Issuu on Google+


EKONOMİ KIBRIS PRESTIGE İmtiyaz Sahibi: AYAZ MEDYA GRUBU Genel Yayın Yönetmeni: ATIL AYAZ Reklam ve İletişim Koordinatörü: ÖZGE YAVUZ AYAZ

48

38

Sayfa Editörü: BUKET EREN – ŞERİFE GÜLER Türkiye: ÖZLEM YILMAZ Amerika: FUNDA KESKİN

6

İngiltere: ALMULA MERTER SARGİS KHANDANYAN Sosyal Medya ve Seyahat: ATAK AYAZ Görsel Yönetmen: DEMET ÖZGE AYKAN (DOA) Grafik - Tasarım: AYAZ MEDYA CREATIVE

10

28

Hukuk Danışmanı: AVUKAT ÖZLEM ALP Muhasebe ve Finans: ANIL YILMAZ Web Tasarım ve Teknik Destek: CİTY COLOURS İletişim Bilgileri; KKTC: Girne Yolu Uğur Apt. D: 6 Yenişehir/LEFKOŞA

70

TÜRKİYE: Perla Vista Residence&Ofis Kat:8 No:73 Beykent/Beylikdüzü-İSTANBUL Reklam & Abonelik İçin; 0 533 887 33 46 0 533 887 33 78 Mail adresi info@ekonomikibris.com haber@ekonomikibris.com

www.ekonomikibris.com

19

56

N

?

73

E EREDE E KADAR


HD kalitesinde kesintisiz konuşun Telsim’liler en yeni cep telefonlarına, dünyanın teknolojisine herkesten önce ulaştı. Ve şimdi de dev teknoloji yatırımıyla, her yerde HD kalitesinde kesintisiz konuşacak.

Dünyanın Teknolojisi Telsim’de

Kesilirse PARANIZ İADE Kampanyaya dahil olmak için KAPSAMA yazıp 7000'e mesaj göndermeniz yeterlidir. İki Telsim abonesi arasında yapılan konuşma şebekeden dolayı kesildiğinde, konuşma kesilene kadar kullanılan dakikalar iade edilecektir. Her ay maksimum 100 dk iade edilebilecektir. 100 dk limiti her 30 gün içerisinde yenilenecektir. İade edilen dakikalar sadece şebeke içi yapılan aramalarda kullanılabilecektir. Aboneler kazandıkları dakikaları 24 saat içinde kullanmak zorundadırlar, 24 saat içinde kullanılmayan dakikalar silinecek ve kullanılamayacaktır. Kampanya 31 Aralık 2014 tarihine kadar geçerlidir. Telsim kampanyayı herhangi bir zaman ve belirtilen süreden önce sona erdirme hakkına haizdir. Detaylı bilgi için en yakın Telsim Shop'a veya www.kktctelsim.com adresine danışabilirsiniz.


Her zaman dinamik, her zaman büyük bir heyecanla sizleri selamladığımız bu köşede, bu kez buruk bir karşılama var.. Çünkü tarifsiz bir acı yaşadık millet olarak. Yüzlerce madencinin acısını.. İlk değildi bu felaket.. Bursa, Balıkesir, Zonguldak, Edirne.. Madencilerin can verdiği korkunç kazaları daha önce hep yerinde izledim.. Günlerce, haftalarca maden önünde sabahladık. Ailelerine teselli verdik ama sonunda hep birlikte ağladık.. Bu kez ben Kıbrıs’tayım, acının merkez üssü ise Soma.. Ama kazanın olduğu günden beri atamadım üzerimdeki etkiyi. Girdiğim madenler, madenlerden çıkan cenazeler, çaresiz aileler devamlı gözümün önünde.. O yüzden sevgili okurlar, emin olun bizim için hazırlaması en zor dergilerden biriydi bu sayı.. Konsantre olmak, metinlere yoğunlaşmak gerçekten güç oldu.

ağırladık Ekonomi Kıbrıs Prestige’de. Yayıncılık macerasını konuştuk, Genç TV’nin 17’nci yaşını kutladık.. Emlak dünyasına geniş bir yer ayırdık bu sayıda. Kıbrıs’ta sektörün nabzını tutan, yabancı yatırımcının değişmeyen tercihi Henry Charles Estates Direktörü Arzu Aygın, Demir Lady köşemizde.. Aynı sektörden bir de misafir konuğumuz var. Türkiye inşaat dünyasının sektör devlerinden biri; projeleriyle, yaptığı ses getiren ortaklıklarla başarısı sınırları aşan Dumankaya İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dumankaya.. Uğur Bey, Kıbrıs’ın geleceği için Ekonomi Kıbrıs Prestige’e çok özel açıklamalar yaptı.. Otomobil sektörünün ödüllü firması, sadece KKTC’de değil dünyada BMW satış rekortmeni Çangar yine çok iddialı. Bu kez vitrin Atv ve Jet-Skilerle doldu.. Çangar Motors Direktörü Güneş Selen ile birlikteydik. Kıbrıs’ın yeni tutkusu bu adrenalin dolu araçları anlattı..

Madenlerde yaşanan rüşvet ağını, rant uğruna görmezden gelinen bu ihmalleri yıllarca Fox ekranlarında anlattık aslında, kazadan sonra da günlerce www.ekonomikibris.com’da yazdım. O yüzden şimdi de derginin kapağından selamlıyoruz hayatını kaybeden madencileri.. Dediğim gibi zor bir süreç oldu bizim için. Ama yine de sizler için dolu dolu bir sayı hazırladık. Birbirinden özel konu ve konuklarımızla karşınızdayız.

Çözüm ekonomisi, Kıbrıs’ta turizm ve eğlence sektörüne dikkat çektik. Sektörün genç ve başarılı ismi Malpas Hotel Genel Müdürü Fahri Altınör ile keyifli bir söyleşi yaptık.. Bu başlıklar sadece sayabildiklerim. Dikkat çeken ortaklıklar, sektörel haberler ve yatırım fırsatlarının tamamı KKTC’nin tek ekonomi ve iş dünyası dergisi Ekonomi Kıbrıs Prestige sayfalarında..

KKTC’de yayıncılığın öncüsü, ilklerin ismi Ertan Birinci’yi

Felaketlerden uzak, güzel günlerde görüşmek ümidiyle..

Atıl AYAZ


8 HABER

PRESTIGE

GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ 30 YAŞINDA

Bu zorlu yola çıktıklarında, Kıbrıs’a üniversite açmak istediklerinde kimse anlam verememişti bu çabaya.. Yılmadan, yorulmadan mücadele ettiler. Maddi, manevi tüm zorlukları bir bir aştılar.. Kıbrıs’a ilk üniversiteyi, Girne Amerikan Üniversitesi’ni kurdular..

bünyesine katılan Le Chateau Lambousa Otel’di.. Devletin zirvesi tam kadro oradaydı. Akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli.. Geniş bir kalabalık vardı gala gecesinde.. Hep birlikte GAÜ’nün 30’uncu Yıl Eğitim Meşalesi yakıldı. Tüm gözler sahnedeydi o an..

Yıllar yılı büyüyen, ‘üç kıta tek üniversite’ sloganıyla eğitim dünyasına adını kazıyan Girne Amerikan Üniversitesi, yüksek öğrenimde 30’uncu yılını kutluyor..

Konuşmalar ve plaket töreninin ardından sıra ENBE Orkestrası’na geldi.. Verdikleri konserle büyülediler. Gecenin finalinde ise 30’uncu yıl pastası kesildi..

30’uncu onur yılında buluşmanın adresi, yine GAÜ

Doğum günün kutlu olsun GAÜ, nice 30 yıllara..


10 HABER

PRESTIGE

CREDITWEST BANK’TAN FİLM FESTİVALİ 20. yılını kutlayan Creditwest Bank, etkinliklere ara vermeden devam ediyor.. Sıradaki proje, ses getirecek bir kültür sanat organizasyonu..

daha önce sinemalarda gösterilmiş olması engel sayılmayacak.

Kıbrıs sanata doyacak..

“Kurmaca Kısa Film” ile “Belgesel” dallarındaki en iyi filmlere 2’şer bin Euro ödül verilecek.

KKTC’de “I. Altın Ada Uluslararası Film Festivali için geri sayım başladı.. Creditwest Bank ana sponsorluğunda, İngiltere’de faaliyet gösteren Balık Art Vakfı organizasyonluğunda düzenlenecek “Altın Ada Uluslararası Film Festivali” hem Lefkoşa Golden Tulip Otel, hem de ara bölgede düzenlenen basın toplantılarıyla tanıtıldı. Her yıl farklı temaların belirleneceği festivalin bu yılki teması “İnsan Hakları”, “Kadın”, “Çevre” ve “Yolculuklar” olacak. Ayrıca her yıl bir ülke sinemasının konuk edileceği “Altın Ada Uluslararası Film Festivali” bu yıl İngiltere’yi ağırlayacak. “Kıbrıs Kuşağı”nın da yer alacağı “Altın Ada Uluslararası Film Festivali”nde Kıbrıslı sinemacıların sinemaları, yapım yıllarına bakılmaksın gösterilecek. Filmlerin

Kıbrıs Kuşağı’na katılacak filmler için yarışma düzenlenecek.“Kurmaca Kısa Film” ile “Belgesel” olarak belirlenen yarışma kategorilerine katılan filmler 2 farklı jüri tarafından değerlendirilecek.

Ayrıca jüri üyeleri “Altın Ada Uluslararası Film Festivali”nde her yıl “Umut Vadeden Sinemacı”yı da belirleyecek. Bu dala layık görülen sinemacı da 2 bin Euro ödül alacak. Festivalde en az bir sinemacıya katkılarından ötürü “Onur Ödülü” verilecek. 31 Temmuz’a kadar başvuru yapılabilecek festival için www.goldenislandfilmfestival.org internet sitesinden detaylı bilgi alınabilecek, katılım şartları öğrenilebilecek.


ERTAN BİRİNCİ BİRİNCİ MEDYA KURUMU YÖNETİM KURULU BAŞKANI Medya dünyası öyle bir hal aldı ki, güçlü sermayeye sahip olan herkes bu sektöre girmek için çırpınıyor. Kimi birilerinin ricasıyla bir kanalı, gazeteyi satın alıyor, kimileri ise sırf merak ettiği için. Sonuç mu, tabi ki başarısız bir yayıncılık.. Memnuniyetsiz bir çalışan ordusu.. Yıllarca hep kurumsal yerlerde çalıştım, TRT, TV8, FOX.. Ama patronu hiç gördün mü derseniz, hayır.. Çünkü TRT’nin patronu devlet.. Hükümetler değiştikçe, kanalın başındaki isim de değişiyor. TV8’in sahibi Mehmet Nazif Günal.. Televizyonu vardı ama asıl işi turizmdi, o yüzden kanaldan çok uzak bir işadamıydı. Gelelim FOX’a.. Rupert Murdoch dünya medya devi. Ama bir gün olsun

gelmedi şirketine. O yüzden biz hep patrondan uzak çalıştık. Aksi giden her şeyde, yöneticiler topu patrona attı. Ve biz haklı haksız her konuda, hep patronun kulaklarını çınlattık.. Uzun bir giriş oldu çünkü, size çalışanlarıyla iç içe bir medya patronunu anlatacağım. Her ne kadar o, medya patronu denmesini sevmese de, doğrusu bu.. KKTC’nin tek ekonomi ve iş dünyası dergisi Ekonomi Kıbrıs Prestige’de konuğumuz; medyaya gönül veren, yayıncılığın tozunu yutarak büyüyen, bu sektörün her alanında ter döken ve çalışanını ailesinden ayrı görmeyen nadir bir isim; Birinci Medya Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Ertan Birinci..


Dişinizle tırnağınızla bugünlere geldiğiniz için, gerçekten işin içinden biri olduğunuz için size baktıkça, başarılarınızı gördükçe ayrıca gurur duyuyorum. Tekrar tekrar tebrikler. Tabi 17’nci yıldönümüz de kutlu olsun. Daha nice yıllara.. Öncelikle sizden bu yayıncılık macerasının kısa bir özetini rica edeceğim.. Çok çok teşekkür ederim.. Biz KKTC’nin ilk özel yayın kuruluşuyuz. Özel yayıncılığı biz başlattık. Başlatma tarihimiz de 1 Kasım 1996. Bu KKTC’nin özel yayıncılığa başladığı gündür. Yayın Yüksek Kurulu da o günü başlama tarihi olarak bilir. Hemen 6-7 ay sonrasında da, 31 Mayıs 1997’de Kıbrıs Genç TV düzenli yayınlarına geçen Kıbrıs’ın ilk özel televizyonudur. Bizden önce Tempo TV yayındaydı, ama programlarıyla yayına başlayan ilk biziz. 23 Nisan 1997’de biz deneme yayınlarına başladık. 31 Mayıs’ta da düzenli yayınlarımıza geçtik. Ardından 2005’in 31 Mayıs’ında uyduya çıkan KKTC’nin ilk özel televizyonu olduk. Ve ne mutlu bize 2005’ten 2014’e, tam 9 yıldır aralıksız uydudayız. Bu yıl da 17. yaşımızı kutluyoruz. Adına uygun, genç, pırıl pırıl, kendini kabul ettirmiş, halkın televizyonu unvanını almış ve halkıyla birlikte yürüyen mükemmel bir televizyon kanalı var KKTC’de.. Sloganlarınızla, yayın akışınız çok örtüşüyor.. Adınız Genç TV, sürekli yenileniyor, sürekli gençleşiyorsunuz. ‘Halkın Televizyonu’ diyorsunuz, devamlı halkın içindesiniz. Nasıl ayak uyduruyorsunuz bu yüksek tempoya, yeniliklere? Dünya döndükçe, dünyayı gençleştiriyoruz. Ve hakikaten bize halk ‘halkın televizyonu’ unvanını verdi. Ona layık

olmaya çalışıyoruz. Şu bir gerçek, insan büyüdükçe aslında küçülür. Belirli bir yaştan sonra geri geri gitmeye başlarız. Büyümek değil yenilenmektir önemli olan, bizim felsefemiz budur. Yenilenen her zaman ayakta kalandır. Yenilenmek gerekir. Biz de bu noktadan hareketle yenileniyoruz, yeniliği takip ediyoruz. Sürekli Türkiye’ye, Avrupa’ya gidiyoruz. Bizden daha iyi neler var, onları görüyoruz. Onların hepsini buraya entegre ediyoruz.


14 RÖPORTAJ

PRESTIGE

KKTC’de gördüğüm kadarıyla, kendilerinden daha iyilerinin varlığını kabul etmek pek mümkün değil. Geneli Kaf Dağı’ndan selamlıyor bizleri.. Ama siz tam aksini söylüyorsunuz.. O zaman egoları bir tarafa bırakıp, yola devam ediyorsunuz.. Haksız mıyım?

kaptanı olmak istiyoruz. En azından kaptanın yanında oturarak düşmeden gitmek ve buna ayak uydurmak istiyoruz. Kıbrıs’ta kolay değil bunları yapmak. O yüzden başarılı, kaliteli yayınlarınızdan ve emeğinizden dolayı sizi de yürekten takdir ediyorum.

Kesinlikle haklısınız.. Sığ düşünce yok, ego yok bizde. Hep birlikte yükselme var. Bizden daha iyi olanı örnek alma, ona yetişebilmek için çalışma, yenilikler üretme var. Bu bağlamda 17’nci yılın sonunda Kıbrıs Genç TV

Kıbrıs küçücük bir yer. 300 bin nüfusu var. İlk bir şey yapmaya gittiğinizde alacağınız cevap nedir? Olmaz..

kurumsallaşma adına da büyük adımlar attı, işlevlerini yerine getirdi. Burada yeni beyinlere, yeni gençlere, yeni yöneticilere kapılar sonuna kadar açık. Çünkü bize yeni gençler, yeni heyecanlar, yeni gençlere de yeni başarılar gerekiyor. O başarılar için olanak çok burada. Birbirimize ihtiyacımız var. Biz binamızı yaptık, teknolojik altyapımızı tamamladık. İnsan gücümüzü iyi bir noktaya getirdik. Çünkü teknolojisiz insan, insansız teknoloji düşünülemez. Bu insan gücüyle teknolojiyi birleştirerek, yenilenerek, adım adım gençleşiyoruz. Müthiş gençlerimiz var. Bilgi büyük. Enformasyon çağındayız. KKTC’ye birçok alanda izolasyon uygulanır ama enformasyon izolasyonun önemlisidir. Biz bunu 2005 yılında aştık. Türksat’a, uyduya çıktık. Avrupa’nın, Afrika’nın, Orta Asya’nın her tarafında izlenilir olduk. İnternet ayrı bir durum. İnternetteki yayınlarımızı Avustralya’dan, Amerika’dan izlenebilecek durumda. Cep telefonlarına, tabletlere girdik. Yani her yerde varız. Medyanın olduğu her yerde varız. Yenilik durmuyor. Buna ayak uyduramazsanız zaten hızlı trenden düşer ve parçalanırsınız. Yayıncılık çok hızlı bir tren. Ve biz bu hızlı trenin

Düşünün ki biz özel yayıncılığı kurduğumuz zaman cep telefonu emekleme dönemindeydi. Telsiz telefon bile kullanmak yasaktı. Cep telefonları Kıbrıs’ta 1995 yılının ikinci yarısında geldi. Telsiz telefon kullanma yasaktı ve o dönem özel bir radyo doğdu. Nasıl doğdu? Ne zorluklarla doğdu? Şimdi kolay, yollar açıldı, izinler verildi. İzin almanın yolları açıldı, dileyen müracaatını yapıyor, radyosunu kuruyor. Ama 8 yıl önce böyle miydi? Çok ciddi zorluklar yaşadık, ama sadece önce olmak değil, öncü olmak da istiyorduk. Sadece beğenilen değil, aranılan da olmak istiyorduk. Bunları başardığımıza inanıyoruz ve Allah’a şükür böyle devam ediyoruz. Çok ciddi zorluklarla karşılaştığınıza hiç şüphem yok. Anlattığınız engelleri aşmak şimdi bile kolay değil. Aynı şekilde bizler de benzer sıkıntılar yaşıyoruz. Peki nasıl bir azim vardı sizde, olumsuz yaklaşan kişileri nasıl aştınız, nasıl pes etmediniz ve dile kolay, tam 17’nci yılınızı kutluyorsunuz? Galiba rahmetli İnönü’nün biz sözüdür; Türk’ün sabrının bittiği yerde, sabrı yeniden başlar. Sabredeceksiniz, inanacaksınız. Kurduğunuz hayale ve hedefe gideceksiniz. Hıncal Uluç’un bana hep bir nasihati vardı. Haddini bilmeyeceksin. Bu terbiyesizlik, küstahlık anlamında değil. Düşünme anlamında, hedef koyma anlamında, haddini bilmeyeceksin der. Onu yapıyoruz.


Hedefleri koyuyoruz ve ilerliyoruz. Ardından geliyor yasası da, denetimi de, kurumsal devlet organları da. Biz hedeflere gidene kadar büyük bir sabırla, inancımızı ortaya koyuyoruz ve anlatıyoruz. Sonunda da başarıyoruz. Sabır, dirayet ve inandığınız yolda yürümeye devam.

Girin internete, ne istiyorsanız elinizin altında. Bundan geri kalmamak lazım. Kıbrıs Türkü ile ilgili bütün bilgileri bizim dünyayla paylaşmamız lazım. Dünyada olup biteni de halkımıza göstermemiz gerekir. Bunları yapıyoruz. Sorunuzun cevabına gelince, yeni hedefimiz yeni bir ‘üniversite’.. Bu yönde çaba harcıyoruz.

İlk gün çıktığınız yolla bugünü kıyaslarsanız, o gün bugünleri hayal ediyor muydunuz?

Pek dillendirdiğiniz bir proje değil sanırım..

