Issuu on Google+

EKOLIFE21_YENI_OLCU_Layout 1 11/22/12 11:57 AM Page 1

Yeni projeden ev alırken nelere dikkat etmeli GLOW3 Satış ve Pazarlama Müdürü Gaye İntepe, yeni projeden ev satın alırken ciddi sorunlar yaşamamak için nelere dikkat edilmesi gerektiğini açıklıyor. 4’te

www.ekolife.tv / sayı:21 / Fiyatı: 25 Krş

HAFTALIK EKONOMİ VE YAŞAM GAZETESİ

?

24 Kasım 2012 Cumartesi

İki bölgede arsa Kişi başına 42 bozuk para düşüyor 7’de

fiyatları uçtu İstanbul'un 3. havalimanının Karadeniz kıyısındaki Yeniköy ve Akpınar'da yapılmasının kesinleşmesiyle bölgedeki arsa fiyatları uçuşa geçti.

TÜKÇEV, ‘Daha

HAREKETLİLİK YOK

Temiz Bir

Havalimanı projesinin çehresini değiştireceği köylerden diğeri de Yeniköy. Muhtar Güven Aydoğan, henüz proje kapsamında istimlak edilecek alanların belli olmadığına dikkat çekerek, "Şu an benim bildiğim kadarıyla köyümüzde ciddi bir arazi hareketliliği yok. 3’te

Türkiye’ için

çalışıyor TÜKÇEV Başkanı Beyhan Aslan, çevre mühendisinin izni olmadan İnşaat ruhsatı verilmemesi gerektiğini çöp depolama bertarafına ilişkin yatırımların teşviklere bağlanması gerektiğini söyledi. 8-9’da

İstanbul trafiğine ‘havalı’ çözüm Bütün dünyada trafiğin yoğun olduğu bölgelerde oldukça rağbet gören bir hava aracı olan Gyrocopterler’in en dikkat çeken yönü ise olduğu yere inebilmeleri. Şehir içi trafikten bunalan kişiler için alternatif bir araç olan Gyrocopterler 10 metrekarelik bir alana inebiliyor. 3’te

Limanlarda yük taşınacak konteyner bulunamıyor '40 HC konteyner' kullanan ihracatçıların, uygun araç bulamaması nedeniyle işler durma noktasına geldi. 3’te

İŞLER DURDU


EKOLIFE21_YENI_OLCU_Layout 1 11/22/12 11:57 AM Page 2

2

Haber

Isı pay ölçerleri ile yüzde 25’e varan enerji tasarrufu mümkün…

Kullandığınız enerji kadar ödemek için ısı pay ölçer alın Türkiye’de enerji tüketimini azaltmak amacıyla merkezi sistemle ısınan konutlarda ısı pay ölçer kullanımı, zorunlu hale getirildi. Yeni yönetmelik sonrası, ev sahibi veya kiracılar ısı pay ölçer kullanarak, tükettikleri kadar enerjinin ücretini ödeme imkanına sahip ola-

caklar. Bina teknolojilerinde dünyanın en büyük üreticilerinden biri olan Siemens ısı pay ölçer ürününü % 100 güvenli ölçüm özelliği ile tüketiciye sunuyor. Kaloriferlerin yanmaya başlamasının ardından konutlarda ısı pay ölçer kullanmak gerektiğini hatırlatan Siemens Bina Teknolojileri Direktörü Levent Yıldırım “Türkiye’de toplam tüketilen enerjinin %30’undan fazlası konutlarda tüketiliyor. Yapılan son araştırmalar, sanayide en az %20, ulaşımda %15, bina ve hizmet sektöründe ise %30 enerji tasarrufu olabileceğini gösteriyor. Bu oranları bir araya getirdiğimizde, 5 milyar dolara ulaşan bir tasarruf potansiyeli olduğu görülüyor. Ayrıca tüketiciler ısı pay ölçer sayesinde sadece kendi kullandıkları miktarı ödeme imkanına kavuşacak” dedi. Isı pay ölçer cihazlarının, kablosuz veri iletimi, hızlı ve kolay montaj, ev

içine girilmeden değerlerin okunması gibi pek çok kolaylık sunduğunu ifade eden Levent Yıldırım “Siemens Bina Teknolojileri bölümü tarafından sunulan kablosuz teknolojiye sahip ısı pay ölçerler, evin içindeki tüm radyatörlerin üzerine takılarak, harcanan ısı enerjisini hesaplıyor. Dairelere yerleştirilen ısı pay ölçer cihazlarının değerlerine müdahale etmek mümkün olmuyor. Ayrıca, her türlü manipülasyon, cihaz tarafından tespit edildiğinden ölçümlemeler %100 güvenlik sunuyor” dedi. Levent Yıldırım, Siemens Bina Teknolojileri Bölümü’nün çok geniş enerji verimliliği portföyü sunduğunu belirterek, “Isı pay ölçer ve kalorimetre, termostatik vana, RVS kazan kontrol panelleri, pompalar için G120P frekans konvertörleri, kontrol vana ve motorları, sensörler, Desigo bina ve Synco living ev otomasyonu ürünleri gibi pek çok hassas kontrol cihazıyla mevcut ve yeni binaların enerji tasarrufunu en üst seviyeye çıkarıyor” şeklinde konuştu. daire sakini isTediği sıcaklığı ayarlıyor Levent Yıldırım radyatör üzerine takılı termostatik vanalar ile sıcaklığı daire sakininin istediği derecede ayarlanabilerek, hem konfor hem de enerji tasarrufu sağlandığını belirterek, “Böylece, ev gerektiğinden daha fazla ısıtılmıyor, sıcak olduğunda cam açılmıyor veya evde olunmadığı zamanlarda enerji boşa harcanmıyor. Isı pay ölçerler kullanılan ısı enerjisini daire başına ölçümlendirdikleri için ev sahipleri kullandıkları kadar yakıt parası ödüyor. Böylece, gereksiz ısı tüketiminin önüne geçilirek %25’e

varan bir enerji tasarrufu elde ediliyor” şeklinde konuştu.

ısı pay ölçer veya kalorimetreler kullanılan enerjiyi nasıl hesaplanıyor? Dikey tesisat sistemlerinin olduğu binalarda dairelerideki radyatörlere ısı pay ölçer cihazları takılıyor. Isı Pay Ölçer, her daire sakininin harcadığı enerjiyi hesaplayıp dairelere paylaştırıyor. Yatay tesisatlı yeni binalarda ise ağırlıklı olarak kalorimetreler tercih ediliyor. Daire girişine takılan kalorimetreler, harcanan enerjiyi gidiş ve dönüş suyu sıcaklığı arasındaki fark ve geçen su miktarından hesaplıyor. Radyatörlerinin üzerilerinde bulunan termostatik vanalar

ayarlanan sıcaklık seviyesine ulaştığında otomatik olarak kısılarak evin sıcaklığını istenilen seviyede tutuyor. Termostatik vanalar kısıldığında daha az enerji tüketildiği için kazana su daha yüksek ısı ile geri dönüyor. Kazanda kullanılan kazan otomasyon cihazları da dönüşte gelen yüksek sıcaklığı algılayıp, ısı talebi olmadığını anlıyor ve kazanın daha düşük devirde çalışmasını sağlıyor. Isı pay ölçer sistemi (veya kalorimetre) ve termostatik vana sayesinde kullanıcılar gerektiği kadar enerji harcamış oluyor. Kazan otomasyon sistemi de talebi algılayarak, gereksiz tüketimin önüne geçiyor ve binalarda enerji verimliliği ciddi oranda artırılmış oluyor.


EKOLIFE21_YENI_OLCU_Layout 1 11/22/12 11:57 AM Page 3

3

Haber

İki bölgede arsa fiyatları uçtu

isTanBUl'a yapılacak olan yeni havalimanının arazisinin olduğu yer altın gibi değerli hale geldi. Önceden kimsenin uğramadığı köyler şimdi uyanıklar tarafından akına uğruyor. Milliyet'in haberine göre, İstanbul'un 3. havalimanına ev sahipliği yapacak olan Yeniköy ve Akpınar köylerinin sakinleri, artan emlak değerlerinden oldukça memnun. Arazilerinin birkaç yıl önceki değerini 5'e katladığını belirten köylüler, çok sayıda kişinin arazi almak için köylere geldiğini anlatıyor. Bölgedeki madenciler ise işlerini kaybetme korkusu yaşıyor. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, önceki gün yeri uzun zamandır tartışma konusu olan İstanbul'da yapılacak 3. havalimanının yerini açıkladı. Bakan Yıldırım, yeni havalimanının Karadeniz kıyısındaki Yeniköy ile Akpınar köyleri arasında yer alan eski kömür ocaklarının bulunduğu mevkide inşa edileceğini söyledi. Açıklanan güzergah Yeniköy ile Akpınar köyle-

İstanbul'un 3. havalimanının Karadeniz kıyısındaki Yeniköy ve Akpınar'da yapılmasının kesinleşmesiyle bölgedeki arsa fiyatları uçuşa geçti.

rinde yaşayanların yüzlerini güldürdü. Köylüler havalimanı projesiyle sahip oldukları arazilerin değerinin arttığını belirtirken, bölgede ciddi bir hareketliliğin de yaşandığını kaydetti. Proje, köylerde maden işletenleri ise kaygılandırdı. Rezervlerinin henüz tükenmediğini ve işlerinden olma endişesi taşıdıklarını anlatan madenciler, kum ocaklarının kapatılması halinde inşaat sektörünün de etkileneceğini söyledi.

60 Bindi 350 Bin oldU Projenin açıklanmasıyla Yeniköy ile Akpınar köyleri arasındaki arazi fiyatları da ciddi artış kaydetti. Akpınar Köyü Muhtarı Ali Genç, "Köyümüzün etrafındaki arazilerin dönümü eskiden 60-70 bin lira iken şimdilerde 350 bin liraya ulaştı. Proje toprak fiyatlarını çok etkiledi. Ama şu an çok fazla satış olmuyor. Köylüler de bekleme halinde" dedi. Havalimanı projesinin vatandaş-

değiştireceği köylerden diğeri de ları mağdur etmemesi gerektiğini Yeniköy. Muhtar Güven Aydoğan, belirten Genç, "Köylerde yaşayan henüz proje kapsamında vatandaşın doğal dengeistimlak edilecek sini bozacak, hayalanların belli olvancılığı madığına dikazaltacak ve 'BÖlGedeki arsaları kat çekerek, madencilerin UcUZa kaPaTTılar' "Şu an ekmeğiyle benim biloynayacak Bölgede 17 yıldır emlakçılık yapan Seyfetdiğim kabir protin Öztürk de şunları söyledi: darıyla jeye kar"Bölgeye havalimanı yapılacağına ilişkin açıkköyüşıyız. 30 lama yapılmadan önce de birçok kişi köylere gelmüzde bine meye başladı. Arazi satın almak istediler. Bazıları ciddi bir yakın tek tapu halinde 100-150 dönümlük araziler satın arazi hakişi maaldı. Bir anlamda ucuza kapattılar. Proje açıklareketliliği denlerde nınca fiyatlar 4'e, 5'e katlandı. Geçen yıl döyok. Belki istihdam nümü 50 bin lira olan arazi bugün 250 bin duyum alaediliyor. lirayı buldu. Şimdi mülk sahipleri satmadığımız Maden ocakmaya pek yanaşmıyor. İmar izni satışlar vardır. ları kaldırılırsa de çıkarsa proje çok kişiyi Onu bilemem. bu insanlar ne yazengin eder." Vatandaş menfaatine pacak?" diye koolacak şekilde ne yapacanuştu. ğını düşünüyor" dedi. Yeniköy sakinlerinden Osman Erkol da HarekeTlilik yok arazisini henüz satmayı düşünmeHavalimanı projesinin çehresini

diğini belirterek proje açıklandıktan sonra ucuza arazi kapatmaya gelenlerden yakındı.

'madenciler iŞsiZ kalaBilir' Projenin hayata geçeceği alanda 9 tane maden işletmesi olduğunu belirten maden mühendisi Hakan Sevilmiş de proje hakkındaki endişelerini şu sözlerle dile getirdi: "Yeniköy-Akpınar köyleri arasındaki alanda 30 yıllık ihtiyaca cevap verecek kömür ve kum rezervi var. Bakanımızın söylediği gibi bu alan tamamıyla eski kömür ocaklarının olduğu bir yer değil. Bölgenin en az yüzde 40'ı henüz işlenmemiş durumda. Buradaki kum ocakları İstanbul'a çok yakın. O nedenle fiyatlar inşaat sektörü için çok uygun. Ocaklar kapatılırsa inşaat maliyeti artar. Havalimanı birçok insana istihdam sağlar belki ama ocaklarda çalışan madencilerin de işleri tehlikeye girer."

İstanbul trafiğine ‘havalı’ çözüm

BüTün dünyada trafiğin yoğun olduğu bölgelerde oldukça rağbet gören bir hava aracı olan Gyrocopterler’in en dikkat çeken yönü ise olduğu yere inebilmeleri. Şehir içi trafikten bunalan kişiler için alternatif bir araç olan Gyrocopterler 10 metrekarelik bir alana inebiliyor. Bu hava araçları kalkışları için ise en az 100 metrekarelik bir alana ihtiyaç duyuyor. FG Havacılık tarafından Türkiye’ye sunulan Gyrocopterler hakkında bilgiler veren FG Havacılık Genel Müdürü Vedat Sarıkaya, “Gyrocopterler son derece güvenli bir hava aracıdır. Bu hava araçları dünyanın en

emniyetli hava aracı olarak seçildi. Sportif havacılıkta ve diğer birçok uçuş aracında paraşüt sistemi kullanılırken bu araçlarda bu sistem bulunmuyor. Çünkü, paraşüt sistemine gerek duyulmuyor. Siz havadayken aracın motorları dursa dahi, hiçbir sorun yaşamadan rahatlıkla iniş yapabiliyorsunuz. Her yere inebildiği için şu ana kadar ölümcül bir kaza görülmedi. Şu anda

uçan Gyrocopter sayısının binin üzerinde olduğunu düşünürsek herhangi bir kazanın duyulmamış olması da bu araçlarda güvenliğin ne kadar üst düzeyde olduğunun göstergesi olarak kabul edilebilir” dedi. Gyrocopterler’i fiyatları hem çok düşük hem de idamesi oldukça kolay bir hava aracı olarak tanımlayan Sarıkaya, “Ülkemizde genellikle şöyle bir kanı var. Bir Helikopter aldım denildiğinde insanların aklına çok yüksek fiyatlar gelir. Ve onun idamesi, yani yedek parçası, yakıtı, pilotu çok yüksek bir maliyetmiş gibi yanlış bir kanı var. Bizim hava araçlarımız nerdeyse bir araba fiyatına. Bu hava araçları 100 bin lira ile 200 bin lira arasında satılıyorlar.

