Page 1

Havada Bulut Ayfer Tunรง

senaryo


www.altkitap.com

senaryo

Havada Bulut Ayfer Tunรง


altkitap - senaryo 1

Havada Bulut Ayfer Tunç Þubat 2003 Yayýna Hazýrlayan: Murat Gülsoy Tasarým: Faruk Ulay Tasarým Uygulama: Murat Gülsoy

© 2003 altkitap ve Ayfer Tunç Yapýtýn tüm yayýn haklarý saklýdýr. Tanýtým için yapýlacak kýsa alýntýlar dýþýnda yayýncýnýn izni olmaksýzýn hiçbir yolla çoðaltýlamaz. www.altkitap.com editor@altkitap.com


Yazar Hakkýnda Ayfer Tunç 1964'te Adapazarý'nda doðdu. Ýstanbul Erenköy Kýz Lisesi'ni ve ÝÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirdi. Edebiyat üzerine ilk yazýsýný 1983'de Edebiyat 81 dergisinde yayýmladý. 1989 yýlýnda Cumhuriyet gazetesinin düzenlediði Yunus Nadi Öykü Armaðaný'na katýldý, Saklý adlý öyküsüyle birincilik ödülü kazandý. Ayný yýl ilk hikâye kitabý olan Saklý Cem Yayýnevi tarafýndan yayýmlandý. 1989 yýlýnda gazeteciliðe baþladý. Sokak dergisinde, Güneþ ve Yeni Yüzyýl gazetelerinde çalýþtý. 1992 yýlýnda ilk romaný Kapak Kýzý Simavi Yayýnlarý tarafýndan yayýmlandý. 1995 yýlýnda Oya Ayman'la birlikte yaptýðý bir gazetecilik çalýþmasý olan Ýkiyüzlü Cinsellik adlý araþtýrma kitabý Altýn Kitaplar'dan çýktý. 1996'da Maðara Arkadaþlarý, 2000'de Aziz Bey Hadisesi adlý öykü kitaplarý da Yapý Kredi Yayýnlarý tarafýndan yayýmlandý. 2001 yýlýnda, 70’li yýllardaki hayatýmýzý anlattýðý, ilgi gören kitabý Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, önce altKitap’ta ardýndan Yapý Kredi Yayýnlarý tarafýndan yayýmlandý. 2002 yýlýnda “Ömür Diyorlar Buna” adlý kitabý yine altkitap’ta yayýnlandý. Tunç, 94.9 Açýk Radyo’da yayýnlanan UborMetenga adlý bir edebiyat programýnýn yapýmcýlarý arasýnda. Kitaplýk ve Hayalet Gemi dergilerinde yazmayý sürdürüyor.


i

Önsöz - Ayfer Tunç

Sait Faik’le Tanýþma Ayfer Tunç Ýlkokuldaydým. Milliyet Yayýnlarý'nýn yayýmladýðý, (her vesile ile sözünü ettiðim) mavi þömizli, küçük boy çocuk kitaplarýný okumayý çok seviyordum. Bu kitaplardan biri Türk Hikâyeleri Antolojisi'ydi. (Adý, En Güzel Türk Hikâyeleri Antolojisi de olabilir, emin deðilim.) Refik Halid Karay'ýn "Eskici"sini, Orhan Kemal'in "Çikolata"sýný, Tarýk Buðra'nýn "Oðlumuz"unu ve Reþat Nuri Güntekin'in "Kirazlar"ýný bu kitapta okumuþtum. (Hatta "Kirazlar" ile "Oðlumuz"u hep karýþtýrmýþ olduðumu, hikâyenin sonu beni üzdüðü için Reþat Nuri yerine Tarýk Buðra'ya kýzdýðýmý yýllar sonra farkettim.) Sömestr tatilinde bir hikâye okuyup ne anladýðýmýzý yazmamýz istenmiþti. Bilinen ilkokul Türkçe müfredat sorularý: Bu hikâyenin ana fikri nedir, yazar burada ne anlatmak istemektedir? Ben de bu kitaptan bir hikâye seçtim. Sait Faik Abasýyanýk'tan "Stelyanos Hrisopulos Gemisi". Hikâyenin adýný uzun uzun hecelediðimi, sonra birkaç gün boyunca, evde Stelyanos Hrisopulos-Stelyanos Hrisopulos diye diye dolaþtýðýmý hatýrlýyorum. Bir tür tekerleme olmuþtu bu benim için: Stelyanos Hrisopulos! Azýnlýklara duyduðum sevgi dolu ilginin bu hikâye ile baþladýðýndan eminim. Sait Faik'in anlattýðý Rumlar, Ermeniler, Yahudiler ve diðerlerinin varlýðýnýn nasýl bir zenginliðe iþaret ettiðini ilk onun yazdýklarýný okuyunca farkettim. Beni Sait Faik'e çeken bir baþka unsur da "memleketlim" oluþuydu. O da Adapazarý'nda doðmuþtu, ben de. Bir çocuk için bu çok önemlidir, baþka türlü bir baðlýlýk duyarsýnýz o yazara karþý. Þehrinizin sokaklarýnda dolaþýrken acaba buradan geçmiþ midir, acaba þu sinemada film seyretmiþ midir, acaba þu dondurmacýdan dondurma almýþ mýdýr diye merak edersiniz. Ayný þehirden olmak o yazarý daha


ii

Önsöz - Ayfer Tunç

sahici kýlar gözünüzde, o yazarýn soyut bir kiþi, bir rüya olmadýðýný, gerçek ve yaþamýþ bir insan olduðunu, bir insan olduðunu derinden hissedersiniz, hele sözü edilen küçük, küçücük bir þehirse. Gerçi onun hikâyelerini okurken hafif bir burukluk duymuyor deðildim, çünkü onun Adapazarlý'dan çok Burgazadalý olduðunu hissediyordum. Yine de doðum yerinin benim doðduðum þehir olmasý beni ona baþka türlü baðlýyordu. Ortaokulda, lisede müfredat gereði ara ara okuduðum, yaz tatillerinde ve caným edebiyatýn tadýna varmak, bir hikayenin ince dokusunda eriyip gitmek istediðinde hiç düþünmeksizin elime aldýðým kitaplar yine onun kitaplarýydý. Okurun sorumluluðu kiþiseldir. Ama okuduðunuz yazardan bir "þey" yapmak gerektiðinde sorumluluk kiþisel, basit bir mesele olmaktan çýkar, öyle aðýrlaþýr ki, kimi zaman taþýnamaz. TRT Edebiyat Uyarlamalarý kapsamýnda Sait Faik öykülerinden bir senaryo yazmamý istediðinde iki duygunun içinde çalkalandým. Biri sevinçle karýþýk bir onur, diðeri korku. Açýk, net, gözle görülür bir korku. Altýnda kalýrým korkusu. Ama bazen korkmak iyidir. Havada Bulut adlý senaryo bu büyük korkunun gölgesinde doðdu. Korkuyorum, hâlâ. Ama Sait Faik, benim okuduðum, okuduðum kadarýyla tanýdýðým, anladýðým, sevdiðim, hayran olduðum, insaný seven, insaný anlayan Sait Faik hatalarýmý baðýþlayacaktýr. Eminim.


iii

Havada Bulut * Yapýt: Sait Faik Abasýyanýk Uyarlama-senaryo: Ayfer Tunç Yönetmen: Tarýk Alpagut Yapýmcý: Kemal Bendeþ Yardýmcý Yönetmen: Levent Açýkelli Görüntü Yönetmeni: Sabri Savcý Sanat Yönetmeni: Meral Özen Müzik: Derya Köroðlu Diyalekt Uzmaný: Kosta Kortidis Oyuncular: Köpekli Adam (KA) - Nihat Ýleri Seher - Nilüfer Açýkalýn Bayram - Levent Ülgen Zülfikâr - Ahmet Saraçoðlu Ayþe - Songül Öden Yorgiya - Özgü Namal Marika - Nur Sürer Gülizar - Güven Hokna Hayri - Mehmet Atay Postacý - Yaþar Güner Kamil Aða - Baykal Saran Tespihli Adam - Erol Kardeseci Stelyo - Alpay Ýzbýrak Papaz Efendi - Levent Öktem Madam Todori - Ayla Algan Bacaklarý Olmayan Adam - Çetin Azer Aras Tahir - Mustafa Uzunyýlmaz Necip - Ozan Güven Kenan - Burak Altay Yunus - Erdal Tosun Katina -Hülye Gülþen Irmak Sofiya - Anta Toros Karidesçi - Misak Toros Ýstepan - Metin Karadeniz Kadir - Þerif Erol Projektörcü - Rýza Sönmez Demir Kaptan - Ali Sirmen Hristo - Rüþtü Asyalý Yüzüklü Adam - Altan Erkekli


1

JENERÝK ÖNÜ 1. ÇEÞME BAÞI/DIÞ/GÜN 1930'lu yýllar. Dolapdere'de, bir mahalle çeþmesinde bir grup çingene kadýn sýraya girmiþtir. Kendi aralarýnda tartýþtýklarýný görürüz. Ne dedikleri anlaþýlmaz. Beþ-altý yaþýndaki Küçük Yorgiya elinde boþ kovayla, kendinden emin bir yüzle yürür. Büyümüþ de küçülmüþ gibidir. Biz Yorgiya'yý görürüz. (Senaryodaki Rum kadýnlar ve erkekler hafif kýrýk bir Rum aðzýyla konuþurlar.) Yorgiya elinde kovasýyla sýraya yaklaþýr. Kadýn aþaðýdaki cümleleri söyler ama tamamýný duymamýz veya anlamamýz þart deðildir.

1.Kadýn

-Ah anam, küçük Yorgiya, boyundan büyük

kovayla suya mý geldin? Yorgiya kadýnlarý izler. Kovasý dolmuþtur, þaþkýn bakar, diðer kadýnlar iki kadýný ayýrmaya çalýþýrlarken biz Yorgiya'ya odaklanýrýz. Kadýnlar tartýþmanýn dozunu arttýrýrlar. Ortalýkta bir karmaþa yaþanýr, Yorgiya kovasýný alýr, sýradan çýkar, durup saç saça baþ baþa kavga eden kadýnlarý izler. Yorgiya'nýn kovasýný görürüz. Gökteki bulut kovaya yansýr. Yorgiya hayret içinde kovasýna bakar. Yüzünde bariz bir sevinç vardýr. Yorgiya

- Bulut! Bulut!

Kadýnlar kavgaya devam ederlerken Yorgiya kovasýný ciddiyetle taþýr.


2

Havada Bulut - Ayfer Tunç

2. YORGÝYA'NIN SOKAÐI/DIÞ/GÜN Yorgiya elinde kovayla sokaða girer. Yorgiya - (Seslenir) Anneee! Anneee! Bir kömür yýðýnýnýn önünde oturan 40 yaþlarýnda zengin görünümlü kömürcü Hristo Yorgiya'ya seslenir. Hristo

- Ne oldu gene kara kýz?

Yorgiya - Hiçbir þey olmadý. (Duraksar) Götürüyorum. Hristo

-Neyi götürüyorsun? Suyu mu?

Yorgiya yorulmuþtur. Durur, kovasýna dikkatle bakar.


3

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Yorgiya

-Havadaki

Hristo

-Ne bulutu?

bulutu

kovama

doldurdum,

götürüyorum.

Yorgiya bir daha buluta bakar, çok sevinçlidir. Yorgiya

- Basbayaðý bulut. Yusyuvarlak, bembeyaz bir

bulut! Hristo anlar, alaycý güler. Hristo

-Sizin evden içeriye o bulut giremez ki a kara kýz!

Yorgiya

- Girer! Görürsün bak! Girecek!

Yorgiya Hristo'ya hýrslanmýþ yürür, Hristo arkasýndan güler. 3. YORGÝYA'NIN EVÝNÝN ÖNÜ/DIÞ/GÜN Yorgiya kovayla evin önüne gelir, durur, kovayý yere býrakýp bakar, bulut baþka bir biçim almýþtýr, ama vardýr. Yorgiya

- Anneee!

Yorgiya içeri girer. 4. YORGÝYA EV-MERDÝVEN BOÞLUÐU/ÝÇ/GÜN Yorgiya'nýn evi berbat, eski bir Tarlabaþý apartmanýnýn giriþ kattaki dairesidir. Yorgiya'nýn anasý (Marika) kapýya çýkar. Senaryonun sonraki bölümlerine göre on beþ yaþ daha gençtir. Marika -Ne var? Yorgiya

-Bulut getirdim anne, bulut!


4

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Marika -Ne bulutu? Hani, nerede? Yorgiya

-Ýþte, kovamda!

Ýkisi birden kovaya bakarlar. Kovada bulut mulut yok, simsiyah bir su. Apartmanýn otomat ýþýðý söner. Ortalýk kararýr. Marika - Ah Yorgiyamu! Ah! Sen çok hülyalý bir kýz olacaksýn. *** JENERÝK

5. ADA/GENEL/GÜN Burgazada'yý uzaktan görürüz. Mevsim tüm senaryo boyunca ilkbahar-yaz arasýnda. Dördüncü bölümün sonu sonbaharda geçer. 6. ADADA ÇAMLIK/DIÞ/GÜN Çamlarýn arasýndan denizin ve uzaklarda Ýstanbul'un görüldüðü bir alan. Senaryo


5

Havada Bulut - Ayfer Tunç

boyunca KA olarak anýlacak olan Köpekli Adam kaðýdýn ilk sayfasýna yazmaya baþlar. Yazdýklarýný alçak sesle okumaktadýr. Köpeði yazdýklarýnda tarif ettiði gibidir. KA

-Yanýnda

köpeði

ile

beraber

denize

nazýr

oturmuþtu. Köpek arka ayaklarý üstüne çökmüþ, ön ayaklarý dimdik, heykel gibi, burnu ýslak, soðuk... Köpekli Adam aynaya baktýðý zaman yüzünde gördüðü çizgilerin yaþlanmaktan deðil, güneþe bakmaktan olduðunu köpeðine söylemiþtir. Bir köpeðe söylenmiþ lakýrdýyý komþulardan hiçbiri iþitmemiþtir denilebilir mi?

7. MAHALLE KAHVESÝ/DIÞ/GÜN Senaryonun ana mekanlarýndan biri olan Mahalle Kahvesi iskeleyi gören bir yerdedir, önünde masalar bulunur, içerisi eski zaman kahvelerindendir. Yüksekte bir radyo, arkada bir ocak bulunur. Masalar ve iskemleler tahtadýr. Senaryo boyunca zaman 1940'larýn sonu ya da 50'lerin baþýdýr. II. Dünya savaþý bitmiþtir. Ön tarafta birkaç masa vardýr. Postacý bu masalardan birine oturmuþ, etrafýndakilere bir þeyler anlatýr. Etrafýndakiler Arabacý Kamil Aða, Tespihli Adam ve balýkçýlardýr. Kahveci (Zülfikar) içeri girip çýkýp durur, çýrak masalara çay taþýr. Postacý 50 yaþlarýnda, þiþmanca, üniformalý bir adam. Bilge bir edasý var. Afili laflar ediyor. Hayata baðlý, neþeli bir adam izlenimi uyandýrýyor. Zaten adada herkes onu dinlemekten hoþlanýyor.

Postacý

-Dostumdur dostum olmasýna, amma, tuhaf adam

birader! Dün mektup götürdüm, baktým sokak kapýsý aralýk. Ýçerden sesler geliyor. Kulak


6

Havada Bulut - Ayfer Tunç

kabarttým. Kim var içerde de kimle konuþuyor bu adam? Baþýmý uzattým selamünaleyküm diyeceðim, bir de baktým, almýþ köpeði karþýsýna...

8. ADADA ÇAMLIK/DIÞ/GÜN Ka defterine yazmaya devam eder, köpeði yan yatmýþ, baþýný Ka'nýn dizine dayamýþ uyuklamaktadýr. Görüntünün üstüne postacýnýn sözleri düþer. Postacý

-(Ses) Köpekle konuþuyor. Nimet çarpsýn köpekle

konuþuyor! Köpek de dinlemiyor mu? Sen diyor köpeðe, diyeceksin ki, hayatýnda çok güldün de bu gözlerinin kenarýndaki çizgiler ondan. Hayýr azizim diyor. Ben hiç gülmedim demem, güldüm. Ama þöyle içten, þöyle candan gülmedim. (Soluklanýr) Diyor.

Köpeðe!

9. MAHALLE KAHVESÝ/DIÞ/GÜN Postacý anlattýklarýnýn etkisini yüzlerden okumaya çalýþýr. Tespihli adam -Eee? Postacý

-Ne ee'si?

Tespihli adam - Baþka ne diyor yani? Postacý

-Dilim damaðým kurudu, þuradan bir gazozcuk bari


7

Havada Bulut - Ayfer Tunç

açtýrýverin. Zülfikar gülümser. Çýraða seslenir. Zülfikar

-Getir oðlum bir soðuk gazoz.

Kamil aða

-Sen þimdi bizimki köpekle konuþuyor diyorsun

öyle mi? Çýrak gazoz getirir. Postacý büyük bir yudum içer. Postacý

-Ohhh!

Canýnýza

deðsin.

Öyle,

basbayaðý

konuþuyor. Tespihli adam -Demek çizgiler gülmekten deðilmiþ... Nedenmiþ? Postacý

-Güneþe bakmaktanmýþ.

10. ADADA ÇAMLIK/DIÞ/GÜN KA yere uzanýr, yüzünü güneþe verir, yatan köpeði baþýný kaldýrýr, bir an ona bakar, tekrar yatar.

11. MAHALLE KAHVESÝ/DIÞ/GÜN Ayný kiþiler güneþe bakarlar, sonra gözlerini kýrpýþtýrýrlar. Postacý gazozundan içer. Postacý

-Ohhh!

Tespihli adam - Doðru demiþ... 12. KAHVEYE GÝDEN YOL/DIÞ/GÜN Stelyanos (Stelyo-Trifon'un dedesi, 65-70 yaþlarýnda dinç bir ihtiyardýr. Yoksuldur.) ve Trifon yürürler. Dedenin elinde içinde sebze meyva olan bir file vardýr. Trifon 9-10 yaþlarýnda, çelimsiz bir oðlandýr. Elinde üzerindekini göremediðimiz bir


8

Havada Bulut - Ayfer Tunç

gazete kesiði vardýr. Dede torun kahveye doðru yürürler. Trifon elindeki gazete kesiðini sallamaktadýr. Trifon

- Bu sefer evvelki gibi olmayacak dede. Kocaman

olacak. Akýntý gibi gidecek. Sen balýkta göreceksin aaa, bu Trifon'un gemisi deðil mi diyeceksin. Stelyo

- Hadi bakalým, inþallah... Adýný ne koyacaksýn?

Trifon

- Stelyanos Hrisopulos.

Stelyo

-(Güler) Vaaay, dedenin adýný koyacaksýn ha?

Dede torun kahveye doðru yürürler. 13. MAHALLE KAHVESÝ/DIÞ/GÜN Postacý gazozunu bitirir, Zülfikar Stelyo ve Trifon'u görür. Stelyo kahvedekilerle selamlaþýr. Zülfikar

-(Seslenir) Pazar ola Stelyo baba. Aþaðýdan mý?

Stelyo

-Zerzevat aldým biraz. Meyva gelmiþ..

Zülfikar

-Gel soluklan azýcýk, taze çayým var.

Trifon

-Yok, biz eve gidiyoruz, gemi yapýcaz.

Postacý

-Gene mi gemi kerata? Bu kaçýncý oðlum? (güler)

Stelyo

-Hadi eyvallah. Daha aðlarý tamir edeceðim.

Stelyo ile Trifon uzaklaþýr. Postacý arkalarýndan acýma ve þefkatle bakar. Postacý

-Kahpe felek be. Kahpe felek! Þu yaþta adamýn

haline bak. Daha aðlarý tamir edecek, sabahýn köründe balýða çýkacak da, üç beþ kuruþ kazanacak... Çocuðun da kemikleri sayýlýyor fakirlikten... Tespihli Adam-Anasý babasý yok mu bu çocuðun? Zülfikar

-Yok. Babasý üç dört kýþ evvel rüzgara yakalandý,

kayýðý battý, bizim balýkçýlar zor kurtardýlar. Ama arkasýndan bir zatürree, devirdi dað gibi adamý. Postacý önünde.

-Yaa, on günde mum gibi eridiydi, gözümüzün


9

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Tespihli adam -Anasý ne oldu peki? Postacý

-Kahrýndan verem oldu... kocasý ölünce.

Kamil aða kalkmaya hazýrlanýr. Kamil Aða

-Çok çekti fakir. Topraðý bol olsun.

Postacý

-Eee, bu kavanoz dipli dünyada hastalýk illeti de

gelip fakirin gýrtlaðýna yapýþýyor. Zülfikar

-Hayrola Kamil aða? Taze çay geliyor?

Kamil aða

-Atlarýn vakti geldi aslaným. Bana müsaade.

Diðerleri

-Güle güle...

Kamil aða kahveden çýkarken Konstantin'le karþýlaþýr. Konstantin 45 yaþlarýnda, iri yapýlý, hatta þiþmanca denebilecek, güleç yüzlü bir adam. Kamil aða

-Erkencisin Konstantin. Hayrola?

Konstantin

-Hava çok sýcaktýr be Kamil aða. Dükkaný býraktým

Kamil aða

-Daha dur oðlum ne sýcaðý, yaz gelince ne

çýraða... yapýcan? Kamil aða uzaklaþýr, Konstantin kahveye girer. Konstantin

-Merhaba beyler.

Zülfikar

-Eyvallah.

Konstantin havada uçan bir kuþ sürüsüne dikkatle ve hatta iþtahla bakar. Gözleriyle kuþlarý takip eder. Ýleride kuþlarý vururken ve vahþice yerken göreceðimiz adamdýr. Konstantin

-Bizim pilavlýklar geldi...


10

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Konstantin vahþi bir þekilde güler. 14. ADA ÝSKELESÝ/DIÞ/GÜN Vapur iskeleye yanaþmýþtýr. Projektörcü 35 yaþlarýnda, hayat dolu, hafif "þair" bir adamdýr. Aðzýnda sigara, vapurdan iner. Vapurdan lüks koltuklar indirilmektedir. Üç hamal çarpma, dikkat et, aðýr ha, gibi nidalarla bir koltuk takýmýný at arabasýna yüklerlerken projektörcü izler, kendi kendine alaycý ve öfkeli bir sesle söylenir. Projektörcü

-Mühendis Ahmet Beyefendi Hazretleri yeni

yaptýrdýklarý malikanelerini tefriþ ediyorlar! Taþýyýn enayiler. Taþýyýn hazretin kýymetli koltuklarýný! Kýçýnýz bir gün olsun böyle bir koltuða deðecek mi acaba... Projektörcü tükürür, hafif hýrslý bir edayla yürür. 15. KAMÝL AÐANIN EVÝNÝN ÖNÜ/DIÞ/GÜN Kamil aðanýn küçük evinin önü. Ahýrýn giriþini görürüz, kapýnýn önünde atlarý çözülmüþ bir araba vardýr. Kamil Aðanýn kýzý Ayþe elinde süpürge merdivenleri hýrsla süpürür, içeri girer. 16. KAMÝL AÐANIN EVÝ-OTURMA ODASI/DIÞ/GÜN 23-24 yaþlarýnda bir genç olan Kenan, -Kamil aðanýn oðlu- içerdedir, kardeþi Ayþe girer. Kenan tiril tiril bir gömlek giyer, ilikler. Altýnda dar bir pantolon vardýr. Ayþe basit bir elbise giymiþtir. 18-19 yaþlarýndadýr, güzelcedir, çok mutsuz ve öfkeli görünmektedir. Bir minderi hýrsla vurarak düzeltir.


11

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ayþe

-Ooo, pek þýksýnýz Kenan bey, Ýstanbul'a mý gene?

Kenan cevap vermez, duvarda asýlý aynada saçlarýný tarar. Ayþe hýrsla camýn önüne oturur. Baþýnýn yemenisini çözer, hýrsla yeniden baðlar. Ayþe

-Oof of!

Kenan

-(Alaycý þarký mýrýldanýr) Bir of çeksem karþýki

Ayþe

-Býktým usandým hayatýmdan! Sabahtan beri ahýrý

daðlar yýkýlýýýr... temizliyorum! Kenan gene cevap vermez. Ayþe

-Abi! Beni de götür Ýstanbul'a. Hem öyle bir götür

ki, bir daha da burayý gözüm görmesin! Kenan

-Az kaldý, az... Kurtaracam seni merak etme.

Ayþe'nin yüzünde bir ümit. Ayþe

-Kurtaracak mýsýn? Sahiden mi?

Kenan

-Hee,

sahiden

kurtarýcam.

Hanýmlar

gibi

yaþayacaksýn yakýnda, üzülme. Ayþe

-Nasýl? Ne zaman? Ne zaman kurtulacam bu

hayattan? Kenan cevap vermez. Ayþe

-O arkadaþýnla mý buluþacaksýn gene?

Kenan sigara paketini çorabýna koyar. Yüzünde manidar bir gülüþ belirir.


12

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Kenan

-Kimi soruyorsun? Necip'i mi?

Ayþe

-Necip miydi adý?

Kenan

-Bilmiyormuþ gibi yapma kýzým, yemezler. Herife

bir günde yangýn olduðunu görmedim mi? Ayþe

-Ne yangýný be? O bana yangýn oldu asýl.

Kenan

-Hadi hadi.. O gün aðzýna düþüyordun Necip'in.

Ayþe Necip'i tanýdýðý günü hatýrlar. Ayþe

-Ne güzel bir gündü... Gezdik.. tozduk.. Kendimi

adalý zenginlerin kýzlarý gibi hissettim. Kenan

-Eee, senin de güzellikte onlardan aþaðý kalýr yerin

yok. Ayþe kalkar odadaki aynanýn önüne gider, kendine bakar. Yemenisini çýkarýr, saçlarýný açar. Ayþe

-Ama, kader iþte! Onlar zengin kýzlarý, ben Arabacý

Kamil Aðanýn kýzýyým! 17. KAMÝL AÐANIN AHIRI/ÝÇ GÜN Ýçerde iki at vardýr. Kamil aða atýn baþýný okþar, Önlerindeki kovalarý deðiþtirir. Elinde bir kovayla ahýrdan çýkar. 18. KAMÝL AÐANIN EVÝNÝN ÖNÜ/DIÞ/GÜN Kenan evin kapýsýndan çýkar.Kamil aða elinde kovayla ahýrdan çýkarken Kenan'ý görür. Kenan tam bahçeden çýkmak üzeredir. Kamil aða ses veren yok!

-Kenan? Nerdesin oðlum sen? Baðýrýyorum içeriye


13

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Kenan'ýn yüzünde hoþnutsuz bir ifade. Belli ki hayatýndan da, adadan da, babasýndan da nefret ediyor. Kamil aða

-Hayvanlar kýrýlmýþ susuzluktan. Her iþe ben mi

bakacaðým yahu? Bir ayaðým çukurda hala koþturuyorum da biriniz demiyorsunuz baba artýk köþende otur diye. Kamil aða söylenirken Kenan sinirlerine hakim olmaya çalýþýr. Babasýna döner. Kamil aða oðlunun kýyafetini görür. Kovayý doldurmuþtur, Kenan'a uzatýr. Kamil aða

-Ne bu kýyafet böyle, baloya mý gidiyorsun? Hadi

sula þu hayvanlarý. Yanmýþlar. Kenan

-Ýstanbul'a geçiyorum baba, sulayamam.

Kamil aða oralý olmaz. Ahýrýn arkasýna doðru söylenerek yürür. Kamil aða

-Yük teknesini baþkasý taþýdý bugün tepeye. Benim

halim yok ki her iþe koþturayým. Hadi sula hayvaný. Kenan

-Ýstanbul'a geçiyorum dedim baba.

Kamil aða ahýrýn arkasýndan bir ot demetiyle çýkar. Kamil aða

-Yarýn geçersin. Ýstanbul kaçmýyor ya, duruyor

orada. Arabanýn arka tekerlerine de bir bakýver, çok gýcýrdýyor. Kamil aða otlarla ahýra girer. Kenan derin bir soluk alýr, yumruklarýný sýkar, sinirlidir, su dolu kovaya tekme atar. Su dökülür. Sonra kovayý kaldýrýr, çeþmenin altýna atarcasýna yerleþtirir.


14

Havada Bulut - Ayfer Tunç

19. BALIKÇI BARINAÐI/DIÞ/GÜN Stelyo, Tahir ve diðer balýkçýlar kendi kayýklarýnýn ya da aðlarýnýn önlerinde otururlar. Tahir'in martýsý barýnakta belirli bir yere konmuþtur. Sonraki sahnelerde de göreceðimiz Tahir'in martýsýyla konuþmalarý bu bölgede geçecektir. Stelyanos að örer. Tahir birkaç küçük balýðý martýya atar. Tahir

-Al bakalým ziftlen. Kýymetini bil ha, mis gibi

Stelyo

-Gene martýyla konuþuyorsun Tahir? Dinliyor seni

izmarit. can kulaðýyla? (Güler) Tahir

-Baba sen bari deme þöyle ötekilere uyup da. Hiç

deðilse gözleri var, insana bakýyor... Duvara anlatmaktan iyidir. Stelyo

-Orasý doðrudur.

Tahir

-Yemin billah ediyorum bu martý halden anlýyor

diye de bana gülüyorlar. Dinliyor baba, nimet kuran çarpsýn ki dinliyor. Stelyo

-Ee boþuna kuþ beyinli dememiþler.

Tahir

-Babaa!

Trifon elinde bir tahta parçasýyla gelir. Trifon

-Dede! Dede! bak ne buldum. Omurgasýný bundan

Tahir

-Gene mi gemi yapýyon Trifon? Hadi bu defa

yapsam olur mu? indirirsin suya inþallah. (Sevecen güler) Barýnakta balýkçýlar harýl harýl çalýþmaktadýrlar. 20. ADADA ÇAMLIK/DIÞ/GÜN Ka defterine yazmayý sürdürmektedir. Yazdýklarýný kýsa bir an görürüz.


15

Havada Bulut - Ayfer Tunç

KA

-(fýsýldayarak okur, ya da iç ses) Kimsenin yanýna

sokulmayan, köpeðiyle konuþan bir adamýn, benim gibi, senin gibi bir adam oluþuna þaþtým doðrusu. Þimdi taþýdýðým bütün mektuplarý açmadan açýyorum. Ýçlerini ezbere biliyorum artýk. Ka defterini kapatýr, köpeðinin baþýný okþar. Oturduðu yerden kalkar, köpeði de kalkar. Yavaþ yavaþ yürürken köpeðiyle konuþur. Aslýnda bir anlamda yazmaya devam etmektedir. KA uzaklaþýrken sesi de zayýflar. KA

-Ne yalan söyleyeyim, benim aþkým tuhaftýr.

Halbuki böyle olmamalý. Ýnsan yýldýrýmla vurulmuþ gibi aþýk olmalý, sonra baþarmak için bir þeyler icat etmeli. Öyle deðil mi? KA'yý takip ederken ada vapurunu görürüz. 21. ADA VAPURU-GÜVERTE/ÝÇ/GÜN Ön güvertede adada yüzlerini göreceðimiz kiþiler ve Kenan vardýr. Kenan taraðýný çýkarýr, saçlarýný tarar, taraðýný cebine koyar, etekleri uçuþan, zengin olduðu her halinden belli olan bir kýza bakar, gülümser, kýz küçümseyen bir ifadeyle bakar, yüzünü çevirir. 22. ADA VAPURU-KAPTAN KÖÞKÜ/ÝÇ/GÜN Daha sonraki bölümlerde de göreceðimiz kaptan 60 yaþlarýnda dindar görünümlü, aksi suratlý bir adamdýr. Projektörcü gelir, elinde bir sandviç vardýr. Projektörcü

-Yarýsýný vereyim mi kaptan? Daha lokma

ýsýrmadým. Kaptan bir an Projektörcüye bakar,


16

Havada Bulut - Ayfer Tunç

havayý, sonra yaklaþýp adamý koklar. Kaptan

-Ulan gene kaþla göz arasýnda raký mý yuvarladýn?

Projektörcü

-Yok be kaptan, valla bir yudum bira içtim.

Kaptan

-Hadi ordan! Leþ gibi raký kokuyorsun, çýk git, þimdi

Projektörcü

-Aaa, kaptan olmuyo ama.

Kaptan

-Git, kokutma burayý daha fazla.

Projektörcü

-Ýyi! Geceleri fýrtýnada yalvaracaksýn ama aydýnlat

basýcam kalayý.

þu kayalýklarý da bindirmeyelim diye. Kaptan

-Ne

yalvaracam

be?

Ýþin

deðil

mi?

tabii

aydýnlatacaksýn. Sanki derdin kayalýklar! Ben bilmiyor muyum milletin evini dikizlediðini? Projektörcünün yüzünde memnun bir gülümseme. Projektörcü

-Yok be kaptan! Ben dikizci miyim? Fener elimden

Kaptan

-Yalana da bak! Fener elinden kayýyormuþ. Nasýl

kayýyor. fenermiþ bu da her elinden kayýþýndan elalemin evinin içini gösteriyor? Hadi git, günaha sokma beni. Projektörcü sandviçinden ýsýrýr. Projektörcü

-Anlaþýldý, senin tadýn yok bugün.

Projektörcü çýkarken, sataþýr gibi, þakacý... Projektörcü

23. DENÝZ/DIÞ/GÜN Balýkçýlar kayýklarýnda denize daðýlmýþlardýr. Denizden vapuru görürüz. Projektörcü küpeþteden denize eðilir. Bir sandala doðru

-Gerçi hangi gün var ki?


17

Havada Bulut - Ayfer Tunç

seslenir. Projektörcü

-Rasgele!

Balýkçýlar ona el sallarlar. 24. ADADA BÝR KOY/DIÞ/GÜN KA yanýnda köpeði ile ada vapurunu izlemektedir. 25. ÝSTANBUL-ÝSKELE/DIÞ/GÜN Vapur iskeleye yanaþýr. Bekleyen yolcular arasýnda gelecek sahnelerde tanýyacaðýmýz Papaz Efendi de vardýr. Kenan vapurdan iner. 26. BEYOÐLU/GENEL GÖRÜNÜM Beyoðlu tarafýndayýz. Tarlabaþý civarýnda Yorgiya'nýn mahallesi. Senaryonun ikinci ana mekaný. Matmazel Todori sokaða girer, Yorgiya'nýn evine doðru yürür. Matmazel Todori ise yetmiþine yakýn, halsiz, aðlamaklý, zayýf, bakýmsýz bir kadýn.Çelimsiz bir edayla yürür. Bacaðý Olmayan Dilenci (BOD)'nin önünden geçer. BOD 40 yaþlarýnda yüzü düzgün, hatta çekici, ama yoksul giyimli bir adam. Bir bacaðý yoktur. Koltuk deðnekleri yanýnda, yerde durmaktadýr. 27. YORGÝYA'NIN SOKAÐI/DIÞ/GÜN Hafif yokuþ bir Tarlabaþý sokaðý. Karþýdan karþýya gerilmiþ iplerde çamaþýrlar asýlý. Sokaktan ayrýntýlar, karýþýk sesler. BOD Seher'in ve kýsmen Yorgiya'nýn evini görebileceði bir açýda oturmuþtur. aðýz mýzýkasý çalmaktadýr. Bir pencere açýlýr, hareketli bir Ýstanbul türküsü duyulur.


18

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Todori Yorgiya'nýn evine doðru yürümektedir. Radyo

-(Ses) Beyoðlu'nda gezersin, gözlerini süzersin...

Pencereye yaklaþýrýz, içerde Gülizar'ýn türküye eþlik ederek ortalýðý topladýðý görülür. Gülizar

-Sevdiceðim, yavrucaðým... niçin niçin beni

üzersin... Gülizar bir kilimi pencereden sarkýtýr ve silkelemeye baþlar. Todori kapýnýn önündedir. 28. YORGÝYA'NIN EVÝ-OTURMA ODASI/ÝÇ/GÜN Yorgiya'nýn anasý Marika ilk sahnede gördüðümüz halinden on beþ yaþ daha yaþlýdýr. Pek güzel bir kadýn deðil, cazibesinden umut kesmiþ, zayýf, yorgun görünümlüdür. Elbisesinin yakalarý açýktýr. Pencerenin önünde gömlek katlamaktadýr. Gülizar'ýn kilimi silkelemesiyle evin içine ve çamaþýrlara bir toz bulutu dolar, kilim pencereyi kapattýðý için ortalýk kararýr. Marika hýþýmla yerinden kalkar. Marika

-Gülizar!

29. YORGÝYA'NIN SOKAÐI/DIÞ/GÜN Marika hýþýmla baþýný uzatýr, o esnada Todori'yle karþýlaþýr.


19

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Marika

-Napýyosun gene sen a laftan anlamaz karý?

Marika kilimi çekiþtirir. Todori Marika'ya seslenir. Todori

-Uyma þuna Marika. Delidir bilirsin, býrak...

Marika

-Gülizaaar! (Camdan yukarýya) Kaç kere dedim

sana pis kilimlerini baþýma silkeleme diye? Gülizar kilimi silkelemeyi ve türkü söylemeyi sürdürür. Gülizar

-Fýkýr fýkýr fýkýrdama gel bana geeel...

Marika

-(Sinirlenir) Kime diyorum ben? Huu Gülizar!

Marika kilimi sertçe çeker. O sýrada Todori apartmandan içeri girer. Gülizar

-Ne var cicim? Bir þey mi oldu?

Marika

-Daha ne olacak? Sakýz gibi çamaþýrlarýmý

Gülizar

-Ayol bunlar mý sakýz? Senin sakýz dediklerinle

mahvettin! ben pabucumu silmem. (Güler) Marika

-Bana bak aðzýndan çýkaný iþit, gelmiyim yanýna.

Marika'nýn giriþ kattaki dairesinin penceresinin önündeki kýsacýk ipte birkaç çamaþýr asýlýdýr. Marika hýþýmla toplar. Marika'nýn kapýsýnýn çalýndýðýný duyarýz. Gülizar

-Gel güzelim gel, senden mi korkacaðým?

Gülizar kahkaha atarak kilimini toplar, içeriye girer, hala türküye eþlik ettiði duyulmaktadýr.


20

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Gülizar

-Fýkýr fýkýr fýkýrdama gel bana gel...

30. YORGÝYA'NIN EVÝ-ANTRE-ÝÇ/GÜN Marika kapýyý açar, Todori gelmiþtir. Marika

-Þeytan diyor çýk yukarý, yol þu deli karýnýn üç tel

Todori

-Yedi bela Gülizar'dýr o Marika. Gücün yeter? Karý

saçýný. dostunu dövüyor her akþam sabah. 31.YORGÝYA'NIN EVÝ-OTURMA ODASI-ÝÇ/GÜN Marika ile Todori içeri girerler. Marika

-Dostuna benzemem ben onun Todori! Kafam

kýzdý mý yedi bela Gülizar tanýmam. Bana da deligücü Marika derler. Marika henüz ýslak olan çamaþýrlarý sert hareketlerle silkeler. Todori

-Zavallý adam... Ben acýmaktan usandým, o sopa

Marika

-Nesine acýrsýn. Öyle erkek olur? Yer sopayý gider

yemekten usanmadý. gine Gülizar'ýn eteðine yapýþýr. Erkektir,yoksam korkuluktur? Todori oturur, Marika sehpada duran fincaný alýr. Marika

-E hoþ geldin?

Todori

-Hoþbulduk.

Marika

-Kýsmete bak. Ben de az evvel fal kapattým.

Bakarsýn? Marika fincaný Todori'ye uzatýr. Todori

-Bakarým...


21

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Todori fincaný alýr, hüzünlenir. Todori

-Kimseler çalmýyor artýk kapýmý Mari. Eskiden

zengin kadýnlar kapýmda dizilirlerdi. Öyle meþhurdu falým... Þimdi ne oldu bilmem.. Marika Todori'nin kederli haline aldýrýþ etmez. Todori fincana bakar. Marika ýslak çamaþýrlarý tekrar pencerenin dýþýndaki ipe asar. Todori

-Pek karýþýk... Ýçin sýkýlmýþ, ne diyeyim istersin?

Marika

-Yorgiya'ya kýsmet vardýr? Onu söyle, yeter. Baþka

bir ümidim kalmadý þu canýna yandýðým dünyada. Dert nah burada, ama derman? Todori

-Bilmem ki... Yorgiya'nýn etrafýnda var bir sürü

güzel adam, lakin nikah yok. Marika

-Nasýl yok? Bir aya kalmaz dülgere varacak benim

Todori

-Allah bahtýndan güldürsün Marikamu, inþallah.

kýzým. Ama fincanda yok öyle bir þey. Marika çamaþýrlarý asmýþtýr, Todori'ye yaklaþýr Marika

-Bana bak, sen benim kýzým evde kalsýn

Todori

-Sen delisin Mari. Yorgiya benim elime doðdu,

istiyorsun? isterim elbet evlensin iyi bir kýsmetle. Seni de yanýna alsýn, hanýmlar gibi yaþatsýn. Gün gör bu yaþtan sonra... Marika hayal kurar gibi oturur, gözleri dalar. Marika

-Hakkým deðildir? Salon salamanje salonum olsun.

Yaðlýboya duvarlar. Ben kýrlentlere yaslanayým, elimi sýcak sudan soðuk suya sokmayayým. Mutfakta havagazý... Evde yaþayayým ahýrda deðil!


22

Havada Bulut - Ayfer Tunç

(Beni evden atamazlar deðil mi?) cümlesi Todori'nin fikri sabitidir. Evden söz açýlýnca yine hatýrlamýþtýr. Yüzü deðiþir, korkulu bir ifade gelir. Todori

-Beni evden atamazlar deðil mi Mari? Atabilirler?

Marika hayallerinden sýyrýlýr. Marika

-Atamazlar Todorimu, korkma sen.

Todori

-Atarlarsa sen beni sokakta býrakmazsýn deðil mi

Marika

-Býrakmam tabii, hiç býrakýrým?

Todori

-Duvar dibinde ölmem deðil mi Mari? Bakarsýn

Mari?

bana deðil mi? Marika bu cümlelerin fikri sabit olduðunu bildiði için aldýrýþ etmez, kalkar, içeri doðru yürür. Todori'nin yüzünde bariz bir korku vardýr. Todori'nin son cümlesi bir sonraki sokak sahnesinin üstüne düþer. 32. YORGÝYA'NIN SOKAÐI/DIÞ/GÜN Yorgiya'nýn penceresini, ardýndan Gülizar'ýn penceresini, ardýndan Seher'in penceresini görürüz. Todori

-(Ses) Bakarsýn bana deðil mi Mari...

33. SEHERÝN EVÝ-OTURMA ODASI/ÝÇ/GÜN Seher 30 yaþlarýnda, güzel, dolgun bir kadýn. Genç yaþýna raðmen görmüþ geçirmiþ bir edasý var. Yorgiya'yý ilk görüþümüz. 20 yaþlarýnda, cývýl cývýl,


23

Havada Bulut - Ayfer Tunç

güzel, ince, zarif bir kýz. Ev 1940'larda bir Tarlabaþý evi. Bir apartmanýn üçüncü katý. Yorgiyalarýn giriþ katýnda oturduklarý apartmanýn karþýsýnda. Yorgiya'nýn üst katýnda Gülizar oturuyor. Seher'in evi eþya dolu, yaþayan bir ev. Küçük pencereler, cumba.Ýçerde konsol, ayna, eski tip koltuklar var. Saðda solda kadýn eþyalarý, bir köþede bir postiþ, bir kül tablasýnýn içinde boyuna takýlan bir dizi boncuk ve yanýnda bir bilezik. Seher ortadaki masanýn yanýnda bir iskemleye oturmuþtur, üzerinde ince bir sabahlýk vardýr.Masada kýna malzemesi ve bir el aynasý vardýr. Yorgiya Seher'in saçlarýna kýna yakar. Yorgiya

-(Ýmrenmiþ) Seher abla, öyle güzel ki saçlarýn,

Seher

-Aaa! Kaç kere dedim Yorgiya bana abla deme

kýskanýyorum vallahi. diye? Alýþtýrma aðzýný öyle. Yorgiya

-E ablamsýn. Benden büyüksün... belki on yaþ.

Seher

-Yok yüz yaþ!

Yorgiya

-Öyledir? Ben varým yirmimde, sen varsýn

otuzunda. Seher masanýn üstündeki el aynasýný alýr, hüzünlü bir yüzle kendine bakar. Seher

-Doðru... (Hüzünlenir) Bugün otuz, yarýn kýrk. Ben

de kendimi hala taze sanýyorum. Yorgiya

-Tazesin elbet. Sendeki güzellik dillere destandýr.

Seher derler baþka demezler. Seher

-Neye faydasý var be Yorgiya? Ýnsanýn talihi güzel

olacak, yoksa yüzü güzel olmuþ neye yarar?


24

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Yorgiya'nýn anasý Marika'nýn sesi gelir. Marika

-(Ses) Yorgiya!

Seher

-Annen çaðýrýyor gene. Bak bakalým.

Yorgiya

-Yapamaz bensiz iki dakika. Rahat huzur yok.

Yorgiya elinde kýnayla pencereye çýkar. Yorgiya

-(Seslenir) Ne var gene?

34. YORGÝYA'NIN SOKAÐI/DIÞ/GÜN Marika ile Yorgiya'nýn konuþmalarýný sokaktan izleriz. Marika

-Hangi cehennemdesin sen? Çabuk gel eve.

Yorgiya

-Seher'in saçlarýna kýna yakýyorum. Gelemem.

35. SEHERÝN EVÝ-OTURMA ODASI/ÝÇ/GÜN Seher Yorgiya'nýn abla demediðini fark eder, memnun gülümser, pencereye çýkar. 36. YORGÝYA'NIN SOKAÐI/DIÞ/GÜN Manav Bayram sokaðýn bir köþesinde sigara içer, Seher'in penceresine bakar. Göz göze gelirler, Seher gözünü kaçýrýr. Bacaklarý Olmayan Dilenci'yi bir kez daha görürüz. Bayram'la aralarýnda birkaç adým vardýr. Seher

-Birazdan gelir Mari, saçýmý kýnalýyor. Ne

yapacaktýn Yorgiya'yý? Mari

-Balýk pazarýna gönderecektim, balýk alsýn gelsin.

Seher ile Yorgiya Bayram'a bakarak


25

Havada Bulut - Ayfer Tunç

gülüþürler. Seher ile Yorgiya içeri girerler. Bayram sigarasýndan derin bir nefes çeker. BOD bir Bayram'a, bir Seher'in penceresine bakar. Aðýz mýzýkasýný çalmaya baþlar. 37. SEHERÝN EVÝ-OTURMA ODASI/ÝÇ/GÜN Seher yine yerine oturur, Yorgiya kýnaya devam ederken konuþurlar. Yorgiya

-Hakikaten bu yangýn sana Seher abla. (Duraksar)

Aman. Seher! Seher sevecen bakar, sonra Bayram'ýn varlýðýndan hoþnut, gülümser. Seher

-Sorma... Bir aydan beridir... her akþam dükkana

geliyor, bir köþede öylece oturup bana bakýyor. Öylece... gözünü ayýrmadan. (Toparlanýr) Þimdi de böyle kapýda bekleme adeti çýkardý. Aman, deli midir nedir? Yorgiya kýna iþlemini bitirir, Seher'in baþýný bir naylonla sarar. Seher

-Eee, sen dülgere ne zaman varacan?

Yorgiya'nýn yüzünde hoþnutsuz bir ifade belirir. Yorgiya

-Aþýk deðilim ki... Niye varayým?

Seher

-Ne aþký be kýzým? Aþk dediðin kitaplarda yazar,

laftýr, laf! Biz aþýk olduk da ne oldu? Baþýmýz göðe mi erdi? Yorgiya cevap vermez, Seher ikna etmek isteyerek konuþur. Seher

-Dülger boylu poslu adam, mesleði elinde, eh

parasý da var diyorlar. Varýrsýn dülgere, ooh, keyfine bakarsýn. Böyle oluyor mu? Bugün


26

Havada Bulut - Ayfer Tunç

onun kucaðýnda, yarýn bunun kucaðýnda... Yorgiya

-Ama aþýk olmaz ki... Olur mu?

38. YORGÝYA'NIN EVÝ-OTURMA ODASI/ÝÇ/GÜN Todori oturmuþ sessizce içini çeker, aðlamaklý bir yüzü var. Marika bir tabak meyvayla gelir, Todori'nin önüne koyar. Marika

-Ah be Todorimu, koymam seni sokakta dedim ya,

merak etme. Gülizar'ýn evinden yine müzik sesi gelir. Marika tavana bakar. Marika

-Azdý kudurdu gene karý.

Kapý çalýnýr. 39. YORGÝYA'NIN EVÝ-APARTMAN BOÞLUÐU/ÝÇ/GÜN Katina kapýdadýr. Marika kapýyý açar. Katina 30 yaþlarýnda esmer, neþeli, fakat biraz ters bir kadýn. Katina

-Merhaba Mari, Yorgiya evdedir?

Marika

-Seher'in saçýna kýna yakýyor, karþýda. Ne

Katina

-Þöyle bir dolaþacaðýz. Hava alsýn biraz kýzcaðýz...

Marika

-Çevirirsiniz gene bir iþler... Býraksýn hava almayý

Katina

-Sen hala dülgeri istersin damat diye?

Marika

-Ýsterim elbet. Ama benim salak tutturmuþ aþýk

yapacaksýn?

da, varsýn þu dülgere.

deðilim aþýk deðilim! Aþk neyine lazým?

þu dülgere.

Katina

-Doðru dersin. Aþk neyine lazým.

Marika

-Seni dinler Katina! Tanrý aþkýna söyle de he desin


27

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Katina Marika'ya sarýlýp yanaðýndan öperken.. Katina

-Sen merak etme Marikam, girerim onun aklýna

ben. 40. SEHER'ÝN EVÝ-OTURMA ODASI/ÝÇ/GÜN Seher elinde iki fincan kahveyle Gelir, dayanamaz pencereden bakar. Bayram bir duvar dibine çökmüþ, yere bakarak sigara içmektedir. Seher

-Hala orada. Bir el etsem gelecek.

Yorgiya

-Bir de dersin bana, var þu dülgere. Bak, aþk bu

iþte, manav aþýk sana, hem de zil zurna. Nerede bulacaksýn böyle aþýk? Seher acý acý güler. Seher

-Hani dedin ya demin, ben yirmimdeyim sen

Yorgiya

-Dedim ya...

Seher

-Bu aradaki on yýl var ya, iþte insan o on yýlda

otuzunda, diye...

öðreniyor, hayat neymiþ... Hem de tokat yiye yiye. Benim için aþk diye bir þey yok artýk, hepsi yalan. Yorgiya

-Aþk yalan deðildir Seher, yapma...

Seher

-Yalandýr Yorgiya.. Hem de büyük bir yalan. Ben

bu manava evet dersem ne olacak biliyor musun? Seher dalgýn ve kederli bir yüzle konuþur. Seher

-Beni sevecek, hevesini aldýktan sonra çekip

Yorgiya

-Ne biliyorsun adamýn içini? Belki çok seviyor seni,

Seher

-Ben bu filmi çok gördüm Yorgiya. Gidecek. Ya

gidecek. belki hiç gitmeyecek? benden daha genç daha güzel bir kadýna aþýk olacak, yahut karýsý çoluk çocuðu düþecek aklýna. Mutlaka gidecek. Peki ben ne olacaðým o zaman? Ne geçecek elime?


28

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Aþk hikayesi dediðin budur Yorgiya. Sonu mutlaka kötü biter. Mutlaka. Yorgiya

-Ama... deðmez mi Seher?

Seher cevap vermez. 41. BEYOÐLU-GENEL-DIÞ/GÜN Kenan hýzlý adýmlarla yürümektedir. 42. BEYOÐLU'NDA BÝR PASTANE/DIÞ/GÜN Orta halli bir pastane-muhallebici tarzý bir dükkan. Kenan içeri girer. 43. BEYOÐLU'NDA BÝR PASTANE/ÝÇ/GÜN Çevresinde kadýn satýcýsý olarak bilinen Necip 25 yaþlarýnda yakýþýklý, iyi giyimli bir gençtir. Hafif sinirli görünmektedir. Tek baþýna bir masada oturur, elindeki bir zinciri çevirip durur. Kenan pastaneye girer, Necip'in oturduðu masaya gider.


29

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Kenan

-Selamlar...

Necip

-Nerde

kaldýn

oðlum?

Kaç

saattir

seni

bekliyorum... Hani Ayþe? Kenan'ýn yüzünde bir rahatsýzlýk. Bir süre konuþamaz. Kenan

-Olmadý be abi...

Necip

-Nasýl olmadý? Gelmem mi dedi? Ýstemiyor mu?

Kenan

-Ýstiyor da... getiremedim...

Necip

-Nasýl getiremedin kardeþim? Ne konuþtuk?

Barbutta küfeyle borçlanýrken böyle demiyordun ama. Hani o da býkmýþtý hayatýndan? Kenan

-Öyle ama... ne bileyim... Kýz kardeþim be Necip!

Necip

-Allah Allah! Pavyonda çalýþacak diye illa

Anlasana? adamlarýn koynuna girecek deðil ya. Ýstemezse paþa gönlü bilir. Konsomasyon neyimize yetmez? Alemi bilmiyor gibi konuþuyorsun. Kenan Necip'e bakar. Rahatsýzdýr. Kenan

-Sen olsaydýn... kýz kardeþini elinle götürür

müydün... Necip arkasýna yaslanýr. Dik dik Kenan'a bakar. Necip

-Býrak bu vicdan tercümesini Kenan, bana

sökmez. Zarý attýn, teke düþtün bir kere. Borcunu ödemezsen façaný bir bozarlar ki, nasýl oldu anlayamazsýn... Kenan mendilini çýkarýp alnýný siler. Çok sýkýþmýþ olduðu belli. Katina ile Yorgiya içeri girerler. Necip onlarý görünce ayaða kalkar.


30

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Necip

-Oooo, Hanfendiler, þeref verdiniz.

Katina ve Yorgiya Necip'in masasýna otururlar. Katina

-Þeref bulsak kendimize saklarýz güzelim. Sana

Necip

-Amma ters karýsýn Katina ha. Bir kere de tatlý söz

niye vereceðiz? etsen ölürsün deðil mi? Katina

-Tatlý söz edecek adamý bulsam esirgeyecek

deðilim, ederim. Kim bu çocuk? Kendine çýrak mý yetiþtiriyorsun? (Güler) Pek de genç. Necip utanmýþtýr, önüne bakar. Katina

-Ay utangaçmýþ da... Bir halt yapamaz bu Necip....

Yorgiya

-Bir keþkül söyle de, aðzýmýz tatlansýn.

Necip

-Tatlansýn anam. Söyleyelim hemen. (Katina'ya)

Katina dediydi dersin.

Hayrola? Ýþe mi çýktýnýz? Katina

-Bu saatte iþ mi olur? Akþamý ediyoruz iþte.

Karidesçinin evinde bir tüysüz oðlaný söðüþleyeceðiz Yorgiya'yla.. Katina abartýlý ve hatta acý bir neþeyle gülerken Necip'in giderek kýzardýðýný görürüz. 44. YORGÝYA'NIN SOKAÐI- DIÞ/GECE Yorgiya'nýn sokaðýndayýz. Akþam Olmuþ, evlerin ýþýklarý yanmýþtýr. BOD aðýz mýzýkasýný okþar, cebine koyarken çaldýðý þarkýyý mýrýldanýr. BOD

-Seni Leyla diye... sevdimdi... siyah gözlü kadýn.

BOD mendildeki bozuk paralarý avuçlayýp cebine atar, tek bacaðýna dayanarak kalkar, koltuk deðneklerini


31

Havada Bulut - Ayfer Tunç

alýr. Birkaç adým ilerisinde elektrik direðinin dibinde Bayram yere çömelmiþtir, sigara içmektedir. BOD deðneklerle yürür, Bayram'ýn önünde durur. BOD

-Aç açýna bu kadar sigara içme birader, ciðerlerine

yazýk. Bayram þaþýrýr, BOD bir iki adým atar, durur, Bayram'a döner. BOD

-Aþk güzel þeydir, ama bazen deðmez. Bana

sorarsan evine git. Ýnsanýn evi gibisi yoktur... Hadi eyvallah. BOD uzaklaþýr,Bayram arkasýndan arkasýndan bakar, sonra Seher'in penceresine gözlerini çevirir. Pencerede ýþýk yanmaktadýr. 45. YORGÝYA'NIN EVÝ-OTURMA ODASI-ÝÇ/GECE Marika masaya bir yýðýn kumaþ yýðmýþ, düðme dikmektedir. Radyoda güzel bir þarký çalar. Radyo -(Ses) Gülþen-i hüsnüne kimler varýyor... Kim ayaðýn öperek yalvarýyor... Birden bir gürültü olur, Gülizar'ýn sesi duyulur, Marika seslere kulak verir, Gülizar'ýn sesini duyar. Marika Marika uzun saplý süpürgeyi alýp tavana vurur.

-Gene baþladý yedi bela!


32

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Marika

-Yettin artýk canýma, yettin!

46. GÜLÝZAR'IN OTURMA ODASI-ÝÇ/GECE Gülizar zayýf, 45 yaþlarýnda bir adam olan dostu Hayri'yi iteklemektedir. Adam bir þeyler söylemeye çalýþýr, ama aðzýndan tam bir kelime çýkamaz. Gülizar sürekli üstüne gitmektedir. Gülizar

-Bir baltaya sap olamýycan mý sen? Kaçýncý iþ bu

kovulduðun? Ha? Kaçýncý? Hayri

-Gü.. Gülizar.. Bi dakka..

Gülizar

-Ne yiyicez, ne içicez? Hiç düþünmüyor musun?

Haftaya aybaþý, bakkala, manava nereden çýkarýp vericen borcunu? Gülizar adamýn suratýna tükürür, adam yüzünü korumaya çalýþýr. Gülizar

-Tüh senin kalýbýna! Erkeðim diye geçiniyorsun bir

Hayri

-Ama Gülizar, karýcýðým!

Gülizar

-Karýcýðým deme bana! Rezil herif! Karýcýðýn

de!

olaydým düþünürdün biraz, burnunu eðer çalýþýrdýn. Elalemin karýlarý yaðda balda yaþýyor, bi de benim halime bak. Gülizar adamý ite ite duvara dayar. Adam kaçar, Gülizar peþindedir. Gülizar

-Memlekette eþ dost býrakmadým seni iþe

koydurmak için. Önüme gelene aðzýmý eðdim, benim þu sümsüðün elinden tutun diye. Ýki paralýk adamlarýn ayaðýna kapandým sýrf sen bi baltaya sap ol diye. Olmadýn! olmadýn Allahýn belasý! Gene ne yaptýn da kovdular? Ha? Ne yaptýn? Yine biþey mi aþýrdýn? Mendebur herif? Ne zaman çalýþacaksýn sen? Ha? Ne zaman? Gülizar adamý yakalar, silkeler, Adamýn sýrtýna hýzlý hýzlý birkaç


33

Havada Bulut - Ayfer Tunç

yumruk atar. Adam kollarýný iki yana savurup döner, diklenir. Hayri

-Aaaa! Yettin ama! Çalýþmýyorum ulan!

Gülizar

-Ne dedin ne dedin?

Hayri

-Çalýþmýyorum dedim! Biraz da sen çalýþ bana

bak! Hayri bir koltuða gülünç bir edayla oturur, sigara yakar. Aslýnda Gülizar'dan korkmaktadýr, ellerinin titrediðini görürüz. Gülizar

-Üstüme iyilik saðlýk! Yanlýþ duydum herhalde!Seni

hem evimde oturtucam, hem de çalýþýp besliycem, öyle mi? Hayri

-Yetti artýk üzerime geldiðin! Canýmdan bezdim

Gülizar

-Öyle mii?

Hayri

-Öyle! Ben senin esirin miyim be? Çalýþ çalýþ çalýþ!

yahu!

Çalýþmýyorum anasýný satayým! Ýþine gelirse! Gülizar gelir adamý ensesinden yakalar, sürükleyerek oda kapýsýna doðru götürürken... Gülizar

-Gelmiyor Hayri Bey!

Gülizar'ýn kendinden emin ifadesi karþýsýnda Hayri geriler. Aðzýndan çýkana piþman olmuþtur bile. Gülizar

-Beyimiz çalýþmak istemiyormuþ, hay hay! Nasýl

istersen! O zaman kendine yatacak yer de bulursun! Hayri

-Gülizar bi dakka yalnýz!

Gülizar

-Bakalým sokakta kalmak nasýl oluyormuþ. El mi

yaman bey mi yaman?


34

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Hayri

-Gülizar ruhum, bi dakka öyle demek istemedim.

Gülizar

-Sürün köpek gibi de aklýn baþýna gelsin.

Hayri

-Çiçeðim, canýmýn içi beni yanlýþ anladýn!

Gülizar

-Yanlýþ manlýþ anlamadým. Bak bakalým bir daha

bu eve adým atabiliyor musun? 47. GÜLÝZAR'IN EVÝ-KAPI ÖNÜ-ÝÇ/GECE Gülizar adamý ensesinden tutmuþ, kapýyý açar, dýþarý çýkarýr. Hala atýþmaktadýrlar. Hayri

-Gülizar ruhum, yapma, bak piþman olursun!

Gülizar

-Evimde oturttuðum yetmiyor, bir de çalýþýp sana

bakacaðým ha? Verdiðim bütün emekler zehir zýkkým olsun! Hayri

-Sevda çiçeðim, bitanem, koma beni sokaklarda..

Gülizar

-Boyun posun devrilsin! Teneþirde paklan! Seni bir

lokma ekmeðe muhtaç göreyim inþallaaah! Hayri

-Nur yüzlüm, ben ettim sen etme, köpeðin olayým...

Bi an sinirlendim kafam bozuldu iþte... Gülizar

-Ne kafasý be? Sende kafa mý var bozulacak?

Defol git gözüm görmesin seni! Gülizar adamý merdivenlerden sürükleyerek indirirken... Gülizar

-Bana, yedi bela Gülizar'a posta koymak, çalýþ da

bana bak demek ne demekmiþ gör bakalým! 48. GÜLÝZAR(YORGÝYA) APARTMAN ÖNÜ-DIÞ/GÜN Gülizar apartman kapýsýndan Hayri'yi dýþarý atar. Giriþ katta oturan Marika cama çýkar. Diðer pencereler de açýlýr herkes manzarayý seyreder. Seher de cama çýkar, Bayram'ý görür. Marika

-Nooluyo Gülizar? Ne bu gürültü?

Gülizar

-Yok biþey Mari, iþine bak sen, gir içeri. (Adama)


35

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Seni bi daha buralarda görmeyeyim, fena yaparým ona göre. Hayri aðlamaya baþlamýþtýr, Gülizar'ýn ayaklarýna kapanmaya kalkar. Pencerelerde gülüþmeler... Hayri

-Ben sensiz nasýl yaþarým Gülizarým, kýyma bana

kurbanýn olayým! Gülizar adamý tekmeler. Gülizar

-Koltuða kýçýný yayýp da biraz da sen bana bak

derken düþünecektin. Hadi bakalým uðursuz itlerin dostu ol þimdi. Gülizar apartman kapýsýný güm diye kapatýr.Hayri kapýyý yumruklar. Hayri

-Gülizaaar, aç kapýyý Gülizaaar! Ben ettim sen

etme... Cevap gelmez, Hayri Marika'ya bakar. Hayri

-Þuna bir þey söyle Marika, gözünü seveyim.

Marika

-Ben girmem karý koca arasýna.

Hayri

-Gülizaaar! Piþmaným Gülizaaar!

