Page 1

EKOLIFE_19_1-859755723.e$S_Layout 1 11/8/12 12:12 PM Page 1

THY-Lufthansa dünyayı uçuracak

Saygıyla anıyoruz...

www.ekolife.tv / sayı:18 / Fiyatı: 25 Krş

Başbakan Erdoğan ile Şansölye Merkel, Lufthansa ve THY'nin ortaklığı konusunda anlaştı gibi... 9’da

HAFTALIK EKONOMİ VE YAŞAM GAZETESİ

10 Kasım 2012 Cumartesi

Maliye, gözünü serbest meslek erbabına dikti…

Kredi kartından takip yapılıyor

n Maliye, bir kez daha serbest

meslek sahipleriyle ilgili ‘yaptırım’ imasında bulundu. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, NTV canlı yayınında kayıtdışılığın yarattığı gelir kaybını önlemek için kira geliri olanlara önceden hazırlanmış beyanname gönderdiklerini hatırlattı ve yeni hedeflerinin serbest meslek erbabı olduğunu açıkladı.

1.183 KİŞİYE İŞ

n Bu arada Bakan Şimşek, Twitter hesabından 1.183 iş ve meslek danışmanı alınmasına ilişkin kararı imzaladığını bildirdi. 2’de Erkan KORK Ey diken arayan kimse! Cennete girsen bile, orada senden başka diken bulunmaz… 3’te

Yıldız: Enerji üretiminde özel sektörün payını yüzde 75'e çıkaracağız Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, enerji üretiminde kamunun payının giderek azaldığını belirtti. 6’da

Lojistikte dev birleşme 260 milyar lira büyüklüğündeki lojistik sektörü, Borusan’ın Balnak’ı almasıyla hareketlendi. 3’te

Sağlığa zararlı kimyasal içeren ürün ve firmalar açıklandı

Bu 22 ürüne

dikkat! Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü, 22 firmanın sattığı okul çantası, ayakkabı ve kalem gibi ürünlerde, sağlığa zararlı kimyasal madde miktarının limitlerin üzerinde olduğunu belirledi. 12’de

Büyük evlerin yerini 1+1’ler alıyor - 11’de / Hastanelerde yeni dönem - 15’te


EKOLIFE_19_1-859755723.e$S_Layout 1 11/8/12 12:12 PM Page 2

2

Haber

Haritada bile bulunmayan ülkelerle TL ile alışveriş yapıyoruz

TLZone 10 milyar doları buldu BAŞBAKAN Erdoğan'ın "TLZone" fikri uluslararası ticarette çoktan hayata geçti. 188 ülkeye TL ile mal gidiyor. 2008'de sıfır seviyesinde olan yerel parayla ticaret 10 milyar doları buldu. Haritada bile zor bulunan ülkelerle TL ile alışveriş yapıyoruz Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın TLZone önerisi fiili olarak gerçekleşti. Türkiye 188 ülkeye TL üzerinden ihracat, 119 ülkeye de ithalat yapar hale geldi. 4 yılda TL ile ticaret sıfırlı rakamlardan 10 milyar dolara çıktı. Türkiye'de

her 100 dolarlık işlemin neredeyse 4 doları TL ile yapılır oldu. 2008'de ihracatta yüzde sıfır, ithalatta ise yüzde 1.63 olan TL ile ticaretin payı bugün yüzde 3.42'ye çıktı. 2008'de ihracatta 18 milyon dolarlık TL kullanılıyordu. Toplam ihracat içinde TL kullanımının payı yüzde 0.01'di. 2012'nin ilk 9 ayında TL ile ihracat 3.32 milyar dolara çıktı ve payı yüzde 3'e yaklaştı. Benzer bir tablo ithalatta da yaşanıyor. 2008'de TL ile 3.3 milyar dolarlık ithalat yapılırken,

toplam ithalattaki payı yüzde 1.63'di. Bu yılın 9 ayında TL ile ithalatın payı yüzde 3.72'ye, rakamı da 6.5 milyar dolara çıktı. 9 ayda TL ile ticaretin toplamı da 9.89 milyar dolara ulaştı.

Maliye, gözünü serbest meslek erbabına dikti…

Kredi kartından takip yapılıyor MaliyE, bir kez daha serbest meslek sahipleriyle ilgili ‘yaptırım’ imasında bulundu. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, NTV canlı yayınında kayıtdışılığın yarattığı gelir kaybını önlemek için kira geliri olanlara önceden hazırlanmış beyanname gönderdiklerini hatırlattı ve yeni hedeflerinin serbest meslek erbabı olduğunu açıkladı. Şimşek şöylekonuştu: “Biz kira geliri elde edenleri tespit ettik. Beyannamelerini hazırladık. 370 binin üzerinde yeni mükellef kazandık.

Şimdi aynı şekilde serbest meslek erbabı üzerine çalışma yapıyoruz. Serbest meslek erbabının gelirlerine ilişkin bilgi var. Kredi kartı harcamaları, banka hareketleri, seyahatleri var. Devlet olarak birçok veriyi topluyoruz. ‘Yeni bir adım atabilir miyiz?’ diye bakıyoruz. Veriler analiz edilerek adım

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek

atılacak.” Vergi artışına temel olarak alınan yeniden değerleme oranının yüzde 7.8 olması hakkında konuşan Şimşek “Yüzde 7.8 civarında bir rakam olması bekleniyor. Bütün kamu harcamaları en az enflasyon kadar artıyor. Vergi ve harçları en az enflasyon kadar artırmazsak reel değer eriyor. 2013 yılında bazı maktu vergilerin artırılması gündemde” dedi. Enflasyonun iki katından fazla ilk yarıda memura maaş zammı verdiklerini kaydeden Şimşek sözlerini şöyle sürdürdü: “6 aylık bazda enflasyonla maaş artışı arasında fark oluşursa ilave veriyoruz. Şu an ikinci yarıda 3.35 puan. Enflasyon 0.65 puanın altına düşmezse ilave gelebilir. Her 1 puanın bütçeye yükü 1 milyar lira. Bir miktar

enflasyon yılın ikinci yarısında yüzde 4’ü aşabilir. Bu da memura ilave artış olarak dönecektir.”

HaRCaMalaRDaKi iSRaF Maliye Bakanı, kamu harcamalarında israfı azaltmayı amaçladıklarını da belirterek, kamu harcamalarının önceliklendirilmesine, kamu harcamalarında varsa bir takım fazlalıkların gözden geçirilmesine yönelik, “kısılabilecek kamu harcaması var mı”, “yanlış uygulamalar var mı”, bütün bunları gözden geçirmek üzere yeni yaklaşım içinde olacaklarını belirtti. Daha fazla kamu harcamasının, daha fazla vergi yükü ya da daha çok borç anlamına geldiğini anlatan Şimşek, “Bunun başka mucizevi bir yolu yok. Eğer kamu harcaması artarsa iki seçeneğimiz var; ya vatandaştan daha fazla vergi alacaksınız ya da daha fazla borçlanacaksınız. Bu da vatandaşın orta ya da uzun vadede vergi yükünü artırmak demek” dedi.

1.183 KiŞiyE iŞ Bu arada Bakan Şimşek, Twitter hesabından 1.183 iş ve meslek danışmanı alınmasına ilişkin kararı imzaladığını bildirdi.

Altına ve piyasalara

Obama

dopingi

Obama'nın seçim zaferi piyasaları rahatlattı. Seçim sonucunda en belirgin hareket altında yaşanıyor. Analistler altın fiyatının 1800 dolara kadar yükselmesinin beklendiğini belirtiyor. Küresel piyasalarda ABD seçimlerinde Başkan Barack Obama'nın tekrar seçilmesiyle görülen yükselişler dikkati çekiyor. ABD'de Dow Jones endeksi 6 Ekim’i yüzde 1,02 oranında yükselişle tamamladıktan sonra vadeli işlemlerde görülen kayıpların büyük bölümünün seçim sonucunun açıklanmasının ardından geri alındığı görülüyor. Emtia fiyatları da önceki güne göre yükseliş kaydederken, avro/dolar paritesi ise gördüğü en düşük 1,2784 seviyesinden 1,2875'e sıçradı.


EKOLIFE_19_1-859755723.e$S_Layout 1 11/8/12 12:12 PM Page 3

3

Haber

Erkan KORK

Ey diken arayan kimse! Cennete girsen bile, orada senden başka diken bulunmaz…

Aydın’ın mütevazi bir kasabasında kurulan Jantsa 2001 yılında Avustralya’ya yaptığı ilk satışla, satış ağını ve yüzde yüz Türk üretimi ürünlerini 5 kıtaya yaymış oldu.

Aydın’da doğdu dünya devi oldu!

TüRKiyE son 20 yılda güçlenen ekonomisiyle, genç ve dinamik işgücüyle dünya ekonomisinde söz söyleyen ülkelerden biri haline geldi. Anadolu’dan çıkan şirketler, büyüyerek dünya çapında kendi sektörlerinin lider oyuncularına dönüştü. Türk ekonomisinin değişim ve dönüşüm öyküsünü en iyi yansıtan şirketlerden biri olan Jantsa da, küçük bir Ege kasabasından çıkıp, 34 yıllık üretim ve ticari serüveninin sonunda 5 kıtada 80 ülkeye yayılan bayii ağıyla ve teknolojiye yaptığı yatırımla jant sektörünün dünya çapındaki oyuncularından biri haline geldi. Şefik Çerçioğlu tarafından 1977 yılında Aydın’ın Atça ilçesi’nde zirai treyler jantı üretimine başlayan şirket, 80’li yıllarda Türk ekonomisinde oluşan büyüme dalgasıyla paralel bir gelişim gösterdi. İhracatına, 1983 yılında Ortadoğu’daki OEM müşterilerine yaptığı satış ile başlayan Jantsa, 1987 yılında güvenlik standartlarını yükseltme yolunda ilk önemli adımlarını attı. Kamyon ve zirai endüstriyel araç jantları için test merkezi kurdu ve ertesi yıl tubeless kamyon jantı üretimine başladı. Takvimler 1999’u gösterirken Jantsa ürün portföyüne endüstriyel iş makinesi jantlarını eklemiş, ISO 9001 sertifikalandırma sürecinden başarıyla geçmiş halen faaliyetlerini gösterdikleri Umurlu Sanayii Bölgesi’ndeki fabrikasına geçmiş, dünyadaki son teknolojiyle entegre bir şirket haline gelmişti.

1977 Yılında Aydın’da kurulan Jantsa, 34 yılın sonunda 5 Kıtaya yayılan bir başarı öyküsüne imza attı. 2009-2010 yılları arasında yüzde 90’lık kırılması güç bir büyüme rekoruna imza atan Jantsa 80 ülkede 250 bayii kurmakla yetinmedi, 36 milyonluk yatırımla ‘dünyanın en büyük jant fabrikasını Aydın’da kuruyor. aVUSTRalyalIlaR JaNTSa’ya GüVENDi Aydın’ın mütevazi bir kasabasında kurulan Jantsa 2001 yılında Avustralya’ya yaptığı ilk satışla, satış ağını ve yüzde yüz Türk üretimi ürünlerini 5 kıtaya yaymış oldu. 2004 yılında ise şirket Amerikan Taşıma Departmanı’na (DOT) kaydını gerçekleştirmiş,döneminin son teknolojisini kullanan boyama tesisini inşa etmiş, 2005 yılında Jantsa/TITAN ortaklığını kurarak traktör jantı üretimiyle Avrupa’da bulunan OEM firmalar ile çalışmaya başlamıştı. Jantsa’nın doğru büyüme politikaları olumlu meyvelerini verdikçe şirket kurumsallaşma yolundaki en büyük adımlarını atmaya karar verdi.

