Page 1

#umรถb16buรงuk


1-2

53-58


2


3


4


NEDEN

MAMAK ?

Ankara’da gelişme ve mekânsal yayılma olgusu 1923’te kentin başkent oluşu ile başlamıştır. Başkent olma kararının, kenti bir çekim noktası haline getireceği düşünülerek kentin planlı gelişimi için 1924’te Heussler’e kentin yeni gelişme alanlarını vurgulayan bir planlama, 1932’de ise Jansen’e iki merkezli başka bir planlama yaptırılmıştır. Öngörülen gelişme, başkent bürokrasisinin çekeceği nüfusa bağımlı olarak tasarlanmış, fakat göçenler iş merkezlerine en yakın, Ankara’nın en zorlu topografik şartlarını barındıran eğimli, sel yataklarının ve heyelan bölgesinin olduğu eşiklere, yerleşime açılmamış alanlara itilmişlerdir. 1950 sonrası nüfusa doyan başkent merkezi, çevresindeki topografik eşiklerin olanaklarıyla daha da yoğunlaşır. Mamak Bölgesi Ankara’nın ilk şehir planlamalarında gözükmez. Fakat yerleşimin kent merkezinden çeperlerine doğru gelişmesiyle birlikte yeniden planlanan kent, doğu- batı yönü ekseninde açılan tren yolu ile işveren kentli ve çalışmak için gelen göçmen arasındaki bağı kurmuştur. Demiryolunun çekim gücüyle beraber Mamak, kırdan kente göç eden nüfus için tüm zorlu şartlarına rağmen kolay ulaşılabilir ve erişilebilir bir yerleşim noktası haline gelmiştir. Mamak Bölgesi bu tarihten itibaren hızlı bir gecekondulaşma süreci yaşar. Konutlar öncelikli olarak küçük birimler halinde ana yola yakın noktalarda yayılmaya başlar. Zamanla birimler yoğunlaşarak kümeleri oluşturmaya başlar. Bu birimlerin/gecekonduların bahçelerinde ağaçlar dikilir, küçük kümesler oluşturulur. Kırdaki yaşama pratiği Ankara metropolitenine taşınmaya başlar. 1970lerden başlayarak 1990’lı yıllara kadar devam eden yoğun göç dalgası neticesinde, artık Mamak’ın yüzde 90’ı gecekondulardan oluşmaya başlamıştır. Kendi sorunlarını çözmek üzere atılan ilk adımla da, 1983 yılında Mamak, Çankaya ilçesinden ayrılarak ilçe haline gelir.

Peki biz neden Mamak’tayız? Ankara’nın hafızalarda yer eden statik imajları ya da harita temsiliyetlerinde gördüğümüzden fazlasını aramak/anlamak için dinamik yapısını her dönem barındıran oluş halini tamamlamayan, katmanların sürekliliği ve dinamikliği ile farklı zaman/mekan/anılara dair veriler yakalamamızı sağlayan gecekondu mahalleleri üzerinden Ankara’ya ve Mamak’a dair veri toplama yolu seçildi.

7


BoÄ&#x;aziçi Mahallesi Mamak

8


9


10


13


14


15


16


17


18


19


20


21


22


23


24


25


26


27


28


31


Soba + Mekan Kurgusu + Odak Ankara'ya göç eden yoksul insanlar için gecekondu kaçınılmazdı. Bir yerden başlamalı ve günü kurtarmalıydı kent yoksulları. Bir gecede kondurmalıydı. Yoksulluk çaresizlik değildi onlar için. Bir ateş yakıp çevresinde ısınmaya çalış�lar. Merkez noktası olan ateş, onlar için ilk mekandı. Kaç gün, kaç gece üşüdüler kim bilir Ankara'nın ayazında. Ateş etra�nda bağlandılar birbirilerine. Daha sonra duvarlar örüldü, kapılar açıldı ve sobalar kuruldu. Mekan aynıydı; dört duvar ve ortasında bir ateş, bir soba.