Gülizar pencereye çýkar, baðýrýr. Gülizar

-Defol git dedim Hayri, kafana saksýyý yiyeceksin

bak. Marika pencerededir. Eðlenerek durumu izler. Hayri

-Marika yardým et ne olur. Karý çok kýzdý bu defa.

Marika

-Naaptýn gene azdýrdýn karýyý?


36

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Hayri

-Valla bir þey yapmadým Marika. Patron kafamý

bozdu, ben de diklendim. Marika

-Gene kapýya koydular desene. Bu kaçýncý?

Kadýnýn canýna yetti demek. Hadi. Git Bekir'in kahvesinde otur. Sabaha siniri geçer seninkinin. Döner gelirsin eve. Köpek havlamalarý duyulur. Hayri bariz þekilde korkar. Hayri

-Eyvah, mahallenin itleri döküldü sokaða. Marika

gözünü seveyim, beni sabaha kadar sakla. Marika

-Sen delisin? Seni evime alayým da Gülizar

çamuru sýçrasýn üstüme, benim dostumu nasýl evine alýrsýn diye. Hadi uðurlar olsun. Uðurlar olsun! Marika camý kapatýr, içeri girer. Köpek havlamalarý artar. Hayri korkar, sokaðýn baþýnda bir grup köpek görünür, Hayri yerden taþ aranýrken baðýrýr. Bir taþ bulur, atar. Hayri

-Hoþt! Hoþt ulan! Bir siz eksiktiniz baþýma. Hoþt!

Hayri köpeklerin havlamalarý artýnca koþarak sokaktan uzaklaþýr. 49. YORGÝYA'NIN EVÝ-OTURMA ODASI/ÝÇ/GÜN Marika manzarayý perdenin arkasýndan seyreder, içeri girer, güler. Duvardaki saat onu vurur. Marika Yorgiya'yý hatýrlar. Sert sert söylenir. Marika Kumaþ yýðýnýný kucaklayýp odadan çýkarken söylenmeye

-Saat oldu on! Küçük haným yok ortada!


37

Havada Bulut - Ayfer Tunç

devam eder. Marika

-Ah Yorgiya gözün kör olmasýn.. Sen böyle sokak

süpürgesiyken dülger seni alýr?

50. BAÞKA BÝR SOKAK/DIÞ/GECE Hayri arkasýna bakarak hýzlý adýmlarla yürür, bir köþebaþýnda iki kiþi Kenan'ý döver. Kenan karnýna yediði yumrukla yýðýlýr. 1.Adam

-Akýllanmayacak mýsýn oðlum sen? Öde borcunu

paþa paþa diyoruz deðil mi? Kenan

-Ödeyeceðim.. valla billa ödeyeceðim...

1.Adam

-Ýstersen ödeme. (2.Adama) Hadi yürü, gidelim.

2.Adam Kenan'a tekme atar. 2.Adam

-Hadi eyvallah. Façaný bozduk biraz, kusura

bakma.. Kenan arkalarýndan bakar, sonra zorlukla kalkar, yürür. 51. YORGÝYA'NIN SOKAÐI/DIÞ/GECE Bayram her zamanki yerinde yere çömelmiþ sigara içer. Hayri köpeklerden kurtulmuþtur, sokaða tekrar gelir. Pencerenin önünde durup baðýrýr. Hayri

-Gülizaaar! Aç kapýyý kurbanýn olayým! Gülizaaar!

Gülizar pencereyi açar, Gülizar

-Sana kapýmýn önünden geçme demedim mi ulan


38

Havada Bulut - Ayfer Tunç

ben? Gülizar Hayri'ye bir saksý fýrlatýr. Hayri

-Gülizaar! Etme, eyleme... Ruhum, biriciðim...

Saksý yere düþüp parçalanýr. Tekrar köpek sesleri duyulur. Hayri etrafýna bakýnýr. Sonra pencereye bakarak Gülizar'a söylenir. Hayri

-Manyak karý! Nedir ulan senden çektiðim?

Hayri hýzlý adýmlarla yürür. Bayram oturduðu yerden Hayri'yi izlemektedir. O sýrada Seher'in evinin önüne bir taksi yanaþýr, Seher apartmandan çýkar, üzerinde pavyon kýyafeti vardýr, taksiye biner. Bayram gözleriyle takip eder. Sonra taksinin ardýndan hýzlý hýzlý yürümeye baþlar. 52. KARÝDESÇÝNÝN EVÝ-OTURMA ODASI/ÝÇ/GECE Küçük bir evin bakýmsýz bir odasý. Ortadaki masada envai çeþit meze vardýr. Etrafýnda Sofiya, Karidesçi, Ýstepan, Yorgiya, Katina ve Sofiya Müþteri olarak anacaðýmýz müþteri vardýr. Katina ile Yorgiya cümbüþ çalan Ýstepan'a eþlik ederek þarký söylerler. Ýstepan

-(Þarký söyler) Benzemez kimse sana, tavrýna

hayran olayým... 20-22 yaþlarýnda ama kendini çok görmüþ geçirmiþ zanneden, cakalý genç bir adam (Sofiya Müþteri) zil


39

Havada Bulut - Ayfer Tunç

zurna sarhoþtur. Müzikten hoþlanmamýþtýr. Sofiya Müþ

-Yok mu birader þöyle neþeli bir þeyler? Ne bu

böyle gýy gýy gýy.. Ýçim kýyýldý yahu? Ýstepan çaldýðý þarkýyý deðiþtirir. Suratý da hafiften asýlýr. Ýstepan

-Odasýna girdim fincan elinde, saatin kordonu ince

belinde, belinde... Sofiya Müþ. Hoþlanmýþtýr, sarhoþ bir edayla þarkýya katýlýr, iyice aðzý yayýlýr. Sofiya Müþ.

-Hah, þimdi oldu. Belinde aman aman... Kaþlarý

keman. Katina ve Sofiya da þarkýya katýlýrlar. Katina hafiften oturduðu yerde danseder. Sofiya açýktan dans ederek yerinden kalkar. Katina

-Oooh, gözleri yamaaan!

Sofiya Müþ. Kadehini kaldýrýr. Sofiya Müþ.

-Hadi þerefinize! Ohooo! Aðýr gidiyoruz!

13-14 yaþlarýnda bir çocuk olan Aleko pencerenin önündeki divanda uyuyakalmýþtýr. Sofiya dans ederek çocuðun yanýna gider, üzerine bir ceket örter. Sofiya Müþ. iyice coþmuþtur. Sofiya Müþ.

-Adalardan bir yar gelir bizlereyi çal. Hadi.


40

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ýstepan hemen ona geçer. Karidesçi, Katina, Sofiya Müþ ve Sofiya kadeh kaldýrmýþlardýr, tam bir coþku havasý vardýr. Katina ile Yorgiya bakýþýrlar, müþterinin aþýrý sarhoþluðuna býyýk altýndan gülümserler. Katina müþterinin kadehini doldurur. Katina

-Hadi aslaným, yarasýn! Oh! Ýç iç iç!

Genç Müþteri cakalý bir edayla kadehi alýr, bir dikiþte içer. Sofiya müþteriye çaktýrmadan dolu raký þiþesini kaldýrýr. Ortada bir de boþ þiþe vardýr. Katina

-Görüyor musun Sofiya beyefendiyi, dikiyor kadehi

bana mýsýn demiyor. Ýþte içtin mi böyle içeceksin. Sofiya Müþ.

-Bana mýsýn demem ben, iyi içerim. Doldur!


41

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Sofiya

-Aaa, rakýmýz bitmiþ gene. Ne oldu bu kadar raký?

Sofiya Müþ.

-Ýçiyoruz ki bitiyor Sofiya haným, yenisini aldýralým,

gönder çocuðu. Gitsin iki büyük alsýn gelsin. Yorgiya

-(Abartýlý) Maþþallah. Onu da içersiniz siz.

Sofiya Müþ.

-Evelallah, içeriz!

Karidesçi ile Sofiya göz göze gelirler, memnun. Müþteri Yorgiya'yý yanaðýndan öper. Yorgiya'ya yýlýþýr. Sofiya Müþ.

-Ne zaman geçeceðiz içeri güzelim?

Yorgiya

-Daha erkendir, havamda deðilim.

Sofiya Müþ.

-Uzatma ama... Hadi söyle þu Sofiya karýsýna da

Yorgiya

-Acele etme, ben vaktini bilirim...

savsýn milleti.

Yorgiya kýkýrdar. Sofiya araya girer. Sofiya

-Tuzlu balýk da istersiniz beyim?

Sofiya Müþ.

-Onu da mý bitirdik? Demin tabak doluydu..

Sofiya

-Gýrtlak var sizde maþallah, ne koysak gidiyor.

Biraz para verseniz de çocuðu göndersem... Sofiya Müþ.

-Verelim verelim. Çocuða söyle, kendine de helva

Sofiya

-Baþüstüne beyefendicim.

melva alsýn.

Sofiya Müþ. cebinden bir deste para çýkarýr. Ýçinden yüklü bir miktar Sofiya'ya verir. Sofiya

-Hemen geliyor rakýlar.

Katina Yorgiya'yý dürter, adamla alay edercesine kýkýrdaþýrlar. Sofiya çocuðun yanýna gider. Dürter, çocuk uyanýr, bakar.


42

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Sofiya

-Alekimu, git içerde yat kuzucuðum, zannetsin þu

budala sen raký almaya gittin. Çocuk uykulu gözlerle kalkar. Odadan çýkar. Sofiya Müþ. Ýyice sarhoþtur.

53. PAVYON ÖNÜ/DIÞ/GECE Bayram pavyonun kapýsýnda durur, bir süre dikilir. Sonraki bölümlerde de zaman zaman göreceðimiz Kudret'le selamlaþýr. Kudret 35 yaþlarýnda, iri yapýlý bir adamdýr. Bayram

-Merhaba.. Seher haným... içerde mi?

Kudret biraz alaycý ifadeyle Bayram'ý süzer. Kudret

-Ýçerde... de, Seher haným sana büyük gelir be

arkadaþým... Bayram ters ters Kudret'e bakar, içeri girer. Kudret arkasýndan konuþur. Kudret

-Sen bilirsin.

54. PAVYON-SALON-ÝÇ/GECE 1940'larýn sonunda orta sýnýf bir pavyon. Localarda oturanlar, pistte þarký söyleyen bir kadýn... Bayram biraz çekingen bir ifadeyle içeri girer. Bir garson ona selam verir, dipte bir masaya oturur. Az sonra Seher'i görür. Seher elinde aðýzlýklý bir sigara, çekici


43

Havada Bulut - Ayfer Tunç

bir biçimde ortada dolaþmaktadýr, Bayram'ý görür, bir süre ona dikkatle bakar. Bayram'ýn bakýþlarýnda tutku vardýr. 55. KARÝDESÇÝNÝN EVÝNÝN ÖNÜ/DIÞ/GECE Evin ýþýklarý yanmaktadýr. Müzik sesi sokaða taþar. 56. KARÝDESÇÝNÝN EVÝ/ÝÇ/GECE Müþteri her an sýzacak gibidir. Gözleri kaymýþ, boþluða bakmaktadýr. Oysa diðerleri hiç sarhoþ deðildir. Ýstepan çýlgýnca cümbüþ çalmaktadýr. Ýstepan, Katina, Yorgiya ve Sofiya þarký söylemekte, müþterinin sarhoþluðunu daha da azdýrmaya çalýþmaktadýrlar. Hepsi

-(Þarký söyler) Erkilet güzeli baðlar bozuyor

amanýn aman ben yandým aman. Sofiya Müþ. Birden sýzar, baþý masaya düþer, meze tabaðýnýn içine girer. Ýstepan susacak gibi olur. Sofiya

-Devam et! Devam et!

Ýstepan çýlgýnca çalmaya devam eder. Yorgiya ve Katina kahkaha atmaktadýrlar. Az sonra müþterinin horladýðý duyulur. Sofiya ve kýzlar susarlar. Ýstepan hala çalmaktadýr. Sofiya

-Kes þunu Ýstepan, kafamýz þiþti.

Ýstepan

-Bi dersiniz çal, bi dersiniz dur, anlamadým gitti...

Ýstepan çalmayý keser, bir sessizlik olur, herkes yorulmuþtur.


44

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Katina

-Oh! Çok þükür!

Karidesçi Müþterinin baþýný masadan kaldýrýr, arkasýna yaslar. Müþteri tam anlamýyla sýzmýþtýr, horlayarak uyumaktadýr. Katina, Yorgiya ve Sofiya gülüþürler. Karidesçi adamýn ceketinin iç cebinden cüzdanýný çýkarýr. Hepsi dikkatle bakarlar. Karidesçi paralarý çýkarýr. Az bulur. Karidesçi

- Budur hepsi? Fukara çýktý bu be!

Sofiya

-Olsun, daha ne istiyorsun? (Kýzlara) Açgözlü bu

benim adam. Kuruþuna kadar alýyor parayý. Olmaz öyle, adam ne namuslu yer desin. Zil zurna sarhoþtum ama param duruyor yerinde. Karidesçi

-Götürüp yatýrayým içeriye? Zannetsin geceyi

güzel Yorgiya ile geçirdim... Sofiya

-Býrak uðraþma. Atýveririz þu divanýn üstüne.

Yorgiya

-Ya sabah uyanýnca ne olacak Sofiya? Derse ki

ben anlamam, Yorgiya'yý isterim? Yoksa verin paramý geri? Sofiya

-Sanki ilk defa olacak Yorgiya! Tuhafsýn. Hep ne

diyoruz? Tren kaçtý. Kim dedi sana küp gibi iç? Hepsi birden gülüþürler. Müþteri hala horlamaktadýr. Katina

-(Karidesçi'ye) E hadi? Ver paramýzý da gidelim

artýk.. Karidesçi cüzdandaki parayý çýkarýr, Katina'ya, Yorgiya'ya, Ýstepan'a ve kendine paylaþtýrýr. Karidesçi Ýstepan

-Bu senin Ýstepan. -Eyvallah.

Karidesçi

-Al bakalým Katina. (Yorgiya'ya), bu da senin.

Katina

-Sana ne kaldý, göster hele.


45

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Katina Karidesçinin elindeki paraya bakar. Katina

-Ýyi, yarýsýný Sofiya'ya ver.

Karidesçi

-Sana ne Sofiya'dan? Sen aldýn paraný.

Sofiya

-Doðru diyor, ver bana da.

Karidesçi

-Ha senin paran ha benim Sofiyam, ikimizindir bu.

Sofiya

-Öyle deðildir iþte. Pabuç alacam ben.

Karidesçi Sofiya'ya da para verir. Karidesçi

-Ýyi. Al bakalým.

Karidesçi adamýn cüzdanýnda bir miktar para kalmasýna dikkat eder, sonra cüzdaný ceketin cebine sokar. Sonra herifi kucaklar. Katina ile Yorgiya paralarýný koyunlarýna sokarlar, kalkarlar. Katina

-Hadi bize müsaade...

57. YORGÝYA'NIN SOKAÐI-GENEL/DIÞ/GECE Sokakta ýþýklarýn çoðu sönmüþtür. Sokak lambalarý yanar. Gülizar'ýn dostunun kaçtýðý köpekler bir köþede kümelenmiþtir. Seher'in sönük olan ýþýðý yanar. 58. SEHER'ÝN EVÝ-SALON-ÝÇ/GECE Seher yorgun bir yüzle ayakkabýlarýný çýkartýr,aynaya gider, yüzüne dikkatle bakar.


Havada Bulut - Ayfer Tunç

59. BAYRAM'IN OTELDEKÝ ODASI-ÝÇ/GECE Bayram'ýn kaldýðý kötü, ucuz bir otel odasý. Bir demir karyola, bir lavabo. Bayram içeri girer, kendini sýrtüstü yataða atar, elinde sigara vardýr. 60. BURGAZADA-GENEL/DIÞ/GÜN Adada çoktan sabah olmuþ. 61. MAHALLE KAHVESÝ-DIÞ/GÜN Zülfikar elinde çay tepsisiyle çýkar, kahvenin önünde oturmakta olan birkaç müþteriye çay daðýtýrken Ayþe'nin gelmekte olduðunu görür. Ayþe'nin elindeki filede ekmek, birtakým paketler ve patates vardýr. Zülfikar etrafa belli etmemeye çalýþarak Ayþe'yi izler. Ayþe'nin yükü aðýrdýr, o da Zülfikar'a kaçamak bakarak kahveye doðru yürür. Tam kahvenin önünde file delinir ve

46


47

Havada Bulut - Ayfer Tunç

patatesler ardý ardýna paketten dökülür, daðýlýr. Ayþe telaþlanýr, her birini toplayayým derken filedeki diðer þeyler de delikten dökülür. Ayþe

-Allah kahretsin! Bir bu eksikti!

Zülfikar yetiþir, patatesleri toplamaya yardým eder. Zülfikar'ýn Ayþe'ye bariz ilgisi vardýr. Zülfikar

-Delindi mi?

Ayþe

-Þu hale bak! Nasýl götüreceðim þimdi bunlarý?

Ayþe fileden dökülenleri toplamaya çalýþýr, Zülfikar'ýn elinde üç beþ patates vardýr. Ayþe ve Zülfikar ne yapacaklarýný bilemezler. Zülfikar

-Dur ben bir þey getireyim.

Ayþe

-Boþver, þöyle koluma alýrým.

Zülfikar

-Olur mu öyle, taþýnmaz.

Zülfikar kahveye döner, çay boþlarýný toplayan çýraða seslenir. Zülfikar

-Yadigar! Çekmecede file olacak, getir çabuk.

Yadigar pek anlamamýþ gibi bakar. Zülfikar

-File oðlum file! getirsene?

Yadigar içeri girer, Zülfikar ile Ayþe karþý karþýya kalýrlar. Zülfikar

-Çarþýdan mý sabah sabah?


48

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ayþe

-Nerden olacak baþka?

Ayþe sinirlidir, Zülfikar bir þey söylemek ister gibi Ayþe'ye bakar, ama Ayþe mutsuz ve gergin yüzünü çevirir. Zülfikar

-Bir çay içer misin?..

Ayþe

-Saðol. Evde var.

Zülfikar

-(Kýrýlýr) Evde yok demedim ki...

Ayþe sert çýkýþýndan piþman olur. Ayþe

-Hayýr yani, kahvaltý hazýr, babam bekler..

Zülfikar

-Ha, tamam.

Yadigar fileyi getirir. Yadigar

-Bunu buldum.

Zülfikar fileyi alýr, Ayþe'yle birlikte patatesleri ve diðerlerini koyarken elleri birbirine deðer, bir an bakýþýrlar. Ayþe

-Saðol. Babamla gönderirim fileni.

Zülfikar

-Lüzum yok.. Kalsýn..

Ayþe

-Ýyi günler..

Zülfikar

-Sana da.

Ayþe giderken Zülfikar arkasýndan bakar. Ayþe dönüp baksýn diye bekler, ama Ayþe hýzlý hýzlý yürür. 62. KA'NIN EVÝ-DIÞ/GÜN Ka kapýyý açar, çýkar. Köpeði fýrlar, birlikte yürümeye baþlarlar. 63. KA'NIN EVÝ-ÝÇ/GÜN Ka'nýn odasý. Az eþyalý, ama canlý bir ev.


49

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Bir köþede bir yatak, bir kitaplýk, çalýþma masasý. Masanýn üstünde çalýþma lambasý, kaðýtlar. Kaðýtlara yaklaþýrýz. Birtakým metinler. "Sonra Seher'in evinin ýþýðý gecenin içinde yalnýz bir ateþböceði gibi yandý..." filan gibi bir cümle görürüz. 64. BALIKÇI BARINAÐI/DIÞ/GÜN Adanýn balýkçýlarý çalýþýyorlar. Aðlarý tamir edenler, sandallara bakanlar, teknelere kasa yükleyenler, oltalarý elden geçirenler... Barýnakta bir faaliyet var. Kendi aralarýnda kýsaca konuþuyorlar. Tahir'in martýsý direkte, Tahir altýnda çalýþýyor. Olta kutusunu çýkarmýþ, malzemelerini temizliyor. Martýyla konuþur. Tahir

-Kýsmetsiz doðmuþum demeyeceksin. Kýsmetinin

kýymetini bileceksin. Misal bu balýkçýlarý al. Eli boþ geldiler miydi denizden, suratlar bir karýþ hepsinde. Varma yanlarýna. Haksýzlar demem haklýlar, kör boðaz doymak ister. Ama bak þu deniz, kýsmetin ta kendisidir. Aþktýr bu be aþk! Elim bir gün suyuna deðmese hasta olur yatarým. Ýçi balýk yemi dolu kovaya gider, oradan bir avuç balýk artýðý alýr, martýnýn yiyebileceði bir yere koyar. Tahir

-Misal seni alalým. Ha? Ben senin kýsmetin deðil

miyim ulan, kerata! Ekmek elden su gölden! Oh! Ye ye afiyet olsun. Ka'yý görürüz, yanýnda köpeðiyle balýkçýlarýn arasýna karýþmýþtýr. Tahir'e doðru yürür. Tahir

-Ah ulan dünyada kuþ olmak vardý... Daha iyisi

senin gibi bir martý olmak vardý. Cihan kanatlarýnýn altýnda...


50

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ka Tahir'in yanýna gelir Ka

-Kolay gelsin Tahir, balýða mý?

Tahir

-Oo aðabey, hoþ geldin... Balýða ya, çifte çubuða

Ka

-Doðru... Ne çýkar bugün?

Tahir

-Karagöze niyetliyiz ama kýsmet... (Martýya)

gidecek deðiliz a.

doydun mu kerata? Martý uçar, Tahir'in etrafýnda birkaç kez döner, uzaklaþýr. Tahir

-Gördün mü aðabey, teþekkür ediyor. (Martýya)

fazla uzaklaþma, akþama ziyafet var.. Ka

-Gelir mi akþama?

Tahir

-Hiç þaþmaz. Gelir, gün batmadan.

Ka

-Martýyla konuþuyor diyorlar senin için...

Tahir

-Doðru. Senin için de köpeðiyle konuþuyor diyorlar.

Ka

-(Güler) Doðru...

Ýki adam birbirlerini anlayarak bakýþýrlar, gülümserler. Tahir

-Halden anlýyor bu hayvan. Baþka türlüdür.

Ötekiler gibi gak gak baðýrmaz. Ben denizdeysem bir kayanýn tepesine çýkar, oradan beni gözler. Sanki kayýk alabora olsa, tutacak beni ensemden kýyýya getirecek. Keyifsizsem yanýma sokulmaz. Keyifliysem gelir sandalýn kýçýna oturur... Hava bozuk gitse de üç gün balýða çýkmasam tenezzül edip de çöp mavnalarýna gitmez. Beni bekler aç açýna... Ka

-Neden? Tembellikten mi, þairlikten mi?

Tahir

-Orasýný sen bilirsin aðabey. Sen söyle.

Ka

-Her canlý karný doysun ister. Ama senin martý,

senin elinden yemek için aç bekler. Bu, basitçe yaþamaktan daha büyük bir þey bana kalýrsa Tahir. Tahir

-Doðru diyorsun aðabey. Ne ben onsuz yapabilirim


51

Havada Bulut - Ayfer Tunç

ne o bensiz yapabilir. Bu acayip bir þey. Ka

-Acayip deðil Tahir, buna sevgiyle yaþamak denir.

Denizde bir kabarma olur. Ka'nýn gözlerinde bir yaþama sevinci, martý uzaklaþýr. 65. ADADA ÇARÞI ÝÇÝ/DIÞ/GÜN Ka bir dükkandan çýkmýþtýr, elinde iki zarf vardýr. 66. ÇARÞIDA BÝR KAHVE-DIÞ/GÜN Ka elinde zarflarla kahvenin önündeki masaya oturur. Ceketinin cebinden dörde katladýðý birtakým kaðýtlarý çýkarýr, zarflara koyar. Zarflarýn birinin üstüne Yeditepe Mecmuasý, diðerine de adý okunmayan bir þeyler yazar, zarflarý kapatýr. 67. MAHALLE KAHVESÝ/DIÞ/GÜN Kahvede postacý yine orta masaya yerleþmiþtir, bir yandan çay içer bir yandan konuþur. Zülfikar içeri girip çýkar, tespihli adam, 1. ve 2.adalý, baþkalarý kahvededir. Postacý

-Yazýyor da yazýyor birader. Dün çamlýkta gördüm,

aðacýn altýna yüzüstü uzanmýþ, mektep çocuðu gibi dikmiþ bacaklarýný havaya, yazýyor. Ses etmedim. Usulcacýk geçtim yanýndan. Tespihli adam -Soraydýn ya, ne yazýyorsun bu kadar diye. Hayýr mý þer mi... Zülfikar

-Niye sorsun? Sormamýþ iyi yapmýþ. Ona ne?

Postacý

-Vardýr bi bildiði de, yazýyordur dedim.

Tespihli adam -Köpeðiyle de bildiðinden mi konuþuyor? Delinin teki.. Zülfikar

-Köpek ayrý mesele. Sen ömründe bir hayvana bir

lokma ekmek mi verdin, nereden bileceksin hayvan halden anlar mý, anlamaz mý? Tespihli adam -Niye bilmeyeceðim, kümesim tavuk dolu. Postacý

-Misale bak þimdi. Tavuk!


52

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Zülfikar

-Yapma beyamca, kümesindeki tavuklarý kesip

yemiyor musun? Tespihli adam -Ya niye besleyeceðim tavuðu? Postacý

-Hah! Aðzýnla yakalandýn! Bu hayvan sevgisi deðil

iþte. Bu gýrtlak sevgisi gýrtlak! Zülfikar ile postacý gülüþürler. 68. KAMÝL AÐANIN EVÝNÝN BAHÇESÝ- DIÞ/GÜN Bahçedeki masada kahvaltý masasý durmakta, kahvaltý edilmiþtir. File bir iskemlenin üstünde durur. Kamil aða atlarýn ayaklarýný kontrol eder, arabaya baðlandýklarý noktaya bakar. Kenan da hayvanlarýn yem torbalarýný arabaya koyarken Ayþe onlarý yanlarýnda izler. Ayþe ile Kenan bakýþýrlar. Anlamlý bir bakýþma. Kamil aða

-Ýstanbul'dan zerzevat gelecek manav Muhittin'e,

sen al arabayý da iskeleye git. Ben de yukarý inþaatta çalýþayým gündeliðe... Kenan

-Yok baba, ben bugün Mühendis Ahmet beyin

bahçesinde çalýþacaðým.. Kenan ile Ayþe bakýþýrlar, Kenan kardeþine göz kýrpar. Kamil aða

-(Þaþýrýr) Hayýrdýr?

Kenan

-On dönüm yer bellenecekmiþ, adam arýyorlarmýþ.

Dimitri gelir misin dedi, gelirim dedim. Kamil aða

-Aferin, elin bir iþ tutacak demek. Kafaný çalýþtýr da

Mühendis Ahmet beye kapýlan. Deryada kum onda para, iþi hiç bitmez. Çalýþýr adam olursun belki. Kenan Ayþe babasýnýn deri yeleðini

-Tamam baba, merak etme.


53

Havada Bulut - Ayfer Tunç

elinde tutmaktadýr. Sýkýntýlý bir yüzle babasýnýn yeleðini giymesini bekler. Kamil aða

-Ver kýzým.

Ayþe babasýna yeleðini giydirir. Kamil aða

-Ahýrý

adamakýllý

temizle.

Pisliði

öylece

býrakýyorsun. Hayvanlarýn yanýna varýlmýyor kokudan. Kürekle iyice topla tezeði, yýð bi kenara. Mühendis Ahmet beyin bahçesine lazým olur belki, götürürüz, birkaç kuruþ verir. Ayþe'nin yüzünde nefretle karýþýk alaycý bir ifade. Ayþe

-Olur baba, atlarýn pisliðini bir köþeye yýðarým.

Kamil aða

-Akþama da bir tarhana piþir sýcak sýcak içelim.

Bak aðabeyinin de caný çýkacak bütün gün. Ayþe

-Olur baba, piþiririm.

Kamil aða oðlunun çalýþacak olmasýndan mutlu, gülümser, arabaya biner. Kamil aða

-Sebat et oðlum, hemen yoruldum, sýkýldým, benim

ne iþim var burda deyip býrakma iþini. Mühendisin bahçesinde iþ buldun, bir günlük olmasýna bakma. Çalýþ! Bakarsýn hepten adamý olmuþsun, otur Allahýna þükret! Senin akranlarýn o bahçenin kapýsýndan geçemiyor. Kazandýðýna üç kuruþ deme, çok þükür de. Bu da sana baba nasihati olsun. Hadi Allah iþini rast getirsin. Deeh! Kamil aða atlarý kýrbaçlar arabayla bahçeden çýkar. Kenan ile Ayþe kalýrlar. Kenan babasýnýn arkasýndan söylenir. Kenan

-Hale bak! Pedere kalsa, Mühendis Ahmet Beyin

uþaðý olduk diye sevincimizden göbek atacaðýz!


54

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ayþe

-Aman býrak þimdi Ahmet beyi mahmet beyi.. Ne

zaman gidiyoruz onu söyle sen. Kenan

-Benim çarþýda biraz iþim var. Öðlen vapuruna

bineriz. Sen de eþyalarýný topla bu arada. Ayþe

-Ben çoktan hazýrladým valizimi. Sabaha kadar

uyudum mu sanýyorsun? Gözüme uyku girmedi. Ayþe'nin çok heyecanlý olduðu bellidir. Biraz tedirgin davranýr. Kenan duraksar. Kenan

-Ayþe..

Ayþe

-Ne var?

Kenan

-Ýyice düþündün mü? Bak geri dönüþü yok bunun...

Ayþe

-(Sinirli) Abi insaný delirtme Allah aþkýna. Ya ne

çýkarsa bahtýma deyip Ýstanbul'a gideceðim yahut ahýra girip at pisliði temizleyeceðim. Hayýr... Ben artýk ahýra girmek istemiyorum. Ayþe kararlý bir yüzle bakar. 69. ADADA KAYALIKLAR/DIÞ/GÜN Postacýnýn elinde Ka'nýn zarflarý vardýr. Bir köþeye sinmiþ, etrafýna bakýnýr. Yüzünde samimi, çocuksu bir merak. Sanki yanýnda biri varmýþ gibi kendi kendine konuþur. Postacý

-Ayýp

ediyoruz yahu.. Çok ayýp ediyoruz... Ama

insan

duramýyor.

Merakýna

yeniliyor iþte. Postacý etrafýna bir göz atýp zarfý okur. Postacý

-

Gazete idarehanesine... insan gazete


55

Havada Bulut - Ayfer Tunç

idarehanesine ne yazar? Kimi þikayet etti bizim kaçýk köpekli. Dur bakalým. Postacý zarfý açar, kaðýtlarý çýkarýr, en üstteki kaðýdý açar, aksayarak, düz bir sesle okur. Postacý

-Muhterem efendim, size hikaye müsabakanýza

iþtirak etmek üzere þu naçiz hikayemi gönderiyorum. Beðenirseniz neþrini rica eder, saygýlarýmý sunarým. Elindekini okuduktan sonra duraksar, sonra kaðýtlarý okumaya baþlar. Postacý

-Havada Bulut... Bir zamanlar deli gibi aþýktým.

Bana hak verin. Ýnsan ona nasýl aþýk olmaz? (Kendi kendine konuþur) Allah allah.. Kim ki bu? (Okur) Denizaþýrý bir köyde otururdum. (Konuþur) Haa, burayý demiyor. Eski dalga demek. Dur bakalým... (Okur) Her akþam beraber dönerdik. Ne yalan söyleyeyim, benim aþkým tuhaftýr. Halbuki böyle olmamalýdýr. Ýnsan yýldýrýmla vurulmuþ gibi aþýk olmalý, (konuþur) doðru diyor... (okur) sonra muvaffak olmak için bir þeyler icat etmelidir. (Konuþur) Nasýl yani? (Okur) Bu nevi aþký çok severim. Ama bir türlü de olamam. Postacý okumaya devam ederken sesi yavaþlar, kamera giderek postacýdan uzaklaþýr, sesi ve görüntüyü kaybederiz, sonra tekrar döneriz. Postacý kendi kendine konuþmaya devam eder, yüzünde hem tatmin edilmiþ bir merak hem de çocuksu bir utanç vardýr. Postacý misal. Aþkolsun! Postacý kaðýtlarý düzeltip tekrar zarfa koyarken parmak izleri býrakýr.

-Vallahi güzel, bir gazete neþretse ben okurum,


56

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Postacý

-Hadi inþallah!.. Bizim adanýn deli köpeklisi alsýn

mükafatý. Zarfý yalar, ama zarf tam yapýþmaz. Postacý

-Zarfý da berbat ettik...

Postacý zarflarý çantasýna koyar, kalkar. 70. STELYO'NUN EVÝNÝN ÖNÜ-DIÞ/GÜN Harap bir evi dýþardan görürüz. 71. STELYO'NUN EVÝ-ÝÇ/GÜN Trifon hastadýr, elindeki gazete kesiðini görürüz. Bu, çocuðun yapmak istediði yelkenli bir geminin resmidir. Stelyo çocuðun yanýna gelir. Evi görürüz. Çok yoksul, eþyalarý kýrýk dökük bir evdir. Stelyo çocuðun üstünü çýkarýr, aþaðýdaki konuþma boyunca fanilasýný deðiþtirir, kazak giydirir, yataðýna yatýrýr, üstünü


57

Havada Bulut - Ayfer Tunç

örter. Trifon arada öksürmektedir. Stelyo

-Hadi civaným, giy bakalým þunu. Aferin.

Trifon elindeki gazete kesiðini gösterir. Trifon

-Bu geminin de kaptaný var mýdýr dede?

Stelyo

-Her geminin kaptaný vardýr, kuzucuðum.

Trifon

-Ben büyüyünce kaptan olucam. Trifon Kaptan!

Stelyo

-Tabii olucan aslaným, tabii olucan. Hadi þimdi de

kazaðýný giy bakayým. Aferin. Trifon

-Bütün gemilerin yelkenleri beyaz mýdýr peki?

Stelyo

-Beyazdýr ya...

Stelyo çocuðu sevgiyle öper, arkasýna yastýk koyar. Sonra kalkýp masanýn üstünde duran çorbayý alýr, gelir. Stelyo

-Hadi bakalým Trifon kaptan, þimdi çorbaný iç.

Trifon

-Dede.. paramýz olunca bana pusula alsana...

Pusulasýz kaptan olmazmýþ. Stelyo

-Olur kuzucuðum, alýrým. Þimdi aç bakayým

aðzýný... Stelyo çocuða bir kaþýk çorba içirir. Çocuk çorbayý içer, sonra yatakta doðrulur. Trifon

-Kalkmam lazým.. Gemimi yetiþtiremem sonra.

Stelyo

-Olmaz kuzucuðum, sen hele bir çorbaný iç,

adamakýllý terle, iyileþ, sonra. Stelyo çocuða yine çorba içirir. Stelyo

-Bak okula da gidemedin bu kýþ. Paramýz olunca

kitap defter alalým, okuma yazma çalýþalým olur mu?


58

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Trifon

-Olur... Doydum dede. Ýçmiycem artýk.

Stelyo

-Dedeni sevmiyorsun öyleyse..

Trifon

-Seviyorum!

Stelyo

-O zaman çorbaný bitir. Bak bir kaþýk kaldý.

Stelyo Trifon'a bir kaþýk daha çorba içirir. Kapý açýlýr, içeri Kadir girer. Yanlarýna gelir. Kadir

-Selamünaleyküm baba. Ne haber Trifon?

Kadir Trifon'un saçlarýný karýþtýrýr. Stelyo

-Aleykümselam Kadir. Hoþ geldin. Geç otur.

Kadir

-Yok baba, hiç kalmayayým, barýnakta bakýndým

Stelyo

-Trifon biraz hasta da. Çýkamadým.

Kadir

-Geçmiþ olsun, neyin var kerata? Yine dað bayýr

sana yoktun.

koþtun mu? (Stelyo'ya) Senin çaparý almaya geldim, lazým deðilse. Stelyo

-Kapýnýn önünde, sandýðýn içinde, geçerken al.

Kadir

-Yarýn sabah dülgere çýkýcaz, hazýrlan. Dülger

mereti sana bayýlýyor. Geçen günkünü meydandaki lokantaya ikibuçuða okuttum. Stelyo Trifon'a bakar. Stelyo

-Trifon iyi olursa gelirim. Ateþi var çok.

Kadir Trifon'a bakar. Yüzünde bir acýma ve çaresizlik vardýr, ama toparlanýr. Kadir

-O paþa çocuk dedesi, akþama bir þeyciði kalmaz.

Deðil mi lan, Trifon? Daha gemi yapacak kalkacak da. Trifon Stelyo ile Kadir bakýþýrlar.

-Ben iyiyim dede, sen git.


59

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Kadir

-Baba, sen gelme. Bak çocuða. Ne tutarsak hakkýn

baki, biliyorsun.

72. ÝSKELE/DIÞ/GÜN Ýskelede bir hareket vardýr, gemi yanaþýrken yolcular kýpýrdanýr. Kenan ile Ayþe iskelede, vapura binecekler. Ayþe'nin baþýnda bir baþörtüsü, üstünde basit bir elbise. 73. ADANIN ÇARÞISI/DIÞ/GÜN Ka yanýnda köpeðiyle hýzlý hýzlý yürür. Ýstanbul'a gidecek, düzgün giyinmiþ. 74. ÝSKELE-BAÞKA AÇIDAN/DIÞ/GÜN Postacý iskeleye doðru yürür, terlemiþ, kocaman bir çantayý taþýr omzunda. Ka ile karþýlaþýrlar. Postacý'nýn yüzünden bir an utanç dolu bir ifade geçer. Ka

-Seni gördüðüm iyi oldu, oh, postayý daha

vermemiþsin gemiye. Postacý yakalanmýþ bir yüzle, tedirgin konuþur. Ka

-Benim zarflarý alayým, Ýstanbul'a geçiyorum,

kendim götüreyim adreslerine dedim. Postacý ne diyeceðini bilemez, ama kararlý olmaya çalýþýr. Postacý

-Olmaz birader! Postaya verilen mektup geri


60

Havada Bulut - Ayfer Tunç

alýnmaz! Ka

-Yahu yapma, þapka mý bu, geri alýnmasýn? Ver de

kendim götüreyim. Pulun parasýný geri istemiyorum ya. Postacý

-Bana emanet edilmiþtir bir defa, veremem. Sen

posta idaresine emniyet etmiyor musun? Ka

-Caným ondan deðil, nasýl olsa kendim gidiyorum.

Ka postacýnýn aðzý açýk çantasýndan zarflarýný görür, tanýr, hemen elini atar, postacý çekiþtirirken... Ka

-Ýþte, benim zarflar.

Postacý

-Olmaz birader, olmaz! Postaya verdin bir kere.

Ka zarflarý çeker alýr. Ka

-Yahu seni dava edecek deðilim ki, aldým zaten

Postacý

-Bak bu hiç olmadý ama. Ne malum senin zarflarýn

zarflarýmý! olduðu? Ka üzerinde adýnýn yazýlý olduðu bölümü gösterir, ama biz görmeyiz. Ka

-Ne yazýyor burada? Bu benim adým deðil mi?

Postacý

-Ne malum, belki sen o deðilsin?

Postacý Ka'nýn elinden zarflarý almaya çalýþýrken Ka gülerek, neþeli bir edayla uzaklaþýr. Ka

-Hadi eyvallah!

Postacý

-Bitti! Bir daha senin postaný da almýyorum, sana

da posta getirmiyorum! Bunu da böyle bil efendi! Ka gülerek vapura biner. Postacý


61

Havada Bulut - Ayfer Tunç

arkasýndan bakar. 75. ADA VAPURU-ARKA GÜVERTE-ÝÇ/GÜN Kenan ile Ayþe görünmekten çekinerek arka güverteye yürürler, Kenan Ayþe'ye yer gösterir. Kenan

-Þöyle geç.

Kenan ve Ayþe yan yana otururlar. Arka güvertede henüz kimse yoktur. Her ikisinde de bir tedirginlik vardýr. Kenan büyükçe bir valizi bacaklarýnýn arasýna yerleþtirmiþtir, Ayþe çantasýnýn sapýyla sinirli bir þekilde oynamaktadýr. Ayþe

-Saat kaç oldu?

Kenan

-Ne bileyim ben? Saatim mi var?

Ayþe

-Vardý. Ne oldu?

Ayþe Kenan'a dikkatle bakar. Ayþe

-Onu da mý okuttun?

50 yaþlarýndaki Adalý kadýn oturacak yer arar gibi bakýnarak arka güverteye gelir. Kenan ve Ayþe onu görünce bakýþýrlar, kadýný tanýdýklarýný anlarýz. Kadýn çocuklarý görünce sevinir. Adalý kadýn

-Oh siz de mi burdasýnýz? Ýyi iyi...

Adalý kadýn yanlarýna gelir. Oturur. Adalý Kadýn

-Hayrola? Ýstanbul'a mý?

Ayþe

-Hýý... Alýþveriþe..

Kenan

-Mahmutpaþa'ya. Ayþe'ye biraz üstbaþ alacaðýz


62

Havada Bulut - Ayfer Tunç

da... Adalý Kadýn

-Aferin oðlum, aferin. Ne güzel kardeþ kardeþ...

Babanýz nasýl? Sýhhati yerinde mi? Kenan

-Ýyi iyi.. Aslan gibi..

Adalý kadýn etrafýna bakýnýr. Adalý Kadýn

-Nerde kaldý bu çaycý? Dilim damaðým kurudu...

76. ADA VAPURU-ÜST SALON-ÝÇ/GÜN Ka elinde zarflarla salona girer, Konstantin üst salonda oturmuþ gazete okur. Ka salona bakýnýr, ortamý beðenmez, bir kat yukarý çýkan merdivenlere yönelir. 77. ADA VAPURU-ARKA GÜVERTE-ÝÇ/GÜN Adalý kadýn, Kenan ve Ayþe garsondan çay alýrlar. Kenan

-(Garsona) Saðol.

Adalý Kadýn-Havalarýn da maþallahý var... Bak ne güzel oturuyoruz açýkta. Bu sene erken geldi bahar... Adalý kadýn elindeki bardaðý koyacak bir yer ararken valizi farkeder. Adalý Kadýn-Bu ne bu? Allah iyiliðinizi versin. Valizle mi gidiyorsunuz alýþveriþe? Kenan ve Ayþe tedirgin olurlar, ama cevap vermezler.

fakire verin daha iyi.

Adalý Kadýn

-Ne var içinde?

Kenan

-Pantol mantol... Eskiler iþte...

Adalý kadýn

-Üçbeþ pýrtýya para veren çýkar mý a oðlum? Bir


63

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ayþe'yle Kenan cevap vermezler. Adalý kadýn durumda bir bityeniði olduðunu düþünerek bakar, çayýný içer. Ayþe denize bakar, tedirginliðini saklamaya çalýþýr. 78. ADA VAPURU-ÜST GÜVERTE/ÝÇ/GÜN Ka zarflarý elinde üst güverteye geçer, kimse yoktur. Vapur kalkar, iskeleden uzaklaþýr, Ka'nýn köpeðini vapurdan görürüz. 79. ÝSKELE/DIÞ/GÜN Ka'nýn köpeði tek baþýna iskelede dikilmektedir, sanki Ka'yý yolcu eder. 80. ADA VAPURU ÜST GÜVERTE-ÝÇ/GÜN Ka zarflarýný kolaçan eder, açýlmýþ olduðunu anlar. Ka

-Þimdi anlaþýldý bizimkinin vazifeþinaslýðý! Vay

kerata. Ka'nýn yüzünde aldýrmamýþ, gülümseyen bir ifade. Ka

-Beðendin mi bari, posta müvezzii...

81. MAHALLE KAHVESÝ-DIÞ/GÜN Postacý tedirgin bir edayla gelip oturur. Tespihli adam ve öteki müþteriler vardýr. Zülfikar tespihli adama çay getirir, Postacý þiþti yürümekten...

-Bir çay da bana ver gözünü seveyim... Tabanlarým


64

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Zülfikar

-Hay hay... Buyur.

Postacý Tespihli adamýn masasýna oturur. Postacý

-Off... Hava da bir sýcak ki...

Zülfikar

-Eee?

Postacý

-Ne ee'si?

Zülfikar

-Okudun mu, ne yazmýþ?

Tespihli adam -Polise mi yazmýþ jandarmaya mý? Postacý

-Ne diyorsunuz siz, anlamadým ki...

Zülfikar

-Hadi býrak. Bizimkinin mektuplarýný okumadýn mý?

Postacý utanmýþtýr, ama renk vermemeye çalýþýr. Yine de mektuplarý okuduðu belli olur. Postacý

-Ayýp ediyorsunuz ama. Hiç öyle þey olur mu?

Mektup mahrem bir þeydir. Öyle açýlýp okunmaz. Zülfikar

-Kendin demedin mi açýp okuyacam, sonra zarfa

geri koyacam diye.... Tespihli adam -Hee. Hem ya bizi þikayet ettiyse? Ya nifak sokacaksa aramýza? Postacý

-Þeker amcacýðým delirdin mi? Çið yedin de karnýn

mý aðrýyor? Adam neyini þikayet edecek senin? Tespihli adam -Caným iftira atýyor belki.. Ne biliyoruz? Postacý

-Hadi git iþine yahu.. Bir garip adamcaðýz iþte. Eli

kalem tutuyor diye arkasýndan demediðimizi býrakmadýk. Zülfikar

-Beðendin mi bari? Güzel yazmýþ mý?

Bölümün baþýnda gördüðümüz Papaz efendi kahveye doðru yürür. 60 yaþlarýnda, dik yürüyen, dinç ve yakýþýklý bir adamdýr. Gösteriþli deðil, spor ve þýk giyinmiþtir. Tespihli Adam, Postacý ve Zülfikar dikkatle ona bakarlar. Tespihli adam -Kim bu herif? Nerden çýktý?


65

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Zülfikar

-Kilisenin yeni papazý. Ýyi adammýþ, öyle diyorlar...

Papaz gülümseyerek yaklaþýr. Papaz

-Hayýrlý günler...

Postacý

-Size de... Buyrun buyrun...

Zülfikar yakýnlýk gösterir, Tespihli adam biraz surat yapar. Çýrak da boþ boþ dikilmiþ bakmaktadýr.

Zülfikar

Zülfikar

-Adamýza hoþ geldiniz.

Papaz

-Hoþbulduk, saðolun.

Postacý

-Buyurmaz mýsýnýz papaz efendi?

-Yadigar, çay getir oðlum.

Papaz bu ilgiden memnun yaklaþýr, Zülfikar bir sandalyeyi uzatýr, papaz oturur. Postacý dedikodudan hoþlanan bir meraklý olduðu için papazý dikkatle incelemektedir. Postacý

-Aylar evvelinden geldiðinizi duyduyduk.. Ama

tanýþmak bugüne kýsmetmiþ... Papaz

-Yaa, öyle oldu. Kýþ baþýnda geldim ama, havalar

kötü gitti, pek dýþarý çýkamadým... Postacý

-Memleket neresi Papaz efendi?

Papaz

-Aslen

Postacý

-Ne güzel ne güzel...

Gökçeadalýyýz,

ama

yýllardýr

Ýstanbul'daydým...

Yadigar çay getirir. Nezaketle papazýn önüne koyar.

inþallah...

Yadigar

-Buyrun. Tazedir çayýmýz...

Papaz

-Saðol evladým.. Eline saðlýk..

Postacý

-Çoluk

çocuk

Papaz

Efendi?

Yanýnýzdalar


66

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Papaz Postacýnýn meraklý biri olduðunu anlar, hafiften tebessüm ederek anlatýr. Papaz

-Çoluk çocuk yok.. Kýsmet deðilmiþ, evlenemedim.

Ama bir kýzým var yanýmda, kimsiz kimsesiz bir yavrucak... Postacý

-Vah vah... Evlatlýk demek.

Papaz

-Deðil de... Öyle sayýlýr. O bana, ben ona can

yoldaþýyýz iþte.. Tespihli Adam konuþmalara katýlmadan Oturur.. Papaz Postacýnýn sorularýna meydan vermemek için gökyüzüne bakar, çayýndan bir yudum içer. Papaz

-Cennet burasýymýþ meðer, yerleþince anladým.

Arada gelir giderdim de topraðýna elim deðmemiþti. Altýn gibi topraðý var buranýn. Kuru çomak bile yeþilleniyor. Postacý

-Meraklý mýsýnýz topraða?

Papaz

-Çok!

82. ADA VAPURU-ÜST GÜVERTE/ÝÇ/GÜN Vapurda projektörün bulunduðu bölüm. Ka ile Projektörcü yan yana dikilmiþler, konuþurlar. Projektörcünün elinde bir bira þiþesi vardýr. Bir yudum içer, Ka'ya uzatýr. Projektörcü konuþurken hayattan büyük bir tat aldýðýný hissederiz. Bir eli projektördedir. Saða sola oynatýr. Projektörcü

-Her camýn ardý ayrý bir hikaye beyim... Kocasýný

döven kadýnlar mý istersin, ince fistanla ortada dolanan kýzlar mý, yavrusunu seven analar mý... Ne ararsan! Peki görüyorsun da ne oluyor, ne diye bakýyorsun elalemin evine diyeceksin. Yaþadýðýmý anlýyorum beyim. Diyorum ay gökte, yýldýzlar gökte, insanlar yiyor, içiyor, seviþiyor, aðlýyor, yaþýyor! E, sen de yaþýyorsun diyorum kendime. Çok þükür de. Hayat güzel! Hayat tatlý!


67

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ka ile Projektörcü bakýþýp gülümserler birbirlerine, dost olduklarýný anlarýz. Ka

-Bunca zamandýr seninle gelip gidiyorum, daha

hiçbir þey görmedim.. (Kýzdýrmak ister)Belki de uyduruyorsun.. Projektörcü -Sende nasýl bir þans varsa, hep Demir kaptana çatýyorsun. Seferde Demir kaptan varsa unut. Hiçbir pencereye tutamazsýn fenerini. Alimallah bir gün tuttuðu gibi denize savuracak beni de koca feneri de. (Duraksar) Sen ne yap yap dokuz kýrkbeþe yetiþ. Sana öyle manzaralar göstereceðim ki, Allahým sana çok þükür! diyeceksin. Ka

-Ya Demir kaptan olursa dümende?

Projektörcü

-Olursa olsun be! Ne yapar? Öldürecek deðil ya!

83. YORGÝYA'NIN SOKAÐI-GENEL/DIÞ/GÜN Yorgiya'nýn sokaðýný görürüz. Ayný hareketlilik. Bacaklarý olmayan adam yine dilenmekte. Daha önce tanýdýðýmýz evlerin pencerelerini görürüz. Bayram biraz daha solmuþ bir yüzle Seher'in penceresine bakýyor. Bu defa önünde Hasýr bir sepet içinde meyva vardýr. Yorgiya'nýn evinin penceresinde duraklarýz. 84. YORGÝYA'NIN EVÝ-OTURMA ODASI/ÝÇ/GÜN Yorgiya pencerenin önünde oturur, tepsiye koyduðu yemeðini yerken, annesi Marika söylenir gibi konuþur. Marika

-Para desen para, boy pos desen boy pos. Yaþlý

deðildir, eh çirkin de deðildir, seni yaþatýr kraliçeler gibi. Nedir bu inadýn? Nerden bulacaksýn dülger gibisini? Adam sana aþýk, çýra gibi yanýyor. Niye evlenmezsin þu dülgerle? Yorgiya

-Peki, evleneceðim.

Marika Yorgiya'nýn hayýr diyeceðinden öyle emindir ki þaþýrýr kalýr.


68

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Marika

-Ne?

Yorgiya

-Tamam, evleneceðim dedim.

Yorgiya yemek yediði tepsiyle kalkar, odadan çýkarken Marika þaþkýn bakar kýzýn arkasýndan. 85. ÝSKELE/DIÞ/GÜN Ada vapurundan inenleri görürüz. Aralarýnda Ka, Konstantin, Kenan ve Ayþe de var. Diðerleri de çeþitli sahnelerde gördüðümüz tanýdýk yüzler. Ayþe biraz tedirgin, Kenan'a sokulmuþ, Kenan da tedirgin. Ýki kardeþ hayatlarýný deðiþtirme ve bir maceraya atýlma kararý almýþlar, tedirginliði yüzlerine yansýr. 86. KARÝDESÇÝNÝN EVÝNÝN ÖNÜ/DIÞ/GÜN Yoksul bir evin dýþardan görünüþü. Yorgiya içeri girer. 87. KARÝDESÇÝNÝN EVÝ-ANTRE/ÝÇ/GÜN Evin kapýsý açýktýr, Sofiya antreyi süpürmektedir. Ayak sesleri duyulur Yorgiya gelir. Sofiya elinde süpürge dikilir. Yorgiya

-Kolay gelsin Sofiya. Temizlik mi var?

Sofiya

-Kolaysa baþýna gelsin. Hayýrdýr? Gel, içeri geç.

Yorgiya

-Yok,

geçmeyeyim hiç. Ben diyecektim ki...

Dülgere haber sal da bu akþam gelsin.Onunla konuþacaklarým var. Sofiya'nýn yüzünde sevinçli bir þaþkýnlýk... Sofiya

-Kýz yoksam... he diyeceksin adama...


69

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Yorgiya cevap vermez, mutsuz. Sofiya

-Ýstepan'ý da çaðýrayým? Çalsýn cümbüþünü?

Yorgiya'nýn yüzünde bir gölgelenme. Sofiya farkýnda deðil. Sofiya

-Eee damat beydir artýk. Bu defa koynuna girmek

günah olmaz. Pazar günü Evangelista'da günah çýkarmayacaksýn, hakkýndýr. Sofiya cilveli bir edayla güler. 88. PASTANE-ÝÇ/GÜN Necip bir masada oturmuþtur, gazete okumaktadýr. Pencereden Kenan ile Ayþe'nin geldiðini görür. Kenan büyükçe valizi taþýmaktadýr. Necip'in yüzünde memnun ve pis bir gülümseme. Ayþe ve Kenan içeri girerler, tedirgindirler. Necip sahte bir saygý ile onlarý görünce ayaða kalkar. Bariz bir ikiyüzlülük içinde Kenan'ý kucaklar. Necip

- Kenan, kardeþim hoþ geldin.

Necip Ayþe'yi ürkütmemek derdindedir. Nazik Bir edayla konuþur. Valize uzanýr. Necip

- Ver þunu, ver... Koyalým þöyle..

Valizi alýp bir kenara koyar. Necip Ayþe'ye elini uzatýr. Tokalaþýrlar. Necip

-Sen de hoþgeldin...


70

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ayþe henüz düþmemiþ olduðu için mahcup bir yüzle Necip'e bakar. Ayþe

-Hoþbulduk...

Necip

-(Kenan'a) Özledim yahu. Hadi buyrun oturun.

Ayþe ve Kenan otururlar. Necip sahte bir saygýyla Ayþe'yle konuþur. Necip

-Ne var ne var yok? Nasýlsýn Ayþe?

Ayþe

-Saðolun, sizi sormalý.

Necip

-Çok þükür, iyi diyelim, iyi olalým. Epeydir

Ayþe

-Yaa, öyle oldu.

Necip

-Ama çok özlettin... özlettiniz kendinizi... .

görüþemedik..

Ayþe önüne bakar. Necip'ten hoþlandýðý bellidir. Necip

-Hele biraz soluklanýn, sonra eve gideriz. Tekrara

lüzum yok deðil mi? benim evim sizin de evinizdir. Necip garsona iþaret eder, sonra Kenan ile Necip göz göze gelirler. 89. YORGÝYA'NIN SOKAÐI/DIÞ/GÜN Sokaktan çeþitli tipte insanlar geçer. Pencerelerden þarkýlar, konuþmalar sokaða taþmaktadýr. Bir pencerenin içinden bir kadýnýn türkü söylediði duyulur. Bir kadýn çamaþýr asar, bir diðeri çamaþýr silker, sokaktan seyyar satýcýlar geçer. Ka sokakta yürür, amaçsýzdýr, etrafýna bakýnýr, bir taþý ayaðýyla yuvarlar. Tam bir aylak adam ruh hali içindedir. Sanki


71

Havada Bulut - Ayfer Tunç

bir hikayeyi okuyor gibi vurguladýðý iç sesi görüntünün üstüne düþer. Ka

-(Ýç ses) Ben böyleyim iþte sevgilim, muhayyel

sevgilim. Kederimi unutmak için kedersizmiþim gibi yaparým. Bak, þehir de benim gibi yapýyor. Sokaklar, bahçeler týklým týklým, adam almýyor. Bütün halkta bir canlýlýk var. Çok hoþuma gidiyor bu. Herkes evini kurmak için nasýl çalýþýyor. Ka yürürken BOD'u görürüz. Her zamanki yerindedir, aðýz mýzýkasýyla güzel bir þarký çalmaktadýr. Ka BOD'un önünden geçerken durur, cebinden çýkardýðý bozukluðu BOD'un mendiline býrakýr, göz göze gelirler, gülümser. Bayram ayný yerde, önünde bir sepet meyva, yere çömelmiþ sigara içmektedir. Ka onu görür, dikkat eder, sonra sigara yakmak bahanesiyle durur, onu izleyerek bir sigara yakar, Bayram'ýn gözünü ayýrmadýðý pencereyi görür, izler. Pencere açýlýr. Seher yeni uyanmýþtýr, sabahlýðýyla cama çýkar, bir süre Bayram'a bakar. Bayram onu pencerede görünce sanki çaðýracakmýþ gibi ayaða kalkar. Ka durumu izler. Ka'nýn yukarýdaki iç sesi aþaðýdaki iç sese baðlanýr. O sýrada Seher ile Bayram bakýþmaktadýrlar. Ka

-(Ýç ses) Bugünlerde aþk üzerine kitaplar okudum.

Bir tanesinde diyor ki, aþkýn ilk tezahürü hayranlýktýr. Ben bu hayranlýðý duymak için otuz beþ sene bekledim. Senin aþýk olmak için bir dakikaya ihtiyacýn olduðunu sonradan öðrendim. Seher pencereyi kapatmaz, perdeleri de açýk býrakýr, içeri girer. Biraz daha geriden baktýðý duygusu uyanýr, Bayram hala pencereye bakmaktadýr.


72

Havada Bulut - Ayfer Tunç

90. PASTANE ÖNÜ/DIÞ/GÜN Camýndan içini gördüðümüz pastanede Necip'in hesap ödediðini görürüz. Sonra üçü dýþarý çýkarlar. Kenan ilgisiz, Ayþe tedirgin görünmektedir. Necip'te hala ayný sahte kibarlýk vardýr. Ayþe'ye sokulmuþtur. Gökyüzüne bakar. Necip

-Vakti

kerahat

için

erken..

Önce

belediye

bahçesinde bir bira parlatalým ha? Kenan boþ koluna saat arayarak bakar. Sonra Necip'in kolundaki saate bakar. Kenan

-Hay Allah... benim bir arkadaþa sözüm var, siz

Necip

-Bizden kýymetli mi Kenan? Aþk olsun..

Kenan

-Ýþ mevzuu Necip.. Mecburiyetten..

gidin.

Necip cebinden para çýkarýr, Kenan'ýn cebine koyar. Kenan'ýn yüzü epeyce karýþýktýr. Aslýnda bu para Necip'in ona vaadettiði paradýr, ama Ayþe'nin yanýnda almaktan hoþlanmamýþtýr. Kenan

B-Saðol da, istemez...

Necip

-Borç borç... merak etme.

Ayþe'yle, sen sonra Vasili'nin yerine gel. Kenan

-Tamam.

Necip

-Hadi eyvallah.

Necip teklifsiz, hatta arsýz bir ifadeyle Ayþe'nin kolunu tutar, Ayþe bir an irkilir, Kenan'a bakar, Kenan gözlerini kaçýrýr, Ayþe bütün bunlarý göze aldýðýný

Biz gidelim öyleyse


73

Havada Bulut - Ayfer Tunç

düþünerek Necip'e yaslanýr. Yürürler. Necip kolunu kýzýn beline atar. Kenan kýsa bir süre bakar, sonra aksi tarafa yürür.

91. ADA ÝSKELE-DIÞ/GECE Akþam olmuþ. Adanýn ýþýklarý yanmýþ. Ka'nýn köpeði iskelede oturmuþtur, boþ denize bakar. Ka'yý beklediðini hissederiz. Arabacý Kamil aða da boþ iskeleye bakar, onun da epeydir orada olduðunu anlarýz. Korkmuþ, endiþeli bir yüzle adanýn içine doðru yürür. 92. STELYO'NUN EVÝ-ÝÇ/GECE Trifon kötüleþmiþtir. Çok öksürür. Yataðýna oturmuþ sýrtýný açmýþtýr. Dedesi tentürdiyotla sýrtýna çizgiler çizer. Trifon'un elinde hala geminin resmi vardýr. Trifon

-Aaah! Çok soðuk!

Stelyo

-Olsun! Dinlemiyorsun beni hiç. Kulaklarýný

çekeceðim sonunda. Kapý açýlýr, Kadir içeri girer. Kadir

-Ýyi akþamlar Stelyo baba.

Trifon'un yanýna yürür. Konuþmalar esnasýnda Stelyo çocuðun sýrtýna tentürdiyot sürmeyi bitirir, bir havlu koyar, sýkýca örter ve çocuðu yatýrýr. Kadir

-Nasýl oldun Trifon? Çabuk iyileþ aslaným, ohoo?

Stelyo

-Hoþ geldin Kadir. Nasýl gitti balýk?

Kadir

-Allaha þükür baba. Üzmedi bizi, yarýn da dülger


74

Havada Bulut - Ayfer Tunç

üzmezse, yaþadýk demektir. Stelyo iþini bitirir, kalkar. Kadir masanýn üstüne para koyar. Kadir

-Bu senin hakkýn baba.

Stelyo

-Ne hakký? Ben sizinle geldim bugün? Al onu!

Kadir

-Babacým, akþam akþam üzme beni. Ben

sanatoryumda yatarken her Allahýn günü benim evime kim para getirdi? Stelyo

-Caným o baþkadýr...

Kadir

-Aynýdýr, hiç farký yoktur. Senin çaparý yerine

koydum, sandýðýn içine. Biz yarýn sabah dülgere çýkýyoruz, hiç geleyim filan deme. Çocuðun baþýnda kal. Ne tutarsak beþte biri senindir, bilesin. Stelyo duygulanmýþ bakar. Kadir konuþmayý uzatmaz, Trifon'un yanýna gider. Kadir

-Bana bak Trifon, senin gemi için iddiaya girdim,

dedim ki, Trifon'un gemisi bu yaz suya inecek! Bahiste kaybedersem külahlarý deðiþiriz, ona göre. Trifon bu sözlerden gurur ve mutluluk duymuþ gülümser. Kadir çocuðun saçlarýný karýþtýrýr. 93. MAHALLE KAHVESÝ-ÝÇ/GECE Kahvede gündüze göre daha deðiþik yüzler vardýr, kaðýt ve tavla oynamaktadýrlar. Zülfikar ocakta bardaklarý yýkar. Bir masada Konstantin ve iki delikanlý konuþurlar. Üzerine vurgu yapýlacak bir konuþma deðildir. Birkaç adalý bir masada oturmaktadýrlar. Konstantin

-Siz sabah ökseleri hazýr edin, ötecek kuþu ben


75

Havada Bulut - Ayfer Tunç

getiririm. 1.Delikanlý

-Aðzým sulandý be...

2.Delikanlý

-Yedi sekiz ökse dizeriz çamlýða...

