Page 1

YIL: 6 SAYI: 11

OCAK - ŞUBAT - MART 2012 ÜÇAYDABİRYAYINLANIR

TC. İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ

HEKİMHAN MESLEK YÜKSEKOKULU

İNŞAAT BİTİNCE BÖYLE OLACAK

İNŞAAT ‘IN BUGÜNKÜ HALİ


Mağaza: Soğanağa Mahallesi Sümbül Sinan Camii Sokak No: 5/A Beyazıt / İSTANBUL Tel: +90 212 517 35 06 Fax: +90 212 638 89 95 Fabrika: Favzi Çakmak Mahallesi Osmangazi Caddesi No: 129 Bağcılar / İSTANBUL Tel: +90 212 433 31 04 - 05 Fax: +90 212 434 62 07 - 08 www.revoltjeans.com www.aksev.com.tr


İÇİNDEKİLER MutluAjansReklamHizmetleri ve Organizasyon Yayınıdır Genel Yayın Yönetmeni & İmtiyaz Sahibi Hatice Mutlu SorumluYazıişleriMüdürü Dr. Nihat Alpay

4

12

16

18

22

26

34

44

54

Yayın Danışmanı iktisatPolitikasıAnaBilimDalı Prof. Dr. Osman Z. Orhan EğitimDanışmanı AytekinKulaçoglu Grafik Tasarım & Editör Alev Uçan MaliİşlerSorumlusu Aliseydi Ekici Reklam ve Halkla ilişkiler Müdürü Sevdanur Mutlu info@guzelmalatyadergisi.com Hukuk Danışmanı Av. Emine Evrensel emine_evrensel@hotmail.com Av. Nihat Avşar navsar@hotmail.com Malatya Temsilcisi Handan Çetinel 0537 280 64 44 gmdhandan@mynet.com handan@guzelmalatyadergisi.com Yönetim Yeri: HocahanıSokak.Dirihan18/30 Yeşildirek- Eminönü / İST Gsm: 0532 393 17 44 Tel: 0212 511 44 34 www.guzelmalatyadergisi.com info@guzelmalatyadergisi.com Baskı: İhlas Gazetecilik A.Ş. Tel: 0212 - 454 30 00 29 Ekim caddesi No: 23 Yenibosna-Bahçelievler/İST Güzel Malatya Dergisi’ndeyeralanmakalelerdekifikirleryazarlarınaaittir.Yayınlanan ilanlarınsorumluluğureklamvereneaittir. Güzel Malatya’nınbütünyayınhaklarıMutlu AjansReklamHizmetleriveOrganizasyona aittir.Yazılarkaynakgösterilmedenyayınlanamaz.YaygınsürelibiryayınolanGüzel Malatya Dergisi üç ayda bir yayınlanır.

8 Reklam İndeksi: İbaş Mobilya Özel Bölge Hastanesi Revolt Jeans.............. 1 Malatya Pazarı...........21 Türkiyem Tv...............25 Miad...........................29

S.battalgazi Çiğköfte..37 Fatih Dürüm...............39 Koçdağ.......................41 Ecojewellry.................43 Erkış İnşaat................49 Elmas Fuarcılık..........50

Acıbadem..................53 Vip Bonis Jeans........57 Özbegon & Karadut..59 Rıfat Usta..................60 Öztürkler....................61


OCAK - ŞUBAT - MART 2012 04

Hekimhana Çağdaş Üniversite ( Mehmet Emin Sungur )

12

Dünyanın en güzel şahri ‘‘Malatya’’ ( Tülin Ersöz )

16

Sağlıklı bir ağız için ip uçları ( Dr. Özlem Özcan )

18

Malatya aşığıyım ( Aycan Alp )

22

Malatya’nın sevilen iş adamı ( Necmettin Bitlis )

26

Abdullah Açık

28

Miad kadın kolları gezisi

34

551 yıllık hazine ( Hasan Fırat )

38

Çinden başkanı ziyaret

40

İŞGEM faaliyete geçiyor

42

Şahin Özer ile yaşam sohbetleri

44

3 kişiden 2’si hipertansiyon ( Uzman Dr. Vedat Ertunç )

46

Miad Madef buluşması

48

Mastöb Bayramlaşma

52

Hülya Koçyiğit Battalgazi de

54

Meme Kanserinden korunma ( Prof. Dr. Abdullah İğci )

56

Gümişsuyu Derneği kahvaltı

62

Malatya yemekleri

64

Eşsiz manzarasıyla Poseidon


Hekimhana Çağdaş Üniversite Bir Büyük Hayal Gerçek Oluyor Malatya’daki İnönü Üniversitesine bağlı HEKİMHAN MEHMET EMİN SUNGUR MESLEK YÜKSEKOKULU inşaatı 2010 yılında beri hızla devam etmekteydi. Bir yetkili, okul kaba inşaatının tamamlandığını bildirmiştir. Bilgisine başvurduğumuz Mehmet Emin Sungur, Güzel Malatya Dergisi’ne aşağıdaki bilgileri vermiştir.

‘‘Adını Yaşatmak İsteyen Herkes Bu İnşaata BAĞIŞ Yapabilir’’ Mimari planlardan anlaşılacağı gibi kısmı bod­ rum ile iki kat toplam yaklaşık 12000 m2 inşaat ya­ pılıyor. Rektörlükçe altı İhtisas Şubesi açılması dü­ şünülmektedir. Plan ve proje incelendiğinde gerekli olan herşey görülecektir. Hekimhan Meslek Yüksek Okulu inşaatına her­ kes malzeme ve para bağışı yapabilir. İnönü Üniversitesi Rektörlüğü ve Hekimhan Bele­diyesi ( meclis kararı gereği ) aramızdaki yazılı pro­tokole göre, malzeme ve para bağışı ancak Hekim­han Belediyesi’ne yapılabilir. Buna göre; 1- Hekimhan Belediyesi Başkanlığı, Hekimhan Ziraat Bankası Şubesi’nde Meslek Yüksek Okuluna harcanmak şartıyla bir bağış hesabı açtırmıştır. Bağış yapan ilgili kişi bankadan makbuzunu alacaktır. Belediye bu parayı resmi harcama usulüne göre yapacak,

4

yerinde harcandığına dair fatura ve belge­yi bağış yapana bir teşekkür mektubuyla göndere­cektir. Bağışçı ticaretle uğraşıyorsa, bu bağış miktarını vergiden düşebilecektir.

Bağış Hesabı: *** Hekimhan Belediye Başkanlığı İnönü Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu inşaatına bağış hesabı ***Hekimhan Ziraat Bankası Şubesi No: 298 22608 – 5013 2- Söz edilen protokole göre, Bağış miktarı yük­ sekse, dershane, laboratuar veya atalyölerden birine bağışçının adı


verilecek ve bu ad plana işlenecek, Ta­puya şerh edilecektir. 3- Ayrıca her türlü az veya çok bağış yapanların uygun bir değerlendirmeye tabi tutularak okul içinde ve dışında baba adı, adı- soyadı, memleketi ve bağışın karşılığı altın (gr) olarak yazılacaktır. Böylece yıllar son­ra yapılan yardımın önemi ve değeri daha iyi anlaşılacaktır. 4- Hekimhan ( Mehmet Emin Sungur ) Meslek Yüksek Okulu inşaatına maddi yardım edenlerle, manevi yardım edenler: ‘’İnönü Üniversitesi HEKİMHAN ( Mehmet Emin Sungur) Meslek Yüksek okulu Tarihini yazanlar’’ gibi veya uygun bir isimle basılacak kitaba resimli özgeçmişleri yazılacak ve basılan kitap; bağış yapana, kü­ tüphanelere ve hemşerilere hediye edilecektir. 5- Maddi ve manevi yardım edenlere metal veya kaliteli kâğıda yazılmış ‘‘Onur belgesi’’ veya ‘‘Şükran Belgesi’’ gibi belge verilecek. Bu belgede. Vali, Rektör, Okul müdürü, Belediye Başkanı ve Mehmet Emin Sungur’un imzalarıda bulunacaktır. 6- Hekimhan Belediyesi ve Belde Belediyelerimizdeki isimsiz cadde ve sokaklara da Meslek Yüksek Oku­luna maddi ve manevi bağış yapanların adlarının verilmesine çalışılacaktır. Son olarak şunu belirtmek isterim: Eğer çok hayırlı bir eğitim öğretim tesisinde yani ilim ve irfan yuvası T.C. İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ HEKİMHAN MESLEK YÜKSEK OKULU iç ve dış duvarında veya dershane­ de ‘‘ADINIZI’’ yazılı olarak görmek, yaşatmak, çocuklarınızın, torunlarınızın ve hemşerilerinizin hayırlı dualar­la ve gururla anmasını istiyorsanız bağışınızı Hekimhan belediyesi’nin ziraat bankasındaki ‘‘BAĞIŞ’’ hesabı­na yatırabilirsiniz. Halka Hizmet, Hakk’a Hizmettir, inancıyla, aziz hemşehrilerim ve dostlarımın değerli desteğini esirgeme­ yeceğine güçlü inancımı belirtir, Saygı ve Sevgilerimi Sunarım,

BİLGİ İÇİN (Mehmet Emin Sungur) 0532 211 58 82 HEKİMHAN MEHMET EMİN SUNGUR MESLEK YÜKSEKOKULU İNŞAATI HIZLA DEVAM EDİYOR

5


HEKİMHAN MEHMET EMİN SUNGUR MESLEK YÜKSEKOKULU İNŞAATI


HEKİMHAN MEHMET EMİN SUNGUR MESLEK YÜKSEKOKULU İNŞAATI


T.C İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ HEKİMHAN & MEHMET EMİN SUNGUR MESLEK YÜKSEK OKULU PERSPEKTİF


T.C İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ HEKİMHAN & MEHMET EMİN SUNGUR MESLEK YÜKSEK OKULU VAZİYET PLANI


T.C İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ HEKİMHAN & MEHMET EMİN SUNGUR MESLEK YÜKSEK OKULU 1. KAT PLANI


T.C İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ HEKİMHAN & MEHMET EMİN SUNGUR MESLEK YÜKSEK OKULU ZEMİN KAT PLANI


TÜLİN ERSÖZ M

imar Sinan Üniversitesi’nde mimarlık eğitimi gördü. Kartal Belediyesi’nin açtığı bir proje yarışmasında, kazanan eserin maket yarışmasına katıldı ve birinci oldu. Gelen ısrarlı teklifler sonucu Kartal Belediyesi’nde göreve başladı. 13 yıl Kartal Belediyesi’nde İmar Müdürlüğü Teknik Başkan Yardımcılığı yaptı. 5 yıl Kadıköy Belediyesi’nde İmar Müdür Muavinliği ve vekaleten müdürlükler yaptı. Askeri yönetim sürecinde 5 yıl İstanbul’un İmar Affı Komisyounda koordinatör olarak görev yaptı. Ardından Kartal Belediyesi’ne geri döndü ve buradan emekli oldu. Kadir Topbaş’ın Beyoğlu Belediye Başkanlığı’nı kazanması ile Beyoğlu Belediyesi’nde görev yapmaya başladı. Güzel Beyoğlu Projesi, İstiklal Caddesi iyileştirme Projesi ve Talimhane Projesinde Yönetici olarak görevler aldı. Ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Turizm atölyesinin yönetimini üstlenen Tülin Ersöz, bu görevinin yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı olarak da görev yapıyor.


