Issuu on Google+

Söyleşi~Interview

ADEM GÜRSES

‘Yeni sezonda

yayın yelpazesini

genişletiyoruz’ ATV, önümüzdeki yıl seyirci karşısına oldukça büyük projelerle çıkmaya hazırlanıyor. Tüm yenilikleri; dizileri, yarışma programları ve daha pek çok sürprizle seyirciyi ekran başına kilitlemeyi amaçlayan kanalın Genel Müdürü Adem Gürses’ten, yani ilk ağızdan öğreniyoruz. YAZI - ARTICLE BY: ÖZGE KÜTÜK GÖZE FOTOĞRAF - PHOTOGRAPHS BY: ERGUN CANDEMİR

Toplumumuzda kitle iletişim araçlarından en önemlisi şüphesiz televizyon. ATV’nin Genel Müdürü olarak yayın politikasında nasıl bir strateji izliyorsunuz? ATV kurulduğundan beri bilinen en büyük özelliği bir aile kanalı olması. Hiç bir sürprizle karşılaşmadan, aile fertlerinin birlikte izleyebilecekleri bir kanal. Özellikle bu noktaya özen göstererek yayın hayatımızı sürdürüyoruz. ATV –Sabah, Çalık Holding ailesine dâhil olduktan sonra medya tarafında nasıl bir değişim yaşandı? Medya, Türkiye’de 1990’a kadar devlet tekelindeydi. Bu dönemden sonra özel yayıncılık gelişti. Ama özel yayıncılığın belirli zamanlarda da hafif tekelleşme gösterdiğini söylemek gerekiyor. ATV-Sabah, holdinge geçtikten sonra medyadaki

ağırlık merkezlerinden biri buraya kaymış oldu. Ve bu geçişin, Türk medyasını olumlu yönde dengelediğini düşünüyorum. Holding’in farklı sektörlerde olmasının ATV -Sabah’a nasıl bir yansıması oldu? Holding’in faaliyet gösterdiği alanlar bu çağın etkin alanları. Medya da bu çağın önemli iş kollarından birisi. Medyanın yakın geçmişe kadar etki tarafı büyük, ticari tarafı zayıftı. Son dönemde reklam pastası ciddi şekilde büyüdü. 90’larda 230 milyon dolarken, şimdilerde on misline çıktığını söyleyebiliriz. Holdingin ticari faaliyetlerinden biri olarak bakılabilir. Ama medya, diğer ticari faaliyetlerden farklı olarak toplumu etkileme gücüne sahip. Bu nedenle medyanın bir kamu hizmeti sunduğunu unutmamak, para kazanırken başka değerleri yok etmemek önemli.

18 ÇALIKhaber

ADEM GURSES SOYLESI-6.indd 2

7/9/12 12:05:37 PM


W

We will extend the broadcast range in the next season! Television is undoubtedly the most important communication tool in our society. As the General Manager of ATV, what kind of strategy do you follow in your broadcasting policy? The main characteristic of ATV since the day it was founded is that it is a family channel. It is a channel that the members of the family can all watch together comfortably. We carry out our broadcasting business, showing special attention to this point. How did the media change after ATV-Sabah was integrated to the Çalık Holding Family? The media was under the control of the monopoly of the state in Turkey until the 1990’s. Private broadcasting developed after that period. However, we have to mention that private broadcasting also monopolized to a certain degree in certain periods. When ATV-Sabah was undertaken by the Holding, one of the centers of gravity was pulled to this side. I think that this has balanced the Turkish media in a positive way.

ATV is getting prepared for some big projects for the next season. The channel wants to hold tv viewers in front of the TV set with TV series, game shows and many more surprises. We will learn about all the novelties from Adem Gürses, the General Manager.