Hayallerimin de ötesine gittik. Bunu ülke anlamında söylüyorum. Ülke bugün radyo televizyon yayıncılığında müthiş bir yol katetti. Televizyonu kurduğumuz ilk gün hedefimiz uyduya çıkmak, uyduda yayın yapmak, halka ayna tutmak, halkın televizyonu olmak demiştim. Bütün bunları başardık. Bir bir bütün hedeflere ulaştık. Sizde projenin bitmediğini, çalışmaların sürdüğünü biliyorum. Peki sıradaki hedef nedir? O hedeflere ulaşırken böyle çağdaş bir binaya ulaştık. Üniversitelerdeki medya bölümü gelişti, donanımlı çocuklar yetişmeye başladı. Genç TV bir okul oldu. Çok güzel işler yapıldı. Sınır ötesi yayınlar var, uydu yayınları var. Hayallerimin de ötesinde, İngiltere’de stüdyolarımız oldu. Biz İstanbul’da bir televizyon kurup, stüdyolar açtık. Dünya küçüldü. Enformasyon çağında, bilgi çağında bilgiye ulaşmak artık çok kolay. Herkes bilgiye ulaşabilir.

İlk defa sizinle yaptığım bu röportajda paylaşıyorum. Aile yakınları biliyor sadece. Büyük bir heyecanla çalışan profesyonel bir ekibimiz var. Medya ağırlıklı, biraz tematik olarak değerlendirilebilecek bir üniversite hazırlığımız var. Radyo-televizyon, gazetecilik bölümü, bilgi teknolojileri bölümü, turizm işletmesiyle, medya işletmesinin olacağı bir üniversite. Bunu hayal ediyoruz, bunu kurmayı istiyoruz. İnşallah bunu da başarıp ülkeye medya alanında daha da güzel hizmet verecek gençler yetiştireceğiz. Ortalama bir tarih belirlediniz mi? 2015 Ekim ayında öğrenci almayı hedefliyoruz. Bunlar hedef tabi ki, gecikebilir, aksayabilir ama eninde sonunda mutlaka bu hedefe ulaşmak istiyoruz. Başlamak bitirmenin yarısı diyorsunuz.. Aynen öyle. İzinlerimizi almak için uğraşıyoruz şimdi. Gerisi çaba, gerisi kısmet..


Bir izlenimimi paylaşmak istiyorum, yıllar içinde edindiğim bir izlenim. Medya patronları çok sevilmez aslında. Çünkü yöneticinin de etkisiyle, çalışanın gözünde kötü adam her zaman patrondur.. Ama sizde bu durumun tam aksini görüyorum. Mesafe koyup geri çekilmek yerine, çalışanlarınızla çok yakınsınız, samimi bir bağ var aranızda. Aynı şekilde arkadaşlarınızla da öyle. Türkiye’den gelen herkes, çok candan bahsediyor sizden.. Nedir bunun sırrı? Bunun sırrı şu; ben tepeden zembille, cebimde para ile medya kuruluşu oluşturmadım. Ben alttan merdivenleri bir bir çıktım. Tıpkı senin gibi. Ben ortaokulda gazete çıkarmaya başladım. Daha sonra Halkın Sesi’nde Doktor Fazıl Küçük gibi bir büyük liderin yanında spor muhabirliğini yaptım. Sonra spor müdürlüğü yapmaya başladım. Sonra kendi gazetelerim oldu. Kendi gazetelerimi çıkardım. Uzun yıllar Kıbrıs Türk Spor Yazarlar Derneği’nin kuruluşundan bugünlere gelmesine kadar üyesi, yönetim kurulu üyesi, genel başkanı olarak görev yaptım. Yine üyesi olarak devam ediyorum. Muhabirlik, yazarlık, fotoğrafçılık, kameramanlık, hepsini tek tek yaptım.. Bayrak Radyosu’nda futbol maçları anlattım yıllarca. Kendi kameramla maçlar çekip, BRT’nin spor bölümünde maçların yayınlanmasına yardımcı oldum. O maçları seslendirdim. Kısacası bu çocukların arasından biri olarak buraya geldim. Dolayısıyla ben onları çok iyi tanıyorum. Onların geçtiği yollardan geldim. O yolları da çok iyi biliyorum. O yüzden bütün bunları onlarla birlikte paylaşıyorum. Ben onlardan farksız bir adamım. Ben de onlar gibi bir fikir işçisiyim. Ben hiçbir zaman kendimi bir medya patronu olarak görmedim. Bunu kabul etmem de zaten. Başka işler yapayım; başka işlerden sonra döneyim bir de medya kurayım, medya patronluğu da yapayım.

Böyle bir şey yok kesinlikle. Bu benim yüreğimden, sevgimle olan bir şey bu. Allah insana sevdiği işi yapmayı nasip etmişse, insan Allah’tan başka nimet istemesin. Ben sevdiğim işi yapıyorum. Bunu sevdim, bunu kurdum ve buna başladım. Dolayısıyla ben bu insanlarla aynı yerden, aynı yoldan yürüyerek buraya geldim. İşin sırrı burada. Sorumluluğunuz çok fazla, yoğun bir tempoda çalışıyorsunuz. Bakın telefonunuz durmadan çalıyor. Ama buna rağmen en küçük ayrıntıları bile takip ediyorsunuz, masanızın üstü not kağıtlarıyla dolu. İşim çok deyip kenara çekilmeden, tüm kanal yönetimine yetişiyorsunuz.. Bu da büyük bir başarı aslında. Elimden geldiğince hepsine yetişmeye çalışıyorum. Takip etmek lazım, her iş böyle. Bizim babamızdan öğrendiğimiz bir ders var.. O da aldığımız bir işle ilgili olumlu veya olumsuz geri dönüp cevap vermektir. Kendi yönettiğimiz şirketlerde de bunu yaparız ve bunu bekleriz. İş ahlakıdır bu, olması gereken bu.


O zaman çözümü de sormak istiyorum size, nasıl yorumluyorsunuz bu gelinen tabloyu?

Geçen sayımızda Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros’la ambargoyu konuştuk. Siz de tüm engellere rağmen izolasyonu aşıp, yayıncılık olarak, Kıbrıs’ın sesini dünyaya duyuruyorsunuz. İş dünyasının da içinden biri olduğunuz için soruyorum. Bir yanda böyle bir başarı, diğer yanda ‘ambargo var’ deyip kabuğuna çekilenler var.. Sizin Ertan Birinci olarak görüşünüz nedir bu konuda? Kıbrıs Türk iş adamlarını ve kadınlarını herkesin ayakta alkışlaması lazım. Bu kadar izolasyona, bu kadar bizi kapatmak istemelerine rağmen, belki de yüzün üzerinde ülkeyle burası direkt veya dolaylı ticaret yapıyor. Bugün otomotiv sektörüne bakın. Dünyanın tüm markaları Kuzey Kıbrıs’a geliyor. Ve bu otomotiv şirketlerinin kendi internet sitelerinde de Kuzey Kıbrıs bayileri yer alıyor. Bunlar bizim için büyük olay. Gıda da öyle. İzolasyon elbette var. Pahalılık getiriyor. Bazı ürünler direkt gelmediği için farkı yansıyor. Kıbrıs Türk iş adamı ve iş kadını her türlü takdiri hak ediyor. Neler neler yaptılar. Neyimiz vardı, şimdi nelerimiz var. Ne izolasyon, ne ambargo dinlediler. Birçok noktada bu izolasyonu aştık biz. Gelinen nokta gerçekten önemli. Bizim en büyük sıkıntımız üreticilerimizdedir. Üreticimiz malını satamıyor. Yanı başımızda çok büyük bir Türkiye ekonomisi var. Bu televizyonlarda da bize çok büyük bir dezavantajdı, ticarette de büyük bir dezavantaj. İsim haklarını bile alırken bizim sanayicimiz sıkıntı yaşıyor. İnanılmaz güzel üretimler yapmış bizim insanlarımız her alanda.. İnanan insanlar yaptılar, kazandılar. Bazı inanan insanlar da sukut-u hayale uğradılar. Onlar da bizim en büyük dertlerimiz. Çalışmayan sistemin önünü açmak gerekiyor.

Tabi ki çözümü herkes ister. Biz çözüm konusunda da öncü bir televizyon kuruluşuyuz. Çözümü, Avrupa Birliği’ni istiyoruz. Türkiye de bunu istiyor. Türkiye ile Kıbrıslı Türkler bunu istiyorlarsa yol budur, hedef budur. Biz de ayna tutuyoruz halka. Bu yansıyor aynadan. Çözüm önemlidir, gereklidir. Uluslar arası hukuğa girmemiz için gereklidir. Uluslar arası hukuğun dışında kalamayız. Benim en önemli isteğim budur. Bizim bankalarımızın IBAN numarası yok. Bunun için çözüm gerekir. Bu sistemi düzeltmemiz için gereklidir. Üretimin önünü açmak için de önemlidir. Ama sadece oturup çözümü beklemek de olmaz. Biz bu çözümle beraber mutlaka kendi görevlerimiz de yapmaya devam etmeliyiz. Peki hazır mıyız çözüme? Bence hazırız. Bankalarımız hazır. Ben çok iyi görüyorum bankalarımızı. Bazen de çocuğu denize atacaksın, bırakacaksın yüzmeyi öğrenecek. Antrenman yapmadan maçı kazanıp, kazanamayacağımızı bilmiyoruz. Biz kapalı bir toplum olduk, o açıklığı yaşamamız lazım. Futbolda geldiğimiz noktaya bakın.. Futbolda çok iyi durumdaydık ama 1983 yılından sonra kapalı, dış teması olmadan, hedef olmadan, hayal olmadan oynandı. Bırakın yerinde saymayı geriye gitti. Dolayısıyla çözüm tüm bunlar için şart. Çözüm iki taraflı olmalı.. Bizim gibi Rumların da bunu istemesi lazım. Benim kişisel görüşüm, büyük bir çoğunluğu istemiyor. Ama isteyenler de var. Kıbrıs futbolu dediniz, o zaman size sosyal medyada paylaştığınız fotoğrafları sorayım.. Bol bol futbol günlerinden kareler yayınlıyorsunuz.. O günlere özlem duyuyor musunuz?


Çok eskilerden fotoğraflar.. O günlere özlem olmaz mı, tabi ki var. Bizim dönemimizde, bizden önceki yıllarda futbol burada muhteşemdi. 1983 yılından öncesine kadar Türkiye’nin bütün takımları buraya geliyordu. 1983 yılında cumhuriyet ilan edildi ve bizim takımlarımızla, Türkiye takımları bir daha maç yapamadı. Birkaç kez delme adına yapıldı Türk Ocağı ile Gençler Birliği arasında. Ama delmekle bir şey elde edemeyiz, aşmak lazım. 1992 yılında başkanı bulunduğum KKTC Galatasaraylılar Derneği, tüm masraflarını ben ödemek kaydıyla Galatasaray’ı buraya kampa getirdik. 10 gün kamp yaptı, o zaman Fenerbahçe de geldi. Bizim kendi takımlarımızla maç yapamadılar ama.. O günlerden sonra kampa dahi gelmediler. Çözümle beraber ve federasyonun girişimleriyle beraber inşallah futbolun da önü açılır. Sıkça gündeme getirdiğimiz bir konu var. Antalya futbol takımlarının kamp merkezi. Antalya’ya akan dolarların da hesabını yaptık ve neden Antalya yerine kampın adresi Kıbrıs olmasın diye sorduk.. Ben bunu 1986 yılında, sahibi olduğum haftalık spor gazetesi Sportmence’de dile getirdim. Hatta ‘Salamis Otel yanına iki tane antrenman sahası yapın, bu takımlar buraya gelsin’ dedim. Bu spor turizmine devlet ve hükümet yetkilileri gereken ilgiyi gösteremediler. Yoksa spor turizmi bizde de çok iyi olurdu. Fiyat dışında hiçbir eksiğimiz yoktu. O dönem Antalya buraya nazaran daha ucuzdu. Her şey dahil sistemi vardı, burada henüz yoktu. Ama bundan sonra spor turiziminin de önü açık diye düşünüyorum. Fark ettiyseniz eğer verdiğiniz her cevapta, daha önce yayınladığınız bir gazetenin adı geçiyor. Bugüne kadar kaç yayına imza attınız? Sayıyı hatırlıyor musunuz?

Çok güzel bir kitap var, Kıbrıs Türk Basın Tarihi diye. Gazeteciler Birliği’nin uzmanlarla, tarihçilerle birlikte hazırladığı bir kitap. Orada gelmiş, geçmiş bütün yayınlar var. Bir baktım en çok ismi zikredilenlerden birisiyim. Çok büyük bir onur duydum. Sportmence’yi yayınladım, haftalık spor gazetesi. Şafak diye bir gazete yayınladım, günlük bir gazete. Foto Flaş, Hürriyet Kıbrıs’ı yayınladık. Müthiş bir tesis kurduk Hürriyet ile burada. 1998 Aralık tarihinde başlamıştık yayına. Aklıma gelen yayınlarımız bunlar. 1995 yılına kadar Kuzey Kıbrıs’ta hiç sinema yoktu. 1984 yılından 1995 yılına kadar bütün sinemalar kapalıydı. İlk sinemayı 13 Ocak 1995 yılında biz açtık. Neler çektik o sinemaları açmak için. Burası korsan memleket ya, film şirketleri filmlerini vermiyor, her bir film için o zamanın parasıyla bir milyarlık banka teminat mektubu verdim, filmlerin başına bir şey gelmeyecek diye. Mısırlızade Sineması’nı hizmete koyduk. Kısa bir süre sonra Kıbrıs’ın ilk cep sinemasını kurduk, Meral Birinci sineması dedik adına. Daha sonra Girne, Mağusa, Güzelyurt’ta sinemalar açtık. Sonra yazlık sinemalar açtık. Ve böylelikle adanın dört bir tarafını sinemalarla donattık. Bunu biz Meral Birinci Vakfı olarak yapmıştık, bir kültür hizmetiydi. Biz bu hizmeti yerine getirdik, istedik ki halk sinemayla tanışsın. 17 yaşında genç üniversiteye gidecek, sinema görmemiş hayatında, hiç gitmemiş ve sinema bölümü yazıyor ne olduğunu bilmeden. 3 ayda 60 bin biletli izledi sinemayı. Ve düşünün siz, anneler babalar çocuklarını getiriyordu, çocuklar perdenin arkasında oynayan insanları arıyordu. Ondan sonra sinema ticari boyut kazanınca biz devrettik. Onlar da gayet güzel götürüyor. 1995’ten 2015’e, 20 yıl oluyor KKTC’ye sinema geleli. Hatta bu süreçte sinemanın festivalini de yaptık. Kadir İnanır, Fikret Hakan, Halil Ergün ve daha birçok ünlüyü getirdik. Dergisini, kataloğunu, gazetesini çıkardık.


Haftalık gazete de yapıyorduk, Cine 1 diye. Bilgiler veriyorduk insanlara. First FM, Genç TV bizim son durağımız oldu. Sevdiğimiz işi yapıyoruz ve Allah’a şükür ediyoruz. Ayrıca bizim 3 tematik kanalımız daha var. Onlar da uyduda, yayında..

gireriz. Çünkü bizim bir şey olmak gibi bir niyetimiz yok, onun derdinde değiliz. Bir şey yapmak derdindeyiz. Yapabilirsek gireriz. Şu an çok işimiz var. Misyon ve vizyonumuzu burada tamamlamalıyız. Elimizi taşın altına ne kadar sokmamız gerekiyorsa da sokarız.

İş dünyasındaki başarınız tartışılmaz. Çok da geniş bir çevreniz var, dedim ya size karşı farklı bir sevgi duyuyor herkes. Tabi böyle olunca adınız siyasetle de anılıyor sık sık. İçtenlikle soruyorum size, siyasete girmeyi düşünüyor musunuz?

O zaman siyaset size uzak değil, bu yıl olmazsa birkaç yıl sonra sizi meydanlarda göreceğimizden hiç şüphem yok. Şimdiden hayırlısı diyelim.. Peki torun heyecanı ne durumda?

Evet, adım geçiyordu. Bu yerel seçimlerle ilgili gerçekten beni onore eden güzel şeyler de söylendi, önemli bir teklif de aldım. Beni gururlandırdı, mutlu etti. Ama teşekkür ettim. Çünkü şu anda yapmam gereken çok iş var. Bu benim şahşi işim değil. Bu inanç meselesidir. Yayıncılıktaki misyon ve vizyonumuz gereği yapmamız gereken iş meselesidir. Daha yapacağımız işler var. Bunları hayırlısıyla bir bitirelim, bir noktaya getirelim. Her şey kısmet. Büyük konuşmamak lazım. Tarih büyük konuşanların acı hatıralarıyla doludur. Ben şunu da sevmem, onu eleştir bunu eleştir. Kardeşim sen de sok elini taşın altına. Bu televizyon burada 17 yıldır yaşıyor ama nasıl yaşıyor. Uzaktan gazel okumak kolaydır. Bir ekonomi dergisi çıkıyor ama nasıl çıkıyor. ‘Sen gel ne çektiğimi bir de bana sor’ der Erol Evgin şarkısında. Çok da güzel der. Şimdi bunlar varken, gün gelir de başka bir noktada faydalı olacağımıza inanırız,

Evet, gelinimiz hamile. İlk torun olacak inşallah. Evlat sermaye, torun karmış. Karı da daha çok sever insanlar. Herhalde biz de daha çok seveceğiz, o özlemle bekliyoruz. Finale geldik artık, satır aralarında hep bahsettiniz ama bir kez daha sorayım, başarının sırrını nasıl özetlersiniz? Hedef koyup inanarak yürümek. O ne dedi, bu ne dedi, ne düşünürler demeyeceksin. Sen hedefine yürüyeceksin. Bence başarının sırrı bu. Hep sabırlı olacaksın. Çünkü karşına çıkacak olan ilk kelime ‘olmazdır’. O olmazı aşıp gideceksin. Ben de size başarılar diliyorum. Takdirle, büyük bir heyecanla ilk günden beri takip ediyorum. Ben sizi tanımadan derginizi tanıdım. Bu benim için önemlidir. Tüm çalışanlarınızla, size büyük başarılar diliyorum.


20 HABER

PRESTIGE

CARD PLUS’TA KAMPANYA VE ÖDÜL MEVSİMİ pozla, selfie yarışmasının kazananı oldu.. Anne-kız, sonsuzluk kolyesi ödülünü Card Plus Genel Müdürü Mine Tokay’dan aldı.. Gelelim bahar kampanyasına.. Mart ayında başlayıp, 31 Mayıs’ta sona eren kampanya yine ödül saçtı.. Card Plus poslarından yapılan her 100 lira ve üzeri alışverişte, kart sahipleri bol bol şans numarası kazandı. Gözler şanslı numaraların belirleneceği, hediye dolu çekilişteydi.. Noter huzurunda yapılan çekilişte, 3 kişi ipad mini, 5 kişi necef taşlı kolye, 50 kişi de 45 Card Plus puanı kazandı.. İpad mini kazananlar; Kıbrıs’ın lider kredi kartı Card Plus, iki büyük kampanyayla tamamladı Mayıs ayını.. Bunlardan ilki anneler gününe özeldi..

1-Şerif Erbulak 2-Hanife Özdemir 3-Seven Bulut

Card Plus, 1 Mayıs - 15 Mayıs arası yapılan tüm alışverişlere +3 taksit fırsatı sundu.. Hatta bu fırsata bir de yarışma ekledi.. Anneler ve çocuklarından o güne özel selfie istedi..