Turizmden sorumlu Başkan yardımcısı Tülin Ersöz:

Malatya K

endinizden bize bahseder misiniz? 1950 Yılında Malatya’da doğdum. ilkokulu Malatya da okudum. Babamın (NATO inşaatları yapması sebebiyle, İstanbul, Kayseri, İzmit, ve tekrar Malatya ya dönerek Liseyi Malatya’da bitirdim. Daha sonra İstanbul güzel sanatlar akademisinde mimarlık eğitimine başladım. Paralelinde konservatuara giderek Klasik Türk müziği eğitimi aldım. Rahmetli babam çocuklarının çok iyi bir eğitim almasını isterdi. Nitekim Küçük Kız Kardeşim Mimar, Onun Küçüğü Kız Kardeşim Elektrik Mühendisi, En Küçük Erkek Kardeşim İşletmeci. Rahmetli babam ilk çocuğundan itibaren hep erkek çocuğu olsun istemişti. Nitekim rahmetli babam erkek kardeşim dünyaya geldiği zaman Kayseri de, bir hafta bahçede davul , zurna çaldırarak bütün mahalleyi ağırlamıştı. Nitekim erkek kardeşimde babamı üzmeyerek çok başarılı bir iş adamı oldu. Şimdilerde hayattaki en değerli varlığımız annem. Bilirsiniz Malatyalı hanımlar çok fedakardır. Annem sabırla 4 çocuğunu büyütmüştür.

Tülin Hanımda çalışma hayatını dinlemek istersek, hatıralarını bizlerle paylaşır mısınız? Mimarlık eğitimim bittikten sonra bir süre serbest çalıştım. Daha sonra ( Türk Hava Yollarına ) Teknik Eleman alınacakmış bende sınavına girdim ve kazandım. An-

cak o yıllarda Kartal Belediyesinin, yapılacak olan binasının projesinin , Maket yarışmasına girdim ve birinci oldum. Rahmetli Belediye Başkanı, Mehmet Ali BÜKLÜ, teşekkür için büroya geldi. Sohbet sırasında Türk Hava Yollarına gireceğimi söyledim. Oda bana sizi Belediyeye alalım Belediyeyi çok seveceksiniz dedi. Birkaç kere davet, ederek belediyeci olmaya ikna etti. Böylece belediyecilik hayatım başladı. Yıl 1976 yıl 2011 oldu, ben hala belediyede göreve devam ediyorum.

13


Hangi belediyelerde, hangi görevlerde bulundunuz? 1976 yılında CHP belediyesi olan, Kartalda göreve başlayarak 1. yılık Raportör, görevimden sonra 3 Yıl İmar Müdürlüğü yaptım. 1980 yılında askeri yönetim gelince tüm belediye ekibi olarak çok zor günler geçirdik. Burada detaylara girmek istemiyorum. Rahmetli Belediye Başkanı görevden alınınca Kartal Belediyesinde çalışmak istemedim. Bu arada Büyükşehir Belediyesinden tüm İstanbul’un İmar Affı Yasasıyla ile ilgili Koordinatörlüğü teklifi geldi. 4 yıl bu görevde çalıştım. 1984 yılında Askeri yönetimin işi bitince ilçe belediyelerde seçimler oldu ve beni Kadıköy’e ANAP’ da seçilen belediye Başkanı Osman HI-

14

ZLAN ısrarla İmar Müdür Yardımcısı, olarak göreve başlattı. 5 yıl Müdür Yardımcısı ve Müdür olarak görev yaptım. Kadıköy’de çok güzel yıllarım oldu. 5 yıl sonra tekrar belediye seçimleri oldu. Rahmetli Belediye Başkanım Mehmet Ali BÜKLÜ, Kartalda 3’ ü dönem Belediye Başkanı seçildi. Ertesi gün beni arayarak sevgili kızım nerede kalmıştık dedi. Bende hiç tereddütsüz giderek tekrar İmar Müdürlüğü görevime başladım. 3 yıl sonra Teknik Başkan Yardımcısı oldum. 1998 yılında Kartal Belediyesinde emekli oldum. 1 yıl sonra bir özel şirkette Genel müdür olarak göreve başladım. Yorucu fakat zevkli bir dönemim oldu. Kader beni, belediyeci olmaktan kurtaramadı. Sayın. Kadir TOPBAŞ Beyoğlu

Belediye Başkanı olduktan sonra , Genel müdürlük görevini bırakarak, Beyoğlu belediyesinde Başkan Danışmanı olarak göreve başladım. Sayın. TOPBAŞ Büyükşehir Belediye Başkanı olunca Turizmden sorumlu Başkan Danışmanı olarak halen görev yapmaktayım. Meslek hayatımın en verimli en mutlu yıllarını şimdilerde yaşıyorum. İstanbul için büyük bir şans olan Sayın. TOPBAŞ’ la çalışmaktan mutluluk duyuyorum. Ve böylece 36 yıldır belediyelerde insanlara hizmet etmekten sorunlarını çözmekten dolayı büyük keyif almaktayım. Bu yıllar içerisinde çok doğru ve düzgün çalıştım, yanlışlık yapmadım, siyaset yapmayarak beraber çalıştığım siyasilere yardımcı oldum.


Çok güzel bir evliliğiniz olduğunu biliyoruz, bizlere anlatır mısınız? Dünyada yaklaşık 40 tane Proje, Birinciliği olan harikulade bir Mimarla evlilik yaptım. 16 yıl ,Rüya gibi bir evliliğimiz oldu. Biz hiç yüksek sesle konuşmadık. Benim mutlu olmam için her şartları yaratırdı. Bana dünyanın, her yerini gezdirdi. Eşimle ilgili güzel bir anım var paylaşmak isterim. Spor Arabaları çok severim. Bir gün çok güzel bir, Sarı Spor Araba gördüm, tam hayalimdeki, spor araba dedim. 3 gün sonra hayatı boyunca hiç iş yerime gelmemişti. Kapı açıldı, heyecanlandım bir anda karşımda görünce, hayrola ne işin var dedim. Karımın iş yerini merak ettim bir kahve, ikram edersin diye geldim dedi. Bende kahve ikram ettim o arada bak sana ne göstereceğim, aşağıdaki araba geçen gün senin beğendiğin araba ne işi var burada dedi. Bende pencerede bakınca aynı araba olduğunu gördüm şaşırdım. Mesai bittiği için beraber çıktık beni arabanın, yanına götürdü, kapıyı açtı bin bakalım sevecek misin dedi. Bindim ve ruhsatını açmış koltuğun üzerine koymuştu. İşte böyle benim evlilik hayatım sürprizlerle ve güzelliklerle doluydu. Meslektaş olduğumuz için mesleki paylaşımımız vardı. Ve bir gün uykuda uyandıramadım bana şaka yapıyor zannettim, oysa hayatımın en kötü şakasıydı. 12 yıl geçti, güzel hatıralarla, yaşıyorum. mezar taşına ( Seninle Geçen Güzel Yıllara Teşekkürler ) Yazdırdım. Bazı zamanlar eksikliğini hissettiğimde, 2530 Sayfa, Ona mektup yazarak dertleşirim.

Tülin Hanıma Malatya’sını anlatmasını İstersek? Ben bir Malatya aşığıyım, memleketimi çok seviyorum. Dedelerimizin dedesi Malatyalı, (VAİZOĞLU) ailesi diyince herkes bizi tanırlar. Vaizoğlu konağında büyüdüm. Müştemelitlerimiz , Süryaniler, Ermeniler, Kürtler, Aleviler ve çocuklarıyla büyüdük. Hale onların hepsinin

hatıralarımda bende güzel yerleri vardır. Bana göre memleketim , dünyanın en güzel şehri. Ya yemeklerimiz, Tiritli köftemiz, ekşili köftemiz, analı kızlımız, çimdik köftemiz, tarhanamız, peynirimiz, tereyağımız, tandır ekmeğimiz, yiyenlerin tadı damağında kalır. Her yıl mutlaka bir defada olsa Malatya’ya gider, özlemimi gideririm. Sevgili hemşerilerimin , Malatyalı İş Adamları Derneği, iştira de kurulundayım, memleketim için her türlü hizmeti vermeye çalışıyorum...

Rahmetli cumhurbaşkanımız Turgut ÖZAL‘lı sizden dinlemek istersek? Rahmetli Cumhurbaşkanımız, Türkiye’ye çağ atlattı . onu çok erken kaybettik. Lise yıllarında eğer kabul etseydim Özalların gelini olacaktım. Rahmetli Hafıza teyze bana gelinim olmadın, bari nikah şahidin olayım dedi, nikah şahidim oldu. Özal beni çok severdi o zamanlar Kadıköy

Belediyesinde çalışırken, Belediye Başkanına, geldiğinde hemşerimi çağırın derdi. Rahmetle anıyorum.

Güzel Malatya dergisini nasıl buluyor sunuz? Bana Malatya’yı ve Malatyalıları yaşatan çok güzel bir dergi. Böylesine güzel başarılı , çalışkan vizyon sahibi bir hanımın bunu başarması en güzeli . Bir hanım, olarak beni çok gururlandırıyor. Sizi candan kutluyorum, ve her zaman yanınızdan olduğumu bilmenizi isterim.

Son olarak Malatyalı hemşerilerimize mesajınız var mı? Malatya ve Malatyalılara seviyorum onların her zaman yanındayım. Malatya belediye Başkanımız da memleketim için yapılabilecek her doğru proje için yanında olmayı görev kabul ederim. Bu vesile ile hemşerilerime, 2012 yılında, sağlık ve başarı ve mutluluklar dilerim...


SAĞLIKLI BİR AĞIZ İÇİN İP UÇLARI! Diş çürüğü nedir? Dişlerde koyu renkli oyuklar oluşmasına diş çürüğü denir.

Diş hekimi özlem Özcan 1981 yılında Malatya’ da doğdu. 1998 yılında Malatya Lisesi’nden mezun oldu. 1999 yılında başladığı İstanbul Üniversitesi Çapa Diş Hekimliği Fakültesi’ndeki eğitimini 2004 senesinde tamamladı. 2004- 2008 seneleri arasında çeşitli hastane ve kliniklerde çalışan Özlem Özcan, mezuniyetinden itibaren düzenli olarak kongre, seminer ve sempozyumlara katılmakta ve mesleki dergileri de düzenli takip etmektedir.2008 yılından itibaren Gayrettepe’de açmış olduğu muayenehanesinde çalışmalarını devam ettiren Özlem Özcan, aynı zamanda üyesi olduğu birçok dernekte ve kuruluşta da aktif görevlerine devam etmektedir.

Yıldız posta cad. no:11 çiğdem apt. kat:3 daire:16 Gayrettepe/ŞİŞLİ 212 288 76 48 – 532 783 53 19 www.drozlemozcan.com

Dişler neden çürür? Normalde ağız florasında birçok bakteri bulunur. Bu bakteriler besin artıkları ile birleştikleri zaman asit oluşturmaktadırlar. Oluşan asitlerde dişin dış tabakasını aşındırarak çürümesine sebep olur. Dış tabakadan ( mine) başlayan çürük zamanla dişin diğer katmanlarına kadar ulaşır. İlerleyen çürüğün dişin sinir ve kan damalarının bulunduğu bölümüne ulaşması ile dişte şiddetli ağrılar başlar. Çürük henüz sinir katmanına ulaşmadığı dönemlerde basit bir dolgu işlemi ile tedavi edilebilir, ancak sinire ulaştığı zaman dolgu tedavisi yeterli olmamakta ve bu durumda genellikle kanal tedavisi yöntemine başvurulmaktadır.

