Issuu on Google+


Ekim Gençligi’nden

‹Ç‹NDEK‹LER

Bir ö¤retim y›l›n›n daha sonuna geldi¤imiz flu günlerde, hem üniversitelerde hem de liselerde, sivil faflistlerin ve idarelerin yo¤un bir sald›r›s›yla karfl› karfl›yay›z. Birçok üniversitede devrimci ö¤renciler soruflturma terörüyle karfl› karfl›ya. Soruflturmalar›n büyük bir ço¤unlu¤unun sonuçlanmam›fl olmas›na ra¤men daha flimdiden toplam› y›llar› bulan uzaklaflt›rma cezalar› verildi. Bu sald›r›lar›n önümüzdeki dönemde artarak devam edece¤i de aç›kça ortadad›r. Bu sald›r›lar› karfl›layabilmek için, aç›k ki, bütün ilerici güçlerin sorumluluklar›n› yerine getirmeleri gerekmektedir. Y›llard›r alt›n› çizerek söyledi¤imiz devrimci müdahale eksikli¤i bugün art›k daha yak›c› bir hale gelmifltir. Genç komünistler, bu sorumlulu¤un bilinciyle yaz dönemlerini en verimli biçimde geçireceklerdir. *** Yaz döneminde ikincisini gerçeklefltirecekleri ‘Devrim Okulu’nda tüm ‹LGP’li yoldafllar›m›za baflar›lar diliyoruz. *** Yeni say›m›zda buluflmak dile¤iyle...

Gençlik kamp›na yürüyoruz! sayfa: 5

Düzen içi çat›flma derinlefliyor... sayfa: 6

TMY: Sermayenin fliddeti ve Türkiye'yi F tipilefltirme sayfa: 22-23

Orta sayfa Gençlik hareketinin durumu, sorunlar ve hedefler sayfa: 30-32

Kaz›m Koyuncu’nun an›s›na… sayfa: 52-53

www.kizilbayrak.net günlük yay›nda...

Ters akan zamanlardan yaflamlar... sayfa: 54-55

Ekim Gençligi

Sosyalist Gençlik Dergisi Say›: 95 - HAZ‹RAN 2006 Fiyat›: 1 YTL. (KDV dahil) Sahibi ve Sorumlu Y. ‹fll. Md.: Gülcan CEYRAN EK‹NC‹ EKSEN Bas›m Yay›n Ltd. fiti. Yönetim Adresi: Eksen Yay›nc›l›k Mollafleref Mah. Turgut Özal Cd. (Millet Cd.) 50/10 Fatih/‹stanbul Tel: 0 (212) 534 32 39 Fax: (0212) 635 69 93

E-mail: ekim_gencligi@yahoo.com

E KSE N Ya yın cılık Bü r ola r ı Üsküdar Cad. P›nar ‹flhan› No: 5, Kat: 4, Daire: 52 Tel: 0 (216) 353 35 82 Kar tal/‹STANBUL

Sönmez ‹fl Saray› Kat 3 No 220 Heykel / Bursa Tel: 0 (224) 220 84 92

Cumhuriyet mah. Tennur Sok. Cumhuriyet ‹flhan› Kat:3/5 Tel-Fax:0 (352) 232 66 71 KAYSER

853. Sok. Bilen ‹flhan› No: 27/710 Konak/ ZM R Tel-Fax: 0 (232) 489 31 23

Cemal Gürsel Cd. Shell Karfl›s› Vak›f ‹flhan› Kat: 3 No: 306 ADANA Tel: 0 (322) 363 52 91

Saadetdere Mah. F›r›n Sok. No: 37/25 (Depo dura¤›) Esenyurt/ STANBUL

Necatibey cd. Gözlükçü ‹flhan› No:26/24 K›z›lay/ANKARA Tel: 0 (312) 229 06 44

Baskı: Özdemir Matbaac›l›k

Dagıtım: Yaysat


Ticari e¤itime karfl› mücadelede bafllang›ç ad›mlar› at›ld›…

Birleflik, kitlesel ve devrimci bir gençlik hareketi hedefiyle ‹LER‹! Ülkenin dört bir yan›nda faflist, gerici sald›r› ve kuflatman›n yo¤unlaflt›¤› bir dönemi geride b›rakt›k. Önümüzdeki dönemin gençlik aç›s›ndan çok daha hayati önem tafl›d›¤› ve sald›r›lar›n artarak devam edece¤i bugünden aç›kça görünüyor. Gençli¤in bu sald›r›lara elle tutulur bir yan›t verememesi ise sorunun di¤er yan›n› oluflturuyor. Bugün gençlik hareketi bu sorunlar›n üzerine gitmek ve sald›r›lar›n yo¤unlaflmas›n›n ortaya ç›kartt›¤› olanaklar› daha güçlü temellerde bir gençlik hareketi gelifltirmek için de¤erlendirmek sorumlulu¤u ile karfl› karfl›yad›r. Sorun ortadad›r ve çözücü müdahaleyi beklemektedir.

Üniversitelerde ve liselerde faflist kuflatma derinlefliyor! E¤itim alan›nda bugün tam bir karanl›k ve gericilik egemendir. Bu sald›r›lar›n arka plan›na bakt›¤›m›zda gençli¤e dönük aç›k bir korku ve güvensizlik görünmektedir. Gençlik sorununu çözmek bir yana günden güne derinlefltiren bir sistemin bu korku ve güvensizli¤i tümüyle hakl› temellere dayanmaktad›r. Gelecek gençliktir ve kapitalizm geleceksizlik d›fl›nda bir fley üretememektedir. Üniversitelerde ve liselerdeki bir dönemlik tablo bile bu korkunun yüzlerce örne¤ini aç›k bir biçimde gösteriyor. Üniversiteler tümüyle birer k›fllaya çevrilmifl, dönem boyunca her türlü hak aray›fl› sermaye devletinin azg›n sald›r›lar› ile karfl› karfl›ya kalm›flt›r. Üniversite flenlikleri bu sald›r›lar›n yo¤unlu¤unu göstermek aç›s›ndan anlaml› olacakt›r. Dönem boyunca neredeyse bütün alternatif etkinlikler soruflturma ve polis sald›r›lar› ile karfl›lanm›flt›r. Son y›llarda sermayenin elinde etkili bir silaha dönüflmüfl olan soruflturma ve hukuk terörü derinleflmifl bir biçimde karfl›m›za ç›km›flt›r. Onlarca üniversiteden yüzlerce kifli soruflturma sald›r›s› ile susturulmaya çal›fl›lm›flt›r. Liselerde ise bu gerici kuflatma çok daha yo¤un bir biçimde kendini göstermektedir. Sermaye dayak atarak susturamad›¤› liseli gençli¤i çok daha kapsaml› bir terörle karfl› karfl›ya b›rakmaya çal›flmaktad›r. Son dönem liselerde yaflanan cinayetleri liselere dönük faflist kuflatman›n gerekçesi haline dönüfltürmeye çal›flan devletin ald›¤›

önlemler , her liseye ve hatta s›n›fa kamera sistemi, lise önlerine ise polis yerlefltirmek olmaktad›r. Bu sald›r›lar›n arka plan›na bak›ld›¤›nda ise daha kapsaml› bir iktisadi ve siyasal kuflatma karfl›m›za ç›k›yor. Bugün üniversiteler ve liseler yo¤un bir neo-liberal sald›r› dalgas› ile karfl› karfl›ya. E¤itim sisteminin her alan› sermayenin ö¤ütücü çarklar› içerisinde günden güne yok edilmeye çal›fl›l›yor. Burjuvazinin e¤itim alan›ndaki sald›r›lar›n›n artt›¤›, di¤er emekçi kesimlerle birlikte gençli¤in de y›k›m yasalar› ve düzenlemelerden pay›n› fazlas›yla ald›¤› bir dönemden geçiyoruz. E¤itimin her düzeyi ticarilefltirilmekte, içeri¤i her geçen gün emekçi çocuklar› için daha sorunlu hale gelmektedir. Emekçi s›n›flar›n gençli¤i, geleceksizlik dayatmas›n› hiç bu kadar derinden hissetmemifltir. Bugün düzenin e¤itim sistemi tam anlam›yla çökmüfl ve art›k gençli¤e k›r›nt› düzeyinde dahi bir fley sunmak olana¤› kalmam›flt›r. Her türlü hak arama eylemi en sert biçimde karfl›lanmakta, gençli¤in çeliflkileri doruk noktas›na ulaflmaktad›r. Milyonlarca genç insan gelecekten yoksun durumdad›r. Fakat ne yaz›k ki, düzenden bu beklentisizlik alternatifini yaratamamaktad›r. Dahas› bu hoflnutsuzluk bir mücadele dinami¤ine dönüflemedi¤i yerde gerisin geri düzene akmaktad›r. Genifl gençlik y›¤›nlar›n›n içerisinde bulundu¤u apolitizm bata¤› sermaye iktidar› aç›s›ndan görülmemifl

3


4

önemde bir olana¤›n ifadesidir. Zaten bu olanaktan güç alarak sald›r›lar›n› artt›rmakta ve türlü uygulamalarla bu durumu derinlefltirmeye çal›flmaktad›r. Elbette apolitizmi do¤uran temel neden politik müdahale ve mücadelenin gerisindeki yetersizliklerdir. Ve bugün politik bir gençlik hareketi oluflturman›n olanaklar› bu kadar derinleflmiflken, hay›flanmalar› b›rakmal› ve eksik ve sorunlar›m›z› aflarak politik ve devrimci bir gençlik mücadelesini ad›m ad›m gelifltirmeye çal›flmal›y›z.

Ticari e¤itime karfl› verilen mücadelenin s›n›rlar› ve olanaklar› Bugün gençlik hareketinde ve mücadelesinde mesafe alabilmek için ticari e¤itim gündemi temel bir bafll›k olmak durumundad›r. Ticari e¤itime karfl› verilen mücadelenin sorun ve olanaklar› gençlik hareketinin sorun ve olanaklar› ile paralellik tafl›maktad›r. E¤er gençlik mücadelesinde önemli mevziler oluflturmak istiyorsak, ticari e¤itim gündemini geliflen bir mücadele süreci içerisinde hedefli bir biçimde tan›mlamak zorunday›z. Ticarileflen e¤itimin yerel sonuçlar› ve bafll›klar› geçti¤imiz y›l gençlik mücadelesi aç›s›ndan belirleyici olmufltur. Ancak bu belirleyicili¤in s›n›rlar› bugünkü hareketin s›n›rlar› ile belirlenmektedir. Zira gençlik hareketinin yaflad›¤› örgütsüz tablo, öte yandan ise mücadelenin hedef ve kapsam›, yerel ölçekli sonuçlar›n daha kapsaml› bir mücadelenin önünü açmas›n› engellemektedir. Bugün ticari e¤itime karfl› mücadele halen bafllang›ç aflamas›ndad›r. Ancak bugünden ortaya ç›kan olanaklar yar›n›n mücadelesini önemli ölçüde belirleyecektir. Bugünün mücadelesinin ortaya ç›kard›¤› belli bafll› olanaklar nelerdir? Bunlar›n bafl›nda bölümler üzerinden yaflan›lan geleceksizlefltirme sald›r›s› gelmektedir. Yetkin

mühendislik, stajyer avukatl›k, sözleflmeli ve ücretli ö¤retmelik, formasyon sorunu, aile hekimli¤i vb. bafll›klar bugün gençlik mücadelesi aç›s›ndan temel önemde gündem maddelerini oluflturmaktad›r. Geleceksizlik ve iflsizlik sonuçlar› ile gençli¤i karfl› karfl›ya b›rakan bu gündemler, daha genifl tabanl› bir gençlik mücadelesinin olanaklar› anlam›na gelmektedir. Yak›n dönemde Fransa’da ve yine flu günlerde Yunanistan’da ortaya ç›kan gençlik mücadeleleri benzer gündemler üzerinden gençlik mücadelesinin patlama ve s›çrama olanaklar›n› göstermesi aç›s›ndan aç›klay›c›d›r. Bugün Avrupa’da ve Latin Amerika’da gençlik mücadelesinin ortaya ç›kartt›¤› sonuçlara bu gözle bakmak, ülkemizdeki gençlik mücadelesinin geliflme dinamikleri ve gündemlerini belirlemek aç›s›ndan da yararl› olacakt›r. Ticari e¤itime karfl› mücadele, yerel ve bölümler üzerinden ortaya ç›kard›¤› sonuçlar› bugünden gençlik hareketinin sorunlar›n›n çözümü için etkin birer araca dönüflmek zorundad›r. Zira bu iki sorun karfl›l›kl› olarak birbirini besleyemedi¤i koflullarda kitlesel temellerde bir gençlik mücadelesinin geliflme olanaklar› bulunmamaktad›r. Bu aç›dan Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Kurultay› ve kurultay kararl› olarak hayata geçirilen Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu, birleflik kitlesel bir gençlik mücadelesinin anlaml› birer ad›m› olarak tan›mlanmal›d›r. Önümüzdeki dönem bu bafllang›ç ad›mlar›n sonuçlar›n› yaratmaya bafllayaca¤› bir dönem olacakt›r.

Gelecek ve özgürlük için tek seçenek devrim ve sosyalizmdir! Bugün gençli¤in yaflad›¤› çözümsüzlü¤ün gerisinde sermaye iktidar›n›n yaflad›¤› çürüme bulunmaktad›r. Tam da bu nedenle, çözüm arayan her mücadele, ne kadar küçük sorunlardan yola ç›karsa ç›ks›n çürümüfl düzenin kendisi ile hesaplaflmak zorundad›r. Yetkin mühendislik sald›r›s›, sözleflmeli ö¤retmelik sald›r›s›, aile hekimli¤i uygulamas›, stajyer ö¤retmenlik sald›r›s› ayn› nedensel arka plana sahip olan sald›r›lard›r. Soruflturma ve hukuk terörünün arkas›nda gerici ve faflist sermaye iktidar› bulunmaktad›r. Gelecek ve özgürlük iste¤imizin karfl›s›na tüm gerici kurumlar› ile dikilen yine sermaye egemenli¤inin kendisidir. Gençlik en küçük hak alma aray›fl›nda dahi sermayenin terör ve zorbal›¤› ile karfl›laflmaktad›r. Tüm bunlar gençli¤in mücadelesinin devrimci bir temele kavuflmas›n›n olanaklar›n› ortaya koymaktad›r. Gelecek ve özgürlük mü istiyoruz? Öyleyse sermaye iktidar›ndan bunu sökerek almak d›fl›nda bir ç›kar yolumuz bulunmamaktad›r. Özgürlük geçmiflte oldu¤u gibi kald›r›m tafllar›n›n alt›ndad›r. Ve özgür bir gelecek ve özgür bir dünya için, sosyalizm için bu tafllar› kald›rman›n vakti geldi.


Gençlik kamp›na yürüyoruz! Üniversiteli ve liseli gençler, okullar›n sona ermesi ile birlikte, bir dönemi geride b›rakm›fl bulunmaktalar. Sermaye düzeninin h›zland›rarak sürdürdü¤ü sosyal y›k›m sald›r›lar› baflta olmak üzere gençlik kesimleri aç›s›ndan sald›r›lar›n yo¤un oldu¤u bir dönem yafland›. Toplam›nda bu sald›r›lar sosyal y›k›m uygulamalar›n›n d›fl›nda da genifl bir boyut tafl›yor. Sermaye devletinin Kürt halk›na yönelik sald›r›lar›, d›flar›da emperyalist iflgal ve katliamlara ortak olma giriflimleri, içerde buna uygun bir zemin haz›rlama çabalar› ve bu çerçevede artan devlet terörü, yeni TMY tart›flmalar› bu gündemlerin bafll›calar› aras›nda. Gençli¤i, onun gelecek özlemini kesen bu çok boyutlu gündemler içerisinde gençlik hareketi toplumsal bir taraf olarak bu gündemlere dair kitlesel ve militan bir ses verebilmifl de¤il. Gelece¤i gasp edilen, paral› e¤itime, diplomal› iflsizli¤e, sömürü ve emperyalist y›k›ma mahkum edilen genifl gençlik kesimlerini içine katan ve bu yönüyle kendi cephesinden sözünü söyleyen, taraf olan bir süreç yaflanamad›. Bu gündemlere dair söylenenler ve gerçeklefltirilen eylemler gençli¤in dar bir kesimini ifade eden en ileri güçleri ile s›n›rl› kald›. Ayn› dönemde, benzer sald›r›lara karfl› Fransa’da, gençli¤in genifl kesimlerinin soka¤a akt›¤›, birleflik, militan bir hareketin olufltu¤u anlaml› bir örnek yafland›. Bu co¤rafyada benzer bir süreç yaflanamam›fl olmas›, hep tart›flageldi¤imiz gençlik hareketinin yaflad›¤› sorunlara iflaret etmektedir. Bu yönüyle, tablo, bu zamana kadar tart›flageldi¤imiz ve çözüm olanaklar›n› yaratabilmek için ad›mlar att›¤›m›z sorunlar›n sürdü¤ünü göstermektedir. Dolay›s›yla, sermaye düzeni sald›r›lar›n› yo¤unlaflt›r›rken, emperyalist-kapitalist barbarl›k insanl›¤› bir y›k›ma sürüklerken, dönüp tekrar hareketin ihtiyaçlar›n› tart›flmak, bu tart›flmalar ›fl›¤›nda pratik ad›mlar atmak önemli ve acil bir ihtiyaç ve hareketin ileri unsurlar› nezdinde bir sorumluluk olarak sürüyor. Bu sorumlulu¤un yeterince üstlenilmemesi de bugün hareketin temel sorunlar›ndan biridir: “Do¤ru çizgide etkili bir devrimci müdahale öncelikle hareketi k›s›r bir döngüye mahkum eden nedenler ve sorunlar› incelemeyi ve anlamay›, ö¤renci hareketine bir ç›k›fl olana¤› yaratabilecek politika, yol ve yöntemler üzerine düflünmeyi, bizzat devrimci gençlik hareketi saflar›nda buna hizmet edecek canl› bir tart›flmay› gerektirir. Bu olmaks›z›n mevcut k›s›r döngüyü k›rmay› kolaylaflt›racak politik ve örgütsel çözümler gelifltirmek zaten olanakl› olamaz. Hareketin bir türlü aflamad›¤› söz konusu k›s›rl›k kendini ayn› zamanda hareketin sorunlar› üzerine bir düflünce ve anlay›fl k›s›rl›¤› olarak da göstermektedir. Politikas›zl›k, gençlik hareketine iliflkin aç›k, tutarl› ve istikrarl› bir politik yön ve yönelimden yoksunluk halihaz›rda reformist ve devrimci kanatlar›yla gençlik guruplar›n›n en temel zaaf› durumundad›r. (EK‹M, Ekim 2004)” Gençlik hareketinin kendi sorunlar›n› çözme noktas›nda ataca¤› ad›mlar›n bafl›nda, hareketin ileri güçlerinde apolitizme varan bir düzeydeki politik ilgi ve birikim sorununu çözme çabas› duruyor. Bu noktada içine girdi¤imiz yaz dönemi bir dizi olanak sunuyor. Ard›m›zda kalan tart›flmalar›n ›fl›¤›nda ve geçen dönemin pratik verileri ile birlikte bu tart›flmalar› yaz dönemine yaymak, yaz dönemini önümüzdeki döneme etkili bir haz›rl›k içinde geçirmek, son derece önemli. Yaz dönemi çal›flmalar› içerisinde bu sorumlulu¤u yerine getirecek etkili planlamalar yap›lmal› ve

bu planlamalar›n takipçisi olunmal›d›r. Bu konuda geçen y›llar›n deneyimlerinden faydalanabiliriz. Geçen y›l bir dizi yerelde uygulanan yaz dönemi içerisinde belirli bir sürece yay›lan seminerler, okuma ve tart›flmalar fleklinde uygulanabilecek olan e¤itim çal›flmalar› deneyimi, zenginlefltirilerek uygulayabilece¤imiz bir yöntem. Bunun d›fl›nda belli bafll›klar üzerine okuma-tart›flma gruplar› kurmak uygulanabilecek yöntemlerden birisi olabilir. Bu konuda bu yaz gerçeklefltirece¤imiz yo¤unlaflma bizim için bir dizi farkl› araç ve yöntem üretecektir. Dönem bafl›nda önümüze hedef olarak koydu¤umuz ve yaz›n gerçeklefltirilecek gençlik kamp› bu konuda yaz boyunca elimizdeki temel araç olacakt›r. Tek bafl›na s›n›rl› bir sürede verilecek olan seminerler ve yürütülecek olan tart›flmalar› ifade etmeyen bu kamp süreci bütün bir yaz dönemi ile birlikte düflünülmelidir. E¤itim gruplar›, seminer guruplar› kurarak kampta yürütülecek tart›flmalara haz›rl›¤› hedefleyen bir yönelime bugünden girmeliyiz. Hareketin ihtiyaç duydu¤u genifl tart›flma platformunu oluflturabilmek için kamp haz›rl›k süreci ile birlikte kamp bu aç›dan etkili bir araç olanak kullan›lmal›, tüm yerellerimiz kendi özgünlü¤ü içerisinde bu konuda önüne net planlar ç›karmal› ve vakit kaybetmeksizin bu planlar› uygulamaya geçmelidir. Haz›rl›¤›na bafllad›¤›m›z yaz kamp›, gençlik hareketinin ihtiyaç duydu¤u genifl bir tart›flma platformu olarak A¤ustos ay› ortalar›nda örgütlenecektir. Aç›k ve genifl bir kat›l›ma konu olacak kamp›n tart›flma gündemleri kat›l›mc› yerellerin ihtiyaç ve önerileri ile flekillenirken, elbette konu dar kapsam› ile gençlik sorununa hapsedilmemeye çal›fl›lacakt›r. Gençlik hareketini toplumsal muhalefetin bir parças› olarak ele almak, bu nedenle toplumsal muhalefetin toplam tablosuna dair de tart›flmalar yürütebilmek gerekmektedir. Biliyoruz ki, gelece¤i kazanman›n yolu içinde bulundu¤umuz dönemi kazanmak, onu yar›n›n sorun ve ihtiyaçlar›na dair de¤erlendirebilmekle mümkündür. Birleflik, devrimci, kitlesel bir gençlik hareketi için hareketin ihtiyaçlar› noktas›nda yaz›n ataca¤›m›z ad›mlar bu aç›dan büyük bir önem tafl›yor. Önümüzde bu öneme lay›k olan bir ilgi ve çaba ile birlikte yaz dönemini kazanma hedefi duruyor. Hedefimiz, yaflanan zay›fl›¤›, bu zay›fl›¤›n sebeplerini ve çözüm noktas›nda ortaya koydu¤umuz aç›l›mlar› en genifl bir bileflimle tart›flabilmek, önümüzdeki dönem prati¤imize ›fl›k tutabilecek bir politik bir kavray›fl düzeyi ve fikir aç›kl›¤› sa¤lamakt›r.

5


Ankara'da yakalanan son çete ve çeteleflmifl devlet gerçe¤i 6

Düzen içi çat›flma derinlefliyor...

Düzen içi çat›flma derinleflince ortal›k çete kaynamaya bafllad›. Art›k çetelere ulaflmak için özel bir çaba harcamak da gerekmiyor. Toplan›p sorgulanan her çetenin, bir biçimde devletle iliflki içinde oldu¤u her seferinde yeniden kan›tlan›yor. Dolay›s›yla devletin bunlara ulaflmas› bir güçlük tafl›m›yor, yaln›zca da¤›tmak istemedi¤i için ulaflm›yor. Fakat görülüyor ki, düzen içindeki bu son çat›flma, devlet içinde de kutuplaflmalara yolaçm›flt›r. Birilerinin gizledi¤i bir çeteyi baflkalar› ortaya ç›karabilmektedir. Ankara Eryaman’da düzenlenen son operasyonla toplanan ‘Atabeyler’ çetesine ve yakalanma/sorgulanma biçimine iliflkin bilgiler, kutuplaflman›n bir ucundaki AKP ve hükümetinin polis içinde s›k› bir kadrolaflma gerçeklefltirdi¤ini de göstermifl oldu. Polisin “bir ihbar üzerine” toplay›p götürdü¤ü kontrgerilla ekibinin bafl›nda yine ordu mensuplar› var. Ellerinde yine ordu mal› silah ve mühimmat bulunuyor. Üstelik, burjuva bas›na bile “gayr-› nizami harp için kurulmufl depolardan biri mi?” sorusu sorduracak kadar fazla. Bu son geliflme karfl›s›nda, Dan›fltay sald›r›s› konusunda kontrgerilla ba¤lant›s›n› inkar yar›fl›na giren kimi medya mensubu sesini kesmifl durumda. Fakat bu suskunlu¤un fazla sürmesi beklenemez. Ordu kaynakl› yeni bilgilerle yeniden sald›r›ya geçmeleri an meselesidir.

Son operasyonla ilgili as›l dikkat çekici yan, polisin ordu mensuplar›n› sorgulamas›n›n yaratt›¤› iddia edilen ordu-polis gerginli¤i. Her ne kadar polisten yap›lan aç›klama ile bu bilgi yalanland›ysa da, operasyon ve sorgulamay› haberlerden duydu¤u ve ancak bu aflamada tepeden müdahale etti¤i iddia edilen ordu taraf›ndan yalanlanm›fl de¤il. ‹ddiaya göre, üst rütbeli iki generalin devreye girmesiyle kontrac› subaylar orduya teslim edilmifl. Üstelik belirli bir direnç gösterilerek. ‹kinci bir önemli nokta, “ordu kaynakl›” gösterilerek yay›nlanan haberlerde yer alan, gruptakilerin “gayr-› nizami harp” için e¤itim gördükleri, bulunan mühimmat›n e¤itim amaçl› oldu¤u ve benzeri bilgiler içeren aç›klamalar, sadece, kendilerine ‘Atabeyler’ ad›n› veren bu grubu de¤il, bunun gibi kimbilir kaç grubu örgütlemifl bulunan kontrgerillan›n varl›¤›n› kabul ettirme gayretidir. Nitekim, askeri savc›l›k taraf›ndan yürütüldü¤ü söylenen sorgulama sonras›nda aç›klanan karar, bu flah›slar›n “ordu mal›n› zimmete geçirmek”ten tutukland›¤› yönünde. Bu aç›klama, önceki ‘tatbikat amaçl› mühimmat’ aç›klamas›n› çürütse de, kontrgerilla örgütlenmesinin ordu taraf›ndan sahiplenilmeye devam edildi¤ini gösteriyor. Bunda flafl›lacak bir fley yok. Çünkü, so¤uk savafl sürecinde “komünizm tehlikesi”ne karfl› örgütlenmifl olan cinayetsuikast flebekelerine, bugün de¤ilse bile çok uzak olmayan bir gelecekte dünden daha fazla ihtiyaç duyacaklard›r. Çünkü “sosyalizm hayaleti” hala temel “tehdit unsuru” olmaya devam etmektedir. “Siyaset belgeleri”nde “fleriat” ve benzeri tehditlerden sözetmelerini dikkate almak gerekmiyor. Çünkü din, en ›l›ml›s›ndan en afl›r› ak›m›na kadar, öncelikle onlar›n kullan›m›ndad›r. Kontrgerillan›n örgütlendi¤i ayn› süreç, Türkiye’nin de dahil oldu¤u bölge ülkelerinin pek ço¤unda, komünizm tehlikesine karfl› “yeflil” bir kufla¤›n da örüldü¤ü süreçtir. Proje ABD emperyalizminindir kuflkusuz, ancak yereldeki uygulamas› Türkiye’deki uflaklar›na, özellikle de ordunun tepesindeki “o¤lanlar›”na aittir. 12 Eylül’ün darbeci generalleri eliyle tesis edilen Türk-‹slam sentezi, Kürdistan’daki ayaklanman›n büyümesiyle Hizbullah ve benzeri çeteleri do¤urmufltur. Daha do¤rusu, bafllar›na


takke, s›rtlar›na cübbe geçirilmifl bu cinayet flebekeleri bu sentez do¤rultusunda bizzat örgütlenmifl, silahlanm›fl, Kürt ayd›nlar›n›n, halk›n›n üstüne sal›nm›flt›r. Yani, Türkiye’de “irtica tehdidi”nden bahsetme hakk› bulunmayan kurumlar›n bafl›nda ordu vard›r. Ne var ki, onlar›n gözünde din ve dinci örgütler, kullan›p at›lacak kirli bir aletten baflka bir fley de¤ildir. Efendileri ABD “›l›ml› islam” projesi kapsam›nda dayatmasa, AKP’nin hükümet kurmas›na göz yummaz, önayak olmazlard›. fiimdi efendileriyle farkl› bir konsept gelifltirmifl olmal›lar ki, AKP’nin hükümetten düflürülmesi için yine dinci-laikçi kutuplaflmas›na oynuyorlar. Yine “fleriat tehdidi” pilav›n› ›s›t›p sürüyorlar halk›n önüne. Düzen içindeki kutuplaflman›n halk aras›nda da yay›lmas› için çaba harc›yorlar. Bütün bunlar yetmiyor, ifli kanl› bask›nlara, suikastlara kadar götürüyorlar. Fakat, Ankara’daki son operasyon, AKP ve hükümetin kolay›ndan pes etmeye niyetli olmad›¤›n› da göstermifl oldu. Laik cenah›n (özelde ordunun) sald›r›s› devam ederse, daha çok ordu mensubu çetenin toplanaca¤›, deflifre edilece¤i, bir anlamda (tutuklama, yarg›lama derken) da¤›t›laca¤› görülüyor. Bu son operasyonda hükümetin polisi büyük oranda arkas›na ald›¤› anlafl›ld›¤›na göre, çat›flman›n seyri daha farkl› boyutlara da ulaflabilir. Gene de, hangi boyuta ulafl›rsa ulafls›n, yaflananlar›n s›n›f cephesinden önemi de¤iflmiyor. S›n›f hareketi, her durumda, düzenin iç çeliflki ve çat›flmalar›ndan yararlanman›n yoluna bakmak zorundad›r. Toplumda esas olarak iki kutup (iflçiler ve burjuvalar) bulundu¤unu, as›l mücadelenin bu iki kutup aras›nda yafland›¤›n› asla unutmamak, düzen cephesindeki kimi hesaplaflmalarda taraf tutmak de¤il, bu hesaplaflmadan da yararlanarak kendi s›n›f ç›karlar›n› gelifltirmek için hesap yapmak, devrimin saf›nda yeralmak durumundad›r.

‹stanbul Üniversitesi’nde sald›r›lar devam ediyor!

Faflist çetenin giriflimleri devrimcilerin kararl› durufluyla bofla ç›kar›ld›! ‹stanbul Üniversitesi yönetimi bu y›l›n bafl›nda ortaya koydu¤u politikalar› hayata geçirmek için çeflitli yöntemler kullanmaya devam ediyor. Göreve geldi¤i ilk andan itibaren ‹stanbul Üniversitesi’nde siyaseti bitirece¤ini ve üniversiteyi günün koflullar›na uyarlayaca¤›n› söyleyen ‹Ü Rektörü Mesut Parlak, zaman kaybetmeden politikalar›n› bafl›nda hayata geçirdi. ‹lk dönemin bafl›nda üniversitenin dört bir yan›na yerlefltirilen kameralar, turnikeler ve özel güvenlik birimleriyle ifle bafllayan ‹stanbul Üniversitesi yönetimi bunlarla da s›n›rl› kalmad›. Dönem içerisinde üniversite ö¤rencilerinin hakl› ve meflru taleplerini içeren afifllere sald›rmakla ifle bafllam›flt›. Sonraki dönemde yemekhanelerin özellefltirilmesi gündeme geldi. Ard›ndan özellefltirme politikalar›n› hayata geçirirken hiçbir pürüzle karfl›laflmak istemeyen rektör soruflturma sald›r›s›n› devreye soktu. Gerçeklefltirilen her sald›r› karfl›s›nda ö¤rencilerin kararl› tutumuyla karfl›laflan rektör, bu kez üniversitenin kap›lar›n› satt›¤› “Ulusal Güvenlik” ile ö¤rencilerin önüne set çekmek istedi. Özellikle May›s ay›n›n ilk günlerinden itibaren Edebiyat Fakültesi’nde yo¤unlaflan kimlik ve üst aramalar› yine ‹stanbul Üniversitesi ö¤rencileri taraf›ndan bofla düflürüldü ve ö¤rencilerin kararl› tutumu karfl›s›nda geri ad›m atmak durumunda kald›. ‹flte tam da bu s›rada elindeki baflka bir güce baflvuran rektör, faflist çeteleri ö¤rencilerin karfl›s›na ç›kard›. ‹stanbul’un fethi ve ‹stanbul Üniversitesi’nin kuruluflunu bahane eden “ülkücü ö¤renciler” 31 May›s günü Edebiyat Fakültesi’ne gelerek fakültenin girifl kap›s›na yapacaklar› etkinli¤i duyuran bir pankart asmak istedi. Son dönemlerde “Türkçe Yaflam” isimli kulüp bünyesinde faaliyet gösteren bu faflist güruh, kulüp üzerinden rektörlü¤ün de iznini alarak birçok etkinlik gerçeklefltirmek istedi. Bu kulüp içersinde konumlanan faflist güruhu geçti¤imiz dönemlerde yaflanan sald›r›lardan çok iyi tan›yan ‹Ü ö¤rencileri onlara gereken yan›t› verdiler. Edebiyat Fakültesi’nde bir süre doland›ktan sonra girifle gelip pankart asmak isteyen faflist çete, devrimci-demokrat ö¤renciler taraf›nda fakülteden kovuldu ve pankartlar› indirildi. Etkinlikten sonra Süleymaniye’den Beyaz›t Meydan›’na do¤ru yürüyen faflistler burada da¤›ld›ktan sonra Edebiyat Fakültesi önünden geçerek ve Su Ürünleri Fakültesi kap›s›na gelerek buradan üniversiteye girmeyi zorlad›lar, fakat baflar›l› olamay›nca çaresiz da¤›ld›lar. Bunun üzerine Edebiyat Fakültesi ö¤rencileri merkez kampüsten gelen ö¤rencilerle birlikte bir sald›r› olas›l›¤›na karfl› önlem ald›lar. Devrimci-demokrat ö¤renciler Edebiyat Fakültesi bahçesinden alk›fl ve sloganlarla Fen kap›s›na gelerek toplu ç›k›fl yapt›lar. ‹stanbul Üniversitesi son dönemlerde birçok sald›r›ya maruz kald›. Bir yandan üniversiteyi ticarethaneye çevirmek için hayata geçirilen özellefltirme politikalar›, öte yandan üniversitedeki muhalif düflünceyi ve özelde siyasal faaliyeti bo¤may› amaçlayan sald›r›lar… Tüm bunlara karfl›n ‹stanbul Üniversitesi’nin devrimci demokrat ö¤rencileri bu sald›r›lar› bofla düflüren kararl› tutumlar›n› ortaya koydular ve bundan sonra da bu kararl› tutumlar› ayn› çizgide devam edecektir.

Ekim Gençli¤i/‹Ü Fen-Edebiyat Fakültesi www.kizilbayrak.net’den al›nm›flt›r.

7


Düzen içi çat›flma devam ediyor... 8

Bizim yerimiz devrimin yan›! Yak›n zamanda Dan›fltay üyelerine dönük kanl› bir sald›r› gerçeklefltirildi. Bir Dan›fltay üyesinin öldü¤ü bu sald›r›da di¤er üyeler de yaraland›. Bu geliflmelerin ard›ndan, burjuva medya sald›r›n›n türban karar›na karfl› yap›ld›¤›n›, sald›rgan›n tekbir getirerek sald›rd›¤›n›, bunun laikli¤e yönelmifl bir sald›r› ve tehdit oldu¤unu vb. yazd›. Devletin birçok kurumu konuya dair düflünce belirtti ve laiklik savunusu eylemler gerçeklefltirildi. ‹flçiler, emekçiler ve gençler laikli¤i savunmaya ça¤›r›ld›. Ölen dan›fltay üyesinin cenazesine binlerce insan kat›ld›, bunlar›n aras›nda ordu yöneticilerinden siyasi partilere kadar biz dizi kesim yerald›. Genelkurmay, eylemleri destekleyen, halk›n bu eylemleri sürdürmesini temenni eden aç›klamalarda bulundu. Sald›r›n›n ilk günlerinden itibaren hedef tahtas›na AKP konuldu, medya bu konuda yazd›klar›n› AKP karfl›tl›¤›na çevirdi ve cenazeye kat›lanlar AKP'li bakanlar› yuhalad›lar.

Sald›r›n›n alt›ndan yine ordu ç›kt› Sald›r›n›n gerisinde “laiklik savunucusu” ordu duruyordu. Sald›r› sonucunda yakalananlar›n kimlikleri bu gerçe¤i bir kez daha ortaya serdi. Y›llard›r iflçilerin, emekçilerin hakl› mücadelesini bo¤mak için devlet taraf›ndan kullan›lan gerici-faflist örgütlenmelerin bu sald›r›yla olan ba¤lar›, "gözalt›na" al›nan eski rütbeli askerler vb. bunun bir kan›t› durumunda. Bu devlet çeteleflmifl bir devlettir. Ordusuyla, polisiyle, di¤er kurumlar›yla bu böyledir. Susurluk’ta ortaya ç›kan kirli iliflkiler, fiemdinli'de bizzat kendine ba¤l› kontra örgütlenmenin kitabevini bombalarken suçsüstü yakalanmas›, cezaevlerinde yüzlerce devrimcinin katledilmesi, Kürt halk›na karfl› yürütülen inkar ve imha harekat› bu devletin kanl› tarihine birkaç örnek. 80 y›ll›k tarihinde say›s›z katliamlara imza atm›fl olan sermaye devleti, varl›¤›n› devam ettirebilmek için bu topraklarda yaflayan insanlar› katletmekten çekinmemifltir. Ordu bu devletin çelik çekirde¤idir ve bu katliamlar›n önemli bir bölümünde bizzat iflin bafl›n› tutmaktad›r. Bu

ülkede kirli ifllerin ard›ndan öncelikle ordunun ç›kt›¤› art›k gizlenemez bir gerçektir. Kendi halk›na karfl› çeteleflen, bir cinayet örgütüne dönüflen bu devletin ordusu, ancak bir bölümü a盤a ç›kan pisli¤in bizzat yarat›c›s› ve yönlendiricisidir. fiemdinli'de suçüstü yakaland›klar› halde sahip ç›k›lan “iyi çocuklar” ordunun kontra örgütlenmelerinin mensubu olarak çal›flmaktad›rlar. Dan›fltay sald›r›s› sonucu a盤a ç›kan iliflkiler ile en son Ankara'da gerçeklefltirilen "operasyonda" yakalanan ve "Baflbakana suikast gerçeklefltireceklerdi" söylemiyle lanse edilen çetenin elemanlar›n›n büyük bir bölümü de ordu kökenlidir.

Dan›fltay sald›r›s› ve düzen içi çat›flma Sorunun bir yan›; ordu AKP'nin cumhurbaflkanl›¤› heveslerinin önüne geçmek istemekte, bunun için kanl› sald›r›lara baflvurmaktan çekinmemektedir. Öte yandan, ABD'nin ‹ran müdahalesine haz›rlanmas› ve Türkiye'ye bu savaflta özel bir görev biçmesi de AKP'ye yönelik sald›r›da önemli bir rol oynamaktad›r. Irak'a karfl› yürütülen savaflta


yaflanan tezkere kazas› hala haf›zalardad›r ve ‹ran gibi ‹slami bir devlete karfl› bafllat›lacak savaflta AKP’nin etkin bir biçimde kullan›lamayaca¤› kayg›s› duyulmaktad›r. Sorunun bir di¤er yönü ise, iflçi ve emekçileri laik-fleriatç› ayr›m›yla düzene yedekleme kayg›s›d›r. Nitekim bunda belli bir baflar› da sa¤layabilmifllerdir. Dan›fltay üyesinin cenazesine kat›lan binlerce insan›n orduyu alk›fllamas›, AKP'yi protesto etmesi, burjuva medyan›n deyimiyle insanlar›n "laik devlete sahip ç›kmas›” bunun ifadesidir.

Saf›m›z devrimin saf›d›r! Dan›fltay sald›r›s› üzerinden h›z kazanan orduhükümet çeliflkisi, burjuva düzenin kendi iç çeliflkisidir. Yaflanan, burjuvazinin farkl› kesimler üzerinden bu mücadelede etkin olmaya çal›flmas›d›r. Bu özünde, iktidarda etkin bir yer tutarak, bunu sömürü ve ya¤madan daha fazla pay elde etmek yönünde kullanmak mücadelesidir. Bu süreç ifllerken, iflçi ve emekçiler bu çat›flman›n bir taraf› haline getirilmeye, düzene yedeklenmeye çal›fl›l›yor. Düzen cephesinde yaflanan bu it dalafl›nda ülkede yaflayan iflçiler, emekçiler ve gençlik bir taraf olamaz. Onlar, aralar›ndaki tüm çeliflki ve çat›flmalara karfl›n, iflçilere, emekçilere ve gençli¤e yönelen sald›r›larda hep ayn› taraftalar, yani bizim karfl›m›zdalar. Dolay›s›yla bizim saf›m›z burjuva gericilik cephesine karfl› devrim saf›d›r. Zira, herfleyiyle bata¤a saplanm›fl ve çeteleflmifl bu sistemin y›k›lmas›, bu pisli¤in temizlenmesi devrimin iflidir.

‹Ü Fen-Edebiyat ö¤rencilerinden formasyon eylemi “S›navs›z, paras›z ve koflulsuz formasyon hakk› için mücadele edece¤iz!” Fen-Edebiyat Fakültesi ö¤rencilerini geleceksizli¤e ve iflsizli¤e mahkum eden formasyon hakk›n›n gasp›, 25 May›s günü saat 12.30'da ‹Ü Edebiyat Fakültesi kap›s›nda yap›lan bas›n aç›klamas› ile protesto edildi. Nisan ay›n›n bafl›ndan itibaren, “S›navs›z, paras›z, koflulsuz formasyon hakk›” talebi ile imza kampanyas› düzenleyen Fen-Edebiyat Ö¤rencileri, toplad›klar› 500 imzay› yapt›klar› bas›n aç›klamas› ile gönderdiler. Ö¤renciler ad›na bas›n aç›klamas›n› okuyan Fatma Arda flunlar› söyledi: “Bugün FenEdebiyat Fakültesi'nden 500 ö¤renci koflulsuz formasyon hakk›n› hayk›r›yor. Geleceksizlik ve iflsizli¤e mahkum edilen fen ve edebiyat fakültesi ö¤rencileri geleceklerine sahip ç›k›yor, ticarilefltirilen e¤itime, gasbedilen formasyon hakk›na karfl› geçmiflte oldu¤u gibi bugün de mücadeleyi seçiyor ve hakl› taleplerini dile getiriyor. Bizler Fen-Edebiyat Fakültesi ö¤rencileri olarak bizleri iflsizlik ve geleceksizli¤e mahkum eden ticari e¤itime karfl›, do¤al hakk›m›z olan formasyon e¤itiminin gasbedilmesine karfl› mücadelemizi sürdürece¤iz. Toplad›¤›m›z imzalarla ortaya ç›kan iradenin ve taleplerin takipçisi olaca¤›z...” Eylem “Diplomal› iflsiz olmayaca¤›z!”, “Sermaye defol üniversiteler bizimdir” sloganlar› ile son buldu.

