrıca kurumların, geliştirilen yazılımlarla yenilikçi potansiyelleri il birlikte global pazarda rekabet üstünlükleri de artacaktır. Bilişim Sektörünün birinci derecede stratejik öneme sahip sektör olacağını varsayarak önümüzdeki yıllarda şunları gerçekleştirmiş olacağız; Türkiye, dijital uçurumu kapatacak, dijital okuryazarlığı artıracak, yeni iş modelleri oluşacak, benimsenecek, E-Devlet hizmetleri tamamlanacak, dijital mevzuat genişleyecek, bilgi temelli Yeni Ekonomi büyük oranda gerçekleşecektir. Bilişim sektörümüzün daha da gelişmesi için önündeki sorunlardan en önemlileri nedir? Bu sorunları aşmak için ne gibi adımlar atılması gerekir? En önemli görevler kimlere ya da hangi kurumlara düşmekte? Önemli sorunlar; en başta bilişim politikalarının olmayışı ve sonra yüksek vergi oranları, girişim sermayesi ve ortaklıkları eksikliği, düzenlemelerin öngörülebilirliği, üniversite-sanayi işbirliğinin yetersizliği, bürokrasinin yavaş işlemesi, İhale Kurumu’nun fiyat odaklı ihale politikaları, fikri mülkiyet hakları ile ilgili ihlaller, teşviklerin yetersizliği, iş yapış kültürü ve iş planlama eksikliği diyebiliriz.

H

ow was the year 2012 for the IT industry in Turkey? Can you give us a review? According to data from Turkey Informatics Industry Association (TUBISAD), the information and communication technologies sector showed a growth rate higher than the Turkish growth rate with a 21 billion e-commerce market and a total of 78.24 billion TL. Employment in the sector was also significantly increased to 153 thousand 849. In the IT sector, exports increased 23% from 732.5 million in 2011 to 1.08 billion TL in 2012, with software and services at 665 million TL, defence industry at 261 million and hardware at 147.8 million TL. The total of software exports was around 500 million USD in 2012. Software export is expected to reach 1 billion USD in 2013. In addition to this, there have been and continue to be good developments in e-government. Foremost among these are e-billing, e-Books and Mersis Projects. Government has been digitized by businesses. With this, companies have now taken their places in the digital world. This will force enterprises in to digitalizing quickly. What is the most important target for 2014 and beyond for the Informatics Association of Turkey?

Our efforts to include Turkey in the flagship project “Horizon 2020”, which will create innovative new jobs and growth from 2014 until 2020. In line with this objective, we created and started work last year on the Digital Turkey Platform, which holds the same objectives as Digital Europe 2020, with four Non-Governmental Organizations. We were included in the European Digital Agenda General Assembly, we are strengthening communications. We have examined the “Score Board” that Europe is trying to create, and Europe - Turkey comparisons are being undertaken. Critical indicators and issues are being identified, and when providing statics for the board we will develop our data. We will propose new indicators for inclusion in the European Digital Agenda. For Turkey to be included in Horizon 2020, we have determined the main theme of this year’s 30th National Informatics Council to be “Digital Agenda 2020”. We are forming more than 20 groups of experts focused on IT, e-commerce, social media and mobility to enable Turkey to keep up with Europe’s Digital Agenda and goals for 2023. The work of these groups will help keep IT policies up to date and show visible increases in productivity in many sectors. What areas do you expect progress and development in the IT sector in Turkey in the coming period? We are expecting a large number of e-government projects like e-invoicing, e-book, e-dispatch, e-payment, registered e-mail, and MERSIS projects to develop to cover a large number of companies. In parallel with this development, many medium and large companies will move many of their processes online and will gain an advantage with global competition. In this case, in the IT sector there will be important developments particularly with enterprise software, information security, business continuity and cloud computing. With the increasing use of smart phones and mobile technologies, the use of mobile technologies and in parallel mobile software will increase in business. Commerce will continue to shift towards e-commerce. Small-scale companies will also turn towards e-commerce. In terms of corporations, social media is rapidly turning into digital marketing. Many companies will now begin employing digital marketing experts. What sort of portrait do you expect in terms of the IT sector and Turkey’s vision for 2023? For Turkey to reach its goals for 2023, an average annual growth of 8% is needed. This can only be achieved with growth in the IT sector and the supporting of other sectors with IT. In the IT sector in Turkey, an idea for national software development has been formed and strategies are being developed for this. If these strategies are supported by the public and private sectors along with NGOs, adding the advantage of the country having a young population, we will not only develop world class national software, but will also export significant IT expertise to nearby countries. Institutions developing innovative software will also increase their competitive advantages in the global market. Assuming that IT will be the primary sector of strategic importance, we will do the following in the coming years: Turkey will close the digital divide, improve digital literacy to create and adopt new business models, complete e-government services, expand digital legislation, largely implement the knowledge-based New Economy. Which are the most important difficulties facing the further development of the IT sector? What steps need to be taken to overcome these difficulties? Who do these tasks fall on? The important issues are first of all a lack of IT policies, followed by higher tax rates, lack of venture capital and partners, predictability of legislation, lack of universityindustry co-operation, slow bureaucratic processes, price-driven procurement policies implemented by the procurement agency, violations of intellectual property rights, lack of incentives, lack of business planning and business culture.

