Issuu on Google+

BÜYÜK GÖZALTI

Merhaba

T

Aylık İşçi Gazetesi www.emegindunyasi.info

Sayı: 08 / Ocak 2012 / Fiyatı 1 TL

Sayfa 2

ürk-Ýþ konfederasyonunun 21. Olaðan Genel Kurulu 8–11 Aralýk tarihlerinde yapýldý. Türk-Ýþ yönetimi kendisini saðlama almak için sadece devlet güçlerine deðil ayný zamanda Ergenekoncu faþist Mustafa Özbek’in Türk-Metal Ýþ’in faþist militanlarýna da ihtiyaç duydu. Genel kurulda ilerici, demokrat delegelerin üzerinde bir baský aracý olarak bu faþist tosuncuklarý kullandý >> Sayfa 3

UPS’de TİS İmzalandı

BES Eylem Yaptı

B

ES üyeleri hükümetin çýkarttýðý kanun hükmünde kararname ile uygulamaya konulan ‘eþit iþe eþit ücret’ uygulamasýný ve kamudaki çalýþma koþullarýný protesto etmek için 15.Aralýk Perþembe günü bir yürüyüþ gerçekleþtirdi. Yürüyüþ sonunda basýn açýklamasý yapýldý.

’e yakýn ülkede faaliyet gösteren UPS kargo þirketinde yaklaþýk iki yýldýr Tümtis sendikasýnýn yürüttüðü örgütlenme çalýþmasý sonucu Toplu Ýþ Sözleþmesi imzalandý. 130 günde biten TÝS görüþmeleri 1 Aðustos 2011 ile 1 Aðustos 2013 dönemlerini kapsayacak.

Sayfa 8

Sayfa 4

200

25 Kadýn Ýþçi Trexta’da Ýþten Atýldý

Ülker Kemiksiz Et Seviyor

Þ

ok Marketler zincirini satýn alan Ülker Grubu, Tezkoop-Ýþ sendika üyelerini istifaya zorluyor. Þok marketler zincirinde 1995 yýlýndan buyana örgütlü olduklarýný belirten Tezkoop-Ýþ sendikasý üyelerinin istifaya zorlanarak iþten çýkarýldýðýný belirtti.

Sayfa 2

Asil Çelik Ýþçileri Greve

T

amu Emekçileri Sendikasý Konfederasyonu’nun haftalar öncesinden aldýðý bir günlük iþ býrakma kararý ülke genelinde coþkuyla geçti. KESK “Grevli Toplu Sözleþme, Güvenceli Ýstihdam, Ýnsanca Yaþayacak Temel Ücret, Baský-Ceza ve Sürgünlerin Durdurulmasý, Ek Ödemelerin Emekliliðe Yansýtýlmasý” talebiyle ülke genelinde bir günlük iþ býrakma eylemi yaptý.

K

KATLİAM

Hazýrlanýyor

B

irleþik Metal Ýþ Sendikasý ile Asil Çelik fabrikasý arasýnda önümüzdeki döneme ait TÝS görüþmelerinde anlaþma saðlanamamasý üzerine,1 ay önce baþlayan arabulucu sürecinde de anlaþma saðlanamadý. Yapýlan görüþmeler sonrasý, Birleþik Metal Ýþ ile Asil Çelik arasýnda uyuþmazlýk raporu imzalandý

Sayfa 5

Hey Tekstil Ýþçileri Eylemde

DEVAM EDİYOR

G

özaltýlarýn, tutuklamalarýn sýkça yaþandýðý bir süreçten geçiyoruz. 1 Kasým günü Ankara’da Mart Kültür Sanat ve Düþünce Derneði kurucularýndan olduðunuz gerekçesiyle 6 kiþi ile birlikte gözaltýna alýndýnýz.

K

uzey Kürdistan yeni bir katliama sahne oldu. Gece saat 21.20 sýralarýnda geçimini kaçakçýlýktan saðlayan köylülerin üzerine F–16 savaþ uçaklarý bomba yaðdýrdý. Sayfa 4

Sayfa 6

“KESK’e Dokunma” Mitingi

K

amu Emekçileri Sendikasý Konfederasyonu KESK Topçu Meydaný’nda Saat 12.00’da miting düzenledi. KESK’e Dokunma mitingine BDP Milletvekili Ýbrahim Bilici, KESK Genel Baþkaný Lami Özgen, Eðitim-Sen, SES ve Tarým-Orkam-Sen genel baþkanlarý ve DKÖ’ler de destek verdi.

Sayfa 5

Wall Street Eylemcileri Limanlarý Ýþgal Etti

Kazakistan’da Petrol Ýþçilerine Polis Saldýrdý 70 Ýþçi Öldü

B nsan Haklarý günü nedeniyle, kapitalizm karþýtý gösteri düzenleyen iþgal hareketi, büyük sermayeleri hedef alan eylemlerini sürdürüyor. Hareket, limanlardaki büyük iþletmeleri iþgal ederek, liman önlerinde eylem düzenledi.

inlerce petrol iþçisi daha iyi bir ücret ve çalýþma koþullarýnýn iyileþtirilmesi talebiyle 6 aydýr baþlattýklarý grevi sürdürüyorlar. Ýþçiler, taleplerinin hükümet tarafýndan kabul edilmesi için 6 aydýr sürekli eylemler ve mitingler düzenliyor.

Sayfa 7

Sayfa 7

H

ey Tekstilde çalýþan 216 iþçi uzun bir süre maaþlarýný alamadýklarý için Haziran ayýnda iþ býraktý. Ýþçilerin maaþlarýný vermeyen iþveren iþ býrakan iþçileri iþten attý. Daha öncede defalarca eylem düzenleyen Hey Tekstil iþçileri ödenmeyen maaþlarý için yine eylem Sayfa 4 yaptý.

1 Kasım Günü Gözaltına Alınan BES Üyesi Ahmet Turan ile Röportaj

rexta Tr adlý,uluslararasý cep telefon firmalarýna deri kýlýf üreten fabrikada çalýþan 630 iþçiden 25’i Deri-Ýþ sendikasýna üye olduklarý için iþten atýldýlar. Çerkezköy OSB’de bulunan fabrikada aðýr çalýþma koþullarýna, çalýþma saatlerinin 8 saati aþmasýna ve düþük ücretle çalýþtýrmaya karþý örgütlenen iþçilere iþveren, iþten atmalarla saldýSayfa 4 rýyor.

Ý

Kübalı Kadınlar

23

Aðustos 1960 yýlýnda kurulan Kübalý Kadýnlar Federasyonu devrimden hemen sonra kurulmuþ özel bir kadýn örgütlenmesiydi. Kurulan Halk Ýktidarý ‘nýn oturmasý ve geliþmesi için kadýnlarýn kitler halinde devrimin inþasýna çekilmesi gerekiyordu. Bu ayný zamanda yoksul emekçi kadýn kitlelerinin siyasal ve kültürel olarak çok yönlü geliþtirilmesi demekti. Bu noktada FMC’nin çok büyük katkýlarý olmuþtur. Sayfa 10


2

www.emegindunyasi.info

Sayı: 08 / Ocak 2012

“Türkiye Bir Açýk Hava Cezaevi’ne Dönüþüyor”

BÜYÜK GÖZALTI  ÝSTANBUL – 20.12.2011 oplumsal tüm muhalefete ve özellikle Ulusal Kurtuluþ Hareketine yönelik devletin operasyonlarý hýz kesmeden devam ediyor. Sermaye sýnýfýnýn uþaklarý; Ýþçileri, emekçileri, öðretmenleri, profesörleri, avukatlarý ve nihayetinde gazetecileri þafak vakti KCK’nin basýn yapýlanmasý idiasý ile operasyon düzenlendi. 20 Aralýk sabahý saat 05.00 sýralarýnda baþta Dicle Haber Ajansý, Özgür Gündem gazetesi olmak üzere Ýstanbul, Diyarbakir, Urfa, Ankara ve Van’da eþ zamanlý operasyon yapýldý. KCK operasyonlarý kapsamýnda çoðu gazeteci olmak üzere 46 kiþinin evleri arandý, haber materyallerine “örgütsel doküman” denilerek el konuldu. Diðer illerden gözaltýna alýnan gazeteciler Ýstanbul’a getirildi. Gözaltýna alýnan gazeteciler Vatan Emniyet Müdürlüðünde 3 günlük sorgunun ardýndan sabaha karþý Beþiktaþ Adliyesine götürüldüler. Savcýlýk sorgusunun ardýndan mahkemeye çýkarýlan gazetecilerden 36’sı tutuklanarak Bakýrköy cezaevi ve Metris cezaevine götürüldüler. Operasyonlarýn yapýldýðý gün bizler de gözaltýndaki gazeteci arkadaþlarýmýzý yalnýz býrakmayarak 4 gün boyunca eylemler, düzenleyerek, dayanýþma gösterdik. Emeðin Dünyasý olarak katýldýðýmýz Özgür Basýn Susturulamaz kampanyasý ile birçok sosyalist basýnýnda desteðiyle eylemler organize edildi. 20 Aralýk akþamý Taksim’de “Özgür Basýn Susturulamaz” pankartýnýn arkasýnda binlerce kiþinin katýlýmýyla yürüyüþ düzenlendi. Taksim tramvay duraðýndan Galatasaray Lisesi’ne yürüyen binlerce insan “Özgür Basýn Susturulamaz” “Zindanlar Yýkýlsýn Tutsaklara Özgürlük” sloganlarýyla devletin yaptýðý operasyonlara tepki gösterdi.

D

T

Ýkinci gün KESK’in mitinginde meslektaþlarýmýz için 5 dakikalýk fotoðraf makinalarýmýzı yere býraktýk. Ardýndan 15.30’da Vatan Emniyet Müdürlüðü önünde “Özgür Basýn Ýçin Nöbetteyiz” diyerek nöbete baþladýk. 22 Aralýk günü yine Vatan Emniyet Müdürlüðü önünde Sabahtan nöbetimizi devam ettirdik. Saat 19.30’da yine binlerce kiþinin katýlýmýyla “Özgür Basýn Susturulamaz” yürüyüþü yaptýk. Meslektaþlarýmýz Adliyeye götürüldüklerinde “Özgür Basýn Ýçin Beþiktaþ Adliyesi Önünde Nöbetteyiz” diyerek nöbetimizi adliye önüne taþýdýk. Adliye önünde bekleyiþimizi sloganlarla, halaylarla, türkülerimizle sürdürdük. Þimdi ise Özgür Basýnýn Susturulamayacaðýný göstermek için tutuklanan gazeteci arkadaþlarýmýzýn görevini devraldýk. Diha’ya Özgür Gündem Gazetesine gönüllü muhabir akýný baþladý. “Özgür Basýn Susturulamaz” kampanyamýz basýn açýklamalarý gönüllü muhabirliklerle devam edecek. Bizler iþçilerin, emekçilerin, yoksul Kürt halkýnýn haberleriniz yazmaya daha bir azimle devam edeceðiz. Sermaye sýnýfý, biz iþçi sýnýfýnýn ve yoksul Kürt halkýnýn özgür gazetecilerini susturamayacak. Susturmaya gücü ve enerjisi yetmeyecek. ÖZGÜR BASIN SUSTURULAMAZ

Þ

Karikatür

Taksim Tramvay duraðýnda bir araya gelen DKÖ’ler ve sendikalar, Galatasaray Lisesi önüne kadar bir yürüyüþ gerçekleþtirdiler. Yürüyüþ boyunca “Kurtuluþ Yok Tek Baþýna Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz – KESK’li Tutsaklar Onurumuzdur – Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur – Baskýlar, Gözaltýlar, Tutuklamalar Bizi Yýldýramaz” þeklinde sloganlar attý. Galatasaray Lisesi önünde açýklama yapan KESK Genel Baþkaný Lami Özgen “Türkiye bir açýk

hava cezaevine dönüþüyor. Her yeni güne tutuklama haberleriyle baþlýyoruz. Ýnsanca yaþamak isteyen iþçiler, suyunu ve topraðýný korumak isteyen köylüler, parasýz eðitim isteyen öðrenciler, ülkemizde füze kalkaný istemeyenler, gerçeðin peþindeki gazeteciler, adalet arayan avukatlar yani haklarýný arayan herkes tutuklanýyor. Tutuklamalar, seçilmiþ milletvekillerine belediye baþkanlarýna kadar uzanýyor. Askeri ve Sýkýyönetim Mahkemelerinin yerine kurulan DGM’ler eskilerini arattý. DGM’lerin yerine kurulan Aðýr Ceza ve Özel Yetkili Mahkemeler ise DGM’lere rahmet okutur durumda” diye konuþtu. Basýn açýklamasýnýn ardýndan eylem sona erdi. ANKARA Saat 12.30’da Ziya Gökalp caddesinde bir araya gelen kitle “Özel Yetkili Mahkemeler Kaldýrýlsýn - Terörle Mücadele Kanunu Kaldýrýlsýn - Gözaltý ve Tutuklamalara Son Verilsin -Tutuklananlar Serbest Býrakýlsýn” yazýlý,“Emek ve Demokrasi Güçleri” pankartý arkasýnda sloganlarla Sakarya Meydaný’na yürüyüþ yaptýlar. Sakarya Meydaný’nda basýn açýklamasýný okuyan DÝSK Genel Baþkan Vekili Tayfun Görgün “AKP için demokrasinin kýstasý AKP’li olmak, AKP politikalarýný kayýtsýz þartsýz desteklemektir. AKP’ye göre en tehlikeli iþ ise, AKP karþýtlýðýdýr. En tehlikeli düþünce AKP’yi eleþtirmektir. Ve AKP için “bombadan bile tehlikeli” olan þey, politikalarýný eleþtiren yazýlar, kitaplardýr. Bu yüzden AKP, muhalif olan herkesi hedef alýyor, düþman görüyor. Derelerine, çayýna sahip çýkan onurlu Hopa halkýnýn, parasýz eðitim isteyen, devrimci önderlerinin anmalarýna katýlan gençlerin, seçilmiþlerin, siyasi parti temsilcilerinin, AKP’li olmayan belediyelerin hedef tahtasýna” oturtulmasýný ve baskýlarýn artmasýný eleþtirdi.

Emekçilere Yönelik Saldýrýlar ve Emek Güçlerinin Görevleri

Ülker Kemiksiz Et Seviyor  ÝSTANBUL – 06.12.2011 ok Marketler zincirini satýn alan Ülker Grubu, Tezkoop-Ýþ sendika üyelerini istifaya zorluyor. Þok marketler zincirinde 1995 yýlýndan buyana örgütlü olduklarýný belirten Tezkoop-Ýþ sendikasý üyelerinin istifaya zorlanarak iþten çýkarýldýðýný belirtti. Ülker’in sendikasýzlaþtýrma tutumuna karþý Tezkoop-Ýþ sendikasý Þok Genel Müdürlüðü önünde eylem yaptý. Tezkoop üyeleri ve eyleme destek veren sendikalarýn katýlýmýyla Tezkoop-Ýþ pankart ve flamalarýnýn yaný sýra “Ülker Bizi Þok Etme” “Örgütlüyüz Güçlüyüz Durduracaðýz” “Sendikalý Ýþçiyi Ýþten Atan, Ýstifaya Zorlayan Ülker Kemiksiz Et Seviyor” dövizlerini açarak sloganlar attýlar. Basýn açýklamasýný okuyan Genel Eðitim Sekreteri Haydar ÖZDEMÝROÐLU “Ýþ Sözleþmesi, Þok Marketler henüz Migros bünyesindeyken 1 Mayýs 2011’den 1 Mayýs 2014’e kadar geçerli olmak üzere imzalandý. Ülker Grubu Þok Marketleri yürürlükte olan toplu iþ sözleþmesini bilerek satýn aldý. Bunu bile bile üyelerimize “sendikadan istifa edin, size daha iyi ekonomik þartlar sunalým” diyor. Ülker Grubu gelir gelmez 100 yýllýk iþveren oyununa baþladý.” diyerek Ülker’i “Ülker Grubu, uyarýmýza kulak vermeyip, üyelerimiz üzerindeki baskýlara devam ettiði sürece Tez-Koop-Ýþ Sendikasýyla karþý karþýya kalacak. Baskýlar son buluncaya dek mücadelemizi ve eylemlerimizi sürdüreceðiz.” diye uyardý. Basýn açýklamasýnýn ardýndan eylem sloganlarla son buldu.

 ÝSTANBUL – 03.12.2011 ÝSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin ülke genelinde örgütlediði, DKÖ’lerinde destek verdiði “Özel Yetkili Mahkemeler ve Terörle Mücadele Yasasý Kaldýrýlsýn! Gözaltýlar Durdurulsun, Tutuklananlar Serbest Býrakýlsýn” Eylemi 38 Ýlde gerçekleþtirildi. Son dönemde sendikalara yapýlan baský, gözaltý ve tutuklamalara karþý alana çýkan emekçiler sermaye sýnýfýnýn hükümetine karþý muhalif olan tüm kesimlerin tutuklanmasýna karþý tepkilerini alanlarda protesto yürüyüþleri ve basýn açýklamalarý yaparak gösterdiler. ÝSTANBUL

 İZMİR - 25.12.2011 meðin eylem birliði’nin “Emekçilere Yönelik Saldýrýlar ve Emek Güçlerinin Görevleri” baþlýklý paneli Tümtis toplantý salonunda yapýldý. Açýlýþ konuþmasýnda emeðin eylem birliði adýna söz alan emekli sanayi iþçisi birlik hakkýnda bilgi verdi. Panele Hava-iþ Ýzmir þube baþkaný Serkan Mutlu katýlmadý. Ýlk söz alan panelist Sosyal Güvenlik Uzmaný Recep Çöl kýdem tazminatlarýnýn gasp edilmesini anlattý. Torba yasa ve kamu hastaneler birliði hakkýnda kararname anlatýldýktan sonra birinci bölümde son olarak söz alan Emeðin Dünyasý gazetesinden Ali Ekber Sever, anlatýlanlarýn meta, para sisteminin bir sonucu olduðunu, sistem içindeki hiçbir kazancýn kalýcý olamayacaðýný anlattýktan sonra emeðin araçlarýný, komiteleri ve sendikalarý açýkladý.

E

Panelin ikinci bölümünde “direniþçi iþçilerin deneyimleri”paylaþýldý. Ýlk olarak TEKEL iþçisi söz aldý. “Bugün eyleme baþlasam herþeyden önce hatta eylemden önce komite kurardým. Bizler sendika dýþýnda örgütlenme bilmiyorduk. Ýþçilerin birlik olamamasý, komitenin olmamasý bize çok zarar verdi. Ye-

ni yasalar mücadeleyi bitirmek için yapýlýyor. Temelde sýnýf bilinciyle yola çýkmak iyi olurdu. TEKEL tüm ülkeyi kapsýyordu bu nedenle çok çabuk kenetlendik.” dedi. Ýzleyicilerden gelen “Kürdün inadý Laz’ýn coþkusu” pankart ve dövüzlerin TEKEL’de halklarýn birliði konusunda bir bilinç deðiþikliðini yansýtmasý konusundaki soruya TEKEL iþçisi þu þekilde cevap verdi: “ Biz tutucu bir yerden geldik. Ýlk geldiðimizde polisle mücadele eden insanlar deðildik. Polisi bizim dostumuz sanýyorduk. Yemek verdiðimiz polisler bizi fabrikalarýmýzýn önünde dövdü. Önce saldýrý olacaðýný anladýðýmýz zaman istiklal marþýný okuyorduk duruyorlardý. Ankara’ya geldiðimizde Türkiþ’in önünde illere yarýldýk. Bitlis çadýrý karþýmýzdaydý. Onlara terörist gibi bakýyorduk. Abdi Ýpekçi’de birlikte dayak yedik, gaz yedik. Bize saldýrýlacaðýna inanmýyorduk. Bir hafta önce terörist dediðim insanla polis karþýsýnda ayný þeyleri yaþamýþtýk. Çadýrlar birbiriyle dayanýþmaya baþladý. MHP il yöneticiliði kartýmý Diyarbakýr çadýrýnda kýrdým. Kenetlendikçe mücadeleyi, diðerlerinin fikirlerini öðrendik. Hepimiz ayný yaþantýnýn parçalarýymýþýz. Hepimiz sadece TEKEL iþçisiydik.” UPS direniþi adýna söz alan iþçi; “ Biz UPS aktarmadaydýk. UPS’nin acentelerinin tümü taþerondur. 12-13 saat çalýþýyorduk. Bizce sendikaya üye olmak haktý. 22 Nisan 2010’da üye olduk. 26 Nisan’da direniþe baþladýk. TV’de TEKEL iþçilerini görünce ‘iyi para alýyorlar daha ne istiyorlar’ diyorduk. 282 gün direndik. Devrimcileri, arkadaþlarý, destekçileri tanýdýk. Hergün bir kelime, bir söz öðrendik. Bizce o güne kadar patron iþverendi, direniþçi ise terörist. Diðer iller de baþladý. ‘UPS’ye halaylarla gireceðiz’ dedik. Sevinç hepimiin sevinciydi. Devrimcilerin, destekçilerin, herkesin. Þimdi haklarýmý daha iyi biliyorum. Tek baþýma hiçbirþey kazanamayacaðýmý biliyorum. Birleþen iþçiler kazanacak. Yurtiçi, MNG ve ARAS kargoda da örgütleniyoruz.” dedi. Ýzleyicilerden biri UPS direniþinin enternasyonalist dayanýþma açýsýndan da önemli bir örnek olduðunu ekledi. Panel, Park bahçe direniþinden ve Buca direniþinden iþçilerin deneyimleri ve tartýþmalarla bitti.

Aylardýr Maaþ Alamayan Ýþçiler Eylem Yaptý  ADANA – 14.12.2011 aydýr maaþlarý ve sigortalarý yatýrýlmadýðý için eylem yapan Ýmamoðlu Belediyesi’nde çeþitli iþkollarýnda taþeron olarak çalýþan iþçiler, haklarýný istiyorlar. Maaþlarýný alamayan iþçiler, yürüyüþ düzenleyerek maaþlarýnýn ödenmemesini protesto etti. 45 iþçi taþeron iþçisi, Cumhuriyet Mahallesi’nde “Bugüne Kadar Kandýrýldýk! Hakkýmýzý Ýstiyoruz” pankartý açarak yürüyüþ yaptý. Ýþçiler, yürüyüþ boyunca sloganlar attý.

6

Yürüyüþ sonrasý bir basýn açýklamasý yaparak 6 aydýr ödenmeyen maaþlarýnýn ödenmesini ve sigortalarýnýn yatýrýlmasýný istediler. Ýþçiler aylardýr maaþ alamadýklarý için maðdur duruma düþtüklerini vurguladý. Aylardýr maaþlarýnýn ödeneceðini belirterek kendilerinin kandýrýldýðýný söyleyen iþçiler artýk bu durumun bir an önce çözülmesini istediler. Ýþçiler, basýn açýklamasýnýn ardýndan eylemi sona erdirdiler.


www.emegindunyasi.info

Sayı: 08 / Ocak 2012

3

EMEKÇİLER YÜRÜYOR MÜCADELE BÜYÜYOR

K

ÝSTANBUL Beyazýt Meydanýnda düzenlenen mitinge emekçiler 3 koldan geldiler. Avrupa yakasýnda toplanan emekçiler Çapa ve Cerrahpaþa önünden toplanarak Beyazýt’a yürürken Anadolu yakasýndan gelen emekçiler ise Sirkeci Gar’ý önünde toplanarak Beyazýt’a yürüdü. Üç koldan gelen on binlerce emekçi Beyazýt Meydanýnda birleþti. Yürüyüþ kollarýnýn meydana girmesiyle saat 13.00’da baþlayan miting 14.30’da sona erdi. Kürsüden birçok Sendika temsilcisi konuþma yaptý. Konuþmacýlar hükümetin saðlýkta yaptýðý reformu eleþtirdi. Mitingte ayrýca gazeteciler 5 dakikalýk kameralarýný fotoðraf makinelerini býrakarak 48 gazeteci meslektaþlarýnýn gözaltýna alýnmasýný protesto etti. Mitinge 300’lü günlere yaklaþan direniþteki Kampana iþçileri de destek verdi.

