Page 111

alan için bir düzen elemanı görevi görürken şehrin de belirgin bir sembolü olarak kabul ediliyor. Varolan bu gridin projenin bağlamı üzerindeki etkisi, gelecekteki kampüsün tasarımındaki en ana etmen olması şeklinde belirleniyor. Yapının ana komünikasyon aksı doğubatı doğrultusunda, parktan caddeye doğru konumlanıyor, ve bu da parktan girilen ana girişi belirgin hale getiriyor ve birinci kat mekanını bu yön doğrultusunda açıyor. Aynı zamanda ana toplanma ve iletişim alanı olan bu geniş pasajdan sonra mekan düşey olarak açılıyor ve büyüyor. Her galeri katının açıklığı ve ulaşılabilirliği ile Zoranic Basamakları adı verilen temsili ana merdiven, sembolik “bilgi dağı”na tırmanıyor; bu Peter Zoranic’in alegorik epik Dağlarına tırmanmasını sembolize ediyor. Akdeniz iklimi yüzünden ve aynı zamanda kütüphane içeriğinin korunması bakımından, basit içe dönük alanın iç hacmi, dış hacmin ve kütüphane cephesinin ifadesini gerektiriyor. Cephe katmanlarının, aralarında boşluk bırakarak üst üste istiflenmesi, kütüphaneyi dışarıdan daha kapalı hale getiriyor, ancak katmanlar bulanıklaşıyor ve kütlenin gerçek ölçülerini soyutlaştırıyorlar. Cephe yerel malzemeden esinlenilerek tasarlanıyor. Yerel iklimin en karakteristik taşlarından biri olan Benkovac burada karşımıza çıkıyor. Çok spesifik, basit, popüler ve yüzyıllardır kullanılan bir taş olan Benkovac, tasarımın ana malzemelerinden biri olarak kullanılıyor. Sıkça panel olarak kullanılan bu taş, genel olarak üst üste istifleniyor ve doğada da bu şekilde bulunabiliyor. Bu onun kullanımını kolaylaştıran ve onu bu kadar çok kullanılır hale getiren bir etmen olarak kabul ediliyor. Kütüphane galeri boşluklu açık plan tipine sahip. Bu tüm alana hakimiyeti kolaylaştırıyor ve iç mekanı bir bütün olarak algılatıyor. Doğal ışığın kullanımının çok önemsendiği projede ortaya konan cephe tasarımı ışığı mekanın içine mümkün olduğu kadar çok geçirebilecek şekilde tasarlanıyor. Açık plan tipi bu ışığın bütün alana yayılmasını sağlıyor, bu da homojen bir aydınlatma sisteminin oluşabilmesine neden oluyor.

building’s volume in the south-eastern edge of the site, the existing urban parameters and the envelope that contains the library program defined the building’s massing. The design of the University Library is established by the innovative treatment of the exterior of the building in its vibrant façade which was inspired by a local stone. The Benkovac stone, one of the most characteristic building materials in this part of Dalmatia is a very specific, simple, popular and in use for centuries in the areas vernacular traditions. Its most popular use is in the form of a panel, usually randomly stacked as a pile. This stacking and piling is used an architectural feature to form the outer envelope of the main Library space. This simple inner volume was turned inwards to shield against the Mediterranean climate but also because of the physical protection required for the Library’s holdings. Vertical stacking of the facade layers with spaces in between close off the Library from the exterior but depending on day and light conditions these layers can also dematerialize to give the building an ethereal aesthetic that marries tradition with contemporary use.

KÜTÜPHANENİN CEPHESİNDEKİ TAŞLAR ARASINDAKİ ARALIKLAR IŞIĞIN İÇERİ VE DIŞARI AKMASINI SAĞLIYOR. LIGHT FLOWS IN AND OUT THROUGH GAPS IN THE STONES ON THE SKIN OF THE LIBRARY.

Tasarım: 3LHD Tasarım ekibi: Marko Dabrovic, Saša Begovic, Silvije Novak, Tatjana Grozdanic Begovic, Josko Kotula, Vibor Granic, Zeljko Mohorovic

114 NATURA • KASIM-ARALIK 2010

Natura Magazine 001  

Stone architecture and interiors magazine published by the Turkish Stone Exporters' Association, Istanbul, Turkey

Natura Magazine 001  

Stone architecture and interiors magazine published by the Turkish Stone Exporters' Association, Istanbul, Turkey

Advertisement