CeBIT Life Magazine 2013 | 51


CeBIT Life Magazine 2013

e-Devlet için güvenlik çözümleri

Son yıllarda dünyanın her ülkesinde kamu kurumlarına karşı siber saldırılar düzenlendiğini görüyoruz. Bunun nedeni kamunun sahip olduğu bilgilerin çok önemli olması.

52 | CeBIT Life Magazine 2013

G

ünümüzde devletlere ait işlemlerin de neredeyse tamamı elektronik verilerin işlenmesi ve el değiştirmesi şeklinde gerçekleşiyor. Hemen hemen tüm ülkelerin devletleri, Türkiye’de gerçekleştirilmiş UYAP, MERNİS, TAKBİS, VEDOP gibi otomasyon projelerine yatırım yapıyor ve gerek vatandaşa, gerekse diğer özel ve kamu kurumlarına verdikleri hizmetleri bu sistemler üzerinden sağlıyorlar. Takdir edileceği gibi bu sistemler içlerinde çok değerli bilgileri barındırıyorlar. Bir devletin kamu kurumlarında bulunan bilgilere sızmak gerek bireysel siber saldırganlar, gerekse diğer devletler tarafından paha biçilmez değerlere sahip olabiliyor. Elbette her kamu kurumu sahip olduğu bilişim altyapılarına ait kendi güvenlik önlemlerini alıyor. Ancak devletlerin bu bireysel güvenlik yapılarını standart bir yapıya oturtmaları, bu yapıların tamamını tek bir noktadan denetleyerek ülkeye yönelik siber saldırıları tespit etmeleri ve karşı önlemleri almaları günümüz devlet politikaları arasında önem kazanmaya başlayan konulardan.