DÝYARBAKIR Ýlde ilk greve baþlayan demiryolu iþçileri oldu. BTS üyeleri dün gece saat 24.00’den itibaren trenleri durdurdu. TCDD Bölge Müdürü iþ býrakma eylemi yapan emekçileri tehdit ederek istasyona çevik kuvvet çaðýrdý. Tüm tehditlere raðmen eylemlerini kararlýlýkla sürdüren BTS üyeleri gözaltýna alýndýlar; öðleden sonra iþ-

çilerin savcýlýkta ifadeleri alýndý. Diðer yandan saðlýk emekçileri ve eðitim emekçileri de etkili bir þekilde bir günlük iþ býrakma eylemine katýldýlar. Miting,Daðkapý Meydaný’nda saat 13.30’da baþladý. Birçok sendikanýn ve sivil toplum örgütünün katýldýðý miting coþkulu geçti. MALATYA Saðlýk emekçileri, eðitim emekçilerinin yaný sýra demiryolu emekçileri iþyerleri önünde basýn açýklamalarý yaptý. KESK üyeleri Malatya Lisesi önünde toplanarak yürüyüþ yaptýlar. Yürüyüþ boyunca slogan atan emekçiler,Soykan parkýnda bir basýn açýklamasý yaparak taleplerini dile getirdiler. URFA Kamu emekçileri Urfa’da saat 12.00’da Ali Þelli Parký’nda bir araya gelerek davul ve zurnalarla halay çekerek iþ býrakma eylemine baþladýlar. Bir süre sonra emekçiler flama ve pankartlarýyla Ahmet Bahçývan Ýþ merkezi önüne kadar yürüyüþ gerçekleþtirdi. Ýþ merkezi önüne gelen emekçiler burada da sloganlarla taleplerini haykýrdýlar. Basýn açýklamasýnýn ardýndan kamu emekçileri eylemi sona erdirdi. MUÞ Belediye meydanýnda bir araya gelen kamu emekçileri halaylar çekerek sloganlar attý. BDP Muþ Milletvekili Demir Çelik’in de destek verdiði iþ býrakma eylemine sivil toplum örgütleri de destek verdi. KESK dönem sözcüsü bir günlük iþ býrakma eylemi ile ilgili bir açýklama yaptý. Yapýlan açýklamada “kamu emekçileri olarak sadece kendimiz için deðil, insanca bir yaþamý hak eden bu ülkenin tüm insanlarý için grevdeyiz. Alanlarda omuz- omuzayýz” dedi

TUNCELÝ Yüzlerce kamu emekçisi toplanma yeri olan Devlet Hastanesi önünde bir araya geldiler. Hastane önünde toplanan yüzlerce kamu emekçisi sýk sýk slogan attýlar. Hastane önünden yürüyüþe geçen emekçiler Belediye önüne kadar sloganlarla yürüyüþ yaptýlar. Belediye önünde yapýlan açýklamanýn ardýndan eylem halaylarla son buldu. SÝÝRT Kamu emekçileri 1 günlük iþ býrakma eylemiyle ilgili Belediye önünden Kýzýlay

Ýþ Merkezi önüne kadar yürüyerek basýn açýklamasý yaptýlar. Belediye önünde toplanan emekçiler Kýzýlay Ýþ Merkezi önüne kadar sloganlarla yürüdü. Ýþ Merkezi önünde açýklama yapan Eðitim Sen þube baþkaný “Ama inanýn yarýn aydýnlýða daha fazla yaklaþtýðýmýz bir gün olacak”dedi. MARDÝN KESK Þubeler platformuna baðlý sendikalarýn yaptýðý iþ býrakma eylemi Devlet Hastanesi önünde baþladý. Hastane önünde bir araya gelen emekçiler Özgürlük Meydanýna sloganlarla bir yürüyüþ gerçekleþtirdi. Mardin’de gerçekleþtirilen iþ býrakma eylemine yoðun bir katýlým gerçekleþti. Özgürlük meydanýnda bir araya gelen yüzlerce emekçi taleplerini haykýrdý. Eylem yapýlan basýn açýklamasýyla son buldu. ANTEP Kamu emekçileri Kýrkayak Parký’nda bir araya geldi.Burada toplanan emekçiler Demokrasi Meydanýna kadar bir yürüyüþ gerçekleþtirdiler. Demokrasi Meydanýnda düzenlenen mitingte halaylar çekilerek sloganlar atýldý. Mitingte yapýlan açýklamada tutuklu bulunan KESK’lilerin serbest býrakýlmalarý istendi.Açýklama kamu ekmekçilerinin taleplerini dile getirilmesiyle sürdü. Miting açýklamanýn ardýndan halaylarla son

buldu. ÝZMÝR Kamu ekmekçileri kendi iþyerleri önünde toplanarak gruplar þeklinde Konak Meydaný’na ayrý ayrý kollardan yürüyüþ yaparak bir araya geldi. Konak Meydaný’nda bir araya gelen emekçiler taleplerini haykýrdý. Yapýlan açýklamalarla saðlýkta yapýlan reformun ölüm olduðu vurgulandý. Deri-Ýþ sendikasý üyesi iþten atýlan ve fabrika önünde direniþte olan Savranoðlu iþçileri de mitinge katýldý. Türkiye ve Kürdistan genelinde yapýlan iþ býrakma eylemi,Kütahya, Anamur, Mersin, Bodrum, Uþak, Denizli, Isparta, Balýkesir, Manisa, Çanakkale, Aydýn, Çeþme, Trabzon, Zonguldak, Ereðli, Çaycuma, Bursa, Burdur, Edirne, Tekirdað, Çorlu, Yalova, Kocaeli, Kýrklareli, Kastamonu, Çeþme, Nevþehir, Sivas, Fethiye, Tokat, Aðrý, Adana, Ankara, Artvin, Bartýn gibi birçok ilde de yapýlan yürüyüþ ve mitinglerle,ortak basýn açýklamalarýyla gerçekleþti.

Zam Alamayan Maden Ýþçileri Grevde  ZONGULDAK – 15.12.2011 ema Kandilli kömür iþletmesinde çalýþan 800 maden iþçisi, ücretlerine zam yapýlmasý ve sosyal haklarýnýn iyileþtirilmesi talebiyle üretimi durdurdu. Dün gece iþverenle görüþen iþçiler, taleplerinin yerine getirilmemesi üzerine, ocaklara inmeyerek üretimi durdurdular. Ýþçiler 700 ile 1000 lira arasýnda aldýklarý ücretlerine 4 yýldýr zam yapýlmadýðýný dile getirerek, diðer ocaklarda çalýþan iþçilere yýlda 4 ton kömür verilirken, kendilerinin 1 ton dahi alamadýklarýný vurguladýlar. Ýþletme yöneticileriyle talepleri üzerine görüþtüklerini belirten iþçiler, yöneticilerin kendilerine “sizin haklarýnýz bu kadar, bunun dýþýnda bir þey alamazsýnýz” dediklerini, taleplerinin kabul edilmediðini söylediler. Bunun üzerine iþçiler, ocaklara inmeyerek üretimi durdurdular. Talepleri kabul edilinceye kadar üretim yapmayacaklarýný belirterek, gerekirse aileleriyle birlikte eylemler yapacaklarýný söylüyorlar. Ýþyeri yöneticileri ise, iþçilerin aksine kapýya duyuru asarak üretimi güvenlik gerekçesiyle durdurduklarýný belirtiyorlar. Ocak sahasýnda duran iþçileri ise, jandarmanýn tehditleriyle dýþarý çýkardýlar. Gece vardiyasý iþçileri, iþ býrakan

H

iþçilerle dayanýþma yapmak için kendi bireysel çabalarýyla iþletmeye gelerek iþçilere destek verdiler. Ýþçiler ise “gemileri yaktýk geri dönüþ yok” diyerek eylemlerini kazanana kadar sürdüreceklerini ifade ettiler. TTK Maden Ýþçileri Hema Ýþçilerine Destek verdi  17.12.2011 Bugün, Hema maden iþçilerini, TTK maden iþçileri ziyaret ederek destek verdi. TTK Armutçuk iþletmesinde çalýþan 1000’e yakýn iþçi ve Genel Maden Ýþçileri Sendikasý Armutçuk þubesi de desteðe geldi. Hema iþçileri destek ziyaretine gelen iþçileri sloganlar ve alkýþlarla karþýladý. Destek ziyaretine gelen GMÝS þube baþkaný Ýsa Mutlu, Hema iþçilerinin mücadelesini sonuna kadar destekleyeceklerini belirtti. Açýklamanýn ardýndan ziyaret sona erdi. Hema AÞ’de çalýþan 800 maden iþçisi, ücretlerine zam alýncaya ve sosyal haklarý iyileþtirilinceye kadar mücadele edeceklerini vurguluyorlar. Aileler Ýþçilere Destek Verdi  18.12.2011 4 gündür geceli gündüzlü eylemde olan maden iþçilerine aileleri de destek vermek için eylem alanýna geldi. Ýþçilerin eþleri, çocuklarý sabahýn erken saatlerinde gelerek eyleme katýldýlar

Önceki gün iþçiler, taleplerinin karþýlanmamasý halinde ailelerini de eyleme getireceklerini söylemiþlerdi. Bunun üzerine bugün eyleme destek vermek için iþçilerin çocuklarý, eþleri, anneleri ve babalarý da sabah erken saatlerde gelerek eyleme katýldýlar.  19.12.2011 6 gündür zam ve sosyal haklarý için eylem yapan iþçiler bugün eylemini sona erdirdi. Günlerdir eylem yapan iþçiler somut olarak ne zam aldýlar neden sosyal haklarýnda bir deðiþim oldu. Akp milletvekili Ercan Candan iþçilere patronla görüþtüðünü olumlu geliþmeler olacaðýný yeter ki eyleme bir an önce son vermeleri gerektiði yönünde iþçileri ikna etti. Ýþçilerden oluþan 5 kiþilik bir temsilci komitesi ile Hema yönetimi ile görüþen Milletvekili iþçileri eylemlerini bitirmesi için ikna etti. Sözde Ocak ayýnda maaþlara zam vaadi veren Candan, oranýný soran iþçilere ise “oranýný bilmem” diye cevap veriyor. Ýþçilerin hak mücadelesine destek olmak biryana iþveren adýna iþçileri þu sözlerle tehdit ediyor “Yarýn son. Ya bugün ocaða inersini, ya da yarýn tazminatsýz iþten çýkarýlýrsýnýz” diyerekten iþçilerin eylemi sona erdirmesi için baský kuruyor.

T

Merhaba...

 21.12.2012 amu Emekçileri Sendikasý Konfederasyonu’nun haftalar öncesinden aldýðý bir günlük iþ býrakma kararý ülke genelinde coþkuyla geçti. KESK “Grevli Toplu Sözleþme, Güvenceli Ýstihdam, Ýnsanca Yaþayacak Temel Ücret, Baský-Ceza ve Sürgünlerin Durdurulmasý, Ek Ödemelerin Emekliliðe Yansýtýlmasý” talebiyle ülke genelinde bir günlük iþ býrakma eylemi yaptý. Eylem Ýstanbul ve Ankara baþta olmak üzere Antep, Malatya, Hakkâri, Ýzmir, Zonguldak gibi birçok ilde mitingler þeklinde yapýldý. Türkiye ve Kürdistan genelinde yüz binlerce emekçi,alanlarda taleplerini haykýrdý.

ürk-Ýþ konfederasyonunun 21. Olaðan Genel Kurulu 8–11 Aralýk tarihlerinde yapýldý. Türk-Ýþ yönetimi kendisini saðlama almak için sadece devlet güçlerine deðil ayný zamanda Ergenekoncu faþist Mustafa Özbek’in Türk-Metal Ýþ’in faþist militanlarýna da ihtiyaç duydu. Genel kurulda ilerici, demokrat delegelerin üzerinde bir baský aracý olarak bu faþist tosuncuklarý kullandý. Söylemeye bile gerek yok bunlar her daim sermayenin servet biriktirmesinde kullanýldýlar. Onlar her daim sermayenin kemik yalayýcýlarý oldular. Seçime iki ayrý liste ile girildi. Türk-Ýþ Baþkaný Mustafa Kumlu’nun oluþturduðu liste ve Petrol Ýþ Genel Baþkaný Mustafa Öztaþkýn’ýn baþýný çektiði “Sendikal Güç Birliði Platformu” listesi. Türk Ýþ genel kurulunda 362 delege oy kullandý. Mustafa Kumlu’nun listesi 223 oy alýrken Mustafa Öztaþkýn’ýn baþýný çektiði “Sendikal Güç Birliði Platformu ”nun listesi 127 oy aldý. 12 oy da geçersiz sayýldý. Ve seçimi Türk Ýþ baþkanýnýn oluþturduðu liste kazandý. Mustafa Kumlu ve ekibi bir kez daha seçimi kazandý kazanmasýna ama Türk Ýþ’te ezber bozuldu. Bunun sonucu nereye varýr ileride göreceðiz. Sermaye için servet emekçiler için sefalet üreten hükümet TC devletinin kuruluþundan bugüne kadar devlet yatýrýmlarý sonucu oluþmuþ kamu mülkiyetini devletin gerçek sahipleri olan iþbirlikçi tekelci sermayeye devrediyor. Tekellerin yaðmadan pay kapma savaþý büyüyor. “Devlet mülkiyet zengini” diye manþetler atan tekelci medya “devlet malý deniz yemeyen domuz” misalinde olduðu gibi devlet malýný yiyen yiyene. Tevfik Fikret’in dediði gibi “Yiyin efendiler yiyin, aksýrana týksýrana kadar yiyin”. Tekelci sermaye yaðmayý paylaþýrken týpký hayvanlar âlemindeki sýrtlanlar gibi en büyük parçayý kapmak için zaman zaman birbirlerine hýrlýyor, diþ gösteriyorlar. Ýþbirlikçi tekelci sermaye ve onun iç savaþ hükümetleri daha dün “yurtta barýþ dünyada barýþ” sloganý ile içeride barýþ milli birlik ve kardeþlik diyerek Kürt özgürlük hareketi ile barýþ görüþmeleri yapýyordu. Komþularýmýzla “sýfýr sorun” olacak derken bugün gelinen noktada savaþýn eþiðine gelinmiþ bulunuluyor. KCK operasyonlarý adý altýnda Kürt halkýna karþý savaþ açmýþ durumda. Kürt halkýnýn meþru temsilcilerini, savunmanlarýný, basýnýný, burjuva hukuk anlayýþýný da bir tarafa iterek, açýktan açýða keyfi faþist yöntemlerle gözaltýna alýyor, tutukluyor; iþçi sýnýfýmýza, emekçilere ve yoksul Kürt halkýna savaþ açýyor. Savaþ onun tek kurtuluþ yolu oluyor. Emperyalist-kapitalist sistemin efendileri kapitalist sistemin iþleyiþ yasalarýnýn bir sonucu olarak küresel düzeyde derin ve geniþ bir krizin içinde çýrpýnýyorlar. Krizden çýkýþýn bir tek yolu var. Ya bir devrimle daha ileri bir üretim ve paylaþým sistemi olan sosyalizme geçeceðiz ya da emperyalist-kapitalist sistemin efendileri iç ve dýþ savaþlar yoluyla dünyayý ve emekçi kitleleri büyük bir yýkýma uðratacak ve yýktýktan sonra yeniden yapma yoluyla duran ekonomilerini suni ve yapay bir yolla bir müddet daha ayakta tutacaklar. Daha dün “can ciðer kuzu sarmasý” olduklarý ülkelere bugün savaþ açmalarý bu yüzdendir. Emperyalist tekellerin artýk beklemeye tahammülleri kalmamýþtýr. Yeni pazarlara maliyeti düþürecek yeni enerji kaynaklarýna ihtiyaç vardýr. AB’li emperyalistler daha düne kadar kendi birliklerine katmak için can attýklarý 16 birlik üyesi ülkeyi kendilerini kurtarmak için kaderine(devrimin ellerine) terk etmeye hazýrlanýyorlar. Bütün bunlar neden oluyor? The Ekonomist’in dediði gibi “Küresel ekonomi (siz bunu emperyalist-kapitalist sistem olarak okuyun) hýzla bir kara deliðe yaklaþýyor.” Ýnsanlýk henüz uzayda yaþayamadýðýna göre siz onu da, dünya kapitalist sistemi hýzla sosyalizme doðru yol alýyor diye okuyun. Ama unutmayalým ki biz onu yýkmadýkça o kendiliðinden yýkýlmayacak, insanlýðý ve doðayý yýkýma uðratmaya devam edecektir. Öyleyse devrimci proletaryanýn yýkým ekipleri komite ve konseyler derhal iþbaþýna. Devrim ve iktidar için komite ve konseylerimizi çoðaltalým emperyalistkapitalist sistemi bir daha geri dönmemek üzere layýk olduðu kara deliðe gömelim. Sevgiyle yeniden merhaba.


4

www.emegindunyasi.info

Sayı: 08 / Ocak 2012

UPS’de TÝS Ýmzalandý  ÝSTANBUL – 24.12.2011 ’e yakýn ülkede faaliyet gösteren UPS kargo þirketinde yaklaþýk iki yýldýr Tümtis sendikasýnýn yürüttüðü örgütlenme çalýþmasý sonucu Toplu Ýþ Sözleþmesi imzalandý. 130 günde biten TÝS görüþmeleri 1 Aðustos 2011 ile 1 Aðustos 2013 dönemlerini kapsayacak. Ýmzalanan sözleþme kapsamýnda UPS iþçilerinin mevcut ücretlerine ek olarak 140 lira zam yapýlýrken sosyal yardýmlar ise þöyle; Ýlkokulda okuyan çocuklar için 50, Ortaokulda okuyan çocuklar için 75, üniversitede okuyan çocuklar için ise 250 liralýk eðitim yardýmý, 300 liralýk yakacak yardýmý yapýlacak. UPS ile yapýlan sözleþmede taþerona baðlý 187 iþçi de kadroya alýnacak. TÜMTÝS Merkez Yönetim Kurulunun yaptýðý yazýlý açýklamada “Bu mücadelede TÜMTÝS sendikasýnýn bayraðýný her zaman onurla taþýyan UPS’ de çalýþan üyelerimizi yürekten kutluyoruz. TÜMTÝS olarak örgütlenme mücadelemiz boyunca maddi ve manevi destek sunan, basýn açýklamalarýmýza katýlan kardeþ sendikalarýmýza, emek örgütlerine, konfederasyonumuz TÜRK-Ýþ’e, siyasi partilere, demokratik kitle örgütlerine ve direniþimizi haber yapan medya kuruluþlarýna; uluslararasý dayanýþmanýn örgütlenmesinde büyük özveri gösteren üst örgütlerimiz Uluslararasý Taþýmacýlýk Ýþçileri Federasyonu ITF ve Avrupa Taþýmacýlýk Ýþçileri Federasyonu EFT’ye; dünyanýn pek çok ülkesinde dayanýþma eylemleri düzenleyen ITF ve ETF üyesi sendikalara” teşekür edildi.

200

Grev’e Ýki Gün Kala TÝS Ýmzalandý  BANDIRMA – 19.12.2011 ti Maden Ýþletmeleri Genel Müdürlüðü Bandýrma Bor ve Asit Fabrikasýnda 680 Petrol-Ýþ üyesini kapsayan TÝS imzalandý. 21 Aralýk tarihinde grevin baþlayacaðý Bor ve Asit Fabrikalarýnda 2011–2012 yýlýný kapsayan TÝS, Eti Maden Ýþletmeleri Genel Müdürlüðü ile Petrol-Ýþ Bandýrma Þubesi arasýnda imzalandý. 680 sendikalý iþçiyi kapsayan anlaþma sonucu iþe yeni baþlayan 116 iþçi, iyileþtirmelerden yararlanacak. Teknisyen olarak çalýþanlara 50 liralýk sorumluluk priminin ödenmesi, mevcut ölüm, ihtiyaç vb gibi izin günlerinin 1’er gün arttýrýlmasý, sosyal yardýmlarýn iyileþtirilmesi saðlanacak. Ayrýca büro çalýþanlarýna yapýlmayan süt yardýmý yeni dönem TÝS ile saðlanacak.

E

Ýþbir Ýþçileri Eylem Yaptý

Deri-Ýþ Üyesi 25 Kadýn Ýþçi Trexta’da Ýþten Atýldý  TEKÝRDAÐ – 13.12.2011 rexta Tr adlý,uluslararasý cep telefon firmalarýna deri kýlýf üreten fabrikada çalýþan 630 iþçiden 25’i Deri-Ýþ sendikasýna üye olduklarý için iþten atýldýlar. Çerkezköy OSB’de bulunan fabrikada aðýr çalýþma koþullarýna, çalýþma saatlerinin 8 saati aþmasýna ve düþük ücretle çalýþtýrmaya karþý örgütlenen iþçilere iþveren, iþten atmalarla saldýrýyor. Çoðunlukla kadýn iþçilerin çalýþtýðý kýlýf ve aksesuar üretimi yapan fabrika, Nokia, Canon, Iphone ve Blackberry firmalarýna kýlýf ve aksesuar üretimi yapýyor. Çalýþma koþullarýnýn zor olduðu fabrikada iþçiler 2008 yýlýndan bu yana doðru düzgün mesai ücreti alamýyor. Kimyasal maddelerin de bulunduðu fabrikada iþçilerin saðlýðý bozuluyor. Bu nedenlerden ötürüdür ki iþçiler daha iyi bir çalýþma koþulu ve asgari ücretin üzerinde bir ücret alabilmek için Deri-Ýþ sendikasýnda örgütlendiler. Örgütlenme sürecinde ise patronun baský, tehdit ve iþten atma saldýrýlarýyla karþý karþýya kalan iþçilerin 25 tanesi, tazminatsýz bir þekilde iþten atýldý.

T

Hey Tekstil Ýþçileri Eylemde  BATMAN – 24.12.2011 ey Tekstilde çalýþan 216 iþçi uzun bir süre maaþlarýný alamadýklarý için Haziran ayýnda iþ býraktý. Ýþçilerin maaþlarýný vermeyen iþveren iþ býrakan iþçileri iþten attý. Daha öncede defalarca eylem düzenleyen Hey Tekstil iþçileri ödenmeyen maaþlarý için yine eylem yaptý. Saat 13.30’da bir araya gelen iþçiler Gülistan Caddesinde basýn açýklamasý yaptý. Açýklama yapan iþçiler “Yaþasýn Örgütlü Mücadelemiz” “Hey! Batman Ýþçisine Sahip Çýk” dövizlerini açarak slogan attýlar. Açýklama yapan iþçiler iþ býrakma eylemi yaptýklarý için iþten atýldýklarýný vurguladýlar. Ýþçiler iþverenin baský ve tehditleriyle 21 Temmuzda ücretsiz izine çýkarýldýklarýný belirttiler. Daha sonra 30 Eylül’de iþ akitlerinin fesh edildiðine deðindiler. Ýþverenin kendilerine kýdem tazminatý vereceðini söylediðini belirten açýklamada önce ödenmeyen maaþlarýnýn ödenmesini talep ettiler. Ýþçiler seçim öncesinde Bakan Mehmet Þimþek’in iþyeri ziyaretinde “Bir sýkýntý olduðunda bana ulaþabilirsiniz” dediðini hatýrlatarak, Bakana ulaþtýklarýný belirterek “orasý özel þirkettir karýþamayýz” cevabýný aldýklarýný vurgulayan iþçiler eylemde Bakaný da protesto ettiler. Yapýlan oturma eyleminin ardýndan eylem sona erdi.