Kazananların tam listesi için;

Fisun Arslan Yemişçioğlu ve kızları verdikleri bu keyifli

Necef taşlı kolye kazananlar; 1-Kemal Reis 2-Nalan Tosun 3-Fuat Soyumert 4-Erkut Öner 5-Gülten Özcihangirli

http://www.card-plus.net/tr/ www.facebook.com/cardpluskibris?fref=ts


22 HABER

PRESTIGE

HEBO YAPI’DAN SAĞLIĞA BÜYÜK HİZMET

KKTC gayrimenkul sektörüne bambaşka bir alternatif kazandıran, yatırımcıya pratik ve hesaplı konutlar sunan Hebo Yapı, sosyal sorumluluk projelerine devam ediyor.. 90 iş günü gibi çok kısa sürede teslim ettiği çelik yapı projeleriyle dikkat çeken firma, kamu kuruluşlarına desteğini sürdürüyor.. Yüzde yüz yerli üretim ile Kıbrıs ekonomisine büyük katkı sağlayan Hebo Yapı, bu kez sağlık hizmetleri için sahada.. Protokolü imzalanan Çamlıbel Sağlık Ocağı’nın temel atma töreni vardı.. Köy meydanı kalabalıktı.. İçişleri Bakanı Teberrüken Uluçay, Sağlık Bakanı Dr.Ahmet Gülle, Girne Kaymakamı Mehmet Envergil, 39’uncu Mekanize Tümeni Kurmay Başkanı Kurmay Albay Bülent Meydanlı, Hebo Yapı Direktörü Soner Hekim, Çamlıbel Muhtarı Osman Mısırlısoy, Çam-Sev Başkanı Adıgüzel Akdeniz, bakanlık yetkilileri, bazı milletvekilleri ve üst düzey yetkililer köy meydanındaki törene katıldı.. Hebo Yapı mimarı Gülsen Büyükadam projeden kısa kısa başlıklar paylaştı.. Sağlık ocağına Cemal Hekim’in adı verilecek, 330 metrekare büyüklüğünde olacak.. Binanın 240 metrekasi sağlık ocağı, 90 metrekaresi ise kaymakamlık binası olarak kullanılacak..

Girne Kaymakamlığı Çamlıbel Hizmet Binası ve Cemal Hekim Sağlık Merkezi adı ile tek çatı altında inşa edilecek bu kapsamlı yapının ortalama maliyeti 300 bin lira olarak hesaplandı. Bu maliyetin tamamı Hebo Yapı tarafından karşılanacak.. Çalışmaları başlayan merkezin, 4 ayda teslim edilmesi bekleniyor..


24 HABER

PRESTIGE

UĞUR DUMANKAYA

DUMANKAYA İNŞAAT YÖNETİM KURULU BAŞKANI


Türkiye anavatan, Kıbrıs yavruvatan.. Yıllarca böyle söylediler, böyle duyduk hep. Öyle de kaldı zaten. İki taraf da birbirini tanımak için çok uğraşmadı. Türkiye’den bakınca Kıbrıs’ta kumar turizmi var, Kıbrıs’ta ucuz içki var.. Kıbrıs’tan Türkiye’ye bakınca ise kimilerine göre kurtarıcı, kimilerine göre Demoklasin Kılıcı.. Yani hep bir sığ düşünce, hep bir önyargı duvarı var önde.. Bu düşünceyi kırmak, iki toplum arasında gerçek bir köprü kurma görevi kimin üzerine düşer bilemem. Belki de kimse bu sorunun yanıtını bilmediği için yıllarca elini taşın altına sokan olmamış.. Son dönemde siyasiler ve iş dünyasının çabasını görüyoruz ilişkileri güçlendirmek için ve bu bizi gerçekten memnun ediyor.. Ama yeter mi, yetmez.. Çünkü Kıbrıs sadece eğlence dolu gecelerden ya da yayıncılık krizi dolu haberlerden ibaret değil. Ama birilerinin bunu bir defa, iki defa değil, sürekli anlatması lazım..

Kıbrıs TİAK’ın girişimcilik başarısı.. İşte bu boşluğu, onlarca dernek arasından eleştirileriyle değil, projeleriyle, çalışmalarıyla öne çıkan Kıbrıs Türk İş Adamları Derneği dolduruyor.. Kıbrıs TİAK, Türkiye-Kıbrıs hattında kurulan ticaret köprüsüne katkı sağlamak için, Kıbrıs’ı iş dünyasına en iyi şekilde anlatmak için yine iş başındaydı.. Türkiye gayrimenkul sektörünün lider isimlerinden, başarılı iş adamı Uğur Dumankaya’yı Kıbrıs’ta ağırladı.. Uğur Dumankaya, Türkiye ekonomisinin lokomotifi haline gelen konut sektörünün öncü aktörlerinden..

Vizyoner ve akılcı projeleriyle her geçen büyüyen Dumankaya İnşaat’ın yönetim kurulu başkanı.. Sektör liderlerinden diyoruz, çünkü Kıbrıs’a gelmeden Kuveytli gayrimenkul şirketi Al Mazaya Holding ile masaya oturdu, tarihi bir anlaşmaya imza attı.. Basın toplantısından çıkıp, Kıbrıs’a uçtu.. Kıbrıs TİAK’ın davetlisi olarak geldi Uğur Bey.. KKTC’de önce devletin zirvesini ziyaret etti, sonra da iş adamlarıyla buluştu.. İki ülke ekonomisinin konuşulduğu konferanstan, dikkat çeken başlıklar çıktı.. Biz de kısa ziyaretinde her anını dolu dolu geçiren Uğur Bey ile, KKTC’nin tek ekonomi ve iş dünyası dergisi Ekonomi Kıbrıs Prestige için buluştuk. Tüm temasların bittiği, yorgunluk çaylarının yudumlandığı bir andı, uzun uzun konuştuk.. Öncelikle hoş geldiniz demek istiyorum. Birkaç gündür iş dünyasıyla yoğun ve etkili temaslarınız sürüyor. Detaylarını birazdan konuşacağız. Ama ilk olarak şunu sormak istiyorum.. Nasıl bir Kıbrıs fotoğrafı belirdi gözünüzde? Hoşbulduk.. Misafirperverliğinden dolayı tüm arkadaşlara teşekkür ederek başlamak istiyorum.. İlk olarak Kıbrıs’a 6-7 yaşındayken gelmiştim aslında. Kıbrıs Barış Harekatı’ndan birkaç sene sonraydı. O günleri hiç hatırlamıyorum. Bir de 15 sene önce gelme fırsatım oldu. Ama o dönemi de pek hatırladığım söylenemez.. Yıllar sonra bugün nasip oldu ve tekrar geldim. Fakat gerçekten Kıbrıs’a şaşırdım, daha gelişmiş olmasını bekliyordum. Çünkü Kıbrıs jeopolitik, jeostratejik açıdan bakıldığında çok değerli bir karanın üzerinde. Tıpkı Türkiye’nin olduğu gibi. Türkiye için de çok önemli bir yer. Hemen hemen bütün ülkelere yakınlığı var. Ürdün’den tutun da Mısır’a kadar, hatta Avrupa’ya kadar, denizin ortasında bir ada. İklimi müthiş, inanılmaz büyük bir tarihi var. Türkiye gibi çok büyük bir ekonomik güç var arkasında. Ona rağmen Kıbrıs’ın halen istenilen seviyeye ulaşamaması bir talihsizlik.


Yani Kıbrıs’ta bir enerji biriktirmiş uzunca yıllardan beri, büyük bir ekonomik patlama olarak ortaya çıkacakmış gibi duruyor. Bu kadar değerli ve önemli bir yerde olan bir ülke, bu değerden çok daha fazlasını hak ediyor. Türkiye’nin daha çok gelişmesi, Kıbrıs’a da çok büyük katkı sağlayacak bu süreçte.

Dışarıdan bir gözle baktığınızda çok çok haklısınız. Rahatlıkla ‘Kral Çıplak’ diyebiliyorsunuz. Ben de öyle diyordum çünkü Kıbrıs’a yerleşmeden önce.. Ama bir de içerideki mevcut şartlar var. Her şeyden önce dünyadan izole edilmiş bir ada burası, yönetim zafiyeti hayatın her anında ön planda ve öyle ya da böyle toplum kendini Türkiye’ye bağımlı hissediyor.. Yani dışa açılamama konusunda ciddi olumsuz etkenlerin rolü büyük.. Haklısınız.. Belki dünya siyasetinde ambargo konulmuş olması, belirsizliğin sürmesi, istikrarsız hükümetler, politikalar, belki de Türkiye’nin gerekli önemi vermemiş olmasının getirdiği durum, belki de Kıbrıslıların eksikleri de olabilir. Ama sonuçta ortaya istenildiği kadar iyi bir tablo çıkmamış. Ben buraya bir konferans için gelmiştim ve orada şunu söyledim, bence artık Kıbrıs’ın vakti gelmek üzere..

Aslında Kıbrıs, yatırım yapmak için doğru bir yer göründü benim gözüme. Hatta bu kadar bakir olması, gelişememiş olması bir avantaj. Türkiye’de 2002 ve 2005 yıllarında gayrimenkul dünyasına baktığımızda çok bir fark olmayacağı, krizden çıkan bir ülkenin ileri gidemeyeceği düşünülüyordu. 2002’ye göre konumunu, stratejisini belirleyenler, daha sonra da Türkiye ekonomisinin hızlı büyümesiyle, gayrimenkul sektörünün gelişimine katkı sağladı. Arsa fiyatları inanılmaz arttı. İnsanların zenginleştiğini gördük. Kıbrıs da Türkiye’nin 2003 senesinden önceki senesini andırıyor. Bu ufak riski göze alabilenler başarılı oldu. Hiç şüphem yok ki, Kıbrıs da böyle bir noktaya gelecek, kesinlikle inanıyorum. Olumsuz şartlar dedim ama aşılmayacak engeller olduğunu düşünmüyorum bunların. Çünkü Mustafa Hacı Ali gibi, Memduh Erdal gibi, Mustafa Başman gibi ambargoyu aşıp da başarıya ulaşan güçlü iş adamları da var bu ülkenin.. İki sorum olacak.. Birincisi, ‘ambargo’ sizce bir engel midir? İkincisi; sizin genelde vurgu yaptığınız bir nokta var, ‘yetkin isimler ve doğru planlama’ konusu.. Kıbrıs için ilk tespitleriniz nedir? Ambargodan başlayayım.. Bunlar uluslar arası politikalar. Ama birkaç örnek verebilirim.. Hong Kong Çin’in eline geçene kadar İngilizlerin getirdiği seviye ortada.. Dubai gibi bir balıkçı kentinin seviyesi de aynı şekilde.. Şimdi bir onlara, bir de Kıbrıs’ın şu anki durumunu kıyasladığınızda, gerçekten insan üzülüyor. Kıbrıs’ın bu kadar bakir kalması, belki ileride daha ileri seviyelere gelmesine neden olacak ama Kıbrıs’ta büyük bir vizyona ihtiyaç var. Bu vizyon için de tabi ki Türkiye’nin desteğine ihtiyacı büyük. Dünyaca ünlü bir iktisatçı var, Daron Acemoğlu.. Onun söylediği bir söz Kıbrıs için çok yerinde, ‘yaratıcı yıkım’.. Bence bu düşünülmesi gereken bir durum. Türkiye’nin Kıbrıs’ı her zaman kendine muhtaç bırakacak politikaları bir tarafa bırakması gerekiyor. Kıbrıs’ın da kendi iç dengelerindeki sıkıntılardan kurtulması gerekiyor. Dünyada çok iyi modellenmiş stratejiler var şehirleri ayağa kaldırmak adına. Kıbrıs sanayi ile ayağa kalkabilecek bir ülke gibi gözükmüyor. Büyük bir gayrimenkul, hizmet, eğitim, sağlık, finansal sektörlerde


kendini geliştirmesi gerekiyor. Böylelikle çok daha farklı noktalara gelinebilir. Neden büyük bir park Kıbrıs’a gelmesin turizm açısından. Tamam, burada büyük bir handikap var. İnsanlar direkt Kıbrıs’a inemiyorlar. Aslında Kıbrıs bunlar için bir çözüm üretse, ambargolar biter. Karşı taraf tavizler verip, anlaşma sürecine girebilir. Şunu görüyoruz ki Kıbrıs 5-10 sene sonra çok daha farklı bir noktaya gelecek. Büyük potansiyeli var çünkü, böyle kalması imkansız. Bu seviyede kalması belki Kıbrıslıları tatmin ediyor olabilir ama ben görünce Dubai’den geri kalmasına anlam veremiyorum. Dubai bir çöl, dışarıya çıkamıyorsunuz.. Kıbrıs nasıl bundan geri kalabilir? Ben sizde bir yatırım planı seziyorum şu an. Kıbrıs’la ilgili kararlı bir düşünce oluşmuş gibi. Bizim Kıbrıs’la ilgili bir yatırım planımız şöyle.. Çok iyi araştırıp, büyük bir oyunun parçası olmayı tercih ederiz. Yani Kıbrıs’ta yaratıcı yıkımı oluşturacak büyük bir fikrin bir parçası olunduğunda sadece biz değil, birçok yatırımcı, sadece Türkiye’den de değil, dünyadan birçok yatırımcı bu planın parçası olmak ister. Herkes para kazanmak için orada olur ama sermayenin gelmesi o bölgedeki ekonomiyi değiştirir. Tabi ki ben buraya gelince daha iyi anladım. Arkadaşlarımı da bu konuyla ilgili yönlendireceğim, özellikle de arazi yatırımlarıyla ilgili. Kıbrıs’ın geleceğinde iyi bir noktada olmak istiyoruz.. Ama şu mevcut durumda, Başbakan’dan öğrendiğim kadarıyla 13 bin yarım konutun olduğu bir bölgede, herkes gibi davranıp farklılaşabilmek, satış yapabilmek kolay değil. Konut sektörü de sıkıntı noktalardan biri Kıbrıs için.. 13 bin yarım konut dediniz, işte o yüzden ciddi bir güvensizlik var sektöre. Tabi bir de yerli müteahhitlerin yabancı yatırımcıya karşı daha önce birkaç kez tekrarlanan sert tutumu..

Öyle yaparlarsa eğer, kısır döngü oluşur. Böyle yapmak, kendi kendini vurmak gibi aslında. Tabi ki bazı sektörler hep korunmalı ve geliştirilmeli. Şimdi Kıbrıs’ta öyle yerler vardır ki stratejiktir. Sizin onları korumanız gerekir. Bunlar katma değeri yüksek olan sektörler. Ama bir taraftan sermaye gerektiren, sermayenin gelmesiyle birlikte buradaki yaşam kalitesini geliştiren, ülkenin kaderini olumlu yönde etkileyebilecek sektörleri bulduğunuz zaman, onların gelmesi için teşvikler yapmanız gerekiyor. Bütün dünyada şehirler sermaye çekmek için yatırım yapıyorlar. Ama yine de tüm bu artıları göz ardı edip, sadece belirli bir zümrenin menfaatini korumak adına bütün bir Kıbrıs’ın gelişimini engelleyecek kararlar verirseniz, işte o zaman ülkenize iyilik yapmazsınız. O yüzden bunların aşılması lazım. Tabi bu kadar da değil.. Öncelikle bilinmeli ki, sadece Kıbrıs piyasasına hitap ederek Kıbrıs gayrimenkul piyasası gelişmez,


Arabistan, Kuveyt, Katar, Suriye, Rusya gibi ülkeler çok yoğun talep gösteriyor.. Biz bu kadar az tanıtım yapmamıza rağmen, Türkiye olarak böyle bir politika yürütmüyor olmamıza rağmen, İstanbul ne kadar büyük bir marka ki, ne kadar büyük bir gelecek vaat ediyor ki, gayrimenkul sektörü bu kadar ilerledi. Tam gayrimenkul sektörü iç pazarda sıkıntıya girmişti ki, şimdilerde dış pazardan gelen müşterilerle devam ediyor.

Kıbrıs da gelişmez. Kıbrıs’ın turizmini de geliştirip, dışarıdakilere de yatırım yapması lazım. Başka bir seçeneği yok Kıbrıs’ın. Yani Kıbrıs kendini Türkiye’ye bile anlatabilse, Türkiye insanına kendini tanıtabilse, onların dikkatini çekebilse bile bir artıdır. Kıbrıs bu konu hakkında çok mücadele etmek istemiyor sanki. Bir bıkkınlık, bir doygunluk var gibi gözüküyor. Ama müthiş bir coğrafya burası. Ne yaparsan yap, kenarda köşede değilsin, dünyanın ortasındasın. Herkesin gözü senin üzerinde. Temaslarınız kısa sürdü ama iyi bir sektör röntgeni çektiğinizi söyleyebilirim.. Umarım Kıbrıs için, Kıbrıs ekonomisi için daha güzel günler yakındır.. Kıbrıs’tan Türkiye’ye uzanalım şimdi. Biraz da gayrimenkul sektörünün genelinden konuşalım. TUİK’in açıkladığı rakamlara farklı, hatta biraz da korkutan bir yorumunuz oldu, sektörün durma noktasına geldiğini söylediniz. Nedir son durum? Bu sene gayrimenkul sektörü için ilginç bir sene oldu. Geçen seneye göre çok farklı. Aslında bizim son bir senede yurt dışı satışları çok yüksek. Geçen sene %3 olan satışlar, bu sene %30’a çıktı. İstanbul’a çok yoğun talep var. Özellikle körfez ülkelerinden.. Suudi

Kısa vadede biraz arz fazlalığı var. Bu dönemler pazarı iyi okuyan, çalışan, müşteri memnuniyetine önem veren ve geçmişinde yapmış olduğu işlerle kendini kanıtlamış olan firmalar avantajlı. Biz normal piyasanın daha üzerinde satışlar yapabiliyoruz. O yüzden krizi biz biraz daha geç hissediyoruz. İyileşmeyi de daha erken hissediyoruz. Biz geçen sene %30 büyümüştük. Bu sene de %30 büyüme hedefi koyduk. İlk 5 ay içerisine bakıldığında biraz hedeflerin altındayız. Türkiye’de ne yazık ki gündem çok sert gelişiyor. Hepimiz takip ediyoruz. Biz 30 Mart sonrasında biraz daha gerilimin azalacağını düşünürken, gerilimin her geçen gün arttığına şahit oluyoruz. 30 Mart’a kadar satışlarımız kötü gitmedi. Ama 30 Mart’tan sonra da istediğimiz gibi gitmedi. Dengeli bir şekilde gidiyor. Biz ayda 35- 40 milyon arasında satış yapıyoruz. Mayıs ayı ve Nisan ayı çok iyi iki aydır bizim için. Fakat bu yıl bu ayların bile diğer aylardan farkı olmadı. Şimdi Haziran’ı gözlemleyeceğiz. Gündemde yumuşama yok, aksine sertlik daha da tırmanıyor.. Önümüzde bir de seçim süreci var. Sektörün üzerinde olumsuzluk sürecek mi o zaman? Maalesef bu gündem maddelerinden dolayı insan üzülüyor. Sektörü de çok etkiliyor. Bizim yurt içi ve özellikle de yurt dışı satışlarımıza olumsuz yansıdı.. Çünkü ülke içinde yaşananlar, görsel olarak çok girdi medyaya. Şiddet veya ülkenin karışması, toplu halde


büyük bir istikrarsızlığa gidiyormuş gibi bir hissin oluşması, Türkiye’yi yatırım yapmaktan imtina edilecek bir ülke konumuna soktu. Bizim satışlarımız etkilendi ama yine de toparlandı.

inanılmaz, kimse terlik giymiyor, herkese satabiliriz diyor. Ben biraz ikinci taraftan bakmayı tercih ederim.

Türkiye’ye hala insanlar güveniyorlar. Türkiye’nin çok büyük bir potansiyeli var. Türkiye her şeye rağmen dünyanın en önemli ekonomilerinden biri. İleride Almanya gibi bir ülke olabilecek potansiyele sahip. Kıbrıs da ileride Türkiye gibi bir ülke olma potansiyeli taşıyor. Türkiye’nin ekonomik gücünün artması demek, siyasal gücünün de artması demek. Bu sağlandığında Kıbrıs üzerindeki ambargoların kalkması da sağlanabilir..