DüNyaNIN EN BüyüĞü OlDU! Şirketin kurucusu Şefik Çerçioğlu 2007 yılında Jantsa Grubu Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlenirken, Ercan Çerçioğlu da Genel Müdürlük görevine getirildi. Aynı yıl toplam cirosunun yüzde 75’lik kısmı ihracattan elde eden şirket, uluslararası pazarda hak ettiği yeri almaya başlamıştı. Ertesi yıl ise Türkiye’nin en büyük ilk 500 şirketi arasına giren Jantsa, 2010 yılı satışlarını 2009 yılına göre yüzde 90 ora-

nında arttırarak kendi alanında kırılması güç bir rekora imza attı. 2010 yılında Tunus, Meksika ve Kanada ofisleriyle satış ağını genişletti. Ürün yelpazesi’ni genişletme yönünde endüstriyel traktör ve sulama ekipman jantları üretme kararını alan Jantsa, kendi alanında ‘Dünya genelinde en geniş çapta ürün yelpazesine sahip firma’ konumuna ulaştı. İtalyan CLN Group ortaklığına yine aynı yıl imza atan binek araç ve kamyon jantı üretimi için yeni tesis çalışmalarına başlayan şirket, 28 Ağustos’ta İMKB’ye kote olup borsada işlem görmeye başladı. Yılda 2 milyon binek, 1 milyon da ağır vasıta jantı üretmeye hazırlanan ve halen yüzde 82’si Çerçioğlu Ailesi’ne ait olmak üzere 600 ortaklı olan Jantsa elde ettiği gelirlerle yatırımlarına devam etmekte ve CLN Group ile yüzde 50 ortaklıkla kurulan yeni iştiraki JMW ile otomotiv jant üretimine başlamaya haŞefik Şefik zırlanıyor. Çerçioğlu Çerçioğlu Aydın’da açtıkları fabrikanın Tofaş yetkililerince ziyaret edildiğini ve ba-

şarılı şekilde çalışmaların tamamlanmak üzere olduğunun tespit edildiğini söyleyen Jantsa Genel Müdürü Ercan Çerçioğlu, JMW’nin bu yıl içinde 100 kişilik istihdama ulaşacağını ve 2013 yılında 500 bin adet otomobil jant satışı gerçekleştirmesini amaçladıklarını ifade etti. Ercan Çerçioğlu, “Hedefimiz dünyanın önde gelen otomotiv üreticilerine kapasitenin yüzde 50’sini ihraç etmek” diye konuştu. Şirketin büyüme grafiğinden memnun olduklarını dile getiren Jantsa Genel Müdürü Ercan Çerçioğlu, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Şirketimizin yaklaşık piyasa değeri 150 Milyon TL. 2011 yılı itibariyle öz kaynaklarımız 75 milyon TL, net karımız ise 11 Milyon TL seviyesinde. Şirketimiz 2012 yılının ilk altı ayında 44 milyon Dolar ciro elde etti ve yıl sonunda ki hedefimiz ise 85 milyon dolar. Biz başarısını, gücünü halktan alan, ülkesine ve Türk üretimine güvenen bir firmayız. Üretimden gelen gücümüzü kullanmak, başarımızı halkımızla paylaşmak istiyoruz” dedi.

“Çok insan gördüm üstünde elbise yok, çok elbise gördüm içinde insan yok…” Bu haa ki köşemi yazarken çok düşündüm her zaman ki gibi siyaseen mi bahsedeyim yoksa gazetemizin içeriğine uygun bir yazı mı kaleme alayım diye… Sonunda her şeyin temeli olan bir konuya karar verdim. İnsanı yazmak, insanı kağıda dökmek istedim. Bir hışımla geçtim bilgisayarımın başına …. Ben bunu çok iyi anlatırım. Tam da bana göre bir konu dedim. Dedim demesine de işte her şey o anda başladı…. Kim anlatabilmiş ki insanlığı ya da insanları? Uğruna her şeyi ya da herkesi feda eiğimiz insanı bile öyle bir an gelir ki hiç tanımadığınızı anlarsınız ve işte o anda utanırsınız insanlığınızdan onlar adına. Keşke keşke dersiniz yapmasaydım etmeseydim. Ama nafile, geçmiştir. Mişli zamanda kalmıştır pişmanlığınızın etkeni ve ekseni…. Biçare olur, alırsınız elinizi kafanızın arasına düşünürsünüz düşünürsünüz ve işin içinden çıkamazsınız. Yılların adanmışlıkları vardır, sıyrılamazsınız ki bir anda.. İnsanlar vardır yolda bulduklarını yola çıktıklarına değişen…. İnsanlar vardır iki günlük tanıştıklarına dostluk kafiyeleri düzerler.. İnsanlar vardır, benliğini ve bedenlerini makamlara satan… İçki sofrasında meze eder sizi ve kendisini…. İnsanlar vardır gece hayatının neonlu ışıkları altında kutsal olan DOSTLUK terimini meze olarak hoyratça herkese dağıtan … İnsanların sırtına basan şöhret budalaları vardır… Köstebek misali gece ortaya çıkan insanlar vardır… Günışığı alınlarına vurduğundan, gecenin zifiri karanlığında toplarlar zehirlerini şerefli ve onurlu insanlara akıtmak için …. İnsanlar vardır şu yaşanası cennet dünyayı cehenneme çeviren…. İnsanlar vardır açmak istersiniz gözlerini kulaklarını, görmezden gelirler, duymazlar feryadı figanınızı… Ve İNSANLAR İNSANLAR İNSANLAR… Meğerse ne kadar zormuş insanı anlatmak. Sayfaların yetmediği cümlelerin kifayetsiz kaldığı şahsen anlatmakta zorlandığım konu oluverdi insan…. Velhasıl bu haa çuvalladım , sizlere beraber yaşamak zorunda olduğumuz insanların güzel ve farklı yönlerini anlatmak isterken belki de karamsar bir resim çizdim. Ama bunların da var olduğunu ve bu insanlarla aynı havayı solumak zorunda olduğumuzu da hatırlatmak istedim. Yazımı ünlü Alman edebiyatçısı Goethe’nin sözleriyle noktalamak istiyorum. Belki kısadan hisse çıkar diye… ‘’ İnsanların ne kadar kötü olduğunu görmek beni hiç şaşırtmıyor, fakat bu yüzden hiç utanmadıklarını görünce hayretler içinde kalıyorum.’’


EKOLIFE_19_1-859755723.e$S_Layout 1 11/8/12 12:12 PM Page 4


EKOLIFE_19_1-859755723.e$S_Layout 1 11/8/12 12:12 PM Page 5

Haber

Neziroğlu, tesbihe ilgiyi artırdı TüRKiyE’DE tesbih sanatı, son yıllarda Neziroğlu Koleksiyonu ile yeniden önem kazandı. Ankara’da, Türkiye’nin en büyük tesbih koleksiyonlarından biri olan ve beş yılda oluşturulmuş Neziroğlu Koleksiyonu ile birlikte tesbih sanatına ilgi oldukça arttı. Altmışa yakın tesbih sanatçısının eserlerinden oluşan bu nadide koleksiyonun en büyük özelliği, malzeme bakımından oldukça zengin çeşitliliğe sahip olması ve sayısal olarak üç binden fazla sanatsal nitelikli parçadan oluşması. İş adamı Serdar Neziroğlu’nun 2007 yılında bir iş seyahati sırasında, uçakta tesbihle vakit geçirirken “Tesbihi dünyaya nasıl tanıtırım” sorusuyla başlayan bu düşünce, kısa sürede tesbih ustalarını bir araya getirmesiyle hayata geçti. Tesbih koleksiyonunun ardından yaratılan ve üç ciltten oluşan “Türk Tespih Sanatı” adlı dev eserde ise, gün

ışığına çıkmamış tesbihlere ve bu sanatı hala icra eden tesbih ustalarına yer verildi. Eserin ileride 12 ciltten oluşan 24 kitap halinde yayımlanması hedefleniyor. Eserle ilgili internet sitesinde okuyuculara tesbih sanatıyla ilgili bilgiler veriliyor. Neziroğlu Koleksiyonu ile bu kültür mirasına sahip çıkılarak,

Türkiye’de bir tesbih müzesi kurulması ve gelecek nesillere tanıtılması planlanıyor. Serdar Neziroğlu’nun danışmanlığını yaptığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle çekimleri gerçekleştirdiği “TÜRK TESBİH SANATI” Belgeseli nin hazırlıkları ise devam ediyor. Ankara Sheraton Karan Saat ve aynı zamanda Ankara’nın en büyük otomotiv fir-

malarından biri olan Neziroğlu Otomotiv’in, Neziroğlu Exclusive Mağazası’nda olmak üzere iki ayrı cornerda, koleksiyon örneklerinden oluşturulan tesbih satışı da gerçekleşti-

Mamaklı kadınların gelişimine seminer desteği MaMaK aile merkezleri yeni bir uygulama başlatıyor. Aile merkezleri her on beş günde bir kadınlara yönelik seminer vermeye başladı. Pilot uygulamaları başarılı sonuç veren ve Mamaklı kadınların yoğun ilgisiyle gerçekleştirilen seminer çalışmaları hayata geçti. Seminerlerden ilk ikisi ekim ayında Başak Aile Merkezi’nde İnsan ve İletişim, Çocuk ve İletişim konuları üzerine düzenlendi. İletişim ağırlıklı düzenlenen ilk iki seminer alanında uzman iletişimciler tarafından verildi. Aile merkezlerinin kendini sürekli yenileyerek farklı ve başarılı çalışmalara imza atığını söyleyen Mamak Belediye Başkanı Mesut Akgül, “Sosyal yatırımlarımızın odak noktasında bulunan kadın ve çocuklara yönelik birçok destekleyici hizmeti başarıyla sürdürüyoruz” dedi.

KONUlaR, TalEPlERE GÖRE BEliRlENiyOR Başak Aile Merkezi’nde düzen-

Abdullah Kaya, TTNET Genel Müdürü oldu TüRK Telekom Genel Müdürlüğü görevine atanan Tahsin Yılmaz’ın ardından boş kalan TTNET Genel Müdürlüğü koltuğuna kurumun Finanstan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Abdullah Orkun Kaya atandı.

lenen iki seminerin ardından Lalahan Aile Merkezi içinde seminer çalışmaları başladı. Aile merkezleri görevlileri düzenlediği faaliyetler sonrasında Mamaklı kadınlara yönelik birde mini anket çalışması yapıyor. Anket çalışmasıyla aile merkezlerinde verilecek

olan bir sonraki seminerin konusu da Mamaklı kadınların istek ve ihtiyaçları doğrultusunda belirlenmiş oluyor. Oldukça geniş bir yelpazede düzenlenecek seminer konuları arasında; kişisel gelişim, sağlık, iletişim, psikoloji, geri dönüşüm gibi bir çok konu bulunu-

5

Borusan Lojistik, Balnak Logistics’in tamamını satın aldı…

Lojistikte dev birleşme

260 milyar lira büyüklüğündeki lojistik sektörü, Borusan’ın Balnak’ı almasıyla hareketlendi. Borusan Holding CEO’su Agah Uğur, Türkiye’nin en büyük lojistik devinin doğduğunu belirterek, “2015’te hedefimiz 1 milyar dolar ciro” dedi. LOJİSTİK sektörünün lider isimlerinden Borusan Lojistik, yine sektörün önemli isimlerinden Balnak’ın tüm hisselerini satın aldı. Borusan Holding CEO’su Agah Uğur, satın almayla birlikte Borusan Lojistik’in Balnak’ın özellikle güçlü olduğu yurtdışı alanlarında da daha aktif olacağını söyledi. Uğur, “Şu anda iki şirketin toplam cirosu yaklaşık 600 milyon dolar. 2015 hedefimiz ise 1 milyar dolar olacak” dedi. Büyüklüğü yaklaşık 260 milyar TL olarak düşünülen Türkiye lojistik sektörü, sektörün öncü iki kuruluşun birleşmesiyle yeniden hareketleniyor. Borusan Holding’in ilk etapta kendi ihtiyaçlarını gidermek için kurduğu daha sonra 350 milyon dolar ciroya ulaşan Borusan Lojistik, yeni alımla daha fazla alanda sektörde faaliyet göstermeye hazırlanıyor. Borusan Holding CEO’su Agah Uğur, Rekabet Kurulu’na başvuru yaptıklarını belirterek, “Satın alma Rekabet Kurumu tarafından onaylandıktan sonra Borusan Lojistik, satış gelirleri açısından Türkiye lojistik sektörünün lider kuruluşu olacak. Balnak’ın acente ağını kullanacağız.

İş kuracaklara 30 bini hibe 100 bin liralık kredi izmir'de 60 kişi KOSGEB'in sağladığı 30 bin liralık hibe kredi, 70 bin liralık da iki yıl geri ödemesiz ve faizsiz kredi desteğinden yararlanabilecek. İzmir'de Bornova Belediyesi'nin, iş kurmak isteyenler için KOSGEB işbirliğiyle başlattığı Uygulamalı Girişimcilik Eğitim Programı'na yoğun ilgi

gösteriliyor. Bornova Belediye Başkanı Kamil Okyay Sındır, KOSGEB Güney Hizmet Bölge Müdürü Mustafa Çanakçı ile yeni bir eğitim protokolü daha imzaladı. Daha önce 120 kişiye kurstan sonra verilen 30 bin lirası hibe olmak

üzere toplam 100 bin liralık iş kurma desteği, yeni protokolle 60 kişiye daha verilecek. 70 bin liralık kredi, iki yılı geri ödemesiz ve

faizsiz veriliyor. Başkan Sındır, yaptığı açıklamada, "Programa katılanlar, 60 saatlik eğitimin ardından KOSGEB'in sağladığı 30 bin liralık hibe kredi, 70 bin liralık da iki yıl geri ödemesizve faizsiz kredi desteğinden yararlanabilecek" dedi.


