Page 1

omnibus


Manifesto

ĨKĩJCPGFGP6CMUKOGKPEGNGPGP DÑNIGCPCJC[CNKÁK\IKFCJKNKPFG KPEGNGPGTGM6CTNCDCĩÆ$WNXCTÆPÆP

GUMK[QNWP XGMQVHCTMÆPÆP MGPVKPDWMÆUOÆPÆKMK[GDÑNO×ĩ JCNKPKUG[TGNVOG[GÁCNÆĩÆNOCNÆFÆT -GPVKPOGTMG\KPKVGNKþKPFGQNCPDW IKDK[GTNGTFGJGTV×TN×C[ÆTÆEÆÁK\IK CUNGP[QMQNOC[CÁCNÆĩÆT$WOGTMG\ QNOCPKVGNKþKPQMVCUCNCPNCĩÆNOC OCNÆFÆT

/G[FCPF×\GPNGOGUK[CRÆNCPCNCPFC MCOWUCNCNCPÆPDQþC\NCXGIG\KRCTMÆ[NC KNKĩMKUKIÑ\ÑP×PFGDWNWPFWTWNOCNÆFÆT ;ÆMÆNCP#-/ŏPKP[GTKPG#-/ŏPKPKĩNGXNGTKPK [GTKPGIGVKTGDKNGEGMDQþC\UG[TKPGGPIGN QNOC[CPDKTMGPVO×\GUK[CRÆNCECMVÆT [ÆMÆNCPOCTOCTCQVGNKP[GTKPGMGPVNGIG\K RCTMÆ[NCKNKĩMKNGPFKTKNGDKNKPGPDQþC\UG[TKPK DQ\OC[CECMDKTM×NV×TOGTMG\K[CRÆNCECMVÆT $QþC\UG[TKKÁKP[ÆMÆNCPOGVGECFFGUKPFGMK [CRÆNCTÆPKĩNGXNGTKPQNWDÑNIG[GVCĩÆPOÆĩVÆT $WCNCPGUMKDWNXCTÆPIKTKĩKFKTćPUCPNCTÆGUMK DWNXCTÆPKÁKPGÁGMGDKNGEGMCNCPFCMKUCþÆT EGRJGNGTKMWNNCPCTCMÁÆMOCNCT[CRCPDKT VKECTGVCNCPÆQNOCNÆFÆT©\GNNKMNGOKPKD×UNGTKP XGUJWVVNGNCTÆPDWTCFCPMCNMOCUÆ[NC[QNNC KNKĩMKUKD×[×MÑPGOCT\GVOGMVGFKT#ĩCþÆFCP IGÁGP[QNNCKNKĩMKUKUCþNCOMWTWNOCNÆFÆTC[PÆ \COCPFCVTCPUKVDKTPQMVCFÆT -QPWVDÑNIGUKPFG6CTNCDCĩÆPÆPKÁKPFGMCOWUCN KÁCXNWNCTQNWĩVWTCTCMFQNCRFGTGECFFGUK[NG VCTNCDCĩÆXGVCMUKOKPKNKĩMKUKMWXXGVNGPFKTKNOGNKFKT $WDÑNIG[GDC\Æ[GTGNÑ\GNJK\OGVNGT TGUVQTCPXU MQPWONCPFÆTÆNOCNÆFÆT#[PÆ\COCPFCUQU[CNMQPWV RTQLGUK[CRÆNOCNÆFÆT$WMQPWVNCTFÑP×ĩ×OFG\CTCT IÑTO×ĩXG[CDÑNIGFG[CĩC[CPGXUK\NGTGJK\OGV GVOGNKFKT 1MWNNCTDÑNIGUKPGÁGXTGFGMKV×OQMWNNCTÆP VCTNC DCĩÆPFCMKXGVCMUKOFGMK CMUNCTÆ[NCQVWTVWNCDKNKPGP QMWPCDKNKPGPUÆMNÆMNCÑþTGPEKNGTKPMWNNCPÆOÆPFCQNCP JGTV×TN×GþKVKOUGNÑ\GNNKþKDCTÆPFÆTCPDKTÑþTGPKO OGTMG\K[CRÆNOCNÆFÆT$WÑþTGPKOOGTMG\K Ñ\GNNKMNG6CTNCDCĩÆIGPÁNGTKPGJK\OGVGVOGNKFKT [ÆNNÆMOGUNGM[×MUGMQMWNNCTÆDWTC[CMQPWONCPFÆ TÆNCDKNKT MQPHGMUK[QPI×\GNNKMDCMÆOCJĩCRVCOKTXU -QPWVDÑNIGUKPFG6CTNCDCĩÆŏPFCMKCKNGNGTKP [CĩCONCTÆPCFGXCOGFGDKNGEGþKXGFÆĩCTÆ[NC KNKĩMKMWTCDKNGEGþKDKTCNCPQNOCNÆFÆT;CRÆNCP OGUNGM[×MUGMQMWNNCTÆXGJK\OGVUGMVÑT× CNCPNCTÆ[NCMÑRT×NGTCTCEÆNÆþÆ[NCKNKĩMKMWTCDKNKT $WKNKĩMKC[PÆ\COCPFCVCTNCDCĩÆDWNXCTÆ[NCFC MWTWNOCNÆFÆT ;KPGMQPWVDÑNIGUKOGXEWVVWTCPECM6CTNCDC ĩÆŏPFCMKOGXEWVRC\CTCNCPÆ[NCVCMUKOFGMKDCNÆMÁÆNCT ÁCTĩÆPÆPÆPDKTNGĩVKTKNOGUKGUCUVÆT$WÑTI×DGNKTNK I×PNGTFGV×OCNCPC[C[ÆNOCNÆFÆT