Farklı bakış açınız ve değerli yorumlarınız için çok teşekkürler. Keyifli bir sohbet oldu bizler ve Ekonomi Kıbrıs Prestige okurları için. Sizi en yakın zamanda ve yeni projelerle tekrar Kıbrıs’ta görmek üzere..

O yüzden ben olaylara hiçbir zaman kötümser gözle bakmam, her zaman da temkinliyimdir. Yani ben bugün buraya geldiğimde, Kıbrıs’ı gezdiğimde de çok büyük bir potansiyel olarak gördüm. Bir pazarlama hikayesi var. Ayakkabı, terlik firmasının pazarlamacısı Afrika’da fakir bir ülkeye gidiyor, ülkede kimse terlik giymiyor. O da diyor ki burada terlik giymiyorlar, kimseye satamayız. İkinci giden pazarlama müdürü ise burası

Güzel günler, güzel gelişmeler olacak inşallah.


30 HABER

PRESTIGE

TURKCELL’DEN BİR İLK DAHA; İŞTE 4G’Lİ T50

4G teknolojisiyle büyük ses getiren GSM devi Turkcell, bir ilke daha imza attı.. Türkiye ve Kıbrıs’ta ilk kez bir operatör kendi markasıyla 4G destekli bir telefon üretti.. Turkcell T50’nin tanıtımı için, Turkcell ailesi Kıbrıs’taydı.. 4 çekirdekli işlemcisi ve Turkcell kullanıcılarına özel arayüzüyle akıllı telefon deneyimini dört dörtlük yaşatan T50, Turkcell’in Kaya Artemis Otel’de düzenlediği basın toplantısında tanıtıldı. Toplantıya, Kuzey Kıbrıs Turkcell Genel Müdürü Aybars

Karaatmaca ile birlikte, Kuzey Kıbrıs Turkcell üst yönetimi ve uzmanlar da katıldı. Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, cihazın Temmuz başında 699 TL peşin fiyatla satışa sunulacağını belirtti, ev sahipliği için de Kuzey Kıbrıs Turkcell’e teşekkür etti.. Ciliv, “Kuzey Kıbrıs Turkcell, Turkcell ailesine pek çok alanda öncülük yapmıştır. 3G teknolojisini ilk kez Kuzey Kıbrıs’ta başlattık, 4G testleri de yine burada başlamıştır, Kuzey Kıbrıs Turkcell’in öncü rolü bu anlamda da dikkat çekicidir” dedi.


T50 kamerada çok iddialı Turkcell T50, 13 MP’lik otomatik odaklama özellikli arka kamerası ile çok kalitelive canlı görüntüler elde etmeyi sağlıyor. Turkcell T50’de “selfie” çekmek isteyen kullanıcılar da unutulmadı. 2 MP ön kamera yazılımla geliştirilerek en güzel “selfie”ler için ideal hale getirildi. Turkcell T50 Teknik Özellikler

150 Mbps hız desteğiyle gelen 4G’li Turkcell T50 hem teknolojisi hem de tasarımıyla T serisinin yıldızı. Turkcell T40 ile Türkiye’nin ilk yerli akıllı telefonuna imza atan Turkcell, T50’nin de üretiminin bir kısmını Türkiye’de yapacak. Kuzey Kıbrıs Turkcell Genel Müdürü Aybars Karaatmaca, ‘Turkcell T50’nin Türkiye’yle aynı anda KKTC’de de satışa sunulacağını açıkladı.

Ekran: 5” HD (1280x720) Veri Bağlantısı:LTE (150 Mbps) &DC-HSDPA+/Çift taşıyıcı (43.2 Mbps) & EDGE Kamera:13 MP arka /2 MP ön (1080p Video kayıt / Yeni ve kolay kamera arayüzü, entegre fotoğraf filtre efektleri, gelişmiş HDR özelliği, Yüz güzelleştirme, gülümseme tanıma, panaroma) İşlemci:Qualcomm 8926 1.2 GHz Dört Çekirdek Ses özellikleri:HD Ses, gürültü engelleme, Dolby Digital Plus İşletim Sistemi:Android 4.4.2 (Kit Kat) Hafıza: 16 GB Dahili Batarya:2300 mAh / Hızlı şarj Boyutlar:142.3 X 70.4 X 7.8 mm Ağırlık:130.4 gram


32 HABER

PRESTIGE

GİAD 25 YAŞINDA

Kuzey Kıbrıs Genç İşadamları Derneği 25 yaşında.. Etkinlikleri, açıklamaları, sorun tespit ve önerileriyle Kıbrıs ekonomisinde etkili bir yer tutan GİAD, ekonomi ve siyaset dünyasını baloda buluşturdu..

Siyasetçiler de kürsüye çıktı. Ekonomiden, iş dünyasından bahsettiler.. Gençleri ve genç kalan iş adamlarını uzun uzun tebrik ettiler.. GİAD ile EkoAvrasya arasında protokol

GİAD’ın 25. kuruluş yılı balosunun adresi,Merit Lefkoşa Hotel’di.. Ekip ruhuna önem veren, üyeleriyle sık sık bir araya gelen GİAD’ın, balo öncesi hazırlığı da dikkat çekiciydi. Sosyal medyayı iyi kullanan GİAD üyeleri, bol bol ‘selfie’ paylaştı.. Hazırlık aşaması neşeli, balo ise oldukça görkemliydi.. Açılış konuşmasını yapan GİAD Başkanı Arsen Angı, kendi GİAD deneyimlerini ve GİAD’la tanışmasını, anılarından örnekler vererek anlattı.

Gecede Kuzey Kıbrıs Genç İşadamları Derneği ile Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği (EkoAVrasya) arasında ekonomi ve kültür faaliyetlerinin uyumlu biçimde geliştirilmesi için uluslararası düzeyde yardımlaşma, dayanışma ve işbirliği konularında ortak hareket etmeyi öngören işbirliği protokolü imzalandı. Protokole, GİAD başkanı Arsen Angı ile, EkoAvrasya Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eren imza attı.


34 HABER

PRESTIGE

İŞTE GİAD’IN YENİ YÖNETİM KURULU

25. yılını kutlayan GİAD’da bir de seçim heyecanı vardı.19’uncu Olağan Genel Kurul’unda başkanlığa, Ceyhun Tunalı seçildi. GİAD’ın 19’uncu genel kurulunda görevler ve üyelikler için belirlenen isimler şöyle: Başkan: Ceyhun Tunalı Asbaşkan: Uğur Ergün Asbaşkan: Cemal Gülercan Genel Sekreter: Feral Uyumsal Genel Koordinatör: Gizem Ç.Akandere Sayman: Halil Artam Hukuk İşleri Koordinatörü: Gözdem Çeliker Halkla İlişkiler Koordinatörü: Gizem Kaşer Meclis Koordinatörü: Niyazi G. Atay Yönetim Kurulu üyeleri: Arsen Angı Gizem Çeliker Akandere Yusuf Sofu Halil Artam Erkan Ballıkaya

Ahmet Saydam Gözdem Çeliker Ahmet Evren Uğur Ergün Cemal Gülercan Meclis üyeleri: Feral Uyumsal Burhan Halil Sofu Gizem Kaşer Niyazi Güneş Atay Didem Erel Buğçe Hacıali Bünyamin Terlik Barış Çavlan Fatih Özarman Buğra Kopar İzzet Köroğlu Gaye Çelik Murakabe Kurulu üyeleri: Ahmet Şahinsoy Ali Vudalı Haysiyet Divanı üyeleri: Ersun Kutup Kerem Toros Deniz Demircioğlu

Gizem Kaser Erkan Ballıkaya Cemal Gülercan Didem Erel Özen Yorulmaz İzzet Köroğlu Arsen Angı Ekonomi Komitesi Üyeleri: Ahmet Saydam Halil Artam Yusuf Sofu Arsen Angı Cemal Gülercan Ahmet Tokatlıoğlu

Dış ilişkiler komite üyeleri: Niyazi G. Atay Gaye Çelik Cemal Gülercan Ahmet Evren Ahmet Tokatlıoğlu Bugra Kopar Menteş Zorba İzzet Köroğlu Arsen Angı Genel Kurul üyeleri:

Basın Ve Arşivleme Üyeleri: Feral Uyumsal Yusuf Sofu Halil Artam Web Sitesi ve Sosyal Medya Üyeleri: Arsen Angı Ahmet Saydam Yusuf Sofu Ahmet Evren Özen Yorulmaz

KOMİTELER Organizasyon Komitesi üyeleri: Gizem Ç. Akandere Gözdem Çeliker

Günkut Türk Uğur Ergün

Dergi komitesi üyeleri: Gaye Çelik Gizem.Ç.Akandere Yusuf Sofu Halil Artam

Özen Yorulmaz Ceyhun Tunalı Cemal Gülercan Uğur Ergün Feral Uyumsal Halil Artam Kaynak Yaratma ve Artırma üyeleri: Halil Sofu Cemal Gülercan Ahmet Evren Ahmet Tokatlıoğlu Halil Artam Erkan Ballıkaya Yusuf Sofu


36 HABER

PRESTIGE

İŞTE ALTINBAŞ HOLDİNG’İN YATIRIM HARİTASI

Creditwest’in 20. kuruluş yıldönümü nedeniyle ekonomi basını ile bir araya gelen Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanvekili ve Creditwest Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Altınbaş, İcra Kurulu Başkanı Cengiz Biçer ve Creditwest Genel Müdürü Süleyman Erol bankanın ve grubun büyüme hedeflerini paylaştı.

KKTC’de kuruluşunun 20. yılını kutlayan Altınbaş Holding’in finans sektöründeki iştiraki Creditwest, Türkiye’de banka satın almak istiyor. KKTC dışında Ukrayna’da da bankacılık yapan grup, Türkiye’de bankacılık ve banka dışı finans sektöründe çıkacak fırsatları da yakından takip ediyor.

Yakında Türkiye’de banka dışı finansal kesimde tüketici finansmanı veya mortgage alanında bir girişimlerinin olacağını belirten Altınbaş, “Şimdiye kadar BDDK bankacılık lisansı vermiyordu. Başlangıcı banka dışı finansal kesim olmak üzere operasyonlarımızı geliştireceğiz. Türkiye’de tüketici finansmanının önünün çok açıldığını düşünüyoruz. Ayrıca Türkiye’de bir banka sahibi olmayı hedefliyoruz. Her türlü hakka sahip bir lisans istiyoruz. Çıkan fırsatları değerlendireceğiz. Bu anlamda sermaye piyasalarında faaliyet gösteren birkaç aracı kurumla görüşüyoruz. Yatırım bankacılığı da yapabiliriz, konvansiyonel bankacılık da olabilir. Radarlarımız açık” diye konuştu. Creditwest’i bölgesel güç yapacak KKTC’de 14 şube, Ukrayna’da 2 şube ile bankacılık hizmeti verdiklerini anlatan Nusret Altınbaş, Creditwest çatısı altında finans sektöründe büyüyerek bölgesel güç


olmayı hedeflediklerini aktardı. Altınbaş, “Türkiye’de sadece factoring alanında şirketimiz var, Türkiye’de de aracı kurum ya da bir bankaya sahip olmak istiyoruz. Türkiye merkezli bir finansal güç oluşturmaya çalışıyoruz. Türkiye, Avrupa, Balkan ülkeleri, Kafkas ülkeleri ve Ortadoğu’da girişimlerimiz olacak” dedi. “Halka açılma planımız var” Grubun kurumsallaşması için halka açılmanın da gündemlerinde olduğunu belirten Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanvekili ve Creditwest Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Altınbaş, “Kurumsallaşmayan, dünya ölçeğinde iş yapmayan şirketlerin işi zor görünüyor. Bunun yollarından bir tanesi de sermaye piyasalarından geçiyor.. Bu nedenle en yakın zamanda grup içerisinden bir şirketi halka açacağız” diyerek yatırımcıya müjdeyi verdi.. Avrupa’da kuyum markası satın alacak Kuyum sektöründe Altınbaş ve Assos markaları ile faaliyet gösterdiklerini hatırlatan Nusret Altınbaş şunları söyledi: “Almanya özellikle kuyumculukta önemli bir ihracat ayağımız. Asos markası olarak Almanya’dan bir marka almak için görüşüyoruz. Bir ülkeye girip tanımak zor. Ama hazır bir marka ile gitmek daha doğru.” Kıbrıs’ı dünyaya film ile açacak Creditwest Bank Kıbrıs, Kuzey Kıbrıs’taki 20. yılını sosyal sorumluluk projeleriyle kutluyor. Creditwest Bank Kıbrıs, Kuzey Kıbrıs’ta ilk kez düzenlenecek Altın Ada Uluslararası Film Festivali’ne ana sponsor oldu. İngiltere’de faaliyet gösteren Balık Art Vakfı’nın organize ettiği festival 7-13 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek. Creditwest Bank Kıbrıs Genel Müdürü Süleyman Erol, kültürün ve sanatın milliyeti olmadığını vurgulayarak, “Gelecek yıllarda da sahipleneceğimiz festival ile Kıbrıslı sinema yapımcılarının yapıtlarının sergilenmesi ve yeni yapımların teşvik edileceğini umuyoruz” dedi. 1994 yılında ilk şubesini Kıbrıs Sarayönü’nde açan bankanın bugün Kuzey Kıbrıs’ın en büyük özel sermayeli bankası olduğunu belirten Süleyman

Erol, şöyle konuştu: “Creditwest Bank Kıbrıs, son 7 yılda yıllık ortalama yüzde 30 ile Kıbrıs bankacılık sektöründen 3 kat fazla büyüdü. 2013 yıl sonu itibariyle Creditwest 14 şubesi ile aktif toplamını 1.160 milyon TL’ye ve öz kaynaklarını 82 milyon TL’nin üzerine çıkararak Kuzey Kıbrıs’taki özel sermayeli bankalar arasında liderliğe yükseldi.” Creditwest, hava sıcaklıkları ve su sıkıntısı nedeniyle yeşil alanlarını kaybetmeye başlayan Kuzey Kıbrıs’a 20 bin ağaçlık bir orman da kazandıracak. Ukrayna’da hedef 100 şube İcra Kurulu Başkanı Cengiz Biçer ise, 2007 yılında Ukrayna’da ilk ve tek yüzde 100 Türk sermayeli bankayı Altınbaş Holding’in kurduğunu söyledi. Biçer şöyle devam etti : “Ukrayna’da şu an süren karışıklık çözüme kavuştuğunda hızla büyüyeceğiz. Ukrayna’da bu sorun çözülürse gelecek umutlu görünüyor.. Orta vadede 100 şubeye ulaşmayı hedefliyoruz. Yeni atak için beklemedeyiz.”

Nusret ALTINBAŞ


38 HABER

PRESTIGE

KIBRIS TÜRK ÜRÜNLERİ FUARI

Yeni diyaloglar, yeni iş bağlantıları kuruldu.. İhracata yönelik önemli adımlar atıldı.. Kıbrıs ekonomisinin nabzı, Kıbrıs Türk Ürünleri Fuarı’nda attı.. Ülke ekonomisi adına bu kritik buluşmanın adresi Rauf Raif Denktaş Kültür ve Kongre Merkezi’ydi.. Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Mezunlarla İletişim ve Kariyer Araştırma Müdürlüğü, Kıbrıs Türk Sanayi Odası ve Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği (Eko Avrasya) işbirliğinde, Kuzey Kıbrıs Turkcell ana sponsorluğunda düzenlenen organizasyonda 60’a yakın firma stant açtı. 3 panel ve 33 seminerin düzenlendiği etkinlikte,12 ülkeden 70’i aşkın iş insanı yer aldı. İki gün süren forum ve fuar, yerli ve yabancı iş adamları için yepyeni fırsat kapıları açtı. İkili görüşmeler yapıldı, ortaklık için anlaşmaya varan firmalar oldu.. Tabi bu fuarda bir de, Kariyer Fırsatları Forumu vardı. Stajyer arayan ya da münhal açan firmalar da oradaydı. Personel adaylarıyla buluştular, iş görüşmeleri yaptılar.. KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da bu fuarda stant açarak, çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi..


40 RÖPORTAJ

PRESTIGE

GÜNEŞ SEREN ÇANGAR MOTORS DİREKTÖRÜ


Ormanda, arazide, kumsalda tozu dumana katmak, ya da denizde özgürce yol almak istiyorsanız kulak verin bize.. Son yılların modası Atv ve Jet-Ski modellerini konuşacağız.. KKTC otomobil dünyasının sektör devi, hatta dünyanın BMW satış rekortmeni Çangar Motors’dayız.. Konuğumuz Çangar Motors Direktörü Güneş Seren.. Yollarda tek tük görüyorduk ama güvenli midir, nereden alınır, servisi nasıl yapılır derken Çangar tüm sorulara yanıt oldu.. Güneş Bey kendi merakından yola çıktı, BRP ürünlerini Kıbrıs’a getirdi. Sonra da ses getiren bir lansmanla görücüye çıkardı.. Vatandaş modelleri beğendi, fiyatını uygun buldu ama aklınıza gelmeyecek yasal engellere takıldı. Hepsini konuşacağız. Okurken çok şaşıracaksınız.. Hazırsanız, başlıyoruz.. Hayırlı olsun diyoruz firma için açılan bu yeni sayfa.. Otomobil ve servis konusunda farkınız ortada. Peki bu ürünleri getirme fikri nasıl doğdu? Sektörde bir boşluk mu gördünüz? Öncelikle teşekkürler. Farklı bir hikayesi var bu maceranın.. Aslında bu boşluğu görüp değil de, kendi kişisel hobilerim doğrultusunda bu işi başlattık. Benim bir deniz merağım var. Bu meraktan ötürü tekneleri getirdik, Girne’de satışta. Atv’yi de ben daha önce sıfır diye aldım, değilmiş meğer. Bu konuya da çok canım sıkıldı. İnanılır gibi değil ama motoru 4-5 senelik çıktı. Sonra fark ettik ki hiçbir Atv ve JetSki’yi kimse yetkilisinden almıyordu. Hep ikinci üçüncü kişilerden satın alınıyordu. Garantisi olmayan ürünlerdi bunlar. Bu yaşadıklarım, gördüklerim beni kamçıladı. Tüm bunları birleştirince bu işi yapalım dedik. Fuarlara gittik araştırdık. Ve şu anda ürünleri Kıbrıs halkıyla buluşturduk.. Herkese hayırlı olsun isterim.