Kahvede bir hareket vardýr, balýkçýlar balýktan konuþurlar. 1.ses

-Bozar bu hava güvenmeyin... Tutar da bir poyraza

çevirirse on beþ gün... 2.ses

-Torik mi?... Lakerdayý bastý bile bizimki...

3.ses

-Dülgerin tanesine iki buçuk veriyorlar... Kasayla

almýþlar izmariti.. Maþallah deyin... Kamil aða girer, Zülfikar adamý görür, yüzünden bir tuhaflýk olduðunu anlar. Kamil aða adalýlarýn oturduðu masanýn yanýndaki masaya caný sýkkýn bir halde oturur. Adalýlar kaðýt oynamaktadýrlar Zülfikar

-Hoþ geldin Kamil aða. Taze çayým var... Ne o,

canýn mý sýkkýn? Kamil aða cevap vermez, adalýlardan biri Kamil aðaya iyi niyetli birkaç cümle söyler. 1.adalý

-Hayýrlý akþamlar Kamil aða..

Kamil aða

-Size de...

2.adalý

-Uðramazdýn sen bu saatte... Gel bir el oyna

istersen. Kamil aða yan masadakilere bakar, döner. Kamil aða

-Ne anlarým ben oyundan, hiç oynamýþlýðým mý

1.adalý

-Baþlarsýn iþte... iyi ya.. Benim haným senin

var? oðlanla kýzý görmüþ vapurda. Ýstanbul'a geçiyorlarmýþ.


76

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Kamil aða dikkat kesilir ama belli etmez. Sertçe bakar. Kamil aða

-Ne var? Geçemezler mi?

1.adalý

-Niye kýzýyorsun caným? Geçerler elbet.

Kamil aða

-Eee?

1.adalý

-Hiç. Ellerinde koca valiz, Ýstanbul'a gidiyorlarmýþ.

E'si bu iþte. Maksat konuþuk olsun... (Oyuncuya) Uyuma uyuma, sýra sende. Bu cümle Kamil aðanýn dikkatini çeker. Hemen kalkar. Zülfikar

-Nereye baba? Çayýný getiriyordum...

Kamil aða cevap vermez, çýkar. Zülfikar arkasýndan bakar.

94. KAMÝL AÐANIN EVÝNÝN ÖNÜ/DIÞ/GECE Kamil aðanýn evini dýþardan görürüz, bir pencerede ýþýk yanar, az sonra söner. 95. KAMÝL AÐANIN EVÝ-BÝR ODA/ÝÇ/GECE Kamil aða odaya girer, ýþýðý yakar. Burasý Ayþe'nin odasýdýr. Odada kimse yok. Kamil aða önce divanýn baþucundaki komodine gider, bir an durur, sonra çekmeceyi çeker, içinin boþ olduðunu görür. Sonra eski tip gardýrobu açar, dolap boþtur. Adam inanamaz. Boþ dolabýn karþýsýnda yüzünde korku ve endiþe ile kalakalýr. 96. ÝSKELE/DIÞ/GECE Ka'nýn köpeði Ýstanbul'a doðru bakmaktadýr. Ýskele boþtur, birkaç sarhoþ yürür, uzaklarda bir vapurun ýþýklarý görünür.


77

Havada Bulut - Ayfer Tunç

97. YORGÝYA'NIN SOKAÐI /DIÞ/GECE Bayram yine ayný yerinde yere çömelmiþ sigara içmektedir. Önünde bir sepet meyva durur. Seher'in ýþýðý yanan penceresine bakar. Seher pencereye çýkar, sokak lambasýnýn altýnda çömelmiþ Bayram'ý görür, Bayram kafasýný kaldýrýr, göz göze gelirler, bir süre bakýþýrlar. Seher gel anlamýnda hafif bir iþaret yapar. Bayram hemen ayaða kalkar, birkaç adým atar, Seher ayný çaðýran gözlerle dikilmektedir. Bayram sepetini alýr birkaç adým daha atar, Seher'in onu çaðýrýp çaðýrmadýðýndan emin deðil, Seher hafifçe gülümser, Bayram birkaç adým daha atar. Seher baþýyla gel anlamýnda iþaret eder. Bayram telaþlý bir sevinç ve tedirginlikle sepeti býraktýðý yerden alýr, eve yürür. 98.

SEHER'ÝN

EVÝ-OTURMA

ODASI/ÝÇ/GECE Seher Bayram'ý çaðýrmýþ ama doðru yaptýðýndan emin deðil. Yüzünde karýþýk bir ifade. Duraksar, daha önce saçý kýnalanýrken baktýðý el aynasýný alýr, kendine bakar. Hüzünlü bir bakýþ bu, yine hata yapýyorum bakýþý. Kapýnýn týkladýðýný duyarýz. Seher aynayý býrakýr, odadan çýkar. 99. SEHER'ÝN EVÝ-ANTRE/ÝÇ/GECE Seher kapýda ayný tedirginlikle bir an durur, kapýyý açar, Bayram þaþkýn ama çok mutlu bakmaktadýr.


78

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Bayram

-Sana meyva getirdim.

Seher

-Saðol...

100. SEHER'ÝN EVÝ OTURMA ODASI/ÝÇ/GECE Bayram tedirgin adýmlarla içeri girer, sepeti kapýnýn yanýna býrakýr. Seher pencerenin önündeki koltuðu iþaret eder. Seher

-Otursana..

Bayram oturur, saygýlý ve tedirgindir. Seher bir sigara yakar, karþýsýna oturur. Seher

-Pavyona

Bayram

-Öyle..

Seher

-Neden?

geldiðin

yetmiyor...

Kaç

gündür

kapýmdasýn.

Bayram utangaç bir yüzle bakar. Kesik kesik konuþur. Bayram

-Tutuldum... Sana... Ýlacý yok bunun. Artýk.. sen

varsýn bir tek.. Seher böyle çok aþk görmüþ bir ifadeyle Bayram'a bakar. Seher

-Ne zamana kadar?

Bayram cevap vermez. 101. BAHÇELÝ BÝR LOKANTA/ÝÇ/GECE Necip ve Ayþe yemek yemektedirler. Necip'in yüzünde memnun bir ifade. Ayný sahtekarlýðý sürdürmektedir.


79

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ayþe sarhoþ olmuþtur, hayatýndan þiddetle þikayetçidir. Necip ona giderek daha fazla sýrnaþýr. Ayþe

-Ben

bu dünyaya kovayla at pisliði taþýyayým diye gelmedim! Hayatýmý yaþamak istiyorum. Hakkým deðil mi? Ben de genç deðil miyim? Güzel deðil miyim? Necip

-

Öylesin tabii, olmaz mýsýn?... Ayþe

-Elin

kýzlarýnýn benden ne üstün taraflarý var da

köþelerinde

oturuyorlar?

Millet

Boðaziçi'nde sefa sürüyor, ellerini sýcak sudan soðuk suya sokmuyor, bir de benim ellerime bak! Ayþe sarhoþluðunun da etkisiyle coþmuþtur, içindeki nefreti kusmaktadýr, ellerini uzatýr. Ayþe

-Buruþ buruþ, katýr katýr! Sanki ihtiyar kadýn elleri!

Sudan çýkmýyor ki! (Aðlamaklý olur) Akþamlarý sýzým sýzým sýzlýyor! Necip

-Ben senin ellerini sýcak sudan soðuk suya

sokturmayacaðým. Necip Ayþe'nin ellerini avuçlarýna alýr öper. Ayþe'nin aðlamaklý konuþmasý devam eder. Ayþe

-Kurtulacaðým o hayattan! Ne lazýmsa yapacaðým!

Yeter ki kurtulayým! Býktým artýk! Býktým! Necip kýza sarýlýr, teselli eder. Necip

-Sen istedikten sonra, yaparsýn güzelim...


80

Havada Bulut - Ayfer Tunç

102. KUMAR OYNANAN BÝR KAHVE/ÝÇ/GECE Kötü bir kahvehane, Kenan tekin görünmeyen üç kiþiyle barbut oynamaktadýr. Ortaya paralar atýlýr, alýnýr. Kenan para çýkartýr, zar atar. 103. KARÝDESÇÝNÝN EVÝ/ÝÇ/GECE Ýstepan cümbüþ çalmaktadýr. Birkaç saattir eðlenildiði bellidir. Yorgiya'nýn yüzünde durgun, Dülgerin yüzünde üstten bir ifade vardýr. Dülger kolunu Yorgiya'nýn omzuna atmýþtýr. Sofiya þarký söyler. Þarký biter. Sofiya bir kadeh alýr kafasýna diker. Dülger kýrk yaþlarýnda yakýþýklý sayýlabilecek bir adamdýr. Yelekli takým elbise giymiþtir, býyýklýdýr, sert görünüþlüdür. Karidesçi

-(Dülgere) Doldurayým kadehinizi beyefendi?

Sofiya mangalýn ateþini eþeler. Sofiya

-(Karidesçiye) Býrakalým artýk aþýklarý bir baþlarýna.

Yalnýz kalmak isterler. (Dülgere) Mangalýn koru sýcacýk, götüreyim odanýza, ne de olsa bahardýr daha, geceleri soðuk olur. Ýstepan hafif hafif bir þarký çalar. Dülger bir sigara yakar. Sofiya konuþmaya devam eder. Sofiya

-Yastýk altýna koydum lavanta, mis koksun diye..

(Dülgere manidar bakarak) Eh artýk yabancý deðilsiniz bize. Hep bir familyadan sayýlýrýz... (Cilveli güler)

buyrun siz odanýza.

Yorgiya

-Saðolasýn Sofiya.

Sofiya

-O nasýl söz Yorgiyamu? Eh hadi bize müsaade,


81

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Yorgiya

-(Dülgere) Geçelim mi?

Dülger cevap vermez aðzýnda kibrit çöpüyle kalkar. Ýstepan cümbüþünü toplar, karidesçi masayý toplamaya baþlar. Yorgiya ile Dülger içeri girerler. Sofiya arkalarýndan bakar. Yüzünde manidar bir ifade. Mutlu bir gece olacaðýndan emin. Sofiya

- Tanrým bahtýndan güldürsün Yorgiyamu. Ýyi kýzsýn

sen.

104. KARÝDESÇÝNÝN EVÝ-YATAK ODASI/ÝÇ/GECE Karidesçi ceketini ve ayakkabýlarýný çýkarýp sýrtüstü karyolaya uzanmýþ. Üzerinde yakalarýný açtýðý gömleði ile yeleði vardýr. Yeleðinin düðmeleri çözük. Süslü bir oda, süslü bir demir karyola. Karyolanýn baþýnda bir Meryem ana ikonasý vardýr. Konsolun üstünde camdan veya metalden küçük eþyalar, duvarda eski çerçeve içinde eski bir resim, bir kadýnýn gençlik resmi. Yorgiya soyunmaya baþlar. Dülger hoþlanarak onu izler. Yorgiya

-Merak etmezsin hiç, neden çaðýrdým seni bu

Dülger

-(Kendini aðýrdan satarak) Özledin herhal.. Ne

Yorgiya

-Sen beni özlemedin?

Dülger

-Özlemem mi?

akþam... bileyim..

Yorgiya iç çamaþýrý ile kalmýþtýr.


82

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Kollarý, boynu çýplaktýr, göðüslerinin yarýsý görünmektedir. Saçlarýný çözer. Dülger yatakta doðrulur Yorgiya'ya sarýlýr. Dülger

-Hem de nasýl özledim...

Yorgiya

-Özledin ama çaðýrmadýn hiç... Yorgiya seni

göreceðim geldi, demedin ne vakittir. Dülger Yorgiya'nýn boynunu, omuzlarýný öperken... Dülger

-Meþguldüm, iþim vardý...

Yorgiya

-Seni çaðýrdým, zira...

Dülger Yorgiya'nýn söylediklerine aldýrýþ etmeksizin kýzý öpmeye devam eder. Yorgiya

-Düþündüm çok, sana evet diyeceðim.

Dülger

-Ne eveti?


83

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Yorgiya

-Ýstiyordun ya beni?

Dülger

-Eee?

Yorgiya

-Tamam, sana varacam.

Dülger kýzý öpmeyi býrakýr, bir an duraksar Dülger

-Bana mý varacan? Kim alýyor ki seni?

Yorgiya'nýn yüzünde yýkýlmýþ bir ifade. Yorgiya

-Ne? (Durur, sesi titrer) Sen çok istedin beni, var

Dülger

-Hýý, yalvardýmdý. Ama o zaman benim deðildin ki..

bana diye yalvardýn?

Yorgiya kendini geri çekip dülgerin yüzüne bakar. Yorgiya

-Þimdi?

Dülger

-Ne zaman istesem benimsin.. *** Birinci Bölümün Sonu


84

ÝKÝNCÝ BÖLÜM 1.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-GENEL-DIÞ/GÜN Birinci bölümün sonundaki gecenin sabahý. Sokakta günlük hayat ayrýntýlarý, çocuklar koþuþur, seyyar satýcýlar geçer, bir kadýn camdan cama çamaþýr asar. BOD koltuk deðneklerine dayanarak gelir, yerine oturur, mendilini açar. Yorgiya'nýn evinin penceresine yaklaþýrýz. 2.YORGÝYA'NIN EVÝ-YATAK ODASI-ÝÇ/GÜN Yorgiya yorganý burnuna kadar çekmiþ, usul usul aðlamaktadýr. Gözlerini görürüz. Gururu kýrýlmýþ. Annesinin ayak seslerini duyar, hemen gözlerini yumar, yorganý baþýna çeker. Marika usulca içeri girer. Marika

-Yorgiya... Yorgiya daha yatacaksýn?

Marika kýzýndan ses alamayýnca usulca saçlarýný okþayýp çýkar. Yorgiya gözlerini açar, hýçkýrýr. 3.YORGÝYA'NIN EVÝ-OTURMA ODASI-ÝÇ/GÜN Marika masaya yýðýlý gömlek yýðýnýna yaklaþýrken Matmazel Todori'nin pencerenin önünde oturduðunu görürüz. Önünde kapatýlmýþ bir kahve fincaný var. Todori

-Uyuyor kýz hala?

Marika

-Hýý...

Todori

-Ne olmuþ dün gece? Demedi bir þey?

Marika

-Ne bileyim Todori? Ne huysuzdur bilmezsin?

Sordum tamamdýr bu iþ, ne dedi dülger? Ama girdi odasýna yattý.


85

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Marika sinirlidir, belli eder. Fincaný iþaret eder.. Marika

-Soðumuþtur artýk...

Todori falda ne çýkacaðýný bilir gibi, Keyifsiz, alýr fincaný açar. Marika

- Doðdum doðalý gün görmedim þu ömrümde.

Todori

-Sanki ben gördüm?

Marika

-Dülger varlýklý adam, alýrsa Yorgiya'yý kurtulacaðýz

fakirlikten, aðýz kokusu çekmekten... Elindeki paçavralardan hýncýný çýkarýrcasýna.. Marika

-Na þu paçavralara düðme dikmekten!

Todori

-Sen fakirlikten kurtulunca... Beni evimden

atamazlar deðil mi Marika? Marika

-Atamazlar Todorimu.

Todori

-Zengin

olunca

kuvvetli

olursun,

müsaade

etmezsin beni atmalarýna. Atarlarsa bakarsýn bana deðil mi Marika? Marika

-Bakarým Todorimu.... Bakarým... Sen bak fincana,

de ki, üç vakte kadar bitecek bütün dertler... Hadi inþallah! Todori fincana bakar, üzgün, cevap vermez. Yorgiya içeri girer, üzerinde bir sabahlýk vardýr, saçlarý daðýnýk. Eski, kendine güvenli tutumunu almýþtýr yine. Marika heyecanla Yorgiya'ya bakar. Marika

-Nihayet uyandýn! Öðlen oldu nerdeyse. Eee?

Yorgiya

-Ne?

Marka

-Konuþtunuz dülgerle? Düðün ne zaman?

Yorgiya umursamýyormuþ gibi


86

Havada Bulut - Ayfer Tunç

koltuða oturur. Yorgiya

-Ne düðünü anne? Yok düðün müðün!

Marika

-(Hayretle) Sebep? Hani he diyecektin adama?

Yorgiya

-Demedim!

HaniCaným

istemedi

demedim!

Sevmiyorum dülgeri ben. Kocasý olacak adamý sevmeden olur? Ýçim bulanýyor yüzünü görünce! Marika çok sinirlenir ama kendine hakim olmaya çalýþýr. Marika

-Aptal! Sevip de ne yapacaksýn? Koca kedi

yavrusudur? Daha iyidir sevmemek, kaç kere anlattým sana! Bak halimize? Aha Todori'ye bak! Bana bak! Biz sevdik! Ne oldu sevdik de? Baþýmýz göðe erdi? Yorgiya sert bir ifadeyle annesine bakar. Marika umutlarý kýrýlmýþ, söylenmektedir. Marika

-Sen seversen sanýrsýn adam da seni sever.

Sever, ama ne kadar? Bir hafta sonra ya köteðe baþlar yahut çekip gider baþka karýnýn koynuna! Sevmezsen kýymetli olursun! 4.SEHER'ÝN EVÝ-OTURMA ODASI/ÝÇ/GÜN Bayram'ýn getirdiði meyva sepetini görürüz. Konduðu yerde durur. Akþamdan kalma bir ev. 5.SEHER'ÝN EVÝ-YATAK ODASI-ÝÇ/GÜN Seher'in karyolasýnda Bayram ve Seher yatýyorlar. Seher uyur, Bayram onu seyreder. Yüzünde çocukça bir mutluluk ifadesi vardýr, inanamýyor gibidir. 6.GÜLÝZAR'IN EVÝ-OTURMA ODASI-ÝÇ/GÜN Gülizar sabahlýklýdýr, pencereden bakar,


87

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Hayri'yi aramaktadýr.Göremez.Yüzünde adamý kovduðuna piþman olmuþ bir ifade vardýr. Ani bir kararla odadan çýkar. 7.TARLABAÞI'NDA KAHVEHANE-ÝÇ/GÜN Hayri bir masada tek baþýna oturmuþ, simit yiyip çay içmektedir. Kahveci Muhsin ocakta çay doldurur. 2.1.adam gazete okur, 2.2.adam sportoto doldurur, her üçü de bir yandan Hayri'yle konuþurlar. Ama ona inanmadýklarý bellidir. Býyýk altýndan gülerler. 2.1.Adam

-(Alaycý)Sen de vurdun kapýyý çýktýn ha! Aslaným

Hayri

-Ben asabi adamým kardeþim! Sinirlerim ayaklandý

benim! mý aðlama, zýrlama, gözyaþý para etmiyor. 2.2.Adam

-Amma da atýyorsun Hayri be! Helal!

Hayri

-Kim atýyor kardeþim! Lütfen!

Muhsin

-Gülizar'ý kýzdýrdým, o da beni kapýya koydu

desene þuna? Ne kývýrýyorsun yok vurdum kapýyý çýktým da.. bilmem ne de... Hayri

-Beyler

bir

dakika,

siz

beni

baþkalarýyla

karýþtýrýyorsunuz galiba. Beni kapýya koyacak kadýn daha anasýndan doðmadý! Muhsin

-(Alaycý) Tabii caným, tabii...

8.TARLABAÞI'NDA KAHVEHANENÝN ÖNÜ-DIÞ/GÜN Gülizar'ý görürüz, kahvenin önündedir, içeri girer. 9.TARLABAÞI'NDA KAHVEHANE-ÝÇ/GÜN Hayri atmaya devam eder, Gülizar dýþardan izler. 2.1.Adam

-Rahat mý battý? Niye çýktýn peki?

Hayri

-Patronun

efendim! Patron benim suyuma gitsin.

suyuna

gitmiyormuþum!

Gitmem


88

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Muhsin

-Bu mu yani mesele?

Hayri

-Tartýþma büyüdü. Vay çalýþtýn çalýþmadýn derken..

2.2.adam

-(Alaycý) Eee?

Hayri

-Çalýþmýyorum ulan dedim! Gitmiyorum iþe miþe.

Benim evimde bedava mý oturacaksýn demesin mi? Muhsin

-(Alaycý) Ooo! Aðýr laf. Yerinden kalkmaz.

Gülizar üzerine bir pardesü giymiþtir, içeri girer, Hayri'yi izler, önceden kovduðuna piþman iken, atýp tuttuðunu görünce sinirlenir. Hayri

-Benim sigortalar attý! Sana da evine de, çorbana

da deyip, tabaðý vurduðum gibi duvara! Ceketimi aldým çýktým. 2.2. adam

-(Alaylý) Aþkolsun!

2.1.adam

-Gitme mitme demedi mi?

Hayri

-Demez mi? Eli ayaðý tutuþtu. Kapýyý kilitlemeler,

anahtarý saklamalar... Çýkarsan ölümü görler felan... Gülizar lafa girer, Hayri farketmez.


89

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Gülizar

-Eee? Nereye gittin?

Hayri

-Arkadaþ dost çok eksik olmasýn, ama kafam

bozuk yaHayri Gülizar'ý ansýzýn görür, bir anda sesi yavaþlar. Hayri

-Gü.. Gülizar? Karýcým?

Gülizar ellerini beline koyar, sert sert konuþur. Gidip adamý ensesinden itekler. Gülizar

-Demek tabaðý vurdun duvara! Çýktýn! Öyle mi?

Hayri

-Yok karýcým, öyle þey olur mu? Gözüm körolsun..

Kahvedekiler gülüþürler. Gülizar

-Düþ önüme Allahýn belasý! Nerden çýktýn karþýma

bilmem ki? Ne elin ekmek tutar, ne bir halta yararsýn! Yürü çabuk eve... Hayri

-Eve mi?

Gülizar söylenmeye devam eder, adamý itekleyerek yürütmektedir. Gülizar

-Atsan atýlmaz, satsan kim alýr senin gibi voltajý

düþük keresteyi... Böyle kaderin içine tüküreyim... Boynu eðik bir þekilde çýkarken Gülizar adamý itip kakar. Hayri

-Taze ekmek alalým mý giderken Güli-

Gülizar

-Zýkkým ye! Hala aklý nerede. Gideyim patrondan

af dileyim demiyor da... Yürü baþýmýn belasý! Yürü!


90

Havada Bulut - Ayfer Tunç

10.ADA ÝSKELESÝ-DIÞ/AKÞAM Baþka bir zaman. Ka, yanýnda köpeðiyle vapuru beklemektedir. Baþka yolcular da vardýr, güneþ batmaya yüz tutmuþtur. Ada iskelesinde hareketli bir akþam saati yaþanmaktadýr. Vapur denizde görünür. Projektörcü küpeþtededir. 11.BALIKÇI BARINAÐI/DIÞ/AKÞAM Balýkçýlar balýktan dönmüþ, çalýþma halindeler. Tahir ayný direðin dibinde çalýþýr, gökyüzüne bakar, martýsýný arar gibidir. Martý gelir direðine konar. Tahir

-Nerde kaldýn kerata? Yediriyordum bak senin

balýklarý bu hayýrsýzlara... Hadi çöplen bakalým... Martýya balýk artýðý atar. Bir kasa alýr, baþka bir tarafa koyar, bir yandan da türkü söylemeye baþlar. Tahir

-Deniz üstü köpürür, hey caným rinnanay rinna nay.

Gemilere binsem götürür, hey caným hey.. Benim de bu diyardan gidiþim.. hey caným rinnanay rinna nay. Bir güzelden ötürü, hey caným hey... Kadir ve Stelyo Tahir'e kulak verirler, türküden hoþlanmýþ gülümserler, Tahir arkada türkü söylemeye devam eder. Kadir

-Oðlan nasýl oldu baba? Kalktý mý ayaða?

Stelyo

-Kalktý, kalktý da.. hala öksürüyor be Kadir. Sabaha

kadar köh köh köh! Ciðerleri çýkacak... Kadir

-Geçer baba, merak etme. Gelme balýða, dur

çocuðun baþýnda diyorum, dinlemiyorsun...


91

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Tahir'in söylediði türküye birkaç balýkçý da katýlýr. Önde Kadir ile Stelyo konuþmaya devam ederler. Kadir

-Bir doktora mý göstersek acaba...

Stelyo

-Doktor dediðin dünyanýn parasý. Nerde bizde

para? Kýymetini biliriz diye mi, yanaþmaz namussuz.. Kadir

-Denkleþtiririz baba, bunca adamýz burada. Bak?

Bir süre türküyü dinlerler. Stelyo

-Doktor bilirim ne diyecek. Süt içir, pirzola yedir...

Kadir

-Balýða kuvvet o zaman. Fakirin eti balýk.

Stelyo

-Yemiyor ki kerata. Çok boðazsýz. Yese düzelecek.

Bu konuþmanýn vurgulanacak bir tarafý yoktur. Bir yandan çalýþýrken konuþmaktadýrlar. Balýkçýlar arasýndaki dayanýþma duygusunu güçlendirir. 12.ADA ÝSKELESÝ-DIÞ/GECE Vapur kalkar. Ka'nýn köpeði tek baþýna iskelede kalýr. 13.VAPUR ARKA GÜVERTE-ÝÇ/GECE Ka arka güvertede dikilir, vapur uzaklaþýrken iskelede oturan köpeðine sevgiyle bakar. 14.VAPUR-ÜST GÜVERTE-DIÞ/GECE Güneþ batmýþ, adanýn evlerinin ýþýklarý yanmýþtýr. Projektörcü projektörü denize tutmaktadýr. Ka projektörcüye bir sigara uzatýr. Projektörcü

-Eyvallah..


92

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ka kendi de sigara alýr, kibritle yakar. Ka

-Yine Demir kaptan mý var?

Projektörcü

-Öyle...

Ka

-Bir þey göremeyeceðiz desene...

Projektörcü muzip bir ifadeyle gülümser. Projektörcü

-Bakalým... Belki bir punduna getiririz.

Projektörcü projektörü çamlýða çevirir. Bir kadýnla bir erkeðin sarmaþ dolaþ oturduklarýný görürüz. Ama hallerinde müstehcen bir taraf yoktur. Projektörcü

-Vakit erken daha. Þimdi çamlýkta aileler dolaþýr.

Gene yanlýþ zamanda bindin vapura beyim. Ka adanýn ve akþamýn muhteþem manzarasýna hazla bakar. Ka

-Boþver, bu da güzel.

Projektörcü projektörü kýyýda birtakým insanlara, evlerin balkonlarýna tutar. Çeþitli manzaralar yakalar. Kendi kendine güler. Ka

-Niye güldün?

Projektörcü

-Hiç... Aklýma bir þey geldi de... Benim küçük

Ka

-Oðlaný mý? Evlisin demek..

Projektörcü

-Tabii ya. Yaþ otuz dokuz.

Ka

-Yok yahu, hiç göstermiyorsun. Bunca zamandýr

oðlaný hatýrladým.

yarenlik ederiz, evli olduðunu bilmiyordum... Projektörcü

-Büyük oðlan on beþ yaþýnda.. (Gene güler)


93

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Güldüðümün sebebi þu. Geçen gün eve gittim, benim küçük oðlan uyumuþ. Anasýna beni uyandýr babam gelince demiþ. Ka

-Eee?

Projektörcü

-Gittim ben uyandýrdým. Hemen oturdu yataðýn

içine. Hadi anlat dedi. Neyi dedim. Hani þu kocasýný döven kadýnýn hikayesini. Ben de anlattým. Çevirdim feneri, baktým kadýn kocasýnýn pantolunu sýyýrmýþ kýçýna kýçýna vuruyor terliði, vuruyor terliði... Sonra efendime söyleyeyim filan derken, baktým oðlan tekrar uyumuþ. (Güler) Ka

-(Güler) Kadýn vuruyor mu sahiden?

Projektörcü

-Yok yahu. Eve her gidiþimde ona bir hikaye

uyduruyorum. Ka adamý ilgiyle dinlemekte. Ka

-Eee? Ýnanýyor mu bari?

Projektörcü

-Yoo, inandýðý falan yok.

Ka

-Niye dinliyor peki?

Projektörcü

-Hikaye okumayý pek sever. Çok zekidir. Mektep

hocalarý da okutun çocuðu deyip duruyorlar, ama biz fakir insanlarýz beyim, çocuk okutmak para ister. Kolay mý?.. Ka

-Kaç yaþýnda?

Projektörcü

-Ýlk mektebi bitirdi... Yeter iþte, ne yapalým? Bir

marangoz yanýna çýrak verdik. Haftada dört beþ lira alýyor. Ama aklý fikri kitapta, hikayede... Projektörcü bir evin balkonunda kavga eden kadýnla erkeðe çevirir projektörü. Önce abartýlý el kol hareketleri yaparlarken birbirlerini itip kakmaya baþlamýþlardýr. Projektörcü

-Oh, Hasan'a hikaye çýktý. Ben þimdi bunu bir

ballandýrýrým... bir ballandýrýrým ki... Binbir gece masallarý yanýnda halt etsin. O sýrada kaptan yanlarýnda adeta biter. Kaptan

-Oh! Maþallah! Maþallah!


94

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Projektörcü feneri hemen denize çevirir. Kaptan

-Fener gene elinden mi kaydý? Tuh! Rezil,

utanmaz! (Ka'ya) Sana da aferin beyim. Aferin! Kelli felli adamsýn. Milleti dikizlemeye utanmýyor musun? Projektörcü ile Ka gülümseyerek, biraz da suçlu suçlu bakýþýrlar. 15.BEYOÐLU-GENEL-GECE 16.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/GECE Sokak tenhalaþmýþtýr. Evlerin pencereleri açýk. Ka sokaktan geçer, pencerelere bakarak yürümektedir. Seher'in penceresine yaklaþýrýz. 17.SEHER'ÝN EVÝ-OTURMA ODASI/ÝÇ/GECE Seher kombinezonla evin içinde dolaþmakta, bir þarký mýrýldanmaktadýr. Elbisesini giyer. Bayram pencerenin önündeki koltukta


95

Havada Bulut - Ayfer Tunç

oturur.Tabakasýný çýkarýp bir sigara sarar. Seher aynanýn önünde makyaj yapmaya baþlar. Bayram'ýn epeydir eve yerleþtiði halinden tavrýndan bellidir. Sigarasýný sarar, kibrit arar, bulamayýnca Seher'in yanýna gider. Oradaki sehpadan kibrit alýr, yerine dönmeden konuþur. Bayram

-Seher... Sana bir þey diyeceðim.

Seher

-De. (durur) biliyorum ne diyeceðini ya, sen gene

Bayram

-Ne diyeceðim?

Seher

-Ne diyeceksin? Pavyona gitme diyeceksin. Otur,

de söyle bakalým...

evinin hanýmý ol, ben sana bakarým diyeceksin... Bayram

-(Biraz þaþkýn) Nereden biliyorsun?

Seher

-Ezberledik artýk bu laflarý Bayram... Daha evvel de

Bayram

-Daha evvel... kim dedi?

duyduk.

Seher dikkatle Bayram'a bakar. Seher

-Evveli boþver, anlatsam da dinlemek istemezsin.

Bayram

-Ýsterim, anlat hele..

Seher biraz alaycý, biraz da sinirlidir. Ayný filmi tekrar görmekten korktuðu bellidir. Seher

-Bayram, üstüme varma... Daha ilk geldiðin gece

ben sana ne dedim? Evveli deðil, sonrayý, ikimizin sonrasýný bir bir anlatmadým mý? Pavyona gitme diye tutturacaksýn, geçmiþinde kim vardý, nasýl düþtün bu yola diye sormaya baþlayacaksýn demedim mi? Bayram cevap vermez, önüne bakar, ama durumu hazmedemediði bellidir.


96

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Seher

-Dediklerim çýkýyor... Gene çýkýyor...

Bayram

-O vakit... ilk geldiðimde yani, kolay gelir

zannettiydim. Evvelin yoktur, daha evvel kimse olmamýþtýr diye farzetmek kolaydýr zannettiydim... Seher

-Ama hiç kolay deðilmiþ, deðil mi?

Bayram

-Yok... O gene kolay... Kolay da... yani, nispeten...

Seher

-Ama sen olduktan sonrasý çok zor...

Bayram

-Öyle...

Seher diklenmenin zamaný olduðunu hisseder. Seher

-Buna da alýþ Bayram, týpký evvelini yok farzettiðin

gibi... Farzet ki her akþam pavyona deðil, rahmetli anama bakmaya gidiyorum. Bayram

-Çok zor Seher! Hem.. ben sana bakarým dedim

ya. Bir daha söylüyorum. Çok þükür elim ayaðým tutuyor, gücüm kuvvetim yerinde. Ben çalýþýrým, senin çalýþmana lüzum yok. Seher

-Bayram uzatma!

Bayram birden parlar. Bayram

-Gitme! Gitmeyeceksin! Benim param var. En

olmadý, sýrtýmda taþ taþýrým gene seni aç açýk býrakmam... Seher

-Sonra? Sonra karýna çocuklarýna gittiðinde ben

ne olurum? Hangi dükkan beni alýr? Patron ooo Seher haným hoþgeldiniz, biz de sizi bekliyorduk, hadi buyrun mu der? Gerçi yaþlandýnýz, iþ yapmazsýnýz artýk ama olsun mu der? Sen karýnýn çocuklarýnýn dizinin dibindeBayram

-(Sözünü keser) Onlar yok artýk! Seher! Sadece

Seher

-(Alaylý bir kahkaha atar) Bunu da ezberledik

sen varsýn! Bayram, kusura bakma. Sonunda hepsi gidiyor... Bayram Seher'in bileðine yapýþýr. Bayram O kadar!

-Ben de senin erkeðinsem, gitmeyeceksin dedim!


97

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Seher sert bir hareketle bileðini kurtarýr, yüzünde alaylý bir ifade vardýr. Seher

-Ben buyum aslaným! Bu filmi çok gördüm,

daha görmeye niyetim yok. Beðenmiyorsan, kapý orda! Bayram kýrýlmýþ ve bozulmuþ bir ifadeyle Seher'e bakar. Seher'in yüzünde yumuþama izi yoktur. Taksinin korna çaldýðý duyulur. 18.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/GECE Kapýnýn önünde Seher'i pavyona götürecek taksi beklemektedir. 19.SEHER'ÝN EVÝ-OTURMA ODASI/ÝÇ/GECE Seher, korna çalmaya devam ederken koltuðun üstündeki mantosunu alýr, çýkarken kapýyý þiddetle vurur. Bayram irkilir. 20.SEHER'ÝN EVÝ-KAPI ÖNÜ-ÝÇ/GECE Seher'in yüzünde acýklý bir ifade, Bayram'a tutkun olduðu bellidir. Gözleri yaþarýr. 21.SEHER'ÝN EVÝ-OTURMA ODASI-ÝÇ/GECE Bayram çaresiz, ama öfkelidir. Seher'in þalý, eþarbý gibi bir eþyayý kuvvetle sýkar, sonra bir çýðlýk atar, koltuða çökercesine oturur, ellerini yüzüne kapatýr. 22.BÝR MEYHANE-ÝÇ/GECE Basit, ucuz bir meyhane. Ka bir masada tek baþýna oturmaktadýr. Henüz sipariþi

bir


98

Havada Bulut - Ayfer Tunç

gelmemiþtir. Önünde bir tek raký vardýr. Karþýsýndaki masada yüzü kendisine dönük bir adam vardýr. Sað elinin serçe parmaðýnda, bir taþý eksik iri bir kadýn yüzüðü vardýr. Ka adamýn yüzüðüne dikkat eder. Ka

-(Ýç ses) Hasan'a bir hikaye de benden çýktý. Hadi

hayýrlýsý... Meyhanede eski bir þarký çalmaktadýr. Bildik meyhane hareketliliði. Yüzüklü adam Ka'ya dostça kadeh kaldýrýr. Ka da kaldýrýr. Yüzüklü A.

-Afiyet olsun beyefendi...

Ka

-Size de. (Duraksar) Buyurmaz mýsýnýz?

Yüzüklü A.

-Ben sizden önce geldim, siz buyrun. Þeref

verirsiniz. Ka bir an düþünür, rakýsýný alýp adamýn masasýna geçer. Yüzüklü Adam orta alt düzeyde bir adamdýr, ama hýrpani deðildir, 40 yaþlarýndadýr. Yüzüklü A.

-Bu meret de iki satýr muhabbet olmadan

çekilmiyor. Hani derler ya, kahve bahane... onun gibi.. Adam kadehini bir daha kaldýrýr. Ka

-Öyle. Sýhhatinize...

Yüzüklü A.

-Sizin de...

Yüzüklü Adam kadehinden içer. Aðzýný eliyle siler.


99

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Yüzüklü A

-Akþam olunca.. bilmem size de olur mu, bir hüzün

basýyor beni. Fenalaþýyorum. Bu yüzden tabibe bile gittim. Dedim, pek içim eziliyor, aðlayacak gibi oluyorum. Çok çalýþýyorsunuz da ondan dedi. Yorgunlukmuþ. Laf! Ýnsan yoruldum diye hüzünlenir mi?.. Gerçi haksýz da deðil, pek erken kalkýyorum ben. Vazife uzak, yol uzun.. Haliyle yoruluyor insan... Ka

-Ne iþle meþgulsünüz?

Yüzüklü A.

-Halde Ýkbal ambarýnda katibim beyefendi...

Habire yazar dururum. Ka

-Benim gibi desenize...

Yüzüklü A.

-Siz de katip misiniz?

Ka

-(Ne diyeceðini bilemez) Bir nevi...

O sýrada meyhaneye Necip ile Ayþe girerler. Ayþe'nin üstünde dekoltesini kapatan bir ceket vardýr, dikkat çekici derecede makyaj yapmýþtýr. Necip'in mekaný bildiði bellidir, bir masayý iþaret eder. Hareketleri kabadýr. Necip

-Geç þöyle.

Ayþe

-(Manidar) Çok naziksiniz Necip bey!

Necip hiç oralý olmaz, otururlar. Necip saatine bakar. Ayþe'nin caný sýkkýndýr. Elleriyle yüzünü yeller. Ayþe

-Çok sýcak burasý... Durulacak gibi deðil.. Açýk bir

Necip

-Otur oturduðun yerde. Canýmý sýkma.

Ayþe

-Allah allah! Sýkýlýrsa ne olacak?

Necip

-(Cevap vermez, Garsona seslenir) Fuat, bize

yere gidelim.

karavanadan çorba getir. Sonra kuru muru ne varsa... Garson uzaktan baþ iþareti yapar.


100

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Garson

-Derhal abi...

Ayþe

-Rakýyla çorba mý içeceðiz?

Necip

-(Alaylý) Yok ýstakoz yiyeceðiz! Ne rakýsý kýzým?

Buraya demlenmeye mi geldik? Gittiðin yerde sabaha kadar içersin merak etme... Ayþe hafiften aðlamaktadýr. Necip

-Zýrlamaya baþlama gene! Zorla mý tuttum

kolundan da getirdim seni? Evinden kaçýp geldiðinde at pisliði görmeyeyim de ne olursa olsun demedin mi? Suratsýz garson iki tabak çorba getirir, önlerine koyar. Garson

-Ekmek þimdi geliyor

Garson gider, Ayþe sertçe bakar Necip'e. Ayþe

-Ne olursa olsun dediysem beni götür adi bir

pavyona sat mý dedim? Necip

-(Sinirlenir) Allah Allah!.. Beðenmediysen Numune

hastanesine doktor yapalým seni! Sanki bir marifetin var da. Ne iþ yapacaksýn baþka? Dua et, temiz yere kapýlanýyorsun. Necip imalý bir þekilde Ayþe'ye bakar, sonra çorbayý abartýlý hareketlerle içer. Ka ile yüzüklü adama döneriz. Ka

-Bendeniz bir yazarýn yanýnda duruyorum.

Yüzüklü A.

-Nasýl yani? Katip yamaðý filan mý...

Ka

-Yok öyle deðil, yazar, muharrir yani.. Hikaye filan

neþreder. Ama yazýsý pek iþlek deðil. O söyler, ben yazarým. Bu da bir nevi katiplik nihayetinde. Yüzüklü A.

-Haaa, anladým, anladým..


101

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Yüzüklü adam iþi garip bulmuþ küçümsemiþtir ama belli etmemeye çalýþýr. Yüzüklü A.

-Bir gazetede filan mý yazýyor?

Ka

-Gazetede.. mecmuada...

Yüzüklü A.

-Meþhur mudur peki? Gerçi ben pek bilmem...

Ka

-Meþhurdur ya, Sait Faik...

Yüzüklü

-Duymadým... Durmadan yazmaktan mýdýr nedir...

Mesai bitince harf göresim olmuyor.. Gazetelere bile sabah þöyle bir bakarým. Hepsi o. Dediðiniz beyefendiyi hiç okumadým. Ka

-Halbuki hikayeleri çok güzeldir. Etrafýndaki

insanlarý filan yazar. Balýkçýlar... kötü yola düþmüþ kadýnlar... gariban çocuklar... aþk hikayeleri... Bir denk gelirse okuyun... Bu akþam hüznüne filan çok iyi gelir. Yüzüklü A.

-Olabilir. Bak, koca doktor akýl etmedi bunu. Tabii

ya! Hikaye! Ýnsan insanýn aðusunu alýr derler. Hikaye okumak da bir nevi insanla muhabbet. Akþam olduðu vakit buraya niye geliyoruz? Aðumuzu akýtalým, biraz neþelenelim diye, deðil mi beyefendi? Hadi þerefinize. Kadehleri kaldýrýrlar. Ka

-Þerefinize.

Diðer masada Ayþe ile Necip otururlar. Necip çorbayý bitirir, eliyle aðzýný siler, Necip

-Kaþýkla kaþýkla!.... Yunus abi bekliyor.

Ayþe hýçkýrmaya baþlar. Necip sertleþmenin yararlý olmayacaðýný anlar. Yüzünde ikiyüzlü bir ifade vardýr. Ama Ayþe öyle çaresizdir ki, bu ifadeyi görmez. Necip

-Ayþe, bak. Sert konuþuyorum ama hakikat bu

güzelim. Ben zengin bir adam deðilim, seni evde oturtup besleyecek halim yok.


102

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ayþe

-Hani beni seviyordun? Öyle dediydin...

Necip

-Hala seviyoruz, ne var bunda?

Ayþe

-Seviyorsun da niye...

Necip

-Aaa! Yeter ama. Bak güzellikle konuþuyoruz

þurda deðil mi? Ayþe hýçkýrýr. Necip masadaki kadehi Ayþe'nin eline tutuþturur. Necip

-Yapma böyle güzelim.. Pavyon zannettiðin kadar

kötü bir yer deðil. Nihayetinde bir alay enayiye içki içireceksin... O kadar. Ýllaki adamlarýn koynuna gireceksin diye bir þey yok. Necip Ayþe'nin saçlarýný okþar, ama yüzünde çattýk belaya der gibi bir ifade vardýr. Ka ile Yüzüklü Adam'ýn sohbeti koyulaþmýþtýr. Adam parmaðýndaki yüzüðü parmaðýndan çýkarýr, gösterir. Yüzüklü A.

-Tuhaf gelmiþtir size.. Kimbilir ne düþündünüz...

Ka

-Tuhaf gelmedi desem yalan olur þimdi.

Yüzüklü A.

-Ne düþündünüz peki? Neye yordunuz?

Ka

-Bilmem... Bir hatýra herhalde dedim.

Yüzüklü A.

-Hadi caným... madem bir hikayecinin yanýnda

duruyorsunuz.. uydurmuþsunuzdur bir þeyler. Ka sevimli bir yüzle gülümser. Ka

-O olsaydý uydururdu... Ama ben.. uyduramadým

Yüzüklü A.

-Yüzük kýzýmýn. Geçen bayram dokuz liraya

pek.. aldýmdý. Kýzým onaltýsýnda. Biraz süsüne düþkündür, anasýna çekmiþ. Yüzüklü adamýn yüzünde sevecen bir ifade vardýr.


103

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ka

-Allah baðýþlasýn.

Yüzüklü A.

-Cümlemizinkini...

Görünce

dayanamadým,

alývermiþim. Halbuki biz memur adamýz, ay sonunu zor getiririz.. Þurada her akþam iki kadeh içiyorum ya, aslýnda boðazým düðümleniyor. Çoluk çocuðun rýzký diye... ama bunu da yapmasam eve gidince kalplerini kýracaðým.. en iyisi... Bu akþamlar.. zor.. Yüzüklü adam bir yudum içki içer. Konuþurken yüzüðü çýkarýp takar. Ka

-Kýzýnýzýn yüzüðü, niye sizin parmaðýnýzda?

Yüzüklü A.

-(Güler) Haa, onu anlatýyordum deðil mi?

Hislendim gene.. Benim kýz geçen gün taþýný düþürmüþ, baba þunun taþýný taktýrýver dedi. Ama benim unutkanlýðým meþhurdur. Belki on tane þemsiye unuttum, þapkamý unuturum saðda solda. Ýþin yoksa git ara... Benim kýz, unutmayayým diye zorla parmaðýma taktý. Ama ambarda bu koca taþlý yüzükle oturamam, deðil mi? Tuhaf kaçar. Elimi mi saklayayým, yüzüðü cebime mi sokayým, ne yapacaðýmý bilemedim. Sonra dedim kaybetmekten iyidir, dokuz lira verdim, kolay mý, dursun parmaðýmda. Hem unutmam taþ taktýrmayý. Ama bakýn? Yine unuttum. Ayþe ile Necip kalkarlar, Necip kýza sarýlýr. Ka arkalarýndan bakar. Ka

-Sýhhatinize!

23.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/GECE Saat ilerlemiþ, sokak boþtur. Bazý evlerin ýþýklarý yanar. Bayram Seher'in evinden çýkar, her zaman beklediði sokak lambasýnýn altýna gider, Seher'in penceresine bakar. Bir sigara yakar, evden uzaklaþacak þekilde yürümeye baþlar. 24.PAVYON-TUVALET-ÝÇ/GECE Seher berbat bir tuvalette küçük bir aynaya bakmaktadýr. Aðlamýþtýr. Akan makyajýný siler. Kendine güç vermek ister gibi konuþur.


104

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Seher

-Ah be Bayram... Yaktýn beni yaktýn!

Burnunu çeker, makyajýný düzeltir, dikleþir, çýkar. 25.PAVYON-TUVALET ÖNÜ-ÝÇ/GECE Tuvaletin kapýsýnda dilsiz bir kadýn öylece oturmaktadýr. Seher kadýna sevecen gülümser. Kadýna doðru abartýlý bir hareketle eðilir. Seher

-Dertliyim anne! Dertliyim. (Abartýlý þarký söyler)

Dertliyiiiim, ruhuma hicranýmý sardým da yine... Acýklý bir kahkaha atar, yürür gider. Dilsiz kadýn tuhaf sesler çýkarýr. 26.PAVYON-SALON-ÝÇ/GECE Ortada pist gibi bir alanda bir kadýn þarký söylemektedir. Seher sanki kimlik deðiþtirmiþtir, Dimdik ve kendine güvenen bir edayla, müþterilerin arasýndan geçerek patronun odasýna doðru yürür. 27.PAVYON ÖNÜ-DIÞ/GECE Necip ve Ayþe pavyona girerler. Necip Ayþe çaresiz bir ifadeyle parmaklarýyla gözlerinin altýný siler.

-Sil þu gözlerini. Zýrlamayý da kes artýk.


105

Havada Bulut - Ayfer Tunç

28.PAVYON-PATRONUN ODASI-ÝÇ/GECE Burasý küçük bir bölmedir. Müþterilerin oturduðu bölümden camekanlý bir bölmeyle ayrýlmýþtýr. Seher içeri girer, patronun masasýnda duran sigaradan bir tane alýr, yakar, oturur, ayakkabýlarýný çýkarýr, ayaklarýný sehpaya uzatýr.Seher bunlarý yaparken patron telefonla konuþmaktadýr. Biz telefon konuþmasýna deðil, Seher'e odaklanýrýz. Yunus

-...Sevgül'den ümitliydim, iþ yapar diyordum, ama

ý-ýh.... Yapmadý... Yok, sesi güzel, ama duyarak okumuyor. Aklý çocuðunda. Ateþi çýktý, öksürdü, anasýnýn gözü... n'apayým birader, burasý da hilali ahmer deðil ki... Sen bilirsin, idare ederim diyorsan... Aslýnda iyi kýzdý be... Bak üzüldüm þimdi kovduðuma.... Böyle iþte. Sen bilirsin.... Peki peki... Hadi eyvallah. Yunus telefonu kapatýr, Seher'in kederli bir þekilde oturuþu dikkatini çeker. Yunus'la Seher arkadaþtýrlar, öyle bir hava sezinleriz. Yunus

-Ne oldu kýz? Gitti mi yoksa seninki?

Seher

-Bilmem... herhalde gitmiþtir. Ben çýkarken

Yunus

-Ne demek evdeydi? Herifin biletini kestin mi,

Seher

-Beðenmiyorsan kapý orda dedim.

Yunus

-E git demiþsin iþte? Daha ne diyeceksin? Ah be

evdeydi... kesmedin mi?

Seher! Bu alemden bir kadýna ben sana aþýðým diyen herifin derdi, karýnýn parasýný yemektir. Deðilse de kaldýramaz zaten, çeker gider. Yunus bir sigara yakar, o da hafiften kederlenmiþtir. Yunus aþký?

-Hem dertsiz baþýna dert mi arýyorsun kýzým? Ne


106

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Seher kalbini iþaret eder. Seher

-Þuraya

söz

geçiyor

mu

Yunus

abi?

Konuþuyorsun, ama boþ... Yunus

-Ýyi de bu kaçýncý be Seher? Bir olur, iki olur..

Akýllan artýk. Her seferinde hüsran! Seher

-Bana akýl verene bak! Seninki tüyünce kahrýndan

þiþelere vurmadýn mý? Duvara yumruk atýp parmaðýný kýrdýðýný ne çabuk unuttun? Yunus parmaðýný hatýrlar, elini yumruk yapýp bakar. Yunus

-Geçti ama, unuttum bile...

Seher

-Eh.. Biz de unuturuz inþallah.

O sýrada kapý týklatýlýr. Açýlýr, Necip içeri baþýný uzatýr. Yunus Necip'e yüz vermeyecektir, sesinin tonu, duruþu deðiþir, üstten bir havasý vardýr. Necip

-Ýyi akþamlar Yunus abi. Hürmetler...

Necip arkasýna bakar, sonra süzülür gibi içeri girer kapýyý kapatýr. 29.PAVYON-PATRONUN ODASININ ÖNÜ-ÝÇ/GECE Ayþe Necip'in içeri giriþine bakar, sonra salona döner. Kapýnýn önünde dikilmektedir. Çevreyi süzer. Masalarda kadýnlar erkekler oturmuþlar, kahkaha atmaktadýrlar. Þarkýcý kadýn þarkýsýný bitirir, müþteriler alkýþlarlar. Ayþe'nin yüzünde durumu kabullenmekten baþka çaresi olmadýðýný anlamýþ, hafiften piþman bir ifade vardýr.


107

Havada Bulut - Ayfer Tunç

30.PAVYON-PATRONUN ODASI-ÝÇ/GECE Necip çok saygýlý bir ifade ile Yunus'un karþýsýnda dikilmektedir. Yunus ayaða kalkmýþ yanýna gelmiþtir. Seher ayný pozisyonda, Necip'e biraz küçümseyen bir edayla bakar. Yunus

-Ne oldu, getirdin mi kýzý?

Necip

-Getirdim abi, kapýnýn önünde, bir gör. Çok güzel

Yunus

-Getir bakalým, görelim...

Seher

-Ulan Necip! Düþürdün gene bir kýzý aðýna ha?

kýz...

Tarantula! Necip Seher'e bulaþmak istemez. Caný sýkkýn bakar, odadan çýkar. Yunus

-Bu iþte kimse kimseyi düþürmez Seher Haným,

herkes kendi ayaðýyla gelir. Sen de kendi ayaðýnla gelmedin mi? Seher

-(Ýçini çeker) Doðru..

31.PAVYON-PATRONUN ODASININ ÖNÜ-ÝÇ/GECE Necip Ayþe'yi kolundan tutar. Sinirli ve sert konuþur. Necip

-Ýçeri, hadi. Aðlamaya kalkayým deme. Adam gibi

davran içerde, karýþmam. Necip Ayþe'yi sert bir hareketle içeri sokar. 32.PAVYON-PATRONUN ODASI-ÝÇ/GECE Seher pozisyonunu hiç bozmaz, Ayþe ve Necip içeri girer, Ayþe kapýnýn aðzýnda çekingen bir ifadeyle durur.


108

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Yunus masasýndan aðýr aðýr kalkar. Yunus

-(Ayþe'ye) Gel gel, hoþ geldin...

Ayþe bir iki adým atar, dik durmaya çalýþýr. Yunus kýzýn etrafýnda bir tur atar, gerileyerek baþtan aþaðý süzer. Sonra kýzýn burnunun dibine kadar sokulur. Yunus

-Güzel kýzmýþsýn.. Adýn ne bakayým?

Ayþe

-Ayþe...

Yunus

-Ayþe.. Kaç yaþýndasýn?

Ayþe

-On sekiz.

Yunus

-Doldurdun mu? Daha ufak duruyorsun..

Necip

-Nüfus kaðýdý yanýnda Yunus abi? (Ayþe'ye)

Yunus

-Ýstemez. Nerelisin?

Ayþe

-Burgazadalýyým.

Yunus

-Burgazada mý? Þu bizim Burgazada! Kýnalý,

Ayþe

-Evet.

Yunus

-(Necip'e) Hani Ýstanbullu deðildi? Niye yalan

Necip

-Burgazadayý Ýstanbul mu sayýyorsun abi?

Yunus

-(Ayþe'ye) Baban, abin filan var mý?

Ayþe

-(Sert) Var.

Göstersene?

Burgaz hani..

söylüyorsun lan?

Yunus bu sert cevaptan hoþlanmaz. Necip Ayþe'nin kolunu sýkar, hemen söze karýþýr. Necip

-Abisi kumarbazýn teki Yunus abi, o getirdi zaten.

Babasý da yaþlý bir arabacý.. Yunus

-Ona sordum! Sen her lafa karýþma.. (Ayþe'ye)

Ayþe

-Öyle.

Öyle mi?


109

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Yunus

-Yavuklun mavuklun var mý?

Ayþe Necip'e bir göz atar. Ama bakýþlarýnda sevgi yoktur. Necip

-Benim yanýmda Yunus abi... Takýntýsý yok.

Yunus tiksinir gibi Necip'e bakar. Bu manzarayý Seher yüzlerce defa görmüþ gibi, bildik gözlerle izlemektedir. Yunus Necip'in sözlerine itibar etmez. Sesinde öyle bir ton vardýr ki, bir yanýyla kýzýn hayalleriyle alay etmekte, bir yanýyla da tahrik etmektedir. Yunus

-Para kazanmak istiyor musun Ayþe? Hususi

terzin, hususi berberin, ayakkabýcýn falan olsun... Þiþli'de bir apartman katý döþettir. Kapýsýna bir otomobil çek... Hý? Yunus odada birkaç adým atar, kýza bir daha bakar. Necip Yunus ne diyecek diye beklemektedir, heyecanlýdýr. Ayþe'nin de yavaþ yavaþ süngüsü düþer. Yunus tatlý, yumuþak bir sesle Ayþe'ye konuþur. Yunus

-Bu dünyada her þey bir arada olmuyor Ayþe.

Güzel Ayþe... Ne demiþler? Her nimetin bir külfeti vardýr. Bizimkisi külfet sayýlmaz aslýnda, taþ taþýtmýyoruz. Ýþi kaptýn mý gerisi kolay, gelsin paralar.... Anladýn mý? Ayþe

-Anladým.

Yunus

-Zengin olmayý kim istemez? Ama hakkýný vermek

lazým, deðil mi? Burasý iyi bir müessesedir, baþka yerlere benzemez. Bir kere müþterisi efendidir. Mühim insanlar gelir, cömerttirler de haa... Yunus Seher'e göz kýrpar, Seher acýmakla alay etmek arasýnda bir


110

Havada Bulut - Ayfer Tunç

ifadeyle Ayþe'ye bakar. Yunus

-Akýllý bir kýza benziyorsun, güzelsin de. Ama güzel

olmak yetmez. Ne demiþler? Güzele kýrk günde doyulur. Akýllý olursan kazanýrsýn ancak. Yunus'un sesi iyice ciddileþir. Yunus

-Seni burada çalýþtýrýrým. Ama þartlarým var...

Ayþe

-Dinliyorum.

Yunus

-Bir. Sulugözlü olmayacaksýn. Aðlamak yok.

Dinliyor musun?

Aðlayan kadýna hiç tahammül edemem, koyarým kapýya. Annemi özledim falan diye tutturmayacaksýn. Ayþe

-Annem öldü... beþ sene evvel...

Yunus

-Ýyi... Allah rahmet eylesin. Ýki. Ýþten kaytarmaya

gelemem ona göre. Þuram aðrýyor, buram aðrýyor yok. Tamam mý? Ayþe

-Tamam.

Yunus

-Üç. Müþteri seçmek yok. Onun masasýna gitmem,

berikine giderim falan anlamam. Kim çaðýrýrsa gideceksin. Ve dört, kýzlarla iyi geçineceksin. Kavga çýkartanýn pasaportunu eline veririm. Tamam mý, iyice anladýn mý? Ayþe

-Anladým.

Yunus

-Ýyi, güzel... Anlaþtýk o zaman... Bir de akýllý kýzsan

ikide bir borç istemezsin, (Necip'i iþaret eder) Paraný da bunun gibi zibidilere yedirmezsin... Necip'in yüzü asýlýr ama birþey diyemez. Seher Necip'in yüzüne bakar, gülüverir. Yunus

-Bunu da sana hiçbir patron söylemez ha!

Kýymetimi bil. Yunus masasýna geçer. Yunus

-Seher ablan iþin ince ayarýný anlatýr sana.

(Seher'e) Hadi bakalým Seher, bu gecelik yanýndan ayýrma Ayþe'yi, göz kulak ol. Bizim Necip'le iþimiz var biraz.


111

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Seher kalkar, ayakkabýlarýný giyer, Yunus'un masasýndan bir sigara daha alýp yakar. Ayþe'yle çýkarlarken.. Yunus

-Bir de güzel bir isim bulun Ayþe'ye... Alengirli bir

þey olsun.. 33.PAVYON-SALON-ÝÇ/GECE Ayþe ve Seher Yunus'un odasýndan çýkarlar. Seher oturan müþterilere göz atar, sonra Ayþe'ye döner. Seher

-Ýþte... Bizim batakhane burasý... Hayýrlý olsun mu

diyeyim, Allah kurtarsýn mý bilmem. Gel þöyle oturalým.. Seher henüz boþ olan bir masaya doðru yürür, otururlar. Seher acý acý güler. Seher

-Þiþli'de apartman katý, kapýsýnda otomobil

istiyorsun ha! (Güler) Kiraný ödeyip çorbaný kaynatabilirsen öp de baþýna koy. Zengin olurum diye hiç ümitlenme Ayþe. Bu iþten zengin olunmaz. Ayþe'nin yüzünde bir bozulma ifadesi. Seher

-Sabaha karþý evine gidip baþýný yastýða koyunca,

öyle bir uyusam ki, bir daha uyanmasam diyorsun... Sessizlik olur, bir müþteri Seher'e el eder, belli ki tanýnan biri, Seher de cilveli bir þekilde selam verir. Seher

-Kalk þunlarýn masasýna gidelim.


112

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Kalkarlarken Seher'in yüzü yine kederlenir. Seher

-Bu alemde tecrübeli bir abladan sana bir de

nasihat Ayþe... Ýstersen kulaðýnýn arkasýna at. Seher Ayþe'ye hüzünlü bir yüzle bakar. Seher

- Sakýn aþýk olayým deme...

Seher yürür, Ayþe onu izler. 34.BAYRAM'IN GECEKONDU EVÝNÝN ÖNÜ-DIÞ/GECE Karanlýkta bir sigara ateþi parlar. Bayram'ý evin önünde görürüz. Tek katlý, bahçe içinde bir evin alçak penceresinden içeri bakar. 35.BAYRAM'IN EVÝ-ÝÇ/GECE Ýçerde Bayram'ýn babasý, iki çocuðu vardýr. Baba sedire oturmuþtur, tespih çekmektedir. Çocuklardan biri dedesinin dizinde uyumuþ, öteki odadaki küçük masada ders çalýþmaktadýr. Büyük ilkokul çaðýnda, küçük daha okula gitmiyor. Bayram'ýn karýsý Nazik yorganlarý kucaklamýþ bir halde içeri girer. Odadaki divanýn minderlerini kaldýrýp yere koyar, divana çarþaf serer, yastýðý yorganý yerleþtirir. Bayram'ýn babasý kadýný hüzünlü bir yüzle izlemektedir. Nazik dedesinin dizinde yatan çocuða yaklaþýr. Nazik

-Alayým çocuðu baba..


113

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Kadýn çocuðu kucaklar. Yataða yatýrýr, üstünü güzelce örter. Sonra ders çalýþan oðlana döner. Nazik

-Mustafa,hadi

yat

artýk

oðlum.Geç

oldu.

Kalkamayacaksýn sonra. Büyükbaba duvardaki saate bakar. Onbiri geçmektedir. Baba

-Ne yapsýn çocuk, çok ödev vermiþler mektepte.

Yaz yaz bitiremedi.... Bir de bahçede çalýþtý benim aslaným bugün. Marullarý hep o demetledi annesi. Nazik

-Biliyorum, gördüm... Aferin oðluma benim.

Mustafa kitaplarýný toplar. Yataða girer, annesi üstünü örter. Nazik

-Senin de yataðýn hazýr beybaba.

Baba yavaþça doðrulur. Baba

-Saðol kýzým. Oðlan dizimde uyuyunca pek

hoþuma gitti. Bu saate kadar kalmýþým. Hadi Allah rahatlýk versin. Nazik pencereye gider, dýþarý bakar. Bayram'ýn babasý bunu görür, kapýda durur. Baba

-Tilkinin dönüp dolaþýp geleceði yer... Biraz daha

sabýr kýzým... Nazik'in gözlerini görürüz. Gözleri yaþlýdýr. 36.BAYRAMIN EVÝNÝN ÖNÜ-DIÞ/GECE Bayram pencereden yavaþça çekilir. Yüzünde acýlý bir ifade vardýr.


114

Havada Bulut - Ayfer Tunç

37.BAYRAMIN EVÝ-ÝÇ/GECE Nazik pencereden bakmaktadýr, yemenisinin ucuyla gözlerini siler. Nazik

-Ona bakmýyorum ki baba?

Yataða yatmýþ olan Mustafa söze karýþýr. Mustafa

-Ya neye bakýyorsun?

Nazik

-Yaðmur indirecek gibiydi de, baþlamýþ mý diye

baktým. Babanýn yüzünde inanmamýþ bir ifade, Nazik perdeyi sýkýca çeker. Baba odadan çýkar. Nazik sedire çarþaf serer, yorgan örter. Oðlu onu izlemektedir. 38.BAYRAMIN EVÝNÝN ÖNÜ-DIÞ/GECE Bayram Nazik'in perdeyi çektiðini görür, yavaþ yavaþ evden uzaklaþýr, bahçe kapýsýna gider, durur. Karar aný. Dönse mi, dönmese mi... 39.BAYRAMIN EVÝ-ÝÇ/GECE Nazik ýþýðý kapatýr, yeleðini çýkarýr, geceliðini giyer. Sedirdeki yataðýna yatar. Mustafa

-Anne, biraz yanýna geleyim mi?

Nazik

-Gel oðlum, gel ceylan gözlüm...

Mustafa karanlýkta annesinin yataðýna girer. Nazik oðlana sarýlýr, üstünü iyice örter.


115

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Mustafa

-Dedem doðru söylüyor...

Nazik

-Neyi doðru söylüyor?