‹stanbul Ekim Gençli¤i

‹Ü'de bask›, yasak ve soruflturmalar protesto edildi...

“YÖK, polis, soruflturmalar, bu abluka da¤›t›lacak!” ‹stanbul Üniversitesi ö¤rencileri 6 Haziran günü Merkez Fakülte önünde üniversite kap›lar›nda uygulanan kimlik kontrolleri, üst aramalar›, fakülteler aras› geçifl yasa¤› ve aç›lan soruflturmalar› toplad›klar› imzalarla protesto ettiler. 1 May›s tarihinden itibaren, sene bafl›ndan bu yana Merkez Kampüs’te uygulanan üst aramas›, kimlik gösterme zorunlulu¤u ve fakülteler aras› geçifl yasa¤› Fen-Edebiyat Fakültesi’ne tafl›nm›flt›. Çantas›n› aratmak istemeyen baz› ö¤rencilere ad› ve soyad› ile hitap ederek “kimlik göster” diyenlerin dayatmalar›n› reddeden ö¤renciler ulusal güvenlik flirketi taraf›ndan tartaklanarak kap› d›fl›na at›lm›flt›. Tüm bu uygulamalara ve dayatmalara karfl› ç›kan ‹stanbul Üniversitesi ö¤rencileri kap›da oturma eylemleri yapm›fl ve uygulamalara karfl› tepki toplamak amac›yla imza kampanyas› bafllatm›flt›. Fen-Edebiyat Fakültesi’nden “Hapishane mi, Üniversite mi?” fliarl› pankartla ç›kan ö¤renciler di¤er fakültelerin kat›l›m›yla Merkez Kampüs önüne gelerek bas›n aç›klamas› yapt›lar. Aç›klamada, “Biz ö¤renciler; bugün toplad›¤›m›z imzalar› rektörlü¤e teslim ederek uygulaman›n gevfletilmesini de¤il, tamamen ortadan kald›r›lmas›n› talep ediyoruz. Rektörlük, her yönüyle haks›z olan bu uygulamaya tamamen son vermeli, yaflananlarla ilgili aç›klama yapmal›d›r. Bizler biliyoruz ki; üniversiteyi hapishaneye çeviren zihniyetle, parça parça satan zihniyet tek bir akl›n ürünüdür. O nedenle amac› ö¤rencilerin her türlü düflüncesini engellemek olan güvenlik önlemleri kald›r›lmal› ve bu uygulaman›n sürdürülmesindeki as›l neden olan üniversitemizdeki ticarileflme son bulmal›d›r” denildi. Aç›klaman›n ard›ndan toplanan imzalar rektörlü¤e gönderildi ve k›sa bir oturma eylemi yap›ld›. Oturma eylemini marfllarla bitiren ‹Ü ö¤rencileri, mücadelelerine y›lmadan devam edeceklerini söyleyerek alandan ayr›ld›lar. 80’e yak›n ö¤rencinin kat›ld›¤› eylemde “Sermaye defol, üniversiteler bizimdir!”, “F tipi üniversite istemiyoruz!”, “Bask›lar bizi y›ld›ramaz!”, “Ulusal d›flar›, üniversiteler bizimdir!”, “Üniversiteler bizimdir, bizimle özgürleflecek!”, “YÖK, polis, soruflturmalar, bu abluka da¤›t›lacak!” sloganlar› s›kl›kla at›ld›.

Ekim Gençli¤i/‹stanbul Üniversitesi

9


Tayyip Erdo¤an’›n Diyarbak›r gezisi üzerine... Yalanlar, demagojiler, faflist terör... 10

Kürt halk›n›n özgürlük mücadelesini engelleyemeyeceksiniz! AB’ye üyelik sürecinin Türkiye burjuvazisi cephesinde Kad›n ve çocuklar›n gerilla cenazelerinin ard›ndan önemli bir gündem oluflundan bu yana, sermaye iktidar›n›n gerçekleflen yürüyüfllerde özel olarak hedef al›narak dönemsel temsilcilerinin “Diyarbak›r gezileri” hep ilgi çekici vurulmalar›n›n ard›ndan Ankara’dan “Kad›n da olsa, çocuk da olmufltur. AB’nin yolunun Diyarbak›r’dan geçti¤i ilan edildikten olsa gereken yap›l›r” diyerek katliamc› devlet gelene¤ini bu yana, sömürgeci Türk burjuvazisinin Kürt sorunu üzerine hakk›yla temsil etti¤ini ispatlayan Tayyip Erdo¤an, flimdi verdi¤i mesajlar hep Diyarbak›r gezileri vesilesiyle gündeme Diyarbak›r’da bambaflka bir dille konufluyor. Yine burjuva gelmekte, sermaye cephesi, Kürt halk›n›n dönemsel olarak medyada geniflçe yer bulan aç›klamalar›nda, bu gezinin hemen yükselen mücadelesine dair sözde çözümlerini hep öncesinde yaflanan katliama verilen tepkiyi iflsizli¤e, kalk›nma Diyarbak›r’dan ortaya koymay› tercih etmektedir. sorunlar›na ba¤layarak, Kürt halk›n›n istemlerini hiçe say›yor. Kürt halk›n›n gerilla cenazelerine sahip ç›kmas›yla birlikte Kürt halk›n›n özgürlük mücadelesi, önderli¤i plan›nda sömürgeci devlet terörünün görülmemifl uygulamalarla Kürt yaflanan teslimiyete ra¤men, faflist-sömürgeci devlet halk›n›n özgürlük mücadelesine karfl› sald›r›ya geçmesinin gelene¤inin karfl›s›na inatla tekrar tekrar dikilmektedir. Sermaye ard›ndan gerçekleflen gezide, sermaye cephesi, Tayyip devletini rahatlatm›fl görünen bar›fl 盤›rtkanl›¤›na ra¤men Erdo¤an arac›l›¤›yla yine sözde çözüm ve vaatlerle Kürt böylesine yükselebilen özgürlük mücadelesi, bu yan›yla halk›n›n karfl›s›na ç›kt›. Hat›rlanaca¤› gibi, gerilla cenazelerinin sömürgeci politikalar› tehdit eden bir dinamik durumundad›r, törenleri zaman›nda meydana gelen ve devletin vahfli terörüyle kirli savafl›n hedefi olmay› sürdürmektedir. karfl›lanan gösteriler s›ras›nda, çocuklar dahi devletin Sömürgeci sermaye iktidar›n›n kirli politikalar›n›, inkar-imha kurflunlar›na hedef olmufl, birçok kifli kurflunlanm›fl, onlarca siyasetini her vesileyle teflhir etmeli, Kürt halk›n›n taleplerine insan, kad›n çocuk demeden tutuklanm›flt›. Tam da bu olaylar›n sahip ç›kmal›y›z. arkas›ndan gerçekleflen Diyarbak›r gezisinde Tayyip Erdo¤an, yine sömürgeci sermaye iktidar›n›n sözde çözümlerini ortaya koyarak, sömürgeci Türk burjuvazisinin katliamc› gelene¤inin üzerini örten, ZKÜ Ere¤li E¤itim Fakültesi'nde 17 May›s günü faflistler, Ekim Gençli¤i Kürt halk›n›n özgürlük taleplerine kulak t›kayan bir okurlar›na yönelik bir sald›r› gerçeklefltirdi. Akflam saatlerinde kantinden tutumla “Kürt sorunu”nu yine baflka mecralarda ç›kan iki okurumuza Ülkü Ocaklar›'ndan oldu¤u bilinen fakültenin ö¤rencisi tan›mlad›, yine bir aldatmaca manevras›yla kitlelerin bir grup faflist sald›r›da bulundu. Sald›r› sonras› faflistlerin okuldan sivil karfl›s›na ç›kt›. polislerin araçlar› ile ayr›lmas› polis-sivil faflist iflbirli¤ini aç›k bir flekilde Diyarbak›r'›n sorunlar›n›n Türkiye'nin göstermekteydi. sorunlar›ndan, Türkiye'nin sorunlar›n›n da Sald›r› somut olarak Ekim Gençli¤i çal›flmas›n› hedef almas›na Diyarbak›r'›n sorunlar›ndan ba¤›ms›z olarak ra¤men genel planda devrimci faaliyete ve devrimcilere yöneliktir. düflünülmemesi gerekti¤ini dile getiren Erdo¤an, Sald›r›n›n Gençlik Kurultay›'n›n hemen sonras›nda gerçeklefltirilmifl olmas› flöyle konufltu: ise tesadüf de¤ildir. Kurultay›n örgütlenme sürecinde Ere¤li E¤itim “Bütün tahriklere ra men kadını, erke i, ya lısı, Fakültesi'nde anlaml› bir faaliyet yürüttük. Faaliyetimiz geçmifl y›llar› aflan çocu uyla milletimizin sa duyusunu Diyarbakırlı bir düzey yakalad›. Kurultay›n yaklaflmas›yla beraber sivil polisler bizleri karde lerimiz olarak ortaya koydunuz. Hakkınıza, aç›ktan takip ederek, bizlerin üzerinde bask› kurmaya çal›flt›. Kurultay hukukunuza sahip çıktı ınız gibi huzur ve istikrara sonras›nda ise yoldafllar›m›z ve okurlar›m›z sivil polisler taraf›ndan takip da sahip çıktınız. Demokrasimize de, ve taciz edilmifltir. Cumhuriyetimize de sahip çıkmı oldunuz. Bunun Karadeniz Ere¤li bir taflra kentinin ilçesi. Devrimci faaliyet aç›s›ndan için Diyarbakırlı vatanda larımı bir kez daha tebrik belli darl›klar› bar›nd›r›yor. Faaliyetimizin etkisi ise bu nesnel durumu ediyor ve kutluyorum. Esnafıyla, i adamıyla, zorlad›. Sermaye iktidar› devrimci faaliyete tahammülsüzlü¤ünü bir kez çalı anıyla, sivil toplum örgütleriyle Diyarbakır daha gösterdi. üzüntülü günler ya adı ancak Diyarbakır asla taviz Sald›r› sonras›nda fakültede bulunan siyasal gençlik gruplar› bir vermedi. Özellikle bir ey var ki, beni derinden toplant› gerçeklefltirdi. Toplant›da hafta boyunca fakültede olas› bir etkiledi; o da çocuklarımızın istismar edilmi sald›r›ya karfl› birlik ve dayan›flma içinde olunmas› karar› al›nd›. olmasıdır. Bunun altını çizerek söylüyorum. Bunu da Buradan bir kez daha söylüyoruz; devrimci faaliyetimizi hiçbir güç hâlâ terör destekli olarak çalı anlar istismara devam engelleyemez. Bask›lar bizi y›ld›ramaz! ediyorlar, hem de çocuklara kar ı.” (Hürriyet, 8 May›s 2006) Ekim Gençli¤i/ZKÜ

Faflist sald›r›lara geçit yok!


Y›ld›z Teknik Üniversitesi'nde soruflturma terörü...

“Bask›lar devrimci faaliyetimizi engelleyemez!” YTÜ'de dönem bafl›nda “Nevruz” bahanesiyle faflistler taraf›ndan gerçeklefltirilen provokasyonun ard›ndan aç›lan soruflturmalara ceza ya¤d›. Henüz aç›klanmayan cezalarla birlikte 20-25 civar›nda devrimci, demokrat ö¤renciye 1 hafta ile 1 ay aras›nda de¤iflen uzaklaflt›rma cezalar› verildi. Önümüzdeki dönemin bafl›n› kapsayan cezalar›n yayg›nl›¤› ve uzunlu¤u düflündürücüdür. Zira YTÜ'de uzunca bir süredir, bu tarz toplu soruflturmalara uzaklaflt›rma cezas› verilmiyordu. Üniversite yönetimi de bunu çeflitli ortamlarda “demokratik” yap›s›n›n bir kan›t› olarak sunabiliyordu. Ancak ad› türlü yolsuzluklarla an›lan yeni rektörün bu soruflturmalar vesilesiyle üniversiteye polis sokmas›, devrimci, demokrat ö¤rencileri gözalt›na ald›rtmas› “demokrasi” söyleminin gerçekte ne anlama geldi¤ini de gösteriyor. Cezalarda dikkat çeken iki nokta var. Birincisi cezalar›n dönem bafl›na denk getirilmesi ve böylece 6 Kas›m gibi önemli bir gündemin arifesinde muhalif ö¤rencilerin okuldan uzak tutulmak istenmesi. ‹kincisi ise cezalar›n aç›klanmas›n›n y›l sonuna denk getirilmesi. Bununla amaçlanan cezalar›n sessizlikle karfl›lanmas›n› sa¤lamakt›r. Soruflturmalar›n aç›klanmas› için iki ay beklendi. Bu sald›r›lar devrimci faaliyete yöneliktir. Dönem bafl›n› Tepe Güvenlik ile açan, daha sonra toplant› yap›lacak bahanesiyle fakülteleri kapatt›ran, ikinci dönemin bafl›ndan itibaren faflist beslemelerini muhalif ö¤rencilerin üzerine salmaya bafllayan rektörlük en son olarak da çevik kuvveti okulun içine davet edip 3 yoldafl›m›za tüm okulun gözü önünde sald›rtarak gözalt›na ald›rm›fl, daha sonra da afifllere sald›rm›flt›. Ancak bizler tüm bu sald›r›lara karfl› net ve kararl› bir tutum sergiledik. Bafltan itibaren planlanan bu senaryonun hayata geçmesini engelledik. Çünkü bu oyun sahneye konamaz, koydurtmay›z. YTÜ'de 40 senedir süren siyasal faaliyet bugüne kadar hiç kesilmeden devam etmifltir. Bugün de etmektedir, gelecekte de edecektir. Bu sald›r›lar bizi y›ld›ramaz, faaliyetimizi durdurmaya kimsenin gücü yetmez. Çünkü biz, darbenin gayr-› meflru çocu¤u YÖK'ün bu beslemelerinden önce de bu üniversitelerde vard›k, varolmaya devam edece¤iz…

YTÜ/Ekim Gençli¤i

KTÜ Ö¤renci Platformu:

S›n›rs›z bütünleme hakk› istiyoruz! Geçti¤imiz hafta KTÜ Ö¤renci Platformu olarak s›n›rs›z bütünleme hakk› ve finalde 45 not baraj›n›n kalkmas› için imza kampanyas› bafllatt›k. ‹mzalar› kitlesel bir eylemle rektörlü¤e 2 Haziran günü saat 12.30’da vermeye karar verdik. ‹mza toplama faaliyeti s›ras›nda ö¤rencilerden olumlu tepkiler ald›k. Hemen hemen herkes tereddüt göstermeden imza att›. Birbuçuk günde yaklafl›k 2 bin imza toplad›k. Cuma sabah› okula geldi¤imizde her yerde jandarma ve ÖGB ekipleri geziyordu. Bizler imza toplarken bizi takip ederek etrafa korku salmaya, “yapt›¤›n›z yasal de¤il, imza atmay›n, soruflturma al›rs›n›z” sözleriyle kitleleri sindirmeye çal›flt›lar. ‹ki arkadafl›m›z okulda ilan asarken (biri Ekim Gençli¤i’nden, di¤er arkadafl›m›z DPG’den) ÖGB’ler taraf›ndan tartakland›lar. Daha sonra jandarma taraf›ndan gözalt›na al›nd›lar. Fakat bizler gerekli cevab› verdik. Arkadafllar›m›z›n b›rak›lmas› için jandarma karakolunun önünde oturma eylemi yapmaya

bafllad›k. Saat 12.30’a yaklafl›rken karakolun önünde bulunan birçok arkadafl›m›z kantilerine giderek, ÖGB’nin ve jandarman›n takibinde imza toplayarak, ö¤rencileri rektörlü¤ün önüne ça¤›rd›. Saat 12.30’da yaklafl›k 45 kifli imzalar›m›zla birlikte rektörlü¤ün önünde topland›k. Bu arada rektörlü¤ün önüne 100 jandarmay› çoktan y›¤m›fllard›. Orada bas›n aç›klamas› yapt›k. Üç arkadafl›m›z› temsilci seçerek rektörle görüflmeye gönderdik. Ancak görüflmeyi reddeden rektör imzalar›m›z› da kabul etmedi. Rektörün bu çirkin tutumunu bizler kameralar›n önünde bas›na teflhir ettik. Eyleme kat›lanlarla tekrar bir görüflme yapt›k. Görüflme sonras› Sal› günü tekrar imza toplamaya karar verildi. Fakat bu sefer rektörlük imzalar› kabul edene kadar orada bekleme karar› al›nd›. Türküler, alk›fllar ve sloganlar eflli¤inde eylemi bitirdik. Daha sonra rektörlü¤ün önünden toplu bir flekilde jandarma karakolunun önüne gelerek gözalt›ndaki arkadafllar›m›z ç›kana kadar bekledik. Arkadafllar›m›z ç›k›nca alk›fllarla karfl›lad›k ve hep birlikte halaylar çektik, türkülerimizi söyledik. Demokratik hak ve taleplerimizi kazanmak için sesimizi daha da yükseltece¤iz.

KTÜ Ö¤renci Platformu

11


Samsun OMÜ'de nükleer karfl›t› kampanya...

Temiz çevre sosyalizmde! 12

“Nükleere geçit vermeyece¤iz!” OMÜ’de nükleer karfl›t› flenlik haz›rl›klar› tüm h›z›yla sürüyor. Üniversitede “bahar flenli¤i” ad›yla düzenlenen etkinli¤e nükleer karfl›t› faaliyetimizi tafl›d›k. Özel flirketler için ayr›lm›fl standlardan birini iflgal ettik. ‹lk etapta iflgal etti¤imiz standdan uzaklaflt›r›lmak istendik. Fakat ö¤rencilerin bizi sahiplenmesiyle bu giriflim baflar›l› olamad› ve flenlikte kendimize bir alan yaratt›k. Stand›m›zda “nükleere karfl› bir resim çiz” ve “nükleere karfl› bir imza at” diye iki ayr› kampanya bafllatt›k. Ö¤rencilerin yo¤un ilgisiyle karfl›laflt›k. Çal›flmam›z oldukça verimli geçti. Toplad›¤›m›z binlerce imza ve çizilen yüzlerce resim sergilendi. Binlerce kiflinin kat›ld›¤› bahar flenli¤inde, kesintisiz bir flekilde kendi flenli¤imizin duyurusunu yapt›k. Etkinli¤in ikinci gününde üzerinde “Nükleere hay›r!” yazan onlarca t-shirt bast›rd›k ve da¤›tt›k. fienliklerin üçüncü gününde sahne alan rock gurubu Domination da bizim t-shirt’lerimizi giyerek etkinli¤imizin duyurusunu yapt›. Ayr›ca etkinli¤imize kat›lmak istedi¤ini ve nükleere karfl› bizimle mücadele edece¤ini söylemesi bizim için ayr› bir moral oldu. fienli¤in dördüncü gününe düzenin paral› ve yoz kültür flenliklerine karfl› alternatif bir etkinlik planlad›k. Etkinli¤imizi tam planlad›¤›m›z gibi gerçeklefltiremesek de etkili geçti. fiiirlerimiz ve flark›lar›m›zla yüzlerce insan› stand›m›za toplamay› baflard›k. Paral› ve yoz flenliklere karfl› alternatif etkinlikler yaparak kitlelere seslendik. Böylece üniversitede alternatif bir flenli¤in imkanlar›n› görmüfl olduk. Bu dönemde kazand›¤›m›z deneyim ve birikimle seneye daha etkili haz›rlanaca¤›z. Çal›flmalar›m›z okulumuzda oldukça yank› buldu. fienli¤in son gününde “Nükleer gerçeklik” bafll›¤›yla bir panel düzenledik. Panel sunumunu biz yapt›k. Samsun EMO Baflkan› ve Sinop Tabip Odas› Baflkan›’n›n konuflmac› olarak kat›ld›¤› panele kitle kat›l›m› bekledi¤imizin alt›nda olsa da etkili geçti. Panel bitiminde tekrar stand›m›zda halaylar›m›za devam ettik. Ayn› gün, 2 Haziran günü saat 19:00’da stand›m›zda bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirdik. Çevredeki ö¤rencilerin de Munzur Vadisi’ne yap›lmak istenen baraja karfl› tepkileri kat›ld›¤› aç›klamada nükleere geçit vermeyece¤imizi, dile getirmek için 4 Haziran günü Galatasaray Postanesi nükleer santrallere karfl› OMÜ ö¤rencileri olarak önünden Taksim Meydan›’na bir yürüyüfl gerçeklefltirildi. direnece¤imizi vurgulad›k. Tunceli Dernekleri Federasyonu'nun ça¤r›s›yla Buradan tekrar vurguluyoruz, insanl›¤›n sonunu gerçekleflen eylemde Hasan fien bir konuflma yapt›. haz›rlayan bu enerji türüne geçit vermeyece¤iz. Tepkilerini sloganlarla dile getiren kitle, “Munzur'da baraj Temiz çevre sosyalizmde! istemiyoruz!”, “Munzur onurdur, onuruna sahip ç›k!”

"Munzur'da baraj istemiyoruz!"

Ekim Gençli¤i/OMÜ sloganlar› att›. ‹stanbul Ekim Gençli¤i


OMÜ'den Nükleer Karfl›t› Ö¤renciler'in aç›klamas›...

Ne Sinop'ta ne baflka yerde! yeni bir nükleer savafl tehlikesi söz konusuyken buna da karfl› Ülkemizde son 30 y›ld›r nükleer santral tart›flmalar› bitmek oldu¤umuzu, nükleer silahlanmaya son verilmesi gerekti¤ini bir bilmiyor. Her hükümet döneminde nükleer santral olmazsa kez daha ifade ediyoruz. enerji ihtiyac›n›n karfl›lanamayaca¤›, nükleer santrallerin OMÜ’ de okuyan nükleer santral karfl›t› ö¤renciler olarak olmazsa olmaz oldu¤u ortaya konuyor. Nükleer santralleri bir hafta boyunca nükleer santrallere karfl› olan tepkimizi kabul ettirmek için elektrik kesintilerinin yafland›¤› bir ülkeyiz. toplad›¤›m›z binlerce imza ve çizdi¤imiz yüzlerce resimlerle Aradan y›llar geçti ve hala biz nükleer santral olmadan da ortaya koyduk. Bundan sonra da insanl›¤a ve do¤aya büyük bir yaflabiliyoruz. Ama ne hikmetse son aylarda nükleer santral tehdit içeren bu soruna karfl› sesiz kalmayaca¤›m›z› bir kez tart›flmalar› yeniden bafllam›fl bulunuyor. Hükümet 2012’ye daha belirtiyoruz. kadar nükleer santrallerin devreye girece¤ini, yer olarak Nükleer santrale hay›r! seçilenlerden birinin de Sinop oldu¤unu aç›klam›fl bulunuyor. Çernobili unutmad›k, unutturmayaca¤›z! Bizler ne Sinop’ta ne baflka bir yerde nükleer santral yap›lmas›n› istemiyoruz. Çünkü nükleer santral bir zorunluluk de¤il bir tercihtir. OMÜ’den Nükleer Karfl›t› Ö¤renciler Enerji ihtiyaçlar› de¤iflik yöntemlerle karfl›lanabilecekken ülkemizde sanki tek çözüm olarak nükleer enerjinin ortaya konmas›n› kabul etmiyoruz. Birçok ülke nükleer enerji yerine alternatif enerjiye yönelmiflken ülkemizde alternatif enerji kaynaklar›na yönelik herhangi bir araflt›rman›n söz konusu olmamas›n› anlam›yoruz. Avrupa’da son 25 y›ld›r yaln›z bir nükleer santral yap›lm›flken, Amerika’da 1978, Almanya’da 1982 y›l›ndan itibaren hiçbir yeni nükleer santral yap›lmam›flken, ülkemizde neden modas› geçmifl bir enerji kayna¤›na yat›r›m yap›lmaya ‹flgalci katil ABD'nin simgesi haline gelmifl Coca Cola bu y›lki gelirinin hepsini çal›fl›ld›¤›n› anlam›yoruz. ‹srail ordusuna verece¤ine aç›klad›. Coca Cola, Filistinli, Irakl› çocuklar›n ve di¤er Nükleer santrale karfl›y›z çünkü bütün ezilen halklar›n katili ‹srail ve Amerikan ordusunun savafl gücünü oluflturan nükleer enerji milyonlarca insan›n silahlar›n yap›lmas› için gerekli mali bütçeyi haz›rlamaya çal›fl›yor. hayat›n› tehdit eden kaza riskleri Katillerin finansörü Coca Cola üniversitemizde flenlikler düzenleyip, konserler tafl›makta. Baz› kesimler teknolojinin veriyor. Üniversitedeki ö¤rencilere kendi simgelerini tafl›yan ürünler da¤›t›p yoz bunlara engel olabilece¤ini belirtiyor. kültürlerini tekno müzikleriyle beynimize kaz›maya çal›fl›yorlar. Onlar e¤lenirken Ama flunu unutuyorlar; insan›n oldu¤u Filistin'de, Irak'ta çocuklar›n üzerine bombalar düflüyor. yerde her zaman hatalar olacakt›r. Biz Bizlerin içti¤i her Coca Cola Irak'taki, Filistin'deki kardefllerimizin kan› olacakt›r. bu hata riskleriyle yaflamak istemiyoruz. Coca Cola “üniversite turu” ad› alt›nda okullar› geziyor. Çernobil kazas›n›n ard›ndan 20 y›l Coca Cola 22 May›s'ta üniversitemizdeydi. K›sa bir zamanda haz›rlanmak geçmifl olmas›na karfl›n bunun etkilerini zorunda kald›¤›m›z Coca Cola eylemi buna ra¤men etkili geçti. ‹ki günde Karadeniz’de hala yaflarken, 1999’da haz›rland›¤›m›z eylem 22 May›s günü saat 12:00'de bafllad›. Eylemi Ekim Gençli¤i, Japonya’da yaflanan kazada 310 bin Kald›raç, TKP, Hayalet, ÖDP, Ö¤renci Kolektifi, MDG (Mezopotamya Devrimci kifli bir hafta evlerinden d›flar› Gençli¤i) örgütledi. ç›kamam›flken, son yirmi y›lda 400’den Etkinlik alan›na “Katil Coca Cola defol!” pankart›m›zla girdik. Alk›fllar›m›zla ve fazla kaza rapor edilmiflken nükleer ajitasyon konuflmalar›yla ö¤renci kitlesini çevremize toparlad›k. Kitle topland›¤›nda santrale nas›l sesiz kalabiliriz oturma eylemine bafllad›k. Güvenlik güçlerinin ve fakülte dekanlar›n›n gelmesi Nükleer santrale karfl›y›z. Çünkü üzerine “pazarl›k” bafllad›. Ancak pazarl›k yapmayaca¤›m›z› ve stand›n kald›r›lmas›n› nükleer enerji salt kaza riskleriyle de¤il, söyledik. Bunun üzerine güvenlik güçleri etraf›m›z› sard›, ancak eylemimizi oluflturdu¤u at›klarla büyük bir sorun bitirmedik. oluflturuyor. At›klar›n depolanmas›, Slogan ve ajitasyon konuflmalar›yla sürdürdü¤ümüz eyleme yaklafl›k 30 ö¤renci radyasyon etkilerini kaybetmesi kat›ld›. 2.5 saat süren eylem Fen-Edebiyat Fakültesi önünde bildiri metninin yüzy›llar› alabiliyorken, her an bir s›z›nt› da¤›t›lmas› ve okunmas›yla sona erdi. Eylem bittikten sonra pankart›m›z› Fenyaflanmas› olas›yken, bu kadar büyük Edebiyat Fakültesi önüne ast›k. bir tehditle birlikte yaflamay›z. Bizler OMÜ'lü genç komünistler olarak emperyalist katillere bu hakk› Bizler elbette salt nükleer santrallere tan›mayaca¤›m›z› söylüyor ve yaflam›m›z›n her alan›nda emperyalistlerle ve de¤il onun baflka ve korkunç bir çeflidi iflbirlikçileri ile mücadelemizi sürdürece¤imizi bir kez daha ilan ediyoruz. olan nükleer silahlara da karfl›y›z. Samsun Ekim Gençli¤i Hiroflima ve Nagazaki’de yaflananlar› unutmad›k. Ve bugün yan› bafl›m›zda

Ondokuz May›s Üniversitesi'nde Coca Cola karfl›t› eylem...

Katil Coca Cola

üniversitemizden defol!

13


Perinçek ve Iflçi Partisi/Öncü Gençlik çetesi ODTÜ’de devrimci ö¤rencilere sald›rd›! Yalan, karalama ve iftiralarla kendi düzen ufla¤› ve ordu yalakas› rezil kimli¤inizi gizleyemezsiniz! 14

Perinçekçi çeteye geçit vermeyece¤iz! Perinçek ve çetesi ‹P/Öncü Gençlik y›llard›r oldu¤u gibi yine devrimci ilerici ö¤rencilere sald›rd›. Kendi tarihini devrimci harekete sald›r› üzerinden oluflturan bu çete sald›r› ve provokasyonlar›na ODTÜ’de bir yenisi eklenmifl, onlarca devrimci ve ilerici ö¤renci bu çetenin ve jandarman›n, rektörlük onay›yla bafllatt›¤› sald›r›s› sonras›nda a¤›r biçimde yaralanm›flt›r. Elbette bu sald›r›lar yeni de¤ildir. Kürt halk›na dönük sald›rgan ve inkâra dayal› aç›klamalar, üniversitelerde her y›l gerçeklefltirilen planl› provokasyonlar, iflçi s›n›f› ve emekçilerin meflru eylemlerini karalayan aç›klamalar, bu anlay›fl›n gerici-sosyal floven çizgisinin aç›k bir göstergesidir. Son dönem eli kanl› faflistlerle oluflturulan K›z›l Elma koalisyonlar›, ortak mitingler ve sloganlar, geldikleri yeri kör gözlerin bile görece¤i bir aç›kl›kta gözler önüne sermifltir. Perinçek’in tüm yalan, demagoji ve karalama çabalar› boflunad›r. Bu karanl›k çetenin emek güçlerinin ve Kürt halk›n›n mücadelesini karalamas›, sol de¤erleri kullanarak biz devrimcilere sald›rmas› elbette bofluna de¤ildir. Sermaye devletinin her dönem devrimci eyleme ve mücadeleye karfl› kulland›¤› güçler olmufllard›r. Sermaye devleti devrimci ilerici güçlere, iflçi s›n›f›na ve gençli¤e karfl› kapsaml› bir sald›r› içerisinde oldu¤u her dönemde elinin at›ndaki sol maskeli Perinçekçi çeteyi de hedefleri do¤rultusunda kullanagelmifltir. 30 May›s günü ODTÜ Tarih Bölümü, Atatürkçü Düflünce Derne¤i ve Bilim ve Ütopya Kooperatifi’nin birlikte düzenledi¤i “Kemalist Devrim’in Düflünsel Kaynaklar› Sempozyumu” s›ras›nda sempozyumu ve Perinçek’i protesto eden ö¤rencilerin dövülerek salondan at›lmalar›, arkas›ndan 150 civar›nda ODTÜ ö¤rencisinin

protesto eylemine ‹P ve jandarma taraf›ndan gerçeklefltirilen azg›n sald›r› da Perinçekçi çetenin kirli siciline uygun düflen yeni bir provokasyondur. Ancak sald›r› ve provokasyonlarla yetinmeyen bu sald›rgan çete yalan, demagoji ve karalama kampanyas›na da baflvurmaktad›r. Ö¤rencilerin silahlarla salona girdikleri yalan› devrimci örgütlenmeleri karalama kampanyas› ile sürdürülmüfl, K›z›l Bayrak gazetesi ve bir dizi devrimci örgüt ve kurum hedef gösterilmifltir. Provokasyon ve sald›r›, yalan ve karalama, ihbar ve hedef gösterme… Tüm bunlar son 30-35 y›ldan beri al›fl›lagelmifl Perinçek kimli¤inin ODTÜ’deki olayla rüzerinden yeni bir tezahürüdür. Devrimci mücadeleye, sol de¤erleri ve argümanlar› kullanarak sald›ran bu çeteye sormak gerekiyor: 1 May›s eylemlerini provokatif olarak nitelemek, iflçi ve emekçilerin mücadelesine, kamu emekçilerine ve örgütlülüklerine karfl› karalama kampanyalar› örgütlemek ne zamandan beri sol ve emek ad›na konuflanlar›n ifli olmufltur? Üniversiteli gençli¤in hakl› ve meflru mücadelesinin karfl›s›na yalan demagoji ve provokasyonlarla ç›kmak, bu hakl› mücadeleyi sermaye devleti ve kontra medya ile ayn› a¤›zla “terör” olarak nitelendirmek, gençli¤in mücadelesine ve bu anlam› ile gençli¤e düflmanl›¤›n aç›k bir göstergesi de¤ilse nedir? Yapt›¤› faflist darbelerle devrimci hareketi ve toplumsal muhalefeti kanl› operasyonlarla ezmifl, böylece sermaye egemenli¤inin ve burjuva gericili¤inin yegâne dayana¤› oldu¤unu defalarca kan›tlam›fl, binlerce ilericinin-devrimcinin katili Amerikanc›-Natocu sermaye ordusunu “devrimci” olarak göstermek, hele de bunu sol


15

ad›na yapmak ars›zl›¤›n dipsiz kuyusu de¤ilse nedir? Bu, ö¤rencilerin ortaya koydu¤u direnme kararl›l›¤› bunun en rezilinden bir ordu yalakal›¤›n›n ve iflah olmaz bir karfl› ifadesi olmufltur. devrimci çizginin en aç›k, en tart›flmas›z bir ifadesi de¤il Hiçbir sald›r›, provokasyon ve karalama gençli¤in midir? devrimci mücadelesini engelleyemez. Ticari e¤itime karfl› Kürt halk›na dönük katliamlar›n boyutland›¤› ve Kürt mücadele eden bizler, eflit paras›z, bilimsel ve anadilde çocuklar›n›n sokak ortas›nda azg›nca katledildi¤i bir e¤itim hakk› için, onurlu bir gelecek ve özgürlük için dönemde sermaye ile ayn› cepheden ve ayn› a¤›zdan Kürt mücadele eden bizler, bu sald›r›lar karfl›s›nda da tam bir halk›na, onun tümüyle hakl› ve meflru ulusal demokratik kararl›l›kla dikilece¤iz ve devrimci mücadelemizi istemlerine sald›ranlar›n daha bir de bunu sol söylemlerle sürdürece¤iz. yapmaya yeltenmeleri bir baflka ars›zl›k örne¤i de¤il Üniversitelerimizde son dönem t›rmand›r›lan midir? sald›rganl›k bugüne kadar oldu¤u gibi bugünden sonra da Sicilli eli kanl› faflistlerle k›z›l elma koalisyonlar› mücadelemizi engelleyemeyecektir. Yaflas›n devr imci dayan›flma! oluflturanlar, ortak eylemler ve etkinlikler örgütleyenler Devr imci har eket engellenemez! buna ra¤men sol ad›na konuflmaya yeltendiklerinde ikiyüzlülü¤ün ve ahlaks›zl›¤›n en berbat bir örne¤ini sergilemifl olmazlar m›? 31 May›s 2006 Bunlar Perinçekçi çete hakk›nda ilk ad›mda akla gelenlere yaln›zca bir kaç örnektir. Bunlara daha bir dizi baflka temel önemde gerçek eklenebilir. Ve Perinçek gibi bir yalan ve demagoji ustas› bile bu kadar aleni gerçeklerin binde birinin bile üzerini örtemez. Öte yandan ODTÜ’de yaflananlar, bir kez daha k›flk›rtma ve sald›rganl›¤›n 30 May›s günü ODTÜ Tarih Bölümü, Atatürkçü Düflünce Dernekleri ve devrimci gençli¤in mücadele Bilim ve Ütopya Kooperatifi’nin birlikte düzenledi¤i "Kemalist Devrimin kararl›l›¤›n› bir nebze olsun Düflünsel Kaynaklar›" adl› sempozyumda bafl›n› ordu yalakas› ‹P çetesinin zay›flatamayaca¤›n› gözler önüne çekti¤i bir sald›r› gerçekleflmifl, çok say›da arkadafl›m›z yaralanm›flt›. sermifltir. Y›llard›r sermayenin tüm Ard›ndan jandarma sald›r›s›na karfl› üniversite terkedilmemifl, bu sald›r›ya da sald›r›lar›na karfl› üniversitelerini ve gerekli yan›t verilmifltir. geleceklerini savunan üniversite ö¤rencilerine dönük bu sald›rganl›k, 31 May›s günü gerçeklefltirilen sald›r›ya iliflkin bir bas›n aç›klamas› tüm düzen uflaklar›n›n maskelerini bir kez daha düflürmüfl, devrimci gençli¤in yap›ld›. Bas›n aç›klamas›na yaklafl›k 60 kifli kat›ld›. "Yaflas›n devrimci mücadele kararl›l›¤›n› bütün aç›kl›¤› ile dayan›flma!" , "Faflizme karfl› omuz omuza!" ve "‹hbarc› ayd›nl›k çetesi üniversiteden defol!" sloganlar› s›kl›kla at›ld›. ortaya koymufltur. Perinçekleri korumak üzere saatlerce sürdürülen Ekim Gençli¤i/ODTÜ jandarma sald›r›s›na karfl› devrimci

ODTÜ de jandarma destekli ‹P sald›r›s› protesto edildi


Ö¤renci Sömürü S›nav›’na say›l› günler kald›!

16

ÖSS’nin befl seçene¤ine karfl›, tek seçenek mücadele! 18 Haziran günü iki milyona yak›n ö¤rencinin ve annebabalar›n›n aylard›r bekledi¤i ve u¤runa milyarlar›n harcand›¤› ÖSS gerçeklefltirilecek. Türkiye'nin dört bir yan›nda ö¤renciler, bu büyük s›navda flans›n› denemek, birbirlerinin omuzlar›na basarak daha yüksek bir derece yapabilmek için ayn› sorularla bo¤ufltular aylard›r. fiimdi test sayfac›klar›nda doldurduklar› karelerce geçecekler rakiplerini birer birer. Çoktan seçmeli bir s›nava girmek d›fl›nda baflka bir seçene¤i olmad›¤›n› düflünen milyonlarca genç, 19 Haziran günü 180 dakika ter döktü. Bir k›sm› Türkçe'den bafllad›, bir k›sm› matematikten, ama ayn› sorular› çözdüler. Buraya kadar eflitti herfley, ÖSS'nin s›n›fsal eflitsizli¤e dayanan temelini perdeleyecek kadar... Ancak gerisinde s›nava giren milyonlar›n büyük ço¤unlu¤unu oluflturan “bafltan kaybetmifller” vard›.

Ana haber bültenlerinde ÖSS Bir ülkenin nüfusunun iki milyonu ayn› s›navla muhatap olunca, s›nava atfedilen önem de gözetilirse, ÖSS senenin en önemli gündemlerinden biri oluyor ve burjuva medya aç›s›ndan anlaml› bir malzemeye dönüflüyor. Bas›nda ÖSS ile ilgili onlarca haber ç›k›yor. Her s›nav sonras›, ÖSS stresinden bunal›ma girmifl gençlerle ilgili tart›flmalar yap›l›yor. Her s›nav sonras› Türkiye'nin en pahal› dershanelerinin ö¤retmenleri ekrana ç›k›p sorular› çözüyor... Bu haberler puanlar aç›kland›¤›nda bir kez daha farkl› bir içerikle de olsa gündeme geliyor. “0” puan alanlar k›sa bir süre için tart›fl›l›yor. Birincilerin, ikincilerin hangi liseden mezun oldu¤u, ama daha da önemlisi hangi dershaneye para yedirdi¤i gündeme geliyor. Bu kez ayn› pahal› dershanelerin rehberlik dan›flman hocalar› ç›k›yor ekrana, aç›kta kalmamak için “flunu yap›n, fluray› yaz›n” diye ak›l veriyor. Oysa s›nava giren iki milyona yak›n gencin yaln›zca iki yüzbine yak›n›n›n bir üniversiteye girebilme ihtimali var ve bu rehberlik ve dan›flmanl›k s›fatlar›n› tafl›yan uzman kifliler bu gerçe¤i çok iyi biliyorlar. (Geçen sene s›nava 1.786.883 kifli girdi ve bunlar›n yaln›zca 192.632'si dört y›ll›k bir üniversiteye gidebilme imkan›na sahip oldu.) Tüm bu haberlerin aras›nda gerçek ÖSS ma¤durlar›na dair hiçbir iflaret bulma flans› yok. Zira ne meslek lisesinde okuyarak a¤›rl›kl› ortaö¤retim baflar› puan› karfl›s›nda s›nav› bafltan kaybedenlerin, ne de b›rak›n dershaneye

gitmeyi, baflvuru formunu yat›rmak için ödemesi gereken paray› zar zor denklefltirmek zorunda olanlar›n ÖSS'yi kazanma flanslar› olmad›¤› gibi, bir haber de¤erleri de yok. Zira onlar zaten bafltan kaybetmifller.

Gelecek mücadele alanlar›nda! Yeni bir hayat›n umudu olarak lanse edildi hep ÖSS. Üç saatte yaflamlar de¤iflecekti. Kazanmak ve kazanmamaktan öte bir gerçeklikti bu. S›nav›n bitmesiyle uzunca bir dönemdir gençlerin üzerilerine çökmüfl olan sis bulutu da¤›lacak, renkler yerli yerine oturacakt›. Kimileri için bu renklilik s›nav sonuçlar› aç›klanana dek sürüp, “kazanamad›n›z” cümlesinin yaz›l› oldu¤u bir ka¤›t parças›yla beraber tekrar bulan›klaflacak, kimileri içinse üniversite kap›s›ndan girerek, bir gelecek kazanma, bir gelecek yaratma umudunun rengini alacakt›. 180 dakikan›n bitti¤ini haber veren zil çal›p da kalemler kenara b›rak›ld›ktan sonras› ise hep bir tekerrürden ibarettir. Zira, kazanamay›nca, ya da kazan›p üniversiteye girince, hatta baz›lar› aç›s›ndan üniversitenin kap›s›ndan mezun s›fat›yla ç›k›nca büyük bir hayal k›r›kl›¤› yaflan›r. ÖSS kolay da olsa zor da, s›nav sistemi de¤iflsin de¤iflmesin, ÖSS'den sonra yaflanan hayal k›r›kl›¤› bakidir. Çünkü ÖSS s›nava giren milyonlara gelecek kurmalar› için tan›nm›fl bir f›rsat de¤il, ÖSS'yi tezgahlayanlar›n kâr kap›s›d›r. Gelecek ne s›nav salonlar›nda, ne üniversite kap›lar›nda! Gelecek mücadele alanlar›nda!

(Liselilerin Sesi’nin 8. say›s›ndan al›nm›flt›r...)


‹LGP'den ÖSS ile ilgili bas›n aç›klamas›...