Limanlarda yük taşınacak konteyner bulunamıyor mersin Girişimci İşadamları Derneği (GİAD) Başkanı Alper Gürsoy, Mersin ve Ambarlı limanlarında '40 HC konteyner' kullanan ihracatçıların, uygun araç bulamadıkları için ihracatı durdurmak zorunda kaldıklarını bildirdi. Gürsoy, yaptığı yazılı açıklamada, deniz nakliyesinde ağırlıklı olarak kullanılan konteynerlere

yükseklik aşımında ceza uygulaması getirildiğini hatırlattı. İhracatçıların ürünlerini taşımak için yüksekliği 4.08 metreyi geçmeyen araç tedarik etmek zorunda kalacaklarını belirten Gürsoy, söz konusu yönetmeliğe uymayan nakliyeciye 593 lira, konteynerin sahibine de bin 186 lira ceza yazılacağını kaydetti.

'40 kulla ların bula niyl nok


EKOLIFE21_YENI_OLCU_Layout 1 11/22/12 11:58 AM Page 4

Yeni projeden ev alırken nelere dikkat edilmeli GloW3 Satış ve Pazarlama Müdürü Gaye İntepe, yeni projeden ev satın alırken ciddi sorunlar yaşamamak için nelere dikkat edilmesi gerektiğini açıklıyor. Kira ödeme derdi olmaksızın yaşayabilmek ve ev sahibi olmak istisnasız herkesin hayalidir. Fakat yaşanan deneyimler, bu hayallerini gerçekleştirenlerin, birçok hayal kırıklığı yaşadığını da gösteriyor. Maketten seçilip aslına uygun inşa edilmeyen yapılar, sözleşmedeki büyüklüğünden farklı teslim edilen daireler gibi olumsuzluklar, konut yatırımı yapanların en sık karşılaştıkları sorunları oluşturuyor. "Ev almak önemli bir kararı ve hayali gerçekleştirmektir" diyen GLOW3 Satış ve Pazarlama Müdürü Gaye İntepe, ev alırken dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi. Ev sahibi olma hayali kuran ailelerin şimdi bu hayallerini gerçekleştirmeleri geçmişe göre daha kolay. Düşen faizler ve daha uygun şartlara sahip konut kredileri gibi faktörler ev almayı geçmişe göre oldukça kolaylaştırıyor. Birçok aile uygun fiyat ve geri ödeme koşullarıyla yeni ev sahibi olurken, konut üretimi de tüm hızıyla devam ediyor. Fakat ev alımı sırasında yaşanan deneyimler, ev alırken çok dikkatli olunması gerektiğini gösteriyor. GLOW3 Satış ve Pazarlama Müdürü Gaye İntepe, sonradan hayal kırıklığına uğramamaları için, ev alacak olanların dikkat etmeleri gerekenler konusunda çeşitli noktalara dikkat çekti. Yatırımcıların en çok göz önüne alması gereken konuların başında, bölgenin kalkınma hızı ve kapasitesi, önümüzdeki 4-5 sene içinde bölgeye yapılması planlanmış ve başlanmış yatırımların geldiğini dile getiren İntepe, "Çünkü günümüzde inşaat kalitesi standartları her büyük firmanın dikkat etmesi ve uyması gereken bir takım malzeme ve işçilik kriterlerine bağlıdır. Satış fiyatlarını belirleyen en önemli unsur toprağın maliyeti olduğuna göre, toprağın bağlı olduğu bölgenin kalkınma kapasitesi de yatırımcının kararındaki en önemli unsurdur" şeklinde konuştu. Topraktan girilen proje ve maketten konut almanın, imalat süresince oluşacak fiyat artışlarının alıcı lehine olması ve proje tamamlanana kadar yapılan yatırımın değer kazanması gibi avantajları olduğuna dikkat çeken Gaye İntepe, "Maket/broşür/inser

ÖRNEK DAİRELERİ GEZEREK EV ALMAK YANILTIYOR

gibi pazarlama dokümanları konutun son durumu hakkında belirli bir noktaya kadar fikir verebilir, fakat firma her zaman proje tamamlanana kadar projeyi gerekli gördüğü durumlarda değiştirme/geliştirme hakkını saklı tutar. Ayrıca, teknik şartnamelerde yazan markalar genellikle 'muadili' sözüyle tamamlanır. Proje tamamlandığında, o mülkün satılmasındaki en önemli neden olan sosyal tesis ve yeşil alanlar tamamlanmamış olabilir" diyerek maketten konut almanın dezavantajlarına dikkat çekti. İntepe bu gibi sorunların yaşanmaması için projeyi gerçekleştiren firmanın referansları ve finansal gücünün alıcı tarafından mutlaka dikkate alınması gerektiğini belirtti. Maketten konut satışının artış göstermesiyle birlikte, örnek daire gezilerek yapılan ev alımı da oldukça yaygınlaşan bir uygulama oldu. Fakat örnek daire gezilerek ev alımlarında ortaya çıkan sorunlar, yeni ev sahiplerini çok zor durumda bı-

rakabiliyor. GLOW3 Satış ve Pa-

zarlama Müdürü Gaye İntepe de bu konunun önemini vurgulayarak, örnek daire gezilerek konut yatırımı yapmanın da bazen sakıncalı olabileceğini belirtti. İntepe, örnek dairelerin yanında, inşaatın durumuna göre, şantiye sahasının da mutlaka gezilmesi gerektiğini belirtirken, "Örnek daireler özel seçilmiş mobilyalarla döşenir ve şayet bina imalatı ilerlemişse dairenin içi, işçiliğine son derece özenilerek, mümkün olduğu kadar kusursuz yapılır. Böylece biz alacağımız daireyi değil, bunun sadece bir benzerini görmüş oluruz" dedi. İntepe ayrıca, ev alırken dikkat alınması gereken diğer önemli noktaları şöyle sıraladı: Karar vermeden önce pek çok proje gezilmeli ve karşılaştırma yapılmalı. Bilgiye ulaşmak artık çok kolay olduğundan, büyük firmaların web sayfalarında listelenen, birlikte çalıştıkları çözüm ortakları ve markalar karşılaştırılmalı. İnşaat firmasının ve çözüm ortaklarının sahip oldukları ulusal ve uluslararası kalite belgeleri ve imalatları ile ilgili verdikleri garanti süreleri dikkate alınmalı.

KONTROL ETMEYİ UNUTMAYIN! İşçilik kalitesinin anlaşılması için, duvarlardaki alçı ve boya düzgünlüğü, seramik derz aralıklarının eşit olup olmadığı, seramiklerin diş yapmış olup olmadığı gibi konular kontrol edilmeli. Özellikle doğrama kenarları, köşe bitişleri ve kesimlerin düzgünlüğü bize işçilik kalitesi konusunda fikir verebilir. Mobilya, kapı, doğrama vb. teknik şartnamede belirtilen ürünlerin de aksesuar ve işçilik kontrolü yapılmalı. Ürünler her ne kadar doğru malzeme ile yapılmış olsa dahi, kullanılan aksesuar ve doğru montaj ürünün sağlıklı kullanılmasında önemlidir. Finansman konusunda, firma bünyesinde taksit ve banka kredisi arasındaki maliyet farkı iyice gözden geçirilmeli ve hangi koşulların bütçeyle orantılı olarak fayda sağlayacağı hesaplanmalı. Ayrıca, çok düşük peşinatlarla ya-

pılan satışlarda, birkaç ay içinde yapılacak büyük ödemeler göz ardı edilerek çok hızlı karar verilmemeli. İmalatı tamamlanmış ve satışı devam eden projelerde, projeyi yapan firmanın, satılmamış dairelerin aidatlarını ödeyip ödemediği kontrol edilmeli. Dönemsel ve yıllık bütçelerin daire sahipleri ile paylaşımı ve sosyal tesislerin kullanımının aidatlara dahil olup olmadığı gibi konulara dikkat edilmeli.


EKOLIFE21_YENI_OLCU_Layout 1 11/22/12 11:58 AM Page 5

Havayolu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ay başındaki Almanya ziyareti sırasında, Almanya Başbakanı Angela Merkel'den gelen sivil havacılıktaki işbirliğini geliştirme önerisini olumlu karşıladığını söyledi.

Erdoğan sözünü etti Lufthansa harekete geçti Sivil hava taşımacılığında Türkiye ile Almanya arasında ortaklık kurulması yolunda önemli bir adım daha atıldı. Lufthansa, THY ile stratejik ittifak kurmak için harekete geçti. maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türk Hava Yolları (THY) ile Alman havayolu şirketi Lufthansa arasında işbirliğinin geliştirilmesinin görüşüldüğünü teyit etti. Bakan Şimşek, Türk Hava Yolları hisselerinin doğrudan ya da borsada satılmasıyla ilgili planların ise bulunmadığını söyledi. Son yıllarda büyük hamleler yaparak Avrupa'nın hatırı sayılır hava-

yolu şirketleri arasında giren Türk Hava Yolları geçen hafta, Lufthansa ile daha sıkı işbirliği yapmayı arzuladıklarını ancak henüz karar aşamasına gelinmediğini duyurmuştu.

iki ŞirkeT BirleŞmeyecek Ortaklığı sağlamlaştırmak açısından Lufthansa ile THY'nin birbirlerinin hissedarları olmala-

rının bağlayıcı nitelik kazanacağı belirtilen haberde bu gibi operasyonlarda hisselere değer biçmenin zor olduğu ve iki havayolu şirketinin birleştirilmesinin söz konusu olmadığı da yer almaktaydı.

seFerler ve HÂsılaT PaylaŞılacak İkili işbirliği için kurulacak yeni ortaklıklar önemli hatlar-

daki seferlerin ve hâsılatın paylaşılmasını mümkün kılacak. Alman havayolu şirketinin teknik, enformasyon teknolojileri ve catering hizmetlerinden yararlandırmak için THY'ye teklifte bulunduğu da gelen haberler arasında. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım yüzde 49 hissesinin devlete ait olduğu THY ile Lufthansa arasında ticari ittifak kurma teklifinin Alman şirketin-

den geldiğini açıklamış, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da ay başındaki Almanya ziyareti sırasında, Almanya Başbakanı Angela Merkel'den gelen sivil havacılıktaki işbirliğini geliştirme önerisini olumlu karşıladığını söylemişti. Filosunda 185 yolcu uçağı bulunan THY uçak sayısını 2020 yılına kadar 350'ye çıkarmayı planlıyor.

Pegasus Hava Yolları’ndan gelenekselleşen kampanya THY, tecrübeli kabin amiri adayları arıyor

TecrüBeli kabin amiri adayların, ilana internet üzerinden başvurmaları gerekmektedir. İnternet üzerinden yapılan başvurular dışında herhangi bir başvuru kabul edilmeyecektir. Türk Hava Yolarından yapılan açıklamada kabin amiri adaylarında aranan koşullar şöyle: T.C vatandaşı olmak İlan tarihi itibariyle 38 yaşından gün almamış olmak, (01.11.1975 ve sonrasında doğmuş olmak) Adli sicil kaydı veya adli sicil arşiv kaydı bulunmamak. Erkek adaylar için, askerliğini yapmış veya tecil ettirmiş olmak İyi derecede İngilizce bilmek. Bay veya Bayan, yurt içi/yurt dışı havayollarında en az 3 yıl Kabin Memuru, en az 1 yıl Kabin Amiri olarak çalışmış olmak. Uçuşa engel sağlık sorunu olmamak. Bayanlarda 160-180 cm baylarda 165-190 cm arası boyda olmak. Tercihen A-321/320/319, B-737/800/900ER tiplerinde geçerli sertifikaya sahip olmak.

dinamik ve sürekli yenilenen filosu ile Avrupa’nın En Hızlı Büyüyen Havayolu* Pegasus, geçen yıl 95 bin 867 kişinin geçerli başvuru yaparak katılım gerçekleştirdiği “Dünyanın En Güzel Hediyesi” kampanyasını gelenekselleştirerek, Türkiye’nin modern Boeing 737-800 filosunun yeni bireylerine, “minik misafirleri”nin adını vermeye devam ediyor. Gençleşen filosuna yeni katılan Boeing 737-800’lere Pegasus Aile bireylerinin son doğan kız çocuklarının adını veren Pegasus, Dünyanın En Güzel Hediyesi Kampanyası ile aile geleneğini yılda bir kez misafirleri ile paylaşıyor.

Pegasus Hava Yolları’nın 2013 yılının Haziran ayında teslim alacağı Yeni Nesil Boeing 737-800’e kızının ismini vermek isteyen 10 yaşına kadar kız çocuğu sahibi olan

ebeveynler, 10 Ocak 2013 tarihine kadar; www.dunyaninenguzelhediyesi.com internet sitesine girerek hem kampanyaya katılabilecek, hem de çocuklarına anı olarak saklayabilecekleri bir animasyon film sahibi olabilecekler. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve belirtilen şartları taşıyan ebeveynlerin katılımına açık olan kampanya sonucunda; 16.01.2013 tarihinde gerçekleştirilecek çekiliş ile talihli minik kız misafir; isminin tamamı ve soyadının baş harfini, Pegasus’un 2013 yılının Haziran ayında, teslim alacağı Yeni Nesil Boeing 737-800 uçağının burun kısmına yazdırma hakkı kazanacak.