Mustafa

-Babam gelecek... Ama geldiði zaman elini

öpmeyeceðim. 40.BAYRAMIN EVÝNÝN ÖNÜ-DIÞ/GECE Bayram bahçe kapýsýný usulca kapatýr, yürür. 41.BAYRAMIN EVÝNÝN SOKAÐI-DIÞ/GECE Bayram elleri cebinde yürümekte, evi arkada kalmaktadýr. 42.SEHER'ÝN EVÝ-OTURMA ODASI-ÝÇ/GECE Odanýn ýþýklarý açýk, anahtar sesi duyulur, kapý açýlýr, Seher içeri girer. Yorgun ve çok mutsuz görünmektedir. Pardesüsünü çýkarýr, koltuða atar. Odada bakýnýr, seslenir. Seher

-Bayram? Bayram?...

Seher odalarý dolaþýr, her yere bakar, tekrar oturma odasýna gelir, pencereye gider, Bayram'ýn hep ona baktýðý sokak lambasý yanmaktadýr, ama Bayram yoktur. Seher koltuða oturur, çok üzgün. 43.ADADA BÝR YOL-DIÞ/GÜN Güneþli sýcak bir gün, adanýn tepesine giden bir yokuþta postacý aðýr çantasýný oflaya puflaya taþýmakta, onun beþ on adým gerisinde Ka ile köpeði yürürler. Postacý dinlenmek için durur, yolun kenarýna oturur, Ka yanýna gelir, oturur. Hafif þakacý bir hali vardýr, postacýnýn mektuplarýný okuduðunu bilmektedir.


116

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Postacý

-Bu ne sýcak birader... Daha þimdiden... Ýflahým

kesildi.. Periþan olacaðýz bu yaz. Söylemedi deme. Ka

-Çantan da aðýr... Bu sýcakta çekilmez..

Postacý zengin evlerde oturanlarý iþaret ederek... Postacý

-Kendileri daha gelmedi, ama mektuplarý akýn akýn

geliyor. Ne yazar ne okurlar bu kadar bilmem.. Ka

-(Manidar) Senin gibi okumayý seviyorlar demek...

Postacý

-Ne demek þimdi bu?

Ka

-Hiiç, senin gibi onlar da mektup okumayý

Postacý

-Niye beni misal verdin? Bir þey mi biliyorsun?

Ka

-(Güler) Beðendin mi bari okuduklarýný?

seviyorlar dedim.

Postacý bir süre cevap vermez, utanmýþtýr.


117

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Postacý

-Beðendim... Ýnþallah mükafatý sen alýrsýn, biz de

Ka

-Ýnþallah... Nesini beðendin peki?

Postacý

-Caným.. sen de.. bir günahýmýzý itiraf ettik diye

iftihar ederiz.

ahret sualleri sorma insana.. Ne bileyim ben nesini beðendim? Okudum iþte, hoþuma gitti. Postacý kalkmaya hazýrlanýr gibi çantasýný alýr. Postacý

-Pek yapmam böyle þeyler aslýnda... Ama seni

daðda bayýrda yazýyor görünce... merak ettim. Ayýp ettik... Ka

-Üzülme

caným,

ben

okuduðuna

sevindim.

Ýnsanlar okusun diye yazýyorum. Postacý

-(Hüzünlenir) Öyle güzel yazmýþsýn ki... Aþýk

olasým geldi. Postacý ile Ka birbirlerine sevecen gülümserler. Postacý kalkar. Ka postacýnýn çantasýný alýr. Ka

-Ver biraz da ben taþýyayým. Yüzün kýpkýrmýzý

olmuþ, damarlarýn fýrlamýþ... Postacý çantayý vermek istemez. Postacý

-Olur mu birader, bu benim vazifem..

Ka

-Çanta

taþýmanýn

vazifesi

mi

olurmuþ?

Býrak.Aðýrmýþ be. Yürümeye baþlarlar. Ka

-Eee, ne var ne yok adada? Ben uyduruyorum,

ama sen hakikati görüp duyuyorsundur. Postacý

-Yazmak için mi soruyorsun?

Ka

-Bilmem? Belki yazarým...


118

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Postacý

-Yaz yaz.. Bizden iyi hikaye mi bulacaksýn?

Zenginler cihetinde birþey olduðu yok. Daha erken. Yaz gelsin, iyice kaynaþsýnlar, o zaman hikaye çýkar.... Ama fakirler cihetinde öyle deðil... Kamil aðanýn kýzýyla oðlu evden kaçtý. Bir ayý geçti, ses seda yok ikisinden de... Adamcaðýz periþan. En diþe dokunur hadise bu. Ka

-Duydum.. Sen ne diyorsun bu iþe?

Postacý

-Ne diyeyim? Çocuklarýn gözü yükseklerdeydi.

Uçamayacaklarý kadar tepede... Allah sonlarýný hayýr etsin. 44.KAMÝL AÐA'NIN EVÝNÝN BAHÇESÝ-DIÞ/GÜN Kamil aðanýn arabasý terkedilmiþ gibi durmaktadýr. Bakýmsýzdýr. 45.KAMÝL AÐANIN AHIRI-ÝÇ/GÜN Kamil aða çökmüþ, daha da yaþlanmýþ görünmektedir. Ahýrda küçük bir tabureye oturmuþtur, iki atý da karþýsýndadýr. Bir þey düþünüyor gibidir. 46.MAHALLE KAHVESÝ-DIÞ/GÜN Bildik yüzler ve tespihli adam kahvenin önünde oturmaktadýrlar. 1.Adalý

-Yazlýkçýlar geç kaldý bu sene. Geçen yýl bu

2.Adalý

-(Sözünü keser) Daha yaz girmedi, mektep tatil

vakitler... olmadý dur bakalým. Kamil aða dalgýn ve kederli bir yüzle kahvenin önünden geçerken... 1.Adalý

-Hayýrlý günler Kamil aða...

Kamil aða cevap vermez, dalgýn dalgýn yürümeye devam eder. Zülfikar elinde tepsi Kamil aðayý izler, yüzündeki


119

Havada Bulut - Ayfer Tunç

ifadeyi yakýndan görürüz, bir þeyler düþünüyor gibidir. 2.Adalý

-Vah vah... Bitti adamcaðýz... Þu hale bak. Çok

yaþamaz bu, söyleyeyim. Tespihli adam -Kabahat kendisinde. Fazla yüz verdi çocuklara. Böyle olacaðý belliydi. 1.Adalý

-(Alaycý) Testi kýrýlýnca akýl veren çok olurmuþ.

Konuþ þimdi, vaktidir... Tespihli adam -Yalan mý? Benim öyle oðlum kýzým olacak, ikisinin de boðazlarýný kör testereyle keserim! Zülfikar elinde tepsiyle masaya gelir, çay daðýtýrken... Zülfikar

-Söylemesi kolay beyamcam. Senin baþýna

gelmedi çünkü... Ama olan olmuþ, adamcaðýz gözümüzün önünde eriyor. Bir çare düþüneceðimize oh olsun mu diyeceðiz? Ayýptýr.. Tespihli adam -Sana ne? Sana bir þey yapmak düþer mi? Zülfikar cevap vermez. Caný sýkkýn bir halde içeri girer. 47.ADADA ÇAMLIK-DIÞ/GÜN Konstantin ve 17-18 yaþlarýnda iki delikanlý kuþ yakalamak için ökse kurmuþlardýr. Bir aðacýn altýnda kafes içinde bir kuþ ötmektedir. Aðaçlarda yapýþkanla kaplý ökseler vardýr. Konstantin ve iki delikanlý aðaçlarýn arkasýna saklanýrlar. Bir kuþ sürüsünü görürüz. 1.Delikanlý

-Aha... geliyorlar...

2.Delikanlý

-Aðzým sulandý be... Mis gibi pilavýn yanýnda...

Konstantin

-(Kuþlara) Hadi yavrum, bu tarafa , bu tarafa...


120

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Birden Konstantin'in yüzünde belirgin bir sevinç belirir. Bir kuþ ökseye yakalanmýþtýr, uçmaya çalýþýr, uçamaz. Konstantin

-(Güler) He he he! Varan biiir...

48.ADADA BÝR BAÞKA YOL-DIÞ-GÜN Postacý ile Ka yürümeye devam ederler. Postacý Ka'dan çantasýný alýr. Postacý

-Ver bakalým artýk þunu. Yeter taþýdýðýn, sana da

günah. Postacý ile Ka iki gencin yolun kenarýndaki çimleri tabaka tabaka kaldýrdýklarýný görürler. Ka

-Ne yapýyor bunlar?

Postacý

-Bilmem? (Seslenir) Heeyy... Delikanlýlar! Ne

yapýyorsunuz çimleri öyle? 1.Genç

-(Sertçe) Sana ne?

Ka

-Caným, ne diye söküyorsunuz?

Postacý

-Bir söyleyin yahu? Ýnsan gibi soru sorduk..

1.genç dikilir, terini siler. Bir sigara yakar. 1.Genç

- Mühendis Ahmet bey söktürüyor.

Ka

-Niye? Ne yapacakmýþ bunlarý?

1.Genç

-Yukarda deri tüccarý Hollandalý var ya..

Postacý

-Var, ne olmuþ?

1.Genç

-Onun

Ka

-Ýngiliz çimi alsýn eksin, madem ki herif zengin.

bahçesini

düzeltiyorlar,

bahçeye

döþeyeceklermiþ.


121

Havada Bulut - Ayfer Tunç

1.Genç

-Ýngiliz çimiyle bu bir mi?

Ka

-Bu daha mý iyi?

1.Genç

-Ýyi de laf mý? Bunun üstüne çimen mi olur?

Postacý

-Sen nerden biliyorsun? Bahçývan mý kesildin üç ot

1.Genç

-Hollandalý öyle demiþ beyim. Herhalde bir bildiði

yoldun da... var. Genç sigarasýný bitirir, izmaritini fýrlatýr, iþine döner. Postacý

-Evladým, delikanlý... Niye alet oluyorsunuz böyle

1.Genç

-Ne aleti?

Ka

-Bak söktüðün yer çýplak kalýyor, günah deðil mi?

iþlere?

Sen bu adadan deðil misin? Bunlar senin adanýn çimleri. Yazýktýr. Hollandalý alsýn eksin çim tohumunu... 1.Genç

-Benim aklým ermez abi. Sök dediler, söküyoruz.

Ka ile Postacý konuþurlar. Ýkisi de üzülmüþ. Gençler iþlerine döner. Ka

-Bunu karakola haber vermek lazým. Ben en iyisi...

Postacý

-Sen zahmet etme, karakolun postasý var bende.

Zaten gideceðim. Þimdi gider ihbar ederim... Gerçi karakol Mühendis Ahmet beyle uðraþýr mý? Polis men eder, bunlar dinlemez, gene men eder, gene dinlemezler... Böyle gider bu iþ. Ka

-Ama biz vazifemizi yapalým, elin Hollandalýsý göz

göre göre çimlerimizi yolduruyor! Hiç düþünmüyor ki, beðenip de ev yaptýrdýðý bu ada, bu yol kenarýndaki çimleriyle güzel, kuþlarýyla, böcekleriyle güzel.. Postacý

-Onun memleketinde bir tek tel çim yol bakalým!

49.STELYO'NUN EVÝNÝN ÖNÜ-DIÞ/GÜN Trifon evin önündeki masaya oturmuþtur, masada gazete kesiði vardýr. Trifon'un yaptýðý gemi gazetedekinin týpkýsý deðildir,


122

Havada Bulut - Ayfer Tunç

ama epeyce benzemektedir. Trifon saðlýklý görünmektedir. Yelken direði yerine bir çubuðu bir oyuntuya yerleþtirmeye çalýþýr. Dedesi gelir, elindeki hýrkayý Trifon'un sýrtýna koyar. Trifon

-Ama hava çok sýcak dede.

Stelyo

-Olsun kuzucuðum, hastalýktan daha yeni kalktýn.

Çocuk mutludur. Stelyo torununun saçýný okþar. 50.ADADA ÇAMLIK-BAÞKA BÝR KÖÞE-DIÞ/GÜN Ka bir aðacýn altýna oturmuþ, yanýnda kendini dinler gibi bakan köpeðiyle konuþur. Kalemini kulaðýnýn arkasýna sokmuþtur, elinde küçük bir defter vardýr. Ka

-Ýþte bunlar böyle çomar... Þimdi de milletin

yeþilliðine musallat oldular. Ýnsan o çimlere basmaya kýyamaz. Ka doðrulur.. Ka

-Hadi kalk bakalým. Yeter tembellik ettiðin..

Ka kalkar, köpeði de kalkar. O sýrada çamlýðýn içinde Papaz'ý görür. Papaz aðaçlara dikkatle bakar, kabuklarýný, yapraklarýný inceler. Ka yanýna gider. Ka Papaz ilgili davranýr, sýcakkanlý bir adamdýr. Köpeði okþar. Köpek sevinçle kuyruk sallamaktadýr.

-Merhabalar...


123

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Papaz

-Merhabalar... (Köpeðe) Sana da merhaba...

Kuyruðunu sevsinler... Elindeki yapraðý Ka'ya gösterir. Papaz

-Nadir bulunan bir köknar cinsi bu... Ona

bakýyordum. Kuvvetli aðaçtýr, uzun yaþar. Buralarda pek rastlanmaz aslýnda. Tuhaf.. Ka

-Aðaçlardan anlýyorsunuz...

Papaz

-Anlarým ya. Ýnsanýn en iyi anladýðý dil tabiatýn dili

olmalý, ama maalesef hepimiz unuttuk artýk... Ka

-Doðru... Derdimiz neyse...

Ýkisi birlikte yavaþ yavaþ yürümeye baþlarlar. Ka

-Alýþtýnýz mý adamýza?

Papaz

-Böyle dünya cennetine kim alýþmaz? Þu havaya,

topraða, aðaçlara bir baksanýza?... Sonra laf aramýzda, kýzlarý da çok güzel.. (þakacý bir havayla güler) Papaz olduðuma bakmayýn, ben bu dünyaya inanýrým. Bütün bu güzellikler bizim için. Ama þu insanoðlu... Hýrs, ihtiras içinde ömrünü tüketiyor. 51.ADADA ÇAMLIKTA BÝR YER-DIÞ/GÜN Konstantin ve iki delikanlý ökseden kuþlarý toplamýþ yýðmýþlardýr. Konstantin'in vahþi bir zevkle bir kuþun kafasýný koparttýðýný görürüz.Kuþun baþýný bir kenara atar.Hýrsla yolar, bir þiþe geçirir. Küçük bir ocakta ateþ yakýlmýþ olduðunu ve birkaç kuþun piþtiðini görürüz. Konstantin þiþe taktýðý kuþu ateþe koyar, ateþten piþmiþ bir kuþ alýr, aðzý yana yana, üfleye üfleye yerken, Papaz ve Ka onu izlemektedirler. Yüzlerinde dehþet vardýr. 52.PAPAZIN BAHÇESÝ-DIÞ/GÜN Bakýmlý, bol çiçekli bitkili bir bahçe. Ka bir tahta masada oturur, köpeði


124

Havada Bulut - Ayfer Tunç

yanýndadýr. Papaz iki bardak gül þerbetiyle gelir, birini Ka'ya verir. Ka

-(Sevinir) Gül þerbeti... Yýllar var içmediydim..

Papaz

-Eee... Tam mevsimi..

Ka

-Ben yaptým demeyin sakýn..

Papaz

-Ben yaptým... Kimseye býrakmam.

Ýkisi de önce uzun uzun kokladýklarý þuruptan iþtahla içerler. Ka

-Ohh! Elinize saðlýk... Çok güzel olmuþ.

Ka çevresine bakýnýr. Ka

-Bahçeniz çok güzel. Topraðý seviyorsunuz...

Papaz

-Severim.

Topraðý... bu sessiz, mütevazý, deli

þeyi... Hayat bundadýr iþte. Biz canlý mýyýz bunun yanýnda? Onun için insanoðlu topraktan yapýlmýþtýr deriz. Ka

-Filozofluk da var galiba Papaz efendi..

Papaz

-(Güler) Yok caným... Meslek hanesinde papaz

yazar yazmasýna ya, ben ne filozofum ne de papaz. Ýnsaným sadece.. Ka

-Eee, marifet de bu deðil mi zaten? Ýnsan olmak..

Ýkisi de Konstantin'i hatýrlarlar, yüzleri gölgelenir. Papaz

-Zenginmiþ de halbuki.. duyduðuma göre.... O

parmak kadar kuþlarla doyacak adam deðil... Ka

-Onunki doymak arzusu deðil zannederim. Vahþet

arzusu, kan dökmek... Papaz

-Doðru...

En

fecisi...

Neyse

unutalým

bu

manzarayý. Madem ki anlatamýyoruz derdimizi... Sizin hikaye falan yazdýðýnýzý duydum. Ka

-(Güler) Bizim adada da bir þey saklanmýyor...

Papaz

-Yazýn, ne güzel.. Benim elimden gelmez pek.

Gelse ben de yazacaðým. Bu da insan olmanýn bir çeþidi.


125

Havada Bulut - Ayfer Tunç

53.ADADA FAYTON DURAÐI-DIÞ/AKÞAM Zülfikar alýþveriþ yapmýþtýr, fayton duraðýna yürür, elindeki paket büyüktür. Yorulmuþtur, elindeki çuvalý yere koyar. Faytoncu

-Atayým mý kahveye?

Zülfikar

-Zahmet etme, ne kadarcýk yol ki? Bir nefes alayým

Faytoncu

-Yak bir cigara o zaman.

yeter..

Faytoncu Zülfikar'a sigara tutar, yakarlar. Faytoncu

-Yahu Zülfikar, sen gördüðüm iyi oldu. Kamil aða

Zülfikar

-Ne atý?

Faytoncu

-Ne atý mý? Yahu bizim Kamil Aða yok mu?

Zülfikar

-Vaar?

Faytoncu

-Atlarýyla arabasýný satýlýða çýkarmýþ, haberin yok

atlara son ne istiyor?

mu? Arabasý yaramaz da, atlarý iyidir, genç, kuvvetli... Zülfikar

-(Þaþýrýr) Atlarýný satacak!... Kamil aða!.. Onu öldür

Faytoncu

-Yalan mý söylüyoruz? Bugün bizim arabacýlardan

daha iyi. biri pazarlýk yapasý olmuþ, baðýrmýþ çaðýrmýþ adama yok yere, ben pazarlýk yapacak adam mýyým falan... Zülfikar

-Ne yapacakmýþ atlarý satýnca?

Faytoncu

-Ben ne bileyim? Senin bilmen lazým, her gün

Zülfikar

-Sakýn

Faytoncu

-Sen de bir hoþsun Zülfikar, adam kendi rýzasýyla

senin kahvede. almaya

kalkýþmayýn,

günahtýr.

Ölür

adamcaðýz... satýyor. Sana ne? Hem çocuklarý kaçýp gitmiþ ölmemiþ de... Zülfikar

-Anlasana be kardeþim! Kahrýndan satmaya

kalkýyor adam, yoksa gözü gibi baktýðý atlarýný satar mý! Faytoncu

-Kahýr mahýr... orasýný bilmem.


126

Havada Bulut - Ayfer Tunç

54.BAYRAM'IN OTELDEKÝ ODASI-ÝÇ/GECE Bayram yataðýna sýrtüstü uzanmýþ, sigara içer, pencere açýktýr, perdeler uçuþur, dýþarda gecenin ýþýklarý görünür. 55.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/GÜN Sabah saatleri. Sokakta bir sabah telaþý. Bayram elektrik direðinin dibine çömelmiþtir, Seher'in penceresine bakarak sigara içer. BOD koltuk deðnekleriyle yürüyerek gelir, Bayram'ýn önünde durur. BOD

-Hayrola? Hala açýk havada mýsýn?

Bayram ters bir ifadeyle bakar. Cevap vermez. BOD Bayram'ýn yanýnda yerine yerleþir, aðýz mýzýkasýný çýkarýr, çalmadan konuþur. Seher'in evini iþaret eder. BOD

-Buradan her þey görünür... Görünmeyeni de insan

tahmin eder zaten... Bayram Seher'in penceresine bakar. Pencerede kimse yok. BOD olayýn farkýnda, kendi kendine gibi bir sesle konuþur. BOD

-Aþýklýk.... zor zenaattýr, bilirim. Olsa bir dert,

olmasa bir dert... BOD aðýz mýzýkasýyla dokunaklý bir þeyler çalmaya baþlar. Bayram baþýný kaldýrýp Seher'in penceresine bakar. Pencerede Seher belirir.


127

Havada Bulut - Ayfer Tunç

56.SEHER EV-OTURMA ODASI-ÝÇ/GÜN Seher pencereden usulca bakar, Bayram'ý görür. Sabahlýklýdýr, hiç uyumamýþ gibi yorgun görünmektedir. Bayram'ý görür. Yüzünde sevinç belirir. Ama Bayram'la kýsa bir an gözgöze geldikten sonra pencereden çekilir. 57.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/GÜN BOD bu kýsa bakýþmayý yakalamýþtýr. Anlamlý bir þekilde gülümser. Bayram Seher'in penceresine bakar. Seher'in tülün arkasýnda olduðunu görür. 58.SEHER EV-OTURMA ODASI-ÝÇ/GÜN Seher tülün arkasýndan Bayram'a bakmaktadýr. Sonra pencereden çekilir. Koltuða oturup, hafifçe perdeyi aralayarak bakar. Üzgündür, kararsýzdýr. 59.TODORÝ'NÝN EVÝ-ÝÇ/GÜN Todori'nin yoksul ama þatafatlý ývýr zývýrla dolu evi. Mümkünse bir çatý katý, tavanýn aktýðý belli. Todori Ka'ya fal bakacaktýr. Uzun zamandýr ilk müþterisi olduðu için heyecanlýdýr. Ka fincaný kapatmýþtýr. Todori

-Falýmý size tavsiye ettiler? Kimden duydunuz da

Ka

-Evvelce de geldim madam. Hatýrlamadýnýz mý?

geldiniz?

Todori tanýmak ister gibi bakar, hafif mahcup olmuþtur. Todori fal baktým?

-Çýkartamadým beyimu... Ah! Ýhtiyarlýk iþte... Size


128

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ka

-Baktýnýz madam, uzun uzun..

Todori

-Peki, çýktý?

Ka'nýn derdi fal deðildir, öylesine gülümser. Ka

-Çok güzel anlatýyorsunuz madam...

Todori memnun olur, kendine güveni gelir. Todori

-Demiþimdir birini seveceksin... Sevdin?

Ka

-Daha sevemedim madam... arýyorum.

Todori yine mahcup olur, fincaný alýr, açar, bir fincana, bir Ka'ya bakar. Ama yüzünde tuhaf bir ifade vardýr. Todori

-Seveceksin... Lakin, çok acayip... Yok öyle biri.

Todori'nin aklýna birden yine ev sahibi gelir. Todori

-Ev sahibi... Beni evden atabilir?

60.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/GÜN BOD aðýz mýzýkasýný çalmaktadýr, Bayram duvara sýrtýný dayamýþ, hafiften uyur. Katina geçerken BOD'un önünde durur, BOD'a Bayram'ý iþaret eder. Katina

-Seher almýyor mu bunu eve hala?

BOD hayýr anlamýnda baþýný sallar. Katina

-Oh!

Ýyi

yapýyor...

familyasýndandýr. Beslersin týrmalar, beslemezsin kapýda aðlar.

Erkek

milleti

kedi


129

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Katina çantasýndan para çýkarýr, BOD'un önündeki mendile koyarken... Katina

-Sen de doðru bir þey çal. Ýçime fenalýk getirdin,

gýy gýy gýy.... Katina Yorgiya'nýn evine yürür. 61.YORGÝYA EV-OTURMA ODASI-ÝÇ/GÜN Marika yorgun, bezgin bir ifadeyle düðmelerini diktiði gömlekleri gruplar halinde gazete kaðýdýyla paket yapmaktadýr. Todori hafif delimsirek bir halde aðlayarak anlatmaktadýr. Todori

-

Diyor bana git artýk bu evden, yeter oturduðun... Nere gideyim? Vardýr gidecek yerim? Marika hiç oralý deðildir. Marika

-

Aman be Todori.. Yirmi senedir dersin ev sahibi beni evden atacak. Atamaz. Gelip gelip seni korkutuyor sade. Kapý çalýnýr, Marika çýkar. 62.YORGÝYA EV-GÝRÝÞ-ÝÇ/GÜN Marika kapýyý açar, Katina kapýdadýr, buyur edilmeyi beklemeden içeri girer. Marika

-Ooo,

fakirhaneye... Yüzümü özledin, nedir?

Matmazel

Katina

teþrif

etmiþ

bizim


130

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Katina

-Senin mendebur suratýný özleyeceðim? Yorgiya'yý

Marika

-Gene sürteceksiniz sokak süpürgeleri... Oturun

almaya geldim ben... bir gün de evde... Katina teklifsizce içeri girer, Marika da arkasýndan. 63.YORGÝYA EV-OTURMA ODASI-ÝÇ/GÜN Katina içeri girer. Katina

-Seni atmadýlar mý hala evinden Todori? (güler)

Todori korkuya kapýlýr, Marika'ya bakar. Marika ile Katina birbirleriyle dalaþýrlar ama birbirlerini severler de. Marika

-Söylenecek laftýr þimdi bu Katina? Yangýna

körükle gidersin sen de... Katina

-Ama korkma, sana þahane bir yer buldum.

Aðaçlýk, ferah, dört bir tarafýn çayýr çimen. Hem etraf hep akraba, eþ dosttur. Todori'nin yüzünde bir umut belirir. Todori

-Allah aþkýna? Buldun! Nerde?

Katina

-Aya Lefter mezarlýðýnda. Ýçeri girdin ya, saðda

hemen, duvarýn dibi.. Karþýnda Mösyö Todori yatýyor. (Güler) Todori'nin yüzü asýlýr, aðlamaya baþlar. Katina kadýna gider sarýlýr. Marika Kadýncaðýzdan ne istersin þimdi? Katina abartýlý hareketlerle kadýna sarýlýr, öper.

-(Kýzar, baðýrýr) Sen çatlaksýn kafadan Katina!


131

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Katina

-Þaka ediyorum be Todorimu... Kim atýyormuþ

Todori

-Öyle diyor, çýk evimden diyor.

Katina

-Yirmi senedir öyle diyor. Boþ ver sen.. Çýkaramaz.

Todori

-Ya çýkarýrsa?

Katina

-Hele bir teþebbüs etsin! Tarlabaþý'nýn cümle

seni?

delikanlýlarýný yýðarým kapýsýna. Marika

-Atma Katina, atma!

Marika sinirlice baþýný sallar. Katina'yý hem seviyor hem kýzýyor, Todori sevinir, çocuk gibi gülümser. Todori

-Beni evden atamaz deðil mi Katina?

Katina

-Atamaz

Todorimu.

Hiçbir

þey

yapamaz.

(Marika'ya) Yorgiya hala uyuyor? Öðlen oldu! Tabii almaz dülger böyle karýyý! Karý dediðin gün doðmadan kalkacak! Bu cümle Marika'nýn dikkatini çeker. Marika

-Ne demek bu þimdi?

Katina

-Ne ne demek?

Marika

-Dülger almaz dedin?

Katina

-Eee? Dedim. Almadý iþte.

Marika

-Nasýl almadý?

Katina

-Basbayaðý almadý.

Marika

-Neden?

Katina

-Ne bileyim ben neden? Sormadým adama bizim

kýzý neden almadýn. Sen ne sandýn, söyle. Marika

-Yorgiya öyle demedi.

Katina

-Ne dedi?

Marika

-Ben dülgere varmam dedi.

Katina üzülür, yüzünden belli olur. Yalan söylemeye çalýþýr.


132

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Katina

-Caným, Yorgiya ben sana varmam deyince, o da

ne yapsýn, en nihayetinde erkektir, ben de seni almam dedi. Marika sandalyeye çöker. Bütün umutlarý bitmiþtir. Marika

-Demek dülger kýzýmý almadý...

Yorgiya içeri girer. Giyinmiþtir. Yorgiya

-Ne baðrýþýyordunuz demin? Hoþ geldin Katina...

64.TÜNEL'DE BÝR SOKAK-DIÞ/GÜN Ka müzik aletleri de satan bir dükkandadýr. Çýkar, elinde bir aðýz mýzýkasý vardýr, arada bir aðzýna götürüp çalar. Katina ile Yorgiya'nýn kendine doðru geldiðini görür. Karþýlaþýrlar. Ka ile Yorgiya bakýþýrlar. Ka'nýn kýza ilk görüþte ilgi duyduðunu anlarýz. Ka

-Katina?

Katina

-Ooo,

muharrir

bey!

Nerelerdesin?

Yoksun

ortalarda ne zamandýr... Ka

-Ben buralardayým Katina, asýl sen nerelerdesin?

Yoksa lüks mevkide misin artýk? Katina

-Ah be kuzum, gençliði geçirdik lüks mevkide þöyle

bir gerine gerine oturamadan. Bu saatten sonra kim takar zavallý Katina'yý koluna da, götürür Pera Palaslara, Tokatliyanlara... Aah! Ah! Ka

-Zengin olsaydým ben götürürdüm Katina. Ama

halimi görüyorsun, züðürdün tekiyim. Katina

-Senin gönlünün zenginliði yeter. Bir çift tatlý sözün

yeter... Yüzünün güzelliði yeter. Bak bu Yorgiya... Anasýyla akrabayýz.. Yorgiya ile Ka tokalaþýrlar. Ka kýzdan gözlerini alamaz.


133

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ka

-Memnun oldum matmazel...

Yorgiya

-Ben de.

Katina

-Zengin deðilsin, anladýk. Ama bir muhallebi

yedirecek paran da yoktur? Ka

-Sana servetim feda Katina...

Katina

-(Güler) Servetim dediðin nedir, biraz bozuk para,

belki bir iki banknot... Gülüþürler. 65.BÝR PASTANE-ÝÇ/GÜN Ka tek baþýna pastanenin en dipteki masasýna oturmuþ defterine bir þeyler yazmaktadýr. Okuruz. "iþte bu hikayemden de anlaþýlýyor ki, ben Yorgiya'yý sevmeye baþlamýþým..." 66.YORGÝYA'NIN

SOKAÐI-

DIÞ/GÜN Bayram ayný direðin dibindedir. Ümitsiz bir halde yere bakarak sigara içer. BOD koltuk deðnekleriyle yanýna gelir, elinde yarým ekmekle peynir vardýr. Yarýsýný koparýr, Bayram'a uzatýr. BOD

-(Hafif alaycý) Hiþt,

birader... Arkadaþým.. Bayram baþýný kaldýrýp bakar, ekmeði görür, hemen almaz. BOD

-Baca gibi tütüyorsun sabahtan beri. Yazýk

günah... Al ye þunu. Miden delinecek açlýktan.


134

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Bayram ekmeði alýr, BOD yanýna oturur. BOD

-Evvelce de söyledim ya, aþktan anlarým... Çok

aþýk oldum vaktiyle, çok aþýk gördüm, yananlar, tutuþanlar... Baðrýný çizenler, kendini içkiye vuranlar.. Ama senin yangýnýn gibisini görmedim. Bayram ekmeðini yerken Seher'in penceresine bakar. BOD

-Ama bunca aþk hikayesinden sonra anladýðým bir

þey var. Aþk hastalýk gibi bir þeydir. Ýyileþmeye bakmalý..

67.SEHER'ÝN EVÝ-ÝÇ/GÜN Seher pencereden bakar, Bayram'ý görür. 68.BAYRAMIN EVÝ-DIÞARDAN GÖRÜNÜÞ-AKÞAM Akþam olmaktadýr. Evi dýþardan görürüz, kapýsý pencereleri açýktýr. Ýki çocuk tulumbada ellerini ayaklarýný yýkarlar. Ýçeri girerler. 69.BAYRAMIN EVÝ-ÝÇ/GECE Bayramýn karýsý akþam yemeðini hazýrlamýþtýr. Baba ellerini bir havluya kurulayarak gelir, havluyu sandalyenin arkasýna asar, sofraya oturur. Nazik çorba koyarken... Baba

-Bayramdan haber çýktý...

Nazik kötü bir haber telaþýyla babanýn yüzüne bakar. Nazik

-Hayýr mý, þer mi beybaba?

Baba

-Bir bar karýsýyla yaþýyormuþ... Sevdalandým,

ateþteyim, eve dönmeyeceðim, beni defterden silsinler demiþ.


135

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Nazik'in gözleri yaþarýr, sessizce yaþlar akar. Baba çorbasýný düþünceli karýþtýrýr, bir kaþýk içer. Baba

-Aþaðýdaki bostaný da Osmanlara satmýþ...

Nazik sakin olmaya çalýþýr. Bir baþka tabaða çorba koyar. Çocuklar koþuþarak gelip masaya otururlar. Baba

-Yavaþ yavrum, yavaþ... Sofraya oturuyorsunuz,

Mustafa

-Anne, çorba...

ahýra girmiyorsunuz.

Nazik duvarda asýlý olan düðün fotoðraflarýna bakar. Yüzünde derin bir acý vardýr. 70.YORGÝYA'NIN EVÝ-ÝÇ/GECE Marika masayý hazýrlamakta, Yorgiya aynanýn karþýsýnda küpe takmaktadýr. Marika Yorgiya'nýn hazýrlandýðýný görür. Marika

-Nedir bu süs püs? Gene Katina aklýný çeldi? Otur

evde artýk, yetti sürttüðün sokakta. Yorgiya cevap vermez, aynada kendine bakar. Marika

-Bilirim, Sofiya'ya gidersin.Gel otur karþýma. Sana

Yorgiya

-Yarýn dersin. Geç kaldým.

Marika

-Hayýr. Þimdi diyeceðim!

Yorgiya

-De o zaman!

Marika

-Dülger seni almamýþ.. doðrudur?

diyeceklerim var.


136

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Yorgiya'nýn yüzünü görürüz. Þaþýrýr. Yorgiya

-Doðru.. Sana varacam dedim, seni kim alýyor ki

Marika

-(Kýzgýn) Almaz tabii. Senin gibi sokak süpürgesini

dedi. kim alýr? Her gün birinin kolunda, gezersin! Yorgiya

-Anne sus.

Marika

-Susmayacaðým! Kaçýrdýn caným adamý. Kimbilir

ne yaptýn herife de almadý seni! Yorgiya

-Almazsa almasýn! Sanki isteyen vardý. Zaten pisin

tekiydi, nefesi leþ gibi kokuyordu... Marika

-(sinirlenir) Mesele nefestir?

Yorgiya

-Az mý? Ýçim bulanýyordu konuþtukça...

Marika

-(Sert) Ýyi! Maþallah! Laftan da anlamýyorsun! Aklýn

bir karýþ havada! Sanýrsýn bir gün gökten para yaðacak! Usandým bu fakirlikten dedim sana. Ben de gün göreyim. Var bir saðlam ayakkabýya, ikimize de baksýn, kurtulayým düðme dikmekten dedim. Bak! Parmaklarýmýn ucu delik deþik! Yorgiya kýrýlan gururunun öcünü annesinden alacak gibi sesini giderek yükseltir. Yorgiya

-Ha! ben istedim fakir doðmayý çünkü! Bana mý

güvendin doðururken? Bir kýz doðurayým, güzel olsun, zengin bir herife varsýn da bana baksýn dedin? Marika

-Tabii ya!.. Güzeldin çok! Hala güzelsin, lakin aklýn

Yorgiya

-Aklým var anne. Lakin bahtým yok... Güzel kýzlar

yok hiç! zengin heriflere varýr elbet, kenarda üç beþ kuruþ drahoman varsa, baþýnda kapý gibi baban varsa!... Ben sahipsizim anne... Ýçimin ýsýndýðý adamlar züðürt çýkar, zenginlerse gönül eðler. Onlara benim kýzým da insan evladýdýr, yavaþ gelin bakalým diyecek bir babam olaydý, ben de zengin bir adama varýrdým, hem de gönlümün istediði... Marika karným burnumda býrakýp...

-(Aðlamaklý) Ben mi git dedim babana... beni


137

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Yorgiya'nýn sesi yumuþar. Yorgiya

-Tabii sen demedin... Ama ne yapalým, kaderdir

bu... Marika sessizce aðlamaya baþlar. Yorgiya

-Hala seversin o hayýrsýzý gizli gizli... Bilmiyorum

sanýyorsun? Gözün hep yolda, belkim çýkýp gelecek bir gün. Ama gelmeyecek... Yorgiya hýrkasýný giyer, çýkar. 71.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/GECE Bayram sokak lambasýnýn dibinde sýrtýný duvara yaslamýþ, uyuyakalmýþtýr. BOD gitmiþtir. Seher'in pencereden baktýðýný görürüz. 72.SEHERÝN EVÝ-ÝÇ/GECE Seher pencereden Bayram'a bakar. Aþk, acýma ve kararsýzlýk içindedir. Bir süre Bayram'a bakar, taksi gelir. Seher taksiciye el eder. Üzerine hýrka, pardesü gibi bir giysi alýr, çýkar. 73.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/GECE Bayram hala uyumaktadýr. Taksi önünde durmaktadýr. Seher kapýdan çýkar, Bayram'ýn önünde bir an durur, Bayram'a bakar, arabaya biner. Motor çalýþýnca yüksek bir ses çýkar. Bayram sese uyanýr, önce pencereye bakar, ýþýk yok, sonra giden arabaya bakar, onun Seher'in bindiði taksi olduðunu anlar ve hýzla kalkar, arabaya doðru baðýrýr.

boþuna...


138

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Bayram

-Seher! Seher!

Bayram arabanýn arkasýndan koþar. 74.PAVYON ÖNÜ-DIÞ/GECE Taksi pavyonun önünde durur. Seher iner. Kapýda bir koruma vardýr. Konuþmalarýnda bir ast-üst iliþkisi yoktur, ayný alemin arkadaþlarý gibi konuþurlar. Koruma

-Ýyi akþamlar Seher haným... Hayrola, erkencisin?

Seher

-Öyle..

Koruma

-Ýçerisi kaynýyor. Kazlar çok yaðlý bu gece..

Seher içeri girmiþken çýkar, korumaya döner. Seher

- Bayram gelirse içeri alma sakýn..

75.PAVYON-SALON-ÝÇ/GECE Pavyonda masalar doludur, bir grupta iyi giyimli gençler oturmaktadýr. Bir köþede Ka'nýn tek baþýna oturduðunu görürüz. Önünde bir kadeh raký ve meyva vardýr. Bu gibi durumlarda Ka tam bir izleyendir. Pavyon müþterilerinden çeþitli enstantaneler görürüz. Gülüþenler, konuþanlar, kahkaha atan kadýnlar... Ayþe yanýnda 2 bölümdeki 1.pavyon müþterisiyle (2.1. Müþteri) bir masada oturmaktadýr. Konuþtuklarýný duymayýz. Ama Ayþe'nin pek memnun olmadýðý anlaþýlmaktadýr. Adamlar kaba hareketlerle kadýnlara sarýlýrlar. Seher


139

Havada Bulut - Ayfer Tunç

içeri girer, salona þöyle bir bakar, yürür. Müþteri elini Ayþe'nin omzuna atar. Ayþe'nin karþýsýndaki masada oturan kadýn çýlgýn gibi kahkaha atmaktadýr. Ayþe dalgýndýr. Adam Ayþe'ye bakar. 2.1.Müþteri

-Ama olmuyor böyle ablacým? Bak geleli bir saat

oldu, daha iki çift laf etmedin. Öyle mumya gibi oturacaksan muhabbet açýlmaz ki? Ayþe

-Ne anlatayým?

2.1.Müþteri

-Ohooo,

ne

anlatacaðýný

da

ben

mi

söyleyeceðim... bulacaksýn bir þeyler, ordan burdan... Anladýk, bu alemde yenisin, ama raconu öðren artýk... Daha evli misin diye sormadýn, ki ilk soru budur. Ayþe

-Evli misin?

2.1.Müþteri

-Deðilim. (susar, güler) Eee, þimdi ne soracaksýn

Ayþe

-Niye evlenmedin?

bakalým?

Adam Ayþe'ye iyice sarýlýr, kadehini kaldýrýr. 2.1.Müþteri

-Afferin! Bak? Oldu. Kaptýn iþin ilmini. (Güler)

76.PAVYON ÖNÜ-DIÞ/GECE Bayram nefes nefese pavyona gelir, tam içeri girecekken Kudret durdurur. Kudret

-Hoop, aðýr ol bakalým. Nereye? Ýnsan bir merhaba

der evvela. Bayram kabalýk ettiðini zanneder, adamý ciddiye alýr. Bayram Ýçeri girmeye kalkar, Kudret göðsünden tutar, engeller.

-Kusura bakma, iyi akþamlar.


140

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Kudret

-Dingonun ahýrý karþý tarafta, kapýsýnda da

baþçavuþun eþeði duruyor. Bir zahmet oraya kadar yürüyüver. Bayram çok þaþýrýr, gülse mi ciddiye mi alsa ne yapacaðýný bilemez. Bayram

-Beni tanýmadýn mý... Bayram. En az on defa

Kudret

-E tamam, gelmiþsin iþte, doymadýn mý? Hadi

geldim. bakayým, hadi.. Bayram þakanýn uzadýðýný zannederek sinirlenir. Bayram

-Eee, uzattýn ama.. Çekil þurdan.

Kudret

-Baþka kapýya diyoruz, anlamýyor musun?

Bayram

-(Sinirlenir)

Nasýl

baþka

kapýya

kardeþim?

Parasýyla deðil mi? Ýçeri gireceðim. Bayram girmek için ýsrarlý olur, Kudret yolunu keser, Bayram Kudret'i sertçe iter, Kudret Bayram'a yumruk atar. Bayram'ýn caný çok yanmýþtýr. Kudret

-Güzellikle söyleyelim dedik, anlamadýn..

Bayram da Koruma'ya vurmaya kalkar. Koruma bir yumruk daha atar, Ýtekleyerek uzaklaþtýrýr, son bir yumrukla yere yýkar. Kudret

-Ýþ çýkardýn akþam akþam!


141

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Bayram yerde kývranýrken Kudret uzaklaþýr. 77.PAVYON-SALON-ÝÇ/GECE Seher Ka'ya yakýn bir masada tek baþýna oturmuþ, aðýzlýkla sigara içmektedir.Kederli bir hali vardýr. Ka Seher'e bakar. 2.1.müþteri Ayþe'ye bir þeyler anlatmakta, iyice yýlýþmaktadýr. Bir garson Seher'in yanýna gelir, kulaðýna bir þey söyler. Bir baþka köþede Seher'e kadeh kaldýran bir adamý görürüz. Yaþlýca ama þýk bir adamdýr. Seher zoraki gülümser. Havalý bir edayla masadan kalkar, adama doðru gider. 78.PAVYON ÖNÜ-DIÞ/GECE Bayram doðrulmuþtur, burnu kanamaktadýr, elini burnuna götürür, kaný görür, pantolonuna siler, ayaða kalkar güçlükle yürür. 79.BAYRAM'IN OTELDEKÝ ODASI-ÝÇ/GECE Bayram sýrtüstü yataða uzanmýþtýr. Kucaðýnda iki fotoðraf vardýr. Birinde iki çocuðu ve karýsýyla çekilmiþ aile fotoðrafý, diðerinde Seher. Ýkisine de uzun uzun bakar, ikisini de yere atar, sýrtýný döner. 80.BURGAZADA-GENEL-DIÞ/GÜN Sabahýn çok erken bir saati, alacakaranlýk, daha güneþ doðmamýþtýr.


142

Havada Bulut - Ayfer Tunç

81.KA'NIN EVÝ-ÝÇ/GÜN Ka'nýn çalýþma masasý günün ilk ýþýðýnda belli belirsizdir. Ka'nýn masasýnda birtakým kaðýtlar, kalemler vs. durmaktadýr. Defterini görürüz, yazýlmýþ olan bölüm epeyce kalýndýr, defter ortalanmýþtýr, açýk olarak durmaktadýr, karanlýk olduðu için açýk olan sayfada ne yazdýðýný okuyamayýz. Ka yataðýnda, köpeði ayakucunda uyumaktadýr. 82.BALIKÇI BARINAÐI-DIÞ/GÜN Günün alacakaranlýðýnda on kadar balýkçý barýnakta hazýrlanmaktadýrlar. Birbirini tutmayan konuþmalar duyarýz. 1.ses

-Rastgele reis...

2.ses

-Hayýrlý sabahlar millet..

3.ses

-Nerede kaldýn be kardeþim? Tut þunu...

4.ses

-Oðlum bir çay veren yok mu ya?

1.ses

-Poyraza mý? Yok yahu..

2.ses

-Fýrýný açtýrdým da aldým...

3.ses

-Gözüm kör olsun... Bir kasa izmariti týk dedi aldý,

tabii ya. Ýskelenin orda yok mu? 4.ses

-Acelen ne ulan? Ýç þu çayýný...

Balýkçýlar hareket halindedirler. Aðlarý toplayanlar, sandallara yükleyenler, kayýklara su dökenler görülür. Kiminin elinde yarým ekmek vardýr. Barýnaðýn bir köþesinde bir gazocaðýnýn üstünde devasa bir çaydanlýk fokurdamaktadýr. Bir balýkçý bardaklara çay doldurur.


143

Havada Bulut - Ayfer Tunç

83.STELYO'NUN EVÝ-ÝÇ/GÜN Trifon uyumakta, Stelyo elinde bir peynir tabaðýyla girer, masaya koyar. Masaya çocuk için kahvaltý hazýrlamýþtýr. Masanýn bir ucunda Trifon'un yarým gemisi durur. Stelyo masada duran kaseden bir tek kiraz alýp geminin üstüne koyar. Gülümser. Çocuðun yorganýný sýkýlaþtýrýr, alnýndan öper, Trifon uykusunda anlaþýlmaz þeyler söylemektedir. Stelyo odadan çýkar. 84.BALIKÇI BARINAÐI-DIÞ/GÜN Balýkçýlar faaliyete devam ederler. Gün biraz daha aydýnlanmýþtýr. Irýpa Katýlan Adam olan IKA çok yoksul görünümlü, hýrpani biridir, çekinerek að toplayanlara yaklaþýr.Diðerleri ona bakarlar, ses etmezler. IKA önce çekinerek iþe el atar, kimse bir þey demeyince ceketini çýkarýr, çalýþmaya baþlar. Yanlarýnda Tahir'i Stelyo'yu Kadir'i ve Hamdi'yi görürüz. Stelyo Kadir'in olduðu yere doðru yürümektedir. Kadir birbirine karýþmýþ bir çaparayý açmaya çalýþýr. Stelyo

-Cümleten hayýrlý sabahlar...

Tahir

-Sana da baba...

Kadir

-Eyvallah Stelyo baba.. Geldin ama, oðlan iyi mi,

için rahat mý? Günümüz uzun... Stelyo

-Ýyidir çok þükür.. Öksürüðü kesildi... Gözüm

arkada deðil, korkma. Tahir havada martýsýný arayan gözlerle bakar. Havada bir martý bulutu vardýr.Stelyo havaya bakar, rüzgarý anlamaya çalýþýr.


144

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Stelyo

-Batý karayel... iyidir..

Hamdi þakadan Kadir'e söyler gibi, Stelyo'ya takýlýr. Hamdi

-Yahu Kadir bu nasýl iþtir? Bir kalem efendisi

altmýþýna gelince, hadi bakalým, senin elin ayaðýn tutmaz artýk deyip tekaüt ediyorlar. Lakin gel gelelim yetmiþlik balýkçýya, git köþende otur diyen yok. Hamdi muzip bir yüzle Stelyo'ya bakar. Kadir'e göz kýrpar. Stelyo

-Sen git babanla eðlen diyeceðim ama, muhterem

Hamdi

-Kanun lazým, kanun! Yaþ haddi koyacaksýn...

adamdý rahmetli. Yetmiþ çok. Altmýþýný geçen balýkçý, imamýn yahut papazýn kayýðýna binsin diyeceksin. Kulaðý duymaz, gözü görmez ihtiyarýn deniz neyine? Stelyo

-Hadi iþine bak, iþine!

Hamdi

-Motor ne bilmezler, radar ne anlamazlar, anlatsan

da havagazý! Teknik bilmeden oluyor mu?... Stelyo

-(Sinirlenir) Sen daha donunu çekemezken biz bu


145

Havada Bulut - Ayfer Tunç

denizin haritasýný çýkarýyorduk aslaným! Sizin gibi motorlara kurum kurum kurulup balýkçýyýz diye geçinmedik! Bu tutmaz dediðin kollar, kürekle Hareme yanaþýrdý bir zamanlar! (Kendi kendine devam eder) Altlarýnda motor, ellerinde envai çeþit alet edevat, anasýnýn gözü, balýkçýyýz! Yok yahu? Hamdi Stelyo'ya bir bardak çay uzatýr. Hamdi

-Ne yapalým baba? Devir deðiþti, bizim alnýmýzda

da enayi dümbeleði yazmýyor a? Ne diye kürek çekip kolumu yorayým? Al bakalým, tavþan kaný... Stelyo

-(Kýzmýþ) Ýstemez. Kendin iç!

Hamdi Stelyo'ya sarýlýr. Hamdi

-Baba, sana takýlmadan balýða çýktýðým vakit,

gözüm kör olsun yer yarýlýyor, balýk içine giriyor. Ara da bul! Stelyo

-Eðlencelik beni buldun?

Hamdi

-E tecrübe ettim baba? Uðurlu geliyorsun nimet

çarpsýn.. Hey yavrum hey! Stelyo babam be! Deniz aslaný! Stelyo çayý alýr. Hamdi Stelyo'ya bir daha sarýlýr. Stelyo þakacý, çekilir. Stelyo

-Hadi hadi, sýrnaþma...

85.MAHALLE KAHVESÝ-DIÞ/GÜN Sabah olmuþ, kahveyi görürüz. Zülfikar sandalyeleri düzeltir, içeri girer. 86.MAHALLE KAHVESÝ-ÝÇ/GÜN Zülfikar içeri girer, ocaða gider, çayý demler. Çýrak süklüm püklüm içeri girer. Radyo açýktýr. Hafif bir müzik çalar. Zülfikar

-Oh maþallah, gelebildin demek! Saat kaç oðlum

haberin var mý? Öðlen oldu nerdeyse?


146

Havada Bulut - Ayfer Tunç

O sýrada radyoda haberler baþlar. Radyo sesi

-Saat yedi. Burasý Türkiye radyolarý. Þimdi

haberleri veriyoruz... Önce özetler... (1949 yýlýndan bir haber) Çýrak

-Ne öðleni usta? Saat daha yedi... Bak?

Zülfikar

-Çemkirme hemen! Utanmadan cevap veriyor bir

de. Git ekmek al da gel. Çabuk! Çýrak kahveden çýkar. Zülfikar arkasýndan söylenir. Zülfikar

-Bacak kadar çocuklarýn tafrasýna bak yahu! Ulan

nasýl dünya oldu bu dünya? Usta bir çay yap da içelim diyecek nerdeyse. 87.DENÝZ-GENEL Balýkçý kayýklarý denize daðýlmýþtýr. Kimi motorlarýn açýldýklarý görülür. 88.KA'NIN EVÝ-ÝÇ/GÜN Ka yeni kalkmýþ, gömleðinin düðmeleri çözük. Çalýþma masasýna bir göz atar, kaðýtlarýný karýþtýrýr, düzeltir. Köpeði havlar, kuyruk sallar. Ka

-Eee, ne var? Git çiþini et..

Köpek bir daha havlar. Ka kapýya bakar, kapý kapalý. Ka

-Açmamýþ mýyýz?

Ka kapýyý açar, köpek hemen fýrlar. 89.KA'NIN EVÝNÝN ÖNÜ-DIÞ/GÜN Köpek gözden kaybolur, Ka sevgiyle arkasýndan bakar, içeri girer.


147

Havada Bulut - Ayfer Tunç

90.KA'NIN EVÝ-ÝÇ/GÜN Ka gömleðini ilikler, ortalýða bakýnýr, çýkar. 91.STELYO'NUN EVÝ-ÝÇ/GÜN Trifon gözlerini ovuþturarak yataktan çýkar. Esner. Kahvaltý masasýný görür. Yarým gemisinin baþýna gider, dedesinin koyduðu kiraz tanesini aðzýna atar. 92.MAHALLE KAHVESÝ ÖNÜ-DIÞ/GÜN Zülfikar ile çýrak dýþarýdaki masalardan birine oturmuþlar, ekmek-peynir yemektedirler. Ka elinde bir paketle gelir. Yanýnda köpeði vardýr. Ka Zülfikar'ýn sevdiði bir adamdýr, onu görünce sevinir. Ayaða kalkar. Ka

-Günaydýn...

Zülfikar

-Günaydýn beyim, hoþ geldin.. Buyur, otur.

Ka elindeki paketi masaya koyar, açar. Birini bölüp köpeðe verir. Ka

-Ben de sýcak poðaça aldýydým.. (Köpeðe) Al

bakalým, ziftlen.. (Zülfikar'a) Buyur.. Zülfikar

-(Çýraða) Koþ oðlum abine çay getir. (Ka'ya) Büyük

Ka

-Büyük olsun..

mü olsun?

Çýrak içeri gider, Ka oturur. Mutlu bir ifadesi vardýr. Gerinir. Ka

-Ne güzel bir gün ya... Hava pýrýl pýrýl.. Gelirken baktým da

Ýstanbul ayna gibi görünüyordu...


148

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Zülfikar gülümseyerek baþýný sallar. Ka

-Þuraya gelip oturuyorum ya Zülfikar... Ýlk iþim seni

kýskanmak oluyor. Zülfikar anlamamýþ bakar. Ka

-Küçük, þirin bir kahve, temiz insanlar... Ben çok

hayal kurarým biliyor musun. Hep bir kahvehane düþünürüm. Burasý gibi, küçük, sakin... Balýkçýlar yanýk, altmýþaltý oynuyor.. Tavla þakýrtýlarý... Öðlenleri ihtiyarlar kestiriyor... Zülfikar durumu anlar, gülümser, zevkle Ka'yý dinlemektedir. Ka

-Diyorum ki, bir gün ben de bir kahve açayým. Üç

beþ kiþi gelsin, oyun moyun oynasýn. Oh. Gel keyfim gel! Burada deðil ha.. Korkma. Çýrak çay getirir, Ka'nýn önüne koyarken... Çýrak

-Beni de çýrak alsana abi?

Ka

-Ne çabuk sattýn oðlum ustaný? (Gülüþürler) Ayýp

Zülfikar

-Az evvel sýký bir papara yedi de, ondan.

ayýp!

Bir süre poðaça yiyip çay içerler. Zülfikar düþüncelidir. Zülfikar

-Yahu, bir þey danýþsam... Bana akýl verir misin?

Ka

-Akýl mý? Yahu Zülfikar bende akýl ne gezer?

Zülfikar

-Estaðfurullah beyim. Sen okumuþ adamsýn. Akýllý

(Güler) olmasan öyle olur mu... Ka

-Söyle bakalým derdini... Elimizden gelen bir þey

Zülfikar

-Bizim

varsa.. duymuþsundur.

Kamil

aðanýn

baþýna

gelenleri


149

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ka

-Duydum... duydum... Hatta-(Susar)

Zülfikar

-Ayþe'yi gördün mü yoksa?

Zülfikar

- Nerde gördün? Ýstanbul'da mý? Beyoðlu'nda mý?

Ka cevap vermez.

Düþmüþ mü sahiden? Ka cevap vermemektedir. Zülfikar üsteler. Zülfikar

-Allahaþkýna söyle. Nerde?

Ka

-Yahu... Sýkýþtýrma beni... Söyleyemem.

Zülfikar

-Ölümü gör! Bak Allahýn adýný verdim, söyle. Ýnsaf

et, babasý eriyor mum gibi.. Ka

-Olmaz Zülfikar, üsteleme... Babasý gider, kýzýn

canýna kasteder... Sonra ben kahrýmdan... Zülfikar

-Hah! Benim diyeceðim de o iþte! Atlarý, arabayý

tekmil satýlýða çýkarmýþ Kamil aða. Bugün yarýn okutur. Ka

-Ne yapacakmýþ satýp da? Ekmek teknesi...

Zülfikar

-Söylemedi. Çok yalvardým ama demedi bir þey.

Ama ben biliyorum. Ýstanbul'a gidecek. Kapý kapý, sokak sokak Ayþe'yi arayacak... Bulunca da... Ka ile Zülfikar bakýþýrlar. Zülfikar inandýrýcý bir sesle konuþur. Zülfikar

-O bulmadan ben bulayým Ayþe'yi. Yoksa bu iþin

sonu fenaya varacak... 93.ADA ÝSKELESÝ-DIÞ/GÜN Vapur kalkmýþ, iskelede kimseler yok. Ka'nýn köpeði yine iskelede oturur. 94.ÝSTANBUL'DA ÝSKELE-DIÞ/GÜN Vapur yanaþýr, yolcular inerler. Ýnmeyi bekleyenler arasýnda Konstantin de vardýr. Konstantin Ka'nýn yanýna gelir...


150

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Konstantin

-Hayýrlý sabahlar beyim, iþe mi?

Ka Konstantin'in yüzüne bakar, ama memnuniyetsiz bir ifade. Konstantin'in kuþlarý parçalayýp yediðini hatýrladýðýný anlarýz. Soðukça bakar. Martýlar uçmaktadýr, Ka martýlara bakar. Ka

-Bir nevi...

Konstantin Ka'nýn martýlara baktýðýný görür. Ýnmek için beklemektedirler. Konstantin

-Martýlar... Bir onlara kaldýk beyim. Eskiden ne çok

çeþit kuþ vardý adada... Þimdi hiçbiri kalmadý desem yeridir. Ka

-Ökselerden olmasýn sakýn?

Konstantin anlamamýþ bir yüzle Ka'ya bakar. Ka

-Kökü kuruyor zavallýlarýn... Ökselere yapýþýp

kalýyorlar... Ökseler.. çok hain bir tuzak. Konstantin'in yüzü karýþýr, saatine bakar. Konstantin

-Geç olmuþ. Ben biraz hýzlanayým müsaadenizle.

Hayýrlý iþler. Ka arkasýndan soðuk bakar. Ka Ka yavaþ yavaþ yürür.

-Anca gidersin... Katil...


151

Havada Bulut - Ayfer Tunç

95.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/GÜN Sokakta hayat baþlamýþ, BOD yavaþ yavaþ yürür, yerine gelir. 96.SEHER'ÝN EVÝ-ÝÇ/GÜN Seher yorgun bir ifadeyle pencereden bakar. Sabahlýklýdýr. Sokak lambasýnýn altý boþtur. Bayram yok. Seher sokaðýn ucuna doðru Bayram'ý görmek ümidiyle bakar, bozulur, araladýðý perdeyi býrakýr, bir koltuða oturur. 97.GÜLÝZAR'IN EVÝ-OTURMA ODASI-ÝÇ/GÜN Gülizar kahvaltý masasýna çaydanlýðý koyar. Masada klasik kahvaltýlýklar vardýr, ekmek yoktur. Gülizar bardaðýna çay doldururken Hayri üzerinde pijama üstü, altýnda pantolonla kapýnýn aðzýnda suçlu suçlu dikilmektedir. Gülizar

-Ne dikiliyorsun hala yalý kazýðý gibi?

Hayri yerinden kýmýldanmaz... Gülizar

-Ekmek bekliyoruz Hayri Bey! Ben mi gidip alayým

kadýn halimle? Hadisene? Hayri

-Param yok...

Gülizar dikkatle Hayri'ye bakar. Gülizar

-Nasýl yok? Daha dün yirmi liran vardý cebinde...

Hayri

-Vardý

Gülizar

-Allah allah, sana mý kaldý borç vermek?

da...

borç

verdim

Gülizar.

Bizim

yazýhanedeki katibe.. Yazýhanede baþka dangalak yok mu? Hayri görseydin, için parçalanýrdý.

-Öyle deme ruhum, sevaptýr. Adamýn halini bir


152

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Gülizar

-Niyeymiþ o? Bana bak, ne anlatýyorsun sen

Hayri

-Dün iþe gittim ya.

gene?

Gülizar kuþkulanmaya baþlar. Bir yalan dinlemeye hazýrlanýr. Gülizar

-Eeee!

Hayri

-Bir de ne göreyim? Bizim katip, koca adam,

hüngür hüngür aðlamýyor mu? Dedim katip, hayrola? Nedir bu feryat figan? Gülizar

-Kýsa kes, kýsa! Teferruat istemez!

Hayri

-Anlatýyorum Gülizar. Aaa.. Lafý insanýn aðzýna

týkmasana. Adamýn gözyaþý seller gibi akýyor. Kundakta bebeði sen hastalan, ateþi çýk kýrka! Gülizar aðýr aðýr Hayri'nin üstüne yürümeye baþlar. Ýnanmamýþ. Gülizar

-Allah Allah! Eee!

Hayri

-Hemen doktor çaðýrmýþ. Doktor gelmiþ, bakmýþ,

demiþ çocuðun durumu fena. Gülizar

-Yapma? Sahi mi?

Hayri

-Sorma... Millette ne dertler var, bilsen... Otur

Allahýna þükret. Minnacýk da bebek.. Sonracýðýma bir reçete yazmýþ, bunu hemen yaptýr demiþ. Ama adamcaðýzda para ne gezer? Ben deGülizar

-Nasýl reçeteymiþ bu böyle yirmi liralýk? Altýn tozu

mu yutturacaklarmýþ bebeðe? Hayri

-Yok karýcým, doktor hastaneye yatýrýn demiþ.

Gülizar sözünü keser, Hayri'yi omuzlarýndan tutup sarsmaya baþlar. Gülizar

-Sen gene kumar oynadýn, deðil mi Hayri?

Hayri

-Haþa Gülizar, tövbe ettim ya! Ýki gözüm önüme

Gülizar

-Bir oturuþta yirmi lirayý yedin demek. Ondan gece

aksýn...


153

Havada Bulut - Ayfer Tunç

yarýsý geldin eve, yok Patron Pendik'e göndermiþmiþ, yok iþi uzamýþmýþ, tramvayý kaçýrmýþmýþ... Tek ayak üstünde bin tane yalan! Hayri

-Vallahi Pendik'e gittim Gülizar? Mal yüklettim

kamyona, bu sabaha karþý yola çýktý, taa Erzincan'aGülizar

-Hayri kes artýk fena olacak! Ýllallah dedim! Ýllallah!

Býktým senin yalanlarýndan, burama geldi! Tamam, bitti. Defol git evimden. Ya bir saat içinde yirmi lira bulur gelirsin, yahut bu eve bir daha ayak basmazsýn. Hayri

-Ama karýcým adamdan geri isteyemem ya..

Gülizar

-(Çýðlýk çýðlýða baðýrýr) Defooool!

98.YORGÝYA'NIN EVÝ-YATAK ODASI-ÝÇ/GÜN Gülizar'la Hayri'nin kavgasýnýn sesleri hafiften gelir. Yorgiya uyanýr, yataðýnda döner. 99.YORGÝYA'NIN EVÝ-OTURMA ODASI-ÝÇ/GÜN Marika pencerenin önünde oturur, dikiþ dikerken gürültülere kulak verir. Gülizar

-(Ses) Ne günah iþledim de bunun gibi dert verdin

Hayri

-(Ses) Ama dinlemiyorsun ki Gülizar?

Gülizar

-(Ses) Defooool! Defol diyorum deðil mi?

baþýma Allahým!

Birtakým gürültüler gelince Marika baþýný sallar, söylenir. Marika

-Kudurdular gene! Kudurdular!

Bir kapý güm diye kapanýr. Marika pencereden bakar, Hayri'nin pijama üstüyle kapýnýn önüne yuvarlandýðýný görür. Hayri kapýyý yumruklar. Hayri

-(Ses) Gülizaaaar... Gülizaaar...


