Page 1

Ocak 2011 Yıl: 1 Sayı: 10 Fiyatı: 8 TL

www.eko-trend.net

Ek Trend Aylık, İş ve Ekonomi Dergisi

e d i m o n o k E 2011 öngörüleri

GÜNSAL SAAT Raymond Weil’in dünyadaki en eski distribütörü

FUGA MOBİLYA Tasarımı ve hizmetiyle bir markanın başarı öyküsü

YÜCEL TARIM Şaraba yatırım yapan sağlık vergisine hazır olsun

KREDİ KARTLARI Yılbaşı kutlamalarında 750 milyon TL harcadık!

l

SKY AIRLINES Türkiye’yi “iç”ten fethedecek

Yaşar Aşçıoğlu Ali Sami Yen Stadı’nın arazisine rezidans yapmaya hazırlanıyor l

AFRİKA PAZARI İşadamlarının gözü 1 trilyonluk pastada

l

FOODist Fuarı Türk gıda sektörü bu fuarda buluştu


içindekiler 6 - 7 KISA KISA Tüketici en çok Pınar'ı beğeniyor 2010'da yüzde 35 büyüyen Merinos'un yeni hedefi Çin Akenerji’nin santralini Gama ve GE yapacak İttifak Holding elektriğini kendi üretecek

10 - 16 FİNANS

58

Dr: Mustafa Alpaslan yazdı: “Vergi affı ve matrah artırımı” Denizbank'tan çiftçilere büyük kolaylık Millennium Bank artık Fiba Holding'in İş dünyası 2011 için iyimser

20 - 21 OTOMOTİV İcra ihalelerine ilgi artıyor Hyundai i10 yeni yüzüyle Türkiye'de

22 - 26 KAPAK Yaşar Aşçıoğlu Ali Sami Yen arazisine rezidans yapacak

54

28 - 30 BAŞARI ÖYKÜSÜ Tasarımı, hizmeti ve sanata verdiği destekle örnek bir marka: FUGA

32 - 33 RÖPORTAJ Güneş Hüner: “Saat istemeden verilen bir kartvizittir”

40 - 47 GIDA Şaraba yatırım yapan sağlık vergisine hazır olsun Gıda sektörü FOODist'te buluştu GOLDA, bakliyat grubuyla da iddialı Konya Şeker fuarda yeni ürünlerini tanıttı Selva'dan "Anadolu Lezzetleri"

40 22

48 - 49 TEKNOTREND IBM'den "100 akıllı şehir" projesine dev bütçe Teknoloji ödülü Varlıbaşlar’a

50 - 52 GEZİ Ege Orman Vakfı Genel Müdürü Metin Gençol ile söyleşi

14

54 - 55 RÖPORTAJ Show dünyasının yıldızları izmirgüzeli.com’dan

58 - 61 DÜNYA KENTLERİ 800 yıllık ihtişamlı tarihiyle MOSKOVA

62 - 63 SPORTREND Ocak 2011

Ek Trend

4

Suzan ERNOYAN yazdı: “İyi ki Ali Sami Yen görmedi!” Gizli Forvet kale arkasından bildiriyor

28


Ek Trend Aylık, İş ve Ekonomi Dergisi Ocak 2011 Yıl: 1 Sayı: 10 Ekotrend Aylık İş ve Ekonomi Dergisi Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Ersoy Özer

Genel Yayın Yönetmeni Nihan Öztürk

Konsept Danışmanı Suzan Ernoyan

Görsel Yönetmen Bennur Kılcı

Haber - Araştırma Elvan Karanfil

Bilim Yayın Kurulu Tayyar Özdemir (Gazeteci - Yazar)

Prof Dr. Mustafa Ferit Acar Dr. Şaban Acarbay (TÜFAD İzmir Şube Başkanı)

Yrd. Doç. Dr. Suavi Tuncay (Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi)

Dr. Mustafa Alpaslan (SMMM)

Dr. Yasemin Fatih Amato Mete Gönenç (Eski İzmir Defterdarı, Yeminli Mali Müşavir)

Dilek Araç

Reklam ve Halkla İlişkiler Ekotrend Reklam Servisi reklam@eko-trend.net

İletişim Adresleri İzmir (Merkez) Şair Eşref Bulvarı No:15 İhsan Kayın Plaza Kat:1 D:1 Çankaya Tel: 0232 4890343 Fax: 0232 4890311 email: haber@eko-trend.net web: www.eko-trend.net

Dünyanın en pahalı akaryakıtına flaşör kutlaması! Ekonomik açıdan büyüme gerçekleştirdiğimizin söylendiği bu günlerde, bu sözü doğrular nitelikte yapılan akaryakıt zamları ile dünyanın en pahalı akaryakıtını kullanmaya devam ediyoruz. Litre fiyatı 1 liranın altında olan fakat, araçlarımızın deposuna girene kadar ortalama 4 liraya çıkan akaryakıt fiyatları ile tüm dünya ülkelerine ne kadar zengin olduğumuzu gösteriyoruz. Kolay değil, bu fiyatlara rağmen araçlarımıza akaryakıt alarak hem zengin olduğumuzu hem de devletimizi ne kadar sevdiğimizi açıkça ortaya koyuyoruz. Dünyanın hiçbir ülke vatandaşı tek bir ürün için bu kadar vergi vermiyordur herhalde. Özellikle araçları olan vatandaşlarımızın son dönemde büyük bir coşku ile katıldıkları bir kutlama(!) var. Türkiye’nin en önemli radyo programcılarından olan Nihat Sırdar, bir süredir her sabah saat 8’de ve her akşam saat 7'de dünyanın en pahalı akaryakıtını kullanabilen ülke vatandaşlarımızın bu başarısını trafikteki araçların dörtlülerini yaktırarak kutlatıyor. Gülüyoruz yani ağlanacak halimize. Çok dinlenen bir programın sahibi olan Nihat Sırdar, yaptığı bu başarılı girişimin meyvesini her gün gelen yüzlerce mesajla alıyor. Ben de o saatlerde aracımda olduğum zaman mutlaka kutlamaya katılıyorum. Dünyanın en pahalı akaryakıtını kullanabildiğim için kendimi kutluyorum. Buradan Nihat Sırdar ve partneri Sivrisinek’e kutlamalarının devamını diliyor, EkoTrend Dergisi’nin tüm okurlarını bu güzel kutlamaya davet ediyorum. Yeni yılın bu ilk ayında ülke gündemini elinde tutan birçok gündem maddesine göre, ekonomik parametreler seçim çalışmalarının bu aydan sonra hızlanacağını, yapılan çalışmaların ekonomide durağanlık dönemine gireceğini gösteriyor. 2011 Genel Seçimleri’ne altı ay kala her seçim döneminde olduğu gibi bir yavaşlama yaşanacak. Bu yavaşlamanın en hafif hasar ile geçmesi için piyasadaki sıcak para akışını kesmemek, oluşabilecek daralmayı önlemek için Merkez Bankası’nın zamanında müdahale etmesi gerekecek. Yeni ve hareketli bir yıl bizi bekliyor. Ocak ayı ile 10. sayısına ulaşan EkoTrend Dergisi sizin göstermiş olduğunuz ilgi ve alaka ile her sayısında biraz daha büyüyor. Anadolu’nun her şehrinde faaliyetlerini sürdüren EkoTrend yaptığı özel röportajlar ve hazırladığı araştırma dosyaları ile bu ay da sizlere dopdolu bir gündem sunuyor. Dergimizi ay boyunca elinizden bırakamayacaksınız.

Yayın Türü Yaygın Süreli Ajans NES tarafından T.C. yasalarına uygun olarak aylık yayımlanmaktadır. Ekotrend Dergisi Basın Meslek İlkelerine uymayı taahhüt eder. İmzalı yazıların sorumluluğu yazarlara aittir. Yazı ve fotoğraflar kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Basım Yeri Seher Basım Dağıtım San. Tic. Ltd. Şti. 1397 Sok. No: 3 Kahramanlar/İZMİR Tel: 0232 4839660

Basım Tarihi: 5.01.2011

Unutmayın; EkoTrend “yazılan değil, yaşanan ekonominin adresi”...

Ersoy ÖZER


gündem

ATAMA HABERLERİ Carrefour BEYLİKDÜZÜ bölgesinin en önemli alışveriş merkezi Carrefour Haramidere AVM'nin başına "Genel Müdür" sıfatıyla Hakan Yıldız getirildi.

Fujitsu FUJITSU Teknoloji Satış Departma-

NT'den şube atağı "KİTAPLA buluşma noktanız" sloganıyla Türkiye’de 101, yurtdışında 18 olmak üzere 8 ülkede toplam 119 şubesi ile hizmet veren NT Mağazaları, aynı anda 5 şubesinin açılışıyla mağaza ağını genişletmeye devam etti. Açılış merkezinin VİA PORT AVM Şubesi’nin olduğu törenle OLİMPA AVM, TORİUM AVM, STARCİTY AVM ve Giresun cadde mağazalarının açılışları da gerçekleşti. NT Mağazaları Genel Müdürü Şeref Zekai KOLAK, açılan her NT Mağazası ile büyüyen ve gelişen Türkiye’nin hem ülkemizdeki hem de dünyadaki cehaleti yenme gayretlerine katkıda bulunmak istediklerini belirtirken büyüme stratejilerini ve NT Mağazaları’nın sektördeki yerini ise şöyle açıkladı: “Geçmişte, evlere kadar suyun gelmediği dönemlerde her mahallede çeşmeler vardı. Biz de her mahallede NT olsun istiyoruz. Su insanın beslenmesi için ne kadar gerekliyse, okumanın da ruh için o kadar gerekli olduğuna inanıyoruz. Çeşme, suyu ulaştırmada neyse, NT de kitabı ulaştırmada odur. Mağazalarımızda ve sahada okuma sevgisi üzerine gerçekleştirdiğimiz etkinliklerle başta çocuklarımız olmak üzere herkese kitap sevgisini ulaştırmak istiyoruz.”

2010'da yüzde 35 büyüyen Merinos'un yeni hedefi Çin MERİNOS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu, parça halı üretiminde dünya birincisi olan Merinos’un dünyada da rekor başarılara imza attığını belirterek, "2010 yılında şirketlerimizin toplam cirosu 1 milyar 150 milyon TL, toplam ihracatımız 130 milyon dolar civarında olacak. Yoğun çaba ve çalışmalarımız sonucunda 2010 yılında çok şükür yüzde 35 oranında büyümeyi gerçekleştirmiş bulunmaktayız. Grubumuza ait 15 şirketimiz bulunuyor ve bünyemizde 4 bin 400 kişi çalışıyor. Duvardan duvara halıda Türkiye lideriyiz; Rusya’nın en büyük halı tesisini kurduk, 2012’de ise Çin’de halı üretim tesisi açacağız" dedi.

Akenerji’nin santralini Gama ve GE yapacak

Ocak 2011

Ek Trend

6

YAKIN zamanda İrlanda ve Rusya’da iki büyük kombine çevrim santralinin yapımını tamamlayan GE ve Gama Güç Sistemleri konsorsiyumu; Akenerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından Hatay’ın Erzin ilçesinde yapılacak kombine çevrim elektrik santrali inşası için anahtar teslim yüklenici olarak seçildi. Gama Güç Sistemleri ve GE firmalarının konsorsiyum halinde verdiği sabit fiyat ve süreli EPC teklifi Hatay’ın Erzin ilçesinde yapılacak olan yaklaşık 900MW gücündeki santral için Akenerji ile sözleşme imzaladı. Santralin 2014 tarihinde devreye alınması planlanıyor. İleri teknoloji standartları kullanılarak yapılacak olan Hatay-Erzin enerji santrali piyasa şartlarının gerektirdiği esnek operasyon ihtiyacını yüksek verimlilikle karşılayacak. Gelişmiş yanma sistemi ile donatılacak olan santral çevre emisyon kriterlerine ve batı standartlarına uyumlu olacak.

nı'nda "Veri Güvenliği Teknoloji Satış Müdürü" pozisyonuna Mustafa Özçakır atandı.

Dexia DENİZBANK Finansal Hizmetler Grubu Başkanı Hakan Ateş, Dexia’nın 9 Yönetim Komitesi Üyesinden biri olarak atandı.

DHL Express DHL Express Türkiye İşe Alım, Eğitim Ve Organizasyonel Gelişim Müdürü pozisyonuna, Begüm Coplugil getirildi.

SAP Türkiye ERICCSON Türkiye’de Pazarlama ve Strateji Müdürü olarak görev yapan Erdem Aksakal, SAP Türkiye’nin yeni Pazarlama Müdürü oldu.

Aksa Doğalgaz TÜRKİYE'de 20 dağıtım bölgesinde dağıtım yapan Aksa Doğalgaz'da Doğal Gaz Şirketleri Grup Başkanlığı'na, sektörün duayenlerinden Yaşar Arslan atandı.

