Issuu on Google+

EKOLIFE_22_Layout 1 11/30/12 3:26 PM Page 1

Şişli Belediyesi’nden Van’a “Öğretmen Evi” Van depreminde yıkılan ve 76 öğretmenin hayatını kaybettiği Van Öğretmen Evi, Şişli Belediyesi tarafından yeniden yaptırıldı. 6’da

100 daireden büyük konut sitelerine mescit 6’da

www.ekolife.tv / sayı:22 / Fiyatı: 25 Krş

HAFTALIK EKONOMİ VE YAŞAM GAZETESİ

1 Aralık 2012 Cumartesi

TÜGİAD Ankara, Başkent’ten yurt içi ve yurt dışı uçuş noktası sayısının artırılması için THY’ye resmen başvurdu

Başkentli işadamlarının

direkt uçuş “Bu ken t işadam in artık d ları ünya açılma ya k istiyor”

Barış Aydın

isyanı TÜGİAD Ankara Başkanı Barış Aydın: ‘’Başkent’ten direkt uçuş sayısının az olması yüzünden rekabette maça hep 1-0 yenik başlıyoruz’’ diyor. 10’da

Türkiye'de artık herkes inşaat yapamayacak

Kredi kartı 144 milyona ulaştı 2’de

Şimdi, Türkiye 4’te yabancıların umudu

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Türkiye'de artık her önüne gelenin inşaat yapamayacağını belirtti. 9’da

İzmir'e 50 milyar dolar 13’te / “Kadın Aşıklar” Neşet Ertaş için sahne aldı 14’te


EKOLIFE_22_Layout 1 11/30/12 3:26 PM Page 2

2

Haber

Suzan Sabancı Dinçer’e ‘mükemmellik’ nişanı

AkbAnk Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas Üyesi Suzan Sabancı Dinçer, Britanya ve Türkiye arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi yönünde yapmış olduğu katkılardan dolayı Kraliçe II. Elizabeth’in verdiği ‘Mükemmellik Nişanı’nı aldı. Suzan Sabancı Dinçer’e, Britanya İmparatorluğu Onursal Mükemmeliyet Önderliği (Commander of the Most Excellent Order of the British EmpireCBE) nişanını, Kraliçe II. Elizabeth adına Birleşik Krallık Büyükelçisi David Reddaway verdi. Reddaway, Dinçer’e ödülün, Birleşik Krallık ve Türkiye arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde gösterdiği aktif ve etkili katkılar nedeniyle verildiğini kaydetti.

PREnS CHARLES’In MESAJI Reddaway, Galler Prensi Charles’dan iletilen mesajı da Suzan Sabancı Dinçer ve konuklarla paylaştı. Prens Charles, mesajında şunları kaydetti: “Britanya İmparatorluğu Onursal Mükemmeliyet Önderliği Nişanına (CBE) layık görülmüş olmanızdan ötürü sizi tebrik ediyor ve en içten dileklerimi sunuyorum. Bu ödülü size bizzat takdim etme imkanım olmadığı için son derece üzgünüm. Dikkat çekici çabalarınız, Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesinde çok önemli rol oynamıştır.” AKBANK Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas Üyesi Suzan Sabancı Dinçer ise, Birleşik Krallığın hayatında çok önemli bir yere sahip olduğunu söyleyerek, “Çok uzun yıllara dayanan bu iki ülke arasındaki ilişkilerin barış ve huzur içerisinde daha nice yıllar devam edeceğinden de hiç kuşkum yok” dedi.

Etiketle kasa fiyatı arasındaki farka dikkat!

Vadeyi bozan da

faiz alacak! Hükümetten devrim gibi adım... Uzun vadeli mevduata oransal faiz geliyor...

HüküMEt, mevduata verilen faizlerde devrim niteliğinde değişikliğe gidiyor. Mevcut sistemde, vadesinden önce bozulan mevduatlara faiz ödenmiyor. Yeni hazırlanan pakette ise, kademeli faiz sistemi getirilecek.

Buna göre, vadesinden önce bozdurulan mevduatlara da faiz ödenecek. Örneğin 9 ay olarak açılan bir mevduat 8 ayda çekilirse, faizin yüzde 80'i ödenecek. Veya 3 ayda çekilirse yine faizin bir kısmını alacak. Bu yöntemle,

bir ay vadeye sıkışan mevduatların vadesi uzatılacak. Ayrıca, hazırlanan pakette, uzun vadeli mevduatlara stopaj desteği de sağlanacak. Halen yüzde 15 olarak uygulanan stopaj, kademeli olarak düşürülecek.

MAğAzA ve marketler yoğun indirim kampanyalarıyla tüketiciyi çekerken; alışveriş yapan kişi indirimli ürünü alırken raftaki etiket fiyatına, son kullanma tarihine ve ürünün içeriğine dikkat etmeyebiliyor. Birçok markette ürünlerin etiketleri yanlış yapıştırılabiliyor ya da ürünlerin raf sırası ile etiketin yeri arasındaki fark tüketiciyi yanıltıyor. Etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasındaki fark, tüketicilerin en fazla şikâyet ettiği konuların başında geliyor. Şikâyetlerin kimisi mağaza hatasından kimisi de tüketici hatasından kaynaklanıyor. Büyük bir markette alışveriş yapan K.T., 10’lu paketi 1,95 liralık etikete bakarak aldığı Nesface’nin kasa fişinde 3,4 lira olduğunu mağazadan çıktıktan sonra fark ettiğini söylüyor. Geri döndüğünde kasiyer etiketin hatalı, kasa fiyatının doğru olduğunu, isterse ürünü iade alabileceğini söylüyor. Bir başka tüketici Z.M. ise bir litrelik sütte indirimli fiyat 2,09 lira iken kasadaki fişte 2,25 olduğunu evde fark ediyor. Şikâyetini e-posta yoluyla bildirse de değişen bir şey olmayınca Z.M. çözümü o markete bir daha uğramamakta buluyor.

Kredi kartı 144 milyona ulaştı Son 4 yılda Türkiye’de dolaşımda olan ödeme kartları sayısı 40 milyon adetlik artışla 144 milyona ulaştı. Bankalar-

arası Kart Merkezi (BKM) Genel Müdürü Dr. Soner Canko, inişli çıkışlı dönemlerde bile kredi talebinin canlı olduğunun altını çizerek, “Son 5 senede tüketim incelediğinde özellikle 2008’den 2009’a geçilen dönemde yüzde 10’lar mertebesinde düşük sayılacak bir büyüme gerçekleştirmesine rağmen büyüme hızlarımız yüzde 24-25 gibi bir oranda tezahür etti. Tüketicilerin kart

kullanım talebine bakıldığında, 2008 yılında 104 milyon civarında olan Türkiye’de dolaşımda olan ödeme kartları 2012 ekim ayı itibariyle 144 milyona ulaştı.


% %h<h.û(+ú5%(/('ú<(6ú h<h.û(+ú5%(/('ú<(6ú

EKOLIFE_22_Layout 1 11/30/12 3:26 PM Page 3


EKOLIFE_22_Layout 1 11/30/12 3:26 PM Page 4

4

Haber

"Engelliler Çalışıyor Projesi"ne Avrupa'dan ödül geldi

170 bin kişi internetten CV göndererek iş başvurusunda bulundu

Şimdi, Türkiye yabancıların umudu

50 yıl önce iş umuduyla binlerce insanını "Acı vatan Almanya"ya gönderen Türkiye, yabancıların umudu oldu. Türkiye'ye dünyanın her yerinden CV yağıyor. 170 bin kişi internetten iş başvurusunda bulundu 60'lı yıllarda binlerce vatandaşını başta Almanya olmak üzere Avrupa'nın çeşitli ülkelerine iş ve yeni bir hayat umuduyla gönderen Türkiye, son yıllarda büyüyen ekonomisi ve hızla düşen işsizliğiyle dünyanın iş umudu oldu. Avrupa ve Amerika'da yaşanan ekonomik krizin yanı sıra Ortadoğu'daki kaos ortamından kaçan yabancılar artık iş bulmak için Türkiye'nin kapısını çalıyor. Türkiye'de çalışmak isteyen ya-

bancı adaylar, adeta birbirleriyle yarışıyor. Geçen yıla göre Türkiye'de iş arayan yabancı sayısında yüzde 40 artış var. Özellikle Bulgaristan, Almanya, Azerbaycan, KKTC ve Fransa uyruklu adaylardan Türkiye'ye CV yağıyor. Türkiye'yi umut kapısı olarak gören yabancıların en çok çalışmak istediği sektörler ise perakende, tekstil ve finans olarak sıralanıyor.

GEnçLER ÖnE çIkIYoR Secretcv.com, 170 bin yabancı uyruklu adayın istihdam sağlayan siteler üzerinden iş aradığını açıkladı. Secretcv.com Genel Müdürü Okan Tütüncü, ABD, Rusya, İngiltere ve Hollanda uyruklu çalışan-

lardan da yoğun talep olduğunu dile getirdi. "Yabancıların 2009'dan sonra Türkiye'ye ilgisinin arttığını gözlemliyoruz. Bu noktada doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının istihdama etkisi büyük" diyen Tütüncü, Türkiye'nin büyüyen ekonomisiyle gençler için istihdamda fırsat yaratmaya devam ettiğini vurguladı. Secretcv.com'un verilerine göre başvuru yapan yabancı adayların yüzde 10'u satış, yüzde 7'si pazarlama, yüzde 6.7'si dış ticaret, yüzde 6'sı ise insan kaynakları departmanlarında görev almak istiyor. Muhasebe, halkla ilişkiler, bilgi işlem ve üretim ise çalışmak istenen diğer bölümler arasında

yer alıyor. Adayların yaş dağılımına bakıldığında da çoğunluğun (yüzde 34) 26-30 yaş arası genç kesimin oluşturduğu dikkat çekiyor.

'GEnçLER dAHA CESuR' Türkiye'nin yükselen yıldız olduğunun tüm dünya tarafından bilindiğini vurgulayan My Executive Kurucu Ortağı Müge Yalçın, "Türkiye'de yatırımların ve istihdamın arttığını duyan yabancılar 'bizim de şansımız olur mu' diyerek iş başvurusunda bulunuyor" dedi. Yalçın, başvurular arasında gençlerin çoğunlukta olmasını ise farklı bir ülkede çalışma konusunda daha cesur olmalarına bağladı.

küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından seçilerek Avrupa Komisyonu'na gönderilen "Engelliler Çalışıyor Projesi" Avrupa Girişimciliği Teşvik Ödülü'nü kazandı. KOSGEB'ten yapılan yazılı açıklamada, Avrupa Komisyonu'nun sponsorluğunda 2006'dan itibaren verilen ve girişimciliğin Avrupa çapında kamu kurum ve kuruluşlarının desteği ve teşvikiyle geliştirilmesi amacıyla düzenlenen "2012 Avrupa Girişimciliği Teşvik Ödülleri" yarışma sonuçlarının açıklandığı bildirildi. Açıklamaya göre, bu yıl 30 ülkeden 402 projenin katıldığı yarışmada, KOSGEB tarafından seçilerek yarışmaya gönderilen Denizli Belediyesi'nin "Engelliler Çalışıyor Projesi" 14 projenin yer aldığı finalde "Sorumlu Girişimcilik" alanında birincilik elde etti. Açıklamaya göre, "Engelliler Çalışıyor Projesi", fiziksel engelli vatandaşların yeteneklerine göre mesleki eğitimler verilerek,istihdam edilmesi ve işgücüne katılmasını amaçlıyor. Yerel düzeyde ekonomik ve sosyal kalkınmayı sağlamayı amaçlayan proje, Hollanda ve Türkiye'den 16 kurumun ortaklığında yürütüldü.

