Page 1

Sosyalist Gençlik Dergisi * Fiyat›:1 YTL * Say›:83 * May›s 2005


Ekim Gençli¤i’nden

Yeni sayımızla marhaba, Dünyanın dört bir yanında milyonlarca işçi ve emekçi 1 Mayıs günü “eşitlik ve özgürlük” istemleri ile alanları doldurdu. Dünyanın dört bir yanında alanlara çıkan işçi ve emekçiler, farklı dillerle aynı özlemleri dile getirdiler. Bu yılın 1 Mayıs eylemlerinde, geçmiş yıllara oranla daha sınırlı da olsa, azımsanmayacak bir gençlik kitlesi alanlara çıkarak işçi sınıfı mücadelesinin bir parçası olduklarını ifade etti. Binlerce genç, eğitimin ticarileştirilmesinden faşist saldırılara, geleceksizlikten devrim ve sosyalizm özlemine kadar bir dizi taleple ve şirlarla alanlara çıktı. 2005 1 Mayıs’ında göze çarpan en önemli olgu gençlik güçlerindeki dağınıklık ve bunun getirdiği darlıktı. Bu açıdan 1 Mayıs eylemi bir kez daha birleşik bir gençlik mücadelesinin ne kadar önemli bir ihtiyaç olduğunu gözler önüne sermiştir. Bizler genç komünistler olarak, bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonra da gençlik hareketini yaşadığı darlık ve parçalılıktan kurtarabilmek için canla başla mücadele edeceğiz. Birleşik, devrimci, kitlesel bir gençlik hareketi için mücadeleye! Yeni sayımızda buluşmak üzere...

Ekim Gençli¤i

Sosyalist Gençlik Dergisi Say›: 83 l May›s 2005 Fiyat›: 1YTL. (KDV dahil) Sahibi ve Sorumlu Y. ‹fll. Md.: Gülcan CEYRAN EKSEN Bas›m Yay›n Ltd. fiti. Yönetim Adresi: Eksen Yay›nc›l›k Mollafleref Mah. Turgut Özal Cd. (Millet Cd.) 50/10 Fatih/‹stanbul Tel: 0 (212) 534 32 39 Fax: (0212) 635 69 93

E-mail: ekim_gencligi@yahoo.com

‹‹Ç Ç‹‹N ND DEE K K ‹‹LLEER R

Mayıs ayını kazanmak, gençliği gelecekle buluşturmak için!..........................3-4 2005 1 Mayıs’ının çağrısı….............................................5 Üniversite Öğrencileri gelecekleri için alandaydı!........................................................................7-8 ´İstanbul Ekim Gençliği 1 Mayıs çalışmalarından...........................................................9-10 Kampanya çalışmalarından..........................................11 “Gelenek sürüyor, ODTÜ yürüyor!”................................12 Cebeci Öğrencileri 1 Mayıs alanındaydı AÜ Cebeci Kampüsü’nde kitlesel ve coşkulu bahar şenliği...…....................................................................13-14 AÜ DTCF’de 1 Mayıs....................................................15-16 AÜ Fen-Mühendislik Fakültesi Öğrencileri 1 Mayıs’ta alandaydı….......................................................................17 Gazi Üniversitesi’nden 1 Mayıs alanına.......................18 HÜ Beytepe Kampüsü’nden 1 Mayıs alanına yürüdük!............................................................................19 Beytepe’de politik irade ve kararlılık kazandı!.............................................................................20 İzmir’de ve Zonguldak’ta 1 Mayıs...............................21 ÇÜ Ekim Gençliği’nin 1 Mayıs çalışmaları ve mitinge katılımı........................................................................22-23 Avcılar Kampüsü’nde 1 Mayıs ve sonrası..................24 İLGP 1 Mayıs alanlarında.............................................25 Türkiye’de 1 Mayıs.....................................................26-27 Dünya’da 1 Mayıs......................................................28-29 Geçmişi olmayanın geleceği de olmaz! (orta sayfa)...............................................................30-33 6 Mayıs anmalarından..............................................34-35 Nükleer santrallerle gerçekte amaçlanan ne?................................................................................36-38 ODTÜ’de eylem ve etkinlikler.........................................39 İstanbul Üniversitesi’nde 1 Mayıs şenliği...................40 İLGP 1 Mayıs pikniğinde buluştu..................................41 Üniversitelerden haberler..............................................42 YTÜ’de polis-idare provokasyonu..................................43 1 Mayıslar’ı 2 Mayıslar’a taşımak için!.......................44 YÖK akademisinin dayatmaları!...................................45 Ege Üniversitesi’nden haberler.....................................46 Sıradan faşizmin “fantaziler”i.....................................47 Fransa’da gençlik eylemde............................................48 Alper Akınoğlu kimdir?...................................................49 Şehitlerimiz bizlere yol gösteriyor!........................50-52 19. Geleneksel İTÜ Öğrenci Şenliği gerçekleştirildi!................................................................53 Paris Komünü: Toplumsal devrimin şafağı...........54-56 5. BİR-KAR Gençlik Kampı başarıyla gerçekleşti.......57 Yaşamın içinde insanca yaşamak için sıvadık kollarımızı.........................................................................58 Umudun çağrısı................................................................59

EKSEN Yay›nc›l›k Bürolar› Atatürk Bul. Gevrek Sok. Karakafl ‹flhan› No:13/22, Kartal/‹STANBUL

Cumhuriyet mah. Tennur Sok. Cumhuriyet ‹flhan› Kat:3/5 Tel-Fax:0 (352) 232 66 71 KAYSER‹

Cemal Gürsel Cd. Shell Karfl›s› Vak›f ‹flhan› Kat: 3 No: 306 ADANA Tel: 0 (322) 363 28 78

Necatibey cd. Gözlükçü ‹flhan› No:26/24 K›z›lay/ANKARA Tel: 0 (312) 229 06 44

Sönmez ‹fl Saray› Kat 3 No 220 Heykel / Bursa Tel: 0 (224) 220 84 92 853. Sok. Bilen ‹flhan› No: 27/710 Konak/‹ZM‹R Tel-Fax: 0 (232) 489 31 23

Saadetdere Mah. F›r›n Sok. No: 37/25 (Depo dura¤›) Esenyurt/‹STANBUL

Bask›: Özdemir Matbaac›l›k

Da¤›t›m: Yaysat


Ma M a yy ›› ss aa yy ›› nn ›› kk aa zz aa nn m m aa kk ,, gg ee nn çç ll ii ¤€ ii gg ee ll ee cc ee kk ll ee bb uu ll uu flfl tt uu rr m ma ak k ii ç ç ii n n !! E k i m

2005 1 May›s’›n› geride b›rakt›k. Bu y›l 1 May›s iflçi s›n›f›n›n kat›l›m› aç›s›ndan ciddi bir de¤iflikli¤e sahne olmasa da yüzbinlerin kat›l›m› ile 50’yi aflk›n merkezde kutland›. 1 May›s’a ülke ve dünya gündemindeki yak›c› sorunlarla girildi, emperyalist sald›rganl›k ve iflgal, sosyal y›k›m sald›r›lar› 1 May›s’ta tok bir biçimde yan›tlanmay› bekliyordu. Bu aç›dan düflünüldü¤ünde 1 May›s gerekti¤i gibi geçmemifltir. Sald›r›lar›n yo¤unlaflt›¤› böylesi bir dönemde özellikle emekçiler cephesinden düflük kat›l›m 1 May›s’› zay›flatm›flt›r. Öte yandan, öncesinde bayrak üzerinden estirilen gericilik havas› ve alanlarda provokasyonlar›n olabilece¤ine dair bilinçli propagandalar düflünüldü¤ünde, onbinlerce insan›n kat›l›m›yla 50’yi aflk›n merkezde kutlanmas› son derece önemlidir. Alanlardan faflist kudurganl›¤a anlaml› bir yan›t verilmifltir. Bunda politik güçler önemli bir rol oynam›flt›r ve kuflkusuz gençli¤in de özel bir pay› bulunmaktad›r. Alanlardaki toplam kat›l›m›n önemli bir bölümünü gençlik güçleri oluflturuyordu. Denebilir ki sendika kortejleri d›flta b›rak›ld›¤›nda 1 May›s’a kat›l›mda belirleyici olan gençlikti. Özellikle siyasal kortejlerde gençlik dikkat çeken bir a¤›rl›k oluflturuyordu. Gençli¤in 1 May›s’a ilgisi ve kat›l›m› son derece anlaml› olmakla birlikte, bu durum de¤erlendirilemedi¤inde, gelece¤e tafl›nmas› kolay olmayacakt›r. Gençlik hareketine iliflkin tespitlerimizde sürekli üzerinde durdu¤umuz parçal› tablonun yaratt›¤›

sonuçlardan biri de, güçlü bir politik ç›k›fl yap›lamad›¤› koflullarda hareketin birikmifl enerjisinin ve olanaklar›n›n harcand›¤› idi. 1 May›s’a gençli¤in yo¤un ancak parçal› kat›l›m› bir kez daha bu sorunu gündeme getirmifltir.

Gençlik 1 May›s’ta alanlardayd›!

G e n ç l i ¤ i

Gençlik güçlerinin a¤›rl›¤›n› oluflturdu¤u kortejler ve do¤rudan gençlik taraf›ndan oluflturulan kortejler alanlarda politik aç›dan en ileri düzeyin ifadesiydi. Bu da gençli¤in ileri unsurlar›n›n politizasyon düzeyini gösteren anlaml› bir veridir. Ancak, bu politik düzey içerisinde ortaya ç›kan irade ve harekete müdahaleye iliflkin sorunlar, parçal› görünümü yaratan as›l etken durumundad›r. Özellikle 1 May›s öncesi haz›rl›k çal›flmalar› bu zaaf noktalar›n› ortaya koydu. Alan çal›flmalar›nda birçok grup politik faaliyet yürütse de, bu faaliyetin hedefine ulaflt›¤›n› söylemek mümkün de¤il. Zira, 1 May›s faaliyetleri genel seslenme çal›flmas›n› çok fazla aflamad›. Özgün bir çal›flma yürütülemedi¤i, buna uygun araçlar›n kullan›lmad›¤› gibi, bu yönde bir bak›fl da sözkonusu de¤ildi. Kuflkusuz genel propaganda faaliyeti önemlidir, ancak söz konusu olan 1 May›s olunca, dahas› gençli¤in ciddi sorun ve sald›r›larla yüzyüze oldu¤u bir dönemin 1 May›s’› olunca, bunu yeterli görmek mümkün de¤ildir. Genifl gençlik kitlelerini 1 May›s’a tafl›mak iradesi, herfleyden önce buna uygun yol, araç, örgütlenme ve

3


E k i m G e n ç l i ¤ i

çal›flma gerektirmektedir. Ama bir-iki yerdeki istisnalar ve belli gruplar›n bu yöndeki çabalar› bir yana b›rak›l›rsa, bu neredeyse denenmemifltir bile. Sonuç ortadad›r; gençlik 1 May›s’a güç katm›flt›r. Ama bu, bütünlükten yoksun, kendi s›n›rlar›n› aflmayan bir kat›l›m olarak gerçekleflmifltir. Elbette yerellere göre bu durum de¤ifliklikler arz edecektir. Fakat bu de¤ifliklikler de genel görünümü de¤ifltirmemektedir. Örne¤in Ankara’da Üniversite Ö¤rencileri çal›flmas› siyasal gruplar›n iradesi ile somut bir gerçek halini alm›flt›r, bununla beraber siyasal gruplar› aflan bir yap›ya kavuflmufltur. Sonuçta bu çal›flma alana 500’e yak›n ö¤renci katm›flt›r. Yine de di¤er illerdeki parçal› tablo Ankara’da da etkili olmufltur.

Genç komünistler örgütsel ve politik düzeylerini ortaya koydular! Tüm çabalar›m›za karfl›n, sene bafl›ndan beri enerjimizi yo¤unlaflt›rd›¤›m›z birleflik gençlik hareketi çabas› pratikte 1 May›s’› hedeflenen tarzda besleyememifltir. Gençli¤in 1 May›s’a güçlü ve birleflik kat›l›m›n› örgütlemek yolunda harcad›¤›m›z çaba gençlik gruplar›n›n atalet ve kendili¤indencili¤ine tak›lm›flt›r. Bu nedenle, 1 May›s çal›flmam›z›n dayanaklar›n›n uygun biçimde oluflturulmas› yerel örgütlerimizin inisiyatifine b›rak›lm›flt›r. Bu aç›dan elimizdeki tablo, yerel örgütlerimizin politik ve örgütsel düzeyini göstermesi aç›s›ndan son y›llar›n en olumlu görünümlerinden biridir. Merkez ve çevre üniversitelerde farkl› biçimlerde, farkl› araç ve yöntemlerle etkili bir çal›flma örgütlenmifltir. ‹ki temel

4

ilde, ‹stanbul ve Ankara’da çal›flma geçmifl y›llar› kat kat aflm›flt›r. Buna ek olarak ‹zmir ve Adana kazan›lm›fl, bir y›ld›r harcanan emek ve elde edilen birikim ile belli bir örgütsel düzeye ulafl›lm›flt›r. Çal›flma koflullar›n›n son derece zor oldu¤u birçok çevre üniversitede etkin bir düzey sergilenmifl ve buralarda da örgütsel geliflimi yans›tan bir inisiyatif sergilenmifltir. Örne¤in, çevre üniversiteler içinde özel bir yer tutan Zonguldak’ta son derece yeni olan çal›flma genifl güçlere güven verebilmifl, burada etki yaratabilmifl, insanlar› alana tafl›yabilmifltir. Bizim için gerçek baflar› budur.

May›s ay›n› kazanmak ve gençli¤i gelecekle buluflturmak Okullar›n kapanmas›na k›sa bir zaman kald›. Bu durum çal›flmalar›n h›zland›r›lmas›n› gerektiriyor. 1 May›s’›n kazan›mlar› ancak bu yolla istenilen sonuçlar› yaratabilir. May›s ay›n›n özel gündemleri olarak ‘71 devrimcilerinin an›lmas› ve yarat›lan devrimci de¤erlerin gençlik kitleleri için yol gösterici ifllevine uygun bir tarzda gündeme getirilmesi görevi önümüzde duruyor. Gençlik içinde bu yönde güçlü bir faaliyet örgütlenerek May›s ay›n›n gerekti¤i gibi de¤erlendirilmesi için harekete geçmeliyiz. Birleflik devrimci bir gençlik hareketi için yürüttü¤ümüz çal›flmalar içinse May›s çok özel bir önem tafl›yor. Bu konuda gelinen yerdeki birikimi yaz dönemi öncesinde somutlamak ve ete kemi¤e bürüyerek gelecek döneme avantajl› girmek için hem merkezi olarak ve hem de yerellerde daha fazla emek harcayaca¤›z. 1 May›s’›n olumlu yanlar›n› gelifltirmek, gelece¤e tafl›mak ancak bu yolla mümkün olacak.


20 2 00 05 5 1 1 M Ma ay y ››s s’’››n n›› n n ç ça a¤ €r r››s s›› … …

Birleflik, kitlesel ve devrimci bir gençlik hareketi için mücadeleye! E k i m

2005 1 May›s’›n› geride b›rakt›k. Dönemin bafl›ndan bu yana gençlik hareketi üzerinde çokça durdu¤umuz afl›r› darl›k, kitlelerden kopukluk ve parçal›l›k gibi temel sorunlar› aflamadan bu y›l›n 1 May›s’›n› geride b›rakm›fl olduk. Gençlik hareketinin sorunlar›n› aflma yönünde çabalar ise henüz oldukça s›n›rl› sonuçlar yaratt›. Ankara 1 May›s’› d›fl›nda di¤er illerde ciddi bir karfl›l›k üretemedi. Dönemin bafl›ndan bu yana yapt›¤›m›z de¤erlendirmelerde, gençlik hareketinin yaflad›¤› sorunlar›n çözümünde etkin bir çaba sarfedilmedi¤i koflullarda yaflanan sorunlar›n derinleflece¤ini vurgulam›flt›k. Zira hedefli bir politik çaban›n olmad›¤› koflullarda gençlik hareketinin yüzyüze oldu¤u sald›r›lar› aflma flans› bulunmuyor. Y›l›n bafl›ndan bu yana sermayenin üniversiteleri ticarilefltirme uygulamalar›, soruflturma terörü ve faflist sald›r›lar, daralan ve kitlelerden kopuk olan gençlik hareketinin yaflad›¤› sorunlar› derinlefltirmifltir. Bu sald›r›lar karfl›s›nda ortaya konulan mücadele ise önemli ölçüde da¤›n›k, hedefsiz ve sald›r›lar› gö¤üsleyecek program ve iddiadan yoksun bir biçimde seyretmifltir. Bu olumsuz tablonun en önemli sorumlusu kuflku yok ki siyasal gençlik gruplar›d›r. Zira orta yerde olan sorunlar görmezlikten gelinmekte ve gençlik hareketinin politikleflmesinin önünü açacak birleflik çabalar ortaya konulamamaktad›r. Dönemin bafl›ndan bu yana örülen kitle çal›flmalar›, kitlelere yabanc›laflm›fl siyasal örgütlenmeler tablosunun bir sonucu olarak olabildi¤ine dar bir çerçeveye s›k›flm›fl, genel bir propaganda ve ajitasyonun ötesine geçememifltir. Tüm bunlar›n do¤al sonucu olarak 1 May›s alanlar›na gençlik kat›l›m›n›n parçal› tablosu ve darl›¤› yans›m›flt›r.

Ankara 1 May›s’›: Gençlik hareketinin sorunlar›n›n afl›lmas›nda anlaml› bir ad›m 1 May›s sonras› gençlik hareketi aç›s›ndan çizdi¤imiz bu pek olumlu görünmeyen tablonun d›fl›ndaki anlaml› örneklerden biri Ankara’daki 1 May›s’a gençlik kat›l›m› ve ön çal›flmas›d›r. Gençlik hareketinin yaflad›¤› darl›k ve kitlelerden kopukluk gibi sorunlar› aflma iradesinin bir göstergesi olarak Ankara’da çeflitli üniversitelerden ö¤rencilerin oluflturdu¤u üniversite kortejleri 500’e yak›n bir kat›l›mla ve etkin bir ön çal›flmayla alana ç›km›flt›r. Siyasal bileflen aç›s›ndan oldukça s›n›rl› bir tablo sözkonusu olmas›na ra¤men üniversite ö¤rencilerinin bu çal›flmay› anlaml› bir ilgi ile karfl›lad›klar›ndan sözedilebilir. Bunun gerisindeki temel etken ise, mevcut parçal› tablonun karfl›s›na s›n›rl› da olsa birleflik bir zeminde ç›k›lm›fl olmas›, üniversitelerden ö¤rencileri 1 May›s’›n öznesi haline getirecek etkin bir çaban›n ortaya konulmufl ve çal›flman›n birçok kampüste etkili bir kitle çal›flmas› ile birlefltirilmifl olmas›d›r. Alan›n en dikkat çekici kortejlerinden biri olarak Üniversite Ö¤rencileri'nin tafl›d›klar› coflku, güven ve umut havas› ile 1 May›s'› kazand›klar›n› söylemeliyiz. Herfleyden önemlisi eylem için yürütülen çal›flman›n kendisidir. Son derece olumlu bir havada geçen çal›flma, yap›lan etkinlik, flenlik, toplant› ve kullan›lan çok çeflitli materyallerle muazzam bir emek yo¤unlaflmas› olarak yaflanm›flt›r. Bunlar›n her biri sadece Ankara gençli¤i aç›s›ndan de¤il, tüm Türkiye’deki gençlik mücadelesinin yürümesi gereken yolu göstermesi aç›s›ndan da anlaml›d›r.

G e n ç l i ¤ i

5


E k i m G e n ç l i ¤ i

Tam da bu nedenlerden kaynakl› Ankara’daki üniversite kortejleri 2005 1 May›s’›n›n en anlaml› kazan›mlar›ndan birisi olmufltur.

Genç komünistlerin de¤ifltirme iradesine anlaml› bir örnek: ‹stanbul 1 May›s kampanyas› Gençlik hareketinin yaflad›¤› sorunlar›n çözümü kitlelerden kopuk çal›flma tarz›n›n afl›lmas› ile gerçekleflecektir. Dönemin bafl›ndan bu yana genç komünistlerin ve birkaç siyasetin s›n›rl› çabas› d›flta tutulursa, genifl kitlelere dönük bir faaliyet yok denecek kadar s›n›rl›d›r. Bu aç›dan genç komünistlerin bir dizi üniversiteden ve fakülteden ba¤›ms›z güçlerle beraber örgütledi¤i kampanya dönemin bafl›ndan bu yana devam eden ve 1 May›s öncesi derinleflen atalet tablosunu de¤ifltirmeye yönelik anlaml› bir ad›md›r. Zira genç komünistler kendi güçlerine dayanarak üniversitelerdeki atalet tablosunu k›rmak için etkin bir çaba sarfetmifl ve ortaya koydu¤u kitle çal›flmas› düzeyi ile de bunu önemli ölçüde baflarm›flt›r. Siyasal gençlik gruplar›n›n s›n›rl› bir propaganda d›fl›nda tek bir kitle çal›flmas› yapmad›¤› bir dönemde binlerce insanla yap›lan anketler, kitle toplant›lar›, kullan›lan binlerce bildiri ve afifl, da¤›t›lan yüzlerce bülten, yine yüzlerce kiflinin kat›ld›¤› flenlikler ile genç komünistler kendi yollar›n› yürümüfller ve ‹stanbul’daki 1 May›s öncesi tek gençlik kampanyas›n› örgütlemifllerdir. Genç komünistlerin de¤erlendirmelerinde ifade ettikleri gibi, gerekti¤inde tek bafl›na yürüme iradesi gösteremeyenlerin baflkalar›n› arkalar›ndan sürükleme flans› yoktur. Genç komünistler 1 May›s öncesinin parçal› ve hareketsiz tablosuna karfl›l›k etkin bir kitle çal›flmas› örgütlemifllerdir. Çal›flma yaklafl›k 5 bin üniversite ö¤rencisiyle yap›lan anket faaliyetinin yan›s›ra, üniversitelerde yaflanan yerel sorunlar ve gündemleri, e¤itim sistemi ve üniversitelerin temel sorunlar› ile etkili bir biçimde birlefltirebilmifltir. Bu kapsamda formasyon sorunundan kalitesiz e¤itime, üniversitelerdeki antidemokratik uygulamalardan neo-liberal e¤itim politikalar›na kadar onlarca konu çal›flman›n içerisinde etkili bir biçimde ifllenmifltir.

Birleflik bir gençlik hareketi için art›k daha güçlü ve iddial›y›z!

yaparak eylemlerdeki yerimizi ald›k. Bu aç›dan gerek çal›flma yo¤unlu¤u gerekse de çal›flman›n yayg›nl›¤› bak›m›ndan geçmifl y›llardan çok daha ileri bir düzeyi oluflturdu¤umuzu söyleyebiliriz. Adana’da kendi güçlerimize dayanarak yap›lan ve yüzlerce ö¤rencinin kat›ld›¤› flenlik çal›flmas›, Zonguldak’ta etkili bir kitle faaliyetinin sonucu olarak Ekim Gençli¤i pankart› arkas›nda alana tafl›nan 60 kifli, ‹zmir’de, Samsun’da, Edirne’de, Trabzon’da, Antep’te, Hatay’da, Mersin’de, Sivas’ta, Bolu’da, Sakarya’da örülen Ekim Gençli¤i çal›flmalar›, gerileyen gençlik hareketi tablosu karfl›s›nda çal›flmam›z›n ilerledi¤ini ve giderek de güçlendi¤ini gözler önüne sermektedir. Genç komünistler olarak gençlik hareketinin yaflad›¤› sorunlar karfl›s›nda y›lmadan mücadele ediyoruz. Bu mücadelemizde anlaml› ve bir o kadar da baflar›l› sonuçlar yaratt›¤›m›z kuflku götürmez bir gerçektir. 1 May›s öncesi gençlik hareketinin yaflad›¤› darl›¤a karfl›l›k örgütlenen etkili çal›flmalar, hareketin tablosunu de¤ifltirme iradesi ve kararl›l›¤›m›z›n aç›k bir göstergesidir.

Birleflik, kitlesel ve devrimci bir gençlik hareketi için ileri! Gençlik hareketinin yaflad›¤› sorunlar› tüm aç›kl›¤› ile ortaya koyan, sorunlar›n çözümünün nereden geçti¤ini bir kez daha gösteren 1 May›s 2005’i geride b›rakt›k. Gençlik hareketi aç›k ki bu darl›¤a mahkum de¤ildir. De¤ifltirme iradesi gösterilen tüm alanlarda ortaya ç›kan sonuçlar bu aç›dan yeterince aç›klay›c›d›r. Bugün gençlik hareketinin ihtiyac› yaflan›lan apolitizme ve sermaye sald›r›lar›na karfl› güçlü ve birleflik bir karfl› koyufltur. Gençlik hareketi ya böyle bir iddiay› ortaya koyacak ya da yaflad›¤› k›s›r döngünün içerisinde debelenip duracakt›r. Genç komünistler olarak bir kez daha iddia ediyoruz; sermayenin sald›r›lar› karfl›s›nda gençlik hareketi bu kadar güçsüz kalmaya mahkum de¤ildir, gençlik hareketi yaflad›¤› örgütsüzlük tablosundan kurtulabilir. Bu iddian›n arkas›nda sürekli geliflen ve güçlenen bir iradenin olmas› bugün için gençlik hareketinin en önemli kazan›mlar›ndan birisidir. Genç komünistler olarak kendi gücümüze güvenerek “birleflik, kitlesel ve devrimci bir gençlik hareketi” için ad›m ad›m ilerlemekteyiz. 2005 1 May›s eylemleri ise bunun ne kadar yak›c› bir ihtiyaç oldu¤unu bir kez daha gözler önüne sermifltir.

Ekim Gençli¤i Genç komünistler olarak birçok ilde etkili çal›flmalar

6


1M 1 Maayy ››ss A Annkkaarraa:: YYoo¤€uunn vvee ppaarrççaall›› ggeennççlliikk kkaatt››ll››m m››......

Üniversite Ö¤rencileri gelecekleri için alandayd›! sendika kortejlerinin bir süredir estirilen gericilik havas›n›n da etkisiyle oldukça c›l›z ve coflkusuz oldu¤unu söylemek gerekiyor. Dolay›s›yla Ankara’da son y›llard›r yaflanan gerçeklik bir kez daha belirgin biçimde ortaya ç›kt› ve alandaki a¤›rl›k gençlik güçlerinden olufltu. Ancak alandaki kitlenin neredeyse üçte birini oluflturan gençlik farkl› kortejlere da¤›lm›flt›. Gençlik hareketinin genel tablosu içinde anlam›n› bulan bu durum, Ankara’da bir y›ld›r gençlik hareketine hakim olan gerileme ve da¤›lma süreci ile de aç›klanabilir.

De¤ifltirme iradesi ve kararl›l›¤›n ifadesi: Üniversite Ö¤rencileri

Tüm Türkiye’de oldu¤u gibi Ankara’da da iflçi ve emekçilerin kat›l›m› ile 1 May›s kutland›. Bu y›l devrimci gruplar›n yo¤un ›srar›na ra¤men S›hhiye yerine Tando¤an’da gerçeklefltirilen 1 May›s mitingi için alan seçimi tam bir handikaba dönüfltü. Gerek yürüyüfl kolu, gerekse de alan mitingin coflkulu geçmesini engelleyen bir etki yapt›. Yine

Gençlik hareketinin mevcut tablosunu kabul etmemenin ifadesi olarak 1 May›s alan›nda yerini alan Üniversite Ö¤rencileri de¤ifltirme iradesini alana yans›tt›. Toplam› 450’yi aflk›n bir kat›l›m gerçeklefltiren Üniversite Ö¤rencileri en önde “Yaflas›n 1 May›s! Üniversiteler bizimdir!” pankart› arkas›nda ortak bir irade ortaya koydular. Ortak pankart›n arkas›nda Cebeci Ö¤rencileri ve Hukuk Fakültesi Ö¤renci Derne¤i, DTCF Ö¤rencileri, Fen ve Mühendislik Fakültesi Ö¤rencileri, ODTÜ Ö¤rencileri, ODTÜ Baraka (baz› ö¤renci topluluklar›n›n buluflma yeri ve çal›flt›klar› odalar) Gazi Ö¤rencileri, Hacettepe Ö¤rencileri ve Beytepe Ö¤rencileri pankartlar› ile yerlerini ald›lar. Kortejlerde “ODTÜ, Dil-Tarih, Gazi, Fen Fakültesi, Hacettepe, Cebeci: B‹Z‹MD‹R!” “Üniversiteler bizimdir, bizimle özgürleflecek!”, “Müflteri de¤il ö¤renciyiz, ö¤renci!”, “Sermaye, polis, jandarma DEFOL!”, “Yurtlar, yemekhaneler, üniversiteler B‹Z‹MD‹R!”, “Faflizme karfl› omuz omuza!”, “Savafla de¤il, e¤itime bütçe!”, “Soruflturmalar, tutuklamalar, bask›lar bizi y›ld›ramaz!”, “YÖK, polis, medya; bu abluka da¤›t›lacak!”, “YÖK’e hay›r!”, “Kurtulufl yok tek bafl›na; ya hep beraber, ya hiç birimiz!”, “Yaflas›n 1 May›s!” sloganlar› at›ld›. Yürüyüfl esnas›nda Çav Bella, Gündo¤du, Beyaz›t marfllar› hep bir a¤›zdan coflkuyla söylendi. Buluflma noktas›na farkl› yerlerden yürüyüfl kollar› ile gelen Üniversite Ö¤rencileri Tando¤an meydan›na sendika ve kitle örgütlerinin arkas›ndan gelen liseli gençli¤in arkas›ndan girdi. Kürsüden tek tek anons edilmeleri sonras› genel kitleden de yo¤un alk›fl ald›lar. Eylemin en coflkulu kortejlerinden birini oluflturmakla beraber alana girildikten k›sa bir süre sonra halaylara baflland› ve bu da kortej düzeninde bir da¤›lma yaratt›. Halaylar oldukça kalabal›k ve coflkulu çekildi, ancak bu arada kürsünün konuflmalar› dinlenmedi. Asl›nda Ankara gibi üniversite ö¤rencilerinin yo¤un oldu¤u bir kentte eylem kürsülerinde ö¤rencilere de söz hakk› tan›nmas› gerekiyor. Bu tür olumsuzluklara karfl›n Üniversite Ö¤rencileri alanda iz b›rakan kitlelerden biriydi.

E k i m G e n ç l i ¤ i

7


Okullarda eylem haz›rl›klar›: Yo¤un emek ve flevkli çal›flma

E k i m G e n ç l i ¤ i

Çeflitli okullardan esnek çal›flmalar›n alana hep beraber ç›kmalar› ve bunun gençlik hareketinin sorunlar›n› çözme iradesi için bir dayanak haline getirilmesi tart›flmas› 1 May›s’tan 20 gün kadar önce bafllad›. Genç komünistlerin özel bir hassasiyet gösterdikleri ve yo¤un bir çaba harcad›klar› bu giriflime DGH ile ortak baflland›. K›sa bir süre sonra Ö¤renci Koordinasyonu ve onun ard›ndan da Emek Gençli¤i sürece dahil oldular. Ancak çal›flmalar›n as›l gücünü bir iki yer d›fl›nda o okullar›n ö¤rencileri sürdürdü ve bizce en anlaml› olan da buydu. Çal›flman›n ilk bafllad›¤› andan itibaren alt› okulun ö¤rencilerinin ortak materyaller ç›karmas› gere¤i üzerinde duruluyordu. Ancak geçmiflte pek de örne¤i ve gelene¤i olmad›¤› için bu ihtiyaca zaman›nda yan›t verilemedi ve yerel çal›flmalar›n bir araya gelmesi ancak son hafta mümkün oldu. Bu zamana kadar tüm okullarda çal›flmalar›n ve haz›rl›klar›n bafllam›fl oldu¤unu belirtelim. 27 Nisan günü Cebeci Ö¤rencileri’nin yapt›¤› ça¤r›yla Cebeci’de bir toplant› yap›ld›. Tüm okullardan 70’e yak›n ö¤rencinin kat›ld›¤› bu toplant›da gençlik hareketinin ihtiyaçlar›, ortaklaflman›n önemi ve 1 May›s’ta bunun gerçekleflmesi için at›lacak pratik ad›mlar konufluldu. Toplant› boyunca olumsuz ve gerici bir tutum alan Emek Gençli¤i’nin bu tutumu genel bir tepki ile karfl›land›. Burada ilk pratik kararlar›n ard›ndan cuma günü Eylem Komiteleri Koordinasyonu olarak yeniden toplan›ld›. Kitleye aç›k yap›lan toplant›da yine 70 kifli vard›. Örgütsüz unsurlar›n da tart›flmalara canl› biçimde kat›ld›¤› toplant›lar ve ortak bir irade oluflturulmas› yönündeki kararlar çal›flman›n devam›na dair umut vericiydi. Özellikle bu son toplant›da bir 1 May›s de¤erlendirme toplant›s›na dair karar al›nmas› ve ODTÜ Ö¤rencileri’nden baz› arkadafllar›n 6 May›s gündemini önden önermesi özellikle anlaml› bir ad›ma iflaret ediyor. Alanda da bu toplant›ya ça¤r› yapan el ilanlar› da¤›t›ld› ve kortejlerde konuflmalar yap›ld›.

Siyasal gençlik gruplar›n›n tablosuna ›fl›k tutan çal›flma Üniversite Ö¤rencileri çal›flmas› bugünden gençlik hareketinin hanesine yaz›lm›fl ve özellikle yerel ayaklar› politik gençlik gruplar›n›n s›n›rlar›n› aflt›¤› ölçüde ö¤renci hareketinin bütününe mal olmufltur. Ancak bununla beraber Ankara 1 May›s’›ndan bahsederken politik gençlik gruplar›n›n tablosuna de¤inmemek eksiklik olacakt›r. Baflta belirtti¤imiz gibi Üniversite Ö¤rencileri çal›flmas›na dört gençlik grubu kat›lm›flt›r. Bunlardan Emek Gençli¤i çal›flman›n geneline olumsuz ve bozguncu bir hava ve tarzla dahil olmufltur. DGH ve Ö¤renci Koordinasyonu ise ortak çal›flma kültürüne örnek say›lmas› gereken bir tutum sergilemifllerdir. Emek Gençli¤i ise çal›flman›n geneline dair bir ilgisizlik içerisindeydi. Yerellerde istisnalar bir yana çal›flman›n zay›f bir yan› olarak kald›lar. Çal›flma yürüttükleri yerlerde ise ortak bir çal›flma de¤il, kendilerine daralan bir faaliyet yürüttüler. Daha görünür olduklar› Gazi ve Hacettepe’de son anda marazan bir ortaklaflma sa¤land›. Her iki okulda da ayr› yürüttükleri ve kendi çevrelerinden ibaret kalan çal›flmalar› ile alanda ya da alandan hemen önce bir toplam

8

oluflturuldu, zira sadece pankartlar ortaklaflt›r›ld›. Baflkalar›n› esneklikten ve kitle çal›flmas›ndan uzak olarak nitelemeyi çok seven bu arkadafllar, ortak pankartlar arkas›nda “‹fl, bilim, özgürlük!” slogan›n› atmay› denediler. Gazi’de tuttuysa da Hacettepe içinde genel tepki ile karfl›land› ve engellendi. Üstelik ayn› arkadafllar bu planlar›n› toplant›larda tart›flmay› bile göze alamam›fllard›. Söyleyece¤imiz fludur: Reformizm bir kez daha gerçek yüzünü göstermifl, zoraki kat›ld›¤› bir çal›flma olarak Üniversite Ö¤rencileri’nin ileri ç›k›fllar›n› engellemeye çal›flm›fl ve dahas› bunu yaparken çokça elefltirdi¤i dar grupçulu¤un, küçük grup hesaplar›n› aflamay›fl›n nadide örneklerini sergilemifltir. Ancak bu da dönüp kendilerini vurmufl ve çal›flmay› s›rtlayan ö¤rencilerden tepki d›fl›nda hiçbir karfl›l›k alamam›fllard›r. Di¤er gençlik gruplar› ise y›llard›r sergiledikleri tutumu sürdürmüfller ve hareketin toparlanmas› çabas›n›n d›fl›nda kalm›fllard›r. Bir k›sm› bunu tart›flma ihtiyac› bile duymam›flt›r. Kendi de¤erlendirmelerinde ö¤renci pankartlar›n› örgütsüzlük olarak niteleyen bu gruplar, buraya gelerek de¤ifltirme yönünde bir örgütsel irade de sergilememifllerdir. Kuflkusuz bu çal›flma farkl› nedenlerle d›flar›da kalan, ancak bak›flta bu hatt› samimiyetle savunabilecek güçlerin kat›l›m›n› gerektirmektedir. Çünkü çal›flman›n içerisindeki güçlerin özlemi. birleflik, kitlesel, kendi gücüne güvenen ve örgütlü bir gençlik hareketidir.

1 May›s ’05 Ankara gençli¤ine örnek olmal›! Bir kez daha alan›n en dikkat çekici kortejlerinden biri olarak Üniversite Ö¤rencileri’nin tafl›d›klar› coflku ve oluflturduklar› güven, umut havas› ile 1 May›s’› kazand›klar›n› söylemeliyiz. Her fleyden önemlisi eylem için yürütülen çal›flman›n kendisidir. Son derece olumlu bir havada geçen çal›flma yap›lan etkinlik, flenlik, toplant›larla ve kullan›lan çok çeflitli materyallerle muazzam bir emek yo¤unlaflmas› olarak yafland›. Bizce en önemli noktalardan biri de ortaklaflmayd›. Ankara’da geçmifl y›llarda da birbirinden ayr› ve kopuk olarak alana ç›kan çeflitli okullardan ö¤renciler eylem alan›nda buluflmaktayd›lar. Ancak bu y›l önden bir birleflme ile ve ortak bir irade ile yap›lan çal›flma say›sal olarak de¤ilse bile bu yan›yla geçmifl y›llar› aflt›. Bu birliktelik çabas› ve iradesinin siyasetlere daralmamas› ve alan›n d›fl›nda, özellikle çal›flmalar s›ras›nda bunu aflan bir düzey ortaya ç›karmas› anlaml›d›r. Yine bu çal›flma tarz›n›n yerellerin gündemini ve nabz›n› baflar›l› biçimde tuttu¤unu ekleyelim. Yaflanan k›smi aksakl›klar ise çal›flman›n bugünkü örgütlülük düzeyi ile anlafl›labilir. As›l sorun bundan sonras›d›r. E¤er çal›flma ileriye tafl›nabilir, bu birliktelik gelifltirilebilirse bu sorunlar›n da afl›lmas› zor olmayacakt›r. Birbirinden kopuk hareket eden Ankara üniversitelerinin böyle bir birli¤i bizce gençlik hareketi için önemli bir kazan›m›n ilk ad›m›d›r. Genifl gençlik kitlelerinin inisiyatifine dayal›, daha örgütlü bir çal›flma için önümüzdeki dönemi ve politik gündemleri de¤erlendirmeliyiz. Her fley birleflik, kitlesel, örgütlü, devrimci bir gençlik hareketi için!

Ankara Ekim Gençli¤i


´´‹‹ sstta annbbuull EEkkiim mG Geennççllii¤€ii 11 M Maayy››ss ççaall››flflm maallaarr››nnddaann......

Özgüvene dayal› etkin bir 1 May›s çal›flmas› E k i m

1 May›s gençlik hareketinin olabildi¤ine durgun oldu¤u bir atmosferde, bu durgunlu¤u k›rmaya dönük ortak çabalar›n ise henüz çok s›n›rl› sonuçlar üretti¤i bir dönemde gerçekleflti. Bu tablonun bir taraf›n› gerileyen gençlik hareketi, öteki taraf›n› ise siyasal gençlik gruplar›ndaki atalet ve hedefsizlik oluflturmaktad›r. Geçmifl y›llarda 1 May›s öncesi üniversitelerde örülen kampanyalara veya yürütülen yayg›n kitle çal›flmalar›na bu y›l rastlamak neredeyse olanaks›zd›. Siyasal gençlik gruplar› aras›nda yaklafl›k bir ay önce bafllayan ve sonuçsuz kalan birleflik bir gençlik korteji oluflturma tart›flmalar› sonras›nda birçok siyasetin faaliyeti genel bir propaganda-ajitasyonun ötesine geçemedi.

“Üniversite nedir?” kampanyas› Genç komünistler olarak 1 May›s öncesinde kendi gücüne güvenen etkin bir 1 May›s kampanyas› için harekete geçtik. Üniversitelerde propaganda-ajitasyona s›k›flm›fl tabloyu de¤ifltirmenin, alanlar›m›zda 1 May›s’a dönük güçlü ve coflkulu bir atmosfer yaratabilmenin sorumlulu¤u ile davrand›k. Bu aç›dan her zamankinden fazla bir emek ve ›srarla, gençlik korteji oluflturma tart›flmalar›n›n da etkisiyle daralan zaman› güçlü bir kitle çal›flmas›yla bütünleflen politik bir kampanya sürecine dönüfltürmek durumundayd›k. ‹lk olarak 1 May›s çal›flmas›n› örgütlemek ve 1 May›s’a yayg›n bir kitle çal›flmas› ve kampanya ile

haz›rlanmak için çeflitli üniversitelerden 1 May›s örgütleme komiteleri oluflturmaya çal›flt›k. ‹lk yap›lan ve yaklafl›k 35 kiflinin kat›ld›¤› toplant›da 1 May›s’a haz›rlanmak ve alanlar›m›zdaki atalet atmosferini da¤›tmak için nas›l bir kampanya örebilece¤imizi tart›flt›k. Bu tart›flmalar›n bir sonucu olarak üniversitelerde yaflanan sorunlar› ortaya koyan yayg›n bir anket çal›flmas› ile faaliyetimizi bafllatma karar› ald›k. “Üniversite nedir?” üst bafll›¤› ile örgütlemeye çal›flt›¤›m›z kampanya “e¤itim hakk› nedir, bilimsel e¤itim nedir, özgür e¤itim nedir, üniversiteler kimindir ve üniversite gelecek vaadediyor mu?” sorular›ndan oluflmaktayd›. Bu sorular› üniversitelerimizde binlerce ö¤renci ile tart›flmak üzere çal›flman›n yerel komitelerini oluflturduk. ‹lk toplant› sonras› ‹Ü Merkez, Fen-Edebiyat, Avc›lar, YTÜ Davutpafla ve YTÜ Merkez kampüslerinde oluflturulan komiteler arac›l›¤› ile kampanyam›z› bafllatt›k. Kampanya sürecinin kitle çal›flmas› aya¤› özellikle dikkat çekti. S›n›rl› bir zaman içerisinde verimli sonuçlar üretebilmek anlaml›yd›. Ancak bizim aç›m›zdan kampanya sürecinin önemli di¤er bir yan› ise, örgütledi¤imiz ilk 1 May›s komitesi toplant›s› s›ras›nda ald›¤›m›z kararlar› tüm yerellerde hayata geçirebilmifl olmakt›. Sonuçlar› itibariyle kampanyan›n araç ve yöntemleri aç›s›ndan do¤ru ve gerçekçi bir tercih yapm›fl oldu¤umuzu gördük.