154

Havada Bulut - Ayfer Tunç

100.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/GÜN Hayri pijamayla pencerenin altýnda dikilmektedir. Hayri

-Bari gömleðimi at Gülizaaar! (Sesi yumuþar) Ama

karýcým böyle iþe gidemem ki! Hayri Gülizar'dan cevap bekler, alamaz, hýrsla yerden bir taþ aranýr, bulur, tam fýrlatacakken durur, taþý hýrsla yere atar, söylenir. O sýrada Ka sokaktan geçmektedir, durumu izler, güler. Hayri

-(Kendi kendine) Manyak karý! Nedir senden

çektiðim be! Hayri sinirli sinirli kahveye doðru yürür. Yerdeki bir teneke kutuya, taþa vs. hýrsla tekme atar.


155

Havada Bulut - Ayfer Tunç

101.BALIKÇI BARINAÐI-DIÞ/GÜN Balýkçýlar ýrýptan dönmüþlerdir. IKA'ýn da bulunduðu grup tekneden balýklarý indirmektedirler. Beþ balýkçý (1.,2.,3.,4. ve 5. Irýpçý olarak anýlacak) balýklarý paylaþacaklardýr.IKA da yaklaþýr, balýklarýn indirilmesine yardým eder. Stelyo, Tahir, Kadir, Hamdi ýrýpçýlarýn hemen yakýnýnda kendi balýklarýný kasalara sýralamaktadýrlar. IKA kenara çekilir, ýrýpçýlarýn balýklarý paylaþmasýný izler. Çok ezik bir görüntüsü vardýr, hatta hasta olduðu duygusunu verir. Irýpçýlar o yokmuþ gibi davranýrlar. Ortada iri balýklardan oluþmuþ bir yýðýn vardýr. 1.Irýpçý diðer dört kiþiye birer birer balýk daðýtmaya baþlar. 1.Irýpçý bakalým.

-Hey maþþallah! Bakýn hele þunlara. Oh oh oh! Al


156

Havada Bulut - Ayfer Tunç

2.Irýpçý

-Eyvallah.

1.Irýpçý

-Kemiðini çýkar, duvara as, tablo olsun... Balýk diye

buna derler. Bakýn millet, balýða bakýn! 4.Irýpçýya nispeten küçük balýk denk gelir. 4.Irýpçý

-Bu çok küçük reis.. Þunu versene?

Kadir, Tahir, Stelyo ve Hamdi gruba bakarlar, bu gruptan hazzetmedikleri bellidir. 1.Irýpçý

-Ýkinci turda büyüðü gelir. Ýdare et.

Balýkçýlar kendilerine düþen balýklarý sepetlere atmaktadýrlar. Ortada üç balýk kalmýþtýr. IKA çekinerek bir adým atar, yüzünde mutlu bir ifade vardýr. 1.Irýpçý küçük olan balýðý alýr 4.Irýpçýya atar. 1.Irýpçý

-Seninki az oldu, al.

4.Irýpçý

-Eyvallah reis...

1.Irýpçý bir balýðý da 2.balýkçýya atar. 1.Irýpçý

-Sen de geçen defa az almýþtýn. Bak! Ýnsanlýða

bak! unutmadýk hakkýný, takdir et! 2.Irýpçý

-Ne diyeyim reis, eyvallah.

2. Irýpçý balýðý alýr. Ortada tek bir balýk kalmýþtýr. IKA yaklaþýr, balýða elini uzatýp alýr. 1.Irýpçý sertçe baðýrýr. 1.Irýpçý

-Hooop hoop! Ne o hemþerim? Dur bakalým.


157

Havada Bulut - Ayfer Tunç

IKA balýk elinde kalakalýr. 1.Irýpçý

-Daðdan gelip baðdakini kovmayalým.

IKA balýðý yere býrakýr. Yýkýlmýþtýr. Yüzünde aðlamaklý bir ifade belirir. Kadir, Tahir ve Hamdi durumu izlerler. Kadir

-Burak yahu? O adam da çalýþtý. Veriver bir tane,

Hamdi

-Kalkmýþ taa nerelerden gelmiþ..

1.Irýpçý

-Ne yapalým? Gelmeseymiþ! Kýrmýzý mumlu

ne olur?

davetiyeyle mi çaðýrdýk? Stelyo lafa karýþýr, ciddi ve hiddetlidir. Stelyo

-Adap böyledir? Ýþe yanaþýp kan ter içinde

çalýþana hiç olmazsa bir balýk vermek yoktur? Böyle idi bu adanýn kuralý? 1.Irýpçý

-Geçti o devirler baba... O balýðýn temiz iki

buçukluðu var. Niye yedirelim? Stelyo

-Niye yedirmeyeceksin? Sabahtan beri senin

teknede deðildir? Eþþek gibi çalýþmadý adam? 1.Irýpçý

-Boþversene baba ya... Balýk bol olunca, taa

anasýnýn nikahýndan binip vapura geliyorlar, ama balýk kýtken aðlarý temizlemeye yanaþýyorlar mý? Yaðma yok! Tahir

-Ayýp ayýp, boðazýnda düðümlenir.. Ver adamýn

hakkýný. IKA öylece, belki biri acýr da bir balýk verir diye umutla beklemektedir. 1.Irýpçý sen. Kadir sinirlenmiþtir, birkaç hiddetli adým atar, Stelyo Kadir'i tutar.

-Hiç de düðümlenmez, su gibi akar, merak etme


158

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Kadir

-(Sertçe) Babanýzýn malý mý bu deniz sizin?

1.Irýpçý

-Onun babasýnýn malý mý?

Kadir

-Deðil ama, gelmiþ kayýðýnýzda çalýþmýþ bir kere.

1.Irýpçý

-Kim gel de çalýþ demiþ ona? Çalýþmasaymýþ..

Hem sana ne be? Sen kendi iþine baksana? Kadir kavga etmek niyetiyle 1.Irýpçý'nýn üstüne yürüyecek olur, Tahir, Hamdi, Stelyo önler. Kadir

-Bana bak! Doðru konuþ!

1.Irýpçý

-Yok ya? Sen mi öðretecen doðruyu?

Stelyo

-Kadir oðlum, býrak.

Tahir

-Uyma þuna.

Hamdi

-Kaçýðýn teki. Bilmiyor musun...

1.Irýpçý

-(Söylenir) Ýþim yok, ikibuçuk liralýk balýðý elin

Kadir

-Hastane parasý olsun o ikibuçukluk! Þu Stelyo

1.Irýpçý

-Eeeeh! Sýktýn ama ha! Gel ulan, dayak istiyorsan!

daðlýsýna yedirecem... babaya dua et! Gel hadi! 1.Irýpçý Kadir'in üstüne yürür, Hamdi, Tahir araya girer, Stelyo ile birlikte önlerler, çekerek Kadir'i götürürlerken... IKA

-Zararý yok hemþerim, zararý yok... vermesinler,

istemez. Kadir, Stelyo, Tahir, Hamdi adamýn çaresiz ve ezik haline acýyarak bakarlar. Stelyo sepetinden bir küçük balýk çýkarýr, bir tahta kasaya atar. Diðerleri de küçük balýklardan birer avuç kasaya atarlar. Ortada yarým kilo kadar balýk vardýr.


159

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Stelyo kasayý IKA'a uzatýr. Stelyo

-Al bakalým... Az oldu, ama kusura bakma...

IKA

-Saðol hemþerim, hakkým deðildir, istemem.

Kadir

-Senin hakkýndýr!

1.Irýpçýyý iþaret ederek... Kadir

-Ama o þerefsizin borcu var!

102.TARLABAÞI'NDA BÝR KAHVEHANE-ÝÇ/GÜN Hayri üzerinde pijamasýyla bir masada oturmuþ, kaðýt oynamaktadýr. Kahvede Kahveci Muhsin ve baþka adamlar vardýr. 2.1.Adam girer, Hayri'yi pijamayla kaðýt oynarken görür. 2.1.Adam

-Hayrola Hayri, bu senenin modasý pijama üstü

mü? Yakýþmýþ ha.. Hayri bozulur ama cevap vermez. 2.1.adam bir masaya oturur. Muhsin'le konuþarak Hayri'ye takýlýr. 2.1.Adam

-Ne iþtir bu usta? Yoksa Hayri gene Gülizar'a posta

mý koymuþ? Muhsin bardaklarý yýkarken takýlýr. Muhsin

-Öyle olacak! Eeee, ona Hayri demiþler oðlum, onu

evden kovacak karý daha anasýndan doðmadý. (Gülerler) Hayri Masada kumar oynadýðý adamlar, (2.2.Adam, 2.3.Adam, 2.4.Adam) söze karýþýr.

-Beyler!Ayýp oluyor ama.


160

Havada Bulut - Ayfer Tunç

2.2.Adam

-(Hayri'ye) Ýþine bak, sýra sende...

Hayri

-Gidin

2.3.Adam

-Kes týraþý be Hayri. Oyna, hadi...

baþkasýyla

makara

yapýn

oðlum!

Uðraþmayýn benimle!

Hayri bir kaðýt atar, 2.4.Adam alýr, kaðýtlarýný açar, oyunu bitirir. 2.4.Adam

-Buraya kadar beyler. Pamuk eller cebe. Hadi

bakalým. Hayri eli kaybetmiþ, caný sýkkýn. Hayri

-Yaz bir üç lira daha borca. (Ötekine) Hadi, daðýt.

2.1.Adam

-Yuh! Bir de borcuna oynuyor. (Masadakilere)

Oðlum oynamayýn þununla, borç morç ödeyemez bu. 2.4.Adam

-Olsun, karýsý zengin... Ondan alýrýz.

Muhsin

-Gülizar seni böyle bir yakalarsa var ya...

Hayri

-Ne olurmuþ?

2.2.Adam

-Geçen sefer ne olduysa.. Seni ensenden tuttuðu

gibi götürdü be. Kedi yavrusu taþýr gibi... Hayri

-Evet, götürdü, giderim, evim deðil mi? Ama evde

Muhsin

-Ne oldu?

Hayri

-Ben karýma insan içinde baðýrmam. Eve gidince

ne oldu?

aldým ifadesini. Bir daha beni aramaya kahveye mahveye gelmeyeceksin, o kadar! dedim. 2.3.Adam

-Yok yahu? Helal olsun valla...

Hayri

-Atýyorum sanýyorsunuz, heheyy. Ýspatý ortada,

sabahtan beri burdayým, Gülizar geldi mi? Muhsin Gülizar birden hýþýmla içeri girer. Hayri çok soðukkanlýdýr.

-Geldi!


161

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Gülizar

-Nerdesin sen bu saate kadar Allahýn belasý?

Hayri

-Burdayým Gülizar, yirmi lira arýyorum. Bul getir

Gülizar

-Sana git kahve masasýnda bul mu dedim?

demedin mi?

Gülizar Hayri'nin elindeki kaðýtlarý alýp yere fýrlatýr. Adamý ensesinden tutar. Gülizar

-Kalk eve gidiyoruz. Yürü! Yürü çabuk!

103.TARLABAÞI'NDA BÝR OTELÝN DIÞARDAN GÖRÜNÜÞÜ Bayramýn kaldýðý oteli dýþardan görürüz. 104.BAYRAMIN OTELDEKÝ ODASI-ÝÇ/GECE Basit bir otel odasý. Bir yatak, bir lavabo, duvardaki askýya asýlý Bayram'ýn ceketi. Bayram yataðýna oturmuþtur, elinde bir sustalý býçak vardýr, býçaðý açýp kapar, açýp kapar. Sonra cebine koyar, gömleðini giyer. 105.PAVYON-SALON-ÝÇ/GECE Ka yine ayný yerinde oturur, Ayþe bir baþka adamýn yanýndadýr. Bu defa daha hýzlý içki içmektedir. Seher sarhoþtur, bir adamýn masasýnda oturur, o da içki içer.Adam Seher'i öper. Ka durumu izlemektedir. 106.PAVYON ÖNÜ-DIÞ/GECE Kudret kapýnýn önündedir. Bayram yüzünde çok sert bir ifadeyle gelir. Kudret Bayram'ýn göðsüne ellerini dayar.


162

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Kudret

-Muhallebici sokaðýn baþýnda... Yok muhallebi

istemem, illa da ilk yardýma gideceðim diyorsan, baþka.. Bayram çok ciddidir, birden býçaðý çekip korumanýn boynuna dayar. Bayram

-Sen o alengirli laflarýný Yeþilçam'a sat. Þaka

kaldýracak halde deðilim. Kudret korkmuþtur, sesi incelir. Kudret

-Þeytan doldurur derler Bayram kardeþ..

Bayram

-Hadise çýkarma, uslu uslu kapýda dur. Anladýn

mý? Bayram býçaðýyla birlikte Kudret'i iter, içeri girer. Kudret üstünü baþýný toparlar. 107.PAVYON-SALON-ÝÇ/GECE Bayram býçaðýný cebine koymuþtur, Ýçeri girer, gözleriyle Seher'i arar, onu bir adamýn kollarýnda görür. Adam zayýf, kuvvetsiz ve çok laubali görünümlüdür, Seher'in boynunu öper, Bayram görür, Seher adama cilve yapmaktadýr. Bayram sert bir þekilde Seher'in yanýna gider, kýzý kolundan çeker. Ka oturduðu yerden olaylarý izlemektedir. Bayram

-Yürü gidiyoruz.

Seher

-(kahkaha atar) Ooo, merhaba Bayram bey...

Nerelerdeydiniz? (yanýndakine) Bak sana anlatýyordum ya demin, gelirler kolundan tutup çekerler, yürü gidiyoruz derler diye.. Ýþe böyle... Gördün mü? (Güler)


163

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Bayram

-Seher!

Seher

-Laflarý da hep aynýdýr, hiç deðiþmez! Yürü

gidiyoruz! Kalk gidelim diyen yok, Seher Bayram'la muhatap olmaz, Bayram giderek sinirlenir, Bayram'ýn her sözüne Seher yanýndaki adama konuþarak cevap verir. Bayram

-Seher yeter, kalk gidelim.

Seher kahkahayla güler, Bayram çok bozulur. Seher

-(Adama) Ama senin de 'sen de kimsin kardeþim'

Seher Müþ.

-Diyeyim mi?

demen lazým...

Adam Bayram'a bakar, alaylý bir ifadeyle Seher Müþ.

-Sen de kimsin kardeþim?

Seher kahkaha atar. Çok eðleniyor gibi yapmaktadýr. Bayram Seher'i kolundan sertçe çeker Bayram

-Yeter beni madara ettiðin, gidiyoruz dedim! Kalk.

Seher

-(Alay ederek) Öyle deðil Bayram. Sen 'sana ne,

ben onun dostuyum' diyeceksin! Bayram Seher'i çekiþtirir, Bayram Seher birden ciddileþir.

-Seher! Hadi dedim.


164

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Seher

-Ben bu filmi gördüm Bayram, defalarca...

Bayram'ýn býçaðý parýldar, Seher'e saplar. Bayram

-Filimde bu da var mýydý?

Seher yere yýðýlýrken Bayram tutar, Seher yere düþer, Bayram ellerine bakar, kan vardýr. *** Ýkinci Bölümün Sonu


165

Havada Bulut - Ayfer Tunç

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

1.HASTANE BAHÇESÝ-DIÞ/GÜN Aradan zaman geçmiþ, Seher taburcu olmuþtur. Bayram hastane bahçesindedir. Üzerinde ince çizgili bir takým elbise vardýr. Bir aðaç gövdesini siper almýþ, kapýya bakar. Sonra cebinden üstüne çiçekler iþlenmiþ bir kadýn mendili çýkarýr, bakar, tekrar cebine koyar. Tam aðacýn arkasýndan çýkacakken Seher'in Yunus'la birlikte hastaneden çýktýðýný görür. Bunu beklememektedir. Aðacýn gövdesine saklanýr. Seher'in yüzü solgundur. Hastanenin kapýsýndan çýkar, duraksar, etrafa bakar. Bayram'ý görmeyi umut etmektedir. Yunus küçük bir valiz taþýmaktadýr, Seher'in yanýndadýr, ilk anda Seher'in yorulup durduðunu sanýr. Yunus

-Yoruldun mu? Soluklan biraz.

Seher Yunus'u duymaz, bahçeyi dikkatle tararken Yunus konuþmaya devam eder. Yunus

-Doktorun dediklerini unutma...

Seher'in cevap vermediðini ve gözleriyle Bayram'ý aradýðýný farkeder. Bunu Bayram da görmüþtür, Bayram iyice saklanýr. Yunus

-Gözünü seveyim Seher, bu defa söz dinle.


166

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Yunus Seher'in Bayram'ý aradýðýnýn farkýna varýr. Hafiften sinirlenir. Yunus

-Ne oldu? Ona bakýyorsun deðil mi?

Seher

-Hapiste mi hala?

Yunus

-Yok... keþke olsaydý! Sen, beni o vurmadý

deyince, saldýlar. Seher hastanenin bahçesine bir daha göz atar, sonra yavaþ yavaþ yürür, Yunus koluna girer. Hastane bahçesinden çýkarlar. Bayram arkalarýndan bakar, cebinden mendili tekrar çýkarýr, bankta oturan hasta bir kadýnýn önünden geçerken elinden býrakýverir. Hasta kadýn fark eder, ardýndan seslenir. Hasta

-Kardeþ! Kardeþ mendilin düþtü...

Kadýn üstelemez, uzaklaþan Bayram'ýn arkasýndan bakar, eðilip mendili alýr. Üstündeki çiçek iþlemelerini görürüz. 2.YORGÝYA EV-ÝÇ/GÜN Marika, Todori ve Yorgiya evdedirler. Yorgiya yýkanmýþtýr, ýslak saçlarýný tarar. Güneþ saçlarýna vurmaktadýr. Marika düðme diktiði gömlekleri ütüler, Todori'nin elinde bir müzik kutusu vardýr, kapaðýný açar, kapatýr, açar kapatýr, bir yandan da konuþur. Todori

-Dam akýyor, duvarlar ýslak hep. Ev deðil ahýrdýr...

Lakin severim. Mösyö Todori'nin hatýrasý var her yanda. Nasýl çýkarým?


167

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Marika artýk býkmýþtýr bu korkudan. Marika

-Yirmi senedir hep ayný þeyi diyorsun...

Todori bir süre müzik kutusunun müziðini dinler, birden kapatýr. Todori

-Kimse fal baktýrmaya da gelmiyor artýk Mari...

Marika

-Gelmez elbet. Sade kötülük söylüyorsun, iyilik

Kapýmý çalan yok.. demiyorsun. Ölüm var, hasta var, evin baþýna yýkýlacak... Ýnsan faldan korkmak ister? Todori Marika'ya aldýrmaz. Todori

-Lakin bir adam var, o geliyor... Çok nazik biri...

Yorgiya pencereden bakar. Yunus'un Arabasýnýn geldiðini görür. Yorgiya

-Seher geldi!

Yorgiya taraðý bir kenara býrakýp çýkar. Marika pencereye gider. Todori kendi kendine konuþur. Todori

-Kanun var madam diyor, seni çýkaramazlar evden

korkma diyor... 3.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/GÜN Araba Seher'in evinin önünde durur. Yunus Seher'e yardým eder, arabadan indirir. Yunus Seher halsizdir. Sokaða Bayram'ý

-Yavaþ, dikkat et...


168

Havada Bulut - Ayfer Tunç

görmek ümidiyle bir göz atar. Yunus

-Aðýr

aðýr

Seher, telaþ yok... Yorgiya sevinçle gelir, Seher'e sarýlýr. Yorgiya

-Seher! Hoþ

geldin. Ýyisin? Seher

- Ý y i y i m

Yorgiya... Saðol.. Gülizar pencereye çýkar. Marika pencereden baþýný uzatýr. Marika

-Geçmiþ

olsun Seherimu... Seher

-Saðol Mari..

Gülizar

-Geçmiþ

olsun Seher. Seher

-Saðol... Gülizar

-Sana býçak vuran eller kýrýlsýn inþallah! Vah vah

vah! Süzülmüþ anacým kýz, iðne ipliðe dönmüþ. Yorgiya Seher'in koluna girer. Seher

-Aþk olsun. Niye haber etmedin hastaneden

Gülizar

-Yaa, almaya gelirdik Seher'imizi...

Yunus

-Biz neciyiz hanýmlar? Sizin Seheriniz de bizim

Seher

-Saðolun, gelmiþ kadar oldunuz.

çýkacaðým diye?

deðil mi?

Bu konuþmalar olurken Bayram sokaða girer, nefes nefesedir. Seher'i ve diðerlerini görür. Durur. Gruba Hayri de katýlmýþtýr, elinde ekmek vardýr.


169

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Hayri

-Geçmiþ

olsun

Seher haným... Duyduk olanlarý, çok üzüldük. Allah korumuþ, nerdeyse gidiyormuþsun.. Yunus ters ters Hayri'ye bakar. Hayri yanlýþ bir þey söylediðini fark eder. Hayri

-Öyle

dedilerdi..

Otuz dikiþ atmýþlar güya... Gülizar

-Hayri!

Saçma

sapan konuþma orda. Çýk yukarý çabuk. Seher'in valizini de çýkart gelirken! Hayri

-Tamam

Gülizar,

çýkýyorum. Alayým abi þunu.. Yunus Hayri'nin eline valizi tutuþturur. Hayri içeri girer, Seher Yorgiya'nýn kolunda apartman kapýsýna yürür. Bayram bu hareketleri bir apartman kapýsýnýn iç tarafýndan izler. BOD bir Bayram'a bir Seher'e bakar, aðýz mýzýkasýný çalmaya baþlar. Seher kapýnýn önünde durur.

Yunus

-Hadi bana müsaade Seher. Bir þeye ihtiyacýn

Seher

-Çok teþekkür ederim Yunus abi... Sen olmasaydýn

Yunus

-Hadi hadi... Konuþma öyle.. (Yorgiya'ya) Þu zilliye

olursa çekinme.. ne yapardým... göz kulak olun emi? Dolaþmasýn. Yataktan çýkmayacakmýþ, doktor öyle dedi. Yorgiya

-Tamam...

Seher ve Yorgiya içeri girerler. Bayram durduðu yere çömelir, baþýný ellerinin arasýna alýr.


170

Havada Bulut - Ayfer Tunç

4.YORGÝYA EV-ÝÇ/GÜN Marika masada yýðýlý dikiþlerinin baþýna geçer, Todori de yardým etmektedir. Todori

-Ne olmuþ Seher'e?

Marika

-Daha

dün

anlattým

Todori.

Sen

beni

dinlemiyorsun? Dostu kýzý býçakladý ya? Todori

-Hiih! Ne zaman?

Marika usanmýþ bakar, Todori cevap bekleyen gözlerle bakmaktadýr. Marika

-Oldu on-onbeþ gün...

Todori

-O kara býyýklý karayaðýz delikanlýdýr dostu?

Marika

-Hýýý..

Todori

-Aþkýndan býçaklamýþ?

Marika

-Ya neden olacak?

Todori'nin Bayram'ý beðendiði belli.. Todori

-Gördüm birkaç defa... Filinta gibi adamdýr...

Marika

-Aðzýndan çýkaný kulaðýn duyuyor? Öldürüyordu

Todori

-Ee, aþk bu Mari, aþkta vardýr yer býçaða da...

Deðer.. kýzý az daha.

5.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/GÜN BOD aðýz mýzýkasýný çalar, Ka önünden geçerken mendile para atar. BOD baþýyla selam verir. Bayram BOD'un yakýnýnda baþý ellerinin arasýnda oturmaktadýr. BOD Bayram'a bakar. BOD

-Þimdi ne yapacaksýn?

Bayram baþýný kaldýrýp BOD'a bakar.


171

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Bayram

-Affetmez deðil mi?

BOD hayýr anlamýnda belli belirsiz baþýný sallar. Bayram Seher'in penceresine bakar, bir an heyecanlanýr. Yorgiya pencereyi açar, perdeleri aralar, Bayram'ý görür. 6.SEHER'ÝN EVÝ-ÝÇ/GÜN Seher kanepeye oturmuþtur, Yorgiya Bayram'ý görmüþtür. Sevinçle Seher'e haber verir. Yorgiya

-Gelmiþ! Seher Bayram gelmiþ!

Seher'den ses çýkmaz. Sessiz sessiz aðlamaktadýr. Yorgiya

-Orada.. direðin dibinde...

Yorgiya perdeyi býrakýr, Seher'e döner. Seher sessizce aðlamayý sürdürür, Yorgiya yanýna oturur, gözlerini siler. Yorgiya

-Sen onu seviyorsun... O seni seviyor. Mesele

nedir? Seher cevap vermez, içini çeker, baþýný arkaya dayar, gözlerini yumar. Yorgiya

-Bayram diyormuþ ki... Ben onun için karýmý, iki

çocuðumu býraktým.. Babamý býraktým... Tek onu sevdim... Seher gözlerini açar, Yorgiya'ya bakar.


172

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Seher

-Araya býçak girdi Yorgiya. Bu yara iflah olmaz

Yorgiya

-Ama sen onu-

Seher

-(Sözünü keser) Sen ölesiye sevsen de, evinden

artýk.

ayrýlan evine döner... kanundur bu.

7.KA'NIN EVÝ-ÝÇ/GECE Ka çalýþma masasýnda lambayý yakmýþtýr. Önündeki açýk deftere yazmaktadýr. Köpeði ayaðýnýn dibinde yatar. Köpeðine anlatýr gibi konuþarak bir cümle yazar. Söylediði cümleyi defterden de okuruz. Ka

-Seher çabuk iyileþti. Býçak boþluðuna denk

gelmiþ. Ama bana sorarsanýz Bayram son anda kaydýrdý býçaðýný... Kýyamadý... Ka defteri kapatýr, kalemi masaya býrakýr, köpeðine eðilir. Ka

-Ne mutlu sana be çomar. Aþk nedir bilmiyorsun.

Bilsen... Öyle zor þey ki... 8.BEYOÐLU-GENEL-GECE Aradan zaman geçmiþtir. Beyoðlu'nda gece görüntüsü. 9.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/GECE Evlerin ýþýklarý yanmaktadýr, çoðunun perdeleri açýktýr. Bir apartman giriþinde bir sigara ateþi parlar. Evlerin pencerelerinden içerisi görünür. Todori kendi evinde uyuyakalmýþtýr. Gülizar'ýn Hayri'ye baðýrdýðý görülür. Marika gömlekleri katlamaktadýr, Yorgiya ortada yoktur. Seher'in evini görürüz. Seher


173

Havada Bulut - Ayfer Tunç

aynada kendine bakmaktadýr. 10.SEHER'ÝN EVÝ-ÝÇ/GECE Seher aynada hüzünlü bir yüzle kendine bakar. Makyajlýdýr, pavyona gitmek üzere hazýrlanmýþtýr. 11.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/GECE Sokaða Seher'i alacak taksi girer, kapýnýn önünde durur, klakson çalar. 12.SEHER'ÝN EVÝ-ÝÇ/GECE Seher klaksonu duyar. Pencereye gider. Perdeyi aralayýp bakar. Bayram'ýn her zaman dikildiði sokak lambasýnýn altý boþtur. Taksi durmaktadýr. 13.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/GECE Bayram'ýn sigarasýnýn ýþýðýný tekrar görürüz. Bayram sigarayý atar, karaltý halinde apartman giriþinden çýkar. 14.SEHER'ÝN EVÝNÝN ÖNÜ-DIÞ/GECE Seher apartmandan çýkar, Bayram bir anda karþýsýnda belirir. Bayram

-Seher!

Seher Bayram'ý görünce þaþýrýr. Bayram'a küstür. Seher

-Ýþini bitirmeye mi geldin?

Bayram

-Seher... beni bir dinle.

Seher taksiye doðru kararlý bir adým atar. Bayram önüne geçer.


174

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Bayram

-Bittim ben Seher...

Bitirdin beni... Niye adýmý vermedin? Niye beni Bayram vurdu demedin? Seher acý dolu gözlerle Bayram'a bakar. Bu duymak istediði cümle deðildir. Seher

-Bu

muydu

diyeceðin? Bayram þaþýrýr, ne diyeceðini bilemez. Seher arabanýn kapýsýný açar. Seher

-Evine git Bayram.

Evli evine... köylü köylüne... Seher arabaya biner, araba hareket eder, Bayram arabanýn arkasýndan bakar. 15.YANÝ'NÝN MEYHANESÝ-ÝÇ/GECE Pavyondan veya kahveden tanýdýðýmýz tiplerle dolu, basit, ucuz bir meyhane. Ka ile Bayram ayný masada oturmuþlar, içmektedirler. Bayram hafif sarhoþtur. Konuþma ilerledikçe Bayram'ýn sarhoþluðu artar. Bayram

-Deseydi ki beni Bayram vurdu, bitecekti bu iþ. Ben

doðru hapse... Sonra sen sað, ben selamet. Ka

-Hapse girseydin daha mý iyiydi?

Bayram

-Ýyiydi ya... Çok fena yaptý... Ezdi beni.

Ka

-Aþk.. kötü bir oyun be Bayram... Galibi yok...

maðlubu yok... Oynayabilene aþk olsun. Bayram

-Bir kadýn bir adamý böyle ezince, aþk artýk fasarya

olur muharrir. Aþk, býçaða gelinceye kadar aþktý.


175

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ka

-Býçaðý sen çektin...

Bayram

-Çektim ya.. Ama sanma ki onu býçakladým...

Kendimi býçakladým ben, kendimi! Bayram yarý sarhoþ bir halde aðlar. Bayram

-Ben onun aþkýndan öleyazdým. Babamý, karýmý,

iki çocuðumu býraktým ona tutulunca. Ýstedim ki ikimiz olalým sade. Ama pavyon olmasýn, pavyonda ona sarýlan adamlar olmasýn... Otur, ben sana bakarým dedim. Kötü mü ettim? Ka

-Kötü etmedin elbet... ama... unutamayacaktýn ki

Seher'in pavyondan çýktýðýný... Bayram

-Belki unuturdum be... Belki unuturdum...

Bayram içkisini bir dikiþte içer. 16.ADA ÝSKELE-DIÞ/GECE Ortada ne vapur vardýr, ne yolcu. Ka'nýn köpeði koca iskelede tek baþýna oturmuþ denize bakmakta, Ka'yý beklemektedir. 17.VAPUR-ÜST GÜVERTE-ÝÇ/GECE Vapurda üst güvertede Projektörcü adaya doðru projektörü tutmaktadýr. Ka yanýndadýr, konuþurlar. Projektörcü

-Ne zamandýr tanýrsýn Bayram'ý?

Ka

-Çok eskiden... Balýk pazarýnda kuru bademi külle,

kezzapla yumuþatýp yaþ badem diye satardý. O vakitler.. Sonra menekþe tarlasý, bostan derken epeyce düzelttiydi vaziyeti. Tam her þeyi yoluna koymuþken Seher'e tutuldu. Þimdi halini görme. Ýçin parçalanýr. Bozuk plak gibi... Hep ayný þeyi söylüyor. Ben onu býçakladým, o benim adýmý vermedi. Projektörcü

-Yiðit kadýnmýþ ama! Helal olsun. Demek sahiden

Ka

-Seviyor ya... Ama bir gün Bayram'ýn evine

Projektörcü

-Ne belli? Belki dönmeyecek...

seviyor adamý. döneceðini de biliyor.


176

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ka bir süre cevap vermez. Projektörcü feneri saða sola tutmaktadýr. Ka

-Sen onun yerinde olsan... çocuklarýný özlemez

Projektörcü

-(Bir an düþünür) Özlerim...

Ka

-Yaa.. O da özlüyor çok...

Projektörcü

-(Ýçini çeker) Zor... Allah sabýr versin.

misin?

Projektörcü feneri çamlýða doðru tutar, belli belirsiz insanlar seçilir, vapur çamlýða doðru yaklaþmaktadýr. Ka

-Neyse.. boþver.. Buldun mu oðlana anlatacak

Projektörcü

-Sen anlattýn ya þimdi.

Ka

-Bayram'ý mý anlatacaksýn?

Projektörcü

-Anlatmayayým mý?

Ka

-Yoo, anlat.. Ama güzel anlat... Ne de olsa aþk

Projektörcü

-Sen de güzel yaz o zaman.

hikaye?

hikayesi...

Ka gülümser, ceketinin cebinden iki kitap çýkarýr, Projektörcüye verir. (Kitaplar Sait Faik'in Semaver -Sarnýç filan olursa iyi olur.) Ka

-Al bunlarý oðlana ver. Okusun.

Projektörcü kitaplarý alýr, bakar, sevinir. Projektörcü

-Çok sevinecek.... Seni anlattým zaten oðlana,

Ka

-Nasýl anlattýn?

tanýyor.


177

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Projektörcü

-Burgazda bir adam var, hikaye yazýyor dedim.

Köpeðiyle konuþtuðunu söylüyorlar. Ýstanbul'a geçtiði zaman, köpeði iskelede onu bekliyor dedim. Ne zaman vapurda karþýlaþsak bana senin için bir hikaye anlatýyor dedim. Ka

-Beðeniyor mu bari hikayeleri?

Projektörcü

-Çok beðeniyor. Ben sabah iþe giderken uyanýyor,

bana hikaye gönderen aðabeye selam et diyor. Ka duyduklarýna memnun olmuþtur, gülümser. Projektörcü feneri çamlýða doðru tutar. Feneri tuttuðu yerde kalabalýk bir grup giderek seçilir hale gelir. Projektörcü

-Bak? Yeni papaz... Kurmuþ gene çilingir sofrasýný.

Meþke aleme çok meraklý. Ka

-(þaþýrýr) Ne çabuk tanýdýn yeni papazý?

Projektörcü

-Eee...

Projektörcü fenerini iþaret eder. Projektörcü

-Bu da bizim kitabýmýz... Her þeyi gösteriyor.

Uzaktan papaz efendinin bir grup insanýn içinde dans ettiðini görürüz. Projektörcü

-Baksana þuna?.. Sanki diyor ki, hayat bize

verilmiþ bir hediyedir, tadýný çýkaralým. 18.ADADA ÇAMLIK-DIÞ/GECE Çamlarýn altýnda denize karþý bir düzlükte, yerde bir içki sofrasý vardýr. Etrafýnda Papaz, Mustafa, Aleksandros, Turgut, Hrisula, Kalyopi oturmaktadýrlar. Sofra yerdedir ama özenlidir. Örtünün üstünde birkaç çeþit meze, dolu bir meyva tabaðý, küçük kadehlerde içki vardýr. Aleksandros


178

Havada Bulut - Ayfer Tunç

buzuki çalar. Kadýnlar kýrklý yaþlarda, erkeklerin kimi daha genç, kimi daha yaþlýdýr. Grup eðlenip gülmekte, konuþmaktadýr, gruba iyice yaklaþýrýz. Turgut'un elinde bir darbuka vardýr. Papaz kadehini diker bitirir. Aleksandros'a doðru uzanarak Ödemiþ (Ýzmir'in) kavaklarý türküsüne baþlar. Aleksandros ona uyar. Turgut da darbukasýyla usul usul eþlik eder. (Baþka bir türkü de olabilir.) Papaz

-Ödemiþ kavaklarý... Dökülür yapraklarý...

Hrisula

-(Rumca olarak) Bize de derler çakýcý...

Kalyopi

-Yar fidan boylum...

Mustafa

-Yakarýz konaklarý...

Az sonra, Türkler Türkçe, Rumlar Rumca olarak ayný türküyü söyler hale gelirler. Ortada tam bir dostluk havasý vardýr. Diðerleri yavaþ yavaþ susarken, Hrisula türküyü Rumca olarak bitirir. Papaz

-Yassu Hrisula... Çok yaþa!

Mustafa

-Aðzýna saðlýk be abla!

Hrisula

-Ah memleket... Ýzmir.

Hrisula dertlenir, bir kadeh raký içer. Papaz aþka gelir, ayaða kalkar. Papaz

-Aleksandros, çal. Sirtaki oynayacaðýz!

Aleksandros çalmaya baþlar, Papaz, Kalyopi kalkarlar. Sirtaki oynamaya baþlarlar. Papaz

-E haydi Mustafa? Oturmaya geldik? Hrisula?


179

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Hrisula hala sýla hasretindedir. Mustafa kalkar oyuna katýlýr. Mustafa

-Haydi efelerrrr!

Grup sirtaki oynarlar. Papaz yorulur, oturur, kadehini kaldýrýr. Papaz

-Dostluða be!

Sirtaki bitince Mustafa ve Kalyopi de otururlar. Mustafa kadehini kaldýrýr. Mustafa

-Dostluða be!

Aleksandros buzukiyle bir Ýstanbul türküsüne geçer. Kendisi de söyler. Aleksandros

-Yemenimin uçlarý, çýkamam yokuþlarý... O yare

selam edin, yedi daðýn kuþlarý, aah, allý yemeni, pullu yemeni... Kalyopi, Mustafa ve Hrisula da türküye katýlýr. Hepsi

-Bir bahçeden bir bahçeye salla yemeni...

19.PAPAZIN BAHÇESÝ-DIÞ/GÜN Ertesi gün akþamüstü. Papaz sýrtýnda bir atlet, bahçeyi bellemektedir. Sevgiyle çalýþmakta, doðaya hayran ve tutkun olduðu halinden belli olmaktadýr.9-10 yaþlarýnda bir kýz çocuðu olan Eleni evden çýkar. Elinde çaydanlýk vardýr, bahçedeki masaya koyar. Masanýn üstünde bir kapta yeni toplanmýþ domates ve salatalýklar vardýr.


180

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Eleni

-Dede! Çay demlendi...

Papaz baþýný kaldýrýp bakar, þakacý bir edayla kendi kendine söylenir. Eleni bardaklara çay koyar. Papaz

-Dede! Biz bizeyken de, dede. Ama millet içinde...

Zannedecekler ihtiyarým. Papaz masada bir tek çay bardaklarýyla çaydanlýk olduðunu görür. Papaz

-Kuru kuru çay içireceksin bu vakitte? Hani bunun

Eleni

-Acýktýn?

Papaz

-Sen acýkmadýn? Kaç saat oldu, çalýþýyoruz

kurabiyesi?

bahçede.. Eleni eve girer, Papaz çalýþmaya devam eder. 20.PAPAZIN EVÝNÝN ÖNÜ-YOL-DIÞ/GÜN Stelyo elinde boþ bir sepetle yürümektedir. Papaz'ýn evinin önünden geçerken yolda durur, önce duraksar, sonra konuþurlar. Stelyo

-Kolay gelsin..

Papaz Stelyo'yu görünce gülümser Papaz

-Saðolasýn. Bahçe iþi... Kolay deðil, ama..

Papaz sepeti iþaret ederek.. Papaz

-Senin iþ gibi... mukaddes...


181

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Stelyo sepete bakar, sonra papaza gösterir... Stelyo

-Boþtur daha, kýsmet.. Ýnþallah dolacak.

Papaz

-Dolar dolar.. Kaynanan seviyormuþ derler.. Biz de

çay içecektik tam.. Stelyo bahçeye girer. 21.PAPAZIN BAHÇESÝ-DIÞ/GÜN Stelyo bahçeye girer, papaz elindeki çapayý býrakýr, sandalyelere otururlar. Eleni elinde bir tabakla evden çýkar, Tabakta kurabiye vardýr. Masaya koyar. Stelyo sevgiyle gülümseyerek kýza bakar. Eleni

-Madam Kalyopi'nin kurabiyeleri...

Papaz

-Oh oh, iyi. Getir kýzým Stelyo babaya da bir

bardak. Eleni içeri girer, Stelyo soran bakýþlarla kýzýn arkasýndan bakar. Papaz aðzýna bir kurabiye atar.


182

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Papaz

-Immm.. Nefis.. Stelyo, durma..

Papaz Eleni'den bahsetmek gereði duyar. Papaz

-Merak ettin, kimdir bu garip çocuk..

Stelyo

-Akraba filandýr?

Papaz

-Yok, deðil... Kýnalý'da bir Madam Kifidis vardý.

Onun torunu. Eleni'dir adý. Stelyo

-Neden senin evde?

Papaz

-Sorma, uzun hikaye..

Stelyo kurabiye alýr, ýsýrýr. Papaz

-Babasýyla Ýstanbul'da idi, Kurtuluþ'ta... daha

parmak kadar bebeyken anasý baþka bir adama kaçmýþ, bu kalmýþ babasýyla... Birkaç sene evvel bir kavga çýkýyor Salýpazarý'nda, babasýný býçaklýyorlar, birkaç gün yaþýyor zavallý.. Derken... Stelyo

-Vah vah...

Papaz

-Adamcaðýz sizlere ömür.. Elenicik doðru ninesinin

yanýna.. Papaz kapýya doðru bir göz atar, Eleni geliyor mu diye bakar. Stelyo

-Eee?

Papaz

-Madam Kifidis de geçen ay öldü. Zaten çok

ihtiyardý.. O ölünce çocuk ortada kaldý. Ben de yanýma aldým. Can yoldaþýdýr... Kýþ gelince yatýlý mektebe vereceðim Ýstanbul'da.. Ama þimdi mahzun olmasýn... Yaz bir geçsin hele, bakarýz.. Stelyo'nun yüzünde hüzünlü bir gülümseme belirir. Papaz

-Duydum, senin de bir torun varmýþ.

Stelyo

-Var ya. Trifon. Onun da yok anasý babasý. Bir ben

varým hayatta. Bana bir þey olursa... çocuk kalacak ortada...


183

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Papaz Stelyo'ya moral vermek ister... Papaz

-Öyle deme.. Þanslýdýr senin torun. Aslan gibi

dedesi var! Eleni bardak getirir, çay koyar. Stelyo

-Maþallah, pek becerikli.

Papaz Eleni'nin saçlarýný okþar. Papaz

-Öyledir benim torunum. Söyle bakayým Elenimu,

Eleni

-Dedemsin. Ama diyorsun baþkalarýnýn yanýnda

Papaz

-Matmazellerin yanýnda demeyeceksin Elenimu...

ben senin neyinim? Eleni þaþýrýr.

deme dede diye. Güzel hanýmlarýn yanýnda diyeceksin Papaz efendi. Yoksa zannederler beni ihtiyar. Eleni

-E ihtiyarsýn, dedesin.

Papaz

-Bak þimdi!

Eleni kurabiye ýsýrýr. Papaz kýzýn saçlarýný tekrar okþar. Papaz

-Eleni kýþa yatýlý mektebe baþlayacak... Saçlarýna

beyaz kordela baðlayacak. Küçük hanýmefendi olacak. Eleni

-Ama ben senden ayrýlmak istemiyorum dede.

Papaz

-Mektebe gitmeden olur? Bak Stelyo dedenin

torunu da gidiyor mektebe. Stelyo yutkunur, bir anda yüzü kararýr. Stelyo

-Yok... Benimki gitmiyor.


184

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Papaz

-Sebep?

Stelyo

-Para yok... Defter kitap alamadým, her þey ateþ

pahasý. Ama inþallah bu yaz bir kenara üç beþ kuruþ koyarsak.. Stelyo devam edemez. Çok üzgündür. Papaz ne diyeceðini þaþýrýr, arada kalýr. Papaz

-O zaman bana gönder, ben okuturum onu. Hem

bakarýz çaresine, üzme kendini. Belki bir yatýlý mektebe koyarýz. Belli olmaz.. Stelyo çayýný bitirir, kalkar. Stelyo

-Bana müsaade artýk. Çocuk bekler..

Papaz Stelyo'nun sepetine üç beþ domates salatalýk vs. koyar. Papaz

-Benim domatesler gibi ara, bulamazsýn adada.

Sýrýk domates, koparttýn mý kokusu adayý tutar. Stelyo

-Zahmet etme...

Papaz da ayaða kalkar. Stelyo Eleni'nin saçlarýný okþar. Papaz

-Ýþin olmadýðý vakit gel, hoþ beþ ederiz...

Papaz eliyle içkiyi anlatan bir iþaret yapar.. Papaz

-Seviyorsan, kurarýz ufak bir çilingir sofrasý.

Stelyo

-Bakarýz. Eyvallah.

Stelyo elindeki sepeti göstererek.. Stelyo

-Saðol.

Stelyo bahçeden çýkar, yürür, Papaz


185

Havada Bulut - Ayfer Tunç

arkasýndan bakar, Eleni'nin omuzlarýný sevecenlikle tutar. 22.MAHALLE KAHVESÝ-DIÞ/AKÞAM Akþam olmak üzeredir. Ýstanbul'un ýþýklarý tek tük yanmýþtýr. Kahvede bir masada postacý, tespihli adam, 1.ve 2.adalý otururlar. Yan masada Zülfikar oturur, düþünceli bir yüzle Ýstanbul ýþýklarýna bakmaktadýr. Kulaðý yan masada konuþulanlardadýr. Postacý

-Beyoðlu'nda bir pavyonda görmüþler. Biri ötekine

görsen tanýmazsýn, bu da Kamil aðanýn kýzý Ayþe'dir demezsin diyordu. 2.Adalý

-Yok yahu? Sahi mi diyorsun?

Postacý

-Ben gözümle görmedim. Yemin de etmem, ýsrar

da etmem. Ama adanýn kopilleri iskelenin ordaki kahvede konuþuyorlardý. Kulak misafiri oldum. 1.adalý

-Vah vah vah... Kötü yola düþmüþ kýz, desene...

Tespihli adam -Ne vah vah ediyorsun? Kendi düþen aðlamaz! Böyle olacaðý belliydi. 2.adalý

-Yapma gözünü seveyim! Nerden belliydi? Nesini

gördün de hüküm veriyorsun þimdi? 1.adalý

-Baþý önde yürüyen, aðzý var dili yok kýzcaðýz!

Tespihli adam -Asýl öylesinden kork demiþler. Yere bakan cinstenmiþ demek! Çýkarmayacaksýn sokaða. Oturtacaksýn evde! Sonra böyle olur. Zülfikar'ýn hafiften sinirlendiðini görürüz. Postacý

-Caným ben duyduðumu söylüyorum ama, belki de

öyle deðildir. Tespihli adam -Öyledir öyledir... 1.adalý

-Caným belki deðildir? Allah allah. Sen de hemen

kestirip atýyorsun öyledir diye... Postacý

-Aðzým dilim kurudu yahu, bir çay söyleyin de

içelim. (Zülfikar'a) Kuruttun bizi bu akþam.. Çayýn yok mu?


186

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Zülfikar ayaða kalkmýþtýr, sinirlidir. Zülfikar

-Yok! Bitti!

Postacý

-Hoppalaaa! Kahvede çay biter mi yahu? Oturtma

Zülfikar

-(Duraksar) Kim görmüþ Ayþe'yi pavyonda?

bizi boþ boþ...

Postacý durumu anlar, kendi kendine... Postacý

-Haaa...

Postacý Zülfikar'a hitaben konuþur. Postacý

-Dedim ya... Adanýn iti kopuðu..

Zülfikar

-Onlarý

kim

pavyona

sokuyor?

Nereden

görecekler? Ceplerinde para mý var? 2.adalý

-Doðru diyor...

Tespihli adam -Kamil aða niye yataklara düþtü öyleyse? Kýzý kötü yolda, oðlu kötü yolda... Kahrýndan, derdinden hasta oldu adam. Zülfikar

-Sen de kýna yak! Yaptýðýnýz ayýptýr, günahtýr.

1.adalý

-(Mýrýldanýr) Doðru...

Postacý

-Haklýsýn... Günahýný alýyoruz belki de kýzýn. Ama

ben duyduðumu söylüyorum. Zülfikar

-Anladýk ama ya duyduðun doðru deðilse?

Günahýný alýyorsan ne olacak? Postacý utanmýþ bir edayla önüne bakar. Zülfikar

-Ayþe bu adanýn kýzý, Kenan bu adanýn çocuðu..

Diyelim kötü yolda... Bize yolundan çevirmek düþmez mi? Ayný topraktan deðil miyiz? Oturup dedikodusunu mu yapmak lazým? Tespihli adam -Tasasý sana mý düþtü? Avukatý mýsýn Kamil aðanýn kýzýnýn? Zülfikar gibi ohlamam.

-Bu adanýn insanýyým! Birinin baþýna geleni senin


187

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Tespihli adam -Biz ohladýk mý þimdi? Zülfikar daha fazla tatsýzlýk çýkmasýn diye içeri girer. Postacý, 1.adalý ve 2.adalý utanmýþlardýr, sessizleþirler, tespihli adam konuþur. Tespihli adam -Oh ne ala memleket! Baþýný alan Ýstanbul'a gidip pavyona düþsün, biz de kurtarmaya uðraþalým. Niye? Aklýný kullansýn düþmesin! 2.adalý

-Bu kadar yeter azizim, tamam.

Tespihli adam -Yalan mý? Biz mi düþürdük? Gitmeseydi? Gözü yükseklerdeydi ikisinin de! Alçaklara konamadýlar! 1.adalý

-Uzatma

artýk.

Doðru

diyor...

Ayýp

bizim

yaptýðýmýz.. Postacý kendine kýzar. Postacý

-Þu kahrolasý çenem kopsun inþallah! Sana ne?

Sus otur. Her konuþaný ne dinliyorsun? Hadi dinliyorsun, ne anlatýyorsun! 23.BALIKÇI BARINAÐI-DIÞ/AKÞAM Tahir'in martýsý ortalarda görünmemektedir. Tahir çok keyifsiz bir halde direðin dibine çömelmiþ, dikkatle gökyüzüne bakar. Martýnýn her zaman konduðu yerin boþ olduðu görülür. Direðin dibinde balýk artýklarý durmaktadýr. Stelyo ile Kadir aðlarý katlamaktadýrlar. Kadir aðlarý bir kenara koyarken, Stelyo küçük bir sepete kasadan balýk alýp koyar. Stelyo derdi var?

-Tahir'in

bir

Kaç saat oldu, kýpýrdamadý

yerinden... Kadir

-Derdi olmaz

mý baba, martýsý üç gündür görünmüyor.


188

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Tahir barýnaðýn etrafýnda uçuþan martýlara kederli bir yüzle bakar. 24.PAPAZIN EVÝNE GÝDEN YOL-DIÞ/GÜN Trifon bir önceki sahnede gördüðümüz küçük sepet elinde biraz çekinerek yürümektedir. Papazýn evine gelir, bahçe duvarýnýn üstünden bakar, Eleni'yle göz göze gelir, saklanýr, sonra çekinerek bahçe kapýsýna gelir. 25.PAPAZIN BAHÇESÝ-DIÞ/AKÞAM Akþam yemeði saati. Eleni masaya salata tabaðýný koyarken Trifon'u görür. Papaz raký þiþesini açar, kadehine raký doldurur. Trifon bahçe kapýsýnda çekingen durur. Eleni

-Dede... Kapýda bir çocuk var... Bize bakýyor.

Papaz bakar, Trifon'u görür. Trifon kapýda durup sepeti uzatýr. Trifon

-Dedem yolladý.

Papaz

-Saðolsun da.. senin deden kimdir?

Trifon

-Balýkçý Stelyo.

Papazýn yüzünde sevinçli bir gülümseme belirir. Papaz bakalým içeri. Trifon çekingen bir yüzle Eleni'ye bakar. Papaz sepeti alýr.

-Saðolsun, varolsun. E ne duruyorsun? Gir


189

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Trifon

-Yok. Dedem sepeti ver, gel dedi.

Papaz

-Desin. Sen de papaz efendi göndermedi dersin.

Bak bu Eleni. Ýki çocuk bakýþýrlar. Papaz sepetteki balýklara bakar. Papaz

-Eleni bak Stelyo dede barbun göndermiþ mis gibi.

Sen seversin. Trifon içeri girmekle girmemek arasý kararsýz dikilir. Papaz

-Hadi Trifon gel de sofraya oturalým. Eleni Trifon'a

tabak koy. Trifon iyice tedirgin olur. Trifon

-Yok ben yedim.

Trifon birden döner, koþmaya baþlar. Papaz arkasýndan seslenir. Papaz

-Dedene selam söyle... (Güler) Kerata.

Papaz sepeti Eleni'ye uzatýr. Eleni Trifon'un arkasýndan bakar. Bir tür çocuk aþký. 26.PAPAZIN EVÝNE GÝDEN YOL-DIÞ/GÜN Trifon bir süre koþar, durur, usulca bahçe duvarýndan bakar, Eleni'yi görür.


190

Havada Bulut - Ayfer Tunç

27.KA'NIN EVÝ-ÝÇ/GECE Ka masasýna oturmuþ masa lambasýnýn ýþýðýnda yazmaktadýr. Köpeði tuhaf sesler çýkartýr. Ka köpeðine dönüp bakar, köpek ilgiyle ona bakmakta, bir þey istediði belli. Ka köpeðe bakar. Ka

-Ne var? Ne istiyorsun yine?

Ka güler, köpeðin baþýný okþar. Masadan kalkar, gerinir, kapýya doðru gider, köpek de sevinçle peþinden gelir. Ka

-Senin kadar çiþli köpek de görmedim çomar... iki

dakika tutamýyorsun. Evden çýkarlar. 28.KA'NIN EVÝNÝN ÖNÜ-DIÞ/GECE Ka ve köpeði yürümeye baþlarlar, köpek hemen bir aðaca iþer, sonra sevinçle koþmaya baþlar. Ka

-Oh! Rahatladýn bakýyorum. Hadi yürüyelim biraz...

Ka ellerini cebine sokar, ýslýk çalarak yürümeye baþlar, köpeði etrafýnda sevinçle koþuþmaktadýr. 29.MAHALLE KAHVESÝ-DIÞ/GECE Kahve kapalýdýr, ortalýkta kimseler yoktur, karanlýkta bir sigara ateþi görürüz. Ateþe yaklaþýlýnca Zülfikar'ýn sigara içmekte olduðu görülür. Kederli, düþünceli bir hali vardýr. Ka ile köpeði


191

Havada Bulut - Ayfer Tunç

yaklaþýrlar. Kahve çok hafif bir ýþýkla aydýnlanmaktadýr. Ka

-Zülfikar? Sen misin? Ýyi geceler..

Zülfikar baþýný çevirir, Ka'yý görür, bir dert ortaðý bulmuþ gibi sevinerek yer gösterir. Zülfikar

-Sana da beyim... Gel otur. Hayrola, seni de mi

Ka

-Eh.. öyle sayýlýr. Hava da çok sýcak.

Zülfikar

-Yaðmur sýcaðý... Yakýnda indirir...

uyku tutmadý?

Ka Zülfikar'ýn yanýna oturur. Karanlýða doðru bakarlar. Zülfikar kendi kendine konuþur gibidir. Zülfikar

-Darlanýyor insan... odalara sýðamýyor...

Ka

-Sýcaktan mý... dertten mi...

Zülfikar bir süre kararsýz bakar. Zülfikar

-Baþým yýldýzlar, önüm deniz... ama yine de

darlanýyorum beyim... Çok fena darlanýyorum. Ka bir süre Zülfikar'a bakar. Ka

-Ayþe meselesi mi?

Zülfikar

- Nerden anladýn? Çok mu belli ettim?

Ka sevecen bakar, gülümser. Ka

-Seviyordun demek...

Zülfikar Ka'nýn anlayýþlý oluþundan memnun, içini açar.


192

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Zülfikar

-Öyle... Ama geç kaldým.. Bugün söylerim yarýn

söylerim derken... gitti. Ka

-Caným ölmedi ya, çok þükür, hayatta. Hem yine de

geç kalmýþ sayýlmazsýn. Zülfikar

-Çok geç kaldým, çok... Kötü yola düþmüþ

Ka

-Git getir öyleyse, madem seviyorsun...

Zülfikar

-Ama...

Ka

-Sevmiyor musun? Amasý ne?

diyorlar...

Zülfikar bir süre Ka'nýn yüzüne bakar. Zülfikar

-Yerini diyecek misin?

Ka

-Alýp getireceksen... baðrýna basacaksan, derim..

Zülfikar

-Millet... ne der?

Ka

-Ne derse desin.. Sevmek yetmez mi?

Zülfikar

-Orasý öyle de...

Ka

-Getirip de baþýna kakacaksan... býrak yerinde

kalsýn. Ama seveceksen... hiç gitmemiþ gibi... durma. Zülfikar derin derin içini çeker. Zülfikar

-O gittiðinden beri gece gündüz bir oldu, öyle

karanlýk her yer...Ya bu karanlýkta yok olacaðým yahut... 30.BEYOÐLU-GENEL-GECE Gecenin çok geç bir saati. Evlerin bir kýsmýnýn ýþýklarý sönüktür. Necip'in evinin ýþýðýnýn yandýðýný görürüz. 31.NECÝP'ÝN EVÝ-SALON-ÝÇ/GECE Necip bir kanepeye uzanmýþ horlayarak uyumaktadýr. Daðýnýk, az eþyalý, yoksul görünümlü bir ev. Ortadaki sehpanýn üstünde içki þiþeleri, bardaklar, yemek


193

Havada Bulut - Ayfer Tunç

artýklarýyla dolu tabaklar vardýr. Ayþe pavyondan dönmüþtür. Ýçeri girer, Necip'e bir göz atar. Sonra üstündeki hýrkayý nefretle bir köþeye fýrlatýr, çok yorgun görünmektedir, makyajý akmýþtýr, saçlarý daðýnýktýr. Bir koltuða kendini býrakýr gibi oturur, ayaklarýný uzatýr, ayakkabýlarýný topuklarýný çekiþtirerek çýkarýp fýrlatýr. Necip uyanýr. Hafif uyku sersemidir, çabuk toparlanýr. Necip

-Niye geldin sen?

Ayþe

-Pavyonda

yatsaydým? Geldim iþte... Ayþe baþýný koltuðun arkasýna dayar, Necip doðrulur, gerinir, saatine bakar. Þaþýrýr, Ayþe'ye sert sert bakarak konuþur. Necip

-Saat daha kaç?... Tüydün mü yoksa?

Ayþe aldýrýþsýzdýr, koltukta kaykýlýr. Sert bir sesle konuþur. Ayþe

-Niye tüyeyim be? Manyak mýsýn nesin...

Ayþe çirkin görünümle esner. Necip

-Bana bak doðru konuþ! Kýrmayayým aðzýný

burnunu... Niye geldin bu saatte diyoruz, adam gibi cevap ver! Ayþe

-Üff... Ýþler kýrýktý, patron gidin zýbarýn dedi.

Necip

-Niye kýrýktý?

Ayþe

-Ne bileyim ben be? Kýrýktý iþte!

Ayþe yorgun bir edayla ayaða kalkar, gidip yatmaya niyetlidir. Necip arkasýndan bakar. Necip

-Bahþiþ de mi kýrýktý? Ne topladýn?


194

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ayþe ile Necip arasýnda kýsa bir bakýþma. Ayþe'nin parasýný Necip'ten saklamaya çalýþtýðýný ama Necip'in her defasýnda aldýðýný anlayacaðýz. Ayþe koynundan katlanmýþ birkaç kaðýt para çýkarýr, Necip'e küçümseyen bir ifade ile uzatýr. Ayþe

-Al, hepsi bu...

Necip buna inanmamýþtýr, kýzýn yanýna gelir. Hýzla, Ayþe'nin hiç beklemediði bir þekilde elini kýzýn koynuna sokar ve bir tomar para çýkarýr. Necip

-Dalga mý geçiyorsun lan benimle? Bunlar ne?

Ayþe korkmuþtur, Necip'ten parasýný almak ister. Necip

-Müþteri kýrýkmýþ da bilmem neymiþ de...

Ayþe

-Ver paramý Necip!

Ayþe kalkar elini uzatýr, Necip parayý çeker, tomarý sayar. Necip

-Salaðýz biz çünkü, para saklýyor bizden...

Ayþe

-Elalemin aðýz kokusunu ben çekiyorum, parayý

sen yiyorsun! Yeter artýk! Ver þunlarý! Ayþe Necip'in elindeki paraya tekrar uzanmak ister, Necip

-Eeeh! Git yat hadi.

Ayþe

-Ver paramý diyorum, hayvan!


195

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Necip Ayþe'ye birdenbire sert bir tokat atar, Ayþe tokadýn þiddetinden koltuða düþer, çýðlýk atar. Necip

-Ýlle dayak yiyeceksin deðil mi. Þunu güzellikle

versen günaha girersin. Ayþe yerinden fýrlar, tekrar parasýný almaya çalýþýr. Ayþe

-Versene ulan paramý! Hayvan! Versene!

Necip Ayþe'ye tekrar vurur, parayý cebine sokup, Ayþe'yi dövmeye baþlar. Ayþe çýðlýk çýðlýða baðýrmaktadýr. Necip söylenmektedir. Necip

-Para ha? Al bakalým para! Al! Para sana!

Necip en sonunda yerde yatan Ayþe'ye bir tekme atar. Necip

-Son defa söylüyorum Ayþe haným. Benden sakýn

para saklamaya kalkma. Eðer bir daha saklarsan, o güzel yüzünü öyle bir çizerim ki, aynaya bakamazsýn! Necip hýzlý adýmlarla odadan çýkar, kapýyý güm diye vurur. Ayþe yerde hýçkýrarak aðlar.


196

Havada Bulut - Ayfer Tunç

32.ADADA ÇAMLIK-DIÞ/GÜN Ka çamlarýn altýnda oturmuþtur. Yanýnda köpeði vardýr, defteri kucaðýnda açýk durmaktadýr. Gökyüzüne bakar, hava bulutludur. Ka

-Zülfikar

bildi...

Yaðmur yaðacak... Ka defterine birkaç satýr yazar, sonra köpeðine söyler gibi konuþur. Ka

-Katina diyor ki... Bu

dünyada aþk bile zengin iþidir... Ka defterine döner, sonra dalgýnlaþýr, arkasýný aðaca dayayýp gevþer, hayal kurduðu bellidir. 33.KARÝDESÇÝNÝN EVÝNÝN ÖNÜ-DIÞ/GECE Yaðmur yaðmaktadýr. Ka ile Katina evin girintisinde fýsýldaþmaktadýrlar.Katina saða sola bir göz atar. Ka Katina'ya Yorgiya'yý sormuþtur, Katina ikisinin arasýný yapmaktan memnun görünmektedir. Ka yakalarýný kaldýrmýþtýr. Katina

-Hep züðürttün sen... Paran da olaydý seni yar

ederdim ben ona buna? Katina begenen bir ifadeyle Ka'nýn yüzünü okþar. Katina iþidir bu dünyada. Ka gülümseyerek Katina'yý dinler.

-Ama ben çekemem kahýr aþk için.. Aþk bile zengin


197

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Katina

-Yorgiyamu su gibi kýzdýr. (Kederlenir) Ama

bahtsýzdýr çok.... Ýncitme sakýn... Yaðmur þiddetini artýrýr. Katina havaya bakar. Katina

-Dinmeyecek mübarek... Hadi, sen gir içeri, ben

Ka

-Ya gelmezse?

Katina

-Bana güvenmiyorsun?

Ka

-Ýçerdekiler...

Katina

-Eeeh! Sankim tanýmazsýn Sofiya'yý, Ýstepan'ý... Az

onu yollarým sana.

gönül hoþ etmedin içerde... 34.KARÝDESÇÝNÝN EVÝ-SALON-ÝÇ/GECE Ýstepan cümbüþünü çalar, kendi kendine bir þarký söylemektedir. 35.KARÝDESÇÝNÝN EVÝ-YATAK ODASI-ÝÇ/GECE Ka odadaki aynada kendine bakmaktadýr. Yaðmur camlara vurur. Ýstepan'ýn içli þarkýsý duyulur. Ýstepan

-(Ses) Gamzedeyim deva bulmam, garibim bir

yuva kurmam kaderimdir hep çektiren, inlerim hiç reha bulmam. Ka

-(Kendi kendine) Birbirimizi aldatmaya lüzum yok

efendim... Birbirimizi aldatmaya lüzum yok... Sofiya küçük bir mangalla içeri girer. Sofiya

-Gelir beyciðim, meraklanma... Gelmezse ben

Ka

-Meraklandýðým yok madam...