ÖSS'nin ma¤duru olmayaca¤›z! ‹stanbul Liseli Gençlik Platformu bir süredir yürüttü¤ü ÖSS karfl›t› kampanya çerçevesinde 9 Haziran günü bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirdi. Kad›köy’de yap›lan aç›klamada flunlar söylendi: "Ezberci e¤itim ve anti-bilimsel bir metod olan s›nav sistemi do¤al bir sonuç olarak ö¤renmeye yabanc›laflmay›, hayatlar›n›n kalan k›s›mlar›nda da ö¤rencileri etkileyecek olan, körüklenen rekabet duygusuyla a盤a ç›kan yaln›zlaflma ve asosyalleflmeyi do¤urur. S›nav, gelecek kayg›s›n› belirgin olarak tafl›mayan, ekonomik s›k›nt› çekmeyen liseliler için salt bir sosyal statü belirleme arac› olarak bile yo¤un bir bask› anlam›na gelmektedir. Ekonomik ve sosyal planda s›k›nt› çeken emekçi s›n›flara mensup liselilerde ise bu, sistemin tek alternatif olarak göstermesiyle birlikte, aç›k bir varl›k-yokluk ikilemine dönüflmektedir. Sonuç olarak e¤itim ve s›nav sistemine, özelde ise ÖSS’ye, birçok noktada karfl› durulmas› gerekmektedir.

Ankara Liselilerin Sesi’nden etkinlik ve eylem...

ÖSS’nin 5 seçene¤ine karfl› tek seçenek mücadele!

ÖSS geleceksizliktir! ÖSS sömürüdür! ÖSS yabanc›laflmad›r! ÖSS yaln›zlaflmad›r! ÖSS ticari e¤itimdir! Tüm bu bafll›klar› s›ralad›¤›m›zda önümüzde tek bir alternatif kalmaktad›r! O da mücadele! " Bas›n metninin okunmas›n›n ard›ndan Çav Bella marfl› söylendi. Çevredekilerin de yo¤un ilgi gösterdi¤i aç›klama sonras› katk› sunmak ve nas›l iletiflim kurabileceklerini ö¤renmek isteyenler oldu. Eylemde "Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm", "ÖSS'nin ma¤duru olmayaca¤›z!", "Eflit, paras›z, bilimsel, anadilde e¤itim!", "Sermaye defol, liseler bizimdir!" sloganlar› at›ld›. Aç›klamaya 50'yi aflk›n genç kat›ld›. 

‹LGP

Liselerin Sesi’nin ÖSS karfl›t› kampanyas› çerçevesinde Ankara’da 10 Haziran Cumartesi günü EMO Ankara fiube’de “ÖSS geleceksizliktir, ÖSS’nin 5 seçene¤ine karfl› tek seçenek mücadele!” fliar›yla bir etkinlik gerçeklefltirildi. Etkinlik, Liselilerin Sesi ad›na yap›lan aç›l›fl konuflmas›yla bafllad›. Konuflmada kampanyan›n hedefi ve ön çal›flmas› anlat›ld›. Ard›ndan ‘68 gençlik hareketinden kesitlerin sunuldu¤u sinevizyon gösterimi yap›ld›. Ankara Liselilerin Sesi ad›na 2 liseli arkadafl ÖSS gündemini farkl› aç›lardan ele alan bir sunum yapt›lar. Etkinli¤e kat›lanlar›n düflüncelerini paylaflmas›yla bu bölüm canl› bir atmosferde geçti. Öncelikle ÖSS karfl›s›nda liseli gençli¤in genifl kesimlerini harekete geçirecek olan bir kitle çal›flmas›n›n gereklili¤i ve bunu yaratacak örgütlülüklere duyulan ihtiyaç anlat›ld›. ÖSS’nin arkas›nda yatan s›n›f gerçekli¤ine de¤inildi. Sömürü düzenine dikkat çekildi. Ticari e¤itim, geleceksizlik, e¤itime ve kendine yabanc›laflma, bireycileflme gibi noktalar üzerinde duruldu. Söyleflinin ard›ndan liselilerden oluflan müzik toplulu¤u sahneye ç›kt›. Etkinlik mücadele ça¤r›s›yla son buldu. Etkinli¤in ard›ndan Yüksel Caddesi’nde Liselilerin Sesi olarak bir eylem gerçeklefltirdik. “ÖSS kald›r›ls›n, herkese s›navs›z üniversite hakk›!” fliarl› pankart›n aç›ld›¤› eylemde “Eflit paras›z, bilimsel, anadilde e¤itim!”, “ÖSS kald›r›ls›n!”, “Diplomal› iflsiz olmayaca¤›z!”, “Kurtulufl yok tek bafl›na, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”, “Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm!”, “Kurtulufl devrimde, kurtulufl sosyalizmde!” sloganlar› at›ld›. Eylem çevredekiler taraf›ndan ilgiyle karfl›land›. Alk›flla destekleyenler oldu. Etkinlik ve eyleme 25 kifli kat›ld›.

Ankara Liselilerin Sesi

17


Adana ve Mersin’de ÖSS karfl›t› eylemler... 18

Adana LGP’den aç›klama...

ÖSS’nin 5 seçene¤ine karfl› tek seçenek mücadele! Bir ay önce bafllatm›fl oldu¤umuz “ÖSS’nin 5 seçene¤ine karfl› tek seçenek mücadele!” fliarl› kampanyam›z› 10 Haziran günü Adana Merkez Postanesi önünde gerçeklefltirdi¤imiz bas›n aç›klamas›yla sonland›rd›k. Kampanyan›n bafl›nda çevre iliflkilerimizle çeflitli tart›flmalar gerçeklefltirdik. ‹lk toplant›da anket, bildiri da¤›t›m›, imza kampanyas› ve bir piknik örgütleme karar› ald›k. Ama kimi aksakl›klar ve okullar›n kapanmaya yak›n olmas›ndan dolay› baz› gecikmeler yaflad›k. Çok verimli bir anket çal›flmas› ve bildiri da¤›t›m› gerçeklefltiremedik. Pikni¤imizi yine ayn› sorunlar nedeniyle iptal etmek ve yerine arkadafllar›m›zla ÖSS’yi tart›flt›¤›m›z bir toplant› yapmak zorunda kald›k. Bu süreç içerisinde çal›flmam›z› daha da yayg›nlaflt›rmak ve çevremizdeki iliflkilerimizi kampanyan›n bir parças› haline getirebilmek, onlarla daha ileri ba¤lar kurabilmek için etkin bir faaliyet yürüttük. Liselilerin Sesi dergimizi bu amaçla daha ifllevsel kullanmaya çal›flt›k ve bir dizi yeni liseliyle tan›flma f›rsat› yakalad›k. ALGP imzal› pullar›m›z› çarfl› merkezine yapt›k. Bas›n aç›klamas›na ça¤r› amac›yla çevremizdeki insanlara gittik ve ç›kartt›¤›m›z afiflleri ilerici, devrimci kurumlara ast›k. Son olarak kampanya çerçevesinde toplad›¤›m›z ÖSS karfl›t› imza metnimizi ve toplad›¤›m›z imzalar› 10 Haziran günü yap›lan bas›n aç›klamas› ile TBMM’ye postalad›k. Aç›klamaya 15 kifli kat›ld›. Eylemde “Eflit, paras›z, bilimsel, anadilde, e¤itim!’’, “ÖSS-AOBP kald›r›ls›n!’’ sloganlar› at›ld›.

Adana Liseli Gençlik Platformu

“ÖSS kald›r›ls›n! YÖK da¤›t›ls›n!” 10 Haziran Cuma günü Mersin’de “ÖSS kald›r›ls›n! YÖK da¤›t›ls›n!” fliar›yla ortak bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirildi. ‹HD binas› önünden bafllayan yürüyüfl Tafl bina önünde sona erdi. Tafl bina önünde Ekim Gençli¤i’nden bir arkadafl k›sa bir skeç oynad›. Ard›ndan bas›n metni okundu. Eyleme Ekim Gençli¤i, MLGP/G (Mersin Liseli Gençlik Platformu Giriflimi), YDG, Tarsus LÖB, Mersin LÖB Giriflimi, DPG, ÖB, DGH, SGDF, Liseli Dayan›flma ve ÖGD kat›ld›. Yürüyüfl flehrin merkezi bir noktas›nda gerçekleflti¤i için güzergah boyunca dersane ö¤rencilerinin yo¤un deste¤ini ald›. Dersane ö¤rencileri eyleme alk›fllarla destek verdi. Eylemde "Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm!", "Fransa kazand› s›ra bizde!”, “ÖSS’ye karfl› örgütlenmeye!", "ÖSS kald›r›ls›n, YÖK da¤›t›ls›n!", " F tipi lise istemiyoruz!", "YÖK, polis, medya bu abluka da¤›t›lacak!", "Yaflas›n devrimci dayan›flma!", "Kurtlufl yok tek bafl›na, ya hep beraber ya hiçbirimiz!" sloganlar› at›ld›.

Mersin Ekim Gençli¤i, MLGP/G


Fakülteler "Mühendis, Doktor" diplomas› vermeyecek, 1990'dan sonra verilmifl olanlar da geri al›nacak! 17 May›s 2006 günü G›da Mühendisleri Odas›n›n Ankara'da düzenlemifl oldu¤u 10. kurulufl y›l› paneline kat›ld›m. Gözlemlerimi aktaraca¤›m, önemli notlar›m var. Salonda 35-40 kifli dinleyici ancak vard›; panelin hafta içi mesai saatlerinde yap›lmas›n›n nedenini sordum, yan›t veren olmad›. Benim k›z›m g›da mühendisidir, onun annesi olarak geldi¤imi ve sorular›m oldu¤unu söyledim. Ankara'daki üniversitelerin g›da bölümlerinden gelen hemen hiç ö¤renci yoktu, ki Prof. Aziz Ekfli panelde konuflmac›yd› ve kendi bölümünden ö¤renciler veya akademik personel bile yoktu, ne hazin. Konudan yeni haberdar oldu¤unu söylemesi bir baflka hazin durumdu. fiunu söyledi; "AB bir karar al›yor bize uygulay›n diyor." Di¤er mühendis odalar›n›n yönetim kurullar›ndan gelenler ço¤unlu¤u teflkil ediyordu. Onlar da tarafl› gelenlerdi, elefltiren bile ç›kmad›. Ancak ‹zmir'den bir genç vard›, TMMOB ‹zmir ö¤renci temsilcisi U¤ur Toprak, en can al›c› sorular› o sordu, san›r›m ‹zmir panelinden konuyu bilerek gelmiflti. Örne¤in; ifl deneyimi denilen sürede sosyal güvence nedir, iflveren kesintili çal›flt›r›rsa, son ay›nda iflten ç›kart›r ve siciline kötü yazarsa ne olacak? AB sözcüsü olarak gelen bir kifli vard›, o da mühendis bile de¤ildi; Eskiflehir Anadolu Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesinden Burak Kaptan. AB'nin tam donan›ml› eleman› olarak oradayd›. Çok ilginçtir, bu genç adam, görsel sunumla AB'nin fakültelerden ve mühendis odalar›ndan istedi¤i her fleyi basamakland›rarak anlatacak kadar donan›ml› geliyor, fakat bölüm baflkan› konumunda profesörler bu kararlarla o anda orda karfl›lafl›yor!? Yani, profesörlere kumpas kurulmufl gibi, ifllevleri sona erdirilirken fikirleri bile al›nm›yor, piyasaya göre e¤itimbilim(!) sisteminde profesörün ifllevinin bitirildi¤inin göstergesi bu, as›l olay bu. "Art›k e¤itim yok, paraya dönüfltürülebilir bilgi var " söylemleri de bundand›r. Fakültelerden fonksiyonel derslerin kald›r›lmas›, program›n teknik lise seviyesinde sanayide ç›rak olarak ifl bulabilecekleri düzeyde çivi-çekiç kullanma derslerine indirilmesi bir sonraki ad›m olacakt›r. Bu durum bizim ilkö¤retimde de yaflad›¤›m›z bir durum oldu¤undan iyi biliyorum, formalite icab› dinleyici

toplan›yor, herkes kendisi de konuya katk›da bulunacak zannediyor, kendileri önemsenmifl de ça¤›r›lm›fl konumundayken hoooop, a¤z› laf yapan bir uzman slayt gösterimiyle donat›lm›fl kürsüde "iflte böyle yapacaks›n›z” diye direktifleri s›ral›yor, sonra haydi güle güle… SPAN E¤itim Dan›flmanl›k flirketinin haz›rlad›¤› "bilinç oluflturma" dedikleri yani yap›lacak ifllerin tepkisiz haz›rl›ks›z gruplara aktar›ld›¤› bu tür toplant›larda bunu hep yap›yorlar. (Dünya Bankas›ndan gelen SPAN fiirketinin uzmanlar›: Paul Vermoulen, Johan Gademan, Teo Savelkouls, Marjan Vernooy.) Burak Kaptan, Sokrates program›yla ba¤›n› da kurdu, ancak benim bildi¤im bir fleyi söylemedi; "Sokrates program›n›n amac› ulusal müfredatlar› k›rmakt›r." Bunu ona an›msatt›m, güldü. AB kendi içinde bile tek programa sahip de¤ildir. Tüm AB ülkelerinde müfredatlar Dünya Ticaret Örgütü istemlerine göre piyasaya hizmet edecek flekilde düzenlenmektedir. Küreselleflmenin tasar›mc› mühendise ihtiyac› yok yani, "benden al sen üretme" diyen ABD'nin önerece¤i fakülte iflte budur. AB sözcüsü Burak Kaptan'a göre: 1-Mezuniyet diplomas›n›n yan›nda diploma eki bulunacak. Bu ekte ald›¤› dersler ve her bir dersle ilgili puanlar yer alacak. 2- Diploma ve ekiyle birlikte kifli gidip meslek odas›na kay›tta bulunacak. Bundan sonraki “sicilini” meslek odas› tutacak . (Henüz ifli yoktur, dikkat ediniz. M.M.) 3- Meslek odas› bundan sonra bu kiflinin 5 y›l sürecek olan ECTS tamamlama ifllemlerini takip edecek. Kifliye, akreditesi onayl› flirketlerde çal›flma zorunlulu¤u var. Oda bu flirketlerle iflbirli¤i içinde olacak. Sonunda odan›n verece¤i mühendislik yapabilir belgesiyle mühendis olunacak! 4- Meslek kuruluflu unvan tan›mlama ve kademeli yetkilendirmede en üst derecede söz sahibi konuma getiriliyor. (Neden odalar›n sustu¤u anlafl›lmaktad›r.) Süreç flöyle: - 12 y›l ‹lkö¤retim. - 4 y›l üniversite.

19


20

- Meslek kurulufluna üyelik. - Onayl› bir ifl yerinden sertifikal› ifl deneyimi. (1-3 y›l) - ECTS tamamlama. Toplam 5 y›l: (1-3 y›l ifl deneyimi) + (2 y›l ‹ngilizce Lisans üstü uzmanl›k). ECTS;   kredi transferinin ad›. Bundan sonra e¤er yurt d›fl›nda çal›flacaksa ak›l ruh sa¤l›¤› yerindedir belgesine kadar fleffafl›k kriterleri ekleniyor. Bu sürecin tamam› meslek kuruluflunda “Sicil” dosyas›nda dosyalan›yor. Bunlara ek olarak 1990'dan sonra verilmifl tüm mühendislik ünvanlar› da geri al›narak yukar›daki sürece tabi tutulacaklar. Yani eski diplomalar geri al›n›yor. Diploma eki etiketi ad› verilen uluslararas› itibar etiketini flu anda ülkemizden 9 üniversite alm›fl durumdaym›fl. Yorum: Üniversitelerin profesörleri piyasadan daha az yetkiye sahip hale geliyor. Yani piyasa bilimin önüne

geçiriliyor, üniversiteler bilim yuvas› olmaktan ç›k›yor. Dünya Ticaret Örgütünün iste¤i do¤rultusunda Dünya Bankas›n›n finanse etti¤i bir model tüm dünya üniversitelerine flu veya bu ad alt›nda dayat›lmaktad›r. Toplant›ya davet edildikleri halde YÖK ad›na kat›lan olmad›¤› aç›kland›. Beni bir e¤itimci olarak en fazla ilgilendiren bölüm fludur: ‹nsan ömrünün 35 y›l›n› tüketici olmaya ay›ran bir sistem insana ve insanl›¤a sayg›s› olmayan sistemdir. Bir an önce, t›pk› flu anda t›p fakültelerimizde oldu¤u gibi, son iki y›l›n› kendi ö¤retim üyelerinin denetiminde kurum içi veya d›fl›nda staj yaparak, staj süresi mühendislik ve hukuk vb. fakültelerine eklenmeli ve unvan›yla birlikte diplomalar verilmelidir. Sevgilerimle

Mahiye Morgül 18 May›s 2006 (antiemperyalizm.org sitesinden al›nm›flt›r)

Toplumcu Mühendislik ve Mimarl›k Ö¤rencileri’nin bas›n aç›klamas›...

Yetkin mühendisli¤e hay›r! 27 May›s günü TMMOB Genel Kurulu’na gelerek mühendislik ve mimarl›k alan›ndaki tav›rlar›n› ve politikalar›n› ortaya koyan Toplumcu Mühendislik ve Mimarl›k Ö¤rencileri 28 May›s’ta saat 18:30’da Yüksel Caddesi’nde Yetkin Mühendislik Tasar›s›’na karfl› bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirdiler. Birçok üniversitede aylard›r, baz› üniversitelerde ise bir y›l› aflk›n süredir yetkin mühendislik yasa tasar›s› karfl›t› mücadele yürüten Toplumcu Mühendislik ve Mimarl›k Ö¤rencileri, TMMOB Genel Kurulu’na 3 bine yak›n imza sundular. Yap›lan bas›n aç›klamas›nda “Sermaye için de¤il toplum için bilim! Yetkin mühendislik sömürüye geçirilmifl bir maskedir!” fliarl› pankart›n arkas›nda yaklafl›k 50 kiflilik ö¤renci grubu, E¤itimSen 1 No’lu fiube önünden Yüksel Caddesi’ne bir yürüyüfl geçeklefltirdi. Yetkin Mühendislik Tasar›s›’n›n özellikle yeni mezun olan mühendislik ö¤rencilerinin diplomalar›yla kazanmalar› gereken mühendislik haklar›n›n ellerinden al›nmas›, 2 ile 5 y›l aras›nda sefalet koflullar›nda çal›flmaya mahkum edilmeleri anlam›na geldi¤i, odalar›n yapaca¤› s›navlarla sömürünün, kastlaflman›n, mühendisler aras›nda ayr›mc›l›¤›n ortaya ç›kaca¤› söylendi. “Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm!”, “Yetkin mühendisli¤e hay›r!”, “Kurtulufl yok tek bafl›na, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”, “Sermaye defol, üniversiteler bizimdir!” sloganlar›n›n gür bir flekilde at›ld›¤› bas›n aç›klamas› çevrede bulunan insanlar taraf›ndan ilgi gördü. Ö¤renciler mücadelelerinin devam edece¤i sözüyle bas›n aç›klamas›n› sonland›rd›lar.

Ankara Ekim Gençli¤i


TMMOB Genel Kurulu’ndan yans›yanlar Dönem bafl›nda "yetkin mühendislik" sald›r›s›na yönelik çal›flmam›z› TMMOB Genel Kurulu'na tafl›ma karar› alm›flt›k. Ayr›ca Toplumcu Mimarl›k Mühendislik Ö¤rencileri'nin Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Kurultay›'na sunulan ve kabul gören önergelerinin 8. maddesinde yeralan “Toplumcu Mühendislik ve Mimarl›k Ö¤rencileri Çal›flmalar›'n›n kurultay gününe dek sürdürdü¤ü imza kampanyalar› 25-28 May›s tarihleri aras›nda Ankara'da gerçekleflecek olan TMMOB Genel Kurulu'na dek sürdürülmeli ve bu imzalar TMMOB Genel Kurulu?na sunulmal›d›r” karar› çerçevesinde 3 bine yak›n dilekçe ve imza toplad›k. Biz müdahalemizi Genel Kurul'un demokratik iflleyifli çerçevesinde düflünmüfltük. Ancak üniversitelerin kapanma tarihlerine ve s›nav haftas›na denk gelen Genel Kurul tarihi bu planlarda aksamaya yol açt›. Ayr›ca de¤iflik üniversitelerdeki Toplumcu Mimarl›k Mühendislik Ö¤rencileri çal›flmalar› aras›ndaki koordinesizlik etkin müdahalenin önünü t›kad›. Tüm bunlara ra¤men Ankara'daki TMMOB ö¤renci üyeleri taraf›ndan haz›rlanan iki metin yo¤un tart›flmalar›n ve pazarl›klar›n ard›ndan iki delege taraf›ndan kürsüden okundu. Ancak yaflanan çeflitli tart›flmalardan kaynakl› biz bu iradenin do¤rudan bir parças› olamad›k. Bizi d›fllamaya dönük çaba, zay›f bir kat›l›m gösterdi¤imiz bir ortamda sonuç verdi ve haz›rlad›¤›m›z metin okunmad›. Biz de metnimizi bildiri olarak tüm Genel Kurul üyelerine ulaflt›rd›k. Ayr›ca dilekçelerimizi ve imzalar›m›z› divana sunduk ve dilekçe metninin okunmas› için iki dilekçeyle baflvuruda bulunduk ancak bu istedi¤imiz karfl›lanmad›. Genel Kurul'un 3. günü (cumartesi) sabahtan ö¤rencilerin söz hakk› talep etmesiyle bir tart›flma bafllad›. Divan›n ›srarla bu talebi reddetmesi üzerine ö¤renciler salon içinde bir protesto gerçeklefltirdiler. "Söz hakk›m›z› istiyoruz!" yaz›l› dövizler açan ve a¤›zlar›n› bantlayan ö¤renciler bu yasakç› zihniyeti protesto ettiler. Tüm ö¤renci örgütlülüklerine yönelik planl› bir tutum içinde olan "bürokrat mühendisler" tuttuklar› köfle bafllar›n› kendi görüflleri do¤rultusunda kulland›lar. Ancak bunu örgütün en demokratik platformu olmas› gereken bir yerde yapabilmek o kadar da kolay de¤ildi. Tüzük ve iflleyiflin zorunlu bir gere¤i olarak metinlerin delegeler taraf›ndan okunmas›n› kabul ettiler. Metinlerde ö¤rencilerin flu taleplerine yer veriliyordu: "* TMMOB ö¤renci üye örgütlülü¤ünün tan›nmas›n› ve örgütlülü¤ün önündeki engellerin kald›r›lmas›. * 26 Kas›m 2005'de ilki yap›lan TMMOB üye ö¤renci kurultay›n›n forum bölümü ve sonuç bildirgesinin yaz›lmas› ve yay›nlanmas›. * II. TMMOB Ö¤renci Üye Kurultay›'n›n ö¤renci iradesinin esas al›narak örgütlenmesi ve periyodik hale getirilmesi. * TMMOB'un kamuoyunda yetkin/yetkili mühendislik ya da

uzmanl›k yasas› diye an›lan yasa tasar›s›ndan deste¤ini çekmesini ve bu yasa tasar›s›na karfl› durmas›. * Odalar›n belgelendirme ve e¤itim merkezleriyle dershaneleflme sürecine son verilmesi. * Ö¤rencilerin ve yeni mezunlar›n odalarda düflük ücretle ve a¤›r koflullarda çal›flt›r›lmas›na karfl› ç›kmas›n› ve dayat›lan esnek çal›flma koflullar› karfl›s›nda kendi çal›flanlar› için de emekten yana tav›r almas›. * Diplomalarda Mühendislik ünvan›n›n kald›r›lmas›na karfl› etkili tav›r gelifltirmesi. * Ö¤rencilerin her türlü akademik, demokratik taleplerine destek olmas› ve bu mücadelede ö¤rencilerin yan›nda olmas›. Taleplerin kürsüden okunmas›n›n ard›ndan salonu sloganlarla terkeden ö¤rencileri delegelerin büyük bir bölümü ayakta alk›fllad›. TMMOB Genel Kurulu'ndaki birkaç nokta dikkat çekiyordu. ‹lk kez bir TMMOB Genel Kurulu'na ö¤renciler do¤rudan kat›l›yor ve yönetimi protesto ediyorlard›. TMMOB tarihinde görülmemifl bu olay ö¤rencilerin geleceklerine sahip ç›kmaktaki kararl›l›klar›n› ortaya koyarken, TMMOB'un bürokratik kast›n›n yerinin san›ld›¤› kadar sa¤lam olmad›¤›n› da gösteriyordu. Çeflitli maddi zorluklar, okullar›n kapanmas› ve s›nav takvimi nedeniyle kat›l›m ve müdahalemiz beklentimizin çok gerisinde gerçekleflti. Sürecin kendisi odalarda ö¤renci örgütlülüklerinin önemini ve merkezi bir koordinasyonun gereklili¤ini bir kez daha ortaya koydu. Ö¤rencilerin hem oda bürokrasisine hem de geleceklerine sahip ç›kmada gösterdikleri duyarl›l›k birçok aç›dan umut vericidir. TMMOB Genel Kurulu'nda görmek isteyen gözler için yeterince olay yafland›. Ama biz hala bildi¤imizi okuruz diyenler varsa, onlara flunu hat›rlatal›m. Biz YÖK'ün üniversitelerinde okuyoruz ve buralarda mücadele ediyoruz. 12 Eylül faflizminin içinde büyüdük ve bunun içinde mücadele ediyoruz. Öyle kolay pes etmeyece¤imizi görecekler.

Toplumcu Mimarl›k Mühendislik Ö¤rencileri/YTÜ

21


22

TMY: Sermayenin fliddeti ve Türkiye'yi F tipilefltirme Yüksel Akkaya Fikret Baflkaya, “TMY veya Devlet Terörünü ‘Kurumsallaflt›rmak” bafll›kl› yaz›s›nda flöyle diyor: “Paradigman›n ‹flas› bafll›¤›n› tafl›yan kitab›mdan dolay› hapis ve para cezas›na çarpt›r›l›p, üniversiteden at›ld›¤›m günlerde, bir ö¤retim üyesinin söyledikleri hiç akl›mdan ç›kmad›. Ö¤retim üyesinin ‘bu konuda ne düflünüyorsunuz' sorusuna verdi¤i cevap: ‘Devlet ceza verdi¤ine göre mutlaka bir sebebi vard›r' fleklindeydi”. fiimdi, soka¤a ç›k›p s›radan bir insana, dünyadan bihaber “sokaktaki vatandafla” TMY'deki düzenlemeler sorulsa, muhtemelen al›nacak cevap da ayn› olacakt›r: “Devlet böyle uygun gördü¤üne göre mutlaka bir sebebi vard›r”. Öyle ya “sokaktaki vatandafl›n” “akademisyen”den eksik yan› yok. Peki, devletin bilip de uygun gördü¤ü bu “yasa”n›n arkas›nda ne var? Hakikaten “teröre” karfl› bir güvenlik sorunu mudur söz konusu olan, yoksa, sermayenin doymak bilmeyen ifltah›n›n yaratt›¤› ve suyun alt›ndaki buzda¤›n›n parças› gibi büyüyen öfkeyi söndürmek midir amaç? TMY, sermayenin büyük korkusunun ifadesi olup, topluma, emekçilere yöneltilmifl büyük bir fliddetten baflka bir fley de¤ildir. Bu fliddetin amac› toplumda bir F tipinde yaflama duygusu yaratmakt›r. Bu nedenle bu yasal düzenlemenin amac›, emekçiler aç›s›ndan bir esir kamp›na dönüfltürülmüfl olan Türkiye'yi bu kez büyük bir hapishaneye dönüfltürmektir. Bu hapishanenin temel özelli¤i ise bütün haklar›n k›s›tland›¤›, nefes alman›n zorlaflt›r›ld›¤› ve insani kimlikten ç›kar›lman›n amaçland›¤› bir ortam yaratarak köleden de öte bir insan tipi yaratmakt›r. Zira kapitalizm bu pervas›z sömürüsü ile baflka türlü kendisini güvende hissedemez. As›l terör denen fley de budur. Böylesi bir teröre ihtiyaç duyuldu¤u için sorun, Fikret Baflkaya'n›n da belirtti¤i gibi “burjuva yasall›¤›n›n mahiyetiyle ilgilidir”. Öyle oldu¤u için de “Egemen s›n›flar koalisyonunun istemedi¤i, ‘tehlikeli' sayd›¤›, sak›ncal› buldu¤u, velhas›l rejim için zararl› düflünce ve eylemler yasalarla yasaklan›yor. (…) Devlet kendi fliddetini, kendi terörünü, ‘yasalara uygun' olarak yap›yor”. Bunu yaparken de kendisine “hakl›” gerekçeler ar›yor. T›pk› ABD, ‹ngiltere ve Fransa'da oldu¤u gibi güvenlik ile özgürlük ikilemi yaratarak ve bunun için bir gerekçe oluflturarak. Türkiye'deki gerekçenin ad› “Kürt terörü” oldu. Oysa, bu sadece görüntüyü oluflturmaktad›r. Ve, öz baflka yerde durmaktad›r. Kuflkusuz bu yasadan Kürtler kadar, belki onlardan çok iflçi s›n›f› ve ona öncülük yapacak olanlar etkilenecektir. Zira, as›l hedef bu büyük kitledir. Bu yasa, emek ile sermaye aras›ndaki çetin mücadelenin yeni bir merhalesi olup, silahlar›n yeniden ve bir kez daha haks›z olarak da¤›t›lmas›ndan baflka bir fley de¤ildir.

Kapitalizmin tarihi ayn› zamanda hapishanelerin tarihidir. Kapitalizmin tarihi yeni suçlar›n icad› ve cezalar›n a¤›rlaflt›r›lmas› tarihidir. Kapitalizm yay›ld›kça, suçlar›n konusu artm›fl, kapsam› genifllemifl ve bu suçlara biçilen cezalar a¤›rlaflt›r›lm›flt›r. Ancak, bütün bunlar emekçiler için geçerlidir. S›ra sermayeye geldi¤inde suçlar›n alan› ve kapsam› daralt›lm›fl, cezalar› ya ortadan kald›r›lm›fl ya da “hafifletilmifltir”. Kuflkusuz, bunda flafl›lacak bir yan da yoktur! Zira, hükmedenler, egemen olanlar egemenlik alanlar›n› geniflletip, konumlar›n› pekifltirmek isteyeceklerdir. Sorun, bu düzenlemelerden olumsuz bir flekilde “nasibini” alacak olanlar›n sessizli¤inde yatmaktad›r. Fikret Baflkaya gibi büyük bir sorumlulu¤u yerine getiren bilim insanlar›, sosyalistlerin yan› s›ra baflka kurumlar›n örgütsel olarak bu “tutsak” alma yasas›na karfl› etkili eylemler gelifltirmeleri gerekiyor. Bunun, öncü ad›mlar›ndan birini, pasif bir eylem biçimi olsa da, önemli bir bafllang›ç olarak, üniversite yerine getirmifl bulunmaktad›r. “Terörle Mücadele Yasas›”n›n “Toplumla Mücadele Yasas›” oldu¤unu dile getiren bir grup üniversite “mensubu”, üniversitelerin ö¤retim elemanlar›, ö¤rencileri ve mezunlar› olarak bu yasaya karfl› bir muhalefeti imza kampanyas› ile örgütlemeye çal›flmaktad›r. http://www.tmykarsiti.org'a göre say›lar› flu ana kadar 1800'ü bulan “üniversiteliler” bu yasaya karfl› flöyle bir ça¤r›da bulunuyor: “Bizler ö¤retim üyeleri, üniversite ö¤rencileri, mezunlar› ve afla¤›da imzas› bulunanlar; tüm gazetecileri, yazarlar›, ö¤retim elemanlar›n›, ö¤rencileri, hukukçular›, siyasi partileri, demokratik kitle örgütlerini ve sivil toplum kurulufllar›n› Terörle Mücadele Yasa Tasar›s› konusunda bilgilenmeye ça¤›r›yor; hepimizin acil eylemlilik giriflimleriyle yasan›n geçirilmesine muhalefet etmesi gerekti¤ine inan›yoruz. Öngörülen Terörle Mücadele Yasas›, medyada yans›t›ld›¤› gibi silahl› eylemlerde bulunanlar ve bunlar›n liderleri hakk›nda de¤ildir. Medyan›n tek bir maddeye odaklanarak tasar›y› tart›flma e¤ilimi ve meclisteki partilerin tasar›ya karfl› gelifltirdikleri elefltiriler, tasar›n›n anti-demokratik özünü görünmez k›lmaktad›r. Çünkü öngörülen yasa, yeni suç kategorileri icat edip terör tan›m›n› geniflletmektedir. TCK'da düzenlenen suçlar›n %30'unu terör suçu haline getirmekte ve her türlü muhalif hareketi itham alt›nda b›rakarak biz sivil halk› hedef almaktad›r. Ayr›ca Anayasa Mahkemesi'nin 1999'da iptal etti¤i kolluk güçlerinin duraksamadan atefl etme yetkisini geri getirerek yeniden yarg›s›z infazlar döneminin gündeme gelmesine imkân tan›maktad›r. Tasar›n›n en tehlikeli maddelerinden birisi de 6. maddedir. Bu madde “terör örgütünün veya amac›n›n propagandas›n›


yapmak” suçlamas›yla yeni bafltan her türlü muhalif düflünceyi yarg›lan›r k›lmaktad›r. Örne¤in “genel grev” yap›lmas›n› savunmak, “ana dilde e¤itim,” veya “genel af” için çabalamak, faili meçhullere, gözalt›nda iflkenceye ve “Ftipi cezaevilerine” karfl› olmak, savafllar›n sonucunda yoksullar›n kurban oldu¤unu söylemek, Irak halk›n›n ABD'ye tepkilerinden yana olmak, s›n›fsal sömürüye karfl› durmak, din, dil, ›rk ay›rmayan demokratik ve ba¤›ms›z bir Türkiye istemek öngörülen yasaya göre suç say›labilecek ve 1 ila 3 y›l aras›nda hapis cezas› getirebilecektir; çünkü yasalar taraf›ndan terör örgütü olarak tan›mlanan gruplar bu tür düflünceleri de savunmaktad›r. Ayn› madde, örgüt amac›n›n afifl veya pankartla yayg›nlaflt›r›lmaya çal›fl›lmas›n› suç saymakta ve bu suçun “dernek, vak›f, siyasi parti, iflçi ve meslek kurulufllar›na veya bunlar›n yan kurulufllar›na ait bina, lokal, büro veya eklentilerinde veya ö¤retim kurumlar›nda veya ö¤renci yurtlar›nda veya bunlar›n eklentilerinde” ifllenmesi halinde, cezan›n iki kat›na ç›kar›laca¤›n› belirtmektedir. Bir di¤er deyiflle tasar› üniversiteleri, sivil toplum kurulufllar›n› ve sendikalar› aç›k olarak hedeflemekte, örgütlenme özgürlü¤ünü aç›kça ihlal etmektedir. Anayasal düzenlemelere göre devlet ve devlet memurlar› her flartta hukuk kurallar›na uygun hareket etmek zorundad›r. Oysa Terörle Mücadele Yasa Tasar›s›'n›n 9. ve 10. maddeleri, terörle mücadelede görevli kolluk kuvvetlerinin herhangi bir suç ifllemeleri durumunda; tutuksuz yarg›lanmalar›n› düzenleyerek hukuk kurallar›na uygun davranmayan polis ve askerleri aç›kça cesaretlendirmekte ve koruma alt›na almaktad›r. Bu madde kapsam›ndaki tüm flüphelilerin savunma hakk› tek avukatla s›n›rlan›rken kolluk kuvvetlerinin üç avukat tutmas›n› düzenlemekte ve bu avukatlar›n ücretleri devlet taraf›ndan üstlenilmektedir. Kolluk kuvvetlerince terörle mücadele kapsam›nda ifllenecek olas› bir suçun en hafif sonucunun, temel bir hak olan yaflam hakk›n› ve beden bütünlü¤ünü ihlal edece¤i gözönüne al›nd›¤›nda bu tür bir düzenlemenin ne denli vahim sonuçlar do¤urabilece¤i aç›kt›r. Ayr›ca flüphelinin avukatla görüflmesi 24 saat engellenebilecek, avukatla yap›lacak görüflmelerde bir kolluk görevlisi haz›r bulunabilecektir. Bu eflit vatandafll›k ilkesinin tamamen hiçe say›lmas›d›r. Yine bu kapsamda avukat›n dosya incelemesi veya belgelerden örnek almas› k›s›tlanabilecek, flüphelinin avukata verdi¤i ya da avukat›n flüpheliye verdi¤i belgeler incelenebilecek böylece avukatlar›n savunman›n temsilcisi olma fonksiyonu engellenerek devletin bask› ve denetiminde bir savunmanl›k yapt›r›lacakt›r. Tasar› ile dinleme, izleme, teknik takip kapsam› geniflletilerek tüm toplum gözalt›na al›nmak istenmektedir. Devlet gizli soruflturmac›larla tüm muhalifleri izleyecek, gizli muhbirlerle kifli özgürlü¤ü ve güvenli¤i büyük tehdit alt›na girecektir. 19. maddede suç faillerinin yakalanabilmesine yard›mc› olan ya da yerini bildirene para ödülü tüm toplumu ihbarc›laflt›rmay› hedeflemektedir. Yasan›n amaçlar›n› en aç›k biçimde yans›tan yan› mu¤lâkl›¤›d›r. Yasan›n birçok yerinde “baz›,” “kimi,” ya da “and›ran” gibi s›fatlar kullan›lmakta ve birçok hukukçunun

da belirtti¤i gibi yasa uygulay›c›lara genifl bir keyfiyet alan› açmaktad›r. Yani tasar› bir yandan çeflitli “suçlar›n” cezas›n› artt›r›rken bir yandan da belirsizlik yoluyla kapsam›n› geniflletmektedir. Bununla beraber yeni TMY ile cezalar› bir üst s›n›r ile s›n›rlayan hüküm kald›r›lmaktad›r. Böylece baz› 23 kifliler için binlerce y›ll›k hapis cezas›n›n yolu aç›l›yor. Mevcut yasaya göre bu kanundan dolay› bir kifliye artt›r›larak verilecek hapis cezalar›n›n toplam› maksimum 36 y›l iken bu süre ortadan kalk›yor. Bu hüküm, bas›n yay›n ya da ifade özgürlü¤ü söz konusu oldu¤unda vahim sonuçlar do¤uracakt›r. “Terörle mücadele” ad› alt›nda asl›nda toplumun demokratik kazan›mlar›n› hedef alan yasa tasar›s› bizlere bir tarihi hat›rlat›yor. 12 Eylül öncesinde toplum demokratik kazan›mlar elde etmifl; sendikalarda, derneklerde, meslek birliklerinde ve siyasi partiler çat›s› alt›nda örgütlenmifl, yine toplumsal çat›flmalar gerekçe gösterilerek temel hak ve hürriyetler ask›ya al›nm›flt›. Bugün de, bir yandan artan yoksulluk ve yaflanan çok çeflitli toplumsal gerilimlerin ard›ndan neoliberal bir rejimin kurulmas› için gerekli hukuki ve ekonomik altyap›lar kurumsallaflt›r›l›rken, di¤er yandan fiemdinli ve Diyarbak›r olaylar›yla birlikte düflünüldü¤ünde söz konusu tasar›yla 12 Eylül'ün düflledi¤i otoriter rejimin inflas›na yönelik ad›mlar at›lmakta, temel hak ve hürriyetler ‘hukuken' ask›ya al›nmak istenmektedir. Unutulmamal›d›r ki; toplumun h›zla siyasallaflt›¤›, sorunlar›n› dile getirdi¤i ‘70'li y›llarda Devlet Güvenlik Mahkemeleri kurulmak istenmifl, ancak toplum, bunun karfl›s›nda kendi haklar›n› korumak üzere tepkisini göstermifl, DGM'lerin kurulmas›n› engelleyebilmifltir. Üç sene önce de Irak'›n ABD taraf›ndan iflgaline göz yuman 1 Mart tezkeresinin meclisten geçirilmesine yo¤un bir toplumsal eylemlilikle karfl› koyulmufl, Türkiye'nin bu kirli savafl›n bir parças› olmas› engellenmifltir. K›sacas›, 12 Eylül'ü hat›rlatmak isteyenlere DGM'lere karfl› toplumsal mücadele hat›rlat›lmal›, kitlesel ve örgütlü tepkiler 1 Mart 2003'te oldu¤u gibi bugün de ortaya konmal›d›r. Aksi takdirde, Terörle Mücadele Yasa Tasar›s› da “reform” ad› alt›nda mevcut sosyal güvenlik haklar›n› k›s›tlayan Genel Sa¤l›k Sigortas› Yasas› gibi herhangi bir toplumsal muhalefetle karfl›laflmadan aynen kabul edilecektir. Bu sebeple biz afla¤›da imzas› bulunanlar, toplumun her kesiminin yasa hakk›nda kendini bilgilendirmesini ve yasaya muhalefet etmesini savunuyoruz. Bu amaçla en k›sa sürede bilgilendirici paneller düzenlenmesini ve arkas›ndan da genifl kat›l›ml› bir bas›n aç›klamas› ya da miting yap›lmas›n› öneriyor, toplumu bu yönde yap›lmakta olan tüm etkinliklere kat›lmaya ça¤›r›yoruz”. Türkiye'de üniversite camias›, pek çok “muhalif” iflleri zaman zaman yapm›flt›r. Ancak, Türkiye'yi F tipilefltirmeye çal›flan bu yasaya karfl› ilk kez bu kadar kapsaml› olarak “sesini yükseltmektedir”. Bu bir tesadüf müdür? Hay›r, bu bir tesadüf de¤ildir. Zira, yasan›n ilk “vuraca¤›” hedef bunlard›r. Bu nedenle buradan yükselen muhalefet anlaml›d›r. Ancak, as›l hedef önce iflçi s›n›f›, sonra di¤er muhalif kesimdir. Bu nedenle as›l sesin, gür olan sesin buradan yükselmesi gerekir. fiimdi ya ihanet, ya kahramanl›k zaman›d›r, ne yaz›k ki, bir kez daha.