The Holding carries out its activities in several sectors. How was this reflected on ATV-Sabah? The fields that the Holding carries out its activities in are the active fields of this era. Media is also one of the important fields of operation of this era. Until recently, media had a big influence but it was weak in commercial terms. However, the pie of advertisement grew seriously. It was worth 230 million dollars in 90’s but now we can say that it has grown ten folds. We can consider media as one of the commercial activities of the Holding. However, as different from the other commercial activities, the media has the power to affect the society. Therefore it is important not to forget that the media offers a public service and one should give high importance not to destroy the other values when earning money. What kind of a synergy do you have with the management of the Holding? How do you evaluate the group executives in this context? As the Chairman of the Holding is at the same time the Chairman of the channel, there is a structure that is maintained and applied by the same hands. Therefore we are in a close relationship with the Holding. We benefit from that synergy. I think that the Holding benefits from our energy and facilities what we offer to the same degree.

ÇALIKhaber

ADEM GURSES SOYLESI-6.indd 3

19

7/9/12 12:06:10 PM


Söyleşi~Interview

Bizim televizyoncu olarak sorumluluğumuz, izleyiciye toplumsal değerler bakımından verilmesi gerekeni vererek, seyircinin onu ister hale gelmesini sağlamaktır. Holding’in yönetimiyle aranızda nasıl bir sinerji var? Bu bağlamda grup yöneticilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Holdingin Yönetim Kurulu Başkanı, kanalın da Yönetim Kurulu Başkanı olduğu için aynı elden yürütülen bir yapı var. Bu yüzden Holding’le yakın ilişki içerisindeyiz. Biz o sinerjiden faydalanıyoruz. Holding’in de bizim enerjimiz ve imkânlarımızdan aynı derecede faydalandığını düşünüyorum. Holding’in 30 yıllık bir geçmişi olmasına karşın genç, girişimci, dinamik bir algısı var. Bunu nasıl yorumluyorsunuz? Turkuvaz Medya’nın bu algıdaki katma değeri sizce nedir? Holding’in dinamik yapısını ben de buraya geldikten sonra bizzat görme fırsatı buldum. Gruba, ATV-Sabah’ın dâhil olmasının bu dinamizme daha fazla katkı sağladığını düşünüyorum. Türk toplumunun ortak gündem oluşturmasında dizilerin çok önemli bir yeri bulunuyor. Bir dizinin halk tarafından sevilip tutulabileceğine nasıl karar veriyorsunuz? Bunun yüzde yüzü yok, ama esas olan isabet katsayısını çoğaltmaktır. Dünyada dizi üreten tüm kuruluşlar için aynı şey geçerlidir. Biraz koku alma, tecrübe, geçmişte neler olmuşun kafada bıraktığı tortuların sizi yönlendirmesi denilebilir. Tatil aylarına yeni girdik ve dizi sezonu kapanmak üzere. Önümüzdeki sezonda bizleri ne gibi yenilikler bekliyor? Yeni dizi ve program projeleriniz var mı? Önümüzdeki sezon büyük dizilerimiz var. Stratejimizi, büyük işler ve formatların birlikte değerlendirildiği bir yapı üzerine koyduk. Benim büyük beklenti içerisinde olduğum, Kenan İmirzalıoğlu’nun başrolde olduğu bir dizi var. Eylülde yayınlanmaya başlayacak olan film, 1970’lerde geçen bir hikâye ve gelecek yıla damga vurmaya aday yapımlardan. Ay Yapım’ın yapacağı projenin yönetmeni, Ezel’in de yönetmeni olan Uluç Bayraktar olacak. Diğer taraftan Balkan Savaşı sonrası Balkanlar’dan göçün ve büyük bir aşk hikâyesinin işlendiği bir dizi de ATV ekranlarında olacak. O da büyük bir drama. Diğer yandan geçen yıl bizde olan Kurtlar Vadisi yine yuvaya döndü. Mahsun Kırmızıgül’le düşündüğümüz bir proje daha var. Diğer taraftan ‘Tozlu Yollar’

The Holding has a history of 30 years. However it has a young, entrepreneur and dynamic perception. What are your comments on this? What is the added value of Turkuvaz Medya in this perception? I had the opportunity to see the dynamic structure of the Holding myself when I came here. I think that the integration of ATV-Sabah into the Group contributed more to this dynamism. The TV-series are very important for the formation of a common agenda in the Turkish society. How do you decide that the society will like and get used to a TVseries? There is no one-hundred-per-cent certainty in this. But the principle is to increase the coefficient of hits. The same idea applies for all the companies that produce TV series in the world. Your intuitions, experience and the residues of the past events direct you in this issue.