EKOLIFE_19_1-859755723.e$S_Layout 1 11/8/12 12:12 PM Page 6

6

Haber

Boşandığı eşiyle yaşayana ‘aylık’ yok

Sağlığa zararlı kimyasal içeren ürün ve firmaları açıklandı

Bu 22 ürüne dikkat! GüMRüK ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü, 22 firmanın sattığı okul çantası, ayakkabı ve kalem gibi ürünlerde, sağlığa zararlı kimyasal madde miktarının limitlerin üzerinde olduğunu belirledi. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü, halk sağlığını tehdit eden ürünleri belirlemek amacıyla, akredite laboratuvarlarda testler yaptırdı. Yapılan testler sonucunda güvensiz bulunan ürünler 'Bazı Tüketici ürünlerinin Tehlikeli Kimyasal Madde İçeriğine Yönelik Piyasa Gözetimi

ve Denetimine İlişkin Tebliğ' kapsamında yayınlandı. Buna göre, 22 firmanın sattığı okul çantası, ayakkabı ve kalem gibi ürünlerde, sağlığa zararlı kimyasal madde miktarının limitlerin üzerinde olduğu belirlendi. Güvensiz bulunan ürünler ve bunları üreten firmalar şöyle: üRüN FİRMA *Canbo Kids spor ayakkabısı Cauillo çocuk ayakkabısı Akınal Ayakkabıcılık *Roxy okul çantası Akkuş Saraciye *Alper keçeli kalem Alper Kırtasiye-Bekir Alper *Finding Nemo ışıklı tükenmez kalem Adel Kalemcilik *Mini kalem çantası

Caner Saraciye *Pretty Girl tükenmez kalem Cem Kırtasiye *Kalem kutusu, beslenme çantası, silgi,kurşun kalem Dönmezler Lisans&Kırtasiye oyuncak *F90 ve Bakugan baskılı okul çantası Gani Tekstil ve Saraciye *Okul çantası Gençler çanta *Filet model ayakkabı Gezer Ayakkabı *Kalem çantaları ve beslenme çantaları Hakan çanta *Hilal sırt çantası Hilal çanta promosyon ve tekstil *Leather Collection erkek kemeri Karagözoğlu Saraciye *Erkek çocuk ayakkabısı Murat Kundura *Tesillo spor ayakkabı

Set Plastik *Glubox Sulu boya ve Erich Krause Drive silgi Smart Ofis Kırtasiye *Mikro soft 2B Renkli Sarı ve 2B 20 Beyaz silgi Şahin Kırtasiye Hırdavat *Lucky Prince pastel boyanın beyazplastik altlığı Şarkgülü Kırtasiye *Space Kids ayakkabı Uzay Plastik-Mehmet Asef dedekurt *Racer Sırtçantası Yasmina Çanta-İsmail Kartal *Flash&Dash kalem çantası,Winx Club Silver Tattoo kalem çantası,Winx Club Straberry Fruitbeslenme çantası Yaygan Saraciye Kırtasiye ve Oyuncak *Figürlü TükenmezKalem NT Kitap Kırtasiye Büro Malzemeleri

SOSyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Fatih Acar, boşandığı eşiyle yaşayanların aylıklarının kesilmesi ve ödenen aylıkların geri alınmasına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesi denetiminden de geçtiğini ve halen yürürlükte olduğunu belirterek, “Bu nedenle bu durumdaki kişilerin aylık almaları hala yasalara aykırı bir durumdur ve uygulamalarımız da bu yönde devam edecektir. Bu konudaki mahkeme kararları ise bu kişilerin ayrıca suç işleyip işlemediğine yani ceza hukukuyla ilgili olup, aylık alma hakları olduğuna ilişkin değildir” dedi. Acar, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “gelir ve aylık bağlanmayacak haller” başlıklı 56. maddesinin son fıkrasında, “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96. madde hükümlerine göre geri alınır” hükmünün bulunduğunu hatırlattı.

Genelevde para basacak

aVUSTURyalI işadamı milyon dolarlar yatırarak Avrupa'nın en büyük genelevini kuruyor. Avusturya'nın başkenti Viyana'nın yakınında 1000 misafir kapasiteli olarak açılacak olan genelev yaklaşık 20 milyon dolara mal olacak. "FunMotel" isimli genelevin 147 odası olacak ve etrafı 3 metrelik çitlerle çevrilecek. İngiliz Daily Mail gazetesinin

haberine göre, genelevin yatırımcısı işadamı Peter Laskaris, belediyenin kendilerine yasal ruhsat verebildiğini ve 4 yıldızlı otel kalitesinde hizmet vereceklerini belirtti. Halen Avusturya’nın başkenti Viyana’da da büyük bir genelev işleten Laskaris, yeni işletmenin “genelev” kavramının çıtasını tıpkı bir “manavdan süpermar-

kete geçiş” gibi yükselteceğini duyurdu. Viyana merkezli 8Quadrant'ın projelendirdiği genelev 2014'te açılacak. Etrafta yaşayan halkın tedirgin olmaması için genelevin tam adresi şimdilik açıklanmıyor ve her açıklamada farklı bir lokasyon verilerek projenin engellenmesi önleniyor. Avusturya hükümeti genelevlere resmi izin veriyor.


EKOLIFE_19_1-859755723.e$S_Layout 1 11/8/12 12:12 PM Page 7

7

Denizcilik

Bülent Şafak

İzin çıkmadı ama seferler başlıyor

İDO’yla seyahatine çıkan yolcular, yeni masaüstü ekranların sunduğu olanaklardan ve keyifli seçeneklerden yararlanarak, daha rahat ve de eğlenceli bir seyahat geçirecekler.

İDO’yla yolculuk artık daha keyifli

yOlCUlaRINa konforlu, hızlı ve keyifli yolculuk deneyimleri sunan İDO, geliştirdiği yeni seçeneklerle seyahat keyfini daha da artırmaya, teknolojiden yararlanarak yeni olanaklar yaratmaya devam ediyor. İDO yolcuları, İDO’nun Yenikapı-Bursa-Yenikapı ve Yenikapı-Bandırma-Yenikapı hatlarında çalışan Orhangazi, Turgut Özal ve Adnan Menderes feribotlarıyla gerçekleştirdikleri seyahatlerinde, business koltukların önlerinde yer alan masa üstlerine yerleştirilen yeni ekranlar sayesinde birçok kolaylıktan yararlanabilecek, seyahat deneyimlerini daha eğlenceli yaşayabilecekler. Orhangazi feribotundaki 246 Business koltukta, Turgut Özal ve Adnan Menderes feribotlarında ise 126 Business koltuğun önüne konulan masaüstü ekranlarda, yolculuk boyunca film seyretmek, müzik dinlemek, oyun oynamak, internet erişimi sayesinde e-postaları kontrol etmek yahut haberleri takip etmek mümkün. İş seyahatine çıkan yolcular da, çocuklarıyla birlikte seyahat eden aileler de,

İDO’nun üç ayrı feribotunda hizmete giren masaüstü ekranlarla, İDO seyahatleri artık daha keyifli ve eğlenceli hale geliyor. İDO’yla yolculuklarında artık dileyen film izleyip oyun oynayacak, dileyen e-postalarını kontrol edip haberleri takip edebilecek…

Orhangazi feribotundaki 246 Business koltukta, Turgut Özal ve Adnan Menderes feribotlarında ise 126 Business koltuğun önüne konulan masaüstü ekran bulunuyor.

İDO’nun yeni masaüstü ekranlarında sunduğu olanaklardan

ve keyifli seçeneklerden yararlanarak, daha rahat ve de eğlen-

celi bir seyahat deneyimi yaşayacaklar…

izMiT Körfezi’nde, Bursa ve İzmir yönüne, günlük ortalama 4 bin aracın taşındığı ve ‘en kârlı hat’ olarak da bilinen Gebze Eskihisar ile Yalova Topçular arasında feribot hattında İDO’ya rakip olan Narlı Feribot, bir ay içinde seferlerine başlayacağını açıkladı. Negmar Grup bünyesindeki Narlı Feribot’un Genel Müdürü Bülent Şafak “Gemilerimiz geldi, yakında seferlerimize başlayacağız” dedi. Seferlere üç feribotla başlayacaklarını ardından sayının beşe çıkacağını belirten Şafak, gemilerin hız ve kapasitelerinin Eskihisar-Topçular hattında var olan gemilerin iki katı olduğunu söyledi. Şafak, "Gemilerimiz, ortalama 120160 arası araç, 400-800 arası yolcu kapasitesine sahip. Gemilerin hızı 12 knot. Bu açıdan daha çevreci bir yanımız olacak. Önceleri her yarım saatte bir, feribot sayısı beşe çıkınca da 20 dakikada bir sefer yapacağız. 7 gün 24 saat seferlerimiz devam edecek" diye konuştu. Geçişlerin 25 dakika süreceğini ve bölgedeki trafiği rahatlatacağını vurgulayan Şafak, şöyle konuştu: "Rekabetçi fiyatlar uygulamayı planlıyoruz. Normal yolculardan 2, öğrencilerden 1 lira alacağız. 66 aya kadar olan çocuklardan ücret almayacağız." Öte yandan, bütün bu gelişmeler yaşanırken Negmar’a henüz izin çıkmadı.


EKOLIFE_19_1-859755723.e$S_Layout 1 11/8/12 12:12 PM Page 8

8

Enerji

Türkiye, jeotermal kaynak zenginliğinde Avrupa birincisi

10 yılda enerji sektörümüzde 50 milyar doların üzerinde yatırım yapıldı. Ülkemizdeki elektrik santrallerinin toplam kurulu gücünü 54 bin MW’ye çıkardık. Hidroelektrik santrallerimizin kurulu gücünü ise 12 binden 18 bin MW’ye ulaştırdık. Rüzgarda kurulu gücümüz bin MW düzeyine geldi. 2011 ‘in ilk günlerinde yürürlüğe giren “Yenilenebilirde İyileştirme” yasasıyla güneş enerjisinden üretilen elektrik için alım garantisi ve diğer türlere göre daha yüksek bir tarife verildi. Bu yıl güneş enerjisi santrallerinin yapımına başlanıyor. İlk anda 600 MW’lik güneş santrali yapılmasını öngörüyoruz. Türkiye Jeotermal enerjide, 31 bin 500 MWt potansiyeli ile kaynak zenginliği açısından Avrupa’da birinci sırada yer alıyor. Bu potansiyele rağmen 10 yıl Öncesine kadar atıl durumda olan Jeotermal sahaları değerlendirdik. 2002 yılında elektriği ithal eden bir ülke olarak devraldığımız Türkiye’yi talepteki yüzde 50′Iİk artışa rağmen, kendi ihtiyacını karşıladığı gibi elektrik ihraç eden bir ülke haline getirdik, özel sektörün, enerjideki payını yüzde 32′den

yüzde 55′e çıkardık. Yani enerji alanındaki yatırımları, devletin sırtına yüklemeden, büyük ölçüde özel sektörümüzün gücünü ve dinamizmini devreye sokarak gerçekleştirdik. Ülke İçindeki doğalgaz dağıtım hatlarını geliştirme çalışmalarımız da kesintisiz sürüyor. Doğalgaz hattı götürdüğümüz il sayısını dokuzdan 71′e çıkardık -64 ilimiz fiili olarak doğalgaz kullanıyor. 4 bin 510 kilometre olan doğalgaz boru hatlarının uzunluğu 12 bin kilometreyi aştı. Enerji noktasında sadece yeni yatırımlarla yetinmiyor, Türkiye’yi bir enerji koridoru, terminali yapmak için de çalışmalarımızı yoğun şekilde sürdürüyoruz. “Şahdeniz 2″ anlaşmasını Azerbaycan ile imzaladık. Azerbaycan ileTANAP’ın ilk adımını attık. Nükleer enerji konusunda Akkuyu’da çalışmalarımıza başladık. Sinop’a kurulacak ikinci santral için görüşmeler Çin, Japonya, Güney Kore ve Kanada ile yürütülecek. 2023′e kadar enerji ihtiyacımızda doğalgazın, petrolün ve yenilenebilirin payını yüzde 30′a, nükleer enerjinin payını da yüzde 10′a ulaştırmayı hedefliyoruz.

Türkiye Jeotermal enerjide, 31 bin 500 MWt potansiyeli ile kaynak zenginliği açısından Avrupa’da birinci sırada yer alıyor.