Çürük belirtileri nelerdir? Diş yüzeyindeki oyuk ve koyu renk çürüğün en önemli belirtileridir. Dişler genellikle birbirlerine komşu olan yüzeylerden çürümeye başlarlar. Bu tür çürüklerin tespit edilmesi ne yazık ki diğer çürüklerden daha zordur. Kişinin kendisinin çürüğü fark etmesi oldukça zordur. Ancak hekim kontrolünde ve o bölgedeki renk farkından anlaşılabilir. Bazen belli belirsiz olan renk farkı kesin kanıya varabilmek için röntgen çekilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu tür başlangıç çürüklerinin fark edilip erken dönemde tedavi edilmesi için 6 aylık hekim kontrolleri oldukça önemlidir. Çürüğün biraz daha ilerlediği dönemlerde dişte hassasiyetler başlar. Soğuk, sıcak, ekşi yiyecekler dişlerde rahatsızlıklara sebep olur. Çürüğün diş sinirine kadar ulaşması ile birlikte dişte kestin ve sürekli ağrılar olmaya başlar. Sonuç olarak diş çürüğünün belirtisi ağrı değildir, ağrı artık çürüğün siniri rahatsız etmeye başladığı dönemin belirtisidir. Ağrının olması diş çürüğü tedavisinin yapılmasında geç kalındığını gösterir. Ve ağrının olduğu durumlarda tedavi daha zor, karmaşık ve maliyetli olmaktadır.

Çürükten nasıl korunabiliriz? Öncelikle dişlerimizde var olan irili ufaklı sorunları tedavi

16


ettirmeliyiz, eğer varsa diş taşlarımı temizletmeliyiz. Sağlıklı bir ağıza kavuştuktan sonra yapmamız gereken doktorumuzun anlatmış olduğu şekilde dişlerimizi günde en az 2 defa fırçalamaktır. Burada önemli olan sadece diş fırçalama sayı değil, nasıl fırçaladığımızda önemlidir. Fırçalama tekniği doğru olmadığı sürece sayının fazla olması çürüklere engel olmamıza yetmemektedir. Bir diğer önemli unsur da diş ipi kullanımıdır. Daha öncede bahsettiğimiz gibi dişler genelde ara kısımlardan çürümeye başlar. Bunun da en önemli sebebi, fırçalama işlemi esnasında fırça iki dişin arasına girmez. Dolayısıyla sadece diş fırçalayan bir kişiden iki diş arası hiçbir zaman temizlenemez. Ve çürüklerde hep buradan oluşmaya başlar. Bu bölgeleri de yeteri kadar temizleyebilmek ve çürümelerini engellemek için diş ipi kullanımını alışkanlık haline getirmek gerekmektedir. Günde bir defa diş ipi kullanımı yeterlidir. Şayet ağıza köprü türü protezler varsa ara yüzler için diş ipi kullanımı pek verimli olamayacağı için, bu tür durumlarda ara yüz fırçalarından faydalanmak mümkündür. Ara yüz fırçaları çok minik fırçalardır, dişlerin arasına rahatlıkla girip çıkar ve araları temizler. Bu fırçalar ortodontik ( tel tedavisi) tedavi gören hastalarda da rahatlıkla kullanılabilir.

Şekerli ve unlu besinlerin çürük oluşumundaki rolü nedir? Karbonhidratlı yiyecekler ağızdaki bakteri plağı ile birleştiğinde çürük oluştururlar. Yani bakteri plağı ve besin artıklarının bir arada diş yüzeyine yapışıp asit oluşturmasına engel olunursa dişler çürümez. Bunun oluşmaması da ancak düzenli ve yeteri miktarda diş fırçalamak, diş ipi kullanmakla mümkün olabilir. Özellikle çocuklar şekerli besinleri çok sever. Çocuklarımızın tüketmiş olduğu şekerli besinlerin diş çürüğüne yol açmasını istemiyorsak, bu besinleri tükettikten sonra mutlaka dişlerini fırçalamalarını öğütleyebiliriz. Bu sayede

çocuklar sevmiş olduğu besinlerden uzak kalmadığı gibi dişleri de çürümez.

Hamilelik döneminde dişler neden çürür?

Hamilelik sırasında bebeğe gerekli olan kalsiyumun annenin dişlerindeki kalsiyumdan sağlandığı ve sonucunda dişlerin çürüdüğü düşüncesinin hiçbir gerçeklik payı yoktur. Bilimsel araştırmalarda böyle bir sonuca rastlanmamıştır. Hamilelik dönemindeki hormonal değişiklikler dişetlerinde çeşitli problemlerin oluşmasına neden olur. Şişlik ve kanama en sık rastlanan problemdir. Ayrıca hamileliğin ilk dönemlerinde oluşan bulantı ve kusma, ağızın asidik olmasına sebep olur. Ağzın asidik olması diş çürümesini hızlandırır. Yani hamilelik dönemindeki çürük artışı bilindiği gibi annenin dişlerinden kalsiyum çekilmesinden değil, tedavi edilmeyen dişeti problemlerinden ve ağızda oluşan asidik ortamdan kaynaklanmaktadır.

Diş çürüğünü engelleyen aşı var mıdır? Çürüğe neden olan bakteriler ağızda normalde bulunması gereken bakterilerde olduğu için aşı çalışmaları pek sonuç vermemektedir. Yani normal ağız florasında bulunan bakteri şartlar uygun olduğu takdirde çürük oluşmasına neden oluyor. Bu sebeple diş çürüğü aşısı çalışmalarında sonuca varabilmek pek mümkün gibi görünmüyor.

Gargara kullanmak diş çürümesine engel olur mu? Günlük ağız bakımı için geliştirilen ağız suları dediğimiz gargaraların kullanımı tek başına diş çürümesini engellemez. Yani gargara kullanıp diş fırçası ve diş ipi kullanımından uzaklaşmak çok yanlış bir yaklaşımdır. Gargaralar yardımcı ürünlerdir. Diş fırçalama ve diş ipi kullanımı ideal bir şekilde yapıldıktan sonra kişi isterse gargarada kullanabilir. Bu şekilde faydalı bir ürün olan gargara tek başına kullandığında yetersiz kalmaktadır.

Sonuç olarak ideal bir ağız bakımı için; dişler günde 2 defa ideal bir şekilde fırçalanmalı, günde bir defa diş ipi kullanılmalıdır. Bunlara rağmen oluşabilecek diş problemlerinin erken dönemde teşhis edilip kısa yoldan basit şekilde tedavi edilebilmesi için 6 ayda bir hekim kontrolüne gitmektedir.

17


1960 yılında Tokat’ta doğdu. Dr. Mehmet Alp’in kızıdır. Malatya’da Cengiz Alp ile evlenip İstanbul’a yerleşmiştir. 2 kızı vardır. eşiyle birlikte kliniklerinde 20 yıl çalıştıktan sonra Ak merkezde bir güzellik merkezi açar. İnsan ilişkilerinin yoğun olduğu bu işi bıraktıktan sonra Burgazada da bir restorant açar. Sezonluk olan sahil balık restorant’ını görmenizi tavsiye ederiz. Siyasette de çeşitli görevler yapan Aycan Alp kadınların siyaset arenasında kendilerini daha iyi göstereceğinden bahsediyor.


MALATYAAŞIĞIYIM... A

ycan hanım kısaca kendinizden bahseder misiniz? 1960 yılında Tokat’ta doğdum. Babamın görevi dolayısıyla, İzmit, İstanbul’dan, sonra Malatya’ya döndük. İlkokul 2. sınıftan sonra İstanbul'dan ayrıldık. Memleketimiz olan Malatya’ya yerleştik. İlkokul ve ortaokulu Malatya da okudum. Liseyi İstanbul'da Çamlıca kız lisesi’nde okurken, zorunlu sebeplerden dolayı Malatya’ya tekrar döndüm. Malatya'da Atatürk lisesini bitirdim. 80 öncesi olayların verdiği huzursuzluktan dolayı, liseyi bitirmek üzere Malatya’dan İstanbul’a yatılı okula geçtim.Dr. Mehmet Alp’in kızıyım. Babam çok eski bir Malatyalıdır. Böyle bir ailenin kızı olduğum için çok mutluyum. Çocukluğum Malatya’da geçti. Biz dört kardeşiz. Ben en büyük ablalarıyım. Babam kardeşlerimin eğitimi, için Ankara’ya yerleşti ve uzun yıllar orada yaşadık. Malatya'da Cengiz Alp ile evlendim. Daha sonra İstanbul'a yerleştik. Dünya tatlısı iki kızım var.

ben yorulmayı, koşturmayı, mücadeleyi seviyorum. Sevdiğim içinde zor gelmiyor bana.

Başarılı bir iş kadını olarak başarınızı neye borçlusunuz? Bazen yorucu günler geçiriyorum ancak eve geldiğimde huzurlu bir eş, sevecen çocuklar olunca o yorgunlukların, huzursuzlukların hiç biri kalmıyor. Çünkü iki kızım var. Büyük kızımı evlendirdim. Şimdi bir tanede oğlum var. Damadım var ancak damadım demiyorum oğlum diyorum. Damadım Güney Koreli. Eskiden dört kişiydik şimdi beş kişi olduk. Genelde herkes çocuklarınız çok şanslı sizin gibi bir anne ve babaya sahip oldukları için diyorlar. Ama ben kendimizi daha şanslı buluyorum. Böylesi bir

ortamda çocuklarım hiç bizi üzmediler, her zaman okul hayatlarında olsun, genel yaşamlarında olsun, hep bize uyum sağladılar. Benim iş hayatımda başarılı olmamda çocuklarımın da çok büyük rolü olmuştur. Bir işi yaparken her zaman o işi yapabileceğime inanarak başlarım. İnanmak zaten başarmak demektir.

Siyasetin içinde bulunduğunuzu duyduk. Siyaset’te ne gibi görevler yaptınız? Sarıyer ilçesinde Chp’de 83 yılında üye olarak başladım. Daha sonra İlçe Kadın Kolu Başkanı oldum. İlçe Kadın Kolu Başkanlığından sonra, İl Kadın Kolunda Görev aldım. İl Yönetim Kurulu Üyeliği ve Kadından Sorumlu Başkan Yardımcılığı yaptım.

Aycan Hanım iş demişken, İş hayatınızdan biraz bahseder misiniz? Kliniğimizde eşimle birlikte yirmi yıl çalıştım. Daha sonra Ak merkezin içinde güzellik salonu açtım, Lazer Epilasyon Merkeziydi, ancak Sağlık Bakanlığının çıkardığı yeni bir yasa çıktı, çalıştırılması yasaklandı, o nedenle kapatmak zorunda kaldım. Hep koşuşturmalı, insan ilişkileriyle yoğunluklu olan işler yaptım. Artık eşime, çocuklarıma daha fazla zaman ayırabileceğim, daha keyifli bir iş yapmak istedim. Burgazada’da sezonluk bir Balık Restaurantı açtım. Çok şık, zarif bir Balık Restaurantı oldu. Misafir ağırlamayı çok seviyorum. Şimdi eşimi, dostumu iş yerimde ağırlıyorum. Her şeyin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Çok zor bir meslek. A'dan Z’ye her şeyle birebir ilgileniyorum. Bu nedenle yorucu oluyor ama

19


Sarıyer Belediyesi’nden Meclis Üyesi seçildim. 94 – 98 arasında Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi oldum. Siyaseti seviyorum. Kadınların siyasette daha başarılı olduklarını düşünüyorum. Hala kadınlarımızın, taciz, şiddet ve cinayete kurban gittikleri, göz önünde bulunduracak olursak kadınların siyasetin içinde daha aktif bulunmalarını istiyorum. Çünkü kadını en iyi kadınlar anlar. Ben bu konuda kendimi çok şanslı hissediyorum. Eşim her konuda bana çok destek verdi. Siyaset her zaman benim için hep ön plandaydı her zamanda öyle olacak. Şu anda

çok saygıdeğer Genel başkanımız Kemal KILIÇDAROĞLU olduğu için kadınlarımızın siyaset arenasında kendilerini daha iyi göstereceğinden eminim.