20 ÇALIKhaber

ADEM GURSES SOYLESI-6.indd 4

7/9/12 12:06:36 PM


As broadcasters, our responsibility is to give the viewers the things that are necessary to give in terms of social values and ensure that the viewers start to demand them. The holiday season has just started and the season of TV series is about to end. Which novelties are waiting for us in the next season? Do you have TV series and program projects? We have important TV series for the next season. We have developed our strategy on the basis of a structure in which the big projects and formats are evaluated together. I expect great success from a TV series in which Kenan İmirzalıoğlu will play the leading role. This TV series will start to be broadcasted in September. It is a story of the 1970’s. It is one of the productions which are expected to be the important hits of the next year. The director of the project, which will be produced by Ay Yapım, will be Uluç Bayraktar, who was the director of Ezel. In addition to that, ATV will broadcast another TV series which is about the immigration from Balkans after Balkan war and a big love story. This will also be an important drama. Kurtlar Vadisi, which we had last year, will return home again. We have another project that we are trying to arrange with Mahsun Kırmızıgül. We are also working on a farm story named “Tozlu Yollar-Dusty Roads”. It has not been completely formed yet. We have new game shows. We won’t limit ourselves to TV series in the next season; we will expand our broadcasting range.

adlı bir çiftlik hikâyesi çalışıyoruz. Henüz tam oluşmuş değil. Yeni yarışmalarımız var. Önümüzdeki dönem diziyle kalmayıp, yayın yelpazesini genişletiyoruz. Daha önceki bir röportajınızda yaratıcılığın sıra dışılık olduğunu, bir televizyoncunun da böyle olması gerektiğini belirtmiştiniz. Sıradan bir insan televizyoncu olabilir mi? Televizyonculuk, sıra dışılığı barındırır. Normal insanların anlık düşüncelerine farklı bir şey katabilmek gerekiyor ki kitleyi yönlendirecek iş üretilebilsin. İnsan doğasında, standart, sıra dışı, uçuk, hepsi var. Uçuk düşüncelere ihtiyaç duyulur, ancak sıradan işler de televizyon işidir. Ve yelpazenin her tarafındaki insan tipi televizyonculukta olmalıdır. Birisi çok uçar, onun önünü kesmemek gerekir, o uçuklukta yeni bir fikir çıkar. Ancak öte yandan onun izleyiciye normal aktarılmasını sağlayacak insana da ihtiyaç vardır. Sıra dışılık önemlidir, ama sadece sıra dışılıkla televizyonculuk yürümez. Her tipe ihtiyaç var bu sektörde.

In an interview that you had before, you said that creativity is being extraordinary and that a broadcaster should be extraordinary. Is it possible for an ordinary person to be a broadcaster? Broadcasting business involves extraordinariness. It is necessary to add something different to the momentary thoughts of the normal people so that they can produce things that will direct a mass. There is standard, extraordinariness, eccentricity and all in the human nature. One needs eccentric ideas but ordinary things are also involved in the broadcasting business. There should be all kinds of people in the broadcasting business. Some fly high and we shouldn’t stop them because a new idea may emerge through that eccentricity. However, there is need for also the people who will ensure the normal transfer of that eccentricity to the people. Being extraordinary is important. However, the broadcasting business will not go on only with extraordinariness. There is need for all types of people in this sector.