Bo¤aziçi Üniversitesi ö¤rencileri ve ö¤retim görevlileri kampanya bafllatt›:

“Toplumla Mücadele Yasas›”na Karfl›y›z! 24

Bo¤aziçi Üniversitesi ö¤rencileri ve ö¤retim görevlileri, Diyarbak›r Hakk›nda Bilmek ‹stemediklerimiz Haftas› ve Diyarbak›r ziyaretiyle bafllatt›klar› süreci, flimdi de TMY Tasar›s›'na karfl› yürüttükleri mücadele ile sürdürüyorlar. Bu çerçevede Bo¤aziçi Üniversitesi'nde gündemde bulunan Terörle Mücadele Yasas› tasar›s›na karfl› “Toplumla Mücadele Yasas›na Karfl›y›z” fleklinde bir kampanya bafllat›ld›. Bafllatt›klar› kampanya ile Bo¤aziçi Üniversitesi'nin s›n›rlar› d›fl›na ç›karak tüm toplum için tehdit oluflturan bu yasaya karfl› bir kamuoyu yaratmak hedefliyorlar. Bo¤aziçi Üniversitesi'nde bafllat›lan giriflim ile, üniversitelerdeki akademik özgür düflünce ortam›n› tamamen ortadan kald›racak olan TMY Tasar›s›'na karfl› akademisyenlerin, ö¤rencilerin, mezunlar›n ve yasaya tepki duyan herkesin yasa hakk›nda kendini bilgilendirmesi ve yasaya muhalefet etmesi savunuluyor. Yasaya karfl› bilgilenmenin yan› s›ra yasaya karfl› genifl kat›l›ml› eylemlere de ça¤r› yap›l›yor. Kampanyaya di¤er üniversitelerden ö¤renciler, ö¤retim elemanlar› ve destekçiler de kat›l›yor. Kampanya dahilinde hem imza toplan›yor, hem de eylem ça¤r›s› yap›l›yor. ‹mza kampanyas› internet sitesi ve üniversitede aç›lan masalar üzerinden yürütülüyor. ‹mza say›s› flu s›ralar 2 bine ulaflm›fl durumda. Kampanyaya www.tmykarsiti.org sitesinden destek verebilirsiniz. Metne flimdiden imza atan ö¤retim görevlilerinden baz›lar›: Yrd. Doç. Dr. Zeynep Gambetti, Prof. Dr. Taha Parla, Prof. Dr. Ferhunde Özbay, Prof. Dr. Nükhet Sirman, Doç Dr. Fuat Ercan, Prof. Dr. Bask›n Oran, Dr. Nazan Üstünda¤, Prof. Dr. Ahmet ‹nsel, Yrd. Doç. Dr. Muhittin Mungan, Dr. Metin Özu¤urlu, Doç. Dr. fiemsa Özar, Prof. Dr. Göksel Demirer, Prof. Dr. fiebnem Korur Fincanc›, Prof. Dr. Gülay Toksöz, Doç Dr. Özgür Müftüoglu, Prof. Dr. Sibel Irz›k, Dr. Meltem Kay›ran Dikmen, Doç. Dr. Cem Somel, Cengiz Bektafl, Yrd. Doç. Dr. Semra Somersan, Yrd. Doç Dr. Nail Satl›gan, Prof. Dr. Nefle Özgen, Prof. Dr. Füsun Üstel Kampanyan›n ça¤r› metni: Bizler çeflitli üniversitelerin ö¤retim üyeleri, ö¤rencileri ve mezunlar› olarak, TBMM'ye sunulacak olan Terörle Mücadele Yasa Tasar›s›'ndan son derece kayg› duymaktay›z. Mevcut yasalarca cezaland›r›lamayacak hiçbir suç yok iken terörün

tan›m›n› geniflleterek, bas›n ve üniversiteler de dahil olmak üzere, birçok sivil kurulufla a¤›r cezai yapt›r›mlar getiren bu yasa, belli ki terörle de¤il, toplumla mücadele etmeyi hedeflemektedir. Tasar› yasalafl›rsa toplumda elefltirel ve özgür düflünceyi savunan birey ve kurumlar›n, en temel demokratik haklar›n, sivil örgütlenmenin ve gerçek anlam›yla bilim yapabilmenin önü ciddi biçimde kapanacakt›r. Bu yasa tasar›s› karfl›s›nda sessiz kalmak, hukukun yerini korku ve sindirme pratiklerinin almas›na raz› olmak sonucunu do¤urur. Üniversiteliler olarak toplumsal sorumlulu¤umuzun, temel hak ve özgürlüklerin güvenlik gerekçesiyle ask›ya al›nmas›na karfl› ç›kmak oldu¤u inanc›n› tafl›maktay›z. Afla¤›daki metin hem TMY'ye karfl› bir imza kampanyas› olarak, hem de tasar›n›n geri çekilmesini sa¤layacak kitlesel etkinliklere bir ça¤r› olarak tasarland›. Bizler biliyoruz ki toplumun çeflitli kesimlerinde bu yasa tasar›s›na karfl› muhalefet giriflimleri bafllam›fl durumdad›r. Ancak bu muhalefetin genifl bir çat› alt›nda birlefltirilmesi acil bir gündem olarak karfl›m›za ç›kmaktad›r. Ayn› endifleleri tafl›yan tüm ö¤retim üyelerini, ö¤rencileri ve mezunlar› metni imzalamaya ve kendi üniversitelerinde duyurmaya davet ediyoruz

BÜ’den bir EG okuru

TMY karfl›t› miting yasa¤› protesto edildi 11 Haziran Pazar günü “Toplumla Mücadele Yasas› Çöpe At›ls›n” slogan› ile çeflitli siyasi parti ve devrimci grup taraf›ndan haz›rl›klar› yap›lan TMY karfl›t› mitinge ‹stanbul Valili¤i haftasonu yap›lacak olan OSS s›nav›n› bahane ederek izin vermedi. Valili¤in yasa¤›n› protesto eden bileflenler 10 Haziran Cumartesi günü saat 13.00’te Taksim Gezi Park›’nda bir bas›n aç›klamas› düzenlediler. DTP, EMEP, SDP, SODAP, ESP, EHP, DHP, Partizan, ÖMP, Halkevleri, Bo¤aziçi ö¤rencileri ve destekçi di¤er kurumlar yapt›klar› aç›klama ile TMY’nin meclisten geçmeden uygulamaya konuldu¤unu vurgulad›lar. Bas›n aç›klamas›n›n okunmas›n›n ard›ndan DTP, EMEP, SDP, EHP, SODAP, Bar›fl Anneleri ve Bo¤aziçi Ö¤rencileri temsilcileri birer konuflma yapt›lar. 350’yi aflk›n kiflinin kat›ld›¤› aç›klamada s›kl›kla, “TMY geri çekilsin!”, “Susma, sustukça s›ra sana gelecek!”, “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i!” sloganlar› at›ld›.

‹stanbul Ekim Gençli¤i


AÜ'de coflkulu alternatif ö¤renci flenli¤i

Sermaye defol, üniversiteler bizimdir! özgürleflecek!” sloganlar›yla bitirildi. Bu y›l Anadolu Üniversitesi rektörlü¤ünün gerçeklefltirdi¤i içi DGH, DPG, Ekim Gençli¤i, EHP Gençli¤i, Gençlik Derne¤i, bofl flenli¤e karfl› üniversite ö¤rencileri olarak 5 May›s günü SGD'nin örgütledi¤i alternatif ö¤renci flenli¤i tüm eksikliklerine, alternatif bir flenlik örgütledik. fienlikler bafllamadan önce hava muhalefetine, E¤itim-Sen fiube Baflkan›'yla biraraya gelen ve flenliklere nas›l müdahale edece¤ini tart›flan düflündü¤ümüz söyleflinin gerçekleflememesine ra¤men politik gençlik gruplar› taraf›ndan alternatif flenliklerin çevrede bulunan ö¤renciler taraf›ndan yo¤un ilgi gördü. örgütlenmesi gerekti¤i karara ba¤land› ve bu çerçevede Sonuç olarak AÜ'de baflar›l› ve coflkulu bir alternatif ö¤renci çal›flmalara baflland›. Teknik sorunlardan kaynakl› etkili bir ça¤r› flenli¤i gerçeklefltirdik. Sermayenin üniversitelerdeki sald›r›lar›n› yap›lamamas›na ve alternatif flenli¤in gerçekleflece¤i gün hava bu kadar yo¤unlaflt›rd›¤›, faflist sald›r›lar›n artarak devam etti¤i, flartlar›ndan kaynakl› ses sisteminin kurulamamas›na ra¤men ülke genelinde devletin yeni katliamlara imza att›¤›, baflar›l› ve coflkulu bir alternatif ö¤renci flenli¤i gerçeklefltirildi. cezaevlerinde devrimci tutsaklar›n tecrit alt›nda tutulmaya fienlik çerçevesinde üniversitelerdeki faflist sald›r›lar›, Kürt çal›fl›ld›¤›, Kürt halk›na yönelik imha ve inkar›n sürdü¤ü, iflçihalk›na yönelik katliamlar› teflhir eden, cezaevlerindeki tecridi emekçiler ve ö¤renci gençli¤in hak arama mücadelesinin devlet anlatan ve 6 May›s'ta katledilen devrimci önderlerin terörüyle bast›r›lmaya çal›fl›ld›¤› günümüzde tüm bu sald›r›lara, foto¤raflar›ndan oluflan bir pano haz›rland›. Deniz Gezmifl, üniversitelerimizin sermaye taraf›ndan iflgal edilmesine ve biz Yusuf Aslan, Hüseyin ‹nan'›n foto¤raflar›ndan oluflan kokartlar gençli¤i geleceksizli¤e mahkum etmek isteyenlere karfl› haz›rlanarak da¤›t›m› yap›ld›. Ses sisteminin hava muhalefeti alternatif flenli¤imizi örgütledik. Üniversite yönetiminin içini nedeniyle kurulamamas›ndan dolay› alternatif flenlik, rektörlük boflaltmaya çal›flt›¤› ö¤renci flenliklerinin as›l sahiplerinin biz flenliklerinin bulundu¤u alanda yap›lan k›sa bir aç›l›fl ö¤renciler oldu¤unu, bundan sonra da üniversitelerimize ve konuflmas›yla ve 6 May›s'ta katledilen devrimci önderler flenliklerimize sahip ç›kaca¤›m›z› dosta ve düflmana göstermifl flahs›nda tüm devrim flehitleri ad›na yap›lan 1 dakikal›k sayg› olduk. Bu y›l gerçeklefltirdi¤imiz alternatif ö¤renci flenli¤ini durufluyla bafllad›. Ard›ndan üniversite ö¤rencilerinden oluflan eksiklerimizden ve hatalar›m›zdan dersler ç›kararak bundan müzik grubu sahnede yerini ald›. Bulundu¤umuz alan›n dar sonraki y›llarda da geleneksellefltirerek sürdürmeyi olmas› nedeniyle alternatif flenlik, rektörlük flenliklerinin düflünüyoruz. gerçeklefltirildi¤i alan›n yak›n›nda bir yere tafl›narak burada Eskiflehir Ekim Gençli¤i devam ettirildi. Genifl bir alana geçilmesiyle birlikte “Alternatif Ö¤renci fienli¤ine 9 Eylül Üniversitesi'nde faflist sald›rganl›¤a karfl› eylem… Hoflgeldiniz” yaz›l› pankart›m›z› da alternatif flenli¤i gerçeklefltirece¤imiz alana ast›k. Ö¤rencilerden oluflan müzik grubu bir süre burada da Sermaye devletinin t›rmand›rd›¤› flovenist dalga üniversitelerde kendisini faflist söyledi¤i türkülerle, marfllarla ve sald›r›lar olarak göstermektedir. Son dönemde 9 Eylül Üniversitesi'nde de faflistler halaylarla program›na devam etti. ‹ki varl›klar›n› göstermeye çal›flmaktad›rlar. arkadafl›m���z›n okudu¤u fliirlerin Geçti¤imiz haftalarda ‹ktisat Fakültesi'nde 25 kiflilik bir ekiple bildiri da¤›tmaya ard›ndan Baflka Tiyatro ekibinin kalk›flan faflistler Gençlik Derne¤i'nden arkadafllar›n stand›na giderek bildiri verme cüreti haz›rlam›fl oldu¤u üniversitelerdeki gösterdiler. Gençlik Derne¤i'nden ve TKP'li ö¤rencilerin müdahalesiyle sloganlarla okuldan faflist sald›r›lar› anlatan tiyatro oyunu d›flar› ç›kar›ld›lar. oynand›. ‹stanbul'dan gelen Grup Yel 9 Eylül Üniversitesi'nin da¤›n›k olmas›ndan kaynakl›, olaya ilk anda tüm siyasal ses sistemi olmamas›na ra¤men gruplarla birlikte müdahale edilemedi. Ancak k›sa sürede tüm yap›lar biraraya geldi. sahneye ç›karak söyledi¤i türkülerle ÖGB'lerin yan›s›ra pek çok sivil polisin de bulundu¤u okulumuzda, herhangi bir olay ve yapt›¤› konuflmalarla alternatif ç›kmas› ihtimaline karfl› yaklafl›k bir saat bekledik. Bu süreçte kampüsün yak›n›ndaki Ülkü flenli¤imize destek verdi. Baflka Ritim Ocaklar›'nda faflistlerin tekrar toplanmaya çal›flt›lar, arabalar›n›n etraf›nda gezinen sivil Grubu bir gösteri gerçeklefltirdi. polisler bagajda s›k s›k bir tak›m “araç-gereçleri” kontrol ettiler. Karadenizli arkadafllar Isl›klarla ve alk›fllarla bafllay›p, bas›n aç›klamas›yla sürdürdü¤ümüz ‹ktisat gerçeklefltirdikleri horon gösterisiyle Fakültesi'ndeki eylemimiz boyunca “Faflizme karfl› omuz omuza!”, “Yaflas›n devrimci etkinli¤imizi renklendirdiler. Horonlar dayan›flma!”, “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i!”, “Faflizme geçit vermeyece¤iz!”, “YÖK, polis, çevredekiler taraf›ndan da büyük ilgi medya bu abluka da¤›t›lacak!”, “Kahrolsun M‹T-C‹A-kontrgerilla!”, “YÖK kalkacak, polis gördü. Baflka Müzik Toplulu¤u gidecek, üniversiteler bizimle özgürleflecek!” sloganlar›n› att›k. Yürüyüfl boyunca faflist sahnede yeralan bir baflka grup oldu. sald›r›lar› teflhir ettik. Faflizme geçit vermeyece¤imizi ifade eden ortak yaz›l› bildirilerimizi Etkinli¤in sonunda k›sa bir semah da¤›tt›k. gösterisi yap›ld›. Alternatif flenlik Eylemlili¤imizi daha sonra E¤itim Fakültesi'ne de tafl›d›k. 90 kiflilik bir kat›l›mla “Sermaye defol üniversiteler bizimdir!”, gerçeklefltirdi¤imiz eylemimizle 9 Eylül Üniversitesi'nde faflizme geçit vermeyece¤imizi “Ferman devletin üniversiteler göstermifl, devrimci dayan›flman›n anlaml› bir örne¤ini daha sergilemifl olduk. bizimdir!”, “YÖK kalkacak polis Ekim Gençli¤i/9 Eylül Üniversitesi gidecek üniversiteler bizimle

Faflizme karfl› omuz omuza!

25


Ticari e¤itime karfl› mücadelede güçlü bir ad›m at›ld›... 26

Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Kurultay› baflar›yla gerçekleflti!

4 ay önce ça¤r›s› yap›lan Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Kurultay› 13 May›s Cumartesi günü Ankara’da baflar›yla gerçeklefltirildi. 37 örgütlenmenin imzac› oldu¤u kurultaya Türkiye’deki birçok üniversite ve liseden kat›l›m gerçeklefltirildi. Sabah saat 9.00’da Ankara d›fl›ndan kurultay kat›l›mc›lar›n›n gelifliyle Kurtulufl Park›’nda bulufluldu. Ortak yap›lan kahvalt›dan sonra kurultay bafllayana kadar hep bir a¤›zdan söylenen türkülerle halaylar çekildi. Kurultay saat 10.30’da bafllad›. Sayg› duruflunun ard›ndan aç›l›fl konuflmas› yap›ld›. Konuflmada kurultay›n hedefleri ve ticari e¤itime karfl› mücadelenin önemi vurguland›. Tart›flmalara aktif kat›l›m ça¤r›s›yla konuflma sonland›r›ld›. Aç›l›fl konuflmas›n›n ard›ndan kurultaya gönülden destek veren ayd›n-akademisyen Yüksel Akkaya kürsüye ç›kt›. Yüksel Akkaya Fransa’da yaflanan süreç ve neoliberal politikalar karfl›s›nda örgütlü mücadelenin önemi üzerine bir konuflma yapt›. Oldukça ilgiyle dinlenen bu konuflman›n ard›ndan Temel Demirer kürsüye ç›kt› ve günümüz koflullar›nda devrim mücadelesi içinde yer alman›n önemi üzerine anlaml› bir konuflma yapt›. Birçok soruyu yan›tlayan Demirer’in konuflmas›n›n ard›ndan “Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm!” slogan› at›ld›. Daha sonra kürsüye Bo¤aziçi Üniversite’sinde “ Diyarbak›r hakk›nda bilmek istemedikleriniz” çal›flmas› içerisinde yer alan bir arkadafl›m›z ç›karak, Diyarbak›r çal›flmas›n›n gerekçelerini ve oraya gittiklerinde yaflad›klar›n› anlatt›. fiu an TMY karfl›t› bir çal›flma bafllatt›klar›n› ve toplumsal sorunlar›n üniversite gençlik mücadelesi taraf›ndan gündemlefltirilmesi gerekti¤ini dile getirdi. Oldukça çarp›c› olan bu konuflman›n ard›ndan kurultay bileflenleri TMY karfl›t› imza kampanyas›n› desteklemeye ça¤r›ld›. Bu konuflmalar›n ard›ndan ‹zmir’den kurultay›m›za kat›lan Duvara Karfl› Tiyatro Toplulu¤u Avrupa Birli¤i ve iflsizlik konular›n›n ifllendi¤i bir oyun sahneledi. Ayakta alk›fllanan tiyatro gösteriminin ard›ndan kurultaya ara verildi.

Yar›m saatlik yemek aras›n›n ard›ndan as›l tart›flmalar›n yap›laca¤› ve tebli¤lerin sunulaca¤› ikinci bölüm bafllad›. Gençlik hareketinin tarihini anlatan bir sinevizyon gösterimiyle bafllayan bu bölüm, divan›n yapt›¤› bir konuflma ile devam etti. Daha sonra tebli¤lerin okunmas›na geçildi. ‹lk önce Ticari E¤itim ve Gençlik Sorunu bafll›kl› tebli¤ okundu. Bu tebli¤in ard›ndan tebli¤e iliflkin bir önerge sunuldu. Divan önergeyi madde madde tart›flmaya açt›. Önergenin ilk iki maddesi birleflik mücadelenin önemine iliflkindi ve h›zla onayland›. Üçüncü madde üzerine ise yar›m saati aflk›n tart›fl›ld›. Bu maddede ticari e¤itime karfl› mücadelenin “Ticari E¤itim Karfl›t› Ö¤renci Koordinasyonu” arac›l›¤›yla sürdürülmesi öngörülüyordu. Onu aflk›n ö¤rencinin söz ald›¤› ve tart›flt›¤› bu madde daha sonra oylamaya sunuldu ve kabul edildi. Daha sonra, Toplumcu Mühendislik tebli¤i, E¤itim Ö¤rencileri tebli¤i, Fen-Edebiyat Ö¤rencileri tebli¤i, Ö¤renci Gazeteleri tebli¤i ve Kültür Sanat tebli¤leri s›ras›yla okundu. Her bir tebli¤den sonra önergeler okundu, tart›flmaya aç›ld›, tart›flmalar ve oylamalar sonucu tüm önergeler belirli eklemeler ve de¤iflikliklerle kabul edildi. KTÜ Ö¤renci Platformu’nun haz›rlad›¤› tebli¤ ise, kurultay›n genel çerçevesiyle örtüflen ve kendi çal›flmalar›n›n birleflik mücadele aç›s›ndan oluflturdu¤u olumlu örne¤e dikkat çeken bir kurguya sahipti. Daha sonra Liselilerin Sesi’nin sundu¤u tebli¤in okunmas›na geçildi. Okunan önergenin ard›ndan liseliler kürsüye davet edildi. Bu ça¤r›n›n ard›ndan ona yak›n liseli konuflma yapt›. Ankara’dan liseliler ek bir tebli¤ sundular. ‹stanbul’dan, ‹zmir’den, Adana’dan liseliler de tart›flmaya kat›ld›lar. Liselilerin sundu¤u önergede güncel planda ÖSS eylemlerinin üniversitelilerle ortak örgütlenmesi maddesi liseliler taraf›ndan hararetle tart›fl›ld›. Liselilerin önergesinin onaylanmas›n›n ard›ndan, Ankara DPG ad›na bir arkadafl, kurultay› selamlayan bir konuflma yapt›. Daha sonra Ankara SDG’nin kurultaya gönderdi¤i mesaj okundu. Son olarak Ekim Gençli¤i’nin kurultaya ek tebli¤i sundu ve bu yaz örgütlenecek gençlik kamp›n›n ticari e¤itim karfl›t› mücadele için bir mevziye dönüfltürülmesi ça¤r›s› yap›ld›. Oylamaya sunulan bu ça¤r› da kurultayda bir karara dönüflmüfl oldu. Tüm sunumlar›n bitmesinin ard›ndan sonuç bildirgesinin


haz›rlanmas› için Ticari E¤itim Karfl›t› Ö¤renci Koordinasyonu’nun geçici yürütmesi oluflturuldu. Geçici yürütmenin bir hafta içerisinde sonuç bildirgesini haz›rlamas› karar› al›nd›. Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu’nun ilk toplant›s›n› 28 May›s günü Ankara’da yapmas› kararlaflt›r›ld›. Son olarak yap›lan kapan›fl konuflmas›nda kurultay›n sonuçlar› de¤erlendirildi. Ticari e¤itim karfl›t› mücadelede anlaml› bir ad›m olarak de¤erlendirilen kurultay›n sonuçlar›n›n ileriye tafl›nmas› için mücadeleyi büyütme ça¤r›s› yap›ld›. Kurultay bu konuflman›n ard›ndan hep bir a¤›zdan söylenen Enternasyonal Marfl› ile bitirildi.

Kurultay akflam› Kurultay planland›¤› saatte bafllam›fl olmas›na karfl›n, tart›flmalara kat›l›m›n yo¤unlu¤u nedeniyle iki saat geç bitirildi. Kurultaydan sonra otobüslerle Mamak ‹flçi Kültür Evi’ne gidildi. Topluca akflam yeme¤i yenildikten sonra, Mamak’ta bir aç›k hava flenli¤i gerçeklefltirildi. fienlikte ilk olarak Grup Göç sahne ald›. Mamak halk›n›n da kat›ld›¤› flenlikte Grup Göç’ün türküleriyle coflkulu halaylar çekildi. Ard›ndan ‹LGP tiyatro toplulu¤unun haz›rlad›¤› Direnifl adl› oyun sahnelendi. Liselilerin kendilerinin kaleme ald›¤› oyun ilgiyle izlendi. Daha sonra Duvara Karfl› Tiyatro Toplulu¤u “Umut” adl› oyunu sahneledi. Son olarak Grup Kavel’in türküleriyle flenlik bitirildi. fienli¤in ard›ndan “Gençlik Kurultay› Bileflenleri” imzas›yla Mamak içinde May›s fiehitleri için bir yürüyüfl gerçeklefltirildi. Cadde trafi¤e kapat›larak iflçi kültür evine kadar yürüyüfl sürdü. 250’yi aflk›n kiflinin kat›ld›¤› yürüyüflte Denizler, Mahirler ve ‹bolar an›larak, devrim ve sosyalizm sloganlar› at›ld›. Mamak halk›n›n pencerelerden seyretti¤i, alk›fllarla destekledi¤i yürüyüfl oldukça coflkuluydu. fiehir d›fl›ndan gelenlerin otobüslerinin bekledi¤i yerde sonland›r›lan yürüyüflün ard›ndan bir kez daha halaylar çekildi. S›cak vedalaflmalar›n ard›ndan di¤er illerden gelenler u¤urland›.

Kurultayda gençli¤in mücadele kararl›l›¤› bir kez daha a盤a ç›kt› Kurultay gençli¤in mücadele kararl›l›¤›n›n bir kez daha a盤a ç›kt›¤› bir alana dönüfltü. Kurultay boyunca 70’e yak›n kifli söz alarak tart›flmalara kat›ld›, oldukça uzun sürmesine karfl›n tart›flmalara dönük ilgi bafltan sona canl› kald›. Önümüzdeki dönem boyunca ticari e¤itime karfl› gençlik mücadelesinin önünü açacak anlaml› tart›flmalar›n yap›lm›fl olmas›, dahas› önümüzdeki bir y›l› ba¤layan kararlar›n al›nm›fl olmas›, kurultay›n politik planda baflar›l› geçti¤inin göstergesidir. Önümüzdeki dönem kurultayda al›nan kararlar›n hayata geçirilmesi için güçlü bir çaban›n harcanaca¤› bir dönem olmak zorundad›r. Kurultay›n as›l baflar›s›, bu kararlar›n takipçisi olundu¤unda a盤a ç›kacakt›r. Kurultayda a盤a ç›kan dinamik tart›flma ortam› sürdürülmeli ve yayg›nlaflt›r›lmal›d›r. Gençlik hareketinin bugün içinde bulundu¤u t›kan›kl›¤›n afl›lmas›n› kolaylaflt›racak olan, hareketin sorunlar›na dönük böylesi tart›flmalar ve bu yönlü at›lacak pratik ad›mlard›r. Kurultay ticari e¤itim karfl›t› gençlik mücadelesi ad›na at›lm›fl güçlü bir ad›m olmufltur. Beklentimizin üstünde sonuçlar›n elde edildi¤i kurultay›n ard›ndan art›k daha kararl› ve ›srarl› bir biçimde hareketin sorunlar›n›n üzerine gitmek sorumlulu¤u ile karfl› karfl›y›z. 250 kiflinin iradesinin birleflik devrimci bir gençlik hareketinin yarat›lmas› ihtiyac› üzerinde ortaklaflm›fl olmas›, daha güçlü bir müdahale için büyük bir olanakt›r. ‹nan›yoruz ki, bu kurultay›n ve bu birleflmenin sonuçlar› kendini yak›n gelecekte ortaya koyacakt›r.

Ekim Gençli¤i

Çukurova Üniversitesi’nde soruflturma terörü! Çukurova Üniversitesi'nde 10 Nisan günü faflistlerin deste¤iyle ›rkç›, gerici ve komünizmin de¤erlerine hakaret eden bir resim sergisi aç›lmaya çal›fl›lm›fl ve okulda bulunan devrimci-demokrat ö¤renciler buna müdahale etmifllerdi. Üniversite d›fl›ndan okulumuza gelen elleri sat›rl›, b›çakl› faflist güruhu okula almas›yla ç›kan olaylarda büyük sorumlulu¤u olan okul yönetimi, bunun faturas›n› her zaman oldu¤u gibi yine devrimci-demokrat ö¤rencilerden ç›karmaya çal›fl›yor. Olaylardan sonra yönetim 9 devrimci-demokrat ö¤renciye soruflturma açt›. 3 DGD, 1 Devrimci Gençlik, 1 YÖGEH, 1 Kald›raç ve 1 TKP'li ve 2 Ekim Gençli¤i'nden arkadafl›m›za soruflturma aç›lm›fl bulunuyor. Soruflturma metninden “ç›kan olaylara kar›flt›¤›n›z, kamu mal›na zarar verdi¤iniz vb. tespit edilmifl olup neden bunu yapt›¤›n›z soruflturulmaktad›r” tarz›nda bir suçlama yer al›yor. Bu da gösteriyor ki, soruflturma tamamen göstermeliktir. Bunu sözlü savunma s›ras›nda rektör yard›mc›s›na sordu¤umuzda,“bize aç›klamaya yetkimiz olmayan bir yerden bu bilgiler geldi, biz de soruflturuyoruz” fleklinde bir yan›t ald›k. Soruflturman›n bizzat Adana Emniyeti eliyle yürütüldü¤ü çok aç›kt›r. Olaylar›n gerçekleflmesinde elleri kanl› faflistlerin içeri girmesine göz yuman üniversite yönetimi ve ç›kan çat›flmadan sonra ellerinde sopalarla devrimci av›na ç›kan polisler tamamen iflbirli¤i halinde böyle bir sald›r›ya giriflmifllerdir. Ekim Gençli¤i olarak verilen savunmalarda, devrimci ö¤renciler olarak hiçbir zaman inand›¤›m›z de¤erlere leke sürdürmeyece¤imizi, bunun için okulun d›fl›ndan gelen elleri sat›rl› faflistlere karfl› tepkimizi ortaya koydu¤umuzu söyledik. Üniversitelerde artan faflist sald›r›lar› vurgulayarak, buradaki sald›r›n›n da sorumlusunun okul yönetimi ve Emniyet oldu¤unu vurgulad›k. Ancak ne var ki, soruflturmalarda, ortaya koyulan iradeyi tart›flmal› hale getirecek bir tutum da sergilenebilmifltir. Di¤er siyasetler, o gün okulda olmad›klar› veya okula gelip derslere girdikleri, olaylarla bir ilgilerinin bulunmad›¤› do¤rultusunda ifade verebilmifllerdir. Olay›n sahiplenilmemesi, asl›nda yap›lan müdahalenin hakl›l›¤›na ve meflrulu¤una inanmamak anlam›na gelmektedir. Al›nan tutumdan baflka bir sonuç ç›kart›lamaz. Çukurova Üniversitesi'nde son dönemde di¤er üniversitelerde oldu¤u gibi bask›lar daha da artmaya bafllad›. Bizler üniversitelerin gerçek sahipleri olarak, bize karfl› yöneltilen bu sald›r›lar karfl›s›nda y›lmadan faaliyetlerimizi sürdürece¤iz. Çukurova Üniversitesi'nde devrimci gelene¤i sonuna kadar devam ettirece¤iz. Soruflturmalar, at›lmalar, bask›lar bizi y›ld›ramaz! Üniversiteler bizimdir, bizimle özgürleflecek!

Ekim Gençli¤i/Çukurova Üniversitesi

27


Birleflik, kitlesel ve devrimci bir gençlik hareketi için ileri! 28

Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu 1. Toplant›s› Sonuç Bildirgesi… Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Kurultay›’nda al›nan karar do¤rultusunda farkl› yerel çal›flmalardan 50 kiflinin kat›ld›¤› Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu toplant›s› baflar› ile gerçeklefltirildi. Kurultayda ortaya konulan ticari e¤itim karfl›t› mücadele iradesinin anlaml› bir ilk ad›m› olan Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu toplant›s› yürütmenin oluflturulmas› ve gündem önerilerinin belirlenmesi ile bafllad›. ‹lk toplant› için 4 gündem belirlendi: 1. Gençlik hareketinin durumu veTticari E¤itim Karfl›t› Gençlik Koordinasyonu, 2. Ticari e¤itim karfl›t› mücadelede Gençlik Koordinasyonu: ‹flleyifl ve hedefler, 3. Yaz dönemi tart›flmas›: Gençlik kamp› ve mesleki kültürel komisyonlar, 4. Bir sonraki toplant› gündemlerinin belirlenmesi ve toplant› sonuç bildirgesinin oluflturulmas›. Üçer saatlik iki oturum olarak gerçeklefltirilen toplant›n›n ilk bölümünde, belirlenen ilk iki gündem üzerine toplant› bileflenleri yo¤un tart›flmalar yapt›lar. Kat›l›mc›lar›n büyük k›sm›n›n söz alarak gençlik hareketinin sorunlar›na ve koordinasyonun nas›l bir hedefle hareket etmesi gerekti¤ine dair düflünce ve önerilerini aç›klad›lar. Tart›flmalarda ortaklafl›lan kararlar toplant› sonuç bildirgesine tafl›nd›. ‹kinci bölümde ise yine kurultayda Ekim Gençli¤i taraf›ndan sunulan önerge üzerine tart›fl›lan ve kararlaflt›r›lan gençlik kamp› ile mesleki örgütlenmeler ve kültür-sanat çal›flmalar›na iliflkin komisyonlar›n oluflturulmas› tart›flmalar› yap›ld›. Gençlik kamp› ile yaz dönemini kolektif bir tart›flma süreci olarak geçirilmesinin önemi vurguland›. Öte yandan, oluflturulan komisyonlar ve iflleyiflleri üzerine tart›flmalar yap›larak karara ba¤land›. Ticari e¤itim karfl›t› mücadelede anlaml› bir ad›m olan koordinasyon toplant›s›nda al›nan kararlar› ve toplant› sonuç bildirgesini sunuyoruz: 1)  Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu, gençlik hareketinin yaflad›¤› sorunlara çözüm yaklafl›mlar› oluflturmay› hedefleyen bir tart›flma platformudur. Bu

çerçevede gençli¤in tüm sorunlar› ve mücadele gündemleri Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu’nun gündemlerini oluflturmaktad›r. Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu örgütsel bir platform de¤ildir. Gençlik hareketinin yaflad›¤› sorunlara dair söyleyecek sözü olan tüm güçlerin tart›flmalar›na aç›k bir kürsü olarak gençli¤in mücadelesine katk› sunmaya çal›flacak bir mücadele arac› olacakt›r. 2) Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu’nun hedefi, gençli¤in birleflik, kitlesel ve devrimci mücadelesini örgütlemektir. Bu hedef, gençlik mücadelesinin sorunlar›na iliflkin etkili bir politik tart›flma ve pratik mücadele sürecini zorunlu k›lmaktad›r. Bu çerçevede Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu üzerine düflen sorumluluklar›n bilincinde olarak birleflik, devrimci gençlik mücadelesi için etkin bir politik çaba ortaya koyacakt›r. 3)  Bugün gençlik hareketi ciddi bir daralma içerisindedir. Nitel ve nicel planda çok yönlü bir biçimde yaflanan bu daralmaya karfl› sistemli bir mücadele hatt› oluflturulmak zorundad›r. Bu aç›dan Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu gençlik içerisinde, hareketin ve mücadelenin sorunlar›na iliflkin dinamik bir tart›flma süreci bafllatmay› hedeflemektedir. Gerek koordinasyon toplant›lar›, gerekse de koordinasyonun örgütledi¤i çal›flmalar bu hedeflerle hareket eden tüm kifli ve kurumlar›n kat›l›m›na ve katk›s›na aç›kt›r. 4)  Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu ticari e¤itime karfl› birleflik bir mücadelenin olanaklar›n›n tart›fl›ld›¤› bir kürsü olacakt›r. Bugün ticari e¤itime karfl› verilen mücadele da¤›n›k, parçal› ve hedefsizdir. Bu soruna çözüm oluflturmak, sermayenin sistemli sald›r›lar› karfl›s›na hedefli ve sistemli bir biçimde ç›kabilmek, ticari e¤itime karfl› verilecek mücadelenin olmazsa olmaz koflullar›ndan birisidir. Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu bu sorunu çözmek için ticari e¤itime karfl› mücadele veren tüm güçleri birleflik bir mücadelenin olanaklar›n› yaratmak hedefiyle tart›flmaya ve hedefli bir mücadele hatt› oluflturmaya ça¤›rmaktad›r.


5)   Bu hedefler do¤rultusunda Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu: a) ‹kinci toplant›s› sonras›nda ayl›k periyotlarla toplanacak ve mücadelenin sorunlar›n› tart›flacakt›r. b) Demokratik bir iflleyifl mekanizmas›na sahip olacak ve her toplant›da toplant›ya kat›lan tüm kiflilerin karar alma sürecine etkin kat›l›m›n› sa¤lamay› hedefleyecektir. c) Her toplant› sonras› dönemsel politik görevleri ve mücadele hatt›n› çizen sonuç bildirgesi oluflturarak gençli¤in politik mücadelesine yön vermeye çal›flacakt›r. d) Genifl gençlik kesimlerini ve öte yandan da siyasal gençlik gruplar›n›, kol, kulüp gibi yerel ve mesleki/akademik örgütlenmeleri tart›flmalar›na katabilmek için etkili bir çaba harcayacakt›r. e) ‹flleyifli birey hukukuna göre örgütlenecek olan toplant›lar› d›fl›nda gençli¤in sorunlar›n› tart›flan yerel veya merkezi düzeyde toplant›lar ve etkinlikler örgütlemeyi hedefleyecektir. f) Komisyonlar arac›l›¤› ile iflleyen bir yap›s› olmamakla beraber, olanaklar ölçüsünde çeflitli komisyonlar oluflturarak ilgili alanlar›n daha hedefli bir tart›flma süreci oluflturmas›n› hedeflemektedir. Bugün için daha koordineli bir tart›flma sürecine ihtiyaç duyan; mühendislik ve mimarl›k ö¤rencileri, e¤itim ö¤rencileri, fen- edebiyat ö¤rencileri ve kültürel-sanatsal faaliyetler üzerinden komisyonlar oluflturulmufltur. Bu komisyonlar ilgili alanlar›n daha etkili politik tart›flmalar yapabilmeleri

ve koordineli çal›flabilmeleri için anlaml› birer araca dönüfltürülecektir. Önümüzdeki süreç içerisinde bu komisyonlar›n olanaklar ölçüsünde yayg›nlaflmas› hedeflenecektir. g) Ticari E¤itim Karfl›t› Kurultay›’nda oylanan ve karara ba¤lanan Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu gazetesi koordinasyon toplant›s›na kat›lan tüm delegelerin onay› ile iptal etmifltir. h) Öncelikle bir mail adresi oluflturulacak, ard›ndan ise oluflturaca¤› internet sitesi arac›l›¤› ile tart›flmalar›n› sürdürecektir. 6) Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu 2 Eylül 2006 günü Ankara’da yap›lacak olan ikinci toplant› için flu tart›flma gündemlerini belirlemifltir. a) Gençlik hareketinin sorunlar› ve geçti¤imiz y›l›n gençlik hareketi tablosu   b) Yeni dönem gençlik mücadelesi gündemleri ve hedefleri   c) 6 Kas›m gündemi ve gençli¤in güncel hedefleri   d) Komisyon çal›flmalar› ve mesleki/kültürel çal›flmalar üzerine Bir leflik, kitlesel ve devr imci bir gençlik har eketi için ‹LER‹! 28 May›s 2006

Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu

29


Bir dönemin ard›ndan... Yapılması gereken, kendine ve bugün geleceksizlik saldırılarını göğüsleyen gençlik kesimlerine güvenerek, daha fazla çaba ve ısrarla mücadeleyi örgütlemektir. Hareketin bugünkü ihtiyacı doğru bir yönlendirme, doğru müdahaleler bütünü, kısaca güçlü bir devrimci önderliktir. Bu boşluğu doldurma iddiası, geleceğin öznesi olma iddiasıdır. Birleşik, devrimci ve kitlesel bir gençlik hareketi ancak ve ancak bu iddianın gereklerinin yerine getirilmesi ile yaratılacaktır.

Gençlik ha sorunl Gençlik hareketinin yap›sal sorununlar›n›n gelecek y›la tafl›nd›¤› bir dönemi geride b›rakm›fl bulunmaktay›z. Bugün hareketin yaflad›¤› darl›k ve k›s›rl›k sermayenin gençlik sorununa iliflkin çözüm üretmifl olmas›ndan de¤il, bu sorunu yeniden yeniden üretmesine karfl›n yönetmekte gösterdi¤i baflar›dan kaynaklanmaktad›r. Daha önce bu süreci flöyle tan›mlam›flt›k: “Gençlik sorunu tüm kapsam› ve çözümsüzlü¤ü ile orta yerde durmakta ve giderek derinleflmektedir. Buna karfl›n hareket ciddi bir darl›k ve k›s›rl›k içerisinde bulunmaktad›r. Bu tablo hem temel önemde bir çeliflkiyi ve hem de sermaye devleti aç›s›ndan belirgin bir baflar›y› anlatmaktad›r. Çeliflki, kitlesel temellerde bir devrimci gençlik hareketinin nesnel olanaklar› ile bugünkü durum aras›ndaki uçurumda ifadesini bulmaktad›r. Sermaye devletinin baflar›s› ise, sorunun her geçen gün derinleflmesine karfl›l›k, derinleflen sorunun devrimci kanallara akmas›n› engellemesinde ifadesini bulmaktad›r.” Yeterince aç›k ve özlü bu paragraf, öznel müdahale ve devrimci önderlik bofllu¤u sorununu yeterince aç›k bir biçimde tan›mlamaktad›r. Bugün bir dönemin ard›ndan gençlik hareketinin durumunu ve ortaya ç›kard›¤› ilk sonuçlar› de¤erlendirmek ve yeni dönem tart›flmalar›n›n bafllad›¤› flu günlerde gençlik hareketinin biriken sorunlar›na dönük devrimci müdahale olanaklar›n› tan›mlamak yerinde olacakt›r.

Hareketin temel zaaf›: Yabanc›laflma ve apolitizm Gençlik hareketinin sorunlar›n› tart›flmaya bafllad›¤›m›zda ulaflaca¤›m›z ilk veri, bir bütün olarak gençlik güçlerinin yaflad›¤› apolitizmdir, ki bu y›llard›r iflaret etti¤imiz temel önemde bir sorundur. Fakat gelinen yerde daha önemlisi, politik gençlik güçlerinin sürüklendi¤i apolitzmdir. Zira bu durum hem genel apolitizmi derinlefltirmekte, hem de sorunu çözümsüz bir cendere içerisine hapsetmektedir. Bugün gençlik içerisinde hareketin ihtiyaç duydu¤u politik müdahaleleri gerçeklefltirme çabas›n› ortaya koyan siyasal güçlerin say›s› oldukça azalm›fl bulunuyor. Bir yandan hareketin sorunlar› ve ihtiyaçlar›ndan, öte yandan da siyasal sürecin sorun ve gerekliliklerinden kopmufl bir devrimci ilerici güçlerle karfl› karfl›yay›z. Üniversitelerde politik planda tam bir boflluk havas› hakimdir. Sermayenin sistemli sald›r›lar› karfl›s›nda hedefli, soluklu bir mücadele hatt›n›n ortaya konulamam›fl olmas›, bu bofllu¤un derinleflmesine ve sermayenin sald›r›lar›n› görülmemifl bir kapsamda yo¤unlaflt›rmas›na neden olmaktad›r. Bugün devrimci gençlik güçleri dinamik bir tart›flma ve üretim sürecinden yoksun bulunuyor. Yap›lan birçok çal›flma ve ortaya konulan hedefler ciddi bir politik arka plandan yoksundur ve dinamik bir tart›flma sürecine dayanm›yor. Hal böyle olunca, genifl gençlik y›¤›nlar›n›n yaflad›¤› derin apolitizm üzerine yap›lan de¤erlendirmeler, mevcut durumla edilgen bir uzlaflmay› anlat›yor. Kitle çal›flmas› alan›nda karfl›lafl›lan verimsiz sonuçlar›n gerisinde de ayn› nedenler vard›r. Bugün gençlik hareketi içerisinde gerçekten hedefli ve sonuç al›c› bir biçimde ortaya konulan, gençlik hareketinin sorun ve ihtiyaçlar› ile dinamik bir biçimde ba¤ kurabilen kaç tane çal›flma bulunuyor? Say›lar›n›n çok fazla olmad›¤›n› kolayl›kla söyleyebiliriz. Oysa, içerisinde hapsoldu¤umuz gettolar› y›kmadan, etkin bir kitle çal›flmas› yürütmeden, gençlik güçlerinin ortaya konulan politik yaklafl›ma dair duyarl›l›klar›n› gerçekçi bir biçimde tart›flmam›z mümkün de¤ildir. Son dönem gençlik hareketinin yaflad›¤› çözümsüzlü¤e ve bunun nesnel arka


areketinin durumu, lar ve hedefler plan›na dair yap›lan gelifligüzel tart›flmalara bakt›¤›m›zda, hep ayn› apolitizm ve hedefsizlik karfl›m›za ç›kmaktad›r. Gençlik hareketinin anlaml› bir hareketlenme süreci yaflad›¤› 96'dan bugüne, gençlik sorununda nesnel olanaklar azalmam›fl, tersine artm›flt›r. Yaflanan sorunlar ve genifl gençlik güçlerinin karfl› karfl›ya bulundu¤u geleceksizlik düflünüldü¤ünde, sorunun hiç de nesnel olanaklarda yaflanan zay›flama olmad›¤› aç›kça görülecektir. Sorunu a¤›rl›kl› olarak devrimci önderlik ve müdahalede yaflanan sorunlar üzerinden tart›fl›yorsak, bu yaklafl›m› flu flekilde tan›mlayabiliriz: Genifl gençlik kitleleri ile politik unsurlar› aras›ndaki yabanc›laflma. Genifl kitleleri dönüfltürmesi gereken güçlerin beklentilerindeki gerileme, sermayenin sald›r›lar›n› kolaylaflt›rmaktad›r. Bu aç›dan gençlik içerisinde dinamik bir tart›flma süreci bafllatmak özellikle önem tafl›maktad›r. Bu baflar›lamad›¤› koflullarda, gençlik sorununda ilerleme beklemek hayaldir. Hareket ancak ileri güçlerdeki apolitizmi ve güvensizli¤i k›rarak yol alabilir. ‹flte bu nedenle gençlik içerisinde hedefli ve dinamik bir tart›flma süreci zaman kaybetmeksizin bafllamal›d›r. Ne kadar gücü içerisine katt›¤›, soruna hareketin bütünü aç›s›ndan ne kadar çözüm oluflturabildi¤inden ba¤›ms›z olarak at›lan her ad›m, gelece¤in gençlik hareketinin tafllar›n›n bugünden döflenmeye bafllamas› anlam›na gelmektedir. Bu aç›dan hayati bir önem tafl›maktad›r. Bu apolitizmin bir di¤er yan›n› ise gençli¤in politik sorun ve ihtiyaçlar›ndan kopufl oluflturmaktad›r. Gençli¤in gündem ve ihtiyaçlar›n› tan›mlamaktan yoksun bir siyasal mücadele süreci, aç›k ki genifl gençlik güçlerini mücadeleye çekmeyi baflaramayacakt›r. Alanlarda yaflanan öncelikli sorunlar nedir? Bu sorunlara hangi politik bafll›klarla müdahale edilmelidir? Yap›lacak olan müdahalenin örgütsel ayaklar› nelerdir? Tüm bu sorular politik ve pratik mücadelenin çözüm alan›na girmektedir. Ve çözülmeyi beklemektedir.