THY’nin

Rusya hedefi

yılda

1 milyon yolcu

rUsya’nın başkenti Moskova’da Türk-Rus Kültür Merkezi’nin katkıları ile düzenlenen “Rus-Türk İlişkilerinde Turizm” adlı konferansa katılan THY Rusya Genel Müdürü Mefail Deribaş, 4 Aralık 1989’da ilk uçuşların başladığı Rusya pazarında hedeflerinin 1 milyon yolcu olduğunu söyledi. İlk yıllarda imkanların kısıtlı olması nedeni ile sadece iş için seyahat edenlerin kullanabildiği havayolları ile, şimdi sıradan vatandaşların ve turistlerin rahatlıkla uçabildiğine değinen Deribaş, “Türkiye’nin 3 şehrinden Rusya’nın 8 şehrine yıkılmaz bir köprü kurduk. THY şimdi haftalık olarak Moskova’ya 42, St.Petersburg’a 4, Kazan’a 4, Soçi’ye 3, Ufa’ya 5, Rostov’a 3, Yekaterinburg’a 4 ve son olarak da yeni açılan Novosibirsk kentine 3 olmak üzere, toplam 68 sefer gerçekleştiriyor.

5


EKOLIFE21_YENI_OLCU_Layout 1 11/22/12 11:58 AM Page 6

6

Enerji

Jeotermal enerjide hedef: "Guinness rekorlar kitabı"

Kütahya'nın Simav ilçe Belediyesi, 10 bine yakın konutta kullanılan jeotermal enerjiyi bir yılda 8 bin konuta daha verip 25 bin nüfuslu kentin tamamını bu enerjiyle ısıtarak, "en çevreci şehir" unvanıyla "Guinness Rekorlar Kitabı"na girmek için başvuracak

simav Belediye Başkanı Kasım Karahan, kentte jeotermal enerji kullanımına yönelik girişimlerinin, 1990 yılında dönemin Belediye Başkanı Metin Karakuyu tarafından başlatıldığını söyledi. Karakuyu'nun, Eynal Kaplıcaları mevkisindeki jeotermal enerjinin 4 kilometre uzaklıktaki ilçe merkezine nakledilmesi için "katılım bedeli" adıyla kaynak oluşturulmasını önerdiğini ve 780 kişinin belediyeye 2 bin 500'er lira ödeyerek abone olduğunu belirten Karahan, şöyle devam etti: "O tarihte bu vatandaşlarımıza sertifika verildi. Jeotermal enerji imkanı sağlanırsa iki yıl ücretsiz yararlanacaklardı. Simav'da jeotermal yolculuğu, dönemin Belediye Başkanı Karakuyu'nun gayretleri ve bu işe inanan 780 vatandaşın destekleriyle başladı. İlk enerji, 1991'de Kışla Caddesi'ndeki konutlara verildi. Daha sonra diğer mahallelere dağıtılmaya başlandı. Önceleri bin, 2 bin abone derken şu anda 10 bin aboneye ulaşmış durumdayız. 12 mahallemizde jeotermal enerji kullanılıyor. Belediyemize yeni katılan mahallelerimiz dahil olmak üzere 9 mahallemiz bu enerjiyi bekliyor. Gelecek yıl 7 mahallemize jeotermal enerjiyi vereceğiz. Sadece yasal durumdan dolayı Cuma ve Karşıyaka mahallerimize enerji veremeyeceğiz. Kentsel dönüşüm kararı çıkarsa buralar da enerjiden yararlanacak. 12 mahalledeki enerji portföyümüzü genişletip 9 mahallemizi daha jeotermalden yararlandırarak gelecek yıl kentimizin tümünü ısıttığımızda Guinness Rekorlar Kitabı'na girmek için başvuracağız. Çalışmalarımızı, 10 bin binaya ek olarak 8 bin binaya bir yılda jeotermal enerji vererek 'bacalardan duman tütmeyen en çevreci

Jeotermal enerji ile, bir oda için harcanan odun kömür parasıyla bütün ev ısıtılıyor.

şehir' unvanını kazanmak için sürdürüyoruz." Karahan, Simav'ın, jeotermal enerjiyi konut ısıtmasında kullanmak isteyen Türkiye'deki birçok belediyeye bilgi akışı sağlayabilir duruma geldiğini anlattı. Simav'ın, jeotermal enerji kullanımında Türkiye'ye örnek olduğunu dile getiren Karahan, şöyle konuştu:

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız:

"Jeotermal enerji, doğal gaz veya fuel oil yakıtına göre çok ucuz. 100 metrekarelik konuttan ısınma ve sıcak su kullanımı olarak yılda yaklaşık 940 lira alıyoruz. Bunu da 8 ayda taksitle tahsil ediyoruz. Yazın 4 aylık kullanımdan ücret almıyoruz. Bir odanın ısınması için ödenen odun kömür parasına bütün evi ısıtı-

yor ve sıcak Sudan yararlandırıyoruz. Evlere ısınmada 60-65 derece sıcaklığa sahip su gönderiyoruz. Bu su 3 aşamada evlere giriyor. Önce kuyu başındaki eşanjör merkezimizde 100 dereceye, ilçe eşanjör merkezimizde de 80 dereceye düşürüyoruz ve evlerin eşanjörlerine 6065 derece olarak gönderiyoruz.

Evlerin boylerlerine sıcak su kullanımı olarak da 50-55 derece jeotermal enerjiyi gönderiyoruz." Karahan, Simav'ın, Türkiye'de konut ısıtmasında jeotermal enerji kullanan abone sayısı bakımından İzmir'in Balçova ilçesi ve Afyonkarahisar'dan sonra 3'üncü sırada yer aldığını sözlerine ekledi.

"Enerji, dünyada gerginliğin gerekçesi olarak kullanılıyor"

enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, enerjinin dünyada genellikle gerginliğin ve savaşın gerekçesi olarak kullanıldığını, bu gerçeğin mutlaka farklı bir zemine oturması gerektiğini söyledi. Bakan Yıldız, Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi'nin kapanışında verilen gala yemeğinde yaptığı konuşmada, zirvenin son derece başarılı bir organizasyon olduğunu, İstanbul gibi tarihi bir şehirde katılımcıları ağırla-

maktan memnuniyet duyduğunu ifade etti. Zirvenin aynı zamanda Türk-Amerikan ilişkilerinin en önemli platformlarından biri olma iddiasına girdiğini belirten Yıldız, "Bu zirve, enerji ilişkilerinin birleştirici yüzünü ön plana çıkardı. Enerji dünyada genellikle gerginliğin ve savaşın gerekçesi olarak kullanılıyor. Bu gerçeğin mutlaka farklı bir zemine oturması gerekiyor" dedi. Türkiye'nin bir değişim ve büyüme içerisinde olduğunu dile geti-

ren Yıldız, "Büyürken değişimi sağlamak durumunda. Bu biraz zor bir iş ama biz bu zoru ülkenin son 10 yıllık idaresine konan irade olarak başaracağız. Bundan sonraki hedeflerimize de daha hızlı ilerleyeceğiz" ifadelerini kullandı. Yıldız, "Dünyada, özellikle de bölgemizde siyasi istikrar oluştuğu ve bu istikrar sürdürülebilir hale geldiği zaman dünya çocuklarımız için daha yaşanabilir olacaktır" diye konuştu. Zirvede ele alınan konuların

Bakanlığın ilgili birimleri tarafından dikkatle takip edildiğini ve değerlendirmeye tabi tutulacağını kaydeden Yıldız, zirve yöneticilerine katılımcılardan geri dönüş almak için elektronik oylama uygulaması yapılması tavsiyesinde bulundu. Atlantik Konseyi Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Frederick Kempe ise zirve için Türkiye'nin bir zamanlar nerede olduğunu hatırlattığı ve nereye doğru gittiğini gösterdiği için İstanbul'u seçtiklerini söyledi.


EKOLIFE21_YENI_OLCU_Layout 1 11/22/12 11:58 AM Page 7

7

Haber

Kişi başına 42 bozuk para

düşüyor BU yılın 10 ayında tedavüle verilen 426 milyon 654 bin adet bozuk para ile piyasadaki madeni para miktarı, 3 milyar 146 milyon 167 bin 950 adede ulaştı. Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü verilerinden derlenen bilgilere göre, bu yıl toplam 426 milyon 654 bin 250 adet madeni para dolaşıma girdi. Madeni paralar arasında en çok tedavüle sokulan ise 5 kuruş oldu. Yılbaşından bu yana 120 milyon 110 bin adet 5 kuruş piyasaya sunuldu. Bunu 118 milyon 442 bin adet ile 10 kuruş, 81 milyon 597

bin 750 adet ile 1 lira, 58 milyon 97 bin adet ile 25 kuruş, 32 milyon 346 bin 500 adet ile 50 kuruş izledi. Bu yıl en az basılan madeni para ise 16 milyon 61 bin adet ile 1 kuruş oldu. Ocak-Ekim döneminde tedavüle verilen bozuk paraların değeri ise 130 milyon 305 bin 560 lira olarak hesaplandı. TL'den ''yeni'' ibaresi kaldırıldıktan sonra 1 Ocak 2009 yılından bu yana tedavüle sokulan madeni paraların değeri de 1 milyar 123 milyon 877 bin 805 liraya ulaştı. Piyasadaki bozuk paraların adedi ise 3 milyar 146 milyon 167 bin

950'ye yükseldi. Nüfusu yaklaşık 75 milyon olan Türkiye'de, kişi başına ortalama 42 adet bozuk para düşüyor. Tedavüldeki madeni paraların ağırlığı da 15 tonu geçiyor. Piyasada en çok bulunan madeni para 10 kuruş, en az bulunan ise 1 kuruş. Tedavüldeki madeni paraların 819,3 milyon adedini 10 kuruş, 735,9 milyon adedini 5 kuruş, 709,8 milyon adedini 1 lira, 457,5 milyon adedini 25 kuruş, 360,7 milyon adedini 50 kuruş oluşturuyor. Piyasada en az bulunan madeni para ise 63 milyon adet ile 1 kuruş.

Tunus’ta iş yapan firmalara müjde ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Türk EXİMBANK'ın Tunus'a 200 milyon dolar ülke ihracat kredisi açtığını bildirdi. Çağlayan, kredinin Tunus'ta iş yapan Türk firmalarına büyük kolaylık sağlayacağını, açılan ülke ihracat kredisi ile Türk firmalarının Tunus'ta daha çok proje üstleneceğini ve bu ülkeye ihracatı artıracağını kaydetti. Bakan Çağlayan, yaptığı yazılı açıklamada, söz konusu kredinin yıllık faiz oranının yüzde 1,5, vadesinin de yat��rım malları ithalatında 7 yıl, yatırım proje finansmanında ise inşaat dönemi hariç 10 yıl olacağını ifade etti. Kredinin, Türk menşeli yatırım malları ithalatında, Türk firmalarınca üstlenilen kamu yatırım projelerinin finansmanında ve genel olarak yüzde 85'i Türk menşeli mallar-hizmetler kullanılarak gerçekleştirilecek özel

sektör yatırım projelerinin finansmanında kullanılacağını bildiren Çağlayan, kredi anlaşmasının EXİMBANK yetkililerince imzalanarak Tunus tarafına ibraz edildiğini ifade etti. Anlaşmanın, Tunus Yatırım ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Riadh Bettaieb tarafından dün imzalandığını kaydeden Çağlayan, açıklamada şu ifadeleri kullandı: "EXİMBANK'ın Tunus'a açtığı 200 milyon dolar ülke ihracatkredisi, Tunus'ta iş yapan Türk firmalarına büyük kolaylık sağlayacak. Açılan ülke ihracat kredisi ile Türk firmaları Tunus'ta daha çok proje üstlenecek ve bu ülkeye ihracatımızı artıracak. Açılan bu ülke ihracat kredisi 2011 yılı itibariyle

800 milyon doları aşan Tunus'a yönelik ihracatımızın artmasına katkıda bulunmanın yanı sıra gerek Türk firmalarının Tunus'ta daha fazla yatırım projeleri üstlenmelerine neden olacak ve gerekse Tunus pazarına ilk kez girmek isteyen firmalarımıza da destek sağlayacaktır."

Okul sütü ihalesi 20 Aralık’ta Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, programla özel okullar dahil 30 bin 752 okulda 6 milyon 171 bin 692 ana sınıfı ve ilkokul öğrencisinin tamamına pazartesi, çarşamba ve cuma günleri olmak üzere haftada 3 gün süreyle 200 mililitre UHT süt dağıtılacak. Okul Sütü dağıtımı, okulların açıldığı 11 Şubat 2013'de başlayacak ve 2012-2013eğitim öğretim yılının ikinci dönemi boyunca devam edecek. Programla öğrencilere,

süt içme alışkanlığı kazandırmak ve dengeli beslenerek sağlıklı gelişmelerini sağlamak amaçlanıyor. Okul Sütü temini Kamu İhale Kanunu'nun 19/a maddesine göre, açık ihale usulüyle 20 Aralık 2012 Perşembe günü saat 14.00'te Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nda yapılacak. İhale dokümanları bakanlık ve "https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/"i nternet adreslerinde istekliklerce görülebilecek, Hayvancılık Genel Müdürlüğü'nde de satışı yapılacak.

SGK, TV kuruyor

Sosyal Güvenlik Kurumu, hizmetleri konusunda kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla Web TV ve Kurumsal TV kuracak. Ön hazırlık ve test çalışmaları için yapılacak harcamalar kurum bütçesinden karşılanacak.