Araplar kira getirisi peşinde

ARAPLAR'In Türkiye'de kira getirisi olan gayrimenkul arayışı artıyor. Albaraka Türk Genel Müdür Yardımcısı Verçin, "Bu özelliği taşıyan yeterli gayrimenkulümüz yok" dedi. Türkiye'ye yatırımlarını artıran Araplar, son olarak kira getirili gayrimenkulleri yakın takibe aldı. Ancak Albaraka Türk Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Ali Verçin, artan talebe karşın bu

alanda yeterli ürün bulunmadığını söyledi. Türkiye'de sukuk imkânı tanıyan yeterli kiralık gayrimenkul bulunmadığını belirten Verçin, gayrimenkul yatırımında Araplar'ı Türkiye'ye çekebilmek için daha fazla enstrüman geliştirmemiz gerektiğini söyledi. TSKB Değerleme ve Arkitera'nın "Bir Gayrimenkul destinasyonu olarak Türkiye" konulu toplantısında konuşan

Verçin, şunları söyledi: "Araplar'da çok para olduğunu söylüyoruz. Bu parayı çekmek için ülkemizde yatırım yapacakları enstrümanları artırmamız lazım. Çünkü faizli yatırım araçlarını istemiyorlar. Bu nedenle kira getiri garantisi olan yani içinde kiracısı bulunan gayrimenkullere bakıyorlar. Ancak Türkiye'de kira getirisi olan yeterli sayıda gayrimenkul yok."


EKOLIFE_22_Layout 1 11/30/12 3:26 PM Page 5

5

Haber

Avrupa'da zenginler, Türkiye'de domuzlar yiyor dünYAdA "siyah elmas" olarak bilinen, 6 milyar dolarlık ticaret hacmi bulunan ve kilosu bin euro olan trüf mantarını Avrupa'da zenginler, Türkiye'de ise tanınmadığı için ormanlarda domuzlar bulup yiyor. Toprağın 5 ile 20 cm. derinliğinde ağaç köklerine bağlı yetişen, kokusuyla özel eğitimli köpekler tarafından bulunabilen trüf, Akdeniz iklim kuşağının belli bölgelerinde bulunuyor. Dünyada yüzde 45'ni Fransa, yüzde 35'ini İspanya, yüzde 20'sini İtalya sağlıyor. Talep her geçen yıl artmasına rağmen üretiminin azalması fiyatını yükseltiyor. Getirisi oldukça çok olan bu mantarı devlet, Denizli'de seçtiği pilot bölgede, köylüleri teşvik için hazırladığı bir projeyle üretip yaygınlaştırma kararı aldı. Orman Genel Müdürlüğü ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MÜ)'nin çalışması, Cankurtaran mevkisindeki bir ormanlık alanda 2016 yılına kadar devam edecek. Türkiye'nin ilk yapay trüf mantar ormanının dikimi için tören düzenlendi. Törene Denizli Valisi Abdülkadir Demir, Orman Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Çiftçi, Denizli Orman Bölge Müdürü Mümtaz Kanat, MÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aziz Türkoğlu, diğer protokol üyeleri ve köylüler katıldı. Törende yapılan konuşmalarda, trüf mantarının önemi anlatıldı. Doç. Dr. Türkoğlu, Akdeniz ikliminin olduğu yerlerde yetiştiğini, Türki-

ye'de Denizli, Antalya, Muğla ve Osmaniye bölgesinde doğal yayılış gösterdiğini söyledi. Türkoğlu, "Ülkemizde bilinmediğinden dolayı genellikle domuzlar yiyor. Yapmış olduğumuz çalışmalarla bu doğal alanları proje kapsamında kontrol altına alıp güçlendirmeyi planlıyoruz. Proje bit-

tiği zaman beş yıl sonra sadece Denizli'de yılda 700 bin euro kazancı olacak." dedi. Trüf ormanının oluşturulacağı 7 hektarlık alana 2 bin aşılı meşe fidanı dikileceğini, beş yıl sonra hektarda 50 kg. trüf beklediklerini ifade eden Türkoğlu, "Aslında 200 kg. civarında olacağını tahmin ediyoruz ama 50 kg.

düşünürsek, 7 hektardan 350 kg. alınır. Bunun yanında 117 hektarlık bir alanı koruma altına alıyoruz." diye konuştu. Vali Demir ise Denizli ormanlarında trüf mantarının doğal olarak bulunduğunu bilimadamlarının tespit ettiğini aktardı. Demir, "Beş yıl içerisinde burada yaklaşık 20 milyon liralık gelir

oluşturacak kapasite görülmekte. Çok önemli bir piyasası ve ihracat imkanı var. Denizli'nin 11 bin kilometre yüzölçümüne sahip olduğu ve bunun da yüzde 47'sinin ormanlarla kaplı olduğu düşünüldüğünde, gelecekte çok önemli bir gelir olabileceği görülüyor." dedi. Orman Genel Müdür Yardımcısı Çiftçi ise, "kralların yiyeceği" olarak adlandırılan trüf mantarı Avrupa'da Fransa ve İspanya'da yoğun olarak yetiştirilirken Türkiye'de doğal yetişeceği ortamların bulunduğunu anlattı. Çiftçi, "Biz burada bunun ilk adımını attık. Bu konuda en büyük pay, orman içindeki köylülerin olacak. Bunların çok fazla gelir getirdiği görülünce ormanlara çok daha güzel duygularla bakılacak, daha koruyucu olacaklar." ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından, köklerinde trüf mantarlarının yetişeceği 2 bin aşılı meşe fidanı, protokol üyeleri ve işçiler tarafından dikilmeye başladı.

''Bu yatırım yüzde 200 kazandıracak'' Ağızda patlayan, meyve özlü boncuk taneleri içeren bir içecek olan içecek, Bubble Tea.

tAYvAn'dA doğan ve Uzakdoğu ülkelerinin yanı sıra Avrupa ve Amerika'da yaygın olarak tüketilen Bubble Tea'nin Türkiye'de üretimine başlandı. Ağızda patlayan, meyve özlü boncuk taneleri içeren bir içecek olan Bubble Tea, Türk damak tadına uyarlanarak Türkiye'de satışa sunuldu. Yeni nesil ürün BonjukTea'nin Genel Müdürü Velican Çeltik, Uzakdoğu'nun yeşil çayla yapılan ve içerisine bazı aromaların bulunduğu içecek kültürünü Türk damak tadına uyarladıklarını belirtti. Yaptıkları deneme-

ler sonucunda Türk insanının Uzakdoğu'ya göre şekeri daha fazla sevdiği sonucuna vardıklarını dile getiren Çeltik, içine şeker koymak yerine meyve özütlerini çoğalttıklarını ve daha sağlıklı bir karışım elde ettiklerini söyledi. Bonjuk Tea altyapı çalışmasında 2,5 yıllık serüvenlerini olduğunu kaydeden Çeltik, 8 ay süren laboratuar çalışmaları sonucunda 220 çeşit soğuk ve 70 çeşit sıcak içecek çıkardıklarını kaydederek Türklerin tüketmekten hoşlanacağı ve her yaştan insana hitap edebilecek karışımlara ulaştıklarını dile getirdi. Çeltik, ''Uzakdoğu'da Bubble Tea'nin içine de kırmızı

fasulyeden tutun, çimene, patatese kadar pek çok Türklere uzak ağız tadını da koyuyorlar. Bu damak tadını aynen buraya getirmek olmazdı. Biz de 8 aylık bir laboratuar çalışmasıyla, aktarlarda bulunan ve şifa kaynağı olan pek çok bitkiyi Bonjuk Tea'nin lezzetleri arasına kattık ve meyve suyu gibi kolay içilebilir bir içecek haline getirdik. Ayrıca Bonjuk Tea'nin içine Türk insanının çok sevdiği mango, çilek, şeftali, karadut, portakal, limon, elma, vişne, nar kayısı, ahududu gibi meyveleri koyduk. Zira, dünyadaki diğer Bubble-Tea'lerde bu meyveleri göremezsiniz" diye konuştu.


EKOLIFE_22_Layout 1 11/30/12 3:26 PM Page 6

6

Yerel Yönetimler

Şişli Belediyesi’nden Van’a “Öğretmen Evi” Van depreminde yıkılan ve 76 öğretmenin hayatını kaybettiği Van Öğretmen Evi, Şişli Belediyesi tarafından yeniden yaptırılarak hizmete hazır hale getirildi.

ŞiŞLi Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, “24 Kasım Öğretmenler Günü”nde Van’a giderek belediyenin yaptırdığı öğretmen evini ziyaret etti. Öğretmenler evinin önünde

bir açıklama yapan Sarıgül, “Geçtiğimiz yıl yaşadığımız Van depreminde bölgeye geldiğimde öğretmen evinin yıkıldığını gördüm. 76 öğretmenimiz hayatını kaybetmişti. Aynı gün karar ver-

dik ve yeni bir öğretmen evi yapımını başlattık. Bir yıl içerisinde Van Öğretmen Evimiz yeniden hizmete hazır hale geldi. İçerisinde bulunan 76 odaya şehit 76 öğretmenimizin isimlerini vereceğiz. Konferans salonumuzdaki 76 koltuğun her biri de öğretmenlerimizin adını taşıyacak. Bu modern öğretmen evini öğretmenler gününde, burada şehit olan öğretmenlerimiz başta olmak üzere tüm eğitimcilerimize ar-

mağan ediyoruz” dedi. Mustafa Sarıgül, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla öğretmenlerin sorunlarına da değinerek şunları söyledi: “Sorunların çözümü için başta iktidar partisi olmak üzere tüm siyasi partiler bir araya gelmelidir. Gelecek nesillerin iyi yetişmesi için öğretmenlerimizin ekonomik

şartlarının iyileştirilmesi ve doğuda görev yapan öğretmenlerin güvenliklerinin en iyi şekilde sağlanması şarttır”. Sarıgül, Van Öğretmen Evi’nin önümüzdeki günlerde, Van depremi sonrası yürütülen kampanyaya destek veren çok sayıda sanatçının katılımıyla hizmete açılacağını söyledi. Mustafa Sarıgül, daha sonra bölgedeki esnafı dolaşarak Vanlı yurttaşlarla sohbet etti.