H

 ÞIRNAK – 28.12.2011 rak sýnýrýndan Þýrnak’ýn Uludere ilçesine baðlý Ortasu (Roboski) köyüne geçiþ yapmakta olan 40’a yakýn köylünün üzerine F-16 savaþ uçaklarýyla bombalar yaðdýrýldý. Savaþ uçaklarýnýn bombardýmaný sonucu yaþlarý 23 ile 14 arasý olan 36 köylü parçalanarak yaþamýný yitirdi. Bombardýmandan yaralý olarak kurtulan Servet Encü’nün Roboski köyüne giderek katliamý haber etmesi üzerine köylüler katliamýn yapýldýðý yere ulaþtý. Bombardýmandan yaralý olarak köye gelen Servet Encü “Geri döndüðümüz sýrada jetler bizi bombardýmana tuttu. Bombardýman sýrasýnda acý bir koku etrafý sardý. Birden insanlar yanarak can verdi. 5-6 kiþi bombardýmandan kaçarak kayalýklarýn arasýna saklandý. Uçaklar orayý da bombaladý. Hepsi kayalýklarýn altýnda can verdi” dedi. Katliamýn yapýldýðý yere güçlükle ulaþan köylüler paramparça olmuþ cesetleri görünce dehþete düþtüler. Gece koþullarýnda ancak 28 kiþinin cesedine ulaþan köylüler, cesetlerin yanmýþ ve parçalanmýþ olduklarýný tespit ettiler. Yýllarca geçimini kaçakçýlýkla saðlayan köylülerin sýnýrý geçtiklerinden askerilerin haberdar olduklarını belirten köylüler, yýllarca bu koþullar altýnda bazen taciz ateþleriyle karþýlaþtýklarýný belirtiyorlardý. Dönem dönem askerlerin de kaçakçýlarý durdurarak malzemelerine el koyduðu oluyordu. Bu defa daha kapsamlý planlý bir katliamýn olduðu herkes tarafýndan biliniyor. Bu katliamýn yapýlýþ amacýnýn Kürt halkýný sindirmeye dönük bir katliam olduðu devlet tarafýndan yapýlan açýklamalardan da çok net bir þekilde gözüküyor.

I

Hera Tekstil Ýþçileri Ýçin Eylem Yapýldý  BALIKESÝR – 04.12.2011 EKSÝF sendikasýna üye olduklarý için iþten atýlan Ýþbir sentetik dokuma fabrikasý iþçileri mücadelelerinin 158. gününde eylem yaptý. Yeþilli Meydaný Türkiye Ýstatistik Kurumu önünde “Ýþimize Döneceðiz, Ýþbir’de Taþeronu Sileceðiz” “Direniþin 158. Günü” yazýlý pankart açarak “Direne Direne Kazanacaðýz” “Yaþasýn Onurlu Mücadelemiz” “Ýþ, Ekmek Yoksa Barýþ da Yok” sloganlarýný atarak düdük çaldýlar. Basýn açýklamasýna KESK’e ve Türk-Ýþ’e baðlý sendikalar da destek verdi. Basýn açýklamasýný okuyan Teksif Þube Baþkaný Hüseyin Akyüz, iþçilerin taþerona karþý sendikalý olma mücadelesi verdiklerini dile getirdi. Akyüz, bakanlýða baðlý müfettiþlerin taþeron uygulamasýný denetlediklerini ve Ýþbir’e bir milyon liralýk idari para cezasý uyguladýklarýný vurguladý. Ýþten atýlan iþçilerin iþe iade davalarýnýn sürmekte olduðunu belirten Akyüz “ Amacýmýz üzüm yemek, baðcýyý dövmek deðil. Talebimiz iþçilerin haklarýna saygý gösterilmesi ve örgütlenmelerinin önüne engel konulmamasý. Ýþbir’deki mücadelemiz iþten atýlan tüm iþçiler geri alýnýncaya ve sendikasýz, güvencesiz çalýþtýrýlan tüm iþçiler sendikalý oluncaya kadar devam edecek” diye belirtti.

T

 AFYONKARAHÝSAR – 21.12.2011 EKSÝF sendikasýnýn Hera örme ve giyim fabrikasýnda örgütlenme çalýþmalarýnýn engellenmeye çalýþýlmasý üzerine,Hera Tekstil önünde eylem yapýldý. Yapýlan eyleme “Yaþasýn Sýnýf Dayanýþmasý” Pankartýyla KESK de destek verdi. Sendikal örgütlenmenin engellemesini protesto etmek için eylem fabrika içinde yapmak istenince özel güvenlik birimleri izin vermedi. Açýklama dýþarýda yapýldý. TEKSÝF yaptýðý açýklamada sendikal örgütlülüðün engellenmesini kýnadýðýný söyleyerek, tüm engellemelere raðmen örgütlülüðü sürdüreceklerini belirtti. Yapýlan eylem KESK’in yaptýðý açýklamayla fabrikadaki iþçilere karanfil daðýtýldýktan sonra sona erdi.

T

“Taþeron Karþýtý” Kýlýçdaroðlu’nun Taþeron Ýþçileri Eylemde

BES Eyleminde ’95 Ruhu

B

üro emekçileri sendikasýnýn Taksim yürüyüþü bana 95 yýlýndaki 17–18 Haziran KESK’in Kuruluþ eylemlerini hatýrlattý. Aklýma KESK’in Kýzýlay’da 150 bin üyesi ile iki gün geceleyerek yaptýðý eylem geldi. Ýki þubenin düzenlediði Taksim eylemi, BES’in mücadeleci ruhunu kaybetmediðinin göstergesiydi. BES, verdiði militan mücadele ile memur sendikalarý içinde önemli bir yerde duruyor. Son süreçte BES’e yapýlan saldýrýlar bunun en önemli göstergesi. Buna karþý BES, mücadelesini ve eylemlerini daha geniþ kitlelerle buluþturmak zorunda. Çalýþtýklarý iþyerlerinde emekçileri sürgünlerle, iþten uzaklaþtýrmalarla ve gözaltýlarla yýldýrmak isteyen sistem, bunda baþarýlý olamayacaktýr. Büro emekçileri bunun bilincindeler ki, 21 Aralýkta KESK Grevine tüm gücüyle destek verdi. Emekçi arkadaþlar, bugün yaþadýðýmýz süreç zorlu ve yürüdüðümüz yol, meþakkatli bir yoldur. Hepimiz bunun farkýndayýz. Geleceðimizi mücadele ederek kazanacaðýmýzýn bilincindeyiz. Bu nedenle hiçbir þekilde geri adým atmadan, yüzümüzü hep daha ileriye çevirmeli, iktidar dýþýnda herþeyin hiçbir þey olduðunu unutmadan, iktidarý ele geçirme mücadelesini her þeyin baþýna koymalýyýz. DÝK’li Bir Ýþçi

KÜRDİSTAN’DA KATLİAM DEVAM EDİYOR

Türk-iþ Kongresinde konuþma yapan Kemal Kýlýçdaroðlu, “Taþeron 21. yüzyýlýn kölelik rejimidir” diyerek hükümeti eleþtirirken, CHP’li Belediyeler ise, taþeron iþçi çalýþtýrmaya devam ediyor.

 ÝSTANBUL – 15.12.2011 Maltepe Belediyesi’nde çalýþan taþeron iþçileri, eylem yaptý. Ýþçiler,”Kýlýçdaroðlu samimi ise önce kendi Belediyelerindeki taþeronluk sistemini kaldýrsýn” diyerek belediye baþkaný ile görüþme taleplerinin kabul edilmemesini eleþtirdiler. Yaklaþýk 150 iþçinin katýldýðý eylemde “Kurtuluþ Yok Tek Baþýna Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz” “Taþeron Sistemi Köleliktir! Kölelik Sistemine Son Verilsin”, “Ýþten Atmalara Son Verilsin” “Ýnsanca Yaþayacak Ücret Ýstiyoruz” pankartlarýný açan iþçiler sloganlar atarak taleplerinin karþýlanmasýný istedi. Ýþçiler Maltepe Belediyesi Önünde basýn açýklamasý yaptý. Okunan açýklamada “ Bizler Maltepe Belediyesi’nin daimi iþlerini yapan iþçileriz. Yýllardýr Maltepe Belediyesi’nin en temel ve daimi iþlerini yapmamýza raðmen taþeron þirketlerde hiçbir hakkýmýz olmadan çalýþýyoruz. Taþeron þirketlerin sözleþmeleri belirli süreli yapmasýyla da kýdem ve ihbar tazminatlarýmýz da gasp ediliyor” diyen iþçiler Kýlýçdaroðlu’nun “ Taþeron 21. yüzyýlýn kölelik rejimidir” dediðini hatýrlatan Alýcý, “Kýlýçdaroðlu eðer söylediklerinde samimiyse, ilk önce CHP’li belediyelerden baþlayarak taþeronluk sistemine son vermelidir” dedi. Taþeron iþçileri basýn açýklamasýndan sonra, belediye karþýsýnda beklemeyi sürdürdü. Ýþçiler taleplerinin karþýlanmasýný istiyor. Talepleri karþýlanýncaya kadar eylem yapacaklarýný vurguladýlar.


www.emegindunyasi.info

Sayı: 08 / Ocak 2012

5

Urfa’da “KESK’e Dokunma” Mitingi Düzenlendi  URFA – 17.12.2011 amu Emekçileri Sendikasý Konfederasyonu KESK Topçu Meydaný’nda Saat 12.00’da miting düzenledi. KESK’e Dokunma mitingine BDP Milletvekili Ýbrahim Bilici, KESK Genel Baþkaný Lami Özgen, Eðitim-Sen, SES ve Tarým-Orkam-Sen genel baþkanlarý ve DKÖ’ler de destek verdi. Halep Bahçe Meydanýnda bir araya gelen emekçiler, Topçu Meydanýna doðru yürüyüþe geçtiler. Yürüyüþ boyunca “Baskýlar Bizi Yýldýramaz”, “KESK’li Tutsaklar Onurumuzdur”, “Tutuklu Emekçilere Siyasetçilere, Seçilmiþlere Özgürlük”, “Ýrademe Dokunma, Tecrit Hemen Kaldýrýlsýn” sloganlarý atýldý. Mitingde yapýlan konuþmalarda hükümetin son dönemde KESK’e yönelik düzenlediði operasyonlara deðinilerek baský, gözaltý ve tutuklamalar karþýsýnda pes etmeyecekleri vurgulandý. Konuþma yapan KESK Genel Baþkaný Lami Özgen “Toplumsal muhalefetin üzerine ölü topraðý serpiþtirilerek kanýksatýlmaya çalýþýlýyor. Cezaevleri adeta toplama kamplarýna dönüþtürüldü. 130 bin tutuklu ile Cumhuriyet tarihinin en yüksek doluluk oranlarýna ulaþýlmýþ durumda. Nemrutlarýn omuzlarýndaki yýlanlar doymamýþ olacak ki, her gün yeni gözaltý ve tutuklanma furyasý ile karþýlaþýyoruz. Ýçinden geçtiðimiz sürecin tek bir adý var, o da: faþizmdir. Dinleniyoruz, gözetleniyoruz, takip ediliyoruz, her an gözaltýna alýnma

K

Güney Afrika Sendikalar Kongresi korkusu ile hareket edemez hale getirilmek isteniyoruz. …Bu topraklar kendini ebedi sanan nice zalim, nice Nemrut’lar gördü. Ama tarih defalarca ezeli ve ebedi olanýn halklarýn ve emekçilerin özgürlük ve demokrasi mücadelesi olduðunu kanýtladý. Urfa ve Mezopotamya topraklan Nemrut’lara teslim olmadý, olmayacak. Gerektiðinde balyoz, gerektiðinde grev dalgasý olup zulmün kalelerini bir bir yýkacaðýz.” diye vurguladý.

Kadrolaþma Mücadelesine 27 Yýl Hapis Ýstendi

 ADANA – 15.12.2011 ukurova Üniversitesi Balcalý Hastanesinde, taþerona baðlý olarak çalýþan saðlýk iþçileri uzun zamandýr kadrolu, sendikalý, maaþlarýnýn ve çalýþma koþullarýnýn iyileþtirilmesi için mücadele veriyorlar. Ýþçilerin ve sendikanýn verdiði fiili ve hukuki mücadele sonucu 13 Ocak 2010 tarihinde Çalýþma ve Sosyal Güvenlik Bakaný ve

Ç

Habur Sýnýr Kapýsýnda Taþeron Ýþçileri Ýþ Býraktý  ÞIRNAK – 08.12.2011 amyon ve týrlarla günde 18 saat yükleme iþi yapan 350’ye yakýn iþçi, güvencesiz, düþük ücret ve sigortasýz çalýþtýrýlmaya karþý iþ býraktý. Taþeron firmalarýn Güney Kürdistan’a gönderdiði inþaat ve gýda malzemelerini, Habur sýnýr kapýsýnda týr ve kamyonlara yükleme iþini yapan iþçiler,18 saat çalýþmanýn günlük karþýlýðý olarak 6 ile 30 lira arasýnda bir ücret alýyorlar. Ýþçiler, çalýþma koþullarýnýn zorluðuna iþaret ederek emeklerinin karþýlýðýný alamadýklarýný belirtiyorlar.6 yýldýr ton baþýna 2 lira alan iþçiler, emeklerinin karþýlýðýný alabilmek için iþ býrakma eylemi yaptýlar. Ýþçilerin iþ býrakma eylemi, bir hafta sürdü. Bir hafta sonunda taþeronun iþçilerle yaptýðý görüþme sonucu, ton baþýna 50 kuruþluk yapýlan zamla iþçiler tekrardan iþe baþladý.

K

Bölge Çalýþma Müdürlüðü tarafýndan hastanede yapýlan ihalenin hileli olduðu ve taþeron iþçilerinin asýl iþçiler olduðunun tespit edilmesine raðmen Balcalý Hastanesi yönetimi taþeronluðu devam ettirdi. 22 Aðustos 2011 tarihinde yeni bir ihale yapmak için hastane bünyesinde toplanan ihale komisyonuna,‘yapýlmakta olan ihalenin yasadýþý olduðunu, yasaya göre artýk Çukurova Üniversitesi Týp Fakültesi’nde taþeron iþçi çalýþtýrýlamayacaðý ve tüm iþçilerin ilk iþbaþý yaptýklarý tarihten itibaren, Çukurova Üniversitesi’nin iþçileri olduklarý’ doðrultusundaki Bakanlýk kararlarýný iletmek üzere toplanan iþçiler, hastane içerisine konuþlanmýþ polisler tarafýndan, cop ve biber gazý kullanýlarak gözaltýna alýnmýþlardý. Bunun üzerine Adana 1. Aðýr Ceza Mahkemesinin hazýrladýðý iddianame, iþçileri “ihaleye fesat karýþtýrmak” suçuyla yargýlayarak haklarýnda 27 hapis cezasý istedi. Konuya iliþkin açýklama yapan Dev-Saðlýk-Ýþ, “16 Aralýk 2011 tarihinde Adana Adliyesi’nde görülecek dava sýradan bir dava olarak görülmemelidir. Bu dava ülkemizin içine sokulduðu “yürütmenin keyfiliði ve yargý terörü” cenderesinin çok net resimlerinden birini oluþturmaktadýr.” diyerek 16 Aralýk Cuma günü emekten yana herkesi destek olmaya çaðýrdý.

Asil Çelik Ýþçileri Greve Hazýrlanýyor

 BURSA / 06.12.2011 irleþik Metal Ýþ Sendikasý ile Asil Çelik fabrikasý arasýnda önümüzdeki döneme ait TÝS görüþmelerinde anlaþma saðlanamamasý üzerine,1 ay önce baþlayan arabulucu sürecinde de anlaþma saðlanamadý. Yapýlan görüþmeler sonrasý, Birleþik Metal Ýþ ile Asil Çelik arasýnda uyuþmazlýk raporu imzalandý. Birleþik Metal Ýþ Sendikasý, TÝS görüþmelerinde %20 zam ve sosyal haklarýn geniþletilmesi,2 yýllýk bir sözleþme talep ederken, iþveren ise % 9 zam ve 3 yýllýk bir sözleþme teklif ediyor. Son arabulucu görüþmelerinde iþverenin teklifini kabul etmeyen sendika uyuþmazlýk raporuna imza attý. Sendika ve iþçiler uyuþmazlýk raporunun kendilerine gelmesini bekliyor. Bu süreç içerisinde grev hazýrlýklarýný tamamlýyor. Ýþçiler kendilerinin yýllardýr fedakârlýk yaptýklarýný þimdi fedakârlýk sýrasýnýn iþverende olduðunu savunarak grevi göze aldýklarýný söylüyorlar. Bu süreçte anlaþmanýn saðlanamamasý üzerine Asil Çelik fabrikasý iþçileri 60 günlük bir sürenin ardýndan greve gidecekler.

B

Ýhaleyi Yapmak mý Suç Yaptýrmamak mý?  ADANA – 16.12.2011 alcalý Hastanesinde taþerona karþý mücadele eden iþçilere“ihaleye fesat karýþtýrmak” “polisi görevinden alýkoymak” suçlamasýyla 27’þer yýl hapis istemiyle dava açýldý. Açýlan davanýn duruþmasý bugün görüldü. Dev Saðlýk-Ýþ üyesi, iþçilerin mahkemesine SES, TTB ve DÝSK’e baðlý sendikalar ve DKÖ’ler destek verdi. Ýþçiler, Atatürk parkýnda toplanarak Adliye önüne kadar sloganlarla yürüdüler. Adliye önünde duruþma öncesi açýklama yapan Dev Saðlýk-Ýþ Genel Baþkaný Arzu Çerkezoðlu, Adanalý iþçilerin davasýnýn tüm taþeron iþçilerin davasý olduðunu ifade ederek, tüm taþeron iþçilerin kadroya alýnmasý ve taþeron sisteminin kaldýrýlmasý için yürüttükleri mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti. Daha sonra sözü TTB Baþkaný Dr. Eriþ Bilaloðlu ve SES Baþkaný Muzaffer Yüksel alarak birer konuþma yaptýlar. Konuþmalarýn ardýndan 27 saðlýk çalýþaný sloganlarla mahkemeye yollandý. Desteðe gelen kurumlar mahkeme sonuçlanana kadar iþçileri beklediler.

B

Uluslararasý Birleþik Mücadele Deneyimleri

1. Aðýr Ceza mahkemesinde görülen dava 4 Mart 2012’ye ertelendi. Ýhale neden yasadýþý? Ýþçiler neye itiraz etti? Balcalý Hastanesi’nde 22 Aðustos günü gerçekleþtirilen ihale iþçiler tarafýndan yasadýþý ilan edilmiþti. Çünkü 13 Ocak 2010 tarihinde Çalýþma ve Sosyal Güvenlik Bakanlýðý ve Bölge Çalýþma Müdürlüðü tarafýndan alýnan kararla hastanede yapýlan ihalelerin muvazaalý (hileli) olduðu ve Balcalý Týp Fakültesi Hastanesi’nde çalýþan taþeron saðlýk iþçilerinin çalýþmaya baþladýklarý ilk günden itibaren üniversitenin asýl iþçileri olduklarý tespit edildi. Buna göre Çukurova Üniversitesi’nin 13 Ocak 2010 tarihinden itibaren ihale yapmamasý ve taþeron saðlýk iþçileriyle bireysel sözleþme imzalamasý gerekmekteydi. Hukuk bunu gerektirmekteydi; ancak üniversite ceza ödemeyi göze alarak taþeron sisteminden vazgeçmedi. 2010’dan sonra gerçekleþtirilmeye çalýþýlan 12 ihalenin 9`u iþçiler tarafýndan 3’ü de Kamu Ýhale Kurumu tarafýndan engellendi.

(Congres of SA Trade Unions-COSATU ) 970’li yýllarda Soweto isyaný gibi olaylarýn yanýnda kuvvetli bir grev dalgasý olmuþtur. Büyük fabrika temelli geliþen hareket motor, metal, giyim, tekstil ve kimya gibi sektörleri etkilemiþtir.

1

1979

‘da Wiehahn Komisyon Raporu’ nun ardýndan ortaya çýkan ve sendikalarýn Afrikalý iþçileri temsil etmesinin tanýnmasýný saðlayan endüstriyel iliþkilerin yasal çerçevesinin ýslah edilmesi sayesinde garanti altýna alýnmýþtýr. Bunun sonucu olarak 1979’da Güney Afrika Sendikalar Konfederasyonu ( Federation Of South Africa Trade Unions-FOSATU ) kurulmuþtur. Kasým 1985’de ise FOSATU’ ya baðlý sendikalar, Ulusal Maden Ýþçileri Sendikasý ( The Natiomal Union of Mine Workers-Num ) ile birlikte bugün 2 milyon üyesi olan COSATU’yu kurmuþlardýr. COSATU ýrkçýlýða ve kapitalizme karþý, ulusal özgürlüðü ve sosyalizmi hedefleyen bir sendikadýr. Afrika Ulusal Kongresi (African National Congress- ANC ) ve Güney Afrika Komünist Partisi (South African Communist Party – SACP ) ile üçlü bir ittifak oluþturmuþlardýr. Webster, siyah iþçiler için sendika üyeliðinin kendileri için bir “ses” olmasý özelliðine dikkat çekmiþtir. COSATU siyah iþçilerin ekonomik taleplerinin yanýnda politik taleplerini de temsil etmiþtir. Çünkü G. Afrika’ daki apartheid ( 1994’ e kadar yürürlükte olan ýrkçý beyaz azýnlýk yönetimi ) çalýþma iliþkilerinde hiyerarþik – ýrkçý bir bölünme yaratmakta ve sendikalar da kaçýnýlmaz olarak bu yönetime karþý eylem yapmaktaydýlar. COSATU, fabrika iþçiliði ve ev hizmetçiliði, yerli/yabancý, özel kamu ayrýmlarý gibi iþçi sýnýfýný bölen bir anlayýþ yerine onlar bir bütün olarak kavrayan bir anlayýþ sayesinde geliþmiþtir. Örgütsel olarak sadece iþyerini deðil iþçilerin iþyeri dýþýndaki sorunlarýný da çözmeye çalýþan ve bunu toplumsal sorunlarla bütünleþtiren bir tarz benimsemiþtir. Böyle bir anlayýþ çerçevesinde iþkolu ve bölgesel düzeyde örgütlenme bir arada yürütülmüþtür. Örgütlü iþçiler ekseninde oluþturulan mahalli organizasyonlarda iþsizler, yoksullar harekete geçirilmiþ ve halkýn oluþturduðu sokak komitelerine mahalli sendikal örgütlenme ayaðý temel desteði vermiþtir. COSATU; 1 Mayýs, asgari ücret, idam karþýtlýðý, ýrkçý rejimde mecburi askerlik yapmama gibi kampanyalar, grev ve boykotlar biçimlerinde gerçekleþen, ekonomik-politik talepler etrafýnda þekillenen bir eylem çeþitliliðini hayata geçirmiþtir. Kaynak: 1. Bölge Çalýþtayý


6

www.emegindunyasi.info

Sayı: 08 / Ocak 2012

Ankara’da 1 Kasým Günü Polis Tarafýndan Gözaltýna Alýnan Daha Önce BES Dönem Sözcülüðü De Yapmýþ Olan Ahmet Turan’la Yaptýðýmýz Röportajý Yayýnlýyoruz.