Nurseda Çağatay

32


51


Bazen kendini sorgularsın, belki Anadolu’daki bir kasaba/köyde belki de başken�e küçük gelişmemiş bir ilçede. Gelin birlikte kısa bir tur atalım tarihin içinden 1930'lu yıllara. Örneğin tatlı şirin Mamak’ımız 30’lu yıllarda Anadolu’da kendisini sorgulayan bir grup insanın konak yeri olmuş. İleride dik yokuşlara, dar sokaklara sahip olacak olan kullanışsız bir tepe olan Mamak kendisine 30’lu yıllarda insan edinmiş oldu. Önümüzde ki 20 yıl boyunca kendi içerisinde insanların gereksinimi doğrultusunda da Mamak silue� şekillenmiş olacak�. 1950’lere gelindiğinde doğru ya da yanlış olduğu meçhul bir karar ile büyük şehirlerde şehir bölge planlanmasına gerek duyuldu. Tabi ki Mamak ve kullanıcıları/insanları da bu karar ile etkilenecek�. Bu olay kimisi için heyecan kimisi için huzursuzluk yara�. Kimilerine ise para kokusunu beraberinde ge�rdi. Mamak Bölgesi bu olaydan i�baren hızlı bir gecekondulaşma süreci yaşar. Bu gecekonduların bahçelerinde ağaçlar dikilir, küçük kümesler oluşturulur. Ar�k köy haya� Ankara metropolitenine taşınmış�r. Ben o zamanları ayrı severdim. Neyse devam edelim gezin�mize. 1970lere gelindiğinde tatlı Mamak’ımız yoğun bir göç ilgisiyle karşılaşmış� ki bu ilgi Mamak'ı biraz geç terk edecek�. Mamak o zaman Çankaya’ya bağlıydı. 1983’te Mamak’ımız gereken değeri fazlasıyla görüp ilçe sıfa� ile “ödüllendirildi”. Bu kullanıcılar/insanlar nedense daha fazla Mamak tepesini sahiplenmek istedi. Mamak o zaman mutluydu. Başına geleceklerden habersiz bir şekilde ilgiden mutluydu. 1990lı yıllarda ise Mamak içerisinde yeteri kadar kullanıcı/insan olduğuna karar verilmiş olacak ki Mamak için misafir akınları durdu. Mamak kendi kullanıcılarını/insanlarını izledi ben ise Mamak’ı. Evlerin odası ar�kça biliyorduk ki sokak taşları için yeni oyun arkadaşları geliyordu. Mamak 1999 yılına kadar ba bazen huzurlu, bazen huzursuzdu kullanıcılar için. 1999 yılından i�baren yataydan dikeyleşme hareke� daha da hız kazandı. Önceden mutluydum bana yaklaşmaya çalış�kları için… Ar�k kısa gezimizin sonuna doğru geliyoruz. Yıllar 2008’e dayandığında yeni birkaç kullanıcı/insan gelmiş� ama bunların istediği Mamak’ı mutlu etmek değildi, bunlar anlayamadığımız bir sebepten ötürü Mamak’ı hikayelerden arındırıp küçük Mamak’a taşıyamayacağı kadar yük bindirmeye gelmiş�. Dediğim gibi önceleri hoşuma gidiyordu çünkü bana yaklaşıyorlardı. Takvimler 2015’i gösterdiğinde ise Mamak’taki kullanıcı izleri, hik yeleri çok hızlı şekilde silinmeye başlamış�. İşte ilk defa o yıl pişman olmuştum. Devamında ise ar�k 2017’ye geldik hikayeyi belki biraz biliyorsunuzdur ama yine de anlatmak isterim, bir grup tatlı insan geldi 4 farklı yere ayrılıp insanların haya�nı anlamaya çalış�... Bence iyi insanlardı yoksa niye kullanıcısının terk e�ği bir yere gelip ça�sız evlerin içerisindeki yaşamları anlamaya çalışır, niye en dik en dikenli en buzlu pa�kaları �rmanıp Mamak’ı fotoğraflarlar. Onları sevmiş�m. En azından ortalıkta gezen beyaz Anadol içinde ev ev ha�ra toplayan 3 kişiden daha çok… Benim anlatacaklarım uzun olur.Ben en iyisi kim olduğumu söyleyeyim de belki gelip konuşursunuz benimle. Ben tepenizde sizleri bazen sevindiren bazen hüzünlendiren Çukurova’nın pamuğu gibi bir bulutum sadece.