EKOLIFE_22_Layout 1 11/30/12 3:26 PM Page 7

Yerel Yönetimler

“Türkiye’nin en mükemmel

7

cafeleri Avcılar’da”

AvCILAR Belediye Başkanı Mustafa Değirmenci Kanal 2000 TV'de ‘Başkan ne dedi’ adlı canlı yayın programının konuğu oldu. Şükrü Şahin'in sorularını yanıtlayan Başkan Değirmenci, "Benim koruyucum Avcılar halkıdır. Ben gücümü onlardan alırım önce hesabımı onlara veririm” dedi. Avcıların İstanbul’un cazibe Merkezi olduğunu söyleyen Başkan Değirmenci, “Avcılarımız cazibesi yüksek. Bizde yaşam İstanbul’un diğer ilçelerine göre çok farklıdır. Avcılar’da hayat 7 24 devam ediyor” dedi.

nEt CEvAPLAR Program sunucusunun Avcılar’da cafelerin fazla oluşu ve Yeşilkent’teki yapılaşma ile ilgili sorularını yanıtlayan Değirmenci, “Avcılardaki cafeler AB standart-

Belediyesi İSKİ buraya el atmazsa yetkileri bize versinler her şeyi yapalım. Sadece Yeşilkent kaçak değil, İstanbul kaçak cennetedir. Popülizim yapılarak sorunlar çözülmez” şeklinde konuştu.

larının üzerinde. Türkiye’nin en mükemmel cafeleri Avcılarda bulunmaktadır” dedi. Değirmenci Yeşilkent mahallesinde Başta Büyükşehir Belediyesi

olmak üzere tüm yöneticilere görev düştüğünü belirterek, “Yeşilkent hepimizin aczidir. Burada taşın altına elimizi değil bedenimizi koymalıyız. Eğer Büyükşehir

Avç’ler oLMALI Değirmenci, Türkiye’de açılan AVM’lerin küçük esnafın yaşama şansını sıfıra düşürdüğünü, tarihi misyonu olan bakkal amcaların tarihe karıştığını belirterek, “Ben AVÇ’lerin yapılmasından yanayım. (Alışveriş Caddeleri) Büyük caddelerimizde bunu yapmalıyız. Böylelikle küçük esnafı yaşatmış oluruz” dedi. Son olarak Kentsel Dönüşümle ilgili soruları yanıtlayan Değirmenci, “Kentsel dönüşüm olmalı. Ancak bu rant’a dönüşmemeli. Rant olacaksa vatandaşın olmalı” dedi.

Tarihi Kentler Birliği’nden

Kadıköy’e 3 ödül Kartal’ın ‘evde

ücretsiz hemşirelik’ hizmeti sürüyor

Kartal Belediyesi doktor reçetesi ile gelen bütün vatandaşlarımıza ücretsiz olarak hemşirelik hizmeti veriyor. Uzman ekipler öncülüğünde Kartal’da ikamet eden yatalak veya 65 yaş üstü hastalara mesai saatleri dahilinde evde serum, enjeksiyon, pansuman gibi hizmetler ücretsiz olarak sağlanıyor. Kanser hastası vatandaşlara yaş sınırlaması getirilmeden doktor reçetesinde yer alan tedavi tanımı ölçeğinde hemşirelik hizmeti sağlanıyor. Enjeksiyon, EKG (Kalp grafisi), pansuman ve oksijen uygulamasının arasında olduğu hemşirelik hizmetleri ücretsiz sağlandığı uygulamayla halk sağlığı hizmetlerini yaygın ve etkin kılıyor. Nisan ayından itibaren 1000 hastaya evde ücretsiz hemşirelik hizmeti veren Kartal Belediyesi önleyici ve koruyucu halk sağlığına yönelik çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor.

kAdIkÖY Belediyesi, 48 belediyenin 34 proje ve 30 uygulama ile katıldığı “Tarihi Kentler Birliği Tarihi ve Kültürel Mirası Koruma Proje ve Uygulamalarını Özendirme Yarışması”nda 3 proje ödülü kazandı. Tarihi Kentler Birliği Encümeni’nin değerlendirmeleri i sonucunda, üye belediyelerin kültürel miras ile tarihi kent dokularını koruma-yaşatma amaçlı toplam 64 proje ve uygulamayla aday oldukları yarışmada Kadıköy Belediyesi, Tarihi Fransız Kilisesi’nden Kültür Merkezi’ne Projesi, Tarihi Çeşmelerin Restorasyon Projeleri ve Karikatür Evi Restorasyon Projeleri ile ödüle layık görüldü. Ödüller, 19 Ekim 2012 tarihinde Antalya’da yapılan Restorasyon, Renovasyon ve Kültür Mirasının Korunması temalı YAPEX Fuarında, yarışmaya katılan bütün projelerin yer aldığı sergi ve törende verildi.

Fatih

Belediyesi’ne

bir ödül de

Teknoloji Zirvesi’nden Fatih Belediyesi’nin hayata geçirdiği projelerden ‘Sürdürülebilir Bisiklet Paylaşım Sistemi’ ile bir ödül daha aldı. Bu yıl üçüncü kez düzenlenen Turkcell Teknoloji Zirvesi 2012’de oturumlar; “Mobil Dünyanın Evrimi”, “Bulut Bilişim ve Dijital Ofis Teknolojileri”, “Yeni Medya”, “Yeni Ticaret”, “İşimiz, Çalışanlarımız, Hayatımız Mobilleşiyor” ve “Geleceği Yazanlar” başlıklarında gerçekleşti. Teknoloji Zirvesi 2012’nin ana konuşmacısı, dünyaca ünlü teknoloji ve pazarlama gurusu Guy Kawasaki idi. İş dünyasının önde gelen üst düzey yöneticilerinin konuşmacı olarak katıldığı paralel oturumlarda teknolojinin geldiği nokta ve yakın gelecekteki yeri tartışıldı. Teknoloji Zirvesi 2012’de belediyecilik alanında Fatih Belediyesi ‘Sürdürülebilir Bisiklet Paylaşım Sistemi’ projesi ile ödüle layık görülürken mobil belediye ve tablet projeleriyle Beyoğlu ve Güngören Belediyeleri de ödüllerindi. ‘Sürdürülebilir Bisiklet Paylaşım Sistemi Projesi’ ödülünü Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv’in elinden aldı.


EKOLIFE_22_Layout 1 11/30/12 3:27 PM Page 8

8

Enerji

Jeotermal enerjiden elektrik üretilecek 'tERMAL turizminin başkenti' olarak bilinen Afyonkarahisar'da, jeotermal kaynaklar turizm, ısıtma ve seracılığın ardından elektrik üretiminde de kullanılacak. 2 megawatt elektrik üretecek jeotermal enerji santrali kurmak için çalışma başlattıklarını açıklayan Afyon Jeotermal AŞ(AFJET) Genel Müdürü Dr. Yusuf Ulutürk, AFJET'in elektrik enerjisinden yıllık yaklaşık 2 milyon 500 bin TL gelir elde edileceğini söyledi. Afyonkarahisar'ın jeotermal su enerjisiyle ısıtılması amacıyla Özel İdare, Belediye, Ticaret ve Sanayi Odası ile çeşitli dernek ve kuruluşların ortaklığıyla 18 yıl önce kurulan AFJET, termal turizme su temini ve ısıtmanın ardından termal sera ve elektrik üretimi de yapacak. İl merkezinde 15 bine yakın abonesiyle evleri ısıtan AFJET, gelecek yıl jeotermal sahalarda kurulacak seralara da ısıtma hizmeti verecek. Abone sayısı itibariyle Afyonkarahisar'ın yaklaşık 4'te 1'ini ısıtan AFJET, mevcut abonelerin yanı sıra, 250 dönüm alanda kurulacak teknolojik seraları da ısıtacak. AFJET Genel Müdürü Dr. Yusuf Ulutürk, hedeflerinin jeotermal enerjiyi ısıtma dışındaki alanlarda da kullanmak olduğunu söyledi. Şu an 6 bin civarında olan termal tesislerin yatak kapasitesinin 10 bine ulaşmasının hedeflendiğini kaydeden Ulutürk, "15 bin abone ve 250 dönüm sera ısıtmasının yanı sıra, bu 10 bin yataklık termal tesislerin hem ısıtmasını hem de termal su teminini sağlamayı hedefliyoruz" dedi. Jeotermale farklı bir bakış açısı getirmeyi istediklerini vurgulayan Yusuf Ulutürk, 120-130 derece sıcaklıkta çıkan suyun termal banyolarda ancak 40-45 derecede kullanılabildiğini söyledi. Suyu termal havuz ve hamamlara vermeden önce elektrik enerjisi üretimi, seracılık ve ısıtmada kullanacak entegre bir sistem hedeflediklerini kaydeden Ulutürk, şöyle konuştu: "Termal suyu her ısıda farklı bir amaçla kullanmayı planlıyoruz. 120 derecede

'Termal turizminin başkenti' olarak bilinen Afyonkarahisar'da, jeotermal kaynaklar turizm, ısıtma ve seracılığın ardından elektrik üretiminde de kullanılacak. 2 megawatt elektrik üretecek jeotermal enerji santrali kurmak için çalışma.

tERMAL SuYun HER SICAkLIğI LECEk dEğERLEndiRi

çıkan termal suyla önce elektrik enerjisi üreteceğiz. Sonra termal seralar ve konut ya da otel gibi tesisler ısıtılacak. Sonra su 45 dereceye düşürerek termal tedavi hizmetlerinde kullanacak. Termal su tesislere giderken sadece borularda dolaşarak elektrik enerjisi ve seracılıkta kullanılabilecek. Her ısıda ülkemize katma değer sağlayacak. Bu şekilde entegre bir kullanımla jeotermal enerjiyi en verimli ve etkin kullanan şirket olarak tüm termal kuruluşlara örnek olmayı planlıyoruz." Türkiye'de şu an jeotermal alan-

larda 110 megawatt gücünde elektrik üretimi yapıldığını hatırlatan Ulutürk, Türkiye'nin çeşitli yerlerinde yapılan çalışmalarla bu yıl üretimin 200 megawatt'a kadar yükselmesini beklediklerini vurguladı. Jeotermalden elektrik üretiminin su sıcaklığının çok yüksek olduğu yerlerde yapıldığını belirten Ulutürk, şöyle devam etti: "Sahamızda 120125 derece civarında su sıcaklığı var. 2 kuyumuzdan yaklaşık 2 megawatt civarında elektrik üretimi planlıyoruz. Bu üretim AFJET'e bugünün değeriyle yıllık yaklaşık 2

milyon 500 bin TL'lik bir gelir sağlayacak. İleride üretimi 4 megawatt gücüne artırmak için de altyapı çalışmalarımız var." Jeotermal enerjinin entegre kullanılması halinde yıllık 123 milyon TL değerinde 200 bin ton kömür ya da aynı enerjiye eşdeğer 103 milyon TL'lik 15 milyon metreküp doğalgazın yakılmasının önleneceğini açıklayan Ulutürk, bunun hem çevre kirliliğini engelleyeceğini, hem de ekonomiye katkı sağlayacağını belirtti.