G e n ç l i ¤ i

9


Çal›flma boyunca hedefledi¤imiz üniversitelerde yaflanan yerel sorunlar ve gündemleri, e¤itim sistemi ve üniversitelerin temel sorunlar› ile birlefltirmek için çaba sarfettik. Bu kapsamda formasyon sorunundan kalitesiz e¤itime, üniversitelerdeki anti-demokratik uygulamalardan neo-liberal e¤itim politikalar›na kadar onlarca konuyu çal›flmam›z boyunca yerellerde iflleme flans› bulduk. Birebir yap›lan anketler ve yap›lan sohbetlerde, kulland›¤›m›z materyallerin üniversitede bir karfl›l›k buldu¤unu söyleyebiliriz.

Binlerce afifl, onbinlerce el ilan›, toplant›lar, flenlikler ile etkin bir kitle faaliyeti!

E k i m G e n ç l i ¤ i

Üniversitelerdeki atalet ortam›n› k›rmak için etkin bir faaliyet olarak ördü¤ümüz kampanyam›z› binlerce afifl ve onbinlerce el ilan› ile yayg›n bir propaganda faaliyeti olarak örgütledik. Propaganda faaliyetimizi ise birebir yapt›¤›m›z yayg›n anket çal›flmas› ile birlefltirdik. Kampanyan›n örüldü¤ü üniversitelerde yaklafl›k 5 bin üniversite ö¤rencisi ile birebir anket çal›flmas› yapt›k. ‹ki hafta içerisinde binlerce ö¤renci ile yap›lan anket çal›flmas› kitle çal›flmam›z›n düzeyini göstermektedir. Di¤er yandan çal›flmaya kat›lan ba¤›ms›z arkadafllarla beraber harcanan çaba oldukça anlaml› sonuçlar yaratt›. Anket çal›flmalar› ile beraber YTÜ ve ‹Ü kampüslerinde kampanya kapsam›nda ç›kar›lan bültenlerden yüzlercesini kullanarak, çal›flmam›z› ve e¤itim sisteminin sorunlar›n› etkin bir biçimde anlatma flans› bulduk. Anket çal›flmalar› ile beraber örgütlenen tart›flma toplant›lar› (‹Ü Edebiyat, YTÜ Merkez, YTÜ Haz›rl›k) ise oldukça anlaml›yd›. Bu toplant›lara ‹stanbul genelinde 100’e yak›n ö¤renci kat›ld›. Anket çal›flmalar›m›z› ise ‹Ü Merkez ve Edebiyat’ta yaklafl›k 400, YTÜ merkezde 150, YTÜ Davutpafla’da 25 ve Avc›lar’da yaklafl›k 30 kiflinin kat›ld›¤› flenliklerle sonland›rd›k.

“Eflit, paras›z, bilimsel, anadilde e¤itim! Özerk-demokratik üniversite!” talebini 1 May›s alan›na tafl›d›k! Çeflitli üniversitelerden 70 kiflinin oluflturdu¤u “Eflit, paras›z, bilimsel, anadilde e¤itim! Özerk-demokratik üniversite!” pankart› ve k›z›l bayraklar›m›zla alandaki yerimizi ald›k. Yürüyüfl boyunca “Eflit, paras›z, bilimsel, anadilde e¤itim!”, “YÖK-polis-medya bu abluka da¤›t›lacak!”, “YÖK kalkacak, polis gidecek, üniversiteler bizimle özgürleflecek!”, “Katil ABD Ortado¤u’dan defol!”, “Kahrolsun ABD emperyalizmi!”, “Filistin, Irak direniyor, direnen halklar kazanacak!”, “Emperyalistler, iflbirlikçiler 6. Filo’yu unutmay›n!”, “Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm!”, “Marks, Engels, Lenin, yaflas›n devrim ve

10

sosyalizm!” sloganlar› gür bir flekilde at›ld›. Yürüttü¤ümüz kitle çal›flmas›n›n ve kazand›¤›m›z deneyimin oldukça anlaml› oldu¤unu düflünüyoruz. ‹stanbul’daki dört üniversitede aç›lan standlar, yap›lan toplat›lar, yüzlerce ö¤rencinin kat›ld›¤› flenlikler ve en önemlisi ise 5 bin üniversite ö¤rencisi ile yap›lan anket çal›flmas› sadece bizim için de¤il gençlik hareketi ad›na anlaml› sonuçlar üretmifltir. Ördü¤ümüz kampanya ile bulundu¤umuz üniversiteler dar bir propaganda çal›flmas›n›n yap›ld›¤› alanlar olmaktan ç›km›fl, dinamik bir kitle faaliyetinin örüldü¤ü alanlar haline gelmifltir. Gençlik hareketinin yaflad›¤› darl›¤› aflma çabas›nda kendi gücümüze ne kadar güvendi¤imizi, baflar›l› bir kitle faaliyetinin bu kadar k›sa bir sürede nas›l örgütlenebildi¤ini dosta düflmana göstermifl bulunuyoruz.

‹stanbul Ekim Gençli¤i

‹‹ssttaannbbuull’’uunn bbiirrççookk üünniivveerrssiitteessiinnii vvee sso ok ka ak klla arr›› a affii flfllleerrii m miizzllee ddoonnaatttt››kk!!

‹stanbul’da kampanya çal›flmas›n›n yan›s›ra Ekim Gençli¤i imzal› yayg›n bir propaganda çal›flmas› örgütledik. ‹Ü Merkez, Edebiyat, Fen, Avc›lar, YTÜ Merkez Kampüs ve Davutpafla Kampüsü ile Bo¤aziçi Üniversitesi’ne “Birlik ve mücadele için yaflas›n 1 May›s!”, “ E¤itimin ticarilefltirilmesine ve emperyalist iflgale hay›r! Yaflas›n 1 May›s!” Ekim Gençli¤i imzal› afifllerimizden yüzlercesini ast›k. Yine ‹Ü ve YTÜ’nün birçok kampüsünde ve fakültesinde, yan›s›ra ‹TÜ, Bo¤aziçi ve Mimar Sinan Üniversitesi’nde Ekim Gençli¤i sat›fl› gerçeklefltirdik. Tüm bu üniversitelerde 200 civar› Ekim Gençli¤i sat›ld›. ‹stanbul Avrupa Yakas›’nda Cevizliba¤, Topkap›, Fatih, Aksaray, Haflim ‹flcan, Befliktafl, Taksim, Y›ld›z, Levent, Maslak ve Bo¤aziçi Köprüsü’ne binin üzerinde Ekim Gençli¤i afifli yapt›k.

‹stanbul Ekim Gençli¤i


Kampanya çal›flmalar›ndan... Eddeebbiiyyaatt FFaakküülltteessii E

* Yaklafl›k 1200 kifli ile birebir anket yap›ld›. * Kampanya afifllerinden yüzlerce kullan›ld›. * fienlik ve toplant›lar öncesi yüzlerce afifl ve yaklafl›k 4 bin civar› el ilan› kullan›ld›. * Her gün aç›lan standlarla kampanyan›n tan›t›m› yap›ld›. * ‹Ü Fen Fakültesi ile ortak örgütledi¤imiz ve kampanya sonuçlar›n› aç›klad›¤›m›z flenli¤e yaklafl›k 400 kifli kat›ld›. * Kampanya bülteninden 100’ün üzerinde sat›fl yap›ld›.

‹‹ÜÜ FFeenn FFaakküülltteessii

* Yaklafl›k 500 kifli ile birebir anket yap›ld›. * Kampanya afifllerinden yüzlerce kullan›ld›. * Aç›lan standlarla kampanyan›n tan›t›m› yap›ld›. * Kampanya bülteninden onlarca sat›ld›.

‹‹ÜÜ M Meerrkkeezz Ka K am mppüüss * Yaklafl›k 500 kifli ile birebir anket yap›ld›. * Kampanya afifllerinden yüzlerce kullan›ld›. * fienlik ve toplant›lar öncesi yüzlerce afifl ve el ilan› kullan›ld›. * Aç›lan standlarla kampanyan›n tan›t›m› yap›ld›. * Kampanya bülteninden onlarca sat›ld›.

‹‹ÜÜ A Avvcc››llaarr Ka K am mppüüssüü

* Yaklafl›k 1000 kifli ile birebir anket yap›ld›. * Kampanya afifllerinden yüzlerce kullan›ld›. * fienlik ve toplant›lar öncesi yüzlerce afifl ve binlerce el ilan› kullan›ld›. * Aç›lan standlarla kampanyan›n tan›t›m› yap›ld›. * 1 May›s pankart› kampüste haz›rlanarak politik bir etki yarat›ld›. * Anket sonuçlar› yaklafl›k 30 kiflinin kat›ld›¤› etkinlikle aç›kland›.

YYTTÜÜ M Meerrkkeezz Ka K am mppüüss * Yaklafl›k 800 kifli ile birebir anket yap›ld›. * Kampanya afifllerinden yüzlerce kullan›ld›. * fienlik ve aç›k toplant›lar öncesi yüzlerce afifl ve yaklafl›k 5 bin civar› el ilan› kullan›ld›. * Her gün aç›lan standlarla kampanyan›n tan›t›m› yap›ld›. * Kampanya sonuçlar›n› aç›klad›¤›m›z flenli¤e yaklafl›k 150 kifli kat›ld›. * Kampanya bülteninden yaklafl›k 100 tane sat›ld›.

E k i m G e n ç l i ¤ i

YYTTÜÜ D Daavvuuttppaaflflaa Ka K am mppüüssüü

* Yaklafl›k 800 kifli ile birebir anket yap›ld›. * Kampanya afifllerinden yüzlerce kullan›ld›. * fienlik ve toplant›lar öncesi yüzlerce afifl ve yaklafl›k 4 bin civar› el ilan› kullan›ld›. * Her gün aç›lan standlarda kampanyan›n tan›t›m› yap›ld›. * Kampanya sonuçlar›n› aç›klad›¤›m›z flenli¤e yaklafl›k 150 kifli kat›ld›. * Kampanya bülteninden 100’ün üzerinde sat›fl yap›ld›

11


OD O DT TÜ Ü’’d de en n 1 1 M Ma ay y ››s s’’a a y yü ür rü üd dü ük k.... ..

100’e ulaflm›flt›. Jandarmayla çat›flarak polislerin defedilmesi ODTÜ ö¤rencisinin motivasyonunu yükselten bir olay oldu. Okuldaki bir di¤er geliflme ise teknokent ile ilgili yafland›. Polisle yap›lan iflbirli¤inin sona erdirilmesi için rektörlükle yapt›¤›m›z görüflmede bize “ODTÜ’nün kiralanacak ve sat›lacak yerleri vard›r” cevab›n› verip, polisleri sermayenin çöplü¤ü olan teknokentte ders görmeye gönderen rektörlü¤ü protesto etmek, ayr›ca arkadafllar›m›z gözalt›na al›n›rken onlara söylenen “Buras› sizin de¤il, teknokentin” diyen jandarmaya teknokentin kuruldu¤u alan›n da bizim oldu¤unu göstermek için teknokente gidip bas›n aç›klamas› yapmak istedik. Bu eylem süresince, insanlarla teknokentlerle ilgili bak›fl›m›z konusunda konuflmalar gerçeklefltirdik.

“Gelenek sürüyor, ODTÜ yürüyor!”

E k i m G e n ç l i ¤ i

12

ODTÜ Ekim Gençli¤i olarak, 1 May›s öncesi yo¤un bir afifl çal›flmas› yapt›k. Bir ay öncesinden, henüz hiç kimsenin çal›flmas› yokken, afifl çal›flmas›na bafllam›fl olmak bizim için anlaml›yd›. Yüzlerce afifl yap›p bildiri da¤›tt›k. Fakat yapt›¤›m›z çal›flmalarda esas ald›¤›m›z kitle iliflkisi kurmak oldu¤u için, 1 May›s’a ODTÜ Ekim Gençli¤i olarak anlam›na yak›fl›r bir haz›rl›k yapabildi¤imizi söyleyemiyoruz. Yay›nlar›m›za da yans›yan gündemlerin yo¤unlu¤u, 1 May›s çal›flmalar›n› ister istemez gölgede b›rakt›.

Yemekhane ve di¤er süreçler ODTÜ’de 1 May›s faaliyetini esas olarak ODTÜ Ö¤rencileri çal›flmas› üzerinden planlad›k. Özellikle iki dönemdir süreklileflen eylemlilikleri/etkinlikleri ve düzenli toplant›lar›yla özörgütlülük nüvesi haline gelen ODTÜ Ö¤rencileri’nin gündeminde uzun süredir yemekhane sorunu vard›. Ve 1 May›s haz›rl›k döneminin ana tetikleyicisi de yemekhane oldu. Yemeklerin kalitesizli¤i, pahal›l›¤› ve doyurucu olmamas› üzerinden geliflen hoflnutsuzluk, kendisini k›sa sürede bir günlük uyar› boykotu yapacak noktaya getirdi. Boykot öncesinde yo¤un bir kitle çal›flmas› yap›lm›fl, ODTÜ’de okuyan her ö¤renciyle birebir iliflki kurulmaya çal›fl›lm›flt›. Öyle ki yemekhane problemi derslerde profesörlerce bile dile getirilir olmufltu. Yapt›¤›m›z imza çal›flmas› ile gücümüzün kat kat üzerinde sonuçlar elde ettik. Bir hafta gibi k›sa bir sürede 4 bin imzaya ulaflm›fl ve bu imzalar›m›z› 400 kiflilik bir eylemle rektörlü¤e sunmufltuk. Rektörlü¤ün bizi de¤il yasal statüsü olan ÖTK’y› ODTÜ ö¤rencilerinin temsilcisi olarak gördü¤ünü ve onlarla yapt›klar› görüflmelerde anlaflmaya vard›klar›n› söylemesi üzerine; ÖTK’n›n yemekhanede ketçap-mayonez bulunmas› için u¤raflt›¤›n›, ö¤rencilerin gerçek sorunlar›yla ilgilenmedi¤ini, ilgilense de yapt›r›m gücü olmad›¤›n›, dolay›s›yla bizi temsil edemeyece¤ini söyledik. Taleplerimizi dikkate almad›klar› koflulda boykota kadar gidece¤imizi ifade ettik. 22 Nisan’da bir günlük boykot, 26 Nisan günü de bir flenlik yapt›k. fienlik de, boykot da son derece baflar›l› geçti. Bu “ODTÜ Ö¤rencileri” çal›flmas› yapan insanlar›n morallerini yükseltmenin yan›s›ra, ODTÜ Ö¤rencileri çal›flmas› yürüten ODTÜ’lülerin say›s›n› da iki-üç kat›na ç›kard›. Y›llard›r söyledi¤imiz ba¤›ms›z taban› olan ve örgütsüz insanlar›n içerisinde yo¤un oldu¤u birliktelik ODTÜ’de -hala s›n›rl› olmakla birlikte- baflar›lm›fl durumda. Tek bafl›na yemekhane süreci bile politik bir atmosfer yaratmaya yetecek güçteydi. Fakat ODTÜ’de 1 May›s öncesi politizasyonu besleyen baflka baz› gündemler de vard›. Okulun teknik donan›m harikas› ak›ll› s›n›flar›n›n Emniyet Müdürlü¤ü’ne kiralanmas› üzerine, okulda varolan gençlik gruplar›nca, polisin okuldan ne pahas›na olursa olsun kovulmas› karar› ç›km›flt›. Haz›rl›k önünde 30 kifliyle bafllayan eylemimiz polislerin ders yapt›¤› Fizik bölümüne gelindi¤inde

1 May›s öncesi Bu çal›flmalar içerisinde ODTÜ Ekim Gençli¤i hep en önde süreçlere etkili bir flekilde müdahil olmufltur. Fakat k›sa bir zaman aral›¤›nda bu kadar çok gündemin üstüste gelmifl olmas›, 1 May›s’a etkili müdahale edebilmemizi engelledi. Gündemlerden sonra ancak 28 Nisan’da yap›lan toplant›da 1 May›s’a dair somut kararlar alabildik. ODTÜ Ö¤rencileri pankart› açacakt›k. Zaten iki senedir kitlesel bir flekilde kat›l›m sa¤lanabildi¤i için pankart›n aç›l›yor olmas›na kimse karfl› ç›kmad›. Bu sene ODTÜ’de tart›fl›lan Üniversite Ö¤rencileri pankart› arkas›nda ODTÜ Ö¤rencileri’nin de yürüyüp yürümeyece¤i meselesiydi. Fakat ODTÜ Ö¤rencileri, Emek Gençli¤i’nin çok geri bir zeminden tart›flmaya çal›flt›¤› bu sorunda, hiçbir tart›flmaya yer vermeden karar›n› birleflik bir 1 May›s eyleminden yana verdi. ODTÜ Ö¤rencileri di¤er üniversitelerden gelen üniversitelilerle birlikte alanda yerini alacakt›. 1 May›s’a ODTÜ’den 200’e yak›n ö¤renci kat›ld›. Geçen y›la oranla bir düflüfl olmakla birlikte, sadece bir günlük afifl çal›flmas›n›n ard›ndan böylesi bir kat›l›m olmas› ODTÜ’ye dair umutlar›m›z› art›rd›. Alanda ODTÜ Ö¤rencileri birkaç ufak tefek sorunun d›fl›nda di¤er üniversitelerle ortak sloganlar atmaya, düzenli bir görünüm sergilemeye ve coflkusunu hiç yitirmemeye u¤raflt›. Yol boyunca sloganlar›n› gür bir flekilde atan ODTÜ Ö¤rencileri, polis arama noktas›nda durarak “Polisleri kovduk, yine kovar›z!” slogan› att›. Alana girerken ise çevreden bizi izleyen emekçilerin yan›ndan geçerken “Gelenek sürüyor, ODTÜ yürüyor!” slogan›n› att›. Bu slogan bizim oldu¤u kadar, geçmiflin devrimci gençlik hareketine tan›kl›k etmifl emekçi dostlar›m›z›n da coflkusunu artt›rd›. Yo¤un alk›fllar eflli¤inde alandaki yerimizi ald›k. ODTÜ’lülerin coflkusu çekilen halaylar, söylenen marfllar-türküler ve at›lan sloganlarla eylemin sonuna dek sürdü. 1 May›s, ODTÜ aç›s›ndan olumlu bir tablo ortaya ç›karm›fl ve üzerimizdeki sorumlulu¤u bir kez daha ortaya koymufltur. ODTÜ hala gelene¤ini ve 1 May›s’›n önemini unutmam›fl bir okuldur. Bugün alanlara ç›kan say›n›n kat kat fazlas›n› alanlara tafl›yacak güce, olana¤a ve iradeye sahibiz. 1 May›s’ta ilk ad›m›n› att›¤›m›z birleflik gençlik hareketi yaratma iddias›n›n, eminiz ki ODTÜ en önemli parçalar›ndan biri olacakt›r.

Ekim Gençli¤i/ ODTÜ


Ce C eb be ec cii Ö Ö¤ €r re en nc c iill e er rii 1 1 M Ma ay y››s s a all a an n›› n nd da ay yd d››… …

Birleflik, devrimci bir gençlik hareketi için ad›mlar›m›z› s›klaflt›r›yoruz!

2004-2005 e¤itim döneminin henüz bafl›nda, genç komünistler taraf›ndan erken bir dönemde etrafl›ca bir de¤erlendirmeye konu edilen gençlik hareketinin parçal›, da¤›n›k ve örgütsüz tablosu, özel olarak üniversite ö¤rencilerinin birleflik bir mücadele hatt› ihtiyac›, hareketin döneme damgas›n› vuran temel sorunlar›ndan biriydi. Genç komünistler, bu ihtiyac›n giderilmesinin bir zorunluluk oldu¤u bilinciyle, hareketin toplam tablosunun önümüze ç›kard›¤› her türlü zaaf ve engele ra¤men tüm enerjilerini, tüm pratik faaliyetlerini bu alanda seferber ettiler; bütün bir dönem boyunca bu parçal› ve örgütsüz tablonun afl›lmas› yönünde bir çaba içinde oldular. 6 Kas›m 2004 eylemlerinden kurultay tart›flmalar›na, oradan 1 May›s’a uzanan dönemde genç komünistlerin sözkonusu ç›k›fllara dair bak›fl›, hep gençlik hareketinin belirtilen zaaflar›n›n giderilmesi perspektifi, birleflik bir devrimci gençlik hareketinin yarat›lmas› için seferberlik anlay›fl› olageldi. 5 Kas›m’da ‹stanbul’da büyük oranda baflar›lan, zaafl› ve eksikli de olsa baflta Ankara olmak üzere birtak›m illere de yans›yan tablo, genç komünistlerin bu bak›fl›n›n ilk meyvelerini verdi¤ini, birleflik mücadelenin ilk olanaklar›n›n yakaland›¤›n› gösteren temel verilerdi. Bu süreç, kampüsümüz için de önemli bir bafllang›ç, birleflik bir gençlik hareketi perspektifinin Ankara üniversitelerine de yay›lmas›

anlam›nda önemli bir imkand›. Ankara’da 5 Kas›m eylemlerinden 1 May›s öngününe dek yaflanan süreçte grupçu dar görüfllülük ve sekterlikle süslenmifl liberal gevflekli¤e karfl› birleflik bir gençlik hareketi perspektifini çok farkl› yollardan, gençli¤in temel gündemlerine müdahale etme bak›fl›n› kaybetmeden, üniversiteli gençli¤e mal etmeye çal›flan genç komünistlerin önüne sürekli olarak gerici kayg›lar ç›kt›. Cebeci Kampüsü bu gerici kayg›lar›n yo¤un olarak karfl›m›za ç›kt›¤› çal›flma alanlar›ndan biri idi. 5 Kas›m eylemlerinin ard›ndan Felluce direnifline destek eylemlerine, SEKA’n›n kapat›lmas›na karfl› yap›lan eylemliliklerden 1 May›s 2005 prati¤ine, Cebeci’de birleflik mücadele perspektifi sürekli bir biçimde gündemde oldu, pratik çabalar gösterildi ve bu bak›flta ortaklaflt›¤›m›z baz› siyasetlerle sürekli bir biçimde ortak ifl yapma ve birleflik mücadelenin önünün aç›lmas›na dair ortak somut ad›mlar at›ld›. Ancak bu çabalar bekledi¤imiz verimi vermedi, Cebeci’de beklenen düzeyde bir birliktelik zemini yarat›lamad›.

E k i m G e n ç l i ¤ i

Cebeci Ö¤rencileri’nin 1 May›s haz›rl›¤› Ancak 1 May›s süreci genç komünistler için çok temel bir s›nama alan› idi. Özellikle Cebeci’de pratik olarak s›k›nt›s›n› duydu¤umuz parçal›l›k tablosuna 1 May›s vesilesiyle daha ileriden müdahale etmek, Ankara 1 May›s’›n› gençlik için çok önemli bir ç›k›fla konu etmek perspektifiyle, yaklafl›k bir ay öncesinden 1 May›s haz›rl›¤›m›za bafllad›k. Bizim için 1 May›s haz›rl›¤› çok yönlü bir çal›flmay›

13


E k i m G e n ç l i ¤ i

14

ifade ediyordu. Öncelikle ortaklaflabildi¤imiz siyasetlerle 1 May›s çal›flmas›, Cebeci Kampüsü’nde birleflik bir 1 May›s çal›flmas› ve üniversiteli gençli¤in birleflik çal›flma ve birleflik bir mücadele hatt› yarat›lmas› mücadelesine dair bir anlay›fl birli¤ine ulaflabildi¤imiz aç›s›ndan gerek siyasetler aras›nda yarat›lan ortaklaflma, oranda ortak çal›flma zemini yaratarak çal›flmalar›m›za gerekse de ba¤›ms›z ö¤rencilerin böyle bir çal›flmada bafllad›k. Hukuk Fakültesi ve E¤itim Bilimleri aktif rol oynamalar›n›n sa¤lanmas›nda elde edilen asgari Fakültesi’nde ba¤›ms›z insanlar› da kapsayan çal›flma baflar› üzerinden olumlu denebilecek bir pratik oldu. gruplar› oluflturarak yerellerden güçlendirilecek bir ortak fiimdi önümüzde duran görev, 1 May›s çal›flmas›n›n Cebeci Ö¤rencileri çal›flmas›n›n temellerini atmaya derslerinden ö¤renerek, eksi¤iyle fazlas›yla ilerletti¤imiz çal›flt›k. Birlik, mücadele ve dayan›flma günü 1 May›s’a bu süreci zaaflar›ndan ar›nd›rarak yeni bir düzeye üniversite ö¤rencilerinin güçlü, birleflik ve kitlesel ç›karmak, çal›flmay› süreklilefltirmek ve merkezi olarak kat›l›m› için bir aç›k toplant›yla bafllat›lan 1 May›s yakalanan kampüsler ve üniversiteler aras› birlikteli¤in çal›flmas›, fakültelerde yerel ayaklar› örülerek devam ettirilmesi için aktif çaba harcamak olacakt›r. Genç ilerletilmeye çal›fl›ld›. Fakültelerde “Bir ö¤renci neden 1 komünistler, bu bilinç ve sorumlulukla önümüzdeki May›s’a kat›l›r?” bafll›¤›yla sürdürülen çal›flma yüzlerce dönem birleflik bir devrimci gençlik hareketi için Cebeci bildiri, afifl ve el ilan›yla desteklendi, tek tek insanlarla Kampüsü’nde de çabalar›n› yo¤unlaflt›racak, ad›mlar›n› konufluldu, 1 May›s’a kitlesel kat›l›m›n önemi vurguland›. s›klaflt›racaklard›r. Öte yandan, HFÖD, EBF Gazetesi ve EBF Müzik Ekim Gençli¤i/AÜ Cebeci Kampüsü Toplulu¤u taraf›ndan örgütlenen flenlik de 1 May›s ça¤r›s›n›n bir arac› haline getirildi. Ortak pankart kantinde erken bir zamanda beraber haz›rland›. Cebeci ö¤rencileri çal›flmas›, 1 May›s’a yaklafl›l›rken di¤er kampüslerde yürüyen benzer çal›flmalarla ortaklaflmay› önüne koydu. Alt› üniversite ve kampüsten ö¤rencilere ça¤r› yap›ld› ve üniversite ö¤rencilerinin birleflik 1 May›s’› için Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde bahar dönemi coflkuyla bafllad›. Nisan kampüsümüzden merkezi ay›nda Hukuk Fakültesi Ö¤renci Derne¤i bir piknik düzenledi. Piknik derne¤in kendi ad›mlar at›lm›fl oldu. Yine içinde birlik ve beraberli¤ini güçlendirmesi yönünden yararl›yd›. Fakat piknikte politik bir kampüsümüzde atmosfer yarat›lamad›. düzenlenen toplant›larda Cebeci Kampüsü’ndeki fakülteler aras› kopuklu¤u gidermede önemli bir ad›m Ankara’n›n de¤iflik say›labilecek bir bahar flenli¤i düzenleme karar› al›nd›. fienli¤i Hukuk Fakültesi Ö¤renci üniversite ve Derne¤i ve EBF (E¤itim Bilimleri Fakültesi) gazetesi ile EBF Müzik Toplulu¤u ortak kampüslerinden gelen örgütledi. fienlik öncesinde yap›lan toplant›larda neler yap›labilece¤i tart›fl›ld›. fienlik onlarca ba¤›ms›z gününe kadar içinde ba¤›ms›zlar›n da bulundu¤u onlarca ö¤renci çal›fl›p emek verdi. Bu, ö¤renciyle birleflik bir 1 devrimciler ile ba¤›ms›z ö¤renci kitlesi aras›ndaki yal›t›lm›fll›¤› gidermede önemli bir May›s eylemi için ad›m oldu. Üzerinde flenlik program› bulunan kitap ayraçlar› haz›rland›. Bu ayraçlar flenlik planlamalar beraber giderlerini karfl›lama ve duyuru amaçl› olarak tüm kampüste, fakültelerde aç›lan yap›ld›. masalarda, s›n›f ç›k›fllar›nda da¤›t›ld›. Haz›rlan›fl› aflamas›ndaki kolektif çal›flma da 1 May›s sabah› oldukça ö¤retici oldu. Bunlar›n yan›nda flenli¤e ça¤r› niteli¤inde el ilanlar›, s›n›f toplanma alan›ndan konuflmalar› ve s›n›flarda flenlik ça¤r›lar›n›n tahtalara yaz›lmas› da etkili oldu. itibaren disiplinli ve 20 Nisan günü yap›lan “Nisan Günefliyle fiark›lar Söylüyor, Omuz Omuza Halaya coflkulu bir kortejle, Duruyoruz!” bafll›kl› flenlikte Grup Munzur, EBF Müzik Grubu, Semah gösterisi, tulum ve yaklafl›k 70 kiflilik bir davul-zurna eflli¤inde halaylar vard›. kat›l›mla ve “YÖK fienlik öncesi alan temizlendi ve topluluklar›n pankartlar› aç›ld›: “Emperyalizmin yoz da¤›t›ls›n! Söz, yetki, kültürüne karfl› yaflas›n halklar›n kültürü!”, “Dünyay› istiyoruz k›r›nt› de¤il!”, “Yaflas›n 1 karar hakk› istiyoruz!” May›s! HFÖD”, “Türküleri yapanlar yasalar› yapanlardan daha güçlüdür! EBF Müzik ortak pankart›yla, Toplulu¤u”, “Eflit, paras›z, demokratik e¤itim!”, “Emperyalist iflgale, YÖK’e hay›r!” arkas›ndan da HFÖD Yaklafl›k 1500 ö¤rencinin kat›ld›¤› flenlik oldukça baflar›l› ve coflkulu geçti. pankart›yla üniversite Ekim Gençli¤i/Cebeci kortejinde yerimizi ald›k.

AÜ A Ü CCeebbeeccii K Kaam mppüüssüü’’nnddee kkiittlleesseell vvee ccooflflkkuulluu bbaahhaarr flfleennllii¤€ii......

“Eflit, paras›z, demokratik e¤itim!”


DT D TC CF F ’’d de e 1 1 M Ma ay y››s s......

“Gelece¤imizi istiyoruz, diplomal› iflsiz olmayaca¤›z!” E k i m

Soruflturma terörünün yaratt›¤› tahribat

G e n ç l i ¤ i

DTCF geçmiflten bu yana Ankara’daki ö¤renci muhalefetinin önemli merkezlerinden biri oldu. Gerek kendi içinde yürüttü¤ü politik faaliyet, gerekse de di¤er okullar üzerinde yaratt›¤› olumlu atmosfer nedeniyle önem tafl›yordu. Ancak, özellikle 19 Aral›k katliam› sonras›nda okulda yaklafl›k 50 civar›nda ö¤rencinin tutuklanmas›, buradaki devrimci çal›flmay› önemli ölçüde kesintiye u¤ratm›fl ve sonras›nda okula gelen genç devrimciler ve yürütülen politik çal›flma bak›m›ndan olumsuz sonuçlar do¤urmufltur. Tam da bu sürecin ard›ndan idare, polisle iflbirli¤i içerisinde, yo¤un bir sorufltura terörü bafllatt›. Soruflturmalarda ö¤rencilere cezalar ya¤d›r›lm›fl, bu da do¤ru tarzda bir çal›flmaya konu edilip püskürtülemedi¤i ölçüde zaten kötü olan havay› iyice a¤›rlaflt›rm›flt›r. Halen soruflturmalar ö¤renciler üzerinde cayd›r›c› bir etkiye sahip. Bu nedenle gerek 1 May›s öncesinde gerekse de sonras›nda okulda yürütülecek çal›flma oldukça önem tafl›yor.

Haz›rl›k süreci ve toplant›lar 1 May›s çal›flmas›na erken bir tarihte bafllamak ve bu atmosferi bir yerinden k›rabilmek için Nisan ay›n›n bafllar›nda aç›k bir toplant› ça¤r›s› yapmay› önerdik. Bunun kabul görmesi üzerine, bir yandan büyük afifller ç›kar›p okula asarak, di¤er yandan da birebir iliflkilerle insanlar› toplant›ya katmaya çal›flt›k. Ancak gerek bizim istedi¤imiz çal›flmay› ortaya koyamay›fl›m›z gerekse de okulun genel atmosferi nedeniyle toplant›ya kat›l›m çok s›n›rl› oldu. Bizim önerimiz afifl, bildiri, s›n›f konuflmalar› ve 1 May›s’tan önce bir etkinlikle tamamlanacak çal›flman›n ard›ndan DTCF Ö¤rencileri imzal› bir pankartla 1 May›s’a kat›lmakt›. Bu öneri DGH ve örgütsüz ö¤renciler taraf›ndan sahiplenildi. Emek Gençli¤i çal›flmaya kat›lmayaca¤›n›, SDG ve Troçkistler’in de içinde yerald›¤› Fikir Kulübü 1 May›s’a E¤itim-Sen 5 No’lu fiube ile kat›lacaklar›n›, Ankara Gençlik Derne¤i kendi ba¤›ms›z çal›flmas›n› yapaca¤›n› belirtti. ÖEP ise 1 May›s’ta ‹stanbul’a gidece¤ini, ancak buna ra¤men çal›flmaya kat›laca¤›n› aç›klad›. HÖC ve Fikir Kulübü toplant›da DTCF Ö¤rencileri imzal› ortak bir imza ile eyleme kat›lmaya karfl› olduklar›n›

15


E k i m G e n ç l i ¤ i

16

söylediler. Gerekçe olarak ise, bu imzan›n örgütsüzlü¤ü meflrulaflt›rd›¤›n› ve okulda bir örgütlülük oluflmas›n›n önünde bir engele dönüfltü¤ünü ifade ettiler. Ancak E¤itim-Sen 5 No’lu fiube ile alana ç›kman›n bu örgütsüzlü¤ü nas›l k›raca¤› ve örgütlenmede nas›l bir ifllev görece¤i aç›kta kalan bir soru oldu! EG, DGH, ÖEP ve toplant›da bulunan ba¤›ms›z ö¤renciler olarak, tam da bu örgütsüzlü¤ü k›rman›n, ö¤rencileri asgari düzeyde kendi sorunlar›na karfl› duyarl› hale getirecek bir çal›flmayla onlar› alana tafl›man›n yolunun ba¤›ms›z ö¤rencileri de kapsayacak bir politik faaliyetten geçti¤ini ifade ederek çal›flmay› bu imza ile yürütece¤imizi belirttik.

Çal›flmalar Çal›flma ortak afifllerin ç›kar›lmas›yla bafllad›. Hemen ard›ndan Koordinasyon da çal›flmalara kat›laca¤›n› aç›klad›. K›sa süre sonra onu Emek Gençli¤i izledi. Bu arada afifl çal›flmam›z çeflitlenip giderek zenginleflti. Görselli¤iyle dikkat çeken afifller 1 May›s’a dek her gün okul duvarlar›n› süslemeye devam etti. Pankart›m›z› da kararlaflt›rd›¤›m›z gibi okulda alana ça¤›rd›¤›m›z ö¤rencilerle birlikte haz›rlamaya karar verdik. Son hafta pankart›m›z› bahçede ö¤rencilerin kat›l›m›yla tamamlayarak bu ifli de bir ön eylemlili¤e dönüfltürdük. Bu çal›flma çok dikkat çekti. Sonras›nda pankart›m›z› okulun bahçesine ast›k. Pankart›m›z gerek ortak bir eme¤in ürünü olmas›, gerekse de görsel aç›dan güzelli¤iyle oldukça dikkat çekti. Ard›nda da iki gün boyunca 1 May›s bildirilerimizi ve ça¤r› ilanlar›m›z› yayg›n olarak da¤›tt›k. Çal›flman›n eksik kalan en önemli yan› ise kitle çal›flmas› oldu. Hedefledi¤imiz s›n›f konuflmalar›n› yapamay›fl›m›z, çevremizde bulunan s›n›rl› say›da ba¤›ms›z ö¤renci d›fl›nda kimseyi çal›flmaya katamay›fl›m›z, gerek yap›lan iflin sahiplenilmesi gerekse de eyleme kat›l›m› olumsuz etkiledi. Bunda okulun s›nav döneminin bafllam›fl olmas› da önemli bir etkendi. Bunu k›rma noktas›nda iradi müdahalede yetersiz kal›fl›m›z ise

bizim ad›m›za yaz›lacak bir eksiklik oldu. Buradan ç›kard›¤›m›z dersle bundan sonraki süreçlerde daha s›k› bir flekilde kitle çal›flmas›na a¤›rl›k veren bir faaliyet yürütece¤iz. Son gün bir orta bahçe etkinli¤iyle çal›flmam›z› bitirmeyi planlam›flt›k. Bu gerek ö¤rencilerin 1 May›s havas›na girmeleri, gerekse çal›flmam›z›n zenginleflmesinde önemli bir ad›m olacakt›. Ancak bu etkinli¤i müzik ve tiyatro grubunun gelememesi nedeniyle iptal etmek zorunda kald›k.

1 May›s’a kat›l›m 1 May›s günü okulumuzun önünde topland›k ve toplanma alan›na do¤ru yola ç›kt›k. Toplanma alan›na varmadan sendikalar ve kitle örgütleriyle birleflip DTCF Ö¤rencileri imzal› “Gelece¤imizi istiyoruz, diplomal› iflsiz olmayaca¤›z!” pankart›m›z› açt›k ve alana sloganlar›m›zla girdik ve Üniversite Ö¤rencileri pankart› arkas›nda yerimizi ald›k. Yürüyüfl boyunca ve alanda “Diplomal› iflsiz olmayaca¤›z!”, “Formasyon hakk›m›z gasp edilemez!”, “Dil-Tarih faflizme mezar olacak!”, “Sermaye defol, üniversiteler bizimdir!”, “Kurtulufl yok tek bafl›na; ya hep beraber ya hiçbirimiz!”, “Soruflturmalar, tutuklamalar, bask›lar bizi y›ld›ramaz!”, “Yaflas›n 1 May›s!” gibi sloganlarla gerek okulumuzun özgün sorunlar›n› gerekse de ö¤renci gençli¤in ortak taleplerini hayk›rd›k. Kat›l›m›m›z›n 60 civar›nda ö¤renciyle okulumuz ad›na son y›llar›n en düflük seviyesinde olmas› bir olumsuzluk olmakla birlikte, yine de s›nav dönemi ve soruflturma terörünün yaratt›¤› olumsuz atmosfer içinde böyle bir çal›flman›n yap›labilmesi ve kitlenin alana tafl›nabilmesi anlaml›yd›. Bafllat›lan bu çal›flma varolan atmosferi k›rmada bizim için bir ilk ad›m olarak önemli. Okuldaki tüm süreçlere ve sorunlara bu bak›flla müdahale edece¤iz ve Dil Tarih’i yeniden kazanaca¤›z.

DTCF’den Ekim Gençli¤i okurlar›


Ankara Üniversitesi Fen-Mühendislik Fakültesi Ö€rencileri 1 May›s’ta alandayd›… Ankar a Ün iver sitesi Fen-Mühend isli k F akültesi Ö¤r en ci ler i 1 Ma y›s’ta alanda yd›…

Kenetlenmeden al›nan güç ve ablukay› k›ran çal›flma!

1 May›s’a iki hafta kala aç›k bir toplant› ile 1 May›s’a haz›rl›k çal›flmalar›m›za bafllad›k. Hepimizde 1 May›s’ta ilk kez Fen Fakültesi pankart›n›n aç›lacak olmas›n›n heyecan› vard›. Toplant›da ilk olarak hangi taleplerle 1 May›s’a kat›laca¤›m›z› tart›flt›k. FenMühendislik Fakültesi’nde yaflad›¤›m›z en temel sorun transkript, ö¤renci belgesi ve spor faaliyetlerinden al›nan paralard›. Yabanc› dilde verilen e¤itimin yolaçt›¤› sorunlar, laboratuvar eksikli¤i, ÖTK’n›n bir aldatmacadan ibaret olmas› ve yönetimde söz sahibi olamamam›z vb. de yaflad›¤›m›z di¤er sorunlard›. Çal›flmam›z›n ana eksenini buraya oturttuk. Ayn› zamanda Irak’ta süren ABD iflgali, ülke genelinde süren özellefltirmeler de çal›flma gündemlerimiz oldu. Çal›flma boyunca düzenli toplant›lar yapt›k. Bir hafta boyunca taleplerimizi içeren ve 1 May›s’ta FenMühendislik Fakültesi Ö¤rencileri pankart›na ça¤r› yapan afifllerimizi okulun her yerine ast›k. Ayn› içerikte bildirilerimizi ve el ilanlar›n› okulun her yerinde da¤›tt›k. Tan›d›¤›m›z, tan›mad›¤›m›z her insanla sohbet ederek 1 May›s’a ça¤r› yapt›k. Son hafta çarflamba ve perflembe günü stand›m›z› açt›k. Ancak perflembe günü ÖGB terörüyle karfl›laflt›k. ÖGB, stand› kapatmad›¤›m›z taktirde çevik kuvveti ça¤›rmakla tehdit etti. Kampüs genelinde estirdi¤imiz 1 May›s havas› ÖGB ve rektörlü¤ün de dikkatini çekmiflti. Bizler çimlere geçip saz çalmaya, türkü ve marfl söylemeye devam ettik ve ö¤leden sonra da bildirilerimizi ve el ilanlar›m›z› da¤›tarak çal›flmam›z› ara vermeden sürdürdük. Bu arada kimli¤i belirsiz kiflilerce telefon üzerinden 1 May›s’a kat›lmamam›z yönünde tehdit edildik. Uzun süredir polis-soruflturma-dava terörü dolay›s›yla politik çal›flman›n oldukça s›n›rl› oldu¤u bir yerde böylesine güçlü bir hava estirmek bizim için oldukça anlaml›yd›. Gazi Üniversitesi’ne olan fiziki yak›nl›¤› dolay›s›yla sürekli faflist sald›r› olas›l›¤› ile karfl› karfl›ya olmas›, özel olarak rektörlü¤ün politik çal›flmaya karfl›

E k i m

ald›¤› sald›rgan tutum (afifl asmak dahi okuldan uzaklaflt›r›lma-at›lma gerekçesi olabiliyor) sivil polislerin bölüm binalar› da dahil okulun her yerinde elini kolunu sallayarak gezmesi ve tacizkar tutumlar›, yer yer siyasal gruplar›n çal›flmalar›n›n kesintiye u¤ramas›na neden olabiliyor. As›l yükünü ba¤›ms›z ö¤rencilerin omuzlad›¤› Fen-Mühendislik Fakültesi çal›flmas›n›n bu ablukay› parçalamas› ve çal›flman›n kesintiye u¤ramamas› ayr›ca anlaml›yd›. Çal›flmalar›m›z› 1 May›s sonras›nda da sürdürmeyi hedefliyoruz. Biliyoruz ki Fen-Mühendislik Fakültesi’nde karfl›m›za ç›kan gerici-faflist abluka yap›lacak politik çal›flma ve 1 May›s haz›rl›¤›nda en güzel örneklerini yaflad›¤›m›z kenetlenme ile afl›lacakt›r. Fen-Mühendislik Fakültesi Ö¤rencileri çal›flmas› bafltan sona ilk olmas›n›n da etkisiyle flevk, heyecan ve coflku ile sürdürüldü. Çal›flmadaki herkesi derinden saran bir kavga dostlu¤u yaratt›. Bundan sonra da bu ba¤lar› gelifltirerek yolumuza devam etmeliyiz.