EKOLIFE21_YENI_OLCU_Layout 1 11/22/12 11:59 AM Page 8

8

Advertorial

TÜKÇEV, ‘Daha Temiz Bir TÜKÇEV Başkanı Beyhan Aslan, çevre mühendisinin izni olmadan İnşaat ruhsatı verilmemesi gerektiğini çöp depolama bertarafına ilişkin yatırımların teşviklere bağlanması gerektiğini söyledi.

“Kentsel dönüşümde ‘atık odası’ unutulmasın”

TükeTici ve Çevre Eğitim Vakfı (TÜKCEV) Başkanı Beyhan Aslan, kentsel dönüşümde inşaat projelerinde atık odalarının yer alması gerektiğini dile getirdi. Çevre mühendisinin izni olmadan inşaat ruhsatı verilmemesi gerektiğini de kaydeden Aslan, çöp depolama bertarafına ilişkin yatırımların teşviklere bağlanması gerektiğini belirterek "Bu yatırımlarda kullanılacak araç ve ekipmanlarda vergi muafiyeti, çalışanlarında sigorta indirimi, yakıt ve enerjide sübvansiyonlar uygulanmalıdır" dedi. Geçtiğimiz hafta İstanbul'da gerçekleştirilen 'Mevzuatlar Kapsamında Ambalaj Atıkları Yönetimi ve İzin-Lisans Uygulamaları' konulu seminerin ardından DÜNYA'ya değerlendirmelerde bulunana TÜKCEV Başkanı Beyhan Aslan, sektöre ilişkin önerilerini dile getirdi. Aslan, "Atık sektöründe iki önemli basamak olan toplama ayırma ve geri dönüşüm tesislerinin yatırımları için teşvik tedbirleri uygulanmalı. Ayrıca çöp depolama bertarafına ilişkin yatırımlar teşvike bağlanmalı. Bu yatırımlarda kullanılacak araç ve ekipmanlarda vergi muafiyeti, çalışanlarında sigorta indirimi, yakıt ve enerjide sübvansiyon uygulanmalı" dedi. Çevre yatırımcıları için; yeni tek-

nolojilerin teşvik ve transferlerinde gümrük vergilerinde muafiyet ya da indirime gidilmesi gerektiğini belirten Aslan, çevre konusunda faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerine de finans desteği sağlanmasını istedi. Beyhan Aslan, "Ayrıca, tüketicinin ve işletmelerin çevre duyarlılığım artına eğitim faaliyet projelerine fonlarda destek sağlanmalıdır" dedi. Aslan, Kentsel dönüşüm projelerinin tümünde yeni yapılanmaların inşaat projelendirilmesinde atık odalarının yer alması gerektiğini ve çevre mühendisinin izni olmadan inşaat ruhsatı verilmemesi gerektiğini dile getirdi.

"890 Firmayla iŞBirliği iÇindeyiZ" TÜKÇEV Endüstriyel İlişkiler Yöneticisi Şebnem Parlak ise, TÜKÇEV’in yetkilendirilmiş kuruluş olarak ambalaj atıklarının belgelendirilmesi hizmeti kapsamında 2012 yılı için 890 firmaya ulaştıklarını kaydetti. Parlak bu firmalarla 300 bin tona yakın ambalaj atığının toplanmasına ilişkin sözleşme imzaladıklarını ifade etti. Parlak, "İşletmelerin yükümlülüğü olan bilinçlendirme faaliyetlerini, 48 belediye ile işbirliği içerisinde gerçekleştirerek 4,5 milyon kişiye ulaştık" dedi.

TÜKÇEV, 1. Uluslararası Çocuk Bilim Zirvesi’ndeydi akdeniZ Üniversitesi Eğitim Fakültesi, 9. Uluslararası Eller Bilimde Konferansı kapsamında; 20 Ekim 2012 Cumartesi günü, "I.Uluslararası Çocuk Zirvesi"ne ev sahipliği yaptı. Türkiye'de bir ilkin gerçekleştirildiği 1.Uluslararası Çocuk Zirvesi'nde Çocuklar "dünya-

mıza sahip çıkalım" çağrısı yaptı. Etkinliğe katılan kurumlar ve çocuklar ile birlikte gün boyu sunumlar, bilim ve doğa temalı etkinlikler ve gösteriler gerçekleştirildi. Ayrıca zirve kapsamında dört farklı ülkeden öğrencilerin gönderdikleri 50 resim ile resim sergisi hazırlandı."

TÜKÇEV, “Ambalaj atıklarının yönetimi nasıl olmalı”yı anlattı TükeTici ve Çevre Eğitim Vakfının düzenlediği, Mevzuatlar Kapsamında Ambalaj Atıkları Yönetimi ve İzin-Lisans Uygulamaları konulu seminer; 9 Ekim 2012 tarihinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin katkıları ile, TOBB Plaza Levent/İstanbul’da gerçekleşti. Tüm gün iki oturum olarak düzenlenen seminere ambalajlı ürün piyasaya süren çok sayıda işletme ve bu işletmelere çevre konusunda danışmanlık hizmeti veren çevre danışmanlık firmaları katılımda bulundu. Seminerde; mevzuatlar kapsamında işletmelerin ve çevre danışmanlık firmalarının yükümlülükleri aktarıldı. Ayrıca ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yetkililerinden ilgili konularda bilgi alma imkanı oldu. TÜKÇEV öncülüğünde düzenlenen seminerde; Ambalaj Atıkları Yönetimi ve Uygulamaları konularında Çevre ve Şehircilik Bakanlığından Hülya ÇAKIR, İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden Funda CİHAN, Ambalaj Sanayileri Derneğinden Aslıhan ARIKAN ve Tüketici ve Çevre Eğitim Vakfı’ndan Şebnem PARLAK ko-

nuşmacı olarak katılım sağladı. Tüketici ve Çevre Eğitim Vakfı Endüstriyel İlişkiler Yöneticisi Şebnem PARLAK konuşmasında; TÜKÇEV'in faaliyetleri ve projeleri hakkında detaylı bilgi verdi. PARLAK; TÜKÇEV'in yetkilendirilmiş kuruluş olarak ambalaj atıklarının belgelendirilmesi hizmeti kapsamında 890 firmaya ulaştıklarını ve bu firmaların 300 bin tona yakın ambalaj atığının toplanması ile ilgili sözleşme yaptıklarını ifade etti. Ayrıca; işletmelerin yükümlülüğü olan bilinçlendirme faaliyetlerini, 48 belediye ile işbirliği yapıp 4,5 milyon nüfusa ulaştıklarının altını çizdi. İkinci oturumda; Çevre İzin-Lisans Uygulamaları konularında ise yine Çevre ve Şehircilik Bakanlığından Cem Ferda TUNCER ve Yalçın KARACA, ve Çevre Mühendisleri Odası’ndan Özge ERGEN konuşmacı olarak katılım sağladı. Konuşmacılar ve katılımcılar; işletmeler ile kamu kurum ve kuruluşlarını başarılı bir organizasyon ile buluşturduğu için ve sektörün bu konularda bilgilenmesine yardımcı olduğu için TÜKÇEV'e teşekkür ettiler.

T


EKOLIFE21_YENI_OLCU_Layout 1 11/22/12 11:59 AM Page 9

Advertorial

Türkiye’ için çalışıyor TÜKÇEV’den Nallıhan Kuş Cenneti’nde 3. Foto Safari TükÇev 30 Haziran-1 Temmuz tarihlerinde, gittikçe azalan yaban hayvanlarını korumak, avcılığın fotoğraf ile yapılmasını özendirmek amacıyla Nallıhan Kuş Cennetinde"Fotoğraf Avcıları Rastgele" adıyla 3. FOTO SAFARİ'yi düzenledi. Nallıhan Kuş Cenneti Gözlemevi'nde gerçekleştirilen açılış törenine TÜKÇEV Yönetim Kurulu Başkanı Beyhan Aslan, Doğa Koruma Vakfı Başkanı ve TÜKÇEV Genel Sekreteri Nevzat Ceylan, Nallıhan Kaymakamı İsmail Altan Demirayak, Nallıhan Belediye Başkanı A. Adnan Okur, Orman ve Su İşleri Bakanlığı 9. Bölge Müdürü Zeki Şaltu, Çayırhan Belediye Başkanı Ömer Bayrak, Sarıyar Belde Belediye Başkanı Halil Ünsal ile davetliler ve fotoğrafçılar katıldı. Tüketici ve Çevre Eğitim Vakfı'nın düzenlediği, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve Doğa Koruma Vakfının destekleri, Nallıhan Kaymakamlığı, Nallıhan Belediyesi, Çayırhan Belediyesi ve Sarıyar Belediyesi'nin katkılarıyla gerçekleştirilen ''Fotoğraf Avcıları Rastgele'' adlı 3. Foto Safarinin açılış töreni Nallıhan Kuş Cenneti Kuş Gözlem evinde yapılan açılış konuşmaları ile başladı. Açılış konuşmasında söz alan TÜKÇEV Yönetim Kurulu Başkanı Beyhan Aslan, dünyanın kirlenmeye başladığı bu dönemde herkesin çevre bilinci içinde olması gerektiğini belirtti. TÜKÇEV Başkanı Beyhan ASLAN konuşmasında, “Ankaraya yakın bir mesafede olan Nallıhan Kuş Cenneti İç Anadolu’nun en önemli sulak alanlarından birisidir. Bu kuş cenneti 200'e yakın kuş türü barındırmaktadır. Nallıhan Kuş Cenneti doğal güzelliğinin yanı sıra, sulak, çamur düzlükleri, ağaçlık bozkır ve kayalık alanları ile çok çeşitli ekosistemlere sahip olduğundan pek çok türü besleyip barındırarak onlara ev sahipliği yapmaktadır. İstanbul ve Çanakkale boğazlarından gelen ülkemizdeki iki göç yolundan birinin üstünde bulunan bu alan, ilkbahar ve sonbaharda göç eden kuşların beslenmeleri, dinlenmeleri, barınmaları ve bazı türlerin ise üreme yeridir.

Soyu tehlikede bulunan KARA LEYLEK Türkiye’de en çok burada görülmektedir. Türkiye’deki 6 balıkçıl türünün tamamı ile 10 tür yırtıcı kuş, 5 tür baykuş, 35 tür su kuşu, bülbül başta olmak üzere 80 tür ötücü kuş, kara çaylak, leylek, gökkuzgun gibi türler en çok rastlanan kuşlardır. Nesli tehlikede bulunan birçok tür burada görülmektedir. Gökdoğan’ın Türkiye’de 30 üreme yerinden biri buradadır. Bizim bu Foto Safari ile amacımız kuş çeşitliliğini tespit etmek ve gelecek nesillere tanıtmaktır. Özellikle de kuşların yaşama ortamını sağlamak konusunda insanların çok duyarlı olması gerektiğine dikkat çekmek istiyoruz. Vakıf olarak geçen sene 250 bin ton atığı geri dönüştürdük. Ancak Türkiye gibi 75 milyon nüfusu olan bir ülkede bu rakamlar az. Aslında halkın bilinçlenip, ambalaj atıkları ile çöpleri ayrıştırması gerekir. Ambalaj atıkları sadece şehirlerde değil, doğal yaşam alanlarında da doğal yaşamı etkileyen ciddi bir sorun haline gelmiştir. Otobüslerden ve otoyolu kullanan araçlardan atılan amabalaj atıkları ve çöpleri bu doğal alanda ve ülkemizin bütün yollarında görmek mümkün. İnsanlarımızı bu konuda daha duyarlı olmaya davet ediyorum. Ambalaj atıklarını hayvanlar besin zincirine katıp zehirleniyor, nesilleri tükeniyor. Dünyanın korumaya ihtiyacı var, çevre ancak koruyucular ve doğayı sevenlerin sayesinde varlığını sürdürebilir.Bu görsel şöleni fotoğraflamak, görerek yaşamak isteyen doğaseverleri Nallıhan Kuş Cennetinde düzenlediğimiz FOTO SAFARİ’ye bekliyoruz. “ dedi. Organizasyonun açılış konuşmasını yapan diğer bir isim TÜKÇEV Genel Sekreteri ve Doğa Koruma Vakfı Başkanı Nevzat Ceylan da; “Avcılığın tüfek yerine fotoğraf çekilerek yapılmasını özendirmek ve teşvik etmek amacıyla düzenlediğimiz Foto Safariyi ilk kez 1997'de burada Nallıhan Kuş Cenneti'nde yaptık. Bilinçli avcıların ve doğaseverlerin büyük destek verdiği yarışmaya ilgi umduğumuzdan fazla oldu. Şimdi de aynı heyecanı ve ilgiyi

görüyorum. Ankara’ya en yakın mesafede bulunan Nallıhan Kuş Cennetinin bir doğa harikası olduğunu herkes keşfetmelidir. Artık çocuklarımızı betondan bir nebze olsun uzaklaştırarak; doğayı tanımalarını, toprağı içine sindirmelerini, kuşları yakından gözlemlemelerini, bitkilerin ve yaban hayvanlarının mucize yaratan görüntülerini doya doya seyretmelerini bekliyoruz. Gün geçtikçe sayıları azalan yaban hayvanlarımızı tüfek ile vurmak yerine, fotoğraflarını çekerek yaşatılmalarını umut ediyoruz. Bu amaçla düzenlediğimiz FOTO SAFARi’ye doğaseverlerin ve Fotoğraf çekmek isteyenlerin böylesine ilgi göstermesi bizleri son derece mutlu etti. Bu etkinliğin düzenlenmesinde bizlere önemli katkı sağlayan TÜKÇEV Başkanı Sayın Beyhan Aslan, Milli Parklar Genel Müdürlüğü, teşrifleri ile bizleri onurlandıran kaymakamımız ve belediye başkanlarımız ve en önemlisi de gazeteci arkadaşlarımız ve diğer davetlilerimize şükranlarımızı sunuyoruz. ” dedi. Daha sonra 2005'te Nallıhan Kuş Cennetinde 2. Foto Safariyi gerçekleştirdiklerini anlatan Ceylan, 7 yıl aradan sonra yeniden Foto Safaride buluşmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti. Törende konuşan Kaymakam İsmail Altan Demirayak, doğa sevenleri ve fotoğrafçıları foto safaride bir araya getirmeyi amaçladıklarını, bundan sonraki dönemde de kuş cennetinin daha ileri boyutlarda tanıtımını yapmaya devam edeceklerini söyledi.