20 bin evin elektriği çöpten

Adana'nın merkez ilçesi Sarıçam'da iki yıl önce kurulan tesiste, çöplerin ayrıştırılarak çürütülmesi sonucu elde edilen metan gazından

üretilen enerjiyle yaklaşık 20 bin konuta elektrik sağlanıyor. Bütün kentin çöpünün toplandığı, yıllarca kötü bir görünüm ve kokuya neden

olan alanda kurulan tesis sayesinde ''Sofulu çöplüğü'' olarak bilinen alan, ''Geri dönüşüm sahasına'' dönüştü. Bu sayede deponi gazının bi-

OMV doğalgaz depolayacak, Samsun santralini

büyütecek

OMV Petrol Ofisi, alt markası ERK akaryakıt istasyonlarını da Petrol Ofisi’ne dönüştürecek. Doğalgaz depolama işine de girmeye hazırlanan şirket Samsun’da kurulan elektrik santralini de büyütmeyi planlıyor. Türkiye’de Petrol Ofisi ile faaliyet gösteren Avusturyalı OMV’nin Üst Yöneticisi (CEO) Gerhard Roiss ve icra kurulu üyeleri, grubun Türkiye yatırımları, şirketin satış gelirlerinin yüzde 20′sinden fazlasını karşılayan Petrol Ofisi’ndeki gelişmelerle ilgili açıklamalar yaptılar. Türkiye’nin kendileri için politik gücü de yüksek çok önemli bir ülke olduğunu vurgulayan Gerhard Roiss, “Türkiye bölgedeki planlarımız açısından bizim için bir merkez. Bölge için 2013 yılının ikinci yarısında başlayacak önemli bir stratejimiz var” dedi. SAMSUN SANTRALI BÜYÜYECEK Şirket yetkililerinin verdiği bilgiye göre OMV, bu yılın sonunda Türkiye’de yıllık 1 milyar metreküplük doğalgaz satışına ulaşacak. OMV ayrıca, Samsun’da inşa halindeki 870 MW’lik doğalgaz çevrim santralinin 2013′ün ilk yarısında ticari olarak devreye alınmasıyla gaz satışını daha da artırmayı planlıyor. Pazar şartları ve altyapı izin verirse Samsun’daki santrali büyütmek isteyen şirket, en az 400 MW’lik yeni bir ünite planlıyor. Santralde kendi kaynaklarına öncelik verecek olan OMV, gaz depolama konusunda da Türkiye’de faaliyet yürütmeye hazırlanıyor. Samsun’daki santralin lisansıyla ilgili dava sürecine ilişkin soruları da cevaplayan OMV İcra Kurulu Üyesi Hans-Peter Floren, “Yasal mevzuata uyuyoruz. Doğru karar verieceğini öngörüyoruz” dedi.

riktiği katı atık depolama alanlarındaki kötü koku, patlama riski, atmosfere sera gazı salınımı gibi çeşitli tehlikeler ortadan kaldırılarak yerine, Adana Entegre Katı Atık Projesi kapsamında mevcut atık sahasının ıslahı yapıldı ve deponi gazından enerji üretimine başlandı.


EKOLIFE_22_Layout 1 11/30/12 3:27 PM Page 9

İnşaat&Emlak

Türkiye'de artık herkes inşaat yapamayacak

bAYRAktAR, ''Maalesef odalar, inşaat müteahhitleri odası kurulmasını engelliyor. Müsaade etseler daha kolay olacak. Bunlar bir oda kursun gelişsin, birleşsin. Her isteyen de müteahhitlik yapmasın, inşaat yapmasın'' dedi. Denizli'de sanayici ve iş adamlarıyla biraraya gelen Bakan Bayraktar, gelişen ve büyüyen dünyada devletler kadar şehirlerin de ön plana çıktığını, Denizli'nin de bu kapsamda bir kent olduğunu söyledi. Çevre duyarlılığına aşırı derecede dikkat ederken bir taraftan da Türkiye'nin gelişmesi, kalkınması için çalıştıklarını anlatan Bakan Bayraktar, kentsel dönüşüm çalışmalarının sürdüğünü dile getirdi. Bu konuda geri adım atılmayacağını, Bakanlık olarak müteahhitlik yapanları kayıt altına aldıklarını ifade eden Bayraktar, şöyle konuştu: ''Türkiye'de geçici müteahhitlik belgesi olan 200 bin kişi var. Almanya'nın nüfusu 80 milyondan fazla. Orada belgeli müteahhitlik firması 2 bin 700 civarında. Biz de 200 bin belgeli var. Biz bunlara belli şartlar getirmek suretiyle hem müteahhitlik firmalarına hem inşaat firmalarına hem ustalarından bu işi yapamayanları ayıklamak suretiyle yeni bir çalışma içerisindeyiz. Bu verdiğimiz müteahhit kayıt sertifikasıdır. Bu müteahhitlik belgesi değil. Geniş bir inceleme yapıyoruz. Yaptığı yapılara bakıyoruz, yaptığı işleri denetliyoruz ondan sonra veriyoruz. Türkiye'de artık her önüne gelen inşaat yapamayacak. Ama maalesef odalar, inşaat müteahhitleri odası kurmasını engelliyor. Müsaade etseler daha kolay olacak. Odanın sizlere bir zararı yok, izin verin. Ticaret odası en çok aidatı müteahhitlerden aldığı için oda kur-

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Türkiye'de artık her önüne gelenin inşaat yapamayacağını belirtti.

''KAÇAK YAPILARDAN KuRTARMAMIZ LAZIM''

durmuyor. Bunlar bir oda kursun, gelişsin, birleşsin. Her isteyen de müteahhitlik yapmasın, inşaat yapmasın.'' Bakan Bayraktar, Türkiye'nin, küresel ekonomik kriz, bölgesel sorunlara rağmen istikrarını koruduğunu, kalkınmasını sürdürdüğünü vurguladı. Türkiye'de nüfusun yüzde 75-78'inin şehirlerde yaşadığını, şehirlerdeki teknik altyapının kötü olduğunu dile getiren Bayraktar, şunları kaydetti: ''Şehirlerimizin verdiği fotoğraflar iyi değil.

Kaçak yapılar, depreme dayanıksız yapılar. Deprem fayı yoğun bir ülkede yaşıyoruz. Bu ülkeyi, mühendislik hizmeti almamış kaçak yapılardan, depreme dayanıksız yapılardan kurtarmamız lazım. Yasayı vatandaş odaklı yaptık. İsteyen vatandaşımız ''benim evim riskli'' deyip kendisi tespit etsin, kendisi dönüştürsün. O süreç içerisinde buna belediye ve bakanlığımız yardım etsin. Yani razı olma ve gönüllülük esasıyla bu işi yürüteceğiz.

Riskli bölgeleri yıkacağız diye birşey yok. 3194 sayılı yasa dışında, kimsenin rızası olmadan evini zorla yıkmak gibi bir düşüncemiz yok. Bu yasa insanlarımızı, can emniyetini korumaya yöneliktir. Bu yasa, insanlarımızın hayat hakkını idame ettirmeye yöneliktir. İnsanlarımızın malını korumak içindir. Kimseyi evinden, yurdundan ve yerinden rahatsız etmeye, itip kalkmaya niyetimiz yok. Ama bunu önemsediğimizi de vurgulamak istiyorum.''

9

MOM Yapı’dan

Yeni yıl hediyesi

çEkMEkÖY’ün elit yaşam merkezi GLOW3’ün mimarı MOM Yapı, 31 Aralık’a kadar GLOW3’ten daire alacakların bir yıllık aidatını karşılıyor. MOM Yapı’nın yeni yıl hediyesi olan kampanya GLOW3, konforuna katılmayı arzulayanların işini daha da kolaylaştırıyor. Ev almayı düşünürken, şartlarımıza en elverişli daireleri araştırır, en uygun koşullu konut kredilerine yönelir ve aidatları en makul konutları tercih ederiz. Alacağımız evin finansmanında yapılacak her tasarruf, tercihlerimizde etkili olur. Özellikle yüksek peşinat ve ilk taksitlerin ödendiği dönemlerde yapılacak tasarruflar, yeni ev sahiplerini rahatlatır. GLOW3 projesinin mimarı MOM Yapı, bu dönemlerde yaşanan finansal zorlukları dikkate alarak, 2013 boyunca yeni ev sahiplerini çok rahatlatacak bir kampanya hazırladı. 31 Aralık’a kadar GLOW3’ten ev alanların, bir yıllık aidatlarını MOM Yapı üstleniyor. MOM Yapı’nın yeni ev sahiplerine yeni yıl hediyesi olan kampanya sayesinde, hem yeni evin getirdiği mali yük hafifliyor hem de GLOW3’un benzersiz yaşam koşullarından yararlanmak daha kolay hale geliyor.

100 daireden büyük konut sitelerine mescit

bAYRAktAR, ''Maalesef odalar, inşaat müteahhitleri odası kurulmasını engelliyor. Müsaade etseler daha kolay olacak. Bunlar bir oda kursun gelişsin, birleşsin. Her isteyen de müteahhitlik yapmasın, inşaat yapmasın'' dedi. Denizli'de sanayici ve iş adamlarıyla biraraya gelen Bakan Bayraktar, gelişen ve büyüyen dünyada devletler kadar şehirlerin de ön plana çıktığını, Denizli'nin de bu kapsamda bir kent olduğunu söyledi. Bakan Bayraktar, kentsel dönüşüm çalışmalarının sürdüğünü dile getirdi. Bu konuda geri adım atılmayacağını, Bakanlık olarak müteahhitlik yapanları kayıt altına aldıklarını ifade eden Bayraktar, şöyle

konuştu: ''Türkiye'de geçici müteahhitlik belgesi olan 200 bin kişi var. Almanya'nın nüfusu 80 milyondan fazla. Orada belgeli müteahhitlik firması 2 bin 700 civarında. Biz de 200 bin belgeli var. Biz bunlara belli şartlar getirmek suretiyle hem müteahhitlik firmalarına hem inşaat firmalarına hem ustalarından bu işi yapamayanları ayıklamak suretiyle yeni bir çalışma içerisindeyiz. Bu verdiğimiz müteahhit kayıt sertifikasıdır. Bu müteahhitlik belgesi değil. Geniş bir inceleme yapıyoruz. Yaptığı yapılara bakıyoruz, yaptığı işleri denetliyoruz ondan sonra veriyoruz. Türkiye'de artık her önüne gelen inşaat yapamayacak. '' dedi.


