Page 1

EKOLIFE_18_Layout 1 11/1/12 12:55 PM Page 1

Türkiye adını uzaya yazdırıyor Türk mühendisler yüksek hızlı (RF) transistör teknolojisini uydularda kullanılmak üzere geliştirdi. Bilkentli mühendisler, uydularda kullanılmak üzere yüksek hızlı (RF) transistör teknolojisini milli imkanlarla geliştirdi. Galyum nitrat temelli transistörler yüksek hızlarda, yüksek güçlerde ve uzay radyasyonu ortamında bile çalışma özelliği gösteriyor. 13’te

Enerji israfı bütçelerini aştı! Isı yalıtımı, binalarda ömür boyu enerji tasarrufu sağlarken bir yandan ülke ekonomisine diğer taraftan da çevreye katkıda bulunuyor. 6’da

www.ekolife.tv / sayı:18 / Fiyatı: 25 Krş HAFTALIK EKONOMİ VE YAŞAM GAZETESİ 3 Kasım 2012 Cumartesi

Piyasanın yeni aktörleri “Borç kapatılır A.Ş”ler Kredi kartı borçlularının içerisinde bulunduğu zorluktan faydalanan, finansal hizmet vermek için hiçbir yasal zemini olmayan şirketler, kart sahiplerine olmadık vaatlerde bulunuyor. Ayrıca bu şirketler, borca 36 aya kadar taksit yapıyor, talep edilirse kapıya kadar özel kurye bile gönderiyor ama kendi adreslerini sır gibi saklıyor. 5’te

Türklerin yastık altında

‘İrlanda’ yatıyor Dünya Altın Konseyi’nin tahminlerine yer veren Bloomberg, Türkiye’de yastık altında saklanan altının değerinin 302 milyar dolar civarında olduğunu ve bu rakamın İrlanda’nın gayrisafi milli hasılasından yüksek olduğuna dikkat çekti.

‘CARİ AÇIĞA İLAÇ OLUR’ Dünya Bankası rakamlarına göre Çin’de tasarrufların gayrisafi milli hasılaya oranı yüzde 53’ken bu rakam Türkiye’de yüzde 12.7 civarında seyrediyor. Tasarruf oranlarının artması Türk bankalarının yurtdışından sendikasyon kredisi alımını azaltarak, kredi konusunda ellerini rahatlatacak. 3’te

Asker ve polisin üni forması Bayburt’tan - 7’de / Trafiğin faturası 5 milyarı aştı - 8’de


EKOLIFE_18_Layout 1 11/1/12 12:55 PM Page 2


EKOLIFE_18_Layout 1 11/1/12 12:56 PM Page 3

Haber

3

dd , d d lkı i a h k Tür nkadak ba da altını esapların h altın klamaya sa ı... d a l ş ba dd d d

Erkan KORK

Turizm iyi yolda, darısı diğer sektörlere…

Türkiye’deki bankalar, çok çeşitli altın yatırım seçenekleriyle tasarruf sahiplerinin elindeki altınları ekonomiye kazandırıyor.

Türklerin yastık altında

‘İrlanda’ yatıyor Türkiye’nin yastık altındaki altınları ekonomiye kazandırma çalışmalarını anlatan ABD’li Bloomberg Haber Ajansı, Türkiye’de bankacılık sistemine girmemiş, evlerde ve kasalarda tutulan 5512 ton civarı altın olduğunu yazdı. Dünya Altın Konseyi’nin tahminlerine yer veren Bloomberg, Türkiye’de yastık altında saklanan altının değerinin 302 milyar dolar civarında olduğunu ve bu rakamın İrlanda’nın gayrisafi milli hasılasından yüksek olduğuna dikkat çekti. Türkiye’deki bankaların çok çeşitli altın yatırım seçenekleriyle tasarruf sahiplerinin elindeki altınları ekonomiye kazandırmaya çalıştığını yazan Bloomberg, Merkez Bankası’nın da altının teşvik edilmesine destek verdiğini hatırlattı. Kriz dönemlerinin güvenli limanı olarak görülen altının bankacılık sistemine girmesiyle gelişmekte olan ülkeler arasında en düşük tasarruf oranına sahip olan Türkiye’deki tasarruflar da artacak.

‘CAri AÇIĞA iLAÇ OLUr’ Dünya Bankası rakamlarına göre Çin’de tasarrufların gayrisafi milli hasılaya oranı yüzde 53’ken bu rakam Türkiye’de yüzde 12.7 civarında seyrediyor. Tasarruf oranlarının artması Türk bankalarının yurtdışından sendikasyon kredisi alımını azaltarak, kredi konusunda ellerini rahatlatacak. Türkiye’nin cari açığının 2011 yılında 77 milyar dolar olduğunu belirten ajans, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne yapılan büyük altın ihracatının da katkısıyla bu yıl ağustos sonu itibariyle

Dünya Altın Konseyi’nin tahminlerine yer veren Bloomberg, Türkiye’de yastık altında saklanan altının değerinin 302 milyar dolar civarında olduğunu ve bu rakamın İrlanda’nın gayrisafi milli hasılasından yüksek olduğuna dikkat çekti. yıllık cari açık rakamının yüzde 23 düşerek 59 milyar dolara indiğini kaydetti. Bloomberg yastık altındaki 302 milyar dolar civarındaki altının bir kısmının bile sisteme dahil olmasının cari açık üzerinde de olumlu etkisinin görüleceğini yazdı.

kADInLAr ALTInIn DeĞerini BiLiyOr Türk kadınlarının altın günü geleneğinden de bahseden Bloomberg, bu yöntemle küçük bir servet biriktiren kadınların bunları bankaların altın hesaplarında değerlendirmeye başladığını da yazdı. Türkiye’de bankalar, vadesiz altın depo hesabı, vadeli altın mevduatı, altın biriken hesap, altın teminatlı ihtiyaç kredisi, altın havale, altın ve gümüş kredileri, taksitli altın ve gümüş kredileri gibi hizmet ve ürünler sunuyor. Türk halkının altını bankadaki altın hesaplarında saklamaya başladığını anlatan Bloomberg, örnek olarak gösterdiği 32 yaşındaki ev hanımı Deniz Kalkan’ın, 6 tane Cum-

huriyet altınını evde saklamak yerine bankaya götürdüğünü yazdı. 26 yaşındaki yönetici Özlem Başar’la da konuşan ajans, “Her ay ziynet biçiminde altın alıyorum. Enflasyondan daha çok yükseldiğinden kâr ediyorum” sözlerine yer verdi.

20. yy. son çeyreğinde şekillenen yeni dünya vizyonu ekonomi temelleri üzerinde oturmaktadır. Temel amacı da aslında rakipsiz gibi algılanan kapitalist sistemin dezavantajlarının ortadan kaldırılmasına yönelik yeni bir açılımdır. Ekonomi denince Kıbrıs gibi bir ada ülkesinde yapabileceğimiz faaliyetlerin sınırlı oluşu hem yapılan araştırmalar hem de ortak aklın ulaştığı bir sonuçtur. Kıbrıs’taki yeni dönemin bizlere getirdiği en önemli kavram “sürat”tir.Aslında tüm dünyanın ulaştırma ve teknoloji sektörlerindeki gelişmelerden dolayı yakaladığı süraen bahsedilmektedir. Göz ardı edemeyeceğimiz çok ciddi bir yatırım süratinden söz etmemiz mümkündür. Hükümet kadrolarından Cumhurbaşkanına kadar her kesimin söylediği, yaptığı her şeyin turizmle ilgisi olduğunu kabullenmemiz gerekir. Sınırlar ortadan kalktıkça dünya daha da küçülmeye başlamış ve insanlar daha uzak mesafelere seyahat etme eğilimine girmiştir. Bunun başlıca nedenleri; harcanabilir kişisel gelirlerden turizme ve tatile ayrılan payın artması, ulaşım ve iletişim teknolojisindeki hızlı gelişme ve insanların şimdiye kadar görmedikleri ve merak eikleri yeni bölgeleri ziyaret etme isteğidir. Turizm,çok çeşitli yapısı sonucu bir yandan tipik turistik faaliyet olarak adlandırılan konaklama, planlama, gezi organizasyonu ve satışı gibi faaliyetleri, öte yandan yalnızca turistlerin tüketimine bağlı olmayan, ancak onlar tarandan da kullanılan ulaşım, oto kiralama gibi faaliyetleri kapsamaktadır. Turizm, bugün dünya gayrisafi hasılasının önemli bölümünü oluşturan bir sektör konumundadır. Tüm dünyadaki ekonomik duraklamaya karşın büyümesini devam eirmekte olan bu dinamik sektör, diğer sektörlerin de motor gücü olarak işlev görmektedir. Turizm, milli gelire olan katkısı yanında, sağladığı döviz geliri ile ödemeler dengesi açığının kapanmasında da önemli rol oynamaktadır. Geniş kitlelere iş imkanı sağlamasının bir sonucu olarak istihdamın en yoğun olduğu sektörlerden biri olma avantajına sahip olan sektör, aynı zamanda ülke için etkin bir pazarlama ve reklam aracı olma özelliğini de sürdürmektedir. 2020 yılına yönelik tahminlerde ise uluslararası Turizm hareketlerine katılan kişi sayısının 1.6 milyara ve turizm gelirlerinin de 2 trilyon dolara ulaşması beklenmekte, yükselen refah düzeyine paralel olarak, seyahate ayrılan gelirin ve ulaşım olanaklarının artması ile büyüyen turizm pastasından en yüksek payı almak için turist çeken ülkeler arasındaki rekabetin artacağı öngörülmektedir. Dünya Turizm Örgütü'nün (WTO) Türkiye'ye ilişkin yaptığı tahminlere göre, Türkiye 2010 yılında 17,1 ve 2020 yılında da 27 milyon turist çekecek, Turizm geliri ve turist sayısı arasındaki oran aynı düzeyini korursa Türkiye 2010 yılında 12,5 ve 2020 yılında da 19,8 milyar dolar turizm geliri elde edebilecektir. Turizm sektörü, turistlerin yaptığı harcamalarla iç piyasayı canlandırmakta olup, turizmden elde edilen gelirin ortalama olarak % 27'si turlara, % 23'ü konaklama tesislerine, % 10'u restoran-cafelere, % 10'u giyim-ayakkabı firmalarına, % 10'u hediyelik eşya, kuyumcu, halı- kilim firmalarına, geri kalanı da tütün, eğlence-kültür, oto kiralama vb. hizmetleri sağlayanlara kalmaktadır. Turizm sektörünün gelir yaratmanın yanı sıra istihdam yaratma hususunda da son derece önemli bir fonksiyonu olduğu belirtmem gerekir. Darısı diğer sektörlerin başına…


EKOLIFE_18_Layout 1 11/1/12 12:56 PM Page 4


EKOLIFE_18_Layout 1 11/1/12 12:56 PM Page 5

5

Haber

Piyasanın yeni aktörleri

“Borç kapatılır A.Ş”ler kreDi kartı borçlularının içerisinde bulunduğu zorluktan faydalanan, finansal hizmet vermek için hiçbir yasal zemini olmayan şirketler, kart sahiplerine olmadık vaatlerde bulunuyor. Kredi kartı sahiplerinin çaresizliklerinden faydalanan bu şirketler, borca 36 aya kadar taksit yapıyor, talep edilirse kapıya kadar özel kurye bile gönderiyor ama kendi adreslerini sır gibi saklıyor.