Ernst & Young ERNST & Young Türkiye Vergi Hizmetleri Bölümü Başkanı Mustafa Çamlıca, Ernst & Young Türkiye Başkanlığı görevine atandı.


KISA KISA

Tüketici en çok Pınar'ı beğeniyor KALDER Türkiye Müşteri Memnuniyeti Endeksi 2010 yılı 3. çeyrek ölçümlerinde süt ve süt ürünleri sektöründe Pınar; son beş yıldır olduğu gibi, müşteri memnuniyetinde yine en yüksek puanı alarak liderliğini sürdürdü. Beş yılı aşkın süredir Türkiye Kalite Derneği ve Uluslararası Araştırma Şirketi KA Araştırma tarafından; ACSI (American Customer Satisfaction Index) lisansı, National Quality Research Center ve Michigan Üniversitesi proje yönetim desteği ile yürütülen TMME çalışmasında Pınar, 85 puan alarak süt ve sütün ürünleri kategorisinde birinci oldu.

Doğan ve Balaban Gıda Nestle’nin NESTLE Türkiye, Doğan ve Balaban Gıda'nın yüzde 51 hissesini satın almak üzere anlaşma sağladı. Nestle Türkiye'den yapılan yazılı açıklamada, Doğan ve Balaban Gıda'nın, 50 milyon lira değerindeki "oyuncaklı çikolata yumurta" pazarının "satış adedi olarak lideri" olan Toto markasının yanı sıra; çeşitli bisküvi, çikolata ve gofret markalarının da üretimini gerçekleştirdiği belirtildi. Doğan ve Balaban Gıda ile gerçekleştirilen bu ortaklık ile Nestle Türkiye'nin, daha uygun fiyatlarla daha çok yerde tüketicileriyle buluşma stratejisini pekiştirmiş olacağı ifade edilen açıklamada, anlaşmanın, Rekabet Kurumu'nun onayına tabi olduğu vurgulandı. Verilen bilgiye göre, Doğan ve Balaban Gıda'nın kurucuları Balaban ve Küpçü aileleri Nestle Türkiye ile imza atılan bu yeni ortaklıkta yönetimi üstlenmeyi sürdürecek.

Global İletişim'den iddialı projeler DOĞTAŞ'tan sektörü canlandıracak istek TOBB Mobilya Sektörü Meclis başkanlığı görevini sürdüren DOĞTAŞ Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Davut DOĞAN şu değerlendirmede bulundu: "Küresel kriz döneminde kan kaybeden tüm sektörlerde olduğu gibi 2009 yılının ilk çeyreğinde mobilya sektöründe de yüksek oranda daralma meydana gelmişti. Bu daralmaya karşılık hükümetin önlem paketi altında sunduğu mobilyada 6 aylık periyodda uygulanan KDV oranının yüzde 18’den yüzde 8’e düşürülmesiyle birlikte, krize rağmen sektör de büyüme sağlanmıştı. KDV oranının tekstil sektöründe olduğu gibi kalıcı olarak yüzde 8'e indirilmesi öncelikle istihdama olumlu etki yapması ve kayıt dışı ekonominin önüne geçilmesi için etken teşkil ederken, aynı zamanda dış ticaret açığı vermeyen bir sektör olan mobilya sektörünün ülkemizin dış ticaretinde iyileştirici etki yapacağı yadsınamaz bir gerçektir." Sektörde kalıcı yüzde 10’luk KDV indiriminin, 2011 yılı için ihracatta yüzde 20, iç pazarda yüzde 10 ve üretimde yüzde 12-15 arasındaki sektörel büyüme hedefimizin üzerine çıkılmasını sağlayacağını belirten Doğan, "KDV indirimi ihracat ve büyüme beklentilerimize son derece güçlü bir şekilde katkıda bulunacaktır. Mobilya sektörü olarak, sağlayacağımız bu rekabet avantajı ile dünya markası olmamız mümkündür" dedi.

YILDIZ Bilişim Grubu şirketlerinden Global İletişim, 2010 yılını 2009 yılına oranla yüzde 65 büyümeyle kapattı. Kurumsal pazara yönelik birçok iddialı projeyi 2011 yılında hayata geçirmeye hazırlanan Global İletişim, 2011 yılında da yüzde 65 büyüme hedefliyor. Global İletişim Genel Müdürü Murat Küçüközdemir, "Ankara, İstanbul Fulya’dan sonra, İstanbul Dudullu’da 2011 yılında faaliyete girecek olan 3. Datacenter’ımız ile Türkiye'nin en büyük ticari veri merkezi olacağız, bu kapsamda veri merkezi temelli Cloud Computing çözümlerimiz ve fiber altyapı yatırımlarımız bu sene içinde odak noktalarımız arasında yer alacak. Erişim hizmetleri kapsamında yalın ADSL ve ses hizmetleri kapsamında sabitte numara taşınabilirliği gibi hizmetlerin hızla hayata geçmesiyle bizi çok hareketli bir yılın beklediğini düşünmekteyim" dedi.

Vodafone'dan "Kırmızı Pasaport" DÜNYADA beş kıtada, otuzdan fazla ülkede faaliyet yürüten Vodafone yeni bir ilke imza atarak, tüm yurtdışı dolaşım (roaming) tekliflerini bir araya topladığı ‘Kırmızı Pasaport’ seçeneğini tanıttı. Vodafone aboneleri Kırmızı Pasaport ile yurt dışındayken hem gönül rahatlığıyla arama yapabilecek, hem de mobil interneti yüksek fatura korkusu olmadan kullanabilecekler. Vodafone Türkiye Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Öğüt, şu bilgileri verdi: "Kırmızı Pasaport ile yurt dışı seyahatlerinde gerek Türkiye’ye yapılan aramalar, gerekse yurt dışındayken gelen aramalarda dakika hesabı yapmaya son veriyoruz. Kırmızı Pasaport Seçeneği’nin sunduğu avantajlarla yurt dışında cep telefonu kullanımını yurtiçi fiyatlarımızın seviyesinde sadece 3,99 TL gibi düşük bir ücretle sunarak özgür iletişim imkanı sağlıyoruz."

İttifak, elektriğini kendi üretecek ADESE, Selva Gıda, Seha Yapı, Selet ve İmaş Makine gibi 18 iştiraki ile; hızlı ve istikrarlı bir büyüme trendi içinde olan İttifak Holding, kendi elektrik ihtiyacını karşılamak üzere 1 milyon Euro’luk yatırımla kojenerasyon tesisi kuruyor. İlk yatırımını iştiraki Selva Gıda’ya yapacak olan İttifak Holding, hem çağdaş bir “enerji yönetimi” sistemine geçmiş hem de ülke ekonomisine katkı sağlamış olacak. Kurulucak olan kojenerasyon tesisinde Gaz Motoru kullanılacak ve motorun yakıtı doğalgaz olacak. Tesisin elektriksel gücü 1712kW, ısıl gücü 1989kW olacak. Yatırım bedelinin ise 800 bin ile 1 milyon Euro arasında gerçekleşmesi bekleniyor.

7


bankacılık Finansbank 500 şubeye ulaştı FİNANSBANK, şube ağına yeni bir halka daha ekleyerek 500. şubesini Ankara'da açtı. 23 yıl önce 4 şube ve 26 çalışan ile hizmet vermeye başladıklarını belirten Finansbank Genel Müdürü Temel Güzeloğlu, "Geçen 23 yılda hızla genişlettiğimiz şube ağımızla Türkiye’nin dört bir yanına yayıldık. Müşteri memnuniyetini sağlamada lider bankalardan biri olarak, bugün sayıları 12 bine yaklaşan genç ve dinamik kadromuzla tüm bankacılık hizmet taleplerini karşılayacak şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Güzeloğlu, yurt genelinde yaygınlaştırdıkları şube ağlarıyla müşterilerine doğrudan ulaşmaya önem verdiklerini ifade ederek, "Böylelikle yüksek müşteri memnuniyeti elde etmeyi ve rekabetçi konumumuzu güçlendirmeyi amaçlıyoruz'' dedi.

Enerji yatırımı yapacak KOBİ’ye TEB desteği TEB (Türk Ekonomi Bankası), enerji yatırımı yapacak girişimcilere destek sağlayacak. AFD (Fransız Kalkınma Ajansı) ile kredi anlaşması imzalayan TEB, elde edilecek 50 milyon Euro’luk kaynağı, ağırlıklı olarak KOBİ’lere kullandırılacak. TEB Ticari ve KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Turgut Boz, AFD kredilerine aracılık ederek enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarını desteklemek konusunda katkı yapacaklarını belirtti. Boz, AFD’den sağlanacak kredi ile TEB’in ağırlıklı KOBİ’ler olmak üzere tüm tüzel müşterilerinin yanı sıra belediye ve belediye iştiraklerinin çevre dostu enerji yatırımlarını da uzun vadede ve uygun koşullarda finanse edebileceklerini ifade etti. Krediden faydalanmak isteyen firmalara teknik danışman firmaları tarafından projede yaratılacak enerji tasarrufunu ortaya koyacak inceleme yapılacağını söyleyen Boz, firmanın bu projesinin karbon ayak izi ölçümünün yapılarak karbon emisyonunun azaltılmasına destek olunacağını da kaydetti.

Yapı Kredi'den engellilere "engelsiz" hizmet

Millennium Bank, Fiba Holding'in

Denizbank'tan çiftçilere büyük kolaylık

FİBA Grubu, merkezi Hollanda'da bulunan bankası Credit Europe Bank N.V., Banco Comercial Portugues'in sahip olduğu Millennium Bank A.Ş.'nin hisselerinin yüzde 95'lik kısmını gerekli yasal izinleri tamamlayarak 27 Aralık 2010 tarihi itibariyle satın aldığını açıkladı. Bankanın geri kalan yüzde 5 hissesi için ise Fiba Grubu ile Banco Comercial Portugues arasında karşılıklı alım ve satım opsiyonları imzalandığı bildirildi. Açıklamada 923 milyon TL bilanço büyüklüğü ve 18 şube ile faaliyetlerine devam eden Millennium Bank’ın isminin de yakında değiştirileceği bilgisi verildi.

DENİZBANK'ın geliştirdiği ve sektörde bir ilk olma özelliği taşıyan uygulamayla çiftçiler Bağkur (Esnaf, Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu) primlerini DenizBank Üretici Kartları aracılığı ile otomatik olarak ödeyebilecekler. DenizBank İşletme ve Tarım Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Sun ve DenizBank’ın marka yüzleri Sedef Avcı ile Kubat 'ın da katıldığı tanıtım toplantısında konuşan DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, şunları söyledi: "Çiftçiler artık hasat zamanına kadar endişe etmeden işlerini yapacaklar, sosyal güvenlik hizmetlerinden faydalanacaklar ve hasta olduklarında doktora gitmeyi ertelemek zorunda kalmayacaklar. Çiftçiler, Bağ-Kur primlerini otomatik ödemeye bağlayabilecek ve ödemeler Üretici Kart aracılığı ile otomatik olarak yapılacak. Çiftçi, ödemesini hasatta yapacak. Bu sayede çiftçiler Bağ-Kur primlerini düzenli ödeyebilecek ve kurumun sağlamış olduğu tüm haklardan kesintisiz ve zamanında yararlanabilecekler."

Abank, 105 milyon dolar kredi sağladı

Ocak 2011

Ek Trend

8

ANADOLU Grubu iştiraklerinden ABank, Uluslararası Finans Kurumu (IFC), Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası (BSTDB) ile Hollanda Kalkınma Ajansı'ndan (FMO) 105 milyon dolar tutarında 10 yıl vadeli sermaye benzeri kredi sağladı. Konuya ilişkin yazılı açıklamada, ödemesi bugün gerçekleşen kredinin Türkiye'de sendikasyon yoluyla gerçekleşen "ilk sermaye benzeri kredi" olma özelliği taşıdığı belirtildi. Açıklamada, kredinin ABank'ın sermaye tabanını güçlendirmesi ve özellikle KOBİ'lerin finansman ihtiyaçlarının karşılanması açısından önem taşıdığı kaydedildi. ABank Genel Müdürü Hamit Aydoğan, uluslararası kuruluşların uzun vadeli kaynak sağlamada önemli rol oynadığını ifade etti.