G e n ç l i ¤ i

1 May›s alan›na ç›kt›k 1 May›s’a “Müflteri de¤il ö¤renciyiz, köle de¤il iflçiyiz!” pankart› ile kat›ld›k. Sabah›n erken saatlerinde fakültenin önünde bulufltuk ve buluflma noktas›na giden yol güzergah› üzerinde olan Migros önünde pankart›m›z› açarak sloganlar›m›zla buluflma noktas›na kadar yürüdük.

17


Bafllang›çta yaklafl›k 20 kifli iken, alana vard›¤›m›zda say›m›z 35’i aflm›flt›. Her birimizde Fen-Mühendislik Fakültesi Ö¤rencileri pankart›n›n ilk kez aç›lmas›n›n heyecan› vard›. Aram›zda ömründe ilk kez eyleme kat›lan arkadafllar›n olmas› bizleri daha da coflkulu k›ld›. Bu heyecan alandaki duruflumuza da yans›d›. Yürüyüfl boyunca Üniversite Ö¤rencileri’nin ortak sloganlar›na kat›lmakla birlikte yerelimize özgü sloganlar da att›k. “Transkript paras›, ö¤renci belgesi, har(a)ç ÖDEMEK ‹STEM‹YORUZ!”, “Yaflas›n paras›z, bilimsel, anadilde e¤itim!”, “Rektör, sermaye nereye dönüyor?”, “Müflteri de¤il ö¤renciyiz, köle de¤il iflçiyiz!” sloganlar›n› hayk›rd›k. S›k s›k marfllar söyledik. Diyebiliriz ki bu 1 May›s’›n Fen-Mühendislik Fakültesi için özel bir anlam›

E k i m G e n ç l i ¤ i

18

vard›; Fen-Mühendislik Fakültesi Ö¤rencileri 6 y›ldan sonra ilk kez alanda pankartlar›yla, düzen-devrim saflaflmas›nda taraf olduklar›n›, s›n›flar mücadelesinde iflçi s›n›f›n›n saflar›nda yer ald›klar›n› dosta düflmana gösterdiler. Belki katl›m›m›z yetersiz görülebilir, gerçekten de yürünecek uzun bir yolumuz var. Ama bizler için çok önemli bir mesafe al›nm›fl, bizi kuflatan abluka k›r›lm›flt›r. Bu sadece bir ilk ad›md›r. Fen-Mühendislik Fakültesi Ö¤rencileri olarak kararl›l›¤›m›z›, coflkumuzu ve birli¤imizi sürdürerek Ankara’daki gençlik hareketinin temel bir bilefleni olaca¤›z.

Ekim Gençli¤i/AÜ Fen ve Mühendislik Fakültesi

Ga G az z ii Ü Ün n iiv ve er rs sii tte es sii ’’n nd de en n 1 1 M Ma ay y››s s a all a an n›› n na a.. ....

“Gazi faflizme mezar olacak!” Gazi Üniversitesi, rektöründen ö¤retim üyelerine kadar tüm yönetim kademelerinde faflist kadrolaflman›n yafland›¤› ve ö¤rencilere her gün bu ideolojinin pompaland›¤› bir üniversite. Bu nedenle de politik çal›flman›n son derece zor oldu¤u bir yer. Hemen her hafta devrimci-demokrat ö¤renciler faflistler taraf›ndan sald›r›ya u¤ruyor. Devrimci-demokrat ö¤renciler bu faflist cendereyi parçalamak hedefiyle uzun zamand›r Gazi Üniversitesi Ö¤renci Platformu çat›s› alt›nda çal›flmalar sürdürüyor. Biz de bu platform içinde yeral›yoruz. 1 May›s yaklafl›rken, Gazi Üniversitesi Ö¤renci Platformu’na, 1 May›s çal›flmas› yürütme ve 1 May›s’ta alanda Gazi Üniversitesi Ö¤renci Platformu pankart› açmay› önerdik. Ancak bu konuda, platform içinde çal›flma yapan siyasetlerin direnci ile karfl›laflt›k. Bir k›sm› ‹stanbul’a gitmek, bir k›sm› ise kendi pankartlar› arkas›nda yürümek düflüncesindeydi. Bu konudaki direncin k›r›lamamas› üzerine, Gazi Üniversitesi Ö¤rencileri imzas›yla, Koordinasyon, DGH ve ba¤›ms›z demokrat ö¤renciler ile birlikte çal›flmalar›m›za bafllad›k. Çal›flmalar›m›za bafllad›ktan sonra içinde Emek Gençli¤i’nin de bulundu¤u baz› arkadafllar›n da bu imzayla bir çal›flma bafllatt›klar›n› duyduk ve çal›flmalar›m›z› ortaklaflt›rd›k. 1 May›s’ta, “Faflizme ve emperyalizme karfl› eflit, paras›z, bilimsel üniversite!” pankart›m›z ve yaklafl›k 80 kiflilik kitlemiz ile Üniversite Ö¤rencileri kortejindeki yerimizi ald›k. Gazi Üniversitesi gibi faflist bask›n›n çok yo¤un oldu¤u bir üniversiteden oldukça iyi bir kat›l›mla 1 May›s alan›nda olman›n coflkusu bir yana, tüm üniversite ö¤rencilerinin bizimle birlikte “Gazi bizimdir!” diye slogan atmalar› oldukça sevindiriciydi. Ayr›ca çevreden

bizi izleyen iflçi ve emekçilerin olumlu tepkileri, “Gençler Gazi’yi faflistlere terk etmeyecekler” diyerek bizi alk›fllamalar›, alandaki coflkumuzu ikiye katlad›. Bir baflka sevindirici geliflme ise, politik çal›flman›n s›n›rl›l›klar› dolay›s›yla daha önceden tan›flamad›¤›m›z duyarl› insanlarla pankart›n arkas›nda tan›flmam›z oldu. Alanda yaflad›¤›m›z tek olumsuzluk ise Emek Gençli¤i’nin korteje “‹fl, bilim, özgürlük!” slogan›n› att›rmas›yd›. Bu 1 May›s’›n coflkusu ile daha fazla çal›flacak, Gazi’deki faflist cendereyi parçalayacak, gelecek 1 May›slar’a daha güçlü ç›kaca¤›z!

Ekim Gençli¤i/Gazi Üniversitesi


Ha H acceetttteeppee ÜÜnniivveerrssiitteessii BBeeyytteeppee K Kaam mppüüssüü’’nnddeenn 11 M Maayy››ss aallaann››nnaa yy üürrüüddüükk!!....

Ticarethane ve k›flla de¤il, üniversite istiyoruz!

1 May›s’tan yaklafl›k bir ay önce Hacettepe Üniversitesi Ö¤rencileri 1 May›s haz›rl›k çal›flmalar›na bafllad›. 1 May›s’a haz›rlan›rken, üniversitemizde yaflanan en temel sorunlar› önümüze koyarak çal›flmay› bafllatt›k. Ulafl›m sorunu (belediye otobüsü ve semt servislerinin say›lar›n›n azalt›lmas›), ö¤renci belgesi, transkript ve ö¤renci kimli¤inden al›nan paralar, okulun çeflitli yerlerine yerlefltirilen kameralar, turnikeler, soruflturma ve jandarma terörü ve kap›da yo¤unlaflan kimlik kontrolleri üniversitemizin en temel sorunlar›yd›. Çal›flmam›z da bu sorunlara odakland›. Ayn› zamanda yaklafl›k iki ayd›r “Sözleflmeli de¤il kadrolu ö¤retmen olmak istiyoruz!”çal›flmas› yürüten E¤itim Ö¤rencileri de talepleriyle birlikte bu çal›flmaya kat›ld›lar. Üç hafta boyunca okulun her yerine taleplerimizi s›ralayan afifller ve dövizler ast›k. Son hafta okulun çeflitli yerlerine, 1 May›s’ta Hacettepe Üniversitesi Ö¤renci pankart› alt›nda birleflme ça¤r›s› yapan pankartlar›m›z› ast›k. Üzerinde taleplerimizin ve 1 May›s ça¤r›s›n›n oldu¤u el ilanlar›n› olabildi¤ince insanlarla konuflarak da¤›tt›k. Çal›flmada yaflad›¤›m›z s›k›nt›lardan biri güçlü ve genifl toplant›lar›n örgütlenememesi oldu.

çal›flmas›n›n bafllamas›ndan bir hafta sonra gelerek bu çal›flman›n bir parças› olmak istedi¤ini ifade eden Emek Gençli¤i’ni ne yaz›k ki çal›flman›n ilerleyen aflamalar›nda göremedik. Ö¤renci Koordinasyonu ile Beytepe’de siyasal gruplar aras›nda uzun zamand›r yakalanamayan ortak çal›flma ruhu yakalan›p örnek bir çal›flma prati¤i ortaya konulurken, bu arkadafllarla çabam›z› ortaklaflt›ramay›fl›m›z›n görünürdeki nedeni, Beytepe Ö¤rencileri imzas›ndaki ›srarlar›yd›. Çal›flma boyunca at›lan her ad›m› ortaklaflt›rma ›srar›m›z sonucu defalarca konuyu tart›flmam›za ra¤men ayr› kalma yolunu seçtiler.

G e n ç l i ¤ i

Politik irade ve kararl›l›¤›n ifadesi olarak flenlik Son hafta daha fazla insanla buluflman›n bir arac› olarak, 1 May›s gündemli bir flenlik gerçeklefltirdik. Beytepe’de bir süredir jandarma ve rektörlü¤ün çok özel bir bask›s› vard›. 1 May›s hedefiyle yo¤un bir kitle çal›flmas› yürüten Hacettepe Ö¤rencileri taraf›ndan bu güç koflullarda örgütlenen flenlik oldukça anlaml›yd›. Sonuç olarak iki y›ld›r yap›lmayan, rektörlü¤ün bask›lar›na ve politik irade sorununa tak›lan 1 May›s flenli¤inin yeniden örgütlenmesi ve kat›lan tüm insanlarda büyük bir coflkuya yol açmas› 1 May›s öncesinde bize moral kazand›rd›. Beytepe’de politik irade sorununun ›srar ve çaba ile k›r›labilece¤ini bir kez daha görmüfl olduk.

Çal›flman›n karfl›laflt›¤› baz› sorunlar Yaflad›¤›m›z bir di¤er s›k›nt› ise, ayn› taleplerle çal›flma yapmam›za ra¤men Emek Gençli¤i’nin yürüttü¤ü Beytepe Ö¤rencileri çal›flmas› ile çal›flmam›z› ortaklaflt›ramam›z oldu. Hacettepe Ö¤rencileri

E k i m

Herfleye ra¤men alandayd›k! Okuldaki bask›lar, estirilen terör, çal›flman›n karfl›laflt›¤› güçlükler Hacettepe Ö¤rencileri’ni engelleyemedi ve 1 May›s alan›nda yerimizi ald›k. “Ticarethane de¤il, üniversite istiyoruz!” pankart› ile ‹zmir Caddesi’nde buluflarak toplanma noktas›na yürüdük. Öncesinde kendi içimizde yapt›¤›m›z tart›flmalar›n sonucunda bölünmeyi ortadan kald›rmak gerekti¤i karar›n› alm›flt›k. Böylece iki ayr› pankart› birlefltirdik. Hacettepe Ö¤rencileri pankart› önde tafl›nd› ve biz de “Özerk-demokratik üniversite istiyoruz!” yazan Beytepe Ö¤rencileri pankart›n›n arkas›nda yer ald›k. Bizim için önemli olan gereksiz ve anlams›z bölünmeleri engellemekti. Bunu 1 May›s eyleminde gerçeklefltirdik.

19


Ancak birleflen kitleye “‹fl, bilim, özgürlük!” slogan› att›r›lmaya çal›fl›ld›. Kitlenin a¤›rl›¤›n›n kabul etmedi¤i bir slogan› att›rma çabas› Emek Gençli¤i’nin bak›fl›n› ve tarz›n› gözler önüne serdi. Üniversite Ö¤rencileri kortejlerinin en arkas›nda yer almam›za ra¤men 1 May›s’a anlam katan bu ortaklaflman›n coflkusunu hissettik. Ankara’n›n fiziki olarak en uzak ve belli aç›lardan da ildeki gençlik hareketinden kopuk olan Kampüsü’nden gelen bizler için bu önemliydi. Bu birliktelik, Beytepe’de yo¤unlaflan ticarilefltirme sald›r›lar› ve bask›ya karfl› Ankara üniversitelerinin bütünü ile daha ileri bir dayan›flma aç›s›ndan özel bir önem tafl›yordu. Yaflanan belli s›k›nt›lara ra¤men, çal›flmadaki ›srar, kararl›l›k ve irade Beytepe’ye 1 May›s’›n da ötesinde ileriye dönük anlaml› kazan›mlar b›rakt›. Çal›flmalar›m›z› 1 May›s’tan sonra da ayn› kararl›l›kla sürdürmeyi hedefliyoruz.

Ekim Gençli¤i/HÜ Beytepe Kampüsü

E k i m G e n ç l i ¤ i

Uzun bir süredir politik çal›flmalar›n bask› ve soruflturma terörü yoluyla engellendi¤i, siyasal gruplar›n bile yer yer politik irade ortaya koymad›klar› Beytepe’de, 1 May›s çal›flmalar›n› sürdüren Hacettepe Ö¤rencileri 27 Nisan günü coflkulu bir flenlik gerçeklefltirdiler. Beytepe’de bir süredir jandarma ve rektörlü¤ün çok özel bir bask›s› vard›. Bu koflullarda politik çal›flmalar› sürdürme iradesi gösteren ve 1 May›s hedefiyle yo¤un bir kitle çal›flmas› yürüten Hacettepe Ö¤rencileri taraf›ndan örgütlenen bu flenlik oldukça anlaml› oldu. Geçti¤imiz ay içinde Newroz eylemi bahane gösterilerek estirilen üst arama terörünün ard›ndan okulda fiili-meflru bir flenlik örgütlemek kolay bir ifl de¤ildi. Nitekim ses düzeni ve di¤er gereçler bir gece öncesinden gizlice okula sokuldu, birçok çal›flma gizli yürütüldü. fienlik alan›nda jandarma subaylar›n›n yüzüne yans›yan da bunun getirdi¤i flaflk›nl›k ve rahats›zl›k ifadesiydi. fienli¤in sonlar›na do¤ru jandarma subaylar›n›n tacizkar tutumlar› da bunu gösteriyordu. Ö¤le saatlerinde bafllayan flenlik yo¤un bir hava muhalefeti ile karfl› karfl›ya kald›. Bast›ran sa¤anak ya¤mur kat›l›m› etkiledi ve flenli¤i sürekli olarak izleyen sadece 60 kifli kadard›. Ancak insanlar›n s›r›ls›klam olma pahas›na orada durmalar› ve konuflmalara, sloganlara kat›lmalar› ve en önemlisi birçok insan›n flenlik sonunda bizi tebrik etmesi, coflkuyu katlayarak art›rd›. fienlikte yap›lan konuflmalar daha çok, bu iradenin ortaya konulmas› ve bunun sahiplenilmesi üzerineydi. Kat›l›m›n s›n›rl› kalmas›n›n bir di¤er nedeni ise duyurular›n s›n›rl› biçimde yap›lmas› ve flenli¤e gelen tek grubun Mamak ‹flçi Kültür Evi Müzik Toplulu¤u olmas›yd›. Burada bir kez daha bize o koflullar alt›nda destek veren Mamak ‹flçi Kültür Evi Müzik Toplulu¤u’na teflekkür ediyoruz. fienlik boyunca alan›n yak›n›nda olan birçok örgütlü insan›n gelip destek vermekten kaç›nmas› ise bir baflka üzücü olan yand›r. Bir süredir siyasetler aras› sorunlar›n ilkeli bir biçimde çözülerek güçlü bir birlik zemini yarat›lmas› konusunda özel bir ›srar gösterdi¤imiz Beytepe’de bu tutum anlafl›labilir gibi de¤ildi. Sonuç olarak iki y›ld›r yap›lmayan, rektörlü¤ün bask›lar›na ve politik irade sorununa tak›lan 1 May›s flenli¤inin yeniden örgütlenmesi ve kat›lan tüm insanlarda büyük bir coflkuya yol açmas›, 1 May›s öncesinde bize moral kazand›ran bir geliflmeydi. Beytepe’de politik ablukan›n ›srar ve çaba ile k›r›labilece¤ini bir kez daha görmüfl olduk. Ve flenli¤in sonunda kitlenin hep birlikte söyledi¤i 1 May›s marfl›n›n ard›ndan att›¤›m›z slogan›n da kendi gerçekli¤ini ancak böyle bulabilece¤ini biliyoruz: “Üniversiteler bizimdir, bizimle özgürleflecek!”

Beytepe’de politik irade ve kararl›l›k kazand›!

Hacettepe Ö¤rencileri/Ankara

20


Zoonngguullddaakk’’ttaa 11 M Z Maayy››ss......

“‹flçilerin birli¤i sermayeyi yenecek!” Zonguldak’ta 1 May›s kutlamalar› saat 13:00’te sendikalar›n, gençlik gruplar›n›n ve reformist sol çevrelerin ‹stasyon Caddesi’nde toplanmas›yla bafllad›. 13:30’da Madenci An›t›’na yürüyüfl yap›ld›. Yürüyüflün en önünde KESK’e ba¤l› sendikalar, TMMOB’a ba¤l› odalar, Genel Maden-‹fl yerald›. Ard›ndan gençlik gruplar› eylemdeki yerlerini ald›lar. En arkada reformist sol çevreler yürüdüler. Eyleme yaklafl›k 1500 kifli kat›ld›. KESK’e ba¤l› flubelerin eyleme kat›l›m› yo¤un oldu. ‹flçi sendikalar›ndan Genel Maden-‹fl’in kat›l›m› ise s›n›rl›yd›. Bütün gruplar›n Madenci An›t›’na girmesiyle program bafllad›. Kürsüden sendika baflkanlar› konuflma yapt›lar. Ard›ndan yerel bir müzik grubu devrimci türkü ve marfllardan oluflan bir program sundu. Eyleme HÖC 35, SGD 30, SDP 50-60, ÖDP 60-70, Ö¤renci Platformu 20, EMEP 50-60 kiflilik kortejlerle katıldılar. DEHAP’lılar SDP ile birlikte yürüdüler. Bunların dıflında Kilimli Halkevi, Kandilli Dayanıflma Evi katıldı. Genç komünistler iflçi s›n›f›n›n mücadelesinin yan›nda olduklar›n› ifade eden pankartlar› ve sloganlar› ile 1 May›s’› Zonguldakl› iflçi ve emekçilerle beraber kutlad›lar. Eyleme “Yolumuz iflçi s›n›f›n›n yoludur/Ekim Gençli¤i” imzal› pankartlar›, Marks-Engels-Lenin posterleri, k›z›l bayraklar› ve 60 kiflilik coflkulu kortejleriyle kat›ld›lar. De¤iflik gençlik gruplar›yla belirlenen ortak sloganlarla gençli¤in taleplerini hayk›rd›lar. Polisin Kürtçe slogan att›rmama tavr›na karfl› hep bir a¤›zdan “Biji yek gulan!” slogan›n› yükselttiler. Eylemde gençlik kortejleri s›k s›k “YÖK kalkacak, polis gidecek, üniversiteler bizimle özgürleflecek!”, “Eflit, paras›z, bilimsel, demokratik e¤itim!”, “‹flçilerin birli¤i sermayeyi yenecek!”, “‹flçi s›n›f› savaflacak, sosyalizm kazanacak!”, “Marks, Engels, Lenin, yaflas›n devrim ve sosyalizm!” sloganlar›n› att›lar.

Zonguldak Ekim Gençli¤i

E k i m G e n ç l i ¤ i

‹‹zzm miirr’’ddee ccooflflkkuulluu 11 M Maayy››ss… …

‹zmir’de 1 Mayıs’ta dört devrimci grup, devrimci dayanıflma örne¤i sergileyerek, arka arkaya yürüme kararı aldı. BDSP, Devrimci Hareket, DHP ve Partizan’ın Konak Pier önünden baflladı¤ı yürüyüflte biz de Ekim Gençli¤i olarak Ba¤ımsız Devrimci Sınıf Platformu' nun arkasında yerimizi aldık. “Birleflik Devrimci Gençlik Hareketi ‹çin ‹leri!- Yaflasın 1 Mayıs/ Ekim Gençli¤i” pankartını açtı¤ımız eylemin coflkusu, 1 Mayıs' ın anlamına yakıflır nitelikteydi. 25 kiflilik kortejimizle katıldı¤ımız eylemde sık sık “Yaflasın 1 Mayıs, yaflasın sosyalizm”, “Yaflasın devrim ve sosyalizm!”, “Gençlik gelecek gelecek sosyalizm!”, “Sermaye defol, üniversiteler bizimdir!”, “YÖK-polis-medya, bu abluka da¤ıtılacak!”, “Kurtulufl devrimde kurtulufl sosyalizmde!”, “Direnen halklar kazanacak!” vb. sloganlar atıldı.

“Birleflik devrimci gençlik hareketi için ileri!”

Ekim Gençli¤i/‹zmir

21


ÇÇuukkuurroovvaa ÜÜnniivveerrssiitteessii EEkkiim mG Geennççllii¤€ii’’nniinn 11 M Maayyııss ççaallııflflm maallaarrıı vvee m miittiinnggee kkaattııllıım mıı......

Gelece¤imiz için alanlardaydık!

E k i m G e n ç l i ¤ i

22

Bu y›l 1 May›s çal›flmalar›na Nisan ay› bafl›nda yapt›¤›m›z genifl bir toplant›yla bafllad›k. Yoldafllar›m›z ve çevremizdeki iliflkilerle beraber 1 May›s’› tart›flt›¤›m›z toplant›da yapt›¤›m›z planlama do¤rultusunda, faaliyetlerimizi yayg›n bir kitle çal›flmas› ve birebir iliflkiler üzerinden örgütledik.

Yayg›n bir kitle çal›flmas› ördük! Yapt›¤›m›z planlama kapsam›nda haz›rlad›¤›m›z “Gençlik gelecek gelecek sosyalizm!”, “Yaflas›n 1 May›sBiji 1 Gulan!”, “Yaflas›n devrim ve sosyalizm!” fliarl› 1 May›s’ta alanlara ça¤r› yapan Ekim Gençli¤i pankartlar›m›z› ve yerelimizde ç›kard›¤›m›z “Kurtulufl devrimde, kurtulufl sosyalizmde!”, “Gelece¤imiz için Ekim Gençli¤i’yle alanlara!”, “Eflit, paras›z, bilimsel, anadilde e¤itim!”, “Sermaye defol, üniversiteler bizimdir!”, “Diplomal› iflsiz olmamak için 1 May›s’ta alanlara!”, “Gençlik Parti’ye, devrime, sosyalizme!” fliarl› ve 1 May›s’ta alanlara ça¤r› yapan büyük afifllerimizi ö¤rencilerin yo¤un oldu¤u yerlere ast›k. Okulda 1 May›s çal›flmalar›n›n daha tam anlam›yla bafllamam›fl olmas›, afifl ve pankartlar›m›z›n yo¤un ilgiyle karfl›lanmas›n› sa¤lad›. Bu materyallerimizi her gün okulda kulland›k ve merkezi Ekim Gençli¤i afifllerimiz ile BDSP’nin afifllerini de okulumuza tafl›d›k. Afifllerimizin kullan›m›n› günlere yayd›k ve her sabah y›rt›lan/sökülen afifllerimizin yerini yenisiyle donatt›k. Her gün Ekim Gençli¤i ve K›z›l Bayrak stand›m›z› R1 Kantini’nin önüne açarak, stand›m›z› bir tart›flma platformu, yeni yakalad›¤›m›z iliflkilerle sohbet etmenin

iyi bir arac› olarak kullanmaya çal›flt›k. Ara ara FenEdebiyat ve yemekhane önlerine açt›¤›m›z standlar›m›zda da ajitasyon konuflmalar›yla Ekim Gençli¤i’ni ö¤rencilere ulaflt›rmaya çal›flt›k. ‹ki-üç günde bir kantinleri, derslikleri, çimlerde oturan ö¤rencileri dolaflarak dergimizi genifl kitlelere tan›tmaya ve insanlarla birebir iliflki kurmaya çal›flt›k. Yapabildi¤imiz oranda akflamlar› ö¤renci evlerini dolaflt›k ve 1 May›s üzerinden sohbet ettik. BDSP ile beraber gerçeklefltirdi¤imiz 1 May›s pikni¤ine ö¤rencileri tafl›mak için davetiyelerimizi ulaflt›rmaya çal›flt›k ama de¤iflik nedenlerle kat›l›m›m›z s›n›rl› oldu. 1 May›s çal›flmalar›na, 22 Nisan’da flehit düflen Hatice Yoldafl’›n an›s›na yapt›¤›m›z pullarla devam ettik. 28 Nisan günü yapmay› planlad›¤›m›z 1 May›s flenli¤imizin çal›flmalar›na el ilanlar› ve afifllerle bafllad›k. “Birlik ve mücadele için 1 May›s flenli¤imizde buluflal›m!” fliar›yla yürüttü¤ümüz çal›flmam›z› okulun geneline yaymaya, girilmedik kantin ve bölüm b›rakmamaya çal›flt›k. Megafonla okulda dolaflarak flenli¤e kat›l›m ve 1 May›s’ta alanlara ç›kma ça¤r›s› yapt›k.

Coflkulu ve kitlesel 1 May›s flenli¤i 28 Nisan günü R1-R2 aras›ndaki çimlerde gerçeklefltirdi¤imiz flenli¤imizin haz›rl›klar›na sabah erkenden bafllad›k. Pankartlar›m›z ve afifllerimizle okulun birçok yerini ve flenlik alan›n› süsledik. Ekim Gençli¤i, K›z›l Bayrak ve Eksen Yay›nc›l›k kitaplar›n›n yerald›¤› stand›m›zla insanlara yay›nlar›m›z› ulaflt›rmaya çal›flt›k. Ses sistemini erken kurarak hem ö¤rencileri flenli¤imize tekrar davet ettik hem de müzik yay›n›yla bir atmosfer yaratmaya çal›flt›k. fienli¤imiz ö¤le saatlerinde yaklafl›k 60 kiflinin kat›l›m›yla, müzik grubunun marfllar›yla bafllad› ve1 May›s flehitleri flahs›nda tüm devrim flehitleri için yapt›¤›m›z sayg› durufluyla devam etti. 1 May›s’›n tarihinin anlat›ld›¤› ve alanlara ça¤r› yapan bir metnin okunmas›ndan sonra türkü ve marfllarla sürdü. Aralarda okudu¤umuz fliirler ilgiyle karfl›land›. Kürsüden sürekli yapt›¤›m›z ça¤r›lar ve öncesinde yapt›¤›m›z ça¤r›lar›n etkisiyle say›m›z sürekli artt›. Bu arada 1 May›s’a otobüs kalk›fl yerlerimizi de s›k s›k insanlara duyurduk. Müzik grubundan sonra sömürüyü ve mücadeleyi anlatan k›sa bir skeç sergiledik. Daha sonra iki arkadafl›m›z›n ba¤lama eflli¤inde söyledi¤i Kürtçe-Türkçe halaylarla coflkumuz ve say›m›z her geçen dakika artt›. Saat 12:40 civar›nda flenli¤e kat›lan insan say›s› yaklafl›k


300’e ulaflm›flt›. Yüzlerce ö¤renci de çevreden, dersliklerin balkonlar›ndan ilgiyle flenli¤imizi izlediler. Bir k›sm› da bulunduklar› yerden halaylar›m›za kat›ld›lar. Birçok siyasetten arkadafllar›n da kat›ld›¤› etkinli¤imiz 1 May›s alanlar›nda buluflma ça¤r›s›yla son buldu. Birçok ö¤renci coflkulu atmosferin etkisiyle flenli¤i b›rakamam›fl ve derslerine geç kalm›fllard›. 29 Nisan günü ise Fevzi Çakmak Ö¤renci Yurdu’nun önünde 1 May›s ça¤r›lar›m›z› ö¤rencilere ulaflt›rd›k. Fakültelere afifllerimizi ve otobüs kalk›fl yerlerimizi ast›k. Kantinlere ça¤r›lar›m›z› da¤›tt›k. 29 Nisan günü ö¤rencilerin yo¤un olarak bulundu¤u bölgelere ve miting güzergah›na afifllerimizi yayg›n bir flekilde yapt›k. 29 Nisan akflam› ve 30 Nisan günü son kez evleri dolaflarak ça¤r›lar›m›z› yineledik.

Coflkulu ve disiplinli duruflumuzla 1 May›s alan›ndayd›k! 1 May›s’ta “Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm!”, “Yaflas›n 1 May›s!/Ekim Gençli¤i” imzal› pankart›m›z ve 35 kiflilik disiplinli ve coflkulu kortejimizle, BDSP kortejinin arkas›nda yerimizi ald›k. Taleplerimizi ve özlemlerimizi gür bir flekilde hayk›rarak 1 May›s’› kendi cephemizden bütün k›z›ll›¤›yla kutlad›k. fiehit yoldafllar›m›z›n ve Partimiz’in sloganlar› Çukurova’n›n merkezinde yank›land›. Miting alan›nda da disiplinimizi koruduk ve halaylar›m›zla, sloganlar›m›zla, 1 May›s’› 2 May›slar’a tafl›ma sözüyle alandan ayr›ld›k. Bu y›l 1 May›s çal›flmalar›m›zda yayg›n bir kitle faaliyeti yürüttü¤ümüzü söyleyebiliriz. Kitleyle do¤rudan buluflabilmek için azami çaba sarfettik. Eksikliklerimiz elbette vard›, ama çal›flmada belirleyici bir yer tutmuyordu. Özellikle birebir iliflki kurmada baz› s›k›nt›lar yaflad›k. Aradaki dengeyi iyi kuramad›k. A¤›rl›¤›m›z› yayg›n ajitasyon-propaganda faaliyetine

yönelttik. Ama 1 May›s fienli¤i çal›flmam›z› sadece materyal da¤›t›m›na indirgemedik, daha güçlü bir faaliyet ortaya koyabildik. Okulda hemen tüm siyasetler 1 May›s çal›flmalar›n› sadece materyal da¤›t›m›na indirgedi. Ama yine de 1 May›s öncesinde olumlu bir atmosfer yarat›labildi. Alana tafl›d›¤›m›z insan say›s› elbette hedeflerimizin alt›ndayd›, ama bizim için bir anlam ifade ediyor. Alan›n genelinde gençlik kortejleri nicel olarak oldukça zay›ft›. Liseli gençlik de dahil üniversiteli gençlik bu y›l alanda kendini yeterince ifade edemedi. Bu genel olarak siyasetlerin gençlik hareketine bak›fllar›ndaki darl›ktan kaynaklan›yor. Dar grupçu yaklafl›mlar ve politikadan yoksunluk gençli¤i alanlara tafl›man›n en önemli engellerinden biri. Bunu aflmak iradesi ortaya koyabildi¤imizde kitleleri alanlara tafl›yabilece¤iz. Genç komünistler Çukurova’da devrim ve sosyalizmin bayra¤›n› dalgaland›rmaya devam ediyorlar. Gelece¤i kazanmak iddias›yla ç›kt›¤›m›z yolda sa¤lam ad›mlarla, bir an olsun duraksamadan yürüyüflümüzü sürdürecek ve gelece¤i kazanaca¤›z.

Adana Ekim Gençli¤i

Saam S mssuunn’’ddaa 11 M Maayy››ss......

“Biji b›ratiya

E k i m G e n ç l i ¤ i

gelan!” Samsun’da 1 May›s önceki senelere göre daha kitlesel geçti. Türk-‹fl, D‹SK ve KESK’in düzenledi¤i miting Irmak Caddesi’nde bafllad›. Burada toplanan kitle kortejler halinde yürüyüfle geçti. Yürüyüfl s›ras›nda sendikalar, reformist çevreler ve devrimci gruplar pankartlar›n› açt›lar. Yürüyüflün ard›ndan Cumhuriyet Meydan›’na gelindi. Burada sendikalar ad›na birer konuflma yap›ld›. Yaklafl›k 2500 kiflinin kat›ld›¤› miting halaylarla sona erdi. Genç komünistler eyleme “Birlik ve mücade için 1 May›s’a!/Ekim Gençli¤i”, “Yaflas›n 1 May›s/Ekim Gençli¤i!” imzal› afifl ve dövizleriyle Bafra E¤itim-Sen pankart›n›n arkas›nda 30 kiflilik bir kitleyle kat›ld›lar. Yürüyüfl boyunca s›k s›k “Biji b›ratiya gelan!”, “Marks, Engels, Lenin yaflas›n devrim ve sosyalizm!” gibi sloganlar at›ld›.

Samsun Ekim Gençli¤i

23


Avc›lar Kampüsü’nde 1 May›s ve sonras›

E k i m G e n ç l i ¤ i

1 May›s öncesi “Üniversite nedir?” çal›smas›n› Avc›lar Kampüsü'ne tafl›d›k. Çal›flman›n Avc›lar Kampüsü Ö¤rencileri taraf›ndan yürütülmesine ve ana fliar›n “Özerk-demokratik üniversite!” olmas›na karar verildi, araçlar› belirlendi. Bir hafta boyunca yapt›¤›m›z referanduma bine yak›n ö¤renci kat›ld›. Ayn› zamanda okuldaki sorunlar› ve neden 1 May›s’ta alanda olunmas› gerekti¤ini anlatan bir bülten haz›rland›. Daha genifl ö¤renci kitlesine ulaflmak ve politik bir atmosfer yaratabilmek için 1 May›s öncesi hafta boyunca Menza Bahçesi’nde masa aç›ld› ve müzik yay›n› yap›ld›. Bafltan beri oluflturulmas›nda büyük çaba harcad›¤›m›z Avc›lar Kampüsü Ö¤rencileri çal›flmas›n› derinlefltirmek için yo¤un bir emek harcad›k. Ancak, kendi güçlerimizi etkinlefltirmek ve çevre iliflkilerini harekete geçirme noktas›nda yakalad›¤›m›z baflar›y› çal›flman›n bütünlü¤üne yans›tamad›k. Bu aç›dan 1 May›s’ta nerede yürünece¤i tart›flmas› bir dönüm noktas› oldu. Benzer flekilde bir çal›flma yürüten Beyaz›t ve YTÜ ö¤rencileriyle alanda ortak yürüme önerimiz ilk önce kabul edildi. Nihayetinde çal›flman›n kendini ifade edece¤i baflka bir alan sözkonusu de¤ildi. Ertesi gün DGH'l› arkadafllar di¤er arkadafllarla birlikte yürüme önerimizi kabul etmeyerek bir sendika arkas›nda yürüme önerisiyle geldiler. Avc›lar Kampüsü Ö¤rencileri Çal›flmas›'ndan umudunu kesmeyen bizler ilkin bu öneriyi kabul ettik. Ancak daha sonra yapt›¤›m›z de¤erlendirmede çal›flman›n kendi s›n›rlar›na dayand›¤› tespitini yapt›k. Bu nedenle 1 May›s'ta Avc›lar Kampüsü Ö¤rencileri'nin kendini alanda ifade etmesinin bir zorunluluk olmad›¤› sonucuna vard›k. 1 May›s çal›flmas› bize, birli¤in önemli oldu¤unu ancak birlik için çaba harcamak kadar gerekti¤inde do¤ru politik tutum almak ad›na tek bafl›na ad›m atabilmenin de önemli oldu¤unu ö¤retti. Son anda yaflanan ayr›flmaya ra¤men sonuçta 10 kifli de olsak di¤er üniversitelerden arkadafllarla alanda ortak yürüdük. 1 May›s öncesinde Avc›lar Kampüsü'nde ortak bir Denizler anmas› yap›lmas› önerisi getirdik. Bu öneriyi di¤er gruplar da kabul etti. Ortak anman›n yan›s›ra Ekim Gençli¤i olarak 6 May›s'la ilgili Mühendislik ve Teknik Bilimler’e panolar haz›rlad›k. Haz›rlad›¤›m›z panolar ilgi çekti. Daha sonra panolar›n anma etkinli¤i kapsam›nda ortaklaflt›r›lmas› karar› al›nd›. Mühendislik Fakültesi 1 May›s öncesi fazlas›yla özgürlefltirildi. Apolitizmi ö¤rencilere dayatma konusunda

24

kararl› olan dekan 1 May›s sonras›nda duvarlar› boyatarak çal›flmalar›m›z› panolara s›k›flt›rmaya çal›flt›. Bunun do¤rudan okulda yürütülen çal›flmalara dönük bir sald›r› oldu¤unu belirtmemize ra¤men baz› gruplar “okulun duvarlar› kirleniyor” apolitik bak›fl›yla sald›r›ya seyirci kalabildiler. Yap›lan tart›flmalar sonunda yönetimden daha fazla pano istenmesi gerekti¤i, olmad›¤› durumlarda da duvarlara afifl as›lmas› karar›na var›ld›. Demokrat görünümüne bürünen dekan, ö¤rencilerin düflüncelerine sayg›l› oldu¤unu, gerekli yerlere pano konulaca¤› sözünü verdi. Ertesi gün pano yerlerine bakma bahanesiyle gelen dekan okul tavan›na as›lan afifli sökmemizi istedi. O an tek bafl›na olmam›zdan güç alan dekan, fakülte sekreteri ve ÖGB afiflimize sald›rtt›. Bir yandan “polis ça¤›rma”, di¤er yandan okuldan att›rma tehditleriyle “demokrat” kimli¤ini daha iyi göstermifl oldu. Bu fiili sald›r›y› tek bafl›m›za gö¤üslemeye çal›fl›rken TKP'li ö¤renciler uzaktan durumu izlemekle yetindiler. ÖGB’lerin sald›r›s›yla indirilen afifli di¤er gruplarla birlikte yeniden asarak bafl›nda bekledik. “Demokrat” dekan o gün bir daha yüzünü göstermedi. Fakültemizi daha da özgürlefltirerek bu dekana gereken cevab› verece¤iz. Avc›lar Kampüsü Ekim Gençli¤i olarak dönemin bafl›nda devrim ve sosyalizm mücadelesini büyütme iddas›n› ortaya koymufltuk. Bu iddiam›z› hayata geçirebilmifl olman›n onurunu tafl›yoruz.

Ekim Gençli¤i/Avc›lar Kampüsü


‹‹sstta annbbuull LLiisseellii G Geennççlliikk PPllaattff oorrm muu......

1 May›s’ta “Eflit, paras›z, bilimsel, demokratik, anadilde e¤itim” için alanlardayd›k!

verimlilikte olmad›. Bir k›sm›nda kat›l›m›n s›n›rl›l›¤› 1 May›s’tan yaklafl›k bir buçuk ay önce planlamalar›m›z› hedefledi¤imiz etkiyi yaratmam›z›n önüne geçmifl oldu. yapm›flt›k. 1 May›s sürecinde de genel propaganda ve 1 May›s’tan iki hafta önce ç›kartt›¤›m›z bültenlerimizi 1 ajitasyon çal›flmalar›n›n yan›s›ra yerel inisiyatiflere a¤›rl›k veren May›s’a dek 300’e yak›n kullanm›fl olduk. Yüzlerce davetiye ile çal›flma tarz›m›z› sürdürmeye çabalad›k. liselileri alana tafl›yamasak da, 1 May›s gündemi ile Çal›flmalar›m›z› bulundu¤umuz tüm liselerde ve bölgelerde kuflatabildik. 1 May›s komiteleri oluflturarak bafllatt›k. 1 May›s komitelerinde Bu yo¤un çal›flman›n ard›ndan 1 May›s’a, afiflimizde yer 1 May›s’›n anlam ve önemine dair tart›flmalar yaparak, alan fliar›m›zla 30’a yak›n liseliyle kat›ld›k. Ön çal›flmam›z›n yerellerden 1 May›s tablomuzu güçlendirmenin yöntemlerini yo¤unlu¤u karfl›s›nda bekledi¤imizin oldukça alt›nda bir planlad›k. 1 May›s komitelerimiz belirli yerellerde s›n›rl› kat›l›md›. Ancak bu önçal›flmam›z›n tafl›d›¤› güçlülü¤ü kat›l›mlar› ifade etmekle beraber, çal›flmam›z aç›s›ndan ›srarla zay›flatmaktan uzak bir tablo. Aksine önümüzdeki süreci denenmesi gereken bir yönteme iflaret etmifl oldu. kazanmak için, çal›flmam›z›n eksik ve zaafl› yanlar›n› 1 May›s komitelerimizin 1 May›s öncesi üç temel önemde görebilmemiz ve 1 May›s süreci dahil bir okul dönemidir görevi, tüm komitelerin örgütleyece¤i bir genel toplant› yapmak, ördü¤ümüz çal›flmalar›n güçlülükleriyle eksikliklerimizin üzerine piknik ve piknikte okunacak lise sunumlar›n›n haz›rl›¤›n› gidebilmemiz için bir f›rsatt›r. yapmak oldu. Ayn› süreçte, 1 May›s gündemiyle ç›kartaca¤›m›z bültenimize dönük haz›rl›klara da bafllad›k ve komiteler ek ‹stanbul Liseli Gençlik Platformu olarak planlanan yaz›lar› kolektif olarak yazmak sorumlulu¤u verdik. Genifl komite toplant›m›z kat›l›mda yaflad›¤›m›z aksakl›klara karfl›n 20 kifliyle gerçeklefltirildi. Oldukça verimli bir tart›flma yapma imkan› buldu¤umuz bu toplant›da bir dizi karar al›nd›. Özellikle yerellerde komitenin d›fl›n› kapsamaya dönük aç›k 1 May›s toplant›lar› örgütlemeye karar verdik. Piknikten sonra her yerelde bu plan›n hayata geçebilmesi için çaba harcanmas› karar› Sendika konfederasyonları tarafından organize edilen ve Kadıköy'de yapılan al›nd›. Çal›flman›n eksikleri ve zorlanma ‹stanbul 1 Mayıs mitingine yaklaflık 60 bin iflçi, emekçi ve genç katıldı. Alana 3 ayrı alanlar›n› da tart›flt›¤›m›z toplant›m›z koldan girifl yapıldı. sonuçlar› aç›s›ndan verimli ve olumluydu. Kortejlerin tamamının alana girmesi uzun zaman aldı. Pek çok kortej yürüyüfl Bir sonraki hafta ise pikni¤imizi halindeyken kürsüden program bafllatıldı. Bazı iflçi kortejlerinin alana girmesiyle gerçeklefltirdik. Pikni¤imize 80 kifli kat›ld›. da¤ılması bir oldu. Konuflmalar sürerken iflçilerin bir kısmı alandan gruplar halinde Özellikle lise sunumlar› pikni¤imizi politik ayrıldılar. Mitingde Tertip Komitesi adına Musa Çam aç›l›fl konuflması yaptı. planda güçlü k›ld›. fiiir dinletileri ve Ardından Türk-‹fl, Hak-‹fl, D‹SK ve KESK adına konuflmalar yap›ld›. tiyatro ile beraber, bir müzik grubunun Konuflmaların ardından Edip Akbayram sahneye çıktı. Alandaki iflçiler, eksikli¤i güçlü bir biçimde hissedilse de, emekçiler ve devrimciler Edip Akbayram'a sendika baflkanlarından daha fazla ilgi anlaml› bir piknik program› gösterdiler ve seslendirdi¤i parçalara efllik ettiler. Edip Akbayram'ın sahneden haz›rlayabilmifltik. Pikni¤e yetifltirdi¤imiz ayrılmasından kısa bir süre sonra tertip komitesi apar topar mitingi bitirdi. bültenlerimizi de ilk olarak orada Sonuç olarak sermayenin saldırılarının yo¤unlafltı¤ı, buna karflı mücadele kulland›k. Pikni¤in ön haz›rl›k sürecinde görevlerinin daha da a¤ırlafltı¤ı ve aciliyet kazandı¤ı koflullarda gerçeklefltirilen ayn› zamanda “Eflit, paras›z, bilimsel, ‹stanbul'daki 1 Mayıs kutlamaları, sınıfın ve emekçilerin bir mücadele demokratik, anadilde e¤itim için 1 kararlılı¤ından ziyade da¤ınıklık ve arayıfl içerisinde oldu¤unu ortaya koydu. May›s’ta alanlara!” yaz›l› afifllerimizi Alanda bazı iflçi kortejleri ve Devrimci 1 Mayıs Platformu bileflenlerinin sergiledi¤i kullanmaya bafllam›flt›k. Piknikten sonra liselerde aç›k toplant› coflku, mücadele istek ve kararlılı¤ı toplam tabloyu de¤ifltirmeye yetmedi. ‹stanbul 2005 1 Mayıs'ı sınıf ve emekçi hareketinin en temel sorununun örgüt ve önderlik örgütlemek ve bültenleri yayg›n olarak kullanarak 1 May›s’a bültenler arac›l›¤›yla sorunu oldu¤unu bir kez daha gösterdi. Öte yandan 1 Mayıs, sermayenin flovenizmi tırmandırma politikalarının hiç da ça¤r› yapabilmek hedefini güttük. de¤ilse bugün için iflçi ve emekçileri etkisi altına alamadı¤ını, de¤iflik milliyetlerden Ayr›ca davetiye de kulland›k. iflçi ve emekçilerin 1 Mayıs alanlarında bir araya gelmesini engelleyemedi¤ine de Planlad›¤›m›z tüm liselerde aç›k tanıklık etti. toplant›lar› hayata geçirebilmemize karfl›n, sonuçlar›n›n tamam› efl de¤erde

‹‹sstta annbbuull’’ddaa 11 M Maayyııss......