Sinan Talha Özcan 52


53


54


55


Atölye Notları


Ya-Mamak, temel olarak GÜM teması içerisinde kent belleği üzerinden açılan bir tartışmadan yola çıkarak hafızalarda Ankara’nın popüler imajlar dışında nasıl yer edebileceğini veya kendi hafızasını nasıl barındırdığını sormak araştırmak üzere yola çıktı. Bu soru beraberinde katmanların dinamik olması ve üstüste eklenmesi dolayısıyla şehrin diğer bölgelerine nazaran daha çok katmanı çakışarak barındıran bir gecekondu mahallesi olan Boğaziçi Mahallesi – Mamak tercih edildi. me Amaç, fizik mekan ve katmanları üzerinden sosyal yapıya, toplumsal yaşantıya, günlük rutinlere ve harekete dair verileri okuyup bunun üzerinden Mamak yerlilerine dair kişisel hikayeleri bulup bu hikayelerin bütününde Ankara’nın belleğine aktarılanları saptayabilmekti. Aslında kısaca mikrokosmozdan makrokosmoza ulaşabilir miyiz gibi bir sorudan yola çıkarak, aralarındaki ilişkileri saptayabilmekti. Süreç öncelikle Ankara, Mamak ve gecekondu mahalleleri temelli tartışmalar ile başlayıp sahaya çıkmadan önce Türkiye’deki çeşitli örnekler ve medyadaki Mamak imajları üzerinden öngörülerde bulunulup kavram haritası çıkarıldı. Devamında Mamak gezisi sonrası aynı çeşitli ön tartışmalar yinelenip alanda okunan veriler gruplar halinde mahallenin büyük bir haritası üzerine kolaj tekniği ile işlendi. Mahallenin geneline dair fikir edindikten sonra her katılımcı hikayesini bulmak istediği nokta/sokak/yapı/nesne üzerinden tahminler yürütmeye başladı. 12 katılımcının her biri meseleye farklı bir ölçekten yaklaştı. Bu çeşitlilik atölye içerisinde tartışmayı genişletip, birbirinden farklı bir çok konuya referans verdi. Bu çeşitliliği somutlaştırmak gerekir ise, örneğin gecekonduların inşa süreci ve ihtiyaç ilişkisi, malzeme ekleri ve katmanları, boşluklar ve ilişkiler, hayvanların hareket özgürlüğü, doğayla mal ilişki, topoğrafya, katmanların dönüşümle silinmeye başlaması, kamusal-özel alan ilişkileri, silüet, kot farkı, hızlı üretim, sosyal birliktelik, mekan dizimi, gece-gündüz gibi çeşitli ana başlıklarla açıklanabilecek kavramlar üzerinden üretilen hikayeler oluşturulup, 3 boyutlu bir temsil nesnesine dönüştürüldü. Katılımcıların tüm bu üretimlerini yaptıkları okuma üzerinden üst ana başlıkla gruplayacak olursak bunlar; ekler/yamalar, olay, malzeme, nesne ve yaşam biçimi olarak tanımlanabilir. Bu çalışma aynı zamanda Mamak hikayeleri üzerinden önce Mamak sonra Ankara belleğine katkı sağlamayı amaçlayıp, hızlı bir dönüşümle karşı karşıya olan Mamak bölgesindeki hikayeleri belgelemek adına yapılmıştır.


ya-mamak  

ya-mamak atölyesi 35.Ulusal Mimarlık Öğrencileri Buluşması (UMÖB16buçuk) kapsamında Ankara'da gerçekleşmiştir.

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you