YAPI KREDİ'nin yeni bankacılık hizmetlerini açıklayan Yapı Kredi Alternatif Dağıtım Kanallarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Yakup Doğan, 3 yıldır üzerinde engelsiz bankacılık projesi üzerinde çalıştıklarını, bu kapsamda görme engellilere, Braille alfabesi ile ATM'lerde bankacılık hizmeti verdiklerini söyledi. İşitme engellilerin ise ATM'lerden kulaklıkla yararlanabildiğini, bu kişilerin, kulaklık yönlendirmesi sayesinde bankacılık hizmetlerini gerçekleştirebildiğini kaydeden Doğan, bedensel engelli veya çok kısa boylu bir vatandaşların ise normal ATM'lere göre daha aşağıda tasarlanan ATM'lerden faydalanabildiğini bildirdi. Her ilde bir ATM’yi görme engelli vatandaşların kullanacağı şekilde ayarladıklarını anlatan Doğan, Türkiye Bankalar Birliği’nin bedensel engelliler için bankacılık hizmetinin standart hale getirilmesi için bir çalışma başlattığını ve bunun 2013 yılı sonuna kadar uyumlaştırılabileceğini dile getirdi.


VERGİ

Vergi affı ve matrah artırımı Dr. Mustafa ALPASLAN SMMM m.alpaslan@windowslive.com BAZI kamu alacaklarının yeniden yapılandırılması ile ilgili ve SGK ile ilgili hazırlanan af tasarısı TBMM’ye sevk edilmiştir. Buna göre vergi ile ilgili af tasarısının ana çizgileri ve matrah artışı ile ilgili hükümleri aşağıda olduğu gibidir: 1. Kesinleşmiş alacakların yeniden yapılandırılması 2. İhtilaflı alacakların ihtilafına son verilerek tahsilatının hızlandırılması 3. Matrah ve vergi artırımı 4. Stok beyanı, kasa affı ve kayıtların düzeltilmesi 5. Yapılandırılan alacakların taksitle ve kredi kartı ile ödenmesi v.b. Bu yazımızda, yasa tasarısının "matrah artırımı"na ilişkin hükümleri incelenecektir. A- Matrah artırımı kapsamında değerlendirilebilecek vergi türleri Hazırlanan tasarı uyarınca, matrah artırımı 4 ana vergi türü için söz konusu olabilmektedir. 1. Gelir vergisinde matrah artırımı 2. Kurumlar vergisinde matrah artırımı 3. Katma değer vergisinde artırım 4. Gelir (stopaj) vergisinde artırım Matrah artırımında bulunulması halinde, artırımda bulunulan dönemlerle ilgili olarak vergi

incelemesi yapılmayacak ve artırımda bulunulan vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat yapılmayacaktır. B- Matrah/vergi artırımında bulunabilecek mükellefler Yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamesi vermek mecburiyetinde olan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, basit usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri 2006, 2007, 2008 ve 2009 takvim yılları için, matrah artırımından yararlanabileceklerdir. Aynı şekilde katma değer vergisi mükellefleri ile hizmet erbabına ödenen ücretlerden gelir vergisi tevkifatı yapmakla sorumlu olanlar da bu yıllarla ilgili olarak matrah artırımında bulunabilirler. Adi ortaklıklar ve kollektif şirketlerde ortaklar, komandit şirketlerde komandite ortaklar, adi komandit şirketlerde komanditer ortaklar, yıllık gelir vergisi beyannamesi vermek zorunda bulunduklarından, bu mükellefler de anılan yıllar için matrah artırımından yararlanabileceklerdir. Sözü edilen yıllara ilişkin vergi matrahlarının takdiri için takdir komisyonlarına sevk edilmiş bulunan mükellefler ile haklarında vergi incelemesine başlanılmış olan mükellefler de matrah artırımından faydalanabileceklerdir. Zarar beyan eden veya hiç beyanname ver-

Gelir Vergisi’nde matrah artırımı Yıl

2006 2007 2008 2009

Mükellefin kendi beyanına göre matrah artış oranları (%)

Gelir Vergisi mükellefleri için asgari matrah artış tutarı (TL)

Beyan edilecek matrah üzerinden ödenecek vergi oranı (%)

30 25 20 15

10.000 12.000 15.000 20.000

20 20 20 20

Not: 1) Beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından oluşan Gelir Vergisi mükellefleri için vergilendirmeye esas alınacak matrah, ilgili yıllar için belirlenmiş tutarın 1/5’i basit usulde vergilendirilen Gelir Vergisi mükellefleri için 1/10’u olarak dikkate alınır. Vergisini tam olarak ödeyen mükellefler için vergi oranı %15 olarak uygulanır. 2) Vergisini tam ve gününde ödeyen mükellefler için vergi oranı %15 olarak uygulanır.

10

memiş olan mükellefler de matrah artırımı yapabileceklerdir. C-Matrah/vergi artırımından yararlanabilmek için yapılacak yazılı başvurunun süresi ve şekli Mükellefler yasa tasarısı kapsamında matrah artırımı için kanunun yayımlandığı tarihten itibaren, bu tarihi izleyen ikinci ayın son günü mesai saati bitimine kadar başvurabileceklerdir. Matrah artırımına ilişkin başvurular yazılı olarak yapılacaktır. Öte yandan, kanun kapsamındaki yıllarda değişik vergi dairelerinin mükellefi olanlar, matrah artırımında bulundukları yıl ve dönemlerde hangi vergi dairesinin mükellefi iseler, o vergi dairesine yazılı başvuracaklardır. D-Matrah Artırımında Oranlar Hazırlanan yasa tasarısı kapsamında, vergi türleri itibari ile daha önce beyan edilmiş matrahlarda yapılacak artırım oranları ve asgari matrah artış tutarları ile artırılan matrahlar üzerinden ödenecek vergi oranları şöyledir: Sonuç olarak, matrah artırımı ile ilgili meclise sevk edilen 29.11.2010 tarihinde ve 5026 sayılı yasa hükümlerine göre getirilen düzenlemeler birçok vergi mükellefi için kurtarıcı niteliktedir.

Yıllık beyan edilen Gelir Stopaj Vergisi’nde vergi artırımı Yıl

Yıllık beyan edilen Gayrisafi ücret tutarı üzerinden artırılacak vergi oranı (%)

2008 2009

3 2

Katma Değer Vergisi’nde vergi artırımı Yıl

Yıllık hesaplanan KDV tutarı üzerinden artırılacak vergi oranı (%)

2008 2009

2 1,5


FİNANS

Yılbaşı kutlamalarında 750 milyon TL harcadık! Bankalararası Kart Merkezi, yılbaşı ve öncesindeki güne denk gelen 30-31 Aralık 2010 döneminde, kredi kartları ile 750 milyon 392 bin 178 TL tutarında harcama yapıldığını açıkladı. BKM (Bankalararası Kart Merkezi), yılbaşı ve öncesindeki güne denk gelen 30-31 Aralık 2010 döneminde, kredi ve banka kartlarıyla 10 milyon 275 bin 809 adet işlem gerçekleştiğini ve toplam kredi kartları ile 750 milyon 392 bin 178 TL tutarında harcama yapıldığını açıkladı. Yılbaşı hazırlıkları için yılın son iki gününde kredi kartı ile yapılan harcamaların tutarı, bir önceki haftanın aynı dönemi ile kıyaslandığında, yüzde 17 oranında bir artış olduğu takip edildi. Geçtiğimiz yılın aynı günleri ile kıyaslandığında ise bu yılbaşında yapılan harcama tutarının yüzde 12 düzeyinde arttığı gözlendi. Geçen seneye göre ciro artışı yüzde13, işlem adeti artışı yüzde 21 oldu. Pahalı hediyeler yerine, daha hesaplı, daha çok hediye almayı tercih ettik. Bu sene yılbaşını kutlamak ve hediye almak için geçtiğimiz seneye göre çok daha fazla işlem yaptık ama harcama tutarımız bu oranda artmadı. Yılbaşı hazırlıklarının yapıldığı 30-31 Aralık 2010 tarihlerinde, kredi kartları ile yapılan harcama cirosundaki artış, yüzde 10’lar düzeyindeyken işlem adetlerindeki artışın yüzde 21 düzeyinde oldu. İşlem başına yaptığımız harcamanın azalması ise bu sene almak istediklerimizi hiç kısmadığımızı, hatta daha bol alışveriş yaptığımızı ancak daha hesaplı harcadığımızı gösterdi. YILBAŞININ GÖZDESİ EV PARTİLERİ OLDU Bu sene gerçekleşen yılbaşı kutlamalarında ev partileri öne çıkınca, marketlerde yapılan alışverişlerde geçtiğimiz yıla oranla ciddi bir artış yaşandı. Yılbaşı hediye alımında ise, alışveriş merkezleri doldu taştı. Kredi kart-

ları ile yapılan harcamaların yüzde 16 ‘sı market ve alışveriş merkezlerinde yapıldı. Son gün kredi kartlarımız ile yapılan harcamaların işlem adetleri, yılbaşı hediye ve market alışverişlerimizin çoğunu son ana bıraktığımızı gösterdi. Yılbaşı harcamalarının en çok yoğunlaştığı tarih olan 31 Aralık Cuma günü kredi ve banka kartlarımız ile toplam 5 milyon 479 bin 711 adet işlem yaptık. MARKET HARCAMALARI TAVAN YAPTI BKM verilerine göre, kredi kartları ile yapılan harcamaların yüzde 16'sı market ve alışveriş merkezlerinde yapıldı. Bu yılbaşında en çok harcama yapılan sektörler arasında market ve alışveriş merkezleri başı çekerken, marketlerde yapılan harcamaları artıran önemli bir faktör de yılbaşı biletleri oldu. Yılbaşı ikramiyesi için bilet almaya fırsat bulamayanlar biletini alışveriş yaptığı marketlerden kredi kartı ile aldı. YURTDIŞINDA HARCAMA Yurtdışında 31 Aralık günü yapılan harcamalar 1 Ocak 2011'de yapılan harcamaların 2 katına ulaşırken, yılbaşı öncesi hazırlıkları kapsayan 28,29,30 ve 31 Aralık tarihlerinde yurtdışında kartlarla yapılan harcamaların cirosu 40 milyon liraya çıktı. Bu sene yılbaşı tatilinin hafta sonuna denk gelmesi yurt dışında kutlama yapmak isteyenler için de fırsat oldu. Her sene bayram ve yılbaşı tatillerinin değişmez adresi olan Londra, New York ve Paris’e bu sene rakip olarak İsviçre geldi. Karların altında kalan Avrupa'ya gidenler, kayak yapmak için İsviçre'yi seçti.

30-31 Aralık 2010 Döneminde Gerçekleşen Kredi Kartı Harcamalarının Sektörel Dağılımı SEKTÖRLER

YÜZDE

Market ve alışveriş merkezleri Benzin ve yakıt istasyonları Çeşitli gıda Telekomunikasyon Giyim ve aksesuar

16,00% 9,30% 8,70% 6,80% 6,40%

11


konfeksiyon

Tekstil sektörü altın yılında Tekstil ve konfeksiyon sektörleri Avrupalı alıcıların Çin ve Hindistan gibi Uzakdoğulu üreticilerden Türk üreticilere dönmesi ile moral buldu. 2010'u kriz öncesi rakamların biraz gerisinde tamamlayan sektör, 2011'i "altın yıl" olarak görüyor. İHRACAT ve istihdamın lokomotif sektörleri tekstil ve konfeksiyon sektörleri, Avrupalı alıcıların Çin, Hindistan, Pakistan gibi Uzakdoğulu alıcılardan Türk üreticilere dönmesi ile 2010 yılını moralli kapatıyor. Tekstil sektörü küresel kriz öncesi 2008 yılı ihracat rakamlarını yakalarken, konfeksiyon ihracatı da 2008 yılı ihracat rakamlarını tutturmak üzere. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Emre Kızılgüneşler, döviz kurunda son dönemdeki iyileşmenin devam etmesi halinde 2011 yılının tekstil ve konfeksiyon sektörleri açısından "Altın Yıl" olacağını söyledi. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Emre Kızılgüneşler de, talebin Uzakdoğu’dan Türkiye’ye kayması ve Merkez Bankası’nın kur politikalarında attığı olumlu adımlar neticesinde küresel ekonomik krizin tekstil ve hazırgiyim sektörlerini teğet geçtiğini kaydetti. Kızılgüneşler, 29 Aralık 2010 tarihi itibarıyla Türkiye hazırgiyim ihracatının yüzde 13'lük artışla 15 milyar doları, Ege hazırgiyim ihracatının ise yüzde 14'lük artışla 1 milyar doları geçtiğini dile getirdi. 2010 yılında Türkiye geneli tekstil ihracatının da yüzde 19 artarak 7 milyar dolara yaklaştığını da belirten Kızılgüneşler, Ege ihracatının ise yüzde 23 artarak 242 milyon 200 bin dolara yükseldiğini anlattı. Kızılgüneşler, sözlerine öyle devam etti: "2010 yılının özellikle son çeyreğinde Avrupalı müşterilerin Uzakdoğu’daki alıcıları ile yaşadıkları kalite problemleri, küçük ölçekli sipariş yaptıramama, teslimlerin uzaması gibi nedenlerden dolayı Türk firmalarına geri döndüler. Rekabetçiliğimizi sağlayacak kur politikasının ilk işaretlerini Merkez Bankası vermiştir. Bu uygulama devam ettiği takdirde 2011 yılı sektörlerimiz açısından altın yıl olacaktır. Biz de 2011 yılında kur yönünden daha ümitliyiz. 2011 yılında 26-28 milyar dolar aralığında ihracat hedefliyoruz." 4 TL’LİK KUR SEPETİ İSTİYORUZ

Ocak 2011

Ek Trend

12

Türkiye’de Amerikan Doları + Avro = 3.5 TL şeklinde bir kur sepeti politikası uygulandığına işaret eden Kızılgüneşler şöyle konuştu: “Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından yapılan eğilim anketlerinde Türk ihracatçısının yüzde 80’i

Soldan sağa; Serhan Ünsal (EHKİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı), Burak Sertbaş (EHKİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı), Emre Kızılgüneşler (EHKİB Yönetim Kurulu Başkanı), Sabri Ünlütürk (Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı), Jak Eskinazi (Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı), Hasan Şentürk (Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı) döviz kurlarını öncelikli sorun olarak nitelendiriyor. Yerli girdi kullanım oranları yüksek olan tekstil ve konfeksiyon sektörleri açısından bu oran yüzde 100 seviyesindedir. Tekstil ve konfeksiyon sektörleri olarak 4 TL’lik bir döviz sepeti istiyoruz.”

racat artışı yakaladı. Kriz öncesi ihracat rakamlarını yakalayan ilk sektör tekstil oldu. Bir başka ifadeyle krizden en hızlı çıkan sektör unvanını da aldı. İhracatının yüzde 85’ini Euro bölgesine yapan hazırgiyim sektörü ise yüzde 10 kur, yüzde 9 enflasyon kaybına rağmen yüzde 10’u aşan artış elde etti” dedi.