,GPGTCVÑTDÑNIGUKMCþÆVVQRNC[ÆEÆNCTÆ[NCMWNNCP NCPDKTCNCPFÆT$C\ÆGPGTLKMWNGNGTK[NG[GTKPCNVÆPC CÁÆNCPFGNKMNGTNGDQUVCPCXGÁGXTG[GGPGTLK×TGVOGNKFKT -CþÆVVQRNC[ÆEÆNCTÆPÆPMCþÆVNCTÆPÆFGRQNCFÆMNCTÆCNCP QNCTCMMWNNCPÆNOCNÆFÆT#TCOG[FCPKUGGPGTLKMWNGNGTKPKP CTCUÆPFCMCNCP)G\K2CTMÆPÆPFGXCOIKDKIÑT×NGP CNCPÆPCNVXG×UVMÆUOÆ[NCKNKĩMKNKDKTPGHGUCNOC[GTKFKT MCOWUCNCNCPFÆT $QUVCPPQNWDÑNIGFGMKRC\CTNCKNKĩMKNKQNOCNÆFÆT 1DÑNIGFG[CĩC[CPKPUCPNCTÆPXG[CRC\CTEÆNCTÆP UCJKRQNCECþÆDQUVCP[ÆNNÆMQMWNNCTNCFCKNKĩMK[GUCJKR QNOCM\QTWPFCFÆTšKVNGTNGÁGXTKNKDKT[GTFGþKNMQTWPOC I×PGĩNGPOGUKUVGOKCNVGTPCVKHĩGMKNFGÁÑ\×NO×ĩXG ,GPGTCVÑTDÑNIGUKXGRC\CTNCFGXCONÆNÆþCUCJKRQNCP DKTVCTÆOCNCPÆQNOCNÆFÆT *CNMOGTMG\K6CTNCDCĩÆŏPFCJCNKJC\ÆTFCXCTQNCP CPECMOCFFKQNCPCMUÆ\NÆMNCTPGFGPK[NG[GVGTNKGVMK[K [CTCVCOCOÆĩFC[CPÆĩOCVQRNWNWMNCTÆPÆPDKTNGĩKOK PKVGNKþKPFGQNOCNÆFÆT;CRÆPÆPCPC[C[C[QNW[NCXG ×UVVGPIGÁGP/GĩTWVK[GV%CFFGUKKNGMWTFWþWKNKĩMK D×[×MÑPGOCT\GVOGMVGFKT-COWUCNOGMCP Ñ\GNNKMNGTKPKVCĩÆOCNÆFÆT 1VGNNGTDÑNIGUK[CMÆPÁGXTGFGDWNWPCPD×[×MQVGN \KPEKTNGTKPKPDKTCTC[CVQRNCPOCUÆPÆÑPIÑT×T2TQITCONCTÆ MCTĩÆNCOCMKÁKP[×MUGM[CRÆNCTVCUCTNCPCECMKUGCTMCVCTCHÆ OKPKOWOGVMKNGOGMKÁKPDÑNIGPKPMQVHCTMÆMWNNCPÆNCECMVÆT #[TÆECV×PGNKPMQVHCTMÆPÆP UGV QNWĩVWþW[GTFGFÆĩCTÆ ÁÆMCECþÆXGQVGN[CRÆNCTÆPÆPKÁKPFGPIGÁGEGþKIÑ\ÑP×PFG DWNWPFWTWNOCNÆFÆT1VGNNGTMCNFÆTÆNCPUVCF[WOWPÁGXTGJCNMÆPC [CTCVVÆþÆQNCPCMNCTÆMCTĩÆNCOCNÆFÆT *CNMÆPURQTXGCPVTGPOCP [CRCDKNGEGþKCOCVÑTUCJCNCT 1VGNDÑNIGUKPKPPQŏNW CNCPNCTNCDCþNCPVÆUÆXGDKTNKMVGKĩNG[GDKNKTNKþKF×ĩ×P×NOGNKFKT 4GJCDKNKVCU[QPOGTMG\KDKTOGFKMCN[CRÆQNCTCMF×ĩ×P×NOGNKFKT V×OUGTXKUNGTXGCEKN[QNXGV×PGNDCþNCPVÆNCTÆÁÑ\×NOGNKFKT#[TÆEC JCNMOGTMG\K[CRÆUÆ[NCDKTNKMVGKĩNG[GDKNKTNKþKF×ĩ×P×NOGNKFKT $CUÆPCNCPÆMCNFÆTÆNCP646[CRÆUÆPÆPKĩNGXNGTKF×ĩ×P×NGTGM VCUCTNCPOCNÆFÆT#[TÆECMQVHCTMÆ[NCQNWĩCPOGMCPNCT FGþGTNGPFKTKNOGNKFKT'UMK[CRÆFCQTVC[CÁÆMCP[QNKNG[GVGTNK KNKĩMK[KMWTCOCOCUQTWPWIÑ\ÑP×PFGDWNWPFWTWNOCNÆFÆT 'þNGPEGCNCPÆDKTCFCIKDKF×ĩ×P×NOGNKFKT#PC[C[C[QNWXG×UV MÆUOÆPFCMCNCP-W[W5QMCMKNGKNKĩMKUKK[KVCUCTNCPOCNÆFÆT4QVCPÆP UQPWPFC[GTCNFÆþÆPFCPDKTőNCPFOCTMŒIÑTGXK×UVNGPGDKNKTXGV×OI×P KĩNG[GPDKT[GTQNCTCMVCUCTNCPCDKNKT/GXEWVJCNFGMKIGEGMN×D×P×P CNVMQVNCKNKĩMKUK\NKþKIÑ\ÑP×PFGDWNWPFWTWNOCNÆFÆT