60 bin iflçi, emekçi ve genç alanlardaydı

E k i m G e n ç l i ¤ i

25


Tüürrkkiiyyee’’ddee 11 M T Maayy››ss......

Yüzbinler alanlara ç›kt›!

An A nkkaarraa:: OOnnbbiinn iiflflççii,, eem meekkççii vvee ggeennçç kkaatt››lldd››

E k i m G e n ç l i ¤ i

Bu yıl 1 Mayıs kutlamalarına üniversiteli gençli¤in ve devrimci grupların katılımı yo¤un oldu. Genel olarak iflçi ve emekçi katılımı zayıftı. Kimi sendika flubelerinin nispeten bu tablonun dıflında kalması sonucu de¤ifltirmedi. Alana coflkusu ve katılım düzeyiyle rengini veren ö¤renci gençlik grupları daha çok üniversite pankartları arkasında kendilerini ifade ettiler. “Yaflasın 1 Mayıs, üniversiteler bizimdir!” ortak pankartı arkasında yürüdüler. ODTÜ, Hacettepe, Beytepe, DTCF, Fen Fakültesi, Gazi Üniversitesi, Cebeci Ö¤rencileri olarak pankartlarını açtılar. Sadece bu pankartların arkasındaki ö¤renci gençli¤in sayısı 500’ü aflmıfltı. Üniversite ö¤rencilerinin arkasında ise devrimci siyasal gruplar yeraldı. Devrimci grupların en önünde BDSP bulunuyordu. BDSP’nin Marks, Engels ve Lenin resimli “Bütün ülkelerin iflçileri birleflin!” pankartı ve kızıl bayrakları ilgi çekti. “Bu kavgada biz de varız, Yaflasın 1 Mayıs!” fliarlı pankartlarıyla OST‹M iflçilerinin arkasında Ankara Liseli Gençlik Platformu yeraldı. Miting programı alana herkes girdikten sonra baflladı. ‹lk önce 1 Mayıs flehitlerinin anısına saygı duruflu gerçeklefltirildi. Ardından konuflmalara geçildi. Konuflmalarda daha çok son dönemlerdeki saldırı programları ve devlet eliyle körüklenen provokasyonlara de¤inildi. Birlik ve dayanıflmanın önemine vurgu yapıldı. Konuflmaların ardından Ahu Sa¤lam ve Grup Kibele’nin seslendirdi¤i türkülerin ardından miting bitirildi. Mitinge 10 bin iflçi-emekçi ve genç katıldı.

‹‹zzm miirr:: ““YYaaflflaassıınn 11 M Maayyııss!!””

2005 1 Mayıs’ı geçmifl yıllara göre daha sönük geçti. Yaklaflık 20 bin kifli katıldı. Alsancak Gündo¤du Meydanı’nda yapılan miting için Basmane ve Konak yönünden girifl

26

yapıldı. Miting alanında kürsüden yapılan konuflmalara ve atılan sloganlara katılım az oldu. Sendikalar oldukça erken alanı terkettiler. 2005 1 Mayıs’ına nitelik ve nicelik olarak beklenenin altında bir kat›l›m gerçekleflti. Bunda mitingi düzenleyen sendikaların 1 Mayıs’ı oldukça geç bir süreçte gündemlerine almaları belirleyici oldu. Alana yansıyan bu tablo saldırıların azgınlafltı¤ı böylesi bir süreçte sermayeye olması gereken yanıtı veremedi. Sınıf hareketinin duydu¤u devrimci önderlik ihtiyacı bir kez daha kendini hissettirdi.

Ad A daannaa:: ““G Geenneell ggrreevv ggeenneell ddiirreenniiflfl!!””

Bu yıl Adana 1 Mayıs kutlamalarına yaklaflık 8 bin kifli katıldı. Devrimci grupların daha kitlesel ve daha coflkulu katıldıkları göze çarptı. Eylemde “‹flçilerin birli¤i sermayeyi yenecek!”, “Yaflasın sınıf dayanıflması!”, “Genel grev genel direnifl!”, “Kurtulufl yok tek baflına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”, “Yaflasın 1 Mayıs/biji yek gulan!”, “‹flçi sınıfı savaflacak sosyalizm kazanacak!”, “Katil ABD Ortado¤u’dan defol!”, “Irak halkı yalnız de¤ildir!” sloganları atıldı. Tertip komitesi adına yapılan konuflmadan sonra ya¤mur nedeniyle miting erken bitirildi.

‹‹sskkeennddeerruunn:: ““11 M Maayy››ss kk››zz››lldd››rr,, kk››zz››ll kkaallaaccaakk!!””

Hatay’da 1 May›s’ta bu y›l ‹skenderun ve Antakya’da iki ayr› eylem gerçeklefltirildi. ‹skenderun’da Ayakkab› Boyac›lar Park›’nda biraraya gelen yaklafl›k 700 kifli 1 May›s’› kutlad›. Okunan bas›n aç›klamas›n›n ard›ndan Antakya’daki 1 May›s mitingine kat›lmak üzere araçlara binildi. Eylemde s›k s›k “‹flçilerin birli¤i sermayeyi yenecek!”, “1 May›s k›z›ld›r, k›z›l kalacak!”, “Yaflas›n devrim ve sosyalizm!”, “Kahrolsun ücretli kölelik düzeni!” sloganlar› at›ld›.


An A nttaakkyyaa:: ““OOrrttaaddoo¤€uu hh aallkkllaarr››,, ss››kkllaaflfltt››rr››nn ssaaffllaarr››!!””

Antakya’da ‹skenderun ve Samanda¤’dan gelen kitle Maksim’de toplant›. Yaklafl›k 1100 kifli kortej oluflturarak yürüyüfle geçti. Eylem genel olarak coflkulu bir atmosferde gerçekleflti. Eylemde “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i!”, “1 May›s k›z›ld›r, k›z›l kalacak!”, “Yaflas›n 1 May›s!”, “Katil ABD Ortado¤u’dan defol!”, “Ortado¤u halklar›, s›klaflt›r›n saflar›!”, “ ‹çerde d›flar›da hücreleri parçala!” sloganlar› at›ld›.

BBuurrssaa:: ‹‹flflççii vvee eem meekkççii kkaatt››ll››m m››nnddaa zzaayy››ffll››kk!!

1 May›s Bursa’da yaklafl›k 3500 kiflilik bir kat›l›mla, Gökdere Meydan›’nda yap›lan mitingle kutland›. Türk-‹fl’e ba¤l› sendikalardan Tümtis ve Pertrol-‹fl kitlesel kat›l›rken, D‹SK’in kat›l›m› zay›ft›. KESK’in ise 27 Nisan’daki ifl b›rakma eylemine göre kat›l›m› ve coflkusu daha azd›. Sendikalardan en kitlesel ve coflkulu kat›lan BAT‹S oldu. Sendikalar ad›na yap›lan konuflmalardan sonra söz alan Suavi, iflçi ve emekçilerin 1 May›s’›n› kutlayan etkili bir konuflma yapt›. Çekilen halaylar›n ard›ndan eylem sona erdi. ‹flçi ve emekçi flehri olan Bursa’da iflçi ve emekçilerin kat›l›m›ndaki belirgin zay›fl›¤a karfl›n, devrimci güçlerin geçen y›llara nazaran kat›l›mlar›ndaki art›fl ve coflkular› anlaml›yd›.

TTrraabbzzoonn:: FFaaflfliisstt pprroovvookkaassyyoonnuunn eettkkiissii

Trabzon’daki faflist sald›r›lar sonras›nda 1 May›s coflkuyla kutland›. Mitingden önce “Trabzon’a dikkat illegal örgütler haz›rl›k yap›yor!” vb. haberlerin yan›s›ra “Trabzonlular silahlan›yor” söylentisi yay›lmaya çal›fl›ld›. Miting TEDAfi önünde kortejler oluflturularak bafllad›. Mitinge yaklafl›k 2500 kifli kat›ld›. Genç komünistler olarak eyleme “KTÜ Ö¤renci ‹nisyatifi” pankart› arkas›nda Ekim Gençli¤i ve Trabzon Gençlik Kültür ve Sanat Evi dövizleriyle yaklafl›k 20 kifli kat›ld›k. Mitingde, “Diplomal› iflsiz olmayaca¤›z!”, “Paras›z e¤itim paras›z sa¤l›k!”, “Yaflas›n devrim ve sosyalizm!”, “Devrimci tutsaklar onurumuzdur!”, “YÖK e hay›r!”, “Tek yol devrim kurtulufl sosyalizm!” vb. sloganlar› att›k. Miting halaylar ve horonlarla son buldu.

Anntteepp:: ‹‹flflççii aa¤€››rrll››kkll›› bbiirr 11 A

Maayy ››ss M

1 May›s kutlamalar›, sendikalar›n, devrimci gruplar›n, reformist çevrelerin ve DKÖ’lerin pankartlar›, bayraklar› ve sloganlar›yla de¤iflik toplanma alanlar›ndan ‹stasyon Meydan›’na yürümesiyle bafllad›. Yaklafl›k 5 bin kiflinin kat›ld›¤› 1 May›s alan›nda iflçi kortejlerinin yo¤unlu¤u dikkat çekti. 2005 1 May›s’›, gerek coflku gerekse kat›l›m aç›s›ndan Antep’te son y›llar›n en iyi 1 May›s’› oldu. Türküler eflli¤inde çekilen halaylar›n ard›ndan miting sona erdi. Genç komünistler mitinge E¤itim-Sen kortejinde kat›ld›lar. Yürüyüfl boyunca ve miting alan›nda “Kurtulufl devrimde, kurtulufl sosyalizmde!”, “‹çerde, d›flar›da hücreleri parçala!”, “‹nsanl›k onuru iflkenceyi yenecek!”, “F tipi memur olmayaca¤›z!”, “Faflizme karfl› omuz omuza”, “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i!” vb. sloganlar› yükseldi.

Siivvaass:: ““FFaaflfliizzm S mee kkaarrflfl›› oom muuzz oom mu uzzaa!!””

Sivas’ta 1 May›s mitingi geçmifl 1 May›slar’dan farkl› olarak ilk defa yürüyüflle bafllad›. Mitinge 450 civar›nda bir kat›l›m oldu. Geçen y›la göre daha canl› geçen mitinge ö¤renci kat›l›m› yo¤un olurken, sendikalar›n kat›l›m› zay›f kald›. Miting alan›nda faflizme karfl› birleflik mücadele öne ç›kt›. “Faflizme karfl› omuz omuza!” slogan› alan›n tümüne hakim oldu. “Katil ABD Ortado¤u’dan defol!”, “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i!”, “Ortado¤u halklar›, s›klaflt›r›n saflar›!”, “Tecridi kald›r›n, ölümleri durdurun!”, “Devrim flehitleri ölümsüzdür!”, “Sermaye defol, üniversiteler bizimdir!” sloganlar› s›kl›kla at›ld›.

E k i m G e n ç l i ¤ i

BBoolluu:: ““YYaaflflaass››nn hhaallkkllaarr››nn kkaarrddeeflflllii¤€ii!!””

1 May›s Bolu’da, 1 May›s flehitleri an›s›na yap›lan sayg› durufluyla bafllad›. Eyleme kat›lan sendikalar aras›nda KESK, SES, E¤itim-Sen, Haber-Sen, Orman-‹fl vard›. Genç komünistler Ekim Gençli¤i olarak alanda yerlerini ald›lar. Yaklafl›k 250 kiflinin kat›ld›¤› eylemde “Kahrolsun ABD emperyalizmi!”, “‹fl, ekmek, özgürlük!”, “Yaflas›n halklar›n kardeflli¤i!” sloganlar› at›ld›.

Annttaallyyaa:: BBiinnlleerriinn ccooflflkkuussuu A

1 May›s Antalya’da 4 bin kiflinin kat›l›m›yla coflkuyla kutland›. Eyleme D‹SK ve KESK’in yan›s›ra kitle örgütleriyle reformist çevreler de kat›ld›lar. Türk-‹fl’in 1 May›s’a kat›lmama karar› nedeniyle di¤er y›llara oranla iflçi say›s› az oldu. Ambar iflçilerinin aileleriyle eyleme kat›lmalar› anlaml›yd›. KESK’in kat›l›m› zay›ft›. E¤itim-Sen ve SES kortejleri görece kalabal›k say›l›rd›.

27


Düünnyyaa’’ddaa 11 M D Maayyııss......

Milyonlarca iflçi ve emekçi alanlara çıktı!

Allm A maannyyaa ::

E k i m G e n ç l i ¤ i

Sosyal kazanımlara yönelik saldırıların birbirini izledi¤i Almanya’daki 1 Mayıs gösterilerine resmi açıklamalara göre 530 bin emekçi katıldı. Gösterilerde kapitalizmi ve hükümeti elefltiren konuflmalar öne çıktı. Saldırıların kolayca hayata geçmesini sa¤layan sendika bürokratları tam bir ikiyüzlülükle, sermayenin daha çok kâr u¤runa insanı hiçe saydı¤ını söyleyen konuflmalar yaptılar. Azgın sosyal saldırıların yürütücüsü SPD’nin Baflkanı Franz Müntefering ise konuflmasını kolluk güçlerinin koruması altında zorlukla sürdürebildi. Göstericiler SPD’nin yürürlü¤e koydu¤u saldırıları protesto ederek kürsüye yumurta attılar. Almanya’nın de¤iflik kentlerinde gösteri yapmak isteyen faflistlere açılan alanlar ise emekçiler tarafından iflgal edilerek buna izin verilmedi. Birçok yerde çatıflmalar yaflandı. Baflkent Berlin’de düzenlenen 1 Mayıs gösterisine katılan 10 bin civarında emekçi sosyal saldırıları protesto etti. Berlin’de Kreuzberg semtinde geleneksel olarak düzenlenen otonomcuların gösterisine ise 3 bin kifli katıldı.

Frraannssaa:: F

Onbinlerce emekçi 130 civarında kentte alanlara çıktı. ‹ktidarın çalıflma saatlerini uzatma planları ve iflsizlik protesto edilerek ücretlerin yükseltmesi talep edildi. Bu yılki gösterilerde ayrıca Avrupa Anayasası referandumu öne çıktı; konuflmalarda neoliberal anayasanın iflçi ve emekçi düflmanı karakteri teflhir edildi. En büyük gösteri Paris’te gerçekleflti.

‹‹n n ggiilltteerree::

Londra’da ‹flçi Sendikaları Kongresi (TUC) tarafından düzenlenen mitinge 40 bin kifli katıldı. ‹flçi ve emekçiler

28

Trafalgar Meydanı’na yürüdüler. Mitingte Londra Belediye Baflkanı Ken Livingstone, Milletvekili Tony Benn ve sendikacılar konuflma yaptılar. Uluslararası dayanıflmanın önemi, iflsizlik, sendikal haklar vb. sorunlar üzerinde duruldu ve Irak iflgali kınandı. Müzik festivalinin ardından miting sona erdi.

‹‹ssv viiççrree::

2 bin kiflinin katıldı¤ı Basel’deki gösteride sosyal hak gaspları protesto edildi. Cenevre’deki gösteriye ise 3500’ü aflk›n iflçi, emekçi ve genç kat›ld›.

‹‹tta allyyaa::

Baflkent Roma’da 1 Mayıs Papa’nın konuflmasının gölgesinde kalsa da, her zaman oldu¤u gibi ülke genelinde onbinler alanlara çıkarak istemlerini haykırdılar.

‹‹ssp paannyyaa::

Ülke çapında 50 kentte onbinlerin kat›ld›¤› gösteriler gerçeklefltirildi. Madrid’deki gösteriye 25 bin kifli katıldı.

Avvuussttuurryyaa:: A

Muhalefetteki sosyal-demokrat parti tarafından örgütlenen Viyana’daki 1 Mayıs gösterisine 110 bin emekçi katıldı. Baflbakan Wolfgang Schüssel uygulanan ekonomik politikalardan dolayı protesto edilerek istifası istendi.

Hoollllaa nnddaa :: H

Hollanda’da 1 May›s resmi olarak kutlanm›yor. Rotterdam’da a¤›rl›kl› olarak Türkiye, Ortado¤u ve Asya kökenli gruplar›n kat›l›m›yla kutlanan 1 May›s yürüyüflüne yaklafl›k bin kifli kat›ld›.

Ruussyyaa:: R

Ülke genelinde eylemlere 2 milyona yakın iflçi ve emekçi katıldı. Putin’in hayata geçirmeye çalıfltı¤ı, sosyal kazanımların tümüyle tasfiyesini amaçlayan saldırılara karflı emekçiler, Lenin ve Stalin’in posterleri eflli¤inde ve kızıl bayraklarla alanlara çıktılar.

Jaa ppoonnyyaa :: J

Ülke çapında çok sayıda kentte gerçekleflen miting ve gösterilere yüzbinlerce iflçi ve emekçi katıldı. Göstericiler ikinci emperyalist savaflının sona ermesinin 60. yıldönümü nedeniyle, nükleer silahların tüm dünyada yasaklanması talebini yükselttiler. Gösterilerde ayrıca vergilerin yükseltilmesi ve Japonya’nın uluslararası çatıflmalarda daha aktif yer almasına yol açacak olan anayasa de¤iflikli¤i planları protesto edildi. Tokyo’daki gösteriye 50 bin emekçi katıldı.


Hong Kong:

P akistan:

Hong Kong:

P akistan:

‹kibin civarında iflçi, asgari ücret uygulamasının bafllatılması, çalıflma saatlerinin belirlenmesi ve toplusözleflme talepleriyle hükümet binasına yürüdü.

Baflkent ‹slamabad’da iflçi ve sendika temsilcilerinin katıldı¤ı kitlesel bir gösteri gerçeklefltirildi.

Avust ural ya: Avust ural ya:

Baflkent Sidney’de sosyal kazanımlara dönük saldırılara karflı 5 bin emekçinin katıldı¤ı bir gösteri gerçeklefltirildi.

Kuzey Kore: Kuz ey Kore:

1 Mayıs Baflkent Pyongyang ve di¤er kentlerde resmi törenlerle kutlandı.

Güney Kore: Güney Kore:

Kore ‹flçi Sendikaları Federasyonu (FKTU) baflkent Seul’de “1 Mayıs koflusu” düzenledi. Ardından Kore ‹flçi Sendikaları Konfederasyonu (KCTU) bir miting gerçeklefltirdi. Mitinge yaklaflık 30 bin iflçi katıldı. Göstericiler patronların geçici iflçi almasını kolaylafltıran yeni ifl yasası planları ile çalıflmanın esneklefltirilmesini protesto ettiler.

Nepal: Nepal:

Baflkent Katmandu’da 10 bin emekçinin katıldı¤ı bir gösteri gerçeklefltirildi. Kral Gyandera tarafından iki ay önce yönetime el konulmufl olması nedeniyle demokrasinin yeniden tesis edilmesi talebi yükseltildi.

Sri Lanka: Sri Lank a:

Baflkent Kolombo’da binlerce kiflinin katıldı¤ı kutlamada baflbakan Mahinda Rajapakse de yeraldı.

Endonezya: Endonez ya:

Muhalefetin damgasını vurdu¤u gösterilerde iflçiler iflten atmalar ile geçici sözleflme politikasını protesto ettiler.

Filipi nler: Filipi nler:

Baflkent Manila’da baflkanlık sarayına yürüyen onbin kifli polisin saldırısı ile karflılafltı.

Tay land: Tay land:

Binlerce iflçinin katıldı¤ı gösterilerde asgari ücretin artırılması talep edildi.

Hindistan: Hindistan:

Yüzbinlerce emekçininin alanlara çıktı¤ı Hindistan’da, ücret artıflı, iflgüvencesi ve tafleronlaflmanın yasaklanması talepleri yükseltildi.

Ba ngla defl: Ba ngla defl:

Baflkent Dakka’da 15 bin emekçi düflük ücretleri protesto ederek, ifl güvenli¤i ve sigorta hakkı talebini yükseltti.

Arjant in: Arjant in:

Buenos Aires’te iflçiler, iflsizler, kadınlar ve ö¤renci örgütlülüklerinden oluflan genifl bir birlik tarafından güçlü bir 1 Mayıs gösterisi örgütlendi. De¤iflik kollardan Plaza de Mayo Alanı’na yürüyen onbinlerce insan burada bir miting gerçeklefltirdi. ‹ktidarın tekellerin ve büyük toprak sahiplerinin çıkarları do¤rultusunda hareket etmesine daha fazla izin verilmeyece¤i dile getirildi.

Ekvador:

E k i m

Küba:

G e n ç l i ¤ i

Ekvador: Üçüncü kez iktidardaki yönetimi düflüren ve devlet baflkanını ülkeden kaçmak zorunda bırakan Ekvadorlu emekçilerin 1 Mayıs gösterilerine kapitalizme karflıtlık damgasını vurdu. Çok sayıda gösterici tarafından taflınan kızıl bayraklar ve Che Guevara posterleri bunun somut göstergesi oldu.

Küba: 1 Mayıs gösterisine Baflkent Havana’da bir milyonun üzerinde emekçi katıldı. Fidel Castro ABD’yi elefltiren bir konuflma yaparak, ABD yönetiminden, 1976’da 73 kiflinin öldü¤ü Küba yolcu uça¤ının bombalanmasından sorumlu tutulan Luis Posada Carriles’in iadesini istedi.

Fil istin: Fil istin:

‹flssizlik oranı yüzde 70’leri aflan Filistin’de göstericilerin en temel talebi ifl oldu. En büyük gösteri Gazze’de Filistin yönetimi temsilcili¤i önünde gerçekleflti.

‹srail: ‹srail:

Tel Aviv’de 3.500 kiflinin katıldı¤ı gösteri, göçmen ve gençlik örgütlenmelerinin ça¤rısı üzerine gerçeklefltirildi. ‹srail’de 90 yılından bu yana sendikalar 1 Mayıs gösterileri için ça¤rı yapmıyorlar.

29


Son yıllarda bu konuda ortaya konulan irade, partimizin iddiasının hayata geçirilmesi konusunda yol göstermektedir. Kuşkusuz yetersizlikler vardır, ancak genç komünistler devrim davasında yaratılan değerleri, devrimci geçmişimizi sahiplenerek bu konuda asgari bir nitelik oluşturmuşlardır. Dahası bu içe dönük bir çaba olmaktan çoktan çıkmış, bir çok yerelde örgütlenen siyasal faaliyetlerle, bu mirasın yeni kuşaklara aktarılması için ortaya konan ciddi bir çaba halini almıştır. Geçtiğimiz yıl içinde, partimizin “Geçmişi olmayanın geleceği de olmaz!” vurgusu hayatın ve mücadelenin canlı pratiği içinde anlam kazanmış ve genç komünistler tarafından bu konudaki ilk inisiyatif konulmuştur. Bu yöndeki irade ve çaba geliştirilerek sürdürülecek, tüm devrimci mirasımızı sahiplenme perspektifinin gerekleri her adımda ve her vesileyle yerine getirilecektir.

33 00

Da D arraa¤€aaççaallaarr››nnddaann iiflflkkeenncceehhaann ddiirreenniiflfliinn aadd››nn›› kkaazz››yyaannllaarr aassllaa

Geçmifli olmaya ‘68 dönemi ve bu dönemin antiemperyalist gençlik mücadelesi, tarihimize devrimci bir uyan›fl olarak kaydedildi. Dönemin kavgac› militan yap›s›ndan ve devrimci miras›ndan yararlanmak, dahas› bu miras› ve birikimi güçlendirerek gelece¤e devretmek, bugün art›k genç komünistlerin tafl›d›¤› bir sorumluluktur. Bu sorumlulu¤un gereklerini yerine getirmek, en baflta mücadeleyi daha da büyütmek ve bayra¤›m›z› yükseltmekten geçmektedir. 6 May›slar’a s›k›flt›r›lm›fl anmalar ve Denizler’in devrimci yanlar›n› görmezden gelerek onlar› yad etmeler bu misyona lay›k olamaz.

Kavga topra¤›nda devrimin solu¤u olmak! Ülkemizde ilk ilerici hareketlenmelerin tarihi eskilere dayansa da, hareketin kitleselleflmesi ve toplumsal planda yer tutmas› ancak ‘60’l› y›llarda sözkonusu oldu. Bu dönem, hem dünya çap›nda toplumsal hareketlili¤in geliflti¤i ve hem de ülkemizde kapitalist geliflmenin sosyalsiyasal sonuçlar›yla beraber h›z kazand›¤› bir dönemdir. Dolay›s›yla Denizler’in ve di¤er devrimci gençlik önderlerinin bu dönemde ortaya ç›kmalar› bir rastlant› de¤ildir. Özellikle Afrika, Latin Amerika ve Asya’dan kurtulufl mücadelelerinin yükselmeye bafllad›¤› ‘60’l› y›llar, bu kavga rüzgar›n›n Avrupa ve ABD de dahil olmak üzere hemen tüm dünyaya yay›ld›¤› bir dönem oldu. Bu süreçte birçok geri ülkede kapitalizm, sermaye ihrac› yoluyla h›zla geliflmeye bafllad›.

K›rdan kente göç, iflçi s›n›f›n›n nesnel geliflimi, giderek keskinleflen s›n›f çeliflkileri, Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülkede döneme rengini veren olgulard›r. Bunun üzerine bir de Vietnam’a yönelik emperyalist sald›r› ve Vietnam halk›n›n benzeri görülmemifl direniflinin etkisi (benzer sald›r› ve direnifller baflta Cezayir olmak üzere baflka ülkelerde de yafland›, ancak Vietnam’›n çok özel bir etkisi vard›.) eklenince, o dönem ortaya ç›kan hareketlili¤in temelleri at›lm›fl olur. Ancak bu toplumsal hareketlilik ve ortaya ç›kan dinamikler, henüz devrimci bir önderlikten yoksundu. Avrupa’da euro-komünistler ve dünyan›n hemen her yerine yay›lm›fl çeflitli renk ve görünümdeki revizyonist yap›lar ve tepki ak›mlar›... Türkiye’de de dönemin geliflmelerine yan›t verecek, ona devrimci bir tarzda yön vererek iktidara tafl›yacak bir devrimci önderlik bulunmuyordu. Hareketin geliflimine yan›t verecek bir ideolojik çizgiden uzak olan, ihtiyaçlar›na yan›t veremeyen, geliflen mücadeleyi geriye çekmeye çal›flan T‹P, ülkedeki tek siyasal muhalefet oda¤›yd› ve bütün zaaflar›na ra¤men geliflen sol muhalefeti kendi içinde toparlamaktayd›. Öte yandan Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF), giderek genç devrimcilerin içinde topland›¤› yer oldu. Dönem boyunca anti-emperyalist eylemler örgütleyen ve her eylemin ard›ndan T‹P çizgisinden biraz daha uzaklaflarak devrimci bir mücadele çizgisine yönelen devrimci gençler de FKF içerisinde yer al›yorlard›. Denizler’in de içinde yer ald›klar› FKF, bir süre sonra reformist-


nneelleerree,, ddaa¤€ ddoorruukkllaarr››nnddaann kkeennttlleerree aa uunnuuttuullm maayyaaccaakkllaarr......

an›n gelece¤i de olmaz! parlamentarist T‹P çizgisini aflman›n zemini olacakt›. Üniversite boykotlar› ve iflgalleri, 6. Filo eylemleri ve en son ODTÜ’de Vietnam kasab› Kommer’in arabas›n›n yak›ld›¤› eylemle bir anlamda ipler koptu. Bu eylemi provokasyon olarak niteleyen T‹P’in içinde daha fazla durulamazd›. Böylece devrimci bir ayr›flma yaflanm›fl, tarihimizde temel bir yer tutan devrimci gençlik önderlerinin içerisinde yer ald›¤› temel önemde bir kopufl gerçekleflmiflti. Bu s›rada FKF kongre karar›yla ad›n› de¤ifltirmifl, Devrimci Gençlik Federasyonu ya da bilinen ad›yla DevGenç olmufltu. K›sa zaman içinde büyük önemde geliflmeler yaflanacakt›. Bu sürecin önderleri aras›nda daha sonra THKO’yu kurarak mücadeleyi büyütecek olan Deniz Gezmifl, Yusuf Aslan, Hüseyin ‹nan, Sinan Cemgil, Cihan Alptekin ve di¤erleri de yer al›yordu. Art›k bir dönem kapanm›flt›, hareket sürekli kendisini daraltan T‹P’in denetiminden kurtulmufl, parlamentarist-revizyonist çizgiyi aflm›flt›. Ancak sorun burada bitmiyordu. Bu devrimci ad›m› atma cüretini gösterenler kavgan›n en önünde yer al›yorlard› ve bundan sonras› için bir seçim yapmal›yd›lar. Mücadele için öne at›lanlar bu seçimi yapt›lar. Örgütsüz mücadele, örgütsüz devrimcilik mümkün de¤ildi. Peki bu nas›l olacakt›? Varolan örgütlenmelerin konumu belliydi. Bir dönem MDD’ciler çevresinde bir toparlanma olduysa da çok geçmeden yollar›n› ay›rd›lar. THKO, THKP-C ve farkl› bir geliflim seyri izleyen TKP-ML T‹KKO bu süreçte olufltu ve ‘70’li y›llar›n bafl›nda vücut buldu. Devrim için herfleyi göze alm›fllard›. fiiarlar› netti: “Her fley devrim için!” Yap›lmas› gereken, emperyalizme ve uflaklar›na karfl› silahlanarak savaflmakt›. Devrimci fedakarl›k ve gözüpekli¤i kendilerinde cisimlefltirenler, tereddütsüz bu yolu seçmifller ve bu seçimin gereklerini yerine getirmek için ellerinden geleni yapm›fllar, Filistin topraklar›na giderek askeri e¤itim alm›fllard›. Dönüfllerinde yakalanm›fl ve tutuklanm›fllard›. Ayn› dönemde benzer biçimlerde parlamentarizm ile yollar›n› ay›ran di¤er devrimci gruplar da eylemlerine bafllam›fllard›. Üstelik geçmifl dönemin birikiminin de

etkisi ile h›zla kitleler içinde etki alan› buluyorlard›. DevGenç giderek bir ö¤renci örgütlenmesi olmaktan ç›k›yor, kentlerde ve k›rlarda yo¤un olarak emekçilerle buluflmaya, onlar› devrime kazanmaya bafll›yordu. Geliflmeler sermaye iktidar›n› tutum almaya zorlamaktayd›. Bu zorlamayla 12 Mart faflist askeri darbesi yafland›. Cuntan›n kurulmas› ve Nihat Erim’in baflbakan olmas› ile birlikte çap› oldukça genifl tutulan bir terör operasyonu bafllad›. Büyük flehirlerin tümünün içinde bulundu¤u 11 ilde s›k›yönetim ilan edildi ve devrimcilere karfl› bir sürek av›na giriflildi. Mahir Çayan bu sürek av› s›ras›nda yoldafl› ve yak›n dostu Hüseyin Cevahir ile birlikte bir evde s›k›flt›r›ld›. Sadece iki devrimcinin karfl›s›na yaklafl›k 500 silahl› adam diken devlet bu çat›flmada Cevahir’i katletti ve Mahir’i de yaral› olarak yakalad›. Maltepe’de k›st›r›ld›klar› evde devletle difle difl çat›flma içerisindeyken siper yoldafllar› Sinan Cemgil, Kadir Manga ve Alpaslan Özdo¤an’›n Nurhak’ta flehit düfltü¤ünü ö¤rendiler. Bu haber onlar› oldukça sarsm›fl ve ama öfkelerini de bilemiflti. Mahir yaral› olarak yakaland›ktan sonra tutukland›. Düzen, bu hareketlili¤e gözda¤› vermek için idam istiyordu. Ancak zindanlar bugün oldu¤u gibi o gün de devrimcileri y›ld›racak yerler de¤ildi. Mahir bir süre oldukça a¤›r koflullarda hücrede tutulsa da zindan duvar›n› k›rmay› baflard› ve içlerinde THKO militanlar›n›n da bulundu¤u 4 arkadafl› ile birlikte firar etti. Bu arada idamlar› onaylanan Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in kurtar›lmas› için eylem haz›rl›¤›na girifltiler. Bu eylem K›z›ldere’de sonland›. Birkaç ay içinde karar›n iptali için avukatlar›n baflvurusu reddedilerek Denizler idam sehpas›na götürüldüler. Burada devrim davas›na ba¤l›l›klar›n› hayk›rarak flehit düfltüler. ‹brahim Kaypakkaya ise ertesi y›l Diyarbak›r’da katillerini kendi inlerinde yenilgiye u¤rat›yordu. Efli benzeri görülmemifl iflkencelerden ser verip s›r vermeme gelene¤ini perçinleyerek ç›k›yor, devrimci tutumun ne oldu¤unu ö¤retiyordu. Hepsi de ayr› ayr› ve bir bütün olarak yi¤itlik destan› yazd›lar. Devrim kavgas›nda kuflaklar boyu yaflayacak birer direnifl sembolu olarak bayraklaflt›lar. Onlar ne

E k i m G e n ç l i ¤ i

31


E k i m G e n ç l i ¤ i

32

dara¤açlar›nda, ne düflman kurflunlar› alt›nda ve ne de iflkencelerde teslim oldular. Bunu bir an bile ak›llar›ndan geçirmediler, tereddütsüz ölümün üzerine yürüdüler. Türkiye topraklar›na devrim tohumlar› böyle at›ld›. 12 Mart karfl›-devrimi devrimci önderleri yok ederek hareketi dizginlemeyi umuyordu. Gerçekten de katliamlar›n›n hemen ard›ndan “Balyoz” diye an›lan Nihat Erim’in aç›klamalar› bunu baflard›klar›n› söylüyordu. Ancak yarat›lan de¤erler o kadar güçlü ve kokuflmufl düzenleri o kadar köhneydi ki, bir iki y›l içinde devrimci kitle hareketi daha da yayg›n ve geliflkin olarak yeniden yükseldi. Art›k ö¤renci gençli¤in s›n›rlar›n› da fazlas›yla aflm›fl, büyük kentlerin emekçi mahallerini ve k›rlarda yoksul köylülü¤ü kazanarak ilerlemeye bafllam›flt›.

Yakt›¤›m›z atefli söndüremeyeceksiniz! Türkiye bir devrim ülkesidir. Gerek çeliflkilerin keskinli¤i, gerekse de bu topraklardaki devrimci direnifl gelene¤i bunun temellerini oluflturur. Dünyada benzerlerine rastlanan bu direnme gelene¤i Türkiyeli devrimcilere Denizler’den, Mahirler’den, ‹bolar’dan miras kalm›flt›r. Türkiyeli devrimciler bu silah› paslanmaya b›rakmam›fl, aksine her dönem ellerine alarak düflman›n üzerine yürümüfllerdir. ‘70’li y›llar›n hareketlili¤inin devrimci kanallara akmas›n›n gerisinde de bu yatar. ‘80 karfl›-devriminin karanl›k günlerinde bile bu silah defalarca atefllenmifl ve karanl›¤› y›rtm›flt›r. ‘84 Ölüm Orucu Direnifli bunun kan›t›d›r. Sonras›nda da devrimciler her dönem boyun e¤meyi de¤il, direnmeyi seçmifllerdir. Türkiye bir devrim ülkesidir. Bu topraklarda her dönem devrimciler ç›km›fl, en geri koflullarda bile mücadele etmifllerdir. Onbinlerce insan çocuklar›na hala onlar›n adlar›n› koyuyorlarsa bu flunu gösterir: Bu ülkede devrimciler bitirilemeyecektir, çünkü onlar›n kitlelerin yüre¤inde tuttuklar› bir yer vard›r. Türkiye bir devrim ülkesidir. Çünkü bu topraklar sürekli yeni Denizler, Mahirler, ‹bolar ç›karmaktad›r. Devrim art›k bizim ellerimizde mayalanmaktad›r. Sosyalizm özlemi ve devrim yürüyüflümüzün bu ilk önemli ad›m› ve o ad›m› atan yi¤it devrimcilerin kararl›l›klar›, fedakarl›klar›, at›lganl›klar› bize yol gösteriyor. Bizler bu gelene¤i sahipleniyoruz ve gelece¤e tafl›yoruz. Fakat dikkat edilmesi gereken bir önemli nokta var. Geçmiflin devrimci miras› tahribata u¤rat›lmaya, içi boflalt›lmaya çal›fl›l›yor. Ya Denizler’in mücadeleleri ve devrim istemleri bir yana b›rak›larak, sadece iyi yürekli

gençlermifl gibi ele al›narak böylesi bir sald›r› gerçeklefltiriliyor, ya da o dönemin devrimci önderleri efsanelefltirilip mücadele çizgilerindeki yanl›fllar ve zaaflar dogmatik bir biçimde kabul edilerek miras›m›z yozlaflt›r›l›yor. Denizler gelece¤i fethedecek bir kavgan›n ortas›na at›ld›lar ve onurlu devrimciler olarak öldüler. Ancak, onlar dara¤açlar›nda ba¤l›l›klar›n› ilan ettikleri Marksizm Leninizm’in belli ölçülerde uza¤›ndayd›lar. Öyleyse yap›lmas› gereken onlar›n bu zaaflar›n› aflmak, fakat onlar›n inanc›n›, kararl›l›¤›n›, fedakarl›¤›n› kuflanarak devrime yürümektir.

Denizleri ehlilefltirme çabas› bofluna Bir yandan reformizmin Denizler’in miras›n› kendi tekeline almak ve devrimci mücadeleyi bu temel silah›ndan ar›nd›rmak için çabalar› sürerken, bir yandan da bizzat düzen cephesinden bir sald›r› kampanyas› yürütülmektedir. Hedefte Denizler var. Önceleri onlara “anarflist”, “terörist” diyerek sald›ran düzen, bu yöntem ifle yaramay›nca onlar› ehlilefltirme yolunu seçti. Televizyon kanallar›nda yay›nlanan belgeseller, en has burjuva gazetelerinde ç›kan dizi yaz›lar, o dönemki katillerin ya da yetkililerin piflmanl›k beyanlar›, gerçekd›fl› filmler, bu amaç için devreye sokularak büyük bir kampanya bafllat›ld›. Bu kampanyan›n bir benzeri k›sa bir zaman önce komünist ozan Naz›m’a karfl› da yürütülmüfltü. Düzenin has partisi CHP, yeri geldi¤inde devrimcilere sald›rmaktan hiç çekinmeyen Cumhuriyet gazetesi, devrim ve devrimci düflman› Perinçekçi ‹P ve Türk Solu çetesi, bu kampanyan›n sol görünümlü temsilcileri olarak sahne ald›lar. Y›llard›r yapt›klar› devrimci gelene¤i


yozlaflt›rarak prim yapma iflini sürdürecekler, kendilerine düzen cephesinden verilecek destekle bunu daha güçlü yapacaklard›. Nitekim her yaz›s› halk düflmanl›¤› üzerine kurulu, devrimci önderlere “sokak serserisi” diyecek kadar düflkün Ertu¤rul Özkök’ün gazetesi Hürriyet ve yine bu cenahtan televizyonlar çok geçmeden Denizler’i aklama korosuna kat›ld›lar. Devletçi ve orducu Cumhuriyet, bizzat ordu eliyle katledilen Nurhak flehitlerini nas›l sahiplenebilirdi? Cuntac› generallerin karar›na uyularak as›lan Denizler’in yaflamlar›ndan nas›l utanmaks›z›n bahsedebilirdi? Fakat bahsetmek zorundayd›. Hem bu ülkede solcu görünmenin, Denizler’e sahip ç›kan binlerce insana flirin görünmenin maskesi olarak, hem de devrimci miras› çarp›t›p içini boflaltmak için bu gerekiyordu. Düzen cephesinden yap›lanlara gelince. Tan›d›k yüzlere yapt›r›lan filmler, kasetler vb.’den sonra geçen y›l do¤rudan iflbirlikçilerinin partisi CHP devreye sokuldu ve birkaç kendini bilmez CHP’li milletvekili Denizler’e iade-i itibar için yasa teklifi verdi. Dün Denizler’i dara¤ac›nda, Mahirler’i K›z›ldere’de, ‹bo’yu iflkencehanelerde katledenler; bugün Ulucanlar’da, 19 Aral›k’ta zindanlarda devrimcileri katledenlerdir. fiimdi de tutmufllar Denizler’e iade-i itibar dileniyorlar. Onlar›n onurlu mücadeleleri ortadayken ve onlara onur bahfletmek düzenin haddi de¤ilken bu yap›lanlar›n tek bir anlam› olabilir: Sermaye düzeni Denizler’i ehlilefltirerek yok etmek istiyor. Oysa onlar son nefeslerinde bile bu ülkenin ba¤›ms›zl›¤›n› savunmufllard›; flimdi bu ülkeye bizzat emperyalistler eliyle atanm›fl Dervifl’in partisi mi onlara onurlar›n› verecek? Onlar ipe giderken iflçi s›n›f› ve di¤er ezilenlerin hakl› davas›n› savunmufllard›; flimdi yeminli iflçi haini Bayram Meral’in partisi mi onlara onur verecek? CHP her geçen gün kaybetti¤i emekçilerin kitle deste¤ini elinde tutmak için utanmazl›kta böyle ileri gidiyor. Ülkeyi parsel parsel tekellere peflkefl çekenler, buna karfl› ç›kanlara iflkencelerin en a¤›rlar›n› reva görenler, emperyalistlerin kuyru¤undan ayr›lmayan halk düflmanlar› Denizler’in onurunu b›rak›n iade etmeyi, bu konuda konuflamazlar bile. Bu konuda söz söyleyecek olanlar, ancak ve ancak Denizler’in yolunda, devrim yolunda kavga bayra¤›n› tafl›yanlard›r, devrimciler ve komünistlerdir.