EKOLIFE_22_Layout 1 11/30/12 3:27 PM Page 10

10

Havayolu

TÜGİAD Ankara, Başkent’ten yurt içi ve yurt dışı uçuş noktası sayısının artırılması için THY’ye resmen başvurdu

Başkentli işadamlarının

''direkt uçuş'' isyanı tüRkiYE Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Ankara Başkanı Barış Aydın, Başkent’ten direkt uçuş yapılan destinasyon sayısının 50’ye çıkarılması için THY’ye resmi başvuruda bulunduklarını bildirdi. Aydın, Vali Alaaddin Yüksel’in geçen haftaki yönetim kurulu toplantılarına katılarak, kentin sorunlarının takibinde TÜGİAD Ankara’nın daha etkin görev almasını istediğini anımsattı. Rekabet koşullarının son derece ağırlaştığı günümüzde, Ankaralı genç işadamları olarak rakipleriyle eşit koşullarda yarışmak istediklerini kaydeden Aydın, şunları söyledi: “Bu kentin işadamları artık dünyaya açılmak istiyor. Ancak önümüzde çözmemiz gereken önemli sorunlar var. Bu sorunların çözümü, kentin ortak akılda buluşması ve takım çalışması ile mümkün olabilir. Sayın Vali ile bu konuda hemfikiriz. Ankara’yı yönlendirme, stratejik başlıkları belirleme konusunda girişimlerimizi destekleyeceğini ifade etti. Biz de hızla çalışmalara başladık. Başkentte turizmin gelişmesi, ihracatçı işadamlarının dünya ile entegrasyonu için havayolu ulaşımı hayati önem taşıyor. Acımasız rekabet ortamının yaşandığı günümüzde zaman her zamankinden çok daha değerli.” Üçüncü havaalanının yerinin tartışıldığı İstanbul'dan dünyanın her yerine havayoluyla ulaşımın mümkün olduğunun altını çizen Aydın; şöyle devam etti:

‘’Ankara’da ise hala sadece 3‘ü yurtdışı olmak üzere 24 noktaya direkt uçuş yapılabiliyor. Yurt içi

uçuşlarda da dezavantajımız sürüyor. Başkent’ten direkt uçuş sayısının az olması yüzünden rekabette

maça hep 1-0 yenik başlıyoruz. TÜGİAD Ankara olarak bu sorunun çözümü için gerekli adımları atmaya başladık. Başkent’ten yurt içi ve yurt dışı uçuş noktası sayısının artırılması için THY’ye resmi yazıyla başvurduk. Ankara’dan direkt uçuş yapılan destinasyon sayısının 24’ten 50’ye çıkarılmasını istedik.’’ Aydın, TÜGİAD Ankara olarak bu sorunun çözümü konusunda kararlı olduklarını, değişik platformlarda girişimlerini sürdüreceklerini sözlerine ekledi. TÜGİAD Ankara Başkanı Barış Aydın imzasıyla Türk Hava Yolları

Genel Müdürlüğü’ne gönderilen resmi yazıda, sadece TÜGİAD Ankara’nın 220 üyesinin iş hacminin 15 milyar dolara ulaştığı, bunun büyük bölümünün yurt dışı pazarlardan elde edildiği vurgulandı. Hava ulaşımının, rekabette büyük önem taşıdığı kaydedilen yazıda, Esenboğa Havalimanı'nın kapasitesinin, Başkent’in iş dünyası ve diğer unsurların potansiyelinin, uçuş destinasyonunun en az 50 noktaya çıkarılmasını hak ettiğinin altı çizildi. Resmi yazıda, TÜGİAD Ankara'nın bu konuda her türlü işbirliğine hazır olduğu da bildirildi.

uçuş emniyeti ekonomi ile birleşiyor

uLuSLARARASI havayolu devlerinin Sabiha Gökçen Havalimanı’na yaptığı uçuşlardaki artışın, tamamen müşteri memnuniyetinden kaynaklandığını söyleyen İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı CEO’su Gökhan Buğday, yatırımlarının da bu yönde olduğunu dile getirdi. “Biz yolculara müşteri olarak bakmıyoruz onları misafirlerimiz olarak görüyoruz” diyen Buğday, sözlerini şöyle sürdürdü: “Havalimanımızı kullanan yolcu ve havayolu şirketlerinin memnuniyetinin bizim için çok önemli oldu-

ğunu öncelikli bir unsur olduğunu vurgulamak isterim. Biz yolcuların memnuniyetini artırmak için İSG olarak havalimanımızı kullanan havayolu şirketleri ile koordineli çalışıyoruz. Havayolu şirketleri ile toplantılar yaparak onların isteklerini ve neler yapabileceğimizi konuşuyoruz. Yatırımlarımızı zaten yolcuların memnuniyetini artırmak için yaptık. Çok başarılı bir marketing ekibimiz var havayolu şirketlerine hazır data ile gidiyoruz.” Sabiha Gökçen Havalimanı’nı devraldıkları 2008 yılından bu yana

büyük bir mesafe kat ettiklerini söyleyen CEO Gökhan Buğday, İSG’yi bu güne getiren kilometre taşlarını anlattı: “Limak Yatırım (LİMAK), GMR Infrastructure (GMR) ve Malaysia Airports Holdings Berhad (MAHB) ortaklığında kurulan İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, 1 Mayıs 2008 tarihinde, mevcut terminallerin işletme hakkının yanı sıra otopark işletmesi, yer hizmetleri, kargo, uçak yakıt ikmal operasyonları ve havalimanı oteli ile CIP tesislerini 20 yıl süre ile iş-

letme hakkını 1 milyar 932 milyon Euro karşılığında devraldı. Devraldığımız zamandan itibaren kısa zamanda çok yol kat ettik. Sabiha Gökçen Havalimanı; 3 yılda 4.3 milyondan, 13.7 milyona ulaştı.”


EKOLIFE_22_Layout 1 11/30/12 3:27 PM Page 11

11

Bilişim

Youtube'un

yeni kralı Gangnam! tüM dünyayı etkisi altına alan Gangnam Style 805 milyondan fazla izlenerek Youtube'un gelmiş geçmiş en çok izlenen videosu oldu. PSY'nin K-Pop türü şarkısı Gangnam Style, Kanadalı şarkıcı Justin Bieber'ın 803.7 milyon kere izlenen Baby şarkısının video klibini geride bırakarak bu ünvanın sahibi oldu. Temmuz ayında siteye yüklenen Gangnam Style günde ortalama 6 milyon defa izleniyor. Genç kızların gözdesi Justin Bieber'ın 2 sene önce yüklenen videosu ise günde ortalama 400 bin kere izlendi. Geçtiğimiz 4 ayda popülaritesi giderek artan hatta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon'u bile dans ettiren Gangnam Style bu hızla giderse 2012 bitmeden 1 milyar kere izlenmiş olacak.

Yurtlardaki öğrencilere

bedava internet

Fatih'in alt yapısını Türk Telekom kuracak! Türk Telekom, 2 bin 236 okulda Fırsatları Artırma Tekonolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) Projesi'nin altyapısını kuracak. tüRk Telekom, FATİH Projesi kapsamında, 1. Bölge olarak anılan Batı Bölgesi ile 2. Bölge olarak anılan Orta Anadolu ve çevresindeki 2 bin 236 okulun 'yerel alan ağı, aktif cihazlar ve pasif üyelerin kurulumu' ihalesini kazandı. Türk Telekom, bu bölgedeki okullara 3 yıl boyunca kesintisiz servis hizmeti verecek. Türk Telekom'dan yapılan açıklamada, şirketin FATİH Projesi kapsamında 1. Bölge olarak

anılan Batı Bölgesi ile 2. Bölge olarak anılan Orta Anadolu ve çevresindeki 2 bin 236 okulun 'yerel alan ağı, aktif cihazlar ve pasif üyelerin kurulumu' ihalesini kazandığı bildirildi. Türk Telekom Grup Finans Başkanı Mustafa Uysal ile Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri (YEGİTEK) Genel Müdürü Mustafa Koç, projeyi başlatacak protokolü Ankara'da düzenlenen törende imza attı. Uysal, FATİH Projesi'nde, en büyük teknolojik

altyapı sağlayıcı olarak yer aldıklarını kaydederek, projenin modern teknolojilere uygun ve çağa ayak uydurmuş genç bireyler yetiştirilmesini hedeflediğini ifade etti. Türk Telekom olarak öncelikli amaçlarının, projenin altyapısını en son teknolojik iletişim sistemleriyle kurmak ve maksimum düzeyde verimlilik sağlamak olduğunun altını çizen Uysal, milli eğitim sistemi için değer yaratmasını sağlamak olduğunu kaydetti.

ABD devi HP, 8.8 milyar dolarını eliyle sildi! ABD'li teknoloji devi HP, 2011'de satın aldığı İngiliz yazılım şirketi Autonomy Corp.'ta yaşanan muhasebe hataları ve yanlış kar tahminleri sonucu aktiflerinin değerini 8,8 milyar dolar düşürdü. HP'nin satın alma sürecinde imza attığı muhasebe hatalarının şirkete 5 milyar dolarlık zarara yolaçtığı belirtilirken,

HP CEO'su Meg Whitman muhasebe hatalarına yönelik bilgilendirme nedeniyle Autonomy şirketinin yönetim kurulu üyelerini suçladı. 'SIKINTI BİZDEN KAYNAKLANMADI' HP'yi suçlayan Autonomy'nin eski yöneticisi olan Mike Lynch ise "8.8 milyar

dolar zarar yazmak için birşeylerin ciddi anlamda çok kötüye gitmiş olması gerek. Ancak satın alma sürecinde bizden kaynaklanan bir sıkıntı kesinlikle yok" dedi. Muhasebe skandallarıyla sarsılan HP'nin New York Borsası'nda işlem gören hisseleri yüzde 12 değer kaybetti.

uLAŞtIRMA, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, ''Yurtlarda kalan 308 bin yüksek öğrenim öğrencisine bedava internet kullandıracağız'' dedi. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Katip Çelebi Üniversitesi'nin 20122013 akademik yılı açılış töreninde yaptığı konuşmada, eğitime 2012 yılında 39 milyar lira, 2013 yılında ise 47 milyar 500 milyon lira kaynak ayırdıklarını, bunun bir rekor olduğunu vurguladı. Öğrencilere de seslenen Yıldırım, Bakanlık olarak okullara geniş bant interneti sağladıklarını dile getirerek, ''Şimdi yeni bir karar aldık. Yurtlarda kalan 308 bin yüksek öğrenim öğrencisine bedava internet kullandıracağız. Bunu Gençlik ve Spor Bakanlığı ile beraber yapıyoruz'' dedi. İzmir'de 5 bin kişilik öğrenci yaşam merkezini 2013'de yapmaya başlayacaklarını, Karşıyaka'da 400 yataklı hastanenin temelini 28 Kasım'da atacaklarını belirten Yıldırım, ''İzmir'e sözümüz var. İzmir, hizmetin, yatırımın projelerin şehri olacak dedik. Bazıları kilometrelerce laf eder bir arpa boyu iş yapar. Biz bir arpa boyu laf, kilometrelerce iş yaparak bugünlere geldik'' dedi.