TÜKÇEV standı, IWES 2012’ye renk kattı

ıWes 2012 - 4. Atık Teknolojileri Sempozyumu ve Sergisi, Sektörel Fuarcılık tarafından 15 - 16 Kasım 2012 tarihleri arasında WOW Convention Center İstanbul'da düzenlenen. IWES 2012'ye kamu kurum ve kuruluşları, özel sektörden üst düzey yöneticiler ve akademisyenler katıldı. İki gün boyunca yapılacan oturum, panel ve düzenlenen toplantılarda birbirinden önemli konular üzerinde bildiriler yayınlandı, sunumlar gerçekleştirildi. İstanbul'da düzenlenen sergiye TÜKÇEV de stant açarak katılım sağladı.

Ana sponsor TÜKÇEV’di…

“ÇEPEÇEVRE TÜRKİYE” belgeselinin galasına yoğun ilgi

Marmara Belediyeler Birliği ve TÜKÇEV’in (Tüketici ve Çevre Eğitim Vakfı) katkılarıyla hazırlanan “ÇEPEÇEVRE TÜRKİYE” Belgeseli Gala gösterimi, Kadir Has Üniversitesi’nde yapıldı. Programa Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı ve AKUT Başkanı Nasuh Mahruki de katıldı. TÜKÇEV Başkanı Beyhan Aslan, “Çevre 3-5 gönüllünün veya 3-5 entelektüelin meselesi olmamalı”dedi. Türkiye’de bir ilke imza atarak Küreselden başlayıp Türkiye’nin de çevre sorunlarını ele alan, iklim değişikliğinin nedenlerini ve çevreye verdiği zararları anlatan Çevre Belgeseli “ÇEPEÇEVRE TÜRKİYE” Marmara Belediyeler Birliği’nin desteğiyle hazırlandı. Çevre kirliliğini görüntülerken dünyamıza, ülkemize ve sağlığımıza olumsuz yansımalarıyla beraber ünlülere mesajlar verdirildi.

9


EKOLIFE21_YENI_OLCU_Layout 1 11/22/12 11:59 AM Page 10

10

Otomotiv

Otomotiv sektOrU kasIm ve aralIk aylarIndan umutlu I

sancakTaroğlU, 2012 yılında Avrupa pazarında ciddi bir daralma olduğuna, Eylül ayı verilerinin ise neredeyse 10 sene önceki rakamlara geldiğine dikkati çekti. Türkiye'nin o kadar daralmadığını, Nissan Türkiye'nin satışlarının ise aşağı yukarı geçen seneki rakamlarda seyrettiğini anlatan Sancaktaroğlu, "Türkiye pazarı için biz sene başında '760 bin civarında olur' diye bir tahmin yapmıştık. Hala aynı tahminimizi sürdürüyoruz. Bugüne kadar yüzde 12'lik bir daralma var. Ama otomotivde yılın son 3 ayı her zaman atak ayıdır. Autoshow'un zamanlaması çok güzeldi. Uzun Kurban Bayramı tatili nedeniyle Ekim ayı biraz yavaş geçse de Kasım ve Aralık aylarının çok daha hareketli olacağına inanıyorum" diye konuştu. Nissan Türkiye olarak geçen

yılı 20 binin üzerinde satışla kapattıklarını, bu yıl da yine 20 bin civarında satış rakamına ulaşacaklarını aktaran Sancaktaroğlu, 2013 yılı pazar beklentilerinde ise şu anki koşullarda çok iyimser olmadıklarını ifade etti. Sancaktaroğlu, 2013 yılında pazarda biraz daralma olabileceğini söyleyerek, "Bu, dünyadaki gelişmelerle de alakalı. İkincisi, Türkiye'de Ötv arttı. Kimse bunu fiyatlarına yansıtmadı daha. Ayrıca, ilk defa önümüzdeki sene başından itibaren model yılı yenileniyor. Bunun getirdiği bazı sarkmalar, öne çekmeler, ileri ötelemeler olacak. Dolayısıyla önümüzdeki seneye bir projeksiyon yapmak için belki ilk iki ayı görmek lazım. Ama şu an için hesaplarımız gösteriyor ki biraz daha düşük olur" öngörüsünde bulundu.

Ötv ve diğer Mali düzenlemelerin etkisini şu ana kadar ciddi olarak görmediklerini, çünkü bütün markaların sene sonu hedeflerine ulaşmak için birçok kampanya düzenlediğini anımsatan Sancaktaroğlu, şunları kaydetti: "Biz de Ötv'yi almıyoruz, 0 faiz kredi seçenekleri sunuyoruz. Otomotiv firmaları bu vergi artışlarını şu anda kendi içlerinde sübvanse etmek zorunda kalıyorlar. Ama bu nereye kadar gider- Benim tahminim yılbaşından sonra yeni model yılının da gelmesiyle artık herhalde bu ilave maliyet yansıtılmaya başlanır. Ne kadar yansıtılacağını da aslında rekabet belirliyor tamamen. Türkiye çok rekabetçi bir pazar. Otomotiv Distribütörleri Derneği olarak, araştırmalarla fiyattaki artışın satışlara nasıl ters etkisi olduğunu gösterdik. Zaten çok hassas dengeler

II

II

Nissan Türkiye Genel Müdür Yardımcısı İlkim Sancaktaroğlu, otomotivde yılın son 3 ayının her zaman atak ayı olduğunu, uzun Kurban Bayramı tatili nedeniyle Ekim ayı biraz yavaş geçse de, Kasım ve Aralık aylarının çok daha hareketli olacağına inandığını belirtti.

üzerinde oturan bir pazar. Alış gücü belli. O veya bu nedenle fiyatı yükselttiğiniz zaman, dolayısıyla talepte de azalma oluyor." Dünyada ilk seri üretim elektrikli aracın Leaf modeliyle Nissan tarafından üretildiğini vurgulayan Sancaktaroğlu, Leaf'in Amerika'da önemli satış rakamlarına ulaştığını, Avrupa'da da bazı pazarlara girdiğini dile getirdi. Sancaktaroğlu, elektrikli araçların Türkiye'de yaygınlaşıp yaygınlaşmayacağıyla ilgili olarak da, "Burada altyapı çok önemli. Bizim Leaf'i burada piyasaya sunmamız için altyapı gerekli. Altyapıdan kastım şarj istasyonları. Çünkü bu arabalarda menzil sorunu var. 160-170 kilometrede bir bataryayı şarj etmeniz lazım, artırılmaya çalışılıyor ama şimdiki teknolojilerle maksimum o civarda. Biz çalışıyoruz ama o alt-

yapı tamamlanmadan herhalde harekete geçmeyeceğiz. Çünkü Nissan olarak şöyle bir stratejimiz var; müşteriye aracını verdiğimizde onu sorunsuz kullanmasını da temin etmemiz lazım" şeklinde konuştu. Sancaktaroğlu, segmentler olarak bakıldığında Nissan'ın Türkiye'de pazarın yüzde 20'sine hitap edebildiğini, kısıtlı ürün gamına rağmen başarılı sonuçlar elde ettiklerini belirtti. Nissan Türkiye'nin pazar payının geçen ay yüzde 3,7'ye ulaştığı bilgisini veren Sancaktaroğlu, Türkiye'deki tüketici beklentisi ve alışkanlıkları profilinin yavaş yavaş Avrupa pazarının benzeri hale geldiğini ifade etti. Sancaktaroğlu, Cenevre'de konsept olarak lanse edilen MPV sınıfı modeli Yeni Nissan Note'un, gelecek yıl Avrupa klasmanını takiben Türkiye'ye geleceğini de sözlerine ekledi.

Toyota modellerinde Kasım ayına özel indirimler Her bütçeye özel, günün koşullarına uygun rekabetçi faiz oranları ve esnek ödeme koşullarını müşterilerine sunan Toyota Finans Sistemi, Kasım ayında indirimler ve avantajlar ile dolu bir kampanya hazırladı. Kampanya kapsamında; Toyota’nın “durdurulamaz” kimliği ile öne çıkan pickup’ı Hilux’ta 6 bin TL’ye varan indirim yapılırken fiyatlar 48.600 TL’den başlıyor. Hilux sahibi olmak isteyenler için ayrıca 50 bin TL’ye kadar kredi kullanımda “0” faiz avantajı da kampanyada yerini alıyor. 29 bin 900 TL’den başlayan fiyatları, 3 bin 450 TL’ye varan indirim ve 6 bin TL peşin 600 TL aylık taksitle-

riyle Yaris’e sahip olmak artık çok kolay. 38 bin 400 TL’den başlayan fiyatlarıyla Kasım kampanyasına dahil olan Auris’te indirim 4 bin 100 TL’ye varırken 7 bin TL peşin ve 700

TL taksit avantajı da bulunuyor. Dünyanın en çok satılan otomobili Corolla 40 bin 400 TL’den başlayan fiyatı ve 4 bin 500 TL’ye kadar olan indi-

rimiyle dikkat çekiyor. Corolla sahibi olmak isteyenler 8 bin TL peşin ve 800 TL taksitle bu isteklerine kavuşurken, modelin dizel seçeneğini tercih edenler için de ayda 100 TL farkla kampanyada fırsat yaratılıyor. Avensis’te de 3 bin 750 TL’ye varan indirim uygulanırken 10 bin TL peşin 1000 TL taksit ile prestij simgesi olan bu otomobile sahip olunabiliyor. Kasım kampanyasında ayrıca RAV4’te 2 bin TL, Verso’da 3

bin 700 TL’ye ulaşan indirimler yer alırken, Toyota’nın spor otomobildeki 50 yıllık birikimi yansıtan GT86 modelinde ise Kasım ayı süresince 4 bin Euro’luk indirim uygulanacak. Toyota Finans Sistemi’nin kampanyasında Kasım ayına özel indirimli fiyatlar ile Toyota modellerine yüzde 0,97 oranında özel balon ödeme faizi ile 60 aya varan vade gibi pek çok fırsat yer alıyor. Kampanyada Toyota teknolojisi ve konforuna ulaşmak isteyenlere eski araçlarını elden çıkarmaları için de “vadeli takas” seçeneği ile 3 ay ek süre veriliyor. Düşük peşinat, düşük taksit kolaylığı sunan Toyota Finans’ta işlemler tek noktadan ve çok kısa süre içinde tamamlanıyor ve herkesin Toyota sahibi olma hayalleri gerçeğe dönüşüyor.


EKOLIFE21_YENI_OLCU_Layout 1 11/22/12 11:59 AM Page 11

11

Haber

Yalçıntaş: Kefalette eş rızası şartına bir an önce çözüm bulunmalı

Prens’ten Türkiye ekonomisine övgü

halat açısından çok önemli bir monako Prensi II. Albert, ülke” dedi. İstanbul Ticaret OdaTürkiye’nin en çok ithalat yaptıksı'nda (İTO) onuruna verilen yeları 5. ülke olduğunu belirterek, mekte konuşan Monako Prensi Türk ekonomisindeki hızlı geII. Albert, Monako ve Türkiye lişmeyi hayranlıkla izlediklearasındaki ticari, ekonomik ve rini söyledi. Prens II. Albert, kültürel ilişkileri artırmayı heİTO’yu ziyaretinde, “Türkideflediklerini belirterek, ye'de ekonominin ne “Bizim ekonomik kalkadar gelişmiş oldukınma odamız 2005 yığunu gördük. Arlında Türkiye ile bazı dından da ticari ilişkiler gerçekyönümüzü İstanleştirmişti. Monakolu bul'a çevirmeye işadamları da İstançalıştık” dedi. bul'da bulunma şereMonako Prensi fine nail oldu. Prensliğimiz II. Albert, “Türki2007 yılında bir toplantı esye'de ekonominin nasındaki sunum sırasında, ne kadar gelişmiş (Türkiye'de) ekonominin olduğunu gördük. ne kadar gelişmiş olduğunu Ardından da yönüMonako gördü. Ardından da yönümüzü İstanbul'a çePrensi müzü İstanbul'a çevirmeye virmeye çalıştık. II. Albert çalıştık” dedi. Türkiye bizim için it-

Türkiye'nin Monako'nun ithalatındaki payını giderek artırdığını vurgulayan Prens II. Albert, “Türkiye bizim için ithalat açısından çok önemli bir ülke. 2011 rakamları da bu şekilde söylüyor. Türkiye 5. sırada yer alıyor. Karşılıklı ilişkilerin dürüstlüğü ve yoğunluğu çok çok önemli. Şu anda Monako'dan 29 şirketten yaklaşık 50 işadamının heyete katılımı da bunu gösteriyor. Türkiye'nin ekonomik olarak çok daha başarılı olacağını düşünüyorum. İTO ve Prensliğimiz arasındaki ilişkilerimiz artarak devam edecek” diye konuştu.

iTo’da ilk Prens İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Murat Yalçıntaş da, Prens II. Albert’in İTO’yu ziyaretinin kendileri için tarihi bir gün oldu-

ğunu belirterek, “Oda olarak ilk kez bir prensi ağırlıyoruz” dedi. Bugüne kadar binlerce ticaret heyeti, yüzlerce başkan ve bakan ile onlarca başbakanı ağırladıklarını hatırlatan Yalçıntaş, “Ama ilk defa bir prens ağırlıyoruz. Heyecanımızın kaynağı bu” diye konuştu. Monakolu işadamlarına İstanbul'un ekonomik dinamizmini anlatan Yalçıntaş, şunları söyledi: “12 milyonu aşkın nüfusu ile İstanbul, Türkiye ekonomisinin lokomotifidir. Bu nüfusuyla İstanbul 160 ülkeden ve 19 AB üyesi ülkeden daha fazla nüfusa sahiptir. Türkiye'nin ticaret hacminin yarısı İstanbul'da gerçekleşir. İTO üyesi şirketler, Türkiye'deki tüm şirketlerin dörtte birini oluşturur. Yine bu şirketler, Türkiye'nin Gayri Safi Milli Hasılası'nın yüzde 22'sini üretirler.