Reformistler bu mirastan derhal ellerini çekmelidirler! Dönemin devrimci önderlerinin canlar› pahas›na koruduklar› de¤erlerin ve bilincin en büyük düflman› ise tasfiyecilik ve reformizm olmufltur. Hem ‘70’li y›llar boyunca, hem de ‘80 karfl›-devriminin ard›ndan devrimcilikten ricat edenler kendi karamsarl›klar›n›n ve yenilgi atmosferlerinin en büyük düflman› olarak gördükleri bu de¤erleri ortadan kald›rmak için çaba harcam›fllard›r. Kendileri aç›s›ndan baflar›l› olduklar›na kuflku yok. Onlar ilk önce bu de¤erleri ve kimli¤i tasfiye ederek düzene

yamanm›fllar, ard›ndan da genel olarak sol saflarda haf›zalardan silemedikleri devrimci kiflilikleri sahiplenerek içini boflaltmaya çal›flm›fllard›r. Bugün reformizmin ve tasfiyecili¤in eli kirli temsilcileri Mahir’i ve Deniz’i sahiplendiklerini söylüyorlar. Sorun fludur: Onlar bu devrimciler flahs›nda temsil edilen kimli¤i tafl›yamazlar. Direngenlik, devrime adanma, uzlaflmaya karfl› aç›k ve net tutum, siper yoldafll›¤› ruhu onlarda bulunmamaktad›r. Devletin her sald›r›s› karfl›s›nda geri ad›m atanlar m› devrimcilerin bayra¤›n› tafl›yacak? ‹flte bugün devletin karanl›k merkezlerinde planlanarak estirilen floven rüzgar›n karfl›s›nda “bayra¤› sahiplenen” TKP, EMEP ve DEHAP’›n temsilcileri mi bu de¤erleri tafl›yabilirler? Onlar ancak “Denizler de bayra¤a sahip ç›k›yordu” deme küstahl›¤› ile devrimci de¤erleri düzene pazarlamay› bilirler. Her f›rsatta baflkalar›na sald›rma, devrimcilere ve komünistlere karfl› zorda kald›¤›nda fliddete baflvurmay› meziyet sananlar m› o E de¤erleri tafl›yacaklar? Rekabetçi ve reklamc› tutumlarla gerçe¤i karartarak siyaset yapt›¤›n› sananlar m› bu k de¤erleri ilerletecek? i Hay›r; bin kere hay›r! Bu de¤erler Türkiye devriminin k›z›l sayfalar›nda kanla yaz›l› durmaktad›r. Ve bugün bu m k›z›ll›¤›n tafl›y›c›s› olanlara aittirler. ‹lkelili¤i bayrak edinebilen, yüzü gelece¤e dönük, direnifl kültürüne sahip G olan kimse o bu de¤erlerin de gerçek sahibidir. Bugün e aç›kt›r ki komünistler ve komünist s›n›f partisi taraf›ndan temsil edilen çizgi kendi mücadelesinde tüm devrimci n miras›n ve de¤erlerin tafl›y›c›s› ve güvencesidir. Onlar› ç gözü gibi korumak da hakk› ve görevidir. l Zor dönemlerde tasfiye rüzgar›na karfl› dik durmay›, düzen cephesinden gelene oldu¤u kadar sol saflardan gelen i sald›r›lara da gö¤üs germeyi baflaran, günlük küçük ¤ hesaplarla de¤il, “Türkiye’nin devrimci gelece¤ini i örgütlüyoruz!” fliar›yla hareket eden, s›n›f devrimcili¤inin gereklerini her fleyin önünde tutan partimiz taraf›ndan temsil edilen ve güvence alt›na al›nan geçmiflin miras›n› ve de¤erlerini korumak ve gelece¤e tafl›mak biz komünistlerin temel önemde görevlerinden biridir. Genç komünistler son y›llarda ortaya koyduklar› çaba ile bu görevin hakk›n› vereceklerini göstermifllerdir. Son y›llarda bu konuda ortaya konulan irade, partimizin iddias›n›n hayata geçirilmesi konusunda yol göstermektedir. Kuflkusuz yetersizlikler vard›r, ancak genç komünistler devrim davas›nda yarat›lan de¤erleri, devrimci geçmiflimizi sahiplenerek bu konuda asgari bir nitelik oluflturmufllard›r. Dahas› bu içe dönük bir çaba olmaktan çoktan ç›km›fl, bir çok yerelde örgütlenen siyasal faaliyetlerle, bu miras›n yeni kuflaklara aktar›lmas› için ortaya konan ciddi bir çaba halini alm›flt›r. Geçti¤imiz y›l içinde, partimizin “Geçmifli olmayan›n gelece¤i de olmaz!” vurgusu hayat›n ve mücadelenin canl› prati¤i içinde anlam kazanm›fl ve genç komünistler taraf›ndan bu konudaki ilk inisiyatif konulmufltur. Bu yöndeki irade ve çaba gelifltirilerek sürdürülecek, tüm devrimci miras›m›z› sahiplenme perspektifinin gerekleri her ad›mda ve her vesileyle yerine getirilecektir.

33


6M 6 Maayy››ss aannm maallaarr››nnddaann......

E k i m G e n ç l i ¤ i

OD O DTT Ü ÜB BO OY YK KO O TT U U

Faaflfliisstt ssaalldd›› rrggaannll››¤€aa,, flfloovveenniizzm F mee kk aarrflfl›› A An nkkaa rraa ’’ddaa 66 M Maa yy››ss aannm maall aarr››nn››nn ggöösstteerrddiikk lleerrii......

fiimdi Deniz olunmal›!

Denizler’in idam›n›n 33. y›l›nda Ekim Gençli¤i olarak, “faflizme, flovenizme ve provokasyona karfl› flimdi Deniz olunmal›!” fliar›yla bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirdik. 6. filonun denize döküldü¤ü yer olan Dolmabahçe’de gerçeklefltirdi¤imiz bas›n aç›klamas›na 25 kifli kat›ld›. Bas›n aç›klamas›nda, “Trabzon’da, Mersin’de Sivas’ta, Sakarya’da yaflanan provokasyonlar bu zihniyetin toplum üzerinde yaratmaya çal›flt›¤› sindirme politikalar›ndan ba¤›ms›z düflünülemez. Genelkurmay›ndan bakan›na, burjuva medyas›na kadar “hassasiyet” olarak tan›mlanan fley toplum içerisindeki kimlikleri, kültürleri ayr›flt›rma ve tecrit etme anlay›fl›d›r. Bu oyunlar yeni de¤il elbette. Geçmiflte Çorum’da, Marafl’ta, Sivas’ta yaflananlar, 30 Mart’ta K›z›ldere’de yaflananlar düflünülürse sermaye devletinin katliamc› gelene¤i bir kez daha hat›rlanacakt›r. Bugünün kendisi bile sermaye devletinin bask› ve zor gelene¤ini hat›rlamak için anlaml› bir tarihe iflaret ediyor. Bugün 6 May›s 2005. Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in faflizmin dara¤açlar›nda ölümsüzleflmelerinin 33. y›l›” denildi. Devam›nda “Bugün Dolmabahçe’deyiz. Denizler’in 6. filoyu denize döktükleri yerdeyiz! Ayn› anti-emperyalist bilinç ve kararl›l›kla emperyalizmin ve onlar› katleden faflist zihniyetin karfl›s›nday›z. Dara¤ac›nda son sözleri “Yaflas›n iflçiler, köylüler, kahrolsun emperyalizm! Yaflas›n MarksizmLeninizm, yaflas›n Türk ve Kürt halklar›n›n kardeflli¤i” olan bu yi¤it devrimcilerin yolundan yürüyoruz, yürümeye de devam edece¤iz. Ekim Gençli¤i olarak herkesi 6 May›s ruhuyla faflist sald›r›lar›, hassasiyet palavralar›n›, provokasyonlar› bofla ç›karmaya, Denizler’in bayra¤›n› tafl›ma mücadelesine omuz vermeye ça¤›r›yoruz” biçiminde aç›klamay› sona erdirip sloganlarla da¤›ld›k

‹stanbul Ekim Gençli¤i

34

Çürümenin sonu yok!

Deniz Gezmifl, Yusuf Aslan, Hüseyin ‹nan… Genç yafllar›nda iflçi ve emekçilerin kurtulufl mücadelesine, emperyalist sömürüye karfl› anti-emperyalist mücadeleye kat›lm›fl, bu u¤urda tereddütsüzce ölümü kucaklam›fl üç yi¤it devrimci... Bir kufla¤›n temsilcisi haline gelmifl, devrim ve sosyalizm davas› u¤runa ödenen bedeli, harcanan eme¤i ve bu davada ölümü kucaklam›fl binlerce kifliyi temsil eden üç isim. Baflta gençlik olmak üzere toplumun tüm kesimleri için 6 May›s bu üç yi¤it devrimcinin ölüm y›ldönümü olarak büyük bir anlam tafl›yor. Bu anlam›, onlar›n bizlere miras b›rakt›klar› devrimci kimli¤i kitlelere ulaflt›rmal› ve bu mirasa lay›k olmal›y›z. Bu y›l Ankara’da Denizlerin mezar› bafl›nda yap›lan anma ise Denizlerin miras b›rakt›¤› devrimci kimli¤i de¤il liberal tasfiyeci hareketin çürümesini temsil ediyordu. Öncelikle burada bir tart›flmay› teflhir etmek gerek. Eylem öncesi özellikle “sivil toplum örgütleri” üzerinden anman›n ortak bir eylem fleklinde gerçeklefltirilece¤i söyleniyordu. Bu söylem elbette birlikte mücadele ihtiyac› gören kitlelere sunulan içi bofl ajitasyondan baflka bir fley de¤ildi. Etkinlik, haz›rlanan metin, yap›lan konuflmalar, at›lan sloganlarla bir EMEP etkinli¤iydi. Deniz, Yusuf, Hüseyin’in ve binlerce devrim flehidinin katili sermaye devletidir. Burjuvaziyi bu derece azg›nlaflt›ran, devrimcilerin temsil etti¤i toplumsal kurtulufl mücadelesidir. Ankara’da yap›lan anma ise sermaye devletinin simgelerinin kutsanmas›, sahiplenilmesine tan›kl›k etti. Denizler’in dava arkadafl› olarak bir konuflma yapan Mustafa Yalç›ner, konuflmas›nda Denizler’in ve devrimcilerin yenilmeyece¤ini, bafl e¤mezli¤ini görmek için Kurtulufl Savafl›’na bakmay› ö¤ütledi. Yalç›ner, ölümsüzleflen devrimcilerin sermaye


iktidar›n›n temellerine ve onun emperyalistlerle girdikleri uflakl›k iliflkilerine karfl› yükselen s›n›f savafl›m›na, sosyalizm mücadelesine de¤inmeye ise gerek görmedi ve kendisini dinleyen kitleye “bayrak da bizim vatan da” fleklinde hayk›rd›. Burada bahsedilen bayrak Mersin’de Newroz s›ras›nda yak›lan çürümüfl burjuva cumhuriyetinin bayra¤›yd›. 12 Eylül sonras› burjuvazinin mahkemelerinde “bize laz›m olan burjuval› ya da burjuvas›z demokrasi” diyen liberaller için tutarl› bir sonuçtu bu. Evet bayrak da sizin vatan da! Yalç›ner’in konuflmas›n›n ard›ndan Türkiye gençli¤i ad›na and içen Emek Gençli¤i de bir konuflma gerçeklefltirdi. Yaklafl›k bin kiflinin kat›ld›¤› anma Kemalist, vatansever söylem ve içerikle gerçeklefltirildi. Anman›n genel eksenini “ba¤›ms›z demokratik Türkiye” slogan› ifade etti. Anma, toplanan kitleye bu içerik do¤rultusunda bundan sonra verilecek mücadelede birlikte olma ça¤r›s›yla sona erdi. Ortak anma etkinli¤ine, ‘68’liler Dayan›flma Derne¤i, 78’liler Dayan›flma Derne¤i, PSAKD, D‹SK, SHP, CHP, SDP, ESP kat›ld›. Kald›raç, Tüm-‹GD, BAGEH de kendi anma eylemlerini gerçeklefltirdi. Komünistler, ortak anma etkinli¤inin ard›ndan mezarl›¤a kendi pankartlar›n› açarak geldiler. Devrim ve sosyalizm hedefini hayk›ran sloganlar›yla gerçeklefltirilen yürüyüflle mezar›n bafl›na gelindi. Deniz, Yusuf, Hüseyin ve onlar nezdinde tüm devrim ve sosyalizm flehitleri ad›na gerçeklefltirilen sayg› duruflunun ard›ndan fliirler okundu ve bir konuflma yap›ld›. Konuflmada liberal çürüme teflhir edilip bugün Denizler’in b›rakt›¤› devrim bayra¤›n›, u¤runa tereddütsüz ölünen sosyalizmin k›z›l bayra¤›n› yükseltme ça¤r›s› yap›ld›. Denizlerin katili olan sermaye iktidar›na karfl› düzülen methiyeler teflhir edildi. Kendileri için tutarl› olan bu liberal ihanet çizgisini savunanlar›n devrimci miras ve de¤erlerimizi kendi ay›plar›n› örtecek bir örtü olarak kulland›klar› vurguland› ve alanlar›m›za döndü¤ümüzde tarihi bir görevle karfl› karfl›ya oldu¤umuz söylendi. Ancak bu görevi yerine getirdikçe, bu bayra¤› yükseltip, bu yürüyüflü h›zland›r›p, bu türküyü güçlendirdikçe Denizleri gerçekten anm›fl olaca¤›m›z hat›rlat›ld›. Ard›nda bizi yeni Ekimler’in bekledi¤i bu yolda art›k daha da h›zl› koflaca¤›z. Sosyalizmin k›z›l bayra¤›n› daha da yukar› kald›raca¤›z.

Ekim Gençli¤i/Ankara

Denizler mücadelemizde yafl›yorlar! Faflizme ve emperyalizme karfl› mücadele etmifl ve kendilerini bu u¤urda feda etmifl üç k›z›l karanfil; Deniz Gezmifl, Yusuf Aslan ve Hüseyin ‹nan flahs›nda tüm devrim flehitlerini Çukurova Üniversitesi’nde gerçeklefltirdi¤imiz anmayla and›k. 6 May›s Cuma günü, Deniz’in, Mahir’in, ‹bo’nun resimleri ve Denizler’i simgeleyen dara¤ac›na as›lm›fl üç karanfille R1 kantini önünde gerçeklefltirdi¤imiz anmay›, DGD hariç bütün yap›lar ortak örgütledik. DGD’nin de destek verdi¤i anmada yaklafl›k 150 kifli kat›ld›. “Devrim flehitleri ölümsüzdür!”,

“Yaflas›n devrim ve sosyalizm!”, “Faflizme karfl› omuz omuza!”, “Yusuf, Hüseyin, Deniz. sürüyor sürecek mücadelemiz!” vb. sloganlar›n at›ld›¤› eylemde okunan bas›n aç›klamas›nda; Denizler’i ve devrim davas›nda yitirdi¤imiz devrimcileri unutmad›¤›m›z›, bayra¤› onlardan devrald›¤›m›z› ve gelece¤e tafl›yaca¤›m›z› vurgulad›k. Hep birlikte söylenen Gün do¤du marfl›ndan sonra anmam›z sona erdi.

Ekim Gençli¤i/Çukurova Üniversitesi

“Devrim flehitleri ölümsüzdür!”

Emperyalizme ve faflizme karfl› mücadele bayra¤›n› yükselttikleri için 6 May›s 1972’de idam edilen Deniz Gezmifl, Yusuf Aslan ve Hüseyin ‹nan Ege Üniversitesi’nde an›ld›. 6 May›s günü Edebiyat Fakültesi önünde gerçeklefltirilen anma etkili¤i öncesi etkinli¤e yönelik ç›kart›lan afifller yayg›n bir flekilde yap›ld›. Etkinlik Ekim Gençli¤i, Sosyalist Demokrasi Gençli¤i, Demokratik Gençlik Hareketi, ‹zmir Gençlik Derne¤i ve Demokratik Gençlik Derne¤i taraf›ndan örgütlendi. “Devrim flehitleri ölümsüzdür!/E.Ü. Ö¤rencileri” pankart› aç›lan eyleme DPG, Ö¤renci Koordinasyonu, Ö¤renci Muhalefeti ve SGD destek verdi. Yaklafl›k 100 kiflinin kat›ld›¤› anma etkinli¤i Deniz, Yusuf ve Hüseyin flahs›nda tüm devrim flehitleri an›s›na yap›lan sayg› durufluyla bafllad›. Daha sonra üç yi¤it devrimci ve yaflad›klar› dönemi içeren bir sunum gerçeklefltirildi. Sunumun ard›ndan Grup Gün›fl›¤› türkü ve marfllar›yla Denizler’in sesi oldu. Müzik dinletisinin sona ermesiyle etkinlik bitirildi. Anma esnas›nda “Devrim flehitleri ölümsüzdür!”, “Deniz Gezmifl, Yusuf Aslan, Hüseyin ‹nan aram›zda-Ad›n›z onur, gün olur hesap sorulur!”, “Katil devlet hesap verecek” sloganlar› at›ld›.

Ekim Gençli¤i/ Ege Üniversitesi

E k i m G e n ç l i ¤ i

Liseli gençlik Denizler’e sahip ç›k›yor! 6 May›s günü Ertu¤rul Gazi Lisesi önünde Denizler’in idam›n› protesto etmek ve onlara sahip ç›kmak için bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirdik. ‹LGP ve Ö¤renci Birli¤i olarak ortak gerçeklefltirdi¤imiz bas›n aç›klamam›z› engellemek için okul idaresi ak›l almaz önlemler ald›. Herkesin okuldan ayn› saatte ç›kaca¤› bir gün olmas›na karfl›n, ç›k›fl saatlerini de¤ifltirdi, s›n›flar› ö¤len 12.00’den itibaren yar›m saat arayla ç›kartmaya bafllad›. Bütün bunlara karfl›n bas›n aç›klamam›z› gerçeklefltirdik. 20 kiflinin kat›ld›¤› bas›n aç›klamam›z›, d›flar›da genifl bir ö¤renci grubu seyretti, hatta sloganlar›m›za kat›ld›lar. Bas›n metninin okunmas›ndan sonra pankart›m›z› okul binas›na asarak bas›n aç›klamam›z› bitirdik.

Ertu¤rul Gazi Lisesi / ‹LGP

35


Nü N ük klle ee er r e en ne er rjj ii d do os sy ya as s›› ......

Nükleer santrallerle gerçekte amaçlanan ne? çerçevesinden ç›kar›p, canl›lara ve do¤aya zarar vermeden toplumlar›n enerji tüketimi ihtiyac›na cevap verebilecek daha temiz enerji üretim tekniklerinin de var oldu¤unu ortaya koymal›y›z. Ancak kapitalist düzende bunun mümkün olmad›¤›n›, do¤as› gere¤i bundan sonra da bunun mümkün olamayaca¤›n› kitleler önünde ortaya koyup, sorunun kayna¤›n›n yine kapitalist düzenin kendisinde oldu¤unu da vurgulamak durumunday›z.

E k i m

Temiz enerji kaynaklar›

G e n ç l i ¤ i

Geçti¤imiz say›lar›m›zda, yeniden gündeme gelen nükleer santraller ile birlikte bu konunun tekrar üzerinde durmaya bafllay›p, çeflitli incelemelere konu etmifltik. Nükleer enerjinin ucuzluk s›ralamas›nda en son s›rada oldu¤unu, nükleer santrallerden ç›kan at›klar›n çok ciddi hastal›klara yol açt›¤›n› ve bu at›klar›n yok edilmelerinin onbinlerce y›l alabildi¤ini belirtmifltik. En önemlisi, izlenen nükleer politikas›n›n bir hükümet politikas› de¤il, bir devlet politikas› oldu¤unu ve nükleer santrallerin teknik bir zorunluluk de¤il siyasi bir tercih oldu¤unu söylemifltik. Buradan hareketle, bu yaz›da da nükleer santrallerin neden teknik bir zorunluluk olmad›¤›n›, yenilenebilir (bar›flç›l, temiz) enerji kaynaklar›n›n içeri¤inin ne oldu¤unu ve siyasi bir tercihin ürünü olarak dayat›lan nükleer enerji politikalar›n›n alt›nda gerçekte yatanlar›n ne oldu¤unu inceleyece¤iz. Bugüne kadar, nükleer santrallerin yaratt›¤› ve yaratabilece¤i tehlikeler konusunda birçok cepheden çeflitli aç›klamalar geldi. Kimileri soruna yaln›zca çevre duyarl›l›¤› üzerinden hareket ederek yaklafl›rken, kimileri de yaln›zca ulusal savunma-ulusal ç›kar darl›¤›nda sorunu irdeleme yolunu seçti. Bizler ise konuyu bu darl›k ve gerilik

36

Nükleer enerji üretimi için kullan›lan nükleer santraller asl›nda iki çeflittir. Bir tanesi uranyum, toryum gibi a¤›r atom çekirdeklerinin bölünmesi biçiminde gerçekleflen fisyon tepkimesinin uyguland›¤› nükleer fisyon santralleridir. Di¤eri de hidrojen gibi daha hafif atom çekirdeklerinin birleflmesi sonucu oluflan füzyon tepkimelerine dayal› nükleer füzyon santralleridir. Bugün dünyada uygulanan ve Türkiye’de de uygulanmak istenen nükleer fisyon santralleridir, ki bizim de daha önce bahsetti¤imiz say›s›z zararlara ve felaketlere davetiye ç›karan santral tipi de budur. Nükleer füzyon santralleri ise s›f›r risk bar›nd›rmamakla beraber nükleer fisyon tepkimelerinin tehlike ve zararlar›n› bar›nd›rmazlar. Bugün dünyadaki enerji ihtiyac›n›n büyük bölümü petrol, kömür gibi fosil yak›tlara dayanan enerji teknolojileri ile karfl›lanmaktad›r. Ancak bunlar hava kirlili¤ine yol aç›p havaya sera gaz› kat›lmas›na yard›mc› olmaktad›rlar. Nükleer fisyon tepkimelerinin zararlar› ise daha önce de bahsetti¤imiz gibi bundan kat be kat fazla olabilmektedir. Fisyon tepkimelerinden kullan›lan uygun uranyum ve toryum elementleri do¤ada çok zor bulunabilmektedirler. Ancak füzyon santraller için gerekli olan hidrojen çok kolay flekillerde zarars›zca (örne¤in suyun elektroliziyle) elde edilebilmektedir. Fisyona dayal› nükleer santrallerde oluflan radyoaktif at›klar›n ömrü 10 binlerce y›l iken füzyon santrallerde oluflabilen at›klar›n ömürleri maksimum 10-12 y›l gibidir. (Koflullara göre hiç at›k da oluflmayabilir). Burada önemli olan bir di¤er nokta da sorunun nas›l ortaya konaca¤›d›r. Elefltirdi¤imiz darl›klara sorunun çözümü noktas›nda da düflmemeye özen göstermemiz gerekir. Sadece “ulusal ç›karlar” ekseninde ulusal çerçevede ortaya konulan bir çözümün di¤er ülke insanlar› için bir zarar teflkil etmemesine tüm koflullar zorlanarak dikkat edilmelidir. Peki nedir temiz enerji kaynaklar›? Nas›l birer alternatiftirler? Bunlar› incelemeye günefl enerjisi ile bafllayal›m… Günefl içerisinde, saniyede milyonlarca ton hidrojen atomu çekirde¤i kaynaflarak helyuma dönüflür. Bunun sonunda ise ortaya çok büyük bir enerji ç›kar. Buradan da anlafl›laca¤› üzere günefl kendili¤inden füzyona dayal› bir


nükleer reaktör gibi çal›fl›r. Ortaya ç›kan enerjinin bir k›sm› da dünya üzerine ›fl›ma yolu ile gelir. Bu gelen k›s›m halen dünya üzerinde var olan mevcut elektrik santrallerinin toplam kapasitesinin 62.000 kat› kadard›r. Gerekli donan›mlar ile kay›plar en aza indirilerek günefl enerjisinden azami flekilde yararlan›labilinir. Günefl enerjisinin at›k gibi bir sorunu yoktur. Günefl enerjisi çeflitli yöntemler kullan›larak ›s› veya elektri¤e dönüfltürülür. Güneflten füzyon tepkimesiyle çok büyük miktarlarda enerji üretilmektedir; ancak gün içinde günefl enerjisinin yo¤unlu¤u düflük ve yer yer kesik olmaktad›r. Bu yüzden günefl enerjisi üretecek santrallerin büyük alanlar üzerine kurulmas› gerekir. Ancak tüm dünya ölçe¤inde düflündü¤ümüzde bu yüzey yaygara kopart›lacak kadar büyük bir 2 alan de¤ildir. (Bu alan tüm dünyadaki kurulu elektrik gücünün günefl enerjisi ile karfl›land›¤› varsay›l›rsa, 75.000 km dir. ) Di¤er temiz enerji kaynaklar›ndan biri olan rüzgar enerjisi de büyük bir potansiyele sahiptir. Günefl enerjisinde oldu¤u gibi at›¤›n ortaya ç›kmad›¤› bir enerji kayna¤›d›r. Ayr›ca rüzgar enerjisi termal olarak bir dönüflüm evresi geçirmedi¤inden dolay› kay›p daha azd›r ve tafl›d›¤› mekanik enerji elektrik enerjisine rahatl›kla dönüfltürülebilir. Rüzgar enerjisinden elektrik üretimi ilk olarak 1891’de Danimarka’da gerçeklefltirilmifltir. Günümüzde rüzgar enerjisini elektri¤e dönüfltürmek için rüzgar tribünleri kullan›lmaktad›r. Almanya 2002’de tesis etti¤i 3.247 MW yeni kapasite ile 12.001 MW kurulu güce ulaflarak tüm dünyadaki kurulu rüzgar gücünün %38’ine ulaflm›fl durumdad›r. Ancak halen dünya çap›nda rüzgar enerjisinin kullan›m› yayg›n de¤ildir. Dünyadaki toplam elektrik enerjisi üretiminin %0,4 civar› rüzgar enerjisi ile üretilmektedir. Rüzgar enerjisi ile ilgili ortaya at›lan karfl›t görüfllerden gürültü kirlili¤ine yol açt›¤› ve elektro-manyetik iletiflimde sorun yaratt›¤› ise birkaç basit düzenlemeyle üstesinden gelinebilecek sorunlard›r. Bunlar›n d›fl›nda hidrojen ile yak›t ihtiyac›n›n güvenli bir biçimde giderilmesi söz konusudur. Ayr›ca bahsetti¤imiz kaynaklar›n d›fl›nda jeotermal enerji, biyokütle enerjisi, dalga enerjisi gibileri de kullan›lmaktad›rlar.

Nükleer enerjide ›srar›n arkas›ndaki gerçek: Nükleer silah üretebilme! Eski teknolojiyi pazarlayabilme! Tüm bu verilerden de bir kez daha nükleer fisyon santrallerinin (genel olarak nükleer santral diyece¤iz) teknik olarak bir zorunluluk olmad›¤›n› anl›yoruz. Peki neden ›srarla her hükümetle beraber tekrar tekrar gündeme getiriliyor? Çünkü tüm bunlar›n alt›nda kendini çokça ele veren nükleer silah üretip bulundurma iste¤i yat›yor. Nükleer santrallerin ve nükleer silahlar›n iki ayr› bafll›k fleklinde ele al›nabilmesi ne yaz›k ki pek de olanakl› de¤il. Dünya çap›nda kullan›lan ve halen yap›lmakta olan tüm nükleer santral reaktörleri tamamen askeri amaçla kullan›lmak üzere elde edilen plütonyum üretimine göre dizayn edilmektedir. Nükleer fisyon santrallerinde genellikle U-235 (Uranyum) gibi bir çekirdek, nötron bombard›man›na tutularak reaksiyon gerçeklefltirilir. Ancak do¤ada bulunan uranyumun yaln›zca %0,71 kadar› U-235’ten, geri kalan› ise parçalanamayan bir izotop olan U-238’den oluflmaktad›r. Yani denildi¤i üzere Türkiye’nin uranyum rezervlerinin çok oldu¤u argüman›n›n içinin bofl oldu¤unu, bafll› bafl›na uranyum rezervinin yeterli olmas›n›n çok bir fley ifade etmedi¤ini, tüm bunlar›n nükleer santralleri insanlar›n gözünde meflrulaflt›rabilmek ad›na yap›lm›fl oldu¤unu anlayabiliyoruz. Nükleer silahlanmada kullan›lan plütonyum ise normalde do¤ada bulunmamaktad›r. Yani do¤al bir element de¤ildir. Her y›l ortalama 15-20 ton plütonyum ister istemez nükleer santrallerde üretiliyor. Ortaya ç›kan 5-6 kilogram plütonyumdan bir atom bombas› yap›labilir! Nükleer santrallerdeki bir di¤er ›srar sebebi de, “nükleer lobi” diye ifade edilen “enerji tacirlerinin” ellerinde kalan eski teknolojiyi Türkiye örne¤inde oldu¤u gibi baflka ülkelere satmak istemeleridir. Ayr›ca kaza ve at›klardan yay›lan radyasyon riski daha “az geliflmifl” ülkelere posta edilmifl olacak, hem de ucuz enerji kolay bir flekilde, istenildi¤i zaman “geliflmifl” ülkeler taraf›ndan temin edilebilecektir Nükleer enerjiden elektrik elde etme düflüncesi baflta askeri amaçlar›n bir yan ürünü olarak ortaya ç›km›flt›r. Nükleer teknoloji pahal› bir teknolojidir. Uranyum madenden ç›kt›ktan sonra do¤rudan santralde kullan›lamaz, ifllemek

Nükleer Desantralizasyon! Nükleer santrallere Son! Diye höykürürken her iklimden Yarının Çernobil şehitleri Three Miles Island gazileri, Siz bre nalçin ağızlılar Kurtlanmış patates suratlılar Nefesi kükürt kokanlar Şapkası boktan kaptanlar Hallaç osuruğu hatunlar Akkuyu'ya radyasyon işemeğe kalkanlar Kalın kafalarınıza dansetsin ki Hormonlu domates gibi bebeler istemiyor bu millet

E k i m G e n ç l i ¤ i

Can Yücel

37


E k i m G e n ç l i ¤ i

38

gerekir. At›klar›n ise on binlerce y›l boyunca do¤a ile olan iliflkisini kesmek gerekir ki, nükleer endüstrinin bafllang›c›ndan bu yana elli y›lda bunun bir çözümü bulunamam›flt›r. . . Amaç, elektrik üretmekten çok, tükenmifl yak›t çubuklar›ndan plütonyum ayr›flt›rarak, stratejik amaçla silahlara sahip olmakt›r. Bu teknolojiyi gelifltirmifl olan ülkelere bakt›¤›m›zda Fransa gibi en önde gelenlerin bol miktarda nükleer silaha sahip oldu¤unu görüyoruz. So¤uk Savafl süreci ile bafllayan nükleer silahlanman›n Sovyetler Birli¤i’nin ve Do¤u Bloku ülkelerinin çözülmesiyle birlikte son bulaca¤›n› umut edenler, tekelci kapitalizminemperyalizmin militarizmi (afl›r› kar h›rs›na paralel olarak ve hegemonyas›n› sa¤lamlaflt›rmak do¤rultusunda) daha fazla pompalayaca¤›n› ya hesaba katmad›lar, ya da farkl› bir hesap yöntemi kullan›yor olmal›lar. Gelinen noktada ise nükleer silahlanma bir devlet taraf›ndan bafllat›l›nca, di¤erleri de provoke edilip yar›fla dahil oluyorlar. Art›k nükleer gücün yaln›zca tek bir ülkeyle s›n›rl› oldu¤u bir dönemde de yaflam›yoruz. Bir devlet nükleer sald›r›da bulundu¤u zaman bu asla cevaps›z kalmayacakt›r ve tüm dünya genelinde nükleer bir savafl kaç›n›lmaz konuma gelebilecektir. Radyasyon da s›n›rl› enternasyonalist ruhunu kullanarak tüm s›n›rlar› kald›racakt›r! Afla¤›daki baz› veriler de iflin ciddiyetini gözler önüne sermeye yetiyor: - Bush, 14 Eylül 2002'de imzalad›¤› bir belge ile atom bombas› kullan›m›na izin verdi. - ‹talyan La Repubica gazetesi bile ‹ncirlik'e nükleer silah yap›m›nda kullan›lmak üzere 30 ton likit nitrojen gaz› tafl›nd›¤›n› ve askerlerin kimyasal bombalara karfl› tatbikat yapt›klar›n› yazm›flt›. - ABD'nin elinde 10.000 adet nükleer füze bafll›¤› bulunmakta. - ABD Vietnam'da 17.000.000 galon "Agent Orange" kullanm›flt›. - ABD Körfez Savafl›'nda Irak ve Kuveyt'te 40 ton seyreltilmifl uranyum kulland›. - Irak'taki Basra Do¤um ve Çocuk Hastanesi'nin raporu, 1990-1997 y›llar› aras›nda kanser vakalar›n›n 5 misli artt›¤›n› göstermekte. Bölgedeki Irakl› çocuklar›n yar›dan fazlas›na "Lösemi" teflhisi kondu. - Canl› Kalkanlar›n lideri Körfez Savafl›'nda ABD ordusunda savaflm›fl Kenneth Nichols O'Keefe'in dedi¤i gibi, ABD o kadar ac›mas›zd›r ki, kendi askerlerini bile seyreltilmifl uranyuma maruz b›rakarak "kobay" olarak kullanm›flt›r. Bu askerlerin binlercesi hâlâ seyreltilmifl uranyum yüzünden kansere yakalanmakta ve ölmektedir…. Nükleer fisyon santrallerinin nelere yol açabilece¤ini

Çernobil ile gören dünya, ayn› nükleer teknolojinin daha ac›mas›z bir flekilde kullan›lmas›na çok öncesinden Hiroflima ve Nagazaki’de tan›k olmufltu. Emperyalizmin insana ver(me)di¤i de¤eri daha o zamandan bizlere göstermiflti.

Nükleer silahlar›n etkileri Bir nükleer infilakta önce silah›n gücüne göre yar›çap› de¤iflen bir atefl topu oluflur. Atefl topunun merkezindeki ›s› güneflteki ›s›n›n 2-3 kat› daha fazlad›r. Bu atefl topundan flu etkiler yay›lmaktad›r: 1) Ani Etkiler: Is›, Ifl›k, Ani Nükleer Radyasyon, Bas›nç 2) Kal›nt› Etkiler: Radyoaktif Serpinti Tüm bunlar›n Hiroflima’da ve Nagazaki’de ad›m ad›m yaflanm›flt›. Ad›m ad›m ölüm ya¤d› insanlar›n üzerine… 6 A¤ustos 1945 sabah› ilk atom bombas› Hiroflima’ya at›ld›. Saniyenin on binde biri kadar k›sa bir sürede gerçekleflen patlaman›n ilk etkisi gözleri kör eden bir ›fl›kt›. Ard›ndan gelen 300.000 °C’lik isi etkisi ise yaklafl›k 3 km çap›ndaki bir alanda her fleyin yanmas›n› sa¤lad›. Daha sonra ise patlaman›n etkisiyle bafllayan ve saatte 1800 km ile esen alev rüzgar› çevredeki her yükseltiyi dümdüz etti. Ama as›l kal›c› etkiyi patlamadan bir kaç dakika sonra bafllayan bir ya¤mur gerçeklefltirdi. Ya¤mur ile tüm radyoaktif serpinti bölgeye inmifl oldu. Saniyelerle ölçülebilecek bir zaman dilimi içerisinde Hiroflima’y› yok eden bu korkunç bomban›n bilançosu yaklafl›k 80.000 ölü ve 100.000 yaral› olarak belirlenmifltir 9 A¤ustos 1945 günü ise ikinci atom bombas› Nagazaki’ye at›ld›. Bu flehirdeki insanlar›n daha önceden uyar›lmas› buradaki ölümlerin daha az olmas›n› sa¤lad›. Ancak, her iki flehirde de radyasyondan kaynaklanan ölümler 15 A¤ustos 1945’ten sonra görülmeye baflland›. Gönüllü olarak kurtarma çal›flmalar›na kat›lan veya akraba ve dostlar›n› harabeler içinde arayan bir çok insan fark›nda olmadan yüksek miktarda radyasyon alm›fllard›. Radyasyondan kaynaklanan ölümler, bomban›n patlad›¤› anda meydana gelen flok, ›s› ve y›k›m etkisiyle gerçekleflen ölümlerden kat kat fazla olmufltur. Bu sonuç; atom bombas›n›n insanl›k için ne denli tehlikeli bir silah oldu¤unu ortaya koymufltur… Bu sonuç hem atom bombas›n›n insanl›k için ne denli büyük bir tehlike oldu¤unu hem de kapitalizmin insanl›k için ne kadar tehlikeli oldu¤unu kesin ve net bir biçimde ortaya koymufltu!

K. Tunç


ODTÜ’de eylem ve etkinlikler...

Faflist provokasyon karfl›t› eylem Trabzon’daki provokasyonu ile yükselen flovenistmilliyetçi dalgaya karfl› ortak bir eylem yapma karar› al›nd›. 12 Nisan günü Haz›rl›k’tan yemekhaneye gerçeklefltirilen bir yürüyüflle eylem gerçeklefltirildi. Eyleme “fiovenizme-faflizme geçit yok! Tecrite son!” fliar›n›n yerald›¤› pankart›n arkas›nda yaklafl›k 50 kifli kat›ld›. Yo¤un olarak as›lan afifller ve da¤›t›lan bildirilerle Kürt ulusal mücadelesine ve devrimci mücadeleye karfl› gerçeklefltirilen sald›r›lar› teflhir eden bir çal›flma yap›ld›. Olay›n sorumlular›n›n gerçekte katliamc› faflist sermaye düzeni oldu¤u ortaya konuldu.

Rektörlük önünde polis-teknokent karfl›t› eylem Okulumuzda e¤itim alma bahanesiyle provokasyon yaratan polisi yapt›¤›m›z eylemle Fizik Bölümü’nden kovmufltuk. Ancak rektörlükle iflbirli¤iyle Teknokent’te ders almaya devam ettiklerini ö¤rendik. Bu olay üzerinden Teknokent’in teflhirini de içeren bir kampanya yürütmek için harekete geçtik. Üniversitemizin

dersliklerini sermayeye ve de katiliflkenceci polislere kiralamakta hiçbir sak›nca görmeyen rektörlü¤ü protesto etmek için 13 Nisan günü Haz›rl›k Binas› önünden “Polis-Rektörlük iflbirli¤ine son! Sermaye defol!” pankart›yla bafllayan bir yürüyüflle rektörlü¤ün önüne geldik. Temsilci arkadafllar›m›z rektörlükle görüflürken bizler de rektörlü¤ün girifl kat›nda beklemek istiyorduk. Bu talebimiz karfl›s›nda kap›lar›n kilitlendi¤ini, sermayeye ve polislere ard›na kadar aç›k olan kap›lar›n, üniversitenin gerçek sahipleri olan biz ö¤rencilere kapat›ld›¤›n› gördük. Ancak kararl› tavr›m›z sonucu rektörlü¤e girmeyi baflard›k. Temsilci arkadafllar›m›z rektör yard›mc›s›yla görüflürken kalanlar da sloganlar ve marfllarla oturma eylemi gerçeklefltirdi. Eyleme yaklafl›k 70 kifli kat›ld›. Rektör yard›mc›s›n›n verdi¤i “okulun sat›lacak yeri de vard›r, kiralanacak yeri de vard›r” cevab› herfleyi aç›k bir flekilde gösteriyordu.