Ayçan hanımdan Cengiz Alp‘ı bizlere anlatmasını istersek neler söylemek isterler? Cengiz ALP gerçekten Mükemmel bir insan. Son derece sağlıklı düşüncelere sahip her şeyi çok olgunlukla karşılayan sakin bir güç. Kendisi iyi bir eş, iyi bir baba, iyi bir Doktor ve iş adamı. Aynı zamanda, hakikaten çok iyi bir evlattır. Çünkü

iyi bir anne ve babanın yetiştirmiş olduğu tüm özellikleri taşımaktadır. Sırası gelmişken Cengiz beyin annesi ve babası da çok saygı değer insanlar. Onları da annem ve babam gibi seviyorum. Bende kendimi çok şanslı hissediyorum çünkü böyle bir ailenin gelini olduğum için. İyi bir eşe sahip olduğum için iş hayatımda başarıya ulaşmak daha kolay oluyor. Çünkü eşim her konuda kendi bilgi ve tecrübeleriyle bana destek veriyor. Cengiz Bey’i kelimelerle anlatmak çok zor. Kısaca anlatmam gerekirse… (Aycan Hanım eşine yazdığı bu özel şiir’i bizlerle paylaşıyor.)

Tenin çiçek gibi kokar Gözlerin melül bakar Sen benim ilk aşkımsın Severim dünyalar kadar Ah benim kara koçum Dallarda tomurcuğum Ne olur bırakıp gitme Yakışıklı kuzucuğum Boyun bir selvi gibi Ellerin derman gibi Taşırım ben ismini Kalbimde ferman gibi Sen olmazsan ben olmam Yaşamdan zevk almam Tanrım onu sakın alma Ben onsuz yaşayamam

Malatya dediğimiz zaman bizlere neler anlatmak istersiniz? Malatya dediğiniz zaman bende akan sular duruyor. Malatya benim için apayrı yeri olan bir şehirdir. Anlatırken bile tüylerim ürperiyor. 44 plaka gördüğüm vakit heyecanlanıyorum. Her sene çocuklarımı alıp Malatya’ya götürürüm. Onlarda annelerinin, babalarının doğdukları yaşadıkları yeri bilsinler isterim. Dışarıdan baktıkları zaman beni böyle sözde bir Malatyalıymış gibi

20

görürler ancak hiç öyle biri değilim. Malatya’da 40 çeşit köfte yapılıyorsa bunun 40’ınıda yapabiliyorum. Yemeklerini, türkülerini çok sevi-

çıkmıştır. Kötü şeylerde olmuştur ancak iyi yanları hep ağır basmıştır. Malatyalı olmak bir ayrıcalıktır. İstanbul’da bulunan Malatyalılarla ilişkilerim çok iyidir. Malatyalı olan hemşerilerimizle Malatya benim için apayrı yeri olan bir görüşmelerimiz kuvvetlidir.

şehirdir. Anlatırken bile tüylerim ürperiyor. 44 plaka gördüğüm vakit heyecanlanıyorum.

yorum. Zaman, zaman burnumun direği sızladığı vakit Malatya’ya gidiyorum. Malatya çok özellikli bir yerdir. Malatya’dan çok iyi şeyler

Güzel Malatya okuyucularına neler söylemek istersiniz?

Güzel Malatya Dergisi aracılığı ile tüm hemşerilerime ve Türkiye’ye Savaşın ve Doğal Afetin olmadığı huzur, barış, sağlık dolu yeni bir yıl diliyorum.


MALATYA’NIN SEVİLEN İŞ ADAMI

NECMETTİN BİTLİS Polisan Holding Yönetim Kurulu Başkanı

İ

ş hayatına tekstil sektörüyle adım atan Necmettin Bitlis, bir dostunun tavsiyesiyle kimya sanayiine adım attı. Gebze Dilovası’nda bugün dev Polisan tesislerine sahip olan Bitlis’in en büyük özelliği ise yeşile ve çevreye olan büyük ilgisi. Dilovası’nda dört tarafı yeşil bir vadiyi Orman Bakanlığı’nın da onayıyla adeta bir milli park haline getiren Bitlis’in fabrikasında gurur duyduğu en büyük özellik ise arıtma tesisleri. Gebze Dilovası’nda 200 dönüm arazi üzerinde kurulan Polisan fabrikası bugün ülkemizin önde gelen boya üretim tesislerinden biri. Üç bin ayrı renkte üretim yapabilen Polisan, inşaat ve mobilya boyalarının yanı sıra astar, vernik, tutkal ve reçine üretiminde de öncü. İspanya ve Tunus’ta kurulan iki ayrı kimya fabrikasına know-how satan Polisan, ayrıca tarım ilaçları da üretiyor.

22


N

ecmettin Bitlis ‘in Büyük Dedesi Osman Avni Bey Meclis-i Mebusan’da vekillik yapmıştır. O dönem, Şeyh-ül İslam yapılmak istenir. Ancak, bunun için önce Hicaz’a gitmesi gerekmektedir. Osman Avni Bey, hanımını alarak Hicaz’a gider. Fakat ne talihtir ki; O Hicaz’da iken İstanbul işgal edilir. İşte Bitlisli bu ailenin Malatya ile tanışması da, Hicaz dönüşüne rastlar. Osman Avni Bey Malatya’ya gelip yerleşir. Soyadı Kanunu ile birlikte bu aile Bitlis soy ismini alır. Bundan sonrasını Necmettin bitlisin kendisinden dinleyelim.

Necmettin Bey bize biraz kendinizden ve iş hayatına nasıl başladığınızdan bahseder misiniz? 1 Aralık 1928’de Malatya’da doğdum. Aynı gün Türkiye’de başka bir heyecan daha varmış. O gün Türkiye yeni alfabeye geçmiş, Harf İnkılâbı yapılmıştır. Çocukluğum Dedeme ait Davut Efendi Konağında geçti. Fırat İlkokulu’nda okurken, aynı zamanda Afyon Han’da bulunan mağazamızda da çalışmaya devam ediyordum. Babam 1942’de Malatya’dan İstanbul’a gelir. Aşir Efendi Caddesi’nde başka bir Malatyalı olan Mehmet Müminoğlu ile manifatura dükkanı açar. Ben de Bir süre sonra İstanbul’a gittim. Babam, beni Robert Koleji’ne yazdırdı. Ancak, sınıf uyuşmazlığı yüzünden bu okuldan kaydımı alıp, Şişli Terakki Lisesi’ne yaptırdı. O zamanlar, Harp yıllarıydı. Ortaokuldan sonra Karaköy’deki Ticaret Lisesi’ne kaydımı yaptırdılar. Dükkan Şişli’de olduğu için, okul ile dükkan arasında uzun süre mekik dokudum. 10. sınıfa kadar okudum ancak ticaret daha ağır basınca okulu bırakıp işlere yoğunlaşmaya başladım.Babam okulu yarım bıraktığım için 3 ay benimle konuşmadı. 1947 yılında işler yoğunlaşmaya başladı ve hayatım artık dükkan olmuştu. 1950’de ise Musevi asıllı ortağımızla yollarımızı ayırdık. Daha sonra Malatya’daki amcamı ikna ettik ve İstanbul’a çağırdık. Babam ciddi olduğu için amcama daha yakındım. Amcam beni kırmadı ve İstanbul’a geldi. Bir süre kaldıktan sonra

Malatya hasretine dayanamadı ve geri döndü. Bu arada dükkan’ın tabelası değişir. Faik Bitlis ve Şeriki (Ortağı) olur. Şerik, yani babamın ortağı olmuştum. Ben sanayiye daha çok hevesliydim ancak babam yönelmemi istemiyordu. Önce dokuma bezlerini atölyelere götürerek boyadım, sonra iplik alıp dokudum ve apre yaptırdım. Bunu satarak iyi para kazanmaya başlayınca babam beni biraz daha özgür bırakmaya başladı. Babam Faik Bitlis 1960 yılında vefat etti. Artık kardeşimle birlikte kalmıştık ve el ele verip işleri genişletmenin

yollarını aradık. Amcamızın da desteğiyle Kağıthane Fabrikası’nı satın aldık. Polisan nasıl doğdu biraz

anlatır mısınız?

Kağıthane’de aldığımız fabrikanın yanında 4 dönüm boş alan vardı. Burada tekstil boyası üretmek istedim. Ancak mevcut durum buna müsait olmadığı için tereddüt ettim. İsrailliler ile bir anlaşma yaparak burada bir pilot üretim merkezi oluşturduk. Sanayi Kalkınma Bankası’ndan aldığımız teşvik ile Türkiye’nin en büyük tesisini kurduk.

23


Kimya sanayinin geleceğini çok iyi gördüğüm için 1963’te ise Polisan’ı kurdum. 1965’te büyük bir yangın geçirdik. O tarihten sonra tamamen kimya sanayine yönelme kararı aldık ve mevcut ortağımdan da ayrılarak bugün kurulu bulunan Dilovası Organize Sanayi Bölgesi’nde ki çok geniş alana yayılan Polisan Üretim Tesisleri’ni kurdum. Gülen Boya ile kısa sürede en büyük marka haline geldik.

Dilovası’ndaki bu tesislerin bir de ilginç bir hikayesi var. Bunu sizden dinleyebilir miyiz? Polisan arazisi Gebze Dilovası’nda dere yatağında yer alıyor. Deniz kenarı bataklık olan bu yeri

almadan önce fabrika müdürümüz ile beraber araziyi görmeye geldik. Denize hemen yakın yerden geçen demiryolunun üzerine çıkıp, “Demiryolunun arka tarafına fabrika kuracağız. Deniz tarafına ise denizi doldurarak iskele ve liman yapacağız.” dediğimde şaşkınlıkla yüzüme baktı. Çünkü orada deniz kenarında bir yer bile yoktu ve seneler sonra kendisi itiraf etti: “O gün bunu söylediğinizde ben inanmamıştım.” Beni çok maceraperest olarak düşündüğünü itiraf etti; ama bugün bunların gerçekleştiğini Allah’a şükür gördük.

Çevreci bir sanayici olduğunuzu biliyoruz. Bu konuda yaptıklarınızdan bahseder misiniz?

Kimyasal maddeleri arıtan ilk tesisi 70’li yıllarda biz yaptık. TÜBİTAK dahi bizi o dönemde çevreye verdiğimiz önemden dolayı kutladı. Ben, Dilovası’nda bin dönümlük ormanlık bir araziyi , Orman Bakanlığı ile sözleşme imzalayarak koruma altına aldım. Buranın bakım ve korumasını tümüyle ben üstlendim. Adeta bu bölgeyi milli bir park haline getirmek için zevkle çalışıyorum. Zaten bu bölge de doğal SİT alanı ilan edildi.

Sosyal biri olduğunuzu biliyoruz yeni çalışmalarınızdan bahseder misiniz? Malatya’da okul yaptırmıştım. Tekrardan okul yaptırmak için hazırlık yapıyorum. Dilovasını organize haline getirmek için öncülük ettim elimizden geldiğince burayı daha faydalı bir alan haline getirmeye çalışıyoruz. Malatya eğitim vakfının ilk kurucularındanım. Rahmetli eşim de kadınlar kolu başkanlığı yaptı. Yurt içi, yurt dışı geziler düzenlerdi. Kendisi tam bir hanım ağaydı.

Siyasetin içinde bulundunuz mu? Türkiye’de ki siyasi görüş hakkında neler söylemek istersiniz? Hiç siyasetin içinde bulunmadım. Şu anda Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik durumda eskiye göre daha iyi. İşsizlik sorunları aşıldı. Gözüken kısım da kayıt dışı çalışanlar. Gençlerimizin ticarete yönelmelerini istiyorum. Bizim Fabrikamıza da sürekli stajyer gençler geliyor. Hepsinin iyi yerlere gelmesini temenni ediyorum.

Son olarak söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Sağdan sola: Necmettin BİTLİS, Sevim DEMİREL, Şemsettin BİTLİS 24

Çok güzel bir söyleşi oldu. Öncelikle buralara kadar geldiğiniz için teşekkür ederim ve adım attığınız yolunuzda başarılarınızın devamını dilerim. Türkiye bir iki aydır her gün kötü bir haberle uyandı. Van depremi bizleri oldukça üzdü. Elimizden geldiğince yardımlarda bulunduk. Depremzedelerin Allah yardımcısı olsun.