Merhaba; Gözaltýlarýn, tutuklamalarýn sýkça yaþandýðý bir süreçten geçiyoruz. 1 Kasým günü Ankara’da Mart Kültür Sanat ve Düþünce Derneði kurucularýndan olduðunuz gerekçesiyle 6 kiþi ile birlikte gözaltýna alýndýnýz. Süreci bize anlatabilir misiniz? Toplum üzerinde estirilen terör dalgasý yalnýzca gözaltý ve tutuklamayla gerçekleþmiyor. Gözaltý ve tutuklama daha çok sonuç olarak karþýmýza çýkýyor aslýnda. Uluslararasý tekelci sermayenin krizi, ekonomik kriz olmaktan çýkýyor, yönetememe krizine dönüþüyor. Uzunca süredir ülkelerimizde ortaya çýkmaya baþlayan bu durum, öngörü olmaktan çýkýyor artýk, ete kemiðe bürünüyor. Ýktidarýný kaybetme tehlikesini yakýcý olarak hisseden tekelci sermayenin iþbirlikçileri iþte bu nedenle daha fazla azgýnlaþýyor. Halen ellerinde bulundurduklarý araçlarý seferber ederek pervasýzca kullanmalarýnýn temelinde iktidarý kaybetme korkusu yatýyor. Yaþadýðýmýz sürece gelince, Mart Kültür Sanat ve Düþünce Derneði bir yýllýk geçmiþi olmasýna raðmen Ankara’da adý duyulmuþ, etkinlikler düzenlemiþ, yapýlan etkinliklere katýlmýþ bir dernek idi. Ýdi diyorum çünkü Eylül ayýnda kendi genel kurulunu toplayarak fesih kararý almýþtý, kurucularýnýn ve üyelerinin bir bölümü ile yalnýzca derneðin binasýna gidip gelmiþ olanlarýn içinde bulunduðu toplam yedi kiþi gözaltýna alýndý 1 Kasým’da. Böylece kendini kapatmýþ bir derneðin bile burjuvazi için ne denli korkulasý olduðunu anlamýþ olduk. Kültür Sanat Derneði üyesi olmak dýþýnda sizi suçlamak adýna baþka ne gibi gerekçeleri vardý ya da bu gerekçeleri kanýtlayan dayanaklarý ne idi? Polisin sabahýn köründe evlere, yurtlara yaptýðý baskýnlarla yaptýðý aramalarda “örgütsel doküman” olarak yasal yayýnlar ve halen kitapçýlarda bulunabilecek kitaplar alýndý. Ayný zamanda “Mart Kültür Sanat ve Düþünce Derneði’nin depo olarak kullanmaya baþladýðý adrese de baskýn yaparak benzer örgütsel dokümanlar(!) þaþaalý bir þekilde ele geçirilmiþ. Bir yandan yasal yayýn yapan dergiler, diðer yandan yasal eylem ve etkinliklerde, örneðin Ankara’da 8 Ekim’de gerçekleþen mitingde, çekilen görüntüler kullanýlarak Mart Kültür Sanat ve Düþünce Derneði’nin illegal bir örgüt ile baðlantýlý olduðu, bizlerin de bu örgütün üyesi olduðumuz, propagandasýný yaptýðýmýz kanýtlanmaya çalýþýldý. Oysa delil olarak gösterilen Mücadele Birliði dergisi, Genç Yol-

daþ dergisi, DEK Bülteni basýn savcýlýðýnýn denetiminden geçerek yapýlan yayýnlar. Mart Kültür Sanat ve Düþünce Derneði ise fesih kararý almýþ bir dernek. Yaptýðý önemli iþlerden biri de Sayýn Adil Okay’ýn yazdýðý “Karanlýðýn Ýçinden Aydýnlýk Yüzler/Ölülerimiz Konuþuyor” oyununun sahneye konmasýný Dersim Kültür ve Dayanýþma Derneði ile birlikte desteklemiþ olmasý, oyuncu desteðinde bulunmasý. Bunun yaný sýra gençlere, özellikle öðrenci gençliðe yönelik, gitar, edebiyat, tiyatro atölyeleri kurmuþ olmasý. Çýkarýldýðýnýz mahkemece, Savcýlýðýn sizinle ilgili iddialarý yerinde görülmeyerek dava dosyasý iade edilmiþ olmasýna raðmen çalýþtýðýnýz kurumca açýða alýndýnýz. Duruma iliþkin basýn açýklamasý yaptýnýz, sonrasýnda iþe iadeniz gerçekleþtirildi. Yine bu süreçte yaþadýklarýnýzý bizimle ve okuyucularýmýzla paylaþýr mýsýnýz? Savcýlýk ve polis birimleri tarafýndan uzun zamandan beri hazýrlýklarý yapýldýðý anlaþýlan ve gözaltýna alýndýðýmýzda yapýlan aramalarda toplanan bilgi ve belgelerle son hali verilen dosya, mahkemece savcýlýða iade edildi, böylece 1 Kasým günü saat 06.30’da baþlayan süreç, 4 Kasým günü saat 17.00 sularýnda salýverilmemizle sona erdi. Ya da biz öyle sanmýþtýk. Hemen ertesine bayram tatilinin denk gelmesi nedeniyle 10 Kasým Perþembe günü 1-4 Kasým günleri gözaltýnda olduðumu belirten belgeyi savcýlýktan alarak iþyerime verdim. Ancak 21 Kasým pazartesi günü saat 16.10’da tarafýma bir yazý teblið edildi, bu yazýya göre 657 sayýlý kanunun 140. maddesi gereðince tedbiren görevden uzaklaþtýrýldýğým bildiriliyordu. 140. madde “Haklarýnda mahkemelerce cezai kovuþturma yapýlan Devlet memurlarý da 138 inci maddedeki yetkililer tarafýndan görevden uzaklaþtýrýlabilirler” deniyor olmasýna raðmen, hakkýmda 21 Kasým itibariyle mahkemece cezai kovuþturma bulunmadýðýný ve iþlemin derhal iptalini isteyen bir dilekçe verdim. Ýþin ilginci, 1 Kasým’da gözaltýna alýndým, iþten uzaklaþtýrma kararý gözaltýndan çýktýktan sonra ve gözaltý belgesini Kuruma verdiðim gün olan 10 Kasým günü alýnýyor, bana tebliði ise 21 Kasým’da yapýlýyor. Üstelik gözaltýna alýndýðým gün itibariyle iþten uzaklaþtýrýlýyorum. Durumu ayný gün üyesi ve temsilcisi olduðum BES Ankara 1 Nolu Þubeye aktararak belgeleri ilettim. Ertesi gün BES Genel Merkezi’nin SGK Baþkanlýðý ile yaptýðý görüþme sonrasýnda “yapýlan yanlýþlýðýn derhal düzeltileceði” bilgisi verildi. Salýdan cumaya beklememize raðmen göreve iade yazým bir türlü gelmiyordu. Cuma günü BES Genel Merkezi ile tekrar görüþerek pazartesi günü basýn açýklamasý yapmayý kararlaþtýrdýk. Pazartesi günü basýn açýklamasý için SGK Baþkanlýk binasýna gittiðimizde bir yetkili gelip, “yazýmýn yazýldýðýný insan kaynaklarýnýn görüþmek istediðini” söyledi. Ama karar alýnmýþtý ve uygulanacaktý, basýn açýklamamýzý yaptýk. Ertesi gün göreve iade yazým geldi çalýþtýðým birime. 28 Kasým tarihli bu yazýda, iþe baþlatýlma kararýnýn 21 Kasým’da alýndýðý bildiriliyor, yani açýða alýndýðým gün baþlatýlma kararým alýnmýþ (!) Sonuç olarak yaþananlardan anlaþýlmasý gereken þudur; týpký yargýlama sisteminde tutukluluk süreçlerinin cezalandýrmaya dönüþ-

türüldüðü gibi, idare de “tedbiren iþten uzaklaþtýrma” yöntemini kendine göre bir cezalandýrma aracý olarak görmüþ ve uygulamýþtýr. Son olarak sormak istediðim hem size, hem KESK’e hem de sendikanýz BES temsilcilerine yapýlan saldýrýlarý, tutuklamalarý, yani bu süreci nasýl deðerlendiriyorsunuz? Ýster kabul edilsin, ister edilmesin, nasýl tariflenirse tariflensin derinleþen krizin hesaplaþmasý yaþanýyor. Kapitalizmin yaþadýðý krizi aþmak için iþçileri, emekçileri, yoksul halk kesimlerini ve özgürlük isteyen Kürt halkýný denetim altýnda tutma ihtiyacý her zamankinden fazla. Yaþananlar ise bir yandan tersine çalýþýyor. Ýþçiler, emekçiler ve Kürt halký yönetemeyenlerce yönetilmek istemiyor. Her yeni gün yeni yeni grevlerin, direniþlerin habercisi oluyor. Ekonomideki yapýsal kriz burjuvazinin grevler, direniþler karþýsýnda güçsüz kalmasýný beraberinde getiriyor. Kýrýlmalarla, kayýplarla sonuçlanan direniþler artýk kazanýmlarla, zaferlerle taçlanýyor. Ýþte bu geliþmeler burjuvaziyi çileden çýkarýyor, kendi koyduðu kurallarý bile tanýmaz hale getiriyor. Bana kiþisel saldýrýlarý temsil ettiðim, sahip çýktýðým deðerlerden kaynaklanýyor. Eðer iktidarýn hedeflenmesi gerektiðini iþaret ediyorsanýz, sýnýfýn kurtuluþunun biricik yolunun devrimden geçtiðini ifade ediyorsanýz saldýrma gerekçelerini ortaya koymuþ oluyorsunuz. Tahammülsüzlüklerinin, zorbalýklarýnýn, pervasýzlýklarýnýn temelinde yatan ellerinden kayýp gittiðini gördükleri iktidardýr. KESK’e yapýlan saldýrýlarýn gerekçesi de KESK’in yaptýklarý deðil, yapabilecekleridir aslýnda. Kürt halkýyla iþçilerin, emekçilerin buluþmasýna koyabileceði katkýlardýr. Sýnýf mücadelesinin ulusal mücadele ile doðru zeminde buluþabilme ihtimalini görüp bertaraf etme istekleridir KESK’e saldýrýlar. Yirmi beþ KESK’liye 6 yýl 3 ay ceza verilmesinin nedeni budur. Bir yanýyla da fiili meþru zeminde yaratýlan mücadele geleneðinin, son zamanda yasalcýlýða sapmýþ olmasýndan duyduklarý memnuniyet ile yeniden aslýna, fiili meþru hatta, sýnýfýn militan hattýna dönüþmesinden duyduklarý kaygý ve endiþe arasýnda gidiþ geliþlerinin yarattýðý hezeyandýr. Ýþte bu yüzden, BES Temsilcilerine de bu yönüyle oluruyla olmazýyla saldýrýyorlar. Hopa olaylarýna yönelik basýn açýklamasýna katýlmayý, silahlý örgüt üyeliði ve/veya propagandasý, iþyerinin huzur ve sükûnunu bozma olarak göstermeye çalýþýp iki arkadaþýmýzýn Turgay AKÇAY ve Fatma Ekin Narin’in memuriyetten atýlmasý talebiyle disiplin soruþturmasý açabiliyorlar, beni geçerli hiçbir yasal gerekçe olmadan günlerce açýkta tutabiliyorlar. Eðer burjuvazi iktidarýný kaybetmemek için yapmasý gerekeni yapmaktan çekinmiyorsa, iþçiler emekçiler de iktidarý ele almak içinyapmalarý gerekeni yapmalýlar artýk. Cüret en önemli silah oluyor sýnýfýn elinde. Tüm güçlerini sýnýfýn iktidarý için seferber etmelidir. Ve uzlaþma için kendisine önerilecek kýrýntýlarý elinin tersiyle itmelidir bir kenara, dünyayý kapitalizmden arýndýrmak için yaþamý örgütlemeli ayaða kaldýrmalýdýr. Unutulmamalýdýr ki; iktidar dýþýnda her þey hiçbir þeydir.

“BÝRLÝK VE MÜCADELENÝN DEVAMINI GETÝRECEÐÝZ; MÜCADELEMÝZDEN KESÝNLÝKLE VAZGEÇMEYECEÐÝZ” EKA: Merhaba, 123 gündür Savranoðlu Deri fabrikasýnda sendikal hak için kararlý ve onurlu bir mücadele sürdürüyorsunuz. Bir kadýn iþçi olarak fabrikada çalýþtýðýnýz zamanki çalýþma koþullarýnýzý anlatýr mýsýnýz? ÞERÝFE: Savranoðlu Deri Fabrikasýnda bir buçuk iki yýldýr çalýþýyorum. Sendikaya girmeden önce fabrikada sabah saat 08.00’de iþ baþý yapýyorduk, çýkýþ saatimiz belli deðildi. Ne zaman iþlerimiz biterse fabrikadan o zaman çýkabiliyorduk. Normal þartlarda saat 17.00’de fabrikadan çýkmamýz gerekiyorken, biz kesinlikle saat 17.00’de fabrikadan çýkmýyorduk; gece saat 23,24, 1, 2’de fabrikadan çýkýyorduk. Ýþe yeni giren arkadaþlarýmýz “evlerimize nasýl gideceðiz” diye ustaya sorduklarýnda usta “size helikopterimi mi çaðýrayým” diye bizlere yanýt veriyordu. Çalýþma koþullarýmýz çok kötü. Bir öðle paydosumuz var. Ne 10.00 ne 15.00 çay paydosumuz vardý. Verilen yemeklerin de çok iyi olduðunu söyleyemem. Ýçeride havalandýrma olmadýðýndan dolayý içerisi dumanla doluyor. Bazen farklý mallar geliyordu. Örneðin “beyaz” dediðimiz bir mal geldiðinde fabrika içerisindeki her yeri kapatýyorduk. Bütün dumaný içimize çekiyorduk. Ben iki yýldýr buradayým. Daha önce hiçbir saðlýk sorunum yoktu. Savranoðlu Deri Fabrikasýnda iþe baþladýktan 6 ay sonra astým hastasý oldum. Astým dýþýnda arkadaþlarýmýzda kýsýrlýk, bel fýtýðý hastalýklarý da oldu. Ben þu anda astýmdan dolayý rapor aldým ve astým hastalýðýndan dolayý ilaçlar kullanýyorum. EKA: Bu iþe girdiniz birçok þey yaþadýnýz. Daha önce her hangi bir eyleme katýlmadýðýnýzý söylediniz. Þimdi ise geride 123 gün býraktýnýz eylemlere nasýl bakýyordunuz, þu an nasýl deðerlendiriyorsunuz? ÞERÝFE: Daha önce eylem yapanlarý gördüðümde “bunlar ne yapýyor” diyordum. Þimdi ise eylemin ne olduðunu anladým. Aslýnda bütün iþçiler birlik olsa da her yere sendikayý soksalar iyi olurdu. EKA: Merhaba Esra; siz de bize fabrikadaki saðlýk sorunlarýndan ve çalýþma koþullarýndan bahseder misiniz? ESRA: Ben burada 4 yýldan beri çalýþýyorum. Biliyorsunuzdur deri sektörü çok aðýr bir sektördür. Biz kadýnlar ise sadece boyama kýsmýnda yer alýyorduk. Kimyasallarla iç içeydik. Ciddi anlamda sýkýntýlarýmýz oluyordu. Öðle saatlerinde 1 saat dýþýnda yukarýya çýkma gibi bir lüksümüz yoktu. Ancak yerimize birini koyarak yukarýya çýkabili-

yorduk. Asla iþi aksatmamalýydýk. Ustalara yapýlan çifte standart olaylarý ile bize yaklaþýmlarý ve kendi adamlarýna yaklaþýmlarý farklý oluyordu. Tabi bu yaklaþýmlar sendikalý olduktan sonra daha da arttý. Saðlýk koþullarýmýz hiçbir zaman iyi deðildi. Burada çalýþýp da ayrýlan kadýn arkadaþlarýmýzýn evlendikten sonra çocuklarýnýn olmadýðýný öðrendik. Tedavi olarak çocuk sahibi olduklarýný öðrendik. Bunlar gerçekten çok üzücü þeyler. Bizler de ayný þeyleri yaþamamak için sendikaya “evet” dedik. Daha önce bir iþçi hakký nedir bilmiyordum, eylemin nasýl olduðunu, bir pankartýn nasýl açýlmasý gerektiðini, sloganlarýn nasýl atýldýðý ile ilgili hiçbir bilgim yoktu. Bizler o zamanlar iþçi hakkýnýn olmadýðýný bildiðimiz için hafta sonu bile çalýþmaya razý oluyorduk. Az önce sizin geldiðiniz bu tenha yoldan bizler her gün iþe geliyorduk. Ýki üç arkadaþýmýzla toplanýp patronun yanýna çýkýp da konuþma hakkýmýz yoktu. Sürekli ustalarýn bünyesi altýnda, sürekli onlarýn baskýsý altýnda çalýþýyorduk. Hafta sonu çalýþmamak için izin almak zorunda kalýyorduk. Bizlere hafta sonunda çalýþmak için “Gelir misiniz? Gelebilir misiniz?” diye sormaktan ziyade “geleceksiniz” diyorlardý. “Bu iþi neden bu kadar sürede tamamlamadýn?” diye baskýlar oluyordu. Özellikle de kadýnlara baskýlar çok oluyordu. Sendikayý tanýdýktan sonra bize karþý bakýþ açýlarý deðiþti. Bize karþý tutumlarý deðiþti. BAHAR: Merhaba adým Bahar. Ben bir buçuk yýldýr Savranoðlu Deri Fabrikasýnda çalýþýyorum. Fabrikaya ablalarým aracýlýðýyla girdim. Ablam 10 yýldýr burada çalýþýyor yani 14 yaþýndan beri burada çalýþýyordu. Diðer ablam da 5 yýldýr burada çalýþýyordu. Ben okuyordum. Okulumu yarýda býrakýp fabrikaya ilk geldiðimde böyle sorunlarla karþýlaþacaðýmý bilmiyordum. Ben buraya ilk geldiðim gün oturup aðlayacaktým. Sürekli çalýþmak… Çalýþmak… Buradaki strateji hep çalýþmak, baþka hiçbir þey yok, durmak diye bir þey yok. Süreklimesai,mesai,mesai oturup aðlayacaktým neredeyse, o dereceye kadar gelmiþtim. Arkadaþlarýmýzýn anlattýðý gibi servis sorunumuz vardý, saðlýk sorunlarý çok yüksek. Sendikaya ilk gireceðimiz zaman biraz karþý durdum ne de olsa sendikanýn içeriðini, ne olduðunu bilmiyorduk. Aradan bir zaman geçtikten sonra ablalarýmla birlikte sendikaya girmeye karar verdik. Sendikaya üye olduk. Sendikaya üye olduk diye kesinlikle piþman deðiliz. Ýyi ki de sendikaya girmiþiz. Hatta “Neden daha önce girmedik” diye düþündük.

Sendikaya üye olduktan sonra iþçi arkadaþlarla, birbirimize olan baðlýlýðýmýz, güvenimiz artý. Açýkçasý söylemek gerekirse ilk buraya geldiðimde kimseye selam bile vermiyordum. Sendikalý olduktan sonra her þey çok farklýlaþtý, örgütlü bir mücadelenin peþinde olduk. Bildiðiniz gibi Ýstanbul’a sürgün edildik. Oradan tekrar buraya geri geldik. Songül ablam ve Þener arkadaþýmýz hala orada sürgündeler. Bir kadýn için gerçekten orada olmak çok zor. Ailesinden uzak, kardeþlerinden arkadaþlarýndan uzak, hiç bilmediði tanýmadýðý bir ortam gerçekten onun için çok zor. Psikolojik anlamda da zor. Biz burada direniyoruz onlarda bizim için oraya gittiler orada direniþlerine devam ediyorlar. Gerçekten onlar için çok zor bizim sürgün olduðumuz yerde onlar tekrar bir sürgün daha yaþadýlar. EKA: Sendikaya üye olduktan sonraki süreçte nelerle karþýlaþtýnýz? BAHAR: Sendikaya ilk girdiðimde böyle bir þeyle karþýlaþacaðýmý gerçekten bilmiyordum. Sendikaya üye oluruz patron kabul eder olup biter diye düþünüyordum. Gerçekten de öyle deðilmiþ. Bu süreci yaþamak gerçekten çok zor; psikolojik anlamda olsun, aileler konusunda olsun herkesin bize karþý tavýrlarý deðiþti. Gerçekten ailemizden çok destek gördük. Ailemiz bize destek göstermeseydi bu aþamaya gelmezdik. 123 gündür direniyoruz. Ýstanbul’a gidip gelmemiz ailelerimizin sayesinde oldu. Sendikaya üye olduktan sonra kadýnlarýn üzerine karþý iþverenin tutumu daha aðýr oldu. Bir kadýn olarak deri sektöründe çalýþmak zaten çok zor. Psikolojik anlamda çok baský uygulandý. Bir kadýn olarak bu kadar erkeðin içinde durmak apayrý bir þey, milletin görüþü olsun bakýþ açýsý olsun bize olumlu yansýmýyor. Milletin ne dediðini biz umursamýyoruz bile, sonuçta biz burada bir amaç için birlikteyiz, birlik ve mücadele içerisindeyiz. Birlik ve mücadelenin devamýný getireceðiz; mücadelemizden kesinlikle vazgeçmeyeceðiz. EKA: Emekçilere, Emekçi Kadýnlara; mücadele yürüten bir iþçi kadýn olarak neler söylemek istersiniz? BAHAR: Buradan kadýn iþçilere sesleniyorum, böyle bir sendikalaþma faaliyeti olduðunda kesinlikle girsinler, kesinlikle katýlsýnlar. Kesinlikle korkmasýnlar, gerçekten de sendika çok güzel bir þey, sendikaya girdikleri zaman bunu anlayacaklar. Kadýn olduklarý için kesinlikle korkmasýnlar ve kadýn olmak ise apayrý bir durum gerçekten de. EMEKÇÝ KADINLAR (EKA)-ÝZMÝR


www.emegindunyasi.info

Sayı: 08 / Ocak 2012

7

21. Türk-Ýþ Olaðan Genel Kurulu Yapýldý: Eski Tas Eski Hamam  ANKARA – 08.12.2011 ürk-Ýþ Kongresi, protestolarla baþladý. Baþbakan yardýmcýsý Bekir Bozdað’ýn konuþmasý “AKP’ye Teslim Olmayacaðýz” “Ýþçi Düþmaný Hükümet Ýstifa” “Tazminata Dokunan Eller Kýrýlsýn” sloganlarýyla bastýrýlmaya çalýþýldý. Sloganlarýn artmasýyla salonda sloganlar yankýlandý. Buna raðmen Bozdað, konuþmasýna devam etti. Sloganlarýn yaný sýra, Gazetecilere Özgürlük Platformu,“Yýpranýyoruz” “Dokunan Yanýyor Yanana Kadar Dokunacaðýz” “Tutuklu Gazeteciler Serbest Býrakýlsýn” “Gazetecilere Özgürlük” Dövizlerini açarak Bozdað’ýn konuþmasýný protesto etti. Bozdað’ýn 20 dakikalýk konuþmasý ýslýkla, sloganlarla protesto edildi. Delegeler protesto etmelerinin nedenini Bozdað’ýn “kürsüye çýkýp yalan söylemesine tahammül edemeyiz. Bu nedenle üçkâðýtçý, ikiyüzlü, iþçi düþmaný politikalarýný kýnamak ”þeklinde açýkladýlar. Yaþanan protestolar zaman zaman gerginliðe neden oldu. Kongre uluslararasý sendika sözcülerinin konuþmalarý ile devam etti. Gelemeyen sendika temsilcileri ise, kongreye Video konferans ile katýlarak düþüncelerini ilettiler. Okunan mesajlar sonrasý kongrenin ilk günü sona erdi. Kongrenin ikinci günü Türk-Ýþ’e baðlý sendika baþkanlarý ve sekreterlerinin konuþmalarýyla baþladý. Sendika yöneticileri kürsüde sendikalarýnýn durumunu ve ekonomik kriz konusunda düþüncelerini paylaþtýlar. ÜLKER KEMÝKSÝZ ET SEVER Tez Koop-Ýþ Genel Baþkaný kürsüye çýktýðýnda 2 kadýn delege Þok market çalýþanlarýnýn gördüðü baskýlarý dile getirmek için döviz açtý. Kadýn delegeler,“Sendikalý Ýþçiyi Ýþten Atan, Ýstifaya Zorlayan Ülker Kemiksiz Et Seviyor” “Ülker Bizi ÞOK Etme” dövizlerini açarak Ülker’i protesto ettiler. Salonda bulunan katýlýmcýlar ve delegeler de “Ülker Ýþçileri Yalnýz Deðildir” sloganý atarak iþçilere destek verdiler. AYI ÝLE YATAÐA GÝREN TIRMALANMIÞ OLARAK KALKAR Tek-Gýda Ýþ Baþkaný Mustafa Türkel kürsüde sözlerine özeleþtiri vererek baþladý. Geçmiþte hatalar yaptýðýna deðinen Türkel,“Ayý ile Yataða Giren Týrmalanmýþ Olarak Kalkar” þeklindeki bir Rus atasözünü hatýrlatarak “Bunu kimse unutmasýn. Biz o hatayý yaptýk. Biz Baþbakanýn uçaðýna binerek o hatayý yaptýk” diyerek þimdi bedelini ödemekte olduðunu söyledi. BU KÜRSÜNÜN ADI ÖZGÜRLÜK KÜRSÜSÜDÜR Hava Ýþ Genel Baþkaný Atilay Ayçin Türk-Ýþ kongresini “iþçi sýnýfýnýn en büyük meclisi” olarak nitelendirirken, herkesin bu kürsüden düþüncelerini özgürce ifade edebileceðine deðinerek “bu kürsünün adý özgürlük kürsüsüdür” dedi. Yapýlan konuþmalardan kimsenin kimseye hasýmlýk beslememesi gerektiðine deðinerek “iþçiden iþçiye hasým olmaz. Ýþçiden iþçiye dost olur, yoldaþ olur” dedi. Kongrenin birinci gününde bakanlarýn kürsüde konuþmasýna iliþkinse “iki tane cambaz ayný ipte oynamaya çalýþýyor” diyen Ayçin, bir önceki kongrede baþkaný eleþtirdiðinde salonun üstüne yürüdüðünü söyleyerek “Ne oldu! Kim haklý çýktý. O Baþbakan, o delikanlý Kasýmpaþalý Baþbakan ne hatýrlatýyor bize” diyerek hükümetin uyguladýðý özelleþtirme politikalarýný kimsenin içine sindiremediðini belirtti. Kongrenin ikinci günü 23 sendika baþkanýnýn konuþmasý ile sona erdi. Salonda gün boyu “Hak Verilmez Alýnýr Zafer Sokakta Kazanýlýr” “Türk-Ýþ Deðiþecek Türkiye Deðiþecek” “Kurtuluþ Yok Tek

T

Wall Street Eylemcileri Limanlarý Ýþgal Etti  ABD – 13.12.2011

Ý

nsan Haklarý günü nedeniyle, kapitalizm karþýtý gösteri düzenleyen iþgal hareketi, büyük sermayeleri hedef alan eylemlerini sürdürüyor. Hareket, limanlardaki büyük iþletmeleri iþgal ederek, liman önlerinde eylem düzenledi. Ülkenin batýsýnda eylemciler, üç limaný iþgal etti. California Oregon ve Washington eyaletlerindeki limanlarýn giriþ ve çýkýþlarýný kapatan Wall Street eylemcileri, sloganlar atarak týrlarý engellediler. Eylemin amacýnýn, liman iþletmecilerinin karlarýna darbe vurmak olduðu belirtiliyor. Yapýlan iþgal eylemi nedeniyle iki liman fiilen kapatýldý. Gün boyu iþgallerden kaynaklý limanlar iþletilmedi. Yapýlan eylemlerde çatýþmalarýn da çýktýðý öðrenilirken bazý göstericiler gözaltýna alýndý.