E k i m G e n ç l i ¤ i

4 bin imza kitlesel bir eylemle rektörlü¤e teslim edildi Kötü yemeklere ve yüksek fiyata karfl› yaklafl›k iki hafta sürdürülen imza kampanyas›nda toplanan 4 bin imza kitlesel bir eylemle rektörlü¤e teslim edildi. “ODTÜ Ö¤rencileri” ad› alt›nda yürütülen çal›flmada, önce ODTÜ yemekhanesinde verilen yeme¤in maliyeti ve di¤er okullar›n yemek koflullar› ve fiyatlar› araflt›r›ld› ve afifllerle okula duyuruldu. Bu bilgiler ö¤renciler üzerinde çal›flmayla ilgili olumlu bir etki yaratt›. Daha sonra yap›lan toplant›larda imza kampanyas›n› bafllatma karar› al›nd›. Yemekhane, Fizik ve Haz›rl›k bölümlerinde aç›lan imza masalar›nda ve akflamlar› toplu halde gezilen yurtlarda imza topland›. 14 Nisan günü güçlü bir eylemle toplan›lan imzalar›n rektörlü¤e verilmesine karar verildi. Yaklafl›k 400 kiflilik bir eylem örgütlendi. “Ucuz, kaliteli,

39


E k i m G e n ç l i ¤ i

doyurucu yemek istiyoruz!/ODTÜ Ö¤rencileri” pankart›yla bafllan›lan yürüyüflte tafl›nan dövizler, at›lan sloganlarla eylem oldukça coflkuluydu. Yürüyüfle kat›lanlar 100 kifliye bile ulaflmam›flken, görenlerin kat›lmas›yla etkili bir eylem gerçeklefltirildi. Rektörlü¤e gelindi¤inde jandarman›n barikat kurmas› kat›lanlar›n bir k›sm›n› tedirgin etse de, rektörlükle görüflme talebimiz kabul edildi. Halaylar›m›z, marfllar›m›z ve sloganlar›m›zla arkadafllar›m›z› bekledik. Gelen arkadafllar›m›z›n yapt›¤› konuflma gösterdi ki, 4 bin ö¤renci rektörlü¤ün umurunda de¤ildi. 4 bin imzaya ra¤men arkadafllar›m›z› de¤il de, ö¤rencileri temsiliyetini yitirmifl olan ÖTK’lar› temsilci olarak gördüklerini ifade ettiler. Ortalama yemek maliyeti 1.29 YTL olmas›na ra¤men, “3.00 YTL’ye maloluyor” diyerek yüzsüzlüklerini gösterdiler. 19 Nisan günü yap›lan toplant›da, “ODTÜ Ö¤rencileri” olarak yemekhane boykotu örgütlenmesine karar verildi.

1 May›s flenli¤i

“Üniversite Nedir?” kampanyas› kapsam›nda yaklafl›k iki hafta sürdürdü¤ümüz anket ve referandum çal›flmalar›n›n sonuçlar›n› aç›klamak ve ö¤renci gençli¤i 1 May›s’a ça¤›rmak amac›yla ‹Ü’de bir flenlik organize etmeye karar vermifltik. Bu flenlik arac›l›¤›yla, propagandaya s›k›flm›fl 1 May›s çal›flmalar›n›n yaratt›¤› atmosferi bir nebze de olsa de¤ifltirmeyi ve kitleye do¤rudan ça¤r› yapmay› hedefliyorduk. fienlik için 28 Nisan Perflembe gününü uygun bulduk ve 25 Nisan gününden itibaren afifllerini asarak ve el ilan› da¤›tarak flenli¤imizi kitleye duyurmaya bafllad›k. Kat›l›mc› olarak Grup Eksen, The Caravan Band ve Grup Asmin ayarlanm›flt›. 1 May›s flenli¤imize bir gün kala Halkbilim Kulübü her y›l düzenledikleri Halkbilim flenliklerinin yasaklanmas›n› protesto etmek için bizim flenli¤imiz ile ayn› saatte okulun farkl› bir yerinde Grup Yorum ve Mazlum Çimen’in de kat›laca¤› bir flenlik düzenleyece¤ini duyurdu. fienlik... 28 Nisan sabah› flenli¤i yapaca¤›m›z havuzlu bahçeye 22 Nisan günü bir günlük uyar› boykotu yapt›k. “Eflit, paras›z, bilimsel, demokratik, anadilde e¤itim! Özerk demokratik üniversite!” fliarl› pankart›m›z› ast›k ve ses Boykotttan önce yapt›¤›m›z referandumda ODTÜ sistemimizi kurarak müzik yay›n›na bafllad›k. Daha önceden ö¤rencisinin boykota % 96.3 oran›nda destek verdi¤ini 13:00 diye duyurdu¤umuz flenli¤in saatini de di¤er flenlik ile tespit etmifltik. Boykotumuz son derece baflar›l› geçti. çak›flmamas› için 12:00’ye ald›k. Saat 11:30 olmadan alternatif sofram›z› kurduk. fienlik bir yoldafl›m›z›n yapt›¤› konuflma ile bafllad›. Boykot esnas›nda sadece 22 kiflinin yemekhaneye gitmifl Yap›lan binlerce anket sonucunda ö¤rencilerin büyük bir olmas›, ulaflt›¤›m›z kitle deste¤inin bir göstergesidir. ço¤unlu¤unun “özerk demokratik üniversite” istedi¤i belirtilerek 1 May›s ça¤r›s› yap›ld›. Daha sonra türküleri ve Boykotun ard›ndan çal›flmay› yürüten arkadafllarla marfllar› ile Grup Eksen sahneye ç›kt›. Havan›n kapal› yapt›¤›m›z toplant›da rektörlü¤ün bize 26 Nisan gününe olmas›n›n da etkisiyle kat›l›m bafllang›çta düflüktü, fakat kadar bir cevap vermesini istemeye ve bunu da bir zaman geçtikçe sürekli artt›. Yaklafl›k bir saat sahnede kalan flenlikle beklemeye karar verdik. Grup Eksen program›n› kitlenin hep bir a¤›zdan söyledi¤i 1 Sal› gününe kadar okulda hummal› bir telafl hakimdi. May›s marfl› ile sonland›rd›. Herkes koordineli bir flekilde üzerine ald›¤› görevi yerine Saat 13:00 s›ralar›nda sahneye, hayatlar›n› sokakta müzik getirmeye çal›fl›yordu. Kimimiz TMMOB, EMO vb. yaparak sürdüren, de¤iflik ülkelerden gelmifl müzisyenlerin odalarla görüflüp ses düzeni ayarlamaya çal›flt›k, kimimiz oluflturdu¤u The Caravan Band ç›kt›. Buzuki, blok flüt, yan flüt, m›z›ka, darbuka gibi enstürmanlar› kullanan ve “medieval” bas›na haber vermeye... Sal› günü geldi¤inde Fizik Bölümü’nün önündeki çim alana ses düzenimizi kurmufl, müzik yapan grup büyük bir ilgiyle karfl›land›. Grubu dinleyenlerin say›s› k›sa sürede 400’e kadar ulaflt›. etkili bir flekilde de duyurular›m›z› yapm›flt›k. Bu s›rada Halkbilim’den arkadafllar, etkinliklerini fienli¤imizde halk müzi¤i çalan Sarpi Moleni, latin bafllatmak için bizi bekleyeceklerini, erken bitirip müzi¤i çalan Karavan ve ODTÜ’lü arkadafllar›m›z sahne bitiremeyece¤imizi sordular. Biz de rektörlü¤ün keyfi olarak ald›lar. Oldukça coflkulu geçen flenli¤e 200’ün üzerinde yasaklad›¤› flenli¤e destek olmak için The Caravan Band’den sonra sahneye ç›kacak olan Grup Asmin’i Halkbilim flenli¤ine ODTÜ’lü kat›ld›. Fakat okulun tam ortas› olmas› yönlendirebilece¤imizi ve böylece erken bitirmifl olaca¤›m›z› sebebiyle ODTÜ’de herkes “Ucuz Yemek fienli¤i”ni söyledik. The Caravan Band’in program›n› bitirmesinin duymufl ve görmüfltü. Okulda tam bir flenlik havas› ard›ndan Halkbilim flenliklerinin keyfi olarak yasaklanmas›n› estirmeyi baflarm›flt›k. fienli¤imizde yemekhane sürecini, protesto etti¤imizi ve alternatif flenli¤i destekledi¤imizi rektörlü¤ün bize verdi¤i cevab› anlatan k›sa bir aç›klayan bir konuflma yaparak alandaki kitleyi di¤er flenli¤e konuflman›n ard›ndan, ODTÜ ö¤rencisini “okulu satmaya destek vermeye ça¤›rd›k. 1 May›s ça¤r›m›z› yineleyerek etkinli¤imizi sonland›rd›k ve kitle ile birlikte Halkbilim flenli¤ine ve kiralamaya” istekli rektörlü¤e karfl› okulunu geçtik. Mazlum Çimen ses düzeni olmad›¤› gerekçesiyle sahiplenmeye; ö¤renciyi müflteri, üniversiteyi ise sahneye ç›kmad›. Yaklafl›k 250 kiflinin kat›ld›¤› flenlikte Grup ticarethane olarak gören kapitalist zihniyete karfl› 1 Asmin ve Grup Yorum sahneye ç›kt›. Etkinlik halaylarla son May›s’ta alanlara ça¤›ran bir konuflma yapt›k. fienli¤in buldu.

ard›ndan rektörlük eliyle yemekhane ile ilgili iyilefltirmeler (akflam ve ö¤le ö¤ünlerinin ayr› düzenlenece¤i vb.) yap›ld›¤›na dair aç›klamalar yap›ld›.

Ekim Gençli¤i/ODTÜ

40

‹stanbul Üniversitesi’nde

‹Ü “Üniversite Nedir?” Kampanyas› Çal›flanlar›


‹stanbul Liseli Gençlik Platformu 1 May›s pikni¤inde bulufltu 16 Nisan günü ‹stanbul Liseli Gençlik Platformu olarak 1 May›s’a ça¤r› amaçl› bir piknik düzenledik. 80 kiflinin kat›ld›¤› pikni¤imiz oldukça coflkulu bir atmosferde geçti. Pikni¤in en etkileyici yan› bafltan sona kolektif örgütlenmifl olmas› ve yarat›lan beraberlik ruhunun alana tafl›nmas›n›n gereklili¤ine sürekli vurgu yap›labilmifl olmas›yd›. Piknik program›m›za kahvalt› ile bafllad›k. Ard›ndan sahnemizi kurduk ve piknikten çok önce haz›rl›¤›na bafllam›fl oldu¤umuz program›m›z› sahneledik. Program›m›z dört bölümden olufluyordu; tiyatro, fliir dinletisi, okul sunumlar› ve halaylar. ‹lk önce Çemberlitafl K›z Lisesi 1 May›s Komitesi’nin haz›rlad›¤› “Sevim Taflan” adl› oyun sahneye kondu. Oldukça ilgi çeken bu oyunun ard›ndan bir arkadafl›m›z düzenledi¤imiz piknikte 1 May›s gündemi için biraraya gelindi¤ini vurgulayan ve 1 May›s’a kat›lman›n anlam ve önemini anlatan bir konuflma yapt›. Konuflman›n ard›ndan lise sunumlar›n›n okunmas› aflamas›na geçildi. Lise sunumlar› özellikle ilgi çekiciydi, çünkü her biri imzas›n› tafl›d›¤› lisenin özgün ve öne ç›kan sorununu aktar›yordu. Bizim aç›m›zdan sunumlar› önemli k›lan di¤er bir yan ise, her birinin yerel tart›flmalar ›fl›¤›nda haz›rlanm›fl olmas›yd›. Toplam 15 lisenin sunumu okundu. Ayr›ca ‹LGP’nin sunumu vard›. Sunumlarda e¤itimin paral›laflt›r›lmas›ndan uyuflturucuya, ÖSS’den liselerde idare taraf›ndan teflvik edilen faflist örgütlenmelere kadar uzanan genifl bir kapsam vard›. Meslek liselerinden gelen sunumlarsa, özellikle staj sömürüsü ve geleceksizlik sorununu iflliyordu. Bu sunumlara ek olaran Avc›lar Endüstri Meslek Lisesi’nden bir ‹LGP’linin “çocuk iflçili¤e” dair yapt›¤› bir araflt›rmay› bizlerle paylaflmas› fazlas›yla ilgi çekici oldu. Sunumlar›n aras›nda Refhan Tümer Lisesi’nden bir arkadafl›m›z “Günefli ‹çenlerin Türküsü” fliirini okudu. Ard›ndan tüm devrim flehitleri ad›na sayg› duruflu yap›ld›. Sunumlara verdi¤imiz ikinci aradaysa, Esenyurt’tan ‹LGP’li arkadafllar›m›z›n haz›rlad›¤› fliir dinletisini dinledik. ‹LGP’nin sunumu ard›ndan kapan›fl konuflmas›yla beraber halaylar›m›za geçtik. Pikni¤imizin tek eksi¤i bir müzik grubumuzun olmamas›yd›. Biz de

türkülerimizi hep bir a¤›zdan söyleyerek, bu eksikli¤i gidermeye çal›flt›k. Program›m›z›n bitmesinin ard›ndan hep beraber oyun oynad›k. Özellikle herkesin oynayabilece¤i oyunlar› tercih etmeye çal›flt›k, s›n›rl› say›da insan›n kat›labilece¤i oyunlar› oynamaktan özellikle kaç›nd›k. Pikni¤in son yeme¤inin ard›ndan, bir çember oluflturarak sohbet ettik. Kat›ml›c›lar›n birço¤unun söz alarak kat›ld›¤› sohbette, vurgu yine 1 May›s’a ç›kman›n anlam› ve önemi üzerineydi. Özellikle 1 May›s için liselerinin imzas›yla pankart açmay› hedefleyen liselerden gelen arkadafllar›m›z, okullar›nda yürüttükleri çal›flmay› nas›l ördüklerini anlatt›lar. Lise pankartlar›n›n aç›lacak olmas›, daha önce bundan haberi olmayan arkadafllar›m›z›n daha fazla heyecanlanmas›na yolaçt›. Sohbetimizin sonunda yeni ç›kan bültenimizi pikni¤e kat›lan bütün arkadafllara da¤›tt›k. Bültenlerin da¤›t›lmas›yla beraber büyük bir sessizlik oldu. Çünkü tüm dostlar bülteni aç›p okumaya koyuldular. Pikni¤in sonunda ayr›l›rken, farkl› farkl› bölgelerden gelen arkadafllar›m›z birbirlerine “1 May›s’ta görüflürüz!” diyordu. Piknikte karfl›laflt›¤›m›z tablo bize bir kez daha koydu¤umuz hedefleri gerçeklefltirmekten hiç de uzak olmad›¤›m›z› göstermifl oldu.

‹stanbul Liseli Gençlik Platformu

E k i m G e n ç l i ¤ i

41


Faaflfliizzm F mee vvee flfloovveenniizzm mee kkaarrflfl››

Yaflas›n devrimci dayan›flma!

ZKÜ’ye ba¤lı Ere¤li E¤itim Fakültesi’nde, ülke genelinde yaflanan faflist kudurganlı¤ın bir yansıması olarak, faflist saldırılar yaflandı. Yaflanan saldırılara devrimci demokrat ö¤renciler seyirci kalmadı ve gerekli tutumu sergiledi. Olaylar üzerine fakültede örgütlü yapılar bir araya gelerek ö¤renci platformu kurdu. Ortak paydalar do¤rultusunda çalıflmalarına devam eden platform devrimci dayanıflmanın güzel bir örne¤inin, birleflik devrimci mücadelenin kaçınılmaz gere¤inin bir göstergesidir.

Ere¤li Ekim Gençli¤i

F a fl i z m i d ö k t ü ¤ ü k a n d a

E k i m G e n ç l i ¤ i

Dokuz Eylül Üniversitesi Tınastepe Kampüsü’nde gerçekleflen faflist saldırıdan sonra alınan eylem karar› do¤rultusunda 28 Nisan günü Dokuz Eylül Üniversitesi ‹ktisat Kampüsü'nden E¤itim Kampüsü’ne yürüyüfl gerçeklefltirildi. Ekim Gençli¤i, DMG, DPG, SDG, BAGEH, DGH, P. D. KÖZ, SGD, DGD, ‹z. GD ve Ö¤renci Muhalefeti’nin örgütledi¤i eylemin sabahı ‹ktisat Kampüsü’nde her siyasetin 1 Mayıs afifli ortak olarak yapıldı. Ö¤renci Koordinasyonu eylemden kısa bir süre önce eylemden çekildiklerini, ancak destek vereceklerini belirtti. Yaklaflık 120 kiflinin katıldı¤ı eylem ‹ktisat Kampüsü’nden yapılan yürüyüflle baflladı. Yabancı Diller bölümü önünde yapılan teflhir konuflmalarından sonra basın açıklaması okundu. “Faflizme karflı omuz omuza!/ Üniversite Ö¤rencileri” pankartın›n aç›ld›¤› eylem E¤itim Kampüsü’ne geçilerek devam etti. Burada yapılan konuflmalar ve okunan basın metninin ardından toplu olarak afifl yapılarak eylem sona erdirildi.

bo¤aca¤›z!

Ekim Gençli¤i/Dokuz Eylül Üniversitesi

Zonguldak’ta etkin bir 1 May›s faaliyeti! ‹flçi sınıfının birlik, beraberlik ve dayanıflma günü olan 1 Mayıs’a bir ay kala bütün iliflkide bulundu¤umuz insanların katıldı¤ı bir toplantı gerçeklefltirdik. Üniversiteli ve liseli gençlerin katıldı¤ı bu toplantıda nasıl bir çalıflma izleyece¤imiz üzerine tartıflt›k ve 1 Mayıs’a dönük planlama yaptık. Alınan kararlardan biri Ekim Gençli¤i’nin satıflını daha planlı bir flekilde yapmakt›. Dergi satıflının daha planlı yapılması yeni insanlarla tanıflmamızı sa¤lad›. Dergiyi 1 Mayıs öncesinde etkili bir silah olarak kullandık. Gençli¤in 1 Mayıs’ta alanlara ça¤rıldı¤ı merkezi Ekim Gençli¤i afifllerini üniversite çevresine, üniversite ö¤rencilerinin yo¤un olarak yafladı¤ı mahallelelere, yurt önlerine ve liselerin önlerine yaptık. Kızıl Bayrak’ın son üç sayısının arka kapaklarında çıkan BDSP afifllerinden ço¤altarak caddelere yaptık. Ekim Gençli¤i ve BDSP afiflleri oldukça ilgi çekti. “AOBP-ÖSS Eflitsizli¤ine Karflı 1 Mayıs’ta Alanlara!/Ekim Gençli¤i” pullar›n› lise önlerinde kullandık. Bir dizi lisede toplantılar örgütleyerek, 1 Mayıs’ın anlamı ve önemi üzerine konufltuk, 1 Mayıs’ta Ekim Gençli¤i pankartı altında yürüme ça¤r›s› yapt›k. Yaptı¤ımız bu toplantılarla yeni liseli arkadafllarla tanıflma fırsatı bulduk. 23 Nisan günü 1 Mayıs konulu bir etkinlik gerçeklefltirdik. Etkinlik kısa bir açılıfl konuflmasıyla baflladı. Ardından bir arkadaflımız tarihsel olarak 1 Mayıs’ı anlatan bir sunum gerçeklefltirdi. Sermaye devletinin iflçiler, emekçiler ve gençlik üzerinde son dönemde yo¤unlafltırdı¤ı saldırılar üzerine konuflmalar yapıldı. Ardından fliir dinletisi sunuldu. fiiirler ilgiyle dinlendi. Devrimci türkü ve marfllarımızdan oluflan müzik dinletisiyle etkinli¤imizi sonlandırdık. Etkinli¤imize yaklaflık olarak 30 kifli katıldı. Etkinli¤e katılan insanlarla 1 Mayıs’ta buluflmak üzere vedalafltık. Genç komünistler Zonguldak’ta kendi güç ve imkanları do¤rultusunda anlamlı bir 1 Mayıs çalıflması yürüttüler. Merkezi materyallere ba¤lı kalmadan yaratılan imkanlarla çalıflmayı zenginlefltirmeye çalıfltılar. 1 Mayıslar’ı 2 Mayıslar’a ba¤layan bir çalıflma anlayıflıyla Zonguldak’ta mücadelemizi sürdürece¤iz.

Zonguldak Ekim Gençli¤i

42


YTÜ’de “eflit paras›z e¤itim ve özerk demokratik üniversite” flenli¤ine polis-idare provokasyonu... YTÜ’de yaklafl›k üç hafta devam eden “Üniversite nedir?” kampanyas› çerçevesinde YTÜ Merkez Kampüs’te yaklafl›k bin YTÜ ö¤rencisiyle yapt›¤›m›z anket sonuçlar›n› aç›klamak için bir flenlik organize ettik. Yapt›¤›m›z anketlerin sonucu olarak YTÜ ö¤rencilerinin ezici bir ço¤unlu¤u “Eflit, paras›z e¤itim ve özerk demokratik üniversite” taleplerini dile getirdiler. Bizler de anketlerin sonuçlar›n› aç›klamak için YTÜ Merkez Kampüs’te bir flenlik organize ettik. fienlik çal›flmam›z›n bafllad›¤› andan itibaren öncelikle ÖGB, flenli¤imizin “yasad›fl›” oldu¤unu iddia ederek izin vermeyeceklerini dile getirdi. fienli¤imizi örgütleyece¤imizi söyleyerek haz›rl›k çal›flmalar›m›za devam etmemiz üzerine, henüz flenlik bafllamadan di¤er üniversitelerden sivil polisler ve polis amirleri üniversiteye ak›n ettiler. ÖGB ile bafllayan tehditler polisler taraf›ndan devam ettirildi. E¤er etkinli¤e bafllarsak etkinli¤e müdahale edilece¤i tekrarland›. Etkinli¤e bafllamam›z üzerine Tonoz önünde yaklafl›k 150 ö¤renci toplanarak etkinli¤i izlemeye bafllad›. “‹stanbul’un dört bir yan›ndaki üniversitelerde örgütlenen kampanya sonucunda yaklafl›k 4 bin ö¤renci nas›l bir e¤itim ve üniversite sorusuna ‘eflit, paras›z e¤itim ve özerk demokratik üniversite’ karfl›l›¤›n› vermifltir. fiimdi 4 bin ö¤rencinin taleplerini buradan, bu flenlik vesilesiyle bir kez daha hayk›r›yoruz” sözleriyle bafllayan etkinlik Grup Destina’n›n marfllar› ile devam etti. Yaklafl›k bir saat devam eden etkinlikte ikinci müzik grubu olan The Caravan Band’›n haz›rl›klar›na bafllad›¤› s›rada, üniversitenin girifllerine yüzlerce polis y›¤›nak yaparak ö¤rencilere gözda¤› verilmeye çal›fl›ld›. Grup haz›rl›klar›n› sürdürürken bu sefer YTÜ Genel Sekreteri ile beraber sivil polis ve ÖGB ordusu flenlik alan›n›n ortas›na gelerek tehditler savurmaya bafllad›. Üniversite genel sekreteri “hiç tart›flma yapmay›n kim var kim yok da¤›t›n buray›” diyerek flenli¤e kat›lan ö¤rencileri korkutmaya çal›flt›. Bunun üzerine iki arkadafl›m›z polis ve rektörlü¤ün tutumunu teflhir eden birer konuflma yaparak taleplerimizin meflrulu¤unu dile getirdiler. ‹kinci grubun sa¤l›k sorunlar› nedeniyle çalmaya devam edemeyece¤ini ifade etmesi üzerine etkinli¤imiz teflhir konuflmalar› yap›larak bitirilmifl oldu. Anket çal›flmas› süresince binlerce ö¤renciye üniversitelerde yaflan›lan sorunlar› anlatmaya çal›flt›k. fienlik alan›na dönük bu sald›r› polis-idare iflbirli¤inin

nas›l bir boyuta vard›¤›n›, üniversitelerin bilimsel ve özgür düflünceye ne kadar yabanc› alanlar haline getirilmeye çal›fl›ld›¤› bir kez daha gözler önüne sermifltir.

YTÜ “Üniversite nedir” kampanyas› çal›flanlar›

E k i m G e n ç l i ¤ i

43


1 May›slar’› 2 May›slar’a tafl›mak için!

E k i m G e n ç l i ¤ i

44

Ankara’da 1 May›s’a üniversite ö¤rencilerinin kat›l›m›, mevcut tabloya s›k›fl›p kalmay› reddeden, gençlik hareketinin örgütsüz ve parçal› tablosunu aflmay› önüne koymufl, mütevazi ama önemli bir ad›md›. Ankara’n›n birçok üniversitesinden kendi talepleriyle alana ç›kan ö¤renciler, Ankara gençlik hareketinin tablosunu esastan etkileme iddias›n›n yaln›zca ilk, ancak güçlü ad›mlar›ndan biri oldu. Üniversite Ö¤rencileri birlikteli¤inin ve çal›flmas›n›n bir baflka anlaml› planlamas›, 1 May›s mitinginin ard›ndan yine tüm ö¤rencilere aç›k bir toplant› ile süreci de¤erlendirmek ve kampüslerin önüne ortak bir çal›flma plan›n›n koyulabilirli¤ini tart›flmak üzere örgütlenen 1 May›s de¤erlendirme toplant›s› oldu. 1 May›s mitinginde üniversite ö¤rencileri kortejlerinde da¤›t›lan el ilanlar›, mitingin ard›ndan üniversite ö¤rencileri kortejinden foto¤raflarla düzenlenen ve 6 kampüsüniversite imzal› afifllerle ö¤rencilere ça¤r›s› yap›lan toplant›ya miting öncesi düzenlenen toplant›lara yak›n say›da insan kat›lmas› sevindiriciydi. Toplant›da söz alan ö¤rencilerin genel vurgusu, üniversite ö¤rencileri kortejinin genel olarak canl› ve coflkulu oldu¤u, ancak kat›l›m›n beklenenin alt›nda oldu¤u idi. Baz› kampüslerdeki iddial› çal›flmalar›n yan›s›ra, baz›lar›nda istenilen düzeyde gerçeklefltirilemeyen çal›flmalar ortaya konulduktan sonra, genel olarak bu eksiklikler üzerine etrafl› tart›flmalar yürütüldü. Kimi zaman tart›flmalar›n eksenindeki kaymalar› d›flta tutarsak, çal›flman›n gelece¤i aç›s›ndan elimizde anlaml› veriler ve deneyimler birikti. ODTÜ’lü arkadafllar›m›z 6 May›s anmalar›nda ortaklaflma taleplerinin tart›fl›lmas›n› sa¤lad›lar. Tart›flmalar›n sonucu, gerek yerellerde çal›flman›n ilerletilebilmesi ve daha sa¤l›kl› kanallara akabilmesi, gerekse yerel çal›flmalar›n merkezileflerek daha güçlü bir etki yaratabilmesi aç›s›ndan önemliydi. Ankara 1 May›s’›na ve onu önceleyen çal›flmaya dair bir baflka vurgumuz, çal›flma içinde her fleye ra¤men yine karfl›laflt›¤›m›z dar grupçu kayg›lar ve birleflik bir gençlik hareketinin yarat›lmas›na dair politik gruplar cephesindeki toplam duyars›zl›k tablosunun ne kadar yak›c› bir sorun oldu¤u gerçe¤iydi. 1 May›s de¤erlendirme toplant›s›nda da, tart›flmalarda kimi zaman bu tarz sorunlarla karfl›laflt›k. Özellikle Emek Gençli¤i cephesinden bu tarz tutumlar›n daha belirgin oldu¤unu, liberal ama ayn› ölçüde sekter bir tarz›n

devam ettirildi¤ini gözlemledik. Üniversite ve kampüslere yap›lan ça¤r›larla oluflturulmufl bir platforma kendi politik konumlar›ndan müdahale etmek, bu konuda uyar›lmalar›na ra¤men yine de bu tarz› sürdürmek, çal›flma alanlar›nda toplam bir ilgisizlik ve platformun kendisini anlams›z bulma tavr›, 1 May›s eyleminin ard›ndan da sürdü. Nihayet 1 May›s de¤erlendirme toplant›s›nda ö¤renci pankartlar›n›n geçmiflini bütünüyle sahiplenen, ancak bundan sonra yürütülecek çal›flman›n anlams›zl›¤›na vurgu yapan, ö¤rencilerin özörgütlülüklerini yaratacak bir prati¤e küçümseyerek bakan bir konuflman›n ard›ndan toplu bir biçimde salonu terk ettiler, böylece bu çal›flmadan da çekilmifl oldular. Geri kalan bölümde, ö¤rencilerin ortak vurgusu, gençlik hareketinin yakalad›¤› bu zemini yerellerden güçlendirmek amac›yla okullara dönme karar› oldu. 6 May›s anmas› hakk›nda merkezden karar alman›n yanl›fl olaca¤›na, bunu yerellere b›rakmak gerekti¤ine dair genel bir tutum ortaya konulunca, önemli bir ortaklaflma zemini ertelenmifl oldu. Buna ra¤men, bu merkezi birlikteli¤in anlaml› ve yön verici oldu¤una, sürdürülmesi gerekti¤ine dair vurgular anlaml›yd›. Yerellerin ortak zeminler yaratabildi¤inde tekrar merkezi düzeyde birleflik bir hareket çabas›n›n ortaya koymalar› hedefiyle toplant› sona erdi. Bu toplant›n›n ›fl›¤›nda tekrarlamak gerekiyor: Birleflik, devrimci bir gençlik hareketinin önünde zorlu engeller bulunuyor. Dar grupçu kayg›lara, gençlik hareketinin mevcut parçal› tablosunu aflma iradesine yabanc›laflan tutumlara karfl› genç komünistler bu ifli baflarma iddias›yla ortaya ç›kt›lar. Toplam çal›flmam›z› bu hedefe yönelterek, gençlik hareketinin içinden geçti¤i zorlu dönemde yol açmaya çal›fl›yoruz. Sab›rl› ve soluklu bir çal›flmayla bu hedefin önündeki engelleri temizleme iddias›nday›z. Bu aç›dan Ankara 1 May›s’› bizim için önemli dersler ve pratiklerle dolu bir deneyim oldu. Genç komünistler cephesinden bir iddiay›, bir cüreti yans›t›yordu, bu anlamda da de¤erliydi. fiimdi bu toplam birikimle önümüze bak›yor, gençlik hareketinin gidiflat›na dair iddiam›z› Ankara 1 May›s’› ›fl›¤›nda bir kez daha yüksek sesle tekrarl›yoruz: Birleflik ve devrimci bir gençlik hareketi için ileri!

Ankara Ekim Gençli¤i


YÖK akademisinin dayatmalar›! Dr. Faruk Alpkaya Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgileri Fakültesi’nde ö¤retim görevlisidir. Mersin’de yaflanan olaylardan sonra üniversite ö¤retim üyeleri mail grubuna özet olarak afla¤›daki yaz›y› yollam›flt›r. "Bir süredir, Ankara Üniversitesi kitlesel bir etkinlik düzenledi¤inde, ben 'Eyvah, acaba flimdi ne olacak' diyorum. Aç›klamaya çal›flay›m: Yanl›fl hat›rlam›yorsam 25 Ekim 2003'te Ankara Üniversitesi An›tkabir'e 'Cumhuriyet Yürüyüflü' düzenledi. Bu eylemde 'Ordu Göreve' pankartlar› aç›lm›flt›, akabinde ‹stanbul'da dört bomba patlad›, onlarca kifli öldü. Üniversite 19 May›s 2004'te, gene bir yürüyüfl düzenleyece¤ini aç›klad›, ama duyurulan yürüyüfl o tarihte de¤il, daha önceki bir tarihte gerçekleflti. Akabinde, ‹stanbul'da bir Mason locas›na bombal› sald›r› yap›ld›. Son günlerdeki geliflmelere bakarsak, 16 Mart'ta fiehzadebafl› Karakolu'nda, 50 küsur y›l sonra, bir anma töreni düzenlendi. 18 Mart'ta Çanakkale Savafl› dolay›s›yla görkemli törenler yap›ld›, TV kanallar› gün boyu yay›n yapt›. 20 Mart'ta Mersin'de düzenlenen 'Newroz' gösterisinden sonra, iki çocuk, nereden ç›kt›¤› belli olmayan bir Türkiye Cumhuriyeti bayra¤›n› çi¤nedi. 22 Mart'ta Genelkurmay Baflkanl›¤› aç›klama yapt› ve akabinde 'bayrak' kampanyas› bafllad›. Neden 'Eyvah' dedi¤imi anlatabildim mi? Evet, faaliyetler hep anlaml› y›ldönümlerinde gerçeklefliyor, ama genellikle baflka faaliyetlerle örtüflüyor ve sonunda bambaflka kifliler, gruplarca kanl› eylemler yap›l›yor. Önümüzdeki hafta bombalar patlarsa, birilerine suikast yap›l›rsa ya da bayrak asmayan iflyerleri, sendika, dernek, partilere sald›r›l›p insanlar linç edilirse, yak›l›rsa bunun sorumlusu kim olacak? Bunlar›, baflta da belirtti¤im gibi, yaln›zca, 'Belki bir ifle yarar, bir oyun bozulur' diye yaz›yorum ve bir örne¤ini köfle yazarlar›na da gönderiyorum." Bu mailin üzerine Ankara Üniversitesi Rektörü Nusret Aras üniversitenin sitesinde bir cevap metni yay›nlad›. Yaz›s›nda flöyle diyor: “Bayra¤›m›z ve devletimiz konusunda 'bence tamamen de¤ersiz' görüfllerini aç›klayan ö¤retim görevlisi Alpkaya'n›n sözlerine, biraz ülke ve bayrak sevgisi olanlar tahammül edemez. Bu flah›s bayra¤›n yak›lmay›p sadece çi¤nendi¤ini, bunun da çok kötü bir fley olmad›¤›na bizi inand›rmak istiyor. Ayr›ca Türk devleti ve bayra¤›n›n da sonunda yok olaca¤›n› iddia ederek, bizi buna al›flt›rmak istiyor ve sadece anadilin kalaca¤›n› savunuyor. Halbuki onun kaybetmeye raz› oldu¤u de¤erler olmad›¤›nda kimse anadiliyle konuflamaz. Ayr›ca Ankara Üniversitesi, devleti, ülkesi, bayra¤›, laik demokrasiyi korumak için kimseden izin almayaca¤› gibi, Alpkaya gibilerin provokatör olarak göstermesinden de

çekinmeyecektir. Bir cumhuriyet üniversitesi olarak bu bizim refleksimizdir, be¤enmedi¤i takdirde istedi¤i yere gidebilir.” Bu sözler tam da YÖK akademisine uygun olarak üretilmifl ve rektörün “ya sev ya terk et”çi mant›¤›n› çok iyi gözler önüne sermektedir. Rektörün kabaca “hizaya gel” demek amac› tafl›yan sözleri, E¤itim-Sen Genel Baflkan›, Ankara Üniversitesi akademisyenleri ve Siyasal Bilgiler Fakültesi ö¤rencileri taraf›ndan k›nanm›flt›r. SBF ö¤rencileri yapt›klar› bas›n aç›klamas›nda, bayrak olay›n›n ard›ndan planl› bir flekilde bafllat›lan bayrak kampanyas›yla ulafl›lmak istenen hedefin ›rkç› uygulamalar›n hakim oldu¤u bir toplumsal yap› oldu¤unu belirttiler. Sütçüler Kaymakam›’n›n Orhan Pamuk’un kitaplar› için verdi¤i yakma karar›n›n, kampanya sonras›nda bafllat›lan ilk cad› av› oldu¤unun, ikinci ad›m›n da AÜ’ne at›lmak istendi¤inin alt› çizildi. SBF ö¤rencileri: “Kendini üniversitenin sahibi sanan ve diledi¤ini uzaklaflt›rma gücünü kendinde gören rektör bilmelidir ki, Dr. Faruk Alpkaya’y› bu sürecin kurban› yapamayacakt›r” dediler. Asl›nda yaflanan durum temel bir gerçe¤i çok iyi göstermektedir. Bu gerçek, Türkiye üniversitelerinde özgür bilimin de, özgür bilim adam›n›n da olmad›¤› gerçe¤idir. Akademisyenler YÖK taraf›ndan en küçük muhalif tav›rlar›nda bile tehdit edilmekte ve “ba¤›ms›z üniversiteler”e devletin resmi ideolojisini yaymak dayat›lmaktad›r. Aksi takdirde “ya sev, ya terk et”çi tutum ö¤rencilere oldu¤u kadar akademisyenlere de dayat›lmaktad›r. YÖK taraf›ndan düzenin ihtiyac› olan konularda çal›flmak ve düzenin ifline gelen düflünceleri üretmek gibi bir rol biçilmifltir akademisyenlere. Bunun iyi ve son örne¤i, Ermeni soyk›r›m› gündeme geldi¤inde, YÖK’ün bu alanda araflt›rma yap›lmas›n› “ba¤›ms›z bilim insanlar›na” duyurmas›d›r. Bu üstü kapal› emrin meyveleri ise, Ermeniler’in Türkler’i nas›l katletti¤ini anlatan “objektif ve bilimsel” çal›flmalar›n “Türk tezi” gibi isimlerle baz› akademisyenler taraf›ndan üretilmesi olmufltur. Adalet Bakan› Cemil Çiçek durumu özetliyor: "Soyk›r›m iddias› vard›r, diyenlerin yalanlar›n› ortaya dökmek ad›na topyekûn çabaya ihtiyaç oldu¤u aflikâr." Yani k›sacas› “ba¤›ms›z” bilim adamlar›na Ermeni soyk›r›m›n› yalanlayan “bilimsel çal›flma” yap emri verilmektedir. Burjuvazinin ve sözcülerinin att›¤› ilim nutuklar›n›n tersine, üniversitelerde düflüncenin ifade özgürlü¤ü ya da özgür akademik düflünce bulunmamakktad›r. Yaflanan mail gerginli¤inin ard›ndan ö¤retim görevlisi Faruk Alpkaya hakk›nda disiplin soruflturmas› aç›lm›flt›r. Sermaye düzeni muhalif her sese sald›rmaktad›r. Yaflanan bu olay üniversiteli gençli¤e “Özerk, demokratik üniversite!” talebine daha s›k› sar›lmas› gerekti¤ini hat›rlatmal›d›r.

E k i m G e n ç l i ¤ i

Ekim Gençli¤i/Ankara Üniversitesi

45


Eg E ge e Ü Ün nii v ve er rs s iitt e es s ii Ö Ö¤ €r re en nc c iill e er rii ’’n n iin n Ö Ö¤ €r re en nc cii fi fie en n llii ¤ €ii’’ n nii p pr ro ov vo ok ke e e ed de en n r eek r kttö ör re e y ya an n›› tt›› ::

“Polis-idare iflbirli¤ine son!”

E k i m G e n ç l i ¤ i

‹zmir Ö¤renci Koordinasyonu'nun YÖK disiplin yönetmeli¤i ile ilgili bafllatm›fl oldu¤u kampanyan›n bir parças› olarak 18 Nisan günü örgütledikleri ö¤renci flenli¤i rektörlük taraf›ndan provoke edildi. Neredeyse tüm siyasetlerin destek verdi¤i etkinli¤in bafllama saati 15:00 iken, rektörlük flenlik alan› ve civardaki tüm kantin/kafelerin elektri¤ini saat 18:00’a kadar kesti. Elektiri¤in olmad›¤› bölümde okulun müzik grubu olan Luisnika ç›plak sesle de olsa ö¤rencilerin öfkesinin sesi oldu. fiark› aralar›nda “Bask›lar bizi y›ld›ramaz!”, “Sermaye defol üniversiteler bizimdir!” sloganlar›n›n alandaki herkes taraf›ndan at›lmas› etkinli¤i engellemek isteyen rektörlü¤e anlaml› bir yan›t oldu. Elektrik geldikten sonra sahneye ç›kan sanatç›lar durumla ilgili tepkilerini ifade ettiler. Gelen sanatç›lardan birisi de Ali Asker’di. Ali Asker'in sahneye ç›kmas›na az bir zaman kala elektrik aniden kesildi. Ö¤renciler saatlerdir beklemifl olman›n öfkesiyle elektri¤in verildi¤i kantine do¤ru koflmaya bafllad›lar. Kafenin hemen arkas›ndan bir Toros marka otomobilin uzaklaflt›¤›n› gören ö¤renciler arabay› tafllamaya bafllad›lar. Otomobille kaçanlar elektri¤i kesen sivil polislerdi. Ancak korkudan bir arkadafllar›n› almay› unutmufllard›. O da kafenin arka kap›s›ndan kaçmaya çal›fl›rken yakaland›. Alana getirilen polis k›zg›n kalabal›k taraf›ndan tartakland›. Daha sonra ise flenlik alan›ndan kovuldu. Ard›ndan siyasetlerin biraraya gelmesiyle bu olay›n sivil polise karfl› duyulan bir tepki olmaktan ç›kart›l›p, polis-idare iflbirli¤inin hedeflenmesi ortaklafl›ld›. 20 Nisan günü Ekim Gençli¤i, Ö¤renci Koordinasyonu, SDG, Ö¤renci Muhalefeti, SGD, Emek Gençli¤i, DGD ve ‹zmir Gençlik Derne¤i taraf›ndan rektörlük önünde bir bas›n aç›klamas› gerçeklefltirildi. Rektör aç›klama yapmas› için kap›ya ça¤r›ld›. Rektörün kap›ya gelmemesi üzerine rektörle görüflmek üzere iki arkadafl›m›z içeriye girdi. Bas›n›n ve bir ‹HD’linin de içeri girmesini isteyen ö¤rencilerin bu talebi reddedilince ÖGB ile k›sa süreli bir gerginlik yafland›. Arkadafllar›m›z›n rektörle görüflmesinin ard›ndan bas›na rektörün cevaplar› aktar›ld›. Polislerin okul içinde olduklar›ndan haberi olmad›¤›n› söyleyen rektör, “yapt›¤›n›z herfleyden haberim var” diyerek kendi kendini yalanlad›. Konu Serkan Ero¤lu’na geldi¤inde ise "çok ileri gidiyorsunuz, yine de size soruflturma açmayaca¤›m" tehdidini savurma ars›zl›¤›nda bulundu. Yap›lan aç›klamada “hangi bask› ile karfl›lafl›rsak karfl›laflal›m Serkan Ero¤lu'nun katliyle sonuçlanan polis-idare iflbirli¤ini bozaca¤›z” denildi. “Polis, idare iflbirli¤ine son!” pankart›n›n aç›ld›¤› eylemde "Polis, idare iflbirli¤ine son!", "Katil polis üniversiteden defol!", "Soruflturmalar, tutuklamalar, bask›lar bizi y›ld›ramaz!", "Sermaye defol üniversiteler bizimdir!", "YÖK- polis-medya, bu abluka da¤›t›lacak!" sloganlar› at›ld›.

Ekim Gençli¤i / Ege Üniversitesi

“Ege faflizme mezar olacak!” Dokuz Eylül Üniversitesi’nde faflist saldırının yaflandı¤ı gün Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi ve civarına yapılan “3 Mayıs Dünya Türk Günü” ile ilgili pullamalar olası saldırılara karflı iki üniversite ö¤rencilerini bir araya getirdi. Alınan kararlar do¤rultusunda 29 Nisan günü Ege Üniversitesi' nde gerçeklefltirilen eyleme yaklaflık 60 kifli katıldı. Edebiyat Fakültesi’nden Türk Dünyası Arafltırma Enstitüsü’ne do¤ru yapılan yürüyüflte sık sık “Ege faflizme mezar olacak!”, “Faflizme karflı omuz omuza!”, “Eflitlik kardefllik, Kürt halkına özgürlük!” vb. sloganları atıldı. Bölüm önünde ise okulda faflist örgütlenmenin önünü açmaya çalıflan ö¤retim görevlileri teflhir edilerek basın metni okundu. Bölüm baflkanı ile görüflmek üzere giden arkadafllarımızın dönerken getirdikleri, koridorda asılı bulunan “Türk büyükleri”nin savafl foto¤rafları parçalandı. Tekrar yürüyüflle Edebiyat Fakültesi’ne gidilerek eylem bitirildi.