TPAO 2023 yılı enerji hedefini açıkladı TüRKiyE Petrolleri Anonim Ortaklığı resmi internet sitesinde, 2023 Yılı Enerji İhtiyacı hedefi şöyle açıklandı: "Milli Petrol Şirketi TPAO, ülkemizin artan petrol ve doğalgaz talebini karşılamak amacıyla, öncelikle öz kaynaklarımızın değerlendirilmesi kapsamında, yurtiçinde kara alanlarında (Trakya, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri) ve son yıllarda Karadeniz başta olmak üzere denizlerimizde pek çok petrol ve doğalgaz arama ve üretim projeleri gerçekleştirmektedir. Son 10 yılda ülkemizdeki jeolojik saha faaliyetlerinin yüzde 90'ını, jeofizik saha faaliyetlerinin yüzde 84'ünü, sondaj faaliyetlerinin yüzde 59'unu, ülkemizde üretilen ham petrolün yüzde 71'ini ve doğalgaz üretiminin ise yüzde 56'sını TPAO gerçekleştirmiştir. Ülkemizin her geçen gün artan petrol ve doğalgaz ihtiyacını yurtiçi ve uluslararası arama ve üretim faaliyetleri ile karşılama yönündeki vizyon ve misyonunu oluşturan TPAO, son yıllarda geliştirdiği yeni arama stratejisi ile faaliyetlerini Türkiye'nin aranmamış alanlarına ve özellikle deniz alanlarına yönlendirerek, son yıllarda büyük bir yatırım hamlesi gerçekleştirmiştir.”

Yıldız: Enerji üretiminde özel sektörün payını yüzde 75'e çıkaracağız ENERJi ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, enerji üretiminde kamunun payının giderek azaldığını belirterek, "2002'de kurulu güçle yüzde 68 olan kamu payı şu an yüzde 46'ya tekabül ediyor." Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, enerji üretiminde kamunun payının

SAİTEM Başkanı ve Sakarya üniversitesi Volkan Çetin, şu anda ürettikleri arabaların öğle güneşinde 70 kilometre hızla hiç durmadan gidebildiğini belirtti.

Güneşten ilham alıp mucit oldular ÇEVRE ve Enerji dersinden etkilenerek yola çıkan üniversite öğrencilerinin kurduğu Sakarya Üniversitesi İleri Teknolojiler Uygulama Topluluğu (SAİTEM), alternatif kaynaklarla çalışan çok sayıda araç üretti. Türkiye'ye uluslararası yarışmalarda da temsil eden SAİTEM, kendi ürettiği malzemelerle alternatif enerjilerle çalışan araçlar

üretiyor. Tamamı üniversite öğrencilerinden oluşan SAİTEM ekibi, 9 yılda 1 güneş teknesi, 6 farklı güneş arabası, 3 hidrojen arabası ve bir elektrikli araba üretmeyi başardı. SAİTEM Başkanı ve Sakarya Üniversitesi öğrencisi Volkan Çetin, ürettikleri araçların önümüzdeki yıllarda insanlar tarafından gündelik yaşamda kullanılacağını anlattı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız

giderek azaldığını belirterek, "2002'de kurulu güçle yüzde 68 olan kamu payı şu an yüzde 46'ya tekabül ediyor. Özel sektörün payı ise yüzde 54'lere çıktı. Hedefimiz, özel sektörün payını yüzde 75'e çıkarmak" dedi. Taner Yıldız, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO)'nda gerçekleştirdiği basın toplantısında, Türkiye enerji sektörünü değerlendirdi. Ülkede 2011'de pek çok alanda enerjide 116 milyon ton petrole denk gelen bir kullanım oluştuğunu bildiren Yıldız, 2023 hedefinde 218 milyon ton petrole tekabül eden bir enerji yapısının söz konusu olacağını aktardı. Türkiye'nin elektrik enerjisi üretiminin 229 milyar kilovatsaati (Kwh) bulduğunu dile getiren Yıldız, Türkiye'nin tükettiğinden daha fazla enerjiyi üretebilecek bir yapıya ulaştığını da kaydetti. Enerji üretiminde kamunun payının giderek düştüğünü anlatan Yıldız, "2002'de kurulu güçle yüzde 68 olan kamu pa-

yının şu an yüzde 46 dolaylarında. Özel sektörün payının ise yüzde 54'e çıktı. Özel sektörün yeni kurduğu tesislerin kamunun elindeki 25-30 yıllık santrallerden daha yüksek olduğu için, sektörün elektrik üretimindeki payı yüzde 61'lere çıktı" dedi. Türkiye'nin enerjide kurulu gücünün şu anda 55-56 bin Megavat (MW) civarında olduğuna işaret eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, halen 60 bin MW'lik realize edilmeyi bekleyen lisans müracaatı bulunduğunu duyurdu. Geçen 10 yılda elektrik üretiminden dağıtımına, iletimine kadar tüm enerji sektöründe 50 milyar dolar yatırım yapıldığını ifade eden Yıldız, "Bunun yüzde 61'ini özel sektör gerçekleştirdi" diye konuştu. Konuşmasında kömürün Türkiye için son derece önemli olduğunu da anlatan Taner Yıldız, halen dünyada yıllık 7 milyar ton kömür tüketildiğini, bu tüketimin de yaklaşık yarısını tek başına Çin'in gerçekleştirdiğini vurguladı.


EKOLIFE_19_1-859755723.e$S_Layout 1 11/8/12 12:12 PM Page 9

9

Havayolu

Atatürk

Havalimanı AVM oluyor iSTaNBUl'UN kuzeyinde yapılacak yeni havalimanı için ihale hazırlıkları sürüyor. Yılda 150 milyon yolcu kapasitesiyle dünyanın en büyüğü olarak hizmete girecek yeni havalimanının açılmasının ardından Atatürk Havalimanı'nın tasfiye edilmesi planlanıyor. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın yürüttüğü çalışmalar kapsamında tasfiye çalışmalarına 31 Aralık 2016'dan itibaren başlanacak. Önce Atatürk Havalimanı'nda maddi değeri yüksek ama hafif ürünlerin kargo taşımacılığı yapılacak. Ayrıca alan, özel uçakların kullanabileceği boyutta küçültülecek ve ticari, turistik amaçlı imara açılarak finansal kaynak yaratılacak. Bu gelir yeni havalimanı ve şehrin inşaatı için finans kaynağı olarak kullanılacak. Bakanlığın eylem planına göre havaalanıyla birlikte çevresindeki fuar ve İstanbul Dünya Ticaret Merkezi binaları da dönüşüme tabi tutulacak. Ayamama Deresi çevresinde başlatılan yüksek prestijli turizm ve ticaret merkezi kapsamında Atatürk Havalimanı alanı da küresel ticaret ve fuar merkezi olarak kullanılacak. Havalimanının küçültülmesiyle ortaya çıkan araziler ticari olarak değerlendirilecek.

BElEDiyE ONaylaDI Bakanlık yetkililerince sürdürülen çalışmalar kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile görüşmeler yapıldı. Yetkililer, İstanbul Büyükşehir Belediyesi mülkiyetindeki Dünya Ticaret Merkezi arsalarının da düzenlemeye katılmasını istiyor. Eylem planı olarak hazırlanan çalışmanın nihai şekli yeni havalimanı ihalesinin tamamlanmasının ardından belli olacak.

THY-Lufthansa dünyayı uçuracak

BAŞBAKAN Erdoğan ile Şansölye Merkel, Lufthansa ve THY'nin ortaklığı konusunda anlaştı. Birleşme olursa dünyanın ikinci dev havayolu şirketi doğacak. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dünya havayolu piyasasını altüst edecek bir açıklama yaptı. Erdoğan, partisinin Kızılcahamam kampında Almanya Başbakanı Angela Merkel'in "Lufthansa ile Türk Hava Yolları'nı ortak işletmeciliğe sokalım" teklifine olumlu yanıt verildiğini söyledi. Başbakan, "Angela Merkel'in teklifine 'tamam' dedim. Şu anda projelerimizin içinde var. Türk Hava Yolları ile Lufthansa müşterek adım atabilir" dedi. İki havayolunun birleşmesi durumunda dünya devi bir şirket doğacak. Yeni şirket dünyada ikinci sıraya oturacak. Halen dünyada yolcu kapasitesi bakımından Delta Air Lines 6.881 milyar ile ilk sırada bulunuyor. Onu 5.037 milyar ile American Airlines, 3.909 milyarla da United Airlines izliyor. Lufthansa 3.499 milyar ile 5, THY ise 1.576 milyar yolcu kapasitesiyle 21'inci durumda. İki havayolu şirketi birleşirse yeni firma 5.075 milyarlık yolcu kapasitesiyle dünyanın ikinci havayolu

‘Lufthansa ve THY birbirinden hisse alacak’ iddiası

KOTİL: “LUFTHANSATHY HEYECAN VERİCİ” olacak. Piyasa değeri 9 milyar dolar, çalışan sayısı da 135 bin olan dev bir şirket ortaya çıkacak. İki havayolu şirketinin meydan sayısı ise 1 milyon 300 bini bulacak. THY Genel Müdürü Temel Kotil de, Başbakan Erdoğan ve Angela Merkel'in ‘Lufthansa-THY ortak yönetimi' önerisi için “Nihai kararı genel kurul verecektir. Ancak bu teklifin Almanya Başbakanı'ndan gelmesi heyecan verici” dedi Nihai kararın THY'nin yapılacak genel kuruluyla alınabileceğine dikkat çeken Temel Kotil, “Bizim Lufthansa ile 1989'da beraber kurduğumuz Antalya merkezli SunExpress ile başlayan bir ortaklığımız var.

2008'den bu yana da Star Alliance havayolu ittifakında beraberiz. Lufthansa yöneticileri ile Uluslar arası Hava Taşıyıcıları Birliği (IATA) ve Avrupa Havayolu Birliği (AEA) ile yönetimde birlikte görev yapıyoruz” THY'nin son yıllarda ciddi büyüme kaydettiğini ve Avrupa'da önemli bir yere geldiğini belirten Temel Kotil, “Bu yaklaşım, Türkiye'nin havacılıktaki önemini, İstanbul'un hızla transit merkezi haline gelmesini ortaya koyuyor. Başbakanımızın konuşmasında söylediği gibi İstanbul'da yapılacak üçüncü havalimanı, Türkiye'nin ve THY'nin önemini daha da arttıracak” dedi.

Samsung ve Boeing’den ortak Ar-Ge yatırımı

SaMSUNG Electronics ve Boeing arasında gerçekleşecek çalışmalar öncelikle uçak içi eğlence ve iletişim teknolojilerine ve fabrika verimliliğinin artırılmasına odaklanacak. Samsung Electronics ve Boeing uçak içi eğlence

ve iletişim teknolojilerini geliştirmenin yanı sıra fabrika içi verimliliğini artırmak için gerçekleştirilecek araştırmalarda birlikte çalışmayı planladıklarını duyurdu. Dünyanın en büyük havacılık şirketiyle dijital medya ve di-

jital yakınsama teknolojilerinin dünya lideri arasında imzalanan mutabakat zaptı, Kore’nin Boeing’in uçak üretim faaliyetleriyle endüstriyel ilişkilerini genişletmesine ve derinleştirmesine yardımcı olacak.

İngiliz ekonomi gazetesi Financial Times’ın (FT) Almanya baskısında, Türk Hava Yolları (THY) ile Alman Lufthansa Havayolları’nın birbirinden karşılıklı hisse almayı konuştuğu yazıldı. FT Deutschland, haberini Lufthansa’ya yakın kaynaklara dayandırdı. THY ise, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na dün yaptığı açıklamada, “Lufthansa ile mevcut işbirliğine ilave olarak farklı bir yapılanma konusu düşünce aşamasında. Bir görüşme ya da karar yok” dedi. İki şirketin yakın işbirliğine gitmeyi görüştüğünü geçen hafta Başbakan Tayyip Erdoğan açıklamıştı. Almanya Başbakanı Angela Merkel’le görüşmesini aktaran Erdoğan, “Merkel bana şunu teklif etti: ‘Lufthansa ile THY’yi ortak işletmeciliğe sokalım’. ‘Tamam’ dedim. Türk Hava Yolları’mız ile Lufthansa’da böyle bir müşterek adım inşallah atabiliriz, atacağız” demişti.


EKOLIFE_19_1-859755723.e$S_Layout 1 11/8/12 12:12 PM Page 10

10

Otomotiv

Porsche tam gaz rekora koşuyor

OICA Başkanı Patrick Blain; 2008 yılında yaşanan global krizden sonra, Avrupa’nın bu kez de Euro krizine girdiğini belirtti.