RÜZGAR BİZDEN YANA İSTİHDAM ÖZENDİRİLMELİ Şu anda dünyada rüzgarların Türkiye’den yana estiğini ifade eden Kızılgüneşler, bunun çok iyi değerlendirilmesi ve “Made in Turkey” etiketlerindeki kalite algısının pekiştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Kızılgüneşler ayrıca şu anda 400 bin ton olan pamuk üretiminin 1 buçuk milyon tona çıkarılması için gerekli düzenlemelerin hayata geçirilmesini istedi. Tekstil ve konfeksiyon sektörleri olarak kriz yıllarında zarar etme pahasına da olsa pazarlarını koruduklarını vurgulayan Kızılgüneşler, “Kriz sürecinde gösterdiğimiz özverinin meyvelerini 2011 yılında toplamak istiyoruz” dedi. Kızılgüneşler, Türk tekstil ve hazırgiyim sektörünün ikinci baharını yaşadığını belirterek, “Türkiye’ye ciddi bir dönüş var. Dünya ticaretinin gerilediği bir dönemde Türk tekstil ve hazırgiyim sektörü yüzde 20 talep, yüzde 12 ihracat artışı yaşıyor. Tekstil sektörü kriz öncesine göre 3 puanlık artışla yüzde 18 ih-

Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Ünlütürk, talep ve ihracattaki artışların istihdama yansıması için özendirici olmak ve yeterli önlemleri almak gerektiğine işaret etti. Ünlütürk, Kıdem Tazminatı Fonu’nun yasalaşması halinde istihdam yaparken tereddüt yaşayan Türk özel sektörünün daha cesur hareket edebileceğini ifade etti. Merkez Bankası’nın son dönemde kur politikasına yönelik aldığı kararları değerlendiren Ünlütürk, “Değerlendirmelerini çok iyi bulduk. Cari açığın küçültülmesi için ithalat ve ihracatın dengelenmesi için Merkez Bankası elindeki enstrümanları kullanmaya devam edecek. Biz kur yönünden biraz daha ümitliyiz. Gelen nokta rekabetimizi sürdürme odaklı olacak. Benzer politikaların 2011 yılında da devam edeceği düşüncesindeyiz” dedi.


beklenti ve öngörüler

İş dünyası 2011 için iyimser 2010 performansıyla Avrupa ülkelerine parmak ısırtan Türkiye ekonomisi, 2011 için de güven veriyor. İş dünyası, dünya ekonomileri için zorlu bir yıl olabileceğini belirtirken, Türkiye ekonomisiyle ilgili iyimser konuşuyor. 2010 yılında dünya, küresel krizin artçı sarsıntılarını yaşamaya devam ederken, Avrupa'nın en hızlı büyüyen ekonomileri arasında yer alan Türkiye'nin önümüzdeki yıl da bu performansını devam ettirmesi bekleniyor. Türk iş dünyası, 2010'un bir toparlanma yılı olduğu ve 2011'in iyi geçeceği görüşünde hemfikir. İşte, Türk iş dünyası temsilcilerinin 2010 yılı değerlendirmeleri ve 2011 yılı için öngörü ve beklentileri:

sonra da önemli başarılara imza atacaktır. Beklentimiz odur ki, 2011 yılı da bu alanda Türkiye’nin başarılarının konuşulacağı bir sene olacaktır.

2011'İN YILDIZI TÜRKİYE OLACAK

Ocak 2011

Ek Trend

14

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu: Her yeni yıl umutlarımızı tazelerken, yaşadığımız seneye ilişkin değerlendirmeler yapmak için de bir vesiledir. Türkiye küresel krizin etkilerini en çabuk atlatan ülkelerden birisi olmuştur. 2010 yılı yeniden toparlanma ve büyümeye geçiş yılı olurken, ülkemizin yıldızı yeniden parlamaya başlamıştır. Yeni yılın da yıldızı Türkiye olacaktır. Hepimizin ortak dileği milletimizin zenginleşmesidir. Zenginlik için ticaret, ticaret için de huzura ve istikrara ihtiyacımız var. Aziz milletimiz başta olmak üzere tüm insanlık âleminin huzur ve barış içerisinde yaşaması en büyük arzumuzdur. Ülkedeki refahın da istikrarın da huzurun da temelinde sağlam bir ekonomi ihtiyacı vardır. En önemli sorunumuz insanlarımıza iş ve aş yaratabilmek, çalışanlarımızın refahını artırabilmektir. Bunun çaresi daha fazla yatırım, daha çok girişimcidir. Türk özel sektörü, önündeki engeller kaldırıldığında neler yapabildiğini ve yapabileceğini özellikle son 30 yıldaki çalışmalarıyla ispat etmiştir. Bundan

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi: İhracat için Orta Vadeli Program'da konulan 2011 hedefi 127 milyar dolar. Bu hedefe ulaşabilmek için dünya ekonomilerinin 2011 büyüme performansı ve döviz kurlarının gidişatı önemli. İhracatçılar, gerileyen nominal kurlardan dolayı zarar gördü ve ihracatın ciro içindeki oranını sınırlandırdı. Önümüzdeki yıl orta vadeli plandaki hedefin üzerine çıkıp 2008 ihracatına ulaşmak istiyoruz. Bu hedefin tutması için de ihracatçının desteklenmesi gerekiyor. Dış satımımızın yarıdan fazlasını yaptığımız Avrupa pazarındaki gelişmeleri dikkatle takip ediyoruz. Almanya'nın dışında diğer AB ülkelerinde bir canlılık görülmemektedir. Kaldı ki, İrlanda, Portekiz, İspanya, Yunanistan ve İtalya gibi ülkelerde ciddi belirsizlikler ve riskler bulunmaktadır. Bu ülkelerde yüksek borçluluk oranları ve krizin çıkardığı yeni maliyetlerin karşılanması ciddi fedakarlıklar yapılmasını gerektirmekte, ancak bu ülkelerin kamuoylarının bunlara hazır olmadığı görülmektedir. Dünya ekonomileri için 2011 yılı zorlu bir yıl olacak. Eğer ABD ve AB toparlanma sürecine girerse bu durumda dünya ticareti canlanacak, Türkiye de bundan olumlu yönde etkilenecektir. Gelişmekte olan ülkeler büyümelerini devam ettiriyorlar. Bu ülkelere olan ihracatımız artmaya devam ediyor. Aynı trendin devam etmesi için de çok yoğun bir çaba gösteriyoruz. Asya ve Afrika ülkelerinde ciddi bir

gayret gösteriyoruz. Hedefe ulaşmada alternatif pazarlardaki ihracat başarımızın devam etmesi önemli rol oynayacaktır. TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Haluk Dinçer: Dünya rekoru kırdığımız 2010 yılı ikinci çeyreğinde, kriz öncesi en yüksek seviye olan 2008'in ilk çeyreği GSYH değerini aştık. 2011'de dışsal bir şok olmaması halinde faizlerin bugünkü seviyelerde seyretmesini ve güven ortamının devam etmesini bekliyoruz. Buna bağlı olarak 2011 yılı büyüme beklentimiz temkinli bir senaryo ile yüzde 5'tir. Önümüzdeki yıl enflasyon beklentimiz yüzde 7'dir. Kurlarda, portföy yatırımları ve doğrudan yabancı yatırımlar sebebiyle yatay bir seyir bekliyoruz. Hem avro hem de ABD dolarının ortalamada 2010 seviyesinde gerçekleşmesini öngörüyoruz. Kişi başına gelirimizin yaklaşık 11 bin dolar seviyesine gelmesini beklediğimiz 2011'de artan alım gücünün getireceği kuvvetli bir iç taleple beraber özel sektör yatırımları da ivmelenecektir. Bu beklentiler gerek hükümetin gerekse piyasaların beklentilerine yakındır. DİKKAT ÇEKİCİ BAŞARI

İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük: 2010 tüm dünya ekonomisi için nispi bir toparlanma yılı olurken, Türkiye krizden çıkışta ''dikkati çekici'' bir başarı ortaya koydu. Bizim kanaatimiz, büyümenin 2011'de de devam edeceği ve ekonomik programda öngörülen yüzde 4,5'lik oranın yakalanacağı yönündedir. Ancak yüzde 4-5'ler civarında büyüme oranları Türkiye için yeterli değildir. Türkiye işsizlik sorunu başta olmak üzere ekonomik ve sosyal sorunlarını çözebilmek için daha yüksek oranlarda büyümek zorundadır. Orta Vadeli Program'da da öngörüldüğü üzere işsizlik 2011 yılında da temel problemlerimizden biri olmaya devam edecektir. En büyük ihracat pazarımız Avrupa'daki mevcut duruma baktığımızda, ihracat artışında en azından 2011'in


FİNANS ilk yarısı itibariyle çok parlak bir tablo ile karşılaşmayacağımızı söyleyebiliriz. Bu anlamda ihracatta pazar çeşitlendirmeye yönelik çalışmaların artırılarak devam etmesi çok önemlidir. Diğer taraftan iç pazarda da, 2011'in ilk yarısında, seçim atmosferinin getireceği nispi belirsizlik etkili olacaktır. 2011'in ilk yarısının nispeten durgun geçeceği, ikinci yarının ise büyük olasılıkla daha hareketli olacağı öngörülebilir. 2010'da ekonomideki olumlu gelişmelerde sanayimizin üretimi, ihracatı ve istihdamı artırma mücadelesi önemli rol oynamıştır. Faiz oranlarındaki düşüşle birlikte finansman giderlerinin azalması, KOBİ'lere getirilen finansal destek paketi, devlete olan borçlardaki yeniden yapılanma imkanı, kriz döneminde istihdam ve çalışma yaşamına ilişkin olarak getirilen teşvik ve düzenlemeler 2010'un olumlu gelişmeleri arasındaydı. Ancak rekabet gücü ile ilgili temel eksiklerimiz halen giderilmemiştir. Rekabet gücünü destekleyecek makro ve mikro reform alanlarına el atıldığı takdirde ekonomideki toparlanma 2011'de öngörülenden daha yüksek bir ivme ile devam edecektir. Bu çerçevede 2011'de seçimlere kadar olan sürede mikro reformların, seçimler sonrasında da makro reformların süratle gündeme geleceğini ümit etmek istiyoruz.

Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün: 2010'da beklentilerimiz yüzde yüz karşılanmasa da beklemediğimiz kadar büyüme gerçekleşti. 2011 yılında da büyümenin bu yılki kadar yüksek olmasa da devam edeceğini tahmin ediyorum. Türkiye, dışarıda bir olumsuzluk yaşanmazsa, kesintisiz büyüme sürecine girebilir. 2011 yılında Türkiye'nin hedefi "ileri ekonomi" olmalı. 2011, yapılacak genel seçim nedeniyle ekonomi için kritik bir yıl olacak. Bu kritik önem nedeniyle gelecek yıl sıcak para akımlarının ve cari işlemler açığının kontrol altında tutulması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye ekonomisinin istikrarı açısından cari işlemler açığının ve sıcak paranın yakından takip edilmesi gerektiğine inanıyorum. KAYITDIŞI İLE MÜCADELE YILI

İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş: 2010 yılına tedirgin bir giriş yapıldı. AB gibi önemli pazarlarda sıkıntı devam ederken, Türkiye özellikle kriz sürecinden sonra küresel ekonominin yıldızı haline geldi. 2010 yılının ilk 9 aylık sürecinde yüzde 8.9’luk büyüme kaydedildi. Bu yüksek büyümenin büyük çoğunluğu, özel sektör yatırımları ve tüketim harcamalarından kaynaklandı. İşsizlik oranları ise hala yüksek. Ancak 2011 sonuç ola-

2011'de üretime girecek yeni fabrikalar ve KOBİ'lere sağlanan hibe krediler ile birlikte sanayi canlanacak. Tarımda işsizliğe çare olacak üretim çeşitlerinin artması 2011'e umutla bakmamıza neden oluyor.

rak yeni bir yıl. Biz umutluyuz. Birçok beklentimiz de var. Ancak 2011 yılının kayıt dışı ile mücadele yılı olmasını istiyoruz. İç ticaretin düzenlenmesi ve Büyük Mağazalar yasa tasarısının artık hayata geçirilmesi ve Türk Ticaret Kanunu’nun çıkarılması da önemli beklentilerimiz arasında yer alıyor.

Gaziantep Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aslan: ABD ve Avrupa ülkelerinin krizle boğuştuğu bir dönemde ülkemiz dört çeyrektir büyümesini hızla sürdürüyor. Refah düzeyi krizin öncesini yakalar noktaya geldi. Ülkemiz Avrupa'nın en çok büyüyen ikinci ülkesi konumunda. Yine milli gelir artışında ülkemiz Avrupa'da üçüncü sırada yer alıyor. İhracat rakamlarındaki yükselişin yanı sıra protestolu senet ve karşılıksız çeklerdeki düşüş sürüyor. Bütün bunlar 2010 açısından olumlu gelişmeler. Buna karşın sektörel bazda sıkıntılar var. Ancak ekonomideki olumlu gidişatın sürmesi ve ekonomik dengeleri bozacak risklere karşı zaman geçirilmeden tedbirler alınmalıdır. Ekonomideki en önemli sorunların başında işsizlik ve cari açık geliyor. Krizden çıkış sürecinde işsizlik 2009'a göre önemli ölçüde gerilemekle birlikte yüksek düzeyini koruyor. Tahminimiz 2011 yılında da işsizliğin çift haneli rakamlarda kalacağıdır. Ekonomide risklere karşı tedbirlerin zamanında ve yerinde alınması halinde ülkemizin bölgesinde etkin, bugünkü noktadan daha iyi bir yere geleceğine inanıyoruz. FAİZLER GERİLEDİ, GÜVEN ARTTI

Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülent Koşmaz: Avrupa ülkelerinin bile bir çok sıkıntı içinde olduğu şu dönemde Türkiye ekonomisinin onlara göre çok daha iyi noktada. 2011 yılından umutluyuz. Tek endişemiz Haziranda yapılacak genel seçim nedeniyle seçim ekonomisi uygulanması. Eğer hükümet seçim ekonomisi uygulanmazsa, 2011 çok daha iyi geçer. Piyasalardaki para döngüsünde daralma söz konusu. İhtiyaçlar çoğalıyor, maaşlar aynı oranda artmadığı için insanlar temel ihtiyaçlarına daha çok kaynak ayırmak durumda kalıyor. Durum böyle olunca piyasada para dönmüyor. Manisa'da

Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Savaş Özaydemir: Türkiye, krizden sonra hızlı ve güvenilir bir şekilde büyüdü. Ekonomide çarkların dönmesi bizi sevindiriyor. Vergi gelirleri beklentilerin üzerinde. Faizler geriledi, güven arttı. Dünya, küresel krizi yavaş yavaş atlatmaya başladı. Dünya ekonomisi 2008 seviyesine gelmeye başladı. 2011 yılı hakkında iyimser beklentiler içindeyiz. Mersin Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Ali Doğan: 2010 yılı, Türkiye için "toparlanma yılı" olmuştur. Anayasanın bazı maddeleriyle ilgili bir referandum sürecinin yaşanmasına rağmen uygulanan ekonomi politikaları genel olarak iyi sonuçlar ortaya çıkardı. 2011 yılı, ülkemiz açısından bir kırılma noktası olarak değerlendirilmeli. İnanıyoruz ki, özellikle Haziran ayında yapılacak genel seçimler ve akabinde Türkiye'nin önünü açacak yeni ve çağdaş bir anayasa, bizlere refah içinde yaşayan, mutlu insanlardan oluşan güçlü bir Türkiye hedefine ulaşmanın önünü açacaktır. YURTDIŞINA FABRİKA İHRACATI YAPACAK KONUMDAYIZ

Kayseri Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Boydak: 2009’da yaşanan küçülmeye bu yılki büyüme rakamları ilaç gibi gelecek; ancak büyümenin sürdürülebilir olması çok önemli. Önümüzdeki 5 yıllık dönemde en az yüzde 5’lik bir büyüme yakalanması halinde Türkiye açısından büyük bir kazanım olacaktır. Türkiye’ye son iki yıldır doğrudan yabancı sermaye girişi yeterli değil. Ülkemiz, son dönemde yaşanan büyüme rakamları ile dikkatleri üzerine çekti ve daha ciddiye alınan bir ülke haline geldi. Artık Türkiye, dışarıya fabrika ihracatı yapacak konuma geldi. Bu da bizi gelecek adına umutlandırıyor.

15


beklenti ve öneriler rülen büyüme modelinden tümüyle vazgeçmeden, işsizlik ve cari açığın belli düzeyde tutulmasını da çıpa olarak önceleyen bir ekonomik yapılanmayı 2011 yılında da sürdürmelidir. SABANCI 2011'DEN UMUTLU

Ocak 2011

Ek Trend

16

MÜSİAD Genel Başkanı Ömer Cihad Vardan: İthal bir kriz olmasına rağmen Türkiye’nin başarıyla yönettiği 20082009 krizinin ardından, 2010’un ilk dokuz ayında kaydedilen yüzde 8,9 oranındaki yüksek büyümenin kaynaklarına bakıldığında, iç talebin lokomotif görevi gördüğü ifade edilebilir. Bunun alt bileşenleri içinde özel kesim yatırımlarının ve tüketimin çok ağırlıklı bir yerinin olduğu görülmektedir. Talebin canlılığı, geleceğe yönelik beklentilerin ne kadar iyimser olduğunun da bir göstergesidir. Zira talep ve karlılık beklentilerinin pozitif olmasının, piyasadaki motivasyonu olumlu yönde etkilemekte olduğunu görüyoruz. 2011 yılında, 2009’dan 2010’a gelişte olduğu gibi hızlı bir büyüme değil, yüzde 5-6 civarında dengeli ve mütevazi bir büyümenin gerçekleşeceğini düşünüyoruz. Önemli olan, bu dalgalı süreçte gemiyi istikrarlı bir şekilde yüzdürmeye devam ettirebilmek ve elde etmiş olduğumuz küresel aktör durumumuzu pekiştirmektir. Küresel krizden çıktığımız şu günlerde yakaladığımız 4 çeyrektir devam eden büyümenin sürdürülebilir kılınabilmesi için ülkemizde güven ve istikrar ortamının devam etmesi oldukça önemlidir. Seçime girecek tüm partilerin herhangi bir popülizme girmeden, mali disiplini bozacak ve ileride ülkeyi tekrar sıkıntıya sokabilecek, afaki ve hayali vaatlerde bulunmaması elzemdir. Aynı kapsamda, halihazırda TBMM’nde çıkmayı bekleyen, TTK, Borçlar Kanunu gibi ticaret hayatı açısından elzem olan kanunların herhangi bir siyasi rekabete kurban gitmeden çıkarılması lazımdır. Bunlar pazarlık konusu yapılmamalıdır. Yıllardır ihtiyacı duyulan ve önümüzdeki günlerde açıklanacak olan Sanayi Strateji Belgesinin, somut başarı kıstasları tanımlanmış olarak uygulamaya konulması oldukça önemlidir. Yılsonunda süresi dolacak olan mevcut yatırım teşviklerinin en az 2 yıl daha uzatılması gerekmektedir. Türkiye, 2002 yılından beri enflasyonla mücadele odaklı olarak sürdü-

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı: 2009'da yüzde 4,7 daralmış olan Türkiye ekonomisi, 2010'da beklenenden çok daha güçlü bir yükseliş gösterdi. Bu güçlü yükselişte baz etkisi yanında uygulanan gevşek para politikası, rekor düzeyde düşen reel faizler de rol oynadı. Ayrıca şirketlerin ve hane halkının artan kredi kullanımı ve stok artışları desteğiyle iç talepte yaşanan güçlü büyüme de, bu iyileşmede etkili oldu. Dünya biraz daha sürdürülebilir büyümeyi yakaladığı vakit, bunun Türkiye'ye ilave katkısı büyük olacaktır. Türkiye'nin ihtiyacı olan yatırımları gerçekleştirmesi için bir miktar dış kaynağa ihtiyacı vardır. Türkiye'nin net sermaye ithal eden ve dolayısıyla cari açık veren bir ülke olması doğaldır.Hedefimiz, bu açığın makul düzeyde tutulması ve uzun vadeli dış yatırımlarla finanse edilebilmesi olmalıdır. Dünyadaki deneyimler bize göstermiştir ki, ekonomide işler iyi giderken, sıkı bir maliye politikasının devam etmesi doğrudur. Sıkı bir maliye politikasının önemi, para politikasının dünya konjonktürüne bağlı olarak bir miktar gevşemek zorunda olduğu zamanlarda daha da artar. Uzun vadeli, istikrarlı büyüme de ancak böyle sağlanır. İşte 2011 yılına girerken Türkiye'de maliye politikası böyle önemli bir görevle karşı karşıyadır. 2011 Türkiye için genel seçimlerin yaşanacağı yıl olacak. Bunun yanında, baz etkisi ve stok artışının yavaşlayacak olması, dünya petrol ve emtia fiyatlarında yaşanan yükseliş büyüme hızını yavaşlatacak faktörler olarak görünmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken belki de en önemli konu, pazar ekonomisinin prensiplerinden hiçbir zaman taviz vermemektir. Sağlıklı bir piyasa eko-

nomisinin gereklerinin sürdürüleceğine inanıyoruz. OTOMOTİVDE SATIŞ ARTACAK

Otomotiv Distribütörleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bayraktar: Türk otomotiv sektörü, hükümetin verdiği destekle global krizi ''çok fazla etkilenmeden'' atlattı, 2009'daki ÖTV indirimi sektörü canlandırırken, 557 bin 126 binek/hafif ticari araç satıldı. 2010 yılında desteğin sona ermesine rağmen üretici ve distribütörlerin indirimi üstlenmesi, 2010 yılı satış miktarını beklentilerin üzerine çıkardı ve yılın ilk 11 ayında, önceki yılın toplamının geçilerek, 612 bin 544 adet satışa ulaşıldı. Bu artışın sürmesinin ve 1 milyon satış hedefine ulaşmanın yolu, araç sahibi olmanın kolaylaştırılmasından geçiyor. Bunu sağlamanın en etkili yöntemi ise dünya ortalamasının çok üzerinde olan vergilerin indirilmesidir. Mevcut şartlarda bir değişiklik olmazsa, 2011 yılı pazar hacminin 750 bin seviyesinde olacağını düşünüyorum. Hurda indirimi, vergi kolaylıkları ve elektrikli araçlara teşvik meselesinin halledilmesi durumunda ise, 1 milyon hedefine ulaşmayı imkansız görmüyorum. Üstelik, vergi indirimi yapılmasına rağmen, satışlardaki bu artış, devletin vergi gelirini matematiksel olarak artıracaktır. 2010'daki sektörel performans, 2011 için umut veriyor. Mevcut şartlarda arzu edilen iyileştirmeler yapılmasa bile, 2011'de, 2010'un satış miktarı aşılarak 750 bin seviyelerine ulaşılabilir. HAZIR GİYİMDE BÜYÜME

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Cem Negrin: Türkiye iç pazarının 2011 yılında yüzde 10 büyüyerek 49-50 milyar liraya, hazır giyim ithalatının 3,5-4 milyar dolar civarına çıkmasını bekliyoruz. İhracat artışı yüzde 6-8 arasında kalabilir, ihracatta ihtiyatlı hedef 15,5 milyar dolar, iyimser hedef ise yüzde 10 artış ile 16 milyar dolar olarak tahmin ediyoruz. Baz etkisi ile sanayi üretim artışı yavaşlar, iyimser tahmin ile yüzde 5 artış olur. SGK'lı istihdamın 380-390 bin kişi arasında olmasını öngörüyoruz.