CANLARIM BENİ DE HATIRLAYIN Hanedan Turizm ve Otel Bazaar Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Açık

B

en Kul Abdullah. 1941 Yılında Elbistan’ın Aktil Köyünde doğdum.İlk öğretmenim , köyümüzün eğitmeni olan Mehmet Ali ÖZTOPRAK’ tı . İlkokulu bitirdikten sonra. Milli Eğitim Bakanlığı›nın Elbistan ilçesinde demircilik ve marangozluk kursu açtı. Babamın aldığı kararla beni kursa yazdırdı. Bende demirci mesleğini seçtim. Bu bölümde çok değerli öğretmenim Cemal beydi. Diplomamı bana verirken ömrüm boyunca unutmadığım şu sözleri söyledi. ‘‘Gençsin, ömrün uzun olsun. Allah her zaman işini rast getirsin’’ demişti. Ben kursu birincilikle bitirerek köyüme geri döndüm. Yaşım küçüktü ama para kazanma hırsı vardı. Adana›nın Ceylan ilçesine gittim.Orada ,gündüz fabrikada çalıştım, akşamları ise şiir ( kitapları ) sattım. Daha sonra İstanbul›a geldim.İstanbul›da arsa alım satımı ve tekstil işleri ile uğraştım. Halen İstanbulda yaşıyorum. Kendi şirketimde görev yapıyorum. Boş kalan zamanlarımı ailem ve dostlarımla hayatımı paylaşmaya devam ediyorum. Sevdamda ve kalemimde şiirlerimde işlediğim dostluk ve aşk temalarıyla ilahi bir aşkı güzel bir anlatımla harmanlaştırdım. Sade bir dil kullanmam nedeniyle halk tarafından anlaşılır bir tarz oluşturdum.Tabiri caizse tam bir gönül adamı olarak nasihat ve öğütlerimi insanlarımıza güzel görüşümü ilettim. Yaşadığım müddetçe yazdığım kitaplarımla hep sizlerle içimdeki sevgi ve muhabbeti paylaşmak arzumdur. Kul Abdullah öğüt verenim Bilimin içinden bir neferim Dost meclisinde dinlenen Söz üstadı şiirlerini yazanım Gönül sevgisiyle gider yolumuz Muhabbet var ise solmaz gülümüz Dağ ova demeyiz akar gönlümüz Tüm dostlar muhabbet var olsun

Hayatım boyum sevgidir Güzel dostlar ne haldeyim Zamanı gelir göç eylersem Canlarım beni hatırlayın Güzellikler sevgiler taddım Muhabbete gönüller kattım En güzeli de budur servetim Canlarım beni de hatırlayın Gururumla dostluk taşıdım Yıllarca hep hizmet verdim Rabbimden nişanımı aldım Ca n l a r ım ben i h atır l ayı n Çok dost ahbaplar gördüm Sevdalara gönlümü verdim Kulun köleniz benim derim Canlarım beni hatırlayın Gönül engin gururum yüce Tüm dostlar bana güvence Güller açarsa gonca, gonca Ca n l a r ım ben i h atır l ayı n Kul Abdullah yazdın dosta Göçersen yarin gönlü yasta Sözler yazdım bir nefeste Ca n l a r ım ben i h atır l ayı n


İSTANBUL Anılar sevdalılarla yaşadığım İstanbul Bir türlü ben sende vazgeçemedim Ömrüm bitti saçlarıma beyaz doldu Zamanım geldi gidiyorum İstanbul Nice köşelerinden güller kokladım Boğazından denizinden haz aldım Kucaklarım ben tarihin saraylarını Zamanım geldi gidiyorum İstanbul Göçüyorum sevdan burnumda tüter İnan ki tüm aşkları sende buldum Tüm hükümdarlar geçmiş buradan Zamanım geldi gidiyorum İstanbul Hani o seninle sevdiğim mekanlar Hani o selama duran tüm insanlar Hakkın helal et derim senden bana Zamanım geldi gidiyorum İstanbul Kul Abdullah hiç senden doymadı Yorgun düştü nusralarını söyledin İnandım dünyada büyük efsanesin Zamanım geldi gidiyorum İstanbul

Kul Abdullah insan ayırmaz Kitapla dinini sormaz Ya r a t ı l a n ı h o r g ö r m e z Verir sevgisini muhabbetine İlimimiz ummandır denizlerimiz Mürekkep olsa da dünya cahilleri Kalem olsa yinede ilimi bitiremez Kul Abdullah’ın şiir sözü de bitmez


MİAD KADIN KOLLARI İHTİYAÇ SAHİBİ ÖĞRENCİLERİMİZE DESTEĞİNİ SÜRDÜRÜYOR Yaptığı faaliyetlerin gelirlerini ihtiyaç sahibi öğrencilere burs olarak aktaran MİAD Kadın Kolları Yürütme Kurulu, Şişli Belediyesinin düzenlemiş olduğu etkinlikte stand kurdular. “Yerli Malı Haftası” etkinlikleri kapsamında Şişli Belediyesinin düzenlediği ve MİAD Kadın Kollarının da standının bulunduğu kermes, 14 – 15 Aralık tarihleri arasında gerçekleşti. Elde edilecek gelirlerin Vanlı depremzedelere aktarılacağı bu hayır etkinliğine birçok kesimden hayırsever yoğun ilgi gösterdi. MİAD Kadın Kolları standında ise Malatya’ya özgü ürünlerin satışı gerçekleşti. Ulusal basın temsilcilerinin de katıldığı etkinlikte MİAD Kadın Kollarının elde ettiği gelirler ise, Malatyalı ihtiyaç sahibi öğrencilerimize burs olarak aktarıldı.


MİADKADINKOLLARIGÜNÜBİRLİKGEZİSİ

MİAD KADIN KOLLARI GÜNÜBİRLİK GEZİSİ 13 ARALIK 2011 SALI GÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİLDİ

MİAD Kadın Kolları Yürütme Kurulunun organize ettiği günübirlik İstanbul gezisi 13 Aralık Salı günü gerçekleştirildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı ve değerli hemşehrimiz Tülin ERSÖZ’ün ev sahipliğiyle gerçekleşen geziye katılım yoğun oldu. Yerebatan Sarnıcı oldu. İstanbul gezi programlarının ayrılmaz bir parçası olan bu gizemli yer Panorama 1453 Tarihi Müzesiydi. Burada İstanbul’un Fethine canlı tanıklık etme fırsatı yakalayan katılımcılar buradan. Büyükşehir'in İstanbul'da yapılan çalışmalar tanıtıldı, çalışmalar hakkında bilgiler verildi. İstanbul turunun ikinci adresi, yerli ve yabancı turistlerinde ilgisini çeken. Miniatürk oldu. Kısa sürede zevkli bir İstanbul turu atmak isteyenler için de ideal bir mekân olan Miniatürk’ten sonra üçüncü durak ise Malta Köşküne geçildi. Burada ki öğle yemeği ikramından sonra gezi programı sona erdi. Gerçekleşen bu gezi MİAD Kadın Kolları Üyeleri arasındaki dostluk ilişkisinin sağlamlaşmasına vesile oldu. MİAD Kadın Kolları Yürütme Kurulu Başkanı Kadriye YÜKSEL, geziye ev sahipliğini yapan Tülin ERSÖZ’e katkılarından dolayı Kadın kolları adına teşekkürlerini iletti.

30


MİAD KADIN KOLLARI MALTA KÖŞKÜ’NDE

31


MİAD KADIN KOLLARI MİNİATÜRK’TE


MİAD KADIN KOLLARI PANORAMA’DA


KAPA

551 Yıllık Hazine Kapalıçarşı Esnaflar Dernek Bşk. Dr. Hasan Fırat

Her devirdeki hayatımızı aksettiren Çarşı, yabancı seyyahların kitaplarında, yabancı ressamların fırçalarında binbir gece masalları gibi yaşatılmıştır.

551. yılına giren Dünyanın en gizemli, en görkemli hazinelerine sahip olan ve Dünya’nın en eski, en büyük çarşısı olan Kapalıçarşı hakkında Kapalıçarşı Esnaflar Derneği Başkanı Dr. Hasan Fırat’la güzel bir söyleşi gerçekleştirdik.

Kapalı Çarşı’dan bahsedecek olursak neler söylemek istersiniz? Kapalı Çarşı’nın Türkiye turizmine olan faydaları nelerdir? 3000’den fazla dükkanın bulunduğu Kapalıçarşı’yı her gün mevsimine göre 250 bin ile 400 bin kişi arasında insan ziyaret etmektedir. Kaybolmaya yüz tutmuş birçok mesleği, kendine has kültürüyle yaşatan Kapalıçarşıı dünya’nın

34

en eski, en büyük ve en çeşitli üretimlerinin sergilendiği bir mekandır. Modern çağın gerekliliği sonucu yapılan yeni alış-veriş merkezlerinin mimarı ve kültürel dokusundan dolayı etkileyemediği Kapalıçarşımız çok çeşitli ürünü birçok yerden daha ucuza sunmaktadır. Kapalı Çarşı’ya gelen turist sayısı her geçen zaman artış gösteriyor. Özellikle geçmişle kıyasladığımız zaman bu oran

oldukça yüksektir. Akdeniz Bölgesine gelen turistler deniz ve güneş için geliyorlar. Bu manada döviz olarak getirisi çok fazla değildir. İstanbul’a gelen turistler’in ülke ekonomisine katkısı daha fazla oluyor. Özellikle kongre için gelen turistler bu manada yeme-içme olsun, burada kalma olsun faydası çok daha fazla oluyor. İnanç turizmi olarak Mardin ve Van gibi şehirlerimize gelen turistlerimiz oluyor. Kiliseleri ziyaret ediyorlar.


ALIÇARSI

Japonya ve Almaya’dan oldukça fazla turist sayımız oluyor. İstanbul’a gelen turistlerin % 80’i Kapalı Çarşı’yı ziyaret etmeden gitmiyor. Zaten İstanbul’a gelen turist’in zamanı kısıtlı oluyor. Zamanlarını en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyorlar. Ayasofya müzesi ve Kapalı Çarşı en çok merak ettikleri mekanlar. Türkiye’ye gelen turistler sizce sıkıntı çekiyorlar mı? Yukarıda da belirttiğim gibi gelen turistlerin zamanı kısıtlı ve olabildiğince zamanlarını en iyi şekilde değerlendirmek istiyorlar ancak İstanbul’da ki trafik ve

yol çalışmaları yüzünden bazı aksaklıklar yaşanıyor. Gemiden, Havaalanından alınan turistlerin bu taraflara ulaşması zaman alıyor. Çevrede ki yol çalışmalarından dolayı 2 saatlik programların 1,5 saati yolda geçiyor. Bu sorunların çözülmesi gerektiğini düşünüyorum. Karaköy’den alınan turistlerin direk olarak Sultanahmet’e getirilmesi projesi vardı ancak uygulanmadı. Haftanın 5 günü 3000 kişilik gemilerde turistler geliyor. Pazar günü 4000 kişilik büyük gemi geliyor fakat Kapalı Çarşı pazar günleri kapalı oluyor. En önemli sorunlardan birininde konaklama olduğunu düşünüyorum. İstanbul’da yeteri kadar büyük otel yok. Küçük

gruplardan ziyade Büyük gruplar için oteller gerekli. Konaklamaları için buradan Kumburgaza ve Silivri’ye götürülen turistler var. Bu zaman kaybına neden oluyor. Kapalıçarşı’nın yeterince tanıtımı yapılıyor mu? Dünya’da ve Türkiye’ de bu anlamda ne gibi çalışmalar yapıldı? Sponsorlarla birlikte yüksek maliyetle 26 dakikalık bir kapalıçarşı belgeseli hazırlandı. İngilizceye çevrildi ve Avrupa’da yarışmaya sunuldu. Dünya Televizyonları’nda 50 çeşit belgesel yapıldı. Son 6 aydır Türkiye Çarşılar Birliği kurulması için çalışmalar yapılıyor.