Kalitesiz üretim yapan fabrika kapanacak! KüRESEl sanayinin temsilcileri İstanbul’da ‘Dünya Otomotiv Sanayii’nin Gelecek 10 Yılı’nı değerlendirdi. Yaklaşık 25 ülkeden 45 temsilcinin katılımı ile gerçekleştirilen toplantıda tüm ülke temsilcileri; “Dünya Otomotiv Sanayiinin Gelecek 10 Yılı” ana başlığı altında “Ekonomik gelişmeler ve ülke stratejileri”, “Dünyada tüketici tercihlerinin değişimi” ve “Dünyada bireysel ulaşım ve gelecek 10 yıl içinde karşılaşılacak riskler ve fırsatlar” konu başlıklarında görüşlerini ve değerlendirmelerini paylaştılar. Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan, OICA Başkanı Patrick Blain, Avrupa’da krizin bir süre daha devam edeceğini, üreticilerin katma değeri yüksek ürünleri ülkelerinde tutup, seri üretimle-

Otomotiv Sanayi Derneği’nin (OSD) aktif üyesi ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olduğu “Uluslararası Otomotiv Sanayicileri Birliği-OICA” yıllık olağan Genel Kurul Toplantısı için İstanbul’da bir araya geldi.

rini ülke dışına taşımalarının sadece krizi aşmak için değil, aynı zamanda büyüyen yeni pazarların taleplerini karşılamak için olduğunu söyledi. Avrupa’da talebin düşük olmasından ötürü, üretimin de düşük düzeyde devam edeceğini anlatan Blain verimlilik ve kalite açısından daha iyi şirketlerin bu süreci daha kolay atlatacaklarını ifade etti. Blain, “Türkiye iyi bir konumda iken, İspanya gibi bir takım başka ülkelerde ise özellikle esneklikle ilgili birtakım müzakereler devam ediyor. Şu an herkes biliyor ki Türkiye

dahil olmak üzere Avrupa’da çok sayıda fabrika var. Gereğinden fazla fabrika var. Bunların içinde maliyet, verimlilik ve kalite açısından kötü durumda olanlar varsa kapanacak” diye konuştu. 2008 yılında yaşanan global krizin hemen ardından, Avrupa’nın bu kez bir de Euro krizine girdiğini belirten Blain bu gibi ortamlarda devletlerin şirketlere gerek üretimi, gerek satışı gerekse kredi kolaylaştırıcı destekler vermesinin normal olduğunu söyledi. Bunu ‘Avrupa prensiplerine’ ya da ‘liberal ekonominin’ ruhuna aykırı bulmadığını dile

Nissan, Juke Nismo ile ezber bozuyor Nissan, TüYAP’ta düzenlenen olan 14’üncü Uluslararası Otomobil Fuarı İstanbul Autoshow 2012’de Juke Nismo modelinin Türkiye lansmanını gerçekleştirdi. Türkiye’de satışa sunduğu 6 modelini ve modellerin versiyonlarını fuarda

sergileyen Nissan Türkiye, fuara özel 0 faiz kampanyası ve ÖTV farkı yansıtılmayan fiyatları ile ziyaretçilerini salon 2’de

ağırlayacak. Nissan Türkiye standında fuar boyunca Navara, Note, XTrail ile birlikte jenerik modeller arasında yer alan Micra Ailesi’nden Puzzle ve Platinum; Juke Ailesi’nden Nismo, Shiro; Qashqai Ailesi’nden Yeni 1.6 dci Platinum, Sport, Sky ve +2 versiyonları yer alacak.

getiren Blain “Bunu Amerika bile şirketleri zora girince hiç düşünmeden yaptı” diyerek PSA’ya 7 milyar Euro kredi için garantör olan Fransız hükümetine destek çıktı. Hatırlanacağı gibi bu destek özellikle Almanya tarafından sert bir şekilde eleştirilmişti.

TEPKilER GERi DÖNüyOR Blain, üretimini Avrupa dışına çıkaran bazı markaların İtalya ve Fransa gibi ülkelerdeki toplumsal tepkiyi azaltmak için bir kısmını bu ülkelere taşımalarının tartışıldığını söyledi.

PORSCHE, kriz dönemleri de dahil tüm zamanların üretim rekorunu kırarak sergilediği performansla geçen yılın üretim kapasitesine bu senenin ilk 9 ayında ulaştı. Son yıllarda ürettiği farklı modellerle pazar payını ve müşteri portföyünü geliştirmek isteyen ünlü lüks otomobil üreticisi Porsche, Avrupa ve dünya otomotiv piyasalarında önceki yıllarda yaşanan krizlere rağmen satış rekorlarına koşuyor. Porsche, kriz dönemleri de dahil tüm zamanların üretim rekorunu kırarak sergilediği performansla geçen yılın üretim kapasitesine bu senenin ilk 9 ayında ulaştı. Lüks otomobil üreticisi Porsche 100 bin rekorunu geçen yıl kırmıştı. İhracatını özellikle Çin ve Amerika’ya yapan Porsche, Avrupa Birliği ülkelerindeki ekonomik daralmadan da olumsuz etkilenmedi. Uzmanlara göre böyle bir rekorun kırılmasında gelişmekte olan ülkelerin talepleri önemli rol oynuyor.

‘En güçlü jeep’ 2 günde 2 adet sattı

Ülkemizde Tofaş tarafından temsil edilen Jeep markası, gelmiş geçmiş en hızlı ve güçlü Jeep modeli olarak ön plana çıkan Grand Cherokee SRT8, fuar kapsamında tanıtılmasıyla birlikte Türkiye’de de satışa sunuldu.

Yeni Honda görücüye çıktı Yeni CR-V ve Civic Hatchback modellerini Türkiye’de ilk kez Autoshow 2012’de görücüye çıkaran Honda, standında 12 otomobil ve 2 motosikleti de ziyaretçileriyle buluşturdu. Bu yeni model, 1.6lt dizel

motoruyla hem sürüş performansı hem de yakıt verimliliği konusunda kendi kategorisinde başı çekiyor. Honda’nın fuar kapsamında sergilediği diğer yeni modeli CR-V ise kalitesi, kullanışlılığı ve zarafetiyle yine Paris Motorshow’dan sonra Türkiye’deki müşterilerin beğenisine sunuluyor.


EKOLIFE_19_1-859755723.e$S_Layout 1 11/8/12 12:13 PM Page 11

İnşaat&Emlak

Büyük evlerin yerini

1+1’ler alıyor yOĞUN çalışan, yalnız yaşayan, çocuksuz ya da tek çocuklu aileler, son dönemde 1+1 ve 1+0 dairelerde oturmayı tercih ediyor. Bu nedenle inşaat firmaları, yeni projelerinde küçük metrekareli dairelere daha fazla yer vermeye başladı. Hatta yeni satışa çıkacak projelerinin yüzde 80’ini bu tip küçük konutlara ayıran firmalar da var. Ekonomik ve sosyal nedenlerden dolayı tüm dünyada ve Türkiye’de ‘solo yaşam’ denilen yalnız yaşama trendinin giderek yükseldiğini söyleyen AREAS Proje Pazarlama Genel Müdürü Murat Bozkurt, “Yalnız yaşayanlar da daha rahat kontrol edebilecekleri, giderleri daha düşük olan küçük evleri tercih ediyor. Site içerisinde ve merkezi lokasyonlarda yer alan 1+1 ve 1+0 daireler küçük olmasına rağmen konforu da beraberinde getiriyor” dedi.

“KüÇüK OlSUN BENiM OlSUN” 1+1 ve 1+0 dairelerin yatırım ya da oturma amacıyla alındığını belirten Bozkurt şöyle devam etti: “Oturma amaçlı alanlara baktığımızda ilk sırada yoğun çalışan, bekar ve kendi evinde oturmak isteyenler var. Bu kişiler çoğunlukla hayatlarında ilk defa ev alıyorlar. Kirada oturmak yerine küçük de olsa kendi evlerini tercih ediyorlar. Yine çocuksuz ya da tek çocuklu ailelerin yanı sıra artık çocuklarıyla yaşamayan orta yaş ve üzeri ailelerin de 1+1’leri tercih ettiğini görüyoruz. Aidatların düşük, ısıtma ve elektrik giderlerinin az olması, insanları bu tip konutlarda yaşamaya itiyor. Ayrıca sitede ya da iyi bir semtte yaşamak isteyen ancak büyük daireleri almaya ekonomik olarak güçleri yetmeyenler de küçük metrekareli daireleri alarak bu hayallerini yerine getiriyor”. Büyük şehirlere belli bir süreliğine tayin olan memurların da hem kira ödememek hem de

Tüm dünyada ve Türkiye’de yalnız yaşama trendinin giderek yükseldiğini söyleyen AREAS Proje Pazarlama Genel Müdürü Murat Bozkurt, “Yalnız yaşayan insanlar daha rahat kontrol edebilecekleri, giderleri daha düşük olan küçük evleri tercih ediyor.

görev süresi sonunda alımlarından kar etmek için küçük daire aldığını dile getiren Bozkurt, “Geliri azalan insanlar da kira ödemek istemediklerinde en ekonomik çözüm olarak küçük dairelere geçmeyi tercih ediyor. Ayrıca ayrılan çiftler de boşandıktan sonra, daha rahat kontrol edebilecekleri kendilerine ait küçük dairelere yöneliyor” açıklamasında bulundu. Küçük metrekareli konutları yatırım amacıyla alan kişiler hakkında da bilgi veren Murat

Bozkurt şöyle devam etti: “1+1 ve 1+0 dairelerin fiyatı daha büyük metrekareli konutlara göre daha düşük. Bu da konut alıcısına cazip geliyor. Ayrıca bu tip küçük dairelerin daha hızlı prim yapması, ikinci el piyasada daha kolay alınıp satılmasını sağlıyor. Ayrıca 1+1 ya da 1+0 dairelerde kira çarpanı kriterine göre yatırımın geri dönüşü, büyük dairelere göre daha kısa zamanda gerçekleşiyor”. Küçük metrekareli dairelerin kullanıcılarının da bulunduğu

yere göre farklılık gösterdiğini ifade eden Murat Bozkurt, “Özellikle üniversitelere yakın yerlerdeki 1+1 ve 1+0 daireler öğrenciler tarafından tercih ediliyor. Şehrin merkezi yerlerindeki ya da havaalanlarına yakın yerlerdeki küçük daireleri ise işadamları kullanıyor. Misafirlerini otelde ağırlamak istemeyen firmalar genelde bu tip daireleri alıp misafirhane olarak değerlendirmeyi tercih ediyor” diye konuştu.

Sarphan Finans Park'ın ticari alanlarından rekor prim SaRP Group'un İstanbul Finans Merkezi'nde inşa etmekte olduğu Sarphan Finans Park projesinde yer alan ticari alanlar yüzde 100 prim getirisi sağladı. Sarp Group'un TOKİ iştirakleri Emlak Konut GYO ve Emlak Pazarlama İnşaat (EPP) işbirliğiyle Ataşehir'de İstanbul Finans Merkezi'nin tam kalbinde inşa etmekte olduğu yaşam ve iş merkezi Sarphan Finans Park'ta yer alan mağaza-

lar, İstanbul Finans Merkezi'nin (İFM) hemen girişinde yer almaları nedeniyle şimdiden yüzde 100 prim sağlamış bulunuyor. Yatırımcısına ve işini geliştirmek isteyen sektörel çevrelere sunduğu potansiyel avantajlarının yanı sıra rekor prim kazandıran Sarphan Finans Park ticari alanları, İstanbul'un prim rekortmeni ticari merkezlerinin başında geliyor. İstanbul Finans Merkezi'nin

bölgede iş kurmak, geliştirmek ya da yatırım yapmak isteyen çevrelere benzersiz avantajlar sunacağını ifade eden Sarp Group Yönetim Kurulu Başkanı Alaaddin Akar, Sarphan Finans Park'ta yer alan ticari alanların henüz aktif hale gelmeden yüzde 100 prim sağladığını, merkez tamamlandığında ise hem daha yüksek prim getireceğini hem de eşsiz iş fırsatları sağlayacağının altını çiziyor.

11 Türkiye'nin en büyük kongre merkezi açılıyor

aVRUPa'NIN en büyük 10 merkezinden olacak Efes Kongre Merkezi'ni kasım sonunda Başbakan Erdoğan açacak. Merkezle hedef İstanbul'un kongre yükünü azaltmak. Avrupa'nın en büyük 10 merkezinden biri olan Efes Kongre Merkezi açılış için geri sayımda. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından kasım sonunda hizmete açılacak merkez 75 milyon dolara mal oldu. Merkez İstanbul 'un kongre yükünü azaltmayı hedeflerken İzmir Fuarı'na da tehdit oluşturuyor. Aydın Kuşadası'nda, Çam Limanı mevkiinde Komer AŞ'ye tahsis edilen parsel üzerinde 13.500 metrekare taban, 43.054 metrekare kapalı alana sahip Efes Kongre Merkezi'nde ulusal ve uluslararası kongreler, bayi toplantıları, seminerler gerçekleştirilmesi amaçlanıyor. Merkez'in 2013 doluluk hedefi 120 gün. Kongreler, seminerler, bayii veya çalışan toplantıları, otomotiv dahil birçok sektörün geniş çerçevede ürün lansmanı, konserler, Kuşadası Limanı'na gelen cruise yolcularına verilen öğle yemekleri hedeflenen etkinlikler arasında yer alıyor.