Sofiya

-Bir sen dersin bana Madam... Bir hoþuma gider

gider getiririm.

ki...


198

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Sofiya mangalý koyar, gülümseyerek dikilir. Sofiya

-Mangalý getirdim. Nedir böyle birden yaðmur

fýrtýna.. hava buz kesti. Bu da kýrsýn odanýn soðuðunu.. Biraz kokuyor amma... Ka

-Ne yapýyorsun Madam, ne mangalý? Mevsim

yaza girdi. Sofiya rutubetli duvarlara bakar. Sofiya

-Sanýrsýn bu odaya yaz gelir?

Ka

-Ýstemem ben mangal filan, hem bana dokunur. Al

Sofiya

-Ýçerde býrakayým da vursun baþýna kýzýn ha?

götür. Ýçerde býrak. Ýhtiyar çapkýn seni. Ýstersen mangalýn baþýna oturtayým Yorgiya'yý... Hemencik düþsün kucaðýna... (Güler) Sofiya mangalý alýp götürürken konuþur. Sofiya

-Dersen üþüdüm, hiç karýþmam ona göre...

Sofiya çýkar, Ka odada yalnýz kalýr. Aynaya bakar. Ka

-Namussuz ayna!

Sofiya'nýn sesi gelir. Sofiya

-(Ses) Ne dedin?

Ka

-Sana deðil madam, aynaya!

Ka aynaya bir daha bakar. Ka

-Aynaya dedim...


Havada Bulut - Ayfer Tunç

36.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/GECE Yaðmur ayný þiddette yaðmaya devam eder. Evlerin pencerelerinde ýþýk yanmaktadýr. Marika camý açar, dýþarý, yaðmura bakar. Yüzünde hüzünlü bir ifade vardýr. 37.KARÝDESÇÝNÝN EVÝ-SALON-ÝÇ/GECE Ýstepan baþka bir þarký çalar. Yorgiya ile Ka yan yana oturmaktadýrlar. Yorgiya'nýn saçlarý hala ýslaktýr. Aleko masanýn bir ucunda iþtahla yemek yemektedir. Ortada hareketli bir hava vardýr. Müzik altý bir sahne. Yorgiya memnuniyetsizdir, yüzündeki ifadeden Ka'yý sevmediði anlaþýlýyor. Ka Yorgiya'nýn elini tutar, Yorgiya'nýn eli tepkisizdir, kýz gizlice esner. Ka'nýn yüzünde kýrýk, mahzun bir ifade, kýzýn elini tutup öper, kýz yine tepki vermez. 38.KARÝDESÇÝNÝN EVÝ-YATAK ODASI-ÝÇ/GECE Gecenin bir saati. Ayný oda, karanlýk. Aynada bir sigaranýn ateþi yansýr. Yorgiya Ka'nýn yanýnda uyumakta, Ka yataðýn içinde oturmaktadýr. 39.ADA GENEL-DIÞ/GECE Yaðmur adanýn boþ sokaklarýný döver. Gecenin geç bir saati. 40.KA'NIN EVÝ-ÝÇ/GECE Ka masasýnda oturmuþ, yazmaktadýr. Yazdýklarýný okuruz. "Yani açýkçasý, beðenmediði, para için geldiði ilk adam benmiþim. Otuz beþ yaþýndayým, yaþlý mýyým?"

199


200

Havada Bulut - Ayfer Tunç

41.TODORÝ'NÝN EVÝ-ÝÇ/GÜN Madam Todori'nin eski püskü eþyalarla dolu, ufak odasý. Duvarda bir duvar halýsý, bir de fotoðraf vardýr. Fotoðraftaki çok güzel bir kadýndýr. Ka duvardaki fotoðrafa bakarken Todori elinde kahve fincanýyla gelir. Ka'ya uzatýr, Ka alýr, Todori fotoðrafý kastederek... Todori

-Ben

böyle

idim

iþte... Vaktiyle... Aspasya! derler baþka demezlerdi.

Derdimden az delikanlý yataða

düþmedi, verem olup yatmadý.. Ka kahvesini alýr, pencerenin önündeki koltuða oturur. Önünde ufak bir sehpa vardýr. Todori

-Ama sonra kuyruðumu tramvay çiðnedi.. Oldum

falcý kocakarý Todori. Todori bir konsolun üstünde duran iskambil kaðýtlarýný alýr, karýþtýrýr, Ka'ya doðru uzatarak konuþur. Evden çýkarýlmak konusunda abartýlý heyecanlarý vardýr. Hem evden çýkarýlmaktan çok korkar, hem de çýkaramaz diye güvenmektedir. Hareketli bir ruh hali içindedir. Todori

-Þimdi sanatým budur iþte. Bakarým söylerim..Açým

artýk aç! Güzellik geçti. Aybaþýnda dört lira kira. Kýþ geldi mi yakacak odun yok. Kendimi satsam kim alýr? Ka

-Hala güzelsiniz madam..


201

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Todori bu söze itibar etmez. Todori

- Ev sahibi tutturur her gün çýk evimden! Burasý

evdir? Deðil. Ahýrdýr ahýr! Ka

-Baþka bir ev baksanýz?

Todori

-Hangi

parayla?

Ben

bayýlýyorum

burada

oturmaya? (Duraksar) Beni çýkarabilir mi buradan? Ka

-Çýkaramaz madam, korkmayýn.

Todori

-Evet. Çýkaramaz. Tavan akýyor üstüme, ama

adam yaptýrmýyor. Þikayet edeceðim. Yaptýrsýn! Ka

-Ne zamandýr burdasýnýz?

Todori

-Oldu yirmi sene. Mösyö Todori baþka bir kadýna

tutuldu, koydu beni kapýnýn önüne.. Ben nikahlýsýydým, metres deðil! Geldim oturdum buraya. Todori kendi hikayesinden uzaklaþmak ister. Todori

-Kahve falý istersin, yahut iskambil? Ýskambil daha

pahalýdýr, sonra demedin demeyesin.. Ama sonra ne oldu? Mösyö Todori mezarda, ben hayattayým. Kapat fincanýný, soðuyacak daha. Ka

-Her geliþimde kahve falý baktýnýz... Bu sefer-

Todori

-(Ka'yý hatýrlamaz) Ne vakit? Sen geldin daha

Ka

-Çook... Bu sefer iskambil falý olsun.

Todori

-Pahalýdýr ha!

Ka

-Tamam madam, vereceðim.

evvel?

Todori kaðýtlarý açmaya baþlar. Todori

-Bir kýzý seviyorsun. Bu kýzýn var anasý, fena bir

karý. Lakin bu kýz seni tanýmýyor? Ýki kelime bile konuþmuþluðun yoktur. Þaþýrmýþ bir yüzle Ka'ya bakar.


202

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Todori

-Tuhaf.. Desem ki kýz seni tanýmýþ, sevmiþ..

Baþýný hayýr anlamýnda kararlý bir þekilde sallar, Ka'ya dikkatle bakar. Todori

-Sevmemiþ...

Todori duraksar, yine kendi meselesine döner. Todori

-Beni evden çýkaramaz dedin?

42.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/GECE Akþam olmuþ, pencerelerde ýþýklar yanmýþtýr. 43.SEHER'ÝN EVÝ-ÝÇ/GECE Seher pencereden bakar, Bayram'ý göremez. Sokakta Bayram'ýn her zaman durduðu yer boþtur. 44.YANÝ'NÝN MEYHANESÝ-ÝÇ/GECE Bayram ile Ka içmektedirler. Bayram yine sarhoþtur. Bayram

-Yeni bir dost tutmuþ, kulaðýma geldi...

Ka

-Her duyduðuna inanma öyle.. Gözünle mi

Bayram

-Üniformalýymýþ hem de... Beyoðlu'nda bilezik

Ka

-Bu iþ bitti mi, bitmedi mi Bayram? Bittiyse unut,

gördün? alýrken görmüþler. sana ne, kimle gezerse gezsin. Ama yok bitmedi diyorsan... Kapýsýna dayan. Ben sensiz, sen bensiz olmaz de. Bayram'ýn çokça içtiði bellidir. Kadehini kaldýrýr.


203

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Bayram

-Diyemem muharrir. Bu artýk böyle gidecek. Beni

bitirdiði yerde pes diyeceðim. Öyle bir kördüðüm ki bu, gel dese de gidemem, git dese de gidemem artýk... Çakýldým kaldým olduðum yere. Hadi kaldýr kadehini! Bayram aðlamaklýdýr. Ka kadehini kaldýrmaz, Bayram Ka'nýn elini tutar, zorla kadeh kaldýrtýr. Bayram

-Arkadaþým deðil misin? Kaldýrsana! Yaz bunlarý!

Yaz da millet okusun, ibret alsýn! 45.PAVYON-SALON-ÝÇ/GÜN Seher'in elindeki içki bardaðýný ve kolundaki bilezikleri görürüz. Çok sarhoþtur. Elinde içki kadehiyle bir süre ortalýkta dolanýr, masalarda oturanlara lüzumlu lüzumsuz selamlar verir. Ama masalardakiler selamýna karþýlýk vermezler. Seher

-Hoþ geldiniz.... Neþeniz bol olsun.... Ýyi geceler...

Bir masada yakýþýklý, genç bir adam (Yakýþýklý g.) bir kýzla oturmaktadýr. Seher bir an onu Bayram'a benzetir, yüzünden bir gölge geçer, sonra yanlarýna gider, laubali bir edayla söze girer. Seher

-Ýyi geceler yakýþýklý... hoþ geldin.

Yakýþýklý g.

-(Baþtan savarak) Ýyi geceler.

Seher bu baþtan savmayý anlar. Bozulur. Yakýþýklý g. Seher'in sarhoþ olduðunu anlar, aldýrýþ etmez. Yanýndaki kýzla konuþmaya devam eder.


204

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Yakýþýklý g.

-Dükkaným Talimhane'de... Yedek parça iþi..

Babamla birlikte, bir de aðbim var. Seher adamýn kendine yüz vermemesine sinirlenir, masaya oturur. Yakýþýklý g.

-Daha çok kamyon parçasý satýyoruz. Desoto,

fargo filan. Seher konuþmakta ýsrarlýdýr. Seher

-Daha evvel görmedim seni, ilk geliþin mi?

Adamýn omzuna kolunu koyar. Masadaki kýz çok gençtir, Seher'den çekinmektedir. Bir Seher'e, bir adama bakar. Seher

- Kaç yaþýndasýn sen? Bana bir içki ýsmarlasana?

Seher Yakýþýklý g.'in yanaðýný okþar,


205

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Yakýþýklý g. Seher'in elini tutup yüzünden indirir. Yakýþýklý g

-Hanfendiyle konuþuyorum.

Seher hanfendi lafýna abartýlý bir ifadeyle güler. Seher

-Kim hanfendi? Bu mu? Ayol o Ayvansaray'dan

Hamiyet be. (Güler) Yapma civaným, hiç mi hanfendi görmedik! Seher kýza sert bir ifadeyle bakar ve baþýyla gitmesini iþaret eder. Seher

-Hanfendi! Hadi kýþ kýþ. Baþka masaya... Hadi

bakayým, yallah. Kýz kalkacak gibi olur. Yakýþýklý g. kýzýn elini tutar oturtur. Yakýþýklý g.

-Otur otur... (Seher'e, sertçe) Bayan! Sana da

baþka zaman içki ýsmarlarým. Þimdi hanfendiyle bizi rahat býrak. Seher birden sinirlenir, ayaða kalkar, öfkeli bir yüzle Yakýþýklý g.'i omzundan iter. Seher

-Bu sümüklüye hanfendi, bize gelince baayan, öyle

mi? Bütün masalar dönüp Seher'e bakarlar, Yunus uzaktan bu manzarayý görür.Hýzlý adýmlarla yaklaþýr. Yakýþýklý g. sinirlerine hakim olmaya çalýþýr. Yakýþýklý g.

-Bulaþma... Çok içmiþsin...


206

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Seher masada oturan kýzý çekiþtirmeye baþlar. Seher

-Kenarýn dilberi, kalk git dedim deðil mi? Hadi.

Kýz

-Seher abla, yapma...

Ortalýk karýþýr. Seher abla lafýný duyunca hiddetle kýzýn üstüne yürür, Yakýþýklý g. araya girer. Seher'i sertçe iter. Yakýþýklý g.

-Eeeh! Defol þurdan be! Yettin artýk! Git bir aynaya

Seher

-Ne dedin ne dedin?

bak önce.

Seher tam adamýn yakasýna uzanýrken Yunus Seher'in kollarýný tutar. Yunus

-Tamam Seher, tiyatro bitti. Yürü.

Seher

-Býrak Yunus abi... Býrak aðzýnýn payýný vericem

þunun. Yunus Seher'i sertçe tutar, iterek yürütürken Yakýþýklý g. arkasýndan söylenir. Yakýþýklý g.

-Anam yaþýnda karýnýn zoruna bak be!

Seher bunu duyunca bir anda sertçe adama bakar. Ama sözün gerçekliði onu durdurmuþtur. Gözleri dolar. Yunus Seher'in kolunu sýkýca tutup yürütür. Sert konuþur. Yunus

-Olmuyor böyle Seher, fena daðýttýn. Olmuyor!

Ayþe'yi görürüz. Bir masada oturmaktadýr. Yüzünde dayak izi vardýr. Seher'in arkasýndan bakarken masasýndaki adam Ayþe'ye sarýlýr, öper.


207

Havada Bulut - Ayfer Tunç

46.PAVYON-YUNUS'UN BÖLMESÝ-ÝÇ/GECE Yunus Seher'i sertçe içeri sokar. Seher bir an Yunus'a bakar, sonra aðlayarak sarýlýr. Yunus da çattýk belaya der gibi bakar, o da kýza sarýlýr.Seher hýçkýrarak aðlar. Seher

-Bittim ben Yunus abi, bittim...

Yunus kýzýn sýrtýný okþar. 47.BEYOÐLU-GENEL-DIÞ/GECE Bayram Ka'nýn kolunda zorlukla yürür, zilzurna sarhoþtur. Ka Bayram'ý yürütmeye çalýþýr. Bayram baðýrarak konuþmaktadýr. Bayram

-Seheeer! Bitirdin beni Seheeer!

Ka

-Þþþtt..

48.ADA-GENEL -GÜN Adayý uzaktan görürüz. 49.STELYO'NUN EVÝNÝN ÖNÜ-DIÞ/GÜN Evin bahçesinde Eleni ile Trifon yan yana otururlar. Masanýn üzerinde Trifon'un gazete kesiði vardýr. Trifon dikkatle gemiye bir direk takmaya çalýþýr. Eleni Trifon'u izlemektedir. Gazete kesiðini eline alýr, parmaðýný gemiye uzatýr. Eleni

-Þurasý-

Trifon hiddetle sözünü keser. Trifon

-Dokunma!


208

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Eleni çok bozulmuþtur. Kalkar, hiçbir þey söylemeden gider. Trifon þaþýrýr, üzülür, arkasýndan seslenir. Trifon

-Eleni!

Eleni bahçeden çýkar. Trifon üzgün bir yüzle kalakalýr. 50.BALIKÇI BARINAÐI-DIÞ/GÜN Tahir iskele boyunca kýsa aralýklarla martýsý için balýk artýðý býrakmaktadýr. Ýskele boyunca bu iþlemi yaptýktan sonra baþýný kaldýrýp gökyüzüne bakar. Kadir ile Hamdi ellerinde tekneye konacak araç gereçle gelirler. Tahir onlarý görünce delimsirek bir halle koþarak yanlarýna gelir. Tahir

-Benim martýyý gördünüz mü?

Hamdi

-Gördük, Moskova sirkinde iþe girmiþ. Selamý var...

Ya git iþine be Tahir, gökyüzü martý dolu, ne bilelim hangisi senin martý? Tahir

-Benimki baþkaydý.. Hani alnýnda leke vardý, sað

ayaðýnýn bir týrnaðý kýrýktý... Hamdi

-Deli misin nesin? Yüz martýnýn doksanýnda leke

Tahir

-Ama

var! benimkini

biliyorsunuz..

Hem

þuraya

konardý... Kadir müdahale etme gereði duyar. Kadir

-Caným, adam iyilikle bir þey soruyor, illa

maymunluk etmesen olmaz mý? Görmedik Tahir. Valla bak, yeminle, hep bakýndým senin martýya.. Ama görmedim. Tahir da mý?

-(Üzüntülü)Yaaa. görmedin demek. Ölüsünü filan


209

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Kadir

-Yahu getirme aklýna böyle þeyler.. Belki biraz

açýlmýþtýr, döner gelir, merak etme.. Tahir

-Bir hafta oldu ama, hiç böyle yapmazdý.

Tahir üzgün bir edayla martýnýn konduðu yere gider, çömelir, gökyüzüne bakar. Martýlar arasýnda kendi martýsýný aramaktadýr. Kadir adamýn arkasýndan üzüntüyle bakar. Kadir ve Hamdi tekneye binerler, teknede Ka da vardýr. 51.DENÝZ-ADALAR-GENEL Denizde kayýklarý görürüz. Aðýrdan akþam olmaktadýr. 52.KAYIK /GÜN Ka'nýn gözünden denizi, adalarý, öteki balýkçýlarý görürüz. Balýkçýlar kendi aralarýnda konuþmaktadýrlar. 53.SÝVRÝADA-DIÞ/GÜN Akþam olmaktadýr. Balýkçýlar kayýðý çekmiþlerdir. Kadir bir ateþ yakmýþtýr, üzerine bir teneke koyar, sonra midye dizer, Hamdi kayýktan iki sandýk indirir. Sahile fýrlatýr. Ka sahile bakar. Boþ bir koydur burasý. Kadir midyeleri ateþe koyduktan sonra dikilir, Hamdi koltuðunun altýnda eski gazeteler, elinde bir raký þiþesiyle gelir. Her üçü de çok keyiflidirler. Kadir

-(Ka'ya) Bana bak, baþtan anlaþalým. Tam tatlý

uykuya dalmýþken, kalk vapur geçiyor diye böðrüme böðrüme dürtüp uyandýrmak yok ha.


210

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Hamdi portakal sandýðýný Ka'nýn önüne fýrlatýr, Ka alýp düzgünce yerleþtirir. Maksat bir tür masa yapmak. Hamdi eski gazeteleri sandýðýn üstüne serer. Kadir

-Geçen sefer uykum bir kaçtý senin yüzünden,

sabahý sabah ettim. Bu sefer uyuyacaðým arkadaþ, anlamam! Ka

-Sende ruh yoksa ben n'apayým?. Gecenin içinde

vapur olmuþ serapa ýþýk, gidiyordu. Ben de insanlýk ettim, manzarayý siz de görün istedim. Hamdi kayýktan bir sepet getirir, içinden bardak, ekmek vs. çýkarýr. Hamdi

-Haa, hiç görmedikti gece geçen vapuru... Ýnsanlýk

etmiþmiþ! Gemiye memiye bakýp þairlik edeceðine uyumana bak, sabah gün doðmadan çýkacaðýz denize. Ona göre.. Kadir

-Su üstü karagözü haným evladý istemez beyim.


211

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Gün ýþýðý denize vurdu mu, karagözü unut. Hadi aç bakalým þu þiþeyi... raký ince iþtir, sen de iyi çakarsýn. Ka bardaklara raký doldurur. Sýrtlarýný bir yerlere dayayýp (varsa) içerlerken Ka'nýn gözü bir þeye takýlýr. Kadir midyeleri piþirmektedir. Ka gider, Hamdi de yanýna gelir. Ka

-Ne olmuþ buna?

Hamdi

-Ölmüþ be... Ne olacak?

Ka

-Sahiden mi?

Hamdi

-Yok yalandan.

Ka eðilip martýya yakýndan bakar, Tahir'in martýsý. Ka kederlenir, yavaþça martýyý alýr. Hamdi

-Ne oluyorsun be?

Ka

-Ölmüþ iþte..


212

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Hamdi

-Martý da ölür.. Ýnsan ölmüyor mu?

Ka

-Bu Tahir'in olmasýn sakýn? Kadir! Baksana?

Kadir midyeleri taksim etmektedir. Kadir

-Ýþim var, bakamam.

Ka

-Gel bak yahu, Tahir'in martýsý nasýl bir þeydi?

Kadir

-Ne bileyim ulan, martý iþte. Hiç bakmadým ki?

Hamdi týrnaðýn kýrýk olduðunu farkeder. Hamdi

-Bunun týrnaðý kýrýk be.. Tahir öyle demedi miydi?

Ka

-Öyle mi dedi?

Hamdi

-Hýýý... Bu onun martýsý. Yüzde yüz.

Kadir de yanlarýna gelir. Kadir

-Yapma be. Kimle konuþacak þimdi gariban?

Kadir martýya eðilir. Kadir

-Ana! Bu vurulmuþ be...

54.BALIKÇI BARINAÐI-DIÞ/GECE Tahir ayný yerde çömelmiþ sanki martý varmýþ gibi konuþmaktadýr. Bilinçlidir aslýnda, aðlamaktadýr. Tahir

-Niye

Neredesin ha? Yoksa öldün mü? 55.BÝR BAHÇE-DIÞ/GECE Fazla bakýmlý olmayan bir bahçede bir yemek masasý kurulmuþtur. Yemekler yenmiþtir. Masada kuþlardan arta kalan kemikler vs.

gelmiyorsun?

Bekliyorum

ulan

seni.


213

Havada Bulut - Ayfer Tunç

vardýr. Konstantin ve daha önce ökseyle birlikte ava çýktýðý iki delikanlý (Konstantin'in yaþýtý da olabilir) masada içki içmektedirler. Konstantin iri bir ekmek parçasýyla tabaðýn dibini sýyýrýr, aðzýna atar. Konstantin

-Diþimin kovuðuna bile gitmedi... Beþ on serçe bari

olsaydý. Doymadým daha. 1.Delikanlý

-Pilav ye.

Konstantin -Anasýný satayým, kökü kurudu... Geçen yýl bu vakitlerde ye ye bitiremezdik kuþlarý. Ne oldu bunlara bilmem. Gelmiyorlar adaya. Konstantin gökyüzünde uçan martýlara bakar. 1.Delikanlý

-Sade martýlara kaldýk.

Konstantin -Sen dua et martý var daha. Seneye fit olup martýlarý yiyeceðiz. 1.Delikanlý

-Onlar ökseye de gelmez ki...

Konstantin

-Biz de vururuz... Ökse þart mý?... Hiç mi kuþ

vurmadýk?

56.ADADA ÇAMLIK-DIÞ/GÜN Ka ile Tahir çamlýktadýrlar, anlarýz ki Ka Tahir'e martýnýn ölüsünü getirmiþ. Tahir aðlamýþtýr, burnunu çeker. Tahir elindeki kuþu incitmekten korkar gibi kazdýðý çukura koyar. Üstüne yavaþça toprak örter. Tahir

-Beni dinliyordu.. biliyor musun... Bir tek bu

dinliyordu.. 57.STELYO'NUN EVÝ-BAHÇE-DIÞ/GÜN Masanýn üstünde gazete kesiði durmaktadýr, epeyce yýpranmýþtýr. Trifon gemisini


214

Havada Bulut - Ayfer Tunç

bitirmiþtir, gazetedeki gemiye pek az benzeyen, ilkel malzemeden yapýlmýþ bir gemidir bu. Trifon gemisine son bir parça ekler. Stelyo çamaþýrlarla çýkar, bahçedeki ipe asmaya baþlar. Trifon'un yüzünde bir zafer ifadesi vardýr. Trifon

-Dedeee!

Stelyo

-Hýý?

Trifon

-Gemimi bitirdim. Gel bak.

Stelyo çamaþýrlarý býrakýr, gelip gemiye bakar. Stelyo

-Afferin benim aslanýma be!

Trifon gazete kesiðini eline alýr. Trifon

-Buna benzemiþ deðil mi dede?

Stelyo

-Aynýsý olmuþ! Týpkýsý! Hey yavrum hey be! Ýþte!

Stelyanos Hrisopulos gemisi! Eleni bahçe duvarýndan gizlice bakar. Stelyo

-Bu Amerika'ya kadar gider be!

Trifon çok memnun gülümser. Stelyo Trifon'un baþýný okþar, o arada kendilerini seyreden Eleni'yi görür. Stelyo

-Eleni?

Eleni kaybolur ortadan. Stelyo kýzýn utangaçlýðýna gülümser.


215

Havada Bulut - Ayfer Tunç

58.MAHALLE KAHVESÝ-DIÞ/GÜN 1.ve 2.adalý kahvenin önünde otururlar, baþkalarý da vardýr. Tespihli adamýn tespihi elinde yoktur. Tespihli adam kahveye gelir. Zülfikar taþlýðý hortumla sulamaktadýr. Tespihli adamla konuþurken, bilerek, her an onu ýslatacakmýþ gibi hareketler yaparak alttan alta rahatsýz eder. Tespihli adam -Selamunaleyküm... Zülfikar soðukça cevap verir. Tespihli adama bozuk olduðu için fazla yüz vermez. Zülfikar

-Eyvallah.

Tespihli adam -Benim tespih kalmýþ mý burada dün? Zülfikar

-Görmedim.

Tespihli adam -Nasýl görmedin? Koca tespih, kehribar! Zülfikar

-Görmedim dedim ya! Allah allah...

Tespihli adam -Burada unutmuþ olacaðým.. Dün elimdeydi. Zülfikar

-Meraklý deðilim senin tespihine. Görsem söylerim.

Tespihli adam adalýlarýn yanýndaki masaya tek baþýna oturur. Elinde sanki tespih varmýþ gibi parmaklarýný oynatmaktadýr. Tespihli adam -Ben bir yere gitmedim ki dün, kahveden eve.. Evde yok, öyleyse burda. Zülfikar

-Belki düþürmüþsündür.

Tespihli adam -Yok. Düþürsem fark ederdim. Biri aldý mutlaka... Alýr tabii.. Kehribar tespih. Kýymetli! Zülfikar tespihli adama küçümseyerek bakar.


216

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Tespihli adam -Görürsen söyle.. Zülfikar adamýn ayaðýnýn dibini ýslatýr. Zülfikar

-Olur.

Tespihli adam -Uzak tut þunu yahu. Islatacak mýsýn beni? Zülfikar adamý rahatsýz ettiðine memnun, hortumu çevirir. Tespihli adam -Bir çay getir de içelim. Niye geldik kahveye? Zülfikar o sýrada 1.ve 2.adalýya çay veren çýraða konuþur. Zülfikar

-Çay ver oðlum buraya da...

Kahvenin önünden Trifon geçer, kucaðýnda gururla taþýdýðý gemisi vardýr. Zülfikar

-Vaay, Trifon, sonunda yaptýn ha gemini? Afferin

sana kerata... Trifon maðrur bir edayla yürür, cevap vermez. Eleni'nin Trifon'u uzaktan izlediðini görürüz. Postacý kahveye gelir. Çantasý doludur. Postacý

-Yandým bittim dostlar... Soðuk bir þey yetiþtirin.

Tespihli adam -Benim tespihimi gördün mü? Postacý

-Ne tespihi?

59. ADADA BÝR KOY-DIÞ/GÜN Trifon gemisiyle suya girer, gemisini yavaþça suya býrakýr. Gemi yüzmeye baþlar. Adanýn baþka çocuklarý yavaþ


217

Havada Bulut - Ayfer Tunç

yavaþ Trifon'un etrafýný sararlar.Uðultu halinde konuþmaktadýrlar.Eleni onlara karýþmadan, uzaktan Trifon'u izler. Çocuklar Adanýn zengin çocuklarýdýr, þýmarýk ve güçlüdürler 10-12 hatta 14 yaþlarýnda olanlar vardýr. (Toplam üç ya da dört çocuk) Uðultulu konuþmalara 1.çocuk'un sözleri karýþýr. 1.çocuk

-Gemiye bak gemiye... (Alaylý) Bir taþ atsam batar

ha. (Güler) 1.çocuk kocaman bir taþ alýr, gemiye atar, Trifon taþlarýn gemisine deðmesinden korkmaktadýr. Ama çocuklarla baþ edecek güçte deðildir. Diðer çocuklar da taþ atmaya baþlarlar. Trifon

-Yapmasanýza be!

1.çocuk

-Heeeyt! Tam isabet!

1.çocuk 3.çocuða seslenir. 1.çocuk

-Ne biçim taþ lan o? Yok kadar... Batýrmaz ki salak!

1.çocuk hýrsla bir taþ daha atar. 2.çocuk

- Daha büyük taþ atsana oðlum. Bak böyle!

2.çocuðun attýðý taþ da gemiye gelir. Trifon çaresiz ve biraz dehþet içinde izlemektedir. Çok üzülmüþtür. 1.çocuk

-(Tekerleme söyler gibi) Trifon'un gemisi yüzemez

2.çocuk

-(Katýlýr) Yüzemez ki... yüzemez ki...

ki.. yüzemez ki..


218

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Diðer çocuklar da gemiyi taþlamaya baþlayýnca Eleni gizlendiði yerden fýrlar, çocuklarýn üstüne yürür. Eleni

-Yapmayýn be! Yapmayýn günahtýr!

1.çocuk

-Bu kýz da kim be?

Çocuklar Eleni'ye hiç aldýrýþ etmezler. Eleni

-Atmayýn dedim size!

Eleni ellerinden taþlarý almaya çalýþýr, çocuklar Eleni'yi itip kakarlar. 1.çocuk

-Defolsana þurdan be!

Eleni

-Ne güzel gemi ne istiyorsunuz? Yapmayýn!

Taþlar gemiye gelmeye devam eder, gemi isabet almýþtýr, yavaþ yavaþ suya gömülmeye baþlar. Trifon þaþkýn ve periþandýr. Eleni yerden bir sopa alýr, çocuklara rastgele savurmaya baþlar. Eleni

-Defolun burdan! Defolun!

Trifon yere oturur, ellerini yüzüne kapatýr, aðlamaya baþlar. Çocuklar hep bir aðýzdan Trifon'a gülerler, Korkak, aðlak gibi seslerle baðrýþýrlar. 1.çocuk Eleni tekrar çocuklara saldýrýr. Bir tanesinin elini ýsýrýr,

-Þuna bakýn þuna... (Güler) kýz gibi aðlýyor.


219

Havada Bulut - Ayfer Tunç

2.çocuk

-Aaah! Elimi ýsýrdýn manyak!

Eleni çocuklara tekme savurur. Geminin bir tarafý suya iyice gömülür. Eleni çaresiz kalýr. 1.çocuk

-Bak bak bak nasýl batýyor! Sahici gemi gibi.

Eleni

-Gidin burdan! Hayvanlar!

1.çocuk Eleni'yi sertçe iter, 1.çocuk

-Yürü be. Bir çakacam þimdi..

Eleni çocuðun üstüne yürür, Çocuk kuvvetlidir, Eleni'yi bir daha iter. 1.çocuk bir vapur görür. (Burada 1. çocuða yazýlan diyaloglar diðer çocuklara daðýtýlabilir) 1.çocuk

-Vapur geliyor,

2.çocuk

-Hadi iskeleye yarýþ!

1.çocuk

-Son geleni maymun yalasýn!

Çocuklar topluca koþarak uzaklaþýrlarken Trifon kenarda aðlamaktadýr. Geminin sulara gömüldüðünü görürüz. Eleni suya girer, gemiyi çýkarýr, gemi parçalanmýþtýr. Eleni geminin parçalarýyla Trifon'un yanýna gelir, oturur. Trifon hala içli içli aðlamaktadýr. Eleni Trifon'a sarýlýr. Eleni Ýki çocuðun mahzun bir edayla yan yana oturmalarýný görürüz.

-Üzülme be Trifon... Gene yaparsýn.


220

Havada Bulut - Ayfer Tunç

60.STELYO'NUN BAHÇESÝ-DIÞ/GÜN Masanýn üstünde gazete kesiði durmaktadýr, yanýnda gemiden arta kalan parçalar vardýr. Gemi paramparça olmuþtur. Gazete kesiði rüzgarla hafifçe yerinden kýpýrdar. Trifon'la Eleni yan yana oturmuþlardýr. Trifon içli içli aðlamaktadýr. Rüzgarda gazete kesiði uçunca Stelyo yakalar, Trifon'a uzatýr. Stelyo

-Daha iyisini yapacaksýn Trifon. Aðlama artýk... Al.

Trifon gazete kesiðini almaz, Eleni yavaþça alýr. Trifon

-Yaa.. Yapayým da gene batýrsýnlar deðil mi?

Stelyo

-Maksat baþarmaktýr. Sen dedin ben gemi

yapacaðým, yaptýn. Eleni de gördü. Eleni

-Evet, gördüm.. Ne güzel yüzüyordu..

Trifon

-(Hýçkýrarak aðlar) Ama batýrdýlar!

Stelyo

-Sanýrsýn cezalarýný çekmeyecekler. Çekecekler..


221

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Tanrý hepsini cezalandýracak. Ama sen þimdi diyeceksin ki, daha iyisini yapacaðým. Batýrmaya kalkarlarsa müsaade etmeyeceðim. Trifon

-Onlar çok kalabalýklar dede... Gene batýrýrlar.

Eleni

-Biz yalnýzýz? Çaðýrýrýz herkesi.. Kosta, Muammer,

Yalçýn, Angelo, Þirin... Biz bir olursak hiçbir þey yapamazlar. Stelyo

-Tabii...

Eleni

-Hadi kalk, tamir edelim þunu. Daha güzel olacak.

Trifon Þiddetle aðlar. Eleni Trifon'un elini tutar, çekiþtirir. Eleni

-Hadi Trifon, kalk...

Eleni'nin elini tutmasý Trifon'u biraz sakinleþtirmiþtir. 61.BEYOÐLU-GENEL-DIÞ/AKÞAM Beyoðlu'nda akþam olmaktadýr. Hava hafiften kararmýþtýr. 62.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/AKÞAM


222

Havada Bulut - Ayfer Tunç

BOD her zamanki yerinde oturmuþ, aðýz mýzýkasý çalmaktadýr. Ka her zaman Bayram'ýn oturduðu merdivene, bir apartman içine oturmuþtur. Yorgiya'nýn penceresine bakmaktadýr. Açýk pencereden Seher ve Todori arada bir görünmektedir. BOD mýzýka çalmayý býrakýr. Ka'ya bakar. BOD

-Sen de yerleþtin bu sokaða...

Ka BOD'u yanlýþ anlar, hafiften sertleþir. Ka

-Yasak mý?

BOD

-Niye yasak olsun? Allah'ýn sokaðý.. (Güler)

Kötülük olsun diye söylemedim... Yorgiya'nýn penceresine bakýyorsun da.. Tanýr mýsýn? Ka

-Bilmem... Bazen tanýyorum gibi geliyor, bazen hiç

konuþmamýþýz gibi... BOD anlamaz, ama aldýrýþ da etmez. 63.YORGÝYA'NIN EVÝ-ÝÇ/AKÞAM Seher, Todori oturmuþlardýr, Marika yine düðme dikmektedir. Bir ara duvardaki saate bakar. Marika

-Yok gene ortalarda görüyor musun?

Seher

-Katina'yla birlikteydi, merak etme. (Todori'ye) E

hadi Todori? Bir fal bakacaksýn... içimi kuruttun. Todori Seher'in falýný açar. Önce Seher'e dikkatle bakar. Todori

-Diyeyim ne varsa? Saklamak yok.

Seher

-Ne görüyorsan bir bir söyle... Korkma anacým..

Yýllardýr nelere dayandýk, evelallah, buna da dayanýrýz. Marika

-Sanki var dayanacak bir þey...


223

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Todori üzgün bir yüzle fala bakar. Todori

-Sýkýlmýþ için çok... Kara bir dert kazaný

yutmuþsun, takýlmýþ kalmýþ böðründe... Diyorsun ki, elimi soksam kalbime, çýkarýp atsam þunu... Kahýrdasýn. Seher kederli bir yüzle gülümser. Seher

-Yeni bir þey söyle be Todori.. O dert kazaný

dediðin doðdum doðalý içimde... Benimle mezara gidecek... Todori

-Sor öyleyse, þu olacak mý, bu olacak mý? diyeyim.

Seher bir süre cevap vermez, sonra birden doðrulur, Todori'ye yaklaþýr. Seher

-Peki... Söyle o zaman... Bayram dönecek mi?

Todori fincana deðil, Seher'in yüzüne bakar. Todori

-Onun da vardýr içinde bir dert kazaný, kapkara

hem de. Ama çaresi sen deðilsin. Seher'in yüzünde bariz bir acý belirir. 64.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/AKÞAM BOD aðýz mýzýkasýný hafif hafif çalarken, sokaða þýk giyimli bir kadýnla bir erkek girerler. Bir yer arýyor gibi bir halleri vardýr. Kadýnýn bacaklarý çýplaktýr, mini etek giymiþtir.Yanýndaki adama söylenir. Mini etekli

-Ay yanlýþ geldik! Bu sokak olamaz!

Ka'nýn gözleri BOD'un koltuk deðneklerine takýlýr. Adamýn dikkatle kadýnýn ve adamýn


224

Havada Bulut - Ayfer Tunç

bacaklarýna baktýðýný görür. Kadýnla adam sokaktan uzaklaþýrlar. BOD Ka'ya döner. BOD

-Kadýnýn bacaklarýný gördün mü?

Ka'nýn yüzünde bir acýma ifadesi belirir. Ka

-Gördüm...

BOD

-Þanslý herif.. yanýndaki...

BOD aðýz mýzýkasýný çalmaya baþlar. Ka baþýný duvara dayar, gözlerini yumar. 65.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/GECE Akþam olmuþ, hava kararmýþtýr. Marika pencereden bakar. Ýçeri girer. Todori ve Seher ortada yoktur. Seher'in evinin ýþýðý yanar. Gülizar pencereye çýkar, yolun iki tarafýna uzun uzun bakar. Ka baþýný dayamýþ, uyumaktadýr. Uyanýr, gözünü açar, havanýn kararmýþ olduðunu görür, sonra yanýnda Hayri'yi görür, þaþýrýr.


225

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Hayri

-Hayýrlý akþamlar...

Ka

-Size de...

Hayri tabakasýný çýkarýr, sigara uzatýr. Hayri

-Yakmaz mýsýnýz?

Ka

- Eyvallah.

Ka sigara alýr, yakar. Sonra BOD'un yerine bakar, boþtur. Ka

-Þu.. bacaklarý olmayan adam...

Hayri

-Hýý, Süleyman..

Ka

-Demin burdaydý.. Nereye kayboldu?

Hayri

-Tanýr mýsýnýz?

Ka

-Yoo, tanýdýðýmdan deðil de... Çok güzel mýzýka

çalýyordu.. dalmýþým, þimdi yok.. gitmiþ.. Hayri

-O bu saatte durmaz ki.. Nevalesini alýr, karýsýna

Ka

-Karýsýna mý? Evli mi ki?

koþar.

Hayri BOD'un karýsýnýn güzelliðini anlatan bir iþaret yaparak... Hayri

-Bir karýsý var... Afet! Afet!

Hayri Gülizar'ýn penceresine göz atar. Hayri

-Çok da kýskançtýr. Karýsýný evden

annesine bile göndermez. Ka

-Allah allah.

Kýsa bir sessizlik olur. Hayri

-Sizi görmüþlüðüm var gibi sanki..

çýkarmaz,


226

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ka

-Ara sýra aþaðýdaki meyhaneye gelirim. Yani'nin

meyhanesine. Bayram da ahbabýmdýr, belki tanýrsýnýz. Hep þu direðin dibinde... Hayri

-Seher'inki mi?.. Kayboldu ortadan.. Görünmüyor

ne zamandýr. Bir haberiniz var mý? Ka

-Otele kapandý, arada bir çýkýyor.. Siz de bu

sokakta mý oturuyorsunuz? Hayri dairesini iþaret eder. Hayri

-Hý hý..Þurada... Saatiniz var mý?

Ka

-Dokuza geliyor.

Hayri

-Geç olmuþ...

Ka

-Eh.. evli barklý olan için geç sayýlýr...

Hayri

-Eve gidecek yüzümüz de yok ki..

Ka

-Hayrola?

Hayri

-Altý lirayla saati kumarda okuttuk gene.. Ýþten de

Ka saatine bakar.

kovulduk.. Karýya nasýl söyleyeceðiz... Onu düþünüyorum. Aha! Cama çýktý.. Beni bekliyor. Gülizar cama çýkar, yolun iki yanýna dikkatle bakar. Yüzünde sert bir ifade vardýr. Ka

-Sizin haným mý?

Hayri

-Hmm.. Öðle tatilinde kahveye uðradýydým, bir el

yanýk çevirelim dediler. Dayanamadým oturdum. Kafamý bir kaldýrdým ki akþam olmuþ. Ka

-Caným üzülmeyin, elbet bir çaresini bulursunuz.

Hayri

-Gülizar laftan anlamaz.. Yine koyacak kapýya beni

anlayacaðýnýz. Gerçi haklý... Ka bastýrýr derler. Hayri dikkatle Ka'ya bakar. Aklýndan bir þey geçiyor gibidir.

-O zaman siz üste çýkýn. Yavuz hýrsýz ev sahibini


227

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Hayri

-Ýki kadeh bir þey içer miyiz? Vaktiniz varsa tabii...

Ka

-Bekleyenim yok... Buyrun gidelim...

66.GÜLÝZAR EV-SALON-ÝÇ/GECE Gülizar sinirli sinirli pencerede oturmaktadýr, kendi kendine söylenir. Gülizar

-Eh Hayri! Eh Hayri! Bir gel eve de bak n'apýyorum

seni! Burnundan fitil fitil getirmezsem, bana da yedi bela Gülizar demesinler! Gülizar perdeyi sertçe çeker, o sýrada kapý gürültüyle açýlýr, kanadý duvara vurur. Gülizar

-Oha! Kýrsaydýn bari!

Hayri sarhoþtur, sert bir sesle baðýrarak konuþur. Hayri

-Höst!

Gülizar ellerini beline koyar, Hayri'nin üstüne yürür. Gülizar

-Saatin kaç olduðundan haberin var mý?

Hayri

-Kes ulan tatavayý!

Gülizar önce çok þaþýrýr. Üstüne gitmek için bir hamle daha yapar. Gülizar yollardaHayri þiddetle baðýrarak kadýnýn sözünü keser.

-Ne diyorsun sen be! Akþamdan beri gözüm


228

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Hayri

-Kes dedim ulan! Geç karþýma da hesap ver bana!

Gülizar

-(Þaþkýn) Ne?

Çabuk!

Hayri Gülizar'ýn üstüne yürür. Hayri

-Öðlenden beri içiyorum senin yüzünden! Þu

halime bak! Ýki paralýk ettin beni! Hesap vereceksin. Bir bir anlatacaksýn! Gülizar çok þaþýrýr, süngüsü düþer. Hafiften diklenmeye çalýþýr. Gülizar

-Ne hesabý Hayri? Delirdin mi sen?

Hayri daha þiddetle baðýrýr. Hayri

-Evet! Delirdim! Ýþte böyle! Delirdim!

Hayri masanýn üstündeki sürahiyi alýp duvara fýrlatýr, Gülizar korkmuþtur. Gülizar

-Hayri, Hayri bitanem...

Hayri

-Seni bir herifin kolunda görünce delirdim. Anladýn

mý? delirdim! Gülizar iyice þaþkýn ve korkmuþ bir ifadeyle Hayri'ye bakar. Gülizar

-(Kekeler) he-herifin mi?

Hayri öfkeyle aðlamak arasýnda karýþýk bir sesle konuþur. Hayri

-Evet! Seni elalemin adamýnýn kolunda görünce

Gülizar

-Hayri, bir dinle bak-

aklým baþýmdan gitti!


229

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Hayri yine sözünü keser. Hayri

-Ben seni bu kadar seveyim, seni düþünmekten

adým mecnuna çýksýn, sen bana bunu yap! Bir kurþun mu sýkayým beynime Gülizar? Hayri hazýrlanmýþ ama öylece kalmýþ yemek masasýndan bir çatal alýr, karnýna dayar. Hayri

-Býçak mý sokayým karnýma? Kendimi mi asayým?

Gülizar

-Hayri, kocacým, bir dinle de anlatayým-

Hayri

-Ne?

Gülizar

-Anlatayým diyorum-

Söyle! Ne yapayým?

Hayri bir an þaþýrýr,

Hayri hemen toparlar. Hayri

-Nesini anlatacaksýn Gülizar? Nesini? Bir adamýn

kolundaydýn iþte! Var mý ötesi? Gülizar'ýn sesi iyice yumuþamýþtýr. Gülizar

-Ayol önce bir dinle! Dinle de sonra çek vur!

Hayri partiyi kazanmýþ olduðunun farkýndadýr, ama yumuþamaz. Hayri

-Ama bende nerde o cesaret.. Ne seni vurabilirim

ne kendimi. En iyisi çekip gitmek! Hayri eline geçen bir nesneyi yere fýrlatýr, sonra koltuða oturur, baþýný ellerinin arasýna alýr.


230

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Gülizar

-Hayri, kocacým, o adam dediðin dayýmýn oðlu

Hayri

-Ha?

Nurettin'di.

Gülizar gülümseyerek Hayri'ye bakmaktadýr. Gülizar

-(Cilveli) Sen ne kýskanç adammýþsýn Hayrim...

67.VAPUR-GÜVERTE-ÝÇ/GECE Ka ile Projektörcü bira içerler. Projektörcü feneri açýk denize tutmaktadýr. Projektörcü

-Valla iyi akýl beyim.. Baskýn basanýndýr demiþler.

Ama ya kadýn bütün gün evden çýkmadýysa? Ka

-Onu da konuþtuk. Diyelim ki kadýn evden hiç

çýkmadý bugün, Hayri yine de seni bir herifle gördüm diye ýsrar edecek... Bu sefer kadýn uðraþacak ispat etmek için, yanýmda biri vardý, yoktu... Maksat adamcaðýz geceyi kurtarsýn. Projektörcü çok eðlenmiþ, güler. Projektörcü

-Benim oðlan bu hikayeye bayýlacak beyim. Eee,

yazar adamýn hali baþka oluyor... Ka

-Dur bakalým, Hayri'den öðreniriz iþe yaramýþ mý

Projektörcü

-Yaramýþtýr yaramýþtýr...

bizim numara...

Ýkisi de gülüþürler. Projektörcü feneri geliþigüzel çevirmektedir. Projektörcü

-Senin adaya yaklaþýyoruz beyim.. lakin iþ yok bu

gece. Herkes sakinlemiþ... Neyse, benim oðlana hikaye çýkardýn ya.. Yeter. Ka

-Eyvallah, iþ ki senin oðlan beðensin.


231

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Projektörcü feneri adaya tutar. Evler, balkonlar aydýnlanýr. Ka

-Demir Kaptan yok galiba dümende. Rahatlýðýna

bakýlýrsa.. Alabildiðine savuruyorsun feneri... Projektörcü -Kaptan hasta. Evde yatýyor. Geçen poyrazda artistlik yaptý bana, baþýmda bekliyor milleti dikizlemeyeyim diye. Hava sertti çok. Benim üstüm pek, ama o bir mintanla... terliydi de. Dedim, kaptan yatacaksýn bak. Dinlemedi. Vurdu rüzgar. Projektörcünün feneri bir eve doðru odaklanýrken... Projektörcü

-Arabacý Kamil aða da çok hastaymýþ. Duydun

Ka

-Yapma yahu?

mu?

68.KAMÝL AÐANIN EVÝ-ODA-ÝÇ/GECE Kamil Aða yatakta yarý doðrulmuþ vaziyettedir. Baþý örtülü, 45 yaþlarýnda bir kadýn Kamil Aðanýn baþucunda oturan Zülfikar'a kahve getirir. Zülfikar kahveyi alýr. Zülfikar

-Saðolasýn Nigar abla...

Nigar

-Afiyet olsun.

Kadýn Kamil aðanýn sýrtýna yastýk koyar, örtüsünü düzeltir, Nigar

-Müsaadenle Kamil aða.. Geç oldu. Ben gideyim.

Kamil aða aðlamaklý olur, doðrulmaya çalýþýr. Kamil aða

-Allah razý olsun bacým...

Nigar

-Allah rahatlýk versin.


232

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Nigar çýkarken Zülfikar doðrulur. Kamil aða sesi titreyerek konuþur. Kamil aða

-Görüyorsun deðil mi halimi.. Çok zoruma gidiyor..

Kamil aða usulca aðlar. Zülfikar verecek cevap bulamaz. Kamil aða

-Ben yataða düþecek adam mýydým? Duvarý nem

insaný gam bitirir derler. Bitirdi beni bu dert Zülfikar. Þeytan çek vur dedi defalarca. Çek vur, da, nasýl? Ben cahil adamým, yol bilmem, iz bilmem. Ömrüm bu adada geçti.. Çekip vurayým dedim, gideyim Ýstanbul'a, bulayým ikisini de.. Lakin evlat... Kamil aða gözlerini siler, Zülfikar'ýn da yüzü kararmýþtýr.


233

Havada Bulut - Ayfer Tunç

69.ADA ÝSKELE-DIÞ/GECE Ka'nýn köpeði yine iskelede beklemektedir. Vapur yanaþmýþtýr, birkaç yolcu ve Ka inerler. Köpeði Ka'yý görünce sevinir, yanýna gelir. Ka

-Gene nöbette miydin kerata?

Ka köpeðinin baþýný okþar, köpek çok sevinçlidir. Ka

-Þýmarma þýmarma..

Biraz yürürler, köpek baþka bir yola sapacak olur. Ka

-Hadi hadi, gece yarýsý oldu, doðru eve. Hiç

gezecek halim yok, hem daha yazacaklarým var. Hasan hikaye bekliyor. Köpek Ka'yý izler. 70.MAHALLE KAHVESÝ-DIÞ/GECE Zülfikar kahvenin önünde oturmaktadýr. Ka'nýn köpeðiyle gelmekte olduðunu görür. Onu beklemektedir. Ka'yý görünce kalkar, birkaç hýzlý adýmla önüne çýkar. Karanlýk olduðu için Ka ilk anda tanýyamaz. Ka

-Zülfikar?

Zülfikar çok saygýlý bir edayla dikilir. Zülfikar

-Buyur beyim...

Ka

-Beni mi bekliyordun?

Zülfikar

-Evet.


234

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ka sevecen bir yüzle bakar. Ka

-Ýyice düþündün o zaman...

Zülfikar

-Düþündüm beyim...

Zülfikar Ka'nýn konuþmasýný bekler gibidir. Ka sandalyelerden birine doðru yürür, karþýlýklý otururlar. 71.PAVYON-SALON-ÝÇ/GECE Yunus bölmesinin kapýsýnda, elleri arkasýnda dikilmiþtir. Salona dikkatlice bakar. Ortada bir kadýn þarký söylemektedir. Seher yanýna gelir, dikilir. Seher

-Hayrola Yunus abi? Dalmýþsýn gene...

Yunus

-Dalmadým, þu milletin haline bakýyorum...

Seher

-Niye?

Yunus

-Ne olur ne olmaz diye...

Seher baþýný Yunus'un omzuna dayar. Yunus

-Burasý yalancý aþklarýn diyarýdýr Seher... Kafayý

bulan aþýk kesilir. Hadise her an hortlamaya hazýrdýr... Tetikte olacaksýn.. Konuþturma adamý... Senden iyi kim bilecek? Seher bir masada Bayram'ý görür gibi olur, baþýný Yunus'un omzundan çekip dikkatle bakar, Bayram deðil... Onun hareketi Yunus'un dikkatini çeker. Yunus

-Seninki deðil. Boþuna hop etmesin yüreðin... Yok

Seher

-Yok... Olmasýn zaten.

Yunus

-Aðzýn konuþuyor ama...hikaye... Hala bekliyorsun

ortalarda deðil mi?

gelsin diye.


235

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Seher

-Yok abi... Ben o defteri kapattým.

Seher yapay, alýmlý bir edayla yürür, Yunus arkasýndan bakar. Sevecendir. Yunus

-Külahýma anlat. O defter kapanýr mý be..

72.PAVYON ÖNÜ-DIÞ/GECE Necip Ayþe'yi kolundan tutmuþ, itekler. Ayþe hafiften aðlamaktadýr, yürürken hafiften topallar. Necip

-Kes zýrlamayý artýk! Yürü! Hadi!

Ayþe

-Yürüyecek hal mi býraktýn? Þu halime bak!

Necip

-Az bile yaptým. Akýllanmýyorsun.

Ayþe

-Allah canýmý alsýn da kurtulayým!

Necip

-Çok derdimdi. Yürü dedim!

Necip Ayþe'yi çekiþtirir, Ayþe'nin caný yanar. Necip

-Gözüm üstünde, ona göre.

Necip Ayþe'yi pavyon kapýsýndan iterek sokarken Kudret konuþur. Kudret

-Hayrola Necip, ablaya kamyon mu çarptý?Baktým

da aksak Timur gibiNecip sertçe sözünü keser. Necip

-Kes ulan! Bozmayayým fiyakaný gece gece.

Kudret

-(Alaylý güler) Sen mi bozacaksýn?

Necip'le Ayþe içeri girerler,


236

Havada Bulut - Ayfer Tunç

73.PAVYON-SALON-ÝÇ/GECE Seher masalarýn arasýnda saða sola gülümseyerek dolaþýr, Necip'le Ayþe salona girerler. Seher görür. Ayþe aðlamaktadýr. Necip Ayþe'yi kolundan tutar, sýkar. Necip

-Bana bak zýrlama artýk. Yoksa milletin içinde

gebertirim seni. Ayþe hýrsla kolunu sallayýp Necip'in elinden kurtarýr, Seher yanlarýna gelir. Seher

-Ayþe? Ne bu hal? Bu hayvan gene mi dövdü

Necip

-Hoop! Seher haným!.. Aðýr ol bakalým. Aðzýndan

seni? çýkaný kulaðýn duysun. Seher Necip'e diklenir. Seher döveceksin?

-Duymazsa

ne

olacak

ulan?

Beni

de

mi


237

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Necip Yunus'un torpillisi olduðunu bildiði için Seher'e fazla yüklenemez. Seher de üstüne gider. Seher

-Kaba güçle erkeklik olmaz oðlum. Karý parasý

yemekle hiç olmaz. Seher yüksek sesle konuþtuðu için bakanlar olur, Necip çok sinirlenir ama bir þey yapamaz. Necip

-Seher bak üstüme varma. Yunus abinin kapýsýna

Seher

-Gitmezsen hatýrým kalýr!

gitmeyeyim.

Seher Ayþe'nin koluna girer, Necip'e küçümseyerek bakar. Bir masaya doðru yürürken.. Seher

-Gücün Ayþe'ye yetiyor deðil mi? Çakalsýn oðlum

sen, akbabasýn, sen anca leþ yersin. Yürü Ayþe... Ayþe aðlamaklýdýr. Seher Ayþe'yi kolundan tutar, bir masaya oturtur. Necip de gider bir masaya fiyakalý bir edayla oturur. Uzaktan Seher'le Ayþe'ye bakar. Seher

-Otur þuraya.. Aðlama artýk. Sil gözünü.

Ayþe gözünü elleriyle siler, makyajý akmýþtýr. Yüzünde fazla Ayþe

-Çok fena dövdü bu sefer... Kollarým bacaklarým

çürük içinde. Dizime de bir þey oldu, yürürken çok acýyor.


238

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Seher Ayþe'nin yüzüne dikkatle bakar. Seher

-Niye dövdü? Para mý vermedin?

Ayþe

-Verdim, vermez miyim? Ama...

Ayþe elleriyle yüzünü sývazlar. Parmak uçlarýný gözlerinin altýndan geçirir. Ayþe

-Üç beþ kuruþ koymuþtum bir kenara.

Seher elini uzatýp akan makyajý siler. Seher

-Onu mu buldu?

Ayþe

-Buldu. Bulunca da tekme tokat...

Seher

-Bana taþýn istersen...

Ayþe

-Rahat býrakmaz ki...

Ayþe kendini toparlar, dikleþir. Ayþe

-Yok böyle olmayacak... Biraz para biriktireyim,

Seher

-Nereye?

kaçacaðým.

Ayþe çaresizlik içinde bakar. Ayþe

-(Kendi kendine) Nereye...

74.ADA-GENEL-GECE Adanýn ýþýklarýnýn çoðu sönmüþtür. 75.KA'NIN EVÝ ÖNÜ-DIÞ/GECE Ka'nýn evinin ýþýðý yanmaktadýr.


239

Havada Bulut - Ayfer Tunç

76.KA'NIN EVÝ-ÝÇ/GECE Ka masasýnda oturmuþ yazmaktadýr. Pencereden bakar, bir vapurun gitmekte olduðunu görür, ya da biz denizde görürüz. Ka "Zülfikar çok düþündü, günlerce..." gibi bir cümle yazar. 77.TARLABAÞI'NDA KAHVEHANE-ÝÇ/GECE Zülfikar bir masada oturmuþ, düþünceli bir yüzle sigara içmektedir. Ayný kahvede Hayri üç adamla kaðýt oynar. Kendi aralarýnda oyuna iliþkin deyimlerle konuþmaktadýrlar. Biz Hayri'ye takýlmalar sýrasýnda Zülfikar'ý görürüz. Hayri oyunu bitirir, kalkar. Hayri

-Benden paso beyler.. Buraya kadar.

3.1.adam

-Otur aþaðý Hayri ya..

Hayri

-Geç oldu.. Gülizar meraktan ölmüþtür.


240

Havada Bulut - Ayfer Tunç

3.2.adam

-Çok bile durdun.

Hayri kalkar, ceketini alýr, çýkarken.. Hayri

-Hadi eyvallah.

Muhsin ortalýðý toplamaktadýr. Iþýklarýn bir kýsmýný söndürür. Muhsin

-Kapatýyoruz beyler... Hadi iyi geceler.

3.2.adam

-Dur yahu..

3.1.adam

-Erken deðil mi daha?

Muhsin açýk olan radyoyu da kapatýr. Kahvedekiler kalkarlar. Muhsin

-Hadi kardeþim hadi.. belediyeyle baþýmý belaya

mý sokacaksýnýz? Kalkýn artýk. Kahvenin müþterileri birer ikiþer çýkarlar. 3.1.adam

-Sen de her gece kovuyorsun ha..

Muhsin

-Adam gibi gitseniz kovmayacaðýz.

Kahvedekiler giderler, konuþmalarýn hiç farkýnda olmayan Zülfikar dalgýn bir yüzle oturmaya devam etmektedir. Muhsin onu görür. Muhsin

-Haydaaa...

Muhsin Zülfikar'ýn yanýna gelir, dürter. Muhsin Zülfikar dalgýnlýðýndan sýyrýlýr, kalkar, cebinden para çýkarýp

-Hadi kardeþim, evine. Burasý otel deðil, hadi.


241

Havada Bulut - Ayfer Tunç

masaya atar, çýkar. 78.SOKAK-DIÞ/GECE Zülfikar elleri cebinde düþünceli bir yüzle yürür. Ne yapacaðýný bilmez bir haldedir. 79.PAVYON ÖNÜ-DIÞ/GECE Kudret pavyonun önünde dikilmektedir. Pavyondan iki adam çýkar, Kudret onlara iyi geceler der, adamlar giderler, Zülfikar uzaktan izler, sonra yaklaþýr, kapýya yürür, ama çekingen bir hali vardýr. Kudret görür. Kudret

-Birini mi arýyorsun birader?

Zülfikar biraz dalgýn bir yüzle Kudret'e bakar. Zülfikar

- Kimseyi aradýðým yok.. Efkar daðýtacaðým.

Kudret Zülfikar'ýn yoksul halini baþtan ayaða süzer. Kudret

-Paran var mý paran?

Zülfikar

-Var..

Kudret inanmamýþtýr, ama aldýrýþ etmez. Kudret

-E hadi gir bakalým. Beþ dakkada uçan kuþa

borçlanýrsýn, aklýn baþýna gelir. Zülfikar içeri girer, Kudret arkasýndan bakar. 80.PAVYON SALON-ÝÇ/GECE Ayþe bir adamýn masasýnda oturmaktadýr. Makyajýný tazelemiþtir. Necip de dipte bir


242

Havada Bulut - Ayfer Tunç

masada oturmakta ve Ayþe'yi izlemektedir. Ayþe'nin müþterisi sarhoþtur, elle sarkýntýlýk eder. Ayþe bertaraf etmeye çalýþýr. Seher baþka bir masada kraliçe edasýyla oturmaktadýr. Pavyonda tipik hareketlilik vardýr. Yunus kapýdan çýkar, ortalýða bakýnýr, asayiþi yerinde bulur, içeri girer. Zülfikar tedirgin adýmlarla içeri girer, etrafýna bakýnýr. Sonra Ayþe'yi görür. Bu arada Ayþe'ye sarhoþ sarkýntýlýk etmeye devam etmektedir. Zülfikar bir süre durumu seyreder, rahatsýzdýr. Ayþe sýrnaþan adama tahammül etmek zorunda kalmýþtýr. Necip yanýnda bir adamla hararetli bir konuþmaya dalar.Zülfikar kararýný verir, yürür, Ayþe'nin bulunduðu masaya gider, masanýn önünde dikilir. Ayþe sýrnaþan adamdan kurtulmak isteyerek yerinde dönünce Zülfikar'ý görür, dona kalýr. Ayþe

-Zülfikar...

Zülfikar

-Baban çok hasta...

Ayþe ne diyeceðini bilemez, durumundan utanmýþtýr. Sarhoþ hala Ayþe'ye sarýlmaya çalýþmaktadýr. Sarhoþun konuþmalarý Ayþe ile Zülfikar'ýn konuþmalarý arasýna duyulur, ama çoðu kez ne dediði anlaþýlmaz. Sarhoþ

-Güzelim, seni yaþatacaðým...

Ayþe sarhoþu iter, sarhoþ Ayþe'ye doðru uzanmaya çalýþýr. Zülfikar'ýn sesi kararlýdýr. Zülfikar

-Seni götürmeye geldim.


243

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ayþe

-Nereye?

Zülfikar

-Adaya..

Ayþe ne diyeceðini bilemez. Kendi haline acýyan bir sesle konuþur. Ayþe

-At pisliði süpürmeye mi?

Zülfikar

-Sarhoþlar daha mý iyi?

Ayþe cevap vermez. Baþýný öne eðer. Ayþe

-Hangi yüzle gideceðim?

O sýrada Necip Zülfikar'la konuþan Ayþe'ye bakar. Bir süre izler, huylanýr. Yavaþ yavaþ yerinden kalkar. Ayþe'ye doðru yürür. Zülfikar

-Her þey unutulur... zamanla..

Ayþe ile Zülfikar'ýn bakýþmasý Ayþe'nin de Zülfikar'a karþý ilgisiz olmadýðýný belli eder. Ayþe yutkunur. Ayþe

-Sen de... unutabilir misin?

Zülfikar

-Seni almaya geldiðime göre...

Sarhoþ bir þeyler mýrýldanarak tekrar Ayþe'ye sýrnaþmaya kalkar. Ayþe herifi iteler, kalkar, tam o sýrada Necip yanlarýna gelir. Necip

-N'oluyor burada? Kim bu herif?

Zülfikar sakin olmaya çalýþýr, Necip'le muhatap olmaz. Manzarayý izleyenlerin arasýna Seher de katýlmýþtýr.


244

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Zülfikar

-Hadi gidelim.

Necip

-Hoop hop hoop! Kimi nereye götürüyorsun sen?

Zülfikar

-Hadi Ayþe.