‘Reel sektörde iyimserlik azalıyor’

İTO’nun piyasa güven ile eğilim ve beklenti indeksleri açıklandı. 2012 yılı ekim döneminde İstanbul Piyasa Güven İndeksi 95.15, piyasa eğilim ve beklenti indeksi ise 97.03 ile iyimserlik seviyesinin altında gerçekleşti. İTO Başkanı Murat Yalçıntaş, “Yumuşak iniş senaryosu politikaları ekonomide beklenenden daha fazla bir etki yarattı” dedi. İSTANBUL Ticaret Odası (İTO), üçer aylık dönemler itibariyle gerçekleştirilen İstanbul Piyasa Güven İndeksi ile İstanbul Piyasa Eğilim ve Beklenti İndeksi’nin 2012 yılı ekim ayı sonuçla-

rını açıkladı. Reel kesimin sektöre ve ekonomiye güveninin belirlenmesine yönelik olarak yapılan güven indeksi 2012 yılı ekim ayında temmuz ayına göre yüzde 3.8’lik azalış ve 95.15 indeks değeri ile iyimserlik seviyesi olan

100 puanın altında kalmaya devam etti. Sektörün ve ekonominin gelecekteki performans beklentilerini tespit eden İstanbul Piyasa Eğilim ve Beklenti İndeksi de 2012 yılı ekim ayında temmuz ayına göre yüzde 5.4 azalarak

97.03 puan oldu. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Dr. Murat Yalçıntaş konuya ilişkin yaptığı açıklamada, güven ve beklenti indekslerinde görülen gelişmelerin reel sektörün iyimserlik düzeyindeki gerilemeye işaret ettiğini kaydetti. Yumuşak iniş senaryosu politikalarının ekonomide beklenenden daha fazla bir etki yarattığını kaydeden Dr. Yalçıntaş, “Büyüme hızının gerilediğine belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Yılın ilk altı ayında ekonomi yüzde 3,1 büyüdü. Halbuki 2011’in aynı döneminde bu rakam yüzde 10,2 olmuştu.

isTanBUl Ticaret Odası (İTO) Başkanı Dr. Murat Yalçıntaş, “Yeni Borçlar Kanunu’yla getirilen kefalette eşin rızası şartı, kredi işlemleri başta olmak üzere büyük sıkıntılara sebep oluyor. Meclis açıldığında düzeltileceği sözü verilmişti. Bir an önce gerekli düzenlemelerin yapılmasını bekliyoruz” dedi. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Dr. Murat Yalçıntaş, 1 Temmuz’da yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile getirilen kefalette eşin rızasına yönelik şartın, vakit geçirilmeden yeniden düzenlenmesini istedi. Dr. Yalçıntaş, kanunun yürürlüğe girmesinden sonra, ilgili bakanlıklardan yapılan açıklamalarla birlikte bankaların prosedürlerle ilgili Meclis açılana kadar tolerans gösterdiklerine işaret etti. Dr. Yalçıntaş, “Başta Gümrük ve Ticaret Bakanımız olmak üzere, ekonomi ile ilgili bakanlıklarımız bizim çağrımıza kulak verdiler ve bu maddeyi yeniden ele alacaklarını açıkladılar. Bunun üzerine bankalar da, bankacılık işlemlerinde işadamlarına birtakım kolaylıklar sağladılar. Ancak düzenlemenin, TBMM’nin açılışının üstünden günler geçmesine rağmen gündeme gelmediğini gören bankalar, yeniden ve haklı olarak aynı prosedürleri işadamlarının karşısına çıkarmaya başladılar. Başta krediler olmak üzere, akreditif ve leasing işlemlerinde büyük sıkıntılar yaşıyoruz” diye konuştu. Dr. Yalçıntaş, kanunun yürürlüğe girdiği sırada, yeniden düzenleme yapılacağına dair açıklamaların bugüne kadar yaşanabilecek problemleri önlediğine vurgu yaparak, şunları söyledi: “Başta Gümrük ve Ticaret Bakanımız’a ve ekonomi yönetimimize bugüne kadar verdikleri destek için teşekkür ediyoruz. Arzumuz bir an evvel bu konuda işadamının işlerini kolaylaştıracak bir çözümün bulunmasıdır.” Dr. Yalçıntaş, meselenin çözümü ile ilgili çalışmaların, TBMM ve ülke gündeminin yoğun olması sebebiyle geciktiğine inandığını belirterek, kanunun bir an evvel gözden geçirilmesinin ticari hayatın sağlıklı sürmesi için çok önemli olduğunu kaydetti.


EKOLIFE21_YENI_OLCU_Layout 1 11/22/12 11:59 AM Page 12

12

Turizm

Yalova'ya 250 milyon

TL'lik yatırım!

3'e katladık! BU ülkeleri 3'e katlar duruma geldik. İtalya, Fransa, İspanya gibi Avrupa'nın en önde gelen 3 ülkesiyle yarışıyoruz'' dedi. Bakan Günay, Muradiye Külliyesi'nin restorasyon çalışmalarının başlaması nedeniyle düzenlenen törende yaptığı konuşmada, son zamanlarda Türkiye'nin ufkunu açan, tarihe sahip çıkan bir anlayışla önemli çalışmalar yaptıklarını söyledi.

"Her yÖne saHiP ÇıkıyorUZ" Türkiye'nin her tarafında, tarihin her döneminden eserlere ayrım yapmaksızın sahip çıktıklarını vurgulayan Günay, ''Roma'dan Selçuklu'ya, Selçuklu'dan Osmanlı'ya kadar bu topraklarda ne varsa ihya etmeye, geleceğe taşımaya çalışıyoruz. Türkiye'nin doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi yani her tarafına aynı oranda sahip çıkıyoruz'' diye konuştu. Günay, sadece yakın dönemdeki değil, tarihin çok eski dönemlerindeki eserleri de dünya mirasına kazandırmaya çalıştıklarını belirterek, şunları kaydetti: "Bu konuda Türki-

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Türkiye'nin gelen turist bakımından Avrupa'da dördüncü durumda bulunduğunu belirterek, ''Artık Yunanistan, Mısır gibi ülkelerle yarışmıyoruz.

ye'nin değişik noktalarındaki eserleri ayağa kaldırdık ve dünya mirasına kazandırdık. Osmanlı yöneticileri birbiriyle yarışan güzel eserler kurdular. Bunun daha öncesi de var. Tüm tarihi mekanları ayağa kaldırmak istiyoruz. Bursa da tarih bakımından çok önemli bir kentimiz. İnşallah yapılacak çalışmalarla buradan da önemli eserler, tarih mirasına girecektir. Burası özellikle Osmanlı bağlamında önemli bir yer. Beylik, devlete burada dönüştü. Merkezi burası. Bursa yanlış planlama, gelişi güzel sanayileşme nedeniyle bir felaketle karşı karşıya. Yanlış planlama nedeniyle ovalar, yeşillik alanlar biraz tahrip oldu. Sanayiden vazgeçmeden, Bursa'nın tarihine, bitki çeşitliliğine, turizmine sahip çıkmaya çalışıyoruz." Türki-

ye'nin, artık dünya turizminin önemli yerlerinden biri haline geldiğini anlatan Günay, ''Gelen turist bakımından Avrupa'da 4. durumdayız. Artık Yunanistan, Mısır gibi ülkelerle yarışmıyoruz. Bu ülkeleri 3'e katlar duruma geldik. İtalya, Fransa, İspanya gibi Avrupa'nın en önde gelen 3 ülkesiyle yarışıyoruz. Bu ivmeyi Anadolu içlerine çekmemiz gerekiyor'' dedi. Tören öncesinde çalışmalar kapsamında Külliye'de bulunan Muradiye Camisi'nin son cemaat mahallinde Yunan işgalinden kalma Yunan bayrağı, ordu flaması ve taçtan oluşan üçlü kompozisyonu inceleyen Günay, konuşmasının ardından Külliye'yi gezdi. Törene, Bursa Valisi Şahabettin Harput ve Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe katıldı.

sUUdi Arabistan kökenli bir firma Yalova'ya yaklaşık 250 milyon TL'lik bir yatırım yapmayı öngörüyor. Yalova Belediye Başkanı Yakup Koçal, kentteki eski arboretum alanının ihalesini kazanan Suudi Arabistan kökenli firmanın yaklaşık 250 milyon TL'lik bir yatırım yapmayı öngördüğünü belirterek, "Ortadoğu'nun ve bu b��lgenin en büyük turizm yatırımını yapmayı planlıyorlar" dedi. Yalova Belediye Başkanı Yakup Koçal, Belediye Meclisi toplantısında, meclis üyelerine eski arboretum alanında turizm tesisi yapılması için düzenlenen satış ihalesi hakkında bilgi verdi. İhaleye "olur" verdiklerini belirten Koçal, "Arboretumu 3 parçaya bölerek ihaleye çıkmıştık. 15 dönüm, 13 dönüm ve 10 dönüm olarak. Bir de ilave olarak daha önceden çıkmadığımız 2 tane 7,5 dönüm vardı. Onları da ihaleye çıkarmıştık. Bu 2 tane 7,5 dönüme bir de 15 ve 13 dönüme talipli çıktı. 7,5 dönüme aynı kişi teklif verdi. Ancak verdiği teklifte muhammen bedele bağlı olarak usul hatası yapmış. O nedenle ihale dışı kabul edildi. O yüzden ihale 10 dönüm ve 15 dönümde gerçekleşti. Olurlarını verdik satış muamelesi de bitti" diye konuştu. Koçal, ihaleyi kazanan

Suudi Arabistan Kralı Abdullah'ın finanse ettiği ''Merosa'' adlı şirketin eski arboretum üzerine Ortadoğu'nun ve bölgenin en büyük yatırımını yapacağını kaydetti. Arboretumu bir bütün olarak isteyen şirketin önümüzdeki günlerde şartları yerine getirerek araziyi alacağını belirten Koçal, şunları kaydetti: ''Suudi Arabistan Kralı Abdullah tarafından finanse edilen Suudi Arabistan kökenli 'Merosa' isimli bir firma bu. Onlar şu anda Sapanca'da da sayısı bir hayli fazla olan villalar yapıyorlar. Bunların tamamı Araplara verilecek. Yalova'da da yatırım yapma kararı almışlar. Ancak böyle bir parselde değil tamamında yatırım yapmak istiyorlar. Dolayısıyla arboretumun tamamını Merosa alacak. Yaklaşık 250 milyon TL'lik bir yatırım yapmayı öngörüyorlar. Ortadoğu'nun ve bu bölgenin en büyük turizm yatırımını yapmayı planlıyorlar. Bu Yalova için çok iyi bir şey. Bu yatırım zengin Ortadoğuluların Yalova'ya gelmesi anlamına geliyor. Hem yatırımın büyüklüğü hem de oluşturacağı turizm potansiyeli itibarı ile Yalova'ya önemli katkılar sağlayacak. Önümüzdeki günlerde tamamının satışını gerçekleştireceğiz.'' Toplantıda, daha sonra gündem konuları görüşüldü.

Bergama turizmde kan kaybetti! iZmir'e gelen turistler için önemli bir uğrak noktası olan Bergama, turist sayısı açısından geriledi. Kültür turizminde, Ion Uygarlığı'ndan Osmanlı İmparatorluğu dönemine uzanan zengin tarihsel birikimiyle İzmir'e gelen turistler için önemli bir uğrak noktası olan Bergama, bu yılın 10 ayında müze ve ören yerlerini ziyaret eden turist sayısı açısından yüzde 7,8 geriledi. İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü verilerinden derlediği bilgiye göre, dünya uygarlık tarihinin en köklü yerleşimlerinden biri olarak öne çıkan Bergama, müzesi, Akropolü, Asklepionu, Bazilikası ile bu yılın 10 ayında 433 bin 491 yerli ve yabancı turisti çekti.

Turist sayısında geçen yıla oranla yüzde 7,8 oranında gerileme yaşayan Bergama, müze ve ören yerleriyle geçen yıl aynı dönemde 470 bin 570 yerli ve yabancı turisti ağırlamıştı. Bergama Akropolü, 10 aylık dönemde 241 bin 481 kişi ile ilçede en çok ziyaret edilen ören yeri olma özelliğini korurken, ziyaretçi sayısında ise geçen yıla oranla yüzde 10,6 düzeyinde düşüş yaşandı. Akropol, 37 bin 670 kişiyle en çok ziyaretçiyi ekim ayında çekti. İklim koşulları nedeniyle daha çok ilkbahar ve sonbahar aylarında ziyaret edilen Akropol, nisan ayında 37 bin 206, mayıs ayında 28 bin 599, eylül ayında 26 bin 944, mart ayında da 25 bin 804 turisti çekti.

Kar geldi! Kars'ın Sarıkamış ilçesinde bulunan kış turizm merkezlerinden Bayraktepe Kayak Merkezi'ne mevsimin ilk karı yağdı. Kar yağışının etkili olduğu kayak merkezinin zirvesinde kar kalınlığı 2 santimetre olarak ölçüldü. Kar yağışı otel işletmecilerini sevindirdi. Ce-Mar Toprak Otel Genel Müdürü Kamuran Eroğlu, kar yağışının kendilerini mutlu ettiğini belirterek, ''Bugünlerde kar yağmasını bekliyorduk.