T

TÜRK-İŞ KONGRESİ

ürkiye ve K.Kürdistan iþçi sýnýfýnýn en çok üyesine sahip olan Türk-Ýþ Konfederasyonu 21. Olaðan Genel Kurulunu 8–11 Aralýk günlerinde Ankara’da

Baþýna Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz”,”Ýþçiler Birleþin Ýktidara Yerleþin” sloganlarý atýldý. Kongrenin üçüncü gününün ana gündemi öðlenden sonra TürkÝþ Genel Baþkaný Mustafa Kumlu’nun kongreye iliþkin konuþmasý idi. Kongre, bir önceki gün konuþma yapamayan sendika baþkanlarýnýn kürsüde konuþma yapmalarýyla baþladý. Kürsüde söz alan sendika yöneticileri ekonomik kriz, kýdem tazminatlarý ve hükümetin özelleþtirme politikalarýný ele aldý. Yol-Ýþ Genel Baþkaný Ramazan Aðar, Emperyalizmin dünyada ve ülkede iþçi ve emekçiler üzerindeki aðýr saldýrýlarýna deðinerek, bir çözüm yolunun olduðunu, “ 1 Mayýs 2010 kutlamalarýnýn Taksim’de yapýlabilmesini saðlayan irade”nin çözüm yolunu gösterdiðini ifade etti. Saldýrýlara karþý mücadele etmenin kaçýnýlmaz olduðunu vurguladý. 17 Sendika yöneticisinin konuþmasýnýn ardýndan verilen aradan sonra kongre komisyon raporlarýnýn okunup oylamaya sunulmasýyla baþladý. Bütçe raporu tartýþýlýrken 105 delegenin imzasý ile önerge olarak sunulan,270 gündür Kampana deri önünde çadýr kurarak mücadele eden iþçilerin ve Ýzmir’de Savranoðlu iþçilerinin Türk-Ýþ örgütlenme fonundan desteklenmesi kabul gördü. KIDEM TAZMÝNATI GENEL GREV SEBEBÝ Hükümetin kýdem tazminatýna dokunmasý halinde genel grev önergesi de oy çoðunluðuyla kabul edildi. Kongre 20. Olaðan Genel Kurulda seçilen Yönetim Kurulu üyelerinin konuþmalarýyla devam etti. Toleys Genel Baþkaný Cemal Bakýndý,” kazanýlmýþ haklarýn konuþulmasý utanç verici” diyerek “kýdem tazminatlarýný þartelleri indirerek kazandýklarýný vurguladý. Daha sonra geçmiþte verilen mücadeleye deðinerek bu dönem aday olmadýðýný açýkladý. Son olarak Türk-Ýþ Genel Baþkaný Mustafa Kumlu konuþma yaptý. Kumlu SGBP’nu eleþtirdi. Kumlu “sendikacýlýðýn kültüründe uzlaþmacýlýk” diyerek dört yýllýk süreç boyunca müzakerelere aðýrlýk verdiklerini söyledi. Muhalefeti ise ayrýmcýlýk yapmakla suçladý. Ýþçisiz kongre söylemine ne “niyetiniz 1 Mayýsta olduðu gibi bana saldýrmak mý” diyen Kumlu’ya salondan “madem iþçiler alýnmýyor o zaman bugün neden aldýnýz” ( 3 gündür iþçiler kongreyi seyretmek için içeriye alýnmazken, 3.gün T.Metal-iþ 2 otobüs iþçiyi getirerek içeriye konumlandýrdý. ) diye soruldu. Kumlu’nun konuþmasýný deðerlendiren Ayçin “yýllardýr böyle gerçek dýþý açýklamalarla Türk-Ýþ baþkanlýðýný götürüyor. Kumlu’ya verilecek çok cevap var. Ama cevap hakkýmýz yok.” dedi. Kongrenin 4. günü yapýlan oylamalarla 223 oy alarak yeniden baþkanlýða Mustafa Kumlu seçildi. SGBP’nin Türk-Ýþ Genel Baþkan adayý PetrolÝþ Genel Baþkaný Mustafa Öztaþkýn ise 127 oy aldý.

Kazakistan’da Petrol Ýþçilerine Polis Saldýrdý 70 Ýþçi Öldü  KAZAKÝSTAN – 16.12.2011 inlerce petrol iþçisi daha iyi bir ücret ve çalýþma koþullarýnýn iyileþtirilmesi talebiyle 6 aydýr baþlattýklarý grevi sürdürüyorlar. Ýþçiler, taleplerinin hükümet tarafýndan kabul edilmesi için 6 aydýr sürekli eylemler ve mitingler düzenliyor. Ýþçilerin taleplerine olumlu yanýt vermeyen hükümet ise gösteri yapmak için miting düzenleyen iþçilere, polis güçlerini saldýrtarak 70 kiþinin ölümüne neden oldu. Ýþçiler, taleplerinin yerine getirilmesi için bugün Zhanaozen kent meydanýnda bir miting düzenledi. Mitinge yaklaþýk üç bin kiþi katýldý. Ýþçilerin düzenlediði miting polisin provoke etmesiyle çatýþmaya dönüþtü. Ýþçiler, polisin provokesi üzerine bir polis otosunu ateþe verirken, bir polis otobüsü ve bir otel de ateþe verildi. Göstericilerin öfkelenmesi üzerine polis geriye çekilmek zorunda kaldý. Göstericileri tahrik ederek çatýþmaya neden olan polis, saldýrmak için geri çekildi. Saat 12.50 sýralarýnda, polisin ilk ateþ açmasý sonucu 11 gösterici öldü. Onlarca gösterici ve iþçi yaralandý. Gösteriler þiddetli çatýþmalara dönerek devam etti. Asker ve polis birliklerinin saldýrýyý sürdürmesi üzerine, saat 13.05 sýralarýnda edinilen bilgilere göre ölü sayýsý 20’ye yükseldi. Saat 13.10 sýralarýnda polis ve askeri birlikler Zhanaozen kentini kuþatma altýna aldý. 13.50

B

Gündem

sýralarýnda askerler tanklarla þehre girdi. Tanklarýn kente girmesiyle birlikte,14.25 sýralarýnda, edinilen bilgilere göre ölü sayýsý 50’ye yükseldi. 500’den fazla yaralýnýn olduðu söylenirken hastanelerde yaralýlarýn tedavilerine yetiþilemiyor. Kazakistan hükümeti, bir yandan kentte gösteri yapan iþçilere saldýrýrken, bir yandan da sosyal medya aðýný bloke ederek yaþanan olaylarda iletiþim saðlanmasýný engelledi. Kente çatýþmalar devam ederken,15.30 sýralarýnda ölü iþçi sayýsý 70’e çýktý. Kenti kuþatan polis ve asker birliklerine karþý halk, petrol iþçilerini destek için sokaða inerek iþçilere destek verdi. Diðer yandan ise Kazakistan’ýn diðer kentlerinde de saldýrýlarý protesto eylemleri düzenlendi. Yaný sýra Zhanaozen kentinde greve katýlmayan iþçiler de üretimi durdurarak iþçilere destek verdi. Mangistau bölgesinde saldýrýlarý protesto etmek için saat 16.00’da genel greve gidilerek üretim durduruldu. Saat 20.25 sýralarýnda edinilen bilgilere göre kentte halkýn büyük tepkisine yol açan þiddeti saldýrýlarýn göstericileri durduramadýðýný aksine kentin meydanýn göstericilerin ellerinde olduðu öðrenildi. 700 – 800 kiþinin yaralandýðý belirtilirken kesin olarak 70 kiþinin öldüðü saptandý.

yaptý. Türk-Ýþ’in 21. Olaðan Genel Kurulu’na öncü iþçiler, ilerici, sosyalist çevreler de belki ilk defa bu kadar yoðun ilgi gösterdiler. Çoðu kez Türk-Ýþ Genel Kurullarý sessiz sedasýz biterdi. Bu genel kurul böyle olmadý. Çünkü TürkÝþ yönetimine kafa tutan bir oluþum vardý. “Sendikal Güç Birliði Platformu” adýyla 10 sendikanýn bir araya gelerek oluþturduklarý birliðin de bir listesi vardý. Kýsacasý seçime iki ayrý listeyle girildi. Tes-Ýþ sendikasýnýn ve Türk-Ýþ Konfederasyonu’nun baþkaný Mustafa Kumlu’nun listesi ve Petrol-Ýþ Genel Baþkaný Mustafa Öztaþkýn’ýn baþkanlýðýndaki “Sendikal Güç Birliði Platformu “nun listesi. Genel Kurulda 362 delege oy kullandý. 350 geçerli oyun 223’ünü Mustafa Kumlu, 127’sini ise Petrol-Ýþ genel baþkaný Mustafa Öztaþkýn aldý. “Sendikal Güç Birliði” genel kurul çalýþmalarýna aylar öncesinden, Temmuz’dan itibaren Lüleburgaz, Ýzmir, Bursa, Adana, Amed (Diyarbakýr), Ordu, Ankara ve Ýstanbul’da yaptýðý toplantýlarýyla baþlamýþtý. Petrol-Ýþ, Tek Gýda-Ýþ, Hava-Ýþ, Belediye-Ýþ, Deri-Ýþ, Kristal-Ýþ, TÜMTÝS, Tezkop-Ýþ, Basýn-Ýþ ve Türkiye Gazeteciler Sendikasý’nýn bir araya gelerek oluþturduklarý “Sendikal Güç Birliði Platformu” istenilen düzeyde olmasa da iþçiler arasýnda bir heyecan, bir umut yarattý. Gerçi seçimin sonucu bir sürpriz olmasa da, acaba? Olabilir mi? On sendikanýn oluþturduðu “Sendikal Güç Birliði” diðer sendikalarý da arkasýndan sürükleyebilir mi? diyenler de olmadý deðil. Ama Türk-Ýþ’i iyi tanýyanlar, Tür-Ýþ’in, geleceðini böylesi heyecan dalgalanmalarýna býrakmayacak kadar temkinli, tedbirli olduðunu bilirler. Çünkü TürkÝþ 1952 yýlýnda, ilk genel baþkaný Seyfi Demirsoy, bizzat ABD tarafýndan, CIA ajanlarý tarafýndan görevlendirilerek kurulmuþtu. Türk-Ýþ, ilkelerinden birisini ve en önemlisini de “Anayasa dýþý, sosyal ve ekonomik bir düzen kurulmasý, devletin þeklinin deðiþtirilmesine yönelen her türlü akýma karþý bütün gücüyle mücadele etmek temel bir görevdir” diye tanýmlýyor. Türk-Ýþ’in sýnýf mücadelesi politikasý izlemediði, ‘insanca yaþam koþullarý’ için mücadele ettiði bizzat Türk-Ýþ tarafýndan savunulan ilkelerdir. Türk-Ýþ partiler üstü politikasýyla partilerin de üzerinde devlet politikasý izlediðini þu sözleriyle ortaya koyuyor; “Konfederasyon, Türk iþçi hareketinin, Türk ulusunun ve kahraman silahlý kuvvetlerinin emrinde olduðunu” ilan eder.Türk-Ýþ,12 Eylül cuntacýlarýna genel sekreterini Çalýþma Bakaný olarak verdi. Baþka söze gerek var mý? Þimdi faþist devletle böylesine iç içe geçmiþ, bütünleþmiþ bir sendikayý bir çýrpýda deðiþtirmek, dönüþtürmek bir dizi devrimi de göze almak demektir. Türk-Ýþ’in devletçi, statükocu ihtiyar heyeti iþçiler tarafýndan bir çok kez “TürkÝþ Uyuma Ýþçine Sahip Çýk” diye uyarýlmasýna raðmen o, iþçi kitlelerinin sesine kulaklarýný týkamýþ, devletin bekasý, patronlarýn çýkarý için kulaklarýný her daim hükümetin iki dudaðý arasýna dayamýþtýr. Türk-Ýþ sermaye sýnýfýnýn yararýna olan tüm kararlarýna sessizce baþ sallayarak onay vermiþtir. Türk-Ýþ yönetimi sallabaþtýr. Onlar “sallabaþýný al(50 bin TL) maaþýný” diye düþünen iþçi sýnýfý içerisindeki burjuva ajanlarýdýr. Türk-Ýþ’i deðiþtirip dönüþtürmek, TC’yi deðiþtirip dönüþtürmekle özdeþ deðilse bile buna yakýndýr. Bu anlattýklarýmýzdan “Sendikal Güç Birliði Platformu “nun çalýþmalarýný önemsemediðimiz, onu küçümsediðimiz anlaþýlmamalýdýr. Tersine iþlerinin ne kadar zor olduðunu vurgulamak istiyoruz. “Sendikal Güç Birliði’nin önergeleri sonucu alýnan “kýdem tazminatýna dokunulmasý halinde ‘genel Grek’e gidileceði kararý en önemli kararlardan biridir. Ama Türk-Ýþ’in aldýðý “genel grev” kararlarýna ne kadar sahip çýktýðýný, onu nasýl güdükleþtirip etkisizleþtirdiðini, iþçiler bizzat kendi deneyimlerinden biliyorlar. O nedenle “Sendikal Güç Birliði” genel grev de dâhil sýnýfýn ihtiyaçlarýna cevap verecek mücadele araçlarýný bugünden hazýrlamalýdýr. Yasal ve tüzel kiþilikleri olanlarýn üstesinden gelemeyeceði eylemleri gerçekleþtirecek bu araçlar kendilerini burjuva yasalarla sýnýrlandýrmayan iþçi sýnýfýný iktidara taþýyacak bütün mücadele biçimlerini devrimin yasalarýna dayandýran Ýþçi Komiteleri ve Konseyleridir.


Sayı: 08 / Ocak 2012

8

DEVLET SALDIRILARINA UYGUN ORTAM YARATMAYA ÇALIÞIYOR

Ý

zmir 8. Aðýr Ceza Mahkemesi KCK operasyonuna baðlý olarak görülen davanýn karar duruþmasýnda, aralarýnda KESK Genel Baþkaný Lami Özgen’in de bulunduðu 25 sanýk hakkýnda, ‘terör örgütüne üye olmak’ suçundan 6 yýl 3’er ay hapis cezasý verdi. KESK tutuklanan 25 üyesi nedeniyle yaptýðý yazýlý açýklamada, “Ortaya çýkan tablo, AKP’nin HSYK’nýn yapýsý ile ilgili yaptýðý düzenlemeden sonra yargýda da kurumsallaþmasýný tamamladýðýný göstermektedir” dedi. KESK, dava dosyasýnýn içeriðine bakýldýðýnda baþta hukuk kesimleri olmak üzere çoðu kesimlerin beraat beklediðini belirterek, “yargýlamaya ‘gizli bir el’ müdahale etti ve karar duruþmasýndan kýsa süre önce duruþma heyetinden iki hâkim deðiþtirildi” dedi. KESK, “siyasi iktidarýn yargýdaki kadrolarý olduklarý izlenimini veren hâkimlerin” bu kararý verdiklerini ifade etti. Mahkeme Baþkaný Tosunoðlu’nun, isnat edilen suçun, örgüt üyeliði suçunu doðuracak büyüklükte olmadýðý görüþüyle bütün sanýklarýn beraatý yönünde, verilen karara þerh koyduðu öðrenildi. Son günlerde çok sayýda muhalif insanýn gözaltýna alýnýp tutuklandýðýna dikkat çeken KESK’in basýn açýklamalarýnda, gidiþatýn faþizm olduðu, suskun, tek tip toplum yaratmanýn hedeflendiði, tutuklama kararýnýn yargýya ve adalete olan güveni zedelediði belirtilerek, kararýn hukuki deðil siyasal olduðu söylendi. 30 Kasým Çarþamba günü akþam ve 3 Aralýk Cumartesi günü tüm illerde basýn açýklamalarý ve yürüyüþler yapýldý. KESK, bir yandan yasalardaki deðiþiklikler diðer yandan grev desteði olmaksýzýn yürütülen toplu sözleþme süreci ile köþeye sýkýþtýrýlýyor. KESK’in ilerici, devrimci, yurtsever kesimine yönelik saldýrýlar sistemin önümüzdeki süreçteki büyük saldýrýlara hazýrlandýðýný gösteriyor. Her saldýrý öncesinde olduðu gibi öncülerin sýnýfla baðýný kopartmak ayný zamanda ulusal ve sýnýfsal

www.emegindunyasi.info

EMEKÇİLERDEN

mücadele birliðini daðýtma niyeti açýkça ortaya çýkýyor. KESK, bugün bu saldýrýlara reformist, yasalcý, uzlaþmacý yönetimleriyle cevap verebilecek yetenekte bile deðil. “gidiþatýn faþizm olduðu” tahlili bile utangaç politikanýn eseridir. KESK’in tabanýnýn gücü ise bu güne kadar her þeye raðmen KESK’te olmakta ýsrar etmelerinden anlaþýlýyor ki kararlý ve ileri eylemleri zorluyor. Tüm illerdeki yürütme toplantýlarýndan Kýzýlay eylemi talebinin, KESK yönetimi duymazlýktan gelmesine raðmen yükselmesi, emekçilerin mücadelenin bedellerine hazýr olduðunu gösteriyor. Saldýrýlar, KESK yönetiminin uzlaþmacýlýðýndan cesaret alýyor. KESK’in bugün görevi zaten çürümüþ olan sistemden ve adalet mekanizmasýndan yakýnmak deðil, saldýrýlarý püskürtmek için etkin eylemler örgütlemektir. Emekçiler daha önce olduðu gibi tarihlerine sahip çýkacaklardýr. Hem de bugünkü KESK yönetimine raðmen.

BES Eylem Yaptý  ÝSTANBUL–15.12.2011 ES üyeleri hükümetin çýkarttýðý kanun hükmünde kararname ile uygulamaya konulan ‘eþit iþe eþit ücret’ uygulamasýný ve kamudaki çalýþma koþullarýný protesto etmek için 15.Aralýk Perþembe günü bir yürüyüþ gerçekleþtirdi. Yürüyüþ sonunda basýn açýklamasý yapýldý. Açýklamada; tüm kamu kurumlarýndaki maaþ farklýlýklarýnýn ortadan kaldýrýldýðýnýn söylenmesine raðmen, çýkarýlan Kanun Hükmünde Kararname(KHK) ile kamu çalýþanlarýnýn arasýndaki ücret adaletsizliðinin artmýþ olduðunu ve üst düzey memurlarla aradaki ücret uçurumun daha da büyüdüðü belirtildi. Yapýlan bu düzenleme ile kamu çalýþanýnýn gelirlerinin düþürüldüðünü ve hak kayýplarýnýn ortaya çýktýðýný ve “ 666 sayýlý KHK ile Maliye Bakanlýðý ve Gelir Ýdaresi Baþkanlýðý baþta olmak üzere çok sayýda kurumda mevcut olan ücret adaletsizliði büyümüþ, merkez teþkilatlarýnda görev yapan kimi kadrolara 1.400 TL’yi bulan artýþlar yapýlýrken, mevcut ücret adaletsizliði giderilmediði gibi ayný veya benzer unvanlar arasýnda da yeni ayrýlýklar yaratýlmýþtýr “ denildi Bu düzenleme ile sefalet ücretine mahkûm edilen kamu emekçilerine ödenen tüm ücretlerin emekli aylýðýna dâhil edileceði bir düzenlemenin hemen hayata geçirilmesi istendi “ Ýnsanca yaþayacak bir temel ücreti toplu sözleþme masasýnda belirleyelim ve bu ücret emekli aylýðýmýza yansýtýlsýn” açýklamasý yapýldý. BES üyeleri, keyfi iþten çýkarmaya ve soruþturmalara karþý iþ güvencesi; performansa baðlý deðil, insanca yaþamaya yetecek bir temel ücret; ek ödemelerin maaþlara eklenmesi; performans uygulamasýndan vazgeçilmesi; grev ve toplu sözleþme hakkýnýn yasal güvenceye alan düzenlemelerin yapýlmasý; eþit iþe eþit ücret uygulamasý gibi talepleri gerçekleþinceye kadar mücadeleyi sürdüreceklerini söylediler ve “hak gasplarýna, adaletsizliklere karþý 21 Aralýk’ta tüm kamu çalýþanlarý ile birlikte hizmet üretimini durduracaðýmýzý ilan ediyoruz” diyerek basýn açýklamasýný sona erdirdiler.

B

ampana Deride Kadýn Ýþçilerin Eylemleri sürüyor. 256 gündür eylemleri devam eden Kampana Deri iþçilerini EKA Emekçi Kadýnlar olarak ziyaret edip, sohbet ettik. Ýþyerlerinde kadýnlarýn nasýl zor þartlar altýnda çalýþtýklarýný, hiçbir sosyal haklarýnýn olmayýþýný mücadele kararlarýný ve eylem süreçlerini bizimle paylaþtýlar.