Ekim Gençli¤i/Ege Üniversitesi

46


Ma M ahh iirr ÇÇaayyaann kkaattlleeddiilliiflfliinniinn 3333.. yy››ll››nnddaa ffaaflfliizzm mee kkoorrkkuu ssaallm maayyaa ddeevvaam m eeddiiyyoorr......

S›radan faflizmin “fantaziler”i: Tercüman’dan olay yaratacak yaz› dizisi!

Bayrak provokasyonu kendisini çeflitli biçimlerde üniversitelerde de göstermiflti. Birçok üniversitede “bayra¤a sayg›” ad› alt›nda çeflitli faflist eylemler yap›ld›. Bu eylemler arac›l›¤› ile Kürt halk›na karfl› flovenist duygular körüklenerek okullarda faflizm rüzgarlar› estirilmeye çal›fl›ld›. Ancak bu giriflim ‹stanbul Üniversitesi’nde devrimci çal›flman›n etkisi ve devrimci potansiyelin gücünden ötürü oldukça güdük kald›. Faflist çetelerin kimi “kemalist ö¤renciler” ile birlikte yapmaya çal›flt›klar› bayrak eylemi de devrimci güçler taraf›ndan protesto edilerek engellendi ve bu kifliler polis taraf›ndan okulun d›fl›na ç›kar›ld›. Bu eylemleri izleyen süreçte K›z›ldere katliam›n›n y›ldönümü nedeniyle üniversitemizde birçok etkinlik yap›ld›. Koridorlar, anfiler K›z›ldere figürleri ve foto¤raflar›n› içeren afifl ve pankartlarla donat›ld›. Faflistlerin bu süre zarf›ndaki provokasyon giriflimleri de bofla ç›kar›ld›. ‹stanbul Üniversitesi faflist provokasyona ‹bolar’›n, Denizler’in, Mahirler’in gelene¤ine sahip ç›karak yan›t verdi. ‹Ü’nün devrimci gelene¤i faflist beslemeleri öylesine rahats›z etmifl olmal› ki, a¤z› salyal› gazeteleri arac›l›¤› ile ‹Ü’de yapmak isteyip gerçeklefltiremedikleri “fantezi”lerini manfletten yay›nlama yoluna gittiler. “Halka ve Olaylara Tercüman” isimli gazetenin 7 Nisan 2005 tarihli say›s› “Ay›p kalkt›, Türk bayra¤› çekildi” manfletiyle yay›nland›. “‹stanbul Üniversitesi yetkilileri suskun kald› ama gençlik ‘Türk tarihi ve Türk dil fluuru’ yuvas›na sahip ç›kt›. Art›k Mahir Çayan dalgalanm›yor” alt bafll›¤› ile yay›nlanan haberde, “Eski yasad›fl› d›fl› örgüt üyelerinden” Mahir Çayan’›n k›z›l bayrak üzerine çizilmifl resimlerinin uzun süredir okulda as›l› oldu¤u söyleniyor ve dün milliyetçi-vatansever gençlerin bunlar› indirerek yerine dev boyutta Türk bayra¤› ast›¤› belirtiliyordu. Mahir’in resimlerini asan ve kitaplar›n› satan, rektörlü¤ün de göz yumdu¤u grup güya milliyetçi gençler gelince ortadan kaybolmufltu ve faflistler de okulun koridorlar›na Türk bayraklar› asm›fllard›! Bu traji-komik haber bafltan sona yalana dayanmaktad›r, daha do¤rusu bir fantaziden ibarettir. Evet gerçekten de üniversitemizin her köflesi Mahir ve siper yoldafllar›n›n foto¤raflar›, pankart ve afifllerle donat›lm›flt›r, ama bunlar› indirmek hiç de yaz›ld›¤› kadar kolay bir ifl de¤ildir. Haberde foto¤raf› bulunan ve milliyetçi gençler taraf›ndan koridora, yani “Hergele Meydan›”na as›ld›¤› iddia edilen “devasa Türk bayra¤›” ise, eski rektör Kemal Alemdaro¤lu’nun göreve geldi¤i ilk y›llarda as›lm›flt›r ve y›llard›r ayn› yerde durmaktad›r; ne Mahir Çayan bayra¤›n› kapatmak için as›lm›flt›r ne de baflka bir fleyi. As›lma nedeni, Kemal Alemdaro¤lu’nun 28 fiubat’ç› darbeci kimli¤ini kan›tlama ihtiyac›d›r... Gazetedeki üç foto¤raftan birinde Mahir flamas› görünmektedir, Mahir flamas›n›n alt›nda “önceki gün”

yazmaktad›r. Di¤er iki foto¤raf ise “Hergele Meydan›”n›n iki farkl› köflesinin foto¤raf›d›r. Do¤al olarak birinde bayrak as›l›d›r, di¤erinde ise de¤ildir. Zeka seviyesi iki basamakl› olmayan herkesin anlayabilece¤i bu olay› nedense Tercüman’›n habercileri kan›t olarak sunmufllar ve “Hergele Meydan›”n›n bayrak as›l› olmayan, caml› taraf›n›n resminin alt›na “dün” yazarak zaman s›ralamas› yaratmaya, “bak›n dün bayrak yoktu bugün var” sonucunu ç›karmaya, daha do¤rusu bize yutturmaya çal›flm›fllard›r. Alt›nda “önceki gün” yazan Mahir flamas›n›n ise tamamen farkl› bir yerde as›l› oldu¤u resimde bile aç›kça belli olmaktad›r. Üstelik foto¤raflar› çeken Tercüman muhabiri, foto¤raflar› çekti¤i s›rada okuldaki çeflitli ö¤renciler taraf›ndan görülmüfltür, bilindi¤i üzere üç foto¤raf› da ayn› gün yani 6 Nisan günü çekmifltir. Aç›k ki, bu “fantazilerin” yay›nlanmas›n›n tek amac› provokasyon yaratmakt›r. Haberde acemice de olsa yap›lmak istenen, aç›kça ‹stanbul Üniversitesi’ndeki devrimci faaliyeti hedef göstermek ve buna karfl› bir tepki örgütlemektir. Metin’de s›k s›k geçen “Bunlar› kim koruyor”, “rektör seyirci kal›yor”, “terör lideri Çayan’›n resmi”, “terör örgütü uzant›lar›n›n gövde gösterisi yapmas›” tabirleri bilinçli bir biçimde seçilmifltir. fiu an gündemi meflgul eden flovenist histeri dalgas›n›n üniversite aya¤›n› örmek için yap›lan bu manevra ‹Ü’de devrimcilerin karfl›s›nda varl›k gösteremeyen faflistlerin önünü açmak için yap›lm›flt›r. Haberde yanl›zca devrimcilerin tablosu teflhir edilmekle kal›nmam›fl, ayn› zamanda faflistlere bununla mücadele etme yolu da gösterilmifltir. Bu nedenle Mahir flamas›n›n yerine TC bayra¤›n›n as›lmas›, “fantazi”den de öte faflistler için arzulanan bir hamledir. Fakat faflistler flunu da iyi bilir ki, bunlar›n hayalini kurmak ile yapmak aras›nda da¤lar kadar mesafe vard›r. Devrim ve sosyalizm mücadelesinde, yüzlerce, binlerce flehit vermifl, koridorlar›n› ‹bolar’›n, Denizler’in, Mahirler’in afl›nd›rd›¤›, antifaflist bilincin en güçlü oldu¤u ‹stanbul Üniversitesi’nde devrimciler, üç-befl a¤z› salyal› faflist beslemeye pabuç b›rakmazlar. Binlerce ö¤rencinin bir a¤›zdan anti-faflist sloganlar hayk›rd›¤› ‹stanbul Üniversitesi’ndeki pankartlar, afifller üç-befl “milliyetçi genç” geldi diye terkedilmez. Beyaz›t’›n anti faflist mücadele ruhu yalan-yanl›fl gazete haberleriyle, vahfli sald›r›larla, provokasyonlarla söndürülemez. Çünkü o gücünü devrim inanc›ndan al›r. Faflistler tüm ç›rp›n›fllar›na ve çabalar›na, polis-idare iflbirli¤ine ra¤men bugüne kadar baflar›l› olamam›fllard›r, bundan sonra da baflar›l› olamayacaklard›r. Gazeteleri, b›y›klar› ve sat›rlar›yla birlikte tarihin çöplü¤üne at›lacaklard›r. Beyaz›t faflizme mezar olacak! Faflizme ölüm, yaflas›n sosyalizm!

E k i m G e n ç l i ¤ i

Ekim Gençli¤i/‹Ü

47


Frraannssaa’’ddaa ggeennççlliikk eeyylleem F mddee......

Gelece¤imiz ve e¤itim hakk›m›z için tek seçenek mücadele!

E k i m G e n ç l i ¤ i

Tüm Avrupa’da süren neo-liberal sald›r›lar›n bir parças› olarak Fransa’da geçti¤imiz aylarda gündeme gelen e¤itim reformuna karfl› eylemler gerçeklefltirildi. Önceki ay çeflitli kentlerde kitlesel gösteriler örgütleyen lise ö¤rencileri, bir süreli¤ine geri çekilen “reform” yasas›n›n yeniden gündeme gelmesiyle birlikte yeniden eyleme geçtiler. Ö¤renci sendikalar› F‹DL ve UNL’nin ça¤r›s› ile 400 lise ve ilkö¤retim okulu iflgal edildi, kitlesel gösteriler düzenlendi. fiubat ay›nda gerçekleflen eylem dalgas› karfl›s›nda E¤itim Bakan› Fillon geri ad›m atm›fl ve yasay› bir kez daha düflüneceklerini, bu arada da liseli gençlerle diyalog kuracaklar›n› dile getirmiflti. Ancak sermaye iktidar›n›n bu memuru sözünü tutmad› ve yasa baz› sivri yanlar› törpülenerek yeniden gündeme geldi. Bunun üzerine iki ö¤renci sendikas›n›n sözcüleri olan Eden Breton ve Coralie Caron’un çeflitli gazetelerde yay›nlad›klar› yaz›larla yapt›klar› ça¤r› üzerine iflgaller bafllad›. 9 Nisan günü bir anda 400 okul iflgal edildi. Besançon, Béziers, Toulouse, Tarbes, Auch, Cherbourg, Granville, Le Havre, Tours, Lyon, Toul, Nanterre, Bois-Colombe, Bordeaux, Pauillac, Saint-Ouen ve birçok kentte iflgal ve binlerce ö¤rencinin kat›ld›¤› gösteriler düzenlendi. Sadece Toulous’ta 16 bin, Paris’in Créteil banliyösünde 5 bin, Rennes’de 4 bin ö¤renci yürüdü. Lille kentinde 300 ö¤renciyi özel polis CRS elemanlar› (bizdeki çevik kuvvete denk geliyor) gaz kullanarak da¤›tmaya çal›flt›. Polis 10 ö¤renciyi gözalt›na al›rken, birçok ö¤renci de yaraland›. Sadece Paris’te yaklafl›k 50 okul ö¤renciler taraf›ndan iflgal edildi. Paris Rektörlü¤ü’nü iflgal eden 200 ö¤renciyi polisler zor kullanarak ç›kard›. Eylem riskine karfl› birçok lise kap›lar›n› kapatt›. Temel e¤itim sendikalar›ndan FSU, hükümetin fliddet kullanarak bu sorundan kurtulamayaca¤›n› belirtti. Diyalo¤u reddetmekle sorunun daha da derinleflece¤inin alt›n› çizen FSU, hükümetin en kötü demokrasi dersini verdi¤ini aç›klad› ve e¤itim bakan›n› ö¤rencilerle diyalo¤a ça¤›rd›. FIDL de, Lille, Béziers ve

Paris’teki polis müdahalesine dikkat çekerek, bunun kabul edilemez oldu¤u, bakan›n bu sald›r›lar› durdurmas› gerekti¤i uyar›s›nda bulundu. E¤itim Bakan› Fillon ise, Senato’da yapt›¤› konuflmada, iflgal eylemine gerekli müdahalede bulunacaklar›n› tekrarlad›.

Ö¤renci gençli¤in mücadelesi büyüyor ve militanlafl›yor! Fransa’da art›k yeni bir düzey kazanan eylemlerin uzun bir süre devam edece¤ini tahmin etmek zor olmayacakt›r. Kuflkusuz ö¤renci gençli¤in eylemlerinin gerisinde Fransa’da ve tüm Avrupa’da giderek keskinleflen s›n›f mücadeleleri vard›r. Fransa’da yak›n zaman önce yaflanan genel grevin ve iflçi-emekçi eylemlerinin liseli gençli¤i de derinden etkilemesi do¤ald›r. Bugün ö¤renciler taraf›ndan örgütlenen eylemlerin arkas›nda da bu mücadele bilinci bulunuyor. Bafllang›çta bar›flç›l eylem ve gösterilerle bafllayan ö¤renci gençli¤in düzenin kirli yüzü ve ikiyüzlü politik manevralar› ile karfl›laflmas› sonucu militanlaflmas› ile bugüne gelindi. E¤itim Bakan›’n›n aç›klamalar› burjuva iktidar›n zor ve fliddet yolunu tercih etti¤ini gösteriyor, ki bu da mücadelenin daha ileri biçimler kazanmas› için zemin oluflturuyor. Öte yandan, Kanada’da hükümetin burs programlar›nda 103 milyon dolarl›k kesintiye gitmesine karfl› Quebec'de 230 binin üzerinde ö¤renci günlerdir grevde. Ö¤rencilerin talepleri aras›nda yabanc› ö¤rencilere uygulanan yüksek okul ücretlerine ve üniversitelerde özellefltirmeye son verilmesi de var. Ö¤renciler stratejik otoyollar› bloke ettiler ve Montreal'de birçok binay› iflgal ettiler. Polisle ç›kan çat›flmalarda onlarca ö¤renci gözalt›na al›nd›. Quebec City'de binlerce ö¤renci Ulusal Meclis’e yürüyerek taleplerini tekrarlad›lar. Bu eylem Quebec'de 1974'den bu yana gerçekleflen en genifl kat›l›ml› ö¤renci grevi. Bu tablo, bat›da neo-liberal sald›r› dalgas› sürdükçe eylemlerin de geniflleyerek sürece¤ini, dahas› militan biçimler almaya aç›k oldu¤unu gösteriyor.

Türkiye gençli¤i bu kavgada yerini almal›! Ülkemizde de ö¤renci gençli¤in e¤itim hakk›na ve gelece¤ine yönelik sald›r›lar h›z kazanarak sürüyor. Birkaç y›ld›r gündemimizde olan YÖK Yasa Tasar›s› yeniden meclise getirilecek. Ancak bu hamlenin kendisinden daha önemli bir nokta bulunuyor: YÖK Yasa Tasar›s›’na anlam›n› kazand›ran hemen tüm sald›r› maddeleri üniversitelerde zaten uygulamaya konulmufl durumda. Okullar›n imkanlar›n›n kiralanmas›ndan tutun da özel bölümler aç›lmas›na ve paral› ö¤renci al›nmas›na kadar yasan›n hedefi olan birçok sald›r› bugün uygulanmaktad›r. Türkiye gençli¤inin de bu sald›r›lara karfl› bir an önce harekete geçmesi gerekiyor.

48


Çu Ç uk ku ur ro ov va a Ü Ün n iiv ve er rs sii tte es sii’’n n iin n y ye en nii r re ek kttö ör rü ü......

Alper Ak›no¤lu kimdir? Çukurova Üniversitesi’nde geçti¤imiz dönem göreve gelen yeni rektör Alper AKINO⁄LU, y›l boyunca yaflanan geliflmelerle ak›llarda soru iflareti b›rakt›. ‹kinci döneme kadar kendini göstermeyen rektör, dönem bafl›nda sivil polisler eflli¤inde devrimci, demokrat ve yurtsever ö¤rencilerin yo¤unlukta oldu¤u R1 kantinine gelerek afifl asan bir arkadafl›m›za müdahale etti ve arkadafl›m›z›n ö¤renci kimli¤i ile afifllerin bir k›sm›na el koydu. Bu olaydan iki saat sonra baflka bir siyasetin etkinli¤i s›ras›nda tekrar kantine gelen rektör ö¤rencilerin tepkisiyle karfl›laflt›. Kantine gelmesini “ö¤rencilerle tan›flmak ve kaynaflmak” olarak tan›mlayan rektör, karfl›s›nda kendisini protesto eden ö¤rencileri görünce flok oldu. Bir arkadafl›m›z rektörün sabah sivil polisler eflli¤inde kantini basmas›n› teflhir ederek, o kimli¤in kantinde bulunan bütün ö¤rencilerin kimli¤i oldu¤unu, kimli¤i ve afiflleri geri istedi¤imizi söyledi. Bu konuflma üzerine rektör kantine çay içmeye geldi¤ini söyleyerek aç›klama yapmay› reddetti. Yo¤un protestolar üzerine konuflmaya bafllayan rektör, eskiden kendisinin de bu ifllerle u¤raflt›¤›n›, boykotlara kat›ld›¤›n› anlatarak, ö¤rencilere kendi demokrasi tan›m›n› yapt›. Kay›t s›ras›nda al›nan ve Çukurova Üniversitesi’nde eski rektör zaman›nda al›nmaya bafllanan har(a)çlar› sordu¤umuzda böyle bir uygulamadan haberi olmad›¤›n› söyledi. Daha sonralar› ise tepkilerimiz nedeniyle okulda bulunan kameralar› kald›raca¤›n› ve hiç kimseye soruflturma açmayaca¤›n› söyledi. Ayr›ca afifl asmam›z için okulun de¤iflik yerlerine billboardlar yapaca¤›n› söyledi. T›pk› bir siyasetçi gibi çokça vaatlerde bulunan rektör teknokent üzerine sorulan sorular› ise amac›n üniversitesanayi iflbirli¤ini sa¤lamak oldu¤unu söyleyerek yan›tlad›. Zaten teknokent konusunda eski rektörden geri kalmayan Alper Ak›no¤lu, onun b›rakt›¤› yerden devam ediyor; üniversite kap›lar›n›n sermayeye aç›lmas› sürecinde elinden geleni yap›yor. Bir kurultayda “Buras› e¤itim ve bilim yuvas›. Üniversitemizi yüksek basamaklara ç›karmak için teknolojik geliflmelere ihtiyaç var. Bunun için üniversitemizin bölgemizde bir lokomotif olmas› amac›yla sivil toplum kurumlar›yla, belediyeyle ve sanayicilerle iflbirli¤i içerisinde olaca¤›z” diyerek üniversite üzerindeki fikirlerini aç›kça ortaya koydu. Ayr›ca “Aktif ‹flgücü Program› Projesi” ad› alt›nda TEMSA ile yap›lan anlaflma da sermayenin üniversiteye girdi¤ini ve bilim yuvalar›n›n ticari ç›karlar u¤runa bir meta görevi haline geldi¤ini gösteriyor. Her ne kadar projenin aç›klamas›nda “Çukurova bölgesindeki sanayi kesimleri ile Çukurova Üniversitesi aras›nda etkileflim sa¤lamak ve teknolojik yarat›c›l›¤› artt›rmak” gibi kavramlar kullan›lsa da TEMSA Genel Müdürü’nün aç›klamas› her fleyi aç›kl›yor: “AB ile yap›lan anlaflmalar sonras›nda artan ihracat iflgücü ihtiyac› do¤urdu. Bu iflgücü ancak mesleki e¤itim veren kurumlar ve üniversiteden sa¤lanabilir.” Amac›n sermayeye iflgücü sa¤lamak oldu¤u teknokentlerin güya yararlar›n› ve ihtiyac›n› her f›rsatta söylemekten geri kalmayan rektör bu konuda çaba harc›yor. Son olarak Çukurova Üniversitesi’nde yaflanan faflist sald›r›dan sonra rektör tekrar gündeme geldi. Eylem alan›

olan R1-R2 derslikleri aras›na bayrak dikilmek istenmesi ile bafllayan süreçte rektörün pay› büyük. Rektör her ne kadar bayrak dikilece¤inden haberinin olmad›¤›n› söylese de ortam›n gerilmesinden sorumludur. Nitekim rektörün haberi olmadan böyle bir fleyin yap›lmas› olanaks›zd›r. Daha sonra ise ‹stiklal Marfl›’n›n kabulü bahanesiyle yaklafl›k 400 kadar faflistin provokasyon için üniversiteye gelmesinden de geç haberinin oldu¤unu söyleyen rektör hemen polisi arad›¤›n› söyledi ama ayn› zamanda nas›l olduysa o eyleme kat›ld›. Otobüsler eflli¤inde gelen ve ellerinde sat›r, b›çak ve sopalar› olan faflistleri okula alan rektör, bu kudurmufl sürünün içinde yer almakta bir sak›nca görmedi. Ayr›ca her zaman yapt›¤› gibi ikili oynamay› sürdüren rektör, eyleme bakmak için orada oldu¤unu söyledi. Bu olaylardan sonra ülkücülerin tepkisini çeken rektör, Muharip Gaziler Derne¤i’nin yapt›¤› “Bayra¤› dikemediysen biz gelip dikelim!” türünden aç›klamalara ise “Burada bayrak çok, gidin bayra¤› Kuzey Irak’a dikin” diyerek karfl›l›k verince tepkiler artt›. Bunu kurtarmak için son yaflanan bayrak provokasyonu üzerinden yapt›¤› “ Türk milletinin ve vatan›n bölünmez bütünlü¤ünü sarsacak hiçbir davran›flta bulunulamaz. Bu konuda Türk milletine ve Türk ordusuna güveniyoruz” fleklindeki milliyetçi aç›klamalarla faflistlerle aras›n› düzeltmeye çal›fl›yor. Sonuçta 12 Eylül faflist askeri darbesinin bir ürünü olan YÖK’ün temsilcisi olarak üniversiteye getirilen rektörün demokrat olmas› beklenemez. Görevi üniversitelerdeki toplumsal muhalefeti dizginlemek olan rektör, ö¤rencilere soruflturma açarak, okuldan atarak bunu gerçeklefltiremeyece¤ini bildi¤i için her kesime mavi boncuk da¤›tarak, üniversitenin ço¤unlu¤unu oluflturan devrimci, demokrat ve yurtsever ö¤rencilerle iyi geçinerek ve bizlere demokrat görünerek muhalefeti dizginleyece¤ini zannediyor. Biz bu bilinçle hareket ederek kesinlikle rektörden bir fley istemedi¤imizi ve bundan böyle okulda yaflanacak olaylardan kendisini sorumlu tutaca¤›m›z› söyledik. Bizler genç komünistler olarak düzenin her türlü kirli oyununu bozaca¤›z ve düzene karfl› devrim fliar›yla mücadeleyi sürdürece¤iz.

E k i m G e n ç l i ¤ i

Ekim Gençli¤i /Çukurova Üniversitesi

49


E k i m G e n ç l i ¤ i

50

fiehitlerimiz bizlere yol gösteriyor! Bu bir türkü, toprak çanaklarda günefli içenleri türküsü. Siz, günefle giden köprüden geçen o kahramanlar› gördünüz mü? Dostlar›n aras›nda bak›r taslar› birbirlerine vuran, günefli yudumlayanlar›, günefli içip, alevi soludukça, yürekleriyle birlikte güneflten düflen atefle kar›flanlar›, ayd›nl›k olup karanl›¤›n evini tutuflturanlar› gördünüz mü? Görkemli zincir flak›rt›lar› içinde esaret zincirlerini k›ran Spartaküs’ün isyan naralar›n› duydunuz mu tarih kitaplar›nda? “Madem ki bu kere ma¤lubuz ne etsek neylesek zait. Gayr› uzatman sözü madem ki fetva bize ait verin ki basak ba¤r›na mührümüzü” diyen Bedreddin ve mürid yoldafllar›n›n destanlar›n› okudunuz mu? Öleceklerini bile bile, temsil ettikleri toplumsal devrim ve yeni dünyan›n müjdeleriyle, “Viva la komün!” sloganlar›yla, idam duvar›n›n önünde bafllar› dik, gözleri ›fl›l ›fl›l, cellatlar›n› alt eden komünarlar›n marfllar›n› duydunuz mu? Ve kalem yazmaz, ka¤›da s›¤maz daha yüzlerce destan ve milyonlarca isimsiz kahraman… Peki, siz Ulucanlar zindan›nda ölümü halaylarla karfl›layanlar›, yaflanacaklar› bile bile düflman›n üstüne yürüyüp “Bayra¤›m›za asla leke sürdürmeyece¤iz” diyenleri, son sözlerinde yoldafllar›na “fiafa¤› bensiz karfl›layacaks›n›z. Hoflçakal›n. Sizi seviyorum...” diyenleri biliyor musunuz? Günleri haftalara, aylar› mevsimlere ba¤lay›p, açl›¤› kat›k yap›p zafer için ölüme koflanlar›, son sözlerinde “ben haz›r›m, merak etmeyin” diyenleri… Yüz y›llard›r yanan bir ateflti bu. Barikat barikat, sokak sokak, kavga alanlar›n› ve egemenlerin kan damlayan çanaklar›yla oturduklar› sofray› tutuflturan bir atefl… S›n›f savafl›m›yd› yaflanan. Bugüne kadarki tarihi var eden ve

bugünkü tarihin yegane motoru, gelece¤in müjdecisi olarak süren s›n›f savafl›m›. Düflman s›n›flar aras›nda amans›z bir kavga… Hatice Yürekli yoldafl genç yafllar›nda kat›ld› bu kavgaya. ‹hanet ve y›lg›nl›k atmosferi içerisinde direngenli¤in, devrimin ve sosyalizmin bayra¤›n›, ›srarla, emekle, bedelle yükseltmeye çal›flan komünist örgütün saflar›nda girdi kavgaya. Yükselen yap›n›n, partinin inflas›na katt› ömrünü. Ve bu kavgada, bu safta, 22 Nisan 2001’de ölümsüzleflti.

“Ben, soluk almay› kavgada ö¤rendim” Hatice yoldafl 2000 Ekim’inde ilk ekipte girdi¤i ölüm orucunda, ölümüne yatt›¤› bu açl›kta, mevsimleri ard›nda b›rak›p, ipi gö¤üsledi. Ne var ki o, yaln›z ölümüyle de¤il tüm mücadele yaflam›yla komünistlerin önünde bir örnek olarak durmaktad›r. O, u¤runda tereddütsüz öldü¤ü bayra¤›, partili yaflam› boyunca en önde tafl›d›, yükseltti. Girdi¤i ölüm orucu eylemi ve sergiledi¤i bafl e¤mez, direniflçi tav›r, onun partili yaflam›n›n, kimli¤inin yaln›zca bir parças›d›r. “Hatice Yürekli bir s›ra neferi ruhuyla devrim u¤runa ölmesini bildi; fakat biz partimizin aç›klamas› üzerinden de biliyoruz ki, o partimizde uzun y›llar önemli görev ve sorumluluklar üstlenmifl, partimizin kurulufl kongresine de ön haz›rl›k sürecinden itibaren kat›lm›fl ileri düzeyde bir komünist kadroydu. Önemli olan bu partili yaflam›n tümünü anlamak, anlamland›rmak ve ondan ö¤renmesini bilmektir...”* Bununla birlikte biz, burada yoldafl›n pürüzsüz ve kesintisiz partili yaflam ve kimli¤inden bahsederken, onun kiflisel bir tak›m üstünlük ya da eksikliklerini tart›flm›yoruz.


“Partili bir devrimci olman›n temel önemde ölçütleri ve gerekleri vard›r; bunlar bizde en bafl›ndan itibaren net bir biçimde ortaya konulmufl ve son olarak partimizin kurulufl kongresinde temel önemde ölçütler olarak bir kez daha formüle edilmifltir. Bunlar komünist kadroda ideolojik kimlik, devrimci/direniflçi kimlik ve örgütlü kimlik olarak ortaya konulmufltur. Bunlardan ikincisi, devrimci/direniflçi kimlik, partimizin kurulufl kongresinde ayr›ca tan›mlanm›flt›r. Hayat›n her alan›nda s›n›f devrimcili¤i üzerinden gösterilmesi gereken bu kimli¤in, daha özel olarak da siyasal poliste, zindanda ve mahkemede parti üyesi olman›n onurunu yükseklerde tutan örnek bir direniflçi tutum ve pratik anlam›na geldi¤inin alt› çizilmifltir...”* Buradan ç›kar›lacak olan sonuç fludur: her komünist zaaf ve eksiklikleriyle mücadele edip yetenek ve üstünlüklerini partinin ve devrimin ç›karlar› için seferber ederken bu kimli¤i ve ölçütleri göz önünde bulundurmal›d›r. Ve flehitlerimizin yaflamlar›n› bu k›staslar ve bu çerçevede harcanan çaba üzerinden de¤erlendirmeliyiz. Onlar› partili kimli¤in somut birer örne¤i olarak de¤erlendirmeli, bu vesileyle onlardan ö¤renmeliyiz. Hatice yoldafl genç yafllarda örgüt ile tan›flt›. Farkl› illerde s›n›f içinde çal›flmalar›n› sürdürdü. Çal›flmalar›nda sergiledi¤i bitmek bilmez enerjisi ve kararl›l›¤›yla o nerdeyse parti de oradayd›. Örgüt içinde önemli görev ve sorumluluklar üstlendi. Parti infla örgütünden partiye yürüyen yolda uzun mesafeler kat etti ve nihayetinde partinin kuruluflunda kurucu üye olarak yer ald›. Elbette bütün bu süreç boyunca düflman›n türlü sald›r›lar› ile karfl› karfl›ya geldi. Her defas›nda devrimin ve sosyalizmin k›z›l bayra¤›n› leke sürdürmeksizin ayn› kararl›l›kla savundu, partinin ve partili olman›n onurunu yükseklerde tuttu. Gözalt›na al›nd›¤›nda tutanaklara hep flu onur dolu sözler geçti: “Sorulan sorulara cevap vermeyerek, Türk polisini ve Türk mahkemelerini tan›mad›¤›n›, kendisini kimsenin sorgulay›p yarg›layamayaca¤›n› beyan etti.” Mahkeme salonlar›nda, duruflmalarda verdi¤i siyasi savunmalarla burjuva diktatörlü¤ünü yarg›lad›. Ulucanlar katliam›nda sald›ran diktatörlük güçleri, teslim olun ça¤r›lar›na onun atefl solu¤uyla yan›t ald›lar: “As›l siz teslim olun. Devrimcilerin, komünistlerin teslim oldu¤unu nerede gördünüz?” Hatice yoldafl flahs›nda gördü¤ümüz, sürekli örgütün ve devrimin ç›karlar›n› gözeten, enerjisini ve kabiliyetlerini devrim davas›na seferber eden bir kimliktir. Devrimin ateflinde flekillenen bir çelik misali inatç›, kararl›, güçlü bir kimlik. Bir yandan yo¤un pratik faaliyetler içinde solu¤u tükenmeden kofltururken di¤er yandan partinin düflünsel yaflam›na da do¤rudan ve etkili bir flekilde kat›lm›flt›r. Parti yay›nlar›na katk›larda bulunmufl ve tart›flmalara kat›lm›flt›r. Hatice yoldafl partimizin “atefl saçan yürek”li yoldafl› olarak an›lmay› hak etmifltir.

Partili kadrolar›n flahs›nda parti Bununla birlikte bütün bu meziyetler Habip ve Ümit yoldafllar flahs›nda da çok aç›k flekilde kendini göstermektedir. Çünkü s›kça vurgulad›¤›m›z gibi, sözkonusu olan partili yoldafllar›m›z›n tafl›d›¤› partili kimli¤in gerekleridir. “fiimdi bu üç flehit yoldafl›m›z› bir arada ele al›p, temel önemde baz› ortak özelliklerini birlikte s›ralayal›m: Üçü de örgütlü devrimci yaflama partimizde bafllam›fl, bunu kesintisiz bir biçimde sürdürmüfl, sonunda ölümü de partimizin onurlu birer üyesi olarak gö¤üslemifllerdir. Üçü de birçok kez iflkenceden geçmifl ve her seferinde tam direnifl göstermifl, mahkemelerde siyasal savunmalar yapm›fl ve zindanlarda direniflçi çizginin örnek temsilcileri olmufllard›r. Üçü de partinin düflünce yaflam›na aktif bir biçimde kat›lm›fl, partinin yay›n organlar›na düzenli olarak katk›larda bulunmufllard›r. Üçü de partinin s›radan üyeleri de¤il, fakat üst düzey kadrolar› aras›ndad›r; Habip ve Ümit MK üyesidirler, Hatice yoldafl ise uzun y›llardan beridir sürekli ‹K düzeyinde görevler üstlenmifltir. Ümit ve Hatice partimizin kurucu üyeleridir, Habip’i bundan al›koyan ise zindanda bulunmas› olmufltur. Bunlara baflka özellikler de eklenebilir, fakat bir fikir vermesi bak›m›ndan bu kadar› yeterli. Ortaya ç›kan sonuç, bu yoldafllar›n ortak kimli¤i üzerinden yans›yan bir kollektif niteliktir. Bu, partidir; partimizdir, TK‹P’dir...”* Elbette bu önder komünist kadrolar› partileri ile birlikte de¤erlendirmek gerek. Onlar›n yaratt›¤› de¤erler partinin de¤erleridir. Bu ikili bir iliflkidir, nas›l ki bu zor dönemde infla edilen ve yürüyen iflçi s›n›f›n›n komünist partisi yoldafllar›n›n kolektif

E k i m G e n ç l i ¤ i

eme¤inin bir ürünüyse, tüm yoldafllar›m›z›n emekleri ve ürettikleri de¤erler de partiye aittir, ona mal olmufltur. Ümit yoldafl›n parti kurulufl kongresinde yapt›¤› o tarihi konuflma da bu gerçe¤i farkl› bir aç›dan vurgular:

51


“Partiyi kazand›k! Gerçekte gelece¤imizi, gözbebe¤imiz gibi korumam›z gereken temel bir tarihsel arac› kazand›k. Üzerine art›k tereddütsüz ölece¤imiz bir davay› kazand›k. Art›k tereddütsüz ölece¤iz! Çünkü parti öncesindeki bütün birikim güvenceden yoksundu. Parti infla süreci hep bir biçimde att›¤›m›z ad›mlar›n sallant›l› oldu¤u, güvenceli olmad›¤› ad›mlard›. fiimdi tereddütsüz ölece¤iz! Çünkü parti, her ne olursa olsun, bundan sonra bu birikimin yok edilemeyece¤inin maddi bir karfl›l›¤›d›r."

Zor dönemin partisi

E k i m G e n ç l i ¤ i

Bütün bunlar› anlat›rken flu gerçe¤in alt›n› bir kez daha çizmeliyiz: Partimiz bu topraklarda toplumsal hareketin yükseldi¤i bir dönemde kurulmam›flt›r. O, zor dönemin partisidir. Tasfiyecili¤in, legalizmin, devrimden kaç›fl›n, s›n›f uzlaflmac›l›¤›n›n yüceltildi¤i bir dönemde tarih sahnesine ç›km›flt›r. Bütün bunlar›n gerisinde nesnel planda, 12 Eylül kolay yenilgisi ve Do¤u Bloku’nun da¤›lmas› fleklindeki ikili yenilgi ve s›n›f hareketinin yaflad›¤› s›n›rl›l›k vard›r. Bu nesnel ve öznel flartlar› de¤erlendirmek, partimizin bu konudaki baflar›s›n› anlamak, yoldafllar›m›z›n temsil ettikleri kimli¤in önemini kavramak için önemlidir. Peki, y›llar›n geleneksel örgütleri bu tasfiyecilik rüzgar›na kap›l›p, çifte yenilgi döneminin a¤›rl›¤› alt›nda kal›rken o, s›n›f devrimcili¤indeki ›srar›n› nas›l sürdürmüfl, bu de¤erleri nas›l yaratm›flt›r? Bu sorunun cevab› tam da kendi içinde mevcuttur. O, iflçi s›n›f›n›n partisi olarak infla edilmifltir. Program› kapitalizm koflullar›ndaki en devrimci s›n›fa göre flekillenmifl, gücünü ve ›srar›n› ondan alm›flt›r. O, iflçi s›n›f›n›n komünist partisidir. Bu zor dönemde gücünü iflçi s›n›f›n›n tarihsel kavgas›ndan almakta ve hedefini s›n›rs›z ve s›n›fs›z bir topluma odaklamaktad›r. Bu çerçevede düflünsel ve pratik olarak proleterya sosyalizminin miras›ndan beslenmifl ve bu zor dönemde yolunu bununla ayd›nlatm›flt›r. Hatice, Habip ve Ümit yoldafllar sözünü etti¤imiz devrimci kimli¤i, ‘60’lar›n, ‘70’lerin toplumsal hareketinin yükselen devrimci ortam›nda oluflturmam›fllard›r. Bütün bu de¤erleri zor dönemin devrimcileri olarak üretmifllerdir. Bu zor dönemde, onlar›n gücünün kayna¤› içinden beslendikleri s›n›f›n tarihsel devrimci misyonu ile birlikte o s›n›f›n önder partisinin program ve prati¤idir.

Yeni Ekimlerin yolunda partili kimli¤i kuflanmaya! Genç komünistler bugün bir iddia koyuyorlar. U¤runa terddütsüz ölünen, bin bir zorluk ve çabayla kurulup büyüyen partinin bayra¤›n› gençlik alan›nda ellerine al›yorlar. Toplumsal kurtuluflun, insanl›¤›n yüzy›llard›r bekledi¤i, u¤runa savaflt›¤› flafa¤›n müjdecisi olan bayra¤› ellerine al›yorlar. fiüphesiz ki bu tarihsel iddia ve görevde güçlerini partilerinden, flehit yoldafllar›ndan alacaklar. Genç komünistlere düflen, flehitlerimiz nezdinde devrimci kimli¤i, partili yaflam› daha yak›ndan tan›mak ve özümsemektir. H›zla hayat›n tüm alanlar›n› devrimcilefltirmek, partimizin çizgisine yaklaflmak sorumlulu¤uyla karfl› karfl›yay›z. Bu konuda partimizin ve bu topraklarda tüm devrimcilerin üretti¤i de¤erleri daha yak›ndan incelemeli onlardan ö¤renmeliyiz. Kendisini bugüne kadar devrim

52

davas›nda bedel ödemifl, emek harcam›fl, yi¤itlik örne¤i göstermifl tüm devrimcilerin oluflturdu¤u miras›n güvencesi ve sürdürücüsü olarak tan›mlayan partimizin genç komünistlere yapt›¤› ça¤r›y› karfl›layabilmek bunu gerektirir. Burada dikkat edilmesi ve vurgulanmas› gereken bir nokta var: yaflam›n her alan›n› devrimcilefltirmek! Düflman karfl›s›ndaki tutumdan gündelik iliflkilerimize kadar, yay›nlar›m›za yaklafl›m›m›zdan kitle iliflkilerine kadar her alanda kendimize bir kez daha bakmak ve geliflmek durumunday›z. fiehitlerimizin yaflam› bize bunu anlat›yor. Kavgan›n disiplin, kararl›l›k ve birikim isteyen alevli geçitleri bunu gerektiriyor. Bu konuda hayat›m›z›n en gündelik alanlar›ndan birine bile bir komünistin nas›l yaklaflmas› gerekti¤i konusunda bir örnek vermek istiyoruz. Aylard›r sürdürdü¤ü ölüm orucunun 162. gününde eline geçen gazeteyi su gibi okuyan bir komünist tutsak yaz›yor: “Gazetemizi günlerce okumayan yoldafllar› gördü¤ümde, duydu¤umda, bunlara k›zman›n ötesinde flafl›yordum. fiimdi daha çok flafl›r›yorum. Birincisi, bunu nas›l baflar›yorlar anlam›yorum. Sesimiz, solu¤umuz, gözümüz, yüre¤imiz o bizim. Her sat›r› 150 y›ll›k eme¤in ürünü… ‹kincisi, kendi okumayan birisi gazetemizi nas›l bir iflçiye emekçiye verebilecek?... Böyle yoldafllar› bizler gibi aylarca zindanda gazetesiz b›rakmak gerekiyor galiba. Belki o zaman de¤eri daha bir anlafl›l›r...” fiüphesiz bu, tek bir konuya s›k›flm›fl dar bir örnek. Ama hayat›n her alan›n› devrimcilefltirmekten bahsederken son derece önemli..

Devrim davas›nda parti bayra¤› ellerimizde! Art›k parti bayra¤› ellerimizdedir. Yap›lmas› gereken enerjimizi, zekam›z›, kabiliyetlerimizi bu kavgada seferber etmektir. Bununla birlikte bu çizgiyi ve program› h›zla kitlelere, iflçi ve emekçilere, gençlere ulaflt›rmal›, bu konuda bir kat daha ›srarl› olmal›y›z. Tafl›d›¤›m›z tarihsel ve toplumsal görevi daha derinden kavramal›, buradan ald›¤›m›z güçle bir kez daha kavgaya sar›lmal›y›z. Yoldafllar›m›za arma¤an›m›z güller de¤il, kavga meydanlar›nda dalgalanan k›z›l bayraklar›m›z olacak. Genç komünistler bugün ellerindeki bu bayra¤›n bu güne kadar böyle k›z›l, böyle pak, böyle ayd›nl›k gelebilmesi, yükseklerde daha da yükseklerde dalgalanabilmesi için bedel ödemifl bu yi¤it komünistleri, onlar›n flahs›nda tüm devrim ve sosyalizm flehitlerini kavgalar›nda yaflatacaklard›r. Belki bugün bu sözü verenler, bu bayra¤› ellerine alanlar da yar›n o bayraklarda gülümseyecek, ama çelik ald›¤› suyu asla unutmayacak!