EKOLIFE21_YENI_OLCU_Layout 1 11/22/12 11:59 AM Page 13

13

Teknoloji

Samsung,

Google'ı satın alacak mı?

Üniversiteler için “yerli yazılım” geliştiriliyor İnönü Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Metin Ertürkler öncülüğündeki ekip, üniversiteler için “Elektronik Üniversite” isimli yazılım geliştirmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. BilGisayar Mühendisliği Bölümü Yazılım Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ertürkler, son yıllarda üniversitelerin sayısının arttığını belirterek, 103 devlet, 65 de vakıf üniversitesi olmak üzere 168 üniversite bulunan Türkiye'de en küçük üniversitenin dahi bütçesinin milyonlarla ifade edildiğini söyledi. Bu haliyle üniversitelerin KOBİ'lerden daha büyük olduğunu ifade eden Ertürkler, idari ve akademik personeli, çok sayıda öğrencileriyle üniversitelerin nasıl yönetileceğinin önemli bir problem olduğunu dile getirdi. Ertürkler, “Personeli, öğrencilerle ilgili işlemleri, mali işlemleri, makine, malzeme, tesisat gibi öz kaynaklarımızı nasıl yöneteceğiz? Özel sektör, kaynaklarını kendisi için geliştirilen yazılımlarla yönetiyor. Bu yazılımlar kurumsal kaynak planlaması yazılımları. Ancak ülkemizde üniversitelerin bütün iş süreçlerini

modelleyecek yerli bir yazılım yok” diye konuştu. Üniversitelerin ya özel sektör için yazılmış yazılımları kendisine uyarlamak ya da yurt dışından yazılım satın almak zorunda kaldığını belirten Ertürkler, özel sektör için yazılan yazılımların üniversitelere uymadığını, ithal yazılımların ise maliyetlerinin çok yüksek olduğunu söyledi. Yrd. Doç. Dr. Ertürkler, “Örneğin üniversitede öğrenci işleri daire başkanlığı var. Bu birimin iş süreci özel sektörde yok. Diğer daire başkanlıkları ise farklı farklı yazılımları kullanıyor. Bu farklı yazılımlar da birbiriyle çalışmıyor. O zaman biz 'Üniversitelere özgü bir yazılım geliştirirsek üniversiteleri yönetmeyi kolaylaştırırız' dedik” ifadelerini kullandı. Bütün daire başkanlıklarının kullandığı yazılımları yazan bir firma olması gerektiğine dikkati çeken Metin Ertürkler,

bu amaçla işe başladıklarını, sektörün girdi maliyeti olmadığını belirterek, İsrail, Hindistan ve İrlanda'nın yazılım ihracatından çok büyük kar elde ettiğini kaydetti. Yazılım geliştirerek bu alandaki giderleri düşürmeyi ve bu pazarı değerlendirmeyi hedeflediklerini belirten Ertürkler, son yıllarda devletin Ar-Ge faaliyetine büyük destek verdiğini vurgulayarak, “Öğretim üyeleri, bilgi birikimini sanayiye aktarmalı. Üniversitelerde birçok çalışma yapılıyor. Bunlar, kağıt üzerinde kaldığında çok fazla anlamı kalmıyor” dedi. Bu konuda bir Ar-Ge projesi hazırlayarak KOSGEB'e sunduklarını anlatan Ertürkler, şunları söyledi: “KOSGEB bizden şirket kurmamızı istedi. Biz de Malatya Teknopark'ta Antasya Yazılım Limited Şirketi'ni kurduk. Şirketimizde 2 bilgisayar mühendisi çalışıyor. 332 bin lira bütçeli projeye, KOSGEB 254 bin

lira destek verdi. Projenin geri kalanını şirketimiz finanse ediyor. Böylece yazılım geliştirme işine başladık. 3 modül geliştireceğiz. Birinci modül olan öğrenci işleri otomasyon sisteminin yazımını yüzde 70 oranında tamamladık. Projenin bir avantajına gelince, elektronik belge yönetim sistemini de yazıyoruz. Yani artık üniversitenin içinde kağıtla yazışmalar kalkacak.” Yrd. Doç. Dr. Ertürkler, şirket olarak Oracle Corp'un eğitimlerine katıldıklarını, yazılım devi Microsoft'la da iş ortaklığı kurduklarını belirtti. Yazılımlarına “Elektronik Üniversite” adını verdiklerini bildiren Ertürkler, “Yerli ve üniversitenin bütün süreçlerini yönetebilecek bir yazılım yazıyoruz. Bunun için sabah 08.00'den akşam 22.30'a kadar çalıştığımız oluyor. Türkiye'de çok sayıda yeni üniversite kuruldu. Hiçbirinde bu tür yazılımlar yok” dedi.

"Bilişim şirketlerimiz sınırları aşacak" Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım

Bakan Binali Yıldırım, bilişim şirketlerinin yurtdışında büyümesinin önündeki engelleri kaldıracaklarını söyledi. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, hükümet programı içinde çıkarılması öngörülen Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'yla bilişim şirketlerinin yurtdışında büyümesinin önündeki engelleri kaldıracaklarını söyledi. Yıldırım, "AB, Türk bilişim şirketlerinin önüne, verilerin koruması yasası eksikliğini engel

olarak koyuyor. Bu yasayla bilişim şirketlerimiz sınırlar aşacak, sektör daha hızlı büyüyecek." dedi. Bakan Yıldırım, hükümetin 2012 programındaki söz konusu kanun tasarısının, Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanarak Başbakanlık'a gönderildiğini açıkladı. Yıldırım, bunun Türk bilişim şirketlerinin çağrı merkezi, veri merkezi, yazılım ve donanım hizmetlerini özellikle AB ülkelerine ihraç etmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Son 10 yılda 30 milyar doların üzerinde büyüyen bilişim sektörünü, gelecek 10 yılda 120 milyar dolar daha büyütmeyi planladıklarını belirtti.

APPLE'In yaptığı büyük sıçramayı önceden görerek ünlenen teknoloji analisti Horace Dediu son yazısında birçoklarına imkansız gelecek bir iddiada bulundu: 'Güney Koreli Samsung, Google'ı satın alabilir' Samsung'un mobil bölümünden elde ettiği faaliyet gelirinin Google'ın toplam faaliyet gelirinden fazla olması bu iddianın temelini oluşturuyor. İki sene önce akıllı telefon pazarına giren Samsung'un sadece bir çeyrekte 50 milyon adet akıllı telefon sattığına dikkat çeken Dediu "Artık sektödeki karların yüzde 40'ı Samsung'a geliyor" dedi. Samsung'un bu gelişiminin Google'ın Android işletim sistemine bağımlı olduğuna dikkat çeken ünlü analist şu soruları gündeme getirdi: n neden Google veya sahibi olduğu Motorola Android işletim sistemiyle Samsung kadar başarılı olamıyor? n Samsung'un gelirleri ve kârı Google'ı satın alacak boyuta ulaştığında Android platformunu kendi kontrol etmek istemez mi? Tabii böyle bir satın alma kısa vadede imkansız gibi gözüküyor ancak gerçekleşirse Dediu'nun şöhretine şöhret katacağı muhakkak.

Tweet

''mail''e girdi SOSYAL paylaşım sitesi Twitter'da, tweetler mail yoluyla Twitter kullanıcısı olmayanlara yollanabilecek. Sitenin resmi sayfasında, Twitter hesabı olmayan kullanıcılara da ulaşmak için, atılan tweetlerin e-mail aracılığıyla, Twitter kullanmayan kişilere yollanabileceği duyuruldu. Tweetlerin e-mail aracılığıyla paylaşılabilmesi için www.twitter.com üzerinden atılması gerektiği de ifade edildi.


EKOLIFE21_YENI_OLCU_Layout 1 11/22/12 11:59 AM Page 14

14

Kültür&Sanat

Hülya TURAN

sUÇlU ayağa kalk!..

Kent Tiyatrosu, Tiyatro Festivali için “perde” dedi saBaHaTTin Kudret Aksal tarafından 1966 yılında kaleme alınan “Kahvede Şenlik Var” adlı oyun, Mamak Belediyesi Kent Tiyatrosu oyuncuları tarafından 17.Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali çerçevesinde Mamak Kültür Merkezi’nde sahnelendi. Karşılıklı çıkar ilişkisine dayanan evliliklerin mutsuzlukla sonuçlandığı mesajını veren oyun, evliliklere eleştirel bakış açısını mizahi bir tarzda sunarak, edebi yönüyle de tiyatro severlere keyifli anlar yaşattı.

kenT TiyaTrosU oyUncUlarına Büyük alkıŞ Her yıl 40 bin kişiyi 10 gün boyunca tiyatroyla buluşturan Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali bu yıl da yurt dışından 8 ülkenin, yurt

içinden de 113 topluluğun yer aldığı toplam 122 oyunla “perde” dedi. Mamak Belediyesi Kent Tiyatrosu da, bu kez yalnız Başkent değil, Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali kapsamında yurdun dört bir yanından gelen tiyatroseverlere perdeyi araladı. Geçtiğimiz yıl “ Elif Ana” adlı oyunlarıyla festivale katılan Kent Tiyatrosu bu yıl 6 kişilik oyuncu kadrosuyla “Kahvede Şenlik Var” adlı oyunlarını festival kapsamında oynadı. Kent Tiyatrosu’nun başarılı oyunlar sahnelediğine belirten Mamak Belediye Başkanı Mesut Akgül, “Türk tiyatrosunun kilometre taşı sayılabilecek, birbirinden kıymetli eserlerini özverili çalışmalar sonucunda başta Mamaklılar olmak üzere bütün sanatseverlerle buluşturuyoruz” dedi.

Alman Piyanist Andreas Staier Piyano Festivali’nde… dünyaca ünlü sanatçıları ve grupları Antalya’da buluşturan, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Uluslararası Antalya Piyano Festivali, Alman Piyanist Andreas Staier’i konuk ediyor. Sıradışı yorumuyla beğeni toplayan ve dünyanın farklı orkestralarıyla birlikte solist olarak sahne alan Staier, konser gecesi sanatseverlere etkileyici bir repertuvar sunacak.Sanat Yönetmenliğini Fazıl Say’ın yaptığı ve Volkswagen ana sponsorluğunda gerçekleşen festivalde Staier konseri, 22 Kasım Perşembe günü saat 20:00’de

Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek.

eTkileyici “ diaBelli” yorUmU ile... Sanatçı konser gecesinde, Beethoven’ın Viyanalı müzik yayıncısı ve besteci Anton Diabelli’nin bir valsi üzerine yazdığı Diabelli Çeşitlemeleri’ni seslendirecek. Beethoven’ın son dönem eserlerinden olan bu 33 Çeşitleme , çeşitleme tekniğinin en kusursuz örnekleri arasında yer alıyor. 13’ncü yılında “Şehirde Müzik Var “ sloganıyla yola çıkan festival, renkli ve dopdolu içeriği ile dikkat çekiyor.

Karamsar, mutsuz ve amaçsız bir nesil yetişiyor. Uzun zamandır gözlemlediğim ve beni derinden üzen bir durum bu. Saygıdan ve sevgiden uzak, sorumsuz bir nesil yetişiyor. Sigara alkol ve uyuşturucu çocuklarımızı daha küçük yaşlarda zehirlemeye başladı… Özellikle uyuşturucunun adını bile duymak tüylerimi diken diken ederken günümüzde bunların kullanımı artık ortaokullara kadar inmiş durumda, Okullarımız ne yazık ki bu konuda içler acısı bir halde. Siz okullarda öğrencilerin sigara haa alkol saığını duydunuz mu? Uyuşturucu maddelerin satılması her nedense hiç kimseyi şaşırtmıyor artık… Herkes de bunları biliyor aslında, okulların kapısında torbacı diye tabir edilen satıcılar cirit atıyor… Bunu ebeveynler bilmiyor mu? Evet çoğu bunu biliyor ve herkes kabullenmiş, kabullenmiş diyorum çünkü kimseden ses yok, ne kadar acı… Ha bilmiyorlarsa bu daha da vahim… Bir sınıa defalarca disipline sevk edilen bir erkek öğrenci, kız öğrencilerin gözleri önünde mastürbasyon yapıyor hemde defalarca… Bunu hiç bir öğretmen farketmiyor ve daha da ilginç yanı hiç bir öğrenci bu olaydan rahatsızlık duyup aileleriyle konuşmuyor, öğretmenlerine şikayet dahi etmiyorlar… Eğer olur da şikayet olursa bu sefer de okul idaresi ciddiye alıp araştırma dahi yapmıyor.. Evet inanılır gibi değil ama Türkiye’de gerçek tablo artık bu. Ailelerin çocuklarına her istediklerini verdiği kolaycı, tembel ve şımarık çocuklar yetiştiriyoruz. Aman kimse çocuğumuza dokunmasın zihniyeti ile öğretmenlerin öğrenci üzerindeki yaptırımlarını yok ediyor, bir öğretmen öğrenciye bir kez vursa kıyametler koparıyoruz. Çocuk evde ebevenden, okulda öğretmenden, sokakta da polisten kokmaz hale geliyor ve doğal olarak sonuç hüsran oluyor… Okul önlerinde cirit atan uyuşturucu satıcılarına nasıl oluyorda engel olunamıyor, bunu mantığım almıyor.. Çocuklarımız, geleceğimiz diye bas bas bağırırken neden okullar ve öğrencilerin emniyeti sağlanamıyor? Okullarda neden isthbarat servisi kurulmuyor? Bunlara kim ve neden izin veriliyor…? Suçlu Ayağa Kalk!... Başta anne ve babalar, biraz silkinin ve kendinize gelin… Tüm yöneticiler, siyasiler, sivil toplum örgütleri, tüm toplum önderleri, içinizde birazcık Allah korkusu, birazcık vicdan ve merhamet varsa artık bunları görün… Hayvan hakları için ortalığı ayağa kaldıran anne ve babalar… Biraz da çocuklarınızın haklarını koruyun… Yoksa bize dokunmayan yılan bin yaşasın mı diyorsunuz… Evlatlarımız ellerimizden uçup gidiyor, Gençlerimiz kör bir kuyunun dibine doğru yol alıyor.. Bunun suçlusu sizlersiniz, Yarın her şey için çok ama çok geç olabilir!..