Bu ürünlerde sizden başka distribütör var mı? Hayır yok. Diğerleri ikinci, üçüncü el alıp satıyorlar. Benim canım yandı, herkes dikkat etsin. Biz bu işi yetkili olarak yaptığımız için güven duygusu arttı. Şu anda bir Çangar güvencesi ve bir de kendi garantisi var ürünlerin.. Şimdi yollarda Atv’yi, denizde Jet-Skileri görüyoruz, hoşumuza gidiyor. O zaman biraz ürün detaylarını konuşalım.. Gelen ürünlerin içerisinde Jet-Ski ve Atv ‘ler var. Bunlar dünya markası olan ürünler. Kendi sektörlerinde lider pozisyondalar. Atv’lerde çift ve tek kişilik seçenekler var. 400 cc ve 1000 cc arasında değişiyor güçleri. Her türlü doğa şartlarına uygun araçlar bunlar. İnsanlar daha çok hafta sonu aktivite aradıkları için, bu ürünleri alıp doğa gezisi yapıyorlar. İş stresini atmak için, hayata heyecan ve adrenalin katmak için tercih ediyorlar. Atv’lerin fiyatları nedir? Yaklaşık 9 bin sterlin ile 18 bin sterlin arasında değişiyor. Eğer küçük isterse müşteriler daha ucuza, büyük isterlerse daha pahalıya alıyorlar. 2015 yılında daha ucuz bir modeli çıkacak. Fiyatı yarı yarıya daha ucuz olan bir model olacak. Jet-Skilerde model ve fiyatlar nasıl? Şu an elimde mini bir modeli var; Spark.. Bu sene çıkan yeni bir model. Fiyatı da daha uygun. Denizi çok seven ancak geniş bir bütçe ayıramayan müşterilerimiz için ideal bir ürün. RXP modeli, 12 bin sterlin civarındayken, elimizdeki Spark modeli 5 bin 800 sterlin. Tam yarı yarıya.. Kiralık su sporları yapanlar için de uygun bir ürün bu. %35-40’a yakın yakıt tasarrufu var. Su sporları için bu ürünleri alanlar yakıtına bakıyor çünkü. Şöyle örnekleyeyim, haftada 5 bin liralık yakıt harcıyorsa eğer, bu ürünle yakıt masrafı 3 bin 500 liraya düşecek. Bu da onlar için çok cazip bir durum. Yeni bir ürün olduğu için herkes biraz düşünüyor ama test sürüşü için denize bir tane indirdik. İsteyen gidip test sürüşünü yapıyor. Sunset’te her gün test sürüşü yapabilirler. Aracı görüp, performansına bakabilirler. Ürünler dikkat çekici, peki beklediğiniz talebe ulaşabildiniz mi? Çok ciddi bir talep var, bu da bizi memnun ediyor. Hemen her yaştan ilgi büyük.. Kıbrıs gençleri en süratlisi, en iyisi bende olsun istiyor.. Yaşını almış insanlar da ürünleri sevdi ama onlar daha uygun fiyatlı modelleri tercih ediyor.. O zaman bu araçların yaygınlaşması, yeni bir akımın işareti değil mi? Alıp severek gezenler vardı tabi. Ama şimdiye kadar aktivite olmadığı için herkes tek geziyordu, geride kalıyordu. Artık aktiviteler başlayınca, bu da ürünleri daha cazip kılacak diye düşünüyorum. Biz öncülük etmek istiyoruz aktivitelere, hatta planladıklarımız var. Girne’den JetSkilerle çıkıp Karpaz’a kadar gitmeyi düşünüyoruz.. Dura dinlene, geze geze gitmek istiyoruz..


Şu ana kadar anlattıklarınız bizi de, eminim ki okurlarımızı da heyecanlandırdı. Akıllara bir Atv veya Jet-Ski fikri düşürdü. Bu araçları kullanmanın şartları nedir peki? Cebimizdeki ehliyet yeterli mi? İşte sıkıntı burada başlıyor.. Atv’leri sürmek için traktör ehliyeti istiyorlar. Böyle bir şey çok yanlış bence. Bu aletin gümrüğünü motosiklet diye veriyoruz. Kayda gittiğinde traktör oluyor. Çok saçma bir durum. Karar verilmesi lazım. Traktörse, traktör vergisi alınsın, motosikletse motosiklet vergisi alınsın. Gümrükte motosiklet, vergide traktör olur mu bir araç! 4 tekerlekli bir motosiklet bu, traktör değil ki. Bayan müşteriler var Atv kullanmak isteyen, nasıl gidip traktör ehliyeti alsın! Mesela traktör sabah 7’den akşam 5’e kadar kullanılabilir bir araç. Atv 5’ten sonra kullanılmayacak mı? Ayrıca traktör statüsünde olduğu için insanlar başlık takmak zorunda değil, bu da insan sağlığını tehlikeye atıyor. Mesela araç kiralama firmaları bu aleti alıp, turistleri dağda dolaştırmak istiyor ama yapamıyor traktör sayıldığı için. Bu durum çözülürse eğer, insanlarında mağduriyeti ortadan kalkacak bence. Artık Atv ile işe gidip gelen insanları görmeye başladık. Otomobil yerine bu ekonomik araçları kullanıyorlar.. Bu kültür yaygınlaşsa, en azından şehir merkezlerinde trafik rahatlamaz mı? Biz bu sıkıntıyı duyurmaya çalışıyoruz ama konu hakkında daha çalışmalar başlamadı. Bence bu hata bir an önce düzeltilmeli. Tüm dünyada karşılığı 4 tekerlekli motosiklet, bizde inanılır gibi değil ama traktör. O zaman bu anlam karmaşasından yola çıkarak soruyorum. Seyrüseferi ne kadar bu araçların? Traktör sayıldığı için burada da bir sıkıntı var. Maalesef seyrüseferi bin lira.. Motosikletin seyrüseferi 200 lira, Atv bin lira.. Büyük bir tezat bu. Dediğim gibi, bir an önce düzeltilmeli.. Çok yanlış. Bu işin önünü açmaları lazım, satış arttıkça zaten memleket kazanıyor. Gerçekten ilginç bir durum. Bir yandan ekonomiye katkı isteniyor, bir yandan tasarruf isteniyor. Bakınca bu araçlar tüm beklentileri karşılıyor ama traktör olarak tanınması şaşırtıcı. Mevzuatın bu durumu bize Levent Kırca skeçlerini hatırlattı.. Devlet işine geldiği gibi yorumluyor demek ki.. Biraz da firmanın geneline bakalım, yani Çangar Motors’tan bahsedelim. Satış konusunda dünya rekorlarınız var. O yüzden piyasanın son durumunu en iyi şekilde analiz edebilirsiniz. Nedir son durum? Vatandaş ekonomik darboğazda mı? Ekonomik durum gerçekten kötü. Biri iyidir derse, yalan söylemiş olur. Piyasada para dönmüyor. Hep alacak verecek hesapları var. Alacağım var, alınca vereceğim diyen çoğaldı. Nakit para sıkıntısı büyüyor. Araç konusunda sektörün lideriyiz ama geçmiş yıllara baktığınızda, yılda örneğin bin tane Ford satılırsa, şu an beş yüz tane satılıyor. Bu rakama ulaşmak için, geçmişte para kazanılıyorken, şu an maliyet fiyatlarına veriliyor. Rekabet çok arttı çünkü. İthalatçıların birbirine saygısı kalmadı, herkes birbirine çamur atma telaşında.


Haksız rekabet de çok fazla. Düşük faturayla araç getirenler var, biz normal fiyatlar üzerinden getiriyoruz, bu adamlarla aynı fiyata araç satabilmek için biz zarar ediyoruz. Bu tip tatsız şeyler çoğaldı günden güne.. Bir yanda ciddi bir kriz, diğer yanda Çangar’ın bitmeyen kampanyaları var.. Müşteri için cazip teklifler sunuyorsunuz, özellikle de ‘şimdi al, bir sene sonra ödemeye başla’ gibi.. Vatandaşın yaklaşımı nasıl bu cazip fırsatlara nasıl? Bu kampanyanın niçin yapıldığını anlatmak isterim önce. Herkesin mutlaka bir yerlere borcu vardır. Müşteri der ki benim 5 ay sonra borcum bitiyor, 5 ay sonra alabilirim. Biz de diyoruz ki sen şimdi al, 5 ay sonra ödemeye başla. Bir seneye kadar bunu uzatabiliriz. Bunlar hep hesap kitap işi. Peki nasıl oluyor kampanya, anlatayım.. Bir sene sonra taksit ödemeye başlayacaksa, biz o bir senelik ödeyeceği tutarın faizini peşin alıyoruz. Onu peşin alınca, hesap rayına giriyor. Bir sene sonra da normal taksitler başlayınca bir sıkıntı olmuyor. Hala devam ediyor bu kampanya. Sizin aynı zamanda finans şirketiniz de var. Bankalar yerine, kendi finansınızdan kredi kullandırıyor musunuz? Finans şirketini aslında çok çalıştırmıyoruz. Bazı

müşteriler var, mesela araç kiralama firmaları. Bankadan gidip kredi almaları problem oluyor. Ya çok tanıdık, güvendik olacak, ya da sağlam bir firma.. Herkese kredi versek, bankaların çektiği sıkıntıları biz çekeceğiz. O yüzden seçiyoruz müşterileri. Bu devirde ayakta durmak için hesabı kitabı iyi yapmak gerek.


46 HABER

PRESTIGE

GAÜ VE DENTİSTANBUL’DAN

Kıbrıs ekonomi ve sağlık sektörü için ses getiren bir ortaklık kuruldu. KKTC’nin eğitim devi Girne Amerikan Üniversitesi, Türkiye’de diş sağlığı sektörünün lider ismi Dentistanbul ile el sıkıştı.. GAÜ ve Dentistanbul’un aldığı ortak yatırım kararıyla, başkent Lefkoşa ve tatil cenneti Girne’de iki ayrı diş hastanesi açılacak.. Bu hastaneler KKTC için ciddi bir sorun haline gelen diş sağlığı açığını kapatacak.. Yine bu ortaklıkla GAÜ bünyesinde Diş Hekimliği Fakültesi de kurulacak. Bu dev işbirliğini GAÜ Yöneticiler Kurulu Başkanı Serhat Akpınar sosyal medya hesabından duyurdu. Dentistanbul CEO’su Murat Özel ile fotoğrafını paylaşan Akpınar, dev yatırımların da müjdesini vermiş oldu.. DENTİSTANBUL ve KIBRIS Türkiye’de geniş bir sağlık ağı kuran Dentistanbul, Ekonomi Kıbrıs Prestige dergisi ile KKTC pazarına ilk adımı attı. Kıbrıs’ın tek ekonomi dergisinde yer alan Dentistanbul, sağlık hizmetlerinin yetersiz ve pahalı olduğu ülkede kısa sürede büyük dikkat çekti. O günlerde yapılan bu tanıtım, bugün dev bir ortaklıkla taçlandı.. KKTC’nin tek ekonomi ve iş dünyası dergisi Ekonomi Kıbrıs Prestige olarak, GAÜ ve Dentistanbul’a çıktıkları bu yolda başarılar diliyoruz..


DEV ORTAKLIK

47 PRESTIGE

HABER


48 HABER

PRESTIGE

BEDESTEN’DE TARİHİ RESEPSİYON

Müzakereler ile başlayan süreç, her geçen gün iki toplum arasındaki buzları eritiyor. Siyasetçilerden sonra, iş dünyası da ikili ilişkileri ön planda tutuyor artık. Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) ile Avrupa Komisyonu’nun Güney Kıbrıs Temsilciliği ile ilk kez ortak AB Günü Resepsiyonu düzenledi. Lefkoşa’nın tarihi surlariçi bölgesinde bulunan Bedesten’de düzenlenen resepsiyona Meclis Başkanı Sibel Siber, Başbakan Özkan Yorgancıoğlu, İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Dışişleri Bakan Özdil Nami, Avrupa Birliği Proje Destek Ofisi Program Sorumlusu Alessandra Viezzer ve bazı yabancı ülke

misyon şefleri de katıldı. KTTO Başkanı Fikri Toros resepsiyonda yaptığı konuşmada, Avrupa Birliği’nin, sinerji ve iş birliğinin, neler kazandırabileceği hakkında çok önemli bir örnek olduğunu belirtti. Toros, “Üye devletler bu birliğin getirdiği temel özgürlük, ekonomik iş birliği ve ortak güvenlikten önemli ölçüde yararlanmıştır” dedi. KTTO’nun AB ile işbirliğinde kararlı olduğunu ifade eden Fikri Toros, “Sürdürülebilir federal bir Kıbrıs yaratmak için ilgili diğer kesimlerin de aynı kararlığı sergilemesi gerekir” sözleriyle, bir kez daha kararlılık vurgusu yaptı..


50 ADVERTORIAL

PRESTIGE

AMERİKAN KOLEJİ GELECEĞİ ŞEKİLLENDİRİYOR Güzel yarınlarınız Amerikan Koleji’ne emanet.. Kıbrıs’ın mihenk taşlarından Girne Amerikan Üniversitesi 30. kuruluş yıldönümünü kutlarken, Okullar Grubu’na bağlı Amerikan Koleji’nin başarıları Ada sınırlarını aşıyor. 1997 yılında kurulan Amerikan Koleji’nin, 18 farklı ülkeden öğrencisi, Lefkoşa ve Girne’deki okullarında eğitim görüyor. Yoğun talep nedeniyle Türkiye’de de yeni okullar açmaya hazırlanan Amerikan Koleji’nde, 2 yaşından itibaren İngilizce, Türkçe ve Fransızca eğitim veriliyor. Öğrenciler, spor, sanat ve sosyal sorumluluk projelerine yönlendirilerek geleceğin sağlıklı ve bilinçli bireyleri yetiştiriliyor. gerçekleştiriyor. KKTC genelinde tüm öğrencilerin katılabildiği sınavlarda üstün başarılar elde eden Amerikan Koleji öğrencileri, en son Sosyoloji, Türkçe ve İngilizce branşlarındaki sınavlarda Ada birinciliği kazandı. Sanat ve sporda bir numara

Uzman kadrolar eşliğinde eğitim Tam gün eğitim müfredatı uygulanan okullarda aralarında yabancı öğretmenlerin de bulunduğu uzman bir eğitim kadrosu hizmet veriyor. Eğitim kalitesindeki yüksek standart sayesinde bilimsel ve teknolojik gelişmelere ayak uydurabilen, problemler karşısında çözüm oluşturabilen, özgüveni yüksek, ulusal ve evrensel değerlere önem veren sevgi dolu bireyler Amerikan Koleji’nin sıralarından hayata atılıyor. Sınavlarda ada birincileri çıkardı Dünya standartlarında A/As Level ve IGCSE düzeyinde eğitim veren Amerikan Koleji’nin, Edexcel, Cambridge, FEDE, CIS,OCR gibi kalite ve akreditasyon kurumlarına tam üyeliği bulunuyor. Aynı zamanda uluslararası kurum ve kuruluşların sınavlarını kendi bünyesinde

Amerikan Koleji, eğitimdeki başarılarının yanında sosyal projeleri ile de dikkat çekiyor. Resim çalışmalarıyla uluslararası sınavlarda yüzde 100 başarı elde ediyor. Sanat dersi alan A level öğrencileriyle büyük projelere imza atan Amerikan Koleji, son olarak Girne Özel Eğitim Merkezi’nin duvarlarını çizgi film kahramanlarıyla donattı. Spor alanında da birçok başarıya damgasını vuran Amerikan Koleji öğrencileri, bu yılki okullararası tüm müsabakalarda bir çok branşta derece aldı. Basketbol, futbol, masa tenisi, atletizm ve eskrimde KKTC’yi Türkiye’de temsil ederek ülke tanıtımına da önemli katkılar sağladı.


DEMİR LADY ARZU AYGIN


Babası Barış Harekatı için geldi Kıbrıs’a, kendisi yıllar sonra öğrenci olarak.. Dönüm noktası bu ya, Kıbrıslı bir genç ile tanıştı, aşık oldu, evlendi.. Bir anda kendini Kıbrıs iş dünyasının içinde buldu. Şimdilerde ülke ekonomisinin lokomotifi gayrimenkul sektörüne yön veren isimlerden biri.. Demir Lady köşemizin konuğu, yurt dışı ile KKTC arasında ticaret köprüsü kuran bir isim, lüks gayrimenkul portföyü ve geniş yatırımcı çevresiyle Kıbrıs emlak sektörünün liderlerinden Henry Charles Estate Direktörü Arzu Aygın.. KKTC, Annan Planı’nın ardından, yani tam 10 yıl sonra benzer bir hareketlilik yaşıyor. Görüşmeler olumlu ya da olumsuz, ama fark etmiyor. Dünyanın gözü, yatırımcının gözü yıllar sonra yeniden KKTC üzerinde.. Olası bir çözüm senaryosu bile yatırımcıyı heyecanlandırıyor. O yüzden hem Türkiye’nin, hem Rusya’nın, hem de Ortadoğu’nun milyarderleri rotasını Kıbrıs’a çevirdi.. İşte tüm bu gelişmeleri, plan ve projeleri sektörün saygın isimlerinden Arzu Aygın ile konuşacağız..

Firmanızın ismi olarak ‘Henry Charles Estates’i görenler, sizin İngiliz olduğunuzu düşünüyor aslında. Birçok kişiden benzer yorumu aldık. O yüzden altını çizerek bir kez daha vurgulamak istiyorum. Arzu Hanım, hoş geldiniz.. Tek tek konuşacağız detayları. Ama önce sizden ricam, Kıbrıs’ta sektörün şu anki fotoğrafını çekerek başlayalım söyleşiye.. Nasıl görüyorsunuz tabloyu? Bence alım satım için en uygun dönemdeyiz. Her ne kadar fiyatlar yükselmiş olsa da gayrimenkul almak isteyen herkese daha fazla beklememesini, hiç zaman kaybetmeden almasını tavsiye ederim. Çünkü artık geriye dönüş yok. İnanılmaz bir yabancı yatırımcı var bölgede. Gerek otel, gerek marina projeleri çok rağbet görmeye başladı. İşte tüm bunlar bizlere iyi sinyaller veriyor. Kesinlikle diyorum ki, alım yapmak için en uygun zaman. Yabancı alıcı olarak, biz şu an İskandinav ülkeleri ile ilgili güzel çalışmalar yapıyoruz. Onlar Kıbrıs için hevesli. Her ne kadar İngilizler gidiyor dense de halen


54 RÖPORTAJ

PRESTIGE

İngilizler adada alım yapıyor. Malum Ruslar var. Kuzey Kıbrıs’ta iyi gelişmelerin olacağının sinyallerini alanlar, yatırım yapmaktan korkmuyor.

Çözüm, çözüm dedik.. O zaman biraz sizin izlenimlerinizi almak istiyorum. Sizce nedir şu an durum?

Peki çözüm sonrası ne olur fiyatlar? Nedir öngörünüz?

Olacak olan şeylerin halka çok açıklanmadığını, aniden bir takım şeylerin oldu bittiye getirileceğine inanıyorum. Çünkü bu çalışmalar halka hiçbir zaman tam olarak yansıtılmıyor. 2003 yılında bir gecede hiç kimseye söylemeden sınırlar kaldırıldı. Bu gün de benzer gelişmeler bu şekilde olabilir diye düşünüyorum.

Bence yükselecek. Çünkü Rum kesiminde olan gayrimenkul değerleri, bizim gayrimenkullerimizin fiyatlarının yaklaşık iki üç kat daha fazla. Yer ve yapı türleri fark eder muhakkak. Ama standart olarak değerlendirirseniz, bizim standartlarımız hiç de onlardan aşağı değil. Ama fiyat farkı açıkça ortada.. Neden bizim emlaklarımız da o seviyelere gelmesin? O zaman ben araya girip düşüncemi paylaşmak isterim. Kuzey ile Güney’i kıyaslarsanız, bu tarafta çok ciddi bir alt yapı problemi var. Bu sıkıntı çözülmeden, fiyatların dengelenmesi bana biraz uzak bir ihtimal gibi geliyor.. Haksız mıyım? Bazı bölgelerde bu doğru. Ama şu anda belediyelerimiz iyi çalışıyor. Tabi ki eksikler var ama böyle bir oluşumda geride kalacağımızı düşünmüyorum. Potansiyel var. Girne’nin güzelliğinin alt yapısı yüzünden değer kaybına uğramayacağını düşünüyorum. O da gün be gün ilerliyor.

İşte öyle bir durum için endişe büyük vatandaşta. Toprak değişimi olur mu diye soruyor herkes.. Sektörün içindesiniz. Sizce var mı böyle bir ihtimal? Aslında baktığınızda bu risk varlığı söz konusu. Ama böyle bir durumla karşılaşır mıyız, bence hayır.. Eğer iş o boyuta ulaşırsa, çıkmaza girer. Bir malın üzerinden çok fazla ev sahibi, mal sahibi geçti. Özellikle İngilizler, İsrailliler aldı sattı. Onlarla alakalı bir bağlantı bulmak zor. Bence tazminat olarak bir çözüm bulunacak. Taşınmaz mal komisyonu bu konuda çok iyi çalışıyor.. O zaman eşdeğer tapular konusunda da risk yok diyorsunuz..