K

EKA: Merhaba, 256 Gün süren direniþinizde sizi eylemliliðe iten neydi, nasýl baþladýnýz süreci bizimle paylaþýr mýsýnýz? Nüsran: Örgütlenmemizin nedeni koþullar, baþlý baþýna koþullarýn kendisi. Ýçerde çalýþýyoruz o zamanlar çalýþan 3 kadýndýk. Örgütlenme zaten kadýnlarla baþladý. Bu sanayide örgütlenmek kolay deðil, taþeronun olduðu yerde hiç kolay deðil. Biz içerde faaliyet yürütmeye çalýþtýk ve bu duyulduktan sonra içerde kadýnlarýn üzerine çok kötü bir baský oluþtu. Aðustos ayýnýn sýcaðýnda 250 derecelik ýsýsý olan preslerin altýnda, erkeklerin çalýþtýðý yerde çalýþtýrýldýk. Bir tür yýldýrma politikasý uyguladýlar. Yan yana gelemiyorduk o bile sorun oluyordu. Bir süre ara verdik, sonra iyice toparlanmaya baþladýk. Bu toparlanmada duyuldu tabii ki. Ýki kadýn arkadaþýmýzý çýkardýlar. Gerekçesini sorduk, kadýn iþçi fazlasý olduðunu söylediler. 18 Martta biz eyleme geçtik. 1 hafta sonra iþten çýkarýldýk. Böylece direniþ süreci de baþlamýþ oldu. Dilek: Nüsran süreci özetledi ben de içerdeki sýkýntýlardan bahsedeyim. Neden örgütlenme ihtiyacý duyduk. En büyük sebebi taþeron olmasý. Ortada bir yerdesin. Bir sorun yaþýyorsun fabrikada ana firmaya gidiyorsun taþerona gönderiyor; taþerona gidiyorsun ana firmaya gönderiyor. Sorunlarýna çözüm bulamýyorsun. En büyük sýkýntý bu. Ýkincisi; Tuvaletler.. su yok, sabun yok, peçete yok, çay molasý yok. 10 saat ayakta aralýksýz devamlý çalýþ. Gerek kimyasalýn aðýrlýðý, gerek iþkolu olarak iþin aðýrlýðý… Deri iþi aðýr iþ. 40–45 yaþýna geldiðinde kanser olup ölüyorsun. Sýradan bir þey gibi söylüyorum ama fabrikada insanlar ölüyor. Maaþlar 650 TL asgari ücret onu da 2-3 parçaya bölüyor, ne zaman vereceði belli olmuyor. Kira paraný, çocuk için bakýcý paraný nasýl vereceðini düþünüyorsun. Ödeme konusunda söz bile veremiyorsun. Muhatap alacak biri yok karþýnda. Biz direniþ sürecine gelene kadar bir sürü eylem yaptýk. Yemekhanede yemekler çok kötü çýkýyordu, boykot ettik yemedik. Sonra yemekler düzeltildi ve saatinde gelmeye baþladý. Yýllýk zammýmýz verilmedi, mesai ücretleri çok düþüktü. Mesailere kalmayýp, üretimi durdurduk, etkili oldu zammýmýzý aldýk, mesai ücretini saat baþý 3,5 liradan 5 liraya çýkarttýk. Bu tür kazanýmlarla da aslýnda bu direniþ örgütlendi çünkü güven oluþtu. Örgütlenme sürecimiz 8-9 ay kadar sürdü. Biz bu iþin öncüleri olduðumuz için iþten çýkarýldýk. Direniþ süreci de böyle baþlamýþ oldu. EKA: Eylem süresince hep çadýrda mýydýnýz, ayrýldýðýnýz oldu mu? Dilek: Hep çadýrdayýz, eylemlere ya da bir yerlere gideceksek olursak, burada bir kiþi kalýyor. Boþ býrakmýyoruz. Boþ býrakýrsak içeri yeni iþçi giriþi olur, olmasýn diye boþ býrakmýyoruz. 9 aydýr bu-

rada 1 saat bile mesai yapýlmýyor. EKA: Direniþ boyunca hep çadýrdasýnýz, ayrýlmýyorsunuz içinizde evli olanlar var, çocuklarýnýz var. Mücadele yürüten kadýnlar olarak bu süreç aile iliþkileriniz nasýl etkiledi. Bu konuda sizlere destek oluyorlar mý? Fadime: 4 ay çalýþtým sonra kendimi direniþte buldum. Eþim kendisi de iþten çýkarýlmýþtý, o yüzden direniþte olmamamda destek bile oldu. Çocuklarým büyük; onlar da yardýmcý oldu. Dilek: Hepimizin ailesi geldi çadýra destek verdiler. Ailesi gelmeyen yok. Nüsran: Biz ailece buradayýz. Eþim de çocuðum da burada.

EKA: 9 aydýr eylemdesiniz. Eylem boyunca kadýn olarak yaþadýðýnýz sizi etkileyen moral ve motivasyonumuzu yükselten olay nedir? Dilek: Aslýnda o kadar çok þey var ki en önemlisi her þey bizden yana ve içerinin desteði çok. Öðle tatilinde çevre iþyerlerinden ziyarete gelen arkadaþlarýn desteði var. Fadime: Ben 4 aylýk iþçiydim iþten çýkarýldým. Ýþe iade davam bile yok ama kararlýyýz ve burada birbirimize destek oluyoruz. Dilek: Ýzmir deki arkadaþlarýmýzýn sürgün edildiklerinde buraya gelip burada coþkuyla karþýlanmasý ve onlarý iþbaþýna yollama anýmýzý hiç unutmam. Düðün yeri gibiydi. EKA: Sendikalara nasýl bakýyorsunuz, sendikanýz size destek veriyor mu, sadece sendikalarda örgütlenmek yeterli mi? Nüsran: Sendikalardan destek var ilk günlerde daha fazlaydý, gün geçtikçe biraz azaldý. Dilek: Genel anlamda sendika sensin, iþçiler. Boþ býrakýldýðýnda, birilerine emanet ettiðinizde o birileri sýcak koltuklarda oturu-

yor. Zamanýnda o sendikalardan o oturanlarý iþçiler atmayý da bilmiþ. Bu mücadelenin seyriyle de alakalý. O da nasýl olacak taban örgütlenmeleri ile boþ býrakýlmaksýzýn. Sorumluluk alarak, denetleyerek. Aidat sendikacýlýðý halinden çýkarmak gerek. Direniþlere çok fazla sahip çýkmýyor koca konfederasyon. Süren kaç direniþ var. Türk-iþ kaçýný destekliyor. EKA: Deri-iþ sizi destekliyor mu? Nüsran: Tabii ki bu güne kadar buradaysak sendikanýn desteðiyle oldu. 256 gündür sabah servislerle getiriyor akþamlarý yine. Maddi ve manevi yani bir sendikanýn yapmasý gereken þeyleri yapýyor aslýnda. Dilek: Deri-iþ, nicelik olarak az olsa da nitelik olarak diðerlerine nazaran daha iyi bir yerde duruyor. Geçmiþten gelen bir geleneði var. 98 yýlýndan beri deri sanayide ilk defa çadýr kuruluyor. Sýfýrdan bir fabrika örgütleniyor, direniþe geçiliyor ve bütün sanayi bunu sahipleniyor. Eksiklikler muhakkak var ama bunlarda bizim mücadelelerimizle aþýlacak þeyler. Deri-iþ sendika olarak yapmasý gerekenleri yapýyor. EKA: Ýzmir Buca belediyesinden Batýgül Tunç, Taksim Ýlk yardým hastanesinden Güllü Hanoðlu daha bir çok emekçi kadýnlar sizin gibi mücadele ettiler ve kazanýmla sonuçlandý. Sizler de mücadeleci kadýnlar olarak, Ýþçi ve emekçi kadýnlara mücadelelerinde çýkabilecek handikaplarý ve nasýl aþmalarý gerektiði konusunda verebileceðiniz tavsiyeleriniz var mýdýr? Dilek: Nüsran hamileliðini burada geçirmiþ bir iþçi. Nüsran: Ben hamileydim, içerde kimyasal çoktu, düþük tehlikesi vardý doðum iznimi kullanamadým, doðum parasýný vermediler. Hatta bundan dolayý beni iþten çýkarmayý düþündüler. Yýlmadýk devam ettik. Kadýn isterse her þeyi yapar. Daha geniþ bakýyor. Kulaklarýný týkayýp hedeflediði neyse ona doðru gidecek. Mücadele edecek. Bizde kazanacaðýz umutluyuz. Fadime: Kadýn olarak mücadeleyi önemsiyorum, þimdiye kadar býrakmadýk, býrakmayacaðýz buradayýz. Dilek: Örgütlenme sýrasýnda da, çadýrda da bir sürü sorun çýktý, eþiyle, çocuðuyla bunun dýþýnda bir sürü þeyler yaþadýk kadýnlar olarak. Tehditlere maruz kaldýk. Direnemeyeceðimizi düþünüp zayýf gördüler. Kimse vazgeçmedi. Kadýn mücadele ile özgürleþir. Nüsra’nýn dediði gibi önüne hedef koyup mücadele ise sonuna kadar devam edecek. Çadýrýmýz saðlam buradayýz. EKA: Çok umutlusunuz motivasyonunuz tam. Mücadeleci kadýnlar olarak sýnýf mücadelesine çok þey katýyorsunuz. Umudunuz tükenmesin, disiplinli ve örgütlü hareket ediyorsunuz, kazanacaðýnýzý düþünüyoruz. Çok teþekkürler.


www.emegindunyasi.info

SAVAÞIN ÇOCUKLARI

O

nlar savaþýn çocuklarý…. doðduklarýnda tanýþýrlar açlýðýn sefil yüzüyle. Asla tatmadýklarý ve bir daha da tadamayacaklarý yiyeceklerin resimlerine bakar umut dolu, sevda dolu kara gözleri. Onlar savaþýn çocuklarý…. Misketleri yoktur, toplarý yoktur, oyuncaklarý yoktur. Þarapnelleri, mermi kovanlarýný ve gaz bombasý fiþeklerini oyuncak yaparlar bir zamanlar koþtuklarý gülücükler ve neþe saçtýklarý toprak yollu sokaklarda. Yarýný yoktur onlarýn. Umut etmezler doðacak güneþin kýzýllýðýný. Hiç bilmezler ormanlarý, uçsuz bucaksýz yeþillikleri, binbir renkli çiçekleri ve koklayamazlar ölümün kokusundan baþka bir koku. Onlar savaþýn çocuklarý…. Savaþýn ve ölümün çocuklarý. Uður’muydu adým. On iki yaþýnda mýydým ömrümün? On üç kurþun düþtü önce bedenime sonrada umut dolu, barýþ dolu yüreðime. Yýðýldým kaldým birden üzerinde koþtuðum, oyunlar oynadýðým kara topraðýn koynuna. Tenim tenim deðil, nefesim nefesim deðil artýk. On üç kurþun yarasýndan akar, topraða karýþýr kaným. Bu toprak ki ölümden, zulümden baþka bir þey görmemiþ bereketini kaybetmiþ bir toprak.. Ve ben suluyorum onu acýmasýzca katledilen bedenimden akan kanla.. Sevcan’mýydý adým. Yedi yaþýnda mýydým daha ömrümün baharýnda. Oyunlar oynuyorum mahallemin ölüm, se-

falet ve açlýk kokan daracýk sokaklarýnda. Ve sonra geldiler bir sabah panzerleriyle, coplarýyla, gaz bombalarýyla ve ellerinde tuttuklarý ölüm makinalarýyla. Almaktý niyetleri yýkýk da olsa, viran da olsa, soðuk da olsa bizi koruyan kollayan evlerimizi. Ve ben ömrümün ilk çaðýnda, ilkbaharýnda oyunlar oynuyorum yine de acýmasýz savaþa inat. Ýçimde umutlarýmla koþuyorum ardýndan allý pullu topumun. Atýyorum köþe baþýndan kendimi çocuk yüreðimle mahallemizin daracýk sokaðýna. Gerisi ölüm, gerisi susuþ ve gerisi sadece özlem dolu bir yüreðin tükeniþi panzer lastiði ile kara toprak arasýnda. Uður, Sevcan… Ve daha niceleri doðmadan, oyunlar oynayamadan, oyuncaklarýný saramadan hayallerine öldüler, öldürüldüler. Küçücük yüreklerindeki kocaman dünyaya sýðdýramadýklarý sevdalarýný soðuk taþlar üstünde yatýrýyorlar þimdi gökyüzünde güneþ olan sýmsýcak yürekleri ile

DEK’li Bir Öðretmen

SAÐLIKÇILAR TAKSÝME YÜRÜDÜ  ÝSTANBUL – 18.12.2011

Ý

stanbul Tabip Odasý, Saðlýk Emekçileri Sendikasý (SES) Ýstanbul Þubeleri, Ýstanbul Eczacýlar Odasý, Ýstanbul Diþ Hekimleri Odasý, Ýstanbul Veteriner Hekimleri Odasý, Devrimci- Saðlýk Ýþ öncülüðünde binlerce saðlýkçý 21 Aralýk grevi öncesinde Ýstanbul’da eylem yaptý. Beyoðlu Tünel’de buluþan beþ bine yakýn saðlýkçý Taksim Meydaný’na kadar yürüdü. Saðlýkçýlarýn yoðun olduðu eyleme, 21 Aralýk’ta grevde olacak KESK Ýstanbul Þubeler Platformu, Hava-Ýþ, TMMOB da katýldý.

EMEKÇÝLER AYAKLANMAYA HAZIRLANIYOR mekçiler aleyhine yasalar ardý ardýna çýkýyor. Uygulamalar erteleniyor. Hastaneler Ýl özel idaresine devredilerek özelleþti. 657’deki deðiþiklikler kapýda.

E T

orba yasa 24 Temmuz’da onaylandý. Kýdem tazminatý gaslediliyor. Emekçiler tüm bu süreci ilgi ile izliyor ve tartýþýyor. Tüm iþyerlerinde gündemi izleyen emekçilerin politik tartýþmalarý gittikçe yükseliyor. Tüm tartýþmalar “dur bakalým ne olacak” sözleriyle bitiyor. Emekçiler saldýrýlarý reformist sendikacýlarýn sandýklarýnýn aksine son derece kapsamlý deðerlendiriyorlar. Bir yandan bu denli büyük gasplarýn bir anda gerçekleþebileceðine inanmakta güçlük çekiyor, diðer yandan temkinli yaklaþýyorlar. Saldýrýlarda en büyük yara alacaklarýn kendileri olduðunu sezinliyorlar. Yeni yasalarda “geçici görevlendirme”nin olaðan hale gelmesi ve gidilen yerde ar-

Sayı: 08 / Ocak 2012

EMEKÇİLERDEN

týk eski statüde olunamayacaðý, dolayýsýyla bu görevlendirmenin hýþmýndan uzak durmak gerektiði sezisiyle izliyorlar. Görünen o ki týpký þimdiye kadar ayrýcalýklý sayýlabilecek kesimlerin tüm ayrýcalýklarýný yitirip “iþçileþtiði” bu süreci yaþayanlar baþlarýna geleceklerin kaçýnýlmazlýðýný anlamýþ durumdalar. Emekçiler kaygý ile tartýþýrken ne yapmalý üzerine fikirler de netleþiyor. Sendikalarýn sürece karþý kayýtsýzlýðý, TEKEL deneyimi gibi pek çok bilgi bir araya geliyor. 8 Ekim eylemine -her ne kadar eylemin çaðrýsýnda saldýrýlar göz ardý edilmiþ olsa da- gösterilen kayýtsýzlýk bir bakýma bize önemli veriler sunuyor. Emekçiler araþtýrma halindeler. Ýþyerlerinde güvenebilecekleri, birlikte hareket edebilecekleri kesimleri gözden geçiriyorlar. Eskiden birlikte hareket ettiklerini eliyor ya da baðlanýyorlar. Henüz tam güven kazanamamýþlar arayýþlarýna devam ediyor. Bugüne kadar tek bir eyleme katýlmamýþ olanlar bile soruyor “ne oluyor, ne olacak?”. Aslýnda bu sorular sýnama niteliðinde. Bugün dünden daha önemli görevler karþýmýzda duruyor. Geliþmeleri daha yakýndan takip etmek, gelecek hakkýndaki öngörülerimizi daha fazla emekçiye ulaþtýrmak. Eðer bizi kayýtsýzca dinlediklerini düþünüyorsak yanýlýyoruz demektir. Emekçiler bugüne kadar edindikleri deneyimlerle ayaklanmaya hazýrlanýyorlar. Harekete geçecekleri anda ulaþmak istedikleri öncülerini bugünün tartýþmalarýnda belirliyorlar. Devrimci Emekçilerin, “kitlelerin gerçek niyetlerini kendilerine en yakýn olanlardan bile gizleyebilecekleri”nin bilincinde olarak emekçilerin bulunduklarý her yerde, ihtiyaç duyduklarý her konuda sorularýný cevaplayacak þekilde kendilerini geliþtirmeleri, yarýnýn ayaklanmalarýnýn güvenini þimdiden kazanmalarý, ayaklanmanýn öncülerini komitelerinde örgütlemeleri ve ayaklanmalarýn öncülüðüne hazýrlanmalarý gerekir.

9

KESK’ÝN YÜRÜTME(ME)SÝ yi ama bu devrimci kavramlar neden þimdi kullanýlýyor. Bu bir rastlantý mý yoksa KESK devrimcileþti mi?

i

E

ðitim Sen ve KESK, en son yapýlan olaðan Genel Kurul ile baþta Tüzük olmak üzere bir takým deðiþikliklere girdi. Tüzüðün en büyük deðiþikliði olarak gösterilen ve oy birliði ile kabul edilen maddesi Anadilde Eðitim maddesi olmuþtur. Oysa çok iyi biliyoruz ki bu madde Eðitim Sen’in kuruluþundan bu yana (Eðit Sen’in kuruluþunda konulmuþtu) Tüzüðünde olan ancak, 2005 yýlýnda Anadilde eðitim maddesi nedeniyle hakkýndaki kapatýlma davasýndan ötürü tüzükten çýkarýlarak kapatma davasýnýn düþürülmesi saðlanan geri bir duruþ olarak tarihte yerini almýþtý. Anadilde eðitimin, bilimselliði savunan, adý Eðitim ve Bilim Emekçileri Sendikasý olan Eðitim Sen tarafýndan tüzükten çýkarýldýktan sonra yeniden tüzüðe alýnmasý, yeni bir devrimci kararmýþ gibi sunulmaya çalýþýlýyor. Oysa bu kararsýzlýðý ile Eðitim Sen, Anadil konusunda devletin bile gerisinde kalmýþtýr. Yine devrimci literatürde yer alan, örgütlenme iþleyiþi açýsýndan bütün üyelerin aktif katýlýmýyla, karar alma dâhil olmak üzere seçilenleri istediði zaman alaþaðý edip, gerektiðinde geri çaðýrma yetkisinin yer aldýðý YÜRÜTME denilen iþleyiþ tarzý kabul edildi. Eðitim Sen versiyonu olarak YÖNETÝM KURULU kavramý YÜRÜTME KURULU olarak bu kurulda deðiþtirildi. Yürütme Kurulu; 7 kiþilik yönetim, 17 kiþilik meclis, disiplin kurulu, denetleme kurulu ve Eðitim Fakültesi öðrencilerinin temsilcisinin katýlýmý saðlanarak gerçekleþecek. Aslýnda bakýldýðýnda 17 kiþilik meclis ile 7 kiþilik yönetimin denetleme kurulu, ayný anlayýþlarýn seçtiði kiþilerden oluþmaktadýr. Yani 7 kiþilik yönetimin üç aþaðý beþ yukarý aynýsýdýr. Pratikte eskiyi aratan bir yürütme oluþturulduðu kesindir. Bu durum en son yapýlan olaðan Genel Kuruldan sonra yapýlan eylem ve etkinliklere bakýldýðýnda açýkça görülecektir. Her ne kerametse eylemler ile ilgili takvim oluþturulurken duyurusu eylemden iki gün önce yapýlmaktadýr. Eylemlerin kitlesel yapýlmamasý için ancak bu kadar çaba harcanabilir. TÝS süreci boyunca oldukça pasif davranan Eðitim Sen, hala Hükümetin çýkaracaðý kararý bekleyip ona göre adým atmayý uygun görmektedir. Oysa Eðitim Sen’in öðretici tarihi, tam da eylem ve etkinliklerin; reformlar, sosyal haklar, ekonomik talepler ve Toplu Sözleþmenin adýna uygun olarak yasalaþmasý için bu süreçte en militan þekliyle yapýlmasý gerektiðini bize öðretti. Geçmiþ yýllarda eleþtirdiðimiz Toplu Görüþme sürecindeki baþtan savma görüþ ve davranýþlar bu dönemde de ayyuka çýkmýþtýr. Oysa Ýllerden merkeze giden raporlarda çok büyük oranda Ankara’da yapýlan mitinglerin Kýzýlay’da yapýlmasý yönündeki kararlarýn neden yönetimce dikkate alýnmadýðý “Yürütme” diye tanýmlanan organýn buradaki rolü ile açýklanmalýdýr. Ýyi ama bu devrimci kavramlar neden þimdi kullanýlýyor. Bu bir rastlantý mý yoksa KESK devrimcileþti mi? KESK’in devrimcileþmediði hatta tam tersi istikamette hýzla gericileþtiðini söyleyebiliriz. Ancak diðer yandan bunun rastlantý olmadýðýný da net bir þekilde söylememiz gerekir. Sorumuza dönersek neden? Çünkü devrimci durum çok hýzlý ilerliyor. Ortadoðu ayaklanmalarý, Kürdistan’daki ayaklanmalar, Wall Street’te baþlayarak yayýlan ABD’deki eylemler, Fransa, Ýngiltere, Yunanistan vs... Dünyadaki genel durumla beraber devrime gebe olan bu topraklarda da iç savaþýn geldiði durum, kapitalizmi var olan önlemler dýþýnda önlemler almaya zorlamaktadýr. Geçtiðimiz yýl Ankara’da TEKEL iþçilerinin baþlatmýþ olduðu eylem, sýnýf hareketinin umudu olmuþtu. Bu eylemi bitiren 6 sendikal konfederasyondan biri de KESK tir. Bu konfederasyonlar 2 ay sonraya ‘’Genel Grev’’ kararý alarak TEKEL iþçilerinin eylemini sonlandýrýlmasýný ve yeni bir beklentinin oluþmasýný saðlamýþlardýr. Eylem bitirildikten sonra Taksim 1 Mayýs eyleminde TEKEL iþçilerinin haklý tepkilerine karþý Tek Gýda Ýþ baþkaný Mustafa TÜRKEL baþta olmak üzere, Sami EVREN’in iþçileri “düþman” ilan etmesi ve birlikte yaptýklarý açýklama yenilir yutulur cinsten deðildi. Tarih, Sami EVREN ve ekibini uzaklaþtýrdý. Ancak; emekçilerin yanýnda göründüðü sanýlan sendikalarýn burjuvazi için ne kadar hayati öneme sahip olduðu ortaya çýktý. Yeni yönetim, Sami Evren’in açýktan gösterdiði tavrý örtülü þekilde yapmaktadýr. Bugün devrimci söylemleri kullanmalarý, devrimlerin önünü kesmeye çalýþmalarý hakkýnda niyetlerini gizleyemiyor. Çok iyi bilinmelidir ki; reformizmin YÜRÜTME söylemi emekçilerin özlemlerine cevap veremeyecektir. Emekçilerin duygularýný okþayan, hedef þaþýrtmaya çalýþan bu söylemler, Devrim Yürüyüþünü asla durduramayacaktýr. DEK’li Bir Eðitim Emekçisi