EKOLIFE21_YENI_OLCU_Layout 1 11/22/12 11:59 AM Page 15

15

Sağlık

Güzellik robotu emrinizde Icoone teknolojisi özel tasarlanmış başlıklarla dokuyu mikro parçacıklar halinde emerken, aynı zamanda ritmik masaj uyguluyor. Hem beylerin hem de bayanların yararlanabildiği Icoone, selülitten bölgesel yağlanmaya, cilt gevşekliğinden yorgunluğa kadar pek çok şikayeti gideriyor. GünümüZde hemen herkesin ortak isteği daha genç, daha güzel, daha sağlıklı ve daha ince bir görünüm. Hal böyle olunca da her geçen gün konu ile ilgili yeni cihazlar, yeni uygulamalar çıkıyor karşımıza. Son teknoloji bir güzellik robotu olan ıcoone ile ilgili Tuğba Deveci sorularımızı yanıtladı.

-ıcoone nedir? İki adet kocaman bigudinin vücudunuzda dolaştığını düşünün. Bu dev bigudiler bedeniniz üzerinde gezdirilirken, cildiniz, üzerlerindeki minik deliklerinden içeriye güçlü bir şekilde emiliyor. Güçlü bir masaj etkisiyle selülitleriniz azalıyor, dokularınız yenileniyor, gevşeme ve sarkmalar minimuma iniyor. Icoone, dokunun alt katmanlarında mikroaktivite teknolojisi ile çalışan fraksiyonel ritmik masaj sistemi. Çalışma sistemini Fransız plastik cerrah Jean Claude Cuimbertaeu geliştirmiş. Fransız, Alman, İsviçre ve İtalyan ortak teknolojisiyle de bu güzellik robotu ortaya çıkmış.

Sahibi ve Sorumlu Yazıişleri Müdürü Mega Kültür, Sanat, Turizm ve Dış Ticaret Ltd. Şti. adına Erkan KORK Genel Koordinatör Bora AKCİL Genel Yayın Yönetmeni Hülya Beydilli

Genel Yayın Danışmanı Celal DEMİR

Haber Müdürü Sarp AKINCI

Görsel Yönetmen Talha Feyyaz DUYAR

İstihbarat Hakan KORK

Reklam Müdürü Burak YALNIZER

Baskı Öncesi Hazırlık LOJİMEDYA AJANS Ankara Temsilcisi Şeyda ÖZALP

S. Arabistan Temsilcisi Osman EDRESS

O.Doğu Temsilcisi Hamza KORK

İnternet Sitesi Editörü Necati TURAN

Baskı MİLSAN Basın Sanayi-İnönü Mahallesi, Muammer Aksoy Cad. Dere Sk. No: 70 - 34620 Sefaköy - K.Çekmece / İSTANBUL Dağıtım YAYSAT Yayın Türü YAYGIN, SÜRELİ Yönetim Yeri Hürriyet Cad. No: 1 Kat: 18 Skyport Residance Beylikdüzü/İSTANBUL Ekolife, basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.

Icoone'u, vakum terapi sistemlerinin en yenisi olarak tanımlamak mümkün. Uygulama sırasında birbirinden bağımsız 3 başlık kullanılıyor. Uygulama yapılacak bölgeye göre çift başlıkla ya da tek başlıkla çalışılabiliyor. Bu özelliğinden dolayı uygulama süreleri gayet kısa. Yapısı değişmiş kollojenlerin yeniden yapılanmasına destek veriyor. Diğer sistemlerden en belirgin farkı bu. 100 cm'lik uygulama alanında aynı anda 1180 mikro vuruş yaratıyor olması dokunun kırılmasını ve deforme olmasını önlüyor. En önemlisi de dokunun esneklik kazanmasını ve sıkılaşmasını sağlıyor.

-nasıl uygulanır? Özel dokunmuş elbise giydirilen kişilerde 30-45 dakika arasında değişen sürelerde aktif ve pasif hareketlerle çalışma yapılır. Cihazın bünyesinde 17 değişik program bulunması bir avantajdır. Icoone her gün uygulanabilir. Kişi uygulama sırasında ağrı ve acı hissetmez. Seansını keyifli bir masaj yaptırıyor hissiyle tamamlar. Normal bakımlar 10-15 seanslık paketler halinde kullanılır.

bozukluğuna kadar birçok sorunda çözüm sunar. Ayrıca * Selülit tedavisinde, * Bölgesel yağlanmaların giderilmesinde, * Doku gevşekliklerinin yok edilmesinde özellikle yüzde ve dekoltede * Mevsim dönüşlerinde yaşanan yorgunlukların giderilmesinde * Vücut kontürlerinin düzeltilmesinde uygulanır. Icoone teknolojisi özel tasarlanmış perfore başlıklardan geçen hava ile dokuyu mikro parçacıklar halinde emerken, aynı zamanda bölgeye ritmik masaj uygular. Çift başlıkla çalışma yapabildiğimiz Icoone ile hem yağlanma hem elastikiyet kaybı aynı anda çözüme ulaşabilir. Başlığın özelliğindeki tamponlama vakum çalışması kılcal damarların çatlamasını engeller. Hem beylere hem de bayanlara rahatlıkla uygulanabilir.

-Hangi durumlarda uygulanır? Program seçeneği oldukça geniş olan ıcoone; enerjik kişilerde sakinleşme uygulamasından, dolaşım

Reçeteler artık izlenecek ilaÇ israfının önüne geçmek için kampanya başlatmaya hazırlanan Sağlık Bakanlığı'nın aile hekimleri üzerinde yürüttüğü çalışmada reçetelerin yarısından fazlasının uygunsuz yazıldığı tespit edildi. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkan Yardımcısı Hakkı Gürsöz, “Akılcı ilaç kullanımı”nın, klinik bulgulara ve bireysel özeliklerine göre uygun ilacın, uygun süre ve dozda, kolayca ve en uygun maliyetle elde edilmesi olduğunu söyledi. Bu tanımda klinik özelliklere ve bulgulara dikkat çekildiğini ifade eden Gürsöz, hastaların ilaçlarını hekimin öngördüğü süreye riayet ederek kullanmasının önemli olduğunu belirtti. Gürsöz, aynı kalite ve güvenilirlikteki tedaviden daha az maliyetli ola-

nın tercih edilmesi gerektiğini kaydetti. Akılcı ilaç kullanımına büyük önem verdiklerini ifade eden Gürsöz, bunun için bir ulusal eylem planı yürüteceklerini bildirdi. Ulusal eylem planının tanıtım, eğitim-bilgilendirme, idari düzenleme ve izleme-değerlendirme alt başlıklarından oluşacağını belirten Gürsöz, bunlardan özellikle izleme ve değerlendirmeye büyük önem verdiklerini söyledi. Ülkede hekimler tarafından yazılan reçetelerin akılcı ilaç kullanımı kriterleri doğrultusunda ve bilimsel veriler ışığında değerlendirilerek geri bildirime imkan tanıyacak bir sistem geliştirdiklerini açıklayan Gürsöz, bu sistemin pilot çalışmasının devam ettiğini bildirdi.


EKOLIFE21_YENI_OLCU_Layout 1 11/22/12 11:59 AM Page 16

16

Spor

Hem şampiyonum hem güzel!

Satranç, sponsor gelirlerinde 4. sırada Federasyonlara yapılan sponsorluklarda şirketlerin yeni hedefi satranç oldu. Satranç Federasyonu’ Sponsorluk gelirlerinde tenis, golf ve atletizm gibi son dönemde gündemde yer alan popüler sporları geçerek, futbol, basketbol ve voleyboldan sonra ‘4’üncü sırada yer aldı. Federasyonun sponsorluk geliri 5.8 milyon lirayı buldu. Son dönemlerde futbol, basketbol ve voleybol ile büyüyen sponsorluk pazarında, şirketlerin yeni hedefi satranç oldu. Tenis, golf ve atletizm gibi önemli federasyonları geride bırakan satranç, sponsor gelirinde 4’üncü sırada yer aldı. Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Genel Müdürlüğü verilerine göre Satranç Federasyonu 10 yılda 5.8 milyon liralık gelire ulaştı. Satranç Federasyonu’na en büyük yatırımı ise İş Bankası yaptı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2005 yılında satrancı okullarda seçmeli ders haline getirmesi şirketlerin de ilgisini çekti. 2005– 2008 döneminde okullarda

yaklaşık iki milyon öğrenci satranç eğitimi alırken, bu rakam 2010 sonunda 3.2 milyona ulaştı. Federasyonun yıllık toplam bütçesi ise 10 milyon lirayı buldu. 54 ilde satranç eğitimi veren merkezler kurulurken, Türkiye’de satranç kulübü sayısı da 244’e ulaştı.

ana sPonsor iŞ Bankası Öğrencilerin satranca olan ilgisi şirketlerin de dikkatini çekti. Satranç Federasyonu, sponsorluk gelirlerinde tenis, golf, motor sporları, kayak ve binicilik gibi dalları da geride bırakarak 4’üncü sıraya yükseldi. Federasyonun en büyük destekçisi ise İş Bankası oldu. Türk Hava Yolları, Arzum, Spor Toto ve Microsoft gibi şirketlerin de destek verdiği Satranç Federasyonu, 16 yaş altı gençleri çekmek için Bakanlıkla yeni projeler hazırlıyor. Türkiye Satranç Federasyonu’nun 1954 yılında kurulduğuna işaret eden Başkan Gülkız Tulay, şu bilgileri

verdi: “Bugün, aktif ve aktif olmayan 220 bini aşkın lisanslı sporcumuz bulunuyor. Federasyona bağlı 56 bini aşkın antrenör var. Satrancın gelişimi ise Türkiye İş Bankası’nın sponsorluğunda ülkenin dört bir yanına açılan satranç sınıflarıyla hızlandı.” Gençlerin ilgisini çekmek için çeşitli kampanyalar düzenlediklerini dile getiren Gülkız Tulay, şu bilgileri verdi: “Gençlerin lisanslı sporcu olabilmeleri için düşünülen lisans kampanyası onlara pek çok ürünü ücretsiz edinme imkânı sağlıyor. İnternet üzerinden seçtikleri ürünler masrafsız olarak kendilerine ulaştırılıyor. Daha sonra illerde ve Türkiye genelinde gerçekleştirilen yarışmalara girerek turnuva ortamını, mücadeleyi yakından tanımaları, mümkünse internet üzerinden turnuvaları takip ederek, canlı yayınları izlemeleri öneriliyor. Türkiye’de her çocuğun yaş grubuna göre her yıl çok önemli Türkiye şampiyonları yapılıyor. Bu

şampiyonalar sonunda başarılı olan sporcularımız alt yapı ulusal takım havuzuna girerek kamp çalışmalarına alınıyor. Daha sonra uluslararası turnuvalarda bayrağımız altında mücadele etme imkânına sahip oluyor.”

ÖZel derse ilGi arTıyor SON dönemlerde özel derslere de ilginin arttığını belirten Gülkız Tulay, “Özel ders ücretleri çocuğun satranç bilgisine ve potansiyeline göre değişim gösteriyor. Ayrıca dersi verecek olan öğretmenin bir unvan sahibi olması özel ders ücretini etkileyebilir. İkinci kademe bir antrenörden satranç dersi alacak bir çocuk federasyonda verilecek kurslara katılmak isterse sekiz saat için 90 TL ücret ödüyor” dedi.

19 yaşında Yeditepe Üniversitesi öğrencisi olan Simay bu spora geçtiğimiz nisan ayında başlamış. 10 yıl yaptığı yüzme sporunda güzelliğinin yanında kusursuz fiziğinin de etkisiyle öğretmeni ve antrenörü Kaya Arslantepe ona hayatını yönlendirecek bir teklif yapmış… Bikini fitness… Vücut geliştirme dediğimizde aklımıza gelen ilk şey kaslı sporcular, pazıları bacakları abartılı bir şekilde şişmiş kadınlar ve erkeklerle yapılan spor aklımıza geliyor. Vücuda sürülen yağ ile birlikte podyumdaki görüntüleriyle biraz ürkütücü gelse de hangimiz içimizden ‘vay be vücuda bak’ diye geçirmiyoruz. Kimimiz imrenerek, kimimiz gözlerimizi yarım kapatarak bakıyoruz. Ancak kasla özdeşleşen vücut geliştirme sporunun öyle bir bölümü var ki… Estetik, güzellik ve fiziki görüntüyle de yapılan, vücudu şişirmeden de bir sporun yapıldığını öğreniyoruz. Kısacası kas ile özdeşleşen bir sporun en estetik bölümünde yarışıyor Simay Öztürk. Bikini fitness… 19 yaşında Yeditepe Üniversitesi öğrencisi olan Simay bu spora geçtiğimiz nisan ayında başlamış. 10 yıl yaptığı yüzme sporunda güzelliğinin yanında kusursuz fiziğinin de etkisiyle öğretmeni ve antrenörü Kaya Arslantepe ona hayatını yönlendirecek bir teklif yapmış… Bikini fitness… Kısa bir düşünme süresinden sonra ailesinin de desteğiyle bu teklifi kabul etmiş. Vücut Geliştirme Federasyonuna 2 yıl önce bağlanan Bikini Fitness, Türkiye’de henüz tanınmıyor ama Avrupa’da bir hayli yaygın. Her spor dalında olduğu gibi Avrupa ve Dünya Şampiyonaları da yapılıyor. 5 ay içinde Simay Simay günlerce ve Öztürk saatlerce çalışıp Türkiye’de ve Avrupa’da dereceler yapmış.


ekoLIFE