Sayıları hızla artan bu şirketlerin büyük bir kısmı kredi kartı sahiplerine internet üzerinde ulaşıyor. Kredi kartı sahiplerinin borçlarını kapattıktan sonra üzerine kendi komisyonlarını da ekleyerek, aynı kredi kartına bir ürün satılmış gibi borcu yeniden 12-36 ay arası bir vadeyle taksitlendiriyor. Kredi kartı taksitlendirmesi yapan ve “DH Danışmanlık” adı altında çalışan şirket, internet sitesi üzerinden, 36 aya kadar kart taksitlendirme yapabildiklerini, müşterilerine gerekirse nakit avans da çektirebilecekleri vaadinde bulunuyor. Şirket, 10 bin liranın üstünde meblağlar için özel hizmet sunduklarını belirterek, özel telefon hatlarından kendilerine ulaşılabileceği bilgisini paylaşıyor. Yine bu şirket internet sitesinde, “Eğer isterseniz çalışanlarımızdan birini

adresinize gönderebiliriz” ifadesi yer alıyor. GT Danışmanlık adı altında faaliyet gösteren başka bir şirket de yine internet sitesi üzerinden, “Vade farkı tutarı kadar limitiniz olduğu takdirde bir veya daha fazla kredi kartınıza ait borcunuzu taksitlendirebiliriz” vaadiyle kart borçlularına umut dağıtıyor. Danışmanlık hizmeti verdiği iddiasında da bulunan şirketler, kredi kartı vade farkı için kullanılabilir limiti olmayan kredi kartı sahiplerine de, şu tavsiye bulunuyor: “Borcu ödenen kredi kartınızın haricinde,yeterli limiti olan başka bir kredi kartınızı veya kartlarınızı da kullanabilirsiniz.” Kredi kartı sahibinin bu şirketlere yasal durumlarını sormaları ihtimaline karşı borcunu taksitlendirmek için gelen müşteriden herhangi bir resmi belge talepleri de bulunmuyor. GT Danışmanlık'tan ismini vermek istemeyen müşteri temsilcisi, AA muhabirine, 10 bin liralık bir borcu nasıl

taksitledirdiklerini şöyle anlattı: "10 bin liralık borcunuzu üzerine bin 600 ekleyerek biz ödüyoruz. Daha sonra bunu bir satış yapmışız, bir elektronik mağazasından dizüstü almışsınız gibi, kartınızla anlaşmalı olduğumuz kurumdan taksitle yeniden çekim yapıyoruz. Aslında satılan mal ya da ürün yok." Müşteri temsilcilisi, adeta bir banka çalışanı gibi hareket ederek,”Borçlarınızı şubat ayına erteleyebiliriz” diyor. İnternette yüzlerce benzeri olan şirketlerden bir diğeri de “Ankara Finans” adıyla faaliyet gösteriyor. Bütün işlemlerinin yasal olduğunu iddia eden bu şirket de, nedense şirketin adresine internet sitesinde yer vermiyor. Şirket, “Tüm işlemler için sizden kredi kartınız, kartlarınız haricinde hiçbir belge istemiyoruz. Senet, gelir belgesi, imza, kefil, yok” tanıtımı ile zor durumda olan kredi kartı sahiplerine çağrıda bulunuyor. Bu şirketin Ankara yetkilisi de tam ismini vermekten kaçınırken, 10 bin liralık borç için yaptıkları taksitlen-

dirme tekliflerinin şehirden şehire değişiklik gösterdiğini kaydetti. Yetkili, “Eğer Ankara'da olsaydınız yüzde 12'ye hallederdik ama İstanbul'da oranlar biraz daha fazla, yüzde 15 gibi” dedi. “Ben sizi İstanbul'da Mecidiyeköy'deki şubemize yönlendireyim” diyen yetkili, adres bilgisi istendiğinde ise sadece İstanbul şubesinin telefon numarasını vermekle yetindi. İsmini açıklamayan yetkilinin verdiği bilgilere göre, bu şirket kredi kartı borçlarını şu şekilde kapatıyor: 10 bin liranın üzerine bin 300 lira faiz eklenerek, limiti uygun olan karta borç muadili şirketler gibi yatırılıyor. Bu borç yeniden aynı karta ya da farklı kartlara çekiliyor. Yine sanki bir ürün satılmış gibi yapılırken, bir finans kurumu ile işlem yapılmadığı için kart sahibini koruyabilecek hiçbir yasal çerçeve bulunmuyor. Aslında bir ürün satışı da yapılmadığı için tüketici olarak gözükmeyen kart sahibi, tüketiciyi koruyucu hiçbir düzenlemeden faydalanamıyor.


EKOLIFE_18_Layout 1 11/1/12 12:56 PM Page 6

6

Enerji

Mavi Akım'da gaz sevkıyatı en üst düzeye çıktı

Enerji israfı

bütçelerini aştı! Isı yalıtımı, binalarda ömür boyu enerji tasarrufu sağlarken bir yandan ülke ekonomisine diğer taraftan da çevreye katkıda bulunuyor. Buna karşılık Türkiye’deki konutların yüzde 85’inde ısı yalıtımı yok. Isı yalıtımsız binalar yüzünden her yıl 13,5 milyar TL’yi boşa harcıyoruz. BAkAnLIkLArIn 2013 yılı bütçeleri açıklandı. Ülke ekonomisinin 2013 yılı bütçe planı, ısı yalıtımı olmayan binalar yüzünden boşa harcadığımız 13,5 milyar TL’yi havaya savuracak kadar zengin bir ülke olmadığımızı gösteriyor. Bütçeden en yüksek payı alan 6 bakanlığın toplam bütçesi bile ısı yalıtımsızlığı nedeniyle oluşan yıllık enerji israfımızın bedelinin altında kalıyor. XPS Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği, binalara ısı yalıtımı yaptırarak elde edilecek tasarrufla ülkemizin öncelikli ihtiyaçları için kaynak ayrılabileceğine dikkat çekiyor. Isı yalıtımı, binalarda ömür boyu enerji tasarrufu sağlarken bir yandan ülke ekonomisine diğer taraftan da çevreye katkıda bulunuyor. Buna karşılık Türkiye’deki konutların yüzde 85’inde ısı yalıtımı yok. Isı yalıtımsız binalar yüzünden her yıl 13,5 milyar TL’yi boşa harcıyoruz. Oysa bu rakamla ülke ekonomisine katkı sağlayacak pek çok şey yapmak mümkün. 2013 yılı bakanlık bütçelerine bakıldığında bu durum çok daha iyi görülüyor. Bakanlıkların bütçesi ısı yalıtımsızlığın bedeline yaklaşamıyor. 2013 yılında bütçeden en fazla pay alan 6 bakanlığın bütçelerini topladığınızda bile ısı yalıtımı olmayan binaların havaya savurduğu enerji bedelinin

altında kalıyor. İsraf edilen enerjinin faturası Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın bir yıllık bütçesinin ise tam 22,5 katı. Bakanlıkların 2013 yılı bütçeleriyle ısı yalıtımsız binalar nedeniyle boşa harcanan paraların kıyaslaması yapıldığında; İçişleri Bakanlığı’nın 2 milyar 888 milyon TL’lik bütçesinin yaklaşık 5 katı, Sağlık Bakanlığı’nın 2 milyar 490 milyon TL’lik bütçesinin yaklaşık 5,5 katı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın1 milyar 880 milyon TL’lik bütçesinin yaklaşık 7 katı, Ekonomi Bakanlığı’nın 1 milyar 388 milyon TL’lik bütçesinin yaklaşık 10 katı ve Avrupa Birliği Bakanlığı’nın 213 milyon TL’lik bütçesinin yaklaşık 63 katı olduğu görülüyor. Listeyi artırmak mümkün çünkü enerji israfının bedeli tüm bakanlıkların bütçesinden çok daha fazla. XPS Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ertuğrul Yörük, ısı yalıtımsız binalar nedeniyle boşa tüketilen enerjinin ülke ekonomisini uğrattığı zararı göstermek için bakanlık bütçeleriyle böyle bir kıyaslama yaptıklarını söyledi. Ertuğrul Yörük: “Isı yalıtımı enerji tasarrufunda son derece önemli bir konu. Ülkemizde bu alandaki bilinç henüz yavaş yavaş geliş-

meye başladığı için eskiden yapılmış, mevcut konutların birçoğunda ısı yalıtımı yok. Bu nedenle her yıl 13,5 milyar TL’yi boşa harcıyoruz. Bu bedel hepimizin cebinden çıkıyor. Isı yalıtımsız binalarda oturanlar elektrik ve doğalgaz faturalarına tam 2 katı para öderken, günün sonunda tüketilen fazla enerji çocuklarımızın, torunlarımızın geleceğinden çaldığımız enerji. Yani bizim, ülkemizin ve dünyanın enerji kaynaklarını gereksiz yere tüketiyoruz. Isı yalıtımı yaptırarak binalarımızdan yani kendi cebimizden başlayarak ülke ekonomisi ve çevreye katkı sağlayabiliriz. Tasarruf edilen bu paralar da ülke ekonomisinin öncelikli konularında farklı bir alan için kaynak olabilir” diye konuştu. Ertuğrul Yörük, ısı yalıtımının sanıldığı kadar pahalı bir uygulama olmadığını da sözlerine ekleyerek şunları söyledi: “Isı yalıtımının bir binanın toplam maliyeti içindeki payı yüzde 3–5 arasında değişiyor. Yalıtım sağladığı tasarrufla birkaç yıl içinde kendini amorti ediyor. Dünya standartlarında, CE belgeli ürünlerle yapılan ısı yalıtımı, binaların ortalama yüzde 50 daha az enerji tüketerek kışın ısınmasını yazın ise soğumasını sağlıyor.”

GAzprOm, Türkiye'nin talebi üzerine üst üste 4 gündür Mavi Akım Hattı üzerinden Türkiye'ye gönderilen Rus gazı miktarının maksimum seviyeye çıkartıldığını açıkladı. Rus doğalgaz devi Gazprom, Türkiye'ye gaz sevkıyatını maksimum düzeye çıkardı. Gazprom Sözcüsü Sergei Kupriyanov yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti: "Gazprom, Türkiye’nin talebi üzerine üst üste dört gündür Mavi Akım hattı üzerinden Türkiye’ye tedarik edilen Rus gazı miktarını maksimum seviyeye çıkarmıştır. Sevkıyat artışı 19 Ekim’de erken saatlerde Doğu Anadolu Doğalgaz Boru Hattı'nda yaşanan patlamanın ardından gerekli hale gelmiştir. İran’dan Türkiye’ye gaz akışı tamamen ve süresi belirsiz bir şekilde kesilmiş, Türk şirketi BOTAŞ Rus gaz sevkıyatının günlük 48 milyon metreküpe çıkarılmasını talep etmiştir. Gazprom Export, günlük 16 milyon metreküp artış sağlayarak, gönderilen miktarı anında istenen düzeye yükseltmiştir. Bu, Türkiye’nin bir ay içinde Gazprom’dan destek istediği ikinci sefer. İran’dan gelen gazın akışını durduran ilk patlama 8 Ekim’de yaşanmış ve şirketimiz, BOTAŞ’ın talebi üzerine bir hafta boyunca sevkıyat miktarını artırmıştı."

Güneşe yatırıma geliyorlar inşAAT ve gayrimenkul sektörlerinde faaliyet gösteren Kuveytli yatırım şirketi Aswar Group, Türkiye'de güneş enerjisine yatırım yapacak. Aswar Group'un Türkiye'de kurduğu As Yatırım'ın ortağı ve Üst Yöneticisi (CEO) Uğur Akkuş, Güney Koreli CX Concentrix Solar Korea, KEPCO ve Kincoa ile 150 MW'lık güneş santrali kurmak için sözleşme imzaladıklarını bildirdi. Türkiye'de 18 bölgede ölçüm çalışmaları yaparak, 20 lokasyon için lisans başvurusunda bulunacaklarını dile getiren Akkuş, 450 milyon dolara mal olacak yatırımın 5 yıl içinde hayata geçeceğini kaydetti.