GÜVENLİK

Saldırı siber ama güvenlik gerçek Her ülkenin farklı bir e-Devlet bilişim alt yapısı var. İncelendiğinde temel iki yapının söz konusu olduğunu görüyoruz. Bunlardan ilki her kurumun kendi veri merkezini ve ilgili servisleri barındırdığı yapı. Söz konusu yapıda e-Devlet projesi münferit kurumların servislerinin tek bir noktadan verildiği bir portal konumunda yer alıyor. Buna alternatif yapı ise konsolidasyon üzerine kurulu. Bu yapıda ise devlet sağladığı tüm bilişim hizmetlerini adedi çok aza indirgenmiş veri merkezlerinden veriyor. Hangi yapı söz konusu olursa olsun, amaç devlet geneline yapılan siber saldırıları ortaya çıkartmak ve karşıt önlemleri almak. Bir örnek vermek gerekirse, bir ülkenin tarım ile ilgili bir kurumuna yapılan hedefli bir siber saldırı ilgili kurum tarafından tespit edilerek önlenebilir. Ancak, bir devletin tarımla ilgili birkaç kurumuna eş zamanlarda, birbirleriyle bağlantılı kaynaklar tarafından gelen bir saldırı seti söz konusu ise durum değişecektir. Aynı önem bağlantılı kaynaklardan bir devletin farklı kurumlarına yönelen bir saldırı durumunda da söz konusu olacaktır. Bu noktada devlet olarak her bir kamu kurumunun sahip olduğu bilincin üzerinde bir ortak siber güvenlik bilinci ve istihbaratı oluşturulması gerekliliği doğmaktadır. Oluşturulacak bir üst komuta merkezi tüm kamu kurumlarından ortak bir biçemde alacağı güvenlik istihbarat bilgisini, iç ve dış siber güvenlik istihbarat kaynaklarından alacağı bilgilerle birlikte bir iş zekası çözümü ile yorumlayarak devletin genelini ya da belirli bir kısmını adresleyen bir siber saldırı olup olmadığı ile ilgili analiz yapacaktır. Bu iş zekası çözümüne veri sağlanması, kurulan e-Devlet modeli ile farklılık göstermektedir.

Dağıtık yapıya sahip devletlerde, komuta merkezine veri iletilmesi ile ilgili bir standart belirlenerek bu iletime uygun saldırı tespit sistemleri tüm devlet kurumlarında konuşlandırılma yoluna gidilmekte. Temel olarak her bir kurum internet üzerinde işlem yaptığı bant genişliği ile orantılı olarak önceden belirlenmiş birkaç şablondan birisi kurum altyapısına entegre ediliyor. Bu sayede hem tüm kurumlar kendi siber güvenlik sistemlerine sahip oluyorlar, hem de bu sistemlerden üretilen bilgiler, devlet tarafından belirlenen ortak bir standartta komuta merkezine iletilerek burada bir arada analiz edilebiliyor. Bu yapıda her bir kuruma uygulanan çözüm nispeten basit olmakla beraber çok noktanın yönetimi aşılması gereken bir güçlük. e-Devlet projelerini az sayıda veri merkezinde bir araya getirmiş yapılarda ise senaryo daha farklı. Buralarda, daha az sayıda merkezin yönetilmesi ve bu merkezlerden veri toplanması söz konusu. Ancak bu yoğunlaştırılmış veri merkezlerinin internet ile yaptığı yoğun iletişim göz önüne alındığında, buralarda yapılacak siber saldırılara yönelik analiz için oldukça güçlü ve karmaşık sistemlere ihtiyaç duyuluyor. Her durumda devlet eliyle toplanan ve devlet kurumlarına yönelen saldırılara ait bilgiler, küresel güvenlik istihbaratına sahip gerek özel, gerekse açık kaynaklı diğer istihbarat bilgileri ile birlikte harmanlanarak konusunda uzman danışmanlar desteği ile devlete ait bir siber güvenlik stratejisi oluşturmakta kullanılıyor. Bu sayede e-Devlet yapıları, süregelen siber savaşta açıkta duran hedefler olmaktan çıkıp akıllı koruma stratejileri ile donatılmış güvenli çözümler olarak hizmet vermeye devam edebiliyor. n Murat SONGÜR

Bir örnek vermek gerekirse, bir ülkenin tarım ile ilgili bir kurumuna yapılan hedefli bir siber saldırı ilgili kurum tarafından tespit edilerek önlenebilir. CeBIT Life Magazine 2013 | 53


CeBIT Life Magazine 2013

Fuarın ve zirvenin içeriği artıyor Bu yıl “Kentsel Dönüşüm ve Teknoloji” ve “Akıllı Kentler ve Akıllı Belediyelerde Yaşam” temalarıyla ön plana çıkan CeBIT Bilişim Eurasia Fuarının Direktörü Murat ÖZER, etkinlik konseptine eklenen CeBIT Global Konferans ile CeBIT’in daha da güçlendiğini düşünüyor. The content of the expo and summit is increasing

Director of CeBIT Bilişim Eurasia, which stands out with the themes “Urban Transformation and Technology” and “Smart Cities and Life in Smart Municipalities”, Murat ÖZER, believes that the addition of the CeBIT Global Conference will strengthen CeBIT even further.