Bence bu tapular risk taşımıyor. Çünkü o eşdeğer malların tapuları Rum tarafında bir mala karşılık verildi. Ayrıca şöyle bir durum da var, Rum tarafındaki bir dönüm araziye karşılığı verilmiş eşdeğer tapu, karşılığı arandığında o arazinin fiyatı üç katına çıktı. Eğer değişime gidilirse karlı bile çıkabilir vatandaş. Eve ev, arsaya arsa verilmedi, puan karşılığı gayrimenkul verildi herkese. Çok uzun bir süre puanla alım satım yapılabildi. Ayrıca o dönemde hibe edilen mallar da var. Ekonomiyi canlandırmak adına, Türkiye’den gelen vatandaşlara gayrimenkul verildi. Kasapsan kasap, otel kuracaksan otel verildi. Parmak kaldırıp ‘ben burayı istiyorum’ dediğinde alıyormuşsun. Benim babam aynı durumdaymış, ama ‘ben buradan arsa alıp ne yapacağım’ demiş, almamış. O zamanki mal anlayışıyla bu dönemdeki mal anlayışı aynı değil çünkü. Şimdi insanlar bir karış toprak için savaşmaya hazır. Biraz da fiyatlardan konuşalım istiyorum.. Nedir ortalama rakamlar? Var mı yakın zamanda yükseliş? Tabi bu çözüm söylemleri piyasayı hareketlendirdi. Evlerin fiyatları yükseldi. Daha da yükseleceği umuduyla, insanlar mallarını geri bile çekiyorlar. ‘Niye ucuz satalım, bekleyelim pahalansın’ diye düşünüyorlar. Şu anda piyasada satılan evlerin fiyatları biraz yüksek bence. Ama şu da bir gerçek ciddi bir alıcı olduğunda

indirim yapılabiliyor. Emlak piyasasında her zaman %10 gibi bir pazarlık payı vardır zaten. ‘Piyasada para var, insanlar ev almak istiyor ama ortada tapulu ev yok’ demiştiniz bir sohbetimizde. Aynı sıkıntı devam ediyor mu hala? Tapularda her zaman sorun yaşıyoruz. İlk etapta tapular ayrılıyor, alım yapan insanlara eşdeğer mi Türk malı mı bunu bildirmek zorundayız. Aldığı malı bilmesi lazım. Bu anlamda mal ayrışıyor. İkinci aşama inşaat firmaları inşaatı bitiriyor, fakat tapuda olan yoğunluktan dolayı koçan çıkmıyor. İnşaat firmaları da bu konuda sıkıntı yaşıyor. Vaktiyle yanlış verilen tapular da var bir taraftan. Ayrıca bankalar hisse koçanlı mala kredi vermiyor. Bunun gibi birçok konu var. Alım satım yapabildiğimiz mal ister istemez sınırlanıyor. Bunlar aşılırsa emlak piyasası da hareketlenecek. Ama koçan sorunu hep var. Giriş yazısında KKTC ile yurt dışı arasında bir ticaret köprüsü olarak tanımladık sizi. O yüzden biraz da dış bağlantılarınızdan bahsedelim. Yeni projeler, yeni yatırımcılar için bir ayağınız sürekli yurt dışında. Yabancı yatırımcıyı Kıbrıs’a çekmek için ciddi bir çabanız var. Nasıl gidiyor çalışmalar?


referans olması çok önemli, gerçekten çok işe yarıyor. Bu yoğun temponun, akılcı projelerin karşılığını aldınız ama. Çalışmalarınızın karşılığı, ödüllerle doldu masanız.. Biraz da onlardan bahsedelim.. Doğru yolda gittiğimizin göstergesi bu ödüller, motivasyonumuzu arttırıyor.. Bu sene emlak ödüllerinde başı çektik. En iyi emlakçı ve en iyi satış ekibi ödülünü aldık. Yerli piyasadan çok, yabancı piyasayla alışveriş yaptığımız için bu ödüller ayrı bir anlam taşıyor. Çünkü yabancı yatırımcı ödüle çok değer veriyor. Gerçekten de öyle. Fuarlara katılıyoruz sık sık. En son İsveç fuarına gittik. Onlardan örnek vermek istiyorum size.. İsveçlilerin alım yapan yatırımcıları çok bilinçli. Alım yapmadan önce adaya gelip tatil yapıyorlar. Bizim iklim şartlarımız ve onların denize olan düşkünlükleri bizim için büyük avantaj. Özellikle Esentepe, Tatlısu bölgelerini tatil yeri olarak çok beğeniyorlar. Güzel bir alım da yapıyorlar açıkçası. Ve bankaları Kıbrıs’tan gayrimenkul almak istediklerinde sorun yaşatmıyor. Senelerce İngilizlerle bu sorunu yaşadık. Bunların doğrultusunda iki kere İsveç fuarına gittik ve güzel geri dönüşler alıyoruz. Yaz boyunca da grupları ağırlamaya devam edeceğiz. Her geleni ev sahibi yapmaya çalışıyoruz. İsveçliler daha önce de Kıbrıs’tan ev alıyorlardı ancak yaptığımız bu son çalışmalarla piyasayı hareketlendirdiğimizi düşünüyoruz. Her geleni ev sahibi yapmasak bile, o almaz anlatır, başkası alır. Bizim sektörde en işe yarayan reklam budur. İnsanların

Bizi diğer firmalardan ayrı tutmaları konusunda ödülün değeri çok yüksek. Yoksa yerli piyasa bizi tanıyor ve biliyor. Yabancı piyasada bizi tanımayan insanlar internet üzerinde en iyi emlakçı gibi başlıklarla araştırma yaptığında önüne firmalar sıralanıyor. Bu firmaların web sitelerine girdiğinde yılın en iyi emlakçısı ödülünün logosunu gördüğünde bizi farklı bir yere koyuyorlar. Tek başına yeterli değil, bize başvurduklarında aldıkları servis de etkiliyor elbette. Ama ilk görüşte etkileniyor insanlar. Emlak ödülü ilk basamak olarak onlara olumlu bir referans oluyor.. Ödüllü ekibinizden, gören çalışmalarınızdan bahsettiniz. O zaman biraz da Henry Charles Estates’i anlatın bize.. 2003 senesinde ben ve yabancı ortaklarımızla birlikte kurduk. O zaman daha emlak furyası başlamamıştı. Amacımız profesyonel emlakçılığı geliştirmek, adada bunu yaymak ve insanların güvenilir, kaliteli servis


Henry Charles Estates The Trusted Professionals

alabilmesini sağlamaktı. Bunu başardığımızı düşünüyoruz. Portföyümüz çok geniş. Tüm Kıbrıs’ta satış yapıyoruz. Ortaklarımız aktif değil artık. Yönetim ve idare bende. 11 senedir işin başındayım. Şöyle hızlıca bir 11 sene öncesine gidelim.. O günlerin emlak piyasasıyla, bugün gelinen noktayı nasıl kıyaslarsınız? Neler değişti? 11 sene önce emlak piyasası bu kadar aktif değildi. Tabi Annan planıyla birlikte bir emlak furyası başladı. İnşaat firmalarının inşaatlarına yeni yeni başladığı, İngilizlerin Kuzey Kıbrıs’ta mal alımının uygun ve ekonomik olduğunu, güvenli olduğunu kavradığı yıllardı. 2003 ve 2006 yılında yapılan satışlarda ev fiyatları çok uygundu. 2006’dan sonra fiyatlar çok yükseldi. Böylelikle emlak piyasası da gelişti. Öğrenci olarak gelip, işinizin patronu olarak Kıbrıs’ta yaşamanız bence büyük bir dönüm noktası. Ama bir de size soruyorum. Size göre nedir dönüm noktanız? Bence hayatımdaki en büyük dönüm noktası, anne olmak. İki kızım var. Onlar benim için dünyanın en kıymetli varlıkları.

Bir de başarının sırlarını rica edeceğim sizden.. • • • • takım

Çok çalışmak Düzen Dürüstlük Kesinlikle bencil olmamak.. Bireysel değil, olarak çalışmak.

Kısaca Arzu Aygın İstanbul doğumluyum. İnternational Amerikan’da İşletme Bölümünü birincilikle bitirdim. GAÜ’de finans üzerinde MBA yaptım. Kontrat konusunda sertifikalarım var. Tüm amaç müşterilere daha iyi hizmet verebilmek. Eğitime devam etmek isterdim ama iş çok yoğun, onun dışında çocuklar var, biraz zor. Okumayı, öğrenmeyi çok seviyorum. Keşke daha çok vaktimiz olsa da eğitime daha önem verebilsem..


58 FIRSAT

PRESTIGE

YATIRIM NEF ATAKÖY 22’DE 1+1 170 BİN DOLAR Timur Gayrimenkul tarafından Ataköy’de hayata geçirilen Nef Ataköy 22 projesi, 1 oda 1 salon, 2 oda 1 salon, 3 oda 1 salon ve 4 oda 1 salon daire seçenekleri sunuyor. 1.258 adet konutun ve 25 adet sosyal ünitenin de bulunduğu projede, 1 oda 1 salon dairelerin fiyatları 170 bin dolardan başlıyor. 232 otel odası ve 90 adet ticari ünitenin de yer aldığı projede, 18 katlı 8 blok şeklinde tasarlandı. 1+1 dairelerin fiyatları 170 bin dolar, 2+1 dairelerin fiyatları 319 bin dolar, 3+1 dairelerin fiyatları 387 bin dolar, 4+1 dairelerin fiyatları 709 bin dolardan satışa sunuluyor.

SPRADON VADİ’DE CAZİP FIRSATLAR Spradon Vadi projesi İstanbul Avrupa yakası Bahçeşehir’de konumlandırılıyor. proje Kuzu Grup imzası taşıyor. Projede toplam 1.037 adet konut yer alıyor. Spradon Vadi projesinde daireler 1 oda 1 salon ve 2 oda 1 salon şeklinde tasarlandı. Projenin toplam arsa alanı 42 bin metrekare olarak belirlendi. Anahtar teslimleri hemen gerçekleşen Spradon Vadi Evleri‘nde; sauna, kapalı otopark, Türk hamamı, fitness center, açık-kapalı yüzme havuzu bulunuyor. Projenin ödeme planı kapsamında yüzde 1 peşinat sonrasında, banka kredisi seçeneğinden yararlanmak mümkün. 1+1 dairelerin fiyatları 244 bin TL’den, 2+1 dairelerin fiyatları 355 bin TL’den başlıyor..

VİAPORT VENEZİA’DA OFİS FIRSATLARI İstanbul Avrupa Yakası Gaziosmanpaşa’da konumlandırılan Viaport Venezia projesinde toplam 221 adet yatay ofis yer alıyor. Ofislerin büyüklükleri 64 metrekareden başlayıp 202 metrekareye kadar çıkıyor. Proje kapsamındaki ofislerin fiyatları 340 bin TL ile 1 milyon 270 bin TL arasında değişiklik gösteriyor. Projedeki ofislerin tavan yükseklikleri 3.30..

NLOGO’DA STÜDYO DAİRELER 79 BİN LİRA İstanbul’un Avrupa yakasında, Esenyurt’ta inşa edilen Nlogo projesi, Özyurtlar İnşaat tarafından hayata geçiriliyor. Esenyurt NLogo projesinde her eteptaki konut sayısı 850 olarak belirlendi. Proje toplamda 2 bin 504 konuttan meydana geliyor. Alanları 40 metrekare ile 149 metrekare arasında değişen projenin daireleri 1+0, 1+1, 2+1 ve 3+1 olarak tasarlandı. Stüdyo daire seçeneklerinin fiyatları 79 bin TL’den, 1+1 daire seçeneklerinin fiyatları 119 bin TL’den, 2+1 daire seçeneklerinin fiyatları 169 bin TL’den, 3+1 125 metrekare daire seçeneklerinin fiyatları 229 bin TL’den başlıyor.


60 HABER

PRESTIGE

KOMBOS’TA GÖRKEMLİ AÇILIŞ

Sektörün güçlü aktörlerinden Kombos Otomotiv, yeniliğe ve yatırıma devam ediyor. Kısa süre önce Limasol Bank ile yapılan kredi anlaşmasıyla satışlarına hız katan Kombos, hizmet kalitesini arttırmak için bir adım daha attı.. Kombos Otomotiv, sergileme salonu yani yeni showroom açtı. Görkemli bir törenle kesildi kurdele. İş ve siyaset dünyası oradaydı.. Kombos Otomotiv Direktörü Serhan Kombos, otomotiv sektörüne yatırım yapmaya 1997 yılında başladıklarını belirterek, şirket çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi. Altyapı ve sistem çalışmalarını, kaliteli hizmet vermek için başlattıklarını söyleyen Kombos, kendilerine güvenen ve destek veren herkese teşekkür etti.


62 ADVERTORIAL

PRESTIGE

DEULCOM INTERNATIONAL KIBRIS’TAN KARİYER FIRSATI Ekonomi dünyası tam anlamıyla duraklama devrini yaşıyor.. Darboğaz bir türlü atlatılamıyor, sektörler bir bir daralıyor.. İşte böyle olunca da işsizler ordusunun sayısı her geçen gün artıyor.. İşsizlik rakamları korkutucu boyutlara ulaştı.. Peki her meslek grubu için var mı bu sıkıntı? Elbette yok. Krize karşı, hızla büyüyen meslek gruplarının başını hosteslik, yani kabin memurluğu çekiyor.. Hava yolu firmaları, tüm sektörlerin aksine sürekli personel alımı yapıyor. İşte bu yüzden çalışma şartları, yüksek maaş standardı ve dünyayı gezme fırsatıyla, kabin memurluğuna karşı inanılmaz bir talep var.. Mesleğini bırakıp, hostesliğe adım atanların sayısı günden güne artıyor. Dünyaca ünlü eğitim merkezi Deulcom International, bu hızla büyüyen kariyer fırsatını Kıbrıs’a taşıdı..

Uzman kadrosu, yüksek iş bulma yüzdesi ve açtığı kurslarla dikkat çeken Deulcom Kıbrıs, bu kez kabin memurluğu eğitimi başlattı.. Kursa yazılan aday önce İngilizce seviye tespit sınavına giriyor. Seviyeye göre sınıflandırmalar yapıldıktan sonra hosteslik eğitim başlıyor. İki ay sürüyor bu eğitim.. Eğitimi tamamlayan adaylar, İzmir’de sınava giriyor. Ve bu sınav sonunda hostes adaylarına T.C Milli Eğitim Bakanlığı onaylı eğitim sertifikası veriliyor. İşte bu sertifika hostes adayları için altın bilezik değerinde. Çünkü havacılık sektörü, neredeyse sürekli olarak sertifikalı aday arıyor.. Yani sertifikalı adayın iş bulma oranı çok yüksek.. Üstelik bu eğitimin bir de sürprizi var. Deulcom Kıbrıs’ta kursa yazılan her aday, ücretsiz Türkiye uçuş bileti kazanıyor.. Siz de kariyerinizi gökyüzünde planlamak istiyorsanız, bu fırsatı kaçırmayın..


64 HABER

PRESTIGE

AKGÜNLER’DEN BÜYÜK TURİZM BAŞARISI Kıbrıs’ta turizmi ve yatırımı arttıracak büyük bir adım atıldı. KKTC turizm sektörünün lider firmalarından Akgünler, Türkiye ile Kıbrıs hattında tam bir ulaşım köprüsü kuruyor.. Akgünler Turizm ve Borajet işbirliği ile Türkiye’nin üç kentinden, adaya seferlere başlıyor. 23 Haziran’dan itibaren Bursa, Trabzon ve Kayseri’den de Kıbrıs’a tur operasyonları gerçekleştirecek. Uçuşlar her üç ilden de Pazar, Pazartesi ve Cuma günleri karşılıklı olarak yapılacak. Kıbrıs’a ulaşımı Bursa’dan 1 saat, Kayseri’den 50 dakika, Trabzon’dan 1 saat 15 dakika olarak hesaplanıyor..

Akgünler Turizm’in bu kritik hamlesi, KKTC ekonomisi için de büyük bir önem taşıyor. Bu sayede sanayi ve üretimin merkezi haline gelen bu şehirler ile Kıbrıs arasındaki mesafeler de ortadan kalkıyor. Yeni iş ortaklıkları için, farklı projeler için büyük bir fırsat demek bu.. Sadece Kıbrıs olarak da değil. Aynı şekilde, Kıbrıslı vatandaşlar için de bir artı.. Kayak merkezleriyle meşhur Bursa ve Kayseri, eşsiz doğası ve ormanlarıyla dillere destan Trabzon artık Kıbrıs’a çok daha yakın.. Turizmciler gelişmeyi duyar duymaz hazırlıklara başladı. Haziran için Kıbrıs, son bahar için Doğu Karadeniz, kış için ise Uludağ ve Erciyes Kayak Merkezi’ne tur programları hazırlandı..


FAHRİ ALTINÖR

MALPAS HOTEL & CASINO GENEL MÜDÜRÜ


Ekonomi Kıbrıs Prestige’in her sayısında iş dünyasının eski isimlerini konuk alıyoruz. Hatta ‘Tecrübe Konuşuyor’ köşesiyle, geçmişten bugüne başarı hikayelerini, zaman zaman da bu özel isimlerin hiç bilinmeyen yönleri ve anılarını sizlere aktarıyoruz.. Bu kez, hatta ilk kez konuğumuz genç bir isim. Aslında bizler gibi, iş dünyasının yeni nesil kuşağından; Malpas Hotel Genel Müdürü Fahri Altınör.. Genç ama mesleki birikim ve tecrübesiyle işine sıkı sıkı sarılan, vizyon sahibi ve birçok iş adamının söylemeye bile çekindiği hataları, eksikleri bir bir sıralayan cesur bir girişimci var karşımızda. Çözüm süreci, turizm, futbol, vatandaşlık hakları.. Yaptığı tespitleri, bulduğu çözümleri, çözümden uzak durulduğu noktalarda verdiği tepkileri okurken çok daha iyi anlayacaksınız.. Başta da dediğimiz gibi, eski isimleri herkes tanır, hayat hikayesini geniş bir kitle bilir. Gençleri de tanır aslında toplum. Ama genelde babası veya annesinin başarısıyla hatırlar. İlk bakışta Fahri Altınör’ün babası da, annesi de iş dünyasının başarılı isimlerinden. Zaten dikkat çektiğimiz nokta da bu ya.. O, bu aile başarısının rüzgarıyla ilerleyenlerden değil. Kendi ayaklarının üzerinde, gerçekten ağır bir yükün altında bir girişimci.. Gelin, Fahri Altınör’ü kendi ağzından dinleyerek başlayalım röportaja.. 29 Nisan 1984 Lefkoşa doğumluyum. Ama aslen Girneliyim. 23 Nisan İlkokulu’nda okudum, sonra Yakın Doğu Koleji’ne başladım. Ardından İngiltere’de Worthing Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun oldum. Daha sonra İsviçre’ye master ve staj için gittim. 2006 Temmuz ayında adaya geri döndüm. Geri döndüğümde otelin inşaatı %70 tamamlanmıştı. Otelin üçüncü katı başlamıştı. Birçok işlem vardı yapılması gereken. Gelir gelmez işlerin sorumluluğunu aldım. O aylarda daha fazla teknik olarak işin başındaydım. İnşaatın başında bulunmak ayrı bir sorumluluktu. Benim için çok önemliydi. İsviçre’den sonra ikinci stajdı benim için. Çok değerli müdür ve danışmanlarımız vardı. Onlarla birlikte çalışmak bana çok şey kattı.