Bağcılar'a sinemalı park geliyor

Bağcılar Belediyesi kuruluşunun 20'inci yılı dolayısıyla 33 bin metrekare alan üzerine Kent Parkı'nı inşa ediyor. Çok fonksiyonlu olarak planlanan parkta açık sinema da olacak. Bağcılar Belediyesi, kuruluşunun 20'inci yılında devasa bir yatırıma hazırlanıyor. Her geçen gün meyve bahçelerinin sayısının arttığı Bağcılar'da şimdi de 33 bin metrekarelik bir alan üzerine Kent Parkı kuruluyor. Fevziçakmak Mahallesi'nde planlanan park, tamamlandığında Bağcılar'daki en büyük yeşil alanlardan biri olacak. Çok yönlü olarak planlanan parkta, araziye uyumlu olarak 3 kademeye oturtulmuş ve toplam kullanım alanı bin 110 metrekare olan bir kafeterya bulunuyor. Su oyunlarının da olacağı parkta ayrıca bir de açık sinema yer alacak. Yer altı otoparkının da olacağı parkta Bağcılarlılar, piknik yapabilecek. Yürüyüş yolları ve spor aletlerinin planlandığı parkta, isteyen vatandaşlar spor yapabilecek.


EKOLIFE_19_1-859755723.e$S_Layout 1 11/8/12 12:13 PM Page 12

12

Turizm

Erken davranana 200 euro indirim Erken rezervasyon indirimleri yurtdışı kampanyalarıyla başladı. Seyahat acenteleri üç ay önce rezervasyon yaptırana 200 euro indirim yapıyor. Yurtiçinde ise indirimler bu ay sonunda başlayacak. BayRaM tatili sonrasında uzun yaz sezonunu kapatan turizmciler, 2013 için çalışmalara şimdiden başladı. Seyahat acenteleri geçen yılda aralık- ocak aylarında başladıkları erken indirim dönemini 'süper erken rezervasyon' kampanyalarıyla öne çekti. Sektörde özellikle yurtdışı turlarda uygulanan erken rezervasyon indirimleri dikkat çekiyor.

HEDEF 10 BiN KiŞi Hem oteller hem de seyahat acantaları bu kampanyalarla 2013 doluluklarını garanti etmeyi hedefliyor. Kampanyalarda özellikle yurtdışı seyahatlerde 'ne kadar erken rezervasyon yaparsan o kadar erken ödersin' modeli

uygulanıyor. Jolly Tur süper erken indirim kampanyasında yurtdışında kişi başına 20 euroya kadar indirim uygulamaya başladı. Jolly Tur Genel Müdürü Figen Erkan, "Yurtdışında süper erken rezervasyon uygulamasına başladık. Bu kampanyada rezervasyonunu erken yaptıranlar kademeli olarak bazı indirimlerden yararlanıyor. Örneğin yurtdışı turunu 90 gün öncesinde satın alanlar kişi başı 200 euro, 60 gün öncesinden satın alanlar 150 euro, 30 gün öncesinden satın alanlar ise 100 euro indirimden yararlanacak" diye konuştu. Erkan, "7 gece ve üzeri konaklamalarda 200 euro indirim uygulanırken 5 gece ve üstüne

150 euro uygulanıyor" dedi. Geçen yıl da aynı kampanyayı yaptıklarını söyleyen Erkan, 10 bin kişi hedeflediklerini de sözlerine ekledi. Erken rezervasyon yapanların yurtdışı tatil sigorta paketinden de yararlandığını dile getiren Erkan, yurtiçindeki erken rezervasyon kampanyalarına ise kasım sonu itibariyle başlamayı planladıklarını sözlerine ekledi. Yurtdışında erken rezervasyon kampanyaları ilgi görürken yurtiçinde ise büyük acenteler kampanyalara başlamaya hazırlanıyor. Şu anda sadece internet üzerinden online satış yapan sitelerde kampanyalar başlamış durumda.

"Dünyanın 8. harikası" gün yüzüne çıkarılıyor! HaDRiaN Tapınağı, gün yüzüne çıkarılıyor. Erdek'teki yaklaşık 3 bin yıllık Kyzikos Antik Kenti'nde yapılan kazı çalışmaları 2006'dan bu yana sürerken, çalışmalar kapsamında dünyanın en büyük tapınakları arasında yer aldığı belirtilen, bazı araştırmacılarca ''dünyanın 8. harikası'' olarak gösterilen Hadrian Tapınağı, gün yüzüne çıkarılıyor. Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi

ve kazı başkan yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Korkmaz Meral, Kyzikos Antik Kenti'ndeki ilk kazıların 1989 yılında başladığını ancak bazı nedenlerle 1997'de sonlandırıldığını söyledi. Çalışmaların, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın des-

teğiyle, 2006'da Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Nurettin Koçhan başkanlığında tekrar başladığını ifade eden Meral, burada dünyanın en büyük tapınakları arasında gösterilen Hadrian Tapınağı bulunduğunu anlattı. Hadrian Tapınağı'nın 1. yüzyılda yapıldığını ifade eden Meral, ''117 yılında deprem oluyor. Roma İmparatoru Hadrian, 124 yılında Kyzikos'a gelince, üzülüyor. Yardım ediyor. Büyük çapta destekte bulunduğu için bölge halkı da ona karşı vefa borcunu ödemek için tapınağın adını Hadrian koyuyor'' dedi.

Komşu, 800 yatını Türklere sattı... YUNAN Elefteros Tipos gazetesi, Türk vatandaşlarının, iflasın eşiğindeki Yunanistan’dan son 2.5 yılda yaklaşık 800 yat satın aldığını yazdı. Gazete, 800 yatın bir kısmını zor durumda olan Yunan profesyonel yatçılık firmalarının Türk firmalarına sattığını, yatların büyük bir kısmını ise, ekonomik darboğazdaki Yunan yatseverlerin düşük fiyatla elden çıkarmak zorunda kaldığını belirtti. Elefteros Tipos bu yatları “yeni nesil” Türk yatçılarının satın aldıklarını kaydetti.

SEKTÖR BATIYOR... Gazete satılan yatlar arasında değeri milyon euro’lara varan, 30 metrenin üstünde yatlar bulunduğu üzerinde durdu. Gazete haberini “800 yat Türklere beş paraya satıldı” başlığı ile duyurdu. Gazete, Türkiye’nin deniz turizminde bu yıl yüzde 10.5 gibi müthiş bir büyüme kaydedeceğini belirtti. Ege ve Adriyatik denizlerinin bu yaz Türk yatları ile dolup taştığına dikkati çeken Elefteros Tipos gazetesi, Yunanistan’da yat turizmi sektörünün kriz rakamlarına da yer verdi.


EKOLIFE_19_1-859755723.e$S_Layout 1 11/8/12 12:13 PM Page 13

13

Teknoloji

İnternete TC'li giriş yapacağız! En yaygın olarak kullanılan "com" uzantısı ile biten internet alan adlarına bir yenisi daha ekleniyor. ".TC" uzantılı alan adı seçenekleri de sunulacak.

.TC alan adının sahibi olan İngiliz Adams Names şirketini satın alan Alman kökenli INTERSTATE şirketinin Türkiye’de kurduğu TCNET Internet'in sunacağı, .TC uzantısı 3 aşamada hizmetine sunulacak. Markaların ve kurumların internet ortamında isimlerinin farklı kişilerce alınmasıyla yaşadıkları mağduriyeti göz önünde bulunduran TCNET yönetimi, sorumlulukları gereği pazara girdikleri ilk 9 günü yalnızca Marka Tescil Belgesi olan kurum ve kişilere özel kayıt haftası olarak ayırdıklarını açıkladılar. “.TC” uzantılı alan adı kullanan markala-

hinden itibaren ise “.TC’’ uzantısı, isteyen herkesin kullanımına sunulacak. TCNET Genel Müdürü Ertan Ulutaş “.TC’’ uzantısını Türkiye’de pazara sunarken hem internet sektörüne kolaylık ve katma değer sağlayacaklarını hem de yabancı bir yatırımcıyı teknolojisi ile beraber Türkiye’ye getirmiş olacaklarını söyledi. ".gov" uzantısının Amerikan Devleti’ne ait bir uzantı olduğunu belirten Ulutaş, sosyal sorumluluk gereği tüm kamu kurum ve kuruluşlarına .TC uzantısını ücret almadan vereceklerini söyledi.

rın haklarını korumak amaçlı olarak girişimde bulunan TCNET yönetimi, tüketicilerle yaptığı sözleşme gereği herhangi bir itilafta İstanbul Ticaret Odası’nın kurduğu Hakem Kurulu’nun kararlarına uyacak.

KaMUya üCRETSiz VERilECEK Diğer uzantılarla ilgili yurtdışı mahkemelerde haklarını arayan marka, kişi ve kurumlar “.TC’’ uzantısında böyle bir sorun yaşamayacak. 3 Aralık 2012 tari-

Artes D821 Tablet PC ile güç sizde! ARM Cortex A9 işlemcili, 1.5 Ghz hıza sahip ve Dual Mali 400 GPU çift çekirdek teknolojisiyle desteklenen 8" ARTES D821 gücüyle maksimum performansa dokunun! 3D oyunlar, Full HD filmler, sosyal medya, fotoğraf albümü ve daha pek çok multimedya deneyimi 8” Artes D821 ile şimdi sizin elinizde. Oyun tutkunları Artes D821 tablet ile Android 4.0 destekli 3D dahil tüm oyunları gerçekmiş gibi keyifle yaşayabiliyor! Dual Mali 400 Görüntü işlemcisi ile en net, en parlak ve en akıcı görüntüler artık parmaklarınızın ucunda. Ayrıca D821, G-Sensör özelliğiyle dokunuşlarınızı algılar ve tabletinizi sağasola sallamak zorunda kal-

mazsınız. 2160p üstün görüntü kalitesi için HDMI kablonuzu televizyonunuza bağlayın ve sadece arkanıza yaslanın. Artes D821'iniz ile altyazı destekli film izlemenin tadını çıkarın. Uzun pil ömrüyle size şarj aletini unutturacak

Artes D821 tabletinizi, gerekirse hem adaptör, hem usb ile şarj edebilirsiniz! ONLİNE TUTKUNLARI İÇİN D821 DOĞRU SEÇİM! Facebook, Twitter veya Linkedin hesabınıza USB 3G modeminiz ile dilediğiniz her yerden giriş yapabilirsiniz. Arkadaşlarınızla

sosyalleşirken video paylaşıp, rahatça istediğinizi izleyebilirsiniz. üstelik D821'in 8” ekran ayrıcalığıyla. Artes D821 tablete, dahili 16GB HDD ve SD kartlar sayesinde artı 32GB alan ekleyebilirsiniz. Tüm müziklerinizi, fotoğraflarınızı, filmlerinizi depolayabilirsiniz. Usb, Hdmi, Mikro Sd ve Kulaklık bağlantısı, yüksek ses gücü, 0,3 MP ön, 2.0 MP arka olmak üzere çift kamera, Android 4.1 Jellybean ile yüzde 100 uyum, 8” ve 5 nokta kapasitif dokunmatik ekran ve 1024x768 çözünürlük. Bir tabletten beklediğiniz her detay, üstün teknolojiyle Artes D821 Tablet PC'de. Siz de durmayın, güce dokunun!

Acer, Microsoft Surface’ı bekliyor

TaBlET piyasasını hareketlendirmesi beklenen Microsoft Windows RT için üreticilerden değişik tepkiler gelirken Acer, Surface’ın piyasadaki durumuna göre hareket edeceğini açıkladı. Microsoft’un kendi işletim sistemini barındıran tabletlerini piyasaya süreceğini açıklamasının ardından tek olumsuz tepki veren büyük üreticilerden Acer, Windows RT tabanlı cihazlarını bekletiyor. 2013 yılının ilk çeyreğinde piyasaya sürmeyi planladığı tablet-

lerin Microsoft’un piyasadaki performansına göre kullanıcıların beğenisine sunulacağı bilgisi verildi. Aslında planlarının önümüzdeki yılın başlarında Windows tabanlı tabletleri piyasaya sürmek olduğunu dile getiren

Acer Başkanı Jim Wong, “Surface nedeniyle Ar-Ge çalışmaları-

mız durmayacak ancak daha dikkatli adımlar atacağız. Buna göre önümüzdeki yılın ikinci çeyreğinden önce Windows RT işletim sistemli tabletleri çıkarmayı düşünmüyoruz” dedi. ARM tabanlı Windows tablet geliştirdiklerini belirten Acer Başkanı, fiyat konusunda da çekinceleri bulunduğunu dile getirdi.