afrika pazarı

İşadamları gözünü Afrika'daki 1 trilyonluk pastaya dikti Türk işadamlarının yeni rotası, özellikle yer altındaki zengin petrol, doğalgaz ve maden kaynaklarıyla dünya ülkelerinin ilgisini çeken Afrika oldu. Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, 100'ün üzerinde işadamının katılımıyla "Afrika Ticaret Heyeti Programı" düzenleyerek ekonomik işbirlikleri için temaslarda bulundu. DTM (Dış Ticaret Müsteşarlığı) koordinasyonunda düzenlenen ticaret heyeti organizasyonları, işadamlarına yeni rotalar belirliyor. Bir süre öncesine kadar ihracatın büyük bölümünü Avrupa ülkeleri ve ABD'ye yapan Türk işadamları, ticaret heyetleri sayesinde dünyaya açıldı. Son olarak, Dış Ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan'ın 100'e yakın işadamıyla birlikte çıktığı Nijerya, Gana ve Ekvator Ginesi'ni kapsayan "Afrika Ticaret Heyeti Programı" işadamlarımız açısından oldukça verimli geçti. Heyete, elektronik ve bilişim ürünleri, otomotiv ve yan sanayi, makine ve aksamları, tıbbi araç ve gereçler, inşaat malzemeleri, demir-çelik, gıda ürünleri, kablo ve elektrik malzemeleri, tekstil, müteahhitlik-müşavirlik sektörlerinde uluslararası standartlara uygun ürün imal ve ihraç eden firma temsilcileri katıldı.

kenin ithalatında ABD ve ve Çin'in önemli yer tuttuğuna işaret ederek, Türk firmalarının da ülkeyi uzun vadeli, kalıcı olarak düşünmeleri gerektiğini vurguladı. NİJERYA ÖNEMLİ BİR BÖLGE

HUKUKİ ALTYAPI İYİLEŞTİRİLMELİ

Ocak 2011

Ek Trend

18

Programın ilk durağı olan Nijerya'nın Batı Afrika Birliği'nin üyesi, dünyanın 8. büyük petrol üreticisi olduğunu belirten Bakan Çağlayan, belli yatırımları gerçekleştirmesi halinde, gelecek 20 yılda da dünyadaki önemli aktörlerden biri olabileceğini söyledi. Çağlayan, "Nijerya ile ekonomik-ticari ilişkilerin geliştirilmesi için öncelikle hukuki altyapının iyileştirilmesi lazım. Çifte vergilendirmenin önlenmesi, yatırımların karşılıklı korunması anlaşmalarının imzalanması, hatta bir serbest ticaret anlaşması veya ekonomik işbirliği anlaşması olması lazım. Afrika stratejisi kapsamında Nijerya, bizim önem ve öncelik verdiğimiz bir ülke. Buraya gelen herkese, burada ekmek var" diye konuştu. Nijerya'nın toplam 35 milyar dolarlık ithalatı içinde Türkiye'nin payının 250-300 milyon dolar olduğunu hatırlatan Bakan Çağlayan, ül-

Genel olarak Afrika'nın 1,5 trilyon dolarlık dış ticareti, 1 milyar nüfusu, ortalama 1500 dolar kişi başına geliri ve stratejik madenlere sahip olması nedeniyle önemli bir ekonomik bölge olduğuna işaret eden Çağlayan, Türk müteahhitlerinin bu bölgeden 35 milyar dolarlık iş aldığını, Türk işadamlarının da bölgede 3 milyar dolarlık yatırımı olduğunu hatırlatarak, iş imkanlarını geliştirmek için Afrika'daki büyükelçi ve ticaret müşaviri sayısının artırılacağını ifade etti. Çağlayan aynı amaçla, 50 Afrika ülkesi ile gelecekte ticaret müşaviri olacak kişilerin Türkiye'de eğitilmesi için hizmet işbirliği yapmaya başladıklarını, bu kişilerin ticaret müşaviri olmasının Türkiye'ye de avantaj sağlayacağını kaydetti. Nijerya'da önemli bir elektrik sorunu yaşandığına da işaret eden Bakan Zafer Çağlayan, hükümetin, gelecek 10 yılda her yıl 10 milyar dolarlık enerji yatırımı yapmayı öngördüğünü

hatırlatırken, “Nijerya, son 6 yılda 40 milyar dolar doğrudan yabancı sermaye çekmiş. En fazla doğrudan yatırım çeken 19'uncu, Afrika'da ise birinci ülke. Sahip olduğu yolların büyük bölümü asfaltlanmamış. Bu rakamlar bizim neden burada olmamız gerektiğini gösteriyor” dedi. Büyükelçi Ali Rıfat Köksal da işadamlarına bilgi verirken, Nijerya'nın Afrika'nın ikinci büyük ülkesi, petrol üretiminde dünyada 8. olduğunu belirtti. Köksal, sözlerine şöyle devam etti: "Ancak gelir dağılımı çok bozuk. Zengini çok zengin, fakiri çok fakir. Siyasi ilişkilerde bir sorunumuz yok. Önceliğimiz ticari-ekonomik ilişkileri geliştirmek. Uzun vadeli gelirseniz gelecek vaat eden bir ülke. Büyükelçiliğimiz ofisinizdir. Yakında ülkede valilik, meclis ve başkanlık seçimleri yapılacak. Bu aşamada Türkiye'nin ziyareti, yöneticiler değişse de Türkiye'nin tavrının belirtilmesi açısından önemli. Daha önce bu ülkede çalışmaya başlayan Türk firmalarının tecrübeleri altın değerinde. Bu sefer bir-iki işadamı bağlantı yapsa dahi başarı sayarız." Heyetin diğer iki durağı Gana ve Ekvator Ginesi ise inşaat malzemesi üreten Türk firmalarına da dev bir pazarın aralanmasını sağladı. Ekva-


HABER tor Ginesi’nde 10 bin, Gana’da da 150 bini her yıl olmak üzere toplam 1 milyon yeni konuta ihtiyaç olduğunu söyleyen Bakan Çağlayan, "Bu ülkelerden Gana, yeni yapılacak 200 bin konutun inşaatında Türk malzemelerinin kullanılmasını istiyor. Bu konuda konutların yapımını üstlenen Koreli firmayla bir an önce temasa geçilmeli" önerisinde bulundu. Teklifin Gana Su Kaynakları Bayındırlık ve iskan Bakanı Alban Kingsford Sumana Bagbin’den geldiğine de değinen Devlet Bakanı Çağlayan, “Kore, sağladığı düşük faizli, cazip vadeli kredi şartları sayayesinde Gana’da ki bu 200 bin yeni konutluk işi aldı. Bizim de Batı Afrika gibi pazarlarda etkili olabilmemiz için benzer uygulamalarda bulunmamız gerekiyor. Bu ülkeler, Türk ürünlerinin kalitesini biliyor” dedi. İĞNEDEN İPLİĞE HERŞEYİ SATABİLİRİZ Devlet Bakanı Zafer Çağlayan ile "Afrika Ticaret Heyeti Programı"na, katılan Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Arslan Erdinç, bu üç ülkenin petrol zengini olduklarını, Türk müteahhitlerini büyük fırsatların beklediğini söyledi. 3 bin metrekare villalar olduğunu belirten Erdinç, “İnşaat işleri yapacak müteahhitlerimiz ve bu inşaatlara bitmiş ürün satacak sanayicilerimiz için Afrika pazarı büyük fırsatları barındırıyor. Bir tek petrolleri ve doğalgazları var. Herşeyi ithal etmek istiyorlar” diye konuştu. Afrika Kıtası'nın maden zengini olduğuna işaret eden Erdinç, "Nijerya’da altın, gümüş, platin, kaolin başta olmak üzere çok sayıda maden var. Bunların çoğu işletilmiyor; bu madenlerin işletme ruhsatlarının çoğu devletin, bir kısmı da şahısların elinde. Bu madenlerin işletme ruhsatını elinde tutan kişiler Türk madencileri işletmek için bekliyor. Afrika’ya cesaretle gitmek, yatırım yapmak lazım. Bu ülkeler hemen hemen her şeyi ithal ediyorlar. Dün geldik, bugün bizden petrol gemisi, romorkör, balıkçı gemisi talep ediyorlar" dedi. Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’ın “Afrika Ticaret Heyeti Programı” kapsamında Afrika ülkelerine Türkiye’den yapılacak ihracat ve yatırımların bedellerinin Türkiye’nin petrol ithalatıyla ödenmesi önerisinin çok yerinde bir teklif olduğuna dikkati çeken Erdinç şöyle devam etti: “Çin bu modelle Afrika’da çok güçlü konuma gelmiş. Çin ayrıca bu ülkelere has-

Genel olarak Afrika’daki iş fırsatları

Tamer Taşkın

Arslan Erdinç

tane, okul gibi binaları hediye olarak yapıyor. Afrika’da refah arttıkça kaliteye yöneliş var. Bu noktada Çinli müteahhitlerin en büyük rakibi Türk müteahhitleri olacak. Afrika pazarında Türk müteahhitlere çok büyük işler düşecek.” 200 İŞADAMI KARŞILADI Nijerya’da Türk ve Nijeryalı işadamlarının ikili iş görüşmelerinin büyük bir katılımla olduğunu belirten Afrika İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Tamer Taşkın, “Nijerya’da 200 işadamı katıldı. Bu ülkelerde ekonomi petrol gelirleri ile canlandığı için altyapı, inşaat yatırımları var. Hem altyapı yatırımlarını, hem inşaatları Türk işadamları yapabilir. Tekstil, giyim, mobilya, boya, seramik aklınıza hangi ürün geliyorsa ihtiyaçları var. Ekonomi canlandığı için otellere ihtiyaç var” diye konuştu. Tamer Taşkın, 54 ülkelik Afrika pazarında 1 trilyon dolarlık bir iş hacmi olduğunu ifade etti. Türk Hava Yolları’nın Afrika ülkelerine ulaşım konusunda büyük imkanlar sağladığını, çoğu Afrika ülkesine vize olmadığını, vize isteyenlerden de çok 3 Tarımsal sanayi, tarım aletleri, tarım ilaçları, sulama hortumları 3 Gıda sanayi ( un, çiçek yağı, meyve konsantreleri, vb.) 3 Balıkçılık

kolay vize alındığını anlatan Taşkın, 2010 yılında Tunus, Fas, Nijerya, Ekvator Ginesi ve Gana’yı ziyaret ettiklerini, 2011 yılında Afrika Ticaret Heyeti Programlarının devam edeceğini söyledi ve Türk işadamlarını Afrika Ticaret Heyeti Programlarına katılmaya davet etti. BEKO, PAZAR LİDERLİĞİNE OYNUYOR Bakan Zafer Çağlayan’ın Batı Afrika ülkelerini kapsayan gezisi, sadece bu ülkelere açılmak isteyen Türk firmalarına yeni iş kapılarını aralanmasını sağlamakla kalmadı, aynı zamanda Beko gibi Nijerya, Gana, Ekvator Ginesi’ne daha önce girmiş kuruluşların da kısa sürede kalıcı sonuçlar elde ettiklerini ortaya koydu. Beko’nun Ortadoğu, Afrika ve Türki Cumhuriyetleri Satış Direktörü Murat Büyükerk, “En hızlı büyüdüğümüz pazarlar Nijerya ve Gana. Burada 9 yılı aşkın süredir faaliyet gösteriyoruz. Gana’da Samsung’la birlikte pazar ikincisiyiz. Hedefimiz pazar liderliğini LG’nin elinden almak” dedi.

3 Tekstil ve hazır giyim 3 Deri giyim, deri çanta ve ayakkabı 3 İnşaat malzemeleri 3 Enerji 3 Otomotiv (traktör, dam-

perli araçlar, çöp kamyonları, yangın söndürme araçları) 3 Elektronik eşyalar 3 Dayanıklı tüketim malları 3 Eczacılık ürünleri

19


yeni modeller Peugeot 308 ENVY PEUGEOT’nun yeni özel seri modeli 308 Envy, markanın 200 yıllık tecrübesiyle ortaya koyduğu kaliteyi bir kez daha gözler önüne seriyor. Yeni 308 Envy hem yüksek donanım seviyesiyle konforu artırıyor, hem de benzersiz bir güvenlik seviyesi sunuyor. 308 Envy, dinamizmi, kullanım zevki ve aynı zamanda Euro 5 standartlarını karşılayan motor seçenekleri ile dikkatleri üzerine çekiyor. Yeni 308 Envy’de, Comfort Pack versiyonlarında bulunan tüm standart ekipmanlara ilave olarak eklenen tam otomatik klima sistemi, Cruise Control, USB ve MP3 çalar bağlantıları, bluetooth kiti ve yükseklik ayarlı ön kol dayama, konforu ve sürüş keyfini artıran yeni donanımlar olarak göze çarpıyor. Dış görünümde farklılık yaratan 16” alüminyum alaşım jantlar, yeni tasarım ön ve arka tamponlar ile gövde rengi yan çıtalar 308 Envy’nin görsel çekiciliğini artırıyor. Yeni 308 Envy’de Euro 5 normlarını karşılayan biri benzinli ve diğeri dizel olmak üzere iki farklı motor seçeneği bulunuyor. 1.6 VTI 120hp benzinli motora otomatik şanzıman eşlik ederken, 1.6Hdi 112hp dizel motor ise otomatik vites değiştirme seçeneği de sunan 6 ileri robotize şanzımanla donatılıyor.