EKOLIFE_18_Layout 1 11/1/12 12:56 PM Page 7

7

Tekstil

Asker ve polisin üniforması Bayburt'tan Bayburt'ta faaliyet gösteren bir tekstil firması, Milli Savunma Bakanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü personeli için üniforma üretiyor

BAyBUrT'TA faaliyet gösteren bir tekstil firması, Milli Savunma Bakanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü personeli için üniforma üretiyor. İzmir ve Manisa'da bulunan fabrikalarında da asker ve polis üniforması üreten Davos Tekstil Firması, yaklaşık 1,5 ay önce Bayburt Organize Sanayi Bölgesi'nde 500 kişi istihdam kapasiteli fabrika kurdu. Firmanın İdari ve Mali İşler Koordinatörü Abdurrahman Aras, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bayburt'ta yaşanan işsizlik problemini gidermek için fabrika kurduklarını söyledi. Bayburt'u güvenlik problemi bulunmaması nedeniyle tercih ettiklerini ifade eden Aras, "Dürüst insanların yaşaması ve hırsızlık gibi asayiş olaylarının olmaması da tercihimizde etkili oldu" dedi. Kentin bütün bu iyi hasletlerine rağmen işsizlik nedeniyle sürekli göç verdiğine dikkati çeken Aras, "Bayburt'ta işsizliği ortadan kaldırarak, ülke ekonomisine katkıda bulunabilmeyi istiyoruz. Kentte sanayi kültürünün hayat bulması için çaba göstereceğiz" diye konuştu. Kalifiye eleman bulmakta sıkıntı yaşadıklarını belirten Aras, "İşçi temini için İŞKUR ile işbirliğine devam ediyoruz. Fabrikada 80 kişi çalışıyor ancak asgari 150 işçiye ihtiyacımız var. İlerleyen dönemlerde yaklaşık 500 kişiyi istihdam etmeyi planlıyoruz" dedi.

Abdurrahman Aras, Bayburt ekonomisine katkılarının yıllık ortalama 20 milyon lira olacağını anlatarak, şöyle devam etti: "İşle ilgili bir sıkıntımız yok. Ordumuz ve emniyet mensuplarımız için burada hazırlayacağımız kıyafetlerde Bayburtlu kadın ve erkeklerin emeği, göz nuru olacak. Bayburt Organize Sanayi Bölgesi'nin altyapısı için yetkililerden destek bekliyoruz. Organize sanayimizin suyu ve doğal gazı yok. Bu sorunların kısa sürede giderilmesini arzu ediyoruz."

"FABrikA sAyesinDe GÖÇ AzALACAk" Fabrikanın dikiş bölümünde çalışan Sevil Okumuş, Bayburt'ta işsizliğin yüksek olduğunu belirterek, "Bu fabrikayı açanlara çok teşekkür ediyorum. İşsizlik nedeniyle halkımızın çoğu göç etmek zorunda kalıyor" dedi. Fabrikanın, ev ekonomisine katkıda bulunmak isteyen ev hanımları için de iyi bir fırsat olduğunu ifade eden Okumuş, "Burada istihdam edildik. Fabrika sayesinde göç azalacak. İş adamlarından, Bayburt'umuza böylesi güzel atölyeler, fabrikalar açmasını rica ediyoruz" dedi.

Aydınlı Group, Rusya’da 28. mağazasını açtı

rUsyA’DA AVM’lerde dünya markası olarak yer almaya başlayan Türk tekstil firmaları her geçen gün cirolarını artırıyor ve yeni mağazalarla iki ülke ekonomisine katkılarını sürdürüyor. US Polo ve Cacharel markalarının sahibi Aydınlı Group, Rusya’daki 28. mağazasını başkent Moskova’nın lüks AVM’lerinden Metropolis Shopping Mall’da açtı. Group’un Rusya hedefi 2013 sonuna kadar 45, 2015 sonuna kadar da 70 mağazaya ulaşmak. Moskova’da US POLO olarak ilk konsept mağazalarını Türkiye ile eş zamanlı olarak açtıklarını ifade eden Aydınlı Group Rusya Temsilcisi Emre Duru, yeni mağaza anlayışında ürünün ön planda olduğunu, 200 metrekarelik alanda 7 binin üzerinde ürünü müşteriye sunduklarını söyledi. Yeni konsept mağaza anlayışında katlı ürünler, müşterinin eli ile dokunup bakabileceği şekilde sunuluyor. Renk ve modaya uygun gömlek, kazak, kot ya da diğer ürünleri bir arada görmek mümkün. Duru’ya göre Ukrayna ve Rusya gibi pazarlarda kombine ürünlerin bir arada sunulması satış hızını olumlu etkiliyor. Aydınlı Group’un 5 yıldır Rusya pazarında faaliyette bulunduğunu ifade eden Duru, “2007’de Rusya’da bayilerimizin 5 mağazasını satın alarak pazara girdik. Şimdi tüm mağazalarımızı kendimiz işletiyoruz. Sözleşmeleri tamamlanan 16 mağazamız daha açılacak. 2013 sonunda 45, 2015 sonunda da hedefimiz 70 mağazaya ulaşmak. Şu an planlanandan hızlı ilerliyoruz. Rusya çok verimli bir pazar. Mevsimsel bir kısım sorunlar yaşansa da genelde tüketmeyi seven bir toplum. Kaliteli ürüne hak ettiği fiyatı veriyorlar.” dedi.

Alfemo, Şanlıurfa’nın havasını değiştirecek ÖzGün tasarımları ve modern üretim teknikleriyle sıra dışı mobilyanın adresi Alfemo, yeni konsept mağazalarının en yenisini Şanlıurfa’da açtı. Kentin en büyük mobilya mağazalarından olan Alfemo’nun 3 katlı showroomunda, ödüllü tasarımlar da dahil olmak üzere tüm ürünler sergileniyor. 2013 yılında da Türkiye genelinde açılmaya devam edecek olan yeni kon-

sept mağazaların şimdilik en yenisi olan ve 12 Ekim’de açılan mağazaya, Şanlıurfalıların ilgisi yoğun oldu. Alfemo’nun tüm ürünlerinin sergilendiği 1900 metrekarelik mağaza, görsel açıdan da şehre yenilik getirerek öncü olmayı hedefliyor. Alfemo’nun yeni konseptinde yer alan, kahve konusunda iddialı Alfemola da Şanlıurfa halkının hizmetinde olacak. Alfemo, yeni kon-

sept mağazalarının en yenisini Şanlıurfa’da açarak bölge halkına daha modern, rahat ve farklı bir yaşam tarzını sunmayı hedefliyor. Kentin gelişen bölgesi olan havaalanı yolunda yer alan dev mağaza, 1,6 milyonu aşan nüfusu ile Şanlıurfa’nın mobilya ihtiyacını karşılamayı amaçlıyor. Tüm ürün gamının sergilendiği mağaza, Şanlıurfa’da mobilya anlayışını değiştirecek.


EKOLIFE_18_Layout 1 11/1/12 12:56 PM Page 8

8

Haber

Trafiğin İstanbul’a faturası

yıllık 5 milyarı aştı isTAnBUL Ulaşım Haberleşme ve Güvenlik Teknolojileri San. ve Tic. AŞ (İSBAK) Genel Müdürü Kasım Kutlu, ”İstanbul, sanılanın aksine, toplu taşımayı kullanan bir kent, buna rağmen trafik sıkışıklığı nedeniyle yıllık kayıp 5 milyar 40 milyon lirayı buluyor” dedi. Kutlu, "İstanbul Ulaşım Ana Planı (İUAP) verilerine göre, İstanbul’da yapılan yolculukların yarısı yaya olarak gerçekleşirken, bireysel araç ve taksi kullanımı yüzde 15, deniz, demir yolu dahil toplu taşıma kullanımı yüzde 35’i buluyor. Yine motorlu yolculukların yüzde 29’u otomobil ve taksilerle yapılırken, yüzde 63’ü personel servisi ve otobüslerle, yüzde 7’si raylı sistemler ve deniz yolu ile yapılan yolculuklar. Buna bağlı olarak da toplu taşıma kullanımı, diğer kentlerin aksine, yüzde 70 gibi önemli bir paya sahip. İstanbul, sanılanın aksine, toplu taşımayı kullanan bir kent” diye konuştu. Toplu taşıma ile ilgili çalışmalarını devam ettiren İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’nin (İBB), İstanbul için yapılan 2023 yılı projeksiyonuna göre İstanbul’da kişi başı GSYİH’nin 20 bin doları geçeceğinin öngörüldüğünü söyleyen Kutlu, ”Kişi başı araç sayısının halen gelişmiş ülke ortalamasının çok altında olması ve bu oranın sürekli olarak artacağı öngörüsüyle İBB, karayolu ulaşım ağını geliştirmek ve mevcut altyapıyı en iyi şekilde kullanabilmek için 2023 yılına kadar uzanacak şekilde detaylı ulaşım planlarını hazırlıyor” dedi.

"eDs’Ler 173 nOkTADA BAşArILI Bir şekiLDe ÇALIşIyOr" Bu hazırlıklar arasında İstanbulluları yakından ilgilendiren başlıklardan birisinin Akıllı Ulaşım Sistemleri ve Trafik Kontrolünün sağlanması olduğunun altını çizen Kutlu, bu konuda bugüne dek pek çok konuda sürücüleri ve yolcuları sürekli olarak bilgilendirmeyi ve dolayısıyla hareketliliği arttırmayı amaçlayan, yoğun günlerde 400 bin kişinin ziyaret ettiği Trafik Kontrol Merkezi (TKM) web sitesinin ve Elektronik Denetleme Sistemi’nin (EDS) önemli uygulamalar olduğunu anlattı. İlk olarak İBB iştirak şirketi olan İSBAK tarafından İstanbul’da kurulumuna başlanan ve şimdilik 173 noktada başarılı şekilde çalışan EDS’nin, tüm Türkiye’ye yayıl-

d dd

d

şImA A L U DA L I y irA 7 L r iLyA DI m 2 19, CAn HAr

dd

maya hazırlandığını da söyleyen Kutlu, şöyle devam etti: "Her yıl açıklanan üzücü istatistiklerle tekrar hatırladığımız trafik kazalarının azalması, can ve mal kaybının en düşük seviyelere çekilebilmesinde, elektronik denetleme sistemlerinin ağırlığı artacak gibi gözüküyor. Kentlerde ve büyükşehir sınırları içinde meydana gelen kaza sayısı kent dışına kıyasla 3 katından fazla. Bu nedenle İstanbul Büyükşehir Belediyesi kent içindeki kazaları azaltmak için hız, kırmızı ışık, emniyet şeridi ve yaya geçidi gibi çeşitli EDS çözümlerini yaygınlaş-

dd

tırmayı planlıyor.” trafik bilincinin oluşmasında, can ve EDS ile tespit edilen ihlallere mal kaybının önlenmesi anlamına da de değinen Kutlu, "Sadece bugüne geliyor. Son yönetmeliklerle belediyedek tespit edilen ihlaller sonucunda lerin kesilen cezalardan sağlayacağı 154 milyonu kırmızı ışıktan olmak gelir yüzde 30 oranına yükseltilmiş üzere toplam 225 milyon liradan fazla olsa da, İstanbul 2007 yılında ilk uyguceza kesildi. Tabii celamaları başlattığında zanın yanında ödülhedeflediği şey tam Yapılan bir araştırmaya den de bahsetmek da bu oranda ihlallegöre trafik sıkışıklığı gerekir ki, EDS sayerin azalması, hatta sınedeniyle trafikte harsinde ihlallerde yüzde fıra inmesiydi. canan zaman, iş gücün80 ila 90 oranında Şimdiyse ceza gelideki kayıplar ve fazla azalma gerçekleşti. rinden aktarılacak İşte bu düşüş aynı zapayı İBB büyük ihtiyakıt tüketimi göz manda malle yine ulaşıma, önüne alındığında yıllık yine trafiğin kontrokayıp 5 milyar 40 millüne ayıracaktır” diye yon lirayı buluyor. Bu konuştu. ise trafiğin İstanbul ekonomisi üzerindeki etkisinin büyüklüğünü ortaya koyuyor.