Öne ç›kan gündemler ve gençlik hareketi Geçti¤imiz dönem içerisinde ticarileflen e¤itim ve bunun çok yönlü sonuçlar› üzerinde durduk ve gençlik hareketinde yaflanan daralmay› aflman›n bu gündemle olan s›k› ba¤›n› tan›mlamaya çal›flt›k. “Gençlik ticarileflen e¤itimin çok yönlü sorunlar› ile karfl› karfl›yad›r. Birleflik ve devrimci bir gençlik hareketinin temel dinami¤ini bu gündemin gençlik içerisinde

nas›l bir mücadele prati¤ine konu edildi¤i belirleyecektir. Bugüne kadar ticari e¤itime karfl› verilen mücadele temel bir k›s›rl›k tafl›m›fl ve gençli¤in genifl kesimlerinin bir mücadele gündemi haline dönüfltürülememifltir. Bunun nedeni ise ticarileflen e¤itim sürecinin ortaya ç›kard›¤› sonuçlar›n yeterince kavranamamas›d›r.” de¤erlendirmesinde ifadesini bulan bu yaklafl›m, bugün halen gençlik hareketi aç›s›ndan çözümlenmesi gereken temel bir sorun alan›na iflaret etmektedir. fiimdi bu süreci çeflitli bafll›klarla tan›mlamaya çal›flal›m: E¤itimin paral›laflt›r›lmas› sald›r›s›: “Birincisi; ticari e¤itimin önemli bafll›klar›ndan birincisi e¤itim hizmetlerinin paral›laflmas› ve olanakl› oldu¤u ölçüde özellefltirilmesidir. Bu sorun bugün iflçi ve emekçi kökenli gençlik güçlerinin en temel sorunlar›ndan biridir. Bu aç›dan komünist bir gençlik çal›flmas› bu duyarl›l›k alan›n› örgütlemeyi önüne temel hedef olarak koymak zorundad›r. Merkez ve çevre üniversitelerinin bütününde karfl›lafl›lan paral› e¤itim uygulamalar› kampanya çal›flmam›z boyunca en temel gündem bafll›klar›ndan birisi olacakt›r.” Çok yönlü ve özellikle iflçi ve emekçi kökenli gençli¤i derinden etkileyen bu sorun geçti¤imiz dönem boyunca yayg›nlaflarak devam etti. ‹deolojik, politik ve iktisadi planda çok yönlü olan bu paral›laflt›rma sald›r›s› birçok alanda kendine özgü biçimlerle yayg›nlaflt›r›ld›. Genellikle yerel ölçekte ortaya ç›kan sonuçlar üzerinden parçal› birtak›m çal›flmalar örülmeye çal›fl›ld›. Yemekhane, kantin, bar›nma sorunu, harç ve katk› paylar›... Bugün bu yerel plandaki eylem ve çal›flmalar›n temel sorunu, birleflik bir mücadele hatt›ndan yoksun olmas›d›r. Bu ise sorunlar› kendi içerisine hapsetmekte ve yerel ölçekte bu mücadelenin geliflme olanaklar›n›n heba olmas› sonucunu

31


do¤urmaktad›r. Bu sürecin bir di¤er yan› ise, “somut ve kazan›labilir talep” tart›flmas› içerisinde paral› e¤itime karfl› taleplerin daralt›lmas› ve toplam sürecin gençli¤in politiklefltirilmesinin bir arac›na dönüflmesinin olanaks›zlaflmas›d›r.

32

Geleceksizlik ve iflsizlik sorunu: “‹kincisi; ticari e¤itimin gençli¤i iflsizlik ve geleceksizlik sorunu ile karfl› karfl›ya b›rakmas›d›r. Bu sorun gelinen yerde yüksekö¤retim gençli¤ini de kesmektedir. Yüksekö¤retim sonucunda genifl gençlik kesimlerinin karfl›s›na hangi sorunlar›n ç›kaca¤›n›, iflsizlik ve geleceksizlik sald›r›s›na karfl› örgütlü bir mücadele hatt›n›n zorunlulu¤unu genifl gençlik kesimlerine anlatabilmeliyiz.” Ticarileflen e¤itim sürecinin ortaya ç›kard›¤› en önemli sonuç, genel olarak yüksek ö¤retim gençli¤ini bekleyen iflsizlik ve geleceksizliktir. Bugün bu sorun çeflitli bölümler ve üniversiteler üzerinden farkl› gündem bafll›klar› ve yo¤unluk dereceleri ile karfl›m›zda durmaktad›r.Taflra üniversitelerinde özgün çal›flma yöntemleri ve gündemleri, merkez üniversiteler üzerine tart›flmalar, ö¤renci yurtlar›, mesleki/akademik çal›flma ve gündemler gençli¤in birleflik ve devrimci mücadelesi için bir kald›raç ifllevi görecektir. Bunlar içerisinde özellikle mesleki örgütlenme çal›flmalar› ve ilgili alanlar›n sorunlar›n› iflleyen faaliyetler dönem boyunca öne ç›km›flt›r. Fen-edebiyat fakülteleri ve geleceksizlik sorunu, formasyon sorunu, e¤itim fakülteleri ve sözleflmeli çal›flma, mühendislik ve hukuk fakültelerinde stajyerlik ve yetkinlik sald›r›lar› bu bafll›klardan ilk akla gelenlerdir. Bu bafll›klar ile ortaya konulan çal›flmalar›n olanaklar› ile bugün ortaya ç›kan sonuçlar aras›nda ciddi bir aç› fark› bulunmaktad›r. Ancak bu çal›flma ve gündemler bugün üniversitelerde yaflanan dönüflüme bütünlüklü bir muhalefetin olanaklar›n› hiç olmad›¤› kadar bar›nd›rmaktad›r. Bu aç›dan önümüzdeki dönem bu bafll›klar daha hedefli, planl› ve sistemli bir biçimde ifllenebilmelidir. Faflist bask› ve terör: “Üçüncüsü; ticari e¤itim sürecinin zorunlu bir sonucu olan üniversitelerdeki bask› koflullar›d›r. Soruflturma terörü, kamera sistemleri, turnikeler vb., anti demokratik ve bask›c› uygulamalar bu sald›r›lar›n güncel görünümleridir. Ancak sistemin bask›c› ve gerici uygulamalar› bu güncel sald›r›lar› aflan bir kapsama sahiptir. E¤itim müfredat›ndan üniversitelerdeki söz ve karar hakk›na kadar tüm e¤itim sistemi gerici ve anti-demokratik bir karakterdedir. Kampanya süresince bilimsel ve demokratik e¤itim ve özerk demokratik üniversite talebini hayk›raca¤›z.” Bu bafll›¤›n üniversitelerde nas›l ele al›nd›¤›n› ve sorunlar›n› daha önce tart›flm›flt›k. Burada flu kadar›n› söyleyebiliriz ki, ticari e¤itime karfl› verilen mücadelenin yaflad›¤› sorunlar ayn› zamanda faflist bask› ve terörün de yo¤unlaflmas›n›n nedenidir. Geçti¤imiz dönem boyunca bu sald›r›lar›n yo¤unlaflmas›n›n gerisindeki temel neden, ticari e¤itime karfl› güçlü ve hedefli bir mücadele hatt›n›n oluflturulamamas›d›r.

Gençlik hareketinin biriken sorunlar›na çözüm aray›fllar›! Gençlik hareketinin sorunlar›na çözüm arayan her yaklafl›m iki temel sorunu çözmeye kilitlenmek zorundad›r. Birincisi birlefllik bir mücadele hatt›n› oluflturmaya kilitlenmek, ikincisi ise gençlik içerisinde dinamik bir tart›flma ve mücadele sürecini ad›m ad›m örmek. Bu iki bafll›k dolays›z olarak birbirine ba¤l› bir biçimde çözümlenmek zorundad›r. Sorunun birinci yan› siyasal gençlik güçlerinin ortak hareketi sorunudur. "Birleflik bir mücadele için öncelikli ve ertelenemez görev, gençlik içerisindeki siyasal öznelerin ve ilerici güçlerin birlikte hareket etmesinin olanaklar›n› oluflturmaya çal›flmakt›r. Siyasal güçlerin birleflik mücadelesi kendi içinde bir amaç de¤il, fakat birleflik bir devrimci gençlik hareketi oluflturma çabas›n›n bir arac›d›r yaln›zca. Dolay›s›yla buna hizmet etti¤i ölçüde bir anlam ve önem tafl›r. Ancak küçük-burjuva gençlik gruplar›n›n yaflad›¤› belirgin kavray›fls›zl›k ve politikadan yoksunluk durumu, bunlara


efllik eden politik ilgisizlik ve kaba sorumsuzluk, bu olana¤›n birleflik bir devrimci gençlik hareketi oluflturma hedefi do¤rultusunda etkin bir politik müdahale manivelas›na dönüflmesini engellemektedir. Bu ise gençlik hareketini k›s›r bir döngüye sokan çeliflkinin kendisidir. Yani sorunun çözümü birleflik bir mücadeleyi zorunlu k›l›yor; ancak geleneksel harekete mensup siyasal gençlik güçleri, bu ihtiyac› gördükleri yerde bile bu soruna çözüm oluflturabilecek devrimci sorumlulu¤u ve politik iradeyi ortaya koymak güç ve iste¤inden yoksunlar." Bu temel sorun geçti¤imiz dönem boyunca çözümlenemeden, hatta kimi sorumsuz davran›fllar nedeniyle derinleflerek sürmüfltür. Bugün siyasal gençlik gruplar›n›n birarada durma olanaklar›n› dahi zora sokmaya bafllad›klar› bir dönemde, bu soruna dönük çözüm aray›fllar› özel olarak önem tafl›yacakt›r. Bugün gençlik içerisinde politik bir odaklaflma yaratmak yak›c› sorunu ile karfl› karfl›yay›z. Tart›flt›¤›m›z sorunlar bizim de¤il bir bütün olarak gençlik hareketinin sorunlar› ise e¤er, bu sorunlar›n çözümünde böyle bir odaklaflma yaratma çabas› zorunludur. Ancak bugünkü muhataplar›m›z›n tablosu düflünüldü¤ünde, bu çaban›n pratik süreçlerle do¤rudan ba¤lar oluflturabilecek bir flekilde tan›mlanmas› özellikle önemlidir. Bu aç›dan hareketi eylemsel planda etkileyen 6 Kas›m ve 1 May›s gibi süreçler, faflist sald›r› dalgas›n›n yo¤unlaflt›¤› dönemler veya YÖK, ticari e¤itim, savafl vb. gündemler, birleflik ve devrimci bir gençlik hareketi tart›flmas›n›n etkin bir biçimde yap›laca¤› süreçler olacakt›r. Burada bahsedilen hiç de eylemsel ortaklaflma veya bir siyasal gündem üzerinden ortak çal›flma yapmak de¤il, gençlik hareketinin sorunlar›n› merkeze koyarak bu pratik süreçleri ve gündemleri hedefli bir tarzda ifllemektir. Sorunun öteki yan› ise genifl gençlik kitleleri ile birleflme sorunudur. Bugün ticari e¤itim bafll›¤› bu sorunun çözümü için en önemli hareket noktas›n› oluflturmaktad›r. Ticari e¤itime iliflkin yerel birtak›m gündemler ve bölümler üzerinden yaflan›lan sorunlar (yetkin mühendislik, sözleflmeli ö¤retmenlik vb) birleflik ve kitlesel bir gençlik mücadelesi için anlaml› olanaklar tafl›maktad›r. Bugün ortaya ç›kan çeflitli çal›flmalar (toplumcu mühendislik çal›flmalar›, e¤itim ö¤rencileri çal›flmalar›) bu bafll›klar›n genifl gençlik kitlelerine tafl›nmas› için oldukça önemlidir. Birleflik bir gençlik mücadelesi çok yönlü olarak bu gündemlerden beslenecek ve bu gündemlere karfl› mücadeleyi güçlendirecektir. Mesleki alan örgütlenmeleri gençli¤in geleceksizlefltirilme sald›r›s›na karfl› anlaml› bir karfl› durufl örgütlemenin etkili bir arac›d›r. Bugün bir dizi alanda henüz bafllang›ç ad›mlar› at›lm›fl bulunan mesleki örgütlenme çal›flmalar› önümüzdeki dönem mutlaka yayg›nlaflt›r›lmal› ve gençli¤in örgütlenme sorununa çözüm oluflturmak hedefi ile etkin bir biçimde kullan›lan›lmal›d›r. Gençlik hareketinin dinamik bir tart›flma sürecine ihtiyac› var demifltik. Bu y›l gerçeklefltirilen Ticari E¤itime Karfl› Gençlik kurultay› bu tart›flma ihtiyac›na dönük bir ilk ad›m olmufltur. Kurultaydan ç›kan en önemli sonuç olan "Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu" ise kurultayda at›lan ilk ad›m›n güçlendirilerek devam ettirilmesinin bir arac› olmal›d›r. Bu nedenle gençlik kurultay›nda ortaya ç›kan sonuçlar ve ard›ndan gerçeklefltirilen koordinasyon toplant›s›, genifl gençlik kitleleri ve gençli¤in ileri unsurlar› aç›s›ndan bir tart›flma ve mücadele platformuna dönüfltürülmek zorundad›r. Geçti¤imiz dönem at›lan ad›mlar gelecek dönem yayg›n bir tart›flma zemininin olana¤› haline getirilmek zorundad›r. Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu kendini tan›mlarken "gençlik hareketinin yaflad›¤› sorunlara çözüm oluflturmay› hedefleyen bir tart›flma

platformudur" demektedir. Bu önemli hedefin baflar›labilmesi önümüzdeki dönem ortaya konulacak çabalara ba¤l› olacakt›r. Ancak flu kadar›n› söyleyebiliriz; bu tart›flma platformunu etkin bir biçimde hayata geçirebilmek için çok yönlü bir yüklenme zorunludur. Ticari e¤itime karfl› pratik mücadele içerisinde anlaml› sonuçlara ulaflmak, bu tart›flma platformunun da gelece¤ini belirleyecektir.

Sonuç al›c› bir kitle çal›flmas› için temel hareket noktalar› Geçti¤imiz y›l›n bafl›nda yapt›¤›m›z de¤erlendirmeler ve hareketin sorunlar›na iliflkin tart›flmalar bugün halen önemini korumaktad›r. Gelecek mücadele dönemi için sorun alanlar›m›z› bugünden tespit etmek ve önümüzdeki dönem bu sorunlar› çözümlemeyi hedefleyecek bir çal›flma ve mücadele ortaya koymak temel önemde bir sorumluluk olarak karfl›m›zda durmaktad›r. “Kampanya çal›flmas› boyunca ve ard›ndan gerçeklefltirilecek gençlik kurultay› ile gençlik hareketinin yaflad›¤› sorunlara çözüm oluflturmay› ve gençli¤in birleflik devrimci mücadelesinde anlaml› bir birikim sa¤lamay› hedefleyece¤iz. Bugün gençlik hareketi genifl kitlelerden uzak, dar ve s›n›rl› bir hareket durumundad›r. Kampanya çal›flmam›z boyunca genifl gençlik kitleleri ile buluflmay›, onlar›n güncel talep ve ihtiyaçlar›n› gerçek birer mücadele gündemi haline dönüfltürmeyi hedefleyece¤iz. Gençli¤in temel sorunu olan politizasyon sorununa, politikleflmifl ve devrimci bir gençlik hareketi yaratma hedefiyle, çok yönlü bir siyasal çal›flma süreci içerisinde çözüm oluflturmaya çal›flaca¤›z. Öte yandan ise gençli¤in y›llard›r yaflad›¤› k›s›r döngünün temel nedenlerinden birisi olan örgütlenme sorununa karfl› gençli¤in ileri güçlerini somut talepler ve gündemler etraf›nda birlefltirmeyi, her düzeyde esnek birtak›m örgütsel araçlar oluflturmay› hedefleyece¤iz.” Bu temel hedef önümüzdeki çal›flma süreci için de yol gösterici olmak durumundad›r. Geçti¤imiz dönemin bafl›nda tan›mlad›¤›m›z ancak bugün halen afl›lmay› bekleyen sorun alanlar›n› bir kez daha s›ralayal›m: 1) Biz üniversiteli gençlik güçlerini heterojen bir katman olarak tan›ml›yoruz. Dolay›s›yla gençlik hareketi içerisinde her türden burjuva ak›m›n yan› s›ra küçük-burjuva devrimcili¤i, reformizm ve komünist hareket kendisini sürekli üretecektir. Ve bizim için, iflçi ve emekçi kesimlerden gelen gençlik güçleri, siyasal etkileme ve örgütlenme plan›ndaki öncelikli hedef kitleyi oluflturmaktad›r. Politik-pratik mücadelede bu önceli¤in gereklerini yerine getirmek özellikle önemlidir. Kendimizi iflçi s›n›f›n›n gençlik içerisindeki siyasal temsilcisi olarak tan›ml›yorsak, bunu politik çal›flman›n tüm bafll›klar›nda ve devrimci yaflam›n kendisinde sürekli bir biçimde yeniden üretebilmeliyiz. 2) Bugün iflçi ve emekçi kökenli gençlik güçleri özellikle çevre üniversitelerde yo¤unlaflmaktad›r. Bu durum, çevre üniversitelerdeki politik çal›flman›n önemini kendi misyonumuz aç›s›ndan yeterli aç›kl›kta ortaya koymaktad›r. Öte yandan meslek yüksek okullar› ve ö¤renci yurtlar› emekçi kesimlerden gelen güçlerin yayg›n olarak bulundu¤u alanlard›r ve biz bu zamana kadar bu alanlara yeterince güçlü bir yönelim içerisinde olamad›k. Bu, önümüzdeki dönem aflmam›z gereken bir zay›fl›k say›lmal›d›r. 3) Y›llard›r yayg›n bir politik çal›flma yürütmemize karfl›n hala oldukça dar bir örgütsel bünyeye sahibiz. Bu sorun afl›lmad›¤› koflullarda gençlik hareketine önderlik sorununun önemli bir halkas› boflta kalm›fl olacakt›r. Biz y›llard›r yayg›n bir

33


34

politik faaliyet kapasitesi ortaya koydu¤umuzu, ancak örgütsel planda buna uygun bir geliflme yaflayamad›¤›m›z› ifade ediyoruz. Peki, bu faaliyet kapasitesine karfl›n, gençlik güçlerini politik planda kuflatmay› baflarabiliyor muyuz? Geçmifl dönem çal›flmalar›m›z›n genel bir de¤erlendirmesini yapt›¤›m›zda, bu alanda da ciddi eksiklerimiz oldu¤unu söylemeliyiz. Önümüzdeki süreçte aflmam›z gereken sorunlardan biri de budur. 4) Gençlik hareketine dair yapt›¤›m›z de¤erlendirmeleri genellikle flu sonuçlara ba¤l›yoruz: Gençlik güçlerinin aray›fllar›na yan›t verecek politik çal›flma oluflturabilmeliyiz... Gençli¤in daha fazla içerisinde olmal›y›z... Gençlik çal›flmas›na çok yönlü bakmal› ve çok yönlü ihtiyaçlara yan›t oluflturabilmeliyiz... Örgütsel sonuçlar oluflturmaya kilitlenmeyen bir faaliyetin baflar› flans› bulunmamaktad›r... Yayg›n bir kitle çal›flmas› düzeyi oluflturabilmeliyiz... Kitle çal›flmas› ve örgütlenme faaliyetinin baz› temel yönlerine iflaret etmifl bulunuyoruz. fiu bir gerçek ki, biz bu hususlarda birçok noktada eksik kal›yoruz. Yürüttü¤ümüz kitle çal›flmas›n› ço¤u zaman, ne herhangi düzeyde bir gençlik örgütlenmesi ile bütünleyebiliyoruz, ne de yerel örgütlerimiz bu kitle çal›flmalar› sonucunda güçlenebiliyor. 5) Gençlik hareketinin bugünkü geri düzeyi çok yönlü bir faaliyeti zorunlu k›lmaktad›r. Tek yönlü bir faaliyet, ne kadar yayg›n yap›l›rsa yap›ls›n, bir s›n›rl›l›¤› ifade edecektir. Örne¤in savafl karfl›t› bir kampanya örgütlüyorsunuz ve yayg›n bir propaganda çal›flmas› ile ifle bafllad›n›z. E¤er o zamana kadar ö¤renci kollar›, kulüpleri içerisinde bir çal›flma düzeyi oluflturabilmiflseniz, çeflitli düzeylerde kültürel ve akademik yerel örgütleriniz varsa ve çal›flma gruplar›, e¤itim gruplar› gibi çeper örgütlenmelere sahipseniz, aç›k ki ifliniz çok kolay olacakt›r. Çünkü bunlar kitlelerle içiçe geçmemizi sa¤layan araçlard›r. Ne kadar çok ve yayg›n araca sahipsek -ki bu araçlar içerisinde en önemlisi kitle örgütleridir- ortaya konulan politikan›n baflar› flans› da o ölçüde artacakt›r. 6) Biz halen birçok alanda kitlelerle içiçe geçmekte s›k›nt›lar yaflayan bir propaganda örgütü gibi çal›flabilmekteyiz. Bu sorun afl›lmad›¤› koflullarda gençlik çal›flmam›z›n yayg›nlaflma ve örgütlenme plan›nda sonuç almas› çok güçtür. Çok de¤iflik imkânlar› de¤erlendirmeyi baflarabilmek zorunday›z. Bugün bir fliir toplulu¤u, s›n›fta oluflturdu¤unuz aç›k tart›flma toplant›lar› veya evlerine gitti¤imiz insanlarla oluflturdu¤umuz tart›flma platformlar› yar›n bizim için anlaml› imkânlara dönüflecektir. De¤iflik örgütlenmeler oluflturmal›, varolanlara ise imkânlar›m›z ölçüsünde müdahale etmeye çal›flmal›y›z. Bu ise, bu tür örgütlenmelerin içinde yer alarak ve çal›flmay› sürekli k›larak baflar›labilir. 7) Bu tarz çal›flmaya bir di¤er örnek s›n›flar ve amfilerdir. Biz ço¤u zaman koridorlar, kantinler ve yemekhane önlerine s›k›flan bir çal›flma yap›yoruz. Birçok yoldafl›m›z›n bulundu¤u s›n›fta veya amfide elle tutulur bir çal›flma hedefimiz bulunmayabiliyor. Amfi ve s›n›flara yönelik çal›flma konusunda kimi geleneksel ak›mlar›n baflar›l› bir prati¤i oldu¤unu, birinci s›n›flar›n veya haz›rl›klar›n derslerine girerek anlaml› iliflkiler kurabildiklerini biliyoruz. Bu alandaki zay›fl›¤›m›z› kesin bir biçimde aflmal›, hatta çal›flmam›z›n bulunmad›¤› üniversitelere yoldafllar›m›z› yollay›p alt s›n›flar›n derslerine girmelerini sa¤layabilmeliyiz. 8) Bizim için bu yönelimin sonuç vermesi ancak güçlü bir denetim mekanizmas› ve y��nlendirici müdahale ile olanakl›d›r. Ve belirleyici olan, politik faaliyette geri ad›m atmadan bunu baflarabilmektir. Ço¤u zaman yerel örgütlenmelerimiz politik faaliyetin sorunlar›na bo¤ulabilmekte, örgütsel plandaki tart›flmalar oldukça k›s›r ve s›¤ kalabilmektedir. Bunun sonucu olarak ortaya, yayg›n bir propaganda faaliyeti, hedefsiz bir kitle

çal›flmas› ç›kabilir ancak. Nitekim geçen y›l›n 1 May›s çal›flmalar›nda yaflanan sorun önemli ölçüde budur. Bugün her çal›flmadan örgütsel bir ad›mla ç›kabilmek, yürütülecek kitle çal›flmas›n›n baflar›s›n› belirleyecek halka olacakt›r. Yeni dönemde planlanan her çal›flman›n baflar›s›, ne kadar yayg›n bir kitle faaliyeti yürütüldü¤ünün yan› s›ra ne kadar yayg›n ve çeflitli bir örgütlenme faaliyetinin gerçeklefltirebildi¤i üzerinden tan›mlanmal›d›r. 9) Yukar›da iflaret etti¤imiz çal›flma tarz›n›n baflar›s›n›n güvencesi, güçlü bir politik yönlendirme ve denetlemedir. Bu ise ancak güçlü yerel örgütlülükler sayesinde baflar›labilir. Güçlü yerel örgütlülüklerden yoksunluk nedeniyle "s›n›flara, amfilere" ça¤r›s› yapan kimi gençlik örgütlerinin nas›l bir da¤›lma süreci yaflad›klar›n› biliyoruz (DGH ve Emek Gençli¤i bunun en özgün örnekleridir). ‹nsanlar›n› s›n›flara, kulüplere yöneltirken onlar›n politik faaliyetini günlük planda denetleyebilecek ve yönlendirebilecek imkânlardan yoksunsan›z e¤er, da¤›n›k halde kitlelerin içerisinde bulunan bu insanlar› bir araya getirecek politik çal›flma ve kampanyalara sahip de¤ilseniz e¤er, bu aç›k bir da¤›lma sonucunu do¤urur.

Gelece¤in öznesi olmak için ileri! Gençli¤in karfl› karfl›ya bulundu¤u sald›r›lar, birleflik ve kitlesel bir gençlik mücadelesini gelifltirmenin nesnel olanaklar›n› fazlas›yla olgunlaflt›rmaktad›r. Bugün yaflan›lan onca soruna ra¤men kitlesel bir gençlik hareketi ve örgütlenmesinden yoksunsak e¤er, bu herfleyden önce hareketin özneleri olan bizlerin eksiklerine iflaret etmektedir. Düzen hedefli ve sistemli bir yap›lanma süreci içerisindedir ve genifl gençlik kesimleri bu sürecinin faturas›n› gelecekleriyle ödemek sorunu ile karfl› karfl›yad›r. Bu tablonun kendisi hareketin öncü güçlerinin sorumluluklar›n› kat be kat artt›rmakta, omuzlar›ndaki yükü a¤›rlaflt›rmaktad›r. Gençlik hareketini içinde debelendi¤i k›s›r döngüden ç›kartmak, gençli¤in gelecek mücadelesini büyütmekse, öncelikle birleflik ve devrimci bir mücadele hatt›n›n gelifltirilmesinden geçmektedir. Önümüzdeki dönem bu aç›dan elimizdeki imkanlar› daha güçlü de¤erlendirmek sorumlulu¤u ile karfl› karfl›yay›z. Bu sorumlulu¤un bir yan›n› gençli¤in sorunlar›n›, dolay›s›yla hareketin gündem ve ihtiyaçlar›n› tart›flabilecekleri alanlar› yaratmak oluflturuyorsa, di¤er yan›n› gençlik kitleleri ile her düzeyde iliflki kurmay› ve etkileflimi sa¤layacak bir bak›fl, yaklafl›m ve çal›flma tarz› oluflturuyor. Art›k gençli¤i tek yönlü bir biçimde apolitik olarak tan›mlay›p, sorunun kayna¤›n› hareketin öznelerinin d›fl›nda arama e¤ilimi terk edilmelidir. Yap›lmas› gereken, kendine ve bugün geleceksizlik sald›r›lar›n› gö¤üsleyen gençlik kesimlerine güvenerek, daha fazla çaba ve ›srarla mücadeleyi örgütlemektir. Hareketin bugünkü ihtiyac› do¤ru bir yönlendirme, do¤ru müdahaleler bütünü, k›saca güçlü bir devrimci önderliktir. Bu bofllu¤u doldurma iddias›, gelece¤in öznesi olma iddias›d›r. Birleflik, devrimci ve kitlesel bir gençlik hareketi ancak ve ancak bu iddian›n gereklerinin yerine getirilmesi ile yarat›lacakt›r. Kaynakça: * Gençli¤in devrimci hareketini büyütmek için, Ekim Gençli¤i, Say›: 92, Mart 2006 * Yeni dönem gençlik hareketi ve görevler, Ekim, Say›: 243, Aral›k 2005 * Gençlik hareketinin sorunlar›, Ekim, Say›: 239, Ekim 2004, Baflyaz› * Gençlik hareketi ve partinin güncel sorumluluklar›, Ekim, Say›: 216, Temmuz 2000, Baflyaz›


Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Kurultay› Sonuç Bildirgesi:

Ticari e¤itime karfl› gelece¤imiz için mücadeleye! 13 Mayıs günü 38 gençlik örgütlenmesinin çağrıcısı olduğu Ticari Eğitime Karşı Gençlik Kurultayı 250 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Kurultaya 11 tebliğ, 8 önerge sunulmuş ve her önerge kurultay katılımcılarının tartışmasına açılmıştır. Kurultay ticari eğitime karşı mücadelenin büyütülmesinin ve ticari eğitim karşıtı güçlerin birleşik mücadelesinin geliştirilmesinin yol ve yöntemlerinin, yerel plandaki örgütlenmelerin ve mücadele gündemlerinin ticari eğitim karşısında daha örgütlü ve güçlü çalışmalara dönüşmesinin ihtiyaçlarının tartışılması hedefiyle örgütlenmiştir. Kurultayın sonunda sonuç bildirgesinin hazırlanması için geçici bir yürütme oluşturulmuş ve geçici yürütmenin bir hafta içerisinde kurultayın sonuçlarının aktarıldığı bir metni kamuoyuna ve kurultay bileşenlerine sunması kararı alınmıştır. Bu karar doğrultusunda hazırlanan Ticari Eğitim Karşıtı Gençlik Kurultayı Sonuç Bildirgesi’ni sunuyoruz:

Ticari e¤itime karfl› mücadelede ileriye at›lm›fl bir ad›m: Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu Kurultayda ilk olarak “Ticari e¤itim ve gençlik sorunu” bafll›kl› tebli¤ sunulmufltur. Bu tebli¤de ticari e¤itimin kapsam›, kayna¤› ve ticari e¤itim karfl›t› mücadelenin ihtiyaçlar› ekseninde bir sunum yap›lm›flt›r. Gençlik sorunu kapitalizmin do¤uflundan bu yana derinleflerek varl›¤›n› sürdürmektedir. Kapitalizm gençli¤in gelecek özlemini yan›ts›z b›rakmakta ve bu özlemi karfl›lama olanaklar›ndan yoksun bulunmaktad›r. Bu çözümsüzlük sermayeyi gençli¤e düflman hale getirmekte ve gençli¤in tafl›d›¤› dinamizm zor ve zorbal›k ile karfl›lanmaktad›r. Ancak bu zor ve zorbal›k sorunu çözemedi¤i gibi, gençli¤in gelecek özlemini de yok edememektedir. 12 Mart ve 12 Eylül faflist darbelerinin gençli¤i bir bütün olarak hedef almas›n›n gerisinde iflte bu çözümsüzlük yatmaktad›r. Bu iki darbe ile gençlik sistemin bir eklentisi haline getirilmeye çal›fl›lm›fl, ancak her seferinde zorbal›k sonuçsuz kalm›flt›r. Toplumsal muhalefeti ezmeye yönelik faflist 12 Eylül darbesiyle birlikte burjuva gericili¤i gençli¤i özel bir hedef haline getirmifl ve çok yönlü bir kuflatma alt›na alm›flt›r. Ç›plak bask› ve terörden YÖK k›skac›na, dinsel gericilikten bireyci köfle dönmeci liberal ideolojiye, flovenizmden kemalist burjuva milliyetçili¤ine kadar her türlü yol, yöntem ve ideoloji kullan›larak gençlik ilerici-devrimci düflünce ve eylemden uzaklaflt›r›lmaya çal›fl›lm›flt›r. Bunlar, gençli¤i toplumsal ilgi ve sorumluluklardan al›koymak için futboldan medyaya, uyuflturucudan çarp›t›lm›fl bir cinselli¤e kadar her türden yozlaflt›r›c› araç ve yöntemle birlefltirilmifltir. Yine de tüm bunlar gençlik hareketinin mevcut durumunu aç›klamaya, ola¤an ve anlafl›l›r k›lmaya yeterli de¤ildir. Zira geçmiflin kitlesel ö¤renci mücadeleleri üzerinden geçen süre

neredeyse çeyrek yüzy›ll›k bir zaman dilimidir. Bu zaman diliminde sermaye düzeni, emekçi s›n›flar›n gençli¤inin sorunlar›na ve ihtiyaçlar›na yan›t vermek bir yana, izledi¤i neoliberal politikalarla daha da a¤›rlaflt›rm›flt›r. Gençli¤in ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel ve akademik sorunlar› bugün her zamankinden daha a¤›r ve bunalt›c› bir hal alm›flt›r. Tüm bunlar›n ortak sonucu olarak gelecek belirsizli¤i sorunu, bugün genifl ö¤renci gençlik y›¤›nlar›n› her zamankinden daha fazla ezmekte, huzursuz etmekte, umutsuzlu¤a düflürmektedir. Yani gençlik sorununu bask› ve terörle çözmeye çal›flan burjuvazi, ayn› sorunu iktisadi, sosyal ve kültürel alanda geçmifl dönemle k›yaslanamaz ölçüde a¤›rlaflt›rm›flt›r. E¤itim sorunu her dönem egemen s›n›f›n ihtiyaçlar› üzerinden belirlenmifltir. Bugün üniversitelerimizde yaflanan sorunlar›n/yap›sal dönüflümlerin gerisinde sermaye eksenli politikalar durmaktad›r. Gerici, anti-bilimsel e¤itim sisteminden üniversitelerdeki anti-demokratik ve bask›c› uygulamalara kadar her sorun sermayenin neo-liberal sald›r›lar›n›n bir parças›d›r. Bugün neo-liberal sald›r›lar›n e¤itim alan›nda ortaya ç›kartt›¤› sonuçlar gözler önündedir. E¤itim kamusal bir hak olmaktan ç›kar›larak paral› hale getirilmektedir. Üniversitesermaye iflbirli¤i bilimi tümüyle sermayeye hizmet eder hale getirmifltir. Üniversite ö¤rencileri gün geçtikçe derinleflen bir geleceksizlik sorunu ile karfl› karfl›yad›r. Ö¤renci gençli¤in apolitizasyonu için sistemli ad›mlar at›lmakta, bir yandan antidemokratik uygulamalar a¤›rlaflt›r›lmakta, di¤er yandan ise yozlaflt›rma sald›r›lar› yayg›nlaflt›r›lmaktad›r. Bütün bu sald›r›lar karfl›s›nda gençli¤in tek ç›k›fl yolu örgütlü mücadeledir. Ticari e¤itime karfl› sistemli ve birleflik bir mücadelenin örülmesi, gençli¤in gelece¤ine sahip ç›kmas›n›n öncelikli bir kofluludur. Ticari e¤itime iliflkin yap›lan kapsaml› belirlemeler sonucunda kurultayda ticari e¤itim karfl›s›nda gençli¤in

35


36

yürütece¤i mücadele için kitlesel bir birleflik örgütlenme ihtiyac› tan›mlanm›flt›r. Sunulan önerge çerçevesinde ve tart›flmalar sonucunda Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu’nun kurulmas› karar› al›nm›flt›r. Tebli¤in ard›ndan sunulan önerge ve yürütülen tart›flmalar sonucunda flu kararlar al›nm›flt›r: 1-  Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Kurultay› bileflenleri e¤itim sorunlar›na, ticari e¤itime ve sonuçlar›na karfl› kararl› bir mücadele yürütme iradesinin tafl›y›c›s› olacaklard›r. 2-  Ticari e¤itime karfl› mücadelenin en temel ihtiyac› birleflik bir mücadele zemininin yarat›lmas›d›r. Kurultay›n bütün bileflenlerinin önümüzdeki dönemde en temel sorumluluklar›ndan biri budur. Bunun bir ilk ad›m› olarak Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu kurulmufltur. Kurultay›n bütün bileflenleri bu Koordinasyon’un bileflenidir. Ancak Koordinasyon’un, kurultay›n örgütleyicilerinin ötesinde, ticari e¤itime karfl› bütün güçleri kucaklama çabas› temel bir sorumluluktur. 3-  Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu, ticari e¤itime karfl› mücadelenin hatt›n› belirleyen ve bu mücadeleyi genifl gençlik kesimlerini kapsayan bir biçimde sürdürmeyi hedefleyen bir birleflme zemini olarak ele al›nmal›d›r. Üniversitelerde çeflitli gündemler üzerinden oluflan yerel örgütlenmelerin ve ticari e¤itime karfl› mücadele eden güçlerin birleflik mücadelesini yaratma hedefi ile hareket edecektir. Bu çerçevede Koordinasyon ayl›k toplant›lar örgütleyecektir. Bu toplant›larda Koordinasyon içindeki her örgütlenme, yerellerin kendi belirledikleri seçim usulüne uygun delegeler arac›l›¤›yla temsil edilecektir. Demokratik bir iflleyiflin hakim olmas› gereken bu Koordinasyon’da her delegenin söz ve karar hakk› olacakt›r. 4-  Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu kurultaydan ç›kan sonuçlar ekseninde 28 May›s 2006 günü ilk toplant›s›n› örgütleyecektir. Bunun anlam›, kurultaya kat›lan bütün örgütlenmeler, kurultaydan sonraki ilk toplant›lar›nda delegelerini seçecek ve Koordinasyon’un ilk toplant›s›na dönük tart›flmalar gerçeklefltirerek haz›rl›k yapacakt›r. 5-  Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu görüflme periyodu ile paralel olarak ayl›k bir yay›n ç›kartacakt›r. Bu yay›n Koordinasyon’un gündemlerinin ve tart›flmalar›n›n kamuoyu ile paylafl›lmas› amac›n› tafl›yacakt›r. Yay›n, gençlik kesimlerinin ticari e¤itim karfl›t› mücadelesinin hatt›n› belirleme misyonuna uygun ele al›nmak zorundad›r. Ticari e¤itime karfl› en genifl bilefleni çat›s› alt›nda birlefltirmeyi hedeflemesi gereken bir Koordinasyon için böylesi bir yay›n bu birleflme zemininin arac› olarak kurgulanacakt›r. 6-  Ticari e¤itim sald›r›s› topluma yöneltilen di¤er sald›r›lardan ba¤›ms›z ele al›namaz. Tüm neo-liberal ekonomik ve sosyal sald›r›lara ve bunlar›n önünü açmaya haz›rlanan bask› ve zor yasalar›na karfl› yürütülecek mücadele ticari e¤itim karfl›t› koordinasyonun gündemidir.