Fransız Citroen DS3 çok farklı Hyundai i10 yeni yüzüyle Türkiye'de ŞEHİR hayatının vazgeçilmez otomobillerinden biri olan Hyundai i10, modern ve çekici tasarımıyla, ekonomikliğiyle ve pratikliğiyle özellikle kalabalık şehirlerin eğlence kaynağı oldu ve 2009 yılında elde ettiği “Segmentinin En Çok Tercih Edilen Otomobili” unvanını 2010 yılında da sürdürdü. Hyundai’nin 2010 yılında uygulamaya başladığı akıcı tasarım anlayışı doğrultusunda yepyeni görünümüne kavuşan i10’un dış tasarımında altıgen radyatör ızgarası, yeni tip ön farlar, arka stoplar, ön sis farlarıyla tasarımı güncellenen gövde rengi ön ve arka tampon hemen dikkat çekiyor.

FARKLI ve radikal çizgileri, cezbedici tasarımı ve yüksek donanımıyla Citroën DS3, kişisel beğenileri yüksek, şehir hayatını sevenlerin tercihi olacak. DS3, hareketli tavanı, ön kasaya dinamizm katan köpekbalığı yüzgeçlerini andıran çamurluğu, yine ön yüzde LED lambalarını taşıyan yan rüzgârlıkları ile karakteristik ve farklı bir araç. DS3 kullanıcısına; zarafetin, teknolojinin ve kalitenin bir arada olduğu benzersiz bir araç içi ortam sunuyor. Konik şekilli 3 kadranlı göstergesi, sürüş için gerekli kumanda butonlarının yakınlığı, alçak kullanım konumu ve bedeni saran koltukları kokpit etkisi yaratıyor. DS3’te kullanılan kromajlı malzemeler araca hem dinamizim katıyor hem de hem de lüks ve farklılığı vurguluyor. Araç içindeki gösterge tablosu kaplaması, vites kolu topuzu ve diğer iç aksesuarlar sayısız renk, kumaş veya malzemeden kaplanabiliyor. Hatta hayat tarzını ve stilini yansıtan 7 yenilikçi kişiselleştirme teması bulunuyor.

Opel ailesi Sports Tourer'le genişledi

Ocak 2011

Ek Trend

20

ALMAN otomobil üreticisi Opel'in wagon sınıfta yer alan yeni Astra Sports Tourer modeli bu ay Türkiye'de yollara çıkacak. Astra Sport Tourer satış fiyatı 46 bin 389 TL olarak belirlendi. Bu yıl Türkiye'de 20. yaşını kutlayan Opel bir asrı geçen tarihi ve wagon segmentinde 50 yıldan fazla tecrübesi olan bir marka olarak pazara sunacağı yeni Astra ST modelinin gerek şık ve dinamik tasarımı gerekse yeni motor teknoloji ve seçenekleri ile dikkat çekecek. 1.4 litrelik 120 bg turbo ve 1.4 litre 140 bg'lik turbo benzinli motor seçeneklerinin yanı sıra 1.3 CDTi 95 bg'lik dizel motor, Opel Astra ST ile sunulacak motor seçenekleri.

to a r e C Kia kseltti ü vites y YENİLENEN Kia Cerato, keskin hatlı dış yapısıyla son derece sportif bir görünüm sergiliyor. Kia'nın C segmentindeki temsilcisi Cerato modeli artık, 6 ileri vites seçeneği ile satışa sunuluyor. Yeni geliştirilmiş 6 ileri otomatik şanzıman, konforlu vites geçişlerine ve kesintisiz güç iletimine imkan tanıyor. Kia Cerato'da ayrıca "manuel mod"da direksiyon üzerinden vites değiştirebilme özelliği de standart olarak sunuluyor. 6'ıncı vites, yakıt ekonomisi ve kabin içi ses seviyesinde iyileşme sağlıyor. Cerato, sedan ve coupe gövde tipiyle, 1.6 lt. CVVT benzinli motor, 5 farklı donanım paketi, düz ve otomatik vites seçeneği ile satışa sunuluyor. Cerato'nun fiyatı 29 bin 980 TL'den başlıyor.


OTOMOTİV

İcra ihalelerine ilgi artıyor Geçtiğimiz yıl yaşanan ekonomik kriz, toplumun her kesiminden borçluyu ya da alacaklıyı icra ile karşı karşıya getiriyor. İcralık olan mallar arasında otomobiller ve gayrimenkuller başı çekerken çok çeşitli bir yelpazeyi de içinde barındırıyor. İCRA ihalelerinin yüzde 90'ını kendi kurduğu platform olan icralik.com sitesinde yayınlayan 28 yaşındaki genç girişimci Can Emrah Özoral, özellikle lüks otomobillere yoğun ilgi gösterildiğini belirtti. "Araba alacaksanız her fırsatı değerlendirin, icra ihalelerine icralik.com’dan katılın" diye konuşan Özoral, şu bilgileri verdi: "Otomotiv sektöründe Türkiye, ana sanayi ve yan sanayinin üretiminde son yıllarda büyük bir artış göstermiştir. Bu artışın en önemli nedenleri, öncelikle otomotiv ihracatında yaşanan hızlı artış, daha sonra ise ihracata ayak uyduramayan iç talep olmuştur. Ama yine de Türkiye taşıt araçları pazarının yarıdan fazlasını ithalatla karşılanmaktadır. Yaşanan global krizin etkisiyle tüm dünya gibi otomotiv sektörü de sarsıldı. 2011’de yapılacak seçimlerden de nasıl etkileneceğinin belli olmaması otomobil alacakların gözlerini arayışa çeviriyor. Sıfır kilometre araçlara talebin azalmasının nedeni yaşanan talep yoğunluğu ve arz sıkıntısı olarak gösterilmektedir. Araç stoklarının yetersiz kalması ve bunun devamında ortaya çıkan uzun teslimat süreleri tüketiciyi ikinci el otomobil piyasasına yönlendirdi. FİYAT DENGESİZLİĞİ ORTADAN KALKACAK İkinci el piyasasında ise şöyle bir durum gerçekleşiyor, araba fiyatlarını satıcıların

belirlediği fiyatlar üzerinden satışa çıkması, bu satışların internet üzerinden yapılması fiyatlarda dalgalanmalara yol açıyor. Arabasını satmak isteyen kişi bu fiyatı görüp, fiyat artırımında bulunuyor ve kişi arabasını satamıyor. Bu sitelerde ekspertiz raporunun yer alması gerekmektedir, o zaman bu fiyat dengesizliği ortadan kalkacaktır. Bu iki araç pazarının olumlu yanlarını elinde bulunduran icra ihaleleri, araçların muhammen bedeli üzerinden yüzde 60'ıyla satışını gerçekleştiriyor. Ekspertizler tarafından belirlenen muhammen bedel fiyatların piyasa değerini tamamen yansıtmasını sağlıyor. Burada önemli olan tamamen yasal gerçekleşen ihalelerin hepsinin tek bir platformda ve tüm Türkiye ihalelerinin yüzde 90'ını aynı sitede toplayan icralik.com gibi bir sitenin bulunması. Birinci ihalede satışı geçekleşmeyen aracın, ikinci ihalede fiyatının yine muhammen bedelinin yüzde 40'ına düşerek satışa sunulması ayrı bir fırsat." İHALELERE ALIM GÜCÜ OLAN HERKES ULAŞABİLİYOR Özoral, 2008 yılından bu yana icralık.com'un çalışma sistemi ve sağladığı toplumsal faydalarla ilgili şunları anlattı: "Gazetelerde yayınlanan icralık mal ihalelerini internet sitemiz olan icralik.com’ da toplarken, bu ihalelere katılımın fazla ol-

masını, ihalelerin tekel üstünden yürütülmesinin önüne geçmeyi hedefledim. Sitemiz üyelik sistemiyle işlemektedir. Kişi ilgi alanına göre üyelik yapabildiği gibi V.I.P üyelik ile her türlü gayrimenkul, taşıt, arsa vs. gibi en güncel ihalelerin hakkında öğrenmek isteyeceği bütün bilgilere sahip olabilmektedir. Bu özel müşterilerimize icralık olan ilgilendikleri o mal hakkında her türlü araştırmayı yaparken, yine onların talepleri doğrultusunda avukatlarımız üyelerimiz yerine onların vekaletleri ile ihaleye katılıyorlar. Üyelerimizle yapacağımız online telefon bağlantısıyla ihaleye kendilerinin yön vermesini sağlayarak her türlü hizmeti sunuyoruz. Ayrıca bu hizmetler ihalelere alım gücü olan herkesin ulaşmasını sağlamak, artan rekabet sonucunda borçlunun yok pahasına elinden çıkan malının borçluyu mağdur edecek şekilde satışını önlemek. Eskiden gerçekleşen ihalelerin muhammen bedeliyle uzaktan yakından alakası olmayan fiyatlar üzerinden satışının gerçekleşip, başka kişilere çok farklı şekilde karlar sağlamasını önlemiş olduk. İhalelerimizin, birinci kişiler etrafında dönmesiyle üçüncü kişilerin karı önlenmiş olmaktadır." Her iş kolunda üyelerinin olduğunu belirten Özoral, "Arabasını yenilemek isteyen öğrenci ve ev hanımlarına da bu pazardan pay vermek bizi en mutlu eden kısım" diye konuştu.

Araba ihale örnekleri Mini Cooper

2007 1. İhale bedeli 18.000 TL

BMW 3.20 d

2004 1. İhale bedeli 24.000 TL

Audi A6

2007 1. İhale bedeli 51.000 TL

Mercedes CLK 200

2005 1. İhale bedeli 33.000 TL

Mercedes C 180

2010 1. İhale bedeli 48.000 TL

BMW 5.25

2010 1. İhale bedeli 42.000 TL

BMW 1.16

2008 1. İhale bedeli 21.000 TL

BMW X5

2003 1. İhale bedeli 48.000 TL

Porshe Cayenne jeep

2003 1. İhale bedeli 45.000 TL

Kia Sorento

2004 1. İhale bedeli 16.200 TL

Renault Clio

2006 1. İhale bedeli 9.000 TL

Opel astra 1,6

2008 1. İhale bedeli 14.400 TL

Toyota Auris

2009 1. İhale bedeli 12.600 TL

Renault Megane

2009 1. İhale bedeli 18.000 TL

Peugeot 407

2010 1. İhale bedeli 19.200 TL

Hyundai Accent

2009 1. İhale bedeli 9.600 TL

21


Yaşar Aşçıoğlu

Yaşar Aşçıoğlu Ali Sami Yen arazisine rezidans yapacak 1967 yılından bu güne kadar başarılı projelere imza atan ve inşaat sektörünün önde gelen firmalarından biri olan Aşçıoğlu, rezidans projelerini ülkemize getiren ilk isim olma özelliğine sahip. Sohbetimiz süresince konuşmalarını satır aralarında atasözleri ile süsleyen Aşçıoğlu İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Aşçıoğlu ile sohbetimizden bizler keyif aldık. Umarım aynı keyfi sizlere de yaşatırız. “Dost zenginliği, para zenginliğinden önce gelir” şeklinde konuşan Yaşar Aşçıoğu’nu biraz tanıyalım istedik. Ocak 2011