EKOLIFE_22_Layout 1 11/30/12 3:27 PM Page 12

12

Otomotiv

Sakarya'da yerli otomobil için hazırlık Jeep SAkARYA Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Kösemusul, 100 yıl önce Türkiye'nin en iyi tahta arabalarının Sakarya'da üretildiğini, sıfır hatayla üretilen otomobillerin de Sakarya'dan çıktığını belirterek, ''Bu özeliklerimizle yerli otomobil üretiminde de hazır olduğumuzu kanıtlıyoruz'' dedi. Kösemusul, Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen ''Sakarya Otomotiv Sektörü Bölgesel İnovasyon Stratejileri Raporu''nun tanıtım töreninde yaptığı konuşmada, Sakarya'nın yerli otomotiv üssü olmak için çalıştığını söyledi. Hazırladıkları raporun Sakarya'nın yerli otomobili üretecek güce ve tecrübeye sahip olduğunu gösterdiğini vurgulayan Kösemusul, belirledikleri hedef için gereken her çalışmayı yapacaklarını dile getirdi. Türkiye'nin yakaladığı ekonomik gelişim sayesinde dünyanın önemli ülkeleri arasına girdiğine işaret eden Kösemusul, ''Dünya krizlerle boğuşurken, Türkiye'nin ekonomik gelişimi artıyor. Sakarya olarak biz de bu gelişime katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Bunun için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz'' diye konuştu. Kösemusul, 2023 vizyonuna Sakarya olarak katkı yapmak istediklerini belirterek, ''Doğu Marmara, Türkiye'nin ekonomik anlamda en güçlü bölgesidir. Sanayi, tarım ve endüstriyel faaliyetler bakımından Türkiye'nin en güçlü bölgesinde bulunuyoruz'' ifadelerini kullandı.

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Kösemusul, 100 yıl önce Türkiye'nin en iyi tahta arabalarının Sakarya'da üretildiğini belirterek yerli oto üretimine de hazır olduklarını açıkladı.

ödülü

''SAkARYA, YERLi otoMobiL üREtiMinE HAzIR'' Yerli otomobili Sakarya'da üretmek istediklerini anlatan Kösemusul, hazırladıkları raporda kentin avantajlarına yer verdiklerini söyledi. ''Yaptığımız çalışmalarla otomobil şehri olarak dünyaya açılmayı hedefliyoruz'' diyen Kösemusul, ''Bu anlamda yeni marka ve üreticileri şehrimize çekmeye çalışıyoruz. Sakarya'nın büyüyen gücü ortadadır. Tanıtımını yaptığı-

mız Milli Tank Altay da bunun göstergesidir'' şeklinde konuştu. Kösemusul, Sakarya'nın otomobil üretiminde önemli bir geçmişine sahip olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle tamamladı: ''100 yıl önce Türkiye'nin en iyi tahta arabaları Sakarya'da üretiliyordu. Tarım araçları da vagonlar da yine Sakarya'da üretildi. Dünyada sıfır hatayla üretilen otomobiller de Sakarya'dan çıkıyor. Bu özelliklerimizle yerli otomobil üretiminde de hazır olduğumuzu

kanıtlıyoruz. Yaptığımız çalışmalar sonucunda Sakarya'nın yerli otomobil üretimine hazır olduğunu gördük. Bunun için de çalışmalarımızı adım adım yapacağız. Öncelikli olarak şehrimizde Otomotiv İhtisas Sanayi bölgelerinin kurulmasını öngörüyoruz. Bu şekilde bir otomotiv üretim üssü olmayı amaçladık. Sakarya'da bunun gerçekleşmesiyle yaşam kalitesi yükselecek ve otomotiv şehri olacağız.''

1 milyonuncu Fiat 500 üretildi! Fiat’ın yaklaşık 5 yıl önce ilk olarak Polonya’da, 2011 yılından itibaren ise Meksika’da da üretimine başladığı Fiat 500 modelinin 1 milyonuncusu geçtiğimiz günlerde banttan törenle indirildi. Fiat���ın Polonya’daki fabrikasında üretilen Fiat 500, kısa sürede ulaştığı satış ve üretim başarısıyla Fiat’ın stil sahibi ikon modeller geliştirme konusundaki başarısını en iyi biçimde kanıtlayan modellerin başında geliyor. İtalya’dan Brezilya’ya, Güney Afrika’dan Japonya’ya ve ABD’den Türkiye’ye kadar

Wrangler’a Yılın 4×4’ü

100’den fazla ülkede satılan Fiat 500, sınıfında standart olarak yedi hava yastığı sunan ve 1 milyondan fazla kişiselleştirme olasılığına sahip olan ilk araç olması gibi özelliklerinin yanı sıra Euro NCAP testlerinden 5 yıldız kazanan 3.55 metre uzunluğundaki ilk araç, tüm motor versiyonlarında geliştirilmiş ESP sunan ilk araç, 100 tane özel tasarım orijinal aksesuar sunan ilk araç ve devrim yaratan iki silindirli

TwinAir motor ailesi ile donatılan ilk Fiat Grubu aracı olması gibi özellikleriyle de ön plana çıkıyor.

tofAŞ çatısı altında temsil edilen Jeep markasının model yelpazesi içinde yer alan Wrangler, İngiltere’de 4×4 Dergisi tarafından “Hardcore” sınıfında yılın arazi aracı ödülüne layık görüldü. Ülkemizde 73 bin Euro’dan başlayan satış fiyatıyla dikkat çeken ve özellikle sert arazi şartlarına boyun eğmeyen yapısıyla ön plana çıkan Jeep Wrangler, oybirliğiyle tüm rakiplerini geride bırakmayı başardı. “Her yere git ve her şeyi yap” sloganıyla yollara çıkan Jeep Wrangler, başarılı sürüş, eğlence, günlük kullanıma uygunluk ve çeşitlilik özellikleriyle tüm dünyada off-road tutkunlarının beğenesini kazanmaya devam ediyor. Ülkemizde Tofaş tarafından temsil edilen Jeep markasının model yelpazesi içinde çok önemli bir yere sahip efsanevi Wrangler, İngiltere’de yayınlanan 4×4 Dergisi tarafından sınıfının en iyi modeli seçildi. Ülkemizde 73 bin Euro’dan başlayan satış fiyatıyla dikkat çeken ve özellikle sert arazi şartlarına boyun eğmeyen yapısıyla ön plana çıkan Jeep Wrangler, oybirliğiyle tüm rakiplerini geride bırakmayı başardı. 4×4 Dergisinin Editörü Nigel Fryatt ise konuyla ilgili olarak; “Bu dönemin “Yılın 4×4’ü” yarışması hiç olmadığı kadar mücadeleli geçti. Ancak, Hardcore sınıfında hakemler arasında oybirliği sağlandı ve Jeep Wrangler sınıfında liderliği elde etti” açıklamasını yaptı. “Her yere git ve her şeyi yap” sloganıyla yollara çıkan Jeep Wrangler, başarılı sürüş, eğlence, günlük kullanıma uygunluk ve çeşitlilik özellikleriyle tüm dünyada off-road tutkunlarının beğenesini kazanmaya devam ediyor.


EKOLIFE_22_Layout 1 11/30/12 3:27 PM Page 13

13

Turizm

İzmir'e 50 milyar dolar

üzerinde yatırım yapma kararı aldı. 160 yılı aşkın bir süredir EXPO fikrini desteklemiş bir ülkenin temsilcisi olarak sizleri şehrimizin 'Herkes için Sağlık' vizyonunu desteklemeye davet ediyorum." CHP İzmir milletvekili ve BM İnsan Hakları ve Engelliler Komisyonu Üyesi Şafak Pavey de TBMM'nin İzmir'in adaylığına tam destek verdiğini söyledi. ''TBMM'nin İzmir'in EXPO 2020 adaylığına güçlü desteğiyle geldim'' ifadesini kullanan Pavey, ''Bu şehir bize geçmişin görkemli medeniyetlerinden miras kaldı. Biz ise bu muhteşem emaneti insanlığın geleceğiyle paylaşmak istiyoruz'' dedi

EXPO 2020'nin ev sahipliğine aday İzmir için Uluslararası Sergiler Bürosu'nda 3. sunum yapıldı.

EXPo 2020'ye ev sahipliği için aday kentler, Uluslararası Sergiler Bürosu'nda (BIE) 3. sunumlarını gerçekleştirdi. OECD binasında yapılan sunumlarda, sırasıyla Tayland'dan Ayutthaya, Türkiye'den İzmir, Birleşik Arap Emirlikleri'nden Dubai, Brezilya'dan San Paulo ve Rusya'dan Ekaterinburg kentleri adaylık dosyaları hakkında delegeleri bilgilendirdi. Defne Samyeli'nin sunuculuğunda gerçekleşen İzmir'in sunumunda söz alan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İzmir'in insanoğlunun dünyaya adım attığı ilk çağlardan beri bir cazibe merkezi olduğunu söyledi. İzmir'in antik çağdan günümüze kadar beşiklik ettiği uygarlıklardan örnekler veren Günay, ''Antik çağın bu endamlı şehirleri ve her geçen gün daha da büyüyen, gelişen modern İzmir EXPO'yu karşılayacak. Daha sağlıklı bir dünya için buluşacağımız ideal bir yer. Türkiye hükümeti adına tüm kalbimle söz veriyorum ki, İzmir 2020 en unutulmaz EXPO'lardan biri olarak hatırlanacaktır'' diye konuştu. Bakan Günay, Türkiye'nin EXPO 2020'yi

kazansa da kazanmasa da Avrupa’nın en iddialı yeşil alanını üreteceğini anlatarak, bu amaçla 270 hektarlık bir alanın kullanılacağını söyledi. Günay, EXPO 2020 için İzmir'in adaylığı ile başlayan süreçte CHP Milletvekili Şafak Pavey'in de desteğini hatırlatarak, "İşin güzel tarafı bu alanda bir iktidar muhalefet ayrımının kalmadığının somut bir

şekilde burada sergilenmiş olmasıdır" ifadelerini kullandı. İzmir Valisi Cahit Kıraç da yaptığı sunumda Türkiye'nin, 1851'den beri EXPO'lara katılmanın gururunu yaşadığını ifade ederek, "169 yıl sonra hedefimiz, EXPO 2020'ye ev sahipliği yapma ayrıcalığını 3 kıtanın merkezindeki şehrimize götürebilmektir" dedi. İzmir kentinin son 6

ayda kaydettiği ilerlemelerle ilgili bilgi veren Kıraç, kent merkezine 8 dakikalık yürüyüş mesafesindeki alanın EXPO sonrasında Avrupa'nın en büyük kent içi parkına dönüştürülmesi kararı alındığını söyledi. Kıraç, şöyle devam etti: "Hükümetimiz, EXPO rüyasını gerçekleştirebilmemiz için 2020'ye kadar bölgemize 50 milyar doların

tüM tüRkiYE PRoJEnin ARkASIndA İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu da "EXPO 2020 ipini, 2013'ün Kasımında göğüslemek istiyoruz. Yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri, Ege bölgesi, tüm Türkiye bu projenin arkasında" diye konuştu. İzmir'in sunumunda kentin adaylık için seçtiği temayı oluşturan ''herkes için sağlık' konulu bir belgesel delegelere izlettirildi. Delegelerin büyük beğenisini kazanan belgeselde ''Herkes için Sağlık'' konusunun nasıl küresel bir gerçeğe dönüştürülebileceği teması üzerinde duruluyor. Defne Samyeli de Hindistan'da sağlık eğitimi merkezi kurulacağının açıklanacağını söyledi.