EKOLIFE_18_Layout 1 11/1/12 12:56 PM Page 9

9

Haber

atıldı. Yayalaştırma için adım

Taksim’e ilk kazma

TAksim Meydanı’nı yayalaştırma projesi çerçevesinde ilk kazma vuruldu. İstanbul’un en önemli meydanı Taksim’in yayalaştırılmaya çalışılması birçok tartışmayı beraberinde getirmişti. Meydanın insansızlaştıracağını öne süren bazı sivil toplum örgütleri protesto gösterileri düzenlemişlerdi. Projenin hayata geçirilmesi için ilk kazma Çarşamba günü öğle saatlerinde vuruldu. Taksim’de çalışmalar tünelin yer altına gireceği iki noktadan başlatıldı. Cumhuriyet Caddesi’ndeki Divan Otel’in önüne kadar alt yapı çalışmaları kapsamında bariyerler çekildi. İş makineleri çalışmalara başladı. Çıkan molozlar kamyonlara yüklendi. İstiklal Caddesi’ni Tarlabaşı Caddesi’ne bağlanan Zambak Sokak’ta taşlar sökülerek sokağın altından geçen elektrik, gaz ve kanalizasyon borularının yerleri değiştirilmeye başlandı. Yola bariyer koyma işlemi Tarlabaşı Sakızağacı kısmında da başladı. Taksim Projesinin onaylanan ilk etabında yeraltı tüneli Tarlabaşı-Harbiye yönünde 400 metre, HarbiyeTarlabaşı yönünde 320 metre uzunluğunda olacak. Projenin bir yıl içinde tamamlanması planlanıyor.

Kurban Bayramı tatili boyunca Atatürk Havalimanı'ndan 770 bin 534 kişi değişik destinasyonlara yolculuk yaptı.

Bayramda 1 milyon yolcu uçtu Kurban Bayramı tatili boyuncu Atatürk Havalimanı'ndan 770 bin 534 kişi Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan ise 282 bin 610 kişi yolculuk etti.

DevLeT Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi: “23 – 29 Ekim 2012 tarihleri arasında yoğun bir uçak ve yolcu trafiğinin gerçekleştiği Atatürk Havalimanı’na 7 bin 136 uçak iniş kalkış yaparken, 770 534 kişi de iç ve dış hatlardan yolculuk yaptı. Kurban Bayramı tatilinin başladığı 23 Ekim 2012 tarihinden itibaren Atatürk Havalimanı’nda, 2 bin 468’i iç 4 bin 668’i de dış hat olmak üzere toplamda 7 bin 136 uçak trafiği gerçekleşti.

286 bin 188 iç hat yolcu trafiğinin yaşandığı Atatürk Havalimanı’nda dış hat yolcu trafiği ise 484 bin 346 ile toplamda 770 bin 534 yolcuyu buldu. Yaşanan bu yoğunluğa rağmen, gerekli tedbirlerin zamanında alınması sayesinde hava ulaşımında ciddi bir sorun yaşanmamıştır"

sABiHA GÖkÇen'De rekOr İstanbul'un diğer havalimanı olan Sabiha Gökçen de bayram da yolcu rekoru kırdı. 24-29 Ekim tarihleri arasında Sa-

biha Gökçen Havalimanı'nı toplam 282 bin 610 yolcu kullandı. Bu tarihler arasında 2 bin 107 uçağın kullandığı Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan 29 Ekim tarihinde 61 bin 152 yolcu geçiş yaparak rekor kırıldı. Kurban Bayramı tatili boyunca Atatürk Havalimanı'ndan 770 bin 534 kişi Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan ise 282 bin 610 kişi yolculuk etti.Toplamda 1 milyon 53 bin 144 kişinin uçtuğu bayramda 9 bin 243 uçak iniş-kalkış yaptı.

Havalimanı, metro ile kente bağlanacak

isTAnBUL Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul’da yapılması planlanan üçüncü havaalanının yerinin Terkos Gölü’ne yakın olacağını açıkladı. Başkan Topbaş, “Haritalara bakılırsa o görünen nokta, maden ocakları diye bildiğimiz, tamamen bir savaş alanına dönmüş, yeşil alanı olmayan, geçmişte makilik olarak bildiğimiz yer. Ay yüzeyine benzeyen bozuk bir alan bahsedilen yer. Orası orman alanı değil” dedi. Havalimanını bir metro ile kent merkezine eriştirilecek bir çalışma olduğunu da ifade eden Başkan Topbaş, şunları söyledi: “Onu da Ulaştırma Bakanımız ile görüşmüştük, konuşmuştuk. O bölge denize inme imkanı veriyor. Genelde havaalanları deniz inişi dikkate alınarak yapılmakta.

Orası birilerinin söylediği gibi sıkıntılı bir bölge değil. Özellikle üzerinde durularak çalışıldı. Biz daha önce çalışmalarımızda Silivri bölgesini önermiştik. Silivri bölgesi biraz daha müsait. Alanlar itibarıyla baktığımızda. Tabi ki tarım alanları bundan etkilenecekti. Ama burada tamamen ay yüzeyine dönüşmüş kraterlere benzer bozuk bir doğa ve çevre var. Orası düzenlenecek.” Havaalanının bu yıl içinde ihalesinin yapılabileceğini ifade eden Topbaş, “Çünkü çalışmalar hızlı bir şekilde gidiyor. Veya gelecek yıl. Şu andaki Atatürk Havalimanı kapasitesini aştı, çok zorlanıyor. Hele lodos olduğu zaman. Bekleme süresi artıyor. Oradaki 2.5 pistle tabi ki bu iş zor” diye konuştu.

Kadir Topbaş, İstanbul’da yapılması planlanan üçüncü havaalanının yerinin Terkos Gölü’ne yakın olacağını açıkladı.


EKOLIFE_18_Layout 1 11/1/12 12:56 PM Page 10

10

Otomotiv

dd d d p'ın k A y Tü kitaplı r 25 bin anesi, fua h kütüpesince tümık. sür çilere aç et r a y i z dd d d

NOTLAR…

Fuarda, çocukl ar için etkinlikle r, tiyatro, sinema ve oyun lar olacak. Jeto nlu oyun araçları için giriş te bir kart veril ecek.

Metrobüs u laşımının yanı sıra fuar süresinde İsta nbul'un çeşitli bölge lerinden ücretsiz servis kalkıyor. Au toshow, hafta içi 12.0 021.00, hafta sonu ise 11.00-21 .00 saatleri arasın da ziyaret edilebili r.

Bu şovu

kaçırmayın! Türkiye'nin ve bölgenin en büyük otomobil şovu perşembe günü başladı. 45 milyon dolarlık yatırımla 50 bin beygir gücünde 500'e yakın modelin sergileneceği Autoshow Fuarı'nda 4'ü dünya prömiyeri olmak üzere 31 yeni model ilk kez vitrine çıkıyor. Fuarı 600 binin üzerinde kişinin ziyaret etmesi bekleniyor. Fuarda dört modelin ‘dünya lansmanı' yapılırken 31 modelin ise Türkiye ve Avrupa prömiyerleri gerçekleşecek. İstanbul Autoshow 2012 Fuarı, bu yıl Fransız üreticiler Peugeot, Citroen ve Renault'nun “dünya lansmanı” etkinliğine sahne olacak. Peugeot, uluslararası basın test sürüşleri Antalya'da gerçekleştirilen sedan modeli 301'in, Citroen ise yine sedan sınıfındaki C-Elysee modelinin dünya tanıtımlarını Paris yerine İstanbul'da yapacak. Bununla birlikte Renault da, Türkiye'de üretilen Fluence modelinin makyajlı halini ve artık Romanya'da üretilecek tamamen yeni Symbol modellerinin dünya tanıtımlarını İstanbul'da gerçekleştirecek.

en pAHALI ve HIzLI Doğuş Otomotiv, Bugatti Veyron 16.4 Grand Sport'u, Autoshow'da Türk müşterilerin beğenisine sunuyor. Fiyatı 4.3 milyon Euro olan Bugatti Veyron 16.4 Grand Sport, 1001 beygir güç ve 1250 Nm tork üreten 8,0 litrelik W16 motora sahip. İtalyan lüks spor otomobil üreticisi Ferrari'nin tarihindeki ilk dört tekerlekten çekişli süper spor modeli Fer-

a 60 yeni Autoshow’d üye çıkacak c ü r ö g l e d o m

rarası fuar enen ve ulusla nl ze dü r bi a ld İki yı tanbul Autosında yer alan İs as ar ri le im kv ta yaretçilere nü kapılarını zi how, cuma gü açacak. ekleştirilen ne CNR’da gerç yap Fuar 1993’ten bugü zü l Beylikdü Tü yı bu on sy za organi markasının . 45 otomobil dı ın al e ’n zi ke Mer ğı fuarda 4 odelle katılaca m n kı ya ’e 0 50 e Türkiye tanı kın modelin is ya ’a 0 6 a, ny dü tımı yapılacak.

Maserati Quattroporte İstanbul’da sergilenecek İtalyan lüks ve yüksek performanslı spor otomobil üreticisi Maserati’nin Quattroporte modelinin S versiyonu, 2012 İstanbul Autoshow Fuarı’nda sergilenecek. Açıklamaya göre 4.7 litre silindir hacimli 430 HP’lik versiyonuyla donatılan ve 315 bin avroluk satış fiyatına sahip Maserati Quattroporte S, lüks 4 kapılı sporcu modeller trendinin öncüsü olmasıyla da dikkati çekiyor. rari FF, 2012 İstanbul Autoshow Fuarı'nın yıldızları arasında. Ülkemizde 3 adet satılan Ferrari FF, 630 bin Euro'dan başlayan satış fiyatına sahip.

BOnD'Un ArACI DA vAr James Bond filmlerinde görmeye alışık olduğumuz otomobil markası Aston Martin'in ismini efsane V12 Vanquish modelinden, şık tasarımını

süper otomobil One-77'nin hatlarından alan amiral gemisi Vanquish, Türkiye'de ilk kez İstanbul Autoshow'da sergileniyor.

iLk DizeL HOnDA Honda, yeni CR-V ile yeni Civic Hatchback'in Türkiye prömiyerini gerçekleştirecek. Honda, 1.6 litrelik dizel motor ile donatılmış Civic Hatchback'i Paris Otomobil Fuarı'ndan sonra Türkiye'de ilk kez sergileyecek.

GÖrevimiz TeHLike Görevimiz Tehlike filminin son serisinde başroldeki Tom Cruise'un oto-

mobili olarak ünlenen BMW i8 Concept, İstanbul'da da otomobilseverlerle buluşacak.

kenDi şOvUnU yApACAk Yeni Fiesta, Tourneo Custom, Yeni Kuga, B-MAX ve Yeni Mondeo modellerini sergilemeye hazırlanan Ford, fuarı Fordshow'a dönüştürmeyi hedefliyor.

HiDrOJenLi kOreLi Hyundai'nin hidrojenle çalışan çevreyi hiç kirletmeyen yakıt hücreli ix35 Fuel Cel ilk kez Türk tüketicisiyle buluşacak. Model, dünyada seri üretime geçecek ilk hidrojenli araç olacak.


EKOLIFE_18_Layout 1 11/1/12 12:56 PM Page 11

11

İnşaat&Emlak

Emeklilerin ev hayalini Nestavilla gerçekleştiriyor Vefa Group’un pratik hazır konut markası Nestavilla, ev sahibi olmak isteyen kişileri “ev”lendiriyor. Özellikle orta gelir grubu ve emeklilerin tercih ettiği Nestavilla, ayda 488 TL taksitle ev sahibi olma fırsatı sunuyor.

İnşaat

mühendislerinden

devlete çağrı!

İstanbul'da son 2 yıl baz alındığında en fazla prim yapan bölge, Beylikdüzü oldu. Emlak fiyatları, yüzde 100'e yakın oranda arttı, diyebilirim. Ancak Beylikdüzü'nün de her bölgesi aynı oranda değer kazanmadı. E-5'e yakın yerleri prim yaptı.