68 RÖPORTAJ

PRESTIGE

Hilton deneyimi olan insanlardı. Birlikte açtık oteli. Her misafirimizle tek tek ilgilendik. Malpas Hotel’in açılış günleri iş dünyasında atılan ilk adımlardı. Alışma dönemi kısa sürdü. Ardından gelişim süreci başladı. Hatta yeni yatırım fikirleri doğdu..

Başladığımız gün durum neyse, hala öyle.. Hala daha zorluklar devam ediyor, maalesef bitmiyor. Mesela 7 sene önce tüm izinlerini alıp, bir otel yaptık. Şimdi kazan dairelerinden dolayı sıkıntı çıkarıyorlar. Tüm önlemler alınmış, tüm can güvenliği sağlanmış olmasına rağmen, çok ciddi bir masraf ile tüm altyapı sistemlerimizi değiştirmeye zorluyorlar.. Oteller, casinolar hep sömürülecek yerler olarak görülüyor. Bir nevi düşman olarak görüyorlar. Oysa çok yanlış bir tutum bu.. Bilinmeli ki şu anki ekonomik bütçede biz oteller ve casinolar olarak tüm bütçenin %30’unu karşılıyoruz. Ülke ekonomisi adına bu çok ciddi bir rakam.. Ama yine de devamlı eleştiri altındayız, bu tavır mantıklı değil. Herkes konuşuyor ama maalesef araştırmadan konuşuyorlar.

Otelin açılışından bir sene sonra casinomuz devreye girdi. Geçen sene bir operasyonla topyekün bir dekorasyon yaptık, casinoyu genişlettik. İlk başladığımızda 750 metrekareydi, şimdi 1700-1800 metre kareye ulaştı.. Tabi yatırımımız hiç durmadı. Oteli açtıktan bir sene sonra Cornaro Beach’i açtık. Orası tamamen bizim tarafımızdan yapılan bir işletme. Denize ulaşmanın mümkün olmadığı bir noktada bir tesis yapmayı başardık, zor oldu ama başardık. Verdiğimiz emeğe, yatırımımıza herkes çok şaşırdı. Bürokratik olarak da zor bir süreçti. Bürokratik sıkıntılardan bahsettiniz, araya giriyorum hemen.. İş dünyasının genel problemlerinden biri bu. Kişiden kişiye göre değişen kurallar, yerli yersiz getirilen uygulamalar büyük şikayet sebebi. Siz bu konuda neler yaşıyorsunuz?

Kritik bir sürecin içindeyiz. Müzakereler hızlandı, süper güçler bile sürece dahil oldu. Sizce çözüm sağlanırsa ekonomi, turizm, hatta mevcut oteller bu durumdan nasıl etkilenecek? KKTC olarak Rum kesimi ile yarışabilecek gücümüz var mı? Birincisi bizim yönetim şekli olarak normlarımız Avrupa normlarından çok uzak. Bu bürokratik yapıyla, siyasetin oluşturmuş olduğu bilinmezlikle ne yazık ki denilenlere katılıyorum. Bizim Avrupa Birliği’ne girdiğimiz anda bu devlet bu yükü bu şekilde atamaz. Çünkü çok yakın bir zamanda bir seçimimiz var. Bu seçim kampanyasında adayların hepsi ortada. Ne yazık ki adayların çoğuna baktığımızda, bir vizyon sahibi, bir geleceği gören, belli başlı projeleri olan, Avrupai vizyona sahip aday sayısının bir elin parmaklarını geçmeyeceğini görüyoruz. Bunu kıstas almak lazım. Yerel seçimlerde kazanmak ve kaybetmekten daha önemli olan, kimi aday


gösterebileceğinizdi. Çünkü bir partinin gücü hangi adayı gösterebileceğidir.. Tabanı güçlüyse, iyi bir aday gösterir.. Biz halk olarak da Avrupa’ya hazır değiliz. Öncelikle bizi yönetebilecek siyasi birini yetiştiremedik, başaramadık. Bu işi tam yapabilecek insanlar bile, insanların bakış açısı yüzünden bu halkı yönetmek istemiyor. Var olan insan gücümüzü de böyle harcıyoruz. Turizme gelince; Güney ve Kuzey tarafı olarak ortak bir turizm planı mı ele alınacak, yoksa iki taraf yine politik olarak kendi içerisinde bağımsız mı olacak? Bu sorunun cevabına göre şekillenecek her şey. Bana kalırsa çözümün en büyük engeli, güç dağılımı konusunda çok uzak bir duruşumuzun olması. Herkes mal mülk diyor ama mal mülk çözülebilecek bir durum. Ama bir devletin idaresi, güç dağılımı manipülasyona açıktır. En ciddi problem bu. Eğer çözüm sağlanırsa, turizm gerçekten patlayacak. Biz de ileriyi görerek bu yatırımı yaptık. Biz çözüme açığız. Avrupa’ya baktığınızda en ucuz otel fiyatları Kıbrıs’ta. Verdiğimiz hizmet, bulunduğumuz konum gibi faktörleri göz önünde tutarsak avantajlıyız. Bunun birçok sebebi var. İlki biz bir ada ülkesiyiz, fiyatların %30 daha pahalı olmasını gerektirir bu. İkincisi tarihi bir geçmişimiz var. Üçüncüsü, Ortadoğu’nun kalbindeyiz. Aslında biz coğrafik konumumuzu mantıklı olarak kullanamıyoruz. Ortadoğu pazarı var ülkede. Biz bunu kullanamıyoruz. Güzel bir noktaya değindiniz. Kıbrıs iş dünyasından pek duymadığımız sözler bunlar. Çünkü iş dünyasının geneli ‘ambargo’ arkasına sığınıp, kendini geri çekiyor. Yurt dışından gelen yatırımcılar bu eksiği görüp, bizlerle paylaşıyor.. Evet ortada kolaylıkla görülebilen bir hata var, peki çözümü ne? Herkes korkuyor bunu söylemeye ama bizim kumar,

eğlence ve tatil cenneti olmamız gerek. Bugün dünyanın her yerinde eğlence sektörü bu. Biz bunu engellemek için elimizden geleni yapıyoruz devlet olarak. Barlara, eğlence merkezlerine elimizden gelen zorluğu çıkarıyoruz. Kuralımız da yok, denetleme sistemimiz de. Bizim en fazla turist getirdiğimiz yer Avrupa. Ortadoğu’dan turist gelmiyor. Bir tane Ortadoğu’dan gelen turist 100 İngiliz’e bedel aslında. Biz ülke olarak Afrika ülkesine döndük. Altyapımız, düzensiz kentleşme.. Avrupa’dan gelen insan bundan rahatsız oluyor. Doğal olarak bu durumda bizim fiyatları düşük tutmamız gerekiyor. Ucuz olduğu için geliyor turist. Ortadoğu’dan gelen insanlar bu ayrıntılara takılmadığı için, bize uyan profil onlar. Biz Avrupa normlarına uygun değiliz, 40 sene boyunca kendi başımıza yaptık. Belli bir düzenimiz yok. 40 senede bitirdik bu potansiyeli. Şimdi bu duruma oturup ağlamak da yersiz, ama bunu bir şekilde toparlamak gerek. Ortadoğu’dan turist çekmek gerek. Alternatif turizm var ama ekonomiye katkısı düşük. Hareketlendirmek için eğlence merkezi gibi girişimler gerek. Mesela İbiza.. Bir İbiza olamayız ama herkes tarafından tercih edilen bir Kıbrıs olabiliriz. Kendimize özgü, çok güzel bir ada olabiliriz. Bu coğrafyadaki insanların alternatif Avrupa’sı oluruz. Güzel tespitler ama bunu anlayıp, kavrayıp, icraata dökecek olanların da aynı vizyona sahip olması gerekir. Umarım vardır.. Sezon açıldı, otelde durum nedir? Nasıl başladınız yaz tatiline? İyi bir başlangıç oldu bu yaz.. Daha şimdiden doluluk oranı %85. Öyle de devam edeceğiz. Geçen seneye göre Mayıs ayı daha hareketli. Her zaman belirsiz bir yaza başlarız. Kasım ve Mayıs ayı arasında kalan sezonda bellidir gelecek kişi sayısı. Fakat Haziran, Ağustos aylarında Türkiye’ye bağlıyız. Belli başlı adayı bilen turist yaz aylarında çok sıcak olduğu için Türkiye’yi tercih ediyor. Adayı bilmeyenler geliyor yaz aylarında.. Casinoyu merak edenlerin de sayısı az değil..


Açılış fikri nasıl doğdu, şu an işleyişi nasıl? Otel kurulduğundan itibaren deniz kenarı bir yere ihtiyacımızın olduğunun farkındaydık. Otele yakın bir yerde olmalıydı. Ayrıca güzel bir balık restoranımız olsun dedik. En güzel balığı yemelisiniz, balık yerken de denizin kenarında olmalısınız. Bu fikir sonucu Cornaro’yu açtık. İlk önce kulüp olarak başladı, daha sonra bu alanı düğünlerin yapılabildiği etkinlik alanı yaptık. Denize sıfır, geniş otoparkı olan, bu kadar güzel hizmete sahip bir mekan yok Kıbrıs’ta bizden başka.

Özellikle son aylarda iş dünyası Kıbrıs gezilerini arttırdı. Yatırımcılar ciddi bir Kıbrıs mesaisinde. Peki Malpas olarak sizin iş dünyasıyla aranız nasıl?

Bin kişilik yemeğin hazırlanabildiği geniş bir mutfağımız var. Çok ciddi çalışıyoruz ve müşteri memnuniyetini her şeyden önce tutuyoruz. Hizmet ve servis kalitesi bizim için çok önemli. Her konuda yenilik getirdik adaya. Herkes çok memnun kalıyor getirdiğimiz yenilikten. Bir örnek vereyim, organizasyonlarda hep yerli içki kullanılırdı bizden önce, biz yabancı içki vermeyi tercih ettik. Ayrıca masalara bardak değil, şişe gönderiyoruz. Bu da hem organizasyon sahibini, hem de katılımcıları çok memnun bırakıyor. Bizim için de önemli olan onların mutlu olması, eksiksiz vakit geçirmesi. Önemli olan para değil, kalite bizim için.

Biz ilk oteli açtığımızda emlak sektörü ile çalışıyorduk. Emlak sektöründeki firmaların misafirleri bizde konaklıyordu.

Cornaro’da düğün sezonu başladı. İnsanlar en özel anı için bizi tercih ettiklerine memnun olmalılar, mutlu olmalılar. Bunun için de elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. İnsanlara seçenekler sunuyoruz, iyisini seçmesini sağlıyoruz. En detaylı ayrıntısına kadar ilgileniyoruz. Sezon için yenilendik ve açıldık.

Kurumsal firmalarımızın, buradaki iş yemeklerini, yıllık toplantılarını, personel yemeklerinin birçoğunu burada yapıyoruz. Devlet organizasyonlarının çoğunu biz yapıyoruz. Saymakla bitmez ama derneklerin yemeklerini de biz yapıyoruz.

İş dünyasından çok bahsettik. Gelelim sizin futbol tutkunuza.. Türk Ocağı Limasol’ün kulüp başkanısınız aynı zamanda. Kulüpte işler nasıl gidiyor? Uluslar arası arenada hareketli bir yıl geçiren Kıbrıs futbolunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mesela 18 yaş engelli çocuklarımız için bir turnuvamız vardı. Biz ana sponsor olduk. Onların konaklaması, turnuvanın düzenlenmesi gibi giderlerini biz karşılayacaktık. Ama Soma faciası nedeniyle turnuva iptal oldu. Biz de onları misafir olarak ağırlıyoruz.

Türk Ocağı Limasol kulübü Kıbrıs’ta her zaman genç yetiştiren, kadrosunda bulunan oyuncuya çok değer veren bir genç takımı olmuştur. Yaklaşık 1290 gencimize ev sahipliği yapan tam bir Türk Ocağı.

Engelli deyince insanların uzaklaştığı çocuklara bir desteğimiz olsun istiyoruz. Onlar bizim toplumumuzun bir parçası, eğer onlar engelli diye onları göz ardı edersek, işte o zaman asıl engelli biz oluruz. İnanın hiçbir 5 yıldızlı otel onların konaklaması konusunda yardımcı olmamış. Onlara destek olmak bizim insani görevimiz. İş dünyasındaki kazanma hırsından uzak durup, bu hassasiyeti kaybetmemeniz büyük bir artı.. Turizm ve hizmet sektöründe bir yatırımınız daha var, Cornaro..

Bizim öncelikli amacımız, topluma kazandırabilecek gençlerimizi yetiştirip, geliştirip topluma kazandırmak. Her gencimizi araştırıp bütün A’dan Z’ye her sıkıntılarıyla ilgileniyoruz. Sporun yanında sosyal sorumluluk projesi de bizim için. Bunu Kıbrıs’ta yapan çok az spor kulübü var. Bu işi gönülden yapan, ihtiyacı olan çocuklara yardımcı olan Girne kulüpleri arasında bir biz varız. Biz işçi takımıyız. Sorumluluklarımızı da biliyoruz ve uyguluyoruz. Bu bizim yapımızda var.


Konu açılmışken şunu da söylemek istiyorum. Bizim U15’te U19’da Kıbrıs’ta doğmuş, büyümüş çocuklarımız var. Ve hiçbiri daha vatandaş olamadı. Böyle bir sürü gencimiz var. Pasaport çıkartıp, yurt dışına gönderip ön izinle adada kalabiliyorlar. Aksi takdirde günlük ceza ödemek zorundalar. Bu da hükümetin tam anlamıyla bir insan ayıbı işlediğini gösteriyor. Biz insan haklarını çiğniyoruz. Kıbrıs’ta doğmuş, büyümüş bir çocuğa vatandaşlık veremiyoruz, bu kadar aciziz.

KOP süreci için ne düşünüyorsunuz?

Gelmiş geçmiş tüm hükümetler bu konuda insan hakları konusunda suçlu. Hiçbir hükümet tarafından böyle bir çalışma başlatılmadı. Bu bizim kanayan yaramız. Bunu konuşmaktan, söylemekten korkuyoruz. Gerçekten buna yönelik bir çalışma olmazsa bu aktivasyonu başlatacak olan yine ben olacağım. Gerekli toplum örgütleri bu konuya el atmazsa, bunu kendim olarak yapacağım. Bu konuda çok hassasım. Bu haksızlığa göğüs gerip, bu durumun düzelmesini sağlamak istiyorum. Toplumsal bir hareket başlaması gerek.

Başta da dedik ya, diğer konuklarımıza göre biraz farklı bir röportaj oldu. Aslında her zaman sorduğumuz iki soru daha var. İlki dönüm noktası.. İkincisi başarının sırrı..

Keşke olsa. Ne yazık ki Rum tarafında 23 tane kulüp varken, bizde 40’tan daha fazla kulüp var, o da amatörleri saymazsak. Ada nüfusuna baktığımızda çok fazla bir rakam bu. Bu kadar kulüp çok zararlı aslında futbol için.. Gücümüzü bölüyoruz. Umarım bu anlaşma ile futbol kulüplerinin de birleşme olanağı olur. Süreci %100 destekliyoruz.

Fakat Fahri Bey iki soruyu da boş bıraktı. Yaşı itibariyle henüz dönüm noktası olmadığını söyledi. Başarının sırrı konusunda ise oldukça mütevazi. Henüz başarılı olduğunu düşünmüyor, başarıya ulaşmak için ise uzun yıllar çalışması gerektiğine inanıyor.. İki soruyu boş bıraktı ama farklı bir ekleme yapıyor röportajın sonuna. Önce Kıbrıs’ı iyice tanıyın diyor, sonra da gençlere sesleniyor.. Bizim de sıkça söylediğimiz gibi, mezun olmadan önce bol bol staj yapın mesajı veriyor.. Kıbrıs’ta yapılan tüm oteller halkımızın otelleridir. Herkesin yurt dışına çıkmadan önce adasının güzelliklerinin farkına varıp, adasında tatil yapmasını öneririm. Kendim adalı olarak bunu söylemek istiyorum. Bu ada bana yetiyor. Güzellikleri dışarıda bulmaya çalışmak değil adada bulmak önemli. Ayrıca çocuklarımızı 5 yıldızlı otelde yetiştirmek isterlerse, kapımız herkese açıktır. Gerçek anlamda lisede veya üniversitede okuyan bir çocuğumuzun gerçek hayat şartlarını öğrenmek için yazın çalışması önemli. Burası bir eğitim yuvası. Sistemli ve disiplinli çalışan bir yer. Bu büyük bir fırsat ve mezun olmadan önce en iyi şekilde değerlendirilmeli. Rutin sözlerden uzak, akıcı ve akılcı bir söyleşi oldu bizim için.. Umarım turizm sektörü için sunulan öneriler yankı bulur ve bu cennet adının güzelliği iş işten geçmeden fırsata dönüştürülür..


72 HABER

PRESTIGE

3. KIBRIS RAKI FESTİVALİ

Lezzeti, muhabbeti ve eğlencesiyle gelenekselleşen Kıbrıs Rakı Festivali, bu yıl üçüncü kez Kıbrıslı rakı severlerle buluştu.. Yeni Rakı ÂLÂ ve Tekirdağ Rakısı Altın Seri, Girne Limanı ve Çevresini Koruma Derneği ile çok konuşulacak bir etkinliğe imza attı.. Girne, Lefkoşa ve Gazimağusa’da anason kokulu organizasyonlar yapıldı. Mezenin, müziğin ve konserin en iyisi içindi tüm çaba. Geniş bir profesyonel ekip, günlerce bu festival için ter döktü.. Karikatüristler, falcılar, rakı atölyesi.. Her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüştü. Güçlü bir reklam kampanyası ile başladı festival.. Başarılı bir medya planlaması yapıldı. Haber portallarının tamamında 3. Rakı Festivali’nin bannerı döndü.. Yıllarca saklanacak


Kıbrıs Meyhaneler Rehberi herkesin beğenisini topladı. Tam not alan bir ayrıntı daha vardı, o da 3. Kıbrıs Rakı Festivali’ne katılanlara verilen sertifika.. Sosyal medya da en iyi şekilde kullanıldı bu süreçte. Facebook üzerinden açılan festival beğeni sayfası, devamlı olarak güncellendi. Etkinlik paylaşımları, anında sanal ortama aktarıldı. Girne Limanı girişindeki Kıbrıs Rakı Festivali duvarı önünde fotoğraf çektirip, #KibrisRakiFestivali hashtagi ile paylaşanlar da vardı.. Bengü ve Gripin ile tanışma şansı yakaladılar. Perde arkasındaki çalışmalar gibi, ev sahibi mekanlar da özenle seçilmiş, özenle hazırlanmıştı festival için.. Festivalin açılışı Galbur, Eski Konak, Kasap Osman ve Ambiance’da yapıldı.. Eğlence Neyzen, İskele Balık, Kıyı Restaurant, Ömerli Meyhane, North Shields, Bizim Meyhane, Pine House, Dökme Et, Kemal’in Yeri, Galabalık, Missina, Mezze, Akşamcı Meyhanesi, Bi’Yer ve Beer Point’te devam etti.. Finalin adresi ise Girne Limanı’ydı.. Grup Rast konseri ile başlayan kapanış günü, Gripin ve Bengü konseriyle taçlandı..


74 HABER

PRESTIGE

K U L U L M U R O S L A Y SOS

İKTİSATBANK’TAN KUMBARA SEFERBERLİĞİ Sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında uzun süredir Kanser Hastalarına Yardım Derneği’ni destekleyen İktisatbank, şimdi de derneğin “Her Kuruş Anlamlıdır” projesinde yer alıyor.. Dernek tarafından hazırlanan küçük kuruş kutuları İktisatbank’ın Çok Kültürlü Bankacılık hizmeti veren şubelerinde (Alsancak, Karaoğlanoğlu, Girne, Karakum ve Mete Adanır Şubeleri) müşterilerine ulaştırılıyor. Projenin amacı çoğu zaman hiç önemsemediğimiz ve ortalığa saçtığımız bozuk paraları bir yerde toplayarak, kanser hastalığıyla mücadele eden hastalara ulaştırılmak üzere dernek hesaplarına yatırılmasını sağlamak. Bu işbirliği ile ilgili bir açıklama yapan İktisatbank Genel Müdür Yardımcısı Olgun Önal, Kanser Hastalarına Yardım Derneği ile yeniden bir projede birlikte çalışmaktan duydukları memnuniyeti belirtti. Önal, derneğin kanserle mücadelede yadsınamaz katkıları olduğunu vurguladı ve dernek yetkililerine bu konuda ortaya koydukları çabadan dolayı teşekkür etti.