2 numara da

sattı!

SOSyal ağın yöneticileri de hisselerini satıyor. 18 Mayıs'ta halka açılan dünyanın en büyük sosyal ağı Facebook'ta büyük yatırımcıların yanı sıra üst düzey yöneticiler de gemiyi terketme yarışına girdi. Sosyal ağın çalışanlarının sahip olduğu hisselerdeki alım satım sınırlandırması 29 Ekim'de sona erdi. Yasağın sona ermesinin ardından hisselerini ilk satan operasyon yöneticisi (COO) Sheryl Sandberg oldu. Facebook'un kurucusu ve CEO'su Mark Zuckerberg'ten sonra şirketteki en önemli ikinci isim olan Sandberg elindeki Facebook hisselerinden 7.44 milyon dolarlık kısmı sattı. Sandberg'in elinde 20 milyon dolarlık daha Facebook hissesi bulunuyor. Öte yandan sosyal ağın avukatı Theodore Ullyot ve ve finans şefi David Spillane de hisselerini satmayı tercih etti. Satıştan Ullyot 3,1 milyon dolar, Spillane ise 5,5 milyon dolar kazandı. Kullanıcı sayısı 1 milyarı aşan Facebook'un kurucularından Dustin Moskovitz ve Facebook direktörü Peter Thiel da daha önce hisse satmıştı. Facebook'un kurucusu ve CEO'su Mark Zuckerberg ise Eylül 2013'e kadar hisselerini satmayacağını duyurdu.


EKOLIFE_19_1-859755723.e$S_Layout 1 11/8/12 12:13 PM Page 14

14

Kültür&Sanat

''Hiç'ten Gelenler'' sergisi

''HiÇ'TEN Gelenler'' hat ve tezhip sergisinin açılışına katılan Arınç, ''Üretilen eserlere sahip çıkmalıyız, satın almalıyız, hediye etmeliyiz'' dedi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, İş Holding'in desteğiyle açılan ''Atölye Hiç''te üretilen eserlerden oluşan ''Hiç'ten Gelenler'' hat ve tezhip sergisinin açılışına katıldı. Milli Kütüphane'deki serginin açılışı Arınç, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Murat Mercan, İş Holding Yönetim Kurulu üyesi İlkem Şahin ve tezhip sanatçısı Nilgün Alp tarafından gerçekleştirildi. Başbakan Yardımcısı Arınç, açılış öncesindeki konuşmasında, hat sanatına verdikleri destek dolayısıyla İş Holding'e teşekkür etti. Hat, tezhip, ebru ve hilye-i şeriflerin önemini vurgulayan Arınç, ''Bu sanatlarımızın yaşatılması ve medeniyetimizin içinde tuttuğu yerin gösterilmesi bence çok önemli.

Özellikle son yıllarda hat sanatına, ebruya karşı büyük bir ilgi var'' dedi. Daha sonra sergiyi gezen Arınç'a, İlkem Şahin ve tezhip

sanatçısı Nilgün Alp tarafından eserlerle ilgili bilgi verildi. Bir hat sanatçısının çalışmasını da izleyen Arınç'a, atölyede yapılan tablo hediye edildi.

Kendisine hediye edilen tablo için teşekkür eden Arınç, herkesin evinde hat, tezhip veya ebru sanatından örnekler olabileceğini belirtti.

Beyoğlu'nun sinemaları AVM'lere yeniliyor 'Hem yumuşak hem hesaplı' sanat!

iNGiliz basını, Şakir Gökçebağ'ın 2010'da Almanya'da sergilediği tuvalet kâğıtlarından yapılan eserlerini haberleştirdi. Sanatçı "İnternetle yeniden keşfediliyorum" dedi Sanat hayatını uzun yıllardır Almanya'nın Hamburg kentinde sürdüren Şakir Gökçebağ (47), son günlerde internetin dikkat çeken isimlerinden biri haline geldi. Bunun nedeni ise Gökçebağ'ın 2010'da Almanya'nın Tübingen kentinde bulunan Galleri Peripherie'de açtığı "Simple Present" adlı sergisinde yer alan eserlerinin internet üzerinden paylaşılıyor olması. Son olarak Daily Mail internet sitesi, Gökçebağ'ın "Simple Present" adlı sergisini, yeni açılmış bir sergi gibi haberleştirdi. "Simple Present" sergisinde Gökçebağ, tuvalet kağıtlarından hazırladığı eserleri sanatseverlerin beğenisine sunmuş ve dikkatleri üzerine toplamıştı. Gökçebağ, SABAH'a, son zamanlarda internet sayesinde nasıl "yeniden keşfedildiğini" anlattı: "Aslında yeni keşfedilmiş bir sanatçı değilim. Ama son zamanlarda da internet sayesinde yeniden keşfedildim. Önemli internet siteleri, şahsi internet sitemde yer alan görselleri yayınlamaya ve sitemin adresini vererek sanatseverleri yönlendirmeye başladı. Bu yönlendirmeler de hızla yayıldı. Brezilya'dan Çin'e kadar birçok sanatseverden mailler alıyorum." dedi.

TARİHİ sinemalara ve sanat filmlerine olan ilgi, AVM'lerdeki sinemalar nedeniyle her geçen gün azalıyor. İstiklal Caddesi'ndeki ''Cadde-i Kebir Sinemaları'' olarak anılan tarihi sinemalar, AVM sinemaları rekabet edemeyerek kapanmaya yüz tuttu. Adı Beyoğlu ile özdeşleşen sinemalardan biri olan Sinepop, kasımda kapısına kilit vurarak, AVM'lere yenilen ''sanat sinemaları'' arasındaki yerini ala-

cak. Tarihi Beyoğlu Sineması'nda soruları yanıtlayan Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) Kurucu üyesi ve Onursal Başkanı Atilla Dorsay, gidişatın kötü olduğunu ama geleceğe dair umutlarını koruduğunu söyledi. Beyoğlu, Atlas ve FİTAŞ

gibi salonların sinemaseverleri ağırlamaya devam ettiğini hatırlatan Dorsay, Emek ve Alkazar sinemalarının da zamanla açılarak Beyoğlu'nun eski sinemasal havasına katkıda bulunacağını aktardı.

Mickey ve arkadaşları Anadolu turnesinde UZUN süredir İstanbul'da 'Disney Live! Mickey'nin Müzik Festivali' adıyla gösteri yapan Mickey Mouse ve arkadaşları; Şubat ayına kadar sürecek Anadolu turuna çıkıyor! 'Disney Live! Mickey'nin Müzik Festivali', Türkiye

turuna çıkıyor. 6 Aralık'ta Bursa'dan başlayacak olan Türkiye turnesi; Ankara, Sam-

sun, Kayseri, Konya, Adana, İzmir, Antalya ve Gaziantep'in ardından Şubat ayında son bulacak. Mickey Mouse ve arkadaşları, bu müzikal gösteride; 'Küçük Deniz Kızı', 'Aladdin' ve Disney/Pixar'dan 'Oyuncak Hikayesi'nin yıldızlarıyla beraber renkli bir eğlence sunuyor.

Sanat yüreklere Dokunabilmektir. yüreğimize Dokunanlara... Hülya TURAN

Bir zamanlar mankenden oyuncu, daha sonrada mankenden şarkıcı furyası başlamıştı, mankenden oyuncu eğer biraz yeteneği var ise vizyonu da rolü ile örtüşüyor ise eh işte olabiliyor.. Mankenden şarkıcı oldu mu diye düşünürsek, istisna bir ya da iki isim dışında çok başarılı sonuçların çıktığı söylenemez.. Amma ve lakin son zamanlar da Sanatçı dan yönetmenlik konusunda oldukça başarılı isimler var olmaya başladı. Mahsun Kırmızıgül bu konu da başı çekti ve filmleriyle odukça ses getirdi doğrusu, Konservatuar mezunu olan Kırmızı gül aldığı müzik eğitimi, yeteneği ve azmi ile müzik dünyasında ülkemiz başta olmak üzere Orta doğu ve daha bir çok ülkenin en başarılı ismi oldu ve zirveye oturdu. Sinema hayatında yöneiği filmlerle önemli ödüller aldı, her iki sektörde de başarısının sebebi neydi dersiniz? Öncelikle yaptığı işi son derece ciddiye alıyor olması bence. Diğer yandan başarısının en büyük kaynağı, toplumsal sorunlara duyarlı olmasıydı tabiki… Bizim ülkemizde insanları anlayabiliyor ve onların yüreğine dokunabiliyorsanız eğer, başardınız demektir!.. Özellikle müzikte ve sinema da bu böyle, sanaa, haa siyasee bile bu değişmez kural… Sanırım Mahsun Kırmızıgül’ün başarısının altında tam da bu yatıyor… Mahsun’dan sonra Özcan Deniz de müzik kariyerinde Avrupa da sesini duyurmuş ve sayısız ödüller almıştı. Özcan Deniz’in de Sinema sektöründe yönetmenliği ve hikayeleri ile son derece başarılı olacağına inanıyorum.. Evet yaşamın her alanında eğitim son derece önemli, ama sanat yaratıcılık ve sabır isteyen bir olgu, Sanatçı demek; duyarlılık demek, geniş düşünebilmek, hayal gücünü kullanabilmek demek, etranda haa dünyada olup bitenleri gözlemlemek, hissedebilmek, anlayabilmek ve tüm bunlar ışığında insanların yüreğine dokunabilmek demek. Geçtiğimiz haa Özcan Deniz’den yeni bir film ‘’Evim sensin’’ vizyona girdi. Film Son derece duygusal bir aşk öyküsünü anlatıyor… Bir çoğumuzun yaşadığı hazin bir aşk öyküsü olduğuna inanıyorum, İzleyenlere ne hisseirdi bilmiyorum ama bakalım Özcan Deniz ‘’ Evim Sensin’’ ile yüreklerimize dokunabilmeyi başarabilecek mi?


EKOLIFE_19_1-859755723.e$S_Layout 1 11/8/12 12:13 PM Page 15

15

Sağlık&Yaşam

Hastanelerde yeni dönem iDaRi yapıdaki köklü değişiklikle yöneticilerin görevleri yeniden tanımlandı, kamu hastane birlikleri faaliyete geçerek 87 genel sekreter atandı. Başhekimler artık sadece tıbbi hizmetlerden sorumlu olacak. Sağlık bakanlığı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı Hasan Çağıl, 2 Kasım’da başlayan yeni dönemi anlattı. Türkiye genelinde 87 kamu hastane birliğinin faaliyete geçtiğini bildiren Çağıl, “Kamu hastane birlikleri, kamu hizmeti sunan hastanelerin, her ilde bir tane kurulan birlik bölgesi içerisinde tek bir yönetim altında toplanmasıdır” dedi. İstanbul, Ankara ve İzmir'de birden fazla birlik bulunduğunu ifade eden Çağıl, bu nedenle 87 birlik genel sekreterinin görev yapacağını bildirdi.