Harbiyenin Taksim ucundan Şişhane ye kadar inen bu dikey yol ( Tarlabaşı bulvarı ) başta Taksim meydanı olmak üzere tüm alanı ciddi bir şekilde anlam kargaşasına sürüklemiştir. Hava fotograflarındanda görülebileceği üzere (1966, 1982 ve günümüz fotorafları ) Bulvarın açılmadan önceki ve sonraki hali arasında çok ciddi bir fark vardır. Bu ayrım fiziksel olarak olduğu kadar kentin diğer dinamiklerinin yer değiştirmesinde ya da işlev yitirmesinede sebep olmuştur, bu durumun en güzel örneği Tarlabaşı’dır. Bölge öncesinde İstiklal caddesi Galatasaray hatta Sıraservilere kadar kendi içinde çözünmüş yapısı bu yolla beraber neredeyse kaybolmuştur bu çözünürlüğün kaybolmasının yanında alan kotun bu yol sayesinde karaktersel işlevini yitirip ayrıştırıcı bir işlev niteliği kazanması alanın tamamen kentsel alan kavramından uzaklaşabilmesine olanak sağlamıştır. Bütün bunlarla beraber, kentsel ölçekte kent merkezi ve kent meydanı gibi kavramlar hakkında İstanbul üzerinde söylenebilecek sözleri bulmak için kente tekrar geriye doğru bir bakış sağlanmaya çalışılmıştır, bunu genişletecek olursak; meydan kısmındaki tanımlı boşluk (merkezinde İnönü Gezisinin yeraldığı etrafının Mete Caddesi ve Talimhane’deki meydana cephe yapan yapıların oluşturduğu alan) Bedrettin Dalan zamanı Belediyecilik faliyetiyle açılan yeni bulvar ile tamamen anlamını yitirmiştir. Şuanki haliyle meydan içerisinde nerede olduğmuzu anlayamayacağımız bir kargaşa içerisindedir.