Ayþe yerinden kalkar, sarhoþ sýzmýþtýr. Necip

-(Ayþe'ye) Otur yerine, daðýtmayayým aðzýný

burnunu. Zülfikar oralý olmaz, Ayþe'nin elini tutar, Ayþe dik dik Necip'e bakar. Necip Ayþe ile Zülfikar'ýn yolunu keser. Necip

-Belaný arama. Býrak kýzý da yürü. Uðraþmayayým

seninle. Zülfikar iyice dikleþerek Necip'e bakar.

Zülfikar

-Çekil yolumdan.

Necip

-Yok ya?

Yunus o sýrada odasýndan çýkar. Zülfikar'ýn Ayþe'yi götürmeye çalýþtýðýný anlar. Hýzlý bir iki adým atar, Seher bir anda önüne geçer, Yunus'un gitmesini önler. Yunus

-Çekil.

Seher

-Býrak Yunus abi.

Yunus

-Seher, çekil yolumdan.

Seher kendini siper ederek önlemeye çalýþýr. Seher

-Gitsin. Allahýný seversen býrak, gitsin...


245

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Yunus duraksar. Zülfikar Ayþe'nin elini tutmuþtur, birkaç adým atarlar, Necip Zülfikar'ýn arkasýnda kalýr. Necip elini Zülfikar'ýn omzuna uzatýr, tutup çevirerek vurmak ister. Ama hiç beklemediði bir anda Zülfikar Necip'e bir yumruk atar. Necip bu yumrukla yere düþüp sersemler. Seher ve Yunus bu manzarayý görürler. Seher kendini tutamaz, baðýrýr.

Seher

-Helal! ***

Üçüncü Bölümün Sonu


246

Havada Bulut - Ayfer Tunç

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

1.PAVYON-SALON-ÝÇ/GECE Bir önceki bölümden devamla: Zülfikar Ayþe'nin elini sýmsýký tutmuþtur, pavyondan çýkarlar. Yürüyüþlerinde bir kararlýlýk vardýr. Necip yerdedir, yüzüne yediði yumruðun etkisindedir. Seher Yunus'un yolunu kesmiþtir, Ayþe'yle Zülfikar'ýn arkalarýndan sevecen bir yüzle bakar. Yunus aslýnda kýzýn gitmesine izin vermiþtir, o da kýzýn bu iþ için uygun olmadýðýný anlamýþtýr. Necip beceriksiz bir tavýrla yerden kalkar, Yunus'un önünde dikilir. Necip

-Geri getireceðim abi.. Yarýn gidip getirmezsem-

Yunus sert ve aþaðýlayan bir el hareketiyle Necip'in sözünü keser. Yunus

-Kes ulan! Gördük marifetini!

Yunus Seher'e döner, pek inandýrýcý olmayan bir sesle, sert olmaya çalýþarak konuþur. Yunus

-Sizinle de konuþacaðýz Seher haným! Kýna

yakarsýnýz artýk Ayþe gitti diye. Seher gülmemeye çalýþarak Yunus'a bakar. Yunus bölmesine giderken Seher alaycý bir yüzle Necip'e bakar.


247

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Eliyle sataþarak konuþur. Seher

-Dað gibi Necip bir fiskeyle yere yýkýlsýn!... Dünya

ne hale geldi be! Necip fena bozulur, Seher yürür gider. 2.PAVYON ÖNÜ-DIÞ/GECE Zülfikar'la Ayþe'nin pavyondan uzaklaþtýklarýný görürüz. Hala el ele hýzlý hýzlý yürümektedirler. Bir süre sonra nefes nefese kalýnca dururlar. Zülfikar Ayþe'nin býrakýr. Kýsa bir an utangaç kaçamak bakýþýrlar. Zülfikar

-Yoruldun mu?

Ayþe

-Yok.

3.ÝSTANBUL ÝSKELE-DIÞ/GECE Ýskele kapalýdýr. Gecenin çok geç bir saatidir. Zülfikar'la Ayþe yan yana yürüyerek iskeleye doðru gelirler. Ýskelenin bekleme salonu da kapalý olduðu için etraflarýna bakýnýrlar. Zülfikar iskelenin yakýnýndaki bir aðacýn altýnda duran banký iþaret eder. Zülfikar

-Þuraya oturalým mý?

Ayþe cevap vermez, birlikte yürürler. 4.AÐAÇ ALTI-DIÞ/GECE Zülfikar ile Ayþe aðaç altýndaki banka aralarýnda boþluk býrakarak otururlar. Ýkisi de çekingendir, Zülfikar nasýl davranacaðýný bilemez.


248

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Zülfikar

-Ýlk vapura daha beþ altý saat var... Bekleyeceðiz...

Ayþe

-Olsun...

Ayþe hem memnun, hem tedirgindir. Üþümektedir, kollarýný kavuþturur, ýsýnmaya çalýþýr, kýyafetinden de utanmaktadýr. Elleriyle göðsünü kapatýr. Zülfikar farkeder. Zülfikar

-Üþüdün mü?

Ayþe

-Biraz... ama mühim deðil.. Isýnýrým þimdi..

Zülfikar ceketini çýkarýr, Ayþe'ye uzatýr. Zülfikar

-Al giy þunu. Pek kalýn deðil ama..

Ayþe

-Yok saðol.. Sen üþürsün..

Zülfikar

-Üþümem, al..

Ayþe ceketi giyer. Zülfikar önüne bakmaktadýr. Kýsa bir sessizlikten sonra çekingen ve tutuk bir halde konuþmaya baþlarlar. Ayþe

-Nereye gideceðiz?

Zülfikar

-Burgaz'a dedim ya...

Ayþe

-Herkes... biliyor mu?

Zülfikar

-Neyi?

Ayþe cevap vermez. Zülfikar baþýný eðer, biraz bulutlu bir sesle konuþur. Zülfikar

-Biliyordur herhalde...

Zülfikar bir sigara yakar. Sessizlik olur.


249

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ayþe

-Babam.. sahiden hasta mý?

Zülfikar

-Hasta... Ama kahýrdan...

Ayþe aðlamaklý olur, yutkunur. Ayþe

-O mu gönderdi seni?

Zülfikar hala anlamadýn mý der gibi Ayþe'ye bakar. Zülfikar

-Hayýr. Kendim geldim...

Ayþe cesur bir yüzle Zülfikar'a bakar. Ayþe

-Neden?

Zülfikar cevap vermez, önüne bakar. Ayþe

-Burgazdayken... her gün senin kahvenin önünden

geçerdim. Babam çok kýzardý. Adanýn diline düþeceksin derdi. (Acýklý güler) Ben gene de geçerdim... Zülfikar

-Neden?

Ayþe

-Belki seni görürüm diye... Ama... neyse...

Zülfikar

-Ben de beklerdim hep.

Ayþe dikkatle Zülfikar'a bakar. Ayþe

-Neyi?

Zülfikar

-Seni...

Ayþe

-Neden demedin bir þey?

Zülfikar

-Korktum... Güler geçersin diye korktum... Adanýn

göçlerine özenirdin hep... yazlýkçýlara.. Dersem sana.. Zülfikar uzunca susar. Ayþe

-Neyi dersen?


250

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Zülfikar

-Seni sevdiðimi dersem... beni geri çevirirsin diye

Zülfikar

-Geri çevirirdin... deðil mi?

korktum. Uzunca susarlar.

Ayþe baþýný evet anlamýnda sallar. Üzgündür. Bir süre susar. Ayþe

-Ýlk zamanlar.... Belki bir þey dersin diye çok

bekledim. Demedin. Ben de.. Zülfikar duyduklarýna þaþýrmýþtýr. Zülfikar

-Þimdi?

Ayþe

-Artýk çok geç...

Zülfikar

-Belki de deðildir..

Ayþe'nin yüzünde ümitli bir ifade belirir. Ayþe

-Her þeye raðmen mi?

Zülfikar cevap vermez. Ayþe'nin yüzündeki ümit kaybolur. Zülfikar Ayþe'ye sokulur. Ayþe'nin yüzünde gene bir ümit. Ayþe Ayþe de Zülfikar'a sokulur, baþýný omzuna dayar. Zülfikar hiç kýpýrdamaz.

-Serinmiþ.


251

Havada Bulut - Ayfer Tunç

5.ADA-GENEL-SABAH Sabahýn ilk ýþýklarý. 6.ÝSTANBUL ÝSKELE-DIÞ/GÜN Vapur iskeleye yanaþmýþtýr. 7.AÐAÇ ALTI-DIÞ/GÜN Ayþe Zülfikar'ýn omzunda uyumaktadýr. Zülfikar çekingen bir hareketle kýzýn yüzünü okþar. Ayþe uyanmaz. Zülfikar elini çeker, oturduðu yerde dikleþir, Ayþe uyanýr. Ayþe

-Geldi mi vapur?

Zülfikar

-Hýý..

Kalkarlar, Ayþe gün ýþýðýnda kýyafetinden daha da utanmaktadýr. Ceketin önünü çekiþtirir, kollarýný kavuþturur. 8.ÝSTANBUL-ÝSKELE-DIÞ/GÜN Vapur iskelededir. Kapýlar açýlýr, herkes biner. Zülfikar bir hamle edecekken Ayþe'nin kararsýz dikilmekte olduðunu görür. Biraz bekler, sonra kolundan hafifçe tutar. Zülfikar Ayþe kararsýz birkaç adýmdan sonra vapura biner.

-Hadi....


252

Havada Bulut - Ayfer Tunç

9.VAPUR-YAN GÜVERTE-ÝÇ/GÜN Ayþe ile Zülfikar yan güvertenin en ucuna oturmuþlardýr. Vapur neredeyse boþtur.Yan güvertede baþka kimse yoktur. Ayþe'nin yüzünde tedirginlik daha barizdir. Bakýþýrlar. Ayþe'nin yüzünde hem bir memnuniyet hem de aðlamaklý bir ifade belirir.

10.ADA-ÝSKELE-DIÞ/GÜN Vapur ada iskelesine yanaþmaktadýr. 11.VAPUR-ÝÇ/GÜN Ayþe vapurun tuvaletinden yüzü ýslak bir þekilde çýkar, makyajýný yýkamýþtýr. Yüzünde duru ama endiþeli bir ifade vardýr. Zülfikar kapýda beklemektedir. Yan güverteye gidip otururlar. Ayþe eliyle yüzünü sývazlar, Zülfikar mendili çýkarýr, Ayþe'ye uzatýr. Zülfikar

Ayþe mendili alýp yüzünü kurular, ama rimeli mendile çýkar, mendil lekelenir.

-Al.


253

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ayþe

-Mendilini de batýrdým...

Zülfikar

-Ziyaný yok. Ver...

Ayþe

-Bende kalsýn. Yýkayýp vereyim...

Ayþe mendili katlar, adaya bakar. Mendili elinde sýktýðýný görürüz. Zülfikar Ayþe'ye sevgiyle bakar. Elini tutar, sýkar. Zülfikar

-Korkma...

12.MAHALLE KAHVESÝ-DIÞ/GÜN Çýrak kahveye doðru gelir, elinde taze ekmek vardýr, kahveyi kapalý görünce þaþýrýr. Bir an yüzünde bir þaþkýnlýk görürüz, sonra anahtarlarýný çýkarýr, kahveyi açar. 13.ADADA SAHÝL-DIÞ/GÜN Ka elindeki çomaðý denize atar, köpeði tutup getirir. Ka köpeðin baþýný sevgiyle okþar, tekrar çomaðý atar. Sonra gökyüzüne bakar, martýlar dönmektedir. Ka uzakta


254

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Tahir'in gökyüzündeki martýlara baktýðýný görür, yüzünde üzgün bir ifade belirir. Tahir'i görürüz. Çok mutsuz ve çaresiz bir ifadeyle martýlara bakar. Köpek çomaðý tekrar getirir. Ka alýr. Yürür. Ka

-Hadi tamam. Gidiyoruz..

Köpek Ka'nýn etrafýnda koþuþur. Oyuna devam etmek istediði bellidir. Ka yürümeye baþlar, köpeði arkasýndan gelir. 14.MAHALLE KAHVESÝ-DIÞ/GÜN Çýrak masalarý çýkarmýþtýr, son bir iki sandalyeyi yerleþtirir, içeri girer. 15.MAHALLE KAHVESÝ-ÝÇ/GÜN Çýrak içeri girer, çay demlenmiþtir, önce radyoyu açar. Radyo

-(Ses) Saat yedi. Burasý Türkiye radyolarý. Þimdi

haberleri veriyoruz. Önce özetler... Çýrak

-Ohooo, usta, olmuyor ama böyle. Saat yedi oldu.

Çýrak kendine büyük bardaða çay doldurur. Ekmeðin içini kesip içine peynir koyar, çayýný ekmeðini alýp çýkar. 16.MAHALLE KAHVESÝ-DIÞ/GÜN Tespihli adam gelir bir masaya oturur. Tespihli adam - Nerde ustan? Çýrak

-Gelmedi daha.

Tespihli adam -Hayret.. Erkencidir halbuki... Bana bir çay getir. Büyük olsun.


255

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Çýrak ekmeðini masaya býrakýr, içeri girer. Tespihli adam Ka'nýn köpeðiyle geldiðini görür. Ka'dan hoþlanmayan bir ifadeyle bakar. Ka elinde poðaçayla gelir, oturur. Tespihli adam Ka'ya dikkatle bakar. Ka

-Günaydýn.

Tespihli adam -Sana da. Ka bir masaya oturur, çýrak tespihli adama çayýný getirir. Ka

-Günaydýn. Zülfikar yok mu?

Çýrak

-Yok, daha gelmedi. Ben açtým dükkaný.

Ka'nýn yüzünde durumu tahmin eden mutlu bir ifade belirir. Ka

-Yaa.. Nerde peki?

Çýrak

-Bilmem? Bana bir þey demedi.

Ka

-Gelir.. Hadi bana da bir çay getiriver, sana

zahmet. Tespihli adam Ka'ya bir göz attýktan sonra çýraða sorar. Çýrakla konuþurken manidar bir ifadeyle Ka'ya bakmaktadýr. Tespihli adam -Benim tespihi buldunuz mu? Çýrak

-Hangi tespihi?

Tespihli adam -Vardý ya caným? Kehribar hani... Þöyle þöyle taneleri, iri iri.. kýymetli tespih! Çýrak

-Ben görmedim.

Tespihli adam -Nasýl görmedin? Çýrak cevap vermez, içeri girer.


256

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Tespihli adam sanki Ka'nýn aldýðýndan eminmiþ gibi ona doðru manalý bir sesle konuþur. Tespihli adam -Belki de sen görmüþsündür. Ka

-Neyi? Tespihini mi?

Tespihli adam -Hýý.. Kehribardý, kýymetliydi çok.. Ka'nýn yüzünde oyunbaz bir ifade belirir. Adamý huylandýrmak ister. Halinde tavrýnda bir suçluluk edasý vardýr. Suç saklar gibi kekeleyerek konuþur. Ka

-Görmedim! Nerden göreyim?

Ka'nýn yüzünü görürüz, adamý tedirgin etmekten memnundur. Tespihli adam -Nasýl görmedin? Görmüþ olman lazým. Ka

-Görmedim diyorum yahu! Allah Allah!

Tespihli adam - (Tehdit eder gibi) Kimse hýrsýzlýk malýndan onmamýþ. Bir yerden çýkar. Hastane parasý olur! Ka poðaçasýný ýsýrýr. Bu huylandýrýcý tavrý üzerine Tespihli adam üsteler. Tespihli adam -Buna düpedüz hýrsýzlýk derler! Sen caným tespihi cebellezi et... sonra da... Ka adamý iyice huylandýrýr, dinlemez, ilgilenmez görünür. Tespihli adam -Görmediðine yemin eder misin? Ka

-Etmem. Niye durduk yere yemin edeyim?

Tespihli adam -Görmesen edersin!


257

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ka köpeðine poðaça atar, tespihli adama sýrtýný döner. Tespihli adam hýrslanmýþ bir ifadeyle Ka'ya bakar. Ka

-Al.

Çýrak Ka'nýn çayýný getirir. Çýrak

-Merak ettim abi ya. Gidip bir koþu ustaya

Ka

-Rahat býrak oðlum, kazýk kadar adam. Belki gece

baksam... uyuyamamýþtýr da þimdi içi geçmiþtir... Ka kendi kendine gülümser. Zülfikar'ýn gelmemesinin sebebini anlamýþtýr. 17.ZÜLFÝKAR'IN EVÝ-ÝÇ/GÜN Az eþyalý, basit bir ev. Bakýmsýzdýr, yalnýz bir erkeðin yaþadýðýný belli edecek bir sadeliði vardýr. Pencerenin önündeki masada kahvaltý hazýrlanmýþtýr. Ayþe çok çekingen bir halde bir sandalyede oturmaktadýr. Üzerinde hala Zülfikar'ýn ceketi vardýr, ceketin göðsünü sýkýca kapamýþ, kollarýný kavuþturmuþtur. Fazla tedirgin ve yorgun görünmektedir. Zülfikar çaydanlýkla gelir. Zülfikar

-Hadi, gel. Çay oldu.

Ayþe hala çekingendir. Zülfikar çaylarý koyar. Ayþe gelip oturur. Zülfikar

-Ekmek bayat ama... Kusura bakma.

Ayþe

-Olsun.. Ekmek deðil mi...


258

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Çekingen bir þekilde yemeðe baþlarlar. Zülfikar

-Ben kahveye gidince.. Sen biraz uyu istersen..

uyumadýn hiç.. Ayþe tedirgin ve sinik bir sesle konuþur. Ayþe

-Olur...

Ayþe bir lokma ekmek atar aðzýna. Bir þey söylemek ister gibidir. Ayþe

-Þimdi ne olacak?

Zülfikar

-Ne ne olacak?

Ayþe

-Döndüm geldim...

Zülfikar cevap vermez Ayþe'yle göz göze gelirler. 18.BEYOÐLU GENEL-DIÞ/GÜN Aradan zaman geçmiþtir. Akþam olmaktadýr. 19.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/GÜN Ka ile BOD yanyana oturmuþlardýr. BOD aðýz mýzýkasý çalmaktadýr. Çaldýðý þarkýyý bitirir. Ka

-Sen.. bu sokaktaki herkesi tanýr mýsýn?

BOD

-Eh. Aþaðý yukarý.. Mekaným burasý.

Ka

-Pek iþlek bir yer deðil aslýnda. Oturanlar da fakir

insanlar. Caddede olsan daha çok kazanýrsýn. BOD

-Bakma, iþlektir. Sen bile burdasýn iþte? Hem

caddede zabýta rahat býrakmýyor. Benim de bu tahta bacakla koþacak halim yok.. Burada kimse iliþmiyor.


259

Havada Bulut - Ayfer Tunç

O sýrada Yorgiya cama çýkar, bir örtü silkeler. Ka görür, iþaret eder. Ka

-Onu iyi tanýr mýsýn?

BOD

-Yorgiya'yý mý?

BOD manidar gülümser. Ka'nýn Yorgiya'nýn peþinde olduðunu anlamýþtýr. BOD

-Geçen sefer de ben sana sorduydum..

Ka

-Eee? Ne dedimdi?

BOD

-Bilmiyorum dedin.

Ka

-Öyle mi?

BOD daha dostça bir tavýr alýr, Ka'ya içtenlikle bakar. BOD

-Sade Yorgiya için mi dadandýn buraya?

Ka

-Yoo... Ben böyleyimdir.. Ýlla bir yere dadanýrým..

Bir vakitler Yedikule'ye giderdim... Bir ara sabahtan akþama köprüde oturdum. Þimdi de burayý caným çekiyor. BOD

-Aslen nerelisin? Evin nerde yani?

Ka

-Burgazada'da...

BOD

-Ne iþ yaparsýn?

Ka

-Hiç.. Bir þeyler yazarým. Öyle iþte.

BOD

-Tuzun kuru yani. Böyle lüzumsuz adam gibi gezdiðine

göre... Ka

-Bazen kuru, bazen yaþ... Geçinip gidiyoruz...

BOD

-Yorgiya'ya çok mu vurgunsun?

Ka

-Bilmem...

BOD pek anlamamýþtýr, ama gülümser. Yorgiya yine camdadýr, Ka'nýn gözleri Yorgiya'ya dalar. Bundan


260

Havada Bulut - Ayfer Tunç

sonraki Yorgiya ile tanýþma sahneleri Havada Bulut öykülerindeki gibi birer yanýlsama sahnesidir. 20.YANÝ'NÝN MEYHANESÝ-ÝÇ/GECE Burasý daha önce Ka ile Bayram'ýn içtiði meyhanedir. Fonda bir Türk müziði þarkýsý çalar. Ka dipte bir masada tek baþýna oturmaktadýr. Raký içer. Masanýn üstünde küçük defteri açýktýr. Soldaki sayfanýn yazýlarý karalanmýþtýr. Ka, yanýndaki masada karþýlýklý oturmuþ olan Necip ile Yorgiya'yý gözünün ucuyla izlemektedir. Þirret bir Yorgiya ile sefil bir Necip portresi görürüz. Ýkisi de hafif sarhoþturlar. Sahne abartýlý deðildir, ilk anda þiddetle inandýrýcýdýr. Sonraki sahnelerde tanýþma tekrarý bu sahnenin Ka'nýn yarattýðý hatta yazdýðý bir sahne olduðunu anlamamýzý saðlayacaktýr. Necip

- Dülger de almamýþ seni ha.. Öyle duydum.. Evde

kalacaksýn bu gidiþle... Yorgiya

-Ne almayacak? Ben istemedim.

Necip

-(Alaycý güler) Öyle demiyor ama... Yorgiya sana

varayým dedi ben istemedim diyor. Yorgiya

-Ya ne desin? Erkektir nihayetinde, gururu vardýr.

Necip

-Onda gurur ne gezer be?...Sana þöyle yaðlý bir

kapý bulacaðým.. (Sýrnaþýr) Seni ellerimle evlendireceðim kýz! Bugün yarýn.. Hiç merak etme. Yorgiya

-Sen? Ölme eþeðim ölme...

Ka dikkatle onlarý dinlemektedir, arada bir gözü iliþir, Necip az sonra Ka'yý farkeder. Gözünün ucuyla


261

Havada Bulut - Ayfer Tunç

bakar, Sonra Yorgiya'ya gözüyle Ka'yý iþaret eder. Yüzünde "þunu tavla da bu geceyi kurtar" bakýþý vardýr. Yorgiya da Ka'ya bakar. Sonra Necip'e döner, onaylar bir ifadeyle gülümser. Necip arkasýna yaslanýr ve Ka'ya konuþur. Masalar birbirine çok yakýn olduðu için, ayný masada gibidirler. Necip

-Afiyet olsun beyefendi.

Ka kýsa bir þaþkýnlýk geçirir, kendine söylendiðini anlamamýþ gibidir. Ka

-Hý? Size de.. size de afiyet olsun..

Necip

-Buraya sýk gelir misiniz? Sizi evvelce gördüm

Ka

-Ara sýra uðrarým. Severim Yani'yi.

gibi..

O esnada Yani elinde bir tabakla gelir. Ka'nýn masasýna býrakýr. Yani

-Kalp kalbe karþýdýr beyciðim.. Buyur, taze

kýzarttým, patlýcan. Yani Ka'yý iþaret ederek Necip'e konuþur. Yani

-Beyefendi

asil

konuþmayý bilir. Küçümser bir edayla müþterilerini iþaret eder. Yani

-Bunlara benzemez.

müþterimdir.

Ýçmeyi

bilir,


262

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Yorgiya

-Aþk olsun Yani, biz kötüyüz?

Yani

-Beyefendi baþkadýr Yorgiya... tanýman lazým.

(Ka'ya) baþka bir emriniz beyefendi? Ka

-Estaðfurullah Yani...

Yani

-Gördün iþte! Adamdýr!

Yani gider, Necip ile Ka bakýþýrlar, Necip hafiften gülümser. Necip

-Ne iþle meþgulsünüz?

Ka

-Bir nevi... katiplik diyelim.

Necip bu cevaptan memnun olmaz. Hafiften ilgisini kaybeder. Necip

-Yaa.. Adýnýz neydi?

Ka'nýn adýný söylemesi gerekir, tereddüt eder. Ka

-Ben.. Ahmet..

Necip

-Memnun oldum. Ben de Necip. Bu da Yorgiya.

Dünyalar güzeli Yorgiya... Yorgiya Ka'yý tavlamaya niyetli bir edayla gülümser. Yorgiya

-Memnun oldum.

Ka Yorgiya'ya dikkatle bakar. Ka

-Sizinle daha önce tanýþtýk mý?

Yorgiya biraz kenar mahalle dilberi edasýyla gülümser. Yorgiya

-Tanýþsa idik beni unutamazdýnýz...


263

Havada Bulut - Ayfer Tunç

21.BEYOÐLU'NDA BÝR PASTANE-ÝÇ/GÜN Kenan ile Yorgiya bir masada oturmaktadýrlar, Ka girer, yanlarýndaki masaya oturur, küçük defterini çýkartýr. Yan masaya kulak misafiri olunca Kenan'ý tanýr. Dikkatle ona bakar. Kenan

-Bir herif geldi götürdü dediler. Adam girmiþ

pavyona, çektiði gibi Ayþe'yi kolundan, almýþ çýkmýþ. Yorgiya

-Kimmiþ bu yürekli adam?

Kenan

-Ne yüreklisi be!

Yorgiya

-E öyledir! Kýzý pavyondan çekip almýþ, kolaydýr

sanýyorsun? Muhakkak aþýktýr. Yoksa kimse yapmaz böyle bir þey. Kenan

-Biliyorum kim olduðunu ya... Neyse...

Yorgiya

-Kimdir?

Kenan

-Burgazdan biri, tanýmazsýn.

Kenan çok tedirgin ve rahatsýzdýr. Kenan

-Necip de fellik fellik beni arýyormuþ... nereye

gitsem Necip seni sordu diyorlar. Bir bulursa... Yorgiya

-Borcun var ona?

Kenan

-Bir ona olsa iyi.. Barbutçulara da var...kýrk katýrla

kýrk satýr yani senin anlayacaðýn. Hangisinin eline düþsem yandým. Ka dikkatle Kenan'a bakar. Kenan Ka'yý farkeder. Önce tedirgin olur, ama sonra kendini toparlar. Kenan

-Asýl onlar fena.. Aaa... Abi merhaba... Senin ne

Ka

-Hiiç.. Burdan geçiyordum, bir limonata içeyim

iþin var buralarda? dedim. Kenan'ýn yüzünde utanma ile


264

Havada Bulut - Ayfer Tunç

tedirginlik karýþýk bir ifade belirir. Bilgi almak da istemektedir. Kenan

-Ýyi ettin.. Eee, ne var ne yok?

Ka dikkatle Kenan'a bakar. Derdini anlamýþtýr. Ka

-Ne olsun?

Kenan bir türlü soramaz. Kenan

-Ben.. epeydir gidemedim adaya da.. Nasýl millet?

Asayiþ berkemal mi? Ka dikkatle ve hatta dik dik Kenan'a bakar. Ka

-Ayþe döndü. Eðer onu soruyorsan...

Kenan utanmýþtýr, baþýný eðer. Ka

-Baban hala hasta.

Kenan

-Ya.. Beni.. soruyorlar mý?

Ka

-Eh.. soruyorlar ya..

Kenan kendini toplar. Yorgiya'ya konuþur. Kenan

-Ali abi muharrirdir. Bizim adadan. (Ka'ya) Bu da

Yorgiya. Ka kýza hafif hayran bir ifadeyle gülümser. Yorgiya pek aldýrýþ etmez. Soðuktur, tanýþmaya niyetli deðildir, elini uzatmaz.


265

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Yorgiya

-Hmm..

Ka Yorgiya'ya dikkatle bakar. Ka

-Sizinle daha önce tanýþtýk mý?

Yorgiya'nýn yüzünde küçümser bir ifade.. Yorgiya

-Hayýr.

Ka

-Hiç yabancý gelmiyor yüzünüz.. Sanki daha evvel

gördüm. Yorgiya umursuzdur. Yorgiya

-Ýnsan insana benzer demiþler..

Ka bozulmuþ bir ifadeyle Yorgiya'ya bakar. 22.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/GÜN Yorgiya ile Katina yürümektedirler. Yorgiya

-Attýn tuttun Todori'ye, otur evinde, kimse

çýkaramaz diye. Adam gene gelmiþ, demiþ ya çýk evimden ya atacaðým seni sokaða. Katina

-Konuþmadým sanýyorsun? Gittim ayaðýna kadar,

dedim yapma, günahtýr. Yaþlý kadýncaðýz... Bir ayaðý çukurda.. Yorgiya

-Niye dinleyecek seni? Sen kimsin?

Yorgiya ile Katina hýzlý hýzlý yürürlerken sokaðýn köþesini dönerler. Birden Ka ile çarpýþýrlar. Katina'nýn çantasý yere düþer. Ka almak için eðilir, alýr, Katina'ya verirken... Katina Katina birden Ka'yý tanýr. Utanýr.

-Önüne bak. Ayý! Bilmiyorsun yürümeyi?


266

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Katina

-Ah!

Ka

-Affedersin Katina. Ýsteyerek olmadý.

Katina

-Asýl sen beni affet, çýktý aðzýmdan kaba bir laf.

Nerelerdesin? Hiç görünmüyorsun ortalarda? Gene çekildin inzivaya deðil mi, yazýyorsun bir þeyler. Ka utangaç gülümser. Katina

-Yahut buldun güzel bir kýz. Beni hepten unuttun.

Ka

-Seni hiç unutur muyum Katina? Aþk olsun.

Ka'nýn gözü Yorgiya'ya takýlýr. Katina

-E neden hiç aramazsýn sormazsýn?

Ka

-Meþguliyet iþte. Bitiyor mu iþ güç?

Katina

-Ýþin gücün haytalýktýr. Ne iþi? Bütün gün

Ýstanbul'da sürtersin, ama Katina aklýna gelmez bir çýkarayým onu insan içine diye.. Katina Ka'nýn Yorgiya'ya baktýðýný farkeder. Katina

-Bu Yorgiya... Beðendin?

Ka Yorgiya'ya bakar. Gülümser. Yorgiya Ka'ya biraz üstten bakmaktadýr. Ka

-Memnun oldum. Sizinle daha önce tanýþtýk galiba.

Hatta Katina tanýþtýrdý.. Yorgiya Ka'yý hiç hatýrlamamýþ gibidir. Hatýrlamaya çalýþýr. Yorgiya

- Evvelce görse idim unutmazdým.


267

Havada Bulut - Ayfer Tunç

23.YANÝ'NÝN MEYHANESÝ-ÝÇ/GECE Ýstepan hafiften cümbüþ çalmaktadýr. Ama müþteriler onunla ilgilenmez. Ka dipte bir masaya oturmuþtur, Ýstepan'a baþýyla selam verir, Ýstepan da Ka'ya gülümser. Yani elinde iki meze tabaðý ve bir þarap þiþesiyle gelir. Yani

-Dermiþ ki Araplar, dünyada rahat yok. Doðrudur

beyim. Bizim gibi fukaraysan yaþamak eziyettir. Ka

-Öyle deme be Yani...

Yani

-Öyledir, öyledir.

Yani konuþurken Yorgiya, yanýnda kendi yaþlarýnda bir kadýn ve bir erkekle içeri girer, Ka'nýn oturduðu masanýn yanýndaki masayý beðenirler, otururlar. Kendi aralarýnda konuþurlar ama biz Yani'yi duyarýz. Yani

-Dokuz yaþýmdan beri tek bir akþam uzatmadým

ayaklarýmý evimde oturup. Tarama da vereyim? Ka

-Ver.

Yani

-Herkes senin gibi efendi olsa caným feda. Ama

nerde? Sarhoþu var... Serserisi var... Bedavacýsý var... Sen gelmeden az evvel bir sarhoþu attým sokaða. Yani raký þiþesini masaya koyarken Bir müþteri seslenir. Müþteri

-Yanii, buraya bak.

Yani

-Patladýn iki dakika?

Yani ona döner.


268

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Yani çaðrýldýðý yere doðru gider. Ka Yorgiya ve yanýndakilere bakar. Yorgiya'nýn yanýndaki kadýnla erkek (Mey.Kadýn ve Mey.Erkek) cilveleþmektedir. Mey.kadýn

-Melahat'in üstündeki emprimeyi sen almýþsýn.

Mey.erkek

-Ýstediðin emprime olsun ciðerim, sana da alýrýz.

Mey.kadýn

-Bana bu akþam ne vereceksin?

Mey.erkek

-Býrak þu para lakýrdýsýný güzelim.. Bakacaðýz

Mey.kadýn

-Neden býrakayým caným? Yirmi beþten aþaðý

Öyle mi?

dedik ya. þurdan þuraya gitmem. Mey.erkek

-Amma da illet karýymýþsýn ha. Peki, tamam.

Mey.erkek kadýný sýkýþtýrýr, öper, kadýn cilveli kahkahalar atar, Yorgiya kapýya bakmaktadýr. Mey.erkek yiyeceklere dalar. Mey.kadýn Yorgiya'ya döner. Mey.kadýn

-Gelmedi seninki...

Yorgiya mahzundur. Yorgiya

-Gelir elbet..

Mey.kadýn

-Fazla bekleyemeyiz Yorgiya, bilesin. Biz burdan

Tepebaþý bahçesine gideceðiz. Ka ile Yorgiya bakýþýrlar. Yani elinde þarap þiþesiyle gelir. Yorgiya'yý görür. Yani

-Nasýlsýn Yorgiya? Anan nasýl?

Yorgiya

-Ýyidir.

Yani

-(Ka'ya) Bu Matmazel Yorgiya...


269

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ka ile Yorgiya hafif gülümseyerek selamlaþýrlar. Mey.kadýn ile Mey.erkek iyice cilveleþmektedirler. Ka

-Memnun oldum matmazel. Buraya buyurmaz

mýsýnýz? Yorgiya yanýndakilere bir göz atar. Yorgiya

-Bilmem ki.. Nasýl olur..

Mey.Erkek ve Mey. Kadýn Yorgiya'yý unutmuþ gibidirler. Yorgiya Ka'nýn masasýna geçer. Yani gider. Ka

-Þarap?

Yorgiya

-Olur, içeyim biraz.

Ka þaraplarý koyarken duraksar, Yorgiya'ya dikkatle bakar. Ka

-Yüzünüz hiç yabancý gelmiyor... Sizinle daha

önce tanýþtýk mý? Yorgiya cevap vermez, aldýrýþsýz bakar. Þarabýndan bir yudum içer. Ka

-Kaç yaþýndasýnýz matmazel?

Yorgiya

-On dokuz.. Siz?

Ka

-Otuz beþi geçtik..

Yorgiya

-Ooo.. Babam yaþýndasýnýz.

Ka bir an etkilenmiþ bakar, sonra olgunca gülümser.


270

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ka

-Olsun... Fena mý? Sizi hem baba, hem sevgili gibi

severim... Yorgiya bunu þaka kabul ederek güler. Kadeh kaldýrýrlar. Yorgiya

-Ne iþ yapýyorsunuz?

Ka

-Þu sofrayý kuracak kadar param var... Yetmez mi?

Yorgiya bunu da þaka kabul eder gibi bir yüzle gülümser. Yorgiya

-Yetmez.

24.ADA GENEL-GECE Adanýn ýþýklarýnýn çoðu sönmüþtür. Adada yaðmur yaðmaktadýr. 25.KA'NIN EVÝNÝN ÖNÜ-DIÞ/GECE Yorgiya ile Ka gülüþerek, hafif sarhoþ bir halde kapýyý açmaya uðraþýrlar. Ýkisi de sýrýlsýklam olmuþlardýr. Ka'nýn köpeði yanýndadýr. 26.KA'NIN EVÝ-ÝÇ/GECE Yorgiya ve Ka içeri girerler. Köpek de peþlerinden girer. Ka ýþýklarý açar. Yorgiya odaya bir göz atar. Sonra gidip Ka'nýn çalýþma masasýna bakar. Üstündeki defteri açar, Yorgiya'nýn adý defterde okunmaktadýr. Yorgiya

-(Okur) Yorgiya... Adýmý nerden biliyordun?

Tanýþtýk yoksa daha önce? Ka cevap vermez, Yorgiya'ya bir havlu uzatýr.


271

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ka

-Al. Kurulan hemen. Üþüteceksin.

Yorgiya havluyu alýr, saçlarýný kurularken hala deftere göz atmaktadýr. Yorgiya

-Sahiden de muharrirmiþsin...

27.KA'NIN EVÝNÝN ÖNÜ-DIÞ/GECE Yaðmur durmuþtur. Ka'nýn köpeði kapýnýn önünde oturmaktadýr. Gece sessizdir, kapýdan ýþýk sýzar. 28.KA'NIN EVÝ-ÝÇ/GECE Yorgiya Ka'nýn pijamalarýný giymiþ, elinde çay bardaðý hem çay içmekte hem anlatmaktadýr. Ka yüzünde bir mutlulukla onu dinler.


272

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Yorgiya

-Anam bana hamileymiþ babam gittiðinde. Zaten

metres oturuyormuþ. Ben ufacýktým, bir terzide çalýþmaya baþladým. Sonra terzi kadýn öldü, dedim anneme istemiyorum ben terzi olmak. Fabrikada çalýþýyordum, pil fabrikasýnda. Ama ustabaþý askýntý oldu, yüz vermeyince iþten çýkardý. Yorgiya uzunca susar. Ka aslýnda onun güzelliðine dalýp gitmiþtir, kýzýn sustuðunu farkeder. Ka

-Sonra?

Yorgiya

-Hiç... Öyle iþte.. Ordan oraya... ordan oraya.

Yorgiya çayýný bitirir, bardaðý bir kenara koyar, Yorgiya

-Uykum geldi...

Yorgiya bacaklarýný karnýna çekerek yataða yatar. Yorgiya

-Sen nerede yatacaksýn?

Ka

-Yatmayacaðým.. Senin baþýnda oturacaðým.. Bu

gece seni baba gibi seveceðim. Yorgiya'nýn gözleri kapanmýþtýr. Ka Yorgiya'nýn üstüne bir örtü örter. 29.YANÝ'NÝN MEYHANESÝ-ÝÇ/GECE Ka bir masada oturmaktadýr, gözü kapýdadýr. Meyhane yarý yarýya boþtur. Geç bir saat, masalarda yenmiþ yemekler. Yani Ka'nýn masasýndan boþlarý toplarken..

gelir.

Ka

-Gelmeyecek mi Yani?

Yani

-Gelir beyim, gelir... Bu gece gelmezse yarýn gece


273

Havada Bulut - Ayfer Tunç

30.YANÝ'NÝN MEYHANESÝ-ÝÇ/GECE Baþka bir gece. Ka üzerinde baþka bir giysiyle baþka bir masada oturmaktadýr. Yani meze getirir. Ka

-Dün gece geldi mi Yani?

Yani

-Gelmedi. Ama belki bu gece gelir.

Yani

-Nedir derdin Yorgiya'yla beyim? Ondan sana yar

Ka

-Gönül bu Yani... Kör oluyor... Tutuldu mu

Ka kapýya bakar.

olur? tutuluyor. Yani Yorgiya'nýn yanýnda bir adamla girdiðini görür. Yani

-Aha, geldi iþte. Gözün aydýn...

Ka'nýn yüzünde bariz bir sevinç, Yorgiya'yla göz göze gelirler, ama Yorgiya Ka'yý görmemezlikten gelir. Yorgiya ile yanýndaki adam Ka'nýn görüþ alanýnda ama uzak bir masaya otururlar. Yorgiya'nýn boynunda parlak taþlý bir gerdanlýk vardýr. Yorgiya gerdanlýðýný okþar. Belli ki adam almýþ. Adam Yorgiya'ya sýrnaþýr. Yorgiya ile Ka yine göz göze gelirler, ama Yorgiya bakýþlarýný çevirir. Ka üzülmüþtür. Ýstepan'ýn çaldýðý cümbüþe dalar. Birden baþýnýn dibinde Yorgiya'yý hisseder. Yorgiya kulaðýna eðilir.


274

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Yorgiya

- Bu akþam beni mazur gör..

Yorgiya Ka'nýn yanýndan uzaklaþýp adamýn yanýna gider, oturur. Bu sefer Ka'ya bakmaktadýr. 31.YANÝ'NÝN MEYHANESÝ-ÝÇ/GECE Ayný gecenin devamý, ama bu defa hikaye deðil. Ka masaya baþýný dayamýþ, uyumaktadýr. Meyhanede kimse kalmamýþtýr. Yani gelir, Ka'yý sertçe dürter. Yani

-Paþam, Üsküdar'da sabah oldu, uyan artýk.

Ka kafasýný kaldýrýr, þaþýrýr. Bir önceki sahnede Yorgiya'nýn oturduðu masaya bakar, masa boþtur, meyhane boþalmýþtýr. Yani

-Burayý otel sandýn? Meyhanedir, hadi evine..

Ka biraz uyku sersemi, biraz da þaþkýndýr. Yani iskemleleri toplayýp masalarýn üstüne ters kapatmaktadýr. Ka

-Yorgiya nerde?

Yani

-Yorgiya da kim?

Ka gördüðü rüyadan ayýlmak ister gibi etrafýna bakar. Ka

-Ýstepan gitti mi?

Yani-Ýstepan? Senin yanýnda mýydý? Görmedim... Ka þaþkýndýr, toparlanýr, defterini alýr. Sayfasý açýktýr.


275

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ka

-Hesabý....

Yani

-Ödedin paþam, ödedin, sonra vurdun kafayý

uyudun. Haydi.. þimdi evine git, bizim de uykumuz var. Biz de insan evladýyýz, deðil mi ya? Ka kalkar, aðýr aðýr yürür. 32.VAPUR-ÜST GÜVERTE-ÝÇ/GECE Ka ile Projektörcü bira içmektedirler. Projektörcü projektörü saða sola tutar. Ka elindeki defteri karýþtýrarak konuþur. Ka

-Olmuyor... Yorgiya bir türlü beni sevmiyor. Halbuki

düþünürken oluyor, tamam oldu diyorum.. Ama yazarken bir türlü olmuyor... Neden dersin? Neden olmuyor bir türlü? Projektörcü bilmem der gibi bakar. Projektörcü

-Belki sahiden olmadýðý içindir...

Ka

-Hasan hikayesiz kaldý bu gece..

Projektörcü yine evlere tutar feneri. Ka birden Ayþe'yi hatýrlar. Ka

-Þu Ayþe vardý ya, hani arabacý Kamil aðanýn kýzý.

Döndü biliyor musun? 33.ADA GENEL-GÜN Adada sabah olmuþtur, erken bir saat. 34.ZÜLFÝKAR'IN EVÝ-ÝÇ/GÜN Ayþe üzerinde basit bir elbise, baþýnda bir yemeni; kahvaltý masasýný hazýrlamýþtýr. Çaylarý koyarken gözü pencerenin önündeki bahçeye takýlýr. Zülfikar ellerini yüzünü kurulayarak içeri girer.


276

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Zülfikar

-Ne oldu? Dalmýþsýn..

Ayþe

-Bahçeye

bakýyordum.

Þu

aðacýn

kahvaltý... Ayþe sözüne devam etmez, çay koymaya devam eder. Zülfikar

-Þu aðacý diyordun..

Ayþe

-Yok bir þey.. Öylesine dedim iþte..

Zülfikar Ayþe'yi anlamýþ, bir süre cevap vermez, sonra masaya oturur. Zülfikar

-Ayþe.. Sana bir þey diyeceðim..

Ayþe de masaya oturur, konuþacaklarý önemli deðilmiþ gibi davranýr. Ayþe

-Ne diyeceksin?

Zülfikar

-Çok düþündüm...

altýnda


277

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Zülfikar Ayþe'ye bakar. Ayþe'nin yüzü kararýr. Zülfikar'ýn git diyeceðini zanneder. Ayþe

-Neyi?

Zülfikar

-Bana varýr mýsýn?

Ayþe pek iyi anlamamýþ gibi bakar. Ayþe

-Vardým ya..

Zülfikar

-Böyle deðil... Nikahla.

Ayþe'nin yüzünde þaþkýnlýk ve sevinç bir arada. Ayþe

-Nikahla mý?...

Zülfikar

-Nikahla.

Ayþe cevap vermez. Zülfikar

-Eee? Cevap versene?

Ayþe

-Böyle olunca, yani nikahsýz.. adalýlar beni kötü

belledi. Ama nikahlanýrsak seni de kötü belleyecekler.. Zülfikar

-Bellesinler? Umurumda mý?

Ayþe

-Laf atacaklar.. sataþacaklar...

Zülfikar

-Aðýzlarýnýn payýný veririm.

Ayþe

-Ya sonra.. piþman olursan..

Zülfikar

-Ayþe... evet mi, hayýr mý?

35.MAHALLE KAHVESÝ-DIÞ/GÜN Kahvenin önündeki masada Postacý, 1.ve 2.adalý oturmaktadýrlar. Ka yanlarýnda bir masada oturmuþ, gazete okumaktadýr. Postacý

-Neymiþ? Çamlýkta içki içiyormuþ, saz çalýp türkü

söylüyormuþ, bir papaza yakýþýr mýymýþ? Yakýþýr efendim, niye yakýþmasýn? Papaz oldu diye-


278

Havada Bulut - Ayfer Tunç

1.adalý

-Mesele o deðil. Apostol'un evine girip çýkýyormuþ,

karýsýyla o biçim diyorlar. Postacý

-Yok artýk! O kadýn kocakarý nerdeyse be.

1.adalý

-Papaz genç mi ki?

Postacý

-Tevatür bunlar.. Çekemiyorlar adamý.

1.adalý

-Görenler varmýþ, öyle deme.

2.adalý

-Ben gördüm iþte.

1.adalý

-Buyur! Görmüþ! Bak?

Postacý

-Ne gördün?

2.adalý

-Çamlýkta Apostol'un karýsýyla gizlide konuþurken

Postacý

-Ýlaný aþk mý ediyordu?

2.adalý

-Ne konuþtuklarýný duymadým.

gördüm!

Tespihli adam gelir, Ka'ya dik dik bakar, Ka ile bir an göz göze gelirler, Ka gözlerini kaçýrýr, Tespihli adam iyice huylanýr. Ka yüzünde muzip bir ifadeyle Tespihli adama sýrtýný döner.Gazetesine devam eder. Tespihli adam, elinde tespih varmýþ gibi parmaklarýný oynatýr. Tespihli adam -Hayýrlý günler.. 1.adalý

-Buyur, gel..

Tespihli adam -Muhabbetinize mani olmayayým.. Tespihli adam sandalye çekip oturur. 1.adalý

-Þu bizim papaz efendiyi konuþuyorduk. Dedikodu

almýþ yürümüþ de.. Tespihli adam -Býrakýn þu ayyaþý. Allahýn kitabýný açýp okuduðu mu var? Postacý

-Caným okur okumaz, bize ne? Ama iyi adam.

Tespihli adam -Ne iyiliðini gördün? Postacý

-Öksüz-yetim kýzý bakýyor. Daha ne yapsýn?

Tespihli adam - Yetimhane de bakýyor. Ýyilik mi o?


279

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Postacý

-Ne peki?

Tespihli adam cevap vermez. 2.adalý tespihli adamýn el hareketlerine dikkat eder. 2.adalý

-Hala bulamadýn mý tespihini?

Tespihli adam -Nerden bulacaðým? Yürüdü caným tespih. Zehir zýkkým olsun inþallah! 1.adalý

-Kime?

Tespihli adam Ka'ya ters ters bakar. Tespihli adam -O kendini biliyor... 36.STELYO'NUN EVÝNÝN ÖNÜ-DIÞ/GÜN Eleni ve Trifon bahçedeki masaya oturmuþlardýr. Masada Eleni'nin getirdiði kitaplara bakmaktadýrlar. Trifon gemi resimlerine bakar.


280

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Trifon

-Bu da güzelmiþ...

Eleni üzgün görünmektedir. Eleni

-Ben yakýnda gidiyorum Trifon...

Trifon

-Nereye?

Eleni

-Yetimhaneye... Beni papaz dedemin yanýndan

Trifon

-Neden?

Eleni

-Bilmem...

Trifon

-Sen gitmek istiyor musun?

alýyorlar.

Eleni cevap vermez, aðlamaklýdýr. Eleni

-Papaz dedeme beni gönderme dedim.

Trifon

-Ne dedi?

Eleni

-Hiç... Aðladý.

Trifon

-Aðladý mý?

37.PAPAZIN BAHÇESÝ-DIÞ/GÜN Papaz ve Stelyo yan yana oturmuþlardýr. Papaz çok hasta ve üzgün görünmektedir. Karný bariz bir þekilde þiþmiþtir. Stelyo da çok üzgün görünür. Papaz

-Apostol'un karýsýyla adýmý çýkarmýþlar. Taze, güzel

bir kýzla bari çýkarsaydýlar, içim yanmazdý. Doðru.. evlerine girdim, çýktým.. çamlýkta görüþtüm kadýnla. Ama dertliydi çok zavallý. Bana bir akýl ver dedi sadece. Stelyo

-E hani výz gelirdi sana böyle þeyler?

Papaz

-Gelirdi.. ama takatim kalmadý artýk.. Dün o kadar

su aldýlar karnýmdan... Bak? Gene þiþti. Stelyo söyleyecek bir þey bulamaz.

inanýrsýn..

Papaz

-Ama belki de ölmem.. bunu da atlatýrým.

Stelyo

-Atlatýrsýn tabii... sen inanmýþ adamsýn. Hayata


281

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Stelyo ile Papaz göz göze gelirler, gülümserler. 38.BALIKÇI BARINAÐI-DIÞ/GÜN Tahir hayata küsmüþ gibi yere çömelmiþ, martýlara bakmaktadýr. Ka, Hamdi ve Kadir aðlarý toplamaktadýrlar. Ka dikkatle Tahir'e bakar. Tahir adeta çökmüþtür, hýrpani bir görünüm almýþtýr. Hamdi Tahir'e seslenir. Hamdi

-Tahiiir, bak bak ayný gökyüzü oðlum... Gel tut

ucundan þunun.. Tahir duymaz bile, Ka Tahir'in haline üzülmüþtür. Kadir

-Yemeden içmeden kesildi be.. Þu haline bak.

Ka

-Sorma. Ýflah olmaz artýk...

Hamdi

-Milletin evladý ölüyor birader. Bir martý ölmüþ çok

mu? Ka Hamdi'nin anlayýþsýzlýðýna þaþýrmýþ bir yüzle bakar. Hamdi

-Yahu, bir þey duydum. Bizim Zülfikar Kamil

aðanýn kýzýný nikahýna alýyormuþ, doðru mu? Kadir ile Ka bakýþýp gülümserler. 39.KAMÝL AÐANIN EVÝ-OTURMA ODASI-ÝÇ/GÜN Kamil aða yataðýnda doðrulmuþtur. Öfkeli, hatta kederli bir yüzle konuþur. Kamil aða istersen iste.

-Benim Ayþe diye bir kýzým yok Zülfikar. Git kimden


282

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Zülfikar

-Böyle konuþma... Hata da insanlar için deðil mi?

Kamil aða

-Doðru... hata insanlar için. Ama hata!

Zülfikar

-Tövbe?

Kamil aða cevap vermez. Zülfikar

-Tövbe de insanlar için deðil mi?

Kamil aða

-Olan olmuþtur Zülfikar. Unutulmaz.

Zülfikar

-Ben unuttum ama. Unutabildim. Dedim ki, Ayþe,

kapýmýn önünden her geçtiðinde içimin titrediði Ayþe'dir. Kamil aða

-Diyebildin mi?

Zülfikar

-Dedim.

Zülfikar kararlý bir yüzle Kamil aðaya bakar. Kamil aða etkilenir. Zülfikar

-Þimdi müsaade et, elini öpsün.

Kamil aða düþünceli bakar, cevap vermez. 40.KAMÝL AÐA'NIN EVÝ-ODA KAPISININ ÖNÜ-ÝÇ/GÜN Ayþe aralýk kapýnýn yanýnda duvara dayanmýþ, aðlamaktadýr. Zülfikar odadan çýkar, aðlamakta olan Ayþe'nin gözlerini siler, gözlerinden öper, elini tutar, içeri sokar. 41.KAMÝL AÐANIN EVÝ-OTURMA ODASI-ÝÇ/GÜN Zülfikar ile Ayþe odaya girerler. Kamil aða baþýný çevirir, kýzýna bakmaz. Ayþe tedirgin adýmlarla yanýna gelir. Kamil aða usulca aðlamaya baþlar. Ayþe dayanamaz hýçkýrarak babasýnýn üstüne kapanýr.


283

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ayþe

-Affet beni baba...

Kamil aða önce çok tedirgindir, sonra dayanamaz, kýzýnýn saçlarýný okþar. 42.ÇAMLIK-DIÞ/GÜN Hrisula, Kalyopi, Adalý kadýn, Ömer ve birkaç kiþi daha Zülfikar ile Ayþe'nin düðünü için hazýrlýk yapmaktadýrlar. Masalar yan yana dizilir, sandalyeler konur. Masalar sandalyeler hepsi farklý farklýdýr. Hazýrlýk konuþmalarý yapýlýr. Adalý kadýn

-Ömer! O masayý buraya evladým.

Ömer bir masayý taþýr. Kalyopi

-Hektor getirecek þarap.

Hrisula

-Örtüsü nerde bunun?

Adalý kadýn

-Bitiþtirmeyin çok... Dip dibe olmasýn.

Kalyopi

-Kalabalýk olur? Nasýl sýðsýn onca adam?

1.erkek

-Olur olur... Zülfikarýn eþi dostu...

Kalyopi

-Bizim balýkçýlarýn haberi var?

Ömer

-Stelyo babaya haber et dedik....

Kalyopi

-Gelinle damadý nereye oturtacaðýz?

Adalý kadýn

-Çabuk tutun elinizi... Daha iþimiz var.

1.erkek

-Yorulduk ama anacým.

Kalyopi

-Renkli lambalar olmadan düðün olur? Hani

2.erkek

-Tüh! Lambalara hat çekmedik?

Ömer

-Hadi, hemen..

Kalyopi

-Bir iþ beceremediniz, tüh size!

Adalý kadýn

-Hrisula! Aleksandros'un haberi var mý?

Hrisula

-Var var..

ýþýklar?


284

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Aleksandros buzukisiyle görünür. Hrisula Aleksandros'u görür. Hrisula

-Ýti an çomaðý hazýrla demiþler. Hoþ geldin Aleksi.

Aleksandros buzukisini týngýrdatmaya baþlar. 43.ZÜLFÝKAR'IN EVÝ-ÝÇ/GÜN Ayþe gelinlik yerine beyaz, uzun bir elbise giymiþtir. Sade ve solgundur. Utangaç bir hali vardýr. Zülfikar Ayþe'nin ellerini tutar. Ayþe yere bakmaktadýr. Zülfikar Ayþe'nin yüzünü tutar, bakar. Ayþe de Zülfikar'a bakar. Zülfikar

-Olur da aksileþirsem, aðzýmdan kötü bir laf bir

çýkarsa, insanlýk hali, olur ya, bil ki bu geçmiþin hesabý deðildir. Katiyen. Ben geçmiþin hesabýný kapattým. Sen de kapat. Ayþe

-Zülfikar.. Ben..

Zülfikar

-(Susturur) Bu geçmiþe dair son sözümdür.

Senden tek istediðim gayrý bana inanman.. Dýþardan Kadir'in sesi gelir. Kadir

-(Ses) Düðün alayý geldi!! Gelin damat! Çýkýn

ortaya! Zülfikar ile Ayþe sese dönerler, sonra birbirlerine bakýp gülümserler. 44.ÇAMLIK-DIÞ/GECE Turgut darbuka çalmakta, Aleksandros bu darbuka soloya hafifçe eþlik etmektedir. Zülfikar ile Ayþe'nin düðünlerini görürüz. Düðünde bulunanlar: Zülfikar, Ayþe, Zülfikar'ýn çýraðý, Ka, Kadir, Hamdi,


285

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Stelyo, Trifon, Eleni, Hrisula, Ömer, Kalyopi, Aleksandros, Turgut, Adalý kadýn, 1.erkek, 2.erkek ve baþkalarý. Birleþtirilmiþ masalar, renkli ampullerle aydýnlatýlmaktadýr. Gelinle damat ortada oturmaktadýrlar. Masada raký ve þarap, meyva vb. vardýr. Neþeli bir ortamdýr. Turgut darbuka solosunu bitirir. Alkýþ kopar. Kadir hafif sarhoþ ayaða kalkar. Konuþma yapmaya çalýþýr. Kadir

-Arkadaþlar!... Arkadaþlar dedik... Ya bir susun.

Hrisula

-Niye susacaðýz?

Kadir

-Konuþma yapacaðýz Hrisula.

Hrisula

-Ne konuþmasý? Merasimdeyiz? Düðündeyiz vre!

Kadir

-Ýki kelime edelim yeni evlilere yahu.

Hrisula kalkar, cilveli bir edayla Kadir'in önüne gelir.


286

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Hrisula

- Vur tele Aleksi! Kadir'le yapacaðýz sirtaki.

Kadir

-Ben sirtakiden anlamam. Ben bahriye çiftetellisi

Hrisula

-Onu yaparýz civaným...

bilirim.

Aleksandros ve Turgut çalmaya baþlarlar. Ama dans müziði çalmaktadýrlar. Düðündekiler coþarlar. Kimileri dans eder, kimileri gülüþür. Eleni ile Trifon yan yana oturmaktadýrlar. Stelyo düðüne yaklaþýr. Önce Zülfikar'ýn yanýna gider. Stelyo

-Allah bahtiyar etsin Zülfikar.

Zülfikar ayaða kalkar, Stelyo'yla öpüþürler. Zülfikar

-Saðol Stelyo baba...

Stelyo Trifon ile Eleni'nin yanýna gider. Çocuklarýn baþlarýný okþar. Stelyo

-Ne oturuyorsunuz? Kalkýn, oynayýn!

Trifon ile Eleni gülüþürler. Ortada çok canlý, çok neþeli bir hava vardýr. Herkes mutlu görünür. Ayþe'nin usulca aðladýðý görülür, Zülfikar Ayþe'ye bakar, elini tutar, sýkar. Ayþe gülümser. Zülfikar yanýnda oturan Ka'ya kadeh kaldýrýr. Zülfikar

- Fýrsat olmadý sana teþekkür edemedik beyim...

Ka

-Yok caným... Ben bir þey yapmadým...

Zülfikar

-

Senin sayende..

kavuþamazdýk... Saðol..

Sen

beni

gayrete

getirmeseydin...

biz


287

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ka dostça gülümser. Ayþe utanmýþ bir yüzle önüne bakar. Ka

-Allah mutlu etsin...

O sýrada Kadir ile Hrisula dans etmektedirler. Hrisula

-Ayaðýma basýyorsun Kadir. Dikkat etsene biraz.

Kadir

-Ayýyý da dansa kaldýrsan bu kadar yapar Hrisula...

dedim sana ben kývýramam diye. Eleni ile Trifon iki aþýk gibi dans etmektedirler. Kalyopi Hamdi'yi çekiþtirmektedir. Kalyopi

-Kalk diyorum, kalk.

Hamdi

-Kalyopi, canýmýn içi, ben anlamam danstan

Kalyopi

-Kalk vre, öðreteceðim.

Hamdi

-Benim kafam kalýndýr Kalyopi, öðrenemem.

manstan.

Kalyopi Hamdi'yi kaldýrýr, Aleksandros ile Turgut bakýþýrlar. Bir anda müzik sirtakiye döner. Kalyopi bir an þaþýrýr, sonra hemen uyum saðlar. Kalyopi

-Haydi, baþla.

Sirtaki baþlayýnca ortada birçok çift kimi sirtaki yapmakta, kimi Türk usulü oynamaktadýr. Az sonra müzik kasap havasýna döner. Kadir grubun baþýdýr, herkesi oyuna kaldýrmaktadýr. Kadir Kadir en son Ka'ya gelir.

-Haydi kalk. Ömer, haydi.


288

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Kadir

-Haydi muharrir, oturmak yok.

Ka

-Ben beceremem.

Kadir

-Becerirsin becerirsin..

Kadir ite kaka Ka'yý da kaldýrýr.

45.PAPAZIN EVÝNÝN BAHÇESÝ-DIÞ/GECE Papaz karanlýkta bahçede oturmaktadýr. Müzik ve eðlence sesleri çok derinden gelir. 46.BALIK PAZARI-DIÞ/GÜN Bayram önünde bir tepsi içinde buzlu badem satmaktadýr. Yorgun ve bezgin bir hali vardýr. Ka yanýna gelir. Bir manavýn önünden bir kasa alýr, ters çevirip Bayram'ýn yanýna oturur. Ka

-Hayýrlý iþler...

Bayram kederli bir yüzle bakar. Bayram

-Saðol..

Ka birkaç badem alýr, aðzýna atar. Ka

-Yine kuru badem mi kakalýyorsun millete taze

Bayram

-Eee.. Baþladýðýmýz yere döndük.. Hatýrladýn mý?

diye..

Sokaða Seher girer, yanýnda genç, yakýþýklý, iyi giyimli bir adam vardýr. (Üniformalý biri de olabilir) Bayram Seher'i görür, beti benzi atar. Ka da görür. Seher adamýn kolunda kýrýtarak,


289

Havada Bulut - Ayfer Tunç

gülüþerek yürümektedir. Bayram'ý görür, tezgahýn önünde duraksar. Üniformalý

-Ýster misin? Alayým mý?

Seher küçümseyen bir yüzle bakar Bayram'a. Bir süre bakýþýrlar. Seher

-Yok istemem... Kuru badem bu.. Külle mülle

yumuþatýp satýyorlar.. Taze bademin zamaný çoktan geçti.. Seher Bayram'a tekrar bakar, yürür gider.Bayram arkasýndan bir süre daha bakar. Bayram

-Beni deli etmeye uðraþýyor, görüyor musun?

Nereye tezgah kursam, gelip buluyor. Her gün birinin kolunda önümden geçiyor. Aldýn intikamýný ulan! Daha ne istiyorsun! 47.YANÝ'NÝN MEYHANESÝ-ÝÇ/GECE Ka dipte bir masada oturmuþ içmektedir. Masanýn üstünde küçük defteri yine açýktýr. Yorgiya yanýnda biriyle içeri girer. Ka'nýn yanýndaki masaya doðru yürürlerken, Ka'yý görür, göz göze gelirler. Yorgiya ona dikkatle bakar. Masaya otururken.. Ka

-Bir þey mi oldu matmazel?

Yorgiya

-Yoo.. Sizi tanýyorum gibi geldi... Neyse afiyet

olsun.. Yorgiya adamýn karþýsýna geçer oturur. Ka bir süre ona bakar.


290

Havada Bulut - Ayfer Tunç

48.MADAM TODORÝ'NÝN EVÝ-ÝÇ/GÜN Madam Todori'nin odasý. Ka yine fal baktýrmaya gelmiþ. Todori fincana uzun uzun bakar. Ka

-Tanýmýyor mu beni madam?

Todori baþýný kaldýrýp Ka'ya bakar. Todori

-I-ýh.

Ka

-Hiç mi görmemiþ?

Todori

-Görmüþ, lakin hatýrlayamýyor bir türlü..

Ka

-Peki sen beni hatýrlýyor musun?

Todori tanýmaya çalýþarak Ka'ya bakar. Todori

-Daha evvel geldin?

Ka

-Geldim ya..

Todori Ka'yý ilk kez görüyormuþ gibi bakar. Todori

-Ben ihtiyarým... Beni sayma... Demin sen, seni

evden çýkaramaz dedin? Ka

-Dedim.

Todori

-Evi baþýma yýkacakmýþ. Yapabilir?

Ka

-Yapamaz madam korkma, kanun var.

Todori

-Doðru. Kanun vardýr. Çýkaramaz.

Todori tekrar fincana bakar. Todori Ka'nýn yüzü gölgelenir.