İstanbul'da emlağın

yıldızı Beylikdüzü

ArsAnIz hazırsa evinizi 15 gün içerisinde kuran Nestavilla, kişiye özel projeler de üretiyor. Pratik hazır konut markası Nestavilla, ev hayali kuranları 15 günde ayda 488 TL taksitle “ev”lendiriyor. En çok arsası hazır olan orta gelir grubu ve emekliler tarafından tercih edilen Nestavilla, villaları aratmayacak konforda evler yapıyor. Standart ev tiplerinin dışında kişiye özel projeler de geliştiren Nestavilla, müşterilere çok uygun ödeme seçenekleri de sunuyor. Nestavilla’nın fiyatları, projenin büyüklüğü, uygulama alanının koşulları, uygulanacak bölgenin iklim şartlarına göre değişiyor. Örneğin Nestavilla’nın en çok tercih edilen modellerinden biri olan Melisa, 31 bin 500 TL’ye satılıyor. Bunun yanında Nestavilla’da taksitli ödeme seçenekleri de mevcut. 7 metrekarelik terası ile birlikte 68 metrekare olan 2+1 odalı Melisa modeline, 7 bin 878 TL peşinat verdikten sonra ayda 488 TL ödeyerek de sahip olunabiliyor. Nestavilla aynı zamanda çok kısa sürede kuruluyor. Konutun üretim dahil anahtar teslim kurulum süresi; projenin şekline, boyutuna, tek katlı ya da iki katlı olmasına ve kurulumun yapılacağı bölgenin özelliklerine göre 15 ile 45 gün arasında değişiyor. Bu yüksek hızı oluşturan en önemli faktör ise anahtar teslim binanın üretiminin yüzde 85’inin fabrikada tamamlanması yani ön üretimli olması. Başta Marmara, Ege ve Akdeniz olmak üzere Türkiye’nin her bölgesinin iklim koşullarına uygun olarak üretilen Nestavilla, aynı zamanda kolayca sökülüp taşınabiliyor. Binalardaki konfor şartlarını, deprem yönetmeliğine göre statik hesap yöntemlerini kullanarak en son prefabrike yapı teknolojisi ile sunan Nestavilla, tamamen yüksek izolasyon değerlerine sahip olan hafif malzemeler kullanılarak üretildiği için daha az temel ve konstrüksiyon maliyetine ihtiyaç duyuyor. Bu da ekonomik bir çözümün ortaya çıkmasını sağlıyor.

isTAnBUL Emlak Komisyoncuları ve Danışmanları Odası 2. Başkanı Nizameddin Aşa, emlak piyasasında, son 2 yılda en çok kazandıran bölgenin, ulaşım imkanlarının artması nedeniyle, Beylikdüzü olduğunu belirtti. Aşa, ulaşım imkanlarının İstanbullular'ın emlak alırken ya da kiralarken, göz önünde bulundurdukları önemli bir kriter olduğunu kaydetti. ''Metrobüs hattı gelecek'', ''Metrobüs yapıldı, yapılıyor'' söylentileriyle, Beylikdüzü'nde emlak fiyatlarında büyük artış gözlendiğini ifade eden Aşa, şöyle konuştu: ''İki yıl önceye kadar Beylikdüzü, hem satılık hem de kiralık bakımından çok uygun bir bölgeydi. Şehir içinde bin 500, 2 bin liraya kiralayabileceğiniz bir evi 800-900'e bulabiliyordunuz. Fiyat düşüktü ama ulaşım sıkıntılıydı. 'Metrobüs hattı gelecek' söylentileriyle, fiyatlar artmaya başladı. İstanbul'da son 2 yıl baz alındığında en fazla prim yapan bölge, Beylikdüzü oldu. Emlak fiyatları, yüzde 100'e yakın oranda arttı, diyebilirim. Ancak Beylikdüzü'nün de her bölgesi aynı oranda değer kazanmadı. E-5'e yakın yerleri prim yaptı. Kuzeye doğru gittiğinizde fiyatlarda yükseliş yok, hatta bazı iskontolar söz konusu oldu.'' ''BeyLikDüzü'nü ATAşeHir izLeDi'' Nizamettin Aşa, son 2 yılda en çok

prim yapan bölge sıralamasında Beylikdüzü'nü, Ataşehir'in izlediğini kaydederek, finans merkezi olması, kente yakınlığı ve gerçekleştirilen projelerle cazip hale gelen Ataşehir'in de yüzde 50'ye yakın oranda prim yaptığını anlattı. Son 5 yıl göz önüne alındığında ise Kağıthane'nin en çok kazandıran bölge olduğuna dikkati çeken Aşa, ''Merkeze yakın olan lokasyonlar, müthiş bir dönüşüm yaşıyor. Bu dönüşümü, şartlar, fiyatlar zorluyor. Kağıthane'de de olan bu. Kağıthane'ye yapılan tünel de bu bölgenin değer kazanmasında çok etkili oldu. Son 5 yılda en çok kazandıran bölge, Kağıthane oldu'' diye konuştu.

''kOnUk sekTÖrünü sIkInTILI Bir süreÇ BekLiyOr'' Konut ve inşaat piyasası açısından sıkıntılı bir dönem beklediklerini savunan Aşa, ''Sıkıntı, sektöre yansımış durumda. Satışlar oldukça düşük. Kiralık piyasası canlı olmasına karşın, satılığa talep yok. Kolay kolay ihtiyaç sahibi olmayan kişiler ev satamıyor. İnşaat firmaları da benzer sıkıntıları yaşıyor. Ana lokasyonları dışarıda tutarsak, piyasa lüks konuta doydu. Önümüzdeki dönemde, gerçek ihtiyaç sahiplerine yönelik, metrekaresi 2 bin lira civarında, aylık ödemesi de bin 500-2 bin lira aralığındaki projeler kazandırabilir'' şeklinde konuştu.

TmmOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, hükümetin, olası depremlerin yol açacağı yıkımı önlemek istiyorsa, kentsel planlama ve uygulama süreçlerini başlatmasını istedi. Konuya ilişkin Oda'nın Yönetim Kurulu adına yapılan yazılı açıklamada, geçen yıl Van'da meydana gelen deprem nedeniyle 604 kişinin hayatını kaybettiği, bir çok binanın kullanılamaz hale geldiği ve bir çok ailenin hayatının olumsuz yönde etkilendiği ifade edildi. Oda olarak depreminin ilk gününden bu yana Van halkının yanında oldukları belirtilen açıklamada, hükümete hitaben, ''Olası depremlerin yol açacağı yıkımı önlemek istiyorsanız, kentsel planlama ve uygulama süreçleri başlatın. Dönüşüm alanlarını, sosyolojik ve çevresel değişkenleri ve bu bölgelerde yaşayanların ihtiyaçlarını göz önüne alarak belirleyin. Mühendislik mesleğini itibarsızlaştıracak ve meslek örgütlerini güçsüzleştirecek uygulamalardan vazgeçin'' denildi.

Güneşli Corridor'da

yüzde 20 indirim sUr Yapı tarafından Güneşli 'de konumlandırılan Corridor projesinde lansman sebebiyle peşin alımlarda yüzde 20'ye varan indirim uygulanıyor. Sur Yapı'nın 270 milyon lira yatırımla Güneşli’de sanayi alanlarının yerine inşa etmekte olduğu Corridor projesinde lansman sebebiyle peşin alımlarda yüzde 20'ye varan indirim söz konusu.

Tat Towers mirasçılarının kavgası sanal âlemde merHUm Salih Tatlıcı'nın ikinci eşinden olan oğlu Uğur Tatlıcı 'Babam ilk eşiyle isteyerek evlenmedi' diyerek savaş açtı. Tat Towers'ın mirasçıları arasındaki kavga sanal âleme taşındı. Merhum Salih Tatlıcı'nın ikinci eşinden olan oğlu Uğur Tatlıcı, "Babam ilk eşiyle isteyerek evlenmedi" diyerek savaş açtı. Mirasın en önemli parçası Tat Towers ise 5 yıldır boş. Diyarbakırlı merhum işadamı Mehmet Salih Tatlıcı'nın senelerdir

paylaşılamayan mirası için varisleri arasında bir türlü çözülemeyen anlaşmazlık sanal alemde kavgaya dönüştü. 3 milyar doları bulan mirası aralarında paylaşamayan Tatlıcı'nın oğlu Uğur Tatlıcı, internet sitesinden, Facebook ve twitter'a kadar uzayan sosyal medyada da mücadeleye başladı. Bu girişimle kardeşlar arasındaki kavga yeni bir boyut alırken, Türkiye'nin en değerli binaları arasındaki Tat Towers ise atıl durumda beklemeye devam ediyor.

Türkiye'nin en değerli binaları arasındaki Tat Towers, atıl durumda beklemeye devam ediyor.


EKOLIFE_18_Layout 1 11/1/12 12:57 PM Page 12

12

Turizm

Perşembe Pazarı'nda

18 butik otel İstanbul’un Karaköy Perşembe Pazarı bölgesi, butik otellerin akınına uğradı. Bölgeye iki yılda 18 butik otel açıldı. Bunlara hızla yenilerinin de ekleneceği belirtiliyor. rADikAL Gazetesi’nde Dilek Kösedağı'nın haberine göre Bölgenin tarihi binalarından Gümrük Han, üç yıldır butik otel olarak işletiliyor, hemen yakınındaki üç

katlı bir bina da ünlü televizyoncu Osman Tan Erkır tarafından butik otel yapılmak üzere satın alındı. Aynı bölgedeki Karaköy Palas için sıraya giren butik otel zincirlerinin de bölgeyle yakından ilgilendiği biliniyor. Galata, Şişhane bölgelerindeki yenileme çalışmaları da bölgeyi daha değerli hale getiriyor. Turistlerin yoğun ilgisiyle karşılaşan Karaköy bölgesinde otellerde yer bulmak da neredeyse imkânsız.

'BU BÖLGeDe Her OTeL kAzAnIr Geçen günlerde Halk GYO Genel Müdürü Kazım Şimşek de Karaköy ve çevresinde üç-dört ay içinde orta büyüklükteki bir otel yatırımı olacağını açıkladı. "Galataport Projesi'nin eninde sonunda hayata geçeceği düşünülürse bu bölgede yapacağımız her otel para kazanır" diyen Şimşek'e göre, bu bölgede otel yatırımında ofise göre iki kat gelir elde ediliyor ve bölgeyle ilgilenen 10'a yakın grup daha var" diye konuştu. Yıllardır turizm yapma hevesi nedeniyle belediyenin esnafa çivi bile çaktırmadı-

ğınI söyleyen Galata Derneği Başkanı ve mülk sahibi Erdoğan Evren de, bölgedeki tarihi Gümrük Han'ın bir İtalyan tarafından satın alınarak üç yıldır butik otel olarak işletildiğini söylüyor.

HAnGi prOJeLer vAr? The House Hotels, Ela Quality ve Les Ottomans gibi büyük şirketlerin de isimleri anılıyor. yILmAz ULUsOy: Sümerbank binasını 9 milyon dolara aldı, butik otel olarak işletecek. TOrUnLAr HOLDinG: Türkbank'ın binasını butik otele çevirecek. ALkOÇLAr TUrizm: Global Holding binası ile birlikte, tarihi Veli Alemdar Han'ı otel yapacak. HAkAn mADenCiLik: Vakıfbank Bölge Müdürlüğü'nün binasını 5 yıldızlı otel yapacak. Cvk GrOUp: Tophane'deki Bilgi Üniversitesi binasını 9.5 milyon dolara satın aldı. işADAmI nizAm HIşIm: 1.5 milyon Dolar'a satın aldığı Bereket Han'ı butik otel olarak işletecek.