10 ayda 29 milyon turist

Ankara Kalesi'ne teleferik ANKARA Büyükşehir Belediye Meclisi, Başkent turizminin geliştirilmesi amacıyla Ankara Kalesi'ne teleferik yapılması kararı aldı. Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden yapılan yazılı açıklamada, Meclis İkinci Başkanvekili Davut Erdem başkanlığında yapılan toplantıda, Başkentin turizm potansiyelinin artırılması için hazırlanan turizm rapo-

runun görüşüldüğü belirtildi. Belediye Meclisi üyelerinin oy birliğiyle kabul ettiği rapora göre, Ankara Kalesi'ne teleferik yapılacak. Açıklamada ayrıca, huzurevlerinde ve yurtlarda kalan yaşlı ve kimsesiz vatandaşların ihtiyaçlarının tespit edilmesi ve giderilmesine ilişkin raporun da görüşülerek oy birliği ile karara bağlandığı kaydedildi.

AkdEniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği(AKTOB), turizm sektörünün 50 bin yatak için teşvik aldığını ve en fazla yatağın Antalya'ya, ikincide de İstanbul'a yapılacağını açıkladı. AKTOB Ar-Ge tarafından yapılan analizlere göre, turizm sektörü Ocak-Ekim döneminde, 209 tesiste 50 binden fazla yeni yatak için 3,1 milyar TL'lilk yatırım teşvik belgesi aldı. 51 ili kapsayan yeni yatırımların yatak bazında illere göre dağılımında yüzde 28'le Antalya, yüzde 13'le de İstanbul ikinci sırada. İki şehri yüzde 7 ile Muğla, yüzde 6 ile İzmir ve yüzde 4 ile Aydın takip etti. Yeni yatırımlarda ilk sırayı yüzde 33 ile 4 yıldızlı, yüzde 30 ile 3 yıldızlı tesisler alırken, onları yüzde 15'e yakın payları ile 5 yıldızlı ile butik oteller izledi. AKTOB yetkilileri, 3,1 milyar TL'lik yeni yatırımlarla, 50 bin 466 yeni yatağın devreye girmesini beklediklerini ve bu yatırımlarla 12 bin 808 kişiye de iş

imkanı doğacağını söyledi. Öte yandan AKTOB Ar-Ge biriminin derlediği verilere göre, Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçi sayısı ocak-ekim ayları arasında yüzde 0,5 artarak 28 milyon 665 binden 28 milyon 807 bine yükseldi. 10 aylık dönemde Avrupa pazarları yüzde 0,2 artış gösterirken, Bağımsız Devletler Topluluğu pazarlarındaki iyileşme yüzde 6,7 oldu. Af-

rika bölgesinden gelenlerde de 66 dolayında gelişme kaydedildi. Amerika ve Asya pazarlarında ise gerileme yaşandı. AKTOB'un derlediği verilere göre ocak-ekim ayları arasında Almanya, Rusya, Hollanda, ABD, İsveç, Ukrayna, Belçika, Azerbaycan ve Irak pazarları arttı. İngiltere, İran, Fransa, İtalya, Yunanıistan, Suriye ve Avusturya'dan gelen ziyaretçi sayısı da düştü.


EKOLIFE_22_Layout 1 11/30/12 3:27 PM Page 14

14

Kültür&Sanat

Şişlili öğretmenler, Hülya Avşar konseriyle coştu Şişli Belediyesi’nin öğretmenler için düzenlediği konserde ünlü sanatçı Hülya Avşar sahne aldı.

ŞiŞLi Belediyesi, öğretmenler için Lütfi Kırdar Kongre Salonu’nda Hülya Avşar konseri düzenledi. Binlerce öğretmenin bir araya geldiği konserde Hülya Avşar, birbirinden güzel şarkılar seslendirdi. Avşar’ın seslendirdiği şarkılara hep bir ağızdan eşlik eden öğretmenler, belediyenin etkinliğiyle keyif dolu saatler yaşadılar. Konserde merhum Sakıp Sabancı’nın eşi Türkan Sabancı, CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın da hazır bulundu. Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutlayarak, “Tüm öğret-

Lütfi Kırdar Kongre Salonu’nda Hülya Avşar konserine katılan binlerce öğretmen, Hülya Avşar’ın birbirinden güzel şarkılarına eşlik etti.

menlerimizin Öğretmenler Günü"nü kutluyorum. Geçtiğimiz yıl Van depreminde şehit verdiğimiz 76 öğretmenimizi de buradan

rahmetle anıyorum. Şişli Belediyesi olarak her zaman öğretmenlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Bugün burada, öğret-

menlerimizle Türk müziğinin sevilen seslerinden Hülya Avşar’ı buluşturmaktan mutluluk duyuyorum” dedi.

Cam üfleme sanatı için

Türkiye'yi geziyor

''Kadın Aşıklar'' Neşet Ertaş için sahne aldı GAziAntEP'tE, ''Bozkırın Tezenesi'' olarak ünlenen Neşet Ertaş anısına, ''Kadın Halk Aşıkları Şöleni'' düzenlendi. Şahinbey Kaymakamlığı ile İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (İLESAM) Gaziantep Şubesi işbirliğiyle düzenlenen programda, Gaziantep Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı öğrencisi Gökhan Ceylan'ın seslendirdiği Neşet Ertaş türküleri katılımcıları duygulandırdı. Daha sonra halk aşıkları Aşık Gülçınar, Gülsüm, Nurşah, Aşık Sarıcakız, Selvinaz, Özlemi ve Telli Suna sahne aldı. Dinleyiciler de türkülere eşlik etti. İLESAM Şube Başkanı Muhittin Arar etkinlikteki konuşmasında, halk aşıklarının önemine değinirken, ''Hepimiz hayata aşıkça bakan

medeniyetin çocuklarıyız. Hepimiz gönülden aşığız'' dedi. Vatanına ve bayrağına aşık olduğunu söyleyen Şahinbey Kaymakamı Uğur Turan da ''Allah'ım bizleri, bu ülkeyi Türkü, Kürdü, Sünnisi, Alevisi, her karış toprağı için canını seve seve verebilecek hayırlı evlatlardan nasip eylesin'' diye konuştu. Vali Yardımcısı Mevlüt Kurban da Anadolu'da yetişen düşünce insanlarına değinerek, ''Bu coğrafyada sevgiyi Mevlanalardan, Yunus Emrelerden toleransı, Hacı Bektaş Velilerden 'eline beline diline' hakim olmayı öğrendik. Mertliği, yiğitliği Dadaloğlu'ndan, Pir Sultan Abdal'dan öğrendik. Bilimsel düşünceyi, aklı mantığı ön planda tutmayı da büyük Atatürk'ten öğrendik'' şeklinde konuştu.

Cam sanatçısı Harun Veysel Gümüş, unutulmaya yüz tutmuş cam üfleme sanatını, Bodrum'daki öğrencilere uygulamalı olarak anlattı. Bodrum Merter Koleji tarafından Bodrum'a davet edilen cam üfleme sanatçısı Veysel Gümüş, öğrencilere bu sanat hakkında detaylı bilgi verdi. Öğrencilere camdan semazen yapımını gösteren Gümüş, bu sanatı unutturmamak için çalışmalarını sürdüreceğini söyledi. Türkiye'nin her yerini dolaşarak cam sanatını öğrencilere aktarmayı planladığını kaydeden Gümüş, ''Kim beni nereye davet ederse oralara giderek bu sanatı

anlatıyorum. Çalışma yaparken öğrenci kardeşlerimin gözünde o ışığı görmüş olmak benim için büyük mükafat'' dedi. Bugüne kadar Türkiye'de onlarca okul gezdiğini belirten Gümüş, Tunceli'den Elazığ'a, Erzurum'dan Samsun'a kadar birçok yeri gezdiğini vurguladı. Gümüş, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde de bu işi

yaptığını aktararak, ''Bakanlık bünyesindeki programlarım izin verdiği sürece de okulları gezerek bu işi anlatıyorum'' diye konuştu. 7. sınıf öğrencisi Arif Safa Turgay ise cam üflemenin kendisini çok etkilediğini söyledi. Öğrenciler etkinlik sonunda Harun Veysel Gümüş'ü uzun süre ayakta alkışladı.


EKOLIFE_22_Layout 1 11/30/12 3:27 PM Page 15

15

Sağlık&Yaşam

Adem & Havva, Körfez ve Ortadoğu

ülkelerinde saç ekimi yapacak Saç ve saçlı derideki problemlere karşı tedavi seçenek ve analizleri sunan Adem & Havva Saç Ekimi ve Estetik Danışmanlığı Merkezi, Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de bulunanve dünyanın sayılı özel hastanelerinden biri olarak gösterilen Burjeel Hospital ile işbirliği anlaşması imzaladı. Anlaşma kapsamında Adem & Havva,BurjeelHospital'in hastanelerinde saç, kaş ve sakal/bıyık ekimi operasyonlarını yapacak. Anlaşmanın imza törenine, Burjeel Hospital Müdürü Clancey PO, Finans Müdürü Srinivas ACHAR, Adem ve Havva Genel Müdürü Serdar Kurt ve Saç Ekim Uzmanı Özlem Safiye Kurt katıldı. Burjeel Hospital, ABD,Avrupa ve İngiltere'de eğitim görmüş doktorlardan oluşan kadrosuyla, AbuDabi'de kuruldu. Hastane, 700.000 feetkare alan üzerinde 202 yatak, 31 günlük bakım yatağı, 14 ICU yatağı, 18 doğum yatağı, 10 ameliyat odası, 5 Acil durum yatağı ve 17 özel tedavi odası kapasitesine sahip... 30 ayrı uzmanlık alanında hizmet veren hastanenin Kalp Programı, Amerikan Columbia Üniversitesi, IVF Programı ise Brüksel Üniversitesi tarafından yönetiliyor. Hastane-

nin hastaları arasında krallık ailesinin fertleri ve ünlü kişiler yer alıyor. Adem & Havva Saç Ekimi ve Estetik Danışmanlığı Merkezi, saç ekimi, saç mezoterapisi, saçlı

deri dokusunun ve içindeki saç köklerinin onarılması, yenilenmesi ve güçlendirilmesi, ozon saç terapisi, oksijen tedavisi ve medikal tedaviler konusunda hizmet sunuyor. Merkez, saç analizi ya-

parak hastanın saç ekimine uygunluğunu konusunda gerçekçi ve tam bilgiler veriyor. Merkez, saç vesaçlı deride yaşanan problemlere karşı tedavi seçenekleri ve analizleri sunan Türkiye’de ilk

kez uygulanan “No cut”saç ekimi yöntemiyle, saçların kesilmeden tedavi edilmesi sağlıyor. Katıldığı uluslararası toplantılarda ülkemizi sağlık turizm alanında başarıyla temsil eden ve saç ekimi alanında yenilenen teknolojileri anında Türkiye’de de uygulayan kurum ile ilgili daha geniş bilgiye, www.ademvehavva.com.tr web adresinin yanı sıra facebook.com/ademvehavva ve twitter.com/adameveestetik sosyal ağları üzerinden ulaşabiliyor.