35


ülkeler tarafından ilgi görülüyor? Kapalıçarşı’nın günlük müşteri trafiği 250.000 ile 400.000 arası değişmektedir. Bu sayı yazın 500.000 civarını buluyor. Kışın bu sayı biraz daha düşüyor. 1 ay boyunca sayılıp ortalaması alınıyor. Ortadoğu’dan gelen turist bizim için çok önemli. En çok Avrupa’dan, İspanya’dan ve İtalya’dan turist geliyor. Amerika’dan eskisi gibi turist gelmiyor. Sayın Başkanım, bizimle yaptığınız bu hoş sohbet için teşekkür ederiz. Son olarak söylemek istedikleriniz nelerdir?

Çarşı olarak 50 tane gözüküyor ancak 25 tane var. Bu çarşılar’ın 5 tanesiyle anlaşma yapıldı çünkü diğerlerinin yönetim derneği olmadığı için çalışma yapılamadı. İş Bankası sponsorluğunda 26 adımda Kapalıçarşı’da bir sergi açıldı. 2 tane

D

ünyanın en eski ve büyük kapalıçarşısı İstanbul şehri’nin merkezinde yer alır. Dev ölçülü bir labirent gibi, 60 kadar sokağı, üç binden fazla dükkânı ile Kapalı çarşı, İstanbul’un görülmesi gereken, benzersiz bir merkezidir. Adeta bir şehri andıran, bütünü ile örtülü bu site zaman içerisinde gelişip büyümüştür. Çarşının ana caddesi sayılan sokakta çoğunlukla mücevher dükkânları, buraya açılan yan bir sokakta altıncılar bulunur. Oldukça küçük olan bu dükkânlar değişik fiyat ve

36

Kapalıçarşı kitap’ı yapıldı. Açıkcası Kapalıçarşı’nın tanıtım açısından herhangi bir sıkıntısı yok. Bu anlamda çalışmalar yapılıyor. Kapalıçarşı’nın günde oratalama ne kadar ziyaretçisi var? En çok hangi

pazarlıkla satış yaparlar. Kapalı Çarşı renk ve atraksiyon olarak her ne kadar eski canlılığını koruyor ise de, 1970’li yıllardan itibaren İstanbul’u ziyarete gelen turist gurupları için alışveriş olanakları, çarşının ana girişindeki modern ve büyük kuruluşlar tarafından sağlanmaktadır. Kapalı Çarşı günün her saatinde hareketli ve kalabalıktır. Esnaf, ziyaretçileri ısrarlı olarak kendi mağazasına çağırır. Çarşı girişinde gelişen konforlu, büyük mağazalar Türkiye’de elde imal edilen ve ihracatı

Bu güzel sohbet için bende teşekkür ederim ve adım attığınız bu yeni dergide başarılarınızın devamını dilerim. Son olarak şunu söylemek istiyorum. Kilometrelerce uzaklıktan binlerce turist hergün ülkemizi ziyaret ediyor. Bu güzel değerlerimizi görmek, tanımak için geliyorlar. Ancak İstanbul’da oturupta daha Kapalıçarşıyı bilmeyenler var. Kendi ülkemizdeki insanların bu değerlerimize sahip çıkıp gezip görmelerini kandi değerlerini tanımalarını istiyorum.

yapılan hemen bütün eşyayı satışa sunmaktadır. El halıları ve mücevherat geleneksel Türk sanatının en güzel örnekleridir. Bunlar kalite ve orijin belgeleri ile satılır ve dünyanın her tarafına garantili gönderme yapılır. Halı ve mücevheratın yanında meşhur Türk işi gümüşten yapılmış eserler, bakır, bronz hediyelik ve dekoratif eşyalar, seramik, oniks ve deriden mamul, üstün kaliteli, Türkiye hatıraları zengin bir koleksiyon oluştururlar.


Damağa tat veren lezzet SEYİDBATTALGAZİ çiğköfte bayilik için 2125641044

www.seyyidbattalgazicigkofte.com

Merkez: Hz.Halit Bulvarı Elmasoğlu İş Merkezi Kat:1 No: 30 Eyüp/İst


ÇİNDEN

T E R A Y İ Z BAŞKAN’I

Kazakistan Eski Ticaret Bakanı Salman Caparoğlu, Güney Doğalgaz Sanayi ve Ticaret A.Ş. İsmail Parlak, Çin Devlet Demiryolu Üreticileri ve İhracatçı Birliğinin (CNR) Genel Müdürü Jia Shirui, beraberindeki iş adamları, Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkan’ı ziyaret etti. Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkan’ın karşıladığı iş adamları, Battalgazi’deki tarihi dokunun turizme açılması ve turistlerin rehber sorununa

38

çözüm için Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı ile Ulu Cami’ye yerleştirilen ve bilgi terminali olarak tanımlanan kiosklardan tarihi ve turistik mekânlar hakkında bilgi aldı. Kioskların Türkçe, İngilizce, Arapça, Çince ve Almanca olmak üzere 5 dilde görsel tanıtım yapabileceğini kaydeden Selahattin Gürkan, kiosklarla Malatya’nın harita, ulaşım, yöresel yemek, fotoğraflar, tarihi yerleri hakkında sesli ve yazılı iletişim kurulup bilgi sahibi olunabileceğini aktardı. Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı’nı gezdirdikten sonra Başkan Gürkan, konukları makamın da ağırlayarak ilçenin tarihi geçmişini belediye hizmetleri ve hızlı gelişmesi konusunda yapılan proje ve uygulamaları hakkında bilgiler verdi.


MALATYA İŞ GELİŞTİRME MERKEZİ (İŞGEM) FAALİYETE GEÇİYOR….

M

alatya Valisi Doç. Dr. Ulvi SARAN’ın girişimi ve önderliğinde Malatya İl Özel İdaresinin %65, Malatya Belediyesinin %25, Malatya Ticaret ve Sanayi Odasının %10 oranında ortak olduğu MALATYA İŞGEM şirketi, Bakanlar Kurulu izni alınarak kuruldu. İş Geliştirme Merkezleri (İŞGEM), küçük girişimcilerin ve işsizlerin iş kurmasını ve geliştirmesini destekleyen ve kolaylaştıran, dolayısıyla da işletmelerin hayatta kalma ve büyüme olanaklarını artıran, Türkiye için yeni sayılabilecek bir istihdam yaratma ve iş kurma modelidir. “İşletme Kuluçkalıkları” veya “KOBİ Fidanlığı” olarak adlandırabileceğimiz İŞGEM’ler, bünyesinde barındırdığı yeni işletmelere, yönetim danışmanlığı desteği, finans kaynaklarına erişim imkanı, uygun koşullarda işyeri mekanı, ortak ofis ekipmanı ve ofis hizmetleri sunarak adeta onları beslemekte ve en zayıf oldukları iş kurma aşamasını sağlıklı bir şekilde aşmalarını ve büyümelerini sağlamaktadır. Özelleştirme İdaresinin yönetiminde iken Vali SARAN’ın girişimi ile Malatya İl Özel İdaresine devredilen, Uçbağlar Mahallesinde bulunan 10.518 m2 kapalı alana sahip tekel depolarında kurulacak olan MALATYA İŞGEM için tadilat ve çevre düzeni planları hazırlanmış ve KOSGEB’e hibe başvurusu yapılmış, KOSGEB Değerlendirme Kurulu kararıyla projeye 750.000 TL. hibe verilmesi uygun bulunmuştur. Hibe dışında ihtiyaç duyulan harcamalar, İl Özel İdaresi bütçesinden karşılanacaktır. İŞGEM, tadilat işlemlerinin tamamlanmasıyla 2-3 ay içinde faaliyete geçecektir. Malatya İŞGEM için bugüne kadar iki yüzün üzerinde şirket kurma başvurusu alınmıştır. Faaliyete geçmesiyle İŞGEM bünyesinde 1000 kişiye iş imkanı sağlanacaktır. Girişimciliği özendirerek ve küçük işletmeleri destekleyerek, yerel ve bölgesel gelişmeye katkıda bulunacak olan MALATYA İŞGEM’in İlimize ve girişimcilerimize hayırlı olması temennisiyle kamuoyunun bilgisine sunulur.

40


Şahin Özer ile Yaşam Sohbetleri M

üzik dünyasının en usta ve başarılı prodüktörlerinden Şahin Özer, şimdi de televizyon dünyasına el attı. Özer, artık her pazar 12:3013:30 saatleri arasında TRT Müzik kanalında "Şahin Özer ile Yaşam Sohbetleri" programı tüm hızıyla devam ediyor. Kulisine konuk olduğumuz Şahin Özer’in Yaşam Sohbetleri programının konuğu Semra Özal ile usta sanatçı Coşkun Sabah oldu. Semra Özal, merhum eşi Turgut Özal ile ilgili en özel anılarını milyonlarla paylaşırken, Coşkun Sabah ise şarkılarıyla kulakların pasını sildi.


3 Kişiden 2’si Hipertansiyon Uzman Dr. Vedat Ertunç

HİPERTANSİYON Damarlar vücuttaki tüm organlarımızı besleyen kanın dolaştığı yollardır. Yüksek Tansiyon damarlardaki kan basıncının normalin üzerinde olmasıdır. Vücuttaki kan dolaşımında sorun olduğunda damarların beslediği organlarda bir takım hasarlar oluşur. Büyük tansiyonun 14 veya küçük tansiyonun 9 ve üzerinde olması (140/90 mmHg) yüksek tansiyon demektir. Şeker ve böbrek hastalıklarında ise; büyük tansiyonun 13 ve küçük tansiyonun 8 ve üzerinde olması yüksek tansiyon veya hipertansiyon olarak sınıflandırılır. Klavuzlara göre idela tansiyon değeri 120/80 mmHg ‘dır. Kalbin kasılması sırasında ölçülen kan basıncı, büyük tansiyon, kalbin gevşemesi esnasında ölçülen kan basıncı ise küçük tansiyondur. Hem büyük tansiyon hem de küçük tansiyonun normalden fazla olması HİPERTANSİYON’dur. Hipertansiyon tanısı için büyük ve küçük tansiyondan birisinin normalden yüksek olması yeterlidir. Gerek büyük tansiyon gerekse

44

Uzman Dr. Vedat Ertunç Hipertansiyonun öenminden bahsediyor. Ülkemizde hipertansiyon görülme sıklığı yüzde 31,8 ve her 3 kişiden 2’sinin Hipertansiyon olduğunu dile getiriyor. Hipertansiyonun kolestrol yüksekliği, şeker hastalığı, sigara, şişmanlık gibi kalp damar hastalığına zemin hazırlayan ve ilerlemesini hızlandıran önemli risk faktörlerinden olduğunu söylüyor. Tedavi sürecinde nelerin yapılması gerektiğini açıklayan Uzman Doktorumuz özellikle 30 yaşından sonra sık sık tansiyon ölçümü yapılması gerektiğinin önemini vurguluyor.