Belek, Eurotur'un takvimine girdi AGİSK Başkanı ve Montgomerie Maxx Royal Golf Club Genel Müdürü Cahit Şahin, yıldız golfçülerin Antalya'ya gelmesinin olumlu sonuçları olduğunu söyledi. AnTALyA Golf İhtisas ve Spor Kulübü Derneği (AGİSK) Başkanı ve Montgomerie Maxx Royal Golf Club Genel Müdürü Cahit Şahin, Tiger Woods ile birlikte gelen dünyanın en iyi 7 golfçüsünün, golfte dünyanın ilgisinin Antalya'ya çekilmesine ve ülke tanıtımına büyük katkı yapmasına neden olduğunu söyledi. Cahit Şahin, dünyanın

en iyi 8 golfçüsünün Antalya Belek'e gelip oynamasının hayal bile edilemediğini belirterek, ''Ancak bu 8 büyük golfçü Belek'e geldi ve Dünya golf finalinde oynadılar. Bu ünlü golfçülerin Belek'e gelmesi hem çalışmalarımızı hızlandırdı hem de ülke tanıtımına büyük katkı sağladı'' dedi. Bu büyük golf turnuvasının Türkiye açısından bir sınav niteli-

ğini taşıdığını anlatan Şahin, ''Bu bizim için sınavdı. Bu sınavdan başarı ile geçtik. Bu turnuvanın ardından Belek'teki golf sahaları ölü sezonda dahi rezervasyonlar almaya başladı. Eurotur golf turnuvası takvimine girmeyi başardık. Ülke olarak yıllardır bu takvime girmeye çalışıyorduk. Bu turnuva sayesinde bunu da başardık'' diye konuştu. Eurotur'un Türkiye'de olmasının önemine değinen Şahin, şunları söyledi: ''Bu turnuvaya dünaynın en iyi 76 golfçüsü katılacak. 2013 yılı Kasım ayında yapılacak bu turnuvaya Tiger Woods^'unda katılacağı bildirildi.Bu turnuvayı 95 ülkeden 4.5 milyon insan izleyecek. Bu turnuvada rekor bir ücret verilecek. Bu nedenle de bu turnuvaya dünyanın en ünlü golfçülerin katılımı bekleniyor. Bu turnuva ile dünya golfçülerinin dikkati yeniden Türkiye'ye çevrilecek. Belek'teki goplf sahalarını ve otelleri çok beğenen Tiger Woods buraya tekrar geleceğini ve turnuvaya katılacağını belirmişti. Gelecek yıl yapılacak bu turnuvaya da Tiger Woods'un gelmesi büyük bir ihtimaldir.''

Kuşadası ve Didim limanından kentimize gelen turist sayısı 427 bin 497 kişi

Aydın iyi bir sezon geçirdi Aydın'ı 2012 yılının ilk 8 ayında 5 milyon turistin ziyaret ettiğini belirten Kültür ve Turizm İl Müdürü Nuri Aktakka, turist sayısında geçen yıla oranla yüzde 15'lik artış olduğunu söyledi.

AyDIn'DA son yıllarda yaşanan turist hareketliliğinin turizmcilerin yüzünü güldürdüğünü kaydeden Aktakka, "2011 yılının ilk 8 ayında Kuşadası ve Didim limanından kentimize gelen turist sayısı 427 bin 497 kişiydi. Bu yıl ise 500 bine ulaştı. Geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 15'lik artış var. Otellerimizin şu anki doluluk oranı yüzde 67. Bu yıl turizm sezonunda otellerimizin birçoğu yüzde 100'lük doluluk oranına ulaştı. Ayrıca kentteki müze ve ören yerlerini 602 bin 100 kışı, milli parkları ise 450 bin 715 kişi ziyaret etti. Tüm bu verileri bir araya getirdiğimizde kentimizi ziyaret eden yerli ve yabancı turist sayısı 5 milyona yaklaştı" dedi. Aydın'da kış turizmi hariç tüm turizm faaliyetlerinin bulunduğunu belirten Aktakka, turizm çeşitliliğini artırmak amacıyla Aydın'da bisiklet yolu, Bafa gölü kenarında yürüyüş yolu, termal turizm, deniz turizmi, menderes deltası gibi çalışmalar yaptıklarını dile getirdi.

Kıbrıs otelleri yerli ürün kullanmıyor

KITOB'den yapılan açılamaya göre, çalışmanın KITOB'a üye turistik tesislerin sınıfları ve özellikleri dikkate alınarak seçilen 40 turistik tesis ile yüz yüze görüşme suretiyle yapıldığı belirtilirken, çalışmaya her sınıftan turistik tesisin dahil edilmesi suretiyle değişik yelpazedeki tüm otellerin yerli ürün kullanımı konusunda mevcut durumları, bakış ve önerilerinin yansıtılmasının amaçlandığı kaydedildi.


EKOLIFE_18_Layout 1 11/1/12 12:57 PM Page 13

13

Teknoloji

Türkiye

adını İnternetten alışverişi sevdik Bu yılın Eylül ayı sonu itibarıyla internet üzerinden kredi kartı ile yapılan alışveriş tutarı 22 milyar 118 milyon lira oldu. BAnkALAr Arası Kart Merkezi (BKM) verilerinden derlenen bilgilere göre Temmuz, Ağustos ve Eylül ay aylarını kapsayan bu yılın 3'üncü çeyreğinde, internet üzerinden yapılan kartlı ödeme işlemlerinde yerli kartların yurt içi ve yurt dışı işlem toplamı 43 milyon 306 bin 127 olarak hesaplandı. Yerli kartların yurt içi kullanımı 38 milyon 980 bin 54 adet ola-

rak gerçekleşirken, yurt dışı kullanım adedi 4 milyon 326 bin 73 olarak belirlendi. İnternet üzerinden yerli kartları aracılığıyla aynı dönemde 8 milyar 116 milyon liralık alışveriş yapıldı. Bunların 7 milyar 6378 milyon lirası yurt içi, 480 milyon lirası yurt dışı kullanımlarda harcandı.

OCAk-eyLüL DÖnemi Bu yılın 9 aylık dönemi değerlendirildiğinde yurt içi kredi kartı kullanımlarında 111 milyon 633 bin 301, yurt dışı kullanımlarında da 12 milyon 544 bin 311 işlem gerçekleştirildi.Toplam işlem adedi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 27 artarak 124 milyon 177 bin 612 oldu. Geçen yılın Ocak-Eylül döneminde yapı-

lan işlem sayısı 97 milyon 772 bin 173 olarak hesaplanmıştı. Bu yıl en fazla işlem yapılan ay 15 milyon 98 bin 321 adet ile Temmuz olarak belirlendi.

22 miLyAr LirALIk HArCAmA Bu yılın Ocak-Eylül döneminde yerli kredi kartları aracılığıyla internet üzerinden yapılan yurt içi ve yurt dışı harcama tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35,4 artarak 22 milyar 118 milyon liraya ulaştı. Geçen yıl aynı dönemde yapılan harcama 16 milyar 339 milyon liraydı. Yurt içi harcama tutarı 20 milyar 763 milyon lira olarak hesaplanırken, yurt dışı harcama tutarı 1 milyar 355 lira oldu. En fazla harcama 3 milyar 34 milyon lira ile yine Temmuz ayında gerçekleştirildi.

Hangi şehir hangi alanda birinci? İnterneti en çok erkekler kullanıyor

Türkiye'Deki internet kullanıcıların yüzde 60,9'u erkek, 39,1'i ise kadın. İnternet kullanıcılarının yüzde 50,9'u ise 18 – 34 yaş aralığında yer alıyor. Türk Telekom, Ipsos KMG tarafından 2012 yılının ilk çeyreğinde gerçekleştirilen, Türkiye’de bilgisayar ve internet kullanım detayları ile alışkanlıklarımızı ortaya koyan araştırmanın sonuçlarını yayımladı. Türkiye genelinde 38 ilde yüz yüze gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarına göre Türkiye'de 19,1 milyon hanenin yüzde 52'sinde bilgisayar, yüzde 41'inde ise internet bağlantısı mevcut. Araştırma, internet kullanıcılarının cinsiyet ve kullanım alışkanlıklarını da ortaya koyuyor. Türkiye'deki internet kullanıcıların yüzde 60,9'u erkek, 39,1'i ise kadın.

Türkiye’nin bugüne kadar gerçekleştirilmiş en geniş katılımlı gençlik araştırması Intel’in Genç Türkiye Araştırması, ülkemizde gençlerin teknolojiyle birlikte değişen yeni yaşam tarzına ışık tuttu. Türk gençliğini temsil eden 26 ilde 13-29 yaş grubu 3.000 genç ile yapılan araştırmaya göre dijital cihazlar, internet ve sosyal ağlar, Türkiye’de gençler için günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiş durumda.

Türk GenÇLiĞinin yArIDAn FAzLAsI OnLine Intel’in araştırmasına göre Türkiye’de 5 gençten 3’ünün (yüzde 56,9) düzenli internet erişimi bulunuyor. Kırsal kesimde ise 5 gençten 2’si düzenli olarak internete erişebiliyor. Düzenli internet erişiminin en yüksek olduğu il yüzde 79,6 oranla İzmir, en düşük olduğu il ise yüzde 15,5 oranla Van. Gençlerin yüzde 92,4’ü bilgisayarı kendi evlerinde, yüzde 12,5’i işte, yüzde 10,4’ü de internet kafede kullandıklarını belirtiyor. İnternet erişimi Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da daha düşük olmasına rağmen, bu bölgelerde internet erişimi olan gençler, internette Türkiye ortalamasından tam bir saat daha fazla, ortalama 270 dakika zaman harcıyorlar.

GenÇLer HABerLeri inTerneTTen TAkip eDiyOr Intel’in araştırması Türk gençliğinin

değişen yaşam tarzına dair de ipuçları içeriyor. Ülkemizde her 3 gençten 2’si dijital cihazların insanların sosyal statülerinin bir parçası olduğunu düşünüyor. Gençlerin yarıdan fazlası (yüzde 53,9) teknolojik cihazları kullanmayan kişilerin çağın gerisinde kaldığını düşünüyor. İnternet, günümüzde gençler için hayatlarıyla ilgili önemli konular hakkında bilgi almak için kullandıkları mecralar arasında açık ara ilk sırada yer alıyor.

yAşAsIn sOsyAL AĞLAr!.. Gençler interneti en çok sosyal ağlara bağlanmak (yüzde 54,7) için kullanırken, haber okumak (yüzde 39,9) ve bilgi almak (yüzde 39,3) oranla onu takip ediyor. Araştırmaya katılan gençler, internette en az yüzde 6 oranla blog yazıyor ve şans oyunları oynuyorlar. Araştırmaya göre gençlerin günde ortalama 53,5 dakikaları sosyal ağlarda geçiyor.

uzaya

yazdırıyor

Türk mühendisler yüksek hızlı (RF) transistör teknolojisini uydularda kullanılmak üzere geliştirdi. Bilkentli mühendisler, uydularda kullanılmak üzere yüksek hızlı (RF) transistör teknolojisini milli imkanlarla geliştirdi. Galyum nitrat temelli transistörler yüksek hızlarda, yüksek güçlerde ve uzay radyasyonu ortamında bile çalışma özelliği gösteriyor. Bilkent Üniversitesi'nde geliştirilen uydu teknolojileri, 2016 yılında ASELSAN'la birlikte ticari ürün olarak üretilecek. TÜBİTAK tarafından desteklenen ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM) tarafından yürütülen bir uydu projesinde geliştirilen transistör teknolojileri, Türkiye'de üretilecek uydularda kullanılacak. Geliştirilen malzemeyle yapılan yüksek hızlı elektronik devrelerin uzayda çok daha uzun süre kullanılabilmesi sayesinde, iletişim uydularının daha yüksek kapasiteyle uzun süreli çalışacağı ve bu durumun uydularda önemli bir maliyet avantajı getireceği belirtiliyor.

iPad Mini'den zafer sinyali!

Tüm eleştirilere rağmen yok sattı! Merakla beklenen Apple'ın son ürünü iPad Mini tanıtıldığından bu yana teknoloji haberlerinden düşmüyor. iPad ailesinin son üyesi olan tablet bilgisayar için ön siparişler 26 Ekim Cuma günü başlamıştı. Hakkında çıkan olumsuz eleştirlere rağmen Apple hayranlarının hevesle almaya çalıştığı tabletin beyaz modelinin stokları 20 dakikada tükendi.