Bütün bu duruma ek olarak sistemin omurgasını oluşturan yol ve yeni konsept ise bütün bu dinamiklerle sürekli değiştiği ön görülen yeni kenti oluşturmaya çalışır. Yeni kent eskisinden farklı olarak Tarlabaşı Bulvarını yerin altına koyar ve topografyayı sürekli bir şekilde devam ettirir ve çözünürlüğü sağlamaya çalışır . Kent merkezi ve kent meydanı kavramlarına yaklaşım ise kentin tekil bir anlamı ya da varoluşu olabileceği değil bunun tam aksi bir yaklaşımda görülmüştür. Bu durumu bir örnekle açıklamak gerekirse; Cinema Paradiso bu durumun en güzel örneğidir oradaki meydan etrafı ticarethaneler ve kiliseyle cevrelenmiş dairesel bir alandır bu alanın kullanımı ve onu meydan yapan en önemli özelliği ise sürekli bir sahipenilmeye* kullanılmaya maruz kalmasıdır bu onun karakterini oluşturur yani; meydanın sabah saatlerinden başlayan hareketliliği çamaşır yıkayan kadınlar alışveriş yapan insanlardan akşam sinemaya giden hayatevlerine giden insanlara ve ordanda gece meydanda herkesi meydanın kendisine ait olduğunu söyleyen ve meydanda uyuyan bir deliye kalır . Bu basit örnek bu tarz kamusal alanları ufak bir ölçekte özetlemekle birlikte aslında İstanbulda ya da dünyanın herhangi bir yerindeki kamusal yaşantıyada işaret etmektedir. Bu durumu şu şekilde de gözlemleyebiliriz, İstanbulun bu yeni açılacak olan boşluğu birincil amaç olarak art ile ön bölge (Dolapdere + Kasımpaşa ve İstiklal Cad.) arası tüm alanın çözünmüş bir şekilde işlenmelidir. Bu durum yukarıda bahsi geçen kentsel durumla alakalıdır çünkü kent kendi karakterini çevresindeki tüm varoluşlarla sürekli değiştirir ve bu değişim kentin kent olmasını sağlayan temellerden birisidir.

,


Yeraltı Ağı Üst Parseller

1

a

Şişhaneden Taksime incelenen bölge 3 ana hayali çizgi dahilinde incelenerek Tarlabaşı Bulvarının (eski yolun ) ve kot farkının kentin bu kısmını ikiye bölmüş halini seyreltmeye çalışılmalıdır. Kentin merkezi niteliğinde olan bu gibi yerlerde her türlü ayırıcı çizgi aslen yokolmaya çalışır. Bu merkez olma niteliği noktasal anlaşılmamalıdır.

b

c

kullanım eski -yeni geçirimlilik yer altından giden yollar parçalanmış parseller yeni yapılaşmalar gösterilmeksizin parlseller


B端t端n parselin Kentdeki Yeri

2


Bütün Alanın Kentdeki Yeri

3

Kentel alanda açılan bu büyük alan merkezin art kısmı sayılabilecek (Dolapdere-Kasımpaşa) gibi yerlerini kentin merkezi konumunda olan yerle ilişkilendirmeye çalışır bu durum alanı dikine tanımlamaya yaradığı gibi yataydada çeşitliliği ve çözünmeyi sağlamalıdır ve bu çözünme planometrik bir ifadeylede okunabilmelidir.

a.

b.

c.