de küçük tansiyonun normalden yüksek olması önemlidir. Bu konu unutulmamalıdır. Bazı hastalar küçük tansiyondakı yüksekliği önemsememektedir; bu çok yanlıştır. Hipertansiyonun Önemi Hipertansiyon çok yaygın bir hastalıktır. Hipertansiyon, kalıcı sakatlık ve ölüm nedeni olan toplumsal bir sorundur. Hastaların azımsanmayacak bir kısmının kan basıncı yüksekliğinin farkında olmaması, hipertansiyonun önemini artırmaktadır. Hipertansiyon, değişik böbrek, kalp, damar hastalıklarına, felçlere ve görme kaybına yol açabilir. Tuz tüketiminin fazla olduğu toplumlarda, kan basıncı yüksekliğine daha sık rastlanır. Türkiye’de hipertansiyon görülme sıklığı yüzde 31,8. Ülkemizde yetişkin her üç kişiden biri, yani yaklaşık 15 milyon kişi hipertansiyon hastası. Hipertansiyon saptananların yüzde 62’si hipertansiyon hastası olduğunu son yapılan çalışmalarda öğrenilmiştir. Buna göre ülke genelinde hipertansiyonu olan her

3 kişiden 2’si hipertansiyon hastası olduğunun farkında değil. 30 yaşlarından itibaren herkesin sık sık tansiyonunu ölçtürmesi, 40 hele 50 yaşından sonra ölçümü daha da sıklaştırması önerilmektedir. Hipertansiyonun belirtileri nelerdir? Yüksek tansiyon hastalığının belirtileri, sabahları ense bölgesinde hissedilen ağrı, nefes darlığı, çarpıntı, baş dönmesi, baş ağrısı, sık idrara çıkma olabilir. Bu gibi durumlarda hemen kardiyolojık muayeneden geçmenizde fayda vardır. Daha da önemlisi; tansiyon yüksek, hatta çok yüksek olduğu halde bazı hastalarda hiç bir şikayet olmayabilir. Bu çok tehlikeli bir durumdur. Her an ciddi bir yan etki ile karşılaşılabilir. Hipertansiyon beyin kanaması ve felç, kalp yetersizliği ve kalp krizi, böbrek yetersizliği, görme kaybı gibi hastalıklara neden olabilir. Kan basıncı değerleri normal sınırlarda tutulan hipertansiyon hastalarında bu hastalıkların oluşması önlenebilir.


Hipertansiyon Nasıl Tedavi Edilir? Yüksek tansiyon; kolestrol yüksekliği, şeker hastalığı, sigara, şişmanlık gibi kalp damar hastalığına zemin hazırlayan ve ilerlemesini hızlandıran önemli risk faktörlerinden biridir. Bunun için yüksek tansiyon tedavisinde diğer risk faktörlerinin de olup olmadığı araştırılmalıdır. Kan basıncını normale indirmek için hayatınızda bazı değişiklikler yapmanız ve değiştirilebilir faktörlere dikkat etmeniz gerekir. Yüksek tansiyona karşı mücadelede atılacak en önemli adım, fazla kilolar varsa vermek ve yediklerinizi kontrol altına almaktır. Bunun için az tuzlu yemeniz (tamamen tuzsuz değil) ve katı yağlı yiyeceklerden kaçınmanız, porsiyonlarınızı küçültmeniz etkili bir önlem olacaktır. Fazla olan her 10 kilonun verilmesi yüksek tansiyonun 5-20 mm cıva düşmesini sağlar. Diyetin, meyve, sebze ve katı yağ içeriği azaltılmış süt ürünlerinden zengin olması da tansiyonun normale dönmesinde katkıda bulunur.

Düzenli spor yapmanız (veya daha da kolay olarak haftada en az 3 gün ve en az 30 dk tempolu yürüyüş) bir çok yararlı etkisinin yanı sıra yüksek tansiyonu 4-9 mm cıva kadar düşürür. Sigarayı bırakmanız, alkol tüketimini azaltmanız ve stresle başa çıkmaya çalışmanız da yüksek tansiyonu kontrol altına almaya yardımcı olur. Yaşam biçiminizde yapacağınız bu değişikliklere karşın kan basıncınız hala yüksekse veya tansiyonunuzun yalnızca bu önlemlerle normale dönmeyeceğini düşünüyorsa, doktorunuz size ilaç tedavisi uygulayacaktır. İlaç tedavisinde kullanılacak ilaçların cinsi, dozu ve çeşitliliği tamamen doktorunuzun kontrolü altında olmalıdır. Doktorunuz bu amaç için, bazen bir, bazen de birden fazla ilaç kullanabilir. Asla doktorunuz dışındakilerden tavsiye üzerine herhangi bir ilaç almayın. Unutmayınız ki başka bir hastada çok iyi sonuçlar vermiş olan bir ilaç sizde tam tersi zararlı

sonuçlara yol açabilir.Doktorunuz, tansiyonunuz kontrol altına alınıncaya kadar sık aralıklarla, kontrol altına alındıktan sonra ise hastalık durumunuza göre belli zamanlarda kontrole çağıracaktır. İlaç tedavisinde en önemli unsur, doktorunuzun verdiği ilaçları, kendinizi iyi hissetseniz bile kesintisiz ve düzenli olarak almaktır. Yapılan en büyük hata, tansiyon kontrol altına alındıktan sonra ilaca gerek kalmadığı düşünülerek ilacın azaltılması veya kesilmesidir. Unutmayınız ki, ilacın azaltılması veya kesilmesi durumunda tansiyonunuz tekrar yükselecektir. İlaçları düzenli almadığınız için tedavi edilemeyen yüksek tansiyonun, ölümcül sonuçlara yol açabileceğini aklınızdan çıkarmayınız. Özellikle romatizma tedavisinde kullanılan ağrı kesici ilaçların, soğuk algınlığı ve grip için kullanılan ilaçların kan basıncını yükseltici etkileri vardır. Bu tür ilaçların doktor kontrolü ve tavsiyesi ile kullanılmasında yarar vardır.

45


MİAD – MADEF BULUŞMASI Malatyalı İşadamları Derneği (MİAD), Malatya Dernekler Federasyonu (MADEF) ile 17 Aralık Cumartesi günü kahvaltılı toplantıda bir araya geldi. Toplantı MİAD dernek merkezinde gerçekleştirildi.

K

ahvaltının ardından her iki kurumunun katılımcıları kendilerini tanıttılar. Tanışma faslının ardından MİAD Yönetim Kurulu Başkanı Yunus AKDAŞ söz aldı. Bu ziyaretleri önemsediğini belirten AKDAŞ, iyi niyetle yapılan tüm çalışmaların arkasında olduklarını söyledi. MİAD’ın faaliyetlerinden kısaca bahseden MİAD Yönetim Kurulu Başkanı, özellikle Malatya Eğitim Bursu Projesini üzerinde durdu. Bu proje

46

kapsamında, Malatyalı ihtiyaç sahibi öğrencilerin burs alabilmeleri için her Malatyalının kendisine vazife çıkarmasını gerektiğini savundu. MADEF’in çalışmalarını takip ettiğini ileten AKDAŞ, üzerlerine düşen konularda MİAD olarak yardımcı olmaya hazır olduklarını vurguladı. Yunus AKDAŞ’tan sonra sözü alan MADEF Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz DURMUŞ, öncelikle ev sahipliğinden dolayı Yunus AKDAŞ’ın şahsında MİAD Yönetim Kurulu ve Genç MİAD Yürütme Kuruluna teşekkür etti. MADEF’in İki senelik bir altyapı çalışmasının ardından sağlam temeller üzerine kurulduğunu söyleyen DURMUŞ, kuruldukları günden itibaren 5 adet program gerçekleştirdiklerini sözlerine ekledi. Bu programların kendilerini ilerisi için daha da cesaretlendirdiğini belirten MADEF Başkanı, Malatya’nın menfaati için MİAD ile her türlü işbirliğine hazır olduklarının altını çizdi. Toplantı sonuna doğru dilek ve temennilerin ardından çekilen toplu fotoğraf ile toplantı sona erdi.


MASTÖB’de BAYRAMLAŞMA

M

ASTÖB Yönetim Kurulu, Kurban Bayramı dolayısıyla Güneşli’deki dernek binasında bir bayramlaşma etkinliği düzenledi. MASTÖB Genel Başkanı Bekir Alyüz ve Yönetim Kurulu üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleşen bayramlaşma etkinliğine İstanbul Bağımsız Milletvekili İhsan Barutçu, işadamları, dernek üyeleri ve birçok Malatyalı katıldı. Burada bir konuşma yapan İstanbul Bağımsız Milletvekili İhsan Barutçu, sivil toplum örgütlerinin önemine değinerek, “Sivil toplum örgütleri Meclis’teki partileri denetleyen bir yapıya sahiptir. Sadece vekilleri seçip Meclis’e göndermekle iş bitmiyor. Bu kuruluşlar partileri ‘Meclis’te bizim adımıza ne yapıyorsunuz’ diye sorgulayabilmeli. Böyle bir refleks geliştirebilmeli. Biz milletvekili olarak zorlanmalıyız. Çünkü milleti temsil ediyoruz. Vebal altına girmiş bulunuyoruz. Heba edilecek zamanımız yok. Gerekirse bu kuruluşlar milletvekillerine ‘Şu önergemizi Meclis’e taşıyın’ diyebilmeli.”

Etkinliğe ‘füze kalkanı’ damga vurdu

Barutçu konuşması sırasında Kürecik’e kurulması yönünde karar alınan NATO Füze Kalkanı Projesi’ne ilişkin görüşlerini de dile getirdi. Bu projeye karşı olduğunu belirten Barutçu, projenin İsrail ile bağlantılı olduğunu ifade etti. Barutçu, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu proje Malatya’da hayata geçmeyebilirdi. 81 ilin herhangi bir bölgesinde de faaliyete geçirilmek istenebilirdi. O zamanda aynı tepkiyi göstermek lazım.

48

Söz konusu vatan ise bölgesel milliyetçiliği bir kenara bırakarak ortak bir refleks geliştirmek gerekmektedir. “ Barutçu konuşmasının ardından etkinlikten dolayı MASTÖB yönetimine teşekkür ederek etkinliğe katılan herkesin bayramını kutladı. Daha sonra konuşan MASTÖB Genel Başkanı Bekir Alyüz’de bu tür birleştirici ve bütünleştirici etkinliklerin kendi yönetimleri döneminde devam edeceğini söyledi. NATO Füze Kalkanı Projesi’ne değinen Alyüz, sorunun önce Türkiye’nin daha sonra Malatya’nın sorunu olduğunu belirtti. Konuya ilişkin yeterli tepkiyi koyamadıkları yönünde özeleştiride bulunan Alyüz, “Bu projeye karşı olduğumuzu her platformda dile getirdik. Ancak etkili bir tepki koyamadık. Bu bağlamda bundan sonra yapabileceğimiz bir şeyler varsa hep beraber yapalım” diye konuştu.

Bürokraside örgütlenemedik

Konuşmasında örgütlenme sorunlarına da değinen Alyüz, “Mevcut milletvekillerimiz de bizim desteğimiz ile değil kendi güçleri ile bulundukları yerlere geldi. Onlara herhangi bir desteğimiz olmadı. Mahalli seçimler yaklaşıyor. Beraber olmazsak siyasilerin istediği ortamı yaratırız. Bugün bürokraside de yeterli kadar örgütlenemedik. Birlik beraberlik içinde hareket edip dostlarımızı, arkadaşlarımızı bir yere getirip etkili ve yetkili olmamız gerekir“ şeklinde konuştu. Konuşmasının ardından katılanlara teşekkürlerini sunan Alyüz, konuklara Yönetim Kurulu üyelerini tanıttı.


Çelik’leişlenensanat...