S

izce CeBIT Bilişim fuarının Türkiye bilişim sektörüne kazandırdığı an önemli güç nedir? Bu yıl fuarı 14. kez düzenliyoruz. Takdir edersiniz ki geride bıraktığımız 13 fuar sayesinde CeBIT’in Türkiye bilişim sektörüne olumlu bir ivme kazandırdığını söylemek mümkün. CeBIT dünya çapında bir organizasyon ve Türkiye’ye de bu dünya çapındaki deneyimi, bilgi birikimini getiriyor. Dünyadaki tüm trendleri o yıl yapılan CeBIT Bilişim’de görmek mümkün. Bu yıl CeBIT konseptine CeBIT Global Konferans da eklendi. Sinerji Zirvesi içinde kendine yer bulan CeBIT Global Konferans ile tüm CeBIT etkinliği süresinde Türkiye’deki bilişim sektörüne sunulan içerik kat be kat artmış oldu. Zirve programı dikkatlice incelenirse dünyanın dört bir tarafındaki kilit oyuncuların, Türkiye’deki sektör öncüleriyle ne kadar iyi harmanlandığı ortaya çıkar. CeBIT’in gücü ve ülkeye kazandırdığı da bu yenilikçi ve reformist anlayıştır.

54 | CeBIT Life Magazine 2013

CeBIT Avrasya Direktörü CeBIT Eurasia Director

Murat Özer


RÖPORTAJ Kamu, STK, çözüm ortağı, girişimci, yönetici… Bunların tamamı CeBIT’te. İşin püf noktası da bu zaten. Tüm bu kesimleri kimsenin itiraz edemeyeceği bir konsept etrafında buluşturmak. Biliyorsunuz bizim iki tane mottomuz var; biri “Gelecek Bilişim ile Gelecek” diğeri de “Herkes İçin Bilişim.” Bu iki mottonun hayata yansıması için sektörün ortak noktalarda buluşup bilgi alışverişi yapabildiği, sonuçların tartışılabildiği, yeniliklerin açıklanabildiği bir platforma ihtiyaç var. O platform da CeBIT’in ta kendisi. Biz CeBIT’te bilişim sektörünün geçmiş bir yılına bakarken, gelecek bir yılının da profilinin çıkarılabildiği bir platform sunuyoruz. İş dünyası, kamu, girişimci, sivil toplum örgütleri, akademisyenler ve teknolojiye yön verenler bir araya gelerek bir sinerji oluşturabiliyorlar. İçerik dediğiniz şey de bu, değil mi? Tabii ki bu. CeBIT konseptinin tamamı bir içerik ve bu içerik bu yılki fuarın bittiği gün, gelecek yıl için birikmeye başlıyor. Hangi şirketlerin fuara davet edileceği, hangilerinin katılacağı, Sinerji Zirvesi’nde kimlerin konuşmacı olacağı ve tabii ki bu yıldan başlayarak CeBIT Global Konferans’ın panelleri hep bu doğrultuda belirleniyor. Fuarın gerçekleştiği dört gün ise tüm bu biriktirilen içeriğin tüketildiği, paylaşıldığı ve bu sırada da CeBIT içeriğinden yeni iş imkânlarının doğduğu bir süreç. Bizim görevimiz herkes için en iyi fuar içeriğini üretmek. Biz bunu dünya standartlarında yaptıktan sonra yatırımcıların, girişimcilerin, kamunun ve bilişim sektörünün bu konsept üzerinden iş fikirleri çıkartması için gereken tüm şartlar sağlanmış oluyor.