Toplumcu Mühendislik-Mimarl›k Ö¤rencileri Kurultaya ikinci olarak Toplumcu Mimarl›k ve Mühendislik Ö¤rencileri tebli¤i sunulmufltur. Tebli¤de mühendislik ve mimarl›k alan›nda yaflanan neo-liberal dönüflüm ve bu alanda ortaya ç›kan sald›r›lar tan›mlanm›fl ve tart›flmaya aç›lm›fl, bütünlüklü sald›r›lar karfl›s›nda toplumcu bir taraf olman›n anlam ve öneminin alt› çizilmifltir. Mühendislik ve mimarl›k alan›nda yaflanan neo-liberal dönüflüm, bu alanlarda toplumsal kayg›lar›n bir kenara itilip, sermayenin ihtiyaçlar›n›n belirleyici olmas› sonucunu do¤urmufltur. Son y›llarda belirli periyotlarla gündemlefltirilen Yetkin Mühendislik Yasa Tasar›s›, bir yandan mühendislik ve


mimarl›k mesle¤inin toplumsal yönünü karartarak do¤rudan sermayenin ihtiyaçlar› do¤rultusunda yeniden tan›mlarken, di¤er yandan binlerce mühendislik ve mimarl›k ö¤rencisini ücretli köleler haline getirerek, onlar› geleceksizlik sorunu ile karfl› karfl›ya b›rakmaktad›r. Meslek odalar› taraf›ndan da desteklenen yasa tasar›s›na k›l›f olarak “e¤itim alan›ndaki nitelik” sorunu gösterilirken, ortaya konulan çözümün tan›mlanan sorunla uzaktan yak›ndan ilgisi yoktur. Yap›lmak istenen aç›k bir tarzda bilimi ve teknolojiyi sermayenin ihtiyaçlar›n› karfl›lar hale getirmektir. Bu aç›dan bu alanda toplumdan, bilimden, emekten yana bir taraflaflma gerekmektedir. Toplumcu Mühendislik ve Mimarl›k Ö¤rencileri çal›flmalar› böyle bir taraflaflmay› ifade etmektedir. Toplumsal yönü karart›lmaya çal›fl›lan bu alanlarda bireyci, köfle dönmeci anlay›fl karfl›s›nda özgürlükçü ve sorumlu bir tutumun temsilcisidir. Bu çerçevede Toplumcu Mühendislik ve Mimarl›k Ö¤rencileri çal›flmalar›, bir yandan neo-liberal sald›r›lar›n mühendislik ve mimarl›k ö¤rencilerini karfl› karfl›ya b›rakt›¤› geleceksizlik sorununa karfl› mücadele ederken, di¤er yandan sermayenin toplumun bütününü hedef alan sald›r›lar› karfl›s›nda emekten yana bir taraf olmal›d›r. Tebli¤ ve sunulan önerge çerçevesinde yürütülen tart›flmalar sonucunda flu kararlar al›nm›flt›r: 1-  Bugüne kadar sürdürülen Toplumcu Mimarl›k ve Mühendislik Ö¤rencileri çal›flmalar› güçlendirilecek ve bu çal›flmalar›n ülke genelindeki üniversitelerde yayg›nlaflt›r›lmas› için sistemli bir çaba harcanacakt›r. 2-  Toplumcu Mühendislik ve Mimarl›k Ö¤rencileri çal›flmalar› ticari e¤itime karfl› gençli¤in birleflik mücadelesini örgütleyebilmenin bir arac› olacak ve çal›flmalar›n› yürütürken bu hedefi de gözetecektir. 3-  Toplumcu Mühendislik ve Mimarl›k Ö¤rencileri çal›flmalar›, kimli¤inin bir gere¤i olarak, gençlik kesimlerini ve iflçi-emekçi kesimleri hedef alan tüm sald›r›lar karfl›s›nda toplumcu bir taraf› güçlü bir biçimde temsil edecek, bunun gereklerini yerine getirecektir. 4-  Çeflitli yerellerde süren Toplumcu Mühendislik ve Mimarl›k Ö¤rencileri çal›flmalar› aras›nda ba¤ kurulacak ve çal���flmalar›n gerek gündemler aç›s›ndan, gerekse yöntemsel aç›dan birbirlerinden beslenebilmesi ve güç alabilmesi sa¤lanacakt›r. Bu ba¤, Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu üzerinden kurulacak, bütün çal›flmalar bu Koordinasyon çat›s› alt›nda birleflecektir. 5-  Toplumcu Mühendislik ve Mimarl›k Ö¤rencileri çal›flmalar› merkezi bir biçimde kullanabilecekleri bir Toplumcu Mühendislik ve Mimarl›k Ö¤rencileri Gazetesi ç›kartacakt›r. Bu gazetede çal›flman›n gündemleri ifllenecek, mücadelenin yöntemi, sorunlar› tart›fl›lacak ve yerellerde yürüyen çal›flmalar›n bütünlüklü bir tarzda sunuldu¤u bir içeri¤e sahip olacakt›r. 6-  Tüm yerellerde Toplumcu Mühendislik ve Mimarl›k Ö¤rencileri çal›flmas›n› sürdürenler TMMOB’a ba¤l› bulunan meslek odalar›n›n gençlik komisyonlar›nda yer alacak, gençlik komisyonlar› olmayan yerellerde oluflturmaya çal›flacaklard›r. Bu komisyonlarda toplumcu bir taraflaflma yarat›lmas›n›n çabas› harcanacakt›r. 7-  Toplumcu Mühendislik ve Mimarl›k Ö¤rencileri çal›flmalar› önümüzdeki dönemde yetkin mühendislik yasa tasar›s› ve nükleer santrallere karfl› olmak üzere iki temel gündem üzerinden çal›flma yürütecektir. 8-  Toplumcu Mühendislik ve Mimarl›k Ö¤rencileri çal›flmalar›n›n kurultay gününe dek sürdürdü¤ü imza kampanyalar› 25-28 May›s tarihleri aras›nda Ankara’da

gerçekleflecek olan TMMOB Genel Kurulu’na dek sürdürülecek ve bu imzalar TMMOB Genel Kurulu’na sunulacakt›r. 9-  Toplumcu Mühendislik ve Mimarl›k Ö¤rencileri h›zl› bir biçimde, mimarl›k ve mühendislik ö¤rencilerinin sorunlar›n› ve bu sorunlara karfl› mücadele yöntemlerini tart›flacaklar› bir kurultay›n haz›rl›klar›na bafllayacakt›r.

Toplumcu E¤itim Ö¤rencileri Kurultayda üçüncü olarak E¤itim Ö¤rencileri tebli¤i sunuldu. Bu tebli¤de E¤itim Fakültesi ö¤rencilerini bekleyen ücretli kölelik gerçe¤inin alt› çizildi. E¤itim Ö¤rencileri Çal›flmalar›’nda yarat›lmas› gereken toplumcu taraflaflma ve yine bu çal›flmalarda ele al›nan gündemlerin e¤itimin genel sorunlar› baflta olmak üzere ticari e¤itim sald›r›s›n›n bütün ayaklar›n› kapsayabilmesi gereklili¤i gerekçelendirildi. E¤itim Fakülteleri’nde yaflanan sorunlar gün geçtikçe derinleflmektedir. Gerek e¤itim süreci gerekse de üniversite sonras› dönem bu fakültelerde okuyan ö¤renciler için tümüyle belirsizdir. Gelece¤i kazanma hedefiyle tercih edilen bu fakülteler geleceksizlik ve iflsizlik üreten birer ticarethane hâline getirilmektedir. 4 y›ll›k üniversite e¤itimi sonunda mezun olanlar› dizginsiz sömürü ve kölece çal›flma koflullar› beklemektedir. ‹yi bir e¤itimci kaliteli ve bilimsel bir e¤itim almak zorundad›r. Ancak bugün birçok üniversitede e¤itim fakültelerindeki ö¤retim kalitesi gün geçtikçe gerilemektedir. E¤itim sisteminin bütününde yaflanan çürüme dolays›z bir biçimde e¤itim fakültelerini de etkilemektedir. Bu durum flafl›rt›c› de¤ildir. Zira e¤itim ö¤rencileri ticari e¤itiminin ö¤ütücü çarklar› alt›nda ezilmektedir. E¤itimin teknik ve teknoloji gelifltirme a¤›rl›kl› dönüflüm yaflad›¤› bir süreçte sermayenin hizmetinde teknik eleman olarak çal›flmak e¤itimci olmaktan daha önemli hâle gelmektedir. Binlerce ö¤rencinin e¤itici ihtiyac›n› karfl›lamas› gereken e¤itim fakülteleri, sosyal bölümlerde oldu¤u gibi iflsizler ordusuna yeni neferler kazand›rmaktad›r. E¤itim Ö¤rencileri bugün h›zlanan neo-liberal dönüflümün bir sonucu olarak meslek güvencesi olmayan bir gelece¤e haz›rlanmaktad›r. Yasal düzenlemeler ve yasal olmayan uygulamalarla sözleflmeli ö¤retmenlik, geçici istihdam gibi bir tak›m istihdam biçimleri, bu fakülte mezunlar›n›n ücretli köleler haline dönüfltürülmelerinin bugünkü en somut biçimleridir. Bu uygulamalar karfl›s›nda E¤itim Ö¤rencileri sistemli bir mücadele gelifltirmek zorundad›r. E¤itim fakülteleri gelece¤in e¤itimcilerini yetifltiren alanlar olmal›d›r. Halbuki yaflanan neo-liberal dönüflümün bu fakültelerden mezun olanlara en iyi ihtimalle vaadetti¤i “ö¤retici” olabilmektir. Zira e¤itimcilik herfleyden öteye bireyin sosyalizasyonunu sa¤layan bir ifltir. Bu aç›dan mutlaka nitelikli ve bilimsel bir e¤itim sürecinin sonucu olarak gelece¤in e¤itimcileri yetiflmek zorundad›r. E¤itimci ayn› zamanda toplumsal sorunlara duyarl› olmak ve gerek e¤itim sisteminin gerekse de ülkenin ve dünyan›n sorunlar› ile dolays›z bir biçimde ilgilenmek zorundad›r. Zira toplumcu kimli¤ini kaybetmifl bir kiflinin e¤itimci olabilmesi de mümkün de¤ildir. ‹flte bu nedenlerle e¤itim ö¤rencileri mutlaka e¤itim sürecinde yaflanan tüm sorunlarla yak›ndan ilgilenmeli ve bu sorunlara karfl› aç›k ve kararl› bir biçimde mücadele edebilmelidir. Tebli¤ ve sunulan önerge çerçevesinde yürütülen tart›flmalar sonucunda E¤itim Ö¤rencileri Çal›flmas› ad›na flu kararlar al›nm›flt›r: 1-  E¤itim Ö¤rencileri çal›flmalar› yerellerde daha kurumsal örgütlenmeler haline getirilmeye çal›fl›lacak ve bu kurumsall›k Toplumcu E¤itim Ö¤rencileri kimli¤i üzerinden oluflturulacakt›r. 2-  Bugüne kadar sürdürülen Toplumcu E¤itim Ö¤rencileri

37


38

çal›flmalar› güçlendirilecek ve bu çal›flmalar›n ülke genelindeki üniversitelerde yayg›nlaflt›r›lmas› çabas› harcanacakt›r. 3-  Toplumcu E¤itim Ö¤rencileri çal›flmalar› ticari e¤itime karfl› gençli¤in birleflik mücadelesini örgütleyebilmenin bir arac› olacak ve çal›flmalar›n› yürütürken bu hedefle hareket edecektir. 4-  Toplumcu E¤itim Ö¤rencileri çal›flmalar›, kimli¤inin bir gere¤i olarak gençlik kesimlerini ve iflçi-emekçi kesimleri hedef alan tüm sald›r›lar karfl›s›nda toplumcu bir taraf› temsil etmenin gereklerini yerine getirecektir. 5-  Çeflitli yerellerde süren Toplumcu E¤itim Ö¤rencileri Çal›flmalar› aras›nda ba¤ kurulacak ve çal›flmalar›n gerek gündemle gerekse yöntemsel aç›s›ndan birbirlerinden beslenebilmesi ve güç alabilmesi sa¤lanacakt›r. Bu ba¤, Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu üzerinden kurulacakt›r. 6-  Toplumcu E¤itim Ö¤rencileri çal›flmalar› merkezi bir biçimde kullanabilecekleri bir Toplumcu E¤itim Ö¤rencileri Gazetesi ç›kartacakt›r. Bu gazete, çal›flman›n gündemlerinin ifllendi¤i, mücadenin yol, yöntem ve sorunlar›n›n tart›fl›ld›¤› ve yerellerde yürüyen çal›flmalar›n bütünlüklü bir tarzda sunuldu¤u bir içeri¤e sahip olacakt›r. 7-  Toplumcu E¤itim Ö¤rencileri çal›flmalar› e¤itimin ticarileflmesi alan›nda birleflik mücadelenin bir gere¤i olarak kamu emekçileri ve örgütlenmeleri ile birleflik mücadelenin olanaklar›n› sa¤lamaya çal›flacakt›r. Bu, ticarileflme karfl›s›nda birleflik mücadelenin gere¤i oldu¤u kadar, toplumcu kimli¤in dolays›z bir sonucudur. 8-  Önümüzdeki dönemde Toplumcu E¤itim Ö¤rencileri sözleflmeli ö¤retmenlik ve ticari e¤itim uygulamalar› gündemleri üzerinden güçlü ve sistematik bir kampanya örgütleyecektir. 9-  Toplumcu E¤itim Ö¤rencileri h›zl› bir biçimde, e¤itim ö¤rencilerinin sorunlar›n› ve bu sorunlara karfl› mücadele yöntemlerini tart›flacaklar› bir kurultay›n haz›rl›klar›na bafllayacakt›r.

Fen-Edebiyat Ö¤rencileri Kurultayda dördüncü olarak Fen-Edebiyat Ö¤rencileri tebli¤i sunulmufltur. Bu tebli¤ çerçevesinde genel olarak bu fakültelerde yaflanan diplomal› iflsizlik ve geleceksizlik sorunu tart›fl›l›rken, somutta ise formasyon hakk›n›n gasp› çerçevesinde ortaya ç›kan ücretli kölelik gerçe¤inin alt› çizilmifltir. E¤itim sisteminde yaflanan dönüflümlerden en dolays›z etkilenen bölümlerin bafl›nda Fen Edebiyat fakülteleri gelmektedir. Neo-liberal politikalar›n dolays›z sonuçlar› ile fen ve edebiyat ö¤rencileri geleceksizlik ve iflsizlik, kalitesiz ve antibilimsel e¤itim gibi sorunlarla bo¤uflmaktad›r. Bu sorunlar gün geçtikçe derinleflmektedir. Bugün neo-liberal politikalar›n bir uzant›s› olarak e¤itim kurumlar› büyük oranda uygulamal› do¤a bilimlerinin ve daha küçük oranda uygulamal› “sosyal bilimler”in tahakkümünde, pazar ekonomisine hizmet eden kurumlar haline gelmifltir. Bu yönelimin do¤al sonucu ise, sermayenin ihtiyaçlar›na göre araflt›rma ve “bilimsel” çal›flma yapan bir kurumda, sosyal bölümlerin kendi anlamlar›n› yitirmesi olmaktad›r. Bugün sosyal bölümlerin piyasan›n talebine göre flekillenen bir e¤itim süreci içerisinde hiçbir anlam› kalmamaktad›r. Teknik bilimler h›zla prestij kazan›rken, sermaye aç›s›ndan do¤rudan bir kazanç alan› oluflturmayan felsefe, sosyoloji vb. bölümler anlamlar›n› yitirmektedir. Birçok üniversitede kapat›lma sorunu ile karfl› karfl›ya kalan sosyal bölümlerin olmas›n›n, sosyal bölümlerde e¤itimin kalitesinin gün geçtikçe düflmesinin, bu bölümlerden mezun olanlar›n iflsizlik sorunu ile bo¤uflmalar›n›n gerisindeki

temel neden e¤itim sistemindeki bu neo-liberal yap›sal dönüflümlerdir. Sorunun bir di¤er yan› ise neo-liberal politikalar›n sonucunda kamunun ad›m ad›m tasfiye edilmesidir. Kamu Yönetimi Temel Kanunu, Personel Rejimi Kanunu vb. ile kamusal alan bir bütün olarak sermayenin denetimine aç›lmaktad›r. Geliflme bu yönde devam etti¤i koflullarda yak›n bir dönemde tüm kamu hizmetleri alan› sermayenin denetimine aç›lacak, kamu emekçileri sözleflmeli köleler haline getirileceklerdir. Bu dönüflümlerin fen-edebiyat ö¤rencilerini kesen en dolays›z görünümü ise formasyon sorunudur. Formasyon hakk› bugün koflullara ba¤lanm›fl ve parayla sat›l›r bir haldedir. Bunun anlam› fen-edebiyat ö¤rencilerinin en do¤al hakk› olmas› gereken formasyon üzerinden bir rant alan›n›n olufltu¤udur. Kald› ki bütün koflullar› yerine getirip, formasyon alabilmifl fenedebiyat ö¤rencilerini ise e¤itim fakültesi ö¤rencilerinin karfl› karfl›ya kald›¤› sorunlar beklemektedir. Atamalar›n olmamas›, KPSS, sözleflmeli ö¤retmenlik gibi… Fen-edebiyat fakültelerinde bütün ç›plakl›¤›yla yaflanan bu geleceksizlik sorunuyla mücadelenin tek yolu örgütlenmekten geçmektedir. Fen-edebiyat ö¤rencileri için örgütlü mücadele bir tercih de¤il, bir gelecek sorunudur. Tebli¤ ve sunulan önerge çerçevesinde yürütülen tart›flmalarda flu kararlar al›nd›: Fen-edebiyat ö¤rencileri çal›flmas› önergesi: 1-  Fen-Edebiyat Ö¤rencileri çal›flmalar›, bu fakültelerde yaflanan geleceksizlik sorununun dolays›z sebebi olan ticari e¤itim sald›r›s›na karfl› mücadele edecektir. 2-  Fen-Edebiyat Ö¤rencileri çal›flmas› bu mücadelede temel hedef olarak fen-edebiyat ö¤rencilerinin geleceksizlik ve diplomal› iflsizlik sald›r›lar› karfl›s›nda örgütlü mücadelesini büyütmeyi hedefleyecektir. 3-  Kurultay tarihine kadar Fen-Edebiyat Ö¤rencileri imzas›yla yürütülen imza kampanyalar› bir sonuca ba¤lanacak ve imzalar ilgili yere ulaflt›r›lacakt›r, fen-edebiyat ö¤rencilerinin imzalar›n›n ve taleplerinin takipçisi olmas› sa¤lanacakt›r. 4-  Fen-edebiyat ö¤rencileri geleceksizlik sorununa ve ticari e¤itime karfl› birleflik mücadeleyi büyütmek zorundad›r. Bu çerçevede öncelikle, sorunlar›n›n paralel olmas›ndan kaynakl›, e¤itim ö¤rencileri ile omuz omuza mücadele örgütleme çabas› harcanmal›d›r. Bunun imkanlar› Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Koordinasyonu’nda güçlü bir flekilde tart›fl›lacakt›r.

Kültür-sanat çal›flmalar› üzerine Kurultayda sunulan bir di¤er tebli¤, neo-liberal dönüflümler çerçevesinde kültürel ve sanatsal alanda cisimleflen yozlaflma ve yabanc›laflma sald›r›lar› ve bu çerçevede ticari e¤itim karfl›t› güçlerin üzerine düflen sorumluluklar üzerinedir. Kültürel ve sanatsal alanda burjuvazinin sahip oldu¤u tekel, iki temel sonuç oluflturuyor. Birincisi, bu alanlar› elitlefltirerek, gençli¤i gerek kültürel-sanatsal etkinliklere kat›lmak, ürünlerine ulaflmak, gerekse de birebir bu alan içerisinde aktif bir üretici olmaktan mahrum ediyor. Zira bu alanlar da sermaye aç›s›ndan birer rant alan›na dönüflüyor ve piyasa kurallar›n›n hakimiyeti esas hale geliyor. ‹kinci sonuç ise, do¤rudan burjuvazinin bu alan› kendi ihtiyaçlar› çerçevesinde flekillendirebilme ve yönlendirme gücünün de bir sonucu olarak ortaya ç›kan yozlaflt›rma ve yabanc›laflt›rma sald›r›lar›d›r. Üniversitelerde de do¤al olarak toplumsal yaflam›n toplam›na hakim olan bu tablonun ayn›s› söz konusudur. Kulüp ve topluluklarda egemen olan bu anlay›fl, bir süre sonra bu kulüp ve topluluklar›n toplumsallaflt›r›c› misyonunun tümüyle


gözard› edilmesi sonucunu yaratmaktad›r. Do¤al olarak bunun anlam› üniversitenin toplumsallaflt›r›c› misyonunun bir de bu alan üzerinden erozyona u¤ramas› olmaktad›r. Üniversiteler içerisinde süreklileflen bir apolitizm atmosferi yarat›lmaya çal›fl›lmaktad›r. Bu aç›dan gerek kulüp ve topluluklar›n iflleyifllerini anti demokratik hale getirip, onlar› bask› alt›na alarak, s›k› denetimden geçirerek, gerekse de flenlik, panel vb. etkinlikler gibi ö¤rencilerin biraraya gelebildikleri alanlar›n içeri¤ini boflaltarak, üretimsizli¤in ve yozlaflman›n yeniden üretildi¤i alanlara dönüfltürerek bu apolitik atmosfer güvence alt›na al›nmaya çal›fl›lmaktad›r. Ticari e¤itimin bir sonucu oldu¤u kadar, sald›r›lar›n bu apolitik atmosfer içerisinde kolayl›kla sonuç alabilmesinin de zemini olan bu sistemli yozlaflt›rma ve yabanc›laflt›rma sald›r›lar› karfl›s›nda ticari e¤itim karfl›t› güçler, güçlü bir politik tutum alabilmek durumundad›r. Gerek kulüp ve topluluklar›n toplumsallaflt›r›c› misyonuna sahip ç›karak, bu alandaki ideolojik hegemonyay› k›rmaya çal›flmak, gerekse de alternatif kültürel-sanatsal alanlar yaratarak bu yönlü bir mücadele de yürütmek ertelenemez bir sorumluluktur. Kurultayda tebli¤ ve sunulan önerge çerçevesinde yürütülen tart›flmalar sonucu al›nan kararlar flunlard›r: 1-  Üniversitelerde yaflanan yabanc›laflma ve yozlaflma sald›r›lar› karfl›s›nda kültür-sanat çal›flmalar› yayg›nlaflt›r›lmak zorundad›r. Bu noktada öncelikle yozlaflma ve yabanc›laflmaya karfl› kültür-sanat çal›flmalar›n›n net bir politik tutumunun olabilmesi gerekmektedir. Kurultay bileflenleri olarak yerellerimizde bu yönlü çabay› daha yo¤un harcayacak ve bu çabay› yayg›nlaflt›raca¤›z. 2-  Yozlaflma ve yabanc›laflt›rmaya karfl› üniversitelerde alternatif alanlar yaratacak, böylelikle yabanc›laflman›n ve yozlaflman›n karfl›s›na alternatif bir söylem ve yaflam bütünlü¤ü içerisinde ç›kaca¤›z. 3-  Kulüp ve atölyeler bugün kültür-sanat çal›flmalar›n›n yürütüldü¤ü alanlar olmalar› gerekirken, bürokratik iflleyiflin, üniversite denetiminin ve dahas› liberal çevrelerin elinde apolitizmin yeniden üretildi¤i alanlara dönüfltürülmektedir. Kulüp ve topluluk çal›flmalar›na a¤›rl›k verecek ve buralar› antidemokratik iflleyiflten ve yoz liberal kültürden ar›nd›rman›n mücadelesini yürütece¤iz. 4-  Neredeyse tüm üniversitelerde örgütlenen üniversite flenlikleri ö¤renci gençli¤in biraraya geldi¤i önemli alanlard›r. Son y›llarda bu alanlarda da yoz liberal kültürün bir a¤›rl›¤› ve ticarileflmenin dolays›z sonucu sponsorlar›n varl›¤› sözkonusudur. Kurultay bileflenleri bulunduklar› tüm alanlarda imkânlar çerçevesinde ya bu flenliklere alternatif flenlikler örgütleyecek, ya da ö¤renci flenli¤i olmaktan öte panay›ra dönüflen sözde flenliklerin güçlü bir anti-propagandas› yapacaklard›r.

Ö¤renci gazeteleri üzerine Bir di¤er tebli¤ ise ö¤renci gazeteleri üzerine idi. Ö¤renci gazetelerinin hangi ihtiyac›n ürünü oldu¤u ve ticari e¤itim karfl›t› mücadele içerisinde nas›l bir mevzi ifade etti¤i gerekçelendirildi. Gençlik kitlelerinin karfl› karfl›ya oldu¤u yaln›zlaflma, yabanc›laflma tan›mland›ktan ve bunlar›n ticari e¤itimle var olan güçlü ba¤› ifade edildikten sonra, ö¤renci gazetelerinin hangi ihtiyac›n ürünü oldu¤unu tan›mlamak zor de¤ildir. Yerel ö¤renci gazeteleri, söz hakk› verilmeyen, kendi sorunlar›na duyars›zlaflt›r›lan, insanlara, üniversiteye, üretime yabanc›laflt›r›lan gençlik kesimleri aç›s›ndan bir yaflama dönüfl, bir üretim alan›d›r. Ticari e¤itimin en dolays›z sald›r›lar›ndan bir tanesi gençlik kesimlerinin yaflamla kurdu¤u ba¤› koparmak,

yaflama aç›lan penceresini kapatmakt›r. Bu nedenle ö¤renci gazeteleri bu pencereyi ard›na kadar açmay› hedeflemeli, dahas› ticari e¤itim karfl›s›nda kal›c› bir mevziye dönüflerek, aç›lan pencerenin kapanmamas›n›n da güvencesi olmal›d›r. Ö¤renci gazetelerine iliflkin tebli¤i ve sunulan önerge çerçevesinde yürütülen tart›flmalar sonucunda flu kararlar al›nd›: 1-  Ö¤renci gazeteleri, yaln›zlaflt›r›lan ve üretmesinin önüne set çekilen gençlik kesimleri aç›s›ndan bir üretim ve paylafl›m alan›d›r. Bu çerçevede ö¤renci gazeteleri, olanakl› oldu¤u ölçüde tüm üniversitelere tafl›nmal›, kullan›m alan› yayg›nlaflt›r›lmal›d›r. 2-  Üniversitelerde ö¤renciler birbirlerinden yal›t›lmaya, yabanc›laflt›r›lmaya ve yozlaflt›r›lmaya çal›fl›l›yor. Ö¤renci gazeteleri bu sistematik sald›r› karfl›s›nda bir mevzi olabilmeli ve bunun için örgütlü bir iflleyifl çerçevesinde ç›kart›labilmelidir. Bugün ç›kmakta olan ve ileride ç›kart›lacak olan ö¤renci gazeteleri örgütlü bir iflleyifle kavuflturulacakt›r. 3-  Ö¤renci gazeteleri ç›kart›ld›klar› yerelin ihtiyaçlar›na göre belirlenecek düzenli bir periyoda oturtulacakt›r. 4-  Ö¤renci gazetelerinin yerellerde genifl ö¤renci kesimlerine hitap edebilmesi ve sahiplenilmesi için mutlaka yerel gündemlerle ba¤ kurulmak zorundad›r. Ö¤renci gazeteleri, bir yaflam alan› olmaktan ç›kart›lan üniversitelerin bu misyonuna vurgu yapmak ad›na, üniversitenin kendi gündemlerine ve geliflmelere yer veren bir biçimde kurgulanacakt›r. 5-  Yozlaflma ve yabanc›laflma, ticari e¤itim sald›r›lar›n›n bir sonucu oldu¤u gibi bu sald›r›lar›n sonuçlar›n› güçlendirici bir misyona da sahiptir. Bu aç›dan ö¤renci gazeteleri bugün üniversite ö¤rencilerinin en temel sorunu olan ticari e¤itim uygulamalar›na karfl› net bir taraf olacakt›r. 6-  Ö¤renci gençli¤in sorunlar› ülke ve dünyadaki geliflmelerden ba¤›ms›z ele al›namaz. Bu nedenle ö¤renci gazeteleri ülke ve dünyan›n sorunlar›n› da iflleyecek ve bu sorunlara karfl› yayg›n bir duyarl›l›k oluflturmay› hedefleyecektir.

Lise gençlikten birleflik mücadele ça¤r›s› Liselilerin Sesi taraf›ndan sunulan tebli¤, ticari e¤itimin liselerdeki sonuçlar›n› ve bu çerçevede yaflanan sald›r›lar› ele al›yor ve bu sald›r›lar›n bütünlü¤ü karfl›s›nda üniversiteli ve liseli gençli¤in birleflik mücadelesine vurgu yap›yordu. Liseli gençlik bugün ticari e¤itim sald›r›s›n›n çok çeflitli yans›malar›yla karfl› karfl›yad›r. Paral› e¤itim sald›r›s› bunun bir aya¤›n› oluflturmaktad›r. Son günlerin tart›flma konusu olan Özel E¤itim Kurumlar›’n› Teflvik Yasas› paral› e¤itim ve e¤itimde f›rsat eflitsizli¤inin somutlaflmas› anlam›na gelmektedir. ÖSS sorunu da ticari e¤itimle s›k› bir ba¤ içerisindedir. Yayg›nlaflan özel dershaneler, buralar›n ciddi birer rant alan› haline gelmesi bunun dolays›z sonucudur. Yine liselerde yaflanan bask› ve cezalar›n yo¤unlu¤u ve a¤›rl›¤› liseli gençli¤in sorunlar› aras›ndad›r. Ancak bütün bu sorunlardan daha a¤›rl›kl› ortaya ç›kan tablo, liselerde yaflanan yozlaflma ve yabanc›laflmad›r. Liselerde yaflanan fliddete iliflkin veriler de bu yozlaflman›n aç›k bir sonucudur. Meslek Liseleri’nde ise bir yandan yozlaflma sald›r›lar› daha da yo¤unlafl›rken, di¤er yandan geleceksizlik sorunu derinleflmektedir. Ucuz emek sömürüsünün 15 yafl›nda bafllad›¤› alanlar olan Meslek Liseleri ve Meslek Yüksekokullar› ticari e¤itime karfl› mücadelede taraf olabilmek zorundad›r. Liselilerin tebli¤ ve önergesi üzerine yürütülen tart›flmalar sonucu flu kararlar al›nd›:  

39


40

1-  Liseli gençlik de ticari e¤itim karfl›t› mücadele içerisinde sistemli bir çaba harcayacakt›r. 2-  Liseli gençlik ile üniversiteli gençlik aras›nda daha güçlü bir ba¤ kurulmal›d›r. Belirli eylemsel birliktelikler gelifltirilmesi için çaba harcanmal›d›r. Ticari E¤itim Karfl›t› Koordinasyon’un belirledi¤i gündemler ve yerel çal›flma kurgusu, bu Koordinasyon’un bir bilefleni olarak Liselilerin Sesi aç›s›ndan da ba¤l›y›c›d›r. Ancak Liselilerin Sesi bu alanda özgün uygulamalar gerçeklefltirebilir. 3-  Üniversite ve liselilerin birleflik bir mücadele içerisinde olmalar› önemli bir noktad›r. Bunun ilk somut örne¤i olarak, olanakl› olan yerellerde örgütlenecek ÖSS karfl›t› miting, eylem, etkinlik vb.’ne üniversiteli güçlerin aç›k deste¤i ve katk›s› planlanacakt›r.

Gençlik kamp›nda buluflal›m! Ekim Gençli¤i ad›na kurultayda bir konuflma yap›ld› ve ard›ndan önerge sunuldu. Konuflmada, yaz sürecinde örgütlenmesi planlanan Gençlik Kamp›’na ça¤r› yap›ld›. Yap›lan oylama sonucu söz konusu gençlik kamp›na kurultay bileflenleri olarak kat›lma karar› al›nd›. Yaz dönemi içerisinde örgütlenecek olan gençlik kamp›n›n ticari e¤itime karfl› yeni bir mücadele mevzisi olmas› hedefleniyor.

Ticari e¤itime karfl› gelece¤imiz için mücadeleye! Kurultay ticari e¤itime karfl› verilen mücadelenin yaflad›¤› sorunlar›n tespiti ve çözümü do¤rultusunda anlaml› bir ad›m olmufltur. Bugüne kadar da¤›n›k ve parçal› bir biçimde yürütülen mücadele bundan sonra daha sistemli bir biçim almal›d›r. Kurultay kararlar› çerçevesinde oluflturulan koordinasyon bu sistemli mücadelenin olanaklar›n› yaratmak için azami bir çaba harcamal›d›r. Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Kurultay› elbette ticari e¤itime ve geleceksizli¤e karfl› mücadele eden güçlerin sadece bir k›sm›n› temsil etmektedir. Kurultay, MYO’larda sömürü ve bask› koflullar›nda e¤itim ve ö¤retim gören gelece¤in iflçilerinin, aile hekimli¤i vb. sald›r›larla karfl› karfl›ya bulunan t›p ö¤rencilerinin, stajyer avukatl›k ve s›nav sorunlar› ile karfl› karfl›ya bulunan yüzlerce hukuk ö¤rencisinin ve sermayenin sald›r›lar› karfl›s›nda geleceksizli¤e mahkum edilen tüm gençli¤in sesi ve mücadele solu¤u olma iddias›n› tafl›yacakt›r. Bu alanlar› da içerisine katarak gençli¤in birleflik ve kitlesel mücadelesini gelifltirmenin olanaklar›n› yaratmaya çal›flacakt›r. Kurultay bafll› bafl›na bir irade beyan› ve mücadele ça¤r›s› olarak tan›mlanmal›d›r. Ülkenin çeflitli üniversitelerinden yüzlerce ö¤renci sermayenin sald›r›lar›na karfl› birleflik bir mücadelenin olanaklar›n› yaratmak için harekete geçmifl bulunmaktad›r. Bugün bu ilk ad›mlar› etkili sonuçlara ulaflt›rmak yükümlülü¤ü ile karfl› karfl›ya bulunmaktay›z. Hedef kurultayda aç›k, net ve kararl› bir biçimde tan›mlanm›flt›r: Birleflik, kitlesel, devrimci bir gençlik hareketi ve bunun örgütlenmesi çabas›. Gelece¤ine sahip ç›kan, özgür bir dünyadan yana olan herkes kurultay›n ça¤r›s›na kulak vermeli, sermayenin sald›r›lar›na karfl› birleflik mücadelede yerini almal›d›r. Ticari e¤itime geçit vermeyece¤iz! Herfley birleflik, kitlesel ve devrimci bir gençlik hareketi için!

Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Kurultay› Bileflenleri May›s 2006


“Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Kurultay›” ve saçt›¤› umut Yüksel Akkaya 13 May›s'ta Ankara'da gerçeklefltirilen ve oldukça coflkulu geçen "Ticari E¤itime Karfl› Gençlik Kurultay›" umut saçt›, gelece¤e yönelik güveni art›rd›. Kurultaya Türkiye'deki birçok üniversitenin yan›s›ra liselerden de kat›l›m olmas› kuflkusuz oldukça anlaml› idi. Zira, bugün genç kufla¤›n en çok "etkisizlefltirildi¤i" ve kifliliksizlefltirildi¤i e¤itim sürecinin önemli bir halkas›n› liseler oluflturmaktad›r. Liselerden yükselecek olan direnifl ve mücadele, hem üniversiteyi hem de üniversite sonras› hayat› da zincirleme olarak etkileyecektir. Kapitalist sistem içinde e¤itim hakk›na yönelik talepler, ayn› zamanda genifl anlamda s›n›f mücadelesinin bir parças› olarak de¤erlendirilmelidir. Bu yaklafl›m, kapitalizmin e¤itim konusunda gerçek bir çözüm sunamayaca¤›n› ortaya koyaca¤› gibi, eflitsizliklerin kayna¤›n› da daha aç›k gösterecek, böylece toplumsal muhalefet ve mücadele aç›s›ndan önemli olanaklar sunabilecektir. T›pk›, toplu pazarl›k sürecinde yüksek ücret ve sosyal haklar istemek gibi, e¤itim sürecinde de daha iyi bir e¤itim ve olanaklar istenmeli, ancak bunun karfl›lanmayaca¤› da gözard› edilmemeli. Talepler, gelece¤in emekçilerini oluflturan ö¤rencilerin ilk "e¤itim" görece¤i mücadele ve muhalefet konular›n› oluflturmal›d›r. Bu nedenle, e¤itim ile ilgili her talep, ayn› zamanda toplumsal muhalefet ve mücadelenin de bir parças› olarak de¤erlendirilmeli, bu bak›flaç›s› ile önemsenerek, ayn› zamanda kapitalist sisteme karfl› da baflkald›r›n›n araçlar›ndan birine dönüfltürülmelidir. ‹stemek, fark›nda olman›n ilk tepkisi ise, bu istemi kazanmak için hareket etmek bu sürecin ikinci aya¤›n› oluflturmakt›r. Bugün çok büyük ölçüde siyaset d›fl› b›rakt›r›lm›fl olan ö¤renciler, e¤itim sisteminin olumsuzluklar›n› farkederek, daha iyiyi talep eden bir kitleye dönüfltürülmek zorundad›r. Toplumun önemli bir kesimini oluflturan ö¤renciler, kendi sorunlar› etraf›nda örgütleyip, harekete geçirecekleri bir talepler demeti eksenindeki mücadele ile toplumsal muhalefetin önemli bileflenlerinden birine dönüflebilir. T›pk› Fransa'da oldu¤u gibi. Ortak sorunlar›n ön plana ç›kar›ld›¤› ve en genifl kesimleri kapsayan bir muhalefet hem ö¤renciler üzerinde hem de toplumsal muhalefette önemli dönüflümlere yolaçabilecektir. Kuflkusuz, Fransa'da oldu¤u gibi salt kapitalist sistem içi bir çözüm ile yetinmek, sorunun köklü çözümünden çok, geçici bir çözümüne yard›mc› olur. Bu nedenle, sorunun as›l kayna¤› olan kapitalist sistem, bu süreçte bilinçli olarak mücadelenin, muhalefetin önemli ayaklar›ndan birine dönüfltürülebilmelidir. Bunun için de kapitalist sistemin s›n›rlar›n› ve e¤itim sistemine bak›fl›n› iyi anlamak ve anlatmak gerekir. Kurultay›n kat›l›mc›lar› bunun fark›nda olan birer öncü/önder ö¤renci olarak, suya düflen bir tafl›n yaratt›¤› halkalar gibi çevrelerine yay›l›p genifllemek zorundad›r. Tersi durumda bu kurultay›n fazla bir anlam› olmayacakt›r.

Süreklilefltirilmifl bir kurultaya dönüfltürülecek olan kurultay sonras› günler, amaca ulaflmay› da kolaylaflt›racakt›r. Bu nedenle, 13 May›s'ta suya düflen tafl olan Kurultay, her kentte halka halka genifllemek zorundad›r. Kurultay sonras›n›n çal›flmalar› bu temelde sürdürülmelidir. Kurultay salonuna yans›m›fl olan coflku, böyle bir mücadele potansiyelinin oldu¤unu göstermektedir. Güven ve umut veren bu coflku, süreklilefltirilerek kentlere tafl›nmal›, e¤itim sisteminin sorguland›¤› ve talepler ile donat›ld›¤› bir mücadelenin kayna¤› olmal›d›r. Gelece¤imizi oldu¤u kadar bugünümüzü kurtarmak da bu tutuma ba¤l› bulunmaktad›r. Ö¤renci gençli¤in büyük bir kimliksizlefltirme ve karaktersizlefltirme ?sald›r›s›? ile karfl› karfl›ya kald›¤›m›z günümüzde, bu tür kurultaylar ve sonras›nda gerçeklefltirilecek olan çal›flmalar, çabalar ‹nsan'› korumak aç›s›ndan çok önemlidir. Her sistem ancak kendi insan tipini yaratarak varl›¤›n› süreklilefltirebilir. Kapitalizm de bunu çok iyi bilen sistemlerden biridir. Bu nedenle, Kurultay ve sonras› çal›flmalar, kapitalist sistemin gereksindi¤i insan tipine karfl› bir mücadeledir de. Baflka bir ifade ile, e¤itim sistemine yönelik mücadele ayn› zamanda insanl›¤› korumaya yönelik bir mücadeledir. Bu nedenle, 13 May›s'taki Kurultay'›n emekçileri olan ö¤rencilerin omuzlar›na yüklenmifl olan a¤›r yük sadece e¤itimin ticarilefltirilmesi ve benzeri fleylere karfl› olmak de¤il, insanl›¤›n kurtuluflunu da sa¤lamakt›r. Kurultay coflkusu, bu tarihsel görevin bilincinde olundu¤unu göstermektedir.

41


42

Gençlik ne izliyor? ‹zledikleri neye hizmet ediyor? Y›llard›r televizyonlarda tart›flma programlar› düzenleniyor. Genellikle gençlerin kat›l›mc› oldu¤u bu programlarda neler yap›l›yor veya neler yap›l›yormufl gibi gösteriliyor? Gösterilmek istenen gençli¤in söz hakk› oldu¤u, gençli¤in siyasetle ilgilendi¤i, gençli¤in politikayla ilgilendi¤i... Ancak gerçekte yap›lan burjuvazinin siyasetinin, siyasetçilerinin, düflüncelerinin meflrulaflt›r›lmas›, tart›flmalarda düzenin çizdi¤i s›n›rlar›n d›fl›na ç›kanlar›n “vatan haini”, “terörist” diye d›fllanmas›d›r. Ülke ve dünya gündemlerine magazinsel bir flekilde, burjuva bak›fl aç›s›yla bak›lmas›d›r. Örne¤in, Siyaset Meydan› adl› sözde tart›flma program›, Beyaz, Y›lmaz Erdo¤an ve Cem Y›lmaz gibi flaklabanlar›n ve düzen komedyenlerinin ça¤r›lmas›yla gerçek anlamda bir flov program›na çevrilmifltir. Zaten gerçekte de niteli¤i budur. Sözde gençlerin siyasetle ilgilenmelerini sa¤lamak, siyasetçileri ve ünlüleri programa ç›kartarak sözde onlar› s›k›flt›rmak ve do¤ru yolu bulmak için yap›lan program “tek yol kapitalizm!”, “tek yol burjuva iktidar›!” demektedir. Hâl böyle olunca da, programda siyaset d›fl›nda her fley konuflulur, tart›fl›l›r olmaktad›r. Saatlerce magazinle, flaklabanl›kla insanlar uykusuz b›rak›lmakta ve uyutulmaktad›r. Bu programlara Demirel, Ecevit, Mehmet A¤ar, Tayyip Erdo¤an, Baykal ve Kenan Evren gibiler ça¤r›larak, bu insanlar kitleler önünde aklanmaya çal›fl›lmaktad›r. Kimdir bunlar? Neler yapm›fllard›r, iflçi ve emekçilerin, biz gençlerin bugünlerimizi ve geleceklerimizi ellerimizden almaktan baflka? Sofram›zdaki son lokmaya göz koyanlar; biz gençlerin kanlar›n› emperyalist savafllar için pazarl›k konusu yapanlar; emperyalistler karfl›s›nda el pençe divan durup birbirlerine karfl› mangalda kül b›rakmayanlard›r bunlar. On y›llard›r iflçi ve emekçilere sözde umut olup onlar›n kanlar›n› içenlerdir. 12 Eylül darbesiyle insanlar› katleden, yüzbinleri iflkenceden geçirenlerdir. Faflist sermaye iktidar›n›n devaml›l›¤› için ter dökenler, mafla olanlard›r. Sermayenin ç›karlar› do¤rultusunda hareket edenlerdir...

Peki, bu insanlar bugün bizlerin karfl›s›na hangi güçle ç›kabiliyorlar? Elbette koruduklar› ve savunduklar› sermaye iktidar›n›n gücüyle ç›kabiliyorlar. Bugün hala bu programlara ç›k›p konuflabiliyor ve alk›fl alabiliyorlarsa, sermaye iktidar› biz gençler üzerinde çok etkili bir uyku ilac›na sahiptir demektir. Yaz›l› ve görsel medya arac›l›¤›yla insanlar› çok iyi uyutabiliyorlar demektir. Geçen hafta Genç Bak›fl’a ç›kan Süleyman Demirel için flunlar yaz›lm›flt› program›n Internet sitesinde: “… “Genç Bak›fl" program›na bu hafta; Türk siyasetinin duayeni, 9. Cumhurbaflkan› Süleyman Demirel konuk olacak. Süleyman Demirel, Erciyes Üniversitesi'nden canl› olarak ekrana gelecek programda, siyaset ve ekonomideki son geliflmeleri üniversite ö¤rencileriyle tart›flacak. Demirel programda ayr›ca ö¤rencilerin; Süleyman Demirel siyasete dönecek mi? AKP nerede hata yap›yor? Süleyman Demirel iktidara ne kadar flans tan›yor? Türkiye türban sorununu nas›l çözecek? Dan›fltay sald›r›s›n›n arkas›nda neler var? Dövizin yükselmesi, borsan›n düflmesi yeni bir kriz yarat›r m›? ‹ktidar erken seçime gidecek mi? sorular›n› da yan›tlayacak. Sak›n kaç›rmay›n!” Fazla söze gerek b›rakmayan bir program daveti. Tüm tart›flma s›n›rlar› önceden net bir biçimde çiziliyor ve daha önemlisi, programa yaln›zca bu s›n›rlar›n d›fl›na ç›kmayacak olanlar al›n›yor. Kenan Evren, yine ayn› programa ç›kart›l›yor. Bu adam bir üniversitenin amfisine giriyor. Yüzlerce gencin önünde yapt›klar›n› savunuyor ve alk›fl al›yor. Eli kanl› bir katil bu gücü nereden al›yor? Programa onlarca insan “sorun ç›kartabilir” gerekçesiyle al›nm›yorlar. Kap›da kontrol yap›l›yor ve sadece “flakflakç›”lar al›n›yor. Zaten program›n yar›s› alk›fllarla ve gülmelerle geçiyor. Bu program›n ard›ndan izleyen gençler taraf›ndan yap›lan baz› yorumlar flöyle: “… Ben bir üniversite ö¤rencisi olarak gerçekten büyük bir utanç duydum.