ÇALIKhaber

ADEM GURSES SOYLESI-6.indd 5

21

7/9/12 12:06:57 PM


Söyleşi~Interview

Pek çok araştırma, özellikle yirmi yaş üstü kadınların televizyon izleme oranının yüksek olduğunu gösteriyor. Yani kadınlar, televizyonculukta asla ihmal edilemeyecek bir kitle. Gündüz kuşağında yayınlanan kadın programları hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz? Bu programlarda konuşulan konular erkeklerin de yaşamını etkiliyor mu? Pek çok araştırma kadınların sadık televizyon izleyicileri olduğunu gösteriyor. Özellikle de yirmi yaş üstü kadınların televizyon izleme oranının yüksekliği bilinen bir gerçek. Yani kadınlar, televizyonculukta asla ihmal edilemeyecek bir kitle. Erkeklerin program tercihleriyle kadınlarınki biraz farklı. Ama kadın programlarını, erkeklerin de izlediğini ayrıntılarda görebiliyoruz. Elbette kadın programları, gündüz programları olarak tarif edilse de akşam yayınlanan diziler de kadın programlarıdır aslında. Yine buradaki diziler de kadınlar sevmişse ayakta kalıyor. Kadınların beğenmediği, fakat favori olan program çok enderdir. O yüzden bütün programlara kadın programı diye bakabiliriz. Yüzde yüzlük bir ayırım yoktur. Toplumumuzun televizyon başında geçirdiği saati göz önüne alırsak toplumda televizyonun ciddi bir görevi olduğunu anlayabiliyoruz. Türk kanallarının yayın politikalarını ele alırsak sizce televizyonlarda toplumun istediği mi veriliyor, yoksa verilmesi gereken mi? Bu tabii çok sık tartışılan bir konudur. Aslında verilmek istenen de veriliyor. Ancak çoğunlukla istenenin verildiğini söyleyebilirim. Tersten bakıldığında da bir şeyi vermeye başladığınızda belli bir zaman sonra izleyici onu ister duruma gelir. İzleyiciye göstermediğiniz bir şeyin izlenmesini nasıl sağlayacaksınız? Gösterdikten sonra alışkanlık oluşur. Bizim sorumluluğumuz izleyiciye toplumsal değerler bakımından verilmesi gerekeni vererek, seyircinin onu ister hale gelmesini sağlamaktır.

What do you think about women’s programs that are broadcasted in the daytime? Do issues discussed in these programs affect men’s life? Researches prove that women are loyal TV viewers. It is a wellknown fact that the rate of TV viewers among especially women over 20 is high. This means that women constitute a group that should never be disregarded. The preferences of men and women are a little different from each other. However, in the details we see that men watch the women’s programs, too. Women’s programs are of course described as daytime programs. However, TV series broadcasted at night time are also women’s programs. The TV series broadcasted at night can continue if women show an interest in them. It is rare that a program will be hit even though women don’t show in interest. Therefore we can consider all the programs as women’s programs. There is no 100% differentiation. When we take into consideration the number of hours that our society spends before the TV set, we can understand that TV has a serious duty. Considering the broadcasting policies of the Turkish channels, do televisions give what the society wants or what should be given? This is certainly an issue that is discussed frequently. Actually they also give the things that should be given. However, I can say that they principally give what the society wants. When you look from another point of view, you can see that when you start to give something, the viewers start to want it after a certain period of time. How can you ensure that the society watches the things that you don’t show them? The habits are formed after you show them. Our responsibility is to give the viewers the things that are necessary in terms of social values and ensure that the viewers start to demand them. Are TV series or game shows more in demand according to the ratings and according to you? As there are TV series with high ratings, there can also be game shows with high ratings. However, I can say that the TV series are more effective in terms of continuity. The game shows, on the other hand, are in formats that one can watch whenever one comes across. Therefore they don’t always achieve the ratings that the TV series achieve. Which characteristics does one need in order to be successful in channel management? In which issues should especially the young people gain experience? I recommend young people to develop their skills as soon as possible to replace us. The reason is that we have been in media management for many years. Despite the fact that there are many talented young people, I think this field has not been filled enough. Actually, the basis of this business is business management. However, television management is a different thing. You have to be ahead of the society every day, you have to come up with new ideas every day. You have to keep track of the expectations of the viewers