W

hat do you believe is the most important power that CeBIT Bilişim brings to the Turkish IT sector? We are organizing the expo for the 14th time this year. As I’m sure you will agree, we can say that the 13 CeBIT expos we have held in the past have given positive momentum to the IT sector in Turkey. CeBIT is a worldwide organisation and it brings this world-wide experience and knowledge to Turkey. It is possible to see all the trends in the world in that year’s CeBIT Bilişim. This year the CeBIT Global Conference has been added to the CeBIT concept. With the CeBIT Global Conference within the CeBIT Synergy Summit, the content brought to the Turkish IT Sector during the entire CeBIT event has increased many times over. When the Summit program is examined carefully, one can see how well the leaders in the Turkish sector have blended with the key players from around the world. This innovative and reformist insight is CeBIT’s strength and what it brings to the country. Public sector, NGOs, solution partners, entrepreneurs, executives... They are all at CeBIT. That is the key. Bringing together all these different people around a concept that no one can object to. You know we have

two mottos, the first bring “The Future will come with IT” and the other “IT for Everyone”. For these two mottos to reflect on life, the sector needs a platform where they can meet and exchange information and discuss innovations. And that platform is CeBIT itself. At CeBIT we offer a platform to look at the year that has passed, as well as to profile the year to come. Business, public sector, entrepreneurs, civil society organizations, academics and technology decision makers can come together and create a synergy. And this is what you mean by content, isn’t it? Of course it is. The entire CeBIT concept is content, and the day this year’s expo ends, the content begins to accumulate for next year. Which companies will be invited to the expo, who will participate, who will speak at the Synergy Summit, and of course beginning this year, who will participate in the CeBIT Global Conference panels are all determined in this way. The four days that the expo runs is the process where this content is consumed, shared and new business opportunities are born. Our duty is to produce the best expo content for everyone. As long as we do that to world standards, the ideal conditions are there for investors, entrepreneurs and public sector to come up with new business ideas.

CeBIT Life Magazine 2013 | 55


CeBIT Life Magazine 2013

Uluslararası bir zirve programı Semor A.Ş. Genel Müdürü Nezih Kuleyin, CeBIT Global Konferans’ın CeBIT Sinerji Zirvesi ile birlikte yapılması sonucunda hem ulusal hem de uluslararası arenada çok önemli bir katılımın sağlandığını söylüyor. An International Summit program

Semor A.Ş. General Manager Nezih Kuleyin states that holding the CeBIT Global Conference together with the CeBIT Synergy Summit results in very important national and international participation.

Semor A.Ş. Genel Müdürü Semor Inc. General Manager

Nezih KULEYİN

S

ayın Kuleyin geçen yıla göre bu yıl CeBIT Sinerji Zirvesi’nin kapsamını nasıl tanımlamaktasınız? Bu yıl CeBIT Sinerji Zirvesi’nin bir nitelik sıçraması gerçekleştirdiğini söyleyebiliriz. Geçen yıl ulusal nitelikte bir konferans gerçekleştirmiştik bu yıl ise CeBIT Global Konferans’ın CeBIT Sinerji Zirvesi ile birlikte gerçekleştiriliyor olması etkinliğe

56 | CeBIT Life Magazine 2013

uluslararası bir boyut kazandırdı. İkinci boyut ise Ulusal bazda gerçekleşen nitelik sıçramasıdır. Önce CeBIT Global Konferans’tan söz etmek istiyorum. CeBIT Global Konferans kendi içinde üç büyük konferansa ev sahipliği yapacak. Bunlardan birincisi Akıllı Kentler ile ilgili olarak gerçekleştireceğimiz konferanslar dizisidir. Burada akıllı kentlerin trafikten imara kadar tüm bilişim teknolojileri ile

daha da iyileştirilebilecek özelliklerini kendi ülkelerinde bu iyileştirmeleri gerçekleştirmiş olan uzmanlarla birlikte tartışacağız. Sosyal medya da etkin olan belediye başkanlarını da ağırlayacağımız bu etkinlikte başarılı belediye başkanlarımız bilişim altyapılarındaki değişimin toplumsal etkilerini bize aktaracaklar. CeBIT Global Konferans’ta yer alan