Bir darbecinin üniversite gibi bir kurumda alk›fllanmas›, hiçbir flekilde elefltirilmemesi, protesto edilmemesi midemi buland›rd›. Abbas A¤a karfl›mda olsa orac›kta kusabilirdim surat›na.” “… program› izlerken çok utand›m kendimden... as›l girmesi gereken ö¤rencilerin içeriye al›nmad›¤›, onlar›n yerine flakflakç› ve bofl kafal› çocuklar›n dolduruldu¤u tuhaf program... program›n ismi de¤iflse genç alk›fl olsa daha iyi olur.. .program amac›na ulaflmayacaksa ne gere¤i var bu program›n.” “… Kenan Pafla’n›n kat›ld›¤› programda flakflakç› olmayan ve bir darbeci generali protesto etmeye gelen birçok demokrat, solcu ö¤renci içeri al›nmam›flt›r. Neden al›nmad›klar› ise apaç›k ortadad›r! Program›n isminin Genç Bak›fl olmas›, bu ülkede demokrasi mücadelesi veren genç insanlara bir hakaret niteli¤indedir.” Bu yorumlar gençli¤in bu programlara bak›fl›n› en net flekliyle göstermektedir. Bu programlara sanayi odalar› baflkanlar›, ticaret odalar› baflkanlar›, TÜS‹AD, MÜS‹AD temsilcileri kat›l›yorlar. Milyonlar› azg›nca sömürenler, kar›n toklu¤una çal›flt›ranlar, asgari ücretin fazlal›¤›ndan, vergilerin çoklu¤undan dert yananlar karfl›m›za ç›k›p sözde siyaset yap›yorlar. Kendi aralar›nda taraf olup, kendi ç›kar çevrelerine hizmet ediyorlar. Ancak onlar›n siyaset diye yapt›klar› tart›flmalar, lafazanl›klar gösteriyor ki, hepsi ayn› taraftalar. Burjuvazinin taraf›ndalar, onun siyasetini dayat›l›yor bizlere. Tart›flmalar›n da o eksende yap›lmas›n› istiyorlar. Ancak bizler biliyoruz ki bu tart›flmalar›n alternatifi var. Burjuvazinin de, kapitalizmin de alternatifi var. Gün gelecek bu alternatifler konuflulacak, tart›fl›lacak kitleler taraf›ndan. Gençlik bu alternatifleri savunacak. Bizler bu alternatifleri sadece tart›flmalarda, koltuklara oturarak konuflarak de¤il; sokaklarda, barikatlarda dövüfle dövüfle, t›rnakla, kanla, canla baflla yarataca¤›z. Bu düzende alternatifsiz oldu¤umuzun bilinciyle kendi alternatifimizi gösterece¤iz. Bugün bizlerin karfl›s›na ç›k›p alk›fllanabilenler, o gün kaçacak delik arayacaklar.

Sat›l›k raporlar ve e¤itim Ülkemizde yaflad›¤›m›z her alan› ticarethane olarak gören ve her gününü buralardan nas›l kâr elde edece¤inin planlar›n› yaparak geçiren burjuva devlet ve onun temsilcisi AKP iktidar› uzun zamandan beri gözlerini e¤itim alan›na dikmifl bulunuyor. Biz ö¤renciler üniversitelerimizde, liselerimizde her gün bu sald›r›lar›n muhatab› oluyoruz. fiimdi de gündemimizde MEB’in May›s ay›n›n sonlar›na do¤ru yapt›¤› Orta Ö¤retim Kurumlar› S›n›f Geçme ve S›nav Yönetmeli¤i’nde yapt›¤› yeni bir düzenleme var. Bu düzenlemeyle hastane kap›lar›nda türlü torpillerle, uzun u¤rafllar sonucu rapor almay› baflarabilen lise son ö¤rencileri art›k özel hastanelerden de rapor alabilecekler. Düzenlemeye ilk bak›ld›¤›nda bir çok veli ve ö¤renci bunun kendileri için iyi bir fley oldu¤unu düflünebilir. Oysa iflin bir de anlat›lmayan boyutu var.

Bu düzenleme kimin yarar›na? Meseleye bize anlat›lmayan boyutuyla bakabildi¤imizde görece¤iz ki, bu düzenlemeyle devlet asl›nda bir taflla iki kufl vurmufl olacak. Çünkü e¤itimi bir kâr kap›s› olarak görenler do¤ald›r ki dershane sistemiyle de sa¤lam bir ittifak halindedirler. Burjuva devlet, her gün yüzlerce dershanenin aç›lmas›ndan, velilerin çocuklar› iyi bir e¤itim als›n diye ortaya milyarlarca para dökmesinden,

ÖSS’ye girecek ö¤rencilerin yaflamlar›n›n çal›nmas›ndan, içlerine düfltükleri ruhsal bunal›mlardan hiç rahats›z olmamaktad›r. Ö¤rencilerin s›rf dershanelerine gidebilsinler diye yap›lan bu düzenleme, söylediklerimizin do¤rulu¤unu kan›tlar niteliktedir. Lise ö¤retiminin niteli¤i günden güne zay›flarken birilerinin kalk›p özel hastanelerden rapor alabilirsiniz demesinin baflka ne anlam› olabilir ki. ‹flin di¤er bir boyutu da dershanelere, özel derslere aktar›lan milyonlarca paran›n bir k›sm›n›n art›k rapor alabilmek için özel hastanelere aktar›lacak olmas›d›r. Bu devlet aç›s›ndan özel sektöre aç›lan kârl› bir kap›d›r ve flimdiden bunu hayal edip birilerinin a¤›zlar› sulanmaktad›r. Ac› gerçek ise bizim taraf›m›zdan de¤iflen hiçbir fleyin olmamas›. Biz yine en temel hakk›m›z olan e¤itim hakk›m›z› parayla sat›n alaca¤›z, üstelik ödedi¤imiz milyarlar her geçen gün katlanarak artmaya devam ederken.. Böyle devam etti¤i takdirdeyse elimizde yaln›zca bofl umutlar, hayal k›r›kl›klar› ve yaflam›m›z› ç›kmaza sürükleyen bir geleceksizlik kalacak!

Gelece¤imiz örgütlü mücadelededir! Düzenin bizi mahkûm etti¤i bu çarp›k e¤itim sistemini yok etmenin elbette imkân› vard›r. Fakat bu ne özel e¤itim kurumlar›n›n dershane sistemine karfl› örgütlemeye çal›flt›¤› mücadeleyle, ne de MEB’den daha insafl› düzenlemeler beklemekle mümkün olacakt›r. Gelece¤imize sahip ç›kman›n tek yolu liselerde, üniversitelerde e¤itim gören bütün gençlik güçlerinin bir araya gelerek ticari e¤itime karfl› örgütlü bir hareket yaratabilmesinden geçmektedir!

G. Bahar

43


Kampüsün arka bahçesiyle sermayenin arka bahçesinin kesiflti¤i nokta:

Sponsorlu flenlikler 44

Yeniden geldi bahar, içimizde yeniden yefleriyor *** umutlar bafl›n› gökyüzüne kald›rm›fl a¤açlar gibi. Ve bizler 22-26 May›s tarihleri aras›nda Avc›lar Kampüsü’nde bir y›l›n sonu gelirken yeniden sat›fla ç›kart›yoruz rektörlük taraf›ndan her gün birbirinden de¤iflik flirketlerin gelece¤imizi. Kariyer günleri koyuyoruz ad›n› ve geldi¤i sponsorlu flenlik düzenlendi. Kurflun Kalem flirketlerin gölgesinde kavramaya çal›fl›yoruz yaflam›. Toplu¤unun flenlik yap›lan alan ve çevresinde da¤›tt›¤› Onlar›n tasvirleriyle aç›yoruz gözümüzü kampüsün bildiriyi yay›nl›yoruz... d›fl›ndaki yaflama, o büyük plazalar›n içinden yükselen paran›n görkemli dünyas›na. Buymufl Sponsorunu seç öyle gel! demek ki diyoruz, yaflam böyle bir fley iflte. Tutunmak laz›m bir büyük bal›¤›n Bu sene hangi markan›n seni desteklemesini istersin? Baharatl› ve ya¤l› kuyru¤una, aman ha karfl›s›na geçmeye Patos senin ne kadar iyi bir futbolcu oldu¤unu mu söylesin, yoksa sanal kalk›flma, yutuverir birden büyük bal›k. alemin vakit öldürme timlerinden Sony’nin programc›lar› yeni bir Play Gözümüz görmez bizimle birlikte yaflam Station turnuvas› m› sunsun? Hem de öyle bir turnuva ki 6 dü¤me ve iki kavgas›na düflmüfl küçük bal›klar›. kolla ve sadece ellerini kullanarak hayat›n›n oyununu oynayacaks›n! Nas›l ve ne flekilde oldu¤u önemli Yoksa bunlar›n hepsi kapsaml› bir oyunun parçalar› m›? Yoksa sadece, de¤il, buldu mu bir yolunu giriverir üniversitelerimizin özkaynaklar›n› kullanarak reklamlar›n› bedavaya m› sermaye üniversitelerimize, bizim getiriyor bu “Sporun ve sporcunun dostu”, “Sanata dair herfleyin yan›nda” giremedi¤imiz o kap›lardan. Kiminde sat›n olan flirketler? al›r üniversitenin bir bölümünü, kiminde fienliklerin ad› üniversite bahar flenlikleri, yani ö¤renciler için. K›fl koca koca al›flverifl merkezi, kafe, restoran boyu derslerden bunalan, o vize senin bu quiz benim dolaflan ö¤renciler açar, kiminde kariyer günleri ad› alt›nda biraz kafalar›n› da¤›ts›nlar, kafalardan s›nav stresi, okul buhran› uzaklafl›p seminerlerle beyinleri zincirler, kiminde de gitsin ve yerine güzide sponsorlar›m›z›n “reklam kokan” etkinlikleri flenlikler yap›verir en cümbüfllüsünden. doluflsun! Bu sene de etiketlendi bahar flenlikleri. Tabii düflünmek laz›m hangisi daha kârl› diye. Gazetelere, billboardlara, E¤lenmemize, mutlu olmam›za, stres radyolara, televizyonlara reklam vermek mi, yoksa yar›m sayfa gazete atmam›za birer fiyat biçildi. fienlik alan› ilan›ndan ucuza gelen bir ses sisteminin masraflar›n› karfl›lay›p, o anl› flanl› bir bakm›fls›n bizi içine çekiverdi. Reklam reklam tabelalar›n›, standlar›n› okulun orta yerine bir hafta boyunca dolu standlar, gösteriflli e¤lence araçlar› dikmek mi? boyay›verdi gözümüzü. Tüketim toplumu, Ya da daha köklü hedeflerin yans›malar› m› bütün bu olanlar? Yoksa kendi devaml›l›¤› için tüketim yar›n bize ö¤renci belgesini bile parayla satabilmenin altyap›s›n› m› canavarlar›na dönüfltürüverdi bizleri. haz›rl›yorlar? Tabii, al›flt›rmak laz›m ö¤rencileri, flirketlerin üniversitenin Asl›nda bu s›k›flt›r›lm›fl yaflam›n sahibi gibi davranmalar›na! Yoksa bu üniversite-sermaye iflbirli¤i denen pençesinde savrulup durmaktay›z. fleyin uygulamaya geçmifl hali mi? Yani bu flirketler üniversitenin içinde Üniversitelerimize dönüp bakt›¤›m›zda, rahatça dolafl›p, ö¤rencileri-akademisyenleri ucuz iflgücü, üniversitenin aç›l›fl, ö¤renci, bahar flenlikleri flirketlerin bilgi birikimini de ücretsiz veri taban› olarak m› kullanacaklar? yaflamlar›m›za girmesinin birer arac› Sen bu sorulara ne cevap verdin bilmiyoruz ama, bizce bütün bu olarak sermaye-üniversite iflbirli¤iyle sayd›klar›m›z› uygulamaya çal›flacaklar ve hatta çal›flmaya bafllad›lar bile! sponsorlar›n gölgesinde gerçekleflmekte. Bütün bunlar›n bir gün gerçekleflip gerçekleflmeyece¤i ise tamamen sana Reklamlar›n› yapt›klar› bir kâr alan›na ba¤l›! dönüfltürmekteler kampüslerimizi. Biras›na Unutma ki bu çokuluslu flirketler sadece bu flenli¤in sponsoru de¤iller. varana kadar birçok stand aç›lmakta, Bunlar›n birço¤u ayn› zamanda Irak’a ya¤an bombalara da sponsorluk popüler kültürün en yoz sanatç›lar› yap›yorlar! Sokakta ip atlarken ölen iki yafl›ndaki k›z›n kafas›na düflen ça¤r›lmakta, içi bofl e¤lencelerle birçok “demokrasi”nin sponsorlar›, geçen günlerde de yemekhanemizin sat›fl›na imkandan yoksun b›rak›lm›fl bizler sponsor oldular! alternatifsizlefltirilmekteyiz. Sonuç Unutma! Gelece¤imiz de, özgürlü¤ümüz de bizim ellerimizde! Sadece itibariyle yarat›lan bu renkli görüntüler nerede arad›¤›n› do¤ru bilmelisin. 38 y›ld›r Sorbonne’un duvarlar›ndan cezbedici dursa da, fark›nda olmadan bizi silinmeyen yaz›y› hat›rla ve ufak bir ekleme yap! uyuflturup, hayattan kopartarak Özgürlük Coca-Cola fliflelerinin de¤il kald›r›m tafllar›n›n alt›nda! yabanc›laflt›¤›m›z bir yaflam›n orta yerine düflürmekte.  Kurflun Kalem Toplulu¤u/Avc›lar


Trabzon'da gençlik çal›flmas›...

Gelece¤imizi kazanmak için mücadeleyi gün gün örüyoruz! 12 Eylül faflist darbesi sonras› YÖK ile üniversite gençli¤i sindirilmek istenmifltir. Bask› ve sindirme politikalar› ile gençlik apolitiklefltirilmifl, toplumsal ve akademik bütün sorunlara karfl› duyars›z hale getirilmifltir. Üniversitelerin müfredat yap›s›ndan kültür-sanat faaliyetlerine kadar sermayenin ihtiyaçlar› çerçevesinde örgütlenmesi sonucu muhalif kesim kendisini nerede ifade edece¤ini bilemez duruma gelmifltir. Gençli¤i içine çekilmeye çal›fl›ld›¤› bataktan ç›karmak için alternatif bir yaflam sunabilmek, kitlelerin ihtiyaçlar›na göre alternatif araçlar kullanabilmek gerekmektedir.

Yerel yay›n›n önemi Düzenli olarak ç›karmaya bafllad›¤›m›z Karadeniz'de Mart› Olmak Bülteni ile genifl bir kitle örgütlülü¤ü yaratabilmeyi hedefliyoruz. Yerel yay›n›m›z›n geliflmesi toplumsal, siyasal, akademik vb. gündemlerin tart›fl›labilmesiyle mümkün oldu. Öncelikle yay›n›n periyodik ç›kmas› için çaba sarfettik. Bülten çal›flmas›n›n örgütlü bir tarzda sürebilmesi için düzenli ç›kmas› gerekiyordu. Bu ihtiyaç geçen y›l giderilmemifl olsa da, ilk dönemden sonra Mart› Bülteni periyodik bir flekilde ç›kmaya bafllad›. Bültenin düzenli ç›kmas›n› sa¤layacak bir di¤er etken de, bir komisyon taraf›ndan ç›kar›lmas›yd›. Mart› komisyonu olufltuktan sonra haftal›k toplant›lar›n› yaparak bültenin gündemlerini tart›flt›. Belirledi¤i gündemler üzerine katk›lar yapt›. Böylece bülten birkaç kiflinin ç›kard›¤› bir yay›n olmaktan ç›kt›. Herkesin kendini ifade edebilece¤i bir mevziye dönüfltü. Yan›s›ra bültenin da¤›t›m›n› da bu komisyon üstlendi. Böylece yay›n›n daha genifl bir kitleye ulaflmas› sa¤land›. A¤›rl›kl› olarak akademik sorunlar› ele almas›n›n yan›s›ra Karadeniz'de Mart› Olmak Bülteni çeflitli politik gündemleri ifllemektedir. Ayr›ca kültür-sanat sayfalar›nda da oldukça titiz ve seçici davrand›k. Alternatif kültürümüzü ve sanat anlay›fl›m›z› ortaya koyan bir yay›n politikas› oluflturduk. Tüm bunlara ra¤men halen bir tak›m eksiklerimiz bulunuyor. Örne¤in Mart› komisyonu dünyadaki her türlü politik gündemi tart›flan bir kürsüye dönüflmeli, kültürsanat alan›nda özgün çal›flmalar, anmalar, etkinlikler vb. yapabilmelidir.

Gençlik Kültür Sanat Evi'nin ifllevi Trabzon Gençlik Kültür Sanat Evi çal›flmas›n› geçen y›ldan bu yana sürdürüyoruz. Ancak Gençlik Evi’nin çeflitli sorunlardan dolay› bir süre kapatmak zorunda kald›k. Gençlik Evi'ni bu dönem yeniden açt›k. Sistemli bir çal›flma yürütmeye yeni bafllad›k. Çal›flmalar›m›z aras›nda yetkin mühendislik gündemi de bulunuyor. Konuyla ilgili bir seminer gerçeklefltirdik. Film gösterimlerini periyodik bir düzene oturttuk. 1 May›s'a ça¤r› ile bir aç›l›fl etkinli¤i gerçeklefltirdik. Gençlik Evi'nde müzik, fliir grubu ve yeni oluflan folklor grubu komisyonlar› oluflturduk. Bu komisyonlar›n düzenli ifllemesi için çaba harc›yoruz.

Toplumcu mühendislik ve mimarl›k ö¤rencileri çal›flmas› KTÜ'de öncelikle Yetkin Mühendislik Yasa Tasar›s› ile ilgili bir anket çal›flmas› bafllatt›k. Anket çal›flmas› sonucunda tasar› hakk›nda kimsenin konuyla ilgili yeterli bilgiye sahip olmad›¤›n› gördük. Anket çal›flmas› üzerinden ald›¤›m›z tepkiler olumlu idi. Birçok arkadafl “Öyleyse hemen bir fleyler yapmam›z gerekiyor, yasan›n geçmesini önlemek lâz›m” vb. ifadeler kulland›lar. Toplumcu Mühendislik ve Mimarl›k Ö¤rencileri gazetesini yaklafl›k 200 kifliye ulaflt›rd›k. Daha sonra TMMOB'a gönderilmek üzere imza kampanyas› bafllatt›k. Konuyla ilgili çal›flmam›z›n ard›ndan tasar› bir anda hocalar›n, okul yönetiminin gündemine girdi. Bir tak›m aç›klamalarda bulunmaya bafllad›lar. Ö¤rencilerin ö¤renci ifllerine yo¤un baflvurusu sonucunda, ö¤renci iflleri ve bölüm baflkanlar›, “yasa tasar›s›n›n içeri¤inin farkl› oldu¤unu ve diplomalarda mühendis yazmasa bile mühendislik sertifikas› alaca¤›m›z›” ifade eden aç›klamalar yaparak tasar›n›n üstünü örtmeye çal›flt›lar. Hatta bölüm baflkanlar› imza atmamalar›, herhangi bir çal›flmaya dahil olmamalar› konusunda ö¤rencileri uyarmaya bafllad›lar. 10 May›s günü Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi'nde kurultaya ça¤r› etkinli¤i düzenledik. Yaklafl›k 60 kifli etkinli¤imize kat›ld›. fiiir grubu ve müzik grubunun yer ald›¤› bu etkinlikte ticari e¤itimle ilgili konuflmalar ve küçük bir gösteri yap›ld›.

Trabzon Ekim Gençli¤i

45


fiili’de hükümet geri ad›m att›… 46

Liseli gençli¤in talepleri önemli ölçüde kabul edildi fiili’de liseli gençli¤in okul iflgalleriyle bafllayan eylemlerine üniversite gençli¤i ile iflçi ve emekçiler de destek vermifl, gerçeklefltirilen ilk genel eyleme ülkenin dört bir yan›ndan baflkent Santiago’ya gelen 600 bin kifli kat›lm›flt›. Eylem, kolluk kuvvetlerinin göz yaflart›c› bomba ve tazyikli su sald›r›s› ile karfl›lanm›flt›. fiili'de zengin ve yoksul ö¤rencilerin e¤itim gördü¤ü okullar aras›ndaki eflitsizli¤in giderilmesi için e¤itim yasalar›nda yeni düzenlemeler talep eden liseli gençlik, ayr›ca ulafl›m fiyatlar›n›n ve 40 dolara denk gelen s›nav harçlar›n›n düflürülmesini istiyordu. Liseli gençli¤in eylemleri sonraki hafta bir milyon kiflinin kat›l›m›yla gerçekleflen ikinci dev gösteriyle bir üst boyuta s›çram›flt›. Bu görkemli gösteriye ö¤renci örgütlerinin yan›s›ra 100 kadar sendika ve demokratik kitle örgütü de destek vermifl, eyleme ö¤retmenler, okul iflçileri, e¤itim bakanl›¤› çal›flanlar› ile üniversite gençli¤i de kat›lm›flt›. Kolluk güçleri her zaman oldu¤u gibi göstericileri sald›rm›fl, çok say›da eylemci gözalt›na al›nm›flt›. Önceleri faflist cunta kal›nt›s› yasalar› savunan yönetim, liselilerin kararl› duruflu ve iflçiemekçilerin gençli¤e destek vermesi üzerine geri ad›m atmak zorunda kald›. “Sosyalist” Michelle Bachelet baflkanl›¤›ndaki fiili yönetimi, ilk aflamada ulafl›m için ek ödenek sa¤lanmas›, baz› yemek ö¤ünleriyle s›navlara girifllerin ücretsiz olmas› ve okul binalar›n›n

yenilenmesi gibi talepleri kabul etti. Ö¤rencilerin di¤er taleplerini de dikkate almak durumunda kalan Bachelet, faflist diktatör Augusto Pinochet döneminde uygulanmaya bafllanan e¤itimle ilgili baz› kanunlarda reform yap›lmas› için haz›rl›¤a bafllad›. Reform için kurulan 74 üyeli komisyonda, ö¤renciler 12 üye ile temsil ediliyor. Tümü olmasa da taleplerin önemli bir k›sm›n›n kabul edilmesi üzerine ö¤renci liderleri, hükümetin verdi¤i tavizlerin flimdilik yeterli oldu¤unu ve iki haftad›r devam ettirdikleri eylemlerinin sona erdi¤ini aç›klad› Söylemde kabul edilen taleplerin hayata geçirilmesi için, ö¤renci gençli¤in her zaman tetkikte beklemesi, dahas› yeniden alanlara inme noktas›ndaki kararl›l›¤›n› göstermesi gerekti¤i aç›kt›r. Buna karfl›n fiili gençli¤inin mücadelesi, militan kitle direnifllerinin egemenlere geri ad›m att›rman›n en etkili yollar›ndan biri oldu¤u gerçe¤ini bir kez daha kan›tlam›flt›r.


Yunanistan’da üniversitelerin yüzde 80’i iflgal alt›nda...

Zito Katalipsi!* Haziran ay›n›n ilk günlerinde bafllayan üniversite gençli¤inin kitlesel mücadelesi, Yunanistan’›n pek çok kentinde devam ediyor. Özel üniversite kurulmas›n› kabul etmeyeceklerini dile getiren gençler, üniversitelerden “müflteri” olarak diploma sat›n almay› reddetmekte kararl› olduklar›n›, eylemleriyle de teyit ediyorlar. Yunanistan'da üniversiteler, Frans›z gençli¤inin direnifl çizgisini izleyen ö¤rencilerin ve onlar› destekleyen çal›flanlar›n iflgali alt›nda bulunuyor. Boykot ve iflgal, sokak gösterileriyle destekleniyor. Ancak anlafl›l›r sebeplerden dolay›, e¤itimin özellefltirilmesini protesto eden ö¤rencilerin kitlesel eylemleri medya tekelleri taraf›ndan görmezden geliniyor. Neo-liberal sald›r›ya karfl› direniflin yay›lmas›ndan korkan sermaye s›n›f› ile medyadaki uflaklar›, halklar›n haber alma hakk›n› gaspediyor. Daha iyi ö¤renim ve çal›flma koflullar› talep eden ö¤renci gençlik ile üniversite çal›flanlar›, üniversitelerin yüzde 80'ini iflgal etmifl bulunuyorlar. ‹flgal sonucu Yunanistan genelinde dersler ve araflt›rmalar durdu. 220 bölüm ve 134 teknik okul binas› iflgal alt›nda. Selanik ve Ionnana'daki e¤itim tamamen durdu. Bu oran baflkent Atina'da, Patras'da ve Girit’te yüzde 90'a ulaflt›. Haber kaynaklar› bu oranlar›n giderek artt›¤›n› bildiriyor. Eylemler, Mart ay›nda bafllayan tart›flmalar sonucunda kurulan ‹flgal Komiteleri önderli¤inde sürdürülüyor. ‹flgal komiteleri bölümlerde herkesin kat›l›m›na aç›k toplant›lar düzenliyor; taban demokrasisine dayanan bu toplant›lar düzenli olarak okullarda ve ülke genelinde yap›l›yor. Böylece taban›n örgütlü gücü üzerinde geliflen gençlik hareketi giderek güçleniyor. Kolluk kuvvetlerinin kitle üzerinde terör estirmesine karfl›n, sokak eylemlerindeki kitlesellik de art›yor. Baflkent Atina’da yap›lan son eyleme 25 bin kifli kat›ld›. Bu eyleme de polis, vahfli bir flekilde sald›rd›, 150 kifli yaraland›, 40 kifli de tutukland›. Ancak gaz bombalar›n›n kullan›ld›¤› polis sald›r›s›na ra¤men eylemler devam etti, kent merkezi trafi¤e kapat›ld›. Ayn› günün akflam›nda ise ço¤unlu¤unu t›p ö¤rencilerinin oluflturdu¤u kalabal›k bir grup, emniyet müdürlü¤ü önünde toplanarak gözalt›na al›nanlar›n serbest b›rak›lmas›n› talep etti. Eyleme çeflitli sendikalara ba¤l› iflçiler de destek verdi. Direniflin giderek büyümesi, daha önce iflgale karfl› ç›kan Yunanistan Komünist Partisi’ni de ö¤rencilere destek vermek durumunda b›rakt›. Özellefltirme sald›r›s›na karfl› direnen ö¤renciler, talep listelerini de formüle etmifller. Üniversite gençli¤i; herkese ücretsiz ve nitelikli e¤itim hakk› verilmesini, üniversiteyi bitirdikten sonra çal›flma haklar›ndan eksiksiz yararlanmay›, herkes için tam istihdam ve ifl güvencesinin sa¤lanmas›n›, çal›flma koflullar›n›n ve ücretlerin daha iyi hale getirilmesini, çal›flma saatlerinin insani ölçütlerle belirlenmesini, liseden mezun olan herkesin herhangi bir engelle karfl›laflmadan üniversiteye girebilmesini talep ediyor. Yunanistan burjuvazisi ad›na sald›r›y› uygulamaya çal›flan gerici hükümet ise, üniversite kampüslerini sermayeye ba¤›ml› hale getirmeyi amaçlayan yasay›, planlanandan daha erken bir tarihte meclis gündemine getirece¤ini aç›klad›. Bu pervas›zl›¤a gençli¤in ve emekçilerin yan›t› da net oldu; “Yasalar› siz yaz›yorsunuz ama tarihi biz!” Bu kararl›l›k olduktan sonra, Yunan sermaye hükümeti için tek bir yol kal›yor, o da hezimete u¤ramak!

*Zito Katalipsi: Yaflas›n ‹flgal!

47


May›s fiehitleri Anmalar›ndan... 48

Devrim flehitleri kavgam›zda yafl›yorlar! Faflist sermaye devletinin kimi zaman katlederek, kimi zaman da çeflitli iflkencelere baflvurarak boyun e¤dirme ve teslim alma çabas›na devrimcilerin yan›t› her zaman direnifl olmufltur. Bu direnifl çizgisi geçmiflten günümüze devam ediyor. 18 May›s... “Ser verip, s›r vermeyen” bir devrimcinin; direniflinin bedelini genç yafl›nda devrim mücadelesi için tereddütsüzce ölerek vermifl olan ‹brahim Kaypakkaya'n›n, Diyarbak›r zindanlar›nda, iflkence tezgahlar›nda katledildi¤i gün. Bizler, bask›lar›n bu denli yo¤un oldu¤u bugün, devrimci mirasa sahip ç›kman›n önemini vurgulamak ve somut ad›mlar›n› atmak için ‹zmir Gençlik Derne¤i ile birlikte bir anma örgütleme karar› ald›k. Son dönemde, özellikle ‹ktisat Fakültesi'nde yer edinme çabas›nda olan faflistlerin tutumlar›na da bir yan›t vermek amac›yla anma program›n› ‹ktisat Fakültesi'nde yapt›k. Anman›n yap›laca¤› yere ‹brahim Kaypakkaya'n›n resminin oldu¤u bir pankart ast›k. Ayr›ca içerisinde Habip Gül ve Hatice Yürekli'nin de resimlerinin oldu¤u, pek çok devrim savaflç›s›n›n resimlerinden oluflan bir resim sergisi oluflturduk. Ö¤le aras›nda gerçeklefltirilen etkinlik, günün anlam ve önemini anlatan k›sa bir konuflma ve devrim flehitleri için 1 dakikal›k sayg› durufluyla bafllad›. Ard›ndan Mahir Çayan'›n hücresinde yazd›¤› fliiri okundu ve Grup Gün›fl›¤›'n›n ezgileriyle etkinlik sürdü. “Devrim flehitleri ölümsüzdür!”, “Yaflas›n devrimci dayan›flma!”, “Katil devlet hesap verecek!”, “Faflizme karfl› omuz omuza!”, “‹brahim Kaypakkaya, Deniz Gezmifl, Hüseyin ‹nan, Yusuf Aslan, Mahir Çayan aram›zda!” sloganlar›n›n at›ld›¤› etkinlikte, “6-18 May›s devrim flehitleri ölümsüzdür! Yaflas›n devrimci dayan›flma!” fliarlar›n›n yaz›l› pankart›m›z yerald›. Marfllarla son bulan anmaya ön çal›flmas›n›n güçlü yap›lamam›fl olmas›na ra¤men 35 kiflilik bir kat›l›m sa¤land›.

‹zmir Ekim Gençli¤i

May›s flehitleri kavgam›zda yafl›yor! Hac› Hatice Bayraktar Lisesi’nden mücadelenin tüm coflkusuyla merhaba! ‹LGP olarak bu sene çal›flmalar›m›z›n bütününde katetti¤imiz mesafenin bir gere¤i ve çal›flmalar›m›z›n süreklili¤ini sa¤laman›n kayg›s›yla 1 May›s’tan bu yana yo¤un bir çaba harc›yoruz. Bu çaba kimi zaman s›nav haftalar›na tak›lsa da, gerek toplant›lar, gerekse yay›n kullan›m›m›zla sürdürüyoruz. Ancak May›s ay› içerisinde rutin faaliyetimizin s›n›rlar›na tak›lma lüksümüz yoktu. Çünkü May›s ay› birçok devrimci önderin katledildi¤i bir ay. May›s flehitlerini okulumuzda anmak ve bu vesileyle liseli gençli¤in gündemine bu yi¤it devrimcileri tafl›yabilmek bizim için özel bir önem tafl›yordu. Okulumuzda son üç y›ld›r anma etkinliklerinde zorluk çekiyorduk. Ancak bu sene geliflen çal›flmam›z›n bir meyvesi olarak okul içinde 50 kiflinin kat›ld›¤› bir May›s flehitleri anmas› gerçeklefltirebildik. Bizim aç›m›zdan güçlü ve coflkulu olan anma etkinli¤imiz okulumuzun s›n›rlar›n› zorlamam›z aç›s›ndan da önemliydi. Ard›ndan s›n›rl› çevremizi katt›¤›m›z bir de piknik örgütledik. Özellikle son dönemlerde sürekli olarak bir tak›m kendini bilmezin sözlü ve fiili sataflmalar›yla karfl› karfl›ya oldu¤umuz düflünülürse, bu etkinliklerin anlam› daha da iyi görülecektir. Bizler oyun oynam›yoruz. Liselerde liseli gençli¤in sorunlar› için, ana-babam›z›n çekti¤i çile için, Irak’ta, Filistin’de, Afrika’da sömürüden, emperyalist iflgalden ölen kardefllerimiz için mücadele ediyoruz. Bu mücadeleyi bundan sonra da sürdürece¤iz. Yaflas›n liselilerin örgütlü mücadelesi! Devrim flehitleri ölümsüzdür!

Hac› Hatice Bayraktar Lisesi / ‹LGP


Samsun'da Kaypakkaya an›ld›

49

‹brahim Kaypakkaya'n›n katlediliflinin 33. y›l›nda Samsun Gençlik Kültür-Sanat Evi'nde bir anma gerçeklefltirdik. Anma etkinli¤ine ‘78'liler Derne¤i üyeleri de kat›ld›. Etkinli¤imize kat›lanlarla ‘70'li y›llardaki mücadele üzerine sohbetler yap›ld›. Ard›ndan bir arkadafl›m›z›n ‹. Kaypakkaya'y› nas›l anlamam›z gerekti¤i üzerine bir metin okudu. Etkinlik ‹. Kaypakkaya'n›n ailesine yazd›¤› mektuplar, hayat›n› anlatan yaz› ve savunma metninin okunmas›yla sürdü. Annesinin ‹. Kaypakkaya'n›n tutuklan›fl›n› anlatt›¤› yaz› kat›l›mc›lara duygusal anlar yaflatt›. Müzik ve fliir dinletisiyle devam eden etkinlik devrim flehitleri ad›na yap›lan sayg› durufluyla bitirildi

Samsun Ekim Gençli¤i

Sakarya’da Kaypakkaya anmas› 20 May›s Cumartesi tarihinde ‹brahim Kaypakaya’ n›n ölüm y›ldönümü nedeniyle SDP Sakarya il binas›nda Yeni Demokrat Gençlik taraf›ndan bir anma etkinli¤i gerçeklefltirildi. Tüm devrim flehitleri ad›na yap›lan sayg› durufluyla bafllayan etkinlik, aç›l›fl konuflmas›yla devam etti. Yap›lan konuflmada; 68 devrimci hareketinde reformizimden kopufl, devrim davas› u¤runa ölümü göze alan irade varl›¤› gibi ortak noktalar›n oldu¤una de¤inildi. ‹brahim Kaypakkaya’n›n ideolojik bak›fl aç›s›ndan özce bahsedildi. Konuflman›n ard›ndan “Buza Düflen K›rm›z› Gül” adl›, ‹brahim Kaypakkaya’n›n yaflam›n› anlatan bir belgesel gösterildi. Ard›ndan Nihat Behram’›n eserinden uyarlanan “ Ser Verip S›r Vermeyen Devrimci Önder ‹brahim Kaypakkaya” temal› tiyatro oyunu sahnelendi. 27 kiflinin kat›ld›¤› anma fliir ve müzik dinletisiyle sona erdi. Etkinli¤e DGH, Ekim Gençli¤i, Sosyalist Barikat ve SDP kat›larak destek sundu.

Sakarya Ekim Gençli¤i

Refhan Tümer Lisesi devrim flehitleri anmas›...

May›s flehitleri ölümsüzdür! Refhan Tümer Lisesi'nden mücadelenin tüm coflkusuyla merhaba! K›z›ll›¤›yla yolumuzu ayd›nlatan May›s flehitleri bugün hâlâ devrim mücadelemize ›fl›k tutuyor. Onlar bugünkü miras›m›z›n yarat›c›lar› ve biz bu mirasa sahip ç›k›yoruz. Bugün her barikatta, her kavgada, yükselen her k›z›l bayrakta direngen kimlikleri ve mücadeleleriyle onurumuzdurlar. ‹brahim Kaypakkaya flahs›nda okulumuzda May›s fiehitleri anma etkinli¤i gerçeklefltirdik. Biz Refhan Tümer Lisesi ö¤rencileri için May›s ay›n›n bir di¤er önemi ise okulumuz ö¤rencisiyken polis taraf›ndan Kurtulufl dergisi da¤›tt›¤› için güpegündüz katledilen ‹rfan A¤dafl't›r. Kendi okulumuzda devrim mücadelesinde flehit düflmüfl ‹rfan A¤dafl'› da and›k. Okul içerisinde 50'ye yak›n arkadafl›m›z›n kat›ld›¤› etkinli¤imiz bir arkadafl›m›z›n konuflmas›yla bafllad›. Daha sonra ‹brahim Kaypakkaya, Deniz Gezmifl, ‹rfan A¤dafl ve tüm devrim flehitleri flahs›nda yap›lan sayg› duruflunun ard›ndan etkinli¤imizi sonland›rd›k.

Refhan Tümer Lisesi/‹LGP


Gençlik gelece¤i için emekçilerin saf›nda s›n›f savafl›na! 50

Yeni 15-16 Haziran’lar Parti ile yarat›lacak! Onlar ki toprakta kar›nca, suda bal›k, havada kufl kadar çokturlar; korkak, cesur, câhil, hakîm ve çocukturlar ve kahreden yaratan ki onlard›r, destan›m›zda yaln›z onlar›n maceralar› vard›r...

Naz›m Hikmet Türkiye’de kapitalist geliflmenin 50’li y›llarda h›z kazanmas›, iflçi s›n›f›n›n saflar›n›n kalabal›klaflmas›n› ve kendisini bir s›n›f olarak toplumsal arenada göstermesini beraberinde getirdi. 1960’l› y›llarda bu geliflme daha da ivme kazand› ve bununla birlikte iflçi s›n›f›n›n kitlesel olarak çal›flt›¤› fabrikalar›n say›s› büyük bir art›fl gösterdi. ‹flçi s›n›f› toplumsal muhalefete damgas›n› vurabilecek bir güce yavafl yavafl ulafl›yordu. Ancak mücadele deneyimi ve birikimi aç›s›ndan henüz oldukça zay›ft›. 1960’l› y›llar iflçi s›n›f›n›n grev hakk›n› elde etti¤i, çeflitli mücadele ad›mlar›yla artan gücünü pratikte gösterdi¤i bir dönemdi. S›n›f hareketinin mevzilerinin kaybettirilmesi, hareketin bofla düflürülmesi ve s›n›f› düzene yedekleme görevi ise, sermaye iktidar› ad›na bizzat Türk-‹fl taraf›ndan yap›lmaktayd›. Ancak yükselen s›n›f hareketinin Türk-‹fl taraf›ndan sürekli bofla ç›kar›lmas› ve ‘66’da Paflabahçe grevinde gerçekleflen son ihanetin ard›ndan, sendika içinde tart›flmalar ve ayr›flmalar kendini göstermeye bafllad›. Bu ayr›flmalar, Türk-‹fl’ten ayr›lan ve T‹P’in etkisiyle hareket eden 6 sendikan›n öncülü¤ünde D‹SK’in kurulmas›yla sonuçland›.