Sağlık Bakanlığı'na bağlı hastanelerde idari işleyiş, 2 Kasım Cuma gününden itibaren yeni bir döneme girdi.

hizmet sunmak olduğunu dile getiren Çağıl, “Bir yöneticinin karnesinde hangi notlar olacak?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Sağlık hizmetlerini, hastaneleri her yönüyle takip ediyoruz. Hazırladığımız çok değişik karne notlarını oluşturacak parametreler var. Mesela en önemli-

leri çalışanlarla hastaların memnuniyeti. Bu en önemli parametrelerden birisi. Yine hastalarımızın sağlık hizmetine ulaşmasındaki süreler. Gecikme var mı, zamanında ulaştırabiliyor muyuz veya ihtiyaç olan malzemeyi temin edebilme kabiliyeti. Bunu doğru bir şekilde takip etme. Bunun gibi yüze yakın parametre karne notunu oluşturacak. Hizmet kalitesi, tıbbi hizmetin kalitesi, aynı hastanın tekrar hastaneye gelme oranı gibi birçok parametre var. Bunlar yöneticilerimizin karne notlarını oluşturacak.” Yılda iki kez genel değerlendirme yapılacağını, bunun haricinde her ay gözlemciler vasıtasıyla notlar verileceğini ifade eden Çağıl, obezite mücadelesi yapan ya da 112 acil gibi

bakanlığın diğer birimlerinin vereceği notların da göz önüne alınacağını söyledi. Bazı önemli parametrelerin yerine getirilmemesi halinde ise yöneticilere ikinci bir şans tanınmayacağını vurgulayan Çağıl, “Ciddi sağlık problemlerine sebep olabilecek, vatandaşımızın sağlık hizmeti alımını aksatabilecek ciddi noktalarda affetme, ikinci şans verme, ikinci altı ayı bekleme imkanımız yok. O noktalarda kötü not alındığında hemen ilişiği kesilecek” diye konuştu. Bir soru üzerine, hastanelerdeki başhekimlerin görev tanımlarının da değiştiğini bildiren Çağıl, başhekimlerin geçmişte hastanelerin tüm yönetiminden sorumlu olduğunu anımsattı. Ancak ülkede eğitimi verilmesine rağmen sağlık idare-

SÖzlEŞMEli yÖNETiCi DÖNEMi Yeni sistemle gelen en önemli değişiklikle hastaneler ve bunların bağlı olduğu birliklerdeki yöneticilerin tümünün sözleşmeli hale geldiğini anlatan Çağıl, sözleşme süresince bu yöneticilerin belirli kriterler baz alınarak karneyle takip edileceğini bildirdi. Karnesi iyi olanların görevine devam edebileceğini, yeterli başarı gösteremeyenlerin ise ya kazancının düşeceğini ya da “sınıfta kalacağını” bildiren Çağıl, bunların sözleşmesinin sona ereceğini kaydetti. Sistemden amacın, hastanelerde vatandaşa daha iyi

ciliğinin gelişemediğine dikkati çeken Çağıl, şu bilgileri aktardı: “Bundan sonrası için başhekim dediğimiz kişileri gerçek anlamda hekimlik hizmetlerinin, tıbbi hizmetlerin sorumlusu haline getiriyoruz. Onlar için hekimbaşı ya da tıbbi hizmetler direktörü diyebiliriz. Sadece tıbbi hizmetlerden, tıbbi hizmeti veren kişilerin, nöbetlerin, çalışma yerlerinin planlanması. Yani bugünkü başhekimlik, sağlık hizmetine artık ağırlık olarak yönelmiş bulunuyor. Verdiğimiz sağlık hizmetinin kaliteli olup olmadığı, doğru hizmeti verip vermediğimiz hususları tamamen bugünkü başhekimlerin sorumluluğunda olacak.” "ÖzEllEŞTiRMEyE Mi GiDiyOR?" “Kamu hastane birliklerinin kurulmasıyla, bir süre sonra kamu hastanelerinin özelleştirilmesinin gündeme geleceği” tartışmalarının anımsatılması üzerine Çağıl, “Ülkedeki sağlık sistemi, hizmet sunumunda oluşmuş fiyatlar, özel hastanelerin bile 'lütfen bizi kamu satın alsın' dediği bir dönemde, kamu hastanelerinin özelleştirilmesi hiç bir zaman gerçekleşmez ki bu sistem bunu da öngörmüyor” dedi. Sistemin, tamamen işini beceremeyen yöneticilerin, kamunun sağladığı olanaklar içinde oturduğu koltuktan kalkmaması hadisesini ortadan kaldırdığını vurgulayan Çağıl, bunun sağlık hizmetinin gelişmesini bugüne kadar engelleyen en önemli problemlerden biri olduğuna dikkati çekti.

Kalp krizi geçirecek misiniz? Sahibi ve Sorumlu Yazıişleri Müdürü Mega Kültür, Sanat, Turizm ve Dış Ticaret Ltd. Şti. adına Erkan KORK Genel Koordinatör Bora AKCİL Genel Yayın Yönetmeni Hülya Beydilli

Genel Yayın Danışmanı Celal DEMİR

Haber Müdürü Sarp AKINCI

Görsel Yönetmen Talha Feyyaz DUYAR

İstihbarat Hakan KORK

Reklam Müdürü Burak YALNIZER

Baskı Öncesi Hazırlık LOJİMEDYA AJANS Ankara Temsilcisi Şeyda ÖZALP

S. Arabistan Temsilcisi Osman EDRESS

O.Doğu Temsilcisi Hamza KORK

İnternet Sitesi Editörü Necati TURAN

Baskı MİLSAN Basın Sanayi-İnönü Mahallesi, Muammer Aksoy Cad. Dere Sk. No: 70 - 34620 Sefaköy - K.Çekmece / İSTANBUL Dağıtım YAYSAT Yayın Türü YAYGIN, SÜRELİ Yönetim Yeri Hürriyet Cad. No: 1 Kat: 18 Skyport Residance Beylikdüzü/İSTANBUL Ekolife, basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.

Kalbini merak eden aynaya baksın

DaNiMaRKa'Da yapılan bir araştırma, “Kalbinin ne durumda olduğunu öğrenmek isteyen kişilerin aynaya da bakmaları gerektiğini” ortaya koydu. Araştırma, yaşlı görünen kişilerin, kalp hastalığına yakalanma olasılığının genç görünen yaşıtlarından daha yüksek olduğunu gösterdi. Amerikan Kalp Derneği'nin Los Angeles'taki konferansında ele alınan araştırma çerçevesinde Danimarka'da 11 bin kişinin ayrıntılı görünümleri çıkarıldı. Bundan

35 yıl sonra araştırmacılar, alnı açılan, kel kalan, kulak memesi yakınında kırışıklık görülen ve göz kapakları çöken kişilerin, bu dört göstergeden birine sahip olmayanlara göre kalp krizi geçirme olasılığının veya bu kişilerde damar tıkanıklığına rastlama ihtimalinin daha yüksek olduğunu tespit etti. Öte yandan uzmanlar, yüzün herhangi bir yerindeki kırışıklığın ve saçların ağarmasının büyük risk doğurmadığını, bunların yaşlanmanın doğal sonucu olduğunu belirtti.

Uykusuzluk kalp krizine ve felce neden oluyor UyKU güçlüğü çeken insanların kalp krizi geçirme riskinin 2.3, felç riskinin 1.99 kat fazla olduğu belirlendi. Tayvanlı araştırmacılar 4 yıl Ulusal Sağlık Sigortası veri tabanını inceledi. 45 yaş ve üstü 43 bin kişiden 10 bin 871’inin uykusuzluktan mustarip olduğu belirlendi. 424 kalp krizi ve 3 bin 307 felç vakasında uykusuzluk hastalarının oranı diğerlerine göre 2 kattan fazla çıktı. Uzmanlar uykusuzluk ile kalp-felç arasında somut bağlantı olmadığını belirtirken, vücudun yeterli uyku almadığı anlarda “savaş ya da kaç” stratejisinin aktifliğinin buna neden olabileceğini bildirdi.


EKOLIFE_19_1-859755723.e$S_Layout 1 11/8/12 12:13 PM Page 16

16

Spor

Türkiye, FIFA dünya sıralamasında geriliyor

Süper listede

iSPaNya, Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) dünya sıralamasında zirvedeki yerini korudu. FIFA tarafından açıklanan Kasım ayı dünya sıralamasında İspanya, 1564 puanla zirvedeki yerini korudu. Listede Türkiye, 2 basamak gerileyerek 639 puanla 38'inci sırada yer aldı. Türkiye'nin 2014 Dünya Kupası elemeleri D Grubu'ndaki rakiplerinden Hollanda, 1 basamak düşüşle 1128 puanla 7'nci, 9 basamak yükselen Romanya 669 puanla 37'nci, 19 basamak birden yükselen Macaristan 753 puanla 30'uncu, 15 basamak birden gerileyen Estonya 430 puanla 84'üncü ve 2 basamak düşen Andorra ise 13 puanla 203'üncü sırada bulunuyor.

Galatasaray ikinci sırada JUVENTUS'UN, İnter mağlubiyetiyle sona eren 49 maçlık yenilmezlik serisi, Avrupa kulüpleri arasındaki en uzun 13'üncü seri oldu. Galatasaray ise Fatih Terim yönetimindeki 1998 ile 2000 yılları arasında Türkiye liginde deplasmanda çıktığı maçlarda namağlup unvanını 40 maç koruyarak, “Avrupa kulüpleri arasında, ulusal liginde üst üste en uzun süre deplasmanda yenilmeyen” takımlar sıralamasında 2'nci sırada yer aldı. İnter'in, İtalya Birinci Futbol Ligi'nin (Serie A) 11'inci haftasında, Juventus'u 3-1 yenmesinin ardından 49 maçlık yenilmezlik unvanı sona eren Juventus, “Avrupa kulüpleri arasında, ulusal liginde üst üste en uzun süre yenilmeyen” 13'üncü takım olarak tarihe geçti. 15 Mayıs 2011'de başladığı 49 maçlık se-

risi, 3 Kasım 2012'ye kadar süren Juventus, 13'üncü basamağı, İsveç temsilcisi Malmö, Estonya temsilcisi Levadia Maardu (yeni adı Levadia Tallinn) ve İngiltere temsilcisi Arsenal ile paylaşıyor. Romanya takımı Steaua Bükreş, 17 Ağustos 1986 ile 9 Eylül 1989 arasında 106 maç üst üste yenilmeyerek, Avrupa ligleri tarihinin en uzun yenilmezlik unvanını elinde bulunduruyor. Moldova kulübü Sheriff Tiraspol'un 63 maçla ikinci sırada bulunduğu listede, İskoçya ekibi Celtic ise 62 maçla üçüncü sırada yer alıyor. Türk takımlarından Beşiktaş da 7 Nisan 1991'den 6 Aralık 1992'ye kadar üst üste 48 maç kaybetmeyerek, listenin 14'üncü sırasında bulunuyor. Trabzonspor, 30 Kasım 1975

ile 1 Kasım 1981 yılları arasında evinde çıktığı 90 maçtan da en az bir puan çıkararak, “Avrupa kulüpleri arasında, ulusal liginde üst üste en uzun süre evinde yenilmeyen” takımlar sıralamasında 6'ıncı sırada kendisine yer buldu. Trabzonspor'un 6'ncı sırada yer aldığı listenin zirvesinde ise 17 Şubat 1957'den 7 Mart 1965'e kadar evinde oynadığı maçları kaybetmeyen Real Madrid var. 72 maçtır namağlup Moldova ekibi Sheriff'in serisi hala devam ediyor.

GalaTaSaRay, DEPlaSMaNDa yENilMiyOR Galatasaray, Fatih Terim yönetimindeki 1998 ile 2000 yılları arasında Türkiye liginde deplasmanda çıktığı maçlarda namağlup unvanını 40 maç koruyarak,

Ordulular, tribünde kitap okudu OrduspOr, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül, 2008 yılında başlattığı ‘Türkiye Okuyor’ kampanyasına destek verdi. Ordu Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi öğrencileri ve öğretmenleri ‘Ordu Okuyor’ projesi dahilinde Orduspor-sivass-

por maçının başlangıcında ve devre arasında kitap okudu. İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat Türkan da tribündeki yerini aldı. Ellerinde kitaplarla karşılaşmaya gelenler, anlamlı ve mesajlarla dolu görüntüler oluşturdu.

“Avrupa kulüpleri arasında, ulusal liginde üst üste en uzun süre deplasmanda yenilmeyen” takımlar sıralamasında 2'nci sırada yer aldı. Listenin tepesinde ise 2005 yılının sonundan 2009 yılının başına kadar Ukrayna liginde deplasmanda oynadığı 51 maç boyunca, en azından beraberlikle sahadan ayrılan Dinamo Kiev bulunuyor. Avrupa'daki ulusal liglerde deplasmanda en uzun yenilmezlik serisine sahip takımlar şöyle:

TaKIM MaÇ SayISI yIllaR 1. Dinamo Kiev (Ukrayna) 51 (2005-2009) 2. Galatasaray (Türkiye) 40 (1998-2000) 3. Milan (İtalya) 38 (1991-1993) 4. Celtic (İskoçya) 36 (1915-1917)

3 karılı olunca... OKÇU milyonlarca euroyu sevgililerine yedirdi, parasız kalınca cebi Malezya'da doldurma formülünü buldu. Daniel Güiza'nın Malezya'ya transferinin sırrı ortaya çıktı. Okçu, sevgililerine para yetiştirebilmek için Uzakdoğu'nun yolunu tuttu. Güiza'nın iyi bir paraya Johor'a imza attığını duyan ilk karısı Rocio Aranda, İspanyol futbolcunun bütün kirli çamaşırlarını ortaya döktü. İşte Aranda'nın ağzından korkunç bilanço: 'Güiza baba olarak sorumluluklarını yerine getirmiyor. 600 euroluk nafakasını hala ödemedi. Barrameda'da bir gece kulübüne partneri artı 6 kişiyle gittiğini duydum ama oraya benim gitmemi yasakladı. 2005'te Jerez'de 60 bin euroya ev aldı. 2007'de Nuria Bermudez'e 900 bin euroya villa, 2008'de 600 bin euroya ev, aynı yıl kasımda 200 bin euroya ailesi için sayfiye evi, 2010'da şimdiki partneri Rocio Herrera'ya 600 bin euroya başka bir ev aldı.'

ekolife 18 Sayı  

Hagtalık Ekonomi ve Yaşam Gazetesi

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you