Ek Trend

22


KAPAK n Röportaj: Suzan ERNOYAN n

YAŞAR Aşçıoğlu, 1959 yılında Adapazarı’nın Akyazı kazasında doğmuş. Ancak aslen Trabzon’un Of ilçesinden gelen bir ailenin çocuğu. Aile reisinin 1967 yılında İstanbul’a gelmesi ve inşaat işine girmesiyle birlikte Aşçıoğlu ailesinin İstanbul serüveni başlamış olur. Daha sonra Yaşar Aşçıoğlu, 1977 yılında küçük yaşta yaşını büyüterek askere gider. 20 yaşında askerden gelerek iş hayatına atılır. 12-13 yaşlarından beri inşaatın içinde olan Yaşar Aşçıoğlu, babasının müteahhit olması sebebiyle, kendisini aynı yolda yürürken bulur. Baba, Karadeniz kültürüyle büyüdüğü için, çocuklarını inşaatta yetiştirirken, çalıştırarak yetiştirmeye dikkat etmiş. Ancak hiçbir zaman, bilinenlerin aksine, bir müteahhit çocuğu olarak büyümemişler. İstanbul’un yüzük taşı denilen Mecidiyeköy fanatiği olduğunuzu biliyoruz; doğru değil mi? Evet, biz Mecidiyeköylü’yüz. Ayrıca Mecidiyeköylü olmaktan da mutluyuz. Muhitimizi seviyor ve onunla övünüyoruz. Büyük Atatürk’ün ”köylü milletin efendisidir” sözlerinde olduğu gibi, Mecidiyeköy de adı “köy” olduğu için hoşumuza gidiyor. Mecidiyeköylü olarak sarı kırmızı renklere gönül verdiniz herhalde? Tabi ki değil; rengimizi Trabzon’dan aldık. Yani renklerimiz bordo mavi. Başka da bir renk ve takım tutmam. Bizde sadece Trabzon vardır. Dolayısıyla Trabzonlular zaten Trabzon’dan başka bir takım tutmazlar. GİRDİĞİM HER İHALEYİ KAZANDIM

Selenium Twins

Türkiye gündemine Ali Sami Yen Stadı’na rezidans yapacak kişi olarak bomba gibi düştünüz? BJK’nin Fulya tesislerinin inşaat işini aldığımız zaman da yine bomba gibi gündeme düşmüştük. Mecidiyeköy’de ilkokulu okuduğum yıllarda hocam bana, arada patladığım için “Ramazan Topu” derdi. Arada patlamasını seviyorum diyelim. TOKİ, Ali Sami Yen Stadı için yüksek bir bedelle çıktı değil mi? Evet doğrudur. Yüksek bir bedelle çıktı. Üç kere bu ihaleye girdim ve üç ihalede de yine ben kazandım. Bugüne kadar hangi ihaleye girdiysem, kazandım. Almadığım bir ihale olmadı. Ben devlet müteahhidi değilim ve devletle iş yapmasını sevmem. Çünkü bizim özgeçmişimizde devletle iş yapmak yoktur. Aşçıoğlu inşaat firması, devlet müteahhitliği firması da değildir. Ancak muhtelif ihaleler oluyor. İlk önce Beşiktaş Kulübü’nün ihalesine 36 firma olarak katıldık. Aşçıoğlu firması olarak biz kazandık. TOKİ’nin Etiler’de bir ihalesi vardı; onu kazandık. Ardından Ali Sami Yen’in ihalesi yapıldı ve yine biz kazandık. Bundan başka hiçbir ihaleye girmedim ve girdiğim her ihaleyi de kazandım. Benim için önemli olan memleketin kazanmasıdır. Yoksa bizim kazanmamızın çok da önemi yok. Ben böyle düşünüyorum.

Ali Sami Yen içinde nasıl rezidanslar olacak? Yine aynı mantıkta bir rezidans olacak. Burada bir güç birliği yaptık. Torunlar gibi güçlü bir firmayla birlikte hareket ediyoruz. Torunlar, zaten gerek yapı anlamında gerek ithalat, ihracat anlamında kendini ispat etmiş bir firma. Sahipleri, Aziz Torun ve Mehmet Torun iki kardeş. Çok iyi anlaştığımız bir ortağımız var. Diyaloglarımız iyi ve gayet mutluyuz. Bu arada Dünya Göz Hastanesi ile de birleşmiş olmaktan dolayı çok mutluyuz. Sahibi Eray Kapucuoğlu, benim çocukluk arkadaşım olur. Vizyonu olan, dünya görüşü ve karizması olan bir arkadaşım. Bu birleşmeden dolayı çok mutluyuz. Üçlü bir konsorsiyumla Ali Sami Yen’i en iyi şekilde yapacağız. İŞİNE AŞIK BİR İNSANIM Başarınızı neye borçlusunuz; aşırı özgüveninizin olduğunu biliyoruz? Özgüvenim olduğu doğrudur. Ben ticareti sadece para kazanmak için yapmam. Birincisi, toplumun kazandığı yerde ben kazanırım. İkincisi, işine aşık bir insanım. Dolayısıyla, biraz da şans faktörü diye düşünürüm. Şans biraz da olmalı ancak Allahın takdiri ilahisidir yine de. Tuttuğum bir şeyi bırakan bir tip değilim ve olmadım. Bir işi sonuna kadar götürmeyi severim. Bu noktalara gelene kadar destek aldığınız oldu mu? Tabi ki, sonuçta babamın bir noktaya kadar getirdiği güven ortamını devam ettirdim. Babamın getirdiği sermayenin üzerine bina kurdum. Yoksa, tek başıma yoktan var ettim demek doğru olmaz. Hatta hayalcilik olur. Şimdiye kadar kaç projeye imza attınız? Hiç saymadım ama binlerce daire yaptık. Bunlar arasında ofisler oldu. Çarşı yaptık, fabrika yaptık. İnşaatın her segmentini yaptık diyebilirim. İnşaat yapmasını seviyorsunuz sanırım? Yoktan var etmek sadece Allaha mahsustur. Sizin de yoktan var etme etki ve yetkisine sahip olmanızdan daha güzel bir şey olabilir mi? DÜNYANIN EN KALİTELİ BİNASINI YAPMA HAYALİMİ GERÇEKLEŞTİRDİM

Hayaliniz neydi peki? Hayalim dünyanın en kaliteli binasını yapmaktı. Ben bunu gerçekleştirdim. Bana göre yaptığımız binalar, dünyanın en kaliteli binaları. Beşiktaş Spor Kulübü arazisi üzerine inşa ettiğimiz Selenium Twins ile Avrupa ve Afrika'nın "En Prestijli Rezidans" ödülünü kazandık. Bu başarıları devam ettirmek istiyorum. Çünkü bizim insanımız ve bizler bunu hak ediyoruz. Aşçıoğlu kaç yıllık bir firma? Aşçıoğlu 43 yıllık bir firma. 25 yıldan beri sadece benim kontrolümde. Ondan önce babamım kontrolünde ve birlikte çalıştık.

23


Yaşar Aşçıoğlu Çok iyi bir ekibimiz var. Biz bu inşaatları en kısa süre içinde ve en iyi şekilde bitirecek bir ekibe sahibiz. Bunun da başarıyı getirdiğine inanıyorum. Çünkü uyum içerisinde çalışıyoruz. Türkiye’ye Ali Sami Yen projesini en iyi şekilde kazandıracağız. Projeyi kime verdiniz? Türkiye’nin en iyi proje grubuna, Emre Arolat’a projeyi verdik. Her iki proje de Emre Arolat’ta. Türkiye’ye bir eser kazandırmak anlamında en iyi şekilde çalışacağız. Proje içinde kaç rezidans olacak? Proje çalışmaları devam ediyor. Daha tam netleşmiş değil. Fizibiliteler ortaya çıkıyor, profesyonel firmalar proje hakkında görüşlerini sunuyor ve proje yavaş yavaş şekillenmeye başladı diyebilirim. ÖNEMLİ OLAN İSTANBUL’A ESER KAZANDIRMAK

Ocak 2011

Ek Trend

24

İnşaat ne zaman başlayacak? TOKİ bize arsayı teslim ettiği anda inşaata başlayacağız. Bu da demek oluyor ki, en geç yaza inşaat başlayacak. 3 ila 3 buçuk yıl içinde bitirmeyi planlıyoruz. Bu sürenin iyi bir süre olduğunu düşünüyorum. Çünkü, zeminde çok sert bir kaya olmasından dolayı onu kırmakta çok zorlanacağımızı ve zaman alacağını biliyorum. Bu nedenle 3 yılda da bitebilir, 3 buçuk yılda da bitebilir. Zaten normal inşaat süresi 2 yıldır. Burada önemli olan İstanbul’a eser kazandırmak. Mecidiyeköy trafiği inşaat yüzünden yine karışacak mı? Dünyanın tüm merkezlerine gidin; Londra’ya gidin, Paris’e gidin, Berlin’e gidin, aynı sıkıntılar vardır. New York’da, Tokyo’da yine aynı sıkıntılar vardır. Metropollerin merkezlerinde her zaman trafik kalabalıktır. Bunu çözmenin yolu sizin elinizde değildir. Bunun çözümü hükümetin veya merkezi belediyenin elindedir. İnsanları yer altına yani metroya almadığınız sürece bu trafik yoğunluğu olmak zorundadır. Bundan sonraki projeniz ne olacak? Bundan sonra projelerimiz yine bu vizyonda olacak ve böyle devam edecek. Vizyonlu projeler yapmaya devam edeceğiz. Bu bağlamda fedakarlık yapmamız gerekirse de, fedakarlığımızı yapacağız. Eşiniz çalışıyor mu; Karadenizliler eşlerini çalıştırmaz derler? Evliyim ve eşim çalışmıyor. Tespitiniz doğru. 3 çocuğum var. 2 oğlum benimle beraber çalışıyor. Kızım üniversitede mimarlık okuyor. Spora merakınız var mı? Sporu seviyorum. İyi bir yürüyüşçüyüm.

Hobileriniz var mı? Silah koleksiyonum var. Daha ziyade Karadenizliler’e özgü parabellum silahları seviyorum. Ayrıca tesbih koleksiyonum var. ÇALIŞMAK BENİ MOTİVE EDİYOR

Evinizden dürbünle inşaat alanlarını kontrol ettiğiniz söyleniyor, doğru mu? Doğrudur; şimdi Ali Sami Yen inşaatı için de aynı uygulama olacaktır. Buradan evimde olduğum zaman bile, Ali Sami Yen’i görüyorum. Dürbünle kontrol ediyorum. Örneğin; işçi emniyet kemerini takmamış ise, ben telefon açarak talimat veriyordum “Şu adam yanlış iş yapıyor” diye. O nedenle benim her dakikamda iş var diyebilirim. Çünkü çalışmayı seviyorum. Çalışmak beni motive ediyor, moral katsayımı yükseltiyor ve hayata bağlıyor. Ben böyle mutluyum. PARA İSTANBUL’DA KAZANILIR EGE VE AKDENİZ’DE YENİR

İnşaat sektörü şu anda hareketli, özellikle de İstanbul’da. Arz ve talep dengesine göre mi bu kadar inşaat yapılıyor? İstanbul’un başka şehirlerden gelenlerin katılımlarıyla birlikte 15 milyon nüfusu var. Bu rakamın yüzde 5 ile 6’sı konforlu ve lüks binalarda oturuyor. Diğerleri konforsuz, niteliksiz ve niceliksiz binalarda oturuyor. Dolayısıyla bu binaların rehabilite edilerek yeniden yapılanması lazım. Şu anda yapılanlar da bunlar. O nedenle İstanbul’da talep bitmeyecektir. Talep bitmediği sürece yıllarca arz olmaya devam edecektir.

Bundan 10 yıl önce böyle kaliteli binaların İstanbul ve Türkiye’de yapılabileceğini hayal edebilir miydiniz? Tabi ki düşünemez, hatta hayal bile edemezdik. Ama şimdi yapıyoruz. Peki, Doğu’da böyle kaliteli binalara yatırım fikrine ne diyorsunuz? Bizim mesleğimiz adına, kendi adıma ve Aşçıoğlu adına konuşursam; “Para İstanbul’da kazanılır, Ege ve Akdeniz’de yenir. Biz, İstanbul merkezli bir firmayız. Dolayısıyla merkezciyiz. Aşçıoğlu olarak merkezin dışına çıkmayız. Böyle bir duruşumuz ve tarzımız var. Simpaş gitti Antep’de inşaat yaptı. Buna saygı duyuyoruz. Değişmez diye bir şey yok tabi. Zaman içinde konjonktür değişir, siz de değişirsiniz. TÜRK İNSANI KALİTELİ YAPILARI HAKEDİYOR

İnşaat piyasasını 2011 yılı için nasıl görüyorsunuz? Kriz aşıldı mı? Kriz devam ediyor bence. Her şey şıkır şıkır, harika diyemem. Ancak 2011 Nisan ayından sonra iyi olacağını düşünüyorum. Daha iyi olma yolunda adımların atıldığını görüyorum. Aşırı lüks inşaatlara yönelen bir trend var ve insanları da o yönde görüyoruz, öyle değil mi? Türkiye’de o kadar lüks yok. Bence olması gereken kadar lüks var. Aslında Türk insanı kaliteli yapıları hak ediyor. Yaptıklarımız da kaliteli yapılar. Lüks yapı sayısı ise çok az. Benim kalitemde şu anda Türkiye’de bina yok. Dünyanın en iyi markalarını içinde barındıran tek proje benim projem. Türkiye’de bunun


Dergimizin tamam覺n覺 okumak i癟in ABONE olman覺z gerekmektedir.

htpp://www.eko-trend.net/abonelik.html

EkoTrend - Sayı 10  

Aylık İş ve Ekonomi Dergisi

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you