RÖPORTAJ iki temel konu Mobilite ve Big Data. Mobil Teknolojiler tüm dünyayı yeniden tasarlarken sosyal medyada hızla büyüyen verinin yönetimi ve bu verinin işlerimizi daha iyiye yönlendirmemiz için gereken veri yönetim stratejileri bu oturumlarda ele alınacak. Uluslararası boyutu anlattınız biraz da ulusal nitelikteki etkinliklerden söz edebilir misiniz? Biliyorsunuz CeBIT Sinerji Zirvesi’nin temel amacı sektörde güncel olan tüm sorunların ayrıntılı bir biçimde ele alındığı bir zirve olmaktır. Bu bağlamda geçen yıl CeBIT Sinerji Zirvesi kapsamında e-Finans ve e-Devlet olgularında meydana gelen gelişmeleri katılımcılarımızla bu yıl da paylaşmak arzusundayız. Bu bağlamda ülkemizin en büyük konferanslarından bir tanesi olan Bilişim Standartları Konferans’ının bu yıl CeBIT Sinerji Zirvesi kapsamında gerçekleştirileceğinden söz etmeliyim. Bilişim standartları giderek çok büyük önem kazanmaktadır. Özellikle de Siber Savaşların yaygınlaştığı günümüzde standartlar işlerin yönetiminin temel alt yapısı olmaya başlamıştır. TSE etkinlik kapsamında tüm bilişim standartlarını ve uygulanış biçimlerini katılımcıları ile paylaşacak. Bu yıl ilk kez yapacağımız ve her yıl

M

sürdürmeyi planladığımız bir etkinlik olarak Girişimcilik günlerini Sinerji Zirve kapsamına aldık. Bu da Girişimcilik günleridir. Girişimcilik Eko Sisteminden, startup sunumlarına, Girişimciler Sağlanan Desteklerden, Girişim Sermayesine kadar konu ile ilgili her olguyu ayrıntılı bir biçimde irdeleyeceğiz. Kadın girişimciliği için bir yarım gün kadın girişimcilerin sorunlarını irdeleyeceğiz. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Engelsiz Bilişim Platformu ile gerçekleştirdiğimiz ve tüm engelliler için yani bir yaşam biçimi yaratmayı hedeflediğimiz tam günlük etkinliğimizi yeniden hayata geçireceğiz. Umuyoruz ki ürettiğimiz çözümlerle engellilerin sorunlarına karınca kararlarınca bir katkımız olur. TURMOB bu yıl önemli bir kaynak planlama yazılımı olan LUCA ile ilgili olarak bin kişiye ulaşacak olan Serbest Muhasebeci ve Mali Müşaviri CeBIT kapsamında eğitecek. Bu programın her yıl komşu ülkelerden çok sayıda katılımcıyı İstanbul’a getireceğine inanıyoruz. İstiyoruz ki Avrasya’nın en büyük teknik şovu olan CeBIT Bilişim Eurasia en büyük bilimsel etkinliği olan CeBIT Sinerji Zirvesi ile birlikte bölgenin en büyük buluşmasının gerçekleştiği bilimsel ve teknik bir platform olsun.

r. Kuleyin, how would you describe the scope of the CeBIT Synergy Summit this year in comparison with last year? We can say that the CeBIT Synergy Summit has taken a qualitative leap this year. Last year we held a national conference, this year by holding the CeBIT Global Conference together with the CeBIT Synergy Summit we have given the event an international dimension. The second dimension is the qualitative leap which has occurred on a national basis. First of all I would like to mention the CeBIT Global Conference. The CeBIT Global Conference will host three major conferences within itself. The first of these will be the series of seminars on Smart Cities. Here we will discuss how IT can improve all aspects of smart cities from traffic to zoning, together with experts who have carried out these improvements in their own countries. During this event, where we will also be hosting mayors who effectively use social media, our successful majors will talk to us about the social effects the changes in IT infrastructure lead to. The two main topics at CeBIT Global Conference are Mobility and Big Data. During these sessions, Mobile Technologies which redesign the world, along with the management of the rapidly growing data in social media, and the best strategies for managing this data to enable us to work better, will be discussed. You have mentioned the international aspects of the event, can you now tell us a little more about the national nature of the event? As you know, the main purpose of the CeBIT Synergy Summit is to be a summit where all current issues in the sector can be discussed in detail. In this context, we aim to talk about e-Finance and e-Government, which was the scope of the CeBIT Synergy Summit