Diyagramatik Açılım parseller

4

1. Meydan düzenlemesi 2. Kent Müzesi 3. Kültür Merkezi 4. Ticaret Bandı 5. Konut bölgesi 6. Polis Karakolu + Okullar bölgesi 7. Konut Bölgesi 8. Konut Bölgesi + Pazar alanı 9. Jeneratör Bölgesi + Ara Meydan 10. Kent Bostanı 11. Halk Merkezi 12. Otel Alanı1 13. Otel Alanı2 14. Rehabilitasyon Merkezi 15. Basın 16. Eğlence 2

3

1

4

5

6

8

7

not1: 1, 2 ve 3 numaralı bölgeler birlikte işlenebilir ve kombinasyonlar gerçekleştirilebilir not2: Otel alanı üst kottaki alanlar ile (11, 14 ve 15 ) birlikte çalışmalıdır.

9

10

11

12

13

14

15

16

not3: Otel alanları stadyum işlevini karşlamalıdır not4: Konut bölgeleri köprüler ve avlularla kamusal hacimler oluşturmalıdır


Kesit ilk hal + öneri

5

otel alanları

kent bostanı

jeneratör ara meydan

ticaret bandı

meydan

kent müzesi


Genel Görünüş degisimler

.Üsküdardan görünüş değişikliği önceki hal (üst ) sonraki hal (alt )

6


7

A kısmı Konsept meydan kısmı

Meydan niteliğini kaybetmiş bu boşluk alanı tanımlamak ve yeşil alanı olabildiğince kentin merkezinden tüm damarlarına dolaştırabilmek birilcil prensiptir. Öneri varolan tanımsız herşeyi reddeder ve vaziyeti mekanı kendi kendine yaratabilecek izlere bırakır bu durum meydan oluşturmak için (!) ranta kurban gitmiş ya da sözde* meydanın** bir parçası gibi görünen ama kimsenin içine giremediği kutulardan keşfedemediği yapılardan kurtarır.


A kısmı Konsept meydan kısmı

8

AKM’nin,marmara otelin,mete caddesindeki yapıların yıkılmasının sebebi meydanı(parkı) boğazla birleştirmek.Ancak AKM’nin ve marmara otelin yerine boğazla ilişkiyi kurabilen kent müzesi projelerinin yapılmasına karar verilmiştir.Bu ilişki kesitlerle anlaşılarak çözülmeli, yapıların geçirgenliği ve yüksekliği meydanı eski haline çevirmemeli açılmış olan seyirin önüne geçmemelidir.

a b

c

a b

c mevcut hali

a-a

b-b

c-c

yıkım hali

Yıkılan yapılar


B kısmı Kesit Konsept Tarlabası Bölgesi

9

Tarlabaşı bölgesi genel yapılaşma konseti yapı adalarındaki sıkışıklığı çözerek kamusal alanlar avlular yaratmak ve bunu sağlayan boşluklu dolulukları birbiriule ilişkilendirmek (köprüler meriven geçitler...)

jeneratör çekirdek

akademi konut bölgesi


C k覺sm覺 otel alanlar覺 kesit konsept

10


Bölge Hakkında Eski Veriler

11

günümüz

82 Kent ölçeğinde plan yapısının kendi içerisinde çözünük yapısının okunması Tarlabaşı Bulvarının açılmasıyla tamamen değişir. Bulvar kentin dalgasal olarak yayılan merkezini dikine keserek tüm durumu bir merkez ve merkezden çıkan bir ışın haline getirir bu durum meydanın tam olarak okunamayan bir kentsel boşluğa dönüştürürken meydan oluşturabilmek için düzenlenmiş parselleri ve parsellerdeki yapılarıda anlamsız kılar. 66


P6 Masterplan  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you