EKOLIFE_18_Layout 1 11/1/12 12:57 PM Page 14

14

Kültür&Sanat

Teknoloji, müziği vurdu ve vuracak…! Hülya TURAN

Baykal Saran “Yılın Tiyatro Sanatçısı” Ödülü sahibini buldu…

Bu onur Gülin Ersoy’un

Lemi Bilgin, Atila Sav, Rüştü Asyalı, Selçuk Yöntem ve Erkal Saran’dan oluşan Baykal Saran Tiyatro Ödülü Seçici Kurulu, 2011 – 2012 Tiyatro Sezonu için Yılın Tiyatro Sanatçısı Ödülü’ne Ankara Devlet Tiyatrosu Sanatçısı Gülin Ersoy’u değer gördü. Ankara Devlet Tiyatrosu’nun sahnelediği “Sırça Kümes” adlı oyundaki başarılı yorumuyla 2011 – 2012 Baykal Saran Yılın Tiyatro Sanatçısı Ödülü’ne değer görülen “Gülin Ersoy”un Ödülü, 5 Kasım 2012 Pazartesi günü Şinasi Sahnesi’nde Saat 20:00’de “Sırça Kümes” adlı oyunun özel gösterimi sonrasında düzenlenen törenle verilecek. Özel gösterimde ve törende değerli basın mensuplarımızla birlikte olmayı diliyoruz. 28 Temmuz 2006 tarihinde vefat eden

Devlet Tiyatroları sanatçısı Baykal Saran adına ve anısına ailesi tarafından verilen ve gelenekselleşen Yılın Sanatçısı başarı plaketi - para ödülüne; 2006 – 2007 Sezonunda sahnelenen “İki Kişilik Hır Gür” adlı oyundaki başarılı oyunculuğu ile Benian Dönmez; 2007 – 2008 Sezonunda sahnelenen “Giordano Bruno” adlı oyundaki başarılı oyunculuğu ile Durukan Ordu; 2008 – 2009 Sezonunda sahnelenen “Bir Delinin Hatıra Defteri” adlı oyundaki başarılı yorumu ile Erdal Beşikçioğlu; 2009 – 2010 Sezonunda sahnelenen “Krem Karamel” adlı oyundaki başarılı oyunculuğu ile Servet Pandur; 2010 – 2011 Sezonunda sahnelenen “Yastık Adam” adlı oyundaki başarılı yorumu ile Tolga Tekin değer görülmüştü.

Baykal Saran kimdir? Sanatçı kimliği ile Türk Tiyatrosu’na hizmet etmiş, herkes tarafından sevilen-sayılan ve tanınan sanatçı-rejisör BAYKAL SARAN; 1937 Yılında Sarıkamış’ta doğdu. Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nden 1960 yılında mezun oldu. 1958-1960 Yılları arasında Adana Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda sanatçı olarak görev aldıktan sonra, 1961 yılında Devlet Tiyatroları ailesine katıldı. 49 Oyunda oyunculuk ve 6 oyunda rejisörlük görevi üstlenen Baykal Saran, 1985-1987 yılları arasında Ankara Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü, 1990-1992 ve 1995-1998 yılları arasında Sanat Yönetim Kurulu Sanatçı Temsilciliği görevlerinde de bulundu. Saran Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısıydı.

Devlet Tiyatroları’ndan 93 değişik oyunla 840 temsil Devlet Tiyatroları 23 ilde, 43 sahnede ve turne sahnelerinde, Kasım ayı süresince 8 yeni oyuna prömiyer yapacak.

DevLeT Tiyatroları’nın belirlenen Kasım 2012 programına göre sezondan devam eden ve kapalı gişe oynayan oyunların yanısıra 8 yeni oyun sahne ışıklarına çıkacak. Yeni oyunların prömiyer tarihleri ile sahneleri ise şöyle; Ankara DT: Şifa Meydanal’ın yazdığı, Figen Ayhan Kocakaya’nın yönettiği “BİR KAHVE MOLASI”na 6 Kasım Salı günü Stüdyo Sahne’de; Edmond Rostand’ın yazdığı, Sabri Esat Siyavuşgil’in dilimize çevirdiği, Işıl Kasapoğlu’nun yönetmenliğini yaptığı “CYRANO DE BERGERAC”a 3 Kasım Salı günü Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde; Yves Jamıaque’nin yazdığı, Hüseyin Mevsim’in dili-

mize çevirdiği, Vladlen Alexandrov’un yönettiği “BEN ÖDÜYORUM”a 27 Kasım Salı günü Küçük Tiyatro’da; Diyarbakır DT: Duşan Kovaçeviç’in yazdığı, Bilge Emin’in dilimize çevirdiği, Engin Altan Düzyatan’ın yönettiği “DAR AYAKKABIYLA YAŞAMAK”a 29 Kasım Perşembe günü Orhan Asena Sahnesi’nde; Antalya DT: Noel

Coward’ın yazdığı, Arif H. Özbilen’in dilimize çevirdiği, Ali Meriç’in yönettiği “RUHLAR GELİRSE”ye 21 Kasım Çarşamba günü Haşim İşçan Kültür Merkezi DT Sahnesi Küçük Salon’da: Konya DT: Carole Greep’in yazdığı, Pınar Güzel ve Yürek Çelik’in dilimize çevirdiği, Ege Aydan’ın yönettiği “BİZ SİZE HAYRANIZ”a 1 Kasım Perşembe günü Konya DT Sahnesi’nde; Van DT: Anonim bir eserden Nazım Hikmet Ran’ın öyküleştirdiği, Erman Okay’ın oyunlaştırdığı ve Ebru Kara’nın yönetmenliğini yaptığı “ALLEM KALLEM”e 1 Kasım Perşembe günü; Vaclov Havel’in yazdığı, Zehra İpşiroğlu’nun dilimize çevirdiği, Cem Zeynel Kılıç’ın yönettiği “BİLDİRİM”e 27 Kasım Salı günü prömiyer yapacak.

Ülkemizde müzik sektörünün teknolojiye yenik düşmesi ile birlikte, en ağır zararı şüphesiz müziğe büyük emekler veren sanatçılarımız gördü. Müzik piyasasında 1998’de başlayan kriz hepimizin bildiği gibi artarak devam ei. Çünkü değişen kültürel değerlerimizle birlikte artık müzik anlayışı da değişmişti, Korsanla mücadele edilemedi ve bu da ekonomik sıkıntıları doğurdu. Dolayısı ile ne müzik yapımcıları ne de müzisyen ve sanatçılar emeğinin karşılığını alabildi. Bir zamanlar ismi bile insanları heyecanlandırırken uzun zamandır ıssız ve bomboş kalan Unkapanı yıllardır içimi acıtmıştır benim. Günümüzde Unkapanı’nın yerini televizyonlar, radyolar ve dijital ortamlar aldı. Kaliteli sanatçıların ve eserlerin yerini ise görselliği ile göz dolduran klipler… ’Unkapanı ‘’ Orhan Gencebay’ın yok satan albümüyle yeniden canlanır mı dersiniz? Ümidederim katkısı olur. Ünlü isimleri bir araya getirerek ortaya çıkan bu yaratıcı fikir sonucu 5 günde 250 bin gibi rekor bir satış Türkiye müzik tarihinde bir daha yaşanır mı bilmem ama, bunun gibi yaratıcı fikirler ışığında bir kaç album daha hazırlanır ve yüksek bir trent yakalanırsa öyle sanıyorum ki insanlar yeniden para ödeyerek album satınalma alışkanlığı edinebilirler. En çok üzüldüğüm konulardan biri de belediyelerin festival adı altında gerçekleştirdikleri ücretsiz halk konserleri… Bu tarz konserlerin bir taraan ekonomik sıkıntısı olan ve müziği seven halkımıza faydalı olduğunu düşünürken bir taraan da emeğe saygısızlık olduğunu düşünmüşümdür. Verilen bu konserlerde kimlerin yer alacağı tamamen belediye görevlileri tarandan belirleniyor, Belediyeler kendilerine pirim toplayabilmek için en popular bir kaç isim arasında gidip geliyor.. Bastırıyor parayı yeterki halkını memnun etsin!.. kim karlı çıkıyor ? Belediye başkanı ve her yıl konser veren standart isimler, birazda halkımız tabi.. Aslında Sanatçıların ücretli konser yapma hakkı, insanlarınsa sanatçı seçme hakları elinden alınıyor. Çünkü zaten ekonomik sıkıntı içinde olan halkımız hiç bir zaman, Tarkanı, Nilüferi, Hande Yeneri ücretsiz dinlemek yerine, Ücret ödeyerek başka bir sanatçıyı dinlemeyi tercih etmiyor. İsterdim ki ücretsiz konserler kaldırılsın, halkımız kimi dinlemek istiyorsa küçük te olsa bedelini ödeyerek dinlesin, Belediyeler de ücretsiz konser verecekse en azından bunu rumeli konserleri tadında ve kalitesinde yapsın, Müzik ruhun gıdasıdır demiş atalarımız, halk konserleri, sokaklar yerine stadlarda, anfilerde yapılsın. Ve cüz-I de olsa ücretli yapılsın ki, ülkemizde insanlar sanatçıyı görmeye değil, gerçekten orada yapılan sanatı görmeye ve müzik dinlemeye gelsin ve sanatçı sanatından halkımız da müzikten tad alsın…


EKOLIFE_18_Layout 1 11/1/12 12:57 PM Page 15

Sağlık

eko LIFE sordu, Yrd. Doç. Dr. Volkan Tayfur yanıtladı…

15

Burun estetiği ile ilgili bilmeniz gerekenler • Ameliyatsız burun estetiği kimlere yapılır? Özellikle daha önce burun estetik ameliyatı geçirmiş kişilerde ya da hafif burun eğriliği olanlarda dolgu ile lokal anesteziye bile gerek kalmadan küçük düzeltmeler yapıyorum. Bu kişiler hemen normal hayatlarına geri dönebilirler. Bu yöntemlerin her kişiye uygun olduğunu sanmak hayal olur.

versitede öğretim üyesi iken nefes düzeltme ve estetik burun ameliyatını aynı anda yaptığım hastalarda ağrıyı incelediğim bir bilimsel çalışma yaptım. Bu çalışma sonucunda ameliyatta kullandığım ilaç ve uygulama tekniği sonucu hastalarımın yüzde sekseninin hiç ağrı kesici tablet kullanmaya gerek duymadıklarını, ilaç kullanan yüzde yirmininse bir iki tabletle yetindiğini gördüm.

• Burun estetiğinde kemikler her zaman kırılır mı? Burun estetiğinde kemikler her zaman kırılmaz. Hastanın burun şekline, tercihine, beklentilerine, cerrahın planına göre kemiklerin hareketlendirilmesine karar verilir. Burun kemiklerinin hareketlendirilmesi gereken durumlarda bu işlem zaten milimetrik ince aletlerle yapılır. Burun sırtının yalnız törpü ile düzeltilmesi güzel bir yöntemdir. Törpüleme ile daha ince işler yaptığımı düşünüyorum. Bu tamamen cerrahın tercihi. Burun sırtını keski ile kırarak çok güzel sonuçlar alan birçok estetik cerrah var. Güzel sonuçlar alırken neden değişiklik yapalım diyorlar ve çok haklılar.

• Burun ameliyatı olmuştum ama istediğim gibi olmadı düzeltilebilir mi? İkinci burun estetiği ile daha güzel hale gelir. Her ameliyatın riski vardır. Estetik burun ameliyatlarından sonra sonuç istenildiği gibi olmayabilir. Böyle bir durum her cerrahın başına gelebilir. Bu durumlarda birçok cerrah kendi hastasını tekrar tedavi etme yoluna gider. İkinci müdahaleyi yapmak için altı ay ile bir yıl bekle-

mek idealdir. Bu durum oluşursa cerrahınızın nasıl bir tavır takınacağını ilk ameliyatı olmadan açıkça konuşmakta yarar var. Böyle durumlarda eğer cerrahınıza tekrar ameliyat olmak istemiyorsanız umutsuzluğa kapılmanıza gerek yok. İstenilen sonucun ilk ameliyatta alınamadığı durumlarda yapılacak ikinci ameliyatla burun daha güzel hale getirilebilir. Birçok

estetik plastik cerrah bu zorlu ameliyatları yapmaktan zevk alırız.