-O kýz seni sevmiyor..


291

Havada Bulut - Ayfer Tunç

49.KARÝDESÇÝNÝN EVÝ-ÝÇ/GECE Karidesçinin evinde masa kurulmuþtur. Ýstepan cümbüþ çalar, Ka yanýnda bir kýzla oturmaktadýr. Sofiya kadehlere raký doldurur, masanýn üstünden anlarýz ki epeydir yenip içiliyor. Kýz (Rum deðildir) cilveli bir edayla Ka'ya raký içirir. Kýz

-Daha içecek misin? Geçelim mi içeri artýk?

Ka

-Hay hay... Geçelim..

Sofiya hemen kalkar, adeta yol gösterir. Sofiya

-Nasýl isterseniz beyim... Buyrun, buyrun...

Lavanta koydum yastýðýn altýna, mis gibi kokar.. Ýstepan çaldýðý þarkýyý bitirir, alnýný bir mendille siler. Ka ile kýz kalkarlar, odaya geçerler. 50.KARÝDESÇÝNÝN EVÝ-YATAK ODASI-ÝÇ/GECE Önce kýz, arkasýndan Ka içeri girerler. Kýz cilveli bir edayla Ka'ya bakmaktadýr. Ka kýza sarýlýr, saçlarýný okþayýp göðsünde bastýrýrken, gözlerini yumar. Ka

-Yorgiya'm.. Yorgiya'm benim...

Kýz birden Ka'yý iter. Kýz

-Yine mi Yorgiya? Yetti artýk!

Ka þaþalar, toparlamaya çalýþýr. Ka

-Ne? Þey..


292

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Kýz

-Ýmkaný yok. Sen onu unutamazsýn. Her kadýnda

þimdiden sonra o vardýr. Ka aðzýndan çýkana kendi de þaþýrmýþ bir vaziyette kýza bakar. Kýz öfkeli bir yüzle Ka'yý göðsünden iter, odadan çýkar. 51.KARÝDESÇÝNÝN EVÝ-SALON-ÝÇ/GECE Kýz öfkeli bir yüzle odadan çýkar. Ýstepan cümbüþünü kýlýfýna koymakta Sofiya masayý toplamaktadýr. Sofiya hýþýmla çýkan kýzýn arkasýndan bakar. Kýzýn giderken evin kapýsýný þiddetle çarptýðý duyulur. 52.SOKAK-DIÞ/GECE Ka aðýr aðýr yürümektedir. Bir taþý ya da bir teneke kutuyu ayaðýyla iterek oynamaktadýr. Elleri cebindedir. Düþünceli bir hali vardýr. 53.YANÝ'NÝN MEYHANESÝ-ÝÇ/GECE Bayram sarhoþ bir halde dipte bir masada oturur. Sigara içer, dalgýndýr. Bayram

-Yani, bir þiþe daha þarap getir.

Yani

-Bayram vre, sen çok kaçýrdýn. Yeter içtiðin.

Ka içeri girer, meyhanede oturanlara bir göz atar, Bayram'ý görür, ona doðru ilerler. Bayram

-Ooo, muharrir, iyi ki geldin. Gel otur, gel.

Ka Bayram'ýn sarhoþ olduðunu görür. Yani Bayram'ýn masasýndaki boþlarý


293

Havada Bulut - Ayfer Tunç

toplamaktadýr, þarap getirmemiþtir. Bayram Yani ile konuþur. Bayram

-Param var, korkma. Getir sen.

Ka

-Kaç þiþe içti?

Yani

-Þaþkýna döndüm vre, saloz gibi oldum. Ben

çizdim yedi, ama þaþýrmadýmsa. Bayram

-Sen getir, ben içmeyeceðim, söz.

Ka

-Bayram be, ne bu halin?

Bayram

-Ne varmýþ halimde? Yani sen þarap getir, arkadaþ

içecek. Ben içmeyeceðim... Yani inanmamýþ bir yüzle uzaklaþýr. Bayram

-Düþünüyorum

muharrir.

Ka

-Neyi? Seher'i mi?

Bayram

-Baþka neyi düþüneceðim?

Mütemadiyen

düþünüyorum.

Bayram tekrar meyhaneciye seslenir. Bayram

-Yaniii! Hani þarap?

Yani ne yapayým der gibi Ka'ya bakar, Ka da getir anlamýnda bir iþaret yapar. Bayram

-Tepebaþý

bahçesinde

alem

yapýyor.

Tepeleyeceðim onu tepede. Ka

-Sen hala o hikayede misin?

Yani þarap þiþesiyle gelir. Yani

-(Ka'ya) Sekiz etti beyim, küfelik oldu bu.

Bayram

-Yahu ben içmeyeceðim dedim ya.. Arkadaþýma

ikram. Býrak þu þiþeyi...


294

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Yani ne halin varsa gör der gibi þiþeyi býrakýr. Bayram hem kendine hem Ka'ya þarap koyar. Bayram

-Býçakladým, beni o vurmadý dedi, baðrýmý deldi.

Þimdi de nispet yapýyor. Ben adamý böyle madara ederim diyor. Bayram bir dikiþte þarabý bitirir. Bayram

-Uyku bitti. Geçmiþ olsun. Sabaha kadar tavanda

Ka

-Bayram, hadi çýkalým, biraz temiz hava alalým,

gözüm. ha? Bayram sarhoþluðunun etkisiyle çocuklaþmýþ gibidir. Bir süre Ka'ya bakar. Bayram

-Ben seni kardeþ gibi severim.. Taa eski günlerden

beri.. Sen de beni sever misin? Ka

-Þüphen mi var?

Bayram birden aðlamaklý olur, çocuklaþmýþtýr. Bayram

-O

zaman

beni

evime

götür.

Bu

Ka

-Sarhoþsan götürürüm tabii...

Bayram

-Odama deðil ama, evime. Asýl evime...

derdi

taþýyamayacaðým...

Ka þaþýrýr, toparlanýr. Bayram

-Menekþeler açýyordu ben evden çýktýðýmda. Bu

Seher karýsýna tutulduðumda vadiyi tutmuþtu kokusu.. Menekþelerin.. Neden böyle oldu biliyor musun?


295

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ka

-Neden?

Bayram

-Boyalý kadýn koklamak için. Hiç koklamamýþtým.

Ben Seher'e nasýl tutulduðumu sana anlattým mý hiç? Ka

-Hayýr.

Bayram

-Bir sabah çiçekleri alýp çýktým, sade menekþe

deðil.. Nergis.. sümbül.. fulya... süsen... Çiçek pazarýnda hepsini sattým. Dokuz liraya. Ýyi para. Babam tembih etmiþti, gelirken göztaþý getir diye. Karým da dört metre basma istemiþti. Ben cebimde dokuz lirayla doðru Beyoðlu'na çýktým. Güzel afili bir basma alayým dedim. Önce bira içtim, sonra þeytan dürttü, pavyona gittim. Seher'i ilk orda gördüm. Bayram bir an susar. Ka'ya bakar. Bayram

-Bir daha da aklýmdan çýkmadý... Çok güzel

kokuyordu biliyor musun... Bayram aðlamaklý olur, bir bardak daha þarap içer. Ka

-Hadi çýkalým Bayram.. Açýk havaya.. Ha?

Bayram

-Çýkalým...

Bayram çocuk gibi itaat eder, sarhoþ olduðu için zorlukla kalkar. 54.BÝR ÇEÞME BAÞI-DIÞ/GECE Bayram çeþmede Ka'nýn yardýmýyla yüzünü yýkar, sonra yolun kenarýna otururlar. Bayram biraz açýlmýþtýr. Bayram

-Tutulmak çok kötü þey... Bir kadýna tutuldun mu,

bil ki bittin artýk... Ýllet bu, müptelalýk.. Ka

-Karýna tutulmamýþ mýydýn?

Bayram

-I-ýh... Bizim köydendi. Çocukluðumuz beraber

geçti. Bostanda oynardýk. Bir gün bu kýzý sana alalým mý dediler, alýn dedim. Ka

-Sevmedin mi peki sonra?


296

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Bayram'ýn yüzünde acýklý bir ifade belirir, belli ki karýsýný seviyor. Bayram

-Tuhaf olan da bu ya.. Sevdim. Hem de çok.

Ka

-Eee?

Bayram

-E'si bu iþte. Sevdim.

Ka

-Seher'i unutabilecek misin peki?

Bayram

-Unutacaðým. Muhakkak..

55.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/GECE Sokak boþtur, Seher'in penceresinde ýþýk yanmaktadýr. Seher pencereye çýkar. 56.SEHER'ÝN EVÝ-ÝÇ/GECE Seher perdeyi aralayýp sokak lambasýnýn dibine bakar, kimse yoktur. Perdeyi býrakýr, elbisesini giyer, aynanýn önünde aðlamaklý bir yüzle makyaj yapmaya baþlar. 57.BÝR YOL-DIÞ/GECE Bayram ve Ka yan yana yürümektedirler. Bayram'ýn sarhoþluðu epeyce açýlmýþtýr. Aðaçlý karanlýk bir yolda yan yana yürürler. Bayram

-Küçük bostaný sattým. Yol üstündeki tarlayý

sattým.. hep Seher için. Babam ne çok üzülmüþtür kimbilir. Ama bitti. Artýk var gücümle çalýþacaðým. Hepsini yeniden alacaðým. Ka

-Karýn.. seni kabul edecek mi?

Bayram

-Ne yapsýn zavallý? Kolay mý iki çocukla dul

yaþamak... Hem.. Ýyi kadýndýr... Çok iyi kadýndýr.. Ka

-Sen gidince çok üzülmüþtür..

Bayram

-Üzülmüþtür... Çocuklar da çok üzülmüþtür.

Bir süre konuþmadan yürürler. Bayram eve adapte olmuþ gibidir.


297

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Bayram

-Senin

þu

kýz

ne

oldu?

Hani

arada

bir

Ka

-Hiç.. Benim farkýmda bile deðil.

Bayram

-Allah allah. Nasýl iþ böyle bu?

Ka

-Ben de bilmiyorum.. Bazen diyorum, acaba böyle

anlatýyordun..

bir kýz hiç yok mu? Bayram anlamamýþ ve þaþýrmýþ bir yüzle Ka'ya bakar. Bayram

-Yani.. olmayan bir kýzý mý seviyorsun? Hayal mi..

Ka

-Bilmem, emin deðilim...

Bayram iyice þaþýrmýþ bakar. 58.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/GECE Yorgiya'nýn ve Gülizar'ýn evlerinin ýþýklarý yanmaktadýr. Yorgiya yorgun bir yüzle oturduðu apartmana girer. 59.YORGÝYA'NIN EVÝ-ÝÇ/GECE Yukardan Gülizar'ýn evinden müzik sesi gelmektedir. Marika sinirlenmiþtir. Uzun saplý bir süpürgeyle tavana vurur. Marika Marika sinirli bir þekilde tavana vurmaya devam ederken Yorgiya içeri girer. Yorgundur. Hýrkasýný çýkarýr, ayakkabýlarýný çýkarýp fýrlatýrken..

-Yetti senden çektiðim artýk!


298

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Marika

-Yine neredesin sen bu vakte kadar, sokak

süpürgesi? Yorgiya cevap vermez, koltuða kendini býrakýr. Yorgiya

-Geldim iþte.. Kirayý verdin mi?

Marika masanýn üstünde yýðýlý dikiþleri katlamaya baþlar. Marika

-Ha verdim! Piyango vurdu!

Yorgiya koynundan para çýkarýr, annesine uzatýr. Yorgiya

-Al. Yarýn ver.

Marika paraya bakar, Yorgiya pek oralý deðil gibidir. Marika biraz rahatsýz bir ifadeyle alýr. Yorgiya koltuða iyice yayýlýr, dalgýn bir ifadeyle konuþur. Yorgiya

-Bir adam var, geçkince... Tanýyorum gibi geliyor,

ama tanýmýyorum. Bazen aklýma takýlýyor, sanki Sofiya'nýn evinde görüþtük.. Marika

-Eee? Ne olmuþ?

Yorgiya yorgun ifadesiyle kalkar. Yorgiya

-Hiç.. Rüyama giriyor bu ara çok. Bana diyor ki

Marika

-Sev sen de. Ýyi kýsmettir?

Yorgiya

-Bilmem... Tanýmýyorum ki.. Beni sev diyor, ama

beni sev.

ben bir türlü sevemiyorum. Yorgiya mutsuz bir ifadeyle kalkar.


299

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Yorgiya

-Neyse.. ben yatýyorum.

Yorgiya yorgun bir halde odadan çýkar, Marika arkasýndan kýzýna acýyarak bakar, sonra elindeki paralarý sayýp koynuna sokar. Üzgündür, paranýn kaynaðýný bildiði için. 60.BÝR YOL-DIÞ/GECE Ka ile Bayram yol kenarýnda oturmaktadýrlar. Bayram

-Hadi kalkalým artýk...

Ka

-Daha çok var mý?

Bayram

-Geldik sayýlýr, yoruldun deðil mi?

Ka

-Eh.. Yakýn deðilmiþ evin.

Kalkarlar, yürümeye baþlarlar. Ka

-Seninkiler çok sevinecek geldiðine...

Bayram'ýn yüzünde düþünceli bir ifade belirir. Emin deðildir. 61.BAYRAM'IN EVÝNÝN BAHÇESÝ-DIÞ/GECE Nazik çamaþýr asmaktadýr, asmayý bitirir, sepet elinde eve girer. 62.BAYRAM'IN EVÝ-OTURMA ODASI-ÝÇ/GECE Nazik içeri girer, Mustafa sedire uzanmýþ kitap okumaktadýr. Nazik

-Deden yattý mý?

Mustafa

-Yattý, çoktan.

Nazik masanýn üstünde duran meyva tabaðýný, meyva kabuklarýný toplar.


300

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Nazik

-Hadi sen de yat artýk. Geç oldu.

Mustafa

-Uykum yok. Yatmayacaðým...

Nazik

-Mustafa, üzme beni. Bak çok yoruldum bugün...

Daha sütü kaynatacaðým, yoðurt mayalayacaðým, seninle uðraþacak halim yok. Hadi kuzucum, git yat dedenin yanýna. Mustafa sanki bir ses duymuþ gibi dikkat kesilmiþtir. 63.BAYRAM'IN EVÝNÝN ÖNÜ-DIÞ/GECE Bayram ve Ka bahçeye girerler. Bayram çamaþýrlarý görür. Bayram

-Evdeler...

Ka

-Nerede olacaklardý ya...

Bayram çamaþýrlarý koklar. Bayram

-Mis gibi.. bak..

Bayram çamaþýrlarýn birkaçýný eller, küçük çocuk çamaþýrlarýna sevgiyle bakar. Sonra tedirgin olur. Ka'nýn yanýna gidip önüne dikilir. Yardým ister gibi bir hali vardýr. Bayram

-Sevinecekler mi dersin?

Ka

-Elbette sevinecekler.. Sen çocuklarýn babasý deðil

misin?.. Anahtarýn var mý? Bayram

-Var.

Bayram anahtarýný çýkarýr. Ama anahtarý kullanmaktan vazgeçer. Bayram

-Ama hýrsýz gibi giriverirsem korkarlar.. Kapýyý


301

Havada Bulut - Ayfer Tunç

çalayým. 64.BAYRAM'IN EVÝ-BAYRAM'IN YATAK ODASI-ÝÇ/GECE Nazik birkaç parça çamaþýrý katlar, sepete koyar. Yatakta küçük çocuk uyumaktadýr. 65.BAYRAM'IN EVÝNÝN ÖNÜ-DIÞ/GECE Bayram eli kapýda vursa mý vurmasa mý kararsýz kalýr. Bayram

-Ya uyumuþlarsa...

Ka

-Uyanýrlar.

Bayram

-Uyansýnlar deðil mi?

Bayram kapýya vurur. 66.BAYRAM'IN EVÝ-BAYRAM'IN YATAK ODASI-ÝÇ/GECE Nazik kapýya vurulduðunu duyar. Þaþýrýr. Nazik

-Hayýrdýr inþallah.

Çocuðun üstünü örter. Çýkar. 67.BAYRAM'IN EVÝ-ANTRE-ÝÇ/GECE Mustafa koþarak antreye çýkar. Nazik de gelir. Mustafa

-Anne kapý vuruluyor.

Nazik

-Þþþt, dedeni uyandýracaksýn...

Nazik kapýyý açar, donar kalýr. Bayram bir an karýsýna bakar, sonra gözlerini yere indirir. Nazik'in yüzünde derin bir küslük, bir an kapýyý açýp açmamakta kararsýz kalýr, sonra kapýyý açar. Mustafa babasýna bakar, içeri kaçar.


302

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Bayram

-Hayýrlý akþamlar... Müsaade var mý?

Nazik bir þey söyleyecek gibi olur, vazgeçer, kapýyý ardýna kadar açar. Bayram

-Arkadaþým... O getirdi beni.

Nazik ýsrarla konuþmamaktadýr. Ka ve Bayram içeri girerler. Bayram Ka'ya yol gösterir. Bayram

-Buyur, bu taraftan...

68.BAYRAM'IN EVÝ-BABANIN YATAK ODASI-ÝÇ/GECE Mustafa karanlýk olan odaya girer, kapýyý kapatýr, dedesinin uyuduðu yataðýn ayak ucuna oturur. Odayý ay ýþýðý aydýnlatmaktadýr. Dedenin hafiften horladýðý duyulur. Mustafa dedesini uyandýrmak istemeyerek, fýsýltýyla konuþur. Mustafa

-Dede, babam geldi...

69.BAYRAM'IN EVÝ-OTURMA ODASI-ÝÇ/GECE Bayram ve Ka içeri girerler, Bayram oðlunu görmek umudundadýr ama odada kimse yoktur. Bayram Ka'ya yer gösterir. Bayram

-Ýþte bizim fakirhane... Buyur, geç otur.

Nazik soðuk bir edayla Bayram'a hiç bakmayarak Ka'ya hoþgeldiniz der.


303

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Nazik

-Hoþgeldiniz.

Ka

-Hoþbulduk..

Nazik odadan çýkar. Bayram karýsýnýn arkasýndan bakar. Bayram

-Sevinmedi...

Ka ne yapsaydý, hemen boynuna mý atlasaydý anlamýnda bir bakýþla bakar Bayram'a. Bayram çocuk gibi mahzundur. 70.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/GECE Seher'in evinin önünde taksi beklemektedir. Seher dik bir yürüyüþle evden çýkar, taksiye biner. 71.BAYRAM'IN EVÝ-OTURMA ODASI-ÝÇ/GECE Ka ile Bayram oturmaktadýrlar. Bayram huzursuzdur. Bayram

-Yok yok.. memnun olmadý geldiðime. Tüh Allah

Ka

-Bayram, bir düþün. Kolay mý? Altý ay evvel elini

benim belamý versin. kolunu sallaya sallaya çýkýp gittin, ne aradýn ne sordun. Üstüne üstlük bostaný, tarlayý sattýn. Þimdi çýkýp geliyorsun, hiçbir þey olmamýþ gibi boynuna sarýlsýn diye bekliyorsun... Sabret biraz. Bayram neredeyse aðlayacaktýr. Bayram

-Oðlan nerde peki? O niye gelmiyor?

Ka

-Altý aydýr sen nerdeydin? Küsmüþtür çocuk,

haklý.. sabredeceksin. Hepsinin gönlünü yeniden kazanacaksýn. Bayram

-Kazanabilir miyim dersin?

Ka

-Kazanýrsýn.


304

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Nazik bir tepsi içinde yemek getirir. Bayram

-Yemek mi getirdin? Ýyi ettin.. Biz de acýkmýþtýk..

Nazik Bayram'la hiç muhatap olmaz. Hep Ka'ya konuþur, Bayram yokmuþ gibi davranýr. Nazik

-(Ka'ya) Kusura bakmayýn. Evde ne varsa artýk..

Tepside yaða kýrýlmýþ yumurta, ekmek, doðranmýþ domates, yoðurt vs. vardýr. Ka

-Niye zahmet ettiniz?

Nazik

-Estaðfurullah. Taze süt de var, ama kaynamadý

Bayram

-Kaynayýnca içeriz caným, ziyaný yok...

daha.

Nazik Bayram'a gene bakmaz. Bayram

-Mustafa nerde? Yattý mý hemen?

Nazik cevap vermez. Nazik

-Ben bir de çay koyayým. Müsaadenizle.

Nazik odadan çýkar. Bayram bozulmuþtur. Bayram Ka ile Bayram tepsinin baþýna geçerler. Bayram çok üzgündür.

-Buyur, afiyet olsun...


305

Havada Bulut - Ayfer Tunç

72.BAYRAM'IN EVÝ-BABANIN YATAK ODASI-ÝÇ/GECE Baba hafiften horlayarak uyurken Mustafa ile Nazik alçak sesle konuþurlar. Oda karanlýktýr, Mustafa

-Bana ne! Gitsin, istemiyorum. Bana ne!

Nazik

-Þþþt. Yavaþ! Deden uyuyor.

Mustafa

-(Sesini alçaltýr) Bana ne! Öpmeyeceðim elini.

Dediydim deðil mi öpmeyeceðim diye? Nazik

-Çok ayýp ama Mustafa. O senin baban. Git elini

Mustafa

-Bana ne! Gitmeseydi!

Nazik

-Mustafa.. Üzme beni.

öp.

Ay ýþýðýnda Mustafa'nýn annesine çok kararlý baktýðý görülür. 73.BAYRAM'IN EVÝ-OTURMA ODASI-ÝÇ/GECE Bayram ile Ka yemeklerini yemiþler, çay içmektedirler. Nazik elinde yere sereceði yatakla girer. Ka yataðý görünce toparlanýr. Ka

-Hiç

zahmet

etmeyin

yenge..

Ben

yavaþ

yavaþ

kalkacaðým. Nazik

-Olur mu hiç?

Bayram

-Býrakýr mýyým seni? Bu gece misafirimizsin. Yarýn

beraber kahvaltý edelim, sonra bakarýz. (Nazik'e bakar) Deðil mi? Nazik yine cevap vermez, yataðý serer, çarþaf örter, yataðý yaparken Bayram yutkunur, önüne bakar. Nazik en son yataðýn üzerine bir takým pijama býrakýr. Sonra masanýn üstünde duran tepsiyi alýr. Nazik

-Müsaadenizle. Hayýrlý geceler.


306

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Ka

-Estaðfurullah.. Size de hayýrlý geceler.

Nazik odadan çýkar. Bayram ile Ka kalýrlar. Bayram iyice tedirgin olmuþtur. Bayram

-Yok.. yanlýþ yaptým... hiç gelmeyecektim.

Ka

-Sonra hiç gelemezdin.. Tam zamanýydý.

Bayram tedirgin bir ifadeyle kalkar. Ka da ayaða kalkar. Bayram Ka'ya yaklaþýr. Ka

-Geçecek, sabret biraz. O da haklý.. sen olsaydýn

ne yapardýn? Bayram baþýný eðer. Bayram

-Ben olsaydým... yüzüme bakmazdým...

74.BAYRAM'IN EVÝ-BAYRAM'IN YATAK ODASI-ÝÇ/GECE Nazik odadadýr, yüklüðü düzeltmektedir. Bayram içeri girer. Bir süre kapýnýn


307

Havada Bulut - Ayfer Tunç

aðzýnda dikilir. Nazik sert hareketlerle giysileri filan katlamakta, dolaba yerleþtirmektedir. Bayram

-Konuþmayacak mýsýn benimle?

Nazik cevap vermez. Aðlamaklýdýr. Bayram

-Affetmeyecek misin?

Bayram Nazik'e yaklaþýr. Kadýnýn sýrtý dönüktür. Saçlarýný okþamak ister gibi elini yaklaþtýrýr, yapamaz. Bayram

-Hata yaptým, biliyorum. Yapmayacaktým. Ama

tövbe ettim. Ýnsan baðýþlamaz mý? Nazik ansýzýn Bayram'a döner. Yüzünde derin bir acý ve sevgi vardýr. Nazik

-Sen olsaydýn... baðýþlar mýydýn?

Bayram uzunca bakar, ne diyeceðini bilemez. Sonra konuþur. Bayram

-Sen gitseydin.. ben.. baðýþlardým.. Seviyorum

çünkü. Nazik aðlamaya baþlar. Bayram Nazik'e sarýlýr. Nazik Bayram'ý þiddetle iter. Bayram yine de Nazik'e sarýlmaya çalýþýr. Bayram

-Affet... Allahýný seversen affet!

Nazik'in hýçkýrýklarý þiddetlenir, sonunda direnemez, Bayram Nazik'e sýkýca sarýlýr.


308

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Bayram da aðlamaktadýr. Yatakta uyuyan çocuk uyanýr. Çocuk

-Anne...

Nazik

-Uyu oðlum, yok bir þey.

Nazik kendini Bayram'dan kurtarýr, çocuðun baþýna gider. Bayram yanýna gelir, Nazik'in elini sýkýca tutar. Bayram

-N'olur... baðýþladým de.

Nazik cevap vermez. 75.BAYRAM'IN EVÝ-OTURMA ODASI-ÝÇ/GECE Ka don fanila yataðýn üstüne oturmuþ, ay ýþýðýnda sigara içmektedir. 76.PAVYON-SALON-ÝÇ/GECE Seher bir masada oturmuþ aðlamaktadýr. Yunus yanýna gelir, Derdini bilir aslýnda. Yunus

-Yine dermansýz dert mi Seher? Neyin var?

Seher aðlamaktadýr. Seher

-Hiç... Ýçim çok sýkýlýyor.

Yunus Seher'in koluna girer, konuþmadan dýþarý çýkartýr. 77.PAVYON ÖNÜ-DIÞ/GECE Yunus Seher'e dostça sarýlmýþtýr, pavyondan çýkarlar. Bir duvar gibi yere otururlar veya duvara yaslanýrlar. Yunus sigara çýkarýr.


309

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Yunus

-Yak.

Seher sigara yakar, hala usul usul aðlamaktadýr. Yunus

-Aðlama artýk... Geri gelmeyecek, biliyorsun.

Seher

-Biliyorum abi.. ona aðlamýyorum.

Yunus

-Niye peki?..

Seher

-Halime... Ben de kendimi feleðin çemberin geçmiþ

sanýrdým. Bundan sonra hayatýmda ne olsa ne olur derdim. Her þeyi gördüm... Yaþadým. Ama öyle deðilmiþ... Bir adam yakýp geçebilirmiþ... Yunus

-Belki de ilk defa sahiden tutuldun.

78.BAYRAM'IN EVÝ-BAHÇE-DIÞ/GÜN Bahçedeki masada kahvaltý sofrasý hazýrlanmýþtýr. Bayram'ýn babasý ve Nazik bahçededirler. Büyük oðlan Mustafa da yanlarýndadýr. Bayram henüz ortada yok. Belli ki Nazik Bayram'ýn geldiðini söylemiþ. Baba soðukkanlýdýr. Nazik babanýn bardaðýna çay koyar. Baba

-Dedimdi sana... hatýrladýn mý? Tilkinin dönüp

dolaþýp geleceði yer dedimdi... Mustafa'nýn yüzü asýlýr. Bayram evin kapýsýndan bakar. Babasýyla göz göze gelir, yere bakar. Sonra çekingen adýmlarla babasýnýn yanýna gelir. Nazik hala biraz küstür. Bayram'a fazla yüz vermez. Baba Bayram'a dikkatle bakar. Bayram babanýn eline uzanýr. Bayram

-Verecen mi elini baba?


310

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Baba cevap vermez, Bayram'a bakar. Bayram çekingen bir halde babasýnýn elini tutup öper. Yine suçlu bir ifadeyle dikilir. Baba

-Dönüp geldin... Ýyi... Bir diyeceðin var mý?

Bayram bir süre cevap veremez. Bayram

-Baðýþla...

Baba Mustafa'ya bakar. Baba

-Mustafa.. Hadi oðlum, öp babanýn elini.

Bayram heyecanla beklemektedir. Mustafa kýzgýn gözlerle Bayram'a bakar, sonra yerinden fýrlar, eve koþar. Eve girerken kapýda Ka ile çarpýþýr. Ka

(Çocuðun arkasýndan) Günaydýn..

Bayram Ka'yý görünce hemen yanýna gelir. Bayram

-Ýþte arkadaþým baba.

Ka Babaya selam verir. 79.BAYRAMIN EVÝ-BAHÇENÝN BAÞKA BÝR KÖÞESÝ. Ortada bir at arabasý durmaktadýr. Bayram ile Ka arabaya çiçek demetleri yüklerler. Bayram canlanmýþ, hareketlenmiþtir. Ka ilgiyle Bayram'ý seyreder. Ka

-Unuttun mu?


311

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Bayram

-Neyi?

Ka

-Seher'i..

Bayram

-Haa..

Bayram hayýr anlamýnda baþýný sallar. Bayram

-Ama gönül çekecek

halde deðilim. Çok iþim var. O sýrada baba gelir, arabanýn arkasýna biner, Bayram yardým eder. Bayram

-Ýyi

misin

baba?

Rahat mýsýn? Baba evet anlamýnda baþýný sallar. Bayram

-Hadi atla. Seni de þehre býrakalým.

Ka

-Saðol Bayram.. Ben biraz yürümek istiyorum.

O sýrada küçük oðlan çocuðu gelir, elinde bir demet çiçek vardýr. Ka'ya uzatýr. Çocuk

-Al.

Ka

-Ne bu?

Çocuk

-Annem yolladý.

Bayram ile Ka bakýþýrlar, gülümserler. Ka

-Saðolsun... Öyle söyle.

Ka arabadakilere bakar, gülümser, çiçek demetiyle yürümeye baþlar.


312

Havada Bulut - Ayfer Tunç

80.PAPAZIN EVÝNÝN BAHÇESÝ-DIÞ/GÜN Papaz hasta bir halde bir þezlongda oturmaktadýr. Karný þiþmiþtir. Karþýsýnda fazla ciddi giyimli 50 yaþlarýnda bir kadýnla yine fazla ciddi giyimli 50 yaþlarýnda bir adam vardýr. Papaz onlara bakmaz, yüzünü çevirmiþtir. Kadýnla adam sert bir þekilde dikilmektedirler. Kadýn

-Böyle olsun istemezdik, ama oldu.

Papaz cevap vermez, bir an kadýna sert sert bakar, baþýný çevirir. O sýrada evin kapýsýndan Eleni çýkar. Giyinmiþtir. Elinde küçük bir valiz vardýr. Kadýnla erkek Eleni'ye doðru yürürler. Erkek valizi alýr, Kadýn Eleni'nin saçlarýný okþamak ister, Eleni baþýný kaçýrýr. Kadýn

-Ah Elenimu, pek güzel olmuþsun..

Eleni Papazýn yanýna gelir. Eleni

-Ben gitmek istemiyorum dede... Seninle kalmak

istiyorum. Söylesene bunlara! Kadýn

-Olmaz

tatlým,

hem

yeni

mektebini

pek

seveceksin.. Sana yeni elbiseler alacaðýz. Baþýna kurdele alacaðýz. Eleni aðlamaklý bir yüzle Papaz'a sarýlýr. Eleni

-Ben elbise istemiyorum, kurdele de istemiyorum!

Ben dedemi istiyorum. Kadýn gelir, Eleni'nin Papaz'ýn boynunda kenetlenmiþ ellerini sertçe açar,


313

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Kadýn

-Hadi bakalým, artýk gidiyoruz. Vapuru kaçýracaðýz.

Eleni aðlamaya baþlar. Eleni

-Dede... Dede...

Kadýn ve Adam sert hareketlerle Eleni'yi bahçeden çýkarýrlar. Eleni dönüp dönüp bakar, aðlayarak Eleni

-Dede! Gönderme beni dede!

Eleni'nin bir elinden kadýn, bir elinden de adam tutmuþtur, yürürlerken Eleni hep dönüp Papaz'a bakar. Papaz'ýn gözlerinde yaþ vardýr. 81.ADADA ÝSKELEYE ÝNEN YOL-DIÞ/GÜN Trifon yolda çalýlýklarýn içine saklanmýþtýr. Eleni'nin kadýn ve adamla birlikte gelmekte olduklarýný görür. Önce seslenmek ister, cesaret edemez. Onlarý takip eder. 82.ADADA ÝSKELE-DIÞ/GÜN Eleni, Erkek ve Kadýn iskeleye doðru giderler. Vapur yanaþmýþtýr. Kadýn ve Erkek Eleni'nin elini býrakmýþlardýr. Trifon iskeleye gelir, binecek fazla yolcu yoktur. Trifon gene seslenmeye cesaret edemez. Sonra Eleni'nin dönüp adaya doðru baktýðýný görür. Kadýn Eleni'nin elinden tutar. Kadýn Eleni vapura doðru bir adým attýðý sýrada Trifon seslenir.

-Hadi Eleni..


314

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Trifon

-Eleni!

Eleni birden dönüp bakar, kadýnýn elinden kurtulup Trifon'a doðru koþar. Kadýn ardýndan bir iki adým atar. Eleni

-Trifon!

Eleni ile Trifon kucaklaþýrlar. Eleni

-Ben gidiyorum...

Trifon

-Biliyorum...

Trifon cebinden bir deniz kabuðu çýkarýr. Trifon

-Al.

Eleni deniz kabuðunu alýr. Kadýn dikkatle onlarý izlemektedir. Sonra Eleni'nin yanýna gelir. Kadýn

-Hadi Elenimu... Vapur kalkýyor.

Kadýn Eleni'nin elini sertçe tutar. Erkek de yanlarýndadýr. Vapura doðru yürürler, Trifon beklemektedir. Eleni dönüp bakar, Trifon ayný yerdedir. Eleni vapura biner. Vapur kalkar. Eleni yan güvertede dikilmiþ, bir avucunda sýmsýký tuttuðu deniz kabuðu, Trifon'a el sallar. 83.PAPAZIN EVÝNÝN BAHÇESÝ-DIÞ/GÜN Papaz bir avuç topraðý elinde sýkarken vapurun düdüðü duyulur. Avucundaki


315

Havada Bulut - Ayfer Tunç

topraðý serbest bir hareketle býrakýr, güçlükle þezlonguna yürür, aðýr hareketlerle oturup yaslanýr. Gözlerini kapar. 84.ÝSKELE-DIÞ/GÜN Ýskelede gündelik hareketlilik vardýr. Vapur Ýstanbul'a doðru ilerler. Trifon yürümektedir. Ka'nýn köpeði iskelede oturmaktadýr. 85.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/GÜN Ka BOD'un yanýnda oturmaktadýr. BOD aðýz mýzýkasý çalar. Yorgiya'nýn penceresinin önünde Ka'ya küçük çocuðun verdiði çiçekler durmaktadýr. Yorgiya camý açar, çiçekleri görünce þaþýrýr, saða sola bakýnýr, bir þey anlamaz, çiçeklerle içeri girer. Ka durumu izlemektedir. O sýrada evin kapýsýnda bir arbede olur, Hayri sokaða yuvarlanýr, Hayri

-Ama Gülizar ruhum...

Gülizar

-Defol Allahýn belasý! Yettin

canýma! Gülizar peþinden bir bavul fýrlatýr sokaða, bavul yere düþünce açýlýr, içinden çamaþýr, pantolon filan daðýlýr. Hayri

-Ama dinlemiyorsun ki çiçeðim?

Gülizar

-Ne dinleyeceðim be? Býktým kýskançlýðýndan.

Esirin miyim kölen miyim? Hayri

-Ama kýskanýyorum, elimde deðil!

Gülizar

-Kýskanma! Ýstemiyorum! Camdan bakma, dýþarý

çýkma! O kim! bu kim! o niye baktý, bu ne dedi? Canýma yetti artýk! Defol!


316

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Gülizar eve girer, kapýyý güm diye vurur, Hayri sokaða daðýlan eþyalarýný toplarken söylenir. Hayri

-Neyini kýskanacaðým be senin kart karý?

Hayri eþyalarýný toplar, bavuluna týkýþtýrýr, bavulu alýr ve sokaktan söylenmeye devam ederek çýkar. Ka hayretle Hayri'nin arkasýndan bakmaktadýr. Hayri

-Dýr dýr dýr çekilir dert deðil yahu! Kabahat bende

bunca yýldýr katlandým. Karý da karý olsa... Sanki bulunmaz Hint kumaþý! 86.TODORÝ'NÝN EVÝNÝN KAPISININ ÖNÜ-ÝÇ/GÜN 45-50 yaþlarýnda kabadayý kýlýklý bir adam yanýnda kendi gibi kabadayý kýlýklý ama gençten bir adamla merdivenleri çýkarken sert bir sesle söylenmektedir. Ev sahibi

-Tiko para veriyorlar kardeþim! Bu kocakarýdan

gýdým gýdým kira almaya niye uðraþayým? Gül gibi evde senelerdir oturuyor. Ev sahibi kapýnýn önüne gelir. Ev sahibi

-Çýkaracam! Çýkmazsa baþýna evi yýkacam!

Çýkacak! Mecbur çýkacak. Kapýyý yumruklar. Ev sahibi

-Todori! Kapýyý aç!... Açsana kapýyý kocakarý!


317

Havada Bulut - Ayfer Tunç

87.MADAM TODORÝ'NÝN EVÝ-ÝÇ/GÜN Mevsim sonbahardýr. Madam Todori'yi sýrttan görürüz. Hiç kýpýrdamaz. Yaðmur yaðmakta ve tavan akmaktadýr. Akan tavanýn altýna konan bakýr kap dolmuþtur, taþar. Kapýnýn yumruklandýðý duyulur. Ev sahibi

-(Ses) Todori! Kapýyý aç dedim! kýracam bak!

Todori'nin önündeki sehpada iskambil falý açýlmýþtýr. Todori'nin duvarda asýlý gençlik resmi birden kendi kendine yere düþer. Kýrýlýr. 88.KARÝDESÇÝNÝN EVÝ-ÝÇ/GECE Yorgiya belli ki bir adamla (Dülger) randevulaþmýþ. Ama Karidesçi, Sofiya ve Ýstepan'la birlikte oturur. Ýstepan cümbüþünü hafiften çalar, býrakýr, keyifsizce dokunur. Yaðmur yaðmaktadýr. Yorgiya omuzlarýna aldýðý hýrkasýna iyice sarýnýr. Yorgiya

-Havalar serinledi... Üþüdüm...

Sofiya

-Mangalý yakayým?

Yorgiya

-Yok yok.. istemez. Daha mangallýk hava yok.

Karidesçi

-(Ýçini çeker) Yaz da bitti...

Sofiya'nýn oðlu Aleko mezelere el atmak ister. Sofiya sertçe eline vurur. Sofiya

-Çek elini! Eþþek sýpasý!

Yorgiya çok üzgündür. Yorgiya gelmeyecek..

-Býrak Sofiya, yesin çocuk... Dülger belli ki


318

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Karidesçi ve Sofiya da üzgündür. Sofiya

-Gelir Yorgiyamu.. bekle az daha. Belki yaðmurdan

gelemedi. (Karidesçi'ye) Kaçta gelirim dedi? Karidesçi cevap vermez, çok geç oldu anlamýnda bir el iþareti yapar. Ümidini kesmiþtir. Yorgiya kalkar. Yorgiya

-Gene

Gelmeyecek. Ben gideyim. Sofiya bir þey diyemez. 89.YORGÝYA'NIN SOKAÐI-DIÞ/GÜN Yorgiya'nýn apartman kapýsýndan Yorgiya, Marika çýkarlar, siyah giyinmiþlerdir.Gülizar pencereden bakmaktadýr. Kilisenin çaný çalar. Hepsi durup çan sesini dinlerler.

çok

fena

oynattý

beni

bu

dülger.


319

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Katina

-Fakirin çaný az çalarmýþ... Bak, sustu bile.

Marika

-Aaah Todorimu... çok özleyeceðim seni...

Yorgiya ve Marika hüzünlenirler. Gülizar pencereden seslenir. Gülizar

-Cenazeye mi? Bekleyin, ben de geliyorum.

90.MAHALLE KAHVESÝ-DIÞ/GÜN Postacý, Stelyo, Zülfikar, 1.ve 2.adalý, Ka bir masada oturmaktadýrlar. Giyimler kalýnlaþmýþtýr. Adamlar üþümüþ gibi hareket ederler, anlarýz ki sertçe bir rüzgar esmektedir. 1.adalý

-Hava da sertleþti..

2.adalý

-Eee, vaktidir artýk..

Tespihli adam gelir, elinde tespihi vardýr. Ka'nýn dikkatini çeker. Yüzünden muzip bir gülümseme geçer. Tespihli adam -Müsaade var mý? Postacý

-Buyur, gel...

Tespihli adam gelip yanlarýna oturur. Ka

-Tespihini bulmuþsun bakýyorum. Kehribar hani!.

Kýymetli! Tespihli adam þaþýrýr, bozuntuya vermemeye çalýþýr. Postacý

-Hýmm!.. Nerde buldun?

Ka

-(Manidar) Alan geri mi getirmiþ yoksa?


320

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Tespihli adam utanýr, cevap veremez. Tespihli adam -Çýktý iþte bir yerden... Ka

-Eee? Ne olacak þimdi?

Tespihli adam -Ne ne olacak? Ka

-Benim günahýmý aldýn? Bana hýrsýz muamelesi

yaptýn? Tespihli adam cevap vermekte zorlanýr, birden konuþur, sevimli bir hal gelir üstüne. Tespihli adam -(Birden) Sen kendi günahýný zorla aldýn! Bütün yaz sanki sen almýþsýn gibi baktýn yüzüme! Niye öyle yaptýn? Ka içten gülümser, sandalyesinde gerinir. Ka

-Öyle mi yaptým? Bilmem?

Kilisenin çaný çalar. Hepsi kulak kesilirler. Stelyo

-Papaz efendinin çaný bu...

Postacý

-Topraðý bol olsun.... Elbirliðiyle, kahýrdan öldürdük

1.adalý

-Biz ne yaptýk?

Postacý

-Daha ne yapacaðýz? Dedikodu ettik.. atýp tuttuk

adamý.

arkasýndan. Sen demedin miydi Apostol'un karýsýyla tenhada fingirdeþirken gördüm diye? 1.adalý

-Fingirdeþirken demedim, konuþurken dedim.

Postacý

-Mesele niyette... Kelime þu olmuþ bu olmuþ.. ne

farkeder? Hepsi utanmýþlardýr. Hüzünlü bir yüzle çaný dinlerler.


321

Havada Bulut - Ayfer Tunç

91.ADA VAPURU-ÜST GÜVERTE-ÝÇ/GECE Projektörcü fenerini yine adanýn üstüne tutmaktadýr. Kaptan kýzgýn bir yüzle bir anda yanýnda biter. Projektörcü kaptaný farkeder, ama bir eve doðru tutar yine de. Projektörcü

-Tahtayý kurt, insaný dert kemirirmiþ..

Kaptanýn yüzü deðiþir, projektörcüyü azarlamaktan vazgeçer, fenerin iþaret ettiði yere doðru bakar. Yüzü üzgün bir hal alýr. 92.ADA VAPURU-ARKA GÜVERTE-ÝÇ/GECE Kenan zayýf, solgun ve piþman bir yüzle oturmaktadýr. Kýlýk kýyafeti bozulmuþtur. Ayakkabýlarý patlaktýr. Yüzünde birkaç günlük sakal vardýr. Dayak yemiþ gibidir. Tedirgindir. Arka güvertede birkaç kiþi vardýr, kimi uyur, kimi uzaklara dalmýþtýr. 93.MAHALLE KAHVESÝ-ÝÇ/GECE Havlar soðuduðu için kahve müþterileri içeri girmiþlerdir. Kahvede bir sessizlik


322

Havada Bulut - Ayfer Tunç

vardýr. Bir masada Kadir, Hamdi oturur. Bir baþka masada baþka balýkçýlar, bir baþkasýnda ise Tespihli adam tek baþýna oturur. Ka, Postacý, 1.adalý ve 2.adalý baþka bir masada sessizce ve hiç keyif almadan kaðýt oynarlar. Zülfikar ocaktadýr ama keyifsiz olduðu bellidir. Ortada bir soba yanmaktadýr. Çýrak sessizlikten sýkýlmýþ bir halde gidip radyoyu açar. Radyodan neþeli bir müzik yükselir. Zülfikar sertçe baðýrýr. Zülfikar

-Kapa þunu!

Çýrak bir anda durumu hatýrlayýp radyoyu kapatýr. 94.ADA KAHVEYE GÝDEN YOL-DIÞ/GECE Kenan vapurdan inmiþtir, kahveye doðru yürür. Üþümektedir. 95.MAHALLE KAHVESÝ-ÝÇ/GECE Zülfikar sobaya bir odun atar, karýþtýrýr. Hamdi

-Bu ne soðuk yahu?

Kadir

-Erken geldi bu sene..

Tespihli adam -Yaa... Ka'nýn bulunduðu masada el biter, ama sessiz, sýkýntýlý bir hava vardýr. Postacý

-Sýkýldým..

Postacý kaðýtlarý býrakýr, kimse ýsrar etmez. Postacý arkasýna yaslanýr.


323

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Postacý

-(Zülfikar'a) Bugünkü gazete var mý?

Zülfikar Postacýya bir gazete uzatýr. Kahvenin kapýsý açýlýr, Kenan içeri girer. Herkes þaþýrýr. Bir an kimse ne yapacaðýný bilemez. Kenan süklüm püklüm bir ifadeyle kapýnýn aðzýnda durur. Kenan

-Selamünaleyküm..

Kimse Kenan'a cevap vermez. Herkes ters ters bakar. Kenan bocalar. Kapýya yakýn boþ bir masaya gider. Çýrak masalara çay daðýtmaktadýr. Kenan'ýn önünden geçer. Ona teklif etmez. Kenan

-Bir çay da bana versene...

Çýrak bir an tereddüt eder, Zülfikar'a bakar, göz göze gelirler. Zülfikar hiçbir iþaret yapmaz. Çýrak sert bir hareketle Kenan'ýn önüne bir çay býrakýr. Ka Kenan'a bakmaktadýr. Kahvede sessizlik sürer. Kenan'ýn geliþi havayý daha da gerginleþtirmiþtir. Kenan elleri titreyerek çayýný karýþtýrýr, içer. O sýrada içeri Ömer girer. Ömer

-Ruhunu teslim etti.... Baþýmýz saðolsun.

Kenan yerinden fýrlar, Ömer'in yanýna gelir. Kenan

-Babam mý?

Zülfikar Kenan'a doðru yürürken laf atar önce.


324

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Zülfikar

-Seni reddetmedi mi evlatlýktan? Nasýl baban

oluyor? Kenan yine de gitmek üzere bir hamle yapar. Zülfikar yolunu keser. Çok serttir. Zülfikar

-Eve gideyim deme! Gebertirim!

Kenan'ýn yüzünde çaresizlik, piþmanlýk ve utanma vardýr. Kenan

-Ama..

Zülfikar

-Gebertirim dedim.

Zülfikar sert sert Kenan'a bakar. Kahvedekiler Kamil aðanýn evine gitmek üzere masalardan kalkarlarken Zülfikar kahvenin kapýsýný Kenan'a defol der gibi açmýþtýr. Kenan bir an durur. Sonra yýkýlmýþ bir halde kahveden çýkar. Yolda periþan bir halde yürüdüðü açýk kapýdan görülür. Kahvedekiler kalkarlar. Postacý

-Baþýn saðolsun...

Zülfikar

-Dostlar saðolsun...

Kahvedekiler birer ikiþer kahveden çýkarlar. 96.ÝSKELEYE GÝDEN YOL-DIÞ/GECE Kenan aðlayarak iskeleye doðru yürümektedir. Bir vapurun iskeleye yanaþtýðý görülür. 97.KA'NIN EVÝ-ÝÇ/GÜN Ka çalýþma masasýnda elindeki tomarý bir zarfa koyar. Sonra zarfýn üzerine


325

Havada Bulut - Ayfer Tunç

büyük, iri harflerle Havada Bulut yazar. Üstüne gocuðunu giyer. Köpeði yanýndadýr. Kapýyý açar. Ka

-Hadi bakalým, yürü.

Köpek dýþarý fýrlar, Ka da çýkar. 98.KA'NIN EVÝNÝN ÖNÜ-DIÞ/GÜN Ka ve köpeði yürürler. Zarf Ka'nýn elindedir. 99.MAHALLE KAHVESÝ-DIÞ/GÜN Postacý, tespihli adam, Zülfikar, 1. ve 2.adalý kahvenin önündeki masalardan birinde hafiften üþüdükleri belli bir þekilde oturmaktadýrlar. Postacý elindeki kaðýdý sallar. Postacý

-Kayseri posta idaresinin emrine...

Kaðýdý katlar çantasýna koyarken. Postacý

-Oradan da emekli olurum artýk...

Zülfikar

-Alýþmýþtýk sana çok.

Postacý

-Kýsmet... Buradaki misafirlik bu kadarmýþ.

Ka elinde zarfla gelir. Postacý

-Ben deniz çocuðu deðilim.. Denizi koca yaþýmda

burda gördüm... Ama insan yine de tutuluyor... Deniz olmayan bir þehirde ne yapacaðým... onu düþünüyorum. Ka

-Ne zaman gidiyorsun?

Postacý

-Kýsmetse haftaya... Bugün burda son.

1.adalý

-Hayýrlýsý olsun.

Postacý kalkar, çantasýný omzuna asar.


326

Havada Bulut - Ayfer Tunç

Postacý

-Bana müsaade.. Buradaki vazifemiz daha

bitmedi. Ka ile postacý yan yana yürürler. 100.ADA ÝSKELESÝ-DIÞ/GÜN Ka ve Postacý yürüyerek iskeleye doðru gelirler. Ka elindeki zarfý postacýya uzatýr. Postacý alýr, zarfý okur. Postacý

-Havada Bulut... Beni de yazdýn mý?

Ka evet anlamýnda gülümser. Postacý

-Ýyi.

Postacý vapura doðru yürür, Ka onu izler. 101.ADA VAPURU-YAN GÜVERTE-ÝÇ/GÜN Postacý oturur, Ka'nýn zarfýný açar. Ýçindekileri okumaya baþlar. Postacý

-Yanýmda köpeðim ile beraber, denize nazýr bir

yere oturmuþtum. Söz vermiþtim kendime, yazý bile yazmayacaktým. Yazý yazmak da bir hýrstan baþka neydi? Burada, namuslu insanlar arasýnda, sakin, ölümü bekleyecektim. Yapamadým.


327

Havada Bulut - Ayfer Tunç

102.ADADA TEPE-DIÞ/GÜN Ka ile köpeði postacýnýn yazdýðý biçimde oturmuþlardýr. Ka vapura bakmaktadýr. Sonra Postacýnýn okuduklarýyla eþzamanlý olarak kalemi yontar. Postacý

-(Ses) Koþtum tütüncüye, kaðýt kalem aldým.

Oturdum. Adanýn tenha yollarýnda gezinirken caným sýkýlýrsa küçük deðnekler yontmak için cebimde taþýdýðým çakýmý çýkardým, kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum, öptüm. Yazmasam deli olacaktým.

***

SON


i

Söyleþi - Ayfer Tunç

"…büyük bir yazar olduðunu bildiðim Sait Faik'in bildiðimden çok daha büyük, çok daha modern bir yazar olduðunu gördüm…" Ayfer Tunç ile "Havada Bulut" üzerine bir söyleþi…

altKitap: Sait Faik'in öykülerini televizyona uyarlama fikri nasýl doðdu, nasýl geliþti? Ayfer Tunç: Bildiðiniz gibi TRT eskiden beri Türk edebiyatýnýn bazý yapýtlarýnýn televizyon uyarlamalarýný yapar. Bunun en ünlü (ilk) örneði 70'li yýllarda Metin Erksan tarafýndan çekilen beþ filmdir. Sabahattin Ali'den Hanende Melek, Sait Faik Abasýyanýk'tan Müthiþ Bir Tren (aslýnda Sait Faik'in özgün öyküsü deðil, Simenon'dan yaptýðý bir öykü uyarlamasý) ile Ahmet Hamdi Tanpýnar'dan Geçmiþ Zaman Elbiseleri bu beþ filmin üçüydü, - ben o sýralarda ortaokul öðrencisiydim. Hayret, beðeni ve heyecanla izlediðimi çok iyi hatýrlýyorum (ki TRT'nin ilk yýllarýydý, teknik açýdan emekleme dönemiydi). Bu uygulama TRT geliþtikçe de devam etti. Hafýzalarda en fazla yer alan örnek Halid Ziya Uþaklýgil'in

Aþk-ý

Memnu

adlý

romanýdýr.

Yakup

Kadri

Karaosmanoðlu'ndan Kiralýk Konak, Abbas Sayar'dan Can Þenliði, Memduh Þevket Esendal'dan Ayaþlý ve Kiracýlarý, Tarýk Buðra'dan Yaðmur Beklerken ve Küçük Aða, Hüseyin Rahmi Gürpýnar'dan Kuyruklu Yýldýz Altýnda Bir Ýzdivaç, Ahmet Hamdi Tanpýnar'dan Bir Tren Yolculuðu ilk aklýma gelen örnekler. Reþat Nuri Güntekin'in Bahçeli Lokanta ve Memduh Þevket Esendal'ýn Ev Ona Yakýþtý adlý öykülerinin senaryolarýný da, "Öykülerde Yaþayanlar" adlý drama serisi için ben yazmýþtým. TRT yönetimi yine Türk edebiyatýnýn majör isimlerinin büyük yapýtlarýndan oluþan filmler yapmaya karar vermiþ, bana da Sait Faik Abasýyanýk'ýn öykülerini teklif ettiler. altKitap: Siz de kabul ettiniz. Ayfer Tunç: Hemen deðil. Çok düþündüm. Hatta býktýrýncaya kadar düþündüm.


ii

Söyleþi - Ayfer Tunç

altKitap:Neden? Ayfer Tunç: Çeliþkili duygular içindeydim. Bir yandan çok istiyordum, bir yandan da çok korkuyordum. Ýstiyordum çünkü büyük bir onurdur Sait Faik öykülerinden hareketle bir senaryo yazmak. Korkuyordum da, Sait Faik gibi bir ismin altýnda kalmak tehlikesi çok büyüktü. Altýndan kalktýðýmý kesinlikle iddia etmiyorum, Sait Faik'in yapýtlarýnýn büyüklüðünün altýnda kaldým, ama en azýndan kendimi tümüyle ezilmiþ hissetmiyorum. Bu senaryoyu yazmanýn bana çok büyük bir faydasý oldu, büyük bir yazar olduðunu bildiðim Sait Faik'in bildiðimden çok daha büyük, çok daha modern bir yazar olduðunu gördüm. Hayranlýðým birkaç kat arttý. altKitap: Sait Faik kýsa öykü yazarý olarak bilinir, onlardan bütünlüklü bir film çýkarmak zor olsa gerek, nasýl bir yol izlediniz? Herhangi bir ön çalýþma yaptýnýz mý? Ayfer Tunç: Sait Faik'in (birkaç çok uzun öyküsü bir yana býrakýlacak olursa) en uzun öyküsü birkaç sayfayý geçmez. Oysa TRT en az 50 dakikalýk dört bölüm senaryo istiyordu. Bir ya da birkaç öyküden hareketle bunu yapmak pek mümkün görünmüyordu. Önce Sait Faik'in bütün öykülerini kimilerini iki-üç, kimilerini beþ-altý kez okudum. Sonra aralarýnda akrabalýklar bulunan öyküleri tespit ettim. Daha sonra dört bölümlük senaryoyu taþýyacak, ana eksen sayýlabilecek öykülerin neler olmasý gerektiðine karar verdim, bunlardan biri filme de adýný veren Havada Bulut'tur. Havada Bulut beni çok þaþýrtmýþ bir öyküler toplamýdýr, hatta bence romandýr. Havada Bulut öyküleri senaryonun Beyoðlu eksenini oluþturdu. "Mahalle Kahvesi" toplam iki sayfalýk, küçücük, ama o küçücüklüðün içinde büyük bir yapý barýndýran bir öykü, ikinci ana öykü olarak onu seçtim. O da Burgazada ile Beyoðlu arasýnda gidip gelmemizi saðladý. Daha önce Ömer Lütfi Akad tarafýndan Vesikalý Yarim adýyla sinemaya uyarlanan ve baþrollerinde Türkan Þoray ile Ýzzet Günay'ýn oynadýðý Menekþeli Vadi yine dört bölüme uzanan bir öykü oldu. Bu üç öykü dört


iii

Söyleþi - Ayfer Tunç

bölüme yayýldý. Bunlarýn yanýsýra "Sivriada Sabahý", "Sivriada Geceleri", "Son Kuþlar", "Birahanedeki Adam", "Papaz Efendi", "Stelyanos Hrisopulos Gemisi", "Haritada Bir Nokta", "Projektörcü", "Bacaklarý Olsaydý", "Bilmem Neden Böyle Yapýyorum?" gibi öyküler de bir anlamda yan öyküleri oluþturdular. Senaryoda olaylar bahar baþýnda baþlýyor ve kýþ baþýnda bitiyor. Dolayýsýyla hepsinin bu çizgisel zamanda geçmesi gerekiyordu, öyküleri birbirleriyle akraba haline getirdim. Örneðin Sait Faik'in baðýmsýz bir öykü olarak yazdýðý "Bilmem Neden Böyle Yapýyorum?"un kiþisi olan Tespihli adam ada halkýndan biri oldu, böylece hem diðer öykülerle kaynaþtý, hem de kendi öyküsünü senaryoya taþýdý. Yine "Bacaklarý Olsaydý" öyküsündeki Bacaðý olmayan adam Havada Bulut'un Yorgiya'sýnýn yaþadýðý sokakta bulunarak hem kendi baðýmsýz öyküsünü bize aktardý hem de Yorgiya'nýn ve Seher'in öyküsünün anlatýlmasýnda baðlantý iþlevi gördü. Senaryoda Köpekli Adam (KA) olarak varolan ve kaynaðýný Havada Bulut öykülerinden alan ana kiþi ise yarý Sait Faik'tir. Çünkü Sait Faik bütün öykülerinde vardýr, ama her öyküde tam kendisidir diyemeyiz, kimi zaman tam kendisidir, kimi zaman kendinden bir parçadýr. Dolayýsýyla Köpekli Adam Sait Faik'in tam kendisi deðil, bize Sait Faik'in varlýðýný hatýrlatan kiþidir. altKitap: Senaryoyu yazmanýz ne kadar sürdü? Ayfer Tunç: Ocak ve Þubat (2002) aylarýnda öyküleri tekrar tekrar okudum, ilk snopsisleri ve tretmanlarý yazdým, sonra senaryoya baþladým. Mayýs ortasýnda bitirdim. Demek ki beþ aylýk bir süre boyunca çalýþmýþým. Ama kalemimi biraz "bol" tutmuþ olmalýyým ki, 55-60 dakika olarak tasarladýðým her bir bölüm, çekilince 70 dakika oldu. Yani toplam 280 dakikalýk bir film diyebiliriz. altKitap: Sait Faik Türk edebiyatýnýn gözbebeði. Birçok yazar, okur, eleþtirmen onun yapýtlarýndan kaynaklanan çalýþmalar konusunda çok hassas. Yazdýðýnýz senaryoya gelecek muhtemel eleþtiriler sizi korkutuyor mu? Ayfer Tunç: Elbette. Hem de nasýl! Yanlýþ yapmýþsam, diye çok korkuyorum. Ama, o olay senaryoda böyle, öyküde þöyle; o olay þu tarihte geçmiyor bu tarihte geçiyor ya da senarist Sait Faik'i


iv

Söyleþi - Ayfer Tunç

anlamamýþ türünden eleþtirilere kulak kabartsam da fazla ciddiye almaya niyetli deðilim. Elbette sýnýrlarý vardýr, ama uyarlama özgür bir iþtir. Bence sýnýr yazarýn ruhu'dur. Ben de Sait Faik'in (hissettiðim) ruhuna sadýk kalmaya çalýþtým. Bunun ötesinde bir sadakat tutkum yok. Hatta kendi sadakat anlayýþýma göre fazla sadýk kaldýðýmý, kendimi aþtýðýmý bile söyleyebilirim. altKitap: Sait Faik'i anladýnýz mý peki? Ayfer Tunç: Bence hiçbirimiz hiçbir yazarý tam anlamýyla anlayamayýz. Yazarlara öyküleri yazdýran etkenlerden biri de eskilerin tabiriyle 'haleti ruhiye'dir, bir yazarýn bir öyküyü yazdýðý andaki haleti ruhiyesini nasýl tam olarak anlayabiliriz? Biz bir metni okurken bile yeniden anlamlandýrýyoruz. Kimi zaman yazar ya da metin hakkýndaki metin dýþý bilgilerimiz metinden anladýðýmýzýn yönünü deðiþtiriyor. Ben Sait Faik'i sadece anlamaya çalýþtýðýmý söyleyebilirim. altKitap: Filmin çekim aþamasýnda bulundunuz mu? Ayfer Tunç: Hayýr, ben sete gitmeyi sevmem. Film çekmek iðneyle kuyu kazmak gibi zor, sabýr gerektiren ve emek-yoðun bir iþ. Ben o kadar sabýrlý biri deðilim. Bu kadar sabýr, incelik ve emek gerektiren bir iþ yaptýklarý için sinemanýn her alanýnda çalýþanlara; yönetmenlere, asistanlara, set iþçilerine, ýþýkçýlara, kostümcülere, kameramanlara, oyunculara, makyözlere kadar hepsine saygý ve hayranlýk duyuyorum; ama set bana göre bir yer deðil. altKitap: Bir dönem filmi olduðuna göre, çekimler pek de kolay olmamýþtýr... Ayfer Tunç: Hiç kolay olmadý. Çünkü biz hayatýmýzý eklentilerle sürdüren ve korumak yerine yýkmayý tercih eden bir toplumuz. Film 1950'lerin baþýnda geçiyor. Ufak objeleri bulmak pek zor olmasa da, filme ruhunu veren temel mekânlar -iskele, bina, sokak, þehir hatlarý vapuru vesaire- yok. Birçok mekân film için inþa edildi, hemen hemen bütün kostümler ya diktirildi, ya da TRT'nin deposundan temin edildi (bu depoda yetmiþ bini aþkýn dönem kostümü olduðunu da bu vesileyle

öðrendim).Yönetmen

Tarýk

Alpagut

Burgazada'nýn

1950'lerdeki tarihine iliþkin hiçbir þeyin kalmamýþ olduðunu söyledi,


v

Söyleþi - Ayfer Tunç

çekimler sýrasýnda en çok adada zorlanmýþlar. Yeri gelmiþken söyleyeyim, yönetmen Tarýk Alpagut ve ekibi çok sabýrla ve titizlikle çalýþtýlar. Yorgiya-Sokak sahnelerinin çekildiði Jurnal Sokaðý'nýn zemininin tek tek parke taþýyla kaplandýðýný öðrenince doðru yolda olduklarýný düþündüm. (Arkasý numaralý parke taþlarýný belediye zimmetli olarak ekibe vermiþ, çekim bitince her bir taþý geri almýþ, bu da ilginç bir bilgi.) Benim yaptýðým iþ onlarýn büyük emeklerinin yanýnda rahatlýkla azýmsanabilir. Son söz olarak þunu söyleyebilirim: Sait Faik Abasýyanýk Türk edebiyatýnýn defalarca okumakla tüketilemeyecek kadar büyük bir ismidir. Onun büyüklüðüne bir senaryonun ya da filmin ulaþmasý imkânsýz. Bu çalýþma, içten ve gayretli bir çaba ise, ancak takdir edilebilir, o kadar.

alevi dusunce gurubu  

Bazı ideolojik saplantıları olan, tarihsel ve toplumsal gerçekliğimizi kabul etmeyen, art niyetli, ön yargılı yaklaşımların sahibi olan kiş...