Siber Savaşların yaygınlaştığı günümüzde standartlar işlerin yönetiminin temel alt yapısı olmaya başlamıştır.

Cyber Wars in particular are becoming more widespread, standards are becoming the basic infrastructure for management.

last year, with our participants this year too. In this context, I must mention that one of the country’s biggest conferences, the Information Technology Standards Conference is being held within the scope of this year’s CeBIT Synergy Summit. IT standards are becoming increasingly important. During this time when Cyber Wars in particular are becoming more widespread, standards are becoming the basic infrastructure for management. TSE is going to share all IT standards and their applications with participants during the event. We have brought an event, Entrepreneurship Days, in to the scope of the Synergy Summit for the first time this year and we aim to do this every year. These are Entrepreneurship Days. We will explore all subjects relating to entrepreneurship like the entrepreneur eco system, start-up presentations, support provided for entrepreneurs and venture capital in detail. For women entrepreneurs, we will explore the problems faced by women entrepreneurs for half a day. As last year, this year we will also hold the Accessible IT Platform, where we aim to create an entire way of life for people with disabilities, and will be holding a full day event. We hope that with our solutions we will be able to help the disabled even in a small way. TURMOB will be educating one thousand Public Accountants and Financial Advisors on the important resource planning software LUCA at this year’s CeBIT. We believe that this program will bring a large number of participants from neighbouring countries to Istanbul each year. We want the CeBIT Synergy Summit, which is part of the largest technical show CeBIT Bilişim Eurasia, to become the region’s largest platform for scientific and technological matters.

CeBIT Life Magazine 2013 | 57


cebıt life magazine 2013

Yenilikçilik ve girişimcilik Son yılların en önemli kavramlarından biri de yenilikçilik. İnovatif düşünce sonucu ortaya çıkan girişimcilik öyküleri, yeni ihtiyaçlara çözüm sunarken girişimciliğin de tarifini değiştiriyor.

Y

eni fikirlerin ya da olanakların farklı bir bakış açısıyla üretilmesine inovasyon (yenilikçilik) denir. İnovasyon ürünlerde, hizmetlerde ve süreçlerde katma değer yaratacak değişiklikleri gerçekleştirmektir. İnovasyon sözcüğü İngilizce’deki “innovation” sözcüğünden dilimize geçmiştir. Bu kelimenin gerçek kökeni, Latince’deki “innovatus” kelimesidir. Özünde “yenileşmek” anlamanı barındıran “innovation” kelimesi, İngiltere’de 16.yy’da kullanılmaya başlanmıştır.

Girişimcilerin yasal imkânları nelerdir?

son dönemde ülkemizde girişimcilik ve girişimciliği destekleme konusunda önemli olanaklar sağlanmaktadır. özellikle son beş yıl içerisinde devletin politikaları arasında son derece gelişmiş bir girişim destekleyici yapı görülmektedir. belediyelerin kosGeb ve işkUr işbirlikleriyle düzenlediği eğitimler ve verdikleri destekler, girişim yapmaya aday olanları hem bilgilendirmekte hem de cesaretlendirmektedir. Girişimcilik konusunda melek yatırımcılar da makul imkanlar sunmaktadır. melek yatırımcılar, özellikle dijital alanda birçok parlak fikre kayda değer maddi desteklerde bulunmaktadır.