Topkapı Mah. Topkapı Cad. Füze Çarşısı No:4/9 - 20 Fatih / İSTANBUL Tel: 0212 638 64 92 - Faks: 0212 516 27 80 Gsm: 0532 525 41 03 - 0532 525 41 03


Kaliteli Hizmet

Başbakanlık Gap İdaresi ile ortaklaşa Gap Fuarı Anadolu Kültürleri Festivali (Bostancı-Maltepe) Oto Show, Mobilya, 2. El Makina, İmalatçılar Uluslararası Fuarları Atatürk’ün Samsuna ayak basışının 80. yıl kutlamaları (Ankara Hipertromu) Grand House marka firmalar fuarı (Maltepe-İstanbul) Sivas, K.Maraş, Erzurum, Ramazan festivali, yöresel el sanatları etkinlikleri Super Brandy Dünya markaları (İngiliz Neşriyatı)


ELMAS FUARCILIK İLETİŞİM BİLGİ TEKNOLOJİLERİ www.elmasfuarcilik.com

ELMAS ORGANİZASYON Akbank girişi Nusret Bey sk. No: 22 Kat: 4 Kadıköy/İST 0531 399 99 55 0507 790 61 77 elmasorganizasyon@gmail.com


Sinema sanatçısı Hülya Koçyiğit, Battalgazi ilçesinde bulunan Silahtar Mustafapaşa Kervansarayını gezdi.

52

M

alatya Valiliği ve Kayseri Araştırma Geliştirme ve Tanıtma Vakfı desteği ile Dünya Kitle iletişimi Araştırma Vakfı tarafından organize edilen “2. Malatya Uluslararası Film Festivali” dolayısıyla Malatya’ya gelen sanatçı Hülya Koçyiğit, Silahtar Mustafapaşa Kervansarayını ziyaret ederek incelemelerde bulundu. İnceleme sonrası Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkanla bir süre sohbet eden Koçyiğit ilçemizdeki tarihi eserleri çok beğendiklerini belirterek çalıþmalarından ötürü Başkan Gürkan’ı ve emeği geçenleri tebrik etti.


53


Meme Kanserinden Korunma, Erken Tanı ve Tedavi Y

Prof. Dr. Abdullah İğci

Prof. Dr. Abdullah İğci, Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu söylüyor ve erken tanı koyulduğu zaman tamamen tedavi edileceğinden bahsediyor.

aş ilerledikçe görülme sıklığı artan bir hastalık olan meme kanseri, erken evresinde yakalandığı zaman tamamen iyileşme olasılığı çok yüksek olan bir kanser türüdür. Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserdir. Ülkemizde yaklaşık her 12 kadından biri yaşamı boyunca meme kanserine yakalanmaktadır. Yaşın ilerlemesi ile meme kanseri görülme oranı artmaktadır. Bu nedenle 40 yaşından sonra meme kanserinin erken tanısı için yıllık mamografi, doktor muayenesi ve aylık kendi kendini muayene yöntemlerini uygulamak gerekir. Bu yöntemlerle meme kanserini erken yakalamak mümkün olacaktır. Erken tanı konmuş meme kanseri tamamen tedavi edilen bir hastalıktır. Meme kanseri, meme parankimini oluşturan hücrelerin amaçsız ve kontrolsüz olarak çoğalmasıdır. Hücrelerin çoğalması ve büyümesi için uzun zaman geçmesi gerekir. Çoğalan hücreler lenf ve kan yoluyla vücudun diğer organlarına yayılabilir. Amaç, meme kanseri, kan ve lenf yoluyla yayılmadan önce meme içinde küçük bir kitleyken tanı konmasıdır. Bu aşamada tanı konan hastalar da tedavi tamamen mümkündür. Meme kanserinin nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir. Ancak meme kanseri için risk alacak bazı faktörler bilinmektedir.

Meme Kanseri için Risk Faktörleri Anne ve kız kardeş gibi birinci derece akrabasında meme kanseri olanlar Hiç doğum yapmamış olanlar Hiç emzirmemiş olanlar 30 yaşından sonra ilk doğumunu

54

yapmış olanlar 50 yaşın üzerinde olanlar Erken ilk adet (12 yaşından önce), geç menopoz (50 yaşın üstü) Şişman ve aşırı alkol kullanan kadınlar Daha önce bir memesinde meme kanseri olanların diğer memesinde Meme kanseri (BRCA) geni taşıyanlar İlk doğum öncesi uzun süre doğum kontrol hapı kullananlar Bu özelliklere sahip kadınların daha dikkatli olmaları gerekmektedir.

Meme kanserinden erken tanı için ne yapılmalıdır? Özellikle A ve C vitamininden zengin taze meyve ve sebze tüketerek, Hayvansal yağları azaltarak, daha fazla posalı gıdalar tüketerek, Tütsülenmiş, tuzlu ve konserve yiyecekleri azaltarak, Sigara içmeyerek, Fazla kilo almamaya çalışarak, Alkollü içki kullanmayarak, meme kanserinden korunabilirsiniz.

MEMENİZİ NASIL MUAYENE ETMELİSİNİZ! Ayna Karşısında Kollarınızı yukarı doğru kaldırın. Her iki memenizden herhangi biri düzensizlik, deri çekintisi (çöküntü) ve meme ucunda değişiklik

^ ^


(yara, kabuklanma, çekilme) olup olmadığını kontrol edin. Ellerinizi yanlarınızda iken düzensizlik ve deri çekintisi olup olmadığını kontrol edin. Sonra ellerinizi kalçalarınızın üzerine koyarak kuvvetlice aşağı bastırın, göğüs kaslarınızı kasarak tekrar kontrol edin. Eğer memeleriniz birbirine eşit değilse üzülmeyin, çünkü normalde eşit değildir.

ERKEN TANI HAYAT KURTARIR!

Duş Yaparken Meme kitle, kalınlaşma, pürüzlenme olup olmadığını kontrol etmek için: Ayakta, sol meme muayene edilirken sol el başın üzerinde tutulur. Sağ elinizle yukarıdan aşağıya doğru, sol memeyi bastırarak muayene edin. Memenin dış tarafında meme başına doğru, sağ elinizi sol memenizin üzerine bastırarak, daire çizecek şekilde sol memenizin üzerine bastırarak gezdirin. Aynı işlemleri sağ meme için de sol elinizi kullanarak yapın. Sırtüstü Yatarken Sağ meme muayenesi için sağ omuz altına yastık yerleştirilir. Sağ el başın arkasına konulur. Sol elle meme yukardan aşağıya, dıştan meme başına doğru ve daire çizecek şekilde (duş alırken olduğu gibi) muayene edilir. Her iki memenin meme uçlarını nazikçe sıkın. Meme ucundan akıntı olup olmadığını, oluyorsa açık renkli mi, kanlı mı olduğunu kontrol edin. Fark ettiğiniz herhangi bir şişliği, kalınlaşmayı veya akıntıyı doktorunuza bildirin.

55


GÜMÜŞSUYU DERNEĞİ KAHVALTI Gümüşsuyu derneği Başkanı Ramazan bey ve yönetimin düzenlediği kahvaltıda MASTÖB ve MADEF derneklerini bir araya getirdi.

56


KaliteyleKaliteyle Şıklığın Buluştuğu Adres... Şıklığın BuluştuğuAdres...

VİP BONİS JEANS Daltaban Yokuşu Yurdakul Sk. No 6/2 Laleli- İST Tel: 212 517 81 52 Fax: 212 517 04 83


Yetkin Karaduman ve Özge Seyhan’a Güzel Malatya Dergisi olarak Mutluluklar Dileriz...


SIKMA KÖFTESİ MALZEMELER 1 su bardağı orta bulgur veya ince bulgur, 2 yemek kaşığı un, 1,5 su bardağı ılık veya sıcak su, 1 tatlı kaşığı tuz, Sosu için: 2-3 yemek kaşığı zeytinyağı, 1/2 yemek kaşığı tereyağı, 5-6 diş soyulup küçük doğranmış sarmısak, 1 yemek kaşığı karışık salça, 1 çay kaşığı dağ kekiği (Elazığ yöresinde annuk ismi veriliyor),veya doğranmış maydanoz, YAPILIŞI Bulgur geniş bir kapta tuz ile beraber ıslatılır, üzeri kapatılıp suyunu çekene kadar,en az yarım saat bekletilir,un ilave edilip yoğrulur, eller ıslatılarak uzun şeritler yapılır, kaynayan suya 1/2 tatlı kaşığı tuz atılır,köfteler ilave edilir, en az 10 dak.haşlanır,suyu süzülür, küçük parçalar halinde doğranır, yağlar ve sarmısaklar tavaya alınır,tereyağı eriyince salça ilave edilip 1-2 dak kavrulur, 1 çay bardağı su ilave edilip karıştırılır,köftelerle buluşturulur,kekiği de ilave edilir, bir kaç dak.daha karıştırarak pişirilir,sıcak servis yapılır,afiyet olsun.


KÖMBE MALZEMELER

MALATYA SOFRASINDAN MÜTHİŞ TARİFLER

1/2 ekmek mayası veya 1/2 kibrit kutusu kadar pak maya 1/2 kg. kuşbaşı et 3-4 yemek kaşığı tereyağı Tuz - susam -1-1,5 kg. un                                     YAPILIŞI Kuşbaşı et küçük parçalara ayrılır, yıkanır. Bir tencerede ateş üzerine koyulur. Kendi bıraktığı suyu çekince 2 kaşık yağ ilâve edilip, iyice kavrularak pişirilir. Diğer taraftan geniş bir tepsiye un elenerek ortası havuz gibi açılır.  Ortasına  maya,  kenarlarına  tuz serpilir. Ilık su ilâvesi ile yumuşak bir hamur yapılır. Üzerine nemli bez örtülerek mayalandırılır, (yarım saat) Mayalanan hamur iki parçaya ayrılır. Hamur parçalarından biri yağlanmış tepsiye açılarak ya da elle yayılarak yerleştirilir. Arasına kavrulmuş et yayılır. Diğer hamur parçası üzerine kapatılır. Hamurun üzeri kalan yağla yağlanır, susam dökülerek fırında pişirilir. Dilimlenerek servise alınır.Not: Tereyağında kavrulmuş et yerine çökelekli, peynirli, patatesli, kıymalı, ıspanaklı harçta kullanılabilir. Ne kul­lanılmışsa onun ismini alır. Patatesli kömbe gibi.


EŞSİZ MANZARASIYLA POSEİDON Bebek’te bulunan Poseidon semtin ruhuna ve yapısına uygun şık, özenli ve lezzetli yemeklere sahip bir balık restaurant. Denize sıfır konumlanan restaurant ızgara balık çeşitlerinin yanı sıra tuzlama levrek buğulama, fırında ahtapot gibi farklı lezzetleri de tadabilirsiniz. Rakının yanı sıra geniş bir şarap menüsüne sahip restaurant akşam saatlerinde güzel bir günbatımı manzarası sunuyor misafirlerine. Hafta sonları için rezervasyon gereken restaurant İstanbul’un en iyi balık adreslerinden bir tanesi.


Balık, Nerede Yenir Diye Düşünmeyin! İstanbul Bebek'te eşsiz boğaz manzarasına sahip olan Poseidon Fish & Wine Center 'ın mimari dekorasyonu ünlü mimar Hadi YÖNEY tarafından yapılmıştır. Dekorasyonunda gemi ve balıkçılık ekipmanlarından oluşan bir sentezle karşılaşılmaktadır. Gemi dümeninden, deniz fenerine, balık ağından, çapaya kadar her şeyin çok güzel bir dekoratif uygulaması ile karşılaşmaktayız. Mutfağındaki Hijyene verdiği önemi tuvaletlerine de yansıtan Poseidon Fish&Wine Center bu konuda da ödül almıştır. Mevsimin günlük taze balık çeşitlerine sahip eşsiz bir balık mostrasına sahip olan Poseidon Fish&Wine Center kendine has pişirme teknikleri ile farklı bir lezzette misafirlerine balık ziyafeti vermektedir. Poseidon Fish&Wine Center'ın kendine has meze çeşitleri de bulunmaktadır, ayrıca Malatya’dan özel olarak getirtilen kayısıdan yapılan cevizli kayısı tatlısını muhakkak tatmanızı öneririz.


guzel_malatya_s11  

dergi,yerel

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you