Antidepresan satışları patladı

YIL:1 SAYI: 22 / 1 ARALIK 2012 Sahibi ve Sorumlu Yazıişleri Müdürü Mega Kültür, Sanat, Turizm ve Dış Ticaret Ltd. Şti. adına Erkan KORK Genel Koordinatör Bora AKCİL Genel Yayın Yönetmeni Hülya Beydilli

Genel Yayın Danışmanı Celal DEMİR

Haber Müdürü Sarp AKINCI

Görsel Yönetmen Talha Feyyaz DUYAR

İstihbarat Hakan KORK

Reklam Müdürü Burak YALNIZER

Baskı Öncesi Hazırlık LOJİMEDYA AJANS Ankara Temsilcisi Şeyda ÖZALP

S. Arabistan Temsilcisi Osman EDRESS

O.Doğu Temsilcisi Hamza KORK

İnternet Sitesi Editörü Necati TURAN

Baskı MİLSAN Basın Sanayi-İnönü Mahallesi, Muammer Aksoy Cad. Dere Sk. No: 70 - 34620 Sefaköy - K.Çekmece / İSTANBUL Dağıtım YAYSAT Yayın Türü YAYGIN, SÜRELİ Yönetim Yeri Hürriyet Cad. No: 1 Kat: 18 Skyport Residance Beylikdüzü/İSTANBUL Ekolife, basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.

PSikofARMAkoLoJi Derneği Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nazan Aydın, 2003 yılında 14 milyon 238 bin kutu antidepresan satılırken 2012 yılında bu rakamın yüzde 160 artışla 36 milyon 881 bine ulaştığını söyledi. Antalya’da Psikofarmakoloji Derneği tarafından düzenlenen ‘Tedavi Güncellemesi2012’ toplantısında konuşan Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nazan Aydın, son yıllarda özellikle kamuoyunda ve bazı bilim çevrelerinde psikiyatri ilaçlarının gereksiz kullanımına ve antidepresan tüketiminin artışına dair endişeler dile getirildiğini söyledi. Bu endişenin temel dayanağının 2010 yılında Türkiye’de satılan 34 milyon kutu antidepresan olduğunu belirten Prof. Dr. Nazan Aydın, ‘Türkiye’nin yarısı neredeyse antidepresan kullanıyor’ şeklinde ortaya çıkan sonucun üç farklı şekilde yorumlandığını kaydetti.

kAdInLAR dAHA RiSkLi Yorumlardan birinin ‘Doktorlar gereksiz ilaç yazıyor’ diye ifade edilirken, bir

başka grubun ‘Depresyon denen hastalık altı dolu bir hastalık değil’ tezi üzerinden iddialarını şekillendirdiğini belirten Prof. Dr. Aydın, üçüncü yorumun ise ‘Reçetesiz olarak da satılan bu ilaçları insanlar mutsuz oldukları anda birbirlerine tavsiye ederek kullanımı yaygınlaşıyor’ iddiası olduğunu söyledi. Prof. Dr. Aydın, çalışmanın sonuçlarına göre antidepresanları şu anda en çok aile hekimleri ve pratisyen hekimlerinin yazdığını, onları psikiyatristlerin ve nörologların takip ettiğini söyledi. Prof. Dr. Nazan Aydın, depresyonun ciddi bir hastalık olduğunu, yaşam boyu yaklaşık yüzde 50 intihar riskiyle seyrettiğini ve majör depresyon hastalarının yüzde 10-15’inin intihar nedeniyle kaybedildiğini anlattı. Prof. Dr. Haluk Savaş ise Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre toplumda her 5 kişiden birinin ömür boyu depresyona gireceğinin beklendiğini söyledi. Kadınlarda riskin erkeklere oranla iki kat fazla olduğunu kaydeden Prof. Dr. Savaş, “Depresyon 2020 yılında dünyada en fazla işgücü kaybına neden olan hastalık haline gelecek” dedi.


EKOLIFE_22_Layout 1 11/30/12 3:27 PM Page 16

16

uluslararası

Voleybol

Spor

TOSFED Başkanlık düğümü çözüldü

tüRkiYE Otomobil Sporları Federasyonu’nun 9 Kasım 2012 gününe ertelenen üçüncü Olağan Genel Kongresi 151 delegeden 139 delegenin katılımıyla Ankara’da yapıldı. Genel Kurulda yapılan başkanlık seçimi sonucunda Demir Berberoğlu 83 oy alırken , rakibi Satvet Çiftçi’ye sandıklardan 65 oy çıktı. Bu sonuçla beraber , Demir Berberoğlu; Oyman Atabay ve Mümtaz Tahincioğlu’ndan sonra TOSFED tarihinin üçüncü başkanı oldu. İlk olarak Genel Kurulu sevk ve idare edecek olan Başkanlık Divanı seçimi yapıldı. Çok çekişmeli, adeta başkanlık seçimi kıvamında geçen divan seçiminde , Satvet Çiftçi’nin önerdiği eski başkan

Oyman Atabay başkanlığındaki divan ekibi ile fedarasyonun , istifa edip Demir Berberoğlu ekibinin de yer aldığı eski spor komitesi başkan Metin Çeker’in önerdiği Süleyman Bektaş başkanlığındaki divan ekibi mücadele etti. Divan başkanlığı seçiminde 3 oy geçersiz çıkarken, Süleyman Bektaş 69 , Oyman Atabay 67 oy aldı. Divanın Süleyman Bektaş’ın başkanlığında oluşmasının ardından TOSFED Başkanı Mümtaz Tahincioğlu açılış konuşmasını yaptı. Ana statü Genel Kurulun görüşüne sunuldu. Yeni taslak ana statü oybirliğiyle aynen kabul edildi. Faaliyet raporlarının ibra edilmesinin ardından başkanlık seçimine geçildi. Gündemin en

temi ile yapılan seçim bir saat önemli maddesi başkanlık seçimi sürdü. 149 üyenin oy kullandığı seotomobil sporları camiasının tanıçimler sonucunda Demir Berbenan iki ismi Demir Berberoğlu ve roğlu ekibine 83, Satvet Çiftçi ve Satvet Çiftekibine 65 oy çıktığı çi’nin listeleri TOSFED’de görülürken bir oy da yarıştı. Çekilen yeni yöneti geçersiz sayıldı. Bu kuranın ardınm BAŞKAN: D sonuçla Demir Berbedan önce Satemir berberoğ YÖNETİM K lu roğlu beraberindeki 8 vet Çiftçi U Çeker, Ercan RULU: Metin asil 8 yedek üyeden daha sonra Kazaz, Mehm Becce, Sabri et Ünv oluşan toplam 16 kişiDemir BerMehmet Tans er, Sinan Kılıç, u Uzun, Yam lik yönetim kurulu ile beroğlu an Besen, Ceng iz Artam. birlikte, 2016 yılı soseçim koDENETİM K URULU: Adn an nuna kadar TOSFED nuşmalarını Meral , Hürka l Özer. Başkanlığı’na seçilmiş yaparak deDİSİPLİN K UR oldu.Yeni Başkan ve legelerden menci, İsmai ULU: Ekrem ekl Alp eski başkanların poz veroy istedi. Vatansever’ er Altan, Zafer den kurulu ek mesi özlenen fotoğraf Kapalı oyip görevi devral dı. karesi oldu. lama sis-

Yerlikaya: Güreşmek 3 Türk başkanlıktan daha kolay Federasyonu’nda

FIVB’nin üç önemli komisyonuna seçilerek, dünya voleyboluna katkı yapacak üyeler...

2012 Londra Olimpiyat Oyunlarından sonra, Eylül ayında Amerika Birleşik Devletleri’nin Los Angeles Eyaleti, Anaheim şehrinde yapılan seçimli Uluslararası Voleybol Federasyonu (FIVB) kongresinde başkan olarak seçilen Brezilyalı Dr. Ary S. Graça’nın FIVB komisyonlarındaki çalışma ekibi belli oldu. Bu komisyonlarda Türkiye üç üye ile temsil edilecek. FIVB’nin üç önemli komisyonuna seçilerek, dünya voleyboluna katkı yapacak üyeler şöyle: TVF Başkanı Sayın Özkan Mutlugil (Plaj Voleybolu Komisyonu), MHK Başkanı Sayın Ümit Sokullu (Hakem Komisyonu), TVF Sağlık ve Dopingle Mücadele Kurulu Koordinatörü Prof. Dr. Ufuk Demirkılıç (Sağlık Komisyonu).

GüREŞ Federasyonu Başkanı Hamza Yerlikaya, serbest güreşte, Rusya’da düzenlenen Avrupa Milletler Kupası’nı federasyon başkanı olarak yerinde takip ettiğini söyledi. Uzun bir aradan sonra milli takım kafilesiyle bir arada olduğunu dile getiren Yerlikaya, şunları kaydetti: ”Yıllarca içinde olup, İstiklal Marşı’nı okutmak için mücadele verdiğim milli takım ile bu kez idareci pozisyonunda bir şampiyonaya katıldım. Ayrı bir stres ve heyecan. Böyle birşey yaşanamaz. Başkan olarak gittiğim ilk organizasyonda bambaşka duygular yaşadım. Güreşmek başkanlıktan daha kolay. En kolay tarafı sporcu olmak. Neden böyle diyorum? Ben işin mutfağından geldiğim için bana minderde yarışmak daha kolay geliyor. Sporcuyken rakibin tek. Karşılıklı çıkıyorsun, güçler, teknikler, zekalar çarpışıyor, birisi galip geli-

Başkan olarak gittiğim ilk organizasyonda bambaşka duygular yaşadım. Güreşirken hiç bu kadar zorlanmamıştım.

yor. Şimdi minderde değil, tribündesin ve sporcunun başarılı olmasını istiyorsun. Başarılı olması için herşeyi sağlamaya çalı-

şıyorsun ama elinde müdahale etme yetkin yok. O an ‘ben minderde olsaydım’ diye bir şey hissetmedim. Sadece aklıma gelen

1992 yılında o günkü irade bize nasıl güvendiyse, biz de irade olarak bu çocuklara güveneceğiz ve arkalarında dik duracağız.”


ekolife 22.sayı