10

Sayı: 08 / Ocak 2012

KÜBALI KADINLAR

23

Aðustos 1960 yýlýnda kurulan Kübalý Kadýnlar Federasyonu devrimden hemen sonra kurulmuþ özel bir kadýn örgütlenmesiydi. Kurulan Halk Ýktidarý ‘nýn oturmasý ve geliþmesi için kadýnlarýn kitler halinde devrimin inþasýna çekilmesi gerekiyordu. Bu ayný zamanda yoksul emekçi kadýn kitlelerinin siyasal ve kültürel olarak çok yönlü geliþtirilmesi demekti. Bu noktada FMC’nin çok büyük katkýlarý olmuþtur. Margaret Randall’ýn Akademi yayýnlarýndan çýkan Küba’da Kadýnlar adlý kitabýndan kimi bölümleri aktardýðýmýzda sanýrýz ne demek istediðimiz daha iyi anlaþýlacaktýr. “Savaþýn son yýlýnýn ortalarýna doðru, Fidel Castro ön cephelerdeki görevlerini uzun süredir önemli olan bir düzine kadýndan ibaret Mariana Grajales Müfrezesinin kurulmasýný teþvik etti. Kadýnlar bir araya gelip erkek kardeþleriyle eþit koþullarda savaþma hakký istedi. Ýsyancý ordunun baþkomutaný bu düþünceye yatkýndý, ama erkek askerler karþý koydu. (....) bu modern Küba uygulamasýnda kadýnlarýn tam katýlýmýna yönelik bilinen ilk ideolojik tartýþmaydý. Ne var ki, Fidel ýsrarlýydý ve en çok karþý çýkanlardan birini Binbaþý Eddy Sunol’u kadýnlar müfrezesini cepheye götürmekle görevlendirdi. Zaman Eylül 1958’di. Kasýmda Sunol yeni askerlerinin cesaret ve dakikliliðini övüyordu. Marianalar, düþman Yeni Yýl Arifesi ‘nde teslim olmadan önce yirmi dolayýnda önemli çarpýþmaya katýldý. Saflarýný geniþleterek, barýþ zamaný askeri görevler aldý. Bugün Küba ordusunda binlerce kadýn var. Ýlk Marianalardan Thelma Bornot binbaþý rütbesine yükseldi.” FMC’nin devrim sonrasý kimi baþka çalýþmalarýndan da yazar þöyle söz etmektedir. “ FMC hizmetçilere özel okullar kurdu ve fahiþelerin yeniden eðitimi, köylü kadýnlar için okullar ve giyim akademileri planlarýyla uðraþtý. Bu giriþimlerle tüm adadaki kadýnlar, yeni bir ideolojinin yaný sýra yeni beceriler öðrenmek için çok korunaklý ve sýnýrlý ev atmosferinden çýkmaya teþvik edildi.” “isyancýlar iktidara geldiðinde okuma yazmasý olmayan yetiþkin nüfusun yarýsýndan çoðu kadýndý, bu oran kýrsal alanlarda daha da artýyordu. Ýlginçtir, 1961’de adayý tarayan ve bir yýlda sorunu ortadan kaldýran büyük okuryazarlýk ordusundaki yüz bin gönüllünün yüzde 56’sý genç

www.emegindunyasi.info

EMEKÇİ KADINLAR

kýzlardý. Bir an için bunun bu genç kadýnlarýn ya��amlarýnda ne anlama geldiðini düþünün, 10 ile 18 yaþ arasýnda 56 bin kýz kýrsal bölgelere gitti, 1961 kýrsal Küba’sýnýn zor koþullarýnda çalýþtý, okuryazarlýk kampanyasýný ýrza geçme ve öldürme sinyali olarak alan CIA destekli karþý-devrimci haydutlardan gelen tehlikeleri erkek kardeþleriyle birlikte yaþadý ve okuma yazma öðrenirken aðýr iþçi yoksullarla kurduklarý iliþkiler yüzünden büyük çapta proleterleþti. Geleneksel olarak yanlarýnda bir refakatçi olmadan sokaða çýkamayan genç kýzlardý bunlar. Büyük ölçüde baþarýlý olan okuryazarlýk kampanyasý, ülkelerinde olduðu kadar kendi kurtuluþlarýnda da epeyce geliþme kaydettirdi! “o günlerde hizmetçiler, banka memuru, fahiþeler çevirmen ve sekreter, yedi çocuklu, adýný yazmayý otuz beþ yaþýnda öðrenen kadýnlar devlet çiftliklerinde yönetici, fabrikalarda üretim þefi ve kitle örgütleriyle seçkin siyasal örgütlerde lider oluyordu. Kadýnlar okullarý, hastaneleri, kültür kurumlarýný, spor ve sanat alanlarýnda öne çýkmaya baþladý, hükumet organlarýnda ve partide önemli karar verici konumlara geldi.” “1980’de FMC’nin üye sayýsý 2.312.472’ydi, bu da Küba’daki 14 yaþýn üzerinde tüm kadýnlarýn yüzde 81’iydi. Bunun yüzde 58’i ev kadýnýydý. 50.557 delegacion (mahalle düzeyi) ve 9.992 Uogue (daha büyük coðrafi alanlar) vardý. Bütün bu birimlere katýlým kitleseldi. FMC 54.552 kadýný kapsayan ikibinin üzerinde jimnastik grubunu destekliyordu, ayrýca 73.623 kadýn kýrsal bölgelerdeki 9.644 tarih aktivisti vardý, bunlar ortaklýk, kiþi, aile ve örgüt tarihiyle ilgileniyordu. Yüz binin üzerinde kadýn ajitasyon ve propaganda gruplarýnda etkindi, altmýþ bini ise kamu saðlýðý ekiplerinde çalýþýyordu. 1.250.000 kadýn Eðitim Ýçin Militan Anneler Ekibi’ne katýldý. FMC, 38.243 kadýnýn katýldýðý yaklaþýk iki bin terzilik okulunu da yürüttü. Bu okullardan 31.052 kadýn mezun oldu. Aylýk dergi Mujeres (kadýnlar) kiþisel inceleme ya da aylýk toplantýlarda analiz için malzeme saðlayarak kadýnlarla ilgili bütün alanlarla ilgilendi.” Sosyalizm mücadelesinin kadýnlarýn önünü nasýl da açtýðýný nasýl kadýný özgürleþtirdiðini görebilmek açýsýndan mutlaka okumanýzý tavsiye ediyoruz.

Kadýna Yönelik Þiddete Karþý

Mücadele ve Uluslararasý Dayanýþma Günü

25

Kasým 1960 Dominik Cumhuriyeti’nde, Trujillo diktatörlüðüne karþý, devrimci mücadele yürüten Mirabal kardeþler, defalarca gözaltýna alýnmýþ, en aðýr iþkencelerden geçirilmiþ, zindanlarda insanlýk dýþý muamelelere maruz kalmýþlardý. Bütün bunlara baþ eðmemiþ bu devrimci kadýnlar, diktatörlüðün adamlarýnca tecavüz edilerek katledildiler. 1937’de Dominik’te tüm Haitililerin kökünü kazýrcasýna soykýrýmdan geçiren diktatör, Mirabal kardeþlerin ölümünü basýna trafik kazasý olarak yansýtmakta hiç sakýnca görmemiþti. Devlet eliyle kadýna uygulanan þiddetin en bariz örneði olan Mirabal kardeþlerin katli mücadeleci kadýnlarýn gündeminden düþmedi. 1981’de Latin Amerika Kadýnlar Kurultayýnda 25 Kasým Kadýna Yönelik Þiddete Karþý Mücadele ve Uluslararasý Dayanýþma Günü olarak kabul edildi. 25 Kasýmýn kadýnlar için olan önemini, özellikle devlet tarafýndan kadýna uygulanan þiddetin ne anlama geldiðini, niçin yapýldýðýný, toplumun her kesimine anlatmaya çalýþan Emekçi Kadýnlar ( EKA ) bir dizi etkinlik gerçekleþtirdi. 20 Kasým Pazar günü Sarýgazi Ayýþýðý Sanat Derneðinde ve 26 Kasým Ankara Mart Ekin Sanat Derneðinde 25 Kasým özgülünde kadýna yönelik þiddetin hukuki ve toplumsal boyutu ele alýndý. Kadýn cinayetleri ve kadýna uygulanan þiddetin hukuki boyutunu Av. Sevinç Sarýkaya açýkladý. A.Rojda Þendur ise kadýna uygulanan þiddetin nedenlerini, kökenini ve devlet eliyle kadýna uyguladýðý þiddeti, buna karþý mücadele biçimlerini aktardý. Ulusal kurtuluþ hareketi içinde kadýnlarýn öne çýkýþý da aktarýldý. 26 Kasým’da Ýzmir ve Antep Ayýþýðý Sanat Merkezi’nde, film gösterimleri ve söyleþiler gerçekleþtirildi. 26 Kasým Cumartesi günü Ýstanbul Gazi mahallesinde yine 25 Kasým Kadýna Yönelik Þiddete Karþý Mücadele Gününü anlatan Kelebekler Zamaný film gösterimi ve söyleþi gerçekleþtirildi. Kelebekler Zamaný Dominik Cumhuriyetin de diktatörlüðe karþý mücadele eden Mirabal Kardeþlerin gözaltý, iþkence ve zindanda gördükleri kötü muameleleri, onlarýn mücadelesini tüm Dominik halkýnýn sahiplenmesini ve Trujillo Diktatörlüðünün bu üç kýz kardeþi tecavüz ettirerek katletmesini, þiddetin devlet eliyle uygulandýðýný anlatan etkileyici bir filmdi. KELEBEKLER ZAMANI’ ný tüm emekçi kadýnlara tavsiye ederiz.

Bakýrköy Cezaevi Önünde Eylem  ÝSTANBUL – 16.12.2011 mekçi Kadýnlar (EKA) olarak 19 Aralýk Katliamýnýn 11. yýlýnda bu katliamý protesto etmek için Bakýrköy Kadýn Cezaevi önünde basýn açýklamasý düzenledik. 16 Aralýk Cuma günü düzenlemiþ olduðumuz açýklamaya BDP’li Kadýn Meclisinden arkadaþlar da destek verdiler. 19 Aralýk 2000’de yapýlan katliamýn ardýndan Bayrampaþa cezaevindeki çok sayýda devrimci kadýn tutsak Bakýrköy Kadýn Cezaevine getirilmiþti.

E

TARÝHE YÖN VEREN KADINLAR ROSA LUXEMBURG; 5 Mart 1871 Polonya’da doðdu.15 Ocak 1919 Almanya’da ölümsüzleþti. Genç yaþta sosyalizmle tanýþan Rosa, yahudi bir ailede büyüdü. 16 yaþýnda Proletarya adlý devrimci partiye girdi. 18 yaþýndayken siyasi yaþamý nedeniyle Ýsviçre’ye gitmek zorunda kaldý. 1889’da Zürih Üniversitesi’ne girdi. Burada doða bilimleri, felsefe, tarih, politika, ekonomi ve matematik öðrenimi gördü. Birkaç yýl sonra Polonya Devrimci Sosyalist Partisi’nin kuramcýsý ve Paris’te yayýnlanan parti gazetesinin belli baþlý yazarlarýndan biri oldu. Sosyalist Enternasyonal Kongresi’nde partiyi temsil etti. 1889’da Almanya’daki Uluslararasý Ýþçi Eylemi Merkezi’ne giren Rosa eylemlere katýldý, dergilere yazýlar yazdý, bazýlarýnýn yöneticiliðini yaptý. 1898 yýlýnda Gustav Lübeck ile evlenerek Berlin’e taþýndý, Alman vatandaþlýðý kazandý. SPD’nin (Almanya Sosyal Demokrat Partisi) aktif bir üyesi oldu. Eduard Bernstein’in düþüncelerine getirdiði eleþtiriler ile öne çýkýyordu. Rosa Luxemburg 1899’da yayýmlanan “Sosyal Reform mu Devrim mi?” adlý çalýþmasýyla Bernstein’ýn revizyonist görüþlerine yönelik eleþtirilerini dile getirdi. Yükselen Alman militarizmi Rosa’yý rahatsýz ediyordu, bu konuda partiyle de ters düþmüþtü. 1900 yýlýnda Rosa’nýn fikirleri tüm Avrupa sosyalist çevrelerinde büyük yanký uyandýrýyor, yazdýðý makaleler ilgi görüyordu. 1904 ile 1906 yýllarý arasýnda siyasi faaliyetleri ve görüþleri ne-

deniyle üç kez zindana düþtü. Aldýðý diðer cezalar onu yýldýrmadý ve mücadeleye devam etti. SPD’nin eðitim merkezlerinde Ekonomi ve Marksizm öðretmeye baþladý. Savaþýn baþlamasýyla esen milliyetçi rüzgar SPD’de milliyetçi eðilime yöneldi. Rosa’nýn düþüncelerine ters olan bu durum, onun partiyle olan iliþkisini kesmesine neden oldu. 5 Aðustos 1914’de Karl Liebknecht ile beraber “Internationale” grubunu kurdu. 1 Ocak 1916’da grubun adý Spartaküs Birliði (Spartaküstler) oldu. Grubun devlete karþýt tutumu nedeniyle 28 Haziran 1916’da Luxemburg yine zindana atýldý. Zindanda geçirdiði yýllarda birçok makale kaleme aldý. 1918 Kasým’ýnda Luxemburg zindandan çýktý. Çalýþmalarýna devam etti ve Liebknecht ile birlikte Alman Komünist Parti’sini kurdu. Rosa, arkadaþý Sonia’ya (Karl Liebknecht’in eþine) zindandan yazdýðý bir mektubunda þöyle diyordu: “Her þeye raðmen görev baþýnda, bir sokak çatýþmasýnda ya da daraðacýnda can vermek isterim”. Ýstediði oldu da; 1918 Aralýðýnda Spartaküs’ler ayaklanma bastýrýldý. Sosyal demokrat hükümet baþa geçti. Bütün ýsrarlara raðmen Rosa, Berlin’i terk etmedi. Burjuva basýn tarafýndan hedef haline getirilen Rosa ve Karl Liebknecht bir müddet sonra tutuklandý.15 Ocak 1919’da yine zindana götürülürken askerler tarafýndan dipçik darbeleriyle katledildiler ve bir kanala atýldýlar. Lenin’in dediði gibi “devrimin kartalýydý” o. Derin bir insan sevgisi, gerçeði bulma isteðinin sýnýrsýz arzusu, cesaret ve özveri, militan mücadele Rosa demekti. Biz emekçi kadýnlar olarak Rosa Luxemburg gibi haykýrýyoruz “Vardýk, varýz varolacaðýz!


www.emegindunyasi.info

Sayı: 08 / Ocak 2012

11

AKMERCAN DÝRENÝÞÝ

T

aþeron iþçisi olmak karýn tokluðuna yaþamak, geleceðini yok etmek demektir. Taþeron iþçisi olmak az ücrete çok iþ, çok üretimle çok kazandýrmak demektir. Taþeronlaþmak sendikalý olma hakkýný yok etmek, kazanýlmýþ tüm haklarý teker teker kaybetmek demektir. Taþeronlaþmaya göz yummak asgari ücrete tamah etmek demektir. Biz bunu Akmercan iþçisiyken, çok iyi kavramýþtýk. Asgari ücrete çalýþarak hayat pahalýlýðý karþýsýnda insan gibi yaþama þansýmýzýn olmadýðýný görüyorduk. Çoðu taþeron iþçisi arkadaþlarýn ek iþlerde çalýþtýðýný, sosyal hayattan uzak kalmayý bir tarafa býrakýn, çocuklarýnýn yüzüne hasret olduðunu, evli olan Batmanlý iþçi arkadaþým Süleyman Abay dan biliyordum. Bir gece, iþ dönüþü Gazi Ayýþýðý Sanat Merkezi’nin karþýsýndaki parkta yaðan karýn eþliðinde oturmuþ koyu bir sohbetteyken onun aðzýndan þu sözlerin döküldüðünü hiç unutmuyorum: “Hewal Abidin, kýzým beni tanýmýyor; gece geliyorum o yatmýþ oluyor, sabah az bir uykuyla ikinci iþime gidiyorum. Ne kadar yorgun da olsam mecburum, sabah erken saatte kalkmak zorundayým. Tabi ki kýzým yine uyuyor oluyor, kýyýpta kaldýramýyorum, çocuklarýma hasret kalýyorum. Aldýðým ücret onlarý mutlu ve huzurlu bir þekilde yaþatmaya yetmiyor. Ýhtiyaçlarýmýz çok olmasýna raðmen olanaklarýmýz dahilinde karþýlamaya çalýþýyorum ve de hepsine yetemiyorum. Kaldý ki ihtiyaçlarýmýz insani ihtiyaçlardýr”. Bu sözler, Akmercan direniþinin doðmasýnýn ana nedenlerinden birisiydi. Emeðimizin karþýlýðýný almak, ailemizle daha çok zaman

geçirmek, insani ihtiyaçlarýmýzý karþýlamak ve geleceðimizi biraz olsun görebilmekti. Akmercan direniþi öncesi biz, temizlik iþçilerini örgütleme ve her iþçiyle sohbet etme olanaðýna ancak bölgelere daðýlmadan önce bir araya geldiðimiz o 10 dakikalýk zaman diliminde fýrsat bulabiliyorduk. Hatta birçok iþçi arkadaþýmýz birbirini dahi tam anlamýyla tanýmazdý. Herkes bölgesine daðýlýrdý. Öyle bir komite kurmalýydýk ki, tüm iþçilerle ortaklaþýp ortak kararlar almalýydýk. Bunun tek ve en geçerli yolunun sevilen sayýlan iþçiler üzerinden diðer iþçilere ulaþmayý saðlamak olduðunu çok iyi görebiliyordum. Sevilen ve saygý gören iþçi aðabeylerimi kazanmak için onlarla sohbetlerimi geliþtirip ikna çabalarýna baþladým; çok kere kahvelerde buluþup sýcak çaylarýmýzý yudumlarken gerçekliðimizi de masaya yatýrýyorduk. Ve onlarý ikna ettikten sonra diðer iþçi arkadaþlara hangi politikayla gideceðimizi de masaya yatýrmak gerektiðini ve herkesin ayný aðýzdan konuþmasý gerektiðini; âmâ komitelerin birbirine yakýn durmamasý gerektiðini kavratmýþ oldum. Tabi her birimiz daha çok insana ulaþmamýz gerektiðini biliyorduk; bunun için çok çalýþmalýydýk ve bir disiplin dâhilinde ilerlemeliydik. Uzun çalýþmalar sonucunda komitemizin vardýðý noktayý görmek ve sýnamak adýna ilk toplantýmýzý örgütledik. Ve ilk toplantýmýz bize çok büyük bir moral kaynaðý olmuþtu 70 iþçiyle ilk toplantý çok büyük bir baþarýydý. Arka arkaya diðer toplantýlarý örgütlediðimizde sayýmýzýn tüm gece vardiyasýný kapsayacak rakama ulaþtýðýný görmüþtük. Gece vardiyasý sayýmýz 250 kiþiydi. Büyük bir direniþin temelleri böylelikle atýlmýþ olundu. Akmercan Direniþçisi Abidin ATEÞOÐLU

Petrol-Ýþ 2. Futbol Turnuvasý Sona Erdi  ÝSTANBUL – 18.12.2011

P

etrol-Ýþ Ýstanbul 2 Nolu Þubesi tarafýndan 2.’si düzenlenen ve 10 hafta süren futbol turnuvasý sona erdi. 16 Ekim tarihinde baþlayan 2. Futbol turnuvasý bugün Mutlu Akü B Takýmý iþçileri ile Arýlý Plastik iþçilerinin yaptýðý final maçý ile sona erdi. Final maçýnda 1-0’lýk bir skorla yenen Mutlu Akü B Takýmý iþçileri,2. Futbol Turnuvasýnýn þampiyonu oldu. 2. Futbol turnuvasýnda ikinci Arýlý Plastik, üçüncü Mutlu Akü A takýmý oldu. 2 No’lu þube yöneticileri Futbol turnuvalarýyla amaçladýklarýnýn üyeler arasýndaki birliði, beraberliði ve kaynaþmayý saðlamak olduðunu belirti.

TARiHTE BU AY 02.12.1956: Fidel Castro Granma yatýyla Küba’ya çýktý. 03.12.1942: Zonguldak’ta bir maden ocaðýnda kaza meydana geldi, 63 iþçi öldü. 03.12.1969: Kýsa adý TÖS olan Türkiye Öðretmenler Sendikasý boykot kararý aldý. TÖS, Türkiye’nin ilk öðretmen sendikasýydý. 03.12.1994: Özgür Ülke gazetesinin Ýstanbul ve Ankara’daki üç bürosu bombalandý;1 kiþi öldü, 20 kiþi yaralandý. 04.12.1920: Ankara’da maaþlarýný alamayan öðretmenler ilk kez grev yaptý. 07.12.1991: Devrimci Ýþçi Sendikalarý Konfederasyonu, DÝSK Genel Kurulu 11 yýl aradan sonra toplandý. 08.12.1995: Kamu Emekçileri Sendikalarý Konfederasyonu KESK kuruldu. 09.12.1990: Ýzmit’te düzenlenen “Sendikal Haklara Saygý” mitingine on binlerce iþçi katýldý. 15.12.1969: Türkiye Öðretmenler Sendikasý, TÖS ile Ýlkokul Öðretmenleri Sendikasý, ÝlkSen’in birlikte düzenlediði boykot baþladý. Boykota120 bin öðretmen katýldý. 17.12.1959: 40 Kürt aydýný, “bölücülük” iddiasýyla tutuklandý. “Kýrk dokuzlar davasý” adýyla bilinen dava sonucunda 40 Kürt aydýný çeþitli illere sürgün edildi.

08.12.1964 Ýstanbul Berec Pil Fabrikasý’nda 1000 iþçi greve baþladý.

20.12.1970: Türkiye’de kapýcýlar sosyal sigorta kapsamýna alýnmak için yürüyüþ yaptýlar. 21.12.1925: Sovyet sinema yönetmeni Sergey Ayzenþtayn’ýn Portekim Zýrhlýsý adlý filmi gösterime girdi. 21.12.1973: Ýstanbul’da Hacý Bekir’in Kadýköy, Karaköy, Beyoðlu ve Eminönü iþyerlerinde grev baþladý. 23.12.1980: Ankara’daki Mýsýr Büyükelçiliði’ni basan 4 Filistinli gerilla idama mahkûm edildi. 23.12.1993: 10 Aralýk günü polis 18 Özgür Gündem gazetesi çalýþanýný gözaltýna almýþtý.16 çalýþan serbest býrakýldý; müessese müdürü ile genel yayýn yönetmeni tutuklandý. 26.12.1921: Ýstanbul Tramvay iþçileri greve çýktý. 26.12.1972: Deniz Gezmiþ, Yusuf Aslan ve Hüseyin Ýnan’ýn idam dosyasý Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderildi 29.12.1969: Ýstanbul Topkapý’daki Gamak Elektrik Motorlarý Yapým Fabrikasý’nda polis iþçilere saldýrdý; Þerif Aygül adlý iþçi öldürüldü, 28 kiþi yaralandý. 31.12.1961: Ýstanbul’da yaklaþýk 100 bin iþçi grev hakký için miting yaptý.

19.12.2000 Zindan Katliamý 20’den fazla zindana yapýlan saldýrýda 28 devrimci ve komünist tutsak katledildi; yüzlercesi yaralandý, sakat býrakýldý.

31.12.1962: Kavel Fabrikasý direniþi baþladý. 01.01.1971: Zonguldak’ta ücretleri ödenmeyen 600 maden iþçisi ocaklara inmedi. 02.01.1962: Ýstanbul’da liman iþçileri greve baþladý. Ýþçiler, iþverenleri Denizcilik Bankasý’nýn iþ sözleþmesini bozmasý üzerine iþlerini býraktýlar. 03.01.1991: Türkiye’de yüzbinlerce iþçi 1 günlük iþe gitmeme eylemi yaptý. Devlet Güvenlik Mahkemeleri (DGM) eylem için soruþturma baþlattý. 04.01.1991: 36 gündür grevde olan binlerce maden iþçisi Zonguldak’tan Ankara’ya yürüyüþe geçti. 05.01.1951: Türkiye’de 1.1 milyon iþsiz olduðu açýklandý. 06.01.1927: Ýstanbul liman þirketi ile mavnacýlar arasýndaki anlaþmazlýða polis müdahale etti. Polislerden dördü yaralandý. Gözaltýna alýnan 300 mavnacýdan 34’ü tutuklandý. 07.01.1963: Cibali Tütün Fabrikasý’nda 3500 iþçi yemek boykotu yaptý. 10.01.1972: Askeri Yargýtay Deniz Gezmiþ, Yusuf Aslan ve Hüseyin Ýnan’ýn idamýný onayladý. 11.01.1929: Sovyetler Birliði’nde çalýþma süresi 7 saate indirildi. 11.01.1969: Singer Fabrikasý’nda iþçilere po-

24.12.1978 Maraþ Katliamý; Faþist devletin faþist köpekleri, önceden iþaretledikleri Alevilere ait evlere saldýrdýlar onlarca insaný kadýn erkek, genç yaþlý, çoluk çocuk demeden katlettiler.