LİMASOL’DEN ÖĞRENCİLERE TİYATRO GÖSTERİSİ Limasol Sosyal Sorumluluk Kurumu, İskele bölge okullarındaki çocukları tiyatroyla buluşturdu.. Oyunun konusu yalandı, yalanın ne kadar kötü bir şey olduğunu anlatıyordu oyuncular. Eğlence ve dans dolu etkinlikte, kahkahalar hiç susmadı.. Tuzla, Dörtyol, İskele Maarif Anaokulu, İskele Belediyesi Yuvam Anakucağı Çocuk Bakım ve Eğitim Merkezi, Şehit İlker Karter İlkokulu öğrencilerinin izlediği tiyatro oyununun seyircileri arasında, Limasol Türk Kooperatif Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kemaler ve İskele Belediye Başkanı Halil İbrahim Orun da vardı..

İLKOKULA LİONS ELİ DEĞDİ Lefkoşa Sarayönü Lions Kulübü, Minareliköy Şehit Mehmet Eray İlkokulu’nda, 3 ana sınıf dersliğinin iç ve dış boya, badana, tadilat ve sınıf dolaplarının yenilenmesini içeren tadilat projesini tamamladı. Lefkoşa Sarayönü Lions Kulübü Başkanı Duygu Adahan Kuran, lionların uluslararası bir sivil toplum kuruluşu olarak topluma karşılıksız hizmetler verdiğini belirterek, ülke insanının birçok alanda refahı ve mutluluğu için tüm sivil toplum örgütlerine de görevler düştüğüne inandığını kaydetti ve diğer sivil toplum örgütlerini de bu konuda göreve çağırdı. Kuran, kulübün bu sosyal sorumluluk projesini tamamlamasına katkıda bulunan herkese de teşekkür etti.


N

E EREDE E KADAR

?


76 FİYAT

PRESTIGE

Kuzey Kıbrıs

Türkiye

İngiltere

Güney Kıbrıs

6.50 TL

5.95 TL

13.92 TL

11.32 TL

1.50 TL

1.49 TL

6.44 TL

3.13 TL

3.50 TL

3.00 TL

6.44 TL

4.66 TL

2.50 TL

2.00 TL

9.50 TL

7.35 TL

2.50 TL

1.95 TL

4.35 TL

3.11 TL

kg)

TAZE ERİK (1

)

DOMATES (1kg

R (1kg)

KARNABAHA

(1kg)

E TAZE FASULY

g) PATLICAN (1k

Not: Tüm fiyatlar; Sterlin kuru 3 lira 48 kuruş, Euro kuru 2 lira 83 kuruş baz alınarak hesaplanmıştır.


77 PRESTIGE

Kuzey Kıbrıs

Türkiye

İngiltere

Güney Kıbrıs

5.00 TL

5.99 TL

16.15 TL

7.15 TL

FİYAT

ÇİLEK (1kg)

4.75 TL

5.95 TL

2.36 TL

2.77 TL MUZ (1kg)

15.50 TL

9.90 TL

17.4 TL

14.15 TL KİRAZ (1kg)

16.50 TL

14.49 TL

15.92 TL

16.16 TL TAVUK KANA T (1

kg)

11.4 TL

7.99 TL

9.29 TL

13.82 TL

Not: Tüm fiyatlar; Sterlin kuru 3 lira 48 kuruş, Euro kuru 2 lira 83 kuruş baz alınarak hesaplanmıştır.

TAVUK BUT (1kg)


78 FİYAT

PRESTIGE

ANA(1kg)

Kuzey Kıbrıs

Türkiye

İngiltere

Güney Kıbrıs

33.90 TL

32.50 TL

30.30 TL

24.50 TL

28.90 TL

30.99 TL

24.36 TL

21.20 TL

2.95 TL

2.80 TL

2.99 TL

3.73 TL

3.50 TL

2.60 TL

6.89 TL

4.10 TL

2.90 TL

2.50 TL

3.48 TL

2.68 TL

D KUŞ BAŞI ET-

DANA KIYMA

(1kg)

SÜT (1lt)

YUMURTA (6

UN (1kg)

adet)

Not: Tüm fiyatlar; Sterlin kuru 3 lira 48 kuruş, Euro kuru 2 lira 83 kuruş baz alınarak hesaplanmıştır.


79 FİYAT

PRESTIGE

Kuzey Kıbrıs

Türkiye

İngiltere

Güney Kıbrıs

2.15 TL

3.35 TL

2.74 TL

2.80 TL ŞEKER (1 kg)

4.90 TL

4.95 TL

7.65 TL

6.31 TL SIVI YAĞ (6’lı)

1.15 TL

0.80 TL

3.10 TL

3.92 TL MAKARNA (5

00 gr)

3.66 TL

4.33 TL

4.94 TL

4.73 TL BENZİN 1LT

3.73 TL

5.01 TL

4.59 TL

4.41 TL

Not: Tüm fiyatlar; Sterlin kuru 3 lira 48 kuruş, Euro kuru 2 lira 83 kuruş baz alınarak hesaplanmıştır.

MOTORİN 1 LT


EKONOMİ NOTLARI Alpet istasyonlarında tank temizliği.. Alpet istasyonlarında tank temizliği ara vermeden devam ediyor..

yakıt kalitesindeki istikrarın korunması için büyük rol üstleniyor..

“Sizin için çalışıyoruz, ülkemiz için temizliyoruz” sloganıyla tüm Alpet istasyonlarında gerçekleşen periyodik tank temizliği, sırayla tüm istasyonlarda sürüyor.. Her istasyonda ve her tankta yapılan temizlik, yakıt tanklarının içerisindeki tortuların giderilmesi için periyodik olarak gerçekleşiyor ve

Yakıt tanklarının sezon öncesi temizliği tanklarda çürümeye yol açabilecek ve zehirli gaz çıkarabilecek, tehlike arz eden tortuların uzaklaştırılması için düzenli olarak gerçekleşiyor ve tam donanımlı tank temizlik ekibi ve ekipmanları ile tüm güvenlik önlemleri alınarak sürüyor..

PGM’den sahtecilik eğitimi.. Polis Genel Müdürlüğü ile Başbakan Yardımcılığı, Ekonomi, Turizm Kültür ve Spor Bakanlığı, Ticaret Dairesi İşbirliğinde gerçekleştirilen “Sahtecilik” konulu eğitim programına katılanlara belgeleri, törenle verildi. Ticaret Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre, Gümrük ve Rusumat Dairesi ile Araç Kayıt ve Ruhsatlandırma Şubesi’ne mensup toplam 18 çalışana verilen eğitim için düzenlenen sertifika töreninde, Polis Genel Müdürü 2.Yardımcısı

Süleyman Manavoğlu, Bakanlık Koordinatörü İsmail Arter ve Ticaret Dairesi Müdürü Orçun Kamalı da hazır bulundu. Sunulan belgelerin orijinal olup olmadığı veya sahtelenip sahtelenmediği konusunda dikkat edilmesi gereken hususların neler olduğuna ilişkin verilen eğitimin ardından, personelin bu konuda tam bir donanıma sahip olacağını ifade eden İsmail Arter, eğitimin düzenlenmesine katkı koyan Polis Genel Müdürlüğü’ne teşekkür etti.

Realist-Kulis gazetesi kapandı.. Büyük umutlarla açıldı, yayın hayatı kısa sürdü.. Realist-Kulis gazetesi, 108’inci sayısında kapandı.. ‘Teşekkürler’ manşetiyle okurlarına veda eden gazetenin kapanma gerekçesi olarak, büyük ortak Temel Bulut’un geri çekilmesi gösterildi.

Aslında daha açıldığı günden itibaren, kapanma senaryoları konuşuluyordu. Çünkü Kıbrıs’a büyük bir yatırım taşıyan Temel Bulut, umduğunu bulamamış, ciddi bir ekonomik krizin içene girmişti. O yüzden gazete son koz olarak görülüyordu, o da kapandı..

Kıbrıs’tan Libya’ya keçi ihracatı.. Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği, Libya’ya 530 Damasko türü keçi ihraç etti. Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği Başkanı Çavuş Kelle yaptığı yazılı açıklamada, bu rakamı daha yukarıya taşımak için gerekli bağlantıları kuracaklarını ve sayıyı artıracaklarını belirtti. Kelle, böylelikle piyasanın bir nebze olsun rahat nefes alacağını kaydetti.

Kelle, geçen ay devraldığı birlik başkanlığı süresince şeffaf bir çalışma yürüteceği konusunda üreticilere söz verdiğine işaret ederek, üreticileri her alanda bilgilendireceğini kaydetti. Kelle bu bağlamda Telsim ile bir anlaşma yaptıklarını, bunun için üreticilerin cep telefonlarının mesaj bölümüne girerek “ABONE” yazıp 2438’e mesaj atmalarının yeterli olduğunu belirtti.


81 PRESTIGE

HABER

Asrın Projesi’nde ‘İflas’ krizi.. ‘Asrın Projesi’ olarak anılan Mersin Anamur’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne taşınacak su için boru hattını döşeyen Kutay İnşaat iflas erteleme istedi. Bugüne kadar 500 milyon lirayı aşkın müteahhitlik işi üstlenen şirkete kayyum atandı. Kutay İnşaat aynı zamanda, devlete ait VIP uçakların konulduğu Esenboğa Havalimanı’nın yanındaki hangarı da geçtiğimiz yıl inşa etmişti. Yurt içi ve yurtdışında çok sayıda müteahhitlik işi üstlenen Kutay İnşaat ve Taahhüt ve Tic. Ltd. Şti ve

grup şirketi Eray Yapı Sanayii ve Ticaret Ltd. Şti. mali darboğaza düşünce mahkemeye başvurdu. Şirketin yüklenicileri arasında yer aldığı projelerinden en büyüğü ise KKTC’ye yılda 75 milyon m3 içme ve sulama suyu sağlayacak olan barış suyu projesi. Dünyada bir ilk niteliği taşıyan projenin yüklenicilerinden Kutay İnşaat, geçtiğimiz günlerde, işçilerin ödenmeyen ücretleri ile gündeme gelmişti. Şimdi gözler bu yaşanan darboğazın, asrın projesini etkileyip etkilemeyeceğinde..

Yarım kalan otellere kurtarma kredisi.. KKTC turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin finansman ihtiyacının karşılanması amacıyla yarım kalmış otellerin tamamlanması ve bu otellerin faaliyete geçebilmesi için uygulanması öngörülen faiz destekli kredi programı, Bakanlar Kurulu tarafından onaylandı. Başbakan Yardımcılığı, Ekonomi, Turizm, Kültür ve Spor Bakanlığı, programın koordinatörlüğünü

yürütürken, Türkiye Cumhuriyeti Yardım Heyeti de 2.500.000 TL kaynak ayırarak programa katkı sağlayacak. Başbakan Yardımcılığı, söz konusu program için kredi kullandırabilecek 5 banka ile protokol imzaladı. Bu bankalar; Asbank, Yakın Doğu Bank, TC Ziraat Bankası, Türkiye İş Bankası ve Türkiye Vakıflar Bankası olarak açıklandı.

İşte otel doluluk oranları.. KITOB geçen yılın Mayıs ayına ve Nisan 2014’e göre ise otellerin doluluğunda yüzde 8 oranında artışa ulaşıldığını açıkladı.

2013 yılının Mayıs ayına göre %4 azalma; geçen Nisan 2014 ayına göre ise %10 oranında artış gözlendiği ifade edildi.

KITOB tarafından yapılan açıklamada, beş yıldızlı büyük tesislerin doluluklarının Mayıs ayında %72 oranında olduğu ve buna göre 2013 yılının Mayıs ayına göre %20, geçen Nisan 2014 ayına göre ise %9 oranında atış yaşandığı kaydedildi. Açıklamada, küçük otellerin Mayıs 2014 ayında doluluk oranının ise %43 olduğu; küçük otellerin doluluk oranında

Doluluk oranlarına bakıldığında özellikle küçük otellerde geçen yılın Mayıs ayına göre gözlenen %4 oranındaki azalmanın dikkat çekici olduğu belirtilen açıklamada, özellikle Mayıs ayının sezonun önemli aylarından biri olup Kıbrıs Türk otelleri için trendin bir göstergesi olarak da algılandığı vurgulandı.


Kızılay Sok. No: 1 Yenişehir - Lefkoşa KKTC • Tel: +90 392 228 06 82 • E- Posta: info@hacıalihomes.com

KARAMAN SİTE 5 £ 53.000

CAMELOT VİLLALARI £ 195.000

KRİSTAL VİLLA £ 195.000

-80 m2 -2 yatak odalı, -Yatak odalarında sürme kapılı duvar dolapları, -Yatak odası, salon, hol ve mutfak zeminleri karo mozaik, -Tüm odalarda bol miktarda elektrik prizi. Salonda televizyon ve telefon prizleri, -1 banyo bulunmakta ve yer döşemeleri seramik, -Hazır mutfak, -Koridorda çamaşır makinesi yeri, -Tüm dışa bakan kapı ve pencereler alüminyum çift cam, -Apartman girişinde interkom sistemi, -Zemin katta her daireye ait park yeri, -Birinci Sınıf kaliteli inşaat ve elektrik malzemesi kullanılmış olup, yılların verdiği M. Hacı Ali Ltd. İnşaat deneyimi kalitesiyle.

Camelot Villaları 210 m2 kapalı alan ve 45m2 terasa sahip olan villalarımız 8x4 m. Taşmalı Yüzme Havuzu ile Kuzey Kıbrıs’ın incisi Girne’nin Alsancak ilçesinde yaz kış oturabileceğiniz çimlendirilmiş ve sulama sistemleri hazır villalar anahtar teslimine hazır sahiplerini bekliyor.

Kristal Villaları 220 m2 220 m2 kapalı alan ve 45m2 terasa sahip olan villalarımız 8x4 m. Taşmalı Yüzme Havuzu ile Kuzey Kıbrıs’ın incisi Girne’nin Alsancak ilçesinde yaz kış oturabileceğiniz çimlendirilmiş ve sulama sistemleri hazır villalar anahtar teslimine hazır sahiplerini bekliyor.

Özellikler: -Camelot Villaları 3 yatak odalı olup ebeveyn yatak odasında banyo/WC’ye sahip, -Tüm yatak odalarında sürme kapılı duvar dolaplı ve yer döşemeleri laminant parke, -Hazır mutfak ve modern ankastre beyaz eşyalı (Buzdolabı, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi, ocak, fırın, davlumbaz) -Binanın dış cepheleri sıcağa ve soğuğa karşı özel izolasyonlu, ve merkezi ısıtma-soğutma sistemi bulunmakta, -PVC çift cam karolajlı kapı ve pencereler, -Yerler doğal bej mermer, -Yere gömülü 10 tonluk su deposu ve hidroforlu su motoru -Birinci Sınıf kaliteli inşaat ve elektrik malzemesi kullanılmış olup, yılların verdiği M. Hacı Ali Ltd. İnşaat deneyimi kalitesiyle.

Özellikler: -Kristal Villaları 3 yatak odalı olup ebeveyn yatak odasında banyo/WC’ye sahip, -Tüm yatak odalarında sürme kapılı duvar dolaplı ve yer döşemeleri laminant parke, -Hazır mutfak ve modern ankastre beyaz eşyalı (Buzdolabı, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi, ocak, fırın, davlumbaz) -Binanın dış cepheleri sıcağa ve soğuğa karşı özel izolasyonlu, ve merkezi ısıtma-soğutma sistemi bulunmakta, -PVC çift cam karolajlı kapı ve pencereler, -Yerler doğal bej mermer, -Yere gömülü 10 tonluk su deposu ve hidroforlu su motoru -Birinci Sınıf kaliteli inşaat ve elektrik malzemesi kullanılmış olup, yılların verdiği M. Hacı Ali Ltd. İnşaat deneyimi kalitesiyle.

KARMİ VİLLA £ 195.000

HAYAT APARTMANLARI II £ 85.000

Karmi Villaları 210 m2 kapalı alan ve 45m2 açık terası olup, toplam 255 m2 alana inşa edilmiş bu villalar Beşparmak dağlarının eteğinde şehirden uzak dağayla iç içe yaşamak isteyenleri bekliyor. Özellikler: -Zemin katta giriş holü, salon, gündelik oda, mutfak, yemek odası, çamaşırlık, bir adet WC terasta bulunmakta, -Üst katta hol, galeri, 3 yatak odası, teras ebeveyn yatak odasına bağlı bir adet Banyo, WC ve diğer yatak odalarına ait bir adet Banyo-WC. -Binanın dış cepheleri 3 cm kalınlığında sıcağa ve soğuğa karşı izolasyon amaçlı strofor kaplamalı olup merkezi klima sistemi bulunmakta, -Hazır mutfak ve modern ankastre beyaz eşyalı (Buzdolabı, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi, ocak, fırın, davlumbaz) -Yerler doğal bej mermer, yatak odalarında laminant parke döşeme kullanılmıştır -Yatak odalarında sürme kapılı duvar dolapları

HAYAT VİLLALARI £ 195.000

Hayat Apartmanları 130 m2 Kuzey Kıbrıs’ın başkenti Lefkoşa Yenikent bölgesinde bulunan Hayat apartmanları sizlerle hayat bulacak.

Hayat Apartmanları 130 m2 Kuzey Kıbrıs’ın başkenti Lefkoşa Yenikent bölgesinde bulunan Hayat apartmanları sizlerle hayat bulacak.

Özellikler: -Oda sayısı: 3+1, -Yatak odalarında sürme kapılı duvar dolapları ve zemin döşemeleri laminant parke, -Salon, hol ve mutfak zeminleri marmarin mermer, -1 banyo ve 1 WC bulunmakta ve yer döşemeleri seramik, -160 m2lik dairelerin ebeveyn yatak odasına özel WC-Banyo -Hazır mutfak ve modern ankastre beyaz eşyalı (Buzdolabı, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi, ocak, fırın, davlumbaz) -Tüm dışa bakan kapı ve pencereler PVC çift cam, -Apartman girişinde interkom sistemi, -Zemin katta her daireye ait park yeri ve kiler odası, -Birinci Sınıf kaliteli inşaat ve elektrik malzemesi kullanılmış olup, yılların verdiği M. Hacı Ali Ltd. İnşaat deneyimi kalitesiyle.

Özellikler: -Oda sayısı: 3+1, -Yatak odalarında sürme kapılı duvar dolapları ve zemin döşemeleri laminant parke, -Salon, hol ve mutfak zeminleri marmarin mermer, -1 banyo ve 1 WC bulunmakta ve yer döşemeleri seramik, -160 m2lik dairelerin ebeveyn yatak odasına özel WC-Banyo -Hazır mutfak ve modern ankastre beyaz eşyalı (Buzdolabı, bulaşık makinesi, çamaşır makinesi, ocak, fırın, davlumbaz) -Tüm dışa bakan kapı ve pencereler PVC çift cam, -Apartman girişinde interkom sistemi, -Zemin katta her daireye ait park yeri ve kiler odası, -Birinci Sınıf kaliteli inşaat ve elektrik malzemesi kullanılmış olup, yılların verdiği M. Hacı Ali Ltd. İnşaat deneyimi kalitesiyle.



Ekonomi kibris prestige haziran 2014