Devrimciler ölmez devrim davas› yenilmez! Her fley parti için, her fley devrim için! * Aktarmalar 2002 Nisan’›nda K›z›l Bayrak’ta iki say› olarak yay›nlanm›fl “Zor dönemin bilinçli, inançl› ve soluklu devrimcileri...” bafll›kl› yaz›dan al›nm›flt›r. ‹lk olarak TK‹P Merkez Yay›n Organ› Ekim’de yay›nlanm›fl olan bu metne Zor Dönem Devrimcileri/Habip ve Ümit kitab›nda da yer verilmifltir... (Eksen Yay›nc›l›k, s. 114-148)


19. Geleneksel ‹TÜ Ö¤renci fienli¤i gerçeklefltirildi! 19. Geleneksel ‹TÜ fienli¤i 4-10 May›s tarihleri aras›nda gerçeklefltirildi. 4 May›s günü Grup Yorum, ‹.Ü.ÖKM Müzik Kulübü Toplulu¤u, Servet Kocakaya ve Mazlum Çimen’in kat›ld›¤› aç›l›fl flenli¤i oldukça s›n›rl› bir ça¤r›ya karfl›n 500’ü aflk›n ö¤rencinin kat›l›m›yla gerçeklefltirildi. Ancak flenli¤i izleyen di¤er günler, aç›l›fl›n gölgesinde kald›, s›n›rl› kat›l›m ve plans›zl›k flenli¤e damgas›n› vurdu. ‹lk geceyle beraber flenlik alan›na çad›rlar kuruldu. Ancak flenlik program›na dair duyurulan ve hatta haftasonu d›fl›nda gündüz saatlerini dolduran her hangi bir program olmad›¤› için, kat›l›m genel olarak siyasal gruplar›n ve onlar›n yak›n çevresinin d›fl›na taflamad›. Bir hafta boyunca devam eden bu darl›k tablosu, kapan›fl günü ile beraber bir nebze k›r›ld›. Ancak alana hakim olan da¤›n›k tablo onca siyasal grubun ortak slogan atma iradesini dahi gösterememesi ile içler ac›s› bir hal ald›. Kapan›fl günü boyunca alanda politik bir atmosfer yaratabilmek ad›na ortaklafl›labilecek sloganlar atma çabas› harcamam›za karfl›n, siyasal gruplar bu çaban›n bir parças› olmayarak alana dönük müdehalelerini stand ve çad›r çevrelerine s›k›flt›rd›lar. ‹TÜ flenlikleri salt ‹TÜ s›n›rlar›nda de¤il, aksine tüm ‹stanbul üniversitelerine dönük bir etkiye sahip olabilecek ve ö¤renci muhalefeti aç›s›ndan verimli sonuçlar üretebilecek bir mevzi olmas›na karfl›n, bu sene düzenlenen flenli¤e ‹stanbul üniversiteleri ö¤rencileri bir yana, ‹TÜ’de flenli¤in düzenlendi¤i kampüs olan Maslak Kampüsü ö¤rencilerinin kat›l›m›n› sa¤lamaya dönük dahi bir çaba harcanmam›fl olmas› gerçekten üzücü. Elbette bu elefltiriyi flenli¤in organizasyonunun kendisinin bafll› bafl›na bir güçlü¤ü ifade etti¤ini ve tüm eksik ve gediklerine karfl›n flu haliyle dahi ciddi bir emek sarf edildi¤ini görerek söylüyoruz. Ancak bafl›ndan itibaren flenli¤in etkisi siyasal gruplar s›n›rl›l›¤›nda alg›lanmay›p, bir ö¤renci flenli¤ine dönüfltürme hedefiyle hareket edilseydi ve organizasyon salt ‹TÜ’deki siyasal gruplara s›k›flt›r›lmay›p ‹stanbul’da çal›flma yapan tüm gruplara aç›lm›fl olsayd›, sonucun en az›ndan bugünkünden bir ad›m ileride olaca¤›n› biliyoruz. fienlik için haz›rlanan pankartta her ne kadar “ö¤renci flenli¤i” ifadesi kullan›lm›fl olsa da, kitleye dönük bir önçal›flman›n olmay›fl›, pankarttaki ifade ile gerçeklik aras›nda ciddi bir çeliflki oldu¤unu düflündürüyor. Afifllerin dahi flenlikten 2 gün önce as›lmaya bafllanmas›, afifllerde ilk günün program› d›fl›nda hiçbir bilginin olmay›fl› çeliflkiye dair düflünceyi güçlendiriyor. Dahas› ‹TÜ’de geçirilen bir hafta bu düflüncenin somut durumu

yans›tt›¤›n› ispatlayan örneklerle dolu: Ö¤rencilerin üniversitede oldu¤u saatlerde neredeyse hiçbir etkinli¤in yap›lmamas›, 6 May›s anmas›n›n gece yar›s›nda yap›lmas›...Tüm bu örnekler ö¤rencilerin bu flenlikte nerede durdu¤unu gösteriyor, ancak bizce önümüzdeki sene ö¤rencilerin nerede durmas› gerekti¤ini tart›flmak daha olumlu bir ad›m olacakt›r. Gençlik hareketinin birlik sorununun bu denli yak›c› bir ihtiyaç olarak kendini dayatt›¤› flu süreçte, siyasal gruplar›n organize etti¤i bir flenlik bu ihtiyac› karfl›lamaya dönük bir araca dönüfltürülmeli, flenlikte yemek içmekten etkinliklere kadar bir dizi alanda kolektiflik zorlanmal›yd›. fienli¤e devrimci dayan›flma, devrimci kültür damgas›n› vurabilmeli, flenlik gençlik hareketine bir fleyler katabilecek bir mevziye dönüfltürülmeliydi. Ancak flenli¤in aç›l›fl günü DPG’ye dönük al›nan tecrit tutumu, devrimci yöntemlerin uygulanmas› noktas›nda da flenlikte ciddi eksikliklerin oldu¤unu göstermifltir. Hakl› ya da haks›z hangi sebeple olursa olsun, herhangi bir siyasal gruba tecrit politikas› uygulamak devrimci bir tutum de¤ildir. Ajitasyon-propaganda da serbestlik sorunu üzerinden büyüyen bu gerilimde tecrit tutumuna karfl› taraf olmaya çal›fl›p, al›nan tutumun k›r›lmas› için çaba harcayan siyasal gruplarsa, flenlik komitesince “komitede olmayanlar kar›flmas›n” denilerek etkisizlefltirilmeye çal›fl›lm›flt›r. Bu tutum alanda yer al›p komitede yer almayan di¤er siyasal gruplar›n politik iradelerini hiçe saymakt›r, ki bu da bir nevi tecrittir. Somut olarak DPG stand›n›n önünde nöbet tutmaya kadar varan bu tutumun yanl›fll›¤›n› bir kez daha vurgulamak istiyoruz. Ayn› zamanda 7 May›s’ta BAGEH’in kendi 6 May›s etkinli¤ini gerçeklefltirmesine izin verilmesi, flenlik komitesinin DPG’ye dönük tutumunun ajitasyon-propaganda sorunu ile iliflkili olmad›¤›n› a盤a ç›karm›flt›r. Ekim Gençli¤i olarak biz de ‹TÜ flenli¤inde çad›r kurduk ve flenlik komitesinde olmad›¤›m›z için belirleyici bir etkiye sahip olmamakla beraber, flenlik alan›na hakim olan grupçu, kitlelerden yabanc›laflm›fl tablonun maalesef bir parças›yd›k. Yaz›k ki, geleneksel ‹TÜ flenli¤i bu sene gelene¤ine ayk›r› bir biçimde gerçekleflti. Bir sonraki sene 20.’sinin düzenlenece¤i bu flenliklerin daha güçlü bir önçal›flmaya dayand›r›lmas› ve devrimci kültürün etkili bir biçimde üretildi¤i alanlara dönüflebilmesini umuyor, bu yönde ad›mlar atmaya çal›flaca¤›m›z› ve bu amaçla at›lacak her ad›m› destekleyece¤imizi ifade ediyoruz.

E k i m G e n ç l i ¤ i

‹stanbul Ekim Gençli¤i

53


““V Viivvee llaa CCoom mm muunnee!!””

Paris Komünü: Toplumsal devrimin flafa¤› E k i m G e n ç l i ¤ i

Marx’›n bir komplo olarak nitelendirdi¤i FransaPrusya savafl›, Bismarck’›n Fransa elçisi ile kral aras›ndaki konuflmay› tahrif ederek bir bas›n bildirisinde yay›nlamas› ve Fransa’n›n 19 Temmuz 1870’te Prusya’ya savafl ilan etmesiyle bafllad›. Bu savafl ilan›ndan hemen önce, 12 Temmuz’da Enternasyonal’in Parisli üyeleri “Tüm Ülkelerin Emekçilerine” bafll›kl› bir bildirge yay›nlad›lar. Bildirgede flöyle söyleniyordu: “Bir kez daha, Avrupa dengesi, ulusal onur bahanesi ileri sürülerek siyasal niyetler dünya bar›fl›n› tehdit ediyor ... Kendilerini kan vergisinden ba¤›fl›k tutan ya da halklar›n bafl›na gelen felaketlerde yeni bir spekülasyon kayna¤› bulan kimselerin savafl 盤l›klar›n› bizler bar›fl, ifl ve özgürlük isteyen bizler protesto ediyoruz! Almanya’daki kardefller! Bölünmemiz Ren’in her iki k›y›s›nda da despotizmin dört bafl› mamur bir zaferinden baflka bir fley getiremez.” Frans›z iflçilerinin sesi Almanya iflçi s›n›f›ndan da karfl›l›k buluyordu. Paris bildirgesine Enternasyonal’in Berlin seksiyonu flöyle yan›t veriyordu: “Protestonuza bütün kalbimizle kat›l›yoruz. Ne boru sesinin, ne top gürlemesinin, ne zafer ve ne de yenilginin bizi, bütün ülkelerin iflçilerinin birli¤i için ortak çal›flmadan döndüremeyece¤ine bütün kalbimizle söz veriyoruz.”

Fransa-Prusya savafl› Tüm bu kardefllik ça¤r›lar›, Frans›z ve Alman iflçilerinin çabalar› savafl›n bafllamas›na engel olamad›. Savaflta askeri

54

üstünlü¤e sahip olan Almanya k›sa sürede Alsace ve Lorraine’i ele geçirdi. ‹mparatorluk ordusu ardarda yenilgilere u¤ruyordu. Cephede al›nan bu yenilgiler sonucu cephe gerisinde de koflullar a¤›rlafl›yordu. Paris’te k›tl›k vard› ve kentte s›k›yönetim ilan edildi. Yenilgiler sonucunda Frans›z ‹mparatoru 2 Eylül 1870 günü Prusya’ya teslim oldu ve bundan iki gün sonra, yani 4 Eylül’de tutsak imparatordan boflalan iktidar koltu¤una burjuvazi oturdu. Belediye saray›nda cumhuriyet ilan edildi ve Paris milletvekillerinden oluflan bir burjuva hükümeti; Ulusal Savunma Hükümeti kuruldu. Hükümetin bafl›na da Adolphe Thiers getirildi. ‹flçi s›n›f›n›n gerçek temsilcileri ise Bonapart zindanlar›ndayd›, Prusya ordusu Paris’e do¤ru ilerliyordu ve iflçi s›n›f› silahs›zd›. Ulusal savunma hükümeti Prusya’yla antlaflma yapmak peflindeydi. Teslimiyet yanl›s› hükümete karfl›n Paris halk› teslimiyeti kabul etmiyordu. Paris sokaklar›nda açl›k hüküm sürüyordu. Kuflatma s›ras›nda Paris halk› silahland›r›ld›. Her ilçede güvenlik komiteleri ve iflçi taburlar› kuruldu ve bu komitelerin bafl›na bir merkez komite getirildi. 5 Ekim tarihinde Ulusal Muhaf›z iflçi taburlar›, USH’den komün seçimlerinin yap›lmas›n›, cumhuriyeti güçlendirici önlemler al›nmas›n› ve düflmana karfl› mücadeleye giriflilmesini istediler. Hükümet bu istekleri geri çevirdi ve Ulusal Muhaf›z’›n gösterilerini yasaklad›. Bundan sonraki dönemde, Ulusal Muhaf›zlar’›n hükümete karfl› giriflti¤i çeflitli hareketler baflar›s›zl›kla sonuçland›. Paris’te devrimci kulüpler ve cumhuriyetçi gazeteler kapat›ld›. Bu arada hükümet de teslimiyetin yollar›n› aramaktayd›. 28 Ocak’ta imzalanan Versailles Antlaflmas› ile Fransa resmen teslim oldu. Koflullar oldukça a¤›rd›. 12 bin kiflilik


tümen d›fl›nda tüm ordunun teslim olmas›, birçok kalenin Prusyal›larca iflgali ve onbefl gün içinde 200 milyonluk bir savafl tazminat›n›n ödenmesi gerekiyordu. ‹hanet ve teslimiyet karfl›s›nda Paris halk› büyük rahats›zl›k içindeydi. Ulusal Muhaf›z ise haz›rl›klar›n› sürdürüyordu. Paris halk›ndan toplanan paralarla al›nan toplar, baflkentin yüksek yerlerine yerlefltirildi. Ulusal Muhaf›z teslimiyetten sonra, hükümetten ba¤›ms›z olarak örgütlenmeye ve Paris’i yönetmeye bafllad›. Hükümet’in “kötülere, k›flk›rt›c›lara” uymamalar› yönünde da¤›tt›¤› bildirilere de kulak asan olmuyordu. Prusyal›lar’›n Paris’e ayak basmas›ndan iki gün sonra Ulusal Muhaf›z taburunun delegeleri Ulusal Muhaf›z Federasyonu tüzü¤ünü kabul ettiler.

“Vive la Commune!” 17-18 Mart gecesi Parisliler’in toplar›n› almak için birliklere emir verildi. Haber k›sa sürede duyuldu ve Paris halk›, kad›nlar, çocuklar, federe muhaf›zlar Montmartre tepesine gittiler. Askerler ve Paris halk›ndan oluflan kalabal›k k›sa zamanda dost oldu ve askerler atefl emrine uymay› reddettiler. Bunun ard›ndan, Haziran 1848’in katliamc› generali Clement Thomas kurfluna dizildi. Thiers,Versailles’e s›¤›nd› ve Paris’teki askeri birliklerini çekti. 18 Mart sabah› Paris, gök gürültüsünü and›ran “Vive la Commune!” (Yaflas›n Komün) 盤l›klar›yla uyand›. Yönetici s›n›flar›n tükenmifllik ve ihanetleri karfl›s›nda iflçi s›n›f› yönetime el koymufl ve iflçi s›n›f›n›n k›z›l bayra¤›n› Paris’in burçlar›na dikmifl oldu.19 Mart akflam› Ulusal Muhaf›z Merkez Komitesi Belediye Saray›’nda topland› ve en k›sa zamanda bir seçim yap›lmas› kararlaflt›r›ld›. Merkez Komite s›k›yönetimi kald›rd›. Tüm siyasi tutuklular serbest b›rak›ld›. 23 Mart’ta Merkez Komite program›n› ortaya koyan bir bildiri yay›nlad›. Bildiride yeni bir düzen kurmak ve eme¤i, s›n›f

E k i m

karfl›tl›¤›n› ortadan kald›racak, eflitli¤i sa¤layacak yeni temeller üzerinde yeniden örgütlemek gereklili¤inden bahsediliyordu. Emekçiye eme¤inin karfl›l›¤›n› sa¤lamak, yani kapitalist kâr› ortadan kald›rmak için kredinin, ticaretin ve ortaklaflman›n örgütlenmesi; herkes için paras›z, laik ve tam e¤itim; toplant›, dernek kurma ve bas›n özgürlükleri; polisin ve ordunun komünal düzeyde örgütlenmesi gibi ilkeler öngörülüyordu. Komün geleneksel toplum ve geleneksel yönetimi y›karak, onlar›n yerine, art›k fleylerin insanlar› de¤il insanlar›n fleyleri yönetmesini amaçl›yordu. Komün, kamu hizmetleri, e¤itim ve emek gibi alanlarda köklü de¤ifliklikler yapt›. Paris’i saran k›tl›¤a karfl› çeflitli önlemler al›nd›. Sa¤l›k hizmetleri yayg›nlaflt›r›ld›. E¤itim alan›nda kilisenin etkisini k›rmak amac›yla, paras›z, laik ve zorunlu bir e¤itim sistemi kurulmas› öngörüldü. Dinsel tarikat okullar› kapat›ld›. Savaflta ölen Muhaf›zlar’›n çocuklar›na ödenen ayl›klarda evlilik d›fl› çocuk ayr›m› yap›lmad›. F›r›nc›lar›n gece çal›flmas›, patronlar›n ücretler üzerindeki kesinti uygulamalar› yasakland›. Sahipleri taraf›ndan terk edilen atölyelerin iflçi kooperatrifleri taraf›ndan iflletilmesi öngörüldü. Komün, di¤er alanlarda ald›¤› önemli önlemlere karfl›n askeri ve mali yönden yetersiz kald›. Fransa Bankas›’n›n ulusallaflt›r›lmas›ndan kaç›n›ld›. ‹ç savafl›n ortaya ç›kmas›n› önlemek gerekçesiyle yeterli askeri önlem al›namad›. Örgütsel aç›dan da çeflitli zay›fl›klar vard›. Bakanl›k, komisyon görevlileri ve askeri ifllerden sorumlu kifliler s›k s›k de¤ifltiriliyordu.

G e n ç l i ¤ i

55


Devrimi destekleyen çeflitli komitelerin anarflik art›fl› Komün’ü savunma noktas›nda güçsüz düflürüyordu. Komün savafl delegesi olarak atad›¤› askerlere güvenmiyordu. Ulusal Muhaf›zlar, en küçük bir disipline boyun e¤mek istemeyen devrimci savaflç›lardan olufluyordu. Tüm bunlar Komün’ün yenilgisine katk›da bulunan önemli sebeplerdi. Paris’te savaflç›lar komünün gelece¤i için mücadele ederken, Versailles’e s›¤›nan Thiers de komünü bo¤man›n haz›rl›¤›n› yapmaktayd›.

Gökyüzünü fethe ç›kanlar!

E k i m G e n ç l i ¤ i

56

k›z›l bir sayfa kald›. Gökyüzünü fethe ç›kan komüncüler, yeni bir toplumun, yeni bir dünyan›n mümkün oldu¤unu göstermifl oldular. Marx’a göre “Komün’ün gerçek gizemini özsel olarak bir iflçi hükümeti, üreticiler s›n›f›n›n mülk sahipleri s›n›f›na karfl› mücadelesinin sonucu, eme¤in iktisadi kurtuluflunu gerçeklefltirmek olana¤›n› sa¤lamak üzere en nihayet bulunan siyasal biçimdi.” 1871 bahar›nda Paris sokaklar›nda yank›lanan “Yaflas›n Komün!” sesleri özgür bir gelece¤in habercisiydi. Katledilen onbinlerce komüncünün özgürlük 盤l›¤› 1917 Ekim Devrimi’nde sokak sokak yükseliyordu. Çünkü yeni bir toplumun flanl› öncüsü olan iflçi s›n›f› özgürlü¤ün tohumlar›n› topra¤a ekmiflti. 1871’te yenilmifllerdi, ama tohum topra¤a ekilmiflti bir kere ve yeflerece¤i günleri bekliyordu.

Paris’te aralar›nda kad›nlar›n, çocuklar›n da bulundu¤u savaflç›lar, Bismarck’›n deste¤iyle Paris’e H. Ezgi do¤ru ilerleyen Thiers’in 63 bin 500 kiflilik Sakarya büyük ordusuna karfl› savafla haz›rlan›yordu. ÜniverThiers ordusuna Almanlar›n serbest b›rakt›¤› sitesi’nde bu 130 bin savafl tutsa¤›n› da eklemiflti. 1 y›l 11’incisi May›s’tan itibaren Paris, Versailles ordusu düzenlenen taraf›ndan sürekli olarak bombaland›. “Geleneksel” Versailles birlikleri, haftalarca direnen Bahar fienli¤i’nde Paris’e 21 May›s günü girebildiler. Komün yine YÖK savaflç›lar› bir hafta boyunca mahalle düzenini tam olarak yans›tan bir tablo yafland›. Dayatmac› e¤lence mahalle, barikat barikat savaflt›lar. Versailles anlay›fl›, söylenen mehteran marfllar›, floven çizgiyi ifade eden fliirlerin ordusu tam bir katliama giriflti. 25 binden okunmas› (Nihal Ats›z, Necip Faz›l) yap›lan etkinliklerden birkaç›yd›. fazla Komüncü barikatlarda katledildiler. 26 Üniversiteyi temsil etmekten uzak faflist güruhun bir parças› olan Ö¤renci Konseyi de çad›r›yla ilk günden yerini alm›flt›. May›s’a gelindi¤inde direnifl son s›n›r›na 4 May›s günü bütün bu dayatma ve bask›lara karfl› bir grup ulaflm›flt›. Ordu Paris’in içine do¤ru Yurtsever kampüsün piknik alan›nda Türkçe ve Kürtçe parçalar ilerledikçe kitlesel kurfluna dizmeler eflli¤inde halay çektiler. Bu duruma tahammül edemeyen 50 civar›nda art›yordu. Komünün son barikat› 28 May›s faflist, ö¤renci çad›r›ndan ç›karak, “Türk bayra¤›n› yak›yorlar” günü düfltü. Bu katliamlardan sa¤ kurtulanlar nidalar›yla, yurtsever arkadafllar›n üzerlerine yürümeye bafllad›lar. da Komünün ard›ndan kurulan askeri Yaratt›klar› provokasyonla say›lar› 150’yi bulan grup halay çekenlere mahkemelerde yarg›land›lar ve ço¤u kurfluna sald›rd›. Faflist sald›r›lara u¤rayan arkadafllardan birkaç› yak›ndaki fakültelere s›¤›nmak durumunda kald›lar ve rektörlü¤e giderek suç dizildi. duyurusunda bulundular. Yarg›lananlardan birisi de Komün üyesi Rektörlü¤ün ilgisiz tav›r sergilemesine karfl›l›k, bu olaya duyars›z ayakkab›c› Trinquet’ti. Trinquet kalmayan devrimci, demokrat ve yurtsever ö¤renciler hemen ertesi gün savunmas›nda, “Komün üyeli¤ine kampüste biraraya geldiler. Biz de Ekim Gençli¤i olarak yerimizi ald›k. hemflerilerim taraf›ndan seçildim. Yaklafl›k 70 kiflinin bulundu¤u alanda hep bir a¤›zdan Türkçe ve Kürtçe parçalar söylendi ve halay çekilmeye baflland›. Çevreden gelen Barikatlarda çarp›flt›m, orada ölmedi¤ime ö¤rencilerin de kat›l›m›yla net bir durufl sergilendi. Halay çekilmesi piflman›m. Bugün, eyleme kat›ld›ktan sonra esnas›nda okulun güvenlik birimleri, rektörlük sekreterli¤i ve birkaç bunun sorumlulu¤unu üstlenemeyen faflist taraf›ndan yak›n mesafe izlenmeye al›nd›k. Ald›rmadan yoldafllar›m›n bu üzüntü verici görüntüsüne halay›m›za devam ettik, alk›fllarla ve z›lg›tlarla yerimize oturduk. Bir kat›lmayaca¤›m. Ben bir ihtilalciyim, inkar süre da¤›lmadan bekledikten sonra topluca kampüs alan›n› terkettik. Böylece mesaj›m›z› baflar›l› bir flekilde iletmifl olduk. etmiyorum” diyor ve kurflunlara gö¤sünü Daha önce de benzer olaylar›n ve yak›n tarihte linç giriflimin aç›yordu. Yarg›lamalar›n ard›ndan 38 bin yafland›¤› Sakarya’da, bir kez daha faflist sald›r›lara boyun Parisli, Versailles’te kurulan toplama e¤ilmeyece¤ini devrimci, demokrat ö¤renciler olarak göstermifl olduk. kamp›na gönderildi. Önemli bir k›sm› YÖK’ü ve onun uzant›s› olan faflist hiçbir yap›lanmay› üniversitemiz buradaki yaflam koflullar› nedeniyle hayat›n› bünyesinde istemiyoruz, demokratik, bilimsel, özerk üniversite istiyoruz. kaybetti. Katliam›n üzerinden bir ay Bunun yolunun da sistemin alafla¤› edilmesinden geçti¤inin bilinciyle geçmesine ra¤men kentte hala ceset kokular› örgütlü mücadeleyi yükseltme gereklili¤ini bir kez daha vurguluyoruz. Yaflas›n devrimci dayan›flma! hakimdi ve Seine nehri k›rm›z› ak›yordu. Yaflas›n özerk, demokratik, bilimsel üniversite! Paris Komünü’nden geriye 30 bin ölü ve Yaflas›n sosyalizm! harabeye dönmüfl bir kent bunlardan çok Sakarya Ekim Gençli¤i daha önemli olarak insanl›k tarihine yaz›lan

Sakarya Üniversitesi’nde bahar flenli¤i rezaleti ve faflist sald›r›


5. B‹R-KAR Gençlik Kamp› baflar›yla gerçekleflti Bir-Kar Gençli¤i’nin düzenledi¤i 5. Gençlik Kamp› 27 Mart–2 Nisan tarihleri aras›nda Almanya’n›n Bielefeld kentinde gerçeklefltirildi. Kampa, ço¤unlu¤u Almanya’dan olmak üzere, yaklafl›k 70 genç kat›ld›. Kamp›m›z, 27 Mart günü, tüm bölgelerden gençlerin kamp yerine gelmesinin ard›ndan yap›lan tan›flma toplant›s› ile bafllad›. Ard›ndan, bir haftal›k kamp çal›flmalar›n› günlük olarak planlay›p-programlayacak yönetim iflinden sorumlu kamp komitesi belirlendi. Kat›l›m› a¤›rl›kl› olarak daha önceki kamplara kat›lanlar oluflturuyordu. Yan›s›ra yeni genç arkadafllar da kamp›m›za kat›ld›lar. Kat›lan gençlerin yafl ortalamas› 11 ile 27 aras›nda de¤ifliyordu. Bu tablo kamp program›n› uygulamada bizi biraz zorlad›¤› için zorunlu baz› düzenlemeler yapt›k. Örne¤in, 13 yafl›n alt›ndaki arkadafllar için ayr› bir program uygulama yoluna baflvurduk. ‹fle, her zaman yapt›¤›m›z gibi, alanlar›nda deneyimli arkadafllar›n yönetiminde müzik, folklor, tiyatro atölyesi kollar› oluflturmakla bafllad›k. Hiç kimse d›flar›da kalmayacak flekilde, ilgi alanlar›na göre bu gruplara kat›ld›. Bu gruplar, kamp›m›z›n final günü yapaca¤›m›z etkinlikte (K›z›ldere anmas›) ürünlerini sunmak üzere hemen çal›flmaya bafllad›lar. Kamp program›, kültürel-sanatsal faaliyetlerin d›fl›nda flu bafll›klardan olufluyordu: Seminerler (e¤itimin özellefltirilmesi, yeni yabanc›lar yasas› ve ›rkç›l›k, kültürel dejenerasyon ve gençlik, emperyalizm ve çevre kirlili¤i); tan›t›mlar (Erdal Eren, Ernesto Che Guevara, Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht); kitap tan›t›mlar› (Kavgan›n fiafa¤›, Ölüler Genç Kal›r ve Samet Behrengi’nin iki kitab›); filmler (Che ve Beyaz Gül), bilgi yar›flmas› ve sportif faaliyetler. Program›m›z› zaman darl›¤›ndan dolay› gerçeklefltiremedi¤imiz Ölüler Genç Kal›r kitab›n›n tan›t›m› hariç tam olarak uygulad›k. Ancak havalar›n so¤uk ve ya¤›fll› olmas› nedeniyle sportif faaliyetlerimizde aksamalar oldu. Ayr›ca, her sene kamp›m›za kat›l›p müzik faaliyetlerini baflar› ile yöneten ve bu yönüyle kamp›m›za güç katan Grup Su’nun yoklu¤u da belli bir boflluk yaratt›. Grup Su kamp›m›za ancak son gün kat›labildi. Kamp›m›z›n en politik kesitini oluflturan seminerlerin tümü baflar›yla sunuldu. Dikkate de¤er olan, yaflad›klar› apolitik ortama ra¤men, seminerlere tüm gençlerin ilgi

göstermesi oldu. Seminer konular›n›n gençli¤in en acil ve gün geçtikçe daha da a¤›rlaflan sorunlar›ndan seçilmifl olmas› bunda belirleyici rol oynad›. Tüm zorluklara ve biraz da bunun koflullad›¤› eksikliklere karfl›n, çal›flmalar›m›z› asgari bir baflar› ile yürüttük ve tamamlad›k. Yo¤un bir çal›flman›n ard›ndan kamp›n final gecesi yap›ld›. Final gününü, K›z›ldere’nin y›ldönümüne denk gelmesinden dolay›, K›z›ldere flehitlerini anma etkinli¤i olarak planlam›flt›k. Bunun için önden, üzerinde “Bir direnifl manifestosu: K›z›ldere, unutmad›kunutmayaca¤›z!” fliar›n›n ve K›z›ldere flehitlerinin resimlerinin yerald›¤› bir afifl ç›kartt›k. Afifllerimizi kamp›m›z›n bafllang›c›nda Bielefeld flehir merkezinde yaparak etkinli¤e ça¤r› yapt›k. Anma etkinli¤ini 100’ü aflk›n kiflinin kat›l›m› ile gerçeklefltirdik. Etkinli¤imiz sayg› duruflu ile bafllad›. Ard›ndan bir yoldafl›m›z günün anlam ve önemini belirten bir konuflma yapt›. Konuflmay› kampta haz›rlanan folklor gösterisi izledi. Folklordan sonra devrimci marfl ve türkülerle Grup Su sahneye ç›kt›. Yurtd›fl› Ekim Gençli¤i ad›na okunan mesajdan sonra, 11-13 yafl grubundan genç arkadafllar›n kampta haz›rlad›klar› türküler eflli¤inde ritm çal›flmas› sunuldu. Program›m›z kampta haz›rlanan tiyatro oyunu, skeçler ve anmam›za dayan›flma amac› ile kat›lan dost bir müzik grubunun söyledi¤i türkülerle devam etti. Gecenin geç saatlerine dek süren etkinli¤imiz, hep birlikte çekilen halaylarla sona erdi. Bu kamp›m›z da yeni dostluklara, arkadafll›klara ve paylafl›mlara sahne oldu. Nitekim kamp›n sonunda, tüm genç arkadafllar›n gözlerinde bir hafta boyunca birlikte çal›flman›n, üretmenin ve kolektif paylaflman›n verdi¤i heyecan okunuyordu. Ayr›ca kamp›m›z boyunca kendi s›n›rlar› içinde az›msanmayacak ürünler ortaya ç›kard›k. Kamp›m›z, az çok güçlerimizin bulundu¤u her bölgede acilen bir gençlik çal›flmas› bafllatman›n tafl›d›¤› önemi bir kez daha ortaya koydu. Gençlik çal›flmas›n›n yürütülmekte oldu¤u bölgelerde ise, daha planl›, daha tan›ml› ve daha hedefli bir çal›flman›n yürütülebilmesi gerekiyor. Önümüzdeki günlerde paral› e¤itime karfl› bafllataca¤›m›z kampanya bunun için iyi bir f›rsatt›r. Öyleyse, daha ileri hedefler için tüm genç yoldafllar görev bafl›na!

E k i m G e n ç l i ¤ i

Bir-Kar Gençli¤i

57


Yaflam›n içinde insanca yaflamak için s›vad›k kollar›m›z›... E k i m G e n ç l i ¤ i

58

varsa unutmuflum, dostlar›mla tokalaflmay›, Birbirini kovalayan günlerin s›k›c› bo¤untusunda nedir arad›klar› insanlar›n? Herkes birileriyle mutluluk konuflmay›, onlarla çay içmeyi… Yaflam›n henüz k›y›s›nda dolaflan, belki de düflü kuruyor, o düflle uyuyor, o düflle ›s›n›yor, sonra uçurumun kenar›nda mavi güzlü bir çocuktum. Ama o bir daha bir daha! mavi gözlü çocu¤un isyankar bak›fllar› silinmesin Kimi okula gidiyor, kimi dükkân›n önüne bir gözlerinizden. Çünkü yaflam›n k›y›lar›nda da de¤il tabure koymufl oturuyor, kimi ise geç kalmamak için yaflam›n içinde insanca yaflamak için s›vad›k h›zl› ad›mlarla yürüyor. Ama tüm bu hareketlilikte kollar›m›z›. Sorunun bizde olmad›¤›n›, kapitalist hayat bala düflmüfl kar›nca gibi çaresiz sanki. sistemde oldu¤unu biliyoruz ve korkun flimdi Bunlar› düflünüyorum, ak›p gidiyor günler ama mücadele alanlar›na s›¤mayan yüreklerimizden. siyah beyaz… Çünkü kirli düzeninizin karanl›¤›nda Saat 23.00 sular› yar›nki s›nav›ma 10 saat kald›. kaybolmayaca¤›z, karanl›¤›n›za hep birlikte Ama ben saate bile bakmamal›, ihtiyaç molalar› hayk›raca¤›z. vererek yaflamal›y›m odamda ve arada s›rada kap›dan bafl›m› uzat›p “nas›l gidiyor ders?” diye soran bir çift Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm! gözden baflka bir fley görmemeliyim. Bir EG okuru/Beyazevler Kampüsü Çocukluktan beri “adam” olman›n, insan say›lman›n, tek kurtulufl yolunun üniversite oldu¤unu tekrarlaya tekrarlaya karanl›k ve kirletilmifl bir geceye ittiler beni. Ve ben soyutlanarak yaflamdan, önce kentimdekileri, sonra s›ra arkadafl›m›, sonra kendimi bile Ailelerin güvenli olarak bildikleri ve Türkiye s›ralamas›nda 5. olan Ceyhan kendime rakip görmeye Ö¤renci Yurdu, ailelere kay›t s›ras›nda birçok konu için teminat vermiflti. Hasta bafllad›m. ‹nsanlar›n oldu¤umuz zaman 24 saat boyunca acil servis araçlar›n›n haz›r bekledi¤i, konufltuklar› kelimelerin fl›klar› revirin oldu¤u, ilk günden itibaren yemek ç›kaca¤›, dershanelerde istedi¤imiz s›ralamalar›n› beklerdim. Her zaman ders çal›flabilece¤imiz, 24 saat boyunca s›cak su verilece¤i vb. sözlerin gün her dakika daha h›zl› nas›l ne kadar gerçek oldu¤u k›sa flürede anlafl›ld›. test çözüp, daha h›zl› nas›l Örne¤in yemekler 1.5 ay sonra ç›kmaya bafllad›. Acil servis araçlar› 18.00daha çok net yapar›m diye 24.00 aras› çal›fl›yor ve bu saatler d›fl›nda hasta oldu¤umuzda “yar›m saat önce düflünüyordum. Çünkü o üç hasta olsayd›n›z götürebilirdik” gibi sözler kullan›l›yor. Ayr›ca dershane saatin hayat›m›n ak›fl›n› dedikleri yerin sadece küçük bir oda olmas› ve kat aras›nda olup sesleri de¤ifltirece¤ine inanan herkes böyle istiyordu. Çünkü onlar iletmesi insanlar›n ders çal›flmas›n› olumsuz yönde etkiliyor. Di¤er fleylerde de etraf›ndaki tel örgüden ve durum bundan farkl› de¤il. içindeki ‘ben’den baflka hiçbir Yurtlarda yaflad›¤›m›z sorunlar bunlarla s›n›rl› de¤il. Ekim Gençli¤i ve K›z›l fley görmüyorlard›. Oysa ben Bayrak okudu¤umuzu gören faflistler, kendileriyle ayn› düflüncede olan yurt düzenin o kokuflmufl ve pis müdürüne flikayet ettiler. Faflist müdür odalar›m›za bask›nlar düzenleyerek duvarlar›n› art›k nefesim gibi bizleri tehdit etmeye çal›flt›. Geçen y›llarda yine ayn› türden olaylar yaflanm›fl, hissedebiliyordum. Önceleri ö¤rencilerin dolaplar› habersizce k›r›larak aç›lm›fl, yataklar›n›n alt› aranm›flt›. kendimi o duvarlar›n aras›nda Ancak, yurt yönetiminin ve faflist beslemelerin bask›lar› bizi y›rd›ramayacak ve zamanla insanlarla, hayatla mücadelemiz sürecek. yar›fl›yor zannediyordum. Oysa Ceyhan ö¤renci yurdundan Ekim Gençli¤i ben insana ve hayata dair ne

Bask›lar bizi y›ld›ramaz!


UU m m uu dd uu nn çç aa ¤€ rr ›› ss ›› .. .. ..

E k i m U mu t… Umu da hi ç bu k ad ar y ak ı nd an ba k tı n ı z m ı ? S i z um udu gö r dü nü z m ü? ‘ 96 ’ da ay ak l an an Ar na vu tl u k’ t a at tı mı y ür eği n i z? . . T üm d üny a da ge ri c i l i k rü zga rl a r ı es m ek t e di r , he p bi r ağ ı zd an bur j u va

U mu t… Umu da hi ç bu k ad ar y ak › nd an ba k t› n › z m › ? S i z um udu gö r dü nü z m ü? ‘ 96 ’ da ay ak l an an Ar na vu tl u k’ t a at t› m› y ür e€i n i z? . . T üm d üny a da ge ri c i l i k rü zga rl a r › es m ek t e di r , he p bi r a€ › zd an bur ju va d oo m d muu zzll aarr DD oo ğ€uu BBll oo ğ€ uu’’ nnuu nn çç öö ppll eerr ii nnii eeşfl ee ll eeyy eerr ee kk bbaa ğ€rr ı› şfl m maa kk ttaa ddı› rr ll aarr :: ““SS oo ss yyaa ll ii zzm m ö ll dd üü!! ””… ö … Am A maa yy ii nnee şfl aaşfl ı› rr tttt ı› kk oo nn ll aarr ı› ,, yy eenn ii ddee nn dd ii rrii ll ee nn bbii rr hhoo rr tt ll aakk kk aa rrşfl ı› ss ı› nndd aa şflaa şfl kk ı› nnll ı› ğ€aa d üüşfl ttüü ll eerr ,, pp aannii ğ€ ee kk aappı› ll dd ı› ll aarr .. BBii ll m d m eell ii ll ee rr kk ii ;; öö ll ddüü ddee ddii kk ll ee rrii şfl eeyy ii şfl çç ii ll ee rrii nn ggüü rr s ee ssll ee rr ii nnddee vv ee ppaazz uull uu kk oo ll ll aarr ı› nndd aa ee tt ee kk eem s m ii ğ€ee bbüü rrüü nnee bbii ll ee nn bb ii rr hhaa yyaa llee tt ttii rr zz aatt ee nn.. B ii ll m B mee ll ii ll eerr kk ii ;; oo hhii çç bbee kk ll eem m eedd ii kk ll eerr ii aa nnll aarr ddaa ddii rr ii ll ii rr ,, aann ssı› zz ı› nn ggee cc ee uuyy kk uull aarr ı› nnı› bbaass aa rr,, rr a ahh aatt vv eerr m mee zz … … K oo cc aa AA rrnn aavv uutt çç ı› nn aarr ı› ii şfl tt ee bb uu hhaayy aall ee tt ee ee m K m aannee tt ee ttm m ii şfl rr uuhhuu nnuu ,, bbii zz ee oo aann ll aatt ı› yyoo rr :: “ SS aavvaa şfl ttı› kk .. SS aavv aaşfl tt ı› kk ff aaşfl ii ss ttll ee rr ll ee,, İ‹ ttaa ll yyaa nn kk aa rraa gg öö m “ mll ee kk ll ii ll eerr ii kk öö yy ll eerr ii m m ii zzii yyaa kk ttı› ,, k aa ddı› nnll aa rrı› m k m ı› zzı› nn ı› rr zzı› nnaa gg eeçç tt ii ,, yy ı› ll m maa ddı› kk .. AAll m m aann ll aarr gg eell ddii ,, kk aam m ppll aarr kk uu rrdd uu,, öö ll üü m m m aann ggaall aa rrı› yy ll aa ssaa ll ddı› rr ddı› ,, yy ı› ll m m m aaddı› kk .. BB ii zz AA rr nnaavv uutt ll aarr ss aavv aaşfl kk aann oo ll uu rruu zz,, ss aa vvaaşfl tt ı› kk dd aa.. VVee b ii rr ssaa bbaa hh TT ii rr aann’’ aa ggii rr eerr kk ee nn EE nnvv eerr HH oo cc aa’’ yy ı› gg öö rrdd üüm b m ,, m maa vvzz eerr ii m m ii ii nndd ii rrii pp oo m m zzuu m mdd aann h ı› çç kk ı› rraa hhı› çç kk ı› rr aa aağ€ ll aaddı› m h m .. DDaa hhaa 1177 yyaa şfl ı› nnddaa yydd ı› m m.. ”” “ SS oo nnrr aa bb ii ttm “ m ee ddii ,, yy ii nnee ss aavv aaşfl tt ı› kk .. YYı› ll ll aarr cc aa aabbll uu kk aayy aa,, aa m mbb aarr ggoo yy aa,, ii çç ii m m ii zz ddeekk ii d üüşfl m d maa nnaa kk aarr şfl ı› ss aavv aaşfl tt ı› kk .. AAçç ll ı› ğ€aa ,, yy oo kk ssuu ll ll uuğ€ aa,, ggee rr ii kk aall m m ı› şfl ll ı› ğ€aa kk aarr şfl ı› ss aavv aaşfl tt ı› kk ..”” “ AAm “ m aa bbii rr ggüü nn gg eell dd ii kk ii ‘‘ yy eenn ii ll ddii nnii zz ’’ dd eeddii ll ee rr .. TTaa m m ‘‘ ddoo yy aacc aağ€ ı› zz’’ dd eedd ii ğ€ii m m ii zz aanndd aa y eenn ii ddee nn aa çç kk aa ll ddı› kk .. GG eenn çç ll eerr ii m y m ii zz ggeem m ii ll ee rrll ee İ‹ ttaa ll yyaa nn kk ı› yy ı› ll aarr ı› nnaa ggii tt m m eeyy ee bbaaşfl ll aa ddı› ll aarr .. S aavv aaşfl tt ı› ğ€ı› m S m ı› zz ee m m ppee rryy aall ii ss tt İ‹tt aall yy aa’’ nn ı› nn.. .... VVee oo rr aa ddaa ggee nnçç kk ı› zz ll aarr ı› m mı› zz ss aatt ı› ll ddı› ll aa rr,, yyee nnii dd eenn v ee yyee nnii dd eenn ı› rr zzll aarr ı› nnaa ggee çç tt ii kk aarr aa ggöö m v m ll eekk ll ii ll ee rr .. SSaa vvaa şflaa rraa kk yy eenn ddii kk ll ee rrii m m ii zz ss ii llaa hhss ı› zz vvee s ii nnss ii cc ee gg ii rrdd ii tt oo pprr aağ€ı› m s m ı› zz aa,, yy ı› ll m maa yyaa cc aağ€ ı› zz.. ”” “ Şfi ii m “ mdd ii yy ii nnee 1177 yy aaşfl ı› nnddaa yyı› m m ,, yy ii nnee ss aavv aaşfl aa cc aağ€ı› m m ,, tt oo rr uunnll aa rrı› m m ii çç ii nn ,, kk ee nnddii m m ii çç ii nn ,, E nnvv eerr HH oo cc aa ii çç ii nn vv ee öö zzgg üürr AArr nnaa vvuu ttll uu kk ii çç ii nn… E … YYeenn eecc ee ğ€ii zz oo nn ll aarr ı› ,, m maa vvzz eerr ii m m ii vv eerr ii nn b aannaa ,, EEnn vvee rr HHoo cc aa bb uurr aaddaa ddı› rr yy ii nnee ..”” b

G e n ç l i ¤ i

59


EG 83. sayı  

Ekim Gençliği 83. sayı / Mayıs 2005