• Burun estetiği ağrısından çok korkuyorum! Burun estetiğinde ağrı olmaz. Korkmanıza gerek yok. Artık hastaların çoğuna ağrı kesici yazmıyorum. Burun ameliyatları sanılanın aksine çok az ağrılıdır. Üni-

• Bilgisayar planlamaları gerçekçi mi, planla sonuç aynı mı oluyor? Birçok hasta burun estetiği sonrası aksini söylese de bence sonuç tamamen aynı olmuyor. Bunun birkaç sebebi var. Öncelikle insan bilgisayar programı değil etiyle kemiği ile canlı bir varlık. Bu canlı varlığın burnu kıkırdak ve kemik iskeletten ve üzerini kaplayan deriden oluşuyor. Ameliyat sırasında yapılan işlemlere bu yapıların verdiği cevaba göre ufak da olsa değişiklikler yapılıyor zaten burnu ortaya koyan da bu değişiklikler. İkinci sebep ben estetik cerrahım ama bilgisayar programcısı değilim. Ameliyat sırasında kırk defa ölçüp biçiyorum çünkü esas işim bu. Bilgisayar planlamasını ise bana ve karşımdakine ön fikir vermesi için çok daha kısa zamanda yapıyorum. Amerika’da da bu konu çok tartışılıyor ve planların ameliyat sonucu ile bire bir aynı olmayacağı hastaya söyleniyor. Uzun lafın kısası bence bilgisayarla ameliyat planlaması çok yararlı ama burun şeklini bilgisayarda değil ameliyatta alıyor.

Parkinson hastalığında neden nörolojik rehabilitasyon? Sahibi ve Sorumlu Yazıişleri Müdürü Mega Kültür, Sanat, Turizm ve Dış Ticaret Ltd. Şti. adına Erkan KORK Genel Koordinatör Bora AKCİL Genel Yayın Yönetmeni Hülya Beydilli

Genel Yayın Danışmanı Celal DEMİR

Haber Müdürü Sarp AKINCI

Görsel Yönetmen Talha Feyyaz DUYAR

İstihbarat Hakan KORK

Reklam Müdürü Burak YALNIZER

Baskı Öncesi Hazırlık LOJİMEDYA AJANS Ankara Temsilcisi Şeyda ÖZALP

S. Arabistan Temsilcisi Osman EDRESS

O.Doğu Temsilcisi Hamza KORK

İnternet Sitesi Editörü Necati TURAN

Baskı MİLSAN Basın Sanayi-İnönü Mahallesi, Muammer Aksoy Cad. Dere Sk. No: 70 - 34620 Sefaköy - K.Çekmece / İSTANBUL Dağıtım YAYSAT Yayın Türü YAYGIN, SÜRELİ Yönetim Yeri Hürriyet Cad. No: 1 Kat: 18 Skyport Residance Beylikdüzü/İSTANBUL Ekolife, basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.

Parkinson Hastalığının tedavisinde Fizik tedavi ve nörolojik rehabilitasyonun önemine değinen Uzm. Dr. Fatma Münevver Şaşmaz ; hastalığın belirtileri, ilerleme seyri ve dikkat edilmesi gereken konular hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

“Parkinson hastalığı yavaş ilerleyen nörodejeneratif bir hastalıktır. Beyinde bazı hücre gruplarının zamanla işlevini kaybetmesi sonucu oluşur. Bu işlev kaybı sebebiyle dopamin salgılanması azalır. Dopamin yetersizliği ise vücut hareketlerine yanlış yönlendirme veya yönlendirememe demektir. Genellikle 40-75 yaşlarında sıklıkla da 60 yaş üstünde başlar. Erkeklerde kadınlara oranla daha fazla görülür. Hastalık yavaş yavaş ortaya çıktığı için çoğunlukla hasta kendi durumunun farkına varamaz genellikle belirtileri; • Kasların sertleşmesi nedeniyle gerekli hareketleri yapamama • İstirahat halindeyken ellerde titreme • Hareketlerin yavaşlaması ve ki-

şinin öne doğru eğik yürümesi, yürürken kollarını sallamaması • Mimik hareketlerinin azalması • Şahsiyet değişimi • Yavaş ve monoton konuşma • Depresyon • Günlük işlerini yaparken zorlanmak. • Yazdıklarının okunamaz hale gelmesi, küçük yazmaya başlamak. • Kısık sesle ve donuk konuşmaya başlamak. Parkinsonda fizik tedavi ve rehabilitasyonun amacı hastanın kısıltılıkları içerisinde

maksimum yeterliliğe ulaşmasıdır, egzersizlerden amaçlanan ise hareketliliği devam ettirmek, kuvvet, koordinasyon ve dengeyi arttırmaktır, fizik tedaviye mümkün olduğunca erken dönemde başlanılmalıdır, böylece anormal hareket paternlerinin yerleşmesi önlenebilir. Fizik tedavi hekim ve deneyimli fizyoterapistlerce yapılmalıdır. Tam ve uygun bir tedavi programı erken uygulanırsa hastalığın kaçınılmaz sonu geciktirilebilir!


EKOLIFE_18_Layout 1 11/1/12 12:57 PM Page 16

16

Spor

Futbol bir rüyaydı

geldi geçti… Sadece Fenerbahçe’nin değil Türk futbol tarihine geçen “Cihatlar, Lefterler, Canlar, Fikretler” döneminden ulu bir çınar. Fikret Arıcan ile aynı dönemde futbol oynadıkları için “Küçük Fikret” ya da birçok taraftarca “Kefal Fikret” olarak lakaplandırıldı. semrA kÖyLü – ekO LIFe FikreT Kırcan ve eşi Tanju Kırcan çifti röportaj için bizi evlerinde ağırlayacaklar. Gidiyoruz. Fikret Bey odasında dinleniyor. Tanju Hanımla sohbete başlıyoruz. Tanju Hanım söze başlıyor. “Fenerbahçe, bize manevi tarafından haz veriyor. Zaten kendisinde zamanında kulübe çok bağışlar yapmış. O dönemin birçok futbolcusunu evlendirmiş. İsimlerini açıklamıyorum. 36 yaşında futbolu bırakmış.” “Bir maçta saha kenarında duruyormuş. Hazırlık maçı filan herhalde. Hadi demişler burada da bir oyna. Kıramamış maça girmiş. O maçta bir tekme yemiş. Ama üstünde durulmamış yıllar sonra o tekmeden dolayı damar tıkanıklığı beyne gidiyor. Ve ani kalp krizi geçiriyor. Ben ozaman evli değildim kendisiyle. Babam doktordu. Ama muayenehanesini Fener’in maç günleri kapatırdı. Hastaları da bilirdi bunu. Tam bir fenerkolikti yani. Babam bir gün gazeteyi açıyor. Aaaa! Bir bakıyor Küçük Fikret öldü. Gazete o şekilde haber geçmiş. Bu apartmanın diğer bloğunda oturuyormuş Fikret. Onu alıp hemen apar topar Almanya’ya götürmüşler. Orada bir ameliyat geçirmemiş, tedavi görmüş sadece. Tedaviden sonra geri dönmüşler. Fikret çok iradelidir. Yürüyemiyormuş, konuşamıyormuş. Demiş ki ben bunu yeneceğim. Yıl 1961′di sanırım. Tek başına arabaya binmiş arkasında 15 tane araba konvoy yapmış. Nasıl kullanacak diye arabayı bekliyorlarmış. Konvoy halinde fenerbahçeye gitmiş. Nitekim hastalığını yenmiş. Kendsi hiç sigara içmemiş. Alkol kullanmamış. Zaten doktorların dediğine göre o yüzden kurtulmuş. Hiçbir şeyi unutmaz. Fikret Bey’in hafızası çok güçlüdür. Bu olayın kalıntısı biraz kalmış tabii. Şuan seker biraz ama kimse anlamaz bunu. O kendisine bir hava vermiş. Hani futbolcular yürürler ya sol bacağının üzerine biraz seker gibi. Çok yakışıklıdır kendisi. Sekmesi bile ona ayrı bir hava vermiş. Yürüyüşünden de havalı derler kendisine.” Fikret Bey dinleniyordu odasında. Kalkıyor. Sohbetimizin kalan bölümü Küçük Fikret’le bir diğer adıyla ‘Kefal Fikret’ ile devam ediyor. ’1934′te Fenerbahçe’ye

bünlerden atıp intihar etti. Türkler bizi nasıl yendi diye.

geldim. 14 yaşındaydım. 1956′ya kadar oynadım. Hiç para almadım. Kulüp tabii ki futbolcularına para veriyordu. Ama ben hiç almadım. Arkadaşlarıma ben de para verirdim. Futbol bir rüyaydı benim için. Bana dediler sen kaptan olacaksın Fikret abi. Oldum. Yıllarca kaptanlık yaptım.’ (1951-1956) 1961 sonunda çok üzüntülüydüm. Üzüntü üzüntü İhtilalden dolayı. Kalp krizi geçirdim. Tanju Hanım söze giriyor. Aldığın tekme sonucu olduğunu anlatsana Fikretciğim. Fikret Bey geldi geçti diyor. Devam ediyor Fenerbahçe’nin ulu çınarlarından Küçük Fikret: ‘Babadan kalma mallar var ama çalışmak lazım tabii. dediler ki ‘Gümrük Müşaviri’ ol. Raif Dinçkök ‘o dönemin en büyük sanayicilerinden’ milyarder, pırlanta insan. Dedim nasıl girmek lazım. Dediler ki imtihanla gireceksin. Çok zor olacak dediler. 3000 kişi o imtihana girdi. İşe 3 kişi girecek. imtihanı verdim. Pekiyiyle geçtim birinciydim. Başladık işe. NATO işi yaptım. Hiç para almadım. Paşam dedi ki para alacaksın ben gene almadım. Paşa kızdı bana.’ Fenerbahçe tarihindeki anılarını anlatıyor Fikret Kırcan Can Bartu’yu İtalya’ya götürdüm. Oynamaya başladı. Bir yıl sonra Can “Abi yoruldum. Sabah öğle akşam antrenman… Antrenman be.. İs-

tanbul’a döneceğim” dedi. “Yok dedim” kalacaksın. 7-8 sene kaldı orada. 1948′de Atina’da ihtilalden sonra ilk milli maçımız. İlk milli maçım. Başladık maça. Lefter sol açık ben sağ açık oynuyordum. Şükrü ortadaydı. 7. dakikada golü attım. 3-1 maçı biz aldık. Milli takımda 12 kere oynadım. 3 kez kaptanlık yaptım. 1936′dan 1948′e kadar milli maç zaten yoktu. Tam 12 sene. Milli Takımımız 2. Dünya Savaşı’ndan sonra 23 Nisan 1948′de ilk maçını Yunanistan’la yaptı. Takımın çoğu Fenerbahçe’dendi. Başladık oynamaya. 7. dakikada ilk golü attım. Sonra Lefter attı. 2-1 oldu sonra Beşiktaşlı Şükrü attı, kazandık. Maç Atina’daydı. Yunanlı bir taraftar o maçta kendini tirü-

Bir AnI DAHA 19 Mayıs 1955`te yapılan Atatürk Kupası maçı 20. dakikada Beşiktaş 3 gol attı. 3-0 mağlubumuz. Halk kaptanım en çok bana küfür ediyor. Devre arası Lefter’le Burhan ne yapacağız abi, ne yapacağız abi diyorlar. Gidin dedim yüzünüzü yıkayın gelin. Bizim yönetim kaçtı tabii. İdareci kaçmış hepsi kaçmışlar. Yerlerini değiştirdim 10 dakikada 3 gol attırdım Burhan’a. 20 dakika var 16 dakika var maç bitecek. Biz bastırıyooruz. Beşiktaş’ta sol açık vardı Coşkun geldi topu bıraktı. Ofsayt oyun durdu. Herifler geldi gol attı. 4-3 oldu. 2 dakika var maç bitecek. Bir vurdum top 90′a gitti. 4-4 oldu.


eko LIFE 18. SAYI  

Haftalık Ekonomi ve Yaşam Gazetesi

Advertisement
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you