Page 90

Ana merdiven birinci katı alçak bahçeye bağlıyor. Cam separasyon, merdiveni ortadan bölüyor ve oditoryumdan ayırıyor. Yapım ve uygulama sırasında özellikle yerel malzeme ve ürünlerin kullanılmasına özen gösterilmiş. Işık sabitleyiciler gibi birkaç spesifik malzeme dışında kullanılan ürün ve malzemelerin hemen hemen hepsi yerel. Hareketli ekonomi dolayısıyla fiyatlar yükselmiş olsa da işçilik maliyeti görece olarak düşük kalıyor, bu da yoğun bir el işçiliği ve montaj işine olanak tanıyor. Öte yandan Çin’deki müteahhitlik anlayışı ve konstrüksiyon sistemleri el işçiliği üzerine kurulduğu için birimleştirilmiş ve modüler üretim geri planda kalıyor. Tavan yüksekliğinin yarısına kadar donatılı betondan inşa edilen müze daha sonra çelik konstrüksiyonla yükseltiliyor. Cam malzeme kullanımına oldukça fazla yer veriliyor. Yapının ana kaplama malzemesini Çin taşı paneller oluşturuyor. Arata Isozaki & Associates tarafından daha önce “Nara Yüzüncü Yıl Salonu” (Nara, Japonya), Shizuoka Geleneksel Sanatlar Merkezi (Shizuoka, Japonya), İnteraktif İnsan Müzesi (Interactive Museum about Humans) (La Corna, İspanya) gibi projelerde benzer dış kaplamalar kullanılmış. Bu projelerde dış kaplama bitirişleri birbirine benzerken CAFA Müzesi komplike üç boyutlu yüzeyleri dolayısıyla çok daha zor bir uygulama alanı olarak karşımıza çıkıyor. Serbest formlu duvarları lokal teknik ve bilgi ile anlamak adına taş paneller rastgele montajlanmış ve elle tek tek düzeltilmiş. Bu tarz bir yerleştirmenin kalite uygunluk kontrolünde çıkaracağı zorluklar göz önüne alınarak proje öncesinde detaylı maketler yapılarak, sorunlar maketler üzerinde çözülmüş. Çin’in en çok kullanılan yapı malzemelerinden biri olan Çin Taşı ağırlıklı olarak Çin’in 200.000 m2’lik bir alan yayılmış olan Shaanaxi bölgesinden çıkıyor. Ancak daha kaliteli taşlar genel olarak Pekin’in Men Tou Gou ve Fang Shan bölgelerinde, Hebei Şehri’nin Bao Ding’deki Man Cheng, Yi Xian, ve Xu Shui alanlarında, yine Hubei Şehri’nin kuzeybatısındaki Zhu Xi ve Zhu Shan alanlarında , Sichuan şehrindeki Wan Yuan, Cheng Kou, Wu Xi ve Ping Wu bölgelerinde ve Jiangxi, Zhejiang, Hunan, Yunnan, Guizhou ve Guangxi kentlerinin muhtelif alanlarında bulunuyor. Çin taşları kullanım alanlarında çoğunlukla arduvaz tonlarında tercih edilse de, siyah, kırmızı, sarı, yeşil, mor, mavi ve çeşitli başka renklerde bulunabiliyor. Taşlar oksitlenme süresine bağlı olarak aynı panel üzerinde birkaç rengi içinde barındırabiliyor. Genellikle dekorasyon öğesi olarak kullanılabilen bu taşlara halk arasında “kültür taşı” deniyor. 500 yılı aşkın bir süredir Çin mimarlığı, dekorasyonu ve sanatında kendine yer bulan Çin taşları yalnızca 20 yıldır organize bir endüstri dahilinde çıkarılıyor, ticareti yapılıyor. Doğada lamine halde bulundukları için uygulaması kolay olan bu taşlar duvar, çatı ve zemin kaplaması olarak kullanılıyor. Diğer taşlardan daha rustik bir görüntüye sahip olan Çin taşları Çin’in inşaat sektöründe kullanım açısından birinci sırada yer alıyor. Yapıda taş kullanımı yalnızca dış cephe kaplamasıyla sınırlı kalmıyor. Bir sanat müzesinin en önemli fak-

törlerinden olan iç mekanda ışık kurgusu da taşlar yardımıyla sağlanıyor. Kuzey Çin’den getirilen ağır kayalarla kaplanan zemin sanal ışığın yansıması için oldukça ideal bir çözüm oluşturuyor, bu durum sergilenen eserlerin optimum ışığa maruz kalmasını kolaylaştırıyor. Çin taşı, geleneksel Çin Resimleri Akademisi olarak kurulan bir okul için uygun bir seçim. Eğri duvarların çağdaş ve komplike geometrisi, bu sanat eğitim enstitüsüne ait yapının anlamını destekliyor ve değerini çoğaltıyor. Çağdaş sanat ile geleneksel sanatları aynı çatı altında toplayan bir müzenin tasarımının Arata Isozaki’ye verilmesi hiç de şaşırtıcı bir durum değil. Japon mimar Çin’i ve spesifik olarka bölgeyi çok iyi tanıyor, bunun yanında yerel malzemeye oldukça hakim ve nasıl kullanılması gerektiğini çok iyi biliyor. Bunun yanında son derece modern bir mimarlık vizyonuna sahip olan Isozaki müzenin fonksiyonuna atıfta bulunurcasına son derece modern iç çözümler getirdiği müzeyi geleneksel Çin taşıyla kaplayarak katmanlı bir tasarım anlayışı ortaya koyuyor. Çin taşlarının eğimli duvarlarda uygulanması tasarıma bir katman daha ekliyor, taşların elle yerleştirilip konumlarının tek tek ayarlanması cepheyi benzersiz kılarken, ortaya çıkan görkemli yapı içinde barındırdığı birbirinden farklı olan ancak üst üste katlanınca bambaşka özellikler gösteren tasarım olgularına sahip oluyor. Bu durum aynı zamanda teknolojik anlamda içinde çeşitli melezlikler barındırıyor ve Çin taşının kullanım alanlarının yalnızca geleneksel yüzeylerle sınırlı kalmasına gerek olmadığını, Çin’in kendin içinde bulduğu modern tasarım süreçlerinde ve çeşitli farklı fonksiyona sahip yapılarda da rahatça kullanılabileceğini kanıtlıyor.

KASIM-ARALIK 2010 • NATURA 93

Natura Magazine 001  
Natura Magazine 001  

Stone architecture and interiors magazine published by the Turkish Stone Exporters' Association, Istanbul, Turkey

Advertisement