‹lerici iflçilerin yaratt›¤› bir odak olarak D‹SK, gençlerin, ayd›nlar›n da deste¤ini arkas›na alarak k›sa zamanda s›n›f mücadelesinde çeflitli mevzilerin kazan›lmas›nda önemli bir rol oynad›. D‹SK iflçi s›n›f›n›n kendisine çizilen dar çerçeveden ç›kma ve ihanet çemberini k›rma iradesiyle yükselen eylemlili¤inin ürünüydü; ancak özellikle sendikalist-parlamentarist çizgide olan T‹P’in etkisindeki D‹SK yönetimi, s›n›f hareketinin bu dinami¤inin temsilcisi de¤ildi. ‘69 genel seçimlerinin gerçekleflmesi ve AP’nin hükümete gelmesiyle birlikte, giderek düzenin denetiminden ç›kan toplumsal muhalefeti bast›rma amaçl› kararlar al›nmaya baflland›. ‹flçilere, köylülere ve üniversite gençli¤ine yönelik terör, bask›c› yasalar ve yasaklar hemen devreye sokuldu. Memurlara yönelik olarak ç›kar›lan yeni personel kanunu ile ücretlerden zorunlu tasarruf kesintileri gündeme gelmesine karfl›l›k memurlar›n ifl yavafllatma ve b›rakma eylemlerine baflvurmas›, köylülerin toprak iflgalleri ve mitingleri, iflçi s›n›f›n›n Kavel, Zonguldak, Kozlu, Derby gibi önemli direnifllerin gücüyle mücadeleyi yükseltmesiyle, sermaye iktidar›na karfl› mücadele giderek güçleniyordu. Yine ayn› y›lda Singer fabrikas›nda, iflçilerin Çelik-‹fl Sendikas›’ndan ayr›larak D‹SK Maden-‹fl’e geçmesi üzerine öncü iflçiler at›ld›lar ve bunun üzerine iflçiler fabrikay› iflgal ettiler. Ancak polisin azg›nca sald›r›s›yla direnifl engellenebildi. Ayn› günlerde Türk Demirdöküm’de T‹S uzlaflmazl›¤› üzerine iflçiler fabrikay› iflgal ettiler. ‹flgalin 5. gününde polis içeriye girmek için sald›r›ya geçti. Ancak bu sald›r› iflçiler ve gecekondular›ndan gelen iflçi aileleri taraf›ndan militanca püskürtüldü. Fabrika ancak askeri birliklerin gelmesiyle boflalt›labildi. Her iki fabrikada yaflanan çat›flmalarda çok say›da iflçi yaraland›... Demir,


kömür ve fleker ve k›rm›z› bak›r ve mensucat ve sevda ve zulüm ve hayat ve bilcümle sanayi kollar›n›n ve gökyüzü ve sahra ve mavi okyanus ve kederli nehir yollar›n›n, sürülmüfl topra¤›n ve nehirlerin baht› bir flafak vakti de¤iflmifl olur, bir flafak vakti karanl›¤›n kenar›ndan onlar a¤›r ellerini topra¤a bas›p do¤rulduklar› zaman... Hareketin önünün al›nmas› amac›yla sermaye iktidar›, D‹SK’in öncülü¤ünde iflçi s›n›f›n›n yaratt›¤› mücadele birikimini ve kazan›mlar›n› yok etmeyi amaçlayan yeni bir sendikalar yasas›n› May›s 1970’de meclisten geçirdi. Yeni yasaya göre, ancak bir iflkolundaki iflçilerin üçte birini temsil eden sendikalar sözleflme yapabileceklerdi. Amaç D‹SK’in da¤›t›lmas›yd›. Daha yasa tasar› halindeyken, D‹SK yöneticilerinin yasay› tart›flmak için Baflbakan, MGK Genel Sekreteri ve Cumhurbaflkan› ile görüflmek istemesine karfl›l›k azarlanarak kovulmalar› bundan dolay› idi. 14 Haziran günü yap›lan iflyeri temsilcileri toplant›s›nda D‹SK yöneticileri durumu anlatt›lar. Geliflmeler iflçileri her tür eyleme haz›r hale getirmiflti. Temsilciler bu toplant›da kararl›l›klar›n› ifade ettiler ve D‹SK yönetimi 17 Haziran’da bir miting yapma karar› ald›. D‹SK’in valilikten miting için izin talebi reddedildi ve eylem yasakland›. Bunun üzerine iflçiler kendi iradeleriyle 15 Haziran sabah› eylemi bafllatt›lar. Fabrikalarda sessizce bafllayan eylem, ‹stanbul, Gebze ve ‹zmit’te 115 fabrikada üretimin durdurularak alanlara ç›k›lmas›yla birlikte büyüdü ve birçok yol trafi¤e kapat›larak, 70 bin iflçi merkeze do¤ru yürüyüfl kollar› oluflturdu. Devlet ilk gün haz›rl›ks›z yakalanm›flt›, ancak 16 Haziran önceki gün gibi de¤ildi. Sabah ‹stanbul ve ‹zmit’te çeflitli bölgelerden yürüyüfle bafllayan iflçiler polis ve asker barikatlar›yla karfl›laflt›lar. Barikatlarda iflçiler ve devlet güçleri aras›nda büyük çat›flmalar yafland›, ancak iflçiler, üzerlerine atefl aç›lmas›na ald›rmadan barikatlar› kararl›l›klar›yla birer birer aflt›lar. Yaklafl›k 150 bin iflçinin kat›ld›¤›, Türk-‹fl’e üye iflçilerin s›n›f dayan›flmas›n›n en güzel örneklerini sergileyerek D‹SK’li s›n›f kardeflleriyle beraber çat›flt›¤› ve Dev-Genç’e ba¤l› devrimci gençlik örgütlerinin fiilen destek verdi¤i eylemler s›ras›nda Yaflar Y›ld›r›m, Mustafa Bayram, Mehmet G›dak adl› iflçiler ile Abdurrahman Bozkurt isimli emekçi flehit düfltü. 16 Haziran’da çat›flmalar yaflan›rken, D‹SK Yürütme Kurulu, önce 1. Ordu Komutan› Orgeneral Kemalettin Atalay, ard›ndan ‹çiflleri Bakan› Haldun Menteflo¤lu taraf›ndan ça¤r›ld›lar. D‹SK yöneticileri faflist sermaye devletinin yöneticilerinin taleplerine gereken yan›t› verdiler. D‹SK Genel Baflkan› Kemal Türkler radyodan iflçilere seslenerek; “tahripkar eylemleri tasvip” etmediklerini ve “iflçilerin kötü maksatl› cereyanlara kap›larak flerefli Türk ordusu mensuplar›na tafl atmamalar›, tahriklere kap›lmamalar›, anayasaya ayk›r› davranmamalar›” gerekti¤ini söyledi ve iflçilerin evlerine dönmelerini istedi. Böylece kendi inisiyatifiyle sermaye iktidar›n›n karfl›s›na ç›karak ona korku salan iflçi s›n›f›n› s›rt›ndan hançerlemifl oldu. Eylemlerin ard›ndan ‹stanbul ve ‹zmit’te s›k›yönetim ilan edildi ve faflist devlet terörü t›rmand›r›ld›. ‹flçiler, sendikac›lar ve

devrimci ö¤rencilerden 162 kifli tutukland› ve binlerce iflçi ifllerinden at›ld›. Ancak buna ra¤men direnifl atefli sönmedi, fabrikalarda ifl yavafllatma gibi eylemler günlerce devam ettirildi ve iflçilerin bu kararl› tutumu karfl›s›nda iktidar, yasada yap›lan de¤ifliklikleri geri çekmek zorunda kald›...

En bilgin aynalara en renkli flekilleri aksettiren onlard›r. As›rda onlar yendi, onlar yenildi. Çok söz edildi onlara dair ve onlar için: zincirlerinden baflka kaybedecek fleyleri yoktur, denildi... 15-16 Haziran, 60’l› y›llar boyunca yaflanan bir birikimin sonucu ve 1970’deki doru¤udur, iflçi s›n›f› hareketinde yaflanan bir s›çramad›r. Ancak 15-16 Haziran, politik bir önderlikten yoksun, kendili¤inden bir harekettir. Direnifle önderlik etmek bir yana, dönemin sol ak›mlar›n›n tümü s›n›f›n d›fl›ndayd› ve bir k›sm› bunu teori haline getirebilecek kadar iflçi s›n›f›na inançs›zd›. ‹flçiler direnifl esnas›nda yaln›zca devrimci gençlik örgütlerinden yard›m gördüler. ‹flçi hareketinin politik önderlikten, devrimci bir s›n›f partisinden yoksunlu¤u koflullar›nda 15-16 Haziran eylemlerinin yaratt›¤› elveriflli ortamdan, s›n›f hareketinin politik geliflimi ve sendikalar›n devrimcilefltirilmesi do¤rultusunda yararlan›lamad›. Öncü bir devrimci partinin saflar›na çekilebilecek binlerce militan iflçi sahipsiz kald›... Ancak s›n›f hareketin temel ihtiyac› olan siyasal önderlik sorunu art›k esastan çözülmüfl durumdad›r. 87’de siyasal mücadele alan›na ç›kan komünistler, ›srarl› ve soluklu bir çabayla ‘98’de iflçi s›n›f› ve emekçilere olan sorumluluklar›n›n gere¤ini yerine getirerek Parti’yi kazand›lar. Art›k bu topraklarda s›n›f›n ihtilalci partisi, komünist iflçi partisi var! “Partimiz iflçilerin, iflçi s›n›f›n partisidir. Partimiz’in iflçi s›n›f›n›n temel ç›karlar› d›fl›nda bir ç›kar›, temel amaçlar› d›fl›nda bir amac› yoktur. ‹flçi s›n›f› toplumumuzu bugünkü çürüme ve kokuflmadan muzaffer bir devrimle çekip ç›karma yetene¤inde olan tek gerçek toplumsal güçtür. Devrimimiz ancak bu s›n›f›n önderli¤inde baflar›ya ulaflabilir. Partimiz’in temel tarihi misyonu bu do¤rultuda iflçi s›n›f›na yol göstermek, ona bugünkü mücadelesinde önderlik etmektir. Bunda baflar›l› olabilmek için iflçi s›n›f›yla et ve t›rnak gibi kaynaflmak Partimiz’in en acil görevidir. Bu tüm öteki emekçi katmanlara, toplumun tüm öteki ezilen kesimlerine baflar›yla önderlik edebilmenin de biricik maddi güvencesidir... Son 30 y›l›n devrim cephesinden kendini en yak›c› bir biçimde hissettiren temel zaafiyeti devrimci önderlik alan›ndaki boflluktu. Partimiz bugün bu bofllu¤u doldurmak iddias›ndad›r. Partimiz ideolojik çizgisini, bunun ürünü olan program›n› ve nihayet bu temel üzerinde bugüne dek sa¤lad›¤› maddi-örgütsel birikimini bu iddian›n somut güvencesi saymaktad›r...” (TK‹P Kurulufl Bildirisi’nden...) Partinin ortaya koydu¤u bu iddian›n gençlik içindeki temsilcileri olan genç komünistler olarak en öncelikli görevimiz, bulundu¤umuz bütün alanlarda, insanl›¤›n kurtuluflu olan proletarya sosyalizminin bayra¤›n› yükseltmek, pratikte bunu lay›k›yla yerine getirmek ve devrimci gençlik hareketini iflçi s›n›f› hareketinin temel bir yede¤i yapmak için azami çaba sarf etmek olmal›d›r! Gençlik Parti’ye, devrime, sosyalizme! Yeni 15-16 Haziranlar için ileri!

O. Baran

51


Kaz›m Koyuncu’nun an›s›na…

“Tarihin ak›fl›n› düze ç›karmaya 52

çal›flan tüm güzel yüzlü çocuklara…” “Nefesimin gitti¤i yere kadar” diyordu Kaz›m Koyuncu son günlerinde ve nefesi O’nu yar› yolda b›rakt›. Herkes kurtulaca¤›n› düflünürken hayat›n› kaybetti. Çünkü O’ndaki yaflam sevgisi herkesi kendine çekiyordu ve kimse ölece¤ine ihtimal vermiyordu. Her ölüm erken, O’nun ölümü ise zamans›zd›. Daha yapacak çok fleyi vard› ama Çernobil’in bulutlar› nefesinin yolunu kesti. Ama o nefessiz yoluna devam ediyor. Tepkisini yapt›¤› müzikle bütünlefltiren Kaz›m Koyuncu, önce çeflitli gruplarda söyledi, sonra yoluna tek bafl›na devam etti. 1992'de Dinmeyen adl› müzik grubunu Ali Elver'le kurdu. Grup 1996 y›l›nda 'Sisler Bulvar›' albümünü ç›kard› ve da¤›ld›. 1993 y›l›nda Mehmedali Bar›fl Beflli ile birlikte Türkiye'nin ve Dünyan›n ilk ve tek Lazca rock müzik yapan grubunu kurdu. Grup 1995'te Va Miflkunan, 1998'de ‹gzas, yine 1998'de Bruksel Live Konser Albümü (ço¤alt›lmamak üzere sadece 130 adet bas›ld›) ve bir k›sm› Avrupa'da olmak üzere 200'ü aflk›n konser ile dinleyici karfl›s›na ç›kt›. Grup 1999'da da¤›ld›. 2000 y›l›nda yay›nlanan 'Salk›m Sö¤üt' projesinde 3 flark›yla yer ald›. Gül Beyaz dizisinin müziklerini yapt›ktan sonra ismi her yerde duyulmaya baflland›. Ama o flöhretin getirdi¤i “nimetlerden” faydalanmak istemedi. Hiçbir zaman alkollü bir flekilde gece kulübünden ç›karken ya da bir cipin içinde magazin kameralar›na poz verirken görmedik onu. Yaflam›n› müzik yaparak yarat›yordu. Müzi¤ini, yaflam›n›, magazin programlar›na malzeme yaparak kirletemezdi. Politik duruflu, kimli¤i bunu reddediyordu. S›n›fl› toplumda bir taraf olmas› gerekiyordu ve o verdi¤i konserlerde, yapt›¤› her iflte oldu¤u taraf› belli ediyordu. “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i” sözleriyle bitiyordu konserlerini. Sanatç› olman›n gerektirdi¤i gibi, etkiledi¤i kitleyi de toplumsal olaylara, geliflen süreçlere dair taraf olmaya yönlendiriyordu. “Devrimcilik bazen bir flairin dizelerinde, bazen bir yazar›n kaleminde, bazen bir ressam›n f›rças›ndad›r… Devrimcilik hayat›n her alan›ndad›r, yaflam›n her yerinde,

insan›n yapabilece¤i her eylemde. Devrimciysen, her yere, yapt›¤›n her ifle rengini verebilmelisin” Kaz›m Koyuncu da müzi¤iyle devrimci mücadelede yer tutuyordu. ‹nand›klar›n›, düflüncelerini müzi¤iyle anlat›yordu. Politik duruflu nerde durmas›n› gerektiriyorsa orda duruyordu. Sözünü orda dillendiriyor, türkülerini orda söylüyordu. Kendisi bir röportaj›nda “… Bir müzisyenim, ondan sonra bir Karadenizliyim, ama hepsinin ötesinde bir devrimciyim. Ve gerçekten do¤ru bildi¤im bir fleyi ortaya koymaktan çekinmem” diyordu. Evet, Artvin ve Bergama’da siyanürle alt›n aramalar›na, Akkuya’daki nükleer, Gökova’daki termik santrallere karfl›, SamsunSarp sahil yolu projelerine karfl›, NATO’ya ve Irak iflgaline karfl› verilen konserlerde, yap›lan mitinglerde, taraf olmas› gereken her yerde do¤ru bildi¤i fleyi ortaya koymaktan çekinmiyordu. “Toprak sahipleri, çokuluslu flirketler ve iflbirlikçi yerlileri, çete sahipleri ve yalakalar›, bafl ve bakanlar›, milletlerin bekçileri ve sürülerinin oldu¤u yerde yer kavgas› vermedik. Hiçbir yerdeydik. ‹nsan hayat›n›n hiçe say›ld›¤›, kendinden olmayan›n de¤ersiz görüldü¤ü, bar›fl›n


ve kardeflli¤in önemsiz sözcükler, insan›n en de¤ersiz fley oldu¤u ülkede yok olan sen, yok olan ben, yok olan sevgi, yok olan zaman, yok olan insan, yok olan YAfiAM!” O yaflam›n› yitirmesine karfl›n hiçbir zaman yok olmad›, yaflarken yok olanlara inat. Dudaklar›m›zda hala onun flark›lar› var. Onun yaflad›¤› dünyada yaflamlar de¤ersiz olsa da, o de¤er veriyordu insanlara ve duydu¤u sayg›yla burjuva ideolojisinin hayat›m›z› dört bir yandan kuflatmas›na, kapitalizmin yoz kültürünün bizi her yandan sarmalamas›na karfl›n, buna alternatif yaratmaya çal›fl›yordu. “Kendilerinden” olmayanlar›n flark›lar›n›, bizim flark›lar›m›z› söylüyordu. “Bu arada; hiç bafl›m›zdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanl›k saatlerine, ara s›ra kopsa da f›rt›nalara, bir gün bo¤ulaca¤›m›z denizlere, eski günlere, neler olaca¤›n› bilmesek de gelece¤e, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin ak›fl›n› düze ç›karmaya çal›flan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkiflotlar 'a, atefl h›rs›zlar›na, Ernesto "Che" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, seviflmelere, sadece düflleyebildi¤imiz olamamazl›klara, üflürken ›s›nmalara, her fleyden s›cak annelere, babalara ve tad›n› bütün bunlardan alan flark›lara kendi s›cakl›¤›m›z› gönderiyoruz. Kötü fleyler gördük. Savafllar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, a¤layan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koflan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her fleye ra¤men bu yeryüzünde flark›lar söyledik. Teflekkürler dünya.” Kaz›m Koyuncu’yu savafllar›, katliamlar› yapanlar, çocuklar› öldürenler, bu topraklarda yaflayan halklar›n dillerini, kültürlerini yasaklayanlar öldürdü. Kaz›m Koyuncu, Çenobil’de yaflanan nükleer felaket sonucu, kanser yüzünden yaflam›n› yitirdi. T›pk› “devlet büyüklerinin” yaflanan aç›k tehlikeye karfl› hiçbir önlem almamas› nedeniyle ölen binlerce Karadenizli gibi. Bugün ne ölenlerin ne de kansere yakalananlar›n say›s› tam olarak bilinmekte. Çünkü araflt›rmalar yönünde bir çaba harcanmad›¤› gibi yap›lmak istenenlerin de önü kesilmifltir. Bugün Sinop’ta yap›lmak istenen nükleer santral yeni Kaz›m Koyuncular’›n ölmesine ya da hiç do¤mamas›na neden olacak. Nükleer santrallere karfl› süren muhalefette, okullar›m›zda yap›lan alternatif flenliklerde, eylemlerde, mitinglerde Kaz›m Koyuncu aram›zda ve hep aram›zda olmaya devam edecek. Bizler, Kaz›m Koyuncu gibi, müzi¤imizle, yaz›lar›m›zla, sözlerimizle ya da elimizden gelen her neyse, onunla özgürlük mücadelesinde yer alaca¤›z. Nerde olmam›z gerekiyorsa orada…

T. Ufuk

Sokaklar sahipsiz de¤il!

53

Akflam oldu, evin yolunu tuttum. Hava so¤uk ama hiç esinti yok. H›zl› ad›mlarla yürürken yüzüme vuran so¤uk havay› hissettim. Sonra soba bacas›ndan yay›lan is kokusu, so¤uk havalar iyiden iyiye kendini hissettiriyor art›k. Saatime bakt›m henüz dokuz. Böyle havalarda dokuz ileri bir saattir. Etraf ›p›ss›zd› ve sokakta sonuna kadar uzayan zifiri bir karanl›k vard›. Korku filmlerinin o sembolleflmifl sokaklar› gibiydi; dar, uzun, so¤uk, karanl›k ve sisli... Sonra y›k›k dökük harita gibi duvarlarla bafllayan bir soka¤a girdim. Bilirsiniz, buralarda her duvar›n bir sicili vard›r. Her duvar›n üzerinde sprey yaz›lar... Kim bilir belki birisi aflk›n› anlatm›flt›r, belki de birisi gelece¤i... Ev sahibi taraf›ndan özensizce silinmifller zaten. Duvar›nda o yaz›lardan birisi olan bir evin penceresine bakt›m. ‹çerideki sahne asl›nda hep birbirinin ayn›s›. Yorgun, sessiz babalar, kendini yaln›zl›¤a hapsetmifl (ya da hapsedilmifl) birkaç duvar aras›nda gidip gelen anneler, kendi y›k›m›n› baflka y›k›mlardan saklayan eflyalar, kimsesiz çocuklar›n sahipsiz bak›fllar›n› bar›nd›ran “ebeveyn”li çocuklar... Asl›nda bu sokaklar, bu yaflamlar hep birbirinin ayn›. Sadece evlerin duvar›ndaki çerçevenin içindeki yüzler, bak›fllar, umutlar, beklentiler farkl›. Bacalardan yay›lan sis kokusunun rahats›zl›¤›yla devam ediyorum. Uzunca bir sokak, uzun bir süredir yürüyorum. Ama hiç kimseyle karfl›laflmad›m, her fley terk etmiflti bu sokaklar› sanki, hiçbir soka¤› terk etmeyen köpekler bile... Evet sokaklar büyüyor, bense uykular›n› bölemiyorum. Onlar›n uykular›ndan geçiyorum ve iyiden iyiye kararan bu sokaktan ç›kmak istiyorum. Evler, duvarlar, sokaklar, caddeler, insanl›k uyuyor... Bir kepçenin onlar› özensizce ve ac›mas›zca kald›r›p molozlar›n aras›na atmay› bekleyen bir enkaz y›¤›n› gibi. Sonra kendimi bir otobüs dura¤›nda buluyorum. Sonra servislerinden inip, gecenin ›ss›z yüzüne da¤›lan iflçileri görüyorum, otobüs geliyor biniyorum ve akl›ma Naz›m’›n dizeleri geliyor; “yaflamak güzel fley, ümitli fley”... fiu ana kadar gördü¤üm tablolardan bunlar› dinlemedim, ama flimdilik... Yar›n ömrünü tamamlam›fl bu yaln›zl›k ve onun bofl sokaklar›ndan yaflam› al›p, insanlar›, onuru, hakl›l›¤›, özgürlü¤ü, beraberli¤i ve mutlulu¤u temsil eden kalabal›k sokaklarda yepyeni bir dünyaya merhaba diyece¤iz. Bugün mü? Bugün hep bir a¤›zdan hayk›r›yoruz, karanl›k soka¤›n sonu devrim...

K. Çiçek


3 Haziran ‘63: Naz›m Usta’n›n ölüm y›ldönümü an›s›na… 54

Ters akan zamanlardan yaflamlar... Yitirilen de¤erlere ald›rmadan yafl›yoruz, dünü yar›da b›rak›p bugünü bitirmek üzereyken. Tik tak, tik tak, tik tak, tik... Bir makine çal›fl›yor kimileri makinelefltirirken hayat›. Bir renk, bir ›fl›k, bir ses, bir kalem... Tik tak, tik tak... Birileri yine te¤et mi geçiyor zaman›? Bir resim canlan›yor beynimde. Bir masa, alt› kifli, on üç el... On üç mü? ‹ki kere alt› on iki de¤il mi? On üçüncü el kimin? Düflünürken bir salon canlan›yor önümde. Güzel bir dekor var sahnede. Sahnenin gerisinde büyük beyaz bir perde. Sinemayla tiyatroyu birlefltiren yeni bir dal m› bu? Neden bir odaday›m flimdi? Bir masa, sandalye, masan›n üstünde birkaç k⤛t ve bir kurflun kalem. fiiir olmay› bekleyen küçük m›sralar var k⤛tlarda. Tek düzgün kalan sanat bu mu diye düflünürken bir fley fark ediyorum duvarda. Büyük bir halkan›n üzerine eflit aral›klarla dizilmifl birden on ikiye kadar rakamlar var. Tam ortada üç büyük çubuk. Saate çok benziyor fakat de¤il. Ters ak›yor sanki zaman. O fley geri geri çal›fl›yor. Tak tik, tak tik, tak tik, tak... Geçmifl zaman›n birinde biri yaklafl›yor uzaktan. Yedinci kifli yani on üçüncü el. Ya da iki dal›n kar›fl›m› bir fley. Bilinmez zamanlardan gelmifl. Gökyüzünü bafl›n›n üstünde görmesinin yasak oldu¤u hayatlar yaflam›fl ço¤u kez. Yanarda¤›n a¤z›ndan ç›kan lavlar›yla isyan etmifl. “Kimsin sen?” diyorum. Masan›n üstündeki ka¤›tlar› gösteriyor. Tekrar bafll›yorum okumaya:

Amerikan emperyalizminin yar› sömürgesiyiz Beklenen günler, güzel günlerimiz ellerinizdedir, hakl› günler, büyük günler, gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yat›lmayan, ekmek, gül ve hürriyet günleri. “Ben” diyor hürriyet günlerinin flairiyim. “Zindanlar›n tafl so¤u¤unda, her türlü sevda u¤runa açl›¤›n› fliirle bast›rm›fl ama 盤l›¤›n› asla bast›rmam›fl bir ozan›m. Zaman› geçmemifl zaferlerin tan›¤›, zaman› gelecek zaferlerin müjdecisiyim.”

Bu bir örgü: alev bir saç örgüsü! k›vran›yor; kanl›; k›z›l bir mefl'ale gibi yan›yor esmer al›nlar›nda bak›r ayaklar› ç›plak kahramanlar›n!

“Güzel m›sralar” diyorum ve tekrar yineliyorum “sen kimsin?” “Ben” diyor, “bir kahraman olamad›m belki ama bak›r ayakl›, y›rt›k çorapl› çok kahraman gördüm ömrümce. O kahramanlar ki destanlar›n en büyü¤ünü yazd›lar, ben alt›na yaln›zca imzam› att›m. Sonra s›rf onlar› övmek için, borcumu ödemek için fliirler yazd›m.” “Ben” diyor ve bir fliirini sesli okuyor:

fiairim flimflek flekillerini fliirlerimin caddelerde ›sl›k çalarak kaz›r›m duvarlara. “Dünyan›n ac›s›n› hep yüre¤imde tafl›d›m ben” diyor. “Küle dönen Japon k›z›y›m ben. Cephede Hitler’e karfl› dövüflmüfllü¤üm var benim. Do¤ruyu söyledim diye as›lm›fll›¤›m var. Tanya’y›m ben. Büyük kahramanl›klar içerisinde büyük ifller yapm›fl küçük bir ayr›nt›y›m. Bursa Cezaevi’nde zulmü hapseden, düzeni yarg›layan›m. Ben siyah, beyaz, sar› ›rktan olan›m.”

Zenci kardefllerim bir don bir gömlek ve ayaklar› ç›plak ve pembe avuçlu elleri k›v›rc›k bafllar›n›n üzerinde dizilmifller duvar diplerinde.


Biliyorum ama onlar geçmiflte kald›. fiimdi Afrika’da çocuklar aç. Ve Amerika sömürmeye devam ediyor hâlâ. Türkiye de ortak olmufl durumda. Saate benzer fley kayboluyor birden. Tekrar düflünüyorum kimdi o diye. Bir flair... Kiflili¤ini tan›mlayam›yorum bir türlü. fiiirleri düflünüyorum. San›r›m yazd›klar›ndan dolay› hapiste kalm›fl. Gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yat›lmayan bir dünyada yaflamak için yazm›fl bütün m›sralar›n›. ‹nsanl›k için, insanl›¤› ayd›nlatmak için bir araya getirmifl kelimeleri. Y›llarca kavga etmifl inançlar› u¤runa. Fakat so¤uk gözlerle bak›yor flimdi. Elleri so¤uk, vücudu so¤uk, yüre¤i so¤uk...

Biz topraktan, ateflten, sudan, demirden do¤duk! Günefli emziriyor çocuklar›m›za kar›m›z, toprak kokuyor bak›r sakallar›m›z! Nefl'emiz s›cak! kan kadar s›cak, delikanl›lar›n rüyalar›nda yanan o «an» kadar s›cak! Tamam ama kimsin sen? Ne dedin, ne yapt›n da hapse girdin?

vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim. Vatan çiftliklerinizse, kasalar›n›z›n ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan, vatan, flose boylar›nda gebermekse açl›ktan, vatan, so¤ukta it gibi titremek ve s›tmadan k›vranmaksa yaz›n, fabrikalar›n›zda al kan›m›z› içmekse vatan, vatan t›rnaklar›ysa a¤alar›n›z›n, vatan, m›zrakl› ilmühalse, vatan, polis copuysa, ödeneklerinizse, maafllar›n›zsa vatan, vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombas›, Amerikan donanmas› topuysa, vatan, kurtulmamaksa kokmufl karanl›¤›n›zdan, ben vatan hainiyim Saat belirip küçülüyor birden. Ve zaman son bir sözle akmaya bafll›yor normal seyrinde: Nâz›m Hikmet vatan hainli¤ine devam ediyor hâlâ! Da¤larla dalgalarla, da¤ gibi dalgalarla, dalga gibi da¤larla milyonlar vatan hainli¤ine devam ediyor hâlâ! Dönüyor ve “ben” diyor “sen olaca¤›m, sen ben olacaks›n! Tek vücut dövüflen herkes bir olaca¤›z!”

T. Karanfil

“Düflman”›mla birdir düflüm “Kald›r›m›n kenar›na s›ralanm›fl›z. 15-20 kifli kadar›z. Kimimiz diz çökmüfl, kimimiz oturmufl kald›r›ma, kimimiz ayakta. Ne kadar ayakta olsak da çökmüfl omuzlar›m›z. Sabah›n erken saatlerinde bile yorgun bakmakta gözlerimiz. Belki uyuyamam›fl›z bu açl›k ne kadar sürecek diye. Kimimiz kaç gündür bir fley yememifl belki. Bugün kaç kifliyi götürecekler acaba? Ya bugün beni almazlarsa! Kendimi geçtim, dün bir s›cak çorba geçti bo¤az›mdan, Mardinli’yi alsalar ya bugün, bir haftad›r her sabah bofl dönüyor. Yerlisi de¤iliz hiçbirimiz bu flehrin. Ekmek paras› demifliz, memleketlerimizden göç etmifliz bu yabanc› flehre. Çok gelmiflizdir bu flehre ama gene de yokmufluz gibi davran›r bu flehir bizlere. Sadece, bir kamyon birkaç›m›z› inflaata gündeli¤e çal›flt›rmak için götürmeye kald›r›ma yanaflt›¤›nda farkederler, ‘Atla kamyona’. Biz baflka yerlerden göçüp gelmifller, so¤uk ve sa¤l›ks›z bir viraneyi kaderimiz say›p yatar›z ya beraberce, sonra düflman› oluveririz birbirimizin o kamyon geliverdi¤inde.” Amele pazar›nda bafllar, Y›lmaz Güney’in Düflman filmi. Dizilmifllerdir kald›r›ma, günlerdir bir fley yememifltir ço¤u. Birileri gelip içlerinden bir kaç›n› alacakt›r. Birbirleriyle yar›fl›rlar, ittirirler. Açt›rlar ve di¤erleri engeldir hayatlar›nda. Kaderleri bir olan, kurtulufllar› birlikte mücadeleden geçenleri rakip yapm›fllard›r birbirlerine. Sistem, kendisine olan kini, s›n›f› kendi kendine k›rd›rmak için çoktan çevirmifltir tersine. Yoksulluk böyle sarm›flken hayat›, yozlaflma da teslim almaya bafllam›flt›r yaflam alanlar›n›. “Sinema seyreder gibi seyrediyoruz yoksullu¤u, sefaleti, ahlaks›zl›¤›. Sinema seyreder gibi seyrediyoruz!” Bu sözlerle kendi özelefltirisini yap›yor toplum. Görüyor yaflamdaki ac›mas›zl›klar›, eflitsizlikleri ve susuyoruz. Kendimiz düflene kadar içine, yaflan›lanlar uza¤›m›zdaym›fl›z gibi davran›r›z, ama zaten tam da içindeyizdir. Karakterin de dedi¤i gibi, “bulafl›c› bir hastal›¤›n mikrobunu kurutmazsak herkese bulafl›r, çünkü bulafl›c›d›r.”

Z. ‹nanç

55


Futbol asla sadece futbol de¤ildir! 56

Futbol iflçi s›n›f› ve ezilenlerin sporudur! Futbola benzer oyunlar›n tarihi eskidir. Modern futbol ise ilk olarak 17. yüzy›lda ‹ngiltere’de bir iflçi sporu olarak ortaya ç›km›flt›r. Futbolun bir iflçi sporu olarak ortaya ç›k›fl›n›n temel nedenlerinden biri, dönemin elit kesimlere hitap eden oyunlar›na (kriket, polo vb.) göre çok daha az masrafl› olmas› ve oyun kurallar›n›n net ve basit olmas›d›r. Bir di¤er nedeni ise, oynanma fleklinin az çok kolektif olmas›, yani fabrikadaki kolektif çal›flma ile benzerlik göstermesidir. Bu nedenlerden dolay›d›r ki, iflçiler, futbolu kendilerine yak›n bulmufl ve benimsemifllerdir. Avrupa’n›n birçok sanayi flehrinde, özellikle de ‹ngiltere’nin Liverpool ve Manchester kentlerinde, futbol iflçilerin en gözde spor dal› olmufltur. Bu kentlerde iflçilerin mücadelesi sonucunda, 1963’te, günün ö¤leden sonras› için izin elde edilmifltir. ‹flçilerin stadyuma giderek Liverpool tak›m› için “Asla yaln›z yürümeyeceksin” fleklinde türküler söylemesi hâlâ yaflat›lan bir gelenektir. S›n›fsal kimli¤in bugün de bu kentlerin tak›mlar›n›n sloganlar› üzerinden ifadesini bulmas› dikkate de¤erdir. Kapitalist sistem kâr elde edebilece¤i herfleyi metalaflt›r›p paraya çevirirken, futbol da bundan nasibini fazlas›yla alm›flt›r. Günümüzde futbol bir spor/oyun olmaktan ç›kart›lm›fl, büyük paralar›n kazan›ld›¤› bir sektör haline getirilmifltir. Futbolcular›n transferlerden ald›klar› astronomik paralar, futbol kulüpleri ve futbolcular üzerinden gerçeklefltirilen reklamlar ve nihayet bahis oyunlar› arac›l›¤›yla elde edilen yüksek mebla¤lar, bugün futbolun ne denli büyük ve kârl› bir sektör haline geldi¤inin somut göstergeleridir. Futbol günümüzde ayn› zamanda sistem taraf›ndan kendi sömürü çark›n› devam ettirebilmenin bir arac› olarak da kullan›lmaktad›r. ‹flçi ve emekçilere insanl›k d›fl› yaflam koflullar› dayatan, gitgide yaflam› onlar için daha da katlan›lmaz hale getiren egemen s›n›flar, öte yandan da, onlardan gelebilecek tepkileri azaltmak için yo¤un çaba sergilemektedir. ‹flçilerin ilgilerini ve düflüncelerini futbol gibi alanlara yönlendirmektedir. Bu konuda maalesef oldukça da baflar›l› olmaktad›r. ‹flçi ve emekçilerin büyük bir k›sm› futbol afyonuyla zehirlenmektedir. Öyle ki, futbol karfl›laflmalar› s›ras›nda hayat adeta durmakta, bütün maddi-manevi ve toplumsal sorunlar

unutulabilmektedir. Futbolun toplum üzerindeki etkisini “futbolla yat›p futbolla kalkmak” deyimi oldukça özlü biçimde anlatmaktad›r. Öte yandan, büyük paralar kazanabilme imkan› sundu¤u için futbol, iflçi ve emekçilerin çocuklar› için bir kurtulufl umudu olarak görülmekte ve gösterilmektedir. Futbol afyonu ile emekçi çocuklar› bireysel kurtulufl yollar›na özendirilmektedir. Bu sadece düzen taraf›ndan de¤il, düzenin futbol afyonuyla zehirledi¤i emekçiler taraf›ndan da yap›lmaktad›r. Çocuklara büyüyünce ne olaca¤› sorulmas› üzerine, ço¤unlukla çocuktan önce anne ya da babalar “ o¤lum futbolcu olup bizi kurtaracak” cevab›n› verebilmektedir. Günümüzde modern köleler olarak çal›flt›r›lan emekçilerin, bu çekilmez yaflamdan kurtulman›n en kestirme yollar›ndan biri olarak gördükleri fleylerden biri de bahis oyunlar›d›r. Bahis flirketleri futbol kulüpleriyle anlaflmal› olarak bu oyunlar üzerinden milyarlarca lira kazan›rken, iflçilerin pay›na düflen daha fazla yoksullaflma olmaktad›r. Son y›llarda iyice yayg›nlaflan bu bahis oyunlar› kitleler içerisinde futbola olan ilgiyi daha da artt›rm›flt›r. Eskiden sadece tak›m tutan ve maçlar› izleyenler, art›k bahis oyunlar›nda flanslar›n› daha da artt›rabilmek için, rakip tak›mlar›n performanslar›n›, oyuncularla ilgili her türlü bilgiyi vb. takip etmektedirler. Kitleler bir de bu flekilde uyuflturulmaktad›r. Bu arada futbol, milliyetçili¤in ve ›rkç›l›¤›n


k›flk›rt›ld›¤› bir spor haline getirilmifltir. Laziolu futbolcu Di Canio’nun Livorno maç›nda faflist selam› vermesi, Barcelona-Real Zaragoza maç› esnas›nda Zaragozal› taraftarlar›n Barcelonal› oyuncu Eto’nun ten renginin siyah olmas›ndan dolay›, maç boyunca maymun taklidi yapmalar› en yeni örneklerdir. Türkiye’de de Kürt ulusal devrimci hareketinin geliflti¤i dönemde, stadyumlarda maçlardan önce milli marfl okunuyor ve PKK karfl›t› sloganlar at›l›yordu. Diyarbak›rspor ise “terörist” tak›m ilan edilmifltir. Özellikle “milli” maçlar öncesi ve esnas›nda, hele de bu maç Türkiye’nin "tarihsel düflman›" Yunanistan gibi bir ülke ile yap›l›yorsa, tam bir “savafl” durumu yarat›lmakta ve kitlelere flovenizm zehiri pompalanmaktad›r. Böylece kardefl halklar birbirine düflman haline getirilmeye çal›fl›lmaktad›r. Futbol üzerinden milliyetçili¤in k›flk›rt›lmas›n› dünya kupas› üzerinden de bir kez daha görmekteyiz. Almanya’da evlerin pencereleri çeflitli ülke bayraklar›yla donat›lmakta, insanlar kendi ülkelerinin bayraklar›n›n bas›l› oldu¤u tiflörtler giymektedirler. Sadece kupaya kat›lacak ülkelerin insanlar› de¤il, di¤er uluslardan emekçiler de bu gerici atmosfere ayak uydurmaktad›r. Türkiyeliler, Almanya’da yaflayan di¤er yabanc›lara oranla daha büyük bir kitleyi oluflturmalar› nedeniyle, daha çok göze batmaktad›r. Dünyan›n en büyük futbol organizasyonlar›ndan biri olan dünya kupas›n›n iflçi ve emekçilere hiç bir faydas› olmad›¤› gibi, tersinden iflçi ve emekçiler için daha fazla sömürü anlam›na gelmektedir. Zira dünya kupas›na yönelik al›nan kararlardan birisi de, kupa esnas›nda yaklafl›k bir ayl›k bir sürede emekçilerin büyük bir bölümünün pazar günleri de çal›flmak zorunda b›rak›lmas›d›r. Almanya’ya gelecek turistlere en iyi hizmeti vermek ad›na ma¤azalar ve çeflitli iflyerleri pazar günü ve gece geç saatlere kadar aç›k tutulmakta, emekçiler pay›na yine daha fazla sömürü düflmektedir. Futbolu yeniden ve gerçekten iflçi s›n›f› sporu yani, “halk›n ruhsal ve bedensel sa¤l›¤›n› 7 Haziran Çarflamba günü 13.30 saatleri s›ras›nda çal›flan›m›z Abdullah Lif 6 amaçlayan, dostlu¤u ve kiflinin sald›r›s›na u¤ram›flt›r. dayan›flmay› güçlendiren kitle Sald›r›y› gerçeklefltirenlerin daha önce Antakya'da fiemdinli olaylar›yla ilgili sporu” haline getirebilmek için, yap›lan eylemi provoke ederek Türk bayra¤›yla kitleye sald›ran güruh oldu¤u iflçi s›n›f›n›n önündeki en temel ortadad›r. Kitlenin net ve kararl› tutumunu sindiremeyenler polisin de deste¤iyle sorumluluk s›n›fsal “ders”lerine iyi devrimcilere sald›rarak ilerici kesimleri sindirmeye çal›flmaktad›r. çal›flmak ve burjuvaziye karfl› Azg›nca sald›ran faflist güçler çal›flan›m›z› ciddi flekilde darp etmifltir. verilecek büyük tarihsel s›nava iyi Çal›flan›m›z›n birkaç difli dökülmüfl, çeneyle dudak aras›ndaki yumuflak doku haz›rlanmakt›r. Komünistlerin delinmifltir. görevi ise, s›n›f› “ders”lerine iyi Ancak ne faflist sald›r›lar ne devlet terörü devrimci faaliyetimizi çal›flt›r›p, büyük gün geldi¤inde bu engellemeyecektir. Buradan bir kez daha hayk›r›yoruz; vard›k, var›z, var olaca¤›z! çürümüfl ve kokuflmufl düzeni bir Bask›lar bizi y›ld›r amaz! daha geri gelmemek üzere tarihin K›z›l Bayr ak sustur ulamaz! çöplü¤üne atmakt›r.

Antakya K›z›l Bayrak çal›flan›na faflist sald›r›!

T. Taylan

K›z›l Bayrak/Antakya

57


58

e l e d a c ü › M r a l p u t k me

Bir yemekhane sürecinin ard›ndan…

Parsel parsel eylediler üniversiteleri!

Buras› bir devlet okulu, ama flimdilik. Evet flimdilik, çünkü belki bir sonraki nesil için bu okulda okuyabilmek bir hayal olacak. Yaflanm›yor mu? Bu söylenenler uzak m›? De¤il. Çok h›zl› geliflen bir sürecin içerisinde ilerliyoruz. Elimizden en temel haklar›m›z bile al›nmakta ve tepki vermezsek, bu gidiflle elimizde yaflam hakk›m›z dahi kalmayacak. Sermayedarlar sömürü alanlar›na e¤itim kurumlar›n› da eklemekteler. Üniversitelerin ticarilefltirilmesi sürecinde, her bölüm birer iflletme olarak görülmekte. Üniversitelerimize kadar girmifl olan bu özellefltirmeler birço¤umuzun e¤itim hakk›n› elinden almakta. Maddi imkânlar› k›s›tl› olan ö¤rencilere üniversite kap›lar› yavafl yavafl kapanmakta. Dikkat edersek, yak›n çevremizde neler olup bitti¤ini görebilmek çok da zor de¤il. En son yaflanan geliflme yemekhanenin özellefltirilmesiydi. Ve ihale gerçeklefltirildi. Kendi ellerimizle yemekhanemizi flirketlere teslim ettik.

Boykot ile taraflaflmaya ça¤r› Bu özellefltirme sald›r›s›na karfl› bizim de söyleyecek sözümüz oldu¤unu göstermek için kampüsümüzde boykot örgütledik. Yemekhanenin özellefltirmesinin ne demek oldu¤unu dile getirdik ve insanlar› buna karfl› taraflaflmaya ça¤›rd›k. Boykot dört gün devam etti. Destek veren ö¤rencilerin say›s› daha fazla olabilseydi belki de kazan›m elde edecektik. Belki ihaleyi durduracak, belki de erteletecektik. Ama maalesef birço¤umuz kaybetmeyi en bafl›ndan beri kabullendi¤i, bu sald›r›ya karfl› sesini yükseltmedi¤i için tepkilerimiz ihaleyi engellenmeye yetersiz kald›.

Özellefltirmeye karfl› sesimizi sokaklara tafl›y›nca polis copunun hedefi olduk! ‹halenin gerçekleflece¤i 3 May›s tarihinde, ihalenin gerçekleflece¤i yerde üniversitenin ö¤rencileri, akademisyenleri, iflçisi, memuruyla topland›k. Yemekhanenin bizim oldu¤unu hayk›rd›k. Buradan Merkez Kampüs’e girmek üzere ilerledik. Kap›dan girmeye çal›flan ö¤rencilere önce biber gaz›, ard›ndan da coplarla sald›rd›lar. Bir yandan da Kapal›çarfl› esnaf› taraf›ndan linç edilmeye çal›fl›ld›k. Birçok kifli yaraland›, 6 kifli gözalt›na al›nd›. Yaflanan haks›zl›klara karfl›, elimizden al›nan haklar›m›za sahip ç›kt›¤›m›z için suçluyduk. Biz insanlara gerçekleri gösterdi¤imiz için suçluyduk. Biz yaflama, umutlu yar›nlara inand›¤›m›z için suçluyduk. Evet, biz üniversitelerimizde yaflanan ticarileflme sald›r›lar›na karfl› sesimizi yükselttik ve bundan sonra da yükseltmeye devam edece¤iz. Suçumuza suç ekleyece¤iz!

Avc›lar Kampüsü’nden bir Ekim Gençli¤i okuru


K i m d e m i fl a k › l kazan›r diye? Kim anlatıyor

bize aklın ve o

şaşmaz mantığın yüreklerimizden

büyük olduğunu?

Nasıl bir cesarettir devrimcileri insani olmamakla

suçlamak?

Bizler, yüreği her

cephede atanlar... Bizler insanlığın

büyük geleceğini kuranlar... Bizler, savaşmaktan daha iyi bilenler sevgiyi ve emeği.. Sadece biz temsil ediyoruz insan olmanın onurunu... Biz taşıyoruz insanlığın sevgi dolu büyük yüreğini...

İspanya’ya dünyanın dört yanından gelen savaşçılara bak. Ölümü

paylaşmaya geldiler. Öldürmeyi de iş edindiler bir süre, özgürlük için savaşmak bu. Öldüler, öldürdüler. Gün oldu siperden çıkaramadılar

başlarını, gün oldu kentler aldılar, gün oldu geri çekildiler. Ve aç

kaldılar... Ve üşüdüler... Ve yoruldular... Ve dayandılar...

Ama sevmeyi hiç unutmadılar. Sevmek, insana en yakışan giysimiz,

devrimcilerin ellerinde bir sanata dönüşüyor. Kim bilir nerede, bulduğu

yavru köpeğiyle yemeğini ve yatağını paylaşan savaşçının sanatı.

Komünistin günlük işi!



EG 95. sayı