İDEOLOJİ: “Ýdeoloji”, ilk ortaya çýktýðý dönemlerde çaðdaþ kullanýmlarýndan daha farklý bir anlama sahipti. Bir çoðulluk arz etmeyen bu anlam, sözcüðü meydana getiren “ide” ve “loji” köklerinin farklý manalara gelmeyecek þekilde eklemlenmesinden doðmuþtu. Fikir manasýndaki “ide” ve her hangi bir nesneye iliþkin araþtýrma ya da bilim anlamýna gelen “loji”nin bir araya gelmesiyle oluþan kavram, “insan fikirlerine iliþkin bilimsel araþtýrma ”ya yakýn bir anlamýna geliyordu. Marx’ýn düþüncesinde merkezi bir yer tutan ideoloji kavramsallaþtýrmasýna geçmeden önce, kavramýn ortaya çýktýðý dönemdeki anlamýna iliþkin sonuçlarý özetlemek yararlý olacaktýr: 1- Ýdeoloji, Aydýnlanmacýlýðýnýn kültürel ve felsefi ortamý içinde üretildiði haliyle doðru düþünme bilimi anlamýna geliyordu. 2- Ýnsanýn düþüncesini kalkýþ noktasý olarak seçen bu yaklaþým, insanýn zihinsel mekanizmasýnýn denetlenmesinin mümkün olduðunu öne sürüyor ve düþüncelerin deðiþtirilmesinin toplumsal deðiþimin önkoþulu olduðuna inanýyordu. 3- Bu inanç, yanlýþ düþüncelere karþý doðru fikirlerle verilecek mücadeleyi toplumsal geliþimin ana ekseni olarak kavrýyordu. Marx’ýn ideoloji anlayýþý, entelektüel geliþiminin belirli bir evresine kadar, insan bilincindeki tersyüz olma halinin gerçek çeliþkilerden kaynaklandýðýný, bu nedenle zihinsel baþaþaðýlýðýn ancak gerçek çeliþkileri çözmeye yönelik pratik bir etkinlikle(praxis’le) ortadan kaldýrýlabileceðini savunuyordu. Bu ideoloji kuramý toplumsal yanýlsamalara karþý mücadelenin fikirler aleminde deðil gerçek yaþam süreçlerinde olabileceðine iliþkin vurgusuyla çýðýr açýcý bir nitelik taþýyordu. Ýnsan düþüncelerinin, insan tarafýndan yapýlan maddi gerçekliðin bir ürünü olduðunu ve gerçekliðin devrimci pratik tarafýndan deðiþtirilebileceðini söyleyen Ýdeoloji, Marx’ta, bütün bu bakýmlardan devrimci politikadan ayrý düþünülemez bir nitelik taþýyordu. Marx, iktisat çalýþmalarý sýrasýnda ideoloji kavramsallaþtýrmasýna yeni bir boyut ekledi. Marx, ideolo-

lis müdahale etti; 9 polis ve14 iþçi yaralandý. Fabrika bir gün önce (10 Ocak’ta) iþçiler tarafýndan iþgal edilmiþti. 11.01.1973: Ýstanbul Türk Demir Döküm fabrikalarýnda 99 gün süren grev sona erdi. 11.01.1996: Evrensel gazetesi muhabiri Metin Göktepe, çok sayýda kiþinin katýldýðý bir törenle topraða verildi. Metin Göktepe Ümraniye E Tipi Cezaevi’ndeki olaylarda ölen 3 kiþinin cenaze törenlerini izlerken polis tarafýndan gözaltýna alýnmýþ, 9 Ocak günü gözaltýna alýndýðý yerin biraz ötesinde ölü bulunmuþtu. 13.01.1994: Grevli, toplu sözleþmeli sendika hakký istemek ve yüzde15’lik memur zammýný protesto etmek için memurlar Ankara’da eylem yaptý. Polis, memurlara müdahale etti. 15.01.1919: Alman devrimciler Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht hunharca katledildiler. 22.01.1873: Kasýmpaþa Tersanesi iþçileri greve çýktý. 22.01.1969: Teksif Sendikasýna baðlý iþçiler Defterdar Fabrikasý’nda grev baþlattý. 22.01.1980: Güvenlik güçleri arama yapmak için TARÝÞ (Ýzmir, Ýncir, Üzüm, Pamuk ve Zeytinyaðý Tarým Satýþ Kooperatifleri Birliði) iþletmelerine girmek istedi; 50 kiþi yara-

17 Aralık 2011 Sosyalist Kore Devlet Başkanı Kore İşçi Partisi Genel Sekreteri Kim Jong İl bir tren seyahati sırasında rahatsızlanarak yaşamını yitirdi.

landý, 600 iþçi gözaltýna alýndý. TARÝÞ’e baðlý iþyerlerinde iþçiler direniþe geçti. 23.01.1971: Emekliler Ankara’da Emekli Sandýðý binasýný iþgal etti. 24.01.1955: Zonguldak’ta, Ereðli Kömür Ýþletmeleri’ne baðlý Gelik ocaðýnda grizu patlamasý meydana geldi; 52 madenci öldü,19 madenci yaralandý. 25.01.1872: Hasköy Tersanesi iþçileri greve çýktý. 26.01.1921: Ýstanbul Tramvay iþçileri greve çýktý. 27.01.1969: Teksif Sendikasýna baðlý 5 fabrikada daha grev baþladý 7915 iþçi iþi býraktý. 27.01.1994: Özgür Gündem gazetesinin Ankara temsilciliðinde patlama oldu Gazetenin Ankara Haber Merkezi’ne de molotof kokteyli atýldý 28.01.1963: Ýstanbul’da Ýstinye’deki Kavel Kablo Fabrikasý’nda çalýþan 170 iþçi oturma grevi yaptý Ýþçiler sendikalaþma nedeniyle iþten çýkarýlan dört arkadaþlarýnýn iþe geri alýnmasýný istiyorlardý 31.01.1966: Paþabahçe Þiþe ve Cam Fabrikasý’nda 2400 iþçi greve baþladý. 31.01.1978: Zonguldak’ta ikramiyesi ödenmeyen 20 bin maden iþçisi direniþe geçti.

01.01.1959 Küba’da devrimin zaferi. Diktatör F. Batista yeni yýlýn ilk saatlerinde Havana’dan kaçtý. Camilo Cienfuegos ve Che Guevara önderliðindeki gerilla kollarý Havana’ya girmeye baþladý. Bütün Küba’da iþçiler ve köylüler Fidel Castro’nun çaðrýsýna uyarak genel greve baþladý.

jiyi, gerçekliði doðru kavrayabilme yeteneðinden yoksun olduðu varsayýlan insan zihninden kalkarak ya da emek gücünün alýnýp satýldýðý özgürlük ve eþitlik alaný olan dolaþým sürecine hapsolarak deðil, emek gücünün tüketilip metalarýn ve artý-deðerin üretildiði üretim alanýnda, bu eþitsizlik ve tutsaklýk alanýnda eleþtirdi. Çünkü onun düþüncesine göre, ideoloji, insan zihninin kusurlarýndan deðil, maddi yaþam sürecinin çeliþkilerinden doðuyordu. Dolayýsýyla ideolojik baþaþaðýlýðýn yok edilmesi de, insanlarýn bilincindeki zayýf yanlarýn düzeltilmesiyle, eksik algýlama biçimlerinin tadilatýyla gerçekleþtirilecek bir mücadele ile deðil, ideolojik formlarýn oluþum imkânlarýna karþý yürütülecek devrimci ve pratik bir eleþtiriyle mümkündü.

POLÝTÝKA: Lenin’e göre Marksizm, “sýnýf iliþkilerinin kesin ve nesnel olarak doðrulanabilir bir çözümlemesini ve her tarihsel anýn somut özelliklerini” belirlemeye çalýþýr... Bu da, verili “tarihsel anýn” niteliðinin tanýmlanmasýndan baþka bir þey deðildir...Yani “somut durumun somut tahlili”. Ekonomik yapýdaki geliþme ve deðiþmelere bakarak, sýnýf hareketinin yönünü tayin etmek. Lenin’in sözünü ettiði bilimsel zemin budur; bu zemin varolan durumu deðiþtirmekte kullanacaðýmýz aleti saðlamlaþtýrmak için gereklidir. Lenin, “bu alet politikadýr” der. Ve burada sözünü ettiðimiz alet, devrimci dönüþümü gerçekleþtirmek amacýyla kitlelere yöneltilmesi gereken parti politikasýdýr. Marksizm’e göre ideoloji ve politikanýn ikisi de üst yapý kurumlarýdýr(Alt yapý, üretim iliþkileridir).Ve diðer üst yapý kurumlarý gibi bunlar da alt yapý tarafýndan belirlenir. Ancak bu mekanik bir belirleme iliþkisi deðildir. Marksizm, alt yapý belirleyici olmakla birlikte, üst yapýnýn alt yapý karþýsýnda pasif olduðu düþüncesinde deðildir. Belirli koþullar altýnda üst yapý da alt yapý karþýsýnda aktif olabilir, önemli etkilerde bulunabilir.


Emeğin Dünyası Gazetesi Aylık Süreli Gazete . Yıl: 2 Sayı: 8 / Ocak / 2012 / Mart Yayıncılık Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü: Cenk Orçun İnal / 75. Yıl Mahallesi 1341 Nolu Sok. No: 47/B Sultangazi/İST Tel.: 0212 419 68 51 / emegindunyasi@gmail.com / www.emegindunyasi.info / Baskı Estet Matbaacılık: Merkezefendi Mah. Fazılpaşa Cad. 4 Zer. San. Sitesi. No: 16/26 Topkapı / Zeytinburnu Tel: 0212 565 17 74

Grevdeki Kadýn Ýþçilere Polis Saldýrdý

1979’dan Bu Yana En Büyük Grev

 ÇÝN – 02.11.2011 pple ve Hewlett-Packard’ýn elektronik malzeme üretimi yapýlan fabrikalarýnda kadýnlarýn iþ koþullarýna, tazminatsýz iþten çýkarmalara karþý geçtiðimiz günlerde bine yakýn kadýn iþçi grev yaptý. Polis, kadýn iþçilere saldýrdý. Saldýrý sonrasý yapýlan açýklamalarda çok sayýda kiþinin yaralandýðý söyleniyor. Ýþçilerin greve çýkma nedeni ise imalat fabrikalarýnýn Nanhuyi kentine taþýnmasý. Firmalar, iþçilere tazminat vermedikleri gibi, iþçilerin iþlerine son verdiler.

 ÝNGÝLTERE - 30.11.2011 milyondan fazla emekçi hükümetin emeklilik reformunu protesto etmek için genel greve çýktý. Ýngiltere’de belediyelerde, hastanelerde, okullarda, sýnýr kontrol noktalarýnda çalýþan kamu emekçileri grevdeydi. Bugün genel grev nedeniyle Ýngiltere’de hizmet önemli derecede aksama yaþadý. Bu, Ýngiltere’de 1979’dan bu yana yapýlan en kitlesel katýlýmlý grev oldu. Sendika baþkaný “Daha fazla ödemesi istenen kesimler krize neden olan insanlar deðil, hep toplumun en yoksul kesimleri oluyor.” diyerek hükümetin yapmak istediði kesintileri engellemek için mücadele edeceklerini açýkladý.

A

2

Belçikalý Ýþçiler “Ýkinci Yunanistan Olmayacağız”  BRÜKSEL – 02.11.2011 elçika hükümeti,2012 bütçesinde 11,3 milyar Euro ve 2015 yýlýna kadar da toplam 20 milyar Euro tasarruf saðlanmayý öngörüyor. Bu tasarrufu da emekçilere yeni vergiler getirerek, eðitim harcamalarýndan kýsarak, saðlýkta kesintiler yaparak elde etmeyi planlýyor. Ýþçi sendikalarý, devletin uyguladýðý “kemer sýkma” politikalarýna karþý ülke genelinde grev yapacaklarýný, ikinci Yunanistan olmayacaklarýný belirttiler. Ülke genelinde yapýlan greve saðlýk, eðitim, ulaþým, taþýma çalýþanlarý katýlarak hizmet vermediler. Brüksel’de yapýlan grevde iþçiler Kuzey Tren istasyonundan yürüyüþe baþladý. On binlerce iþçi hükümetin “kemer sýkma” politikalarýný eleþtiren sloganlar attý. Ýþçiler, yürüyüþlerini Güney istasyonunda sonlandýrdýlar. Ýþçi sendikalarýnýn yaptýðý açýklamada ise “kemer sýkma” politikalarýnýn haksýz yere uygulandýðý, boþ ve gereksiz harcamalar yapýldýðýndan meydana gelen ekonomik krizin faturasýnýn emekçilere ödetilmesini doðru bulmadýklarý söylendi. Bankalarda ve özel sektörlerde yaþanan ekonomik krizi aþmak için bedelini halka çektirmenin mümkün olmayacaðýný söyleyen sendikalar, “kemer sýkma” politikalarýnýn devam ettirilmesi halinde daha büyük grevler örgütleyeceklerini açýkladýlar.

B

Yunanistan’da Grev  YUNANÝSTAN – 02.12.2011 mekçiler “kemer sýkma” politikalarý karþýsýnda 24 saatlik Genel Grev yaptýlar. Kamu ve özel sektörün geneline yayýlan grev, ülkedeki üretimi ve hizmeti durdurdu. Kamu alanýnda ve devlet dairelerinde ciddi derecede aksama yaþanýrken mahkemelerde duruþmalar yapýlamadý. Hastanelerde sadece acil müdahaleler yapýldý. Hükümetin ekonomik kriz nedeni ile uyguladýðý reformlara karþý ülkede emekçiler genel grevlerle cevap veriyor. Atina ve Selanik kentlerinde protesto gösterileri düzenlendi. Düzenlenen protestolar parlamento önüne yapýlan yürüyüþlerle son buldu.

E

 YUNANÝSTAN – 17.12.2011 asýn emekçileri reformu çerçevesinde kamuya ait bazý devlet televizyonlarýnýn birleþtirilmesine ve çalýþanlarýnýn iþten çýkarýlmasýna tepki göstermek için 24 saatlik grev yaptý. 3 gündür grevde olan AMHA ve devlete ait televizyon ve radyo kurumu ERT çalýþanlarý grev kararý aldý. Basýn emekçileri geçtiðimiz 13 ile 15 Aralýk tarihinde de 3 günlük grev yapmýþlardý. Basýn emekçileri parlamento önünde protesto gösterileri düzenledi.

B

Çiftçi Borcunu Borçla Kapatýyor  11.12.2011 iraatçýlar derneði, yaptýðý açýklamada 2011 yýlýný deðerlendirerek “çiftçilerin bütçesinin her geçen gün daha fazla açýk verdiði ve çiftçilerin ancak borcu borçla kapatarak üretimi sürdürebildiðini belirtti. TÜÝK’in tarýmda büyüme açýklamalarýný deðerlendiren Ziraatçýlar, büyüme rakamlarýnýn yüksek rakamlý borçlanmaya dayalý olduðunu söyleyerek, banka kredilerinin, tarým kredilerinin ve kredi kartlarýnýn borçlarýný ödemekte güçlük çektiðini belirttiler. Çiftçilerin Ziraat bankasýna olan borçlarýnýn yeniden yapýlandýrýldýðýný belirterek, sorunun çözülmediðini aksine bir müddet ertelenebilineceðini söyledi. Ziraatçýlar,”2010 ve 2011’de buðday fiyatýnda yaklaþýk yüzde 10’luk artýþ oldu. Buna karþýlýk geçen yýl gübre fiyatlarýnda yüzde 55 ile yüzde 91 arasýnda artýþ gerçekleþti. Baþta mazot olmak üzere çiftçinin sulama ve elektrik giderlerinde de ortalama enflasyonun üzerinde bir artýþ görüldü. Çiftçinin ürettiði ürünün fiyatý, kullandýðý girdilerden çok daha az oranda artýyor. Bu da çiftçinin çok düþük bir kazançla, kimi zaman da zararýna, üretim yapmasýna neden oluyor” dedi. Çiftçiye yapýlan gübre desteðinin ancak ihtiyacýn %18’ini karþýladýðýna deðinen Ziraatçýlar “Çiftçinin geçen yýl gübre için ödediði bedel yaklaþýk 3,8 milyar liradýr. Geçen yýl gübre desteði için çiftçiye verilen 704 milyon lira, gübre

Z

masrafýnýn ancak %18’ini karþýladý. Bu yýl için gübre destek miktarlarý % 9–17 arasýnda artýrýldý. Ancak gübre fiyatlarýndaki bu artýþ devam ederse açýklanan destek miktarýnýn gübredeki KDV’yi bile Karþýlamasý”nýn mümkün olamayacaðýna vurgu yaptý. Çiftçilerin her geçen gün açýðýnýn arttýðýný vurgulayarak “Çiftçinin bütçesi her geçen gün daha fazla açýk vermekte ve çiftçilerimiz ancak borcu borçla kapatarak üretimi sürdürebilmektedir. Çiftçi borçlarýnýn toplamýnýn 2011 yýlý itibarýyla 20 milyar lirayý geçtiði tahmin edilmektedir” dedi.

Güney Kýbrýs’ta Grev  KIBRIS – 15.12.2011 üney Kýbrýs’ta hükümetin ekonomik krize karþý önlem paketleri adýyla, emekçilerin maaþlarýnda ve sosyal haklarýnda kýsýtlama yapan politikalar izlemesine karþý, sendikalar genel greve çýktýlar. Sabah 07.00’da baþlayan grev akþam saat 19.00’da sona erdi. Birçok kamu alanýnda grev nedeniyle hizmet verilmedi. Hava trafik kontrolörlerinin de grevde olmasý nedeniyle 79 uçak seferi yapýlamadý. Önceki gün de sendikalar,3 saatlik grev yapmýþlardý. PASÝDÝ Rum Memur Sendikasýnýn aldýðý grev kararý meclis görüþmelerini yarýda kesti. 2012 bütçesini görüþmek üzere toplanan meclis’i protesto etmek için saat 14.00’da meclis önünde toplanýldý. Yapýlan eylemde “Vergi Kaçakçýlarýný Ortaya Çýkarýn” þeklinde sloganlar atýldý. Protesto gösterilerine meclis çalýþanlarýnýn da destek verdiði görüldü.

G

Kapýcý Ýþ Kanunun 34. Maddesince Ýþ Býraktý  MANÝSA - 17.12.2011 alihli ilçesi Bahçecik köyünde lüks villalarýn yer aldýðý Yeþilbahçe sitesinde 18 villanýn kapýcýlýðýný yapan Âdem Sönmez, iþ býrakarak site önünde eyleme baþladý. Ayrýca sitenin güvenlik ve bahçe iþlerinden de sorumlu olan Adem Sönmez,4 aydýr maaþ almadýðý için “Bu Ýþ Yerinde Çalýþmama Eylemi Var” diyerek iþ býraktý. 7 yýldýr sitede görevli olan Sönmez, maaþ alamadýðý için site giriþinde bulunan evine “Bu Ýþ Yerinde Çalýþmama Eylemi Var” dövizi açtý. Sönmez, bir yýldýr düzenli maaþ alamadýðýný; 4 aydýr ise kendisine hiç maaþ verilmediðini belirterek iþ kanunun 34. Maddesinde iþyerine karþý çalýþma borcunu ödememe hakkýný kullandýðýný belirti.

S

T

Sönmez “ Kredi kartý borcumu ödeyemez oldum. Ben de böyle bir eylem yapmaya karar verdim. Eylemimin hukuki adý,‘iþyerine karþý borcunu ödememe’, yani çalýþmamadýr. Bu hak Ýþ kanunun 34. maddesinde yer almaktadýr. Yani maaþýn geç ödendiði ya da ödenmediði halde böyle bir eylem yapýlabiliyor.” diyerek eylemi maaþýný alana kadar sürdüreceðini belirtti.

SGBP Yoluna Devam Ediyor

ürk-Ýþ 21. Olaðan Genel Kurulu’na “Türk-Ýþ Deðiþecek, Türkiye Deðiþecek” sloganýyla hazýrlanan Sendikal Güç Birliði’nin adayý Petrol Ýþ Genel Baþkaný Mustafa Öztaþkýn, Türk-Ýþ Genel Baþkan’lýðýna seçilemedi. Seçimler öncesinde de SGBP’nun sadece seçimler için bir birleþme olmadýðý vurgulanýyordu. Genel Kurul Sonrasý SGBP’nin dönem sözcüsü Atilay Ayçin bir açýklama yaparak “Yola Devam Ediyoruz” diyerek Genel Kurula iliþkin deðerlendirme yaptý. Ayçin “Sendikal Güç Birliði Platformu, Türk-Ýþ genel kuruluna endeksli bir oluþum olmadýðýný daha önceden açýklamýþ ve sonucu ne olursa olsun varlýðýný sürdüreceðini söylemiþti, öyle de olacak. Ýlk kez genel kurul öncesi, Ýþçilerle bölge toplantýlarý yapýlmýþ, iþçilerin öneri ve görüþleri genel kurula taþýnmýþtýr. Sendikal Güç Birliði, Türk –

Ýþ’te muhalefet anlayýþýnýn deðiþmesine yol açan uygulamalarý, kürsüden yapýlan konuþmalarýn içeriði ve genel kurul salonuna delegelerle birlikte taþýmýþ olduðu heyecanla nitelik kazandýrmýþtýr.” dedi. Ayçin, Türk-Ýþ içerisinde muhalif tutumlarýný sürdüreceklerini ve sokaklarda birleþerek güç kazanacaklarýný vurguladý.

Beltaþ Taþeron Ýþçileri Eylem Yaptý  ÝSTANBUL – 16.12.2011 eþiktaþ Belediyesi’nde Belediye Teknik Hizmetler Anonim Þirketi’ne baðlý çalýþan GenelÝþ sendikasý üyeleri Levent Meydaný’nda bir basýn açýklamasý yaptýlar. Ýþçiler, sendikaya üye olduklarý için sözleþmelerinin feshedileceði yönünde baskýya uðramalarýna tepki gösterdiler. 1. Levent Meydanýnda Saat 15.00’da bir araya gelen taþeron iþçiler,“Sendika Demokratik Haktýr Engellenemez” pankartý açarak “Ýþyerimizde Çalýþmak Ýstiyoruz”, “Yýlmayacaðýz, Teslim Olmayacaðýz” dövizleri taþýdý. Ýþçiler,”Yaþasýn Örgütlü Mücadelemiz, “Ýnadýna Sendika Ýnadýna DÝSK”, “Taþerona Teslim Olmayacaðýz” “Ýþçiyiz Haklýyýz Kazanacaðýz”, “Zafer Direnen Emekçinin Olacak!”, “Susma Sustukça Sýra Sana Gelecek!” sloganlarýyla Beþiktaþ Belediyesi ö-

B

nüne yürüdü. Beþiktaþ Belediyesi önünde açýklama yapan Genel Ýþ 1 No’lu Baþkaný Hikmet Aygün örgütlenme sürecine deðindi. Sendikaya üye olduklarý için sözleþmelerinin feshedileceðine deðinen Aygün sendikanýn anayasal bir hak olduðunu vurguladý. Sendikalý iþçileri Belediye ve Beltaþ’ýn tanýmamaktaki ýsrarýnýn devam etmesi sonucunda Aygün, “göbeðinde, Beþiktaþ Belediyesi’nin önünde çadýr” kuracaklarýný belirtti. Öte yandan eylem yapan iþçilerin görüntülenmesi halinde iþten atýlacaklarý bilgisinin gelmesi ve bir ÖGB’nin iþçileri kamera ile çekmesi üzerine iþçiler ÖGB’ye müdahale ettiler. ÖGB sivil polislerin korumasý altýnda alandan uzaklaþtýrýldý. Bu sýrada çevreden geçenler de eyleme destek verdiler. Eylem sloganlarla son buldu.


Emeğin Dünyası 8. Sayı