22 ÇALIKhaber

ADEM GURSES SOYLESI-6.indd 6

7/9/12 12:08:30 PM


İzlenme oranlarına göre sizce diziler mi, yoksa yarışma programları mı daha revaçta? İzlenme oranı yüksek olan diziler gibi, izlenme oranı yüksek yarışmalar da olabiliyor. Ama şunu söyleyebilirim ki, diziler süreklilik bakımından daha etkili. Yarışmalar ise ne zaman rastlanırsa izlenebilecek formatlar olduğu için dizilerin ulaştığı izlenme oranlarına her zaman ulaşamayabiliyor. Kanal yönetiminde başarılı olabilmek için hangi özellikler gerekir? Özellikle gençlerin hangi konularda tecrübe kazanmaları gerekir? Gençlere bir an önce yetişip bizim yerimizi almalarını ve bizi devre dışı bırakmalarını öneriyorum. Çünkü yıllardır biz medya yöneticiliği yolunda yürüyoruz. Çok yetenekli gençler olmasına rağmen , henüz bu alanın yeterince doldurulabildiğini düşünmüyorum. Aslında bu işin temeli işletmecilik, ancak televizyon işletmeciliği ayrı bir şey. Her gün toplumun önünde olmak, her gün bir şeyleri yeniden dizayn etmek zorundasınız. İzleyici beklentilerini sürekli takip etmek durumundasınız. Yirmi dört saat yaşanan zor ve stresli bir hayattır. Ancak bir yandan da çok leziz bir iştir. Yani yaptığınız işin sonucunu anında görebileceğiniz başka bir iş kolu yoktur. Gündemi hangi mecralardan takip edersiniz? Herkesin takip ettiği gibi gazete, televizyon, derginin dışında ajanslar ve sosyal medyadan takip ediyoruz. İzleyiciye haber aktarabileceğimiz her türlü mecra bizim için önemli. Televizyonculuğun geleceğinde sizce ne gibi değişimler yaşanacak? Kitle iletişimi, günümüzdeki önemini gelecekte de koruyabilecek mi? Kitle iletişiminin daha da gelişerek önemini koruyacağını düşünüyorum. Türkiye’de kişi başı televizyon izleme süresi beş buçuk saat. Bu oran Avrupa’nın en yükseğidir, bir tek Romanya bize yakın bir yerdedir. Beş buçuk saat televizyon izleyen bir kitlenin hayatından televizyonu çıkarmak çok kolay değil. Dolayısıyla etkinliği her zaman sağlayacaktır. Televizyonun reklamdaki payı da yüzde 58’ler civarında. Televizyon, hayatımızdaki etkinliğini çok uzun yıllar ve sonsuza dek sürdürecek. Birlikte çalışacağınız kişileri seçerken hangi kıstaslara önem verirsiniz? Mutlaka hayatı zorlayan, yetenekli, işini kotarmak için didinen, kavga eden insanları tercih ederim. Çünkü her şeyi kabul eden insanla yol almanız çok zor. Birisi iş için arkadaşıyla kavga edip akşam da işten kol kola çıkıyorsa, benim için en makbul insan odur. Hayatı zorlamayan, hiçbir şeyi dert etmeyen insanla televizyonculuk yapmak mümkün değil.

Research proves that the rate of watching TV is high especially among women older than 20. This means that women constitute a group that should never be disregarded. constantly. It is a difficult and stressful life you live for twenty four hours a day. However, it is a very enjoyable job at the same time. There is no other line of business where you can see the result immediately. From which channels do you follow the agenda? We follow the agenda from news agencies and social media as well as the newspapers, television and magazines, just like the way that everybody follows. Every channel through which we can transfer news to the viewers are important for us. Which differences will there be in the future of the broadcasting business? Do you think that mass communication will continue to be as important as it is today in the future? I think that mass communication will develop even more and be as important as it is today. The time spent watching TV is five and a half hours per person in Turkey. This rate is the highest in Europe. Only Romania is somewhere close to us. It is not very easy to take TV out of the life of a society that watches TV for five and a half hours. Therefore it will always be effective. The share of television in advertisements is about 58%. It seems that television will continue to be effective in our lives for many more years. Which criteria do you take into consideration when you choose the people that you will work with? I always prefer those who are talented, who challenge life, who strive to do their job and who fight. The reason is that it is very difficult to make progress with the people who accept everything. If a person can argue with his/her colleague on work oriented disagreement and go home arm in arm with that colleague in the evening, that person is the most eligible person for me. It is not possible to do broadcasting business with people who don’t challenge life, or who don’t take something to heart.

ÇALIKhaber

ADEM GURSES SOYLESI-6.indd 7

23

7/9/12 12:08:44 PM


Çalık Haber Dergisi Adem Gürses Röportajı