Yenilikçilik üretmenin ötesinde bir süreci ifade eder

İnovasyon ya da yenilikçilik, bir orijinallik, farklılık ve değişikliği bünyesinde barındırır. Yaratıcı fikri yaşama geçirmek, yani yepyeni bir fikri hizmet ve sürece yansıtmak inovasyonu oluşturur. İnovasyon bir icat değildir, daha çok var olan bir hizmet ya da sürece farklı bir değer katmaktır. Bundan bir fayda sağlayabilmektir.

inovasYon sürecinin aşamaları

İnovasyon genellikle dört aşamalı bir süreçten oluşur. Problemin tanımlanması, yaratıcı fikirlerin ve çözümlerin oluşturulması, fikirlerin değerlendirilmesi ve uygulamaya geçirme; inovasyonun süreçleri olarak nitelendirilebilir. Bu aşamalarda öncelikle ele alınacak konu çok iyi tespit edilmelidir. İnovasyon sürecine alınacak hizmetin bir sorunu olması, kalite düşüklüğü olması ya da üretim süresi uzunluğu, inovasyon kıvılcımlarının görünmesi için ön aşamadır. Yaratıcı fikirler bu sorunlar tespit edildikten sonra devreye girer ve çözüm oluşturulmaya başlanır.

girişimci bakış açısı olmadan günümüz dünyasında öne çıkan bir oluşuma imza atmak mümkün değildir.

Herkes Yaratıcı ve Yenilikçi olabilir mi?

Girişimcilik nedir, Girişimci kimdir?

Birçok kişi bu konuda hemfikir olmasa da, yaratıcılık ve yenilikçilik doğuştan gelen bir yetenek değildir. Yaratıcılık ve yenilikçilik zamanla ve tecrübeyle elde edilen bakış açısı doğrultusunda kazanılır. Yaratıcı ve yenilikçi zihinler, sorgulayan ve düşünen zihinlerdir. Yenilikçi olmak için azim, kararlılık, girişimcilik, projelendirme ve ikna gibi yeteneklerin devreye girmesi gerekebilir. Kendine zihin sınırı koymamış herkes, ya da her oluşum yenilikçi olabilir. Vizyonu geniş kişiler, planlamasını iyi yaparak ve hedeflediği pazarı iyi analiz eder birçok yenilikçi fikri faaliyete getirebilir, inovasyon oluşturabilir.

inovasYon neden önemlidir?

Gelişim ve ilerlemenin hızlı ve sürekli olduğu modern dünyada gündemi takip ederek ayakta kalabilmek için yenilikçiliğin göz ardı edilemeyecek önemi vardır. Daha az kaynakla daha çok iş ve daha çok kazanç elde etmenin yolu yenilikçilikten geçer. Yenilikçi ve

58 | CeBIT Life Magazine 2013

Girişimci, genel ifadeyle kâr amacıyla risk alan kişi olarak tanımlanır. Girişimciler, mal ve hizmet üretimi yapabilmek için üretim ögelerini bir araya getirirler. Başkalarının ihtiyaçlarını karşılama amacıyla üretim ögelerinin alımını yapan ve risk alan girişimciler, yetenekli, cesaretli ve bilgili olmalıdır. Girişimcilik kâr amacıyla ortaya çıkar, ancak tek amaç para kazanmak değildir. Ekonomik değer ortaya koymaksızın, çeşitli yollardan başkalarının ortak değerlerini kendi tarafına aktarmanın adı girişimcilik olamaz.

Girişimci olmak için neler Yapılmalı?

Girişimci adaylarının öncelikle girişimcilik konusunda eğitimler alması gereklidir. Girişimci adayları, kafasındaki fikri kağıda döküp yol haritası hazırlamalı, bu yol haritasında pazarlama planı, finans planı, bütçe planlaması ve üretim planlaması gibi başlıklar mutlaka bulunmalıdır. Eğer girişimcinin aklındaki fikir ticaretleştirilebilir yapıdaysa, aday işletmesini kurma yolunda azim göstermelidir.


0 10TL


Cebit Life Magazine 2013 SAYI1